Kütüphane Bülteni - Balıkesir Üniversitesi
Transkript
Kütüphane Bülteni - Balıkesir Üniversitesi
Balıkesir Üniversitesi Merkez Kütüphane Kütüphane Bülteni Yıl Sayı Ocak 2 0 1 1 Sağlık, mutluluk, başarı ve huzur dolu bir yıl geçirmenizi dileriz… :8 :1 :2011 İÇİNDEKİLER Yeni Abone Olunan Veri Tabanları 04 Milli Kütüphane’de Yenilikler 06 Güldüren Kütüphane 08 Seferihisar’da 80.000 kitaplık Kütüphane 10 Kütüphane İçin Tiyatro 12 Google Kütüphane Kurdu 13 Geleceğin Meslekleri 14 Doğan Hızlan: Kütüphaneler Üzerine 15 Elif Şafak: Üniversitelerde Kâğıttan Kütüphaneler 17 Ödev Niyetine Patron Oldular 19 Bizden Haberler 23 Kitap Tanıtımı 26 Film Tanıtımı 27 Kütüphanelerde Güldüren Kareler 28 Sayfa Kütüphane Bülteni 4 Ocak 2011 YENİ ABONE OLUNAN VERİ TABANLARI Merkez Kütüphane, yeni veri tabanı abonelikleri ile Elektronik Kaynak Koleksiyonunu geliştirmeye devam etmektedir… Okuryazar herkes gibi, Nişantaşı’nda bir kütüphane aradı. ASCE Research Library: Dünyanın en geniş inşaat mühendisliği araştırma ve uygulama makalelerinin tam metinlerini içeren ASCE Online Research Library, tüm inşaat mühendisliği disiplerinden ilgilenilen makaleleri saptamak için anlaşılabilir bir online araç sağlamaktadır. Naxos erişilebilen, Müzik en Kütüphanesi: zengin Çevrimiçi klasik müzik koleksiyonlarından biridir. 140.000 eserden oluşan ve sürekli büyüyen koleksiyon, Müzik Kütüphaneleri Derneği yayını olan \"Temel Müzik Kütüphanesi\" referans alınarak oluşturulmaktadır. Sayfa Kütüphane Bülteni 5 Ocak 2011 Mevbank: Lebib Yalkın Yayımları'nın hazırladığı Mevzuat Bilgi Bankası MEVBANK ile Resmi kanunlar, Gazete’de kanun yayınlanan hükmünde tüm kararnameler, tüzükler, yönetmelikler, tebliğler ve emsal teşkil edecek içtihatlar 61 konu başlığı altında sunulmaktadır. SpringerLink: işletme, sosyal kimya, ve jeoloji, Mühendislik, beşeri biyoloji, bilimler, bilgisayar tıp, bilimleri, matematik, fizik, astronomi, çevre bilimleri, hukuk ve ekonomi içermektedir. konularında dergiler Sayfa Kütüphane Bülteni 6 Ocak 2011 MİLLİ KÜTÜPHANE YENİLENİYOR Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Milli Kütüphane bir yandan fiziki mekânını genişleterek bir yandan da gelişen teknolojiye ayak uydurarak yenilenme çalışmalarını sürdürüyor. Son dönemde yerleştirdiği 300'e yakın yeni koltukla aynı anda bin 250 kişiye araştırma imkanı sağlayan Milli Kütüphane, binalarına ek olarak, bulunduğu alanın arka tarafında yerin altına bir depo yapacak. Çalışmalar bittiğinde Okuryazar herkes50 gibi, bir kütüphane aradı. tarafa yeni kütüphane, önümüzdeki yıl Nişantaşı’nda için mekân sıkıntısı çekmeyecek.Arka salonlar da açılacak. Yerin altına yapılan depoların üstü yeşil alanla kapatılacak. Aynı anda 30 kişinin yararlanabileceği interaktif salonda internetten ücretsiz yararlanarak araştırma yapılabilirken, aynı zamanda tek, iki, beş, on kişilik özel çalışma odaları oluşturuldu. Son 2-3 yılda da elektronik veri tabanları konusunda büyük atılım yapan kütüphane, eski harfli (süreli) yayınlar ve el yazması eserlerin tamamını dijital ortama aktardı. ''Tarihi eser'' kapsamına da giren bu eserler dijital ortama aktarılarak aynı zamanda korunmuş oluyor. E-library sistemi ile araştırılan konuya ilişkin tüm çalışmalara ulaşılabiliyor. Kütüphane, özürlü araştırmacıları da unutmamış. ''Konuşan kitaplık'' adı verilen hizmetle, gönüllü okuyucular görmeyenler için kitap okuyor. Bu kitaplara internet ortamından da ulaşılıyor. ''Konuşan kitaplık''ta şu an 2 bin 39 kitap var. Kitap ayırtma, katalog tarama ve Avrupa kütüphanelerine ulaşma, Milli Kütüphanenin araştırmacılar için elektronik ortamda sunduğu diğer hizmetler. ORİJİNAL KOLEKSİYONLAR: Hoca Ali Rıza'nın 237 yağlı, suluboya ve kara kalem çalışmasının yer aldığı kütüphanede, 1940'lı yıllardan itibaren çevrilmiş filmlerin tamamının afişleri de mevcut. 5 bin 500 taş plak koleksiyonunu internet ortamına aktararak Sayfa Kütüphane 7 Bülteni Ocak 2011 araştırmacılara açan kütüphanenin koleksiyonları bunlarla sınırlı değil. Milli piyango, harita, gravür koleksiyonları Milli Kütüphanenin sahip olduğu koleksiyonlardan sadece birkaçı... Kütüphanenin konferans salonu her türlü konferans, toplantı ve panele ev sahipliği yapıyor. -YILDA YAKLAŞIK 650 BİN ARAŞTIRMACIYA HİZMET VERİYORMilli Kütüphane Genel Müdürü Tuncel Acar Milli Kütüphane'nin ödünç veren bir kütüphane olmadığını, sadece kitapları araştırmacıların hizmetine sunduğunu anlatarak, her ülkenin milli kütüphanesinin derleme kütüphane olduğunu ve bu kütüphanelerin ödünç kitap vermediğini belirtti Kitap, para, afiş, pul, plak, CD, tablo vb. 3 milyon materyalleri olduğunu ifade eden Acar, bu materyallerin 1 milyon 400 bin civarının kitap olduğunu kaydetti. En çok istenen kitapların başında Türk Dili ve Edebiyatı ile ilgili kitapların geldiğini söyleyen Tuncel Acar, ikinci sırada tarih ve sosyoloji kitaplarının geldiğini açıkladı. Milli Kütüphane Genel Müdürü konuya ilişkin şu istatistiksel bilgileri verdi: ''Milli kütüphanenin en yoğun kitlesi üniversite öğrencisi. Mesela 2009 yılında kütüphaneden 632 bin 368 araştırmacı, 149 bin 34 kitaptan faydalanmış. Bu da şunu gösteriyor, kendi kitabı ile kütüphaneye gelip ders çalışan kişi sayısı çok fazla. TV'de program yapan insanlar da buradaki arşivlerden çok faydalanıyor. Özellikle Can Dündar'ın ekibi, 32. Gün ekibi, TRT ekipleri Türkiye tarihi hakkında burası bir araştırma kütüphanesi. Ülkede yayımlanan her kitabın 5 nüshasını devlet alıyor ve bunlardan birini milli kütüphaneye veriyor. Ve buraya gelen her kitap anında hizmete sunuluyor.'' Kütüphanede Cumhuriyet dönemi sonrası kitaplarının tamamı eksiksiz yer alıyor. Kaynak: İnternet Sayfa Kütüphane Bülteni 8 Ocak 2011 GÜLDÜREN, NEŞELENDİREN KÜTÜPHANE Bir kütüphane düşünün, raflardaki kitapların sayfalarını çevirdiğinizde kahkaha attığınızı... İşte tam da bunu yaşayacağınız yeni bir kütüphane açıldı: Karikatür Kitaplığı. İçinde Osmanlı’dan günümüze mizah dergilerinin örneklerinin de bulunduğu pek çok yayın var. . Bir karikatürdeki iki baloncuk dakikalarca güldürüyor, bazen de öyle derin düşünmenize neden oluyor ki... Karikatür, dünyanın pek çok ülkesinde artık yaygınlık açısından en önde gelen sanat dallarından biri. Okuryazar herkes gibi, Nişantaşı’nda bir kütüphane aradı. Günümüzde mizah dergilerinin sayısı her geçen gün artıyor, gazete ve dergiler mizah karikatürün. Karikatür 35 ekleri yayımlıyor. Şimdi yıllık karikatürist Kamil Kitaplığı mizaha ilgi duyan bir de Yavuz’un herkesi bir kütüphanesi açıldı Kadıköy’de açtığı araya getiriyor. Kitaplıkta, Yavuz’un 35 senedir topladığı dünyadan karikatür albümleri, kitapları ve dergilerinden Osmanlı’dan günümüze örnekler kadar yayınlanmış yer olan mizah alıyor. Sayfa Kütüphane Bülteni 9 Ocak 2011 SİYASİLER KOMİK İNSANLAR Osmanlı’dan bu yana mizah anlayışının değişmediğini belirten Yavuz, şunları söylüyor: “İnsanlar karikatüristlerin siyasilerle anlaşamadığını düşünüyor. Ama işin aslı farklı tarihte de günümüzde de siyasilerin gerçekten komik insanlar olduğunu görürsünüz. Bizler onlarla ilgili bir şeyler çizmeyeceğiz de ne yapacağız?” Kamil Yavuz ,genç-yaşlı herkesi mizaha ve karikatüre yönlendirmenin gerektiğin belirterek “Artık siyasiler bile karikatürün ne kadar güçlü olduğunun farkında. Bazıları gündemde kalmak için kariaktüristlere bilerek malzeme veriyor. Toplumu yönlendiren bir sanat dalı ve yaşamın her anında karşımıza çıktığını kanıtlıyoruz” diyor. Karikatür sanatıyla ilgili araştırma yapmak ya da dünya karikatür kültüründen örnekleri görmek isteyen meraklılara ücretsiz hizmet veren kütüphanede, öğrencilerin ve karikatüre ilgi duyanların randevu alarak faydalanabileceği kaynak, araştırma kitapları bulunuyor. GEÇMİŞİN ESPRİLERİNE YOLCULUK YAPIN KAMİL Yavuz’un kurduğu kitaplıkta, yakın tarihimizde çıkan bazı mizah dergilerinin ciltlerini bulmak mümkün. Bunların arasında Akbaba, Oğuz Aral’ın Gırgır’ı, Dolmuş, Fırt ve Çarşaf’ın yanı sıra Osmanlıca ve Yeni Türkçe yayınlanan Cemil Cem’in Cem dergileri bulunuyor. Ayrıca, Cemal Nadir Güler kitaplarının da bulunduğu arşivde 1902-2010 yılları arasındaki haftalık mizah dergileri de var. Kaynak: Star Gazetesi Sayfa 10 Kütüphane Bülteni Ocak 2011 SEFERİHİSAR’DA 80 BİN KİTAPLIK KÜTÜPHANE İzmir’in Seferihisar ilçesinde 80 bin cilt kitaba sahip bir kütüphane var. Bir baba ve dört oğlunun Viyana’da başlayan kitap aşkı, koli koli Seferihisar’a taşındı ve böylece Akşit Kültür ortaya çıktı. Üstelik, kitapların yarısı Almanca. Türkiye’nin en zengin Almanca kitap koleksiyonu da burada yani... Avusturya'da İngilizce ve Almanca öğretmenliği yapan Tevfik Akşit, emekli olduktan sonra oğulları ve yıllarca biriktirdiği 2 TIR dolusu kitapla Seferihisar Ürkmez'e geldi herkes ve ''Akşit Düşün bir ve kütüphane Yazın Evi''ni kurdu. Türkçe, Okuryazar gibi, Kültür Nişantaşı’nda aradı. İngilizce, Almanca ve Fransızca toplam 80 bin kitaptan oluşan 4 katlı kütüphane, ziyaretçilerine kişi başı 50-70 lira arasındaki ücret karşılığı konaklama imkanı da sunuyor. Tevfik Akşit yaptığı açıklamada, Denizli'nin Buldan ilçesinde dünyaya geldiğini ve köy enstitüsü kökenli bir öğretmen olduğunu, 1980 sonrasında eşi ve 4 oğluyla Avusturya'ya yerleştiğini anlattı.. Viyana'da 20 yıl yaşadığını, öğretmenlik yaptığı dönemde boş zamanlarını kitap okuyarak, toplayarak ve tamir ederek geçirdiğini belirten Akşit, her bir aile bireyinin kendine özel kitaplık kurduğunu ve bir süre sonra üniversite eğitimi alan çocuklarının arkadaşlarının eve gelerek kendilerinden kitap ödünç almaya başladığını söyledi. Akşit, kütüphane ihtiyacını Avusturya'da tespit ettiklerini, ülkenin kütüphaneler birliğine başvurarak halka açık kütüphane unvanı aldıklarını ve 8 yıl kütüphane hizmeti verdiklerini belirtti. "BURASI ÇEVİRİ VE ARAŞTIRMA KÜTÜPHANESİ" Ailesiyle 2003 yılında Türkiye'ye dönüş kararı aldıklarını ve kütüphaneyi de 2 TIR'la Seferihisar Ürkmez'de satın aldıkları, eskiden otel olarak kullanılan 4 katlı bir binaya taşıdıklarını dile getiren Akşit, küçük bir tepenin üzerindeki mandalina bahçeleri içinde yer alan binanın, muhteşem deniz manzarası, teras ve yüzme havuzuna sahip olduğunu dile getirdi. Binayı kütüphane haline getirdiklerini, kütüphaneye de yıllar boyunca topladıkları Almanca, İngilizce, Fransızca ve Türkçe kitapları yerleştirdiklerini ifade eden Tevfik Akşit, ''Biz halk kütüphanesi olarak da hizmet veriyoruz, ama bölgedeki ihtiyacı karşılamak Sayfa Kütüphane Bülteni 11 Ocak 2011 için sadece haftanın bir günü. Aslında halk kütüphanesi değiliz. Burası bir çeviri ve araştırma kütüphanesi. Kütüphanemizde 80 bin kitap yer alıyor. Alman yetkililer, Balkanlar'dan Ortadoğu'ya kadar olan alanda Almanca kitap sayısı en fazla olan kütüphane olduğumuzu söylüyor'' dedi. Akşit, kütüphanede Türk ve dünya yazını, bilimsel eserler, çeviri bilimsel, yazın bilimsel ve dil bilimsel eserlerin bulunduğunu, sanatın her alanında zengin kitaplara sahip olduklarını, felsefe, din, toplum bilim anlamında da geniş bir bölüme sahip olduklarını belirterek, arkeoloji, eski, yeni tarih ve kültür tarihi eserlerinin de kütüphanede yer aldığını söyledi. Kütüphanede 100 dolayında akademik ve hakemli dergiyi de takip ettiklerini anlatan Akşit, tüm bu eserleri yazarların, çevirmenlerin, sanatçıların ve akademisyenlerin hizmetine sunduklarını dile getirdi. Yalnızca bir kütüphane olmadıklarını, yazınsal çeviri merkezi misyonu da üstlendiklerini vurgulayan Tevfik Akşit, bu çerçevede AB projeleri içinde yer aldıklarını söyledi. "TEZ YAZMAK İSTEYENLERE KONAKLAMA İMKÂNI" Türkiye'deki kütüphanelerden bir diğer farklarının da ''konaklama imkânı sunan bir kütüphane'' olmalarında yattığını dile getiren Akşit, sanatçılara, yazarlara, çevirmenlere, araştırma yapmak ya da tez yazmak isteyenlere konaklama hizmeti verdiklerini belirtti. Denize yakın mesafedeki kütüphanede her şey dahil konaklama kavramının ''kitap, seminer salonu, faks, fotokopi, internet bağlantısı'' gibi hizmetleri kapsadığını ifade Kaynak: İnternet etti. Sayfa Kütüphane Bülteni 12 Ocak 2011 KÜTÜPHANE İÇİN TİYATRO! Samsun`da özel bir firma çalışanları, kütüphanesi bulunmayan ilköğretim okullarına kütüphane kurulması için "Alaaddin`in Sihirli Lambası" adlı oyunu sahneye koydular. Bilim İlaç Toplum Gönüllüleri sponsorluğunda hazırlanan ve oynanan “Alaaddin’in Sihirli Lambası”, 19 Aralık’ta Samsunlu sanatseverlerle buluştu. Okuryazar herkes gibi, Nişantaşı’nda bir kütüphane aradı. Gönüllüler “Tiyatroya gitmemiş çocuk, kütüphanesiz okul kalmasın” sloganıyla oyunu bir kitap karşılığında 1998 olduğu yılından EFQM kapsamında, biletsiz itibaren “İş sahneledi. uygulamakta Mükemmelliği kurumsal Modeli” sorumluluğu daha fazla içselleştirmek, öncü olmak ve topluma değer katacak projeleri hayata geçirmek amacıyla kurulan Bilim İlaç Toplum Gönüllüleri Platformu toplumsal sorunların çözümünün bir parçası olabilmek amacıyla, bireylere yarar sağlamak amacıyla bilgi, zaman, beceri ve paylaşım sağlıyor Türkiye"nin 11 ilinde 20 ekip ve 748 üyeye ulaşan Bilim İlaç Toplum Gönüllüleri Platformu, hazırladıkları 8 projeden 5."si olan Bilim"in Kardeşleri Tiyatroda Projesi ile Atatürk Kültür Merkezi Büyük Salon"da oynayacakları “Alaaddin"in sihirli lambası” oyunu ile önemli bir kampanyaya da imza atacak. Gönüllüler ücretsiz oynayacakları tiyatroda “Bilet yerine köy okul kütüphanemiz için 1 adet kitap istiyoruz” sloganı ile Samsun"da ihtiyaç sahibi okullara kitap toplamayı amaçlıyor. Kaynak: İnternet Sayfa Kütüphane Bülteni 13 Ocak 2011 GOOGLE KÜTÜPHANE KURDU.. Teknoloji devi Google, önemli bir bölümü ücretsiz, 3 milyondan fazla ekitabın bulunduğu dev 'books.google.com/ebooks' kitap mağazasıyla online kitap pazarına giriş yaptı. Şimdilik sadece ABD'de kullanılabilecek hizmeti başlatan Google, böylece pazara herkes şu andagibi, egemen olan internet mağazası aradı. Amazon'un online Okuryazar Nişantaşı’nda bir kütüphane kitabevi ve aynı ismi taşıyan cihazı Kindle'in yanı sıra yılın başında iBooks uygulamasını başlatan Apple ile rekabete girişmiş olacak. Google'ın dünyanın en büyük e-kitabevi olduğunu söylediği e-kitaplar, internet üzerinden tüm bilgisayarlara veya Google'ın Android sistemi ya da Apple'ın iPhone veya iPad cihazlarına uygulamalar sayesinde indirilebilecek. Google'ın dijital kitaplarına, pazarın egemeni Amazon'un Kindle'ı hariç bu programla uyumlu birçok elektronik kitap okuma cihazıyla da ulaşılabilecek. ABD'nin Alibris ve Amerikan Kitabevleri Birliği'nin (American Booksellers Association) de ortakları arasında bulunduğu online kitabevinin gelecek yıl uluslararası lansmanının yapılması bekleniyor. Sayfa Kütüphane Bülteni 14 Ocak 2011 GELECEĞĠN MESLEKLERĠ ġimdiden, önümüzdeki yüzyılın ekonomisinde oluĢacak yeni iĢ kolları ve meslekler konuĢulmaya baĢlandı bile. Bu mesleklerden bir kısmı Ģu anki iĢ kollarının daha geliĢmiĢ hâli bir kısmı da hepimiz için tamamen yeni ve son derece uçuk.... ĠNTERNET ARKEOLOGLUĞU: Ġnternet’teki bilgi çokluğu ve kirliliği içinde, aranılan bilgiye ulaĢmak, hayati önem taĢıyor. Bir düĢünün; bundan 30 yıl sonra, bugün Ġnternet’te yer almıĢ ve sizi çok ilgilendiren bir haberi bulmanız gerektiğinde ne yapacaksınız? ĠĢte, Okuryazar herkes gibi, NiĢantaĢı’nda bir kütüphane aradı. Ġnternet arkeologları, tam bu noktada devreye giriyor; ihtiyacınız olan bilgiyi, gereksiz bilgi yığınlarının içinden, hasar vermeden, ince bir iĢçilikle çıkarıp size sunuyor. E-ĠTĠBAR YÖNETĠCĠLĠĞĠ: Bu meslek grubundakiler, bir önceki meslek grubu olan Ġnternet arkeologlarının yaptığının tam tersini yapıyor. Yani hakkınızda çıkan, sizi ilgilendiren haberler ve “kalıntılar” arasından olumlu olanları ön plana çıkarıp, olumsuz olanları Ġnternet’in karanlık odalarına hapsediyor. Böylece, sanal âlemdeki itibarınızı, istediğiniz Ģekilde yönetmeniz mümkün oluyor. DUYGU TASARIMCILIĞI: Kitlelerin duygu yoğunluklarına, hislerine göre geliĢtirilecek olan yapay zekâ ve sanal ortam uygulamaları. Bu da, gelecekte reklamcılığın bir parçası olacağı söylenen bir kavram.Kararları biz veriyoruz zannederken, kiĢileri atlayıp karar aĢamalarında doğrudan beynin karar merkezlerine etki edecek uygulamalar. GEN HARĠTACILIĞI: Gen haritacıları, vücudun gen haritasını çıkararak kiĢiye özel tedaviler geliĢtirmekle kalmayacak, bir de bu haritalar sayesinde, hastalıklara daha oluĢmadan çareler bulabileceklermiĢ. Kaynak: Ġnternet Sayfa Kütüphane Bülteni 15 Ocak 2011 DOĞAN HIZLAN: KÜTÜPHANELER ÜZERĠNE Yazar Doğan Hızlan, Amerika'dan gelen doktor Muzaffer Aytür'ün Nişantaşı gibi bir semtte kütüphane bulamaması karşısında yaşadığı hayreti anlatıyor…. Okuryazar herkes gibi, doktorluk Nişantaşı’nda bir kütüphane 50 yıldır Amerika’da yapan okurumuz aradı. Muzaffer Aytür, Ġstanbul’a geldi. Okuryazar herkes gibi, Nişantaşı’nda bir kütüphane aradı. Önce Teşvikiye karakoluna gidip, kütüphanenin adresini sordu, olmadığını öğrendi ama ikna olmadı, daha sonra oradaki kitapçılara gitti, onlar da, bu semtte kütüphane yok, dediler. Bu girişimleriyle de yetinmedi, internette gezindi.Acı gerçeği öğrendi. Ne yazık ki, Nişantaşı ve çevresinde kütüphane yoktu! Tek kütüphane, Taksim’deki Atatürk Kitaplığı idi.Muzaffer Aytür, ayrıca kütüphanelerin çalışma saatlerinin, işinden çıkan birinin kitap okumasını mümkün kılmadığını da daha önce öğrenmişti. Bunca gelişmiş, lüks semtler diye tanımlanan semtlerin kitapsızlığı, hepimizin ortak derdi.Bence, trilyonluk sitelere bir kütüphane yapılması şartı konulmalı. Mahalle kitaplıkları projesi gerçekleştirilmeli. Sayfa Kütüphane Bülteni 16 Ocak 2011 Amerika’nın kuruluşunun ilk dönemlerinde, Amerikan toplumu kitapsızlığı, kültürsüzlüğü yaşamış. Nedenini konuğumuz şöyle açıklıyor: “Çünkü o zaman çiftçiler sabah dörtte tarlaya gidiyorlardı, akşam da saat sekizde yatıyorlardı. Kitap okuyacak zamanları yoktu ki, kitaba, kütüphaneye ihtiyaç duysunlar.” Ama şimdi durum çok farklı. New York’ta ve Florida’da yaşayan okurumuz, Florida’da 20 millik alan içinde 11 halk kütüphanesinin olduğunu söyledi. Belirttiğine göre, bu halk kütüphaneleri sadece kitaplık görevini, işlevini yerine getirmiyor. Bir tür halkevi niteliği taşıyormuş. Kapıdan girdiğinizde salon gibi bir yerde dergiler varmış, geçebiliyormuşsunuz. onları Aynı okuyabiliyormuşsunuz. binada, müzik Sonra da kitaplığa yapabiliyorsunuz, başka etkinlikleri de gerçekleştirebiliyorsunuz. KÜTÜPHANELERĠMĠZĠN çalışma saatlerini de, işlevlerini de yeniden gözden geçirirken yapılması gereken bazı işler var. Çalışma saatleri düzenlenmeli, hiç kuşkusuz bu personel eksiği ile bu mümkün değil, geceleri iş saatinden sonra, saat beşten, yediden sonra da açık bulundurulmalı. Gerekirse vardiyalı bir sistem uygulanabilmeli... Ayrıca buraya sadece kitap okumak için gidilmemeli, yukarıda saydığımız özellikleri de taşımalı kütüphaneler. BUNLAR birer hayal mi? Ġnsan hayal etmeden bunları gerçekleştiremez ki! Kaynak: Hürriyet Gazetesi Sayfa 17 Kütüphane Bülteni Ocak 2011 ÜNĠVERSĠTELERDE KÂĞITTAN KÜTÜPHANELER Elif ġafak’ın üniversite kütüphaneleri ile yazısı…. Okuryazar herkes gibi, NiĢantaĢı’nda bir kütüphane aradı. ELĠMDE değil. Dünyanın en iyi 200 üniversitesinin arasında ODTÜ'nün ismini görünce çok sevindim. Ne de olsa damarda ODTÜ'lülük var. Bendeki yeri ayrı. Hâlâ zaman zaman dilim dönüyor, "Hocam!" diye hitap ediyorum taksi ya da dolmuĢ Ģoförlerine, çiçekçi kadınlara, tezgâhtarlara, seyyar satıcılara...Ankara'daki esnaf, hele hele ODTÜ yakınında çalıĢanlar artık alıĢmıĢlar. Yadırgamıyorlar. Onlar da "Tabii hocam, evet hocam" diye cevap veriyorlar. Ama Ġstanbul'dakiler pek bilmiyor. Bir seferinde, Ġstanbul'da yeni açılan bir Starbucks kafede, gene tuttu eski alıĢkanlığım, "Hocam, bana da bir kapuçino" deyiverdim. Kasanın arkasındaki genç arkadaĢ ĢaĢırdı. Tesadüfen sakallı biriydi. "Elif Hanım, sakal bıraktığım için mi bana 'Hocam' diyorsunuz?" diye sordu. "Yok" dedim, "Eski alıĢkanlık. ODTÜ'den kalma". Dünyanın en iyi üniversiteleri listesinde Türkiye'den bir isim daha yer aldı: Bilkent! Üstelik ODTÜ'nün epey önünde. 112. sırada (ODTÜ 183. sırada). Tüm bunlar Ģüphesiz gurur verici ama insan düĢünmeden edemiyor. Daha nasıl ilerleriz? Daha çok sayıda üniversitemizi daha üst sıralarda görmek isteriz. Peki nasıl olacak? Son yıllarda Türkiye'de birbirinden iyi ve iddialı üniversiteler açıldı, daha da açılıyor. Bakıyorum programlarına. Çok güzel ve renkli. Ġnsana umut ve heves veriyorlar. Bölümler iyi, kadro nitelikli, vizyon süper. Bir konuĢma vermek için gittiğimde, sağolsunlar, elime Ģık broĢürler, DVD'ler, tanıtım kitapçıkları veriyorlar... Ġnce ince düĢünülmüĢ Sayfa Kütüphane Bülteni 18 Ocak2011 belli ki her Ģey. Kafeteryalar özenli, temiz, nezih. Duvarlar, tablolar, mekânlar süper. Sınıflar ferah, odalar estetik. Derken bir de kütüphaneye uğruyorum. Ve o zaman yaĢadığım tek bir duygu var: DüĢ kırıklığı. Ne yazık ki, yeni (ya da görece yeni sayılan) üniversitelerimizin çoğunun kütüphanelerinde inanılmaz bir pespayelik var. Üç beĢ, bilemediniz yüz, iki yüz kitap, belli ki hızlıca alınmıĢ, yan yana dizilmiĢ, göstermelik. Adeta raf doldurmak için. Konu baĢlıkları yeterince düĢünülmemiĢ, kitaplara yeterince yer ayrılmamıĢ. Bir kenarda dergiler dizili. Cılız, az. Ne çeĢit açısından ne arĢiv bakımından diĢe dokunur bir halleri var. BoĢ masalar. BoĢ raflar. Zaten alan dar. Kütüphaneden daha fazla bir alan kafeteryaya verilmiĢ üniversitenin planları çizilirken. ĠĢte bu hâl bizde verilen eğitimin kalitesini de öğrencilerimizin ruh hallerini de doğrudan etkiliyor. Üniversite sadece iĢ için eleman yetiĢtiren bir yer değil, bir insan fabrikası değil. Üniversite derinlemesine araĢtırma, öğrenme, zihnen ve kalben kendini geliĢtirme mekânı. Ġyi bir kütüphane olmadan, en geniĢ bütçe kitaplara ayrılmadan bu nasıl mümkün olacak? Gelelim Bilkent Üniversitesi'ne. Bugün Bilkent Ģayet bu kadar baĢarılı olabiliyorsa ve açık fark atabiliyorsa, bunu aynı zamanda o muazzam kütüphanesine borçludur. BaĢka hiçbir üniversite bunu yapmadı, kitaba bu kadar geniĢ bütçe ayırmadı. Herkese parmak ısırtan, zengin, nitelikli, sahici ve dinamik bir kütüphane. Gerçek bir kütüphane, göstermelik değil. ODTÜ'deyken çalıĢmaya, okumaya hep Bilkent Üniversitesi'nin kütüphanesine giderdim. Ve o gün bugündür arzu ederim: Neden baĢka üniversitelerimizde de böyle zengin kütüphaneler olmasın? Yeni kurulan üniversitelerde Ģık kafeteryalara, ıĢıklı koridorlara para harcamadan evvel adına layık kütüphaneler açalım lütfen! Kaynak: HaberTürk Gazetesi Sayfa Kütüphane Bülteni 19 Ocak 2011 ÖDEV NİYETİNE PATRON OLDULAR Proje ödevi hazırlamak üzere çalışmaya başlayan Yakup Sezer ve Nurettin Coşkun, yaratıcı fikirlerini biraz da çevre baskısıyla şirket kurmaya kadar taşıdı Okuryazar herkes gibi, Nişantaşı‟nda bir kütüphane aradı. İki yıl önce İTÜ Endüstri Mühendisliği‟nde okuyan üçüncü sınıf öğrencileri Yakup Sezer ve Nurettin Coşkun, her dönem verilen “proje geliştirme” ödevini aldıklarında tek amaçları, yüksek not alabilecekleri bir iş fikri bulmaktı. İstenen, ekipler kurup bir iş fikrinin, kağıt üzerinde işletmeye dönüştürülmesiydi. O dönem 22 yaşında olan Sezer ve Coşkun‟un aklına, insanların bir ödül karşılığında şirketlere öneride bulunacağı ve proje üreteceği İnternet üzerinde bir platform oluşturmak fikri geldi. Okulda gayet aktif öğrencilerdi; girişimcilik kulübünü kurmuş; iş dünyasından birçok ismi konuşmacı olarak getirmişlerdi. Ancak bir süre sonra proje, tüm hayatlarına sirayet etmeye başladı çünkü diğer derslerde „örnek vaka‟ olarak kullanmaları isteniyordu. Finansal analiz, pazarlama dersleri derken „ham fikir‟, kendi kendine şekillenmeye başladı. Dördüncü sınıfa geçtiklerinde artık üniversite kantininde üzerinde sohbet edilebilecek bir hayalleri vardı. Yakup Sezer, “Mezun oluruz, bir işe gireriz, çok sonra da „belki yaparız” diye konuştuklarını hatırlıyor. Sayfa Kütüphane Bülteni 20 Ocak 2011 Bakanlık destekli Ama her şey beklediklerinden hızlı gelişti. Mezun olmalarına üç ay kala üniversitenin resmi sitesinde Sanayi Bakanlığı‟nın yeni girişimlere 100 bin lira sermaye desteği veren Tekno Girişim Fonu‟nun duyurusunu farkettiler. “Bir gönderelim” diye düşündüler ancak geç kalmışlardı. Rektöre gidip yardım istediler. Rektör de başvuru süresinin bir hafta uzatılmasını sağladı. Bir gecede 11 sayfalık bir ön başvuru metni hazırladılar ve gönderdiler. “Sonra unuttuk başvuruyu, harıl harıl finallere çalışıyorduk” diye hatırlıyor Nurettin Coşkun. Ama iki ay sonra -finallerin başlamasına bir hafta kala- Bakanlık‟tan aldıkları mektupta, iki gün içinde Ankara‟ya mülakata gelmeleri isteniyordu. 30 sayfalık bir iş planı hazırladılar, sunuma da ancak trende çalışabildiler. Beş yazılımcı ve bir psikologdan oluşan Akademisyenler Kurulu‟na projelerini kabul ettirebilmek için sadece 10 dakikaları vardı. Görüşmede, iş planındaki gedikler ortaya çıktı. “Çıktıktan sonra pek umudumuz kalmamıştı” diyor Yakup Sezer. Fakat üç hafta sonra kabul edildiklerine dair haber geldi. Bakanlık yine „acil‟ olarak Ankara‟ya gelmelerini istiyordu ama bu kez şirket kurarak. Haber geldiği sırada Nurettin Coşkun bir iş görüşmesine gidiyordu ve yolda Sezer‟den gelen telefonla geri döndü. Ertesi gün bir muhasebeciyle anlaştılar ve mezun olduklarının ikinci günü (2009 Haziran) “Açık İnovasyon” adını verdikleri projeleri, bir şirkete dönüşmüştü. Bakanlık‟tan gelen 100 bin liranın üzerine ailelerinden topladıkları 15 bin lira ekleyerek Erk Yazılım isimli bir firmayla anlaşıp altyapıyı hazırlattılar. Kuveyt Türk‟ten Ahmet Albayrak ve Enera Energy ortağı Kubilay Şakar da onlara mentorluk yaptı ve Şubat 2010‟da iş yapmaya başladılar. Sayfa Kütüphane 21 Bülteni Ocak 2011 Fikir havuzu Açık İnovasyon, şirketlere üyelik karşılığında, çoğunluğu üniversite öğrencisi ve akademisyenlerden oluşan yedi bin kullanıcısının onlar için proje ve fikir geliştireceğini vaat ediyor. Mantık basit; üye şirket, geliştirmek istediği proje veya kampanyayla ilgili sitede süreli bir yarışma açıyor, kullanıcılar da fikirlerini paylaşıyor ve proje geliştiriyor. Şirket eğer fikirlerden birini beğenirse uyguluyor. Karşılığında da fikri bulana ortalama bin lira değerinde nakit ya da hediye çeki veriyor. Bu ucuz işgücü ağına 10 ay içinde 34 şirket katıldı ve 22 yarışma açıldı. 2010‟u yaklaşık 50 bin lira ciro ile kapatmayı planlayan Sezer ve Coşkun‟un hedefi, 2011 içinde 97 şirkete ulaşıp ciroyu 580 bin liraya çıkarmak. Sezer ve Coşkun‟un iş modeli, gazetelere eleman yerine iş fikri ilanı vermeye benziyor. Ve temelde şirketlerin -özellikle de sınırlı insan kaynağına ve ar-ge bütçesine sahip küçük işletmelerin- iş yapış biçimlerinde bir dönüşüme yol açıyor. İşinize yarayacak fikir bulamazsanız bile tüketici olan kalabalıklarla temas kuruyor, şirketiniz için birkaç gece düşündürtüyorsunuz. Sezer ve Coşkun‟un kurduğu gönüllü ekosistemin şu anda 7 bin üyesi var. Dört sivil toplum örgütü ve sekiz üniversitenin de desteğini almışlar. Yakup Sezer, amaçlarının 150 bin üyeye ulaşmak olduğunu anlatıyor. Bunun için üniversitelerde ve sosyal medyada girişimlerini tanıtmaya çalışıyorlar. Sanayi Bakanlığı‟nın ikinci etap için vermesini bekledikleri 100 bin lirayı tamamen bu işe ayıracaklar. Tabii burada asıl soru, insanlar neden bu kadar cüzi ödüller için zamanlarını ayırıp proje geliştirsin ki… Bugüne kadar toplamda 10 bin lira ödül dağıttıklarını söyleyen Nurettin Coşkun ödül değerlerini kısa vadede 10 bin lira mertebelerine çıkarmak istediklerini anlatıyor. Sayfa Kütüphane 22 Bülteni Ocak 2011 Müşteriler memnun “Çağrımıza 15 gün içinde yüzlerce geri dönüş aldık” diyor müşteri sadakatini artırmaya yönelik bir fikir arayan Petrol Ofisi‟nin Pazarlama Müdürü Acun Güneş, “İçlerinde ürün ve hizmet önerilerinin yanı sıra müşteri deneyimini zenginleştirecek farklı fikirler de vardı.” Şirket, Derya Camsu isimli bir öğrencinin fikrini uyguladı, bunun karşılığında 500 liralık bir akaryakıt çeki verdi. Cep kullanmak telefonu üzere üreticisi Ovi Nokia Mağaza‟da çağrısında, olması cihazlarında gereken uygulamaları yükleyip sordu. Toplamda 300 cevap alan şirket bugüne kadar altı fikre ödül (telefon ve kulaklık) verdi. Nokia Türkiye Servisler ve Çözümler Yöneticisi Ali Selim Aytuna, “Bu şekilde, mobil uygulama geliştiricilerin esinlenebilecekleri nitelikli bir fikir havuzu yaratmayı hedefliyoruz” diyor. 5 Haziran‟daki Dünya Çevre Günü için bir etkinlik fikriyle çağrıda bulunan Teknosa‟nın Proje Geliştirme Müdürü Seçil Özekin Erdoğan ise bu yöntemin şirketin inovasyon ve müşteri merkezli çalışmalarına katkı sağladığına inanıyor. Çağrısına onlarca “uygulanabilir” fikir toplayan şirket, Rıza Doğan isimli öğrencinin fikrini 250 liralık hediye çekiyle ödüllendirdi. Kaynak: Sabah/İşte Genç eki-Eyüp Karagüllü Sayfa Kütüphane Bülteni 23 Ocak 2011 BĠZDEN HABERLER Mesleki toplantılar.. Merkez Kütüphane Etkinlikleri… Uzman Kütüphaneci Süleyman ERDOĞMUġ, 03-05 Kasım 2010 tarihinde Antalya’da düzenlenen “Yordam Kütüphane Bilgi Belge Otomasyon Programı v.11 Tanıtım ve Değerlendirme ÇalıĢtayı" na katılmıĢtır. Kütüphaneci Gülcan KÜÇÜKGÜREġGEN 8 Kasım 2010 tarihinde Ġzmir Ġleri teknoloji Enstitüsü’nde düzenlenen Wiley Online Library Tanıtım ve Eğitim Toplantısına katılmıĢtır. Sayfa Kütüphane Bülteni 24 Ocak 2011 KĠTAP SERGĠSĠ 1-15 Kasım 2010 tarihleri arasında “Kitap Sergisi” düzenlenmiĢtir. Okuyucularımıza yeni çıkan yayınları inceleyerek seçim yapma imkânı sunulmuĢtur. Gelen talepler doğrultusunda da satın alma baĢlatılmıĢtır. 10-16 KASIM ATATÜRK HAFTASI "Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim düĢüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu yeterlidir." Atatürk Haftası nedeniyle kitap sergisi düzenlenmiĢ, belgesel gösterimi yapılmıĢtır. Atamızı saygıyla anıyoruz. iĢlemleri Sayfa Kütüphane Bülteni 25 Ocak 2011 GÖRSEL - ĠġĠTSEL KOLEKSĠYON HĠZMETE AÇILMIġTIR Kullanıcılarımızın ihtiyaçlarını yabancı dil sosyal karĢılayabilmek, eğitimlerini ve kültürel öğrencilerimizin desteklemek amacıyla oluĢturulan “Görsel ĠĢitsel Kaynaklar Koleksiyonu” hizmete açılmıĢtır. Koleksiyon’da; TRT ArĢivi'nden National Geographic belgesellerine, Türk sinemasından dünya sinemasına çeĢitli eserler yer almaktadır. Kullanıcılar istedikleri film ya da belgeseli ödünç alarak izleyebilmektedirler. Sayfa Kütüphane Bülteni 26 Ekim 2010 KİTAP TANITIMI KİTAP ADI : Süpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi Bağlardı YER NUMARASI : BF 637 İzg 2010 Yazar : Ahmet Şerif İzgören Yayınevi : Elma Konusu : “Bu kitabı kişisel gelişmeyin diye yazdım, toplumsal gelişin. Etrafa da gram katkınız olsun.” - Ahmet Şerif İzgören Diğer kitaplarından farklı olarak, yazar bu kitabında girişimcilik, iş kalitesi, dürüstlük, yurt sevgisi ve hoşgörü değerlerini vurgulayarak okuru toplumsal gelişime davet ediyor. “Ahmet Şerif İzgören kapattığımız gözlerimizi açmamızı ve gerçekleri görmemizi sağlayarak, “Nasıl adam olunur? ”, “Ülkeye nasıl daha faydalı olunur? ” gibi sorulara yaşanmış hikâyelerle cevap veriyor. “Noel Baba yalan Mustafa Amca ise gerçek Geyikler yerine eşeği var. Eşek de daha gerçek, Mustafa Amca da” Okurken pelerininizi kendiniz bağlayabildiğiniz sürece gerçek bir süpermen olabileceğinizi göreceksiniz. Ayaklarınızın yere bastığından emin olun. Gerçekten uçabilirsiniz. Sayfa Kütüphane Bülteni 27 Ekim 2010 FİLM TANITIMI FİLM ADI : Gizemli Nehir YER NUMARASI : DV00942 Yönetmen : Clint Eastwood Oyuncular : Tim Robbins, Sean Penn, Laurence Fishburne, Kevin Bacon,Emmy Rossum Konusu Yapım Yılı : 2003 İMDB Puanı :8.0/10 Türü : Dram , Gerilim , Suç : Jimmy. Dave. Sean. Boston’un işçi semtlerinde birlikte büyüyen ve korkunç bir trajedi ile yolları ayrılan üç yakın arkadaş. Yirmibeş yıl sonra, acı bir olay onları tekrar biraraya getirir. Jimmy’nin 19 yaşındaki kızı korkunç bir cinayete kurban gitmiştir. Dave birinci dereceden süphelidir. Artık polis olan Sean, cinayeti öfke ve intikam ateşiyle yanan ve suçluyu kendi elleriyle cezalandırmak isteyen Jimmy’den önce çözmek zorundadır. Dennis Lehane’nin romanından Brian Helgeland’ın uyarlaması olan filmde yönetmen Clint Eastwood aile, arkadaşlık ve mahsumiyetin yitirilişini ustaca işlemiş. Sean Penn, Tim Robbins ve Kevin Bacon üç yakın arkadaşı canlandırıyorlar. Sayfa Kütüphane Bülteni 28 Ocak 2011 GÜLÜMSETEN KARELER :) Öğrencilerin ve araştırmacıların en çok vakit geçirdikleri yer olan kütüphane yorgunluğun ve sessizliğin etkisiyle bazen en güzel uyku mekânı olabilir :) Okuryazar herkes gibi, Nişantaşı’nda bir kütüphane aradı. Sayfa 29 Kütüphane Bülteni Ocak 2011 KÜTÜPHANE BÜLTENİ Cilt 8, Sayı 1 Ocak 2011 Hazırlayan Gülcan Küçükgüresgen [email protected] Balıkesir Üniversitesi Merkez Kütüphane Tel: +90 (0266) 612 14 34 [email protected]
Benzer belgeler
Kütüphane Bülteni - Balıkesir Üniversitesi
öğrenilemeyen polis memuru ''Hakkı'', beraberinde bir saksı içinde
getirdiği limon ağacını, kiraladığı evde koyacak yer bulamayınca kentten
ayrılırken geri almak amacıyla il merkezindeki 1960 yılın...