2011 Ağustos - türk eczacıları birliği
Transkript
2011 Ağustos - türk eczacıları birliği
ISSN 1301-5060 TEB Haberler 04 Türk Eczacıları Birliği’nin İki Aylık Yayın Organı Temmuz-Ağustos 2011 Bitkisel Ürünlerde Danışmanınız TOPLANTI 37.Dönem 6.Başkanlar Danışma Kurulu Toplantısı DOSYA Bitkisel Gıda Takviyeleri Durum Değerlendirmesi czacınız ECZACILIK AKADEMİSİ TEB-E-ON Eczacılar İçin Online Eğitim Platformu BAKIŞ Ecz. Erdoğan ÇOLAK / Başkan Sevgili meslektaşlarım, T ürkiye’de uzunca bir süredir sivil anayasa ve askerî vesayet tartışmaları yürütülüyor. Özellikle geçtiğimiz yıl referandum sürecinde doruğa çıkan bu tartışmalar 12 Haziran’da gerçekleştirilen genel seçimlerle yeni bir evreye girmiş bulunuyor. Bugün Türkiye’de tüm toplumsal kesimlerin arzu ve ihtiyaçlarına yanıt verecek nitelikte eşitlikçi ve özgürlükçü yeni bir anayasanın yapılması artık kaçınılmaz hale gelmiştir. Zira 12 Eylül askerî rejiminin Türkiye toplumuna biçtiği 1982 Anayasası artık ülkeye dar gelmeye başlamıştır. Değişmekte olan dünya sistemi içerisinde Türkiye’nin otoriter zihniyet ürünü bir anayasa ile yönetilebilmesi mümkün değildir. Türkiye’de demokrasiyi kurumsallaştıracak gerçek anlamda sivil bir anayasanın birbirinden farklı tüm toplumsal kesimleri kapsaması zorunludur. Bunun yolu ise söz konusu kesimlerin öz örgütlenmelerinin, sivil toplum kuruluşlarının, meslek örgütlerinin ve sendikaların anayasa yapım sürecine dâhil edilmesinden geçer. Yeni anayasa yapılırken birtakım hususların bir arada yaşama kültürü açısından mutlaka göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Öncelikle, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ilkeleri çağdaş bir devletin sahip olması gereken en temel nitelikler olarak yeni anayasada da korunmalıdır. Diğer yandan meslek örgütlerinin, sendikaların ve sivil toplum kuruluşlarının üyeleri adına hak aramalarının ve hareket edebilmelerinin önündeki engeller kaldırılmalı, söz konusu örgütlenmelerin üyeleri adına hak arama işlevinin anayasal güvence altına alınması yönündeki düzenlemelere yeni anayasada mutlaka yer verilmelidir. Meslek örgütlerinin, sendikaların ve sivil toplum örgütlerinin yetki, söz ve karar alma süreçlerinde söz sahibi olmasının anayasal zemine oturtulmasının gerçek anlamda demokratik bir toplum için olmazsa olmaz koşullardan biridir. Siyasal iktidar 12 Haziran genel seçimlerinin hemen öncesine denk gelen günlerde, 29 Mayıs’ta TBMM’den aldığı Yetki Kanunu çerçevesinde Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile oldukça geniş bir alanda düzenleme yapabilme imkânını elde etmiştir. Bu doğrultudaki düzenlemelerden biri de çok yakın bir gelecekte sağlık meslek örgütlerinin gündemine gelecek olan Sağlık Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Taslağı’dır. KHK’lar, belli bir alana özgü acil bir meselede yürütme organının uzun yasama süreçlerini atlayarak o alana müdahale etmesine olanak veren hukuksal araçlardır. Toplumsal hayatın en önemli unsurlarından biri olan sağlığın yasama süreçlerinden geçirilmeden ve üzerinde kapsamlı tartışmalar yürütülmeden, aceleye getirilerek bir KHK ile düzenlenmesi gelecek açısından içerisinde önemli riskler barındırmaktadır. Diğer yandan sağlık alanının en önemli bileşenleri olan sağlık meslek örgütlerinin katılımı olmaksızın, onların görüşlerine başvurmaksızın hazırlanan bu düzenleme, şeffaflığa vurgu yapan yeni kamu yönetimi paradigmasıyla büyük bir tezatlık teşkil etmektedir. Sağlık Bakanlığı’nın teşkilat yapısında değişiklik yapacak KHK taslağı; sağlık, ilaç ve eczacılık gibi doğası gereği asla ticarî olarak ele alınamayacak bir alanı daha fazla piyasalaştırmanın yanı sıra sağlık meslek örgütlerini işlevsizleştirmeye dönük düzenlemeler içermektedir. Oysa meslek örgütleri sadece mesleğe değil toplumun demokratikleşmesine ve bir bütün olarak gelişimine katkıları bakımından temel önem taşıyan yapılardır. Meslek örgütlerini zayıflatacak, dolayısıyla mensupları adına hak arama çabalarını dayanaktan yoksun bırakacak girişimler demokrasiye ve örgütlenme özgürlüğüne büyük bir darbe vurmak anlamına gelir. Öte yandan bazı çevreler tarafından meslek örgütlerinin politize olduğu yönünde zaman zaman ortaya atılan iddialar toplumda kafa karışıklığı yaratmaktadır. Zira meslekî haklar için mücadele de sonuçta siyaset yapmaktır. Meslek örgütlerine siyaset alanını kapatmak günümüzün başat hale gelmiş katılımcı demokrasi ve güçlü sivil toplum söyleminin içini boşaltmak anlamına gelir. Eylül ayında Eczacı Odalarımız Genel Kurullarını gerçekleştirecekler. Bu anlamda sorunlarımızın çözümü, mesleğimize yönelik tehditlerin bertaraf edilmesi ve mesleğimizin daha sağlıklı bir geleceğe taşınması noktasında temel dayanağımız olan Eczacı Odalarımıza sahip çıkmamız gerektiği bilinciyle seçimlere gitmeliyiz. Taleplerimizin karşılanması örgütlü yapılarımız zemininde birbirimize daha sıkı sarılmaktan, paylaşmaktan, katılmaktan, uzlaşmadan, birlikte düşünmekten ve birlikte mücadele etmekten geçmektedir. Bu anlamda bir başlangıç yapmak oda seçimlerine katılım, söz alma, somut proje ve öneriler sunma ve oy kullanmakla mümkündür. Bir düşünür “mutluluk kimileyin çaba gerektiren bir seçimdir” diyor; bizler eczacılık açısından mutlu bir gelecek hayal ediyorsak buna giden yoldaki en değerli çabalardan biri olan Eczacı Odası seçimlerine katılım göstermek ve yarınlarımız için bilinçli oy kullanmak zorundayız. TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 3 DİYALOG Uzm.Ecz.Harun KIZILAY / Genel Sekreter TEB Haberler Dergisi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Twitter: @harunkizilay Bir TEB Haberler dergisinde daha, yine birlikteyiz. Ö ncelikle, 12 Haziran seçimleri sonucunda oluşan yeni TBMM’nin ülkemiz ve vatandaşlarımız için umut dolu süreçlere katkı sağlaması dileğiyle sizlere merhaba diyorum. Bu düşüncelerle, 1 Ekim 2011’den itibaren daha müreffeh ve barış dolu bir Türkiye için meslek örgütü olarak da elimizden gelen katkıyı sunmaya hazır olmalıyız diye düşündüğümü sizlerle paylaşmak isterim. Biz eczacılar, bünyesinde biyoloji, tıp ve kimya gibi disiplinleri kapsayan 5 yıllık yoğun bir eğitim periyodunu tamamlayarak fakültelerinden mezun olduktan sonra, hasta ve bireyleri uygun sağlık profesyoneline yönlendirme kapasitesi ile tanı ve tedavi sürecine destek vermekteyiz. Bu rolümüz ile sağlığın geliştirilmesi ve hastalıkların önlenmesi gibi koruyucu sağlık hizmetlerine ciddi katkılar sunmaktayız. Bizler, meslek içi eğitimlerle bilgisini sürekli tazeleyen, tedarik ettikleri sağlığa ilişkin tüm ürünlerde, kanıta dayalı bilgi sağlayan, bakım hatalarını azaltan, hastanın tedaviye uyumunu arttıran, yetkili ve uzman sağlık profesyonelleriyiz. İşte bu nedenledir ki eczacılar, sağlığa ilişkin tüm ürünlerin güvenli olarak kullanılmasında mesleki ve etik standartlara yakışır bir nitelikte sorumluluk sahibi olarak doğru, etkin ve güvenli ürün seçiminde en uygun sağlık danışmanlığı hizmetini sunarlar. Bu sorumlu ve etik davranış modeli ile hareket eden eczacıların meslek örgütü olarak TEB, bitkisel ürünlerin, gıda takviyelerinin ve sağlığa ilişkin tüm ürünlerin halka ulaştırılması noktasında uzman sağlık profesyonellerinin danışmanlığı ve yönlendirmeleri olmadan sürdürülen tüm sağlıksız girişimlere ve pazarlama yöntemlerine karşı etkin bir mücadele yürütmektedir. İşte bu bilinçle, biz eczacılar, ilkesel olarak tüm ilaç ve ilaç etkisi gösteren ürünlerin tamamının yalnızca Sağlık Bakanlığı onayı ile halka ulaştırılması gerektiğini savunmaktayız. Oysaki mevzuattaki boşluklardan faydalanarak, kârlarına kâr katmak amacıyla toplumun sağlığıyla oynamaktan çekinmeyen kişi ve 4 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 şirketler, bitkisel ürünler için “gıda takviyesi ürün” onayı alıp ilaç gibi satmaktadırlar. Televizyon programlarına çıkmakta ve halkımızı yanlış yönlendirmektedirler. Vatandaşlarımızın “nasıl olsa bitkisel, demek ki zararsızdır” yönündeki yanlış algılarına dayanarak para kazanmaya çalışan, tek amacı kâr etmek olan kişileri bir kez daha yayınladığımız basın açıklaması ile uyardık. Hekim tavsiyesi ve eczacı danışmanlığı olmadan hiçbir ürünün kullanılmaması ve bu tür ürünlerin tanıtımını yapan kişilerin de bilimsellik kisvesini kullanmalarına itibar edilmemesi yönünde halkımızı ve kamuoyunu uyardık. Bu konuda yürüttüğümüz çalışmalarımıza ışık tutan ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile yapmış olduğumuz toplantılara veri sağlayan bir çalışmamızın özetini bu sayıda sizlerle paylaşıyoruz. Ayrıca bu sayımızda, “Hastalıklar” köşemizde “PKU (PhenylKetonUria)” hakkında tanıtıcı ve farkındalık yaratan bir yazıya yer verdik. Bu yazılara ek olarak Temmuz-Ağustos sayımızda 28 Temmuz’da düzenlemiş olduğumuz 37.Dönem 6.Başkanlar Danışma Kurulu Toplantısı’nın detaylarına ulaşabileceğinizi hatırlatmak istiyorum. Ayrıca, 12 Haziran seçimleri vesilesiyle dergimizin bu sayısında farklı siyasi partilerden seçilmiş Eczacı Milletvekillerimizi sizlere kısaca tanıtmak ve Sağlık Komisyonu’nda yer alan eczacıların isimlerini sizlerle paylaşmak istedik. Son olarak, sosyal medya ağlarından “Twitter” iletişim kanalının tanıtımın yapıldığı Güncel başlıklı köşemizin ilginizi çekeceğini belirtmek isterim. Hemen hemen herkes tarafından kullanılan bu ağı, eczacılar olarak daha etkin ve verimli bir şekilde kullanmamız gerektiğine dair inancımı sizlerle paylaşarak sözlerime son veriyorum. Bir sonraki sayımızda buluşmak ümidiyle. Sağlıcakla kalın. TOPLANTI Ecz Meriç KALAYCIOĞLU, Ecz.Esin ÖNGÜN 37.Dönem Merkez Heyeti 6. Başkanlar Danışma Kurulu Toplantısı 37. Dönem Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti 6. Başkanlar Danışma Kurulu Toplantısı, “İlaçta Durum Komisyonunun çalışmaları” gündemiyle 28 Temmuz 2011 tarihinde Ankara’da yapıldı. TEB Genel Sekreteri Uzm.Ecz.Harun KIZILAY konuyla ilgili bir sunum gerçekleştirdi. Ecz. Erdoğan ÇOLAK nu’nu oluşturmuştuk. (TEB Merkez Heyeti Başkanı) Burada hem Merkez Heyeti Üyelerimiz vardı, hem de bazı odalarımızın başkanları ve yöneticileriyle eczacı kooperatiflerinin temsilcileri bu komisyonda birlikte çalışmışlardı ve burada bir tespit yapmışlardı. Tespit şuydu: Eczanelerin ilaç alımını gerçekleştirirken yaşadıkları temel sorunlar, pazar payı yüksek olan ilaçların özellikle ticarî iskontolarının düşürülmesi ya da sınırlanması ve vade sürelerinin kısa olmasıyla ilgili bir tespitti. Bu çerçevede ilaç üreticisi veya ithalatçısı firmalarla ve bu süreçte dağıtım kanallarıyla da görüşerek, burada bu politikaya ilişkin verileri onlarla paylaşmaya çalıştık. Değerli meslektaşlarım, hepinizin bildiği gibi eczane ekonomilerini belirleyen iki temel unsur var. Bunlardan birisi ilaç bedellerinin geri ödenme koşulları, diğeri de ilaç alım koşulları. Bir eczanenin meslekî bir işletme olarak varlığını sürdürebilmesi açısından ilaç alım koşullarının iyileştirilmesi büyük bir önem taşımaktadır. Bu bağlamda hatırlanacağı üzere ilaç sanayi ve dağıtım kanallarının, ilaç alım koşullarında yarattıkları tek taraflı tutum, 2009 yılında Türk Eczacıları Birliği’nin yine böyle bir Başkanlar Danışma Kurulunda gündem edilmiş ve onun akabinde Mart ayında biz İlaçta Durum Komisyo- Bu süreç içerisinde bu konuyla ilgili düşüncelerimizi; yani, vadelerin 90 günün altında olmaması koşulunu ve ilaçlarda mutlaka bir ticarî iskontonun yapılması olgusunu onlarla paylaşmaya çalıştık ve Türk Eczacıları Birliği’nin web sitesinden de ilaçta duruma ait bilgilendirmeler olarak meslektaşlarımızı bilgilendirdik. 2009 yılında komisyon üyelerinin özverili çabaları ve eczacı odalarının yoğun desteğiyle, ilaç sanayiyle yapılan görüşmelerde yol almaya çalıştık. Temmuz-Ağustos 2011 / TEB Haberler 5 TOPLANTI Ecz. Zeki Özgen (Osmaniye Eczacı Odası Başkanı) Danıştayın reçeteye yazılacak ilaçtaki sınırlandırmayı kaldıran kararı sonrası Sosyal Güvenlik Kurumu yanlış bir çözüm arayışına girdi. Ufukta e-reçeteyi beklerken, reçete provizyon sistemine girişte teşhis girme zorunluluğunu getirerek, MEDULA sistemini daha da hantallaştırdı. Bu karar üzerine SUT’da bazı güncellemeler yapılmalı ve eczacı bazı konularda aydınlatılmalıdır. 2010 Aralık ayı kamu kurum iskontosu artışı ve fiyat düşüşüyle başlayan bu sıkıntılı süreçte, söylenen sözler, İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğü’nün, Bakanlığın açıklamalarına göre stok zararının telafisinden biraz ümitlendik. Eczacının rutinleşen fiyat düşüşü ve artan kamu kurum iskontolarından dolayı gerçekleşen stok zararı, İTS üzerinden takip edilmekte, sanayi açısından ödeyeceği stok zararı da sağlam verilere dayanmaktadır. Bu sistemle stok zararının daha kolay telafisi sağlanmaktadır. Uzm.Ecz. Ömer ÇORUH (Ordu Eczacı Odası Genel Sekreteri) Tıbbi ve kozmetik formüller kitabımız yok. En son Kasım Cemal Güven Hocamız bir kitap hazırlamıştı. Kitabın yeni baskıları da yok. Olan baskı da zaten çok bir işe yaramıyor, güncel değil. Eczacılığın aslının, hazırlama ilaç olduğunu düşünüyoruz. Eskiden beri bu böyle. Bununla ilgili bir çalışma yapılmasını talep ediyoruz ve son dönemde gıda takviyeleri ve bitkisel ilaçlarla ilgili çok sayıda müstahzar piyasaya sürüldü. Hastalardan eczacılarımıza sorular geliyor; “işte bunun yan etkileri nedir, ilaç etkileşimleri nedir, ben şu şu ilaçları kullanıyorum, onun yanında bunu kullansam bir zararı var mıdır?” diye. Bununla ilgili referans alabileceğimiz bir kaynağımız yok. Ecz. Kerem ZABUN (Antalya Eczacı Odası Başkanı) Ben buradaki durumun sadece ilaçlardaki iskonto olarak değil, bundan sonraki dönemde özellikle protokol görüşmelerinin yeniden başlayıp, 1 Şubat’ta karşı karşıya kalacağımız ve son derece sıkıntılı geçeceğini düşündüğümüz bir dönem için de işaret olması gerektiğini düşünüyorum. Geçen gün bir meslektaşıma fiyat farklarındaki durumu anlattım. Tabi Antalya’da insanlar çok tepkili. Önce verdiler, şimdi bize tekrar niye fiyat farkı faturası gönderecekler vs. gibi çok tepkiler alıyoruz. Nevzat Ecza Deposu sadece aldıkları rakamları olduğu gibi eczacılarımıza aktardı. Diğer bütün ilaç dağıtım kanallarının bu ay içerisinde kesecekleri ilaç fiyat farkı faturalarıyla yeniden hesaplarımızdan düşeceği bilgilerini aldık. Ecz. Sabih Tekin ÇAĞLAR (Trabzon Eczacı Odası Başkanı) Bizim bu örgütün prestijini kaybetme lüksümüz yok diye düşünüyorum; çünkü üyelerimiz de artık MEDULA ile uğraşmaktan bıkmış, Sosyal Güvenlik Kurumu ile uğraşmaktan bıkmış, firmalarla uğraşmaktan bıkmış, emek sarf etmeden Merkez Heyeti çalışsın, eczacısı çalışsın, sorunumu çözsün, bir sabah uyandığımda kamu kurum iskontom halledilmiş, MF’lerim verilmiş, peşin iskontom alınmış olsun istiyor. Gel beraber yapalım dediğiniz zaman da, eczacıda, üyede ciddi bir yorgunluk var. Bu yorgunluğun bir kısmının nedeni de Aralık ayında yaşadığımız ilaç fiyat indirimleridir. 6 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 Ecz. Tevfik GÖÇER (Konya Eczacı Odası Başkanı) Konya Eczacı Odası Başkanı olarak ben de İlaçta Durum Komisyonu üyelerinden birisiyim. Gerçekten komisyona katılan bütün üyeler, özveriyle, bütün bilgi birikimlerini ve mesailerini buraya harcayarak bir şeyler ortaya çıkarma gayretiyle çalışıyorlar. Biz bu toplantılar boyunca hep aynı şeylerin savunmasını yaptık. Firmalarla görüştük. Buradaki en büyük yardımcımız Türk Eczacıları Birliği’ndeki arkadaşların oluşturmuş olduğu İlaç İzleme Portalı. Bu portal sayesinde haftalık olarak bütün ilaç piyasasında neler olup bittiğini, bütün iskontoları, çalışma şartlarını, mal fazlalarını, hepsini anında görme şansına sahip oluyoruz. Ecz. Ümran PELENKOĞLU (Kastamonu Eczacı Odası Başkanı) İlaç Alım Komisyonu çalışmaları için teşekkür ediyoruz. Çok katkı verici çalışmalar yapmışlar. Öncelikle, iki konuya değinmek istiyorum. Birincisi, son dönemlerde üyelerin mesleğe karşı bir ilgisizliği mevcut. İkincisi, Aralık 2010’da yaşadığımız kaotik ortamı tekrar yaşar mıyız? Bu ikisini iyi değerlendirmemiz lazım. Bence, Aralık 2010’daki stok zararlarının karşılanması meselesi, bu aşamada ticari iskontolardan daha önemli. Eczacılarımızı da bilgilendirerek, sürecin içine katarak, bu konuda hep beraber ciddi bir çalışma yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu sıkıntıyı çözebildiğimiz ölçüde, diğer sıkıntılarımızın çözümüne katkı sunabileceğimize inanıyorum. Ecz. Şefkat GÜLER (Çorum Eczacı Odası Başkanı) Bizim açımızdan gelinen süreç, beklenen bir süreçti. Kamu kurum iskontolarındaki zararların fatura edilmesinden sonraki süreçte, bizlerin de görüşlerinin alınması beklenen bir durumdu. Biz bu toplantıya gelmeden önce Çorum’da Selçuk Ecza Deposu, ödemeyen firmaların farklarını çıkartmış, tekrar bir ekstreye yansıyacak şekilde eczanelere gönderdi. Ecz. Arman ÜNEY (Samsun Eczacı Odası Başkanı) Merkez Heyetimizin ecza depolarıyla, kooperatiflerle, firmalarla görüşmeleri var. İlaçta Durum Komisyonu toplantılarına ben de katılıyorum; ama bu en son geri ödeme durumuyla ilgili ecza depolarının uygulamalarını, sonuç olarak da üyelerle paylaşılması gerekiyor. Bu da çok önemli ve şunu da söylemek istiyorum, İlaçta Durum Komisyonu çalışmalarına bütün arkadaşlarımız değindi, ben özellikle Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti’nin değerli çalışanlarına da çok teşekkür etmek istiyorum; çünkü, bu İlaç İzleme Portalı hakikaten çok emek verilerek yapılmış bir program ve siz orada bu programı kullanarak başkalarına muhtaç kalmıyorsunuz. Temmuz-Ağustos 2011 / TEB Haberler 7 TOPLANTI Ecz. Tuncay SAYILKAN (İzmir Eczacı Odası Başkanı) İlaç fiyat kararnamesiyle ilgili bir çözümden bahsetti Tekin Çağlar. Çözümün de aslında kaynağını gösterdi. İki tane çözüm var. Madem bu ticarî iskontolar bir şekilde kamuya devredilecek, bu 7’ler, 4’ler, 3’ler, her neyse; bunların totalinden eczanelere ne aktarılacaksa. Biz, her yıl ya da her ay peşine düşüp, 7’yi veriyordu 4’e düşürdü, öbürü 4’ten sıfıra düşürdü, bunları mı takip edeceğiz? Yoksa biz, mesleğin geleceğiyle ilgili çok daha farklı projeler, bizim önümüzdeki süreci, önümüzdeki sözleşme dönemini ya da yeni açılan eczacılık fakülteleriyle ilgili ortaya çıkan tabloda eczacıların önünü nasıl açacağız, emeklilikle ilgili sağlıklı bir projemiz, bununla ilgili doğru, eczacının beklentisine uygun bir çalışma, bunları mı konuşacağız? Yoksa biz sık sık bir araya gelip, hadi bakalım, bu dönem hangi firmanın iskontolarıyla ilgili arıza mı çıkaracağız? Ecz. M. İrfan DEMİRCİ (Gaziantep Eczacı Odası Başkanı) SUT’un içerisinde MEDULA sisteminin çalışmadığı zamanlarla ilgili bir madde var. Sistem çalışmadığı ve işlem numarası alınmadığı zaman bunun tutanakla tespit edilip, sağlık hizmet sunucusunun hizmetini devam ettirtmesi, eğer sigortalılığını ispat edemezse, sigortalı ondan tahakkuk noktasına girmesine yönelik bir madde var. Yani, Sosyal Güvenlik Kurumu böyle sıkıştığı zaman ben şu saatler arasında sistemi çalıştırmayacağım, bugün elektriğim kesilecek diyecek, bunun sıkıntısını eczacı çekecek. İTS üzerinden bildirim yapan eczaneler biliyorsunuz faturalarını kestiler, depolara gönderdiler, şimdi tersine bir işlem başladı. Depolar eczanelere fatura kesiyorlar. Bu arada İTS üzerinden bildirimde bulunmayan eczanelerle ilgili de eczanelere fatura kesin diye talep gidiyor. Yani, baktığınız zaman ortalama İTS üzerinden bildirim yapanla bildirim yapmayanın alacağı para aynı noktaya geldi; yani, başta söylediğimiz noktaya geldik biz. Ecz. M. Ali DURMAZ (Tokat Eczacı Odası Başkanı) Bazı arkadaşlarımız, bu mal fazlası ve eczacının verilmeyen iskontoları konularında Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ile anlaşılarak kökten bir çözüm bulunmasını istediklerini, bir yönetmelikle bu işin halledilmesi gerektiğini söylediler. Bu tabi idealimizde olan, hayalimizde olan bir olay; yani, kimse de durduk yere kimseyle uğraşmak istemez. Meslek gitmiyor, tıkanmış durumda. Artık 6197 sayılı kanunumuzu çıkarsak da, çıkarmasak da, maalesef mesleğimiz ilerlemiyor. Geçenlerde Hedef Ecza Deposu’nun Sivas Bölge Müdürü ziyaretimize gelmişti. Kendisine Tokat’ta açılacak eczane sayısını söylediğim zaman, o kadar adette de Tokat’ta eczanenin kapanması gerektiğini söyledim; çünkü artık bizim gibi illerde ilaç satış cirolarımız artmıyor. Cirolar sabit, devamlı eczane sayılarımız artıyor. yine bizim üzerimize kalıyor. Biz burada çekişirken, sanayi bize ödeyeceği farkların üzerine yatıyor. Ecz. A. Semih GÜNGÖR (İstanbul Eczacı Odası Başkanı) Bugün burada hiç konuşulmuyor. Biz eczacının cebine dağıtım sistemlerinden ortalama İstanbul’da ayda 8 bin liraya yakın para koyuyoruz. Bu kalktı ortadan biliyorsunuz değil mi? En son itirazlar da reddedildi ve yaklaşık bir ay sonra artık Türkiye’deki tüm dağıtım sistemleri duracak. Bunun tek çözümü var. Bunu Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürüyle de görüştük, biz sistemin arkasındayız; ama bunun tek çözümü bir aylık geçiş süresine uğrayacağız, bu konuda uyum sağlıyoruz, bir aylık geçiş süresi sonuna kadar tarafımızca uygulanacak; ama daha sonrasında sistem duracak. Çözüm yeni bir protokol. Bugün bu protokol yenilenebilse, oraya kurallarıyla, sistemin nasıl işleyeceği ve umuyorum ve diliyorum Türkiye’deki 54 Odamızın da katkı vereceği bir sistem yeni baştan orada tanımlandığında, artık hiçbir şekilde dava açarak bu sistemleri durdurmanın mümkün olmayacağının da altını çizdi Sayın Genel Müdür. 8 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 Ecz. Hüseyin ŞİMŞEK (Mersin Eczacı Odası Başkanı) İlaç fiyat kararnamesinin revize edilmesiyle, artık bu ticari iskontodur, mal fazlasıdır, o şu kadar veriyor, bu bu kadar veriyor kavgasından kurtularak, bir standardı yakalama şansımız var. Bizim acele olarak şu MF işini bir çözmemiz lazım. Bu MF denilen illet, 10’a 1, 20’ye 3, 50’ye 10, 100’e 30 mal fazlası gibi büyük eczaneyi koruyan, firmaların ecza depolarına mal satış şartlarını belirleyen bir sistem ve küçük eczanelerde 3’e 1, 5’e 1 ilaç alan eczacı, artık mal fazlasını unuttu zaten. Bir şey yapılacaksa, eczacı tabanının eşit olarak faydalanabileceği bir sistem üzerine gidelim; çünkü bu MF işi, siz de biliyorsunuz, mecburen almak zorunda kaldığımız ürünler haline dönüşüyor. Stok fazlası oluyor, etik bozulmalara neden oluyor, küçük eczaneyi batırıyor, büyük eczaneyi daha çok kazandırıyor. Ecz. Muhyettin BOZAN (Mardin Eczacı Odası Başkanı) Fiyat farklarıyla ilgili eğer bir şekilde İTS ve Sağlık Bakanlığı üzerinden yürütüldüğü zaman, zaten piyasadaki ne kadar stoku var, o şekilde belli olur, sisteme girdiği zaman karşı taraf bunu görüyor ve bir şekilde firmayla devlet kendi arasında bunu mahsup edebilir diye düşünüyorduk. Bu fiyat farkıyla ilgili bizim kendi önerimiz ve görüşümüzdü. Şimdi ikinci olarak ticari iskontolarla ilgili konu zaten gündemde. Aslında bu ticari iskontodan sadece eczacılar rahatsız değil. Hem sanayi, hem depolar, hem de eczacılar bir şekilde rahatsız. Biz konuştuğumuz zaman sanki sadece eczacılar rahatsızmış gibi bir pozisyona giriyoruz. Bu anlamda somut olarak belki böyle bir işbirliğiyle sonuç almak bu konuda daha iyi olabilecek diye düşünüyorum. Ecz. Yücel YENİLMEZ (Eskişehir Eczacı Odası Başkanı) YÖK, yurtdışında eğitim almış 170 tane diplomalı, eczacılık diploması olan vatandaşın YÖK’lük işini Anadolu Üniversitesi’ne verdi; ama Türk Eczacıları Birliği’nden, Merkez Heyetimizden de hem İkinci Başkanımız, hem Merkez Heyeti Üyelerimiz gelip Dekanla görüştüler. Benim hem eşim üniversitede hoca olması sebebiyle, hem de sınavlara biz de katıldığımız için süreci çok yakından takip ettik. Bu arkadaşlara mevzuat dersi verildi. Mevzuat dersini geçenlere de ‘ilmi hüviyeti yeterlilik sınavı’ verildi; ama, aklınızdan geçtiği gibi hiçbirine krem yaptırılmadı, terkip sorulmadı; ama, her hocadan sorular alındı, kameralar önünde kurayla çektikleri jürilere girdiler, oradaki soruları bildilerse onaylarını aldılar, bilemedilerse kaldılar. Çok da aklınızda baştan savma yapılmış bir sınav gibi olduğunu düşünmeyin. İlmi olduğu tartışılır; ama pratik eczacılıkla ilgili olabildiğince hepsi ölçülmeye çalışıldı. Ecz. Meyse KADEMOĞLU (Giresun Eczacı Odası Başkanı) Bugün burada İlaçta Durum Komisyonu hakkında bilgiler aldık. Komisyonda çalışan hem zamanını harcayan, hem bilgisini harcayan arkadaşlarıma, komisyon üyelerine ben de çok teşekkür ediyorum. Bunlar hakikaten fedakârlık isteyen konular. Bizler her gün iskontolarını sıfıra indiren birçok yabancı firmayla karşılaşıyorduk, bugün artık yerli firmalarla da karşılaşmaya başladık. Biliyorsunuz eskiden yabancılar yapıyordu, yerli firmalarımız böyle bir şeyin içine pek girmezlerdi. Şimdi yerlilerde de bu durum olunca, orta ölçekli, zayıf olan eczacılarımız açısından sıkıntılar doğurmaya başladı. Herkes feryat ediyor, ben hiçbir şey kazanmıyorum diye. Eleman çıkarıyor, bir şeyler yapıyor; fakat eleman çıkarmak da bir çözüm değil. Temmuz-Ağustos 2011 / TEB Haberler 9 TOPLANTI Ecz. Halime ÖZEN (Uşak Eczacı Odası Başkanı) Eşdeğer ilacı hep destekledik. Destekliyoruz, desteklemeye devam edeceğiz. Büyük kentlerde belki bunlar birebir size gelmeyebilir; ama, bizim ilimiz çok küçük olduğu için biz şöyle bir durumla çok sık karşılaşıyoruz: Doktor orijinal ilacı yazıyor; eczacımız tabii ki de, bir ya da iki tane eşdeğer ilaç veriyor. Ancak hasta doktora gittiğinde, doktor yanlış ilaç verilmiş gerekçesi ile hastanın eczanesini değiştirmesini istiyor. Biz bu durumu üçdört senedir Uşak ilinde yaşıyoruz ve bizzat kendim birebir doktorlarla görüşmeme rağmen doktorlar aynı uygulamayı tekrar yapıyorlar. Ecz. Meliha Nalan CAN (Manisa Eczacı Odası Başkanı) Kamu kurum iskontolarındaki düşüşler, fiyatların geriye çekilmesi, mal fazlası gibi durumlarla da hepimiz mağdur oluyoruz, bunlardan da zarar görüyoruz. Biliyorsunuz her Cuma fiyatlar düşüyor. Bunlar da karşılanmıyor. Bir diğeri de şu anda şeker ölçüm çubuklarıyla ilgili sorun var, biliyorsunuz. Bazı eczanelerimiz ne yazık ki bunlardan fiyat farkı almıyorlar. Bu konunun da bir an önce çözümlenmesinde yarar var. Hakikaten bu durum birçok eczane arasında haksız rekabete sebep oluyor. Ecz. Mehmet GÖNENÇ (Hatay Eczacı Odası Başkanı) Birçok yapısal sorunumuz var, 6197’yi çözemedik. Bu tür alındıların ilaç fiyat kararnamesine girerek alınması son derece doğru şeyler. O konuda da çalışma yapılması gerekiyor; ama, bu çalışmaların ne kadar süreceği ve gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda hepimizin endişeleri var. İlaçta durumu iki yönden çok önemsiyoruz. Birincisi, gerçekten eczacıya bir değer katabileceğimiz şu anda tek alan. İkinci nedeni de, bizim Türk Eczacıları Birliği olarak, eczacı odaları olarak, hâlâ çok güçlü bir örgüt olduğumuzu, hâlâ birçok şeyde yan yana durabildiğimizi gösterebileceğimiz bir durum olması. Ecz. Cenk KES (Edirne Eczacı Odası Başkanı) Mevcut ilaç fiyat kararnamesi ile eczacının ekonomik yaşamını sürdürmesi neredeyse imkânsız. Satıştan yüzde 16-17 arasında kârlılıkla karşı karşıya olan eczanelerimiz, işletme giderlerini de yüzde 13-14 olarak kabul edersek, yüzde 3-4 gibi kârlılıkla çalışan işletmelerdir. Bu büyüklükteki işletmeler ekonomik mevcudiyetlerini sürdüremezler. Bu noktada mal fazlası ve ticari iskonto, eczacının yaşamsal faaliyetleri için olmazsa olmazlarıdır. 10 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 Ecz. Tahir ÖZELÇİ (Malatya Eczacı Odası Başkanı) Değerli meslektaşlarım, ilaç fiyat düşüşlerinden arındırılmış, kamu kurum iskontosu yükü üzerinden alınmış, SUT paranoyasından kurtulmuş, tahsildarlıktan feragat etmiş, mesleki bilgi ve birikimlerinin karşılığını meslek hakkı olarak alan bir eczacılık modelini hep hayal ediyorum. Biliyorum ki, eğer biz örgüt olarak, oda başkanları olarak bu modeli ortaya koymazsak, bu modeli tartışmaya açmazsak, bazıları bunları bizim adımıza yapacak ve bize de bir rol biçecekler ve korkarım ki biz de bu rolden hiç de memnun kalmayacağız. Ecz. Oğuz EKİNCİOĞLU (Ankara Eczacı Odası Başkanı) Harun Başkan’ın konuşmasının son bölümünde tanıttığı ilaç takip portalıyla ilgili çalışma, çok olumlu bir çalışma. Arkadaşlarımızın verdiği emeklere -bir kısmında ben de bu emeklerin içinde bulundum- teşekkür ediyorum. Eczacıların SGK ile aralarında yaptığı protokol biliyorsunuz ki üç yıllıktı. Bu yıl son dönemini yaşıyoruz. Çok önemli bir süreç bizi bekliyor. Sosyal Güvenlik Kurumuyla yaptığımız görüşmelerde, Türk Eczacıları Birliği ile bu konuda bir görüşme trafiğinin artık olmadığını duyduk. Protokol önemli, hem sıralı dağıtımların devam etmesi açısından önemli, hem de eczacıların geleceklerini daha net görebilmeleri açısından önemli. Ecz. Nejdet BAYIK (Şanlıurfa Eczacı Odası Başkanı) SGK protokolü, hepimizin merak ettiği, belki de hepimizin can alıcı konusu. Sıralı dağıtım da var işin içerisinde. Diğer bir konu ise, aile hekimliği ilişkilerinden dolayı ciddi sıkıntı var. Biz ayda bir defa muvazaa komisyonunu topluyoruz. Son iki-üç toplantıda bu muvazaa komisyonumuz sıkıntılı, pis kokular gelen eczane nakillerinin önünü kesmek noktasında devreye girdi. Ayrıca bir an önce de 6197’yi çıkarmamız ve bu sınırlandırmayı getirmemiz gerekiyor. Ecz. Melih KÖKEN (Afyon Eczacı Odası Başkanı) Geçen yıl kamu kurum iskontosu, artış ile 32.5 oldu. Bunların zararlarının telâfisiyle ilgili Türk Eczacıları Birliği’nin ortaya koyduğu bir metot vardı. Eczanelerin elindeki stokları İTS’ye kaydetmesi suretiyle oluşacak stok zararlarının geri ödeneceği üzerine bir model. Afyonkarahisar Eczacı Odası olarak biz uyguladık ve Türkiye’de de yaklaşık 15 bin eczane uyguladı. Başka bölge eczacı odalarının fikirleri farklıydı, onlar da uygulamadılar; ama, bu durum, firmaların ödeyen-ödemeyen şekliyle ilgili, stoklarıyla da ilgili. O firmalara rastgelenler çok düşük bir şey alıyorlar. Temmuz-Ağustos 2011 / TEB Haberler 11 TOPLANTI Ecz. Cihat TÜRKSEVER (Bursa Eczacı Odası Genel Sekreteri) Arkadaşlar, bazı oda başkanlarının ve yöneticilerinin de bahsettiği gibi, 2009 yılında sanayi ya bazı iskontoları sıfırladı ya da 7’leri 4’e çekerek bir anlamda kendi bilançolarını realize etti. Bu noktada Merkez Heyeti’nin kurmuş olduğu İlaçta Durum Komisyonunu çalışmalarından dolayı kutluyorum. Emek verdikleri için başta Sayın Başkan ve Genel Sekreterimize, bu komisyonda emek ve fikir üreten odalarımıza teşekkür ediyoruz. Ecz. Ahmet Han ALPMAN (Adana Eczacı Odası Başkanı) İlaçta Durum Komisyonu üyelerinden biri de Adana Eczacı Odası. Yapılan toplantıları önemsediğimizi, eczacı ekonomisine değer katacağını ve önümüzdeki sürece ilişkin kısa ve uzun erimde katkı sağlayacağını düşündüğümüz için, elimizden geldiğince toplantıların tamamına katılarak, fikirlerimizi beyan ederek bugünlere geldik. İlaçta Durum Komisyonu, 60 gün gibi çok kısa bir zaman dilimi içerisinde 6 defaya yakın toplanarak, 1,5 yıldır, bir yıl önce bıraktığı noktayı hızla geçerek önümüze bir tablo sundu. Sunduğu tabloda alabileceğimiz ve ekonomik açıdan hızlı bir noktada eczane ekonomisine katabileceğimiz değerleri söyledi. Hayatın akışını, hayatın aktığı yönü değiştirme şansınız yoktur. Akan tarafta bulunarak zamanı doğru kurgulayabilirseniz, yaşama ait birtakım değerler katarsınız. Hepimizin sorumluluğu da bu noktada. Ecz. Emin BEYAZ (Batman Eczacı Odası Başkanı) Ne istiyoruz? Meslek hakkı istiyoruz. Meslek hakkını hangi hakla istiyorsunuz diyor iktidardaki hükümet. Şimdi bir hakkı isteyebilmek için, o hakkın gereğini yerine getirmek gerekiyor Sevgili Meslektaşlar. Sağlık Bakanlığı, SGK ve yetkililer boş durmuyor ki. Adamlar sık sık denetim yapıyorlar. Şöyle ilginç bir şey ortaya çıkarmışlar: denetledikleri eczanelerde oturan eczacı sayısı yüzde 40 küsur, yüzde 50’nin üzerinde değil Sevgili Meslektaşlar. Bu, bizim için çok kötü bir ölçüt. Eczacı hangi noktada vazgeçilmezdir? Bunun yönteminin tartışılması, varsa geçmişte yapılan bir yanlışın düzeltilmesi, eksikse kanunların tekrar elden geçirilmesi lâzım ki, zaten uzun süredir 6643 sayılı yasanın ve 6197 sayılı yasamızın elden geçirilmesi gerektiğini önceki yönetimlerde, şimdiki yöneticilerimiz de hep belirtmişlerdir. 12 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 Ecz. Ahmet ALP (Diyarbakır Eczacı Odası Başkanı) Meslek örgütünün işleyişinde, komisyonların ve alt birimlerin çalışmasıyla ilgili olarak komisyonların farklı boyutlara getirilmesi, farklı komisyonlar oluşturulması ve bu komisyonların işlevsel hale getirilmesi için hepimizin ortak bir çaba içerisinde olması gerektiğini düşünüyorum. İlaç izleme portalı müthiş bir gelişme. Bütün eczanelerimize, bütün birimlerine girecek bir olay. Bunun desteklenmesi gerekiyor. İlaçta Durum Komisyonunda çalışan eczacılarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz. Ecz. Saygın GARGIN (Isparta Eczacı Odası Başkanı) Biz de ilaçta durum komisyonunun bir üyesiyiz, 14 odadan teşekkül eden komisyonda ben de görev yapıyorum. İki ay önce bizler de dahil edildik. Komisyondaki oda sayısı artırıldı. Biliyorsunuz, Aralık ayında kamu kurum iskontoları arttı. Kamu kurum iskontoları arttıktan sonra, Türk Eczacıları Birliği bu programla ilgili, ilaç izleme portalını oluşturmuş ve ticari iskontoların değiştiği; yani, firmalar tarafından eczanelerden çekildiği tespit edilmişti. Dolayısıyla bununla ilgili bir çalışma yapmak üzere bu komisyon genişletildi. Ecz. Orkun ERCENGİZ (Burdur Eczacı Odası Başkanı) Ben 1999 yılında eczanemi açtım. Eczanemi açtığımda icmal listemi elden hazırlıyordum ve faturayı kesiyordum. Emekli Sandığı’ndan bir haftada paramızı alıyorduk. Bağ-Kur faturayı 45 günde inceliyordu, paramızı alıyorduk. Bizden daha kıdemli meslektaşlarımız o günlerin kötü günler olduğunu söylüyordu; fakat her geçen gün daha kötüye gittiğini gördüm. Ama umut ediyorum; örgütlü gücümüzle biz bunları aşacağız. Temmuz-Ağustos 2011 / TEB Haberler 13 TOPLANTI Ecz. Erdoğan ÇOLAK (TEB Merkez Heyeti Başkanı) Değerli meslektaşlarım, öncelikle hepinize teşekkür ediyorum. Burada teknik birkaç sorun var. Bunları sizlerle paylaşmak istiyorum. Sonra da toplantıyı genel hatlarıyla değerlendirmek istiyorum. Şimdi İTS’ye girenlerde sorun var. Nedeni şu: Birincisi, eczacı, belirlenen sürenin sonunda bildirim yapmış olabiliyor. İkincisi, eczane paket programlarında görülen hatalar. Üçüncüsü, 10’un üzerinde stokta mal fazlası arındırması var. Dördüncüsü de, 20 tane ilaç firması, henüz ödeme konusunda bir cevap vermemiş durumda. İTS’ye girmeyenlerle ilgili ise Merkez Heyetimiz çalışıyor. İlaçta Durum Komisyonu hem firmalarla hem ecza depolarıyla toplantı yaptı ve bu durumu anlattılar, ancak, biliyorsunuz İTS’ye girenler de Mayıs ayının sonundan itibaren bu bedelleri tahsil etmeye başladılar, şu anda ise depolar İTS’ye girmeyenlerle ilgili faturaları istiyor. Değerli meslektaşlarım, bir başka teknik konu da sıralı dağıtım. Bu sıralı dağıtım konusu üç aydır gündemimizde. Odalarımızın sıralı dağıtım konusunda Türkiye genelinde konuya yeterince sahip çıkmamaları, sahip çıkan odalarımızın ise bölgelerinde açılan davaları kaybetmeleri sonucunda buraya kadar geldik. Şimdi kaybedilen, ancak bize tebliğ edilmeyen bir dava var. SGK’ya da tebliğ edilmiş bir şey yok. Bu, tebliğ edildikten sonra SGK bir ay süresi dolana kadar buna devam edecek ve biz bu arada bir protokol gerçekleştirebilirsek, bunu yeni bir yola doğru döndüreceğiz. Şimdi gelelim bu toplantıya. Ticari iskontolar ve vade konusunda İlaçta Durum Komisyonumuzun geldiği bir aşama var. Komisyon bu talepleri Merkez Heyetine iletmiş, Merkez Heyeti de bunu değerlendirmiş ve bunu bugün burada sizinle paylaşıyor. Şimdi bizim temel amacımız şu arkadaşlar: yereldeki eczacılarımızın neler düşündüğünü ve odaların bu konuda neler yapacağını öğrenmek istiyoruz. Onun için aramızdaki bağlantıyı kuracak kişilerin siz yöneticiler olmasından ötürü, sizlerle bunları tartışma gereksinimi duyduk. Değerli meslektaşlarım, elbette ilaç fiyat kararnamesinde düzenleme yapılması önemli. Biz de ilaç fiyat kararnamesine bunların girmesiyle ilgili yoğun çabalar sarf ediyoruz ama bizim işimiz, iğneyle kuyu kazmaya benziyor arkadaşlar. Yaptığımız iş bu aslında. Defalarca git gel, defalarca anlat, defalarca söyle. İlaç fiyat kararnamesinde yalnızca bu şartların yer alması değil, aynı zamanda stok sorunumuzun da çözülmesi için çaba sarf ediyoruz ve burada mutlaka kâr marjlarının artırılması konusunda da çabalarımız var ve bundan sonra da bu konuda çaba göstermeye devam edeceğiz ancak, siz de takdir edersiniz ki, çok ciddi bir sorunu- 14 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 muz daha var, buranın içerisine girmesi gereken. Nedir o? Kamu kurum iskontoları taşıma zararı; 4-11 ile taşıdığımız yüzde 1’lik kamu kurum iskontosu zararı, şu anda yüzde 5’leri geçmiş vaziyettedir. Onun için doğru stratejiler belirleyerek, doğru yol yürümemiz gerekiyor. Değerli meslektaşlarım, gelelim protokol sürecine. Çorum Bölgelerarası Toplantısı’ndan sonraki pazartesi günü genel müdürle görüştüm. Genel müdür beni kendi çağırarak, protokolle ilgili ne düşündüğümüzü sordu. Biz de bir protokol yapmak istediğimizi söyledik ama önümüze beş tane madde konuldu. Türk Eczacıları Birliği Başkanı olarak böyle bir protokolü imzalamayacağımızı, eğer geri adım atılırsa, bunlarla ilgili görüşmeler yapabileceğimizi söyledik. Sonrasında genel müdür: “Siz bir randevu isteyin başkandan, bir görüşme talep edin” dedi, “Olur” dedim. Birkaç gün sonra başkanla görüşmeye gittik. 4 saat o yaşadığımız süreçleri iki samimi arkadaş gibi konuştuk. Şunu söylemeye çalışıyorum arkadaşlar: hayatı tek başına siz yönlendiremezsiniz. Hayat dediğiniz şey, başka unsurları, başka kompartımanları da içine alarak devam eder. Ben kapıyı kapatsam, o kapatmaz arkadaşlar. Bir tane alıcı var, bir tane de satıcı var. 24 bin eczacı adına sözleşme yapan bir tane de TEB var. Kurum kapıyı kapattı, her şey bitti şeklinde bir kavram yaratılmaya çalışılıyor. Yok böyle bir şey. Protokolle ilgili de şu anda GSS Genel Müdürü, İlaç ve Eczacılık Daire Başkanı ve bürokratlarıyla ön görüşmeler de başladı. Genel Sekreterimiz birkaç defa gitti. Şimdi burada bunu biraz daha genişleten bir halkayı oluşturacağız. Çalışma Bakanı değişti, Bakana da gidip durumu arz edeceğiz. Bakanın değişmesiyle birlikte, beş tane madde ortadan kalktı arkadaşlar. Bir defa elimiz böyle rahat. İkincisi, ayrı protokol, ayrı sözleşmeyi de ortadan kaldırabilirsek bu görüşme trafiğinde -zaten revize ettiğimiz bir çok madde vardıdolayısıyla bu protokolü çok kısa sürede imzalamak içten bile değil; ama biz dün o protokolü imzalasaydık, bugün sizin karşınızda Türk Eczacıları Birliği olmazdı, olamazdı arkadaşlar. O protokol imzalanacak gibi bir protokol değildi. Dolayısıyla Türk Eczacıları Birliği, kendi sorumluluğuyla ilgili, genel stratejiyle ilgili, hükümetle ilişkileri, kurumlarla ilişkileri konusunda ne yaptığını bilen bir konumdadır. Değerli meslektaşlarım, sonuç olarak İlaçta Durum Komisyonunun çalışmalarını ve ortaya çıkan zararı gözler önüne sermek istedik. Biz bunların da eczane ekonomisine kazandırılmasıyla ilgili çabalarımızı devam ettirmek istiyoruz. Söylediğimiz şey şu arkadaşlar: üyelerinizi toplayın. İlaçta Durum Komisyonunun sunumunu siz de üyelerinizle paylaşın ve üyelerinizle toplantı yapın. Eczacıda meydana gelen bu yılgınlığı, kendi örgütümüze sirayet eden bu yılgınlığı ortadan kaldırmanın yolu budur. İnsanlar bilgilendikleri ölçüde olaylara karşı gelirler. Bilgilenmezlerse, hiçbir olaya karşı gelmezler. Onun için ben sizin bu konuda çabalarınıza ihtiyacımız olduğunu yineliyor, başarıya ulaşabileceğimize yürekten inanıyorum. Hepinize katıldığınız için, katkı verdiğiniz için teşekkür ediyorum. DOSYA BİTKİSEL GIDA TAKVİYELERİ ALANINA İLİŞKİN BİR DURUM DEĞERLENDİRMESİ: SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 18 TEB Haberler 0D\ÈV+D]LUDQ Ecz. Vildan ÖZCAN Bu çalışma; 26-28 Mayıs 2011 tarihleri arasında Çorum’da gerçekleştirilen 37. Dönem Üçüncü Bölgelerarası Toplantı kapsamında atölye çalışmalarına katılan değerli eczacılarımızın görüşlerinden ve 10.Türkiye Eczacılık Kongresi’ne sunulmuş bilimsel tebliğlerden faydalanılarak hazırlanmış olup; bitkisel gıda takviyeleri hakkında Avrupa Birliği müktesebatının ülkemizdeki yasal düzenlemeler açısından göz önünde tutulması gereken yanlarını içermektedir. B ilimsel verilerle tespit ve tavsiye edilen miktarlarda çeşitlilik içeren yeterli bir diyet, bireyin normal gelişimi ve sağlıklı bir yaşam sürmesi için gereken tüm temel besin maddelerini karşılamaktadır. Ancak, bazı zamanlarda tüketiciler kendi yaşam tarzları ya da başka nedenler dolayısıyla bazı besin maddelerini gıda takviyeleri aracılığıyla desteklemeyi tercih edebilmektedirler. Bu bağlamda, tüketicilerin söz konusu taleplerine paralel biçimde normal diyetin desteklenmesine imkân tanıyan ve konsantre besin kaynağı içeren gıda takviyeleri olarak piyasaya sunulan ürünlerin sayısı tüm dünyada giderek büyük bir artış göstermektedir. Aynı şekilde değişen “sağlıklı olma” anlayışı çerçevesinde “alternatif tedavi” ya da “destekleyici tedavi” gibi farklı tedavi yöntemlerine ve bitkisel ürünlere yönelik ilgi artışına bağlı olarak söz konusu doğal sağlık ürünlerinin kullanımları tüm dünyada giderek artmakta, dolayısıyla bu ürünlere bağlı advers ilaç etkileşimlerinin görülme sıklığında artış ya- şanmaktadır. Bilinen bir gerçekte şudur ki; bu tip doğal sağlık ürünlerinden kaynaklanan etkileşimler ve rahatsızlıklar kayıtlı verilerin çok daha üzerinde gerçekleşmekte, ancak raporlama yeterli düzeyde olmadığından gerçek rakamlara ulaşılamamaktadır. Bu durum, piyasadaki ürünler için hesap verilebilirliğe ilişkin kamusal talebi yükseltmekte; reçetesiz ilaçlar, geleneksel ürünler, tıbbi konsültasyon olmadan alınabilecek sağlığa ilişkin ürünlerle ilgili kanunî düzenlemelerin uygulamaya konulması ve onaylanan bilgiye dönük davranış değişikliği geliştirmek üzere halkın eğitilmesi adına sağlık otoritelerine daha fazla sorumluluk yüklemektedir. Bitkisel gıda takviyeleri alanına ilişkin Türkiye’deki mevcut uygulamaya bakıldığında; gerek alanın tanımlanması gerekse yasal düzenlemeler ve denetim aşamasında ciddi sıkıntılar olduğu görülmektedir. Bu alanda ülkemizdeki en önemli sorunların başında, “takviye edici gıda adı altında ruhsat alıp, bitkisel tedavi edici şekliyle piyasaya sürülen ürünler” gelmektedir. TEB Haberler Haberler // Temmuz-Ağustos Temmuz-Ağustos 2011 2011 TEB 17 DOSYA Hiçbir standardizasyona sahip olmayan bu ürünler, bireye özgü değerlendirmeler yapılmaksızın, bilimsel yetkinliğe sahip olmayan kişilerce, herhangi bir denetime tabi olmayan mekânlardan veya radyo, televizyon ve internet gibi iletişim kanallarından tanıtılmakta ve satışa sunulmaktadır. Bu durum halka ekonomik açıdan zarar vermenin ötesinde sağlık bakımından ciddi tehditler doğurmaktadır. Unutulmamalıdır ki; TAKVİYE EDİCİ BİR GIDA SAĞLIK BEYANI İLE HALKA SUNULURSA TÜKETİCİ YANILABİLİR AMA TIBBİ BİTKİSEL BİR ÜRÜN TAKVİYE EDİCİ BİR GIDA ADI ALTINDA HALKA SUNULURSA TÜKETİCİ ÖLEBİLİR! AVRUPA BİRLİĞİ’NDE DURUM Gıda takviyelerine ilişkin güvenirlik ve kalite kriterlerinin belirlendiği Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin 10 Haziran 2002 tarih ve 2002/46/EC sayılı Direktifi’nde gıda takviyeleri; “normal diyeti takviye etmek amacı taşıyan ve besin maddesi ya da besin ya da fizyolojik etkiye sahip diğer maddeler açısından konsantre kaynak niteliğinde olan, tek başına ya da kombinasyonlu olarak kullanılan, doz formunda satılan ve kapsül, pastil, tablet, hap ve diğer benzeri şekillerde ya da toz şeklinde poşetler içinde, sıvı ampul olarak, damla olarak kullanılan şişelerde ya da benzeri sıvı ve toz formlarında ölçekli küçük birim miktarlarıyla satılmak üzere tasarlanmış gıda maddeleri” olarak tanımlanmaktadır. “Besin maddeleri” tanımlaması ise direktifte açıklandığı üzere vitaminler ve mineraller anlamında kullanılmış; vitamin ve minerallere ilişkin özel kurallar getirilerek gıda takviyelerinin üye ülkeler arasında serbest dolaşım açısından sorun teşkil etmemesi ve eşit rekabet koşullarının oluşturulması amacı ile ülke kanunları uyumlulaştırılmaya çalışılmıştır. Direktif’te vitamin ve mineraller dışında kalan diğer besin maddeleri ya da gıda takviyelerinde içerik olarak kullanılan ve besin ya da fizyolojik etkileri 18 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 bulunan diğer maddelere ilişkin özel kuralların, bu maddelere yönelik yeterli ve uygun bilimsel veriler elde edilmek kaydıyla daha sonraki aşamada belirleneceği belirtilmektedir. Bu noktada Direktif; ‘Topluluk kurallarının Antlaşma hükümlerine ve Topluluk içerisinde özel bir kuralın benimsenmemiş olduğu besin maddeleriyle ya da gıda takviyelerinde içerik olarak kullanılan ve besin ya da fizyolojik etkileri bulunan diğer maddelerle ilgili ulusal kurallara halel getirmeksizin kabul edileceği’nin altını çizmektedir. Yani, vitamin ve mineraller dışında kalan diğer besin maddeleri ya da gıda takviyelerinde içerik olarak kullanılan ve besin ya da fizyolojik etkileri bulunan diğer maddelere ilişkin kurallar ve sınıflandırmalar, farklı direktiflerle veya tüzüklerle netleştirilmekte; ilgili alanda özel bir düzenleme bulunmaması durumunda ülkelerin toplum sağlığını korumak adına kendi düzenlemelerini yapabilmelerine izin verilmektedir. 2002/46/EC sayılı Direktif’ten sonra, 31 Mart 2004 tarihinde AB Parlamentosu’nda kabul edilen 2004/24/EC sayılı Direktif ile “geleneksel olarak kullanılan bitkisel ilaçlar”ın tüm AB ülkelerinde ilaç kategorisinde değerlendirilerek ruhsatlandırılmalarının Sağlık Bakanlıkları tarafından yapılması kabul edilmiştir. Dünya ölçeğinde gıda takviyeleri, diyet takviyeleri ve tıbbî bitkisel ürünler değerlendirildiğinde; konuya ilişkin terminoloji ile düzenleyici ve denetleyici kurallar çok büyük değişiklikler arz etmektedir, bu durum ülkeler arasında çelişkili uygulamaların görülmesine neden olmaktadır. Dolayısıyla söz konusu alana ilişkin Türkiye’de yapılacak tanımlamalar ve düzenlemeler, sadece AB’ye uyum kapsamında birebir adaptasyon şeklinde değil, daha önceki düzenlemeler ve mevcut toplumsal yapı göz önünde bulundurularak bütünsel bir perspektifle ele alınmalıdır. Öncelikli ve acil bir biçimde, hangi ürünlerin takviye edici gıda, hangilerinin sağlığa ilişkin ürün oldukları netleştirilmeli, söz konusu BİTKİSEL ÜRÜNLER sağlık ürünleri olarak tanımlanarak ve diğer ilaçlar gibi bireye özgü etkenler doğru bir biçimde değerlendirilerek uygun miktarlarda doğru danışmanlık hizmeti ile halka sunulmalıdır. Bugün, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan “gıda takviyesi” adı altında ruhsatlandırılarak ithal ya da imal izni verilen ürünler için yeterli veri ve içeriğe ilişkin analizler talep edilmemekte; sadece içerik beyanı esas alınmaktadır. SORUN ANALİZİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ... AB müktesebatına uyum çalışmaları çerçevesinde bitkisel ürünlerin ruhsatları Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından veriliyor olmasına karşın, Türkiye’de AB ülkelerinde olduğu gibi, söz konusu ürünlerin bitkisel ilaç, sağlık destek ürünü veya gıda takviyesi olmalarına yönelik ayrımlar netleştirilmemiş, bu ürünlerin takibi ile ilgili bir sistem henüz geliştirilmemiştir. Doğru ve net ayrımların bulunmaması Sağlık Bakanlığı’nca ruhsatlandırılması gereken birtakım ürünlerin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın onaylı izniyle pazarlanmasına neden olmaktadır. Antidepresan etkili Kantaron (St.John’s Wort)’un veya beyin damarları üzerinde etkili olduğu düşünülen Ginkgo Biloba’nın hangi kullanım şeklinde olursa olsun gıda olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Nitekim bu ürünler hiçbir ülkede gıda maddesi olarak kullanılmamaktadır. Bugün Avrupa Farmakopesi’nde kayıtlı 230 kadar bitki bulunmaktadır. Bu ürünlerden hazırlanan ekstreler ve diğer maddeler; bitkisel ilaç olarak tanımlanmakta; söz konusu bitki parçaları vücutta belirli etkileri ortaya çıkararak sağlığı iyileştirici etki göstermektedir. Sağlığa ilişkin tüm ürünlerde olduğu gibi bu ürünlerde de unutulmaması gereken; gereğinden fazla miktarlarda kullanılan veya doğru faydalanıcı gruplarında kullanılmayan bu ürünlerin yarardan çok zarar getirdiğidir. Bitkisel ürünler özellikle çocuklarda, hamilelerde ve emziren kadınlarda, yaşlılarda, ergenlik çağındaki gençlerde, uzun süren hastalıklarda, hipertiroidizm, bağırsaktaki emilimi etkileyen patolojik durumlarda, cerrahi müdahale görmüş hastalarda beklenenden çok daha farklı veya çok daha artmış oranlarda etki gösterebilmektedirler. Sadece medyaya yansıyan ciddi sonuçlar dikkate alındığında dahi, takviye edici gıdaların diğer gıdalarla eşdeğer tutulamayacağı, yalnızca normal beslenmeyi takviye etme amaçlı vitamin ve mineralleri içerseler bile söz konusu ürünlerin ilaçlarla etkileşime girebilen, ilaçların etkisini arttıran veya azaltan, tedavinin etkinliğini ortadan kaldırabilen konsantre nitelikte ürünler oldukları ve tek başlarına kullanıldıkları durumlarda bile bazı bireylerde ciddi yan etkilere neden olabilecekleri göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle, olası toksisite ve bitki-bitki/ bitki-ilaç etkileşimlerinin değerlendirilmesi için piyasa sonrası denetim sisteminin oluşturulması veya genişletilmesi, kalite ve güvenliğin temini sürecinde atılacak adımların en önemlilerinden biri olacaktır. Türkiye’de mevcut durumun böyle bir sürecin işletilmesine olanak vermesi mümkün değildir. İnsan sağlığı ile birebir ilişkili olan bitkisel ürünlerin üretiminden piyasaya arzına kadar geçen tüm süreçlerde özel değerlendirmelerden geçirilmesi gerektiği, ruhsatlandırılacak ürünlere ilişkin kapsamlı içerik analizlerinin yapılması ve piyasa sonrası denetimlerinin de etkin bir şekilde sürdürülmesinin gerekliliği açıktır. İlaç ve ilaç etkisi gösterebilen, direkt insan sağlığını etkileyen ve yanlış kullanımı durumunda ölümlere neden olabilen bitkisel sağlık ürünleri üretimden tüketime ve tüketim sonrası beklenen ve beklenmeyen etkilere kadar uzanan süreçte kamu otoritesi tarafından denetlenmelidir. İster bitkisel takviye ister tıbbî bitkisel ürün olarak piyasaya sokulsun, kalitesiz ve standardize edilmemiş droglar kalitesiz ekstrelere, kalitesiz ekstreler kalitesiz bitkisel ürünlere, kalitesiz bitkisel ürünler etkisiz ve toksik ürünlere ve bunlar da toksik etkiye, ekonomik kayba ve prestij kaybına neden olacaktır. Bitkisel ürünlerin yan etkilerinin bulunmadığını düşünmek bilimsel gerçekliklerle uyuşmamaktadır. Bitkisel ürün kullanımına ilişkin rapor edilen yan etkilerin çoğunluğu ürünün kendisinden değil, bitTEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 19 DOSYA kinin yanlış tanımlanmasından, kötü üretim uygulamalarından ve ürün standardının olmamasından, ürünlerin birbirine karışmasından, takviye veya yanlış preparatların kullanılması ve dozlamanın yanlış yapılmasından kaynaklanmaktadır. Bitkilerin değişik yapıda ve çok sayıda kimyasal madde içerdikleri unutulmamalıdır. Bitki ekstraktlarının, ekstrelerinin veya bunlardan hazırlanan ürünlerin standardize edilmesi, belirli kalite standartlarını taşıması gereklidir Bitkisel takviyelerde yapılan tağşiş ciddi bir sorundur. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan izin alan ürünlerde ambalaj üzerinde yer alan içerik bilgileri ile formülasyon içeriği arasında farklılıklar bulunmaktadır. Sağlık Bakanlığı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yetki ve sorumluluğuna giren ortak alan üzerindeki mevzuat farklılıkları üreticiler tarafından suistimal edilmektedir. Bazı üreticiler ve ithalatçılar, Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılması gereken etken maddeyi/maddeleri içeren ürünler hakkındaki ruhsat başvurularını, ürün içeriğinin bitkisel olduğu iddiası ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na yapmaktadır. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ise teknik yetersizlikler nedeniyle içerik tespiti yapmadan beyana dayalı biçimde ruhsat vermektedir. Bu durum, halk sağlığını günden güne artan oranda tehdit etmektedir. Diğer taraftan gıda takviyeleri büyük çoğunlukla, üreticiler tarafından ruhsatlandırma aşamasında beyan edilmiyor olsa da “sağlığa kavuşturduğu” şeklinde gizli bir iddia üretilmektedir ve bu gizli iddianın hemen gerçekleşmesi amacıyla söz konusu ürünlere katıştırma yapılmaktadır. Piyasaya sürülen bitkisel ürünlerde ürünü üreten ve analizleri yaptıranların aynı gruptan olması söz konusu bilimsel deneylerin de bir şekilde yönlendirilmesine yol açmaktadır. Örneğin kilo verme amacı ile kullanılan ürünlere sıklıkla eklenen subitramin taramasında, üretici tarafından tarama sibutraminin farklı bir tuzu üzerinden yaptırılarak testler negatif sonuçlandırılabilmektedir. Gıda takviyelerinin doğası gereği, denetleme kuruluşlarına normalde verilen belgeler dışında söz konusu ürünlerin etkin takibini kolaylaştıracak ek bir takım yöntemler geliştirilmeli; tüketicilerin yanlış yönlendirilmemesi ve her şeyin ötesinde toplum sağlığının korunabilmesi adına ruhsatlandırma ve denetim süreçlerinde piyasaya sürülen ürünlerin içerik analizlerinde hem etikette belirtilen madde miktarlarının doğrulanması hem de beyan dışı madde bulunmadığının kontrolünün gerçekleştirilmesi zorunlu tutulmalıdır. Herhangi bir denetim uygulanmayan ürünlerin internet üzerinden çekici reklamlar ve fiyat avantajları ile pazarlanma- 20 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 sı, yazılı ve görsel medyanın körükleyici tavrı, söz konusu ürünlerin bilinçsizce kullanımını arttırmaktadır. Ruhsatlandırma sonrasında bu ürünler hedef kitleye belirli sağlık beyanları doğrultusunda tanıtılmakta ve pazarlanmaktadır. Belirli bir farmasötik form altında üretilen ürünlerin belirli bir sağlık iddiasını da içinde barındırdığı konusunun kabul edilmesi gerekir. Söz konusu ürünler yürürlükte bulunan gıda mevzuatına aykırı bir biçimde, tıp literatüründe “hastalık” olarak kabul edilen, hekim kontrolünde etkinliği ve güvenirliği kanıtlanmış ilaçlarla tedavi edilmesi gereken rahatsızlıkları önlediği, tedavi ettiği veya tedaviye yardımcı olduğu gibi iddialarla halkı yanlış yönlendirerek ve ambalajı veya ürün formu ilaç olarak algılanabilecek şekilde piyasaya sokularak piyasadaki satış payları arttırılmaya çalışılmaktadır. Ülkemizde eczane dışında, internette satılan bu ürünler tam kontrol edilmediği ve denetlenemediği için halk sağlığını ciddi şekilde tehdit etmekte, söz konusu ürünlere ilişkin reklamların çok rahatlıkla yapılabiliyor olması, denetimsiz ve kolay ulaşım ciddi sorunlara neden olmaktadır. Etiketleme, sunum ve reklama ilişkin hükümler, cezaî yaptırımların net olarak tanımlanması ve piyasa sonrası denetimlerin sürdürülmesi; besin içeriğine ilişkin bilgilerin doğruluğu, bu maddeleri satın alan tüketicilerin aydınlatılmış şekilde tercih yapmaları ve bu maddeleri güvenli ve uygun şekilde kullanmalarını sağlamak açısından temel öneme sahiptir. Toplumda bitkisel olanın zararsız olduğu şeklinde yaygın-yanlış bir kanı bulunmaktadır ve bu konudaki farkındalığın yetersizliği sorunu çok daha vahim boyutlara taşımaktadır. Medyaya yansıyan haberlerden takip edilebileceği üzere, ülkemizde tıbbî bitkilerin yanlış kullanımı oldukça yaygındır ve sonu ölümlere varan vakalara neden olmaktadır. Söz konusu ürünlerin akılcı kullanılmadığında yarardan çok zarar getireceği konusunda toplumda farkındalık yaratılması büyük bir aciliyet teşkil etmektedir. Bu ürünler sağlık ürünleri olarak görülmeli ve tanımlanmalı, ilaçlar gibi bireye özgü etkenler doğru bir biçimde değerlendirilerek uygun miktarlarda ve kesinlikle doğru danışmanlık hizmeti ile sunulmalıdır. Ancak bu şekilde, yani, ilaç olarak değerlendirildiklerinde takip edilebilir olacak, yanlış kullanımların önüne geçilerek herhangi bir yan etki görüldüğünde mümkün olan en kısa sürede gerekli önlemlerin alınması sağlanabilecektir. Örneğin; ❱ Unutkanlığa karşı komşusuna iyi gelen Ginkgo Biloba yaprağından hazırlanmış kapsüllerle ileriki yaşlarında kan sulandırıcı olarak alınan Aspirini birlikte kullanmak isteyen bir kimsenin yahut daha zinde ve enerjik olmak için Ginseng içeren vitamin kombinasyonu ile sevdiği sarımsağı beraber tüketmek isteyen bir kişinin potansiyel kanama riski ile karşı karşıya kalabileceği göz önünde bulundurulmalı, bireyin bu konuda ancak hekimi veya ilaçları aldığı eczacısı tarafından uyarılabileceğinin farkında olunmalıdır. ❱ Sarı Kantaron (St.John’s Wort) herbasının depresyona karşı rahatlatıcı, sakinleştirici etkilerinden dolayı kullanılması sırasında bazı ilaçlarla etkileşiminin olduğunun bilinmesi önemlidir. Digoksin kullanan bir kalp hastası veya yeni organ nakli yapılmış Siklosporin alan bir hastada, bu drogun, kullanılan ilaçları metabolize eden enzimlerin miktarlarını arttırarak vücuttan çabuk atılmasına neden olduğu, dolayısıyla sürekli olarak vücutta belirli bir seviyede bulunması gereken bu ilaçların etkinliğinin ortadan kalktığı ve nakledilen organın reddi veya kalp krizi riskinin ortaya çıktığı konusunda hastalara gerekli uyarılar yapılabilmelidir. ❱ Doğru düzenlemelerin yapılmaması durumunda; eczacı ve hekim kontrolü olmadan “tamamen bitkisel, kimyasal içermez” gibi sloganlarla satışa sunulan bitkisel zayıflama hapları can almaya devam edecektir. Televizyon ekranlarından depresyona ve uykusuzluğa önerilen Sarı Kantaron (Hypericum perforatum), Vastatin grubu kolesterol ilacı alanlara; meyan balı-kökü tansiyon hastalarına ve de başka bitkiler başka ilaçlarla etkileşip halkımızın sağlığına büyük zararlar verecektir. TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 21 DOSYA ÖZETLE; Ülkemizde bitkisel takviye edici ürünlere ilişkin olarak gerek alanın tanımlanması gerekse yasal düzenlemeler ve denetim aşamalarında ciddi sıkıntılar olduğu görülmektedir. Özellikle son dönemde bitkisel ürün piyasasında sahtecilik gibi nedenlerle yaşananlar, halk sağlığını tehdit edici boyutlara ulaşmıştır. Bireye özgü değerlendirmeler yapılmaksızın ve hiçbir standardizasyona sahip olmaksızın, herhangi bir denetime tabi olmayan mekânlardan veya internet üzerinden satılan bu ürünler sağlığı iyileştirici özellikleri vurgulanarak tanıtılmakta ve bu alanda gün geçtikçe artan talep bilimsel yetkinliğe sahip olmayan, bu alanda eğitim görmemiş kimseler tarafından karşılanmaktadır. Bugün ölümlere varan sonuçları doğuran, belirli endikasyonlar doğrultusunda halk tarafından kullanılmakta olan bitkisel ürünlerin ancak gıda takviyesi tanımlamasından uzaklaştırılarak ilaç döngüsü içine girdikleri takdirde takip edilebileceği, gereksiz kullanımların önüne geçilerek herhangi bir yan etki görüldüğünde mümkün olan en kısa sürede gerekli önlemlerin alınabileceği açıktır. Sorunların çözümü; söz konusu ürünler arasındaki sınırların net bir biçimde tanımlanması, insanlarda fizyolojik değişikliklere neden olabilen ürünlerin gıda takviyesi olarak halka lanse edilmelerinin önüne geçilmesi, bu ürünlerde Sağlık Bakanlığı ruhsatlandırma koşullarının sağlanması ve bu ürünlerin etkinlik ile güvenirliklerini izleyebilmek adına ilaç döngüsü içerisine sokulmalarından geçmektedir. Piyasaya sürülecek bu tarz ürünler, bilimsel kriterlere göre incelenmiş ve onaylanmış olmalıdır. Bu ürünlerin, üretiminden tüketimine kadar tüm süreçlerde güvenli ve kaliteli olması, yeterli ve uygun şekilde etiketlenmesi gerekmektedir. Zira doğrudan insan sağlığını etkileyen, yanlış kullanımı durumunda ölümlere neden olabilen her türlü sağlık ürününün üretiminden tüketimine ve tüketimi sonrası beklenen ve beklenmeyen etkilerine kadar uzanan süreçte, tek yetkili olması gereken kurum Sağlık Bakanlığı’dır. Bu nedenle, insan sağlığını ilgilendiren her ürün, Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmalı, hekim önerisiyle kullanılmalı ve eczacı danışmanlığında eczaneler vasıtasıyla halka/topluma sunulmalıdır. Kaynaklar ■ ASLAN, Mustafa (2011), “Etkin ve Güvenilir Fitoterapinin İlkeleri”, 10. Türkiye Eczac›l›k Kongresi, Türk Eczac›lar› Birliği Yay›nlar›, Ankara, s. 446-452. ■ KAHRAMAN, Ferdane (2011), “Fitoterapi Gerçeğimiz ve Mesleki Sorumluluklar›m›z”, 10. Türkiye Eczac›l›k Kongresi, Türk Eczac›lar› Birliği Yay›nlar›, Ankara, 453-462. ■ MERİÇLİ, Filiz (2011), “Avrupa Birliği Ülkelerinde Fitoterapötikler”, 10. Türkiye Eczac›l›k Kongresi, Türk Eczac›lar› Birliği Yay›nlar›, Ankara, s. 463- 465 ■ Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin Takviye Edici G›dalar 10 Haziran 2002 tarih ve 2002 / 46/EC say›l› direktifi ■ http://www.anh-europe.org/files/FSD_final-OJEC-2002.pdf., erişim tarihi: 14.10.2011. ■ The World Medicines Situation Report 2011, http://www.who.int/medicines/areas/policy/world_medicines_situation/en/index.html ., erişim tarihi: 14.10.2011 22 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 KAMPANYA ECZACILAR SOMALİ’DEKİ DRAMA DUYARSIZ KALMADI A frika’nın en doğu ucunda yer alan Somali Yarımadası’nda son 60 yılın en kurak dönemi yaşanmaktadır. Milyonlarca kişinin hayatını tehdit eden kuraklık nedeniyle bölgede baş gösteren açlık ve susuzluk, halkı yeni yerleşim yerlerine göç etmeye zorlamakta ve her geçen gün çok sayıda insanın hayatını kaybetmesine neden olmaktadır. Türk Eczacıları Birliği tarafından gün geçtikçe zorlaşan yaşam koşulları altında hayatta kalma mücadelesi veren Somali ve Kenya halklarına destek olmak amacıyla bir yardım kampanyası başlatıldı. Tüm Türkiye çapında başlatılan kampanya, 6 Ağustos 2011 tarihinde yapılan basın açıklaması ile duyuruldu. Somali’de yaşanan bu büyük insanlık dramı karşısında başlatılan kampanyaya eczacı meslektaşlarımızın yoğun katılımı oldu. Eczacılarımız, internet sayfamızda oluşturulan “SOMALİ’YE YARDIM KAMPANYASI” adlı alana giriş yaparak istedikleri ecza deposu /kooperatifi seçerek, istedikleri tutarda yardımda bulundular. Ayrıca Bölge Eczacı Odaları da tüzel kişilikleri ile nakdi yardım sağlayarak katkıda bulundular. Kampanya sonunda toplanan bu tutarlara karşılık gelen, bölgenin ihtiyaçlarına göre belirlenen ilaç ve mamanın, Türk Kızılayı aracılığıyla felaket bölgesine ulaştırılması amaçlanmaktadır. Eczacılar; sağlık söz konusu olduğunda, dünyanın her neresinde olursa olsun, ilaç ve eczacılık hizmetini eksiksiz ve zamanında sunmayı daima önceliği kabul etmiş, topluma ve insanlığa karşı görevlerinin bilincinde olan bir mesleğin mensuplarıdır. Eczacılarımızın ve eczacı odalarımızın desteği ile gerçekleştirdiğimiz bu kampanyamızın sonunda Somali’ye gönderilecek olan yardımlarla, umarız bölgedeki acıların azalmasına bir nebze olsun katkı sağlayabiliriz. TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 23 Ecz.Esin ÖNGÜN BİZDEN HABERLER DEME GÜCÜ OLMAYAN VATANDAŞLARIN TEDAVİ GİDERLERİNİN DEVLET TARAFINDAN KARŞILANMASI VE YEŞİL KART UYGULAMASI HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK YAYIMLANDI. Ö Eskişehir Eczacı Odası – “Minik Adımlar, Sağlıklı Yarınlar Projesi” birincilik ödülüne, Malatya Eczacı Odası – “Okul Bağımlılık Haritası Projesi” ikincilik ödülüne, İzmir Eczacı Odası – “Organ Bağışı Projesi” üçüncülük ödülüne layık görüldü. 01 Temmuz 2011 tarih, 27981 Sayılı Resmi Gazete’de, Sağlık Bakanlığı tarafından “Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Devlet Tarafından Karşılanması ve Yeşil Kart Uygulaması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” yayımlandı ve yayımı tarihi itibariyle yürürlüğe girdi. Y Söz konusu Yönetmelik değişikliği ile, mevcut yönetmelikte yer alan Maliye Bakanlığı Bütçe Uygulama Talimatı ile ilgili bölümler Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği olarak değiştirildi. Yapılan değişiklikler arasında, Yönetmeliğin 15 inci maddesinde yer alan “çağrılı oldukları hastaneye (Devlete ait üniversite hastaneleri dahil) çağrı evrakı ile başvurabilirler.” şeklindeki fıkrası “üniversite hastanesi de dahil tedavi gördükleri veya çağrılı oldukları hastaneye yeni sevk alınmaksızın çağrı evrakı ile başvurabilirler.” şeklinde değiştirilerek üniversite hastanesinin devlete ait olma koşulu kaldırıldı. Ayrıca yine yönetmeliğin 15 inci maddesinde yapılan düzenleme ile yeşil kartlı hastaların özel sağlık tesislerinde tedavi olabilmelerine olanak tanıyacak koşullar tanımlandı. E CZACI ODALARI ARASINDA DÜZENLENEN SOSYAL SORUMLULUK PROJE YARIŞMASI SONUÇLANDI. Türk Eczacıları Birliği olarak, eczacı odalarının yalnızca ilaç ve eczacılık alanında değil, halka bütünlüklü hizmet perspektifinden hareketle sivil toplumu ilgilendiren her konuda faaliyet gösteren birer meslek örgütü olduğunu göstermek; bu anlamda eczacı ve eczacı örgütlerine ilişkin kamuoyu algısını daha iyi bir noktaya taşımak amacıyla düzenlemiş olduğumuz “Daha İyi Bir Gelecek İçin Eczacınız Yanınızda-Eczacı Meslek Örgütleri Arası Sosyal Sorumluluk Projesi Yarışması” sonuçlandı. 24 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 ARDIMLAŞMA SANDIĞI KREDİ LİMİTLERİ YENİDEN DÜZENLENDİ. Türk Eczacıları Birliği Yardımlaşma Sandığı 37.Dönem Yönetim Kurulu’nun 06.07.2011 tarihli toplantısında, Eczane İşletme ve Sosyal Yardım Kredisi limitleri, 07.07.2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yeniden düzenlendi. E CZACILARIN EMEKLİLİĞİ KONUSUNDA YAPILACAK ÇALIŞMADA KULLANILMAK ÜZERE ANKET HAZIRLANDI. Türk Eczacıları Birliği 37.Dönem Merkez Heyeti eczacıların emekliliği konusunda bir çalışma yapılmasına karar verdi. Bu çalışma kapsamında Birliğimiz tarafından bir anket hazırlanarak 15.07.2011 tarihi itibariyle www.teb.org.tr adresinde yayına alındı. S OSYAL GÜVENLİK KURUMU TARAFINDAN YEŞİL KART HAK SAHİPLERİNİN ELEKTRONİK RAPOR İŞLEMLERİ HAKKINDA DUYURU YAYINLANDI. Sosyal Güvenlik Kurumu MEDULA Eczane Provizyon ekranında 20.07.2011 tarihinde “Yeşil Kart hak sahiplerinin elektronik rapor işlemleri.” başlıklı bir duyuru yayınlandı. Duyuru ile, Yeşil Kart hak sahipleri için ilaç kullanım raporlarının elektronik olarak düzenlenmesi uygulamasına geçilmiş olduğu, 21/07/2011 itibari ile eczaneler tarafından yeşil kart hak sahiplerine rapor kaydedilemeyeceği bildirildi. S OMALİ VE KENYA HALKLARINA YARDIM KAMPANYASI BAŞLATILDI. Afrika’da yaşanan felaket nedeniyle Türk Eczacıları Birliği, başta Somali olmak üzere bölge halkına Türk Kızılay’ı aracılığıyla ilaç, mama ve su yardımında bulunmak üzere bir yardım kampanyası başlattı. B Kampanya sonunda toplanan yardım tutarlarına karşılık gelen ilaç ve mamalar, Birliğimiz tarafından yapılacak organizasyon ile Türk Kızlay’ı aracılığıyla felaket bölgesine ulaştırılacaktır. 26.08.2011 tarih ve 28037 sayılı Resmi Gazete’de Sağlık Bakanlığı tarafından, “Beşeri Tıbbi Ürünlerin Tanıtım Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik” yayımlandı. S OSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI TARAFINDAN ELEKTRİK KESİNTİSİ NEDENİYLE MEDULA ECZANE PROVİZYON SİSTEMİNİN ÇALIŞMAYACAĞI DÖNEMDE REÇETE KARŞILANMASINDA İZLENECEK YÖNTEM BİLDİRİLDİ. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü tarafından Birliğimize gönderilen 11.08.2011 tarihli yazı ile, 13 Ağustos 2011 tarihinde saat 19.00’da başlayacak ve 25 saat sürecek olan elektrik kesintisi kapsamında, Medula Eczane Provizyon Sistemi’nin hizmet veremeyecek olması nedeniyle, kesintinin gerçekleştiği zaman diliminde eczanelere yapılacak başvuruların, Sağlık Uygulama Tebliği’nin 3.1.3 B maddesine uygun şekilde karşılanması gerektiği bildirilerek, bu süreçte reçete karşılama işleminin ne şekilde yapılacağı konusunda bilgi verildi. S OSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI TARAFINDAN MEDULA ECZANE PROVİZYON SİSTEMİNDE DOKTOR BİLGİLERİNİN BULUNAMAMASI HALİNDE KULLANILAN “DOKTORU BULAMADIM” BUTONUNUN, 23.08.2011 TARİHİNDEN İTİBAREN AİLE HEKİMLİĞİ REÇETELERİNİN GİRİŞİNDE KULLANILAMAYACAĞI DUYURULDU. Sosyal Güvenlik Kurumu Medula Eczane Provizyon Sistemi’nde yayınlandığı duyuru ile; -23.08.2011 tarihinden itibaren aile hekimleri tarafından düzenlenen reçetelerin provizyon sistemine kaydı esnasında diploma tescil numarasının zorunlu hale getirildiği, EŞERİ TIBBİ ÜRÜNLERİN TANITIM FAALİYETLERİ HAKKINDA YÖNETMELİK YAYIMLANDI. S OSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI TARAFINDAN “BAZI REÇETELERİN ECZANELERDEN DÖNÜŞÜMLÜ OLARAK KARŞILANMASI” HAKKINDA DUYURU YAYINLANDI. T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu resmi internet sitesinde yayımlanan 26.08.2011 tarihli “Bazı Reçetelerin Eczanelerden Dönüşümlü Olarak Karşılanması” hakkındaki duyuruda, “Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolün” (3.7) numaralı maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davada; Danıştay Onuncu Dairesince verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin 22/07/2010 günlü E:2009/11313 sayılı karara yapılan itirazın görüşüldüğü Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından 03/05/2011 tarihli ve YD İtiraz No:2010/1091 sayılı karar ile dava konusu protokol hükümlerinin yürütmesinin durdurulduğu ve söz konusu kararın 03/08/2011 tarihinde kendilerine tebliğ edildiği belirtildi. Duyuruda ayrıca, Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türk Eczacıları Birliği arasında 19/01/2009 tarihinde imzalanan ve 23/06/2009 tarihinde imzalanan Ek Protokol ile bazı hükümlerinde değişiklik yapılan, bu itibarla 02/09/2011 tarihi itibari ile Protokolün ilgili maddesinde konu edilen “eritropoietin ve darbepoetinpreparatlarını ihtiva eden reçetelerin” ve “diyaliz solüsyonlarını ihtiva eden reçetelerin” Türk Eczacıları Birliği ve Kurum tarafından belirlenen usule göre eczanelerden dönüşümlü olarak karşılanması ve ilgili Bölge Eczacı Odasınca onaylanması uygulamasına son verildiği ifade edildi. -Manuel girişin kaldırıldığı, -Kaydı bulunmayan hekimlerin İllerinde bulunan Sağlık Bakanlığı İl Sağlık Müdürlüklerine başvurmaları gerektiği duyuruldu. Birliğimiz tarafından Protokolün 3.7. maddesi ile ilgili olarak yargı kararına uygun şekilde hazırlanan revizyon taslağı GSS Genel Müdürlüğü’ne sunuldu. TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 25 Ecz.Nevin TAŞLIÇAY HASTAMIZA ANLATIRKEN Yaşam Boyu Omega-3! Omega-3’ler vücudumuzun sentezleyemediği, mutlaka beslenmemizle ya da besin takviyeleri ile almamız gereken yağ asitleridir. Yani besinlerde bulunan doğal bir madde, ilaç değildir. Aktif Omega-3 bileşenleri için tek kaynak ise balık ve balık yağı içeren takviyelerdir. Günümüzde pek çok uzman ve pek çok çalışma, beslenmelerine daha fazla Omega-3 ekleyen bireylerin hayat kalitelerini yükseltmede önemli adımlar attıklarını belirtiyor. Hatta bazı uzmanlar kişilerin sağlıkları için yapabilecekleri en önemli iki şeyin spor yapmak ve Omega-3 bakımından zengin bir diyetle beslenmek olduğunu ifade ediyor. • Göz sağlığı • Cilt sağlığı • Zihin/Ruh sağlığı Omega-3’ler bebeklerde doğumdan önce sinir ve göz gelişimini artırmakta, çocuklarda ve yetişkinlerde ruhsal durum, odaklanma, okuma ve matematik skorlarını iyileştirmektedir. Depresyon, bipolar bozukluk, hiperaktivite ve dikkat eksikliğine iyi gelmekte, inme ve beyin travması sonrası iyileşme sağlamaktadır. Bu yağ asitleri aynı zamanda kalp hastalıklarını önlemede, kalp krizi geçirme riskini azaltmada doktorlar tarafından tercih edilmektedir. Eklem rahatsızlıkları, enflamatuar hastalıklar, tansiyon ve trigliserid yüksekliği de pek çok hastanın Omega-3 tüketimini artırması gereken durumlardır. Omega-3’lerin faydalarını anlamak üzere yapılmış 12.500’ün üzerinde klinik çalışma mevcuttur. Tıp dünyası Omega-3 kullanımının sayısız faydalarını şöyle sıralamaktadır: • Bebek ve çocukların sağlıklı gelişimi • Sağlıklı kalp-damar sistemi • Kadın sağlığı • Sağlıklı bağışıklık sistemi • Sağlıklı eklemler 26 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 Omega-3’lerin sayısız faydalarına her geçen gün yenileri eklenmeye devam ediyor. Tek yan etkisi ise uzun ve sağlıklı bir hayat… Sevim ÖZDEMİR Dünyada Ne Var Ne Yok Fransa’da Eczacılara İlaç Reçete Etmeye İlişkin Sınırlı Yetkiler Verildi 7 Nisan 2011 itibariyle, hastaların “daimi eczacı” olarak belirlediği eczacılar, yasal olarak kronik bir hastalık için verilen bir ilacın reçetesini yenileyebilir ve reçete edilen ilacın dozunu ayarlayabilir. Eczacılar ilacı reçete eden doktoru bilgilendirmeli ve detayları hastanın ilaç dosyasında kayıt altına almalıdır. Söz konusu değişiklikler 2009 yılında gerçekleştirilen sağlık reformunda yer verilen girişimlere istinaden yapılmaktadır… Bitkisel Ürünlere İlişkin Bilgi Üretiminde Eczacıların Oynadığı Rol Önem Arz Ediyor International Journal Of Pharmacy Practice’de (Uluslararası Eczacılık Uygulamaları Dergisi) yayınlanan niteliksel bir çalışmaya göre eczacıların bitkisel ürünlerle ilişkili advers etkileşimlerin tespitinde sorumluluk alması son derece önemli. Avustralya’da yapılan çalışma, bitkisel ürünlerden kaynaklı advers etkilere ilişkin elde edilen bilginin yetersiz olduğunu ve eczacıların hastaya verdikleri bitkisel ürünlerin advers etkilerini rapor etmelerinin bu alandaki bilgi üretimi açısından önemli bir boşluğu dolduracağını ortaya koydu… Obezitenin Sağlık Maliyetlerindeki Payı Giderek Artıyor New York Kolombiya Üniversitesi Mailman Kamu Sağlığı Okulu’ndan Claire Wang liderliğindeki ekibin yaptığı araştırmaya göre mevcut eğilim devam ederse 2030 yılı itibariyle ABD ve İngiltere’de nüfusun yarısı obez olacak. Obezite nedeniyle ABD’nin sağlık harcamaları %2,6 (yılda 66 milyar dolar); İn- giltere’ninki ise %2 (yılda 2 milyar dolar) artacak. Obezite kalp hastalığı, diyabet, çeşitli kanser türleri, hipertansiyon ve yüksek kolesterol riskini arttırdığı için araştırmayı gerçekleştiren uzmanlara göre, obezite 2030 itibariyle ABD’de fazladan 7,8 milyon diyabet, 6,8 milyon kalp hastalığı ve 539 bin kanser vakasına neden olacak. İngiltere’de ise obezite nedeniyle mevcut diyabet vakası sayısına 668 bin, kalp hastalığına 461 bin ve kanser vakasına 130 bin kişi eklenecek… Yasadışı İnternet Eczaneleri Yasal Siteleri Kullanarak Satış Yapıyor ABD Carnegie Mellon Üniversitesi’nden siber güvenlik uzmanlarının hazırladığı yeni bir rapora göre, giderek artan sayıda internet üzerinden satış yapan yasadışı eczane, reçeteli ilaçları izinsiz satmak amacıyla internet ortamını sarmış durumda. Uzmanlardan oluşan ekip, sahte web sitelerinin tüketiciyi yasadışı eczanelere yönlendirdiğini tespit etti. 2010 ve 2011 yılları arasında 9 aydan fazla bir süre boyunca ilaçlarla ilgili yapılan 218 sorgulamada en başta sıralanan arama sonuçlarını inceleyen ekip, arama sonuçlarının izinsiz eczaneleri destekleyecek biçimde manipülasyona uğratıldığını ortaya çıkardı… Pfizer Anlaşmayla Sonuçlanan Trovan Davası Sonrası Tazminatları Ödemeye Başladı Pfizer’ın, Nijerya’da 1996’daki menenjit salgını sırasında Kano eyaletinde çocuklar üzerinde antibiyotik Trovan’ı test etmekte suçlandığı ve denemeler sonucunda 11 çocuğun öldüğünün iddia edildiği davada Şubat (2011) ayında anlaşmaya varılmasının ardından Nijeryalı dört çocuğun ailelerine tazminatlarını ödemeye başladı. Pfizer’ın her aileye 175.000 ABD doları ödemesi gerekiyor… Haberlerin devamı ve detaylar için: •http://www.teb.org.tr/images/upld2/bulten/1Tx20110825091334TEMMUZ_BULTEN.pdf •http://www.teb.org.tr/images/upld2/bulten/A9920111021150155agustos11-bulten-tr(1)-son.pdf TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 27 HASTALIKLAR Deniz YILMAZ ATAKAY İstanbul PKU Aile Derneği Başkanı, E.S.PKU Türkiye Delegesi PKU (PhenylKetonUria) PKU (PhenylKetonUria) NEDİR? Hem anneden hem babadan geçen genetik bir metabolizma hastalığıdır. Bu hastalıkla doğan çocuklar, karaciğerde bulunan fenilalanin hidroksilaz enzimi çalışmadığı ya da az çalıştığı için, yaşam boyu fenilalanin’den kısıtlı bir diyet uygulamak zorundadırlar. Fenilalanin; proteinde ve her besinde bulunan bir amino asittir bu sebeple besinler yoluyla alınır, yani esansiyel bir amino asittir. Fenilalanin hidroksilaz enziminin görevi, vücuda giren fenilalanini, faydalı bir amino asit olan tirozine dönüştürmektir. Ancak enzim görevini yerine getirmediği için, alınan fenilalanin zamanla dokularda birikir ve maalesef beyine ciddi derecede kalıcı hasar verir. Dolayısıyla çocuklar, zekâlarını ve buna bağlı olarak sağlıklarını kaybetmemek için hayat boyu kontrollü düzeyde fenilalanin almak ve diyet yapmak zorundadırlar. NASIL TEŞHİS EDİLİR? Genişletilmiş Yeni Doğan Tarama kapsamında, daha pek çok hayat kurtarıcı hastalığın taramasını yapmak ve bu sayıyı arttırmak sadece üniversite hastanelerinin değil, hepimizin görevidir. Takdir edersiniz ki, genetik yapımızı baz alırsak, sağlıklı doğacak bebeklerimiz adına bu testler çok gereklidir. PKU BESLENMESİ BİR YAŞAM BİÇİMİDİR! DİYET NEYE GÖRE DÜZENLENİR? Her çocuk, kan fenilalanin seviyesine, boyuna, yaşına ve kilosuna göre farklı bir diyet programı uygular. Uzman Diyetisyen tarafından günlük alması gereken fenilalanin miktarı hesaplanır ve bu miktarlar doğrultusunda ölçülü olarak tüketeceği bitkisel proteinli gıdalar (Sebze–meyve) belirlenir. Hesaplanan bu ölçü sayesinde fenilalanin vücutta birikmediğinden, beyine hasar vermesi engellenir. İşte bu sebeple de diyet yaşam boyu uygulanmalıdır. Birey kaç yaşında olursa olsun diyeti bırakmamalıdır. Yeni Doğan Tarama Testleri Ülkemizde Sağlık Bakanlığı’nın üstlendiği ve ücretsiz olarak yapılan genişletilmiş yeni doğan tarama testi, 1993 yılından beri aslında bazı üniversite hastaneleri tarafından yapılmaktaydı. Ama artık tamamen Bakanlığa bağlandı ve 2006 yılı Aralık ayından itibaren iki ayrı Tarama Merkezi açıldı (İstanbul ve Ankara), topuk kanları bu merkezlerde taranmaktadır. Uygulanan diyetle birlikte birey, çeşitli aralıklarla fenilalanin kan seviyelerini de yaşam boyu takip etmek ve kontrole gitmek zorundadır. Genişletilmiş Yeni Doğan tarama testi kapsamında, “Guthrie” adı verilen özel bir kağıda, bebek 24-48 saat kadar anne sütü ile beslendikten sonra, topuğundan birkaç damla kan alınmakta ve üç farklı hastalık için tarama merkezine gönderilmektedir. • Et ve et ürünleri (tavuk, balık, hindi, kırmızı et, salam, sosis, sucuk, sakatat vb.) • Süt ve süt ürünleri (yoğurt, ayran, cacık, peynir) • Kuruyemişler (fındık, leblebi, fıstık, ceviz, badem vb.) • Kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut, mercimek, bakla, soya çeşitleri, barbunya vb.) • Unlu mamuller (makarna çeşitleri, ekmek, poğaça, yumurta, simit, kraker, bisküvi) Avrupa ve Amerika’da bu yöntem ile 35-40 hastalığı araştırmak ve tanı koymak mümkün olduğu halde, ülkemizde sadece üç hastalık taranmakta ve araştırılmaktadır. Bu üç hastalığın ortak sebebi de, bebeğe tanı konmadığı veya taranmadığı ya da tanı konup da tedavi uygulanmadığı taktirde zihinsel ve fiziksel gelişim geriliği yaşıyor olmasıdır. PKU’nun yanı sıra taranan diğer hastalıklar; Konjenital Hipotiroidi; Konjenital, yani doğumsal hipotiroidi; iyot eksikliğine bağlı olarak zeka geriliğidir. Bu da yine sık karşılaşılan endokrinolojik bir sorundur. Tanı konmaz ya da tedavi edilmezse bebekte zihinsel gerilik ortaya çıkar. Biyotinidaz Eksikliği; Biyotin, çalıştırıcı bir vitamindir ve eksikliği pek çok nedene sebep olur. Bireyin sağır olmasına sebep olmakla kalmaz, hatta yaşamını bile tehdit edici boyuta ulaşabilir. 28 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 PKU’lu bireyin yüksek proteinli tüm gıdaları yemesi yasaktır. Hayvansal proteinler, kuru baklagiller tüketilemez! Yasak Gıdalar Serbest Gıdalar • Mısır nişastası • Sade lokum • Sade akide şekeri, çay şekeri • Çay, ıhlamur, adaçayı • Sıvı yağ • Elma suyu, aspartam içermeyen içecekler (gazoz, kola, meyve suyu) Ölçülü Gıdalar Sebze, meyve, tereyağı, margarin, bal, zeytin, pekmez ve tüm düşük proteinli gıdalar bu grupta yer alır. Düşük proteinli gıdalar, PKU (Fenilketonüri) ve çoğu metabolik hastalıklar için ortak tüketilmesi gereken özel tıbbi gıdalar- dır. (Dp makarna, Dp pirinç, Dp şehriye, Dp çikolata, Dp bisküvi, Dp peynir, Dp sosis, Dp kek vb.) ÜLKEMİZDEKİ HASTALIK ORANI NEDİR? Dünyada kısaca PKU olarak bilinen Fenilketonüri (PhenylKetonUria) çoğu ülkede var olan bir hastalıktır. Ancak Türkiye’deki insidansı çok yüksek olup (1/4000-4500’e yakın) yılda ortalama 300-350 bebek bu hastalıkla doğmaktadır. Ülkemizde, diyeti uygulamayan, kontrollere gitmeyen ve zamanında taranmayan kayıt dışı vakaları da dahil edersek aslında 20 bine yakın PKU hastası birey mevcut diyebiliriz. Yani ülkemiz, dünyada çoğu genetik hastalıklarda olduğu gibi maalesef PKU konusunda da birinci sırada. Bunun sebebi olarak akraba evlilikleri tabii ki en büyük etkendir. Her 4 evlilikten birinin akraba evliliği olduğu düşünülürse, bu oranın %30’lara yakın olduğunu belirtebiliriz. Dolayısıyla bozuk genlerin yayılması ve bu şekilde bebeğe geçmesi sayının artmasına yol açmaktadır. Ancak, akraba evliliği yapmayan çiftlerin de bebeklerine PKU tanısı konabilmektedir. Neticede hem anne hem de baba bu bozuk geni taşıyorsa her bebek için hastalıkla doğma oranı %25 demektir! DİYET YAŞAM BOYU AMA DÜŞÜK PROTEİNLİ ÜRÜN ÜRETİMİ YOK!!! Günümüzde hala daha, ‘düşük proteinli un ürün’ üreten sadece 3 kurum bulunmaktadır. Bunların dışında, ülkemizde diyet kapsamında olan düşük proteinli makarna, kek, çikolata, kraker üreten hiçbir firma bulunmamaktadır. Oysa hasta sayısının yüksek olmasının yanı sıra, bu ürünler; DERNEK NASIL OLUŞTU? Dernek kurmadaki asıl amacımız da ürün ürettirmek ve sosyal yaşamı kolay hale getirmekti. Hastanelerden aldığımız aile irtibatları ile “paylaşım günleri” adı altında günler düzenledik ve ilk derneğimizi 2005 yılında İstanbul ve hemen akabinde Ankara’da kurduk. Sonra, 2007 yılında Sivas, 2009 yılında İzmir, 2010 senesinde Bingöl ve 2011 senesinde Kayseri PKU Aile Dernekleri kurulmasına öncülük ettik. Halen daha medyatik ve dinamik olması sebebiyle, en aktif derneğimiz İstanbul PKU Aile Derneği’dir. Genel olarak; Ailelerle tiyatro, piknik gibi çeşitli etkinliklere katılmak, Toplantılarda ortak çözüm önerileri ve çalışma planları düzenlemek, Halkı bilinçlendirici seminerler vermek (okullarda, şirketlerde) Hastanelerle işbirliği içerisinde ailelere PHE (fenilalanin) kan sonuçlarını bildirmek, Ürün temini ve sosyal hizmet konusunda çözüm üretmek ve bu süre içinde Bakanlık ile ortak çalışmalarda bulunmak, İlgili Bakanlıklarla görüşerek resmi çözüm için girişimlerde bulunmak, Aileler için yemek eğitimleri vermek, Paylaşım günlerinde psikolojik ve pedagojik destek sağlamak şeklinde pek çok faaliyet gerçekleştirmekteyiz. Karaciğer ve böbrek yetmezliği olan bireylerde Diğer metabolik hastalıkların çoğunda tüketilen ve alınması gereken gıdalardır. Yani bir ürün sadece PKU’lu bireye hitap etmemektedir. ÖZLENEN PKU CAFE www.pkuaile.com Derneğimiz, Dünyada pek çok konuda ilke imza atmış, ilk defa İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanan destek ile Topkapı’da bu çocuklar için ÖZLENEN PKU TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 29 GÜNÜMÜZDEKİ SIKINTILAR Hala yaşanan pek çok sıkıntı mevcuttur, bunları genel olarak sıralarsak; Diyeti yapan sağlıklı gençler, okullarını başarılı bir şekilde bitirdiklerinde hemen iş bulamamaktadırlar. Oysa sigortalı olmaları ve bu bağlamda özel Formula ve ürünlerini alabilmeleri gerekmektedir. Tamamı yurt dışından geldiği için oldukça pahalı olan bu ürünlerin tüketilmemesi durumunda, daha yavaş da olsa beyin hasar görmeye başlamaktadır. Bu sebeple, bu kişilerin yemek problemi var diye personel olarak düşünülmemesi çok haksız ve duyarsız bir davranış biçimidir. İşverenlerin bu konuda daha hassas davranması hatta, DİYETLİ istihdamı gibi bir yasal düzenleme getirilmesi gereklidir. Sağlık Bakanlığı’nın istihdamın yanı sıra, ürün üretimine yönelik de bir zorunluluk getirmesinin oldukça anlamlı olduğu değerlendirilmektedir. Her gıda üreticisinin sayıları fazla olan diyetli bireyler için mutlaka bir ürün üretmesi gerekmektedir. Bu konuda Bakanlığın daha hassas, daha yapıcı ve daha zorlayıcı bir tavır sergilemesi kaçınılmazdır. Şanslı olan bebekler tanı konduğunda hayat boyu heyet raporlu olmakta, diğer yandan, belli bir yaştan sonra sigorta kapsamından çıkartılmaktadır. Oysa bu bireylerin yaşam boyu heyet raporlu oldukları CAFE adı altında metabolik hastalığa sahip bireyler için özel bir cafe açmıştır. Cafemizde çocuklar, gönüllerince pastane türü gıdalardan tüketebilmekte ve doğum günlerini planlayarak mutlu anlar yaşayabilmektedir. Yine Derneğimiz, toplumu bilinçlendirmek adına bir tiyatro oyunu yazmış ve bunu ilk olarak Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde sahnelemiştir. Bu oyun Bakırköy Kent Konseyi Kadın Meclisi ve Ahali Sanat Atölyesi işbirliği ile ünlü oyunculardan da destek alınarak sahnelenmiştir. Oyunda, ayrıca Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi Beslenme ve Metabolizma Bölümü Profesörlerinden Dr. Serap Sivri Kalkanoğlu, ‘tanı vakasını’ canlandırarak rol almıştır. Hedefimiz, oyunumuzun Sağlık Bakanlığı ile ortak çalışılarak her ilde sahnelenmesi ve bu suretle halkımızın hastalık hakkındaki bilincinin arttırılmasının sağlanması yönündedir. Derneğimiz, Kamu Yararına çalışan dernek başvurusunda bulunmuştur. Uluslararası bir platform olan E.S.PKU (European Sociaty of PKU) yani Avrupa Ortak PKU Derneği’nin de resmi üyesidir. 30 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 gibi, sağlıklı olabilmeleri için yaşam boyu sigortalı da olmaları gerekmektedir. Günlük diyet aksamaları dahi zarar verebilmektedir. Bir diğer sıkıntı insanların hastalığı bilmemesidir. Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve hatta AÇSAP ile birlikte ortak projelerle, eğitimciler başta olmak üzere, tüm jinekologlar, çocuk doktorları ve hemşireler, aile hekimleri eğitilerek bu hastalık ile ilgili bilgiler verilmeli ve bireylerin yaşamı kolaylaştırılmalıdır. Bu bilinçsizlik tüm diyetli çocuklarımız için büyük risk demektir. Dernek olarak değil, tüm taraflarla işbirliği çerçevesinde bu eğitimler planlanmalıdır. PKU ve Çölyak hastalıkları konusunda birer toplum sağlığı danışmanı olan eczacıların meslek içi eğitimden geçirilmesi, her iki hastalığa sahip bireylere önerilecek ürünler ve gıdalar hakkında eczacılar nezdinde farkındalık yaratılması ileride doğabilecek risklerin önlenmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu anlamda PKU ve Çölyak hastalıkları ile ilgili olarak başta Türk Eczacıları Birliği olmak üzere, Eczacı odaları ile yakın işbirliği geliştirilmelidir. Yeni yasal düzenlemeye göre SUT kapsamında, ailelere rapordaki gramaj karşılığı ürün bedellerinin ödenmesi başlı başına bir risk teşkil etmektedir. Ailelerin bir bölümü bilinçsiz olduğundan ödemeyi başka amaçlar uğruna kullanabilmekte ve çocuğun beyni hasar görebilmektedir. Öte yandan marketlerde bulunabilirliği açısından da bazı kolaylıkların sağlanması gereklidir. Çocukların bu sayede kendilerince alışveriş yapması, kişilikleri ve otokontrolleri açısından fayda sağlayacaktır. Kısacası her açıdan, hem SGK hem de yaşamsal boyut adına, hayat boyu diyetli tüm bireyler için ciddi yasal düzenlemelerin taraflar eşliğinde konuşulması ve uygulanması gerekmektedir. Aksi takdirde zamanında taranarak tanı konan şanslı çocuklar, eğer ekonomik durumları yeterli değilse ve aile bilinçsizse, bir müddet sonra imkânsızlıklardan yorularak beyinlerini kaybedebileceklerdir. TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 31 ODALARIMIZ Ecz. Ali Orkun ERCENGİZ (Burdur Eczacı Odası Başkanı) 54.BÖLGE BURDUR ECZACI ODASI’NIN KURULUŞ ÖYKÜSÜ M esleğe başladığım ilk günlerdeydi, oda sicil belgesine gereksinimim oldu. O günlerde il temsilcimiz, şimdi oda saymanımız olan Eczacı Sadife Hanım’a gittim. Söz konusu belgeyi kendisinin düzenleyemediğini, 15. Bölge IspartaBurdur Eczası Odası’nın merkezi olan Isparta’dan alabileceğimi söyledi. Yalnızca bir sicil belgesi için Isparta’ya gidip gelecek olmama içerledim. Meslekte bizden daha tecrübeli olan meslektaşlarımıza, bizim neden kendi odamız olmadığını sordum. Mevzuat gereği sayımız yetmiyordu. Daha o günden, Burdur’a bir oda kurabilmenin hayali ile yapılacak olan ilk seçimde hem tecrübe kazanmak, hem de örgüt bilincini Burdurlu meslektaşlarıma aktarabilme adına 15. Bölge Isparta-Burdur Eczası Odasının Yönetim Kurulu’na girmek istedim. Temsilcilik görevi ile başladığım macerama, 2003 yılında yapılan seçim ile 15. Bölge Isparta-Burdur Eczası Odası Yönetim Kurulu’na girerek devam ettim. İçinde yer aldığım 15. Bölge Isparta-Burdur Eczası Odası Yönetimi ile hem Isparta’nın yükünü azaltmak, hem de ileride kuracağımız odamızın alt yapısını oluşturmak üzere Burdur İl Temsilciliğimizi; şu anda Birliğimizin Başkanı, o dönemde Genel Sekreteri olan Sayın Ecz.Erdoğan Çolak’la birlikte 2005 yılında açtık ve Sayın Başkandan Burdur’a Oda kurulabilmesi konusunda destek sözü aldık. Aradan geçen zaman içerisinde SSK eczanelerinin kapatılması ile birlikte açılan serbest eczanelerle sayımız hızla arttı. 2009 yılında gerçekleşen 37.Olağan Büyük Kongre’de; 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu’nun belirttiği şekilde ‘İl sınırları içerisinde en az 150 eczacının kayıtlı olması durumunda Bölge Eczacı Odası kurulur’ hükmünden hareketle talebimizi dile getirdik. O dönemde Birliğimizin Saymanı olan şimdiki Milletvekilimiz Sayın Ecz.Özgür Özel, Nevşehir ve Niğde ile birlikte Burdur’un eczacı sayısının yeter sayıya ulaşması halinde Genel Kurul kararına ihtiyaç olmaksızın, Merkez Heyeti kararıyla Eczacı Odası kurulabileceği bilgisini bizlerle paylaştı. Bu, Burdur’lu meslektaşlarımı son derece memnun eden bir bilgi oldu. Böylece yıllardır hayalini kurduğumuz Odamızı kurabilecektik. Eczanesi olan olmayan, kamuda çalışan, emekli olan, ne kadar meslektaşımız varsa Odaya kayıtlarını yaptırdılar. Böylece 152 meslektaşımızdan aldığımız dilekçe ile 15. Bölge IspartaBurdur Eczası Odası’na başvurumuzu yaptık. Isparta-Burdur Eczası Odası da Yönetim Kurulu’nda bu talebimizi değerlendirerek, gerekli kararları aldı. TEB Merkez Heyeti’ne iletilen bu talebimiz de 32 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 14 Haziran 2011 tarihinde Burdur’da yapılan bir toplantı ile karara bağlandı. TEB Merkez Heyeti Başkanı Sayın Ecz.Erdoğan Çolak ile birlikte, 2. Başkanımız Ecz.Mukaddes Harmancı, Genel Sekreterimiz Uzm.Ecz.Harun Kızılay, Saymanımız Ecz.Nevin Taşlıçay ve Burdur’da oda kurulumunda en çok katkısı olanlardan 15. Bölge Isparta-Burdur Eczası Odası Eski Başkanı, şimdi Merkez Heyeti Üyesi olan Ecz.Ramazan Ziya Örmeci’nin katılımları ile Burdurlu meslektaşlarımızla coşkulu bir toplantı düzenledik. 27 Haziran 2011 tarihinde TEB Merkez Heyeti Toplantısı’nda benimle birlikte Ecz.Şükrü Şener, Ecz. Sadife Özcan, Ecz.Ferdi Demirol ve Ecz.Ahmet Doğan’ın 54.Bölge Burdur Eczacı Odası Kurucu Yönetim Kurulu Üyeleri olmalarına karar verildi. Aramızda yaptığımız görev dağılımının ardından Olağan Genel Kurula kadar geçecek üç ay içersinde kurul faaliyetlerimizi tamamladık. 24-25 Eylül 2011 tarihlerinde Olağan Genel Kurulumuzu ve seçimimizi yaptık. Artık atanmış değil seçilmiş olarak görevimize devam etmekteyiz. Bizleri bu onurlu göreve layık gören tüm Burdurlu meslektaşlarımıza, Yönetim Kurulumuz ve diğer Oda Organlarımız adına teşekkür ediyoruz. 54. Bölge Burdur Eczacı Odamızın kurulmasında emeği geçen 15. Bölge Isparta Eczacı Odası Eski ve Yeni Oda Başkanları ve Yönetim Kurulu Üyeleri olmak üzere tüm meslektaşlarıma teşekkür ederim. 54. Bölge Burdur Eczacı Odası olarak; üretken, mesleğin geleceğine katkı koyabilen, örgüt bilinci içersinde kendi kişiliği olan, gerektiğinde kişisel çıkarlarını göz ardı edebilecek bir yapıda olduğumuzu belirterek Odamızın tüm eczacılık camiasına hayırlı olmasını diler, Odam adına saygılar ve sevgiler sunarım. ECZACILIK AKADEMİSİ Özge AKYOL SÜREKLİ MESLEKİ GELİŞİMDE YENİ UFUKLAR: TEB-E-ON ECZACILAR İÇİN ONLİNE EĞİTİM PLATFORMU G ünümüzde, genelde sağlık, özelde ilaç ve eczacılık alanında yaşanan dönüşümler ve hızla ilerleyen bilgi/bilişim teknolojileri, eczacılık mesleğinin sürekli gelişimini zorunlu kılmaktadır. Söz konusu değişen ve gelişen koşullara uyum sağlama açısından, eczacıların mezuniyet öncesi olduğu kadar mezuniyet sonrası eğitimleri de önemli bir rol oynamaktadır. Eczacı, tüm dünyada sadece ilacı sunan değil, sağlığın geliştirilmesinden, hastalığın rehabilite edilmesi noktasına kadar her düzeyde farklı görev, yetki ve sorumluluklara sahip bir sağlık çalışanıdır. Söz konusu işlevler, bireylerin daha iyi sağlık-ilaç-eczacılık hizmetleri alması ve halk sağlığının geliştirilmesi açısından temel bir öneme sahiptir. Eczacıların bu işlevlerini yerine getirebilmeleri, üniversite lisans eğitiminin ötesinde; mezuniyet sonrası eğitim programlarından geçerek “Sürekli Meslekî Gelişim” içinde olmalarını gerektirir. TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 33 Sürekli Meslekî Gelişim; her eczacının profesyonel olarak tüm meslek yaşamı boyunca sorumluluğunu ve uzmanlığını sürdürmesi, bilgi, nitelik ve davranışlarını düzenli olarak iyileştirmesi, geliştirmesi ve genişletmesidir. Bir başka ifade ile Sürekli Meslekî Gelişim, bir sağlık çalışanı olarak eczacının kapasitesini geliştirmek, mesleğini daha etkin ve verimli icra edebilmek ve bunları sürdürebilmek için yaşam boyu öğrenme faaliyeti içerisinde olmasıdır. Türk Eczacıları Birliği Eczacılık Akademisi tarafından; eczacıların mesleki yeterliliğinin geliştirilmesini, ilaç-eczacılık hizmetlerinin görünürlülüğünün pekiştirilmesini ve bu hizmetlerin kalitesine olan güveninin artırılmasını odağına alan Sürekli Meslekî Gelişim felsefesi çerçevesinde, 2002 yılından bu yana meslek içi eğitim programları düzenlenmektedir. Gerek merkezde gerekse yerinde gerçekleştirilen eğitimlere eczacılar tarafından yoğun ilgi ve katılım olmakla beraber eczacılarımız eğitimlere katılım yönünde en büyük engellerden birisini eczaneden uzun süreli ayrılma şansının bulunmaması olarak tanımlamışlardır. Buradan hareketle, Türk Eczacıları Birliği Eczacılık Akademisi’nin katkıları ile uygun eğitim konularının ve uygun uzaktan eğitim yönteminin belirlenerek eczacılara yönelik bir uzaktan eğitim portalının oluşturulmasına karar verilmiştir. Eczacılarımızın meslekî bilgilerini sürekli güncellemelerine, mevcut bilgilerini tazelemelerine ve kişisel kapasitelerini geliştirmelerine yardımcı olmak, yetkin oldukları alanlarda bilimsel bilgiye dayalı hizmetleri en doğru, etkin ve verimli biçimde sunmalarına katkı sunmak amacıyla, Novartis’in katkıları ile, “TEB-E-ON – Eczacılar İçin Online Eğitim Platformu” hayata geçirilmiştir. 34 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 Tüm eczacılarımız, kişiye özel, eğitim maliyetlerinin neredeyse sıfıra indirildiği, zaman ve mekândan bağımsız, anında güncelleme imkânı tanıyan kısacası; online öğrenme yoluyla uzaktan eğitimin tüm olanaklarından yararlanarak hazırlanan bu modüllere, sadece www.eczacilikakademisi.org adresinden üye girişi yaparak erişebilmektedir. Bu modüllerin eczacılarımız tarafından izlenmesi, eczacılık hizmetlerinin kalitesinin artırılmasına ve mesleğimizin sağlık alanındaki vazgeçilmezliğimizin gözler önüne serilmesine doğrudan katkı sağlayacağı için, tüm eczacılarımızı TEB-E-ON Online Eğitim Platformu’na katılmaya davet ediyoruz. BİRİNCİ GRUP EĞİTİM MODÜLLERİ ÇERÇEVESİNDE BU DÖNEMDE YARARLANABİLECEĞİNİZ EĞİTİMLER; Mesleki Eğitim Modülleri “AKILCI İLAÇ KULLANIMINDA ECZACININ ROLÜ” EĞİTİM MODÜLÜ: Etkin ve etkili ilaç kullanımının sağlanması, eczacılık uygulamalarının en temel öğesidir. Mesleki sorumluluklarımız ve yetkinliklerimiz çerçevesinde tedavi yönetimine aktif katılım gerektiren bu sürecin temel hedefi; kullanılan ilaçların klinik etkinliğinin yanında hasta yararlılığının optimize edilmesinin ve maddi anlamda etkili kullanılmasının sağlanmasıdır. Bu eğitim modülünde, mesleğimizi geleceğe taşıyacak olan “eczacı danışmanlığı” ve bu danışmanlığı günlük uygulamalarımıza nasıl aktarabileceğimize ilişkin hatırlatıcı ve yönlendirici bilgiler ve dokümanlar yer almaktadır. Bu eğitime katılan eczacılarımız akılcı ilaç kullanımında mesleğimizin belirleyici rolünün önemini bir kez daha hatırlayacak ve mevcut bilgilerine yenilerini ekleyeceklerdir. “HİPERTANSİYON VE ECZACININ ROLÜ” EĞİTİM MODÜLÜ: Bu eğitim modülünün amacı; hipertansiyondan birincil korumada ve erken tanı için hekime yönlendirmede eczacıların daha aktif rol almalarını sağlamak ve hipertansiyon tanısı konmuş hastalarda, hastanın izlenmesi, tedavisinin değerlendirilmesi, kontrolü ve eğitiminde eczacıların sorumluluklarını ve rollerini vurgulamak için daha donanımlı hale gelmelerini sağlamaktır. Böylece, hastaların yaşam kalitelerinin yükseltil- mesinde ve tedavi sonuçlarının iyileştirilmesinde, birinci basamak sağlık danışmanı olan eczacıların rolü artacaktır. Kişisel Gelişim Eğitim Modülleri “İLETİŞİM SANATI” EĞİTİM MODÜLÜ: Bu eğitimde, yaşamın her alanında büyük öneme sahip olan “iletişim sanatı” ile ilgili tüm temel kavramlar, bireylerin özel iletişim stilleri ile bütünleştirilerek örnek olaylar ve videolar ile incelenmektedir. TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 35 Yüz yüze iletişim kurulan her fırsatta, aynı dili konuşmayı sağlamaya yönelik becerilerin kazandırılması hedeflenmektedir. “PROFESYONEL HAYATTA ETKİ İÇİN KİŞİSEL İMAJ” EĞİTİM MODÜLÜ: Tamamen örnek olaylarla kurgulanan bu eğitim modülü kurum çalışanlarının kişisel imaj gelişimine katkıda bulunmayı ve aynı zamanda bağlı bulundukları kurumu en iyi şekilde temsil etmelerine yardımcı olmayı hedeflemektedir. Bu eğitimi tamamlayan katılımcılar; kişisel imajın bileşenleri, beden dilinin kişisel imaja etkileri, iş ve özel hayatta giyim kuralları ve kişisel imaj ile kurumsal imaj ilişkisi hakkında bilgilerini tazelemiş olacaklardır. “STRES İLE BAŞA ÇIKMA YÖNTEMLERİ” EĞİTİM MODÜLÜ: Stres oluşturan pek çok faktör hayatın bir parçasıdır; ayrıca bunların bir bölümü, başarı için gereken dinamizmin iş ve gelişmenin kaynağıdır. Bu eğitimde, stresin verdiği zararları nasıl ortadan kaldırabileceğimiz ve stresi nasıl gelişme yolunda bir araç olarak kullanabileceğimiz anlatılıyor. BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ EĞİTİMLERİ “Microsoft Office Excel 2007” ve “Microsoft Office Word 2007” isimli eğitimler, 2003 versiyonlarına göre çoğu yepyeni bir görünüme ve içeriğe sahip, menülerin ve araç çubuklarının çoğunun olmadığı yeni Excel ve Word programları hakkında eğitici niteliktedir. Bu eğitimi alan tüm katılımcılar, Excel ve Word Programlarının en güncel versiyonlarını etkin ve verimli bir şekilde kullanabilme yetisi kazanacaklardır. Ayrıca “Astım ve Eczacının Rolü”, “Koah ve Eczacının Rolü”, “Diyabet Ve Eczacının Rolü”, “Eczane İşletmeciliği”, “İkna ince iştir”, “İş Yaşamında Profesyonel Davranış”, “Microsoft Office Excel 2003 ( İleri seviye)”, “Microsoft Office Word 2003 ( İleri seviye)”, “Problemleri Etkili Çözme” ve “Müzakere Becerileri” başlıklı mesleki eğitim modüllerimizin hazırlık çalışmalarına başlanmış olup, 2011 yılı içerisinde tamamlanmış olması öngörülmektedir. 36 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 KISA KISA SAĞLIK Gaye SARIKAYA Kolesterole “Şeker”li Hap Şeker ve kolesterol rahatsızlıklarının tedavileri belki de ilk kez bu kadar iç içe geçecek. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), aynı anda bu iki hastalığın tedavisinde de kullanılan bir hapın piyasaya çıkmasını onayladı. FDA sözcüsü Mary Parks, “İlk kez Tip2 diyabeti dengeleyen ve kolesterolü düşürme özelliği olan bir hapın eczanelerde satılabileceğini” söyledi. Her iki hap da daha önce ayrı ayrı onay almış; ancak iki hapı birleştiren kokteylin onayı bir süreliğine ertelenmişti. (Hürriyet) Deri Hücresiyle Karaciğer Yaşadı İngiltere’de bilim insanları tıpta yeni bir çığır açtı. İşlem, “antitripsin eksikliği” adlı genetik bir hastalığa uygulandı. Karaciğer hücrelerinin bir proteinin hatalı versiyonlarını üretmesinden kaynaklanan antitripsin eksikliği sadece karaciğer nakliyle tedavi edilebiliyor. Gen araştırmaları yapan Sanger Enstitüsü’nden bir ekip, bir hastadan aldığı deri hücrelerini yeniden programlamak için protein yüklü virüsleri kullandı. Arızalı gene ev sahipliği eden enzimler çıkarılıp, doğru DNA dizilimi olanlarla yer değiştirildi. Bu yolla elde edilen yapay kök hücreler kimyasallar kullanılarak sağlıklı karaciğer hücrelerine dönüştürüldü. (Hürriyet) Rus Genetik Uzmanları: Erkek Genleri Yok Oluyor Rus genetik uzmanları, erkek genlerinin yavaş yavaş solmaya başladığını ve özellikle Rusya’nın bundan çok etkileneceğini iddia etti. Kadınların sayıca fazla olacağı konusunda uyaran bilim adamları, erkeklerin sperminde son zamanlarda iki kafalı ya da üç kuyruklu gibi anormal mutasyon durumların artık sıradan ve sık karşılaşılan hale geldiğini kaydediyor. Rusya’daki erkek spermiyle ilgili ölçülerin de Dünya Sağlık Örgütü’nün kriterlerinden düşük olduğu belirtildi. (Sabah) Yeni Sıtma Aşısı Geliştirildi Bir İngiliz ilaç firmasının, 1980’li yılların sonlarında keşfettiği ve o zamandan beri üzerinde çalışmalarını sürdürdüğü RTS,S sıtma aşısı adayının faz 3 çalışmasının ilk sonuçları açıklandı. Çalışmanın sonucuna göre, yeni aşı adayı, 5-17 ay arasındaki Afrikalı bebeklerde sıtma hastalığı riskini yarı yarıya azaltıyor. RTS,S’nin uzun süreli koruyuculuğu ile ilgili verilerin 2014 yılı sonunda alınması bekleniyor. (Yeni Şafak) Kanser ve Alzheimer’e Mantardan İlaç Umudu Muğla Üniversitesi’nce yürütülen araştırmada, Anadolu’da doğal olarak yetişen ve zehirli olmayan bazı mantar türlerinin akciğer kanseri ve alzheimer hastalığının tedavisinde etkili olduğu bildirildi. Çalışmalar hakkında bilgi veren Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Emin Duru, mantarların gıda olarak tüketilmesinin yanı sıra, bazı hastalıkların tedavisinde kullanılabileceği inancıyla başlatılan araştırmada elde edilen sonuçların, kendilerini heyecanlandırdığını söyledi. Duru, doğal olarak yetişen ve zehirli olmayan “chroogomphus”, “ganoderma”, “calvatia”, “tricholoma” ve “fomes” ailesinden çeşitli mantar türlerinin bazı kanser türleri ve alzheimer hastalığının tedavisinde kullanılıp kullanılamayacağını araştırdıklarını vurguladı. (Habertürk) TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 37 GÜNCEL TBMM 24. DÖNEM ECZACI MİLLETVEKİLLERİ Ecz. Ahmet Tevfik UZUN (AKP / MERSİN) İçişleriKomisyonuÜyesi 15 Haziran 1968’te Mersin Tarsus’ta doğdu. İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ni bitirdi. Serbest Eczacı olarak çalıştı. Mersin İl Genel Meclis Üyesi olarak görev yaptı. Orta düzeyde İngilizce bilmektedir. Adres :ABlokÜz.Kat5No’luBankoOda:10 Telefon:+90(312)4205764+90(312)4205765 Faks :+90(312)4206955 E-Posta:[email protected] Ecz. Demir ÇELİK (BDP / MUŞ) Bayındırlık,İmar,UlaştırmaveTurizmKomisyonuÜyesi 21 Aralık 1959’da Muş Varto’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ni bitirdi. Serbest eczacı olarak çalıştı. Varto Belediye Başkanlığına seçildi. 2008-2010 tarihleri arasında Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Genel Başkanlığı yaptı. Orta düzeyde İngilizce bilmektedir. Adres :ABlokÜz.Kat4No’luBankoOda:16 Telefon:+90(312)4206230+90(312)4206231 Faks :+90(312)4206954 E-Posta:[email protected] Ecz. Gönül BEKİN ŞAHKULUBEY (AKP / MARDİN) DışişleriKomisyonuKatipÜyesi/KadınErkekFırsatEşitliğiKomisyonuÜyesi 18 Haziran 1970’te Mardin’de doğdu. Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ni bitirdi. Serbest Eczacılık yaptı. Türk Kadınlar Birliği Mardin Şubesi, Mardin Yardımseverler Derneği, Mardin Kültür, Turizm ve Tanıtım Derneği, Mardin Öğrenci Koruma Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarında çalışmalarda bulundu. 23. Dönemde Mardin Milletvekili seçildi. 23. Dönemde Türkiye-Jamaika Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanlığı yaptı. İyi düzeyde Arapça ve orta düzeyde İngilizce bilmektedir Adres :BBlokAZ.Kat5NoluBankoOda:9 Telefon:+90(312)4206332+90(312)4206333 Faks :+90(312)4206969 E-Posta:[email protected] 38 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos Ecz. Hacı Bayram TÜRKOĞLU (AKP / HATAY) Bayındırlık,İmar,UlaştırmaveTurizmKomisyonuÜyesi 1 Aralık 1954’te Hatay Dörtyol Ocaklı’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ni bitirdi. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi ile İlahiyat Fakültesi Önlisans bölümlerinden mezun oldu. Serbest eczacılık yaptı. İki dönem Dörtyol Belediye Başkanlığı görevini üstlendi. Çok sayıda yardımlaşma, dernek, vakıf ile spor kulüplerinin yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığı görevlerinde bulundu. “Bir Gün Gelecek” isimli şiir kitabının yanında çeşitli dergilerde makaleleri de yayınladı. Orta derecede İngilizce ve Arapça bilmektedir. Adres :BBlok1.Kat5No’luBankoOda:14 Telefon:+90(312)4205490+90(312)4205491 Faks :+90(312)4206978 E-Posta:[email protected] Ecz. Mehmet DOMAÇ (AKP / İSTANBUL) 8 Nisan 1950’de Giresun Tirebolu’da doğdu. İstanbul Eczacılık Yüksek Okulu’nu bitirdi. Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde Farmasötik Kimya Bölümü Asistanı olarak çalıştı. 1988-1995 tarihleri arasında İstanbul Eczacı Odası Başkanlığı, 1995-2007 yılları arasında Türk Eczacılar Birliği Genel Başkanlığı yaptı. Yüksek Sağlık Şurası Üyeliğinde bulundu. 1988 yılında İstanbul Eczacılar Kooperatifi’nin, 1998 yılında Eczacılık Akademisi’nin kurucu üyeleri arasında yer aldı. Ayrıca, Çağdaş Eğitim Vakfı kurucu üyesi, Eczacılar Vakfı kurucu üyesi, Türkiye Etik Değerler Vakfı kurucu üyesi, Avrupa Birliği Vakfı ve Ülke Politikaları Vakfı kurucu üyesidir. Pharmacy International Federation (FIP) üyesidir. 23. Dönemde İstanbul Milletvekili seçildi. Çok iyi düzeyde İngilizce bilmektedir. Adres :ABlokÜz.Kat1No’luBankoOda:9 Telefon:+90(312)4205598+90(312)4205599 Faks :+90(312)4206951 E-Posta:[email protected] Ecz. Mustafa Gökhan GÜLŞEN (AKP / KASTAMONU) KamuİktisadiTeşebbüsleriKomisyonuÜyesi 18 Ağustos 1970’de Kastamonu’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ni bitirdi. Serbest eczacı olarak çalıştı. Orta düzeyde İngilizce bilmektedir. Adres :ABlok1.Kat4No’luBankoOda:16 Telefon:+90(312)4205820+90(312)4205821 Faks :+90(312)4206960 E-Posta:[email protected] TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 39 Ecz. Nesrin ULEMA (AKP / İZMİR) Sağlık,Aile,ÇalışmaveSosyalİşlerKomisyonuÜyesi 20 Aralık 1971’de Çankırı’da doğdu. Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ni bitirdi. 1994 yılından itibaren Bornova ilçesinde serbest eczacılık yaptı. Türk Eczacılar Birliği, İzmir Eczacı Odası, EDAK Ecza Kooperatifi, Çevreci Eczacılar Kooperatifi, Ege Yerel Yönetimleri İzleme Platformu (EYYİD), İzmir Eğitim Gönüllüleri Derneği, Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD) başta olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşunun aktif üyesidir. İyi seviyede İngilizce bilmektedir. Adres :ABlok2.Kat4No’luBankoOda:6 Telefon:+90(312)4205976+90(312)4205977 Faks :+90(312)4206966 E-Posta:[email protected] Ecz. Ülker CAN (AKP / ESKİŞEHİR) Sağlık,Aile,ÇalışmaveSosyalİşlerKomisyonuÜyesi 16 Aralık 1963’te Eskişehir’de doğdu. Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ni bitirdi. Eskişehir SSK Hastanesi’nde eczacı olarak çalıştı. Bir dönem 9. Bölge Eskişehir Eczacı Odası Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Eskişehir İl Genel Meclis Üyesi, 1. Başkan Vekilliği ve Sağlık Komisyonu Başkanlığı görevlerini yürüttü. Doğumevi Hasta Hakları Kurulu’nda görev aldı. Orta düzeyde İngilizce bilmektedir. Adres :ABlok2.Kat5No’luBankoOda:11 Telefon:+90(312)4205984+90(312)4205985 Faks :+90(312)4206967 E-Posta:[email protected] Ecz. Özgür ÖZEL (CHP / MANİSA) Sağlık,Aile,ÇalışmaveSosyalİşlerKomisyonuÜyesi 21 Eylül 1974’te Manisa’da doğdu. Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ni bitirdi. Serbest eczacı olarak çalıştı. Manisa Eczacı Odası’nda sırasıyla Yönetim Kurulu Üyesi, Veznedarı, Genel Sekreteri ve Başkanlığı görevlerini yürüttü. 2007 yılında Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti Üyeliği’ne seçildi. TEB’de Saymanlık ve 2 dönem de Genel Sekreterlik görevinde bulundu. Kongre ve konferanslara çok sayıda bildiri sundu. Uluslararası Eczacılık Federasyonu (FIP) üyesidir. İyi düzeyde Almanca ve İngilizce bilmektedir. Adres :ABlokÜz.Kat1No’luBankoOda:16 Telefon:+90(312)4205606+90(312)4205607 Faks :+90(312)4206951 E-Posta:[email protected] 40 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos Ecz. Öznur ÇALIK (AKP / MALATYA) KadınErkekFırsatEşitliğiKomisyonuBaşkanvekili 1 Ocak 1965’te Malatya Pütürge’de doğdu. Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ni bitirdi. Serbest eczacı olarak çalıştı. Malatya Eczacı Odası Yönetim Kurulu Üyesi, Yardımseverler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Malatya Eğitim Vakfı (MEV) İstişare Kurulu Üyesi, Malatya Kadın Platformu Onursal Üyesi, İVEK Kurucu Üyesi olarak görev yaptı. 23. Dönemde Malatya Milletvekili seçildi. TBMM Nüfus ve Kalkınma Grubu Başkanlığında bulundu. Avrupa Parlamenter Nüfus ve Kalkınma Fonu (EPF) Yönetim Kurulu üyesi oldu. Orta düzeyde İngilizce bilmektedir. Adres :BBlokAz.Kat6No’luBankoOda:5 Telefon:+90(312)4205592+90(312)4205593 Faks :+90(312)4206970 E-Posta:[email protected] Ecz. Selahattin KARAAHMETOĞLU (CHP / GİRESUN) Tarım,OrmanveKöyişleriKomisyonuÜyesi 6 Mayıs 1952’de Giresun Görele’de doğdu. İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Eczacılık Yüksekokulu’nu bitirdi. Görele’de serbest eczacı olarak çalıştı. Adres :BBlok1.Kat3No’luBankoOda:15 Telefon:+90(312)4206402+90(312)4206403 Faks :+90(312)4206977 E-Posta:[email protected] Ecz. Tülay BABUŞCU (AKP / BALIKESİR) TarımOrmanveKöyişleriKomisyonuKatipÜyesi 26 Ocak 1976’da Balıkesir’de doğdu. Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ni bitirdi. 2001 yılından itibaren Balıkesir merkez ilçesinde serbest eczacı olarak çalıştı. 2008’de endemik bitki türlerinin yetiştirilmesi ve ihracatı alanında şirket kurdu. Balıkesir Belediye Meclisi Üyesi olarak görev yaptı. İngilizce bilmektedir. Tarım,OrmanveKöyişleriKomisyonuKatipÜyesi Adres :BBlokÜz.Kat2No’luBankoOda:7 Telefon:+90(312)4206050+90(312)4206051 Faks :+90(312)4206981 E-Posta:[email protected] Kaynak:TBMMwebsayfasından(http://www.tbmm.gov.tr)alınmıştır. TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 41 Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti tarafından 13 Temmuz 2011’de TEB Dora Otel’de eczacı milletvekilleri ile tanışma yemeği düzenlenmiş ve mesleki konularda eczacı milletvekilleriyle fikir alışverişinde bulunulmuştur. 42 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos SOSYAL PAYLAŞIM Derleyen ve Hazırlayan: Mahmut Kerem CANLI Bir Bilgi Ağı Twitter, ilgi çekici bulduğunuz konularda en son bilgilere ulaşmanızı sağlayan gerçek zamanlı bir bilgi ağıdır. Merak ettiğiniz her konuda neler konuşulduğunu bulun ve sohbeti takip edin. Twitter’ın kalbi, Tweet adı verilen küçük bilgi parçalarıdır. Her bir Tweet en fazla 140 karakter uzunluğundadır ama bu kadar az olması sizi yanıltmasın, küçücük bir alanda bir sürü şey paylaşabilirsiniz. Her Tweet, daha fazla bilgi, içerik ve varsa ekleri görüntülemeye yarayan zengin bir detay penceresine bağlıdır. Hikâyenizi tek bir Tweet ile anlatın ya da sadece bir başlık atıp daha fazlası için fotoğraf, video ve diğer ekleri gösteren detay penceresini kullanın. Twitter’dan Faydalanmak İçin Tweetlemenize Gerek Yok İnternette gezinmek için bir internet sitesine sahip olmanız gerekmediği gibi Twitter’dan keyif almak için de Tweetlemeniz gerekmez. İster günde 100 Tweet yazın ister hiç yazmayın, ilgi alanlarınıza uygun seslere ve bilgilere daima erişebilirsiniz. Konuşulanlara katılabilir ya da sadece dinleyerek anında bilgi sahibi olabilirsiniz. Bazı kullanıcılar hiç Tweetlemezler, Twitter’ı sadece ilgi alanları dahilindeki en yeni bilgilere ulaşmak için kullanırlar. İşletmeler İçin Twitter Twitter, şirketlerle müşterileri arasında gerçek zamanlı bir iletişim kurar. Şirketler Twitter’ı ürün ve hizmetleriyle ilgilenen insanlarla hızlıca bilgi paylaşmak, gerçek zamanlı piyasa haber ve geri bildirimleri almak, müşterileri, ortakları ve sözü geçen insanlarla ilişkilerini kuvvetlendirmek için kullanırlar. Twitter şirketlere marka reklamından müşteri ilişkileri yönetimine hatta satışa kadar, doğru hedef kitleye ulaşma imkânı sağlar. Dünyada Twitter Twitter, San Francisco merkezlidir ancak dünyanın hemen hemen her ülkesinden kullanıcıya sahiptir. Twitter artık Almanca, Fransızca, İngilizce, İspanyolca, İtalyanca ve Japonca olarak kullanılabilmektedir. Kullanıcı ayarlarına gidip birkaç tıkla dil tercihlerini değiştirmek çok kolay. Her Yerde Twitter iPhone, iPad, Blackberry, Windows7 ve Android için tasarlanmış ücretsiz Twitter uygulamaları sayesinde Twitter’ı her yerde kullanabilirsiniz. En yeni uygulamalara erişmek için mobil cihazınızdan “m.twitter.com” adresine gidin. Kısa Mesaj İle Twitter Bireyler, şirketler ve yardım kuruluşları kısa mesaj yoluyla Twitter kullanabilir ve Hızlı Takip programı sayesinde herhangi bir cep telefonu kullanıcısına doğrudan bağlanabilirler. Kısa mesaj ile Twitter, mobil iletişim için anında altyapı sağlar. Twitter ve Toplum Twitter’da karşılıklı bilgi alışverişinin olumlu bir küresel etki yaratabileceğine inanıyoruz. Her geçen gün hiç umulmadık yollarla Twitter’ı kullanarak dünyayı daha iyi bir yer yapmaya katkıda bulunan insanların öykülerinden ilham alıyoruz. Twitter’ın yardım için neler yaptığını ve sizin Twitter’ı kullanarak yardım için neler yapabileceğinizi öğrenmek için: www.hope140.org sayfasını ziyaret edebilirsiniz. * Kaynak: Twitter Hakkında (http://twitter.com/about) TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 43 SOSYAL PAYLAŞIM Twitter’da Hesap Açma Twitter’da hesap açmak için; www.twitter.com internet adresinde ekranda görünen yazısı altında bulunan bilgileri doldurarak butonuna basılır ve kayıt işlemine başlanır. Daha sonra gelen ekranda Ad Soyad, e-posta ve şifre bilgi kontrollerinden sonrai kullanıcı adın yazılması gerekmektedir. Kullanıcı adı yazımı sonrasında butonuna basarak Twitter kullanımı için gerekli açıklamaların ve önerilerin yapıldığı sayfa gelmektedir. Bu sayfada sizin bulunduğunuz ülkedeki kullanıcıların yoğunlukla takip ettiği kişilerin tavsiyeleri görüntülenmektedir. Bu ekranda takip etmek istediğiniz kişi ve kuruluş hakkında anlık bilgi almak istediklerinizi butonu ile takip edebilirsiniz. butonu ile bir sonraki sayfaya yani ilgi alanlarına göre önerileri görebilir buradan takip etmek istediklerinizi yine butonu ile takibe başlayabilirsiniz. Üst kısımda yer alan arama kısmı ile kişileri isimlerine ve konuya göre arayabilir siniz. butonu ile bir sonraki ekrana geçerek bu ekranda yer alan hali hazırda kullanmakta olduğunuz e-posta sağlayıcınız içerisindeki e-posta adreslerini ve arkadaşlarınızı Twitter hesabınızdan takip edebilirsiniz. butonuna basarak Twitter akış sayfasına gelirsiniz. Akış sayfasında sizden kayıt esnasında vermiş olduğunuz e-posta adresinizi doğrulamanız istenmektedir. Daha önce sisteme bildirimini yaptığınız e-posta adresinize girerek Twitter’dan gelen doğrulama e-postasının içerisinde yer alan bağlantılı adrese tıklamanız gerekmektedir. Bağlantılı adres sizi Twitter sayfasına yönlendirecek ve doğrulama işleminiz gerçekleşmiş olacaktır. 44 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos Artık Twitter hesabı tanımlanmış ve açılmıştır. Hesabınız sayesinde yazdığınız durum paylaşımlarınıza fotoğraf, bağlantı, bulunduğunuz yeri ve hatta takip ettiğiniz kişileri ekleyebilirsiniz. GÜNCE Ecz.Meriç KALAYCIOĞLU 1 Mayıs 2011 Pazar 9-10-11 Mayıs 2011 Pazartesi-Salı-Çarşamba Taksim’de düzenlenen ve TEB’in de düzenleme komitesinde yer aldığı 1 Mayıs TEB Başkanı Ecz. 2 Temmuz 2011kutlamalarına Cumartesi Erdoğan Çolak ve Genel Sekreter Uzm.Ecz.Harun TEB Başkanı Ecz.Erdoğan Çolak, 2. BaşkanKızılay Ecz. katıldılar. Mukaddes Harmancı ve Genel Sekreter Uzm.Ecz. Harun Kızılay, Manisa’da düzenlenen Ege Eczacı Danışma Kurulu Toplantısı’na katıldılar. 2 Odaları Mayıs 2011 Pazartesi Harun Kızılay toplantıda, Gündemi’ koTEB 2. Başkanı Ecz.Mukaddes ‘Mesleğin Harmancı ve Sayman Ecz. nuluTaşlıçay, bir sunum gerçekleştirdi. Nevin İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü’nün himayesinde, Birliğimiz ve Sağlık Ekonomisi ve Politikası Derneği desteği ile2011 14-18 Kasım 5 Temmuz Salı 2011 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek olan Akılcı İlaç Kullanımı koİlaçta Durum Komisyonu, TEB Merkez Binası’nda nusunda geliştirilen stratejilerin, politikaların kalıcı çöbir toplantı gerçekleştirdi. TEB GenelveSekreteri zümlerin 7 yıllık aralarla değerlendirildiği Uluslararası Uzm.Ecz.Harun Kızılay’ın başkanlık“3. ettiği toplanİlaç Kullanımını Geliştirme Konferansı” hakkında düzenletıya, komisyona üye eczacı odalarının başkanları nen toplantıyaGerçekleştirilen katıldılar. katıldılar. bu toplantı ile ilaç firmaları tarafından uygulanan temin koşulları inceTEB 2. Başkanı Ecz.Mukaddes Harmancı, ve Köy lenerek, eczacıların yapacakları ilaç Tarım alımlarında İşleri Koruma Genel Müd.olacağı Yard. Ahmet Aslan’ı bilgiBakanlığı sahibi olmalarının uygun değerlendiziyaret rildi. ederek, bitkisel ürünlerin Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsatlandırılmasının gerekliliği konusunda bir görüşme gerçekleştirdi. 6 Temmuz 2011 Çarşamba Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan çağProtokol taslağının son hali üzerinden bir 3 rıyla Mayıs 2011 Salı toplantı gerçekleşti. Toplantıya, SGK GSS ve TEB Genel Sekreteri Uzm.Ecz.Harun Kızılay, 14İlaç Mayıs Eczacılık Daire Başkanı Ali EdizerEskişehir ve SGKEczacı GSS Eczacılık Günü etkinlikleri çerçevesinde İlaç tarafından ve Eczacılık Daire Başkanlığı Şube Odası düzenlenen “İlaçta Durum ve Müdürü Protokol Ecz.Meral Aksoy konuşmacı Kalıpçı ileolarak Birliğimizi temsilen Süreci” konferansına katılarak, ‘Güncel TEB Genel Kızılay ve Eczacılığa Bakış’Sekreteri konulu birUzm.Ecz.Harun sunum gerçekleştirdi. Sayman Ecz.Nevin Taşlıçay katıldılar. Saymanlar Danışma Kurulu toplantısı, 36 Eczacı Odası Saymanının katılımı 2011 ile TEB Dora 12 Temmuz SalıOtel’de gerçekleştirildi. TEB 2. Başkanı Ecz.Mukaddes Harmancı, Gıda, Hayvancılık 6 Tarım Mayısve2011 Cuma Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdür Ahmet Arslan’ı makamınTEB Merkez Heyeti ve Yard. Denetleme Kurulu, Kırklareli Eczaziyaretyeni ederek, ürünler ve gıda katılım takvicı da Odası’nın hizmetbitkisel binasının açılış törenine yelerinde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri gerçekleştirdi. hakkında bir görüşme gerçekleştirdi. TEB Başkanı Ecz.Erdoğan Çolak ve Merkez Heyeti Üyesi Ecz.M.Şerif Boyacı, Avrupa ettiği BirliğiveEczacılık Grubu Harun Kızılay’ın başkanlık eczacı odası (PGEU)’nun Prag’da düzenlenentoplantıda, çalışma grubu toplantısıbaşkanlarının bulunduğu firmaların na katılım gerçekleştirdiler. ilaçlarının alım koşulları görüşüldü ve ticari iskonto ve vade sorunu olan ilaçların düzeltilmesi içinMayıs Temmuz ayının 10 2011 Salısonuna kadar süre verildi. Toplantı sonunda Ecza Deposu Hedefve TEB Genel SekreteriSelçuk Uzm.Ecz.Harun Kızılay,veSanayi Ecza Deposu ileTüketici stok zararını ödemeyen firmalar Ticaret Bakanlığı ve Rekabetin Korunması Genel ile ilgili görüşme yapıldı. Reklam Kurulu toplantısına Müdürlüğü’nde düzenlenen katıldı. 7 Mayıs 2011 Cumartesi TEB 13Genel Temmuz Sekreteri2011 Uzm.Ecz.Harun Çarşamba Kızılay, Tokat Eczacı Odası düzenlenen 14 MayısTEB Eczacılık etTEBtarafından Merkez Heyeti tarafından DoraGünü Otel’de kinliklerine katılarak, ‘Güncel Eczacılığa Bakış’ düzenlenkonulu bir eczacı milletvekilleri ile tanışma yemeği sunum gerçekleştirdi. di. Tanışma yemeğinde, mesleki konularda eczacı milletvekilleriyle fikir alışverişinde bulunuldu. 9 Mayıs 2011 Pazartesi İlaçta 15 Durum Temmuz Komisyonu, 2011KKİCuma artışı veya fiyat düşüşü ne- deniyle yılı Aralık ayında meydana stok zararlaTEB 2010 Başkanı Ecz.Erdoğan Çolak,gelen TBMM Sağlık, rının mal fazlalarını kapsayan telafisi işleminin Aile, Çalışma veda Sosyal İşlerbiçimde Komisyonu Başkanbazı firmalar tarafından halenCevdet karşılanmamış firlığı’na seçilen Prof. Dr. Erdöl’e olması tebrik ve ziyamaların bubulundu. konudaki yükümlülüklerini yerine getirmemiş retinde olması konularını görüşmek üzere TEB Merkez Binası’nda bir19 toplantı gerçekleştirdi. Genel Sekreteri Uzm.Ecz. Temmuz 2011TEB Salı Harun Kızılay başkanlığında yapılan toplantıya,bir komisyona İlaçta Durum Komisyonu, İstanbul’da toplanüye odalarının başkanları katıldılar. tı eczacı gerçekleştirdi. TEB Genel Sekreteri Uzm.Ecz. 26 Temmuz 2011 Salı TEB SekreteriEcz.Mukaddes Uzm.Ecz.Harun Harmancı Kızılay, Denizli EczaTEBGenel 2. Başkanı ve Gecı tarafından düzenlenen 14Kızılay, Mayıs Eczacılık Günü nelOdası Sekreter Uzm.Ecz.Harun SB Sağlık etkinliklerine ‘Güncel Eczacılığa Bakış’ Eğitim Genelkatılarak, Müdürlüğü’nde, ‘Eczacının İş vekonulu Göbir gerçekleştirdi. revsunum Tanımı’ hakkında bir toplantıya katıldılar. 11 27 Mayıs Temmuz 20112011 Çarşamba Çarşamba TEB TEBBaşkanı Başkanlık Ecz.Erdoğan Divanı, Çolak, TBMM14İdare MayısAmiri Eczacılık Salim Günü etkinlikleri Uslu’ya tebrik çerçevesinde ziyaretinde Sakarya bulundu. Eczacı Odası’nca düzenlenen, ‘Eczacılık Gündemi’ konulu konferansa konuşmacı olarak Başkanlık katıldı. Divanı, ardından aynı gün Sağlık Bakanı Prof.Dr.Recep Akdağ’a tebrik ziyaretinde buTEB lundu. 2. Başkanı Ecz.Mukaddes Harmancı, Uşak Eczacı Odası’nın 14 Mayıs Eczacılık Günü etkinlikleri kapsamında TEB düzenlemiş Genel olduğu Sekreteri ‘Meslek Uzm.Ecz.Harun Gündemi’ konulu Kızılay, toplantıya konuşmacı TİSD Eskiolarak Genelkatıldı. Sekreteri ve SB İlaç ve Eczacılık Eski Genel Müdürü Ecz.Kemalettin Akalın ile bir TEB görüşme Genelgerçekleştirdi. Sekreteri Uzm.Ecz.Harun Kızılay, Afyon Eczacı Odası tarafından 14 Mayıs Eczacılık Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen ‘Güncel Eczacılık Sorunlarına Bakış’ 28 Temmuz 2011 Perşembe konulu toplantıya katılarak bir sunum Kurulu gerçekleştirdi. 37. Dönem 6. Başkanlar Danışma Toplantısı, Ankara’da yapıldı. Toplantıda, tek gündem maddesi Durum Komisyonunun ça12 Mayısolarak, 2011İlaçta Perşembe lışmaları görüşüldü. TEB Başkanı Ecz.Erdoğan Çolak, Aksaray Eczacı Odası’nca 14 Mayıs Eczacılık Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenmiş olan toplantıya katılarak, ‘Eczacılığın Gündemi’ konusunda bir sunum gerçekleştirmesinin ardından Nevşehir Eczacı Odası’nın düzenlemiş olduğu ‘Eczacılık’ta Durum Değerlendirmesi’ konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı. TEB 2. Başkanı Ecz. Mukaddes Harmancı, Manisa Eczacı Odası tarafından 14 Mayıs Eczacılık Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenmiş olan ‘Mesleğin Gündemi’ konulu panele konuşmacı olarak katıldı. TEB Genel Sekreteri Uzm.Ecz.Harun Kızılay, Diyarbakır Eczacı Odası tarafından düzenlenen 14 Mayıs Eczacılık Günü etkinliklerine katılarak, ‘Güncel Eczacılığa Bakış’ konulu bir sunum gerçekleştirdi. TEB Saymanı Ecz.Nevin Taşlıçay, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nda düzenlenen 15. Tüketici Konseyi toplantısına katılım gerçekleştirdi. 13 Mayıs 2011 Cuma Bilimsel Eczacılığın 172. yılı kutlamaları dolayısıyla, TEB Başkanı Ecz.Erdoğan Çolak, basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya gelerek bir basın açıklaması düzenledi. Akılcı ilaç kullanımının bir alt konusu olmakla birlikte, ciddi bir 44 TEB Haberler / Mayıs-Haziran 2011 halk sağlığı sorunu haline gelmiş bulunan, antibiyotik direnci ve akılcı antibiyotik kullanımı konusuna dikkat çekilen bu ayrıca2011 Milletvekili genel seçimlerinde adaylık29toplantıda Temmuz Cuma ları bulunan eczacıların da basına tanıtımı gerçekleştirildi. TEB Başkanı Ecz.Erdoğan Çolak, Genel Sekreter Uzm.Ecz.Harun Kızılay ve Sayman Ecz.Nevin Taşlıçay, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a tebrik zi14 Mayıs Eczacılık günü etkinlikleri kapsamında, Birliğiyaretinde bulundu. TEB Dora Otel’de ilk olarak “Akılcı mizin ev sahipliğinde, İlaç Kullanımı Perspektifinden Antibiyotiklere Bakış” koTEB Genel Sekreteri TEB Uzm.Ecz.Harun nulu bir panel düzenlendi. Merkez Heyeti Kızılay, ve DenetSanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketici ve Rekabeleme Kurulu’nun katıldığı bu panelde konuşmacı olarak, tin Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen TEBKorunması Başkanı Ecz.Erdoğan Çolak’ın yanı sıra, Sağlık BaReklam KuruluYardımcısı toplantısına katıldı. ÇINAL, Sağlık kanlığı Müsteşar Prof.Dr.Adnan Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdür Yardımcısı Dr. TEB Genel Sekreteri Uzm.Ecz.Harun Kızılay, SB Ali Sait Septioğlu ve Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğünde Başkanlığı’ndan Doç.Dr. Nilay ÇÖPLÜ yer aldı.‘ATOME Ardından Projesi’ konulu bir toplantıya katıldı. düzenlenen TEB Eczacılık Akademisi ve “Benim Eczacım” kısa film yarışması ödül töreninde, ödüller sahiplerini buldu. 4 Ağustos 2011 Perşembe Muvazaa şüphesiyle değerlendirilen dosyalar hakkında Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık MüTEB Genel Sekreteri Uzm.Ecz.Harun Kızılay,Genel Kütahya Ecdürlüğü’nde yapılan komisyon zacı Odası tarafından düzenlenen 14 toplantısına, Mayıs EczacılıkTEB Günü 2. Başkanı katılarak, Ecz.Mukaddes Harmancı vebir hukuk etkinliklerine ‘İlaçta Durum’ konulu söyleşi müşaviri katılım gerçekleştirdiler. gerçekleştirdi. 14Ağustos 9 Mayıs 2011 2011 Cumartesi Salı TEBBaşkanı TEB GenelEcz.Erdoğan Sekreteri Çolak, Uzm.Ecz.Harun 14 Mayıs Eczacılık Kızılay, Günü etkinlikleri Sanayi ve kapsamında Ticaret Bakanlığı Kütahya Tüketici Eczacı Odası’nca ve Rekabedüzenlenen tin Korunması bir söyleşiyeGenel konuşmacı Müdürlüğü’nde olarak katıldı.düzenlenen Reklam Kurulu toplantısına katıldı. TEB Genel Sekreteri Uzm.Ecz.Harun Kızılay, Balıkesir Eczacı Odası TEB Genel tarafından Sekreteri düzenlenen Uzm.Ecz.Harun 14 Mayıs Eczacılık Kızılay, Günü baetkinliklerine kım ve onarım katılarak, çalışmaları ‘Güncel nedeniyle, Eczacılığa 13Bakış’ Ağustos’ta konulu bir sunum gerçekleştirdi. başlayacak olan elektrik kesintisine bağlı olarak, MEDULA Eczane Provizyon Sisteminin hizmet veremeyecek olmasıPazartesi nedeniyle SGK Hizmet Sunumu 16 Mayıs 2011 Genel Müdürü Ramazan Çelikkaya ileEczacı bir görüşme TEB Başkanı Ecz.Erdoğan Çolak, Kayseri Odası’nın gerçekleştirdi. Erciyes Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ile ortaklaşa düzenlemiş oldukları 14 Mayıs Eczacılık Günü etkinlikleri kapsamındaki Eczacılık Paneli’ne konuşmacı ola10 AğustosGüncel 2011 Çarşamba rak katıldı. TEB 2. Başkanı Ecz.Mukaddes Harmancı, S.B Eğitim Dairesi Genel Müd. Yard. İdris Yaşar ile bir TEB Genel Sekreteri Uzm.Ecz.Harun Kızılay, Türkiye Odaaraya gelerek, Sertifikalı Eğitim Programı alanının lar ve Borsalar Birliği’nin 66. Genel Kurulu’na katılım geraçılması hakkında bir görüşme gerçekleştirdi. çekleştirdi. Mukaddes Harmancı aynı gün S.B İlaç ve EczacıTEBGenel GenelMüd. Sekreteri Uzm.Ecz.Harun Kızılay, Altun SGK GSS lık Yard. Doç. Dr. M. Levent ile Genel Müdürü Hasan Çağıl ile birGörüşmede, görüşme gerçekleştirdi. bir görüşme gerçekleştirdi. bitkisel ürünler ve gıda takviyelerinin ayrıştırılması için gerekli çalışmanın yapılması hakkındaki görüşü17 Mayıs 2011 Salı nü paylaştı. TEB Başkanı Ecz.Erdoğan Çolak, Kahramanmaraş Eczacı Odası’nca 14 Mayıs Eczacılık Günü etkinlikleri kapsamında programa katılım gerçekleştirdi. 11düzenlenmiş Ağustosolan 2011 Perşembe TEB 2. Başkanı Ecz.Mukaddes Harmancı, Adalet Bakanlığı Tevkifevleri Genel Müdürlü18 Mayıs Ceza 2011veÇarşamba ğü’nden Daire Başkanı TEB Başkanı Ecz.ErdoğanBurhanettin Çolak, Adana Esen’i Eczacı ziyaret Odası ve etti. Ziyarette, cezaevi ödenekleri ardından Hatay Eczacı Odası tarafındanve14cezaevlerinde Mayıs Eczacılık yazılan reçetelerde bulunandüzenlenmiş ilaçların İlaç Günü etkinlikleri kapsamında olan Takip “Eczacının Gündemi’ konulu söyleşilere konuşmacı olarak katıldı. TEB 2. Başkanı Ecz.Mukaddes Harmancı, 14 Mayıs Eczacılık Günü etkinlikleri kapsamında Sivas Eczacı Odası’nca düzenlenen “Türk Eczacıları Birliği’nin Gündemde Olan Konulara İlişkin Çalışmaları ve Görüşleri” konulu söyleşiSistemi’ne aktarımının gerçekleştirilebilmesi için ye konuşmacı olarak katıldı. izlenmesi gereken yöntem görüşüldü. Muvazaa şüphesiyle değerlendirilen dosyalar hakkında Sağlık Bakanlığı2011 İlaç veCuma Eczacılık Genel Müdürlüğü’nde 12 Ağustos yapılan komisyon toplantısına TEB Genel Sekreteri Uzm. TEB Başkanı Ecz.Erdoğan Çolak, 2. Başkan Ecz. Ecz.Harun Harmancı, Kızılay, Birliğimiz çalışanı eczacı ve hukuk daMukaddes Sayman Ecz.Nevin Taşlıçay, nışmanları katılımCemil gerçekleştirdiler. TBMM Başkanı Çiçek’e tebrik ziyaretinde bulundu 20 Mayıs 2011 Cuma 18 TEBAğustos 2. Başkanı2011 Ecz.Mukaddes Perşembe Harmancı, Eskişehir Eczacı 2. Odası ve Anadolu Üniversitesi Eczacılık MEB FakülteTEB Başkanı Ecz.Mukaddes Harmancı, si ev sahipliğinde düzenlenen “ Her Yönüyle Eczacılık” İlköğretim Genel Müdürlüğü’nden Daire Başkaaçılış konuşmasını gerçekleştirdi. nıSempozyumu’nun Ömer Köse’yi ziyaret ederek, Yatılı İlköğretim Bölge Okullarında öğrenim gören öğrencilere yazılan reçetelerin sıralı dağıtım esası çerçeve25 Mayıs 2011 Çarşamba sinde dağıtımının gerçekleştirilebilmesi bir Birliğimiz ve Novartis işbirliği ile gerçekleştirileniçin TEB-E-ON protokol gerekliliğiprojesinin konusunu (Eczacılar hazırlanmasının için Online Eğitim Platformu) lansgörüştü. manı Ankara Swiss Otelde düzenlenen bir basın toplantısı ile gerçekleştirildi. TEB Başkanı Ecz.Erdoğan Çolak ve Mukaddes Harmancı aynı gün,Berkman’ın Maliye Bakanlığı Novartis Türkiye Başkanı Güldem katıldıkları Bütçe Mali Kontrol Genel Müd. bilgilendirildi. Yard. Ayşe Berrin protokol töreni ile tüm kamuoyu Projenin Dikmelik’i makamında etti. Ziyarette, ce-Kulansman toplantısına TEB ziyaret Merkez Heyeti ve Denetleme zaevlerinin olan ilaç ödeneklerinin bir an rulu katılımihtiyacı gerçekleştirdi. evvel çıkartılması ve bazı illerin yeşil kart ilaç ödeneklerinde yaşadıkları aksaklıkların giderilmesi26-27-28 Mayıs 2011 nin gerekliliği konusu görüşüldü. Perşembe-Cuma-Cumartesi 23 Ağustos 2011 Salı ve Merkez Heyeti’nin geçMesleki sorunları konuşmak SGK 3.7 maddesinin miş Protokolünün altı ayını değerlendirmek üzere,yürütümünün Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti, 53 Bölge Eczacı Odası’nın Başdurdurulduğu bazı maddeleri hakkında Sosyal kan ve yöneticileri ile delegeler ve üyelerinin katılımı Güvenlik Kurumu’nda bir toplantı düzenlendi. ile Çorum tarafından Eczacı Odası’nın ev sahipliği’nde Dönem Birliğimiz yapılan çalışmanın 37. SGK’ya III. Bölgelerarası Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda sunulduğu bu toplantıya, SGK GSS Vekili Mehmet ayrıca Türk Eczacıları Birliği Bölge Eczacı Özdemir, SGK GSS İlaç ve ve Eczacılık DaireOdası Baş-yöneticilerince, Haziran’da yapılacakAksoy olan genel seçimkanlığı Şube 12 Müdürü Ecz.Meral Kalıpçı, lerden önce, mesleki Uzm.Ecz.Harun sorunların ve çözüm önerilerinin TEB Genel Sekreteri Kızılay, SayyanıEcz.Nevin sıra, sağlıkTaşlıçay alanında katıldı. gerçekleştirilecek olan uygulaman malara yönelik olarak tespit ve çözüm önerilerinin değerlendirildiği bir rapor hazırlandı. 25 30Ağustos Mayıs 2011 2011 Pazartesi Perşembe TEB TEB 2. Başkanı Başkanı Ecz.Erdoğan Ecz.Mukaddes Çolak, SGK Harmancı, GSS Genel MEB Müdürü İlköğretim Hasan Çağıl ile Genel bir görüşme Müdürgerçekleştirdi. Yard. Mehmet Gürbüz’ü makamında ziyaret ederek, Yatılı İlköğretim TEB Genel BölgeSekreteri Okullarında Uzm.Ecz.Harun öğrenimKızılay, görenAnkara öğrenÜnicilere versitesi yazılan Eczacılıkreçetelerin Fakültesi Dekanı sıralıProf. dağıtım Dr. Maksut esası Coşçerçevesinde kun ile bir araya dağıtımının gelerek, ‘Müze gerçekleştirilebilmesi Eczane’ hakkında bir göiçin rüşme bir gerçekleştirdi. protokol hazırlanmasının gerekliliği konusunu görüştü. 31 Mayıs 2011 Salı 26 TEBAğustos Genel Sekreteri 2011Uzm.Ecz.Harun Cuma Kızılay, Adalet Bakanlığı İşlem Ecz.Mukaddes Daire Başkanlığı Harmancı, Bilişim AğlarıS.B Şube TEB 2. Bilgi Başkanı Müdürü Mesut Küçükiba’yı ziyaret ederek, “Ulusal Yargı İlaç ve Eczacılık Genel Müd. Yard. Doç. Dr. M. Ağı” projesi hakkında görüşme gerçekleştirdi. Levent Altun’u ziyaret ederek bir görüşme gerçekleştirdi. 1 Haziran 2011 Çarşamba TEB Başkanı Ecz.Erdoğan Çolak ve 2. Başkan Ecz.Mukaddes Harmancı, Bilecik İl Temsilciliği’nin açılış törenine katıldılar. Mayıs-Haziran 2011 / TEB Haberler 45 SENDİKA POSTASI Ecz.Neşe KILINÇ MERCAN SENDİKAL FAALİYETLER VE HABERLER ÜYESİ BULUNDUĞUMUZ SOSYAL İŞ SENDİKASI İLE İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NE BAĞLI BİR ŞİRKET OLAN İZFAŞ (İzmir Fuarcılık Hizmetleri Kültür ve Sanat A.Ş) ARASINDA TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ İMZALANDI. S endikamızın yeni örgütlendiği İZFAŞ’ta 2011 yılı Şubat ayında başlayan ve yaklaşık 7 ay süren 1. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri zarfında sendikamızın 47 maddeden oluşan teklifinin 41 maddesinde anlaşma sağlandı. Ancak ücret ve sosyal hak ödemelerini düzenleyen 6 maddede anlaşma sağlanamaması üzerine, sendikamız GREV KARARI aldı. Alınan grev kararı, 5 Ağustos’ta işyerinde ilan edildi. Grev kararından sonra da anlaşma sağlanamaması üzerine 90’a yakın İZFAŞ çalışanı 22 Ağustos sabahı greve 48 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 çıktı. Grev yüzde yüz katılımla başladı. Sendikamızın çağrısıyla İZFAŞ işçileri, saat 12:30’da İZFAŞ önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasına DİSK Ege Bölge Temsilcisi Ali Çeltek, Genel-İş Sendikası İzmir Şubeleri ile Lastik-İş Sendikası İzmir Şubesi’nin yönetici ve üyeleri de katılarak destek verdi. Sendikamızda örgütlü olan ÜNİBEL çalışanları, pankartlarıyla eylem alanına girerken, alkışlarla karşılandı. Sendikamız İzmir Şube yöneticileri ile Sendikamızın İzmir’de örgütlü olduğu çeşitli işyerlerinden üyelerimiz de eylemde hazır bulundu. Uluslararası İzmir Fuarı’nı da organize eden İZFAŞ’ta, fuara sayılı günler kala başlayan grev, işverenin başvurusu sonucunda, “ülkenin uluslararası alandaki itibarının zedelenme ihtimalinin doğması tehlikesi” iddiası ile İzmir 1. İş Mahkemesinin kararıyla 20 gün süre ile tedbiren durduruldu. Kararın ardından, 24 Ağustos’ta Sendikamız tarafından basın açıklaması yapılarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’na çözüm çağrısında bulunuldu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’yla yapılan görüşmeler sonucunda sözleşme imzalanması noktasında İZFAŞ yöneticileriyle anlaşma zemini sağlandı. 26 Ağustos Cuma günü İZFAŞ 1. Dönem Toplu İş Sözleşmesi taraflar arasında imzalandı. BASINDA T EB TRT-1 “AN BASINDA TEB 02.07.20 1 Gaye SARIKAYA A HABER” 1 Türk E Gaye SA czacılar RIKAY ı TRT-1 “ANA HABER” Birliği y çileğin z s o r sorununun bir sağlık sorunu olduğunu, çözüununun aptığı a ararları b ir s a ğ çıklama ve gelişig tan02.07.2011 m üdeiçsağlıklı lı k s o r ubaşvurmanın, daşları yla, altınmü için üzel satı in d e s yöntemlere n u o ld u uyardı. şı konus a ğ lıÇolak, k m ğunu, ç lı u TEB Başkanı Ecz. Erdoğan sorununun c mucizevi sonuçlar beklemenin yaklaTürk Eczacıları Birliği yaptığı açıklamayla, altın y özayıflama unda va iz e v i s o ndoğru t e m le rbir özün u e bgeldiğini ç la a r ş ım şvurma b insanlar için önemli bir sağlık sorunu haline e k şım olmadığını belirtti. Çolak, Tarım Bakanlığı çileğin zararları ve gelişigüzel satışı konusunda vao lm a d ığ le m e n in TRT-HABE n ın , ın ı b e li r yöntemlere başvurmaları doğru b R “HABER obu n açözümü belirterek, için sağlıklı t t y ir onaylı tarz ürünlerin gıda takviyesi adı altıntandaşları uyardı. i. lı y Ç b a 03.07.20 o u k L la la ER” tarz ürü k , T a r ım 11 Türk E d a s a tuyardı. konusunda Çolak, nTarım Bakanlığı le rde da satıldığını, denetiminin abu in gyapılmadığını k a n lı ğ ı ıl d ığ czacılar ıd a t a k v onaylıBbeın ı, ı d iy e Birliği y n e t im adı eonayın çileTRT-HABER liErdoğan tarz takviyesi satıldığını, si adı a r t t i. E r dgıda ğin zara lirtti.ürünlerin ürünler in aptığı a in altında lt ın d e yiçin oÇolak, rlar“HABERLER” ğ a n Ç oböyle a p ıl m aÇolak, çıklama ı ve geliş tan03.07.2011 S denetiminin de yapılmadığını belirtti. Erdoğan la a k ğ d ığ ın ı b daşları , y lı Sağlık Bakanlığı tarafından verilmesi gerektiğiigüzel sa la, altın b ö y le ü k Baka uyardı. er ü n letarafından tışı kon lı ğ ı t a rSağlık r iç in o onayın nürünler i b e li r t tiçin n usaltın a fı n d aBakanlığı unda va böyle ni belirtti Türk Eczacıları Birliği yaptığı açıklamayla, n a y ın n v e r il m i - verilmesi gerektiğini belirtti. esi gere çileğin zararları+ve gelişigüzel satışı konusunda vak t iğ i$/.79§* tandaşları uyardı. TRT HABER “MERKEZ HABER” h 1 T ( R % T 11.07.20 $é/$5.( HABER “M TEB B 11 1¨ ERKEZ HA 21.07.2011 aşkanı 21.07.20 BER” altında Ecz. Er 1 1 T E B B +$/.79§*h1(%$é/$5.(1¨ TEB Başkanı Ecz. Erdoğan Çolak, ilaç adı doğan aşkanı E Ç o la k , c z . internett Erdoğanuzak durulması çağz a y ıf la m internette satılan 11.07.2011 e satılaürünlerden Çolak, il a n ürünle aç adı a rısındbulundu. rden uz rısında TEB Başkanı Ecz. Erdoğan Çolak, zayıflama a bulun ltında ak duru du. lması ça ğ- 24 SAAT 20.07.20 11 24 SAAT 20.07.2011 ECZACI 01.07.20 11 ECZACI HABHABERTÜRK ERTÜRK 20.07.2 20.07.2011 011 01.07.2011 BUGÜN 11BUGÜN 20.07.20 20.07.2011 ÇORUM GAZETESİ ÇORUM G 28.072011 AZETESİ 28.07201 1 BELDE BELDE 21.07.2011 21.07.20 11 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 TEB Haber ler / Tem 49 BASINDA TEB HÜRRİYET ESKİŞEHİR 14.07.2011 EKONOMİ 21.07.2011 HABER EKSPRES 21.07.2011 HÜRRİYET ESKİŞEHİR 20.07.2011 50 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 TEK YILDIZ 28.07.2011 VAN POSTASI 20.07.2011 VATAN 20.07.2011 KAYSERİ STAR HABER 20.07.2011 YENİÇAĞ 20.07.2011 SAĞLIK 01.07.2011 İLKE KAYSERİ 20.07.2011 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 51 BASINDA TEB EGE TELGRAF 14.08.2011 TAKVİM 18.07.2011 SON SÖZ 21.07.2011 BELDE 21.07.2011 BUGÜN 14.08.2011 AYDINLIK 08.08.2011 52 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 STAR 14.08.2011 GÜNLÜK EVRENSEL 14.08.2011 ORTADOĞU 14.08.2011 BAŞKENT GAZETESİ 14.08.2011 HÜRRİYET ANKARA 14.08.2011 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 53 BASINDA TEB HÜRRİYET 14.08.2011 MEDİKAL PLUS 01.08.2011 YENİ GÜN İZMİR 14.08.2011 TEK YILDIZ 28.07.2011 54 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 STAR 14.08.2011 SÖZCÜ 14.08.2011 YENİ ÇAĞ 08.08.2011 TÜRKİYE 14.08.2011 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 55 BULMACA Ayşe Ümit 1 2 1 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 2 2 7 4 3 4 5 6 7 8 5 9 6 10 3 1 11 12 13 8 10 14 9 15 SOLDAN SAĞA YUKARIDAN AŞAĞIYA 1- Bir maddeyi onu oluşturan temel öğelere ayırma… Bir pamuk türü adı… Bir şeyi uygun bulmayı bildiren ünlem. 2- Göz değme, bakış… Delegasyona katılanlardan herbirinin sessiz harfleri… Bir yağ asidi türü.3- Öğle ile akşam arasındaki zaman… Onluklar.4- Bilimsel… Ev bahçesi, Avlu… Titreşim kelimesinin 1.2.6.ve 8. harfleri.5- Tamam anlamındaki kısaltmanın tersten yazılışı… Hafif ıslaklık… Motorlu taşıtlarda direksiyon ile tekerlek arasındaki bağlantıyı sağlayan parça… Dünyamızın uydusu.6- İğne ile örülen bir çeşit ince dantel… Kimse, kişi… İlletli, hastalıklı, sakat.7Zarar görme tehlikesi… Derideki delikler yolu ile dışarı çıkan, içinde az miktarda sodyum klorür ve üre bulunan salgı… Yağsız ve çok kuru bir peynir. 8- Düşünme, düşünüp taşınma… “……” davası… Tantal elementinin simgsi.9- Eski Yunanistan’da politik toplantıların yapıldığı alan… İç Anadolu Bölgesinde bulunan bir ilimiz. 10- Cesaretli olan… Tanışıklık, tanışma.11- Görevden çıkarma, görevden alma… Halk ağzında ilaç ve merhem anlamındaki söz...Televizyon kelimesinin kısaltması. 12- Çok olmayanın tersten yazılışı… Kardeşlik… Bir sayı. 13- Sara hastalığının diğer adı… İtalya ‘da bulunan bir yanardağ.14- Tahıl ayıklamaya yarayan tahta, yayvan tepsi… Normlara uygun olan.15- Fazla süslü ve kokoş bayanlara söylenen bir tabir… Gazlı bir içeceğin ilk hecesi… Naz, cilve, işve. 1- İçeri giren hastalık etkenlerini zararsız duruma getirmek için vücudun çıkardığı madde… Eskiden verilen diploma, izin. 2- Sodyum elementinin simgesi… Deniz ticareti ve sigortacılığı yapan bazı ortaklıkların kullandığı ad… Saygınlığını yitirmiş, rezil anlamına gelenkelimenin tersten yazılışı. 3- Bir şeyi yapmak için alınan kesin karar… Mikropların organizmaya girmesini önlemek için uygulanan her türlü koruyucu yöntem… İbrahim isminin halkarasındaki kısaltması. 4- Fakat, ama… “K” harfinin okunuşu… Büyüklük, yücelik. 5- Büyük, oylumlu… Genişlik… Boyun eğenin tersten yazılışı… Yunan mitolojisinde evlilik ve doğum tanrıçası.6- Mektup… Magnezyumun simgesi… Giysi kesimi,kesimle verilen biçim. 7- Devlet Deniz Yolları’nın kısaltması… Yeşilimtırak sarı renkte, normal sıcaklıkta gaz halinde bulunan cisim… Vesaire’nin kısaltması. 8- İleride, elde edildiği zaman teslim edilmek üzere satılan… Lorentiyum’um simgesi… Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, öz. 9- Kilogramın kısaltması… Ana atardamar… Kamu.10- Kendi kendine söz verme… Bir şeyin eksiğini tamamlamak için katılan kısım… Bırakma, ayrılma. 11- Yeteri kadar aydınlık olmayan ,az aydınlık ,karanlıkça… Müslümanların inancına göre kıyamet günü herkesin toplanacağı yer… Toprak Mahsülleri Ofisinin kısaltması.12- Metal olmayan… Budizm’in en yüksek rütbesi. 13- İçinde katı bir madde erimiş olan sıvı… Bir bağlaç… Bir çiçek ismi.14- Eczanelerimizin çağdaş araç ve donanımlara kavuşturulması sağlayan bütünüyle Ecazacı kuruluşu olan kurumumuz… Hoşluk, güzellik.15- Ebegümecigillerden, bazı cinslerinin kök ve çiçekleri hekimlikte kullanılan bitki… İçine mendil, gecelik v.b. eşyaları koymaya yarayan kumaştan koruncak... Rast getirememe, boşa çıkarma. ANAHTAR KELİME 1 2 3 4 2 5 6 7 8 9 6 4 10 *Ödüllü Bulmacayı çözdükten sonra, bulduğunuz anahtar kelimeyi TEB Basın Bürosu adresine (Cinnah Cad. Willy Brandt Sok. No:9 Çankaya/Ankara) gönderiniz. Doğru yanıtı ilk gönderen 2 eczacımıza, TEB Eczacılık Akademisi tarafından düzenlenen meslek içi eğitim programlarından birine ücretsiz katılım ya da akademi yayın seti hediye olarak verilecektir. Geçen Sayının Çözümü Soldan Sağa: 1) Tedavi… Medula. 2) Element… Esinti. 3) Raket… Anot… Lal. 4) LR… Ruble… Aç. 5) Natra… Er. 6) İare… Ajan… Bo. 7) Selek… Abes. 8) At… Munis… NATO. 9) Rıza… Artı… Kütle. 10) Me… RA… Rank. 11) Baki… İKK… En. 12) Nöron… İkiz… LİTÜ. 13) Elçi… AE… Kas. 14) Ok… Arpa. 15) Narenciye... Elmas. Anahtar Kelime 56 TEB Haberler / Temmuz-Ağustos 2011 1 A Yukarıdan Aşağıya: 1) Terahi… Ar… Anyon. 2) Ela… Astım… KA. 3) Deklare… Zebra. 4) Amer… Elma… AO… Ve. 5) Vet… EU… Akne. 6) İn… İkna.7) Taun… İrs… İçli. 8) NBA… Üst… İki. 9) Olta… Irki… AE. 10) Deterjan… Akzar. 11) Us… AA… Ak… Epe. 12) Lila… Natürel… Al. 13) Anaç… Botanik. 14) TL… Ebe… LN… Taba. 15) Ni… Prospektüs. 3 43 5 4 3 5 6 6 4 1 7 7 8 4 9 13 3 10 1 2 2 8 2 9 10 4 11 1 12 İ K L A Ç T A I L C I İ L A R E K L Ç K U L L A M A A N I M 14 15 16 17 18 3 H A Y I I R
Benzer belgeler
Eczaneler Engelleri Kaldırıyor
Son olarak, sosyal medya ağlarından “Twitter” iletişim kanalının tanıtımın yapıldığı Güncel başlıklı köşemizin ilginizi çekeceğini belirtmek isterim. Hemen
hemen herkes tarafından kullanılan bu ağı...
DOSYA Türk Eczacıları Birliği`nin İki Aylık Yayın Organı Mart
Komisyonu’nda yer alan eczacıların isimlerini sizlerle paylaşmak istedik.
Son olarak, sosyal medya ağlarından “Twitter” iletişim kanalının tanıtımın yapıldığı Güncel başlıklı köşemizin ilginizi çek...