Beton-Kalıp
Transkript
Beton-Kalıp
ISSN 1307 - 9018 Mayıs - Haziran 2011 SAYI: 25 Kompakt makineler Compact equipment Falsework-Formwork Beton-Kalıp Ma ¼õLQLELOHQ$VIDOW3URIHV\RQHOOHUL %(11,1*+29(1 LOH\RODo½NDU Bennighoven asfalt plentleri ileri teknolojisi ve kalitesiyle benzerlerine göre % 25’e varan RUDQODUGDGDKDGõNELULõOHWLPPDOL\HWL\OHoDO½õ½UYHN½VDVUHGHNHQGLPDOL\HWLQLo½NDUDUDN ND]DQFDG|QõWUU+HVDE½Q½ELOHQDVIDOWSURIHV\RQHOOHUL\ROXQD%HQQLQJKRYHQLOHGHYDPHGHU Asfalt Üretim Tesisleri MakinaMarketMart210x297.indd 1 5/26/11 10:51 AM İÇİNDEKİLER Uluslararası Editör / International Editor: Lindsay Gale Email : [email protected] Direk tel : +44 1892 786210 Türkiye Editörü / Area Editor: Alican Apa Email : [email protected] Tel : +90 216 302 53 82 Editöryal Katkı / Editorial Contributors: Chris Sleight, Alex Dahm, Murray Pollok, Euan Youdale, Döne Arslantaş, Ersin Dalga, Beyhan Çeçen Uluslararası Reklam Müdürü / International Advertisement Manager: David Stowe Email : [email protected] Direct tel : +44 1892 786217 Türkiye Reklam Satış / Turkey Advertisement Sales: Nevzat Kaygısız, Selimcan Erkan Avrupa Bölgesel Satış / Europe Area Sales: Alister Williams, Lynn Collett Üretim ve Dağıtım Direktörü / Production and Circulation Director: Saara Rootes KAPAK 8 Uluslararası İnşaat Haberleri Dünya inşaat endüstrisinden son haberler Küçükler büyük düşünüyor 16 Üreticilerin 2011’de piyasaya sürdüğü yeni kompakt inşaat makineleri... Kentsel uzmanlık 26 İngiltere’nin başkenti Londra’da, ileri teknolojiye dayalı kule vinç uygulamaları Fuarlarla gelen yenilikler 16 38 Mart ayı, iki fuar organizasyonuna sahne oldu; İtalya’daki Üretim ve Dağıtım Türkiye Sorumlusu / Production and Circulation Turkey: Elif Çelik Samoter ve ABD’deki ConExpo-Con/Agg. Finans Müdürü / Financial Controller: Paul Baker Yenilikçi ürünler Türkiye Finans Sorumlusu / Financial Controller Turkey: Seçil Erman Beton kalıp ve destek sistemleri sektöründe yeniliklerin Dağıtım Müdürü / Circulation Manager Theresa Flint Pazarlama Müdürü / Marketing Manager: James Moscicki Grafik / Design Ersan Topuz, Ersin Özdemir Koordinatör / Coordinator: Emre Apa İmtiyaz Sahipleri / Publishers: James King (KHL Group) Melih Apa (Apa Yayın Grubu) Baskı / Printed By: Altan Basım Ltd. Yüzyıl Mah. Matbaacılar Sitesi 222/A Bağcılar-İstanbul Tel: 0212 629 03 74 Yayın Türü: International Construction Türkiye Dergisi tüm Türkiye’de dağıtılmaktadır. Basın Kanunu’na göre yerel-süreli yayındır. International Construction Türkiye Dergisi Apa Yayıncılık Reklamcılık ve Fuarcılık Ltd. Şti. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak iki ayda bir yayınlanmaktadır. International Construction Türkiye Dergisi’nde yayınlanan yazı, harita, fotoğraf, ilüstrasyon ve konuların her hakkı mahfuzdur. İzinsiz kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz. ÜYELİKLER Almanya’nın başkenti Berlin’in Brandenburg banliyösünde inşa edilen yeni Uluslararası Havaalanı’nın kontrol kulesi için Westag & Getalit ve Harsco kalıp kullanılıyor 47 itici gücü; yüksek teknik gerektiren yapılar Yeni hedeflere doğru 26 58 KHL Grubu’ndan D.Ann Schiffler, Terex Cranes’in yeni başkanı Kevin Bradley’e sordu Tek düğmeyle alaşağı 62 D&Ri dergisi, 2010 yılı Patlatmalı Yıkım Ödülü’nü 38 AED firmasına verdi Kükremeye hazır 65 Önümüzdeki 5 yılda 1 trilyon $ altyapı yatırımı yapması beklenen Hindistan’da canlanma hız kazanıyor. Makine endüstrisinin 50 devi 68 47 IC dergisi, dünyanın en büyük 50 inşaat makineleri üreticisini sıraladı Türkiye’den Haberler 72 Cebeci taş ocakları Karadeniz Çevre Otoyolu Çevre halkı ve doğayla barışık taş ocakçılığı 58 CONTENTS International news COVER PICTURE 8 Head Offices The latest news from the global construction industry United Kingdom Thinking big 16 City sophistication 26 Exhibition launches 38 Demanding applications 47 Southfields, Southview Road, Wadhurst, East Sussex TN5 6TP, UK Tel: +44 (0)1892 784088, Fax: +44 (0)1892 784086 e-mail: [email protected] www.khl.com APA YAYINCILIK LTD Selamiçeşme Mah. Cemil Topuzlu Cad. No: 13 Kat: 4 D: 9 Kadıköy-İstanbul/Türkiye Tel: +90 (216) 302 53 82 (Pbx) Fax: +90 (216) 302 08 10 USA OFFICE KHL Group USA LLC, 3726 E. Ember Glow Way, Phoenix, AZ 85050,USA Tel: +1 480 659 0578, Fax: +1 480 659 0678 e-mail: [email protected] www.khl.com KHL GROUP CHINA Beijing Representative Office Room 786, Poly Plaza, No 14, South Dong Zhi Men Street Dong Cheng District Beijing 100027 P R China Westag & Getalit and Harsco formwork is being used on the control tower at the new Berlin Brandenburg International Airport in Germany Cores of new compact machines have been launched so far in 2011 as manufacturers strive to meet demand for more size options and faster and more productive equipment The UK’s capital city remains a European hotspot of sophisticated tower crane application 16 Major construction equipment exhibitions held in March; Samoter in Verona and ConExpo-Con /Agg in Las Vegas Technical and challenging buildings are driving innovation in the falsework and formwork sector A new direction 26 58 KHL’s D.Ann Schiffler interwieved Terex Cranes new president Kevin Bradley Winning with a bang 62 D&Ri’s 2010 Explosive Demolition Award went to AED who brought down a storm damaged condominium in Florida, USA Ready to roar? 38 65 With US$1 trillion of infrastructure investment expected in the next five years, the Indian boom is gathering pace, but can regulation keep up with demand? Equipment Top 50 68 The Yellow Table is International Construction’s annual survey of the world’s 50 largest construction equipment manufacturers News from Turkey 47 72 Machine contest ground: Cebeci quarries Black Sea Belt-Highway Quarrying at peace with local people and the environment 58 uluslararası İnşaat haberlerİ KISA KISA NEPAL Dünya Bankası, Nepal’de altyapının güçlendirilmesi ve bir enerji nakil hattının inşası için verilecek 63 milyon $’lık destek paketini onayladı. Proje kapsamında, Panchthar bölgesinin kuzeyindeki Kabeli Bazaar ile Jhapa bölgesindeki Damak arasına 132 kV’lık bir nakil hattı çekilecek. Ayrıca, Kabeli Bazaar yakınlarına ve Phidim, Ilam, Damak ilçelerine trafo merkezleri kurulacak. İTALYA İtalya hafriyat makine- leri pazarı, yılın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre %14 küçüldü ve satılan makine sayısı 2.236’da kaldı. İtalyan inşaat makineleri birliği Unacea’Ya göre, düşüşten en fazla etkilenen ekipman tipleri yol yapım makineleri (%42) ve bekoloderler (%36) oldu. ÇİN Dünya Bankası, Yunnan eya- letindeki Kunming şehrinde 19,5 km’lik hafif raylı sistem inşasına destek vermek üzere 300 milyon $ kredi açılması kararını onayladı. Yeni güzergâh, Kunming yüksek hızlı demiryolu şebekesi programının üç numaralı hattı olarak planlandı. Program kapsamındaki altı hattın toplam uzunluğu 162 km’yi bulacak. KAZAKİSTAN Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Kazakistan’ın Taraz, Atyrau ve Semey kentlerinde içme suyu ve kanalizasyon altyapısının iyileştirilmesi amacıyla 100 milyon $’a varan kaynak ayrılacağını duyurdu. Sunulan kaynak, kamu-özel sektör ortaklığı kontratlarına hazırlık yapılması için başlangıç desteği olarak kullanılacak. Küresel toparlanma E konomik tahmin kuruluşu IHS Global Insight, dünya inşaat üretiminin bu yıl %3,0 artacağını öngörüyor. Geçtiğimiz yılki %0,1’lik düşüşün ardından, bu oran endüstrideki toparlanmaya işaret ediyor. Endüstri içerisindeki sektörlere bakıldığında, konut harici inşaat sektörünün %4,3’lük büyümeyle başı çekeceği ve iletişim endüstrisi ile bağlantılı inşaat faaliyetlerinin de en canlı alt sektörlerden biri olacağı düşünülüyor. Altyapı sektörünün de %3,7’lik büyümeyle iyi bir dönem geçireceği tahmin ediliyor. Bu alanda en yüksek büyümenin, %4,8 ile enerji altyapısına ilişkin faaliyetlerde ortaya çıkması bekleniyor. Küresel konut pazarı ise tam aksine durgun bir görüntü çiziyor. IHS Global Insight, bu yıl konut üretimindeki büyümenin %1,2’de kalacağını hesaplıyor ve Sektörün 2006’da ulaşılan 2,5 trilyon $ seviyesine geri gelebilmesi için 2015’e kadar beklemek gerekeceğini tahmin ediyor. Öte yandan, genel inşaat pazarının geçmişteki 6,0 trilyon $’lık rekoru önümüzdeki yıl tekrar kırabileceği sanılıyor. Kuruluşun tahminlerine göre, önümüzdeki yıl en güçlü büyüme, Asya ve Güney Amerika pazarlarında görülecek ve bu bölgeler, Orta Doğu, Afrika, Doğu Avrupa gibi diğer gelişmekte olan pazarları geride bırakacak. Doğu Avrupa inşaat pazarı bu yıl artı büyümeye geri dönecekse de, yüzde birin daha altında bir artış kaydedecek. Kuzey Amerika ise, konut pazarındaki düşüşün sürmesiyle, 2011’i de gerilemeyle kapatacak. Kuzey Amerika pazarındaki bu zayıf yapının, küresel toparlanma üzerinde de frenleme etkisi yarattığı görülüyor. Daha ayrıntılı bilgi için www.ihs.com sitesini ziyaret edebilirsiniz. Yeni metro hatları Şili’nin başkenti Santiago’da, 3 ve 6 numaralı metro hatlarının inşasına önümüzdeki yıl başlanacak. Yeni projeler, yıllık ulusa sesleniş konuşmasında Devlet Başkanı Sebastián Piñera tarafından açıklandı. Toplam 37 km uzunluğundaki iki hat, kentin metro ağına beş semti daha eklenmesini sağlayacak. Santi- ŞİLİ Devlet yatırım kuruluşu Proinversion, yeni Chinchero Havaalanı’nın inşası için ön yeterlik sürecini başlattı. En az 350 milyon $’a mal olması beklenen proje kapsamında, Temmuz başlarında kısa bir ihale katılım listesi yayınlanacak. VİETNAM Asya Kalkınma Ban- kası ve Vietnam Devlet Bankası, ülke genelinde temiz suya erişim olanaklarını geliştirmek, kentsel altyapıyı güçlendirmek ve tehlike altındaki ormanları korumak amacıya 4,5 milyar $ tutarında kredi paketinin hazırlanması konusunda anlaşmaya vardı. Foster + Partners’ şirketi tarafından tasarlanan CITI Bank Hangzhou/Çin merkez binasının inşasına başlandı. 100 m’lik bu dikkat çekici kulenin tabanında, 30 m yüksekliğe, 72 m genişliğe sahip bir kubbe bulunacak. Merkeze yerleştirilecek atriyum, 20 katlı yapının tüm yüksekliği boyunca uzanacak. Üst katlarda, toplantı salonlarının yanı sıra bahçeler ve bir VIP kulübü de yer alacak. Yılın belli dönemlerinde havalandırması doğal yollardan yapılacak olan kulede, su geri kazanım sistemleri de bulunacak. İnşaatta, mümkün olduğu sürece yerli malzeme kullanılacak. internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 Uygulama Eleştirisi Yolsuzlukla mücadele eden sivil toplum örgütü Transparency International (Uluslararası Şeffaflık - TI), rüşvetle mücadele anlaşmasının uygulanmasındaki zaaflar nedeniyle, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkelerine eleştiri getirdi. Anlaşma, üye ülkeler tarafından 2009 yılında imzalanmıştı. TI tarafından hazırlanan raporda, OECD grubunu oluşturan 37 zengin ülkeden yalnızca yedisinin (Danimarka, Almanya, İtalya, Norveç, İsviçre, İngiltere ve ABD) rüşvetle etkin bir biçimde mücadele ettiği ileri sürülüyor. Ancak, TI verilerine göre bu yedi ülke tek başına dünya ticaretinin %30’luk bölümünü temsil ediyor. TI başkanı Hugette Labelle açıklıyor: “Yurtdışındaki rüşvet fiillerine karşı yeterli caydırıcılığın teşkil edilebilmesi, ancak etkin bir uygulamayla mümkün olabilir. Ülkelerin büyük kısmının yeterli uygulamaları ortaya koymaması, yurtdışındaki rüşveti kazıma yolunda tüm OECD üyelerinin sergilediği ortak kararlılığın altını oymaktadır.” TI, ağır hareket eden hükümetlerin, uygulamadaki önlemleri güçlendirmek üzere, zaman çizelgeleri ile desteklenen planlar oluşturması çağrısını yapıyor. Kuruluş ayrıca, işi ağırdan alan bu ülkelerde iş yapacak özel şirketlerin gerekli dikkati gösterebilmesi için, söz konusu ülkelerin OECD rüşvetle mücadele çalışma grubu tarafından duyurulmasını da öneriyor. TI verilerine göre, rüşvetin toplam değeri zaman zaman hükümetlerin satın alma giderlerinin %25’ine kadar çıkabiliyor. Dünya Bankası, yolsuzlukların yıllık tutarının 1 trilyon $’ı bulduğunu tahmin ediyor. TI kuruluşunun hazırladığı Yolsuzluk Algısı Sıralaması’nda, rüşvete en açık alanlar arasında inşaat ve bayındırlık işleri sektörleri daima öne çıkıyor. ago merkezinden geçerek kuzey ve güney bölgelerini birbirine bağlayacak 3 numaralı hattın tahmini maliyeti 400 milyon $. 6’ncı hat ise Cerrillos ve Vitacura semtleri arasında ulaşım sağlayacak. Hükümet, metro şebekesinde Wi-Fi internet hizmeti sunmayı da planlıyor. uluslararası İnşaat haberlerİ Karayolunda dev hedefler Hindistan Ulusal Karayolu İdaresi (HUKİ), Nisan 2011Mart 2012 mali yılı hedefini, 7.300 km’lik karayolu için inşaat ihalelerinin tamamlanması şeklinde belirledi. Kuruluş, bu hedefin yakalanabilmesi için yaklaşık 10.000 km’lik yol ihalesi açılacağını belirtiyor. HUKİ, bu hedefe ulaşarak, geçtiğimiz yıl kırdığı 5.083 km’lik rekoru %44 artırmayı amaçlıyor. HUKİ, yapmak istediklerini daha ayrıntılı biçimde açıklayan aylık hedefler de hazırladı. Bu raporlara göre, söz konusu mali yıl içerisinde toplam uzunluğu 7.994 km’yi, toplam değeri de 12,7 milyar $’ı bulan 59 farklı proje hedeflere dahil edildi. Aylık hedeflere bakıldığında en yoğun FUAR TAKViMi diary dates dönemin yaz ayları olacağı görülüyor. Temmuz ile Kasım ayları arasında, toplam 5.832 km’lik, 7,76 milyar $ değerinde 41 proje için ihalelerin tamamlanması amaçlanıyor. HUKİ, bu projelerin finansmanında, imzalanacak imtiyaz sözleşmeleri yoluyla özel sektörün önemli rol oynamasını hedefliyor. Kuruluş, mali yıl içerisinde ihale etmeyi düşündüğü projelerin %75’inin yap-işlet-devret anlaşmaları için uygun olduğu görüşünde. Geri kalan 2.000 km’lik kısmın ise yap-işlet-devret uygulaması için mali açıdan uygun olmadığı, ya da eyalet hükümetlerinin sorumluluk alanına girdiği belirtiliyor. dam kayıplarının New York City (9.800 kişi - %9), Las Vegas (7.500 kişi - %16) ve Atlanta’da (7.300 kişi - %8) gerçekleştiği görülüyor. Oransal olarak incelendiğinde ise, 500 kişi ile %25’lik kayıp yaşayan Steubenville-Weirton/ Ohio bölgesi başı çekiyor. Öte yandan, Dallas’ta istihdamın 7.400 kişi (%7) arttığı ve Texas’ın da iyi bir performans sergilediği fark ediliyor. Forth Worth ve Beaumont-Port Arthur bölgelerinde de inşaat istihdamı sırasıyla 2.900 kişi (%5) ve 2.300 kişi (%13) yükseldi. AGC, ülkede konut harici inşaat pazarının istikrara kavuşmakta olduğunu, konut sektöründe ise çok ortaklı projelerin yükselişe geçtiğini belirtiyor. Ancak, bu kazanımların kamu inşaatlarındaki düşüş tarafından dengeleniyor olması dikkat çekiyor. Platform Exhibition 14 – 16 Eylül 2011 Maastricht, Hollanda www.apexshow.com BICES 2011 18 – 21 Ekim, 2011 Pekin, Çin Demolition Summit & World Demolition Awards 4 Kasım 2011 Amsterdam, Hollanda www.demolitionsummit.com Excon 23 – 27 Kasım, 2011 Bangalore, Hindistan www.excon.in World of Concrete 24 – 27 Ocak, 2012 Seminerler Ocak 23 – 27 Yükse hızda engel Çin hükümeti, çevre koruma denetlemelerinde saptanan uygunsuzluklar nedeniyle, Tianjin ile Qinhuangdao arasındaki hızlı tren hattıyla ilgili inşaat çalışmalarının durdurulması emrini verdi. Bir süre önce, Qingdao ile Jinan arasında tamamlanmış olan bir başka hat da çevresel değerlendirme ve onaylardaki eksiklikler nedeniyle kapatılmıştı. Kimileri, söz konusu durdurma emirlerini, hüküme- International Access www.e-bices.org Kesintiler istihdamı düşürüyor Amerika Genel Yükleniciler Birliği (AGC) tarafından açıklanan verilere göre, ABD’deki 337 büyük şehir bölgesinden 179’unda (%53), inşaat sektörü istihdamı Nisan ayında bir önceki yıla göre geriledi. İstihdam 114 bölgede (%34) artarken, 44 bölgede (%13) aynı kaldı. AGC, istihdamdaki düşüşün hükümetin uyguladığı kesintilerden kaynaklandığı görüşünde. Örgütün baş ekonomisti Ken Simonson, “Özel sektörde inşat faaliyetlerinin toparlandığı bir dönemde, yerel idare, eyalet ve federal hükümet düzeyinde altyapı projeleri için finansman kesintisine gidilmesi, pek çok büyük şehir alanında işten çıkarmalara yol açıyor olabilir.” diyor. Rakamlara bakıldığında, yıl içerisinde en büyük istih- Apex 2011 Las Vegas Kongre Merkezi tin devasa demiryolu projelerinde ölçeğin daraltılacağa yönünde bir işaret olarak yorumluyor. 2008’de sadece 1.500 km’lik hızlı tren hattına sahip ülkede, hükümet önümüzdeki yılın sonuna kadar 13.000 km’ye ulaşılacağını açıklamıştı. Çin Demiryolları Bakanlığı Genel Sekreteri Liu Zhijun’un 100 milyon $’ın üzerinde rüşvet aldığı şüphesiyle Şubat ayında görevden alınması da projeleri sekteye uğratan nedenler arasında yer alıyor. Las Vegas, Nevada, ABD www.worldofconcrete.com Intermat 2012 16 – 21 Nisan, 2012 Paris, Fransa www.intermat.fr Bauma 2013 15 – 21 Nisan, 2013 Münih, Almanya www.bauma.de Samoter 2014 5 – 9 Mart, 2014 Verona, Italya www.samoter.com ConExpo-Con/Agg 2014 18 – 22 Mart, 2014 Las Vegas, ABD www.conexpoconagg.com Mayıs - Haziran 2011 internationalconstruction Türkiye uluslararası İnşaat haberlerİ Anlaşmazlıklar artıyor Büyüme yavaşlayacak anışmanlık kuruluşu EC Harris, 2010’da dünya genelinde inşaat faaliyetleriyle ilgili anlaşmazlıkların, 2009’a kıyasla sayıca arttığı görüşünde. Kuruluşun Sözleşme Çözümleri birimi tarafından toplanan veriler, EC Harris bünyesinde işlem gören anlaşmazlıklarda ortalama tutarın 35,1 milyon $ olduğunu ve çözüme ulaşma süresinin de ortalamada dokuz ayı geçtiğini gösteriyor. EC Harris’e göre, 2010’da sektördeki en büyük anlaşmazlık nedeni, sözleşmelerin gereğince yürütülmemesi oldu. Sözleşme metinlerindeki belirsizlikler, süre uzatımı ve finansmanla ilgili ihtilaflar, müşterilerden yüklenicilere gerçek dışı risk transferi ve müşteri ya da işveren tarafından dayatılan değişiklikler de diğer önemli anlaşmazlık nedenleri olarak sıralanıyor. Anlaşmazlıkların çözümü için beklenen süre, ortalama 11,4 ayla en fazla Asya’da uzuyor. Asya’yı 10 ay ile Avrupa, 9 ay ile Kuzey Amerika ve 8,25 ay ile Orta Doğu izliyor. Asya’daki anlaşmazlıklar, ortalama değer bakımından da 64,5 milyon $ ile başı çekiyor. Asya’nın ardından 56,3 milyon $ile Orta Doğu, 33,3 milyon $ ile Avrupa ve 17,5 milyon $ ile Kuzey Amerika geliyor. EC Harris’in 2010’da incelediği en yüksek tutarlı anlaşmazlık da, 200 milyon $ ile Asya’da yürütülen bir proje kapsamında ortaya çıktı. Girişim ortaklıkları da önemli bir sorun kaynağı gibi görünüyor. EC Harris’e göre, girişim ortaklığı söz konusu olduğunda, vakaların %31’inde anlaşmazlığın kaynağı, ortaklık içerisindeki görüş ayrılıklarıydı. Bu durum, girişim ortaklığı ile bağlantılı ihtilafların tüm vakalar içerisinde %50’lik paya ulaştığı Orta Doğu’da özellikle dikkat çekiyor. EC Harris tarafından yürütülen çalışmanın ayrıntılı sonuçları, kuruluşun Küresel İnşaat Anlaşmazlıkları Raporu’nda yer alıyor. Araştırma kuruluşu PMR’nin hazırladığı bir rapora göre, Polonya’nın inşaat üretimi bu yıl yaklaşık %11 arttıktan sonra, 2012 ve 2013’te daha düşük oranlarda büyüyecek. Bu yılki büyümenin itici gücünü, bazıları 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası ile bağlantılı olan büyük mühendislik projelerinin oluşturacağı belirtiliyor. Turnuvayı Polonya ve Ukrayna birlikte organize ediyor. Ülkenin en büyük 200 inşaat şirketi ile yapılan bir araştırmada, yol yapımının önümüzdeki iki yıllık dönem için katılımcıların %59’u tarafından en ilgi çekici sektör olarak görüldüğü belirlendi. Ancak bu ilgi, Mart 2011 ile Eylül 2010’daki anketlerde ortaya çıkan %76 ve %81 oranlarına göre hayli düşük kaldı. Bunun yanı sıra, gerek küçük, gerekse büyük kentsel alanlardaki su ve kanalizasyon altyapısına yönelik sermaye harcamaları ile, Varşova - Gdynia ve Katowice – Rzeszow hatları başta gelmek üzer, demiryolu inşa projelerinin de Polonya’da büyümeyi teşvik etmesi bekleniyor. Enerji sektörü de önemli bir potansiyel ortaya koyuyor. Ancak, sektördeki projelerin sayısı istikrarlı bir biçimde artsa da, projelerin uzun bir süre zarfında hayata geçirileceği ve ancak 2013’ten itibaren önemli miktarda gelir temin edeceği ifade ediliyor. D Aylık yükseliş 27 üyeli Avrupa Birliği’nin inşaat üretimi, Mart ayında bir önceki aya kıyasla %1i9 yükseldi. Ancak, AB istatistik dairesi Eurostat tarafından açıklanan bu rakamlara göre, inşaat üretimi bir önceki yıla göre %4,9 düşmüş durumda. Aylık bazda en ciddi yükseliş İngiltere (%15,8), Almanya (%6,2) ve Slovakya’da (%5,6) ortaya çıkarken, en fazla düşüş yaşayan ülkeler de Slovenya (%7,4), Portekiz (%5,1) ve Bulgaristan (%3,1) oldu. Mart ayında AB genelinde bina inşaatlarında %1,0 büyüme kaydedilirken, mühendislik projelerindeki artış %2,1’e ulaştı. Sektörün yıllık üretimindeki değişime bakıldığında, en büyük ilerlemenin Polonya (%23,5), Almanya (%16,2) ve İsveç’te (%6,2) yaşandığı görülüyor. En büyük küçülmeler ise İspanya (%38,0), Slovenya (%30,8) ve Bulgaristan’da (%19,1) yaşandı. Sektörün farklı kolları arasındaki karşılaştırmalarda, AB genelinde bina inşaatlarının bir önceki yıla göre %6,5 küçüldüğü, mühendislik projelerinde ise %3,9 büyüme kaydedildiği anlaşılıyor. Arnavutluk’un başkenti Tiran’da 27.000 m2’lik bir İslami kültür merkezinin inşa edilmesine yönelik tasarım yarışmasını, Bjarke Ingels Group (BIG), Martha Schwartz Landscape, Buro Happold, Speirs & Major, Lutzenberger & Lutzenberger ve Global Cultural Asset Management kuruluşları kazandı. Merkez bünyesindeki cami, 1.000 kişinin günlük ibadetlerini yerine getirmesine olanak tanıyacak ve iş avlularla halka açık alanlarında kullanılmasıyla, bu sayı Cuma günleri 5.000’e, önemli kutsal günlerde de 10.000’e çıkacak. wYapının cephe tasarımı, içerinin rahatça görünmesine izin vermeyerek hem gölgeleme hem de gizlilik sağlayan, öte yandan dışarının izlenmesine olanak tanıyan İslami ağaç oymacılığından esinlenmiş. Caminin cepheleri, ışığın eğimli yüzeyler üzerinde gezinmesiyle, gün her saatinde farklı görünüme bürünecek. Tasarıma dahil olan Kur’an Bahçeleri, Kur’an’da geçen tüm bitkileri, Kur’an’da geçtiği sayıda içinde barındıracak. 10 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 Pompa depolamalı santral Dünya Bankası, Endonezya’nın Batı Java bölgesinde, Bandung yakınlarında, devlete ait PLN kuruluşu tarafından yürütülecek 800 milyon $maliyetli Yukarı Cisokan Pompa Depolamalı Hidroelektrik Projesi için 460 milyon $ krdi vermeyi kararlaştırdı. Proje, daha yukarıda yer alan bir havzadan aşağıdaki havzaya nakledilen suyun bir dizi türbinden geçirilmesi yoluyla, maksimum elektrik talebinin karşılanmasına yardımcı olmak üzere geliştirildi. Talep miktarı düştüğünde, su tekrar yukarı havzaya pompalanacak. Tesis, 1 GW elektrik üretme kapasitesine sahip olacak. Dünya Bankası baş enerji uzmanı Leiping Wang, proje hakkında şunları söyledi: “Pompa depolamalı tesisler, büyük miktarda enerjinin verimli biçimde depolanması ve elektrik talebi tavan yaptığında hızla yanıt verilebilmesi yolunda şu anda elimizde bulunan ek teknoloji. Yukarı Cisokan projesi ile, Endonezya da bu tip tesislere sahip olan birkaç gelişmiş ülkenin arasında katılacak.” Bu arada, Batı Endonezya Ulusal Karayolları İyileştirme Projesi için de Dünya Bankası’nın 250 milyon $ kredi temin edeceği açıklandı. Endonezya Bayındırlık Bakanlığı tarafından yürütülen proje ile, Batı Sumatra’da yaklaşık 716 km karayolunun ıslah edilmesi amaçlanıyor. ICT International News HIGHLIGTS NEPAL The World Bank has approved a US$63 million assistance package to improve infrastructure and to construct a power transmission line inNepal. The scheme includes a 132 kV transmission line from Kabeli Bazaar in the north of Panchthar district to Damak in Jhapa district. ITALY The Italian earthmoving machinery market contracted by 14% year-on-year during the first quarter, with 2,236 units sold. Sales of road building equipment and backhoe loaders were the worst affected, registering decreases of 42% and 36% respectively, according to Italian construction equipment association Unacea. CHINA The World Bank approved a US$300 million loan to support the construction of a 19.5 km light rail line in the city of Kunming, Yunnan province. The new stretch of track will form Line Three of the Kunming municipal high-speed rail transportation network plan. KAZAKHSTAN The European Bank for Reconstruction and Development (EBRD) has announced up to US$100 million in funding to improve drinking water and sewage infrastructure in the Kazakh municipalities of Taraz, Atyrau and Semey. CHILE Government investment agency Proinversion has launched thepre-qualification stage for construction of the new Chinchero airport. The scheme is expected to cost at least US$350 million. VIETNAM The Asian Development Bank (ADB) and State Bank of Vietnam have agreed a package of loans worth US$4.5 billion to improve access to clean water, improve urban infrastructure and conserve endangered forests across Vietnam. In the country’s largest cities 30% to 40% of treated water is lost before it reaches the end user and 40% of families have no connection to a central water supply system. Global recovery G lobal construction output will grow 3.0% this year according to IHS Global Insight, underlining the industry’s recovery. The economic forecasting company says this compares to a decline of 0.1% last year. In terms of individual sectors, non-residential construction will lead the way with a 4.3% increase in activity, and among the most attractive sub-sector will be construction linked to the communications industry. The infrastructure sector is also expected to have a good year, with 3.7% growth forecast. Energy infrastructure is expected to see the strongest rise, at 4.8% growth. In contrast, the global residential construction market looks sluggish, with IHS Global Insight expecting to see just a 1.2% rise in output this year. According to the company it will take until 2015 for this segment to regain the peak level of US$2.5 trillion seen in 2006. In contrast, the overall construction market is expected to be back at the pre-crash high of US$6.0 trillion next year. Developing Asia and South America are expected to see the strongest growth next year, some way ahead of other developing markets such as the Middle East, Africa and Eastern Europe. Western Europe is expected to see its construction market return to growth this year, although it will expand by only a fraction of a percent, while North America will see another decline, driven by continued declines in the residential market. It is this continued weakness in the North American construction market that is putting the brakes on the global recovery of this sector. For more information visit www.ihs.com Enforcement criticism Anti-corruption non-governmental organisation Transparency International (TI) has criticised the Organisation for Economic Co-operation and Development (OECD) countries for poor enforcement of its own anti-bribery convention, which was adopted in 2009. A report by TI shows that out of the 37 rich nations that make up the OECD group, only seven have active anti-bribery enforcement in place - Denmark, Germany, Italy, Norway, Switzerland, the UK and US. However, this relatively small group of countries represents 30% of world trade according to TI. “Only where there is active enforcement is there sufficient deterrence against foreign bribery. The collective commitment to stamp out foreign bribery made by all OECD parties is undermined when a large number of countries have inadequate enforcement,” said TI chair Hugette Labelle. TI is urging laggard governments to put timetabled plans in place to strengthen their enforcement measures. It has also suggested that a list of these countries should be published by the OECD’s working group on Bribery, so private companies will be aware they need to take extra care when doing business in these areas. According to TI, bribery can account for as much as 25% of government procurement costs. The World Bank puts the cost of corruption at US$ 1 trillion per year. TI’s Corruption Perceptions Index regularly ranks the construction and public works sector as the most susceptible to bribery. New metro lines Construction of Lines 3 and 6 of the Santiago, Chile, metro system is due to begin next year. The new projects were announced by president Sebastián Piñera in his annual state of the union address. The two projects comprise a total of 37 km and will add five districts of the city to the metro network. Line 3 Construction has started on the Foster + Partners’ designed headquarters tower for CITIC Bank in Hangzhou, China. The striking 100 m high tower will feature a 30 m high, 72 m wide canopy at its base, and a central atrium rising up through the all 20 of the building’s 20 storeys. Upper levels will feature gardens and a VIP club in addition to meeting rooms. The tower will be naturally ventilated for part of the year, and will feature water recycling systems. Local construction materials will be used where possible. 12 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 will run through the centre of Santiago, linking northern and southern areas, and has an estimated cost of US$400 million. Line 6 meanwhile will connect the districts of Cerrillos and Vitacura. The government is also planning to make free Wi-Fi Internet access available across the metro network. International News FUAR TAKViMi diary dates Ambitious target The National Highways Authority of India (NHAI) has set a target to award construction contracts for 7,300 km of roads in the April 2011-2012 financial year. It says it will put some 10,000 km out to tender to help ensure the award target is met. Last year the NHAI awarded a record 5,083 km of work, so this target represents a 44% increase in activity. The NHAI has also produced more detailed monthly targets of what it hopes to achieves, and these detail some 59 individual schemes, with a total length of 7,994 km and a total value of US$12.7 billion. According to these monthly targets, the busiest period for awards will be the summer months, with the July to November period expected to see 41 schemes awarded, totalling 5,832 km and worth some US$7.76 billion. The NHAI is also looking towards the private sector to fund these schemes by way of concession agreements. It says about 75% of the work it expects to award in the current financial year is suitable for build-operate-transfer (BOT) agreements. The remaining 2,000 km is either viewed as not financially viable for BOT, or is the responsibility of state governments. followed by Las Vegas (7,500 jobs/16%) and Atlanta (7,300 jobs/8%). In percentage terms, the biggest loser was the Steubenville-Weirton area in Ohio, where construction employment fell 25%, equating to 500 jobs. However, 7,400 jobs were added in Dallas, a 7% increase, and other metro areas in Texas also performed well. Forth Worth added 2,900 jobs - 5% - and the Beaumont-Port Arthur area added 2,300, or 13%. According to the AGC, the US private non-residential market is stabilising, and in the residential sector, multi-family projects are on the up. However, these gains are being offset by falls in public construction. Platform Exhibition 14 – 16 September, 2011 Maastricht, The Netherlands www.apexshow.com BICES 2011 18 – 21 October, 2011 Beijing, China Demolition Summit & World Demolition Awards 4 November 2011 Amsterdam, Netherlands www.demolitionsummit.com Excon 23 – 27 November, 2011 Bangalore, India www.excon.in World of Concrete January 24 – 27, 2012 Seminars January 23 – 27 High-speed stop The Chinese government has ordered a halt to construction work on the Tianjin to Qinhuangdao high-speed rail link due to the failure to comply with environmental inspections. The order follows the closing of a completed line between Qingdao and Jinan due to its lack of environmental evaluation and approval. These cessation orders have been interpreted by some as a signal that the government plans to scale- International Access www.e-bices.org Cut-backs claim jobs Construction employment fell in 179 out of 337 (53%) of US metropolitan areas in April, compared to the position a year ago, according to analysis by the Associated General Contractors of America (AGC). Employment increased in 114 areas (34%) and was static in 44 (13%). The AGC said the fall in employment was due to government cutbacks. “At a time when private sector construction activity appears to be on the mend, local, state and federal funding cuts for infrastructure projects may be forcing layoffs in many metro areas, “ said AGC chief economist Ken Simonson. The largest job losses in absolute terms were in New York City, where 9,800 jobs (9%) were lost in the year, Apex 2011 Las Vegas Convention Centre back its ambitious high-speed rail construction project. From just 1,500 km of high-speed track at the end of 2008, the government has previously said it wanted to have 13,000 km complete by the end of next year. A further blow to the project was the dismissal of Liu Zhijun, the secretary general of China’s Ministry of Railways in February, on suspicion that he had taken more than US$100 million in bribes and kick-backs. Las Vegas, Nevada, USA www.worldofconcrete.com Intermat 2012 April 16 – 21, 2012 Paris, France www.intermat.fr Bauma 2013 15 – 21 April, 2013 Munich, Germany www.bauma.de Samoter 2014 5 – 9 March, 2014 Verona, Italy www.samoter.com ConExpo-Con/Agg 2014 18 – 22 March, 2014 Las Vegas, USA www.conexpoconagg.com Mayıs - Haziran 2011 internationalconstruction Türkiye 13 International News Disputes rise Growth to slow onsultant EC Harris said it saw a rise in the global number of construction disputes around the world in 2010 compared to 2009. Data from the company’s Contract Solutions division showed that the average value of disputes it handled was US$35.1 million, and disputes took more than nine months on average to resolve. EC Harris said the biggest cause of disputes was a failure to properly administer contracts. This was followed by ambiguities in the contract document, failures to make interim awards on time extensions and monetary relief, unrealistic risk transfer from clients to contractors and changes imposed by the client or employer. Disputes took the longest to resolve in Asia, with an average length of 11.4 months. This was followed by Europe (10 months), North America (9 months) and the Middle East (8.25 months). As well as being the longest to resolve, Asian disputes were the highest value, at an average of US$64.5 million. The region was followed by the Middle East (US$56.3 million), Europe (US$33.3 million) and North America (US$17.5 million). The largest dispute EC Harris handled in 2010 was worth US$200 million, and this was in Asia. Joint ventures were also cited as a source of difficulty. EC Harris found that where a joint venture was in place, differences within the joint venture were likely to drive a dispute on 31% of occasions. This phenomenon was particularly marked in the Middle East, where joint venture-related issues led to disputes in 50% of occasions. The full results of EC Harris’ studies are available in its Global Construction Disputes Report. Poland’s construction output will grow by around 11% this year, although growth there is predicted to be slower over 2012 and 2013, according to a report by research company PMR. Growth this year will be driven by large civil engineering projects, some of which are linked to the 2012 European Football Championship, which will be jointly hosted by Poland and the Ukraine. In a survey of the 200 largest construction companies, road construction was named by 59% of respondents as the most attractive sector of the industry over the next two years. This strong response was expected, but was much lower than March 2011 (76%) and September 2010 (81%). Besides this, capital expenditure on water supply and sewage infrastructure in both small and large urban areas, and by railway construction projects, especially those concerning the Warsaw to Gdynia and Katowice to Rzeszow lines, are expected to drive growth. The power sector also has potential. The number of projects in this sector has steadily grown, but they will be implemented over extended periods of time and will start to yield substantial revenue only after 2013, when proceeds from road construction projects are set to decline. C Monthly rise Construction output in the 27-country European Union (EU27) increased 1.9% in March compared to the previous month. However, figures from Eurostat, the statistical office of the European Union, show output was still 4.9% lower compared to a year ago. The highest month-on-month increases were seen in the UK (15.8%), Germany (6.2%) and Slovakia (5.6%), and the largest decreases in Slovenia (7.4%), Portugal (5.1%) and Bulgaria (3.1%). Across the EU27, building construction was up 1.0%, while civil engineering rose 2.1% in March compared to February. In terms of the annual change in output, the biggest rises were seen in Poland (23.5%), Germany (16.2%) and Sweden (6.2%), while the biggest falls were in Spain (38.0%), Slovenia (30.8%) and Bulgaria (19.1%). The annual comparison for different sectors showed building construction activity across the EU was 6.5% lower in March than a year ago, while the civil engineering segment was up 3.9%. ALBANIA Bjarke Ingels Group (BIG), Martha Schwartz Landscape, Buro Happold, Speirs & Major, Lutzenberger & Lutzenberger, and Global Cultural Asset Management have won the competition to design a new 27,000 m2cultural complex in Tirana, Albania. The mosque will be able to accommodate up to 1,000 people performing their daily prayers, with courtyards and public spaces, taking this up to 5,000 on Fridays and up to 10,000 on special holy days. The facade takes its inspiration from Islamic mashrabiya screens, which provide shading and privacy while still allowing views out. The light qualities of the mosque will change dramatically throughout the day as the light washes across the curved facades. The design also includes The Quran Gardens, containing all of the plants mentioned in the Quran in the same amount as the number of times they appear in the Islamic holy scriptures. 14 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 Pumped storage The World Bank has approved a US$640 million loan towards the US$800 million Upper Cisokan Pumped Storage Hydropower project near Bandung in West Java, Indonesia. The project will be run by Indonesian state-owned electricity company PLN. The scheme is designed to help meet peak electricity demand by transferring water from an upper to a lower reservoir via a set of turbines. The water is pumped back to the higher reservoir at off-peak times. The facility will have a 1 GW generation capacity. World Bank senior energy specialist Leiping Wang said, “Pumped storage is the only form of technology that allows you to efficiently store large amounts of energy and quickly respond to peak electrical demand. The Upper Cisokan project will make Indonesia one of very few developing countries to have such a power plant.” In a separate development, the World Bank has also announced a US$250 million loan for the Western Indonesia National Roads Improvement Project. The project, which is managed by the Indonesian Ministry of Public Works, aims to improve approximately 716 km of national roads in Western Sumatra. ICT ICT İNŞAAT MAKİNELERİ Küçükler büyük düşünüyor Kompakt inşaat makineleri alanında ağırlık seçeneklerin artırılmasına, daha hızlı ve üretken modellerin geliştirilmesine yönelik talepleri karşılamaya çalışan üreticiler, 2011’de pek çok yeni tasarımı sektörle tanıştırdı. Helen Wright, hızla büyüyen bu pazardaki son durumu inceledi Küçükler büyük düşünüyor B üyük pazarlarda alıcı bulan toplam mini-ekskavatör sayısının bu yıl 2010’a göre 14.500 adet artarak 110.000 adede ulaşması bekleniyor. Çin’in bu talep içerisinde tek başına sahip olacağı payın ise %37’yi (41.000 adet) bulacağı hesaplanıyor. Çin, Batı Avrupa, Kuzey Amerika, Japonya ve Hindistan’da satılan nokta dönüşlü (skidsteer) loder sayısının da yükselerek 36.000 adede varacağı, Kuzey Amerika pazarının 29.500 adetle bu talebin büyük bölümüne ev sahipliği yapacağı tahmin ediliyor. Geride kalan altı aylık dönemde karşımıza çıkan yeni model sağanağı, kompakt inşaat makinelerinin gördüğü rağbete kanıt teşkil eder nitelikte. Sadece bu haberde, tamamı son altı ayda tanıtılmış 70’ten fazla yeni kompakt loder ve ekskavatör modelini inceledik. Ürün serilerinde daha fazla ağırlık seçeneği sunmak üzere geliştirilen bu makineler, üretkenlik, verimlilik ve performans alanlarındaki iyileşmeleri de beraberinde getiriyor. Caterpillar tarafından tasarlanan yeni D serisi hidrolik mini-ekskavatörlerinin, önceki C serisi modellerine göre daha güçlü ve çok yönlü ekipmanlar olduğu belirtiliyor. Yeni makineler, 3,5 ile 5,5 ton arasında değişen çalışma ağırlıklarını ifade edecek şekilde, 16 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 303.5D CR, 304D CR, 305D CR ve 305.5D CR adlarıyla anılıyor. Kuyruksuz modeller olan 303.5D CR ve 304D CR’de, dönüş esnasında gövde kısmı palet hizasının dışına taşmıyor. “Kısa kuyruklu” 305D CR ve 305.5D CR modellerinde ise sadece 140 mm veya daha az taşma ortaya çıkıyor. Serinin en büyüğü konumundaki 305.5D CR, uzun kepçe kolu ile donatıldığında 3,9 m, standart kepçe kolu takıldığında ise 3,5 m derinlikte kazı yapabiliyor. Tüm modellerde yer alan bom yana kaydırma özelliği, duvarlar gibi engellerin hemen İNŞAAT MAKİNELERİ Küçükler büyük düşünüyor Scores of new compact machines have been launched so far in 2011 as manufacturers strive to meet demand for more size options and faster and more productive equipment. Helen Wright reports on this rapidly growing market T Caterpillar’ın yeni D Serisi mini-ekskavatör modellerinin en büyüğü, 5,5 tonluk 305.5D CR oldu. yanında kazı yapılabilmesine olanak tanıyor. Caterpillar firması, 3 ton altı mini-ekskavatör serisini de 3 yeni tasarımla genişletti. 0,9 tonluk 300.9D, firmanın bugüne dek geliştirdiği en küçük ekskavatör olma özelliğini taşıyor. Yeni makineler, Caterpillar üretim şartnameleri doğrultusunda, Wacker Neuson şirketinin Avusturya/Linz’de bulunan tesislerinde imal ediliyor. Mikro-ekskavatör pazarına hitap eden ve 13,7 kW’lık bir motorla donatılan 300.9D ekskavatörünün genişliği yalnızca 730 mm. Standart kapılardan geçebilecek ölçülere sahip olan makine, bu sayede sıkışık iş sahalarında erişim kolaylığı sağlıyor. 300.9D modeline pek çok motorlu ataşman takmak mümkünken, yeni bir kompakt kırıcı ataşmanı için de ürün geliştirme çalışmalarının sürdüğü ifade ediliyor. Caterpillar’ın seriye eklediği 1,5 ve 2,7 tonluk diğer iki model, giderek büyüyen mini-ekskavatör pazarında alıcılara sunulan ağırlık sınıfı seçeneklerini artırmak amacıyla geliştirilmiş. Firmanın yapı ve inşaat ürünlerinden sorumlu başkan yardımcısı Mary Bell açıklıyor: “Pek çok müşterinin bu makine sınıfında daha fazla seçenek aradığını biliyoruz. Wacker Neuson ile yürüttüğümüz işbirliğinin de seçenekleri artırarak müşterilerimizin büyümesine yardımcı olacağı kanısındayız.” Bell, bu yılın sonunda kadar başka yeni modellerin de seriye katılabileceğini söylüyor. Japonya’da da mini-ekskavatör üreticilerinin aynı yoğunlukta çalıştığını Komatsu, Kubota, Hitachi ve Yanmar’ın yeni tasarımları alıcıların beğenisine sunduğunu görüyoruz. Komatsu kuruluşu, yeni mini-ekskavatör modeli PC22MR-3’ü Şubat ayında satışa sundu. Önceki PC20MR-2 modelinin yerini alan his year, 110,000 mini excavators are forecast to be sold in major international markets, up 14,500 compared to 2010, with nearly 37% of the machines (41,000) expected to be sold in China alone. Sales of skid-steer loaders in China, Western Europe, North America, Japan and India are also expected to climb, with over 36,000 machines forecast to be sold in 2011, the bulk (29,500) of which are forecast to be sold in the North American market. The flurry of new machines that have been launched in the last six months is testament to the popularity of compact construction equipment. Over 70 new models of compact loaders and excavators are featured in this report alone, all unveiled in the last six months to provide for a greater range of size options as well as higher productivity, efficiency, and overall performance. Caterpillar, for instance, has launched a new D Series of mini hydraulic excavators that are more versatile and powerful than their C Series predecessors. The new 303.5D CR, 304D CR, 305D CR and 305.5D CR are named after their operating weights, which range from 3.5 tonnes to 5.5 tonnes. Models 303.5D CR and 304D CR are zero-tailswing, while models 305D CR and 305.5D CR are compact-radius machines that limit upper-body tail swing over the tracks to 5.5 inches (140 mm) or less. The largest machine in the new range, the 305.5D CR, can dig to 3.9 m when fitted with a long arm, and 3.5 m with a standard arm, while the independent-swing boom on all models allows digging next to walls and obstructions. And Caterpillar has also expanded its sub-3 tonne mini excavator range with three new models, including the smallest excavator that the company has ever produced, the 0.9 tonne 300.9D. The new range is built to Caterpillar specifications by Wacker Neuson at its plant in Linz, Austria, and the smallest of the new models takes Caterpillar’s mini excavator offering into the micro market. Powered by a 13.7 kW engine and featuring an overall width of just 730 mm (28.7 in), the machine is capable of driving through a standard doorway, providing easy access to confined sites. It can be coupled with a range of powered attachments, with a compact > Mayıs - Haziran 2011 internationalconstruction Türkiye 17 English translation Thinking big İNŞAAT MAKİNELERİ Küçükler büyük düşünüyor English translation breaker under development. In addition to the 300.9D, Caterpillar has also unveiled new 1.5 tonne and 2.7 tonne excavators for its compact range to meet demand for more size options in the growing mini excavator market. “We know that many customers are looking for more options in this size range, and the alliance with Wacker Neuson will give those customers expanded choices to help them grow their business,” Mary Bell, Caterpillar’s vice president of building and construction product said, adding that more new models are expected to join the line-up later this year. Meanwhile, manufacturers of mini excavators in Japan have also been busy, with Komatsu, Kubota, Hitachi and Yanmar bringing new models to the market. Komatsu launched its new PC22MR-3 mini excavator in February, replacing the PC20MR-2 and completing the company’s MR-3 range. With an operating weight of 2.3 tonnes, the machine features a short tail design for work in restricted areas, while Komatsu’s Komtrax Satellite Monitoring System comes as standard. Kubota also introduced two mini excavators in the 1 to 2 tonne class – the KK016-4 and KX019-4, which replace the ‘dash-3’ models KX36-3 and KX41-3S. Both models have variable track widths and autoshift travel as standard. Hitachi, meanwhile, showcased an innovative new electric mini excavator at the Samoter show in March. Designed for earthmoving applications in sensitive locations such as indoors, in dense urban areas or at night, the only noise the 2.7 tonne Volterra ZE22U produces is from its hydraulics and there are no emissions. Its 12 kW motor takes three to four hours to charge, and it can operate up to six hours before requiring a recharge. Fitted with a 500 mm bucket, the machine can dig to 1.6 m. Yanmar, too, had a new model on display at Samoter – the 3.4 tonne ViO33. The latest mini excavator to join its ViO range can dig to 3 m and has a 765 mm rear swing radius. Power comes from a, 18.1 kW Yanmar engine. Also new for the mini excavator market is Bobcat’s 2.6 tonne E26, minimal tail swing compact machine. The new addition to the company’s M-Series line of mini excavators was unveiled at the ConExpo show in March and will reach the market in July this year, replacing Bobcat’s long-standing 324 and 425 models. The E26 is powered by a 27 hp (20 kW) Caterpillar tarafından geliştirilen yeni miniekskavatör serisinde yer alan 300.9D modeli, 1 tondan düşük ağırlığa ve standart kapı aralıklarından geçebilme özelliğine sahip. yeni makinenin de katılımıyla, MR-3 serisi tamamlanmış oldu. 2,3 tonluk çalışma ağırlığına sahip olan ekskavatör için, dar alanlarda çalışma yeteneği kazandırmak üzere, kısa bir kuyruk tasarımı uygun görülmüş. PC22MR3’ün standart donanımı arasında, Komatsu Uydu Takip Sistemi de yer alıyor. Hitachi firması, Mart ayındaki Smaoter fuarında, yenilikçi bir ürün olan elektrikli mini-ekskavatörünü tanıttı. > 18 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 Öte yandan, Kubota şirketi de 1-2 ton ağırlık sınıfına KK016-4 ve KX019-4 modellerini ekleyerek, önceki seri-3’ün KX36-3 ve KX41-3S modellerini emekliye ayırdı. Palet genişliğinin ayarlanabilmesi ve otomatik şanzıman, her iki yeni ekskavatörde de standart olarak sunuluyor. Hitachi ise, yenilikçi bir tasarıma imza atarak geliştirdiği elektrikli mini-ekskavatörünü Mart ayında düzenlenen Samoter fuarında tanıttı. Bina içleri, sıkışık kent içi şantiyeler ve gece çalışmaları gibi hassas uygulamalar için geliştirilen, 2,7 ton ağırlığındaki Volterra ZE22U modelinde gürültü açığa çıkartan tek aksamın hidrolik sistem olduğu ve motor emisyonunun bulunmadığı belirtiliyor. Makinenin 12 kW’lık motorunun şarj edilmesi üç veya dört saat sürüyor ve ardından altı saate kadar aralıksız çalışılabiliyor. 500 mm’lik kepçeyle donatılan Volterra ZE22U, 1,6 m derinlikte kazı yapabiliyor. Samoter fuarında Yanmar şirketinin standını ziyaret edenler de 3,4 tonluk yeni ViO33 modelini tanıma şansını elde ettiler. ViO serisine eklenen son makine konumundaki ViO33, 765 mm’lik kuyruk dönüş yarıçapına sahip ve 3 m kazı derinliğine erişebiliyor. Makinenin ihtiyaç duyduğu güç, 18,1 kW’lık Yanmar motoru tarafından temin ediliyor. Mini-ekskavatör sektörünün son dönemde tanıştığı bir diğer yeni model de, Bobcat tarafından tasarlanan 2,6 tonluk E26 oldu. Kısa kuyruklu bir kompakt ekskavatör olarak tanıtılan ve Mart ayındaki ConExpo fuarında sergilenen E26, Temmuz’da satışa sunulacak ve Bobcat’in uzun süredir imal ettiği 324 ve 425 modellerinin yerini alacak. www.hattat.com.tr <ÜO Organize Sanayi Bölgesi 59501 Çerkezköy - THNLUGD÷7h5.ø<( Tel/Phone: +90 282 758 10 40 Fax: +90 282 758 10 68 e-mail: [email protected] web: www.hattat.com.tr İNŞAAT MAKİNELERİ Küçükler büyük düşünüyor English translation Interim Tier 4 compliant engine and has just 20 mm of tail overhang – allowing the machine to fit into tighter surroundings than its predecessor models. The machine’s hydraulic system delivers 4991 ft/lbs (6.8 kN) of bucket breakout force, and can dig to 2.6 m with a standard arm and 2.9 m using the long-arm option. Bobcat also showcased three new compact loaders at this year’s ConExpo and Samoter exhibitions. The new additions to the 700 Series – the T770 tracked loader, the S770 skid-steer and the A770 all-wheel-steer (AWS) loader – are said to offer higher rated operating capacities and increased engine and hydraulic power, allowing users to take on more demanding applications. The S770 skid-steer has a rated operating capacity of 1.6 tonnes, while the A770 AWS and the T770 models feature rated operating capacities of 1.5 tonnes and 1.6 tonnes respectively. The new models replace Bobcat’s S300/ S330, T300/T320 and A300 machines. Powered by a 68.6 kW Kubota V3800DI-T-E3 diesel engine, all three new loaders are said to offer faster cycle times, higher productivity, and improved attachment performance. Hidromek, too, has crammed more into less with the launch of the smallest member of its backhoe loader family, the 62SS. Weighing 3.6 tonnes and sporting a 44 kW Kubota engine, the machine can be coupled with hydraulic breakers, dozer blades, augers, agricultural grab tools, forks and a variety of different size of buckets . The compact size of the 62SS and its ability to turn on its own axis make it well-suited for working in urban constructions and agricultural applications where the space is often limited. Increased manoeuvrability is a central feature of much of the new compact equipment on the market, and customers have also called for faster travel speed across sites. Indeed, John Deere has introduced of a two-speed option to its mid-frame 318D and 320D skid steer loaders in response to customer demand. The new option, which will be available by the end of the year, increases ground speed by as much as 62% from 11 km/h to 17.7 km/h. It is engineered to provide a second gear for a variety of work, including landscaping, highway, bridge, and urban job sites. “Faster travel means more productivity,” said Gregg Zupancic, product marketing > Terex’in yeni kompakt loderler serisinde dairesel kaldırma yapan boma sahip dört modelden birisi de TSR60. Stage IIIB egzoz emisyon hükümlerine uyumlu, 20 kW’lık bir motorla tahrik edilen E26, kuyruğunun gövdeden yalnızca 20 mm çıkıntı yapıyor olması sayesinde, yerine geçtiği modellere göre daha sıkışık alanlarda çalışabiliyor. Makinede kullanılan hidrolik sistem, 6,8 kN kepçe koparma kuvveti sunuyor. Standart kepçe koluyla 2,6 m, tercihe bağlı uzun kepçe kolu takıldığında ise 2,9 m kazı derinliğine ulaşmak mümkün oluyor. Bobcat’in ConExpo ve Samoter fuarlarında sergilediği yeni makineler arasında üç 20 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 kompakt loder modeli de vardı. 700 serisine eklenen T770 paletli loderi, S770 nokta dönüşlü (skid-steer) loder ve dört tekerlekten dönüş sistemine sahip A770 loderinin önceki modellere göre daha yüksek çalışma kapasitesi, ayrıca daha fazla motor ve hidrolik gücü sunduğu, böylece daha zorlu işlerin üstesinden gelebildiği iddia ediliyor. S770 nokta dönüşlü loder ve T770 paletli loder 1,6 ton taşıma kapasite temin ederken, bu değer A770’te 1,5 tona düşüyor. Yeni loderler, Bobcat ürün yelpazesinde JCB şirketi, 2,6 tonluk 8025 ZTS LC mini-ekskavatör modelini, Mart ayında gerçekleşen Smaoter fuarında ziyaretçilerle buluşturdu. İNŞAAT MAKİNELERİ Küçükler büyük düşünüyor Bobcat’in yeni A770 kompakt loderleri, dört tekerlekten dönüş ve nokta dönüş seçenekleri arasında geçiş yapabiliyor. Case şirketinin yeni kompakt loderlerinden TR270 modeli 55 kW, TV380 ve fotoğraftaki TR320 modelleri ise 67 kW güce sahip. John Deere mühendisleri, orta büyüklüklü 318D ve 320D nokta dönüşlü loder modellerinin iki vitesli tiplerini geliştirdiler. S300/S330, T300/T320 ve A300 modellerinin yerini aldı. 68,6 kW gücünde Kubota V3800-DI-T-E3 dizel motoru ile donatılan makinelerin döngü sürelerini kısalttığı, üretkenliği yükselttiği ve ataşman performansını artırdığı ileri sürülüyor. Ülkemizden Hidromek kuruluşu ise, bekoloder serisinin en küçük modeli olarak tasarladığı 622S ile, kompakt makineler alanındaki yoğunlaşmasını artırdı. 3,6 ton ağırlığa sahip olan be 44 kW’lık Kubota motoru ile donatılan 622S’ye hidrolik kırıcılar, dozer bıçakları, burgular, tarımsal tutucu ataşmanlar, çatallar ve farklı büyüklükte kepçeler takılabiliyor. Kompakt ölçüleri ve kendi ekseni etrafında dönüş yapabilme yeteneği, yeni beko-loderi kent içi çalışmalar ve alan sıkıntısının genellikle yaşandığı tarımsal uygulamalar için uygun bir seçeneğe dönüştürüyor. Piyasaya sürülen yeni kompakt inşaat makinelerinin tamamında, manevra yeteneğinin artırılması için çaba harcandığı ve müşterilerinde iş sahasında daha hızlı hareket edebilen modeller talep ettiği görülüyor. Bu talebi gören John Deere firması da, orta büyüklükteki 318D ve 320D nokta dönüşlü loder modellerinin iki vitesli tiplerini geliştirdi. Bu yılın sonunda piyasaya sürülmesi beklenen yeni tasarımlar, sürüş hızını %62’ye varan oranda artırarak, 11 km/saat’ten 17,7 km/saat’e taşıyor. Tasarıma eklenen ikinci vites, peyzaj işleri, otoyol ve köprü projeleri, şehir içi inşaat sahaları gibi pek çok farklı çalışma ve yerde kullanılabiliyor. English translation > manager for skid steers and compact track loaders at John Deere. “With more speed, customers will see faster cycle times working with trucks on the jobsite or carrying materials.” Liugong also launched a new, faster, compact skid steer loader, the 365A, at the ConExpo exhibition. With a 50.2 kW Yanmar engine, the new machine can travel at speeds of up to 12.2 km/h. The 365A has a rated load of 796 kg and Liugong says its cycle time is a scant 8.7 seconds. The loader is designed for multitasking, offering 207 bar of hydraulic pressure to power a variety of attachments. More new entrants to the market came from Case, which in February launched a new family of skid steers and compact track loaders. Case’s new Alpha Series exemplifies a growing trend among manufacturers to offer both radial lift and vertical lift models to enable buyers to select the best option for the task. Radial lift arms offer higher breakout forces, swing out in an arc before reaching their peak height and are most suited to excavation work, grading and digging. Vertical lift machines, meanwhile, are ideal for material handling and back loading since the loader arm raises straight, giving good outreach at the top of the lift path. Case has launched six new radial lift wheeled skid steers – the SR130, SR150, SR175, SR200, SR220 and SR250 – and two compact tracked loaders – the TR270 and TR320.There are also four vertical-lift models – the SV185, SV250 and SV300 skid steers and the TV380 compact tracked loader. Rated operating capacities range from 590 kg in the new class-size SR130, to 1.4 tonnes in the SV300, while the new tracked loaders feature rated operating capacities ranging from 1.2 tonnes to 1.7 tonnes. “Our new Alpha Series skid steers deliver industry-leading bucket breakout force – up to 3.9 tonnes. The SR175 has more than twice the bucket breakout force than the current best-selling model in this size class,” Case marketing manager Curtis Goettel said. And Case’s new range coincided with the launch of new compact models from its sister company, New Holland. The new 200 Series from New Holland includes seven skid steer loaders, five of which are vertical lift loaders while two are radial lift models. The L213 and L215 compact radial lift machines feature rated operating capacities > Mayıs - Haziran 2011 internationalconstruction Türkiye 21 İNŞAAT MAKİNELERİ Küçükler büyük düşünüyor English translation of 590 kg and 680 kg respectively, offering bucket breakout forces of 18.5 kN. The new vertical lift skid steers – New Holland’s L218, L220, L223, L225 and L230 machines – feature the company’s Super Boom design, which allows them to load material to the centre of trucks, while a 53o dump angle lets operators empty the bucket faster, increasing cycle times and productivity. In addition to these machines, New Holland has also introduced three compact track loaders to its 200 Series. Designed on the back of input from customers across North America, there are two vertical lift models – the C232 and C238 – and one radial lift machine, the C227. The loaders feature rated operation capacities of up to 1.4 tonnes and a maximum breakout force of 38.2 kN. Terex has also added to its compact offering with the introduction of a new line of skid steer loaders during ConExpo – four radial lift path models (TSR50, TSR60, TSR70 and TSR80) and four vertical lift path units (TSV50, TSV60, TSV70 and TSV80). The models feature engine sizes from 37.5 kW to 62.2 kW, and Terex highlighted the high ground clearances and rear angles of departure of the machines – 265 mm ground clearance and either 26o or 29o rear angles of departure, depending on the model. Hidromek tarafından tasarlanan 62SS, 3,6 ton ağırlığı ve 59 kW’lık motoru ile, firmanın beko-loder serisindeki en küçük model oldu. Kobelco digs deep Kobelco showcased its new 55SRx compact excavator at ConExpo in March – a 5.5 tonne machine that can dig up to 3.9 m and deliver 50 kN of digging force. Expanding Kobelco’s product line into a new class size, the 55SRx is 2.5 m tall and can operate with near zero tail swing. Power comes from a 39 hp (29.3 kW) engine. “The new machine is ideal for work in tight spaces, such as along foundations, and delivers the power, performance and productivity found on a mid-sized excavator,” Kobelco platform manager Reece Norwood said. The 55SRx also incorporates some features found on Kobelco’s larger machines, including a cast centre swing foot and a heavy-duty reinforced boom and arm. New range from Doosan Doosan unveiled five new mini-excavator models – the DX27Z, DX30Z, DX35Z, DX55 and DX60R – in March this year, weighing between 1 and 6 tonnes. > John Deere nokta dönüşlü loderler ve paletli kompakt loderler ürün pazarlama müdürü Gregg Zupancic, “Daha yüksek hız, daha yüksek üretkenlik demektir.” diyor ve şöyle devam ediyor: “Sürüş hızının yükselmesiyle, kullanıcılar şantiyede kamyonlarla daha hızlı çalışabildiklerini, malzemeleri daha hızlı taşıyabildiklerini görecekler.” Liugong şirketi de ConExpo fuarında sergilediği 365A nokta dönüşlü kompakt loder modelini hızlandırmış. 50,2 kW’lık Yanmar motoru, yeni makinenin 12,2 km/saat’e varan hızlara ulaşabilmesine olanak tanıyor. 796 kg yük taşıyabilen 365A’nın sadece 8,7 saniyede bir çalışma döngüsünü tamamlayabildiği ifade ediliyor. Çok işlevli bir makine şeklinde tasarlanan 365A, 207 barlık hidrolik basıncı ile pek çok farklı ataşman kullanabiliyor. Case kuruluşu da kompakt loder pazarını canlandıran markalardan biri oldu. Şubat ayında tanıtımını yaptıkları yeni Alpha serisi nokta dönüşlü loderler ve paletli kompakt loderler, üreticilerin dairesel ve dikey yük kaldırma özelliğine sahip modelleri bir arada sunarak müşterilere en iyi seçeneğe ulaşma şansını tanıma yolundaki eğilimini örnekler nitelikte. Dairesel yörüngede kaldırma yapan bom tasarımları daha yüksek koparma kuvveti sunuyor ve kepçe, dip noktayla tepe noktaya arasındaki hareketini bir çember yayı şeklinde tamamlıyor. Öte yandan, yukarı doğru dikey eksenden sapmadan kaldırma yapan modeller, en tepe noktada daha büyük yatay uzanma mesafesi temin ettiklerinden, malzeme elleçleme ve arkadan yükleme çalışmalarında tercih ediliyor. Case mühendisleri tarafından geliştirilen modellere bakıldığında, SR130, SR150, SR175, SR200, SR220 ve SR250 nokta dönüşlü loderler ile TR270 ve TR320 paletli kompakt loderlerin dairesel kaldırma, SV185, SV250 ve SV300 nokta dönüşlü loderler ile 22 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 TV380 paletli kompakt loderin ise dikey kaldırma yaptığı görülüyor. Kaldırma kapasitelerinin nokta dönüşlü modellerde 590 kg (SR130) ile 1,4 ton Kobelco’dan kompakt hamle K obelco firması, 55SRx adını verdiği yeni kompakt ekskavatör modelini, Mart ayında düzenlenen ConExpo fuarında tanıttı. 5,5 ton ağırlığındaki makine, 3,9 m derinlikte kazı yapabiliyor ve zemine 50 kN kazı kuvveti uyguluyor. Kobelco ürün yelpazesine yeni bir ağırlık sınıfı kazandıran, 2,5 m yüksekliğindeki 55SRx’nin kuyruk yarıçapı neredeyse sıfır. İhtiyaç duyulan güç ise, 29,3 kW’lık bir motor tarafından temin ediliyor. Kobelco platformu müdürü Reece Norwood, 55SRx hakkında, “Temeller gibi dar alanlarda yürütülen çalışmalar için uygun bir tercih ve orta büyüklükteki ekskavatörlerle yarışacak güç, performans, üretkenlik değerleri sunuyor.” şeklinde konuştu. Kobelco, merkezi dökme dönüş sehpası ve ağır hizmete yönelik bom ile kepçe kolu gibi normalde daha büyük modellerinde yer verdiği kimi özellikleri 55SRx’e de ekliyor. İNŞAAT MAKİNELERİ Küçükler büyük düşünüyor English translation The smallest in the range, the DX27Z, has an operating weight of 2.8 tonnes and is powered by a 15.8 kW Yanmar 3TNV82ASDB diesel engine. It boasts zero tail swing, a maximum digging depth of the DX27z of 2.9 m, a dump height of 2.7 m and maximum reach of 4.7 m. On the opposite end of the scale, the DX60R has an operating weight of 5.9 tonnes and is powered by a 37.6 kW Yanmar engine. It can dig to 4.1 m and has a maximum reach of 6.5 m. Doosan says stability has been improved on the new range, while productivity and fuel economy have been increased through electronic optimisation of the hydraulic system and the engine. JCB and Volvo JCB and Volvo Construction Equipment signed a deal in February last year under which they agreed to co-operate on the design and manufacturing of skid steer loaders and compact tracked loaders for distribution globally under the two brands. JCB’s Savannah, Georgia facility has now produced the first nine models of Volvo’s new C Series range of wheeled and tracked skid steers and nine new models for its own New Generation range. JCB launched seven of its new skid steer models in November 2010, and the following two were introduced at ConExpo. The new models – the 225 wheeled skid steer and the 225T compact track loader – both have rated operating capacities of 1 tonne. And while JCB’s seven models introduced in November – the 260, 280, 300 and 330 wheeled skid steers and 260T, 300T, 320T compact track loaders – were vertical lift machines, the new 225 and 225T feature radial lift. Meanwhile, Volvo showcased its new JCB-manufactured models on stand at ConExpo. Volvo’s wheeled models – the MC110C, MC115C, MC125C, MC135C and MC155C – feature rated operating capacities ranging from 1 tonne to 1.5 tonnes and engine power from 63 kW to 68 kW. The first four tracked models in Volvo’s new range are the MCT110C, MCT125C, MCT135C and MCT145C, which feature rated operating capacities of up to 1.5 tonnes and a maximum engine power of 68 kW. Further new models are planned for JCB and Volvo’s new range later this year, culminating in a full offering of radial and vertical lift wheeled and tracked models in all key rated operating capacity classes. > (SV300), paletli kompakt loderlerde ise 1,2 ton ile 1,7 ton arasında değiştiği belirtiliyor. Case pazarlama müdürü Curtis Goettel’e kulak veriyoruz: “Yeni alpha serisi nokta dönüşlü loderler, 3,9 tona varan kepçe koparma kuvvetleri ile, bu alanda sektörün lideri konumunda. SR175, kendi ağırlık sınıfında piyasanın en çok satan modeline göre iki kat daha yüksek koparma kuvveti sunuyor.” Case ile eşzamanlı olarak, kardeş firma New Holland da yeni kompakt modelleri müşterileriyle buluşturdu. Hazırlanan yeni 200 Serisinde yer alan yedi nokta dönüşlü loderden beşi dikey, kalan ikisi dairesel kaldırma yapıyor. Dairesel yörüngede kaldırma yapan L213 ve L215 modelleri, sırasıyla 590 kg ve 680 kg kaldırma kapasitesine, 18,5 kN kepçe koparma kuvvetine sahip. L218, L220, L223, L225 ve L230 adlarıyla satışa sunulan diğer modeller, malzemeyi kamyonun tam ortasına yükleme olanağını veren Super Boom tasarımıyla donatılıyor. Bunun yanında, 53o’ye ulaşan kepçe boşaltma açısı sayesinde yükün hızla boşaltılabildiği ve böylece üretkenliğin yükseldiği ileri sürülüyor. Doosan’dan yeni seri D oosan firması, 1 ile 6 ton arasında çalışma ağırlığına sahip DX27Z, DX30Z, DX35Z, DX55 ve DX60R miniekskavatör modellerini Mart ayında tanıttı. Serinin en küçük modeli olan DX27Z, 15,8 kW’lık Yanmar 3TNV82A-SDB dizel motoru ile tahrik ediliyor. Kuyruksuz bir tasarıma sahip olan makine, 2,9 m kazı derinliği, 2,7 m boşaltma yüksekliği ve 4,7 m yatay uzanma mesafesi sağlayabiliyor. Serinin diğer ucunda ise, 37,6 kW’lık motoruyla, 5,9 tonluk DX60R görülüyor. 4,1 m kazı derinliğine erişebilen makine, 6,5 yatay uzanma mesafesi temin ediyor. Doosan sözcüleri, yeni seride çalışma dengesinin iyileştirildiğini, üretkenlik ve yakıt tüketimi alanlarında da, hidrolik sistem ile motor elektronik donanımı üzerinde yürütülen iyileştirme çalışmaları sonucunda gelişme sağlandığını belirtiyorlar. 24 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 New Holland, bu makinelerin yanı sıra, 200 serisine üç de paletli kompakt loder ekledi. Kuzey Amerikalı müşterilerden alına geri bildirimler doğrultusunda tasarlanan ekipmanlardan ikisi dikey (C232 ve C238), kalan biri ise (C227) dairesel kaldırma yapıyor. Loderlerin kaldırma kapasiteli 1,4 tona, koparma kuvvetleri de 38,2 kN’a kadar çıkıyor. Terex firması da ConExpo’da ziyaretçilerle buluşturduğu yeni nokta dönüşlü loder serisiyle kompakt makine yelpazesini güçlendirdi. Serideki sekiz modelin dördü dairesel (TSR50, TSR60, TSR70 ve TSR80), kalan dördü de dikey kaldırma (TSV50, TSV60, TSV70 ve TSV80) esasıyla çalışıyor. Yeni loderlerin motor güçleri 37,5 kW ile 62,2 kW arasında değişirken, Terex yetkilileri, makinelerin tanıtımında 265 mm’lik alt boşluk yüksekliğini ve 26 ya da 29 o’lik arka tekerlektampon açısını ön plana çıkartıyorlar. Oldukça yoğun bir dönemden geçen kompakt inşaat makineleri pazarı hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek için, kardeş yayınlarımızdan International Construction’ın tamamen mini-ekskavatör modellerine ve Avrupa’dan saha uygulamalarına yer veren ICT Mayıs sayısını inceleyebilirsiniz. Firma listesi Ahlmann www.mecalac.com Bobcat www.bobcat.com Case www.casece.com Caterpillar www.caterpillar.com Doosan www.doosaninfracore.co.kr Gehl www.gehl.com Hidromek www.hidromek.com Hitachi www.hitachi-c-m.com Hanix Europe www.hanixeurope.com Hyundai www.hyundai-ce.com IHI www.ihi-kenki.co.jp Ihimer www.ihimer.com JCB www.jcb.com John Deere www.deere.com Kobelco www.kobelco-kenki.co.jp Komatsu www.komatsu.com Kramer www.neusonkramer.com Kubota www.kubota.co.jp Liugong www.liugong.cn Manitou www.manitou.com Mustang www.mustangmfg.com Neuson Group www.neuson.com New Holland www.newholland.com Sunward www.sunward.cn Takeuchi www.takeuchi-mfg.co.jp Terex www.terex.com Vermeer www.vermeer.com Volvo www.volvoce.com Yanmar www.yanmar.co.jp Yuchai www.yuchai.com S Safe operation Process efficiency Maximizing wealth Minimizing impact When you need the materials to create the building blocks for our world, you want to be sure that you not only get the materials you need, but also minimize the impact on the environment. The Sandvik range of quarrying products are purpose built for the needs of the minerals extractive industry, and have been designed with the needs of our customers, and those of the environment, very much in mind. We want to be sure that our customer’s profitability and performance are enhanced through producing the right mineral products, at the desired levels of production. Through working in conjunction with some of the world’s leading quarrying companies, we have developed our products that not only maximize customer’s profitability, but also to minimize the environmental impact, and help produce the safest possible working conditions. www.sand vik.co m VİNÇLER ve KALDIRMA Kentsel uzmanlık Kentsel uzmanlık İngiltere’nin başkenti, karmaşık kule vinç uygulamalarının en fazla yoğunlaştığı noktalardan biri olmayan devam ediyor. Heinz-Gert Kessel Londra’dan bildiriyor Ş u çok iyi bilinen bir gerçektir ki, büyük bir şehirde ufka baktığınızda gördüğünüz kule vinç sayısı, inşaat sektörünün durumu hakkında size bir çırpıda fikir verebilir. Londra şehir merkezi için böyle bir değerlendirmeyi hızlıca yapmak isterseniz, kentin hakim noktalardan birisi olan St. Paul Katedrali üst galerisine çıkabilirsiniz. Kentin geneli hakkında daha kapsamlı bir fikre sahip olmak içinse, Regent’s Park’ın kuzeyindeki Primrose Tepesi’ne ya da Hampstead Heath’e gitmelisiniz. Son sayımlarda, kentte 50 ila 80 adet kule vincin kurulu olduğu görülüyor. 2008 öncesindeki canlılık döneminde bu sayının asla 150 ila 180’in altına düşmediğini söylemeliyiz. Bu farklılık, ekonomik krizin yol açtığı etkilerin açık bir kanıtı niteliğinde. Etkinin çapı konusunda örnek vermek istediğimizde, çok sayıda kırmızı Wolff vinci ile şehir manzarasına hâkimiyet kuran HTC Plant şirketine bakabiliriz. Ekonomik krizin en fazla derinleştiği günlerde, HTC filosunun yaklaşık yarısı depolarda beklemekteydi. 2009’da, Londra ufuk hattında hızlı ve ciddi bir değişime yol açacak 40 kadar gökdelen için teklif aldılar. Yüksek bina inşaatları için özel vinçler temin eden HTC’nin, tırmanır kule vinçlere yönelik olası talepten büyük fayda sağlayacağı ortadaydı. Ancak, tasarlanan bu binaların muhtemelen ancak dörtte biri için planlama aşamasına geçilebilecek. Bankacılık krizi sonrasında durdurulan kimi projelerin tekrar başlayacağına yönelik işaretler de geliyor. Londra’da, hava sahası kullanım kısıtlamaları nedeniyle, bomu hareketli (luffing jib) kule vinç modellerinin büyük egemenliği söz konusu. Zaten HTC filosundaki 210 vinç arasında da en çok bomu hareketli Wolff WK180 B modeli bulunuyor. Şehirde halihazırda görev yapan Wolff kule vinçleri arasında, Imperial College London’s kolejinin Hammersmith kampüsünde yürütülen “L” Block projesinde Bovis Lend Lease HTC firması tarafından geliştirilen tırmanır platformlar, kule vinç donatım ekiplerinin bağlantı çerçevelerine güvenle ulaşabilmesini sağladığı gibi, aşağı malzeme düşmesi sonucunda hasar ve yaralanma yaşanması riskini de azaltıyor. şirketi tarafından kullanılan iki 180 B modeli de bulunuyor. Kolejin Akademik Sağlık Bilim Merkezi’nin ana binası olarak tasarlanan altı katlı yapının 2012’de hizmete girmesi bekleniyor. İnşa edilen binaya komşu yapıların oldukça yakında bulunması nedeniyle, vinçlerin kazılan temel mümkün olduğu kadar yakın konumlandırılması gerekiyordu. Bir diğer önemli koşul da, vinçlerin kısa kuyruklu olmasıydı. Macallay cıvataları ile sabitlenen bir çapraz kirişli taban sehpası kullanılarak, tabana yerleştirilecek safra miktarı 120 tondan 75 tona indirildi ve böylece kule tabanının inşaat sırasında bina içerisinde sığması sağlandı. Londra’nın West End bölgesinde, Oxford Caddesi’nde Land Securities kuruluşu için Mace 26 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 firması tarafından yürütülen, karma kullanıma yönelik Park House projesinde de HTC filosundan 180 B vinçleriyle karşılaşıyoruz. Proje, Avrupa’nın bu en kalabalık alışveriş caddesinde, 40 yıl aradan sonra ilk kez yeni bir binanın inşa edilmesi anlamına geliyor. Şantiyedeki 180 B vinçlerinden ilki, ileriki aşamada binanın parçası haline gelecek olan özel bir temel ankrajı üzerine yerleştirildi. Alışılmadık şekilde, üç halatlı makara sistemiyle donatılan makine, 7,1 m bom kuyruk yarıçapına ve 17 m bom uzunluğunda 18 ton yük taşıma kapasitesine sahip. HTC ayrıca, yıkım-kırım şirketi Keltbray için de üç bomu hareketli üç Wolff kule vinci temin etti. 35 m’lik bomla donatılan ilk makine, yıkılacak binanın cephesi boyunca 91,2 m yük- VİNÇLER ve KALDIRMA Kentsel uzmanlık The UK’s capital city remains a European hotspot of sophisticated tower crane application. Heinz-Gert Kessel reports from London I sekliğe tırmanıyordu. Bina dışından tırmanma işleminin getirdiği güvenlik riskinin farkında olan HTC, bağlantı çerçevelerini monte eden vinç donatım ekibinin güvenli bir şekilde çalışabilmesini sağlamak ve çerçevelerin ankrajlara bağlanması esnasında aşağı malzeme düşüşünü engellemek üzere, özel bir tırmanır platform geliştirdi. Londra’da kullanılan tırmanır Wolff vinçlerinin büyük bölümü 2 ve 2,5 m kare kesitli kulelere sahip olduğunda, platformlar da bu ölçülere karşılık gelecek şekilde tasarlandı. İsrailli otelcilik grubu Alrov’un hemen yakındaki Regent Caddesi’nde, 260 milyon $ maliyetle yürüttüğü Café Royal yeniden inşa projesinde de yine bir 180 B ve bir de 100 B vinci kullanılıyor. 100 B modeli 23 m mesafede altı ton, 40 m mesafede ise 2,6 ton yük taşıyabiliyor. 180 B ise, 24 m’de 12 ton, 40 m’de 6 ton kaldırma kapasitesi sunuyor. Mühendislikle gelen çözümler Sayılara bakıldığında, büyük bölümü Select Plant Hire kiralama şirketi tarafından temin edilen, bomu hareketli Terex Comedil vinçlerinin egemenliğinden söz edebiliriz. Shard, Heron Kulesi, Cannon Caddesi İstasyonu ve Kings Cross İstasyonu gibi, şehirde yürütülen pek çok prestijli projede Terex Comedil vinçlerinin çalıştığını görüyoruz. Tate Modern sanat galersinin hemen yanı başındaki Neo Bankside lüks apartman kulelerinin inşasında da, serbest (sabit bir yapıya bağlanmamış) kule yüksekliği konusunda öne çıkan, tepe kulesiz (flat top) modeller hizmet veriyor. Vinçlerin montajı konusunda güçlüklerle karşılaşıldığında, Select mühendislerinin yarattığı duruma özgü çözümler sıkça devreye giriyor. St. Paul Katedrali’nin karşısında yer alan Cheapside bina kompleksinde, beton çekirdeğin inşası, serbest kuleli, bomu hareketli Terex Comedill English translation City sophistication t is well known that the number of tower cranes on a major city’s skyline is used to give an at-a-glance indication of the status of the construction industry. A vantage point for the City of London is the upper gallery of St. Paul’s Cathedral from which to make a quick crane count. For a wider view over much of London go to Primrose Hill, on the north side of Regent’s Park, or Hampstead Heath. A recent count shows about 50 to 80 tower cranes while, during the boom years before 2008, never fewer than 150 to 180 cranes were visible. It is clear evidence of the impact of the economic crisis. An example of the depth of this effect is HTC Plant which is typically prominent on the city skyline with a cluster of red Wolff luffers. At the deepest point of the economic crisis HTC had about half of its fleet in the depot. In 2009 there were nearly 40 proposals for skyscrapers that would have dramatically and rapidly changed the London skyline. HTC, as a supplier of specialised cranes for tall construction projects, would have particularly benefited from the forecast requirement for climbing tower cranes. Planning for just around a quarter of those proposed building projects may be likely to go ahead. There are signs that some projects stopped in the wake of the banking crisis will be restarted. Due to space and airspace oversailing restrictions in London, luffers dominate. Of the 210 cranes in the HTC fleet, the Wolff WK180 B is the most popular luffer. Wolff tower projects in London include two 180 Bs for Bovis Lend Lease on the ‘L’ Block development of Imperial College London’s Hammersmith Campus. Occupation of the six-storey flagship building for Imperial’s Academic Health Science Centre is scheduled for 2012. Due to the proximity of occupied buildings the cranes had to be positioned as close as possible to the new building’s foundation. Another requirement was a small tail radius. A cross frame base, secured with special Macalloy bolts, meant ballast could be reduced from 120 to 75 tonnes, helping the crane undercarriage to fit into the building under construction. More 180 Bs are at work in London’s West End on a mixed use development of Park Mayıs - Haziran 2011 internationalconstruction Türkiye 27 > VİNÇLER ve KALDIRMA Kentsel uzmanlık English translation House by Mace for Land Securities on Oxford Street. It is the first new build on Europe’s busiest shopping street in 40 years. The first on the site was installed on a special expendable base foundation anchor that will become part of the new building. It is rigged in an unusual three line fall mode where, with just 7.1 m counterjib radius, capacity is 18 tonnes at 17 m. HTC also supplied three more Wolff luffing towers for demolition contractor Keltbray. One with 35 m jib was climbing down 91.2 m alongside the building under demolition. Aware of the safety risk of the external climbing procedure, HTC developed a special climbing platform to give safe access for riggers attaching the collars and preventing objects from falling to the ground during installation of the tied-in supports. These platforms were developed to fit the 2 m and 2.5 m square Wolff masts, most commonly used for external climbing operation in London. On nearby Regent Street, another 180 B and a 100 B were supplied for the US$260 million redevelopment of the Café Royal by Israeli hotel group Alrov. The 100 B lifts six tonnes at 23 metres and 2.6 tonnes at 40 m. The 180 B is configured for 12 tonnes capacity at 24 m and 6 tonnes at 40 m. Engineering In terms of numbers Terex Comedil luffing jib cranes, in most cases provided by Select Plant Hire, are dominant. Clusters of them are engaged at prestigious inner city projects, including the Shard, the Heron Tower, Cannon Street Station and Kings Cross Station. The luxury apartment towers of the Neo Bankside project next to the Tate Modern art gallery are served by high free standing topless Terex Comedils. Custom designed engineering solutions by Select’s engineers are a common sight on installations under difficult site conditions. On the Cheapside building complex opposite St. Paul’s Cathedral, the concrete core was finished with smaller free standing Terex Comedil luffers. Following this, a pair of CTL400s and two CTL340s were installed on top of these cores on a special steel grillage to raise the steel skeleton. At Cannon Street station, three 32 tonne capacity CTL630-32s were engaged in heavy steel erection work. Two had 50 m booms and one was rigged with a 40 m boom. Like all Terex Comedil cranes above 300 tonne-metres capacity class, the CTL630-32 has a triangular actuating arm > Genelde rüzgâr türbinlerinin ankrajında kullanılan Macalloy cıvataları ile sabitlenen çapraz kirişli taban sehpası sayesinde, Wolff 180 B vincinin taban kısmında önemli ölçüde daha az safraya ihtiyaç duyuyor. vinçleri kullanılarak tamamlandı. Daha sonra, binanın çelik iskeletinin monte edilmesi için, beton yapının çatısına yerleştirilen özel çelik ızgaraların üzerine iki adet CTL400 ve iki adet de CTL340 vinci kuruldu. Cannon Caddesi istasyonunda, ağır çelik konstrüksüyonların montajı, 32 ton kapasiteli üç adet CTL630-32 vinci kullanılarak yürütüldü. Bu iş için, vinçlerden iksi 50 m’lik, diğeri de 40 m’lik bomla donatıldı. 300 ton-metre kapasite sınırının üstünde yer alan tüm Terex-Comedil vinçleri gibi, CTL630-32 modelinde de, karşı ağırlık kafesini ileri-geri hareket ettirerek devrilme momentini düşüren bir üçgen tertibat bulunuyor. Kafesin hareketleri, bomun alçalma veya yükselme manevrası yapmasına göre değişiklik arz ediyor. Bu özelliğe sahip vinçler, sabit safralı modellere göre daha kapsamlı donatıma ihtiyaç duyuyor olmakla birlikte, 70 m serbest kule yüksekliği 28 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 sunan, 630 ton-metre kapasite sınıfından vinçlerin sistem sayesinde 2,32 x 2,32 m’lik kare kesitli HD23 kule sistemi üzerine kurulabildiği ve böylece nakliyede önemli bir ekonomik avantaj sağlandığı belirtiliyor. Ancak, çok kısa bomla yapılan çalışmalarda, hareketli safra taşıyıcı, devrilme momentinin artmasına neden oluyor. Bu kapsamda, daha iyi bir çözüm elde etmek üzere, sabit ve hareketli safra grupları birlikte kullanılabiliyor. Cannon Caddesi projesinde yer alan 40 m bom uzunluğuna sahip modelde de, makine dairesinin arka kısmına 7.500 kg’lık sabit çelik blok takıldı ve geri kalan safra da hareketli karşı ağırlık tertibatına yerleştirildi. Bomu hareketli Terex Comedil modellerinin hizmet verdiği en dikkat çekici projelerden biri de 87 katlı, 310 m yüksekliğindeki Shard gökdeleni. Yaklaşık 4000 ’lik bir zemin üzerinde 17.000 ton çelik, 54.000 m3 beton ve 56.000 VİNÇLER ve KALDIRMA Kentsel uzmanlık English translation pushing a counterweight basket in and out to reduce the overturning moment. Its movement is according to whether the boom is lifted or lowered. While this feature needs more rigging than fixed ballast luffers, it allows 70 m free standing 630 tonne-metre class cranes to be rigged on the economical to transport 2.32 x 2.32 m square HD23 tower system. In very short boom operating mode, however, the complete ballast in its swinging carrier increases the overturning moment. A better solution is a combination of fixed and movable ballast. The 40 m boom version, therefore, shows one 7,500 kg steel block fixed at the back of the machinery deck while the rest of the ballast is in the swinging counterweight. The most eye-catching site served by Terex Comedil luffers is the 87 storey, 310 m Shard sky scraper. It will contain 17,000 tonnes of steel, 54,000 m3 of concrete and 56,000 m2of glass on a footprint of one acre. When it opens in 2012 it is expected to be the tallest building in Western Europe. Seven months of construction time will be saved by building the tower and digging the basement at the same time. This is a new construction method that severely affects tower crane installation. Space restrictions for the number of hooks required meant luffers were the only reasonable choice. Some of the three CTL180 and two CTL400s installed as external climbing versions for steel erection work are based on custom designed steel framework integrated in the foundation walls. It allows the crane mast to be standing cantilevered off its foundation. To save time, steel construction started before the central concrete core. By the 10th storey the concrete core had caught up with and passed the steel erection. Steel erection cranes can now only work with a steep jib angle around the centre of the building under construction. The required capacity meant all cranes work in four line fall mode. Standing tall Across Europe there is an increasing number of skyscraper projects above 200 m. The 12 tonne single line capacity of the new Terex Comedil CTL340 displayed at the Bauma 2010 show could be a versatile improvement on the cases in London where 12 tonne loads still need two falls of rope. In addition to the Shard, the recently > m2camın bir araya getirilmesiyle inşa edilen kule, 2012’de tamamlandığında Batı Avrupa’nın en yüksek binası olacak. Kule kısmının inşası ile yeraltı katları kazısının eşzamanlı olarak yürütülmesi sayesinde, inşaat süresinin yaklaşık yedi ay kısalacağı belirtiliyor. Ancak, bu yeni inşaat tekniği, kule vinç montaj yöntemleri üzerinde de ciddi sonuçlar doğuruyor. İhtiyaç duyulan kanca sayısına karşılık, alanın kısıtlı olması, bomu hareketli modellerin tek akla yatkın çözüm olarak görülmesine neden oluyor. Çelik konstrüksüyon işlerinde kullanılmak üzere dış cepheden tırmanacak şekilde monte edilen üç adet CTL180 ve iki adet CTL400 vinci, özel olarak hazırlanmış ve temel duvarlarına sabitlenmiş çelik çerçevelerin üzerine yerleştirildi. Bu tasarım, vinç kulesinin temel ora noktasından kaçık biçimde konumlandırılmasına izin veriyor. Projede zaman kazanmak amacıyla, çelik konstrüksüyon işleri, beton çekirdek inşasından daha önce başlandı. 10’uncu kata gelindiğinde, beton çekirdek artık çelik yapıyı yakalamış ve geride bırakmıştı. Çelik işlerinde kullanılan vinçler şimdi binanın çevresinde ancak oldukça dik bom açılarıyla çalışabiliyor. İhtiyaç duyulan kaldırma kapasiteleri nedeniyle tüm vinçler dört halatlı makara sistemiyle çalıştırılıyor. Terex Comedil CTL340 vinci, Cheapside yapı kompleksinde sona gelinirken, özel bir çelik ızgara üzerinde, bir çatı üstü vinç şeklinde çalışıyor. Yükseğe doğru Yüksekliği 200 m’yi aşan gökdelen projelerinin Avrupa genelinde yaygınlık kazandığı fark ediliyor. Terx Comedil markasının 2010 yılı Bauma fuarında sergilediği, tek halatlı makara sistemiyle 12 ton yük kaldırabilen CTL340 modelinin, bu anlamda önemli bir esnek kullanım avantajı sağladığı söylenebilir. Zira, Londra’daki örneklerde 12 tonluk yükler için hâlâ iki halatlı sistemlere ihtiyaç duyuluyor. Shard gökdeleni gibi, 230 m’lik Heron Kulesi’nde de yükseğe erişebilen dışarıdan tırmanır vinçlere gereksinim vardı. Vinçlerden birinin yoğun trafiğe sahip bir yolun hemen yanında çalışması nedeniyle, Select firması tırmanır çerçevenin altına özel bir güvenlik kafesi yerleştirdi ve tırmanma işlemi sırasında aşağıya nesne düşmesi riskini en aza indirdi. Projedeki tüm vinçlerin taban kısmı kapalı bir alan alındı ve kapıların sadece yetkili kişiler tarafından açılabilmesi sağlandı. Kule taban kısmının etrafını kapatan ikinci bir kafes ise, yetkisiz kişilerin kuleye tırmanmasına engel olma amacını taşıyor. Bir diğer yoğun şantiyede, Kings Cross İstasyonu’nda Taylor Woodrow şirketi tarafından kullanılan iki adet Terex Comedil CTL400 vinci, 60 m’lik bom ve iki halatlı makara sistemiyle, 12 ton kapasite temin ediyor. Vinçlerden birinin 30,38 m’lik serbest kulesi, özel bir bağlantı tertibatı yardımıyla, temel kazığının üzerine yerleştirildi. Şantiyenin altından demiryolu hatlarının geçiyor oluşu, alışıldık biçimde beton vinç temellerinin hazırlanmasını imkansız kılmaktaydı. 30 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 40 m’lik kısa bom ile donatılan ve Cannon Caddesi istasyonunda görev yapan bu Terex Comedil CTL630-32 vinci, hareketli karşı ağırlık sistemini ve makine dairesinin uç kısmına yerleştirilmiş sabit ağırlık plakasını bir arada kullanıyor. Londra’nın iki büyük vinç kiralama şirketi Select ve HTC Plant, aslında inşaat firmalarına bağlı olarak faaliyet yürütüyor. Öte yandan, Falcon Crane Hire şirketi ise, ülkedeki en büyük bağımsız kule vinç kiralama filosuna sahip olmakla övünü- VİNÇLER ve KALDIRMA Kentsel uzmanlık English translation topped out 230 m Heron Tower requires tall external climbing tower cranes. With one crane next to a busy road, Select mounted a special safety cage under the climbing frame to minimise the potential risk of objects falling during the climbing procedure. All cranes have an enclosed entrance into the tower base with a door that can only be opened by authorised people. An additional cage around the base tower section prevents climbing outside the tower. Another site, at the busy Kings Cross Station, has two Terex Comedil CTL400s operated by Taylor Woodrow working with 60 m boom and 12 tonnes capacity in two fall mode. One is on a foundation pile with a special adapter section carrying the 30.38 m free standing crane. Underground train lines prevented installation on a conventional concrete foundation or undercarriage. While the two big tower crane rental companies Select and HTC Plant are owned by contractors, Falcon Crane Hire says it is proud to operate the largest independent tower rental fleet. Being an independent player and not linked to a mother construction company allows other contractors an alternative to hiring from competitors. In the run up to the global financial crash in 2008 Falcon grew rapidly and benefited from a healthy house building boom. Since then, social housing and public sector contracts have been a primary source of business. Falcon’s fleet of more than 250 cranes includes a rising number from Spanish manufacturer Jaso. Another independent tower crane rental specialist with a long history on London construction sites is Vertical Transportation Ltd. Tom Newell, managing director, is concerned about the benefit of being an independent company in the current economic climate. In his opinion the economic crisis hitting the house building industry made independent crane rental companies suffer more than those owned by a large construction company because those companies are bidding for other projects, for example, ones in the infrastructure, public construction and prestigious high rise sectors. On such projects it helps to be engaged in the early stage of crane planning by the contractor. This gives a further advantage to the rental companies owned by contractors. The Vertical Transportation fleet includes special tower cranes, for example the > Shard projesinde görev yapan bomu hareketli Terex Comedil vinçleri için, inşaat çalışmalarının başlangıcında serbest kule yüksekliği büyük önem taşıyordu. Beton çekirdeğin hızla yükselmesi nedeniyle, takip eden çelik konstrüksüyon montajı sırasında vinç bomlarının oldukça dik bir konuma kaldırılması gerekiyor. 32 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 Tepe kulesiz Terex Comedil kule vinçleri, Neo Bankside apartman projesinde, serbest kule yüksekliği konusundaki yeteneklerini sergileme fırsatı buldu. yor. Büyük bir inşaat firmasıyla bağı bulunmayan Falcon’un varlığı, yükleniciler açısından seçeneklerin artması anlamına geliyor. Falcon, 2008 mali krizi öncesinde büyük bir hızla büyüdü ve konut sektöründeki canlılıktan hayli faydalandı. Krizden sonra ise, en önemli iş kaynakları, kamu ihaleleri ve toplu konut projeleri olacaktı. Şirketin 250’den fazla vinç barındıran filosunda, İspanyol Jaso markasının giderek daha fazla yer kaptığı görülüyor. Londra inşaat sektöründe uzun geçmişe sahip bağımsız kule vinç kiralama şirketlerinden bir diğeri de Vertical Transportation Ltd. Şirketin idari direktörü Tom Newell, mevcut ekonomik ortamda bağımsız bir kuruluş olarak faaliyet göstermenin yol açabileceği zararlar konusunda kaygılı. Newell, konut sektörünü vuran ekonomik krizin, altyapı, kamu inşaatları ve gökdelen projeleri için açılan ihalelere katılabilen büyük inşaat kuruluşları bünyesindeki kiralamacılara kıyasla, bağımsız kiralama şirketlerini daha fazla etkilediği görüşünde. Bu tip projelerde, vinç kullanım planlarının yüklenici tarafından yapılması, yükleniciye bağlı vinç filosu için faydalı oluyor. Vertical Transportation filosunda, sıkışık şehir içi şantiyelerinde talep gören çift kademeli hareketli boma sahip Krøll K103V modelleri ve katlanır boma sahip Tornborgs modelleri gibi özel kule vinçler de bulunuyor. Şehirdeki ofis binalarını apartmanlara dönüştürmeye yönelik piyasa hız kesmiş olsa da, komşu yapıların üzerinden geçmek zorunda kalmayan kompakt VİNÇLER ve KALDIRMA Kentsel uzmanlık duyuluyor ve çalışma anında da kanca ile kule orta ekseni arasındaki mesafe 2 m’ye kadar düşürülebiliyor. Toplam ağırlığı 5 ton olan bom, katlanır durumda, kaldırma halat sistemi de takılıyken, tek parça halinde nakledilebiliyor 1,2 x 1,2 m’lik kule kullanıldığında, montaj süresi 2,5 ile 3 saat arasında değişiyor. 20 m yarıçap değerine kadar 4 ton yük kaldırılabilirken, 32 m yarıçapta bu ağırlık 2 tona düşüyor. Oysa, yaygın biçimde kullanılan Magni S-46 Tornborgs modelinde azami yük kapasitesinin 2 tonla sınırlandırıldığı, 30 m’lik erişme mesafesindeki kapasitenin de 1,2 ton olduğu belirtiliyor. Stefan Olsson, yağ sızıntısı riski ve bir sorun anında etrafa hidrolik yağının saçılması tehlikesi karşısında, hidrolik pistonlu tertibatlar yerine halatlı bom hareket tertibatlarını tercih ediyor. London Tower Cranes (LTC) şirketi, Belçikalı Neremat N.V. firması ile ortaklık kurduktan sonra, İngiltere ve Kuzey Avrupa’da hizmet veren, 300 adetten fazla vinçten oluşan bir filonun sahibi oldu. Londra’nın pek çok yerinde, LTC filosundan, bomu hareketli JOST JTL modellerine rastlanabiliyor. Bu vinç tasarımının sahibi Franc Jost, hızlı montaja izin veren bu ekonomik yaklaşımın, zorlu saha koşullarının da üstesinden gelebileceği inancında. Hidrolik pistonlu bom döndürme tertibatıyla donatılan Jost modelleri, fren sistemi sayesinde, çalışma bittiğinde 85 derecelik bom açısıyla bekleyebiliyor. Ancak, bu özellik, uygun kuleler kullanıldığında ve JTL68 modelleri 25- > Krøll K103V double level luffing jib cranes English translation modellere hâlâ ihtiyaç duyuluyor. Tom Newell, boma hidrolik pistonla kumanda eden küçük ve orta boy Jost modellerinin giderek artan sayısı karşısında, Tornborg vinçlerinin önemli bir teknik avantaja sahip olduğunu ileri sürüyor. Jost JTL68.4 ile karşılaştırıldığında, katlanır döner bomlu vinçler, kompaktlık ve çalışma hızı bakımından öne çıkıyor. Ancak, bu bom tasarımının daha pahalı olduğunu da söylemeliyiz. Newell, kiralama ücretleri üzerindeki büyük piyasa baskısı dikkate alındığında, yeni bir katlanır bomlu modelin Jost JTL68.4 ile rekabet edemeyeceğini söylüyor. Yine de, vincin bina kenarına yerleştirildiği ve komşu yapıların üzerinde çalıştığı, ya da yarıçap değerinin çok düşük tutulmasının istendiği durumlarda bu tip tasarımlar mantıklı bir seçenek haline gelebiliyor. Fiyat dezavantajına karşın, City Lifting kuruluşu, İsveçli Artic firmasından geçtiğimiz günlerde iki adet katlanır bomlu yeni Raptor 84 vinci satın aldı. Kuruluş, şehir içi uygulamalara yönelik bu makinelerin Londra’da alışıldık bir manzara haline geleceğinden emin görünüyor. Bu vinçlerle Tornborgs modelleri arasındaki tek benzerlik, bomun geometrik tasarımı. Henüz genç bir şirket olan Artic’ten Stefan Olsson, ana pazarlarının İngiltere olduğunu, ancak başka döner bomlu tasarımlar karşısındaki avantajları sayesinde yeni pazarlar bulabileceklerini ifade ediyor. Artic modelleri çalışmaz durumdayken, vincin etrafında sadece 4 m’lik bir alana ihtiyaç and Tornborgs jack knife cranes popular for inner city site projects on cramped sites. Although the market for converting inner city office space into apartments dried up, there are still housing projects that need compact cranes that do not oversail neighbouring properties. In response to a rising number of smalland medium-sized Jost hydraulic ram luffers in the city, Tom Newell points out a technical advantage of the Tornborg cranes. Compared with the Jost JTL68.4, the boom geometry on the luffing jib of a jack knife crane is unsurpassed in compactness and working speed, Newell says. It must be noted, however, that such a design feature is more expensive. With rental prices under pressure, Newell says it is impossible to run an updated jack knife crane, as represented by Artic crane, in competition with a Jost JTL68.4. It would only make sense in cases where the crane must be installed at the edge of a building leading to penetration of the neighbouring property’s air space or when creating an unacceptable minimum radius around the crane tower which cannot be served by the conventional design luffing jib crane. City Lifting, however, which, at the time of writing already had two of the all-new Swedish built Raptor 84 Artic tower cranes, is confident that this city crane will become a common sight at London inner city sites. Only the principle of boom geometry can be compared to the Tornborgs veterans. While the UK is the core market, Stefan Olsson at Artic says the young company is looking at new markets around the globe as the new design offers benefits over competing small city luffing jib cranes. Space needed when out of service is 4 m and, in working condition, the hook can be brought to only 2 m in front of the tower’s centre line. In addition, the crane is fast to rig and low weight. The complete boom weighs 5 tonnes and is transported as one folded unit with the hoisting rope already installed and connected with the hook block. Typical rigging time, including the 1.2 x 1.2 m city tower, is 2.5 to 3 hours. Up to 20 m, 4 tonnes can be lifted while, at 32 m radius, capacity is 2 tonnes. This surpasses the load moment of the popular Magni S-46 Tornborgs jack knife crane where maximum load is restricted to 2 tonnes and, at the maximum outreach of 30 m, capacity is 1.25 tonnes. > Stefan Olsson still prefers the rope- Mayıs - Haziran 2011 internationalconstruction Türkiye 33 the technology which forced the limits... Strong, Reliable, Long Lasting... Özkanlar Hydraulic Machinery Manufacturing Construction Ind. & Trade Co. Ltd. 1229. Sok. No 31 PK:06370 Ostim / ANKARA Tel:+90 312 386 05 60 (pbx) Fax:+90 312 386 05 68-69 www.ozkanlargrup.com VİNÇLER ve KALDIRMA Kentsel uzmanlık Londra/Havanham Road bölgesinde bir konut projesi için Vertical Transportation şirketi tarafından temin edilen Tornborgs Magni S-46 vinci. Vertical Transportation şirketinin filosunda yer alan bu özel tasarımlı Krøll K103V-35 vinci, Addison Road bölgesindeki bir konut projesinde çalışıyor. 30, daha büyük Jost modelleri 30-35 m’lik bomla donatıldığında devreye sokulabiliyor. Hareketli boma sahip Yongmao vinçleri de, Londra’daki kule vinç rekabetine 230 ton-metre kapasite sınıfından dahil oldu. Teknik veriler, bu vinçlerin 260 ton-metrelik Terex Comedil modellerine yakın özelliklere sahip olduğunu gösteriyor. Terex Comedil CTL 260-18 modelinde kapasitenin 18 ton olduğu görülüyor. 30 m’lik bomla donatılan Yongmao STL230A vinci, 78,3 m’lik, 2,32 m x 2,32 m ölçülerindeki serbest kule üzerinde kullanılabiliyor. Kule kısmının, Comedil HD23 ile çok benzer göründüğü, ancak Yongmao kulelerinin her iki tarafta kriko levhalarına sahip olduğu fark ediliyor. Bu sayede, tırmanma kafesi, kulenin her iki yanına da monte edilebiliyor. CityLifting şirketinin katlanır bomlu kule vinç filosunun en yeni üyesi Raptor 84 modeli oldu. Londra’daki ilk işinde görüntülenen vincin yarıçapı, çalışmadı anlarda 4 m’ye kadar düşürülebiliyor. 42 ve 48 m’lik serbest kuleler üzerine monte edilmiş, 40 ve 50 m’lik bomlarla donatılmış iki adet JL316.16 bomu hareketli kule vinç, İngiltere’nin en büyük kamu sendikası UNISON’un merkez binası inşaatında çalışıyor. Bugüne kadar satılan 99 adet JL316.16 vincinden 96 tanesi İngiltere pazarına girdi. Özel tasarımlar Elephant and Castle bölgesinde yürütülen Strata projesinde, Liebherr 160 HC-L 8/16 Litronic English translation > operated luffing system over a hydraulic cylinder with power pack, due to a fear of oil leakage and the potential to spray a building site with hydraulic oil in the case of failure. London Tower Cranes now runs a fleet of more than 300 cranes across the UK and northern Europe, following its alliance with Neremat N.V. in Belgium. LTC operates Jost JTL series luffers across the city. In designer Franc Jost’s opinion the fast rigging and economic crane design can also cope with difficult site conditions. Jost towers with the hydraulic luffing mechanism can be parked with slewing brakes engaged and an 85 degree boom angle in out of service condition. This unique application feature depends on the tower system in use and relies on the 25 and 30 m boom of the JTL68 and 30 to 35 m boom of the larger Jost JTL models. In the 230 tonne-metre class Yongmao luffers have entered the London tower crane scene. Technical data shows them close to the Terex Comedil rival in the 260 tonne-metre class. As for the CTL 260-18 capacity is 18 tonnes. With 30 m jib the Yongmao STL230A can be rigged free standing on a 78.3 m tower using a 2.32 x 2.32 m mast section. While the mast sections look very similar to the common Comedil HD23 tower sections, they have jacking plates on two opposite sides. It means the climbing cage can be installed in two directions on the tower. At the castle Free standing height and a reduced number of bracings to the building were key features of the Liebherr 160 HC-L 8/16 Litronic used at the Castle House (known as Strata Tower) at Elephant and Castle. Contractor Brookfield gave several important factors in the choice of the Liebherr 160 tonne-metre luffer, including high lifting speeds for 6.5 tonne loads, installation on 500 HC tower sections for a 76.5 m free standing height with 40 m jib and only three tie supports for the 43 storey building. Another prominent Brookfield development is the 288 m Pinnacle or Bishopsgate Tower, close to the Heron Tower. A new generation of four electric Favelle Favco luffers with up to 50 tonnes of capacity on 1.9 x 1.9 m tower sections were specially ordered for the project. Also starting in 2009, Liebherr delivered extraordinary hammerhead cranes for the elegant residential project One Hyde Park. Four interlinked apartment buildings Mayıs - Haziran 2011 internationalconstruction Türkiye 35 > VİNÇLER ve KALDIRMA Kentsel uzmanlık oldukça sınırlıydı. Bu nedenle, tercih edilecek vinçlerin, sahadaki diğer modellerin altında çalışabilmesi gerekiyordu. Bomlar ise, bloklar arasındaki boşluğa ulaşabilecek kadar uzun olmak zorundaydı. Liebherr’in önerdiği çözüm, tepe kulesiz EC-B modeli üzerinde kimi özel değişiklikler yapmak oldu. İki 110EC-B6 vinci, sadece 12,5 m’lik bomlarla donatılırken, şantiyeye gönderilen bir 30EC-B 2.5 modeline de 11,05 m’lik bom takıldı. Binaların statik yük koşullarına uygun olarak, çatıya monte edilen vinçler, artı şeklindeki standart tabanların altına serilen özel çelik ızgaralar üzerine yerleştirildi. İnşaat belli bir noktaya gelince, 110ECB6’lardan birinin, Comedill vinçler tarafından alınıp, diğer bloğa taşınması gerekti. Bom parçalarının hızlı montaj özelliğine sahip olması ve kaldırma dişlisi ile orta kumanda mekanizmasını taşıyan baş kısmın kompakt ölçüleri sayesinde, bu taşıma işi kısa sürede tamamlandı. Güvenlik sağlamak için, bomu hareketli vinçlerin altında çalışan tepe kulesiz modellerde, jibin her iki ucuna sarı ışıklar takıldı. Çalışma sırasında, iki halatlı makara sistemi kullanan 110EC B6 FR.tronic modeli yüksek hız temin ederken, yüksek performanslı tahrik sistemi de narin yüklerin, bloklar arasında hassas bir şekilde konumlandırılabilmesine imkan tanıdı. 110EC-B6 modeli, tam kaldırma yarıçapında 6 ton kapasite temin ederken, daha hafif bir makine olan 30EC-B2.5, bom ucunda 2,5 ton yük kaldırabiliyor. ICT One Hyde Park apartman projesinde, kısa bomlu Liebherr EC-B vinçleri, apartmanların çatısına, özel tasarıma sahip çelik çerçeveler üzerine yerleştirildi. > step up in two-storey increments to give, from west to east, buildings of 9, 11, 13 and 11 storeys. Separating the blocks is a series of fully glazed cores, comprising passenger cores for occupants and service cores. The blocks were raised using Select Plant Comedil CTL400 luffers operated by main contractor and parent company Laing O’Rourke. The steelwork for the glazed cores was subcontracted to a Swiss steel erection company and was served by additional cranes. The Comedil luffers occupied the space between the apartment blocks so the way to establish additional crane capacity was in the building’s roof. Two main restrictions had to be considered. First, the buildings had to take the extra load of the cranes. Second, air space was restricted by the existing luffers so cranes had to be selected that could work beneath them. The jibs had to be exactly long enough to cover the cores between the blocks. Liebherr’s solution was in a customer-designed modification to the standard EC-B flat-top. Two 110ECB6s were rigged with an extra short boom of just 12.5 m while a 30EC-B 2.5 was delivered with a extra short jib of 11.05 m. To cope with the static load of the buildings the roof mounted cranes were installed on purpose-built steel grillage under the standard cruciform base. As construction proceeded, one 110EC-B6 had to be relocated by the Comedil luffers from one apartment block to another. This relocation was quickly carried out due to quick assembly devices of boom and counter jib, plus the compact crane head that contained hoist gear and central switchgear. For safety reasons the flat top cranes working under the luffing jib umbrella cranes were equipped with yellow lights at the jib and counter jib end. In operation, the two-fall mode of the 110EC B6 FR.tronic gave fast lifting cycles, while the high-performance drives allowed exact positioning of the delicate loads between the apartment buildings. The 110EC-B6 offers 6 tonnes over the complete working radius and the lightweight 30EC-B2.5 could lift 2.5 tonnes over the complete jib length. ICT Mayıs - Haziran 2011 internationalconstruction Türkiye 37 English translation vincinin sağladığı serbest kule yüksekliği ve kulebina bağlantı sayısının düşük olması büyük önem kazandı. Yüklenici firma Brookfield, 160 tonmetrelik Liebherr modelinin seçilmesinde rol oynayan önemli etmenler arasında, 6,5 tonluk yükler için ortaya koyulan yüksek kaldırma hızını, 500 HC kulesi ve 40 m’lik bom ile sağlanan 76,5 m’lik serbest kule yüksekliğini ve 43 katlı binada yalnızca üç adet kule-bina bağlantısının kullanılmasını da sayıyor. Heron Kulesi’ne yakın bir noktada inşa edilen Bishopsgate Kulesi’nde Brookfield tarafından yürütülen önemli projelerden biri. 1,9 x 1,9 m’lik kule üzerinde 50 tona varan kapasite sunan dört adet elektrikli, bomu hareketli Favelle Favco vinci, bu proje için özel olarak sipariş edildi. Bishopsgate gibi 2009’da başlayan One Hyde Park konut projesinde, Liebherr yapımı tepe kulesiz modeller de kullanılıyor. Birbiriyle bağlantı halinde yükselen dört apartmanın her biri,bir öncekinden iki kat daha yüksek. 9, 11, 13 ve 15 katlı blokları birbirinden ayıran, tamamen cam kaplı yapılarda, yaya geçişi ve servis tünelleri bulunuyor. Ana yüklenici konumunda bulunan ve aynı zamanda Select Plant şirketini de bünyesinde barındıran Laing O’Rourke kuruluşu, blokların inşasında Comedil CTL400 vinçlerinden faydalandı. Cam kaplı ara yapıların çelik konstrüksüyon işlerini üstlenen İsviçreli firma, şantiyeye kendi vinçlerini kurdu. Comedil vinçleri, apartman blokları arasındaki alanları işgal ettiğinden, yeni vinçlerin kurulabileceği tek yar çatıydı. Vinç çalışmalarında, iki önemli kısıtın dikkate alınması zorunluydu: vinçlerin ağırlığı binalara binecekti ve sahadaki diğer bomu hareketli vinçler nedeniyle, kullanılabilecek hava sahası FUAR Fuarlarla gelen yenilikler Fuarlarla gelen yenilikler Geçtiğimiz Mart ayı, inşaat makineleri sektörü için büyük değer taşıyan iki fuar organizasyonuna sahne oldu. İtalya/Verona’daki Samoter ve ABD/Las Vegas’taki ConExpo-Con/Agg fuarları, Geçici Tier 4 ve Stage IIIB motor emisyon yasalarının yürürlüğe girmesinin de etkisiyle, birbirinden önemli yeni makine tanıtımlarına ev sahipliği yaptı 38 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 İleride yürürlüğe girecek Nihai Tier 4/Stage IV emisyon yasaları için geliştirilen çözümleri sergileyen motor üreticilerinden biri de Cummins oldu. Firma, egzoz gazındaki azot oksitlerin (NOx) miktarını düşürmek için, seçici katalitik indirgeme (SCR) teknolojisini devreye sokuyor. Bobcat’in 2,6 ton ağırlığındaki kısa kuyruklu ekskavatör tasarımı E26, azami 2,9 m kazı derinliğine ulaşabiliyor. FUAR Fuarlarla gelen yenilikler John Deere şirketinin 944K modelinde kullanılan dizel-elektrikli tahrik sisteminde, dizel motor bir jeneratör gibi işlev görerek, her bir tekerlekte yer alan elektrik motorlarının çalışmasını sağlıyor. Firma, sistemin yakıt verimliliğini yükselttiği ve lastik aşınmalarını azalttığı iddiasında. Volvo’nun ConExpo’ya götürdüğü makineler arasında, Stage IIIB uyumlu hafriyat makinelerinin yanı sıra, Volov için JCB tarafından üretilen, tek parça boma sahip yeni nokta-dönüşlü loderler ve paletli kompakt loderler de vardı. 40 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 Wirtgen grubunun zemin sıkıştırma ekipmanları üreten kolu Hamm, dünyanın Stage IIIB uyumlu ilk toprak silindiri olduğu düşünülen, 20 tonluk H20i modelini ConExpo’da sektörün beğenisine sundu. Doosan kuruluşu, ConExpo’da tanıttığı elektrikli seyyar kompresör modelinin, Stage IIIB uyumlu motorlara sahip eşdeğer ürünlere kıyasla önemli ölçüde ucuz ve düşük maliyetli olacağını belirtiyor. Sessiz bir makine olan HP750e, sıfır emisyonla çalışıyor. Metso şirketinin klasik bir çift katlı seyyar eleme makinesi olarak tanıttığı Lokotrack ST3.5 modeli, kolayca nakledilebilmek ve kurulabilmek, ayrıca üst topraktan asfalta, kayadan cürufa kadar çok çeşitli malzeme tipleriyle çalışabilmek üzere tasarlanmış. FUAR Fuarlarla gelen yenilikler Samoter’de Liebherr’in sergilediği makinelerden birisi olan PR 724 XL dozeri, artık GPS makine kumanda sistemleriyle de donatılıyor. Caterpillar, ConExpo fuarında Stage IIIB hükümlerine uyumlu beş ekskavatör modeli sergiledi. Firma, bu makinelerin önceki modellere göre en az %5 yakıt tasarrufu ve üretkenlik sunduğunu ileri sürüyor. 42 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 L220, New Holland’ın dairesel kaldırma yapan boma sahip beş yeni noktadönüşlü loder modelinden birisi. 905 kg yük kaldırabilen makine, 42 kW’lık bir motor tarafından tahrik ediliyor. JCB şirketi, yeni bir makine tipi olarak gösterilen 1CX T modelini ConExpo’ya da götürdü. Paletli bir kompakt beko-loder şeklinde tanımlanan makine, ön kepçede 2,65 m yükleme yüksekliği ve arkada da 3,05 m kazı derinliği temin ediyor. SEKTÖREL HABER Zorlu projeler için yenilikçi ürünler Zorlu projeler için yenilikçi ürünler Yüksek teknik yeterlikler gerektiren zorlu bina projeleri, beton kalıp sektöründe yeniliklerin itici gücü konumunda. Helen Wright araştırdı K alıp sistemleri üreticileri, günümüzün yüksek teknik kapasite gerektiren çağdaş mimarisine ayak uydurabilmek için çaba harcıyor. Yeni bir havaalanı uçuş kulesinin inşasından tutun da, tarihi bir binanın restorasyonuna kadar pek çok farklı alanda, durmaksızın yeni ürün ve tekniklerin gelişimine şahit oluyoruz. Maliyetleri mümkün olduğunca düşük tutmak ve zorlu proje takvimlerine uyabilmek gibi önemli güçlüklerle baş etmek zorunda kalan üreticiler, kalıp sistemleri sektörünün şöhretine yakışacak şekilde, sistemlerinin sunduğu çok yönlü kullanım olanaklarını genişletip verimliliği yükselterek yanıt veriyorlar. Geçtiğimiz yıl, Paschal şirketi de güç koşullar ortaya koyan bir teknik yapının inşası sırasında, temin etmiş olduğu kalıp sistemlerinin yeterliklerini sınama fırsatını buldu. Almanya/Kerpen’de bir doğalgaz tesisinin büyütülmesi çalışmaları kapsamında, Paschal’dan Katar’ın Doha kentinde, Şemuk İkiz Kuleleri’nin inşasında, Doka şirketinin yeni Staxo 40 döşeme dikme sistemi kullanılıyor. bir dairesel kalıp sistemi kurması istendi. Proje büyük bir zaman baskısı altında yürütülecekti ve dairesel sistemin tercih edilmesinin nedeni de, klasik duvar kalıplarına göre daha hızlı bir çalışmaya imkan verecek olmasıydı. ABD/Güney Carolina’daki Karma Oksit Yakıt Fabrikasyon (MOFF) tesisinde kullanılan Meva Imperial duvar kalıplarının toplam alanı 9.800 m²’yi geçiyor. Paschal’ın ikizkenar yamuk şeklinde kirişlere sahip dairesel kalıpları kullanılarak, doğalgaz tankının etrafına, yüksekliği 12,5 m, iç çapı 32 m ve kalınlığı da 250 mm olan bir duvar inşa edilecekti. Montajı önceden yapılmış 9,75 m’lik kalıplar, yapının yarıçapına uygun şekilde düzenlenerek şantiyeye getirildi ve kalıp yüksekliği iş sahasında 3 m daha artırıldı. Mayıs - Haziran 2011 internationalconstruction Türkiye 47 SEKTÖREL HABER Zorlu projeler için yenilikçi ürünler English translation Demanding applications Technical and challenging builds are driving innovation in the falsework and formwork sector. Helen Wright reports M anufacturers of falsework and formwork systems are keeping pace with the challenging architectural demands of modern, technical projects. From supporting the construction of a new airport control tower to enabling the restoration of an historic building, new products and techniques are continuously emerging. Often battling against headwinds such as keeping costs as low as possible and adhering to aggressive schedules, key companies in the sector continue to develop the versatility and efficiency for which the falsework and formwork sector is renowned. Indeed, Paschal faced a test of its formwork’s capabilities when it was approached last year to provide support for a demanding technical build. The company was selected to install a circular formwork system as part of the expansion of a natural gas plant in Kerpen, Germany. And the pressure was on – the contractors chose the circular system in order to get the job done faster than otherwise would have been possible with conventional wall form shuttering. Paschal’s circular formwork with trapezoidal girders (TR) was used to aid the construction of a 12.5 m high round tank with an inside diameter of 32 m and 350 mm wall thickness. The formwork consisted of 9.75 m high preassembled segments, adapted to the given radius and raised by another 3 m directly on the site. TR formwork features a 21 mm thick birch plywood shell suitable for nailing, and each segment features two longitudinal girders to ensure stability and to accurately match the circumference of the structure. A square metre of finished formwork can withstand up to 60 kN fresh concrete loads, but features only 0.28 tying points – technology which Paschal says is a perfect fit for the demanding applications of modern, technical builds. “Every week, we were handling about 400 m2polygonal scaffolding modules, 400 m2circular formwork, 200 m2concrete protection bands, joint seaming and related fittings, as well as about 200 m2wall reinforcement, shuttering and concreting – and all this in a very confined space,” Rudolf Huth, director of the technical department at site contractor Bruno Klein, explained. “As walls were erected in segments, these tasks > Harsco tarafından temin edilen HAKITEC 750 geçici çatı sistemi, Utrecht Üniversitesi bilim binası inşaat çalışmalarının kışın da devam edebilmesine olanak tanıyor. Sistemde kullanılan 21 mm kalınlığındaki huş ağacı kontrplakları, çivileme için uygun bir ortaya koyuyordu. Her bir kalıp parçasında bulunan iki uzunlamasına kiriş sayesinde, sağlam ve yapının çevresi ile tamamen uyumlu bir kalıp sistemi temin edildi. Hazırlanan kalıpların her bir metrekarelik bölümü, betondan gelecek 60 kN’luk bir yüke dayanabilecek güçte olduğu halde, metrekareye düşen birleştirme noktası sayısı sadece 0,28’di. Paschal yetkilileri, bu teknolojinin, yükske teknik gerektiren modern yapılar için biçilmiş kaftan olduğu iddiasındalar. Projenin yüklenicisi Bruno Klein firmasının saha teknik birim direktörü Rudolf Huth anlatıyor: “Haftada yaklaşık 400 m2çokgen iskele modülü ve 400 m2dairesel kalıpla çalışabiliyor, 200 m2beton koruma bandı oluşturabiliyor, bağlantı yerlerini ve ilgili ek kısımları tamamlayabiliyorduk. Üstelik, tüm bunları son derece sıkışık bir alanda yapıyorduk.” “Duvarlar kısımlar halinde inşa edildiği için, tüm bu işleri eş zamanlı olarak yürütmek veya birbiriyle çakışacak şekilde düzenlemek mümkün değildi. Her adımda tüm işleri birden tamamlayarak ilerledik ve altı safhayı altı haftada bitirdik.” Paschal şirketi, hem kalıp hem de beton dökme çalışmalarında uygulanan bu adım adım ilerleme yönteminin ve kalıpların yapı yüksekliğinde oluşturulmasının, tırmanır kalıp sistemlerine kıyasla “önemli bir maliyet avantajı” 48 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 kazandırdığını ileri sürüyor. Buna ek olarak, tüm yapı için ihtiyaç duyulan toplam kalıp sayısının azalması da kiralama ve nakliye giderlerini azaltarak ciddi fayda sağladı. Maliyetleri kısmak İnşaat endüstrisi, maliyetleri aşağı çekme yönündeki baskıyı daima ensesinde hissetmiştir. Kalıp sistemleri sektörü, mümkün olan en yüksek inşa hızı ile yüksek güvenlik standartları arasında dengen kurma konusuna da hiç yabancı değil. Doka firması, çok düşük ağırlıklı ve buna rağmen sağlam, güvenli bir ürün olarak tanıttığı Staxo 40 dikme sistemi ile, müşterilerine sunduğu kalıp destek teknolojini bir adım ileriye taşıdı. Staxo 40 bünyesindeki çerçevelerin 15 ile 24 kg arasında değişiyor oluşu, parçaların tek bir kişi tarafından taşınabilmesine olanak tanıyarak montaj ve demontaj işlemlerini hızlandırıyor. Çerçevelerin H şeklinde olması ise, hem destek kulelerinin içinde, hem de kuleler arasında kesintisiz, tüm çalışma alanını kaplayan montaj platformlarının oluşmasını sağlıyor. Bu önemli iş güvenliği önlemine ek olarak, sistemin ankraj noktaları, kişisel emniyet kemerleri ve bunlara bağlı emniyet mandalları sayesinde, Staxo 40 ve Staxo 100 kalıp destek kuleleri, Kasım ayında İspanya Teknik Mimari Genel Kurulu’nun verdiği Avrupa Güvenlik Ödülü’ne layık görüldü. Katar’ın Doha kentinde inşa edilen Şemuk SEKTÖREL HABER Zorlu projeler için yenilikçi ürünler or overlap each other. It was all done step by step in one progressive sequence,” he explained, adding that each of the six steps took a week to complete. Paschal said this step-by-step method for both formwork and concreting, together with the fact that formwork segments as high as the given structure were used, provided “significant savings” on the costs of climbing systems. In addition, this modular work method has the clear advantage of requiring fewer formwork segments, reducing rental and transportation costs. Cost cutting Meva firması, Güney Carolina’daki MOFF tesisinin yüksek teknik yeterlik gerektiren çalışmalarını oldukça sıkışık bir proje takviminde yürütüyor. İkiz Kuleleri’nde, halihazırda 8.000 adet Staxo 40 çerçevesi kullanılıyor. Sistemin düşük ağırlığa ve az sayıda bağımsız aksama sahip oluşu, üç kişilik bir ekibin, 7,75 m’lik kulelerden her birini yaklaşık 20 dakikada kurabilmesine imkan veriyor. Şantiye mühendisi Miled El Dada, kuleleri yatay düzlemde kurabilme olanağının da yükleniciye “büyük zaman kazandırdığını ve proje takvimi üzerinde esneklik sağladığını, ayrıca çok güvenli bir çalışma şekli sunduğunu” belirtiyor. Fuvi kuruluşu da, yeni döşeme/kiriş sistemi ile iş sahalarında üretkenliği yükseltmeyi hedefle- Doka’nın yeni geliştirdiği düşük ağırlıklı dikme sistemi Staxo 40’ta yer alan H şeklindeki çerçeveler, ağırlıklarının en fazla 24 kg’a kadar çıkıyor olması sayesinde tek bir kişi tarafından taşınabiliyor. miş. Kuruluşa göre, yeni sistem sayesinde kalıplar kullanıldıktan sadece dört gün sonra sökülüp başka yere taşınabiliyor ve betonun sertleşmesi için 14 ila 21 gün beklemeye gerek kalmıyor. Honey MDC adı verilen sistemin 90 mm kalınlığındaki kalıp destek tertibatı, 500 x 1.000 mm’lik ana panellere ve bir dizi daha küçük yardımcı panele sahip. Destek dikmeleri bir çelik çubuktan, dökülen betonu kesintisiz olarak destekleyen küçük bir plastik panel başlığından ve komşu Honey döşeme/kiriş panellerini destekleyen plastik çıkıntıdan oluşuyor. Plastik çıkıntının aşağı indirilmesi yoluyla kalıplar serbest bırakıldığında, dikmeler yerine kalmaya ve beton döşemenin tüm ağırlığını taşımaya devam ediyor. Böylece, paneller söküldüğünde bile döşeme daima desteklenmiş oluyor ve kalıplar alınmadan önce betonun kuruması için 14 ila 21 gün bekleme ihtiyacı ortadan kalkıyor. Fuvi şirketi, yeni sistemin kalıp yerleştirme işlemlerini kolaylaştırdığını ve hızlandırdığını, kalıp sökme süresini kısalttığını, kalıp maliyetlerini düşürdüğünü ve kalıpların tekrar kullanılması olanaklarını geliştirdiğini ileri sürüyor. Firmadan yapılan açıklamada, “En önemlisi, yeni sistem sayesinde kalıp yatırım maliyetleri önemli ölçüde düşüyor.” deniyor. Yeni tasarım, belli bir proje takvimi için üç set döşeme/kiriş kalıbı satın almak yerine, sadece bir set döşeme/ kiriş kalıbı ve düşük maliyetli dikmeler alınarak sorunun çözülebilmesini sağlıyor. Tüm modern yapılarda, başlangıç aşamasında yaşanan küçük gecikmeler bile proje takvimini etkileyen zincirleme etkiler yaratabiliyor. Meva firması, ABD’nin South Carolina eyaletinde, Aiken kentinde yürütülen Karma Oksit Yakıt Fabrikasyon (MOFF) tesisi inşaatında karşılarına çıkan en büyük güçlüklerden birinin, yüklenici English translation > could not be performed at the same time The pressure to keep costs down is an ever-present demand throughout the construction industry and the formwork and falsework sector is no stranger to the challenge of striking the balance between the fastest possible erection and maintaining high standards of safety on site. Doka has taken its shoring technology a step further with the launch of a new product that is very lightweight and yet robust and safe on site. The company’s new Staxo 40 towers feature a frame that weights between 15 and 24 kg, and as such can be moved by just one person – key to allowing faster erection and dismantling. The frame also features an H-shaped geometry that makes it possible to have gapless, full-area assembly decks not only inside the towers, but also between them as well. This is a key safety feature which, together with the new system’s anchor points for personal safety harnesses and integrated safety catches, contributed to the new Staxo 40 and larger Staxo 100 load-bearing towers winning the European award for safety in structural engineering from Spain’s General Council of Technical Architecture in November last year. More than 8,000 Staxo 40 frames are currently being used on the construction of the Shemouk Twin Towers project in Doha, Qatar. The system’s low unit weight and small number of separate components enable a three-man crew to assemble each 7.75 m tower in around 20 minutes. Site engineer Miled El Dada said the ability to erect the towers horizontally also granted the contractor “big time savings, greater flexibility in terms of our time schedule, and a very safe way of working”. Fuvi is also targeting increased productivity with the launch of a new slab/beam system that it claims allows for the forms to be removed and transferred on within four days, bypassing the need to wait 14 to 21 days for the concrete to harden first. The new Honey MDC system features a drop- > Mayıs - Haziran 2011 internationalconstruction Türkiye 51 SEKTÖREL HABER Zorlu projeler için yenilikçi ürünler English translation head design with a 500 x 1,000 mm main panel size and 90 mm thickness and a range of smaller panels and combinations. The drophead comprises a steel core bar, a small plastic panel head to support the concrete labour beam at all times, and a plastic outer shoulder which supports the adjoining Honey slab/beam panels. When the panel forms are removed by releasing the outer shoulder down the supporting core bar, the drophead remains in place supporting the full weight of the concrete slab. The slab remains continuously and fully supported throughout the curing phase, eliminating the need to wait 14 to 21 days for the slab/beam to fully cure before removing the formwork to its next location. The new system offers “easier formwork constructability, faster formwork erection and removal times, reduced formwork costs and increased re-use cycles,” according to Fuvi. “Most importantly, the new system offers significant formwork investment cost reductions,” the company said. This means that instead of buying three sets of slab/beam formwork to meet a typical requirement and installation schedule, a contractor need only invest in a single set plus additional low cost props for up to three installations. The slightest hold up during the initial phases of any modern build can have repercussions that affect the project deadline. Indeed, Meva said one of the central challenges to providing the forming for the new and highly technical Mixed Oxide Fuel Fabrication facility (MOFF) in Aiken, South Carolina, was the contractor’s “aggressive” construction schedule for the placement of 130,000 m³ of concrete. Commissioned to go online in 2015, the initial phases of construction are currently underway at the facility, which is the first nuclear project to be built in the USA in over 20 years, and only the second plant of its kind in the world. Meva engineers applied a simple but effective principle to the formwork implementation in order to save as much time as possible – they reduced job-built or custom expenses to a minimum by using standardised Meva equipment. The company’s Imperial wall formwork was specified because it sports a maximum load capacity of 100 kN/m², which allows rapid pours in wall heights up to 7.3 m and 1.8 m wide. > tarafından öne sürülen dar takvim olduğunu belirtiyor. 130.000 m3 betonun 2015’e kadar dökülmesinin planladığı projede ilk safha çalışmalara çoktan başlandı. Dünya üzerinde benzeri sadece bir adet bulunan tesis, ABD’nin son 20 yılı aşkın süredeki tek nükleer projesi olarak dikkat çekiyor. Meva mühendisleri, mümkün olduğunca fazla zaman kazanabilmek amacıyla, basit ama etkin bir çözüme yöneldiler. Standartlaştırılmış Meva ekipmanlarını kullanarak, genel ve özel maliyetleri en düşük düzeyde tutmayı başardılar. 100 kN/m2yük taşıma kapasitesi sunan, bu sayede 7,3 m’ye varan yükseklik ve 1,8 m genişlikte betonun hızlı bir şekilde dökülebilmesine imkan tanıyan Imperial duvar kalıplarının kullanılmasına karar verildi. Tesisin inşasında, 9.800 m2’den fazla Imperial kalıbı, Meva’nın KLK tırmanır iskele sistemi, R460 dikmeleri, iskele köşebentleri MEP kalıp destek sistemi ile birlikte kullanılıyor. Kapsamlı bir ürün paketini ve çok yönlü kullanım olanaklarını bir arada sunabilmek, zorlu projelerde başarı elde etmenin kilit şartlarından birisi olarak ortaya çıkıyor. Harsco Infrastructure şirketi de geçtiğimiz kış aylarında Hollanda’da bir üniversite için geçici bir çatı kurma işini üstlendiğinde bu gereksinimle karşılaştı. Proje kapsamında Harsco’nun kalıp, destek, giydirme, cephe asansörü, sabit ve motorlu platform, iskele, merdiven ve kenar koruma sistemlerinden oluşan kapsamlı bir paket sunması gerekti. Harsco ekibi, ana yüklenici Hurks van der Linden ve çatı sistemleri alanındaki çözüm ortağı Haki ile yakın bir işbirliği yürüterek, Hakitec 750 adı verilen çatıyı kurdu. Geçici olarak kurulan çatının, iş sahasını hava koşullarından yalıtması, DokaEspaña şirketi, Staxo 100 ve Staxo 40 dikme sistemleri ile, 19 Kasım’da İspanya Teknik Mimari Genel Kurulu’nun verdiği Avrupa Güvenlik Ödülü’ne layık görüldü. 52 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 Paschal firmasının kalıp parçaları sadece birkaç dakika içerisinde değiştirilebiliyor. Burada, Almanya/Kerpen’deki doğalgaz tesisinde bir tankın inşasında kullanıldıkları görülüyor. böylece Utrect Üniversitesi yeni bilim binasındaki çalışmaların kışın da sürebilmesi amaçlanmaktaydı. Çatı, şantiyedeki iskele ekibi tarafından gerektiğinde açılıp kapatılabilecek şekilde tasarlandı. Böylece, gerektiğinde binanın iç kısmına vinçle malzeme indirilebilecekti. Çatı bir süre kullanıldıktan sonra, projenin sonlarına yaklaşılırken, inşaatın son safhasının yürütülebilmesi için, 1.446 m2’lik çatı Harsco ve Haki ekipleri tarafından bir kat daha yükseğe alındı. Berlin Brandenburg Uluslararası Havaalanı’ndaki inşaat sahalarında da benzer SEKTÖREL HABER Zorlu projeler için yenilikçi ürünler English translation Over 9,800 m² of Imperial have been placed on the MOFF site and Meva’s KLK climbing scaffold, R460 props and scaffold brackets and MEP shoring system are also being used on the project. The ability to provide a comprehensive and versatile package of products is often central to gaining access to the most challenging projects. Harsco Infrastructure demonstrated this when it undertook a demanding project this winter to install a temporary, rolling roof for a Dutch university – a job that required the company to provide a comprehensive formwork, shoring, encapsulation, mast-climbing, suspended and powered access, scaffolding, staircase and edge protection package. Harsco worked closely with the main contractor, Hurks van der Linden, and with its roofing system partner Haki to install the Hakitec 750 rolling roof. The temporary structure shielded the site from the weather so that construction work on Utrecht University’s new science building could remain on schedule. The roof was designed to be opened and closed by the on-site scaffolding team during the construction work so that materials could be craned into the building. Towards the end of the project, Harsco and Haki even raised the 1,446 m2roof by an extra storey to create sufficient space for the final construction stage to take place. Similarly high precision work is currently underway on several sites at the new Berlin Brandenburg International Airport in Germany, including the construction of a 72 m control tower that forms the hub of the project. Contractor Züblin is building the tower, which features a 66 m high tapered concrete shaft, a three-story ground building and elliptical control room. Assembled by Züblin, an all-round wooden girder formwork was used on the outside with framed formwork inside. A self-climbing formwork (SCF) from Harsco was used to climb step by step with the building, aided by inbuilt hydraulic jacks. Such SCF systems remove the need for cranes and allow tall buildings to be built efficiently, without vibration. Four hydraulically extending SCF platforms measuring 9.55 m x 3.86 m were used for the carcass work in combination with fair-faced concrete panels from Westag & Getalit (W&G). The bare shell of the tower took almost seven months to build, but cycle times were consistent, according to Züblin project manager Christian Bittner. The airport is scheduled for completion in October this year. “The use of the self-climbing formwork in combination with W&G panels produced reliable cycle times and very good concrete surfaces. Reinforcing steel bars with a length of up to 13 m were laid and aligned from a Fuvi şirketinin yeni Honey MDC döşeme/kiriş sistemi, döşemenin beton sertleşme süreci boyunca aralıksız olarak desteklenmesini sağlıyor ve kalıplar sökülmeden önce betonun sertleşmesi için 14-21 gün bekleme ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Almanya’da, Berlin Brandenburg Uluslararası Havaalanı için inşa edilen yeni Kontrol Kulesi’nde, Westag&Getalit yapımı yüksek hassasiyetli kalıp birleştirme panelleri ve Harsco tırmanır kalıp sistemleri de kullanılıyor. hassasiyette kimi işler yürütülüyor. Projenin göbeğinde yer alan, 72 m yüksekliğindeki uçuş kontrol kulesi de bunlardan biri. 66 m’lik eğimli bir beton ayağa, zeminde üç katlı bir binaya ve eliptik kontrol odasına sahip olan kule, yüklenici firma Züblin tarafından inşa ediliyor. Kulenin dış kısmında, yapıyı tamamen çevreleyen bir ahşap kirişli kalıp kullanılırken, çerçeveli kalıplar da iç kısma yerleştirildi. Harsco tarafından temin edilen tırmanma sistemi, yapısına yer alan hidrolik krikolar yardımıyla, beton döküldükçe yapıyla birlikte adım adım yükseldi. Bu tip tırmanma sistemleri, inşaat çalışmalarında vinç kullanma ihtiyacı ortadan kaldırıyor ve yüksek yapıların verimli bir şekilde, Kubbe restorasyonu B > u yıl Avrupa Kültür Başkenti ilan edilen Estonya’nın Talinn kentinde, kültürel yapının merkezi unsurları arasında yer alan bir yapının yenilenmesi projesinde, Peri şirketine de iş düştü. 1916’da inşa edilen ve yaklaşık 100 yaşına varan yapı, dönemin mühendisliğinin sıra dışı bir üstün örneği konumunda. Betonarme binada, son derece etkileyici üç adet kendini taşıyan kubbe bulunuyor. Proje için, Peri şirketi tarafından temin edilen Up iskele sistemi, yapının iç ve dış geometrisine uyum sağlayacak şekilde özel olarak biçimlendirildi. Kubbelerin her birinin altına, Peri’nin modüler iskele sistemi kullanılarak, 33 m uzunluğa ve genişliğe sahip, kafes şeklinde iskeleler yerleştirildi. Sistemin 500 mm’lik adımlar şeklinde yükselmesi, restorasyon ekibine kubbelerin altındaki her noktada en rahat şekilde çalışma imkanını veriyor. 54 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 İlk başta deniz uçakları için hangar olarak kullanılmak üzere tasarlanan, deniz kabuğu şeklindeki bina, şimdi elde geçirilerek denizcilik müzesine dönüştürülüyor. Ancak son derece büyük zaman ve emek isteyen yenileme çalışmaları kapsamında, binanın genel dengesinin korunması amacıyla, kubbelerin geçici olarak desteklenmesi gerekiyor. 150 m’ye 1,50 m ölçülerinde kafeslerin desteklenmesi için, Peri’nin Up Rosett iskele sistemleri kullanıldı. Kubbelerden birinde, destek görevini bağımsız kuleler gördü ve her bir destek kulesi, ara bağlantılar kullanılarak birbirine bağlandı. Diğer iki kubbede, destek kuleleri, kubbelerin iç kısmını restore etmek için hazırlanmış çalışma iskelelerine tamamen monte edildi. Bunun yanı sıra, hafif bir alüminyum merdivenin çalışma iskelesinin orta bölümüne yerleştirilmesi yoluyla, 20 m’lik yüksekliğe ekiplerin güvenli ve kolay bir şekilde ulaşabilmesi sağlandı. I=: 7:HI B7!I=:A 6I: HI" <:C:G 6I>DC8GJH=:G >iXVcWZ[^iiZYidVcnZmXVkVidg# I]ZbdhihiViZ " d["i]Z "Vg iVcY\gdjcY"WgZV` ^c\Vch lZgidXg jh]^c\cZZYh # 8DBE6CN8:GI>;>86I>DC JC>:C>HD&)%%&/'%%) >CEGD<G:HH m m m $ c X Y h k i ^ [ h$ Y e c C8I$f$7$#J[b$!)/&**+)&.'*.#_d\e6cXYhki^[h$Yec 55 SEKTÖREL HABER Zorlu projeler için yenilikçi ürünler Alsina www.alsina.com Aluma Systems www.aluma.com BEP www.bepformingsystems.com Cifa www.cifa.com Combisafe International www.combisafe.com Doka www.doka.com Durand Forms www.durandforms.com Efco www.efco-usa.com Ellis Construction Specialities www.ellisforms.com Faresin www.faresinbuilding.com Fuvi www.fuvicoppha.com GBG Gleitbau Salzburg www.gleitbau.com Harsco Infrastructure www.harsco.com Holzindustrie Pfeifer www.holz-pfeifer.com Husky concrete forms www.huskyconcreteforms.com Interfama www.interfama.com Ischebeck Titan www.ischebeck.com Mesa Imalat www.mesaimalat.com Meva www.meva.de NOE Schaltechnik www.noe.de Paschal www.paschal.de Peri www.peri.de Pilosio www.pilosio.com Precise Forms www.preciseforms.com RMD Kwikform www.rmdkwikfrom.com Sonoco www.sonoco.com Tabla Shoring www.tablashoring.com Waco www.wacointernational.com titreşim yaşanmaksızın inşa edilmesine imkan tanıyor. Karkas çalışmaları için, 9,55 m x 3,86 m ölçülerinde dört adet uzatılabilir, tırmanır kalıp platformu, Westag & Getalit (W&G) yapımı sıvasız beton panelleriyle birlikte kullanıldı. Kule yapı kabuğunun inşa edilmesi neredeyse yedi ay sürerken, Züblin proje müdürü Christian Bittner’e göre, kalıp döngü süreleri oldukça düzenli gitti. Havaalanının bu yılın Ekim ayında hizmete girmesi planlanıyor. Bittner açıklıyor: “W&G panelleriyle birlikte tırmanır kalıp sistemlerinin kullanılması, beton dökümünde döngü sürelerini kısalttı ve çok kaliteli beton yüzeyler elde edilmesini sağladı. Uzunluğu 13 m’ye kadar varan donatı çubukları, tırmanma sistemindeki kalıpların üzerine kadar ulaşan, dört katlı iskele yardımıyla yerleştirildi ve hizalandı. 5,4 m’lik her bölümde beton dökme işi dört günlük döngüler şeklinde ilerledi.” Bittner, projenin “kalıplar alanında seçme bir örnek” olduğu görüşünde. Daha tutarlı ve kolay kullanım olanağı sunan kalıp sistemlerini geliştirmeye yönelik istek, sektördeki yeni ürün ve tekniklerin itici gücü olmayı sürdürüyor. Ancak, modern projelerin giderek daha karmaşık hale gelmesi ve teknik gereksinimleri büyütmesiyle, sağlanan ilerlemeler de bir süre sonra geride kalıyor. Yine de, sektördeki önemli üreticiler, geleceğin zorlu projeleriyle başa çıkmak üzere, gelişmelere ayak uydurma yeteneklerini ve verimlilik ile iş güvenliğine yönelik kararlılıklarını sergilemeye devam ediyor. ICT Trafiği durdurmak C alifornia’da yoğun bir tali yolun tamir edilmesi çalışmalarına, RMD Kwikform şirketi de Megashor payanda sistemi ve Superlim kirişleri ile dahil oldu. Megashor dikmeleri kullanılarak, 10’uncu Cadde çıkış rampası, mevcut üç çelik köprü ayağının altında payandalandı ve daha sonra da, köşebent veya ara bağlantı olarak görev yapan Superslim kirişleri ile takviye edildi. Daha sonra, köprü döşemesi dikmelerle desteklendi ve hidrolik krikolar tarafından havaya kaldırıldı. Krikoların kilitlenip köprünün havada tutulmasıyla, değiştirilmesi gereken köprü yataklarına ulaşılabildi. Projenin ikinci aşamasında, rampa üzerindeki güçlendirme çalışmaları yürütüldü ve ayaklar için yeni betonarme başlıklar inşa edildi. Ardından, döşeme tekrar eski konumuna indirildi. Başlıkların inşasında kullanılan geçici çelik kirişlerin, ikincil ahşap kirişlerin ve kontrplakların yerleştirilebilmesi için, döşemeyi destekleyen Megashor dikmelerinden bir kısmının sökülmesi gerekti. > four-story scaffold rising above the formwork elements on the climbing platform. Concreting took place in 5.4 m segments at four-day intervals,” Mr Bittner explained. He described the project as “a choice example of formwork”. Developing consistent and more intuitive formwork systems continues to be a core driver for new products and techniques in the sector, but such advancements are no mean feat when modern projects are increasing in complexity and technical specifications. Nevertheless, the key companies have continued to demonstrate an adaptability and dual commitment to efficiency and safety that has set them up to take on the challenge of demanding applications in the future. Dome restoration Peri was engaged to work on a project to renovate the historical structure forming the centrepiece of Estonia’s year as the European Capital of Culture. Located in the capital, Tallinn, the nearly 100 year-old building was built in 1916 and represents an unusual feat of engineering for the time – it is made of reinforced concrete and sports three impressive, self-supporting domes. The Up scaffolding system from Peri was specially adapted to suit the geometry of building’s interior and exterior. A 33 m long and wide birdcage scaffold was erected underneath each of the domes using Peri’s modular scaffolding system with stepped working levels in 500 mm increments – allowing the restoration team to be able to optimally work on all areas of the underside of each dome. Originally designed to serve as a hangar for sea plans, the shell-shaped construction is being refurbished and converted into a maritime museum. But such renovation work is very time and labour intensive and the domes had to be temporarily supported to ensure that the overall stability of the building was maintained. Peri Up Rosett shoring towers were used, sporting grid dimensions of 150 m by 1.50 m. Support under one dome was provided by free-standing units – this means single towers are connected through the use of ledgers. In the other two sections, the shoring towers are fully integrated into the spatial working scaffold used for renovating the underside of the domes. In addition, a light-duty aluminium stairway with alternating staircase units, centrally positioned in the working scaffold, ensured safe and easy access to the almost ICT 20 m high working level. Mayıs - Haziran 2011 internationalconstruction Türkiye 57 English translation Önde gelen kalıp ve iskele sistemleri üreticileri RÖPORTAJ Yeni hedeflere doğru Yeni hedeflere doğru Kevin Bradley’in Terex Cranes (Terex Vinç) şirketinin başkanlığına getirilmesi, markanın pazarda müşteriye daha yakın bir şekilde konumlandırılması yolundaki yeni stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. D.Ann Shiffler bildiriyor K lasik iş yapma yöntemleri, Terex Cranes şirketi için artık eskide kaldı. Şirket, yeni bir müşteri hizmetleri modeli, yeni stratejiler ve yeni ürünler içeren bir kurumsal dönüşüme girişmiş durumda. Bu yolculuk sırasında Terex’in dümenini tutacak kişi ise, 5 Ocak 2011’de başkanlık görevine getirilen Kevin Bradley. Bradley, dünyanın her yerinde vinç sahiplerinin duyduğu bir isim. Acenteler ve büyük filo sahipleri, Terex Financial Services Group (Terex Finansal Hizmetler Grubu) başkanlığını yürüttüğü dönemde kendisiyle iş yapmış olabilirler. Bradley’in deneyimleri arasında, vinçler de dahil olmak üzere sermaye malları için finansal çözümler üreten GE Capital şirketindeki dokuz yıllık çalışmasını da saymalıyız. Peki, Terex’in yönetim kadrosunda değişikliğe gidilmesi fikri nasıl doğdu? Ocak ayı sonunda, görevi devraldıktan yalnızca üç hafta sonra yaptığımız röportajda Bradley’e sorduğum çok sayıdaki sorudan birisi de bu oldu. Bradley, Terex Cranes yönetiminin değiştirilmesi kararının en önemli amacının, markanın pazarda müşteriyle daha yakın bir şekilde konumlandırılması çalışmalarının hızlandırılması olduğunu söylüyor. Ona göre, temel sorun müşterilerle birlikte çalışabilmek ve ihtiyaçları karşılayabilmek: “Müşterilerin isteklerine karşı daha duyarlı bir örgütlenme haline gelmeye çalışıyoruz.” Bradley, yönetim kadrosunun bu amaca ulaşma yolunda, son beş yıllık süreçte Terex Cranes bünyesindeki üretim süreçlerine başarıyla dahil edilmiş olan “yalın ilkelerin” daha da yaygınlaştırılmasına bel bağlayacağını belirtiyor. Bradley’e göre söz konusu yalınlık, her türlü sürecin fazlalıklardan arındırılması anlamına geliyor. “Gözden geçirilmemiş her süreç, verimsizlik doğurur. Bu yaklaşım, idari, işlevsel, faaliyet veya satışla bağlantılı tüm süreçleri mercek altına almamıza olanak tanıyor. Yaptığınız bir işin müşterinize değer sunun sunmadığını sormanız gerekiyor. Yanıt hayırsa, o işi neden yapıyorsunuz? Yalınlık, yaptığı işte çok verimli ve etkin hale gelme yolunda Terex’in benimsediği yaklaşım oldu.” Bradley’e göre, Terex Cranes bu noktada “hız kazandıracak bir itici güce” de sahip. “Ben, piyasanın iyiye gitme olasılığının daha ağır bastığı bir zamanda iş başına geldim ve yapmamız gereken, işlerin hallolmasını sağlamak.” Başkan, vinç sektöründe öğrenmesi gereken çok şeyin bulunduğunu kabul ediyor. İşin ekipman ve üretim kanadından fazla tecrübesi yoksa bile, müşteri cephesinde ve özellikle de çözümlerle hizmetler alanında çok şey katabileceğine inanıyor. “Düşündüğünüzde, finansal hizmetlerde 58 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 ürününüz nihai emtiadır, yani paradır. Fark yaratan şey, nasıl çözümler geliştirdiğiniz, hangi seviyede hizmet sunduğunuz ve pazarın ihtiyaçlarını çözüm odaklı bir yaklaşımla ne kadar iyi karşılayabildiğinizdir.” O halde, Terex Cranes bünyesinde en çok hangi noktaya odaklanacak? “Müşteri hizmetlerinin en acil odaklanma noktası olduğunu söyleyebilirim. Bu, asla durmayan bir kesintisiz iyileştirme sürecidir... Bununla birlikte, kısa ve uzun vadede başka yoğunlaşma noktaları da olacak. Bunlardan birisi de yeni ürün geliştirme çalışmaları.” Müşteri hizmetlerini iyileştirmek, yeni 24/7 Service Plus Destek Programı’nı ve yeni garanti planını uygulamaya koymak istiyorlar. Bu prog- RÖPORTAJ Yeni hedeflere doğru üzerinde de kesintisiz iyileştirme yaklaşımı izliyoruz. Önümüzdeki günlerde bazı ilginç şeylerle karşılaşmayı bekleyebilirsiniz.” ICT Editör D. Ann Shiffler tarafından gerçekleştirilen röportajın kısaltılmış hali olan bu yazının tam metni, ICT’nin kardeş yayınlarından American Cranes & Transport dergisinin Mart sayısında yayınlandı. Daha ayrıntılı bilgi için, www.khl.com/act adresini ziyaret edebilirsiniz. Kevin Bradley, Ocak ayı başında Terex Cranes şirketinin başkanlığına getirilmeden önce, Terex Financial Services Group başkanlığını yürütmekteydi. A new direction The appointment of Kevin Bradley as president of Terex Cranes is a key factor in a new strategy to accelerate the Terex brand in a direction closer to the customer in the marketplace. D.Ann Shiffler reports B English translation ramların kapsamı genişletilecek mi? “Bu programlar yoğunlaştırılacak. Faaliyetlerimizi bu şekilde inşa edeceğiz. 24/7 servis hizmetini, dünyanın yeni bölgelerine doğru coğrafi olarak genişleteceğiz.” İş felsefenizi nasıl tanımlıyorsunuz? “İşleri son derece basit hale getirmek istiyorum. Terex Cranes ile ilgili olarak, müşterilere kulak vereceğiz. Ürünü merkez alarak, başarılı olma yolunda neye ihtiyaç duyduklarını anlayacak ve daha sonra da bu ürünleri geliştirip pazara süreceğiz.” Vinç endüstrisi, gerçek anlamda bir başa aşağı gidişe sahne olan iki yıl geçirdi. Bir toparlanmanın gelmekte olduğunu düşünüyor musunuz? Terex Cranes’in 2011 öngörüleri nelerdir? “2011’in gelişmiş pazarlarda hayli durağan geçeceği kanısındayız. Gelişmekte olan pazarlarda ise, uzun vadeli sağlam bir büyüme öngörüyoruz.” Terex Cranes, geçtiğimiz yıl yaptığı bir duyuruda, bundan böyle yaklaşık her altı ayda bir müşterilerine yeni ürünler sunacaklarını açıkladı. Bu açıklama hâlâ geçerli mi? Çalışmalarında sona yaklaşılan en dikkat çekici ürünler hangileri? “Bu, son derece kritik bir konu ve bu yöndeki kararımız geçerliliğini koruyor. Son 12 aylık dönemde en az 20 yeni ürünü piyasaya sürdük. Yeni ürünlere ek olarak, mevcut ürünler usiness as usual is a thing of the past at Terex Cranes. The company has embarked on a corporate journey that will involve new strategies, new products and a new customer service model. Steering the company through this adventure will be Kevin Bradley, who was named president on 5 January 2011. Bradley says the decision to change the leadership at Terex Cranes was to accelerate the brand in a direction closer to the customer in the marketplace. He stresses it is all about working with customers and supporting their needs. “We are trying to align ourselves to be a more customerresponsive organisation.” In doing this, he says the management team will rely on the expanded use of “lean principles” successfully applied to the manufacturing processes at Terex Cranes over the past five years. “Lean is the chosen approach for Terex to make sure we are highly efficient and effective at what we do.” At this point, Terex Cranes has “a bias for speed,” Bradley says. “I am coming in at a time when the market has a better chance to be stronger than weaker going forward, and we need to get things done.” “If you think about it, in financial services, your product is the ultimate commodity, money. The way you differentiate is how you provide the solution, the level of service and how well you can meet the market from a solution perspective.” What will be his main focus at Terex Cranes? “I would say our focus on customer service is immediate and it’s a never-ending continuous improvement process... With that said, there are other focuses for the short and long term. One is new product development.” Another is to improve customer service, including the new 24/7 Service Plus Support Program and a new warranty scheme. Will these programmes be expanded? “If anything these programmes will intensify. This is the way we are going to build our business. The 24/7 service line – we will be expanding that geographically to new parts of the globe.” How do you describe your business philosophy? “I like to keep it pretty simple. As it relates to Terex Cranes, let’s listen to our customers. Let’s understand what they need to be successful from a product perspective and then develop and deliver those products that make them successful.” ICT Mayıs - Haziran 2011 internationalconstruction Türkiye 59 şantİye raporu Tek düğmeyle alaşağı Kasırganın zarar verdiği, West Palm Beach bölgesindeki kulenin patlatma hazırlıkları tamam. Patlayıcı kullanımının yıkım projelerini çok dikkat çekici hale getirdiğini söyleyebiliriz. D&Ri, West Palm Beach bölgesinde kasırgada zarar gören bir çok katlı yapının Advanced Explosive Demolition şirketi tarafından yürütülen ve 2010 yılı Patlatmalı Yıkım Ödülü’ne layık görülen yıkımını inceledi Tek düğmeyle alaşağı B ir araya gelerek Advanced Explosive Demolition patlatmalı yıkım şirketini kuran Eric ve Lisa Kelly, ABD/Florida’nın West Palm Beach bölgesinde yer alan, kasırgadan zarar görmüş bir yapıyı 14 Şubat 2010’da yerle bir etti. Dünya Yıkım-Kırım Ödüller jürisi, Amsterdam’da düzenleenn 2010 Dünya Yıkım-Kırım Zirvesi’nde 2010 Patlatmalı Yıkım Ödülü’nün bu zorlu projeye verilmesini uygun gördü. Kule, inşa edildiği 1973 yılında, Florida eyaletindeki en yüksek yapı olarak dikkat çekiyordu. Ancak, maruz kaldığı kasırganın ardından boşaltılan bina, beş yıldan daha uzun bir süre bu şekilde bekledi. Sabah saat 9’da gerçekleştirilen 62 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 yıkım, eskiden konut amaçlı kullanılan binanın binlerce komşusunu istekli bir bekleyişe sürükledi. Yıkımı memnuniyetle karşılayan West Palm Beach belediye başkanı ve ekibi de projeye destek olmak için ellerinden geleni yaptılar. Advanced Explosives Demolition (AED) şirketinden Eric Kelly, bu yüksek yapıyı bir moloz yığınına dönüştürmek için, patlayıcıların stratejik noktalara yerleştirilmesine dayalı, kontrollü yıkım yöntemini uyguladı. Hazırlanan planda yer alan 2.400’den fazla patlayıcı deliği, BG Group kuruluşu tarafından açıldı ve binanın 1’inci, 2’nci, 3’üncü 6’ıncı ve 23’üncü katlarına 587 kg Unimax dinamit yerleştirildi. BG Group, aynı zamanda per- şantİye raporu Tek düğmeyle alaşağı Explosive demolition is probably the most dramatic of all techniques. D&Ri reports on Advanced Explosive Demolition’s winning entry for D&Ri’s Explosive Demolition Award of 2010 – the blowdown of a storm-damaged tower in West Palm Beach T AED, bina içerisinde patlayıcıları hazırlıyor. Binanın altı katına, toplamda 2.400 patlayıcı yerleştirildi. de duvarların ve kolonların kesilmesi işlemini de tamamladı. Patlatma öncesindeki son inceleme, Lake Worth merkezli Universal Engineering Services firması tarafından yürütüldü ve patlamanın ortaya koyacağı sismik etki masaya yatırıldı. AED’nin üç kişilik ekibi, tüm yapıdaki patlayıcı hazırlama işlemlerini sadece dört günde tamamlayarak, projenin sevgililer gününe yetişmesini sağladı. Gerek patlatma öncesi hazırlık işlemlerinde, gerekse patlatma sırasında ekibi en çok zorlayan konu, binanın yerleşmiş olduğu alanın büyüklüğüydü. Komşu binalar kuzeyde 43 m, güneyde ise yalnızca 11 m uzaklıktaydı. Binanın deniz duvarı da 18 m mesafedeydi. AED, 85 m’lik kulenin kendi temeli üzerine “oturmasını”, tek bir yığın halinde çökmesini sağlamak zorundaydı. 2010 yılı sevgililer gününde, saat tam 9:12’de, Eric ve Lisa Kelly’nin “geleceğin yıkımcısı” olarak gösterilen 5 yaşındaki kızları Eliya Joy Kelly, kuleyi yerle bir edecek ve geri kazanım faaliyetine hazır hale getirecek düğmeye bastı. Yıkım-kırım yüklenicisi BG Group’tan Steve Greenberg, “AED gerçekten mükemmel iş çıkardı. Her şeyi önceden söyledikleri gibi yaptılar. Bina, tam da Eric Kelly’nin gösterdiği yere indi.” diyereki memnuniyetini ifade etti. Mülkün sahibi konumundaki New York merkezli Trinity Development şirketi, arazi üzerine 150 milyon $’lık yeni bir konut amaçlı yapı inşa etmeyi planlıyor. ICT he implosion team of Eric and Lisa Kelly, who together make up Advanced Explosive Demolition Inc,, brought down a hurricane-damaged tower in West Palm Beach in Florida, USA, on 14th February 2010. The World Demolition Awards judging panel decided that this blowdown challenge merited being recognised by the awarding of the 2010 Explosive Demolition Award at the 2010 World Demolition Summit in Amsterdam. Built in 1973, the tower was, at that time, the tallest residential building in the state. Following its encounter with the hurricane, the structure had lain unoccupied for more than five years. As a result, neighbours of the former condominium displayed their enthusiasm for its removal as thousands turned out for the 9 am blast. The West Palm Beach Mayor and staff proved grateful “partners” in the demolition, facilitating the work wherever they could. Advanced Explosives Demolition’s (AED) Eric Kelly used strategically placed controlled explosives to reduce the high rise to a pile of rubble. The design called for over 2,400 bore holes which The BG Group (GC) drilled in preparation for the placement of 587 kg (1,290 Ib) of Unimax dynamite explosives on the 1st , 2nd , 3rd , 6th , ts” and 23rd floors of the tower. GC also saw-cut the shear walls and columns in preparation for the shot. Universal Engineering Services, Inc. from Lake Worth, FL performed the pre-blast survey and seismic monitoring for the implosion. AED’s three-man team loaded the entire structure in just four days, working to meet the Valentine Day schedule. One of the most challenging aspects of both the pre-implosion preparatory demolition work and the actual shot was the size of building’s plot. Neighbouring structures were less than 142 feet to its north, 36.3 m feet to its south and 58.2 m to the building’s seawall. AED was going to have to have the 85 m tall tower “sit-down” on itself, falling in one big pile within its original footprint. ICT Mayıs - Haziran 2011 internationalconstruction Türkiye 63 English translation Winning with a bang www.worldofconcrete.com SOURCE CODE: ICT This is your show—the ONLY annual international event dedicated to the commercial concrete and masonry construction industries. World of Concrete is your best, most cost-effective strategy for staying competitive and strong—attend and uncover new opportunities, see new products, equipment and technologies, take part in a world-class Education Program, watch exciting demonstrations and competitions, and more! Secure the future of your business at World of Concrete 2012! January 24-27, 2012t Seminars January 23-27 Las Vegas Convention Center t Las Vegas, Nevada SAVE THE DATE! BÖLGE RAPORU Kükremeye hazır Kükremeye hazır Önümüzdeki beş yılda 1 trilyon $ altyapı yatırımı yapması beklenen Hindistan’da ekonomik canlılık hız kazanıyor. Peki, H indistan’ın 2012’de açıklanacak on ikinci beş yıllık yatırım planında altyapı harcamalarının ön planda olması bekleniyor. Plan kapsamında sektöre yapılacak yatırımların, on birinci plandaki 514 milyar $’lık harcamayı neredeyse ikiye katlayarak 1 trilyon $’ı bulacağı düşünülüyor. Ancak, Hindistan hükümeti bu yatırımların yapılması konusunda büyük ölçüde özel sektöre yasal düzenlemeler de talepteki büyümeye ayak uydurabilecek mi? Helen Wright araştırdı Hindistan’ın en yüksek yapısı olarak Mumbai’de inşa edilen 117 katlı World One Kulesi, 2015 yılında tamamlanacak. 434 milyon $’lık kontratı, Arabian Construction Company (ACC) ve Hindistan’dan Simplex Infrastructures şirketleri aldı. güvenirken (yeni beş yıllık plandaki yatırımların en az %50’sinin özel fonlarca karşılanması bekleniyor), ülkedeki inşaat talebiyle, bu talebe yanıt verme yolunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeler arasında ciddi bir mesafe ortaya çıkıyor. Hindistan’da inşaat endüstrisine yönelik mevcut politikalar ve yasal mevzuatta parçalı bir yapı dikkat çekiyor. Standartlaşmamış, eyaletten eyalete farklılık sergileyen ihale prosedürleri ve hem eyalet, hem de ülke düzeyinde birden farklı düzenleyici kurumun varlığı göze çarpıyor. Yabancı inşaat şirketlerinin karşısına dikilen sorunların ölçeği, 10 Şubat’ta, Mumbai’deki bC Hindistan fuarı ile eşzamanlı olarak düzenlenen Hindistan Hafriyat ve İnşaat Endüstrisi Birliği (IECIA) konferansına konuşan Caterpillar-Hindistan Başkanı Kevin Thieneman tarafından da dile getirildi. Thieneman, konuşmasında şu cümlelere yer verdi: “Hindistan’ın, ticari düzenlemeleri iyileştirmeye ihtiyacı var. İyi birer kurumsal vatandaş olan şirketler, çevre bakanlığı başta gelmek üzere, düzenleyici kurumların kıskacında tutuluyor. Çokuluslu şirketler başka seçeneklere de sahip ve Hindistan pazarına yönelik tüm ilgileri dağılabilir.” “Burada çelik alamazsak, Tayland veya Endonezya’ya gideriz. Buradaki bazı tedarikçilerimiz, yeterli elektrik enerjisi bulamadıkları için %50 kapasite ile çalışıyor. Çevre koruma izinlerini alamadıkları için, makineler atıl durumda bekliyor.” Thieneman’in ardından konuşan Hintli yol yapım şirketi IL&FS Transport Networks iş geliştirme sorumlusu Ravi Shreehari de benzer görüşler dile getirdi: “Mevcut durum, yabancı yüklenicilerin pazara girişine set çekmektedir. Özerk bir düzenleyici kurum inşa ederek, oyunu adil hale getirmek zorundayız.” Sektörün önde gelen bu iki ismi ve konferansa katılan daha pek çok kişi, Hindistan’daki yasal düzenlemelerin fazla sıkı olmasıyla ilgili kaygılarını saklamıyorlar. Proje şartlarının belirlenmesinde şeffaflığın sağlanamaması ve arazi istimlaki, çevre koruma izinleri gibi inşaat öncesi işlemlerde yaşanan, maliyetleri katlayan gecikmeler, en önemli sıkıntı kaynakları olarak öne çıkıyor. Güney Koreli çelik üreticisi Posco’nun yaşadığı deneyim örnek gösterilebilir. Ülkenin doğusundaki Orissa eyaletinde 12 milyar $’lık bir çelik tesisi inşa etmek isteyen şirket, ihtiyaç duyulan şartlı izni Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan ancak bu yılın Şubat ayında, yani başvurudan altı yıl sonra alabildi. Vallarpadam’daki Cochin liman bağlantı projesi de bir diğer örnek. Limanın genişletilmesine dönük çalışmalar, arazi istimlakinde yaşanan sorunlar Mayıs - Haziran 2011 internationalconstruction Türkiye 65 BÖLGE RAPORU Kükremeye hazır English translation Ready to roar? With US$1 trillion of infrastructure investment expected in the next five years, the Indian boom is gathering pace, but can regulation keep up with demand? Helen Wright reports I ndia’s Twelfth Five-year Investment Plan is due to be submitted in 2012 and infrastructure is expected to be at the forefront of the government’s agenda. Investment in the sector will almost double to US$1 trillion, compared to US$514 billion spent under the Eleventh Plan. But while the Indian government is relying on the private sector to facilitate the investment – at least 50% of the investment under the new five-year plan is expected to be privately generated – a gap remains between the demand for construction and the regulatory structure necessary to support new builds. Current policy and legal framework for the construction industry is fragmented, with non-standardised contract procedures varying from state to state and the presence of multiple agencies at both state and federal levels. The scale of the problems facing foreign construction companies was brought home by Caterpillar India Chairman Kevin Thieneman, speaking at the 10 February Indian Earthmoving & Construction Industry Association (IECIA) conference, which coincided with the bC India exhibition in Mumbai. “India needs to improve its business regulation. Companies that are good corporate citizens are being held hostage by regulators, in particular the environment ministry,” Mr Thieneman told attendees. He warned that multinational construction companies “have choices and may be put off.” “If we can’t get steel, we will go to Thailand or Indonesia. Some of my suppliers here are operating at 50% capacity because they can’t get power. Equipment is sitting idle because they can’t get environmental clearance,” said Mr Thieneman. Fellow speaker Ravi Shreehari, head of business development at Indian road building company IL&FS Transport Networks, agreed. “The situation is a barrier to entry for foreign contractors and we need to level the playing field by establishing an autonomous regulatory authority,” he warned. These senior industry figures were among many present at the conference voicing concerns over regulation in India. Major concerns are transparency in determining project terms and the delays experienced getting the go-ahead for pre-construction > nedeniyle gecikiyor. Hindistan kamu yatırımları kurulunun, proje maliyetinin 75 milyon $’dan 124 milyon $’a çıkmasına onay vermesi gerekiyor. Petrol ve doğalgaz sektöründe ise, Hindistan Petrol Doğalgaz düzenleme Kurulu’nun şirketlere boru hattı döşeme iznini verme yetkisine sahip olup olmadığını karara bağlayacak dava, Ağustos ayında Hindistan Yüksek Mahkemesi’nden görülecek. Söz konusu düzenleme karmaşası, ihale sürecinin devam ettiği ve hatta kontratların imzalandığı pek çok petrol ve doğalgaz boru hattı projesinin beklemesine neden oluyor. Tüm bunlara rağmen, değişim de bir yandan yaşanmakta. Federal hükümet, özel sermayenin katılımının önündeki önemli bir engeli kaldırmak üzere, rekabete açık ihale düzenlemesini yürürlüğe soktu. Kara Taşımacılığı ve Karayolları Bakanlığı da, projelerde yüklenicilerin daha fazla sorumluluk almasını sağlayabilmek üzere, bayındırlık işleri tarafından yürütülen mühendislik, satın alma ve inşaat projeleriyle ilgili standart ihale belgeleri üzerinde değişikliklere gitti. Finansman alanında da, Hindistan Sigorta Düzenleme ve Geliştirme Kurumu’nun, hazırlanacak bir altyapı borç fonuna destek vermesine olanak tanıyacak şekilde politika değişikliğine gittiği görülüyor. Benzer şekilde, eyalet hükümetleri de çeşitli reformlara imza atıyor. Andra Pradeş hükümetinin 2010 yılında ortaya koyduğu Denizcilik Kurulu Kanun Tasarısı, eyalet genelindeki limanların hızlı bir şekilde gelişmesine imkan verme amacını taşıyor. IECIA konferansından konuşan IECIA başkanı ve Telco Construction Equipment idari direktörü Ranaveer Sinha, durumun önümüzdeki yıllarda düzeleceğinden ve inşaat piyasasındaki büyümeye paralel olarak düzenleyici yapının olgunlaşmasıyla uygunsuzlukların da ortadan kalkacağından emin görünüyordu. “Önümüzdeki yıllarda, düzenleyici kurumlar pek çok başka konuyla ilgilenmesi ve etik dışı davranışları azaltmak üzere ticari uygulamaları iyileştirmesi gerekecek.” Makine satışlarında patlama ö nceki üç yılda %9’un üzerinde bir büyüme yakalayan Hindistan ekonomisi, 2009 yılı Matrt ayında sona eren mali dönemi %6,8, geçtiğimiz yılı da %8 büyümeyle kapattı. 2011’de oranın %8,6’ya yükselmesi bekleniyor. Altyapı sektöründeki büyümenin ekonomik büyüme açısından hâlâ hayati önem taşıdığı ve hedeflenen %9’luk GSYH artışının yakalanabilmesi için, yatırımlarda hızlanmaya ihtiyaç duyulduğu görülüyor. 12’nci beş yıllık planda, GSYH içerisinden altyapı yatırımlarına ayrılan payın 2016 itibariyle %10,7’ye Caterpillar-Hindistan Başkanı Kevin Thieneman. 66 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 yükseltilmesi bekleniyor. Bu oranın, 2011’de de %8,37 ile rekor kıracağı hesaplanıyor. İnşaat makineleri alanında pazar araştırmaları yapan Off-Highway kuruluşu, Hindistan inşaat makineleri endüstrisinin sunduğu uzun vadeli potansiyel konusunda son derece iyimser. Kuruluş, 2011’de toplam inşaat makineleri pazarının %19’luk müthiş bir büyümeye ve 70.770 adetlik hacme ulaşacağını düşünüyor. Daha sonrasında ise, yıllık %12 ila 15’lik büyüme oranlarının ortaya çıkacağı ve 2015 sonunda satış hacminin 110.605 adedi bulacağı öngörülüyor. BÖLGE RAPORU Kükremeye hazır Hint hükümetinin 12’nci beş yıllık planında, enerji şebekeleri, karayolları, demiryolları, limanlar ve havaalanlarında benzersiz bir büyümenin ortaya çıkması hedefleniyor. Bu güç, 2018’de dünyanın en büyük üçüncü inşaat pazarı unvanını Japonya’nın elinden alma potansiyelini harekete geçirecek. Belli başlı altyapı sektörlerindeki yatırım planlarına göz atalım: Havaalanları • Önümüzdeki beş yılda 5,4 milyar $ yatırım. • Dikkat çeken projeler: Mumbai Uluslararası Havaalanı’nın (toplam tahmini maliyet 2,1 milyar $), Delhi Uluslararası Havaalanı’nın (toplam tahmini maliyet 2,8 milyar $) ve Bengaluru Uluslararası Havaalanı’nın (toplam tahmini maliyet 1,2 milyar $) büyütülmesi. Limanlar • Önümüzdeki beş yılda 18,5 milyar $ yatırım. • Dikkat çeken projeler: Paradip, Visakhaptatnam ve Cennai limanlarının kapasitelerinin 2015’e kadar 328 milyon ton artırılması (toplam tahmini maliyet 10,4 milyar $). Enerji • %63’ü yeni enerji projeleri için olmak üzere, önümüzdeki beş yılda 206 milyar $ yatırım. • Önümüzdeki beş yıl boyunca, ülkenin ulusal enerji şebekesine yıllık ortalama 16 GW kurulu gücün ilave edilmesi. 2015’e kadar tamamlanması planlan söz konusu 82 GW’lık gücün %90’ından fazlası için gerekli izinler alındı. • Yeni kurulu gücün %90’ının termal enerjiden, geri kalanın da hidroelektrik enerji ve nükleer enerjiden elde edilmesi. Demiryolları • 10,8 milyar $’lık yük taşımacılığı koridoru da dahil olmak üzere, önümüzdeki beş yılda 31 milyar $ yatırım. • Demiryolları Bakanlığı’nın Vizyon 2020 belgesinde, ülkedeki demiryolu ağının 2020’da 15 milyon yolcu ve 1.800 milyon ton yük trafiğine ev sahipliği yapması öngörülüyor (2010’da 8,2 milyon yolcu ve 887 milyon ton yük). Karayolları • Önümüzdeki beş yılda 139 milyar $ yatırım (%43 ulusal yollar, %30 eyalet yolları ve %27 kırsal yollar için) • Karayolu projelerinin %69’unun devlet, %312inin özel sektör tarafından finanse edilmesi. ICT Hindistan’da sondaj H indistan’ın ilk yeraltı ham petrol depolama tesisleriyle ilgili delgi işleri, iki adet Sandvik DX 700 yerüstü delgi (sondaj) makinesi ve dört adet Sandvik DT 820 yeraltı delgi makinesi tarafından neredeyse tamamlandı. Ülkenin kuzeyindeki Visakhapatnam kentinde, petrol ithalinde kullanılan büyük bir limanın yakınında yer alan tesis, 75,5 milyon $’lık kontrat karşılığında, Mumbai merkezli Hindustan Construction Co Ltd (HCC) şirketi tarafından, Petrol Bakanlığı’na bağlı Petrol Endüstrisi Geliştirme Kurulu’nun yan kuruluşu Indian Strategic Petroleum Reserves Limited için inşa ediliyor. Proje için 1,8 milyon tondan fazla kaya çıkartıldı ve delgi-patlatma yöntemiyle 6 km’lik bir tünel açıldı. Oluşturulan yeraltı depolarında 1,33 milyon ton ham petrol saklanabilecek. HCC’nin 36 aylık bir takvim çerçevesinde 200’de başladığı işlerin Ağustos’ta tamamlanması bekleniyor. Kontrat kapsamında ayrıntılı mühendislik ve tasarım çalışmalarının, yeraltı kazılarının, giriş tünellerinin, su perdeleme galerilerinin, beş büyük depolama galerisinin, kuyuların ve ilgili yeraltı yapılarının tamamlanması gerekiyor. Depolama galerileri, 30 m yüksekliğe ve 20 m genişliğe sahip olacak. Kullanılan iki Sandvik DX 700 yerüstü delgi makinesi ile basamak delgisi yapılırken, iki bomlu DT 820 modelleri de farklı noktalardaki delgi-patlatma işlerinde görev yapıyor. DX 700 modelleri, her patlatma işlemi için, çalışma alanının özelliklerine göre derinlikleri 2 ile 4 m arasında değişen en az 150 delil açıyor. The DX 700 ve DT 820 modelleri, 45 mm’lik R32 tijleri, R 38 mil adaptörü, R 38 ve R 32 kamaları ile donatılıyor. Hint hükümetinin toplam 5,3 milyon tonluk kapasite elde etmek üzere planladığı üç ham petrol depolama tesisinden diğer ikisi ise Mangalor ve Padur’da inşa edilecek. Acil durumlarda kullanılacak bir petrol rezervinin yaratılmasını hedefleyen projelerin 2013’te hizmete girmesi isteniyor. English translation Hindistan’ın 12’nci beş yıllık yatırım planı activities such as land acquisition and environment clearances, often resulting in spiralling costs. For example, South Korean steel manufacturer Posco received conditional approval from the Indian Ministry of Environment and Forest to construct a US$12 billion steel plant in India’s eastern state of Orissa in February this year – six years after plans were first submitted. The Cochin port connectivity project at Vallarpadam is another case in point. Expansion of the port suffered such long delays due to land acquisition problems that the Indian public investment board had to approve project cost escalations from INR3.9 billion (US$75 million) to INR5.6 billion (US$124 million). And in the oil and gas sector, the Indian Supreme court is due to hear a case in August 2011 concerning whether India’s Petrolium Natural Gas Regulatory Board has the power to authorise companies to lay pipelines. The regulatory confusion is currently holding up several oil and gas pipeline projects for which bidding is either in process or contracts have already been awarded. But change is afoot. In the power sector, for example, the federal government has introduced competitive bidding in an attempt to resolve a major hurdle in the way of private participation. The Ministry of Road Transport and Highways has also made amendments in the standard bidding document for engineering, procurement and construction projects by state public works departments in order to make contractors take more responsibility for maintaining projects. And in terms of funding, the Indian Insurance Regulatory and Development Authority has agreed to amend its policy and allow insurance firms to lend to a proposed infrastructure debt fund. State governments are also making reforms – the Andhra Pradesh government, for example, introduced a Maritime Board Bill in 2010 to aid the rapid development of ports across the state. Speaking at the IECIA conference, IECIA chairman and managing director of Telco Construction Equipment Ranaveer Sinha was confident that the situation would improve in future years and irregularities would be ironed out as the regulatory environment matures in line with growth in the construction market. “There are many other issues for regulators to deal with in coming years, not least the need to improve business practices to reduce unethical behaviour,” Mr Sinha concluded. ICT Mayıs - Haziran 2011 internationalconstruction Türkiye 67 PAZAR RAPORU Makine endüstrisinin 50 devi Makine endüstrisinin 50 devi Zirveye uçuş Caterpillar 18,3% Others 38,6% Komatsu 11,7% Hitachi Construction Machinery 5,5% XCMG 2,9% Sandvik Mining and Construction 3,3% Zoomlion 3,1% Sany 3,4% Liebherr 4,2% Volvo Construction Equipment 5,5% Doosan Infracore 3,4% Dünyanın en büyük 50 inşaat makinesi üreticisinin gelirleri, geçtiğimiz yıl %40 yükseldi ve Çin, üreticilerin kaderini belirleyen en önemli etmen olduğunu bir kez daha gösterdi. Chris Sleight bildiriyor 2 009’da gelirlerin %35,2’lik büyük bir kayba uğramasının ardından, dünya inşaat makineleri endüstrisi geçtiğimiz yılı başarılı bir toparlanmayla tamamladı. Sektördeki en büyük 50 şirketin satış gelirleri, %39,3’lük sıçramayla 151,8 milyar $’a ulaştı. Böylece sektörün tarihindeki en yüksek ikinci değer elde edildi ve 2008’dki 167,9 milyar $’lık rekora da çok yaklaşıldı. Bununla beraber, gelirler bir önceki zirveye hayli yaklaşmış ve tırmanmaya devam ediyor olsa da, sektörün yapısı bugün birkaç yıl önceye kıyasla hayli farklı. Çin’deki yüksek ateşli talep, toparlanmanın ana itici gücü konumunda (Off-Highway araştırma kuruluşuna göre Çin pazarı geçtiğimiz yıl %56 büyüdü). Dolayısıyla, büyümeden en fazla faydalananlar da Çinli üreticiler oluyor. Bu durumu yansıtacak şekilde, geçtiğimiz yıl en büyük 10 üretici arasında sadece bir Çinli marka yer alırken (10’uncu sıradaki XCMG), bu yıl 7’nci sıradaki Sany ile 9’uncu Zoomlion’ın devlere katılması dikkat çekiyor. Daha aşağılara bakıldığında, Liugong, Shantui, Lonking ve Sunward kuruluşlarının da konumlarını iyileştirdiği fark ediliyor. Bu yılki listede, ilk 50 üreticinin toplam gelirlerinin %15,0’ını tek başına Çinli şirketlerin elde ettiği görülüyor (geçtiğimiz yıl %12,2). İlk 50 sıralamasının ilk kez yayınlandığı 2003’te Çinli şirketlerin toplam gelir içerisinde sadece %1,6 paya sahip olduğunu düşündüğümüzde, söz konusu yükseliş çok daha çarpıcı hale geliyor. Net rakamlar, sıralamaya girebilen Çinli firmaların 2003’te 666 milyon $ olan satış gelirinin, bu yılki tabloda 22,8 milyar $’a yükseldiğini, yani 35 kat arttığını gösteriyor. 68 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 Sany ve Zoomlion’ın ilk 10’a girişi, Doosan Infracore şirketinin sergilediği performansla da birleşince, Terex, Atlas Copco ve Metso’yu yerinden etti. Geçtiğimiz yılki listede 15’incilik koltuğunu işgal eden Doosan, böylece ilk kez zirve grubuna girmiş oldu. Koreli şirketi yükselişinde, Çin ekskavatör pazarındaki güçlü konumu ve kompakt ekipman üreticisi Bobcat’in faaliyetleri de önemli rol oynuyor. Ancak tüm bu değişikliklere karşın, ilk beşte pek az oynama görülüyor. Caterpillar ve Komatsu her zaman olduğunu gibi ilk iki sırada. Hitachi yine üçüncü. Volvo ise, Liebherr’i altına alarak dördüncülük koltuğuna ulaştı ve üçüncü ile arasındaki fark da kapanıyor. Hem geçen yıl hem de bu yıl ilk 10’da kalmayı başaran diğer şirketler, iki sıra gerileyerek 8’inciliğe inen Sandvik ve 10’unculuğunu koruyan XCMG oldu. Çin’deki canlılığın kanıtlarına sıralamanın daha aşağılarında da rastlıyoruz. Çinli şirketlerin yanı sıra, bu pazarda güçlü varlık sergileyen yabancı markalar da bu durumdan fayda sağlıyor. Çin ekskavatör pazarının bir diğer önemli oyuncusu Hyundai, bu bağlamda bir sıra yükseliyor. Muhtemelen Kobelco da 13’üncü sıradaki yerini koruyabilmiş olmasını Çin’deki varlığına borçlu. Aynı sırada kalmış olması önemli bir başarı gibi görünmese de, firmanın zorlu bir yıl geçiren vinç sektöründe de faaliyet yürütüyor oluşu, bu performansı önemli kılıyor. Zira, Kobelco dışındaki tüm büyük vinç üreticilerinin (Liebherr, Terex, Manitowoc ve Tadano) bu yılki sıralamada gerilemiş olması tesadüf değil. Bu etmenlerin bir araya gelişi ile, ilk 50’de yer alan Avrupalı üreticilerin gelirleri de bir miktar kayba uğruyor. Avrupalıların geçtiğimiz yılki listede %30,2 olan payı, bu sene %25,8’e indi. Durumdan en kârlı çıkanlar ise, gelirlerden %44,3’lük pay alarak rekor kıran Asyalı firmalar. Kuzey Amerikalı üreticilerin payının ise değişmeden %29,5’te kaldığı görülüyor. Tüm bu saydıklarımız, Asya merkezli firmaların uzun vadede pazar payını artırdığı gerçeğinin altını çiziyor. 2005’ten bu yanda, ilk 50’nin toplam gelirleri içerisindeki payları her yıl yükseliyor. Bu yükseliş önceleri Kuzey Amerikalıları kayba uğratırken, son iki yılda Avrupalı markaların da nasibini aldığı fark ediliyor. Listedeki pek çok Avrupalı şirketin bu yıl daha üst sıralara yükseldiğini dikkate alırsak, bu pazar kaybı biraz şaşırtıcı aslında. JCB, PAZAR RAPORU Makine endüstrisinin 50 devi Gelecek yıl neler olacak? Bu yılı Çin inşaat makineleri pazarının daha mütevazı büyüme rakamlarına inmesi bekleniyor. Dolayısıyla, önümüzdeki 12 ayda ilk 50 sıralamasının nasıl şekilleneceğini takip etmek ilginç olacak. Büyüme oranları düşse de, yerli ekskavatör pazarında giderek daha fazla pay talep eden Çinli üreticiler yine daha yukarılara ulaşabilir. Sany’nin bu yıl çok önemli gelişme kaydetmesinin nedeni de bu pazardaki güçlü konumu oldu. Öte yandan, Avrupa ve Kuzey Amerika pazarlarının da 2011’i büyümeyle kapatması, buralardaki üreticilerin durumdan faydalanması bekleniyor. Dolayısıyla, genel durum üzerindeki değişiklikler sınırlı kalabilir. Gelecek 12 ayda öne çıkması beklenen Hindistan ve Rusya pazarları, Telcon ve BEML gibi üreticilere yükselme fırsatı sağlayabilir. Bu yıl sıralamanın dışına düşen Gaz Group’un bu şekilde tablıya dönüş yapması da beklenebilir. Yöntem i lk 50 listesindeki sıralamalar, 2010 takvim yılında Amerikan doları cinsinden elde edilen satış gelirleri esas alınarak belirlendi. Gerektiğinde, 2010 için ortalama döviz kurları kullanılarak, para birimleri dolara çevrildi. Verilerin toplanmasında, denetlenmiş hesaplar, firmaların beyanatları ve Reuters gibi güvenilir kuruluşların raporları gibi çeşitli kaynaklara başvuruldu. Japonya, Hindistan ve başka bazı ülkelerde yürütülen mali yıl (1 Nisan-31 Mart) uygulaması, takvim yılı verilerinin elde edilmesini imkansız kılmaktaydı. Bu tip durumlarda mali yıla ait veriler kullanıldı. Denetlenmiş hesapların mevcut olmadığı bazı özel şahıs şirketlerinde, geçmiş veriler ve sektördeki eğilimler gözetilerek tahminler yapıldı. Tablodaki her türlü verinin doğru olması için azami dikkat harcanmışsa da, olası hatalar ve atlanan bilgiler için sorumluluk kabul edilmemektedir. Tabloyla ilgili yorumlarınızı iletmek isterseniz, veya sizin firmanızın da listeye girmesi gerektiği kanısındaysanız, lütfen [email protected] adresini kullanarak editöre ulaşınız. Equipment Top 50 Revenues for the world’s 50 largest construction equipment manufacturers grew 40% last year and China was once again the dominant factor in individual companies’ fortunes. Chris Sleight reports A fter the crushing 35.2% drop in revenues seen in 2009, the global construction equipment sector bounced back well last year, with sales for the industry’s biggest 50 players jumping 39.4% to US$151.8 billion. This was the second-highest total ever seen in the industry, and only US$16 billion short of the all-time high of US$167.9 billion seen in 2008. Although revenues may be back to near their previous peak – and climbing – the structure of the industry today is very different to what it was a few years ago. The recovery has been driven by red-hot demand in China – the market grew by 56% last year, according to Off-Highway Research – and as a result it is the Chinese manufacturers that have benefitted most. Whereas last year there was only one Chinese manufacturer in the top ten, XCMG at no. 10, this year’s league table sees it joined by Sany at no. 7 and Zoomlion at no. 9. Further down the rankings, Liugong, Shantui, Lonking and Sunward have all improved their positions, and as a result, Chinese manufacturers account for 15.0% of the top 50’s revenues in this year’s league table, compared to 12.2% last year. The climb is all the more remarkable when you consider that in 2003, the first year the Yellow Table was published, Chinese manufacturers accounted for just 1.6% of the Top 50’s revenues. In absolute terms, sales have grown from US$666 million in the 2003 edition (based on 2002 revenues) to US$22.8 billion in this year’s table – a 35-fold increase. Top flight The rise of Sany and Zoomlion into the top 10 has displaced Terex, Atlas Copco and Metso, aided by the high-flying Doosan Infracore, which has risen into this elite group for the first time, having been ranked no. 15 last year. The Korean company’s rise is due in part to its strong position in the Chinese excavator market, as well as improvements elsewhere in the business, which includes compact equipment specialist Bobcat. But for all these changes, the industry’s top five remain little changed. Caterpillar and Komatsu remain in first and second position as they always have done, and Hitachi is once again at no.3, although Volvo has moved up into fourth position ahead of Liebherr and could be closing in on third spot.The only other companies to remain in the top ten from last year are Sandvik, which fell two places to no. 8, and XCMG, which was static at no. 10. The buoyancy English translation Manitou, Wacker Neuson, Palfinger, Fayat ve Merlo aha üst sıralara tırmandı. Ancak, Liebherr, Sandvik, Atlas Copco ve Metso gibi daha büyük isimlerin gerilemesi, Avrupa’nın aldığı payda açık bir erozyona yol açtı. of the Chinese market is in evidence further down the league table – not only in the rise of the Chinese manufacturers themselves, but also in the performance of other companies with a strong foothold in the market. Hyundai for example, another major player in the Chinese excavator market, edged up one place. Kobelco can also probably attribute its presence in China to the fact that it retained its no. 13 position last year. It may not seem a remarkable achievement, but it is significant given that the company is also active in the crane market, which had a tough year in 2010. All the major players apart from Kobelco – Liebherr, Terex, Manitowoc and Tadano – lost places in the ranking this year. These various factors have conspired to take a bite out of the share of the top 50’s revenues enjoyed by European manufacturers. Whereas last year’s study saw that group enjoy a 30.2% share of the market, this year’s edition shows that figure to have fallen to 25.8%. The big gainers have been in Asian manufacturers, which claimed a record slice of 44.3% of the top 50’s revenues, while the North American share was unchanged at 29.5%. This all underlines the longer term trend of the increasing slice of the market claimed by manufacturers headquartered in Asia. They have increased their share of the top 50’s revenues every year since 2005 – first at the expense of North American manufacturers, but in the last two years European companies have started to lose market share as well. This is a little surprising given that many of the European companies in this year’s Yellow Table have improved their standing compared to last year. JCB, Manitou, Wacker Neuson, Palfinger, Fayat and Merlo all improved their positions this year. However, it was the falls for bigger players like Liebherr, Sandvik, Atlas Copco and Metso that has eroded the European share. Next year With the Chinese equipment market forecast to slow to a more moderate growth rate this year, it will be interesting to see how the Yellow Table rankings shape up in 12 months. There may not be as much growth, but with Chinese manufacturers claiming a bigger and bigger slice of the domestic excavator market, their position may yet improve. Indeed, Sany’s strong position in this sector is one of the key reasons why it climbed so far up the rankings this year. At the same time, markets in Europe and North America are expected to improve this year, which will favour manufacturers based in these regions. That could mean that there will be limited impact on the overall standings. The markets that are expected to stand out over the next 12 months include India and Russia, and that could mean a climb for manufacturers like Telcon and BEML as well as a return to the Yellow Table for the Gaz Group, which fell off the bottom of the rankings this year. ICT > Mayıs - Haziran 2011 internationalconstruction Türkiye 69 PAZAR RAPORU 70 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ Greyderler Ekskavatörler (13 ton+) ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ Dozerler/Paletli Loderler Zemin Sıkıştırma/ Yol Yapım Beton Ekipmanları ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ Kompakt veya Nokta Dönüşlü Loderler Mini veya Midi Ekskavatörler (0 - 13 ton) Beko Loderler ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ 2.0% ◊ ◊ ◊ ◊ Vinçler 18.3% 11.7% 5.5% 5.5% 4.2% 3.4% 3.4% 3.3% 3.1% 2.9% 2.9% 2.7% 2.6% 2.4% 2.1% 3016 1.9% 1.9% 1.7% 1.5% 1.4% 1.3% 1.2% 1.1% 1.1% 1.0% 0.7% 0.7% 0.7% 0.6% 0.6% 0.6% 0.6% 0.5% 0.5% 0.5% 0.4% 0.3% 0.3% 0.3% 0.3% 0.3% 0.3% 0.3% 0.3% 0.3% 0.3% 0.2% 0.2% 0.2% Teleskobik Fork-Liftler 27767 17781 8398 8325 6392 5200 5102 4981 4708 4463 4418 4127 3895 3705 3159 FIN 2946 2870 2586 2270 2112 1965 1749 1625 1602 1526 1131 1068 1023 882 880 850 840 797 771 698 618 515 500 483 475 467 465 419 405 399 395 370 337 309 151785 Motorlu Platformlar US JP JP SE DE KR CN SE CN CN US SE JP US UK -7 US KR US CN DE CN US CN JP CN FR JP DE CH AT FR DE JP US DE JP JP US JP ZA JP IT CN IN CN US IN FR CN Toplamdaki Payı Caterpillar 1 - Komatsu 2 - Hitachi Const. Mach. 3 - Volvo Const. Equip. 5 1 Liebherr 4 -1 Doosan Infracore 15 9 Sany 11 4 Sandvik Min. § Const. 6 -2 Zoomlion 12 3 XCMG 10 - Terex 7 -4 Atlas Copco CMT 8 -4 Kobelco Const. Mach. 13 - John Deere 14 - JCB 17 2 Metso Mining § Const. 9 CNH 18 1 Hyundai Heavy Ind. 19 1 Oshkosh Acc. Equip. 21 2 Liugong 22 2 Wirtgen Group 20 -1 Shantui 26 4 Manitowoc Group 16 -7 Lonking** 25 1 Sumitomo Heavy Ind. 28 3 Xiamen Xiagong** 35 9 Manitou 30 3 Tadano 24 -4 Wacker Neuson 31 2 Ammann 27 -3 Palfinger 36 5 Fayat Group 33 1 Putzmeister 23 -10 Kubota 40 6 Astec Industries 34 -1 Bauer** 29 -7 Kato Works 38 1 Furukawa* 37 -1 Vermeer** - NEW Aichi 43 3 Bell Equipment 46 5 Takeuchi 39 -3 Merlo** 44 1 Sunward 51 7 BEML* 42 -3 Chenggong 45 -1 Boart Longyear 48 1 Telcon** 41 -7 Haulotte Group 47 -2 Changlin 50 - Toplam * - mali yıl, 1 Nisan 2009-31 Mart 2010 2010 İnşaat Makineleri Satışları (US$ milyon) 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 Ülke Firma Değişim Konum (geçen yıl) Makine endüstrisinin 50 devi ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ Web sitesi Ufalama ve Eleme Sabit Şasili Kaya Kamyonları Kaya Delgi Kırıcılar ve Ataşmanlar Tekerlekli Loderler Belden Kırma Kaya Kamyonları (13 ton+) ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ ◊ www.caterpillar.com www.komatsu.com www.hitachi-c-m.com www.volvo.com www.liebherr.com www.doosaninfracore.co.kr www.sany.com.cn www.sandvik.com www.zoomlion.com www.xcmg.com www.terex.com www.atlascopco.com www.kobelco-kenki.co.jp www.deere.com www.jcb.com www.metso.com www.cnh.com www.hhi.co.kr www.jlg.com www.liugong.com www.wirtgen-group.com www.shantui.com www.manitowoc.com www.chinalonggong.com www.shi.co.jp www.xiagong.com www.manitou.fr www.tadano.co.jp www.wackerneuson.com www.ammann-group.ch www.palfinger.com www.fayat-group.com www.putzmeister.de www.kubota.co.jp www.astecindustries.com www.bauer.de www.kato-works.co.jp www.furukawakk.co.jp www.vermeer.com www.aichi-corp.co.jp www.bell.co.za www.takeuchi-mfg.co.jp www.merlo.com www.sunward.cn www.boartlongyear.com www.telcon.co.in www.haulotte.com www.cn-changlin.com TÜRKİYE’DEN HABERLER Cebeci taş ocakları Makinecilerin er meydanı Cebeci taş ocakları 17 firmanın ocak işlettiği Cebeci Havzası, hem iş makinelerinin hem de kırıcıların yoğun olarak kullanıldığı bir bölge. Cebeci aynı zamanda firmaların; zorlu ve ağır şartlarda ürünlerinin performanslarını takip etmeleri ve geliştirmeleri açısından da bir laboratuvar işlevi görüyor Taylan Özgür Efe’nin haberi i stanbul’a hava yolu ile gelenler mutlaka görmüşlerdir. Kentin orta yerinde devasa bir ‘çukur’ vardır. Sanki büyük bir göktaşı düşmüş izlenimi verir havadan bakıldığında. Görüntü son derece etkileyicidir. Uçak inerken gördüğünüz o devasa ‘çukur’, Cebeci taş ocaklarıdır. İstanbul’un Avrupa Yakası’nda yer alan Cebeci taş ocakları, çarpık kentleşmenin de etkisi ile şehrin ortasında kalmış durumda. Etrafı neredeyse tamamen yerleşim bölgeleri ile çevrilen ocaklarda, geçmişte patlatmalar sıkıntı yarıtıyordu. Ancak Cebeci’de ocak işleten firmalar bu sıkıntıdan kurtulmak için, özellikle patlatma alanındaki teknolojik gelişmeleri kullanmaya başladılar. Gelişen teknolojinin kullanılması hem verimliliğinin artırılması hem doğanın ve “komşuların” zarar görmemesi anlamında büyük olanaklar sunuyor. Havzada şu anda 17 firmanın üretimi devam ediyor. İleride ne olacağı elbette bilinmez ama 72 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 şurası bir gerçek ki, İstanbul’un orada üretilen malzemeye ihtiyacı var. Zamanla şehir içinde kalan birçok taş ocağı bölgesi üretime kapanırken Cebeci’de üretimin sürmesinin temel nedeni de bu ihtiyaç aslında. Cebeci hakkında Şubat ayı içerisinde İnan Makina’dan Adnan Edizcan ile Cebeci havzasını gezdik. Uzun yıllardır ocaklara gidip gelen Edizcan’ın izlenimlerini aktaracağız elbette, ama öncesinde Cebeci havzası ve taşları hakkında biraz bilgi verelim. Cebeciköy taşları ekonomik açıdan büyük bir değere sahip taşlar olarak değerlendiriliyor. Cebeci bölgesindeki Sultançifliği mahallesi, Habibler, Gazi Mahallesi ve Malova deresi mevkii arasında kalan bölge çok zengin taş rezervine sahip ve bölgede 17 adet işletme üretim yapıyor. Bu taş ocakları, koyu mavi, mavimsi siyah renkler gösteren ve yer yer kalsit damarları içeren Cebeciköy taşı için de açılmış. Ocaklarda açık işletme yöntemi ile üretim yapılıyor. Taş sökümü delme patlatma yöntemi ile gerçekleştiriliyor. Bu şekilde elde edilen bloktaşların büyük olanları ocak içerisinde hidrolik kaya kırıcılar ile kırılıyor. Kırma eleme tesisine beslenen malzeme, kırma eleme işlemleriyle çeşitli boyutlara göre ayrılıyor ve böylelikle çeşitli boyda mıcır elde ediliyor. Cebeciköy taşları işlenmesi kolay, kırılıp elenmesi iyi, mukavemeti yüksek, su emmesi az, çimento ile aderansı çok yüksek ve bitümle yapışması oldukça iyi olduğundan, beton ve asfalt yapımında yaygın olarak kullanılıyor. Üretim yöntemi Ocaklarda yapılan kum, çakıl, agrega üretimi genellikle açık işletme yöntemi ile gerçekleştiriliyor. Üretim, genellikle üretim yerinin yapısına bağlı olarak tekli veya çoklu basamaklar dizayn edilerek yapılıyor. Agrega üretiminde kazı ve yükleme öncesinde ham maddenin patlatma işlemleri ile gevşetilmesi gerekir. Taş ocakları üretiminde kullanılan galeri patlatması, artık kullanılmıyor. Bunun yerine yaygın olarak kullanılan yöntem delme-patlatma. Delme-patlatma yönteminde bir veya birden fazla sıralı delikler açılarak patlayıcılarla dolduruluyor ve ateşleme yapılıyor. Bunun yanı sıra son yıllarda geliştirilen özel kesici uçlar yardımı ile açık ocak işletmelerinde kazı ve yüklemeyi aynı anda yapan, delme-patlatma işlemlerini ortadan kaldıran ve bu nedenle yerleşim birimlerine daha yakın ocak açmayı mümkün kılan makineler de kullanıma sunulmuş durumda. Firmalar için önemli bir alan Bu noktada İnan Makina’dan Adnan Edizcan’ı dinleyelim: “Cebeci taş ocakları, şehir içinde kalmış bir bölge olmasına TÜRKİYE’DEN HABERLER Cebeci taş ocakları rağmen şehrin ihtiyacının önemli bir kısmını sağlamasından dolayı oldukça önemlidir. Gerek iş makinelerinin gerekse hidrolik kırıcıların yoğun olarak kullanıldığı bir maden sahası olması nedeniyle, bu sektörde ürününe güvenen firmalar için adeta bir er meydanıdır. Yoğun ve ağır şartlarda ürünlerin performanslarını takip etmek ve geliştirmek, firmalar için oldukça önemlidir. Biz İnan Makina olarak bu kadar yoğun çalışılan bu bölgenin, ürünlerimizi geliştirme açısından oldukça faydalı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.” Edizcan, Cebeci havzasında ürünlerinin firmaların yaklaşık yüzde 80’i tarafından tercih edildiğini söylüyor ve “Bunda ürünlerimizin kalitesi ve hızlı servis hizmeti oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Bin 700 kilogramdan 3 bin 800 kilograma kadar değişik modellerimiz bu havzada yoğun olarak kullanılmaktadır” diyor. Zemini iyi bilmek gerek Makine ve ekipman seçiminde, kullanılacak zeminin yapısını iyi anlamak, verim almak açısından son derece önemli. Edizcan’ı dinliyoruz: “Zemin ile ilgili, kırıcıyı vermeden önce ve hatta iş makinesi alımı aşamasında sürece müdahil olmaya çalışıyoruz. Zira yapılacak işe göre, kırılacak taşın sertliğine göre, günlük kapasite ihtiyacına göre kırıcı ve iş makinesi seçilmesi gerekiyor, yanlış seçimler verimi düşürür ve ek maliyetler doğurur.” Ocaklarda çalışan firmaların en önemli sıkıntılarının, kırıcıların satış sonrası hizmetleri olduğu bilgisini de veren Edizcan şunları kaydediyor: “Kısa sürede yedek parça temini ve servis hizmeti alınması oldukça önemlidir. Burada olabilecek herhangi bir gecikme firmaların ciddi üretim kayıplarına sebebiyet vermektedir. Bunu gururla söyleyebiliriz ki şu anda bu servis hizmeti bu havzada firmamız tarafından başarı ile sağlanmaktadır.” ICT 74 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 Karadeniz’i çepeçevre saracak proje: Karadeniz Çevre Otoyolu Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEI) üyesi 12 ülkeyi birbirine bağlayacak olan Karadeniz Çevre Otoyolu Projesi için imzalar atıldı. 2014 Soçi Kış Olimpiyatları’na kadar tamamlanması beklenen Karadeniz Çevre Otoyolu toplam 7 bin 700 kilometre uzunluğunda olacak K aradeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEI), Türkiye’nin öncülüğünde 1992 yılında kurulmuş ve üyeleri Karedeniz ve çevre ülkelerden oluşan uluslararası bir oluşum. Ekonomi iş birliğinin yanı sıra güvenlik ve istikrara da katkıda bulunan KEI’nin Karadeniz Çevre Otoyolu Projesi ise, üye ülkeler arasındaki ekonomik iş birlikteliğini güçlendirecek ve mesafeleri” kısaltacak bir proje. Ulusal ve uluslararası alanda yol sektörünün bir anda ilgi odağı haline gelen Karadeniz Çevre Otoyolu Projesi’ne ilişkin sorularımızı, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Genel Sekreteri Büyükelçi Leonidas Chrysanthopoulos yanıtladı. Karadeniz Çevre Otoyolu Projesi nasıl gündeme geldi? İlk projelendirme ve hayata geçirilmesine ilişkin protokollerin imzalanması ne zaman başladı? Karadeniz ülkelerini birbirine bağlayacak bir çevre otoyolunun inşası konusu uzun yıllar Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) 76 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 üyelerinin Ulaştırma Bakanları’nca görüşüldü; ancak projeye ilişkin Anlayış Muhtırası’nın metni Eylül 2006’da Soçi’de nihaileştirildi. Rusya’nın KEİ Dönem Başkanlığı sırasında Kasım 2006’da Moskova’da düzenlenen KEİ Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’nda bu belgenin metni onaylandı. Nisan 2007’de Belgrad’da gerçekleştirilen bir sonraki Konsey tToplantısı’nda ise metin, üye ülkelerin imzasına açıldı. Proje kimin fikriydi? Bu fikir, Yunanistan ve Rusya tarafından ortaya atıldı ve daha sonra tüm KEİ üyesi ülkelerin katkılarıyla geliştirildi. Otoyol hangi ülkelerden ve şehirlerden geçecek? KEİ; Karadeniz’e kıyısı olan Türkiye, Rusya Federasyonu, Ukrayna, Romanya, Bulgaristan ve Gürcistan’a ilave olarak; Arnavutluk, Azerbaycan, Ermenistan, Moldova, Sırbistan ve Yunanistan da dahil toplam 12 üyeden oluşmaktadır. Otoyol, tüm bu ülkelerden geçecektir. Öte yandan, Otoyol’un tam olarak hangi şehir- lerden geçeceği henüz kesinlik kazanmadı. Taslak bir güzergah oluşturulmuş durumda, ancak, bu konudaki teknik çalışmalar ve görüşmeler hala devam ediyor. Karadeniz Çevre Otoyolu Projesi’nin teknik detaylarına ilişkin bilgi verebilir misiniz? Otoyol’un toplam uzunluğu yaklaşık 7 bin 700 kilometre olacak. Belli bölümlerde daha önceden inşa edilmiş yolların sadece niteliği yükseltilecek, bazı yerlerde ise yeni yollar inşa edilecek. Dörder şeritli iki yönlü (4x2) bir çevre otoyolu olacak. 12 ülkeyi bağlayacak olan bu yolun, belli bir başı ya da sonu olmayacak. Projenin ne zaman başlayıp, ne zaman tamamlanması planlanıyor? İlk ihale ne zaman düzenlenecek? Esasen, Yunanistan ve Türkiye, Karadeniz Çevre Otoyolu’nun kendi topraklarından geçecek bölümlerinin tamamını, bu projeyle ilgili Anlayış Muhtırası’ndan bağımsız olarak tek taraflı olarak inşa etmiş durumdalar. Yunanistan, İyonya Denizi ile Türkiye sınırını birbirine bağlayan Egnatia Ogoa Otoyolu’nu tamamlamıştır. Bu yol aynı zamanda Arnavutluk’tan gelecek karayolu taşımacılarının Karadeniz Çevre Otoyolu’nun diğer bölümlerine geçmelerini de kolaylaştıracaktır. Türkiye de Gürcistan sınırından, İstanbul’a kadar uzanan ve Bulgaristan sınırına bağlanan otoyolu tamamlamıştır. Başka bir deyişle, projenin uygulanmasına başlanmıştır. Proje’nin mümkün olabildiğince büyük bir bölümü- nü Soçi Kış Olimpiyatları’nın düzenleneceği 2014’e kadar tamamlamak istiyoruz. Proje yatırımı nasıl yapılacak? Finansör kim olacak? Projede yap-işlet-devret modeli düşünülüyor mu? Üye ülkeler projenin kendi topraklarından geçen bölümleri için ortaya çıkacak yaklaşık maliyeti ve bu maliyetin ne kadarını kendi ulusal bütçelerinden karşılayabileceklerini hesapladıktan sonra, Sekretaryamız’a bilgi verecekler. Proje maliyetinin ulusal bütçelerden karşılanması mümkün olamayan kalan bölümleri, uluslararası finans kuruluşlarından ve KEİ’ye bağlı kuruluş niteliğindeki Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası tarafından finanse edilecek. Böyle büyük bir otoyol projesinin yapılmasındaki amaç nedir? Projenin stratejik önemine ilişkin neler söylersiniz? Bu proje, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü üyesi 12 ülke arasındaki ticareti, yatırımları ve turizmi kolaylaştıracak ve geliştirecek. Ayrıca, Avrupa ve Asya’nın kara ulaştırma ağlarını da birbirine daha kuvvetli bir şekilde bağlayacak. Her şeyden önemlisi, bu proje, KEİ üyesi ülkelerde sokaktaki insanın hayatında bir değişim yaratacak. Türkiye bu projenin neresinde? Türkiye bu projede önemli bir oyuncu. Tamamlandığında, bu proje, Türk kara ulaştırmacılarının gerek Avrupa’ya, gerek Asya’ya erişimlerini kolaylaştıracak. ICT TÜRKİYE’DEN HABERLER Çevre halkı ve doğayla barışık taş ocakçılığı Çevre halkı ve doğayla barışık taş ocakçılığı Taş ocağı denilince akla ilk önce ocak çevresindeki yerleşim bölgelerine ve doğaya verilen zarar gelir. Özellikle İstanbul’da bu nedenle ocakların kapatılması da hiç eskimeyen bir gündemdir. Peki yerleşim yerlerine yakın mesafede çevre halkı ve doğa ile barışık bir taş ocağı işletmeciğiliği yapılabilir mi? Tarmac Agrega Madencilik Genel Müdürü Samir Haşimbegoviç bu soruya tereddütsüz ‘evet’ diyor. A nglo American Plc grubu üyesi olan Tarmac, 12 ülkede 350’den fazla sahası, 10 binden fazla çalışanı olan bir firma. Agrega, asfalt, hazır beton, çimento, prefabrike bloklar ve diğer inşaat malzemelerinin üretim ve satışını yapıyor. Tarmac’ın iştiraki olan Tarmac Türkiye ise, 2006 yılından bu yana Türkiye’de faaliyette. Firma şu anda Demirciler Maden Sahası’nda agrega üretimi yapıyor. Sahada Sandvik’in mobil kırma eleme tesisi ve Burçelik’in sabit tesisi bulunuyor. 78 internationalconstruction Türkiye Mayıs - Haziran 2011 Ocak hakkında Tarmac Agrega Madencilik Genel Müdürü Samir Haşimbegoviç ile, Gebze’deki taş ocağında hem kırma eleme tesisleri hem de taş ocağı işletmeciliği hakkında görüştük. Bu gezide bize Sandvik Kırma Eleme Bölüm Müdürü Eren Alp Özol, Sandvik Kırma Eleme Servis Mühendisi Sertaç Boz ve Sandvik Kırma Eleme Bölümü Satış ve Proje Müdürü Özgür Karaaslan eşlik etti. Haşimbegoviç ile görüşmelerimizi aktarmadan önce işletilen ocak hakkında biraz bilgi verelim. Ocakta çalışan mobil tesis Sandvik UJ 440i Çeneli Kırıcı ve Sandvik UH 440i Konik Kırıcı’dan oluşuyor. Mobil tesisin kapasitesi 400 ton/saat. İş makinesi olarak ise Volvo marka iki ekskavatör, üç yükleyici, bir de delici makine bulunuyor. Ruhsat alanı 136 hektar, maden izin alanı 97 hektar. Jeolojik hesaplara göre kabaca 160 milyon ton rezerv var, bunun 40-45 milyon tonu çıkartılabilir rezerv. Anglo American üyesi Tarmac, dünyaca ünlü uluslarası madencilik firması Anglo American grubun üyesi. Anglo American dünya sıralamasında en büyük madenciler arasında ilk beşte bulunuyor. 140-150 bin calışanı olan firmanın orijini Güney Afrika. Ancak apertheid döneminde uzun süre dışarı çıkamıyor. 1990’ların sonunda Güney Afrika’da ırkçı rejimin sone ermesinin ardından dışarı açılan firma, yurt dışında şirket satın almaları yaparak büyüyor. Bu süreçte alınan firmalardan birisi de Tarmac. Tarmac, 100 yıllık bir firma ve ilk asfalt üreten firma olarak da biliniyor. Yoğunluk İngiltere olmak üzere birçok ülkede faaliyetleri bulunuyor. Özellikle İngiltere’de taş ocağı işletmeciliği ve hazır betonda güçlü bir firma. 2004-2005 yıllarında yurt dışı açılımı yapan Tarmac, bu süreçte Türkiye’ye de geldi. Bundan sonrasını Tarmac Agrega ve Madencilik Genel Müdürü Samir Haşimbegoviç’ten dinleyelim. Ağır bürokrasi işleri yavaşlatıyor Haşimbegoviç, Türkiye’ye ilk geldiklerinde bazı sıkıntılar yaşadıklarını söylüyor. Bu sıkıntıların temelinde ise ağır bürokrasi ve oturmuş bir maden kanununun olmaması yatıyor. Madencilik alanının kanunlardan ziyade yönetmeliklerle yönetildiğini söyleyen Haşimbegoviç, tüm bunların üzerine küresel krizin de eklenmesi ile Tarmac’ın kendi potansiyeline ulaşamadığını, 2008’de üç ocak hedeflemelerine rağmen tek ocakta kaldıklarını ama yakın zamanda yeni yatırımlara başlamayı planladıklarını belirtiyor. Türkiye’de madencilik ve taş ocağı standartlarının istenilen düzeyde olmadığını da belirten Haşimbegoviç, “Ancak standartlar oluşmaya başlıyor. Bu da bizim için önemli bir avantaj yaratıyor. Çünkü biz zaten teknoloji kullanımından kadrosuna kadar uluslar arası standartlarda çalışan bir firmayız” şeklinde konuşuyor. Taş ocağında teknoloji Haşimbegoviç, taş ocaklarında teknoloji kullanımının hem çevre ile uyumlu çalışma hem de verimliliği artırma anlamında artıları olduğunu da ekleyerek, üretimin her aşamasında teknolojiyi kullandıklarını söylüyor. Ayrıca insanların taş ocaklarına TÜRKİYE’DEN HABERLER Çevre halkı ve doğayla barışık taş ocakçılığı yönelik tepkilerinin de yeni teknoloji sayesinde ortadan kalkacağını da ekleyerek “İngiltere’de yerleşim yerlerinin hatta okulların bile çok yakınında taş ocakları işletilebiliyor ve patlatmalar yapılabiliyor. Türkiye’de taş ocaklarının kötü imajı da bu şekilde silinebilir” diyor. Türkiye’de artık eğitimli kadro ve teknoloji eksiği olmadığını da belirten Haşimbegoviç, “Gelişen teknolojiler buraya eskisine göre daha hızlı geliyor. Ama buradaki sorun özellikle taş ve maden işletmelerinde teknolojiye ve eğitime önem verilmemesi. Üretim geleneksel yöntemlerle yapılıyor. Ancak bu durum uzun sürmez. Çevre ve maden kanunları oturunca bu dağınıklık da son bulur” ifadelerini kullanıyor. Çeneli ve konik kırıcılar Tarmac’ın işlettiği maden sahasında yüksek kaliteli taş bulunuyor. Üst kısımda dolomit ve dolomotik kalker var. Haşimbegoviç bu nedenlerle çeneli ve konik kırıcıyı takım olarak çalıştırdıklarını belirterek “Bazalta çok yakın bir taş. Darbeli kırıcılarla bu taş kırılamaz. Bu taş beton için çok uygun ama özellike yol için biçilmiş kaftan, iyi bir agrega. Bu nedenle buradayız” diyor. Madenciliğin ve ona bağlı olarak taş ocağı işletmeciliğinin ağır iş kapsamına girdiğini de belirten Haşimbegoviç, “Birçok makine üreticisi ve satıcısı bunun ya farkında değil ya da görmek istemiyor. Firmalar ağır iş sınıfı makine satmıyorlar. Ağır iş sınıfı makineyi yüzde yüz kapasitede hatta gerektiğinde onun da üzerinde çalıştırabilirsiniz. Sandvik’in ağır hizmet sınıfı makinalarını bu nedenle tercih ettik” ifadelerini kullanıyor. Ağır hizmet sınıfı makinelerin tam kapasite ve sorun çıkarmadan çalıştığını da ekleyen Haşimbegoviç, Sandvik’ten aldıkları makinelerin de bu özelliklere sahip olduğunu dile getiriyor. Yakıt anlamında da bu makinelerle üretim bazında ton başına yüzde elliye yakın tasarruf elde edebilidiklerini belirten Haşimbegoviç “Bu da bizim için çok önemli. Biz elamanlarımıza fazla mesai yaptırmıyoruz. Bu nedenle mesai saati içerisinde en yüksek verimi almamız gerekiyor. Sandvik’ten aldığımız makinelerle bunu gerçekleştirebiliyoruz” diyor. Ağır ve zor şartlarda üretim Sandvik Kırma Eleme Bölümü Müdürü Eren Alp Özol: “Demirciler Maden Sahası’nda Sandvik UJ 440i çeneli ve UH 440i konik olmak üzere iki adet ağır hizmet sınıfı mobil kırıcımız çalışıyor. Bunlar ağır ve zor hizmet şartlarında büyük kapasiteli ve sürekli üretim için tasarlanmış makineler. Çok uzun yıllardır Sandvik bünyesinde olan bu makineler 2006 yılında revizyondan geçirilerek, “Intelligence” özelliği eklendi. Makineler tamamen operatörsüz çalışıyorlar. İki makine birbiriyle tam anlamıyla koordine olarak, gerek arkadan öne gerek önden arkaya birbirleriyle iletişim kuruyorlar. Aynı zamanda hafızaya yüklenmiş değer ve parametrelere göre tüm kırma özelliklerini kendi kendilerine kontrol ediyorlar. Makinelerin herhangi bir şekilde bunların dışına çıkması mümkün değil, böyle bir durum olduğunda ise makinalar alarm veriyor veya prosesi durduruyor. Sandvik Kırma Eleme Bölümü Satış ve Proje Müdürü Özgür Karaaslan da yüksek güvenlik standatlarına sahip olan bu makinelerde 14 emniyet noktası bulunduğunu belirterek “Muadillerinden farkı, motorlarının yüksek verimli Volvo Penta olması. Bu motorların kendine has özelliklerinden dolayı yakıt sarfiyatları yüzde 40 oranında daha düşük oluyor” diyor. ICT ICT dergimizin her sayısını almak/almaya devam etmek için formdaki bölümlerin tamamını doldurmanız ve formu +90 216 302 08 10 numaralı faksa veya şu adrese göndermeniz yeterlidir: Selamiçeşme mah. Cemil Topuzlu cad. No:13 D:9 Kadıköy - İstanbul / TÜRKİYE Kuruluşunuzun yıllık cirosu ne kadardır? (milyon € cinsinden) 0-1 m. € 1-2,99 m. € 3-4,99 € Firma Sayfa Web sitesi Acarlar 15 www.acarlarmakine.com Boom Makina 75 www.boom.com.tr China Bices 81 www.e-bices.org Coşkun Makina 50 www.coskunmakina.com Coşkun Vinç 53 www.coskunvinc.com Çözüm Makina 73,77,79 www.cozum-makina.com Das Otomotiv 36 www.dasoto.com.tr Delkom 60,61 www.delkom.com.tr Doka Kalıp 4 www.doka.com Doosan 46 ce.doosaninfracore.co.kr Goldhofer 80 www.goldhofer.com Göker Arka Kapak İçi www.goker.com.tr Hattat 19 www.hattat.com.tr Hidromek HMF Makina 6 www.hidromek.com.tr 11 www.hmf.com.tr Firma Sayfa İlhan Kardeşler Arka Kapak Laszırh 23 Liebherr 29 Maker 56 MB S.p.A. 55 Mesa İmalat Ön Kapak İçi Özkanlar 34 Page 71 Parker 44,45 Polimer Kauçuk 39,41,43 Robit 81 Sandvik 25 Tekno İnşaat 3 Valuepart 49 Volvo 31 World of Concrete 5-19,99 € 20-100 m. € 100 m. €’dan fazla Web sitesi www.ilhankardesler.com.tr www.laszirh.com www.hcs-liebherr.com.tr www.makermakina.com www.mbcrusher.com www.mesaimalat.com www.ozkanlargrup.com www.page-ltd.com www.parkerturkiye.com www.sel.com.tr www.robit.fi www.sandvik.com www.tekno.com.tr www.valuepartturkey.com www.volvoce.com 64 www.worldofconcrete.com
Benzer belgeler
rental - KHL Group
LOH\RODo½NDU
Bennighoven asfalt plentleri ileri teknolojisi ve kalitesiyle benzerlerine göre % 25’e varan
RUDQODUGDGDKDGõNELULõOHWLPPDOL\HWL\OHoDO½õ½UYHN½VDVUHGHNHQGLPDOL\HWLQLo...
Yavaş ama istikrarlı
Koordinatör / Coordinator:
Emre Apa
İmtiyaz Sahipleri / Publishers:
James King (KHL Group)
Melih Apa (Apa Yayın Grubu)
Baskı / Printed By:
Altan Basım Ltd.
Yüzyıl Mah. Matbaacılar Sitesi 222/A
Bağc...