Anma törenleri 3. gün programı
Transkript
Anma törenleri 3. gün programı
Anma törenleri 3. gün programý ALEVÝLERÝN DOSTLARI KÝMLERDÝR? Cem Göçer Aleviler yüzyýllarca inançlarýný gizli yaþamak zorunda kaldýlar. Zulüm ve sömürüye boyun eðmedikleri, isyan ettikleri için haklarýnda fetvalar verildi; üstlerine ordular salýndý. Medet umacak, sýðýnacak; inançlarýndan, kendilerinden baþka kimseleri yoktu.Bu yüzden Ali’den baþkasýna da “medet” demediler. Diyenlerin tuttuklarý dallar hep ellerinde kaldý. Hasan Bayram Söylemek...Göstermek Gazetemizin birinci yaþýný kutlarken, önümüzdeki günlerin önemini dikkate alarak, söylenmesi gecikme kabul etmeyecek bazý þeyleri söylemenin zorunluluðunu hissettim. Öncelikle bir yýl boyunca her türlü güçlüðü göðüsleyerek gazetemizi bugünlere taþýyan emektar arkadaþlarýmý saygý ile selamlýyorum, nice yýllara ve baþarýlara dileðimi iletiyorum. Ýslamcýlar iþ baþýnda Ýslamcýlar Hacýbektaþ’ta bildiri daðýttýlar. Hacý Bektaþ Veli Anma Etkinliklerinde gaziliðe soyunan Ýslamcýlar “Alevilik ve din dersi adýnda bir bildiri daðýttýlar.”Ýnsanlarýn pek önemsemediði bildiriyi deðerlendirdiðimizde Sulucakarahöyük abonelerine! Düþük yoðunluklu katýlým Uluslararasý Hacý Bektaþ Veli'yi Anma Kültür ve Sanat Etkinliði bu yýl da protestoyla baþladý. Þenliklere geçen sene katýlarak protesto gösterisi yapan Alevi örgütleri bu yýl belediyenin düzenlediði etkinliklere katýlmadýlar. Hacýbektaþ Belediyesi Baþkaný A. Rýza Selmanpakoðlu, CHP Genel Baþkaný Deniz Baykal'ýn özel davet beklediði için törene katýlmadýðýný ileri sürdü. HACIBEKTAÞ: cem ve þenlik kasabasýndan rýza kentine Hacýbektaþýmýzý Türk’ünden Kürt’üne, Teber’inden Çingene’sine kadar tüm halklarýn kardeþçe eðlendiði, ayný kutsallýk inancý içinde insaný yücelttiði bir Rýza Kenti’ne çevirmeye baþlamanýn zamaný geldi artýk. ALEVÝ HALK HAREKETLERÝNDE “BAÞINI ALIP GÝTMEK” DEÐÝL, “BAÞINI VERMEK” VARDIR: KIZILBAÞLIK VE KIZILBAÞLAR Ýsmail Kaygusuz Daha önce de sözünü ettiðimiz gibi 1502’de 15 yaþlarýndaki Þah Ýsmail’e taç giydirildikten sonra Ehli Ýhtisas kurulundan Lalalýk kaldýrýlmýþtý. Bunun yerine, Vekili Nefs-i Nefis-i Hümayun, yani hem Mürþid-i Kamil, hem yeryüzü padiþahý olan Þah’ýn vekili kurumu kuruldu. R. M. Savory’nin tanýmlamasýyla: “Kurum, Gilan’da Þah Ýsmail’in güvenliðinden sorumlu küçük yoldaþlar grubundan biri olan ve Safevi ihtilalinin (doðrusu Kýzýlbaþ ihtilali Ý.K.) son sahnelerini planlayan Þamlu kabilesinin sorumluluðuna verildi. Sulucakarahöyük’ün baþta gelen gelir kaynaðý ödediðiniz abone bedelleridir. Gazetemizin yayýn hayatýna devam edebilmesinin yolu abone bedellerinin peþin ödenmesinden geçmektedir. Bu gazete 8 aydýr 20 Ykr. ederle satýlmaktadýr. Her gün kaðýtçýya, kalýpçýya, mürekkepçiye olan borcumuz artmaktadýr. Bu nedenle Hacýbektaþ içindeki abonelerimiz bir aylýk abone bedelini (7.5 ytl), Hacýbektaþ dýþýndaki abonelerimiz ise, üç aylýk ya da altý aylýk abone bedelini (35 ytl ya da 70 ytl) Hacýbektaþlýlar A. Þ. posta çeki :515 67 63 no’lu hesaba yatýrmalarý gerekmektedir. Ödemelerini yapan abonelerimizin [email protected] elektronik posta adresine açýklayýcý bilgi vermeleri ya da 0 384 441 39 47 nolu telefona durumu bildirmeleri iþlerimizi kolaylaþtýracaktýr. Hepimize kolay gelsin! Þakir Þenol Memleketin baþýndaki beþ dert 13 Aðustos tarihli BirGün gazetesinde Hamza Aktan'ýn hazýrladýðý bir anket yayýnlandý. Ankette Türkiye'nin hem dünya ile iliþkilerini hem de kendi içinde yol almasýný engelleyen sorunlarý neler olabilir? Devlet hala enkaz altýnda AKP iktidarý dört yýldýr havanda su dövdü. Bu hýzla giderse hastaneler 190, yurtlar 55, okullar 33 yýl sonra güçlenmiþ olacak. Konutlarýn akýbeti meçhul.Yedi yýl geçti, devlet hâlâ enkaz altýnda. GÜNEÞ ECZANESÝ BEKTAÞ ECZANESÝ Ecz. Tel: 441 29 45 Ecz. Tel: 441 31 39 Ev Tel: 441 29 45 Ev Tel: 441 30 39 HACIBEKTAÞ ECZANESÝ Ecz. Tel: 441 35 62 Ev Tel: 441 31 75 Anma etkinlikleri nedeniyle14 - 20 Aðustos tarihleri arasý tüm eczaneler nöbetçidir. 2 18 Aðustus 2006 Cuma Alevilerin siyasete müdahale Hasan Bayram etme gerekçesi nettir Turan Eser Söylemek...göstermek Artýk sað siyasete iktidarý teslim etmeyecek, siyasi duyu organlarýnýn kýblesini tayin edecek, insanla ve halkla buluþmasý için solda birlik tek seçenektir. Diðer bir mesaj ise, Aleviler, hiçbir siyasi gücün çýkarlarýna alet olmayacaðýna dair bir iradeye sahip olduðudur. Yani eskiden olduðu gibi, “biz hep su partiye oy verdik” ya da “kim bizim taleplerimize sahip çýkarsa onu destekleyeceðiz” düzlemini çoktan aþmýþtýr. Alevilerin siyasete müdahale etmesinin ne kadar gerekli ve zorunlu olduðuna dair, fazla argüman üretmeye gerek yok. Böyle bir müdahalenin, “doðru” ya da “yanlýþ” olduðu üzerinden tartýþýlmasý artýk abestir. Alevi hareketinin siyasete ve bu alana örgütsel gücü ile müdahalesini zaruri kýlan, Alevilerin, Türkiye’de yaþadýklarý sorunlara, ayrýmcýlýða ve egemen siyasi kültüre önyargýsýz bakýldýðýnda anlaþýlýr. Önemli olan böyle bakabilmeyi baþarabilmek. Yani herkesin samimi olarak kendini ve siyasi kurumlarý sorgulayarak bakabilme becerisidir. Alevi hareketi siyasi alana ve alanýn siyasi aktörlerine iki ciddi gerekçeden dolayý, olumlu anlamda müdahale etmek zorundadýr. Bunlardan birincisi, Alevi toplumun kültürel kimlik haklarýndan kaynaklanan sorunlarýnýn çözümüne destek olmasýný umduðu siyasi iktidarlar, kurumlarý ve siyasi alan, bu sorunlar karþýsýnda koca bir inkardan baþka, tutum takýnmamýþtýr. Siyasilerin seçim önceleri, “gönül alma” ziyaretleri hariç, Alevilerin taleplerine iliþkin objektif bir çözüm paketi sunamamýþtýr. Dolaysýyla Alevi hareketi yýllardýr sürünceye býrakýlan sorunlarýna dair kendi çözüm önerilerini, siyasi alana örgütsel gücü ile taþýmak, temsil etmek/edilmek için müdahale etme kararlýðýný, faaliyetinin merkezine almýþtýr. Bu faaliyetini þüphesiz, demokrasi ve haklar mücadelesini diðer sevdalýlarý ile gönül ve akýl birliði yaparak sürdürecektir. Ýkincisi ise, bu ülkede kültürel kimliðinin yaný sýra siyasi ve yurttaþlýk kimliði ile yaþayan Aleviler, ülkenin diðer önemli sorunlarýna da taraftýr. Alevi hareketi bu ülkenin demokratikleþme, emek, siyasi, ekonomik, barýþ, eðitim, saðlýk, AB süreci, dýþ politika, iþsizlik, yoksulluk gibi sosyal ve politik sorunlarý karþýsýnda duyarlýdýr. Aleviler, öðretisi ve aydýnlanmacý felsefesi ýþýðýnda kendilerini, Türkiye’nin diðer demokrasi güçlerinin yanýnda görür. Bu nedenle, birinci gerekçede belirttiði üzere, siyasi alana müdahaleyi tek baþýna deðil, bu ülkenin aydýnlýk geleceðini kurmak isteyenlerle birlikte örmek için, siyasete müdahaleyi örgütsel olarak seçmektedir. Alevilerin siyasi alan müdahalesi ile vermek istediði mesajlarda nettir. Aleviler, solda yaþanan, siyasetin daðýnýklýðýna ve parçalanmýþlýðýna ortak olmayacaktýr. Önce insan diyen ve demokrasi ve haklar mücadelesinin sorumluluðu gereði, solda bir bütünleþmenin ve bir arada olma kültürünün, ülkemizde giderek yükselen, gericilik, saðcýlýk ve etnik milliyetçilik karþýsýnda olmazsa olmaz bir seçenek olduðu gerçeðidir. Aleviler, sol ve sosyal demokratlarýn, Türkiye’ye sol duyu ve sol nefes kazandýracaðý bu sürece harç olmaya adaydýr. Sadece 2006 yýlý içerisinde Alevi hareketinin Türkiye çapýnda yaptýðý etkinliklere, bu etkinliklerdeki katýlýmýn kitlesel gücüne ve siyasi alana müdahalesine dair mesajlarýn arkasýndaki toplumsal destek iyi okunduðunda, Alevi hareketinin toplumsal muhalefete iliþkin gücü daha da net anlaþýlacaktýr. Kiþisel ve grupsal siyasi algýlamalarýn yerini, toplumsal beklenti ve algýlar üzerine inþa edilmesi, herkesin kavramasý ve idrak etmesi gereken bir durumdur. Toplumsal sorunlar kiþisel ve grupsal ihtiraslara teslim edilmeyecek kadar önemli bir durum almýþtýr. Çünkü siyasal alan kiþisel ve grupsal olanýn üstünde, toplumsal duyarlýlýk taþýyan bir sorumluluk bekliyor. Bu nedenle Alevi hareketi, toplumsal kesimlerin sorunlarýný, ülkenin genel sorunlarý içerisinde ele alarak çözme projesine katký koymaya aday iradeye sahip siyasi seçenekleri bir araya getirmek için giriþimlerde bulunmaya kararlýdýr. Demokrasi, emek, barýþ ve laiklik ekseninde bir siyasi dinamik Türkiye için acil bir ihtiyaçtýr. Aleviler ve Alevi örgütlenmeleri için , Alevilerin sorunlarýnýn siyasi alanda çözümünde, ortak akýl ve ortak hareket etme zamaný baþlamýþtýr. Bu süreçte Türkiye'de ve Avrupa’daki Alevi kurumlarý parçalanmýþ ve bölünmüþlük görüntüsünden kaçýnmalýdýr. Alevi kurumlarýnýn arasýndaki daðýnýklýk ve zýt konumlanýþlar, ancak siyasetin düzenbazlarý tarafýndan kullanýlan ve onlarýn iþine yarayan bir durumdur. Yani Alevilerin ve ülkenin demokrasi sorununa dair iddiasý olan Alevilerin, kolektif akýlý öne çýkarmasý demek, Alevilerin mevcut durumlarýndan yararlanmak üzere harekete geçmiþ siyasi simsarlarýn oyunu boþa çýkaracaktýr. Aksi durum ise Alevilerden yararlanabilecek kesimlere zemin hazýrlayacak örgütsel bir zaaftýr. Türkiye’nin sað, gerici, etnik milliyetçi ev muhafazakar siyasi eðilimlere karþý, ortak aklýn, demokrasi, özgürlükler, barýþ, emek, laiklik ve eþitlik mücadelesi için örgütlenmesi gerekir. Herkes bu sürecin birer gönüllüsü olmalýdýr. Siyasi alan, yeni toplumsal hareketleri kucakladýkça, baþarý elde edebilir. Bunun için Latin Amerika’daki geliþmelere ve burada solun yükseliþine bakmak yeterlidir. Gazetemizin birinci yaþýný kutlarken, önümüzdeki günlerin önemini dikkate alarak, söylenmesi gecikme kabul etmeyecek bazý þeyleri söylemenin zorunluluðunu hissettim. Öncelikle bir yýl boyunca her türlü güçlüðü göðüsleyerek gazetemizi bugünlere taþýyan emektar arkadaþlarýmý saygý ile selamlýyorum, nice yýllara ve baþarýlara dileðimi iletiyorum. Söylemesi elbette kolaydýr, ancak býraktýðý iz veya yaptýrýmý havada uçuþan kavak tozlarý gibidir, oldukça uzaklara uçar gider ve akýlda kalýcýlýðý yoktur. Bir yýl boyunca çok þey söylendi ve yazýldý,kimisi kendine yakýn buldu,kimi uzak, kimi yapýcý buldu, kimi ayrýlýkçý, bu anlayýþ farklýlýklarýný uzattýkça uzatabilirsiniz, söylenen sözler söyleyenin istediði gibi deðil, okurun anlama yetisi ile kavranabildi. Bana sorarsanýz, yapýlan iþ çok önemli, mesaj yerine ulaþsada ulaþmasa da, doðruluðu tartýþýlýr olsa da bir ilçenin sesi olmak uðraþý saygý ile karþýlanmalý, yanlýþlar varsa uygun dille eleþtirilmeli, elden geliyorsa doðrusu nasýl biliniyorsa öyle yapýlmalý, eleþtiriden çok davranýþlarla doðrusu gösterilmelidir. Göstermek, daha basit anlaþýlýr, ancak fiil gerektirdiðinden, iþ ve iþlemler gerektirdiðinden söylemek kadar kolay deðildir. Anlatmak istediðinizi sözlerle deðil eylemlerinizle ortaya koyarsanýz daha da tutarlý bir tutum içerisinde olursunuz, tabii ki her þeyi yaparak göstermek mümkün olmadýðý için, yazý ile ifade ediyoruz kendimizi, ya da söylemenin bu yolunu seçiyoruz, gazete söylemlerimize aracýlýk ediyor.Yerel bazda gazetecilik yapmanýn bize verdiði bir þans vardýr, söylemlerimizin tartýþýldýðý durumlarda, davranýþlarýmýzýn gözlenmesi imkaný vardýr, zaman ve olaylar bize bu fýrsatý verir. Ýþte önümüzde çok önemli bir fýrsat var, yaþamaya hazýrlandýðýmýz 16 AÐUSTOS, gazetemize vurulan; ayýrýmcý, belli kesimlerin sesi, bir partinin aracý...gibi nitelemelerin ne kadar yanlýþ olduðunu SÖYLEMENÝN deðil, tam da GÖSTERMENÝN zamaný, herkes görmeli gazetemizin; birlikten yana,halktan yana, haktan yana, barýþ, hoþgörü, misafirperver... nice özelliklerin sadece savunucusu deðil, uygulayýcýsý da olduðunu. Her birini ayrý ayrý tanýyýp, sevdiðim, saygý duyduðum, siz deðerli Sulucakarahöyük çalýþanlarý,dýþarýdan algýlanan sürtüþmelerin sizin sayenizde ortadan kalkacaðýna inanýyorum, endiþelerin sebebi siz olmadýðýnýz gibi, endiþeleri yok edecek olan da sizlerin Hacýbektaþ sevdanýzdýr. Nice 16 AÐUSTOS’larda, sürtüþmeden, tartýþmadan uzak, birlik ve dirlik içerisinde, misafirlerimizi en iyi þekilde aðýrlama fýrsatý diliyorum.Tüm HACIBEKTAÞ sevdalýlarýný, bu sevdanýn yüklediði sorumluluðu yerine getirmeye çaðýrýyorum. Hepinizi sevgi ile kucaklýyorum. GEREKLÝ TELEFONLAR Kaymakam Kaymakamlýk Yazý Ýþ. Sos. Yar. ve Day. Özel Ýdare Nüfus Belediye Baþkanlýðý 441 30 09 441 34 10 441 39 77 441 31 01 441 31 02 441 37 44 441 30 17 Milli Eðitim Müd. 441 30 16 Halk Eðitim Müd. 441 30 48 Askerlik Þubesi 441 30 10 Kapalý Spor Salonu 441 35 20 Devlet Hastanesi 441 30 15 Ýlçe Saðlýk Grup Bþk. 441 36 32 Tapu Sicil 441 32 49 C.Savcýlýðý 441 30 18 Adliye 441 35 38 Adliye 441 30 18 Kütüphane 441 30 19 Müze 441 30 22 Turizm Danýþma 441 36 87 Emniyet Amirliði 441 26 97 Karakol Amirliði 441 36 66 Jandarma 441 30 52 Ýlçe Tarým 441 30 20 Lise 441 37 74 Kýz Meslek Lisesi 441 31 08 Mal Müdürlüðü 441 30 56 Kadastro 441 35 37 Karaburna Belediye 453 51 30 Kýzýlaðýl Belediye 455 61 29 PTT. 441 35 55 T.M.O. 441 30 11 Ziraat Bankasý 441 33 26 Þoförler Cemiyeti 441 30 74 Esnaf Odasý 441 37 42 Tarým Kredi Koop. 441 32 76 TEDAÞ 441 31 42 Çiftci M . K . Baþkanlýðý 441 36 80 Sulucakarahöyük Gzts 441 39 47 HABER 18 Aðustus 2006 Cuma 3 Garip Dede Cemevi açýldý Ýslamcýlar iþ baþýnda Gapip Dede Türbesi Koruma Onarma ve Yaþatma Derneði’nin yaptýrdýðý cemevi bir törenle açýldý. Savat Mahallesi’inde bulunan cemevi açýlýþý kalabalýk bir katýlýmla yapýldý. Saat 10:00’dan itibaren cemevine gelen konuklar Hacý Bektaþ Veli Anma günlerinde Hacýbektaþ’a geldiklerinde ibadetlerini yapabilecekleri bir cemevine kavuþmanýn sevincini yaþadýlar. Sulucakarahöyük HACIBEKTAÞ- Gapip Dede Türbesi Koruma Onarma ve Yaþatma Derneði’nin yaptýrdýðý cemevi bir törenle açýldý. Savat Mahallesi’inde bulunan cemevi açýlýþý kalabalýk bir katýlýmla yapýldý. Saat 10:00’dan itibaren cemevine gelen konuklar Hacý Bektaþ Veli Anma günlerinde Hacýbektaþ’a geldiklerinde ibadetlerini yapabilecekleri bir cemevine kavuþmanýn sevincini yaþadýlar. Cemalettin Çelebi Caddesi’nde yaptýrýlan cemevi açýlýþýna katýlan dernek yöneticileri de sevinçlerini canlarla paylaþmanýn gururunu yaþadýlar. Muhabirimizin bilgisine baþvurduðu bir ziyaretçi, “Hacýbektaþ’a yeni cemevlerinin yapýlmasý için yurdun her bölgesinde yaþayan alevibektaþilerin kollarýný sývamasý gerekir. Buraya gelen on binler ibadet için geliyorlar. Konserler de olsun. Ama ibadetimizi yerine getirirken uygun cemevlerimiz çoðalmalý. ayrýca yatma, barýnma sorunu için de bu cemevlerinden yararlanýrýz. Böylece belediyenin bize barýnma yerleri gösterme umudundan ve beklentisinden de kurtuluruz. Yani ibadetimizi yapýp sonra da cemevinde yatarýz. Buradaki cemevlerinin yapýlýþýnda insanlarýn birkaç gün kalabileceði ortamlar Doðan Yýlmaz/Sulucakarahöyük da düþünülmeli. Yani avluya diyelim ki üstü kapalý bir yer yapýlýr. Sonra bu üstü kapalý yer insanlarýn yataklarýný serebilecekleri þekilde göz göz bölünebilir. insanlarýn sokaklarda yatmalarý gerek bizim, gerek Hacýbektaþlýlarýn bir ayýbýdýr. Belediye, hükümet, devlet deyip hiçbir þey yapmamak Alevibektaþilere yakýþmaz. Devlet ne zaman bizim derdimize merhem sürdü ki,” dedi. HACIBEKTAÞ: cem ve þenlik kasabasýndan rýza kentine HACIBEKTAÞ- Ýslamcýlar Hacýbektaþ’ta bildiri daðýttýlar. Hacý Bektaþ Veli Anma Etkinliklerinde gaziliðe soyunan Ýslamcýlar “Alevilik ve din dersi adýnda bir bildiri daðýttýlar.” Ýnsanlarýn pek önemsemediði bildiriyi deðerlendirdiðimizde içler acýsý bir durumla karþý karþýya kaldýk. Bu insanlar ortamý rahat bulup bildirilerini hiçbir þey yokmuþ gibi özgürce daðýttýlar. Bu bildiri pek de yabancý deðildi. Bu metni yazan Dr Hüseyin Tuðcu idi. Bilindiði üzere Tuðcu, Alevileri Sünnileþtirmek için Genç Erenler Dergisi’ni yayýnlamýþtý. Ayný zamanda AKP kurucu üyesidir. Þu an Kýrýkkale Fen Edebiyat Fakültesi’nde sosyoloji bölümü öðretim üyesidir. Kimliði belirsiz kiþiler bu metni daðýtmýþlardýr. Ancak durumu fark eden insanlar yetkililere durumubildirdi. Göze çarpan baþka bir olay ise bu bildiriyi daðýtanlardan birinin Japon olmasýdýr. Metinde þu sözlere yer verilmektedir. “ Aleviliðin din dersi, Ýslam’ýn din dersidir. Ýslam’dan nasibi olmayanlarýn, Alevilik’ten de nasiplenmeleri mümkün vakitlerde geçmeleri halinde ne gördüklerine þaþmadan edemiyor. Bu insanlar Sivas, Tokat, Edirne, Balýkesir, kýsacasý Alevibektaþi coðrafyasýndan Hacý Bektaþ Baba’ya niyaza koþanlarýn bu fedakar dedeler tarafýndan konuk ediliyor. Hem de hiçbir karþýlýk gözetmeden. Alevibektaþilerin binlercesi dedelerinin kendilerine sunduklarý bu olanaklardan çekintisiz yararlanýyor. Ayný mekanlarda büyük bir salonda ibadetlerini yapýp semahlarýný dönüyorlar. Ýnsanca ihtiyaçlarýný gideriyorlar. Yeme, içme, barýnma... Peki bu hizmet Olgun Eðer/ karþýlýðýnda esnaf, belediye, kasabalýlar ne Sulucakarahöyük yapýyor? Fýsýltý gazetesine dedeler aleyhinde HACIBEKTAÞ- 16 demeçler vermiyorlar mý? Hacýbektaþ’a Aðustos Hacý Bektaþ yüzbinler dolsa, esnaf gülecek tabii; ama bu Veli’yi anma yüzbinlerin harcadýðý paraya talip olanlar, o insanlarýn törenlerinin ikinci günü gece nerede konaklayacaklarýný niçin düþünmüyorlar? de çeþitli etkinliklerle 12 Eylül faþist cuntasýnýn karanlýk günleri gelmeden devam etti. Saat 13’te önce Hacýbektaþlýlar bu insanlarý evlerine götürüp Ýlhan Selçuk’un konuklamýyorlar mýydý? Hatta götürdükleri misafirlere katýldýðý bir panel yatacak yer kalmayýnca onlarý bahçelerine attýklarý yapýldý. Bilimsel kilimlerin üzerinde yatýrmýyorlar mýydý? Devrim ve Kemalizm Nereye gitti o duyarlý insanlar? Neden bugünün konulu panelde Selçuk, Hacýbektaþlýsý bu insanlara karþý duyarsýz? Biz ýlýmlý Ýslam devleti yeniyetmeler o konuksever insanlarýn çocuklarý deðil modeline destek miyiz yoksa? çýkanlarý eleþtirerek Hacýbektaþýmýzý Türk’ünden Kürt’üne, izleyicileri Atatürk’e ve devrimlerine Teber’inden Çingene’sine kadar tüm halklarýn kardeþçe sahip çýkmaya davet etti. Bilimsel eðlendiði, ayný kutsallýk inancý içinde insaný yücelttiði devrimin ancak bir Rýza Kenti’ne çevirmeye baþlamanýn zamaný geldi artýk. Birgün bu insanlarýn 1+1 modern konutlarda geçirecekleri Hacý Bektaþ Veli Anma Haftasý ve her insanýn tuvalete gidebileceði, karnýný saðlýklý koþullarda Aþýklar Yolu doyurabileceði, gece üzeri KÝRALIK DÜKKAN kasabamýzýn ayazýnda 800 m2 arsa1 Atatürk Bulvarý Sarraf Albisa Apartmaný üþümeyeceði, çöplerinin 150 m2 altý. evin konumu kokusunu duymadan gezeceði 100m2 dükkan. bir kente ihtiyacý yok mu? Müracaat UÐUR KILIÇ Hayalimiz, kardeþlik ve rýza Resul Aydoðmuþ Tel: 0546 289 14 75 kentini kurmakla bu dünyada Ýþ Tel: 441 39 35 0538 856 33 11 gerçekleþecektir. Cep Tel: 0 505 26 29 635 deðildir. Çünkü Alevilik Ýslam içindedir. Ýslam’ýn özündedir. Hz Ali sünnete, yani Hz Muhammed’e uyardý. Onun din dersi bu idi. Alevilik’te din dersi de böyledir’’ Bilimsellikten nasibini alamayan bu insanlar Alevibektaþi kültürünü yok etmek için Serçeþme’ye kadar geldiler.. Bunlara cesaret verenler kuþkusuz bellidir. Bu insanlar Hacý Bektaþ Veli felsefesini ve Alevibektaþi toplumunun hoþgörüsünü aþmýþlardýr. Ayrýca metinde, “Alevibektaþi Ýslam kültürü din derslerinde yer almalýdýr. Bu iki camiayý kaynaþtýrmaya vesile olacak bir ihtiyaçtýr. Müslüman ailelerin çocuklarý okular da din dersi de almak istiyor’’ ifadeleri yer alýyor. Bu metin 9 Aðustos 2006 Yeni Þafak gazetesinde yayýnlanmýþtýr. Fotokopi edilip daðýtýlmaya çalýþýlan bildiri bazý Hacýbektaþlýlar tarafýnda engellenmeye çalýþýldý. Bildiri daðýtanlarý engellemeye çalýþan bir Hacýbektaþlý, “yýllardýr Alevileri katleden mürteciler kýlýf deðiþtirip Serçeþme’ye kadar gelmiþlerdir. Ancak Hacýbektaþlýlarý zorla camilere doldurmayý, Ramazan aylarýnda lokantalarýmýzý kapattýrmayý asla beceremeyecekler,” dedi. Panel: bilimsel devrim ve Kemalizm Sulucakarahöyük HACIBEKTAÞ- Hacý Bektaþ Veli Anma Etkinlikleri dün de saat 3:00’e kadar sürdü. Cumhuriyet Meydaný’ndaki konser geç saatlara kadar sürdü. Ozanlar, semah ekipleri, sanatçýlar dinleyenlere coþkulu anlar yaþattýlar. Semah dönenler, oynayanlar, sahnede türkülerimizi okuyanlara eþlik edenler yüzlerce sesin birleþmesiyle þenlik kasabasýný yarattýlar. Bu güzel ses ve görüntüyle oluþturulan ortama diyecek bir þey yok. Muhabbetimiz, þenliðimiz kadim olsun. Ama kasabanýn çeþitli yerlerinde bulunan cemevlerinde ayný saatlerde ibadet edenleri de unutmadan, hoparlörlerden yüksek sesle havaya yayýlan þiddet bu þenlik ortamýný bozuyor. Ayný saatlerde sokaklarda uyumaya çalýþan, gündüzden yorgun düþmüþ ziyaretçileri düþününce bu ses kirliliðine en azýndan belli bir saatten sonra izin verilmemeli. Meselenin baþka bir yönü de, elbette özgürlüðe susamýþ bu insanlarýn, sabah iþlerine devam etmek zorunda olan memur, esnaf, polisleri düþünmek sorumluluðu olmalý. Ýkincisi ya hastalar, yaþlýlar, çocuklar ne olacak? Onlar da saat 2:00’ye kadar neden uykusuz kalmak zorundalar? Ýnsan kasabada birtakým aklýevvellerin hedef gösterdikleri bazý dedelerin evleri önlerinden gece geç ve ancak Atatürk ilkelerine baðlý kalarak gerçekleþtirilebile ceðinin altýný çizdi. SATILIK Doðan Göçer Her türlü gayrimenkul (ev, daire, arsa) alýnýr, satýlýr, kiraya verilir. Dilekçe yazýlýr, formlar doldurulur. 18 Aðustus 2006 Cuma Daha önce de sözünü ettiðimiz gibi 1502’de 15 yaþlarýndaki Þah Ýsmail’e taç giydirildikten sonra Ehl-i Ýhtisas kurulundan Lalalýk kaldýrýlmýþtý. Bunun yerine, Vekil-i Nefs-i Nefisi Hümayun, yani hem Mürþid-i Kamil, hem yeryüzü padiþahý olan Þah’ýn vekili kurumu kuruldu. R. M. Savory’nin tanýmlamasýyla: “Kurum, Gilan’da Þah Ýsmail’in güvenliðinden sorumlu küçük yoldaþlar grubundan biri olan ve Safevi ihtilalinin (doðrusu Kýzýlbaþ ihtilali Ý.K.) son sahnelerini planlayan Þamlu kabilesinin sorumluluðuna verildi. Þamlu lala Hüseyin Beð görevi üstlendi.”(R.M. Savory, The Cambridge History of Islam I, s.401; The Cambridge History of Iran VI, s.358 vd.) Þah Ýsmail devletin kuruluþundan 6 yýl sonra 1508’de Þamlu Hüseyin Beð’i bu görevden uzaklaþtýrýp yerine bir Ýranlý atadý. Bu tarihten itibaren Ýran unsuru araya girmiþ, kuruluþunda hiçbir katkýlarý olmayan aristokratik aileler ve ortodoks Þii ulema aracýlýðýyla geleneksel rollerini oynamaya baþlamýþlardý; yönetime katýlacaklar ve sonra kendi inanç, dil, kültür ve deneyimleriyle onu ele geçireceklerdir. Görünüþte Türk-Ýran ortak yönetiminde denge saðlamak amacý güdülmüþtü. Kýzýlbaþ beðlerin etkinliðini azaltmak anlamýna gelen Þah Ýsmail’in bu davranýþý, bir Ýran devleti oluþturmaya yöneldiðinin ilk belirtisiydi. 1508 ile 1524 yýlý arasýnda beþ Ýranlý Þah vekili birbirini izledi. Ayrýca Þah Ýsmail, Ýranlý vekilin yetkesini, devletin savaþ gücünü oluþturan Kýzýlbaþ ordularýnýn baþkomutaný Emir ül Umera’nýnkine eþit kýlmýþ bulunuyordu. Þah ALEVÝ HALK HAREKETLERÝNDE “BAÞINI ALIP GÝTMEK” DEÐÝL, “BAÞINI VERMEK” VARDIR: KIZILBAÞLIK VE KIZILBAÞLAR Ýsmail Kaygusuz Vekilliðine bir Ýranlýnýn atanmasýna karþý Kýzýlbaþ Türkmenler kesiminde derhal þiddetli bir tepki doðdu. Beþ vekilden en az üçünün Kýzýlbaþlar tarafýndan öldürüldüðü bilinmekle birlikte geri dönüþ olmadý. Bazý Türkmen beðlerinin muhalefetine “Han” unvanýyla valilikler daðýtma yoluyla engel olunarak, Kýzýlbaþ askeri aristokrasisinin birliði bozuldu. Böylelikle Ýranlý feodal yöneticiler Çaldýran’dan önce etkili biçimde dizginleri ele geçirmiþ bulunuyorlardý. Þah Ýsmail’in Dulkadirliler üzerine yapmak istediði sefer sýrasýnda (1509), Osmanlý sýnýrýnda Yýldýz daðýndaki büyük konaklama, deðiþen bu siyasetle ilgili olmalýdýr. Sarýz çevresinde, Yýldýz Daðýnda yapýlan toplantýdaki görüþme ve tartýþmalarda Balým Sultan’ý kardeþi Kalender Çelebi temsil etmiþ. Onun baþkanlýðýndaki Dergah ve diðer Ocak temsilcileri Dedeler, Þah Ýsmail'in siyasetine karþý çýkmýþlardý. Anadolu'dan Türkmen gençlerinin dalga dalga, bölük bölük Þah'ýn ardýndan gidip bilmedikleri ülkelerde fetihlere giriþmelerini artýk istemiyorlar. Anadolu'da birlik saðlayýp, Þeyh Bedreddin'in düþlerini bir Kýzýlbaþ Devleti'nde, ama yaþadýklar topraklarda gerçekleþtirmek yanlýsýydýlar. Kemal-Paþazade tarihinde,“(Þah Ýsmail) Diyarbekir içinden dahi gitse olurdý. Ol yoldan da maksuda vusul bulurdu; amma yerinden deprenüp bir taþla iki kuþ vurmak 10 istedi. Bahane ile gelip Serhadd-i Rum'da (Osmanl sýnýrlarýnda Ý.K.) bir zaman turmak istedi. Ta ki Anatolý'nýn Kýzýlbaþ'ý vesair evbaþý ol þem-i bezm fitnenin kenara geldügün duyup, her taraftan yanýna cem'oluna...Amma umduðun bulmadý, ol dedigi iþ olmadý ve içinde Kýzýlbaþ olan vilayetlerin raiyyetleri boyunlanýp birbirine merbut olmuþtu (baðlanmýþtý Ý.K.)” diye yazmakta haklýydý. (Faruk Sümer, agy. s.29, dipnot 41) Þah Ýsmail'in Yýldýz Daðý duraðýndan olaysýz ayrýlmasý ve baþýnda bulunduðu Kýzýlbaþ ordusuna katýlýmýn olmayýþý, asýl nedenini anlamadýðý için II. Bayezid’i sevindirmiþ, Balým Sultan'ýn Kýzýlbaþlarý etkileyip durdurduðuna inanmýþtý. Arkasýndan Þah Ýsmail'in Dulkadirli Ala üd Devle'yi yenip, ülkesini ele geçirmesine de memnun oldu. Osmanlý'nýn doðusundaki bu güçlü beylik bir daha belini doðrultamazdý. Þah Ýsmail'in kendisinin ise Tebriz'den Ýran'ý yönetirken Anadolu'yu elinde tutabileceðine zaten inanmýyordu. Anadolu Kýzýlbaþlarý da desteðini çekerse bitti demekti Osmanlý Sultaný’na göre. Sultan II.Bayezid’in, Balým Sultan'ýn kendisi için siyaset yaptýðý konusunda yanýlgýsý, çok deðil iki yýl sonra (1511) Þah Kulu baþkaldýrýsýyla ortaya çýkacaktý. Bu hareket tamamýyla Ýstanbul’a yönelik ve Safevi siyasetinden baðýmsýz, Yýldýz Daðý toplantýlarýnda saptanmýþ Anadolu Kýzýlbaþlarýnýn ilk uygulamasýydý. Çaldýran’dan önce ve sonra, 18.yüzyýlýn baþlarýna kadar Osmanlý’nýn uygun gördüðü “Celali Hareketleri” adýyla sürüp gidecek ve hepsi de kýrýmlarla son bulacaktýr. Þah Ýsmail, Cengiz Moðol Ýmparatorluðu ve torunlarýndan Timur’un kurduðu cihan imparatorluðunu kendine örnek almýþ gözüküyordu. Onun düþüncesi Orta Asya’ya kadar fetihlerini tamamlayýp geri dönmek ve Osmanlýlarý büyük bir meydan savaþýna zorlayýp yoketmekti; týpký 1243’de Yassý Çimen ve 1402’deki Ankara Meydan savaþlarý gibi. Buna karþýlýk, özellikle Anadolu’da Osmanlý ülkesinde ve bazý beyliklerde yaþayan Kýzýlbaþlar, yarým yüzyýldýr yenilgiler ve yeniden toparlanmalarla sürmüþ büyük mücadelelerin son aþamasýnda kurulmuþ Kýzýlbaþ Safevi Devleti, kendi gövdesi üstünde yükselsin istiyordu. Baþ gövdeden, gövde baþtan ayrý yaþayamazdý. Baþ fetihler peþinde koþarken, Osmanlý topraklarýndaki gövdenin yarýsýnda kýyýmlar, sürgünler yaþanýyordu. Þah Anadolu’da otursun; yýkmýþ olduðu Akkoyunlu devletinin, dedesi Uzun Hasan’ýn varisi olarak onun baþkenti Amid’i (Diyarbakýr) merkez yapsýn istiyorlardý. Ancak böyle bir siyasetin güdülmesi, baþ ile gövdeyi birleþtirebilir ve Osmanlý hanedanýyla baþa çýkýlabilirdi. Anadolu Kýzýlbaþlarýnýn, yani gövdenin isteði ve gerçekçi Kýzýlbaþ siyaseti Pir Sultan Abdal’ýn þu dörtlüklerinde yansýmaktadýr: Haktan inayet olursa Þah Urum’a gele bir gün Gazada bu Zülfikarý Kafirlere çala bir gün Hep devþire gele iller Þah’a köle ola kullar Urum’da’ðlayan sefiller Þad ola da güle bir gün Çeke sancaðý götüre Þah Ýstanbul’da otura Frenk’ten yessir getire Horasan’a sala bir gün .... Pir Sultan’ýn iþi ahtýr Ýntizarým güzel Þah’týr Mülk iyesi padiþahtýr Mülke sahip ola bir gün (SÜRECEK) Mutfak dolabý, Banyo dolabý, Vestiyer, Yüklük, Masa, Sandalye, Kapý, Pencere iþleri itina ile yapýlýr ÝBRAHÝM ÇETÝNTAÞ Yeni Sanayi Sitesi 3.Blok Tel (iþ): 0384 441 24 21 Cep: 0542 737 90 33 SATILIK SATILIK 2004 Model Fiat Maria Araba Nevþehir Cad. Petrol Altý. 563 m2 imarlý arsa sahibinden satýlýktýr. Karahöyük Sitesi üzeri çevre yolu bitiþiði 600m2 arsa Ramazan Danacý Tel: 0 542 652 62 25 0 384 441 33169 Müracaat: Hasan Kudret Çayan Tel:0543 843 02 03 0 312 495 60 68 18 Aðustus 2006 Cuma Hacý Bektaþ Veli Necdet Saraç Ýnanç özgürlüðü deyince, her fýrsatta ’’türban zulmünden’’ bahseden siyasal iktidar bakalým 16 Aðustos’ta yapýlacak resmi açýlýþta milyonlarca insanýn inanç merkezinin halen müze statüsünde olmasý gibi ’’küçük bir ayrýntýyý’’ görebilecekler mi? Düþünür yetiþtirmede oldukça çorak topraklara sahip bir ülkede Horasan’dan kopup gelen Hacý Bektaþ Veli, yalnýzca yaþadýðý yüzyýlda deðil, belki de asýl olarak kendinden sonraki yüzyýllara damga vurmuþ, hep bir aydýnlanma merkezi, Hacý Bektaþ Veli’nin yaþadýðý ve ’’dergahý’’nýn kurulduðu yerin adý da Hacýbektaþ olmuþtur. Anadolu Alevilerinin ve Bektaþilerinin hemen hemen tamamý da burayý ’’serçeþme’’, yani ana kaynak, baþ kaynak olarak tanýmýþ, kendi doðallýðý içinde Hacýbektaþ ’’Mürþit Kapýsý’’ olarak ilan edilmiþ; yani biraz abartarak söylersek, Hristiyanlar için Vatikan, Sünni Ýslam için Mekke ne ise Hacýbektaþ’ta Anadolu Alevileri için o kadar önemli olmuþ. Siyasal iktidarlar için bu önem hep bilindiði için Hacý Bektaþ Dergahý’na müdahale hep gündemde olmuþtur. 1826’dan itibaren, gerek Hacýbektaþ Dergahý’na, gerekse de Anadolu ve Balkanlardaki bütün Bektaþi tekkelerine, dergahlarýna Nakþibendi Þeyhleri atanmýþ, bir bölümüde yýktýrýlmýþtýr. Alevilere yönelik asimlasyonun önemli simgelerinden biri, 12 Eylül sonrasý Alevi köylerine zorla yaptýrtýlan camilerin ilki daha o dönemde, 1834’de Hacýbektaþ Dergahý’nýn yanýna dikilmiþtir. Yani bugün dergahýn yanýnda sanki çok doðalmýþ gibi sunulan minareli cami, bundan 150 yýl önce asimilasyonun bir parçasý olarak ’’zorla’’ yaptýrýlmýþtýr. Alevilerin ’’ana kaynaðýna’’ zorla dikilen bu cami, Alevilerin kendi gerçek kimlikleriyle yeniden buluþmada aslýnda yeni bir baþlangýç olmuþ, kentli Bektaþilerin de Osmanlý iktidarýndan ve iktidarýn nimetlerinden kopuþunu hýzlandýrmýþ, kýrdaki Alevililerle, kentteki Bektaþileri yakýnlaþtýrmýþ, Alevileri ve Bektaþileri ’’Anadolu Aleviliði’’ çatýsý altýnda yeniden aydýnlanmanýn merkezine oturtmuþtur. Önümüzdeki hafta bu merkezde yani Hacýbektaþ ilçesinde 43. kez Hacý Bektaþ Veli anýlacak. Bu anmalara Alevilerin dýþýnda, siyasi iktidarlarýn, farklý siyasi eðilimlerin ilgisinin giderek artmasý, her açýlýþta övgüler dizilmesi, AKP, MHP gibi partilerin Hacýbektaþý sahiplenmesinde, Hacýbektaþ’ýn bütün Anadolu Alevileri ve Bektaþileri için merkez olmasýnýn rolü büyüktür. Alevilerin ’’serçeçmesi’’ Hacý Bektaþ Veli’nin, hem asimliasyon amaçlý, hem de siyasi taktik olarak sahiplenilmesine raðmen, dünyanýn hiçbir ülkesinde, bir inanç merkezine yönelik görülmeyen bir uygulama yýllardýr Hacýbektaþ’ta sürmektedir. Alevilerin, Bektaþilerin inanç merkezi olan Hacý Bektaþ Dergahý bugün Kültür Bakanlýðý’na baðlý bir ’’müze’’ statüsündedir ve dergahý ziyaret etmek isteyen Aleviler, kendi inanç merkezlerine devlete para ödeyerek girebilmektedir. Resmi açýlýþ törenlerinde Cumhurbaþkanlarý, Baþbakanlar tarafýndan övgüler dizilmesine, inanç özgürlüðünün ne kadar önemli olduðunun altý çizilmesine raðmen bir inanç merkezi müze statüsündedir. Yýllardýr bu utanç verici uygulamaya karþý çýkan Alevi kurumlarý, geçtiðimiz hafta resmi bir dilekçe ile Hacýbektaþ Dergahý’nýn müze statüsünden çýkartýlarak, Alevi toplumuna devredilmesini talep ederek þunu belirttiler: ’’Türkiye’de gerçek anlamda laiklik ilkesi hayata geçirilerek, þu anda mülkiyeti Vakýflar Genel Müdürlüðüne ait olan ve Kültür ve Turizm Bakanlýðý tarafýndan müze olarak iþletilen Alevi Bektaþi toplumunun inanç merkezi olan Hacý Bektaþ Dergahý bir an önce gerçek sahiplerine, Alevi-Bektaþi toplumunun üye ve örgüt bileþeni ile en büyük kuruluþu olan ALEVÝ BEKTAÞÝ FEDARASYONU adýna tapuda tescilinin yapýlarak ve devredilmesini talep etmekteyiz.’’ Ýnanç özgürlüðü deyince, her fýrsatta ’’türban zulmünden’’ bahseden siyasal iktidar bakalým 16 Aðustos’ta yapýlacak resmi açýlýþta milyonlarca insanýn inanç merkezinin halen müze statüsünde olmasý gibi ’’küçük bir ayrýntýyý’’ görebilecekler mi? Birgün Gazetesi, 12 Aðustos 2006 1932. Keriman Halis Haným Dünya Güzeli seçildi. Halis, Mustafa Kemal Paþa'ya çektiði teþekkür telgrafýnda, "Bu muvaffakiyetim, sizin memleket kadýnlýðýna telkin ettiðiniz fikirler eseridir," dedi. 1936. Radyolarýn iþletilmesi yetkisi Posta, Telgraf ve Telefon Ýþletmesi'ne, PTT'ye verildi. 1938. Tan gazetesinde Ahmet Emin Yalman'ýn Atatürk'ün saðlýðý ile ilgili bir makalesi yayýnlandý. Gazete bu makale yüzünden itibaren 3 ay süreyle kapatýldý. 1944. Fransa genel grev. 1949. Erzurum, Erzincan ve Bingöl deprem: 315 kiþi öldü. 1954. Millet gazetesi yazarý Nurettin Ardýçoðlu ile yazý iþleri müdürü Hüsnü Söylemezoðlu 7'þer ay hapis cezasýna çarptýrýldýlar. Gerekçe Nurettin Ardýçoðlu'nun gazetede yayýmlanan "Amerikalý Dostlara Açýk Mektup" adlý yazýsýydý. 1964. Tokyo Olimpiyatlarý'nda güreþçiler 2 altýn, 3 gümüþ ve 1 bronz madalya kazandýlar. Ayný gün; Irkçý politikalarý nedeniyle Güney Afrika olimpiyat oyunlarýndan çýkarýldý. 1979. Devlet Bakaný ve Baþbakan Yardýmcýsý Faruk Sükan "Adalet Partisi Genel Baþkaný Süleyman Demirel ve ailesinin 361 milyon liralýk vergi borcu olduðunu" açýkladý. 1980. Mamak Cezaevi'nden kaçan idam hükümlüsü Mustafa Pehlivanoðlu Kütahya'da yakalandý. Ayný gün sýkýyönetim 20 ilde 2 ay daha uzatýldý. 1982. Milliyetçi Hareket Partisi eski senatörü Kudret Bayhan uyuþturucu kaçakçýlýðýndan 16 yýl hapse mahkum oldu. Ayný gün Güneþ gazetesi yayýna yeniden baþladý. 1985. Ýstanbul Büyükþehir Belediye Baþkaný Bedrettin Dalan, "AIDS homoseksüellere Tanrýnýn bir gazabýdýr" dedi. 1993. Baþbakan Tansu Çiller, hükümetin özelleþtirme alanýndaki ilk uygulamasýnýn Telekomünikasyon sektöründe olacaðýný söyledi. 1998. Rusya'daki ekonomik kriz dünyayý sarstý. Rusya bütün dýþ borç ödemelerini durdurdu. Bugün Doðanlar: 1830. Avusturya - Macaristan imparatoru 1. Franz Jozef. 1922. "Anne Frank'ýn Hatýra defteri", "Poseidon Macarasý" fimlariyle tanýnan, Oscar ödüllü Amerikan aktris Shelley Winters. 1933. "Rosemary'nin Bebeði", "Tess" filmleriyle tanýnan polonyalý yönetmen Roman Polanski. 1937. "Sting", "Baþkanýn Bütün Adamlarý" filmleriyle tanýnan Amerikalý aktör Robert Redford. Bugün Ölenler: 1227. Moðol imparatoru Cengiz Han; attan düþerek. 1944. Alman Komünist Partisi önderi Ernst Thaelmann toplama kampýnda. oyuncusu Turan Seyfioðlu. Tiyatro sanatçýsý Selim Naþit. Ayrýntý için: http://www.bianet.org/diger/arsiv.htm KADÝROÐULLARI ÜÇLER MERMER Hertürlü Mermer ve Mutfak iþleri Ýtina ile yapýlýr. Deniz Ulutaþ Tel. Ýþ: 0 384.441 39 81- Ev: 441 31 87 Cep :0 532 314 56 54 HACIBEKTAÞ 18 Aðustus 2006 Cuma Devlet hala enkaz altýnda Þakir Þenol Memleketin baþýndaki beþ dert 13 Aðustos tarihli BirGün gazetesinde Hamza Aktan'ýn hazýrladýðý bir anket yayýnlandý. Ankette Türkiye'nin hem dünya ile iliþkilerini hem de kendi içinde yol almasýný engelleyen sorunlarý neler olabilir? Ankete katýlanlardan akýllarýna gelen ilk 5 sorunu söylemeleri istenmiþ. Kimisi hiç beklemeden beþ sorunu sýralamýþ, kimi de düþünmek için vakit istemiþ. Sorunlarý sýraladýktan sonra da en baþa çektikleri meseleyi açýklamalarýný, mümkünse bir çözüm önerisi sunmalarý istenmiþ. Yerimin darlýðý nedeniyle neden ve çözüm önerilerini alamýyorum. Demokratikleþme, Kürt meselesi, kadýna karþý þiddet, milliyetçilik, iþsizlik, sivilleþme, fýrsat eþitsizliði, gelir dengesizliði, insan haklarý, teknoloji ve bilim eksikliði, bölgesel dengesizlik, eðitim, din-devlet iliþkisi, Ortadoðu politikasý, enflasyon, hukuk devleti, yoksulluk, ordunun yeri, sosyal güvenlik, solsuzluk sorunlarý önem sýrasýna göre sýralanmýþ. Ýlk beþ can alýcý sorun bu ankete göre sýralanmýþ. Görüþlerden bazýlarý aþaðýda. Uktan Topçu(19) Öðrenci 1-ÖSS, 2-Gençlerin dikkate alýnmamasý,3- Eðitim seviyesinin düþüklüðü,4- Pahalýlýk,5- Ulaþým Mehmet Bekaroðlu (Eski Milletvekili)1- Gelir daðýlýmýndaki uçurum, 2-Vesayet demokrasisi sistemi, 3- Kürt meselesi,4- Din devlet iliþkisi, 5- Türkiye'nin Uluslar arasý yönelimi, yanlýþ dýþ politikasý, ABD ve Ýsrail eksenindeki duruþu. Prof. Dr. Ahmet Ýnsel (Galatasaray Üniversitesi)1-Kürt meselesi2-Ýssizlik 3-Demokratikleþme 4-Fýrsat eþitsizliði 5-Milliyetçilik Berrin Pýnar (17) Öðrenci 1-Eðitim 2-Saðlýk 3Savaþ 4-Ekonomi 5-Hükümet ve AKP Prof. Dr. Baskýn Oran (Ankara Üniv. Siyasal Bilgiler Fak.) 1-Kürt meselesi 2-Kürt meselesi 3-Kürt meselesi 4-Kürt meselesi 5-Kürt meselesi Gonca Koç (22) Öðrenci 1-Eðitim 2-Trafik 3-AB 4-Kürt sorunu 5Mezhep çatýþmalarý Prof.Dr. Ýbrahim Kabaoðlu (Marmara Üniv. Huk. Fak.Anayasa Huk.) 1-Devletin ülkesi üzerinde açtýðý tahribat. 2Büyük gelir dengesizliði ve nitelikli yaþam yokluðu 3-Demokrasi açýðý ve rejimin temel deðerleri üzerinde uzlaþma eksiði 4-Ýnsan Haklarý algýlamasý ve duyarlýlýðýnýn son derece sýnýrlý olmasý, düþük olmasý 5-Kürt meselesi ve etnik köken farklýlýðý Tarýk Akan (Oyuncu) 1-Avrupa Birliði sürecinin meþruBat ve alkoLlÜ içecekler Karayalçýn Parký hýzlandýrýlmamýþ olmasý 2-Türkiye ekonomisinin daha saðlýklý hale getirilmesi 3-PKK'nýn varlýðý 4Ýslami düþünceyle idarenin çaðdaþlýða oturtulmasý 5-Eðitim Orhan Alkaya(Þair) 1-Etnik Kýþkýrtma(Ruanda iç savaþýnda provasý, Yugoslavya iç savaþýnda genel provasý yapýlan Yeni Dünya Düzeni Giriþimi, ulus devletlerin ayrýþtýrýlmasý, kan baðý temelinde “klan”a doðru küçültülmesi esasýna dayanýyor. Baþta Kürt-Türk gerilimi olmak üzere, her türlü etnik aidiyet çatýsmasýnýn hýzla provake edildiði bir sürecin içerisindeyiz. Sadece Adapazarý' nda 18 etnik grubun bir arada yaþadýðýný düþünürseniz, olasýlýðýn deðerini anlayabilirsiniz. Çözümün ne olduðunu þýpýn iþi söyleyemem ama, gerilimin düþürülmesi doðrultusunda her proje hayati öneme haizdir.) 2- Gelir daðýlýmý adaletsizliði3-Klasik eðtimin çökme noktasýna gelmesi ve bu baðlamda üniversitelerin yüksek seviye kaybý 4- AB uyum sürecine tüm toplumun küstah bir hazýrsýzlýkla yakalanmýþ olmasý 5Darbecileriyle hesap kesemediði için darbe üzerine darbe yiyin bir toplumun özgüven kaybý ve bunun tezahürleri Elif Þafak(Yazar) 1-Farklýlýklara tahammülsüzlük ve toplumu tek renkli kýlma arzusu 2-Aþýrý milliyetçilik ve onun ürettiði korku ve komplo politikalarý3-Tepeden inme Batýlýlaþma ve modernleþme yanlýsý, halkýndan kopuk elit 4Hafýzasýzlýk, geçmiþle iliþkimizin baltalanmýþ olmasý, süreklilik duygumuzun olmayýþý 5-Töre ve namus cinayetleri ve cinsel tabularýmýz. TÜRKÝYE'NÝN ÖNEMLÝ SORUNLARINA AYDINLARIN VE HALKIN VERDÝÐÝ YANITLARI GÖRDÜNÜZ. Barýþ içerisinde bir arada eþit, özgür, çaðdaþ, demokratik,laik bir þekilde yaþamamýz mümkündür. Yeter ki niyetimiz doðru olsun. AKP iktidarý dört yýldýr havanda su dövdü. Bu hýzla giderse hastaneler 190, yurtlar 55, okullar 33 yýl sonra güçlenmiþ olacak. Konutlarýn akýbeti meçhul.Yedi yýl geçti, devlet hâlâ enkaz altýnda. 'Vatandaþ güçlendirsin' Büyük acýlar yaþatan 17 Aðustos depreminin yedinci yýlýnda bir arpa boyu yol alýnamadý. Dört yýldýr iktidarda olan AKP hükümeti yeni Ýmar Yasasý'ný bile çýkaramadý. Bayýndýrlýk ve Ýskân Bakanlýðý topu vatandaþa attý: Herkes kendi binasýný güçlendirmeli. Kalkýnma planýnda bile yok Vurdumduymazlýk dokuzuncu kalkýnma planýna da yansýdý. Afete karþý hazýrlýklar ve afet zararlarýyla mücadele yeni plana giremedi. Büyük deprem bekleyen Ýstanbul'da da tablo ayný. Dayanýksýzlýðý tespit edilen 308 hastaneden sadece 11'i güçlendirildi. Kamu binalarý bildiðiniz gibi 174 okul binasý yýkýlýp yeniden inþa edildi, 152 bina güçlendirildi. 1457 okul hâlâ güçlendirilmeyi bekliyor. Yurtlarda da durum vahim. Ýstanbul'da devlete ait 55 binadan 24'ü dayanýksýz. Bu binalardan sadece beþi güçlendirilebildi. 22 özel yurt da çürük. Kaynaklar boþa akýyor Devlet bu hýzla çalýþýrsa hastaneler 190, yurtlar 55, okullar 33 yýl sonra güvenli hale gelebilecek. Meslek odalarý ve sivil toplum örgütleri tepkili: Ýktidar uyarýlarý dikkate almýyor. Ranta dayalý politikalar sürüyor. Kaynaklar da gereksiz yerlere harcanýyor. Herkes binasýný güçlendirsin devlet 'proje'lerle meþgul... 'Deprem riski arttý uyarýlarý dinleyen yok' Sembol kýz umut saçýyor 17 Aðustos'un sembollerinden Ömür Kýnay için Ýstanbul'da enkaz altýnda kaldýðý 'o gece' acý bir aný deðil, yürünmeyen kaldýrýmlar, çýkýlamayan merdivenler ve saygýsýz iþletmelerle 'canlý' bir kavga Sembol kýz umut saçýyor. (Radikal) Lübnanlýlar kollarý sývadý Geçmiþte defalarca yýkýlan ve yeniden inþa edilen Lübnan'da halk, Ýsrail'in son yýkýmýný da kenetlenerek omuzlarýndan atmak üzere kollarý sývadý. Ýsrail'in 34 günlük saldýrýlarýnýn ardýndan BM kararýyla silahlarýn susmasýyla kendi evinde mülteci konumuna düþen yüzbinlerce Lübnanlý, Ýsrail'in 'dönmeyin' uyarýlarýna aldýrmadan evlerine koþmalarýnýn ardýndan hayatlarýný yeniden kurmak için çalýþmalara baþladý. Ýsrail'in saldýrýlarýnda enkaz altýndakiler dýþýnda bin 200 kiþinin öldüðü Lübnan'da, geniþ bir toplumsal yardým aðýna sahip olan Hizbullah yaptýðý yardýmlarla desteðini daha da artýrýyor. SATILIK Meyve ve ceviz bahçesi Hacýbektaþ’a 5 km. mesafede Akçataþ Köyü Kurban Tepesi mevkiinde 20 dönüm üzerinde kurulu ev, havuz, su kuyusu, depo bulunan (emekliye uygun) arazi. Ýbrahim Altýn Cep Tel: 0 532 777 85 21 iþ Tel: 0 386 712 72 10 18 Aðustus 2006 Cuma Düþük yoðunluklu katýlým Uluslararasý Hacý Bektaþ Veli'yi Anma Kültür ve Sanat Etkinliði bu yýl da protestoyla baþladý. Þenliklere geçen sene katýlarak protesto gösterisi yapan Alevi örgütleri bu yýl belediyenin düzenlediði etkinliklere katýlmadýlar. Hacýbektaþ Belediyesi Baþkaný A. Rýza Selmanpakoðlu, CHP Genel Baþkaný Deniz Baykal'ýn özel davet beklediði için törene katýlmadýðýný ileri sürdü. Hacýbektaþ'ýn baðýmsýz Belediye Baþkaný emekli general A. Rýza Selmanpakoðlu, törende yaptýðý konuþmada Alevilerin azýnlýk olarak gösterilmesine de tepki göstererek, 17 Aralýk 2004 tarihli AB ilerleme raporunu da kýnadýðýný açýkladý. Selmanpakoðlu, Alevilerin Sivas Uluslararasý Hacý Bektaþ Veli'yi Anma Kültür ve Sanat Etkinliði bu yýl da protestoyla baþladý. Þenliklere geçen sene katýlarak protesto gösterisi yapan Alevi örgütleri bu yýl belediyenin düzenlediði etkinliklere katýlmadýlar. Hacýbektaþ Belediyesi Baþkaný A. Rýza Selmanpakoðlu, CHP Genel Baþkaný Deniz Baykal'ýn özel davet beklediði için törene katýlmadýðýný ileri sürdü. Alevi örgütlerinin katýlmadýðý "resmi" Hacýbektaþ Þenlikleri'ne Kültür ve Turizm Bakaný Atilla Koç, Devlet Bakaný Nimet Çubukçu, DSP Genel baþkaný Zeki Sezer, Anavatan Partisi Genel Baþkaný Erkan Mumcu, Hür Parti Genel Baþkaný Yaþar Okuyan, SHP Genel Baþkaný Murat Karayalçýn, Þiþli Belediye Baþkaný Mustafa Sarýgül ve Hollanda'nýn Ankara Büyükelçisi Marcel Kurhershock katýldý. Kültür ve Turizm Bakaný Atilla Koç, törenlerde yaptýðý konuþmada Hacý Bektaþ Veli yerine, sözlerine Hacý Bayram Veli diyerek baþladý. Yanlýþýný daha sonra düzelten Koç, törenlerin monotonlaþtýðýný söyledi. Bakan Koç, "Hacý Bektaþ Felsefesi’ni anlamak için buradayýz. Ancak bu anma törenlerini, toplantýlarý artýk yenilemeliyiz. Bakanlýk olarak gelecek yýl bunu yapacaðýz. Size bir de müjde vermek istiyorum. Hacýbektaþ Külliyesi onarýlacaktýr. Tahsisat gönderilmiþtir. Yeni haliyle külliye hizmete geçecek," dedi. katlimamýnýn yapýldýðý Madýmak Oteli'nin müze haline getirilmesini istediklerini belirtti. » Dünya Aleviler toplantýsý ve cem Almanya Alevi Dernekleri Federasyonu ile Merkezi Ankara'da bulunan Alevi Dernekleri Federasyonlarý, belediyenin düzenlediði törene katýlmadýlar. Ýki federasyon Hacý Bektaþ Veli Kültür Derneði’nin öncülüðünde gerçekleþtirilen Alevi birlikleri toplantýsýna ve cem törenine katýldýlar. Serçeþme'de yapýlan etkinlikler kapsamýnda "Dünya Alevileri Toplantýsý" yapýldý. Hacý Bektaþ Veli Postniþin'i Veliyettin Ulusoy'un da katýldýðý ve Dertli Divani'nin yürüttüðü cem Hacýbektaþ 60 . Yýl Kapalý Spor Salonu’nda gerçekleþti. Cem törenini yapýldýðý salonun çok kalabalýk olduðu gözlendi. Alevi örgütleri, belediyenin düzenlediði etkinliði, "Alevi deðerlerini asimilasyona tabi tutan, Türk-Ýslam sentezi ve gericilikten beslenerek gerçekleþen ve Alevi öðretisini ve kurumlarýný dýþlayan etkinlikler" olarak deðerlendiriyor. Çaðrýda, resmi törenler "Alevi deðerlerini asimilasyona tabi tutan, Türk-Ýslam Sentezi ve gericilikten beslenerek gerçekleþen ve Alevi öðretisini ve kurumlarýný dýþlayan etkinlikler," olarak tanýmlandý. ALEVÝLERÝN DOSTLARI KÝMLERDÝR? Cem Göçer Aleviler yüzyýllarca inançlarýný gizli yaþamak zorunda kaldýlar. Zulüm ve sömürüye boyun eðmedikleri, isyan ettikleri için haklarýnda fetvalar verildi; üstlerine ordular salýndý. Medet umacak, sýðýnacak; inançlarýndan, kendilerinden baþka kimseleri yoktu. Bu yüzden Ali’den baþkasýna da “medet” demediler. Diyenlerin tuttuklarý dallar hep ellerinde kaldý. ‘90’lý yýllardan bugüne Alevilerin kimlik mücadelesi hýzlý bir geliþme gösterdi. Pek çok dernekte, vakýfta bir araya gelen Aleviler örgütlendi. Sorunlarýný, taleplerini yüksek sesle dile getirmeye baþladý. Tabii bunun Osmanlý geleneðindeki karþýlýðýný da Sivas Katliamý’yla, Gazi Katliamý’yla aldýlar!.. “Aleviler Diyanet’te yer alsýn mý, devletten para alsýn mý?” gibi tartýþmalarýn bu katliamlarla birlikte Alevilerin gündemine girdiðine dikkatinizi çekerim! Aziz Nesin ustamýzdan okuduðum bir örnektekine benziyor: vahþi atlar evcilleþtirilirken günlerce aç býrakýlýr. Sonra aç býrakanlarýn elinden yemeðe alýþtýrýlmýþ, açlýða yenik düþüp yemeðe alýþýnca da sýrtýna eðer vurmaya sýra gelirmiþ. Alevi halk yüzyýllarca aç býrakýlmýþ, ama itleri bile Hýzýr Paþa’larýn sofrasýna tenezzül etmemiþken, birtakým Alevi bezirganlarýn örtülü ödenekten para almak için ellerini ovuþturarak sýraya girdiklerini de bu yýllarda gördük ne yazýk ki! Bugünkü duruma bakarak aldýklarý paranýn karþýlýðýný verdiklerini kabul etmeliyiz! B. Ecevit’in Oval Ofis’te Clington karþýsýnda esas duruþa geçen “ulusalcýlýðý”; 17 Aðustos Depremi’nde on binlerce insan enkaz altýndayken emperyalist tekellerin çýkarlarýna tahkim yasasýný TBMM’den geçiriveren “solculuðu” biraz da bu Alevilik bezirganlarýnýn üstüne basarak yükseltmedi mi? Alevilerin aðzýna bir parmak bal çalan devlet þimdi de 12 Eylül’den kalma TürkÝslam Sentezi eðerini sýrtýmýza geçirmeye çalýþýyor. Yine dikkat çekici nokta da Alevilerin hýzla örgütlendiði, seslerini yükselttiði ‘90’lý yýllarda devlet yöneticilerinin de Hacýbektaþ’a ve anma törenlerine yönelik ilgisinin birden artmasýdýr. Anma törenleri burjuva partilerin miting alanýna dönüþmüþtür. Senede bir gün bütün partiler vaat yarýþýna girmiþ, Alevilerin sorunlarýný çözmüþ, taleplerinin karþýlanacaðýna söz vermiþtir! Sonuç? Hacýbektaþ’ýn, Hacýbektaþlýlarýn, Alevilerin durumunda ne deðiþiklik oldu? Demek ki, S. Demirel gibi, B.Ecevit gibi düzen politikacýlarýnýn Alevilere verebileceði boþ vaatlerden baþka hiçbir þey yokmuþ! Önceki belediye baþkanýnýn, her sene açýlýþta Demirel’i Hacýbektaþ’a getirmekle övüneceðine, “ben ne yaptým!” diye dövünmesi gerekmez mi? Demirel’lerin, Ecevit’lerin ardýndan MHP’lilerin, ÝP’lilerin de geleceðini düþünemediniz mi? Halbuki ellerindeki kanbaðýný iyi bilecek yaþtasýnýz… 16 Temmuz mitingine iliþkin Hacýbektaþ nasýl bu hale geldi, diye düþünürken bence kiþileri deðil, anlayýþlarý, politikalarý tartýþmak gerekir. Yoksa kiþilere hak ettiðinden çok önem vermiþ oluruz. Alevilere yönelik benzer “taarruzlar” birçok yerde yaþanýyor. Alevileri, kimi “gerçek Müslüman”, kimi “asýl Türk” ilan ederek devþirmeye çalýþýyor. Devþirdikten sonra Yeniçeriler gibi doðduklarý topraklara içinden çýktýklarý halkýn üstüne asmaya-kesmeye sürecekler… Tarih boyunca kurban olmuþ, ezilmiþ, horlanmýþ Alevilere belki de ilk kez cellat rolü verilecek… Bu konjonktürü devletin kanatlarý altýna sýðýnmak için önemli bir fýrsat olarak görenler az deðil! “Aleviler devletine- milletine, bayraðýna, marþýna sahip çýkar” söylemini arkasýnda pusuya yatmýþ bekleyen linç güruhunu görebiliyor musunuz? Çünkü bu cümlenin devamý, “niye bayrak asmadýnýz, marþý okumadýnýz?” sorusudur. Sorunun arkasýndan ise icraat gelecektir. Pek çok ilde TAYAD’lýlara yönelik linç saldýrýlarý tesadüfe bakýn ki, hep bu savlarla baþlamýþtýr. Marþý okuyup bayraðý asmakla kurtulabileceðini düþünenler de yanýlýyor. Çünkü bu sefer de esas duruþunu beðenmeyecek, kullandýðý sözcüklerden hoþlanmayacak ve de icraata geçmek için uygun bir gerekçe yaratacaktýr. Ta ki siz HÝZAYA girene kadar. Bir baþka örnek: Korgeneral ALTAY TOKAT’ýn basýna yansýyan açýklamalarýdýr. Kendisi bölgede görev yaparken bazý hakimleri, memurlarý hizaya sokmak için evlerinin yakýnlarýna bomba attýrdýðýný, böylece onlarý eðittiðini iþin ciddiyetini kavrattýðýný söylüyor. Belki askerlikten kalma alýþkanlýklarýyla belediye baþkaný da miting düzenleyerek Hacýbektaþ’ý HÝZAYA sokmaya çalýþýyordur. Umarým 16 Aðustos anma törenlerinde ziyarete gelen yüz binlerce Aleviye de HÝZAYA geçeceksiniz diye, tutturmaz! Avrupa Birliði Alevilere hiçbir þey kazandýrmaz Avrupa ülkelerinde örgütlü olan büyük bir Alevi kitlesi, Alevilerin AB’nin kanatlarý altýna sýðýnmasý gerektiðini düþünüyor. Emperyalistlerin; “ Avrupa demokrasinin, uygarlýðýn, özgürlüðün anavatanýdýr” demogojilerinden beslenen bu yanlýþ düþünce, Alevilerin kimlik mücadelesinin haklýlýðýný, meþruluðunu zedeliyor. AB emperyalistlerin çýkarlarýna olmayan hiçbir þeyle ilgilenmedikleri, hiç kimsenin hakkýnýhukukunu umursamadýklarý, Türkiye’nin üyeliði sürecindeki tavýrlarýyla bir kez daha ortaya çýkmýþtýr. Alevilerin taleplerini de özgürlük- demokrasi aþkýna deðil, ancak iþlerine geldiði için desteklerler. Kaldý ki, AB ile böyle bir çýkar birliði yapmak Aleviler için celladýnýn arkasýna sýðýnmaktýr. Bugün özelleþtirmelerin, iþçi sýnýfýna, Kürt halkýna yönelik saldýrýlarýn, tarýmýn yok edilmesinin, “paran kadar saðlýk”, “paran kadar eðitim” uygulamasýnýn… kýsaca yaþadýklarýmýzýn sorumlusu en baþta AB deðil mi? Kaldý ki AB ülkelerinde ýrkçýlýk, mültecilere toplama kamplarý, terör yasalarý… gibi geliþmeler kimlere “medet” dendiðini tekrar düþündürtmektedir. Özcesi Alevilerin bugüne kadar ne çektiyse “köprüyü geçene kadar dayý” dediklerinden çekmiþtir… Kendi gücümüzün farkýna varalým! Güç örgütlülüktür. Derneklerde, gazetelerde, radyolarda, TV’lerde… bilebildiðimiz tüm araçlarla daha çok örgütlenmeli, daha sýký, güçlü baðlar kurmalýyýz. Yardýmlaþmayý, dayanýþmayý, paylaþmayý geliþtirecek yeni örgütlenmeler, kurumlar oluþturmalýyýz. Yalnýzca kimlik mücadelesiyle sýnýrlý deðil, giderek tüm emekçilerin, ezilenlerin ortak sorunlarýna sahip çýkmaya, birlikte mücadeleyi, birlikte kazanmayý hedeflemeliyiz. Çünkü Alevilerin gerçek dostlarý ezilen halklar ve onlarýn öncüleridir. Aleviler gibi, dini inkar edilen, baský altýnda tutulan, alýn teriyle üreten ama aç açýkta kalan, Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Arap, Ermeni, Rum tüm halklardýr. Emperyalistlerin sömürücü asalaklarýn, paþalarýn, beylerin dini, dili, milliyeti ne olursa olsun hiçbiri bizden deðildir, olamaz! Çünkü onlarýn baðlý olduðu ortak çýkarlarý sýrasý geldiðinde hepsini halkýn karþýsýnda bir araya getirir. Artýk biz de onlarýn karþýsýnda bir araya gelmeyi öðrenmeliyiz… Az Bulutlu En Yüksek 0C 31 En Düþük 0C 20 Anma törenleri 3. gün programý HACIBEKTAÞ- Anma programý 16 Aðustos Çarþamba günü saat 10'da Cumhuriyet Meydaný' nda yapýlan açýlýþla baþladý. Törenler 20 Aðustos Pazar günü Dedebað'da saat 13'te yapýlacak olan piknikle son bulacak. Programda paneller, konserler, resim sergileri gibi etkinliklerin yanýsýra oyunlar da yer alýyor. Ayrýca semah ekiplerinin gösterileri ve cem törenleri de yer alýyor. Anma etkinliðini üçüncü gün programý ise þu þekilde: III. Gün 18 Aðustos 2006 Panel Yer :Hacýbektaþ Veli Kültür Merkezi Büyük Salonu Saat :14:00 Konu :”Hacýbektaþ Veli Düþüncesinde Barýþ, Sevgi ve Hoþgörü” Konuþmacýlar *Lütfü Kaleli Araþtýrmacý Yazar (Panel Yöneticisi) *Doç. Dr. Özgür Savaþçý Münih Üniversitesi *Mehmet Çamur Þahkulu Vakfý Baþkaný *Ali Sümer Araþtýrmacý Yazar *Ýsmail Elçioðlu Araþtýrmacý Yazar *Dursun Gümüþoðlu Araþtýrmacý Yazar Ozanlar geçidi- Semah-Atýþma Yer :Çilehane Saat :14:00 * Ummani ve Esrari Atýþmasý Tiyatro Yöneten :Cengiz Sezgin III. Gün gece konser Yer : Cumhuriyet Meydaný Saat :19:00 Sunucular :* Emine Cevahir Çalýkuþu *Derya Sümer Ozan Sanatçý Semah ekipler *Gürbüz Sapmaz *Turnalardan Çigdem *Aynur Haþhaþ *Taner Özdemir *Engin - Sezgin Aydýn *Zer *Zeynel ve Kenan *Gülcihan Koç *Metin Karataþ *Emre Saltýk IV.Gün 19 Aðustos 2006 Tiyatro Yer :Hacýbektaþ Veli Kültür Merkezi Büyük Salonu Saat :16:00 Oyun : Kuvay-ý Milliye Destaný Oyuncular :Genç Aydýnlar Tiyatrosu IV.Gün gece konser Yer : Cumhuriyet Meydaný Saat :19:00 Sunucular :*Emine Cevahir Çalýkuþu *Derya Sümer Ozan Sanatçý Semah Ekipleri *Kocaeli /Gebze Hacýbektaþ Veli Kültür ve Dayanýþma Derneði Semah Ekibi *Zebuni *Hasan Papur *Grup Türkgüzeli *Serpil - Ergün Efe *Kazým Kalaycý V. Gün 20 Aðustos 2006 Piknik Yer :Dedebað Saat :13:00-19:00 Yer :Hacýbektaþ Veli Kültür Merkezi Büyük Salonu Saat :17:00 Oyun : Simurg (Sivas Katliamýnýn Belgesel Oyunu) Oyuncular :Ankara Simurg Oyuncularý Yazan :Serdar Dogan *Kýsas Kültürünü Koruma Yaþatma Dayanýþma Derneði Semah Ekibi Kebap Çeþitleri ile halkýmýzýn hizmetindedir. *Asýk Ummani Eerden SERVÝS BÝZE AÝTTÝR Adres: Aþýklar yolu Cumhuriyet Parký yaný HACIBEKTAÞTel: 0 532 394 88 85 Mucur Tel: 0386 812 56 62
Benzer belgeler
Fırınlar Denetleniyor
ile müdahalesini zaruri kýlan, Alevilerin, Türkiye’de
yaþadýklarý sorunlara, ayrýmcýlýða ve egemen siyasi
Korkmaz Erol suçsuz bulundu
Garip Dede Cemevi açýldý Ýslamcýlar iþ baþýnda
Gapip Dede Türbesi Koruma Onarma ve Yaþatma Derneði’nin yaptýrdýðý cemevi
bir törenle açýldý. Savat Mahallesi’inde bulunan cemevi açýlýþý kalabalýk bi...