mayıs 2015 - Kemerburgaz Üniversitesi
Transkript
mayıs 2015 - Kemerburgaz Üniversitesi
İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ DERGİSİ MAYIS 2015 İÇİNDEKİLER Sağlık bilimlerinde atılım İKBU Genç Gazete Hür bir düşünce ortamı, çağdaş bir bilim yuvası Hayat onu yaşamayı bilen cesur insanlarındır Hazırlıkta sosyal sorumluluk vazgeçilmezimiz Anayasa’ya kuyruk lazım Sanal para Bitcoin dünya ekonomisine meydan okuyor Tersine beyin göçüne destek Üniversite - Sanayi işbirliğinin diğer yüzü ONSA - CO - OP Enerji yetmiyor Az para ağır çanta Gençlerden gençlere büyük ders İstanbul sokakları - Karaköy KÜNYE Sahibi: İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi adına Rektör Prof. Dr. Yıldırım Üçtuğ Genel Yayın Yönetmeni: Sibel Kahraman Yayın Kurulu: Prof. Dr. Kaan Ökten, Yrd. Doç. Dr. Hasan Sınar, Boğaçhan Çanak Editör: Ayça Yılmazel, Banu Gökçe Taşkın Görsel Tasarım ve Grafik: Onur Sertel Katkıda Bulunanlar: Öğrenci Konseyi, Öğrenci Kulüpleri İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi 1 2 3 4 6 7 11 13 14 16 19 20 21 23 Mahmutbey Dilmenler Caddesi No:26 34217 Bağcılar / İstanbul Tel: 0212 604 01 00 www.kemerburgaz.edu.tr REKTÖRDEN Prof. Dr. Yıldırım ÜÇTUĞ Rektör Sağlık bilimlerinde atılım Üniversitemiz bu yıl sağlık bilimlerinde büyük bir atılım yaptı. Bakırköy kampüsümüzde tıp ve eczacılık fakültelerimizin yanı sıra ilk öğrencilerini alacak olan diş hekimliği fakültemiz de yer alacak. Ayrıca Türkiye’nin sağlıkta nitelikli yetişmiş eleman ihtiyacını göz önüne alarak açtığımız Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulumuz da Bakırköy yerleşkemizde ilk öğrencilerini alacak. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulumuzda da halen eğitim verilen ilk ve acil yardım, odyometri ve optisyenlik programlarına ek olarak ağız ve diş sağlığı, ameliyathane hizmetleri, anestezi, fizyoterapi, radyoterapi ve tıbbi görüntüleme teknikleri programları yer alacak. Bilimsel çalışmalar hızla gelişiyor İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi olarak misyonumuzu ‘nitelikli akademik kadrosu, öğrencileri ve mezunları ile uluslararası düzeyde eğitim veren, öncelikli tercih edilen, bilim üreten, girişimci, yenilikçi ve saygın bir üniversite olmak’ olarak belirledik. Bu misyonun bize yüklediği görev sadece eğitim vermek değil, aynı zamanda üniversitede yürütülen araştırmalarla bilgi üretmek, bu bilgiyi evrensel düzeyde paylaşmak ve toplumun yararına dönüştürmek. Üstlendiğimiz bu görev doğrultusunda bilimsel araştırmalara öncelik verdik. Çok genç bir üniversite olmamıza karşın bugün itibariyle öğretim üyelerimiz 17 TÜBİTAK projesi içerisinde yer alıyorlar. Bu projelerden 13’ünün yürütücülüğünü de üstlenmiş durumdalar. Geçtiğimiz yıl içerisinde TÜBİTAK tarafından genç bilim insanlarına yönelik olarak sağlanan 3501 proje desteklerinden sayıca en fazla yararlanan iki üniversiteden biri olduk. Ayrıca öğretim üyelerimiz bir COST, bir Jean Monnet ve bir Horizon 2020 projesi yürütüyorlar. Beklentimiz bu projelerden elde edilecek sonuçların bilimsel yayınlar aracılığıyla bilim dünyasına aktarılması, bunun yanı sıra da toplumun ve insanlığın hizmetine sunulması şeklinde. Üniversitede oluşturduğumuz bu bilimsel ortamın eğitim iklimine büyük katkılar sağlayacağını, öğrencilerimizin de bu araştırmaların içerisinde yer alarak bilimsel düşünce ve yaklaşım kavramlarına sahip olarak mezun olacaklarını ümit ediyoruz. 2 EDİTÖRDEN İKBU Genç Gazete Sibel KAHRAMAN Sibel KAHRAMAN Kurumsal İletişim Direktörü Milliyet Gazetesi'nin eğitim kurumlarıyla birlikte Cesaretin var mı? hazırladığı Genç Gazete projesinde üniversitemiz Üniversitemiz viral etkili videolarla sosyal de bulunuyor. Öğrencilerimizin hazırladıkları haberlerle her Salı Milliyet Gazetesi'nde tam sayfa sorunları da gündeme getiriyor. Dünya Emekçi Kadınlar Günü için çektiğimiz Cesayer alıyoruz. retin Var mı? videosu özellikle sosyal medyada Gençlerimiz hem çok istekli hem de çok yetenekliler. Üniversitede adeta muhabir olarak çalışıp, gözlemleyip haber yapıyorlar. Milliyet Genç Gazete sayfamızda üniversitemizde yapılan etkinliklerin dışında kamuoyunu bilgilendirici haberlere de yer veriyoruz. Tüketici haklarından kadının anayasal haklarına, YGS öncesi adaylara önerilerden meslek tanıtımına kadar pek çok bilgiye de ulaşmak mümkün. Projede çalışan öğrencilerimiz; Gözde Dönmez, Miray Yıldız, Dilan Satar, Aykut Yıldız, İlknur Yıldırım, Ceren Kaya, Barış Bilir ve Hazal Sezgin’e çok teşekkür ederim. 3 büyük beğeni topladı. Beşiktaş meydanında çekilen video için meydana içi kitaplarla dolu bir otomat konuldu. Erkeklerden sevdikleri bir kadının ismini söyleyerek yaptığı bir hatadan dolayı ondan özür dilemesi veya içinden gelenleri söylemesi istendi. Sevinerek gördük ki meydanda herkesin içinde elinde megafonla sevdiği kadından özür dileyen, önünde diz çöken pek çok erkek oldu. Her çekimin sonunda da katkıda bulunanlara sevdikleri kadına vermek üzere kitap hediye edildi. Video NTV, Show, Kanal D, Fox, Haber Türk gibi pek çok televizyon kanalında ana haber bültenlerine konu oldu. Ayrıca sosyal medya ve dijital medya aracılığıyla da 4 milyonun üzerinde erişim sağlandı. Bu videonun hazırlık aşamasında da öğrencilerimiz görev aldı. Mühendislik ve Mimarlık, Güzel Sanatlar ve Tasarım ile Fen Edebiyat Fakültesi öğrencilerimize katkılarından dolayı çok teşekkür ederiz. İKBU’DA ÖĞRENCİ OLMAK İKBU’DA YAŞAM Hür Bir Düşünce Ortamı, Çağdaş Bir Bilim Yuvası Çağla Baylan Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Öğrencisi Üniversite sürecinin sağlıklı bir şekilde işlemesi için üniversitenin hür bir düşünce ortamı sağlaması çok önemli. İşte sağladığı bu imkan sebebiyle Kemerburgaz Üniversitesi’nde okuyor olmaktan mutluluk duyuyorum. Bir toplumun gelişmişlik düzeyini bireylerin eğitim ve kültür seviyesine bakarak anlayabiliriz. Bu anlamda, temel eğitimden sonra alınan üniversite eğitimi, hem toplum hem de bireyler için çok önemli bir rol oynuyor. Üniversitelerin sadece mesleki eğitim alınan bir yer olduğuna dair yanlış bir algı var. Bence üniversite; bir yandan bilgi birikimimizi artırırken, bir yandan da bu bilgileri kullanarak çeşitli konularda kendi özgün fikirlerimizi ürettiğimiz ve kişiliğimizi şekillendirdiğimiz bir yer. Bu eğitim sürecinin sağlıklı bir şekilde işlemesi içinse üniversitenin hür bir düşünce ortamı sağlaması çok önemli. İşte sağladığı bu imkan sebebiyle Kemerburgaz Üniversitesi’nde okuyor olmaktan mutluluk duyuyorum. Onlarca tercihimin arasından İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi’ni kazandığımı öğrendiğimde buruk bir sevinç yaşadığımı söylemeliyim. Eğitim hayatına henüz başlamakta olan bir üniversiteydi. Ama zamanla bunun tek ölçüt olmadığını anlıyorsunuz. Bu üniversitede bulduğum bazı imkanların en iyi devlet üniversitelerinde bile bulunamadığına çoğu kez tanık oldum. Bu imkanların en başında kaliteli ve öğrenci odaklı eğitim anlayışı geliyor. Burada derslerde tek yönlü bir bilgi sunumu yok; öğrenciyle karşılıklı etkileşim halinde sürdürülen bir eğitim anlayışı hakim. Her konuda fikirlerin tartışıldığı bu ortamda, alanında oldukça başarılı olan akademisyenlerimiz bilgi ve tecrübeleriyle bizlere çok şey katıyorlar. İngilizce dilinde aldığımız eğitimin faydalarını ise daha mezun olmadan fazlasıyla görüyoruz. Kemerburgaz Üniversitesi, aldığım mesleki eğitimin yanı sıra öğrencilerine sunduğu olanaklar sayesinde bana da birçok şey kattı. Bunlardan biraz bahsetmek isterim. Alanım dışında ilgilendiğim felsefe hakkında sadece okumakla kalmayıp, bir şeyler eyleme dökmek istedim ve arkadaşlarımla İKBU Felsefe Kulübünü kurduk. İlk olarak “Felsefe Günleri”ni düzenledik. Sevdiğim alanda arkadaşlarımla birlikte çalışmalar yapmak benim için oldukça mutluluk vericiydi. Yine geçen sene katıldığım kompozisyon yarışmasındaki başarım, yazın alanında bana ihtiyacım olan özgüveni kazandırdı. Bunlar ancak öğrencilerin girişimleriyle birlikte, üniversitenin sunduğu olanaklar ve verdiği desteğin bir araya gelmesiyle gerçekleşen şeyler. Sadece mesleki anlamda değil, hayata dair birçok konuda okulumun bana kazandırdıklarını gördükçe, başta aklımda belirmiş olan soru işaretleri yerini “İyi ki bu okuldayım.” cümlesine bırakıyor. 4 İKBU’DA YAŞAM HABER Dekanlarına sordular İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi öğrencilerle fakülte dekanını "Mühendis ve Mimarlar Dekanlarına Soruyor" etkinliğiyle bir araya getirdi. MMF Öğrenci Temsilciliği'nin düzenlediği etkinlikte MMF Dekanı Prof. Dr. Yılmaz Kaptan öğrencilerin sorularını yanıtladı. Alan seçmeli derslerden Erasmus anlaşmalarına, Co-Op programlarından laboratuvarlara kadar her konuda soru soran öğrenciler, isteklerini ve düşüncelerini dekanlarıyla paylaştılar. Prof. Dr. Yılmaz Kaptan, toplantıların her dönemde yapılacağını belirterek, “Benim ve bütün öğretim üyelerimizin kapısı öğrencilerimize daima açık. İstedikleri zaman bizlerle görüşüyorlar. Ancak hepimizin bir arada olduğu bir toplantı da çıkan düşünceler, fikirler de çok önemli. Öğrencilerimiz hem memnuniyetlerini hem de sorunlarını dile getirerek, isteklerini sıraladılar. Kendilerinden gelen haklı istekleri en kısa zamanda karşılamak ve belirtilen sorunları çözmek için gerekeni Haber: Aykut YILDIZ - MMF Öğrencisi yapacağız” dedi. İKBU’da finans laboratuarı Co-Op programıyla öğrencilerini iş dünyasıyla buluşturan İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi, İş Yatırım’la yeni bir uygulamaya imza attı. Üniversite içinde İş Yatırım işbirliği çerçevesinde Trade Master Center açıldı. Merkezde yurt içi ve uluslararası piyasalardan ekonomik ve finansal enformasyon gerçek zamanlı olarak sağlanacak. Böylelikle öğrenciler finans ve ekonomi derslerini uygulamalı olarak yürütebilecekler. İş yatırım uzmanları hem sistemin öğrenciler tarafından kavranmasına yardımcı olacaklar hem de piyasa bilgi ve deneyimlerini öğrencilerle paylaşacaklar. Merkez aynı zamanda bir finans laboratuarı işlevi görecek. İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yıldırım Üçtuğ, İİBF öğrencilerinin gerçek iş yaşamıyla henüz öğrenciyken tanışacaklarını belirterek, “Sermaye piyasalarını ve borsayı simüle eden program sayesinde öğrencilerimiz gelişmeyi izleyecek. Genç bir üniversite olmamıza rağmen öğrencilerimize sunduğumuz imkan ve donanımlarla fark oluşturuyoruz” dedi. İş Yatırım Genel Müdürü Ali Erdal Aral Amerika ve Kanada’da Trade Master Center uygulamasının yıllardır yapıldığını belirterek, Türkiye’de de birkaç üniversitede bu çalışmaya başladıklarını söyledi. İş Yatırım olarak uygulamaya sosyal sorumluluk olarak baktıklarını belirten Aral, ” Teori ve pratiği buluşturduğumuz programın amacı iş ve akademiyi bir araya getirmek. İş Yatırım, yaz tatillerini kendilerini geliştirmek değerlendiren öğrencilere staj imkanı da sunuyor” dedi. İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, bilgiye ulaşmak için yeni bir yol olan Trade Master Center’ın öğrenciler için büyük bir fırsat olacağını söyledi. 5 RÖPORTAJ İKBU’DA YAŞAM Hayat Onu Yaşamayı Miray Yıldız Özkan Hukuk Fakültesi Öğrencisi Bilen Cesur İnsanlarındır Kocaeli Depreminde enkaz altında geçirdiği 3 günün ardından kangren olan iki bacağı diz üstünden kesilen ve sporla yeniden yaşama tutunan 38 yaşındaki Ufuk Koçak, tarihi Likya Yolu'nda 509 kilometrelik parkuru yürüyecek. “Belki yürüyecek ayaklarımız, kucaklaşacak kollarımız, dost sesini duyacak kulaklarımız, Dünyayı görecek gözlerimiz yoktu. Fakat sevgiye ve hayata dair mangal gibi bir yüreğimiz vardı.Birlikten güç doğar dedik düştük yollara. Yeryüzü sevginin yüzü oluncaya dek bir bir yıkmak için engelleri, gören ve konuşan çok renkli bir yaşam için, onurlu, insanca, kültür ve sanattan kopmadan, sosyal, engelsiz bir yaşam ve dayanışma için birlikte olmaya davet ediyoruz” diye başladı Ufuk Koçak 509 km’lik Likya Yolunu protez bacaklarıyla yürüme projesine. Ufuk Koçak değişken ağırlıkla serbest dalışta dünya rekortmeni. Türkiye’nin ilk bedensel engelli dalış eğitmeni. Onunla tam da projenin 9.gününde internet üzerinden bir röportaj gerçekleştirdik. Merhaba sevgili Ufuk; genel bir soru ile başlamak istiyorum, sence engel nedir, engelli kimdir? Merhaba sevgili İKBU öğrenci ve akademisyenleri. Bence engel insanın önüne koyulan settir, toplumun engelli kabul ettiği ise toplu taşıma araçları,yanlış kent planları, mimari yapılar ve eğitim müfredatının tek düzeliği yüzünden bu sistem dışında kalandır. Engellenen ise uzuv kaybı yada işlev farklılığından dolayı bu engellerin arkasında kalandır. Yani bana göre engelli yoktur, engellenen vardır. Örneğin herkes işaret dili bilse işitme engelli diye bir kavram olmayacaktır, yapılaşma tekerlekli sandalyeye göre yapılsa bedensel engelli diye bir kavram da olmayacaktır. En tanınan engelli, sizin deyiminizle “engellenen” aktivistlerinden olduğunuzu biliyoruz. Bu projeden önce engelli hakları ve engellilerin sosyal yaşama entegre olması adına neler yaptınız? Uzun yıllardan beri engellenen insanların hakları ile ilgili birçok sivil toplum kuruluşunda eğitimler verdim. Engellenen insanların topluma entegre olmalarıyla ilgili ise 5 yıl Gülen Yüzler Engelliler Mesleki Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi projesinin yapımından işletilmesine kadar engellenenlerin iş hayatına katılması için proje kapsamında eğitim verdim. Yaklaşık 7 yıldır Engelsiz Deniz Proje- Yasemin Akdemir Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Ufuk Koçak sinin koordinatörü olarak gönüllü hizmet veriyorum. Proje kapsamında 50’den fazla ve farklı engel gruplarında dalgıçlar yetiştirdim, yelken, su kayağı, rüzgar sörfü ve yüzme branşlarında 100’e yakın engellenen sporcu yetiştirdik. Başarma duygusu engellenen insanın en çok özlediği duygudur. Benim amacım her insanın bir şey başarabileceğini kanıtlamaktır. Likya Yolunu yürüme projesi fikri nasıl ortaya çıktı? Projenin amacı nedir? Bu proje uzun yıllardan beridir hayalimdi. Bacaklarını kaybetmiş bir insan olarak imkansız diye bir şeyin olmadığını kanıtlama isteğiydi, arkadaş sohbetlerinde hep bahsettiğim bir konuydu. Likya yolu projesinin amacı toplumda farkındalık yaratmak ve engel kavramına farklı bir bakış açısı getirmek . Hiç vazgeçmek istediğin oldu mu? Bazen kısa süreliğine evet. Ama çok kısa süreliğine. Benim amacım para kazanmak değil. Ben zaten çalışabilen bir insanım, sadece engellenenlerden ve STK’lardan daha çok destek görmek isterdim. Bizler senin için ne yapabiliriz? İnanın bana Projeme sosyal medyadan destek vererek, #ufukengeltanimaz ve #titanyumadam hashtagiyle yanımda olduğunuzu hissettirerek, projenin duyurulmasını sağlayarak ve eğer gelebiliyorsanız benimle yürüyerek bana destek verebilirsiniz. Hayat onu yaşamayı bilen cesur insanlarındır. 6 İKBU’DA YAŞAM Miray Yıldız Özkan Hukuk Fakültesi Öğrencisi Öğr Gör. Müge A. Gencer Yabancı Diller Yüksek Okulu Müdürü ÖĞRENCİYE MESAJ VAR Hazırlıkta sosyal sorumluluk vazgeçilmezimiz Sosyal Sorumluluk projelerimiz 2011 yılı Eylül ayında ilk öğrencilerimizin İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu İngilizce Hazırlık Programına girişiyle başladı. İlk projemizde Hazırlık Programı İleri düzeyde okuyan öğrencilerimiz İngilizcelerini pekiştirmelerinin yanısıra okul sonrasında Eyüp Görme Engelliler Kütüphanesinde her hafta 2 saat kitap seslendirmesi , kütüphanenin envanterinin çıkarılıp bilgisayara girilmesi, rafların düzenlenmesi gibi farklı görevler aldı. Amacımız İngilizce’nin yanısıra öğrencilerimizin toplumsal ihtiyaçların farkında olmaları yalnızca kendilerine değil çevrelerine de yapacakları birçok katkı olduğunu göstermek ve bölümlerine başlamadan çevrelerinde gözlemledikleri sorunlara nasıl çözüm üretebileceklerini düşündürmek. Bu süreçte elbette İngilizce’yi kullanmak. Farkındalık yarattıktan sonra diğer adımları öğrencilerimiz kendileri istedikleri şekilde atıyorlar; kimisi konuyla ilgili öğrenci kulubü kurup aktif olarak rol alarak kimisi bireysel bazda yurt içinde veya uluslararası platformada gönüllülük çalışmalarına katılarak çalışmalarını sürdürüyor. Aktif olarak çalışan öğrencilerimiz özellikle 2. veya 3. sınıfa geldiklerinde yaptıkları gönüllülük çalışmalarının başvurularında ve görüşmelerinde farklılık yarattığını ve konuya çok ilgi gösterildiğini dile getiriyorlar. Yaptığımız projelerden bir diğeri ise Şişli Belediyesi Feriköy Emekliler Dinlenme Evi Sakinleri ile birlikte ‘Yol Arkadaşım’ projesi. Dinlenme Evi’nde başlatılmış olan perküsyon çalışmalarına öğrencilerimiz de katılarak 3 nesli biraraya getirdik. Evrensel dili, müziği kullanarak farklı nesillerin birlikte zaman geçirmelerini ve birbirlerini daha iyi anlamalarını hedefledik. Çalışmalarımız yalnızca müzik yapmakla kalmadı gerçek anlamda yol arkadaşlığı da yaparak Çanakkale’yi ziyarete kadar uzandı. Elbette 17-83 yaş arası katılımcıların verdiği konserlerin tadı damaklarımızda kaldı. 7 Tüm bu çalışmaları İngilizce ile nasıl birleştirdik? İlk günden itibaren Sosyal Sorumluluk konusu İngilizce müfredatımızın bir parçası olarak planlanıp sunuldu. Örneğin her hafta elektronik ortamda İngilizce günlük tutarak deneyimlerini ve gözlemlerini paylaşıyorlar; dönem sonunda gruplarında yaptıkları işleri ve bu çalışmadan neler öğrendiklerini gösteren görseller hazırlayıp sunumlar yapıyorlar. Ya da kendi ürettikleri projeleri arkadaşlarına anlatıyorlar. Bu sunumlar sırasında farklı projeler ve gönüllülük çalışmaları konusunda birbirlerini hem eğitmiş hem yönlendirmiş oluyorlar. ÖĞRENCİYE MESAJ VAR İKBU’DA YAŞAM Proje Ortaklarımız: Sosyal Sorumluluk çalışmalarında görev almak öğrencilerimize neler katıyor? Kendilerini toplumdan koparmamış oluyorlar. Bağcılar Belediyesi Yaşadıkları topluma herkesin, ister büyük ister Başakşehir Belediyesi küçük olsun, bir destek verebileceğini görüyorlar. Eyüp Görme Engelliler Kütüphanesi Destek olmak deyince hemen maddi destek akla İstanbul Büyükşehir Belediyesi geliyor ama biz diyoruz ki haftada ayıracağınız 1 Şişli Belediyesi saat bile hem sizin hem başkalarının hayatında HAYTAP tahmin edemeyeceğiniz büyük değişiklikler yarataLÖSEV Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği (TOFD) bilir. Sürekli birilerinin sorunları çözmesini bekleTürkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) mek yerine her bireyin çözümün parçası olabileceğine ve olacağına inanıyoruz. Öğrencilerimizin de bu Uluslararası alanda yapılan çalışmalarla ilgilenenler için : konuda attıkları adımlara her gün tanık oluyoruz. Yaptıkları çalışmalar uluslararası platformda da http://citizen.aiesecus.org/ http://aiesec.org.tr/ogrenci/global-citizen/ seslerini duyurmalarını sağlıyor. Örneğin Avrupa’da http://tdm2000international.org/ ki kurumsal sosyal sorumluluk projelerinden gençlehttp://www.tegv.org/ rin gerçekleştirdiği ‘Prince, Merchant and Citizen http://www.tofd.org.tr/ as One: CSR in Europe’ yaptığımız çalışmaları http://www.youthart.org.tr/ örnek projeler arasında gösterdi. 8 İKBU’DA YAŞAM HABER Çocukları korkutmadan koruyun Şiddet olayları çocukların ve gençlerin kaygılanmasına, kendilerini güvensiz hissetmelerine neden olurken, aileler de çocuklarını korumanın yollarını arayıp onları bilgilendirmeye çalışıyor Şiddet olayları her geçen gün artarken, anne-babaların aklı da evde yalnız olan, arkadaşlarıyla birlikte dışarı çıkan çocuklarında kalıyor. Aileler bir yandan çocuklarını kaygılandırmamaya çalışırken diğer yandan da tehlikelere karşı bilgilendirmeyi doğru bir şekilde nasıl yapacaklarını düşünüyor. İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Aylin İlden Koçkar, çocuk ve gençleri korkutmadan, kaygılandırmadan korumak gerektiğini söyledi. Çocuk ve gençlerin her türlü saldırıya, şiddete maruz kalabileceklerini söyleyen Doç. Dr. Koçkar, “Bu noktada, yapılması gereken iş, çocuğun güvende olmasını sağlayabilecek bilgi ve beceri ile donatmak olmalı. Öncelikle bilinmesi gereken bir konu, çocukların çoğunlukla tanıdıkları bir kişi tarafından zarar gördüğü gerçeğidir. Bu nedenle, çocukların hem yabancılar hem de tanıdıkları kişilere dair net kural ve sınırları bilmeleri gerekir” dedi. Kurallarınız olsun Doç. Dr. Koçkar, “Çocuk ve gençlerle yabancılara ilişkin konuşurken, gergin bir ses tonuyla konuşmayın. Siz gergin olursanız, çocuklar bunu hemen anlayacaktır. Tehlikeli yabancılardan bahsetmek herkesin kaygısını arttırır. Bunun yerine, çocuğunuza, çoğu yabancının iyi olduğunu, ancak bazı kişilerin sorunları yüzünden çocuklara zarar verebileceğini anlatmak gerekir. Çocuklara, güvenlik kurallarına uydukları sürece, yabancılara dair endişe etmemeleri gerektiğini belirtin” dedi. Çocuk ve Genç yalnız olduğunda uyulacak kurallar •Çoğu insan iyidir. •Yabancı bir kişi tanımadığım bir kişidir. •Eğer tek başına isem, bir yabancı benimle konuşmadan, bana yaklaşmadan veya bana bir şey vermeden önce beraber olduğum yetişkine sormalıyım. •Eğer tek başıma dışarıda olabilecek kadar büyüksem, başkalarından yardım alabileceğim, kalabalık yerlerde olmayı tercih etmeliyim. •Bir yabancıya kişisel bilgi vermem. •Eğer benimle ilgili acil bir durum var ve etrafımda tanıdığım birisi yoksa, yabancılardan yardım alabilirim. •Tanıdığım bir kişi veya bir yabancı ile herhangi bir yere gitmeden önce, muhakkak aileme, veya beraberinde olduğum yetişkine bunu sormalı, kiminle, nereye gidiyor olduğuma dair bilgi vermeliyim. •Gittiğim herhangi bir yerde, kimden nasıl yardım isteyebileceğime dair bir planım olmalı. 9 HABER İKBU’DA YAŞAM Türkiye’den bilinmeyene yolculuk Öğrenci değişim programı olan Erasmus’la yurtdışına giden öğrenciler ne yapıyor? Hiç bilmedikleri bir ülkede neler yaşıyor? Erasmus çerçevesinde yurtdışına giden gençlerle görüştük, programın neler kazandırdığını sorduk. Üniversite öğrencileri için öğrenci değişim programı olan Erasmus büyük bir deneyim. Gençler bu programla belki de daha önce hiç görmedikleri bir ülkeye giderek, öğrenciliklerinin bir bölümünü bu ülkede geçiriyorlar. İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi’nde Erasmus’la yurtdışına giden arkadaşlarımızla konuştuk, neler yaptıklarını öğrendik. İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Psikoloji bölümü öğrencisi Eray Düz, Çek Cumhuriyeti’nin önemli üniversitelerinden birisi olan Masarky Üniversitesi ‘nde Erasmus öğrencisi. Bulunduğu Brno şehrinin Avrupa’nın merkezinde bir kent olmasından oldukça memnun. Bu durumu, “Ulaşım açısından Avrupa turu için bulunmaz bir fırsat” şeklinde değerlendiriyor. Ayrıca ülkenin para biriminin Çek Kronu olması ve Euro kullanılmaması nedeniyle ülkenin ucuz olduğunu belirtiyor. İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi’nde Uluslar arası Lojistik okuyan ve Erasmus’la Polonya’ya giden Sueda Salmaner, Varşova’nın güzelliğini anlatmakla bitiremiyor. Yaşadığı zorlukları sorduğumuzda ise “İnsan isteyince her şeyi yapabiliyor. Kuskustan kısır yapmak, tavada kek pişirmek gibi çok da yaratıcı olabiliyor” diyor. Haber: Dilan Satar - Hukuk Fakültesi Öğrencisi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi öğrencisi Cem Ceyhun Gül, Letonya’da öğrenimine devam ediyor. Gidilecek ülkenin daha önceden çok iyi araştırılması gerektiğini belirterek, “Öğrenim göreceğiniz kentin şehir merkezine yakın olması çok önemli. Özellikle Kuzey ülkelerinde bir okul kazandıysanız 20- 30 derecede yürümek zor olabilir” diyor. Birleşik Krallık İlişkileri Hukuk Fakültesinin organizasyonuyla gerçekleşen Türkiye- Birleşik Krallık İlişkileri Paneli’ne İngiltere Başkonsolos Yardımcısı Rafe Courage katıldı. Türkiye- İngiltere ilişkilerinin önemi konusunda bilgi veren Rafe Courage, Türkiye’nin G-20 Başkanlığı’nın Türkiye’nin bölgesel gücünün teyidi açısından değerini gösterdiğine dikkat çekti. Courage, Türkiye’nin AB katılım sürecindeki yeri, İngiltere’ye yatırımı arttırmayı hedefleyen “GREAT Campaign” projesi ve öğrencilere yönelik burslar hakkında bilgi verdi. Panelde İİBF Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alper Kaliber’de “Geçmişten Geleceğe: Türkiyeİngilter İlişkilerine Tarihsel Bakış” konulu sunum yaptı. 10 BİZDEN BİRİ Anayasa’ya Ayça Yılmazel Kurumsal İletişim Uzmanı kuyruk lazım Uluslararası hayvan hakları ağının aktivist bir üyesi. Yeni Anayasa çalışmaları yapılırken “Bu Anayasa’ya kuyruk lazım” sloganı ile hayvan haklarının Anayasa’ya girmesi için uğraştı. Hayvan Partisi’nin kurulması için çalışmalar sürdürüyor İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi’nin Yabancı Diller Yüksekokulu okutmanlarından Demet Esra Köse Özer, bilinmeyen yönleriyle Kantin’in bu ay ki konuğu oldu. Türkiye’deki hayvan politikalarıyla ilgili olan Demet Esra Köse her sabah elinde kuru mamalar İKBU’nun kedilerini besliyor. Yeni doğan kedileri önce veterinere götürüp sayıları arttıkça da iyi bakılacakları aileler bulmak için çaba sarf ediyor. Demet Esra Köse Özer, Boğaziçi Üniversitesi İngilizce öğretmenliği mezunu. Yetişkin eğitimi alanında master yapıyor. Bir sene İrlanda Dublin’de YMCA’de gönüllü eğitmenlik yapmış. Ardından Türkiye’ye dönmüş ve çeşitli deneyimler sonrası 2014’ün Şubat ayında yolu İKBU ile kesişmiş. Hayvan sevgisi onun için aynı zamanda politik bir duruş. Yeni Anayasa çalışmaları yapılırken “bu anayasaya kuyruk lazım” sloganı ile hayvan haklarının anayasaya en azından bir madde ile girmesi için uğraşmış. “ Hayvanlar kendi adlarına politika üretemeyecekleri için iş düşüyor dedik. Hayvan Partisi kurulma aşamasına geldi. Ancak o dönemde kamuoyunu oluşturamadık. Şu an bekleme dönemindeyiz” diyor. Demet hoca hayvan sevgisini nasıl kazandığını şöyle anlatıyor: “Babam memurdu, Balıkesir, Denizli, Kastamonu dolaştık; hep bahçesi olan evlerde büyüdük. Küçüklüğümüzde babam bizim köpeğimize de bana da kızım derdi. Bahçeli evimiz vardı ve kendi eceli ile ölen, kardeşim tarafından ne gün doğdukları ne gün kuluçkaya yattıklarının kayıtları tutulan tavuklarımız; kuşumuz, kedimiz, ördeklerimiz, beslenebilecek ne cins hayvan varsa hepsi bizimle yaşıyordu zaten. Ama yalnız kalmasınlar diye çift olarak besliyorduk. İnsanlar hayvanlar diye bir gruplandırma ile büyümedik.” Demet hoca, Hayvan Hakları Kulübünün danışmanı. Kulüp üyesi öğrenciler takvim satarak üniversitenin kedilerine ev yaptırdılar. İKBU’nun bahçesindeki süslü püslü 6 ev kedileri yağmurdan, çamurdan koruyor. Amaçlarının İKBU’nun kedi kadrosunu en rahat şekilde yaşatmak, çok fazla üremeden, insanları rahatsız etmeden karşılıklı saygı içinde yaşamlarını sürdürmek olduğunu belirten Demet hoca, “Kedi sevmeyen ya da korkanları da çok iyi anlıyorum. Yemekhanede insanların olduğu yerlerde yemek verilmesini de önlemeye çalışıyoruz, ayrı bir yeri olmalı. Bunu dengelemeye çalıştığım için tüm üniversite bu işi sahiplendi” diyor. 11 HABER İKBU’DA YAŞAM Üst düzey sanat eğitimi İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yıldırım Üçtuğ ve Genel Sekreter Boğaçhan Çanak heykel atölyelerini gezerek, heykel ve rölyef çalışmaları yapan öğrencilerin eserleri hakkında bilgi altılar. Fakültede yeniliklerin artarak devam ettiğini belirten Prof. Dr. İsmet Vildan Alptekin, bu paralelde öğretim üyesi kadrosunun da zenginleştirildiğini söyledi. Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi tüm bölümlerinin kadrolarının tanınmış sanatçı öğretim üyeleri ile güçlendirildiğini belirten GSTF Dekanı Prof. Dr. İsmet Vildan Alptekin, amaçlarının üst düzeyde sanat eğitimi vermek olduğunu söyledi. Savaş, ölüm ve siyaset İKBU Felsefe Kulübü, uluslararası ilişkiler alanının uzman isimlerinden Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan’ın konuşmacı olarak katıldığı Savaş, Ölüm ve Siyaset başlıklı bir konferans düzenledi. Uluslararası ilişkiler biliminin kuruluşundan bugüne gelişimini anlatan Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, ölüm konusunun uluslararası ilişkiler açısından felsefeden farklı olarak sadece istatistiki bir rakamdan ibaret olduğunu söyledi. Kendi alanını, genel olarak güç ve çıkar ilişkilerine dayalı mücadele biçimi olarak tanımlayan Arıboğan, “Uluslararası İlişkiler biliminin kuruluşunda idealizmin önemli rolü var. Bu alana burjuva bilimi diyen, bilim değil diyen var; kimileri ABD tarafından üretilmiş bilimsel bir alan diyor. Son derece ideolojik bir alandır. Bizler objektif davranmayız, hepimiz kendi devletine ya da muhalefetine hizmet larını kapsıyor. Artık neyin meşru neyin gayrimeşru olduğunu ederiz. Tam bir manipülasyon alanıdır. Çok nadi- birtakım otoriteler belirliyor”dedi. ren objektif düzlemde analiz edilir, siyasetin ta kendisidir” dedi. Konuşmasında sıcak ve soğuk savaş dönemleri, batı merkezli savaş algı çalışmaları, dinlerine savaşa bakışı, basın, teknoloji ve internet çağında savaş gibi konu başlıklarına değinen Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, “Yenidünya vekaleten savaşların yürütüldüğü başka bir dünyayı öngörüyor, mertlik çoktan bozuldu. Meşru enformasyon savaş12 HABER Sanal para Bitcoin dünya ekonomisine meydan okuyor Banka ve resmi kurumların denetiminden bağımsız Bitcoin benzeri elektronik para birimlerinin, yakın gelecekte bugünkü finans piyasasının temel aktörlerini tehdit etmesi bekleniyor. Günlük hayatta kullanılan paranın yerini alması hedeflenerek oluşturulan sanal paraların en büyük dezavantajı ise stabil olmaması; diğer bir deyişle çok kısa zaman dilimleri içinde ciddi oranlarda değer kazanması ve yitirmesi. Günlük hayatta on yıl önce olduğu kadar çok kâğıt para kullanılmaması ve ‘sanal’ bir değerleme ölçütü olan kredi kartlarının yaygınlaşmasının ardından gözler elektronik para birimlerine çevrildi. Bitcoin bu durumu bir aşama daha ileriye taşıyarak kredi kartına, kredi kartının bağlı bulunduğu bankaya, bankacılık sistemine ve uluslararası finans piyasasına dahi ihtiyaç duymadan kişiyle kişi arasındaki doğrudan veri alışverişinin gerçekleşmesini sağlıyor. İlk insanlar arasındaki alışverişi başlatan trampa usulünün sanal dünyada yeniden doğan hali olarak tanımlanan Bitcoin kullanımının dünya üzerinde yaygınlaşması durumunda bugünkü finans piyasasının temel aktörlerini zor günler bekleyecek. Günlük hayatta kullanılan paranın yerini alması hedeflenerek oluşturulan sanal paraların en büyük dezavantajı ise bir haftada değerini ikiye katlayıp düşürebilmesi olarak yorumlanıyor. 13 “BITCOIN’İN GÜNLÜK YAŞAMDA YAYGINLAŞMASI DURUMUNDA…” 2009 yılında 21 milyon adet olarak tasarlanan sanal para birimi Bitcoin’in yaygınlaşmasının, bankalar ve bankacılık sistemi başta olmak üzere tüm uluslararası finans piyasasına yönelik tehdit oluşturması anlamına geldiğini ifade eden İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hasan Sınar, “Bitcoin sadece günlük yaşamda halen değerleme ölçütü olan kağıt para için değil, bu paranın tedavülde dolaşımından beslenen uluslararası finans piyasası araçları için de tehdit oluşturuyor. Sözgelimi bugün yurt dışına para havale etmek istediğinizde aktarımı yapan banka veya aracı kurum tarafından belli bir miktar para kesiliyor. Üstelik mesai saatlerini geçtiyseniz ancak ertesi gün yatırılabiliyorsunuz ya da hafta sonları EFT yapamıyorsunuz. Bitcoin’in günlük yaşamda yaygınlaşması durumunda istenilen her an ve hiçbir kesinti olmadan dünyanın her yerinde eşzamanlı olarak ödeme yapabileceksiniz. Bu da Bitcoin’in, bankalar ve bankacılık sistemi başta olmak üzere tüm uluslararası finans piyasasının sonunu getirmesi anlamına geliyor. Siz parayla ilgili tüm işlemlerinizi bir bankaya ihtiyaç duymadan yaparsanız, bankacılık sistemi yaşayamaz. Dolayısıyla bugünkü yerleşik finans endüstrisine ve piyasalarına büyük bir darbe vurma söz konusu olabilir. Şu anda fazla ciddiye alınmıyor ancak böyle bir sürecin gelişip gelişmeyeceğini zaman gösterecek” dedi. HABER Tersine beyin göçüne destek Avrupa Birliği destekli projeler ve TÜBİTAK Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkanlığı tarafından yürütülen fonlarla, Türkiye beyin göçüyle yurt dışına kaptırdığı bilim insanlarını geri kazanıyor. Bu çerçevede üniversiteler de yurtdışındaki beyin gücünü ülkemize getirmeye çalışıyor. İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yıldırım Üçtuğ, üniversitede 170 öğretim üyesinin yaklaşık yüzde 25’inin yurtdışında lisans ve yüksek lisans yaptıklarını, yüzde 20’sinin de yurtdışı doktora programlarından mezun olduklarını söyledi. Prof. Dr. Üçtuğ akademik kadronun çoğunluğunun yurtdışı tecrubesi almış olmasının kısa süre içinde araştırmalarda nitelik ve niceliği ulaşmayı sağladığını belirtti. Bilim farkıyla önde Hartford üniversitesi, Northeastern üniversitesi, MIT üniversitesi gibi önde gelen ABD üniversitelerinden eğitim aldıktan sonra İstanbul Kemerburgaz Üniversitesine gelen Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Oğuz Bayat, üniversitenin sloganının “Bilim Farkıyla Önde” olduğunu hatırlatarak, “AR- GE ve bilimi esas alarak kurulmuş üniversitemiz bu başarısını eğitim alanına yansıtıyor. Araştırma, geliştirme ve girişimcilik ruhu ile yetiştirilmiş öğrencilerimiz bilim ve teknoloji alanında fark yaratmaya devam edecektir” dedi. ABD’den aldığı tam bursla Kimyasal Biyoloji alanında New York Eyalet Üniversitesi ve Cornell Üniversitesinde doktora ve sonrası eğitimlerini tamamlayıp akademik çalışmalarına İKBU’da devam eden Tıp Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Özlem Dilek, TÜBİTAK 3501 Kariyer ve Uluslar arası COST-CM1004 projesi yürütücüsü. Dilek, “Dünyanın önde gelen üniversitelerine baktığımızda üniversitenin akademisyenlerinin sadece ilgili dersi öğretme kalitesiyle değil, yürüttükleri uluslararası bilimsel projeleriyle diğer üniversitelere fark attığını görüyoruz ve bu fark, araştırma yürütülen üniversitede yetiştirilen öğrencilerin başarılarına da ister istemez yansımaktadır” dedi. 14 İKBU’DA YAŞAM Prof. Dr. Emre ALKİN Rektör Yardımcısı EKONOMİ Borç ve Faizi Tartışmaktan Kurtulamadık… Harvard Üniversitesi akademisyenlerine göre borç/milli gelir oranı yüzde 90’ı aşan ülkelerde büyüme baskı altında kalıyor. 2014 yılında yayınlanan IMF’nin çalışma raporlarından biri dikkatimizi çekmişti. Söz konusu raporda IMF uzmanları, ülkelerinin borç yüklerinin büyüme üzerinde baskı oluşturmadığının, daha doğrusu baskı oluşturduğuna dair bir kanıt bulunamadığının altını çizmişler. Bu rapor 2010 yılında Harvard Üniversitesi akademisyenleri Reinhart ve Rogoff ’un yayınladığı çalışmanın “anti-tezi” niteliğinde. Harvard akademisyenlerine göre borç/milli gelir oranı yüzde 90’ı aşan ülkelerde büyüme baskı altında kalıyor. IMF, Harvard’dan yayımlanan rapora rağmen “borçların büyümeye baskı uyguladığı hakkında kuvvetli bir delile rastlamadığını” söylerken, borç yükünü azaltmaya başlayan ülkelerin diğer ülkeler kadar büyüdüğünü de açıklamış. Bu durumda “borçlarımızı ödedik” söyleminin ekonomik öneminden çok siyasi bir önemi kalıyor. Yine de IMF, borç yönetiminin altını önemle çizmiş. Aslında, borçlanma da bir gelir kalemidir. Eğer ekonomik büyüme, anapara ve faiz ödemelerinin altından kalkacak kadar yüksekse elbette sorun olmaz. Çünkü hem borçlanma hem kamu açığı hem de büyüme rakamları arasında da ciddi bir ilişki vardır. Harvard ve IMF’nin gözden kaçırdığı nokta da işte bu üçlünün arasındaki dinamiktir. Reel faiz = Büyüme hızı + (Faiz dışı fazla/Mili Gelir) şeklinde tarif edilen formül ülkelerin borçlanma faizinde, büyümede ve kamu açıklarında nerede olduklarını gösterir. Buna göre bir ülkede büyüme hızı yüzde 3 öngörülüyor, reel faiz ise 5 puan civarında olacaksa, kamunun faiz ödemeleri hariç milli gelirin yüzde 2’si kadar fazla vermesi gerekir. Aksi takdirde “net borçlanma” yapması mümkün olmaz. Eski borçlar daha yüksek maliyetlerle alınan borçlarla kapatılır, hatta borçlanmaların tamamı eski borçlara gider. Bu durum sağlıksızdır. Para ve sermaye piyasaları sadece kamuya çalışır hale gelir. Hatta KİT’lerin hisseleri halka arz yoluyla satılır, özel sektöre gitmesi gereken kaynak, bu yolla da kamuya gider. Böyle bir modelle büyümede istikrar yakalanamaz. Sonuç olarak, IMF kısa vadeli bir analize bakarak yanıltıcı bir rapor yayımlamış, Harvard Akademisyenleri ise borç-büyüme ilişkisinin analizini eksik bırakmıştır. Borçlanmanın en önemli tarafı önerilen reel faizdir. Bu reel faizi teklif etmek için bir yandan katma değer yaratırken, diğer taraftan kamu harcama15 larını da artırmamak gerekir. Aksi takdirde gelecek dönemlerin büyümesi tehlikeye-- atılmış olur. “Faizin yüksekliği hem tüketimin hem de tasarrufun düşmanıdır” demenin bir şartı var. O da kredi alıyorsak. Diğer taraftan, “negatif faiz politikası” zamanında da tasarruf birikimin oluşamadığını biliyoruz. Mc Kinnon ve Shaw* 1970’lerin başında “reel faiz” teziyle ortaya çıktıktan sonra işin çehresi değişti. Şimdi şu soruyu kendimize sormamız gerekiyor. Faizin yüksekliği mi tüketim ve tasarrufların azalmasına daha çok yol açıyor? Yoksa vergiler mi? Oradan başka bir soruya geçelim. Faizin yüksek kalmasının sebebi nedir? Kamu mu, bankacılık kesimi mi? Bu sorulara içtenlikle cevap verebildikten sonra, çözüme daha yakın olacağız. Not: Birinin çıkıp Yunanistan Başbakanı’nı “borçları zaten ödemeyeceksin, sürekli olarak ‘ödemem ha’ deme” diye uyarması lazım. Hiçbir ülke ödemek için borç almaz. Ya ona söylememişler ya da biliyor da mahsus böyle konuşuyor. Her ikisi de kötü KARİYER Üniversite - Sanayi İşbirliğinin Diğer Yüzü: Prof. Dr. İsmet Vildan Alptekin Güzel Sanatlar ve Tasarım F akültesi Dekanı ONSA-CO-OP Üniversite sanayi işbirliğinin bugüne kadar ki şekli şöyle biliniyordu: Sanayinin değişik kollarında üniversite ile ilişki kurulur, üniversiteler belli konularda kuruluşların finansmanı ile araştırmalar yapar sonuçta patent hakları alınır ve sanayiciler bu şekilde yeni üretim şekillerine sahip olurlar. Ya da döner sermayeler kapsamında projeler hazırlanır ve uygulamaya konur. Bu şekildeki işbirliklerinde öğrencilerle olan ilişkiler, getir-götür işlerinde çalıştırılan üç-beş öğrenciden öteye gitmemektedir. İş yerlerinde yapılan stajları bu ilişkilere eklenebilir. Birçok ülkede öğrenciler üniversitelerini seçtikten sonra mesleki hazırlık sınıfında okurlar, sınıfı başarı ile tamamlayanlar üniversiteye başlarlar. Ülkemizde yüksek öğretimde mesleki hazırlık sınıflı sistem uygulanmamaktadır. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında Fakültemizin oluşturduğu ONSA işbirliği ve Co-Op uygulamalarının ne kadar önemli olduğu ve ne kadar farklılık yarattığı ortaya çıkacaktır. ONSA ile oluşturduğumuz işbirliği yukarıda açıklanan üniversite-sanayi işbirliği kavramından çok farklıdır ve hatta hiçbir benzerliği yoktur. Çünkü bu işbirliği eğitim sürecinde ve eğitimin içinde yer almaktadır. Öğrencilerimiz, tasarım ve uygulama derslerini, bizzat bu konular ile uğraşan bir fabrikada ve fabrikanın elemanları ile birebir temas içinde yapmaktadırlar. Eğitimde hem öğretim üyeleri ve hem de fabrika yetkilileri koordinasyon içindedir, bir başka deyişle, fabrika da çalışan bazı tasarım ve üretim uzmanları öğretim elemanı olarakta görev yapmaktadırlar. Bu işbirliğini kısaca; ONSA üniversitesi olan bir fabrikadır ve Kemerburgaz Üniversitesi de fabrikası olan bir üniversitedir şeklinde ifade edebiliriz. Prof.Dr.İsmet Vildan Alptekin Öğr. Gör. Hakkı Sezer, Prof. Dr. İsmet Vildan Alptekin, Yrd. Doç.Dr. Berna Karaçalı, Öğr. Gör. Elanur Güner Yukarıda belli ölçülerde detaylarını verdiğimiz çalışma modeli Fakültemiz Takı Tasarımı Bölümü için oluşturulmuştur, Türkiye’de ve hatta dünya üniversitelerinde bir benzeri yoktur. Diğer bölümlerimiz içinde aynı sistemi uygulama olanakları araştırılmaktadır. Öğrencilerimiz ayrıca ONSA’da staj yapabilecek, ileride de çalışma olanağına sahip olacaklardır. Co-Op ayrı bir düzenleme olup, öğrencilerin konularında okurken çalışarak kendilerini geliştirmelerini ve çalışmalarının belli bir kredi çerçevesinde değerlendirilmesini ve notlandırılmasını ifade etmektedir. Co-Op uygulamasını da ilk defa Takı Tasarımı Bölümü için ONSA’da başlatmış bulunmaktayız. Bu uygulamayı diğer bölümlerimiz için de değişik kuruluşlarda başlatmak için çalışmalarımız sürmektedir. Ülkemizde bu istisnai işbirliğinin oluşmasında hem teşvikleri ve hem de yardımları ile Mütevelli Heyet Başkanımız Sayın Ali Altınbaş’ın, Rektör Sayın Prof.Dr.Yıldırım Üçtuğ’un ve ONSA Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Nusret Altınbaş’ın çok büyük katkıları olmuştur, kendilerine Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi adına şükranlarımı sunarım. Ayrıca Fabrika Sorumlusu ve Öğretim Görevlimiz Sayın Hakkı Sezer’e ve tüm Fabrika çalışanlarına teşekkür ederim. 16 HABER HABER Altınbaş’dan ilk ders İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Takı Tasarımı Bölümü’nün organize ettiği “Seminer Dersleri” Mehmet Altınbaş Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Vakkas Altınbaş’ın verdiği “ilk ders” ile hayata geçirildi. Öğrencilere “Başarı Nedir” konulu ders veren Vakkas Altınbaş, tasarımcı kimliğinin oluşma sürecinde kuvvetli bir alt yapıya, bilgi ve deneyime ihtiyaç olduğunu söyledi. Öğrencilere merakın peşinde, öğrenmeyi hayat boyu sürdürmelerini söyleyen Altınbaş, iş dünyasındaki deneyimlerini de öğrencilerle paylaştı. Takı Tasarımı Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Berna Karaçalı, “Amacımız, takı tasarımı eğitimi alan öğrencileri sektörün lider isimleri, tasarımcılar ve sanatçılarla buluşturmak. Etkinlik dizimiz, eğitim alanını farklı kaynaklarla besleyerek, öğrenciler için interaktif bir bilgilenme alanı yaratmayı hedefliyor” dedi. Turnuva Heyecanı İKBU Paris’te İKBU öğrencileri oluşturdukları takımlarla izleyenlere basketbol ve langırt heyecanı yaşattılar. Bu yıl 2. kez düzenlenen Streetball Turnuvasına katılan 8 takım, basketbol meraklıları eşliğinde heyecanlı maçlara imza attı. Müsabakalar sonunda birinciliği Zollanvari Team, ikinciliği Team Kif, üçüncülüğü ise Joy Joy isimli takımlar kazandı. 12 takımın katılımıyla gerçekleşen 2. Langırt Turnuvasında ise Ç.H birincilik ipini göğüslerken; Tayfa Tehlike ikinci oldu. İKBU’da spor, masa tenisi ve futbol turnuvası ile devam edecek. 17 İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Fahri Erenel, Fransa’nın başkenti Paris’te gerçekleştirilen Paris Maratonu’nda 42 km 195 metrelik mesafeyi, 4 saat 32 dakikada koşarak başarıyla tamamladı. İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi tişörtü ile koşan Yrd. Doç. Dr. Erenel, 50 farklı ülkeden 54 bin koşucunun katıldığı maratonla ilgili olarak “Parislilerin yoğun ilgisi ve son derece planlı bir organizasyon altında koşmanın keyfini yaşadım. Maraton koşmak, koşulduğu mesafe ve koşu öncesi hazırlık sürecini dikkate aldığınızda; sabır, irade, azim, dayanıklılık, planlı ve hedef odaklı çalışma, iç motivasyon başta olmak üzere birçok faktörün bir arada bulunmasını gerektiren yalnızca bir spor dalı değil, multidisipliner bir bilim dalı” dedi. HABER İKBU’DA YAŞAM MMF Yüksek Onur ve Onur Öğrencileri belgelerini aldı Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi 2014-2015 akademik yılı güz dönemi yüksek onur ve onur öğrencileri, belgelerini aldı. Törenin açılış konuşmasını yapan Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yılmaz Kaptan, onur belgelerinin geçtiğimiz güz döneminde not ortalamaları 3 ile 3,5 arasında olan öğrencilere; yüksek onur belgelerinin ise not ortalaması 3,5 ile 4 arasında olan öğrencilere verildiğini söyledi. Törende Hazırlık sınıfı hariç, 7 bölümde eğitim alan toplam 573 öğrencinin 56’sının belge alacağını kaydeden Kaptan, “Öğrencilerimizin başarısında en büyük etken önce kendileri, sonra öğretim üyeleri ve aileleridir. Önemli olan başarının sürdürülebilir olmasıdır. Ödül alacak öğrencilerimizi her dönem burada görmeyi arzuluyoruz. Ayrıca bugün burada olamayan öğrencilerimiz üzülmesinler. Önümüzdeki dönemler onları da burada göreceğiz” dedi. Rektör Prof. Dr. Yıldırım Üçtuğ ise öğretim üyeliği ve yöneticilik hayatında, çoğu zamanını başarısız öğrencilere harcadığını söyleyerek “Başarılı öğrencileri ise diploma töreninde, mezuniyette görürüz. Oysa üniversitenin asıl unsurudur başarılı öğrenciler. Onların okuldaki ve gelecek yaşamdaki başarıları üniversitenin başarısı demek. Zaman zaman onları da hatırlamamız gerekiyor. Bugün ilklerden birini yaşıyoruz bu anlamda. Başarılı öğrencilerle olmak onları ödüllendirmek ve takdir ettiğimizi göstermek çok önemli” dedi. Konuşmaların ardından fakülte birinci, ikinci ve üçüncülerine; yüksek onur ve onur öğrencilerine belgeleri takdim edildi. İKBU Bahar Şenliği Athena ile coşturuyor İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi (İKBU) Bahar Şenliği bu yıl ünlü rock müzik grubu Athena’yı ağırlıyor. İKBU Bahar Şenliği katılımcıları, 14-15 Mayıs 2015 tarihlerinde 2 gün boyunca konserlerin yanı sıra, eğlenceli yarış ve turnuvalar, bungee jumping, robot dövüşü, dev jenga, karaoke, canlı langırt gibi pek çok oyunla eğlenceye doyacak. Pal FM canlı yayın bağlantıları ile Scoda ise sürüş keyfi ile şenlik boyunca öğrencilere eşlik edecek. İKBU öğrenci kulüpleri de çeşitli etkinliklerle şenliğe renk katacak. İKBU Bahar Şenliği biletleri Biletix’ten temin edilebilir. AMATÖR SAHNE PROGRAMI 14 MAYIS 2015 PERŞEMBE 13.30 – 14:40 YEŞİM BATUHAN 15:00 – 16:00 CEMİL ARAŞ 16:30 – 17:30 HİLTY 18:00 – 19:00 RİTİM GALATA 15 MAYIS 2015 ANA SAHNE PROGRAMI 18:00-20:00 ÖN GRUPLAR 20:45 ATHENA 22:30 PALSTATION AFTER PARTY 18 İKBU’DA YAŞAM HABER Enerji yetmiyor Türkiye’nin enerji ihtiyacını karşılayabilmek için nükleer reaktörün kurulması gerektiğini belirten Prof. Dr. Yılmaz Kaptan, nükleer gücün, sadece enerji üretimine değil, ilaç ve savunma sanayisine de katkı sağlayacağını söyledi. T ürkiye’de üretilen enerjinin mevcut talebe yetmediğini belirten İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yılmaz Kaptan, Türkiye’nin enerji ihtiyacını karşılayabilmek için nükleer reaktörün kurulması gerektiğini söyledi. Türkiye birincil enerji açısından yüzde 70, elektrik üretimi açısından ise yüzde 60 dışa bağımlı olduğunu belirten Prof. Dr. Yılmaz Kaptan, “10 yıl sonrayı planlayarak tüm doğal kaynaklarımızı kullanmamız gerekiyor. Bir nükleer reaktörde elektrik enerjisi üretilirken başka çalışmalar da yapılabilir. Bu nedenle nükleer gücü sadece enerji üretimi olarak düşünmemeliyiz. Çünkü reaktörün ilaç ve savunma sanayisine de katkısı olabilir. Örneğin günlük kullanılan kanser hastalarının ilaçları, hazırlanır ve uçakla gelir. Bunlar radyoaktiftir. Biz bu radyoaktiviteyi üretmiyoruz ve yurtdışına dünyanın parasını veriyoruz. Nükleer gücü bu yönde de kullanabiliriz” dedi. 19 Devamı gelecektir Nükleer reaktör kurulumuna bir kere başladıktan sonra devamının geleceğini belirten Prof. Dr. Yılmaz Kaptan, “Nükleer üretimine başlamak ve yatırım kararını almak bir taneyle bitmez. Türkiye şu anda üçüncüsünü de yapalım demeye başladı. Birincisini 30 yıl sonra devreden çıkardığımızda yeni bir reaktörün devreye girmesi lazım. Bugün Akkuyu, yarın Sinop, ertesi gün başka bir yer” dedi. Nükleer reaktöründe taşıdığı riskin tartışılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Kaptan, “Enerji açığımızı kapatmak için yeni kaynaklara ihtiyaç duyuyoruz. Nükleerde risk var ama bunun tartışılması gerekiyor. ‘Biz Türkiye olarak karar verdik, nükleer reaktör kuracağız’ demiyoruz. Uluslararası ajansların her birinden lisans alıyoruz. Kamuoyunun bu konuda bilinçlenmesi lazım” dedi. Alternatif enerji kaynaklarına da değinen Prof. Dr. Yılmaz Kaptan, “Rüzgar enerjisi için 600 megavat enerjiye kadar lisans veriyoruz. Teknoloji ise güneş enerjisinin yüzde 100 dönüşmesine imkan vermiyor. Yani son teknolojiyi kullansak bile bunlar yetmez” ifadelerini kullandı. SİZDEN GELENLER Az para Mücahit Muğlu ağır çanta Mühendislik ve Mimarlık Sibel KAHRAMAN Fakültesi Öğrencisi Gezmek istiyorsanız yola çıkıp elinizi kaldırmanız yeterli. Para, ulaşım, konaklama dert edilecek şeyler değil. 5 yıldızlı otellerde konaklamayı düşünmediğiniz sürece gezmenin parayla bir ilgisi yok. Düzgün bir yoldan yürümektense bir patikadan gitmekten, güneşli bir gündense karlı soğuk bir günden zevk alıyorum. İşte bu tarz hisleri yaşayabilmek, yoldaki özgürlüğü hissedebilmek için az bir para (180 Euro), ağır bir sırt çantası ve bir fotoğraf makinesi ile düştüm yollara. Öncelikle pasaport işini harçsız öğrenci pasaportu çıkartarak ücretsiz olarak hallettim. Ardından çember oluşturacak şekilde rotamı çizdim ve Couchsurfing'den ilk gideceğim şehirler için hostlarımı buldum. Gittikten sonra genellikle Couchsurfing ile konakladım ama yanı sıra hostelde de kaldım, iki gece camide de uyudum, börekçide sabahladım. Sırbistan, Bosna Hersek, Makedonya derken 15 gün içinde 5 ülke, 13 şehir gezdim. İlk olarak size Couchsurfing'den bahsedeyim. Couchsurfing kısaca,tanıdığınız ya da tanımadığınız bir gezgine evinizdeki bir kanepeyi uyuması için vermeniz üzerine dayanıyor. Türkçe karşılığı olan 'kanepe sörfü' olayı çok iyi tanımlıyor. Siz onları, onlar sizi misafir ederek hem konaklama ücreti vermemiş oluyorsunuz hem de o şehri, orada yaşayanlarla gezerek daha iyi tanıyabiliyorsunuz. Beni misafir edenler kaldığım sürece anahtarlarını bana bırakacak kadar iyi insanlardı. Sabah kahvaltımı hazırla- yıp, akşam benim için kendi geleneksel çorbalarını pişirenler bile oldu. Gidip herhangi bir otelde kalacak olsaydım bu tecrübelerden mahrum kalacaktım. Ulaşım olarak öncelikli tercihim trendi. Ama saati uymuyorsa beklemeyip otostop çektim. Lüks araçlar da aldı bizi, yeri geldi traktör römorkunda da seyahat ettik. Siz de gezmek istiyorsanız çok plan, program yapmadan seçin bir yeri ve yola çıkın. Gönüllü ev sahipliği Couchsurfing kısaca gezginler için kendi evlerini açan insanların oluşturduğu bir platform. Couchsurfing'i kullanmak için öncelikle siteye üye olup ardından sizi en iyi tanımlayacak şekilde bilgilerinizi, ilgi alanlarınızı ve fotoğraflarınızı ekleyerek profilinizi oluşturmalısınız. Sonra gideceğiniz şehirdeki listeye göz atarak size en yakın gelen kullanıcıya evinde kalmak (veya buluşmak) için istek yollayabilirsiniz ve gelen cevaplara göre konaklama planınızı oluşturabilirsiniz. 20 HABER AKADEMİK PANO Gençlerden gençlere Madde bağımlılığından kurtulmaya çalışan gençler üniversite öğrencilerine konferans verdi. Gençler madde kullanımına nasıl başladıklarını ve kurtulma öykülerini anlattı. büyük ders Hepsinin hikayeleri, aile yapıları farklı. Kimisi mutaassıp bir ailede yetiştiğini söylüyor, kimi şiddetin ortasında kaldığını. Kimisi tek göz odalı evde 4 kardeş büyüdüklerini anlatıyor, kimi parayla oynadığını. Yaşadıkları ortamlar farklı olsa da yaşadıkları acı aynı oldu. Kendilerinin deyimiyle 'bahanelerle" madde kullanmaya başladılar ve kısa bir süre sonra bağımlı oldular. Bugün, AYBUDER (Ayık Yaşamda Buluşalım Derneği) çatısı altında "temiz" kalmak için mücadele ediyorlar. İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi (İKBU) Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenen Disiplinler Arası ve Ceza Hukuku Boyutlarıyla Uyuşturucu Madde Bağımlılığı Ve Ticaretiyle Mücadele Sempozyumu eczacılık, psikoloji ve hukuk bilimlerinin önde gelen uzmanları ve eski bağımlıların katılımıyla gerçekleşti. Konferansta üniversiteli gençlere hikayelerini anlatan ve soruları yanıtlayan AYBUDER’li gençler, “Bir bağımlının iyileşmesi adına öncelikle onunla birlikte yaşayan insanların bilinçlenmesi gerekiyor. Bağımlı zaten bunun kontrolünü kaçırmıştır ve sağlıklı düşünemez. Çevresindekiler eğer bilinçli olmazsa bağımlının dönmesi mümkün olmaz. Bırakıp geriye dönmeler ömür boyunca olacak. Yakınlarınızda bağımlı olan biri varsa, ömür boyu bununla yaşamayı öğrenmek zorundasınız çünkü bunun mucize bir sonucu yok” dediler. Eski bir madde bağımlısı olan ve 12 yıldır ağrı kesiciler dahil her maddeden uzak durduğunu söyleyen AYBUDER Başkanı Yavuz Tufan Koçak, Türkiye’de bağımlılar için bir rehabilitasyon merkezi bulunmadığını belirterek, “AYBUDER olarak Türkiye’de yapılmayan bir şeyi yapmaya çalışıyoruz. Ben damdan düşenim. Bu işin içinden geldiğim için, Türkiye’de bir rehabilitasyon merkezi olmadığı gerçeğiyle yüzleştiğimden beri bağırıyorum. Çünkü bir bağımlının hastaneye yatıp kanının temizlenmesi sürecine detoks denir. Kan temizlendi ama kafa değişmedi. Kafanın değişmesi, sorumlulukların farkına varılması, öfkenin yenilmesi lazım. Bunları yapmak için de yeni bir yaşam biçiminin içine girmek lazım. İşte AYBUDER bunu yapmaya çalışıyor” dedi. 21 Konferansta İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Tanol ilaç, uyuşturucu madde ve zehir ilişkisi konusunda bilgi verirken Psikoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Aylin İlden Koçkar, madde kullanımında psikolojik tedavileri anlattı. Yalnız hukuk yetmez Uyuşturucu madde ticaretinin ve kullanımının sadece hukuksal mücadeleyle önlenebilecek bir şey olmadığını belirten İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Hasan Sınar, bütünlüklü çözüm anlayışlarına yönelmek gerektiğini belirtti. Kanunlarda uyuşturucu ve uyarıcı madde ticaretiyle ilgili ciddi düzenlemeler olduğunu belirten Sınar, “Uyuşturucu kullanımının psikolojik ve sosyolojik yönü ile arz-talep ilişkisindeki talebi ortadan kaldırmaya yoğunlaşmadığımız sürece arz mutlaka olacaktır. Ayrıca uyuşturucu olağanüstü kar getiren bir iş. Bunun yasadışı bir ekonomisi var. Bu ekonomiden terör örgütleri de dahil olmak üzere pek çok farklı illegal grup nemalanıyor. Dolayısıyla bununla mücadele etmek bütünlüklü bir kurumsal anlayış gerektiriyor. Bu maddelere talebi ortadan kaldırmazsanız, bu alandaki kar marjını gören illegal gruplar cezalara rağmen üretime devam ediyor. Talebi önleyecek ekonomik altyapıyı ve gençlerin bağımlılığını ortadan kaldıracak yeni bağımlıların olmasını engelleyecek bütünlüklü çözüm anlayışıyla bir noktaya gelinebilir” dedi. AKADEMİK PANO AKADEMİK PANO Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serhat Eskiyörük, 1947 yılında kurulan, merkezi Londra'da bulunan, dünyada 55 bin avukat ve 206 baronun üyesi olduğu Uluslararası Barolar Birliği'nin Türkiye Raportörü olarak atandı. Eczacılık Fakültesi Araştırma Görevlisi Melike Fırlak, Antalya'da düzenlenen 3. İlaç Kimyası: İlaç Etkin Maddesi Tasarımı, Sentezi, Üretimi ve Standardizasyonu Kongresi'nde "Diyoadezif Bukal Hidrojel Formülasyonlarının Hazırlanması" başlıklı sunum gerçekleştirdi. Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Başak Başoğlu'nun editörlüğünü Dr. Kadir Berk Kapancı ile birlikte yaptığı "Karşılaştırmalı- Kavram Endeksli Türk Ticaret Kanunu & İlgili Mevzuat" isimli kanun kitabı yayımlandı. Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Leyla Ateş, OECD Ankara Çok Taraflı Vergi Merkezi'nde düzenlenen Euroasia BEPS Projesi Bölgesel Ağ Toplantısı'nda OECD'nin davetlisi olarak üyesi bulunduğu Developing Countries: Political Support to the BEPS Project Turkey adlı sunumu gerçekleştirdi. Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Leyla Ateş C 20 Uluslararası Danışma Komitesi Toplantısı'na davetli olarak katıldı. Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şükran Şıpka, Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliği kapsamında düzenlenen Kadının Çalışma Hakkı konulu açık oturuma konuşmacı olarak katıldı. İİBF Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bianca Kaiser Kaya, İstanbul Bilgi Üniversitesinde Jean Monnet Projesi kapsamında "Turkey as a new immigration center: European migration" başlıklı sunum yaptı. Uluslararası Lojistik Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Yard. Doç. Dr. Atilla Çifter’in “Stock Returns, Inflation, and Real Activity in Developing Countries: A Markov-Switching Approach" başlıklı makalesi Social Sciences Citation Index (SSCI) kapsamında taranan Panoeconomicus dergisinde (2015 yılı, Cilt 62, Sayı 1, sayfa 55-76) yayınlandı. Uluslararası İlişkiler Bölümü araştırma görevlisi Emre Eren Korkmaz’ın “The Inditex International Framework Agreement Coinciding Interests: The Turkish Case” başlıklı makalesi, İspanya’da Salamanca Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Wilfredo Sanguineti Raymond’un editörlüğünde hazırlanan ve Ediciones Cinca tarafından Mart 2015’te yayınlanan “La Transnacionalizacion de las Relaciones Laborales” başlıklı kitapta yer aldı. Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Serhat Eskiyörük, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Tahkim Merkezi Başkanlığına seçildi. ETKİNLİKLER Meslek Yüksekokulu Odyometri Bölümü tarafından Eğitim Odyoloğu Svetlana Bayguzina’nın katılacağı bir söyleşi düzenlendi. Software Architectures Yazılım Mimarısini Tanıtmak amacıyla konferans düzenlendi. Konferansa konuşmacı olarak Dr. Mert Özkaya katıldı. Atatürkçü Düşünce Kulübü'nün düzenlediği "Mustafa Kemal Atatürk ve Liderlik" konferansında Mustafa Kemal Atatürk ve liderliği konusunda bilgi verildi. Hukuk Fakültesi öğrencileri Avukat Olmak Konferansı'yla avukatlık mesleği konusunda bilgilendirildi. Konferansa konuşmacı olarak Avukat Ahmet Gün katıldı. Uluslararası Mahkemelerinin İşleyişi ve Uygulaması Konferansında, Londra, Pekin, Washington, Lagos ve Stackholm'deki uluslararası tahkim mahkemelerindeki uygulama ve deneyimler anlatıldı. Çocuk Üniversitesi tarafından çocukları üniversite kavramıyla tanıştırmak amacıyla Çocuklarla Felsefe Konferansı düzenlendi. Konuşmacı olarak İKBU Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kaan Ökten katıldı. 22 İŞ DÜNYASI Aykut YILDIZ İstanbul Sokakları Karaköy Mühendislik ve Mimarlık Sibel KAHRAMAN Sibel KAHRAMAN Fakültesi Öğrencisi İ “Dünya tek bir ülke olsa başkenti İstanbul olurdu...” Napolyon. İçinde yaşarken güzelliklerinin gözümüzden kaçtığı, kıtaları birleştiren, uğruna tarih boyunca savaşlar verilen yedi tepeli güzel şehir İstanbul semtlerini anlatmaya, bankaları ve iş hanlarıyla ünlü en eski ticaret merkezlerinden biri olan Karaköy semti ile başladık. İstanbul’un en güzel köşelerinden Karaköy, Osmanlı’nın finans merkezi, farklı kültürlerin bir araya geldiği, dinlerin buluştuğu bir yaşam merkezi. Son zamanlarda değişim içinde. Semtte yeni kafeler, restoranlar, oteller, sanat galerileri ve dükkânlar birbiri ardına açılıyor. stanbul’a geldiğim ilk yıldan itibaren okul ve iş zamanlarımın dışında bu tarihi ve güzel şehri gezmek için kendime küçük zamanlar yaratırım. Üniversitemizde Mimarlık bölümünde okuduğum için hem gezdiğim yerlerin mimari yapısı hem tarihi ve öyküleri beni etkiler. Belki de bu nedenle İstanbul Sokakları projesinin ilk semt gezisi için İstanbul’un en eski semtlerinden biri olan Karaköy’ü seçtim. Güne Kurumsal iletişim Direktörlüğü Tanıtım uzmanı Banu hanım ile Galata Kulesinin önünde buluşarak başladık. İstanbul'un Galata semtinde bulunan ve şehrin en önemli sembollerinden biri olan 528 yılında inşa edilmiş bir kuleden İstanbul Boğazı, Haliç ve İstanbul, panoramik olarak izleyebilirsiniz. 23 Karaköy’e indikten sonra ikinci durağımız tarihi Galata köprüsü oldu. Köprünün üstünde balık tutan insanları izlerken duyduğunuz denizin kokusu ve martıların sesleriyle İstanbul’da yaşamanın güzelliğini bir kez daha anlıyorsunuz. Bugün İstanbul'un geleneksel ikonlarından biri haline gelmiş Galata Köprüsü, Yeni İstanbul (Karaköy, Beyoğlu, Harbiye) ve Eski İstanbul'u (Sultanahmet, Fatih, Eminönü) birbirine bağladığı için "iki kültürü birbirine bağlayan köprü" simgeselliğini taşımakta. Peyami Safa'nın romanı Fatih Harbiye’de, Fatih ilçesinden Harbiye'ye köprü yolu ile giden bir kimse farklı uygarlık ve farklı kültürü ayaklarına yerleştirir der. Galata Köprüsü tasarım olarak başka köprülerden pek farklı olmasa da (hatta örneğin Paris ya da Budapeşte'nin köprülerine göre oldukça sıkıcı bir Kamondo Merdivenleri tasarıma sahip olsa da) kültürel değeri nedeniyle pek çok edebiyatçı, ressam, yönetmen ve oymacıya konu olmuştur. Karaköy’de, Voyvoda Caddesi’yle Banker Sokağı’nı birleştiren ve 1850’li yıllarda bölgenin en önemli banker ailelerinden biri olan Kamondo Ailesinden Abraham Salomon Kamondo adına yaptırılan merdiven, hikâyesi ile dikkat çekiyor. 2012 yılında James Bond’un Skyfall filminin çekimleri için geldiği İstanbul’da Bond’un dublörü Robbie Madison’un ilgisini çeken ve üzerinde motoruyla birkaç akrobatik hareket yaptığı Kamondo Merdivenleri, aslında bir dedenin torunlarına olan sevgisinden dolayı yaptırılmış. SALT Galata Eskiden İstanbul’un ticaret merkezi olan Karaköy’de, Osmanlı Bankasının ilk şubesi olarak kullanılmış olan bina şu an SALT Galata olarak hizmet veriyor. SALT Galata bünyesinde yer alan “SALT Araştırma”; 40.000 başlık altında toplanmış yaklaşık 100.000 basılı yayını içeren kütüphanesi, dijital ortama aktarılmış 1 milyonu aşkın belgeye erişim sağlayan arşiviyle, öğrenci, akademisyen ve araştırmacılara önemli bir kaynak sunuyor. Yeniden tasarlanan Osmanlı Bankası Müzesi’ne ev sahipliği yapmayı sürdüren bina; 230 kişi kapasiteli oditoryum, çok sayıda katılımcıya çalışma olanağı sunan atölyeler, kafe, restoran, mağaza ve sergi alanlarını içeriyor. Ben uygun zamanımda bu tarihi mekanı ders çalışmak için kullanmayı düşünüyorum. Sizlere de tavsiye ediyorum. İstanbul Modern Sanat Müzesi Okulda hocalarımızdan sürekli ziyaret etmemiz gerektiği konusunda tavsiyeler aldığımız İstanbul Modern Sanat Müzesi gerek modern mimarisi gerek içindeki sergilerle gerçekten görülmesi gereken yerler arasında. Karaköy limanında, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ile Tophane-i Amire arasında yer alıyor. İstanbul Modern, T.C. Denizcilik İşletmeleri için kuru yük deposu olarak inşa edilen 4 no'lu antrepo binasının müzeye dönüştürülmesi ile hayata geçmiş. Tatlı Bir Mola Karaköy’e gidip baklavasıyla meşhur Güllüoğlu’na uğramamak olmaz diye düşünüp, güne biraz da lezzet duraklarına uğrayarak devam etme kararı aldık.1949 yılında Karaköy’de açılan İstanbul’un ilk baklava dükkanı, aynı zamanda Gaziantep dışındaki ilk fırınlı baklava dükkanı olan Güllüoğlu günün her saati tatlı severlerle dolup taşıyor. Karaköy Tarihçesi Bizans zamanından beri bir liman alanına sahip semt ticaret merkezlerinden biri oldu. 1453 İstanbul’un fethinden sonra bu durum değişmedi. 19. yüzyılın son on yılında Karaköy kendini bankacılık bölgesi olarak geliştirdi. Osmanlı Bankası buraya merkezini kurdu. İtalyan ve Avusturya sigorta şirketleri şube ofislerini açtılar. 20. yüzyılda ticaret aktivitelerinin artması ile liman gümrük binaları, yolcu terminali ve deniz antreposu ile genişledi. Karaköy ayrıca, iskele boyunca yer alan Yunan tavernaları ile meşhur hale geldi. Ulaşım Karaköy'e İstanbul'un her yerinden kolaylıkla ulaşım mümkündür. Raylı sistemle ulaşmak isterseniz; Kabataş-Zeytinburnu tramvayını veya Karaköy'ü Tünel meydanına bağlayan Tünel hattını; deniz yolu ile ulaşmak isterseniz, Kadıköy ve Üsküdar'dan kalkan şehir hatları vapurlarını ve motorları; otobüs ile ulaşmak isterseniz, Taksim meydanından kalkan veya Beşiktaş'tan geçen otobüsleri kullanabilirsiniz. Lezzet Durakları Tüm güne gidilmesi gereken lezzet duraklarını sığdırmamız mümkün olmayacağından size küçük mekan tavsiyeleri yapıyoruz. Dem – Sadece çay üzerine eşsiz lezzetleri bulunan sıcacık bir mekan. Karabatak- Dekoru ve lezzetli pastalarıyla misafirlerini ağırlayan Karaköy’ün en keyifli mekanlarından biri. Tükkan – İki kardeşin hayallerinden yola çıkarak açtıkları mekan makarnalarıyla dikkat çekiyor. 24 KÜTÜPHANE 51. Kütüphane Haftası’nı Yazgı CİHANGİR Kütüphane Direktörü 1. 2. Geride Bıraktık! Türkiye’de her yıl mart ayının son haftasında kütüphanelerin ve kütüphanecilerin tanıtımında önemli bir rol oynayan “Kütüphane Haftası” kutlanmaktadır. Bu yıl 30 Mart-5 Nisan tarihleri arasında “Kültürlerarası diyalog” ana teması ile yapılan etkinliklerle tüm Türkiye’de kütüphaneler şenlendi, kütüphaneler ve kullanıcılar arası etkileşim sağlanmaya çalışıldı. İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Kütüphanesinde de her yıl olduğu gibi “Kütüphane Haftası” boyunca birçok etkinlik düzenlendi. Hafta etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Benim Gözümle Kütüphanem” konulu fotoğraf yarışması 1 Nisan 2015 tarihinde yapılan törenle sonuçlandırıldı ve kazananlar ödüllerini aldı. Kütüphane Birimi olarak; her biri birbirinden anlamlı, ilgi çekici detaylar içeren müthiş fotoğrafları çeken, kazanan ya da kazanamayan, düşünme eylemini görselleştirme eylemiyle taçlandıran tüm katılımcıları tebrik ediyor; özveri ve özenle değerlendirmede bulunan çok değerli jüri üyelerimize sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Fotoğraftaki bakış açısı kadar duyguyu aynen vermek, yorumlamak da önemlidir. Düşünce ister, emek ister, yaratıcılık ister, ana fikir bir bakışta anlaşılsın ister. “Evimiz Kütüphane” konulu fotoğrafı ile 1. olan öğrencimiz Yunus Emre Durmuş’u, “Bilgi Kanatlandırır” konulu fotoğrafı ile 2. olan öğrencimiz Ömer Said Çokluk’u ve “Kütüphanede Sanat” konulu fotoğrafı ile 3. olan öğrencimiz Büşra Mollaibrahimoğlu’nu cesaretleri ve yaratıcılıkları için kutluyor, hissettirdikleri duygular için teşekkür ediyoruz. Kütüphaneciler ve Kütüphaneler üzerine toplumdaki farkındalığı yaratmak adına düzenlediğimiz etkinliklerimize destek veren, katılım sağlayan tüm yarışmacı ve konuklarımıza sonsuz teşekkürler… Yakında Gelecekler 3. Hüzün Yanığı Sinan Yağmur En Çok Okuyan Öğrenci: Kadriye Kübra Sarıgül (İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi) Mutlu Olma Sanatı Bertrand Russell En Çok Okuyan Akademisyen: Tülin Yılmaz (Yabancı Diller Yüksekokulu) Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda Yılmaz Özdil En Çok Okuyan İdari Personel:Gizem Güray (Uluslararası Ofis Uzmanı) Pazarlama İletişiminde Sihirli Dokunuşlar İzzetBozkurt Algılanan Dünya Maurice Merleau-Ponty Mulholland Çıkmazı [DVD Yön.: David Lynch 25 16 Mart-07 Nisan 2015 Tarihli Kütüphane Kullanım Bilgileri: En Çok Okunan Kitap: Sultanı Öldürmek : Gün Akşamlıdır Devletlûm! / Ahmet Ümit En Çok Okunan Ders Kitabı: Sears and Zemansky's university physics : with modern physics / Hugh D. Young, En Çok İzlenen Film: The Hitcher [DVD] = Otostopçu / Yön.: Dave Meyers En Çok Bağış Yapan Kişi: Sofu Altınbaş BASINDA BİZ Hürriyet Kantin sayfamız her hafta Çarşamba, Milliyet Genç Gazete sayfamız her hafta Salı günleri yayınlandı. Cesaretin Var mı? adlı videomuzun haberi Star TV, Show Haber, Fox TV, Haberturk, 360 TV, NTV, CNN Türk, TRT 1, TRT Haber, Kanal D Haber, Kanal D Beyaz Show, TGRT Haber kanallarında, Habertürk Gazetesi, Sabah’la Günaydın Gazetesi, Sabah Gazetesi, İstanbul Gazetesi, Yurt Haber Gazetesinde, hurriyet.com.tr, milliyet.com.tr, haberturk.com, cumhuriyet.com.tr, cnnturk.com, egitimrehberim.com, habertum.com, sozcu.com.tr, karsigazete.web.tv, f5haber.com, ajans216.com, superhaber.tv, ogretmenleriz.biz, mynet.com, hakimiyet.com, habermrt.com, haberlinki.com, kadinhaberleri.com, haberler.com, haber35.com.tr, dizi-haberleri.com, istanbulgazetesi.com, haber107.com, haber3.com, habertadi.com, uryani.com, tm2.net, telgrafturk.com, tarsushaber.com, sonhaber35.com, samsunhaber.tc, samsundahaber.com, renklihaber.net, mersinhaber.com, mansethaber.com.tr, malatyaturk.com, konyahaberleri.com.tr, karamanca.net, inegolhaber.com.tr gibi web sitelerinde yayınlandı. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emre Alkin, A Haber’de yayınlanan Medya Dünyası programına katılarak Cumhurbaşkanı’nın İran ziyaretini değerlendirdi. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emre Alkin, Beştepe’de ekonomi zirvesi ile ilgili olarak Kanal 24’te yayınlanan Analiz Sentez programına katıldı. İİBF Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, Merkez Bankası-Saray tartışmaları ile ilgili Ulusal Kanal’da yayınlanan Haber Masası programına konuk oldu. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emre Alkin’in, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye bir anonim şirket gibi yönetilmeli” söylemi ile ilgili görüşleri, Kanal D Ana Haberde yayınlandı. İİBF Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, Bloomberg HT’de yayınlanan Yatırım Kulübü adlı programa katılarak Euro Dolar paritesi ve Merkez Bankası politikalarının reel ekonomiye etkilerini anlattı. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emre Alkin, enflasyonda gıda sürprizi konusu ile ilgili CNBC-e’ye konuk oldu. İİBF Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, Mart ayı enflasyonuna ilişkin görüşleri ile Bloomberg HT Yatırım Kulübü programına konuk oldu. TÜBİTAK projeleri ile ilgili haberimiz, Sabah Gazetesinde yayınlandı. Disiplinler arası ve Ceza Hukuku Boyutlarıyla Uyuşturucu Madde Bağımlılığı ve Ticaretiyle Mücadele Sempozyumunun haberi, Milliyet Gazetesi, Posta Gazetesi, Türkiye’de Yeni Çağ Gazetesi, mynet.com.tr, posta.com.tr, iha.com.tr, bugun.com.tr, sozcu.com.tr, egitimajansi.com, beyazgazete.com, sabah.com.tr, milliyet.com.tr, yerlihaber.com.tr, sonbultenler.com, olay53.com, mansethaber.com.tr, konyahaberleri.com.tr, karamanca.net, hakimiyet.com, istegercek.com, haberufku.com, habermrt.com, haberlinki.com, haberler.com, haberdarim.com, guzelvatan.com, enterhaber.com, canakkalehaber.com, anahaber.com, ajansmanisa.com sitelerinde yer aldı. TradeMaster Center’ın haberi, Milliyet Gazetesi, Sabah Gazetesi, İstanbul Gazetesi, Ülker Gazetesi, sabah.com.tr, haberajansi.com, grigazete.com, ekvatorhaber.com, habertat.com, habermrt.com, memurlar.net gibi web sitelerinde yer buldu. İKBU uluslararası öğrencilerinden Nijerya Argungu Emiri’nin oğlu Muhammed Mera’nın haberi Habertürk Gazetesi, ahaber.com.tr, haberturk.com, trakyahaber.net, timeturk.com, sondakikahaberleri.info.tr, meydan.com.tr, habermedya.com.tr, haberkita.com, f5haber.com, etraf.com.tr, ensonhaber.com, tbgazete.com, arcaajans.com, habersaglik.com’da yayınlandı. Türkiye’de Öteki Olmak sempozyumunun haberi, Milliyet Gazetesi, milliyet.com.tr, bugun.com.tr, iha.com.tr, mynet.com, habermrt.com, mansethaber.com.tr, enterhaber.com, hakimiyet.com, haberx.com, bombahaber.net, merhabahaber.com, sondakika.com, haberadresimiz.com, haberler.com, habervitrini.com, haber3.com, renklihaber.net’te yer aldı. Bursa meslek tanıtım semineri haberi, Yeni Marmara Gazetesi, Yenişehir Alternatif Gazetesi, A Gazete, milliyet.com.tr, iha.com.tr, mynet.com, merhabahaber.com, mansethaber.com.tr, hakimiyet.com, haberexen.com, habertadinda.com, olay53.com, tm2.net, mansetx.com, kadinhaberleri.com gibi pek çok haber sitesinde yer aldı. GSTF öğrencisi Oğuzhan Altuntaş’ın bisiklet restorasyonu haberi, Cumhuriyet ve Milliyet Gazetesinde yayınlandı. İİBF Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu’nun Merkez Bankası hakkındaki görüşleri, Birgün gazetesi, postmedya.com, onyediyirmibes.com, medyalens.com’da yayınlandı. Eczacılık Fakültesi hasta odaklı eğitim haberi Sabah Gazetesi, sabah.com.tr, haberdeposu.net, grigazete.com, hayatimizegitim.com’da yayınlandı. Psikoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Aylin İlden Koçkar’ın güvensiz dünyada güvenli çocuk yetiştirme konulu görüşleri, Hürriyet Gazetesi, hurriyet.com.tr, ailehaber.com, telgrafturk.com, sondakikahaberleri.info.tr, ilkelihaber.com’da yer buldu. Çanakkale meslek tanıtım semineri ile ilgili haberler, Çanakkale Kalem Gazetesi, Ülker Gazetesi, renklihaber.com, olay53.com, ogunhaber.com, mansethaber.com, haberordu.com, haber3.com, dogurehberi.com, muglabuyuksehirgazetesi.com, habertadinda.com, sonbultenler.com, emlakgazeten.com, sitelerinde yer aldı. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yılmaz Kaptan’ın İzmit Körfez Geçiş Köprüsünde halat kopması ile ilgili görüşleri, iha.com.tr, casisiss.com, meydan.com.tr, medeniyetgazetesi.com.tr, mansetx.com, kuzeyhaber.com, kocaelinethaber.com, ikincibolge.net, haberyirmibes.com, haberx.com, haberufku.com, habertadi.com, haberoku.com.tr, habername.com, habermrt.com, haberibizde.com, gunlukturkiye.com, gundemhaberi.com, gazetemiz.com.tr, esgazete.com, ensonhaber.com, ekonethaber.com, ekointernethaber.com, coknethaber.com, cagdasses.com, bursadazaman.com.tr, bugunkuhaberler.com, 1haber.com, teknokule.com, siyasihaberci.com’da yayınlandı. Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Hasan Sınar’ın sosyal medya erişim yasağına ilişkin görüşleri, sabah.com.tr, milliyet.com.tr, mynet.com, tarim2023.com, talashaber.com, samsunhaber.tc, sonbultenler.com, olay53.com, mansethaber.com.tr, ogunhaber.com, kadinhaberleri.com,bombahaber.net adlı sitelerde yer aldı. Ankara meslek tanıtım seminerinin haberi, iha.com.tr, samsunhaber.com, sonbultenler.com, olay53.com, mansethaber.com.tr, hakimiyet.com, haberordu.com, haberlinki.com, haberlerankara.com, haberdarim.com, gazihaber.com, haber3.com, kadinhaberleri.com, ankaraninnabzi.com, izleneo.com, avrupabulteni.com sitelerinde yayınlandı. Isparta-Burdur meslek tanıtım seminerinin haberi, iha.com.tr, haberlerankara.com, sonbultenler.com, olay53.com, mansethaber.com.tr, hakimiyet.com, haberordu.com, haberlinki.com, haberdarim.com, haber3.com, telgrafturk.com gibi haber sitelerinde yer buldu. Tersine beyin göçü haberimiz aljazeera.com.tr, ogretmenleriz.com, habersaglik.com sitelerinde yayınlandı. 26 SAĞLIK Yrd. Doç. Dr. Hilmi Karadeniz Tıp Fakültesi Öğr. Üyesi Gençlerde hareketsiz yaşam G ençlik, gelecek ile ilgili hayaller kurduğumuz ve yarınlara yatırım yaptığımız hayatın en güzel dönemi. Hepimiz gençken iyi bir geleceği ister ve bunun için çok çalışırız. Sonunda elde ettiklerimiz de olur, edemediklerimiz de. Fakat bu iki seçenekten sonra gelen üçüncü bir seçenek daha vardır ki elde edecek imkanımız olduğunda sağlığımızın istediklerimizi yapmamıza izin vermemesidir. Genç kelimesi, sözlükte “yaşı ilerlememiş olan, dinç ve sağlıklı” anlamlarını ifade etse de teknolojinin ve sanal hayatın sınır tanımadığı günümüzde, yaşı ilerlemiş kişilerde gördüğümüz birçok sorun teknolojinin beraberinde getirdiği “hareketsizlik”le gençlerimizi ve dolayısıyla geleceğimizi tehdit ediyor. Çocukluğumuzda bizler top peşine koşar, ip atlar, saklambaç ya da 9 taş oynardık. Annelerimiz bizi eve zorla sokardı. Zamane gençliği, yan yanayken bile bilgisayar üzerinden oyun oynamakta, hatta neredeyse anneleri onları sokağa zor atar hale geldi. Çocukluk çağı bitip genç erişkin hale geldiklerinde, üniversite ya da iş hayatına atıldıklarında masa başından kalkmaya da vakitleri kalmayınca işte o hayallerini kurdukları geleceğe aslında en kötü tohumu çoktan ekmiş oluyor gençlerimiz. Peki ne biçiyorlar? Kimi zaman obez oluyor, şeker, tansiyon gibi ağır hastalıklarla uğraşıyorlar. Kimi zaman geçmeyen omurga ağrıları ile fizik tedavilere ve kutu kutu ilaçlara sarılıyorlar. Bir gün boyunları tutuluyor bir gün dizleri ağrıyor. Aslında hemen her yenilik daha hareketsiz bir yaşamı da beraberinde getiriyor. İnsanın yerini tutan robotlar, yattığınız yerden kilo verdiren yöntemler... Acaba insan vücudu bu kadar hareketsizlikle nereye varacak? Pek yakında bizim de aynı 27 gelişmiş (?) diğer ülkeler gibi en büyük sağlık sorunumuz şişmanlık (=obezite) olacak. Eklem rahatsızlıklarına harcamak zorunda kalacağımız paralar katlanacak. Gençlerimiz de spor yapmakla geçirmedikleri vakitleri hastanelerde tetkik ve tedavilere harcayacaklar Peki çok mu zor hareket? Kapının dışına çıkıp oynamak, her gün spor kıyafetlerle terleyip birkaç esnetme yapmak, mesaide saat başı masadan kalkıp biraz yapmadığımız hareketleri yapmak. Belki zor değildir, bir deneyin. Sadece alışkanlık olsa gerek. Aynı onca işin arasında sigara içmeye vakit ayırdığınız gibi elbet zaman bulursunuz bir süre sonra. Bakmışsınız kayınbabam gibi 60 ‘ınızda motokros yarışı yaparken ya da diğer bir meslektaşım gibi 50 sinde maratonda buluverirsiniz kendinizi ve isteseniz de hareketten vazgeçemezsiniz. 60’ınızda hala gencecik ve 20’nizde olur ruhunuz ve bedeniniz. Belki de hayalini kurduğunuz dünya turuna tekerlekli sandalye ile değil sırtta çantanız ve bisikletinizle çıkarsınız. Hadi bir deneyin ve biraz “hareket“ edin! BİLİM Dr. Haki Çebi Araştırmacı Akıllı Radyo Frekans (RF) Devreleri Tasarımı Tübitak 2232 BIDEP programı desteği ile grubumuzda mobil haberlşme şebekelerinde ve akıllı telefonlarda kullanılan radyo frekansı entegre devreler (RFIC), sinyal gönderici, alıcı, anten ve benzeri donanımların araştırılması yapılmaktadır. Y eni nesil kablosuz sistem performansında kritik olan uç-devre (front-end) RFIC komponentler ve antenler üzerinde yoğunlaşılması ve ayrıca bunlara ilişkin bir kısım güvenliği artırıcı sistem yazılımlarını geliştirilmektedir. İlk aşamada bu sistemde performansı artırıcı entegre edilmiş belli aktif ve pasif RF devrelerin, anten dahil komponent bazında olacak şekilde tasarlanması ve simülasyonları yapılması planlanmaktadır. İkinci aşamada hem donanım hemde yazılım konusunda yeni özgün teknoloji ve fikri mülkiyet(IP) gelistirilmesi, üçüncü aşamada ise bu geliştirilen teknolojilerin bilimsel yayına dönüştürülmesi ve ticarileştirilmesi amaçlanmaktadır. AJANDA Mobil haberleşme sistemlerinde kullanılan birçok devre bileşenleri çoğunluğu A.B.D. de olan RFIC araştırma geliştirme firmaları tarafından tasarlanmaktadır. Belli başlı kritik ve antenden hemen önce gelen, üç-devre RF bileşenleri, güç yükseltici, alıcı /gönderici devresi, güç düşürücü, filtre vb. RF pasif devreler, anten anahtarlama ve anten modülü olarak sıralanabilir. Bu RF komponentler performansı çok kritik devreler olup, kablosuz haberleşme sisteminin tüm performansına etkisi büyüktür. Kablosuz haberleşme sistemlerinde data transfer performansının artırılması değişik yollarla mevcuttur. Danışman hocamız Doç. Dr. Oğuz Bayat’ın icat etmiş olduğu dijital işaret işleme metotları, turbo kodlanmış modülasyon şeması, bit hata oranı (BER) ve band genişliği verimliliğini artırmaktadır. Bu şema daha sonra yeni çift kararlı geri beslemeli eşitleyici (DDFE) ile parazitik girişim (interferans) ortadan kaldırılmış ve BER oranı daha da iyileştirilmiştir. Bu metot fiziksel olmayan network katında yapılmaktadır. Projemizin önemli bir çıktısı da fiziksel katmanda (physical layer), anten, RF üç devrelerinde yapılan performans artırımları doğrudan BER oranını artırmakta ve data transferini hızlandırmaktadır. RFIC komponent tasarımları yüksek tasarım bilgisi ve tecrübesi gerektirmektedir. Her geçen gün daha karmaşık hale gelen ve performans için çok kritik olan RF ön devrelerine frekans ve impedans eşitlemek için ayarlanabilir devre tasarımları yapılması önem kazanmaktadır. ARGE grubumuz teorik ve endüstriyel birikimi ile bu geliştirmeleri tasarlayıp günümüz RF cihazlarında yaygın kullanıma açılmasını üniversitemiz aracılığı ile teknoloji dünyasına kazandıracaktır. 28 DİJİTAL DÜNYA Onur SERTEL Görsel İletişim Uzmanı İKBU Social Twitter’da paylaştığımız tweetler standart paylaşım olmanın ötesinde üniversitemizin sesini sınırlarımızın ötesine de taşımaktadır. Özellikle konferanslarımız esnasında gerçek zamanlı videolu tweetlerimiz ile konferasa katılamayanların da etkinliklerimizi takip edebilmelerine olanak tanıyoruz. İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi olarak tüm etkinliklerimizi sosyal medya hesaplarımızdaki paylaşımlarımızla takipçilerimize aktarmaya devam ediyoruz. Spor turnuvalarımız, konferanslarımız ve öğretim görevlilerimizin katıldıkları televizyon programlarına ait videolar üniversitemizi takip edenler tarafından da oldukça ilgi görmeye devam ediyor. Facebook ve Twitter’da İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi En Fazla Etkileşim Alan Facebook Paylaşımımız: 29 E Ala Etkn Fa n T ile zla we şim eti m iz: Youtube kanalımızda özellikle Cesaretin Var mı? video çalışmamızın ulaştığı izlenme, beğeni sayısı ve kullanıcıların olumlu yorumları bizleri önümüzdeki dönemde daha da başarılı işler hazırlama yolunda motive etmektedir. Birbirinden değerli öğretim görevlilerimizin konuk olarak katıldıkları yayınlar, fakülte ve üniversitemize ait videoların güncel olarak yer aldığı Youtube kanalımıza https://www.youtube.com/user/KemerburgazUni adresinden abone olarak takip eden kullanıcıların sayısı her geçen gün artıyor. Vine, Pinterest, LinkedIn ve Snapchat gibi birçok sosyal platformda her yaş grubundan oldukça geniş bir skaladaki kitle ile iletişimimizi sürdürmekte olduğumuz dijital dünyamızda önümüzdeki yıllarda üniversitemizi tercih edecek olan öğrenciler için oluşturduğumuz aday öğrenci web sayfamızı da geçtiğimiz ay itibari ile yayına almış bulunuyoruz. Üniversitemiz ve mevcut sınav sistemi hakkında birçok bilgiye kolayca ulaşabileceğiniz sayfaya http://aday.kemerburgaz.edu.tr/ adresinden ulaşabilir, sınav sürecinde aklınızda oluşacak tüm soruların yanıtlarını bulabilirsiniz. TANIDIK TANITTIK Tanıtım çalışmalarımız hızla devam ediyor Murat Acet Rehberlik Koordinatörü İl Ziyaretleri ve seminerleriyle Anadolu Yollarındaydık “Kariyeriniz Ayağınıza Geliyor” sloganıyla başladığımız il ziyaretleri ve rehberlik seminerleri Kayseri, Aydın, Denizli ve Diyarbakır illeriyle devam etti. Rehberlik uzmanlarımız fakülte ve meslek tanıtımlarıyla öğrencileri bilgilendirirken, kariyer seçenekleri konusunda keyifli sohbetler gerçekleştirdiler. Hayalimdeki Üniversite Projesine ev sahipliği yapıyoruz Güngören bölgesi lise ve dengi okullar Nisan ayında başladıkları ziyaretlerine Mayıs ayı itibariyle de devam ettiler. Proje kapsamında katılımcı öğretmen ve öğrenciKurumsal İletişim Direktörlüğü tanıtım uzmanları ve ler üniversite yaşantısını gözlemleme ve tüm sorularına öğrencilerimiz Başakşehir Üniversiteler Tanıtım Fuarına, cevap bulma fırsatını yakaladıkları için üniversitemizden Kartal Anadolu Lisesi ve Hayrullah Kefoğlu Anadolu hayli memnun ayrıldılar. Lisesi Kariyer Günlerine ve Bakırköy ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen Bakırköy Eğitim ve 2015 LYS öncesi aday öğrencileri bilgiKariyer Festivaline katıldılar. Üniversite standımıza lendirdik yoğun ilginin gösterildiği eğitim fuarlarında, aday öğren- 2015 LYS’ye az bir süre kala rehberlik çalışmalarımızı ciler İKBU’nun sunduğu ayrıcalıklar, burs koşulları, aday öğrenciler, aileler ve öğretmenlerle paylaşarak bu yabancı dil eğitimi ve Altınbaş Holding bünyesindeki zorlu süreçte cevabı aranan tüm soruları cevaplamaya uzun süreli staj ve iş imkânları konusunda bilgi sahibi çalıştık. Rehberlik Koordinatörümüz Murat Acet tarafınoldular. dan sunulan “LYS Yol Haritası”, “Meslek Seçimi ve Kariyer Yönetimi” ve “Üniversite Yolunda Doğru Tercih” başlıklı sunumlarımız İstanbul genelindeki liselerde bir çok lisede ilgiyle takip edildi. Kariyer Günleri ve Eğitim Fuarlarında yerimizi aldık Yeni bir heyecan, yeni bir tercih dönemine hazırız... 2015 ÖSYS tercih sürecinin Haziran-Temmuz aylarında olacağını öngörüyoruz. Bu nedenle Kurumsal İletişim Direktörlüğü olarak aday öğrencilerimize doğru, güncel bilgilerle ulaştırmak ve İKBU’nun sunduğu ayrıcalıklarla buluşturmak amacıyla tercih dönemi çalışmalarımızı başlattık. Önümüzdeki sayıda tercih ve tanıtım günleri çalışmalarımızın tüm ayrıntıları sizlerle paylaşacağız. 30 KÜLTÜR SANAT Müzik Riff Cohen, Hayal Kahvesi Shining Stars konserleri kapsamında Ankara, İzmir ve İstanbul’da sahne alıyor. Cohen, 10 Mayıs 2015 Pazar günü, 22.00’de sevenleriyle buluşuyor. 28 yaşında olmasına rağmen olgun, bazen dramatik ve yer yer karanlık bir müzikal dil kullanan İsrailli müzisyen Riff Cohen; yetenek, güzellik, sadelik, tevazu ve neşenin örneği ender bulunan bir kombinasyonu olarak tanımlanabilir. Cohen’in müzikal anlayışı geniş bir tarz ve tını çeşitliliği gösteriyor. Ritimlerinde duyulan doğuya özgü tınılar Kuzey Afrika müzikal kültürünün kökenlerinden gelmekte ve Cohen’in sunduğu yepyeni müzikal anlayış ile tutarlılık göstermekte. Riff Cohen’in harikulade sahne performansı, çeşitli duyguların dışavurumu ve duygusal tecrübelerin kendi müziği içerisinde vücut bulmuş hâli olarak betimlenebilir. Kremlin Balesi Kuğu Gölü ile Zorlu’da Dünya balesinin seçkin klasiği Kuğu Gölü, Rusya’nın bale topluluğu Kremlin Balesi’nin performansıyla Türkiye’de ilk kez sahnelenecek. Çaykovski’nin ünlü şaheseri, 23 Mayıs’ta Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde! Yazıldığı günden bu yana binlerce kez sahnelenen Pyotr İlyiç Çaykovski’nin ölümsüz eseri Kuğu Gölü, genç Rus topluluk Kremlin Balesi’nin eşsiz performansıyla ilk kez Türkiye sahnelerine konuk olacak. Aşkı anlatan en güçlü eserlerden biri olarak sahnelendiği her ülkede milyonlarca kişiyi büyüleyen Kremlin Kuğu Gölü Balesi İstanbullulara büyülü bir seyir keyfi yaşatacak. Sezen Aksu, üç gün üst üste, Bostancı Gösteri Merkezi’nde! Sanatçı, 22-23-24 Mayıs tarihlerinde vereceği konserlerde sevilen şarkılarını hayranlarıyla seslendirecek. 31 KÜLTÜR SANAT İstanbul’da Sinan Zamanı Başlıyor. Sergi Tüm zamanların en önemli mimari dehalarından ve günümüzde kullanılan tanımlama ile tarihin ilk “starchitect”lerinden yani “yıldız mimar”larından biri olan; yapıtlarıyla hem kendi dönemine hem de günümüz mimarlığına ışık tutan Mimar Sinan hakkında bugüne kadar düzenlenmiş en kapsamlı ve multi-teknolojik sergi, MSGSÜ Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde kapılarını açıyor. Mimarlık tarihimizin en önemli simgesi olan, yaratıcı dehasıyla klasik Osmanlı mimarisinde gerçekleştirdiği eşsiz yapıtlarını hem kültürümüze hem de dünya mimarlık mirasına kazandıran Mimar Sinan, ölümünün 427. Yılında “Mimar Sinan ve Yaratıcı Dehanın Şaheserleri” sergisiyle anılıyor. MSGSÜ, Mimar Sinan Araştırma ve Uygulama Merkezi, MSGSÜ İç Mimarlık Bölümü ve Allevents ortaklığında düzenlenen “Mimar Sinan ve Yaratıcı Dehanın Şaheserleri” sergisi, mayıs ayı boyunca İstanbul’daki MSGSÜ Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde izlenebilecek. 31. Genç Günler 9-19 Mayıs 2015 İSTANBUL KONSERVATUARLAR BULUŞMASI İBB Şehir Tiyatroları 30 yıldır sürdürdüğü ve bir geleneğe dönüşen Genç Günler Tiyatro Festivali'nin 31. sini bu yıl 9 – 19 Mayıs 2015 tarihleri arasında gerçekleştirecek. Belli bir bakış çerçevesinde pek çok tiyatro topluluğunu bir araya getiren festival, söyleşi, atölye çalışmaları gibi çeşitli etkinliklerle zenginleştirdiği programına ek olarak bu yıl ilki gerçekleştirilecek olan İstanbul Konservatuvarlar Buluşmasına da ev sahipliği yapacak . Konservatuvar öğrencilerinin hazırladıkları oyunlarla birbirlerini sahne üstünde görmesi ve tiyatronun yeni yüzlerle tanışmasını hedefleyen İstanbul Konservatuvarlar Buluşması’na İBB Şehir Tiyatroları’nın internet sitesinden ilgili katılım formu doldurularak başvurulabilir. Sinema Mad Max: Fury Road 15 Mayıs 2015 1979 yılında sinemaya uyarladığında büyük ilgi toplayan ve başrolündeki Mel Gibson'ı büyük bir popülariteye kavuşturan Mad Max, 2015 yılında yine karşımıza çıkacak. Kıyamet sonrası medeniyetin çöküşüne odaklanan filmin yeni versiyonunda Charlize Theron ve Tom Hardy'nin rol alacağı belirtiliyor. Serinin dördüncü bölümü, geleceğin dünyasında geçtiği gibi özel set tasarımları ile de dikkat çekecek. 32 KÜLTÜR SANAT Tiyatro İş Oyuncuları Tiyatro Topluluğu, ilk kez sahneye koydukları Bahar Noktası ile İş Sanat Kültür Merkezi'nde perdelerini açıyor. Geçtiğimiz sezon İş Sanat’ta sahneledikleri On İkinci Gece ile büyük beğeni kazanan İş Oyuncuları, yine bir Shakespeare komedisiyle seyircisinin karşısına çıkıyor. William Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası adlı komedisinin uyarlaması olan Bahar Noktası, Can Yücel’in kendine özgü diliyle yeniden kaleme alarak tiyatroya kazandırdığı dinamik ve coşkulu bir oyun. Oyunun yönetmenliğini yine Abdullah Cabaluz üstlenirken, sahnede İş Bankası ve İştirak çalışanlarından oluşan İş Oyuncuları’na profesyonel oyuncular da destek veriyor. Shakespeare’in “insan doğası” ile hayli haşır neşir olduğu, ebedi görünen duyguları kısacık bir düş süresinde tersyüz ettiği bu benzersiz oyun bu kez İş Oyuncuları’nın yorumuyla hayat bulacak. Oyundan elde edilen gelir TEGV’e bağışlanacaktır. İnternette Tanışan Son Çift 03 Mayıs 2015 Pazar -21 Mayıs 2015 Perşembe Saat:20:30 Yer: Bo Sahne Siz hiç internetten biriyle tanıştınız mı? "Ne kadar fıttırık bi şey çıktın sen ama ya! Bilgisayardan yazışırken 'çok güzel dolma sararım, gerekirse ikiz, üçüz bakarım' diyen kızsın sen... Yalancı!" Tito'nun kaleme aldığı "İnternette Tanışan Son Çift", ocak ayında Bo Sahne'de sizlerle buluşmaya hazırlanıyor. Yazan: Tito & Dilek Sever Yöneten: Levent Özdilek Dekor, kostüm tasarım: Nilüfer Bıyıklı Işık tasarım: Onur Alagöz Oynayanlar: Serap Matyaş, Ozan Akbaba Mühendisin Penceresinden Aşk 08 Mayıs 2015 Saat: 20:00 Yer: Zorlu Center PSM Drama Sahnesi Hasan Özer'in hem yazıp hem oynadığı "Mühendisin Penceresinden Aşk", komik ama ibret alınacak bir aşkı anlatıyor. "Aslında aşk, adrenalinle yaşanan, tutarsa da, sevgiye dönen bir tiyatro oyunudur. Benim yazdığım, çalışanlarımla oynadığım aşk ise, komik ama ibretliktir." Oyunun tüm geliri, organizatör firma tarafından “lösemili çocuklar yararına” bağışlanacaktır. Yazan: Hasan Özer Yöneten: Oğuz Turgutgenç, Özge Korkmaz Oynayanlar: Hasan Özer, Meryem Çakmak, Selma Güzelsu, Özge Heper, Pınar Üçler, Hasan İbrahim, Ziya Yıldız, Turgay Kuruoğlu, Gündüz Diler, Baki Akar Dekor-Kostüm: Esra Doğan 33 KÜLTÜR SANAT Teknoloji WhatsApp sesli arama özelliği Windows Phone için doğrulandı Takvim henüz açıklanmadı fakat Windows Phone kullanıcıları WhatsApp’ın sesli arama özelliğinden yararlanabilecek. WhatsApp kurucularından Brian Acton’ın sesli arama özelliğinin birkaç gün içerisinde iOS kullanıcılarına sunulacak açıklamasının üzerinden çok geçmeden bu defa şirketin destek ekibinin sesli arama özelliğini Windows Phone’a getirmek için de kolları sıvadığını görüyoruz. WhatsApp destek ekibinden gelen bilgilendirici e-postada net bir takvimden söz edilmiyor fakat sesli arama özelliğinin Windows Phone platformuna sunulacağı belirtiliyor. WhatsApp, sesli arama özelliğini ilk olarak Android işletim sistemine dahil etti. Birkaç ay test edilen ve davet sistemiyle yaygın hale gelen özellik, birkaç gün önce tüm Android kullanıcıları tarafından kullanılabilir hale getirildi. İlkokullara Kodlama Dersi Geliyor! Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı kodlama dersi için işbirliğine hazırlanıyor! Bildiğiniz üzere Dünya’da hatırı sayılır başarılar elde etmiş her kişi artık programlama ve kodlama becerilerinin, en az matematik ve sosyal bilimler kadar önemli olduğunu düşünüyor. Özellikle teknolojinin kalbinin attığı Silikon Vadisi ile başlayan çocuklara kodlamayı sevdirme çalışmaları birçok ülkede büyük bir ivme kazandı. İlk olarak Amerika ‘da başlayan çocuklara kodlama öğretmek için dersler verilmesi fikri yakın zamanda ülkemize de sıçrayacak gibi. Uçan tekerlek araba Çılgın fikirler kapsamında bir proje yürüten Alman araba devi Volkswagen yeni konsept otomobilini sanal alemde tanıttı. Firmanın hazırladığı tanıtım videosunda tekerlek şeklindeki otomobil geleceğin dünyasına küçük bir yolculuk denemesinde bulunuyor Tanıtım videosunu siteye girip izleyebilirsiniz. 34
Benzer belgeler
Vakıf üniversiteleri - Kemerburgaz Üniversitesi
Aklı devlet üniversitesinde kalanlara
Sevgiye, sanata adanmış bir yaşam
Mühendislik eğitiminde kariyer planlaması
Kış aylarında düşmeye dikkat
Koca Kafaları çok sevdik
14 Şubat aşkın günü
İKBU’da b...
00KantinNisan1-18 copy - Kemerburgaz Üniversitesi
Ünlü iktisatçı James Galbraith İKBU’da
Küçük bir ısırık, büyük tehlike!
Türkiye bunları konuştu
Dijital dünya