Karar incelemesinin tam metnine ulaşmak için tıklayınız.
Transkript
Karar incelemesinin tam metnine ulaşmak için tıklayınız.
BEKA-BEKO 556 say. KHK m.8/1 (b) Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının … sayılı ve “Beka” ibareli marka başvurusuna, başvurunun Marka Bülteninde yayınını müteakip, müvekkilinin “BEKO” ibareli çok sayıda markasını mesnet göstererek yaptığı itirazın MDB tarafından kısmen reddedildiğini ve bu karara yönelik itirazın da TPE YİDK’nun … sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa davalı markası ile müvekkiline ait markaların benzer olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin “BEKO” ibareli markalarının tanınmış marka niteliğinde olduğunu, başvurunun tescilinin müvekkili markasının itibarını zedeleyeceğini, markaların ayırt edicilik özelliğinin azalmasına sebep olacağını, davalının tanınmışlıktan haksız yararlanmasına sebebiyet vereceğini ileri sürerek TPE YİDK kararının iptaline, tescil edilmiş ise … sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini dava ve talep etmiştir1. Mahkeme somut olayı, davalı şirketin 41.sınıf hizmetler için tescilini talep ettiği … sayılı ve “Beka” ibareli marka ile davacı şirketin itiraza gerekçe “BEKO” ibareli markaları arasında, 556 sayılı KHK'nin 8/1 (b) maddesi uyarınca karıştırma ihtimaline yol açacak ölçüde benzerlik olup olmadığı, davacı markalarının tanınmış marka niteliğinde olup olmadığı, tanınmış ise tescil kapsamı dışında kalan ürünler yönünden ilave koruma sağlayıp sağlamayacağı, başvurunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı noktasında ele almıştır. Yargılama sırasında yapılan incelemede davalının 2008/37647 sayılı ve “Beka” ibareli markasının 41.sınıftaki yönünden tescil olunduğu; davacı şirkete ait “BEKO” ibareli markaların ise daha ziyade dayanıklı ev tüketim malzemelerine konu mal markaları olduğu, hizmetler yönünden ise 35.sınıftaki hizmetler ile 37.sınıfta beyaz eşya, elektronik ürünler ile diğer ev aletlerinin ve malzemelerinin tamir ve bakımına ilişkin olduğu, hiçbirinin davalı marka başvurusu kapsamında kalan hizmetlerle aynı ya da ilişkili ürünler olmadıkları, yani farklı mal ve hizmetler oldukları kanaatine varılmıştır. Ayrıca mahkeme tarafından, davalı şirketin hükümsüzlüğü istenilen markasının “Beka ” ibaresini taşıyan, beyaz zemin üzerine sarı renk harflerle yatık olarak yazılmış bir sözcük markası olduğu, “BEKA” ibaresinin TDK’nun sözlüğüne göre “a. (beka:) esk. Kalıcılık, ölmezlik: “Fakat böyle bir zevk ve huzurun devam ve bekası olamaz.” -N. Hikmet.” sözcükleriyle tanımlandığı, davalının önceden tescilli 40 kadar markasında da “BEKO” ibaresinin ayırt edici unsur olduğu, markanın bir anlam taşımadığı ve orijinal bir marka olduğu ve taraf markaları karşılaştırıldığında; her iki taraf markasının da 4 harfli olduğu, ilk üç harflerinin ortak olduğu, ancak son harflerinin, yazı karakterinin ve yazı renklerinin farklı olduğu, keza kavramsal yönden de tamamen farklı oldukları, bütünlük ilkesi kapsamında bakıldığında ortalama tüketici kitlesinin markaları aynı / benzer ürünlerde dahi karıştırmalarının söz konusu olmadığı, oysa somut olayda taraf markalarının tescil kapsamlarının dahi farklı olduğu, ancak davalı markalarının tanınmışlığı nedeniyle aynı / benzer ürünler yönünden KHK’nın 8/4 m. uyarınca davalı markasının tescil edilmeyebileceği, nitekim TPE YİDK’nun da aynı / benzer olan 16.sınıftaki ürünleri başvuru kapsamından çıkarttığı anlaşılmıştır. 1 Ankara 4.FSHHM 2010/164E. 2010/519K. Yapılan incelemede mahkeme, dosyaya sunulan delil ve belgeler ile bilirkişi heyetinden alınan rapor birlikte değerlendirildiğinde; davacının itiraza gerekçe “BEKO” markasını, yoğun tanıtım ve reklam harcamaları, yaygın bayi ve dağıtım ağı sonucu “BEYAZ EŞYA SEKTÖRÜNDE” tanınmış marka haline getirdiği, bu nedenle farklı mal ve hizmetlere karşı da korunabilmesinin mümkün olduğu, ancak bu korumanın otomatik olarak sağlanmayacağı, öncelikle KHK’nın 8/4 m.deki koşullardan en az birinin gerçekleşmesi gerektiği, ancak davalı tarafın tescil ettirmek istediği 41.sınıftaki “eğitim, sanat, spor, eğlence, yarışma, müzecilik vb.” alanlarında “Beka” ibareli markayı gören tüketicilerde bu ibarenin, “BEKO” ibareli davacı markalarını çağrıştırmayacağı, zira bu ibarenin toplumda sıklıkla kullanılan (Bu işin bekası ne olacak?, Zulmün bekası olmaz vs) ve özellikle markanın tescil ettirilmek istenildiği “eğitim, sanat, spor, eğlence, yarışma, müzecilik” alanlarında güçlü bir anlamı olan önemli bir ibare olduğu, bu hizmetlerde kullanılan “BEKA” ibaresinin davacı markalarının ayırt edicilik gücüne veya itibarına zarar vermesinin söz konusu olmayacağı, davalıya da hiçbir şekilde haksız yarar sağlamayacağı kanaatine varmıştır. Sonuç olarak, davaya konu somut olayda, davalının davacının ticaretini engelleme ya da iyi niyetini suiistimal ederek her hangi bir marka tescili sağladığından da söz etmenin mümkün olmadığını belirten mahkeme davanın reddine karar vermiştir. Karar, Yargıtay tarafından da onanarak kesinleşmiştir2. 2 Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 2011/10108E. 2012/16764K.
Benzer belgeler
BENZER MARKA UNILEVER NV tarafından, tanınmış MAX markalar
“Beka ” ibaresini taşıyan, beyaz zemin üzerine sarı renk harflerle yatık olarak yazılmış bir
sözcük markası olduğu, “BEKA” ibaresinin TDK’nun sözlüğüne göre “a. (beka:) esk. Kalıcılık,
ölmezlik: “F...