Türkiye Uyuşturucu İle Mücadele Politikası ve
Transkript
Türkiye Uyuşturucu İle Mücadele Politikası ve
31 Temmuz 2015 TÜRKİYE UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE POLİTİKASI VE BENİM POLİTİKAM Haberleri açıyoruz. Yine mahvolmuş hayatlar, can sıkıcı olaylar… Bir “cık cık” ediyor ve devam ediyoruz. Hâlbuki daha ergenliğe bile girmemiş, belki de kardeşimiz yaşında çocukların madde bağımlılıkları ve yahut madde kullandığı için gözü dönen evlat, anne, baba… Ve daha görmediğimiz birçok perde arkası. “Cık cık” demenin bir tık ötesine nasıl geçebiliriz peki? Türkiye’de ki uyuşturucu ile mücadele politikaları neler ve etkileri nasıl? Uyuşturucu ile mücadele de STK’lar ne gibi görevler üstleniyor? Bunlar için ufak bir derleme hazırlayalım dedik. Madde kullanımı ve bağımlılığı hem dünya da hem de Türkiye’de önemli bir sorun oluşturmaktadır. Teknoloji alanındaki gelişmeler, hemen hemen her şeye kolayca ulaşır olmak bazen sorunlar yaratabilir, hatta bazen büyük sorunlar. Sorunlar arttıkça da mücadele etme yolunda yeni adımlar atılmakta ve çözümler ortaya konmaya çalışılmaktadır. Sorunların çözümüne giden yolda birçok faktörün bir arada hareket etmesi gerekmekte ve uluslararası bir bütünleşme gerekmektedir. Türkiye genel olarak son 10 yılda ciddi adımlar atılmış ve gerek ulusal gerek uluslararası alanda dinamik bir işlev kazanmıştır. “Türkiye’nin arz boyutlu güvenlik eksenli algısı, 1996 yılına kadar uyuşturucu ile mücadele politikalarının bir dış mesele olarak ele alınmasına sebep olmuş ve iç mesele olduğu unutulmuştur. Ancak 26 Nisan 1996 tarihinde uyuşturucu sorunu MGK’de millî güvenliği tehdit eden bir unsur şeklinde değerlendirilmiş ve uyuşturucunun talep azatlımı yönünde program geliştirilmesi için tavsiye kararı alınmıştır. Bu tavsiye kararı ve Bakanlar Kurulunun 25 Temmuz 1997 tarih 97/9700 sayılı kararı ile 1989 yılında kurulan Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı bünyesinde kurumsal bir yapılanmaya gidilmiştir. Yeni yapılanma sürecinde politika yapıcılar tarafından herhangi bir teşkilat yasası bulunmayan, il örgütlenmesi olmayan ve yeterli personele sahip olmayan bir kurumun seçilmesi, kurumun niteliğinden ziyade siyasi olarak güçlü pozisyonda olması ile açıklanmıştır.” -2000’li yıllara gelindiğinde artan uyuşturucu sorunlarına yeni çözümler aranmış ve 1997-2000 yıllarını kapsayan “Uyuşturucu Kullanımı ile Mücadelenin Takibi Ulusal Politika ve Strateji Belgesi” oluşturulmuştur. Bu belge Türkiye’nin uyuşturucu alanındaki ilk politik belgesi olma özelliğine sahiptir. DÜŞÜN, DÜŞLE, HAREKETE GEÇ -2009–2011 yıllarını kapsayacak şekilde Türkiye’nin uyuşturucu ile mücadeleye karşı kurumsal, yasal ve teknik kapasitesini güçlendirmek amacıyla “Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi’nin Güçlendirilmesi Eşleştirme Projesi” yapılmıştır. -“Türkiye 2000 yılında, AB üyesi ve aday ülkelerde uyuşturucu madde kaçakçılığı, madde kullanımı ve bağımlılığı ile bunların sonuçları hakkında karşılaştırılabilir, güvenilir ve objektif bilgi toplamak, analiz etmek ve kullanmak amacıyla 1993 yılında kurulmuş olan Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (EMCDDA)’ne katılmak için AB Komisyonu’na başvuruda bulunmuştur. Uyuşturucu Madde Kullanımı ile Mücadele Takip ve Yönlendirme Alt Kurulu’nun 26 Haziran 2001 tarihinde yapılan 50. toplantısında, EMCDDA’nın üye ülkelerde belirlenmesini öngördüğü “Ulusal İrtibat Noktası” görevinin Türkiye adına Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu tarafından yerine getirilmesine karar verilmiş, ancak gerekli altyapısı olmadığı fark edilince bu görevin Emniyet Genel Müdürlüğü Türkiye Uluslararası Uyuşturucu ve Organize Suçlarla Mücadele Akademisi (TADOC)’ne verilmesinin daha uygun olacağına karar verilerek 16.05.2002 tarihinden itibaren TADOC ulusal irtibat noktası olarak görevlendirilmiştir. TADOC, 2006 yılında bu görevi yine Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı bünyesinde kurulan Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM)’ne devretmiştir.” Bunların yanı sıra yakın tarih 28-29 Kasım 2014’te Uyuşturucu ile Mücadele Şurası gerçekleştirilmiş ve burada bazı konulara değinilmiştir: -Metruk binaların yıkılıp kentsel dönüşüme ağırlık verilmesi -Uyuşturucuyu bırakanlara iş kontenjanı -Uyuşturucu ile mücadelede uzman polisler yetiştirilmesi yani Narkotimlerin kurulması -Okullarda gerekli bilgilendirmenin yapılması -Aileleri bilinçlendirme -Yasal önlemlerin arttırılması bu sayede caydırıcılığın arttırılması. KAYNAKÇA: -Philip Robins, “PublicPolicyMaking in Turkey: FalteringAttemptstoGenerate NationalDrugPolicy”, Policy&Politics, 37/2, 2009, s.294-296 a http://www.academia.edu/5710476/T%C3%BCrkiye_nin_Madde_Kullan%C4%B1m%C4%B 1_ve_Ba%C4%9F%C4%B1ml%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1_ile_M%C3%BCcade le_Politikas%C4%B1n%C4%B1n_Stratejik_%C4%B0leti%C5%9Fim_Yakla%C5%9F%C4 %B1m%C4%B1_%C3%87er%C3%A7evesinde_De%C4%9Ferlendirilmesi Sivil Yaşam Derneği http://www.siyamder.com/ Mecidiyeköy Mahallesi, Büyükdere Caddesi Lale İş Merkezi No:62 7. Kat Daire: 46A Mecidiyeköy – Şişli / İstanbul DÜŞÜN, DÜŞLE, HAREKETE GEÇ
Benzer belgeler
Uyuşturucuya Karşı Mücadelede Politika ve
Washington ve Colorado’da yaş, mekân ve miktar yasalara uygun olmak şartıyla marihuana