Bakışlar Üzerinde
Transkript
Bakışlar Üzerinde
TÜRKİYE’NİN İKİNCİ EL OTOMOBİL REHBERİ Her Ay 500 İkinci El Araç TEMMUZ 2010 Bakışlar Üzerinde TEST VOLVO C70 KLASİK Corvette Sting Ray YENİLİK Qashqai+2 RÖPORTAJ Stephan WInkelmanN EDİTÖRDEN F. Levent Gençağa DOD Marka Yönetimi Pazarlama Yöneticisi [email protected] Merhaba, Yaz sıcaklarının etkisini iyice hissetmeye başladığımız bugünlerde, yeni sayımızda sizlerle birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Geçtiğimiz ay, yaz aylarının gelmesi ve okulların kapanmasıyla birlikte yaz tatili yoğunluğunun trafik ortamında etkisini artıracağını belirterek, bu konuda AB standartlarında araç muayene işlemleri gerçekleştiren TÜVTURK’un önemine değinmiştik. Şüphesiz güvenli bir trafik ortamında, yol şartları kadar trafiğe çıkan araçların gerekli kriterleri sağlayabilecek nitelikte olmaları da büyük önem taşıyor ve bu noktada TÜVTURK’un uzman ekiplerinin gerçekleştirdikleri işlemler sonrasında artık çok daha güvenli bir trafik ortamına kavuştuğumuz bir gerçek. Bu noktada yol ve araç durumu ile birlikte trafik ortamında belki de en önemli unsurlardan biri de, sizlerin de bildiğiniz gibi, sürücü faktörü. Çoğumuz araç kullanmayı babamızdan, ağabeyimizden veya bir yakınımızdan öğrenmişizdir. Bize öğretenlerin, araç kullanmayı öğrenme hikayeleri de genellikle bizlerle aynıdır. Dolayısıyla işi uzmanından öğrenip, araçları teknik anlamda tanıyarak trafik ortamında yer alan sürücülerin sayısı ne yazık ki oldukça az. Güvenli sürüş konusunda, gelişmiş ülkelerde profesyonel eğitmenlerin görev aldığı çeşitli kuruluşlar bulunuyor. Ülkemizde de bu alanda uzmanlaşmış, uzun yıllara dayanan deneyimleri olan, yurtdışından gerekli sertifikalara sahip önemli kuruluşlar yer alıyor. Önemi ancak bu tarz bir eğitime katılındığında net olarak anlaşılabilen bu eğitimlerden biri de, geçtiğimiz ay Doğuş Otomotiv tarafından İstanbul Park’ta gerçekleştirilen Porsche World Road Show’du. Yeni Porsche Cayenne’in de tanıtıldığı organizasyon kapsamında, Porsche ürün gamında yer alan Panamera Tur- Erman YERDELEN Doğuş Grubu İletişim Yayıncılık ve Ticaret A.Ş.'yi temsilen Yönetim Kurulu Başkanı ve İmtiyaz Sahibi Yönetim Yeri Doğuş Grubu İletişim Yayıncılık ve Tic. A.Ş. Eski Büyükdere Caddesi USO Center No: 61 34389 Maslak / İstanbul Tel: (212) 335 00 00 Genel Yayın Yönetmeni Alper Aköz (Sorumlu Müdür) Editör Levent Gençağa Görsel Yönetmen Kemal Toğanç Katkıda Bulunanlar Edmon Bekyan, Zeynep Yeşilipek, Mert Uyan, Sinem Eroğlu, Gökhan Aydaş Basım Yeri Promat Basım Sanayi ve Ticaret A.Ş. Evren Mahallesi, Evren 1 Oto Sanayi Sitesi Yanı, Esenyurt İstanbul Tel: (0212) 690 63 63 "DOD'un fiyat ve görüntü değiştirme hakkı saklı olduğundan DOD bu konularda güncelleme yapabilir. Tipografik hatalardan DOD sorumlu değildir. Resim, fiyat ve bilgilerde yazım hatası olduğu takdirde ilgili Yetkili Satıcı'daki bilgi ve fiyatlar geçerli olacaktır. KDV ve diğer vergilerdeki değişiklikler ve gelebilecek yeni vergiler fiyatlara aynen yansıtılacaktır. Kredi ödeme seçenekleri, kredi başvurusu VDF tarafından onaylandığı takdirde geçerlilik kazanacaktır." BUSINESS dergisinin okurlarına ücretsiz hediyesidir. bo, Panamera S, 911 Turbo Coupé, Carrera 4S Coupé, Carrera 2S Coupé, Boxster Spyder, Cayman S modelleri etkileyici performanslarının yanısıra sürüş güvenliği konusunda da organizasyon süresince üstün özelliklerini ortaya koydular. Trafiğe kapalı ortamda hazırlanan ‘Engelden Kaçış’ ve ‘Slalom’ testlerinin yanısıra, Start-Finish düzlüğünde hazırlanan ‘Kalkış Kontrol/Fren’ testleri, İstanbul Park’ın etkileyici pistinde test sürüşü ve özel olarak hazırlanan off-road parkurunda Yeni Cayenne test sürüşleriyle katılımcıların beğenisini kazanan organizasyon, aynı zamanda bizlere oldukça keyifli bir ortamda güvenli sürüş konusunda işin uzmanlarından kısa bir eğitim alabilme fırsatı da sağladı. Doğuş Otomotiv–Porsche ekibinin başından sonuna kadar büyük bir özveriyle gerçekleştirdikleri bu başarılı organizasyon, her yönüyle profesyonel ekiplerin desteğiyle unutulmaz bir deneyim yaşamamızı sağladı. Bu bir günlük organizasyondan sonra ister istemez tekrar İstanbul’un risklerle dolu trafik ortamına çıktığımızda, Porsche ekibi tarafından bizlere bu kısa eğitimde aktarılan deneyimlerin verdiği bilinçle; tüm sürücülerin bu tarz eğitimlerden geçmesi gerekliliğini bir kez daha anladık. Organizasyonun güvenli sürüş unsurunun yanı sıra, şüphesiz bir diğer özelliği de, herbiri segmentinde kendini ispatlamış bu olağanüstü araçları, usta pilotlar eşliğinde trafiğe kapalı alanda test edebilme imkanı bulmamızdı. Bizlere unutulmaz bir deneyim yaşatan bu başarılı organizasyondan dolayı tüm Porsche ekibini bir kez daha kutlarken; bu tarz sürüş güvenliğine dayalı organizasyonların artarak sürmesi, ülkemiz trafik ortamı gözönüne alındığında en büyük temennimiz. Önümüzdeki sayı görüşmek dileğiyle, Saygılarımızla, DOD 10. YIL ÖZEL İKİNCİ EL REHBERİ BEŞİNCİ BÖLÜMÜ DERGİNİZDE! İkinci el araç alıp satmaya karar verdiğimizde kafamızda oluşan soruların cevaplarını elinizdeki derginin orta sayfalarında yer verdiğimiz DOD İkinci El Rehberi'nde bulabileceksiniz. •Açık artırmadan araç alınır mı? •Açık artırma ve piyasa fiyatları •Açık artırmada pey sürmek •Filo kiralama araçları •Açık artırmadaki araçların garanti durumu •Açık artırma ve ihtisaslaşmış firmalar Hepsi ve daha başka can alıcı detaylar... Her ay devam edecek olan bölümleri çıkartıp sakladığınızda yıl sonunda vereceğimiz kapağın içine yerleştirebileceksiniz. Böylece elinizde uzun süre saklayabileceğiniz DOD Özel İkinci El Rehberi'ne sahip olacaksınız. DOD Ö ZE LÜTFE L REHBERi. . 'N N SAK LAYIN i ! 3 Hyundai i20 artık Türkiyeli H DOĞUŞ OTOMOTİV WEB SİTESİ YENİLENDİ yundai bir yıl önce satışa sunduğu i20 modelini, Türkiye’de üretmeye başladı. i20, yerli üretim olduğunu vurgulamak amacıyla “i20 Troy” ismiyle ve 26 bin 900 TL’lik başlangıç fiyatıyla yollara çıktı. i20 için 75 milyon dolarlık ek yatırım (yan sanayi ile birlikte 100 milyon dolar) yapıldı. İlk etapta yılda 80 bin adet üretilecek olan ve Avrupa’ya sadece Türkiye’den ihraç edilecek i20 sayesinde, yaklaşık 1 milyar TL tutarında ihracat geliri elde edilmesi bekleniyor. Hyundai i20 Troy’daki yenilikler arasında, Mode paketi ve üst donanımda park sensörü, Prime ve üst donanım paketlerinde ise RANGE ROVER 40 YAŞINA GİRDİ yan aynalarda sinyal lambaları yer alıyor. Kabinde ise mavi ışıklandırmalı gösterge paneli dikkat çekiyor. Türkiye’de Euro V normlarına uyumlu üç benzinli ve iki dizel olmak üzere toplam beş farklı motor seçeneğiyle satılan i20 Troy'da BAS (Brake Assist System-Fren Destek Sistemi) de standart olarak yer alıyor. Benzinli secenekler; 1248 cc 78 PS, 1396 cc 100 PS’lik versiyonun yanı sıra Türkiye’de Dünya Kupası Özel Serisi olarak sınırlı adette satılacak olan 126 PS 1.6 litreden oluşuyor. Dizel motor seçenekleri ise 75 ve 90 PS güçlerindeki 1396 cc hacimli özelliklere sahip. Mulsanne’In kabini 4 yılda tamamlandı Otomotiv sektöründe Türkiye’nin en geniş marka ve hizmet ağına sahip Doğuş Otomotiv’in web sitesi yenilendi. Doğuş Otomotiv’in kurumsal imajına uygun olarak yeniden tasarlanan ve geliştirilen www.dogusotomotiv.com.tr web sitesinin ana sayfasında “Biz”, “Markalarımız”, “Perakende”, “Finans”, “İkinci El”, “Yedek Parça ve Satış Sonrası Hizmetler”, Üretim”, “Tüvturk”, “Yabancı Yatırımlar” ve “İletişim” başlıkları bulunuyor. Ana menü yapılanması ise “Hakkımızda”, “Yatırımcı İlişkileri”, “Sosyal Sorumluluk”, “İnsan Kaynakları”, “Basın” ve “İletişim” menülerinden oluşuyor. Yeni web sitesinde yatırımcı sayfalarında yer alan veriler dinamik ve eş zamanlı olarak siteye entegre edildi. Bu sayede yatırımcı ve analistler hisse, fiyat bilgileri, analist raporları ve geçmiş dönemlere yönelik hisse değerleri bilgilerine kolaylıkla ulaşabiliyorlar. Bentley’in yeni modeli Mulsanne’in iç tasarımı için dört yıl süren bir çalışma gerçekleştirildi. Sadece kaplamaların dayanıklılığını ölçmek için robotlar yerine çeşitli boy ve ağırlıktaki insanlardan oluşan ekip, 20 binden fazla test gerçekleştirdi. Crewe fabrikasında 40 yılı aşkın deneyime sahip olan ustalar, iç mekânı oluşturmak için 170 saatten fazla mesai harcıyor. Kabinde kullanılan derilerin kokularını kaybetmemeleri için tabaklama işleminde geleneksel yöntemler uygulanıyor. Sadece direksiyon simidinin etrafındaki elde dikilen deri süslemenin ortaya çıkması için iki gün gerekiyor. Çapraz dikiş talep edildiğinde bu süre daha da uzuyor. Ahşap kaplamaların ham halinden cilalı bir yaprağa dönüştürme işlemi bile beş hafta sürüyor. Paslanmaz çelikten üretilen parçaların parlatılması için gereken süre ise on saat. Deri ve ahşap kaplamaların uzun yıllar ilk günkü görünümlerini koruyabilmeleri için, güneş kremleri, cilt losyonları ve hatta insan terinin özelliklerini içeren kimyasal bir formülle test edilerek dayanıklılıkları ölçülüyor. benimfiorinom.com’a Amerika’dan Ödül Renault’nun Ticari Ailesi yenilendi Pioneer navigasyona 44 ülkeYİ sığdırdı Pioneer’ın bluetooth ve multi medya özelliklerine sahip yeni navigasyonu Avic-F20BT, iPod ve iPhone tanımlama özelliği taşıyor. USB flash bellek veya USB bağlantısına sahip taşınabilir müzik kaynaklarının yanı sıra geri görüş kamerası bağlantısı da cihazın özellikleri arasında. Hem iki boyutlu hem de üç boyutlu navigasyon özelliği bulunan ve ses tanıma fonkyonuyla 6 dilde sesli komut alabilen cihaz, cep telefonu kiti olarak da kullanılabiliyor. Hafızasında 44 Avrupa ülkesinin haritasını barındıran ve 4 bin 569 TL’den satışa sunulan Pioneer Avic-F20BT’de 6 milyon önemli noktanın adresi bulunuyor. 4 Lüks 4x4 araçlar sınıfında köklü bir geçmişe sahip olan Range Rover 17 Haziran’da 40. yıldönümünü kutladı. Bugüne kadar üç nesil Range Rover üretildi: 1970 yılında ilk Range Rover (Classic.) Bu model o kadar beğenildi ki zaman içerisinde gerçekleştirilen iyileştirme çalışmalarıyla 25 yıl satışına devam edildi. 1994 yılında ikinci nesil (P38a) ve 2001 yılında üçüncü nesil (L322). 2005 yılında lansmanı yapılan ve ikinci model olan Range Rover Sport, 2007 yılında Land Rover’ın dünya çapında en çok satan aracıydı. Range Rover’ın üçüncü modeli ise 2010 Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtılacaktır. Range Rover kullanan ünlüler arasında; Kraliçe II Elizabeth, Prens Charles, Monaco Prensi Rainier, Michael Jackson, Bruce Willis, Jeremy Clarkson ve Richard Branson da yer alıyor. Ticari araç sınıfında Batı Avrupa’da 12 yıldır liderliği elinde bulunduran Renault, hacimleri 2 ila 22m3 arası değişen üç yeni modeli satışa sundu. Yeni modeller Master (35 bin 500 TL’den başlayan fiyatlarla), Trafic ve Kangoo Express Maxi’den oluşuyor. Yeni Renault Master, ergonomisi ve konforu artırılan kabini ve yeni 2.3 dCi motoruyla dikkat çekiyor.100, 125 ve 150 HP olmak üzere üç güç seviyesi bulunan yeni motorun en önemli özelliği, 100km’de bir litre daha az tüketmesi ve yüzde 40 oranında azalan bakım maliyetleri. Böylece yeni Master 150 bin km’de eskisine oranla 6 bin TL daha ekonomik. Yeni Trafic modeli ise binek otomobillerden esinlenilen yeni donanımlarla daha yüksek konfor düzeyine ulaşmış. Trafic’de tüketimi azaltılan 2.0 dCi motor yer alıyor. Dingil mesafesi 40cm artırılan yeni Kangoo Express Maxi’nin iki ve beş koltuklu olmak üzere iki versiyonu bulunuyor. Yenilikleri devam ettirecek olan Renault, 2011’in ilk yarısında, 160 km menzile sahip olan Kangoo Express’in yüzde 100 elektrikli versiyonunu da pazara sunmaya hazırlanıyor. Geely’den iki yeni model G eely, FC ve Emgrand EC7 modellerini satışa sundu. Geely FC 1.5 lt. 102 HP benzinli 25 bin 490 TL, Geely Emgrand EC7 ise 28 bin 888 TL fiyat etiketine sahip. Geely’nin Emgrand serisi, markanın Avrupalı tüketiciler için, Avrupa standartlarında ürettiği ilk model olma özelliğini taşıyor. Emgrand EC7 modelindeki motor yönetim sistemi ile fren ve yakıt sisteminin yanı sıra, elektrik-elektronik kontrol üniteleri Bosch, Valeo ve Delphi şirketiyle oluşturulan işbirlikleri sonucu üretildi. 4,635 mm’lik uzunluğuyla segmentinin en uzun araçı olan Emgrand EC7, 680 lt.’lik bagaj kapasitesiyle sınıfındaki en geniş bagaj hacmine sahip. Yeni model, 5 Yıl/150.000 km garantiyle sunuluyor. Yüksek donanım seviyesine sahip olan FC modelinde ise ABS+EBD, immobilizer, sürücü ve yolcu hava yastığı, ısıtmalı ve led sinyalli yan aynalar, dijital klima, Radyo/ CD/USB ve SD kart girişi ve park sensörü standart olarak sunulan ekipmanlar arasında yer alıyor. Fiat Ticari Araçlar’ın www.benimfiorinom.com adresli web sitesinde Fiat Fiorino’yu temel alan yeni interaktif çalışma, International Academy of the Visual Arts’ın bu yıl 16'ncısını gerçekleştirdiği “The Communicator Awards” yarışmasında “Mükemmellik” ödülüne layık görüldü. 200 binden fazla kişi tarafından ziyaret edilen ve 50 bin adetten fazla kayıtlı tasarımın yer aldığı web sitesinde tamponlardan, tavan raylarına, motor kaputundan kabin detaylarına kadar 150’den fazla aksesuvar seçeneğiyle farklı tasarım kombinasyonları oluşturulabiliyordu. Bu tasarımlar arasında yapılan değerlendirme sonucunda Tofaş tarafından özel bir seri üretilerek sonbahar aylarında satışa sunulacak. 5 Bakışları üzerinde topluyor İ lk kez 1996 yılında düzenlenen Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtımı gerçekleşen Volvo C70, 2009 yılı sonunda makyajlanarak satışa sunulan yeni modeliyle iddiasını ortaya koyuyor. İlk neslinde coupe ve cabrio olarak iki farklı karoser yapısıyla satışa sunulan araç, bu yeni haliyle son günlerin trendine uyarak etkileyici bir coupe-cabrio olarak karşımıza çıkıyor. Tasarımı konusunda kusursuz olarak nitelendirebileceğimiz araç çizgileriyle, geçirdiği makyaj operasyonu sonrasında ülkemiz yollarına çıkmasına sayılı günler kalan yeni S60 modeliyle ilgili de önemli ipuçları veriyor. Zarif bir coupe olduğu kadar, üstü açılabilen etkileyici bir spor otomobil de olan C70, araç ile bütünleşerek rüzgarı doğrudan hissedebileceğiniz stil sahibi ve karizmatik bir otomobil. Bu segmentte yer alan birçok rakibinden farklı olarak üstü açıkken ortaya koyduğu etkileyici görünümü, üstü kapanınca da sürdürmeyi başaran araç, bu sayede beğeni dolu bakışların ilgi odağı oluyor. Özellikle aracın üstünün açılıp kapanması, aracın içindekiler kadar dışındakiler için de seyredilmesi keyifli bir hal alıyor. Tavan, araç stabil haldeyken, üç parçalı katlanarak açılıp kapanıyor. Bu işlemi yaparken Robocop ya da Terminatör filmlerini aratmayan mekanik sesleriyle de karşısındakileri etkilemeyi başarıyor. Sözlerimizin yanlış anlaşılmaması için bu seslerin rahatsız edici değil; aksine aracın sürücüsünün bir uçak kullanıyormuş gibi hissetmesini sağlayan keyifli robotize sesler olduğunu belirtmeliyiz. Ülkemizde 2.0 turbo dizel (136 hp) motor seçeneğinde 6 ileri powershift otomatik şanzımanla ve 2.5 T5 (230 hp) benzinli motor seçeneğinde 5 ileri otomatik şanzımanla satışa sunulan C70 modelinde kabarık bir donanım listesine sahip olan Premium Edition seçeneği yer alıyor. Ön, yan ve perde havayastıklarının yanısıra elektronik kontrollü klima, elektrikli katlanabilir dış dikiz aynaları, otomatik kararan iç dikiz aynası, hız sabitleme sistemi, EBD (elektronik fren basıncı dağıtımı), ABS, ESP, DSTC (dinamik denge ve çekiş kontrol sistemi), 17 inç alüminyum jantlar, otomatik yanan farlar, sis farları, alüminyum alaşımlı jantlar, uzaktan kumandalı merkezi kilit, ISOFIX, deri direksiyon simidi ve vites kolu, yol bilgisayarı, elektrik kontrollü sürücü ve yolcu koltukları, ısıtmalı ön koltuklar, far yıkama İsveç’in yıllardır “güven” kavramıyla bütünleşmiş markası Volvo, makyajlı C70 modeli ile tasarım konusunda da dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor. Yazı: Levent Gençağa Fotoğraflar: Sinem Eroğlu / Zeynep Yeşilipek Başarılı makyaj operasyonunun etkilerini aracın bütününde görmek mümkün. C70, üstü açık yada kapalı, her durumda şıklığını ve karizmasını korumayı başarııyor. 6 7 otomatik olarak devreye giriyor. Bu çubukların uçları ise, tam bir koruma sağlayabilmek için sert metal kaplamalarla donatılmış. Aracımızın iç mekanında övgüye değer bir diğer özelliği de, opsiyonel donanım listesinde yer alan Dynaudio müzik sistemi. Bu kaliteli sistem, güçlü hoparlörlerle birlikte etkileyici bir performans sergiliyor. Tavan açıkken mi daha şık, yoksa kapalıyken mi? Tercih elbette sizin ama kesin olan birşey var; üç parçalı katlanır tavanın bu hareketlerini seyretmek büyük keyif veriyor. sistemi, yağmur sensörü, park sensörü ve aktif bi-xenon farlar, aracın baz donanımı olan Premium Edition’da standart olarak yer alıyor ve bu şekilde C70 2.0D’e 55.561 Euro’luk başlangıç fiyatıyla sahip olunabiliyor. Opsiyonel donanım listesi de kabarık olan test aracımızda ise Premium Edition donanımına ek olarak Dynaudio mizik sistemi, alüminyum kaplamalar, anahtarsız giriş sistemi gibi ek özellikler de yer alıyor ve aracın anahtar teslim fiyatı 67.930 Euro seviyesine çıkıyor. Volvo elbette daha fazlasını arayanları da düşünmüş; C70’de entegre GSM telefon, dijital pusula, altılı cd changer, subwoofer, kör nokta bilgi sistemi, eğim sensörü, su tutmayan yan camlar gibi ek donanımlar da tercih edilebiliyor. Bu noktada Volvo’nun web sitesine de değinmeden geçmeyelim; günümüzde sanal ortamda müşterilerin ihtiyaç duydukları bilgilere zahmetsizce ulaşabilmeleri ve bir deneyim yaşayabilmeleri elbette büyük önem taşıyor. Bu durum, otomobil markaları için de web sitelerini sürekli geliştirmelerini zorunlu kılıyor. Volvo’nun web sitesinde hayal ettiğiniz C70 modelini planlayabilmek için iç döşeme seçeneklerinden, jant seçeneklerine kadar farklı tercihlere imkan veren kullanıcı odaklı bir web hizmeti müşterilere destek sağlıyor. Dış tasarım Eskisine göre çok daha çekici görünen aracın ön kısmında artık diğer Volvo modellerinde de görmeye alıştığımız öne doğru uzanan burun yapısı hakim. Bu uzun burun yapısının ortasında yer alan alışılagelmiş Volvo ızgarasını, her iki yanında bulunan geriye doğru çekik yapıdaki ince formlu farlar destekliyor. Aracın genel karakterini değiştirmeyen makyaj operasyonunun izlerini farlarda, ön tamponda ve aracın arka kısmında görmek mümkün. Araçta gerçekleştirilen makyaj operasyonunu Volvo’nun Dış Yüzey Tasarım Şefi Fedde Talsma şu şekilde özetliyor; “C70, klasik bir çizgiye ve kendi karakteristik özelliklerine sahip. Bizim yaptığımız şey, otomobilin ön ve arkasını yeniden tasarlamak oldu. Böylelikle hem günümüz, hem de gelecekteki Volvo modelleriyle daha fazla uyum içerisinde olabilecek. Aynı zamanda otomobil içerisinde lüks ve keyif alma duygusunu ge8 Performans ve Sürüş Özellikleri liştirmek amacıyla kullanılan malzemelerin ve şık detayların benzersizliğini artırdık”. C70, son dönemde gördüğümüz en başarılı makyaj operasyonlarından birinin temsilcisi durumunda. Kaslı ve dinamik yapısıyla spor bir görünüm sağlarken, aynı zamanda sade ve zarif olabilmeyi de başaran araç, gerek üstü açıkken, gerekse de üstü kapalıyken etkileyici görünümünü sürdürerek övgüyü hak ediyor. Üç parçalı olarak katlanabilen metal tavan ise, 30 saniyelik açılıp kapanma süresi ve bagaj kapağının içerisine yerleşirken ortaya koyduğu şık hareketlerle meraklı bakışların hedefi oluyor. İtiraf etmemiz gereken bir nokta, araç ile çok fazla gözönünde olmadığımız anlarda, tek düğmeyle zahmetsiz bir şekilde gerçekleştirilen bu coupeden cabrioya dönüş hareketini çeşitli defalar keyif alarak yapmış olmamız. Aracın bu dönüşüm sırasında ortaya koyduğu görüntüler ve oluşan robotize sesler, sanırız tamamen keyif için yapılan bu hareketleri açıklar niteliktedir. İç Mekan Aracın dış görünümünde etkisini gösteren dinamik ve sportif dokunuşlar, iç mekana girer girmez “kızılcık” rengi deri döşemelerin yanı sıra dinamik sürüş pozisyonu ile de etkilerini bu bölümde de gösteriyor. S40 modelinden tanıdığımız düz yapılı orta konsol tasarımı ve bu tarz sportif bir araç için oldukça sade kalan direksiyon simidine rağmen, iç mekanda kullanılan malzemelerin kalitesi ve kumanda düğmelerinin ergonomik yapısı bu eleştirilerimizi perdeliyor. Bu tarz araçlarda özellikle geri görüş konusunda yaşanabilen problemlere rastlamadığımız aracımız, tasarımını da destekleyen çerçevesiz büyük kapılarıyla üstü kapalıyken bile ferah bir atmosfer sunuyor. Vites kolunun hemen arkasında yer alan iki adet sade kumanda düğmesi yardımıyla açılıp kapanabilen tavanın kullanımı pratik. Bununla birlikte bu tarz üstü açık yapılı araçlarda ülkemiz yol şartlarında yaşadığımız burkulma hissi ve tavan birleşim yerlerinden gelen tıkırtıları, rahatsız edici seviyede olmasa da bu araçta da gözlemliyoruz ve bu durum tavan kapalı olduğu durumlarda da devam ediyor. Önde ve arkada yeterli bir oturma alanına sahip olan aracın, arka koltuklara geçişi ise biraz zahmetli. Ön koltukların elektrikli yapısı nedeniyle her defasında ileriye doğru alınması zahmetli olan ön koltuklar, özellikle tavan kapalıyken inip binmeyi arka koltuktakiler için yorucu hale getirebiliyor. Buna karşın bu segmentte yer alan bir araç için arka koltuklardaki yeterli sayılabilecek diz mesafesi, orta boylu kişilerin rahatsız olmadan seyahat edebilmelerini mümkün kılıyor. Önde fazla sayıda olmayan eşya gözlerine karşın, arkada yolcular için döşeme içlerinde yeterli oranda eşya gözleri bulunuyor. İsveçli markanın tipik bir temsilcisi olan C70, güvenlik konusuna markanın verdiği önemin belirgin izlerini taşıyor. Aracın sahip olduğu aktif ve pasif güvenlik donanımları, arka koltuklarda oturan yolcuların arkasına yerleştirilmiş olan (devrilmeye karşı koruma sistemi) ROPS çubuklarıyla destekleniyor. Bu çubuklar, olası bir kaza anında otomobil ile zemin arasında boşluk yaratmak üzere yerlerinden hızla çıkarak, devrilmenin etkilerini azaltıyor. Volvo ROPS’un bir parçası olan çubuklar, devrilme tehlikesi belirlendiğinde Ülkemizde benzinli ve dizel olarak iki farklı motor seçeneği ile satışa sunulan aracın, bizim kullandığımız versiyonunda Ford’dan alınan 2.0 litrelik turbo dizel motor ünitesi görev yapıyor. 4000 d/d’de 136 hp güç ve 2000 d/d’den itibaren 320 Nm tork üreten bu motor, 6 ileri otomatik şanzıman desteğiyle birlikte tatminkar bir performans sergiliyor. Üstü açık araçların tipik bir özelliği olarak üreticilerin bu araçların alt yapılarını sağlamlaştırmaları ve bağlantı noktalarını güçlendirmeleri nedeniyle ağırlığı artarak 1472 kilograma ulaşan aracımız, buna karşın 0-100 km/s akselerasyonunu 11 sn’de tamamlayarak performans konusunda çok iddialı olmasa da beklentileri karşılayabileceğini gösteriyor. Ağırkanlı motor çok atak bir yapı sergilemese de kendisinden beklenilenleri gecikmeden karşılayabiliyor. Bilinenin aksine üstü açık araçların performans amaçlı kullanılmadığı gözönüne alındığında, aracımız, sunduğu performansa karşın testimiz süresince 100 km’de ortalama 7,9 litre tüketerek sürücüsünü memnun ediyor. Tüketim değerlerinin makul düzeyde kalmasında, motorun ekonomik yapısının yanısıra vites geçişlerini sarsıntısız ve hızlı yapısıyla çok başarılı gerçekleştiren 6 ileri powershift şanzımanın da katkısı büyük. Yol tutuş konusunda ise, C70’e ayrı bir paragraf açmak istiyoruz. Her ne kadar yüksek performanslı bir kullanım amacıyla üretilmediği belli olsa da, aracımız özellikle arka arkaya girilen virajlarda ve yüksek süratler- de izinden sapmayan yapısıyla Volvo güvenliğine uygun bir sürüş karakteri sergiliyor. Sonuç Bazı araçları, test süremiz dolduğunda distribütör markaya geri teslim ederken içimizden ayrılmak gelmez. C70 de bu tarz araçlardan biri olmayı başardı. Geçirdiği başarılı makyaj operasyonunun ardından beğeni dolu bakışları üzerinde toplamayı başaran araç, rahat ve ekonomik sürüş özellikleriyle de beğeniyi hak ediyor. C70, tavanı açıkken çok şık görünüyor. Kızılcık renkli deri koltuklar elektrikli ve bu araca çok yakışıyor. Teknik Özellikler Volvo C70 2.0D Motor Sıralı / 4 silindirli Yerleşim Önde, enlemesine Silindir hacmi 1997 cc Maksimum güç 136 HP / 4000 d/d Maksimum tork 320 Nm / 2000 d/d Şanzıman 6 ileri otomatik Son hız 205 km/s 0-100 km/s 11.1 sn Aktarma Önden çekiş Yakıt türü Dizel Frenler (ön/arka) Hava kanallı disk / disk Tüketim (ş.içi - ş.dışı) 8.1 / 5.3 lt/100 km Donanım ABS S ESP S Hava yastığı sürücü/yolcu/yan S/S/S Klima S Radyo/CD çalar S Depo kapasitesi 52 lt Bagaj hacmi 417 lt Baz fiyat 55.561 Euro Test aracı fiyatı 67.930 Euro Zarif ve dinamik tasarım, etkileyici tavan sistemi, şanzıman, yol tutuş Orta konsol, direksiyon simidi 9 AYIN KONUĞU LamborghInI CEO’su Stephan WInkelmanN Bir hayali satıyor Süper spor otomobillerde emsalsiz olduklarını söyleyen CEO Stephan Winkelmann, Lamborghini gibi bir markanın yönetimini hayal satmaya benzetiyor. Edmon Bekyan L Dünya genelinde Lamborghini markası nasıl bir seyir izliyor? 2010 yılı beklentileriniz neler? Lamborghini son 10 yılda düzenli olarak büyümeye devam etti. Başlarda 250 otomobil satarken, bizim için rekor yılı olan 2008’e vardığımızda bu sayı 2 bin 400’e ulaştı. Geçen sene bütün markalar gibi biz de, dünyayı sarsan ekonomik krizin etkilerini yaşadık. Lamborghini’yi Lamborghini yapan özelliklerin hepsini saklayarak yalnızca müşterilerimiz ve bizim için önem taşımayan noktalarda küçük kısıntılara gittik. Gelişme planlarımıza ara vermeden devam ettik. Büyüme stratejimizin bir parçası olarak araştırma ve geliştirme yatırımlarımızı 2008 yılına kıyasla yüzde 32 artırdık. Bu yılın, 2009 gibi zorlu geçeceğine inanıyoruz. Buna karşın yaraların sarılmaya başladığını da görmekteyiz. Asya pazarlarında başlayan bu iyileşme sürecinin sonuçlarını, kısa bir süre önce yeni bayimizi açtığımız Çin’de çok iyi gözlemledik. Türkiye pazarı hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? Türkiye, Lamborghini için yeni ve gelecek vaat eden bir pazar. Global bayilik ağımızı genişletme ve büyüme stratejimizin bir halkası olarak önemli fırsatlar taşıdığına inandığımız Türkiye’de, ilk showroom açılışını 2008 yılında gerçekleştirdik. Türkiye, Avrupa ve Asya arasında köprü görevi gördüğü için stratejik bir konuma sahip olması açısından markamız için çok önemli bir pazar. Türkiye’deki ortağımız Doğuş Otomotiv. Lüks otomobil konusunda çok deneyimli olmasının yanı sıra müşterilerimiz ve onların beklentileri konusunda vizyon sahibi olmalarının avantajını kullanmaktayız. Her iki tarafın birbirini bu kadar iyi anlayabilmesi ve dayanışma içinde olması beraberinde başarıyı getiriyor. 10 İlkelerine sıkı sıkıya bağlı olan Lamborghini, İtalyan spor otomobil üretimi konusunda son noktayı temsil ediyor. Çok özel ürünleri doğru bayi ağıyla dünyanın her yerine ulaştırmayı hedefleyen markamız, bu doğrultuda sıra dışı, ilkelerinden vazgeçmeyen, gerçek İtalyan tarzını yansıtan, heyecan verici yeni modeller üretip, müşterilerini etkilemeye devam edecek. amborghini CEO’su Stephan Winkelmann ile 2010 yılını, Türkiye pazarının önemini ve geleceğin modellerini nelerin belirleyeceğini konuştuk. Krizde alınan yaraların sarılmaya başladığını, bunun ilk örneğini Çin pazarında gördüklerini anlatan Winkelmann, son on yılda sürekli büyümeye devam etmelerine rağmen bu yılın, yine de zorlu geçeceğini belirtiyor. Türkiye’nin stratejik bir konuma sahip olduğunu söyleyen CEO Winkelmann, bunun Lamborghini için önemini vurguluyor. Gerçekleştirdiğimiz test sürüşünün ardından sorularımızı yanıtlayan Stephan Winkelmann’ın Lamborghini ve yeni modelleriyle duyduğu gurur, kendini belli ediyordu. Kendinize rakip gördüğünüz markalar var mı yoksa Lamborghini’nin sınıfında tek olduğunu mu düşünüyorsunuz? Süper spor otomobiller söz konusu olduğunda emsalsiz olduğumuzu düşünüyoruz. Lamborghini gibi bir markayı yönetmek nasıl bir duygu? Bu özel markayı yönetmek hem kolay hem de çok zor. Müşteriler, Lamborghini logosunu gördüklerinde neyle karşı karşıya olduklarını, ne satın alacaklarını çok iyi biliyorlar; onlara hiçbir şey anlatmanız gerekmiyor. Diğer taraftan, beklentiler o kadar yüksek ki onları karşılamak ve üzerine çıkabilmek için çok çalışmak gerekiyor. Sonuçta, biz insanların hayallerini süsleyen otomobiller, diğer bir değişle hayal satıyoruz. Yenİ süper otomobİller daha da hafİfleyecek 2007 yılına kadar önceliklerimiz sırasıyla, tasarım, maksimum hız, hızlanma ve yol tutuş olarak belirlenmişti. O tarihten sonra sıralama tasarım, yol tutuş, hızlanma ve maksimum hız olarak değişti. En iyi yol tutuşu elde etmek için güç/ağırlık dengesini en optimum seviyeye ulaştırmamız gerekiyor. Bunun için daha hafif otomobiller üretmek konusunda araştırmalarımız bütün hızıyla devam ediyor. Bu yolda en önemli adımı özel malzemeler kullanarak attık. Bunlardan en önemlisi karbon fiber. Washington Üniversitesi ve Boeing firmasıyla ortaklaşa gerçekleştirdiğimiz çalışma sonucunda çok hafif ve bir o kadar da dayanıklı olan karbon fiber kullanarak neler yapabileceğimizi araştırıyoruz. Boeing, yeni 787 Dreamliner uçağında bu malzemeden yararlandı. Biz de yeni Gallardo Superleggera modelinde karbon fiber kullanarak otomobili 70 kilogram hafiflettik. Kalite olarak rakiplerimizin ilerisindeyiz. Yeni modellerimizin hem hafif hem de yüksek kalitede olmasına büyük önem gösteriyoruz. Gelecekte, performans artırmak için motorların gücünü yükseltmek yerine, otomobillerin ağırlığını azaltmanın daha önemli olacağını düşünüyoruz, özellikle süper spor sınıfında bu daha da öne çıkacak. En azından bizim markamızda için böyle olacağını söyleyebilirim. 11 Amerikan spor otomobil ikonu Sting Ray Klasik Amerikan otomobiller arasında en beğenilen ve sahip olunmak istenen modellerin başında yer alan Corvette Sting Ray, aradan geçen 57 yıla rağmen seksi görünümünden hiçbir şey kaybetmemiş. Sting Ray’lerin hangi model yılına ait olduklarını anlayabilmenin en kolay yolu, çamurluklardaki hava çıkış kanatçıklarının sayısıydı. A merikan markaları arasında performanslı modeller söz konusu olduğunda ilk akla gelen isimlerin başında Corvette yer alıyor. “Amerika’nın Spor Otomobili” unvanını elinde bulunduran Corvette, coupe, convertible, t-top coupe, targa coupe olmak üzere dört farklı gövde tipiyle üretildi. General Motors’un Chevrolet markası altında üretilen ilk Corvette, 1953 yılında yollara çıktı. 2003 yılında ise 50. yılını kutlayan ilk ve tek Amerikan spor otomobil oldu. Corvette serisi içerisinde öyle bir model var ki aradan geçen 57 yıla rağmen ününe ün katmaya devam ediyor. Sizin de tahmin edeceğiniz gibi, Sting Ray’den bahsediyoruz. 1963-1967 yılları arasında üretilen ve ikinci 12 Yenİ Sting Ray mİ gelİyor? kuşak Corvette olarak da bilinen Sting Ray ilk olarak, sert tavanlı coupe formunda üretildi. İki parçadan oluşan arka camıyla ünlenen modelin kabini, ilk kuşak Corvette’lerdeki gibi sürücü ve yolcu için ayrı tasarlanmış ön panele sahipti. İki parçadan oluşan arka cam ise büyük rağbet görerek 1963 modelinin, Sting Ray serisi içerisinde en çok aranan model olmasını sağladı. Ancak görüş açısını kısıtladığı için çift cam tasarımı, 1964 modelinde iptal edildi. Fiberglastan üretilen gövdeye sahip olan Sting Ray’de ilk göze çarpan detaylar arasında, kapalı olduklarında gövdenin içine katlanarak yok olan farlar, otomobilin yanı boyunca devam eden egzoz (opsiyonel), motor kaputunda yer alan hava girişi yer alıyor. Bagaj kapısının olmaması ve bu bölüme sadece koltukların arkasından ulaşılabilmesi de bu otomobille ilgili bilmeniz gereken detaylar arasında yer alıyor. Convertible versiyonundaki yumuşak tavan, açıldığında koltukların arkasında yer alan fiberglastan üretilmiş parçanın içine gizlenerek tamamen görünmez olabiliyor. İsteyenler sert tavan seçeneğini de opsiyonel olarak ısmarlayabiliyordu. Stingray’lerin model yılını belirleyen en önemli özelliklerden biri yan hava çıkışlarıydı. Motoru soğutmak için önden giren havanın işlevini gördükten sonra yoluna devam etmesini sağlayan yan hava çıkışları, 1965 ve 1966 modellerde üçlü hava çıkışı kullanılırken 1967 modelde bu sayı beşe ulaştı. 1963 ve 1964 modellerde ise iki parçalı ve yatay şekildeydi. Motor gücü 600 HP’ye ulaşıyor Sting Ray’de güçleri 250 ile 435 beygir arasında değişen, 327 (5.4 ltre), 396 (6.5 litre) ve 427 (7.0 litre) cubic inch olmak üzere üç motor seçeneği sunuluyordu. 396 seçeneği sadece 1965 modelde kullanıldı ve 1966 modelde yerini 427 cubic inch olana bıraktı. 1967 L88 427 cubic inch V8, ikinci kuşak Corvette’i performans sınıfında iddialı bir konuma yükseltti. V8, gücünü dört ileri manuel veya üç ileri otomatik şanzıman seçenekleriyle arka lastiklere aktarıyordu. Corvette’de bir çok ilk, Sting Ray’de yaşandı. İlk bağımsız süspansiyon 1963 modelde kullanılırken 1965 model, ilk olarak dört disk frenin kullanıldığı otomobil oldu. 1963 Sting Ray’in Z-06 olarak adlandırılan yarış versiyonunda yakıt enjeksiyonlu 327 cubic inch’lik V8 yer alıyordu. Z-06’nın frenleri ve süspansiyonu standart modlden daha güçlüydü. 1967 yılında Sting Ray’in dört versiyonu bulunuyordu. L36 versiyonu 390 HP, L68 versiyonu 400 HP, L71 versiyonu 435 HP ve en üst versiyon olan L88 ise Chevrolet yetkililerine göre 439 beygir olarak belirtilmesine karşın gerçek gücün 600'e ulaştığı söyleniyor. Klasik Amerikan otomobillerine gönül verenlerin hayallerini süsleyen Sting Ray, koleksiyoncuların da olmazsa olmazları arasında yer alıyor. Chevrolet, Corvette’in 50. yılı için özel olarak tasarladığı Sting Ray konseptini 2009 Chicago Auto Show’da sergiledi. Markanın ikonu haline gelen Sting Ray modeliyle geleceğin Corvette tasarımları arasında köprü görevi gören yeni konsept, gece görüş sistemi gibi teknolojik özelliklere sahip. " Transformers; Revenge Of The Fallen" filminde Sidewipe adındaki robotu canlandıran konsept otomobilin üretilip üretilmeyeceğini, gördüğü ilgi belirleyecek. 13 da hazırlanan ‘Engelden Kaçış’ ve ‘Slalom’ testleri, Start-Finiş düzlüğünde hazırlanan ‘Kalkış Kontrol/Fren’ testlerinde etkileyici bir performans sergiledi. Ayrıca özel olarak hazırlanan off-road parkurunda da yere ne kadar sağlam bastığını kanıtladı. İlk hibrid Porsche; yeni Cayenne Yeni Cayenne İstanbul Park’ta show yaptı Yeni Cayenne’in tanıtımı, Porsche ürün gamındaki diğer modellerinde yer aldığı test sürüşüyle gerçekleştirildi. P orsche, 2002 yılında satışa sunduğu SUV segmentindeki başarılı modeli Cayenne ile adeta standartları yeniden belirledi. Türkiye’de satışa sunulan yeni kuşak Cayenne, gelişmiş özellikleriyle bu başarıyı daha da ileriye götürmeye kararlı. Türkiye’de ilk olarak İstanbul Park’ta düzenlenen Porsche World Road Yeni Cayenne ve ailenin diğer üyeleri İstanbul Park'ta hünerlerini sergiledi. 14 Show etkinliği kapsamında tanıtılan yeni Cayenne’in yanı sıra ailenin diğer üyeleri olan Panamera Turbo, Panamera S, 911 Turbo Coupé, Carrera 4S Coupé, Carrera 2S Coupé, Boxster Spyder, Cayman S modelleri de hazır bulundu. Yeni Cayenne, F1 pistinde gerçekleştirilen Porsche World Road Show–(PWRS) kapsamında, padok alanın- Daha güçlü ve daha az tüketen gelişmiş motorlarıyla dikkat çeken yeni Cayenne’in bir özelliği de, ilk hibrid Porsche olması. Önceki nesile göre 48 mm daha uzun olan Cayenne, daha geniş iç hacime sahip. Büyüyen boyutlarına karşın daha kompakt ve dinamik görünüme kavuşan yeni modelde yükseltilen orta konsol, iç mekana kokpit havası veriyor. Arka koltuklar 160 mm kadar ileri doğru kaydırılıp sırtlıklarının eğimi üç farklı kademeye ayarlanabiliyor. Türkiye’de Haziran ayında satışa sunulan yeni Cayenne’de ilk olarak 300 HP 3.6 lt V6 motor seçeneği sunuluyor. Tiptronic S şanzımanlı model, 100km’de ortalama 9.9 lt yakıt tüketerek eskisine oranla yüzde 20 tasarruf sağlıyor. 240 HP 3.0 lt V6 motorun yer aldığı Cayenne Dizel ise 7.4 litrelik ortalama tüketimiyle aynı oranda yakıt ekonomisi sunuyor. 4.8 litrelik 400 HP V8 motorun yer aldığı Cayenne S de 100km’de 10.5 lt olan tüketim değeriyle dikkat çekiyor. Ailenin en güçlüsü olan Cayenne Turbo, 500 beygir üreten 4.8 lt’lik V8 motoruyla 100km’de 11.5 lt yakıt tüketerek ulaştığı yüzde 23 oranındaki verimlilikle rekor kırıyor. 100 km’de 8.2 lt tüketime sahip olan ve sadece 193 g/km CO2 salınımı gerçekleştiren Cayenne S Hybrid, çevreci yapısı ve düşük tüketimiyle geleceğe ışık tutuyor. 180 kg hafifleyen yeni Cayenne’in Hibrid modeli de ailenin diğer üyelerinin sürüş performansı ve çevikliğinden geriye kalmıyor. Nissan Qashqai’yi +2’ledi Qashqai’den 21 cm daha uzun olup yedi kişilik kabine sahip Qashqai+2 X-Trail platformu üzerine inşa edildi. C rossover sınıfının en popüler seçeneklerinden biri olan ve Nissan’ın gerçekleştirdiği ivmede önemli bir rol üstlenen Qashqai’in, yeni yedi kişilik versiyonu 58.490 TL’den başlayan fiyatıyla satışa sunuldu. Geçtiğimiz aylarda yenilenen Qashqai’nin ardından, ağabeyi olan ve daha geniş iç hacim sunan yedi kişilik versiyonu da yollara çıktı. Nissan, X-Trail’ in platformuna sahip olan Qashqai+2, ön kısımda Qashqai’nin sert ve karakteristik tasarım çizgisini korurken, Crossover ruhunu artıran yan ve arka camlardaki tasarım farklılıklarıyla aracın görünümünü daha da güçlü kılıyor. Tavan rayları ve 18 inçlik jantlar da bu görünümü destekleyen detaylar arasında yer alıyor. Qashqai’den 21 cm daha uzun olan Qashqai+2, bu avantajını iç hacminde de hissettiriyor. Daha geniş arka diz mesafesi, 3. sıra koltuklar ve artan bagaj hacmi aracın en belirgin özellikleri arasında yer alıyor. Bagaj zeminine gizlenen 3. sıra koltuklar kapalı pozisyondayken zeminin iç kısmında kalacak şekilde tasarlandıkları için bagaj alanında düz yükleme olanağı sunuyor. Son sıra koltuklar açıldıklarında 130, kapalıyken 450 ve ikinci sıra koltuklar tamamen yatırıldığında 1.520 litreye ulaşan yükleme hacmi ve daha uzun şasisiyle Qashqai+2, geniş alana ihtiyaç duyanların tercihi haline getiriyor. Yeni modelde yol tutuş kabiliyetini artıran ESP sistemi standart olarak sunuluyor. Qashqai+2'nin 2 lt. dizel otomatik vitesli versiyonunda yer alan ALL MODE 4x4 çekiş sistemi, zorlu yol koşullarında hakimiyeti artırıyor. Qashqai+2, 1.6 lt benzinli, 1.5 lt dizel düz vites ve 2 lt dizel 4x4 otomatik vites seçenekleriyle satışa sunuluyor. Dikkatimizi çeken özelliklerin arasında panaromik cam tavan, hız sabitleme sistemi, Nissan Connect, renkli geri görüntü kamerası, Bluetooth, çift taraflı otomatik klima, deri döşeme ve xenon farların yer aldığı araçta, üç farklı donanım seçeneği bulunuyor. Teknik Özellikler 1.6 benzinli Motor Silindir hacmi 4 silindir 1.5 Dci 4 silindir 2.0 Dci 4 silindir 1598 cc 1461 cc 1995 cc Beygir gücü 115 HP/6000 d/d 106 HP/4000 d/d 150 HP/4000 d/d Tork gücü 320 Nm/2000 d/d 156 Nm/4400 d/d 240 Nm/2000 d/d 0-100 km/s hız 11.8 sn 12.2 sn 11 sn Maksimum hız 177 km/s 174 km/s 186 km/s 6.8 lt/100 km 5.1 lt/100 km 7.2 lt/100 km 1404 kg 1511 kg 1732 kg Ortalama tüketim Ağırlık Yedi kişilik oturma alanına sahip olan yeni modelde ikinci ve üçüncü sıra koltukların yatırılmasıyla bagaj hacmi 1.520 litreye ulaşıyor. 15 İKİNCİ ELİ UZMANINA SORUN DOD İkinci El Sistemi Fiyatlandırma Yöneticisi olan Barış Diker, otomobil tercihi ve alım satımı hakkında rehberlik yapıyor ve sorularınızı yanıtlıyor. Sorularınız için: [email protected] 1.6 FSI mı yoksa 1.4 TSI mı almalıyım? Micra mı, Jazz mı, MINI mi? Merhaba, Ekonomik, şehir içi kullanımı kolay, otomatik bir araç almak istiyorum. Öncelikle beğendiğim araçlar Nissan Micra, Honda Jazz ve Mini One. Kısaca özetlediğim beklentilerim çerçevesinde siz hangisini önerirsiniz? Araç alımı için ayırdığım bütçe yaklaşık 30 bin TL. Önerileriniz için şimdiden teşekkür ederim. Aslı Şentuy Sayın Aslı Şentuy, Öncelikle, seçtiğiniz araçların kalitesi konusunda sizi tebrik ederiz. Bu araçlar arasında tercih yapmak gerçekten zor. Servis ve hizmet kalitesi olarak ise her üç modelin yüksek servis standartlarına sahip olduğunu hemen belirtelim. Her üçünün de beklentilerinizi büyük oranda karşılıyor olmaları nedeniyle, sorunuza 2. el değeri açısından cevap verelim. Bir modelin yenilenmesi (kasa değişikliği) durumunda, eski modelin 2. el değeri genelde düşer. Buna karşın, yeni modelin piyasada daha az bulunduğu veya hiç bulunmadığı durumlarda 2. el değeri yüksek olur. Honda Jazz, geçtiğimiz yıl model yenileme işlemi yaptığı için, 2. el değeri sizin satacağınız tarihte mutlaka diğer iki rakibinden daha yüksek olacaktır. 55 bin TL’ye hangi dizeli önerirsiniz? Merhaba, 95.000 km’de, 2006 model Peugeot 407 1.6 HDI sahibiyim. Aracımı satıp yerine benzer özelliklerde dizel araç almak istiyorum. Aracımın ikinci el değeri nedir? 20–25 bin TL ekleyerek aynı segmentte hangi modellerin sıfır kilometrelerini alabilirim? Önerilerinizi bekliyorum. Mehmet Karatürk Sayın Mehmet Karatürk, Aracınızı bugünkü piyasa koşullarında 30-33.000 TL gibi bir rakama satmanız mümkündür. Aynı segmentte sıfır kilometre araçlar için 20-25.000 TL’den daha yüksek rakamlar ödemeniz gerekebilir. Son çıkan kasasıyla Ford Mondeo ve Toyota Avensis’e ilave olarak, Opel Vectra yerine piyasaya sürülen ve yeni Insignia ile başarısını kanıtlamış olan VW Passat ilk aklımıza gelen seçenekler. Merhaba, 2006–2007 model Jetta ya da Passat 1.6 FSI araç almayı planlıyorum. Yaptığım araştırmalar şu an bu araçlarda 1.6 FSI motorların kullanılmadığı, bu motorların yerine 1.4 TSI motorların kullanıldığını gösteriyor. Sizce 1.6 FSI almamın bir sakıncası var mı? Bu motorların tekrar getirilmesi planlanıyor mu? Olumlu ve olumsuz yönlerini ve tercihim ile ilgili görüşlerinizi öğrenmek istiyorum. Teşekkürler, Göksel Reyin Sayın Göksel Reyin, 1.4 TSI çok yeni ve gözde bir teknoloji. Bu nedenle VW tarafından tercih ediliyor olmasına rağmen bu, FSI motorların sorunlu olduğu anlamına gelmiyor. 1.4 TSI motor bunun yanında daha küçük hacimli bir motor olduğu için sıfır önerilebilir. Piyasada henüz 2. eli çok az var. Bu nedenle 2. el 1-2 yaşında Passat arıyorsanız, 1.6 FSI motorlar rağbet gören seçeneklerdir. Jetta’da ise 1.6 102 HP seçeneğiniz var, fiyatları biraz daha düşük olduğu için tercih sebebi olabilir. DOD kaç çeşit garanti sunuyor? Merhabalar, Web sitesinizi düzenli olarak takip ediyorum. Araç listesinde bazı araçlarda, sol tarafta garanti işareti oluyor. Bunun dışında DOD’da sanırım opsiyonel ve otomatik garantiler de var. Farkları nelerdir, DOD’daki garanti sistemi hakkında bilgi verebilir misiniz? Teşekkürler. Ahmet Yayla Sayın Ahmet Yayla, DOD Araç Detay Bilgileri sayfasında garantili olduğu belirtilen tüm araçlarda geçerli olarak, DOD Otomatik Garanti araç fiyatının içinde sunulmaktadır. Motor, şanzıman ve diferansiyelin önemli parçalarını kapsayan DOD Otomatik Garanti, aracı almanızdan itibaren 6 ay boyunca, herhangi bir ücret ödemeden ve kilometre sınırı olmadan geçerlidir. 16 DOD Opsiyonel Garanti ise, Otomatik Garanti kapsamına ilave olarak düşük bir fiyat farkı ödeyerek alabileceğiniz ve aracın elektrik-elektronik aksamı ile motor soğutma sisteminin ve çekiş sisteminin önemli bir kısmını teminat altına alan, 12 ay süreli, en geniş DOD Garanti kapsamıdır. Prime DOD araçlarında distribütör garantisi bitmişse, 12 ay süreli opsiyonel garantimiz standart olarak sunulmaktadır. DOD Garanti işareti olmayan, ancak DOD Garanti kapsamına girebilecek araçlarda da, araç fiyatının üzerine belirli bir meblağ eklenerek DOD Garanti alma imkanınız mevcuttur. DOD Otomatik ve Opsiyonel Garanti hizmet ve parça kapsamları ile ilgili daha ayrıntılı bilgiyi yetkili satıcılarımızdan alabilirsiniz. DOD Garanti kapsamındaki aracınız, bozulan parça garanti kapsamında olmasa bile DOD Yol Yardım hizmetiyle, en yakın servis noktasına çekilir. 17 REHBER İkinci el otomobil almanın püf noktaları -5- “Açık Artırmadan Araç Alınır mı?” Açık artırmalarda özellikle filo kiralama şirketlerinden dönen ve bakımları yetkili servislerde gerçekleştirilen araçlar satılmakta. Fiyatların, genelde piyasa değerlerinin altında olduğunu da düşünecek olursak iyi bir tercih olabilir. Mevcut aracınızı uygun bir fiyata ve zahmetsiz sattıktan sonra yeni bir araç alımı için alternatif kanallar arasında hızlı bir seçim yapmanız gerekir. Mevcut aracınızı satmadan önce, sadece fikir cimnastiği ve görüş alışverişi şeklinde cereyan eden yeni araç edinme konusu, aracınızı sattıktan sonra ister istemez daha acil bir gündem haline geldi. Bu süreç çelişkilere açık bir süreçtir. Daha önce beğenmediğiniz araçları göz önüne almaya başlarken, adaylarınız olan araçlar hakkında da olumsuz bilgiler edinebilirsiniz. Perakende satış noktaları hariç en rasyonel araç alımı yapabileceğiniz kanal, şüphesiz ki açık artırma kanalıdır. Ülkemizde son yıllarda farklı firmalar tarafından haftalık periyodlarda yapılan açık artırmalar aracılığıyla birçok araç satılmaktadır. Organizasyon açısından firmadan firmaya farklılıklar olsa da, açık artırmalarla ilgili birçok ortak noktayı vurgulamakta fayda görüyoruz. 27 REHBER İkinci el otomobil almanın püf noktaları - 5- Binici kilometreye galerici fiyata bakıyor Açık artırmaya her yaştan ihtiyaç sahibi, yetkili satıcı ve bu işi profesyonel anlamda yapan galericiler katılmakta. Karma bir grup olması, açık artırmalarda farklı araçlara farklı müşteri kitlesinden talep gelmesini sağlıyor. Binici olarak tabir edilen müşteri daha düşük kilometreli ve daha temiz ları, katılımcı sayısı ve başlangıç bedeli (muhammen bedel olarak bilinir) mutlaka farklılık arz eder. Bu da araçların fiyat artışına artı veya eksi olarak yansır. Bir önceki veya son birkaç artırmada fiyatların ne kadar arttığına bakarak karar vemek bu açıdan sizi yanılgıya sürükler. Bütün bunlar bir yana, tamamen aynı özellikte ve aynı sayıda araç, ard arda iki artırmaya girdiğinde, sonuçlar yine çok farklı çıkabilir. Fiyatlarla ilgili olarak alıcıların dikkat etmesi gereken husus, fiyatların piyasaya göre hangi seviyede olduğudur. Açık artırmaya girmeden önce pey süreceğiniz araçlarla ilgili olarak hangi fiyata kadar çıkacağınıza önceden karar vererek hareket etmek en doğrusudur. Açık artırma heyecanıyla, satış fiyatının üstünde bir fiyata alıcı bulması çok nadirdir. Açık artırmaya çıkarılan araçların tümünün yüksek kilometreli olması gibi bir genelleme çok hatalı olabilir. Kilometreleri düşük olduğu halde açık artırmaya çıkarılan araçlar ise hem genel fiyat ortalamasını artırır hem de artırmanın daha geniş bir müşteri kitlesine hitap etmesini sağlar. Son iki yıldır açık artırmalarda satılan araçların çoğunluğunu, filo kiralama şirketlerinden dönen araçlar oluşturmaktadır. Kiralama firmaları, sözleşmeleri bittiği için aynı anda satılması gereken ve birbiriyle tamamen aynı özelliklere sahip, hatta aynı renkte yüzden fazla aracı perakende noktalarına dağıtmak, satış işlemlerini, öngördüğünüz fiyatın üzerine farketmeden çıkabileceğiniz gibi, çok beğendiğiniz bir araç için “Bu aracı kaçırmamak lazım, bu kadar uğraştık” dürtüsüyle de fiyatı biraz yükseltme iznini kendinize vermelisiniz. Ancak belirli limitleri de aşmamak gerektiğini hatırınızdan çıkarmamalısınız. temizlik, nakliye ve bakım giderlerini takip etmek ve satıldığında vekaletlerini çıkartmak yerine, çok daha pratik bir yöntem olarak açık artırmayı tercih etmekteler. Böylece perakende noktalarında ortaya çıkacak iş yükü belirli bir nebze hafiflemekte, araçlar daha hızlı bir şekilde nakde dönmektedir. Tamamen kiralama firmasının tercihi olan “satış kanalı seçiminin” doğal sonucu da araçların ortalama piyasa fiyatının biraz altında kalmasıdır. Açık artırmada oluşan fiyatların genel piyasa çizgisinin biraz altında kalmasının bir başka nedeni ise araçların garanti kapsamıdır. Açık artırma şartnamelerinde yapılan ekspertizlerin, bağlayıcı olmadığı ve sadece referans alınabileceği belirtilmektedir. Ancak açık artırma yapan firmaların bu araçlarla ilgili olarak kısıtlı güvence sunması, araçların kötü olduğu anlamına gelmez. Araçlara garanti verilmemesi, garanti ile ilgili maliyetlerin karşılanması ile ilgili Açık artırmaya girmeden önce pey süreceğiniz araçlarla ilgili olarak hangi fiyata kadar çıkacağınıza önceden karar vermeniz yararınıza olacaktır. araçlara yönelirken, galericiler fiyat uygun olduğu takdirde yüksek kilometreli araçlara da pey sürebiliyorlar. Burada yanlış bilinen bir hususu özellikle belirtmek lazım. Galericilerin ve yetkili satıcıların açık artırmada bir araca pey sürmesi ancak kâr edecekleri fiyata kadar mümkün, daha yüksek fiyatlarda binici avantajlı oluyor. Bu nedenle “Galericilerden araç kalmaz” mantığı geçerli değil. Ancak profesyonellerinin fiyatları daha iyi bilmeleri ve araçları daha iyi tanımalarından dolayı avantajlı oldukları da bir gerçek. Öte yandan açık artırmaya çıkarılan araçların tipine göre müşteri kitlesinin farklı araçlara yönelmesi de fiyatları belirli bir dengede tutuyor. Açık artırmalarda fiyat, müşterilerin en çok sorduğu hususların başında geliyor. “Bir önceki artırmada ne kadar fiyat arttı?” veya “Bu araç hangi fiyattan müşteri bulur?” soruları çok anlamlı değil çünkü çıkan araçların sayısı, araçların durum28 Açık artırmada fiyatlar piyasanın altında kalıyor Açık artırmaya çıkan araçların, ortalamada piyasanın biraz altında alıcı bulduğu genel geçer bir doğru olarak kabul edilmektedir. Bunun belirli sebepleri vardır. Her şeyden önce açık artırmaya sunulan araçların bir kısmı, yüksek kilometreleri nedeniyle, perakende olarak satışlarının zor olacağı düşünülen veya daha önce perakende noktasında yüksek fiyatla satılamamış araçlardır. Perakende bir satış noktasında teşhirde kaldıktan sonra açık artırmaya çıkarılan bir aracın, perakende bir konudur. Belirli bakım ve onarım maliyetlerinin karşılanması sonrası araçlara garanti alınması da mümkündür. Bütün açık artırma organizasyonlarında, araçların kaporta-boya durumu ve genel mekaniği ile ilgili bilgi verilmektedir. Filo araçları servis bakımlı oluyor Açık artırmaya çıkarılan araçların daha çok filo kiralamadan dönen araçlar olması, fiyatları aşağı çeken başka bir unsurdur. Ancak ülkemizdeki genel piyasa koşullarının bu noktada da rasyonel bir zemine oturmadığını vurgulamak durumundayız. Filo kiralama hizmetleri, firmaların kendi ana işlerine odaklanarak, araç yönetimi, bakım, onarım, lastik değişimi, bandrol ve sigorta gibi masraflarını tek bir elden takibini amaçlayan sistemlerdir. Bu sistemde, aracı kullanan kişinin aracın bakımları ile ilgili bir maddi yükümlülüğü bulunmadığı için, aracın periyodik bakımları yetkili servise götürülerek yapılır, değişmesi gereken parçalar rahatlıkla talep edilir; bu da araçların mekanik kondisyonlarının, genel ortalamanın üstünde olmasını sağlar. Sıfırda satılan araçlar, ortalama olarak üç-dört sene içinde ikinci elde satışa sunulmaktadır. Buna mukabil, zorunlu distribütör garanti süresinin iki yıl olması, bu araçların, sonrasında daha düşük maliyetli özel servislere yönlenmelerine veya hiç servise gitmemelerine neden olabilmektedir. Filo kiralama araçları sürekli takip altında olduğu için servise gitmeme riski çok daha azdır, bakım ve genel mekanik açısından Türkiye ortalamasının çok üstünde oldukları rahatlıkla iddia edilebilir. Kaporta-boya durumuna geldiğimizde ise farklı bir olguyla karşılaşırız. Açık artırmalardaki kiralamadan dönen araç yoğunluğu, araçların boyanan parçalarının da artması- na neden olur. Bu yazı dizisinin devamında, çok daha ayrıntılı olarak, boyanan-değişen parçalarla ilgili bilinmeyen bazı hususları sizlerle paylaşmayı umuyoruz. Bu noktada şu kadarını ilave edelim; size hiçbir maliyet yaratmayan ve görsel herhangi bir kusur içermeyen boyanan-değişen parça adedini dikkate alarak araç almanızı asla tavsiye etmiyoruz. Durumu ve fiyatı uygunsa alın Yapılan ekspertizlere güven açısından, otomotiv üzerine ihtisaslaşmış açık artırma firmalarını tercih etmenizi de öneririz. Yukarıda belirttiğimiz hususların ışığında “Açık artırmadan araç alınır mı?” sorusunun cevabı, “Evet, araç durumu ve fiyatı uygunsa alınır” şeklinde verilebilir. Gerekli fayda/ maliyet analizini yaparak perakende ve açık artırmadan alım seçeneklerini yukarıdaki bilgiler ışığında değerlendirebilirsiniz. Açık artırmadan araç satın alacaksanız ekspertizine güvendiğiniz ihtisaslaşmış firmaları tercih etmelisiniz. 29 9$50,$57,5$1" 82 saniyede 1 aracın satışının gerçekleştirildiği DOD Açık Artırmaları Temmuz ayında da tüm hızıyla devam edecek Ayrıntılar www.dod.com.tr'de 30
Benzer belgeler
Olgunluğunun Zirvesinde
Promat Basım Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Evren Mahallesi, Evren 1 Oto Sanayi
Sitesi Yanı, Esenyurt İstanbul
Tel: (0212) 690 63 63
"DOD'un fiyat ve görüntü
değiştirme hakkı saklı olduğundan
DOD bu konula...