Küçük Aslan Tekrar Sahnede
Transkript
Küçük Aslan Tekrar Sahnede
TÜRKİYE’NİN İKİNCİ EL OTOMOBİL REHBERİ Her Ay 500 İkinci El Araç MART 2010 Küçük Aslan Tekrar Sahnede + 6 20 FUAR YENİLİK KLASİK RÖPORTAJ CENEVRE CITROËN DS3 PORSCHE 356 ÖZCAN KEKLİK EDİTÖRDEN F. Levent Gençağa DOD Marka Yönetimi Pazarlama Yöneticisi [email protected] Merhaba, Ülkemizin hemen hemen her bölgesini etkisi altına alan soğuk kış günlerinden sonra güneşin az da olsa kendisini göstermeye başladığı şu günlerde yeni sayımızla sizlerle tekrar birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 2010 yılına hızlı başlayan otomotiv sektöründe, geçtiğimiz ay düzenlenen Uluslararası Detroit Otomobil Fuarı’nın ardından bu sene 80’incisi düzenlenen Cenevre Otomobil Fuarı’nın heyecanı yaşanıyor. Birçok markanın yeni modellerini görme fırsatını yakalayacağımız fuarda, Detroit Fuarı’nda olduğu gibi markaların yeni çevreci modellerinin öne çıkacağı tahmin ediliyor. 4–14 Mart tarihleri arasında düzenlenecek fuarda, Kia’nın yeni Sportage modelinden Porsche’nin 911 Turbo S modeline; Renault’nun Twingo bazlı modeli Wind’den Volvo’nun yeni S60 modeline kadar sayısız yeni araç görücüye çıkacak. Fuarın bizler açısından en önemli özelliği ise, fuarda sergilenen birçok aracı kısa bir süre sonra ülkemiz yollarında da görebilecek olmamız. Otomotiv sektörünün genelinde olduğu gibi, bu yıl 10’uncu yılını kutlayan DOD markası için de yeni yıl hızlı başladı. Türkiye’nin kurumsal anlamda ilk ikinci el markası olan DOD, geçtiğimiz ay içerisinde İstanbul’da Esma Sultan Yalısı’nda düzenlenen toplantıda yetkili satıcıları ile biraraya geldi. Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Aclan Acar’ın ve Doğuş Otomotiv CEO'su Sayın Ali Bilaloğlu’nun marka ile ilgili olumlu değerlendirmeleri ve markanın geleceğine yöne- Erman YERDELEN Doğuş Grubu İletişim Yayıncılık ve Ticaret A.Ş.'yi temsilen Yönetim Kurulu Başkanı ve İmtiyaz Sahibi Yönetim Yeri Doğuş Grubu İletişim Yayıncılık ve Tic. A.Ş. Eski Büyükdere Caddesi USO Center No: 61 34389 Maslak / İstanbul Tel: (212) 335 00 00 Genel Yayın Yönetmeni Alper Aköz (Sorumlu Müdür) Editör Levent Gençağa Görsel Yönetmen Kemal Toğanç Katkıda Bulunanlar Edmon Bekyan, Zeynep Yeşilipek, Mert Uyan, Sinem Eroğlu Basım Yeri Promat Basım Sanayi ve Ticaret A.Ş. Evren Mahallesi, Evren 1 Oto Sanayi Sitesi Yanı, Esenyurt İstanbul Tel: (0212) 690 63 63 "DOD'un fiyat ve görüntü değiştirme hakkı saklı olduğundan DOD bu konularda güncelleme yapabilir. Tipografik hatalardan DOD sorumlu değildir. Resim, fiyat ve bilgilerde yazım hatası olduğu takdirde ilgili Yetkili Satıcı'daki bilgi ve fiyatlar geçerli olacaktır. KDV ve diğer vergilerdeki değişiklikler ve gelebilecek yeni vergiler fiyatlara aynen yansıtılacaktır. Kredi ödeme seçenekleri, kredi başvurusu VDF tarafından onaylandığı takdirde geçerlilik kazanacaktır." BUSINESS dergisinin okurlarına ücretsiz hediyesidir. lik stratejik görüşleri toplantıya damgasını vurdu. Toplantıda ayrıca, markanın kurucusu Sayın Cem Yurtbay’a da, 10 yıl önce sektörün ikinci el alanında göstereceği gelişimi değerlendirerek markanın bugünkü lider kimliğine kavuşmasını sağlayan önemli çalışmalarından dolayı bir teşekkür plaketi sunuldu. Doğuş Otomotiv yönetimi ile yetkili satıcılarını biraraya getiren bu organizasyonun ardından markanın 2010 yılı boyunca gerçekleştireceği 10. Yıl çalışmaları da fiilen başlamış oldu. Ülke genelinde tüm DOD yetkili satıcılarında eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek etkinliklerle markanın 10. Yıl iletişimi çeşitli sürprizler ve kutlamalarla yıl boyunca sektöre damgasını vuracak. Bu sayımızla birlikte daha önce sizlere duyurusunu yapmış olduğumuz ve 10 ay boyunca sizlere sunacağımız farklı bölümleri biraraya getirmenizle sahip olabileceğiniz “DOD ikinci el araç alım satım rehberi” yayınımıza bu sayımızla başlıyoruz. Sizlerden gelen talepler çerçevesinde hazırladığımız ve sektörde bir rehber görevi görecek bu yayınımızı beğenerek takip edeceğinizi umuyoruz. Dergimiz, hizmetlerimiz ya da araç alım satımı ile ilgili öğrenmek istediğiniz her türlü sorunuz ve görüşleriniz için [email protected] mail adresinden ya da 0212 456 54 00 nolu telefondan bizlerle iletişime geçebilirsiniz. Önümüzdeki sayı görüşmek üzere... Saygılarımızla, DOD 10. YIL ÖZEL İKİNCİ EL REHBERİ BU SAYIDAN İTİBAREN DERGİNİZDE! İkinci el araç alıp satmaya karar verdiğimizde kafamızda oluşan soruların cevaplarını artık elinizdeki derginin orta sayfalarında birinci bölümünü verdiğimiz DOD İkinci El Rehberi'nde bulabileceksiniz. •Piyasa araştırması nasıl yapılır? •İhtiyaca uygun farklı araç alternatifleri nasıl tespit edilir? •Alımı düşünülen aracın durumu güvenli olarak nasıl tespit edilir? •Araç alımında nelere dikkat edilmelidir? •Devir, noter ve ruhsat işlemlerinde nelere dikkat edilmelidir? •Araç fiyatlandırması nasıl yapılır? Belirleyici öğeler nelerdir? Hepsi ve daha başka can alıcı detaylar... Her ay devam edecek olan bölümleri çıkartıp sakladığınızda yıl sonunda vereceğimiz kapağın içine yerleştirebileceksiniz. Böylece elinizde uzun süre saklayabileceğiniz DOD Özel İkinci El Rehberi'ne sahip olacaksınız. DOD Ö ZE LÜTFE L REHBERi. . 'N N SAK LAYIN i ! 3 32. DAKAR RALLİSİ’NDE İLK 3 VOLKSWAGEN’İN Motor sporlarının en önemli yarışlarından biri olan ve 2008 yılında Afrika’daki terör olayları nedeniyle Güney Amerika’da yapılan efsanevi Dakar Rallisi’nde Volkswagen TDI motorlu Touareg, yarışın sonunda ilk üç sırayı kimseye kaptırmadı. Dakar Rallisi’nde geçtiğimiz yılın da şampiyonu olan Volkswagen, böylece iki kez üst üste bu zafere ulaşma başarısı gösterdi. 1 Ocak tarihinde Arjantin’in başkenti Buenos Aires’den start alan ve Şili’de son bulan 32. Dakar Rallisi’nde VW Touareg’le yarışan üç takım da, 140 otomobilin katıldığı ve 9 bin kilometreden oluşan yarışta podyuma çıktı. Megane HB ve Coupe’ye 130 HP 1.4T motor seçeneğİ eklendİ Megane HB ve Coupe’nin benzinli ve dizel motor seçeneklerine 1.4 Turbo seçeneği de eklendi. Türkiye’de satışa sunulan 130 HP 1.4 Turbo motorlu yeni benzinli versiyon daha sportif sürüş karakteri sunuyor. Yeni versiyonda tek donanım seviyesi bulunuyor. Viraj aydınlatmalı Bi-Xenon farlar, 17” alüminyum alaşımlı jantlar, karartılmış arka camlar, park sensörü, ön sis farları, yağmur sensörü, ABS, acil durum fren destek sistemi (AFU), ESP+CSV+ASR, sürücü, yolcu, yan ve perde hava yastıkları standart olarak sunulan donanımlar arasında yer alıyor. Elektrikli panoramik açılır tavan ve navigasyon sisteminin opsiyonel olarak sunulduğu Megane HB 1.4 Turbo 44.900TL’den, cam tavan, siyah deri döşeme ve navigasyon sisteminin opsiyonel olduğu Mégane Coupe 1.4 Turbo ise 47.100TL’den satışa sunuldu. 4 VW model atağıyla 30 bin satış hedefliyor 2 010 yılında satışa sunacağı yeni modellerle ürün gamını genişletecek olan VW, pazar payını yüzde 8’e yükseltmeyi hedefliyor. VW Binek Araç’ın 2010 yılı beklentileriyle ilgili gerçekleştirdiği toplantıda konuşan Doğuş Grubu VW Binek Araç Genel Müdürü Vedat Uygun, 2009 yılını beklentileri doğrultusunda kapattıklarını belirterek, “2008 yılında binek otomobilde 21 bin 136 adet olan satışımızı geçen yıl 26 bin 760 adede çıkararak 6.9 olan pazar payımızı 7.2’ye yükselttik. 2010 yılında ise 30 bin adedi aşarak yüzde 8.2 pazar payına ulaşmayı hedefliyoruz. 2011 yılında ise bu rakamı 40 bin adede ve pazar payımızı yüzde 10’a taşımayı hedefliyoruz” dedi. VW’in şu anda dünyada en çok satan ikinci marka olduğuna değinen Uygun, “VW, 2018 yılında 6.6 milyon satış gerçekleştirerek birinciliğe yerleşmeyi hedefliyor.” dedi. Türkiye’de ise yeni model atağına geçerek daha da güçleneceklerine değinen Uygun, bunun ilk adımı olarak mart ayında yaklaşık 50 bin euro fiyat etiketine sahip olması beklenen Golf R (Dört çekerli 270 HP 2.0 TSI) ve satışının yaklaşık 60 bin euro olması beklenen Scirocco R (Dört çekerli 255 HP) modellerini satışa sunacaklarını söyledi. Vedat Uygun yıl içinde piyasaya çıkartacakları diğer modellerin ise yılın ikinci çeyreğinde yeni Touareg ve VW Binek Araç Genel Polo GTI (1.4 TSI 170 HP) ile Müdürü Vedat Uygun haziran ayında yeni Touran olacağını” açıkladı. Müşteri memnuniyeti açısından Türkiye’nin dünyada örnek sayılan beş ülkeden biri olduğunu söyleyen Uygun “Bunu nasıl başardığımızı inceliyorlar. Diğer ülkelerde de benzer uygulamalar gerçekleştirecekler. Dört yaşından büyük araçları yetkili servislere yönlendirmek için yaşlarının üç katı indirim kampanyası başlattık. Bunun geçici bir kampanya olmadığının altını çizmek isterim. Bu yöntemle maliyet farkından dolayı yetkili servislere gelmeyen 30 bin eski müşteriyi yeniden kazandık. Bu durum bayilerimize de yaradı. Hiç araç satmasalar bile masraflarını çıkartır duruma geldiler.” diye konuştu. Golf 2009’un en güvenlİ otomobİlİ seçİldİ G olf, EuroNCAP’in değişen ve gittikçe zorlaşan kriterleriyle yaptığı ilk değerlendirmeden birinci ayrıldı. Bu yıl bir ilki gerçekleştirerek 2009’daki tüm çarpışma testlerinin sonuçlarını derleyen EuroNCAP Enstitüsü, toplam 103 puanla rakiplerini geride bırakan VW Golf’ü yılın en güvenli otomobilini ilan etti. 2008 yılında 5 yıldız alan VW Golf, EuroNCAP’in, 2009’un başında gerçekleştirdiği çarpışma testlerine daha zorlu kriterler getirmesinin ardından yeniden test edildi. Golf, araç içindeki ‘Yetişkin’ ve ‘Çocuk Koruması’, ‘Yardımcı Güvenlik ve Sürücü Destek Sistemleri’ ile yayalara çarpma anında özellikle bacak ve kafa bölgelerindeki yaralanmalarının değerlendirildiği ‘Yaya Güvenliği’ olmak üzere dört kategorinin tamamında 103 puan toplayarak 33 rakibini geride bıraktı. Golf, 2008’de de ABD’li bağımsız güvenlik enstitüsü “Insurance Institute for Highway Safety (Otoyol Güvenliği Sigorta Kurumu / IIHS) tarafından “En Güvenli Seçim” unvanını kazanmıştı. Chevrolet üç yılda 12 modele imza atacak C hevrolet Türkiye, 2009 yılında Cruze modelinin de sağladığı ivme ile yüzde 120 büyüyerek Chevrolet’nin Avrupa çapında en çok büyüyen ülkesi oldu. Yeni Spark modelinin tanıtımında konuşan Chevrolet Genel Müdürü Murat Aydın, üç yıl içerisinde 12 yeni modeli satışa sunacaklarını ve bunun ilk üyesinin yeni Spark olduğunu belirtti. Aydın, diğer yeni modelleri 2011’de yeni Aveo, makyajlı Captiva, Cruze HB ve crossover modeli Orlando olarak sıralarken markanın elektrikli modeli olan Volt için 2012 yılını hedef koydu. 2011 yılında ayrıca Camaro modelinin de ithal edilmesi planlanıyor. Chevrolet ailesinin yenilenen üyesi Spark’ın, şehir otomobilleri ile tam donanımlı küçük aile otomobilleri arasındaki boşluğu dolduracak bir köprü olması amaçlanıyor. Daha dinamik bir görünüme kavuşan yeni Spark’ın kabininde eğlence, şıklık ve işlevsellik biraraya getirildi. Direksiyon kolonunun üzerine yerleştirilen ve gerekli tüm bilgileri kolay okunur bir şekilde sunan motorsiklet tarzı gösterge paneli, kabinin odak noktasını oluşturuyor. Analog hız göstergesinin yanında, spor bir motosiklette olduğu gibi, dijital bir devir göstergesi de bulunuyor. Kabin içinde gerçekleştirilen iyileştirme çalışmaları sonucunda gürültü ve titreşim seviyesi de düşürülmüş. Yeni Spark’da MP3 işlevli bir CD çaların yanı sıra AUX-USB girişlerin bulunması ve modern taşınabilir müzik cihazlarına da uyumlu olması müzikseverlerin hoşuna gidecek. Yeni model, 100 km’de ortalama 4.8 litre yakıt tüketen yeni 1.0 lt (68 HP) ve 5.1 litre yakıt tüketen 1.2 lt (81 HP) 16V benzinli motorlar bulunuyor. Yeni Spark’ın yol tutuş özelliğini artırmak için şasi yapısı geliştirilirken kabindekileri korumak için altı hava yastığı ve önden çarpışma halinde katlanabilir pedal sistemi kullanılmış. Porsche’nİn en hızlısı yollarda Porsche mühendisleri, güç, performans ve sürüş dinamikleri söz konusu olduğunda en iyiyi isteyenler için 911 Turbo S’i geliştirdi. Porsche 911 Serisi’nin en hızlısı olan Turbo S, iki adet turbo yardımıyla 911 Turbo’dan 30 beygir daha yüksek güç üretiyor. Beygir gücü 530’a çıkan altı silindirli boxer motoruyla 911 Turbo S, aynı zamanda 911 Turbo’da opsiyonel olarak yer alan bütün yüksek teknoloji ürünü özellikleri de standart olarak sunuyor. Performanstaki bu önemli artışa rağmen yeni 911 Turbo S’in yakıt tüketimi 100 kilometrede 11.4 litreyle 911 Turbo’nun tüketimine eşit. Sadece 7 ileri PDK (çift debriyajlı otomatik) şanzımanla sunulan dört çekerli 911 Turbo S, Tork Yönlendirme Sistemi ve Dinamik Motor Taşıyıcıları ile güvenli sürüş sağlıyor. Yine standart olarak yer alan ‘Sport Chrono Paketi’nde yer alan Launch Control sistemi sayesinde 911 Turbo S, 0'dan 100 km/s’e 3.3 saniyede ulaşıyor. 200 km/s hıza 10.8 saniyede ulaşan ve maksimum hızı 315 km/s olan yeni 911 Turbo S’de gerekli olan yüksek frenleme gücünü, hafif ve ısıya dirençli seramik kompozit frenler sağlıyor. Yenİ Santa Fe daha güçlü ve güvenlİ H yundai’nin bu yıl 10’uncu yaşını kutlayan SUV modeli Santa Fe, yenilenen iç ve dış tasarımı, artırılan güvenlik özellikleri, geliştirilen motor ve şanzımanıyla Türkiye’de satışa sunuldu. Yenilenen Santa Fe’nin dış görünümünde artık üç çıtalı yeni bir radyatör ızgarası, yeni tip sis farlarının kullanıldığı ön ve arka tamponlar, daha çekici hale getirilen ön far ve arka stop lambalarına yer veriliyor. Kabin içindeyse Genesis modelindeki gibi daha rahat okunabilen led teknolojili gösterge paneli, dikiz aynası üzerinde LCD geri görüş ekranı ve yeni tip döşeme dikkat çekiyor. Yeni Santa Fe'de, lastik basınç uyarı sistemi, navigasyon ekranı ve Xenon farlar gibi teknolojik özellikler de bulunuyor. Kabindeki altı hava yastığının haricinde, yan çarpışmalarda ve devrilme anında güvenliği artırmak amacıyla devrilme sensörlü perde hava yastığı kullanılıyor. Bunların yanı sıra ESP (Elektronik Stabilite Programı), TCS (Savrulma ve Patinaj Önleme Sistemi) standart olarak sunuluyor. Hyundai Santa Fe’de Style ve Style Max olmak üzere iki donanım paketi var. Santa Fe’nin yeni 2.2 litrelik turbo dizel motoru 197 beygir güç üretiyor. Bu motor, gücünü yeni 6 kademeli Shiftronic şanzıman yardımıyla iletiyor. 0-100 km/s hızlanmasını 10.2 saniyede gerçekleştiren yeni Santa Fe’nin maksimum hızı 190 km/s’ye ulaşırken 100 km’de ortalama 7.2 litre yakıt tüketiyor. Yeni modelin beş kişilik Style versiyonunun fiyatı 110 bin, yedi kişilik Style Max’in ise 113 bin 500 TL olarak belirlendi. 5 Bu yıl 4-14 Mart tarihleri arasında düzenlenen 80’inci Cenevre Otomobil Fuarı, 100 dünya ve Avrupa tanıtımına ev sahipliği yapacak. Fuara olan ilgi krizin hangi aşamada olduğunu gösterecek. 80. Cenevre Fuarı krizin nabzını tutacak Porsche Hİbrİt teknolojİsİnİ yarışlara taşıyor Porsche’nin 911 GT3 modelini temel alarak geliştirdiği GT3 Hybrit yarış otomobilinde, biri benzinli ikisi elektrik motoru olmak üzere toplam üç motor bulunuyor. Arka-ortada yer alan 480 beygir gücündeki 4.0 litrelik motor, gücünü arka tekerleklere iletirken toplamda 120 kilovat (160 HP) üreten iki elektrik motoru, ön tekerlekleri besliyor. Elektrik motorları frenleme esnasında oluşan kinetik enerjiyi yeterince biriktirdikten sonra 6-8 saniye süreyle aktarabiliyor. Bu ek güç direksiyondaki düğme yardımıyla kontrol ediliyor. Hibrit teknolojisine sahip olan bu yeni yarış otomobili ilk sınavını 15 Mayıs’ta Nürburgring’deki 24 saat yarışında verecek. GT3 Hybrit, Porsche’nin başarılarla dolu tarihinde yeni bir sayfa açacak. 6 Yenİ Sportage daha genİş İç hacİm sunuyor Kia, yeni Sportage modelinin dünya lansmanını Cenevre’de gerçekleştirdi. Markanın tamamen yenilenen tasarım anlayışının en son temsilcisi olan yeni Sportage, başarılı sürüş pozisyonu, geniş görüş açıları, artırılmış güvenlik donanımları ve yerden yükseklik gibi SUV Audi’nin en küçüğü A1 Mayıs’ta yollara çıkıyor A udi’nin merakla beklenen A1 modeli, Türkiye’de Ağustos ayında satışa sunulacak. Markanın tüm ilerici özelliklerini dört metreden kısa bir gövdede sunan A1, güçlü motorları ve başarılı yol tutuş kabiliyeti ile segmentindeki en sportif modellerden biri olacak. Elektronik aks diferansiyel kilitli ESP sistemi, A1’in kullanımını daha da sportif hâle getirirken, sürüş güvenliğini artırıyor. A1’de 105 ile 122 HP arasında güç üreten, ikisi TDI ve ikisi de TFSI olmak üzere dört adet, dört silindirli turbo motor yer alacak. Yedi ileri, çift kavramalı, S tronic şanzımanla vites değiştirmek artık hızlı ve konforlu. A1, belirgin tavan çizgisi, coupe benzeri C sütunları ve markaya has tipik tek çerçeveli ızgarasıyla modern bir tasarıma sahip. Kontrast renkte tavan seçenekleri ve üç boyutlu biçimlendirilmiş arka farlar A1’i farklı kılan özellikler arasında yer alıyor. A1, Attraction ve Ambition donanımlarına ek olarak sunulan ekipman, paket ve renk seçenekleri sayesinde kişisel zevklere göre tasarlanabiliyor. A1’in convertible versiyonu 2012 yılında üretilecek. araçlar için kilit özellikleri bünyesinde barındırıyor. Bu özellikleri modern bir tasarımla birleştiren Sportage, yerini aldığı modelden daha uzun, daha alçak ve daha geniş bir yapıya sahip. Yeni model, uzatılmış aks mesafesi sayesinde sürücü ve yolcuları için daha geniş yaşam alanı ve daha fazla bagaj hacmi sunuyor. Geliştirilmiş özellikleriyle yüksek sürüş keyfini artıran yeni Sportage, yılın ikinci yarısında dizel ve 1.6 lt. benzinli motor seçenekleri ile ithal edilmeye başlanacak. Yenİ S60 daha büyük, daha hafİf Volvo yeni S60’ı eskisiyle kıyaslanamayacak kadar sportif tasarlamış. Dört kapılı bir coupe izlenimi veren yeni model bunu aerodinamik (0.28) yapısıyla da destekliyor. Kullanılan alaşımlı metaller sayesinde yerini aldığı modelden daha büyük olmasına karşın ağırlığı daha az. Türkiye’de en çok ilgi görmesi beklenen 2.0 litre turbo benzinli motor 200 beygir güç üretirken, 2.0 litre beş silindirli turbo dizel seçeneği 158 beygir üretiyor. Renault’nun coupe roadster çalışması; Wind Yeni Touareg araziden taviz vermiyor VW ’in arazi araçları sınıfındaki temsilcisi Touareg yenilenerek Cenevre’de görücüye çıkacak. Yerini aldığı modelden daha alçak ve daha uzun olan yeni Touareg, yuvarlatılmış hatlarıyla dikkat çekiyor. Büyüyen boyutlarına rağmen eskisinden yaklaşık 200 kg daha hafif olan yeni model, offroad kabiliyeti konusunda yine hiç taviz vermiyor. Offroad için gerekli olan bütün destek sistemleri daha da geliştirilerek yeni Touareg’e aktarıldı . Yeni modelde, 3.3 V6 TSI 328 HP, 3.0 V6 TDI 237 HP ve 4.2 V8 TDI 335 HP olmak üzere üç motor seçeneği sunuluyor. Yeni Touareg’in hibrit versiyonu da son haliyle VW standında sergileniyor. Nissan’dan yenİ bİr bestseller daha gelİyor Nissan, Qashqai ile elde ettiği başarıyı Juke modeliyle devam ettirmeye kararlı gözüküyor. Crossover modeliyle spor otomobil melezini andıran yeni model, şişik çamurluklarıyla dinamik bir görünüm sergiliyor. Önden ve dört çekerli versiyonlarının bulunacağı Juke modelinde, 17 inç jantlar ve 215 ebadında lastikler kullanıldı. Nissan, Juke modelinin dört çekerli versiyonunda 187 beygir gücünde 1.6 litre turbo motor kullanırken önden çekişli versiyonda, Qashqai’den de tanıdığımız 115 HP 1.6 lt benzinli ve 110 HP 1.5 lt dCi motor seçeneklerine yer veriyor. Juke modelinin Türkiye’deki satışına yılın son çeyreğinde başlanması planlanıyor. BMW’nin gözbebeği yenilendi BMW’nin en iddialı modellerinden olan 5-Serisi yenilendi. Önemli bir satış başarısı elde eden eski modele kıyasla daha yumuşak hatlardan oluşan yeni model, Cenevre’de sergilendikten sonra Nisan ayında Türkiye’de satışa sunulacak. İlk olarak 3.0 litre dizel (242 HP) ve benzinli motor seçeneklerinin ithal edileceği yeni 5-Serisi’nin en çok tercih edilen 2.0 litre dizel (181 HP) seçeneği ise Eylül ayında satışa sunulacak. Altıncı kuşak 5-Serisi’ndeki en önemli yenilikleri start-stop sistemi, çift salıncaklı ön süspansiyon ve sekiz ileri otomatik şanzıman olarak sıralayabiliriz. Arkada oturanlar için daha geniş diz mesafesi sunan yeni modelin kabini genel hatlarıyla 7-Serisi’nden aktarılmış gibi görünüyor. Yeni 5, teknolojik özellikler açısından da (gece görüş, sürüş bilgilerini ön cama aktaran head-up sistemi vs.) ağabeyini aratmayacak. Renault, Cenevre Fuarı’nda yeni coupe roadster modeli Wind’i tanıtıyor. İki kişilik olarak tasarlanan coupe roadster sadece 12 saniyede açılan yenilikçi elektrikli tavanı ile açık havada keyifli sürüş deneyimi sunmayı hedefliyor. Wind, günlük kullanıma uygun ve pratik olan, kompakt ve üstü açılır bir araç arayışındaki alıcıları hedefliyor. Kompakt ölçüleri sayesinde şehir içinde kolay bir kullanıma sahip olan Wind, tavan konumundan bağımsız olarak 270 dm3'lük bagaj hacmi ile sınıfında bir ilke imza atıyor. Yenİ Meriva’nın GÜCÜ ters açılan kapılar Opel’in yeni tasarım anlayışının son ürünü Meriva, yılın son çeyreğinde satışa sunulacak. Yeni modelin en çarpıcı özelliği olan ön kapıların tersi yöne açılan arka kapılar giriş çıkışları çok kolaylaştırdı. Bu ve alüminyum raylar üzerinde kayan, değiştirilebilir saklama ünitelerinden oluşan “FlexRail” sistemi gibi özellikler, çocuklu aileler tarafından ilgi görecek. Meriva’da ilk etapta 1.3 lt 75 HP dizel ve 1.4 lt (120-140 HP) turbo benzinli motor seçenekleri sunulacak. İlerleyen tarihlerde üç dizel seçeneğinin daha eklenmesi planlanıyor. 7 Otomotiv sektöründe, artan yakıt fiyatları ve trafik yoğunluğuyla birlikte rekabetin en yoğun yaşandığı alanlardan biri hiç şüphesiz küçük otomobiller sınıfı. Son dönemde markaların ardı ardına gerçekleştirdikleri yatırımlarla pazarda seçenekler çoğaldı. Peugeot markası da 107 ve 207 modellerinin ardından 206+ modeliyle bu sınıfa giriş yaparak iddiasını ortaya koyuyor. Yazı Levent Gençağa Fotoğraflar Sinem Eroğlu Zeynep Yeşilipek Önden bakıldığında aracı 207’den ayırt edebilmek ustalık gerektiriiyor. Motor kaputunun üzerinde yer alan sportif hava girişleri, 206’dan hatırladığımız şık bir ayrıntı. 8 Küçük Aslan Tekrar Sahnede Ü reticiler için bir pazarda aynı anda birden fazla ürün alternatifiyle yer almak zaman zaman riskler taşısa da, sağladığı avantajlarla önemli bir karardır. Pazardaki ürün gamınızı artırırken, elinizde uzun yıllardır pazarda gösterdiği başarılı performans ile kendini ispat etmiş bir ürününüz de varsa, ister istemez pazarda gücünüzü ve payınızı artırmak üzere bu üründen de yararlanmanız akılcı bir strateji olabilir. Peugeot yöneticileri de 107 ve 207 modelleriyle yer aldıkları küçük sınıf pazarında bu şekilde stratejik bir karar alarak, ilk kez 1998 yılında tanıtılan 206 modelini Peugeot mühendislerine yeniden yorumlattılar ve 206+ modeli olarak pazara sundular. Bu karar başta biraz riskli gibi görünse de, bugüne kadar dünya genelinde 6,5 milyon adet, ülkemizde ise 55 bin adet gibi yüksek satış rakamlarına ulaşmayı başaran 206 modeli, sonuna “+(Plus)” ekini alarak markanın önemli bir silahı olarak pazarda yerini aldı. Bu stratejik kararın, geçmişte küçük sınıfta 205, 106 gibi modellerle büyük başarılar elde eden markaya, küçük otomobiller sınıfındaki yoğun 9 İlk olarak 1998 yılında satışa sunulan araç, geçen zamana karşın halen çizgileriyle beğeni topluyor. Üst kısmı 207 ile aynı olan kokpitte malzeme kalitesi yükselmiş. Kumanda elemanlarının sadeliği, kullanım kolaylığı sağlıyor. rekabette sağlayacağı desteği, ilerleyen süreçte satış adetleri net olarak gösterecek. Ancak otomobilseverler açısından bu kararı değerlendirdiğimizde, geçmişi eskiye dayanan başarılı bir modelin yeniden yorumlanarak yaşam ömrünün devam ediyor olması, şimdiden mutluluk verici bir karar olarak değerlendiriliyor. 206+ modeli adeta 206 modelinin DNA’sı korunarak 207 modelinden aktarılan izlerle tasarlanmış. Başka bir ifadeyle, bir nevi 206’nın ön kısmı çıkarılarak 207’nin ön kısmı yerleştirilmiş. Aracı tanımayan birinin uzaktan baktığında otomobilin 206+ mı, yoksa 207 mi olduğunu ayırt etmesi oldukça güç. Donanımından ziyade fiyatı konusunda iddia-sını ortaya koyan aracın 1.4 lt hacme sahip 75 HP gücündeki benzinli motor seçeneği 24.800 TL’den,1.4 lt hacimli 70 HP’lik dizel motor seçeneği ise 27.800 TL’den başlıyor. Sadece Comfort adı verilen donanım paketi ile satın alınabilen araçta sürücü havayastığı, immobilizer, ISOFIX, manuel klima, merkezi kilit, elektrikli ön camlar ve direksiyondan kumandalı radyo-CD çalardan oluşan sınırlı bir donanım listesi standart olarak sunuluyor. Bununla birlikte aracın satış fiyatına sadece 1.500 TL gibi makul bir fark ödenerek; içerisinde ABS fren sistemi, ön yolcu havayas10 tığı, ön sis farları, gövde renkli kapı kolları, yan aynalar ve koruma çıtaları bulunan Stil ve Güvenlik paketleri birlikte alınabiliyor. Bu farkın üzerine 500 TL ek ödemeyle yan havayastıkları ve arka koltuk kafalıkları, 720 TL ek ödemeyle ise 15” alüminyum jantlar satın alınabiliyor. Test aracımızın donanım seviyesinde olduğu gibi tüm bu donanımlar birlikte alındığında, aracın dizel motor seçeneği için satış fiyatı 30.520 TL’ye kadar çıkabiliyor. Dış Tasarım 207 modeliyle aynı burun yapısına sahip olan aracın, uzaktan bakıldığında 206+ olduğunu hemen söyleyebilmek hiç de kolay değil. Araca dikkatli bakıldığında, önceki 206 modellerinden aşina olduğumuz motor ka- putunun üzerindeki hava girişleri, yan aynaların formu ve arka tasarımıyla farkını ortaya koyuyor. Ön bölümle uyum sağlanması için şişkin bir formla tasarlanmış arka çamurluklar, tasarımı korunmasına karşın rengi değiştirilip daha sportif bir hava kazandırılan arka stoplar ve yenilenen arka tampon, aracın 206 modeliyle diğer farklılıklarını oluşturuyor. Geçirdiği köklü makyaj operasyonunun ardından eski modele göre uzunluğu 36 mm, iz genişliği ise 22 mm artan araç, 3872 mm uzunluğu, 1655 mm genişliği ve 1446 mm'lik yüksekliği ile küçük sınıftaki rakipleri içerisinde ebatlarıyla öne çıkıyor. Dış tasarımla ilgili genel değerlendirmemiz, 206 modeli için yaklaşık on yıl önce hazırlanmış bir tasarım olmasına karşın, Peugeot mühendisleri 207 modelini çağrıştıran yorumlarıyla halen dikkat çeken, beğenilen ve kullanıcısını tatmin eden bir otomobil elde etmeyi başarmışlar. İç Mekan Dış tasarımında 207 ile oldukça benzer özellikler sergileyen 206+, iç mekanda da bu benzerliği koruyor. Yenilenen görünüm ile birlikte daha modern bir hale gelen kabinde, kokpitin üst kısmının 207 ile birebir aynı yapısı dikkatleri çekiyor. Konsolun üst kısmında bulunan havalandırma ızgaraları, dijital bilgi ekranı ve gösterge paneliyle 207 ile sağlanan bu benzerlik, alt bölümde yerini 206 modelinden izlere bırakıyor. Genel olarak sınıf standartlarına yakın seviyede olduğunu gözlemlediğimiz malzeme kalitesine karşın, bazı montaj hataları 207’ye oranla aracın işçiliğinin biraz daha geliştirilmesi gerekliliğini düşündürüyor. Her şeyin yerli yerinde olduğu gözlemlenen kabinde, el freninin arkasında konumlandırılan cam açma düğmeleri ve merkezi kilit düğmesinin konumu, 206’dan gelen ergonomik sıkıntılar olarak karşımıza çıkıyor. Kapı içi cepler ise biraz daha geniş ve kullanışlı olabilirdi düşüncesindeyiz. Görüş açıları açısından başarılı bulduğumuz araç, makul satış fiyatı çerçevesinde sadeleştirilen donanımının getirdiği manuel ayarlı yan ayna- 206+ modelinde Peugeot mühendisleri, 207 modelini çağrıştıran yorumlarıyla dikkat çeken, beğenilen ve kullanıcısını tatmin eden bir tasarım elde etmişler. ları ve opsiyonel olarak uzaktan kumanda seçeneği bulunmayan merkezi kilit yapısıyla zaman zaman kullanıcısını yorabiliyor. Önde ve arkada sınıf standartlarına göre yeterli diz ve baş mesafesine sahip aracın koltukları da rahat ve konforlu, yeterli yan yükseklikleri ile uzun yolculuklarda yorulmadan seyahat edebilmenizi sağlıyorlar. Koltukların sırt ayar kumandaları ise alışkanlık gerektiriyor. Otomobilin geniş torpido gözü ve 245 litrelik bagaj hacmi ise sınıf ortalamasında olup yeterli kullanım alanı sunuyorlar. Performans ve Sürüş Özellikleri Peugeot, 206+ modelinde, 1.4 litre benzinli 75 HP ve 1.4 litre Hdi 70 HP’lik turbodizel olmak üzere iki motor seçeneğine yer veriyor. Testimize konuk olan dizel motor seçeneği araca yeterli bir performans sağlıyor ve bu konuda ortalama 5,8 lt'lik test tüketimiyle başarısını ortaya koyuyor. Maksimum tork değeri olan 160 Nm’yi verdiği 2000 d/d’ya kadar biraz cansız olan motor, bu devirden sonra giderek artan bir performans sergiliyor. Bu şekilde 1012 kg ağırlığındaki araçla rahat yolculuklar yapmak mümkün oluyor. Motorla uyum içerisinde çalıştığını söyleyebileceğimiz şanzıman ise, kısa ve rahat vites geçişleriyle sürücüsünü bu konuda yormuyor. 206+ modelinde otomatik şanzıman seçeneğine yer verilmiyor olması ise, aracın hedef kitlesinin tercihleri açısından önemli bir müşteri profilinin diğer araçlara yönelmesine yol açabilir düşüncesindeyiz. Sürüş konforu açısından tatminkar sonuçlar veren süspansiyon sistemi, yol tutuş konusunda sınıf standartlarını zorlayacak derecede başarılı olarak kolay kolay izinden sapmıyor. Sonuç Peugeot, dünya genelinde bugüne kadar 6,5 milyon kişinin tercihi olmayı başarmış 206 modelini başarıyla yeniden yorumlayarak 107 ve 207 modelleri arasında fiyatıyla öne çıkan iyi bir alternatif yaratmış. Başlangıç donanımının zayıf olmasına karşın makul bir bedel ile donanımın artırılabilmesi; uygun fiyat politikası ve 207’den izlerle daha çekici hale gelen tasarımı, araca yeni teknolojilere sahip rakipleri karşısında önemli bir avantaj sağlıyor. Teknik Özellikler Motor Sıralı / 4 silindirli Yerleşim Önde, enlemesine Silindir hacmi 1398 cc Maksimum güç 70 HP / 4000 d/d Maksimum tork 160 Nm / 2000 d/d Şanzıman 5 ileri manuel Son hız 166 km/s 0-100 km/s 13.8 sn Aktarma Önden çekiş Yakıt türü Dizel Frenler (ön/arka) Disk / Kampana Tüketim (ş.içi - ş.dışı) 5.4 / 3.5 lt/100 km Depo kapasitesi 50 lt Bagaj hacmi 245 lt Baz fiyat 24.800 TL Test aracı fiyatı 30.520 TL Yakıt tüketimi, yol tutuş, fiyat Otomatik seçeneği bulunmuyor, donanım Donanım Peugeot 206+ 1.4 HDi ABS O ESP - Hava yastığı sürücü/yolcu/yan S/O/O Klima S Radyo/CD çalar S Aracın arka tasarımında köklü bir değişime gidilmemiş. Genel tasarım korunurken tampon yenilenmiş ve stopların rengi değiştirilmiş. 11 AYIN KONUĞU OPEL Genel MüdürÜ Özcan Keklik Büyümenin yolu küçülmeden geçiyor Opel'deki yeni yapılanmaya değinen Özcan Keklik Türkiye'de otomotivde vergi düzenlemesinin değişmesi gerektiğini söyledi. Yazı: Edmon Bekyan O pel’in uzun vadede gerçekleştirmeyi planladığı kalkınma planı çerçevesinde, öncelikle General Motors'dan daha bağımsız yeni bir yapılanma ve kapasite küçültmesini takiben düşük yakıt tüketimli yeni agresif modeller üzerinde çalışıldığını belirten Özcan Keklik, Türkiye’de kalıcı 'Hurda indirimi' ve Avrupa’dakine benzer bir vergi düzenlemesinin şart olduğunun altını çizdi. Opel-GM ilişkisinde geleceği şekillendirecek son gelişmeleri öğrenebilir miyiz? Geçen hafta açıklanan uzun soluklu kalkınma planımız çok önemli adımlar içermekte. Bu plan ile Opel markamızın Avrupa’da, uzun vadede bağımsızlığının sağlanması hedeflenmiştir. Planın hedefi; agresif ürünler, yeni yatırımlar, kapasite küçültme, hızlı ve verimli tedbirler aracılığıyla Opel için sağlam ve bağımsız bir yapı oluşturmaktır. Bu plan başarılı bir gelecek için tüm gereklilikleri kapsamakta: Yüksek donanımlı iş gücü, yüksek yakıt tasarrufu teknolojisi temel alınmış agresif ürünler, rekabete dayanan fiyat yapısı ve Rüsselsheim merkezi dışındaki operasyonları yürüten kendini işine adamış bir yönetim ekibi. Bu hedefin rakamsal açıklaması nedir? GM, gelişmeyi sürdürmek için, 2014 yılına kadar Opel’e 11 milyar euro yatırım yapmayı planlıyor. Bu olumlu gelişme bize, ürün gamımızı 2012’ye kadar yüzde 80 yenileyeceğimiz yeni bir atak planlama olanağı sağladı. Ürünlerimiz yalnızca görsel açıdan yenilenmeyecek; aynı zamanda yeni ve çevreci teknolojiler de 12 içerecek. 2011’de Ampera ile başlayacak olan geliştirilmiş menzilli elektrikli araç atağı, daha ufak boyutlu elektrikli araçlarla devam edecek. Buna paralel olarak LPG ve CNG motor sistemleri ve start-stop gibi teknolojiler içeren modeller de satışa sunulacak. Geçtiğimiz senenin sonunda, işi yeniden yapılandırmak için 3,3 milyar euro nakite ihtiyaç olduğunu belirlemiştik. GM şimdiden Opel’e 600 milyon euro yatırım yaptı bile. Ayrıca nakit akışını sürdürmek adına 650 milyon euroluk bir destek de sağladı. Geriye kalan 2,7 milyar euroluk nakit desteğini sağlamak için ilgili devlet yönetimleri ve Avrupa’daki sendikalarla görüşmeler devam ediyor. Alman hükümeti, bu planın uzun dönemde uygulanabilirliğini değerlendirmek ve fizibilitesini yapmak için bizden bağımsız bir denetimci atamamızı talep etmişti. Geçen ay bağımsız denetçi kurumunun kararı doğrultusunda yapılan açıklamada; “Bu plan, yeniden yapılandırılmış başarılı bir iş için finansal güvenirliğe sahip ve gerçekçi bir yol haritası sunmaktadır” cümlesine yer verildi. Bu bizler için önemli bir dönüm noktasıdır. Denetimcilerin değerlendirmele- rini, detaylı planı ve borçlanma-borç ödemelerine ilişkin teminatları içeren resmi başvuruyu Alman hükümetine sunduk. Yeni yapılandırma planında kısıtlamalara da yer veriliyor mu? Ekonomik öngörülere göre Avrupa’da otomotiv pazarı bu sene, 2007 yılına kıyasla yüzde 25 dolayında küçülecek. Karşı karşıya olduğumuz bu pazar gerçeği, eski olumlu tabloya ne zaman dönüleceği konusunda öngörüde bulunmamızı da imkansız kılıyor. Avrupa pazarının kaçınılmaz gerçeği ile mücadele edebilmek için Opel’in kapasitesinin yaklaşık yüzde 20 dolaylarında düşürülmesi gerektiğinin kesinlikle farkındayız. Antwerp’de bulunan üretim tesislerini kapatma kararı, yeni Opel dönüşümünün ilk ve en zorlu adımıydı. Daha önce de duyurulduğu gibi yeniden yapılanmak için Avrupa genelinde mevcut 48 bin görevden 8 bin 300’ünü sonlandırmamız gerekiyor. Avrupa geneline yayılacak olan bu küçülme kapsamında iş akdi sonlandırılacak kişilerin bin 300’ü idari, 7 bin’i ise üretim kadrolarında yer alıyor. 2010 yılında otomotiv sektörüyle ilgili beklentileriniz nelerdir? Geçen yıllarda tecrübe edilen sorunlarla karşılaşmamak için kalıcı tedbir ve teşviklerin düzenlenmesi gerekiyor. Hurda indiriminin sürekli bir uygulama olarak belli esaslara dayalı bir şekilde yürürlüğe girmesi ve kalıcılık arz eden kısa, orta ve uzun vadeli vergi devrimine yönelik adımlar atılması sektörümüz için hayati önem taşımakta. Belli kural ve standartlara dayalı, sürekli olacak “Hurda indirimi programı”, otomotiv endüstrisine olumlu katkı sağlarken diğer yandan çevrenin korunması (bu sayede karbondioksit salımı oranlarında ciddi iyileşmeler elde etmek mümkün) ve daha güvenli araçlara sahip olma gibi önemli faydaları da beraberinde getirecek. Ülkemizde otomotive uygulanan vergi oranlarının Avrupa ülkelerine oranla yüksek olduğu herkesin malumu. Tabii ki, her ülkenin kendine göre bir sistemi var; ancak vergi açısından hayata geçirilecek doğru uygulamalar ülkemizin lokomotif sektörlerinden biri olan otomotivin sürdürülebilir bir gelişme içinde yoluna devam etmesine olanak tanıyacaktır. Yeni vergi indirimlerinden ziyade Avrupa ülkeleri benzeri bir vergi sistemine geçiş, sektörümüz için kalıcı bir çözüm sağlayabilir. Türkiye pazarında Opel hangi noktada? Yalnızca verimlilik ve satış rekorları kırmak için değil aynı zamanda müşteri hizmetlerinde mükemmellik için tüm Opel ekibi olarak yoğun bir çalışma içersindeyiz. Kısa vadeli çalışmalardan ziyade markamızı orta ve uzun vadede güçlendirecek çalışmaları tercih ediyoruz. 2009 yılında binek araç olarak 23 bin adetlik satış gerçekleştirerek 6.14’lük pazar payı elde ettik. 2010’da ise ürün gamımıza eklenecek yeni modellerle bu rakamı 25 bin adede yükseltip pazar payımızı artırmayı hedefliyoruz. YENİ MERIVA SON ÇEYREKTE GELİYOR "Bu yıl iddialı olduğumuz modeller arasında merakla beklenen ve kısa bir süre önce tanıttığımız Yeni Astra ve Dünya ile tanıtımı 4 Mart tarihinde Cenevre Otomobil Fuar’ında gerçekleştirilecek olan Yeni Meriva yer alıyor. Ülkemizde 2010 yılının son çeyreğinde satışa sunulacak olan Yeni Meriva’nın, sahip olduğu fonksiyonellik ve farklı tasarımı ile segmentinde rakipsiz olacağını düşünüyorum. Şimdiye kadar Meriva’da alışık olduğumuzun aksine, ters yöne açılan arka kapıları sayesinde özellikle çocuklu ailelerin hayatı daha da kolaylaşacak. Meriva, 1.3 lt dizel ve 1.4 lt turbo benzinli motor seçeneklerine sahip olacak. İlk etapta her iki motorun da kullanılacağı versiyonlar sadece manuel vitesli olarak ithal edilecek. Kısa bir süre önce satışa sunulmasına karşın aralarında “Altın direksiyon”nun da bulunduğu birçok ödüle layık görülen Yeni Astra’nın yanı sıra Klasik Astra’nın da satışı devam edecek. 2010 yılı içerisinde ayrıca Corsa modelimizde yeni ve heyecanlı motor seçenekleri sunacağız. Örnek olarak 1.6 lt turbo 192 HP OPC ve 1.4 lt 100hp motor seçeneklerimizi söyleyebilirim." 13 Şarap gibi otomobil Porsche’nin seri üretime geçtiği ilk model olan 356, sahip olduğu aerodinamik hatlar, başarılı yol tutuş ve üretim kalitesi sayesinde dönemin en çok arzu edilen otomobili oldu. Günümüzde de koleksiyonerlerin gözdesi olan 356, Porsche markasının olduğu yere gelmesinde çok büyük role sahip. P orsche’nin ilk otomobili olan 356 hafif bir gövdeye ve çevik bir yol tutuşuna sahipti. Arkadan itişli olan bu iki kapılı spor otomobilin, sert tavanlı ve convertible olmak üzere iki gövde seçeneği bulunuyor. 17 yıllık üretim dönemi boyunca tasarım alanındaki gelişmeler, 356’nın popülaritesini artırdığı gibi motor sporlarında da başarıyı yakalamasını sağladı. İlk üretimin başladığı Avusturya, Gmünd’de 50 otomobil üretildikten sonra fabrika 1950 yılında Almanya, Zuffenhausen’e taşındı. Burada üretim 1965 yılının Nisan ayına kadar devam etti. Aynı fabrikada 1963 yılından itibaren 911 modelinin de üretimine başlandı. Üretilen toplam 76 bin 356 modeli Porche'nin yarısının hâlâ hayatta olduğu tahmin ediliyor. Porsche’nin İlk Seri Üretim Otomobili Porsche, İkinci Dünya Savaşı’ndan önce 1939 yılında, sonradan iptal edilecek olan BerlinRoma yarışı için Type64 olarak adlandırılan bir otomobil tasarladı. Bunu takiben 1948 yılında, No.1 olarak adlandırılan arkadan motorlu, boru şasili 356’nın prototipi tamamlandı. Bu otomobil bazı tanım tartışmalarını da beraberinde getirdi. Porsche’nin ilk otomobili mi yoksa seri üretime geçirilen ilk otomobil mi derken firma 356 için ‘ilk seri üretim modeli’ tanımını benimsediğini açıkladı. 356 modeli Ferdinand Ferry Porsche (şirketin kurucusu Dr. Ing. Ferdinand Porsche’nin oğlu) tarafından hayata geçirildi. Baba Ferdinand Porsche’nin tasarladığı VW Kaplumbağa gibi 356 da hava soğutmalı 4 silindirli arkadan motorlu ve arkadan itişliydi. 356’nın gövdesini Porsche çalışanlarından Erwin Kometa tasarladı. Mekanik aksam, süspansiyon şasi ve motor ise Volkswagen’den alındı. Maliyeti düşük tutabilmek için çoğunlukla Volkswagen parçaları kullanılarak üretilen ilk 356, ‘Yol kullanımına uygundur’ onayını Avusturya’da 8 Haziran 1948 yılında aldı. Otomobilin per14 Yazı: Edmon Bekyan yakasında da gün geçtikçe artıyordu. Bunun en önemli sebebi 356’nın başarılı aerodinamik yapısı, yol tutuşu ve üretim kalitesiydi. Otomobil sahipleri 356’yı günlük hayatta kullandıkları gibi onunla yarışlara da katılıyorlardı. 356'nın yollardaki bilinirliğin artışı ve yarışlarda elde edilen iyi dereceler 1964 yılında siparişleri 10 bin adede ulaştırdı. Üretimin bittiği 1965 yılında ise toplamda yaklaşık 76 bin adet Porche 356 üretilmişti. formansını artırmak üzerine yoğunlaşan ve farklı alanlarda geliştiren Porsche, her geçen gün daha az Volkswagen parçası kullanmaya başladı. Gmünd’de üretilen ilk 356’ların gövdesinde elle şekillendirilen alüminyumun yerine Zuffenhausen’e taşındıktan sonra sac kullanılmaya başlandı. Üretilen ilk 356’lar Avusturya ve Almanya’da satışa sunuldu. 1948 ile 1950 yılları arasında yalnızca 50 otomobil üretildi. Ne var ki, bu süre zarfında 356’ya olan ilgi Atlantik Okyanusu'nun her iki Hatlar Aynı Kalırken Fonksiyonelliği Artırıldı 356’nın tasarımı üretim süreci boyunca hiç değişmeden devam etti. Dış hatların aynı kalmasına karşın otomobilin fonksiyonelliğini artırmak adına önemli çalışmalar gerçekleştirildi. İlk üretim yılı olan 1948'den üreti- Porsche 356 minin durdurulduğu 1965 yılına kadar 356’nın hem coupe hem de convertible versiyonları üretildi. 50’li yılların başlarında toplam üretimin yüzde 50’sini convertible oluşturuyordu. 1954 yılında Porsche’nin Amerika’daki distribütörü Max Hoffman şirkete, düşük maliyetli-üstü açık bir modelin Amerika’da önemli satış adetlerine ulaşabileceğini söyledi. Bunun üzerine yarışlar için çıkartılabilen ön camı, katlanabilen yumuşak tavanı ve yarış tipi koltukları ile halen koleksiyonerlerinin gözdesi olan Speedster üretildi. Yeni model özellikle Güney California’da büyük ilgi gördü. Bir anda Speedster’ın üretimi zirve yaptı ve 1957’de 1.171 adede yükseldi. Bu yükselişin ardından yaşanan gerileme, 1958 yılında Speedster'ın Convertible D modeliyle yer değiştirmesine neden oldu. Yeni model daha yüksek olan ön cama ve daha konforlu koltuk- lara sahipti. Ertesi yıl 356 B “Roadster” convertible, D modelin yerini aldı. Spor otomobil meraklılarının üstü açık otomobillere olan ilgisi azalmaya başlayınca yumuşak tavanlı üstü açılabilen 356’nın satışları 60’lı yılların başında önemli ölçüde düşmeye başladı. 1962 yılının ortalarına doğru 356B modeli T6 gövde tipiyle değiştirildi. Yeni modelin daha büyük camları ve sağ ön çamurluğunda yakıt deposunun kapağı bulunuyordu. “Notchback” olarak da bilinen 356B (1961-1962) modeli aslında opsiyonel olarak sunulan sert tavanın gövdeye kaynaklanmış cabriolet versiyonuydu. 356 modelinde son değişiklik 356C ile geldi. Bu gövde tipi 1964 model yılıyla birlikte satışa sunuldu. O tarihe kadar üretilenlerin en güçlüsü olan 95 beygir gücündeki motora ev sahipliği yapan 356C’den 1964 yılında 14.151 tane üretildi. Aynı yıl, 356’nın yerini alması planlanan 911 üretildi., ancak Amerika’da 356’ya olan ilginin büyüklüğü 1965 yılına kadar üretilmesini sağladı. Serinin son otomobilleri ise, Hollanda polisi için Mart 1965 yılında üretilen 10 adet 1965 model cabriolet oldu. 356’nın Yerini 911 Aldı 356 modelinde kullanılan 4 silindirli motor daha sonra 1965-1969 yılları arasında 912 modelinde kullanılmaya başlandı. 912 modeli bazı yönleriyle 356 ile benzerlikler içerse de onun yeni modeli olarak değerlendirilmesi yanlış olur, çünkü 356’nın sonlandırılmasına karar verilince onun yerini alması için geliştirilen daha ağır ve hızlı otomobil 911’'in fiyatı, düşük fiyat etiketi görmeyi arzu eden kesimin beklentisini karşılayamadı ve yerine 912 üretildi. Günümüzde koleksiyoncuların en gözde modellerinden olan 356 modeli Amerika’da gerçekleştirilen açık artırmalarda 250 ile 300 bin dolar civarında alıcı buluyor. 1950’li yıllarda 356’nın satış fiyatı 4 bin dolar civarındaydı. Yakında Mercedes’in SL Gulwing modelini günümüze uyarlayıp SLS olarak satışa sunması gibi Porsche de 356’nın modern versiyonunu satışa sunarsa şaşırmayın. Bu, 356 kullanıcılarını olduğu kadar markaya gönül vermiş birçok otomobilseveri de mutlu edecektir. Porsche 356'nın güzel hatları ve sportif karakteri ilk andan itibaren klasikleşmesini sağladı. 15 DS efsanesi yeniden yorumlandı C itroën’in efsanevi modeli DS’den esinlenilerek tasarlanan yeni DS Serisi, ilk olarak DS3’le gün ışığına çıkıyor. Anti Retro sloganıyla tanıtılan yeni model, radikal çizgileri ve Citroën teknolojisinin ulaştığı noktayı sergileyen donanımıyla dikkat çekiyor. Citroën’in efsanevi DS Serisi ilk tanıtıldığında büyük bir ilgiyle karşılanmıştı. Bünyesinde barındırdığı donanım ve ileri teknoloji özellikleriyle zamanının en yenilikçi araçlarından birisi olarak kabul ediliyordu. Citroën, bu araçtan esinlenerek marka için yepyeni bir çizgi oluşturdu. Markanın C4 ve C5 ile başlattığı modernleşme sürecinin en son ve radikal örneği olan DS3, sempatik çizgileri, sunduğu teknolojik özellikler, malzeme ve işçilik kalitesiyle dikkat çekiyor. Citroën’in özellikle nostalji çağrıştırmamasına özen gösterdiği DS3, yeni DS Serisi'nin ilk örneği. DS ve C Serileri'nin modelleri ve üretim anlayışları tamamen farklı olacağı gibi yüksek donanıma sahip olan DS ailesi daha lüks özellikler ve detaylar içerecek. DS Serisi DS4 ve DS5 modelleriyle devam edecek. Kişiye özel detaylar Köpekbalığı yüzgeçlerini andıran çamurluğu ve tamponun iki yanında yer alan LED aydınlatmalar, yeni modelin en karakteristik detaylarından. Kabinde ise bu sınıfta çok sık rastlamadığımız ince zevkin ürünü olan konik şekilli, üç kadranlı göstergeler ve kumanda butonları ilk göze çarpan özelliklerden. Modelin başarılı izolasyonu ve güçlü müzik sistemi diğer artıları arasında yer alıyor. DS3 kullanıcıları aksesuvarları ve dış alanları kişiselleştirebiliyor. Tavan, karoserin geri kalan 16 kısmından farklı renkte seçilebiliyor ve farklı çıkartma desenleriyle süslenebiliyor. Dikiz aynası kapakları ve alt kapı kısımları boya veya kromajla kaplanabiliyor. Jantlar da isteğe göre farklı renklerden seçilebiliyor. Araç içindeki gösterge tablosu kaplaması, vites kolu topuzu ve diğer iç aksesuvarları için de neredeyse sayısız renk, kumaş veya malzeme seçeneği bulunuyor. 150 HP motor, performansı ve sesi ile tahrik ediyor Boyutlarından dolayı şehir içinde kolay bir kullanım sunan DS3’ü anavatanında kullanma şansı elde ettik. İki kapılı bu beş kişilik otomobil dış boyutlarından tahmin edilemeyecek bir iç hacim sunuyor. Arka koltukta oturan yolcular için tasarlanmış özel tutamaklar, virajlarda sağa-sola savrulmayı engellediği gibi araçtan çıkmayı da kolaylaştırıyor. Alçak sürüş pozisyonu, hisli direksiyonu ve süspansiyonun genel karakterinden dolayı sportif bir sürüşe sahip olan yeni modelin, 90 HP 1.6 HDI dizel ve 120 ile 150 HP güçlerinde 1.6 litre benzinli motor seçenekleri var. Bizim kullandığımız 150 beygirlik versiyon hızlanmaya istekli yapısı ve güzel sesi ile adeta daha performanslı kullanım için tahrik ediyor. Mayıs ayında satışa çıkacak ve özellikle gençlerin ilgi göstermesi beklenen DS3, MINI ve Fiat 500’ün yer aldığı sınıfa yeni bir soluk ve heyecan katacak. Edmon Bekyan / Paris Geniş bir kişiselleştirme listesine sahip olan DS3'ün ince detaylarla dolu kabini Citroën'in modernleşen yapısını yansıtıyor. İKİNCİ ELİ UZMA DOD İkinci El Sistemi Fiyatlandırma Şefi olan Barış Diker, otomobil tercihi ve alım satımı hakkında rehberlik yapıyor ve sorularınızı yanıtlıyor. Sorularınız için: [email protected] Yılda 10 bin km için dizel araç uygun mu? Merhaba, 20 bin TL’lık bir bütçe ile ikinci el araç almak istiyorum. Arkadaşlarım hep dizel araç almamı öneriyorlar. Yılda 8-10 bin km yol yapıyorum. Sizce yeni aracımı dizel mi benzinli mi almalıyım? Dizel ve benzinli araçların bakım maliyetleri ile ilgili görüşleriniz nelerdir? Son olarak bu bütçe ile 50 bin km nin üzerinde olmamak kaydıyla hangi araçları önerirsiniz? Ahmet Sakin Aracımı başka şehirde teslim alabilir miyim? Merhaba, Benim DOD sistemiyle ilgili bir sorum olacak. Bir şehirdeki DOD envanterinde bulunan bir aracı, başka bir şehirden almamız mümkün müdür? İlginiz için teşekkür ederiz. İyi çalışmalar. Onur Belgin Sayın Onur Belgin, Sanal sistemler ne kadar gelişmiş olursa olsun, farklı lokasyonlar ve coğrafi özelliklerden kaynaklı sorunların çözümünün aynı paralelde ilerlediğini söylemek mümkün değil. Bir aracın bir yerden başka bir yere nakli, nakliye, emek ve sigorta gibi birçok maliyet kalemine bağlı olarak gerçekleşmektedir. Bütün DOD Yetkili Satıcıları, www.dod. com.tr web sitesinde yayınlanan araçların detaylarını görme olanağına sahiptir, böylece size yardımcı olabilirler. DOD sisteminde yer alan bir aracı, nakliye masraflarını ödemek kaydıyla, bulunduğunuz şehre getirtebilirsiniz. Bulunduğunuz şehirdeki DOD Yetkili Satıcısı’na telefonla ulaşmanız durumunda, size gerekli yardımı yapacaklardır. Önemli bir nokta; 18 Bursa’da veya yakın bir şehirde oturuyorsanız, maliyetiniz daha düşük olur, çünkü araçların dağıtımını yapan tırlar, nakliye sonrası İstanbul veya Bursa dönüşlerinde boş veya yarı dolu olduklarından, İstanbul veya Bursa’ya araç nakletmek daha hesaplı olmaktadır. Sayın Ahmet Sakin, Yılda 8-10 bin km'nin dizel bir araç alımı için çok düşük olduğunu öncelikle belirtelim. Dizel araçların bakım maliyetleri yüksek ve bakım aralıkları daha dardır. Benzinli bir araca 15 bin km'de bir periyodik bakım gerekirken, dizelde bu genelde 10 bin km'ye düşmektedir. 20 bin TL’lik bütçeyle sınırsız araç seçeneği mevcuttur. Orta sınıf bir aracın 20042006 aralığındaki birçok modeli (Focus, Golf, Bora, Astra, 307, Corolla) 20 bin TL civarında müşteri bulmaktadır. NINA SORUN sahibiyim. Distribütör garantisi bittiğinden bu yana aracımı özel servise götürüyorum, son kontrolde fren balatalarının değişmesi gerektiğini söylediler. 35 bin km, fren balatası değişimi için normal bir kullanım mıdır, görüşlerinizi almak istedim. Şimdiden teşekkürler. Seda Karasoy Bir diğer seçenek de 2007-2008 model bir ikinci el araç almaktır, bu durumda da karşınıza Dacia Logan, Kia Cerato ve Chevrolet Cruze opsiyonları çıkmaktadır. Bir üst sınıf bir araç istiyorsanız, daha eski bir model almanız gerekir (örneğin Vectra 2002-2003 model, Passat 2001-2002 model gibi). Görüldüğü gibi, sadece fiyat konusunda bir kriter ortaya koymakla, çok geniş ve kararsız kalmanıza sebep olabilecek bir hareket alanı yaratmış oluyorsunuz, bu da sürecinizi uzatacaktır. Bu nedenle öncelikle ihtiyaç analizinizi yaparak, seçim bandınızı daraltmanızı öneririz. Çok acil bir araç ihtiyacı içinde değilseniz, DOD Dergi’de bu aydan itibaren yayınlayacağımız yazı dizisini de bir rehber olarak kullanmanızdan memnuniyet duyarız. 1.59 gibi çok geniş bir aralıkta seyretmektedir ancak bu fiyatta bir araç için kredi masrafı ciddi bir maliyet olacaktır. Düşük bütçe nedeniyle araç kredisi kullanmak sizin için masraflı oluyorsa, bankaların 3-4 bin TL için sundukları düşük faizli ihtiyaç kredisi seçeneklerini incelemenizi öneririz. Bu durumda 14-15 bin TL bandına çıkarsınız ki, temiz araç seçenekleriniz ciddi oranda artmış olur. Bu fiyat bandında eşinize otomatik araç alma imkanına da sahip olursunuz. 35 km'de balata değiştirilir mi? Merhaba Barış Bey, 2006 model 35 bin km'de Ford Fiesta araç Sayın Seda Karasoy, Fren balataları ve debriyaj balataları, sarf malzemeleri özelliğini taşıyan parçalardır. Bu parçaların aşınması veya yıpranması büyük oranda kullanım özelliklerine bağlı olarak ortaya çıkan hususlardır. Genelde otomatik şanzımanlı araçlarda, kompresyon freni dediğimiz vites küçültme işlemi olmadığından, yavaşlamak için fren pedalı daha sık kullanılmakta, bu nedenle fren balataları 30 bin km bakımlarında yetkili servisler tarafından değiştirilmektedir. Ancak sözkonusu kullanım kilometresi düz vitesli araçlarda ortalamada daha yüksektir. Bununla beraber yukarıda da belirttiğimiz gibi, kullanım şartlarına bağlı olarak 35 bin km'den çok daha az bir kullanımda da fren balatalarının değişimi gerekebilir. Aracınız önden çekişli olduğu için öncelikle ön fren balatalarının değişmesi gerekir. Bu değişim, yukarıda saydığımız gerekçelerden dolayı distribütör garantisi kapsamında değildir. aracınızda bu ihtiyaç distribütör garantisi süresinde ortaya çıkmış olsaydı bile, bu işlemi garanti kapsamında yaptırma olanağınız olamazdı. 10 bin TL'ye hangi araçları alabilirim? Barış Bey merhaba, Eşime küçük benzinli bir araç almak istiyoruz ve 10 bin TL civarında nakit bütçemiz var. Alabileceğimiz araç modelleri ve faiz oranları hakkında bilgi rica ediyoruz. Teşekkür ederiz. Recep Söylemez Sayın Recep Söylemez, 10 bin TL civarında iyi durumda bir araç bulmak gerçekten zordur. Fiat ve Renault’nun eski modellerini önerebilirim. Ancak araçlar genelde 8-10 yaşında olacağı için çok iyi durumda olmaları beklenemez. Faiz oranları aylık yüzde 1.24 ile yüzde 19 REHBER İkinci el otomobil almanın püf noktaları -1- Araç Değişim Kararı Nasıl Alınmalıdır? Mevcut aracınızı değiştirmek veya yeni bir araç almak çoğu zaman büyük sorunlara yol açabilen bir karardır. Seçim yelpazesinin genişliği, akıl çelen kampanya ilanları, eş-dost önerileri, aile fertlerinin kişisel tercihleri, yeni çıkan modeller böyle bir sürecin başındaki tüketiciye kabus yaşatmak için adeta sözbirliği etmiştir. Bütün bu karmaşada öncelikle “Araç almaya ihtiyacım var mı?” sorusu sorulmalıdır. Her gün araç kullanmayan, evi ve işi itibarıyla toplu taşımayı kullanabilen, sadece tatil için araç ihtiyacı olan ve hepsi bir yana aylık ödeme imkanları kısıtlı olanların araç alması, Türkiye gibi akaryakıttan %60’ı geçen oranda vergi alınan bir ülkede ekonomik olmayacaktır. Öncelikle, araç değişiminde kararı hızlı bir şekilde vermeniz çok önemlidir. İhtiyaç analizini yapmalı, piyasa ile ilgili bilgi edinmeli, birkaç firma ve model belirleyerek seçime giden süreci başlatmalısınız. Her yaşa, her gelir grubuna, her ihtiyaca yönelik o kadar çok araç vardır ki, otomotiv piyasasına biraz yabancı iseniz, şaşırmamanız mümkün değildir. 70’lerde “Renault aldık” deyince model bile söylemeye gerek yokken, bugün Renault Megane HB 1.5 dCI Authentique Aut gibi arkasına 6 tane daha tanım eklemeniz gerekmektedir. Tanımlama bu şekilde yapılmadığında “Dizel mi?”, “Otomatik mi?”, “Hangi paket?” gibi birçok soru ile karşılaşılır. Teknoloji ve otomotivin ülkemizdeki gelişimi, hayat standardını yükseltirken, karar verme sürecini de o derecede zorlaştırmıştır. 27 REHBER İkinci el otomobil almanın püf noktaları -1- Araç Değiştirme Süresi Ne Olmalıdır? Aracınız varsa, bunu değiştirmek için optimum süre iki ile dört yıl arasında değişir. Sıfırdan araç almışsanız ve bir yıl içinde satmayı hedefliyorsanız, büyük maddi zarar göreceğinizi bilmelisiniz çünkü sıfır araçlar ilk yıl ortalama %20 oranında değer kaybeder, ilerleyen zamanlarda bu değer kaybı %3 ila %5 seviyelerine iner. Bu durumda, bir yıl daha beklerseniz %4 kaybınız olacak ancak aracı iki yıl kullandığınız için size getirdiği katma değer neredeyse iki katına çıkacaktır. Fazla kilometre yapanlar için iki yıl uygun bir araç değiştirme periyodudur, ancak az kilometre yapılıyorsa üç yıl daha uygundur. Burada araç kullanma kriteri olarak yıllık 10.000 km. alınabilir, yılda 10.000 km.den az kullananlar için araç değiştirme süresi üç dört yıl olarak uygundur. Yılda 10.000 km’den daha fazla yol kateden araç sahipleri iki yılda bir aracını değiştirmelidir. 50.000 km. altındaki araçların ikinci el değerlerinin daha yüksek olduğu bilinen bir gerçektir. Buna mukabil araçların 100.000 km.’ye yaklaşırken masraflarının arttığı, 100.000 km.’yi geçen araçlarda ise ilaveten yürür aksamda ve elektrik sisteminde sorun çıkma ihtimalinin 28 yükseldiği bilinmektedir. Ayrıca, ikinci elde alıcıların kilometre konusundaki psikolojik algıları söz konusu olduğunda, zaman zaman araçların yapmış oldukları kilometrenin aracın genel durumunun önüne geçtiği de bilinen bir gerçektir. Aracı ikinci el satın almışsanız, satış kararını aracın yapmış olduğu kilometreye göre vermelisiniz. Yukarıda saydığımız kriterler ikinci elden satın alınan araçlar için de geçerlidir. Bundan birkaç yıl öncesine kadar, enflasyonun daha yüksek olduğu dönemlerde, araç aynen emlak veya altın gibi bir yatırım aracı olarak algılanıyordu. Satın aldığınız araç, birkaç yıl sonra fiyatının 3-4 katına rahatlıkla satılabiliyordu. Oysa yerine aldığınız sıfır aracın veya evin de fiyatı aynı oranda arttığı için aslında ciddi bir kar sözkonusu değildi, ancak yeni ve distribütör garantili bir araç aldığınız için masraflarınız azalıyordu. Enflasyonun düşmesiyle bu algı da geride kaldı, sıfır araç fiyatlarının yıllardır aynı seviyelerde seyretmesi ikinci el fiyatlarının da sürekli geriye gitmesine neden oldu. Bu nedenle sıfır veya ikinci el bir araç satın alımı yatırımdan ziyade, ihtiyaca cevap veren bir tüketim olmak durumundadır. Araç Alımı Hangi Aylarda Yapılır? Satın alma kararınızda etkili olması gereken bir diğer unsur, alım kararının yılın hangi zamanında hayata geçirileceği ile ilgilidir. Burada otomotivin yıllık takvimine bakmakta fayda var: ✔ Ocak ve Şubat’ta kampanyalar yeni şartlarla devam eder, piyasa biraz durgundur, ✔ Mart-Nisan-Mayıs piyasanın en hareketli zamanıdır, fiyatlar yükselir ancak aracınızı da daha yüksek fiyata satabilirsiniz. ✔ Haziran başından itibaren yeni model yılı beklentisine girilmiş olur, eski model kampanyaları hız kazanır. ✔ Temmuz-Ağustos ayından itibaren yeni modeller gelir, eski mo- dellerin fiyatı hesaplı olur. ✔ Eylül’de piyasa yazın bitişi ile hareketlenir, hareket Ekim’de devam eder. ✔ Kasım ve Aralık’ta firmaların yıl sonu kampanyaları cazip fırsatlar sunar. Görüldüğü gibi her mevsimin bir özelliği var, fiyatların hangi ayda daha ucuz olacağını takvime bakıp tam olarak anlamak mümkün değil. Mevcut aracınızın modeline ve almayı düşündüğünüz modellerin kasa değişiminin yanı sıra makyaj işlemine bakıp karar vermek daha doğru olacaktır. 29 REHBER İkinci el otomobil almanın püf noktaları -1- Doğru Bilinen Yanlışlar Kasa değişimi demişken bazı yanlış inanışlara da göz atalım: ✔ Eski kasa sıfır araç almayalım, yeni kasayı bekleyelim. ✔ Yeni kasa yeni teknoloji demektir. ✔ Eski kasa çok değer kaybeder. Eski kasa, daha doğrusu yeni kasadan hemen önce satışta olan kasanın son modelleri, distribütör tarafından çok cazip kampanyalarla sunulur. Yeni kasalar ise zamlı olarak piyasaya çıkar. Bu nedenle değer kaybını bu fiyatlar üzerinden değerlendirmek daha doğrudur. Yeni motor seçeneği ve yeni teknoloji kullanımı da fiyat farkı yaratabilir ama şart değildir, yeni kasanın fiyatının yüksekliği genelde dizayn farkından kaynaklanır. Eski kasanın son modelinin de teknik olarak her zaman en sorunsuz ve en yüksek donanımlı olduğu genelde piyasada kabul gören bir gerçektir. Ancak yeni kasa araç eski kasa ile aynı fiyata çıkarsa, eski kasanın değerinin %5 ila 10 arasında düşeceğini belirtmek lazım. Bunu anlamak için, kasası değişmek üzere olan bir aracın rakipleri ile aynı fiyata satılması yeterlidir. Faizdeki düşüşe bağlı olarak kredi oranlarındaki düşüşler de , araç alım kararı vermenize neden olabilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, düşen faizlerle beraber fiyatların genel seviyesinin 30 yükselip yükselmediğidir. Faizler ve fiyatlar genelde ters orantılıdır, faiz düşerken fiyatlar yükselir. Dolayısıyla ödeyeceğiniz toplam tutar büyük oranda değişmez, ancak krizden yeni çıkmaya başladığımız ve kampanyaların hala sürdüğü şu dönem bir istisna olarak kabul edilebilir. Fiyatların genel seviyesinin artmamasına rağmen, faizler düşmektedir. Bu anlamda, halihazırda araç alımının cazip olduğunu belirtebiliriz. Araç alım kararı vermenize sebep olacak başka faktörler de vardır. Ailenize yeni bir üye katıldığında hatchback aracınız yeterli olmayabilir, sedan veya station wagon araca geçmeniz gerekir. İşinizi değiştirdiğinizde uzayan yol size dizel araç satın alma ihtiyacı doğurur, veya benzer şekilde her gün İstanbul’un göbeğinde direksiyon sallıyorsanız otomatik araç şart olmuştur. Bu kararı vermek için gereken “ihtiyaç analizi” konusunu gelecek sayımızda ayrıntılı olarak ele alacağız. Araç alım kararınızı verirken yeni olsun ikinci el olsun, gerekli bütün analizleri yaparak, kendi ihtiyaçlarınıza göre karar vermenizi, her araçla ilgili söylenen olumlu ve olumsuz fikirve yorumları akıl ve tecrübe süzgecinden geçirmeden karar vermemenizi öneririz.
Benzer belgeler
Kia`nın Avrupalı Yüzü
Tel: (0212) 690 63 63
"DOD'un fiyat ve görüntü
değiştirme hakkı saklı olduğundan
DOD bu konularda güncelleme
yapabilir. Tipografik hatalardan
DOD sorumlu değildir. Resim,
fiyat ve bilgilerde yazım ...
autowritetr-mayis-haziran2014
Megane HB ve Coupe’nin benzinli ve dizel
motor seçeneklerine 1.4 Turbo seçeneği
de eklendi. Türkiye’de satışa sunulan 130
HP 1.4 Turbo motorlu yeni benzinli versiyon
daha sportif sürüş karakteri su...
Opel Antara ile Araziye Çıktı
Tel: (0212) 690 63 63
"DOD'un fiyat ve görüntü
değiştirme hakkı saklı olduğundan
DOD bu konularda güncelleme
yapabilir. Tipografik hatalardan
DOD sorumlu değildir. Resim,
fiyat ve bilgilerde yazım ...