Untitled - TED Ankara Koleji Mezunları Derneği
Transkript
Untitled - TED Ankara Koleji Mezunları Derneği
indeks 8 7 Konuk Yazar Özlem Gürses’87 k 10-15 Kariyer Portre Seta Ýnþaat Cengiz Ergüvenç’64 Önder Bülbüloðlu’79 Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Akaydýn’66 16-22 Saðlýk Prof. Dr. Aykýn Þimþek’81 34 e Aktüalite 23-26 27-31 Maariften Yetiþenler Prof. Dr. Yüksel Bozer’46 Duyurularýmýz 36 32 Genel Kurul i n d Bizim Dünyamýz Saðlýk Doç. Dr. Oya Ýskit Gökmen’64 Saðlýk Geriatri Derneði Baþkaný Prof. Dr. Yeþim Gökçe Kutsal’74 38 40 Kiþisel Geliþim Dr. Ümit Yazman’82 42 46 Mesaj Kutusu Beyrut Büyükelçisi Serdar Kýlýç’75 50 Yaþam Kalitesi Mehmet Tümer’81 Gezi Rehberi Cunda Adasý Çocuk Prof. Dr. Saadet Arsan’74 48 kolejliler MART2008 44 Gurme Hok’s i n d e k s s 2 indeks 3 Yayýn Kurulu Suzan Bilgen Özgün (‘81) Kültür-Sanat Alpay Atalan’96 (Baþkan) 56 Þenol Sarýsoy (‘82) (Baþkan Yardýmcýsý) Aydan Þahin Ercan (‘82) Seda Özbulut Uzbek (‘95) Yazý Ýþleri Müdürü M. Kutluhan Olcay (‘93) Katkýda Bulunanlar Can Çýðýrgan (‘80) Boðaç Çekinmez (‘99) Yapým Moda Minyon 52 Keyif Turta 54 58 Kitap Hasretle Nazým Hikmet Mektuplarý Ajans-Türk A.Þ. Arzu Akgün (Koordinatör) Baský Ajans-Türk A.Þ. Spor Die4You 61 62 Hobi Atýcýlýk Renk Ayrýmý Filmsan Okur önerileri ve 64 Uzman Makalesi Ayþe Botan Berker’72 yorumlarý için e-mail: [email protected] Reklam ve Ýrtibat TED ANKARA KOLEJÝ MEZUNLARI DERNEÐÝ Kýzýlýrmak Cad. No: 8 06640 Akay / Ankara Tel :+90.312 424 03 06-07 +90.312 418 74 30 Fax :+90.312 418 74 41 Ýmtiyaz Sahibi 64 66-69 KolejIN 70 Türk Eðitim Derneði Ankara Kolejliler LTD. ÞTÝ. adýna Kemal Ziya Savran (‘79) 77 78 80 Torch 6000 adet bastýrýlmýþtýr. Dernek üyelerine ücretsiz daðýtýlmaktadýr. Yazýlarýn hukuki mesuliyeti röportaj sahiplerine ve yazarlarýna aittir. 72-76 Kampüs ISSN: 1305-5283 Teknoloji Volitan Kaybettiklerimiz MART2008 kolejliler baþkandan mesaj 5 BÝR ÇIÐ GÝBÝ BÜYÜYORUZ Sevgili Kolejliler, Bir dönem daha bizlere, böyle büyük ve deðerli bir camiayý temsil etme yetkisini verdiðiniz için þükranlarýmý sunarak yazýma baþlamak istiyorum. Sizlerden aldýðýmýz destek ve güçle çýtamýzý çok daha yükseklere taþýyacak olmanýn heyecaný içindeyiz. Cumhuriyetimize ait tüm kurumlarýn teker teker düþürülmeye çalýþýldýðý bu süreçde Derneðimiz bundan sonra da bir direnç ve dayanýþma mevzii olmaya devam edecektir. Þartlar ne olursa olsun; laik, üniter, hukuk ve sosyal devlet yapýmýza zarar verecek tüm fikir ve uygulamalar karþýsýnda dik duruþumuzdan hiç bir zaman ödün vermeyeceðiz. Sevgili Mezunlar, Gelinen noktada; artýk ülke olarak yaþadýðýmýz sorunlarýn çözümünü ve bu çözümlere gidecek yol haritalarýnýn çizimini baþkalarýndan beklemek yerine, ne kadar zorlu olursa olsun elimizi taþýn altýna koyma zamaný geldi. Kemal Ziya Savran TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði Genel Baþkaný Bundan böyle camiamýz ve onu temsil eden, derneðimiz, sadece durumdan þikayet eden bir topluluk deðil, bu ülkenin rejimine ve bütünlüðüne göz diken tüm unsurlar üzerinde gerçek bir "Baský Grubu" haline gelmeli. Zira bu birikim, bu inanç ve bu yurttaþlýk bilinci içimizde katýþýksýz bir þekilde var. Ýþte bu hedef doðrultusunda gerekli dinamizmi yaratmak, sinerjiyi oluþturmak ve sonuçda etkin bir sivil insiyatif oluþturmak üzere; ilk dönemimizde yaptýðýmýz konferanslara ek olarak ve daha sýklýkla panel, forum, sempozyum, söyleþi vb etkinlikler yapacaðýz. Bu organizasyonlar enerjiden, kentsel sorunlara, insan haklarýndan ekonomiye, saðlýkdan adalete her alanda gerçekleþtirilecek. Unutmayalým ki tüm sektörlerde kilit konumlarda bilgi ve deneyimlerini bizlerle paylaþacak Kolejli dostlarýmýz var. Bu noktada sizlerle iþbirliðimizi daha da üst seviyelere taþýmak istiyor ve bunun için her konuda katýlýmýnýzý bekliyoruz. Bu iþbirliði; gerek yukarýdaki konularla ilgili etkinlikleri düzenleyen komisyonlarda çalýþmakla, gerekse fikir ve projelerinizle toplantýlarýmýza katýlmakla da olur. Artýk tek bir ses ve yürek halinde meþalemizin ýþýðý altýnda toplanma zamanýdýr. Son olarak bizim için hayati bir proje olan "Kolejli Kolejli ile Çalýþýr" kýsaca K-Ýnsan projesine Kariyer Net ile yapýlan antlaþmayla iþlerlik kazandýrmýþ bulunmaktayýz. Böylece kendi web sayfamýzdan hem iþ arayan Kolejli hem de personel arayan kurumlar çok geniþ bir havuzda karþýlaþma imkaný bulacaklar. 92. sayýmýzda yine dopdolu sayfalarla bir aradayýz. Bu vesileyle keyifli söyleþileri, yazýlarý ve reklamlarýyla dergimize katkýda bulunan tüm deðerli mezunlarýmýza tekrar teþekkür ediyoruz. Son olarak, kadýnlarýn; baský ve þiddete maruz kalmadýðý, cinsel obje olarak görülmediði, horlanmadýðý, eþit hak ve özgürlüklere sahip olduðu bir ülke ve dünyada yaþayacaðýmýz umuduyla tüm kadýnlarýmýzýn Dünya Kadýnlar Günü'nü kutluyorum. Saygýlarýmla Kemal Ziya SAVRAN Genel Baþkan MART2008 kolejliler TÜRKİYE’NİN BAŞKENTİ İSTANBUL DEĞİL ! zı ı n a z m İ a t a Hay Atın rüyor. ü önüşt ere d ücevh nızı m 468 2 122 A Z 12 ri, İM in 0 3 r Evle cevhe ızı atmak iç n Mü İmzan Minyo İMZAYI ANKARA ATAR ! www.minyon.com.tr konuk yazar 7 BÜYÜKLERÝN OKULU TED ANKARA KOLEJÝ... Sevgili Dostlar, Size TED Ankara Koleji’nin 1980'li yýllarýndan sesleniyorum. Çünkü ben 11 yýllýk eðitimin ardýndan TED diplomamý aldýðýmda sene 1987 idi. Yani üstünden tam 21 yýl geçmiþ. Dile kolay... 21 yýl sonra ilk kez ocak ayýnýn son haftalarýnda gördüm Ýncek'teki yeni Kolej yerleþkesini. Aklým durdu! Bu yerleþkeyi çoktan görmüþ olanlarýn "Günaydýn, uyan da balýðý çýkalým" dediðini duyar gibiyim!! Uyandým gerçekten... Görkemli bir yerleþke yaratmýþ TED Yönetimi. Tüm ekibi tebrik ederim. Türk Eðitim Derneðinin "Uluslararasý Eðitim Zirvesi"ni dinledim bu yerleþkede. Ve üç gün boyunca koridorlarda kendi gölgemi aradým. Buldum da! Hiç deðiþmemiþ olan "öðretmenlerimi" gördüm. Hâlâ görevdeler, ben mezun olalý 21 yýl geçmiþ, demek ki arada 21 nesil okutmuþlar. Dimdik ayaktalar.. Koridorlardaki fotoðraflarda sýnýf arkadaþlarýmý buldum. Yeniþehir'deki iki binayý birleþtiren "tünel" geldi aklýma.. Sonra anýlar, anýlar.. 6 yaþýmý yeni bitirmiþtim TED ailesine katýldýðýmda. Benim için her þey yeniydi. Hayatýmýn ilk sýnavýný geçirmiþtim TED Ankara Koleji’ne girebilmek için, neyse ki kazanmýþtým. Sonra ilk okul günü, ilk sýnýf, ilk öðretmen: Nuran Tin. Oðluma bakýyorum þimdi, 5 yaþýnda, ne kadar da küçükmüþüz deðil mi? Nedir ki 6 yaþ? Her gün bir eþyamý kaybederdim ilk yýllarda, okul çýkýþý "kayýp dolabýnda" az hýrka aramadým! Yemekhaneyi hatýrlýyorum, kantini sonra, okul bahçemizi, ilk aþkýmý (Þerif nasýlsýn?), foto Naci'yi, öðretmenlerimi, ingilizcede 10 aldýðýmýzda Ebrize Dinçer'in kapýsýnýn önünde sýralanýþýmýzý, ÖZLEM GÜRSES’87 reviri!! Kaymaklý sütleri (!), yaþasýn ayranlarý, koca koca kitaplarýmýzý, Elaýne Dý Corýo'yu, Peter Frasýer'ý, tiyatro topluluðunu, lise depresyonumu, çokoprensleri.. Kolejin basket maçlarýna giderdik: "Dimdik Dimdik Kolej Geliyor Þimdik..." 21 yýl ne çabuk geçmiþ.. Bazý kareler o kadar taze ki aklýmda.. Dün gibi.. Okurken, içindeyken farketmiyor insan, dünyaya açýlýp iþ yaþamýna girdiðinizde daha iyi anlýyorsunuz TED Ankara Kolejli olmanýn ne demek olduðunu. Benim 11 yýlým geçti "Bozkýr'daki Yeþil Yuva"da.. 6 yaþýnda girdim, 17 yaþýnda çýktým TED'in kapýsýndan. Ýstanbul'da yaþýyorum artýk. (Çok da bayýlmýyorum ama... !) Sanki anneden oðula geçen bir miras gibi, TED Marþýný oðlum da ezbere biliyor.. Seneye O da TED'li olacak. Hiç bir fikri yok ne demek olduðunun: Arkadaþlarýna "Büyüklerin okuluna gideceðim ben" diyormuþ. Doðrudur, TED "Büyüklerin Okulu". Doðrudur, TED "Büyük Okul". Doðrudur, TED "Büyük Camia". Ýnanmazsanýz gidin Ýncek'e kendi gözlerinizle görün.. Ben gittim, anýlarýmý buldum, hayallerle döndüm Ýstanbul'a.. Çok deðil, 13 yýl sonra oðlumla ben ayný okul mezunu olacaðýz.. Ve belki bir yazý da O yazacak bu sayfaya.. Tekrar buluþmak üzere, sevgiler gönderiyorum tüm okuldaþlarýma. MART2008 kolejliler portre 8 SETA Ýnþaat Firmasý Sahibi Cengiz Ergüvenç'64: TED'in tek eksiði üniversite Türkiye'de Bolu Daðý Tüneli gibi çok büyük devlet ihalelerine imzasýný atmýþ bir firma SETA Ýnþaat. SETA Ýnþaat’ýn sahibi ve ayný zamanda bir Kolejli olan Cengiz Ergüvenç’64 ile inþaat sektörü ve kolej yýllarýna ait anýlarý üzerine bir sohbet gerçekleþtirdik. A Kendinizden bahseder misiniz? nkara’da 1945 yýlýnda doðdum. 1952 yýlýnda Ankara Koleji'ne girdim. 1964 yýlýnda mezun oldum. Daha sonra Ýstanbul Ýktisadi Ýdari Bilimler Akademisi'ne girdim. Ýnþaatçýlýðým babadan gelen bir meslek. Aslýnda iktisat mezunuyum. Ankara Koleji’nde 1963-64 yýlýnda erkekler ve kýzlarýn birleþtiði sene Çiðdem Ayözger'le tanýþtýk. 1971 yýlýnda evlendik. Kaan adýnda bir oðlum var. Uzun yýllardýr inþaat sektöründe iþ hayatýma devam ediyorum. Ayrýca Atatürk tarafýndan kurulan Kavaklýdere Sporting Kulüp'ün 16 yýldýr Yönetim Kurulu Üyeliðini, 10 yýldan bu yana da Genel Baþkanlýðýný yapýyorum. Þirketiniz SETA'yý bize tanýtýr mýsýnýz? Kaç yýlýnda kuruldu, hangi projelere imza attýnýz? Ýlk olarak Cengiz Ergüvenç adlý bir inþaat þirketim vardý. 1973 yýlýnda ilk iþimi aldým. Çankýrý'da bir Ayçiçeði Fabrikasý idi. Sonraki yýllarda Milli Kütüphane'nin kaba inþaatý, Ilgýn Þeker Fabrikasý inþaatý olarak devam etti. Bir süre sonra SETA Ýnþaat adýný aldýk. Biz aðýrlýk olarak devlet ihaleleri ile ilgili çalýþmalar yapýyoruz. Son dönemde yapmýþ olduðumuz iþlerden biri Bolu Daðý Tüneli Projesi'dir. Biz bir Ýtalyan firmasý olan Astaldi Þti. ile ortak çalýþýyoruz. Bolu Daðý'nda da onlarýn uzman taþeronu olarak çalýþtýk. Bu proje ayný zamanda Türkiye'nin üzerinde en fazla konuþulan, en uzun sürede biten projelerinden biridir. 1989 yýlýnda baþlanan proje iki deprem sonrasý deðiþiklikler geçirdi. 2007 yýlý sonunda tamamlandý. Bitmesinin uzamasýnýn bir diðer nedeni de ödeneklerin zamanýnda alýnmamasýndan kaynaklandý. SETA Ýnþaat firmasýnýn önümüzdeki yýllar için hedefleri nelerdir? Devam eden ve baþlayacak olan projelerinizden bahseder misiniz? Biz genelde devlet ihaleleri ile ilgili çalýþmalar yapýyoruz. Þu an devlet ihalelerinde bir duraklama söz konusu. Ödenekler devam eden iþlerin bitirilmesi için aktarýlýyor. Astaldi ile or- kolejliler MART2008 portre 9 tak çalýþmalar yaptýðýmýzdan dolayý onlarýn halen yurtdýþýnda devam eden bazý görüþmelerini takip ediyoruz. Örneðin Cezayir'de demiryolu inþaatý görüþmeleri tamamlanmak üzere. Ýnþaat sektörü ve Ankara dediðinizde nasýl bir deðerlendirme yaparsýnýz? Ýnþaat sektörü Ankara'da aðýrlýklý olarak devlet ihaleleriyle çalýþan firmalar üstünde. Onun dýþýnda son yýllarda büyük miktarda konutla ilgili çalýþmalar baþladý. TOKÝ bu anlamda çok büyük çalýþmalar yaptý. Fakat biz firma olarak konut yapýmýyla ilgilenmedik. Sadece bir kez bir ortaklýk olarak konut inþaatý yaptýk. Ama devam etmedik. Biz genelde alt yapýyla ilgili çalýþmalar yapýyoruz. Bizim sektörümüz bir kabuk deðiþtiriyor. Devlet ihalelerinde azalmalar var. Devlet ihaleleri ödeneklerle ilgili bir durum olduðu için mevcut, devam eden iþlerin ödenekleri veriliyor. Onun haricinde yeni bir ihale þu an için yok Size göre inþaat sektörünün Türkiye açýsýndan önemi nedir? Ýnþaat sektörü yan sanayisi çok fazla olan bir sektördür. Ýn- þaat hafriyatla, nakliyeyle baþlar, demir, beton olarak devam eder ve son aþamaya gelene kadar kadar bin küsür kalemi olan bir iþtir. Ýnþaat Türkiye'de lokomotif sektördür. Yan sanayisi çok fazla olduðu için iþçi istihdamý da çok fazladýr. Ýnþaat sektörü zayýfladýðý dönemlerde, Türkiye'de ekonomik sýkýntýlarýn da baþladýðýný görürsünüz. Sektörün hýzlandýðý dönemlerde ise ülkede kalkýnma hýzý çok yükseklere çýkar. Ýnþaat ülkenin kalkýnmasýnda büyük rol oynayan bir sektördür. Sektörünüzün temel sýkýntýlarý nelerdir? Çözüm yollarý olarak neler önerebilirsiniz? Bankasý'nýn Baþkentte olmasýný tercih ederim. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihi ile ilgili bir kuruluþ. Elektroniðin bu kadar geliþtiði bir çaðda, Ýstanbul'da olmasýnýn çok büyük bir yarar saðlayacaðýný düþünmüyorum. Önemli kurum ve kuruluþlarýn Ýstanbul'a taþýnmasý Baþkent'in deðerini azaltýyor gibi geliyor bana. Bir de 63 yaþýnda olmam nedeniyle kabul edemiyorum. Ben hep Ankara'da yaþadým. Nostaljik olarak da doðru bulmuyorum. Siz de TED Ankara Koleji mezunusunuz. TED Ankara Koleji hakkýnda neler söleyebilirsiniz? 1952 yýlýnda Kolej’e girdim, Ankara'da Kýzýlay'da doðdum. Þehit Adem Yavuz Sokak'ta. Sonra Ýlkokul 3. sýnýfta Kanser Hastanesi'nin hemen karþýsýna taþýndým. Kolejde sabahlarý hazýrlýk zili diye bir zil çalardý. O çalýnca okula giderdim. Kolej benim için çok deðerlidir. Eþimle orada tanýþmýþ olmamýzýn da ayrý bir önemi vardýr. Son yýllarda göstermiþ olduðu geliþmeyi de iftiharla izliyorum. Tek eksiði kaldý üniversite. Bu konuda da çok ilerleme saðlanmýþ, memnun oldum. Yeni kampüsü gördüm, çok beðendim. Kolej bana yaþam tarzýmý verdi. Ankara Koleji farklýdýr. Kalifiye eleman sýkýntýsý var. Çünkü Türkiye'de inþaat iþçisi ayný zamanda tarým iþçisidir. Türkiye bu açýdan enteresandýr. Belirli ihtisaslaþmýþ iþçiler, Türkiye'nin belirli yerlerinden çýkar. Örneðin kalýpçýlar Samsun'dan, taþ iþçileri Bayburt civarýndan, düz iþçi genelde Orta Anadolu ve Güney Anadolu'dan gelir. O yüzden Türkiye'de inþaat iþçisi olarak kabul edilecek bir iþçi sýnýfý çok azdýr. Ýnþaatýn en hýzlý olduðu zaman temmuz ayýdýr. Temmuz, aðustos aylarý Türkiye'de ayný zamanda hasat mevsimidir. Genellikle bu aylarda inþaat iþçisi hasat için tarlasýna gitmek istemektedir. Bir diðer sýkýntý bizim gibi alt-yapý inþaat firmalarý için Devlet ödeneklerindeki gecikme ve miktardaki düþüklüktür. Ödeneklerle ilgili sýkýntý aþýldýðý zaman, iþler daha çabuk biter. Bir takým deðiþikliklerle ihalelerde hýzlanma eðilimi de var. Ödeneklerin yarým kalmýþ iþlere aktarýlmasý da inþaat sektörünü canlandýrýr. Hepsi maddiyata baðlý iþler. Önümüzdeki yýllarda alt yapý ihaleleri, yap-iþlet-devret þeklinde olacaðýndan artýk daha fazla dýþa açýk ihaleler þeklinde yapýlacak. Bunun nedeni kredilere dayanan iþler olmasýdýr. Yerli firmalar dýþ kredi almada zorlandýðý için yabancý firmalarýn katýlýmý artmaktadýr. Ankaralý bir iþadamý olarak, baþta Merkez Bankasý baþta olmak üzere bazý kurumlarýn Ýstanbul'a taþýnma tartýþmalarý konusunda neler düþünüyorsunuz? Bu durumun çok büyük problemler getireceðini zannetmiyorum. Ama Merkez MART2008 kolejliler kariyer 10 Kolej’in ayrýcalýðýný hep yaþadým Yoktan var olmanýn hikayesidir onunkisi. Bulunduðu mevkiye raðmen mütevaziliðini ve samimiliðini hiçbir þekilde kaybetmeyen, çalýþkanlýðý ile birçok kiþiye örnek olan Bülbüloðlu Vinç Sanayi A.Þ.’nin sahibi ve ayný zamanda ASO Baþkan Vekili Önder Bülbüloðlu'79 ile keyifli bir sohbet gerçekleþtirdik. A Bizlere kendinizi tanýtabilir misiniz? nkara'da 1961 yýlýnda doðdum. 1979 yýlýnda Ankara Koleji'nden, ardýndan ÝTÜ Makine Mühendisliði'nden mezun oldum. Evliyim, 3 çocuðum var. 1986 yýlýndan beri sanayicilikle uðraþýyorum. Makine imalatý yapan bir firmanýn ortaðý ve genel müdürü pozisyonundayým. Bunun dýþýnda çelik üretimi yapan baþka bir þirketin ve bir havacýlýk þirketi olan Air Ankira'nýn yönetim kurulu baþkanýyým. Ýþ hayatý dýþýnda sosyal hayatýmda Ankara Sanayi Odasý Baþkan vekilliði görevini sürdürüyorum. ASO'da 15 yýllýk bir hizmet sürem var. Bunlarýn dýþýnda Ankara Koleji Yönetim Kurulu Vakfý, TED Üniversitesi Yönetim Kurulu üyesiyim. Sporla ilgili çalýþmalarým var. Gençlerbirliði Yönetim Kurulu Üyeliði, Trabzonspor Yönetim Kurulu Üyeliði yaptým. Ayný zamanda Ankara Trabzon Derneði'nin baþkanýyým. Ailem Trabzonlu olduðu için burayla baðlarýmý hiç koparmadým. Bülbüloðlu Vinç Sanayi sektörün önde gelen isimlerinden. Þirketinizin geliþim sürecini, hangi aþamalardan geçerek bir dünya markasý konumuna geldiðini anlatabilir misiniz? Bülbüloðlu Vinç Sanayi yurtdýþýnda hangi ülkelerde, nasýl tanýnýyor? BVS 1986 yýlýnda benim tarafýmdan kuruldu. Kuruluþ fikri üniversitede aldýðým "Kaldýrma ve Ýletme Makinalarý" adlý dersten doðdu. Bu dersi okurken yaptýðým projeler ve görüþtüðüm firmalar kafamda yeni fikirler uyandýrdý. Küçük bir atölyede iki kiþilik bir kadroyla iþe girdim. Bir idealdi ve genç bir mühendis olmanýn verdiði bir cesaret vardý. Geçen 22 yýllýk süreçte firma, yaptýðý iyi, prensipli, düzgün çalýþmalarla Türk Sanayiinde farklý bir yere geldi. Hak ettiði yeri aldý. Bu baþarýda çok çalýþma ve ekibin rolü büyük. Þu an þirkette 450 kiþi çalýþýyor. 1988'lerde ilk yurtdýþý açýlýmlarýmýz Mýsýr'la baþladý. 28 ülkeye vinç ihraç ettik. Bunlar arasýnda Kazakistan, Afganistan, Ýran, Irak, Rusya, kolejliler MART2008 Romanya, Almanya, Amerika, Portekiz bulunuyor. Þu an tezgahta 7 vinç Amerika için yapýlýyor. Türkiye'de bütün önemli projelerde BVS markasýný görebilirsiniz. Sektörün ürün çeþitliliði açýsýndan, fiziki açýdan en büyük firmasý konumundayýz. Yurtdýþýnda distribütörlük yoluyla ya da direkt satýþlarla ihracatlarýmýzý gerçekleþtiriyoruz. Bülbüloðlu Vinç Sanayi'nin gelecek için hedefleri nelerdir? Vinç dünyada çok önemli bir sektör konumunda. Dünya genelinde üç ana firmanýn ciddi bir tekelleþmeye gittiðini görüyoruz. Bütün bu hýzlý geliþmemize ve büyümemize raðmen yapmýþ olduðumuz vinçlerdeki adetler yeterli deðil. Hedefimiz üretim miktarýmýzý dünya devleri firmalarýn seviyesine çýkarmak. Sektöre 1800'ün sonlarýnda kurulan Almanya, Kore, Finlandiya'ya ait 3 firmanýn hakim olduðunu görüyoruz. Bu firmalara yetiþmek için çok çalýþmamýz, teknolojik bütün geliþmeleri yakýndan takip etmemiz gerekiyor. Bu firmalarla birçok projede ortak çalýþmalarýmýz da oluyor. 21 yýllýk bir sanayici ve Ankara Sanayi Odasý Baþkan Vekili olarak, Ankara sanayisinin sorunlarý hakkýnda neler söyleyebilirsiniz? Ankara'da sanayileþme süreci eski deðil. Son on yýlda ciddi bir ivme kazandý ve sanayileþme yolunda ciddi adýmlarla gidiyor. Büyük sanayi havzalarý oluþmaya baþladý. Önümüzdeki on yýllýk süreçte bir sanayi kenti olacak. Ama bildiðimiz o memur kenti havasýndan kopmasý için 20 yýla yakýn bir zaman gerekir. Sanayicilik zor bir olay. Ankara sanayisi genel sorunlarý bünyesinde barýndýrdýðý gibi Ankara'dan kaynaklanan sýkýntý ve sorunlarý da yaþýyor. Ankara sanayinin sorunlarýnýn baþýnda limana olan uzaklýðý taþýmacýlýkta yaþadýðý sýkýntýlar, hammaddeye ulaþmaktaki güçlük- bölümü ya da ihtiyacýn yüz katýný ülkeye sunmak doðru deðil. ler geliyor. Ankara Türkiye'nin tam ortasýnda olmasýndan dolaOrtaöðretimde tüm dünyada mesleki öðretim çok ön planda. yý üretimde kullanacaðýnýz hammaddenin ülkeden limana nakMesleki eðitimle öðrenciyi ilkokuldan sonra meslek eðitimine liyesini ödediðiniz gibi, limandan da Ankara'ya nakliyesini ödeyönlendiriyorsunuz. Dolayýsýyla reel sektörün ihtiyacý olan iþgümek bir dezavantaj oluyor. ASO'nun bu konuda, "Ankara'ya cünü yetiþtiriyorsunuz. Türkiye'de bu büyük bir eksiklik. Biz budeniz getirme, Ankara'ya liman getirme" gibi sloganlarla öne rada kaynakçý, tornacý vb. ara eleman bulmakta büyük sýkýntý çýkan Lojistik Köy Kurma Projesi var. Kýsaca Ankara ile sanayi çekiyoruz. ASO, MEB ve sanayi kuruluþlarýyla anlaþarak, havzalarý arasýnda direkt demiryoluyla taþýmacýlýk projesi. Bu OSEP adlý bir proje baþlattý. Proje ile meslek liselerinde okuyan proje konteynýrlarýn depolanmasý, týr depolarý, tren yükleme ve baþarýlý çocuklarýn eðitim masraflarý üstleniliyor, bunlarý haftaboþaltma istasyonlarýnýn yapýlmasý, hattýn tam sanayi havzasýnýn üç günü sanayi kuruluþlarýnda, diðer günler de eðitim mernýn içine gelmesi gibi konularý kapsýyor. Sincan Organize'nin kezinde eðiterek nitelikli ara eleman yetiþtiriliyor. Çok baþarýlý de TCDD ile anlaþmalý bu tarz bir projesi de var. oldu. Atölyelerde çok güzel þeyler imal ediyorlar. Bu proje büTürkiye'de yaþanan bütün sýkýntýlar Ankara sanayisinin de tün Türkiye'ye yayýlacak. Bir de inþaat sektöründe ara eleman ortak sýkýntýlarý. Düþük döviz kurlarý, faiz politikalarý, rekabet yetiþtirmek için ÝSVEP adýnda ASO ve MEB öncülüðünde bir þansýmýzý ciddi anlamda silmeye baþladý. Kazanýmlar teker teker elden gidiyor. 2008'in sýkýntýlý bir yýl olacaðýný sadece ben “Kolej benim üniversite hayatýmda, üniversiteyi bitirdikten sonra bütün iþ deðil bütün otoriteler söylüyor. hayatýmda, yurtdýþýnda gittiðim her yerde çok farklý þeyler kazandýrmýþ bir Sebebi kur ve faiz politikalarýndan kaynaklanýyor. Merkez Bankasý'nýn Ankara'dan Ýstanbul'a taþýnma tartýþmalarýna ASO'nun yaklaþýmý nedir? kurum. Kolejlilik adý ve ruhu, sizi her yerde bir adým öne çýkarýyor. Bu kadar çok kazanýmdan sonra oraya da hizmet etmek onur veriyor.” Sadece Merkez Bankasý deðil, Ankara'nýn ekonomik yapýsýna ivme kazandýran birçok kuruluþun götürülmeye çalýþýldýðýný görüyoruz. ASO buna karþý iki yýldan bu yana ciddi bir tavýr sergiliyor. Çünkü bunlarý takip edecek birçok da kuruluþ olacaktýr. Bunlarýn misafirleri geliyor, oteller doluyor, alýþveriþleri yapýlýyor, bunlara baðlý Ankara'da çalýþan, hizmet veren birçok kuruluþ var. Ankara Sanayi Odasý'nýn iþsizlikle ilgili önlem ve planlarý var mý? Bu konuda ne tür çalýþmalar yapýlýyor? Son zamanlarda Türkiye'de iþsizlik yoktur, nitelikli iþgücü eksikliði vardýr söylemleri yapýlýyor. Ýnsan çalýþtýran bütün firmalarýn ortak sýkýntýsý nitelikli iþgücü bulmaktaki sýkýntýdýr. Bunu aþabilmek için birçok kuruluþ kendi bünyesinde eðitimler vererek, ya da niteliksiz eleman alýp onlarýn eðitimlerini vererek, kendi iþlerine yarar insanlarý yetiþtirme çabasýna girmek zorunda kalýyor. Eðitim politikalarý düzenlenirken, iþ bulunamayacak proje daha baþlýyor. Bu projelerle iþsizliðe bir nebze çözüm bulmaya çalýþýyoruz. Yoðun iþ temponuza raðmen ayný zamanda Trabzon'la ilgili faaliyetlere ve tabii spora zaman ayýrýyorsunuz. Bunlardan da bahseder misiniz? Trabzonlu olup da futbol oynamayan, sporu sevmeyen yoktur. Bu yörenin bize verdiði bir yapýdýr bu. Sporun içine girmemiþ insan adamdan sayýlmaz neredeyse Trabzon'da. Ama ben belli bir birikim ve tecrübeden sonra bunlarý aktarma sevdasýyla yola çýktým. Trabzon Derneði'nin baþkanýyým ayný zamanda. Çok güzel etkinlikler yapýyoruz. Ýlki geçtiðimiz yýl yapýlan Trabzon Günleri bu yýl da 21-24 Þubat tarihleri arasýnda yapýldý. Ayrýca 30 yýllýk bir gelenek olan baloyu düzenledik. Ben çocukken de bu baloya giderdim. Trabzon son yýllarda imaj anlamýnda ciddi bir kan kaybýna uðradý. Ama Türkiye'nin en büyük ressam, þair, sanatçýlarýný, müte- MART2008 kolejliler kariyer 12 dan sonra oraya da hizmet etmek onur veriyor. Okuldayken bu ayrýcalýklarýn çok farkýnda deðildik. Okuldan çýktýktan sonra bunu çok yoðun yaþýyorsunuz. Üniversitede kolejden gelmenin ayrýcalýðýný hep yaþadým. Örneðin Romanya'da bir toplantýya gittim. Yanýmda beþ Türk daha vardý. 12 kiþilik bir toplantý. On dakika sonra bir adam bana "Siz Ankara Koleji'nden misiniz?" dedi. "Evet nerden anladýnýz?" dedim. "Belli oluyor" dedi. Benim ordaki yerim farklýlaþtý ve o iþi aldým. Bir iþ baþvurusunda da Ankara Koleji mezunuysa onun iþi bitmiþtir. Tecrübesi yoksa dahi biz onu alýr yetiþtiririz. Kolej yýllarýnýza dair anýlarýnýz olmuþtur mutlaka. Bize birini anlatabilir misiniz? ahhit gruplarýný, sanayicilerini, sporcularýný, rektörlerini, bilim adamlarýný çýkarmýþ bir kentin bu þekilde anýlmamasý lazým. Burada benim de sorumluluðum var. Geçen yýl fuarý 80 bin kiþi gezdi. Trabzon'u her yönüyle tanýtýyoruz. Ressamlarý resimleriyle, þairleri þiirleriyle, sanatçýlarý konserleriyle, bilim adamlarýný panelleriyle, yöreyi ürünleriyle. Trabzon'un asýl deðerlerinin ortaya konduðu bir çalýþma. Buna öncülük etmekten büyük mutluluk duyuyorum. Eðitimizin önemli bir bölümünü Kolej'de aldýnýz. Kolejli olmanýn ayrýcalýklarý nelerdir? Buranýn size katkýlarý neler oldu? Kolejlilik de Trabzonlu olmak gibi bir þey benim için. Koleje de hizmet etmek, ona borcunu ödemek onur verici bir olay. Kolej benim üniversite hayatýmda, üniversiteyi bitirdikten sonra bütün iþ hayatýmda, yurtdýþýnda gittiðim her yerde çok farklý þeyler kazandýrmýþ bir kurum. Kolejlilik adý ve ruhu, sizi her yerde bir adým öne çýkarýyor. Bu kadar çok kazaným- kolejliler MART2008 Bizim efsanevi müdürümüz rahmetli Kývýlcým Haným'dýr. Onun kadar iyi bir eðitimci görmedim. Onunla ilgili çok anýmýz oldu. Bunlardan biri, biz okul daðýldýðý zaman merdivenlerden aþaðý inerken, kýz öðrencilerden birinin sýrtýna vurur, yana çekilirdik. Kýz öðrenci de arkasýný döner "niye vuruyorsun?" diye arkadaki diðer erkek öðrencilere kýzardý. Yine böyle beþ altý kiþi iniyoruz. Ben de öndeki kýz öðrencinin sýrtýna yavaþça vuruyorum, dönmüyor. Bir daha vuruyorum, yine dönmüyor. Bu sefer ben sertçe bir daha vurdum, bir döndü öðretmen. O da paltosunu giymiþ, sarýþýn bir bayan. Þoka girdim. Öðretmen sinirli bir þekilde arkasýný döndü. "Niye vurdunuz?" diye çýkýþtý. Sen, sen, sen diye bizi çevirdi. Disipline vericem, sizi dedi. Kimsenin suçu yok "ben vurdum" dedim. Beni aldý Kývýlcým Haným'a götürdü. Kývýlcým Haným'a "Ben arkadaþým Sevda zannettim, vurdum dönmedi, vurdum dönmedi. Ben de sertçe vurdum" dedim. Bayan öðretmen bu sefer “yalan konuþuyor” dedi. Kývýlcým haným da "benim öðrencim yalan konuþmaz, Sevda'yý çaðýrýn bana" dedi. Sevda da sarýþýn. Dýþardaki arkadaþlarýma bana Sevda'yý bulun sarý bir mont giydirin dedim. Fakat bulamadýlar. Kývýlcým öðretmen, "benim oðlum yalan konuþmaz, öp bakýyým öðretmeninin elini" dedi. Öðretmenle barýþtýrdý bizi. Sayýn Bülbüloðlu bir de pilot olarak tanýnýyorsunuz. Evet amatör pilotum. Yöresel geziler yapýyoruz, göllere, daðlara, barajlara uçuyoruz. Bir hobi. Ama onun dýþýnda bir uçak þirketi firmamýz var. Profesyonel anlamda çalýþýyor. Air taxi olarak. Kendi kullandýðým uçakla en uzun yolculuðum Yunanistan'a oldu. Orada uçak rallisi için dünyanýn her yerinden 17 uçak katýldý. Buradan iki uçak, önce Ýzmir'e sonra Yunanistan'a gittik. En uzun yolculuðum o oldu. Uçak korkusu olan birçok arkadaþýmý da bu dünyaya kazandýrdým. kariyer 14 Türban laiklikle çeliþiyor Üniversitelerarasý Kurul Baþkaný ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Akaydýn'66 Üniversitelerde en önemli sorunun mali ve otonomi eksikliði olduðunu belirten Üniversitelerarasý Kurul Baþkaný ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Akaydýn'66, sorunlarýn çözümü için siyasi iradenin istekli olmasý gerektiðini söyledi. Dergimiz için yaptýðýmýz söyleþide türbanla ilgili görüþlerini de dile getiren eski mezunlarýmýzdan Akaydýn, türbanýn üniversitelere girmesinin diðer kurumlara da yayýlmasýný hýzlandýracaðý görüþünü kaydetti. Siz ilköðretiminizi Kolej'de tamamladýnýz. Þimdi ise Türkiye'nin önde gelen üniversitelerinden birinde rektörlük görevini baþarý ile sürdürüyorsunuz. Kolej'den sonraki eðitim aþamalarýnýzý ve bu göreve geliþ sürecinizi bizimle paylaþýr mýsýnýz? T ED Ankara Koleji ilk bölümünü (o zamanki adýyla orta bölüm) 1966 yýlýnda bitirdikten sonra Ankara Fen Lisesi ve Hacettepe Týp Fakültesi'nde eðitimime devam ettim. Týpta uzmanlýk eðitimimi Ankara Üniversitesi'nde tamamlayarak akademik yaþamýma Akdeniz Üniversitesi'nin kuruluþunda yer alarak Antalya'da baþladým. 1984'de Genel Cerrahi alanýnda doçent, 1992'de kolejliler MART2008 profesör oldum. 1996 yýlýnda rektör yardýmcýsý olarak atandým ve 2004 yýlýnda üniversitemin rektörü seçildim. 1982 yýlýnda kurulan Akdeniz Üniversitesi'ni diðer üniversitelerle karþýlaþtýrmanýzý istesek neler söyleyebilirsiniz? Üniversitenizi farklý kýlan özellikler nelerdir? Üniversitemde çaðdaþ uygarlýðýn ve Cumhuriyet ilkelerinin doðrultusunda kaliteli eðitim, öðretim, araþtýrma ve teknoloji geliþtirme çabalarý sürmektedir. Bologna sürecinde aktif olarak yer almaktayýz. Uluslararasýlaþma, bölge ekonomisinde rol oynama ve giriþimcilik etkinliklerini çok önemsiyoruz. Organ nakli konusunda üniversite hastanemiz, dünyanýn en önemli merkezleri arasýnda anýlmakta olup canlý akraba vericili böbrek kariyer 15 nakli, yýllýk sayýsý ile dünya birincisi konumundadýr. Üniversitenizde eðitim-öðretimin kalitesini artýrmak amacýyla gelecekte ne gibi plan ve projeleriniz olacak? Eðitim-öðretim kalitesini arttýrmak amacýyla son dört yýl içinde eðitim alt yapýsý olarak yaklaþýk beþ milyon YTL harcanmýþtýr. Stratejik planýný yapan ve kalite yönetimi çalýþmalarýna ivme kazandýran üniversitemiz, Avrupa Üniversiteler Birliði tarafýndan deðerlendirilmiþ olup ayrýca eðitimde mükemmelliyet merkezi de kurulmuþtur. Basýndan izlediðimiz kadarýyla düþünce özgürlüðüne önem veren birisiniz. Son günlerde ülke gündemini meþgul eden üniversiteleri de yakýndan ilgilendiren "türbanýn okullarda kabulü" konusunda sizin düþünceleriniz nelerdir? Düþünce özgürlüðü, üniversitemin önemsediði bir deðerdir. Türban ise kanýmýzca kadýn özgürlüðünü kýsýtlayýcý dinsel ve siyasi içerikli bir simge olup üniversiteye sokulmasý diðer kurumlara da yayýlmasýný hýzlandýracak ve Cumhuriyetimizin laiklik ilkesi ile çeliþecektir. Ülkemizde neredeyse her yýl yeni bir üniversite kuruluyor. Bu durumun eðitim öðretimin kalitesini artýrýcý veya azaltýcý etkileri neler olabilir? Ülkemizin yük- sek öðrenimde birikimi gidermek için yeni üniversitelere gereksinimi vardýr. Ancak bütçeden yeterli yatýrým kaynaðý ayrýlmadýðý ve öðretim üyeliði özendirilmediði için eðitim kalitesizliði ciddi bir sorun olarak gözükmektedir. Siz ayný zamanda Üniversitelerarasý Kurul (ÜAK) Baþkanlýðý görevini yürütüyorsunuz. Üniversiteler bir ülkeyi daha parlak yarýnlara çýkartacak kurumlardýr. Peki bizim üniversitelerimizin en önemli sorunlarý nelerdir? Üniversitelerin en önemli sorunu idari ve mali otonomi eksikliðidir. Tabii buna kadro ve ödenek kýsýntýlarýný da eklemek gerekir. Sorunlarý aþmanýn en önemli yolu siyasi iradenin istekli olmasýdýr. Size göre iyi bir eðitimci nasýl olmalýdýr? Ýyi bir eðitimci; çaðdaþ eðitim- bilim teknolojilerini ve öðrenci deðerlendirme, ölçme yöntemlerini bilen, öðrenci psiko- lojisini yorumlayabilen, öðrenci merkezli eðitim uygulayabilen yetilere sahip olmalýdýr. Her yýl yüzlerce gencimiz iyi bir eðitim almak, iyi bir üniversiteye girmek için yýldan yýla daha zorlaþan bir mücadele içine giriyor. Sizce gençlerin üniversiteye giriþ sistemleri nasýl olmalýdýr? Varolan sistemi diðer ülkelerle karþýlaþtýrmanýzý istersek neler söylebilirsiniz? Üniversiteye talep üniversitenin sunabileceði olanaðý aþýyorsa, giriþ sýnavý yapýlmasý kaçýnýlmazdýr, nitekim bu anlamda yurt dýþý örnekler az sayýda da olsa vardýr. Türkiye'deki sistem artýk orta hatta ilköðretim öðrencilerini tamamen test çocuðu haline getirmiþ olup, liseler eðitimde iþlevselliðini yitirmiþ bunun yerini dershaneler almýþtýr. Bunu önlemenin yolu hem talebi karþýlayacak hem de orta öðretim baþarýsýný giriþte aðýrlýklý kýlarken sýnavý daha çok Türk Dili kullanma baþarýsý ve yetenek testi baþarýsý düzeyine taþýmaktýr. Son yýllarda ülkemizde eðitimini yurtdýþýnda tamamlamak isteyen öðrenci sayýsýnda bir artýþ görülüyor. Sizce bu durum beyin göçünü de beraberinde getirmiyor mu? Beyin göçü bugün bir dünya ger- çeðidir ve önlemek hem çok zor hem de çok gerekli deðildir. Çünkü bu öðrenciler gene de ulusun insan gücü sermayesine katký yapmaktadýrlar, ayrýca artýk bilgi de küresel bir kazaným niteliði almýþtýr. Bu durumu kontrol etmenin yöntemi yüksek öðretime ayrýlan kaynaðý arttýrmak ve Türkiye'de mezuniyet sonrasý eðitimini çekici kýlacak önlemler almaktýr. Gelecek planý yapan gençlere tavsiyeleriniz neler olabilir? Gelecek planý yapan öðrencilere en önemli tavsiyem kendi bilgi, beceri ve diðer yeteneklerini iyi deðerlendirerek, geleceklerini planlamalarýdýr. Sadece moda olduðu için veya halen iyi mesleki kazanç gerekçesiyle seçim yapmamalarýdýr. Ayrýca yüksek öðretimin kazanýmý sadece meslek sahibi olmak deðil çok daha baþka deðerlerle de donanarak kaliteli, uygar demokrat, kendini yenileyebilen, giriþimci, kültürlü bir dünya insaný olmaktýr. Bir Kolejli olarak, TED Ankara Koleji’nin sonraki eðitim-öðretim hayatýnýzda ne tür katkýlarý olduðunu düþünüyorsunuz? TED Ankara Koleji öðrencisi olarak bir önceki soruda da deðindiðim birikimlere, deðerlere daha genç yaþta kavuþmuþ olduðum düþüncesindeyim. Bu kazanýmlarýn yaþamýmýn sonraki yýllarýnda gerek ulusal gerek yurtdýþý iletiþimlerde bana daima artý deðer kazandýrmýþ olduðunu algýladým. MART2008 kolejliler aktüalite 16 Uluslararasý Ankara Müzik Festivali Gümüþ Yýlýnda Ç eyrek asýrý geride býrakan Uluslararasý Ankara Müzik Festivali 4-27 Nisan 2008 tarihleri arasýnda gerçekleþecek olan 25. Festival ile gümüþ yýlýný kutlayacak. Sevda Cenap And Vakfý tarafýndan düzenlenen festivalin bu yýlki bölümünde Türkiye dahil 18 ülkenin sanatçýlarý toplam 23 etkinlikle Baþkentliler'le buluþacak. Açýlýþ ve kapanýþ konserleri geçtiðimiz 24 yýlda olduðu gibi senfoni orkestrasý konserleri ile gerçekleþecek. Açýlýþ Þef Erol Erdinç yönetimindeki Hacettepe Senfoni Orkestrasý tarafýndan Çetin Iþýkozlü'nün yeni eseri "Yeni Bir Dünya Senfonisi"'nin ilk seslendiriliþi ile yapýlacak. Kapanýþý ise Iþýn Metin yönetimindeki Bilkent Senfoni Orkestrasý çellist Mischa Maisky solistliðinde yapacak. 15. sanat yýlýný kutlayan Bilkent Senfoni Orkestrasý'nýn 12 Nisan'da Þef Emil Tabakov yönetiminde piyanist Dimitris Sgouros ile 19 Nisan'da Jose Miguel Rodilla yönetiminde keman sanatçýsý Tedi Papavrami ile vereceði konserler festivalin diðer senfonik orkestra konserleri. Festivalde Ankaralý orkestralarýn ve Ankara'nýn yetiþtirdiði sanatçýlarýn aðýrlýðý göze çarpýyor. Festivalde yer alacak sanatçý gruplarý þunlar. Usmanbaþ Özel Konseri ile Ýnci Özdil yönetimindeki orkestra@modern. Ertuð Korkmaz yönetimindeki Akademik Baþkent Orkestrasý ve Eren Kuþtan. Bnd.Alb. Halil Aþýk þefliðinde piyanist Gülsin Onay. TSK Armoni Mýzýka Orkestrasý, caz grubuyla basçý Kamil Erdem. Duayen gitarist Ahmet Kanneci ile klarnette Ekrem Öztan. Sihirli flüt Þefika Kutluer, piyanist Muhiddin Dür- rüoðlu-Demiriz. Hýrvatistan'dan Zagrep Quartet, Almanya'dan Leipzig Quartet, Avusturya'dan Strauss Octette, Ýspanya'dan Pedro Navarro Trio ve siyah-beyaz Paris görüntüleri eþliðinde Poulain Trio Festivalin oda müziði etkinliklerinden. Ýsrail'den dans gösterilerini avangard unsurlarla çarpýcý kýlan The Aluminum Show adlý modern dans gösterisi 25 ve 26 Nisan'da festivalde yer alýyor. Festivalde daha önce de beðeni ile izlenen ve sahneyi tek baþýna baþarýyla dolduran Ýtalyan mim sanatçýsý Ennio Marchetto bu yýl da Ankaralýlarýn konuðu olacak. Klasik gitar dünyasýnýn parlak yýldýzlarýndan Manuel Barrueco ve Meksikalý Cuarteto Latinoamericano ile 3 kez Grammy'e aday gösterilen Kübalý a-capella vokal grubu Cuban Vocal Sampling ve de sivil toplum kuruluþlarý ile sosyal çalýþmalar yapan blues yýldýzý Bettie Mae Fikes festivalin Amerika kýtasýndan konuklarý olacak. Kaliteyi gözeterek farklý müzik türlerini bünyesinde bulunduran Uluslararasý Ankara Müzik Festivali bu yýl kendine özgü tekniði ile kanun sanatçýmýz Göksel Baktagir ve Ýstanbul Sazendeleri grubunu konuk ediyor. Ankara'nýn festivali geleneksel salonlarý dýþýnda üniversitelerin de evsahipliði ile bu yýl yedi ayrý salonda etkinlikler sunuyor: MEB Þura Salonu, Bilkent Konser Salonu, Baþkent Üniversitesi konser Salonu, ODTÜ, Çankaya Belediyesi Çaðdaþ Sanatlar Merkezi, Saklýkent, Devlet Resim ve Heykel Müzesi Konser Salonu. Sabancý Vakfý'nýn da Festival Onur Üyesi olarak festival destekçileri arasýnda yerini aldýðý festivalin bilet satýþlarý 22 Mart 2008 Cumartesi günü baþlayacak. 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü Uluslararasý Tiyatro Enstitüsü (ITI) tarafýndan 1961 yýlýnda "27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü" ilan edildi. Her yýl enstitüye üye ülkelerde 27 Mart günü Tiyatro Bayramý olarak kutlanýyor. 27 Mart günü her ülkenin sanatçýlarý tarafýndan bir bildiri hazýrlanýr. Uluslararasý Bildiri 20'den fazla dile çevriliyor, pek çok gazetede yayýnlanýyor ve tiyatro oyunlarýndan önce okunuyor. Ayrýca, televizyon ve radyo kanallarý aracýlýðýyla 5 kýtanýn her köþesindeki dinle- kolejliler MART2008 yicilere ulaþtýrýlýyor. Dünya’da Ýlk bildiri 1962 yýlýnda Jean Cocteau tarafýndan yazýldý. Türkiye'de ise ilk ulusal bildiriyi Muhsin Ertuðrul yazdý. Dünya Tiyatro Günü'nün amacý sahne sanatlarý alanýnda dünya çapýnda bilgi ve uygulama alýþveriþini arttýrmak, geliþim sürecinde sanatsal yaratýcýlýðýn ve üretimin gerekliliði konusunda toplumsal bilinci uyandýrmak, insanlar arasýndaki barýþ ve dostluðun saðlanmasýna katkýda bulunmak olarak belirlendi. aktüalite 18 Küçük Hanýmlar, Küçük Beyler Haydi Tiyatroya Atatürk'ün çocuklara armaðan ettiði "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramý"na tiyatro sanatý ile katkýda bulunmak amacýyla, Devlet Tiyatrolarý Genel Müdürlüðü 25-30 Nisan 2008 tarihleri arasýnda, Ankara "Küçük Hanýmlar Küçük Beyler" Uluslararasý Çocuk Tiyatrolarý Festivali d ü z e n l e y e c e k t i r. Festivalde; kukla, gölge oyunu, kara tiyatro, dans tiyatrosu, opera, bale ve sokak tiyatrosu gibi farklý tekniklerin kullanýldýðý çocuk oyunlarý; seminer ve söyleþi gibi etkinliklerin yer almasý planlanmaktadýr. Ýlki 2005 yýlýnda düzenlenen festivale katýlmak isteyen çocuk oyunu çalýþmalarýnýn video kasetlerinin veya CD'lerinin, baþvuru formuyla birlikte belirlenen tarihlerde, festival bürosu adresine gönderilmesi gerekmektedir. Katýlýmý kabul gören gruplara festival tarihlerinden önce davet mektubu gönderilecek. Festivalde özellikle hiç tiyatroya gitmemiþ çocuklara ücretsiz olarak tiyatro gösterimleri yapýlýyor. MartfestODTÜ beþinci yýlýnda Festivalde Alboran Trio ile Akdeniz meltemi H er sene geleneksel olarak Mart ayýnda düzenlenen ve Orta Doðu Teknik Üniversitesi ve Ankaralýlar için vazgeçilmez bir kültür-sanat ziyafeti haline gelen "MartfestODTÜ", 5. senesinde, bir AB projesi olan "Jazz Mix Culture" konserlerinin büyük bir bölümünü de bünyesine alarak Ankaralý müzikseverlerin, özellikle de gençlerin karþýsýna çýkýyor. Festival bu yýl da düþük maliyetlerle kaliteli müziði ve baþarýlý müzisyenleri müzikseverlerle buluþturmaya devam ediyor. Cazdan rock'a, söyleþilerden dansa, birçok sanat dalýný bir arada sunan festival, bu yýl Türk müzisyenlerle yabancý müzisyenlerin biraraya gelerek ortaya çýkarttýðý çok özel projeleri ve atölye çalýþmalarýný kapsýyor. Festivalin son günü olan 31 Mart'ta Ankaralý müzikseverler Dünyaca ünlü bir Ýtalyan topluluðuyla Alboran Trio ile bir müzik ziyafeti yaþayacaklar. "Jazz Mix Culture" projesi baþlýðý altýnda ve Ýtalyan Kültür Merkezi'nin desteði ile gerçekleþecek olan performansda Alboran Trio, alternatif entrümanlarla zenginleþtirdikleri akustik caz müziðinden örnekler Bilgi ve Programýn son hali için: verecekler. Besteci ve piyanist www.acd.org.tr www.metu.edu.tr Paolo Paliaga, basçý Dino Conwww.biletix.com www.leo.com.tr tenti ve davulcu Gigi Biolcati'nin ODTÜ KKM: 0312 2104151 oluþturduðu gruba bu projede Bilet: 0312 210 4162 Alp Ersönmez Trio eþlik ediyor. Leo Organizasyon: 0312 4480343 kolejliler MART2008 Festival, Ankara Caz Derneði ve LEO Organizasyon tarafýndan, Orta Doðu Teknik Üniversitesi, Alman Kültür Merkezi, Avusturya Büyükelçiliði, Ýtalyan Kültür Merkezi ve Bulgaristan'dan July Jazz Foundation'un destekleriyle gerçekleþtiriliyor. Bu yýl beþincisi düzenlenen ve 15- 31 Mart tarihleri arasýnda gerçekleþecek festival, 14 Mart'ta saat:18.00'de Alman Kültür Merkezi'nde açýlacak olan "Alman Cazý Fotoðraf Sergisi" ve Basýn Açýlýþ Kokteyli ile baþlýyor. Sergi mart ayý sonuna kadar ziyaret Alboran Trio edilebilecek. Festivalde yer alan diðer sanatçýlar ise þöyle sýralanýyor: Ýtalyan Grup Musica Reservata ile Anadolu hikayelerini caz müziðinde yaþatan Türk grup ABÝS, Almanya'nýn önemli genç piyanistlerden Jens Thomas, Türkiye'nin baþarýlý piyanisti Burçin Büke ve Üçlüsü, Emrehan Halýcý ve Ankara Müzisyenleri, The Annandale Jazz Ambassadors, azeri sanatçýlardan oluþan Grup Nihavend, Akdeniz Flamenko Topluluðu ve Nim Sofyan. Festivalde ayrýca 25 Mart günü ODTÜ KKM'de "Baþkentte Çaðdaþ Sanatlar ve AB" adlý bir söyleþi de yer alýyor. Birbirinden özel konser ve "ilk"lerle Mart ayýný renklendirecek olan bu festivalin biletleri ODTÜ KKM, BÝLETÝX satýþ noktalarý, Sheraton SHOPS Durance Maðazasýndan alýnabilecek. aktüalite 20 Paris Louvre Müzesi'nin Ýslam Eserleri Koleksiyonu Sakýp Sabancý Müzesi'nde Ýslam Sanatýnýn Üç Baþkenti: Ýstanbul, Isfahan, Delhi S abancý Üniversitesi Sakýp Sabancý Müzesi (SSM), Louvre Koleksiyonlarý'ndan Baþyapýtlarla Ýslam Sanatýnýn Üç Baþkenti: Ýstanbul, Isfahan, Delhi baþlýklý sergiye ev sahipliði yapýyor. Geçtiðimiz þubat ayýnda baþlayan sergi, 25 Mayýs 2008 tarihine kadar devam edecek. Louvre Müzesi'nin Ýslam Eserleri Koleksiyonu'ndan Osmanlý, Ýran-Safevi ve Hint-Baburi sanatýnýn örneklerini içeren 250'ye yakýn eserin yer aldýðý sergi, Paris Uygulamalý El Sanatlarý Müzesi'nin iþbirliðiyle gerçekleþtirildi. Osmanlý, Safevi ve Baburi imparatorluklarýnýn zengin ve görkemli çaðlarýný gözler önüne seren bu olaðanüstü sergi, ayný dönemde ve coðrafyada hüküm süren 3 imparatorluðun sanatýný geniþ bir iliþkiler ve etkileþimler yelpazesinde ele alýyor. Sergi, Sabancý Üniversitesi ile Louvre Müzesi arasýnda, 20 Mart 2007 tarihinde imzalanan 5 yýllýk kültürel ve bilimsel iþbirliði anlaþmasý kapsamýndaki ilk büyük etkinliði oluþturuyor. Dünyanýn en önemli müzelerinden biri olarak kabul edilen Louvre Müzesi'nin koleksiyonlarý, çok geniþ kapsamlý olarak Türkiye'de ilk kez yer alýyor. Daha önce gün ýþýðýna çýkmayan birçok eserin de yer aldýðý, büyük emeklerle oluþturulan Louvre Müzesi'nin Ýslam Eserleri Koleksiyonu, bu sergiyle, ilk kez Louvre Müzesi dýþýnda izleyicilerle buluþtu. eski devlet baþkanlarýndan François Mitterrand'ýn "Büyük Louvre Projesi" çerçevesinde yenilenen müzeye, 21 metre boyunda, piramit biçiminde bir cam giriþ inþa edildi. 35.000 parçanýn sergilendiði müzede, Venüs heykeli, Semadrek'teki Kanatlý Zafer Anýtý, Leonardo'nun Mona Lisa tablosu ve Michelangelo'nun Dört Esir heykeli gibi pek çok ünlü eser yer alýyor. Yýlda yaklaþýk 8 milyon kiþi tarafýndan ziyaret edilen müzenin 8 ana bölümde toplanan daimi koleksiyonu, 60.000 m2'lik sergi alanýnda izleyicilerle buluþuyor. 2003 yýlýnda kurulan Ýslam Sanatlarý Bölümü'nde, üç kýtadan 1300 yýllýk eserler bulunuyor. 20.000 eserden oluþan zengin koleksiyon, Ýslam dininin hakim olduðu topraklardaki yaratýcýlýðý ve kültürel çeþitliliði yansýtýyor. "Ýslam Sanatlarý Bölümü"nün görkemli eserleri, müzeye eklenecek yeni galerilerdeki hazýrlýklarýn devam etmesinden istifade edilerek, ilk defa müze dýþýnda sergileniyor. Louvre Müzesi'nin Visconti Meydaný'na bakan Ýslam Sanatlarý Bölümü'nün, yeni galerilerinde 2010 yýlýnda ziyarete açýlmasý planlanýyor. Louvre Müzesi ve Ýslam Eserleri Koleksiyonu Dünyanýn en köklü ve büyük müzelerinden biri olan Louvre, 12. yüzyýldan bu yana Paris'in merkezinde yer alan ve Fransýz krallarýnýn saray olarak kullandýðý binalarýyla, 1793 yýlýnda müze olarak halka açýldý. 1981 yýlýnda, Fransa'nýn kolejliler MART2008 Yer: Sakýp Sabancý Müzesi SSM Tarihler: 19.02.2008~25.05.2008 Tel: (0212) 277 22 00 Sakýp Sabancý Cad. No: 22 Emirgan/Ýstanbul aktüalite 22 Yýlmaz Güney Kültür ve Sanat Festivali Öykü Yarýþmasý B u yýla kadar Almanya merkezli yapýlan ve geçen yýl 10.su düzenlenen festival Türkiye'de ilk kez gerçekleþtirildi. Festival kapsamýnda 15'e yakýn þehirde festival etkinlikleri gerçekleþtirilerek, gidilen þehirlerde, Yýlmaz Güney filmleri gösterildi, söyleþiler yapýldý. Festival içerisinde, karikatür, öykü, þiir, resim, tiyatro, kýsa film ve müzik alanlarýnda yarýþmalar yer aldý. Deðerlendirme kurulunu; Cemil Kavukçu, Semih Gümüþ, Ömer Leventoðlu, Özcan Karabulut ve Vecdi Erbay'ýn oluþturduðu öykü yarýþmasýnda mezunlarýmýzdan Gamze Güller'87, "Daðlarýn Soluðu" adlý öyküsüyle onur ödülünü almaya hak kazanýrken, yine mezunlarýmýzdan Suzan Bilgen Özgün'81 "Babasýz" adlý öyküsüyle mansiyon ödülüne layýk görülmüþtür. Dereceye giren ve beðeni toplayan öykülerin ki- Türkiye 2007-2008 TBF Kýþ Dörtlü Takýmlar Þampiyonasý Türkiye 1.si: BURDUR TAKIMI Tezcan ÞEN, Fikret AYDOÐDU, Vedat YETENER, Zafer ÞENGÜLER, Nevzat AYDOÐDU Okulumuz mezunlarýndan briç hocasý Dr. Vedat Yetener’75’in de yer aldýðý Burdur Briç Takýmý, 22-27 Þubat tarihleri arasýnda Ýzmir’de düzenlenen briç turnuvasýna katýldý. Turnuvada Türkiye þampiyonu olan Sn. Yetener ve takýmýný kutlar, baþarýlarýnýn devamýný dileriz. kolejliler MART2008 taplaþtýrýlacaðý yarýþmanýn ödül alan diðer öykü ve yazarlarý þunlardýr: Onur ödülü almaya hak kazanan Suzan Bilgen Özgün’81 Gamze Güller'87 yazarlar: Gamze Güller (Daðlarýn Soluðu), Ýbrahim Alaþ (Hürmüz'ü Bekleyen Ömürlerin Öyküsü), Soydan Kýzgýn (Beyaz) Mansiyon ödülü almayan hak kazanan yazarlar: Mehmet Þarman (Meyveler Doðru Konuþmuyor), Þenay Eroðlu (Çýnar ve Siz), Suzan Bilgen Özgün (Babasýz) Özgür Pencere Kadýn Öyküleri Yarýþmasý Ödülleri 8 Mart Dünya Kadýnlar Günü’nde Bursa Kitap Fuarý’nda verildi Özgür Pencere Edebiyat ve Sanat Derneði, yazmaya gönül veren herkesin katýlabileceði, konusu 'kadýn' olan öykü yarýþmalarýnýn üçüncüsünü düzenledi. 2007 Özgür Pencere Kadýn Öyküleri Yarýþmasý için gönderilen 417 öykü arasýndan yapýlan deðerlendirme sonucu dereceye giren üç öykü ile birlikte 6 öykü de mansiyon almaya hak kazanmýþtýr. Yarýþmanýn ödül töreni 8 Mart Dünya Kadýnlar Günü'nde, Bursa Tüyap Kitap Fuarý Cumalýkýzýk Salonunda yapýldý. Ýnci Aral, Nedret Tanyolaç Öztokat, Zeynep Aliye, Öner Yaðcý ve S. Þebnem Tuncel'in jüri üyeliði yaptýðý yarýþmada mezunlarýmýzdan Gamze Güller'87 "Gel Pisi Pisi" adlý öyküsü ile mansiyon ödülü almýþtýr. Yarýþmada dereceye giren ve mansiyon ödülü alan diðer eserler þunlardýr: Birinci "Sabýrlýk" Ýnci Gürbüzatik, ikinci "Sudoku Annesinin Kýzý" Çaðnam Erkmen, üçüncü "Sokakta Gezen Hikaye" Aysun Sezer Mansiyon Alanlar: "Hapis" Özge Sarýoðlu, "Truva Atý ve Serçe" Özen Kýraç, "Gel Pisi Pisi" Gamze Güller'87, "Kirli Beyaz" Hande Baba, "Kapý Eþiðinden Konuþmalar" Senem Dere, "Yapmama Nedenleri" Tanya Güneþ Özbey. duyurularýmýz 23 TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði Yönetim Kurulu’nun Anýtkabir Ziyareti TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði Yönetim Kurulu Baþkaný Kemal Ziya Savran ve Yönetim Kurulu Üyeleri, 40. Yýl kutlamalarý çerçevesinde 11 Ocak 2008 salý günü saat 10:30’da Ata’nýn huzuruna çýktý. TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði’nin kuruluþunun 40. Yýlý nedeniyle düzenlenen kokteylde mezunlarýmýz biraraya geldi Kokteylimiz 11Ocak 2008 tarihinde Torch’da yapýldý. MART2008 kolejliler duyurularýmýz 24 Kýrmýzý Ev Müzikali Kolejlilerle buluþtu TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði’nin kuruluþunun 40. Yýlý etkinlikleri kapsamýnda sahnelenen Kýrmýzý Ev Müzikali izleyenler tarafýndan büyük beðeni topladý. Ankara Devlet Opera ve Balesi sanatçýlarýnýn muhteþem performanslarýnýn sergilendiði gece 26 Ocak 2008 tarihinde gerçekleþti. Müzikalin sonunda Baþkan Kemal Ziya Savran, emeði geçen herkese plaket vererek, teþekkürlerini sundu. TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði Genel Baþkaný Kemal Ziya Savran, TRT Haber Spikeri Fulin Arýkan’a Kýrmýzý Ev Müzikali’nin sahnelenmesindeki yardýmlarý dolayýsýyla bir plaket verdi. kolejliler MART2008 duyurularýmýz 26 Tanyeli ve Dipþo'nun eserleri Ankara'da w w w. icgaleri . o r g Son 15 yýldýr ayný evi paylaþan ve yan yana atölyelerde çalýþmalarýný sürdüren mezunlarýmýzdan Yavuz Tanyeli’72 ve Bedia Dipþo ilk ortak sergilerini IC Sanat Galerisi'nde açtýlar. Tanyeli ve Dipþo, her ikisi de resim yapmalarýna raðmen bugüne kadar ortak sergi açmamalarýna neden olarak farklý kulvarlarda çalýþmalar yapmalarýný gösteriyorlar. Bodrum Gümüþlük'te bir dað köyünde yaþayan ve resim yapan iki sanatçý, serginin açýlýþ öyküsünü þöyle anlattý: "Artýk ulaþtýðýmýz yer, bizi birlikte bir sergi açma noktasýna getirdi. Birbirimizin eserlerinin oluþum sürecini, baþýndan sonuna kadar izlemiþ kiþiler olarak bunu yapmaya karar verdik. Ülkemizin içinde bulunduðu þartlara raðmen mutluyuz diyebiliyoruz. Bu mutluluðun nedeni resim sanatýna olan sonsuz inancýmýzdýr. Birbirimize de inanýyoruz. Uzun yýllar boyunca yaptýðýmýz eserlerden bazýlarýný, bu düþünceler ve duygularla Ankaralý sanatseverlere sunuyoruz." Yavuz Tanyeli ve Bedia Dipþo'nun resim sergisi 15 Nisan'a kadar gezilebilecek. Yoga ve pilatesle huzur bulun Mezunlarýmýzdan Tuðba Usluel Deniz'96 ve Özge Usluel Diril'95 birlikte açtýklarý Homepilates’le An- karalýlar'a rahat ve temiz bir ortamda yoga ve pilates yapma imkaný saðlýyorlar. Sanskritçe "bütünlük" (union) ve "disiplin" anlamýna gelen yoga insaný meydana getiren fiziksel, ruhsal ve akýlsal dengeleri bir bütün olarak algýlayarak disipline etmesine yarayan bir çalýþmadýr. Merkezin sunduðu olanaklardan biri de son günlerin gözde sporu pilates. Pilatesin faydalarý saymakla bitmiyor. Vücudun duruþunu düzeltiyor. Daha doðru nefes tekniðini öðrenmeye yardýmcý oluyor. Bayanlarda hamilelik sonrasýnda mide bölgesinin düzelmesini, bel ve sýrt aðrýlarýnýn oluþmasýný önlemeye katký saðlýyor. TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði üyelerine %10 indirim uygulayan Homepilates'de ayrýca Nasa'nýn geliþtirdiði özel vibrasyon teknolojisi Power Plate de bulunuyor. Adres: Birlik Mah. 7, Cad. 78, Sk. No: 24/9 Çankaya Ankara Tel: 0312 496 05 50 www.homepilates.biz 81 mezunlarý Torch’ta biraraya gelerek keyifli bir akþam geçirdiler TED Ankara Koleji 81Mezunlarý kolejliler MART2008 bizim dünyamýz 27 20 07 ETKÝNLÝKLERÝMÝZ 1. 14-29 Nisan tarihleri arasýnda Sports International kortlarýnda 300'den fazla mezunumuzun katýlýmý ile 6.TED Ankara Kolejliler Tenis Turnuvasý düzenlenmiþtir. 2. 8 Mayýs 2007 tarihinde Tuncay Özkan ''Siyasette Medya'nýn Gücü'' konulu konferansý vermiþtir. 3. 3 Haziran 2007 günü geleneksel Kurufasülye günümüz ünlü mezunlarýmýzýn katýlýmýyla coþku ile yaþanmýþtýr. 4. 2 Haziran 2007 günü 5..,10...,15..,20..,25..,30..,35..,40..,45..,50..,55.., 60 ve 65. Yýllar mezuniyet yýldönümlerinin balolarý, yaklaþýk 1000'e varan mezun katýlýmý ile kutlanmýþtýr. 5. 3 Mayýs 2007 tarihinde emekli öðretmenlerimize ''Saygý Günü'' düzenlenmiþ ve öðretmenlerimiz dernek tarafýndan verilen plaket ile onurlandýrýlmýþtýr. 6. 20 Mayýs 2007 tarihinde 22. Geleneksel Bulmacalý Otomobil Yarýþý düzenlenmiþtir. 7. 6 Aralýk 2007 tarihinde Osman Özbek ''Türkiye'nin Güvenliði'' konulu konferansý vermiþtir. 8. Okulumuzun 2006/2007 döneminde Ýlköðretim ve Lise kýsýmlarýndan mezun olarak ilk 3 dereceye giren baþarýlý öðrencilerimiz derneðimizce ödüllendirilmiþtir. 9. Bizleri bugünlere getiren cefakar ve deðerli öðretmenlerimiz unutulmayarak, Öðretmenler Gününde kendilerine þükranlarýmýz sunulmuþtur. 10. 17 Ekim 2007 tarihinde Opaþ Sigorta Aracýlýk Hizmetleri Ticaret A.Þ. ile baþlayan ortaklýðýmýz sonucunda TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði üyeleri için indirim yapacaktýr. 11. Uzun süredir özlemini çektiðimiz sosyal tesis ile ilgili çalýþmalarýmýz yeni bir boyut kazanarak yeni kampüs içerisinde inþaatýmýz baþlamýþtýr. MART2008 kolejliler bizim dünyamýz 28 TED Ankara Koleji Mezunlarý T ED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði Genel Kurulu 17.02.2008 tarihinde gerçekleþtirilmiþtir. Seçilen yeni yönetim kurulu üyelerimizi ve genel kurulumuz ile yapýlan tüzük deðiþikliklerini ve yeni tüzüðümüzü, projelerimizi web sayfamýzdan (www.kolej.org) bulabilirsiniz. Yine bu web sayfamýz aracýlýðýyla ilgili komisyonlara bildirmek istediðiniz dilek ve þikayetlerinizi iletebilirsiniz. Her konuda katkýlarýnýz ve eleþtirileriniz, sizler için daha doðru ve iyi çalýþmamýz açýsýndan son derece büyük bir önem arz etmektedir. 11 Asil Yönetim Kurulu, 3 Asil Denetleme Kurulu, 11 Yedek Yönetim Kurulu ve 3 Yedek Denetleme Kurulu üyelerinin seçildiði seçimlere Kolejlilerin ilgisi büyüktü. Genel Kurulumuzda üyelik aidatýmýz 2008 yýlýnda 80 YTL olarak belirlenmiþtir. Derneðimizin gücünü, özellikle bilgilerinin her daim güncel olmasýna özen gösteren ve aidat borçlarýný vermiþ olduðu kredi kartý talimatý ile veya hesap numaralarýmýza havale yolu ile geciktirmeden ödeyen üyelerimizden almaktadýr. Bu vesile ile derneðimize göstermiþ olduðunuz ilgiden ve hassasiyetten ötürü teþekkür eder, saygýlarýmýzý sunarýz. kolejliler MART2008 bizim dünyamýz 29 ý Derneði Genel Kurulu yapýldý YÖNETÝM KURULU ÜYELERÝ KEMAL ZÝYA SAVRAN '79 DENÝZHAN SUNGUR '68 M. KUTLUHAN OLCAY '93 BÜLENT BAÐDATLI '81 M.LEVENT ÖZEL '81 AHMET TALU TANYELOÐLU '78 H.ARDA ÖZER '98 SUZAN BÝLGEN ÖZGÜN '81 ÞENOL SARISOY '82 O.BÝROL ALTINAY '84 DÝLÞAD YÜKSEL '85 YÖNETÝM KURULU YEDEK AYÞEN ÖZYILMAZER '79 L.CAN ÇIÐIRGAN '80 S.YASEMÝN KARAMIKOÐLU '74 A.NAZIM DEMÝR '81 AYDAN ERCAN '82 AYDA TOKMAN UÇUL '81 FUNDA DAÐDELEN '82 AHMET TURAN DÝNÇER '82 MURAT KÜTÜK '86 SEDA ÖZBULUT UZBEK '95 ONUR ALKAN '96 DENETÝM KURULU ÞEBNEM AKÝPEK '85 M.CAN ULUSOY '97 BOÐAÇ ÇEKÝNMEZ '99 DENETÝM KURULU YEDEK AYDAN ÖZKAZANÇ '79 BORA SERTOÐLU '93 PELÝN AKTUÐ '95 GENEL GENEL GENEL GENEL GENEL GENEL GENEL ÜYE ÜYE ÜYE ÜYE BAÞKAN BAÞKAN YARDIMCISI SEKRETER SAYMAN SEKRETER YARDIMCISI SEKRETER YARDIMCISI SEKRETER YARDIMCISI YEDEK ÜYE YEDEK ÜYE YEDEK ÜYE YEDEK ÜYE YEDEK ÜYE YEDEK ÜYE YEDEK ÜYE YEDEK ÜYE YEDEK ÜYE YEDEK ÜYE YEDEK ÜYE BAÞKAN ÜYE ÜYE YEDEK ÜYE YEDEK ÜYE YEDEK ÜYE MART2008 kolejliler bizim dünyamýz 30 Türk Silahlý Kuvvetlerinden ayrýldýktan sonra ne düþündünüz, þimdi nelerle meþgulsünüz? T ürk Silahlý Kuvvetleri'nden ayrýldýktan sonra olumsuz bir þey hissetmedim. Emekliye ayrýldýktan sonra 11 Eylül saldýrýlarý olmuþtu. 11 Eylül'le ilgili konferanslar verdim. Daha sonra o konferanslarý kitap haline getirdim ve ilk kitabým olan "11 Eylül 2001'in Düþündürdükleri"ni çýkardým. Daha sonra yazma konusunda yeteneðim olduðunu fark ettim ve bugün sekizinci kitabým olan "Çankaya'da Bir Sonbahar"ý çýkardým. Türkiye'nin yakýn tarihini, gündemini ve siyasi geliþmelerini takip ediyorum, üniversitelerde, sivil toplum örgütlerinde konferanslar veriyorum, televizyon programlarýna çýkýyorum; bu þekilde zamanýmý deðerlendiriyorum. Emekli Tümgeneral Osman Özbek Osman Özbek, TSK'dan emekli olduktan sonra siyasete girdi. Cumhuriyetçi Demokrasi Partisi'ni (CDP) kuran Özbek, siyasi kitaplar da yazýyor. Derneðimizce düzenlenen “Türkiye’nin Güvenliði” konulu panelde konuþmacý olarak yer alan Emekli Tümgeneral Osman Özbek ile yazdýðý kitaplar ve ülke gündemi üzerine bir söyleþi gerçekleþtirdik. “Türkiye'de ulus devleti büyük tehlike altýndadýr” kolejliler MART2008 Ýç hizmet konusunda son yapýlan düzenlemeleri nasýl deðerlendiriyorsunuz? Sizce bu düzenlemeler emekli askerlere bir konuþma yasaðýný mý amaçlýyor? Silahlý Kuvvetler açýsýndan böyle deðilse de bazý basýn çevreleri tarafýndan öyle algýlandý. Bana göre böyle bir deðiþikliðe gerek yoktu; zaten emekli olan herkes baðrýndan çýktýðý Silahlý Kuvvetler'in tesislerine, orduevlerine her zaman uygun þekilde girip çýkmaktadýr. Ben þahsen böyle bir þeyi uygun bulmadým; olmamasý lazýmdý. Hükümetin Türk Silahlý Kuvvetleri'ne verdiði sýnýr ötesi harekat yetkisinin zamanlamasýný nasýl deðerlendiriyorsunuz? Silahlý Kuvvetler sizce bugüne kadar bu yetkiyi kullandý mý? Zamanlama uygun deðil; tam kýþ bastýrdýðý zaman Silahlý Kuvvetler'e bu yetki verildi. Tezkere zaten geç çýkarýldý; 17 Ekim'de çýkarýlan tezkere Silahlý Kuvvetler'e siyasi bir direktif olarak 28 Kasým'da ulaþtýrýldý. Silahlý Kuvvetler'e her zaman böyle bir yetki verilmeli; Kuzey Irak'ta PKK örgütlenmiþse, Türkiye'ye gelip eylem yapýyorsa, Silahlý Kuvvetler'i rahatlatmak açýsýndan, insiyatifi vermek açýsýndan her yýl tezkere yenilenmelidir. Ben ayrýca tezkerede Silahlý Kuvvetlere verilen yetkinin yeterli olduðuna inanmýyorum çünkü Silahlý Kuvvetler, PKK'ya verilen dýþ deste- bizim dünyamýz 31 ðin de (Peþmerge ve ABD), tezkerede açýk açýk belirtilmesi gerekirdi. 28 Kasým tarihli tezkereyi de görmediðim için, yetkilerin Silahlý Kuvvetlere tam verilmediðini, önünün açýlmadýðýný düþünüyorum. PKK'ya kaç dendi; 'Tavþana kaç tazýya tut' der gibi, onlar memnun, Barzani, Talabani memnun. PKK bürolarýnýn ikisi kapalý, üçü açýk. Türk Silahlý Kuvvetleri'ni bilmiyorum ama halk bu durumdan memnun deðil; ben de eski bir asker olarak durumdan tatmin olmuþ deðilim. Ýç ve dýþ unsurlarý deðerlendirerek; sizce bugün Türkiye için en büyük tehdit nedir? deni olamaz. Bu seçim þaibelidir ama ne yargý ne de siyasi partiler bunun üzerinde durmamýþtýr. Diðer bir tehlike de yargýnýn baðýmsýzlýðýný yitirmiþ olmasýdýr. Yargý tüm dünyada idareyi yani iktidarý denetler ancak iktidar hiçbir biçimde denetlenmek istemiyor. Hakim ve savcý seçimi sýnavlarý için hazýrlanan yedi kiþilik mülakat kurulunun beþ tanesini AKP'nin atadýðý bürokratlar oluþturuyor. Sýnavý kazanan öðrenciler, kendi atadýklarý adamlarýn yaptýðý mülakattan geçirilerek kendi hukuk sistemlerini, kendi hukuk adamlarýný göreve getirmek istiyorlar. Bu, Türkiye için büyük huzursuzluk kaynaðý Bu ülkenin üniter bir devlet olmasý, laik bir devlet olmasý, ulus devleti olmasý ve yargýnýn baðýmsýz olmasý gerekir. En baþta Emekli Tümgeneral Osman Özbek, Türk Silahlý Kuvvetleri'nde ulus devleti tehlike altýndadýr; alt kimlikler görev yaptýðý süre içinde önemli roller üstlendi. Özellikle yolsuzçýkmýþtýr. Üniter devlet yapýsý tehlikededir. Bugün bazý Alman vakýflarý Türkiye'de eyalukla mücadele kapsamýnda jandarma operasyonlarýnýn planlet yapýsýna iliþkin konferanslar vermektelanmasý ve uygulanmasý konularýnda görev alan Özbek, Türk dir, AB bunu desteklemektedir. DTP adý verilen; PKK'nýn siyasi uzantýsý olan parti siyasi hayatýnda önemli bir tarih olan 28 Þubat sürecinde yapmecliste açýk açýk bunlarý istemektedir. Bimýþ olduðu açýklamalarla da adýndan sýkça söz ettirdi. zim 0-14 yaþ grubuna þimdiden öðretimin birleþtirilmesi, gençlerimizi bilgilendirmemiz, mevcut durumu öðretmemiz gerekir. Ben gençlerimizin yeterli bilgiye sahip olmadýðýný düþünüyoolacaktýr, Tandoðan'da yapýlan tepki mitinginin ana sebebi rum. Vatandaþlarýmýz da tehlikeyi görmüþ deðil; vatandaþ budur. Gölge hukuk, ýlýmlý hukuk yaratýlmak istenmektedir; ekmeði gelirse, kömürü gelirse, erzaðý gelirse oy verecek bibuna kesinlikle dur denmelidir, denecektir. Bütün gücümüzrer müþteri gibi oldu. Bu nedenle 22 Temmuz seçimlerini ahle yargýyý korumamýz gerekir. Türkiye'nin üç ayaðý da tehlikelaken ve hukuken sakýncalý görüyorum. Ahlaki sýnýrlar, hukuk dedir. sýnýrlarý zorlanmýþtýr; dünyanýn hiçbir yerinde altý milyon kiþiSon olarak gençlerin çok bilinçli olmadýðýna temas ettiniz; ye kömür daðýtýlamaz, daðýtýlmasý suçtur, bunun hiçbir ne- gençlere tavsiyeleriniz olacak mý? 6 Aralýk 2007 tarihinde Derneðimizce düzenlenen “Türkiye’nin Güvenliði” konulu panelde Emekli Tümgeneral Osman Özbek konuþmacý olarak yer aldý. Türk gençleri, tarafsýz olan yayýn organlarýný izlemeli, siyasetle yakýndan ilgilenmelidirler. Siyasetle ilgilenmeyen gençler, gelecekten þikayet edemezler. Her þeyi büyüklerden beklemek bana göre yanlýþtýr; gençler kendi gelecekleri için Türkiye'de neler olup bittiðini bilmelidir. Bugün 'Büyük Ortadoðu Projesinin Eþbaþkanýyým' diye söylemlerin olduðunu bilmelidirler. 'Laiklik yeniden tanýmlanmalýdýr' diyen bir iktidarýn olduðunu bilmelidir, yargýyý kendi tarafýna yönlendiren bir iktidar olduðunu bilmelidir. Kafelerden çýkýp, bu tip konularla ilgilenen bir cemiyet, vakýf, dernek çevresinde yapýlanmalýdýr. Bu kendi gelecekleridir. Kimse o gençliðe bir gelecek býrakmaz. Atatürk'ün söylediði gibi 'Muhtaç olduðunuz kudret damarlarýnýzdaki asil kanda mevcuttur'. MART2008 kolejliler maariften yetiþenler 32 TÜRK TIP TARÝHÝNDE ÝZ BIRAKAN KOLEJLÝ Prof. Dr. Yüksel Bozer’46 Y ýl 1935 Atatürk'ün emriyle Yargýtay, o zamanki adýyla Temyiz Mahkemesi, Eskiþehir'den Ankara'ya getirilir. Bu yüzden babasý Yargýtay'da 4. Daire Baþkaný olan Yüksel Bozer ve ailesi de Ankara'ya taþýnýrlar. Önce üç kardeþ Mimar Kemal Ýlkokulu'na giderler. Üç yýlýn sonunda Kýzýlay'daki yeni evlerine taþýnan Bozer ailesinin çocuklarý da öðrenimlerine devam etmek üzere o yýl Demirtepe'den Kurtuluþ'a taþýnan Kolej'e verilirler. Ýlkokul 4. sýnýftan itibaren orta ve lise öðrenimini Kolej'de tamamlar, Yüksel Bozer. Bozer ailesinin sonraki yýllarda diðer kuþaklarý da Kolej'e gidecektir. Üç kardeþ de Kolej'deki öðrenim hayatýnýn neredeyse her yýlýný hep iftihar listesinde bitirirler. Prof. Dr. Bozer, 1946 yýlýnda Ko- lej'den iftihar kitabýna geçerek ve birincilikle mezun olduktan sonra 1952 yýlýnda Ankara Üniversitesi Týp Fakültesi'ni bitirir. 1957 yýlýnda A.Ü. Týp Fakültesi Genel Cerrahi uzmaný olur ve hemen akabinde de Çocuk Hastanesine cerrahi þefi olarak atanýr. Bu yýldan sonra Prof. Dr. Yüksel Bozer'in baþarýlý çalýþmalarý ve Türk Týp Tarihi’nde yaptýðý yenilikler saymakla bitmiyor. Türkiye'de ilk Çocuk Cerrahisi Servisini kuran Bozer, 1969 yýlýndan emekli olduðu Kasým 1995 yýlýna kadar Hacettepe Üniversitesi Týp Fakültesi Toraks ve Kalp-Damar Cerrahisi Bilim Dalý Baþkanlýðýný baþarý ile sürdürmüþtür. Türkiye'de ilk kalp transplantasyonunu yapanlardan biri olan Prof. Dr. Bozer, bugüne kadar beþ kalp nakli yapmýþtýr. Ayrýca Türkiye'de ilk defa derin hipotermiyi, Glenn ameliyatlarýný uygulamýþ, aorta kapaðýný deðiþtirmiþtir. Pek çok yurtiçi ve yurt dýþý kongrelerde sunduðu tebliðlerin yaný sýra Prof. Dr. Bozer'in yayýnlanmýþ 200'den fazla makalesi ve sekiz adet kitabý bulunmaktadýr. Prof. Dr. Yüksel Bozer, 1982-1995 yýllarý arasýnda üç kez üst üste kesintisiz Hacettepe Üniversitesi Rektörü olarak atanýr. Bir dönem Kýzýlay Genel Müdürlüðü görevini de üstlenen Bozer, bu görevlerinin yanýnda çok sayýda oda ve vakfýn kurucu üyeliðini ve baþkanlýðýný da ayný baþarý ile yürütür. Yaþadýðý yýllarýn neredeyse her birine ayrý bir baþarý ekleyen Prof. Dr. Bozer'in tüm bu yoðunluðuna raðmen kolej anýlarý dün gibi canlý. O yýllarý, arkadaþlýkHenüz tüm fotoðraflarýn siyah beyaz ol- larý neþeyle anan Prof. Dr. Bozer, ilkokul öðretmenlerinin büyük bir duðu dönemlerdir o günler. Genç Cum- kýsmýný hatýrlýyor. Ýlkokul öðretmeni huriyet'in, genç Baþkenti'nin sokaklarý, Fikriye Haným, Ýngilizce öðretmeni Nurettin Sevim Bey, Miss Elizacaddeleri henüz adlarý bile yokken ve beth Smith, okul müdürü Kasým yeni yeni dolmaya baþlarken, Anado- Bey, matematik öðretmeni Rauf Kandemir, tarih öðretmeni Hakem lu'nun bir baþka þehrinden bir çocuk ge- Bey, matematik öðretmeni sýfýrcý lir Ankara'ya, babasýnýn görevi dolayýsýy- Emine Haným ve daha niceleri. Bunlarýn hepsi onda iz býrakmýþ la. Bu çocuk, baþarýlarýyla Türk Týp Tari- isimler. Örneðin ilkokul üç ya da hi’nde unutulmaz izler býrakacak olan dörtte Nurettin Sevim Bey'in yazmýþ olduðu Gavraz adlý bir oyunu Prof. Dr. Yüksel Bozer’dir. O yýllar, o ar- abla ve aðabeyiyle birlikte seyrettikadaþlar, öðretmenler Prof. Dr. A. Yüksel ðini hatýrlýyor. Hiç unutamadýðý öðretmenleBozer'in inanýlmaz güçlü hafýzasýnda rinden birisi Miss Elizabeth Smith. bugün gibi taze ama ulaþýlmaz olarak Bir keresinde baþka bir sýnýfýn Ýngilizce öðretmenin Prof. Dr. Bozer'i yaþýyorlar. Sezen Aksu'nun bir þarkýsýnýn beðenmemesi üzerine yaz tatili sözlerinde olduðu gibi "Daha dün yaþa- boyunca Miss Elizabeth Smith, ücretsiz ve özel Ýngilizce dersi ve- nanlar hem yakýn, hem uzaktalar". kolejliler MART2008 maariften yetiþenler 33 riyor. Onunla ilgili bir anýsýný þöyle aktarýyor Prof. Dr. Bozer: "Biz Miss Elizabeth'in sýnýfýndayken 6-7 kiþiyiz. Yaramazlýk da çok. Sýnýfýmýz ikinci kattaydý. Erkekler tarafýnda, mayýs aylarý gibi hiç unutmuyorum. Yere kum dökmüþler, biraz öbek halinde bir kum var. Ben yapamam öyle þeyleri ama benim arkadaþlarým içerisinde yaramazlar çoktu. Mesela hoca sýnýfa girer, yoklama yapar. Hepimiz tam çýkarýz. Ama hoca tahtaya birþeyler yazmak için arkasýný döndüðünde, içimizden birisi genellikle Tacettin gelir, 2.kattan kumun üstüne atlardý. Hocamýz, arkasýný döner bir bakar Tacettin yok. Zaten 6-7 kiþiyiz, farketmemesi imkansýz. 3-5 dk geçer aradan, biri kapýyý vurur, Tacettin gelir. Hoca inanamazdý bir türlü oradan birisinin atlayacaðýna." Prof. Dr. Bozer'in hiç unutamadýðý öðretmenlerinden birisi de Türkçe öðretmeni Þaziye Berrin Kurt Hanýmefendi'dir. Onun ciddi ve otoriter tavrý ve Türkçe'yi kullanmaktaki ustalýðý halen etkilemektedir Prof. Dr. Bozer'i. Hatta Yüksel Bey yýllar sonra Bütün Dünya adlý dergide bir yazý yazar, Þaziye Berrin Kurt Hanýmefendi için. Prof. Dr. Bozer'in O'nunla ilgili anýlarý öyle canlý ki vermiþ olduðu kompozisyon konularýný dahi hatýrlýyor. bir yerlere gelmiþ insanlardýr." Prof. Dr. Bozer'in o yýllardan kalan ve halen görüþtüðü bir arkadaþý var. Yakup Arsan ile ilkokul üçten bu yana arkadaþlýklarý sürüyor. Ýncek'teki kampüsün temel atýlmasýna giden Prof. Dr. Bozer, henüz tamamlanmýþ halini görmemiþ ama çok merak ettiðini ve en kýsa zamanda görmeye gideceðini belirtiyor. Okullar bir ülkenin beyin fabrikasýdýr Kolejin o dönemin en iyi okulu olduðunu belirten Prof. Dr. Bozer, bunun nedenini þöyle aktarýyor; "Birincisi sýnýflarýmýz kalabalýk deðildi, hocayla temasýmýz çok iyiydi. Ýkincisi, herkes haftada bir saat yabancý dil okurken biz on saat okuyorduk. Hocalarýmýz yabancýydý. Bugün bu okulda yetiþenler de dikkate alýnmalýdýr bence. Okullar bir ülkenin beyin fabrikasýdýr. Bizim zamanýmýzda mezun olanlarýn çoðu bugün baþarýlý olmuþ, MART2008 kolejliler saðlýk 34 “Estetik amaçlý boy uzatma ameliyatlarýný etik bulmuyorum” A Bize kendinizden bahseder misiniz? nkara'da 1964 yýlýnda doðdum. Ýlk, orta ve lise öðrenimimi TED Ankara Koleji'nde 1981 yýlýnda tamamladým. Ayný yýl Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi'ne girdim ve 1987 senesinde mezun oldum. 1989 yýlýnda Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalý'nda uzmanlýk eðitimine baþladým ve 1994'de uzman oldum. Bundan sonraki mesleki yaþantým Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi'nde geçti diyebilirim. 1995 yýlýnda Öðretim Görevlisi, 1997 yýlýnda Yardýmcý Doçent, 2000 yýlýnda Doçent ve 2006 yýlýnda Profesör oldum. Halen, Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi'nde öðretim üyesi olarak görev yapmaktayým. Akademik ilgi alanýmý eriþkin rekonstrüktif cerrahisi (kalça ve diz protezi uygulamalarý) ve kas-iskelet sistesistemi tümörleri ile ilgilenir. El ve üst ekstremite cerrahisi; el, el bileði, ön kol, dirsek ve omuz çevresi hastalýklarý incelemektedir. Omurga cerrahisi; omurga travmasý, tümörleri, enfeksiyonlarý ve skolyoz, kifoz gibi yapýsal þekil bozukluklarýný tedavi etmektedir. Ayakayak bileði cerrahisi; adýndan anlaþýldýðý gibi ayak ve ayak bileði sorunlarýyla ilgilenir. Trafik kazalarý, doðal afetler, yüksekten düþme ve spor travmalarý sonrasýnda meydana gelen kas iskelet sistemine ait yumuþak doku, kemik ve eklemleri ilgilendiren yaralanmalar Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalý'nýn incelediði sorunlardýr. Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalý öðretim üyesi Prof. Dr. Sezai Aykýn Þimþek'81, yetiþkin ve çocuklarda ortopedik sorunlar ve tedavi yöntemleri ile ilgili dergimize önemli açýklamalarda bulundu. mini ilgilendiren tümörlerin taný ve tedavisi oluþturmaktadýr. Basketbol oynuyorum, dalgýçlýk ve kayak sporuyla ilgileniyorum. Ayrýca, mesleki çalýþmalarým izin verdiði ölçüde seyahat etmekten keyif alýyorum ve sanatýn her dalýný takip etmeye çalýþýyorum. TED Ankara Koleji 1981 dönemi mezunlarýndan Dr. Ýnci Þenyüz Þimþek ile evliyim. Dokuz ve on iki yaþýnda iki oðlum var. Ortopedi bölümü hangi vakalarla ilgilenir? Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalý çocuklarda ve eriþkinlerde kas-iskelet sistemi hastalýklarýný inceleyen cerrahi bir bilim dalýdýr. Günümüzde Ortopedi ve Travmatoloji kendi içinde birkaç alt bilime ayrýlmaktadýr. Pediatrik ortopedi (çocuk ortopedisi) çocuklarda omurga, alt ekstremite (kalça eklemi ve ayak arasýnda kalan bölüm) ve üst ekstremitede (omuz eklemi ve el arasýnda kalan bölüm) doðumsal olarak veya sonradan meydana gelen þekil bozukluklarý, geliþimsel kalça çýkýðý, cücelik, çarpýk ayak vb. sorunlar ile ilgilenmektedir. Eriþkin rekonstrüktif cerrahi daha çok yetiþkin hastalarda kalça ve diz eklemini ilgilendiren problemlere çözüm aramaktadýr. Artroplasti (kalça ve diz eklem protezleri) özellikle eriþkin hastalarda sýk olarak uygulanmaktadýr. Ortopedik onkoloji; kas ve iskelet kolejliler MART2008 Ortopedik sorunlar hangi yaþ gruplarýnda aðýrlýklý olarak görülüyor? Nedenleri nelerdir? Ortopedik sorunlar her yaþta görülebilmektedir. Doðum sonrasýnda özellikle kýz çocuklarda geliþimsel kalça çýkýðý görülmektedir. Doðum öncesi dönemde (kan uyuþmazlýðý, annenin geçirdiði enfeksiyonlar, ilaç kullanýmý, travma vb.), doðum sýrasýnda (zorlu doðum, kordon dolanmasý) ve doðum sonrasý dönemde (enfeksiyon, travma, zehirlenmeler) çocuklarda "Spastik paralizi" hastalýðý nedeniyle hastalar ortopedi polikliniklerine baþvurmaktadýr. Ayrýca çocuk hastalarda kas, kemik ve kemik iliði kaynaklý tümörler, enfeksiyonlar, metabolik hastalýklar, genetik geçiþ gösteren sorunlar çocukluk dönemi boyunca görülmektedir. Genç yaþtaki eriþkin hastalarda nedeni bilinen veya nedeni açýklanamayan kalça eklemi ve diz ekleminde kemik ölümü, primer kemik ve yumuþak doku tümörleri veya baþka bir organ tümörünün kemik metastazlarý, enfek- saðlýk 35 siyonlar karþýmýza çýkan ortopedik sorunlardýr. Ülkemizde elli yaþ üzerindeki erkek ve kadýn hastalarýmýzda halk arasýnda "kireçlenme" olarak bilinen osteoartrit (eklem kýkýrdaðýnýn deðiþik nedenlere aþýnmasý) hastalýðý sýk olarak karþýmýza çýkmaktadýr. Nedeni bilinmeyen osteoartrit ve romatoid artrit, özellikle kadýn hastalarda daha çok görülmektedir. Menopoz sonrasýnda kadýn hastalarýmýzda oluþan kýrýklar hastanýn yaþam kalitesini olumsuz etkileyerek, büyük saðlýk ve sosyal kaynak tüketimine neden olurlar. Erkek hastalarýmýzda prostat, akciðer, kolon, böbrek kanserlerinin kemik metastazlarý, kadýn hastalarýmýzda meme, akciðer, tiroid kanseri sonrasýnda kemik metastazlarý sýk olarak karþýmýza çýkmaktadýr. Hastalar size en çok hangi tür þikayetlerle geliyorlar? Hastalar genellikle duruþ bozukluklarý, yürüyüþ bozukluklarý, alt ve üst ekstremitede þekil bozukluklarý þikayetleri ile Ortopedi ve Travmatoloji Polikliniði'ne baþvurmaktadýrlar. Ayrýca bel, boyun, omuz, dirsek, el bileði ve el, kalça, diz, ayak bileði ve ayak çevresinde aðrý ve ilgili eklemlerde hareket kýsýtlýlýðý olan hastalar da ortopedi polikliniklerinde takip edilmektedirler. Eklemler ve ekstremiteler üzerinde yer alan þiþlikler ve kýzarýklýklar Ortopedi ve Travmatoloji konsültasyonunu gerektirmektedir. Ayrýca, kas ve iskelet sistemini ilgilendiren iyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle taný ve tedavi gerektiren hastalarý da takip ediyorum. Osteoporoz (kemik erimesi) nedir ve osteoporotik kýrýklarda ortopedik yaklaþým nasýldýr? Osteoporoz; kemik kütlesinde azalma ve kemik mikro yapýsýnýn bozulmasý sonucu kemik kýrýlganlýðýnýn ve kýrýk olasýlýðýnýn artmasý olarak tanýmlanan iskelet sistemi hastalýðýdýr. Yaþlanan toplum ile birlikte osteoporotik kýrýklara baðlý hastanede kalma süresi uzar ve ölüm riski artmaktadýr. Osteoporoz zemininde görülen kýrýklar, hastalarýn yaþam kalitesini önemli ölçüde azaltmaktadýr. Kadýnlarda menopoz sonrasýnda hormonal deðiþikliklere baðlý olarak kemik kütlesinde azalma artmaktadýr. Osteoporoz nedeniyle kalça eklemi, el bileði eklemi ve omurgada görülen kýrýklar erkek hastalara göre kadýn hastalarda daha sýk görülmektedir. Osteoporotik kalça eklemi çevresinde kýrýk teþhisi konulan hastalarda yaþam süresinde %20 azalma olmakta ve %25-50'si geri kalan yaþamlarýnda yürüme açýsýndan baðýmlý hale gelmektedirler. Bu hastalarda cerrahi tedavi dýþý yöntemler hastayý yataða baðýmlý hale getirerek akciðer sorunlarý, yatak yaralarý ile hastayý geri dönüþü mümkün olmayan bir noktaya getirebilir. Bu hasta- larda ek sistemik sorunlar (kalp hastalýklarý, yüksek tansiyon, Diabetes Mellutis) erken dönemde çözümlenerek cerrahi tedavi uygulanmasý gerekmektedir. Ýlk cerrahi tedavi bu hastalarýn tek þansý olduðu düþünülmelidir. Kalça çivileri ve protezler kalça eklemi çevresi kýrýklarda sýklýkla uygulanmaktadýrlar. Ortopedi tedavisi ile boy uzatmak mümkün müdür? Bu tür isteklerle gelen hastalar oluyor mu? Doðuþtan meydana gelen anomaliler, çocuklarda büyüme ve geliþme sorunlarý, metabolik kemik hastalýklarý, travma, tümör ve kemik enfeksiyonlarýný takiben hem çocuk hem de eriþkin hastalarda özellikle alt ekstremite eþitsizlikleri görülmektedir. Ülkemizde uzatma ameliyatlarý bu hastalarda sýklýkla uygulanmaktadýr. Uyluk kemiði ve kaval kemiði kemiði üzerinden deðiþik teknikler yardýmýyla uzatma ameliyatlarý yapýlmaktadýr. Ekstremite uzatma ameliyatlarý bu konuda bilgili ve deneyimli ortopedik cerrahlar tarafýndan yapýlmalýdýr. Doðru endikasyon ve ameliyat öncesi iyi bir planlama ekstremite uzatma ameliyatlarýnýn baþarý oranýný yükseltmektedir. Kas iskelet sistemi hastalýðý olmaksýzýn estetik amaçlý olarak ekstremite uzatma ameliyatlarýnýn yapýlmasýnýn bilimsel ve etik açýdan doðru olmadýðý düþüncesindeyim. Kolej yýllarýnýzda doktor olmak gibi bir düþünceniz var mýydý? Kolej'de aldýðýnýz eðitim ve öðretimin faydalarýndan bahseder misiniz? TED Ankara Koleji'nde okuduðum yýllarda týp doktoru olmayý düþünmüyordum. Babamýn mesleði olan inþaat mühendisliði daha çok ilgimi çekiyordu. Üniversite seçme sýnavýnda ilk tercihlerim arasýnda yer almasý nedeniyle týp fakültesini kazandým. Ancak bu tercih sayesinde bütün zorluklarýna karþýn, bugün de severek yapmakta olduðum bir meslek mensubu oldum. Atatürk ilkelerine baðlý, çaðdaþ eðitim ve öðretimin öncülerinden olan Ankara Koleji mezunu olmayý bir ayrýcalýk olarak görüyorum. Kolejde aldýðým temel eðitim, bilgiye ulaþma ve kullanma becerisi gerek üniversite, gerekse akademik yaþamým boyunca bana büyük kolaylýklar saðladý. Kolejdeki eðitimim dýþýnda, en güzel deðerleri kazandýðým bu yuvada kurduðum özel dostluklarý halen devam ettirdiðim için mutlu olduðumu belirtmek isterim. Prof. Dr. Sezai Aykýn Þimþek'81 MART2008 kolejliler saðlýk 36 En yeni geliþmelerle HPV, Servikal kanser ve aþý H PV'ye baðlý hastalýklardan korunmak için düzenli tarama testi yaptýrmanýn önemli olduðuna lakin bunu uygulayan toplumlarda bile HPV'ye baðlý hastalýklarýn tam anlamýyla önüne geçilemediðini daha önce de aktardým. Ýþte tam bu noktada, elimize aþýlama gibi, bir güç geçmiþtir. Aþý HPV tip 6, 11, 16 ve 18'e karþý geliþtirilen aþý Haziran 2006'da onay almýþ, Nisan 2006'da da Türkiye'de týp camiasýna sunulmuþtur. Aþýnýn FDA ve EMEA onaylarý vardýr. Tüm dünyada yaklaþýk 90 ülkede onaylýdýr. Ayrýca tüm dünyada FDA, CDC, EMEA, ACOG, American Family Physician, American Academy of Pediatrics, ACIP, gibi birçok kuruluþ tarafýndan önerilmektedir. Dünya Saðlýk Teþkilatý(WHO), Dünya Kadýn Doðum Federasyonu(FÝGO) tüm ülkelere koruyucu hekimlik açýsýndan bu aþýnýn rutin aþýlama programlarýna girmesi gerekliliðini bildirmiþlerdir. Halen piyasada olan Quadrivalan aþý Human Papillomavirüs Tip 6, 11, 16 ve 18'den kaynaklanan servikal kan- Aþýnýn erkeklere uygulanabilirliðiyle ilgili çalýþma henüz tamamlanmadýðýndan dolayý Türkiye'de endikasyonu yoktur. Avrupa onayýnda ise adölesan çaðýnda kýz erkek ayrýmý olmaksýzýn adölesanlara aþý önerilmektedir. Doç. Dr. Oya Ýskit Gökmen'64 serlerin, vulvar ve vajinal prekanserlerin, prekanseröz veya displastik lezyonlarýn, genital siðillerin ve infeksiyonun önlenmesi için endike olan bir aþýdýr. Aþý rekombinant teknolojiyle üretildiðinden dolayý virüs DNA'sý içermez dolayýsýyla enfeksiyöz deðildir kolda. Kolda deltoid kasa, kas içi (IM) olarak uygulanýr. Quadrivalan aþý 0, 2, 6 takviminde (1. gün, 60. gün ve 180. gün) 3 doz halinde uygulanýr. Þu anki verilere göre 3 doz aþý yeterlidir ve tekrar gerekmemektedir. Aþýlama öncesinde ve sonrasýnda her hangi bir teste gerek yoktur. Kadýnlar doktorlarýnýn önerdiði aralýklarla rutin tarama testlerini aþýdan baðýmsýz olarak yaptýrmalýdýrlar. Uygulama yaþý Türkiye endikasyonunda 926 yaþ kadýnlar olarak görünse de son dönemde açýklanan verilere göre 9-45 yaþ olarak önerilmektedir.Aþý HPV enfeksiyonu olan bayanlara da uygulanabilir. Aþý hastalýðý kesinlikle tedavi etmeyecektir. Bununla birlikte, HPV enfeksiyonlarý genellikle 1 HPV tipi ile olduðundan diðer kolejliler MART2008 tiplere karþý aþý koruyucu olacaktýr. Bu dönem zarfýnda hastalar doktorlarýnýn önerdiði þekilde tedavi olmaya devam edeceklerdir. Aþýnýn erkeklere uygulanabilirliðiyle ilgili çalýþma henüz tamamlanmadýðýndan dolayý Türkiye'de endikasyonu yoktur. Avrupa onayýnda ise adölesan çaðýnda kýz erkek ayrýmý olmaksýzýn adölesanlara aþý önerilmektedir. Quadrivalan aþý 4 tipe karþý neredeyse % 100 etkinliðe sahip olduðunu biliyoruz. (Tip 16 ve 18 e karþý %98, tip 6 ve 11 e karþýda %99 etkinlik) Serokonversiyon %99'dur ve 5 yýllýk gözlem döneminde ise antikor titreleri yüksek ve stabil seyretmektedir. Yine son dönemde açýklanan verilere göre Quadrivalan aþýda týpký hepatit B aþýlarýnda olduðu gibi immün bellek ispatlanmýþtýr. Yani, olasý bulaþ anýnda titre düþse dahi (þu anki verilere göre aþý antikor titresi vahþi tipe göre çok yüksek ve stabil seyrediyor) olasý bulaþ halinde immün tanýma gerçekleþecek ve titre tekrar yükselecektir. Aþý yapýlan bölgedeki lokal yan etkiler dýþýnda ciddi bir yan etkisi yoktur. Gebe kadýnlarda aþý uygulamasý önerilmez. Aþýlanan kadýnýn hamile olmasý durumunda aþýlama rejimi býrakýlýr. Gebelik bitiminde emzirme döneminde eksik kalan doz/dozlar tamamlanýr. Yine son dönem çalýþmalarýnda Quadrivalan aþýnýn 10 yeni yüksek riskli tipe karþý çapraz koruma etkisinin olduðu gösterilmiþtir. Böylelikle yüksek riskli HPV tiplerin yüzdesel dilimi yaklaþýk % 70'den (Tip 16, 18), yaklaþýk % 90'a çýkmýþtýr. (HPV tip 31/33/35/39/45/51/52/56/58/59) Þimdi biz doktorlarýn elinde HPV kaynaklý meydana gelebilecek hastalýklara karþý koruyucu bir silah var. Önemli olan bu koruyuculuðu mümkün olan en erken dönemde uygulamaktýr. Çünkü ne yazýk ki düzenli doktor kontrollerine gitmiyoruz ve de bu hastalýk geç kalýndýðýnda ortaya çýkmaktadýr. Aþýyla; rahim aðzý kanseri, öncesi lezyonlar ve genital siðillere karþý koruma saðlayabilmekteyiz. Amerika, Avustralya ve Avrupa'daki birçok ülkede zorunlu aþý ülkemizde de dahil 90'dan fazla ülkede onay alarak uygulanmaktadýr. Her aþýda olduðu gibi bu aþý da hastalýða yakalanmadan önce yapýlmasý gereken koruyucu bir aþýdýr. Aþý yaptýrdýktan sonrada düzenli doktor kontrolü ve PAP( smear) testi korunmak için önemlidir. Doç. Dr. Oya Ýskit Gökmen'64 Kadýn Hastalýklarý Doðum ve Ýnfertilite (Kýsýrlýk) Muayenehanesi Uður Mumcu Cad. Küpe Sokak No: 9/3 G.O.P. Tel 03124378368 saðlýk 38 “Her birey aktif yaþlanabilmeli” A Bize kendinizden bahseder misiniz? dünyada yaþlý sayýsý çocuk sayýsýnýn iki katý olacaktýr. Çalýþmalar yaþlý popülasyonunun gençlere göre saðlýk hiznkara doðumluyum. TED Ankara Koleji'ni 1974 metlerini daha fazla kullandýðýný göstermektedir. Kronik hastayýlýnda bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi Týp lýklar ve özürlülükteki dramatik artýþlar nedeni ile uzun dönem Fakültesi'ne girdim ve mezuniyetten sonra Habakým hizmetlerine (huzurevleri, bakýmevleri vb) duyulan gerekcettepe Üniversitesi Týp Fakültesi Fiziksel Týp ve sinim artmýþtýr. Çok yeni bir kavram ve yaklaþým olarak benimRehabilitasyon Anabilim Dalý'nda uzmanlýk eðitisenen; "Aging in place" olanaklarýnýn yaratýlmasý açýsýndan da mimi tamamlayarak, 1987'de doçent,1995 yýlýnda profesör unyaþlý bireylerin önceki yetilerini geri kazanmalarý için uzun bir vaný, 2000 yýlýnda ise Avrupa Board diplomasý aldým. süreye, sosyal destek sistemlerinin ve geri ödeme koþullarýnýn Türk Tabipleri Birliði Merkez Konseyi Yönetim Kurulu üyelida yeniden gözden geçirilmesine gereksinim vardýr. ði, Ankara Tabip Odasý Onur Kurulu üyeliði, TUBÝTAK Etik Danýþma Kurulu üyeliði, Türkiye Osteoporoz Derneði Yönetim Kurulu Dünya genelinde yaþlý nüfusun hýzla artmasýyla birlikte, yaþlý saðlýðý da üyeliði görevlerinde bulundum. buna oranla önem kazanýyor. Mezunlarýmýzdan Hacettepe Üniversitesi Halen, Geriatri Derneði Yönetim Kurulu baþkaný, Turkish Journal of Týp Fakültesi Fiziksel Týp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalý Öðretim ÜyeGeriatrics editörü, TUBÝTAKsi, Hacettepe Üniversitesi Geriatrik Bilimler Araþtýrma Merkezi-GEBAM ULAKBÝM "Türk Týp Dizini" Kurulu üyesi, Osteoporozla Yaþam Derile Müdürü ve Geriatri Derneði Baþkaný Prof. Dr. neði Yönetim Kurulu üyesi olarak yaþlý saðlýðý ve Geriatri Derneði'nin çalýþmalarý üzerine görüþtük. çalýþmalarýmý sürdürmekte ve uluslar arasý platformda; International Association of Gerontology and Geriatrics'de council Kronik hastalýklar hýzla artmaktadýr. Üç temel hastalýðýn member, Europan Union Geriatric Medicine Society'de ise ob(kalp ve damar sistemi hastalýklarý, kanser ve inme) tedavisinserver board member olarak görev yapmaktayým. Rutin hekimdeki geliþmeler ile bu hastalýklar tam olarak iyileþme ile sonuçlik uygulamalarý ve akademik uðraþýlar arasýnda pek çok meslanmasalar da yaþlý hastalarýn yaþam süreleri uzamaktadýr. Aylektaþým gibi ben de sanata, özellikle, sinema ve müziðe ilgi rýca ölüm ile ilgili istatistiklerde yer almayan, fakat önlenemeyen duyuyorum. Öðrencilik yýllarýmda klasik gitar eðitimi aldým. Koalzheimer, parkinson, osteoporoz ve osteoartroz gibi hastalýklejde orta okulda konserler verirdik. Babamýn öðrencilik yýllarýnlar yaþamsal tehdit oluþturmasalar da ciddi özürlülüðe neden dan kalan Kodak makinesini incelemeye baþlamamla tetikleolmaktadýrlar. Tüm hastalýklarda amaç iþlevlerin iyileþtirilmesi nen fotoðraf merakým þimdi dijital ortamda sürüyor. Fotoðraf veya ayný düzeyde kalmasýnýn saðlanmasýdýr. Dolayýsý ile yaþlý sanatýný desteklemek adýna bazý yarýþmalarýn organizasyonunsaðlýðý açýsýndan tedavinin amaçlarý arasýnda "yaþam kaliteda aktif rol oynamaya çalýþýyorum. Bir de, uzmanlýk dalýmýn etsi"nin yüksek tutulmasý önem kazanmaktadýr. Bu baðlamda kisiyle olsa gerek, endüstri tasarýmýna meraklýyým. Ýnsanyaþlý nüfusun baþta saðlýk olmak üzere, her türlü gereksinimlelarýn günlük yaþamýný kolaylaþtýran, hem estetik, rinin karþýlanabilmesi için gereken toplum kaynaklarýnýn ivedilikhem de iþlevsel özellikleri ön planda olan ürünle artýrýlmasý gerekmektedir. ler ilgimi çekiyor. Yeþim Gökçe Kutsal'74 TED Ankara Koleji mezunlarýndan Göðüs ve Kalp Damar Cerrahisi uzmaný Prof. Dr. Ali Kutsal ile evliyim. TED Ankara Koleji lise kýsmýnda okuyan bir kýzýmýz var. Günümüzde "yaþlý saðlýðý"nýn önemi nedir? Yirmibirinci yüzyýlda týp, bilim ve teknoloji üçgenindeki geliþmelere paralel olarak dünya nüfusundaki artýþ hýzlanmýþ, beklenen yaþam süresi uzamýþtýr. 2000 yýlýnda 600 milyon olan 60 yaþ üzerindeki kiþi sayýsýnýn 2050 yýlýnda 2 milyara ulaþacaðý öngörülmekte, 1998 yýlýnda %10 olan yaþlý nüfus oranýnýn 2025 yýlýnda %15'e çýkacaðý ifade edilmektedir. 2050 yýlý itibariyle kolejliler MART2008 Yaþlýlarda sýk görülen ve sizin uzmanlýk dalýnýzýn hizmet alanýna giren sorunlar nelerdir ? Yaþam boyu devam eden bir süreç olan yaþlanma, bütün organ sistemlerinde bazý deðiþikliklere yol açarken kas ve iskelet sistemini de önemli ölçüde etkilemektedir. Yaþlanma ile birlikte kemik ve kýkýrdak dokusunun hem miktarý hem de niteliði deðiþmekte; kas kitlesinde önemli miktarda azalma gözlenmektedir. Kas iskelet yaþlanmasýna baðlý hastalýklar dýþýnda kardiyovasküler, pulmoner, nörolojik, metabolik ve ortopedik tüm hastalýklarýn rehabilitasyon programlarýnýn da geriatrik perspektiften bakýlarak ele alýnmasý ve uyarlamalarýn yapýlmasý gerekir. Kas iskelet sisteminde yaþlanma ile ortaya çýkan hastalýklardan bazýlarý þunlardýr: Osteoporoz; Kemik kitlesinde azalma, kemik dokusunda bozulma ve kemik kýrýlganlýðýnda artma ile karakterize bir kemik hastalýðýdýr. saðlýk 39 Osteomalazi: Kemikte mineralizasyon bozukluðudur. Nedeni D vitamini eksikliði, kalsiyum veya fosfat azlýðý olabilir Paget Hastalýðý; Bölgesel olarak kemik yapýsýnda ve þeklinde bozulma ile karakterizedir. Osteoartroz: Yaþa baðlý olarak kýkýrdaðýn kendini onarma yetisi azalýr. Bu deðiþiklikler neticesinde eklemlerde kýkýrdak yýkýmý ve kaybý oluþur. Boyun ve Bel Aðrýlarý; Yaþlýlarda günlük yaþam aktivitelerini olumsuz yönde etkileyen faktörlerin baþýnda boyun ve bel aðrýlarý gelmektedir. Boyunda veya bel bölgesinde aðrýya yol açan sebeplerin baþýnda omurganýn dejeneratif hastalýklarý ve disk hernileri yer alýr. Ýnflamatuar eklem ve kas hastalýklarý: Bir çok inflamatuvar artrit tipik olarak daha genç yaþlarda baþlamasýna raðmen; yaþlý kiþilerde de ortaya çýkabilir ve genç hastalardan farklý bir seyir gösterebilirler. Yaþlanma ile görülme sýklýðý artan bazý inflamatuar adale hastalýklarý da vardýr. Geriatri Derneði kaç yýlýnda hangi amaçla kuruldu? Geriatri Derneði çeþitli týp fakültelerinden "yaþlý saðlýðý" konusunda birikim sahibi öðretim üyeleri tarafýndan 2003 yýlýnda kurulmuþtur. Amacý; geriatri konusundaki geliþmeleri yakýndan izleyerek üyelerini bilgilendirmek, hekimlere eðitim vermek amacý ile sempozyum ve kongreler düzenlemek, araþtýrmalar yapmak, projeler geliþtirmek ve uygulamak, üyelerine destek saðlamak, bilimsel yayýnlar yapmak ve toplumun "Saðlýklý Yaþlanma" konusunda bilinçlendirilmesi için eðitim etkinlikleri yapmaktýr. Yaþlýlarýn saðlýk sorunlarýna emek veren tüm uzmanlýk dallarýnýn bir araya getirilmesi ve bilimsel bir paylaþým ortamý yaratýlmasý hedeflenmektedir. Derneðin kuruluþ ilkesine göre; "çaðdaþ dünyada her yaþlý birey toplum içinde aktif olma ve aktif yaþlanma þansýna ve hakkýna sahip olmalýdýr ve üretken yaþlýlýðýn yolu da saðlýklý yaþlanmadan geçer". Geriatri Derneði'nin yapmýþ olduðu ve ileriye dönük çalýþmalarý konusunda bilgi verir misiniz? Geriatri Derneði, International Association of Gerontology and Geriatrics ve Europan Union Geriatric Medicine Society üyesidir. Derneðin bilimsel etkinlikleri bu kuruluþlar ve ayrýca International Institute on Ageing tarafýndan desteklenmektedir. Geriatri konusunda ilk ve tek süreli yayýn olan; Turkish Journal of Geriatrics Geriatri Derneði'nin bilimsel yayýn organýdýr. Dernek tarafýndan düzenlenen hedef kitlesi hekimler olan kongre, sempozyum ve kurslar yanýnda, halk eðitimine yönelik konferanslar ve ayrýca fotoðraf yarýþmalarý da düzenlemekte, bu organizasyonlar çeþitli sivil toplum kuruluþlarý ve yerel yönetimler ile iþ birliði içinde gerçekleþtirilmektedir. Dernek üyelerinin iletiþimi internet üzerinden oluþturulan yahoogroups ile saðlanmakta, tüm etkinlikler derneðin web adresinde yayýnlanmaktadýr (www.geriatri.org). Gönüllülük bazýnda gerçekleþen tüm halk eðitimi etkinliklerinde gelecekte de özel ve resmi kurum ve kuruluþlar ile iþ birliðine açýk bir yapýlanmaya sahiptir. Hacettepe Üniversitesi GEBAM'ýn etkinlikleri nelerdir? Hacettepe Üniversitesi Rektörlüðü'ne baðlý olarak faaliyet gösteren Geriatrik Bilimler Araþtýrma ve Uygulama Merkezi; 2000 yýlýnda üniversite senatosu kararý ve Resmi Gazete ilaný ile kurulan akademik bir kuruluþ olup, etkinliklerini Týp, Diþ Hekimliði, Eczacýlýk, Fen, Edebiyat, Ýktisadi ve Ýdari Bilimler ve Saðlýk Bilimleri Fakültelerinden öðretim üyelerinin katkýlarý ile gerçekleþtirmektedir (www.gebam.hacettepe.edu.tr).Yaþlanma süreci ile ilgili temel bilimsel araþtýrmalarýn yapýlmasýný, yaþlýlarda görülme sýklýðý artan hastalýklar ile ilgili taný, tedavi ve bakým planlarýnýn yapýlmasýný, ileri düzeyde uzmanlýk kurslarý, kongre ve sempozyumlar düzenlenmesini, bilimsel yayýnlarýn desteklenmesini, yaþlýlýk sorunlarý ile ilgili aydýnlatýcý, bilimsel bilgilerin kamuoyuna ulaþtýrýlmasýnýn saðlanmasýný amaçlayan çalýþmalar yapmaktadýr. Etkinlikleri International Institute on Aging tarafýndan desteklenmektedir. Bizlere biraz da kolej yýllarýnýzdan söz eder misiniz? Kolejde okurken doktor olma düþünceniz var mýydý? Kolejde günler; dersler, hocalar, müzik, moda gibi konularda yoðun paylaþýmlar ve günlük heyecanlar içinde geçerdi doðal olarak. Ya sýnav stresine, ya da "bu okul ne zaman tatil olacak?" beklentisine girerdik. Kolej yýllarýnýn kýymetini bilemedik ve dolu dolu yaþayamadýk diyebilirim. Þimdi ise o günleri neþe ve özlemle anýmsýyoruz arkadaþlarýmla. Unutamadýðým bir aným var. Lisede 2M þubesindeydim. Kendi sýnýflarýnýn kapýsýný kýran 3M'nin öðrencileri bizler beden eðitimi dersinde iken sýnýfýmýzýn kapýsýný yerinden çýkararak, katlarýna taþýmýþ, güzelce yerine takmýþ ve kapýsý olmayan sýnýfýn öðrencileri olarak biz, zavallýlar da hem muavinlerden hem de hocalardan saatlerce azar iþitmiþ ve bir türlü derdimizi anlatamamýþtýk. Rahmetli Kývýlcým Kamgözen Hoca'mýzýn inanýlmaz toleranslý, fakat bir o kadar da disiplinli yaklaþýmý ile "nasýl tatlý sert hoca olunur ve öðrenci nasýl yüreklendirilir", onu öðrendik. Bütün derdimiz; "kurallara uymayan saçlarýmýzý, kýsa etek boylarýmýzý ve siyah balýkçý kazaklarýmýzý" korumaktý. Ömrümüz kýyafet kontrollerinden kaçmakla geçerdi. "Hoca sýnavda yan sýnýfa ne sormuþ?"diye araþtýrma yapmaktan, doðru dürüst ders çalýþamazdýk. O yýllarda önceliklerimiz çok farklý idi tabii. Buna raðmen makaleler okur, keser, sýnýfa getirir, tartýþýrdýk. Hiç depolitize deðildik, antenlerimiz hep açýktý. "Ne olacak bu memleketin hali?" söylemi vardý dilimizde. Üniversite seçme dönemimde mimari ve þehir planlamasý üzerinde çok durmuþtum. Týp, pek çoðumuz için zor, buna karþýn ayrýcalýklý bir eðitim gibi görünüyordu. Fakat sanýrým insan odaklý, insan öncelikli bir meslek olduðu için hekimliði seçtim. Bu meslekte yýllar geçtikçe, hem iþinize ve hem de kendinize olan saygýnýzdan dolayý temposu katlanarak artan bir özveri ile çalýþmak ve üretmek gerekliliðini duyuyorsunuz. Doktorluk mesleðinde uzun soluklar almak, keyif yapmak, ara vermek biraz zor oluyor. Kýsa mutluluklarla, sevinçlerle yetinmek zorundasýnýz. Adres: Tunalý Hilmi Caddesi No: 50/19 Kavaklýdere-Ankara Tel: (0312) 425 04 46 www.geriatri.org MART2008 kolejliler kiþisel geliþim 40 MARKALARIN ARKASINA SAKLANMAK G Geçen hafta bir ziyaret sebebiyle yurtdýþýndaydým. Dönüþ yolculuðunda uçakta yanýma Amerikalý bir iþ adamý düþtü. Güney Afrika'da ünlü markalardaki bir çok cep telefonunun temsilciliðini ve genel daðýtýmýný yapan büyük bir þirketin sahibi olduðunu öðrendim. On yýlý aþkýn süredir Güney Afrika’da yaþayan bu iþadamýyla, yaþadýðý ülkedeki nüfusun büyük çoðunluðuna sahip olan zencilerin, tüm ülke gelirinin ne kadar az bir kýsmýna sahip olduklarýný ve azýnlýktaki beyazlarýn zenginliðini konuþurken, cep telefonu satýþlarýna bunun nasýl yansýdýðýný sordum. Pahalý ve yeni modellere, sosyoekonomik durum farklýlýðý gözetmeksizin, gençlerin büyük ilgi gösterdiklerini, satýþlarýn çok iyi gittiðini anlattý. Açýkcasý buna pek de þaþýr- Dr. Ümit Yazman'82 meye çalýþanlar olabileceði gibi, bazen de, yaptýrýlan "dövme" veya taktýrýlan "piercing" ait olduðu dünyaya dair bir mesajý diðerlerine taþýma misyonunu üstleniyor. Kendi kiþiliði ile varolabileceðine dair güven azaldýkça, taþýdýðý semboller ve markalar ile varolma uðraþý artýyor. Ergenlik çaðýnda bunu bir dereceye kadar normal karþýlayabiliriz. Kendini bulma ve karakterini oturtma çabasý içindeki genç, arkasýna saklandýðý markalar veya sembollerle nereye ait olmak istediðini, peþinde koþtuðu veya hayalini kurduðu statüyü çevresine gösterme uðraþýnda olabilir. Bazen gençler kendilerini öylesine bu statü sembolleri olan markalara kaptýrýyorlar ki; peþinde olduklarý statüyü sadece imaj olarak markalarda yaþýyor fakat o statüye kendilerini gerçekte ulaþtýracak yatýrýmý hiçbir þekilde kendilerine Hepsi saygýn Kendi statüsünü göstermenin yolunu, giydiði kýyafetin veya taktýðý saatin yapmýyorlar. ve zengin kiþiler olarak yamarkasýyla sembolize etmeye çalýþanlar olabileceði gibi, bazen de, yaptýrý- þamak istiyor. Bunu temsil lan "dövme" veya taktýrýlan "piercing" ait olduðu dünyaya dair bir mesajý di- eden statü sembollerini gömleklerinin sol göðsü ðerlerine taþýma misyonunu üstleniyor. üzerinde marka olarak taþýyor, fakat kendilerini gerçekten o noktaya götüremadým. Sadece toplumdaki sorunlarýn evrensel boyutta olducek olan emeði vermekten kaçýnýyorlar. Çalýþmýyorlar, üretmiðunu düþündüm. Varoluþundan memnuniyet ve tatmin bulayorlar, gazete- kitap okumuyorlar yani kýsaca kendilerine yatýmayan insanlarýn, markalar ve statü sembolleriyle tatmin ararým yapmýyorlar. Markalara ulaþýrsa o statüye ulaþtýðý yanýlgýsýmalarýnýn, sadece benim ülkeme has bir durum olmadýðýný, na kurban oluyorlar. evrensel bir tuzak olduðunu düþündüm. Bu sabah komþumun , onbeþ yaþýndaki oðlunun bir yýl Ýnsan sosyal bir varlýk. Sosyal ortamlar içinde yaþýyor ve içinde deðiþtirdiði iki cep telefonundan sonra üçüncüsünü alvarlýðýný da bu sosyal çevre içinde ortaya koymaya çalýþýyor. mak için kendisine ne numaralar yaptýðýný dinledikten sonra, Ýnsanlar kabul görme peþindeler. Herkesin kabul görme yolu ben üç yýldýr kullandýðým cep telefonuna daha da bir sevgiyle bir diðerinden farklý. Bazýlarý iyi çocuk olarak, bazýlarý ise kötü baktýðýmý fark ettim ve çalýþmak için bilgisayarýmýn karþýsýna çocuk olarak kendilerine prim otururken, çocuklarýmýza yapmaya çalýþýyorlar. Herkes farkdeðerlerini öðretmenin lý olmanýn peþinde. Farklý olan biz ebeveynlerin en dikkat çekiyor. Dikkati çekebilmek Dr. M. Ümit Yazman’82 önemli hayat misyonu ve diðerlerinden farkýný ortaya olmasý gerektiðini dükoymak insana seçildiði duyguþündüm. 1965 yýlýnda Ankara'da doðdu. Ýlk , Orta ve Lise öðrenimini TED sunu getiriyor. Seçilmek önemli. Ankara Kolejinde tamamladý. Ankara Üniversitesi Týp FakültesiHepinize hayatýnýzSeçildiðini hissedenin kendine ni tamamlayarak "Týp Doktoru" oldu. Uzmanlýk eðitimini Bakýrköy daki temel deðerleri güveni artýyor. Ruh ve Sinir Hastalýklarý Hastanesi'nde tamamlayarak "Psikiyatri gözden geçireceðiniz ve Uzmaný" olduktan sonra, A.B.D.'de Johns Hopkins ÜniversitePek çok kiþi seçilebilmenin bunlarý model olduðusinde "Baðýmlýlýklar" üzerine "Master" derecesini yaptý. Sýrasýyla yolunu, prestiji temsil eden semJohns Hopkins, University of Virginia, University of Pittsburgh ve nuz kiþilere olumlu bir bolleri hayatýna taþýmakta arýyor. UCLA'da mesleki çalýþmalarýný sürdürdü. Türkiye 'ye döndükten þekilde aktaracaðýnýz, Kendi statüsünü göstermenin yosonra halen Ýstanbul'da kendi özel muayenehanesinde çalýþmutluluk dolu günler dililunu, giydiði kýyafetin veya taktýðý makta ve Vatan Gazetesi'nde haftalýk yazýlarýný sürdürmektedir. yorum. saatin markasýyla sembolize et- kolejliler MART2008 gurme 42 Ankara'da sihirli lezzetlerin adresi Pocus di Mare Carbonade Geçtiðimiz aralýk ayýnda açýlan Hok's, farklý menüsü ve homestyle konseptiyle Ankaralýlar'a rahat ve huzurlu bir ortamda, lezzetli yiyecekler sunuyor. Hok's, ismini sihir yapmak için kullanýlan Hokus Pokus'tan alýyor. Hok's restoranýn ortaklarýndan Kamil Uzel'80 bizlere Hok’s’un kuruluþ hikayesi ve özellikleri hakkýnda bilgi verdi. kolejliler MART2008 Çökelek Peynirli Roka ve Ceviz: Ýncir Hurma Tatlýsý gurme 43 yanýnda keþkek de yiyebilir gelen müþteri. Biz menümüzde bazý yemekleri biraz daha klasikleþtirip, Türkleþtirdik diyebiliriz. Mutfak danýþmanýmýz bir Ýtalyan olan Patrizia Ünver. Onun da yardýmlarýyla farklý bir menü oluþturduk. Farzedin aþçýsýnýz ve Ýtalyan mutfaðýný kendiniz yorumlarak, yeni bir menü hazýrlýyorsunuz. Dünya'da da herkes bir arayýþ içinde. Menümüzün geneli bize göre çok deðiþik. Örneðin, Pokus di mare adlý farklý bir yemeðimiz var. Patlýcanlý, safranlý rizotto gibi bize özgü yemekler de mevcut. Bir de ünlü bir tatlýmýz var. Ýncir hurma tatlýsý. Ustamýz 2005 Uluslararasý Gastromoni Fuarý’nda bu tatlý ile ödül aldý. Kamil Bey öncelikle Hok's isminin nereden geldiðini öðrenebilir miyiz? Ýsmini ne koyalým diye çok düþündük, deðiþik fikirler geldi. Yemeklerini oluþturmakta çok uðraþtýk. Bunun üzerine ortaklarýmýzdan biri Hokus Pokus koyalým dedi. Hok's ismi oradan geliyor. Hok's sihirli lezzetler. Biz sihirli lezzetler yarattýk, onu da Hokus Pokus'la yaptýk . Restoranýnýzýn açýlýþ hikayesini öðrenebilir miyiz? Mekan seçimi ve dekorasyonda öncelikleriniz nelerdi? Çok uzun bir hikayesi var buranýn. Yaklaþýk 1 sene tadilatý sürdü. Bir mimarla baþladýk önce. Daha sonra neredeyse 5. ayýnda projenin çok rahat bir proje olmadýðýný düþünerek, baþka bir mimarla görüþtük ve mayýsta yeni mimarla yola çýkarak geçtiðimiz aralýk ayýnda bitirdik. Buranýn rahat bir tarzý var, tasarýmda onu yakalamaya çalýþtýk. Artýk dünyada da öyle. Ýnsanlar fazla kasýk, aðýr mekanlarý kullanmak istemiyorlar. Homestyle mekanlar öne çýkmaya baþladý. Burasý bizim içimize çok sindi. Severek gelip, gidiyoruz. Yeni açýlan bir mekan olarak Hok'sun hedef kitlesi kimlerden oluþuyor? Mesela Kolejliler, bu çevre insaný, genel hedefimiz çevremiz diye düþünüyorum. Yani bizim gibi insanlarýn sevebileceði þeyler üretmeye çalýþýyorum. Rahat, huzurlu bir ortam yaratmak amacýmýz. Onu seven insan grubu da onu gelip kullanmaya baþlýyor. Eðer çok kiþi gelirse, çok kiþiye hitap eden bir yer yaratmýþ oluyorsunuz. Kamil Bey biraz da sizi tanýyabilir miyiz? Ben 1962 Ankara doðumluyum. 1980 yýlýnda Kolej'den mezun olduktan sonra Gazi Üniversitesi Ýngilizce Bölümü'nü bitirdim. Okuldan sonra 5-6 sene babamýn iþi olan narenciye üretimiyle ilgilendim. 95 senesinde eniþtem ayný zamanda ortaðýmla beraber kafe iþine girdik. Birkaç kafeden sonra burayý açtýk. Evliyim bir erkek, bir kýz iki çocuðum var. Ýran Caddesi No:27/2 GOP Ankara Tel: 0312 428 82 82 www.hoks.com.tr Hok's, kafe, restoran, ve bar gibi özellikleri içinde barýndýran bir mekan. Hok'su bize tanýtabilir misiniz? Gelen müþteriler buranýn hangi özellikleriyle tanýþacaklar? Burasý iki katlý bir yer. Alt kat daha dinamik, kafe bar karýþýmý. Üst kat restoran biraz daha aðýr, daha sakin, müzik dinleyip yemek yiyebileceðiniz bir yer. Ýki kat arasýnda o konsept farkýný yaratmak istedik. Yukarda açýk bir mutfak, fýrýn var. Yukarý çýkanlar mimarýmýzýn dediði gibi ödüllendirilmiþ olsun istedik. Çünkü merdiven var. Gerçekten de öyle oldu. Herkesin, her gelen müþterinin bir tarzý var. Ve tarzýný o mekanda yakalayýp o bölgeyi kendilerine seçiyor. Burada da öyle olacak gibi. Burada göreceksiniz aslýnda biz bunu þöyle biçimlendirdik. Mesela geldiniz bir gün ve eðlenmek istiyorsunuz. Canlý ve hareketli müzikler dinlemek istiyorsunuz. Alt katý tercih edersiniz. Ya da eþinizle baþ baþa bir yemek yiyerek, belki bir kutlama yapmak istiyorsunuz. O zaman üst katý seçersiniz. Amacýmýz insanlarýn ayný yerde deðiþik mekanlarý bir arada bulabilmesini saðlamak. Menünüzde dünya mutfaklarýndan da örnekler var mý? Hangi ülkelerin yemeklerini tercih ettiniz? Bu yemeklerin özellikleri nelerdir? Ýtalyan, Akdeniz mutfaðýndan örnekler var. Ama Türk mutfaðýyla birlikte karma bir menü hazýrladýk. Örneðin rizotto'nun Kamil Uzel’80 MART2008 kolejliler mesaj kutusu 44 Ýlkokul yýllarýndaki hayali gerçek oldu Geçtiðimiz günlerde Beyrut'a Büyükelçi olarak atanan Serdar Kýlýç'75, baþlangýcý ilkokul yýllarýna dayanan bir hayalini de gerçekleþtirmiþ oldu. Serdar Kýlýç, Lübnan'a Büyükelçi olarak atandýðý için kendini çok þanslý hissettiðini ve görev yapacaðý süre içerisinde Türkiye Lübnan iliþkilerinin daha da güçlenmesi için elinden geleni yapmaya hazýr olduðunu söyledi. S Serdar Bey bize öncelikle kendinizi tanýtýr mýsýnýz? amsun’da 28 Mart 1958’de doðdum. Ýlk, orta ve lise öðrenimimi Ankara Koleji'nde tamamladým. 1980 yýlýnda A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslar arasý Ýliþkiler Bölümü'nden mezun oldum. 19771982 yýllarý arasýnda Turizm ve Tanýtma Bakanlýðý'nda görev yaptým. Bu çerçevede son olarak Yabancý Sermaye Grup Baþkanlýðý'nda uzman olarak çalýþmaktaydým. 1984 yýlýnda Meslek Memurluðu Giriþ Sýnavýný kazanarak Dýþiþleri Bakanlýðý'nda göreve baþladým. Sonraki yýllarda sýrasýyla Doðu Avrupa ve Asya Dairesi Baþkanlýðý'nda, Türkiye'nin Kuveyt Büyükelçiliði'nde, ABD'nin Los Angeles Baþkonsolosluðu'nda ve Dýþiþleri Bakanlýðý Ortadoðu Dairesi'nde görevlerim oldu. Brüksel NATO Daimi temsilciliðinde Baþkatip, Dýþiþleri Bakanlýðý NATO ve BAB Güvenlik ve Savunma Ýþleri Dairesi ve Balkan Dairesi'nde Daire Baþkaný olarak çalýþtým. 2005 yýlýndan bu yana Dýþiþleri Bakanlýðý Avrupa Atlantik Güvenlik ve Savunma Ýþleri Genel Müdür Yardýmcýsý Elçi olarak çalýþmaktayým. Evliyim ve bir çocuðum var. Beyrut Büyükelçisi olarak atandýnýz, önümüzdeki günlerde baþlayacaksýnýz. Lübnan'la ilgili ilk izlenimleriniz nelerdir? Beyrut Büyükelçisi Serdar Kýlýç’75 kolejliler MART2008 Bildiðiniz gibi Lübnan Ortadoðu'da, bölgedeki geliþmelerde ve Ortadoðu barýþ sürecinde önemli ve kilit konuma sahip bir ülkedir. Türkiye ile Lübnan arasýnda da kökü tarihe dayanan dostane iliþkiler mevcuttur. Bu nedenle, Türkiye Cumhuriyeti'nin Lübnan nezdindeki yeni Büyükelçisi olarak atanmýþ olmaktan özellikle büyük bir mutluluk ve onur duyuyorum. Büyükelçilerin üstlendikleri diplomatik misyonun yaný sýra ve belki de en az bunun kadar önemli olan bir diðer görevleri de temsilcisi olduklarý ve atandýklarý ülkenin halklarý arasýndaki iletiþimi, temaslarý ve yakýnlýðý daha da güçlendirmek ve bunu iki ülke arasýndaki iliþkilerin her alanda daha da ileri götürülmesine katkýda bulunacak saðlam bir dostluk köprüsü haline getirmektir. Bu açýdan kendimi þanslý addediyorum. Zira Türkiye ile Lübnan halklarý arasýnda az önce de vurguladýðým gibi esasen tarihten kaynaklanan sýcak ve dostane iliþkiler bulunmaktadýr. Bu nedenle ben, görev sürem boyunca dost Lübnan mesaj kutusu 45 halkýyla bu dostluðun daha da pekiþtirilebilmesi, ülkelerimiz arasýnda her alandaki iliþkilerin daha da içeriklendirilmesi ve güçlendirilebilmesi için gerekebilecek adýmlarýn atýlmasýna elimden geldiði ölçüde katký yapmaya gayret edeceðim. Lübnan iç çatýþmalarýn yoðun olarak yaþandýðý bir ülke ayný zamanda. Sizin bu konudaki düþüncelerinizi alabilir miyiz? BEYRUT Malumunuz olduðu gibi, dost Lübnan halký ülkelerinin Ortadoðu'daki merkezi nitelikteki coðrafi konumu ve girift iç yapýsýnýn da etkisiyle 1975 ile 1990 yýllarý arasýnda cereyan eden iç savaþ nedeniyle büyük acýlar yaþadý. Bugün, bu sýkýntýlarýn büyük ölçüde geride kaldýðýnýn ve Lübnan'ýn uluslar arasý toplumun da desteðiyle yürütülmekte olan kapsamlý bir yeniden imar çalýþmasýyla bu dönemin acýlarýný silme ve ülkede tekrar eski müreffeh günleri tesis etme çabasý içinde olduðunu gör- nuþlandýrýlmasýna karar verdiði ve söz konusu geliþmeler sonrasýnda kapsamý geniþletilen UNIFIL (United Nations Interim Force in Lebanon) bünyesinde -- TBMM'nin 5 Eylül 2006 tarihinde aldýðý karar doðrultusunda bir istihkam-inþaat bölüðü ve denizde de iki korvet ve bir destek gemisiyle yer almaktadýr. Keza bildiðiniz gibi, Lübnan'da halen siyasi açýdan bazý sýkýntýlar yaþanmaktadýr. Biz bu sýkýntýlarýn da Lübnan halkýnýn yararýna olacak þekilde ve Lübnan'ýn barýþ, istikrar ve refahýný temin edecek -- surette bulunacak bir çözüm yoluyla aþýlabilmesini arzuluyoruz. Dost Lübnan halkýna bu konuda da elden gelen yardým ve katkýyý saðlamaya hazýrýz. Netice itibariyle, Lübnan nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçi atanmýþ olmaktan evvelce de vurguladýðým üzere büyük onur ve mutluluk duyuyorum. Bu görevin beraberinde getirdiði önemli sorumluluklarýn da bilinci içinde yeni görevime baþlayacaðým günü sabýrsýzlýkla bekliyorum. mekten mutluluk duyuyoruz. Türkiye de dost Lübnan halkýnýn bu yeniden imar çabalarýna elden gelen tüm imkanlarý kullanmak suretiyle yardýmcý olmaya gayret etmektir. Lübnan'ýn diðer Arap ülkeleriyle iliþkilerini nasýl deðerlendiriyorsunuz? Lübnan'da kalýcý barýþ ve istikrarýn tesisi tabiatýyla gerek bölge ülkeleri gerek tüm Arap dünyasý için büyük önem taþýmaktadýr. Nitekim Arap Ligi Lübnan'da yaþanmakta olan siyasi krizin aþýlabilmesi yönünde yoðun çabalar sarfetmektedir. NATO uzmaný olmanýzýn bu yeni görevinizde ne gibi faydalarý olacaktýr? Ben iki defa dörder yýllýk sürelerle Türkiye'nin NATO Daimi Temsilciliði görevini yaptým. Bu çerçevede çok taraflý diplomasi ve güvenlik konularýnda edindiðim bilgi birikimi ve tecrübenin bana Lübnan'daki görevimi daha etkin surette yerine getirebilmek hususunda büyük katký saðlayacaðýný umuyorum. Dönem dönem Lübnan'da "Çok Uluslu Güç" tartýþmalarý, NATO'nun Lübnan'a asker göndermesi gündeme geliyor. Bize bu geliþmelerle ilgili bilgi verir misiniz? Temmuz-Aðustos 2006 aylarýnda yaþanan geliþmeler sonrasýnda, esasen Birleþmiþ Milletlerin 1978 yýlýnda bölgede ko- TED Ankara Koleji mezunu olmanýz hayata bakýþ açýnýzý nasýl etkiledi? Okulla ilgili anýlarýnýzdan bahseder misiniz? Ben ilk, orta ve lise tahsilimi Ankara Koleji'nde yaptým. Eþim de Kolej mezunu. Bu yüzden kendimi gerçek bir Kolejli olarak görüyorum. Bir de mesleðimle ilgili bir özelliði var. Benim ilkokul, ortaokul ve lise yýllýðýma bakarsanýz, Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirip, Dýþiþleri Bakanlýðýna girerek birgün Büyükelçi olmak istediðim yazar. Bunun nedeni ilginçtir. O zamanlar ilkokul müdürümüz olan Fikriye Haným önderliðinde yürütülen güzel bir uygulama vardý. Cumartesi günleri ilkokul binasýnýn önünde haftasonu töreni için toplanýrdýk. Bu törene mesleðinde baþarýlý olmuþ, Kolej mezunlarý gelir tecrübelerini bizimle paylaþýrlardý. Ben henüz üçüncü sýnýfa gidiyordum. Yine bir cumartesi günü, Büyükelçi olan bir aðabeyimiz gelmiþ, görevi nedeniyle yurtdýþýnda Türkiye'yi temsil edeceðini anlatmýþtý. Bu olay benim yaþamýmda çok etkili olmuþtur. O günden itibaren Dýþiþlerine ve diplomasi mesleðine karþý bir tutku oluþtu bende. Mezunu olmakla gurur duyduðum Ankara Koleji bunun için gerekli birikimi, bu bakýþ açýsýný insana veriyor. Sizin sadece yapmanýz gereken bu bilgi birikimini belli bir yere kanalize etmek ve bu yönde gayret göstermek. MART2008 kolejliler gezi rehberi 46 Aydan Ercan'82 kimi arnavut kaldýrýmlý dar ve büklümlü, iniþli çýkýþlý sokaklarýnda bulursunuz kendinizi. 1944 yýlýndaki büyük depremde adanýn büyük bir kýsmý hasar görmekle beraber Cunda'nýn bir ada olmasý ve dar sokaklarý sayesinde yeni akým inþaat çalýþmalarýndan pek fazla etkilenmemiþ özelliðini zamana karþý korumaya ve ayakta kalmaya çalýþan boru çiçeklerinin sardýðý gül kurusu evlerin tahta panjur perçinlerini, taþ iþçiliðinin inceliðini, balkonlarýn dökme demir korkuluk ve desteklerini izler, hangi birini zihninizde tutacaðýnýza karar veremezsiniz. Adada bulunan 8 kadar manastýrdan kalan kalýntýlar ile günümüzde kullanýlmayan 7 kiliseden Taksiyarhis, Agios Yannis ve Panaya Kilisesi mutlaka görülmesi gereken tarihi yapýlardýr. Kilise ve manastýrlara ilaveten harabeye dönüþmüþ yeldeðirmenlerini eski Cunda yolu üzerinde görmeyi ihmal etmeyin. Kültürü koruma projeleri ile, son yýllarda tarihi dokunun ön plana çýkarýlmasý, akademik çevreler tarafýndan baþlatýlan çalýþmalarýn sürüyor olmasý içinizi rahatlatýr. Deniz, adanýn her noktasýndan mavinin ayrý bir tonunu sunar size ve adeta ýsrarlý ýþýltýlarla koynuna çaðýrýr. Lale Adasý, Belediye Plajý ile Çataltepe'deki plajlar beklentilerinizi karþýlayacak niteliklerde olsa da siz yine de üþenmeyerek Patriça'ya kadar uzanýn. Yürümekten hoþlananlar için karayolu sapa ve uzun olmasýna karþýn, yolun sonunda ulaþacaðýnýz Patriça, çam ve zeytin aðaçlarýyla kaynaþmýþ eski bir Rum köyüdür. Yolun sonundaki kahvede doðanýn doyulmaz görünümünü izlerken çayýnýzý yudumlayabilirsiniz. Cunda'nýn koylarýna denizden ulaþmak da mümkün. Her gün saat 11'de baþlayan Mavi Yolculuk tekneleri sizi Cunda'nýn doyumsuz koylarýnda gezintiye çýkarýr. Behramkale'ye kadar uzanýp, akþam 6 sularýnda Ayvalýk'ta sonlanan bu gezilerde Cunda Adasý'nýn sualtý güzelliklerine de ulaþma olanaðý bulabilirsiniz. Osmanlý döneminden kalmýþ batýklar deniz altýnda yerini almýþ, meraklýlarý beklemektedir. Ýstediðiniz bir dalgýç okulu ile ya da kendi kiraladýðýnýz özel tekneniz ile gün boyu bu güzelliklerin keyfini çýkarabilirsiniz. Kalacak yer konusunda bir çok olanak sunan Cunda Ada- Deniz üzerinde yüzen yeþil yumak C U N D A C unda, Balýkesir'in Ayvalýk koyundaki 22 küçük adacýktan en büyüðü ve yerleþimi olan tek adadýr. Ayvalýk'tan Cunda'ya 8 km'lik karayolundan ulaþabilirsiniz. Önce bir dolgu yoldan Lale Adasý'na, sonra da Türkiye'nin "Ýlk Boðaz Köprüsü" ile Cunda Adasý'na geçersiniz. Cunda'ya gitmenin bir baþka eðlenceli ve keyifli yolu da denizden, dolmuþ motorla gitmektir. Kýyýdan adaya yaklaþtýkça deniz üzerinde yüzen yeþil yumak netleþmeye, evler, çam ve zeytin aðaçlarý, sardunyalar seçilmeye baþlar. Osmanlý-Rum mimarisinin örneklerinin yanýnda biraz da üzülerek yozlaþmýþ eðreti inþaatlar da gözünüze çarpar. 3 millik deniz yolu, balýkçý teknelerinin barýnaðýnda son bulur. Karaya adým attýðýnýzda sahilde sizi çay bahçeleri ve balýk lokantalarý karþýlar. Adayla bütünleþmiþ olan Taþ Kahve'de mutlaka biraz zaman geçirmenizi, denizi, karþý adalarý, adanýn yüreðinin atýþýný, nefes alýþýný izlerken soðuk bir limonata veya adaçayý, en iyisi bol köpüklü bir dibek kahvesi içmenizi öneririm. Burada istediðiniz kadar dinlenebilirsiniz, garsonlar on dakikada bir rahatsýz etmezler. Günlerden cumartesi ise, yöre halkýnýn kendi bahçelerinden, tarlalarýndan henüz o sabah toplayarak getirdiði kabak çiçeði, bamya, üzüm, incir ve Ege'nin envai çeþit otlarýnýn bulunduðu pazar yerinden geçerek, Cunda'nýn kimi parke taþlý, kolejliler MART2008 gezi rehberi 47 sý'nda her bütçeye uygun konaklama gereksinimi rahatlýkla larýný ayýklamak gibi bir zorunluluk yok. Yapýsý nedeniyle oldukkarþýlanabilir. Ýsterseniz eski bir Rum evinde pansiyoner olarak ça yumuþak iskeleti olan papalina kuyruðu, kafasý ile birlikte kalabilir, isterseniz adanýn lüks otellerinde tatilin keyfini çýkaraadeta bir çerez gibi yenir. Özellikle de meze olarak Cunda bilirsiniz. Adasý restoranlarýnda çok tercih edilmektedir. Cunda'da papaÇamlarla denizin birleþtiði Ortunç ise hem konaklayabilelina yiyebileceðiniz en uygun ay aðustos ayýdýr. Aðustos ayýnceðiniz, hem günübirlik gidebileceðiniz plajý ile biraz daha hada henüz av yasaðýnýn bitmesi ile papalinayý taze taze yiyebireketli saatler yaþayacaðýnýz ama ayný þekilde doðaya doyalirsiniz. Ayvalýk zeytinyaðýný duymamýþ olan yoktur. Zeytinyaðýmayacaðýnýz baþka bir köþedir. Yine Ada Kamping, Cunda'nýn nýn en güzeli buradadýr. Yemeklerde bu eþsiz yaðdan baþka arka kýsmýndaki kumsalda, hem oteli hem de kamping alaný ile bir yað kullanýlmaz. Bu özel yaðýn lezzetini her lokmada hissekonuklarýný aðýrlar. Zehra Teyzenin Evi olarak bilinen Butik Otel der asla unutamazsýnýz. ise 1880 yýlýnda inþa edilen bir Rum evidir. Aslýna uygun olarak Kabak çiçeði dolmasý ve deniz börülcesi de Cunda'nýn en restore edilerek, 2000 yýlýndan itibaren hizmete sunulmuþtur. bilinen yöresel lezzetleri arasýndadýr. Bakladan yapýlan fava da Lüks beklentileri olanlar için ise Haliç Park dört mevDeniz, adanýn her noktasýndan mavinin ayrý bir tonunu sunar size ve adeta ýsrarlý ýþýlsim misafirlerini a ð ý r l a m a k t a d ý r. týlarla koynuna çaðýrýr. Lale Adasý, Belediye Plajý ile Çataltepe'deki plajlar beklentileriCunda'ya uzun nizi karþýlayacak niteliklerde olsa da siz yine de üþenmeyerek Patriça'ya kadar uzanýn. süreli gelmek isteyenlerin seçimi ise genellikle yazlýk bir halis zeytinyaðýyla ve dereotuyla süsleneev kiralamaktýr. rek sofranýzdaki yerini almalý. Bunlarýn yaCunda sahil Yolu boyunca sýralanan nýnda Rumca adlarý halen kullanýlan hindibir çok balýk lokantasý arasýnda en bilinenba, turp otu, arapsaçý, istifno, radika gibi leri Bay Nihat, Günay, Nesos ve Artur'dur. Ege'nin otlarýndan yapýlan mezelerini tatHepsinde fiyatlar aþaðý yukarý aynýdýr. Siz mayý unutmayýn. Aman çok fazla yemeðin. yine de Bütün Ege'de olduðu gibi burada Yemekten sonra Cunda'nýn kordonunda balýklarý görerek seçin ve önceden fida yürüyüþ yaparken yiyebileceðiniz yatlarýný sorun. Müþteri yoðunluðuna göre meþhur ada lokmasýna veya karadut donbiraz pazarlýk etmeniz de yararlý olacaktýr. durmasýna da yer býrakýn. Bu yürüyüþü, Balýk her yerde olduðu gibi artýk buraÝskele Meydaný'nýn hemen arkasýndaki heda da azaldý. Ahtapot, kabuklu deniz diyelik eþya dükkanlarýna kadar sürdürün. ürünleri Cunda'nýn özel lezzetleri; alýþýlaHediyelik eþya dediðime bakmayýn, hedigelmiþ diðer balýklarý her zaman bulmak yenin de ötesinde kendi gereksinimlerinimümkün, ancak hiçbir yerde bulamayacaðýnýz tek balýk Papalina. Papalina, ilk zi de karþýlayabileceðiniz bol çeþit sunan bakýþta hamsiye benzetebileceðiniz ufak bu alandan paketlerle çýkma olasýlýðýnýz bir balýk. Ayný aileden gelseler de lezzetleçok yüksek. ri tamamen farklý, papalina yerken kýlçýk- MART2008 kolejliler çocuk 48 Küreselleþme ve Çocuk Saðlýðý D ünyada çocuk saðlýðýnýn durumu: Dünya Saðlýk Örgütü (DSÖ) ilerleme raporlarýna göre, 2000'li yýllarda çok büyük bir kýsmý geliþmekte olan ülkelerde olmak üzere, yýlda beþ yaþ altýndaki 11 milyon çocuk önlenebilir ve saðaltýlabilir hastalýklardan kaybedilmektedir. Bu çocuklarýn 8 milyonu bebek, bu bebeklerin de yarýsý yenidoðanlardýr. Ölümlerin çoðu pnömoni, ishal, sýtma, kýzamýk ve HIV/AIDS gibi hastalýklardan ileri gelmekte, %60'ýna beslenme bozukluðu eþlik etmektedir. Beslenme bozukluklu çocuklarda bu hastalýklara yatkýnlýk yanýnda, geliþimsel bozukluklar ve okul baþarýsýzlýðý gibi saðlýklý eriþkin yaþamýný kýsýtlayan olumsuzluklarla daha sýk karþýlaþýlmaktadýr. Her yýl 1.5 milyona yakýn sayýda ergen ilaç ve madde baðýmlýlýðý, intihar, kazalar, þiddet ve diðer önlenebilir nedenlerden ölmektedir. Yeni HIV enfeksiyonlarýnýn %50'si bu genç insanlarda ortaya çýkmaktadýr(1). eðilimli ergen ve eriþkin olmanýn temellerinin atýldýðý baþlýca dönemdir. Özellikle çinko, demir, A vitamini, D vitamini gibi mikro besinlerin destekleri konusunda yeterli etkinlikte öneriler bulunmamaktadýr(2). Çocuk saðlýðýný etkileyen baþlýca küresel çevre sorunlarý saðlýklý içme suyundan yoksun olmak, temiz olmayan çevrede yaþamak ve dünya nüfusunun yarýsýnýn, kýrsal nüfusun %90'ýnýn açýkta biyolojik yakýt tüketmesine baðlý olarak ortaya çýkan ev ortamý hava kirliliðidir. Tüm bunlarýn yaný sýra hýzlý þehirleþme ve kýrdan kente göç olayý ile artan kalabalýk ev ortamlarý ve beslenme yetersizliði geliþmekte olan ülkelerde ishal ve solunum yolu enfeksiyonlarýna yatkýnlýk yaratarak, göreceli olarak daha geliþmiþ olan ülkelerde ise kazalar, zehirlenmeler, þiddet, ilaç ve madde baðýmlýlýðý, endüstri atýklarýna maruz kalma, cinsel yoldan bulaþan hastalýklar, þiþmanlýk ve kalp damar hastalýklarýný arttýrarak çocuk saðlýðýný olumsuz etkilemektedir(3-5). Yaþam deðiþik yaþ dönemlerinin birbirinÇocuk saðlýðý üzerinde belki de en den baðýmsýz kesitlerinden oluþmaz. Aksine, olumsuz etki, kuþkusuz ki düþük doðum her yaþ döneminde edinilen saðlýða iliþkin kaaðýrlýðý, beslenme bozukluðu, çarpýk kentzançlar ve kayýplar diðer yaþ dönemlerini ve leþme ve çevre sorunlarýnýn da altýnda yasonraki nesilleri de etkiler. Baþka bir deyiþle, tan neden olan yoksulluk ve eþitsizlik nedesaðlýk kazaným ve kayýplarý "kümülatif' tir. niyle ortaya çýkmaktadýr. Yoksulluk içinde DSÖ'nün bir alt kuruluþu olan "Çocuk yaþayan çocuklar daha fazla ölüm, hastaSaðlýðý Araþtýrma Fonu" çocuk saðlýðý üzerinlýk, beslenme bozukluðu ve biliþsel, ruhsal de en büyük etkisi olan dört durumu; doðum ve sosyal geliþim bozukluðu riski taþýmakaðýrlýðý, beslenme, çevre koþullarý yanýnda tadýr. Yoksul ailelerin çocuklarý daha çok yeyoksulluk ve eþitsizlik olarak tanýmlamýþtýr. ni doðan döneminde ölmekte, daha yeterDüþük doðum aðýrlýðýyla doðan çocuklar basiz beslenmekte, 15-20 yýl içinde de daha ðýþýklýk sistemlerindeki yetersizlikler nedeniyle Prof. Dr. Saadet Arsan’74 prematüre ve daha düþük doðum aðýrlýklý hastalýða yakalanma ve ölüm açýsýndan yükAnkara Üniversitesi Týp Fakültesi bebekleri doðurmaktadýr. Yoksulluðun etkisek riskli konumda dünyaya gelmektedirler. leri anne karnýnda baþlamaktadýr. YoksulluDünyanýn en az geliþmiþ ülkelerinden biri ðun doðmamýþ bebek üzerinde yarattýðý olumsuz etkiler ileri olan Bangladeþ'te bebeklerin %50'si düþük doðum aðýrlýðý ile yaþamda þeker hastalýðý ve kalp hastalýklarýnýn sýklýðýný arttýrdoðmaktadýr. Kuramsal olarak, bu ülkede üreme çaðýndaki maktadýr. Yoksul ülkelerde bebek ve beþ yaþ altý çocuk ölüm kadýnlarýn beslenmesinin düzeltilmesine yönelik saðlýk müdaoranlarý zengin ülkelerin bebek ve beþ yaþ altý çocuk ölüm haleleri ile düþük doðum aðýrlýklý doðumlarýn önlenmesi soluoranlarýndan 10-25 kat fazladýr. Ayný ülke sýnýrlarý içinde bile num yolu enfeksiyonlarý ve ishal nedeniyle meydana gelen begelir düzeyi yüksek bölgeler ile yoksul bölgeler arasýnda bu bek ölümlerini yarý yarýya azaltabilme gücüne sahiptir. Düþük oranlar açýsýndan ortaya çýkan durum, farklý gelir düzeyine sadoðum aðýrlýðý ile doðan bebekler, bu tür ülkelerde çocuk ve hip farklý ülkeler arasýndaki durumla aynýdýr. Geliþmekte olan ergen olarak büyürken de beslenme bozukluðuna maruz kayoksul ülkelerde 0-9 yaþ ölüm oranlarý neredeyse geliþmiþ üllarak sonunda üreme çaðýna gelmiþ cýlýz kadýnlar olarak kenkelerdeki 70 yaþ üzeri ölümlerin oranlarýna yaklaþmaktadilerinden bir nesil sonra yine ayný kaderi paylaþacak olan düdýr(1,2). þük doðum aðýrlýklý bebekler doðurmaktadýr(2). Devlet Ýstatistik Enstitüsü'nün 2002 yýlý verilerine göre ülkeYaþamýn ilk 6 ayýnda yalnýz ve tek baþýna emzirmenin teþmizde 1 milyon kiþi açlýk sýnýrýnýn, 20 milyon kiþi ise yoksulluk vik edildiði baþarýlý programlar sayesinde çocuk beslenmesinsýnýrý olan günlük 4.3 dolarýn altýnda gelirle yaþamakta, buna de olumlu adýmlar atýlmýþtýr. Ancak, bu programlar tüm dünyakarþýlýk toplam 700 000 kiþi milli gelirden en büyük payý almakda desteklenip uygulanýrken, daha sonraki aylarda beslenmetadýr(6). nin nasýl olmasý gerektiðine dair kabul görmüþ, yaygýn ve ge- çerli, araþtýrma sonuçlarýna dayanan ilkeler yoktur. Yaþamýn 624. aylarý arasýndaki dönem geliþmekte olan ülkelerde büyümenin duraksadýðý ve geri kaldýðý, geliþmiþ ve zengin pek çok ülkede ise þiþman ve bu nedenle metabolizma hastalýklarýna kolejliler MART2008 Küreselleþme çocuk saðlýðýný nasýl etkilemektedir? Toplumsal olarak küreselleþme, ekonomi, kültür, saðlýðýn da dahil olduðu politika ve siyaset alanlarýnda etkin ve yaygýn deðiþim olarak algýlanan geleceðin kapýlarýný dünyadaki tüm çocuk 49 insanlara olabildiðince eþit olarak açacak bir kavramdýr. Küreselleþme uluslarýn bilgi, iletiþim, teknoloji ve genel olanaklar bakýmýndan birbirine yaklaþmasýný, bir bütün olmasýný içinde barýndýran bir terimdir. Oysa, günümüzde küreselleþme süreci, ekonomik gücü olan ve bu gücü gerekirse silahlanma ve savaþ gücüyle arttýrmaya çalýþan az sayýdaki çok geliþmiþ ülkenin çýkarlarý doðrultusunda iþlemektedir. Dünyada, dünyanýn tüm servetinin üçte ikisine sahip olan yedi geliþmiþ ülkede, dünya nüfusunun yaklaþýk %10'u yaþamaktadýr. Dünyada 350 varlýklý insan, yaklaþýk dünya nüfusunun yarýsýný oluþturan yoksul insanlarýn toplam gelirini paylaþmaktadýr(6-7). Ýnternet baðlantýlarý, telefonlar, kitle iletiþim araçlarý arasýnda baðlantý kuran sistemler küreselleþme teknolojisinin alt yapýsýný oluþturmaktadýr. Bu iletiþim aðý ve özellikle reklamlar aracýlýðýyla iletilen görüntü, ses ve imgeler dünyanýn her yerindeki insanlarýn tutum ve davranýþýný deðiþtirmektedir. Bu deðiþimin en ücra köþelerde ve en alt basamaklarda çalýþan saðlýk hizmeti sunucularýnýn niteliðini ve halkýn daha nitelikli saðlýk hizmeti talebini arttýrmak gibi olumlu yanlarý olmakla beraber, uluslarýn geleneksel kimliklerini, kültürlerini, çoðu zaman çok da doðru olan beslenme gibi günlük alýþkanlýklarýný sürdürme çabalarýný zayýflatmak gibi olumsuz yanlarý da vardýr. Uluslar arasý ilaç, gýda ve aþý þirketlerinin etkinliði, ekonominin bütünleþmesi, bu ürünlerin pazarlarýnýn küreselleþmesi ulusal saðlýk programlarýný benimsemeyen, bireysel kazanýmlarýný ön planda tutan ancak farkýnda olmadan yanlýþ aþýlanan, yanlýþ beslenen, yetersiz veya yanlýþ geliþimsel destek alan, iletiþim aðý ile birbirine baðlý, ayrýþmamýþ bir tüketici-vatandaþ kimliðini ortaya çýkarmýþtýr. Küreselleþme bu yanlýþ iþleyiþ içinde "Batýlýlaþma" veya "Amerikanlaþma" olarak yanlýþ algýlandýðýnda, ortaya kýsýtlý da olsa tüm olanaklarýný Amerikan Pediatri Akademisi'nin aþý takvimini çocuðuna uygulatmak, binden fazla çeþidi olan mamalarýn hangisinin çocuðunu daha zeki yapacaðýný araþtýrmak, DVD ve bilgisayar oyunlarýndan daha bebekken çocuðunu yararlandýrmak, en geniþ spektrumlu antibiyotikleri en hýzla tüketmek çabasýyla çýrpýnan bir sürü "profesyonel ebeveyn" çýkmaktadýr. Bu süreç içinde günlük yaþamýmýzýn vazgeçilmez bir parçasý haline gelen "hýzlý yemek" sektörü, eðlenceli televizyon dizileri, tüm oyun ve oyuncaklarýn yerini alan bilgisayarlar ve bunlarý kaçýnýlmaz teknolojik geliþim olarak algýlayan ve kaçýnmak bir tarafa destekleyen aileler nedeniyle çocuklarýmýz arasýnda þiþmanlýk ve iliþkili metabolizma hastalýklarý hýzla artmaktadýr. Bizden bu alanlarda15-20 yýl "ileri" olan Amerika Birleþik Devletleri'nde özellikle düþük sosyokültürel düzeyde ya- þayan ve bilinçsizce tüketen çoðu ailenin çocuklarýnda vücut kitle indisleri çoktan 40'ý aþmýþ, þeker hastalýðý yaþý 12'ye kadar inmiþ bulunmaktadýr. Tüm dünyada tüketici kesimin yarýsýndan fazlasýnýn geliþmekte olan ülkelerde yaþýyor olmasý dikkat çekicidir. DSÖ' nün "2003-Geleceði Biçimlendirmek" raporunda, geliþmekte olan ülkelerdeki ekonomik eþitsizliðin, kötü gelir daðýlýmýnýn birey ve toplum saðlýðý açýsýndan olabilecek en kötü potansiyeli yarattýðý, daha saðlýklý bir dünya yaratmak için ulusal ve uluslar arasý düzeyde tüm güç ve kaynaklarý birleþtirmenin, bütünleþmenin ve doðru anlamda küreselleþmenin gereði belirtilmiþtir. Oysa bu günkü iþleyiþi içinde küreselleþme yüzünden insan haklarý, yaþama hakký, çocuk haklarý, uluslarýn egemenliði, adalet ve ahlak gibi kavramlarýn tümü belirsizleþmiþtir. Küreselleþme sürecinde "terörün engellenmesi ve demokrasinin yaygýnlaþtýrýlmasý" amacýyla ortaya çýkan savaþlar doðrudan çocuk ölümlerine, nesiller arasý iletilen þiddetten etkilenime(8), beslenme bozukluðu ve hastalýklara neden olurken, kaynaklarýn yanlýþ kullanýmý nedeniyle de çocuk saðlýðýný olumsuz etkilemektedir. UNICEF raporuna göre, silahlanmaya harcanan paranýn dünya çocuklarýnýn beden ve ruh saðlýðýný korumak amacýyla kullanýlmasý daha güzel bir dünya yaratacaktýr. Bir kalaþnikof tüfeðin ederi olan 100 dolarla 3000 çocuðu körlükten koruyacak A vitamini, ederi 100 milyon dolar olan 10 milyon mermi karþýlýðýnda 8 milyon çocuðu 6 ölümcül hastalýktan koruyacak aþý, 800 milyon dolar deðerindeki 23 F-16 savaþ uçaðý karþýlýðýnda 1.5 milyar insana 10 yýl yetecek kadar iyotlu tuz, deðeri 2.4 milyar dolar olan bir nükleer denizaltý karþýlýðýnda 50 milyon insana saðlýklý içme suyu, 24 milyar dolar deðerindeki 11 hayalet uçak karþýlýðýnda 135 milyon çocuða ilköðretim olanaðý saðlanabilmektedir(6). Ulusal yönetimlerin giderek gücünü yitirmesi, ulusal sýnýrlarýn yok olmasý, daha bütünleþmiþ ve birbirine baðýmlý ülkelerden oluþan küreselleþmiþ bir dünyanýn saðlýk üzerine etkileri yine de henüz tam olarak anlaþýlamamýþtýr. Çocuk saðlýðýnýn geliþtirilebilmesi için gerekli olan bölgesel, ulusal ve uluslar arasý yapýsal deðiþikliklerin anlaþýlýp tanýmlanmasý için, geliþmiþ ve geliþmekte olan ülkelerde küreselleþmenin çocuk saðlýðý üzerine etkilerini ortaya koyacak araþtýrmalara gereksinim vardýr. Kaynaklar: 1. Child and Adolescent Health and Development Progress Report, 2000-2001, WHO, Geneva 2. Child Health Research: A Foundation for Improving Child Health; WHO/FCH/CAH/02.3 3. Pronczuk de Garbino J. The sentinel role of poisons centers in the protection Prof.Dr. Saadet Arsan'74 1959 Afyon doðumlu olan Prof. Dr. Saadet Arsan, TED Ankara Koleji orta kýsmýný 1974'de tamamladý. Daha sonra 1977 yýlýnda Ýstanbul Robert Koleji'ni bitiren Arsan, A.Ü. Týp Fakültesi'nden 1983 yýlýnda mezun oldu. Ayný üniversitede 2000 yýlýnda Neonatoloji Bilim Dalý Baþkanlýðý görevine getirildi. Prof. Dr. Arsan'ýn üye olduðu ve görev aldýðý dernekler arasýnda Türk Pediatri Kurumu, Türk Neonatoloji Derneði, Akdeniz Ülkeleri Neonatoloji Dernekleri Birliði, Dünya Saðlýk Örgütü bulunuyor. Perinatal bakým, eðitim becerileri ve probleme dayalý öðrenim konularýnda sertifikalarý bulunan Arsan, evli ve iki çocuk annesidir. of children's environmental health. J Toxicol Clin Toxicol 2002; 40: 493-7 4. Gracey M. Child health implications of worldwide urbanization. Rev Environ Health 2003; 18: 51-63 5. Gracey M. Child health in an urbanizing world. Acta Paediatr 2002; 91: 14-5 6. 2000'li Yýllarý Algýlamak, Prof. Dr. Özcan Köknel, Altýn Kitaplar, 1. Basým, Mayýs 2005 7. Hadi Bunu Küreselleþtirin: Dünya TicaretÖrgütü ve Þirket Egemenliðine Karþý Mücadele, Kevin Danaher, Roger Burbach (Çeviren: Özlem Dalkýran), Metis, 1. Basým, Haziran 2004 8. Weingarten K. Witnessing the effects of political violence in families: mechanisms of intergenerational transmission and clinical interventions. J Marital Fam Ther 2004; 30: 45-59 MART2008 kolejliler yaþam kalitesi 50 Bu bahar vücudunuz ve ruhunuz da doða gibi tazelensin BAHAR GELÝYOR! STRESÝNÝZÝ AZALTIN, KALBÝNÝZÝ SEVÝNDÝRÝN Dr. Mehmet Tümer'81 Aile Hekimliði Uzmaný www.bsyklinik.com S tres ve kalp hastalýklarý arasýnda iliþki var mýdýr? Stres kalp hastalýðý riskini artýrýr mý? Bu sorular hergün aklýmýza gelmekte ve yaþadýðýmýz hayatýn bizi bir yandan küçük lokmalarla kemirdiði ve geleceðimizi tehlikeye attýðý hissi içimizi kaplamaktadýr. Stres hayatýmýzýn bir parçasýdýr. Stres yönetilemezse; duygusal, psikolojik ve hatta fiziksel problemlere yol açabilir. Bu fiziksel problemlerin baþlýcalarý; koroner arter hastalýðý, yüksek tansiyon, göðüs aðrýlarý ve kalp ritim bozukluklarýdýr. Araþtýrmalar stresin kalp hastalýðý riskini nasýl artýrdýðý konusunda henüz kesin sonuçlara ulaþamadý. Stresin kendisi bir risk faktörü olabileceði gibi; yüksek stres baþka kalp hastalýðý risk faktörlerinin oluþmasýnda da rol alabilir (yüksek kolesterol veya yüksek kan basýncý gibi). Stres altýnda olduðunuzda kan basýncýnýz yükselir, normalin üstünde yeme isteðiniz olabilir, daha az egzersiz yaparsýnýz ve daha fazla sigara içersiniz. Stresin kendisi de kalp hastalýðý riskini artýran stres hormonlarý dediðimiz adrenalin ve kortizolün salýnýmýna neden olur. Çalýþmalar stresin kan pýhtýlaþmasýnda da deðiþikliklere yol açtýðýný ve bunun da kalp krizlerini artýrdýðýný ortaya koymuþtur. Stres herkesi ayný þekilde etkiler mi? Hayýr; kiþiler olaylara ve durumlara birbirlerinden çok farklý cevap verir. Bir kiþi bir olayý eðlenceli ve tatmin edici bulurken, bir diðeri ayný olayý ýzdýraplý ve çileden çýkarýcý olarak algýlayabilir. Bazý durumlarda kiþiler, stresi öyle kötü yönetirler ki zaten kötü olan durum; öfke, suçluluk duygusu, düþmanlýk, ve anksiyete ile hareket ettiklerinden daha da içinden çýkýlmaz bir hal alýr. Baþkalarý ise hayatýn bu tür cilvelerini sükunetle karþýlayabilir. Stres neden oluþur? Stres duygusal veya fiziksel deðiþim ya da sizin uyum saðlamanýzý veya tepki vermenizi gerektirecek çevresel deðiþiklikler nedeniyle ortaya çýkar. Stres tetikleyiciler, hayatýnýzdaki küçük mücadeleler, majör yaþam deðiþiklikleri veya her ikisinin kombinasyonlarýndan olu- Aþaðýda kiþileri hayatlarýnýn her döneminde etkileyebilecek bazý stres tetikleyiciler yer almaktadýr. kolejliler MART2008 Hastalýk (kiþisel, ailesel veya yakýn çevrede olabilir) Bir yakýnýnýzýn ölümü Özel hayatýnýzdaki iliþkilerde yaþanan problemler. Aþýrý iþ yüklenme Emeklilik Gebelik Kalabalýk ortamlar Göç Yeni iþe baþlama Ýþsizlik Finansal sorunlar Günlük mücadeleler Hukuki problemler Mükemmelliyetçilik yaþam kalitesi Aþaðýda bazý sýk görülen stres uyarý iþaretleri yer almaktadýr Fiziksel iþaretler: Baþ dönmesi, genel vücut aðrýlarý, diþ gýcýrdatma, çene sýkma- 51 lar, baþ aðrýlarý, hazýmsýzlýk, kas tutulmalarý, uykuya dalmakta güçlük, kalp atýþlarýnda hýzlanma, kulak çýnlamalarý, kambur durma, terli avuçlar, yorgunluk, tükenme, titreme, kilo kazanýmý veya kilo kaybý, mide rahatsýzlýklarý Ruhsal iþaretler: Sürekli endiþe, karar verme güçlükleri, unutkanlýk, konsantrasyon güçlüðü, yaratýcýlýkta azalma, mizah duygusunu yitirme Duygusal iþaretler: Öfke, anksiyete, aðlama, depresyon, aciz olduðunu hisset- yardým alarak kendimize de zaman ayýrmalýyýz. • me, sýk duygulaným deðiþikleri, iritabilite, yalnýzlýk, negatif düþünceler, sinirlilik, üzüntü Davranýþ iþaretleri: Patronluk taslama, aþýrý yeme, baþkalarýnýn davranýþlarýna eleþtirel bakma, patlayýcý davranýþlar, sýk iþ deðiþtirme, dürtüsel davranýþlar, alkol ve ilaç kullanýmýnda artýþ, sosyal iliþki ve aktivitelerden geri durma þur. Stres yönetiminin temelinde stres tetikleyicilerinizi tanýmlayabilmeniz ve neden olduklarý gerilimi ortadan kaldýrabilmeniz yatmaktadýr. Stresin bulgularý nelerdir? Uzun süreli strese maruz kaldýðýnýzda bedeniniz bazý þeylerin yanlýþ gittiðini bildiren iþaretler verir. Bu fiziksel, kognitif, duygusal ve davranýþsal iþaretler yadsýnmamalýdýr. Bu iþaretler size yavaþlamanýzý öðütler. Þayet stresli olmaya devam ederseniz ve bedeninize rahatlamasý için fýrsat tanýmazsanýz; büyük olasýlýkla saðlýk sorunlarýyla karþýlaþýrsýnýz veya varolan bir hastalýðýnýzýn daha da ilerlemesine, kötüye gitmesine neden olursunuz. Stresle nasýl baþa çýkabilirsiniz? Hayatýnýzdaki stresin kaynaðýný kavradýktan sonra, ikinci adým stresle baþetmenizi saðlayacak teknikleri öðrenmenizdir. Stresle baþetmekte kullanýlabilecek pek çok teknik vardýr. Bu tekniklerden bazýlarýný kendi kendinize öðrenebilirsiniz. Bazý tekniklerin öðrenilmesi ve uygulanmasý için özel eðitimli saðlýk profesyonellerine ihtiyacýnýz vardýr. Bazý sýk kullanýlan stresle baþ etme yöntemleri aþaðýda yer almaktadýr; • Yemenizi ve alkol tüketiminizi mantýklý ölçülerde tutun. Alkol ve yiyecekleri aþýrý tüketmek stresi azaltýyor gibi görünsede sonuçta baþka kaygý ve sonuçlar doðurarak stresi artýrýr. • Tavýr koyun. Siz baþkalarýnýn, istek ve beklentilerini yerine getirmek zorunda deðilsiniz. "Hayýr" demek normal bir þeydir. Sýnýrlarýnýzý çizmek ve tavrýnýzý korumak baþkalarýnýn haklarýna saygý gösterirken kendi haklarýnýzý da korumanýzý saðlayacaktýr. • Sigarayý býrakýn. Sigaranýn saðlýða bilinen zararlarý dýþýnda, nikotin bir uyarýcý olarak stres semptomlarýný artýrýr. • Düzenli egzersiz yapýn. Rekabete dayalý olmayan egzersizler seçin ve gerçekçi hedefler koyun. Aerobik egzersizlerin vücutta endorfin salýmýna neden olduðu ve stresinizi azalttýðý gözlemlenmiþtir. • Hergün gevþeyin. Çeþitli relaksasyon tekniklerinden herhangi birini seçebilirsiniz. • Sorumluluk alýn. Kontrol edebileceðiniz olaylarý kontrol edin, edemeyeceklerinizi kafanýza takmayýn. • Stres nedenlerini azaltýn. Pek çok kiþi hayatta yapmalarý gereken iþlerinin çokluðu ve bu iþlere yapmak için yetecek zamanýn yokluðundan yakýnýrlar. Çoðunlukla yapýlmasý gereken iþ ve sorumluluklar bizim kendi seçimlerimiz sonucunda ortaya çýkmýþtýr. Gereksiz yüklenmelerden kaçýnmalý, etkili zaman yönetimi yapmalý ve gereðinde iþlerimizde Deðerlerinizi gözden geçirin ve deðerlerinize uygun bir yaþam sürün. Hayatýnýz ne kadar yoðun olursa olsun, davra- nýþlarýnýzýn, inançlarýnýzý yansýttýðý oranda kendinizi daha iyi hissedersiniz. • Gerçekçi beklentiler ve hedefler koyun. Her konuda %100 baþarýlý olmayacaðýný düþünmek ve görmek saðlýklý ve normaldir, bu gerçeði kabullenin. • Kendinizi, kendinize pazarlayýn. Kendinize saðlýklý biçimde güvenin ve karamsar olduðunuzda iyi yaptýðýnýz þeyleri kendinize hatýrlatýn. • Yeterince dinlenin. Doðru bir diyet ve yeterince egzersizle bile dinlenmeniz eksikse stresle baþa çýkamazsýnýz. Dinlenme için ayýrdýðýnýz zaman hem zihninizi hem de bedeninizi dinlendirmeye yetecek kadar olmalýdýr. Bazýlarý gün ortasýnda yapýlan küçük bir uyku kaçamaðýný stresi azaltýcý bulmaktadýrlar. Stresle baþ etmek kolay olmasa da, bir yerden baþlamak gerek; doðru zaman neden bu bahar olmasýn? TOMBUL GÖBEK QUÝZÝ Tombul göbek pek güzel görünmez ama hiç deðilse doktorlar tarafýndan önemli bir saðlýk problemi olarak olarak deðerlendirilmez. Doðru Yanlýþ Göbek çevrenizde gözünüzle gördüðünüz kýsmýn dýþýnda, karýn içinde hayati organlar çevresindede yaðlanma vardýr. Doðru Yanlýþ Tombul göbekle savaþýn en önemli anahtarý diyetinizde yer alan yað miktarýný azaltmak, bunun yerine daha fazla sebze ve meyve tüketmektir. Doðru Yanlýþ YÜRÜYÜÞÜN SAÐLIK ÝÇÝN FAYDALARINI TEMPONUZU HIZLANDIRARAK ARTIRABÝLÝRSÝNÝZ Japonya'da 50 yaþ üzerindeki kadýnlarda yapýlan bir araþtýrmaya göre sabit bir hýzla yürümek yerine zaman zaman tempoyu artýrýp azaltarak yürümek, akciðer kapasitesini %10 daha fazla artýrmakta ayrýca, diz ekleminin güçlenmesini de sabit hýzda yürümeye göre 2 kat artýrmaktadýr (böylece diz aðrýlarýnda azalmaya etkisi olmaktadýr). Sabit hýzla yürümeye kýyasla, hýzlanma intervalleri ile yapýlan yürüyüþ sonunda elde edilen kan basýncý düþmesi 2,5 kat artýrmaktadýr. Yürüyüþün yaþlanmaya karþý koruyucu etkilerinden faydalanmak için haftalýk yürüyüþlerinizin ikisinde 15'er dakikalýk hýzlanma periyorlarý ekleyin. MART2008 kolejliler moda 52 Ýmzayý mücevhere dönüþtüren isim MÝNYON MÜCEVHER EVÝ M inyon Mücevher Evi, sektörünün en tanýnmýþ firmalarý arasýnda ön sýralarda yer alýyor. 70'li yýllarda küçük bir kuyumcu dükkaný iken, þimdi yurtdýþýnda katýldýðý fuarlarla ve çok çeþitli tasarýmlarýyla adýndan sýkça söz ettiren Minyon Mücevher Evi'nin ikinci kuþak sahiplerinden Alp Saðnak’94 ile keyifli bir sohbet gerçekleþtirdik. Bize biraz Minyon Mücevher Evi'nin kuruluþ ve geliþim aþamalarý hakkýnda bilgi verir misiniz? Minyon Mücevher Evi 1968 yýlýnda Ankara'da kuruldu. Ben 2000 senesinde devir aldým aile mesleðimizi. Ýlk baþta uzun uzun düþündüm, programlar yaptým, kimi hedefleyelim, hangi stratejiyi belirleyelim diye. Hep Ýstanbul'a git bir yer de oraya aç dediler. Oradan Rusya ardýndan da Avrupa pazarýna açýlýr, büyürsün dediler. Ben nereden beslendiysem oraya borçluyum. Ankara'da okudum, büyüdüm, temelini aldým ve bir karar verdim. Ankara’nýn ilk uluslararasý mücevher markasý olmaya. 1-2 sene içinde büyümeye baþladýk. O zamanlar kendi sektörümüzde, yurtdýþý bayilerimiz Ankara'yý tanýmýyorlardý bile. Biz Don Kiþot'luk yaptýk. Havaalanýmýz köy kahvesi gibiyken onlarý burada aðýrladýk, Ankara'yý tanýttýk. Ýstanbul'daki finans, inþaat, savunma sanayiilerinin yönetim kadrolarýnýn %80'i Ankaralý'dýr. Türkiye'yi yönetenlerin hepsi bu þehirden çýkar. kolejliler MART2008 Artýk tüm dünya mücevhercileri daha 5 senenin ilk senesi olmuþken Ankara'yý tanýyor. Dünya mücevher fuarlarýnda yerimizi alýyoruz. Sýrasýyla mart ve nisan ayýnda New York, Basel fuarlarýna biz de katýlýyoruz. Her ikisine de beklerim gelin lütfen. Minyon Mücevher Evi'nde üretim planlamasý nasýl yapýlýyor? Yurtdýþýna üretilecek mücevherlerin tasarýmlarýný nasýl belirliyorsunuz? Minyon Mücevher Evi'nin temel olarak 3 ana birimi var. Birincisi dostlarýmýzla birebir iletiþim kurduðumuz perakende maðazalarýmýz, ikincisi Türkiye içerisinde bizim mücevherleri- mizi satmaktan zevk alan mücevherci arkadaþlarýmýz ve üçüncüsü ise yurtdýþýnda mücevher stilimizle kendi bölgelerinde farklý bir çizgi yakalamak isteyen yurtdýþý bayilerimiz. Bu üç ana birimimiz farklý departmanlar olarak çalýþýp haftalýk raporlamalar yapýyorlar. Bu raporlarýn doðrultusunda da atölyemiz öncelik sýralarýna göre üretim akýþýný programlýyor. Yurtdýþýnda en çok dikkat isteyen konu hangi bölgede ne tarz mücevherlerin satýldýðýný iyi okuyabilmek. Bu üç birim için üretilen mücevher stilleri birbirinden farklý, çünkü kültürler farklý, stiller farklý. Örneðin bizim en güçlü olduðumuz Amerika'nýn doðu yakasýnda bile Manhattan'daki mücevherciler farklý ürünler istiyor. Boston, North Carolina farklý ürünler istiyor. Ürün çeþitleriniz ve tasarýmlarýnýz konusunda bizleri bilgilendirir misiniz? Tasarýmda önem verdiðiniz noktalar nelerdir? Biz, farklýlýðý esnek üretim hattýmýzla yakalamaya çalýþýyoruz. Kimi mücevherciler tek bir ürün grubuna odaklanýp hep ayný ürünleri satarak varlýklarýný sürdürür, kimisi de bizim gibi belli ihtiyaçlara yönelik olarak çalýþýr. Genel olarak bizim firmamýzý, farklý, satýþý kolay olmayan ama baþka bir yerde rastlanamayacak mücevherler ürettiðimiz için tercih ederler. Bizim avantajýmýz, çeþit çeþit tek taþ ve alyans modelinden sýkýlmýþ olan müþterilere, Türk bakýþ açýsýný ve Osmanlý tarihi zenginliklerini sunup, onlarý modern çizimlerle birleþtiriyor olmamýz. Türkiye'deki mücevher sektörü nasýl bir geliþim gösteriyor? Alp Saðnak’94 Bizim ülkemiz, geliþmekte olan bir ülke olduðu için hep taklit ederek ilerliyoruz. Önce taklit ediyoruz sonra bakýyoruz biz onlardan daha iyi yapýyoruz, iþte o anBiz, farklýlýðý esnek üretim hattýmýzla yakalamaya çalýþýyoruz. Kimi mücevdan sonra da kiþilik arayýþýna düþüyoruz. Taklit ettiðimiz biz deðiliz, herciler tek bir ürün grubuna odaklanýp hep ayný ürünleri satarak varlýklaonu fark edene kadar hep taklit etrýný sürdürür, kimisi de bizim gibi belli ihtiyaçlara yönelik olarak çalýþýr. tiðimizi daha iyi görüp ona özeniyoruz. Ne zaman taklitle iþimiz bitiyor, o zaman kimliðimize dönüyoruz. Asýl deðerli olan, bizim kimliðikat ederler. mizde aslýnda. Tarihte iz býrakmýþ kadýnlarýn hepsinin, kendileri ile özdeþBuna biz Minyon Mücevher Evi olarak olgunlaþma diyoruz. leþmiþ bir mücevheri mutlaka vardýr. Ýþte bu mücevherlerin Taklit aþamasýný geçmeden olgunlaþamýyorsuhepsinin gölgeleri kendilerinden daha güzeldir. Minnuz. Tiffany, Harry Wýnston, Cartier, Van Cleef yon Mücevher Evi o gölgenin peþinde koþar, koþanbu markalarýn iyi olmalarýnýn tek bir sebebi var larý anlayabilir. bize göre. Bu kiþiler daha önce olgunlaþmýþlar. Kolej'de okumanýn iþ ve özel hayatýnýza ne tür katkýAma þimdi, bu markalarýn kendi tüketici kitlelerine sunabilecekleri katma deðer çok ama çok azalmýþ bizce. Þimdi, bizim zamanýmýz geldi. Farklý olanýn ve farkýný anlatabilenin zamaný. Mücevher seçiminde genel olarak alýcýlar nelere dikkat etmelidirler? Onlara ne tür tavsiyelerde bulunursunuz? Bir detay var altýnýn çizilmesi gereken: Bir mücevhere iyi bir mücevher tanýmý yapmak için, mücevherin üst görünüþüne deðil de arkasýna bakmak gerekir. Mücevherin iyiliði ve kalitesi gölgesinde saklýdýr. Pýrlanta ve elmaslar yaratýlýþlarý gereði zaten seksapeli olan taþlardýr. Çoðu zaman mücevherler, ne kadar kötü yapýlýrsa yapýlsýnlar, güzel gözükürler. Ama mücevherin iyisi için vitrinleri ziyaret edenler, önce bu detaylara dik- larý oldu? Benim içimde her zaman, her þeyi diðerlerinden daha iyi yapabilirim diye bir özgüven vardýr. TED Ankara Koleji'nde otoriteyi kabul etmeden kendi yolumu bulmaya eðittiler beni. "Kendi yolunu bul" dediler bana Kolej'de. Bu yüzden verilen hazýr cevaplardan hiçbir zaman tatmin olmadým. Benim LÝSEM çok iyiydi. Merkez :Tunalý Hilmi Cad. No: 132/52 Kavaklýdere-Ankara Tel: 0312 468 21 22 Þube: Armada Ýþ Merkezi No:31 Söðütözü/Ankara Tel : 0312 219 11 74 web: http://www.minyon.com.tr e-satýþ: http://eticaret.minyon.com.tr MART2008 kolejliler keyif 54 ÇÖKERTME KEBABI TURTA’DA YENÝLÝR Ç ökertme Kebabý adýndan da anlaþýlacaðý gibi Ege yöremize ait bir kebap türüdür. Adýný Muðla Bodrum'daki küçük bir koy olan Çökertme sahilinden almýþtýr. Bu sahil, Anadolu'nun en bilinen türkülerinden biri olan "Çökertme Türküsü"ne de adýný vermiþtir ayný zamanda. "Çökertme'den çýktým da Halýl'im aman baþým selamet" diye baþlayan, zamanýn kanun kaçaðý Halil'in tuzaða düþürülerek, yakalanmasýnýn anlatýldýðý türküyü hepiniz bilirsiniz. Bu küçük koyun bir kebaba adýný nasýl verdiði ise henüz bilinmiyor. Ama Ankara'da Çökertme Kebabý'nýn yapýldýðý en iyi yerin Turta Patisseria&Bistro olduðu þüphesiz. Henüz açýlalý bir yýl olmasýna raðmen Ankara'nýn tanýnmýþ lezzetli yemekler ve rahat ortam sunan mekanlarý arasýnda yerini alan Turta'nýn Çökertme Kebabý tadanlarý buranýn gediklisi yapmaya yetiyor. Kebabýn yapýlýþýna gelince öncelikle pideler kare kare kesilerek, tereyaðýnda sotelenip bir tabaða yerleþtiriliyor. Pidenin üzerine közlenmiþ patlýcan, un, süt ve kaþardan oluþan Hünkar Beðendi kolejliler kolejlilerMART2008 MART2008 adlý karýþým dökülüyor. Bunun ardýndan dilimlenmiþ bonfile et parçalarý sote edilip, ilave ediliyor. Bonfile etlerin üzerine domates sosu dökülüyor. En üste ise hem güzel bir görüntü ve hem de enfes bir lezzet katan közlenmiþ biber, domates ve arpacýk soðan yerleþtiriliyor. Bütün bunlarýn üzerine ise tamamen Turta'da özel olarak hazýrlanmýþ patatesler ilave edilip çok hoþ bir görüntü verilerek, müþteriye sunuluyor. Turta Patisseria&Bistro'nun Çökertme Kebabý'nýn tarifi kýsaca böyle, ama lezzeti tadýnda gizli. Bu lezzetli yemeði tatmak için Turta'ya mutlaka gitmelisiniz. Üstelik Çökertme Kebabý, Turta'nýn zengin menüsündeki lezzetlerden sadece bir tanesi. Turta'da et ve tavuk yemekleri, deniz ürünleri ve özel tatlýlarýn da aralarýnda bulunduðu lezzetli bir menü sizi bekliyor. Turta Patisseria&Bistro Bestekar Sokak No:76/A Kavaklýdere Tel: 467 66 55 kültür-sanat 56 Alpay Bey sizin öncelikle bir tiyatro geçmiþiniz var. Oyuncu olmaya ne zaman ve nasýl karar verdiniz? Tiyatrodan televizyona geçiþiniz nasýl oldu? T ED Ankara Kolejinin ilkokul yýllarýndan itibaren Drama Kulübünde çalýþtým. Tiyatroya TED'de baþladým. 1996 yýlýnda Kolej'den mezun oldum. Mezun olurken hedefim Bilkent Üniversitesi Tiyatro Bölümüne girmekti. Ýsteðim gerçekleþti. Televizyona geçiþim ise Dostlar Tiyatrosunda oynarken aldýðým bir teklif üzerine oldu. Seyirci sizi Genco Dizisi'nden önce Kadir Ýnanýr'la birlikte rol aldýðýnýz "Bütün Çocuklarým" dizisinden tanýyor. Baþka hangi projelerde rol aldýnýz? Öncelikle oynamýþ olduðum tiyatrolar var. Bunlar arasýnda Ankara Devlet Tiyatrosu'nda rol aldýðým "Nafile Dün- ya", "Azizname" Özel Tiyatro'da "Yaþasýn Savaþ" Dostlar Tiyatrosu'nda, "Othello" ve "Oyun Atölyesi". Televizyon ise Kanal D'de "Ah Be Ýstanbul", "Bütün Çocuklarým", "Hasret" ve "Genco", Show TV'de "29-30" ve "Gülpare" bulunuyor. Televizyonda Kadir Ýnanýr, Fatma Girik gibi bir çok ünlü isimle bir arada çalýþtým. Onlarla çalýþmak bana çok þey kattý. Genco ile birlikte özellikle genç kesimden büyük bir hayran kitlesine ulaþtýnýz. Bu dizi hayatýnýzda neleri deðiþtirdi? Dizi dýþýndaki özel yaþantýmýn ayný kalmasýna dikkat ediyorum. Özel hayatýmda fazla bir deðiþiklik yaratmadý. Ancak böyle baþarýlý bir projede yer almak beni çok mutlu ediyor. Genco bir gençlik dizisi. Aslýnda yaz dönemi için düþünülmüþ fakat gördüðü ilgi nedeniyle çekimlerine devam edilmiþ bildiðim kadarýyla. Dizinizin bu derece sevilmesinin nedenleri nelerdir sizce? Ýzleyici neler buluyor "Genco"da? Dizinin beðeniyle izlenmesi ve bu kadar çok tutulmasýnda baþlýca etkenler arasýnda öncelikle bir kardeþlik hikayesi barýndýrmasý geliyor. Diðer etkenler dizide, özlediðimiz ve alýþýk olduðumuz mahalle kültürü var. Bir de tabii ki vefalý aþk söz konusu. Bir de en az bunlar kadar, hatta zaman zaman daha fazla öne çýkan Genco'nun gizemli bir karakteri olmasý dizinin sevilmesinde büyük etken. Alpay Atalan'96 Dizide sakin görünüþlü, herkes tarafýndan çok sevilen, deprem gibi acý bir tecrübe yaþamýþ ve aþýk bir genci can- Genco da ben de duygusalýz Hepimiz onu Kanal D ekranlarýnda oynayan Genco Dizisi'nden tanýyoruz. Kolej'den mezun olduktan sonra Bilkent Tiyatro Bölümünü bitiren Alpay Atalan'96, Kadir Ýnanýr'la birlikte rol aldýðý "Bütün Çocuklarým" dizisiyle gelen baþarýsýný "Genco" ile sürdürüyor. Alpay Kemal Atalan ile televizyondaki çalýþmalarý ve Genco Dizisi hakkýnda görüþtük. kolejliler MART2008 kültür-sanat 57 landýrýyorsunuz. Genco karakterini nasýl deðerlendiriyorsunuz? Genco ile benzer yanlarýnýz var mý? Siz de sakin bir karaktere mi sahipsiniz? Genco sakin, vakur bir karakter. Zaman zaman ona çok üzülüyorum. Genco çok acý çekiyor. Ben onun kadar büyük bir acý yaþamadým Allaha þükürler olsun. Genco ile benzer taraflarým da var. Örneðin ikimiz de duygusalýz. Ben de onun gibi aileme çok baðlýyým. Aile yapýsýnýn korunmasý gerektiðine inanýyorum. bimde iki þehrin de yeri farklý ve deðerli. Eðitim kalitesiyle Türkiye'de farklý bir kulvarý olan TED Ankara Koleji'nden mezunsunuz. Aldýnýz eðitiminin sonraki yaþamýnýza etkileri nasýl oldu? Eðitim insan yaþamýnda çok önemli bir bölümü kapsý- yor. Bu yüzden iyi ki ailem beni TED Ankara Koleji'nde okutmuþ diye düþündüm her zaman. Kolej'de yaþadýklarým kelimelere dökülemeyecek kadar güzel anlardý. TED'li ol- Rolünüze nasýl hazýrlanýyorsunuz? Senaryoya yönelik bir ön çalýþma yapar mýsýnýz? Mutlaka çalýþmak gerekiyor. Çekimden önce senaryoyu bazen defa- larca okurum. Okumak gerekir, tabiri caizse yutmak gerekir senaryoyu. Yoksa baþarý gelmez. Dizi için piyano dersi de aldým. Çok eðlenceliydi. Önceden piyanoda bir parça çalabileceðimi düþünmezdim. Ama çalýþýnca oluyor. Türkiye'de özellikle son dönemde neredeyse bir dizi patlamasý yaþanýyor. Siz bu sektörün içinden olan biri olarak bu durumu nasýl deðerlendiriyorsunuz? Bu kadar çok dizi kaliteyi düþürmüyor mu? Siz dizi izler misiniz? Belirli bir zaman içerisinde bu dizi yoðunluðunun bir düzene gireceðini bir raya oturacaðýný düþünüyorum. Aslýnda seyirci beklentisine göre diziler yapýlýyor ve seyirci ve yapýmcýlar birlikte karar veriyorlar hangi dizinin kalýp hangisinin gideceðine. Dizilerin kaliteli ve kalitesizliði de zamanla olgunlaþabilecek bir durum bana göre. Ben de televizyonda dizi izliyorum. Ýzlediðim diziler arasýnda baþta tabii ki Genco geliyor. Yaptýðým iþin takibi açýsýndan bu gerekli. Bir de çok beðenerek "Yaprak Dökümü"nü izliyorum. Gelecek için planlarýnýz neler? Sinemada rol almayý düþünüyor musunuz? Ýlerisi için planlarým arasýnda öncelikle iþimde baþarýlý bir þekilde devam etmek geliyor. Sinema filminde de oynamak isterim. Ama iyi bir proje olmasý çok önemli. Özellikle birlikte çalýþmayý istediðiniz, gönlünüzde hayat bir yönetmen veya oyuncu mevcut mu? Özellikle çalýþmayý istediðim birileri yok. Fakat Alfred Hitckok ile çalýþmayý çok isterdim. Bir de keþke Charlie Chaplin ile oynama þansým olsaydý. Çocukluk ve ilk gençlik yýllarýnýz Ankara'da geçti. Ýstanbul'a alýþmakta sorun yaþadýnýz mý? Ankara'yý özlüyor musunuz? Ankara ve Ýstanbul çok farklý kentler. Ben düzenli yaþamayý seven biriyim. Bu yüzden Ankara düzenli bir þehir olma- sýndan dolayý burada yaþamayý severim. Fakat iþim gereði Ýstanbul'da olmam gerekiyor. Ýstanbul, tarihi, kültürü, denizi ve yaþam tarzýyla bambaþka bir kent tabii ki. Açýkcasý kal- mak bir gurur, bir ayrýcalýktýr benim için. Kolejde yaramaz bir öðrenciydim. Öðrenciler de öðretmenler de tanýr severlerdi beni. Karakterimi bilir ona göre davranýrlardý. Burada okuldan deðerli lise müdürümüz Bilge Nazikioðlu'nu anmadan geçmek istemem. Bilge Hoca'nýn çok yardýmý oldu bana. Bu vesile ile Bilge Nazikioðlu Hocama saygýlarýmý iletmek isterim. MART2008 kolejliler kitap 58 NÂZIM HÝKMET MEKTUPLARI KÝTAP OLDU "Hasretten geberiyorum..." Yaþamýný memleketine hasret ve çok uzaklarda tamamlamak zorunda kalan ünlü vatan þairi Nazým Hikmet Ran'ýn mektuplarý kitap oldu. Hasretle / Nâzým Hikmet Mektuplarý adý verilen kitap Nâzým Hikmet'in kaleminden çýkan, þaire ve þairin ölümünün ardýndan eþi Vera Tulyakova Hikmet'e gönderilen mektuplardan oluþan özel bir seçki sunuyor. "Þehrime ulaþamadan bitirirken yolumu…" / Nâzým ve Vera, Moskova'dan Ýstanbul'a sergisinin küratörlüðünü de üstlenen araþtýrmacý M. Melih Güneþ tarafýndan hazýrlanan kitap, Yapý Kredi Yayýnlarýnca piyasaya sürüldü. "Nâzým Hikmet'ten Mektuplar", "Nâzým Hikmet'e Mektuplar" ve "Nâzým Hikmet'e Dair Diðer Mektuplar" baþlýklý üç ana bölümden oluþan kitapta yer alan belgelerin tümü, Vera Tulyakova Hikmet Arþivi'nde (VTHA) ve Rusya Edebiyat ve Sanat Devlet Arþivi'nde (RGALÝ) yapýlan araþtýrmalar sonucunda derlendi. Türkçe, Osmanlýca, Rusça, Almanca, Fransýzca, Ýngilizce ve Çekçe kaleme alýnmýþ mektuplarýn bazý temel düzeltiler dýþýnda- redaksiyona tâbi tutulmadan, olduðu gibi yayýmlandýðý kitap, bu bakýmdan da belgesel bir deðer taþýyor. "Hasretle" / Nâzým Hikmet Mektuplarý'nýn ilk bölümü, Nâzým Hikmet'in Anna Stepanova (Vera Tulyakova'nýn kýzý), Ekber Babayev, Kemal Sülker gibi isimlere yazdýðý mektuplarý kapsýyor. Þairin Ekber Babayev'e ve Muza Pavlova'ya yazdýðý mektuplardaki þiirler ve bunlarýn Rusça'ya çevrilmesindeki yol göstermeler ve açýklamalar oldukça dikkat çekici… Ýkinci bölümünde Abidin Dino, Bertolt Brecht, Konstantin Simonov, Yaþar Kemal gibi isimlerin gönderdiði mektuplar; üçüncü bölümde de Nâzým Hikmet ve Vera Tulyakova'nýn Aziz Nesin, Necmiye Mehmedova, Dora Teitelboim, Charles Dobzynski gibi dostlarýndan gelen mektuplar yer alýyor. "Ekberciðim, (…) yarýn gece inþallah sesinizi duyarým. Hasretten geberiyorum, Moskova'yý, Moskovalýlarý, sizler baþta onlarýn içinde, böylesine sevdiðimi bilmezdim. Ýstanbul'la Moskova birbirine karýþtý." Nâzým Hikmet "Aslan kardeþim, bu sabah nihayet mektubun geldi, þiirin tercümesi enfes. Dediklerini yaptým, gelecek ayýn onbeþine doðru bir ilk netice almýþ olurum. Emin þekilde. Ciddî uzun bir mektup beklerim, þiirleri beklerim, romaný beklerim, seni beklerim. Tümen tümen sevgi." Abidin Dino Türk ve dünya þiirinin usta ismi Nazým Hikmet'in kiþisel eþyalarý, özel belgeleri ve elyazmalarý ilk kez sergileniyor. Ocak ayýnda açýlan "Þehrime ulaþamadan bitirirken yolumu…" / Nazým ve Vera, Moskova'dan Ýstanbul'a" isimli sergi, Ýstanbul Yapý Kredi Sermet Çifter Salonu'nda 22 Mart tarihine kadar açýk kalacak. Sergide Nazým Hikmet'in eþi Vera Tulyakova'yla paylaþtýðý ve yaþamýnýn son yýllarýný geçirdiði Moskova'nýn 2. Pesçannaya Sokaðý'ndaki evinden getirilen pek çok özel eþya þairin sevenlerine ve edebiyat meraklýlarýna sunuluyor. Nazým ve eþinin yaþam biçimi mekanlarla ve eþyalarla canlandýrýlýyor. Vera Tulyakova'ya ait bazý kiþisel eþyalarý da kapsayan sergi, M. Melih Güneþ'in küratörlüðünde hazýrlandý ve Sadýk Karamustafa tarafýndan tasarlandý. Sergiside Nâzým Hikmet'i sabahlýðýndan pijamasýna, yeleklerinden takým elbiselerine, cüzdanýndan telefon defterine, oyuncaklarýndan plaklarýna, çoðu ilk kez sergilenen fotoðraflarýndan evlilik cüzdanýna, üzerinde özel notlarý da bulunan 1963 yýlý masa takviminden mektuplarýna, daktilosundan kalem kutusuna, elyazmalarýndan bavuluna, imzalý kitaplarýndan banka hesap cüzdanýna uzanan eþyalarý yer alýyor. Nazým Hikmet Sergisi "Þehrime ulaþamadan bitirirken yolumu..." Sergi: "Þehrime ulaþamadan bitirirken yolumu…" Nazým ve Vera, Moskova'dan Ýstanbul'a Tarih: 19 Ocak 2008 - 22 Mart 2008 Yer : Yapý Kredi Sermet Çifter Salonu Ýstiklal Cad. 161 Beyoðlu kolejliler MART2008 kitap 60 M E Z U N L A R I M I Z I N YA P I T L A R I Sesim Kan Aðlýyor Mezunlarýmýzdan Burak Tokcan'ýn’97 ilk þiir kitabý olan "Sesim Kan Aðlýyor" geçtiðimiz ocak ayýnda Damar Yayýnlarý'ndan piyasaya çýktý. Kitap, þairin 1999'dan bu yana edebiyat dergilerinde yayýmlanan ve çeþitli ödüllere deðer görülen þiirlerinden oluþuyor. Burak Tokcan'ýn 2001'den bu yana toplam 8 ödüle layýk görülen þiirleri; Bilkent 4 Mevsim, Kýyý, Damar, Beþparmak, Gökyüzü, Çaðdaþ Türk Dili, Dünya/Kitap, Ünlem, Yom Sanat, Evrensel Kültür, Patika, Koridor ve Mavi Liman gibi dergilerde yayýmlandý. Aycan Alp'ten politik bir gerilim: Misakçýlar Mezunlarýmýzdan gazeteci-yazar Aycan Alp'in'95 politik gerilim türündeki yeni romaný "Misakçýlar", Fark Yayýnlarý tarafýndan okuyucularýyla buluþturuldu. Henüz piyasaya çýkmasýna raðmen büyük merak uyandýran Misakçýlar kitabý için Alp, hem yakýn tarihten hem de yakýn tarihi aþan uzunluktaki zaman dilimi içindeki Türk siyasi hayatýndaki geliþmelerden etkilendiðini söylüyor. Alp ayrýca kitabý üç yýl önce yazmýþ olmasýna raðmen yayýnlama fýrsatý henüz bulabildiðini belirterek, "gazetecilik temelimin oluþu, bu kitabý toparlamamda ve kaleme almamda belirleyici oldu. Aktif olarak muhabirlik yaptýðým dönemdeki izlenimlerim ve arþivimle birlikte, muhabirliði býrakýp serbest gazeteciliðe geçiþim sonrasýndaki gözlemlerimi birleþtirince, hamasi konuþmalarýn ve kahvehane muhabbetlerinin de ötesinde, tümcenin gerçek anlamýyla "Ne olacak bu memleketin hali" diye düþünmemiz gerektiðinin ayýrdýna vardým" diyor. Aycan Alp halen araþtýrmacý gazetecilik alanýnda faaliyet gösteren bir demokratik kitle örgütünde meslek hayatýna devam etmektedir. 2006 yýlýnda düzenlenen TRT Arkasý Yarýn Oyunu Senaryo Yarýþmasý'nda mansiyon kazanan yazarýn, daha önce yayýnlanmýþ "Kýyamet Planý" ve "Yükseklerin Tanrýlarý" adlý kitaplarý vardýr. Kitapla ilgili ayrýntýlý bilgi "www.misakcilar.com"dan edinilebilir. Ayýrdým Yollarýmý Kendimle Çiçeði burnunda þair adayý Türker Tola'96 ilk þiir kitabýný yayýnladý. "Ayýrdým Yollarýmý Kendimle" isimli kitabýnda Tola, yaþama tutunmanýn yolunu dizelerle bulduðunu, ömür boyu dizelerin ve sevdanýn peþinde olduðunu söylüyor. Türker Tola 20 yaþýnda olmasýna raðmen dizeleriyle çok olgun bir þair adayý. Cinius Yayýnlarý tarafýndan piyasaya sürülen "Ayýrdým Yollarýmý Kendimle" isimli ilk kitabýyla uzun bir süreden beri yazdýðý þiirleri biraraya toplayarak edebiyat dünyasýna girmenin heyecanýný yaþýyan genç þair, Ýlk kitabýný "Hayatla olan ilk mahkemesi" olarak tanýmlýyor. Tola’nýn yeni hedefi ise üzerinde çalýþtýðý ikinci þiir kitabýnda daha yoðun ve daha doymuþ bir ifade gücünü daha kýsa bir tarzla elde etmek. Ýþ adamý "Oyunumuzun baþkahramaný zenginler zengini Aydýn Tuna, ülkenin en baþarýlý iþ adamlarýndan biridir. Onun yaþamý 'para ve güç' üzerine kuruludur. Bir gün iyileþmez bir hastalýða yakalandýðýný öðrenene kadar..." Mezunlarýmýzdan Yakup Almelek'55, Arion Yayýnevi tarafýndan piyasaya çýkan yeni kitabý "Ýþ Adamý"nda "saðlýk olmadýðýnda para ve güç ne iþe yarar?" ikilemini yeniden sorguluyor. Bir tiyatro oyunu olarak yazýlan kitap, Ýzmir Karþýyaka Belediye Tiyatrosu oyuncularý tarafýndan da sahnelenmiþtir.Yakup Almelek'in diðer bazý eserleri de tiyatroda sahnelenmiþ olup, "Haftalýðým 5 Lira" adlý öyküsü de sinemaya uyarlanmýþtýr. kolejliler MART2008 spor 61 TED ANKARA KOLEJÝ MEZUNLARI DERNEÐÝ SPOR KOMÝTESÝ H er yaþ grubundan katýlýmcýlarýn desteðiyle, bir üyemizin söylediði gibi "Bize okulumuzda verilenler karþýlýðýnda sadece ufak bir teþekkür" düþüncesiyle hareket eden spor komitemiz Die4You; sadece sporla sýnýrlý býrakmadýðý etkinliklerine devam ediyor. Okul ve TED Ankara Kolejliler Spor Kulübü takýmlarýna aktif tribün desteði saðlayan, spor alanýndaki geliþmeleri öðrenci, veli ve mezunlardan oluþan geniþ ailemize tüm iletiþim tekniklerini kullanarak duyurmaya çalýþan, saðlýklý organizasyonlar için fikir ve eylem planlarý üreten grubumuz, 10. yýlýna girerken verdiði gönülden desteðin her parçasýný tüm mezunlarýmýzla daha fazla paylaþmaktan gurur duyacaktýr. Okuyucularýmýzý güncel etkinliklerimizin bir kýsmýnýn özetiyle baþ baþa býrakýrken, mezun ve öðrencileriyle büyük bir ailenin parçasý olmanýn hazzýný hep beraber yaþamak yönündeki çaðrýmýzý yineliyoruz. “DIE4YOU” A-Erkek Basketbol Takýmýmýzla Yemek Yedik Grubumuz, CASA TED Ankara Kolejliler basketbol takýmýmýzla 5 Aralýk 2007 akþamý Torch'ta buluþtu. Takýmýmýzýn teknik ekip ve oyuncularla birlikte tam kadro olarak iþtirak ettiði güzel gecede sezon baþýndan beri desteklediðimiz oyuncularýmýzýn bir kýsmýyla ilk kez tanýþma ve sohbet etme fýrsatý bulduk. Ayný hedefe yönelen bir takýmýn parçasý olduðumuzu çabuk geçen dakikalar boyunca hepimizin hissettiði gece, hazýrladýðýmýz ufak sürprizimizin sunumuyla sona erdi. Tüm Maçlarda Salondayýz Bir süreliðine evimiz sayýlacak TOBB ETÜ - TED Ankara Kolejliler Spor Salonu'nda oynadýðýmýz tüm maçlarda takýmlarýmýza elinden geldiðince destek vermeye çalýþan Die4You, bu seneki etkinliklerinin arasýna ligin ilk yarýsýnda Antalya'da oynanan Kepez Belediyesi - CASA TED Ankara Kolejliler maçýnda takýmýmýzý yalnýz býrakmadýðý deplasman gezisini de ekledi. Öte yandan Die4You, sahamýzda oynadýðýmýz tüm karþýlaþmalarda saha içinde ve dýþýndaki desteðini devam ettiriyor. Web Sitemiz 1 Yaþýna Bastý ! 2006-2007 sezonunun ikinci yarýsýndan itibaren devreye soktuðumuz internet sitemiz www.die4you.org, emekleme dönemini hýzla atlatarak Kolej spor etkinlikleri hakkýnda bilgi edinmek isteyenlerin uðrak noktasý olmayý baþardý. Sayfalarýmýz tarzýyla, fonksiyonlarýyla, içeriðiyle ve geliþmeleri ele alýþ biçimiyle sizlere sadece bir haber kaynaðý olarak deðil; Kolej ruhunu, birlikteliðini her satýrýnda hissettirmeye çalýþan bir platform olarak hizmet vermeyi amaçlamaktadýr. Sitemizi, çok daha zengin ve kaliteli bir içerik sunacak þekilde geliþtirmenin planlarýný yapmaya devam ediyoruz. Sunduklarýmýz sizlerin de katkýlarýyla artarken, deðiþmeyen tek unsur her koþulda Kolej'e sahip çýkan, yýlmayan ve birlikte çalýþmaktan zevk alan mezunlarýn, öðrencilerin yansýttýðý bakýþ açýsý olacaktýr. Bize katýlmak için yapmanýz gereken tek þey iletiþime geçmek! MART2008 kolejliler hobi 62 Ýnsanýn kendisi ile mücadelesi ATICILIK Atýcýlýk, sporcunun tamamen kendisi ile baþ baþa kaldýðý, mücadele verdiði spor dallarýndan biridir. Çok iyi konsantrasyon gerektirir. Çünkü her þey bir anlýktýr. Trap, Skeet ve Doubletrap branþlarýnda hedef görünür ve saniyeden daha kýsa bir zaman içinde vuramadýðýnýz zaman, belki de bir puanla Dünya Þampiyonluðunu kaçýrýrsýnýz. B aþarýlý atýcýlar çok hýzlý karar verme ve hareket edebilme kabiliyetine sahiptir. Oldukça heyecanlý ve görsel keyif verici olan atýcýlýk sporu fiziki gücün yaný sýra çok daha fazla beyin gücü gerektirir. Sporcunun hedefe iyi odaklanmasý, zihnini baþka düþüncelerle meþgul etmemesi bu sporda baþarýnýn temel unsurunu oluþturuyor. Olimpik bir spor dalý olan atýcýlýk sporunda üç ana branþ vardýr. Bunlar; havalý silahlar, yivli ateþli silahlar ve Trap, Skeet ve Doubletrap. Havalý silahlarda, mekanizma kurulup havanýn itme gücüyle belirli uzaklýkta duran hedeflere atýþ yapýlýr. Yivli yani ateþlide ise 22 kalibre silah kullanýlýr ve belirli mesafelerde duran hedeflere atýþ yapýlýr. Ayrýca koþan domuz, rapid olarak tanýmlanan hareketlere hedeflere de atýþ yapýlýr. Trap, Skeet ve Doubletrap bunlardan farklý olarak geniþ ve açýk arazide inþa edilen poligonlarda yapýlýr. Trap atýþýnda 5 istasyon bulunur. Her istasyonda açýlarý ve yönleri deðiþik kolejliler MART2008 tarafa çýkan hedeflere atýþ yapýlýr. Sporcu tüfeði omuzlamýþ ve yüzüne dayalý þekilde komut verir. Hedefler 15 mt ilerideki çukurdan fýrlar. Sporcu hedefin hangi yöne gideceðini daha önceden bilmez. Hedef sporcunun verdiði komutla ayný anda fýrlar ve sporcunun bu hedefle 2 fiþek atma hakký vardýr. Doubletrap ta ise çukurdan 2 hedef ayný anda fýrlar. Skeet atýþý, bir alçak ve bir yüksek kule arasýnda yer alan 8 adet istasyondan atýþ yapýlýr. Tüfek el hizasýnda durur. Atýcýnýn komut vermesi ile hedef veya hedefler 0 ile 3 saniye arasýnda kulelerden fýrlar. Her hedefe bir fiþek atma hakký vardýr. Trap ve Skeet tüfekleri özel olarak imal edilirler. Av tüfeðine benzerler, fakat daha çok fiþek atmaya dayanýklý, daha dengeli, daha hassas ve kalitelidirler. Kullanýlan diðer malzemeler ise fiþek ve atýþ plakasýdýr. Yarýþma ve antreman esnasýnda atýþ yeleði, þapka, gözlük ve kulaklýk takmak zorunludur. Bu branþlar için önce 100,000 metre karelik güvenli bir araziye ihtiyaç vardýr. hobi 63 Ankara'da atýcýlýk için poligon bulunmuyor Bu spora ilgi duyanlar için baþlama yaþý enaz 16 olmalýdýr. Maalesef Ankara'da Trap-Skeet atýþ poligon bulunmamaktadýr. Baþka illerde örneðin Konya ve Eskiþehir'de 4'er adet atýþ poligonu olmasýna raðmen Ankara'da poligon için tüm baþvurularýmýz sonuçsuz kalmýþtýr. Bu Türk sporu için çok üzücü durumdur. 19 Mayýs Stadyumu içerisinde çok ilkel ve küçük bir havalý tüfek atýþ poligonu vardýr. Bu da var mý var demekten öte bir þey deðildir. Son yýllarda futbol dýþýndaki diðer spor dallarý bir ilerleme kaydetmemiþtir. Atýcýlýk Türkiye'ye birçok madalya kazandýrmýþtýr. Bu dalda dünya çapýnda dereceler almýþ, þampiyonluklar kazanmýþ sporcular yetiþmiþtir. Tesis olmamasýndan dolayý Ankaralý gençlerin bu sporu yapmasý mümkün deðildir. Skeet dalý tamamen gerilemiþtir. Trap ise birkaç eskiden yetiþmiþ sporcu ile durumu idare etmektedir. Alttan yetiþen genç sporcular olmamasýndan dolayý Trap'ýn geleceði hiç parlak deðildir. Bülent Torpil'84 Atýcýlýk alanýnda Milli Sporcularýmýzdan Bülent Torpil, 1965 Kýrýkkale doðumlu. 1983-1984 döneminde Kolej'den mezon olan Torpil, atýcýlýk sporuna 11-12 yaþlarýnda babasýnýn teþvikiyle baþladý. 20 seneye yakýn milli takýmda yer almýþ olup, ilk kez 16 yaþýndayken 1981 yýlýnda milli sporcu ve Balkan 3.'lüðü ünvanýný aldý. Yarýþmalarda Skeet dalýnda yer alan Torpil'in, ulusal ve uluslar arasý birçok derece ve þampiyonluklarý bulunuyor. 1983 Balkan Þampiyonluðu ve Avrupa üçüncülüðü, 1984 Avrupa Kupasý ikinciliði, 1987 Akdeniz Oyunlarý üçüncülüðü uluslararasý baþarýlarýndan sadece birkaçý. Bülent Torpil'in ayrýca sayýsýný hatýrlayamadýðý kadar Türkiye Þampiyonluðu ve rekorlarý bulunuyor. En son 1993 yýlýnda Dünya Kupasý'nda ikincilik kazanan Torpil, anne ve babasýnýn saðlýk sorunlarý yüzünden bir süre atýcýlýk sporuna ara verir. Kýsa bir süre sonra ise tekrar dönerek takým olarak Balkan Þampiyonu olurlar. Sonrasýnda ise bu sefer kendi yakalandýðý aðýr rahatsýzlýk yüzünden ara vermek zorunda kalýr. Evli ve 11 ile 6 yaþýnda iki çocuk babasý olan Torpil, atýcýlýðýn yaný sýra avcýlýk ve balýkçýlýk ile de yakýndan ilgilenmektedir. Ýþ hayatýna Kayhan Yapý Malzemeleri Limited Þirketinde genel müdür olarak devam etmektedir. Bülent Torpil bir müsabaka sýrasýnda görülüyor MART2008 kolejliler uzman makalesi 64 FÝNANSAL RATÝNG-KREDÝ Derecelendirme Konusuna Bakýþ Ayþe Botan Berker'72 Fitch Ratings Türkiye Genel Müdürü T arihte rating ilk olarak 1841 yýlýnda ABD ekonomisindeki büyük çöküþün ve þirketlerin taahhütlerini yerine getirememesinin ardýndan Lewis Tappan tarafýndan baþlatýldý. 1837 yýlýnda Amerikan ekonomik krizi, Avrupa'da geçerli olan geleneksel kredi verme yöntemlerinin çok geniþ bir coðrafyaya yayýlmýþ olan Amerikan piyasasý için çok uygun olmadýðý anlaþýldý. Bu nedenle kredi riskini deðerlemede farklý yöntemlere baþvurma gereði hissedildi. Lewis Tappan kendisi de krizden çok fazla zarar ederek etkilendiði için önce kendisinin ve yakýn arkadaþlarýnýn kredi risklerini formüle edecek bir yöntem geliþtirdi. Kýsa sürede Amerika'nýn çeþitli bölgelerinde yerleþik 180 kredi muhabirinin, civarlarýnda yaþayan borçlularýn kredibilitesinin deðerlendirdiði bir kredi aðý oluþturdu. Tappan topladýðý bilgiyi sadece sözlü olarak yatýrýmcýlara aktarabiliyordu. Daha sonra 1900'de John Moody piyasalardaki bilgi ihtiyacýný ve þeffaflýðýn eksikliðini fark ederek, þirket bilgilerini derlediði "Moody's Manual of Industrial and Corporation Securities" baþlýklý yatýrýmcý tercihlerini yönlendiren el kitabýný yayýnladý. Bu kitap tahvil ihraç etmiþ þirketlere iliþkin istatistiklerin ve bilgilerin yer aldýðý ilk basýlý materyal olma özelliðini taþýr. Ancak bilgilerin ham halde yatýrýmcýlara sunulmasýndan ziyade yorumuna olan ihtiyaç 1909 yýlýnda ise Moody'nin ilk kez firma borcu için derecelendirme yapmasýna yol açmýþtýr. Moody en yüksek kalitedeki borca "A", orta kaliteye "B", en düþük kalitedeki borca ise "C" derecelerini verdi. 1913 yýlýnda Fitch þirketlerin performanslarýný yayýnlayan bir þirket olarak kuruldu. 1924'de ise þimdi kullanmakta olduðumuz 16 basamaklý ve harfli rating skalasýný piyasaya çýkarttý. 1931 yýlýnda Wall Street'in çöküþünün ardýndan ilk kez derecelendirmeler düzenleyici amaçlarla kullanýldý. Derecelendirmelerin resmi olarak kabulu ile rating, ABD finans piyasasýnýn önemli bir parçasý haline geldi. 90'lý yýllar ile 2000'lerin baþýnda finans piyasalarýnda sýk aralýklarla ortaya çýkan krizler yoðun olarak bölgesel ve finansal altyapýda- Ayþe Botan Berker’72 Fitch Ratings'in Türkiye Genel Müdürü olan Ayþe Botan Berker (Yaþa) 1972 Kolej mezunu olup Lisans eðitimini Orta Doðu Teknik Üniversitesi Ýþletme dalýnda yapmýþ ve BS lisansý almýþtýr. Lisans üstü eðitimini Amerika Birleþik Devletlerinde University of Delaware'de ekonomi dalýnda tamamlamýþtýr. Ayþe Botan Berker (Yaþa), Bankacýlýk Finans Doktoru unvanýný ise Marmara Üniversitesi'nde almaya hak kazanmýþtýr. Meslek yaþamýna 1978 yýlýnda T.C. Merkez Bankasý’nda baþlayan Ayþe Botan Berker (Yaþa),T.C. Merkez Bankasý’nda Londra temsilciliði dahil çeþitli görevler yapmýþ olup Dýþ Ýliþkiler Genel Müdür Yardýmcýlýðý’ndan 1999 yýlýnda ayrýlarak Fitch Ratings Türkiye ofisini kurmuþtur. O tarihten beri Fitch Ratings Türkiye'nin Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapmakta olup Bahçeþehir Üniversitesi'nde finans dersi vermektedir. kolejliler MART2008 uzman makalesi 65 ki eksikliklerden kaynaklanmýþtýr. Piyasa dinamiklerinin düzbilgi ihtiyacýný gidermek için derecelendirmeye olan talep gün iþleyebilmesi için her piyasa katýlýmcýsýnýn üstlendiði son yýllarda önemli artýþlar göstermiþtir. Ayrýca derecelenriskin bilincine varmasý gerekmektedir dirmeyi talep eden yatýrýmcýlar daha çeþitlenmiþ, dereceBASEL II bankacýlýk uzlaþýsý ile birlikte derecelendirme lendirilen borç enstrümaný sayýsýnda da benzer bir artýþ yakavramý bankacýlýk ve finans sektörünün gündeminde þanmaya baþlanmýþtýr. Derecelendirme bankalar, kurumsal önemli bir yer edinmiþtir. BASEL II, derecelendirmeyi içsel finansman, belediyeler, sigorta þirketleri, yatýrým þirketleri, ve dýþsal olmak üzere iki farklý uygulama þekli ile ele almýþportföy yönetim þirketleri merkezi hükümetler, çokuluslu týr. Ýçsel derecelendirme bankalarýn kredi müþterilerinin riskbankalar, tüketici finansman þirketleri, leasing, faktoring þirlerinin, bankalar tarafýndan modellenerek birbirlerine göre ketleri için yapýldýðý gibi bu sayýlan kuruluþlarýn ihraç ettiklesýralandýrýlmasýný ifade etmektedir. ri çeþitli borç enstrümanlarý için de yapýlýr. Bu tür içsel derecelendirme sonuçlarýný bankalarýn reÖzellikle 90li yýllarýn sonlarýnda türev piyasalarýndaki bügülatörler dýþýnda, kamuoyuna açýklamak gibi bir zorunluyüme paralelinde, teminatlandýrýlmýþ borç enstrümanlarýnluklarý yoktur. Sadece risk bazlý sermaye hesaplarýnda kreda hýzlý bir artýþ gözlenmiþtir. Bu çerçevede varlýða dayalý di riskinin deðerlendirilmesi için kullanacaklarý yöntemlere menkul kýymet ihraçlarýndaki artýþ bu tür ihraç edilen tahvilesas teþkil etmek üzere kullanýlmaktadýr. lerin derecelendirilmesi ihtiyacýný da beraberinde getirmiþDiðer taraftan dýþsal derecelendirme kredi derecelentir. Varlýða dayalý menkul kýymetler gelecekteki nakit akýmladirme kuruluþlarý tarafýndan piyasalara açýklanan sonuçlarý rýnýn menkul kýymetleþtirilmesinden, araba ve ev kredilerine ile yapýlan bir kredi riski deðerlendirmesidir. Kredi derecehatta üniversitelerin harç gelirleri ile belediyelerin su ve dilendirme kuruluþlarý (Rating Kuruluþlarý) serbest piyasalarðer hizmet gelirlerinin menkul kýymetleþtirilmesine kadar da yatýrýmcýlarýn ve diðer piyasa oyuncularýnýn bilgi açýðýný büyük bir pazara yayýlmýþ bulunmaktadýr. kapatan ve piyasalarýn etkin iþleyebilmeleri için önemli Futbol takýmlarýnýn bilet gelirleri ile havayolu þirketlerinin fonksiyonlarý olan aracýlardýr. Bu kuruluþlar, þirketlerin ve bilet gelirleri gibi varlýk türlerinin menkulleþtirilmesi suretiyle borç enstrümanlarýnýn kredi deðerliliðini göreli olarak ölçihraç edilen tahviller de yatýrýmcýlar tarafýndan ilgi görmekmek gibi bir amaç üstlenmiþlerdir. Rating piyasa oyunculatedir. Bu tür tahviller yapýlandýrýlmýþ finansman olarak isimrýna yol gösteren bir araçtýr ve yatýrýmcýlara yatýrýmlarýný uylendirilirler ve yapýlarýna göre ratingleri farklýlýk gösterir. gun gördükleri risk grubunda deðerlendirebilmelerini saðlar. Rating en genel tanýmý ile bir Derecelendirilenin ileride yapacaðý ödemeler konusunda verilen bir kuruluþun finansal yükümlülüklerini zamanýnda yerine getirip getigörüþ olduðu için geçmiþ performans kadar gelecekteki beklentiler remeyeceði hakkýnda verilen baratinglerin belirlenmesinde önemlidir. Gelecekteki beklentiler hem ðýmsýz bir görüþtür. Kredi derecelendirmesi riskin göreceli olarak derecelendirilenin þirket spesifik koþullarý hem de faaliyetlerini yüsýrasal gösterimidir ve temerrüt sýklýðý veya kayýp tahmini deðildir. rüttüðü ortamýn deðerlendirilmesini içerir Temerrüdün somut bir olay olmasýna karþýn derecelendirme bir görüþtür. Ratingler istatistiksel bir egzersiz olmayýp analitik muhakeme sonucu elde edilir. Halen dünyada derecelendirme konusunda faaliyet Prensipte derecelendirme süreci derecelendirilen kurulugösteren en büyük üç þirket; Fitch Ratings, Moody's Invesþun uzun vadeli finansal gücünün deðerlendirilmesine tor Services ve Standard and Poor's isimli ve aslen Ameriodaklanýr ve hem kamuya açýk hem de sadece derecelenkan bazlý þirketlerdir. Nispeten uluslar arasý piyasalarda dirme kuruluþuna verilen açýklanmamýþ bilgilerin kullanýlisimlerini duyurmaya baþlayan diðer rating þirketleri; Eganmasý ile oluþturulur. Jones Rating Company; Kanada firmasý olan Dominion Derecelendirilenin ileride yapacaðý ödemeler konusunBond Rating Service Ltd; daha çok sigorta sektörü ratingda verilen bir görüþ olduðu için geçmiþ performans kadar leri ile adýný duyurmuþ olan A.M. Best Company ve aðýrlýklý gelecekteki beklentiler ratinglerin belirlenmesinde önemliolarak kendi piyasalarýnda faaliyette bulunan iki Japon þirdir. Gelecekteki beklentiler hem derecelendirilenin þirket keti, Ratings and Investments Information Inc ile Japan spesifik koþullarý hem de faaliyetlerini yürüttüðü ortamýn deCredit Rating Agency olarak sýralanabilirler. ðerlendirilmesini içerir. Faaliyet ortamý ülke riskinin deðerFitch Ratings 1999 yýlýndan itibaren Türkiye'de faaliyet lendirilmesinden, sektör ile ilgili beklentilere hatta girdi fiyatgöstermekte olup ülke derecelendirmesinin yaný sýra 32 larý konusundaki geliþmeler ve beklentiler ile þirketin satýþbanka ve banka olmayan finansal kurum, 26 kurumsal filarýný yaptýðý pazarlardaki talep ve fiyat geliþmeleri ve beknansman, 2 sigorta þirketi, 2 portföy yönetim þirketi ile 6 belentilerinin deðerlendirilmesine kadar geniþ bir alaný kapsar. lediye dahil kamu finansman þirketinin derecelendirmesini Finans piyasalarýndaki büyümeye paralel olarak artan yapmaktadýr. MART2008 kolejliler kolejIN 66 VIP YEMEÐÝ 10 Ocak 2008 tarihinde Ankara Sheraton Otelinde Sanayi ve Ticaret Bakanýmýz Sayýn Zafer Çaðlayan'ýn baþkanlýðýnda sosyal tesisimiz Kolejin ’e yüksek miktarda katký payý saðlamak amacýyla ikinci vip yemeði gerçekleþtirilmiþtir. Yemeðe TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði Baþkaný Sayýn Kemal Ziya Savran, TED Genel Baþkaný Sayýn Selçuk Pehlivanoðlu ve otuza yakýn kolejli katýlmýþtýr. kolejliler MART2008 Türk Eðitim Derneði 70 Finansbank'tan Türk Eðitim Derneði'ne 10 yýl “Tam Eðitim Bursu” Finansbank Türkiye'nin geleceðine yatýrým yapýyor. Türk Eðitim Derneði'nin "Tam Eðitim Bursu" programý kapsamýnda Finansbank, baþarýlý ancak maddi durumu yetersiz öðrencilerin bütün eðitim masraflarýný karþýlayacak. 2008-2009 öðretim yýlýndan itibaren 10 yýl boyunca sürecek olan bu projeyle, Türk Eðitim Derneði'nin sýnavla seçeceði baþarýlý öðrencilerin TED okullarýnda Tam Eðitim Bursuyla öðrenim görmeleri saðlanacak. Finansbank, Türk Eðitim Derneði'nin ihtiyacýna uygun olarak bu rakamý önümüzdeki yýllarda daha da arttýracak. Bu bursla öðrencilerin TED okullarýnda 6. sýnýftan üniversite eðitimlerinin sonuna kadar olan tüm eðitim masraflarý karþýlanacak. Yatýlý öðrencilerin, ayrýca pansiyon giderleri de üniversite lisans eðitiminin sonuna kadar üstlenilecek. Konuyla ilgili açýklama yapan Finansbank Genel Müdürü Sinan Þahinbaþ, Türkiye'nin geleceðini eðitim alanýnda yapýlan yatýrýmlarýn belirleyeceðini söyleyerek sözlerini þöyle sürdürdü: "Tam Eðitim Bursu projesine Finansbank'ýn sosyal sorumluluk anlayýþýna çok uygun olduðu için girdik. Herþeyden önce son derece saygýn, Türk Eðitim Derneði Burslusu Ece Yaþar Avrupa Üçüncüsü kolejliler MART2008 doðru bir iþortaðýyla, Türk Eðitim Derneði ile yola çýkýyoruz. Kalýcý ve sürdürülebilir bir projeye destek oluyor, 10 yýllýk bir taahhüdün altýna imzamýzý atýyoruz. Bu bursla, aylýk sýnýrlý katký yerine, gerçekten çok parlak, çok baþarýlý, ancak maddi olanaklarý yetersiz, seçilmiþ öðrencilere tüm eðitim hayatlarý boyunca destek oluyoruz. Bu proje bize gurur ve mutluluk veriyor." Türk Eðitim Derneði Genel Baþkaný Selçuk Pehlivanoðlu ise, Türk Eðitim Derneði'nin bugüne kadar 47.000 öðrenciye burs verdiðini, Türkiye'de Atatürk tarafýndan kurulan ilk 3 dernek arasýnda yer aldýklarýný ve eðitim misyonunu bu þekilde sürdürmekten son derece mutlu olduklarýný belirtti. Türk Eðitim Derneði'nin kurumsal sponsorlarý arasýnda yer alan Finansbank'la gerçekleþtirecekleri iþbirliðinin eðitime büyük bir katký saðlayacaðýný açýklayan Pehlivanoðlu, "Türk Eðitim Derneði okuttuðu çocuklarýný bugün çok büyük kurumsal firmalarýn yöneticileri olarak görmektedir. Ýleride de bu þekilde devam edecektir. Bu tür burslar bizler için sadece eðitime katký olarak kalmamakta ayný zamanda ülkenin geleceðine, ekonomisine, geliþimine yapýlan bir yatýrým olarak kabul edilmektedir" dedi. TED Polatlý Koleji'nde, Türk Eðitim Derneði tarafýndan verilen Tam Eðitim Bursu ile öðrenim gören Ece Yaþar, Avrupa'yý salladý. Ece, Avrupa Karate Þampiyonasý'nda Ümit Bayan kategorisinde 3. olarak bronz madalya almaya hak kazandý. Ece, 2006-2007 öðretim yýlýnda Ankara'da düzenlenen Okullar Arasý Karate Þampiyonasý'nda Genç Kýzlar kategorisinde birinci, Adapazarý'nda düzenlenen Türkiye Þampiyonasý'nda ikinci oldu. 20072008 öðretim yýlýnda ise hem Ankara'da düzenlenen Þampiyona'da, hem de Aydýn'da düzenlenen Türkiye Þampiyonasý'nda birinci oldu. Avrupa Þampiyonasý, Ýtalya'nýn Trieste kentinde 15-17 Þubat 2008 tarihleri arasýnda düzenlendi. Türk Millileri 5 altýn, 1 gümüþ, 8 bronz olmak üzere toplam 14 madalya kazanarak takým olarak Avrupa Þampiyonu oldu. 57 üstü kiloda yarýþan Ece Yaþar, ilk kez böyle bir organizasyona katýlmasýna raðmen kendisinden beklenenin üstünde bir performans göstererek bronz madalya almaya hak kazandý. Bu baþarý için uzun bir süredir antrenörleri Murat Çiriþ ve Þenay Çiriþ ile çalýþan Ece'nin en büyük amacý ileride tanýnan ve örnek alýnan bir sporcu olmak. kampüs 72 Türk Eðitim Derneði 80. Yýl Uluslararasý Eðitim Forumu T ED Ankara Koleji Vakfý Okullarý, Türk Eðitim Derneði 80. Yýl Uluslararasý Eðitim Forumuna ev sahipliði yaptý. 28-30 Ocak 2008 tarihleri arasýnda düzenlenen ve ana temasý "Eðitim Hakký ve Gelecek Perspektifleri" olan foruma yerli ve yabancý 1600'ü aþkýn seçkin konuk katýldý. Forumun açýlýþ konuþmalarýný Türk Eðitim Derneði Genel Baþkaný Selçuk Pehlivanoðlu, TBMM Baþkaný Köksal Toptan ve Milli Eðitim Bakaný Doç. Dr. Hüseyin Çelik yaptý. Pehlivanoðlu, eðitimle paralel geliþen sorunlara deðindiði konuþmasýnda öncelikle deðiþen dünyanýn dinamiklerine dikkat çekti. Eðitim hakký kavramýnýn öneminin altýný sýklýkla çizen Pehlivanoðlu, bu hakkýn sadece okula eriþim ya da okuma-yazma öðrenme oraný çerçevesinde ele alýnmamasý gerektiðini belirtti. Pehlivanoðlu, yaþam boyu istihdamý saðlayacak temel beceri ve nitelikleri kazandýrabilecek, ekonomi ve demokrasi ile iliþkilendirilmiþ bir eðitime eriþim hakkýnýn geliþtirilmesinin gerekliliðine deðindi. TBMM Baþkaný Köksal Toptan konuþmasýnda sanayiye dayalý ekonomiden bilgi ve iletiþime dayalý ekonomi çaðýna geçtiðimizi belirterek eðitimin kalkýnma ve ilerlemede anahtar olduðunu söyledi. Bir ülkenin en büyük servetinin çaðdaþ eðitim almýþ insanlarý olduðuna deðinen Köksal Toptan, kolejliler MART2008 kampüs 73 TBMM'nin de eðitim konusunda hassas olduðunu belirtti. TBMM Baþkaný Köksal Toptan'dan sonra söz alan Milli Eðitim Bakaný Doç. Dr. Hüseyin Çelik, eðitimin gelecek meselesi olduðunu, böyle önemli bir meselede bir sivil toplum örgütü olan Türk Eðitim Derneði'nin inisiyatif alarak bir "Eðitim Forumu" düzenlemesinin memnunluk verici olduðunu belirtti. Ýnsanýn insan olma özelliðini ön plana çýkaran eðitimin Türkiye'de en önemli üç probleminin altyapý, eriþim ve kalite olduðuna iþaret etti. 2008'de Bakanlýk olarak önceliklerinin yaygýn eðitim ve mesleki ve teknik eðitim olduðunu açýkladý. Forumda üç gün boyunca düzenlenen oturumlarda yerli ve yabancý konuþmacýlar "Eðitimin Ýdeolojik Olarak Anlamý", "Küresel Deðiþimler ve Eðitim", "Okulun Deðiþen Rol ve Ýþlevi", "Eðitimin Sürdürülebilir Ekonomik Kalkýnma Üzerindeki Etkisi", "Giriþ Sýnavlarý: Eleme mi, Eðitim Hakkýnýn Engellenmesi mi?", "Eðitim Hakký: Eriþim ve Eþitlik", Gelecek için Perspektifler: Yaþam Boyu Öðrenme ve Herkes için Eðitim", Türkiye Ýçin Farklý Gelecek Senaryolarý: AB Sürecinin Bilgi Ekonomisi Açýsýndan Yeniden Yorumlanmasý" ve "Eðitimde Toplumsal Sorumluluk ve Sivil Toplum Örgütlerinin Rolü"nü tartýþtýlar. Çoklu Zeka Kuramý'ný geliþtiren Prof.Dr. Howard Gardner ile kurulan video koferans baðlantýsý büyük ilgi gördü. Kurama göre geçerli olan beþ tür zihinsel modeli açýklayan Gardner, katýlýmcýlardan gelen sorularý da yanýtladý. Gardner "Öðrencilere etik ve saygýlý olmayý öðretirken rekabeti ve kazanmayý da nasýl öðretebiliriz?" sorusunu, "Eðitimciler öðrencilere, baþkalarýyla deðil yalnýzca kendileriyle rekabet içinde olmayý; yarýn, bugün yapabildiklerinden çok daha iyisini yapmaya çalýþmayý öðretmeli" diyerek cevapladý. Gardner, dünyayý iyi yetiþtirilmiþ, iyi karakterli insanlarýn kurtaracaðýný vurguladý. Forum'un ikinci gününde, açýlýþ konuþmasýný Sanayi ve Ticaret Bakaný Zafer Çaðlayan, üçüncü günü ise mezunumuz Dýþiþleri Bakaný Ali Babacan yaptý. 30 Ocak tarihinde son bulan forumda kapanýþ konuþmasýný TED Genel Baþkaný Selçuk Pehlivanoðlu yaptý. Pehlivanoðlu konuþmasýnda ülkemizi kalkýndýrmak istiyorsak, eðitimi ekonomi ve terörün gölgesinden çýkartmak zorunda olduðumuzu, genç nesilleri yetiþtirme bilincinin, seçim kazanma hýrsýndan daha önemli olduðunu ve birer birey olarak bu ülke karþýsýnda sorumluluklarýmýz olduðunu anlamamýz gerektiðini vurguladý. Pehlivanoðlu, eðitim sisteminin hem yaþam boyu gereken temel becerileri kazandýrmasý, hem de bireyin deðiþen gereksinimlerini dikkate almasý, ayný zamanda da ekonomi ve demokrasiyle güçlendirilmiþ olmasý gerektiði üzerinde durdu. Türkiye'de gerçekleþtirilen ilk "sivil eðitim þur'asý" niteliðini taþýyan forumun organizasyonunda TED Ankara Koleji idarecileri, öðretmenleri, öðrencileri ve çalýþanlarý A'dan Z'ye her aþamasýnda gönüllü olarak görev aldýlar. Ulusal bir eðitim programýnýn oluþturulup hayata geçirilmesi sürecinin önemli bir aþamasýnýn amaçlandýðý forumda üç gün boyunca dünyanýn ileri gelen eðitimcilerinin yaný sýra TED Ankara Koleji Özel Lisesi öðrencileri Gökcan Demirkazýk, Batuhan Çakmak ve Deniz Aybaþ da konuþmacý olarak yer aldýlar. Ayrýca forum süresince katýlýmcýlarýn keyifli vakit geçirmeleri amacýyla TED Ankara Koleji öðrencilerinin düzenlediði masa tenisi, bilardo, ebru, kara kalem resim çalýþmasý ve canlý müzik dinletilerinden oluþan sosyal etkinlikler büyük beðeni topladý. Türk Eðitim Derneði, 80. Yýl Uluslararasý Eðitim Forumu'yla küresel geliþme ve deðiþmeler baðlamýnda Türkiye'de eðitim hakkýnýn geliþtirilmesini saðlayacak bir ulusal programa yönelik temel bir bakýþ açýsýnýn oluþturulmasýný ve belgelenmesini hedefledi. Forum ile ilgili detaylý bilgi www.80yilegitimforumu.com adresinden alýnabilir. MART2008 kolejliler kampüs 74 Kanal D-Abbas Güçlü ile Genç Bakýþ Programý Ýncek Kampüsü'nden Canlý Olarak Yayýnlandý Kanal D "Abbas Güçlü ile Genç Bakýþ Programý", 30 Ocak Çarþamba gecesi TED Ankara Koleji Ýncek Kampüsü'nden canlý olarak yayýnlandý. Mezunlarýmýzdan Sinema Sanatçýsý Filiz Akýn, Gazeteci Mithat Bereket, TED Genel Baþkaný Selçuk Pehlivanoðlu ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekaný Prof. Dr. Metin Feyzioðlu'nun konuk olduðu programda, Türk Eðitim Derneði'nin 80. yýlý, TED Ankara Koleji'nden mezun olarak kendi alanýnda baþarýlarýyla tanýnan birçok ünlü mezunumuzun baþarý öyküleri ve Cumhuriyetle birlikte deðiþen Türk eðitim sisteminde TED Ankara Koleji ekolünün yeri konu edildi. Programa, TED Ankara Koleji öðrenci ve öðretmenlerinin yaný sýra diðer TED okullarýndan gelen öðrenci ve öðretmenlerden oluþan 600'ü aþkýn izleyici katýldý. Mezunlarýmýzýn okul anýlarý ve öðrencilerimizin onlara yönelttikleri sorularla ilerleyen yayýn akýþý, Müzik öðretmeni Serdar Dilekcan yönetimindeki Lise Çok Sesli Korosu ve Lise öðrencileri Anýl Uzunboy, Emin Calbay, Canberk Ýldoðan ve Mehmet Gül'den oluþan GruPusula'nýn çalýp söylediði rock parçalarý ile renklendi. TED Ankara Koleji Özel Lisesi Geleceðin Bilim Ýnsanlarýný Yetiþtiriyor kolejliler MART2008 Eðitim ve öðretimde sürekli yeniliði ve çeþitliliði ön planda tutmak anlayaþýndan hareketle; TED Ankara Koleji Özel Lisesi'nde 2007-2008 öðretim yýlýndan itibaren "Bilim Ýnsaný Yetiþtirme Programý" adý altýnda yeni bir akademik programý daha hayata geçirildi. Fen bilimleri ve sosyal bilimler alanlarýndaki ilgi ve yetenekleri yüksek olan öðrencileri yüksek öðrenime hazýrlamak, araþtýrmacý ruha sahip, üretken, bilimsel düþünceyi özümsemiþ ve bu özellikleri bir yaþam biçimi haline getirmiþ öðrenciler yetiþtirmeyi hedefleyen "Bilim Ýnsaný Yetiþtirme Programý" Talim Terbiye Kurulu'nun onayýyla Türkiye'de ilk kez TED Ankara Koleji'nde uygulanmaya baþlandý. Fen Bilimleri ve Sosyal Bilimler olmak üzere iki bölümden oluþan ve dört yýllýk olan Bilim Ýnsaný Yetiþtirme Programýnda Fizik, Kimya, Biyoloji ve Matematik dersleri Ýngilizce okutulmakta. Bilim alanýnda ülkemizin gereksinim duyduðu üstün nitelikli bilim insanýnýn yetiþtirilmesine kaynaklýk etmeyi amaçlayan programda, öðrenciler özel olarak oluþturulan ve oturma düzeniyle, geliþmiþ teknolojik donanýmýyla farklý bir sýnýf ortamýnda öðrenim görmekteler. Her sýnýfta bulunan ve tümüyle öðrencilerin kullanýmýna sunulan dört adet bilgisayar Bilim Ýnsaný Yetiþtirme Programý'nda öðrenim gören öðrencilerin gerek ders konularý gerekse ilgi duyduklarý alanlarda sürekli araþtýrma yapmalarýna olanak saðlamakta. kampüs 75 Okul-Üniversite Ýþbirliðine Dayalý Örnek Bir Akademik Program Program kapsamýnda okul-üniversite iþbirliði hayata geçirilerek öðrencilerin haftanýn belli günlerinde üniversitelerin araþtýrma laboratuvarlarýný kullanmalarý saðlanýyor. Bilim insaný olmaya aday öðrenciler okulda faaliyet gösteren "Ýnnovasyon Kulübü"nün de doðal üyesi sýfatýný taþýyorlar. Ülkemizin ihtiyacý olan bilim insaný potansiyeline önemli katkýlar saðlayacak olan bu benzersiz eðitim programýnda halen 48 öðrenci burslu olarak öðrenim görüyor. TÜBÝTAK Baþkaný Prof. Dr. Nükhet Yetiþ, 10 Aralýk 2007 tarihinde Bilim Ýnsaný Yetiþtirme Programý'na iliþkin TED Ankara Koleji'ne bir ziyaret gerçekleþtirdi. Deðerli Tarihçi ve Yazar Prof. Dr. Sina Akþin TED Ankara Koleji Söyleþi Günleri'ne Konuk Oldu Deðerli tarihçi ve yazar Prof. Dr. Sina Akþin, 14 Aralýk 2007 tarihinde TED Ankara Koleji Özel Lisesi'ne konuk olarak "Yerli Malý ve Tutumluluk" hakkýnda bir söyleþi gerçekleþtirdi. Yerli malý kullanmanýn yurtseverliðin bir gereði olduðunu vurgulayan Akþin, dünyanýn en zengin ülkesi olarak kabul edilen ABD'de halký yerli malý kullanmaya teþvik etmek için kampanyalar düzenlendiðini söyledi. Almadýðýmýz her Türk malýnýn iþsizliðe yol açtýðýný belirten Akþin, yurdunu seven insanlar olarak pahalý-ucuz kriterini gözetmeden yerli sermaye ile üretilen mallarý tercih etmemiz gerektiðinin altýný çizdi. Küreselleþmeyi Batý kapitalizminin büyük "taarruzu" olarak niteleyen Akþin, Türkiye gibi kapitalizme sonradan geçmiþ ülkelerin asýrlardýr sömürge yöntemiyle, köle ticaretiyle büyük bir sermaye birikimi edinmiþ olan Batý kapitalizmiyle aþýk atamayacaðýný vurguladý. Küreselleþmenin karþýsýnda tepki veren iki çeþit model olduðunu söyleyen Akþin, kapitalizme geçen Rusya ve Çin modellerini ve geçiþ sürecinde neler yaþandýðýný öðrencilerle paylaþtý. Ulu Önder Atatürk'ün uyguladýðý iktisat politikasýnýn karma ekonomi olduðunu belirten Akþin, Türk Havayollarý, Ziraat Bankasý ve Halkbankasý dýþýnda tüm kamu teþekküllerinin satýþa çýkarýlmasýný da eleþtirdi. Söyleþinin sonunda Prof. Dr. Sina Akþin, isteyen öðrencilerimize kitaplarýný imzaladý. MART2008 kolejliler kampüs 76 Fotoðraf Dalýnda Ýlk ve Tek Devlet Sanatçýsý Ünvanýný Alan Ozan Saðdýç TED Ankara Koleji Ýlköðretim Okulu'na Konuk Oldu TED Ankara Koleji Ýlköðretim Okulu Fotoðrafçýlýk Kulübü, Kulüp Öðretmenleri Zeynep Togay ve Ýdil Besen Börtücene'nin katkýlarýyla fotoðraf dalýnda ilk ve tek devlet sanatçýsý ünvanýný alan ünlü foto muhabir ve sanatçý Ozan Saðdýç'ý 11 Ocak 2008 tarihinde konuk etti. 1930'lardan baþlayýp 50-60'lý yýllara kadar süren Henri Cartier-Bresson'un öncülük ettiði gerçeklik akýmýný Hayat Dergisi ile Türkiye'ye taþýyan kuþaðýn temsilcisi olan, Ozan Saðdýç, Ýlköðretim Okulu Konferans Salonu'nda gerçekleþtirilen söyleþide öðrencilere fotoðraf ve fotoðraf sanatçýlýðý hakkýnda bilgi verdi. Saðdýç, öðrencilere 1955-1970 yýllarý arasýnda çektiði fotoðraflardan örnekler içeren bir sunum izletti. Fotoðrafçýlýk Kulübünün çalýþmalarýna destek olacaðýnýn sözünü veren Saðdýç'a söyleþinin sonunda, Ýlköðretim Okulu Müdür Yardýmcýsý Iþýl Sertkaya plaket sundu. CEC-Kanada Eðitim Merkezi tarafýndan Kanada Büyükelçiliði'nin katkýlarýyla her yýl düzenlenmekte olan Kanada Eðitim Günleri, bu yýl Ankara ve Ýstanbul'dan önce TED Ankara Koleji'nde gerçekleþtirildi. 20 Þubat 2008 tarihinde TED Ankara Koleji Lise Kýsmýnda gerçekleþtirilen fuarda açýlýþ konuþmasýný TED Ankara Koleji Vakfý Genel Müdürü Sevinç Atabay ve Kanada Büyükelçisi Vekili Graham McIntyre yaptý. Sevinç Atabay, Türkiye'nin en köklü ve kaliteli eðitim kurumu olan TED Ankara Koleji öðrencilerini Kanada'ya götürmenin kolay olmadýðýný söyleyerek, Kanada'dan gelen okul temsilcilerine iyi þanslar diledi ve katýlýmlarý için teþekkür etti. Büyükelçi McIntyre ise Kanada eðitim sistemi, çalýþma ve yaþam koþullarý hakkýnda öðrencilerimize bilgi verdi. Açýlýþ konuþmalarýnýn ardýndan Anaokulu öðrencileri ve Müzik Öðretmeni Serdar Dilekcan yönetimindeki Lise Çok Sesli Korosu katýlýmcýlara konser verdi. Fuarda, veliler ve öðrenciler, Kanada'da eðitim veren 18 seçkin üniversite ve kolejin temsilcileri ile bire bir görüþerek kayýt koþullarý, burs ve öðrenim olanaklarý ile ilgili detaylý bilgi edindiler. “Kanada Eðitim Günleri” Ankara ve Ýstanbul'dan Önce TED Ankara Koleji'nde Gerçekleþtirildi Müþfik Kenter "Bir Garip Orhan Veli" Adlý Oyunu TED Ankara Koleji Özel Lisesi'nde Sergiledi Deðerli tiyatro sanatçýsý Müþfik Kenter, kendisiyle özdeþleþmiþ olan ve 28 yýldýr oynadýðý "Bir Garip Orhan Veli" adlý tek kiþilik tiyatro oyununu, 11 Ocak 2008 tarihinde TED Ankara Koleji Özel Lisesi'nde sergiledi. Ýlk kez 1980 yýlýnda sahnelenen ve Murathan Mungan'ýn, Orhan Veli'nin þiirlerinden kurgulayarak oyunlaþtýrdýðý "Bir Garip Orhan Veli", Kenter'in tek kiþilik oyunlarýnýn en popüleri, en uzun sahneleneni, en çok seyirci toplayan oyunu olarak biliniyor. Kenter'e 10-C sýnýfý öðrencisi Umut Vicdan piyano ile eþlik etti. Öðrenciler ve öðretmenler tarafýndan ayakta alkýþlanan Kenter, oyunun bitiminde öðrencilerle keyifli bir sohbet gerçekleþtirdi. kolejliler MART2008 TORCH Havin ve Murat Ünlü Ýþrun ve Fuat Topçu *14 ÞUBAT SEVGÝLÝLER GÜNÜ* Zengin menüsünden romantik müziklerine, kýrmýzýnýn hakim olduðu eþsiz dekorasyonundan manzarasýna kadar keyifle 14 Þubat Sevgililer Günü TORCH'ta kutlandý. Sevgilerini ölümsüz ve unutulmaz kýlmak isteyen çiftlerimiz canlý müzik eþliðinde dans ederek geç saatlere kadar eðlendiler. *RESTAURANT* Kýþ ve yazýn buluþtuðu bu eþsiz bahçede localarýmýzda þýk dizaynýyla barýmýzda hafta içi, haftasonu sizlere hizmet vermekteyiz. Ýçkilerinizi yudumlayýp, yemeðinizi yerken arkadaþlarýnýzla sohbetler edebileceginiz, dünya mutfaðýndan seçme özel yemekleriyle Torch bahçesinde teras keyfini bizde yaþayýn. Speciyallerimizden Carpoccýo Salata,Vongole (kum midyesi), Bambu Sepette Levrek, tatlýlardan Brownie ve suflemizi denemenizi tavsiye ederiz. *MEZUN GECELERÝMÝZ* Mezunlarýmýzýn özel gecelerinde de onlara ev sahipliði yapýyor. Her ayýn son perþembesi 7374 mezunlarý Torch'ta buluþuyor. 7 Þubat Perþembe akþamý 73-74 mezunlarý Torch'ta buluþup kolej günleri anýlarýný hatýrlayýp, sýcak sohbetler yaptýlar. Kolej fotoðrafçýmýz olan Foto Naci için yapýlan belgesel ve oðlu Özdemir Ertem’le yapýlan röportaj izlenildi. Muhteþem gece 70'lerin müzikleri ve danslarýyla geç saatlere kadar sürdü. 23 Þubat Cumartesi akþamý Canan Iþýk'ýn organizasyonuyla 81 mezunlarý Torch'ta canlý müzik ve balon show eþliðinde toplandý. *MAÇLAR* Rahat oturma gruplarýnda, keyfini çýkaracaðýnýz sýcak bir atmosfer ve kaliteli servis ve yemek sunumuyla tüm lig ve ve Avrupa kupasý maçlarýný dev ekranda Torch'ta izleyebilirsiniz. *NÝKAH & DÜÐÜN ORGANÝZASYONLARIMIZ* Düðün, Niþan, Kokteyl, Sünnet Töreni, Mezuniyet Balosu v.b gibi her toplantý, seminer, organizasyon þýk ve nezih mekanýmýzda düzenlenir. Torch mutfaðýnýn lezzetine mükemmel bir organizasyon yakýþýr. Yeni bir konsept belirleyip, farklý bir çizgide ilerleyip, organizasyonu en ince detaylarýna kadar sizin yerinize düþünüp zevkli ve çarpýcý hazýrlayýp, misafirlerinize unutulmayacak bir seremoni hazýrlayalým. TORCH tekrarý bir daha yaþanmayacak bu özel günde sizlere hizmet etmekten kývanç duyar. **Bu yýl 18.’si düzenlenecek olan Ankara Film Festivali'nin jüri ve konuk sanatçýlarý da öðlen ve akþam yemekleri için Torch'ta aðýrlanacaklar. *Cuma akþamlarý HAPPY FRIDAY ile TÜM ÝÇKÝLERDE % 30 indirim K ý z ý l ý r m a k S o k a k N o : 8 K o c a t e p e / A n k a r a Te l : 0 3 1 2 4 1 7 5 0 5 7 teknoloji 78 Rüzgar ve güneþ enerjisi ile çalýþan Türk tasarýmý tekne Volitan’a büyük ödül O DTÜ Öðretim Üyesi ve Endüstri Ürünleri Tasarýmcýsý Dr. Hakan Gürsu ve yardýmcý tasarýmcý Sözüm Doðan tarafýndan tasarlanan ismini Akdeniz uçanbalýðý 'Volitan'dan alan proje, geleceðin en yenilikçi ve çevreci teknesi olarak Ida 2007'de Büyük Jüri tarafýndan 2 baþlýk altýnda birincilik ödülüne layýk görüldü. Hakan Bey Volitan adlý tekne tasarýmýnýzla Uluslararasý Tasarým Ödülleri (Ida 2007) Yarýþmasýnda 2 dalda birincilik ödülü aldýnýz. Projenizle ilgili bilgi verir misiniz? Volitan nasýl bir tekne modelidir? teklenmektedir. Volitan nokta dönüþü yapabilen ilk deniz aracýdýr. Yakýt baðýmlýlýðýný tamamen ortadan kaldýran, ortalama 16 knot deniz mili ile gece ve gündüz sürekli yolculuk yapabilen, yüksek manevra gücüne sahip, 32 m. boyunda bir yolcu teknesidir. Kurþun þarj pilleri yerine jel akü kullanýmý ile çevre duyarlýlýðýný pekiþtimektedir. Yelkenlerin tasarlandýðý þekli itibarý ile mevcut denge sorunlarýna getirdiði çözümlemeler baþta olmak üzere, tekne tasarýmýnda devrim kabul edilebilecek pek çok yeniliði içinde barýndýrmaktadýr. Volitan geleceðin ulaþým araçlarýndan biri olabilir mi? Üretimine geçilmesi söz konusu mudur? Volitan, güneþ ve rüzgar enerjisi kullanarak hareket eden, deniz suyundan tatlý su çevrimini gerçekleþtiren, karbonNew York'ta her yýl düzenlenen ve dünyanýn en prestijli yadioksit atýk üretmeyen, geleceðin alternatif teknelerinden birisi olarak tasarlanrýþmalarýndan birisi olan Uluslararasý Tasarým Ödülleri (Ida mýþtýr. Volitan, sadece yenilenebilir 2007) Yarýþmasý'nda Hakan Gürsu ve ekibi 'Volitan' adlý tekenerji kaynaklarýnýn kullanýmýný ile hareket etmesi hedeflenen ve bunun önene tasarýmý ile birincilik kazandý. mini insanlýða hatýrlatmak amacýyla tasarlanmýþ yeni bir deniz ulaþým aracý olarak düþünülmüþtür . Güneþ panellerini hareketli katý yelkenler olarak kullanan Daha 1 yýl bu proje diðer ödül alan projeler gibi dünyanýn tekne, dýþýnda yer alan 2 adet hareketli elektrik motoru ile desilgi odaðý olacak, konuþulacak, eleþtirilecek ve tartýþýlacak. Üretimi için görüþmeler baþlayacak! Avusturalya'dan ve Hollanda'dan hemen ilgilenen insanlar var. Fransa'dan ise; yapýlmasý konusunda oldukça ciddi bir teklif tarafýmýza ulaþmýþ bulunuyor. Rusya'dan 2 adet volitan satýn almak konusunda tarafýmýza teklif iletilmiþtir. Þu aþamada Fransýzlar ile ortaklýk teklifi, yapým yeri konusundaki görüþmeler ile yoðun þekilde devam ediyor. Artýk "kýsmet" der eski denizciler.. Uluslararasý Tasarým Ödülleri Yarýþmasý'ndan (Ida 2007) bahseder misiniz? Özelliði nedir bu yarýþmanýn, kimler katýlabilir? Uluslararasý Tasarým Ödülleri 2007 (IDA 2007); mimarlýk, iç mimarlýk, moda, ürün ve grafik tasarýmý konusundaki uluslararasý sýradýþý tasarým çalýþmalarýnýn ayrý ayrý gruplarda deðerlendirildiði organizasyon olarak bilinmektedir. IDA 2007'e; 32 ülkeden 1000'in üzerinde proje katýlmýþ ve eserler dünyanýn önde gelen tasarýmcýlarýndan oluþan büyük jüri tarafýn- kolejliler MART2008 teknoloji 79 dan deðerlendirilmiþtir. Bu deðerlendirme sonucunda ödüle layýk bulunan tüm eserler www.idesignawards.com/winner/07 adresinden izlenebilir. Bu yarýþmada derece almanýzýn size ne tür avantajlarý olacaktýr? Büyük tasarým yarýþmalarýnda para ödülü verilmediði çok bilinen bir gerçektir. Hatta girebilmek için ve her kategori için ayrý ayrý katýlým ücreti ödemek gerekmektedir. Kazandýðýnýzda; IDA tarafýndan bastýrýlan, 100.000 tirajlý bir kitap içersinde, kazanan tüm projeler arasýnda yerinizi alma imkaný buluyorsunuz. Mesajýnýz, kitlelere ve kitaplýklara ulaþýyor. Katýlanlarýn isimleri kadar, ülkeleri de onlarla birlikte her aþamada sergileniyor. Dolayýsý ile, ülke tanýtýmý ve bilimsel imajýný güçlendiren çok önemli bir dizi sergi sunum ve belge dünyayý dolaþýyor. Baþka proje çalýþmalarýnýz var mý? Dünyanýn çevre sorunlarý, öncelikli ve dünyanýn meselelerine yönelik devam eden çalýþmalarýmýz var. Biri port taksi, yat limanlarý içinde zodyak botlarýn yerine ulaþýmda kullanýlacak çevreci bot tasarýmý, diðeri de kýyýlarda gezinti teknesi olarak kullanýlacak elektrik enerjisi ile çalýþan sessiz ve doðaya saygýlý bir 24 kiþilik tekne tasarýmý. Endüstri ürünleri tasarýmýný meslek olarak seçmek isteyen gençlere önerileriniz nelerdir? Tasarým, geleceðin mesleklerinden biri olmasýnýn yanýsýra bu ülkenin "tüketici" konumdan üretici konuma geçiþindeki gizli ve etkin araçlarýndan birisidir. Üretmek, kaliteli ve geçerli, özgün ürünler ile dünya pazarlarýnda var olmak ve bunu istikrarlý bir süreçte geçerli kýlmak için tasarým gücümüzü markalaþtýrmak bir politik hedef olmalýdýr. Bu bir devlet politikasý olarak eylem planlarýnda yerini almalý, gözle görünür sonuçlarý için de sabýr gösterilmelidir. MART2008 kolejliler Kaybettiklerimiz HALÝL ZORAL’67 Halil Zoral, 1949 yýlýnda Ankara’da doðdu. 1967’de TED Ankara Koleji’nden, 1971’de ise ODTÜ Makine Mühendisliði’nden mezun oldu. ABD’de Syracuse Üniversitesi’nde Ýþletme masterý yaptýktan sonra Betopan Çimento ve Nurol Makine’de görev aldý. Evli ve bir kýz, bir erkek babasý olan Halil ZORAL, 29.02.2008 tarihinde hayatýný kaybetti. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesi ve sevenlerine baþsaðlýðý diliyoruz. ERDÝNÇ AKRABAOÐLU’65 1946 yýlýnda Ankara’da doðan Erdinç Akrabaoðlu, 1965 yýlýnda TED Ankara Koleji’nden mezun oldu. 1970’de Ýstanbul Ýktisadi Ticari Ýlimler Akademisi’ni tamamladýktan sonra Ýngiltere’de master yaptý. Türkiye’ye döndükten sonra kendisini Bartýn’da hayýr iþlerine adayan Erdinç Akrabaoðlu’na Allah’tan rahmet, sevenlerine baþsaðlýðý diliyoruz. HACER ÖZMEN Okulumuz eski Türkçe öðretmenlerinden Hacer Özmen 09.01.2008 günü hayatýný kaybetmiþtir. Kendisine Allah’tan rahmet, yakýnlarý ve sevenlerine baþsaðlýðý diliyoruz. SABAHAT PAMÝR TED Ankara Koleji eski felsefe öðretmenlerinden Sabahat Pamir, 23.02.2008 günü hayatýný kaybetmiþtir. Sabahat Pamir’e Allah’tan rahmet, sevenlerine baþsaðlýðý diliyoruz. MUKBÝLE BERKTÝN Tabiat Bilgisi ve Türkçe eski öðretmenlerimizden Mukbile Berktin, 19.01.2008 günü hayatýný kaybetmiþtir. Kendisine Allah’tan rahmet, yakýnlarýna baþsaðlýðý diliyoruz. FAHRUNNÝSA OKTAY Okulumuz eski sýnýf öðretmenlerinden Fahrunnisa Oktay, 30.01.2008 günü hayatýný kaybetmiþtir. Baþmuavinlik görevinde de bulunan Oktay’a Allah’tan rahmet, sevenlerine baþsaðlýðý diliyoruz. Kaybettiklerimize Allahtan rahmet, baþta yakýnlarý olmak üzere tüm Kolej camiasýna baþsaðlýðý diliyoruz kolejliler MART2008
Benzer belgeler
ALBARAKA TÜRK Faaliyet Raporu 2002
sektörü zayýfladýðý dönemlerde, Türkiye'de ekonomik sýkýntýlarýn da baþladýðýný görürsünüz. Sektörün hýzlandýðý dönemlerde
ise ülkede kalkýnma hýzý çok yükseklere çýkar. Ýnþaat ülkenin
kalkýnmasýnd...