93 1-39.qxp - TED Ankara Koleji Mezunları Derneği
Transkript
93 1-39.qxp - TED Ankara Koleji Mezunları Derneği
indeks S 2 7 10 Konuk Yazar Cüneyt Ülsever’63 12-18 Kariyer Zeynep Erkunt Armaðan’78 Aktüalite K 19-22 24-32 Duyurularýmýz 8 Portre Renan Pekuysal Özen’77 Bizim Dünyamýz 34 Saðlýk Kemal Benli’65 E 36 38 D Kiþisel Geliþim R.Neslihan Rugancý’79 40 N Gurme / Turta 46 Çocuk Þenay Haspolat’78 I 42 Mesaj Kutusu Kaya Boztepe’79 44 Gezi Rehberi Samsun i n d e k s Maariften Yetiþenler Turhan Dökmeci’41 indeks 3 Yayýn Kurulu Suzan Bilgen Özgün (‘81) (Baþkan) 50 Þenol Sarýsoy (‘82) (Baþkan Yardýmcýsý) Can Çýðýrgan (‘80) Aydan Þahin Ercan (‘82) Seda Özbulut Uzbek (‘95) Yazý Ýþleri Müdürü M. Kutluhan Olcay (‘93) Keyif Begüm Salýrlý’84 Katkýda Bulunanlar Ayfer Niðdelioðlu (‘81) Boðaç Çekinmez (‘99) 6000 adet bastýrýlmýþtýr. Dernek üyelerine ücretsiz daðýtýlmaktadýr. Yazýlarýn hukuki mesuliyeti röportaj sahiplerine ve yazarlarýna aittir. ISSN: 1305-5283 Kültür-Sanat Ayþegül Arsoy Atik’66 56 Renk Ayrýmý Filmsan Ýmtiyaz Sahibi Ankara Kolejliler LTD. ÞTÝ. adýna Bülent Baðdatlý (‘81) 58 Yaþam Kalitesi HLC Güzellik ve Estetik Merkezi Baský Ajans-Türk A.Þ. Reklam ve Ýrtibat TED ANKARA KOLEJÝ MEZUNLARI DERNEÐÝ Kýzýlýrmak Cad. No: 8 06640 Akay / Ankara Tel :+90.312 424 03 06-07 +90.312 418 74 30 Fax :+90.312 418 74 41 www.kolej.org Yaþam Kalitesi Mehmet Tümer’81 54 Yapým Ajans-Türk A.Þ. Arzu Akgün (Koordinatör) Okur önerileri ve yorumlarý için e-mail: [email protected] 52 48 Sosyal Sorumluluk Öz-Ge Der Moda-Tasarým Cinisli/Hakan Macit’98 62 66 Kültür-Sanat Burak Tokcan’97 Hobi Ahmet Uluð Atay’79 64 Spor NCD Pilates 72 68-71 Türk Eðitim Derneði KolejIN KAPAK FOTOÐRAFI: 1979 yýlý 19 Mayýs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramý törenlerinde TED Ankara Kolejli bir grup kýz öðrenci. Ýlk sýra Pelin Saðlam'81, Arzu Topal'81, ikinci sýra Elçin Çiðner'81, Ayda Uçul'81, Arzu Ýnan'81, üçüncü sýra Lale Platin’81 (soldan saða). 74 Kampüs 78 Torch 80 Kaybettiklerimiz baþkandan mesaj 5 DAHA GÜÇLÜ BÝR SÝVÝL TOPLUM ÖRGÜTÜ OLUYORUZ Sevgili Kolejliler, TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði, kurulduðu günden bu yana Atatürk Ýlke ve Devrimleri çerçevesinde, sahip olduðu özellikleri yitirmeden, sosyal sorumluluklarýný en iyi þekilde yerine getirmeye devam etmektedir. Bu amaçla önceki Genel Baþkanýmýz Kemal Ziya Savran'dan, devraldýðým baþkanlýk görevini, bugüne dek verilmiþ tüm çabalarýn ve emeklerin ýþýðýnda daha ileriye götürmeyi amaçlýyorum. Derneðimiz yaptýðý çalýþmalarla giderek daha güçlü bir sivil toplum örgütü olma yolunda ilerliyor. Görevimiz, TED Ankara Koleji Mezunlarý olarak Ulu Önder Atatürk’ün yolunda ilerlemek ve toplum içinde örgütlü bir ses olabilmektir. Bunun için de bazý somut adýmlar atýyoruz. Bu amaçla gündemde olan geliþmelerle ilgili olarak sempozyum ve seminerler düzenliyoruz. Örneðin, 8 Nisan 2008 tarihinde TOBB Ekonomi Üniversitesi'nde düzenlediðimiz "Anayasa Taslaðý Sempozyumu", alanýnda çok özel isimlerin katýlýmýyla gerçekleþtirildi. Bülent BAÐDATLI TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði Genel Baþkaný Derneðimiz,büyük bir azimle gerçekleþtirilen sosyal sorumluluk projelerinin yaný sýra sanatsal faaliyetlere de oldukça önem vermektedir. Derneðimizin kuruluþunun 40. yýlý etkinlikleri kapsamýnda, 26 Ocak 2008 tarihinde düzenlenen "Kýrmýzý Ev" müzikali izleyiciler tarafýndan büyük beðeni toplayan bir etkinlik olmuþtur. Önümüzdeki günlerde de bu tür faaliyetlerimiz devam edecektir. Bu etkinliklerin yaný sýra büyük bir istek ve heyecanla inþasýna devam ettiðimiz KolejIN tesisimizin yapýmýna hýzla devam edilmekte ve proje, mezunlarýmýzýn maddi ve manevi katkýlarý ile Derneðimizin gözbebeði olma iþlevini sürdürmektedir. 8 bin metrekare alan üzerine kurulu olan KolejIN tesisimizin þu anda 1200 üyesi bulunuyor. TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði sosyal yaþama verdiði önemin altýný bu proje ve çalýþmalarla bir kez daha çizmektedir. Derneðimizin faaliyetlerinden biri olan Tenis Turnuvasý da her yýl olduðu gibi bu yýl da çok geniþ bir katýlýmla gerçekleþtirildi. Turnuvamýz, Ankara'nýn heyecanla beklenen en büyük tenis turnuvalarýndan biri olma yolunda ilerlemektedir. Bu coþkunun artmasýnda katkýsý olan tüm arkadaþlarýmýza ayrýca teþekkür etmek istiyorum. Bizleri mutlu eden baþka bir olay ise, Casa TED Basketbol takýmýmýzýn bu sezon elde ettiði baþarýlardýr. Takýmýmýzý bir kez daha gönülden kutluyoruz. 93. sayýsýný çýkardýðýmýz dergimizin içeriðine bu sayýmýzdan itibaren "Sosyal Sorumluluk" bölümümüz de eklenmiþ bulunmaktadýr. Yine birbirinden deðerli konuklarýn yer aldýðý dergimize röportaj ve yazýlarýyla katkýda bulunan herkese çok teþekkür ediyorum. Son olarak, tüm gençlerimizin, en güzel bayramlarýmýzdan biri olan 19 Mayýs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramlarýný ve evlatlarýný sonsuza kadar sevecek olan annelerimizin, Anneler Günü’nü coþkuyla kutluyor, geleneksel Kuru Fasulye Günümüz, Mezuniyet Balomuz ve Uçurtma Þenliðimize tüm Kolej camiamýzý bekliyoruz. Saygýlarýmla Bülent Baðdatlý Genel Baþkan MAYIS2008 kolejliler konuk yazar 7 50 YIL SONRA TED ANKARA KOLEJÝ KAMPÜSÜ’NDE 2008 yýlýnýn Ocak ayý sonunda düzenlenen “80.Yýl Uluslararasý Eðitim Forumu”nda konuþma yapmak üzere Türk Eðitim Derneði Genel Baþkaný Selçuk Pehlivanoðlu’ndan davet alýnca boðazým düðüm düðüm oldu. Çok heyecanlandým. Ben TED Ankara Koleji’ne 1958 yýlýnda ilk adýmýmý atmýþtým. Þimdi, 50 yýl sonra okuluma tekrar adým atmak üzere davet alýyordum. Bir araba beni Kampüs’e getirdiðinde ilk önce yanlýþ bir yere geldiðim duygusuna kapýldým. Ýncek Kampüsü’nde Türkiye’nin ancak belirli sayýda üniversitesinin sahip olduðu modern binalar, teknolojik imkanlar ve spor alanlarý yer alýyordu. Ýlk önce büyük yabancýlýk çektim, tedirginlik yaþadým. Olamaz, burasý benim ilkokulu okuduðum okul olamazdý. Ben baþka bir okula gelmiþtim. Sonra koridorlarý dolaþmaya baþladým. Sýnýflardaki kokuyu kokladým. Yavaþ yavaþ benim okulumun ruhunun bu binalarda da dolaþmaya baþladýðýný hissetmeye baþladým. Nasýl ki ben 50 yýl içinde deðiþmiþtim, okul da deðiþmiþti. Ama nasýl ki benim içimde 50 yýl evvelki ruh aynen duruyordu, Ankara Koleji’ni Ankara Koleji yapan ruh da koridorlarda dolaþmaktaydý. Benim ile okulum arasýnda tek fark yýllar içinde onun yenilenmesi, benim eskimemdi. Birden içim ýsýndý. Sýnýflarda, kantinlerde Bahar’ý, Temel’i, Afife’yi, Ahmet’i, Meltem’i, Turgut’u, Sulhiye’yi aramaya baþladým. Yoktular! Gözlerim doldu, kimseye göstermemek için tuvalete kaçtým. Orada bir el bana ulaþtý ve beni 50 yýl önce her çaðrýþýnda ödümün aðzýma geldiðini zannettiðim ilkokul öðretmenim Þenel Güven’in karþýsýna dikti. “Anlat bakalým Cüneyt!” Yer Kurtuluþ. Yýl 1958! *** Lacivert ceket, gri pantolon, beyaz gömlek, lacivert papyon... Sabahýn köründe Sýhhýye Ýlkiz Sokak, Taþkýn Apartmaný’nýn 6.katýndaki sobalý evde sýcacýk yataðýmdan kaldýrýlýp, hayatýmda hiç giymediðim çeþitte giysileri giydikten, rahmetli annemin zorla yedirdiði bir dilim ekmeði ve bir parça peyniri boðazýmdan zorla geçirdikten sonra, bir elimde çanta, diðer elim anamýn elinde, ýlýk bir sonbahar sabahý Ýlkiz Sokaðý yürüyüp, Saðlýk Bakanlýðý’nýn yanýndaki sokaðý da katettikten sonra Ankara Koleji’ne ilk adým atýþýmý sanki her Dr. CÜNEYT ÜLSEVER’63 þey dün yaþanmýþ gibi hatýrlýyorum. 50 yýl göz kapayýp açýlana dek süren zamana sýðan mesafede. Gri binalar arasýnda beton üzerinde çýfýtlarý top yaparak oynanan futbol, ip atlayan kýzlarýn oyununu bozmaca, kan ter içinde birbirini kovalamaca, sýnýfta Bahar’ýn gözlerine bakmak ve eyvah sözlüye kalkmak... Hepsi dün yaþandý! Cepteki harçlýða güvenildiðinde, öðle yemeðinde Kýzýlay’daki Piknik’e kaçýþ, 2 adet sosisli-Rus salatalý sandviçi bir bardak limonata ile mideye indiriþ dün bile deðil, bugün öðlende oldu. *** Beni ailem ortaokulda Ankara’dan koparýp Ýstanbul’da English High School’da okutmaya getirdiklerinde bünyemin alt üst oluþu da çok yakýn bir tarihte yaþandý. Sadece 45 yýl önce... Ankara’da herkes babam gibi memurdu ve herkes tarif gereði eþitti. 600-700 metre uzunluðundaki sokaðýmýzda sadece 2 adet özel araba vardý. Akþam radyo dinlenir, “Arkasý Yarýn” katiyen kaçýrýlmazdý. Adnan Menderes’in Baþbakan olduðunu, sonra da bir darbe ile alaþaðý edildiðini bana o radyo öðretmiþti. Hafta sonlarý maçlarý yine o radyodan Kemal Deniz anlatýrdý ve ben Fenerbahçe’nin Ankara 19 Mayýs Stadý’nda maç yapmaya geleceði haftalarý iple çekerdim. Ýstanbul’dan 2 takým gelir, 2 Ankara takýmý ile Cumartesi-Pazar 2 maç yaparlardý. Deðil maça gitmek, stadýn etrafýnda dolanmak bile inanýlmaz keyif verirdi. Maçlarýn tekrarý Karanlýk Bahçe’de ter içinde koþarak yaþanýrdý. Profesyonel futbolcularý bilmem ama fazla terleyen bizlere analarýmýz dayak atarlardý. Maç yoksa; Ankara, Ulus ve Büyük Sinemalarda film seyretmek, Kamil Usta’da kebap yemek hafta sonlarý baþarýlý öðrencilerin hediyesi idi. Yeni ayakkabý alýnýnca o gece yatakta gýcýr gýcýr ayakkabýlarýn çiftine birden sarýlarak uyunurdu... *** Ankara, Ankara Koleji, arkadaþlarým ve öðretmenlerim hepsi çok güzeldiler. 50 yýl sonra hâlâ çok güzeller. 50 yýl zaten dün kadar yakýndýr. MAYIS2008 kolejliler portre 8 Varan Turizm Yönetim Kurulu Üyesi Renan Pekuysal Özen’77 Ýlklerin þirketi Varan 1946 yýlýnda Kadýköy-Pendik arasýnda taþýmacýlýk yaparak sektöre giren Varan Turizm bugün karayolu taþýmacýlýðýnda Türkiye’nin önder þirketi konumunda. Varan Turizm’de Yönetim Kurulu Üyeliði görevinde bulunan mezunlarýmýzdan Renan Pekuysal Özen’77 ile Varan Turizm’in tarihi ve gelecek hedefleri üzerine görüþtük. Bize özgeçmiþiniz hakkýnda bilgi verir misiniz? 959 doðumluyum. Ýlk, orta ve lise tahsilimi TED Ankara Koleji’nde yaptým. 1977 yýlýnda mezun oldum. O günün ülke þartlarýndan dolayý üniversite tahsilimi yurtdýþýnda yaptým. Ýþletme mezunuyum. Üniversiteyi iki sene Strasburg’ta, iki sene Heidelberg’te okudum. Tahsil hayatýmý tamamladýktan sonra Türkiye’ye döndüm. Evlendim, 2 çocuk sahibi oldum. Öncelikle çocuklarýmý yetiþtirmek istediðim için uzun bir süre çalýþmadým. 1998 yýlýnda Varan Turizm’in kurucularýndan olan babam Erol Pekuysal’ýn vefatýndan sonra, onun býraktýðý yoldan devam etmek için çalýþma hayatýna baþladým. 2001 yýlýndan bu yana Varan Turizm Yönetim Kurulu’nda bulunmaktayým. 1 Siz Varan Þirketler Grubu’nda Yönetim Kurulu Üyeliði görevinde bulunuyorsunuz. Ýþinizin detaylarý ve incelikleri hakkýnda neler söyleyebilirsiniz? Kalite ve güven 60 yýldýr Varan markasýyla birlikte anýldý. Varan kaliteli ve güvenli hizmetini yenilikçi anlayýþla her zaman bütünleþtirmiþtir. Bu sektörde her zaman ilklere imza atarak öncü firma olma özelliðini hep korudu. Bizim faaliyet alanýmýz hizmet sektörü, insan iliþkileri çok önemli, bu yüzden bütün departmanlardaki personelimiz pe- kolejliler MAYIS2008 riyodik eðitimden geçer. Hizmet verdiðimiz müþteri profili, eðitimli, yenilikleri takip eden ve sorgulayan bir kesim. Bundan sonraki hizmet anlayýþýmýz da asla kaliteden taviz vermeden kendimizi sürekli yenileyerek yolumuza devam etmektir. Varan Turizm sektörde önde gelen, isim yapmýþ þirketlerin baþýnda geliyor. Þirketinizin tarihçesi, geliþimi ile ilgili olarak bizleri bilgilendirir misiniz? Varan Turizm 1946 yýlýnda 3 kardeþ tarafýndan Ýstanbul’da kurulmuþtur. Ýlk otobüs seferleri Kadýköy-Pendik arasýnda yapýlmýþtýr. 1960 yýlýnda Ýstanbul-Ankara seferleri baþlatýlmýþ ve zaman içinde seferler ve güzergahlar artmýþtýr. Varan bugün yurtiçi ve yurtdýþý hizmetlerine devam etmektedir. Turizm sektörü birçok ilki de Varan ile birlikte yaþadý. Bize biraz bu ilklerin neler olduðundan bahseder misiniz? Varan 1960 yýlýnda Ýstanbul-Ankara seferleri ile birlikte yolcularý evlerinden alarak, ilk þehir içi servis hizmetini vermeyi baþlattý. Avrupa karoseri yatar koltuklu panoramik otobüsleri ilk kez Türkiye’ye getirdi. Yine Türkiye’nin ilk baðýmsýz otobüs terminali ve baðýmsýz konaklama tesisini hizmete açtý. 2002 yýlýnda Avrupa’nýn en iyi otobüsü seçilen SETRA’larý, 1984’de ilk kez Türkiye’ye getiren Varan’ýn, bugün 300’ün üzerinde otobüsü bulunuyor. Karayolu seyahatinde çift katlý otobüs servisi ilk kez Varan tarafýndan gerçekleþtirildi. 1995 yýlýnda telefonla bilet satýþý, 1998’de dünyada ilk kez internetten bilet satýþý, yine 1998’de dünyada karayolu taþýmacýlýðýna ilk kez verilen portre 9 ISO 9001 Kalite Belgesi’nin alýnmasý Varan’ýn ilklerinden bazýlarý. Varan 2000 yýlýnda ilk kez her koltuðun önünde video ve TV monitörleri ile çok kanallý stereo müzik tesisatýyla donatýlmýþ multimedia otobüsleri getirdi. Ayrýca 2004 yýlýndan bu yana DeLuxe seferlerinde kablosuz internet eriþimi bulunuyor. Diðer seferlerde de yaygýnlaþtýrmaya çalýþýyoruz. Varan’ýn sadece Türkiye’de deðil, dünya genelinde gerçekleþtirdiði bir diðer ilk, Varan Bistro otobüsler. 51 yolcu kapasiteli bu otobüslerde lüks bir Fransýz restoraný þeklinde dizayn edilmiþ 16 kiþilik bir “bistro” katý bulunuyor. Varan Turizm’in yeni açýlýmlar içinde olduðunu basýndan öðreniyoruz. Ankara’da bir otel planýnýzýn olduðunu biliyoruz. Bu ve diðer planlarýnýzý ve gelecek hedeflerinizi öðrenebilir miyiz? Varan’ýn Söðütözü’nde 2010 yýlýnda iþletmeye açýlmasý planlanan Mövenpick ile iþbirliði içinde olduðu bir otel projesinin startý verildi. Bundan baþka Varan markasý adý altýnda 76 çeþit gýda ürünü satýþa sunuldu, zaman içinde satýþlarýn yaygýnlaþmasý hedeflerimiz arasýnda. Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde açýlan “Varan Turkuaz” adlý restoranýn marka haline getirilmesi ve bir restoran zinciri oluþturulmasýna yönelik çalýþmalar yapýyoruz. Siz Türkiye’nin önde gelen þirketlerinden birinde yöneticilik yapýyorsunuz. Mesleðinizi yaparken bayan olmanýzýn bir sorun olarak karþýnýza çýktýðý durumlar yaþadýnýz mý? Varan güçlü bir tarihi geçmiþe sahip, tam bir kurum mantýðýyla çalýþan bir firma. Bayan sayýsýnýn az olduðu bir sektör olmasýna raðmen kurum mantýðýnýn her zaman ön planda olmasýndan dolayý hiçbir zaman herhangi bir zorlukla karþýlaþmadým diyebilirim. Mezun olacak gençlere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz? Ýþ ararken veya bir iþ görüþmesinde dikkat etmeleri gereken noktalar neler olabilir? Sizin eleman alýrken aradýðýnýz genel özellikler nelerdir? Gençlere tavsiyem, tek bir konuda uzmanlaþmamalarý olacak. Kendilerini birden çok konuda geliþtirsinler. Her zaman öðrenmeye açýk olsunlar. Mutlaka yabancý dile önem versinler. Yabancý dil, artýk her sektörde tercih sebebi. Varan Turizm olarak biz eleman alýrken deneyim sahibi olmalarýna çok önem veriyoruz. Seçeceðimiz kiþinin sektörde tecrübe kazanmýþ olmasý gerekiyor. Siz TED Ankara Koleji mezunusunuz. Kolej mezunu olmanýzýn iþ ve özel hayatýnýzda etkileri neler oldu? Kolej mezunlarýnýn her alanda iyi yerlerde olduðunu görmek çok gurur verici. Kolejli olmamým bana kazandýrdýðý en önemli þey saðlam dostluklar ve arkadaþlýklar. Lise arkadaþlarýmýn yeri benim için çok özel, onlarla her fýrsatta birlikte olmaya çalýþýyorum. Okulun bize aþýlamýþ olduðu kolej kültürü her ortamda kendini hissettiriyor. Aldýðýmýz eðitimin gücünü ve bunun saðladýðý avantajlarý her alanda görüyorum. MAYIS2008 kolejliler kariyer 10 Erkunt Tarým Makinalarý Genel Müdürü Zeynep Erkunt Armaðan’78 Yurtdýþýna satýlan ilk Türk tasarýmý traktör olan ArmaTrac’ýn üreticisi Erkunt Tarým Makinalarý Genel Müdürü Zeynep Erkunt Armaðan’78, Türkiye’nin ilk defa Erkunt’la kendi traktör markasýný yarattýðýný belirtiyor. Bunun çok gurur verici olduðunu kaydeden Zeynep Haným ile dergimiz için bir söyleþi gerçekleþtirdik. “Hedefimiz traktör sektöründe aranan bir isim olmak” Erkunt Traktör, yýllar önce traktör parçalarý üreterek girdiði sektörde þimdi kendi markasýyla traktör üretimi yapýyor. Firmanýzýn kuruluþ ve geliþim aþamalarý hakkýnda bilgi alabilir miyiz? rkunt 55 yýl önce Türkiye’nin ilk döküm fabrikasý olarak Türk Sanayii’ne girdiðinde, o günün kurucularý dahi bir gün böyle bir geliþmenin olabileceðini tahmin edemezlerdi. Erkunt, Türkiye’de bir ilki baþardý. Tabii ki bugüne kadar Türkiye’de traktör üretiliyordu, 55 yýl önce çiftçi Türkiye’de üretilen traktörle tanýþtý. Ama Türkiye ilk defa Erkunt’la kendi traktör markasýný yarattý. Sadece Türkiye için de yaratmadý. Yurt dýþýna satýlan ilk Türk traktörü olmanýn gururu ne kadar büyük bir bilseniz. Kuruluþumuz resmi olarak 2003 yýlýndadýr. Ama hikayenin baþlangýcý daha eskilere gidiyor. Hikaye 2000 yýlýnda, 3’lü bir takýmla baþlýyor. Mümin Erkunt, Tuna Armaðan ve Zeynep Erkunt Armaðan. Mümin Bey, soyadýmdan da anlaþýldýðý gibi, babam. Nihai ürün üretme hayalleri uzun yýllardan beri var. Ama artýk gerçekleþtiremeyecek kadar yorulmuþ. Tuna Armaðan ise kocam. Yýllardan beri Döküm Fabrikalarý’nýn Genel Müdürlüðü’nü yapmakta ve çok ciddi bir vizyoner. E bana da misyoner olmak düþüyor, ekibin daðýlýmýndan anlaþýldýðý gibi. Tuna; nasýl bir traktör, hangi teknik özelliklerde olmalý, hangi segmentten baþlamalý, hangi segmentte hiç olmamalý gibi can damarý iþleri üstleniyor, ben de þirketin kuruluþu, organizasyonu, ürünlerin adýnýn verilmesi, finansal alt yapýnýn oluþturulmasý gibi detaylarla uðraþýyorum. Ön hazýrlýk çalýþmalarý ve orta- E kolejliler MAYIS2008 ya bir prototip traktörün çýkmasý 2003 yýlýný buluyor ve þirketi kuruyoruz. 2004 yýlýnda da gerekli üretim ve satýþ izinlerini alýp üretime baþlýyoruz. Ýþte böylece bir hayal, adým adým gerçeðe dönüyor. Sonra da takip eden 3,5 yýl içinde büyüyen, geliþen ve serpilen Erkunt Traktör, bulunduðu illerde piyasanýn üçüncülüðüne kadar çýkýyor. Bu traktörün tasarýmýnda Türk çiftçisinin hangi ihtiyaçlarýný göz önüne aldýnýz? Türk çiftçisinden önce, Türkiye’nin her coðrafi bölgesi iklim, toprak özellikleri ve ürün özellikleri açýsýndan çok detaylý incelemeye alýndý. Ar-Ge grubumuz önce topraklarýmýzda en üstün performansý verecek traktörü yaratmak için çalýþtýlar. Çiftçinin ihtiyacý ile ilgili araþtýrmalar bunu takip etti. Traktörü tasarlarken ulaþýp fikirlerini sorduðumuz, sýkýntýlarýný ya da iyileþtirme taleplerini dinlediðimiz çiftçi sayýmýz 20.000 civarýndadýr. Ýletiþim bilgileri bugün dahi bilgi bankamýzda saklanmaktadýr. Yaptýðýmýz her yenilikten, çýkardýðýmýz her üründen kendilerini haberdar ederiz. Enteresan bir bað kuruldu aramýzda. Onun içindir ki, mevcut traktörleri ile yapmakta zorlandýklarý her iþ için kendileri öneriler geliþtirmekte, bize bildirmekte ya da ihtiyaçlarýný anlatmak, tabir yerinde ise yerinde göstermek üzere bizi köylerine, tarlalarýna davet etmektedirler. Yurtdýþýnda hangi ülkelere traktör ve traktör parçalarý ihraç ediyorsunuz? Traktör parçasý dediðiniz zaman, tabii ki bu fabrikayý da ama çoðunlukla döküm ve makine fabrikalarýmýzý ilgilendiren bir soru sormuþ oluyorsunuz. Döküm fabrikamýzdan parça ih- kariyer 11 racatýmýz üretimimizin %82’si civarýnda olup, büyük oranda Almanya, Ýngiltere, Ýtalya, Avusturya ve Finlandiya’ya yapýlýyor iken, traktör fabrikamýzdan komponent ihracatýmýz; Avusturya’ya, traktör ihracatýmýz ise; Bulgaristan, Romanya, Sudan ve Tanzanya’ya yapýlmaktadýr. Türkiye bir tarým ülkesi ve siz de tarým makinalarý parçalarý ve traktör üretimi yapýyorsunuz. Türkiye genelinde çiftçilerle ihtiyaçlarýný belirlemeye yönelik araþtýrmalar yapýyor musunuz? Biz hem çok ciddi çalýþmalar ve incelemeler yapýyoruz hem de çiftçilerimizden gelen talepleri deðerlendiriyoruz. Zýraat fakülteleri ile çalýþýyoruz, oradaki kýymetli hocalarýmýzdan fikirler alýyoruz. Yani, iyileþmek ve geliþmek adýna, çiftçinin ihtiyacýný karþýlamak adýna hiç durmadan çalýþýyoruz. Küresel ýsýnma ülkemizde de etkilerini zaman zaman gösteriyor. Bu durum Türk çiftçisini dolayýsýyla sizi ne oranda etkiledi? Geçen sene hem tarým sektörü hem de traktör sektörü olarak çok sýkýntý yaþadýk. Ancak bu sýkýntýyý ya da açýkça telaffuz etmek gerekirse, kuraklýðý, %100 küresel ýsýnmaya baðlamak kanýmca doðru olmaz. Yýllara göre, meteoroloji istatistiklerini incelediðimizde, dönem dönem yaðýþýn neredeyse onda bire düþtüðü yýllar yaþanmakta. Yalnýz Türkiye’de de deðil, bu istatistikler dünyanýn tamamý için deðiþkenlik gösterse de mevcut. Geçen sene hem Türkiye hem Balkanlar hem Avrupa ülkeleri, kar ve yaðmur yaðýþý eksikliðinden çok kötü etkilendik. Trakyalý çiftçinin ayçiçeðini tarlada býraktýðý, üzücü bir seneydi 2007. Bizim satýþlarýmýz da bu krize baðlý olarak çok düþtü tabii ki. Bu kýþý, geçen kýþa oranla daha yaðýþlý geçirdik, ürün mutlaka geçen yýla göre daha iyi olacak. Dolayýsý ile bizim satýþlarýmýz üzerindeki etkisi de pozitif olacak. Ama acaba yaðýþ, þehirlerdeki barajlarý doldurmaya yetti mi? Çok þüphem var. Gerek çiftçi gerek þehirde yaþayan bizler, hepimiz su tasarrufu konusunu dikkate almazsak, korkarým çocuklarýmýza kötü bir miras býrakmýþ olacaðýz. Erkunt Traktör Sanayii olarak gelecek için plan ve hedeflerinizi öðrenebilir miyiz? Plan ve hedeflerimi, orta vade ve uzun vade olarak deðer- Zeynep Erkunt Armaðan’78 1961 yýlýnda Ankara’da doðan Armaðan, ilk, orta ve lise eðitiminin tamamýný TED Ankara Koleji’nde tamamladý. 1978 yýlýnda mezun olduktan sonra Hacettepe Üniversitesi Ekonomi Bölümü’ne girdi. Üniversiteden mezun olduktan hemen sonra Erkunt Tarým Makinalarý’nda çalýþma hayatýna atýldý. 26 yýldýr aralýksýz çalýþan Zeynep Erkunt Armaðan, evli ve 2 çocuk annesi. lendiririm. Çünkü hiçbir ciddi ve büyük hedefe kýsa vadede ulaþýlamayacaðýný bilirim. Kuruluþta koyduðumuz 3 önemli orta vade hedefimizin hepsini gerçekleþtirdik. Bu kadar yeni ve genç bir þirket olmamýza raðmen, 2 yýl içinde TSE ISO EN 9001 Kalite Yönetim Sistemi, TSE EN ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi, TS 18001 (OHSAS) Ýþçi Saðlýðý ve Güvenliði Yönetim Sistemi gibi tüm önemli kalite belgelerini aldýk. Traktörlerimizi Avrupa’da satabilmek için gerekli olan Avrupa Birliði Homologasyon Belgesi’ni tüm traktörlerimiz için aldýk. Ýlk 3 senede ulaþmayý hedeflediðimiz Türkiye çapýnda 50 adet yetkili satýcý hedefimize ulaþtýk. Þimdi yine bizim gibi bir fabrika için çok önemli olan ISO 27001 Bilgi Güvenliði Yönetim Sistemi sertifikasýný almak üzere çalýþmalarýmýzý yapýyoruz. 55 yýlýn profesyonel yönetim anlayýþý ile kurulduðumuzu düþününce, bu belgeyi de alýp Türkiye’deki sayýlý belge sahibi firmalarýn arasýnda yer alacaðýmýza yürekten inanýyorum. Yine geçen yýl konmuþ baþka bir orta vadeli hedefimiz de, 2009 yýlýna 80 yetkili satýcý ile baþlamak. Þu anda gelen talepleri deðerlendirmeye yetiþmekte güçlük çektiðimize bakýlýrsa, bu hedefimize de ulaþacaðýmýzý düþünüyorum. Gelelim uzun vadeli hedeflerimize. Pek tabii ki, Erkunt ve ArmaTrac adýný Türkiye ve Dünya pazarlarýnýn kalýcý bir oyuncusu yapmak ve traktör sektöründe aranan bir isim olmak. Zeynep Haným TED Ankara Koleji mezunu olarak, Kolej’in sizin için neler ifade ettiðinden bahsedebilir misiniz? O yýllarýnýza dair anýlarýnýzdan örnekler verir misiniz? Herþeyden önce þunu belirtmem lazým. TED Ankara Koleji’nde eðitim görmüþ olmaktan gurur duyuyorum. TED Ankara Koleji bir ekol. Onun bir parçasý olmak da çok ayrýcalýklý bir duygu. Bugün piyasada baþarýlý olmuþ giriþimcilerin, yöneticilerin, sanatçýlarýn, doktor, avukat, mimar ve diðer serbest meslek sahibi kiþilerin Kolej mezunu olduðunu anladýðýmda, hâlâ o Kolejli ruhu ile kendimi onlara daha yakýn hissettiðimi, baþarýlarýndan okuluma pay çýkardýðýmý görüyorum. Ýþlerimin ve aile hayatýmýn yoðunluðundan dolayý çok fazla lokalimize gidemiyorum ama fiziken nerede olduðumun deðil, ruhen kendimi nerede hissettiðimin önemli olduðunu düþünüyorum. Bu sene mezuniyetimin 30. yýlýný kutlayacaðým. Geçen sene de eþimin mezuniyetinin yýldönümü idi. Kolej Marþý’ný söylerken, ortaokulun bahçesinde Atatürk büstünün önünde, rahmetli müdürümüz Nejat Ýlhan Leblebicioðlu’nun yönetiminde marþýmýzý söylediðimiz günler geldi gözümün önüne. Sigara dumaný mý çoktu, ben mi çok duygulandým bilemedim ama yanýmdaki arkadaþým “gözlerin sulandý, aðlýyor musun?” deyince anladým ki, ben bu okulu, üzerinden 30 yýl geçmiþ de olsa, hala çok seviyorum. MAYIS2008 kolejliler aktüalite 12 Uluslararasý Genç Tasarým Giriþimcisi Yarýþmasý British Council ve Ýstanbul Modern iþbirliði ile düzenlenen “Uluslararasý Genç Tasarým Giriþimcisi Yarýþmasý”na baþvurular baþladý. British Council tarafýndan bu yýl 10 ülkede belirlenecek Genç Yaratýcý Giriþimciler, Eylül ayýnda Ýngiltere’de “Yýlýn Uluslararasý Genç Tasarým Giriþimcisi” olmak için yarýþacak. Türkiye’de tasarým giriþimciliði alanýnda yapýlacak olan bu yýlki yarýþma, 25 - 35 yaþ arasýnda, en az 3 yýldýr tasarým alanýnda çalýþan, iyi derecede Ýngilizce bilen ve yaratýcý fikirlerine güvenen herkese açýk. Yarýþmanýn kategorileri arasýnda mimarlýk, grafik tasarým, ürün tasarýmý ve tasarým tanýtýmý bulunuyor. Türkiye birincisinin seçkin bir seçici kurul tarafýndan belirleneceði Uluslararasý Genç Tasarým Giriþimcisi yarýþmasýnda, ikinci ve üçüncü para ödülü alýrken, finalist ise eylül ayýnda, Ýngiltere’de seçici kurulun karþýsýna çýkacak ve yaklaþýk 45 dakikalýk bir süre içinde yenilikçi fikrini tanýtarak, Yýlýn Uluslararasý Genç Tasarým Giriþimcisi olmak için yarýþacak. Yarýþmaya son baþvuru tarihi 20 Haziran 2008 www.britishcouncil.org.tr 7 H a z i r a n - 3 Te m m u z 2 0 0 8 15. Aspendos Uluslararasý Opera ve Bale Festivali Her yýl Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüðü organizasyonuyla HaziranTemmuz aylarýnda, olaðanüstü akustiðe sahip 2000 yýllýk Antik Aspendos Tiyatrosu’nda gerçekleþtirilen Aspendos Uluslararasý Opera ve Bale Festivali’nin bu yýl 15.’si düzenleniyor. Festival bu yýl 7 Haziran - 3 Temmuz tarihleri arasýnda yapýlacak. Dünyaca tanýnmýþ pek çok topluluðun sahne almak istediði bu festival, ülkemizin kültür, sanat ve tarihi gü- zellikleri ile turizm sektörü potansiyelini dünyaya tanýtýyor. Aspendos Uluslararasý Opera ve Bale Festivali, ayný zamanda dünyanýn ilk ve tek “Kalite Yönetim Belgesi”ne sahip festivalidir. Fesivalin bu yýlki programýnda Devlet Opera ve Balesi “Nabucco, Kuðu Gölü ve Saraydan Kýz Kaçýrma” gibi eserleri sahneleyecek. Ýzleyicilerinin yüzde 70’ini yabancý turistlerin oluþturduðu festival, her yýl artmakta olan izleyici sayýsý ile dünyanýn ünlü festivalleri arasýndaki haklý yerini almýþtýr. http://www.aspendosfestival.org Türkiye’de Ýlk Çevre Günü Kutlamasý 25 Mayýs 1933 Türkiye’de ilk Çevre Günü kutlamasý 25 Mayýs 1933 yýlýnda Atatürk önderliðinde Ankara’da yapýlmýþtýr. Atatürk þu an Atatürk Orman Çiftliði olan araziyi ilk gördüðünde bataklýk, sivrisinek salgýný, hayvan leþlerinin olduðu kötü bir yerdir. Atatürk, dönemin Ziraat Mühendisi Tahsin Coþkan’ý çaðýrarak, “Buraya bütün masrafý cebimden olmak üzere bir orman çiftliði yapmak istiyorum” der. Coþkan, “Paþam buranýn ýslahý ya sizin paranýzý tüketir ya da zamanýnýzý, neden bu kadar mümbit topraklar varken gelip de burayý tercih ettiniz?” dediðinde Ata’nýn cevabý “Ben en zor olaný yapayým da siz arkamdan kolaylarý nasýl olsa yaparsýnýz” olacaktýr. Hatta ziraatçilerin “Burada hiç birþey yetiþmez” diye yazarak altýný imzaladýklarý kaðýdýn altýna kolejliler MAYIS2008 aynen þunlarý yazar; “Burasý vatan topraðýdýr, kaderine terk edemeyiz.” Dediði gibi de olur, Atatürk zor olaný yapar ve bu kurak topraðý akasya, çam ve köknarlarla bir ormana dönüþtürür. Atatürk, 25 Mayýs 1933 günü de, Ýlk Çevre Kutlamasý’ný yapar. O gün bütün Ankara halkýný bedava trenlerle buraya getirtir. Çiftlikte boy vermiþ aðaçlar altýnda insanlar dinlenir, çocuklar yapýlan havuzda yüzerler. Herkes çok mutludur ama en mutlusu Mustafa Kemal Atatürk’tür. 5 Haziran Dünya Çevre Günü 1972 yýlýnda Ýsveç’in Stockholm kentinde yapýlan Birleþmiþ Milletler Çevre Konferansý’nda alýnan bir kararla, 5 Haziran günü Dünya Çevre Günü olarak kabul edilmiþtir. Haziran ayýnýn ikinci haftasý ile baþlayan hafta ise, Çevre Koruma Haftasý olarak kutlanmaktadýr. Ülkemizde bu amaçla 1978 yýlýnda Türkiye Çevre Sorunlarý Vakfý, daha sonra Çevre Müsteþarlýðý kurulmuþtur. Baþbakanlýða baðlý Çevre Müsteþarlýðý da, 5-11 Haziran tarihleri arasýný Çevre Koruma Haftasý olarak kabul etmiþtir. aktüalite 13 Umutlarýn yeniden yeþerdiði tarih 19 Mayýs 1919 19 Mayýs 1919 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki dönüm noktalarýndan biridir. Bu gün, bütün umutlarýn tükenmeye baþladýðý bir dönemde baþlatýlan Kurtuluþ Savaþý Mücadelesi’nin ilk adýmýnýn atýldýðý tarihtir. Atatürk’ün Samsun’a ayak bastýðý tarih olan 19 Mayýs, “Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramý” olarak kutlanmaktadýr. 1.Dünya Savaþý sonunda ülkemizin savaþý kazanan devletler tarafýndan iþgal edilmeye baþlamasýyla ulusal bir kurtuluþ mücadelesi baþlamýþtýr. Ülkenin içinde bulunduðu bu iþgalden kurtulmak için Mustafa Kemal Atatürk, 16 Mayýs 1919’da “Bandýr- ma Vapuru” ile Ýstanbul’dan Samsun’a hareket etmiþ ve 19 Mayýs 1919’da Samsun’a varmýþtýr. Burada Kurtuluþ Savaþý’ný baþlatan Büyük Önder, ulusal kurtuluþ mücadelemizin fitilini ateþlemiþtir. Sonsuz bir azimle yürütülen ve üç yýl süren savaþlar sonunda iþgal kuvvetlerinden temizlenen vatan topraklarýnda 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edilmiþtir. 19 Mayýs 1919 tarihinde, milletimizin tüm onur ve kahramanlýðýyla Mustafa Kemal Atatürk’ün rehberliðinde tarih sahnesinde bir dönüm noktasý yaratýlmýþtýr. 11. Uluslararasý Uçan Süpürge Kadýn Filmleri Festivali Kendin ol, düþlerini yarat Kültür Bakanlýðý ve Baþbakanlýk Tanýtma Fonu’nun katkýlarýyla düzenlenen 11. Uluslararasý Uçan Süpürge Kadýn Filmleri Festivali, bu yýl 8-15 Mayýs 2008 tarihleri arasýnda Ankara’da gerçekleþtirildi. 8 Mayýs akþamý Devlet Opera ve Balesi’nde yapýlan tören ile baþlayan Festival’in açýlýþ gecesinde “Uçan Süpürge Onur Ödülü” ve “Bilge Olgaç Baþarý Ödülü” sahiplerine sunuldu. Bu yýl “Kendin Ol, Düþlerini Yarat” sloganýyla yola çýkan festivalin ana amacýný, sinemada kadýn emeðini görünür kýlmak, kadýn sözünü sinemanýn diliyle de bütünleþtirip yaygýnlaþtýrmak oluþturuyor. Festivalde, Türkiyeli kadýn belgeselcilerin bir çok festi- valden övgü ve ödüllerle dönmüþ 9 yeni belgesel filmi ve Festivalin ilgiyle izlenen bölümlerinden biri olan “Kýsa Olmazsa Olmaz” bölümünde 19 kýsa film gösterime sunuldu. Festival kapsamýnda gerçekleþtirilen en önemli faaliyetlerden biri ise, sinema tarihinin en önemli yönetmenlerinden Chantal Akerman’ýn Ankaralý sinemaseverlerle buluþmasý oldu. Sinema tarihinde kendine ayrýksý bir yer edinen Akerman’ýn üç filmi Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluþtu. 36. Uluslararasý Ýstanbul Müzik Festivali Ýstanbul’un tarihi mekanlarýnda müzik ziyafeti Uluslararasý Ýstanbul Müzik Festivali, 36. yýlýnda Borusan Holding sponsorluðunda yerli ve yabancý pek çok sanatçý ve sanatseveri özel bir programla, 6-30 Haziran tarihleri arasýnda Ýstanbul’un tarihi mekânlarýnda aðýrlamaya hazýrlanýyor. Haziran ayý boyunca klasik müzik dünyasý- Bulgar Kilisesi nýn en seçkin yýldýzlarý, ödüllü genç solistler, yerli ve yabancý birçok orkestra Ýstanbullu müzikseverlerle buluþacak. Festival, bu yýl klasik müziði yine tarihi mekânlara taþýyor. Aya Ýrini Müzesi, Arkeoloji Müzesi, Topkapý Sarayý, Bulgar Kilisesi, sanatçý ve müzikseverlere ev sahipliði yapmaya hazýrlanýyor. Bu yýl Festivalin yeni mekânlarý arasýnda geçtiðimiz yýl Ýstanbul’a kazandýrýlan Süreyya Operasý da var... Festival’in bu yýlki ilklerinden biri de, Festival konserleriyle paralel olarak gerçekleþtirilecek eðitim ve sosyal projeler kapsamýnda, konser öncesi sanatçýlarla yapýlan söyleþiler, genç bestecilere yönelik atölye çalýþmalarý ile festivalde yer alan gruplarýn okullara yapacaklarý ziyaretler http://www.iksv.org/muzik/ de olacak. MAYIS2008 kolejliler aktüalite 14 Ankara Kalesi ikinci festivaline hazýrlanýyor Bu yýl ikincisinin hazýrlýklarýna hýzla devam edilen, Ankara Kalesi Festivali ile tüm Ankaralýlar Kale'ye, kentin yüreðine davet ediliyor. Geçmiþi, bugünü ve geleceði paylaþmak üzere… Uzun süredir kaderine terk edilmiþ olan Ankara Kalesi, geçen yýl Ankara Kalesi Derneði tarafýndan düzenlenen 1. Ankara Kalesi Festivali ile dikkatleri çekmiþti. Bu yýl da Dernek ve Altýndað Belediyesi organizasyo8 Haziran 2008 tarihleri arasýnda nu ile 5-8 düzenlenecek olan festivalle Kale'nin Ankara'yla baðlarýný yeniden kurmasýný amaçlýyor. Çevresindeki zengin tarihsel örgüye raðmen bugüne kadar yeterince ilgi görmeyen kaleye sahip çýkmak için farklý mekanlarda 4 gün boyunca devam edecek olan festival kapsamýnda konserler, dans ve halkoyunlarý, defile ve sergiler, panel gibi birçok etkinlik düzenlenecek. Ankara'da yaþamýþ farklý medeniyetlere ait giysilerle, farklý esnaf kesimlerine ait özel iþ kýyafetleriyle, aralarýnda mehter takýmýnýn da yer aldýðý renkli bir kortej, Ankara sokaklarýnda yürüyerek tüm Ankaralýlarý Kale Festivali'ne davet edecek. Yazar ve þairlerin imza gününe yer verilecek olan festivalde, salsadan flamenko ve horona, mehter takýmýn- dan modern dansa kadar geniþ bir yelpazede pek çok dans gösterisi olacak. Çeþitli rock, pop gruplarýndan sokak müzisyenlerine, gitar, baðlama ve klasik müzik dinletisinden Türk halk müziði, Türk sanat müziði korosunun vereceði konserlere kadar tam bir müzik þöleninin gerçekleþtirileceði festivalde; Ankara Kalesi, belki de uzun süredir görmediði kadar çok ziyaretçi ile buluþarak yeniden ilgi odaðý olacak. Cüney Arkýn'ýn Malkoçoðlu tiplemesiyle Ankara Kalesi'nde atýyla dolaþmasý, Ayna Grubunun ücretsiz açýk hava konseri, Nasrettin Hoca'nýn eþeðiyle kalede dolaþmasý, Türk Parlamenterler Birliði Türk Sanat Musikisi Korosu, Alman Kültür Merkezi'nin müzik dinletileri, Ankara Caz Derneði konseri, Osmanlý Kýyafetleri defilesi, Antika Müzayedesi, Kitap Mezatý, kukla gösterilerinin yaný sýra, Kale'nin çeþitli yerlerinde kurulacak standlarda canlý elsanatlarý yapýmý gerçekleþtirilecek, resim, fotoðraflar sergilenecek. Ayrýca Kale'nin bugüne kadar açýlmayan Akkale bölümünde de Ankara Devlet Opera Bale sanatçýlarýnýn özel bir konseri planlanýyor. www.ankarakalesidernegi.org.tr 6-8 Haziran 2008 Geleneksel Uuslararasý Beypazarý Festivali 8 Haziran Geleneksel Beypazarý Festivali bu yýl 6-8 tarihleri arasýnda gerçekleþtirilecek. Her geçen yýl daha fazla kiþinin katýldýðý “Uluslararasý Tarihi Evler, El Sanatlarý, Havuç ve Güveç Festivali”ne yoðun ilgi Beypazarlýlarýn yüzünü güldürüyor. Festivale, yakýn olmasý nedeniyle özellikle Ankara’dan büyük bir izleyici kitlesi akýn ediyor. Geçtiðimiz yýl 80 binin üzerinde katýlýmýn olduðu festivalde Bulgaristan, Hindistan, Kýrgýzistan ve Japonya’dan gelen konuk heyetler halk oyunlarý ve gösteriler sundular. Festivalde ayrýca konserler, sergiler ve yöresel ürün stantlarýyla ziyaretçiler oldukça eðlenceli bir haf- kolejliler MAYIS2008 ta sonu geçirdiler. Beypazarý, binlerce yýllýk kültürel zenginliði ve doðal güzellikleriyle bir turizm cenneti olarak yerli ve yabancý turistlerin ilgi odaðý olmaktadýr. 1800’lü yýllardan günümüze ulaþan tarihi konaklarýn restore edilmesiyle açýk hava müzesi görünümü alan Beypazarý, el sanatlarý ve saray mutfaðý tarzýndaki yemekleriyle Türk Kültürü’nün mirasçýsý olmaya devam etmektedir. Yöreye has Beypazarý güveci, etli dolma, höþmerim ve 80 katlý baklava gibi tescillenen lezzetler, turistik iþletme haline getirilen tarihi konaklarda ziyaretçilerin beðenisine sunulmaktadýr. Yörede el sanatlarý da büyük beðeni toplamaktadýr. “Telkari Sanatý” ile Beypazarý’nýn adýný yurtdýþýna duyuran gümüþ iþletmeciliðinin yaný sýra bakýrcýlýk, yorgancýlýk, dokumacýlýk gibi eski el sanatlarýnýn da yaþatýldýðý ilçede; turistler babadan oðula geçen geleneksel el sanatlarý atölyelerini gezme fýrsatý bulmaktadýrlar. Turizmde artan talep sonucunda Beypazarý’ndaki turistik tesislerin sayýsý da artmaktadýr. Restoran hizmetinin yaný sýra konaklama hizmeti de sunan 16 mekanla birlikte toplam 25 turistik iþletmenin bulunduðu ilçede ziyaretçiler huzurlu bir tatil imkaný bulmaktadýr. aktüalite 16 Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi sanatseverlerle buluþtu Yedi yýllýk sanat özlemi son buldu Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi, 2001 yýlýnda elektrik sisteminde yaþanan bir sorundan dolayý sanatseverlere kapýlarýný kapatmak zorunda kalmýþtý. Müze, yaklaþýk 7 yýl aradan sonra Þubat 2008 tarihinde yeniden Ankaralý sanatseverlerle buluþtu. T ürkiye’nin ilk milli ve en önemli güzel sanatlar müzesi olan Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi, 1927 yýlýnda Atatürk’ün isteði üzerine inþa edilmiþtir. Uzun bir süre Türk Ocaðý Binasý olarak hizmet veren yapý, 2 Nisan 1980 yýlýnda Ankara Resim ve Heykel Müzesi olarak faaliyete geçmiþtir. Müzenin bünyesinde daimi sergilerin teþhir edildiði 6 adet salonu, deðiþik sergilerin açýldýðý 3 adet galeri salonu, resim, heykel, seramik, fotoðraf ve restorasyon atölyelerinin bulunduðu tarihi binasýyla sanatseverler ile buluþmaya devam ediyor. Müzenin tarihi geliþimini ve günümüze gelene dek geçirilen evreleri, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi Müdürü Özgür Ýzzet Pektaþ þöyle anlatýyor: “Bina öncelikle Türk Ocaklarý merkez binasý olarak yapýlmýþ fakat daha sonra bu bina halkevlerine devredilmiþ. Daha sonra ise Milli Eðitim Bakanlýðý ve baþka bakanlýklara, deðiþik kamu kurum ve kuruluþlarýna devredilmiþ. Bir müddet belediyeler tarafýndan nikah salonu olarak kullanýlmýþ. Bu nedenle bina çok fazla el deðiþtirmesinden dolayý da çok yýpranmýþ. 1975 yýlýnda eski Cumhurbaþkanlarýmýzdan Fahri Korutürk, binanýn Resim Heykel Müzesi yapýlmak üzere Güzel Sanatlar Genel Müdürlüðü’ne tahsis edilmesini istemiþ. Bu tahsisten sonra da restorasyonu gerçekleþtirilmiþ. Bu binanýn mimarý olan Arif Hikmet Koyunoðlu, bu restorasyon sýrasýnda da hayattaymýþ ve onun gözetiminde 1980 yýlýna kadar süren bir restorasyon yapýlmýþ. 1980 yýlýnda Ankara Resim ve Heykel Müzesi olarak hizmete girmiþ ve o zamandan bu yana Resim Heykel Müzesi fonksiyonunu sürdürüyor.” Atatürk’ün isteði üzerine inþa edilen bu binanýn oluþum sürecini anlatan Pektaþ, þunlarý dile getiriyor: “Atatürk, binanýn yapýlmasý direktifini verdik- ten sonra inþaatýyla çok yakýndan ilgilenmiþ. Burasý Ankara’ya hakim bir tepedir ve adý Namazgah Tepesi diye geçer. Atatürk, bina yapýlýrken her dönemde inþaata gelmiþ, iþçilerle konuþmuþ, mimarlarla konuþmuþ. Binanýn içinde eski Ankara evlerini örnek alan bir Türk odasý yapýlmasýný istemiþ. Mimar da bütün Ankara evlerini gezerek desenlerini oradan çýkarmýþ, bizzat çizmiþ ve böyle bir Türk Salonu oluþturmuþ. Atatürk, Cumhurbaþkaný konuklarýný burada aðýrlamýþ. Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde opera ve tiyatro gösterileri sunulmasýný saðlamýþ. Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu toplantýlarýnýn bazýlarý burada yaptýrýlmýþ. Tam anlamýyla kültür sanat merkezi olarak kullanýlmýþ. 1980 yýlýnda tekrar müze olarak açýlýnca, dönemin ünlü sanatçýlarýndan bir komisyon kurulmuþ ve kamu kuruluþlarýnýn elinde 800 kadar tablo tespit edilmiþ. Bunlarýn 500 tanesi müzenin ilk koleksiyonunu oluþturuyor. O tarihten bu yana da koleksiyon zenginleþtirilerek 4 bin adet resim, heykel ve seramikten oluþan bugünkü koleksiyonumuz meydana gelmiþ.” Sanatseverlerle özlem gideriyor 2001 yýlýnda bir elektrik arýzasý sebebiyle kapatýlan ve bürokratik engeller ve ödenek sýkýntýsý nedeniyle yaklaþýk 7 yýl kadar kapalý kalan Müze’nin, geçen yýl restorasyonuna baþlandý ve Þubat ayýnda açýlýþý yapýldý. Mü- kolejliler MAYIS2008 ýn” nç Kad arý “Ge Ýriada B aktüalite 17 Atatürk’ün Odasý Operet Sahnesi Müzesi yine bu alan içinde bulunuyor. Bu anlamda, zenin uzun süre kapalý kalmasý Ankara’da bir özlem meydana her yýl Þefik Bursalý anýsýna bir resim yarýþmasý düzengetirmiþ. Açýlýþý da, basýn yayýn organlarýnda yer aldýktan sonleniyor. DYO yarýþmasýnýn sergileri oluyor. Böylece sara, açýlýþtan hemen sonraki hafta müzeye 1000 kadar ziyaretçi natla ilgili derneklerin sergileri müze bünyesinde sergelmiþ. Bu ilgiden büyük memnuniyet duyduklarýný belirten gileniyor. Bu þekilde ulusal ve uluslararasý çapta serPektaþ, “Biz üzülüyorduk. Turist gruplarý, öðrenci gruplarý geligilere ev sahipliði yapan müze, resim müzeciliði ve yordu. Galeri kýsmýný gezdiriyor fakat müze kýsmýný gezdiremiplastik sanatlar alanýnda sempozyumlar düzenleme yorduk. Þimdi çok iyi durumda, memnunuz” diyor. hedefleri taþýyor. Bina tescilli ve tarihi bir yapý olduðu için, içerde büyük çaplý bir deðiþim yapýlamamýþ. Yapýlan restoYeni projelerle yeni bir rasyon sadece derleme toparlama, kýrýlan, yüze kavuþacak dökülen, çürüyen kýsýmlar varsa onlarý deÖnümüzdeki günlerde müze bahçeðiþtirme þeklinde olmuþ. Mimariden ziyasinde açýk teþhir alanlarý yapýlmasý plande, elektrik ve ýsýnma aksamýnda, tesisatta lanýyor. Ýhalesi halen süren bu yapýnýn, ve ses düzeninde bir deðiþiklik Ankara’nýn kültür sanat anlamýnda bir çeyapýlmýþ. kim merkezi olacaðý düþünülüyor. Günün Ankara’nýn ilk kültür ve sanat her saatinde herkesin gelebileceði bir merkezi olmasý amacýyla yamekan olarak tasarlanan bahçedeki teþpýlan bu bina bünyesinde 3 hir alanlarý, bu tarz bir düþünceyle düzenadet güzel sanatlar galerilenecek. Bunun yaný sýra bahçeye bir amsi (Korutürk, Arif Hikmet Osman Hamdi fi tiyatro yapýlmasý da planlar arasýnda. Koyunoðlu ve Sedat SimaAyrýca, gerek arkeolojik gerek modern vi), 3 adet atölye (resim, heykel, seramik), anlamda heykellerin sergilenebileceði 1 restorasyon atölyesi, 6 teþhir salonu, 426 açýk sergi alanlarýnýn oluþturulmasý, yine kiþilik bir konser salonu, güzel sanatlar uzbu kapsamda, insanlarýn akþamlarý gelip manlýk kitaplýðý, Þark Salonu, konser-tiyatoturabileceði, konser aralarýnda dinlenero salonu bulunuyor. Galerilerde her yýl deOsman Hamdi “Silah Taciri” bilecekleri bir kafeterya yapýlmasý planlavam eden sergilerin dýþýnda Güzel Sanatnýyor. Tarihi bir bina olmasý dolayýsýyla belki mimaride büyük lar Genel Müdürlüðü’nün organize ettiði Devlet Resim, Heydeðiþiklikler yapýlamýyor ama bu ek binalarla Ankara Resim kel, Seramik, Özgün baský yarýþmalarý yapýlýyor. Bu yarýþmaHeykel Müzesi’nin yeni bir yüze kavuþacaðýný kestirmek çok lar sonucunda seçilen eserler, galerilerde sergileniyor. Buda zor deðil. nun yanýnda, Kültür Bakanlýðý’na devredilmiþ Þefik Bursalý Opera Meydaný-U Ulus ANKARA Tel: (0 312) 310 20 94 Faks: (0 312) 311 82 64 MAYIS2008 kolejliler aktüalite 18 Fedakâr bir Gazi Annesi Neredeyse hemen her gün televizyonda, gazetelerde þehit veya gazi haberi izliyoruz, okuyoruz. Hepimizin yüreði parçalanýyor. Ama onlar için en çok üzülenler þüphesiz anneleri... Hiçbir sevgi bir annenin evladýna duyduðu sevginin yerini tutamaz; hiçbir acý evlat acýsýyla karþýlaþtýrýlamaz. Baþta þehit ve gazi annelerimiz olmak üzere tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyor, bu sayfanýn hazýrlanmasýnda deðerli katkýlarýný esirgemeyen Türkiye Harp Malulü Gaziler Þehit Dul ve Yetimler Derneði’ne teþekkür ediyoruz. O ðlu askerde olan her anne, her günü onu düþünerek, onun özlemiyle geçirir. Uzaktaki oðlunun sýkýntýsýný yüreðinde hisseder. Þehit anneleri yýllar geçse de evladýnýn hasretini, acýsýný yüreðinden atamaz. Bu nedenle biz de dergimizin sayfalarýnda Anneler Günü vesilesiyle, bir gazi annemize yer verdik. Zülfü Anne’nin tek oðlu olan Ethem Gödelekoðlu, askerdeyken aðýr bir trafik kazasý geçirmiþ. Oðlunun ilk önce "öldü" diye haberini almýþ. Dünya baþýna yýkýlmýþ. O gün yaþadýklarýnýn anýsý hâlâ gözlerini doldurmaya yetiyor. Neyse ki bir süre sonra hayatta olduðunu; ama askerlik yaptýðý Bursa'nýn bir köyünde aðýr bir trafik kazasý geçirdiðini öðrenirler. Alelacele oðlunu görmeye gider Zülfü Anne. Baþýndan ve gözünden çok ciddi darbeler alan oðlu, sol gözünü kaybetme tehlikesiyle karþý karþýyadýr. Zülfü Anne o günle ilgili þunlarý söylüyor: "Oðlumu, o haliyle ilk gördüðümüzde çok kötü bir durumdaydý. Ama biz, o haline bile 'Çok þükür' dedik. Daha büyük acýlar yaþamaktansa, kolejliler MAYIS2008 buna da razý olduk." Sonraki üç-dört yýl tüm aile için çok zor geçer. Oðlunun üst üste yedi sekiz kez gözünden ameliyat olmasý gerekir. Manevi yýkým maddi zorluklarý da beraberinde getirir. Çünkü zaten maddi olarak çok büyük zorluklar yaþayan aile bir de hastane masraflarýnýn yarýsýný karþýlamak zorunda kalýr. Oðlu için tek mal varlýðý olan küçük bir arsasýný da satmak zorunda kalan Zülfü Anne, "Bizim bütün çabamýz oðlumun saðlýðýna kavuþmasý içindi. Bunun için elimizden geleni yaptýk. Maddi anlamda büyük sýkýntý çektik. Þimdi görmesi düzeldi. Ama yüzüne eklemek için bacaðýndan alýnan parça nedeniyle aðrýlarý oluyor. Bu yüzden iþ bulmada da zorluklar çekiyor" diyor. Þimdi her asker haberi, her gazi haberi içini titretiyor Zülfü Annenin! Kendi yaþadýklarý gözünün önüne geliyor. Diðer annelerle birlikte aðlýyor. Geçirdikleri o üzüntülü günler gözlerinde canlanýyor. TED Ankara Koleji Mezunlar Derneði olarak, tüm þehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize acil þifalar diliyoruz. duyurularýmýz 19 Grease, 2002 yýlý mezunlarýmýzdan Efe Güray’ýn anýsýna yeniden sahnede 7-8 8 HaziEfe Güray Eðitim ve Spor Vakfý, bir dönemin ünlü müzikali olan Grease’i, 6-7 ran 2008 tarihlerinde Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde sahneleyecek. Efe Güray Eðitim ve Spor Vakfý, 2004 yýlýnda hayatýný kaybeden TED Ankara Koleji mezunu Efe Güray’ýn ailesi ve yakýnlarý tarafýndan 2005 yýlýnda kuruldu. Vakýf, ilk kez 1998 yýlýnda TED Ankara Koleji orta kýsmýnda okuyan 45 öðrenci ve 3 öðretmenin sahneledikleri Grease Müzikali’ni ayný kadro ile bu yýl yeniden sahneleyecek. Kostüm, dekor ve müzikleriyle orjinaline sadýk kalýnacak olan müzikal, büyük bir titizlik ve disiplinle hazýrlanýyor. Vakfýn kuruluþ amacý, Türkiye genelinde maddi durumu üniversite eðitimini karþýlayamayacak durumda olan çalýþkan, erdemli ve Atatürk ilkelerine gönülden baðlý, diþhekimliði fakültesi öðrencilerine maddi ve manevi destek saðlamak, eðitimleri süresince gerekli olabilecek ders ve klinik araç-gereç ve sarf malzemelerini temin etmektir. Öðrencilere diðer vakýf veya yardým kuruluþlarýna muhtaç olmadan eðitimlerini onurlu bir þekilde tamamlayabilecekleri miktarda bir maddi desteði saðlamayý hedefleyen vakýf, bu amaçla 2008 yýlý itibarýyla çeþitli illerdeki 8 farklý Diþhekimliði Fakültesi’nde okuyan 65 öðrenciye eðitim bursu vermektedir. Vakýf, ayný zamanda Mamak’da kurulan bir spor tesisinde bölge çocuklarýna tenis dersi veriyor. 2008 yýlý itibariyla kýz ve erkek 58 çocuðun çalýþtýrýldýðý merkezde 4 çocuk milli takýma seçildi. Efe Güray Eðitim ve Spor Vakfý Cinnah Cad. 37/4 Kavaklýdere/ANKARA Tel: 441 23 83 Minik TED’liler Ankara birincisi TED Ankara Koleji ilkokul erkek basketbol takýmý Ankara Þampiyonu oldu. 27 Mart günü ODTÜ ile oynanan karþýlaþmayý 43-38’lik skorla galip olarak bitiren minik sporcular, il birincisi olarak Türkiye yarý finallerine katýlmaya hak kazandý. TED Ankara Kolejliler, Türkiye finalleri için Mayýs ayýnda Trabzon’da yarýþacak. Sorumlu Öðretmen: Ali Þahin Antrenör : Ýsmail Kuru Tolga Dinçer 5/B, Gökçe Can Öktem 5/B, Kamil Kaan Sözen 5/B, Can Yalnýz 5/D, Ufuk Koyuncu 5/Ý, Mert Nadir Er 5/J, Zafer Çeliker Kayalar 5/J, Kaan Sarýaslan 5/K, Barýþ Eymür 5/L, Can Okçabollu 5/L, Ege Sekmen 5/N, Yaman Hakçý 5/O MAYIS2008 kolejliler duyurularýmýz 20 Kolej Oyuncularý: Mezunlar Tiyatrosu’ndan Anahtar Sahipleri TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði Tiyatro Topluluðu, yani Kolej Oyuncularý: Mezunlar Tiyatrosu, 2005 yýlýnda iki Kolej mezunu, Mustafa Koca ve Zekican Samlý tarafýndan kuruldu. Topluluk, mezun kolejlilerin ilköðretim ve lisede aldýklarý tiyatro eðitimini ve kültürünü üniversite hayatlarýnda da Kolej camiasý içinde deðerlendirebilmeleri amacýyla ve Kolej camiasýna yeni bir sosyal kurum kazandýrma düþüncesiyle hayata geçirildi. Ancak, bu yeni bir topluluk muydu? Kesinlikle hayýr. Geçmiþi 90'larýn sonuna, Atölye Oyuncularýna ve "Savaþ Oyunu", "Cephede Piknik" gibi oyunlara kadar uzanan topluluk, 2000 yýlýnda Atölye Oyuncularý tarafýndan sahnelenen "Mahmut ile Yezida" ile ilk tohumlarýný attý. Kolej Oyuncularý adýna ve esas köklerine ise 2001 yýlýnda Filiz Alpgezmen ve Onur Saylak yönetiminde kavuþtu. 2001-2002 sezonunda "Troilos ile Kressida"yý sahneleyen Kolej Oyuncularý, bugün Mezunlar Tiyatrosu'nda yer alan bir çok ismin ilk sahne deneyimine ev sahipliði yaptý. Çekirdek kadroyu koruyarak bir sonraki sezona devam eden Kolej Oyuncularý, "Eskici'nin Çehov'u"nu sahneleyerek bir jenerasyona da son noktayý koymuþ oldu. Bir sonraki yýl tiyatro topluluðunda Kolej Oyuncularý ve Atölye Oyuncularý'ndan kimse kalmamýþtý. 2 yýllýk bir aranýn ardýndan yeniden bir araya gelen 6 Kolej Oyuncusu, 2005-2006 yýlýnda yine bir Kolejli olan Civan Canova'nýn yazdýðý "Kýyamet Sularýnda" ile sahnelere geri döndü. 2006-2007 sezonunda kolejliler MAYIS2008 oyuncu sayýsýný iki katýný çýkartan topluluk, seyirciyi George Orwell'in edebi baþyapýtý "1984" ile selamladý. "1984"ün elde ettiði büyük seyirci beðenisi ile saðlam adýmlarla yoluna devam eden Kolej Oyuncularý: Mezunlar Tiyatrosu, 2007-2008 sezonunda yeni bir dönüþüm yaþadý. Mustafa Koca'dan boþalan yönetmen koltuðuna "1984"ün Winston'ý Onur Sesigür'ün gelmesi ile topluluk tamamen 3. kuþak oyuncu ve yönetim kadrosuna kavuþarak kurumsal yapýsýnýn ve köklerinin saðlamlýðýný da kanýtlamýþ oldu. Topluluk bu sezon Haziran ayýnda Ankara seyircisinin karþýsýna yine muhteþem bir oyunla çýkmaya hazýrlanýyor: Anahtar Sahipleri. Ünlü Çek yazar Milan Kundera'nýn yazmýþ olduðu bu harika metin, Onur Sesigür'ün yönetmenliðinde, Kolej Oyuncularý'nýn farklý yorumuyla seyircinin beðenisine sunulacak. Kolej Oyuncularý: Mezunlar Tiyatrosu, geçmiþten aldýðý birikimi, genç ve heyecanlý oyuncu yapýsý ile sadece bir Kolej kurumu olmaktan öte, Ankara'nýn sayýlý amatör tiyatro topluluklarýndan biri olma yolunda hýzla ilerlemekte ve her geçen sezon baþarýlarýna yeni sayfalar eklemektedir. Milan Kundera'dan Anahtar Sahipleri, Haziran baþýnda Ankara Sanat Tiyatrosu'nda... duyurularýmýz 21 Sony Dünya Fotoðrafçýlýk Ödülleri Yarýþmasý finalinde tek Türk isim Koray Birand’93 Mezunlarýmýzdan Koray Birand'93, profesyonel ve amatör tüm fotoðraf tutkunlarýnýn çalýþmalarýný uluslararasý bir platforma taþýyan Sony Dünya Fotoðrafçýlýk Ödülleri Yarýþmasý’nda finale kaldý. Soyut, reklam, mimari, müzik, doða, nü, dokümanter, portre, bilim, spor ve moda kategorilerinde üçer finalistin seçildiði yarýþmada sadece bir Türk sanatçý yer aldý. Birand, moda kategorisinde finalist olarak seçildi. Yarýþmanýn birincileri 24 Nisan 2008'de Cannes'daki Festival Sarayý'nda (Palais des Festivals) ödül seremonisi ile duyuruldu. Koray Birand, 1993 senesinde TED Ankara Koleji'ni bitirdikten sonra Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarým, Mimarlýk Fakültesi’ne girdi. Mezun olduktan sonra Cyramaxx Films adýnda Post Prodüksiyon firmasýný kurdu. Bu süre zarfýnda çeþitli TV Reklam ve Jenerik çalýþmalarý oldu. 1999 senesinde TRT Genç Sinemacýlar için iki adet kýsa film çekerek yönetmenliðe adým attý. 2000 senesinde Cyramaxx Films ve Proje'nin birleþmesi ile Proje Films'in baþýna geçti. 2002 senesinde ilk görüntü yönetmenliði olan T.C Kültür Bakanlýðý Türkiye Tanýtým filmini çekti. 2004 senesinde fotoðraf çekmeye baþlayan Birand, daha çok moda ve dans fotoðrafçýlýðý konularýna yöneldi. OPAÞ’tan TED Mezunlarýna yeni hizmet TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði ve Opaþ Sigorta Aracýlýk Hizmetleri Tic. A.Þ. arasýnda 17.10.2007 tarihinde gerçekleþen sözleþme çerçevesinde dernek içerisinde aktif olarak bir personelimiz göreve baþlamýþtýr. Bu hizmet içerisinde TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði üyelerine Kaza, Yangýn, Mühendislik, Sorumluluk, Muhtelif Paket Sigortalarý, Saðlýk, Hayat branþlarýnda poliçeler özel prim ödeme koþullarý ile tarafýnýza sunulmaktadýr. Oluþan hasarlarýnýzda anlaþmalý kurumlardan ve þirketimiz hasar biriminden alabileceðiniz hizmet ve hasar sorunlarýnýz da en kýsa sürede çözüme ulaþtýrýlmaktadýr. Proje kapsamýnda bizlere temin edilen iletiþim kanallarý ile ulaþabildiðimiz, dernek içerisindeki çalýþmalarýmýzý duyup bizlere ulaþan, Mezunlar Derneði üyelerine vadesi gelen poliçeleri ile yaptýrmayý düþündükleri riskleri için danýþmanlýk hizmetleri verilmektedir. Bu hizmetlerden yararlanan Mezunlar Derneði üyelerine yaptýrmýþ olduklarý poliçeler ile en kapsamlý teminatlarý en uygun primlerle almakta, aldýklarý bu poliçeler ile de eðitim gören öðrencilerin geleceklerine katkýda bulunmaktadýrlar. Þu an 17.000'i geçen müþteri portföyü, 100'ü aþkýn acentesi, 3 adet þubesi ve kurulan 3. Bölge Müdürlüðü ile Opaþ Sigorta Aracýlýk Hizmetleri Tic. A.Þ. 1994 yýlýnda Kurt Holding A.Þ. iþtiraki ile kurulmuþ, o günden bugüne sigorta sektöründe liderliðini sürdürmekte ve sizlere özel hizmetine devam etmektedir. Ali Tarýk Emre'75 "Kolej Mezunu Öðretmenin Kolej Anýlarý" Ali Tarýk Emre, 1975 yýlýnda mezun olduðu ve bu tarihten tam 14 yýl sonra Ýngilizce öðretmeni olarak döndüðü TED Ankara Koleji'ndeki öðrencilik ve öðretmenlik anýlarýný bu kitapta biraraya getirdi. Anýlarýn sade ve okuyucuyu yormayan bir dille aktarýldýðý "Kolej Mezunu Öðretmenin Kolej Anýlarý" adlý kitap, Emre'nin öðrencilikten öðretmenliðine uzun bir yolculuðunu kapsýyor. Kitapta Emre, geçtiðimiz yýl emekli olduðu okuluna iliþkin anýlarýný paylaþýrken, okuyucular da adeta onunla birlikte okul bahçesinde yürüyor, anlatýlan olaylarý yaþýyor. "Kolejden Kopuþ" adlý giriþle baþlayan kitap, okulda yapýlan futbol maçlarýna, öðrencilerle olan diyaloglara, TED Ankara Koleji'nin yeni taþýndýðý Ýncek Kampüsü'nde yaþananlara kadar bir çok anýyý ayný potada eritiyor. Onlarca bölümün ardýndan Emre, kitabýna "Son söz niyetine" baþlýðýyla "Kolej'de hep tatlý anýlarým oldu. Okulun bana verdiði her görevi eksiksiz olarak yerine getirdim" diyerek, okuluna olan sevgisini ve baðlýlýðýný son bir kez daha dile getiriyor. Kitabýn sonunda ise anlatýlanlara iliþkin çeþitli belge ve fotoðraflar yer alýyor. MAYIS2008 kolejliler duyurularýmýz 22 ‘49 Mezunlarý Ayvalýk’ta buluþtu Mezuniyet yýldönümlerini her yýl deðiþik yerlerde kutlayan TED Ankara Koleji 1949 Mezunlarý, geçtiðimiz yýl Ayvalýk’ta buluþup hem özlem giderdiler hem de okul anýlarýný tazeleyerek ileriki yýllarda tekrar buluþma sözü verdiler. ‘74 Mezunlarý hasret giderdi 19 Nisan 2008 tarihinde Torch’da biraraya gelen 74 Mezunlarýmýz gönüllerince bir gece geçirdiler. ‘81 dönemi 3K Sýnýfý’nýn keyifli gecesi ‘81 dönemi mezunlarý, ortaokul 3K sýnýfý olarak 15 Mart 2008 tarihinde Ýstanbul’da biraraya gelip keyifli bir akþam geçirdiler. kolejliler MAYIS2008 bizim dünyamýz 24 Bülent Baðdatlý’81 Bülent Baðdatlý, 1964 Ankara doðumlu. 1981 yýlýnda TED Ankara Koleji'nden mezun olduktan sonra Orta Doðu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Makine Mühendisliði Bölümü’nü bitirdi. Amerika Birleþik Devletleri'nde University of Alabama'da makine mühendisliði üzerine master yaptý. Halen Ýnoksan Mutfak Sanayi ve Tic. Anonim Þirketi’nde çalýþmakta olan Baðdatlý, evli ve 2 çocuk babasýdýr. “Amacýmýz teslim aldýðýmýz bayraðý daha da ileriye götürmek” TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði baþkanlýðý görevine geldiniz. Bu görev sizin için ne ifade ediyor öðrenebilir miyiz? ED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði Baþkanlýðý görevine gelmek benim için büyük bir onur, ayný zamanda da büyük bir sorumluluktur. Çünkü TED Ankara Koleji, 30 bini aþkýn mezunu ile çok büyük bir camiadýr. Dolayýsýyla beklentiler çok ve o beklentileri karþýlamak gerçekten de zor. Ben de bu sorumluluðun bilinciyle, mezunlarýmýza en iyisini vermeye gayret edeceðim. rýmýza kazandýrmak zorundayýz. Senelerdir hayalimiz olan bir tesis. Bu projeyi, Sunullah Salýrlý Baþkanýmýz zamanýnda oluþturduk, bir önceki Baþkanýmýz Kemal Savran ile de hayata geçirdik. Her ikisinin de emeði çok büyüktür. 7 bin metrekareyi aþan bu tesisimizden, eþ zamanlý olarak yaklaþýk 2-3 bin mezunumuz faydalanabilecektir. KolejIN projesi haricinde, rutin aktivitelerimiz dýþýnda, sosyal sorumluluk projelerine aðýrlýk vermek istiyoruz. Biz de, bir sivil toplum örgütü sayýlýrýz. Türkiye hassas bir dönemden geçiyor. 30 bin mezunumuzun sesi olmak durumundayýz. Atamýzýn gösterdiði yolda ilerleyeceðiz ve Geçtiðimiz günlerde TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði Genel Baþ- yeni nesillere bu yolda örnek olakanlýðý'ný Kemal Ziya Savran'dan devralan Bülent Baðdatlý’81 ile Mezun- caðýz. Hedefimiz, toplumu ilgilendiren güncel konularla ilgili, lar Derneði'nde yapmayý düþündüðü plan ve projeleri üzerine görüþtük. sempozyum ve söyleþilere devam etmek. 8 Nisan'da bir Anayasa Sempozyumu yaptýk. Onun öncesinde çeþitli gazetecileri çaðýrdýk, onlarla söyleþiler gerBize yeni yönetim döneminde yapmayý düþündüðünüz plan çekleþtirdik. Kendi alanlarýnda baþarýlý olan ve bizlerin yaþam ve projelerinizden bahseder misiniz? felsefesine katký saðlayacak mezunlarýmýzla beraber olduk. Bizim daha önceden belirlediðimiz projelerimiz vardý zaBundan sonra, bu gibi etkinliklere daha da aðýrlýk vereceðiz. ten. Ben de, önceki yönetimde Genel Sayman olarak görev Ayrýca sene boyunca, Kuru Fasulye, Mezunlar Balosu, tiyatro aldýðým için, bu projelerin bizzat içindeydim. Bu program kapve tenis turnuvasý gibi sosyal ve spor içerikli etkinliklerimize samýndaki en öncelikli hedefimiz, KolejIN tesisimizi bitirmek. devam edeceðiz. Bu proje, gerçekten bizim gözbebeðimiz. Bu tesisi, Mezunla- T kolejliler MAYIS2008 bizim dünyamýz 25 Hizmet bayraðý, bize çok iyi bir noktada teslim edildi. Biz de bu bayraðý daha ileri seviyelere taþýmak istiyoruz.En büyük avantajým, Yönetim Kurulu'ndaki diðer 10 Kolejli kardeþimin de benim gibi, uzun süredir derneðimize hizmet eden çok tecrübeli kiþiler olmasý. Gerçekten her birinin derneðe katkýsý çok büyüktür. Ben onlarýn desteði ile hedeflerime ulaþacaðým. Biliyorsunuz dernekçilik bir gönül iþi. Herkesin kendine ait bir çalýþma ve sosyal hayatý var. Ama Kolejlilik ruhuyla, hayatýmýzdan ve vaktimizden çalarak derneðe koþuyoruz ve bütün iþlerin üstesinden geleceðimize inancým tamdýr. "Kolejli olmanýn böyle büyülü bir duygusu var" TED ruhunu taþýmak hayata bakýþ açýnýzý nasýl deðiþtiriyor? Kolejli olmanýn fark yaratan unsurlarý nelerdir? Ben TED Ankara Koleji'nden 1981 yýlýnda mezun oldum. Kolejli olmanýn farkýný, asýl, mezuniyetten sonra anladým. Dýþarýdan bakýlýnca, ne farký var bunun diyebilirsiniz! Ama ger- TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði'nin son dönem faaliyetlerini nasýl deðerlendiriyorsunuz? Öncelikle bizden önceki tüm baþkanlara çok teþekkür ediyoruz. Seneler önce üç-beþ üye ile baþlayan Mezunlar Derneði, þu anda 10 binin üzerinde üye sayýsýna ulaþmýþtýr. Senede birkaç faaliyet ile sýnýrlý kalan dernek organizasyonlarý, bugün her aya yayýlmýþ faaliyetleri ile en üst seviyesine ulaþmýþtýr. Özellikle, 2 ayda bir çýkan ve yaklaþýk 5 bin üyemize ulaþtýrýlan Kolejliler Dergimiz hem içerik hem de nitelik açýsýndan, profesyonel dergileri aratmayacak konumdadýr. Bütün bu faaliyetlere ilaveten, 'Kolejli, Kolejli ile Çalýþýr' sloganý ile yeni bir proje baþlattýk. Bu projenin meyvelerini de birkaç sene içerisinde toplayacaðýmýz inancýndayým. " KolejIN övünç duyacaðýmýz bir tesis oluyor" TED Ankara Koleji'nin Ýncek Kampüsü'nde inþa edilen yeni tesisi KolejIN'le ilgili olarak neler söylemek istersiniz? Bu anlamda yapýlacak baþka projeler bulunuyor mu? KolejIN projesi baþlý baþýna büyük bir proje. Benzer baþka bir projeyi düþünmemiz imkansýz. Çok fazla detayý olan, büyük emek ve finansman gerektiren bir proje. Fakat, bittiðinde, orada geçireceðimiz her dakikadan büyük bir haz duyacaðýmýz tesis olacaktýr. Hep hayalini kurduðumuz gibi, mezunlarýmýzý buluþturacak, onlarý bir arada tutacak ortam yaratacaktýr. Zaten en büyük hedefimiz de, daha çok mezunumuzu derneðe kazandýrmak ve onlarýn derneðe baðlýlýk duygularýný artýrmaktýr. KolejIN'e de bu amaçla baþlamýþtýk zaten. Tesisin yer aldýðý alanýn, Türkiye'nin övünç duyduðu ve pek çok mezunumuzun çocuðunun da okuduðu Ýncek Kampüsü’nün içinde yer almasý da, projeye ayrý bir anlam kazandýrmaktadýr. Tesis açýldýðýnda, mezunlarýmýz aileleri ile birlikte, sadece yemek yemeyecekler, ayný zamanda, günün her saatinde, hafta sonlarý da dahil, birbirlerini görme ve beraber spor yapma þansýna sahip olacaktýr. KolejIN'e karþý mezunlarýnýzýn ilgisi nasýl? KolejIN'e mezunlarýmýzýn ilgisi büyük. Þu ana kadar üye sayýmýz 1200'ü geçti. Mezunlarýmýz, bu tesisin açýlmasýnda bize maddi-manevi büyük destek veriyorlar. Hatta, okuldaki velilerimizin ilgisi bile fevkalade. Pek çok velimiz, daha mezun olmamýþ çocuklarý için ( potansiyel mezunlarýmýz ) onlarýn adýna üye olma yolunu seçmektedir. Çocuklarý 18 yaþýna geldikleri zaman üyelikleri otomatik olarak onlara geçiyor. O süre boyunca, velilerimiz açýlacak bu tesisten yararlanabilecek. çekten farký var. Özellikle iþ hayatýmda ve özel yaþantýmda, Kolejli kardeþlerimle hep ayný frekansý yakaladým. Nasýl söyleyeyim? Kanýmýz çekti. Gittiðiniz bir yerde sohbete baþlarken, "Nereden mezun oldun?" diye sorulduðunda, "Kolej’den mezun oldum" dediðinizde, gizli bir dayanýþma, bir güven, bir yakýnlýk hissi ortaya çýkýyor. Duygusal bir bað oluþuyor da diyebilirsiniz. Türkiye'nin dört bir yanýna yayýlmýþ mezunlarýmýzla her an karþýlaþmanýz mümkün. Hayatýnýzda çok güzel nüanslar yakalýyorsunuz. Kolejli olmanýn farkýný hissediyorsunuz. MAYIS2008 kolejliler bizim dünyamýz 26 TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði tarafýndan Anayasa Taslaðý Sempozyumu düzenlendi TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði tarafýndan düzenlenen, ‘’Anayasa Taslaðý Sempozyumu” önemli konuþmacýlar ve geniþ bir izleyici katýlýmý ile gerçekleþtirildi. Üç oturum ve bir de panel þeklinde düzenlenen sempozyumu aralarýnda eski Yargýtay Cumhuriyet Baþsavcýsý Sabih Kanadoðlu’nun da bulunduðu çok sayýda katýlýmcý ve hukukçu izledi. kolejliler MAYIS2008 bizim dünyamýz 27 T RT Haber Spikeri Fulin Arýkan’ýn sunumunu yaptýðý ‘’Anayasa Taslaðý Sempozyumu”, TED Ankara Mezunlarý Derneðimiz tarafýndan TOBB Üniversitesi Konferans Salonu’nda 8 Nisan 2008 tarihinde düzenlendi. Mezunlar Derneði eski Genel Baþkaný Kemal Ziya Savran’ýn açýlýþ konuþmasýyla baþlayan sempozyum, birçok deðerli hukukçunun yaptýðý konuþmalar ve açýlýmlarla devam etti. Savran, konuþmasýnda, yapýlan toplantýnýn önemli bir fikir alýþveriþi saðlayacaðýný ve yeni taslakla ilgili birçok soruya cevap getireceðini dile getirdi. Ýktidarýn yapacaðý Anayasa deðiþikliðinin toplumun her kesimini yakýndan ilgilendirdiðini söyleyen Savran, “Akademisyenler ve sivil toplumun temsilcilerinin de katýldýðý bu buluþmada yeni fikirlerin de gündeme geleceðine inanýyoruz. Anayasalar, ülkelerin siyasal ve sosyal yapýsýný oluþturur. Rejimler deðiþmedikçe anayasalarýn da deðiþmemesi gerekir. Her fýrsatta Anayasa’da deðiþiklik yapýlmasý düþüncesi istikrar konusunda problem yaratýr” þeklinde konuþtu. Ýlk oturumun baþkanlýðýný Baþbakan Eski Yardýmcýsý ve Dýþiþleri Eski Bakaný Prof. Dr. Ali Bozer yönetti. Gündemde olan Anayasa deðiþiklikleri ile “askeri anayasa ve sivil anayasa” gibi kavramlarýn doðduðunu belirten Bozer, bu kavramýn tamamen kurulu düzene karþý verilen bir reaksiyon olduðunu ve bu tarz karþýlaþtýrmalarýn hukukta karþýlýðý olmadýðýný dile getirdi. Bozer, “Bu tip yakýþtýrmalarý yanlýþ buluyorum. Eski Anayasaya askeri anayasa, þimdikine sivil anayasa gibi yakýþtýrmalar yapýlarak yeni Anayasa Taslaðýnýn propagandasý yapýlýyor” dedi. Oturumun diðer konuþmacýlarý, Bahçeþehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Süheyl Batum ve Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Tunç oldu. “Anayasalar hangi þartlarda ve ne gibi usullere dayanýlarak yapýlýr?” konusunda deðerlendirmeler yapan Batum, en iyi anayasanýn hangi tarihte, hangi toplum için, hangi usul ve kurallara göre yapýldýðýnýn çok iyi bilinmesiyle oluþturulacaðýný söyledi. Ýktidar partisinin anayasa taslaðýnýn oluþturulmasý sürecinde ortak karar almaya yanaþmamasýný eleþtiren Batum, “Barolar Birliði ile beraber yaptýðýmýz tavsiyeler dikkate alýnmýyor. Anayasa deðiþimlerinin makul nedenlere dayanmasý gerekir. 2002 yýlýndan beri sivil ve demokratik anayasa için çýrpýnýlýyor. Ýktidar hangi kesimi hangi çoðunlukla temsil ederse etsin anayasa deðiþiklikleri herkesin ortak hareket ettiði ve uzlaþmayla yapýlan deðiþikliklerdir” diye konuþtu. Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Tunç ise “Mevcut Anayasamýz Geneli Hakkýnda Sunum ve Anayasa Taslaðýnýn Geneli Hakkýnda Bilgilendirme” amaçlý bir konuþma yaptý. Tunç, 1924 Anayasasý’ndan itibaren ülkemizde bir tepki anayasacýlýðý olduðunu belirtti ve “Oluþan sorunlarý yeni anayasayla çözmeye çalýþmak amaçlanmýþ fakat hep sorunlar yaþanmýþtýr” dedi. Anayasalarda hürriyetlerden ziyade genel olarak hep otoritelerin öne çýka- rýldýðýný belirten Tunç, mevcut anayasa ile taslak anayasa arasýndaki deðiþiklik ve düzenlemeler üzerinde durdu. Özok “Ýktidarýn oturup düþünmesi lazým” Sempozyumun ikinci oturumunun baþkanlýðýný, Türkiye Barolar Birliði Baþkaný Av. Özdemir Özok yaptý. Yeni hazýrlanan Anayasa Taslaðý ile ilgili olarak çeþitli eleþtirilerde bulunan Özok, bunun yaný sýra AKP’ye yönelik olarak açýlan kapatma davasýný da deðerlendirdi. Yargýtay Cumhuriyet Baþsavcýsýnýn, Anayasa, Siyasi Partiler Yasasý ve Yargýtay Yasasý çerçevesinde görevinin gereðini yerine getirdiðini ifade eden Özok, “Ýktidar partisi hakkýnda kapatma davasý açma noktasýna geliniyorsa, bu siyasi iktidarýn oturup düþünmesi lazým. Fakat buna raðmen Sayýn Baþbakan ‘bizi sandýkta yenemeyenler baþka yollara baþvuruyor’ diyerek gerilimi arttýrdý. Yargýtay Savcýlarýnýn iþi gücü yok, ‘Biz bu insanlardan nasýl kurtulacaðýz?’ diye dava mý ürettiklerini sanýyorsunuz? Siz eðer bir hukuk devletinde bu olanlara böyle bakýyorsanýz, bu ve benzeri davalara muhatap olmaktan kurtulamazsýnýz” diye konuþtu. Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesi’nin türban davasýný, Danýþtay’ýn hem türban hem de din eðitimiyle ilgili verdiði kararlarý deðerlendiren Özok, “Sayýn Baþbakan bu konu- larda kararýn ulemaya ait olduðunu söyleyebilecek noktaya geldi. TBMM Anayasa Komisyonu Baþkaný Burhan Kuzu, ‘Bu yargýya güvenemiyoruz, bu yüzden de dokunulmazlýklarý kaldýramayacaðýz’ diyebildi. Bu söylemler ülkede yargýyý yok ediyor. Bunlarýn hiçbiri siyaseten dahi olsa bir hukuk devletinde konuþulamaz’’ açýklamasýnda bulundu. Özok, Ergenekon soruþturmasýndaki gözaltýlarý da eleþtirerek, ‘’yaþananlarýn hukuk devleti adýna ayýp olduðunu’’ vurguladý. Oturumun diðer konuþmacýlarý Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öðretim Üyesi Doç. Dr. Bertil Emrah Öder ve Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öðretim Üyesi Doç. Dr. Sultan Uzeltürk oldu. “Anayasa Taslaðý’nda yer alan temel ilkeler ve bu temel ilkelere gönderme yapýlmasý gereði, bu gereðe uyulmamasýnýn sonuçlarý ile baþlangýç bölümünün Anayasa metnine dahil sayýlýp sayýlmamasý” konusunda açýklamalarda bulunan Doç. Dr. Öder, “Hukuk kurallarý siyasilerin isteklerine býrakýlacak kadar önemsiz kurallar deðildir” diye konuþtu. Yeni taslak ile devletin amaç ve görevleri ile sosyal MAYIS2008 kolejliler bizim dünyamýz 28 Prof. Dr. Ali Bozer Prof. Dr. Süheyl Batum Prof. Dr. Hasan Tunç devletin içinin boþaltýldýðýný savunan Öder, “Yeni taslakta Cumhuriyet’in kurum ve kurallarý, Atatürk milliyetçiliði asla zikredilmemiþ. Bunun üzerinde çok iyi düþünmek gerekiyor” þeklinde konuþtu. Oturumun diðer konuþmacýsý Doç. Dr. Sultan Uzeltürk ise, “Temel Hak ve Hürriyetler açýsýndan yürürlükteki Anayasa ve Taslak Anayasa” konusunda bir konuþma yaptý ve Anayasa deðiþikliði taslaðýnýn kamuoyuna anlatýlmadýðýný, ilgililerin taslaða iliþkin bilgileri hep ikincil kaynaklardan edindiðini ifade etti. 1982 Anayasasý’nýn en büyük sorununun yargý alanýnda olduðunu, mevcut Anayasa’da yapýlan deðiþikliklere raðmen bu sorunun bir türlü giderilemediðini belirten Uzeltürk, yargý alanýndaki zafiyetin halen korunduðunu dile getirdi. Anayasa Taslaðý’nda Laik Cumhuriyet’in gereklerinin ayýklandýðýný ve sosyal haklarýn içinin boþaltýldýðýný öne süren Uzeltürk, ‘’Aile planlamasý kaldýrýlýyor, çevre hak olmaktan çýkarýlýyor, devlet sosyal alandan vazgeçiyor. Yeni Anayasa Taslaðý insan onuruyla baþlýyor ama insan onurunu korumuyor” dedi. kolejliler MAYIS2008 Av. Özdemir Özok Doç. Dr. Sultan Uzeltürk Doç. Dr. Bertil E. Öder Baþkanlýðýný Ankara Barosu Baþkaný Av. V. Ahsen Coþar’ýn yaptýðý öðleden sonraki ilk oturumda, Ýstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öðretim Üyesi Doç. Dr. Korkut Kanadoðlu ve CHP Manisa Milletvekili, Anayasa Komisyonu Üyesi Av. Þahin Mengü adýna Av. Doða Kavak alanlarýyla ilgili önemli açýklamalarda bulundu. Oturumda, “Anayasa Taslaðý’na göre Din ve Ýnanç Hürriyeti” konusunda konuþan Doç. Dr. Korkut Kanadoðlu, taslakta inanç özgürlüðü ile ilgili yer alan maddeleri eleþtirerek bu anlamda devletin bir yükümlülüðün altýna girdiðini ifade etti. Kanadoðlu, “Çoðunluðun kabul ettiði bir inanç dikte ediliyor. Bu da inanç özgürlüðü konusunda sorun yaþanmasýna neden olacaktýr. Zorunlu din kültürü dersleri tek bir dini temel alarak onun pratiklerini anlatýr. Bu konuda bir çok sorun yaþandý ama hala çözüme gidilmiyor. Bu gidiþle bu tarz sorunlar yaþanmaya devam edecek” diye konuþtu. Görevli olarak Brüksel’de bulunmasýndan dolayý, tebliðlerini Av. Doða Kavak aracýlýðýyla yazýlý olarak ileten Av. Þahin Mengü, yeni anayasa taslaðý ile ilgili olarak eleþtirilerde bulundu. Taslakta daha çok neler bulunmamasý gerektiði üzerinde duran Þahin, “Anayasa’da etnik dillerin ana dil olarak öðretilmesine deðil, etnik dillerde eðitim ve öðretim yapýlmasýna yönelik düzenlemeler bir anayasa düzeni þeklinde ele alýnýrsa, bunun çok vahim sonuçlar doðurmasý kaçýnýlmaz olur” ifadesinde bulundu. Þahin, “Türkiye’de azýnlýklar Lozan Antlaþmasý’na göre; Rum, Ermeni ve Museviler ile sonradan Türkiye ile Bulgaristan arasýnda yapýlan Dostluk Antlaþmasý çerçevesinde Bulgarlardýr. Bunun dýþýnda artýk Türkiye’den kimsenin yeni azýnlýklar yaratýlmasýný isteme hakký yoktur. Tüm farklýlýklarýn ya da çeþitliliklerin azýnlýk statüsü meydana getirmeyeceði ilkesi uluslararasý hukukta da genel kabul görmektedir” diyerek toplum içinde yaratýlmaya çalýþýlan ayrýmcýlýk duygusunu eleþtirdi. Þahin, “Anadilde öðretim haklarýnýn hayata geçmesi bir devlette sayýsý belirsiz anadilin kamusal alana taþýnmasý demektir. Bu da çok büyük sorunlar doðurur. Etnik dillerin anadillerinde eðitim, uluslaþmanýn önünde bir engel olduðu gibi, saðlanmýþ olan bütünleþmenin parçalanmasýna sebep olur” þeklindeki görüþlerini belirtti. bizim dünyamýz 29 Av. V. Ahsen Coþar Av. Doða Kavak Doç. Dr. Korkut Kanadoðlu Prof. Dr. Metin Günday Günday: “Dað, fare doðurmuþtur” Oturumlarýn ardýndan gerçekleþtirilen “Anayasa Taslaðýna göre Yargý Baðýmsýzlýðý, Hakimler ve Savcýlar Yüksek Kurulu, Yargýtay, Danýþtay” konulu panelin baþkanlýðýný ise, Gazi Üniversitesi Ýktisadi ve Ýdari Ýlimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü Ýdare Hukuku Öðretim Üyesi Prof. Dr. Zehra Odyakmaz yaptý. Panel konuþmacýlarý, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Metin Günday ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekaný Prof. Dr. Metin Feyzioðlu, belirlenen konular üzerinde bilgiler verdi. Prof. Dr. Metin Günday, Anayasa Taslaðý’nda tesbit ettiði sorunlarý deðerlendirdi. Hazýrlanan Anayasa Taslaðý’nýn demokratik bir anayasayý yansýtmadýðý belirten Günday, “Yargý ile ilgili düzenleProf. Dr. Hikmet Sami Türk meye baktýðýmýzda dað fare doðurmuþtur. 82 ve 69 Anayasalarýna tepki olarak doðmuþ ama Hukuk Devleti ilkeleriyle baðdaþmayan hükümleri vardýr. Geri kalmýþ bir Anayasa’dýr” þeklinde konuþtu. Taslaða göre Danýþtay üyelerinin dörtte birinin Danýþtay’ýn iþlemlerini Fulin Arýkan denetlediði Bakanlar Kurulu tarafýndan seçilmesini eleþtiren Günday, üyelerin 9 yýl süreyle seçilmesine de karþý olduðunu dile getirdi. Ýkinci bir defa seçilemeyen Danýþtay üyelerinin azledilmiþ sayýlacaðýný ifade eden Günday, ‘’Hakim teminatýnýn birinci ve en baþtaki gereði, ‘hakimlerin azledilemeyeceði’ ilkesidir’’ dedi. Anayasa Taslaðý’nda hakimlerin yeniden seçilebilmesi için, ‘’liyakat ve baþarýlarýný yeniden kanýtlamak suretiyle’’ ibaresinin yer aldýðýný da ifade eden Günday, taslaðýn bu þekliyle yasalaþmasý durumunda hakimlerin yürütmeye baðýmlý hale getirileceðini savundu. Prof. Dr. Metin Feyzioðlu, yaptýðý konuþmada millet adýna egemenliðin sadece yasama tarafýndan deðil, yasama, yürütme ve yargý tarafýndan ortaklaþa kullanýldýðýný söyledi. Fey- Prof. Dr. Zehra Odyakmaz Prof. Dr. Metin Feyzioðlu zioðlu, “Kuvvetler ayrýlýðýnýn olmadýðý bir durumda çoðunluðun despotizmi ortaya çýkar. Bunun adý da faþizmdir” diye konuþtu. Anayasa Taslaðý hazýrlanýrken sivil toplum örgütlerine ve üniversitelere danýþýlmamasýný da eleþtiren Feyzioðlu, ‘’Ben yazýlmýþ metne eleþtiri getirmem. Ben bunu sadece eleþtiren konumda olamam. Ben Türkiye’nin bir Hukuk Fakültesi Dekaný olarak, yazýmýna katýlmalýyým. Talimatla anayasa yazýlmaz’’ dedi. Sempozyumun sonunda bir genel deðerlendirme ve kapanýþ konuþmasý yapan Adalet Eski Bakaný, Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, “Anayasa Deðiþiklikleri ve Anayasa Taslaðý” konusunda da çeþitli bilgiler Sabih Kanadoðlu verdi. Yürürlüðe girecek yeni bir anayasanýn ortak kararlarla gerçekleþmesi gerektiðini ifade eden Türk, ‘’Her yeni Anayasa, bir önceki dönemde yaþanan olaylarýn benzerlerini bir daha yaþamamak için yapýlýyor. Önemli olan konsensüsü saðlamak. Bir taslak hazýrlatýp, ondan sonAv. V. Ahsen Coþar ra, ‘Onu kabul ediyor musunuz? Etmiyor musunuz?’ diye sormak, uzlaþma arayýþý olarak nitelendirilemez’’ diye konuþtu. ‘’Yeni bir Anayasa deðiþikliðine gerek var mý?’’ sorusunun da sorulmasý gerektiðini ifade eden Türk, Türkiye’de ortalama 22 yýlda bir anayasanýn deðiþtiðini, oysa dünyada 220 yýllýk anayasalar kullanan ülkeler bulunduðunu söyledi. Anayasa deðiþikliðinin ancak koþullar gerektirdiðinde yapýlmasýnýn uygun olacaðýný belirten Türk, Türkiye’deki anayasa deðiþikliklerinin siyasal istikrar eksikliðinden kaynaklandýðýný belirtti. Önemli olan noktanýn, olaðan dönemlerde, anayasa deðiþikliklerinin partiler arasý uzlaþmayla yapýlmasý olduðunun altýný çizdi. MAYIS2008 kolejliler bizim dünyamýz 30 G E L E N E K S E L Rekor katýlým T ED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði'nin 6. Geleneksel Tenis Turnuvasý oldukça çekiþmeli geçti. Turnuva 12-27 Nisan tarihleri arasýnda Bilkent Sports International Tesisleri'nde gerçekleþtirildi. Bu yýl 282 kiþi tekler kategorilerinde 242 kiþi de çiftler kategorilerinde katýldý. Her sene daha fazla katýlýmýn saðlandýðý turnuva daha da büyüyerek, Ankara'nýn bir sene içinde beklenen tek turnuvasý haline geldi. Önümüzdeki yýllarda daha da büyümesi düþünülen turnuvayý TED Ankara Koleji Mezunlar Tenis Turnuvasý Organizasyon Komitesi, uluslararasý boyutlara taþýmayý hedefliyorlar. Þükran Atik Turnuvalara baþýndan beri katýlýyorum ve her seferinde de kupa alýyorum. Bir defa ikinci oldum zaten. Bu sene turnuva çok güzeldi, inþallah seneye de oynarýz. Mehmet Can Ulusoy'97 Masterlarýn hem tekinde hem de çiftinde kardeþim Emre Ulusoy ile birinci olduk. Turnuvaya üçüncü kez katýlýyorum. TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði'nin böyle bir turnuva düzenlemesi çok güzel. Çünkü, sporu ve sosyal faaliyetleri birlikte sergilemiþ oluyor. Ýnsanlar kaynaþmýþ oluyor. Sporun birleþtiriciliðini gösteriyor. Bu yüzden TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði'ne ve katýlan tüm mezunlara çok teþekkür ediyoruz. kolejliler MAYIS2008 T E N Ý S bizim dünyamýz 31 TURNUVA SONUÇLARI T U R N U V A S I Aylin Topsakal'71 Tenis turnuvasýna her yýl katýlýyorum. Derecem, Mix Double'da birincilik. Çok güzel bir turnuva oldu. Bu turnuvanýn her yýl tekrarlanmasýndan, okulumuzun adýnýn gündemde olmasýndan büyük mutluluk duyuyoruz. Birol Baþlar Turnuvaya çift erkekler turnuvasýnda katýldým. Çok güzel bir turnuva oldu. Hem Sports Internatýonal'da olmasý hem de organizasyonda TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði'nin gösterdiði baþarýdan çok memnun kaldýk. Mustafa Saðlam Ankara genelinde yapýlan turnuvalar deðerlendirildiðinde katýlýmýn çok yüksek olduðu bir turnuva olduðunu söyleyebilirim. Bu anlamda Ankara'daki tenis camiasýnýn takip ettiði bir turnuva. Benim gözlemlediðim kadarýyla, iþin sevindirici yaný, turnuva boyunca sakatlanan bir oyuncu olmadý. Korttaki sakatlýklar bizi üzüyor. O anlamda çok güzel bir turnuva oldu. Sorunsuz, maç programlarýnýn güzel iþlediði bir turnuva oldu. Kendi adýma emeðini esirgemeyen herkese çok teþekkür ediyorum. Emre Özlen Çok güzel bir turnuvaydý. TED imkanlarý çok geniþ olan bir dernek. Ben ayný zamanda eski Türkiye Þampiyonu, Milli sporcuyum. Bu tarz güçlü derneklerin spora el atmalarý çok güzel bir þey. Umarým bu diðer derneklere de örnek olur. Turnuvada çiftlerde þampiyon oldum. Herkese teþekkür ediyor ve bu turnuvalarýn devamýný diliyorum. Berat Çalýk Turnuva çok güzeldi, büyük keyif aldým. En sonunda da kupayý almak çok mutluluk verici. B kategorisinde birinci oldum. Tek Erkek Master 1. M. Can Ulusoy 2. Erdem Yýldýrým Tek Erkek -A A1. Þevket Bayrakcý 2. Hakan Azman Tek Erkek -B B1. Berat Çalýk 2. Taner Ýbriþim Tek Erkek -C C1. Serdar Abacý 2. Cahit Kýzýldel Tek Erkek -D D1. Necati Adam 2. Refik Çelik ATek Bayan -A 1. Þükran Atik 2. Sibel Özsakal Tek Bayan -B B1. Sebile Narman 2. Anýl Akalýn Tek Bayan -C C1. Sebla Uluçay 2. Selma Demir Tek Bayan -D D1. Julia Goggin 2. Nurten Çelik Çift Erkek Master 1. Can Ulusoy-Emir Ulusoy 2. Bora Sertoðlu-Erdem Yýldýrým Çift Tek Erkek -A A1. Birol Baþlar-Mustafa Saðlam 2. Hakan Azman-Mehmet Ekin Aþkar Çift Erkek -B B1. Serdar Abacý-Dan Geourges 2. Engin Öngelen-Cengiz Özkan Çift Bayan -A A1. Berat Hamzaoðlu-Beste Demirað 2. Hülya Erdem-Elif Karaelmas Çift Bayan -B B1. Selma Demir-Tuba Küçükarslan 2. Ayþe Karancý-Ýpek Demirel Karýþýk Çift Master 1. Mina Özlen-Emre Özlen 2. Maria Ak-Mehmet Ak Karýþýk Çift -A A1. Dilara Çeliker-Hakan Azman 2. Berat Hamzaoðlu-Aydýn Gönülalan Karýþýk Çift -B B1. Aylin Topsakal-Kenan Eser 2. Selma Demir-Levent Karabatak En Centilmen Bayan Oyuncu Ayþe Ergün En Centilmen Erkek Oyuncu Mehmet Çetin MAYIS2008 kolejliler bizim dünyamýz 32 Erman Ilýcak’85 TED Ankara Koleji mezunlarýyla buluþtu D kolejliler MAYIS2008 ünyanýn sayýlý inþaat firmalarý arasýnda yer alan Rönesans Ýnþaat’ýn sahibi Erman Ilýcak, 19 Mart 2008 tarihinde Torch’ta bir sohbet toplantýsýna katýldý. Toplantýda Ilýcak, dinleyicilere Rusya’da küçük bir inþaat firmasýyken þimdi dünyanýn en büyük inþaat firmalarý arasýnda yerini alan Rönesans Ýnþaat Þirketi’nin kuruluþ ve geliþim aþamalarý hakkýnda bilgi verdi. Türkiye ve Dünya’daki inþaat sektörüyle ilgili bilgi ve görüþlerini de aktaran Ilýcak, dinleyicilerin sorularýný da yanýtladý. Rönesans Ýnþaat 1994 yýlýnda St. Petersburg þehrinde kurulmuþ, gün geçtikçe büyüyerek, Türkiye ve yurtdýþýnda çok büyük iþlere imza atmýþtýr. Ilýcak, o yýllarda bakýmsýz bir kent görüntüsü veren þehri yeniden yapýlandýrma adýna þirketinin adýný “Rönesans” koyduðunu belirtiyor. O dönemde pazarda ciddi boþluklar olduðunu ve bunu deðerlendirdiklerini belirten Ilýcak, hem baþarý öyküsünü hem de Rusya ve Türkiye’de gerçekleþtirmiþ olduklarý iþlerle ilgili deðerlendirmelerini aktardý. saðlýk 34 “Beyin Cerrahisi, týbbýn en ileri dalý” 1 Kemal Bey öncelikle sizi tanýyabilir miyiz? 948 yýlý, Ýstanbul doðumluyum. Ýlkokul 2. sýnýfta TED Ankara Koleji'ne baþladým. 1965 yýlýnda mezun oldum. Bizim en büyük þansýmýz ilkokul hocalarýmýzýn çok iyi olmasýydý. Þimdi hep üniversite eðitiminin iyi olmasýndan söz ediliyor ama aslýnda benim inancým ilkokul eðitiminin iyi olmasýdýr. Bizim þansýmýz o olmuþtu. Öðretmenimiz bütün sýnýfýmýzý birinci olma yarýþýna sokardý. Kolej bize, ciddi çalýþma, devamlý çalýþma ve daha fazla çalýþmayý aþýlamýþtýr. Kolej'den mezun olduktan sonra, Hacettepe Üniversitesi Týp Fakültesi'ne girdim. Ondan sonra hayatým burada devam etti. 1971 yýlýnda doktor oldum. Doktor olduðumun ertesi günü, imtihana girerek Beyin ve Sinir Cerrahisi ihtisasýma baþladým. 1976'da uzman, 1981'de doçent, 1988'de de profesör oldum ve halen buradaki görevime devam ediyorum. Hacettepe Üniversitesi Týp Fakültesi Nöroþirürji Uzmaný Prof. Dr. Kemal Benli’65 kes her þeyi yapabilir. Kendi yeteneði, bilgileri ve çalýþmalarý doðrultusunda tabii ki. Halk arasýnda bilinen hangi hastalýklar sizin alanýnýza giriyor? Beyin ve sinir cerrahisi kapsamýnda; beyin tümörleri, beyin damarlarýnýn balonlaþmasý, damar anomalileri, tümörler, omurganýn tümörleri, bel fýtýðý, bel kaymasý bizim alanýmýz içine giriyor. Sinirlerin, omurgadan çýkýp parmaklarýHacettepe Üniversitesi Týp Fakültesi Nöroþirürji Uzmaný mýzýn ucuna kadar olan tüm evreleri ile ilgileniyoruz. Sinirlerin kesilmesi, tümörler bizim uðraþtýðýProf. Dr. Kemal Benli'65, beyin ve sinir hastalýklarý teda- mýz alanlar. visinde son dönem geliþmelerle ilgili bilgilerini ve Kolej anýlarýný bizimle paylaþtý. Beyin ve sinir hastalýklarý baþlýðý altýnda birçok hastalýk sayabiliriz. Nöroþirürji Dalý’nda uzmanlaþma nasýl gerçekleþiyor? Beyin cerrahisi o kadar özelleþti, o kadar çok alt bölümlere ayrýldý ki. Normalde cerrahlar, beyin cerrahisi ihtisasý aldýðý zaman belirli ameliyatlarý yapabilir, belirli hastalýklarý tanýyabilir ve tedavi edebilirdi. Þimdi artýk kiþiler belirli alt dallarda ihtisas yapmayý tercih ediyorlar. Örneðin bir çok arkadaþýmýz, omurga cerrahisi ile uðraþýyor. Bazýlarý bel fýtýðý ile ilgilenirken bazýlarý tümörleri tercih ediyor. Böyle alt gruplar var; ama her- kolejliler MAYIS2008 Türkiye'de beyin tümörü tespit edilen vakalarýn rakamsal karþýlýðý ne durumda? Son dönemlerde taný koymada ve tedavide yeni geliþmeler saðlandý mý? Eskiden taný koymak çok zordu. Þimdi hastalarýn bir kýsmý bize ellerinde filmleriyle geliyorlar. Önemli olan uygun tedavi. Artýk etrafta çok sayýda MR ve tomografi merkezi var. Kiþiler bazen biz söylemeden kendileri çektiriyorlar. Sonuç olarak artýk taný koyamama gibi bir sorun yok. Türkiye'de beyin tümörü tespit edilen vakalarýn rakamsal karþýlýðý çok kesin deðil. Hepsi Saðlýk Bakanlýðý'na bildirilmiyor olabilir. Onun için güvenilir rakamlara ulaþmak pek mümkün deðil. Eskiden bugüne deðiþimden söz edersek, þunu söyleyebilirim ki teknolojideki saðlýk 35 deðiþimler olumlu yönde. Biz eskiden ameliyatlarý çýplak gözle veya luplarla yapýyorduk. Þimdi bu iþlem mikroskoplarla gerçekleþtiriliyor. Radyoterapi ile belirli bir noktaya ýþýn vererek sadece tümörü yok edilebiliyoruz. Beyine ve etrafýndaki hiçbir dokuya zarar vermeden, örneðin bir görme sinirine bile zarar vermeden tedavi etmek mümkün. Bunlar iyi ilerlemeler. Bütün dünyada ve ülkemizde tümörler hakkýnda genetik tedaviye gidebilecek kadar araþtýrmalar ve çalýþmalar var. Fakat maalesef, tam bir çözüm yok. Beyin cerrahisi bugün dünyada çok ilerleyen ve ilerlemeye temayülü olan bir dal. Bir çok ince ameliyatlar artýk rutin olarak yapýlýyor. Týbbýn en ileri giden ve gidecek olan dallarýndan biridir Beyin Cerrahisi Dalý. Bir çok soruna çare bulunabiliyor. Eskiden beyin cerrahý sayýsý azdý ve taný yöntemleri bu kadar kolay deðildi. Yeni teknolojiler ve aletler girdikçe de, tedaviler kolaylaþtý. Ýnsanlar artýk okuyor ve araþtýrýyor. Gazeteler ve internetten hastalýklarýyla ilgili araþtýrma yapýyorlar. Ýnsanlar ne kadar bilinçlenirse kendi þikayetlerini o kadar fark ediyor ve erken müracaat edebiliyorlar. Türkiye'de henüz aile hekimliði tam olarak yerleþmediði, insanlar saðlýðý iyiyken doktora gidip kontrol olma, rutin check up'larýný yaptýrma gibi alýþkanlýklara sahip olmadýðý için, bir çok þey gözden kaçma riskine giriyor. Beyin tümörlerinin diðer tümörlerden farký nedir? Beyin tümörlerinin özelliði ve dolayýsýyla diðer tümörlerden farký, kendi tümörleriyle sýnýrlý olmayýp yayýlma özelliðine sahip olmasýdýr. Beynin tamamýna yayýlabilir. Vücudun diðer yerlerinden tümörler beyine atlayabilir fakat beyin tümörleri vücuda yayýlmaz. Çünkü, bu tümörler yayýlana kadar hastayý kaybederiz. Beyinin kendi maddesinden çýkan tümörler kötü huyludur ve yayýlma özelliði gösterirler. Beyin zarlarýndan köken alan tümörler ise, iyi huyludur. Genel olarak hepsini tam olarak çýkarabilirsiniz. Kötü huylu tümörler çok daha çabuk büyür, daha çabuk yayýlýr. Kötü huy dediðimiz þey zaten, hücrenin hýzla bölünmesi olayýdýr. Bu hastalýðýn ýrsi olduðu yönünde bir kesinlik yok. Hastalýðýn sebepleri sürekli olarak araþtýrýlýyor. Belirli gruplarda ýrsi özelliklere rastlanýyor ama genelde böyle bir kesinlik yok. Kendisinde beyin tümörü olduðundan þüphelenen biri hangi þikayetlerde bir uzmana baþvurmalýdýr? Þiddetli baþaðrýsý, bayýlma, nöbet, vücudun bir tarafýnda kuvvetsizlik gibi durumlarda baþvurmalýdýr. Ergenlik döneminden sonra ilk defa sara nöbeti geçiren bir kiþide aksi ispat edilinceye kadar beyin tümürü olduðu düþünülmeli ve araþtýrmalar yapýlmalýdýr. Bireylerin gün içinde yaþadýklarý sorunlar ve buna baðlý oluþan stres ne gibi rahatsýzlýklarý beraberinde getiriyor? Genellikle inanýlýyor ki, stres insanýn korunma sistemini yýkýyor. Korunma sistemini yýktýðý için, vücudunda var olan bir çok hastalýk ve tümörler aktive oluyor. Stres gerçekten de, insanýn direncini yýkan sistemdir. Maalesef, medeni dediðimiz dünya da, stresten oluþuyor. Nörolojik hastalýklara karþý ne gibi önlemler alýnabilir? Bu o kadar geniþ bir alan ki, çok çeþitli uyarýlar yapýlabilir. Öncelikle herkesin spor yapmasý gerekir. Örneðin bel fýtýðý hastalarýnýn yerden bir þey alýrken çok dikkat etmesi lazým. Her hastalýkta aþýrý kilolu olmak çok büyük bir dezavantaj. Beyin cerrahisi alanýnda kadýn hekimlerin daha az olduðunu görüyoruz. Bunun belli nedenleri var mý? Eskiden gerçekten bu alanda sadece birkaç kiþi vardý. Þimdi kadýn-erkek eþitliðinin ortaya çýktýðý alanlardan birisi beyin cerrahisi. Bir çok beyin cerrahý bayan arkadaþýmýz var. Hatta yenilerde profesör olan arkadaþlarýmýz da var. Ýleride bunlarýn daha da artacaðýna inanýyorum. Bizim bölümümüzde 3 tane bayan arkadaþýmýz var. Öðretim üyesi, asistan düzeyinde. Ýlgi her geçen gün artýyor. Bayan cerrahlarýn alanlarýnda çok baþarýlý olacaklarýna inanýyorum çünkü ince iþe elleri çok yatkýn. Siz de TED Ankara Koleji mezunusunuz. Okul arkadaþlarýnýzla halen görüþüyor musunuz? Kolej ile ilgili olarak bizimle paylaþmak istedikleriniz nelerdir? Ben öncelikle þunu söylemeliyim ki, Kolejde okumanýn bir ayrýcalýk olduðunu ben hayatým boyunca gördüm. Kolej, daima arkadaþ kalmayý öðretmiþtir. O zamanki arkadaþlýklarýmýz hâlâ devam ediyor. Kolejlilik bizim kanýmýza iþlemiþ bir þey. Kolejin en büyük özelliði, öðrencilerine verdiði o özel eðitim. Ayakta kalabilmeyi öðretir Kolej. Hangi þartlardan gelirseniz gelin, mücadele etmeyi çalýþmayý, direnmeyi ve sosyal olmayý öðretir. Bu yazýlý bir kaide deðildir ama Kolej mezunlarýna baktýðýnýzda hep bunu görürsünüz. Kolej'in yeni yeri ve yeni tesisleri ile de iftihar ediyoruz. Ýsteðimiz, Kolej'in daima en önde olmasý. MAYIS2008 kolejliler maariften yetiþenler 36 Eðitime adanmýþ bir ömür TURHAN DÖKMECÝ’41 Turhan Dökmeci’nin hayatý, öðrencilik yýllarýndan öðretmenliðine, ticaret hayatýndan vakýfçýlýðýna, dernekçiliðine, yazarlýðýna kadar yaþamýnýn her döneminde, vatanýna, milletine ve insanlýða hizmet eden bir yaþam öyküsünü kapsýyor. Eðitimin önemine her zaman inanan Turhan Dökmeci, üçüncüsünün yapýmýna bu yýl baþlanacak olan üç ilköðretim okuluyla da bunu kanýtlýyor. A nnesi, iyi eðitim almýþ bir Rumeli ailesinin kýzý, babasý ise yedi göbek Ankaralý tüccar bir ailenin oðlu olan Turhan Dökmeci, 1926 yýlýnda Ankara’da doðar. Ýstiklal Savaþý’ndan yeni çýkmýþ bir ülkenin ilk çocuklarýdýr onlar. Asfalt caddelerin çok az olduðu, mahallelerinde tek tük evlerin bulunduðu, toplu taþýma araçlarýnýn neredeyse hiç olmadýðý olsa da halkýn ço- kolejliler MAYIS2008 ðunda bunlara binecek paranýn bulunmadýðý bir Ankara’dýr. Turhan Dökmeci o günleri þöyle anlatýyor: “1.Dünya Savaþý’nýn ardýndan Kurtuluþ Savaþý’na girmiþ, özgürlüðünü kazanmýþ ama sanayisi olmadýðýndan ekonomisi bozulmuþ bir ülkedir Türkiye… Savaþýn zararlarýný yaþayan bir Anadolu kasabasý görüntüsündedir Ankara… ve de büyük Atatürk’ün “Ýstikbal Göklerdedir” dediði yýllardýr o yýllar. Ýþte o ortamda Atatürk, ülkenin yeniden kalkýnmasýný hýzlandýrmak amacýyla Ankaralýlar’dan yardým ister. Atatürk sevgisi ile beslenmiþ, Atatürk’e inanmýþ inançlý Ankaralýlar durur mu? Parasýný, pulunu, çulunu, baðýný, bahçesini, alyansýný koþarak baðýþlar. Koçzade Vehbi Bey ve Dökmecizade Seyit Vehbi beylerin önderliðinde Ankaralý iþadamlarý güçleri ölçüsünde çaðrýya katýlýrlar. Yapýlan baðýþýn karþýlýðýnda Turhan Dökmeci’nin elinde Teþekkür ve Onur Belgesi ile altýndan elde yapýlmýþ çift kanatlý uçak madalyasý bulunmaktadýr. Evleri, Kýzýlay Ýzmir Caddesi’nde Türk Maarif Koleji’nin Demirtepe’deki ilk binasýnýn çok yakýnýndadýr. O yüzden henüz orada okumaya baþlamasa da ilk oyunlarýný Kolej’in bahçesinde oynar Turhan Dökmeci. En sevdiði oyunsa çelik-çomak oyunudur. Kolej’in arnavut kaldýrýmlarýnýn aralarýný oyarak arkadaþlarýyla bu oyunu oynar. Ortaokul yaþýna gelmesiyle eðitime önem veren ailesi onu Türk Maarif Cemiyeti Yeniþehir Lisesi’ne yazdýrýr. maariften yetiþenler 37 Ankara Ticaret Odasý ve TED Ankara Koleji Yönetim Kurulu üyeliði, Konfeksiyoncular Derneði ile Toptan ve Perakende Ýþverenler Sendikasý Baþkanlýðý görevlerinde bulunur. Ankara Eðitim Vakfý, Türk Lions Vakfý ve Türkiye Körler Vakfý’nýn kuruculuðunu yapar. Dört kez Türkiye Körler Vakfý Baþkanlýðý’ný yapar. Edebiyattan da uzak yaþamaz Turhan Dökmeci. Aðabeyi Avni Dökmeci ile birlikte 1948 yýlýnda “Kaynak” adýnda bir þiir ve edebiyat dergisi çýkarýrlar. Yedi yýl düzenli olarak her ay çýkar. Turhan Dökmeci Ýlköðretim Okulu O yýllara ait belki de ilk anýsý ise, 10 Kasým 1938 gününe yani Atatürk’ün ölüm gününe ait olacaktýr. Henüz ortaokul birinci sýnýfta olan Turhan Dökmeci o günle ilgili olarak þunlarý anlatýyor: “Sýnýfýn camýndan baktýðýmý hatýrlýyorum. Birtakým adamlar telaþla kýzlar binasýnýn çatýsýndaki bayraðýmýzý yarýya indiriyorlardý. Öðretmenime sordum, ‘neden bayraklarý indiriyorlar?’ diye, O da Atatürk’ün ölümü nedeniyle olduðunu söyledi. Dünyam karardý, fenalaþtým.” Atatürk’ün kurulmasýna önderlik ettiði Kolej’de onun ilke ve devrimlerinin ýþýðýnda çok iyi bir eðitim alýrlar. “Atatürk’ü rehber edinmiþ seçkin öðretmenler bizlere hep iyi insan, iyi vatandaþ olma dersi verirlerdi. ‘Baþkasýnýn hakkýnýn baþladýðý yerde senin hakkýn biter, bugünün iþini yarýna býrakma’, ortaokulda bize bunlarý aþýlarlardý.” Liseyi zorunlu nakil dolayýsýyla Ýstanbul Haydarpaþa Lisesi’nde leyli (yatýlý) olarak okur. Daha sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coðrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatý bölümünü bitirip edebiyat öðretmenliðine baþlar. Kurtuluþ Lisesi ve Gazi Lisesi’nde altý sene kadar öðretmenlik yapar. O dönemde Gazi Lisesi’nde Þair Arif Nihat Asya, þair, yazar Cevdet K. Solak, Necla Çobanoðlu Haným gibi dönemin önemli edebiyat öðretmenleri vardýr. Daha sonra ticari hayata atýlýr. Baþarýlý ticari hayatýný sürdürürken de eðitimden kopmaz. Gerek ticari hayatýnda gerek görev aldýðý vakýf ve derneklerde Atatürk’ün çizgisinde eðitim faaliyetlerine hep öncelik verir. “Hayatým boyunca eðitimden kopmadým” diyen Dökmeci, biri Ankara’nýn Aydýn Köyü’nde, diðeri Erzurum Ýli Oltu Ýlçesi Yukarý Ayvalý Köyü’nde olmak üzere kendi imkanlarýyla iki tane okul yaptýrýr. Ankara’da yaptýrdýðý okul için Ankara Ýli Þeref Belgesi, diðeri için de Cumhurbaþkanlýðý Þeref Belgesi ile ödüllendirilir. Geçtiðimiz aralýk ayýnda bu okullara bir üçüncüsünü daha eklemek için oðlu Emre Dökmeci ile birlikte valilikle bir protokol imzalar. Çankaya’da 8 derslikli eski bir ilköðretim okulu yýkýlarak, yerine Turhan Dökmeci Ýlköðretim Okulu adý verilecek olan 24 derslikli yeni bir okul yapýmý devam etmektedir. Turhan Dökmeci, insanýn sadece iyi eðitim almasýnýn yetmediðini, ayrýca aldýðý bu eðitimi daha olanaksýz kiþilere hizmet amacýyla da kullanmasý gerektiðinin önemini sýkça vurguluyor. Sadece ortaokulu TED Ankara Koleji’nde okumasýna raðmen hiçbir zaman Kolej’den ve onun çizgisinden kopmayan Turhan Dökmeci, uzun yýllar TED Yönetim Kurulu üyeliðinde bulundu. Þimdilerde ise oðlu Emre Dökmeci bu ve benzeri görevleri baþarýyla sürdürüyor. Yine Kolej’de okuyan torunlarýnýn vasýtasýyla her fýrsatta Ýncek Kampüsü’ne gidiyor ve çok beðendiði kampüsten iftiharla söz ediyor. Yapýlan yeni kampüsü çok baþarýlý ve farklý bulduðunu belirten Dökmeci, yer olarak da seçimin çok iyi yapýlmasýndan memnun. Kurulmakta olan TED Üniversitesi’nden dolayý da ayrýca sevinçli... MAYIS2008 kolejliler kiþisel geliþim 38 Kendine güvendiðinde azim arkadan iter, idealler ise kendine doðru çeker K endine güven, kiþinin kendisiyle ilgili algýlarýnýn alize edilen çevre zaman içinde gerçekçi bir algýya dönüþür. bütünüdür. Kimi konuda kendimize daha çok kiKiþinin kendini gerçekleþtirmeye baþlamasýný saðlayan bu sümi konuda daha az güvenmemiz söz konusu olareç uzun dönemde geleceðe yönelik gerçekçi hedefler ve idebilir. Ancak çoðu duruma ve genele yayýlan bir aller oluþturmasýný saðlar. Ýþte kendine güven bu iki ayrý gelikendine güvensizlik ise psikolojik rahatsýzlýklara þimsel boyutun (1) varlýðýn onaylanmasý sonucunda geliþen kidönüþebilecek bir sorundur. Kendine güven artýrýlabilir ya da þisel azmin ve (2) gereksinimlerin karþýlanmasýna baðlý olarak güvensizlik güvenle yer deðiþtirebilir. Yani olumsuz olarak edigeliþen kendini gerçekleþtirmenin temelinde oluþur ve kendini gerçekleþtirmenin azmi olarak ideallere doðru uzanýr. Büyüme nilen ya da öðrenilen her ne ise onarýlabilir ya da düzeltilerek yeniden öðrenilebilir. Deneyimlerimizi biraz mercek altýna alasürecindeki her deneyim bu temel üzerinden kiþinin daðarcýðýrak ‘kendine güven’ ile iliþkili süreçlerimizi deðerlendirebiliriz. na alýnýr ve kendine güven bir duyum olmaktan öte kiþinin biBebek doðduðunda, bir yandan kendini mükemmel hislinçli olarak tarif edilebildiði bir hal alýr. setmek ve çevredeki herþeyi de bu mükemmelliðin bir parçasý Ancak bu koþullarýn saðlanamamasý ya da yeterince saðolarak algýlamak ister. Kendini baðýra çaðýra sýnýrsýz bir talep ve lanamamasý ve kendine güvenin geliþiminde sorunlar olmasý keyifle sergiler, yapabildiklerini abartarak gösterir ve bunun olasýdýr. Böyle bir durumda da kendinde ve çevrede mükemkarþýlýðýnda da bunlarýn coþku ve ilgiyle karþýlanmasýný bekler. meli arayýþ hiç dinmez. Azim ve gerçekçi idealler yerine kafaNe yazýk ki, bu sýnýrsýz mükemmellik algýmýzýn kuytusunda bir yerde devamlý müsý, yeni deneyimlerin þaþkýnlýðý ve korkukemmel olmadýðýmýzý yüzümüze vuran, suyla bölünür. Böyle zamanlarda ise çosürekli baþkalarýyla kýyaslayan, sükünetcuðun güçsüzlüðü doðal kabul edilirse le davranýþlarýmýzý deðerlendirmek yerine ve kucaklamayla yatýþtýrýlýrsa, mükemmel kiþiliðimize iliþkin aþaðýlayýcý yargýlarda olamamanýn bir sorun deðil, kabul edilebulunan, devamlý hatalarýmýzýn çetelesini bilir bir durum olduðunu öðrenir. Varlýðýtutan, baþkalarýnýn bize yönelik olumsuz nýn tutarlý bir þekilde doðrulanmasý, güçdüþüncelerini okumaya çalýþan hastalýklý süzlüðünün de gücü gibi eþit biçimde bir eleþtiri kaynaðýyla yaþarýz. Bu ‘müsarmalanmasý ve kabulü, zaman içinde kemmel efsanesi’ adeta içimizdeki ayrý kendi sýnýrlarýný doðal kabul etmesini ve bir organ gibidir. Bizi rahatsýz eden bir seyeni deneyimlerden korkmamasýný saðsin kaynaðýný kapatýrýz ama çok zarar velar. Böylelikle bu taþkýnlýðý yatýþýr ve gelerici olan bu hastalýklý eleþtiriyi bir türlü suscek için gereksinimi olan kendine güveni turamayýz, tam tersine o çeþitli yollarla gitve azmi pekiþir. Öte yandan da, çevreyi tikçe pekiþir. Çünkü, yapay biçimde, hamükemmel algýlamak ve kendini de bu talý davranmamamýzýn, kendimizi kontrol mükemmelliðin bir parçasý olarak hissetetmemizin bir güvencesi gibidir. Baþarýlý mek ister. Bedensel, duygusal gereksikiþilerle ayný ideali paylaþtýðýmýz yanýlgýnimlerinin tümünün bu ideal çevre tarafýnsýyla onlarýn dünyasýnýn en azýndan kýyýPsk. Dr. R. Neslihan Rugancý’79 dan fark edilmesini ve kusursuz bir biçimsýnda yaþadýðýmýzý hissettirir. Böylelikle, de karþýlanmasýný bekler. Bu kez ebesürekli güvensizlik yaþamamýza karþýn, yiveynleri tarafýndan tutarlý biçimde bu gene de baþarý idealinden vazgeçmeyen bireksinimlerin karþýlanmasý, gereksinimlerle kabarmýþ olan iç ri gibi hissederiz. ‘Mükemmel’den vazgeçmemek uðruna, yauyarýmlarýný yatýþtýrýr ve iç huzurunu saðlar. O ideal çevre haliypabilirliðimizi gösteren 40 örnek olsa bile bir tane istisna ‘müle o derece mükemmel deðildir ve ufak tefek aksaklýklar olur. kemmellik’ idealimize gölge düþürür ve biz ona saplanýr kalýrýz. Bunlar bebek tarafýndan tolere edilebilir, çünkü devamlý istekBaþkalarýndan gelen olumlu geri bildirimleri ve varolan olumlu leriyle baþbaþa kalmamýþ, çoðunlukla doyurulmuþtur. Bu kýrýlgerçekleri ‘nasýlsa’ yapacaðýmýz hatalarýmýzýn yaratacaðý hayal malar sonucunda çocuk doyumunu saðlayan anne-baba iþkýrýklýðýndan çok korktuðumuz için görmezden geliriz. Çünkü levlerini yavaþ yavaþ içselleþtirir. Ýçselleþtirmeye baþladýðý iþyüksekten düþmektense tabanda yaþamak ve ‘bir gün... bir levler sayesinde kendi gereksinimlerinin farkýna varmaya ve gün belki’ idealimize ulaþacaðýmýza inanmak bize çok daha az kendi kendini yatýþtýrmaya baþlar. Yatýþmanýn ve huzurun güacý verir. venilir bir çevre tarafýndan tekrar takrar saðlanabilmesi, kendiÝçimizdeki bu olup bitenlerin pek farkýnda olmayabiliriz. ne güvenin çok önemli bir boyutu olan kendine saygýnýn saðDolayýsýyla, bu eleþtiriyi açýða çýkaracak bazý durumlarda kenlanmasýna ve kiþiyi olumlu olumsuz yanlarýyla kabule dayalý bir di kendimize ne söylediðimizin farkýna varalým. Örneðin aþaðýinsani çevre tasarýmýna götürür. Dolayýsýyla, doðduðunda idedaki durumlarda zihnimizden neler geçiyor? kolejliler MAYIS2008 kiþisel geliþim 39 • Yabancý veya daha az tanýdýk ortamlarda; • çekici veya baþarýlý olduðunu düþündüðümüz biriyle birlikteyken; • hata yaptýðýmýz durumlarda; • eleþtirildiðimizi hissettiðimiz ya da kendimizi savunmaya hazýrlandýðýmýz durumlarda; • otorite figürleriyle beraberken (patronlar, eðitmenler, yetkililer, aile büyükleri, tavýrlarý baskýcý olarak algýladýðýmýz kiþiler); • kýrýldýðýmýz, birinin bize kýzdýðý ya da ihmal ettiði durumlarda; • red edilme ya da baþarýsýz olma beklentimizin olduðu durumlarda; • bizi onaylamadýðýný düþündüðümüz biriyle konuþurken. Gün içinde böylesi durumlarda içimizden geçirdiðimiz cümleleri yakalayýp kaydedebiliriz. Hastalýklý eleþtiriyi yakaladýðýmýz an bu düþüncenin neyin hizmetinde olduðunu da fark edebiliriz. Örneðin durum: Bir ortama girdik ve birinin bize bakýþý bizi olumsuz etkiledi. Cümlemiz: ‘beni küçümseyerek bakýyor’. Neyin hizmetinde: ‘O kiþiden gelecek olumsuz sözlere ya da davranýþlara karþý hazýrlýklý oluyorum. Davranýþlarýmý kýsýtlayarak, beðenilmeyecek tarzda konuþma ve hareket etme olasýlýðýmý azaltýyorum ve olumsuz deneyim yaþama olasýlýðýmý düþürüyorum’. Uzun dönemde sonuç: ‘Gerçek davranýþlarýmýn nasýl tepki alacaðýný bilmiyorum, alabileceðim olumsuz tepkilerle baþedebileceðimi öðrenemiyorum ve ‘olmam gereken’ kiþi konusundaki inancýmýn yaný sýra korkumu ve kaygýmý da pekiþtiriyorum’. Son zamanlarýn yaygýn deyimiyle nasýl ezberimizi bozarýz? Öncelikle, ‘mükemmelin’ gerçek olmadýðýnýn, aksine ‘iyi’ olanýn düþmaný olduðunun fark edilmesi önemlidir. Ýlk aþama yukarýda belirtildiði gibi eleþtiriyi yakalamaktýr. Daha önce de vurguladýðýmýz gibi kendine güven bir algýdýr ve yeterince güvenen kiþiler bu güveni hangi özelliklerine dayandýrdýklarýný net olarak tanýmlayabilirler. Öte yandan, kendine güven sorunu yaþayanlarda ise bu algý somutlaþamayan kara bir bulut gibidir. Dolayýsýyla, ikinci aþamada, tüm yönlerimizle kendimizi somut bir biçimde tarif etmeyi deneyelim ve bunu fiziksel görünüm, iliþkiler, kiþilik özellikleri, mesleki performans (eðitim ya da iþ), günlük iþlerdeki performans, zihinsel iþleyiþ, baþkalarýnýn bizi nasýl gördüðü baþlýklarý altýnda deðerlendirelim. Bu baþlýklarýn altýnda belirtmiþ olduðumuz olumlu yanlarýmýzdan daha sonra kullanmak üzere ayrý bir ‘olumlular’ listesi oluþturalým. Bir de olumsuz özelliklerimizden bir ‘zaaf listesi’ yapalým. Her bir olumsuz yargýyý dikkatle ele alalým ve yeniden yazalým. Bunu yaparken de somut bir dil kullanmaya, her zaman, hiçbir zaman gibi kiþiliðimize yönelik aþýrý genellemeler, abartýlar yerine yapamadýklarýmýzý ve bu yargýyý doðrulamayan hallerimizi duruma özgü gerçekçi bir analizle mercek altýna alalým. Örneðin, zaaf listesindeki ‘arkadaþlarýmýn yanýnda bir hiçim’ ifadesi, ‘Bir grup arkadaþla toplandýðýmýzda siyasi konularda onlar kadar bilgili olmadýðýma inandýðým için susup dinliyorum. Ama daha uzun süredir tanýdýðým arkadaþlarýmla daha rahatým ve sohbete katýlabiliyorum’ tarifiyle yer deðiþtirebilir. Böylelikle, hem eksiðin kiþiliðimiz deðil, bir konudaki bilgimiz olduðunu tespit edebilecek, hem de güçsüz olduðumuzu hissettiðimiz alandaki olumsuzu doðrulamayan durumlarý, yani yapabildiðimiz du- rumlarý da tespit edebileceðiz. Bu durumlarý da ‘olumlular’ listesine kaydedelim. Bir egzersiz yaparak bu listeyi geniþletebiliriz. Çok sevdiðimiz ve hayran olduðumuz, ancak birbirine benzemediðini düþündüðümüz iki kiþiyi hayal edelim. Kuþkusuz burada hem hayran olduðumuz hem de sevdiðimiz kiþileri de zihnimizde canlandýrabiliriz. Önemli olan iki kiþinin pek birbirine benzememesidir. Her ikisini de ayrý ayrý hayal ederek onlarý sevmemize ya da hayran olmamýza neden olan özelliklerini dikkatle tespit edip kaydedelim. Çünkü ‘arife de zaman zaman tarif gerekir’ aslýnda. Þimdi bu özelliklerin üzerinden özenle geçerek hangilerinin ayný zamanda bize de uyduðunu fark etmeye çalýþalým. Bunlarý da ‘olumluluk listesine’ ekleyelim. Listemizde ‘yapmam’ ‘etmem’ gibi olumsuz ifadeyle biten fiiller varsa bunlarý da olumlu ifadelerle deðiþtirelim. Örneðin: ‘uzun saatler çalýþmaktan yorulmam’ yerine ‘uzun saatler çalýþabilecek zihinsel kapasiteye ve dikkate sahibim’ olarak deðiþtirelim. Artýk geliþtirmek isteyebileceðimiz zayýf yönlerimizi ve inkar edemeyeceðimiz güçlü yanlarýmýzý önümüze seren, kendimizi anlatan bir haritamýz var. Unutmayalým ki, yaþadýðýmýz süre boyunca aðdalý bir biçimde içimize iþlemiþ olan bir olumsuzluktan hemen kurtulmayý beklemek de ‘mükemmelliyet efsanesinin’ ayrý bir ürünüdür. Bundan sonraki deneyimlerimizi de þimdi edindiðimiz analiz gözüyle yaþaya yaþaya, kendimize iliþkin güvensizlik duygumuz yavaþ yavaþ esneyecektir. Ayrýca, deðiþtiremeyeceðimiz yönlerimizin kabulü de olumlularýn yeniden içselleþtirilmesi kadar önemlidir: Boyumuz kýsaysa, uzun biri olmamýz olasý deðildir, ama kýsayken de uzaðý görmemiz olasý olabilir!.. Kaynaklar: Kohut, H. (1998). Kendiliðin yeniden yapýlanmasý (Restoration of Self). Çev. Cebeci,O. & Tura, S. M. Metis Yayýnlarý. Mckay, M. & Fanning P. (1988) Self-Esteem. New Harbinger Publications. Siegel, A. M. (1996). Heinz Kohut and the psychology of the self. The Makers of Modern Psychotherapy, Routledge. Psk. Dr. R. Neslihan Rugancý’79 1979 yýlýnda TED Ankara Koleji’nde lise eðitimini bitirdi. 1983 yýlýnda ODTÜ Psikoloji Bölümünden mezun oldu. Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ve Doktora derecelerini ODTÜ’den aldý. Anadolu Psikanalitik Psikoterapiler Topluluðu üyesi olarak ABD Kendilik Psikolojisi Ekol temsilcilerinden 4 yýl süreyle aldýðý mesleki eðitimler sonucunda sertifikalandýrýldý. Chicago Institute for Psycoanalysis’de uzaktan eðitimini tamamlayarak sertifika aldý. 1984-8 86 yýllarý arasýnda Akdeniz Üniversitesi Antalya Týp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalýnda Klinik Psikolog olarak, 1986-8 88 yýllarý arasýnda ODTÜ Psikoloji Bölümü’nde 2004 yýllarý arasýnda tam Araþtýrma Asistaný olarak çalýþtý. 1988-2 zamanlý, 2004’ten bu yana yarý zamanlý olarak çalýþmakta olduðu Bilkent Üniversitesi Öðrenci Geliþim ve Danýþma Merkezinde 1995-2 2004 yýllarý arasýnda yöneticilik yaptý. Bilkent Üniversitesindeki iþinin yanýsýra, Klinik Psikolog olarak özel çalýþmalarýný sürdürmektedir MAYIS2008 kolejliler gurme 40 Turta'da deðiþim rüzgarlarý Turta'nýn ortaklarýndan Serhat Ýpek'92, Turta'nýn kuruluþ hikayesini ve mekânda önümüzdeki günlerde yapýlmasý planlanan deðiþiklikleri bizlerle paylaþtý. M Bu mesleðe baþlama serüveninizi öðrenebilir miyiz? esleðe baþlama hikâyem ilginç. Ýþadamlarý Derneði'ndeki arkadaþlarla ortak bir iþ yapmak istiyorken, bir gün öðlen yemeði esnasýnda ortaklarýmýzdan Hýfzý Kuruþa Bestekar Sokak'ta bir mülkü olduðunu ve kiracý aradýðýndan bahsetti. Biz de Bestekar Sokak'ta mülkün varsa kiracý mý aranýr iþte fýr- kolejliler MAYIS2008 sat, ortak iþ yapalým diye baþladýk. Yani Temmuz 2006'da öðlen köfte yerken Turta fikri doðdu ve 2 Ocak 2007 tarihinde de faaliyete baþladýk. Bistro-c cafe-p pastane karýþýmý mekanlar giderek artýyor. Turta, bu mekanlarýn içinde nasýl bir fark yaratýyor? Turta'yý benzerlerinden ayýran özellikler nelerdir? Turta, adýndan da anlaþýlabileceði gibi ilk etapta pastane gurme 41 konsepti üzerine kurulmuþtu. Çünkü alkol satýþý yapmak istemiyorduk ama þartlar ve müþteri talepleri bizi alkol satýþýna zorladý. Hukuki açýdan pastaneler alkol satýþý yapamadýðýndan tarzýmýzý cafe bistro'ya döndürüyoruz. Yeni bir konsept üzerinde çalýþýyoruz. Çok yakýnda Turta'daki deðiþimi herkes gözlemleyebilecek. Farkýmýz ne sorusunun cevabý ise, Turta az önce bahsettiðim gibi bizim Ýþadamlarý Derneði'mizin bir uzantýsý. Dolayýsýyla hiçbir ortaðýmýzýn ana iþi Turta deðil, hiç kimse Turta'dan geçinmiyor. Bunun sonucu olarak Turta'da öncelikli amacýmýz prestijli bir marka yaratmak. Hayalimiz buradan büyük paralar kazanmak deðil. Malzeme kalitesinden asla taviz vermiyoruz. Tüm ürünlerimiz markalý ve hatta belki biraz abartýyoruz kullanýlan malzemelerdeki kaliteyi. Örnek vermek gerekirse, zeytinyaðýnda dünyada her yýl lezzet ödülleri alan Laleli Zeytinyaðlarý’ný kullanýyoruz. Profitrolümüzde bile 1. sýnýf çikolata kullanýlýyor. Son olarak da özellikle gruplara yönelik olarak, 100 kiþilik baðýmsýz bölüm yaratabiliyoruz. Esnek bir yapýmýz var, gerektiðinde bir þirket yemeðinde, doðum gününde, niþanda, ister yemekli, ister kokteyl, müþterinin hayalini burada yaratabiliyoruz. Müþteri portföyünüz genel olarak kimlerden oluþuyor? Belirli bir hedef kitleniz var mý? Müþteri kitlemiz biraz da lokasyon itibariyle A-B gelir grubuna sahip insanlar. Fiyatlarýmýz benzerlerimizle mukayese edildiðinde ucuz ama civarýmýzdaki diðer mekanlara göre yüksek. Kalitemizi ve marka deðerimizi düþünerek bir fiyat politikasý belirledik. Kaliteden taviz vermediðimiz için fiyatlarýmýz en ucuz diyemem. Ama þunu gönül rahatlýðýyla söylerim ki verdiðim paranýn karþýlýðýný aldým diyerek ayrýlýrsýnýz. Bu sebeple üst düzey yöneticiler, belli bir gelir düzeyindeki meslek sahipleri, kaliteyi ekonomik fiyata bulabilmek isteyen kesim, kebaba alternatif arayan insanlar genelde tercih ediyor. Benim bir iddiam var, Bestekar Sokak giriþinde dursam size kimin Turta'ya gittiðini çok rahat söylerim ve iþin baþýnda ben olduðum sürece Turta müþterisi hep farklý olacak. Turta'nýn müþterilerine sunduðu spesiyalleri nelerdir? Mönünüzün içeriðini hazýrlarken neye önem verdiniz? Menü hazýrlanýrken dikkat ettiðimiz þey, öncelikle mekânýn Serhat Ýpek'92 sabah 7.00'den akþam 23.00'e kadar sabahtan akþama yaþayan bir yer olmasý ve her keseye hitap edebilmemiz. Turta'da poðaçadan tosta, sebze yemeðinden et yemeðine, tavuktan balýða, salatadan makarnaya her lezzeti bulmak mümkün. En pahalý yemeðimiz 18 YTL ile çökertme kebabý ve balýk. Formuna dikkat eden haným müþteriler için diyet menümüz var. Biz istedik ki 16 saat yaþayan mekânýmýzda 16 farklý insan geldiðinde hepsine hitap edebilecek bir þeyler olsun. Dekorasyonunuzun çok ferah, rahat bir tarzda hazýrlandýðýný görüyoruz. Bu mekân için öncelikleriniz nelerdi? Ýlk önceliðimiz ferah bir mekan yaratmaktý. Ana salonumuz 90 kiþi kapasiteli ve 250 m2. Arka salonumuz 115 m2 ve 75 kiþi kapasiteli. Ana salonumuzda 1 sütun var ama arka salonumuz sütunsuz. Ýnsanlarýn huzur bulacaðý ve bu tarz mekanlarýn tersine uzun süre oturup vakit geçirebileceði bir yer. Ayrýca kapasitesi yüksek ve ferah bir yer olduðumuz için, servis elemanlarýmýz sürekli müþterinin baþýnda bekleyip, insanlarý huzursuz etmiyorlar. Ýnsanlarýn rahat etmesi ve mutlu ayrýlmasý önceliðimizdir. Önümüzdeki dönemler için planladýðýnýz deðiþimler ve öncelikli hedeflerinizden bahseder misiniz? Ýlk hedefimiz Turta'yý pastane imajýndan kurtarýp, cafe imajýný yerleþtirmek. Bunun için çalýþmalarýmýza baþladýk. Muhtemelen Nisan ortasý gibi tamamlanacak. Ayrýca þu an için çarþamba, cuma, cumartesi akþam ve pazar sabah brunchta var olan canlý enstrümantal müzik iþini, alkol ruhsatýmýzýn gelmesiyle birlikte çeþitlendirmeyi ve haftanýn 7 gününe çýkarmayý planlýyoruz. Bunun yanýnda biri Çayyolu'nda, biri Kýzýlay'da olmak üzere 2 þube açmak için çalýþmalarýmýz ve görüþmelerimiz devam ediyor. TURTA Cafe&Bistro Bestekar Sokak No:76/A Kavaklýdere / Ankara Tel: 0312 467 66 55 MAYIS2008 kolejliler mesaj kutusu 42 Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu Baþkaný Kaya Boztepe'79 (Ortaokul) “Ýlk hedef yaþadýðýmýz topluma iyi entegre olabilmek” Sayýn Kaya Boztepe öncelikle kendinizden ve çalýþma hayatýnýzdan bahseder misiniz? en 1964 Chicago Amerika doðumluyum. Ortaokulu TED Ankara Koleji'nde, liseyi English High School'da bitirdikten sonra yüksek öðrenim için New York'a geri döndüm. Burada çok aktif bir cemiyetçilik hayatým oldu. 1984 yýlýnda Türk Amerikan Gençlik Derneði'nin kuruculuðunu ve baþkanlýðýný yaptým. "Türkiye'nin Sesi" radyo programýnýn yapýmcýlýðýný ve sunuculuðunu on seneden fazla yaptým. New York'ta ilk Türk televizyonu olan TRTV'yi kurdum. Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu'nda çeþitli görevler aldýktan sonra bu sene de Federasyon’un baþkanlýðýna seçildim. Meslek olarak aslýnda tekstilciyim. Özellikle organik pamuk ve dönüþümlü mamullerden oluþan giyim mamülleri üzerinde kolleksiyonlar hazýrlýyorum. Þir- B konularda kendi toplumumuz içerisinde örgütlenerek, doðru olduðuna inandýðýmýz konularý ve çoðunluðu TC dýþ politikasýna paralel giden konularý da Amerikalýlar'a tanýtmak ve o konuda bir kamuoyu yaratmak için yaptýðýmýz çalýþmalar olarak tanýmlayabiliriz. Amerika'da yaþayan Türklere oy hakký tanýnmasý Bunun için ilk etapta çok güçlü bir web sitesi kurduk. Amerika'da her eyalette, her deðiþik etnik kökende, farklý grup ve sýnýflandýrmalar altýnda, oy potansiyeli çalýþmalarýmýz var. Biz ilk defa Amerika'da Türk Oy Potansiyeli çalýþmalarý yapýyoruz. Yaklaþýk olarak 450 bin kadar Amerikalý Türk vatandaþý var. Bunun dýþýnda yarým milyon kadar Türk Azeri vatandaþý var. Yaklaþýk 635 bin kadar da Ýran'dan gitmiþ olan Azeri Türk vatandaþý var ki, onlar da kendisini Türk olarak tanýmlýyor. Türkistan Türkleri, Özbek Türkleri, Kýrým Türkleri gibi deðiþik etnik gruptaki Türkleri ayný çatý altýnda Geçtiðimiz aylarda oy çoðunluðu ile Türk Amerikan Dernek- toplayarak, orada bir örgütlenme içerisine girileri Federasyonu Baþkanlýðý’na seçilen mezunlarýmýzdan yoruz. Diðer bir çalýþmamýz da her eyaleti haritaKaya Boztepe'79, Federasyonun faaliyetleri ve bu yýl yapýla- lara bölerek, demokrat ve cumhuriyetçileri tescak olan "Türk Günü Yürüyüþü" ile ilgili olarak dergimize pit edip onlarý ziyaret ederek, hala gündeme gelen "Sözde Ermeni Soykýrýmý Tasarýsý" gibi açýklamalarda bulundu. konularda artýk meydanýn boþ olmadýðýný ifade etmek. Biz onlarýn karþýsýna bir seçmen olarak çýkýyoruz. ketimin ismi Eco Green. Hammaddeyi Türkiye'den alýyoruz. Baþlatmak istediðimiz en büyük faaliyetlerimizden bir taneBunlarýn Çin ve Bangladeþ'deki kendi fabrikalarýmýzda örgü ve si, kapsamlý bir web sitesi oluþturmak. Bu site üzerinden lisan dokumasýný yapýp mamül haline getirdikten sonra Amerika'da öðrenemeyen vatandaþlarýmýzýn da yapmasý gereken çalýþsatýþýný yapýyoruz. malarý biz üstlenerek, onlarýn sadece web sitesine girip okey Geçtiðimiz Ocak ayýnda TADF Baþkanlýðý'na seçildiniz. 2008 tuþunu týklamalarýyla beraber, yüzbinlerce e-maili Beyaz Saray yýlýndaki faaliyetleriniz konusunda bilgi verir misiniz? ve Kongre'ye gönderebilecek bir çalýþma içerisine giriyoruz. Biz Federasyon olarak faaliyetlerimizi ikiye böldük. BirinciBurada en önemli konulardan bir tanesi, Amerika'da yaþayan si Amerika'daki Türk vatandaþ ve soydaþlarýmýza yönelik faaliTürk vatandaþlara oy hakký tanýnmasý için yapýlan çalýþmalar. yetler, diðeri Amerikalýlar'a yönelik faaliyetler. Bunlar çok önemli. Çünkü 60'lý senelerde Almanya'ya giden Vatandaþ ve soydaþ diye ayýrmamýzýn nedeni, Amerika'da Türk vatandaþlarýmýzý incelediðimiz zaman onlarýn bir kere Alyaþayan çok fazla Türk var ama hepsi Türkiye Cumhuriyeti vamanya'da Alman vatandaþý olarak veya göçmen olarak entegtandaþý deðil. Çok fazla etnik kökenli Türk asýllý gruplar da ayre bir yaþama geçemediklerini görüyoruz. Oy haklarýný alamaný zamanda üyemiz. Bunlar içerisinde Özbekler, Türkistan mýþlar, ne tam anlamýyla Alman olabilmiþler ne de Türk olarak Türkleri, Kýrým Türkleri ve Azerbaycan Türkleri de var. Bunlar da kalabilmiþler. Ýkisi arasýnda kayýp bir nesil görüyoruz. Önceliken az bizim kadar, bizim inandýðýmýz davalarý savunan, bizimle ilk hedef yaþadýðýnýz topluma iyi entegre olabilmekten geçile ayný kaderi paylaþan vatandaþ ve soydaþlarýmýz. Bunun dýyor. Bunu kendi kültür ve deðer yargýlarýmýzdan uzaklaþmadan þýnda bir de Amerikan toplumuna yönelik faaliyetlerimiz var. yapabilmek önemli. Biz laik Türk Cumhuriyeti'ne ve Atatürk ilBunu, Federasyon olarak "Sözde Ermeni Soykýrým Tasarýsý" kelerine baðlý ve onlarýn savunucusu olarak özellikle kendi tave bölücü terör örgütü gibi Türkiye'mizi yakýndan ilgilendiren rih ve kültürümüzün tanýtýmý konusunda çalýþmalar yapýyoruz. kolejliler MAYIS2008 mesaj kutusu 43 Sözde Ermeni Soykýrýmý iddialarý ile ilgili Federasyon’un þu ana kadar yapmýþ olduðu ve ilerisi için yapmayý düþündüðü çalýþmalar konusunda bilgi verir misiniz? Sözde Ermeni Soykýrýmý iddialarýyla ilgili planladýðýmýz çalýþmalar þu þekilde; biz Türk Günü yürüyüþünü her sene Mayýs ayýnda yapýyoruz. Bu yýl amacýmýz Cumhuriyet Bayramý'ndan önce büyük bir seminer ve "Osmanlý Hoþgörüsü" adlý bir sergi hazýrlamak. Sergide Emekli Büyükelçi Bilal Þimþir'in tercüme ettiði tarihi notlar olacak. Bunun dýþýnda yeni açýlmýþ olan Osmanlý arþivi var. Bunlarda Malta'da yargýlanmakta olan Türk Osmanlý tebasýndaki Paþalarýn Kaya Boztepe’79 suçlu olduðunu kanýtlamak üzere Amerikan ve Ýngiliz makamlarýn devamlý olarak büyükelçilerine yazdýðý mektuplar bulunuyor. Onlardan gelen cevaplarýn içerisinde de bu konuda hiçbir emir bulunmadýðý gibi bilakis Osmanlý Paþalarýnýn emirlerinin ve davranýþ þekillerinin bu iddialarý çürütecek þekilde olduðunu görüyoruz. Bu aþamada sergimizde bu mektuplarýn tasdikli orjinallerinin kopyasýna yer vermeyi amaçlýyoruz. Yaklaþýk 200 tane Amerika çapýnda tarih kürsüsünde öðretmen ve profesörleri tespit ederek, onlarý New York'a davet ediyoruz. Aklýmýzda olan isimler arasýnda Justin McCarthy, Gunther Lewy gibi Ermeni iddialarýný çürütmüþ ve zaman içerisinde Türk dostu olmuþ kiþilerle birlikte deðiþik eyaletlerden gelen kiþilere bu görüþlerimizi yansýtmak. Daha sonra içlerinden belirleyeceðimiz 20 kiþiyi Türkiye'ye getirerek misafir etmeyi ve burada Osmanlý arþivlerinin yerinde incelenmesini saðlamayý amaçlýyoruz. Bir turistik gezi gibi Türk insanýn hem tarihle ilgili hiçbir kapalý gündemi olmadýðýný göstermek, hem de iliþkileri geliþtirmek istiyoruz. Bu þekilde aslýnda savunmayý býrakýp, pozitif anlamda saldýrýya geçmiþ oluyoruz. Çünkü bugüne kadar hep bir þeyler olduktan sonra harekete geçtik, bundan sonra beklemeden hareket etmiþ olacaðýz. Amerika'da Türklerin yoðun olarak bulunduðu kentler nereler? Amerika'da yaþayan Türklerin en çok karþýlaþtýklarý problemler nelerdir? Türklerin yoðun olarak bulunduklarý kentler bizim de oy hakký çalýþmalarý baþlattýðýmýz Brooklyn New York'tan baþlýyor, sonra New Jersey, Connecticut, California, Texas, Chicago gibi diðer eyaletler geliyor. Fakat özellikle kayýtlý seçme seçilme hakkýna sahip insanlarýmýzýn sayýsý oldukça az. Býrakýn 50-60 bin tanesini biz 5-6 bin taneden baþlarsak, peþinden koþtuðumuz politikacýlar bizim peþimizden koþmaya baþlayacak. Bunun için ilk çalýþmayý New York'tan baþlatacaðýz. Gerekirse kapý kapý gezip kayýtlý seçmenlerimizi kazandýracaðýz. Amerika'da Türkler olarak çok ciddi sýkýntýlar yaþamýyoruz. Sadece deðiþen bir toplum var. Amerika'ya özellikle 1970- 80'lerden sonra vasýfsýz iþçi konumunda gelenlerin çok olduðunu görüyoruz. Tabii deðiþen zamanla beraber bizimde yapmamýz gerekenler deðiþiyor. Biz Federasyon olarak o konuda biraz zayýf kalmýþýz. O bütünlüðü, o haberleþmeyi, birlikteliði saðlamakta biraz problemler yaþamýþýz. Biz bunlarý saðlarken baþka gruplar da girmiþ. Þimdilik çalýþmalarýmýz güzel. Biz ilan ettiðimiz, baþlattýðýmýz çalýþmalara devam edersek sadece Amerika deðil Türkiye'ye de yön verecek çalýþmalarýmýz olabileceðine inanýyoruz. Bir de TADF tarafýndan her yýl Türk Günü yürüyüþü düzenleniyor. Bu tür faaliyetlerin amacý ve faydalarý nelerdir? Bu yýlki yürüyüþte farklý neler olacak? Türk Günü Yürüyüþü sanki Federasyon’un tek faaliyetiymiþ gibi görülüyor. Bizlerin aslýnda çok daha farklý, daha büyük boyutta faaliyetler yapmamýz gerekiyor. Bu yürüyüþ gerekli. Biz bunu ilk baþta Ermeni faaliyetlerini protesto etmek þeklinde baþlatmýþtýk. Daha sonra festivale çevirdik. Bunun en önemli faydasý Amerika'da özellikle New York civarýnda olan Türklerin bir araya gelmesi. Bir þekilde o gücün rakamsal olarak gösterilmesi. Festival yaklaþýk 3 hafta sürüyor. Bu yýla kadar sadece New York'ta yapýlýyordu. Biz bu yýl ilk defa baþta Philladelphia olmak üzere festivalleri Rochester, Chicago, Florida, Texas ve California'ya taþýmak niyetindeyiz. Fakat bu yürüyüþ çerçevesinde yapmak istediðimiz baþka faaliyetler de var. Biz yapmak istediklerimizi Amerikan kamuoyuna duyuramazsak bu da bizim entegre olamadýðýmýzý gösterir. Baþarý saðlayamayýz. Kongre üyelerinin, Amerikan toplumunun da bu festivale dönüþen toplantýlara gelmeleri çok önemli. Ayrýca ülkemizi turizm açýsýndan tanýtma ile ilgili projelerimiz de olacak. Siz ortaokulu TED Ankara Koleji'nde tamamladýktan sonraki öðrenim hayatýnýza yurtdýþýnda devam ettiniz. Kolej eðitiminin sizin üzerinizdeki etkileri neler oldu? Eðitimimin genelinde en fazla etkisi olan TED'in vermiþ olduðu eðitimdir. Oranýn ayrý, özel bir yeri vardýr benim üzerimde. Amerika'da TED mezunlarý grubunu kurduk. Grup içinde sürekli haberleþiyoruz. Ýstanbul, Ýzmir gibi yerlerde bir araya geliyoruz. Yurtdýþýnda yaþayanlar daha hassas oluyor bu tür konularda. Eski arkadaþlarýmýzý bulmaktan öte anýlarýn yeniden paylaþýlmasý önemli olan. Biz TED'de aldýðýmýz eðitimden dolayý çok özel, ayrýcalýklý insanlarýz. Fakat biraz bencilleþtik gibi geliyor bana. Çünkü bu eðitimi veren yuvaya layýk olabilmek için çok daha iyi faaliyetler yapmamýz gerektiðine inanýyorum. Bunlar içinde sivil toplum örgütleri çalýþmalarý, siyaset, ekonomi gibi ülkemizi yakýndan ilgilendiren her konuda aktif olmak geliyor. MAYIS2008 kolejliler gezi rehberi 44 Kurtuluþ ateþine kývýlcým olan, milli mücadelenin ilk adýmlarýnýn atýldýðý, MÝLLÝ MÜCADELENÝN ÝLK ADIMI Ý lk adý Amisos olduðu düþünülen Samsun'un tarihi Orta Taþ Devri'ne kadar uzanýr. Samsun Tekkeköy'de bulunan sýðýnaklarda M.Ö. 5 bin -10 bin arasý döneme ait yaþam kalýntýlarý bulunmuþtur. Þehrin merkezi de dahil olmak üzere Kýzýlýrmak Vadisi, Kavak, Tekkeköy, Çarþamba Ovasý eski çaðlardan beri insan yaþamýnýn yoðunlukta olduðu yerler olmuþtur. Eski çaðlardan bu yana bir ticaret merkezi ve bir liman þehri olma özelliðini halen koruyan Samsun, Ýç Anadolu'nun Karadeniz'e açýlan güzel penceresidir. Samsun Karadeniz Bölgesi'nin nüfus, sanayi, ticaret, doðal, kültürel varlýklar ve zenginlikler açýsýndan en büyük ili konumundadýr. Samsun ilinin yakýn tarihimizde önemi ise Atatürk'ün Kurtuluþ Savaþý'nýn ilk adýmý için burayý uygun görmesiyle baþlar. 19 Mayýs 1919'da Atatürk ve yakýn arkadaþlarý "Bandýrma" adlý posta gemisiyle buraya gelerek, mücadelenin baþlamasý için ilk adýmý atmýþlardýr. Ne acýdýr ki Türk tarihi açýsýndan çok önemli bir yeri olan bu vapurun orjinali yýllar önce parçalanmýþtýr. Fakat 1999 yýlýnda dönemin valisi tarafýndan orijinal proje bulunarak, yeniden yaptýrýlan "Bandýrma Vapuru" gezi rehberi 45 muhteþem limaný ve tertemiz plajlarýyla Karadeniz'in güzel þehri... Samsun'da Görmeniz Gereken Önemli Yerler Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesi Müze orta salon ve simetrik olarak yapýlmýþ iki yan salondan ibarettir. Orta salonda antik Amisos kentinde ortaya çýkarýlan Roma Ýmparatoru Alexander Severus (M.S. 222-235) zamanýnda yaptýrýlan ve M.S. 5. yüzyýl sonlarýnda Bizans Dönemi’nde tamir edilen mozaik teþhir edilmektedir. Samsun Onur Anýtý 1928-1938 yýllarý arasýnda Avusturyalý Heykeltýraþ Heinz Kreppel tarafýndan yapýlmýþtýr. 19 Mayýs 1919'un anýsýna yaptýrýlan bu anýtýn kaidesinin dört bir tarafýnda Milli Mücadeleyi vurgulayan figürler mevcuttur. Ýlk Adým Anýtý 1981-1982 yýllarý arasýnda Heykeltýraþ Hakký Atamalý tarafýndan yapýlmýþtýr. Atatürk'ün doðumunun 100. yýlýnda Samsun halký tarafýndan yaptýrýlan bu anýtýn öndeki üçlü figür, Atatürk ve beraberindekilerin Samsun'a ilk ayak basýþlarýný simgelerken Kurtuluþ Mücadelesi’nin buradan baþlatýldýðýný ifade etmektedir. Milli Mücadele Anýtý Doðu Park dahilinde, Bandýrma Gemi Müzesi’nin yanýndadýr. 7 figürlü anýtýn yanýnda Milli Kurtuluþ Savaþý’nýn safhalarýný anlatan rölyefler yer alýr. Havza Kaplýcalarý Havza ilçe merkezinin içinde yer alan kaplýca merkezinde üçü tarihi, ikisi 1986 yýlýndan sonra yapýlmýþ beþ hamam bulunmaktadýr. Hamamlarýn dýþýnda kaplýcalar mevkiinde özel banyolar, oteller, moteller ve pansiyonlar mevcuttur. Taþhan bugün þehrin en önemli müzesini oluþturur. Denizi, ormanlarý, yaylalarý ile bir doða cenneti olan Samsun, termal turizm açýsýndan da önemli merkezlere sahiptir. Havza ve Ladik Kaplýcalarý 2000 yýlýndan beri bilinen saðlýk merkezleridir. Ladik'teki Hamamayaðý Kaplýcasý, ülkemizdeki birinci derecede önemli ve öncelikli kaplýca merkezlerindendir. Samsun'un yaylalarý da diðer Karadeniz yaylalarý gibi; yeþili, temiz havayý ve sessizliði özleyenlere kucak açmaya hazýrdýr. Yayla yollarýnýn birçoðu özel araçlarla gezmeye elveriþlidir. Samsun bu doðal güzelliklerinin yaný sýra tarihi alanlarýyla da, ziyaretçilerin dikkatini çekmektedir. Samsun'un Pazar Mahallesi, Ýskele Caddesi üzerindedir. 17. yüzyýl sonlarýnda inþa edilmiþ olan yapý, iki katlý ve dikdörtgen planlýdýr. Tuðla hatýllý taþtan duvarlarý örülmüþtür. Yakakent ve Çam Gölü: Samsun il merkezinin 84 km batýsýnda bulunan Yakakent ve Yakakent'in 7 km batýsýnda yer alan Çam Gölü mevkii, doðal plajlarý, temiz denizi ve çam aðaçlarýyla kaplý tepeleriyle eþsiz bir doðal güzelliðe sahiptir. Mather Dolarosa Kilisesi: Ulugazi Mahallesi’nde yer almaktadýr. 1846 yýlýnda yapýlan bina, 1885 yýlýnda kilise olarak kullanýlmaya baþlanmýþtýr. Ýbadete ve ziyarete açýktýr. Samsun'da Neler Yenilir? Samsun mutfaðýnda mýsýr, lahana ve kuru fasulye yemekleri aðýrlýktadýr. Etli, pirinçli ve hamurlu yiyecekler yaygýndýr. Kaz, tavuk, ördek gibi kümes hayvanlarýnýn yanýnda tabii ki balýk da önde gelen yiyecekler arasýndadýr. Yöreye ait yemeklerden bazýlarý Tir (Kaz Yufkasý), Yer Pancarý (Yazý Pancarý), Mýsýr Çorbasý, Yoðurtlu Çorba, Mercimekli Bulgur Pilavý, Keþkek, Karalahana Çorbasý, Hamsili Ekmek, Hamsili Pilav (Ýli Pilav) ve Kocakarý Gerdaný (Burma) sayýlabilir. MAYIS2008 kolejliler çocuk 46 Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Ana Bilim Dalý Baþkaný Prof. Dr. Þenay Haspolat'78 “Aileler çocuklarýyla barýþýk olmalýlar” B Öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz? yorsa aileler hemen bir doktora baþvurmalýdýrlar. Bunun dýþýnda çocuk, bebekken normal bir geliþim sergilemiþ olabilir ama en ilkokulu Bahçelievler Ýlkokulu'nda, orta ve lise sonradan geliþiminde bir duraklama yaþanabilir. Yani çocuðun öðrenimimi TED Ankara Koleji'nde tamamladým. önceden yapabildiklerini artýk yapamamaya baþlamasý söz Kolej'den 1978 yýlýnda mezun olduktan sonra Ankonusudur. Örneðin çocukta nedensiz durgunluk, algýlamada kara Üniversitesi Týp Fakültesi'ne girdim. Üniversibozukluk gibi bulgular gözlenebilir. Böyle durumlarda da dokteden sonra iki yýl Yenimahalle Saðlýk Ocaðý’nda tora baþvurulmasý gerekiyor. Bazý hastalýklar belli bir yaþtan mecburi hizmet yaptým. Sonra Dr. Sami Ulus Çocuk Hastanesonra ortaya çýkabilir. Nedenleri çok faktörlüdür, genetik, bessi'nde dört yýl süresince Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý dalýnda uzmanlýk eðitimi aldým. Ardýndan iki yýl Ankara Üniversitesi'nde Çocuk Nörolojisi yan dalýný aldýktan sonra altý aylýÇocuk Nörolojisi Bilim Dalý, Türkiye'de yeni yeni geliþme gösterðýna Amerika'ya gittim. Sonrasýnda Akdeniz Üniversitesi Çocuk Nörolojisi mesine raðmen dünya genelinde önemli bir yer edinmiþ durumBölümü’nde yardýmcý doçent olarak da. Bu dalda yetiþen doktorlarýmýz baþarýlý çalýþmalara imza atýyorbaþladým. Burada Çocuk Nörolojisi Bilim Dalý’ný kurdum. Bir süre sonra teklar. Mezunlarýmýzdan Akdeniz Üniversitesi Çocuk Saðlýðý ve Hasrar Cleveland Clinic'e Çocukluk Çaðý talýklarý Ana Bilim Dalý ve Çocuk Nörolojisi Bilim Dalý Baþkaný Prof. Epilepsisi üzerine çalýþmak üzere gittim. Evliyim bir kýzým var. Çalýþma alaDr. Þenay Haspolat'78 ile çocuklarda görülen nörolojik hastalýklar ným özellikle çocukluk çaðý epilepsileve tedavi yöntemleri üzerine bir söyleþi gerçekleþtirdik. ridir. Çocuklarda görülen nörolojik hastalýklarýn belirtileri nelerdir? Anne ve babalar hangi durumlarda bir uzmana baþvurmalýdýrlar? Çocuklarda genelde 3 tip geliþme görüyoruz. Bunlar somatik (bedensel) geliþim, motor geliþimi ve mental (zihinsel) geliþim süreçleridir. Zihinsel veya motor geliþiminde bir gerilik olduðunda bir nörolojik hastalýktan söz edebiliyoruz. Bazen ikisi bir arada da olabilir. Yani hem zihinsel, hem motor geliþimi geri olabilir. Bazen de çocukta saf zihinsel veya saf motor geliþiminde gerilik olabilir. Bebeklerde büyürken, belli geliþim kriterleri vardýr. Örneðin biz bir bebeðin 7 aylýkken oturmasýný, 15-18 aylýkken yürümesini, 18 aylýkken kelimeler çýkarmasýný bekliyoruz. Eðer bebeðin geliþimi bu kriterlere uymu- lenme yetersizliði veya bir enfeksiyon hastalýðý olabilir. Bunun dýþýnda ateþli nöbetler olabilir. Bu durumda aileler neler yapmalarý gerektiði konusunda bilgilendirilmelidir. Halk arasýnda bilinen hangi hastalýk türleri bu bilim dalýnýn inceleme alanýna girer? Halk arasýnda ateþli nöbetler, sara (epilepsi), spastik çocuklar, zeka gerilikleri, Multiple Skleroz (MS) gibi hastalýklar çocuk nörolojisinin inceleme alanlarýna girer. Çocuklarda nörolojik hastalýklarýn tedavi yöntemleri hakkýnda bilgi verir misiniz? Bazý nörolojik hastalýk türlerinde hiç tedavi yapýlamýyor. Örneðin nörodejeneratif (beynin spesifik bölgelerindeki nöronlarýn progresif ve irreversibl kaybý) hastalýklarda sadece tanýyý koyup diðer çocuklarda olmamasý için aileye genetik danýþma öneriyoruz. Özellikle bir metabolik hastalýk saptandýysa ona yönelik tedaviler uyguluyoruz. Enfeksiyon hastalýklarýnda uygun tedavi verildiðinde sonuç yüz güldürücü olabiliyor. Çocuk epilepsilerinde ise tedavi ile baþarý oraný yüksektir. Çocukluk çaðý epilepsilerinin bir kýsmý çocuðun büyümesiyle kaybolan, yaþa baðlý epilepsilerdir. O nedenle tedaviyle ve zamanla iyi sonuçlar alýnabiliyor. Ateþli nöbetlerde genelde uzun süreli ilaç tedavisi kullanmýyoruz, aralýklý koruyucu tedavi denenebilir. Bunun nedeni çocuk büyüdükçe, zamanla geçiyor olmasý ve ka- çocuk 47 lýcý nörolojik bir probleme yol açmamasýdýr. Spastik çocuklarda da hem ilaç tedavisi, hem de botoks uygulamalarý yapýlabiliyor. Spastik çocuklarda multidisipliner çalýþýyoruz. Fizik tedavi, ortopedi ve çocuk nörolojisi kendi tedavi yöntemlerini uyguluyor. Örneðin biz botoks enjekte yapýyoruz, ortopedi ameliyat ediyor, fizik tedavi fizik tedavisini düzenliyor. Amacýmýz bu çocuklarý topluma kazandýrabilmektir. Çocuklarda görülen nörolojik hastalýklarýn tedavisi ile yetiþkinlerdeki tedavinin faklýlýklarý nelerdir? Tedavi yetiþkinler ve çocuklarda kýsmen farklýlýk gösteriyor. Çocuk beyni yetiþkine göre daha dirençlidir. Yetiþkinde ise bir hasar olduðunda toparlanmasý çok zor oluyor. Çocuk beyninde özellikle erken dönemde olan bir hasarda, hasarlanan bölgenin fonksiyonlarýný beynin baþka bir bölümü alabiliyor, biz buna nöronal plastiste diyoruz. Örneðin bir çocukta inme olduðunda çok hýzlý iyileþebiliyor ama yetiþkinlerde genelde kalýcý olabiliyor. Çocuklarda epilepsiye baðlý cerrahi tedavi uygulanabiliyor. Beynin önemli bir bölgesini çýkarsanýz bile çevresindeki bir bölge çýkarýlan kýsmýn fonksiyonlarýný üsteleniyor. Anne ve babadan kaynaklý nedenlerden dolayý çocuklarda nörolojik sorunlar belirir mi? Anne ve babadan çoðunlukla psikolojik sorunlar kaynaklanýyor. Aileler bize baþvuruyorlar. Biz çocuk psikiyatrisine gönderiyoruz. Bir de anne ve babanýn yanlýþ davranýþlarýndan kaynaklanan sorunlar olabiliyor. Örneðin kaza önlemlerinin alýnmamasý, beslenmelerine dikkat edilmemesi veya arabalarda çocuklarý ön koltuða oturtmak gibi yanlýþ davranýþlar sonucu çocuklarda nörolojik hasarlanma geliþebiliyor. Ailelere çocuklarýný nörolojik hastalýklarla sonuçlanacak kazalardan korumak adýna önemli görevler düþüyor. Çocuklardaki nörolojik hastalýklarýn tedavisinde yeni tedavi seçenekleri neler olabilir? Bazý depo hastalýklarýnda hematopoetik kök hücre transplantasyonu ile iyi sonuçlar alýnabiliyor. Biz de Antalya'da bu tedaviye yeni baþladýk. Bir hastamýzda bu yöntemle çok iyi sonuçlar aldýk. Ama bu yöntemde de hastalýðýn erken tanýsý çok önemlidir. Çocuklarda mezenkimal kök hücre ile yapýlan uygulamalar ise daha deneme aþamasýndadýr. Kullanýmý için bir süreç gerekiyor. Çocuklarýnda nörolojik sorunlarý olan anne ve babalara tavsiyeleriniz neler olabilir? Nörolojik hastalýðý olan bir çocuða sahip olmak elbette anne ve babalar için zor bir durumdur. Çocuklarýyla hem barýþýk olacaklar hem destek olacaklar hem de onlara yardýmcý ola- caklar. Nörolojik hastalýklarda ailelerin doktorlarla iyi iþbirliði yapmalarý, tedaviye uyum göstermeleri çok önemlidir. Öncelikle çocuklarýný olduðu gibi kabul etmeliler. Her çocuk farklýdýr. Örneðin serebral palsili bir çocukta. yürüme problemi vardýr. Ama zihinsel geliþimi çoðunlukla normaldir. Çocuðu olduðu gibi kabul edip, sevmek kollamak ve onunla daha çok zaman geçirmek gerekir. Türk ailelerinin yapýsýndan dolayý çocuðunu reddeden bir aileyle karþýlaþmadým. Ama sorunun anneden kaynaklandýðýný öðrenip eþini boþayan babalar maalesef olabiliyor. Bu nedenle genetik hastalýklarda aileyle görüþürken çok dikkat edilmelidir. Türkiye'de çocuk nörolojisinin geliþimi hakkýnda bilgi verir misiniz? Türkiye'de çocuk nörolojisi yeni yeni geliþme gösteriyor. Çok fazla ilgi yok. Çünkü zor bir yan daldýr. Beþ yýl çocuk saðlýðý ve hastalýklarý uzmanlýk eðitimi ve 3 yýl çocuk nörolojisi yan dal uzmanlýk eðitimi olmak üzere toplam sekiz yýllýk bir eðitim süreci gerektiriyor. Verilen kadrolar az. Büyük þehirlerde nerdeyse her üniversitede bir çocuk nörolojisi uzmaný var. Türkiye'de hem verilen týp eðitimi, hem de doktorlarýmýz çok iyi. Ama yurtdýþýnda altyapý çok kuvvetli, yardýmcý personel, hemþireler ve bizden farklý olarak alt gruplar var. Türkiye'de yardýmcý personel kadrolarý kýsýtlýdýr. Teknik koþullarýmýz dünya standartlarýna yakýn ama çok mükemmel deðil. Esas problem yardýmcý personel ve kadro eksikliðidir. Onun dýþýnda Türk Çocuk Nörolojisi Avrupa'da belirli bir yer edindi. TED Ankara Koleji mezunu olmanýzýn kariyerinizdeki olumlu etkileri nelerdir? Kolej bana pek çok yakýn can dostlarýmý kazandýrdý. Kolej seçkin bir okuldur. Vermiþ olduðu lisan eðitimi çok önemlidir. Okurken bunu fark etmemiþtim ama çok güzel bir lisan eðitimi (teorik olarak, pratikte çok baþarýlý deðildi) aldýðýmý özellikle pek çok lisan sýnavýný baþarýlý olarak geçtikten sonra anladým. Kolej her zaman çok baþarýlý öðrenciler yetiþtirdi. Bizim sýnýftan en az üç dört kiþi týp fakültesini kazandýk, bir 4-5 mühendis çýktý. Kolejli olmak beni her zaman onurlandýrdý. MAYIS2008 kolejliler sosyal sorumluluk 48 Suça Ýtilen Çocuklarýn Sesi: Öz-Ge Der Hiçbir çocuk suçlu olarak doðmaz, toplum ve aile yapýsý yüzünden zamanla suça yönlendirilir. Çocuk, henüz suçun ne olduðunu dahi bilmeden "suçlu" sýfatýyla yüz yüze býrakýlýr. Ne acýdýr ki, ülkemizde halen 3000'e yakýn "suça itilmiþ çocuk" cezaevlerinde baþkalarýnýn hatalarýnýn bedellerini ödemek zorunda býrakýlmýþlardýr. Bu sayýmýzda çocuklarýmýzýn ve gençlerimizin bayramlarýný coþkuyla kutladýðýmýz bu günlerde, onlar için çalýþan ve yönetiminde mezunlarýmýzýn da bulunduðu bir derneðe yer vermek istedik. Ö zgürlüðünden Yoksun Gençlerle Dayanýþma Derneði (Öz-Ge Der), kurulduðu günden bu yana bu çocuklar için bir umut ýþýðý oldu. Risk altýndaki çocuk ve gençleri desteklemek ve bu anlamda toplumsal farkýndalýk ve duyarlýlýðý geliþtirmek amacýyla kurulmuþ öncü ve baðýmsýz bir sivil toplum örgütü olan Öz-Ge Der, cezaevlerinde bulunan veya tahliye olmuþ çocuk ve gençlerin temel ihtiyaçlarýný karþýlamak ve toplumsal yaþama uyum saðlamalarýna destek olmayý hedef edinmiþtir. Öz-Ge Der, Uluslararasý Çocuk Haklarý Sözleþmesi uyarýnca dil, ýrk, renk, cinsiyet, felsefi inanç, din, mezhep ve bölge ayrýmý yapmaksýzýn ulusal ve uluslararasý birçok kamu ve sivil toplum kuruluþuyla iþbirliði yapýyor. Dernek faaliyetleri ve son dönem projeleriyle ilgili olarak mezunlarýmýzdan Öz-Ge Der Baþkaný Berin Çanlý’65 (ilkokul) ve Proje Sorumlusu Janset Bay'dan bilgi aldýk. Çanlý, derneðin kuruluþ serüvenini þöyle aktarýyor: "1993 yýlýndan beri bir proje etrafýnda birleþen çocuk haklarý savunucularý olarak bizler, 1999 yýlýnda Öz-Ge Der'i kurma kararý aldýk. Derneðimizi kurduktan sonra çok çeþitli projeler yaptýk. Derneðimizin amacýný, öncelikle suça itilen, cezaevlerinde ya da ýslahevlerinde olan, tahliye edilmiþ çocuk ve gençleri topluma kazandýrmak, onlara destek olmak, eðitimlerini saðlamak þeklinde belirledik. Daha sonra yapýlan tüzük deðiþikliði ile de risk altýndaki çocuklarýmýzý da yine çalýþma grubumuzun içine aldýk. kolejliler MAYIS2008 Ayný zamanda çocuk haklarý alanýnda çalýþan bir derneðiz. Çok çeþitli projeler yürütüyoruz." Çocuklara toplum içinde rehabilite Öz-Ge Der'in þu an yürütülen en önemli projesini ise "Çocuklara Yönelik Denetimli Serbestlik Uygulamasýnýn Güçlendirilmesi" oluþturuyor. Proje, kanunla muhalefet halindeki çocuklarý cezaevi yerine toplum içinde rehabilite etmeyi öngören denetimli serbestlik mekanizmasýnýn güçlendirilmesini hedefliyor. Çocuklara yönelik denetimli serbestlik, Batý'da 19.yy'da uygulamaya konularken bizde 2005 yýlýnda yasallaþtý. Gerçi çocuklara yönelik olarak 1980'lerden bu yana vardý ama genele yönelik olmasý bu tarihi gösteriyor. Derneðin Proje Sorumlusu Janset Bay, konu üzerinde 10 aydýr çalýþtýklarýný belirtiyor ve þunlarý dile getiriyor: "Biz, çocuklarýn isteyerek suç iþlediklerine inanmýyoruz. Uluslarasý, Türkiye'nin de imzaladýðý sözleþmeler de bu görüþe taraf. Çocuklarý suça iten baþlýca neden yakýn çevre ve politikalar. Suça karýþan çocuðun bu tür etkilerden uzak tutulmasý ve güçlendirilmesi gerekiyor. O yüzden denetimli serbestlik bizim hep savunduðumuz bir sistem. Ankara Barosu ile ortak olan projemiz, Adalet Bakanlýðý iþtirakiyle, önemli ölçüde de Avrupa Birliði tarafýndan finanse edilen önemli bir araþtýrma ve alt yapý projesi. Ankara ili de pilot olarak seçildi. Projemizin hedefi, öncelikle kurumlararasý iþbirliðini saðlamaya katkýda bulunmak. Çünkü her sosyal destek sisteminin olduðu gibi denetimli serbestliðin de temelinde birlikte sosyal sorumluluk 49 çalýþma yatýyor. Aksi takdirde nitelikli ve uzun vadeli bir baþarý elde etme þansý yok. Bu iþi iki araþtýrma ile elde edeceðimiz verileri, bu sistemde yer alan kurumlarla paylaþarak gerçekleþtirmeyi düþünüyoruz. Bakanlýk, bu sistemi kurabilmek için Türkiye genelinde 133 ayrý þube açtý. Ankara'da da iki tane var. 1200'den fazla personeli, hizmet içi eðitim vererek bu þubelere atadý." Proje Teknik Asistaný Selin Berghan, Öz-Ge Der Baþkaný Denetimli serbestlik sistemi, cezanýn, kiþiyi Berin Çanlý, Proje Sorumlusu Janset Bay (soldan saða) toplumdan uzaklaþtýrmadan infaz edilmesi esasýna dayanýyor. Suç iþlendiðine hükmedilen Ýyileþtirilmesi" projesi. Bu proje kapsamýnda 15 il ve 18 kurum kiþiden beklenen, suç tekrarýný engelleyecek yükümlülükleri ye- ziyaret edilerek, görüþmeler yapýldý. rine getirmesi, bu süreç içinde de kendisine gereken sosyal Derneðin Çankaya Belediyesi ortaklýðýyla baþlattýðý "Çocuk destek saðlanabiliyor. Dostu Belediye" projesi de bir baþka giriþimiydi. Bu proje kapMahkemeler tarafýndan verilen kararlar neticesinde çocuk samýnda çocuklarýn, yaþama, korunma, geliþme ve katýlým hakve ailesi denetimli serbestlik þubelerine gitmekle yükümlü. Bu- larýnýn belediyecilik uygulamalarýna yansýmasýný saðlamaya yörada kendisi için, onu suça iten nedenleri belirleyip ortadan kal- nelik çalýþmalar yapýldý ve bunlar bir web sayfasý ve basýlý yayýndýracak, kendisine verilen yükümlülükleri izleyebilecek bir de- larla desteklendi. netim planý hazýrlanýr. Bu plan düzenli aralýklarla deðerlendirilir Derneðin projeleri arasýnda 2005 yýlýnda Dünya Bankasý Yave sonuçlarýna göre gözden geçirilir. Denetim süreci sonunda, ratýcý Fikirler Yarýþmasýnda ödül de kazanan "Tutuklu ve Hükümiyi halini ispatlamýþ olan çocuðun cezasý bitmiþ kabul edilir. lü Çocuklarla Mektup Arkadaþlýðý ve Gönüllü Ziyaretçi Projesi" Suçla iliþkileri yetiþkinlerden farklý olan çocuklar açýsýndan bu kapsamýnda 125 çocukla mektuplaþma saðlanmýþ. Elmadað mekanizma, gerek çocuðun yeniden yararlý bir birey haline ge- Çocuk Tutukevi ve Keçiören Eðitim Evi'ndeki istekli gençler zilebilmesi ve gerekse toplumsal adaletin saðlanmasý bakýmýn- yaret edilerek, görüþmeler yapýlmýþ. dan son derece önemli. Öz-Ge Der, bir de Baþbakanlýk Sosyal Riski Azaltma ProjeÖz-Ge Der'in hayata geçirmiþ olduðu projeleri þu ana baþ- si Fonu ve Çankaya Belediyesi iþbirliði ile 2005 yýlýnda Çocuk lýklar altýnda toplayabiliriz: öðrenci evi, çocuk haklarýyla ilgili ça- Ergen Danýþma Dayanýþma Merkezi'ni (ÇEDAM) faaliyete baþlýþmalar, eðitim burslarý, ceza ve eðitim evlerine yönelik çalýþ- lattý. Ýncesu Parký’nda açýlan merkezde çocuklarýn ve gençlerin malar, Avrupa gönüllü hizmeti çalýþmalarý. yaþadýklarý sorunlarla baþ etmeleri amacýyla, çocuklara ve aileTahliye sonrasý Öðrenci Evi Projesi Öz-Ge Der'in halen baþarýyla sürdürülen projelerinden birisi olan Öðrenci Evi Projesi Adalet Bakanlýðý ile ortak yürütülüyor. Tahliye sonrasý gidecek yeri olmayan veya çevrelerine dönmeleri sakýncalý olan çocuk ve gençler için 1993 yýlýnda Ankara'da bir barýnma evi açýlmýþ. Açýldýðý yýldan bu yana 100 kadar çocuða burada saðlýklý yaþamalarý için gerekli her tür yardým ve destek saðlanýyor. Çocuklara, Adalet Bakanlýðý vasýtasýyla, kurum ziyaretleriyle ve web siteleri ile ulaþtýklarýný söyleyen Çanlý, çok çeþitli kuruluþlarla, kamu ve sivil toplum örgütleriyle iþbirliði yaptýklarýnýn da altýný çiziyor. Öz-Ge Der'in baþarýyla sonuçlandýrdýðý projelerinden biri de Avrupa Birliði tarafýndan finanse edilen "Cezaevlerinde ve Islahevlerinde Tutuklu Olan Çocuklarýn Sosyal ve Yasal Koþullarýnýn lere yönelik danýþmanlýk ve topluma yönelik bilinçlendirme çalýþmalarý yapýlýyor. Öz-Ge Der Baþkaný Berin Çanlý, ortaokul ikinci sýnýfa kadar TED Ankara Koleji'nde okumuþ. Derneðin yönetiminde ve üyeleri arasýnda bir çok Kolej mezunu bulunuyor. Kurucu üyelerden Av. Nuyan Sav’48 da TED Ankara Koleji mezunlarýndan. Çanlý, Kolejle ilgili anýlarýnýn hep güzelliklerle dolu olduðunu belirtiyor. Kolejlilerin Türkiye genelinde önemli noktalarda bulunduðunun altýný çizen Çanlý, bu noktada, onlardan destek beklediklerini dile getiriyor. Çanlý, "Destek vermek isteyenler, çalýþmalarýmýza hem gönüllü olarak destek verebilirler hem de maddi olarak baðýþlarda bulunabilirler. Dayanýþma gücü yüksek olan Kolejliler'den de bu desteði bekliyoruz. Derneðimizde, hukukçular, sosyal hizmet uzmanlarý, sosyologlar ve ekonomistler aðýrlýklý olarak bulunmakta. Ama yine gönüllü olmak için birkaç üniversite devirmek gerekmiyor. Bizimle çalýþmak isteyen her meslek grubundan gönüllülerle çalýþma yapýyoruz. Herkesin yapabileceði bir þey var burada" diyor. Öz-G Ge Der Ahmet Rasim Sokak, No: 27 Çankaya 06550 ANKARA Tel: +90 (312) 443 04 83 Faks: +90 (312) 443 01 71 Web: http://www.ozgeder.org.tr Banka Hesap No: Ýþ Bankasý Güvenevler Þubesi 4242-2 245162 MAYIS2008 kolejliler keyif 50 www.sweetkitchen.blogspot.com Ýçine sevgi katýlmýþ tarifler H avalarýn biranda ýsýnmasýyla hepimiz canlandýk doðayla birlikte… Kýþ boyu tatlarýna hasret kaldýðýmýz rengarenk meyveler, sebzeler tezgahlarý doldurmaya baþladýlar. Bahar aylarýnda bolca tüketmemiz gereken ve dört gözle çýkmasýný beklediðim sebze enginardýr. Bu, faydalarý saymakla bitmeyen ve müthiþ tadýyla birçok lezzetli yemekler yapabileceðimiz bitkiyi zamaný geçmeden mümkün olduðunca çok tüketmekte fayda var. Enginar "cynarin" içerdiði için karaciðer ve safra kesesinde biriken nikotin, alkol ve yaðýn vücuttan atýlýmýný saðlar. Potasyum, kalsiyum, manganez ve A, B1, C vitaminleri içerir. Kandaki üre ve kolestrolü düþürür. Ýdrar söktürür. Böbreklerdeki kumlarýn dökülmesine yardým eder. Bahar aylarý için ben de yeni yeni çýkan yeþil erik ve enginarýn bir arada kullanýldýðý zeytinyaðlý bir tarif veriyorum. Afiyetler olsun… Yeþil erik soslu zeytinyaðlý enginar Malzemeler 4 adet enginar çanaðý 150 gr. taze yeþil erik 2 adet kuru soðan (yemeklik doðranmýþ) 2-3 diþ taze sarýmsak 6-7 yemek kaþýðý zeytinyaðý 1 dolu tatlý kaþýðý þeker 1 çay bardaðý su tuz dereotu Begüm Salýrlý'84 1966 yýlýnda Ankara'da doðdu. 1984 yýlýnda TED Ankara Koleji'nden, 1988 yýlýnda ODTÜ Ekonomi Bölümü'nden mezun oldu. Türkiye Kalkýnma Bankasý'nda 1988 yýlýndan bu yana görev yapýyor. Mutfakta vakit geçirmekten keyif alan Salýrlý, 2006 yýlýndan bu yana www.sweetkitchen.blogspot.com 'da yemek tariflerini paylaþýyor ayrýca MORE Dergisi'nde yemek yazýlarý yazýyor. kolejliler MAYIS2008 Yapýlýþý Tencereye zeytinyaðýný koyuyoruz, soðanlarý, sarýmsaðý, tuz ve þekeri ekleyerek biraz çeviriyoruz. Soðanlarýn üzerine erikleri diziyoruz, enginarlarý da eriklerin üzerine oyuk kýsýmlarý alt tarafa gelecek þekilde diziyoruz. Suyu ekleyerek kýsýk ateþte enginarlar yumuþayana dek piþiriyoruz. Gerekirse arada biraz daha su ekliyoruz. Enginarlar piþtikten sonra bir tabaða alýyoruz enginarlarý. Tencerede piþmiþ erik ve soðanlarý bir süzgece alýyoruz ve bir tahta kaþýk yardýmýyla eziyoruz, böylece erik kabuklarý ve çekirdekleri süzgeçte kalýyor. Elde edilen sosu tabaktaki enginarlarýn üzerine döküyoruz ve ince kýyýlmýþ dereotu ile süslüyoruz. yaþam kalitesi 52 Bit, cilt, diyabet, obezite MUCÝZE ELMA SÝRKESÝNDE MÝ? Dr. Mehmet Tümer'81 Aile Hekimliði Uzmaný www.bsyklinik.com H epimizde ayný kolaycýlýk vardýr, ter dökmeden kazanmak hep caziptir. Saðlýk konusunda kulaktan dolma reçetelere inanmak yüksek riskli kumar oynamak demektir. Tüm ilaçlar için insanlýðýn hizmetine sunulmadan fazlara ayrýlmýþ bilimsel çalýþmalar yapýldýðý halde beklenmeyen sonuçlarla karþýlaþýlabilirken; hakkýnda yeterli çalýþma olmayan "doðal veya bitkisel" adý altýnda pek çok maddeyi saðlýða zararsýz hatta faydalý kategorisine sokup bilinçsizce tüketiyoruz. Son dönemlerde her derde devalardan biri de elma sirkesi. Yüzyýllardýr sirke; turþu yapýmý, ayrýk otu öldürülmesi, çaydanlýk temizliði dahil sayýsýz alanda kullanýlmýþtýr. Ayný zamanda sirke yüzyýllardýr halk arasýnda pek çok yakýnmanýn tedavisinde de kullanýlmýþtýr. Son yýllarda elma sirkesi saðlýk ürünleri raflarýnda da yer almaya baþlamýþtýr. Elma sirkesinin yararlý olduðu alanlarýn pek çoðu hakkýnda yeterli bilimsel kanýt olmamasýna raðmen bazý yararlarýný destekleyen bilimsel çalýþmalar mevcuttur. Sirke bir bakteri ve mayalar tarafýndan meyvenin fermantasyonu ile ortaya çýkar. Fermentasyonun ilk evresinde þeker alkole dönüþür ve proses ilerleyince sirke elde edilir. Her sirkenin ana maddesi asetik asittir. Sirkede baþka asitler, vitaminler, mineraller, tuzlar ve amino asitler de bulunur. Elma sirkesi bazý alternatif týp kitaplarýnda yer alýnca, 1950 yýllarýnda Amerika'da ünlenmeye baþlamýþtýr. Elma sirkesinin yararlý olduðu iddia edilen saðlýk problemleri arasýnda saç biti, gençleþme, hazým kolaylýðý, vücuttan toksinlerin atýlmasý gibi konular yer almýþtýr. Bu iddialarýn pek çoðu kanýtlanamamýþtýr, özellikle bitlenme konusundaki etkileri týbbi araþtýrmalara da konu olmuþ ve hiçbir etkisi bulunamamýþtýr. Bazý iddialarýn haklýlýðý konusunda kanýtlar bulunmuþsa da daha etkin tedavi yöntemleri zaten varolduðundan bu alanlarda kullanýmýnýn pratik bir yararý olmadýðý söylenebilir. Örneðin sirkenin dezenfektan özelliði varken sýradan temizleme maddeleri kadar mikrop öldürmezler. Elma sirkesi deniz anasý çarpmalarýnda faydalýyken, sýcak su çok daha fazla etkindir. kolejliler MAYIS2008 Elma sirkesinin faydasý konusunda bilimsel kanýtlar Son dönemlerde yapýlan bazý çalýþmalar elma sirkesinin týbbi kullanýmý konusunda heyecan verici geliþmeleri ortaya koymuþtur. Þeker hastalýðý (diyabet): Elma sirkesinin en çok araþtýrýlan ve gelecek vadeden etkisi kan þekerini düþürücü etkisidir. Bir çalýþmada 11 tip 2 diyabet hastasýnda gece yatmadan önce içilen 2 yemek kaþýðý elma sirkesinin sabah açlýk kan þekerinin %4-6 oranýnda düþmesine neden olduðu saptanmýþtýr. Bu konuda daha geniþ katýlýmlý pek çok çalýþmaya ihtiyaç vardýr. Kolesterol Yüksekliði: 2006 yýlýnda yapýlan bir çalýþmada elma sirkesinin kolesterolü düþürebildiði fare deneylerinde saptanmýþtýr, insan modeli olmayan çalýþma insanlarda ayný sonucun olup olmayacaðýný söylemek için henüz erkendir. Kan basýncý ve kalp saðlýðý: Fareler üzerinde elma sirkesiyle yapýlan bir baþka araþtýrma kan basýncýný düþürdüðünü göstermiþtir. Ayrýca geniþ bir epidemiyolojik çalýþmada salata sosu olarak haftada 5-6 kez sirke ve zeytin yaðý kullananlarýn, kullanmayanlara göre kalp hastalýðýna yakalanma risklerinin daha düþük olduðunu göstermiþtir. Bu çalýþmada bulunan sonucun tek baþýna yaþam kalitesi 53 sirkeden mi kaynaklandýðýný bilmek olanaksýzdýr. Kanser: Bazý laboratuvar çalýþmalarýnda sirkenin kanser hücrelerini öldürebildiði veya geliþimlerini yavaþlatabildiði saptanmýþtýr. Epidemiyolojik çalýþmalar çeliþkilidir; bir çalýþmada sirke tüketenlerde yemek borusu kanserinin daha az görüldüðü bulunurken, diðer bir çalýþma sirke tüketenlerde mesane kanseri görülme riskinin arttýðýný göstermiþtir. Kilo kaybý: Binlerce yýldýr sirke kilo kaybý için kullanýlmýþtýr, sirke tokluk hissini artýrýr. 2005 yýlýnda 12 kiþi üzerinde yapýlan bir araþtýrmada bir parça ekmekle birlikte sirke yendiðinde sadece ekmek yenmesine oranla daha tok hissedildiði saptanmýþtýr. Yukarýdaki çalýþmalar umut vadetse de daha öncül çalýþmalardýr ve gerçekten sirkenin saðlýk yararlarýný göstermek için çok daha geniþ katýlýmlý ve kapsamlý bilimsel araþtýrmalara ihtiyaç vardýr. Elma sirkesi nasýl kullanýlmalý? Kanýtlanmýþ bir tedavi þekli olmadýðýna göre kesin bir yanýtý da yoktur. Suyla karýþtýrýp içildiði, cilde sürüldüðü hatta tablet halinde alýndýðý bildirilmiþtir. Elma sirkesi içmenin riskleri var mýdýr? Arada az miktarda kullanýmýn zararlý olacaðý yönünde hiçbir kanýt yoktur. Uzun süre yüksek miktarda kullanýmýnýn saðlýk riskleri olabilir. Bazý konular akýlda tutulmalýdýr. Elma sirkesi yüksek oranda asit içerir, yutulmadan önce suyla seyreltilmelidir. Elma sirkesi seyreltilmeden diþ minelerine ve aðýz-boðaz mukozalarýna zararlý olabilir. Bir hastada kalýcý yemek borusu yanýðý saptanmýþtýr. Elma sirkesi cilt yanýklarýna da neden olabilir. Uzun süreli elma sirkesi kullanýmý, kan potasyum seviyelerinde düþme ve kemik mineral kaybýna yol açabilir. Halihazýrda kemik erimesi ve potasyum düþüklüðü olanlar doktorlarýna danýþmadan kullanmamalýdýr. Elma sirkesi, teorik olarak, diüretikler, laksatifler, kalp ve þeker hastalýklarýnda kullanýlan ilaçlar ile etkileþebilir. Dikkatli olunmalýdýr! Diyabet tanýnýz varsa doktorunuza danýþmadan elma sirkesi kullanmayýn, elma sirkesindeki krom içeriði kan insülin seviyenizi etkileyebilir. Elma sirkesi tabletleri kullanmanýn sývý sirke kullanýmýna kýyasla bir riski daha vardýr; bu da yuttuðunuz içeriði tam olarak bilmemenizden kaynaklanýr. Bu tür suplementler ilaçlar gibi bir kontrole tabi deðillerdir. 2005 yýlýnda piyasada satýlan 8 deðiþik markalý ürünün yapýlan testle- rinde içerik ve etiket uyuþmamasý, içeriðin markalar arasýnda farklýlýklar göstermesi, önerilen dozlarýn markalar arasýnda deðiþiklik göstermesi gibi ciddi farklýlýklarýn yaný sýra gerçekten elma sirkesi içerip içermedikleri konusunda bile tartýþmaya neden olmuþtur. Elma sirkesi kullanmalý mýyým? Salata sosuyla beraber kullanmanýzda sakýnca yok, fakat tedavi amaçlý kullanýmý riskler içerir, halihazýrda kesin týbbi etkileri üzerine yeterince kanýt yoktur. Son söz: Doktorunuza danýþmadan tedavi amaçlý kullanmayýn! Kaynaklar: Hill, L. Journal of the American Dietetic Association, July 2005; vol 105: pp 1141-44. , C. Medscape General Medicine, 2006; vol 8. Korkmaz, A. Pediatric Dermatology, January/February, 2000; vol 17: pp 34-36. Ostman, E. European Journal of Clinical Nutrition, 2005; vol 59: pp 983-88. Social Issues Research Centre web site: "1958." University of Texas M.D. Andersen Cancer Center: "Complementary/Integrative Medicine Therapies: Apple Cider Vinegar." White, A. Diabetes Care, November 2007; vol 30: pp 281415. BESLENME SAÐLIÐINIZA KARAR VERÝN EVET Yemek miktarýný veya çeþidini deðiþtirdiðim zaman hastalanýyorum Günde 2 öðünden daha az besleniyorum Meyve, sebze ve süt grubunu çok az tüketiyorum Hemen hemen hergün 3 kadehden fazla alkol tüketiyorum Aðýz ve diþ problemlerim yemek yememi zorlaþtýrýyor Ýhtiyacým olan besinleri satýn almak için yeterli param yok Büyük çoðunlukla yalnýz yemek yiyorum Gün içinde 3'den fazla ilaç alýyorum 6 ay içinde istemsiz olarak 5 kilodan fazla aldým / verdim Fiziksel olarak alýþveriþ yapmaya, yemek yemeye halim yok TOPLAM 2 3 2 2 2 4 1 1 2 2 PUANLAMA 0-2 Ýyi! 6 ay içinde beslenme skorunuzu tekrar kontrol edin. 3-5 Orta düzeyde beslenme riski altýndasýnýz. Yaþam tarzýnýzý, yeme alýþkanlýklarýnýzý nasýl düzelteceðiniz konusunda çalýþmalýsýnýz. Bu konuda uzman bir saðlýk kuruluþu size yardýmcý olabilir. 3 ay içinde beslenme skorunuzu tekrar kontrol edin. 6-6 + Yüksek düzeyde beslenme riski altýndasýnýz. Mutlaka bir doktorla ve diyetisyenle görüþmeniz gerekmektedir. Sorunlarýnýz paylaþýn ve yardým isteyin. MAYIS2008 kolejliler yaþam kalitesi 54 Artýk ameliyatsýz güzelleþmek mümkün Kiþinin hem kendini iyi hissetmesi hem de çevresinde iyi bir izlenim býrakmasý açýsýndan dýþ görünüþ büyük önem taþýyor. Bu noktada kusurlarýn giderilmesi neredeyse bir zorunluluk haline geldi. Örneðin istenmeyen çiller, selülitli bölgeler veya zamansýz kýrýþýklýklar. Hair Line Clinic (HLC) Güzellik ve Estetik Merkezi son teknolojik ürünlerle hijyenik bir ortamda müþterilerini tüm bu sorunlardan kurtaracak imkanlar sunuyor. Merkezin sahibi Beyhan Kovulmaz dergimize HLC'de yapýlan uygulamalar ve yöntemlerle ilgili bilgi verdi. Merkezinizde yapýlan uygulamalar hakkýnda bilgi verir misiniz? erkezimizde Alexandrite teknoloji ile lazer epilasyon, Elos Velasmooth teknolojisi ile bölgesel incelme ve selülit tedavisi, Ericson Laboratoire ürünleri ile leke tedavisi, saç mezoterapisi, cilt bakýmý ve cilt gençleþtirme uygulamalarý yapýlmaktadýr. Öncelikle önem verdiðimiz konular, uygulamalarýn doktorlarýmýzýn denetiminde gerçekleþmesi ve hijyenik bir ortamda çalýþýlmasýdýr. M Ýnsanlar en çok hangi þikayet ve sorunlarla size baþvuruyorlar? Merkezimizde uygulamasý yapýlan tüm iþlemler için yoðun talep olmaktadýr. Bunun nedeni uygulamalarda, son teknolojik ürünlerin getirdiði kolaylýklar ve medikal estetiðe olan yoðun ilgidir. Medikal estetik uygulamalar son dönemde çok gündemde. Bu konuyu biraz açabilir miyiz? Medikal Estetik, estetik kusurlarýn ameliyat dýþý yöntemler- kolejliler MAYIS2008 le çözümünü hedeflemektedir. Bir çok insan için ameliyatsýz güzellik tercih nedenidir. Medikal Estetik, selülit tedavisini de kapsayan çok geniþ bir alandýr. 20 yaþýný geçmiþ kadýnlarýn yüzde 80'i selülit sorunuyla karþý karþýya. Bu durum, Medikal Estetik konusuna olan ilgiyi her geçen gün artýrýyor. Ve bu nedenle, medikal estetik alanýnda hýzlý bir teknolojik geliþme yaþanýyor. Tüm kadýnlarýn ortak sorunu olan ve yaz aylarýnýn yaklaþtýðý bu günlerde çok ilgi çeken selülit tedavisi ve bölgesel incelmede kullandýðýnýz teknik ile ilgili bilgi alabilir miyiz? Selülit ve bölgesel incelme, eriþkin kadýnlarýn %85-98'ini etkileyen kozmetik bir problemdir. Týbbi olmayan adýyla selülit, vücudun deðiþik yerlerinde ortaya çýkan "portakal kabuðu" görünümüne verilen addýr. Ayrýca özellikle kadýnlarda, bölgesel yaðlanma artýþý sýkca görülmektedir. Bu iki sorunla mücadele için en uygun yöntemlerden biri velasmooth ile vücut þekillendirmesidir. Vücut þekillendirme tedavilerinin öncelikli hedefi, kiþilerin istedikleri vücut tipine ulaþmalarýný saðlamaktýr. Ýkinci önemli hedef ise, tedavi sonunda incelme saðlanan bölgelerin kontrol altýnda tutulmasýdýr. Velasmooth, yað dokusunu parçalar ve derinin alt tabakalarýna derinlemesine nüfus eder. FDA tarafýndan þu ana kadar yaþam kalitesi 55 "selüliti etkili biçimde tedavi eden ilk medikal cihaz" onayý alan Velasmooth ELOS teknolojisi sayesinde selülitte etkinliði bilinen üç teknolojiyi birarada bulundurmaktadýr. Bu üç teknoloji Bi-Polar Radyofrekans, Kýzýl ötesi Iþýk ve Vakum. Bu üçlü yenilikçi birleþimi ile, Velasmooth selülit görüntüsünün tedavisinde ve vücut þekillendirmede üstün baþarý saðlar. Velasmooth, selülitleri tedavi ederken, ayný zamanda vücudu þekillendiriyor ve cildin genç bir görünüme kavuþmasýný saðlýyor. Velasmooth ELOS teknolojinin, bir baþka önemli özelliði ise, geniþ alanlarda kullanýlabilen ve özellikle selülitli bölgelerde tercih edilen geniþ baþlýðý dýþýnda küçük baþlýðý ile de yüz, boyun, kol gibi küçük alanlarda cilt sýkýlaþtýrma amacýyla kullanýlabilmektedir. Kliniðinizdeki diðer uygulamalardan da bahseder misiniz? Kliniðimizde yine FDA onaylý Alexandrite Teknolojiye sahip Apogee 5500 ile lazer epilasyon uygulamalarý yapýlmaktadýr. Üstün soðutma sistemine sahip bu cihaz ile ciltteki rahatsýzlýk en aza indirilmiþtir. Ortalama 5-6 seans sonunda istenilen sonuç elde edilmektedir. Ýlk seanstan itibaren tüylerden kurtulmayý saðladýðý için, seanslarýn tamamlanma süreci de (seanslar her 2 ayda bir uygulanýr) son derece konforlu bir þekilde yaþanmaktadýr. Cilt bakýmýný Fransýz Ericson Laboratiore cilt bakýmý ve tedavi ürünleri ile yapmaktayýz. Ericson Laboratoire'nin özel ürünü, Botu-like cilt bakým ve tedavi ürünü ile iðnesiz, acýsýz 4 seansta kýrýþýklýklardan kurtulmuþ bir cilde sahip olmak mümkündür. 35 yaþ üstü bayanlar için alýn, boyun ve göz konturlarýna yönelik, toksik etki olmadan yüksek ölçüde pozitif sonuçlar alýnýr. Alýndaki derin kýrýþýklýklar, kaþlar arasýndaki dikey kýrýþýklýklar, göz çevresi kýrýþýklýklarý, aðýz çevresindeki kýrýþýklýklar ve boyundaki kýrýþýklýklar için ideal bir çözümdür. Botu-Like lokal kýrýþýklýk serum kürü, günden güne derin kýrýþýklýklarý görünür þekilde azaltýr, doðal bio-yokedici etkisi ile alttaki yeni hücrelerin cildin yüzeyine ulaþmasýna imkan verir, cilt dokusunu besler zayýf düþmüþ bölgelerin yeniden yapýlanmasýna yardýmcý olur, ciltte mükemmel bir yumuþaklýk ve rahatlýk hissi oluþturur. Saç mezoterapisi ile çevresel faktörlerden dolayý zayýflamýþ, yýpramýþ saçlarda, hem de genetik saç kaybý sorunlarýnda þaþýrtýcý olumlu sonuçlar alýnmaktadýr. H L C S a ð l ý k E s t e t i k G ü z e l l i k M e r k e z i Koza Sokak No: 60/13 GOP -A ANKARA Tel: (312) 447 74 26 Fax: (312) 446 65 56 www.hlc.com.tr e-m mail: [email protected] MAYIS2008 kolejliler moda-tasarým 56 DÜNYANIN EN SAÐLIKLI YATAKLARI P I R E L L I B E D D I N G maðazalarýnda Cinisli Maðazalarý yüzde yüz doðal malzemelerden üretilen dünyanýn en saðlýklý yataklarý kabul edilen PIRELLI BEDDING yataklarýný Türk tüketicileriyle tanýþtýrdý. 1995'ten bugüne seçkin ev tekstil ürünleriyle pek çoðumuzun evine giren Cinisli Maðazalarý, yatak odalarýmýzda da Ýtalya'dan ihraç edilen PIRELLI BEDDING marka yataklarýyla dikkat çekiyor. Bu teknoloji harikasý yataklar, lateks adý verilen kauçuk aðacýnýn öz sütünün üstün teknolojik iþlemlerden geçirilerek katý ve elastik bir hal almasý ile elde ediliyor. T ürkiye'de butik ev tekstil maðazacýlýðýnýn lideri olan Cinisli Maðazalarý'nýn Ýç Anadolu Bölge Bayiliði’ni alan Kemal Macit'95 ve Hakan Macit'98 kardeþler geçtiðimiz yýl Cepa AVM'de ilk maðazalarýný açtýlar. Açýldýðý günden bu yana yoðun ilgi gösterilen maðazanýn en büyük özelliði diðer þubelerde de olduðu gibi fabrikasyon üretim yapmayýp müþteri odaklý çalýþýlmasý. Maðaza geneli ve yataklar hakkýnda bilgi veren Hakan Macit, 2006 yýlýnda ihraç edilmeye baþlanan PIRELLI BEDDING yataklarýnýn Cinisli Maðazalarý'nýn en gözde ürünü olduðunu belirtiyor. Antibakteriyel ve antialerjik Ýnsan vücudunun baþtan ayaða 7 ayrý aðýrlýk bölgesine destek saðlayan ve uyurken vücudun þeklini yataða gömülmeden alan bu yataklarýn özellikleri saymakla bitmiyor. Yataklarýn çýkarýlabilen ve yýkanabilen, doðal malzemelerden üretilmiþ dýþ kýlýflarýnda kýþlýk yüzeylerde kaþmir, yün, devetüyü, yazlýk yüzeylerde ise pamuk, keten ve ipek gibi dolgu malzemeleri kullanýlýyor. Dört mevsim rahatlýkla kullanabileceðiniz yataklar geniþ hücreli olmalarýna baðlý olarak hava aldýklarý için antibakteriyel ve antialerjik özellikler taþýyor. Hava geçirgen özelliði sayesinde vücudun gecede ortalama ürettiði 250 gr nemin dýþarý atýlmasýný saðlayan yataklar ayrýca nefes alabiliyor, küflenme ve terleme olmuyor. Özel ebatlarda üretilebiliyor Vücuda tam destek veren Dualcomfort teknolojisi kullanýlan PIRELLI lateks yataklarý, arzu edildiði takdirde özel ölçülerde üretilebiliyor. Yataklarýn þu an dünyada en çok tercih edilen yataklardan biri olmasýnýn sebebi, yataðýn içinde hiçbir metalin bulunmamasý ve tamamen doðal malzemelerden yapýlmasý. En önemli özelliklerinden biri de, üzerine dökülen sývý yataðýn özelliklerini asla bozmuyor. Bu yataklarýn 4 kolejliler MAYIS2008 moda-tasarým 57 farklý modeli bulunuyor: Biomaterasso, Sinfonia, Opera ve Physial 5. Birbirinden farklý özellik ve kalýnlýklara sahip olan bu yataklar arasýnda, Physial 5, diðerlerine göre, daha ince olduðundan hareketli lata ile kullanýlmasý tavsiye ediliyor. Bu anlamda, keyfine düþkün olanlar için Physial 5 oldukça ideal bir yatak. Ya t a k l a r d a n S i n f o nia'nýn özeliklerinden biri ise mevsime göre deðiþtirelebilir iki ayrý kýlýfa sahip olmasý. PIRELLI BEDDING, yataklarýnýn dýþýnda yine yüzde yüz lateks, nem tutmayan ve hava geçirme özelliklerine sahip yastýklar da sunuyor. 30°'de yýkanabilir bu yastýklar uykuda terlemeyi minimalize ederek ve Hakan Macit'98 boynunuza ergonomik destek vererek yataklarýn konforunu arttýrýyor. Cinisli Maðazalarý, ev tekstil ürünlerinde hem yabancý hem de yerli üretim yapan butik bir maðaza olmasýndan dolayý müþterilerine benzerlerinden çok farklý ürünler sunuyor. Cinisli'de satýlan ürünlerin baþka hiçbir maðazada bulunmadýðýný kaydeden Hakan Macit, yatak örtüleri ve nevresim takýmlarýnda özel sipariþ alýnarak istenilen ebatlarda tasarým yapýlabildi- ðini belirtiyor. Tasarýmda da isteðe baðlý üretim yapmayý hedeflediklerini belirten Macit, fabrikasyon üretim yapýlmadýðýndan baþta yatak örtüleri olmak üzere ürünlerin belli sayýlarda üretildiðini ifade ediyor. Cinisli Maðazalarý bambu lifinden yapýlma havlular, kaz tüyü yorgan, yastýklar ve tamamen Avrupa'dan ithal edilen çeþitli ev tekstil ürünleriyle farklý bir konsept sunuyor müþterilerine. Ev tekstili ve züccaciye alanýnda seçkin markalar sunan ve ayný zamanda kendi markasýný da yaratmýþ olan Cinisli, butik bir maðaza olduðu için þubeleri genel olarak cadde üzerinde bulunuyor. Bu anlamda firmanýn alýþveriþ merkezi içindeki ilk maðazasý Ankara CEPA Alýþveriþ Merkezi'nde açýlmýþ. Maðaza içinde varolan konsept ise, Cinisli'nin her maðazasýnda ayný þekilde uygulanýyor. CÝNÝSLÝ Cepa AVM 2/37 Ankara Tel: 0312 219 65 95 Faks: 0312 219 65 94 www.cinisli.com.tr [email protected] MAYIS2008 kolejliler kültür-sanat 58 Tiyatro ve dizi oyuncusu Ayþegül Arsoy Atik'66: “Ben þanslý bir sanatçýyým” Tek kanallý siyah beyaz televizyon döneminden tanýdýðýmýz, skeçlerle, komedi programlarýyla, baþarýlý dizilerle sevdiðimiz usta bir oyuncu Ayþegül Arsoy Atik’66... Büyük emeklerle sürdürdüðü sanat yaþamýna þimdi yeni televizyon dizileri ve programlar ekliyor. Dergimiz için yaptýðýmýz röportajda, bize içtenlikle kendini ve sanat yaþamýný anlatan Atik, TED Ankara Koleji'nde geçirdiði günlerin hayatýndaki en güzel günler olduðunu söylüyor. B Ayþegül Haným bize biraz kendinizden bahseder misiniz? en Ankara'da doðdum. TED Ankara Koleji mezunuyum. Sonra 5 yýl konservatuar okudum. O zaman devlet konservatuarýydý ve üniversiteye baðlanmamýþtý konservatuar. 5 yýl yüksek okudum. Daha sonra 8 yýl Devlet Tiyatrosu'nda sanatçýlýk görevi yaptým. Sonra özel iþlerimiz nedeniyle Ýstanbul'a göçerken istifa ettim. O zaman daha Ýstanbul Devlet Tiyatrosu açýlmamýþtý. Sonra Ýstanbul'a yerleþtik, iþlerimiz orada devam etti. Çeþitli iþler yaptým. 2 oðlum var. Biri evli, bir kýz torunum var. Ayný zamanda Yakýn Doðu Üniversitesi'nde öðretim görevlisiyim. 3 haftada bir gidiyorum Kýbrýs'a. Þimdi de, TRT'ye sabahlarý bir canlý yayýn programý yapýyorum. lurlardý ve oyunlarda oynatýrlardý. Ben daha ziyade, Kolej'de Lise 2 ve 3'te, bir baþrol oynadým. Oradan sanýyorum alkýþýn büyüsüne kapýldým. Konservatuar okumak gibi özel bir tutkum yoktu açýkçasý. Üniversite sýnavýna da girdim, konservatuar sýnavýna da girdim. Olsa da olur, olmasa da olur diye girdim. Amcamýn oðlu çok hevesliydi, hadi beraber girelim dedi, girdik. Ben daha sonra çok yüksek puanla konservatuarý yatýlý kazandým. Yatýlý olmak bana çok cazip geldi. Bilmiyorum neden olduðunu. Benim tiyatrocu olmama, yatýlý bir okul kazanmam sebeptir açýkçasý. Çünkü çok büyük bir "tiyatrocu olacaðým" tutkusu yoktu bende, çok geç oldu yani. Fakat daha sonra konservatuar eðitimi sýrasýnda da baþarýlý oldum. Beni hep beðendiler yani, iyiydim. Ýyi olmak, meslekte baþarýlý olmak da körükledi herhalde. Siz Türk tiyatrosunda önemli ve sevilen bir isimsiniz. Tiyatroya ilginiz nasýl baþladý? Tiyatrocu olmanýza neden olan etkenler nelerdir? Ben tiyatroyu çok geç tanýdým diyebilirim. Ýnsanlarýn tiyatro geçmiþine bakarsanýz, küçük yaþlarda tiyatro oyuncusu olmaya karar vermiþlerdir. Tiyatro oyunlarý seyretmiþlerdir, oynamýþlardýr. Ben ise, hep seçildim. Beni seçerlerdi, bir yerlerden bu- Tiyatronun dünyanýn en zor mesleklerinden biri olduðu söylenir. Size göre oyunculuðun zor ve eðlenceli yönleri nelerdir? Tiyatro zor bir meslek deðildir. Çünkü tiyatro meslek olmadan önce herkesin hayatýnýn bir parçasýdýr. Çocuk oyunlarýný düþünün. Çocukken hepiniz tiyatro yapmýþsýnýzdýr. Çok eskilere gidin, tarihleri inceleyin, mitolojiyi inceleyin. Hepsinin içinde kolejliler MAYIS2008 kültür-sanat 59 tiyatro vardýr. Ýnsanýn oluþumundan beri tiyatro vardýr. Tiyatro sonradan çýkmýþ bir sanat dalý deðildir. Çocukken doktorculuk oynarsýnýz, evcilik oynarsýnýz. Çeþitli rollere bürünürsünüz, o hep tiyatrodur. Tiyatro hep insanlarýn içinde vardýr. Zor bir meslek hiç deðildir ama þöyle bir þey var. Tiyatrocu olmak için, sadece çalýþmak, okul okumak yeterli deðildir. Mutlaka yetenek þarttýr. Ben bir gün ressam olacaðým dile yola çýkarsanýz, bir gün belki ressam bile olabilirsiniz. O da çok zor bir sanat dalýdýr, onun için örnek veriyorum. Tiyatrocu olmak istiyorum diye yola çýktýðýnýz zaman, bir yol kat edersiniz belki ama o yetenek sizde yoksa çok zor bir yerlere gelirsiniz. Mutlak o yeteneði doðuþtan getirme zorunluluðunuz var. Ayrýca, tabii ki eðitimini almak zorundasýnýz. Bana göre alaylý bir çok tiyatro oyuncusu var, çok da baþarýlý ama ben eðitimden yanayým. Mutlaka eðitimini almak zorundasýnýz, çok disiplinli olmak zorundasýnýz. Bütün mesleklerde bu zaten vardýr, tiyatro için özel bir çaba gerekmiyor. Baþarýlý olmak istiyorsanýz her meslekte bu böyledir. Mesela doktorlarý ele alýn. Zor bir meslek. Ona kýyasla tiyatroculuk zor mudur? Evet, bizim mesleðimizde de zorluklar var. Gündüzü yoktur, gecesi yoktur, bayramý yoktur. Bir anda turneye çýkarsýnýz. Niþan yapacaksýnýzdýr, yapamazsýnýz. Benim baþýma geldi mesela. Niþan davetiyeleri daðýtýldý. Herkes o gün niþan için hazýrlandý gitti. Ama ben yoktum, turneye çýktým çünkü. Böyle þeyler de vardýr ama ben yine de çok zor bir meslek olduðunu düþünmüyorum. Ben meslek sahibi olarak zor olduðunu düþünmüyorum ama dýþardan bakan insanlar için belki öyle geliyordur ancak öyle deðil. Mesleðinizin eðlenceli taraflarý neler ? Meslek olarak seçince tiyatronun bir eðlencesi var mý diye düþünüyorum. Yok. Beni eðlendirecek bir þey deðil tiyatro. Belki seyirciyi eðlendiren bir tarafý vardýr ama tiyatronun oyuncularýný çok eðlendirdiðini söyleyemem. Biz çok gergin yaþarýz. Ben bu kadar senelik tecrübelerime, bu kadar yaþýma raðmen, hala yeni bir iþ aldýðým zaman bir ay sancý çekerim. Bir ay o karakteri oturtmak için uðraþýrým. Yani vaktim varsa, yoksa çok bunalýrým. Her canlý yayýna çýkýþta, sýfýrdan, ilk defa canlý yayýna çýkýyormuþum gibi heyecanlanýrým. Bir oyun hazýrlandýðýnda, mutlaka çok zorlanýrým. Sonuçta, çok eðlencesi yok bu mesleðin. Mesela televizyonda beni seyrediyorlar. Benden o anaç halimi bekliyorlar her dakika. Onun bir oyun, onun bir rol olduðunu düþünemiyorlar. "Neden böyle soðuk duruyorsunuz? Televizyonda hiç böyle deðilsiniz" falan diyorlar. Benim öyle davranýþlar içinde olmamý bekliyorlar. Böyle bir dezavantajýnýz var. Oynadýðýnýz rolü üstünüze yapýþtýrýyorlar. Onun dýþýna çýkarsanýz da kýzýyorlar, hoþlanmýyorlar. Çok bir eðlencesi olduðunu düþünmüyorum ama ben mesleðimi çok seviyorum. Bir daha dünyaya gelsem yine bu mesleði seçerim. Siz TV dizilerinde de rol alýyorsunuz ve bu diziler genelde aileye yönelik ve izlenme oraný yüksek diziler oluyor. Oynayacaðýnýz rolü veya diziyi seçerken dikkat ettiðiniz noktalar nelerdir? Bunu bana 20 sene önce sorsaydýnýz cevap veremezdim. Ancak televizyon þöyle bir þey ki sizi þekillendiriyor, sizi bir sýnýr içine sokuyor. Yani ben, anne karakterinin dýþýnda þeyler de oynamak isterdim televizyonda ama böyle teklifler gelmez. Bana gelecek teklifler bundan sonra, anaç bir kadýn. Çocuklarýný koruyan kollayan ve eþi ile iyi geçinen bir kadýn olacak. Ama ben deðiþik roller de oynamak isterim. Televizyonda öyle ama tiyatroda çok deðiþik rollerde oynadým ben. Birçok tiyatro oyununda ve TV dizisinde rol aldýnýz. En severek oynadýðýnýz, üzerinizde derin etkileri olan rol hangisi oldu? Ben ilk mezun olduðum zaman Necati Cumalý'nýn "Gömü" adlý bir oyununu oynadým. Ýlk mezun olduðum zaman oynadýðým bu rolle de ödül almýþtým. Ankara'da verilen "Sanatseverler Ödülü" idi. O rolü severim. Hem Devlet Tiyatrosu’ndaki ilk profesyonel rolüm olduðu için, hem de ödül aldýðým için. Güzel bir roldü. Onun dýþýnda zaten hep sevdiðim rollerde oynadým. Devlet Tiyatrosu'nda bir seçme þansýnýz olmamasýna raðmen, ben çok þanslýydým. Hep söylerim, ben þanslý bir sanatçýyým. Ýstediðim rollerde oynadým. Televizyon dizilerinde o seçim zaten size ait. Önünüze geliyor. Ýster kabul ediyorsunuz, ister red ediyorsunuz. Sizi genelde ev kadýný ve anne rollerinden tanýyoruz. Gerçek hayatta Ayþegül Atik nasýl biridir? Olmasý gerektiði kadar bir anne, olmasý gerektiði kadar bir ev kadýnýyým. Çok titiz, çok mükemmel bir anneyim diyemem herhalde. Ýyi bir anneyim bana göre. Ýki oðlum var, iyi yetiþti ikisi de. Birisi baba oldu, birisi be- MAYIS2008 kolejliler kültür-sanat 60 nim yanýmda. O da bana çok düþkündür, çok baðlýdýr. Bunun dýþýnda "çok titizim, çok temizim, kapýlarý, camlarý þöyle silerim, böyle yemek yaparým" falan gibi durumlar yok bende. Zamanýnda çok yaptým. O zaman çok gençtik, koþullarýmýz böyle deðildi. Her iþimi kendim yapardým, elbiselerimi bile kendim dikerdim. Sonra þartlar çok deðiþti, þimdi yardýmcýlarým var. Dolayýsýyla artýk o model bir ev kadýný deðilim. Türk tiyatrosu dediðimizde neler söyleyebilirsiniz? Sizce Türk tiyatrosu olmasý gerektiði yerde mi? Ben Türk tiyatrosu adýna konuþmak istemem. Çünkü buna hakkým olduðunu çok düþünmüyorum. 8 yýl Devlet Tiyatrosu'nda, tiyatro oyunculuðu yaptým. Onun dýþýnda 5-6 yýl kendi tiyatromuzda çocuk oyunlarý oynadým. Bundan 5 yýl önce, 2 yýl üst üste tek kiþilik bir oyun oynadým. Onun dýþýnda da maalesef hiç tiyatro yapmadým. Dolayýsýyla benim þimdi, tiyatro adýna ahkam kesmem çok yakýþýk almaz, þýk durmaz. Tiyatro için çok çaba harcamadým, emek vermedim. Bir tiyatro sanatçýsý olmama raðmen, tiyatroda yaþanan sorunlarý yaþamadým. Ama yaþayanlarý biliyorum. En önemli sorun tabii ki, maddi güçlüklerdir. Bunun yanýnda da, seyirciyi yakalama güçlükleridir. Bazen öyle bir þey olur ki, sizin hiç aklýnýzda hayalinizde olmayan bir oyun çok iyi giþe yapar, para kazanýr. Ama sizin idealiniz o deðildir. Bunlar hep tiyatrocularýn sýkýntýsýdýr. Çok istediðiniz, çok beðendiðiniz gerçekten çok kaliteli bulduðunuz bir oyun oynarsýnýz seyirci gelmez. Tiyatrocu arkadaþlarýmýzýn bu tarz sýkýntýlarý var. Bir tiyatroya sahip olabilmek, oradaki oyuncularla birlikte çalýþýp o tiyatronun sahibi olup ona emek vermek, para kazanmaya çalýþmak çok zor bir iþ. Zaten tiyatrocu arkadaþlarýmýzýn da çoðu, televizyonlardan kazandýklarý paralarý tiyatroya aktararak ayakta duruyorlar. Çok zor bir iþ ama bütün tiyatro oyuncularýnýn idealidir tiyatro sahibi olsun ya da iyi bir oyunda iyi bir rol oynasýn. Dolayýsýyla ben onlar kadar emek vermediðim için bir þey de söylemek istemem. Çok da fazla sýkýntýsýný çekmiþ, eksiklerini görmüþ deðilim. Ben çok rahat bir tiyatro oyunculuðu yaptým. "Ýyi bir tiyatrocu olabilmek için eðitim þart" Tiyatrocu, oyuncu olmak isteyen gençlere ne tür tavsiyelerde bulunursunuz? Ben öðrencilerime hep þunu söy- kolejliler MAYIS2008 lüyorum. Artýk öyle bir dönemdeyiz ki, bir tiyatroda oyunculuk yaparak bir þeyler öðrenmek tabii ki mümkün. Ama çaðýmýz artýk eðitilmiþ insanlarýn, eðitilmiþ çocuklarýn çaðý. Ýki üniversite bitiriyor insanlar, master yapýyor ve iþ bulmakta zorlanýyorlar. Þimdi bir çok yeni konservatuarlar açýlmýþ. Onlar en azýndan her sene 10 kiþi mezun ediyor. Fakat bunlarý karþýlayacak ne yazýk ki çok fazla tiyatro salonu yok. Dolayýsýyla bu seçici olabilme durumunda da eðitimsiz oyuncu olabilme durumu mümkün deðil. Tiyatroya gönül verdiyseniz, muhakkak bir eðitim kuruluþuna müracaat edip o eðitimi almak zorundasýnýz. Çünkü bu karþýnýza çýkacak. Eskisi gibi, "Ben tiyatrocu olacaðým" deyip iþ bulmak sanýrým artýk o kadar kolay deðil. 4 yýl okuyup bütün özelliklerini kapmýþ çocuklar var ortada, dizilerde de onlar var. Biraz da Kolej yýllarýnýzdan bahseder misiniz? Nasýl bir öðrenciydiniz? Öðrenciyken unutamadýðýnýz bir olay var mý? Yaramaz bir öðrenciydim. Biz Lise 2'ye kadar kýzlar ayrý okuduk. Sonra biz Lise 2'ye geçtiðimiz zaman erkek-kýz karýþtý. Dolayýsýyla kýzlar ayrý okuduðu zaman, erkekler de öyle, daha çok yaramaz oluyorlar. Erkek-kýz karýþýk olduðu zaman karþý cinsin varlýðý sizi biraz hizaya sokuyor sanýrým. O zaman biraz daha uslu kýzlar olmuþtuk. Ama o zamana kadar gerçekten yaþýmýzýn çok altýnda davranýþlar sergileyen çocuklardýk, biz çok geç büyüdük açýkçasý. Þimdi ben 13-14 yaþlarýnda çocuklara bakýyorum. Biz Koleji bitirdiðimiz zaman o havada deðildik. Onlardan daha çocuksuyduk. Bizim ailemizdeki bütün çocuklar da Kolejlidir. Biz 5 kardeþiz, hepimiz kolejde okuduk. Koleji biz hâlâ býraktýk sayýlmaz. Ýstanbul'da da, Kolej Mezunlarý Derneði çatýsý altýnda mutlaka buluþuruz. Çok sýklýkla Tarabya'daki Torch'ta buluþuruz. Kolejli olmak, hele ki o dönemde, çok büyük bir ayrýcalýktý. Benim okuduðum zaman Ankara'da baþka özel okul yoktu ve civardan da Koleje yatýlý gelenler olurdu. Ayrýca yatýlý olarak Mersin'den, Adana'dan, Tarsus'tan, Ýstanbul'dan, Doðu'dan, Ege'den çok arkadaþýmýz vardý. Türkiye'nin her yerinden Ankara Koleji'ne yatýlý öðrenciler gelirdi. O dönem çok hoþ bir mozaik oluþturduk. Kolej anýlarým hep keyifli. Zaten insanlarýn okul anýlarý hiç kötü olmaz. Mutlaka vardýr keyifsiz þeyler ama onlar unutuluyor nedense. kültür-sanat 62 “Ýlk kitap farklý bir kalp çarpýntýsý” “Sesim Kan Kaybediyor”u geçtiðimiz ocak ayýnda çýkaran Burak Tokcan’97, ilk kitabýnýn heyecanýný yaþýyor. Kitap, þairin 1999’dan bu yana yazdýðý ve çeþitli dergilerde yayýnlanan 35 þiirini kapsýyor. Ýlk þiir kitabýnýz olan “Sesim Kan Kaybediyor”, Ocak ayýnda Damar Yayýnlarý’ndan piyasaya çýktý ve þiirseverler tarafýndan beðeni ile karþýlandý. Kitabýnýzýn yayýnlanmasý size neler hissettiriyor? lk kitap çok farklý bir kalp çarpýntýsý. Yýllardýr büyüttüðünüz bir çiçeðin kokusunu ilk kez duyarmýþçasýna þaþýrtýcý, bir o kadar da büyülü bir his. Matbaada sayfalara dokunduðum o ilk âný unutmam zor. Bu heyecan zamanla yerini daha dingin bir havaya býrakýyor olsa da kitabý elime her alýþýmda soluðum hýzlanýyor. Aslýnda bu kitap her þeyden önce ustam Þair Ahmet Özer’e duyduðum sevgiyi ve saygýyý besliyor; çünkü kendisi ilk þiirimin Bilkent 4 Mevsim’de yayýmlanmasýndan itibaren beni hep destekledi ve gerek yazma sürecimde gerek kitap aþamasýnda beni en verimli biçimde yönlendirdi. Ý “Sesim Kan Kaybediyor” kitabýnýzý tanýtmanýzý istesek, neler söyleyebilirsiniz? Bu ilk þiir kitabýnýz hangi dönemde yazdýðýnýz þiirlerinizi kapsýyor? Sesim Kan Kaybediyor’da 35 þiir var. Bu þiirler 1999’dan bu yana 13 farklý edebiyat dergisinde okur karþýsýna çýktý, 8 farklý jüriden ödül aldý. Her biri yayýmlanmýþ olmasýna raðmen bütün ürünlerimi baský öncesinde yeniden ele aldým; sözcük iþçiliði ve þiir estetiðine son saniyeye kadar önem verdim. Yaþamda karþýlýðý olan dizeler yazmaya çalýþtým. Gelen yorumlarýn da bu çabalarýmý destekler nitelikte olmasý benim adýma sevindirici. Talât Halman, Ruþen Hakký, Nusret Kemal Otyam, Berin Taþan, Recep Bulut, Ýhsan Topçu, Ömer Faruk Hatipoðlu gibi deðerli isimler kitabým hakkýnda çok güzel þeyler söylediler/yazdýlar. “Damar” gibi köklü bir yayýneviyle çalýþmýþ olmam da ayrý bir mutluluk. Uzun süredir þiir yazmanýza ve birçok ödül almanýza raðmen ilk kitabýnýzý çýkarmak için uzunca bir süre beklediniz. Bu bekleyiþin nedeni neydi? Þiir, sadece oluþma aþamasýnda deðil, kitaplaþma sürecinde de sabýrla yoðrulmasý gereken bir sanat. Konu ilk kitap olduðunda daha çok özen gerekiyor; çün- kolejliler MAYIS2008 kü içinize sinmeyen bir adýmýn geri dönüþü kolay olmaz; hatalar þiir yolculuðunuzu yavaþlatabilir. Ben de bu noktalardan hareketle en uygun aný kolladým; yazdýklarýmýn hedeflediðim bütünlüðe ulaþmasýný bekledim. “Sesim Kan Kaybediyor” yayýmlanmamýþ dosya olarak 2006’da ve 2007’de iki ödül kazanmýþtý. Yani o dönemlerde basýlmasý pek sürpriz olmazdý. Yine de daha güçlü bir anlatým için biraz daha çalýþmam gerektiðini düþünüyordum. Nitekim ödül alan dosyayý yeni þiirlerle zenginleþtirdim ve doðru olduðuna inandýðým bir zamanlamayla ilk þiir kitabýma kavuþtum. Þiirlerinizde genel olarak “Hüzün” ve “Yalnýzlýk” duygularýnýn aðýr bastýðýný görüyoruz. Bu iki noktanýn üzerinde durmanýzýn nedeni nedir? Hüzün ve yalnýzlýk hayata daha gerçekçi bakmamý, yaþamýn keskin yanlarýný daha iyi algýlamamý saðlýyor. Bu sözcüklerin doðurduðu çaðrýþýmlarla daha yaratýcý olabiliyor, kalemimin týkandýðý anlarda yolumu daha rahat bulabiliyorum. Ýçimde yer etmiþ þiirlerin bu izleklerle yazýlmýþ olmasý da bir etken; çünkü þairlerin sevdiðiniz dizeleri sizi mutlaka kaðýda/kaleme yöneltir. Ýkinci kitabýnýzýn hazýrlýklarýna baþladýnýz mý? Özel bir hazýrlýðým yok. Bugünden sonra yayýmlayacaðým her þiir ikinci yapýtýmýn bir parçasýný oluþturacak, ilk kitabýmda olduðu gibi. Zaten yeni bir projeye pek vakit ayýramazdým; çünkü bu ara kitabýmýn tanýtýmýyla uðraþýyorum. Bir imza günüm oldu. Kiþisel bir internet sitesi de kurdum: www.buraktokcan.com Bu adreste þiir geçmiþime dair ayrýntýlarýn yaný sýra “Sesim Kan Kaybediyor”un internet satýþý ve bulunduðu kitabevlerinin listesi de var. kitap 63 Portobello Cadýsý Ayfer Niðdelioðlu’81 Brezilyalý yazar Paulo Coelho'nun son romaný Portobello Cadýsý, Athena adlý genç bir kadýnýn, varlýðýnýn anlamýný keþfetme serüvenini anlatýyor. Yazarýn bütün romanlarýnda karþýmýza çýkan mistik, okura sýk sýk 'es' verdiren anlatým ve kitabýn dýþýna taþan cümleler, varoluþun sýrrýný arayanlar için perdeleri aralýyor. Can Yayýnlarý'ndan Celal Üster'in çevirisiyle çýkan kitapta okur, baþ kahramanla hiç yüz yüze gelmeden, yakýn çevresindekilerin anlattýklarýný birleþtirerek bulmaca çözer gibi bütüne varmaya çalýþýyor. Bir insanýn kim olduðunu anlamanýn en iyi yolunun, baþkalarý tarafýndan nasýl algýlandýðý sonucuna ulaþýyor. Transilvanya'da yaþayan Romen bir çingenenin gayri meþru kýzý olan Athena'yý, çocuðu olmayan zengin bir Lübnanlý çift evlat edinir. Ancak ülkede yaþanan huzursuzluk nedeniyle Londra'ya taþýnýrlar. Athena, yaþamý boyunca hissettiði ama bir türlü anlamlandýramadýðý, dolayýsýyla da deðerlendiremediði olaðanüstü yeteneklerini çözmeye çalýþýrken deðiþik coðrafyalara savrulur. Bir yandan da ruhani bir yolculukta benliðini keþfetmeye çalýþýr. Ancak içindeki boþluðu doldurmaya ne çocuk doðurmak, ne öz annesini bulmak ne de iþ hayatýndaki baþarýlar yetmez. Hayata bir türlü ayak uyduramaz. Transilvanya yolculuðunda tesadüfen tanýþtýðý Ýskoçyalý bir kadýnýn rehberliðinde, sýradýþý yeteneklerini kullanmaya, insanlara tinsel kavrayýþ gücü daðýtmaya, bedenle ruh arasýndaki iliþkiyi güçlendirmenin ve evrenle bütünleþmenin yollarýný öðretmeye baþlar. Bu, onun hayatýný bir yandan anlamlandýrýrken öte yandan erken ölümüne giden yolu açar. Anlatýcýlardan Gazeteci Hron Ryan "Bedenimiz sað kalýr, ama ruhumuz er geç ölümcül darbeyi yer. En kusursuz cinayet budur: yaþama sevincimizi kimlerin öldürdüðünü, bunu hangi güdüyle yaptýklarýný, suçlularý nerede bulacaðýmýzý bilemeyiz" der. Athena ise, aksine insanlarda yaþam coþkusunu artýrmaya rehberlik etmektedir. Ne var ki içindeki engelleri aþarak dünyaya kendini bütünüyle açmasý tutucu bir grup tarafýndan hoþ karþýlanmaz. Onu bir sahtekâr, insanlarýn manevi zaaflarýný kullanan bir þarlatan olarak düþünenler 21. yüzyýlda bir cadý avý baþlatýp cesaretinin bedelini ödetirler. Yazar hakkýnda.... Paulo Coelho, 1947'de Brezilya'nýn Rio de Janeiro kentinde doðdu. Tiyatro yönetmenliði, oyunculuk, þarký sözü yazarlýðý ve gazetecilik yaptýktan sonra Hac adlý romanýnýn ardýndan yayýnlanan Simyacý ile dünya çapýnda üne eriþti. Simyacý, 20. yüzyýlýn en önemli yayýncýlýk olaylarýndan biri oldu ve 18 ülkede 30 milyon sattý. Coelho, Piedra Irmaðý'nýn Kýyýsýnda Oturdum Aðladým, Beþinci Dað, Iþýðýn Savaþçýsýnýn El Kitabý, Veronika Ölmek Ýstiyor, Þeytan ve Genç Kadýn, On Bir Dakika ve Zâhir gibi yapýtlarýyla sürekli olarak en çok satanlar listelerinde yer aldý. 150 ülkede, 66 dilde yayýnlanan kitaplarýnýn toplam satýþý 100 milyona ulaþtý. Bugüne kadar pek çok ödül ve niþana deðer görülen Coelho, halen Birleþmiþ Milletler Barýþ Elçisi ve Brezilya Edebiyat Akademisi üyesi. MEZUNLARIMIZIN YAPITLARI Ankaralý Olmak Ülsever'den "Hisarüstü Cinayetleri" Mezunlarýmýzdan Can Özoðuz'73 anýlarýný "Ankaralý Olmak" adlý kitapta bir araya getirdi. Komþu Yayýnevi tarafýndan basýma hazýrlanan kitapta Özoðuz, aile büyükleri, 1960-1970'li yýllarýn Ankarasý ve kendi çocukluðunun Ankara anýlarýný okuyucularýna sunuyor. Özoðuz kitabýna yazdýðý önsözünde "Bu aný, öykü ve þiirleri okurken gözlerinizin yaþaracaðý bölümleri bilin ki ben iki gözüm iki çeþme; gülümseyeceðiniz satýrlarý da kahkalar içerisinde kaleme aldým" diyor. Kitapta kullanýlan yalýn ve içten anlatým kitabýn bir solukta okunmasýný saðlýyor. Gazeteci yazar Cüneyt Ülsever'in’63 (ilkokul) yeni kitabý "Hisarüstü Cinayetleri" klasik polisiye roman tarzýnda kurgulanmýþ. Anglosaksonlarýn "Whodonit" dediði "Katil Kim?" türünün baþarýlý bir örneðinde Garip Keto, Bülbül Maho, Mösyö Taho ve çarpýcý bir figür Hiçkimsesiz Kamil'in öykülerini okuyoruz. Polisiye kurgu ve insaný þaþýrtan, yürek yakan finaliyle Ülsever'in romaný; son yýllarda baþarý çýtasýný oldukça yükselten Türk Polisiye romanýnda dikkati çeken bir aþamayý simgeliyor. Everest Yayýnlarý tarafýndan piyasaya çýkarýlan romanda Ülsever, her ne kadar siyasi mesaj vermese de günümüzün halis polisiye roman yazarlarý gibi, toplumsal sorunlara, insancýklarýn dramýna deðinmemezlik etmiyor ve bunda da polisiye kurgu kadar baþarýlý oluyor. MAYIS2008 kolejliler spor 64 Pilates eðitiminin geleneksel metodunun uygulandýðý Türkiye’deki ‘ttek’ adres... NCD Pilates Studio’nun misyonu, Joseph Pilates’in orjinal metodunu ve klasik tekniðini korumaktýr. Pilates, yerinde kullanýlmýþ formu, dinamiði, ritim duygusu ve müzikalite uyumlu “Hareketteki Þiirsellik”in yanýsýra beden ve sanat bilimidir. kolejliler MAYIS2008 N isan' 2007 tarihinde açýlan NCD Pilates Studio'nun sahibi N.Canan Demirdamar'81, önceliklerinin bu iþi en doðru þekilde yapmak olduðunu söylüyor. Türkiye'de Pilates'in nasýl algýlandýðý ile ilgili sorularýmýzý yanýtlayan Demirdamar, sözlerine þu þekilde devam ediyor: “Pilates, Türkiye'ye, pek çok konuda olduðu gibi maalesef yine yanlýþ girdi. Sadece Pilates için özel olarak tasarlanmýþ aparatlara, özel bir mekana ve eðitime ihtiyaç vardýr. Geleneksel metodun ne kadar önemli olduðunun anlatýlmasý ve anlaþýlmasý gerekmektedir. Peki neden Geleneksel Metod? Çünkü Joseph Pilates, bu sistemi geliþtirirken kendi tasarladýðý aparatlarla çalýþmýþtýr. Ve metod evrimini bu aparatlarla tamamlamýþtýr. Biz de Joseph Pilates'in kendi tasarlamýþ olduðu metodun en doðru þekilde uygulanabilmesi için geliþtirilmiþ olan bu aparatlarla çalýþmayý uygun gördük. Çünkü geleneksel eðitim, sadece geleneksel Gratz marka aparatlarla verilebilmektedir. Bizim en önemli farkýmýz da budur. Türkiye'nin ilk ve tek Geleneksel Metodu ile eðitim veren Pilates Studio'suyuz. Bu metodu bilen eðitmenlerin yetiþebilmesi için, True Classical Pilates'in Türkiye'deki tek sertifika verme yetkisine sahip Eðitim Direktörümüz Emre Onuk tarafýndan sertifika programlarý, bütün aparatlar için baþlamýþ bulunmaktadýr. Dünyada bir elin parmak sayýsýný geçmeyecek kadar 'Master Trainer (Usta Eðit- men)' olmasýna raðmen, maalesef Türkiye'de adýmbaþý rastlamaktayýz. Biz; ayný ýsrar ve istikrarla, olmasý gerekeni, olmasý gerektiði þekilde sadece kendimiz için deðil tüm insanlar için anlatmayý görev edindik. Bu amacý, dünya üzerinde de amaç edinmiþ büyük isimlerle biraraya gelerek, gerek yurt içi ve gerekse yurt dýþý konferanslarla, hem Pilates eðitmenlerine hem de Pilates sevenlere anlatmaya baþladýk. Dünyada ilk kez tarafýmýzca düzenlenecek olan 'I. Orta Doðu Geleneksel Pilates Konferansý'ný önümüzdeki kýþ Türkiye'de ve özellikle Ankara'da yapmayý uygun gördük. Birinci ve ikinci jenerasyondan dünyadaki en önemli 8 ismin katýlacaðý bu konferansta, yalnýz Türkiye'ye deðil, bütün Ortadoðu'dan, Asya'dan ve Afrika'dan katýlacak kiþilere de 'Geleneksel Metodu' anlatmayý hedefledik. Günümüzde bilindiði þekliyle Pilates, zayýflatma amaçlý kurulmuþ bir sistem deðildir. Profesyonel sporla uðraþan kiþiler için çok gerekli olmasýnýn yanýsýra, Pilates'i her yaþtan, her insan yapabilir.” N.Canan Demirdamar, Türkiye'de Pilates bilincinin artýk oluþmasý gerektiðini belirterek, kendini ve saðlýðýný düþünen herkesi bu sporu yapmaya davet ediyor. Pilates’in hâlâ sadece top olduðunu düþünüyorsanýz... N.Canan Demirdamar'81 NCD Pilates Studio Uður Mumcu Cad. 4/1 G.O.P./ANKARA Tel: 0312 448 23 53-54 Faks: 0312 448 23 55 www.ncdpilatesstudio.com hobi 66 D oðaya ve doðal yaþama saygýnýn kazandýrýldýðý golf sporunda sakatlanma ve kaza riski oldukça düþüktür, aþýrý efor gerektirmez ve ister 5 ister 85 yaþýnda olsun herkesin keyif alarak devam edebileceði bir spordur. Golf, özel olarak yapýlmýþ bir sahada çeþitli özelliklerde golf sopalarý ile küçük bir topa vurup parkur sonundaki deliðe sokarak oynanýr. Bir golf sahasý genelde 18 ayrý parkurdan (çukurdan) oluþur. Oyunun amacý, sahayý en az vuruþ yaparak tamamlamaktýr. 18 çukurlu bir sahanýn standart olarak 72 vuruþla bitirilmesi beklenir. Bir oyuncunun genelde sahayý 72'nin kaç vuruþ üzerinde bitirdiðine bakýlarak o oyuncuya bir "handikap" verilir. Örneðin golfçü bir sahayý 75 vuruþla bitirebiliyorsa handikapý 3, 100 vuruþla bitirebiliyorsa handikapý 28 demektir. Handikap sistemi sayesinde golfe henüz yeni baþlamýþ bir oyuncu, kendisinden çok daha eski, tecrübeli, "iyi" bir golfçüyle oynayabilir, yarýþabilir ve kazanabilir. Örneðin 28 handikaplý bir golfçü o gün sahayý beklenen 100 vuruþla deðil de 99 vuruþla bitirirse -1 oynamýþ olur, yarýþtýðý 2 handikaplý golfçü de sahayý 74 deðil de 75 vuruþla bitirirse +1 oynamýþ olduðundan oyunu 28 handikaplý golfçü kazanmýþ olur. Bir golfçünün rakibi, kendisi ve golf sahasýdýr. Golfçü için uzun dönemli hedef handikapýný düþürmek, golf oynadýðý andaki hedef ise o gün oynadýðý sahayý en az handikapý kadar fazla vuruþla tamamlamak, yani kendisiyle ve sahayla yarýþmaktýr. Bu prensip nedeniyle golf, sportmenliðe ve centilmenliðe en yüksek deðerin verildiði bir oyundur. En önemli iki prensip diðer oyunculara ve sahaya saygýdýr. Golf sahasýný diðer spor dallarýndan ayýran bir özellik, her sahanýn birbirinden farklý bir tasarýmla yapýlmýþ olmasýdýr. Dünyada birbirinin aynýsý olan hiç bir golf sahasý yoktur. Bu nedenle deðiþik bir sahada oynamak her golfçü için heyecanla beklenen birþeydir. Golf turizminin geliþme nedeni de budur. G lf Ahmet Uluð Atay'79 Doðaya saygýnýn esas olduðu spor dalý hobi 67 Dünyada 1800'lerin ortalarýnda Ýskoçya'da oynanmaya baþlanan golf, Türkiye'de 1895 yýlýndan bu yana oynanmaktadýr. Ankara'da ilk golf sahasý 1949 yýlýnda kurulmuþ, 1980 yýlýnda kapatýlmýþtýr. Maalesef þu anda golf sahasý olmayan Avrupa'nýn tek, dünyanýn birkaç baþkentinden biri Ankara'dýr. Her yaþta oynanabilir TED öðrencilerine golf eðitimi 1999 yýlýnda The Golf International Friendship Society olarak kurulan kulübümüz bu yýl Mart ayýnda Ankara Golf Klubü adýný aldý. Ben iki dönemdir kulübün baþkanlýðýný yürütüyorum. AGK'nün 200 üyesi var, bunlarýn yaklaþýk dörtte biri yabancý; Ankara'daki elçiliklerden ve yabancý þirketlerden. Her ay Antalya'da iki günlük bir turnuva düzenliyor, deðiþik otellerde kalýp deðiþik sahalarda oynuyoruz. Ankara'da yýlda birkaç kez vuruþ turnuvasý düzenliyoruz. Genç golfçü yetiþtirmek için çalýþmala- Golf oynamak için belirgin herhangi bir özellik, örneðin uzun-kýsa boylu, zayýf-kilolu, genç-ileri yaþlý olmak gibi ayrýmlar yoktur. 7'den 70'e dahi tanýmlamak için yeterli olmaz. 5 yaþýnda da, 85 yaþýnda da golf oynayan ve keyif alan tanýdýklarým var. Tekerlekli sandalye ile golf oynayanlarla, tek kolu protezi olan golfçülerle Açýk havada, özel olarak yapýlmýþ sahada oynanan golf, kitanýþtým. Golf oynamak için güçlü kuvvetli olþinin kendisi ve golf sahasý ile yarýþtýðý bir spordur. Oynamak da gerekmez. "Swing" denilen bir vuruþ tekniði var; bu tekniði ne kadar doðru uygularyan kiþiye iç disiplin saðlamasý, onu günlük sýkýntýlardan sanýz top o kadar uzaða gider. Hemen her koarýndýrmasý en belirgin faydalarý arasýndadýr. nuda ve her sporda olduðu gibi, ne kadar zaman ayýrýrsanýz o kadar baþarýlý olursunuz. Golfün diðer sporlardan ayrýlan yönü baþarýlý olmak rýmýz var. Geçtiðimiz yýllarda TED öðrencilerine yönelik eðitim için çalýþmanýn yeterli olmasý, fiziksel birtakým özelliklerin geprogramlarý uygulamaya baþladýk, bu yýl da devam edeceðiz. rekmemesi. Elbette ne kadar erken baþlanýrsa, o kadar iyi olur Öðrenciler hafta sonlarý gelip ders alýyorlar. Tatillerde de gelip gibi bir genelleme yapabiliriz. çalýþýyorlar. Anne babalarýn bazýlarý çocuklarýný getirip beklerGolf oynamak için baþlangýçta golf ayakkabýsý ve golf eldiken golfe merak sardýlar ve kendileri de ders almaya baþladýveni gerekir. Golf ayakkabýsý, altýnda hem çimlere ezerek zarar lar. Ben yýllardýr yoðun olarak Japonya ile çalýþýyorum. Japonvermemek, hem de vuruþ yaparken kaymamak için yükseltiler ya'ya ilk gittiðimde hafta sonu golf oynamaya götürmüþler bulunan bir ayakkabýdýr. ama benim golf oynamadýðýmý öðrenince çok þaþýrmýþlardý. Golfe baþlamak isteyen biri, bir süre golf hocasýndan ders Sorma gereði bile duymadan golf oynadýðýmý farzetmiþlerdi. almalýdýr. Golf antremanlarý "range" adý verilen alanlarda yapýlýr. Daha sonra çeþitli ülkelerde benzer durumlar gördüm. Çoðu Buralarda hem uzun, hem kýsa vuruþlar çalýþýlarak golf vuruþu yönetici zamanlarýný verimli deðerlendirmek için, ama bir de si"swing" tekniði geliþtirilir. Beþ altý kez sahaya çýktýktan sonra da zi yakýndan tanýmak ve karakterinizi anlamak amacýyla golf bir oyuncunun handikapý belirleoynamaya davet eder. Bunlarý görerek on yýl kadar önce nir. Ankara'da Ahlatlýbel'de bir ranAntalya'da birkaç hafta sonu golf dersi almýþ, fakat zaman ge var. Burada çok da iyi bir golf darlýðýndan devam edememiþtim. Dört yýl kadar önce Ankahocasý (Erkan Demirci) bulunuyor. ra'da düzenli ders alarak golfe baþladým. Yeterli zaman ayýrTürkiye'de golf öðrenmek için en dým, þimdi amatör olarak keyifle oynuyorum. Hafta içlerinde uygun yerlerden birisi Ankara'dazaman buldukça range'e gelip çalýþýyorum, bir turnuva için dýr. 1996 yýlýnda kurulan golf fedeAnkara dýþýnda deðilsem hafta sonlarýmý da burada geçirirasyonumuz, golfü daha çok Türyorum. Epey bir kupa ve ödül kazandým. 2006 yýlýnda, 1 yýl kiye'nin az geliþmiþ yörelerinde süren elemeli bir turnuva olan Arçelik kupasý en zorlu olanyaygýnlaþtýrmak için çaba gösteridý diyebilirim. En önemli gördüðüm ise 29 Ekim 2007'de kayor. Kars gibi, Erzurum gibi illeritegorimde kazandýðým Cumhuriyet Kupasýdýr. mize antrenör ve malzeme gönderiyor, spor öðretmenlerine golf Ahlatlýbel Range kurslarý vererek bölgelerinde golfTel: 0312-4 489 8182 çü yetiþtirmelerini saðlýyor. Bunun www.agk.org.tr yaný sýra golf sahasý bulunan Silivri, Kemerburgaz gibi yerlerde ciAhmet Uluð Atay’79 var köylerden çocuklar milli takým antrenörleri tarafýndan düzenli eðitime tabi tutuluyor, sadece antreman saatlerinde de1961 Afyon doðumlu olan Ahmet Uluð Atay, 1979 yýlýnda TED ðil, ders çalýþma saatleri, yemekleri gibi konularda da destek Ankara Koleji'nden mezun oldu. Daha sonra 1983 yýlýnda Boðaolunuyor. Geçen yýl yapýlan yýldýzlar kategorisindeki turnuvalarziçi Üniversitesi Ýktisadi ve Ýdari Bilimler Fakültesi Ýþletme Bölüda bu þekilde yetiþmiþ golfçüler çok baþarýlý oldular. Golf milli mü'nü tamamladý. Atay, halen Ýþ Makine A.Þ. Yönetim Kurulu Baþkanlýðý görevini sürdürmektedir. Atay ayrýca Ankara Golf Kutakýmýmýz da böyle yetiþmiþ gençlerden oluþuyor ve Avrupa lubü ve TGIF’in Yönetim Kurulu Baþkaný’dýr. düzeyinde çok kýsa zamanda ciddi baþarýlar kazandýlar. MAYIS2008 kolejliler kolejIN 68 ile yaþam tarzýnýz deðiþecek KolejIN Sosyal Tesis danýþman firmasý AGorada'nýn Genel Koordinatörü Ayhan Gülsoy ile KolejIN üzerine bir röportaj gerçekleþtirdik. KolejIN'i daha yakýndan tanýmak ve sunacaðý fýrsatlarý bir de Ayhan Gülsoy'dan öðrenmek istedik. Ayhan Bey, KolejIN'i tanýyabilir miyiz? Tesisde hangi faaliyetler gerçekleþtirilecek, üyelere ne tür olanaklar sunulacak? Ýþletme sistemi nasýl olacak? esisimiz 12.000 m2 açýk alan içinde, 7500 m2 kapalý alana sahip. Dýþ alanda, açýk yüzme havuzu, tenis kortlarý, basketbol sahalarý, koþu parkurlarý, voleybol alanlarý var. Ýçeride de sportif ve sosyal hizmet vereceðimiz çok çeþitli ve çok fonksiyonlu alanlar yaratýldý. Sosyal alanlarda, restoranlar, kafeler, barlar ve özel tefriþli VIP salon bulunacak. Bilardo ve oyun odalarý ile açýk alan balkon ve teraslarda kafe-bar-bistro hizmeti verilecek. KolejIN spor kompleksi modern ve en son teknoloji ürünü spor makine parkuru ile Ankara'daki mevcut spor salonlarýnýn tek rakibi olmaya aday. Geniþ ve ferah alanlarda aerobik, fitness, jakuzi, kardiyo fitness, yoga, pilates imkanlarý yaratýlýrken squash kortlarý ve yarý olimpik kapalý havuzu ile yaz kýþ hizmete açýk olacak. Bunun dýþýnda, çocuklar ve gençler için özel tefriþli yaþam odalarý var. Yani, okul öncesi, ilkokul çaðý, ortaokul ve liseler için ayrý ayrý özel tefriþ edilmiþ yaþam odalarý bulunuyor. KolejIN, þýklýðý ve konforu ile fark yaratacak, modern ve günümüz trendlerini yansýtan iþletme anlayýþý, üye memnuniyeti, servis hizmetleri, mutfak konsepti ve çeþitliliði ile sosyal tesis imajýna farklý bir yorum getirecek. Sosyal Kompleks tek iþletmeci tarafýndan yönetilebilir. Spor ve Yiyecek & Ýçecek alanlarý farklý iþletmeciler tarafýndan iþletilebilinir. Bizim önceliðimiz kalite ve tecrübe noktasýnda odaklanýyor. Kesinlikle konusunda ciddi referanslarý olan tecrübeli iþletmecilerle çalýþacaðýz. Dernek tesisi kendisi iþletecekse de, yine sosyal tesis iþletme konusunda deneyimi olan profesyonel kiþiler iþbaþýnda olacak. KolejIN Sosyal Tesis iþletim sistemi ve kurumsal organizasyon yapýsý Yönetim Kurulu tarafýndan oluþturulan Sosyal Tesis Gerçekleþtirme Komitesi tarafýndan önfizibilite çalýþmasý olarak halihazýrda yürütülmektedir. T "Katký paylarý bir defaya mahsus alýnýyor, ömür boyu tesis öncelikli ve indirimli olarak kullanýlýyor" KolejIN'e üyelik kapsamýnda þu anda üyeler için bir kampanya yürütülüyor. Bu kampanya ne zaman baþladý? KolejIN'e üye- kolejliler MAYIS2008 lik koþullarýnýn mali deðeri nedir? Bu kampanya, 2006 yýlýnýn Kasým ayýnda baþladý. Þu an sayýsý 1200'ü geçen KolejIN'e katký payý veren üyemiz var. Buradaki hedef, tesisin yapýmý daha bitmeden 2000'den fazla kiþiden katký payý almak. Halihazýrda yürütülen kampanyada, üyelerimizden bir defaya mahsus olmak üzere ve ömür boyu tesisleri öncelikli ve indirimli kullanmak üzere, peþin 1600 YTL alýyoruz. Katký paylarýný peþin yerine taksitle ödemek isteyen üyelerimiz ise 1600 YTL yerine 2000 YTL’yi anlaþmalý banka kredi kartlarýyla 12-15 ay taksitle ödeyebiliyorlar. Üyelerimiz katký payý ödemelerini, telefon ve faks yoluyla, mail order sistemi dahilinde de ödeyebiliyorlar. Bu hizmetten kimler faydalanýyor? Üyemizin kendisi, eþi ve 22 yaþýný doldurmamýþ bekar çocuklarý, ayrý ayrý özel giriþ kartlarý ile tesisimizden özel indirimler ve önceliklerle yararlanabiliyor. Velilerimiz ise mezun adayý çocuklarý için þimdiden katkýda bulunabiliyorlar. Çocuklar 18 yaþýna geldiði zaman derneðimize üye oluyorlar. Çocuklarý üye olana kadar velilerimizi, katký payý vermek þartý ile üyelerimize göre daha sýnýrlý indirimler ve önceliklerle tesisimizden yararlandýrýyoruz. Tesis açýldýðýnda üyelerimiz restorandan %25, spor bölümünden %50'ye varan indirimler alabilecekler. "Kolejli olmayanlar tesisi kullanamayacak" KolejIN'in diðer tesislerden farký nedir? Tesise, TED Ankara Koleji mezunu olmayanlar da üye olabilecek ve faaliyetlerden yararlanabilecekler mi? TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði'ne üye olan herkesin tesisidir KolejIN. Varlýðýný ve gücünü mezunundan alan, mezununun maddi, manevi katkýlarý ile gerçekleþmiþ Kolej Camiasý’nýn kollektif bir ürünüdür KolejIN. Dernek üyelerinin hem aidatlarýyla hem de baðýþlarýyla desteklediði, Kolej birlikteliðinin ve sevgisinin ne güçlü temellere dayandýðýnýn bir simgesidir KolejIN. Kolej ile organik bir baðý olmayan hiç kimse bu tesisi kullanamayacak, tesise giremeyecektir. Ayrýca, veliler katký kolejIN 69 payý vermeden kesinlikle tesisi kullanamayacaklar. Tesisimizde kiþiye özel kartlý kullaným sistemi olacaktýr. Yani, tesise dýþarýdan kartsýz ve üye olmayan hiç kimse giremeyecektir. Bilgisayar destekli, üye veri tabanýna entegre bir kontrol sistemi oluþturulacaktýr. Bilgi-Ýþlem ve otomasyon sistemi dahilinde, kendi rezervasyonunuzu kendiniz yapabilir, tesiste kim var, kim yok öðrenebilir, kullaným önceliðinizin ihlal edilip edilmediðini izleyebilirsiniz. "Daha tesis yok iken 1200 kiþinin katkýsý bizleri yüreklendiriyor" KolejIN için hedeflediðiniz bir üye üst sýnýrý var mý? Tesis tam olarak ne zaman aktif hale gelecek? Büyük katkýlar ve sponsorluk görüþmeleri nasýl gidiyor? Genelde tesis için hedeflenen aile sayýsý 3500- 4000. Þu an 3'te 1'lik bir oran baþarýldý. Tesisin inþaatý 2008'de bitecek. 2009'un bahar aylarýnda tefriþ ve dekorasyona baþlanacak. Akabindeki iþletme mutfakservis ön deneme çalýþmasý biter bitmez, KolejIN'i açmayý planlýyoruz. Þu ana kadar çok büyük katký payý baðýþý ile KolejIN'i destekleyen üyelerimiz oldu. 30-40-50 bin YTL, hatta 50 bin YTL üzeri baðýþ yapan üyelerimiz ve kolej dostlarý var. Bu katkýlarýn giderek artacaðýna dair hiçbir þüphemiz yok. Bazý firmalar, belirli yerleri, mekanlarý katký amaçlý tefriþ etmek için þimdiden kapýmýzý çalmaya baþladýlar bile. Spor alanlarý ile ilgili sponsorluk görüþmelerini baþlattýk. Önder Sürenkök Katkýlarýn çok yönlü olmasý bizleri sevindiriyor. Þu an KolejIN'e katký saðlayan 1200 kiþinin olmasý bizleri heyecanlandýrmakla birlikte, projeye ilgi ve güven biz çalýþanlarý ayrýca çok mutlandýrýyor. Daha tesis yok iken 1200 kiþinin katkýsý bizleri yüreklendiriyor. KolejIN boy gösterdikçe, bu sayý daha da artacak… "Artýk KolejIN var ve Kolej dayanýþmasý çýtayý devamlý yükseltmekte…" KolejIN tesisinin Türkiye'de herhangi bir benzeri var mý? Kullaným alanýnýn büyüklüðü, sunduðu imkanlar ve konsept mimari yapýsý ile KolejIN tesisi þu an, emsalleri arasýnda fark yaratmýþ bir tesis. Üye katký ve baðýþlarý ile oluþturulmuþ, üye dayanýþmasý sonucu var olan sosyal tesis örnekleri arasýnda, Boðaziçi Mezunlarý Derneði'nin BURÇ tesisini ve ODTÜ Mezunlarý Derneði'nin VÝÞNELÝK tesisini gösterebiliriz. Fakat KolejIN, büyüklük, fonksiyon ve konsept bakýmýndan diðerleriyle kýyaslanmayacak bir yapý. KolejIN'in benzerleri arasýnda büyük bir fark ve sükse yaratacaðý da kesin. TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði de bu çatý altýnda bundan sonra daha büyük iþler yapacak. Artýk KolejIN var ve KOLEJ dayanýþmasý çýtayý devamlý yükseltmekte… Gücünü güçlü camiasýndan alan Kolejliler için yeni hedefler düþlenmeye baþlandý bile Ýncek'te, KolejIN'de… Ve son sözüm: 'Tek bir yürektir dostluðu KolejIN’, emeði geçen herkese sevgi ve saygýlarýmla. Mehmet Konyalý KolejIN’e yüksek miktarda katký payý baðýþýnda bulunan mezunlarýmýza plaketlerini vermeye devam ediyoruz. Kerem Maðdenli MAYIS2008 kolejliler kolejIN 70 velilere tanýtýldý 5 Nisan 2008 tarihinde TED Ankara Koleji Ýncek Kampüsü'nde düzenlenen toplantýda KolejIN Tesisi Danýþmaný Ayhan Gülsoy ve Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Tanyeloðlu tarafýndan KolejIN'e üyelik bilgileri verilerek, tesiste bulunan imkanlar velilere tanýtýldý. Yaklaþýk iki saat süren toplantýda veliler de soru sorarak tesisle ilgili bilgi alma imkaný buldular. Velilerin KolejIN görüþleri Yusuf Yýlmaz (Banu Yýlmaz'ýn velisi, 2/F): KolejIN'e çocuðum adýna üyeyim. Tesisin, güzel olan yaný her zaman rahatça gelebileceðimiz bir yer olmasý. Toplantýda, tesisle ilgili yeterince bilgi aldým. Tülin Akan (Besaj Akan'ýn velisi, 9/D): KolejIN'ne üyeyim. Ben bu toplantýya gelirken, toplantýda anlatýlacaklarýn çoðunu zaten biliyordum fakat burada daha çok pe- kolejliler MAYIS2008 kiþti. Yeni tesisle ilgili beklentim, gün boyunca biriktirdiðim negatif enerjiyi orada, çok güzel bir ortamda ve güzel insanlarla deþarj edebilmek. Ýsteðim, Kolej ruhuna, Kolej havasýna sahip elit bir çevrede, doðaya yakýn bir yerde zaman geçirebilmek. Meral Yaþar (Doða Can Yaþar'ýn velisi, 10/A): KolejIN'e henüz üye deðiliz, düþünüyoruz. Daha iyi bilgi alabilmek için geldim toplantýya da. Yeni tesisten beklentim, gelenlerin Kolej mezunu olmasý. Dýþardan da katýlým olursa, bu kampüsün düzeni bozulabilir. Sadece mezunlar ve aileleri olursa bu camia daha güzel devam ettirilebilir. Gül Büyüktanýr (Egemen Büyüktanýr'ýn velisi, 6/C): KolejIN'e henüz üye olmadým. Daha önce baþka kurumlardaki üyeliklerimizde bazý sorunlar yaþadýk. Bu yüzden biraz temkinli davranýyorum. Burada da, umarým baþlangýçta bazý kurallar doðru konur ve doðru devam eder diye düþünüyorum. Türk Eðitim Derneði 72 Türk Eðitim Derneði Bursluluk Sýnavý Türk Eðitim Derneði, kurulduðu 1928 yýlýndan bu yana 80 yýldýr yaklaþýk 46.000 çocuða karþýlýksýz burs imkaný saðlamýþtýr. Atatürkçü, çaðdaþ, laik gençler yetiþtirmek için Türkiye çapýnda maddi olanaklarý yeterli olmayan baþarýlý öðrencileri "Tam Eðitim Bursu (TEB) sistemi ile destekleyen Türk Eðitim Derneði, 13 Nisan 2008 tarihinde 18 ildeki sýnav merkezinde 4208 öðrencinin katýlýmý ile bursluluk sýnavýný gerçekleþtirdi. Sýnav sonuçlarý deðerlendirme aþamasýnda olup deðerlendirmede baþarýlý olan öðrenciler ile mülakatlar gerçekleþtirilmektedir. Geleceðin sigortasý çocuklar A ctive ACADEMY ve sosyal ortaðý Türk Eðitim Derneði tarafýndan düzenlenen 1. Sigorta Zirvesi, 9 Nisan günü Swissôtel'de gerçekleþtirildi. Zirve'nin açýlýþ konuþmasýný Türk Eðitim Derneði Genel Baþkaný Selçuk Pehlivanoðlu yaptý. "Geleceðin sigortasý olan çocuklarýn ve gençlerin eðitimine önem verilmesi gerektiðine" inanan Pehlivanoðlu, bu doðrultuda üzerlerine düþen görevler ve dernek olarak yaptýklarý çalýþmalar hakkýnda bilgi verdi. Aydýnlýk bir geleceðe ulaþmak için çocuklarýmýza yatýrým yapalým Pehlivanoðlu, açýlýþ konuþmasýnda öncelikle, sigorta ve eðitim konularý arasýndaki yakýn iliþkiye deðindi ve þu sorularý sordu: "Toplum olarak, geleceðin getireceði olasý tehlikelere, risklere karþý nasýl önlem alabiliriz? Ortak geleceðimizi güvence altýna almak için nasýl bir sigortaya baþvurabiliriz?" Yapýlan yatýrýmlarýn çoðu kez geleceði güvence altýna almaya yönelik olduðunu söyleyen Pehlivanoðlu sözlerine þöyle devam etti: "Toplum olarak bu güvenceyi saðlamak, daha aydýnlýk bir geleceðe ulaþmak için yapýlacak en önemli yatýrým, çocuklarýmýzýn eðitimine yapýlacak yatýrýmdýr. Çünkü en basit ifadeyle, çocuklarýmýz geleceðimizin sigortasýdýr." kolejliler MAYIS2008 Ýyi eðitilmiþ bir kuþaðýn, aydýnlýk bir gelecek için yapýlmýþ yatýrýmýn en anlamlý karþýlýðý olduðuna deðinen Pehlivanoðlu, "Bu yatýrýmýn karþýlýðý yalnýzca maddi deðil manevi getirileri de kapsar. Biz dernek olarak, çocuklarýmýza hem kendi açtýðýmýz çaðdaþ eðitim kurumlarýnda verdiðimiz eðitim, hem sunduðumuz burs olanaklarý, hem de burslar kapsamýnda saðladýðýmýz psikolojik ve akademik özel destekle, yarýn için maddi ve manevi getirisi olan bir sigorta yatýrýmý yapýyoruz" dedi. Eðitim sisteminin karþý karþýya olduðu sorunlardan da söz eden Pehlivanoðlu, nitelikli öðretmen sorunu, mevcut öðretim programlarýnýn yetersizliði, yabancý dil eðitimi, teknoloji kullanýmýnda yetersizlik, kaynaklara, olanaklara eriþim, fýrsat eþitliðinde eksiklik, sýnav sistemlerine iliþkin sorunlar gibi konularý vurguladý. Pehlivanoðlu, sözlerine son verirken, bilinmeyen bir geleceði yapýlandýrmanýn son derece zor olduðunun altýný çizdi. Ancak bunun son derece aydýnlýk bir proje olduðuna deðinen Pehlivanoðlu, "Genel anlamýyla sigorta, sadece gelecekte olasý bir kaybýn tazminini kapsarken, çaðdaþ eðitimle donanmýþ gençlerimizin ülkemize ve geleceðimize maddi manevi katkýlarý, hayal bile edilemeyecek kadar büyük ve anlamlýdýr" dedi. kampüs 74 "Annandale Jazz Ambassadors" ve TED Ankara Koleji öðrencilerinden Beþ Türk Ustaya Saygý Konseri Virginia Music Adventures firmasý sponsorluðunda kurulmuþ olan Annandale Jazz Ambassadors Grubu, 19 Mart 2008 tarihinde TED Ankara Koleji Özel Lisesi'nde, Kolejli müzisyen öðrenciler ile birlikte gerçekleþtirdikleri muhteþem konserde, Amerikan cazýnýn geliþiminde önemli etkileri olan Beþ Türk Ustaya -Ahmet ve Nasuhi Ertegün, Selçuk Sun, Maffy (Muvaffak) Falay ve Arif Mardin- saygý konseri verdiler. 12-17 yaþ grubu gençlerden oluþan ve dünya çapýnda kültürler arasý diyalog kurmayý amaç edinmiþ "Cazýn Elçileri", 14-22 Mart tarihleri arasýnda gerçekleþtirdikleri Türkiye turunun Ankara duraðýnda, TED Ankara Kolejli öðrencilerin aileleri tarafýndan misafir edildiler. Öðrencilerle birlikte derslere giren 22 Amerikalý genç, öðle tatilinde TED Ankara Koleji Özel Li- sesi Konferans Salonu'nda verdikleri konserle izleyenlere doyumsuz bir müzik ziyafeti yaþattýlar. Topluluk konserine Duke Ellington'ýn "I'm Just a Lucky So and So" adlý eseri ile baþladý. Klasik ve cazdan, pop müziðine kadar 11 deðerli eser seslendiren topluluk Bennie Goodman, Duke Ellington, Ray Charles, Dizzy Gillespie, Charles Mingus, John Coltrane, Dave Brubeck, Norah Jones, Glenn Miller ve Maynard Ferguson gibi ünlülerin parçalarýný, beþ büyük Türk ustanýn müzik yaþamlarý ile iliþkilendirerek ve onlara ithaf ederek çaldýlar. Konserin sonunda TED Ankara Koleji Genel Müdürü Sevinç Atabay, orkestranýn þeflerine günün anýsýna okulumuzun plaketini ve rozetlerini sundu. Annandale Jazz Ambassadors ve TED Ankara Koleji öðrencilerinden oluþan topluluk 20 Mart 2008 tarihinde ODTÜ Caz Festivali'nde yine ayný konsept içinde sahne aldýlar. Topluluk, konserden sonra kendilerini misafir eden Kolejli ailelerle birlikte TORCH Restaurant’ta veda yemeði yediler. "Polatlý Þehitler Ormaný"na en çok fidan baðýþlayan okul TED Ankara Koleji Ankara Ýl Milli Eðitim Müdürlüðü, Çevre ve Orman Ýl Müdürlüðü ve Ankara TEMA Temsilciliði'nin iþbirliðiyle 2007 yýlýnda baþlatýlan Kurtuluþ Savaþýmýzýn geçtiði Polatlý Çaldaðý-Sarýoba'da oluþturulan "Þehitler Hatýra Ormaný"na fidan dikme kampanyasýna en büyük destek, TED Ankara Koleji Vakfý Ýlköðretim Okulu'ndan geldi. Ankara ilinden 48 okulun öðrencilerinin cep harçlýklarýndan 1 YTL vererek katkýda bulunduklarý kampanyaya, 8 bin 886 fidanla en büyük katkýyý TED Ankara Koleji Ýlköðretim Okulu öðrencileri yaptý. 27 Mart 2008 tarihinde "Þehitler Ormaný"nda fidan dikme ve ödül töreni düzenlendi. Törene Milli Eðitim Bakaný Hüseyin Çelik, Ankara Valisi Kemal Önal, Ankara Ýl Milli Eðitim Müdürü Murat Bey Balta ve kampanyaya katkýda bulunan okullardan gelen öðrenciler katýldýlar. Milli Eðitim Bakaný Hüseyin Çelik, Ýlköðretim Okulu Müdürü Merih Törüner'e kampanyaya verdikleri destekten ötürü bir dizüstü bilgisayar ve teþekkür belgesi takdim etti. Okula hediye edilen dizüstü bilgisayar, Gölbaþý Ýlçe Milli Eðitim Müdürlüðü'ne baðlý Topaklý Ýlköðretim Okulu'na baðýþlandý. TED Ankara Koleji Vakfý Genel Müdürü Sevinç Atabay, 1 Nisan 2008 tarihinde okulumuzu ziyaret eden Topaklý Ýlköðretim Okulu Müdürü Altay Aðkale'ye dizüstü bilgisayarý teslim etti. kolejliler MAYIS2008 kampüs 75 Dr. Hakan Gürsu TED Ankara Koleji öðrencilerine Uluslararasý tasarým ödüllü tekne Volitan’ý anlattý New York'ta her yýl düzenlenen ve dünyanýn en prestijli yarýþmalarýndan birisi olarak kabul gören Uluslararasý Tasarým Ödülleri Yarýþmasý (IDA 2007)'de iki dalda birincilik ödülü kazanan mucize tekne Volitan'ýn tasarýmcýsý, ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarýmý Bölümü Öðretim Görevlisi Dr. Hakan Gürsu, TED Ankara Koleji Ýlköðretim Okulu Bilgisayar Kulübü’nün daveti üzerine 29 Þubat tarihinde Ýlköðretim Okulu’nda bir söyleþi gerçekleþtirdi. Öðrencilere Volitan projesini detaylý bir biçimde tanýtan Gürsu, gelecekteki projelerinden bahsederek öðrencilerden gelen sorularý da yanýtladý. Volitan'ýn güneþ ve rüzgâr enerjisi kullanarak hareket eden, deniz suyundan tatlý su çevrimini gerçekleþtiren, tüm bunlarýn yaný sýra karbondioksit atýk üretmeden de deniz aracý olarak kullanýlabilen, geleceðin alternatif teknelerinden birisi olarak tasarlandýðýný ifade eden Gürsu, yarýþma için hazýrlanan üç dakikalýk animasyonu ve projenin aþama aþama ilerleyen çizimlerini öðrencilerle paylaþtý. ABD'de 2040'larýn teknesi olarak tanýmlanan Volitan'ýn hayata geçirilmesi ile ilgili olarak ulusal ve uluslararasý firmalarla görüþmeler yaptýklarýný kaydeden Gürsu, teknenin yapým aþamasýný iki yýl içinde tamamlamayý düþündüklerini belirtti. Volitan'ýn Dünya'da, %100 yenilenebilir enerji ile çalýþan tek tekne olduðunu söyleyen Gürsu, projenin 18 ayda 6 ulusal, 3 uluslararasý ödül daha aldýðýný ve 6 ödülün de yolda olduðunun müjdesini verdi. Gürsu, þu anda "Orman yangýnlarý su kullanýlmadan nasýl söndürülür?" projesi üzerinde çalýþtýðýný ve kendisine yurt dýþýndan güneþ enerjisi ile çalýþan iki kiþilik uçak projesi teklifinin geldiðini ve bu teklifi de deðerlendirdiðini ifade etti. Güneþ sistemine yolculuk TED Ankara Koleji Özel Lisesi'nin yaklaþýk 1000 öðrencisi þubat ayý içerisinde uzayýn derinliklerine doðru bir yolculuða çýkarýldý. Öðrencilere güneþ sistemi, yýldýzlar ve gezegenler hakkýnda bilgi vermek, dünyamýzýn uzayda kapladýðý yerin ayrýmýna varmalarýný saðlamak amacýyla düzenlenen etkinlik için Ýncek Kampüsü'ne bir çadýr kuruldu ve çadýra "Uzay Çadýrý" adý verildi. Etkinliðin ilk ayaðýnda küre þeklindeki çadýrýn içi havayla dolduruldu ve projektör yardýmýyla güneþ sistemi görüntüsü çadýrýn içine yansýtýldý. Çadýr içindeki minderlere oturup bu eþsiz görüntünün tadýný çýkarmaya baþlayan öðrencilere, yayýmlanan tanýtýcý filmle görüntü ve ses efektleri birbiriyle buluþturulup uzayda dolaþýyormuþ hissi yaþatýldý. Öðrencilere, görevli kiþiler tarafýndan uzayýn derinlikleri ve bu derinlikler içinde göremediklerimizle ilgili bilgiler de verildi. Zamanla oynamalar yapýlýp uzaydaki konumlarýnýn saptanmasý ise öðrencileri oldukça þaþýrtýp keyiflendirdi. MAYIS2008 kolejliler kampüs 76 TED Ankara Koleji Öðrencileri Muntr ve Munesco konferanslarýna katýldý TED Ankara Koleji Özel Lisesi öðrencileri Mart ayýnda TOBB Eðitim ve Teknoloji Üniversitesi'nde düzenlenen MUNTR ve Bilkent Üniversitesi Hazýrlýk Okulu (BUPS)'da düzenlenen MUNESCO konferanslarýna katýldýlar. 3-7 Mart 2008 tarihlerinde TOBB Eðitim ve Teknoloji Üniversitesi'nde düzenlenen MUNTR Konferansý'na, TED Ankara Koleji Özel Lisesi öðrencileri Ýrem Tümer, Hazal Saral, Alca Kara, Olca Kara ve Gökcan Demirkazýk katýlarak Japonya delegasyonu olarak görev yaptýlar. Konferansta sosyal haklar, çevre, güvenlik konseyi, silahsýzlanma ve politika olmak üzere beþ komite yer aldý. Bahar Cila ve Gökcan Demirkazýk konferansta baþarý ödülüne layýk görüldüler. TED Ankara Koleji Özel Lisesi, 27-30 Mart 2008 tarihlerinde Bilkent Üniversitesi Hazýrlýk Okulu (BUPS)'da gerçekleþtirilen MUNESCO Konferansý'na ise toplam 21 öðrenci ile katýldý. Konferansa Irak ve Hindistan delegasyonlarý olarak katýlan öðrenciler, yaptýklarý baþarýlý çalýþmalar ve sunumlarla bu alanda iddialý olduklarýný bir kez daha kanýtladýlar. Konferansta Ezgi Ergin Hindistan Büyükelçisi, Ýrem Tümer Irak Büyükelçisi, Alca Kara, Zeynep Azizoðlu ve Bahar Cila oturum baþkaný olarak görev yaptýlar. MUNESCO'nun son gününde gerçekleþen Genel Kurulda ise tartýþýlan beþ tasarýnýn üçü TED Ankara Koleji öðrencileri Ýrem Tümer, Gökcan Demirkazýk ve Barýþ Þen'in hazýrladýðý karar tasarýlarý oldu. Filenin yýldýzý TED Ankara Koleji TED Ankara Koleji Ýlköðretim Okulu Yýldýz Kýz Voleybol Takýmý, 7-11 Nisan 2008 tarihleri arasýnda Sakarya'da gerçekleþtirilen Okullararasý Voleybol Türkiye Birinciliði'nde, son gün oynanan final maçýnda, Doða Koleji'ni 3-2 yenerek Türkiye Þampiyonu oldu. TED Ankara Koleji, kaybettiði ilk iki seti müthiþ bir mücadele örneði sergileyerek lehine çevirmeyi baþardý ve 2008 yýlýnýn yýldýzý oldu. "Filenin Yýldýzlarý" turnuva dönüþünde, TED Ankara Koleji öðrencileri tarafýndan Ýncek Kampüsü'nde alkýþlarla karþýlandý. Sporcular, otobüsten inerek birincilik kupasýný Türk Eðitim Derneði Genel Baþkaný Selçuk Pehlivanoðlu'na sundular. Karþýlama töreninde sporculara ve antrenörlerine þampiyonluk çiçeklerini, Türk Eðitim Derneði Genel Baþkaný Selçuk Pehlivanoðlu, TED Ankara Koleji Vakfý Yönetim Kurulu Üyesi Önder Bülbüloðlu, TED Ankara Koleji Vakfý Genel Müdürü Sevinç Atabay ve TED Ankara Koleji Vakfý Özel Ýlköðretim Okulu Müdürü Merih Törüner verdiler. kolejliler MAYIS2008 torch 78 Sweaters 50. Yýlýný Torch'ta kutladý 1959-60 ve 61 mezunlarýmýz Sweaters Grubu'nun 50.yýl toplantýsýnda bir araya geldiler. Gecede Sweaters Grubu unutulmaz parçalarýný mezunlarýmýzla bir arada seslendirmenin keyfini yaþadýlar. Sweaters Grubu, Kemal Ýnan’60, Alp Arýkoðlu’62, Murat Sungar’60, Caner Tunaman’62 ve Burak Gürsel’60 tarafýndan 1958 yýlýnda kuruldu. Sonralarý Durul Gence’nin de katýldýðý grup, o dönemde gençlerin en sevdiði gruplar arasýndaydý. kolejliler MAYIS2008 TORCH 250 kiþilik yemekli, 450 kiþilik kokteyl kapasiteli Torch'ta "Evet Demenin Mutluluðunu" yaþayabilirsiniz. Her türlü düðün, niþan, sünnet ve nikah sonrasý yemek gibi toplu organizasyonlarýnýz için hizmetinizdeyiz. Rezervasyon ve ayrýntýlý bilgi için Tel: 0312 417 5057 Kýzýlýrmak Sokak No: 8 Kocatepe, Kýzýlay / Ankara www.torch.com.tr Kaybettiklerimiz CANAN HANÝOÐLU YAÞA’71 1 Nisan 1954 doðumlu olan Canan Hanioðlu Yaþa, 1971 yýlýnda TED Ankara Koleji'ni bitirdikten sonra A.Ü. Dil ve Tarih Coðrafya Fakültesi Ýngiliz Dili ve Edebiyatý Bölümü'nden mezun oldu. Yaþa, 1976 yýlýnda Türkiye Ýþ Bankasý A.Þ. Ankara Merkez Þubesi'nde meslek hayatýna baþlamýþ, ayný yýlýn Haziran ayýnda Ankara Koleji 1970 mezunu Haldun Hanioðlu ile evlenmiþtir. 1985 yýlýnda Interbank Ankara Þubesine Müdür Yardýmcýsý olarak geçmiþ daha sonra meslek yaþamýný Körfezbank Ýstanbul Genel Müdürlüðü’nde Genel Müdür Yardýmcýsý olarak sürdürmüþtür. 19982001 yýllarýnda Nurol Yatýrým Bankasý Genel Müdür Yardýmcýlýðý, 2001-2003 yýllarýnda da Halk Bank Genel Müdür Yardýmcýlýðý görevlerinde bulunmuþtur. Halk Yatýrým A.Þ. ve Birlik Sigorta Yönetim Kurulu üyelikleri de yapan Yaþa, 2003 yýlýndan sonra Ingiliz Core Ratings þirketinin temsilciliðini yapmaktaydý. Canan ve Haldun Hanioðlu'nun 1982 doðumlu Umut adýnda bir oðullarý bulunmaktadýr. Umut Hanioðlu 1999 TED Ankara Koleji mezunudur. 6 Nisan 2008 günü hayatýný kaybeden Canan Hanioðlu Yaþa'ya Allah'tan rahmet, yakýnlarýna baþsaðlýðý diliyoruz. PROF. DR. GÜLBÝN SAVAÞAL SAYGILI’77 1959 yýlýnda Ankara'da doðdu. 1977 yýlýnda TED Ankara Koleji'nden, 1982 yýlýnda Gazi Üniversitesi Diþhekimliði Fakültesi'nden mezun oldu. 1983 yýlýnda Hacettepe Üniversitesi Diþhekimliði Fakültesi Protetik Diþ tedavisi Anabilim Dalý'nda doktora öðrenimine baþladý. 1985 yýlýnda araþtýrma görevlisi kadrosuna atandý. 1989 yýlýnda "Dental Protezlerde Kullanýlan Magnetik Tutucularýn Kan Akýmýna Etkisinin Xenon (X 133) Klirens Yöntemi Ýle Ýncelenmesi" konulu doktora tez çalýþmasýný tamamlayarak doktora derecesini aldý. 1992 yýlýnda Doçent, 2003 yýlýnda Profesör ünvanýný aldý. Evli ve bir çocuk annesi Gülbin Savaþal Saygýlý, 9 Mart 2008 tarihinde ebediyete intikal etti. Kendisine Allah’tan rahmet, yakýnlarýna baþsaðlýðý diliyoruz. NÝLÜFER GÜN 1912 Selanik doðumlu Nilüfer Gün, 1940 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Mühendisliði Bölümü’nden mezun oldu. 1940-1949 yýllarý arasý TED Ankara Koleji'nde Kimya Öðretmenliði, Müdür Baþ Yardýmcýlýðý ve kýzlar kýsmý müdürü olarak görev almýþtýr. Türk Milli Eðitimine katkýlarý her zaman saygýyla anýlacak olan Gün’e Allah’tan rahmet, sevenlerine baþsaðlýðý diliyoruz. PROF. DR. OLCAY TÝRYAKÝ AYDINTUÐ’74 1955 yýlýnda Eskiþehir'de doðdu. 1974 yýlýnda TED Ankara Koleji’nden, 1980 yýlýnda Ankara Üniversitesi Týp Fakültesi'nden mezun oldu. Yurtiçi ve yurtdýþýnda çok sayýda makale, yayýn ve tebliðde imzasý bulunan A.Ü.Týp Fakültesi Ýç Hastalýklarý Ýmmünoloji Bilim Dalý Öðretim Görevlisi Prof. Olcay Aydýntuð, 9 yýl süreyle A.Ü. Týp Fakültesi Dekan Yardýmcýlýðý görevini yürüttü. Prof. Dr. Olcay Aydýntuð, 24 Mart 2008 günü hayatýný kaybetmiþtir. Kendisine Allah'tan rahmet, yakýnlarýna baþsaðlýðý diliyoruz. ORHAN ÖNDER’49 1932 doðumlu olan Orhan Önder, 1949 yýlýnda TED Ankara Koleji’nden mezun oldu. Yüksek Kimya mühendisi olan Önder, ilk olarak Devlet Karayollarý’nda çalýþtýktan sonra serbest hayata atýldý. Çeþitli þirketlerin kuruculuðunu yapan Orhan Önder son olarak 1999’da Asyol Asfalt A.Þ.yi kurmuþtur. Evli ve üç çocuk babasý olan Önder, 8 Nisan 2008 tarihinde hayatýný kaybetmiþtir. Kendisine Allah'tan rahmet, yakýnlarýna baþsaðlýðý diliyoruz. Kaybettiklerimize Allahtan rahmet, baþta yakýnlarý olmak üzere tüm Kolej camiasýna baþsaðlýðý diliyoruz kolejliler MAYIS2008
Benzer belgeler
Untitled - TED Ankara Koleji Mezunları Derneği
Þenol Sarýsoy (‘82)
(Baþkan Yardýmcýsý)
Aydan Þahin Ercan (‘82)
Seda Özbulut Uzbek (‘95)
Yazý Ýþleri Müdürü
M. Kutluhan Olcay (‘93)
Katkýda Bulunanlar
Can Çýðýrgan (‘80)
Boðaç Çekinmez (‘99)
Yapým
Farklı davranamayacağına karar veren herkes alışılmış olan
Ankara’da herkes babam gibi memurdu ve herkes tarif gereði eþitti. 600-700 metre uzunluðundaki sokaðýmýzda sadece 2 adet özel araba vardý. Akþam radyo dinlenir, “Arkasý Yarýn” katiyen kaçýrýlmazdý....