Türkiye`de sıcak sonbahar fuarı - Holz
Transkript
Türkiye`de sıcak sonbahar fuarı - Holz
Türkçe özel baskı Deutscher Holz-Anzeiger Deutsche Holzwirtschaft Der Holzkäufer ORMAN VE AHŞAP SANAYİNİN BAĞIMSIZ SESİ GAZETESİ Eylül/Ekim 2009 Deutsche Holz-Zeitung Deutscher Holzverkaufs-Anzeiger 135. basım yılı · Özel baskı Bugünki sayıda Teknoloji Mobilya Hafif inşaat yükselmeyi mi bekliyor? İstanbul’da düzenlenen ahşap ve mobilya endüstrisi fuarlarında Türk ve uluslararası ziyaretçiler belki de bu sene daha fazla bu çok çeşitli fuarı daha yakından takip edeceklerdir. İki fuar neredeyse aynı zamanlarda ziyaretçi ve katılımcı için yarışıyor. “Intermob“ (sol) ve “Ağaç İşleme Makinesi“ fuarlarının resimleri Hafif inşaat malzemeleri ile çalışmak kenarların, kaplamaların ve yapıştırmaların yapılması alanında yeni bakış açıları gerektirir. Sayfa 2 Türkiye'de sıcak sonbahar fuarı Ulusal ve uluslararası mobilya ve mobilya tedarikçileri sektörü bugünlerde gözünü İstanbul'a dikmiş durumda Ahşap ham maddeler Dijital ve doğrudan baskı Doğrudan kontrplağa ve MDF'ye baskı yapabiliyorsam kağıda neden ihtiyacım var? Şu zamanda çoğu ahşap ve mobilya üreticisinin kendisine sorduğu soru bu. Buna rağmen sektör henüz daha gelişiminin başında sayılır. Sayfa 18 Kaplama Eşsiz yüksek kalite kaplamalar Kaplama güzeldir, kaplama eşsizdir. Buna rağmen Alman ve tüm Batı Avrupa kaplama sektörü pazar payını kaybetmeye devam ediyor. Sayfa 14 Zamanlama bundan daha kötü seçilemezdi. Günümüzde halen global ekonomik kriz devam etmekte ve Türk ahşap ve mobilya endüstrisinde ise neredeyse aynı tarihlerde yapılan ve benzer programlarla şirketlerin ve ziyaretçilerin gözlerine girmek isteyen iki fuar düzenleniyor: “Intermob/Ağaç İşleme Makinesi” (26 - 30 Eylül) ve “ZOW/Z-Tec” (1 - 4 Ekim). En baskın konumda olan ise hiç kuşkusuz Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş'dir; İstanbul'un batısındaki Beylikdüzü fuar merkezinde makine fuarı “Ağaç İşleme Makinesi” 22. kez ve tedarikçi fuarı “Intermob” 12. kez düzenleniyor. Hakan Mirgün'ün (icra kurulu başkan vekili) ifadesine göre geçen sene Tüyap fuarına 3.8814 ziyaretçi ve 902 firma katıldı (bunun için bu sayının 16. sayfasındaki Hakan Mirgün röportajına bakınız). Neredeyse tüm önemli Türk üreticiler ve önemli uluslar- arası firmaların büyük bir kısmı bir stantla temsil edildi. Bu da Türkiye'nin artık ne kadar önemli bir pazar olduğunun göstergesidir. Bu ülke, dünya çapında en güçlü mobilya sanayilerinden birine sahip ve ürettiği modern mobilyaları neredeyse dünyanın her bir yerine satmakta Son yıllarda ise Türk ahşap sektöründe de önemli bir ivmelenme gözlendi. Türkiye, Almanya'dan sonra Avrupa'nın en büyük MDF üreticisi haline gelmiştir. Bu nedenle ahşap ve mobilya endüstrisinde faaliyet gösteren önemli uluslararası firmaların hiçbiri Türkiye'deki firmaları rakip olarak görmeme lüksüne sahip değildir. Boğaza nazır bu ülke aynı zamanda en rağbet edilen ihracat hedeflerinden biridir. Sürekli büyüyen, satın alma gücü olan bir halkın evlere ve modern mobilyalara ihtiyacı vardır. Uluslararası mobilya fuarlarında sergilenen en iyi ve modern eşyalar Türk evleri için ancak ye- Diğer konular Altendorf: »Bizim hedefimiz dünya pazarı.« 3 Palmberg'de karışık olan sadece depolamadır 4 7 Katmanlı pencere çerçeveleri üretecek yeni fabrika tanıtıldı 10 Yeni kenarda »sıfır aralık« var 12 İkinci defa Türkçe yayınlanıyor Çapraz kaplama kapılar revaçta 13 Baskılı laminant zemin 15 Dünyanın en büyük MDF üreticilerinden biri 20 Mobilya artıkları enerji giderlerini hesaplamaya uygun hale getiriyor 22 konsepttir. Türk “ZOW” fuarı Ocak 2008'de “Imob” mobilya fuarıyla birlikte Atatürk havaalanının hemen yakınında bulunan İstanbul Expo Center alanında galasını yaptı. Survey Fuarcılık Danışmanlık Ltd. şirketi, fuar tarihini 2009 sonbaharına almasıyla ve “Z-Tec” makine fuarının galasını yapmasıyla birlikte genel müdür Süleyman Durdu'nun Tüyap'la karşılaşmaya hazır olduğunu görüyoruz (bu sayının 16. sayfasındaki röportaja bakın). Tüyap da bunun üzerinde geleneksel fuar tarihleri olan Kasım ayında olmasına rağmen, “ZOW/Z-Tec” fuarından bir kaç gün öncesine aldı ve böylece yarışa ilk başlayan oldu. Hakan Mirgün ve ekibi Avrupa Ahşap İşleme Makineleri Üreticileri Birliğinin (Eumabois) resmi ajandalarına girmesiyle kendilerine bir artı daha sağladı. Çoğu üye bu tavsiyeye uyuyor. “Z-Tec” ise bahar döneminde Hannover'deki “Ligna” fuarını organize eden Deutsche Messe AG'yi kaybetti. Bu organizatör “Z-Tec” fuarı için katılımcılar temin edecekti. Mali sıkıntılar ve uluslararası faaliyetlerin yeniden düzenlenmesi sonucu Deutsche Messe bundan yine uzak durdu. Kimin gerçekte önde olduğunu ya da Türkiye'nin bu tip iki fuara yeterince yerinin olup olmadığını önümüzdeki günler gösterecektir. Jens Fischer H O L Z - Z E N T R A L B L AT T Zımpara ve dolgu işlerinin yerini termik düzleme alıyor 6 »Resale« ikinci el makine fuarı başarılı terlidir. Bol süslü klasik mobilyalara halen talep olsa da, genelde sade yapılı, köşeli ve revaçta olan siyah ve beyaz yüzeyli modern detaylara sahip mobilyalar giderek daha fazla satılıyor. Bu nedenle Türkiye'de Almanya'dan Homag, Altendorf ve Weinig ve İtalya'dan SCM, Cefla ve Biesse gibi dünya çapında önemli makine üreticilerinin ve Hettich (Almanya), Grass ve Blum (Avusturya) gibi tedarikçi sektörünün önemli firmalarının faaliyet göstermesi şaşılacak bir şey değildir. Sürekli gelişen pazarda aktif kalabilmek için fuarlar bu sektör için geleneksel bir araç olmuştur. Firmalar bu sene ise iki önemli fuar organizatörü arasında seçim yapmak zorunda kaldı. Bir tarafta Tüyap (yukarı bakın) ve diğertarafta “ZOW/Z-Tec” çifte fuarıyla Survey fuarı. Survey, Türkiye pazarında oldukça yenidir, uluslararası pazarda ise Bielefeld, Almanya merkezli bu fuar organizatörü çok tanınıyor ve zaman zaman da korkuluyor. Almanya'da “ZOW” fuarı neredeyse “Interzum” fuarını dize getirdi, İtalya'da ise Milanolu “Sasmil” fuarını tamamen pazardan sildi. Fuar Rusya'da, Çin'de ve İspanya'da da yavaş yavaş başarılı olmaya başladı. Özellikle “ZOW” konsepti yerel pazarlara odaklanmış, tüm fuarlarda aynı görüntüyü yakalayan, modüler yapılı küçük stantlar barındıran, ziyaretçilerin ve katılımcıların ücretsiz girebildiği ve tam pansiyon sunduğu bir Sektörünün önde gelen firması olan Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş'ne (İstanbul) karşı Survey Fuarcılık Danışmanlık Ltd. Sti. kendi “ZOW” ve “Z-Tec” fuarlarıyla cevap vermeye çalışıyor. Survey bu sene yaklaşık 250 katılımcı firma olacağını bekliyor. Fotolar: Fischer (2), Survey (1) Alman uzman dergisi olan “Holz-Zentralblatt” ikinci kez Türkçe yayımlandı. 24 sayfada Almanya ve Avrupa'daki orman ve ahşap ekonomisinde meydana gelen güncel gelişmeler hakkında Türk okuyucusuna bilgi veriliyor. Ayrıca Alman firmaların Türk pazarı için sundukları yeni ürünler tanıtılıyor. Özel önem taşıyan başlı konu ise yüzey işleme veya üretim tekniği alanlarındaki yeni teknik gelişmeler. Dergi 7.000 nüsha basılıyor ve “Ağaç İşleme Makinesi” ve “Intermob” (26 - 30 Eylül) fuarlarında ve ayrıca “ZOW” ve “Z-Tec” (1 - 4 Ekim) fuarlarında standlarda ziyaretçilere ücretsiz olarak dağıtılıyor. Bunun dışında ülkenin en önemli mobilya üreticilerine nüshalar yollanıyor. “Holz-Zentralblatt” dergisi Almanca konuşulan bölgelerde orman ve ahşap ekonomisi ile ilgili en büyük dergidir. Baskı haftada bir kez 12.000 adetle yayınlanıyor. “Holz-Zentralblatt” dergisi 10.000 aboneye haftalık olarak postayla yollanıyor. www.holzzentralblatt.com www.holz-zentralblatt.com Mobilya Yapımı Sayfa 2 · Holz-Zentralblatt Eylül/Ekim 2009 Hafif inşaat teknolojisi yükselmeyi bekliyor Fakat hazır mobilya sektöründe zaten trend olan, bağımsız mobilya ve iç mimarı alanında (henüz) gözde değil gibi 2007'de hafif inşaat konusu mobilya yapımında geleceği belirleyen trend olarak ele alındı. Teknoloji tamamen gelişmiştir. Ve avantajları kendını kanıtlamış bulunmakta. Artı hafif inşaat plakalarının işlenmesi için makineler ve aletler geliştirilmiş ve üretilmiş durumdalar; ancak neredeyse hiç talep görmüyor. Orta boy işletmeler ve marangozlar bu zamana kadar, İsveçli Ikea şirketinin kendi tedarikçileri ile itmiş olduğu trene henüz binmemiş durumdalar. Bu yüzden soru şu? Hafif inşaat teknolojisinin avantajları yeterince bilinmiyor mu? Hafif inşaat teknolojisi sayısız avantaj sunmaktadır ve gerek klasik mobilya yapımında olsun, gerekse fuar ve mağaza inşasında ve de gemi, karavan ve araç yapımında kullanılma imkanı sağlamaktadır. Hafif inşaat malzemelerinin düşük ağırlığa sahip olmalarından dolayı ve artarak sağlam ve esnek olmaları bu malzmeleri tiyatrolarda kulis ve sahne yapımında ve nesne yapımında kullanma olanağı sunar. petek yapılı hafif inşaat plakalarını hem de homojen plaka malzemelerini işleyebilen makineler ve aletler geliştirdiler. Bu sektörün öncülerinden biri olan Homag grubu on yılı aşkın bir süredir hafif inşaat alanında faaliyet gösteriyor ve bu tip malzemelerin profillendirilmesinde farklı talepler için uygun çözümler sunuyor. Sürgülerin tutkalla yapıştırılmasının veya bir destek kenarının takılmasının yanı sıra “Double-Edge” adlı yöntem rahat ve basit işleme sağlıyor. Burada MDF plakalarına kenar verilirken makineye sadece tutkallanacak kısım takılır ve sadece her taraf bir kez makineden geçirilir. Destek kenarının sağlamlaştırma etkisi, kenarın dekor kenarıyla tutkallanacak parça içerisinde yapıştırılmasına ve bunun sonucunda oluşan destek kenarı ve dekor kenarı bağlantısının petekli plakanın dar yüzeyine yapıştırılmasına dayanır. Bu yöntemle makine geçişi sayısının yarı yarıya indiğini düşündüğünüzde yapılan yüksek yatırım değmiş olacaktır. Patentli yöntem işleme merkezlerinde de çok rahat kullanılabilir; burada neredeyse %80 oranında bir zaman tasarrufu sağlanır. Bu şekilde örneğin oval masa plakalarının kenarları işlenebilir ve masa ayaklarını sabitlemeye yarayan plastik dübeller otomatik olarak takılabilir. Hafif inşaat malzemeleri ile çalışmak kenarların, kaplamaların ve yapıştırmaların yapılması alanında yeni bakış açıları gerektirir. Bununla ilgili neredeyse tüm branşlarda uygulama alanı bulmak mümkündür. Başka malzemelerle de birlikte kullanılabilen bu malzemeler otomobil, uçak ve tren yapımında örneğin büyük bir ağırlık tasarrufu ve dolayısıyla da enerji ve emisyon tasarrufu sağlar. Benzer avantajlar fuar yapımında, büro, ofis ve mutfak mobilyaları üretiminde de elde etmek mümkündür. Fakat hazır mobilya sektöründe zaten trend olan, bağımsız mobilya ve iç mimarı alanında (henüz) revaçta değil gibi görünüyor. Alman ahşap işleme makinesi üreticisinin (Homag, Schopfloch) pazarlama uzmanları şunu söylüyor: “Bağımsız mobilya yapımında hafif inşaat plakalarına doğru bir trendin olmadığını gözlemliyoruz.” Şimdiye kadar satılan makineler endüstride duruyor ve büyük seri üretim yapan firmalar tarafından kullanılmakta; ancak marangozlar teknolojiyi kullanma konusunda ihtiyatlı davranıyorlar. Başka ahşap malzemelere kıyasla oldukça hafif olan bu kalın hafif inşaat plakaları profesyonel mobilya ve iç mimarı alanında da avantajlara sahiplerdir. Zaten hangi montör tutkallı MDF plakalarından yapılmış inşaat elemanlarını severki? Ünlü makine ve alet üreticileri teknik imkanları oluşturdular ve aynı zamanda hem Türk Orman ve Ahşap Sanayi için özel yayın ISSN 0018-3792 Yayınevi: DRW-Verlag Weinbrenner GmbH & Co. KG Fasanenweg 18 70771 Leinfelden-Echterdingen (Almanya) Yayımcı: Karl-Heinz Weinbrenner, Dipl.-Kfm. Claudia Weinbrenner-Seibt, Dipl.-Kfm. Yayınevi yönetmeni: Uwe M. Schreiner Sorumlu redaktör: Jens Fischer Redaksiyon: Dipl.-Holzwirt Jens Fischer, Dipl.-Holzwirt Karsten Koch, Assessor des Forstdienstes Josef Krauhausen, Dipl.-Holzwirt Leonhard Pirson, Assessor des Forstdienstes Ulrich Schwill, ğiyle mobilya üreticilerinin en yüksek standartlarına uygundur. Homag ailesi bünyesinde olan Alman firması Ligmatech, Lichtenberg “Woodwelding” adlı bir düzenek sunuyor. Bu düzenek ultrasonik tutkallama yönteminin gövde bağlantısına dayanmaktadır; burada bir plastik dübel ultrasonik dalgalarla uyarılır, belirli bir pres basıncı altında deforme olur ve sonra sağlam bir bağlantı oluşturur. Hafif petekli plakalar için özel bir plastik gövde geliştirilmiştir; bu gövde plakalar arasındaki boşluğu köprüler ve hafif inşaat plakası ile sağlam bir bağlantı oluşturur. Titus+Lama+Huwil (Titus International Ltd.,İngiltere) firmasının geliştirdiği „Titusonic“ ultrasonik yöntemiyle plastik dübel bir saniyeden daha kısa bir süre içerisinde eritilir ve kalıba uygun hafif inşaat plakalarının her iki katmanıyla birleştirilir. Burada 25 mm çapında bir adaptörde 1000 N çekme mukavemeti elde edilir. Pervane dizaynı ve bir basınçlı hava akışı bu sert metal menteşe matkabında optimum çapak akışını sağlar. Foto: Leitz Petekli hafif inşaat plakaları için özel bir plastik gövde oluşturuldu; bu gövde her iki katman arasındaki boşluğu köprüler. Foto: Weeke 100 mm kalınlığa kadar olan plakalar için harici kesme uzunluğuna sahip özel şaftlı freze aletleri gerekir. İç kısımda kalan köşelerin olabildiğince dar olması için küçük çapların olması istenir. Burada da Alman alet üreticisi olan Leitz (Oberkochen) firmasının elmas keskili “Diamaster Pro” ve “Diamaster-Quattro” serileri kullanılır. Özelliklte sağlamlaştırmak amacıyla destek kenarları yerleştirilen ve dar yüzeylerdeki dekor kenarları için zemin görevi gören sürgüsüz hafif inşaat plakalarının katmanlarına olukların tam olarak frezelenebilmesi için Leitz, sayısız sert metal keskileri veya elmas keskileri sunuyor. Bunlar hem seri işlemede, hem de sabit işlemede kullanılır. Dar iç kıvrımlar isteniyorsa, küçük çapa sahip tek taraflı aletler kullanılır. Aynı zamanda menteşe ve bağlantıtekniği için de çeşitli aletler mevcuttur (kullanılan menteşe sistemine göre uyarlanmış). Geçiş makinelerinde sıradan dübel ve menteşe matkapları kullanılabilir. Leitz sabit işleme için özel, yüksek performanslı sert metal menteşe matkapları sunuyor; bunlarda bir pervane dizaynı ve bir basınçlı hava akışı optimum çapak akışını sağlarlar. Böylece ultrasonik eritme tekniği ile birleştirilen dübeller de bundan faydalanır çünkü malzeme yüzeyinde çapak ve toz oluşmaması gerekmektedir. Alman makine üreticisi Ima Klessmann, Lübbecke için de hafif inşaat malzemeleri önemli bir konudur. 2006 yılında Ima, Avrupa'da ilk olarak Bünde'deki Hunger firmasına petek yapılı sandviç plakaları için kenar verme makinesini kurdu. Burada petek plakalı kenar tutkallama makinesi „Combima” kullanıldı. Ahşap malzeme üreticileri Egger, St. Johann (Avusturya), Thermopal, Leutkirch (Almanya), kenar üreticisi Rehau (Rehau, Almanya), menteşe üreticisi Hettich, Kirchlengern ve yapışkan madde üreticisi Jowat bu konuyla çok yoğun bir şekilde ilgileniyorlar. Ima'nın proje yöneticisi Daniel Joachimmeyer'in olumlu ifadesi ise şöyle: “Hafif inşaat teknolojisi sanayi ve zanaatin olmazsa olmazları arasına girmiştir”. Buna rağmen sanayide halen çok fazla kuşku ve önyargı olduğunu da biliyor. “Ayrıntılı sorular ele alındıktan ve uygun çözümler gös- Dipl.-Ing. (FH) Bernd Sindel, Dipl.-Kfm. Karl Albert Wildermuth İfa yeri: Leinfelden-Echterdingen Her işletme büyüklüğüne uygun sistemler mevcuttur “Double-Edge” yönteminde destek kenarı ve dekor kenarı tutkallanan parça içerisinde birbiriyle yapıştırılır ve ardından petekli plakanın dar yüzeyine bağlantı olarak tutkallanır. Çizim: Homag “Combima” kenar tutkallama makinesi ile petekli plakalara kenar verme. Soldan destek kenarı gelir, sağdan ise farklı dekor kenarları. Foto: Ima Malzeme kalınlığı en fazla 60 mm olan hazır mobilyalarının kenarlarını işlemeye yarayan birden fazla sistemi ve „DoubleEdge” yöntemini Homag halihazırda teslim etmiştir. Bunun için format frezeli enlerin kenar işlemeleri ve uzunlama kenar verme işlemi için “Power KFL 620” serisinden oluşan çift taraflı işleme ve kenar tutkallama makineleri kullanılmıştır. İlk sistemler 2004 yılında Polonya'ya teslim edildi. Küçük ve orta boy işletmelere yönelik olan tek taraflı makineler 2005'den beri mevcuttur. Menşeli delme uzmanı olan HerzebrockClarholz (Almanya) merkezli Weeke şirketi, Homag grubu içerisinde kendi üstüne düşeni yerine getirdi ve “Profi line ABL 210” modeli ile özel bağlantılar oluşturan bir makine geliştirdi. “ABL 210” delen, frezeleyen, yiv veren bir makinedir; hızlı ve hassas işleme yeteneği ve yüksek esnekli- Çeviri, son redaksiyon ve layout vbd media & technik GmbH, Freiherrr-vom-Stein-Straße 42/44 72116 Mössingen (Almanya) e-mail [email protected] Reklam yönetimi: Peter Beerhalter (sorumlu) Hafif inşaat plakalarını işleyen aletler Hafif inşaat plakalarının etkin şekilde makine ile işlenmesi için alet uzmanı Leitz uygun aletler geliştirmiştir. Gerek biçimsel şekillendirme ve dar yüzey işlemesinde, gerekse de menteşe delme işlemlerinde I-22100 Como, Fon 0039 (0) 31 - 261407, Faks 0039 (0) 31 - 261380; E-mail info@casiraghi. info •İskandinavya: Exomedia OY - Jyri Virmalainen, Post Box 739, FIN 00101 Helsinki, Fon. +358 50352 3635 e-mail [email protected] Baskı: Senner-Druck GmbH & Co. KG Carl-Benz-Straße 1 72622 Nürtingen (Almanya) Reklam satış: Ralf Arnold Reklam fiyatları: Kare başı (45 mm genişlik) milimetre temel fiyatı 4,— EUR. 1.10.2009 tarihli, 49 no.’lu fiyat listesi geçerlidir. Reklam acentalıkları: Fransa: Nicole Valkyser Bergmann, 53, Boulevard de la Villette, F-75010 Paris; Fon 0033 (0) 1 - 42001780, Faks 0033 (0) 1 - 42001780, Email n.valkyser-bergmann@ wanadoo.fr • İtalya: Cesare Casiraghi sas, Viale Varese 39, Tedarik fiyatları: (“B+H İnşaat ve Ahşap” eki dahil artı yıllık yedi dergi): Almanya’da, Avusturya’da ve İsviçre’de yıllık 244,40 EUR, Yurtdışında (İsviçre ve Avusturya hariç): 345,80 EUR. “Holz-Zentralblatt” her hafta Cuma günleri yayımlanmakta. Mahkeme yeri: Nürtingen Ust.-Id.-Nr.: DE 147 645 664 Bu derginin içerdiği bütün makaleler ve resimlerin telif hakları saklıdır. Kanuna uygun istisnalar dışında yayımevinin izni olmadan kullanımı, kopyası, ve elektronik medyalarla yayılması ve çoğaltılması yasaktır. terildikten sonra ilgi artar.” Çünkü ancak bundan sonra yeni sistemlerin satın alınmasına gerek kalmadığı anlaşılır. Sıradan ve mevcut sistemler üzerine de makul bir yatırımla gereki aparatlar uygulanabilir. Norbert Schmidt Weeke'nin işleme merkezi “Profi line ABL 210” hafif inşaat plakalarındaki bağlantı sistemlerinin işlenmesi için özel geliştirildi. Dübel yerleştirme aparatı Holz-Zentralblatt DRW-Verlag Weinbrenner GmbH & Co. KG Fasanenweg 18 70771 Leinfelden-Echterdingen (Almanya) Posta adresi: Postfach 100157 70745 Leinfelden-Echterdingen (Almanya) İnternet: http://www.holz-zentralblatt.com E-mail: Redaksiyon:[email protected] Reklamlar: [email protected] Abonelik hizmeti: [email protected] Telefon ve Faks: Ön kod 00 49-7 11 Redaksiyon: Telefon 75 91-0, Faks -2 67 Reklam yönetimi:Telefon: 75 91-2 60, Faks -2 66 Reklam siparişi: Telefon 75 91-2 55/2 56/2 57, Faks -2 66 Uzman dergiler ihtisas birliği Alman dergi yayımcıları birliğine üye Abonelik servisi: Telefon 75 91-2 06, Fax -3 68 Mesleki kitap servisi ve kitap siparişleri: Telefon 75 91-2 08/3 00, Faks -3 80 Röportaj Eylül/Ekim 2009 Holz-Zentralblatt · Sayfa 3 »Dünya pazarı bizim hedefimiz« Ahşap işleme makinesi üreticisi Altendorf'un kalitesi, yenilikçi ruhu ve müşteri yakınlığı güçlü yönleridir. Küresel mali ve ekonomik kriz ahşap endüstrisini, tedarikçilerini ve makine üreticilerini de etkilemekte. Her firma elinden geldiğince durumun üstesinden gelmeye çalışmakta ve bunu yaparken de farklı konseptler takip etmektedir. Örneğin bazı firmalar geniş bir ürün yelpazesine odaklanıyor. Diğerleri ise az ürünle en iyiler arasına girmeye çalışıyor. Buna kurulduğundan bu yana ağırlıklı olarak yatar daire makinesi üreten “Wilhelm Altendorf GmbH & Co. KG Maschinenbau” firması da (Minden) dahildir. “Holz-Zentralblatt” dergisi bu şirketin genel müdürleri olan Wilfried Altendorf ve Andreas Ploeger ile bu konsept hakkında konuştu. Holz-Zentralblatt: Altendorf 1906'da kuruldu. Firma, özellikle son yıllarda nasıl gelişti? Şu an yılda kaç makine üretiyorsunuz? Wilfried Altendorf: Son sekiz sene Altendorf için çok önemli senelerdi. Dünya pazarındaki farklı taleplere cevap verebilmek için tüm ürün paletimizi geniş bir tabana yaydık. Teknolojik gelişimin yanı sıra sunduğumuz makinelerin düşük fiyat segmentinde olması gözden kaçmamaktadır. Şu anda küçük makinemiz “WA 6'dır”, bunun peşine “WA 8” ve “WA 80” gelir. Sonra da Altendorf'u dünyaya tanıtan “F 45” makinesi gelir. ARKA PLAN Wilhelm Altendorf GmbH & Co. KG Maschinenbau Kuruluş: 1906, Berlin Merkez: Minden Çalışan sayısı: 380 2008 cirosu: 53 Milyon Euro En önemli ürünleri: Yatar daire testereleri Aynı zamanda bizim için önemli olan bir hususu o da modellerin içerisinde “fiyat rekabeti“ etkisini olabildiğince önledik. Tabi bunu da donanım, performans ve iletişim kapsamında temiz bir ürün politikasıyla sağladık. Bu konsept müşterilerimiz tarafından dünya çapında pozitif değerlendirildi. Bu ürün portföyü ile Altendorf için şimdiye kadar adım atamadığımız yeni pazarlara girebildik. Bunlar önce Çin ve Asya'ydı, sonra buna Güney Amerika eklendi. “Emerging Markets” olarak adlandırılan pazarlar zanaat ve işleme yapısı bakımından Avrupa standartlarından çok uzaktalar. Bunu göz önünde bulundurduk ve “WA 6” ve “WA 8” makine konseptleriyle doğru cevapları verdik. Tüm bu önlemlerle birlikte Altendorf 2000 yılında 3000 ünite olan dünya çapındaki üretimini 2007/2008'de neredeyse 5000 üniteye çıkarabildi. HZ: Alman ahşap işleme makinesi sanayinin günümüzdeki rakamları pembe tablolardan çok uzakta. Krizi nasıl hissediyorsunuz? Andreas Ploeger: Altendorf tüm dünyada 120'den fazla ülkede temsil ediliyor. Ve 2008 sonbaharından sonra sizin bahsettiğiniz krizi gitgide daha da net hissediyoruz. Şunu gördük ki: Kısa vadede pazarlar çöküyor. Bazı durumlarda bu çöküş %40'lar seviyesinde Şu anda Almanya içindeki pazar, dünyadaki gelişmelere nazaran daha pozitif bir çizgide. HZ: Diğer firmalar çareyi ürün çeşitliliğini artırmakta bulurken, siz 103 yıldır yatar daire makinesi üretiyorsunuz. Bu dar alanda nasıl başarılı olabildiniz? Altendorf: Bu soru her ne kadar kısa olsa da cevabı kolay verilecek bir soru değil, hele hele de bir röportajda. Ama yine de deneyeceğim: Sadece bir ürün yapıyorsanız, bu ürünün geliştirilmesine ve kalitesine %100 konsantre olabilirsiniz. Üretim prosesinin iyileştirilmesi de buna dahildir. Buna karşın yedi, sekiz veya daha fazla makine üreten biri de ister istemez ödün vermek zorundadır. Bazen kaliteden, bazen ekipmandan, bazen de başka şeylerden. Sadece tek bir makine tipi sunan biri başka bölgelerde alanlarda da alıcı bulma konusunda da erken davranmalıdır.Altendorf 70 yılı aşkındır makinelerini ihraç ediyor ve uluslararası ticaretin kurallarına kendisini erkenden ayarlamıştır. Altendorf 80'li yıllarda ABD'de ilk yabancı kardeş firmasını kurdu. Günümüzde bu sayı sekizdir. Buradan anlayabilirsinizki yaklaşık 50 yıldır uluslararası pazarlarda “izlerimizi” bırakmışız. Altendorf markası dünya çapında biliniyor. Alman orta boya makine üreticisi olarak sahip olduğumuz bu marka bilinilirliği ve markanın imajı bize güç veriyor ve kabul sağlıyor. Sadece Almanya'da değil, dünyada yatar daire makinesi dendiğinde akla Altendorf markası geliyor. Sorunuza iğneleyici cevap vermek için: Bizim hedefimiz dünya pazarı. Ve bu pazarda halen çok fazla potansiyel var. HZ: Firmanız yaklaşık altı sene önce Türkiye pazarına girdi. Geçen süre zarfında orada nasıl tecrübeler elde ettiniz? Ploeger: Türkiye pazarında, üst fiyat segmentindeki makinelerle çalışmakzordur. Çoğu müşterimiz makinelerimizi çok beğeniyorlar ama satın almıyorlar, çünkü makineler müşterilere pahalı geliyor. Buna rağmen son yıllarda ismimizi duyurduk ve bilinirlik derecemiz arttı. Günümüzde Altendorf artık biliniyor ve kalite ve teknik donanım alanında bir fikir değişikliği olursa gelecek için şansımızı yüksek görüyorum. HZ: Türkiye pazarında doğrudan değil, Baylar makine ismiyle temsil ediliyorsunuz. Bunun nasıl avantajları var? Bu olağan bir yol mu, farklı hareket ettiğiniz başka ülkeler var mı? Ploeger: Türkiye pazarında Nuri Baylar ile birlikte çalışıyoruz. Bilinen ve saygın bir distribütörle çalışmak hem daha iyi reklam yapma şansı, hem de müşterilere yerinde hizmet sunma şansı vermektedir. Satış ve servis olanakları bakımından avantaj sağlıyor. Yurtdışında bir distribütörle çalışmak genelde izlediğimiz yoldur, ama bu durumda ülkesine göre de değişebilir. HZ: Türkiye'de makineler geleneksel olarak satın alınmaz, bunun yerine leasing ile alınır. 2008'in başında Türk hükümeti leasing harcını %1'den %18'e yükseltti. Bunun etkilerini ne derece hissettiniz? Ploeger: Bu etkileri tabiki hissettik ama o kadar yoğun değil. Distribütörümüz müşterileri ile birlikte mümkün olan en iyi ve rahat finansman veya ödeme yolunu bulmaya çalışıyor. Türkiye'deki müşterilerin hayatını kolaylaştırmak bakımından tabiki harçlardaki bu ciddi artışın makul bir seviyeye çekilmesi istediğimiz bir şey. HZ: Tüyap'ın düzenlendiği “Wood Processing Machinery” fuarına değil de Ph. Meyer'in düzenlediği yeni “Z-Tec” fuarına katılmak firmanızın tasarladığı bir şey miydi? Ploeger: Bu planlanmış bir şey değildi, çünkü az evvel de söylediğim gibi Nuri Baylar'la birlikte çalışıyoruz. Tüyap en büyük fuardır ve buna göre de müşterileri çekmektedir. Bu durum bir gün değişirse, distribütörümüzle otururuz ve bu konuyu tartışırız. Ama “Wood Processing Machinery” gibi büyük bir fuarın bence iki yılda bir yapılması yerine her yıl yapılması belki daha mantıklıdır. Andreas Ploeger ve Wilfried Altendorf (sağ) firmalarını tam teçhizatlı bir asker olarak görüyorlar. HZ: Asya pazarına ve Rusya'nın doğu bölgelerine açılmak için 1996 yılında üretiminizin bir kısmını Çin'e kaydırdınız. Bunun etkileri neler oldu? Ploeger: Sorunuza önemli bir düzeltme yaparak cevap vermek istiyorum: 1996 yılında üretimimizin bir kısmını Çin'e kaydırmadık. Sadece Çin ve Asya pazarları için bir ürün geliştirdik ve bunun için Çin'de ek bir üretim tesisi kurduk. Arada büyük bir fark var. Çünkü bu ürün Almanya'da asla rekabet edecek şekilde üretilemezdi. Bunun üzerine bir de ürünlerimizin gümrükten girişleri o kadar pahalı hale gelmiştiki, alıcı bulmakta bile çok zorlanıyorduk. Çin'de üretilen ürünlerle daha hızlı bir bayi ağı kurabildik ve birkaç yıl sonra da klasik Altendorf makinesine olan talepte artış oldu. Günümüzde Çin'de yıllık ortalama 2000 makine üretiyoruz; bunlar Çin'de, Rusya'da ve diğer Asya pazarlarında alıcı buluyor. HZ: Makinelerinizin büyük bir kısmı hala Almanya'da üretiliyor. Maliyetlerin düşük olduğu başka ülkelere üretimi kaydırma fikri size cazip gelmiyor mu? HZ: Diğer makine ürericilerinin yatar daire makinelerinin yanında ürünlerinizin kopyaları da var. Bunlarla nasıl başa çıkıyorsunuz? Ploeger: Ne hakkında konuşuyoruz şimdi? Alman üreticiler olarak şikayet ettiğimiz Asya'daki klasik kopyalama endüstrisi hakkında mı? Yoksa “diğer makine üreticilerinin” kopyalaması hakkında mı? Biliyor musunuz, Çin'de kopyalandığınızda, bu Çin üreticisi için yaptığınız işin düzgün ve saygın olduğu Altendorf'un ilk testerelerinden biri Altendorf: Hayır, kesinlikle gelmiyor. Çin'deki tecrübemizden dolayı neden bahsettiğimizin farkındayız. Ürünümüzün üretim tesisini yapmak dört sene sürdü. Almanya'da uluslararası Lead ürünlerini en üst teknik düzeyde üretiyoruz. Bu ürünlere olan hızlı ve doğrudan erişimimizi korumak istiyoruz. Bu da kalitemizi sağlıyor. Altendorf ismi bunu temsil ediyor. HZ: Altendorf belirli ülkeler için özel çözümler sunuyor. Mesela Rusya pazarı için CNC kumandalı makineler için kesim optimalleştirme programı var. Sınırlı pazarların taleplerine bu kadar ayrıntılı şekilde cevap vermeğe değer mi? Güncel “F 45” yapı serisi, burada en yeni yeniliği ile görünüyor - çift makaralı arabada vakum gerilimiyle dünyada bir ilk. sunsak da gözümüz her zaman dünya pazarında. Bu da bizim “Dünya politikamızın” diğer bir güçlü yanı. Ploeger: Bir soru da benden? Günümüzde sınırlı pazar ne demek? Rusya çok büyük bir pazar. Eskiden yalnızca Almanya pazarı için tasarım yapıyorduk ve diğer pazarlara ve kullanıcılara makinelerimizi “dikte ediyorduk”. Biz müşterilerimizi ciddiye alıyoruz ve onlara olabildiğince yakın olmak istiyoruz. Bu nedenle sayısız temsilciliklerimiz var. Ve onları ciddiye almak istiyorsak, o zaman onlara çözüm de sunmalıyız. Rusya'da geliştirdiğimiz çözümün yarın Ukrayna'da, Çin'de veya Fransa'da talep edilmeyeceğini nerden bilebilirizki? Günümüzde pazarlar o denli şeffaf hale geldiki, artık tek bir pazara odaklanma gibi lüksümüz yok. Pazara özgü çözümler anlamına gelir. Buradaki esas amaç orijinale zarar vermek değildir. Bununla başa çıkabiliyoruz ve tipik bir pazar davranışı olarak kabul edebiliyoruz. Çünkü biliyoruzki kalitenin düşük olmasından dolayı genelde bu tip firmalar uzun süre pazarda barınamazlar. Ancak bazı Batı Avrupa'lı “pazar arkadaşlarımız” için durum farklı. Bunların arasında rekabet ve telif hakkı yasasının sınırlarında son derece bilinçli olarak gezen kaçak yolcular var. En yumuşak ifadeyle bunu çirkin buluyoruz. Sadece Altendorf makine elemanlarını ve tasarımlarını kendi ürünleri için taslak olarak kullanmakla kalmıyorlar – satış belgelerimiz bile baz alınıyor. Rekabete karşı değiliz. Çünkü 100 yıldır rekabet tanıyoruz. Centilmence rekabetin de değerini biliyoruz. Ama maskeli şekilde centilmence olmayan hareketlerle “oynayan” oyuncularla mücadele edeceğiz. Kaliteyle, yenilikle ve müşteri yakınlığıyla. Ama asla kopyalamayla değil. HZ: Kısa ve orta vadede beklentileriniz nelerdir? Altendorf: Kısa vadede öncelikle krizin bir an önce son bulmasını ve dünya çapında bir firma olarak bu krizden az çok pozitif çıkmayı bekliyoruz. Aynısı tabi müşterilerimiz için de istiyoruz. Sonra da yeni ürünlerimizin başarılı olmasını bekliyoruz. Lojistik Sayfa 4 · Holz-Zentralblatt Eylül/Ekim 2009 Palmberg'de karışık olan sadece depolamadır Büro mobilyası üreticisi Homag'ın otomasyon teknolojisine yaptığı yatırımla geleceğin güvencesine adım atmış bulunuyor Gelecekte pazarın ve müşterilerin taleplerine daha esnek şekilde cevap verebilmek için Palmberg Büroeinrichtungen + Service GmbH (büro mobilyaları ve servis şirketi), Schönberg ve Alman ortağı Homag grubu katmanlı MDF plakalarının depolanmasını ve ön üretimini sağlayan ve büyük ölçüde otomatik çalışan bir makine geliştirdi. Yaklaşık bir yıl içerisinde gerçekleştirilen projenin sonucunda son derece esnek, hem sayıya göre hem de büyük seri üretim yapabilen bir sistem oluşmuştur. Sistem için nerdeyse 5 milyon Euro yatırımla (çevresindeki mekanla birlikte) MecklenburgVorpommern'deki büro mobilyası üreticisi kendi üretim merkezini yeniden güçlendirmiştir. Palmberg geçmişte de Homag Grubu, Schopfloch firmalarıyla hep iyi tecrübeler elde etmiştir. Kendi makine parkının büyük bir kısmı Schopfloch'lu uzmanlardan alınmıştır. Bu nedenle “Otomatik depolama yönetimi ve ön üretim” gibi iddialı ve de ucuz olmayan bir proje söz konusu olduğunda kiminle çalışılacağı konusunda fazla da düşünmeye gerek yoktu. Etkin depolama yönetimi Müşteriye özgü makine çözümüne ilişkin ilk adımı Palmberg pazarlama yöneticisi Stephan Kühl şöyle ifade ediyor: “Doğrudan Schopfloch'daki Homag uzmanlarıyla temasa geçtik, ayrıntılı şekilde taleplerimizi ve isteklerimizi onlara ilettik ve gerçekleştirme anlamında tavsiyeler sunmalarıyla görevlendirdik”. Talep listesine göre özetlenecek olursa şunlar istendi: farklı dekorlarla kaplı ham plakalar için oldukça etkin bir antrepo yönetimi, otomatik kullanım, dağıtıma yönelik ayırma işlemi ve kenarların dar yüzeylere olabildiğince otomatik şekilde dayandırılması. Personel kullanımı az, ancak işçilik kalitesi ve hız yüksek olmalıdır. Bunun üzerine Homag'da gerekli çalışmalara başlanıldı ve Palmberg de gerekli alanı tahsis etme işine başladı. 2008'in Ocak ayında planlamalar için toplandıktan ve sistemi iş emrine aldıktan sonra, kurulum ve çalıştırma işlemleri 2008'in Eylül ayı sonu ile Kasım ayı arasında gerçekleşti. Şimdi ise 2000 m2 alana sahip ön üretim merkezinde makine sistemi çalışıyor; bu sistem tam otomatik bir plaka deposundan, bir dizi otomatik plaka bölme testeresinden ve seri devreli bir kenar işleme hattından oluşur. Yeni “karmaşık” antrepo otomatik hareket eden bir vinçle kumanda edilir; bu vinç gerekli plakaları bir vakum traversle emer ve böylece tüm depolama işlemlerini tam otomatik olarak uygular. “Karmaşık” bir antrepoda depolanacak mallar sabit bir tanzim sistemine göre istfilenmez; buradaki mantık hızlı depolanmaya ve hızlı şekilde depodan çıkarılmaya dayanmaktadır. Kullanılan vinç bir plakayı indirmek veya kaldırmak için her zaman mümkün olan en kısa yolu seçer. Sistem her bir plakanın yerini kaydettiğinden dolayı farklı plaka tiplerine sahip plaka istifleri karışık depolanabilir ve böylece antrepo alanı optimum şekilde kullanılabilir. Bu depolama sistemindeki en önemli husus malların depolanması esnasında sistemde doğru tanıma göre düzenlenmesidir. Antrepo alanı yarım plakalı (2800 × 2100 mm) 70 istif yeri sunuyor, bunların yüksekliği 2 metre kadar olabiliyor. Vinç ayrıca otomatik bir plaka testeresini de kumanda ediyor; bu da gerekli malzemeyi iş emrine uygun olarak keser. Dakikada bir yarım format plaka testere üzerinde işlenebilir. Sistemin tamamı, her bir mobilya parçası maksimum 2,5 m uzun ve 1,2 m geniş olacak şekilde tasarlanmıştır. Sistemi kumanda etmek için toplamda üç kişi gereklidir. Birinci sistem operatörü testere tarafından kesilmiş malzemeleri bir barkodla etiketler ve parçaları kenar tutkallama sistemine iletir. Palmberg'in geliştirdiği bir CNC işleme tezgahında işlenecek olan büyük plakalar ve parçalar tezgah tarafından tekrar depoya iletilir. Yani sistemin bu noktasındaki operatör anahtar pozisyon konumundadır. Çarpışmayı önlemeyi garantileyebilmek için bir etajere bağlı olan kenar işleme hattında iki işleme geçişinde mobilya parçalarının tüm dört dar yüzeylerine kenarlar dayandırılır. Böylece parçalar bir “tampon” içinde hareket eder. Bunun kapDevamı 5. sayfada Depolama ve tasnif işlemini vinç otomatik olarak personel olmadan yapıyor. Bunun için çalışma alanında toplam 70 istif yeri mevcuttur; her bir istif yeri bir yarım format plaka büyüklüğündedir. KENAR SİSTEMİ DİKEY ARA BÖLME TAMPON DEPO ALANI Yeni tesis çiziminin görünümü Otomatik plaka testeresinin arkasındaki operatör, anahtar bir konuma sahiptir; çünkü kesilen plakalara barkodlu bir etiket verir ve hangi plakanın kenar işleme hattına devam gideceğine ve hangilerinin artık parça veya BAZ parçaları olarak depoya geri gideceğine dair karar verir. Kenar verme düzeneği. Sağ tarafta çevirme merkezi net şekilde görülüyor; bu merkez iki kenar tutkallama makineleri ve iki turla dört dar yüzeyin tamamının kaplanmasını sağlar. ENİNE/BOYUNA TESTERE Çizim: Homag İşlemenin bitmesinin son istasyonu olan tamponun boşaltılması için 20 dakikadan fazla harcanmamalıdır. Çünkü bu durumda 124 yerin hepsi dolu durumdadır. Bölme testeresinin çalışma ritmi kenar verme düzeneğinden farklı olduğu için her iki sistem arasında bir etajer konuldu; böylece kesilen plakalar geçici olarak burada tutulur. Kendi şirket içinde üretilen masa plakaları ve gerekli metal parçalar dağıtıldıktan sonra büro masalarının tam montesi gerçekleştirilir. Fotolar: Homag (4), Palmberg (2), Krawczyk (2) Lojistik Eylül/Ekim 2009 Palmberg’de karışık olan sadece depolamadır 4. sayfanın devamı asitesi ise 124 plakadır; sistem tam performansla kullanıldığında yaklaşık 25 dakikalık bir “dolum süresine” denktir. Paralel biçimde kenar işleme düzeneğini de kullanan iki operatör tamponu manuel şekilde boşaltırlar ve mobilya parçalarını hazır bekleyen dağıtım arabalarına yüklerler. Kenar işleme düzeneğinde parça başına iki tur yapıldığı düşünülürse büyük oranda otomatik çalışan bu ön üretim sisteminde bir vardiyada 1500 mobilya parçası üretilebilir. Depolama ve tasnif işlemlerini yapabilmek için, depo alanı tamamen personel olmadan (örneğin gece) de işletilebilir. Homag mühendislik proje yöneticileri Andreas Holz ve Roland Dargel şunu söylüyorlar: “Her bir makinemizi ve sistemimizi şu aşamada grubun tamamında inşaat seti prensibine göre tasarlasak da ve dolayısıyla Palmberg'deki sistemde ağırlıklı olarak standart makinelerimizi ve bileşenlerimizi kullanmış olsak da bu tip bir sistemi müşterinin isteklerine uygun ve özel hale getirmek en büyük amacımızdır ve günümüzde büyük bir mücadeleyi gerektiriyor.” Palmberg sisteminde müşteriye ait ERP sisteminin veri bağlantısı, depo alanında artık yönetiminin göz önünde bulundurulması ve olabildiğince basit bir kumanda sisteminin programlanması Homag programcıları için en önemli görevlerdi. Palmberg'deki projeye Homag grubundan Bargstedt Handlingssysteme GmbH, Hemmoor, Holzma Plattenaufteiltechnik GmbH, Calw-Holzbronn ve Homag Holzbearbeitungssysteme AG, Schopfloch şirketleri katılmışlardı. Yeni merkezin yapımı sayesinde Schönberg'li büro mobilyası üreticisi sadece makine teknolojisine ve bunun sonucunda artan işçilik kalitesine yatırım yapmıyor; aynı zamanda kendi çalışanlarının bilgi ve tecrübesine de yatırım yapmış oluyor. Üretici şirket on üretim çalışana yeni makinaların kullanımına ilişkin özel eğitimlerle kalifiye bir bilgi-tecrübe eğitimi verdi. Bu zamana kadar yapılan ön üretimin ve buna bağlı iş kapasitesi bölünmesinin yeni sistem sayesinde artık olmaması mevcut Palmberg en son ürünlerini iki senede bir Köln'de düzenlenen “Orgatec” fuarında yaklaşık 1000 m2’lik alanda sergiledi ve topladığı ilgiden memnun kaldı. makine parkıyla iki vardiyayla çalışmak yeterli olacaktır. Bu zamana kadar gerekli olan gece vardiyasına şimdilik ihtiyaç yoktur. Palmberg'de geleceğe yönelik yapılan bu en son yatırımlar zor zamanlar için herkes kendini hazır hissediyor. Palmberg'in genel müdürü mühendis Uwe Blaumann şunu diyor: “Ev ödevlerimizi yaptık ve önümüzde duran fiyat rekabetinden korkmuyoruz.” Çok yönlü bir geçmiş Mecklenburg'da bulunan Schönberg'deki mobilya üretimi geleneği 1922'ye kadar dayanmaktadır. O zamanlar küçük bir marangozhane olarak kurulan Palmberg Möbel GmbH sonraları kaliteli oturma odası mobilyalarının üretimi üzerinde yoğunlaştı. Almanya'nın bölünmesi sonucu 1951'de mobilya fabrikasının kamuya geçmesine neden oldu. 70'li yıllarda firma önce Nord mobilya kombina ve birkaç yıl sonra ise Schwerin mobilya fabrikalarına kısmi şirket olarak dahil edildi. O zamanki üretim ağırlıklı olarak yatak odası üretimine dayanıyordu. Alıcılar ise ağırlıklı olarak Sovyetler Birliği ve az da olsa Doğu Almanya'nın kendisiydi. Günümüzde Palmberg'in Almanya'nın birleşmesinden önceki “kamu malı firmasıyla” hemen hemen hiçbir benzerliği kalmamıştır. 90'lı yılların başında gelişen yeni başlangıç adımıyla pazar ekonomisi hedefi kondu, ürünlerin ve üretim tesislerinin geleceğe hitap etmesi ön plana alındı ve kullanılan yönetim sistemleri düzenli olarak kontrol edildi ve potansiyel müşterilere günümüzün pazarlama yöntemleriyle ulaşıldı. Palmberg'de üretilen ürünlerin %50'si büro dolaplarından oluşur, diğer yarısı ise işyeri sistemleri ve buna ait küçük mobil- yalardan oluşmaktadır. Sadece sipariş üzerine üretim yapılır. Dolayısıyla hazır mobilyalar teslimat departmanında ve yola çıkacak olan tırların üzerinde bulunur. Kühl diyorki: “Mobilya müşteriye giderken tutkalı yolda kuruyor”. Ürünleriyle artık “iyi mobilya için iyi para ödenir” aşamasına gelindiğini belirtiyorlar. Yüksek ürün kalitesi artık devlet dairelerinde de büyük önem arz ediyor. Gerçi buralarda yatırımlar büyük zaman aralıklarında yapılıyor; ama yapıldığında da kapsamlı şekilde ve yüksek ürün kalitesine dikkat edilerek yapılıyor. Bu müşteri segmentinde iyi hitap edildiği kanaatindeler. Palmberg'de günümüzde 401 kişi çalışıyor. Üretimde çalışan 300 kişinin yanı sıra 60 eleman lojisitk departmanında çalışıyor. Palmberg fabrikalarından her gün 18 tam yüklü tır çıkış yapıyor. Nikolai Krawczyk Holz-Zentralblatt · Sayfa 5 En yeni hol ile birlikte antrepo ve ön üretim sistemi (sağ üst) için kurulan merkezle birlikte şimdiki şirketin yerinin kullanılabilir mevcut alanı büyümüştür. Fabrikanın adım adım eski merkez etrafında nasıl büyüdüğü (karanlık tavan yüzeyleri) kolaylıkla fark ediliyor. Günümüzde yaklaşık 19 000 m2. Yüzey Sayfa 6 · Holz-Zentralblatt Eylül/Ekim 2009 Zımpara ve dolgu işlerinin yerine termik düzleme Üretim hattı boyalı veya folyolu MDF mobilya parçalarının üretimini oldukça kısaltmaktadır IMA Klessmann GmbH'nin (Lübbecke, Almanya) yeni geliştirdiği bir üretim hattı boyalı veya folyolu MDF mobilya parçalarının üretim prosesinde büyük avantaj sunmaktadır. “Bima Cut” ve “Combima” makineleri birlikte AKE Knebel'in (Balingen, Almanya) termik düzleştirme ekipmanları zımpara ve dolgu işlerinin yerini almakta. Entegre plaka bölümünün ve ayrımının yanısıra iç ve dış çalışmalara da büyük katkı sağlamaktadırlar. S prey boyalı ve toz boyalı MDF panellerinin üretimindeki çalışma adımları (özellikle de yüzeyinde profil frezesi bulunan paneller) oldukça kapsamlıdır, toz çıkarır, çok el işçiliği ve istifleme işlemleri gerektirir. Tam da burada IMA, iyileştirme proseslerini uygulamakta. “Bima Cut” ve taşıma bantlarıyla doğrudan bağlantılı bir “Combima”, istifleme işlemlerini tamamen ortadan kaldırır. Standart plakadan, boyamaya hazır malzemeye kadar arada istif yapılmaz! “Bima Cut” büyük plakalardan panelleri kesime ve dağıtıma uygun şekilde frezeler. Ham plakayı yerleştirdikten sonra münferit parçaların sayısına bağlı olarak çalışma adımı yaklaşık 15 dakika boyunca tam otomatik olarak gerçekleşir. Makine operatörü bu esnada başka işlerle uğraşabilir. Tam otomatik adımda “Dyna-Point” vakum emici frezelenecek mobilya parçalarının programlanan konumlarına gelir. Büyük boy plaka CNC yükleyici tarafından üzerine sürülür ve emilir. Ardından bir parmak frezesi parçaları plakadan ayırır, plakanın kalanı geri çekilir. Şimdi artık iç ve dış profil frezeleme işlemleri gerçekleşir; genelde menteşe delikleri, dayanma takozu delikleri ve tutamak delikleri de oluşturulur. Son bahsedilen işlemler boyama esnasında malzemeyi asmak için gereklidir. Ön dış yüzeyi yukarı doğru frezelenen malzemelerde ucu kıvrık delme aletleri bu delikleri alttan açar. Profil yüzeyleri frezeleme sonucu pürüzlü hale gelmiştir ve boyamaya uygun değildir. Sıradan üretim olsaydı dolgu yapılıp zımparalanacaklardı; tüm bu işlem- ler elde yapılacaktı ve hem sayısız istifleme işlemi gerektirecekti hem de çok fazla toz çıkacaktı. Profil değişikliği olmadan termik düzleme Bu işlemlerden kaçınmak için “Bima Cut” profilleri pürüzsüz halde “ütüler”. Bunun için Dresden Ahşap Teknolojisi Enstitüsünde (IHD) geliştirilen ve AKE Knebel GmbH & Co. KG tarafından (Balingen) hayata geçirilen termik düzleştirme işlemi uygulanır. Ön yüzünde profile sahip sıcak bir yuvarlak gövdeyle “Bima Cut”, frezelenen profillerin üzerinden geçer. Yaklaşık 350 °C olan sıcaklık ayarlı düzleme aleti dönmez. Belirli bir kuvvetle profile bastırılır ve frezelenen profilden içinden geçer. Kısa temas süresi, MDF plakasındaki maddeleri polimerleştirmeye ve dik duran ahşap elyafları yerine yerleştirmeye yeterlidir. Soğuduktan sonra sertleşmiş, düz bir yüzey oluşmuştur; bu da bir MDF plakasının standart yüzeyine eşittir. Boyamak ve incecik folyolarla kaplamak için ideal koşullar. Sonradan manuel ek iş yapmaya gerek yoktur. Termik düzleme sonucu profil yüzeyi biraz deforme olur; bundan dolayı yuvarlak gövde nominal profile sahiptir. Freze aletleri MDF türlerine (profil derinliği, yoğunluk vs) ve profil türlerine göre ayarlanmalıdır. Frezeleme ve düzleme çalışmaları çok gereklidir. Frezeler ek zımpara yapıldığında profil değişikliği göstermemelidir. AKE termik düzleme ünitesi bir düzleme aletine ve buna ait bir sıcaklık “Bima” sıcak aletiyle seri şekilde iç profili düzleştirir Fotolar: IMA Klessmann ayarına sahiptir. Ünite pnömatik olarak aşağı doğru çalışma konumuna getirilir. Uygun eldivenler giyerek alet sıcak durumda da değiştirilebilir; ancak bu tip bir işlem dağıtıma yönelik bir üretim konseptine aykırı olur. Bu nedenle “Bima Cut” üç ayrı düzleme ünitesine sahiptir. Böylece malzemeden malzemeye profil değiştirilebilir. Dış profilleme için IMA güçlü geçiş üretimine güveniyor ve bu sayede çalışma adımını bölüyor. “Bima Cut” bir vantuz kolla tüm yarı bitmiş panelleri alır ve bir taşıma bandına bırakır. Bu da son üretim için bunları “Combima'ya” nakleder. Bir toz alma fırçasından geçerler ve üzerlerine bir yazıcıyla barkod basılır. Barkodda sonraki işlemlerin bilgileri mevcuttur: Dış profil, köşe profili, geçişlerin sayısı ve boyanacak renk. Avantajlı kombinasyon “Bima” peş peşe dört parçaya kadar frezeleyebilir ve bu parçaları birlikte “Combina'ya” giden bandın üzerine koyabilir Ortalama 350 °C ile ısıtılan alet kullanım esnasında dönmüyor Dış profilleme “Combima'sı” tek taraflı çalışır ve ilgili dar yüzeyin profilini frezeler ve düzler. Bir yuvarlama aparatı köşelerde kıvrımları oluşturur. Yaklaşık dört tur gereklidir. Bunun için makinede elle yükleme ve geri dönüş ekipmanları mevcuttur. “Bima'dan” farklı olarak geçiş makinesinde merdaneli ve ısıtmalı AKE düzleme aletleri kullanılmaktadır. Yüksek hızdan dolayı aynı türden altı adet merdane takılmıştır. Pnömatik silindirler tarafından yatay şekilde profile bastırılır ve tamamıyla kaplarlar. Köşe kıvrımlarının düzleştirme işlemini iki adet yatay hareketli merdane yapar. Ön eğrinin merdanesi dıştan etkiyen bir basınçlı hava silindirine karşı eğri şekilde bastırılır. Arka kenar kıvrımının merdanesi bir silindiri içeri doğru bastırır. Merdaneler dört turun tamamında çalışırlar. İki merdane (solda) köşeleri düzleştiriyor, altı merdane ise dar yüzeyin profilini düzeltiyor “Hissedilir şekilde pürüzsüz, ama gözle görülmüyor” – Düzleme aletlerinin doğru çalışması bu şekilde tanımlanır. Başka bir profile hızlı şekilde geçmek için düzleme merdanalerinde üst üste duran üç profil mevcuttur. Taşıyıcıya entegre edilmiş olan yükseklik ayarıyla uygun konuma getirilirler. Burada da şu geçerlidir: Freze aleti ve tüm düzleme merdaneleri test edilmiş bir kombinasyon oluştururlar ve her zaman birlikte kullanılmalıdırlar. Sahip oldukları özelliklerinden dolayı “Bima” ve “Combima” birlikte kullanılır: Standart plakaların bölünmesi ve iç profillerin ve tüm deliklerin oluşturulması Üç adet AKE termik düzleme ünitesi dağıtımla sınırlı kurulum sürelerini önler “Bima'nın” görevidir. Hızlı geçiş hızı, seri şekilde frezeleme ve dış profillerin düzleştirilmesi ise “Combima'nın” esasen güçlü olduğu alanıdır. Tamamlanacak olan malzemelerin karışık olmasından dolayı dış profilleme bölünmesi, en fazla miktara sahip profi “Combima'da” frezelenecek ve düzlenecek şekilde gerçekleşir. Diğer tüm profilleri “Bima” frezeler (otomatik alet değişimi sayesinde). Tüm profiller ise “Combima'da” pürüzsüz hale getirilir. Mevcut durumda R3 kıvrımı gözdedir. “Bima” bunun için standart plakadan dört malzemeyi frezeler ve üstten deler. 3 milimetrelik kıvrımlar tamamen “Combima'da” oluşturulur. Kalan profilleri, R6'yı ve bir tavan profilini “Bima” frezeler. Birbiriyle uyumlu bu iki makineyle ayrılan işlemler sayesinde yedi saatlik bir vardiyada 400 adet mükemmel profillenmiş ve tüm delikleri açılmış parçalar üretilebilir. Delikler açılmadığı takdirde performans 700 malzemeye kadar çıkar. Bu üretim adasının avantajı ise dağıtıma yönelik çalışma ve mutlak profil hassasiyeti sağlamasıdır. Zımpara ve dolgu işlemleri ve ayrıca istifleme işleri tamamen elenir. Diğer artıları ise kısa geçiş süreleri ve son derece esnek olmalarıdır. Uygun düzenekler kullanılarak her iki makineyi tam otomatik modda çalıştırmak da mümkündür. Horst Windmann Ürünler ve Hizmetler Eylül/Ekim 2009 Holz-Zentralblatt · Sayfa 7 »Resale« ikinci el makine fuarı başarılı Ekonominin kötü olduğu dönemlerde çoğu firmalar kullanılmış makinelere başvuruyor Ekonominin pek iyi olmadığı ve kredilerin çok zor ya da uygunsuz şartlarda alındığı zamanlarda yatırım yapmaya hevesli firmaların çoğu kullanılmış makine almayı ciddi ciddi düşünmeye başlıyorlar. Bu durum bu sene Karlsruhe'deki “Resale” ikinci el makine fuarında kendini hissettirdi. 28 ülkeden gelen 514 katılımcı ürünlerini tanıttılar, 115 ülkeden gelen 9187 ziyaretçi ise bunlarla ilgilendiler. 21 - 23 Nisan 2010 tarihleri arasında yapılacak sonraki fuar içinse daha fazla talep bekleniyor. Neredeyse 9200 ziyaretçiyle bir önceki senenin rekor ziyareti sayısına hemen hemen ulaşıldı. Doğu Avrupa'dan gelen bazı geleneksel olarak bu fuarı ziyaret eden ülkeler ise ekonomik sıkıntıların izlerini taşıyorlardı. Örneğin geçen seneye göre Ukrayna'dan çok daha az ziyaretçi işadamı geldi. Fuarı düzenleyen Alman Hess GmbH ve KMK GmbH firmaları dünya pazarlarındaki türbülanslar göz önünde bulundurulduğunda fuarı, ziyaretçi sayısı bakımından mükemmel olarak değerlendirdiler. Katılımcılar da memnundu çünkü bu zamanda dünyanın bir ucundan fuara gelen birisinin, satın alma niyeti de var demektir. Alman İhracatçılar Birliği (BDEX) başkanı (Berlin) Jens Nagel “Küçülen bir ekonominin hakim olduğu bir ortamda ikinci el makine sektörü sağlam bir faktör haline gelmiştir” analizinde bulunuyor. “Başka alanlarda kırılmalar olurken ikinci ele olan talep normal ölçülerde devam ediyor.” Fuar salonlarındaki olan bitene bakarak “Resale 2009” fuarının canlı bir fuar olduğunu söylüyor Nagel. “Banka finansmanının daralmasından dolayı paranın azalması sonucu özellikle alternatif finans imkanları konusunda yoğun bir bilgi ihtiyacı vardı”. İkinci el makinelere olan ihtiyaç mutlaka var. BDEX standında Kuzey Afrika'dan, Asya'dan, Orta Doğu'dan ve Uzak Doğu'dan fark edilir bir talep vardı. “Özellikle son bahsi geçen bölgeden alt yapı geliştirmede kullanılan ekipman talebi vardı” diyor Nagel. “Örneğin Kuzey Irak'ta bir çok proje var.” Alıcıların neredeyse %65'i yurtdışından gelmişti. En fazla ziyaretçi 698 alıcıyla İran'dan, sonra Rusya, Hindistan ve Beyaz Rusya'dan gelmişti. Ukrayna uluslararası ziyaretçi sıralamasında ancak 5. olabildi (geçen sene birinciydi). 6. - 10. sıralarda sırasıyla Irak, Uganda, Mısır, İtalya ve Ekvador vardı. Özellikle Kosova, Çin, Suriye, Cezayir ve Özbekistan'dan ciddi bir artış gözlemlendi. Fuarın ilk günü Senegal'den (Afrika) gelen büyük bir heyet fuarı ziyaret etti. İkinci el makineler Afrika'da revaçta, bu durum sadece uygun fiyatlı makinelere bağlı değil. “Avrupa'da ikinci el makineler ve cihazlardan bahsediliyor” diyor Senegalli girişimci Babacar Diop. “Ama bizim için bunlar yeni teknolojiler.” Fuarda metal işlemeden tutun, plastik ve kauçuk işlemesine kadar 23 farklı branşa yönelik makineler tanıtıldı. “Tahrik ve taşıma tekniği, inşaat makineleri, gıda ve ambalaj makineleri ve ticari araçlara da yoğun ilgi vardı” diyor “Resale” organizatörü Florian Hess. “Ahşap işleme ve tekstil makinelerinin yanında atık imhası ve geri dönüşüm alanında kullanılan makineler ve sistemler de vardı.” Egid Münch gibi kullanılmış ahşap işleme makineleri satıcıları fuarın sonuçlarından memnundular. “2010'da tekrar “Resale” fuarına katılacağız” diyor genel müdür Amulf Vath. Fransa'dan gelen ahşap işleme makineleri satıcısı Patrick Kazi-Tani “Stand her zaman doluydu” olarak durumu özetliyor. Fransız satıcı Ermo, Karlsruhe'de bir kaç tane makine birden sattı. Genel müdür Eric Rossero “Fuarda toplam 150 000 Euro tutarında satış yaptık” diyerek pozitif bir sonuç çıkarıyor. Müşterileri Fas, İran ve Makedonya'dandı. Fuarda yapılan işlerle alakalı olarak katılımcı Hans-Jürgen Geiger çok memnun olduğunu dile getirdi. Metzingen'li makine üreticisi gülümseyerek “Bir Türk firması bizden bir CNC silindirik taşlama makinesi satın aldı” diyor. “Onbir yaşında olan “Studer” marka ürün için bize 35 000 Euro ödüyor”. Bir diğer iş bağlantısı da 1982'de „Resale“ fuarı ilk kez 1995'de düzenlendi ve günü- üretilmiş bir hidrolik müzde endüstriyel alıcıların olmazsa olmazları arasına presin Macaristan'a girmiştir. Özellikle de uluslararası müşteriler için Han- satışı neredeyse nover fuarına tarih bakımından yakın olması çok cazip- tamamlanmak üzere. tir. Geiger “Finansman Ahşap malzeme endüstrisi için yenilik Daha hızlı prosesler, uzun turlar, yüksek basınç ve sıcaklıklar – ahşap malzemeleri pazarı gibi zorlu bir pazar makine yalıtımı konusunda da kaliteli çözümler gerektiriyor. Kendi ifadesiyle dünyada bu konuya ilk cevap veren firma olarak Alman Dotherm, Industrial Insulations GmbH & Co. KG, doğrudan ve net bir biçimde tamamen yeni olan bu branşa girdi. Yeni yalıtım yönetimi sisteminin arkasında çok sayıda gerçek yenilikler var: Bulunulan sıcaklığa uyarlanmış ve münferit malzemelerden oluşan malzeme portföyü, sandviç sistemleri, seramik takviyeli yapı grupları veya koruma sağlayan çelik gruplar. Ancak burada garanti konsepti tamamen yenidir; önceden belirlenmiş ve servis bakım defterinde kayıtlı parametreler söz konusu kullanım süreleri ile birleştirilmiştir. Dotherm bu sayede müşteriye özgü olarak tüm bütçeler, sıcaklık aralıkları, basınç aralıkları, geometriler ve montaj durumları için çeşit sunuyor ve bunu sunarken de ahşap endüstrisinin gerektirdiği aşırı dayanıklılığı ve tam kapasite kullanımını da yanında getiriyor. Neticede son müşteri burada zaten OEM (Original Equipment Manufacturer) pazarında lider sistem üreticileri tarafından kullanılan aynı kalitede markalı bileşenlerin kullanıldığını ve yalıtım üreticisi olarak Dotherm'in 15 seneden daha uzun bir süreden bu yana dünya piyasasında tanınmış ve de ekonomik toplu çözümler sunduğunu biliyor. Bu durumdan son müşterinin zaten son derece memnun. “Nihayetinde en önemli olana konsantre olduk …” diyor genel müdür Thorsten Schmidt; “…yani müşterilere!” İletişim: Teknotherm Ltd. Sti, 34959 Tuszia (Melih Süsleyen) Geniş makine yelpazesi uluslararası sahneye çıkıyor sağlanabilirse” diyerek diğer birçok potansiyel müşterileri Metzingen'deki firma merkezine davet ediyor. Fuarın her gününde depoda en az ondan fazla kişi bulunuyordu ve özellikle İran'dan gelen ziyaretçiler çok ilgiliydi. Ancak makinelerin ülkeye doğrudan girişini neredeyse imkansızlaştıran ambargoysa sorun teşkil ediyor. İkinci makine el satıcılarının yanında Karlsruhe'deki fuarda aynı zamanda yeni makine satışında geri aldıkları eski makineleri modernize eden üreticiler de vardı; örneğin parçalama uzmanı Hammel ve Siemens, ABB, Liebherr ve Zeppelin (Caterpillar) gibi uluslararası lider firmalar. Doğrudan üreticiden alan kişi en yüksek kalitede ürün almış olur argümanı bu katılımcılara ait. Ismaning'den gelen Volvo Construction Equipment Europe yetkilisi Hermann Hundeling “Hiçbir üretici bozuk bir makine satma lüksüne sahip değildir” diyor ve satış sonrası destek hususuna dikkat çekiyor. Fuar programına ayrıca uluslararası katılımcıların bulunduğu konferanslar da dahildi. Gelecek sene dünyanın en büyük ikinci el makine fuarı 21 - 23 Nisan 2010 tarihleri arasında tekrar Karlsruhe fuar alanında yapılacak. En büyük Alman endüstri fuarı olan Hannover fuarının başlmasından iki gün sonra “Resale” fuarı kapılarını açacaktır. Fuarlar ve Kongreler Sayfa 8 · Holz-Zentralblatt Eylül/Ekim 2009 »Ligna«: Korkulandan daha iyi »Ligna«: %23 daha az ziyaretçi – %13 daha az alan Hannover'deki “Ligna” makine fuarı (18 - 22 Mayıs) tam anlamıyla güncel ekonomi koşulların etkisini altında kaldı. Ziyaretçi sayısı %22,6 azalarak 83 000'e (2007: 107 279) geriledi, net alan %12,5 azaldı ve fuara katılanların sayısı da %4 azalarak (2009: 1758; 2007: 1832) 2007'deki fuar rakamlarının oldukça altında kalındı. Ziyaretçi sayısındaki düşüş ağırlıklı olarak yurtdışıyla ilgiliydi; ancak yurtdışı bölgelerin tamamı eşit şekilde bundan etkilendi. B una rağmen hem katılımcıların, hem de ziyaretçilerin morali kötü değildi. Bazen fuar katılımı çok olmasa da; önemli olan doğru ziyaretçilerin yani karar verebilen kişilerin orada bulunmasıydı. Gelenlerin büyük bir kısmı büyük beklenti içinde değildi ve bu nedenle de fuar iyi bir atmosferde geçti. Standların çoğunda duyulan cümle şuydu: “Korkulandan daha iyi.” Her şeye rağmen standlarda çok sayıda yenilik de yok değildi. Özellikle üretkenliği iyileştirici ve etkinliği artırıcı çözümler üzerine odaklanılmıştı. Bu bağlamda makine saatlerinin giderlerinin nasıl düşürülebilineceği ve sistemlerin yerine göre kısmi olarak kullanılmasıyla da nasıl ekonomik fayda sağlanabileceği gösterildi. Özellikle mevcut sistemlere entegre edilebilen ucuz ek ekipmanlara olan ilgi fazlaydı. Çünkü günümüz ekonomisinde çoğu katılımcı yatırımları için fazla para harcamak istemiyor. Çevre ve enerji Yeni bir tahrik teknolojisi ahşap tesislerinin enerji tasarrufu yapmaları konusunda yardımcı olacaktır. Bu tip fikirler ve yaklaşımlar bu seneki “Ligna” fuarında sıklıkla görüldü. Resimde Siempelkamp'ın yeni “Power Disc Drive” sistemi. Emiş ve filtre tekniği firmalarında esas konu enerji etkinliğiydi. Elektrik tüketimini düşürmek veya verimini artırmak ya da sistemleri değişken ağırlık koşullarına karşı dayanıklı hale getirmek amacıyla üreticiler sistemlerini sürekli iyileştiriyor. Bunu önceden bu yana başarmış olan üreticiler ise sunumlarına dikkat çekici bir şekilde bunu gösterdiler. Ahşap enerjisi sektöründe de durum benzerdi. Buradaki gelişmeler ağırlık olarak git gide azalan yakıttan nasıl daha fazla enerji (ısı ve/veya elektrik) elde edilebileceği veya kurutucu ve öğütücülerin nasıl daha etkin çalışabileceği yönde ilerliyordu. Diğer büyük bir konu da sistemlerin esnekliğini artırmaktı; yani müşterinin zaten az olan yatırım araçlarını birçok makineye yatırmamasını sağlamaktı. Bunun yerine bir ana makineyle uygun aparatların değişen şartlara göre değiştirilmesi ile sorunun üstesinden gelinebilir. Bu kapsamda tamburlu süzgeçten yıldız süzgece kısa sürede dönüşebilen veya aralığı kullanılan malzemeye göre - traversten mikroçip üretimine kadar (çelik parçalar dahil) - değişebilen öğütücüler gibi büyük makineler tanıtıldı. Bunun yanında üreticiler ürün yelpazelerini genişleterek “her şey tek bir elden” hedefine ulaşmayı denemekteler. Örnek olarak bu zamana kadar pelet presle tanınan firmalar öğütücü veya kurutucuları da ürün yelpazelerine dahil etmişler, ahşap sektöründeki makine üreticileri de eksiksiz pelet üretimine girmişler ya da öğütme uzmanları ürün yelpazelerini yukarı veya aşağı doğru genişletiyor. Bazı filtre uzmanlarında da benzer bir durum vardı; ürün yelpazelerini aşağı doğru geliştirdiler çünkü gelecekte çevreyle ilgili düzenlemelerin daha da sertleşmesiyle küçük, biyo atıklarla çalışan enerji santrallerinin kapsamlı filtreler olmadan çalıştırılmayacağını tahmin ediyorlar. Ahşap ham maddeler Ahşap üretim tekniği satıcıları yeniliklerini 27. salonda tanıttı. 2007'deki fuara kıyasla katılımcı listesinde pek değişiklik yoktu. İki büyük Alman firmaları olan Siempelkamp ve Dieffenbacher en önemli yenilikleri ile göz doldurdular. Siempelkamp özellikle yeni “Power Disc Drive” tahrik konseptiyle dikkatleri üstüne çekti. Oldukça daha iyi bir etkime derecesine sahip (kısmi hareket halinde dahi) ve böylece enerji tasarrufu sağlıyor. Tasarruf rakip Dieffenbacher firmasını da ilgilendiriyor. Eppinger merkezli firma yeni Blow-Line “Pro-Jet” konseptini pazarlamak için lisans aldı. Yeni bir boru iletim geometrisi ve değiştirilmiş fıskiyeler sayesinde %15'e kadar tutkal tasarrufu sağlanabilir. Yeni sistem Karlino'daki Homanit fabrikasında ve bu sene itibariyle bir Alman MDF fabrikasında başarılı şekilde kullanılıyor. Elektro el aletleri üreticisi Mafell (Oberndorf, Neckar) “Ligna” fuarında sadece düşük basınçla tutulan yeni ve ilk kılavuz rayını tanıttı. “Aerofix F-AF” seti kılavuz rayı herhangi bir iz bırakmadan sıkıca malzemeye sabitler. Böylece mengene kullanmaya gerek kalmaz. Bu yenilik kaliteli yüzeye sahip malzemelerdeki tüm hassas kesimleri ve istifli plakaların işlenmesini basitleştirir. Fotolar: Sindel, Fischer Frati grubuyla (İtalyan ahşap üreticisi) birlikte geliştirilen dijital baskı konsepti ufak bir devrim olabilir. İtalya'daki pilot tesisinde laminant zeminler bununla üretiliyor. En dikkat çekici unsur ise 100 m/dakikalık muazzam hız; neredeyse direkt baskı tekniğinin hız seviyesini (130 m/dakika) yakalamış durumda sayılır. Bu zamana kadar çıkan birbirleriyle rakip konseptler çok daha düşük hızlar çalışıyordu. Yıl içerisinde mobilya sektöründe de ilk pilot tesis çalışacak. Başka firmalar da dijital baskıyla ilgili çözümlerini tanıttılar (bu basımın 18. sayfasındaki yazıya bakın). El işçiliği Kartılımcılar, organizatörler ve hatta ziyaretçiler el işçiliği ağırlıklı işletmelerde krizden eser olmamasına hayret ettiler. Somut yatırım planı olmayan ziyaretçilerin çoğu besbelli fuara katılmadı. Karar veren kişi sayısı ise önceki fuarlara kıyasla oldukça fazlaydı. Fuarda bile yatırımlar başlatıldı, aşağı fiyat kategorilerinde spontane satışların yapıldığı bildirildi; fuar sonrası işlerinden ise daha fazla beklenmekte. ►Bir sonraki “Ligna” fuarı 2011 yılında 30 Mayıs ile 3 Haziran arasında olacak »Interzum« fuarında göstergeler yukarıda Karşılaştırıldığında ziyaretçi sayısındaki düşüş az – motivasyon iyi – çok sayıda yeni fikirler fi. 13 Mayıs ile 16 Mayıs arasında Köln'de görülecek çok şey vardı. Katılımcılar çok yönlü yeniliklerini tanıttılar ve ziyaretçiler bununla çok ilgiliydi. Ancak pek azı bunun için para harcamak istedi. Köln'deki dört gün boyunca krizin belki de tek göstergesi buydu. “Interzum” fuarı ekonomik durum içerisinde sallanmıyordu, tam tersine sağlam duruyordu. Özellikle yabancı konuklar bu sefer seyahat giderlerinden kısıp Köln'e gelmediler. Yaklaşık %13,5 düşüş göstererek sayı 30 550'ye düştü. Buna karşın yurtiçinden gelen ziyaretçi sayısı %10'luk bir artışla 16 450 oldu. Toplamda ise 2007'ye kıyasla yaklaşık %6,5'luk bir düşüş gözlendi. Bu zamanda çok az bir düşüş olarak kabul edilmelidir. Çünkü fuarın katılımcı sayısında (2009: 1370; 2007: 1360) ve alanında (2009: 153 000 m2; 2007:145 000 m2) artış olmuştur. Karşılaştırıldığında oldukça iyi Karşılaştırmak için: Hannover'deki “Ligna” makine fuarında (18 - 22 Mayıs) ziyaretçi sayısı yaklaşık %22,6 oranında ve katılımcı sayısında %4 oranında düşüş olmuştu (yukarıdaki makaleye bakın). 2009'un baharında Bad Salzuflen'de düzenlenen Alman “ZOW” fuarında 2007'ye kıyasla özel şovlarla genişletilen alan olmasına rağmen katılımcı sayısında %16 (2009: 572; 2007: 682) ve ziyaretçi sayısında %16 (2009: 15 200; 2007: 18 169) azalma yaşandı. Bu örnek göz önünde bulundurulduğunda “Interzum” fuarındaki %6,5'lük ziyaretçi düşüşü sineye kolaylıkla çekilebilir. Çünkü Alman ziyaretçi sayısında ciddi bir artış vardı. Köln fuarı için çok önemli bir husus. Çünkü krizin yaşandığı 2005 yılında Alman ziyaretçilerin az ilgi duymasıyla ilgili eleştirelere maruz kalmıştı. 2003'deki fuara 17 789 Alman ziyaretçi gelirken, o sene Köln'deki fuara yalnızca 11 642 ziyaretçi geldi. 2007'de ise yerli ziyaretçi sayısı %29 artarak 14 982 oldu. Bu sene ise artış devam ederek sayı 16 450 oldu. “Interzum” fuarı “Ligna” fuarındaki düşüşten de dolaylı olarak etkilenmişti. Fuarın özellikle cuma ve cumartesi günleri yurtdışından gelen ziyaretçiler kısa süreliğine Köln'e uğrayıp, buradan da uçakla Hannover'e devam ederlerdi. Bu rutin olay bu sefer olmadı. Fuarın en yoğun olduğu gün perşembe olmuştu; bazı katılımcılar bunun üzerine hatta “çok fazla” dedikleri bile oldu. Cuma günü ise genel bir hayal kırıklığı yaşandı çünkü herkes bir önceki günün ziyaretçi akınının devam edeceğini ummuştu. Geleneksel olarak cumartesi günü ise çok fazla ziyaretçi katılmaz. Dünyada eşi benzeri yok Bu fuarın en düşündüren sergileri ise 6. salondaydı. Burada dekoratif yüzey satıcıları, ahşap üreticileri, kenar ve yapıştırıcı üreticileri bir aradaydılar. Yüzeydeki yapılar, yüksek parlaklık hala büyük ilgi toplayan konulardandı ve dijital baskı konusu da sürekli gündeme geldi. Kenar bölgesinde lazerli kaynak dikkat çekmişti. Fotolar: Fischer Her sektörün dünya çapında bir fuara ihtiyacı olup olmadığı tartışılır ama şu kesin ki “Interzum” fuarının dünyada bir benzeri yoktur. Başka hiçbir kıtada bu fuarın yanına yaklaşacak bir fuar yoktur. En yakın rakibi ise Çin'deki şubesi olan “Interzum Guangzhou” fuarı; bu sene 61 000 ziyaretçi ve 761 katılımcı geldi. Diğer fuarlar yalnızca bir makine fuarının küçük bir bölümü gibidir, örn. İspanya'daki “Maderalia” (makine fuarı “Fimma”), Türkiye'deki “Intermob” fuarı (“Wood Processing Machinery”) veya Polonya'daki “Furnica” fuarı (“Drema”). “ZOW” fuarlarıysa buna karşın dünya çapında değil, Ziyaretçi sayısında az bir düşüş olsa da “Interzum” fuarında tüm göstergeler yukarıyı gösteriyor. lokal olarak organize edilmişlerdir (Almanya'da ve İtalya'da zaman zaman 700'den fazla katılımcı sayısına ulaşmaları ise çok dikkat çekici). Burada “Sasmil” ve “Xylexpo” fuarları da unutulmamalıdır. Vaktiyle bu iki fuar çift paket halinde bir nevi varlık haklarını korumuşlardı. Ayrıldıktan sonra 2008'de “Made Expo” ortağı olarak 100'den az katılımcıyla tam bir yenilgi yaşadı. 2010'da tekrar hayata döneceğine ise pek kimse inanmıyor. ==============qç=~ÇîÉêíáëÉ=áå eçäòJòÉåíê~äÄä~íí ìëÉ=çìê=ÉJã~áäW ÜòJ~åò]ÜçäòJòÉåíê~äÄä~ííKÅçã x x x ïïïKÜçäòJòÉåíê~äÄä~ííKÅçã Pencere Yapımı Sayfa 10 · Holz-Zentralblatt Eylül/Ekim 2009 Katmanlı pencere çerçeveleri üreten yeni fabrika Münchinger daha fazla ahşap verimi ve kalite için düzeltme ve kurt ağzı ekleme sistemini kullanıma geçiriyor rü. Ekonominin pek de iyi gitmediği zamanlarda Münchinger'in pencere lamelleri üreten Leutershausen, Almanya'daki yeni fabrikası gibi bir proje hem cesaret, hem de özgüven, strateji ve pazar bilgisi gerektirir. Tüm bu nitelikler Münchinger'de mevcut gibi; çünkü firma fabrikayı genişleterek sadece pazardaki konumunu güçlendirmek istemiyor; proje aynı zamanda ürün mevcudiyetinin büyüyeceği ve geleceğe yönelik bir yatırım niteliği de taşıyor. Ve yatırımlar henüz bununla da bitmedi. Bu sene içerisinde pencere çerçeveleri için “Belmadur çamı” üretimi yapan buhar kazanlı damgalama tesisinin de hayata geçirilmesi isteniyor. F irma Leutershausen'da bulunan Wiedersbach sanayi parkında 1991'de pencere lamelleri üretimine başladı. Bundan önce ise yan şirket olarak Münchinger Holz GmbH kuruldu. 1999'da burada kapalı alan içerisinde ilk üretim genişlemesi başladı ve şimdi yaklaşık 3,5 hektar arazi daha satın alınarak ikinci üretim genişlemesine girişildi; bunun içerisine lamel üretiminde kullanılacak düzeltme ve kurt ağzı ekleme sistemini içeren yeni bir üretim ve depolama merkezi dahildir. Ek arazi alımıyla birlikte yaklaşık 7,5 milyon Euro tutarındaki bu son yatırıma başka bir depolama merkezi ve üretim atıklarından üretilen ve inşaat pazarına uygun şekilde ambalajlanan bir ahşap briket merkezi de dahildir. 1961 yılında Adolf Münchinger tarafından Pforzheim'da kurulan Ötisheim ana merkezinin yanında Leutershausen fabrikası geçen yıllar içerisinde firmanın kalbi pozisyonuna gelmiştir. Burada 80 işçi günlük olarak 20 000 metre veya diğer bir deyişle 150 m3 katmanlı, finger-joint pencere çerçevelerini Rosenheim'daki pencere tekniği enstitüsünün kalite yönergelerine göre üretiyorlar; bu ensititü ayrıca Münchinger'i de denetliyor. Yeni yapım planları sadece bir yılda gerçekleştirildi Yeni yatırımlar çok dar bir zaman aralığında yapıldı. 6 Aralık 2007 tarihinde Leutershausen belediyesine inşaat izni için başvuruldu, 17 Mart 2008'de ise inşaata başlandı. Genel firma olarak otoyol yapımında ve yumuşak ve kumlu zeminler üzerinde tecrübesi olan Max Bögl inşaat firmasıyla (Neumarkt, Almanya) anlaşıldı; firma yılın o zamanlarında çok fazla yağmur yağmasına rağmen ve zor hava koşulları altında nerdeyse 10 000 m2 büyüklüğündeki IV. merkezi hemen hemen üç ayda bitirdi ve 1 Temmuz itibariyle makine kurulumuna başlanabildi. Ardından iki ay içinde kurulum işi de tamamlandıktan sonra Eylül başında ilk deneme üretimine start verildi ve 23 Eylül 2008'de düzenleme/kesim ve finger-joint alanında seri üretime başlandı. Bunun dışında fabrika genişlemesi kapsamında yeni bir trafo merkezinin yapımına da gerek vardı. Yatırım planlarına dahil olan ahşap briket üretimi, robotlu istifleme tesisi ve bir ambalaj tesisinin kurulmasıyla 1 Aralıkta yatırımlar tedbirleri nihai olarak son buldu. Çelik beton desteklere ve ahşap bağlantı yapısına sahip IV. üretim ve depolama merkezi 134 × 65 metre ebatındadır ve 8 metre genişliğinde bir ön tavana sahiptir. Tutkallı ahşap bağlantılar neredeyse 40 metre genişliğindedir ve Poppensieker & Derix tarafından üretilmiş ve Mohr Marangozluk şirketi (Leutershausen) tarafından monte edilmiş. Enerji tasarrufu nedenlerinden dolayı başka tavsiyeler olmasına karşın tavana 140 mm kalınlığında ısı yalıtımı uygulandı; böylece makinelerden yayılan ısı kullanılabilir ve merkezi ısıtmak için yeterli seviyede tutulabilir. Yeni V. depolama merkezinin 1700 m2 kullanım alanı vardır, neredeyse 53 × 35/23 metre büyüklüğündedir ve aynı şekilde yapılmış. Üçüncü ve iki katlı olan merkez (bodrum katı masif yapı) ise ahşap briket üretimine yarar. İki katın toplamında Kurt ağzı ekleme sistemi (arka), pres kanalı (sol) ve istif sistemi (ön) Sahip olduğu fiks uzunluklara uygun on kutusuyla birlikte otomatik istif düzeneğinin bir özelliği daha var. Genişliği otomatik olarak ayarlanabilir. Dimter tarafından tedarik edilen bir tesisdir. Fotolar: W. Rüter (5), Grecon (2) 968 m2 kullanım alanı vardır ve yaklaşık 32 × 15 metre ebatındadır. Üç merkezi tümü için toplamda 800 m3 BSH tutkallı bağlantı elemanı kullanıldı. Yeni binalarla birlikte Leutershausen üretim merkezi 15 hektar arazi üzerine yayılmış ve yaklaşık 8 hektar kullanım alanı üzerinde 50 000 m2 üretim ve bina alanına sahiptir. Yeni binalarda bir yangın fıskiye sistemi mevcuttur ve 530 000 litre hacimli bir yangın söndürme suyu deposu vardır. Pompa 6000 litre/dakika gücündedir. Yangın fıskiye sistemi ise Tyco Total Walther GmbH (Köln) tarfından kurulmuştur. Yatırım hedefi: Yüksek kapasite kullanımı Avrupa'nın önde gelen büyük pencere çerçevesi üreticisi olan Münchinger Holz grubu (%50 ihracat oranıyla dünya çapında ticari ilişkilere sahiptir) özellikle teslimat hızı ve esnekliği konularında son derece önem vermektedir. Ve bunu sağlamak içinse firma bir yandan büyük bir ham madde deposuna sahip olmasına güveniyor ve diğer yandan ürünlerinin çeşitliliğine güveniyor (zaten en sonki yatırım bu nedenle yapılmış). Yeni düzeltme ve finger-joint sistemi 108 m/dakikalık gerçek bir hıza ulaşıyor ve 27 × 90 kesitinde veya 40 000 metre/tabaka çam lamellerin üretimine yoğunlaşmıştır; bu da yaklaşık 100 m3 ham madde kullanımını gerektirir. Bu sistem lamel üretiminde kapasite ve kullanılılışlık anlamında sadece %20 artış sağlamakla kalmaz. Bu durum aynı zamanda firmayı tedarikçilerden tam anlamıyla da vazgeçmeden daha bağımsız hale getirecektir. Genel müdür ve proje müdürü olan Ernst Metzler diyorki: “Bunun üzerine ürün çeşitliliğine olan talep artmıştı ve mevcut tesisin kapasitesi üç vardiyaya rağmen büyüme sınırına çoktan gelinmişti.” Ayrıca yeni tarayıcı optimizasyonu sayesinde kullanılan ham maddeden daha iyi verim elde edilmesi bekleniyor. Ayrıntılı olarak yeni üretim tesisleri Makine ekipmanı alanında ağırlıklı olarak Weinig Concept planlama ve uygulama işlerini yaptı. Weinig'in düzeltme tesisi ön planya otomatiğine malzeme beslemesini ve ham maddelerin ayrılmasını ve istiflenmeyi kapsar. İyi bir tarama ve son ürün için ön koşul olan dört taraflı planya işlemi için Waco büyük bir makine olan “Hydromat 4000'i” tedarik etmişti; 150 m/dakika gücünde ve 50000 m/katman performansına sahip. Bunun ardına eklenen tarayıcıya besleme yapan taşıma sistemi de Weinig'den tedarik edilmiş. Artı tahtların olası kavramalarını ölçmek için burada Limab'ın bir eğrilik ölçüm cihazı kullanılıyor. Bu tip cihazlar hem büyük çam ağacı kesim tesislerinde, hem de yapraklı ağaç kesim tesislerinde kullanılır. Limab'ın henüz yeni olan ve ismi “Board Profiler” olan bu yeni ölçüm yöntemi bir dizi sıralı lazerlere dayanmaktadır (Münchinger'de altı adet bulunmakta). Ölçüm yöntemini lamellerin titreşimi bile etkileyemez. Böylece ölçüm hatalı olmuyor. Ahşapdaki nem Brookhuis'ın yüksek hızlı bir ölçüm cihazıyla sürekli ölçülür ve kaydedilir. Renkli kameralara sahip tarama sistemi “Wood-Eye” ve ek sensörler Innovativ Vision AB (Linköping, İsveç) tarafından yollandı. 250 m/dakikaya kadar olan hızlara uygundur. Weinig grubuna ait olan Dimter firması besleme ve dağıtım merkezini (çapraz kesim tesislerinin ihtiyacını kendisi algılar ve ayarlar), “Opticut 450 Quantum” tipi iki çapraz kesim testeresini ve sabit ve kurt ağzı ekleme konteynırlarından lamel kesiklerini manuel olarak alan ayırma bantlarını tedarik etti. Buna ayrıca Dimter marka sabit uzunluklu on adet otomatik istif düzeneği eklenir (bunların genişliği otomatik olarak ayarlanabilir). Burada lameller esaslı olarak dört kaliteye ayrılır. Grecon marka “Turbo S” tipi kurt ağzı ekleme sistemi, Sicko GmbH'nin (Zaisenhause) konteynır istifinden kurt ağzı ekleme ürünleri ile beslenir ve ardından aynı üreticinin bir istif düzeneği ile kurt ağzı ekleme sisteminin arkasında bulunan krikolu ayırma testerelerine yollanır. “Turbo-S” kurt ağzı ekleme sisteminde Grecon patentlı bir freze kombinasyonu kullanılmaktadır; bu da yatay ve dikey finger-joint bağlantılarının üretimini yüksek kapasitede sağlar. Sistemin modüler yapısı ayrıca müşterinin isteklerine uygun şekilde uyarlanabilir. Münchinger'deki kurt ağzı sistemi 600 mm genişliğinde paketler ve maks. 225 mm yüksekliğinde frezelere uygundur. Altı tezgaha sahiptir; bunların yardımıyla vardiya başına 27 × 90 ebatında 11 000 m lamel üretilebilir. Lamel ahşaplar önce düz tarafı öne bakacak şekilde ayarlanır ve sonra hidrolik besleme yardımıyla dik açıda kesilir. Birinci freze aksamı malzeme paketinin düz tarafına girinti profilini frezeler. Paketin bir ara bant üzerinden ikinci freze ünitesine iletilmesinden sonra paketin diğer düz tarafı frezelenir; burada patentli “Flankenjet” sistemi yardımıyla kurt ağzı ekleme profiline tam doğru miktardaki tutkal sürülür. Ardından pakette frezelenen ve tutkal sürülen ahşaplar ayrılır (150 parça/dakikaya kadar) ve bir dizilme hattında kaydırılmadan bir sıraya sokulur. Frekans ayarlı besleme motorları otomatik uzunluk ölçümüyle birlikte ahşap demetinin hidrolik düz presde doğru konumlanmasını garanti eder. Entegre edilimiş testere sonra demeti istenilen son uzunluğa göre keser ve hidrolik kumandalı bir besleme uzun parçaları bir pres kanalına nakleder. Bu da presleme işlemine paralel olarak tekrar doldurulabilir; burada 14 pres/dakikaya kadar performans elde edilebilir. Seçenek olarak üst ve alt çentik elemanları mevcuttur; bunlar Weinig freze miliyle birlikte kırılmayan bir kenar frezelemesi sağlarlar. Besleme ve giderme düzenekleri Besleme ve giderme düzeneklerinin kurulması işleri ise Weima firmasınaverildi. Konveyörlü ve beslemeli “WL15/55” tipi bir ahşap küçülme düzeneği kuruldu. Scheuch (Aurolzmünster, Avusturya) firması filtre merkezli ve halka hatlı emiş Paket şeklinde yollanan ham madde damperli istif düzeneğinde ayrılır ve sonra planya otomatiğine iletilir. Büyük oranda otomasyon olmasına rağmen münferit yerlerde el işçiliğine gerek vardır – resimde kısa lamel ahşapların dizilme işleminde. Devamı 12. sayfada Ürünler ve Hizmetler Eylül/Ekim 2009 Holz-Zentralblatt · Sayfa 11 Yüksek performans, düşük fiyat Profil mantolama için Düspohl'dan akıllı çözümler Profil mantolama alanında „Easy Wrap“ makinesi bir kıstas olmuştur; bu sistem yüksek kalite standardında mükemmel bir fiyat/performans oranı sunuyor. Alman Düspohl firması bu konsepti sürekli takip etti ve 2009 yılında daha saülam ve daha performanslı olan en yeni modelini tanıttı. „Easy Wrap S“ serisi akıllı „All-In-One“ yapıştırmaünitesi „SCS“ ile donatılmıştır: Eritici, dozaj pompası, filtre sistemi ve püskürtme memesi tek bir ünitede. EVA, poliefin ve PUR gibi yapıştırıcılar bir eritme haznesinde sıvılaştırılır ve kademesiz ayarlanabilen püskürtme memesine iletilir. Yapıştırıcının tipine göre 30 kg/saat kapasiteye ulaşılabilir; burada nakil gücü otomatik olarak bir dozaj pompası veya hızdan bağımsız bir dozaj kumandasıyla ayarlanır. Yapıştırma sistemine ait tüm parçalara özel, çizilmez bir katman uygulanmış olması kolayca temizlenmesini sağlıyor. Düspohl'un dünya çapında patentli püskürtme memesi titanyum kaplamaya sahip olmasından dolayı temizlik aletlerinin hor kullanılmasına da göz yummaktadır. Sıradışı bir özellik olarak bu sistemde yapısından dolayı özellikle conta ve solenoid valfın olmaması da söz konusudur. PUR yapıştırıcısı için gerekli hava kurutucusu gerekirse makineye entegre edilebilir ve sistemin tamamını harici olarak bağlanan kuru gazlardan bağımsız hale getirir. Profil yüzeylerini temizlemek için bir fırça standart donanım içindedir. Farklı profillerin donatım süresini kısaltmak için 3200 mm uzunluğundaki mantolama bölgesi hızlı değişim plakalarına sahiptir. Masal gibi tanıtılan maunlar Profil mantolama düzeneği „Easy Wrap“ Bununla ilgili diğer bir katkıyı da taşıma tekerleklerinde yeni kilit ayarıdır; bu sistem her bir taşıma tekerleğini basitçe kaydırarak yeni konumunda sabitlemesini sağlar hem de hiçbir alet kullanmadan. Mantolama malzemesi kısmı ise temassız çalışan bir çap algılamasıyla donatılmıştır; elektrik kumandalı manyetik toz freniyle birlikte malzemenin sonuna kadar eşit kalan bir malzeme gerilimi sağlar. Profil ve kaşe malzeme genişliğinde sınır kabul edilen 310 mm'lik maksimum çalışma genişliği ile maksimum besleme hızı olan 80 m/dakikayla birlikte bu makineden elde edilecek en yüksek performansı sağlarlar. Profil mantolama düzeneğine seri şekilde profil çıtalarını ayırmaya ayıran „Syn Cut Foto: Düspohl 150“ da eklenebilir. Birlikte çalışan çapraz kesim testeresi minimum konum toleransı ve optimum kesim kalitesi sunar. Normal hızdaki tüm uygulamalar için ve çok cazip bir fiyatla. Hidrolik bir motor tarafından hareket ettirilen testere dijital şekilde profil hızıyla eş zamanılı hale getirilir. Özel yapısından dolayı sistemde herhangi bir profil sıkıştırma düzeneği yoktur. Böylece ne dekorda baskı izleri, ne de profilde deformasyonlar olabilir. Kumanda ünitesi üzerinden profil içerisinde başka bir “kesim” programlanabilir. Makine aynı zamanda mevcut tüm mantolama düzeneklerine eklenebilir. Firma: Düspohl Maschinenbau GmbH, 33758 Schloß Holte-Stukenbrock (Almanya) Entegre çapak emişine sahip aksamlar Atemag, ahşap ve plaka işleme alanında modern teknikler sunuyor Entegre çapak emişine sahip aksamlar sayesinde ahşap işleyen işletmelerdeki hava kalitesi oldukça iyileşmektedir. Çıkan çapaklar doğrudan aletin kendisinden emilir ve bir iletim elemanı üzerindenmalzeme ve makineyi kirletmeden ve üretim salonuna gelmeden makinenin emiş kapağına ulaşırlar. Bir algılama aygıtı yardımıyla da malzemenin yüzey kalitesi optimize edilir ve aynı zamanda çalışma çevresi daha çekici hale getirilir. Bu, Alman Atemag firmasının (Hofstetten) bu sene pazara getirdiği yeniliklerden sadece bir tanesi. Bunun dışında bu sene 18 - 22 Mayıs tarihleri arasında Hannover'deki (Almanya) “Ligna” makine fuarında Almanların yeniliklerine ilgi büyüktü. Hafif inşaat plakalarına dübellerin otomatik yerleştirilmesi ve tutkallanması için yeni bir aksam teknolojisi geliştirildi. Atemag sisteminde sabitleme elemanları yüzeyle örtüşecek şekilde yerleştirilir ve tam dozajlı, farklı yapıştırıcı miktarlarıyla tutkallanır. Dübeller oldukça dikkatli şekilde yerleştirilir ve hafif inşaat plakasının üst katmanına zarar verilmez. Açılan delikte toz olmayacak diye bir kural yoktur, çünkü sabitleme elemanı alt katmana doğrudan temas etmiyor; bunun yerine bağlantıyı tutkal sağlıyor. Sistem 16 - 50 mm kalınlığında plakalar ve farklı dübel uzunluklarına uygundur. En küçük bir alanda bir alet aparatlarının hassas ve güvenilir şekilde gerilmesini sağlayan otomatik alet germe sistemi “Ategrip” de yenidir. Germe işlemi özel tasarlanmış bir yayla ve akıllı fakat basit ve güvenilir bir bilya germe sistemiyle sağlanır; bu sistemde çok yüksek çekme kuvvetleri altında oldukça hassas bir şekilde güvenilir bir germe sağlanabiliyor. Sistem basit bir basınçlı hava bağlantısıyla döner yapı parçalarına zahmetli basınç vermeden çözülüyor ve bu yüzden de hassas değildir ve de aşınmıyor. Germe sistemi kapsamlı test dizeleri içinde farklı enstitüler tarafından her açıdan kontrol edildi ve sertlik, çekme kuvveti ve hassas- Entegre çapak emişine sahip aksam Foto: Atemag lık bakımından mükemmel sonuçlar elde edildi. Özellikle güvenlik konusuna büyük önem verildi. Her koşulda aletin kazara çözülmesi mutlaka önlenmelidir. Germe sistemi gereğinden fazlaca güvenlidir; gergi yayı kırılsa bile aleti çözmek için en az 10 000 N çekme kuvveti gereklidir. Sıradan sistemlere karşın sağladığı en büyük avantaj ise sıradışı tümleşik yapı şekli sayesinde bu yeni sistemin örneğin standart bir elektrik motoruna takılabilmesi ve proses güvenliğini artıran dayanıklılığını büyük öiçüde artırmasıdır. 1 mm'ye kadar olan konumlama hatalarında bile alet aparatının güvenilir şekilde gerilmesi sağlanır. Firma: Atemag Aggregatetechnologie und Manufaktur AG, 77716 Hofstetten (Almanya) Maun üreticisi Danzer Group (Baar, İsviçre) her sene müşterilerini ve iş ortaklarını sanatsal olarak tasarlanmış takvimindeki yeni fikirleriyle şaşırtıyor (bu sene dokuzuncu kez takvim çıkarıyor). Yoğun emekle hazırlanmış resimlerde maunlar olağandışı ortamlarda veya yeni bir perspektifte gösterilmiş. Takvim bu sene gören- leri masal dünyasına giden bir yolculuğa götürüyor – Alice Harikalar Diyarında'n, Kül Kedisi, Sinderella, Aladdin ve Deniz Kızı Arielle'e kadar. Sinderella burada “Vinterio Stratus” isimli bir maundan yapılmış halı üzerinde uçuyor. Bu baskının 14. sayfasındaki rapora bakın. Foto: Danzer Group Makine Teknolojisi Sayfa 12 · Holz-Zentralblatt Eylül/Ekim 2009 Bu yeni kenar »sıfır aralık« ile dikkat çekiyor Ima ve Homag'ın geliştirdikleri yenilikler »Ligna 2009'da« seri üretime hazır olacak Lazer kenar konusu sektöre 2008 baharındaki “ZOW” fuarından sonra (Bad Salzuflen, Almanya) sektöre girmiş durumda. O zaman Alman kenar üreticileri Döllken ve Rehau “Fusion-Edge” ve “Raukantex Laser-Edge” yöntemlerini aynı zamanda tanıttılar. Yöntemlerdeki fikir ise kenara boşluksuz (“sıfır boşluk”) ve sıradan yapıştırma katmanı olmadan yaklaşmaktı. O zamandan bu zamana çok şey değişti. Ima ve Homag konseptlerden makineler geliştirdiler ve bunları “Ligna 2009” fuarında ilk kez kamuoyuna tanıttılar. Üretimini etkinleştiren (yani verimliliğini artıran) giderlerini düşürür ve imalatını artırır. Burada zaman büyük bir rol oynuyor ve “birim zamandaki adet” ölçüsü en önemli silahtır. Üretim zamanının yanında harcanan ek zamanlar (donatım zamanı vs) da daha fazla dikkate toplamaya başladı. Kenar yapıştırma makinelerinde bazı özel ek zamanlar ortaya çıkar: Yapıştırma ünitesinin yalnızca üretime başlanmadan önce ısıtılması yeterli değildir, aynı zamanda makine operatörünün çok dikkatli olmasını da gerektirir. Dolum seviyesi doğru mu? Sıcaklık doğru mu? Yapıştırıcı doğru katman kalınlığına sahip mi? Ve günün sonunda da en çok zaman alan en zor iş geliyor: bu da temizlik. Homag ve Ima'dan yeni kenar çözümleri Alman kenar üretcileri Döllken ve Rehau'un konseptleri baz alınarak makine üreticileri Homag (Schopfloch) ve Ima (Lübbecke) “Ligna” fuarıyla aynı zamanda kenar konusyla ilgili nerdeyse birbirinin aynısı olan çözümler sundular. Her iki firma kenar yapıştırmada yapıştırma ünitesinin yerine bir lazer kullanıyor. Ima tasarımcısı ve “Laser-Edging” uzmanı olan Uwe Seifert “Esas avantaj kenarların yüksek kalitesindedir” diyor. “Eğer üst sınıf bir mutfak üreticisi için her metre kenar 5,7 Cent daha fazla maliyete sahipse ve komple bir mutfakta bu rakam 3,30 Euro'ya çıkıyorsa, o zaman gider faktörü büyük önem taşımaz.” Burada önemli olan dekor kenarının plakayla olan sağlam bağlantısıdır; su ve su buharının nüfuz etme şansı kalmaz. Bu da iç tarafında bir polimer fonksiyon katmanı bulunan dekoratif bir kenarla sağlanır. Her iki malzeme Coextrusion yöntemiyle birleştirilir; bu yöntem Rehau firmasının Bulthaup mutfak üretcisiyle işbirliği sonucu geliştirilmiştir. Lazerle (Ima, Rofin Sinar'ın bir CO2 lazerini kullanıyor) milimetrenin onda biri kalınlığındaki polimer fonksiyon katmanı 135 °C'de eritilir ve baskı merdaneleri ile kenar preslenir. Eriyen polimer katmanının yoğun yapışma kuvveti, sınır yüzeyi katmanında moleküler etkiler olması nedeniyle kenar ile plaka arasında iyi bir mekanik bağlantının olmasını sağlar. Baskı merdanelerinin kuvveti kütlenin en küçük yüzey pürüzlerine bile girmesini sağlar ve bunları kapatır. Böylece erimeden sonra optik olarak sıfır aralığa ulaşılır. Ima kendi yöntemini “Laser-Edging” olarak adlandırıyor; bir lazer ışını milimetrenin onda biri kalınlığındaki polimer katmanı 135°C'de eritir ve baskı merdaneleri ile kenar preslenir. Yüzeysel olarak bakıldığında Ima ve Homag'ın çözümlerinin neredeyse aynı olduğu söylenebilir. Ancak ilk bakışta görülmeyen farklılıklar vardır. Bu farklar lazer kaynağından başlıyor: Homan bir diyot lazer kullanıyor; Homag'da geçiş tekniği üretim yöneticisi olan Markus Kostenbader “Bu diyot lazerin enerji etkinliği çok yüksek” diyor. “Bu sayede 3-kW diyot lazerimiz 14 kW bağlantı gücüyle çalışabiliyor – bu rakam bir CO2 lazerinin oldukça altındadır.” Kostenbader ayrıca faaliyet olarak da bir avantaja daha dikkat çekiyor: Diyot lazer bir el feneri gibi açılıp kapatılabiliyor ve sadece ihtiyaç olduğunda kullanılıyor. Homag'da kenar ve plaka bir yönlü lazerle eritilir; bu lazer kenar üzerindeki çok ince bir tabakayı eritiyor. Bu sayede preslemeden sonra neredeyse gözle görülmeyen bir aralık oluşur. Tabakanın daha iyi ve hızlı ısınmasını sağlamak için emiciler karıştırılmıştır. “Bu sayede tüm katman kalınlığı boyunca eşit bir erime elde ediyoruz; bu da kenara tutunma anlamında iyi bir sonuç veriyor”, diyor Markus Kostenbader. “Laser-Tec” (Homag kendi lazer çözümünü böyle adlandırıyor) patent kayıtlıdır ve sadece plastik kenarlara yapıştırmayı sağlamaz, aynı zamanda melamin reçine kenarlarında ve masif ahşap kenarlarda da sağlar. Tutkal kullanılmadığı için ısınma süresine gerek kalmıyor ve bu da enerji tasarrufu sağlıyor; malzemenin ve diğer işleme aksamlarının kirlenmesi oldukça azalıyor ve bakım ve onarım çalışması için gerekli olan personel ihtiyacı düşüyor. Yapıştırıcı olmadan çalışan kenar yapıştırma yöntemine Homag “Laser-Tec” diyor; ilk defa “Ligna” fuarında tanıtıldı. Ima'nın yeni sistemi fuarda yoktu. Söz konusu makine fuarından hemen önce ilk müşterisine teslim edildi. Kenar üreticileri ve lazer uzmanlarıyla işbirliği yapılarak, PU eritme yapıştırıcılara kıyasla verimliliği ve kalitesi oldukça artmış ve atıkları azaltan bir makine oluşmuştur. Fazladan giderler için ne söylenebilir? Kostenbader “Her metre kenar için 1,5 Cent ek gider olacağını hesapladık ve beş yıllık bir amortisman hesabı yaptık ki bunun içinde diyot stiklerin değişimi de dahildir; bu sürede yaklaşık 30 000 çalışma saatidir” diyerek somut sayılarla konuşuyor. Norbert Schmidt Homag'da ise preslemeden önce titreşimli bir lazer ışını kenar üzerinde ince bir tabakayı eritir. Her iki yöntemin sonucu şaşırtıcı derecede aynıdır: aralık yok olmuştur. Burada Döllken'in bir kenar çözümü. Katmanlı pencere çerçeveleri üreten yeni fabrika 10. sayfanın devamı sistemini, Grecon (Alfeld) firması kıvılcım söndürme sistemini ve Böge (Bielefeld) ve Nillius (Königsbach-Stein) firmaları ise kablo ağı ve bağlantı sistemiyle birlikte kompresör sistemini tedarik etti. Ahşap briket üretim tesisi Optimum kaynak kullanımı kapsamında Münchinger'de üretim prosesi esnasında oluşan talaşların büyük bir kısmı ahşap briketlere dönüştürülür (bunları firma hem kendisi kullanıyor, hem de inşaat malzemesi olarak satıyor). Bunun içinse İtalyan Di Piu S.r.l. (Breganze) firmasının iki mekanik briket presine yatırım yapıldı. Bu tesislerin toplamda yaklaşık 15 t/vardiya performansı vardır. Bu ısınma gereçleri sezonluk ürünler oldukları için briketler yaz yarı yılında üretilir ve depolanır. Yılda yaklaşık 5 000 ton briket üretilir ve firmanın kendi ısıtma sistemi bundan faydalanır. Briketler ise DIN 51731 normuna uygun ve DIN kont- rollü ürünlerdir; bunlar temiz ambalajlanmış halde teslim edilirler. Bunun içinse BVM Brunner (Reutlingen)'den tedarik edilmiş yeni bir folyo ambalaj sistemi kuruldu ve briketlerin palet istifleme işini ise PCA Roboter- und Verpackugnstechnik (Leutershausen) ve Augsburg'lu Kuka Roboter GmbH şirketlerinin ortak bir çözümü yapıyor. PCA aynı zamanda taşıma ve sargı istasyonunu ve Bizerba GmbH (Balingen) ise tartı istasyonunu tedarik etmişti. Yenilikçi masif ahşap ürünler Frezeli kurt ağzı eklemelerine sahip lameller dizilme istasyonuna ve prese giderken. Sicko marka krikolu istif düzeneği üzerinden kurt ağzı ekleme sisteminin arkasında bulunan ayırma testerelerine gidilir. Franz Kolar GmbH (Brunn, Avusturya) yenilikçi masif ahşap ürünlerinin üretimine odaklanmıştr. Ürün programında masif ahşap çıtalar, ahşap ızgaralar, trabzanlar ve “Duoplex” var - “Duoplex” bu sene yüksek ürün kalitesi alanında “Interzum Award” ödülünü alan ve ahşapakril karışımı bir malzemedir. Masif ahşap ızgaralarda kapsamlı bir katalog ve depo programı ve özel imalatlar sunuluyor. Programda ise çeşitli tiplerde klasik süs ızgararası, yüzeyi örten ahşap ızgaralar ve masif ahşap- tan havalandırma ıgzaraları vardır. Buna uygun olarak profil çıtaları ve parça çıtalar sunuluyor. Çıta deposunda yaklaşık 80.0000 metre çıta vardır. Sırf parça çıtasındaki standart programda bile 100'den fazla profil vardır. Klasik programın yanında yat, karavan, kapı, pencere üreticileri ve mobilya-mutfak üreticileri için sayısız özel imalatlar da yapılıyor. Ayrıca ışıklı trabzanlar ve kristalli trabzanlar (Swarowski ürünleri) da programda vardır. Firma: Franz Kolar GmbH 2345 Brunn/Geb. (Avusturya) Kaplamalar Eylül/Ekim 2009 Holz-Zentralblatt · Sayfa 13 Çapraz kaplama kapılar revaçta Kapı üreticisi olan HGM, modern üretim teknolojisiyle mobilya sanayiinde tedarikçi olarak da rol alıyor kk. Yaklaşık üç yıldan bu yana çapraz kaplama kapı tamamıyla revaçta. Önde gelen kaplama kapı üreticileri arasında olan ve Grauthoff-Türengruppe'nin (Grauthoff-Kapılar grubu'na ait) temel ortağı olan Almanya Rietberg merkezli HGM Türenwerke şirketidir. Ve orada da kapıların üst tabaka kaplamaları hususunda uzmanlıkları ortada. Bağlı olan üretimin önemli unsuru kaplama makinesi olan “ACR Cross Runner 1200” ‘de Rietberg merkezli makine üreticisi Heinrich Kuper GmbH & Co. KG tarafından özellikle bu tür kaplama işlemleri için (çapraz bileşim) tasarlanmış. K apı üretici şirketin büyük patronu olan Heinrich Grauthoff, söyleşinin hemen başında birbirlerine yer bakımından da yakın olan bu iki şirketin tarih boyunca gelişen sıkı bağına dikkat çekiyor: “Kupersiz HGM olamazdı”. 50'li yılların sonunda, HGM’in kurulduğu, makine satın almak için finansal imkanların kıt olduğu ve bankaların güveninin (henüz) yüksek olmadığı dönemlerde, Heinrich Kuper Heinrich Grauthoff'un sözlerine ve fikirlerine güvenmiş. İlk satın alınan makine olan planya makinesi o zamanlar yaklaşık 35 000 DM'a (17 500 Euro'ya) mal olmuş ve kendi kendini finanse etme şansını yakalamış ve bunu bir yıl içinde başarmış. Ve ardından bu kapı üreticisi ikinci Kuper makinesini alarak devam etmiş. Grauthoff Türengruppe şirketler grubu içerisinde, HGM'in dışında Astra (Dekor/HPL-/CPL-kapılar) ve ayrıca Licht & Harmonie (camlı kapılar) şirketleri bulunmakta ve şirketler grubunun hasılatının yüzde 41'ini kaplama kapıdan, folyo ile kaplanmış kapıların hasılat payı aynı oranda iken camlı kapılarda yüzde 18 oranında bulunuyor. Şirketler grubu 700 eleman çalıştırıyor ve bunların 300'ü HGM’de: Rietberg'de 240 eleman, Stromberg’de (pervaz üretiminde) 60 eleman. Böylece kapı üreticisi olan bir şirket ayrıca mobilya sanayiine hizmet sunucu olarak ortaya çıkıyor – iki taraf için avantajlı olan bir durum. HGM'de böylece standart kaplama kapılardaki düşüşü telafi edebilmekte ve kar bile yapabilmekte. Bunun üzerine, iç döşemecilerle birlikte pozitif gelişen bir iş alanı daha ekleniyor, o da özellikle ekzotik ahşapları ilgilendiriyor. Çapraz kaplama işlemi için özgül makine teknolojisi Gerek kapılar için, gerek mobilya cepheleri için olsun kaplama üst tabaka üretiminin temelini kurulu, modern, iyi ölçülü makine teknolojisi oluşturmaktadır. 2008 yılında ortalama 800 000 m2 eklemeli kaplamalar üretilmiş ve bu yıl içinde 1 milyon m2'e ulaşması bekleniyor. 1999 yılında kurulan Fisher-Rückle çapraz bileşim makinesinde büyük ebatlar üretilmekte. Bu yazının başında bahsedilen çapraz kaplama kapılara yönelen eğilimden dolayı tamamen bu arze uyarlanan kapasitenin genişletilmesi gerekmiş. Burada Kuper'in geçen yıl yeni geliştirdiği ve 1200 mm'ye uyarlanmış “ACR Cross Runner” ile tam uygun olan teknoloji bulunmuş durumda. Günlük kaplama plaka üretim hacmi bu şekilde 4000 m2 'ye çıkmış. Kuper teknolojisi için en önemli argüman 40'li çapraz tutkallama makinesinin sağlamlığı. Isıtma alanı aşırı dar, temas anı çok kısa, öyleki üstün nitelikli plakaların işlemesinde çok düşük termik gerilim ve ağırlık oluşabiliyor. HGM'deki “Cross Runner” kendi modelinde Almanya'da bir ilk – faaliyete geçtiğinden bu yana üretimde sorunsuz ve özenli bir şekilde çalışıyor. Ve fiks ölçümlü küçük mobilya parçaları da tesisde daha büyük biçimlerde üretiliyor. Makine parkı konusunda da ayrıca söz etmeye değer 2005 yılında kurulan lazer tesisi (“Eurolaser”) bulunuyor. Bu makine birleşik kaplama formları, karakteristik yazı biçimleri ve kaplamalarla üretilmiş ikonlarda kullanıklmakta. – HGM'in ürün tanımındaki unsur olan bu sistem örneğin meyve bahçesi koleksiyonunda devreye sokuluyor. Kaplama kapıların şarküterisi Meyve ağaçlarından üretilen kapı koleksiyonu lazer tesisinde yerleştirilmiş ikonlarla damgalanıyor. Kapılar için üst katman, sabit ölçüler ve “kaplama anlayışı” HGM'deki kaplama alanı çok geniş çeşitliliği ile kendini gösteriyor. 50 ahşap çeşidi doğrudan hazır bulunuyor, yani bu şirketin bir kaplama toptancısı kadar geniş deposu bulunmakta. Bu geniş kapsamlı depo gereğince büyük ölçülerde bulunuyor ve Furnier Johannes Hemkentokrax'in yöneticisi bu depoya çok özel ilgi göstermekte. Yıllık satın alma hacmi ortalama 3 milyon Euro cıvarında. İyi kalitede ürünler mevcut olduğunda satın alınıyor, bunların arasında yalnızca özel iş bağlantılarından dolayı teklif alınan birçok özel ve yüksek kaliteli ağaç gövdeleri bulunmakta. Büyük boyuttaki satın alma hacmi çeşitli kaliteler alabilme imkanı sağlamakta – hepsi doğrudan hazırda bulunmakta ve bununla birlikte makinelerin kapasite durumu da geliştirilmiş bulunuyor. Burda bir pozitif etken daha beliriyor: artan bir mobilya üretici sayısı, HGM'in kaplama gücünden yararlanarak, Rietberg'de sabit ölçüler üretirmekte. 2008'de bu oran nerdeyse iki katına çıkarak HGM kaplama işlemenin şu an toplam üretim hacminin yüzde 40'nı oluşturuyor. Kaplama kapıların pazarlamasında şirket kendine has ve çoğunlukla yeni yöntemler uyguluyor. Kaplama alanındaki alt/orta fiyat katmanlarındaki aşırı azalma – Almanya'da kaplama kapılardaki pazar hacmi yılda 10 milyondan bu dönemlerde 3 milyona kadar gerilemiştir ve bundan dolayı bu ürünler bir çeşit “kapı katmanlarında sarküteri ürünleri” ‘ne benzer şekilde görülmekte ve bu şekilde tanıtımı yapılmalıdır. Bu şekilde örneğin tüketiciler için zeytinden kapı ağacı konusunu tatlandırmak amacıyla “zeytin günleri” vardır. Ve meyve ağacı koleksiyonu konusu da bir konudur, herkes elma-, armut-, ya da erik ağacını meyve üreticisi olarak kendi Kapı imalatçısı HGM’nin hedefi zor taklit edilebilecek dünya çapında eşsiz olma özellikleri olan ürünler. Burda gözüken erik ağacı kaplamaya sahip, çapraz kaplanmış ve de akağaç çizgili şekilde dizayn edilmiş bir kapı. bahçe tecrübesinden tanımaktadır. Yerli ağaçlardan nasıl güzel kapıların yapılabildiğini öğrenmek müşteriler için bir çeşit “aha tecrübesi” olmalıdır. Kapı uzmanlarının kendi çalışanları şirketin en önemli sermayesidir diye vurguluyor işletme idaresi, ve buna paralel olarak da meslek öğrencilerinin oranı da o kadar yüksek. Bu da ürün gelişimininde kendini gösteriyor. Bütün dizayn soruları Grauthoff grubunun kendi içinde çözüme kavuşturuluyor. Ürünlerin geliştirmelerinde de sadece kendi çalışanları sorumlu oluyor. Sadece özel kapı mandalları, örneğin şu anki aktüel “Di-Mano-In-Mano”-serisi gibi ürünler Karim Rashid ya da Mauro Ronchi gibi üst seviye dizayncılar tarafından dizayn edilir. Yalnız dizelenmiş özellikler ve kendilerine ait pazarlama acentası Wolfgang Grauthoff kendi şirketini kapı pazarlama imkanları konusunda henüz yolun başında görüyor. Bütün ürünlerin ihraç oranı 2008 yılında şirket içinde karşılandığında ortalama yüzde 15 iken ahşap kapıların oranı yüzde 20'yi bulmuş. Bu miktar yoğun bir şekilde artırılabilir, örneğin yurtdışında “VW-Golf'a oranla Mercedes” ‘de daha fazla talep görür diyor Wolfgang Grauthoff, ve böylece kaliteli HGM’ deki kapıların çapraz kaplamalarında gereken önkoşul “ACR Cross Runner 800” nolu makine Ön tarafta lazer tesisi, arka tarafta duran “ACR Cross Runner 800.” ahşap kapı modellerinde daha yüksek hedeflere niyetli olduğunu kanıtlıyor. Bu bağlamda kendilerine ait ve aynen Rietberg'de bulunan Lichtstark adlı bir pazarlama acentasının kurulmuş olması Ve ip tutkallaması da hala güncel. Fotolar: Kuper (1), Koch (4) önem taşıyor. Bu acenta Grauthoff Türengruppe şirketinin pazarlamasını gerçekleştiriyor. Bu acenta planlama esnasından katalog şekillendirmesine kadar üretimde rol oynuyor. Çok çeşitli ürünler grup içinde derleniyor ve tek elden pazarda sunuluyor. Ürün yelpazesinde hedeflenen zor taklit edilebilecek yalnız dizelenmiş özellikli ürünler, örnegin kaplama cam birleşimi, bulunuyor. Rietberg'li kapı uzmanı erkenden kendi yolunu seçmiş. Bugün şirket kuruluşunun 53'üncü yılında ve sermaye oranı ortalama yüzde 70'i bulurken aynı zamanda bankalardan da bağımsız bulunuyor. Kendi ürünlerinin yeniden tanınma oranı yüksek tutulmasıyla markalaşan başarı hikayesi devam ettirilmekte. İhtiraslı bir kaplama kapı imalatçısı için hedeflenen şey ürünlerinin asla diğerleri ile karıştırılmaması oluyor. Bu adreslerden daha fazla bilgi edinebilirsiniz: HGM: www.hgm-tueren.de Kuper: www.kuper.de Lichtstark: www.lichtstark.eu Kaplamalar Sayfa 14 · Holz-Zentralblatt “One-of-a-kind” programından Tamo ağaç gövdesi Eylül/Ekim 2009 “Kaplan desenli” kahverengi meşe ağacı Eşsiz yüksek kalite kaplamalar Kaplama üreticileri kaliteli özel çözümlere çok güveniyor Satin Walnut: Özel karakterli trend ahşap türü Kaplama güzeldir, kaplama eşsizdir. Buna rağmen Alman ve tüm Batı Avrupa kaplama sektörü pazar payını kaybetmeye devam ediyor. Bunun güncel ekonomik durumla pek alakası yok; bu yıllardan beri düşüş gösteren olumsuz bir gelişme. Esas nedenler olarak plastik yüzeylerle olan rekabet ve üretim kapasitelerinin Doğu Avrupa'ya kaydırılması sayılabilir. sinin kısımları da satılabilir ve buna göre küçük miktarlarla da çalışılınabilir. Firma şefinin bu sene içinde Orta Amerika'ya yapacağı seyahatlerden yanında neler getireceği de ilginç olabilir. Orada su altında kalan ağaçlara bakmak istiyor (bu sayının 21. sayfasındaki yazıya bakın). Aslında herkes aynı sorunlarla başa çıkmak zorunda: makul fiyatlara yüksek kaliteli kaplama için gövdelerin az bulunabilmesi ve düşük kaliteli ahşapların orta düzey fiyatlara satılması. Ancak bu sorunun güncel krizle ilgisi yok. Bu sektörde yıllar yılı devam eden ve işletmelerin sürekli kaybolmasınae neden olan bir problem. Ancak dünya ekonomisinde yaşanan güncel olaylar sorunun daha da büyümesine neden oldu; çünkü daha da fazla önemli pazarlama kesimlerinin kaybolmasına neden olmuş, özellikle de kaliteli elyaf kaplamalar kullanan otomotiv ve mobilya sektörlerinde. Buna karşın yüksek kaliteli iç mimari, konut yapı ve de kapı sektöründeki satışsa karşılaştırıldığında daha düşük oranda zarar görmüş bulunuyor. Büyük firmalar zor durumda Özellikle alt-orta gelir düzeyine hitap eden pazara fazla bağlı olan büyük firmalar mücadele etmek zorunda. Danzer Group ve Möhring Group gibi firmalar üretim yerlerini kapatarak durumun ciddiyetini gösterdiler. Danzer, 2008 yılının sonunda Bielefeld'deki üretimini durdurmuş, Möhring ise yılın ortasında kaplama ve kereste deposunu kapattı. Dolayısıyla her iki firmanın Almanya'da artık stratejik üretim yerleri kalmamış. Küçük firmalarda ise özel bir ürüne odaklanma trendi devam ediyor. Özetle: Rüzgardan ve yağıştan korunmak için firmalar kendi kovuklarını aramaktalar. Böylece sektör ürün çeşitliliği açısından bakıldığında birbirlerinden uzaklaşıyor ve böylece karşılaştırılması zorlaşıyor - aynı zamanda aynı ürünleri sunan büyük firma- larla devam eden uzun yıllara dayanan rekabet baskısı azalıyor. Bir girişimci “Sektör git gide küçülüyor” diyor. Yardımlaşma var, konsinye mal ve olası bir uygulamada belki daha iyi bir çözüme sahip sektör arkadaşına yönlendirme yapılıyor. Birkaç yıl önce bunu düşünmek bile imkansızdı ve bir işi başka birine bırakmaktansa zarar etmek tercih edilirdi. Belki de her krizin iyi yönleri de var. Reholz “Vinterio” programından alınan kaplamaya sahip üç boyutlu kase Eşsiz teklif Belçika'lı Decospan “Concept Alanında” kaplamalı ürünlerinin çeşitli kombinasyon imkanlarını tanıtıyor. Duvarda “Shinnoki - Smoked Walnut”, yatak ve dolaplarda ise “Character Wood - Red Gum”. Neden sadece tek boyutlu düşünelimki? Köln'deki “Interzum” fuarında bu sene “Avrupa Kaplama Forumu” kapsamında kaplama elbiselerden oluşan bu koleksiyon tanıtıldı. Fotolar: Fischer (3), Schorn & Groh (4), Danzer (1) “Kaplama ekonomisi özellikle kaplama fiyatlarının yıllardan beri sabit kalması ve hatta geri gitmesi sonucu baskı altına girdi. Burada tahminimce büyük kaplama üreticileri imitasyon ürünlerle rekabet etmeye çalışıyorlar. Bu doğru yol değil” diyor Axel Groh, Karlsruhe merkezli Schorn & Groh kaplama üreticisi firma. Onun konseptinde ise eşsiz kaplamalara odaklanma var. Dünyanın her yerinden Kuveyt'ten Moskova'ya kadar sayısız firma kaplamalarını Karlsruhe'den temin etmiş ve bu durumda çok özel segmentin umut vaadettiği söylenebilir. Sektör oldukça geniştir örneğin Ulm Üniversitesinin Biyokimya Enstitüsünde “çılgınca” birleştirilmiş bakır meşeden başlayan ve yıldız mimar olan Norman Foster'ın “Celebrity” adındaki lüks yatının iç mimarisine kadar gider. Bu aktivitelerin bir elemanı da “One of a kind” programıdır. Tamamen eşsiz olan münferit ağaçların pazarlamasını içerir. Sadece müşterilere verilen ve sıradışı beneklere, olağanüstü renklere ve başka özelliklere sahip ahşap türlerini içerir. “Çoğu zaman yüz bin ağaçtan yanlızca biri istenilen özelliğe sahip oluyor” diyor Groh. Yaklaşık iki yıldır Karlsruhe'li kaplama üreticisi büyük başarıyla küçük ve eşsiz müşteri çevresine bu koleksiyonu sunuyor. Schorn & Groh bu yıl itibariyle de olağanüstü kaplamalartı yeni bir kampanya fiyatıyla tüm ilgililerin beğenisine sunuyor. Ahşap türleri çok çeşitlidir - akağaçtan meşe ve eriğe kadar hepsi bulunur. Örneğin “French Elegance”, Nantes'da (Fransa) yaklaşık 4 069 m2'lik kamuya ait orman arazisi üzerinde yetişen bir Avrupa (şeritli) akağacıdır. Ağaç çok büyük yaşından dolayı olağandışı çekirdek ve ağaç dokusuna sahiptir. Bu ağaca karar veren kişi emin olabilirki dünyanın başka hiçbir yerinde böyle sıradışı benekler göremez. “Bunlar dünya çapında satın aldığımız en büyüleyici güzelliklerden oluşan koleksiyondur. Bu koleksiyonumuzla doğanın ne kadar özel olduğunu göstermek istiyoruz – ve kendini sürekli yeniden keşfettiği için de hiç kopyalama yapılamadığını göstermek istiyoruz” diyor Groh. “One-of-a-kind” adı altında da sıradışı kaplamalar pazarlanıyor ancak bunlar eşsiz değildir. Bir ağaç gövde- Reyon ürünü plaka yapmıyoruz Sadece Schorn & Groh değil, Mehling ve Wiesmann (Lohr am Main), Danzer Group (Baar, İsviçre) ya da kaplama plaka üreticisi Belçika'lı Decospan şirketi de (Menen) de özel ürünler sunuyor. Örnek olarak Decospan 2009 baharında yeni “Shinnoki” ürününü tanıttı. Burada boyalı ve aşındırılmış uygun kenarlara sahip kaplama plakalar söz konusudur. Belçika'lılar programlarına iki koleksiyon daha kattılar. İlk defa mayıs ayında “Interzum” fuarında tanıtıldılar. “Character Wood” özel karakterli ahşap türlerini ön plana çıkarıyor. Buna Satin cevizağacı, kahverengi çekirdeğe sahip kayın ağacı, taşra usülü düğümlü meşe ağacı, kahverengi çekirdeğe sahip meşe ağacı, yeşil çekirdekli kavakağacı, Black Frake, Tineo veya Indian Apple, düz ağaç ve tütsülenmiş meşe ağacı dahildir. Buna karşın “Look a Like” ise birleşik kaplamalardan veya “Fineline'dan” oluşur. Burada ahşap dekor imitasyonlarının avantajları kaplamanın çekiciliği ile birleştirilmiştir. Her iki koleksiyon onar ahşap türünden veya dekordan oluşur; bunlar hem kaplama plakalardan hem de “Decof- Sadece Schorn & Groh'da: “French Elegance”, Nantes'da (Fransa) 4 069 m2 kamuya ait orman arazisi üzerinde yetişen bir şeritli akağaç. lex” adı altında esnek ince tabakalı postla örtülü kaplama olarak sunulmuştur. Danzer ise 2007 yılından bu yana “Vinterio” adı altında özel bir kaplamayı piyasada bulunduruyıor. Şerit görünümündeki kaplama, ahşap yüzeyin artılarını folyo yüzeyin özellikleri ile birleştiriyor. “Vinterio” istenildiği kadar üretilebilir ve her zaman eşsiz bir etki bırakır. Danzer geçen sene Reholz GmbH'yı (Kesselsdorf/ Dresden, Almanya) devralarak tamamen yeni olanaklara sahip oldu. Reholz, kaplamalara kırılmadan üç boyutlu şekil verebilen dünya çapında patentli ve eşsiz bir yöntem geliştirdi. Mehling ve Wiesmann da özel ürünler sunuyor. Lohr am Main'daki üretici kaplamaların tütsülenmesinde uzmanlaşmış. Böylece kaplamalar özellikle koyu, çikolata renkli bir renk tonuna sahip oluyorlar. Özellikle “Tütsü meşesi” en bilinen üründür. Bu yıl içinde ise genel müdür Richard Weis “Tütsülenmiş Okaliptusu” yeni tanıttı. Ahşap Malzemeler Eylül/Ekim 2009 Holz-Zentralblatt · Sayfa 15 Yenilik ve İletişim: Kaindl “Floor Factory” tesisinin dikkat çekici mimarisiyle bu mesajları vermeye çalışıyor. Bitişiğinde 1200 m2 büyüklüğündeki teşhir ve bilgi merkezi “Kaindl Floor house” (sağda). Baskılı laminant zemin Dijital baskı sistem tekniği müşterinin isteklerini gerçekleştiriyor 2008'in sonunda Salzburg Wals'daki (Avusturya) Kaindl ahşap fabrikasının “Floor Factory” bölümü açıldı. Avusturyalı firma burada dijital baskı tekniği kullandı. Sınırsız seçenekler: Yeni sistemle yüzeyler istenildiği gibi tasarlanabilir. Laminant zeminler HDF'den oluşur, her iki tarafı kaplanmıştır, alt tarafında düz kaplama, üst tarafında görünür laminant kaplama. Görünür tarafına kat kat astar atılır ve ince şekilde zımparalanır. Bunun üzerine Inkjet yöntemi kullanılarak mümkün olan tüm yapılarda, fotoğraf motiflerinde, logo veya özel dekorlarda veya yapılarda baskı yapılır. Ardından ana boya atılır, böylece ton vermek mümkündür. Arada ince zımpara yaparak birden fazla katılabilir, son kat çizilmeyen nano kat olacaktır ve yüzey yapısını tamamlar. Fotolar: Kaindl Yeni fabrikada o günden bu yana yeni “Kaindl Two” üretim yapılmaktadır. 40 çalışan yaklaşık 10 500 m2 alan üzerinde yılda 4 milyon m2'ye ulaşan bir miktarda laminant zemin üretiyor. Yatırım hacmi 22 milyon Euro olarak bildiriliyor, maksimum ciro 60 milyon Euro civarındadır 2007/2008 yılının toplam 454 milyon Euro'luk cironun hemen hemen %15'i. Tesisteki en önemli nokta yeni dijital baskı tekniğinin (Robert Bürkle GmbH) kullanılmasıdır. Kaindl bununla laminant katmanlara yüksek çözünürlükte istenilen motif ve resimlerle baskı yapmak istiyor. Sabit baskı kafası (“Single Pass”) pazarda şimdiye kadar kullanılan sistemlere kıyasla 30 m/dakika hızla beş kat daha hızlıdır. Ancak tabiki bu sayı direkt baskı sistemlerinin altındadır; çünkü bu sistemler baskı merdaneleri ile derin baskı yapıyor ve 100 m/dakika hıza erişebiliyorlar. Bürkle yeni sistemi Güney Tirol'lu Durst Phototechnik AG (Brixen) ile işbirliği yaparak gerçekleştirdi. Prototip ilk defa 2007 yılında “Ligna” fuarında tanıtıldı. Baskı yapılmadan önce Kaindl'in ürettiği kaplamalı ve kalibreli HDF'lere (“Aquastop Super EO”) boyuna ve enine profil verilir. Toleranslardan dolayı kaplanan taraf aşağıdadır. Mekanik işlemler (kesmek ve boyuna ve önüne profil vermek) ayrı bölümlere ayrılmıştır; bu da yüzey boyama ve baskı sisteminden tozu uzak tutar. İnce zımparadan ve bir kaç ince kat atılan ilk ana astardan önce sürgüler teker teker 180° çevrilir, ince zımpara yapılır ve ardından baskısı yapılır. Bu esnada laminantların, özel geliştirilmiş dört adet UV mürekkeple temas etmeden seri şekilde baskısı yapılır ve ardından üzerlerine çok katmanlı, UV sertleştiricili ve çevreye zarar vermeyen UV boya atılır. Bu süreç içerisinde ara cila zımpara işlemleriyle birlikte gerçekleştirilir. Bu teknikte 630 mm baskı genişliği mümkündür. Bu sistemle yükselen üretim süresine artan eğilimle şu anda dakikada 170 parça veya 30 m/dakika üretim hızına ulaşılabiliniyor. Boyanın yapısı modern nano teknolojisini baz almaktadır. Bu sayede çizilmeye dayanıklı bir yüzey elde edilir. Bir diğer özellik de baskılı zeminin yüksek ışık yoğunluğu ve renk dengesidir. Dört farklı tipte çeşitlilik “Two” modelinin doğal çeşitliliği tüm dünyadan gelen ahşapların çeşitliliğinden de anlaşılabilir. Ceviz ağacı ve kayın ağacı gibi yerli klasik ahşapların yanı sıra Amerika, Afrika'dan ve Asya'dan gelen (örneğin İmbuia veya Amazakoue gibi) egzotik ahşaplar da ürün listesinde mevcuttur. Dört farklı modellerle tüm müşteri ihtiyaçlarına aralıksız cevap verilmesi hedefleniyor: “Classic” başta olmak üzere şık şerit görünümüne sahip “Blended”, özel ve nadir ahşap desenleri barındıran eşsiz “Limited” ve her türlü isteğe cevap veren “Custom” modeli bu koleksiyonun yeni dijital baskı yöntemiyle hazırlanan modelleridir. “Custom” modelinde tasarım müşterinin hayal gücüne nerdeyse sınır belirlenmemiştir - müşteri ne isterse onun baskısı yapılır: Trend desenler ve renkler, korunmuş ahşap desenli kaplama resimleri veya fotoğraflar ve firma logoları. Bu özel koleksiyon sayesinde Kaindl laminantları (bu alanda ilk ve şu an tek üretici) müşterinin tam isteğine Avrupa için Türk Sert Kerestesinin Potansiyelleri Wolfgang Gard, Delft (Hollanda) Türkiye’nin orman alanları, ülkenin yüzölçümünün %27’sini kaplar. Ağaç türlerinin %40’ını sert, geniş yapraklı, ağaçlar oluşturur ve bu oranında %60’ını yaklaşık 18 türü ile meşe ağacı %17’sini de kayın ağacı teşkil eder. Türkiye 2.3 milyon metreküp yıllık üretim miktarı ile Avrupanın en fazla doğranmış kerestesini üreten ülkedir. Buna ek olarak 2.8 milyon metreküp sert ağaç kerestesi yakacak odun olarak tüketilir. Bu yüksek potansiyeline rağmen Türkiye’den Avrupa ülkelerine yapılan sert ağaç kerestesi ihracat miktarı, örn. 2007 yılında %1.5, gözardı edilebilecek derecede düşüktür. (FAOSTAT 2007) Geçtiğimiz onyılda Avrupa ülkelerinde yüksek kalite sert ağaç kerestesine olan ihtiyaç önemli derecede artmıştır. Sert ağaç kerestesi hem dış hem de iç mekan uygulamalarında kullanılan önemli bir malzemedir. Türkiye özellikle Fransa, Hollanda ve Almanya gibi kereste ihtiyacı yüksek ve bu konuda ihracatın başını çeken ülkelerin ihtiyacı olan geniş yapraklı ağaç türlerinin doğal kaynaklarını elinde bulundurmaktadır. Ancak bu ağaçlardan elde edilen kereste ve kereste ürünlerinin kalitesi Avrupa ülkelerindeki tüketicinin ihtiyaçlarını karşılayabilir nitelikte olmalıdır. Bu nitelikler, bu ülkelerdeki ulusal gereksinim- ler, yürülülükler (örn. CE işareti) ve genel tüketim eğilimleri konusunda gerekli bilgilere ulaşmak dernekler ve firmalar gibi farklı platformda faaliyet gösteren ve Avrupa ile iletişim içinde olan bir rehber ağının yardımını gerektirir. Türk kereste sanayisinin ağırlıklı olarak yerel pazara odaklanmış olması sebebiyle, piyasanın Batı Avrupa ülkeleri ile bağı güçlü değildir. Bu ticari ilişkilerin kurulması zaman alan bir süreçtir. Birçok yıldan bu yana bu ilişkiler Brüksel’deki Avrupa Komisyonu tarafından sınırlar ötesi alanda sürdürüle- Türk meşesi (Quercus cerris L.) stokta bulunmakta. bilir gelişmeyi ve ekonomik işbirliğini teşvik eden özel programlarla desteklenmiştir. (örn. Interreg, FP7, COST) Türk kayın ve meşe ağaçlarının batı Avrupa’da pencereler, kapılar, yer döşeme malzemeleri ve lamine ahşap olarak değerlendirilmesi için büyük fırsatlar bulunmaktadır. Özellikle ahşap yer döşeme malzemeleri pazarı son yıllarda önemli derecede gelişmiş ve genişlemiştir. Bunun yanında kestane ağacı kerestesinin doğal yüksek dayanıklı yapısı pencere, paneller, cephe kaplamaları ve güvertelerde kullanıma uygun olmasını sağlar. Belirtilen bu sert kereste kaynaklarının ekonomik ve çeveresel kalite açısından değerinin arttırılması için, mevcut sert kereste kalitesinin, gelişmiş mukavemet sınıflandırma sistemleri ve mühendislik teknolojileri ile yükseltilmesi gereklidir. Bunun için özellikle üretimin ilk aşamasında ahşabın fırınlanması yani ısıl işlem uygulamalarına ve mukavemet sınıflandırmasına önem verilmelidir. Bu sayede yakacak odun kalitesinde olduğu varsayılan kerestenin ekonomik ve uygulama değeri arttırlabilir. Özellikle biçimsel bozulma, bükülme, görünüm (renk), nem içeriği ve çatlak oluşumu gibi özellikler, kuvvetle ahşabın fırınlanması sürecinin optimize edilmesine bağlıdır. Yeni geliştirilmiş kurutma programları ile ahşabın yüzey rengini belirlemek mümkündür. Batı Avrupa ülkelerindeki gelişmeler meşe ve kayın ağacı kerestesinden üretilmiş lamine ahşap üzerinedir. Bu alanda kullanılacak sert kerestenin dayanıklılık gücü önemli hale gelir. Daha büyük oranda daha yüksek mukavemet sınıflarının elde edilmesi, kerestenin mukavemet sınıflandırmasının görsel metodlarla yapılması yerine makine ile yapılmasıyla sağlanabilir. Ayrıca daha küçük ahşap kümeleri için elde taşınabilir mukavemet sınıflandırma aletleri piyasada bulunabilir hale gelmiştir. Türk sert ağaç kerestesinin Avrupa pazarına girmesini sağlayacak ilkemiz şudur; “Önemli olan kalitedir!” Yazar bilgileri: CE-ABM Avrupa Belgelendirme Merkezi Izmir/Türkiye: [email protected], +90 23 23 48 58 94 veya +90 54 23 64 63 85 göre bireysel üretmekte ve güncel trendlere hızlı şekilde cevap verebilmektedir. İstenilen büyüklükte üretim yapılabilmektedir. Bu yeni baskı teknoloji sayesinde küçük nesneler bile ekonomik şekilde üretilebilir. Bernd Sindel Röportajlar Sayfa 16 · Holz-Zentralblatt Eylül/Ekim 2009 »Her katılımcı bizim için önemlidir« Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. (İcra Kurulu Başkan Yardımcısı) Hakan Mirgün ile röportaj Holz-Zentralblatt: 2009 yılı dünya ekonomisi açısından zor bir dönem. Hemen hemen hiç bir bölge gelişmelerden şu an için kaçınamıyor. Siz Türkiye’de güncel ekonomik durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Hakan Mirgün: Global krizden etkilenmemek mümkün değil Türkiye’de kendi payına düşeni almıştır. Önemli olan mikrove makro ölçüde kriz etkilerini minimize edecek önlemlerin alınmasıdır. Tüm dünyada ekonomi yeni düzleme oturacaktır. Pazarlama karmasının dikkatle gözden geçirilmesi talep özelliklerinin irdelenmesi pazara uygun hizmet ve ürünlerin iyi planlanması sıkıntıyı minimize edecektir. Bu kriz, mali yapılardaki denetimsizlikten kuralsızlıktan çıkmıştır Bundan sonra tekrarlamasını önlemek için denetim mekanizmalarını iyi çalıştıracak tedbirlerin uluslar arası şekilde alınması, kapitalizmin kendi çarkları arasında ezilmesinin önlemesi gereklidir. kendi sektörlerinde geçmişte yaptıkları işleri irdelemekte ve maceraya atılmamaktadırlar. HZ: 26 Eylül'den 30 Eylül'e kadar İstanbul‘da düzenlenecek olan “Ağaç İşleme Makinesi” ve “Intermob” fuarları şu anki durumdan ne şekilde etkilendi? Kaç tane fuarcının katılacağını tahmin ediyorsunuz? Ne kadar ziyaretçi bekliyorsunuz? Hakan Mirgün: 26-30 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan 22. Ağaç İşleme Makinesi ve 12. Intermob 2009 fuarları sektörde bilinen, takip edilen ajandalara ve planlara ziyaret edilmesi gerekli olarak not düşülen ve Avrasya bölgesinin en büyük fuarlarındandır. Bu sene içinde bulunduğumuz krizi aşmamızda üretimin ve ürettiğimizi pazarlamanın önemi bir kat HZ: Son fuarın en önemli katılımcıları yine fuara iştirak edecekmi? HZ: Türkiye mobilya sanayisi ve inşaat sektörü şu anki güncel durumdan ne derece etkilendi? Hakan Mirgün: Global krizin tüm sektörler gibi inşaat ve mobilya sektörüne yansıması şüphesiz olmuştur. Sektördeki arz-talep dengesizliği de bu krizle daha belirginleşmiştir, projelerin yavaşlamasına, ertelenmesine yol açmıştır. Bunun yanı sıra inşaat sektörüne bağlı olarak çalışan pek çok sektörde bu durumdan etkilenmiştir. Ağaç ve mobilya sektörleri de bunlardandır; ancak inşaat sektöründe de tüm sektörlerde olduğu gibi talepler doğrultusunda hedef kitlesinin istek ve beklentilerine cevap veren, uzun yıllara dayanan tecrübelerini, işe bakış açılarını projelerine yansıtan markalar bu dönemde de işlerini başarı ile sürdürmektedirler. Her sektörde tüketiciler seçimlerini yaparken daha dikkatli davranmakta tedarikçilerin geçmişlerini Tüyap olarak 30 yıllık bilgi birikimimiz, var olan 5 yurtdışı ofisimiz ve 42 temsilciliğimiz ile yıllardır yurt içinde ve dışında fuarlarımızı takip eden nitelikli ziyaretçilerimizin yanı sıra yeni ziyaretçilerin fuarımızda iş bağlantıları yapmalarını sağlamak için kriz öncesinden başlattığımız sistemli çalışma ile ziyaretçi kalitesinin çok artacağından eminiz. Tüm dünyada saygınlığı ile tanınan Federasyon EUMABOIS fuarımızı desteklemektedir ve bu da yurtdışı ilgiyi arttırmıştır. 1. çevre olarak nitelendirdiğimiz komşu ülkeler, Ortadoğu, Kafkaslar, Balkanlar, Kuzey Afrika çalışma planlarımızda ağırlık kazanmış ve nitelikli ziyaretçi bağlantıları yapılmıştır. Yurt içinde var olan işlerini sürdüren sektörün tüm mensupları yine tarafımızdan organize edilen ulaşım ve ağırlama ile fuar süresince aramızda olacaklardır. Hakan Mirgün: Her katılımcı bizim için önemlidir ve sektör lideri diye tanımladığımız firmalar bu sene de katılım gerçekleştirmektedir. Ziyaretçiler makineden, kaplamaya, kimyasaldan, aksesuara tüm ihtiyaçlarını bir arada görme fırsatını bulacaklar. daha artmıştır. Pazarlamanın en önemli unsurlarından biri olan fuar organizasyonları da buna katkı sağlar. Katılımcılar için uzun yıllardır birlikte çalışılan müşteriler ile ilişkileri devam ettirmek ve pekiştirmek, yeni müşteri bulmak önemlidir. HZ: 2009 yılının fuarı 2008 yılınındaki fuardan daha büyükmü olacak? Lütfen bize geçmiş yıldaki süreç ile ilgili bilgi veriniz ve 2008 yılı fuarı ne derece başarılı geçti? Katılımcıların içinde bulunduğu durumlara bağlı olarak katılım kararları farklılık göstermektedir, büyüyen veya katılım m² lerini küçültenler mevcuttur. Biz Hakan Mirgün: Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi 10 salondan oluşmaktadır Ağaç İşleme Makinesi ve Intermob fuarlarımızı bu salonlarda gerçekleştirmekteyiz. Fuar süresince gerek katılımcı gerekse ziyaretçilerin her sene daha kaliteli daha efektif bir organizasyonla karşılaşmaları için 30 yıllık Tüyap tecrübemizi de ortaya koyarak çalışmaktayız. 2008 yılı fuarlarımız 77 ülkeden 902 katılımcı firma ve firma temsilciliğinin yanı sıra 38.814 ziyaretçisiyle bu başarıyı ortaya koymuştur. Hakan Mirgün: Ziyaretçiler ve sergiciler 2009 yılı fuarından özellikle ne bekleyebilir? Hakan Mirgün: Yukarıda da ifade ettiğim gibi fuarların en önemli öğesi nitelikli ziyaretçiler için 2007 yılından bu yana yürüttüğümüz çalışmalarımız ile bölgenin tüm ilgili şirket ve kuruluşlarına ulaşıyoruz. Nicelikten çok nitelik hedefimiz. Bulunduğumuz coğrafya, Rusya, Kafkas ülkeleri, Ortadoğu, İran, Kuzey ve Batı Afrika, Balkanlar dünya ekonomisinde enerjinin odaklandığı nispeten gelişen pazarlardır, daha iyi yaşamı hedeflemiş orta ve orta üstü gelire sahip nüfusları artan ülkelerdir ve biz Türkiye olarak bu bölgede yaşayan 1,5 milyar insanın tam merkezinde bulunmaktayız. Bu pazarlardan daha fazla pay bekliyor ve bunun için çalışıyoruz. HZ: Sizden kısa bir süre sonra başlayacak olan “ZOW” und “Z-Tec” fuarları sizin fuarınıza ne tür etkide bulunacağını bekliyorsunuz? Hakan Mirgün: Tüyap Fuarcılığın var oluş nedeni fuar organize ettiği sektörlerin büyümesine, ülke ekonomisinin gelişmesine katkı sağlamak, kazandıkları ile yine ülkenin gelişimi için yatırıma dönüştürmektir ki bu söz konusu fuarlarımızda kanıtlanmıştır. 30 yıllık tecrübemizde rekabet farklı biçimlerde karşımıza çıkmıştır. Şu anki başarılı konumumuzda yıllar süren bu rekabet ortamının önemli bir etkisi olmuştur 30 yılda 1065 fuar hazırlanmış, 191.713 katılımcıya hizmet verilmiş, 26.476.961 ziyaretçi ağırlanmıştır. Nerede ise son bir yıldır dilimize pelesenk olan kriz kıt kaynaklar söz konusu iken sektörlerin birlik ve beraberliği ve ortak kararları daha da önem arz etmektedir. Firmalar kurumlar büyürken içinde bulundukları sektörlerin geleceğini de düşünmeli kendi çıkarlarının yanında diğerlerini paydaşlarını ve ülke kaynaklarını da gözetmelidirler. HZ: Adeta eşzamanlı ve genelde benzer arz sunan bu iki çeşit fuarlara uzun süre zarfında yeterince yer varmı? Hakan Mirgün: 22 yıldır zaten gelenekselleşmiş olan bir tarihte fuar organize etmek kimseye daha fazla kazanç sağlamaz. Fuarların sürekliliğini katılımcı firmalarla birlikte nitelikli ziyaretçiler ve sağlanan katkılar yapılan işler belirler. Tüyap 22 yıldır Ağaç İşleme Makinesi fuarının ve 12 yıldır Intermob fuarları ile sektöre dolayısı ile ülke ekonomisine katkı sağlamaya gayret etmiştir ve bu gayretine daha uzun yıllar devam edecektir. »Fakat hükümetimiz bu global sıkıntıya çok doğru çözümler üretti« diyor Süleyman Durdu Survey Fuarcılık Danışmanlık Ltd. Şti. Genel Müdürü Süleyman Durdu ile röportaj Holz-Zentralblatt: 2009 yılı dünya ekonomisi açısından zor bir dönem. Siz Türkiye’de güncel ekonomik durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Süleyman Durdu: Tüm dünyada ciddi bir kriz yaşandı. Hatta yaşanmaya devam ediyor. Türkiye fuarcılık sektörü de haliyle bundan etkilendi. Fakat hükümetimiz bu global sıkıntıya çok doğru çözümler üretti. Örneğin, Mobilya sektöründe ferahlamaya sebep olan KDV indirimi çok ciddi bir sinerji yaratmış ve mobilya sektöründe deyim yerindeyse gözle görülür ciddi bir rahatlık yaratmıştır. Mobilya sektörünün rahatlaması ile mobilya endüstrisi de bu sinerjiden payını alacaktır düşüncesindeyiz. Hükümetin desteğini uzatması ile mobilya sektörü krizden en az etkilenen sektör olma yolundadır. HZ: İstanbul'da düzenlenecek olan “ZOW 2009” ve “Z-TEC”, fuarlarının satışları nasıl gidiyor? Fuarınıza kaç firmanın katılacağını tahmin ediyorsunuz? Ne kadar ziyaretçi bekliyorsunuz? Süleyman Durdu: Bizler Survey fuarcılık olarak “farklı fuarcılık” düşüncelerimiz parelelinde 1-4 Ekim 2009 tarihlerinde dünyada kendi sektöründe marka haline gelen “ZOW” Fuarını gerçekleştireceğiz. Survey’in hazırladığı tüm fuarlar da farklı fuarlar olma yolundadır. Katılımcıların memnun olacağı en önemli unsur faydalı, nitelikli ziyaretçidir. Bu konudaki çalışmalarından hiç taviz verilmez. Örneğin; Kuzey Afrika, Balkanlar, Orta Doğu, Arap ülkeleri, Körfez ülkeleri, Rusya, Türki Cumhuriyetleri, Doğu Avrupa ülkeleri ve diğer Süleyman Durdu HZ: Son fuarın önemli katılımcıları bu yıl yine fuara katılacaklar mı? HZ: Türkiye mobilya sanayisi ve inşaat sektörü şu anki güncel durumdan ne derece etkilendi? Süleyman Durdu: Ülkemizde geçmiş dönemlerde yaşanan tüm krizlerde olduğu gibi inşaat sektörü krizlerden en önce ve en fazla etkilenen sektördür. İnşaat sektörünün krize girdiği bir ortamda mobilya sektörünün krizden etkilenmesi de çok doğaldır. Küresel krizin ekonomi üzerindeki ve mobilya sektörü üzerindeki etkisini en aza indirmek için yeni yeni pazarlar arayan mobilya sektörünün ilk yılında yaklaşık %40 lara varan bir küçülme gözlendi. Hükümetimizin tedbir olarak uyguladığı KDV gibi tedbirler ile satışlarda %50'ye varan artışlar olduğu sektör yetkilileri tarafından açıklandı. Süleyman Durdu: Elbette daha büyük olacak. 2008 yılında ve de İmob ile aynı tarihlerde düzenlediğimiz “ZOW” fuarı, haklı çekinceleride beraberinde barındırmasına rağmen inanılmaz başarılı geçti. Katılımcılar olsun ziyaretciler olsun herkes çok memnun ve çok mutlu ayrıldı fuardan. “ZOW” 'un daha ilk senesinde elde ettiği bu başarı sektörde hızla yayıldı. Hatta bir çok firma bu yıl için bağlantılar yaptılar. Bahsettiğimiz global krize rağmen “ZOW 2009” geçen seneye göre katılımcı adeti olarak iki misli , yerleşim alanı olarak da üç misli büyüdü diyebiliriz. Doluluk oranımız şu sıralar %85'leri buldu. Şunu çok iyi biliyoruz ki, sıra dışı “ZOW” konseptinin uygulandığı fuarımızı mobilya endüstrisi ile birlikte tüm fuarcılık sektörü de sabırsızlıkla beklemektedir. Tahminlerimiz 250 ye yakın katılımcı ve 25.000 nitelikli ziyaretçidir. HZ: Bu yıl düzenlenecek “ZOW” fuarı, 2008 yılı başındaki “Imob” ile aynı anda düzenlenen ilk prömiyerden daha farklı, daha büyük mü olacak? Süleyman Durdu: Bilindiği gibi her sektörün lokomotif firmaları vardır. Geçen yıl fuarımıza katılan önemli firmalar bu yıl stand metrekarelerini büyüterek fuarımıza katılıyorlar. “ZOW” Fuarı'nda firmalar, yüzey ve kaplama malzemeleri, yarı bitmiş ürünler, iç dekorasyon, aksesuar ve ekipmanlarındaki yeni ürünlerini sergileyecekler. “ZOW 2009” Fuarı’nda Kastamonu Entegre, Yıldız Sunta MDF, Starwood, AGT, Roma Plastik, Orma, Samet, Art Aksesuar ve Çebi Kilit gibi sektörün seçkin ve önemli tedarikçi firmaları yer alıyor. Bu yıl “ZOW / Z-TEC” ile aynı tarihlerde gerçekleşecek olan “Ağaç İşleme Makineleri” fuarları katılımcılar ve ziyaretçiler arasında ayrı bir memnunluk yaratıyor. HZ: Ziyaretçiler ve sergiciler 2009 yılı fuarından özellikle ne bekliyorlar.? Süleyman Durdu: 2008 yılında düzenlediğimiz “ZOW” fuarı ile birlikte açıkça fark edildi ki “ZOW” farklı bir fuar, Survey de bu farklılığı yaratan bir fuar şirketidir. “ZOW” 'ların yapıldığı Almanya, İtalya, İspanya gibi ülkelerinden getirilecek ziyaretçiler ve katılımcıların aslında tek bir ortak noktaları vardır. Karşılıklı fayda sağlayabilecek görüşmeler ve iş bağlantıları yapmaktır. Tüm çalışmalar ve organizasyonlar bu doğrultuda hazırlanmaktadır. HZ: Sizden kısa bir süre önce başlayacak olan “Ağaç İşleme Makinesi” fuarı sizin “Z-TEC” fuarınızı nasıl etkileyecektir? Süleyman Durdu: Doğru ve faydalı çalışmaların farkedilmesi, sektörün bunu kabullenmesi de alışkanlıklara bağlı olarak biraz zaman alabiliyor. Geçen yıl böyle bir dönem geçirdik ama bu yıl katılımcılar da, ziyaretçiler de “ZOW” fuarının farklı fuar konseptinin içinde olmak istediler. Bundan dolayı da “ZOW” kısmında olsun “Z-TEC” kısmında olsun ziyaretçi konusunda, özellikle nitelikli ziyaretçi konusunda herhangi bir sıkıntı- mız yok. Bizler ve sektörün ileri gelen katılımcıları fuarın açılmasını bekliyoruz. Bu yıl ilk kez “ZOW” fuarlarıyla birlikte yapmayı planladığımız “Z-TEC” Mobilya ve “Ağaç İşleme Makineleri” fuarında ise katılımcıların gelecek farklı ziyaretçilerden çok mutlu olacağına inanıyoruz. Tabii bu da aynen “ZOW” 'da olduğu gibi önümüzde ki seneler için ciddi bir referans oluşturacaktır. HZ: İstanbul'da hemen hemen eşzamanlı gerçekleşecek olan benzer yapıda iki fuarı gerçekleştirecek bir potansiyel var mı? Süleyman Durdu: Türkiye çok hızla büyüyen bir ülke. Özellikle inşaat sektörü gibi, tekstil sektörü gibi mobilya sektörü de dünyaca kabul gören bir sektör haline geldi. Bunun için neyin ne olduğunu, bu sergilemelerde kimin sektöre daha önem verdiğini, var olan potansiyelin kime ne kadar hizmet edebileceğini yaşayıp göreceğiz. HZ: Fuarcılıkta ilk kez uygulanan “herşey dahil sistem” bu yıl yine uygulanacak mı? Süleyman Durdu: Geçen yıldan bildiğiniz gibi bugüne kadar ülkemizde alışılagelmiş fuarcılığın dışında bir sisteme sahip olan “ZOW” Fuarı'nda “herşey dahil” olarak adlandırılan bir sistem uygulanmaktadır. Bu sistemin içinde dekorasyon hizmetleri, stand modülleri, duvardan duvara halı, aydınlatma, güvenlik ve temizlik gibi bir çok özel hizmetlerin yanı sıra tüm katılımcıların takdirini kazanacak kadar zengin Catering hizmetleri katılımcılara ücretsiz sunulmaktadır. Türkiye de ilk kez uygulanan bu sistem “ZOW” fuarlarının dünyadaki farklı uygulamalarından biri olarak ülkemizde de fazlasıyla benimsenmiş ve ilgi çekmiştir.“ Ahşap Malzemeler Sayfa 18 · Holz-Zentralblatt Eylül/Ekim 2009 Ahşap malzemelere doğrudan ve dijital baskı Sistem üreticileri ve kullanıcılar yeni teknolojiyi yoğun şekilde ilerletmekteler – özet rü. Doğrudan kontrplağa ve MDF'ye baskı yapabiliyorsam kağıda neden ihtiyacım var? Şu zamanda çoğu ahşap ve mobilya üreticisinin kendisine sorduğu soru bu. Buna rağmen sektör henüz daha gelişiminin başında sayılır. Dünyadaki dekoratif yüzeylerin sadece çok az bir kısmı doğrudan veya dijital baskı yoluyla üretilmektedir. Bunun kalitede ve baskı hızındaki eksikliklerle de da biraz ilgisi var. Ancak makine üreticileri ve operatörler günümüzde bu konuyla yoğun şekilde ilgilenmekteler. Ama dekor baskıcıları da ellerindeki bu sektörü kolay kolay kaybetmek istemeyecektir. Interprint (Arnsberg) ve MDC Max Daetwyle AG (İsviçre) dekor baskıcıları Mayıs sonunda İsviçre'de merkezi olan Joint Venture DI Projekt AG'yi kurdular. Bu ortak şirketin hedefi lazer teknolojisi bazında bir baskı makinesi geliştirmektir. Her iki ortak burada 1999 ile 2003 yılları arasında Aurentum firması (Mainz, Almanya) tarafından geliştirilen ve “LaserSonic” ismiyle patent alan teknolojiyi kullandılar. DI Projekt firması bu know-how haklarını kendine özel elde etmiş durumda. Yöntemde lazer, baskı için boya damlalarını oluşturur. En büyük avantajı ise sıradan derin ve flekso baskı boyalarıyla (buna özel boyalar ve metalik boyalar dahil) kağıt, folyo ve karton gibi farklı malzemelere baskı yapılabilmesidir. Yöntem sayesinde aynı zamanda hem solvent bazlı boyalarla, hem de su bazlı boyalarla baskı yapabilir. Böylece “Laser-Sonic” ile yüksek boya giderleri düşürülebilir ve çevrenin korunmasına daha fazla katkıda bulunulabilir. Bunun yanında derin baskı ve flekso baskı yöntemi çok iyi simüle edilmiş ve sıradan baskı yöntemlerinde ortaya çıkan renk değişikliklerini (metameri) azaltmış, hatta önlemiştir. Söz konusu sistemleri üretmeyi MDC Max Daetwyler AG planlamaktadır. Kendi türünün ilki 2010 yılının yazında Interprint'in Arnsberg'deki merkezinde çalıştırılacaktır. Thansau'lu Alman firması Schattdecor da bu konuyla oldukça ilgilenmektedir. Bir dizi konsept çalışması “Interzum” fuarında 13 Mayıs ile 16 Mayıs arasında Köln'de sergilenmiştir. Bunun yanında Pfleiderer Gruppe (Pfleiderer şirketler grubu Business Center) Genel Müdürü Michael Wolff fuar esnasında “dijital baskı teknolojisinde devrim niteliğinde bir gelişmeden” bahsetti ve “ürün geliştiricileri, mobilya üreticileri ve mimarlar için yeni bir zaman hesabı” olacağını söyledi. Schattdecor ile işbirliği sonucu yapılan yoğun araştırmalar sayesinde baskı yöntemi, dekor kağıtları ve tasarımlar derin baskılı dekor kağıdı kalitesinde üretilebilecek seviyeye getirildi. Bu sayede hem küçük miktarlarçok hızlı teslim edilebilir (14 gün içerisinde), aynı zamanda hem de ileriki bir zamanda benzer talep geldiğinde derin baskıya da geçilebilir, deniyor. Günümüze kadar asgari miktar 11'di (1300 tabaka) ve 90 gün teslimat süresi standarttı. Uygun ürünler önümüzdeki aylara pazara çıkacaktır. Gelişme önce kaplamalarda, sonra melamin yüzeylerde gerçekleşecektir. Diğer ortak Schattdecor ise o kadar ileriye gidememiş durumda henüz. Şu anda geliştirmenin “tam ortasında” bulunmaktalar (“Vision made by Schattdecor”) ve bir sözcü 2010 ile 2012 arasında bir tarihten söz etmiştir. Ama elbette Schattdecor da bileşenlerin aynı sistemi paylaşmasından bahsediyor, yani dijital baskıda da taşıyıcı olarak kağıt kullanılacaktı (direkt baskıdaki gibi plaka değil). Standda şimdiden bir kaç tane etkileyici “dijital versiyonlar” görülüyordu. Bürkle'den - Hymmen'den Wemhöner'e kadar Büyük baskı makineleri satıcılarında da geliştirme çabaları azımsanacak gibi değil. Hannover'deki “Ligna” fuarında (18 - 22 Mayıs) bir dizi yenilik gösterildi. İspanyol firması olan Barberan modüler baskı kafaları ve basit bir elektronikle “BIJ” Inkjet baskı makinesini geliştirmiş. 210 mm genişliğinde baskı kafaları yan yana monte edilebiliyor ve uygulamaya özgü olarak 1260 mm çalışma genişliği sağlıyor. Firma verilerine göre 40 m/dakika optimum baskı hızında çözünürlük 360 dpi ve 80 m/dakikada ise çözünürlük 180 dpi. Maksimum baskı hızı ise 100 m/dakikadır. Kurutma işlemi UV projektörleriyle yapılır, birinci lamba kurutmaya ve diğer ikisi ise sertleştirmeye yarar. Baskı kafaları hariç mekanik ve elektronik aksam Barberan tarafından üretilmiştir. Almanya'daki Bürkle dijital baskı alanında Güney Tirol'lu Durst firması ile işbirliği yapıyor. “Rho SP 60” (SinglePass) dijital baskı düzeneğiyle 630 mm genişliğindeki malzemelere 40 m/dakika hızla gerçek resim gibi ve boyuna 924 dpi ve enine 200 dpi çözünürlükte baskı yapılabilir. Düzenek özellikle küçük ebattaki kağıtların üretiminde oldukça ekonomik olacak, çünkü “Printing on demand (ihtiyaç kadar baskı)” mantığıyla malzemeyi depoda tutmaya gerek kalmayacaktır. Aynı şekilde dekor değişimi ve projeye özgü tasarımları kısa sürede ve donatım için uzun süre harcamadan gerçekleştirilebilir. Dekordan dekora değişim, kesintisiz şekilde gerçekleşmekte ve enerji dostu UV-LED lambalar %50 oranında enerji tasarrufu sağlamaktadır. “Ligna” fuarında Wemhöner Surface Technologies yeni “Master Printer” dijital baskı sisteminin bir prototipini tanıttı; 1400 dpi çözünürlük sağlayan ve çok hassas baskı yapan bir makine. Barberan ise geliştirdiği “BIJ” Inkjet baskı makinesiyle 32 metrelik rapor uzunluğu üreteren gösteri yaptı. Fotolar: W. Rüter Alman sistem üreticisi Dieffenbacher de İtalyan ahşap üreticisi Bipan (Frati grubu) ile işbirliği içinde dijital baskı konusuna yoğunlaşmış durumda. Şu aşamada, İtalyanlar tarafından geliştirilen yöntem baz alınarak dekoratif yüzeyleri ahşap dekorla AC sınıfı zemin paneli (EN 13329:2006 ve EN 15468) olarak işleyebilen bir makine konsepti üzerinde çalışmaktalar. Dieffenbacher'ın İtalya ve Belçika hariç pazarlamanın tamamını yapması planlanmakta. MDF/HDF panellerinin katman yapısında geri dönüşlü bir güvenlik katmanı var ve üst tarafı ise dolgu katmanı görevi görmekte; sonrasında dijital Inkjet baskısının yapılacağı baskı katmanını, Hot-Coating katmanı ve bir UV boya katmanı takip etmekte. Baskı hızı ise 100 m/dakika olarak bildiriliyor. Dekor ve renk sayısı neredeyse sınırsız, yöntemin kendisi ise çevreyle dost çünkü yalnızca su bazlı mürekkep ve katmanlar kullanılmakta. Aynı şekilde kağıt depolamaya ve kabartmaya gerek yok ve kısa döngülerle baskı yapmak mümkün. Firmanın ifadesine göre tasarım başına herhangi bir adet sınırlaması da yok. Yeni tasarımlar kısa süre içerisinde gerçekleştirilebiliyor. Bu sene içinde ilk sistem bir Alman üreticide kurulacak. Hymmen ise “Ligna” fuarında yeni “Jupiter Digital Printing Line” makinesinin üzerindeki gizemli örtüyü kaldırdı; firmaya göre HD sınıfı (High Definition) ilk dijital baskı makinesi bu. Dresden Ahşap Teknolojisi Enstitüsü (IHD) ilk olarak bu yeni nesil makineden sipariş etti. Sayısız dekoratif etki ve grafiği doğrudan yüzeye basabilmek için Hymmern bu “Single-Pass” baskı sisteminde “Xaar 1001” baskı kafalarına güveniyor. Bu baskı kafası laminant zeminlerin veya mobilyaların endüstriyel üretiminde ilk defa kullanılmakta. “Jupiter Digital Printing Line”, mevcut baskı/boyama sistemlerine entegre edilebilen modüler bir ünitedir. Baskı istasyonu tasarım bakımından çok esnek olduğu için, her çalışma genişliğine uyabilir ve bu sayede üretime özgü taleplere rahatlıkla cevap verebilir. Sistem örneğin kağıt, ahşap, taş veya plastikler gibi çok çeşitli malzemelere baskı yapabilir ve düz yüzeye baskının yanında eğimli yüzeylere de baskı yapabilir. Bu da kullanıcı için kullanım esnekliğinde yeni bir boyut demektir. Firmaya göre bu dijital baskı sisteminin mürekkep beslemesi Greyscale teknolojisi “Xaar 1001” ile birlikte kalıcı olarak yüksek seviyede kaliteli sonuçlar elde edilmesini sağlıyor. Küçük ebatlarda farklı tasarımlar ekonomik olarak sayısız yüzeye sorunsuz bir şekilde basılabilir. Herford merkezli (Almanya) Wemhöner Systems'de “Solid Edge” adı altında elyaf üretim sistemini sunuyor. Bu sistemle diji- tal baskı yoluyla (meme kullanılarak) örneğin zemin panellerine sızdırmaz, yuvarlak ve dayanıklı kenarlar yapılabilir. Dünya çapında geçerli bir lisans mutabakatı kapsamında firma burada Välinge ile birlikte endüstriyel kullanım için patentli, yeni bir yöntem geliştirdi. Yöntemde transfer folyosuna veya boyaya gerek kalmıyor ve panellerin enine ve boyuna kenarlarında göze hoş gelen bir yiv yapıyor. Bunun için sisteme iki adet frekans kumandalı freze aksamı (3000 - 6000 d/dakika) ilave edilmiştir. Yüksek hızlı hava yastıklı bir bantlı konveyör panelleri makineden geçer ve baskı kayışı ise sabitlemesini yapar. Makinenin diğer aksamları ise iki adet IR ısıtmalı baskı merdanesi ve iki adet IR özel projektörüdür. Opsiyon olarak bir gürültü ve ısı yalıtım kapağı ve ek IR projektörleri ve de başka baskı merdaneleri sunulmuştur. Makine 600 - 2000 mm panel uzunluklarını, 130 - 250 mm panel genişliklerine ve 6 - 12 mm panel kalınlıklarına uygundur. Üretici besleme hızını 200 m/dakika olarak veriyor. Wemhöner Surface Technologies “Master Printer” dijital baskı sisteminin bir prototipini tanıtmıştı; firma bununla en üst kalite segmenti için dijital baskılar yapılabildiğini iddia ediyor. Sistem malzeme türü ve şekli seçiminde oldukça esnekmiş ve aynı anda hem sayısız motif çeşitliliği, hem de aynı zamanda yüksek hassasiyete baskı seçeneği sunmaktaymış. Wemhöner çözünürlüğü 1400 dpi olarak bildiriyor. Firmanın ifadesine göre makine belki türünün en hızlısı değil, ama en kalitelisiymiş. Wemhöner Systems yuvarlak kenar üretim sisteminde yapılan “Solid Edge” ayrıntıları. Hymmen'in CEO'su Dr. Rene Pankoke (önde, burada bir müşteriyle birlikte) yeni “Jupiter Digital Printing Line” makinesinin önünde; yüksek kalite taleplerine uygun “Xaar 1001” baskı kafalarının entegrasyonuyla esnek bir sistem yaratıldığından emin. qç=Äççâ=~=Åä~ëëáÑáÉÇ=~ÇîÉêíáëÉãÉåí ïêáíÉ=íç aotJsÉêä~ÖI=eliwJwbkqo^i_i^qq ewJçåäáåÉ ^åòÉáÖÉå~ÄíÉáäìåÖ c~ë~åÉåïÉÖ=NU TMTTN=iÉáåÑÉäÇÉåJbÅÜíÉêÇáåÖÉå dÉêã~åó ÉJj~áäW=ÜòJ~åò]ÜçäòJòÉåíê~äÄä~ííKÅçã ïïïKÜçäòJòÉåíê~äÄä~ííKÅçã Ahşap Malzemeler Sayfa 20 · Holz-Zentralblatt Eylül/Ekim 2009 Dünyanın en büyük MDF üreticilerinden biri Son yıllarda Türk ahşap endüstrisi çok ciddi bir büyüme temposu sergiledi Ahşap sektöründe hiçbir pazar son on yılda Türk pazarı kadar gelişmedi (Çin hariç). Özellikle MDF üretiminde bir çığır açılmıştır. 1999'da henüz 430.000 m3 elyaf plaka üretilirken 2008 yılında nerdeyse 2,4 milyon m3 üretim gerçekleşti, bu hemen hemen altı katı demek. Ağırlıklı olarak modern preslerde üretim yapılıyor. Sadece Siempelkamp (Krefeld) 1994'den bu yana Türkiye'ye “Conti-Roll” marka 20 sistem satmıştır. Her ne kadar pazarın doyduğu söylense de bu işin sonu henüz gelmiş değil diyor Dr.-Ing. Hans W. Fechner (Siempelkamp yönetim kurulu sözcüsü): “Oradaki yatırımcılar inanılmaz derecede dinamikler.” Günümüzde Türkiye, Almanya'dan sonra Avrupa'nın en büyük MDF üreticisidir. Gelişmenin ardında yatan sebebin biri ise dinamik iç pazardır. Son yıllar içerisinde 500.000 ile 700.000 arası yeni konutlar inşa edildi. Diğer taraftan da ihracat rakamlarında büyüme gözlemlenmiştir. Orta Doğu ve Uzak Doğu pazarları için Türkiye önemli bir köprüdür. Buna özellikle İran, Suriye, Irak ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler dahildir. 2002'den beri Türkiye'deki gayrı safi milli hasıla yılda ortalama %7 oranında büyüdü. Ancak güncel ekonomik kriz diğer ülkeleri olduğu gibi Türkiye'ye de etkiledi. Almanya Dışişleri Bakanlığının verdiği rakamlara göre 2008'in son çeyreğinde, 27 çeyrektir sürekli büyüme gösteren gayri safi milli hasıla %6.2 azaldı. Toplamda ise GSYİH %1.1 ile pozitif kaldı. Ahşap malzemeler revaçta Her şeye rağmen Trabzon Karadeniz Teknik Üniversite'sinden Hülya Kalaycıoğlu'nun ve Gebze'deki Kastamonu Entegre'den Dr. Ertuğrul Casur'un hesaplamalarına göre 2009 yılı içinde üretimde genişleme olacağı hesaplanıyor (tabloya bakın). Özellikle 2003 ile 2005 yılları arasında ve 2007 ila 2009 yılları arasında Türkiye'deki kapasitede ciddi bir artış oldu. Sadece son aralıkta bile sekiz proje gerçekleştirildi. Ağırlıklı olarak MDF ve HDF sektörünündeki projeler söz konusuydu. Başka tesisler ise planlama aşamasındadır. Ve bu sadece Türkiye'de değil. Örneğin Yıldız Entegre Holding Ukrayna'da bir MDF fabrikası kurmak istiyor. Ahşapla dolu bir ülkede keşif gezişi Kastamonu Entegre'deki fabrikada Büttner kurutucu Fotolar: Griesche/Siempelkamp Üretimin büyük bir kısmı iç pazarda kalıyor. En büyük müşterilerse yerli laminant zemin sektörüdür; buradaki üretim 2006 ile 2008 yılları arasında 23 milyondan 52 milyon m²'ye çıkarak iki kat artmıştır (mobilya endüstrisi de büyük müşterileri arasındadır). MDF Türkiye'deki ahşap endüstrisinin merkezleri Tablo 1 Üretim İthalatlar İhracatlar Tüketim Kapasite Grafik: EPF Türkiye'deki kontrplak endüstrisi, 1000 m3 2004 2005 2006 2007 2008 2009* 2600 160 172 2588 -/- 2800 172 177 2795 -/- 2600 179 178 2601 3888 3047 190 231 3006 4182 3130 216 290 3056 4182 3321 230 334 3217 4500 Kaynak: Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Kastamonu Entegre, “EPF Annual Report 2008-2009” *Tahmin Tablo 2 Üretim İthalatlar İhracatlar Tüketim Kapasite kapasitesinin büyük bir kısmı (yaklaşık 3,2 milyon m³ modern seri preslerde üretilmektedir. Ancak büyük bir bölümü eski olan kontrplak tesislerinde ise durum biraz farklı. Yaklaşık %40'ı seri tesislerde (yaklaşık 1,3 milyon m³ üretilirken, %60'ı tekli ve çoklu preslerde üretilmektedir. MDF ve kontrplak alanında pazarın %25'ini elinde tutan Kastamonu Entegre Türkiye'in en büyük üreticilerdendir. Firmanın ülkede beş fabrikası (Kastamonu'da iki, Gebze'de iki ve Balıkesir'de bir) ve Türkiye dışındaysa üç fabrikası (Bulgaristan, Romanya ve Bosna-Hersek) vardır. 2008 yılının üretim kapasitesi ile kontrplak için 1,3 milyon m³ ve MDF için 660.000 m³ olarak belirtilmektedir. Firma ayrıca 26 milyon m² üretimle Türkiye'deki laminant zemin üretiminin yarısını elinde tutuyor. Ayrıca yılda yaklaşık 15 milyon kapı plakası üretilmektedir. Kastamonu Entegre Rusya ve Romanya'da iki ayrı fabrika açmayı ve Türkiye'de de Adana ve Antalya'da iki kontrplak fabrikası açmayı planlıyor. Ayrıca Bulgaristan'daki fabrikaya bir OSB üretim hattı eklenecektir. Diğer önemli üreticiler ise yıllık 1 milyon m³ kapasiteyle Starwood ve yine yaklaşık 1 milyon m³ kapasiteyle Yıldız Entegre'dir. Bu yıl için planlanan yeni MDF üretim kapasitesiyle Yıldız Sunta'da da hemen hemen 1 milyon sınırına ulaşıyor. Teverpan'ın kapasitesi bu sene 389.000 m³ olarak gerçekleşti, Çamsan 375.000 m³ üretim yaptı, SFC 219.000 m³ ve Vezirağaç'da kapasitesini genişlettikten sonra 234.000 m³ üretim yaptı. Türkiye'deki MDF endüstrisi, 1000 m3 2004 2005 2006 2007 2008 2009* 873 246 134 925 1200 1500 436 128 1808 2000 1952 325 271 2006 2200 2100 334 515 1771 3112 2379 487 656 2210 3200 2804 564 895 2474 3200 Kaynak: Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Kastamonu Entegre, “EPF Annual Report 2008-2009” *Tahmin Siempelkamp'ın Türkiye'deki ilk müşterilerinden biri olarak Kastamonu Entegre 1969 yılında dört katlı bir pres siparişi verdi. Üç seri pres (bunların ikisi Gebze ve Kastamonu fabrikalarındaki MDF'ler için “Conti Roll”), Balıkesir'de bir kontrplak pres ve Gebze'de Küsters marka iki adet MDF seri pres bu çeşitliliği bütünlemekte. Kastamonu ile Krefeld arasındaki iyi işbirliğine en yeni örnek 2006 Kasım'ında sipariş verilen ve Kastamonu'da kurulan MD tesisidir. Teslimat kapsamına ayrıca (Türkiye'de genelde yapıldığı gibi) Siempelkamp'ın kardeş firması olan Dr. E. Schnitzler tarafından planlama ve teknolojik çalıştırması dahildi. Büttner marka kurutucu, 7' x 55,3 m ebatında ve 1000 m³/18 mm kapasitesinde şekil verme ve presleme hattı, soğutma ve istif sistemi, SHS üretimi ve deposu. 400.000 m² arazi üzerinde ve 100.000 m² Kastamonu'daki kapalı alanda bu örnekte Greenfield tesisi çevredeki ormanlardan temin edilen ağaçları işliyor. Mart 2008'deki ilk plakadan sonra Nisan 2008'in başında üç vardiyaya geçildi. Kastamonu grubunun ürün programına kontrplaklar ve MDF ürünleri, ham veya film kaplı mobilya plakaları, laminant zeminler, kapılar, çıtalar – kısacası Türkiye'deki iç pazarı ve mobilya pazarını ileri taşıyan her türlü malzeme. İhracat için Kastamonu İran'a ve Irak'a mobilya plakaları ve laminant zeminler üretiyor – hedef üretimin %100'ünü kaliteli şekilde teslim etmek! Firmanın tahmini: Kastamonu'daki tesisin müdürü Enis Koç pazarın durumunu şöyle açıklıyor: “Pazarımız sürekli büyüyor – Türk aileleri her on yılda bir mobilyalarını yeniliyorlar ve bize böylece gelecek için iş alanı açıyorlar”. Yıldız Sunta, Yıldız Entegre ve Starwood firmaları otonom olmalarına karşılık Türk Yıldız ailesine dahillerdir. Birlikte hesaplandığında yıllık 2,7 milyon m³ kapasiteye ulaşarak dünyanın en büyük ahşap üreticilerinden biri haline geliyorlar. Üç firmada şu anda Siempelkamp'ın dokuz adet seri sistemi kullanılmaktadır. Bu sistemlerin üçte ikisi MDF üretiminde, üçte biri ise kontrplak üretiminde kullanılır. Kocaeli'deki Yıldız Entegre'nin şefi Fehmi Yıldız firmasında “Conti Roll” tipi, 7' x 55,3 m ebatında üç MDF sistemine sahiptir. MDF üzerine uzmanlaşmış firma yeni proje olarak Ekim 2007'de 3,2 mm MDF'den yapılmış kapı panelleri için oniki katlı bir pres siparişi verdi (yılda yaklaşık 11 milyon kapı paneli). 2008 sonbaharında sistem çalışmaya başladı. “Şu anda iki projemizle İran'la ve Rusya'yayla birlikte yurtdışına yoğunlaşmış durumdayız. Ham Bursa/İnegöl'deki Starwood A.Ş.'de Siempelkamp marka ince MDF pres sistemi kereste şeklinde kaynaklarımızın %80'ini yurtdışından temin ediyoruz” diyor Ahmet Akpınar (Kocaeli'deki fabrika müdürü). Yıldız Entegre'den fazla uzak olmayan ve yine Kocaeli'de bulunan ve başında Ahmet Yıldız'ın olduğu Yıldız Sunta MDF mobilya plakaları ve zemin malzemeleri üretiyor. Merkezde ebatında 8' x 23 m ve 7' x 55,3 m seri presli iki adet Siempelkamp MDF sistemi mevcut. Mobilya endüstrisindeki lider firma rütbesini korumak için Yıldız Sunta şimdilik kontrplak alanına yönelmiş durumdadır. Aralık 2007'de firma bu nedenle 4 - 42 mm'lik yeni bir Siempelkamp kontrplak sistemi teslimatı için GIM Export ile bir sözleşme imzaladı. İçeriğinde 7' x 42,1 m ebatında bir “Conti Roll”, planlama, Büttner kurutucu, soğutma ve istif sistemi ve SHS depolama vardı. İlk plaka 2009'un baharında preslendi. Yıldız ailesi bünyesindeki üçüncü firma da Bursa İnegöl'deki Starwood A.Ş'dir. Firmanın şefi Mehmet Yıldız burada en yüksek kalite standartlarına önem veriyor ürün programı %80 mobilya plakasından ve %20 ham plakadan oluşuyor. 1990'da kurulan firma sonraki yıllarda Türkiye'de en büyük ahşap plaka satıcılarından biri haline geldi. Burada en yeni teknolojiler, modern yapılar ve yüksek kalifiye personel firmanın ana kriterleri olmuştur. İki adet 8' x 23,5 m ve 6' x 47 m ebatında kontrplak “Conti Roll” burada günlük 2500 m³ üretim yapıyor. En yeni proje ise GIM/Siempelkamp ile işbirliği içinde 1,5-25 mm ince MDF'ler için 7' x 28,8 m ebatında yüksek performanlı bir prestir; üretim hızı 2000 mm/s ve günlük kapasitesi von 660 m³ olarak düşünülmektedir. Sözleşme 2007 Temmuz'unda imzalandı, ilk plaka 2008 Haziran'ında basıldı, üçlü vardiyaya ise 2008 Temmuz'unda geçildi. Starwood bu sistemle özel bir ürün, çerçevesiz hafif yapı plakaları, üretiyor. Bununla firma Türkiye'nin en büyük ve çok yönlü ahşap üreticilerinden biri haline geliyor. Ralf Griesche, Jens Fischer Kaynaklar Avrupa Panel Federasyonu (EPF): Annual Report 2008 2009, Brüksel (Belçika) Siempelkamp (2008): Başarılı bir pazar – İyi profile sahip ortaklar, bülten, baskı 02/2008, Krefeld (Almanya) Kocaeli'deki Yıldız Entegre'de kapı panelleri için 12 katlı pres Bütün Dünyadan Eylül/Ekim 2009 Holz-Zentralblatt · Sayfa 21 Su altında kalan ormanlarda yatan değerli ağaçlar Su altında kalan ormanlardan faydalanmanın yeni yöntemleri – baraj göllerinde faydalanılmamış ham madde kaynaklar Yazan Peter Schrott, Freudenberg Baraj göllerinin inşalarından dolayı çok büyük ölçüde arazi alanları ve tüm ormanlar ve ormanlık bölgeler su altında kalmış ve hala su altında kalmaya devam etmekte. Bu alanlar unutulan bir dünya gibi bu göllerin dibinde yatıyor. British Columbia, Vancouver Island merkezli Triton Loggin şirketi, kendi üretimi olan “Sawfish” adlı su altı robotu ile bu hammadde kaynağını büyük çapta değerlendirmeye çalışıyor. Su altı ağaçlarının kesilmesi tamamen yeni bir buluş değil. Artan fiyatlar veya yüksek kalitelerin eksik bulunmaları durumu karşısında bu yöntemler yeniden önem kazanıyor. D ünyada yaklaşık 15 m'den daha yüksek olan 45.000 baraj bulunmaktadır. Bir çoğunda bulunan ağaç stokları baraj kurulmadan önce faydalanılmamış durumda. Bunun iki nedenlerinden biri planlama hatasıdır – yani baraj, ağaçların kesilmesine zaman kalmadan, icra edilmiş. İkinci nedeni de o dönemlerdeki düşük ağaç fiyatlarından dolayı ormanlardan faydalanmanın parasal açıdan cazip gelmemiş olmasıdır. Bu durum şimdi dünyanın bir çok bölgelerinde değişti. Bugün dünya çapında aşağı yukarı 45.200 km2 su altında kalmış ormanlar bulunduğundan ve böylece 300 milyon ağacın yer altında olduğundan yola çıkılmakta. Triton şirket kurucusu Chris Godsall'in verdiği bilgilere göre bu ormanların değeri ortalama 50 milyar Amerikan Doları (USD) cıvarında. Su altı ağaçlarından faydalanmak Su altı ağaçlarından faydalanmanın ilk başlangıcı pnömatik zincirli kerestelerle dalan dalgıçlara dayanıyor. Yalnızca bu çalışmalar verimsiz olup artı bayağı tehlikeli olabiliyor – ham sıklığına bağlı olarak ağaçlar “kesimden” sonra kontrolsüz bir şekilde su yüzüne doğru sıçrıyor. Ayrıca su altında kalan ormanların yüzde 80'ni dalgıçlar tarafından kesilebilmesi için fazla derinlerde kalıyor. Aquatic Cellulose şirketi daha farklı bir yaklaşım seçmiş. Bu şirket, yüzerek hareket halinde bulunan bir platform üzerinden ağaçları kesiyor; iki kepçeli kollarla ağaç sabitleniyor ve kesiliyor. Kesim robotu olan “Sawfish” ile Kanada'lı şirket Triton Loggin bu alanda bir ek niş daha belirlemiş oluyor. Bir minibüs büyüklüyüğündeki ve 3 tonun üzerinde bir ağırlıkla çalışan bu robot 75 beygir gücü olan elektronik motorlarla 215 m derinlerde çalışıyor. Bir kepçe kol ile “Sawfish” ağacın kökünden destek alıp üzerine otomatikmen şişen airbagler ekliyor. Böylece kontrollü bir şekilde su yüzeyine çıkma imkanı sağlanıyor. Ayırma kesimi, kılıç uzunluğu 1,4 m olan hidrolik zincirli testere ile, ağaç gövdesini tabanın hafif üzerinden ayırma ile gerçekleşiyor. Ardından suyun yüzeyine çıkan ağaç gövdeleri yüzerek hareket halinde olan platform ile toplanıyor. Bu robot ağaçların yerlerini belirleyebilmek için sekiz kamera ve sonar ile çalışıyor. Bu robot yüzerek hareket eden platformun üzerinde yer alan bir pilot tarafından yönlendiriliyor. Vardiya başı bir çalışma takımı böylece aşağı yukarı 100 ağaç kesme imkanı buluyor. Dünya çapında büyük potansiyel Triton şirketi British Columbia (BC)'da baraj göllerindeki ağaçlardan faydalanmanın bir dizine uzun vadeli hakkını elde etmiş. Triton'un verdiği bilgilere göre Kanada'nın Batı Sahili’nde bulunan bu ülkede dünya çapının su altı stoklarının yüzde 5'i veya 12 milyon m3 ağaç suyun altında bulunmakta. Orada bulunan bir gölde “Sawfish” altı ayın içinde 6.000 ağaç kesmiş bulunuyor. “Sawfish” 215 m su derinliklerine kadar inip ağaç kesebilmekte. Kepçe kollardan biri ağaç gövdesini sabitlerken, kılıç uzunluğu 1,4 m olan hidrolik zincirli testere temiz bir kesim sağlıyor. Fotolar: Triton Triton dünya çapında da kesme hakları aramakta. Bu haklar normalinde bağlı oldukları hükümetler tarafından direkt veriliyor. İzin alındığı takdirde Triton şirketi sistemi ile birlikte o bölgeye gidip işe başlıyor. Triton'nun sözcüsü olan Jim Hayhurst'e göre kesilen ağaçlar işlemin ardından kendi hesaplarına göre satılıyor. Kanadalı'lar robotlarını kendileri planlayıp kendileri üretiyor. Şu anda dört sistem işletilmekte. Şirket bir “Sawfish” 'in üretim masraflarının 1 milyon Amerikan Dolar'ı cıvarında olduğunu söylüyor. Triton büyümekte bulunuyor ve bütün kıtalarda aktif olmak istemekte. Bu durumda da özellikle tropik bölgeler ilginç görülmekte. Bu bölgelerde yatan ağaç gövdeleri bu boyutlarda ve kalitelerde artık piyasada pek sık bulunmamakta. Diğerlerinin yanı sıra “Sawfish” Malezya'da da faaliyette bulunmuş (bkz. fotolar). Siparişi verenler için çoğu zaman yalnızca kesme hakkından elde edilen parasal kazanç önemli değil. Birçok baraj gölü ancak ağaçlar kesildikten sonra gemiyle geçme imkanına sahip oluyor. Triton, bu tür kesim işlemlerinde karaya oranla masrafların doğal olarak daha yüksek olduğunu vurguluyor. Onun yerine başka avantajları varmış: Genelde ulaşması zor olan orman bölgelerinde konvansiyonel orman çalışmalarında görüldüğü gibi nakliyata gerek kalmıyor. Genelde bıçkıhane suyun kenarında bulunuyor ve böylece direkt olarak 200 m3 ağaç kavrayabilen platform tarafından hedeflenebiliyor, diye vurguluyor Hayhurst. Kesim robotu “Sawfish” bir minibüs büyüklüğünde ve ağırlığı 3 tonun üzerinde. Bu durum üst tabaka işlemlerinde gereğinden fazla, yani düzensiz emilen muamele gereçleri sorununa da yol açmakta. Uzun süre su altında depolanmanın bir avantajı da doğal fışkırma hızının düşürülmesi olduğunu söylüyor. Braunschweig'daki Fraunhofer ağaç araştırma enstitüsü (WKI) bölüm başkanı olan Prof. Dr. (Mühendis) Volker Thole'ye göre de ahşap sanayiinde kullanım için hiçbir kısıtlama görülmemekte. Oksijensiz ortamdan dolayı ağaç korunmuş olur ve sıklılığı azalmaz. Oksijenin kesilmesinden dolayı ağaçlar mantar veya mikroplar tarafından da sarılmamakta. Suyun altında depolanmanın dezavantajı yok Robot, yüzerek hareket eden platform üzerinde yer alan bir pilot tarafından yönlendiriliyor. Robot, ağaçların yerlerini belirleyebilmek için sekiz kamera ve sonar ile çalışıyor. Hamburg'daki Johann-Heinrich-vonThünen Enstitüsü doçenti olan Dr. Gerald Koch şunları söylüyor: bugünki bilgilere göre şimdiye kadar araştırılan 50 yıllık bir süreye kadar suyun altında depolanan ağaçların – örneğin kızılağaç veya pitch pine gibi – dayanıklılığı önemli ölçüde olumsuz etkilenmemiş durumda. Ancak uzun süreler zarfında (birkaç yüz yıla kadar) suyun altında depolanmış ağaçların bakteriler tarafından sarılmasından dolayı sıklılığı azalıyor. Daha öncesinden de mikroplardan dolayı benek membranlarının azalması da sorunlara yol açabiliyor. Ağaç gövdesi kesildikten sonra şişen airbagler tarafından kontrollü bir şekilde su yüzeyinin üzerine çıkarılır. Triton ekibinin tipik bir çalışma bölgesi Güney Doğu Asya’nın en büyük göllerinden olan Kuzey Doğu Malezya Terengganu’da bulunan Lake Kenyir’dir. Kenyir barajı 1987’de tamamlanmış. Teknik Tesisler Sayfa 22 · Holz-Zentralblatt Eylül/Ekim 2009 Mobilya artıkları ile hesaplı enerji giderleri Henrichsmeyer firma grubu Sennergie enerji uzmanıyla birlikte Hövelhof'da ahşap enerji santralı kuruyor Ralph Diermann, Münih Henrichsmeyer şirketler grubu (Geha-Möbelwerke, Formaplan) biyoenerji uzmanı Sennergie (Hövelhof, Almanya) ile birlikte bir ahşap enerji santralı kurdu. Tesis 2008'den beri çalışıyor ve mobilya üretiminden gelen yıllık 10.500 ton artık ahşapla tam performansla çalışabiliyor. D oğu Westfalen Lippe'nin tam ortasında, Paderborn, Lippe ve Gütersloh ilçeleri bölgerine yayılmış ve Bielefeld'e yakın bir yerde Senne bölgesi bulunmaktadır - bu bölgede geniş otlak araziler ve büyük ormanlar vardır ve bu ormanlar komşu olan Egge'ye kadar devam eder ve Teutoburger ormanı ile birleşir. Buradaki ormanlık arazi toplamda 20.000 dönümdür. Bu nedenle bu bölgede ahşap endüstrisi 19. yüzyılda bile en güçlü ekonomik kollardan biriydi. Günümüzde bölgede mobilya üreticileri ön plana çıkıyor: 200'den fazla mobilya firmasının merkezi buradadır; aralarında dünya çapında meşhur firmalar da vardır, örn. Nobilia, Häcker Küchen, Nolte Küchen, Poggenpohl, Welle ve Interlübke gibi. Bunun dışında sayısız uluslararası önem taşıyan MDF plaka ve kontrplak üreticileri buraya yerleşmiştir. Ahşap enerjisinin kullanımını artırmak için şehir santrallarından, orman işletmelerinden ve endüstri kuruluşlarından gelen birkaç kişi “Initiative Holzcluster Senne” birliğini kurdular; bu birlik katılımcılarını birleştirecek ve ahşap enerjisi konusuyla ilgili herkesin referans yeri olacaktı. Günümüzde bile Senne'de enerji taşıyıcısı olarak ahşabın büyük bir rolü vardır. Örneğin Oerlinghausen şehir santralleri yaklaşık dört yıldır 4,6 MW güce sahip bir ahşap kazan işletiyor – şehir santrallerinin enerji ihtiyacının üçte biri. dirildi; buna diğer endüstriyel enerji tüketenlerin adım adım bağlandığı yakın enerji ağının giderleri dahildir. Üretilen elektrik Eon Westfalen-Weser'in şebekesine verilmektedir. Beklenen yıllık yaklaşık 35 milyon kWsaat ısı üretimi neredeyse 3000 evin tüketimine denktir. İtalyan Turboden S.r.l. (Brescia) firmasının ürettiği ORC türbininden el edilen 8 milyon kWsaat elektrik 1500 evi beslemeye yeter. Aynı güce sahip sıradan bir doğal gaz enerji santraline karşın yeni tesis yılda 10.000 ton CO2 tasarrufu sağlıyor. Yerel ekonomik işleyiş Hövelhof ahşap enerji santraliyse A1 ve A2 sınıfı mobilya üretiminden gelen üretim atıklarıyla yıllık yaklaşık 10.500 tonla beslenmektedir. Yakıtın hemen hemen %85'i Geha ve Formaplan fabrikalarından gelmektedir, kalanı ise OstwestfalenLippe'de bulundan ve Formaplan ürünlerini kullanan diğer mobilya firmalarından gelmektedir. Sennergie genel müdürü Dr. Dieter Brechmann diyorki: “Yani burada tam anlamıyla yerel bir ekonomik işleyişten söz edebiliriz.” Ahşap artıkları 50 × 50 mm ebatına küçültülürler ve konveyörlerle ızgaraya taşınırlar. IT-tabanlı akıllı bir silo kumandası burada uygun, ekonomik dolumu kontrol ediyor. Küçültücü, konveyör ve silo kumandası tekonolojisi geri dönüşüm uzmanı Vecoplan'a aittir. Haziran'da inşaata başlandı, Ekim'de ilk defa elektrik üretimi yapılabilmesi bekleniyor. için proses ve oda ısısı üretiyordu – yani kullanılamayan enerji kelimenin tam anlamıyla havaya gidiyordu. Yeni tesis Hövelhof GmbH ahşap enerji santrali tarafından işletiliyor (bu firmaya Henrichsmeyer ailesi %40 oranında ve Sennergie %60 oranında ortaklar). Mobilya üretiminin ana bileşeni enerji üretimi olmadığından dolayı ahşap enerjisi vitriniyle bölgede bulunan tecrübeli bir uzmanda bu işe katıldı. Ayrıca sermaye kullanımı birden fazla kişiye de bölünebilmiş oldu. Enerjiyi maksimum bir şekilde kullanabilm imkanı Ortak geliştirilen projeye beraber sevinebilmekteler: Dr. Dieter Brechmann (Sennergie), Rolf Henrichsmeyer (Geha, Formaplan) ve Heinz Josef Rodehuth (Sennergie). Buna bir de 650 kW gücündeki ORCtürbini eklendiğinde yıllık 4 milyon kWsaat elektrik üretilir. Enerji santraliyse 40.000 ton talaş, kabuk ve odun artıklarıyla beslenir; yerel işletmeciler ile uzun vadeli teslimat sözleşmeleri yapılmıştır. Detmold kamu işletmeleri şirketi, Bielefeld kamu işletmeleri şirketi ve yerel bir tarım fiması da kendi ahşap enerji santrallerinin hazırlıklarına başladı. Heimat bölgesi aynı zamanda Heimat Sennergie GmbH'ye (Bielefeld) ait ahşap enerji santrallerinin en büyük vitrinidir. Üretim artıklarından enerji Mevcut enerji santrallerinin yanında bazı endüstri firmaları da ahşap temelli enerji üretim işine girmeyi planlıyorlar. Kaliteli yatak odası mobilyası üreticisi GehaMöbelwerken ve çekmece ve mobilya parçası üreticisi Hövelhof'da bulunan Formaplan şirketleri ile Henrichsmeyer şirketler grubu ise planlarını gerçekleştirmiş durumda. Haziran 2008'de 7 MWtermik güce ve 1 MWelektrik gücüne sahip ahşap enerji santralinin yapımı başladı. Toplam yatırım yaklaşık 6 milyon Euro olarak bil- Ekolojik açıdan A1 ve A2 tipi ahşabın yakılmasında herhangi bir sorun olmamasına rağmen işletmeciler kapsamlı modern filtre ve yakma teknolojisine de yatırım yaptılar: Böylece ahşap, Avusturya'lı uzman Mawera (Hard am Bodensee, Viessmann grubunun bir kuruluşu) tarafından yollanan sabit brülörlü bir kazan içinde yakılır. Filtreler de Avusturya'dan gelmektedir, tedarikçi ise Scheuch (Aurolzmünster) firmasıdır. Emisyon değerleri yasaların öngördüğü sınır değerlerinin dörtte biri dolaylarındadır – örneğin tozda 5 µg/m3'nin altında yanma gazı (sınır değeri: 20 µg/m3). Resmi makamları zararlı madde emisyonu hakkında bilgilendirmek için Detmold'daki idari yönetim tüm verilere online şekilde her zaman ulaşabilir. Buna rağmen Hövelhof bölgesinde bu planla ilgili eleştiri yapanlar da oldu; bu eleştirelere karşın bağımsız eksperlerle gerekli cevap verildi: Harici eksperler tarafından incelenen emisyon değerleri, işletmecilerin bile beklediğinin daha da altındaydı. Bu enerji santralı 25 yıllık, aynı şekilde odun yakan bir kazanın yerini aldı; bu eski kazan güncel çevre standartlarına uygun değildi ve yalnızca kendi üretim merkezi Lippe enerji ajansının (EAL) desteğiyle oluşan enerji santralı konseptinin çıkış noktasını bize Geha ve Formaplan'ın idari ortağı Rolf Henrichsmeyer anlatıyor: “İsteseydik eski kazanımızı değiştirir ve yola eskisi gibi devam edebilirdik. Enerji fiyatlarının sürekli artmasından dolayı kendimize şu temel soruyu sorduk: Yıllık olarak çöpe atmak istemediğimiz belirli bir miktar atık odunumuz var – bunun içinde bulunan enerjiden maksimum şekilde nasıl yararlanabiliriz? Yani tesisi ihtiyacımıza göre değil, atık ahşap miktarına göre yapmayı istiyorduk.” Ancak üretilen ısı miktarı ihtiyacı fazla fazla aşıyor, çünkü Geha ve Formaplan üretim merkezleri üretilen ısının maksimum %35'ine ihtiyaç duyuyorlar. Bu sorunun çözümü ise Hövelhof belediyesinin fabrika arazisinin yanına bir sanayi bölgesi yapma kararı almasıyla sağlandı. “Adım adım yakın enerji şebekesini kuracağız ve çevremizdeki diğer firmaları buna bağlayacağız”, Rolf Henrichsmeyer böyle diyor. Önce yakında bulunan alüminyum yapı elemanları üreten Heroal fabrikasına ısı tedarik edilecek; bu iş sözleşme imzalama aşamasında. Bir mobilya üeticisi esas işinin dışında bir alanla neden bu kadar ilgileniyor – hem de tüm sektörün ekonomik olarak kırılma aşamasında bulunduğu bir aşamada? Rolf Henrichsmeyer açıklıyor: “Bizim için çok önemli olan şu: Petrol ve doğalgaz pazarındaki fiyat patlamaları bize henüz dolaylı olarak yansıdı. Enerji giderleri daha hesaplı hale geliyor.” Burada devletin yenilenebilir enerji üretimini teşvik etmesi mobilya üreticisi için pek önemli olmayan bir etken oldu çünkü ahşap enerji santrali kurma kararı bu teşvikler hayata geçmeden çok daha önce verilmişti. Heinrichsmeyer: “Ahşap enerji santralimizin ekonomik ve ekolojik veriminden o kadar eminizki, devlet teşviğinden bağımsız olarak bu projenin dışında zaten bir başka alternatif görmüyorduk.” Henrichsmeyer burada diğer mobilya üreticilerinin de gidebileceği bir yol olduğunu görüyor: “Sektör ekonomik açıdan büyük bir eşik noktasında duruyor. Atık ahşaptan enerji üretimine yatırım yaparak firmalar en azından enerji giderlerini kontrol edebilirler”. Atık ahşaptan üretilen enerjiye endüstri şirketlerinin ilgisi artıyor Günümüzde hesaplanabilir, sabit enerji fiyatlarına olan talep orta çaptaki endüstri Fotolar: Diermann kuruluşlarının bu tip tesislere ilgilerini aniden artırıyor; Sennergie'nin genel müdürü Heinz Josef Rodehuth bunu gözlemlemiş: “Uzun vadeli planlanabilir yatırım ve amortismanlarda ahşabın sabit fiyat dengesi diğer enerji sağlayıcılarına göre beklenen gider artışını düşük tutuyor”. Henrichsmeyer'in dediği gibi bunu sermaye sağlayan finans kuruluşları da fark etti: “Bankalara eşsiz fırsatlar sunduk çünkü onlar da bir ahşap enerji santralinin her açıdan mantıklı ve karlı bir yatırım olduğunu gördü.” ORC modülü (burada henüz vincin kancasında) Turboden tarafından komple çelik çerçeve içerisine monte edilmiş halde teslim edildi.
Benzer belgeler
Teknik tesisler - Holz
0039 (0) 31 - 261380; E-mail info@casiraghi. info
•İskandinavya: Exomedia OY - Jyri
Virmalainen, Post Box 739, FIN
00101 Helsinki, Fon. +358 50352 3635
e-mail [email protected]
HZ Türkisch 2010 - Holz
Kare başı (45 mm genişlik) milimetre temel
fiyatı 4,— EUR. 1.10.2009 tarihli, 49 no.’lu fiyat listesi geçerlidir.