türkiye`de kuduz ve kuduz`un kontrolü
Transkript
65 TÜRKİYE’DE KUDUZ VE KUDUZ’UN KONTROLÜ Dr. Orhan AYLAN Etlik Merkez Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Ankara Kuduz, merkezi sinir sisteminin akut seyirli, öldürücü viral bir enfeksiyonudur. Hastalık, memeli hayvanlar ve insanlar başta olmak üzere diğer hayvan türlerinde de görülür. Hastalık, hayvandan hayvana veya hayvandan insana direkt ısırma ile bulaşır. Ayrıca mevcut yaralara enfekte salyanın bulaşması ile de enfeksiyon meydana gelmektedir. Enfeksiyon, kentsel ve kırsal olmak üzere, iki ilgili siklus arasında devamlılık arz etmektedir. Kırsal kuduz, özel yerleşimlerde bir ya da iki başlıca türün ( küçük karnivorlar vb. ) sorumlu tutulması ile karakterizedir ve bu durum yıllar boyu sürer. Başıboş ve evcil olmayan kedi ve köpekleri etkileyen şehir kuduzu, insanlar için en tehlikeli olan kuduz şeklidir. Ve tüm bildirilmiş olayların % 99 ‘unu teşkil eder. Dünya çapında yayılmış olan kuduz, bildirilen en eski enfeksiyöz hastalıklardan birisidir. Son yıllarda kuduzu önlemeye yönelik belirgin gelişmeler kaydedilmiş olmasına rağmen; insan kuduzu vakalarında bu gelişmelere paralel düşüş gözlenmemiştir. Dünya ‘da her yıl 28 000 – 40 000 ‘e yakın insan kuduzdan ölmekte ve milyonlarcası da risk altında bulunmaktadır. Ölümlerin çoğu, kuduz köpeklerin sebep olduğu çizikler yada ısırıklara bağlıdır. Bu ölümlerin % 85 ‘ i de Asya ülkelerinde olmaktadır. Türkiye, köpek kuduzunun görüldüğü hemen hemen tek Avrupa ülkesidir. Fakat son 4-5 yıldır yaban hayatındaki kuduzda da artış görülmektedir. Özellikle Ege Bölgesinde etkili olan yaban kuduzu ile ilgili olarak artan kuduz vakaları ile mücadele için mevcut tedbirlere ilaveten, yaban hayvanları için ağız yoluyla aşılamanın da, mücadelede etkinliği arttıracağı düşünülmüş ve bununla ilgili, o yıllarda bir proje hazırlanmış, fakat finansal yetersizlikler nedeniyle proje gerçekleştirilememiştir. 1991 ve 2000 yılları arasında 1766 ( % 79,16 ) köpek vakası tespit edilmişken, yabani yaşama ait vaka sayısı sadece 35 ( % 1.57 ) tir. Fakat 2002 yılında yabani yaşama ait vaka sayısı 32’ dir. 1970’li yılların sonlarına doğru kırsal bölgelerden büyük şehirlere ciddi bir şekilde göç olmuştur ve bu göç devam da etmektedir. Bunun sonucunda şehirlerde köpek populasyonunun arttığı gözlenmiştir. Bu populasyonun artışına bağlı olarak bazı bölgelerde kuduzda da artış olmuştur. 1991 ve 1998 yılları arasında önemli ölçüde kuduz vakalarında düşüş gözlenirken, 1999 yılından sonra yine bir artış olduğu fark edilmektedir. 1991 ve 1998 yılları arasında kuduz vakaları 428’ den 128’ e düşmüştür. Bu düşüş sadece köpeklerde değil tüm evcil hayvanlarda olmuştur. Sığırlardaki kuduz vakaları, köpeklerden sonra en 66 yüksek kuduz insidansını oluşturmaktadır ki, bu sayı bu yıllarda 57’ den 19’ a düşmüştür. Bu sayı 2005 yılında ise 56 ‘dır. 1992 yılında 239 olan köpek vaka sayısı, 1996 yılında 103’ e gerilerken 2000 yılında yine bir yükselişe geçmiştir. 2001 yılında 128 olan vaka sayısı, 2005 yılında 100 dür. Yaban hayatında ise, 1992 yılında 6 olan vaka sayısı, 2000 yılında 9’ dur. Fakat 2001 yılının ilk aylarında Ege bölgesinde vahşi yaşama ait kuduz vakalarında artış olması sonucu, bu sayı 16’ ya çıkmıştır. 2002 yılında 32’ e ulaşmış ve 2005 yılında da 11’ dir. 7 ayrı bölgeye coğrafik bölgeye ayrılmış olan ülkemizde, şimdilerde en fazla kuduz vakası Ege bölgesinde İzmir, Aydın ve Muğla illerinde görülmektedir. Türkiye’nin 3. büyük ili olan İzmir’de 1991 yılında 70 olan vaka sayısı 1996 da 2’ye kadar düşmüştür. Fakat bölge 1997 yılında tekrar enfekte olmuş ve sonrasında kuduz vakaları da artmıştır. Diğer büyük şehirlerin bulunduğu Orta Anadolu bölgesinde hemen hemen hiç kuduz vakasına rastlanılmamaktadır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde kuduz insidansı düşük olmasına karşın, son 1 -2 yıldır artış görülmektedir KUDUZUN KONTROLUNDA UYGULANAN YÖNTEMLER Diğer salgın hayvan hastalıkları ile birlikte kuduzla mücadeleyi de Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı, Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü yürütmektedir. Bu mücadelenin yürütülmesinde il ve ilçe teşkilatlarında ki, Veteriner Hekimler de görev alırlar. Mücadele 3285 sayılı Hayvan Sağlık Zabıtası Kanununun 34 ve Yönetmeliğinin 119. maddesine göre yapılmakta, sahipli kedi ve köpeklerin aşılanması ile birlikte numaralı tasma takılması, kayıtlarının tutulması ve müşahade yerlerinin yapılması konularında yerel yönetimlerle işbirliği yapılmaktadır. Kuduz hastalığında bulgular birçok olguda çok karekteristiktir. Klinik teşhisin net olmadığı durumlarda, hastalığın teşhisi sadece laboratuvar muayeneleri ile yapılabilir. Bu nedenle kuduzdan ölen veya öldürülen hayvanların laboratuvar teşhisinde aşağıda belirtilen metotlardan yararlanılmaktadır; 1- Histopatoloji 2- FAT 3- Deneme Hayvanı İnokulasyonu 4- RTCIT 5- RREID 6- İmmunoperoksidaz 7- PCR 8- RFFIT( Seroloji) Kuduzun kontrolundeki nihai amaç insan kuduzu vakalarının önlenmesidir. Bu nedenle, insanların kuduza maruz kalmasını azaltmada en etkili yol bu hastalığın temel ko- 67 nakçısı olan köpeklerde kontrolünün sağlanmasıdır. Bunun başarılmasındaki klasik yöntemler, köpek populasyonun kontrolu ve bu hayvanların aşılanmasıdır. Bununla birlikte sokak köpeklerinin uzaklaştırılmasındaki stratejiler, çoğunlukla populasyonun kontrolunde yetersiz kalabilmektedirler. Bu nedenle köpeklerin aşılanması kuduzun kontrolünün köşe taşını oluşturur. Hastalığın kontrol altına alınmasında ise temel unsurlar şunlardır: 1- Sahipsiz (başıboş) köpeklerin kontrol altına alınması 2- Aşılama 3- Karantina tedbirleri 4- Halkın eğitilmesi ve bilgilendirilmesi 1- Türkiye özellikle şehirlerde gittikçe artan sahipsiz köpek sayısı ile karşı karşıyadır. Sahipsiz köpeklerin yakalanması ve kısırlaştırılması yerel yönetimlerin yükümlülükleri altındadır. Bu nedenle geçmiş yıllara oranla, artan sayıda köpek bakım merkezleri açılmakta ve sahipsiz bu hayvanların sahiplendirilmesi yoluna gidilmektedir. Benzeri çalışmalar sivil toplum örgütlerince de yapılmaktadır. 2- Dünya Sağlık Örgütü kuduz mihraklarının önlenmesi ya da elemine edilebilmesi için bir populasyondaki köpeklerin en az % 70’inin aşılanması gerektiğini önermektedir. Kuduz hastalığına karşı mücadelede kullanılan aşılar Bakanlığımıza bağlı Etlik Merkez Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü tarafından üretilmektedir. Koruyucu olarak canlı kelev kuduz aşısı köpek ve kedilerde kullanılmaktadır. Ayrıca çeşitli ülkelerden ithal edilen inaktif kuduz aşıları da kullanılmaktadır. 3- Herhangi bir bölgede kuduz teşhisi konulduktan sonra o bölgede karantina tedbirleri yerine getirilmektedir. Bu bölgeye kordon konulmak suretiyle ( pet ve çiftlik hayvanları ) hayvan giriş ve çıkışları 6 ay süreyle yasaklanmaktadır. Ayrıca şüpheli hayvanlar kesime sevk edilmemekte ve bunların ürünleri de tüketilmemektedir 4- Kuduzla mücadelede eğitim çalışmalarına ağırlık verilmelidir. Bu konunun kentte multidisipliner bir şekilde ele alınması gerekmektedir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Mahalli İdarelerin konu ile ilgili olarak işbirliğine gitmeleri bu mücadele için gereklidir. Kuduzla ilgili eğitim konusunda en etkili yol kitle iletişim araçları olan yazılı basın, radyo ve televizyondur. Konu ile ilgili kişilerle yapılacak olan açık oturumlar ve yayınların eğitime katkısı büyük olacaktır.
Benzer belgeler
28 Eylül Dünya Kuduz Günü - Trabzon Halk Sağlığı Müdürlüğü
SAĞLIK BAKANLIĞI
TRABZON HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ
28 EYLÜL DÜNYA KUDUZ GÜNÜ
Son yıllarda kuduz vaka sayısı belirgin derecede azalmış olmasına rağmen, toplumun bilgilendirilmesi ve
farkındalığın artır...
Kuduz
meydana geldiği halde evcil hayvanlara maruz
kalmalarının bir sonucu olarak birçok insan kuduz aşısı
yaptırmaktadır. Bu durum evcil hayvanlardaki kuduzun
önlenmesinin büyük bir maliyetinin olduğunu...
Epidemiyoloji ve Hayvanlardaki Durum
GIDA ve KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
Hayvan Sağlığı ve Karantina Daire Başkanlığı
konak belediyesi veterinerlik müdürlüğü rehabilitasyon
gelse bile, hayvanların sokakta kalması fikri yine de doğru değildir. Ne yazık ki ülkemiz Avrupa'da sokak
hayvanları problemiyle karşı karşıya olan tek ülkedir. Çevremizde bulunan kist hidatik, Lei...
PDF ( 9 )
Dünya çapında yayılmış olan kuduz, bildirilen en eski enfeksiyöz hastalıklardan birisidir. Son yıllarda kuduzu önlemeye yönelik belirgin gelişmeler kaydedilmiş olmasına
rağmen; insan kuduzu vakalar...
Kuduzda Korunma ve İmmünoprofilaksi Uygulamaları Dr. Cemal
• Hayvandan insana
• Aerosol ile
• Oral
• İnsandan insana