Yaşlılık ve sarkoidoz: Seksen yaşında bir olgu
Transkript
Yaşlılık ve sarkoidoz: Seksen yaşında bir olgu
İzmir Üniversitesi Tıp Dergisi Izmir University Medical Journal İzm Üniv Tıp Derg 2013; 1:33-36 Izm Univ Med J 2013; 1:33-36 Yaşlılık ve sarkoidoz: Seksen yaşında bir olgu CASE REPORT OLGU SUNUMU Sarcoidosis in elderly: A case of eighty years of age 1 2 3 4 Jülide Çeldir Emre , Ayşegül Baysak , Engin Pabuşçu , Özer Özdemir , Adnan Tolga Öz 2 1 Turgutlu Devlet Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Kliniği, Manisa İzmir Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, İzmir 3 Turgutlu Devlet Hastanesi, Göğüs Cerrahisi Kliniği, Manisa 4 Özel Universal Ege Sağlık Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Kliniği, İzmir 2 Sorumlu Yazar/Corresponding Author: Dr. Ayşegül Baysak İzmir Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Yeni Girne Blv. 1825 sokak No:12 Karşıyaka, İzmir . Eposta: [email protected] Geliş Tarihi/Received: 17.09.2013 - Kabul Tarihi/Accepted: 12.11.2013 Özet Sarkoidoz etyolojisi bilinmeyen kronik, multisistem tutulumu yapabilen granülomatoz bir hastalıktır. Granülomlar enfeksiyöz ya da organik ajanlara bağlı bir etyolojiyi düşündürmekle beraber, nedeni hâlâ belli olmayan bir hastalıktır. Seksen yaşında kadın hasta, 6 aydır devam eden öksürük, halsizlik, nefes darlığı ve kilo kaybı yakınmaları ile başvurdu. İstenen toraks bilgisayarlı tomografisinde multipl mediastinal lenfadenopatiler (LAP), her iki bazalde parankimal infiltrasyonlar saptandı. Supraklavikular LAP saptanan olgunun patolojik örneklemesi sonucu kazeifiye olmayan granülomatoz lezyonlar görüldü. Bu bulgularla sarkoidoz düşünülen olguya, kliniği stabil olmaması ve ek hastalıkları nedeniyle kortikosteroid tedavi başlanmadı. Sarkoidoz yaşlı hastalarda daha az sıklıkta görülmesinin yanında, spesifik olmayan semptomlar nedeniyle nadir tanı alan bir hastalıktır. Spontan düzelme veya kronikleşme görülebilir. Hastaların muayene ve solunum fonksiyon testi ile takibi gerekmektedir. İleri yaşta tanı alması ender görüldüğü ve başta malignite olmak üzere ayırıcı tanıya dikkat çekmek için, bir vaka nedeniyle yaşlı olgularda sarkoidozu vurgulamak ve literatürü derlemek istedik. Anahtar kelimeler: Sarkoidoz, yaşlılık, ayırıcı tanı Abstract Sarcoidosis is a chronic multisystemic granulomatous disease of unknown etiology. Formation of granulomas suggests infectious or organic agents in pathophysiology of the disease but the exact cause is still not known. An eighty years old female patient admitted to our clinic for cough, fatique, shortness of breath and weight loss persisting for three months. Thorax computed tomography revealed multiple mediastinal lymphadenopathies with bilateral basal parenchymal infiltrations. Noncaseating granulomatous lesions were found in pathological examination of the excised supraclavicular lymph node. Patient was diagnosed to have sarcoidosis with these findings. Because of the lack of functional impairment and concurrent medical illnesses, corticosteroid therapy was not administered. Beside the lower incidence of sarcoidosis in older ages, presence of nonspecific symptoms makes the diagnosis of sarcoidosis rare in the elderly. Spontaneous resolution may be seen, whereas some patients develop chronic disease. Patients follow up with periodic physical examination and pulmonary function tests is required. Because the rarity of disease and importance of differential diagnosis especially considering malignancies, we present the case of a sarcoidosis in elderly with a review of current literature. Key words: Sarcoidosis, elderly, differential diagnosis Giriş Sarkoidoz nedeni bilinmeyen, çoklu organ tutulumu olan, nonkazeifiye, granülomatöz bir hastalıktır. Tanı klinik ve radyolojik bulgularla birlikte kazeifikasyon gostermeyen epiteloid hücreli granülomların histopatolojik olarak gösterilmesi ile konur. Sıklıkla kadınlarda ve 20-40 yaşları arasında görülür. Bununla birlikte 10 yaş altındaki hastalarda %2 oranında, 60 33 Emre ve ark Emre et al İzmir Üniversitesi Tıp Dergisi Izmir University Medical Journal yaş üzerinde ise %4 oranında görülebilmektedir (1, 2). Yaşlılarda sarkoidozun insidansı düşüktür (3). Yaşlı sarkoidoz hastalarında klinik, laboratuvar ve radyoloji maligniteyi taklit edebilmekte, ayrıca yaşlı hastaların birçoğunda hastalık kliniği, belirsiz ve ender görülen yönü ile ortaya çıkabilmektedir (3, 4). Nonspesifik semptomlarla kliniğimize başvurup, 80 yaşında sarkoidoz tanısı konan olguyu nadir görülmesi nedeniyle literatür eşliğinde sunduk. Olgu Şekil 1. Hastanın PA akciğer grafisi. Seksen yaşında kadın hasta halsizlik, kilo kaybı (son üç ayda 5-6 kilo), kuru öksürük, eforla nefes darlığı yakınmaları ile Turgutlu Devlet Hastanesi göğüs hastalıkları kliniğine başvurdu. Yapılan fizik muayenesinde akciğer oskültasyonunda orta ve alt akciğer alanlarında ince raller duyuldu. Sağ supraklavikular bölgede 2 cm çapında, hareketli, ağrısız lenfadenopati (LAP) palpe edildi. Diğer sistem bakıları olağandı. Çekilen akciğer grafisinde bilateral hiluslar dolgun, akciğer parankiminde interstisyel patern belirgin olarak izlendi (Şekil-1). Şekil 2. Hastanın toraks BT parankim görüntüsü. Hastanın daha önce çekilmiş akciğere ait radyolojik tetkiki yoktu. Solunum fonksiyon testinde FVC:1260 ml (%27), FEV1:1150 ml (%39), FEV1/FVC: %91 ölçüldü. Oda havasında alınan arteryal kan gazı analizinde pH:7.44, pCO2: 35 mmHg, pO2: 45 mmHg ve oksijen satürasyonu %86 saptandı. Biyokimyasal analizinde sedimentasyon (45 mm/saat) dışında tüm parametreleri normal sınırlarda bulundu. Tümör belirteçlerinden CA125: 118.9 U/ml (N=0-35 U/ml) ölçüldü. Toraks bilgisayarlı tomografide (BT) mediastende çapı 3,5 cm’ye ulaşan multipl LAP’ler, bazallerde interstisyel fibrozis ile uyumlu parankim değişiklikleri mevcuttu (Şekil-2 ve 3). İzm Ünv Tıp Derg 2013; 1:33-36 Izm Unıv Med J 2013; 1:33-36 Şekil 3. Hastanın toraks BT mediasten görüntüsü. Hastanın ileri yaşı, sedimentasyon ve CA125 yüksekliği göz önüne alındığında malignite öntanısıyla yapılan tetkiklerinde, tüm abdominal BT’de endometrium ve servikste şüpheli kalınlaşma rapor edilmesi üzerine, 34 Emre ve ark Emre et al kadın hastalıkları ve doğum hekimi ile konsülte edilerek küretaj uygulandı. Alınan örneklerin patolojisi benign olarak sonuçlandı. Kesin tanıyı koyabilmek amacıyla sağ supraklavikular LAP’ye eksizyonel biyopsi uygulandı. Patolojisi nonkazeifiye granülom yapıları ve asteroid cisimcikler olarak raporlanan olgu akciğer radyolojisi ile evre II sarkoidoz olarak değerlendirildi. Sistemik tutulum araştırılması amacıyla yapılan dermatolojik, oküler ve kardiak değerlendirmede patolojik bulguya rastlanmadı. Laboratuvar tetkiklerinde serum kalsiyumu 9.1 mg/dl, 24 saatlik idrar kalsiyumu 12 mg/gün olarak normal sınırlarda ölçüldü. Anjiotensin dönüştürücü enzim (ACE) düzeyi hastanemizde bakılamadı. Bronkoskopiyi kabul etmeyen ve tıbbi gereklilik de düşünülmeyen olguya osteoporoz, hipertansiyon ve düzensiz seyreden kan şekeri düzeyleri nedeniyle kortikosteroid ve ileri yaş nedeniyle de immunsupresif tedavi başlanmadı, takibe alındı. Arteryal kan gazı analizinde hipoksik solunum yetmezliği bulunan olguya evde sürekli oksijen tedavisi için oksijen konsantratörü temin edildi. Tartışma Sarkoidoz değişen yaygınlık ve derecede olmak üzere tüm organları tutabilir (5). Güncel otopsi çalışmaları yaşlılardaki sarkoidozla ilgili yeni veriler sunmaktadır. Japonya’da 80 yaş üzerinde 38 sarkoidoz otopsi vakası ile 40 yaşından genç 60 vaka karşılaştırılmış ve 40 yaş altında ölüm öncesi tanı oranı %50 iken, 80 yaş üstünde %5.9 bulunmuştur (6). Yaşlı sarkoidoz hastalarında en sık nefes darlığı, öksürük ve göğüs ağrısı görülmekle beraber, klinik olarak genel sağlık durumunda bozulma (kaşeksi veya kilo kaybı) izlendiği de belirtilmektedir (7). Olgumuz da kilo kaybı, nefes darlığı ve öksürük semptomları ile kliniğimize başvurdu. İzmir Üniversitesi Tıp Dergisi Izmir University Medical Journal nedenler dışlandıktan sonra, biyopsi materyalinde kazeifiye olmayan granülomatöz lezyonların gösterilmesi ile konmaktadır (1, 5). Olgumuzun yaşı ve spesifik olmayan yakınmaları nedeniyle öncelikle malignite düşünüldü. Ancak yapılan tetkiklerinde malign bir lezyon saptanmadı. Supraklavikular LAP’nin eksizyonal biyopsisi ile patolojik tanı kondu. Olgumuzda malignite taraması amacıyla istenen tümör belirteçlerinden CA125 yüksekliği mevcuttu. Literatürde CA125 yüksekliği saptanan olgularda periton tutuluşunun laparoskopik biyopsi ile kanıtlandığı görülmektedir (8). Olgumuzda periton tutuluşuna ait semptomlar bulunmaması nedeniyle laparoskopi düşünülmemiştir. Bağcı ve ark.’nın çalışmasında ileri yaş grubunda ayırıcı tanıda sarkoidozun düşünülmesi gerektiği belirtilmiş, angiotensin dönüştürücü enzim (ACE) düzeyi literatür ile uyumlu şekilde 50 yaş üzeri hastalarda düşük saptanmıştır (p=0,04) (9). Bizim olgumuzda ise ACE düzeyi teknik nedenlerden dolayı bakılamadı. Yaşlı hastalarda kortikosteroid ve TNF alfa bloker tedavileri ile remisyon bildirilen vakalar bildirilmiş olsa da tedavi tartışmalıdır (10). Olgumuzun ileri yaşı, klinik olarak stabil olması ve ayrıca ek hastalıkları nedeniyle steroid ve immunsupresif tedavi başlanmadı. Çalışmalar, otopside sarkoidoz saptanan yaşlı hastalarda, belirgin, subklinik veya sistemik tutulumu ile ortaya çıkabilen olgular olabileceğini ortaya koymaktadır. Yaşlılardaki sarkoidozda, toraks içi ve akciğer dışı tutulumun hem olağan hem de ender görünümleri olabilir. Bu nedenlerle ileri yaştaki hastalarda, özellikle mediastinal lenfadenopati varlığında diğer ayırıcı tanılar arasında sarkoidozun da düşünülmesi gerektiğine dikkat çekmek için olgumuzu sunduk. Sarkoidozda tanı için spesifik bir laboratuvar testi bulunmamaktadır. Kesin tanı, diğer İzm Ünv Tıp Derg 2013; 1:33-36 Izm Unıv Med J 2013; 1:33-36 35 Emre ve ark Emre et al İzmir Üniversitesi Tıp Dergisi Izmir University Medical Journal Kaynaklar 1. Musellim B, Kumbasar OO, Ongen G, et al. Epidemiological features of turkish patients with sarcoidosis. Respir Med 2009; 103: 907912 2. Yanardag H, Pamuk ON. Older sarcoidosis patients: experience of a medical center in Turkey. South Med J. 2004; 97(5): 472-474 3. Lazarus A. Sarcoidosis: epidemiology, etiology, pathogenesis and genetics. Dis Mon 2009; 55: 649–660 4. Giovinale M, Fonnesu C, Soriano A, et al. A typical sarcoidosis: case reports and review of the literature. Eur Rev Med Pharmacol Sci 2009; 13 (Suppl 1): 37–44 5. Kıter G, Müsellim B, Çetinkaya E, et al. Clinical presentations and diagnostic work-up in sarcoidosis: a series of Turkish cases (clinics and diagnosis of sarcoidosis). Tuberk Toraks. 2011; 59(3): 248-58 6. Iwai K, Tachibana T, Takemura T, Matsui Y, Kitaichi M, Kawabata Y. Pathological studies on sarcoidosis autopsy. I. Epidemiological features of 320 cases in Japan. Acta Pathol Jpn. 1993; 43: 372–376 7. Chevalet P, Clément R, Rodat O, Moreau A, Brisseau JM, Clarke JP. Sarcoidosis diagnosed in elderly subjects: retrospective study of 30 cases. Chest 2004; 126(5): 1423–1430 8. Iyer S, Afshar K, Sharma Om P. Peritoneal and pleural sarcoidosis: an unusual association-review and clinical report. Curr Opin Pulm Med. 2008; 14(5): 481–487 9. Bağcı AB, Bilgin S, Selvi Ü, et al. Yaş faktörünün sarkoidoz üzerine etkisi. İzmir Göğüs Hastanesi Dergisi 2013; 27(1): 1-11 10. Saleh S, Ghodsian S, Yakimova V, Henderson J, Sharma OP. Effectiveness of infliximab in treating selected patients with sarcoidosis. Respir Med. 2006; 100: 2053-2059 İzm Ünv Tıp Derg 2013; 1:33-36 Izm Unıv Med J 2013; 1:33-36 36
Benzer belgeler
Çocukluk çağı sarkoidozu: iki farklı klinik tablo Journal of
disease. Patients follow up with periodic physical examination and pulmonary function tests is required.
Because the rarity of disease and importance of differential diagnosis especially considerin...
Sarcoidosis
olmakla birlikte ülkelere göre sıklığı değişir. Kardiyak sarkoidoz sıklığı klinik değerlendirmeye göre %5, otopsi çalışmalarına göre %27 kardiyak
MR ve PET gibi görüntüleme çalışmalarında ise % 39 ...