i YAYIN YÖNETMENĠNDEN Ali TĠLBE1 Sonel

Transkript

i YAYIN YÖNETMENĠNDEN Ali TĠLBE1 Sonel
Sayı-Number: 7
ISSN: 2147-088X
Bahar/Spring 2016
http://humanitas.nku.edu.tr
YAYIN YÖNETMENĠNDEN
Ali TĠLBE1
Sonel BOSNALI2
Fatma ER3
Dergimizin yayın yaĢamına baĢlamasının dördüncü yılında yayınlanan bahar
sayısı, yine birbirinden ilginç, üstün bilimsel nitelikli, değiĢik yöntem ve bakıĢ
açılarına dayanan araĢtırma-inceleme-, görüĢme ve yayın değerlendirme
yazılarından oluĢmaktadır. Dergimize olan ilgilin her geçen gün artarak
sürmesi, bizi mutlu etmekle birlikte, bir yandan gelen yazıların nitelikli
olmasına yönelik, öte yandan yayına kabul edilen yazıları okurla ivedilikle
buluĢturulabilmek amacıyla, kimi düzenleme ve kısıtlamalar kaçınılmaz olarak
kendini dayatmıĢtır. Değerli çalıĢmalarıyla dergimize katkı yapan yazarlarımızla
birlikte, titiz bir değerlendirme sonucunda nitelikli yazıların seçiminde büyük
görev üstlenen hakem kurulumuz ve her zaman olduğu gibi dikkatli ve özverili
çalıĢmalarıyla bu sayının da zamanında yayımlanmasını sağlayan dergi
kurullarındaki meslektaĢlarımıza teĢekkürü bir borç biliriz.
Bu sayıdan baĢlayarak, dergimizin alan yayın yönetmeni dizgesine geçtiğini de
muĢtulamak isteriz. Bunun yanında, tüm ölçütlerini karĢılayan dergimizin,
Aralık 2015 tarihinden beri ULAKBĠM TR Dizin tarafından izlenmekte
olduğunu bildirmekten esenlik duyuyoruz. Bu bağlamda, dergimizin biçimsel
içeriğinde kimi yenilikler yaptığımızı, siz değerli okurumuzla paylaĢmak isteriz.
Dergimize gösterilen yoğun ilginin bir sonucu olarak, gelen yazıların sayısında
önemli bir artıĢ olmuĢtur. Bunların bir kısmı hakem değerlendirme sonucu
yayına alınmamıĢ, bir kısmı ise yayınlanacak makale sayısının çokluğu
nedeniyle bir sonraki sayıda yayınlanmak üzere sıraya konulmuĢtur. Bununla
birlikte, bu sayımızda yayına kabul edilen yazı sayısı eski saylara oranla daha
fazla olmuĢtur. Bu sayımızda sekiz dilbilim, yedi yazın, altı toplumbilim, üç
coğrafya, iki tarih, iki sanat ve bir arkeoloji alanından olmak üzere toplam yirmi
dokuz araĢtırma-inceleme yazısının yanında bir görüĢme ve iki de yayın
1
Doç. Dr., Namık Kemal Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi. [email protected]
Doç. Dr., Namık Kemal Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi. [email protected]
3
AraĢ. Gör., Namık Kemal Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi. [email protected]
2
i
değerlendirme yazısı yayımlanmıĢtır. Bu yazıların yirmisi Türkçe, altısı
Ġngilizce, dördü Fransızca ve ikisi Almanca kaleme alınmıĢtır.
Arkeoloji alanında, Seher Selin Özmen‘in Anadolu’da Ana Tanrıça Kybele
Kültü baĢlıklı çalıĢmasında, Ana Tanrıça Kybele Kültü ele alınmaktadır.
Özmen, Ana Tanrıça Kybele Kültü‘nün 20. yüzyıldan itibaren arkeolojinin yanı
sıra dinler tarihi, dilbilim, psikoloji ve felsefe gibi alanlarda disiplinler arası bir
ilgi uyandırdığını ve pek çok bilimsel araĢtırmaya konu olduğunu ileri sürüyor.
Coğrafya alanındaki üç makaleden biri olan Cengiz Akbulak‘ın Ardahan İlinde
Kırsal Turizm Potansiyelinin Sayısallaştırılmış Swot Analizi ile
Değerlendirilmesi baĢlıklı çalıĢmasında, kırsal nüfus oranı Türkiye geneline
göre oldukça yüksek düzeyde bulunan Ardahan ili incelenmektedir. ÇalıĢmada,
sürekli olarak göç veren, birçok sosyoekonomik gösterge bakımından ülke
ortalamalarının gerisinde yer alan ve yaygın bir kırsal yoksulluk problemi
yaĢanan Ardahan ili için kırsal turizm potansiyelinin ortaya konularak, bu
potansiyelin değerlendirilmesine yönelik stratejilerin geliĢtirilmesi amacıyla
öneriler ileri sürülmektedir. Tekirdağ Limanı’nın Coğrafi Özellikleri ve Türkiye
Limanları Arasındaki Yeri konulu makalede Ġlker Eroğlu, Tekirdağ Limanı‘nın
bölge ve ülke düzeyinde önemine ve tanıtımına coğrafi ilkeler doğrultusunda
katkıda bulunmaktadır. Emre ÖzĢahin, Doğal Çevre Bileşenleri Açısından
Yerleşime Uygunluk Analizi, Pilot Çalışma; Altınova Mahallesi
(Süleymanpaşa/Tekirdağ) adlı çalıĢmasında, Tekirdağ iline bağlı SüleymanpaĢa
ilçesinin önemli mahallelerinden biri olan Altınova Mahallesinde, doğal çevre
bileĢenlerinin yerleĢime uygunluk açısından çözümlemesini hedefliyor.
Dilbilim alanında dört Fransızca, iki Ġngilizce ve iki Türkçe makaleye yer
veriliyor. Buket Altınbüken Karslı, Göstergebilim ve Sözceleme Çerçevesinde
Reklam Analizi konulu makalede, göstergebilim ve sözceleme kuramlarından
faydalanarak görsel, yazınsal ve iĢitsel göstergelerden oluĢan reklamlarda
sözceleyen özne ve alıcı özne tarafından anlamlandırma sürecinin nasıl
gerçekleĢtiği inceliyor. Sibel Çapan Tekin ve Veda Aslım YetiĢ, Réduire
l’anxiété langagière en production orale: jeux de rôles en FLE adlı ortak
çalıĢmalarında, Fransızca yabancı dil öğrencilerinin kaygı düzeylerini ve var
olan kaygıyı uygun bir öğretim tekniği ile azaltmayı hedefliyorlar. Bunu
gerçekleĢtirebilmek için, öğrencilere daha yaratıcı, daha etken ve daha fazla
güdülenme olanağı tanıyan rol yapma uygulayımına baĢvuruyorlar. La
classification des adjectifs en Turc: une nouvelle approche baĢlıklı makalede
Elif Divitçioğlu, sıfatları iĢlevsel dilbilimin bağdaĢıklık ve karĢılıklı dıĢlama
ölçütlerine göre sınıflandırmayı deniyor. Bu çalıĢmada, Divitçioğlu geleneksel
dilbilgisi ve dilbilimsel dilbilgisi kitaplarında sıfatların nasıl incelendiğini
ortaya koyduktan sonra, farklı bir sınıflandırma yaparak sıfatlar sınıfı, sayılar
sınıfı ve isim kiplikleri sınıfı olmak üzere üç sınıf oluĢturuyor. Bu sınıfların
hangi baĢka sınıflarla iliĢkiye girdiğini göstererek, sıfatların niteleyici
bağıntılama sözdizimindeki rollerini de inceliyor. Le discours du président
français sous la loupe d’un historien belge baĢlıklı ortak çalıĢmalarında, söylem
çözümlemesinde, konum ve rolün birbirine bağlı iki kavram olduğunu ve
ii
konuĢucunun, konumu ve söylemi içinde benimsediği rol aracılığıyla bazı
söylemsel stratejiler veya taktikler geliĢtirdiğini öne süren Serap Gül ve Ece
Korkut, bunları meĢruiyet, inandırıcılık ve dikkati üzerinde toplama stratejileri
olarak sıralıyorlar. Gül ve Korkut, incelenecek siyasal söylemleri, konum ve rol
kavramlarının yanı sıra, bu üç strateji çerçevesinde çözümlenmeye çalıĢıyorlar.
AyĢe ġirin Okyavuz, Tiyatro Eserleri Çevirmeninin Rolleri adlı incelemesinde,
tiyatro yapıtlarının çevirisinde ve sahnelenmesinde çevirmenin rolüne
odaklanmakta ve bir çevirmen olarak, Devlet Tiyatroları Repertuvarında yer
alan iki farklı oyunun çevirilerinin sahneleniĢ süreçlerini irdelemektedir. Zühre
Yılmaz Güngör, L’apprentissage coopératif pour favoriser l’interaction en
classe de français langue étrangère baĢlıklı makalesinde, ĠĢbirlikli Öğrenme
Yöntemi çerçevesinde, yabancı dil sınıflarındaki etkileĢimin öneminden ve
yerinden söz ediyor. Rahmouna Zidane, The Role of Memory in Foreign
Language Learning and Achievement konulu yazısında, yabancı dil
öğreniminde ve baĢarıda belleğin etkisini ve yabancı dil öğrencilerinin bellek
kapasitesi nedeniyle karĢılaĢtığı zorlukları incelemeyi erek ediniyor. Education
Policy and the Effect of Subtitle Options in Learning Process: A Case of
Turkish Students as English Language Learners baĢlıklı ortak makalede, Buğra
Zengin ve Deniz Yetkin Aker, Ġngilizce öğrenenlerin sözcük becerilerini
geliĢtirmek için, Türkçe seslendirmeli Ġngilizce altyazılı film/dizilere
yaklaĢımları ve bu tür dil birleĢimlerinden yararlanıp yararlanmadıklarını
araĢtırmayı hedefliyorlar.
Bu sayıda sanat ile ilgili iki makale okurla buluĢuyor. Nursel Karaca, Çininin
Sır Altındaki Serüveni baĢlıklı makalesinde, Anadolu Türk Devri çini tekniği
olarak en yaygın olarak kullanılan sır altı tekniğinde çini dekorlama aĢamalarını
irdeliyor. Periodic Landscape Approaches over Landscape Descriptions:
Ottoman Period Miniatures adlı ortak çalıĢmada, Esra Özhancı, Zeynep
Ardahanlıoğlu ve Hasan Yılmaz, minyatür yapıtlarda betimlenen peyzajlar
yoluyla, Osmanlı dönemi üzerinden peyzaj algısını ve değiĢimini ortaya
koymayı ve algı çalıĢmalarına farklı bir açıdan bakılmasına olanak sağlamayı
amaçlıyorlar.
Tarih alanındaki iki makaleden ilki, Remzi ÇavuĢ‘un Doksanüç Harbi’nin
Kaynaklarından İngiliz Gazeteleri adlı çalıĢmasıdır. Yazar Doksanüç Harbi‘ni
günü gününe sayfalarına aktarmaya çalıĢmıĢ olan Ġngiliz gazetelerini irdeliyor.
SavaĢta tarafsızlığını ilan etmiĢ olan bir devletin basın organı olan bu gazeteler,
Doksanüç Harbi‘ni günü gününe izleyerek geliĢmeleri okuyucularına
duyurmaya çalıĢmıĢlardır. Yazarın incelemiĢ olduğu on altı gazete, yalnızca
cephede ordular arasında geçenleri haberleĢtirmemiĢ, savaĢan tarafların baĢka
devletlerle iliĢkilerinden savaĢ bölgelerindeki önemli yerleĢim yerlerinin
tanıtılmasına ve komutanların yaĢamöykülerine kadar birçok konuya yer
vermiĢlerdir. Filozofların yeme-içme alıĢkanlıklarının ele alındığı Ali
Güveloğlu‘nun Eski Yunan ve Roma’da Filozof Sofraları baĢlıklı makalede,
antikçağın düĢünsel dünyasını biçimlendiren düĢünürlerin toplumun beslenme
alıĢkanlıkları üzerindeki etkilerinin incelenmesi erek ediliyor.
iii
Toplumbilim alanında, beĢ Türkçe ve bir Ġngilizce olmak üzere, altı çalıĢma yer
almaktadır. An Examination of Informal Settlements (Gecekondus) in the
Concept of Sociology of Space: Case of İzmir baĢlıklı çalıĢmada, Ġhsan Çetin,
uzam toplumbilimi bağlamında Türkiye‘de gecekondu olgusunu inceliyor.
Gecekondu bölgelerinin kentle bütünleĢme süreçlerinde uzamın rolü ile uzam
ve toplum arasındaki karĢılıklı iliĢkiyi irdeleyen bu makalenin temel savı;
fiziksel ve toplumsal nitelikleriyle birlikte, uzamın gecekonduların yeniden
inĢasını belirleyen temel etkenlerden biri olduğu ve bu gibi bölgelerde yaĢayan
insanların toplumsal ve ekonomik bütünleĢmesini etkilediği biçimindedir.
CoĢkun Dikbıyık ve Ensar Yılmaz, Tekirdağ Ölçeğinde Akran Zorbalığı
Araştırması ve Bulguların Değerlendirmesi konulu çalıĢmalarında, Tekirdağ
ilinde anket yöntemini kullanarak akran zorbalığını ölçümlemeyi amaçlıyorlar.
Bu araĢtırmada; zorbalığa uğrayıp uğramama durumu, öğrencilerin hangi
nedenle zorbalığa uğradığı, zorbalığa uğradıktan sonra neler hissettiği ve neler
yaptığı, kimlerin zorbalık yaptığı, öğrenciler zorbalığa uğradığında kimlere
söylediği ve kendisiyle kimlerin ilgilendiği, zorbalığı uygulayıp uygulamama
durumu, zorbalık uyguladıktan sonra neler hissettiği, herhangi bir zorbalığa
tanık olduğunda neler yaptığı biçimindeki sorulara yanıt aranmaktadır. ġahin
Doğan, Dindarlık-Muhafazakar Aile Değerleri İlişkisi adlı çalıĢmada, halkın
muhafazakâr aile değerlerine yönelik tutumlarını araĢtırmayı amaçlıyor. ġubat
2015 tarihinde, Türkiye‘deki 16 ilde yapılmıĢ olan bu araĢtırmada, 18 yaĢ ve
üzeri 1.402 kiĢiye, rastgele (random sampling) yöntemi ile yüz yüze görüĢülerek
sormaca uygulanmıĢtır. AraĢtırma sonuçlarına göre muhafazakar aile değerlerini
etkileyen en önemli etkenin dindarlık olduğu ortaya konmaktadır. Ġsmail Güllü
ve SavaĢ Kalaycı, Toplumsal Bir Gerçeklik Olarak Yoksulluk ve Vakıfların
Fonksiyonları: Karaman Yunus Emre Kültür Vakfı Örneği baĢlıklı ortak
çalıĢmalarında, dayanıĢmanın toplumsal iliĢkilerde formel ve enformel Ģekilde
yapılaĢarak görünürlük kazandığı olgular etrafında, dayanıĢma ağlarının
yoksullukla baĢ etmede önemli bir iĢleve iye olduğu kabulünden hareket ile
yoksulların da içinde olduğu dayanıĢma ağlarının yerel düzeyde nasıl
konumlandığını, sosyal yardımlaĢma ve dayanıĢma vakıflarının toplumsal
iĢlevlerini, Yunus Emre Kültür Vakfı‘ndan yardım alan kiĢilerin, toplumsal
yardımlar ve yoksulluk hakkındaki görüĢlerini inceleyerek belirlemeyi
amaçlıyorlar. Çalışmanın Bürokratik ve Rasyonel Örgütlenmesinde Beyaz
Yakalılar baĢlıklı çalıĢmada ise, Esra Köten, Ġstanbul‘da beyaz yakalı
çalıĢanlarla yapılan derinlemesine görüĢmelerden elde edilen bulgular ıĢığında,
bu zeminin tartıĢılmasını erek ediniyor. AraĢtırma bulguları, bürokrasinin katı,
hiyerarĢik, kuralcı yapılarının ve rasyonalitenin verimlilik, hesaplanabilirlik,
öngörülebilirlik ve denetim boyutlarının çalıĢma yaĢamına egemen olduğuna
iĢaret ediyor. AyĢe Aslı Sezgin ve Tuğba Yolcu, Göç ile Gelen Uluslararası
Öğrencilerin Sosyal Uyum ve Toplumsal Kabul Süreci adlı çalıĢmalarında,
Suriye iç savaĢı sonrası göç ile gelen uluslararası üniversite öğrencilerinin
toplumsal uyum ve kabul süreçlerini ortaya koyarak, içinde bulundukları
iv
toplumun ekonomik, siyasal ve ekinsel dinamiklerinden ne yönde
etkilendiklerini belirlemeyi amaçlıyorlar.
Yazın alanında üç Türkçe, iki Almanca, iki Ġngilizce ve bir Fransızca olmak
üzere, Türk ve Batı yazınından altı makale yer almaktadır. Yıldız Aydın,
Adalbert Stifter’in Der Hochwald Adlı Yapıtında Doğa/Orman İzleği konulu
çalıĢmasında, söz konusu yapıttan yola çıkarak, doğa(orman)nın nasıl
yansıtıldığı, anlatıcı ve kahramanlar için neden bu kadar önemli olduğu,
romanda baskın olan yalnızlık, sığınak ve olgunlaĢma gibi doğaya iliĢkin öteki
izleklerle birlikte çözümlemeyi amaçlıyor. Onur Kemal Bazarkaya ve Semra
Öğretmen, System Goldbach: Über Kommunikation und Schein in Gottfried
Kellers Kleider machen Leute adlı ortak çalıĢmalarında, Alman yazınının önde
gelen gerçekçi yazarları arasında yer alan Gottfried Keller‘in (1819-1890)
Kleider machen Leute (1874) adlı yapıtını, toplumsal sistemin alt-parça
sistemlerden ve iletiĢimden oluĢtuğunu belirten Niklas Luhmann‘ın sistem
kuramı çerçevesinde çözümlemeyi erek ediniyorlar. The Ambiguity of Identity
and the Ambiguity of Formation in Ambiguous Adventure by Cheikh Hamidou
Kane as a Postcolonial Bildungsroman baĢlıklı çalıĢmalarında, Petru Golban ve
Derya Benli Cheikh Hamidou Kane‘in Belirsiz Serüven (Ambiguous Adventure)
adlı romanda sömürgecilik sonrası Bildungsroman geleneğinin temel ilke ve
niteliklerine iye olan baĢkiĢi Samba Diallo‘nun karma kiĢiliğini, ekinsel
belirsizlik ve sömürgecilik ortamındaki geliĢim süreciyle bağlantılı olarak
çözümlemeye çalıĢıyorlar. Fatma Kaba, Une mort très douce ve Une femme
Adlı Eserlerde Kadın Kimliğinin Toplumsal Boyutları konulu çalıĢmasında,
yirminci yüzyılın iki büyük kadın yazarı, Simone de Beauvoir ve Annie
Ernaux‘nun aile çevreleri üzerinden kendi kadın kimliklerini sorguladıkları Une
mort très douce ve Une Femme adlı yapıtlarını karĢılaĢtırmalı olarak ele
almaktadır. Cansu Özge Özmen‘in Sub-Subaltern: Self-Fashioning of an
African-American Slave around the World baĢlıklı çalıĢmasının temelinde,
Afrika kökenli Amerikalı bir kölenin hayatının elzem bir geçiĢ döneminde –
kölelikten esarete- kendi kimliğini biçimlendiriĢi; gönüllü bir Ģekilde AngloAmerikan kimliğini benimsemesi (yasal olarak sahip olmadığı bir hak olmasına
rağmen) ve bu kimliği temsilinde baĢka bastırılmıĢ kimlikleri betimleyerek
kendi kimliğini ikrar etmekten ısrarla kaçınması yatmaktadır. Das 'Unheimliche'
bei Sigmund Freud als Synthese aus Literatur- und Psychoanalyse baĢlıklı
Almanca yazısında, Özlem Tekin, Sigmund Freud‘un Esrarengizlik (1919) adlı
çalıĢmasından yola çıkarak ―Sigmund Freud‘a göre ―esrarengiz‖ olgusu tam
olarak neyi ifade etmektedir?‖, ―Hangi etkenler ile ortaya çıkmaktadır?‖,
―Sigmund Freud, yazında yer alan ―esrarengiz‖ olgusunu açıklamak ve bununla
birlikte bu olguyu genel hatlarıyla açıklığa kavuĢturmak için psikanalize iliĢkin
kendi düĢüncelerini nasıl uygulamaktadır?‖, ―Yazın analizi ve psikaanalizi bir
araya getirerek oluĢturulan bu bireĢimin yazınbilim açısından ne tür yararları
bulunmaktadır?‖ türünden sorulara yanıt arıyor. Yusuf Ziyaettin Turan ve RaĢit
Çolak, Bildungsroman’a Tematik Bir Yaklaşım: David Copperfield ve Çalıkuşu
adlı ortak makalelerinde, Ġngiliz yazınından Charles Dickens‘ın David
v
Copperfield (1850) ve Türk yazınından ReĢat Nuri Güntekin‘in Çalıkuşu
(1922) romanlarını, Batı yazınında eğitim romanı, oluĢum romanı ya da sanatçı
romanı olarak da adlandırılan Bildungsroman geleneği açısından irdeliyorlar.
Yayın Değerlendirme bölümünde, Fundagül Apak, Thinking about a
Prospective Method of Translation Criticism upon an Analysis of Berman’s
Toward a Translation Criticism: John Donne baĢlığı altında Antoine Berman‘ın
temellerini attığı bir çeviri eleĢtirisi yöntemi irdelenmektedir. Harun Göçerler
ise, Alis vs. Aliens Adlı Eserde Anadolu Özlemi baĢlığı ile Almanya‘daki ilk
nesil göçmen ailelerinden birinin çocuğu olan ve tiyatro, Ģiir ve kitap yazarlığı
alanında bir çok yapıt yayımlamıĢ olan Levent Kesik‘in son kitabı Alis vs.
Aliens kitabının tanıtımını yapmıĢtır.
Dergide yer alan son yazıda ise, Selma Bardakcı‘nın göç konularında uzman
olan Londra Regents Üniversitesi Uluötesi AraĢtırmalar Enstitüsü Müdürü Prof.
Ġbrahim Sirkeci ile Suriye göçü üzerine yapmıĢ olduğu söyleĢi söz konusudur.
Suriye’den Gelenler Misafir Değil Bir Göç Kültürünün Öncüleri adlı
görüĢmede, Sirkeci, bu göçün sürekliliğine ve iki ülke arasında uzun sürecek bir
nüfus trafiğine dikkat çekmekte ve göçün bir sorun olarak değil, çok daha derin
pek çok sorunun sonuçlarından biri olarak görülmesi gerektiğine vurgu
yapmaktadır.
Tekirdağ – 2016
vi