Balkanlar`da Ramazan`a cokulu balangç
Transkript
Balkanlar`da Ramazan`a cokulu balangç
SAYFA 01 SIYAH MAVI KIRMIZI SARI ISSN-2146-085X İz. PİM. PP 104 600 YILLIK TAR H N AZ Z HATIRASINA 22 HAZ RAN 2015 PAZARTES - Y›l: 7 Say›: 326 www.balkangunlugu.com Balkanlar’da Ramazan’a co kulu ba lang ç BOSNA HERSEK'teki Müslümanlar, Saraybosna, Mostar, Travnik, Zenitsa, Tuzla ve Banya Luka gibi ehirlerdeki camilerde ramazan n ilk teravih namaz n k ld . Üsküplüler, ilk teravih namaz için ehirdeki tarihi camileri tercih etti. S rbistan'da da ramazan n ilk teravih namaz , ba kent Belgrad'daki tek cami konumundaki Bayrakl Cami'nin yan s ra mescitlerde ve Pre evo Vadisi ile Sancak bölgesindeki camilerde k l nd . Kosova'da da ilk teravih heyecan ya and . Ba ta ba kent Pri tine ve Prizren olmak üzere vatanda lar bulunduklar bölgelerdeki camilere ak n etti. H rvatistan' n ba kenti Zagreb'deki tek cami konumundaki Zagreb Camisi de teravih namaz n k lmak için camiye gelen vatanda larla doldu. Balkanlar' n en küçük ülkesi Karada 'da da ramazan n ilk teravih namaz ba kent Podgoritsa'n n yan s ra Biyelo Polye, Rojaye, Ulçin ve Bar gibi ehirlerdeki camilerde k l nd . Arnavutluk'taki Müslümanlar da ramazan n ilk teravih namaz için camilere ak n etti. 3’te Ramazan ayının ba lamasıyla birlikte Balkan ülkelerinde ya ayan Müslümanlar ilk oruçlarına kalktılar, ilk teravih namazlarını kılmak için camilere akın ettiler Ferhadiye’de 22 y l sonra teravih sevinci Bereket Konvoyu Balkanlar’a 11. kez ula tı BAYRAMPAŞA Belediyesi tarafından "Kardeşlik Sınır Tanımaz" sloganıyla organize edilen "Bereket Konvoyu", bu yıl ilk iftarını Hırvatistan'ın başkenti Zagreb'de verdi. Zagreb Camisi'nde verilen iftara, Zagreb Büyükşehir Belediye Başkanı Milan Bandiç, Türkiye'nin Zagreb Büyükelçisi Ahmet Tuta, Zagreb Müftüsü Aziz Hasanoviç ve çok sayıda vatandaş katıldı. Büyükelçi Tuta, ramazan ayının tüm dünyaya barış, kardeşlik ve huzur getirmesi temennisinde bulundu. 5’te ATALARIMIZIN KAYBOLAN RAMAZAN ADETLER Ata ATUN Sayfa 4’te Y BLRZ Süheyl ÇOBANO LU Sayfa 3’te Gazeteniz THY uçaklar›nda ÜCRETS‹Z Türkçe e itime Kosova’da rekor ba vuru KOSOVA'da Türk dilinde e itimin verildii ilkokul ve lise kay tlar na son 15 y l n en büyük ö renci ba vurusu yap ld . 1951 y l nda bu yana resmi olarak ilkokul düzeyinden üniversite düzeyine kadar Türk dilinde e itimin verildi i Kosova'da, özellikle 1999 y l sava sonras Türkçe e itimde her geçen y l ö renci ba vuru say s nda dü ü ya an yordu. Özellikle Türk dilinin resmi dil oldu u Prizren'de devlete ait 7 ilkokul ve 4 lise de Türkçe e itim verilmekte. 4’te te Tsipras'ın yeni rakibi BALKANLARDA pek çok ülkede Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yenilenen camilerde Ramazan heyecanı bir başka yaşandı. Bosna Hersek Banya Luka’da Ferhadiye ve Makedonya Manastır’da ibadete açılan İshakiye camilerinde yıllar sonra teravih namazı kılındı. Bosna Hersek’in kuzeyindeki Banya Luka kentinde, 7 Mayıs 1993 tarihinde Sırplar tarafından temeline dinamit yerleştirilerek yıkılan ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yarım kalan inşaatı tamamlanarak yeniden ibadete açılan Ferhadiye Camisi'nde 22 yıl sonra teravih namazı kılındı. 3’te YUNANİSTAN'da Panhelenik Sosyalist Hareket'in (PASOK) yeni başkanı Fofi Gennimata oldu. www.haber7.com’a göre; PASOK'un Atina'da gerçekleştirilen 10. Kongresi'nde eski PASOK lideri Evangelos Venizelos'un göreve devam etmek istemediğini açıklamasının ardından yapılan başkanlık seçiminde oyların yüzde 56'sını alan Fofi Gennimata, PASOK başkanlığına seçildi. PASOK'un kurucusu Andreas Papandreu'nun yakın arkadaşlarından eski bakan Yorgos Gennimatas'ın kızı olan Fofi Gennimata, 1964 yılında Atina'da doğdu. Atina Üniversitesi'nin Siyasi Bilimler Fakültesi'ni bitiren Gennimata, PASOK hükümetleri döneminde çeşitli bakanlıklarda görev yaptı. 5’te SAYFA 02 2 Kent ve Markalar SIYAH MAVI KIRMIZI SARI 22 Haziran 2015 Pazartesi Editör: Suzan ERNOYAN KOSBİ ihracatı ve istihdamı katlayacak Türkiye’nin 1300 hektarlık alanı ile en büyük organize sanayi bölgeleri arasında yer alan, bünyesinde 25 bine yakın kişiye istihdam sağlayan ve yıllık 5 milyar dolara yakın dış ticaret hacmine sahip olan Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi (KOSBİ), Ege’nin 100 büyük firmasından 11’ini sınırları içerisinde barındırıyor… bölgede istihdam edildiğini söyledi. Bölgenin altyapı eksikliklerinin giderilmesi için yoğun bir çalışma içinde olduklarını, firmaların katma değerli ürünler üretmesi, yeni yatırımlarla büyümesi için her türlü kolaylıkları sağladıklarını dile getiren Porsuk, “Bölgemizdeki yetki sorununun çözümü ile birlikte yarım kalan tüm alt ve üst yapı faaliyetlerimizi tamamlamak için yola koyulduk. Sanayicimiz ilk önce ucuz ve kaliteli elektrik ve doğalgaz enerjisine kavuştu. Merkezi Atık Su Arıtma Tesisimiz devreye girdi. Bölge içinden geçen Nif Çayı’nın ıslah çalışmaları sürüyor. Bölgemizin Ulusal Demiryolu Hattına bağlanması ve Yükleme – Boşaltma İstasyonunun kurulması, OSB içinden geçen İzmir – Ankara Karayolu üzerindeki kavşakların kesintisiz trafiğe olanak verecek şekilde seviyeli kavşak haline getirilmesi gibi acil projeler hayata geçiriliyor. Altyapı yatırımlarının kısa sürede tamamlanması ile bölgemiz yatırımcılar için daha cazip hale gelecek” dedi. ÇEVRE İLE BARIŞIK ÇAĞDAŞ OSB T ürkiye’nin 1300 hektarlık alanı ile en büyük organize sanayi bölgeleri arasında yer alan, bünyesinde 25 bine yakın kişiye istihdam sağlayan ve yıllık 5 milyar dolara yakın dış ticaret hacmine sahip olan Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi (KOSBİ) yeni yatırımlarla ihracat ve istihdamını katlayarak ülkeye daha çok katma değer kazandırmayı hedefliyor. Dünyanın dev firmalarına ev sahipliği yapan bölge, dış ticaret fazlası verirken, bölgenin imar planlarının da kesinleşmesi ile bundan sonrada yatırımcıların ilgi odağı olmayı sürdürecek. YATIRIMCILAR İÇİN CAZİP Bölgelerinin limana yakınlığı, İzmir Ankara Karayolu üzerinde yer alması nedeniyle 1970’li yıllarda kentin en önemli sanayi akslarından biri haline geldiğini ifade eden KOSBİ Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Porsuk, şu anda bölgede 483 firmanın faaliyet gösterdiğini ve 25 bine yakın kişinin Kuzey sınırından geçen İzmirİstanbul Otoyolunun tamamlanması ve lojistik köyün bitirilmesi ile çok önemli avantajlara kavuşulacağını ve bu sayede istihdam ve ihracatın katlanacağını anlatan Porsuk, bölgelerinde ağırlıklı olarak makina imalat, otomotiv yan sanayi, gıda, kimya, elektrik – elektronik, yapı malzemeleri, plastik ve ambalaj sanayi alanlarında faaliyet gösteren firmaların yer aldığını açıkladı. Porsuk, çevre duyarlılığına sahip olduklarını ve bu konuda birçok projeyi hayata geçirdiklerini belirterek, hedeflerin çevre ile barışık çağdaş bir OSB yaratmak olduğunu sözlerine ekledi. Devler arasında 11 firma yer alIyor EBSO taraf ndan aç klanan Ege’nin 100 büyük sanayi kurulu u listesinde KOSB üyesi 11 firman n yer ald n bundan da büyük mutluluk duyduklar n belirten Porsuk, bölgelerindeki firmalar n üretimlerini ve ihracatlar n art rmalar için projeler ürettiklerini kaydetti. Türkiye’nin ekonomik hedef- lerine ula mas n n ancak üretimle mümkün olaca bilincinde olduklar n üretimde d a ba ml l azaltmam z ve yerli üretime destek olmak gerektiinin alt n çizen Porsuk, zmir’de ya an lan te vik adaletsizli inin de giderilmesini beklediklerini vurgulad . Güne Enerjisi Santrali faaliyette Bu projemiz kapsam nda 8 dönümlük arazi üzerine 500 kWp gücünde Güne Enerjisine Dayal Elektrik Üretim Santrali (GES) kurduk. Projemiz Organize Sanayi Bölgemizin Yenilenebilir Enerji Kullan m na yöne- lik ilk yat r m oldu. Organize Sanayi Bölgemizde yenilenebilir enerji kullan m n n özendirilmesi ve bu yönde sinerji yarat lmas hedeflenen santralde üretilecek enerji ile Merkezi At k Su Ar tma tesisimizin enerji maliyeti dü ecek. Nitelikli i gücü açı ını kapatacaklar zmir Kalk nma Ajans ’n n ( ZKA) deste iyle, s n rlar içinde yer alan Mopak Endüstri Meslek Lisesi’nin teknik donan m n ba tan a a yenileyeceklerini dile getiren Porsuk, Bu projeyle ihtiyaç duyduklar nitelikli ara elemanlar n yeti tirilmesini sa larken, i hayat na haz r olarak okuldan mezun olacak ö rencilerin de i yerlerinde kolayl kla i bulabilece ini vurgulad . Bili im, Elektrik – Elektronik, Kimya, Makine, Matbaa ve Metal Teknolojileri olmak üzere 6 farkl alan ndaki bölümlere toplam 759 bin 442.-TL tutar nda makine, cihaz ve e itim materyalleri al naca n ifade eden Porsuk, “Proje bütçesinin yüzde 10 oran ndaki e finansman bölgemizce, 683 bin 442 TL’si ise ZKA taraf ndan kar lanacak. Biz haz rlad m z bu projeyle bölgemizdeki bu lisedeki cihazlar sanayi ile uyumlu hale getirece iz. Bu sayede günün artlar na uygun donan ml ara eleman yeti irken sanayicide istedi i nitelikte eleman bulabilecek. Bölgemizde böyle bir proje ilk kez hayata geçecek” dedi. SAYFA 03 SIYAH MAVI KIRMIZI SARI Balkan Haberleri 3 22 Haziran 2015 Pazartesi Balkanlar’ n Ramazan beklentisi Ramazan’ huzurla ya amak SARAYBOSNA - BALKAN GÜNLÜ Ü R amazan ayının başlamasıyla birlikte Balkan ülkelerinde yaşayan Müslümanlar ilk oruçlarına kalktılar, ilk teravih namazlarını kılmak için camilere akın ettiler. Bosna Hersek'teki Müslümanlar, başkent Saraybosna başta olmak üzere Mostar, Travnik, Zenitsa, Tuzla ve Banya Luka gibi şehirlerdeki camilerde ramazanın ilk teravih namazını kıldı. Çok sayıda Saraybosnalı, teravih namazını kılmak için şehir merkezindeki tarihi Gazi Hüsrevbey Camisi'ne akın etti. Cami içinde yer bulamayan cemaatin bir kısmı, namazlarını dışarıdan kılmak zorunda kaldı. www.memleket.com.tr sitesinin Anadolu Ajansi’na dayandırarak verdiği habere göre; Makedonyalı Müslümanlar da ramazanın ilk teravih namazı için camileri doldurdu. Üsküplüler, ilk teravih namazı için şehirdeki tarihi camileri tercih ederken, şehirdeki merkez camilerinden Mustafa Paşa Camisi, vatandaşların en çok tercih ettiği cami oldu. Sırbistan'da da ramazanın ilk teravih namazı, başkent Belgrad'daki tek cami konumundaki Bayraklı Cami'nin yanı sıra mescitlerde ve Arnavut nüfusun yoğun olduğu Preşevo Vadisi ile Boşnak nüfusun yoğun yaşadığı Sancak bölgesindeki camilerde kılındı. Nüfusunun büyük çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu Kosova'da da ilk teravih heyecanı yaşandı. Başta başkent Priştine ve Prizren olmak üzere vatandaşlar bulundukları bölgelerdeki camilere akın etti. Hırvatistan'ın başkenti Zagreb'deki tek cami konumundaki Zagreb Camisi de teravih namazını kılmak için camiye gelen vatandaşlarla doldu. Balkanlar'ın en küçük ülkesi Karadağ'da da ramazanın ilk teravih namazı başkent Podgoritsa'nın yanı sıra Boşnak ve Arnavut nüfusun yoğun yaşadığı Biyelo Polye, Rojaye, Ulçin ve Bar gibi şehirlerdeki camilerde kılındı. Arnavutluk'taki Müslümanlar da ramazanın ilk teravih namazı için camilere akın etti. Başkent Tiran'daki tek cami olan tarihi Ethem Bey Camisi, teravih namazı için camiye akın eden Müslümanlarla doldu. S rplar n bombalad Ferhadiye’de 22 y l sonra teravih namaz sevinci BANYA LUKA BALKAN GÜNLÜ Ü B alkanlarda pek çok ülkede Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yenilenen camilerde Ramazan heyecanı bir başka yaşandı. Bosna Hersek Banya Luka’da Ferhadiye ve Makedonya Manastır’da ibadete açılan İshakiye camilerinde yıllar sonra ilk teravih namazı kılındı. Bosna Hersek’in kuzeyindeki Banya Luka kentinde, 7 Mayıs 1993 tarihinde Sırplar tarafından temeline dinamit yerleştirilerek yıkılan ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yarım kalan inşaatı tamamlanarak yeniden ibadete açılan Ferhadiye Camisi'nde 22 yıl sonra teravih namazı kılındı. Bosna'daki savaşta temellerine kadar yıkılan, taşları Vrbas Nehri'ne atılan, arazisi bir süre park alanı ve şehir çöplüğü olarak kullanılan, Bosna direnişinin sembollerinden biri konumundaki Ferhadiye Camisi'nin yarım kalan inşaatı, TİKA tarafından tamamlanmıştı. Osmanlı'nın Bosna Sancak Beyi Ferhat Paşa tarafından 1579 yılında yaptırılan ve ülkedeki en önemli Osmanlı eserlerinden biri olan Ferhadiye Camisi'nin yıkıldığı 7 Mayıs, Bosna Hersek İslam Birliği (Diyanet İşleri) tarafından "Camiler Günü" olarak ilan edilmişti. Öte yandan Makedonya'nın Manastır şehrindeki Osmanlı eseri İshakiye Camisi'nde de TİKA tarafından yapılan restorasyonun tamamlanmasının ardından ilk teravih namazı kılındı. ürkiye Cumhuriyeti'nin 9. Cumhurba kan , siyaset hayat m z n “BABASI” Süleyman Demirel, yeri doldurulamayacak bir bo luk b rakarak ebediyete intikal etti. Ömrünü ülkemizin kalk nmas na adayan, Adalet Partisi ve Do ru Yol Partisi’nin Genel Ba kan , Ba bakan, 9.Cumhurba kan Süleyman Demirel’in Isparta’da “ÇOBAN SÜLÜ” ad yla ba layan ya am mücadelesi, “BARAJLAR KRALI” ve “MUHTE EM SÜLEYMAN ” olarak devam etti. Türkiye’nin yasakl y llar nda “B R B LEN” di. Türkiye’nin “BABA”s olarak olarak hayata gözlerini yumdu. Kendisine Allah’tan rahmet, yak nlar na ve Türk Milleti’ne ba sa l dilerim. T 6 G TT 7 GELD 40 y l a k n siyasi hayat nda "alt kez gitti i ba bakanl a yedi kez gelen" Demirel, hayat n siyasete adayan, hizmet sevdal s , büyük Türkiye’nin mimar ve iyi bir devlet adam yd . Olaylarla dolu ya am nda “Su leri Müdürü, Barajlar Kral , Çoban Sülü, Bir Bilen ve Baba” gibi birçok lakapla da an ld . Siyasi ya am na 1962 y l nda Adalet Partisi Genel dare Kurulu üyeli i ile ba lad . Y llar içinde hay rla yadedilen birçok hizmete imza att . 28 Kas m 1964 tarihinde Adalet Partisi’nin genel ba kan seçilmesinin ard ndan, 1965 tarihleri aras nda görev yapan koalisyon hükümetinde meclis d ndan Ba bakan Yard mc s olarak görev ald . Aktif bir siyasi ya am olan ve Adalet Partisi’nin ba nda olan Süleyman Demirel, 10 Ekim 1965’te yap lan genel seçimlerde yüzde 52 oy alarak tek ba na iktidar oldu. Ayn zamanda Isparta Milletvekili olarak da parlamentoya girdi ve Türkiye’nin 12’nci ba bakan olarak hükümetini kurdu. 68 ö renci olaylar yla ba layan sanc l dönem, 70’li y llarda sa -sol çat mas olarak an lan anar i ve terör sürecine dönü mü tü. 1974 K br s Harekât ndan sonra ABD’nin ambargosuyla sars lan ekonomi ve dünyadaki petrol fiyatlar n n h zl art yla ülkemizde hayli s k nt l bir döneme Y BLRZ [email protected] Süheyl ÇOBANO LU yol açm t . O buhranl günlerde sorumluluk üslenerek hükümet kurmu ve f rt nal günlerde ülkeyi kaptans z b rakmam t . Soner Yalç n’ n deyi iyle; “Anadolu’nun bir köyünde do an Çoban Sülü’nün, devletin tepesine kadar gelip ülkeyi y llarca yönetmesi, cumhuriyetin faziletidir… Cumhuriyetin yüceli ini, laikli i, Mustafa Kemal devrimlerini, ça da l anlam ve sevmi ti Demirel… Bu gün her görü ten insan n yüre inin yanmas ondand r…” “Çoban Sülü” lakab tak lmas ndan hiç al nmam , gurur duydu unu söylemi ti. Sevecen, babacan, anlay l , ho görülü, olgun bir devlet adam a rl yla herkesimden sayg ve sevgi gördü. Eylem yapan gençlere, hitaben “yollar yürümekle a lmaz” diyerek ho görü gösterdi. Siyasetin zirvelerinde olmas na ra men Güniz Sokak’taki mütevaz evinde ya ad , lüks ve atafat merakl s olmad . Farkl l klara sayg l ki ili iyle, kurduu koalisyon hükümetlerinde kar t görü lerin dahi ülke menfaatleri için i birli i yapabilece ini gösterdi. Mahkemelerde yarg land , dört ay hapis yatt , 5 y l siyaset yapmas yasakland , ama ba kalar gibi senelerce ma dur edebiyat yla duygu istismar yapmad . 12 Mart ve 12 Eylül gibi askeri müdahalelerde ma dur olmas na ra men hiçbir ekilde milletinin ordusunu hedef yapmad . Milliydi, vatanseverdi. Türklü e, Atatürk’e, Cumhuriyet’e, halk n de erlerine ve etti i yemine sayg l , iyi bir devlet adam yd . Sadece ülkesine hizmet etmeyi, halk n refah n artt rmay dü ünmü , f rt nal bir dönemin unutulmaz lideri olarak kendisine muhaliflerin gönlünde bile sayg uyand rm t . Sen rahat uyu Say n Cumhurba kan m, mekan n cennet olsun, Allah gani-gani rahmet eylesin. Türk Milleti sizi ve hizmetlerinizi asla unutmayacakt r... Kom u ayr l rsa Türkiye etkilenir mi? Bulgaristan tel örgüyü uzat yor AT NA BALKAN GÜNLÜ Ü slam Birli i kavgası Ramazan dinlemedi ÜSKÜP BALKAN GÜNLÜ Ü M akedonya'da geçtiğimiz aylarda yaşanan İslam Birliği krizi, mübarek Ramazan ayı başlamasına rağmen halen devam ediyor. www.yenibalkan.com’a göre; İslam Birliği Başkanı Süleyman Recepi, Ramazan mesajında görevden aldığı Üsküp Müftüsü İbrahim Şabani ve beraberindekileri eleştirirken, İbrahim Şabani'yi destekleyen Üsküp cami imamları ise İslam Birliği Başkanı Süleyman Recepi'i eleştiriyor. Mustafa Camii'nde Üsküp camilerinin bazı imamları, düzenledikleri basın toplantısında Süleyman Recepi'den halen özür beklediklerini söyledi. Üsküp Müftülüğü İmamlarından Bayram Guri, okuduğu bildiride, İslam Birliği Başkanı Süleyman Recepi'yi suçladı. Üsküp'ün yeni Müftüsü Recep Yusufi'nin meşru olmadığını söyleyen Guri, yeni müftünün 260 Meclis üyesinden sadece 20 üyeyle seçildiğini de vurguladı. İmam Bayram Guri, sekiz yıldır imamlık yaptığı fakat bir gün bile sigortalı olmadığını söyleyerek, Üsküp Müftülüğü imamlarından çoğunun bu sorunla karşılaştığını belirtti. Guri ayrıca Süleyman Recepi'nin bu sorunu halledeceğine dair yıllarca vaadler verdiğini fakat yerine getirmediğini de ifade etti. Y ED RNER BALKAN GÜNLÜ Ü B ulgaristan İçişleri Bakan Yardımcısı Filip Gunev ve beraberindeki heyet Kapıkule Sınır Kapısı'nı ziyaret etti. Trakya Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürü Müslüm Yalçın tarafından karşılanan Bulgar heyete kaçak geçişlerin önlenmesi konusunda alınan tedbir ve uygulamalar anlatıldı. www.haber7.com’un haberine göre; Yalçın, gurbetçi sezonunda hareketli bir trafiğin yakın zamanda baş- layacağını anımsatarak, "Türk ve Bulgar gümrük personelinin çalışma ve dinlenme saatleri arasında koordine sağlanmalı, tır işlemlerinin gecikmemesi adına yeterli pasaport polisinin görevlendirilmesi gerekmektedir" diye konuştu. Bulgaristan İçişleri Bakan Yardımcısı Gunev de sınırlarına yasa dışı göçü önlemek için çektikleri 30 kilometrelik tel örgünün geçişleri azalttığını ifade ederek, "Kapitan Andreevo-Lesovo sınır şeridine 60 kilometrelik tel örgü daha çekeceğiz" dedi.. unanistan’ın Euro Bölgesi’nden ayrılmasının Türkiye`ye olası etkisi tartışılıyor. Aylardır süren Yunanistan ile kreditörler arasındaki müzakerelerde umut ışığı gözükmüyor. Ülke ay sonuna kadar Avrupa ve IMF'den acilen ihtiyaç duyduğu kaynağı alamaz ve iflas ederse, içerde ödemelerini yapabilmek için Euro'dan çıkmak zorunda kalacak. www.milliyet.com.tr’ye göre: Sınır komşusu olmalarına karşın Yunanistan ile Türkiye arasındaki ticaret hacmi çok yüksek değil. İki ülke 2014'te sadece 5,6 milyar dolarlık ticaret hacmi yakalayabilmişti. Bu dönemde Türkiye, Yunanistan'a 1,4 milyar dolarlık ihracat yaparken, bu tutar toplam ihracatının sadece yüzde 0,9'unu oluşturmuştu. Avrupa Birliği'ne yapılan ihracattan Yunanistan'ın aldığı pay ise yüzde 2 seviyesindeydi. İthalatta ise Yunanistan'ın payı ihracata kıyasla az da olsa daha fazla. 2014'te Yunanistan'dan 4,2 milyar dolarlık ithalat yapılmış ve bu tutar toplam ithalatın yüzde 1,7'sine denk gelmişti. Bu tablo Yunanistan'ın Euro'dan ayrılması durumunda ekonomisinde yaşanabilecek yeni bir daralmanın, Türkiye'yi ticaret alanında fazla etkilemeyeceğine işaret ediyor. BANKACILIK SEKTÖRÜ Yunanistan'ın Euro'dan çıkışı senaryosu, Güneydoğu Avrupa ülkelerinde özellikle bankacılık çevrelerini endişelendiriyor. 2000'li yılların başlarından itibaren bölgede finans alanında söz sahibi olma stratejisiyle yola çıkan Yunanistan; Makedonya, Sırbistan, Romanya ve Moldova gibi ülkelerdeki bankacılık faaliyetlerini hızla artırmıştı. Bu strateji kapsamında Yunan bankası National Bank of Greece, Türkiye'de de Finansbank'ın çoğunluk hissedarı olmuştu. Ancak bankacılık çevrelerinde genel kanı Finansbank'ın risk altında olmadığı yönünde. SAYFA 04 SIYAH MAVI KIRMIZI SARI 4 Kosova Haberleri içindi. Lakin her üç sofradaki yemekler de ayn olurdu. Orta halli ailelerde de yedi ak am kom ulara iftar verilirdi. Ramazanda evsizler, kimsesizler ve yoksullar unutulmaz, onlar n da iftar ve sahur yemekleri davulcular ve bekçiler eliyle zengin konaklardan gönderilirdi. Hatta ramazan ba lamadan dileyen zenginlerin konaklar numaralan r, s ras gelen iftar n sahurunu haz rlay p bekçi veya davulcu vas tas yla yoksullara gönderirdi. Ramazan n sahavetinden hayvanlar da nasipsiz kalmaz, iftar ve sahur art klar ndan ba ka, özel olarak kendileri için haz rlanan yiyeceklerden nasiplenirlerdi. Ramazan’da halk, e ine-dostuna iftar vermeyi büyük bir ibadet kabul eder, misafir a rlamak için ç rp n l rd . Ramazan boyunca iftar vakitlerinde kap lar aç k tutulurdu. Böylece yolda kalan ve ihtiyac olan herkes istedi i eve girer iftar sofras na dahil olurdu. Bunun için tan d k olmaya gerek yoktu ve iftar için gelenin kim olduu da asla sorulmazd . Osmanl ’dan gelen ho bir âdet de Zimem defteridir. Bakkal, manav, kasap gibi esnaflar n tuttu u borç defteri. Ramazanda zengin biri bakkala gelir ve zenginli i ölçüsünde “ lk 20 ki inin borcunu hesapla” der ve bu ah slar n borcunu öderdi. Bazen de tek bir ah s taraf ndan bu borç defteri kapat l rd . Böylece fakirler borçlar ndan kurtar l rd . Burada bir ba ka letâfet daha vard ki, o da ne borçlu borcunu kimin ödedi ini bilir, ne de ödeyen kimin borcunu ödedi ini bilirdi. Böylece ne zenginde gurur, ne fakirde minnet olurdu. Büyük bir incelik gerçekten. Osmanl ’da Ramazan- erifin yakla mas ndan dolay gerek ekmek, gerekse e ya fiyatlar n n inip ç kmamas konusunda devlet taraf ndan sabit fiyatlar belirleniyor ve belgelerde kayda geçiyordu. Bu ç kan fiyat belgelerine narh defteri deniliyordu. Bu fiyat belgelerini mahalle imamlar n n bakkallara iletmeleri emrediliyordu. Bu ekilde Ramazan ay ndan özellikle g da maddelerinin fiyatlar dü ük tutulmas ve fakir ailelerin de Ramazan’da rahat al veri yapmas sa lan rd . Teknolojik geli meler ve sosyolojik de i im bu güzel adetlerin birço unu unutturmu , bir k sm n da -toplum olarak yozla t m zdan- biz unutmay tercih etmi iz maalesef… ATALARIMIZIN KAYBOLAN RAMAZAN ADETLER [email protected] Prof.Dr. Ata ATUN n Bir Ay n Sultan ” Rahmet ay Ramazan ho geldi. Oruç tutabilenlerin orucunu Allah kabul etsin. Atalar m z n tabiri ile sahur vaktinin bitti i an, beyaz ipliin siyah iplikten ay rt edilebildi i and r. Di er bir tan mlama ile de sahur, sabaha kar do u ufkunda tan yeri boyunca geni leyerek yay lan da n k ve enlemesine bir ayd nl n gözle görülebildi i an olan msak vaktinde bitiyor. Tarih kitaplar m kar t rarak eski Ramazan adetlerini derlemeye çal t m. Atalar m z n nas l rafine birer insan olduklar n , dinlerine ba l , mükemmel gelenek ve görenekleri oldu unu görüyoruz biraz ara t r nca… O AZ Y YEN MELEK OLUR Güzel bir Ramazan adeti olarak “Az yiyen melek olur, çok yiyen helak olur”, “Az yiyen her gün yer, çok yiyen bir gün yer” gibi vurgulu sözler, hat sanatç lar na yazd r l p yemek odalar na as l rd . ftar sofralar nda bunu görenler yemede ölçüyü kaç rmaz, doymadan sofradan kalkmay bilir ve Peygamber Efendimizin (sav) sünnetini de yerine getirmi olurdu. Osmanl ’n n en güzel âdetlerinden biri de Ak am Ezan okununca ad “iftariye” olan hurma ve zemzeme ilaveten çörek, ho af, komposto ve reçel gibi hafif yiyeceklerle orucun aç lmas yd . Oruç iftariye ile aç ld ktan sonra ak am namaz k l n r daha sonra da as l yemek fasl ba lard . Böylece ak ama kadar bo duran mide birden t ka basa doldurulmam olurdu. Osmanl ’da fakirlerin gözdesi, zengin konaklar idi. steyen istedi i vakit hiç bir davet beklemeden, be endi i bir kona n kap s n çal p, “ ftara Allah misafiri!” diyebilirdi ve bu asla o dönemde yad rganmazd . Çünkü bu tür davetsiz misafirler için de ayr ayr sofralar haz rlan rd . Evlerde iftar için 3 ayr sofra kurulurdu. Birincisi evin beyi ve misafirleri, ikincisi evin han m ve misafirleri, üçüncüsü ise evin u aklar , misafirleri ve davetsiz misafirler 22 Haziran 2015 Pazartesi Kosova'da Türkçe e itime rekor ba vuru Kosova'da Türk dilinde eğitimin verildiği ilkokul ve lise kayıtlarına son 15 yılın en büyük öğrenci başvurusu yapıldı PR ZREN - BALKAN GÜNLÜ Ü K osova'da Türk dilinde eğitimin verildiği ilkokul ve lise kayıtlarına son 15 yılın en büyük öğrenci başvurusu yapıldı. Türk dilinin resmi dil olduğu Prizren'de devlete ait 7 ilkokul ve 4 lise de Türkçe eğitim verilmekte. www.haberler.com’a göre; 2015 ila 2016 eğitim dönemi için başlayan kayıt başvurularında, Prizren'in Con Buzuku Lisesi'ne bu yıl geçtiğimiz yıllara oranla öğrenci sayısının arttığını söyleyen Con Buzuku Lisesi eğitim sorumlusu Akif Koro, kayıt başvurularının ilk günü 50'ye yakın Türk öğrencinin kaydolduğunu söyledi. Kayıtların pazartesi gününe kadar devam edeceğini vurgulayan Koro, bu yıl Türk dilinde eğitim görmek isteyen öğrencilerin rekor sayıda olduğunu söyledi. Türk eğitimci Sunay Kabaş'ta Türkçe eğitime her geçen yıl ilginin artığını söyledi. Kosova'da Türk öğrencinin en kabarık sayıda olduğu Çiryazi Kardeşler İlköğretim Okulu Müdür Yardımcısı Erol Kala'da, kayıtların yeni başlamasına rağmen bu yıl önceki yıllara oranla rekor sayıda Türk öğrencinin ilkokula kaydını yaptığını belirtti. Mehmetçik’ten Prizren’de iftar çad r PR ZREN - BALKAN GÜNLÜ Ü M ehmetçik Kosova’da gönülleri fethetmeye devam ediyor. Kosova Türk Temsil Heyeti Başkanlığı Prizren’in Sinan Paşa Cami önünde Akdere kıyısında iftar çadırı açacak. KFOR çerçevesinde görev yapan Kosova Türk Temsil Heyeti bu yıl da Ramazan ayı münasebetiyle Kosovalılarla içi içe olmaya devam ediyor. Her Cuma 250’nin üzerinde kişiye iftar verilecek. www.kosovahaber.net’e göre; geçen sene Mehmetçik’in verdiği iftarlarda Prizrenli ve Prizren’i ziyaret eden bazı turistler aynı sofrayı paylaşarak büyüleyici bir atmosferde açık havada uzun uzun sohbet etme fırsatı bulmuştu. Kosoval Gazilerin Özel Mahkeme isyan PR T NE BALKAN GÜNLÜ Ü K osova Kurtuluş Ordusu (UÇK) gazileri, Kosova’ya yönelik Uluslararası Savaş Suçları Özel Mahkemesi’nin kurulmasına bir kez daha karşı çıktı. www.haberer.com’a göre Priştine'nin ana meydanında toplanan yüzlerce Kosovalı gazi, Kosova Meclisi'nden, Özel Mahkeme'nin kurulmasına onay vermemesini talep etti. Arnavut bayrakları ile geçtiğimiz günlerde Avrupa Birliği'nin (AB) Kosova'daki Hukuk Misyonu Eulex hâkimleri tarafından mahkum edilen UÇK komutanlarının fotoğraflarını taşıyan Kosovalı gaziler ile yakınları protesto gösterisi düzenledi. Eylemciler protesto gösterisinde, Özel Mahkeme'nin kurulması ile Kosova'nın egemenliğinin ihlal edilmek istendiğine dikkat çekti. "UÇK" sloganları atan protestocular, yabancı misyonların Kosova konusunda adaletsiz davrandıklarına dikkat çekti. Protestoya katılan Sadri Hajdari, kısa adıyla Özel Mahkeme olarak tanımlanan Savaş Suçları Özel Mahkemesi'nin Kosova'da değil, katliamlara imza atan Sırbistan'da kurulması gerektiği görüşünü savundu. Rahim Dani ise, Özel Mahkeme'nin UÇK'nın özgürlük savaşını, savaş suçu olarak göstermeye çalışacağı şüphesinin giderek arttığına dikkat çekerken, Besarta Lushtaku, Avrupa'nın UÇK komutanlarının mahkûm edilmesi karşısında sessiz kalmasının kabul edilemeyeceğini belirtti. Kosova Meclisi'nin Özel Mahkeme'nin kurulmasına onay vermesi durumunda Kosovalı gazilerin tekrar protesto gösterisi düzenleyecekleri kaydedildi. Yağmurlu havada düzenlenen protesto gösterisi olaysız sona erdi. Do ru Yol’dan tasavvuf konseri PR T NE - BALKAN GÜNLÜ Ü K osova'da 11 ayın sultanı Ramazan ayının başlaması ile birlikte kültürel faaliyetlerde de artış gözleniyor. www.sondakika.com’un haberine göre; Kosovalı Türklerin en köklü derneklerinden olan Doğru Yol Türk Kültür ve Sanat Derneği Tasavvuf Müziği Kolu ile Kosova'da faal olan Yunus Emre Türk Kültür Merkezi ortaklaşa Tasavvuf müziği konseri düzenledi. Prizren'deki Kültür Evi salonunda düzenlenen konsere Kosova Kamu Yönetimi Bakanı Mahir Yağcılar, Kosova Türk Temsil Heyeti Başkanı Kurmay Almay Ömer Faruk Demircioğlu, KDTP Milletvekili Fikrim Damka yanı sıra çok sayıda Türk subayı ile Kosova halkı katıldı. Tasavvuf Müziği Kolu Başkanı Başkim Çabrat yönetiminde gerçekleşen Tasavvuf müziği konserinde ilahiler okundu zikirler çekildi. Konser öncesi DHA mikrofonuna konuşan Doğru Yol Türk Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Bülent Emrüş, derneğin geleneksel olarak yer yıl düzenlediği konsere Kosova halkının yoğun ilgi gösterdiğini söyledi. SAYFA 05 SIYAH MAVI KIRMIZI SARI 5 Balkan Haberleri GOST VAR lber YAK akedonya'n n can damar , ad na a tlar ark lar yaz lan, Gostivar kent merkezine yakla k 7 kilometre. uzakl kta bulunan arda ' n eteklerinde yer alan Vrutok köyünde, Kaya'dan f k r p o bereketli Vardar Ovas ’na hayat veren Vardar Nehri’nin kayna n n ba nda yer alan, güleryüzlü, çal kan, kültürlü ve misafirperver insanlar n ya ad , günde 5 vakit camilerinin minarelerinden ezan seslerinin yank land kent Gostivar.... Benim, Makedonya'da do um kayd m n yap ld kent Gostivar. Osmanl hâkimiyeti zaman nda, Gostivar'a Anadolu'dan getirilen binlerce seçkin Türk aileleri yerle tirilmi tir. Osmanl Dönemi’nde Kosova Vilayeti’nin Prizren Sanca na ba l olan bu kent, Osmanl '' Tahrir Defterleri'' nde Yukar Nahiye ismiyle yaz lm t r. Anadolu'dan getirilen Türkler, Rapti te, A a ve Yukar Banitsa, Zdunye, Debre e, Pirgos, Dobridolu, Forino, Çegrane, Turçan ve Çayle köylerine yerle tirilmi lerdir. Gostivar, 1467-68 y llar Tahrir Defteri’nde ''KOZ VAR'' yani ( Ceviz'i var ) olarak yaz lm t r. Y ld r m Beyaz d'tan sonra kültürel aç dan çok geli en Gostivar'da, 2 Kütüphane, 5 Cami, 2 Tekke, 7 Han, 1 Hamam ve 1 Saat Kulesi in a edilmi tir. Kentte günümüzde bile bu eserleri görmek mümkündür. 1566 y l nda in a edilen me hur Saat Kulesi, Saatl Cami ve Cami bahçesinde bulunan Osmanl mezarlar görülmesi gereken yerlerin ba nda gelmektedir.. M 22 Haziran 2015 Pazartesi S rplar Srebrenitsa için Rusya'n n kap s n çal yor S rbistan ve Bosna S rp Cumhuriyeti, Srebrenitsa soyk r m n n 20. y ldönümünde Birle mi Milletler Güvenlik Konseyi'nde aleyhlerine herhangi bir karar al nmamas için giri imlere ba lad . S rplar Rusya'ya bu tarz giri imleri engellemesi, al nacak herhangi bir karar ise veto etmesini önerdi BELGRAD BALKAN GÜNLÜ Ü S ırbistan, Srebrenitsa katliamı ile ilgili BM'de herhangi bir karar çıkmaması, çıkan kararı ise veto etmesi için Rusya'nın kapısını çaldı. Katliamın 20. yıldönümü nedeniyle BM'de Sırplar aleyhine herhangi bir karar alınmaması için girişimler başladı. Sırbistan Cumhurbaşkanı Tomislav Nikoliç'in Rusya'ya BM'de bu çerçevede bir karar alınmaması, alınacak kararın ise veto edilmesi için öneri götürdüğü belirtiliyor. www.dunyabulteni.net sitesinde yazan habere göre: Bosna Sırp Cumhuriyeti Başkanı Milorad Dodik VARDAR NEHR ’N SEYRE DALMAK Gostivar'a ne zaman gitsem kent park nda bulunan banklara oturup gürül gürül ak p giden Vardar nehrini seyre dalar m. te böyle bir seyir an nda u dizeler döküldü dudaklar mdan .... '' Vardar' n dili yok ki ... Konu am yor ... Yüzy llard r gece gündüz bir eyler ta yor . Pislikleri, Dü leri, Köksüz kütükleri, Yazg lar , mparatorluklar , Hayalleri, Sevdalar , Umutlar , Ayr l k gözya lar n getiriyor, sürüklüyor. Hepsini ö ütüyor ... Hoyratça ve Ac mas zca ...'' Dostlar, Gostivar'a geldi inizde o me hur kebaplar n , kuru fasulyesini ve Kaymaçina tatl s n yemeden ayr lmay n. Benim bu kentte akrabalar m ikamet etmektedir. Hat r say l r çok say da dostlar m var. Bu vesileyle Gostivar halk na selamlar m , sevgilerimi ve sayg lar m gönderiyorum. 28 Ekim 1912 y l nda 522 y l süren Osmanl hâkimiyetinin ard ndan Anadolu'ya gerçekle en göçlerin ard ndan kente Arnavut ço unluk hâkim olmu tur. Belediye Ba kan Say n Nevzat Beyta Arnavut as ll karde imizdir. Kendisine ve Belediye Meclisine ba ar lar diliyorum. PASOK’a kad n lider AT NA - BALKAN GÜNLÜ⁄Ü Y unanistan'da Panhelenik Sosyalist Hareket'in (PASOK) yeni başkanı Fofi Gennimata oldu. www.haber7.com’a göre; PASOK'un Atina'da gerçekleştirilen 10. Kongresi'nde eski PASOK lideri Evangelos Venizelos'un göreve devam etmek istemediğini açıklamasının ardından yapılan başkanlık seçiminde oyların yüzde 56'sını alan Fofi Gennimata, PASOK başkanlığına seçildi. Üç kişinin aday olduğu seçimlerde ülke genelinde büyük kent ve kasabalarda kurulan sandıklarda 16 yaşını dolduran tüm vatandaşlara oy kullan- ma hakkı tanındı. Yapılan açıklamada, 50 binden fazla kişinin sandığa gittiği belirtildi. PASOK'un kurucusu Andreas Papandreu'nun yakın arkadaşlarından eski bakan Yorgos Gennimatas'ın kızı olan Fofi Gennimata, 1964 yılında Atina'da doğdu. Atina Üniversitesi'nin Siyasi Bilimler Fakültesi'ni bitiren Gennimata, PASOK hükümetleri döneminde çeşitli bakanlıklarda görev yaptı. Andreas Papandreu liderliğinde 1974'te kurulan PASOK, 1981'de yüzde 48,1'lik oy oranıyla iktidara geldi. Andreas Papandreu'nun 1996'da siyasetten çekilmesinin ardından 5 kez başkan değiştiren PASOK, 2015'teki erken seçimlerde yüzde 4,6 oy alarak 13 milletvekili çıkardı. Balkanlar’ın en istikrarsız ülkeleri Kosova ve Makedonya PR T NE - BALKAN GÜNLÜ⁄Ü G lobal Peace Index 2015 tarafından yapılan araştırmaya göre Kosova ve Makedonya Balkanlar’da en istikrarsız ülkeleri teşkil ediyorlar. Toplam 162 ülke arasında Kosova en güvenli ülke olarak 69. sırada bulunuyor. www.kosovahaber.net’ten alınan bilgiye göre; Kosova’dan daha önde yer alan Arnavutluk 52., Makedonya ise 71. sırada bulunuyor. Diğer yandan Balkanlar’da en güvenli ülkeler olarak 27. sırada Hırvatistan ve 46. sırada bulunan Sırbistan gösteriliyor. Avrupa kıtasının en istikrarsız ülkeleri olarak bu araştırmaya göre, bir yıldan fazla aralarındaki gerginlik nedeniyle Rusya ve Ukrayna gösteriliyor. "Bereket Konvoyu" H rvatistan'da ZAGREB BALKAN GÜNLÜ⁄Ü İ stanbul'un Bayrampaşa Belediyesi tarafından "Kardeşlik Sınır Tanımaz" sloganıyla bu yıl 11. kez düzenlenen "Bereket Konvoyu", ilk iftarını Hırvatistan'ın başkenti Zagreb'de verdi. www.haberler.com’a göre; Zagreb Camisi'nde verilen iftara, Zagreb Büyükşehir Belediye Başkanı Milan Bandiç, Türkiye'nin Zagreb Büyükelçisi Ahmet Tuta, Zagreb Müftüsü Aziz Hasanoviç ve çok sayıda vatandaş katıldı. Büyükelçi Tuta, burada yaptığı konuşmada, ramazan ayının tüm dünyaya barış, kardeşlik ve huzur getirmesi temennisinde bulunarak, Suriye ve Somali başta olmak üzere birçok ülkede, insanların açlık ve yoksulluk yaşadığını anımsattı. Zagreb Müftüsü Hasanoviç de "Bereket Konvoyu"nu bir kez daha Zagreb'de ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, bu tür organizasyonların hoşgörüyü, bir arada yaşama geleneğini ve sevgiyi arttırdığına işaret etti. Zagreb Büyükşehir Belediye Başkanı Bandiç ise gelecek yıl toplu iftarı kentin en büyük meydanlarından Ban Yelaçiç'te düzenleme sözü verdi. Binin üzerinde vatandaşın katıldığı iftarın ardından, ilahiler okundu ve sema gösterisi yapıldı. Sivil toplum kuruluşlarının da desteğiyle bu yıl 11. kez yola çıkan "Bereket Konvoyu" 9 ülkenin 22 şehrinde iftar verecek. "Bereket Konvoyu" Hırvatistan'ın ardından Bosna Hersek, Bulgaristan, Makedonya, Sırbistan, Karadağ, Yunanistan, Kosova ve Arnavutluk'ta iftar ve kültür programları gerçekleştirecek. 60 bin kilometre yol kat etmesi beklenen konvoyda 4 tır, 2 otobüs, 4 minibüs, bir jeneratör aracı ve bir canlı yayın aracı bulunuyor. ise Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile yapacağı görüşmede Srebrenitsa ile ilgili herhangi bir karar alınmaması için talepte bulunacağını açıkladı. Dodik, Lavrov ile bugün Rusya'nın St. Petersburg şehrinde görüşecek. Sırbistan Dışişleri Bakanı Ivica Dacic de Sırp Başbakan Aleksandar Vuciç'in bugün Norveç dönüşü Rusya nezdinde bazı girişimlerde bulunacağını söyledi. Dacic, Rusya'nın bu konuda kendilerine yardımcı olacağını umduklarını kaydetti. Srebrenitsa katliamının soykırım olduğuna dair çok sayıda uluslararası mahkeme kararı olmasına rağmen Sırplar bunu inkar ediyor. Katliamda 7 binden fazla Boşnak erkek katledilmişti. SAYFA 06 SIYAH MAVI KIRMIZI SARI 6 Ara t rma 22 Haziran 2015 Pazartesi Geçmişten günümüze 4 Makedonya siyasi tarihi Durmadan çağlayan bir ırmak gibidir Makedonya. Topraklarında bitmeyen hâkimiyet mücadelesi ülkede birçok iz bırakmıştır. Yeni kurulan bir devlet olmasına rağmen Makedonya’nın tarihi çok çok eskilere dayanır J . Broz Tito, 1936'da Paris'te enternasyonal tugayların İspanya'ya geçişini organize etti. Bu çalışmalarından dolayı Yugoslavya Komünist Partisi genel sekreterliğine getirildi. Faaliyetlerinden dolayı sürekli tutuklandığı için yurtdışına çıkıyordu. Bu göreve getirilmesi ile tekrar Yugoslavya'ya döndü (1937). Bu sırada II. Dünya Savaşı çıktı. Çevresindeki kişilere görev verirken ve iş yaptırırken, sık sık "Tİ-TO, Tİ-TO" (Sen bunu, Sen Bunu... yap!) dediği için arkadaşları kendisine esas ismi olan Josip Broz'un yanına Tito lakabını eklediler. Her yerde bu lakapla meşhur oldu. J. Broz Tito, Yugoslav Komünist Partisinin başına geçtikten sonra işgalci kuvvetlere karşı mücadele verdi. Užice'de bir kurtuluş savaşı komitesi kurdu. “Partizan”lar olarak adlandırılan Tito önderliğindeki direniş hareketi öncelikle ülkeyi düşman işgalinden kurtarmayı hedeflemekte ardından da Komünist Parti liderliğinde bir yönetim kurmayı amaçlıyordu. Tito, savaşı kazanmaları halinde Yugoslavya’da yaşayan tüm halklara temsil hakkı verileceğini vaat ediyordu ve bu durum da halk arasında Tito’ya olan desteği artırıyordu. II. Dünya Savaşı başlarında Yugoslavya’nın izlediği tarafsızlık politikası uzun süreli olamadı. Hükümet 1941 yılının Mart ayında Alman baskısına boyun eğmesi üzerine, askeri bir darbe ile Pavle’nin naipliğine son verilerek genç kralın yönetimi ele geçirmesi sağlandı. 6 Nisan 1941’de Hitler Belgrad’ı Nazlı DERVENT bombalamaya başladı. Aynı yılın 17 Nisanında Yugoslav Ordusu teslim oldu. Kral, İngiltere’nin başkenti Londra’ya geçti. Yugoslavya toprakları birkaç parçaya bölündü. Yugoslavya ordusundan arda kalan bazı birlikler, bozgundan hemen sonra Albay Draža Mihajlović’in önderliğinde Četnikler olarak bilinen çeteleri kurdular. Karadağ’da kukla yönetiminin ilanıyla birlikte yerel ayaklanmalar başladı. İşgale karşı başka direniş odağı da Josip Broz Tito yönetimindeki Partizanlar Eylül 1941’de Užice kentini ele geçirdikten sonra Sırbistan ve Bosna’nın bazı yörelerini içine alan bir Sovyet Cumhuriyeti oluşturdular. Četnikler’in amacı “Büyük Sırbistan”ı kurmaktı. Federal bir cumhuriyet programı ile ortaya çıkan Partizanlar ise, direnişi bütün ülkeye yayacak bir stratejiyi öngörüyordu. Bu nedenle Četnikler ve Partizanlar arasında sert ve kanlı çatışmalar kaçınılmaz hal alıyor- du. Nazi Almanya’sının Rusya'ya (SSCB) saldırması üzerine, Tito, Yugoslavya halkını birlik, beraberlik, kardeşlik ve bağımsızlık çağrısı yapan bir bildiriyle ayaklandırdı. Ayaklanmanın hızla yayılması sonucu Yugoslavya yarısı bağımsızlığa kavuştu. Tito ve kendisine bağlı Partizanlar grubu bir anda Yugoslavya'da herkes tarafından tanındı. Almanların yoğun baskılarına rağmen, Partizan grubunun hareket ve fikirleri benimsendi. Tito hareket ve kabiliyetleri yüksek, vatanları için gözlerini kırpmadan canlarını verebilecek işçilerden meydana gelen, gerilla tugayları kurdu. Partizanlar, İtalyan, Alman, Ustaša ve Çentik birliklerinin Mart 1942’de giriştiği harekâttan sonra Bosna’nın kuzeybatı kesimini üs edindi. Tito’nun Kasım 1942’de topladığı Yugoslavya Anti Faşist Ulusal Kurtuluş Konseyi direniş hareketinin bütün Yugoslav halklarını birleştirecek bir siyasal programa kavuşmasını sağladı. Yugoslavya’daki Partizan direnişini sona erdirmek isteyen Almanlar 1942–1943 yılının kışında toptan imhayı hedef alan bir harekât daha düzenlediler. Öncelikle Çetnikleri saf dışı ederek konumlarını sağlamlaştıran Partizan kuvvetleri, ardından Alman kuşatmasını yararak Karadağ’ın Durmitor bölgesini geçtiler. 1943 yılının Mayıs ayında bu bölgeye yönelik ikinci Alman kuşatma harekâtı da boşa çıktı. Üstün Alman birlikleri ile şiddetli çarpışmalardan sonra Partizan kuvvetleri Bosna’nın orta kesimine ulaştı. Bu zafer, Yugoslavya’nın bağımsızlık mücadelesinde bir dönüm noktasıdır. Mayıs 1944’te Tito’nun oluşturduğu karargâhına yönelik son Alman saldırısını da atlatan Partizanlar, sonraki aylarda işgal kuvvetlerini Sırbistan’a doğru geriletmeye başladı. Aynı sıralarda Alman ordularını izleyen Sovyet Kızıl Ordusu Romanya ve Bulgaristan sınırlarına dayanmış bulunuyordu. Partizan Kuvvetleri ile Sovyet Birliklerinin ortak harekâtı ile Ekim 1944 yılında Belgrad ele geçirildi. Yugoslavya toprakları Partizanların denetimine girerken, son kalan Çetnik kalıntıları da temizlendi. YUGOSLAVYA SOSYALİST FEDERAL CUMHURİYETİ İkinci Yugoslavya, 1945’te Nazilere karşı yürütülen çetin bir bağımsızlık mücadelesinin sonucunda kuruldu. Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşu Makedonya’nın kaderinde önemli bir dönüşüm teşkil eder. Zira Tito ve Yugoslavya Komünist Partisi daha evvel Vardar Makedonyası olarak tanımlanan bölgenin Makedonya ismi ile kurulmasını sağladı (1944). Bu sayede hem Yunanistan ile Bulgaristan’ın bölgedeki iddiaları çürütülecek hem de bu bölge halkı Makedon ismi ile farklı bir etnik kesim gibi yansıtılacaktı. Bu hamleden kısa süre sonra ismini Makedonya Sosyalist Cumhuriyeti olarak değiştiren bölge etkisini daha da fazla hissettirmeye başladı.11 Tito’nun düşüncelerinden biri de tesis ettiği Vardar Makedonyası ile daha evvel Yunanistan’a bırakılan Ege Makedonyası’nı birleştirmek idi. Bu manada 11 Ekim 1945’te Üsküp’te yaptığı bir konuşmada bu durumu açıkça ifade etmekten geri durmamıştır.12 Tüm bu karmaşa içerisinde Kasım 1945 tarihinde seçimlere gidildi. Komünistlerin önderliğindeki Tito'nun partisi olan Halk Cephesi seçimlerden galip çıkınca seçimlerden sonra 2 Aralık 1945’te Yugoslavya Federal Demokratik Cumhuriyetinin kurulduğu ilan edildi ve ülkedeki monarşi (krallık) yönetimine son verildi. Hükümet Başkanı olan Tito öncelikle savaş esnasında muhalifi olan Draza Mihajleviç'i 1946 yılında idam ettirdi ve ardından Ocak 1946’da federal bir cumhuriyet yapısını öngören yeni bir anayasayı yürürlüğe koydu.13 1946'da Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti 1963 yılında Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti olarak değişti. Yugoslavya’nın Federasyonu altı Cumhuriyet’ten oluşuyordu. Bu Cumhuriyetler Slovenya, Hırvatistan, Sırbistan, Makedonya, Bosna Hersek, Karadağ’dır. Daha sonra 74 Anayasası ile bu cumhuriyetlere iki özerk bölge getirildi. Bu özerk bölgeler ise Kosova ve Voyvadina’dır. 1944 yılında Tito' nun isteği ve Yugoslavya Komünist Partisi'nin kararıyla Yugoslavya Federasyonu'na dâhil olmak üzere bir Makedonya Cumhuriyeti kuruldu14 Çok uluslu Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyetinde, altı cumhuriyetten birisi olan Makedonya Sosyalist Cumhuriyeti'ni oluşturan halk olarak Makedonlar, Sırplar, Hırvatlar, Slovenler, Karadağlılar Ortodokslar) ve sekiz etnik gruptan (Türkler, Bulgarlar, Arnavutlar, Macarlar, Çekler, Romenler, Ukraynalılar ve Çingeneler) meydana gelmiştir. Yugoslavya’da rejime karşı örgütlü ve yaygın direnişin ilk örnekleri 1968 yılından itibaren yaşanmaya başladı. Sırp kökenli İstihbarat Teşkilatı Başkanı Aleksandr Rankoviç’in görevden alınmasıyla kısmen özgür bir ortama kavuşan öğrenci ve aydınlar, ülke çapında gerek milliyetçibağımsızlıkçı, gerekse eleştirel sosyalist yaklaşımları ortaya koydukları yoğun bir tartışma zemini hazırlandı. Kosova ve Doğu Makedonya’daki Arnavutların hareketliliği 1968 yılında Kosova İsyanı ile sonuçlandı.16 Kosova İsyanı’yla başlayan süreçte Hırvatistan’da meydana gelen olaylar, Bosna-Hersek’te “Müslüman Cumhuriyet”in kurulması için yapılan çalışmalar, Arnavut-Makedon gerginliğinin ortaya çıkması, 1974 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile Kosova ve Voyvodina’ya özerkliğin verilmesi, Tito’nun, savunma ve dış politika işlerinin dışındaki, işleri 6 cumhuriyete bırakması Yugoslavya’da durumun eskisi ve Müslümanlar ile birlikte "kurucu halk" anlamında ulus sayıldılar.15 Tito döneminde Yugoslavya; Bosna-Hersek, Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya, Karadağ ve Makedonya’dan oluşan altı cumhuriyetten, Sırplar, Boşnaklar, Hırvatlar, Slovenler ve Makedonların oluşturduğu beş milletten, üç farklı inançtan (Müslümanlar, Katolikler ve gibi gitmeyeceği, hatta dağılma sürecinin ilk sinyallerinin ortaya çıktığı izlenimini uyandırmıştı. Yugoslavya’da siyasî, ekonomik ve sosyal sorunlar yaşandığı sırada Josip Broz Tito 4 Mayıs 1980’de hayatını kaybetti. Tito’nun ölümü hem Yugoslavya’da, hem de Dünya’da büyük yankı uyandırdı. Josip Broz Tito’nun ölümü ile toplumları ya da milliyetleri bir arada tutan bağ kaybolmuştur. Tito’nun kişiliğinde bütünlüğü koruyabilen Yugoslavya’da, O’nun ölümünden sora etnik huzursuzluklar ve milliyetçilik hareketleri yavaş yavaş ön plana çıkmaya başlamıştı.17 Federe devletler Tito ölümünden sonra Başkan’ın kim olacağı konusunda anlaşmazlıklar yaşadı. Sırbistan, Büyük Sırbistan hayaliyle Federasyona hâkim olmak istedi. Miloseviç, sırp milliyetçiliği ile yayılma gayesi güttü ve ayrılmak isteyen Slovenya’ya, Hırvatistan’a, Bosna Hersek’e savaş açtı. Bağımsızlık uzun yıllar süren kanlı ve insani olmayan savaşlardan sonra ardı ardına geldi. DEVAM EDECEK... SAYFA 07 SIYAH MAVI KIRMIZI SARI Yerel Yönetimler 7 22 Haziran 2015 Pazartesi Zafer Mahallesi Bursa’n n yeni cazibe merkezi oluyor Başkan Altepe, Zafer Mahallesi’nde yer alan Kosova Üsküp Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği’nde Arnavut asıllı vatandaşlarla bir araya geldi BURSA - BALKAN GÜNLÜ⁄Ü B üyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, belediye binası, dev Zafer Parkı ve diğer yatırımlarla birlikte hızlı bir dönüşüme girecek olan Zafer Mahallesi’nin çok yakında Bursa’nın en önemli cazibe merkezlerinden birisi haline geleceğini söyledi. Başkan Altepe, Zafer Mahallesi’nde yer alan Kosova Üsküp Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği’nde Arnavut asıllı vatandaşlarla bir araya geldi. Türkiye ve Balkan ülkeleri arasındaki ilişkiler ile Bursa ve Zafer Mahallesi’nde yaşanacak dönüşüme ilişkin bilgilerin paylaşıldığı toplantıya, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin yanı sıra AK Parti Bursa Milletvekili Önder Matlı ve Bursaspor Başkanı Recep Bölükbaşı da katıldı. Altepe, geleneksel yöntemlerle oluşturulmuş Zafer Mahallesi’nin çok yakında dönüşüme gireceğini açıkladı. Başkan Altepe, diğer yatırımlarla birlikte kentsel dönüşüm çalışmalarının hız kazanacağını ve bölgenin Bursa’nın en önemli cazibe merkezlerinden biri haline geleceğini söyledi. Balkanların dost havası Gültepe’de esti H.MERKEZ - BALKAN GÜNLÜ Ü K onak Belediyesi ile Gültepe Makedonya Göçmeleri Kültür ve Dayanışma Derneği işbirliğinde bu yıl 11’incisi düzenlenen Gültepe Rumeli Şenliği renkli görüntülere sahne oldu. Geleneksel hale gelen şenlikte Balkanların dost ve kardeşlik rüzgârları esti. Gültepe Turgut Reis İlköğretim Okulu’nun bahçesinde kurulan şenlik alanı İzmir’de yaşayan Balkan ve Rumeli göçmenlerince hınca hınç doldurulurken, şenliğe katılanlar Balkan ve Rumeli ezgileri eşliğinde bol bol dans etti. Türkülerin hep bir ağızdan söylendiği gecede Gültepe Üsküp Folklör ekibi sergiledikleri performansla seyircilerden büyük alkış aldı. Gültepe Rumeli Şenliği’nde İzmir’in tanınmış Balkan müzik grubu Sakoband da sahne aldı. Şenlik alanını dolduran kalabalığı coşturan grubun ardından Balkan sanatçılardan Adrijana Alaçki ile Nelite Rekof Sevdalinka Grubu eşliğinde çıktıkları sahnede birbirinden güzel şarkıları dile getirdi. Unutulmaz bir müzik ziyafetinin yaşandığı 11. Gültepe Rumeli Şenliği’nin davetlileri arasında Makedonya’dan gelen konuklar da vardı. İzmir Gültepe Makedonya Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği’nin davetiyle İzmir’e gelen Rosoman Belediye Başkanı ve Demirkapı, Mogila, Novaci Belediye Meclis üyeleri şenlik öncesi Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş’ı ziyaret etti. K rcaalili Ba kan’dan zmir’e kom u ziyareti H.MERKEZ BALKAN GÜNLÜ Ü K ırcaali Belediye Başkanı Hasan Aziz ile Bulgaristan Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) Partisi milletvekillerinden oluşan bir heyet, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na nezaket ziyaretinde bulundu. Samimi bir havada gerçekleşen ziyarette İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yatırım ve projeleri ile ilgili bilgi alışverişinde bulunuldu. İzmir’in kardeş kenti Kırcaali heyetinde HÖH milletvekilleri Şaban Ali Ahmet, Ayhan Etem ve Çetin Kazak da yer aldı. Makedonya dönü ü Belediye Ba kanı Kayalı'ya ziyaret AYDIN - BALKAN GÜNLÜ Ü K uşadası Kaymakamlığı, Kuşadası İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Kuşadası Belediyesi ve Kuşadası Yardımlaşma Derneği’nin desteği ile Hasan Fatma Önal Anadolu Lisesi tarafından yürütülen “Anadolu’dan Balkanlara Ritmik Adımlar” projesi kapsamında Makedonya'ya giderek Uluslararası Halk Oyunları Festivali'ne katılan ve Balkan ülkelerini gezen öğrenciler Kuşadası'na döndü. Festivalin ardından Kuşadası İlçe Milli Eğitim Müdürü Şerafettin Yapıcı ve Hasan Fatma Önal Anadolu Lisesi Beden Eğitimi Öğretmeni Seyhan Cavit, Kuşadası Belediye Başkanı Özer Kayalı'yı makamında ziyaret etti. Başkan Kayalı, Belediye olarak gençliğe ve kültürel faaliyetlere destek vermeye hazır olduklarını belirterek "Anadolu'dan Balkanlar'a Ritmik Adımlar Projesi ile Kuşadası'nı Balkanlar'da temsil eden ve festivalden başarı ile dönen ekibimizi tebrik ediyorum" dedi. ilindi i gibi, vergi yarg s nda dava aç lmas durumunda davan n kaybedilmesi sonucunda vergi dairesi taraf ndan (2) nolu ihbarname düzenlenmektedir. (2) nolu ihbarname üzerinde aç lan davan n yarg a amas , dava konusu yap lan vergi ve cezan n türü, matrah , kat veya oran ve miktar belirtilmektedir. Sonuçta da mahkeme karar na göre hesaplanan vergi ve ceza ve ayr ca gecikme faizi ihbarname üstünde ayr ayr gösterilmektedir. Bu (2) nolu ihbarnameye göre kaybedilen dava üzerinde ödenecek vergi, ceza ve gecikme faizlerinin 30 gün içerisinde ödenmesi zorunludur. Ancak teminat gösterilmesi halinde herhangi bir icrai takibat yap lmamakla birlikte vergi dairesi en son yarg karar gelmeden borcu yoktur belgesi vermez. Dolay s yla mükellef her ay belli makamlara borcu yoktur belgesi sunmas gerekiyor ise bu durumda amme borcunun Dan tay karar gelmeden banka teminat mektubuna ba lanmas veya ödenmesi gerekecektir. Son yarg karar na göre davan n kazan lmas halinde yat r lan paralar vergi dairesinden geri al nacakt r. B GEC KME ZAMMI (2) nolu ihbarnamede yer alan tutarlar n 30 gün içerisinde ödenmemi durumunda daha sonra ödeme emri düzenlenir. Düzenlenen ödeme emri ile amme alaca (2) nolu ihbarnamedeki tutar kadar ayr ca gecikme zamm ile beraber 7 gün içerisinde ödenmesi mükellefe tebli edilir. Görüldü ü gibi, vergi yarg s nda dava aç lmas ve bu davan n kaybedilmesi durumunda s ras ile önce (2) nolu ihbarname ve 30 gün vade verilir. Bu süre içerisinde ödeme yap lmad takdirde ise, arkadan ödeme emri düzenlenerek davac mükellefe tebli edilir. Buna ra men de ödeme yap lmad takdirde söz konusu kamu alaca icra memuru marifeti ile zorla tahsili yoluna gidilir. Mükellefin VERG PTAL DAVASI VE TEM Z K IDI Nazlı Gaye ALPASLAN vergi yarg s nda kaybetti i davas ile ilgili vergi mahkemesi karar n duruma göre Dan tay’da temyiz etmesi halinde veya bölge idare mahkemesine itiraz yoluyla ta mas durumunda gelen sonuca göre yarg lama süreci tamamlan r. Ancak, yukar da belirtildi i gibi vergi mahkemesi karar na göre davan n mükellef aç s ndan kaybedilmesi halinde düzenlenen (2) nolu ihbarname ve akabinde ödeme emrine göre mükellefin borç kay tlar na ilgili vergi ve cezalar borç olarak gözükür. Bu durumda da mahkeme karar n n sonucuna göre hareket edilecek ihalelere kat lma ile ilgili borcu yoktur ka d borç ödenmedi i takdirde veya yap land r lmad takdirde temiz ka d al namaz. Hatta bu a amada mükellefin banka hesaplar na ehaciz riski de söz konusu olabilecektir. Burada önemli olan husus udur: mükellefin vergi dairesine yukar daki a amalara göre herhangi bir borcu yoktur ka d alabilmesi için mutlak surette amme alaca n n tümünün yat r lmas gerekecektir. aksi takdirde mükellefe “borcu yoktur belgesi” verilmez. Mükellefin kamu ihalelerine kat labilmesi için borcu yoktur ka d n almas da gerekece inden dolay borcun tümü ile ödenmesi veya ko ullar uygun ise 6183 say l yasan n 48. maddesine göre borcun yap land r lmas ihaleye kat lmak için yeterli olur. Sonuç olarak, vergi yarg s nda davan n kaybedilmesi halinde ödenecek mali külfetler dikkate al nd nda taahhüt sektöründe faaliyet gösteren gerçek ve tüzel ki ilerin vergi dairesinden borçsuzluk ka d için yukar da anlat lan durumlara dikkate etmelerinde yarar bulunmaktad r. SAYFA 08 SIYAH MAVI KIRMIZI SARI 8 Balkan Haberleri 22 Haziran 2015 Pazartesi zzet KARASU [email protected] Balkanlardan gülümseten anlar... ISLAK YER Makedonya'nın Jirovviça köyünden olan Faruk Aga, Manisa'da dolmuş floförlü¤ü yapt›¤›ndan çok ilginç olaylara da flahit olmaktad›r. Bir k›fl günü dolmuflu t›ka basa doludur. Ya¤mur hafiften ya¤maya bafllam›flt›r. Bir bayan yolcu arkadan seslenir. “fioför bey; " Islak yerde durur musun" Faruk Aga bakar her yer ›slak, fren yapar durur. Kad›n, floför Faruk'a döner; “fioför bey sana burda dur demedim” “Mori kadin er yer ›slak nerda durayim? “Az ilerdeki apartman›n önünü hortumla y›kayan sar› kazakl› bir teyze var ya, onun önünde dur dedim sana!" Faruk Aga iyice sinirlenir; “Te isteysan dulmiflla apartimanin içina giriim. Tüvbe Tüvbe. VER B‹ URALET Ramazan ay›nda Manisa'da tüm kahveler sahura kadar aç›kt›r. Gece saat 02.00 olmufltur. Kahve'de 5-6 kifli ya var ya yok. Kahveci Hasan birazdan kahve kapanacak ya, müflterilere jest olsun diye küçük demli¤e yeni çay demler. “Taze çay yaptim içen var mi diye sorar? Bir köfle de gazete okuyan Mizo Aga hariç, kahvedekiler " ‹çeriz " demifller. Mizo Aga bak›yor herkes çay içiyor, Hasan'a sorar; “(H)Asan, taza çayin var mi? “Var var olmaz mi? (H)em da yeni demlad›m” “Ha eyi Asan›m. Sen ver urdan bana bi Uralet u zaman" Gece yar›s› saat 02.00'de Kahveci Hasan'›n Mizo Aga'ya dediklerini elim›zda ulmayan nedanlardan dolay› yazamayimm ‹DDAA Arnavut Aziz usta akflam vakti, o¤luna seslenir: “Te g›zancik getir bakaym gaztanin sipor sayfesini bi iddiya koponi yapalim. “Ben uynamai bilmiyim ki buba?” “Eee..madam ki bilmiys›n süle bakaim bu elimdaki karne kim›nd›r? Heps› 0,1, 2! CÜMLE KAPISI Pomak Metin emmi evinin girifl kap›s›n› de¤ifltirmek ister. Uygun fiyatla yeni bir çelik kap› al›r ve kap›n›n üstüne bir kaç fley yazd›r›r. Kar›s› sorar; ““More adam, ayde kapi çuk güzal anladik ta, üstundaki yazilar ne oliiy? “Mori bu kapinin adi " CÜMLE KAP‹S‹ " o yüzden bell› ulsin diya, ustüne bi fleylar yazdirdum mori! ABTTF yeni yönetimini seçti Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) 19. Olağan Genel Kurulu’nu Almanya’nın Gießen şehrinde gerçekleştirdi. Cümle kap›s›: Eskiden yer evlerine verilen girifl kap›s›. OTOBÜS B‹LET‹ Bir Boflnak otobüse binecek ama, bileti yok. Biletler ise bir sonraki durakta sat›l›yormufl. fioföre demifl ki: “Ben flind› otobosa binsam, bi sunraki durakte in›p bileti alsam ulur mi? fioför de fazla bileti olan vard›r düflüncesiyle “Yolculara sor belki onlarda bilet vard›r " der. Bizim Boflnak dönmüfl yolculara “More ben flindi otobüsa binsam. Bi sunraki durakte in›p bilet›m› alsam, tekrar otobüsa binsam ulur mi? Ne deys›n›z? S‹ND‹RELLA Makedonya'n›n Vidufle köyünden Cemal Mico(*) ve ye¤eni Erkan k›z çocuklar› hakk›nda sohbete dalm›fllar. K›z çocuklar›n› nas›l büyüttüklerini böbürlenerek birbirlerine anlatmaktad›rlar. Erkan; “Cemal Mico, ben›m kizçelar küçükken pek bi fla yimiylerd›. Analari " Sindira Sindira " yedir›p ne zahmatlarla büyutti unlari. Maflallee flind› ikisi da buyudi, " S‹ND‹RELLA " gibi oldilar. Cemal Mico ye¤eninin alt›nda m› kal›r? “More Erkan, ben›m k›zçelere de anasi er gün “ Sindira Sindira ” greyfirt yediriyy. Allah nazarden saklasin, ikis› da " S‹ND‹ GREYF‹RT " gib› oldilar... (*)M‹CO: Amca G EßEN - BALKAN GÜNLÜ Ü A vrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) 19. Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Almanya’nın Gießen şehrinde ABTTF üyesi 21 dernekten 178 delegenin katılımıyla gerçekleştirilen genel kurulda ABTTF Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurullarının yeni üyeleri seçimle belirlendi. Genel kurulda seçilen ABTTF 19. Dönem Yönetim Kurulu gerçekleştireceği ilk toplantıda görev dağılımını yapacak. ABTTF Başkanı Halit Habipoğlu, Yunanistan’da eğitim ve dini özgürlükler alanında olumsuz gelişmeler yaşandığını söyledi, eğitim alanında çıkarılan yeni yasa ile özerk yapıya büyük bir darbe indirildiğini kaydetti. Ülkede Radikal Sol İttifak (SYRIZA)’ın iktidara gelmeden önce pek çok söz verdiğini belirten Habipoğlu, aşırı sağcı ANEL ile koalisyon hükümeti kuran SYRIZA’nın verdiği sözleri maalesef yerine getirmediğini kaydetti. Azınlık sorunlarının çözümü konusunda Yunanistan’ı ikna edemediklerini söyleyen Habipoğlu, Federasyon’un Dostluk, Eşitlik, Barış (DEB) Partisi ve Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsillliler Derneği (BTAYTD) ile birlikte Mayıs sonunda Batı Trakya Türkleri açısından tarihi nitelikteli bir etkinliğe imza attığını söyledi. FUEN Yunan’ın soyda lara yeni oyunu kayıt ile kura mı? GÜMÜLC NE BALKAN GÜNLÜ Ü G ümülcine Celal Bayar Azınlık Ortaokulu ve İskeçe Azınlık Ortaokulu’na kayıtlar kura ile belirlenecek. Gündem gazetesinin haberine göre Gümülcine ve İskeçe azınlık ortaokullarına kayıt yaptıran öğrenci sayısının belirlenen rakamın üzerinde olması halinde öğrenciler okula kura ile alınacak. Resmi makamlardan elde edilmiş kesin bir bilgi olmamasına karşın gazetenin öğrenci velilerinden aldığı bu bilgi azınlık fertleri tarafından endişeyle karşılanmakla birlikte eğitim özerkliğine başka bir müdahele olarak yorumlandı. Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu bir açıklama yayınlayarak bu tip uygulamaların azınlık eğitimine vurulmaya çalışılan darbelerden bir tanesi olduğunu belirtti. Avrupa Batı H alkbank Makedonya, Çayır'daki şubesinin yeni mekânının açılışını gerçekleştirdi.Yağmura rağmen yüksek katılımla gerçekleşen açılış törenine, T.C. Üsküp Büyükelçisi Ömür Şölendil, Çayır Belediye Başkanı İzet Meciti, Anayasa Mahkemesi Üyesi Salih Murat, TİKA Üsküp Koordinatörü Teoman Tiryaki, Halkbank Makedonya Genel Müdürü Necdet Palakçı ve bankanın yöneticileri, çok sayıda işadamı ve diğer davetliler katıldı. www.yenibalkan.com’a göre; T.C. Üsküp Büyükelçisi Ömür Şölendil, iki kardeş ülke arasındaki ticari ilişkilerin gelişmesinde Halkbank'ın büyük emeği olduğunu vurguladı. Büyükelçi Şölendil, "Ekonomik ve ticari durumun düzelmesi, daha da gelişmesi ve iki ülke arasındaki ekonomik ve ilişkilerin daha sağlıklı bir şekilde artarak sürmesi, Makedonya'nın da iç barışına, huzuru- na ve barış içinde bir arada yaşama durumuna olumlu katkı yapacaktır" ifadelerini kullandı. Halkbank'ın Kavadartsi'de açtığı şubeyle toplam şube sayısını 33'e yükselttiğini kaydeden Halkbank Makedonya Genel Müdürü Necdet Palakçı, 4 yıldır bulundukları pazarda sürekli büyüdüklerini belirtti. Palakçı, "Misyonumuz, Makedonya'nın bankası olmak. Bu uğurda emin adımlarla ilerliyoruz. En önemli gücümüz ise insan kaynaklarımız. Bu vesileyle sizlere sadece Makedonya'da değil, bölgenin de güçlü bankası olma noktasındaki bir sevincimizi paylaşmak istiyorum. Geçen hafta itibariyle tüm prosedürleri tamamlamamızla birlikte, Halkbank Sırbistan'daki Çaçanska Banka'nın alımını tamamlamış bulunmaktadır" dedi. 4 yıldır bankacılık sektöründe faaliyet gösteren Halkbank Makedonya, bu süre zarfında şube sayısı 21'den 33'e, ATM sayısını 40'tan 85'e ve personel sayısını 210'dan 412'ye çıkardı. Trakya Türk Federasyonu da şu açıklamada bulundu: “Gümülcine ve İskeçe azınlık ortaokul ve liselerine kurayla öğrenci kaydı yapılması özerk yapıdaki azınlık eğitimine yapılan bir darbedir. Okulun yeterlilik kapasitesinden fazla öğrenci kaydı olması halinde kurayla öğrenci kaydı uygulaması gitmesi çözüm olamaz. Bu yöndeki uygulama çocuklarımızın azınlık sisteminden koparak devlet okul sistemine geçmesiyle sonuçlanmaktadır. Önemli olan azınlık okul sisteminin güçlendirilmesidir. Bu noktada da en önemli taleplerden biri olan yeni azınlık ortaokulu açılması talebinin kabul edilmesi gerekmektedir.” mtiyaz Sahibi lhan akiro lu Halkbank, Makedonya’daki 33. ubesini Kavadartsi’de açt ÜSKÜP - BALKAN GÜNLÜ Ü 2015 Kongresini düzenlediklerini söyleyen Habip Oğlu, FUEN Kongresi’nin Batı Trakya’da gerçekleşmesi ile diğer azınlıkların Batı Trakya Türk Azınlığı’nın sorunlarını yerinde gördüklerini söyledi, kendi basınlarında bunu dile getirdiklerini kaydetti. Yunanistan’da kongrenin engellenmeye çalışıldığını belirten Habip Oğlu, Altın Şafak Partisi’nin Yunan Meclisi’nde bu konuda bir soru önergesi sunduğunu kaydetti. Federasyon’un azimle çalıştığını belirten Habip Oğlu, Brüksel’de bir büroya sahip olduklarını ve uluslararası düzeyde pek çok STK ile işbirliği içerisinde olduklarını söyledi. TEMS LC L KLER Ku adası’nda Uluslararası Girit sempozyumu yapılacak AYDIN BALKAN GÜNLÜ Ü K uşadası Belediyesi ile Giritliler Kültür Dostluk ve Yardımlaşma Derneği işbirliğinde uluslararası bir sempozyum düzenlenecek. Türkiye’de Giritliler konusunu ele alan ilk akademik etkinlik olması anlamında özel bir öneme sahip olan 3 günlük sempozyuma Türkiye, Yunanistan ve Fransa’dan akademisyenler katılacak. “Geçmişten Günümüze Girit: Tarih, Toplum, Kültür” başlığını taşıyan uluslararası sempozyum 16-18 Ekim tarihleri arasında Kuşadası’nda gerçekleşecek. Türkiye’de yaşayan Giritlilerin ve Girit kültürünün belleklerde yaşayan izlerini kayıt altına almak, Ege’de toplumsal yaşamın ve Egeli kimliğinin bir parçası olan Girit kültürünün değerini ortaya koymak ve Türkiye ile Yunanistan arasında Girit konusunda akademik anlamda var olan işbirliğini toplumsal alana taşımak amacı ile düzenlenen sempozyumda Girit tarihi, Girit’e ve Girit’ten göçler, Adada toplumsal yaşam ve cemaatler arası ilişkiler, Girit halk kültürü, edebiyatı, mutfağı, müziği ve biyografileri ele alınacak. ANKARA Ahmet ÇOLAK SAMSUN Ak n ÜNER BURSA Hüseyin TOY MU LA Mehmet TOKGÖZ MAN SA Ersin AKBA ANTALYA Kenan KURTE STANBUL Faruk AZEM DEN ZL Fahrettin KOYUNCU DI TEMS LC L KLER ARNAVUTLUK Sokol BRAHAJ BULGARİSTAN İsmet TOPALOĞLU SOFYA DR. Sunay YILMAZ KOSOVA Orhan EMİNCİK ROMANYA Erkan ERUYSAL YUNANİSTAN Varol HALİLOĞLU BOSNA-HERSEK Murat ÖZKAYA KKTC Mehmet ALDEMİR YAYIN KURULU KORAY BAfiOL İSMET TOPALOĞLU NAZ‹F MANDACI SOKOL BRAHAJ BALKAN DEVLEN AYŞE KARADAN ŞARIK CİBO ATA ATUN İLBER ŞİYAK MAL LER KUTLU KARAN B LG LEM KEMAL B ÇER YAYINTÜRÜ: ULUSLARARASI HAFTALIK SÜRELİ YAYIN YÖNETİM YERİ: Rafetpaşa Mah. 5179 / 1 sokak. No: 7 / 4 Bornova/İZMİR TEL: 0 535 776 01 61 BAS KI TARİHİ: 22 Haziran 2015 BASKI: STAR MEDYA YAYINCILIK A.fi. ADRES: Gaziemir Tren İstasyonu Karşısı Eski Betontaş Tesisleri İçi GAZİEMİR/İZMİR TEL: 0 232 251 76 32 [email protected] Köşe yazılarının sorumluluğu yazarına aittir. Yıllık abone bedeli 500 TL olup ulusal ve uluslararas› aboneler için posta ücreti ilave olunur. SAYFA 09 Ara t rma 9 22 Haziran 2015 Pazartesi aramam z gerekti ini dü ünüyorum. Özgür olabilmek, rahat dü ünebilmek, bir de dostlu un gerçekli i var olu udur. Bir eyleri yemeden, içmeden öncesinde kimle ya da kimlerle yedi imizi, içece imizi dü ünmeliyiz. Öyle ki yan nda, çevresinde hiçbir arkada olmaks z n yemek yemenin sadece bir kurda ya da aslana ait oldu u biliyoruz. Bir insan n gerçek mutlulu u, içinden geldi i gibi ya ar ve de inan r. Bundan dolay d r ki mutlu olmak için insanlar n maddiyata ihtiyac yoktur. Mutluluk nedir bilir misiniz? nsano lunun o an ki ruh mutlulu udur. O insan n iç ho nutlu udur. Mutluluk insanlar n kendi ak llar n iyi kullanmalar ndan, bunun da erdemli olmalar ndan geçmektedir. Mutluluk sonradan ö renilen bir eyin oldu unu bilmemiz gerekir. Biz insanlar mutlulu u ya da mutsuzlu u küçükken ö renmeye ba l yoruz. Mutluluk biz insanlar tamamen ki isel tercihleri do rultusunda elde ettiimiz yahut elde edebilece imiz o anki ruh halidir. Bizlerin sa l yerinde olsa, geçimimizi sa layaca m z kadar belirli bir gelirimiz var ise hepimizin mutlu olma ans vard r. O yüzden mutlu olmak için kimselere ihtiyac m z yoktur. Mutlulu un en güzel tan m udur ki en etkileyici duygulardan biridir. efkatin ve de sevginin içerisinde ya anan en güzel duygulardan bir tanesidir mutluluk. undan emin olunuz ki fazla paraya sahip olmak, daha farkl güzel, iyi bir hayat ya amak ve de mutlu olmak manas na gelmemektedir. TERC HLER M ZDE SAKLI OLAN DUYGU: MUTLULUK Mehmet KIZILKAYA utluluk, biz insanlar n tercih edebilece i büyük farkl l klar n sonuçlar ndand r. Hepimizin tercih etti i bir durumdur. Mutlu olmak, mutlulu u getirmek biz insanlar n elinde olan bir duygu ya da bir durumdur. Tabi bunun yan nda da ayn ekilde mutsuzluk da. Bizlerin tercih etti i mutluluk gibi mutsuzluk da bir tercih edilme durumudur. Tabi mutlulu u tercih etmemiz daha çok güzel farkl l klar n ortaya ç kmas yla olu ur. Bizler mutlulu u ya da mutsuzlu u tercih etmek, hayata bak aç m z n nas l oldu u, barda n hangi taraf ndan bakt m z fazlas yla önemli k lmaktad r. Biz insanlar mutlu olmak için neler yapar z? Mutlu olmak için nelere sahip olmam z gerekiyor? Bizlerin mutlu olmas için param z çok olmas m gerekir? Acaba bizlerin paras çok oldu mu mutlulu u yakalayabilir miyiz? Ya da o para bizlerin mutlulu unu ço altabilir mi? nsano lu denen varl k kendi mutluluun resmini ço u kez öyle çizmi tir. Çok para olsun, evlilik olsun, arabam olsun, sevgilim olsun ya da evimin olmas denilmektedir. Baz bedeller ödeyerek ya da büyük bir mücadele vererek, çaba sarf ederek mutlu olur insan. Mutlulu u belki de ba na konacak olan bir talih ku u gibi görür; tabi burada unu da söyler ki ans m varsa mutlu olurum yoksa da mutsuz olurum. Bizlerin mutluluk anlay nedir? Eksikliklerimiz tamamland zaman ki ruh hali gibi midir, yoksa ba m za gelecek ya da gelebilecek güzel bir eyin tan mlanmas m d r? Para mutlulu u getirmez. Paran n mutlulukla hiçbir ili kisi yoktur. 80’li y llarda Japonya, Amerika ve de ngiltere de yap lan bir ara t rma da, aile gelirlerinin artmas yla mutluluk seviyelerinin hiçbir ekilde artmad ortaya ç km t r. Para bir nokta da mutluluk getirir. O’da udur ki geçinecek kadar bir geliri olana mutluluk getirmektedir. Bunun üzerine fazlaca ç k ld m mutlulu u bitirir. Tabi bunun yan nda öyle bir ey de ilave edebiliriz ki geçinemeyecek kadar geliri olmayanlar da mutlulu u bulamaz. Özellikle yurt d nda ans oyunlar ndan ikramiyeler kazananlar üzerinde yap lan ara t rmalarda, bu insanlar n mutluluk oranlar neredeyse bir seneyi geçmiyormu . Yunanistan ülkesinin eski uygarl klar ndan olan Antik Yunan’da ahlakl olman n ve de erdemli bir hayat n tan m na mutluluk denilmektedir. nsano lu ya am n n tek bir amac vard r ki o da mutluluktur. Bizler hayat m z boyunca sürekli olarak harcamakta oldu umuz bütün çabalar m z mutlu olmam z içindir. Mutlulukta öyle bir eydir ki ancak ve ancak kusursuz bir karakterimizin olmas ve büyük bir erdeme sahip olmam zla yakalayabiliriz. nsano lu ancak hayatlar n n tümünü soylu bir ekilde ya arsa mutlu olabilir. nsano lu ruhun, fiziksel arzular n ve de derinliklerden gelen ak llar yla mutlulu u yakalayabilirler. Yükseli e geçen bedenlerin, zihinlerin ve de ruhlar n üçlemesiyle fakl bir mutluluk anlay ortaya ç kmaktad r. Mutluluk, biz insanlar n tercih ettikleri farkl l klar n aras nda unlar M SIYAH MAVI KIRMIZI SARI Zulmün 26. y l nda 2 Bulgaristan Türkleri 1989 yılı Bulgaristan'daki Türkler için acı ve ayrılığın tarihi olarak kayda geçti. Bulgaristan'da 1984 yılından itibaren Türk azınlığa asimile politikası uygulayan Jivkov yönetimindeki komünist rejim amacına ulaşamayınca 1989 yılında zorunlu göçe karar verdi. Asimilasyona direnen Türklerin toplama kamplarında zulme maruz bırakıldığı 1989 yılı Jivkov rejiminin de sonunu getirdi GERİ DÖNÜŞ Son yıllarda ise ülkeye dönüşler artmış durumda. Emekliye ayrılan yüzlerce aile, evlerine geri dönüyor. Ancak dönenlerin çoğu Türkiye’de doğan değil, ufak yaşlarda evlerini terk etmek zorunda kalanlardan oluşuyor. Hasan Aziz, “Evet, 2015 yılında Türkiye’den Kırcaali’ye dönen kişiler var. Ama buna da dikkat etmemiz lazım. Kırcaali’ye dönen insanlar, göç ederken 25, 30 yaşlarında olan ve Türkiye’ye giden kişiler geri dönüyor. Ama Türkiye’ye 0-7-10 yaşlarında giden, orada eğitimini alan, şu anda Türkiye’de yetişen ve çalışan kişilerden, ben dönen bilmiyorum” ifadelerini kullandı. EFKAT VE SEVG nsano lu kendi yüreklerinde, kendi beyinlerinde, kendi gözlerinde, kendi dillerinde efkati ve de sevgiyi ne zaman büyütürse bilin ki o zaman mutlulu u yakalam olur. Unutmay n z ki mutluluklar m z paras z olan, masrafs z olan eylerle elde ediliyor. Yüre imizin en güzel sevgi ve efkati üzerine in a edecek hayatlar m z n olmas için param z n olmas ya da zengin olu umuza gerek yoktur. Sadece efkati ve de sevgiyi yüre imizde büyütüp çevremize, toplumlar m za ve de bütün insanl a aktarmal y z. Mutluluk asl nda bizim zihnimizin belirledi i bir durumdur. Kendimiz hayata nas l bakt m z , kendi zihinlerimizi nas l terbiye etti imizi, bizlerin bak aç lar yla birlikte mutlu olup olmayaca m z belirlemi oluruz. Sizler kendinizi en rahat, en konforlu, en modern, en harika bir binan n en yüksekteki kat nda, bütün teknolojileri kendi içerisinde bar nd ran bir daire de ya ad n z dü ünün. Mutlu de ilseniz o dairenin hiçbir önemi kalmayacakt r. Tek bir önemi kal r ki o’da udur; e er ki sizler o binada zihinsel olan bir uyumu yakalayamazsan z arayaca n z tek eyin, o kadar yükseklikten atlamak için sadece ve sadece bir pencere olacakt r. Ba lar ndan yeterince s k nt lar n geçti i her insan bilir ki mutluluk için hiçbir zaman ne para, ne mal, ne mülk, e zenginlik, ne an, ne de öhret sahibi olmakt r. Mutluluk hepimizin içerisinde bulundu u durumlar nas l alg lad m zd r. O an ya ad klar m zdan kendi iç dünyam za neleri aktard m z n sonucudur. Bizler her gün ya ad m z farkl deneyimlerden kendi iç dünyam za neleri nas l ne derece aktarmay tercih etti imizdir. Unutmay n! Mutluluk, bizlerin tercihlerinde sakl oldu u güzel ve de farkl bir duygudur. TÜRKİYE’DEN GERİ DÖNENLER B ulgaristan'dan 1989 yılında yaşanan göçün ardından geride terk edilmiş köyler ve evler kaldı. Çoğu yıkılmış haldeki köy evleri, hane sakinlerinin dönüşünü bekliyor. Ancak 1989'dan sonra da ekonomik sıkıntılar sebebiyle devam eden göçten geri dönenlerin sayısı oldukça az. Bulgaristan Türklerinin en yoğun yaşadığı üç ana bölge Kırcaali, Deliorman ve Dobruca. 1989 yaz aylarında 350 bin vatandaş Türkiye’ye göç etti. Daha sonraki yıllarda göç, ekonomik nedenlerle Batı Avrupa’ya da devam etti. Şimdilerde Rodoplarda onlarca köy ıssız kaldı. Zaman içinde daha da ıssızlaşan bu bölgelerin başında ise Kırcaali geliyor. İlde 1989 göçü sonrası 11 köy tamamen terk edildi. 30 köyün toplam nüfusu ise 300 bile değil. Ostrovets, Adaköy’de de durum farksız. 1989 göçü öncesinde ailelerin yaşadığı 215 haneden bugün geriye 80'i kalmış durumda. Evlerin yarısı, tamamen yıkılmış ve yok olmaya yüz tutmuş. İstatistiklerin arkasında binlerce insanın hikâyesi ve dramı saklı. Mestan Adalı, Bulgaristanlı soydaşların duygularını şöyle özetliyor: “Hasretlik, gurbetlik, milletimizin canına tak dedi. Onun için de ben, şu canım, garip milletime adanan şiiri yazdım: yıllardır yüzün gülmedi benim canım, garip milletim ayrılık da sana, hasretlik de sana, gurbetlik de sana, yetmezmiş gibi, dede yadigârı bu topraklardan kovulmak da sana. Neyin yoktu ki, hepsini aldılar. Adını, dilini, dinini, alamadıkları- bir gözyaşımız ve unutulmaz Belene’miz!” Geride kalan köylerde büyük göçün izlerini görmek mümkün. Zira Bulgaristan'da yaşanan dram her hanede tüm çıplaklığıyla halen duruyor. Rodop köyleri de 1989 olaylarının tanıkları. Yıkılmaya, yok olmaya yüz tutmuş, sahiplerini bekleyen pencereler adeta göçün sessiz tanıkları oldu. Bir zamanlar okul, kültür evi, işletmeler ve büyük tarım kooperatifinin bulunduğu Adaköy'de bugün nüfus yok denecek kadar az. Zira ekonomik zorluklar geri dönüşün önündeki en büyük engellerden biri olarak halen duruyor. 1989 göçü sadece insanlar için değil, Bulgar ekonomisi için de, sarsıntılarla dolu bir yıl oldu. Merkez sistemden serbest, liberal piyasa ekonomisine geçen ülkede birçok işletme kapatıldı. Adaköy etrafında ve 89’a kadar 300 kişiye iş sağlayan tuğla ve kiremit fabrikası kapatıldı. Burada şimdi işsizlik yüzde 50’yi geçiyor. Avrupa Birliği üyesi Bulgaristan’da, benzer köy manzaraları olağan bir hal almış durumda. Kırsal kesimlerin kalkındırılması, köylüye ve çiftçiye tarım fonlarından yardım çalışmalarına rağmen çözüm mekanizmalarına rağmen, sorunların çözümleri halen çok uzak. Bulgaristan’da yaşanan acı göçün ardından ekonomik sıkıntılarla boğuşan insanlar soluğu batı Avrupa’da aldı. Arkalarında evlatlarından ayrı, yaşlı anne ve babalar kaldı. Tüm ailesini yurt dışına gönderen 70 yaşındaki Cemile Şerif de onlardan biri. Şerif, şunları söyledi: “Tek başımayım. Adım Cemile Ahmet Şerif. 70 yaşındayım. Kızlarım Belçika’da, Türkiye’de. Torunlarım var, damadım var. Torunumun Ağustos’un 15’inde düğünü var, Bursa’ya gidiyor, Bursa’ya düğüne buyur edin.” Evinde yalnız yaşadığını kaydeden Cemile Şerif, gönlünü televizyonla eğlendirdiğini kaydetti. Şerif, “Okuyerim, yaterim ve hayli bir sonra yüreğim geçeri. 15 senedir yalnızım. Her akşam telefon ediyorlar, senede bir kez geliyorlar. Kışın ben gidiyorum 4,5 ay onların yanına. Burada tutumuyorlar beni yalnız olduğum için” diye konuştu. Cemile Şerif, bizlere yaşamını anlatırken telefonu çalıyor. Arayan yaşlı annenin Belçika'daki kızı. Belçika’dan kızıyla konuşuyor: “Napeeri (ne yapıyor) gelinim, damadım, ikiz çocukların napeeri… nene desene kızım, ne istersin neneden.. Nenesi kızımın!” Kızıyla konuştuktan sonra eski günleri anlatmaya devam ediyor Cemile Şerif: “O zaman eşim vardı, iki ihtiyarım vardı, kalabalıktık, şimdi tek başıma kaldım. Uçtular gittiler, kuşlar gibi, şimdi bekliyoruz gelinler diye. Burada komşularım var, onlar geliyor, akşam olunca burada çeşmenin yanına toplanırız. 5, 6 karı sohbet ederiz, vakit geçiririz.” Günlerin nasıl geçtiğini anlatırken komşuları geliyor Cemile teyzenin. Aralarında sohbete başlıyorlar: “Ooo, burada bu arada hepimiz yalnız başımıza yaşıyoruz. Beş, altı karı var hepimizin eşleri yok. Türkiye’de çocukları, kimisi Belçika’da ihtiyarlar hep burada yalnız duruyorlar. Allah başımıza yazmış, yok çaresi ne yapalım!” Cemile teyze köyde bol olan zamanını genellikle bahçesinde geçiriyor. Yazın ziyaretine gelecek kızları ve torunları için sebze yetiştiriyor. Onlara vermek için şişe ve kavanozlara erzaklar hazırlıyor. Geri kalan zamanı ise bekleyişle geçiyor. KIRCAALİ’DE KÖYLERİN YARISI BOŞ KALDI Bulgaristan'da asimilasyon ve baskı politikalarından en fazla etkilenen bölgelerden biri Kırcaali oldu. Kırcaali'de yaşayan Türkler, evlerini, yurtlarını terk etti. Ancak göç 1989'da yaşananlarla sınırlı kalmadı. Sonrasında da devam etti. Bazı ilçelerinde işsizliğin yüzde 30, köylerde ise yüzde 60’ı geçtiği ilde, ekonomik nedenlerden dolayı genç nüfus Batı Avrupa’ya çalışmaya gitti. Güney Bulgaristan’ın en güzel kentlerinden biri Kırcaali. Burada insanların, ister Bulgar, ister Türk, ana kaygısı geçim ve gelecek derdiyle ilgili. Modern bir şehir olan Kırcaali, aynı zamanda halk arasında “ Türklerin başkenti” olarak da biliniyor. 2007 yılında gerçekleşen Avrupa Birliği üyeliğinin ardından meydana gelen ekonomi kaynaklı göç bölgenin kaderini belirledi. Nüfusun ne kadarının bölgeden göç ettiğin ise kesin olarak bilinmiyor. Kırcaali Belediye Başkanı Hasan Aziz, göçle birlikte bazı köylerin yarı yarıya boşaldığını söylüyor. Kırcaali Belediye Başkanı Hasan Aziz, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Bu göç Kırcaali’yi çok etkiledi. Bir yandan Kırcaali’de nüfus oranı ve Türk-Bulgar dengesini tamamen değiştirdi. Köylerden, kasabalardan göç edenlerin çoğu yüksek tahsilli insanlar, doktorlar. Onlar da Kırcaali’den göç etti. Kırcaali’de büyük boşluklar oluştu. Bazı köyle yarı yarıya boşaldı. Aynı zamanda bunu söylemek lazım, Kırcaali’de her bir ailede illa ki Türkiye’ye göç eden bir kişi vardır. Tabi 1989 yılında sonra Türkiye’den sonra, Batı Avrupa’ya da başladılar göç etmeye. Ama siz sorsanız ki, sizi aile burada mıydı, her bir aileden bir kişi Türkiye’deydi.” Orhan Ada Türkiye'de çalışıp emekli olduktan sonra Bulgaristan'a geri dönenlerden. İzmir'deki çalışma hayatının ardından büyüdüğü Adaköy’e gelen ada mahallede bir bakkal açmış. Ada, şunları söyledi: “Biz de Türkiye’ye göç edenlerden biriyiz. Orada 10-15 sene çalıştık, emekli olduk. Emekli hakkını kazandıktan sora buraya döndük, iki kızım var. Onlar orada. Birisi Çorlu’da, birisi İzmir’de. Burası bizim vatanımız, biz burada büyüdük, burada yetiştik. Eskiden tütün işinde çalışıyorduk, şimdi gelince bu dükkânı açtık, geçiniyoruz işte burada.” 1989 yılında Türkiye'nin yolunu tutan binlerce kişi, doğup, büyüdükleri yerden uzaklaştığı gibi, demografik dengeleri de değiştirdi. 1989’da ilk demokrasi kıvılcımları Kırcaali ilindeki Cebel ve köylerde çıktı. Türkler kendi hak ve özgürlüklerinin iade edilmesi için ayaklandı. Günümüzde ise Kırcaali, açılan sınırların, elde edilen serbest dolaşım hakkı ve iki ülke arasında olumlu gelişmelerin örneklendiği somut bir yer haline geldi. 23 YILDA 3 MİLYON BULGAR GÖÇ ETTİ 7 milyon 200 bin nüfusa sahip Bulgaristan’da son 23 yılda 3 milyona yakın kişi ülkeyi terk etti. Yurtdışında yaşayan veya çalışan Bulgarların sayısı 2 milyon 200 bin olarak gösterilse de, sivil toplum örgütlerinin araştırmaları bu sayının 3 milyona yakın olduğunu ortaya koyuyor. Bulgar yatırımlar ajansı verilerine göre, Bulgaristan’da daimi çalışanların sayısı 2 milyon 200 bin, yurtdışında çalışan Bulgar vatandaşlarının sayısı ise 2,5 milyon. Asgari ücretin 180 Euro olduğu ülkede 2014 verilerine göre işsizlik yüzde 11,2 düzeyinde. Bu rakamlar Avrupa Birliği ülkelerine yönelik işgücü göçünün en temel nedeni. Bulgaristan 25 yıl önce liberal piyasa ekonomisine geçti. Devlet yapıları özel ellere geçti. Fakat beklenilen ekonomik refah bir türlü yaşanmadı. Bunun sonucunda vatandaşlar çareyi Batı Avrupa’ya iş göçünde buldu. Bulgar vatandaşlarının çalışmak ve yaşamak için en çok tercih ettiği ülkeler Türkiye, ABD, Yunanistan ve İspanya. Bulgaristan’da önce 1989 zorunlu göç dalgasıyla, daha sonra da ekonomik nedenlerle Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 500 bini bulmuş durumda. 1 Ocak 2014 tarihinde serbest çalışma hakkına kavuşan Bulgarlar, çalışmak için özellikle Londra’yı tercih ediyor. AB'nin, 2007 yılında Bulgaristan’la imzaladığı üyelik antlaşması gereği Bulgaristan vatandaşları, 1 Ocak 2014 tarihinden itibaren ab ülkelerinde serbest çalışma imkânına kavuştu. Ancak bu karar birliğin bazı üyeleri arasında, aşırı işçi akımı ve yeni göç dalgası endişelerine yol açtı. Beklenilen yoğunluk yaşanmadı, AB’nin eski üyelerinin “sert tedbir” politikası da yumuşadı. Çalışmak için ABD, Yunanistan ve ispanya'ya gidenlerin sayısı 1 milyon düzeyinde. ABD’de 300 bin, Yunanistan’da 350 bin, İspanya’da 250 bin Bulgaristan vatandaşı bulunuyor. Yunanistan’da çalışan Bulgarlar, Arnavutlardan sonra bu ülkede geçimini sağlayan ikinci en büyük yabancı grup. Yunanistan, Bulgar vatandaşları için çalışma izni istemiyor. Sadece Girit adasında 30 binden fazla Bulgar çalışıyor. Yunanistan’da daimi yaşayanların sayısı 200 bin olsa da, mevsimlik tarım işleri döneminde orada çalışan Bulgarlar 350 bini buluyor. Bunlar sadece resmi kayıtlara geçen rakamlar. Yunan basınına göre, ülkedeki Bulgar çalışanların sayısı 500 bine yakın. İspanya'da ise kayıtlı olmayanlarla beraber sayısı 250 bini bulan Bulgar işçileri, özellikle hizmet ve tarım sektöründe çalışıyor. İspanya’daki kriz sonrası Bulgaristan'a geri dönenlerin birçoğu, sosyal yardım veya emeklilik hakkını kazanmış durumda. Son dönemde İngiltere de Bulgarlar için cazip bir iş piyasasına dönüştü. Bulgaristan, kalifiye işgücünün yurtdışına çıktığı ülkeler sıralamasında balkanlarda ikinci sırada yer alıyor. Bir araştırmaya göre, Bulgaristan’dan en fazla yönetici ve mühendisin göç ettiği tespit edildi. UNESCO tarafından yaptırılan bir araştırmaya göre de geçen yıl 6 bin genç eğitim için yurtdışına gitti. Eğitim için de en çok tercih edilen ülkeler İngiltere, Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri. Araştırmaya göre, gençlerin yüzde 30’unun yurtdışına göç etmek istediği tespit edildi. Gençlerin yurtdışına gitmedeki en büyük sebeplerinin ise yüksek maaş ve iyi çalışma şartları olduğu belirtildi. www.dunyabulteni.net’ten alınmı tır. DEVAM EDECEK... SAYFA 10 Balkan Haberleri 10 22 Haziran 2015 Pazartesi KAL TE BA ARI L KS Kemal YAMANKARADEN Z az kavramlar var ki, büyük sermaye küçük sermaye demeden herkesin hayat na girip olumlu ya da olumsuz etkiler b rak yor. te o kavramlardan birini de ülkeler ve kurumlar her zaman gündemlerinden ç karmamal . “Maliyetleri gözden geçirmek”… Mesle im gere i her gün çok say da firma ile temas halindeyim. Hemen hemen her sektörden mü terimiz var ve her sektörün durumunu yak ndan takip etmek zorunday m. Acaba her i letme süreç iyile tirme ve maliyetleri gözden geçirme konusunda gere ini yap yor mu? Son ekonomik krizde tüm sektörler a r yara almas na ra men her i letme ayn oranda yara ald diyemem. Yaralar daha küçük ya da yüzeysel olan firmalar n ortak noktalar na bak yorum, üretimden sat a sevkiyattan pazarlamaya süreçlerini tan mlayan ve her biri farkl sektörlerde olsa da belgenin ötesinde bir kalite bilincini içine sindiren firmalar olduklar n görüyorum. B TALEP DARALMASI Genel anlamda talep daralmas ve tüketim azalmas tüm sektör kurulu lar n n faaliyetlerini ele alarak kapsaml bir gözden geçirmeye yönlendirdi. Ben kalite kavram içinde özellikle sürekli ö renme ve geli me ile ilgili konular çok önemsiyorum. Dünya ticaretinin geldi i noktada art k tüketici kral ve ileti im araçlar n n geli mesi ile tüketici herhangi bir ihtiyac n , dünyan n herhangi bir ülkesinden temin edebiliyor. Bu denge içinde firman n “tüketilmek” için fark yaratmak yani sürekli ö renme ve geli me içinde olmas bir zorunluluk haline geldi. Ö rendiklerini de uygulamak gerekli tabii. Bu noktada da marka kadar Ar-Ge ve karde kavram patent ile farkl l ortaya koyan tasar mlar devreye giriyor. Fark olu turmak için ö renmek art. Ama ö renilenleri geli tirip yeni ve farkl bir ey üretmek ancak Ar-Ge ile mümkün. Ö renmek de ö renilenleri hayata geçirmek de nispeten pahal i ler. Ama bilinçli Ar–Ge kendi masraf n ç kartan hatta kar sa layan Ar–Ge’dir. Nas l sorusunun tek kelimelik bir cevab var: Yenilik ve Patent. Ar-Ge çal malar , sonucunda yeni farkl ürünler geli tirilebiliyor ve patente dönü üyorsa karl l k sa lar. Patent üretilen yenilik için bir çe it tekel hakk sa lar. 20 y l boyunca o ürün veya o ürün üzerindeki farkl teknolojinin tek kullan m hakk sizdedir. Bu da tek sat c n n siz oldu unuz anlam na gelir. Tabii tek ba na bu da de il patent, marka ve endüstriyel tasar m korumas n n getirisi. “Lisans Hakk ” dedi imiz bu belgelerin kullan m hakk da benzer üretimler yapan i letmelere verilerek gelir sa lanabilir. IBM bu yolla 4-5 Milyar dolar gelir sa l yor. Philips’in y ll k toplam gelirinin yüzde 15 – 17’sini lisans gelirleri olu turuyor. Kendi uzmanl k alan mdan bakarak sizlere kalite anlay n n bir i letmeyi nas l farkl olmaya götürdü ünü ve üretilen fark n nas l gelire dönü tü ünü k saca aktarmaya çal t m. Kabul etmek gerekir ki; Rekabet, günümüz ekonomi dünyas n n en önemli sava alan d r. Bu sava alan nda sadece üretti iniz ürün ya da hizmetin kalitesinin de il, tüm yönetimsel ve operasyonel birimlerinizin bir bütün olarak kalitesinin sizi ba ar ya götürece i aç kt r. Türk ve Yunan mutfaklar yar t 7'si Kaş'ın kardeş şehri Yunanistan'ın Meis Adası'ndan olmak üzere 25 yarışmacının katıldığı etkinliği, Kaş Belediye Başkanı Halil Kocaer, Meis Belediye Başkanvekili Yorgo Samsakos ve çok sayıda davetli izledi ANTALYA - BALKAN GÜNLÜ Ü A ntalya'nın Kaş İlçesi'nde, Kaş Belediyesi tarafından düzenlenen Likya- Kaş Kültür ve Sanat Festivali kapsamında yapılan Kaşlı ve Meisli Aileler Yarışıyor etkinliği, Kaş Orman Çay Bahçesi'nde gerçekleştirildi. 7'si Kaş'ın kardeş şehri Yunanistan'ın Meis Adası'ndan olmak üzere 25 yarışmacının katıldığı etkinliği, Kaş Belediye Başkanı Halil Kocaer, Meis Belediye Başkanvekili Yorgo Samsakos ve çok sayıda davetli izledi. Jürinin değerlendirmesinin ardından zeytinyağlılarda birinciliği Kaş'tan tavuklu yaprak sarması ile Serpil Demirci, ikinciliği yaprak sarması ile Fatma Poyraz, üçüncülüğü de Tombik adlı yemekle Nilüfer Tünay aldı. www.tourexpi.com’a göre: ana yemeklerde birinciliği Kaş'tan düğün et yemeği ile Yeşim Örs, ikinciliği Meis'ten fırında makarna ile Yorgos Xpısanos, üçüncülüğü keşkek yemeği ile Fatma Poyraz kazandı. Tatlılarda birinciliği un helvası ile Meis'ten Stamatia Aklavyoti, ikinciliği ekmek tatlısı ile Çağla Yenier, H.MERKEZ BALKAN GÜNLÜ Ü ge ve dünya mutfaklarından seçilen en özel lezzetleriyle birlikte Akdeniz’in eşsiz damak tadını bir araya getiren Karaferya Gurme Restaurant, Alaçatı’daki mekânıyla tatilcilere BABALAR GÜNÜNÜN ARDINDAN… www.ergundur.com Hepsi Hikaye... Ergün DUR er ne kadar Anneler Günü kadar ön planda olmasa da, hat rlan rken acaba u hafta m yd denip hat rlanmak da biraz zorlan lsa da BABA bir insan n hayat nda o güne s d r lamayacak öneme sahiptir. Hayattaki iki ki iden biridir sonuçta. Ama hep hayattan göçüp gidince de er biliriz ya. Ke ke hayatta iken bilebilsek. nsano lu i te.. 0 ya nda Baba: Ne kadar da güzel. imdi bu küçücük ey benim k z m m ? Gözleri de bana ne kadar çok benziyor. K z : Bu gözlerini benden hiç ay rmayan adam babam olsa gerek. H 5 ya nda Baba: Prensesim benim, güzel k z m. Söyle bakal m baban sana ne als n? K z : En çok babam seviyorum. Babam, niye annemle uyuyor? Hep benimle uyusun, ba kas n sevmesin. 10 ya nda Baba: Gittikçe yaramaz oluyor, kime çekti bu k z? K z : Ben babama a m. Büyüyünce babam gibi erkekle evlenece im. Babam bu ay harçl m artt r r m ? üçüncülüğü tahinli katmer ile Meis'ten Ste Mathia elde etti. Yarışmada birincilere yarım altın, ikinci ve üçüncülere de çeyrek altın hediye edildi. Meis Belediye Başkan Yardımcısı Aynadıothe Mıyaha, "Bir arada olmaktan, birlikte yarışmaktan çok mutluyuz. Bu yemekler, bizim aynı kültürü paylaştığımızı, bir aile olduğumuzu ortaya koyuyor. Bu ortak kültür bugün çok güzel bir buluşma sağladı" dedi. Kaş Belediye Başkanı Halil Kocaer de "Bugün Akdeniz'in lezzetleriyle masalar süslendi. Türk ve Yunan dostluğunun devamı için bu etkinliklerin devam etmesini diliyoruz. Yaşasın Türk, Yunan dostluğu, yaşasın Kaş, Meis dostluğu. Mutfak kültürümüz devam etsin. Önümüzdeki yıllarda da bunu gelecek kuşaklara taşıyalım" diye konuştu. 15 ya nda Baba: Ne kadar da çabuk büyüdü. Eve de gittikçe geç kalmaya ba lad , bu gidi le ba na kötü bir ey gelecek. San r m daha sert konu mal y m. K z : Babam yüzünden arkada lar mla istediim kadar vakit geçiremiyorum. Bana bask uygulamas ndan nefret ediyorum. Ne zaman özgür olaca m? 20 ya nda Baba: Art k sözümü dinlemiyor. Benden giderek uzakla yor. Kendi paras n da kazanmaya ba lad ya, bana ihtiyac kalmad tabii. Uzun zamand r tatl bir-iki laf geçmedi aram zda zaten. Evi de sürekli erkekler ar yor. Galiba k z m elden gidiyor. K z : Her dedi ime al n yor, beni bir türlü anlam yor. Hele geçen gün giydi im mini ete e kar mas na ne demeli? Evden ayr l p, kendi hayat m kurmal y m. Çocuk muamelesi görmekten b kt m art k! 25 ya nda Baba: Bir gün bunun olaca n biliyordum. te evleniyor. Zaten aram z eskisi gibi de ildi. imdi bir de kocas var. Prensesim beni terkediyor. K z : Böyle bir günde bile o mutsuz ifadeyi tak nmas n n ne lüzumu var ki? Biliyorum, onu bir türlü içine sindiremedi. Bu yüzden yap yor. Kendi hayalindeki damat de il ya! Sanki birlikte ya ayacak olan o. Çe me Kraliyet ailesini a rlad FULYA OMAÇ - ÇE ME E dinburgh Dükü Prens Philip, Galler Prensi Charles Philip ve York Dükü Prens’in yönetiminde olduğu dünyanın en eski yat kulübü olan Royal Thames Yacht Club, Londra’dan başladıkları yolculuklarını Çeşme Marina’da noktaladı. Çanakkale Savaşları’nın 100. yılı anma etkinlikleri kapsamında Londra’dan yola çıkan Royal Thames Yacht Club (RTYC) üyeleri 50-60 kişilik yatçı misafir grubu ile ‘Ege Seyir’ program- Alaçat ’da Selanik esintili lezzet dura : Karaferya E SIYAH MAVI KIRMIZI SARI birinci sınıf bir servis garanti ediyor. Selanik’te Türklerin yaşadığı, bilinen bir Türk kasabası olan Karaferya’nın adını taşıyan restoran, Selanik esintileri ile güzel bahçesinde misafirlerini eşsiz bir lezzet yolculuğuna çıkarıyor. Son yıllarda Türkiye ve İzmir’in gözde tatil yerlerinden birisi haline gelen Alaçatı’da farklı konsepti ve menüsüyle hizmet veren Karaferya Gurme Restauran Yeditepe Üniversitesi Gastronomi bölümünden mezunu Mert Yoncacılar ile ağabeyi İç Mimar Hüseyin Yoncacılar işletiyor. 29 yaşındaki genç girişimci Mert Yoncacılar, dünyanın dört bir yanındaki mutfaklarda edindiği tecrübesini kendi mekânında misafirlerine sunduklarını söyledi. Bugüne kadar dünyaca ünlü şeflerle çalıştığını ve dünya mutfaklarının birçoğuna hâkim olduğunu anlatan Yoncacılar, Akdeniz’in zeytinyağlı yemeklerin yanı sıra et yemeklerinde de iddialı olduklarını belirtti. larını gerçekleştirdi. Çanakkale’den başlayan ve Kabatepe, Bozcaada, Ayvalık, Bademli ile devam eden yolculukları Çeşme’de sonlandı. AKALTAN’DAN KATILIM PLAKETİ Çeşme Marina’da demir atan RTYC üyeleri, Çeşme Marina Genel Müdürü Can Akaltan ve ekibi tarafından ağırlandı. Kendileri için hazırlanmış olan kokteylde keyifli zaman geçirdikleri gözlenen RTYC üyeleri Çeşme Marina’yı çok beğendiklerini ve tekrar gelmek istediklerini belirttiler. Ayrıca Akaltan tarafından RTYC üyelerine ve bu seyre vesile olan Catoni Deniz İşleri’nin yöneticisi ve aynı zamanda RTYC üyesi olan Jonathan Beard’e katılım plaketleri takdim edildi. 1775 yılında İngiltere’de kurulmuş olan RTYC, dünyanın en eski yatçılık kulübü olarak bilinmekte. Günümüzde kulübün yönetiminde Edinburgh Dükü Prens Philip, Galler Prensi Charles Philip ve York Dükü Prens Andrew bulunuyor. AOSB’ de 25. yıl co kusu H.MERKEZ BALKAN GÜNLÜ Ü T ürkiye’ nin en önemli üretim ve istihdam merkezlerinden biri olan İzmir’ in gözbebeği İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nin (İAOSB) faaliyete geçişinin 25. yılı, İAOSB Loca Restaurant’ da düzenlenen gece ile kutlandı. Siyaset ve iş dünyasından birçok ismin eşleriyle birlikte katıldığı gecede “Uğur Yalçın Orkestrası” sahne aldı. İAOSB Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Uğurtaş; 1975‘li yılların başında böyle bir bölgeyi hayal etmenin bile mümkün olamayacağını söyledi. Bataklık bir arazide böyle bir bölgenin hayalini kuran ve buranın kurulma kararını alan herkesin eli öpülür diyen Uğurtaş; Bölgenin kurulması ve bugünlere gelmesinde katkıları olan EBSO Meclis ve Yönetim Kurulu Başkanları, Meclis üyeleri ve emek veren 30 ya nda Baba: Çok az görü üyoruz. Daha s k bir araya gelsek ne iyi olur. Hem torunlar m da özlüyorum. Kendi arkada çevrelerinden f rsat bulup da bize gelemiyorlar ki... K z : Babamlar da çok ihmal ediyorum galiba. Yine telefonda çok üzgün geldi sesi. Hafta sonu onlara sürpriz yapmak en iyisi. 40 ya nda Baba: K z m, benim entelektüel düzeyimi yeterli bulmuyor. Ona göre ça n gerisinde dü ünüyormu um. Oysa küçükken derslerine hep ben yard m ederdim. Anlayamad bütün problemleri bana sorard . imdi beni be enmiyor. Bir daha onunla asla politik tart malara girmeyece im. K z : Babam giderek daha da çocuk gibi davran yor. Sürekli bir eylerden yak n yor. Gerçi son zamanlarda sa l da iyi de il ama. Ya ona bir ey olursa? Zaten hiçbir zaman diledi i gibi bir evlat da olamad m. 45 ya nda Baba: K z m n mutlu bir yuvas olmas ne güzel. Gözüm arkada gitmeyece im. Her eyi kendi ba ard . Onunla gurur duyuyorum. K z : Babam için çok endi eleniyorum. Onu kaybetmeye haz r de ilim. laçlar n da hep ihmal ediyor zaten. Allah' m onu benden alma! 50 ya nda Baba: Dünyada mutlu kal k z m! K z : Seni çok özleyece im ve arayaca m babac m. imdi ben kime dan aca m, kim yard m edecek bana? Ne olur gitti in yerde çok mutlu ol. Ve hep yan mda oldu unu hissettir, ne bileyim ben, arada s rada i aretler yolla mesela. Ah babac m! Sensiz nas l ya ayacam? herkese teşekkür etti. Bölgenin geçmiş dönem yönetimlerinde görev alan Başkan ve Üyelere de gönülden teşekkürü borç biliriz diyen Uğurtaş, ebediyete intikal eden yöneticileri ise rahmet ve saygıyla andı. Uğurtaş, Yönetim Kurulu ile birlikte hep Bölgeyi daha ileri götürebilmenin gayreti içinde olduklarını ifade etti. Karşıyaka ve İzmir’ in gelişiminde mihenk noktasının İAOSB olduğunu vurgulayan Uğurtaş, bugün gelinen noktada Türkiye’nin en gelişmiş en modern OSB’lerinden biri olmanın gururunu yaşadıklarını söyledi. 55 ya nda Kad n: Gideli, seni daha iyi anl yorum babac m. Ke ke seni hiç üzmeseydim demeyeceim, çünkü "ke ke"lerin hiçbir eyi de i tiremeyece ini biliyorum. Yine de beni duyuyorsan, lütfen seni üzdü üm her gün için çok ama çok pi man oldu umu bil olur mu? Binlerce gözüyle, bo luktaki adam uzan r, dü sel bir incelikten onu kendi gecesine al r... Seni çok özlüyorum, dertle ece im, dan acam kimsem kalmad baba... Seni kaybettikten birkaç ay sonra bir o lum oldu. Sana olan sevgimi o luma verdim. Onda seni ya yorum, rahat uyu babac m. SAYFA 11 SIYAH MAVI KIRMIZI SARI Araflt›rma 11 22 Haziran 2015 Pazartesi Balkanlar’da Ramazan ve en çok sorulan 11 soru Şu günlerde Ramazan ayının ilk yarısında bulunmaktayız. Çok kültürlü bir toplumda yaşıyoruz, Ramazan ayı dolayısıyla Müslüman âlemi, Müslüman olmayan vatandaşlar tarafınca oruç ve ramazanla ilgili çok sayıda soru ile karşı karşıya kalmaktadırlar. İşte en sık sorulan sorulardan birkaç tanesi Ş afaktan önce, mutfaktan ilk sahur kokularını bekliyorum. Annem sahuru hazırlıyor. Sıradışı tatlı duygu dolu bir koku hissedilmektedir. Bu sadece yeme kokusu değil, şu mübarek saatlerde Allah’ın mağfiret ve rahmet için bekleyen tüm ruhların kokusu söz konusu. Ramazan geldi, oruç ayı, Müslüman âleminin en büyük bayramı kapımıza dayandı. Balkon3 sıkça sorulan sorulara cevap vererek, Müslüman olmayan vatandaşlara oruç ibadetinin özünü anlatmaya çalışacaktır. Devamlı sorulan sorular şunlardan oluşmaktadır: 1-Neden oruç tutulmaktadır? Ramazan ayında oruç tutmak İslam’ın beş şartından birini oluşturmaktadır. Bunu en anlaşılabilir şekilde şöyle açıklayabiliriz. Mecazi anlamda oruç “mecburi yoksulluk” anlamına gelmektedir. İslam dininde bu ayda yiyecek, içecek ve bedensel zevkleri reddederek insanlar arasında eşitliğin kurulması amaçlanmaktadır. Peygamber efendimiz Resulullah (SAV) bir hadisinde buyuruyor ki: “Ramazan geldiğinde rahmet (veya “cennet”) kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır. Ramazan ayı içerisinde bin aydan daha hayırlı gece bulunmaktadır”. Böylece Ramazanın faydalarını ve değerlerini bilerek inananların iyi işler yapmalarını teşvik etmektedir. 2-Oruç tutarken suda mı içilmiyor? Ya kahve! Sigara da mı yasak, ya sakız çiğnemek? Evet, ne su içilebilir, ne de kahve, sigara tiryakileri de oruçluyken sigaradan vazgeçmek zorundadırlar. Kelimenin tam anlamıyla bir damla suyun bile tüketilmesi caiz değildir. Oruç şafak vaktinden gün batımına kadar devam etmektedir. Örneğin bu yıl oruç, yaklaşık 17 saat sürmektedir. İftarda yemeğin abartılmamasına dikkat edilmektedir. Genelde daha az ancak daha sık yenilmesi tavsiye edilmektedir. İftarı yedikten sonra tabii ki çay veya kahve gelmektedir, herkes kendi arzusuna göre. Yaz aylarında iftar ve sahur arasında beş saatlik çok kısa bir zaman olduğu için, sahuru rahatça yiyebilmek için yiyeceklere dikkat edilmesi gerekmektedir. 3-Oruç tutmak zor mudur? Çeşitli etnik topluluğa ait vatandaşların oluşturduğu karışık bir toplumda yaşıyoruz, Ramazan ayında diğerlerini yerken görmek zor mudur? Bu soruya cevap vermek çok zor. Oruç aracılığıyla kendi insanlığı koruması gerekmektedir, ayrıca hayvan içgüdüleri ve tutkuların köleliğinden ruhunu temizlemesi gerekmektedir. Kısacası içgüdülerini kontrol etmesi gerekmektedir. Bu kolay mı, kendiniz karar verin. Diğerlerini Ramazan ayında yemek yerken görmek zor mu diye sorarsanız, bana göre değil, çünkü oruca niyet ettiğin andan itibaren, yemek yemeyi aklından bile geçirmiyorsunuz. 4-Gece sahura kalkıyorsunuz, yatmadan önce karnınızı doyursanız olmaz mı, ayrıca sahurda neler yenilmektedir? Evet, sahur gece saatlerinde yenilmektedir. Sahur bol yemekli olmamalıdır, önemli olan yiyecekleriniz konusunda akıllı seçimler yapılması gerekmektedir, midenin ağır gıdalarla dolmamasına dikkat edilmesi lazım. Hızlı ve son derece besleyici bir sahur sofrası için mütevazi bir örnek: Kepekli ekmek, taze peynir, muz, hurma, badem, su, yoğurt, yumurta, meyve ve ev yapımı bal. Ertesi günü daha kolay geçirebilmeniz için kahve, çay, tuzlu ve kızarmış yiyeceklerin tüketilmemesi gerekmektedir! Bir hadisi şerifte şöyle buyrulmaktadır. “ Sahur yemeğinde bereket vardır, bir yudum su bile olsa bırakmayın. Sahur yapanlara, Allah ve melekler salavat getirir.” Buna göre Allah Celle celaluhu ve melekleri salavat getirmektedir. Salavat ile sahur yapanlara merhametini, yaptıkları sahurdan memnuniyetini ve övgülerini iletmektedir. 5-İftarda neler yenilmektedir, ayrıca misafirler geliyor mu? İftarda her şey yenilmektedir, hiçbir sınırlama yoktur. Misafirler tabii ki her zaman buyurabilirler. Konuklara iftar vermek iftarın değerini artırmaktadır. Peygamberimiz buyuruyor ki: “Bir oruçluya iftar veren kimseye, o oruçlunun sevabı kadar sevap verilir. Ancak o oruçlunun sevabından da bir şey eksilmez.” İftara başlanmadan önce ise mutlaka şu dua okunulmaktadır: Allah’ın adıyla, Allah’ım senin için oruç tuttuk ve senin rızkınla iftar ediyoruz, bizlerden kabul et, gerçekten sen duyan(işiten) ve bilensin. 6-Oruç kuralları her yerde aynı mı ve tüm Müslümanlar aynı şekilde mi oruç tutuyorlar? Elbette evet, Ramazan orucu, İslam’ın şartlarından biri ve her Müslüman’ın görevi, kurallar her yerde aynı ve değişmez. -Makul -sağlıklı -yolculuk yapmayan – Her ay belli günlerdeki özürleri başlamamış hanımlar.. 9-Kimler oruç tutmaz? -Hastalar -Yolcular – Çok yaşlanmış ihtiyarlar ( oruç tutmadıkları her gün için fakir bir insanı doyurmaları gerekiyor) -Durumu kötü olan ve sağlıklarına kavuşmaları beklenmeyen hastaların da yaşlı durumuna düşmektedirler. -Hamile ve bebek emziren hanımlar. 7-Neden her yıl farklı günlerde oruç tutulmaktadır? 10-Ramazan ayında yoksullara yardım edilir mi ve nasıl? Hicri takvimi esas kabul edildiği için Ramazan ayı her yıl 10 gün geri gelmektedir. Evet yardım edilir. Sadaka-i fıtr her Müslüman’ın yükümlüğündedir ve yoksullara dikkat çekmek için İslam’da yerini almıştır. Her Müslüman ramazanın sonunda (ortalama 3 kg) bölgede var olan yiyeceklerden ayırarak yoksullarla paylaşması gerekmektedir. Böylece söz konusu yoksul insanların bir ay oruç tuttuktan 8-Kim oruç tutmalı? -Müslüman -Yetişkin sonra varlıklı olanlarla birlikte, bayram günlerini mutlu geçirmeleri amaçlanmaktadır. 11-Normal bir hayata dönmekte sorunlar yaşanıyor mu, ya da çoğu insan bir ayı “telafi” etmek için yeme ve içmede abartıyorlar mı? Normal hayata dönmekte herhangi bir sorunla karşılaşmıyorsunuz. Çünkü gerektiği kadar yemeye başlıyorsunuz. Hiçbir şeyin telafisi gerekmiyor, iftar ve sahur arasında zaten her şey yenilmektedir. Ancak, Bayramdaki baklavalarla abartmamanız gerekiyor. Tabii ki bu kural normal şartlarda da geçerli, sadece Ramazan sonrası değil. balkon3web sitesinden alınmı tır SAYFA 12 600 YILLIK TAR H N AZ Z HATIRASINA SIYAH MAVI KIRMIZI SARI FENERBAHÇE’YE ATARLI HOCA! [email protected] Suzan ERNOYAN on birkaç hafta içinde Fenerbahçe için kimlerin ad geçmedi ki, Joahim Löw, Conte, Spaletti ba ta olmak üzere. Ancak bunlar n üzeri çizildi ve Yunan ekibi Olimpiakos’u ampiyon yapt ktan sonra rotas n Fenerbahçe’ye çeviren Vitor Pereira ile iki y ll na anla l verdi. Bir sonraki kongrede aday olaca n aç klayan Ali Koç’un Portekizli hocan n transferinde büyük ölçüde pay sahibi oldu u söyleniyor. Ne diyelim hay rl s olsun da, öncelikle bu sezonu aramayal m yeter… Ali Koç, belki birkaç ay, belki de bir y l sonra yap lacak ola anüstü kongre nedeniyle imdiden kollar s vam ve ekibini haz rlamaya ba lam görünüyor. Tan yal m bakal m 46 ya ndaki Vitor Pereira’y ; Öncelikle antrenman hastas olarak biliniyor. Antrenman yapmay sevmeyen futbolcular yand … S 22 Haziran 2015 Pazartesi www.balkangunlugu.com Teletovic, Bosna’da SPOR ELÇ S oldu SARAYBOSNA - BALKAN GÜNLÜ Ü N BA’de Brooklyn Nets’te forma giyen Bosnalı basketbolcu Mirza Teletovic, Bosna Hersek’te bu yıl 5’incisi düzenlenen Genç Spor Oyunları’nın elçisi oldu. Güneydoğu Avrupa bölgesinde düzenlenen en büyük amatör spor etkinliklerinden birisi olan Genç Spor Oyunları’nın, Bosna Hersek’te düzenlemesinin 5. yılı dolayısıyla başkent Saraybosna’da etkinlik düzenlendi. www.bosnahersek.ba’ya göre; törene katılan ve NBA’de Brooklyn Nets’te forma giyen Boşnak basketbolcu Mirza Teletovic, bu oyunların elçisi ilan edildi. Törene ayrıca, Manchester City takımında top koşturan Edin Dzeko, Roma’da oynayan Miralem Pjanic ve Stuttgartlı Vedad Ibisevic de katıldı. Teletovic, Genç Spor Oyunları’nın elçisi olmaktan büyük gurur duyduğunu belirterek, kariyeri boyunca Bosna Hersek’in başarılı sporcularını kendisine örnek aldığını belirtti. Teletovic, “Hasan Salihamidzic gibi büyük sporcuları hep örnek olarak görmüştüm. Gençlerle kaynaşmak ve gençlerin hep yanında olmanın ne demek olduğunu ben onlardan öğrendim. İyin insan olmak ve yanındakileri anlamak çok önemlidir” diye konuştu. ASLA TAV Z VERMEZ Ki ilik olarak ise asla taviz vermez ve kendi bildiini yapan bir teknik adam olarak antrenman manya oldu u biliniyor. Futbolcunun çal malardaki fiziksel performans üzerine tak m kurmas ho uma gitti. Bu demek oluyor ki, kadrolu sanatç lara forma yok… Yani y ld z, m ld z de il, çal ana forma verecek anlam ta yor. Her eyden önce çok h rsl ve agresif olan, buna bir de disiplin eklenince çok ki iyle papaz olaca na kal b m basar m. Çünkü oyuncuyu kenara ald klar n da elkol hareketi yap p, sonras n da özür dileyip bir sonraki maçta yine ilk on bir de oynamas n art k göremeyece iz bilesiniz… Bu yüzden ba kan ve dizginleri eline alan futbolcularla sorun ya ayabilir benden söylemesi. Porto’yu çal t rd dönem de 2 sezon üst üste tak m n ampiyon olmas sevindirici tabi. Oliympiakos’u da ampiyon yapt , ama futbolcularla sorun ya ama gelene i burada da devam etmi . Haaa bir de ba kanla problemleri olmu . Daha önceki çal t rd tak mlar da futbolcular taraf ndan fazla sevilmezmi . Futbolculuk geçmi i de hiç parlak olmam . Teknik adaml k kariyeri nas l umut verecek? Her maçta hakemler ile tart maya girmesi de çabas tabi… Kariyerine alt yap tak mlar nda ba layan Pereira, futbolla yatar futbolla kalkarm . Ak l hocas ise Bayern Münih’in teknik direktörü Pep Guardiola’ym , sürekli fikir al veri inde bulunurmu . Buraya kadar tamam da, bence en büyük handikab kendisinde liderlik özelli inin olmay derim. Oyuncularla ili kileri zay f olan Pereira, özellikle Türkiye maceras nda bu eksikliini gidermeli. Türk futbolcusu, yabanc lara benzemez, duygusal ve çocuk ruhludurlar. Son dönem de al t m z Fenerbahçe hocalar ndan farkl bir karakter oldu u a ikar görünüyor. Pereira için Fenerbahçe büyük bir s nav. Art k Mourinho mu olacak, yoksa Be ikta ’taki Carvalhal gibi mi olacak? Türk hocalara verilen 1,5 milyon Euro’ya kar n, Pereira’ya verilen 2,5 milyon Euro’yu kim hak edecek ya ay p hep birlikte görece iz tabi. Makedon stoper BERISHA Bursaspor’da BURSA - BALKAN GÜNLÜ Ü M akedonyalı savunma oyuncusu Sedat Berisha kendisini 3 yıllığına Bursasporlu yapan imzayı gerçekleştirilen törenle attı. Bursaspor Futbol Şube Sorumlusu Necmettin Kocaman, Makedon oyuncunun genç yaşına rağmen tecrübeli bir futbolcu olduğunu belirtti. www.yenibalkan.com’a göre; Kocaman sözlerini şöyle sürdürdü; “Yeni bir transfer için karşınızdayız. Bugün kendisini Bursasporlu yapacak imzayı atıyoruz. 25 yaşında olmasına rağmen Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi tecrübesine sahip genç bir oyuncu. 5 sezonda toplam 113 maç oynamış olması maç deneyimin yüksek olduğunu gösteriyor. Sedat, Makedonya’da şampiyonluk yaşamış bir oyuncu olarak eminim ki Bursaspor’da yabancılık hissetmeyecektir. Kendisine ve kulübümüze hayırlı uğurlu olsun.” Makedonyalı defans oyuncusu Sedat Berisha da kendisine her zaman destek olan ailesi ve arkadaşlarına teşekkür etti. 23 Eylül 1989 doğumlu olan ve profesyonel futbol kariyerine Sloga Jugomagnat'ta başlayan Berişa, 2008-2010 yılları arasında burada forma giydi. 20102013 yılları arasında Şkendiya için ter döken Berişa, 2014'te Metalurg'da bir sezon geçirdikten sonra geçtiğimiz sezonu yine Şkendiya'da geçirmişti.
Benzer belgeler
Balkanlar`ın kırmızı çizgileri Tiran`da çizildi
Ekim 1965’te yap lan genel seçimlerde yüzde 52 oy alarak tek ba na iktidar oldu. Ayn zamanda Isparta
Milletvekili olarak da parlamentoya
girdi ve Türkiye’nin 12’nci ba bakan
olarak hükümetini kurdu...
"Rumelisiad" destei - Balkan Günlüğü Gazetesi
meclis d ndan Ba bakan Yard mc s
olarak görev ald . Aktif bir siyasi
ya am olan ve Adalet Partisi’nin
ba nda olan Süleyman Demirel, 10
Ekim 1965’te yap lan genel seçimlerde yüzde 52 oy alarak tek b...