PDF`ini burdan görebilirsiniz.
Transkript
PDF`ini burdan görebilirsiniz.
Sir WINSTON TEAHouse • Sir Winston kapılarını ilk kez 2000 senesinin temmuz ayında, EGSPARK Mavişehir’de açtı. 2010 itibariyle ise toplam 11 şubesiyle hizmet veriyor. Bu geniş ailenin en küçük üyesi Forum Bornova’da, en büyüğü ise Denizli’de bulunuyor. • • Sir Winston günde ortalama 2200 – 3000 kişiyi ağırlıyor. Öğleden itibaren başlayan yoğunluk, gece kapanışa kadar devam ediyor. • • Bu kalabalık müşteri kitlesine toplam 200 kişilik bir ekip hizmet ediyor. Sir Winston 2002 senesi itibariyle İzmir-Çeşme’de açılan Altınyunus Marina, Alaçatı Solto Beach ve Alaçatı Port şubeleriyle müdavimlerini yazlıklarında da yalnız bırakmıyor. Forum Aydın ise Sir Winston ailesinin İzmir il sınırı dışında açılan ilk şubesi... • Sir Winston’da bir günde yaklaşık 1000 Türk kahvesi içiliyor. • • Müdavimler kahvelerini genelde orta tercih ediyor. Menünün en tutulan salatası tavuklu sezar salata. Sir Winston’da bir seferde bırakılan bahşiş rekoru ise 500 TL. • • Sir Winston’da keyif yaparken ünlü simaları görmek çok olası... Mesela kimler mi? Arda Turan, Haşmet Babaoğlu, Asım Pars, Burcu Güneş, Metin Uca... Liste oldukça uzun... • içerik ekibi: Aylin Güngör - J. Hakan Dedeoğlu Yetkin Nural - Doruk Yurdesin - Ekin Sanaç tasarım ekibi: Sadi Güran - Batu J. Dedeoğlu • katkıda bulunanlar: Siğnem Sangüder - Deniz Kaynak kırıntılar Hazırlayan: Siğnem Sangüder – Yetkin Nural Ne kadar çirkinsiniz? Bu sorunun cevabı için bir iPhone uygulaması var artık. “The Ugly Meter” portre fotoğrafınızı kullanarak, hatlarınızı analiz ediyor ve size bir çirkinlik puanı veriyor. Çıkan puanlara göre değişik yorumlarda da bulunuyor. App Store’da 0,99 cente satılan “The Ugly Meter” ile dostunuzdan bile duyamayacağınız acı gerçeği öğrenmek elinizde… Ciddî oyunlar: Epic Win Bileğinizin etrafında dünya turu Popüler oyun konsolu Nintendo Wii sahibiyseniz, Wii’nizi daha da ilginç kılmanın bir yolu var. Rengârenk legolarla Wii konsolunuzu renklendirebilirsiniz. 40 dolardan satışa çıkan LEGO Wii Remote ile eğlenceye yaratıcılığınızı katın! toysrus.com Eski 45’likleri sakladığınız yerden çıkartma vakti! Crosley firmasının ürettiği pikap, teknoloji ile nostaljiyi bir araya getirmiş. Küçük boyutuyla Ejderha çağı geri dönüyor 2009’un en iyi rol yapma oyunlarından biri olan Dragon Age’in devamı Dragon Age 2, Mart 2011’de oyunseverlerle buluşacak. Fakat maceraya daha önceden başlayabilirsiniz, hem de Facebook üzerinden. “Dragon Age Legends” uygulaması ile Thedas’a 1965 1958 iPhone’nunuzla dünya etrafında bir tura ne dersiniz? “Tour Wrist” uygulamasıyla, 3D panoramik fotoğraflar sayesinde dünyanın birbirinden ilginç, değişik yerlerini ziyaret Hayatımızın ciddî sorumlulukları bazen oldukça can sıkıcı… Çoğumuz hep oyunlar oynadığımız çocukluğumuza geri dönmek istiyoruz gizli gizli. Ciddî oyunlar işte tam da bunu yapmamızı, hayat ile oyunu birleştirmemizi sağlıyor. Örneğin bir iPhone Geleceğin pikapları anlatıyor. Viski endüstrisinde 20 yılı aşkın bir süre boyunca yürüttüğü, çoğu kişiyi imrendiren, dünyaca ünlü bir viski markasının pazarlama müdürlüğü görevi sırasında viski dünyası hakkında öğrendiklerini eğlenceli ayrıntılarla okuyuculara aktarıyor. Ayrıca bu kitap viskiseverlerin denemesi için önerdiği geniş bir liste ile yeni/ eski, ödüllü ve eşsiz aromalara dair kapsamlı bir rehber niteliği de gösteriyor. thewhiskyexchange.com Bir küçük kalem, bir dünya bilgi 101 viski masalı istediğiniz yere taşıyabildiğiniz, pille çalışan, FM radyo içeren Crosley pikaplar aynı zamanda barındırdığı USB bağlantısıyla plaklarınızı dijital ortama aktarabilmenizi sağlıyor. crosleyradio.com Viski uzmanı Ian Buxton, Ölmeden Önce Denemeniz Gereken 101 Viski (101 Whiskies To Try Before You Die) isimli yeni kitabında, viskiler hakkında öğrendiklerini Her gün gelişen teknoloji sayesinde artık bir bilgisayarı dolmakalem içine sığdırmak mümkün… Livescribe Echo Smart Pen, el yazınızın ya da çizimlerinizin fotoğrafını belleğinde tutuyor ve 800 saate kadar ses kaydı 1996 iPhone iPhone söyle bana… uygulaması olan “Epic Win” ile bir avatar yaratıp gerçek hayatınızın yapılacaklar listesinde bulunan işleri tamamladıkça karakterinizi güçlendirebiliyorsunuz. Mesela bu haberi yazmak bana tam 100 zekâ puanı kazandırdı! Rengârenk konsollar 1994 Taşınabilir hoparlörlerin çoğunun, standart bir hoparlörün ufak versiyonu olması haricinde, çok fazla özelliği yoktur. X-Mini Capsule Speaker ise küçük boyutu ve göz alıcı estetiğinin yanısıra oldukça güçlü bir ses çıkışı sağlıyor. Cep telefonlarına ve dizüstü bilgisayarlara bağlanabilen bu minik cihaz sayesinde müziğin zevkini her zaman yanınızda taşıyabilirsiniz. x-mini.com geri dönüp arkadaşlarınızla birlikte Darkspawn’a karşı savaşabilirsiniz. Bioware imzalı “Dragon Age Legends” uygulamasının esas çıkış tarihi önümüzdeki şubat ama isteyenler şu anda beta testine katılabilir. ea.com/dragon-age-legends 1990 Gürültülü ses kapsülleri edebilirsiniz. Telefonunuzu aşağı-yukarı ya da ekseni etrafında hareket ettirerek, mekânları en ince ayrıntısına kadar inceleyebiliyorsunuz. Kâh güneş batarken bir şehrin ışıklarına, kâh ıssız bir sahilde gökyüzünün derinliğine dalın. Seçim size kalmış. Üstelik bu uygulama bedava! internetin zaman yolculuğu Sahi internet ne zaman ve nasıl girdi hayatımıza? Böylesi bir buluşun mimarları kimdi? Tüm dünya kültürünü kökünden etkileyen bu iletişim aracının ilk adımlarını kaçımız biliyoruz? Artık dünyanın en meşhur markaları olan bazı web siteleri ilk ne zaman açıldı? Gerçek şu ki tüm hayatımız, iletişimimiz internet üzerinden ilerliyor. Sanal ortamda yepyeni bir tarih yazılıyor ve internetin günlük hayatımıza girişine tanıklık edenler olarak bu tarihin şahidiyiz aslında. İşte internet denen gayya kuyusunun günümüze kadarki yolculuğunun satırbaşları ve önemli anları... • 1958 – Amerika Başkanı Eisenhover, ARPA projesi (Gelişmiş Araştırma Dairesi Ağı) için bütçe talebinde bulundu. Proje, Birleşik Devletler Savunma Bakanlığı içerisinde gizli iletişimi sağlamak amacıyla tasarlanmıştı • 1983 – Domian Name Systems (DNS), Jon Postel, Paul Mockapetris, ve Craig Partridge tarafından tasarlandı ve bugün kullandığımız edu, gov, com, mil, org, net ve int gibi domain isimleri yaratıldı. • 1965 – İlk network deneyi gerçekleştirildi. MIT Lincoln Laboratuvarı’nda Larry Roberts tarafından gerçekleştirilen deneyde paket dağıtımı teknolojisiyle birbirine bağlanan iki bilgisayar arasında iletişim sağlandı. • 1985 - Symbolic.com ilk kayıtlı domain olarak tarihe geçti. • 1990 – İnternet öncüsü ARPAnet projesi sona erdi ve Tim BernersLee’nin yarattığı, interneti tüm dünyaya yayacak olan World Wide Web harakete geçti. • 1993 – Mozaik ismini taşıyan arama motoru ile internet resmen hayatımıza giriş yapmış oldu. • 1994 – Beyaz Saray kendi web sitesi www.whitehouse.gov’u açtı. Bunu takiben ticarî siteler peşisıra açılmaya başladı ve e-mail yoluyla geniş pazarlama kampanyaları başlattılar. Ve böylelikle spam kelimesi internet sözlüğüne girmiş oldu. • Pizza Hut dünyadaki ilk online restoran sitesini açtı. • Alman teknoloji firması Intershop, online alışveriş imkânını sağlayan programı sundu ve alışveriş sanal âleme taşınmış oldu. • 1972 – İlk e-mail programı Ray Tomlinson tarafından tasarlandı ve “@” işareti yaratıldı. • Dünyanın en büyük online alışveriş mağazası Amazon açıldı. rakamlar ve internet • Bugün dünyada toplam 2 milyara yakın internet kullanıcısı olduğu düşünülüyor. Bu kullanıcıların 825 milyonu Asya’da bulunuyor. • İnterneti en çok kullanan kıtalar sırasıyla ve yüzdesiyle: Asya: %42 Avrupa: %13,5 Güney Amerika: %10,4 Afrika: %5,6 Avustralya: %1,1 • Dünyada en çok internet kullanan vatandaş oranına sahip ülke İsveç. Ülke nüfusunun yüzde 75’i internet kullanıcısı. • Radyo’nun 50 milyon kullanıcıya ulaşması 38, televizyonun ise 13 yıl sürmüştü. İnternet bu rakamı 5. yılında çoktan yakalamıştı. • Dünyada 18 ülkede internet bulunmuyor. • İnternetin babası kim diye soracak olursanız: interaktif bilgisayar sistemleri ve Galaktik Network fikrini ilk ortaya atan J.C.R Licklider, TCP/IP protokollerini geliştiren Vinton Gray Cerf ve ARPA projesinin şefi Larry Roberts cevabını alabilirsiniz. • 1996 – İnternet üzerinden anında mesajlaşmayı sağlayan ilk program ICQ hayatımıza dâhil oldu. Mesaj uyarı sesiyle hafızalardan silinmeyen ICQ aynı zamanda iletişim şeklimizi de kökünden değiştirdi. • Online ikinci el ürün mağazası eBay açıldı. • Bilgisayar oyunlarının geleceğini değiştirecek olan, tüm dünyayı aynı anda internete kilitleyecek MMORPG oyunlarının ilki Meridian 59 başladı. Tadı ve tasarımıyla İtalyan Online tatilmatik: Wanderfly • 1997 – NASA internet sitesi, Pathfinder’ın Mars’tan gönderdiği görüntüleri yayınlayınca 8 Haziran tarihinde internet trafiği rekoru kırıldı. Site bir gün içerisinde 46 milyon kere tıklandı. • Weblog terimi türedi… Sonradan kısaltmaya uğradı ve blog adını aldı. • İnternete bağlanmamızı, işitsel hafızalarımızda bambaşka bir yere sahip olan o muhteşem sesiyle duyuran 56k modemler hayatımıza dahil olmaya başladı. • 1998 – Sohbet odaları devri mIRCH ve pIRCh gibi programlarla başlamış oldu. Ortak zevk taşıyan, eş arayan, arkadaş isteyen, iş bulmaya çalışan milyonlarca insan sohbet odalarına akın etti. Birçok kişi bu odalar sayesinde hayatının aşkıyla tanışırken, bu mecra birçok çiftin de boşanmasına sebep oldu. • Dünyada her 10 saniyede bir sanal suç işleniyor. • İnternette her yıl ortalama 2 milyon terabayt veri yaratılıyor. • Arama motorlarının işleyişini ve internet tarihini de hatırı sayılır ölçüde değiştiren, Stanford’lı iki öğrenci Larry Page ve Sergey Brin’in icadı Google, bir arkadaşlarının bodrum katında sanal dünyaya merhaba dedi. Google bugün Amerika borsasının en değerli 5. firması. • 1999 – Shawn Fanning, kullanıcılar arası dosya paylaşımını mümkün kılan Napster’ı yarattı ve müzik endüstrisinde telif hakları savaşları başlamış oldu. Aynı sene Myspace de internet dünyasına adım attı. • 2001 – Takvimler 2001 yılını gösterdiğinde artık günde internet üzerinden 9,8 milyar elektronik mesaj atılıyordu. • Online ansiklopedi Wikipedia.org dünyaya gözlerini açtı. 2003 - Dünyada her ay telif hakları ödenmeksizin indirilen müzik dosyası sayısı ortalama 2,6 milyarı buldu. • Muhtemelen gelecekte telefonların tarihe karışmasının sebebi olarak tarihe geçecek olan, online telefon konuşması yapmamızı sağlayan Skype açıldı. İkinci el diyince genelde aklımıza eski püskü kadife ceketler, kokan pantolonlar, lekelenmiş bluzlar falan • Apple, 99 cente online MP3 alınabilmesini sağlayan iTunes sistemini dünyaya tanıttı. • 2004 – Sosyal hayatımızı en çok etkileyen web sitesi olarak tarihe geçen Facebook, 2004 Şubat’ında yaratıldı. Bugün Facebook’ta 500 milyondan fazla kişi kayıtlı bulunuyor. • 2005 – Dünyanın en çok ziyaret edilen web sitelerinden youtube. com açıldı. • 2007 – Herkesin bu da ne ki şimdi diyerek karşıladığı Twitter kısa sürede dünyanın en önemli iletişim kanallarından biri haline geldi. Bugün birçok devlet başkanı dahi Twitter üzerinden halka sesleniyor • 2008 – Youtube Türkiye’de yasaklandı. • 2010 – Youtube yasağı kalktı. • 2006 – Dünyadaki online sitelerin sayısı 92 milyonu buldu. • 2000 – Milenyuma gelindiğinde dünyada 20 milyon online site vardı. • Eğer hep merak ettiyseniz, HTTP’nin açılımı: Hyper Text Transfer Protocol. • İnternet kullanan biri dakikada 10 kere göz kırparken, gündelik başka işlerle ilgilenen biri bunun iki katı kez göz kırpıyor • Dünyada, kredi kartıyla kayıtlı 23 ülkeden toplam 160 milyon iTunes kullanıcısı var. 2011 İkinci el couture Silver ve Christos Garkinos’un Los Angeles’ın seçkin gardıroplarından topladıkları seçme ürünleri satışa çıkarttıkları online butikleri Decadestwo.1’da bulmak mümkün. Biz gene de sizin için özetleyelim: Dior, Jimmy Choo, Alexander McQueen, Gucci, Chole, Chanel, Hermes ve diğerleri… Üstelik 300 dolar altına düşen rakamlara dahi ürünler bulmak mümkün. decadestwo1.com 2007 İsveçli tasarımcı KarlOskar Ankarberg’in iki katlı Archiquarium’u şimdiye kadar gördüğümüz akvaryumlardan çok farklı. Siyah-beyaz minimal tasarımı ile bu modern balık evi, her ev ya da ofis için şık bir dekorasyon sağlıyor. Her iki katında da panoramik pencereler bulunan Archiquarium ile balıklarınızı Çarpıcı ve kompakt Y1 iperEspresso, espresso kapsülü sayesinde evinizde kaliteli İtalyan kahve keyfini yaşamanıza olanak sağlıyor. Y1, diğer espresso makinelerine benzemiyor. Sertleştirilmiş cam ve alüminyumdan üretilmiş ve sadece 30 cm² yer kaplayan bu makine saniyeler içinde size gerçek İtalyan espressosunu sunuyor. illy.com Seyahat oldukça kişisel tercihlere de dayanan bir mevzu aslında. Wanderfly sitesi herkese kişisel tercihleri doğrultusunda uygun bir seyahat planı vaat ediyor. Siteye girip, bütçe ve zaman gibi bilgileri giriyorsunuz; parti, kültür, alışveriş, romans gibi seçeneklerin arasından sizin tatil anlayışınıza uyan bir konsept seçiyorsunuz. Wanderfly.com size kalacağınız otel, bilet fiyatı ve ilgilenebileceğiniz aktiviteler gibi çeşitli bilgilerle beraber seyahat planları sunuyor, üstelik ânında rezervasyon seçenekleri de var! wanderfly.com 2004 Stil sahibi balıklar 2000 1997 Efsanevî bisiklet üreticisi İtalyan Montante firması ve Maserati ortaklaşa çalışması olan Montante Maserati 8CTF, tasarımıyla göz kamaştırıyor. Bu özel bisiklet, Maserati’nin Indianapolis 500 yarışını kazanmasının 70. yılı dönümü anısına tasarlanmış. 3 bin avroya satışa çıkan Montante Maserati 8CTF, Maserati pilotu Wilbur Shaw’ın yarış sırasında kat ettiği 200 tura gönderme yaparak sadece 200 adet üretilmiş! montantecicli.it Ahşap, genelde evlerde karşımıza çıkan bir malzeme… Ancak son dönemde farklı sektörlerden tasarım firmalarının da ilgisini çekmeye başladı. Bu akımın öncülerinden olan Shwood firması, Ashland model ahşap güneş gözlüklerini piyasaya sundu. Klasik pilot gözlüğü tasarımlı Ashland’lerin çerçeveleri gül ağacından yapılmış. Oldukça dayanıklı olan bu gözlüklerin online satış fiyatı ise 145 dolar... gelir. Ancak ya bu ikinci elin ilk sahipleri Hollywood’da yaşayan ünlülerse neler beklememiz lazım? İşte bu sorunun cevabını stil uzmanı ve butik sahibi ikili Cameron stil içinde yüzerken izlemek istiyorsanız, yakında piyasaya çıkacak olan bu ürünü izlemeye alın. archiquarium.se Tasarımlarında ahşap kullanan bir başka marka ise WeWood. WeWood marka saatlerde malzeme olarak akağaç, kızıl çitlembik ve Güney Amerika’ya özgü bir ağaç olan Guaiaco kullanılıyor. Online satış fiyatları 119 dolardan başlayan saatlerin her birinin satışı için bir ağaç dikilmesi ise markanın çevre bilincine dikkat çekiyor. shwoodshop.com we-wood.us 1999 Şık pedallar Eski bir malzeme, yeni tasarımlar 1998 yapabiliyor. 8 GB kapasiteli bir kızılötesi kameraya sahip, ayrıca bilgisayara USB ile bağlanabiliyor. livescribe.com • Şu anda dünyada satın alınan single’ların yüzde 98’i sanal ortamda. soru & cevap Röp: J.Hakan Dedeoğlu İşlerini ve üretimlerini yakından takip ettiğimiz dört kişiye, alışılmış röportaj soruları yerine içimizden geldiğince sorular yönelttik. memet ali alabora aktör - tiyatrocu Bu soruları yanıtlarken nerdesin, saat kaç, ve dinliyorsan eğer, ne dinliyorsun? Bu soruları yanıtlarken saat 22:47. Turkmax stüdyolarında, Heberler çekimindeyim ve Mahir İpek’in sürekli karakterden karaktere geçerek arabeskten Türk halk müziği ve devrimci İspanyol şarkılarına varan repertuvarını dinliyorum. Yemek yapmayı mı yemeyi mi seversin? Yemeyi seviyorsun en sevdiğin yemek, yapmayı seviyorsan spesiyaliten nedir? İkisini de çok severim. Çok fazla sevdiğim yemek var ama çocukluğumdan beri bu soruya hep mantı diye cevap vermişimdir. Sanırım yine verebilirim. Yaptığım yemekler içinde bir tane spesiyalitem yok, birçok farklı yemeği yaparım. En sevdiğin üç kelimeyi bizimle paylaşır mısın? Muhabbet, zeitgeist, weird. En son hangi filmi izledin ve beş üzerinden kaç yıldız verirsin? Daha da önemlisi, izlememizi tavsiye eder misin? En son hatırladığım The Motorcycle Diaries idi. Beş üzerinden dört veriyorum. İzlemenizi de kesinlikle tavsiye ediyorum. Takip ettiğin bir dizi/diziler var mı? Sürekli takip ettiğim bir dizi yok, yakaladığımda House’u izlerim. Bir de Gerçek Kesit izlerim. Bilgisayarının masaüstünde ne imgesi var? Sürekli değiştiririm ama şu anda Ubuntu 10.04 sürümünün kendi masaüstü görseli var. Zaman içinde yolculuk yapabiliyor olsan nereye yönelirdin? Çatalhöyük, MÖ 9000 yılı. Bir süper gücün olsaydı ne olmasını isterdin? Uçmak. şebnem dönmez MP3 çalarında sürekli çalan üç parça nedir? Sürekli değişir. Bugünlerde en çok Mahler. aktris Basketbol mu futbol mu? Yoksa artistik buz pateni mi? Ben 10 yıl basketbol oynadım. O yüzden bu konuda objektif bir yanıt veremeyeceğim. Tabiî ki basketbol ve hâlâ oynuyorum. En sevdiğin üç kelimeyi bizimle paylaşır mısın? Pipet, şaka, konstrüksiyon. Eksikliğinde yapamayacağın üç şey(in) nedir? İyi bir uyku, İstanbul’dan uzaklaşmak ve İstanbul (bunlar ‘şey’den ziyade eylem oldu ama idare edin artık!). Zaman içinde yolculuk yapabiliyor olsan nereye yönelirdin? Valla önce 60’lara gider güzelce takılırdım, Lennon’larla falan, İspanyol paça kot pantolonlar ve süper mini kloş eteklerle. Burada bitmezdi sanırım bu, oradan bir Rönesans yapardım, görecek besteci ve ressamlarım var zira ve hemen sonra önce yakın geleceğe, yani 100 sene sonrasına, oradan da 1000 sene sonrasına zıplardım… Çocukluğundan beri yanında taşıdığın, sakladığın bir eşyan var mı? Yok. Eğer başka bir objeye, canlıya dönüşebilecek olsan neye dönüşürdün? Karım olsa direkt “yunus” derdi, ama ben bilemedim. En son neyden korktun? Yanlış anlaşılmaktan. MP3 çalarında sürekli çalan üç parça nedir? Sürekli değil de son günlerde en çok çalan üç parça şöyle: Amy Winehouse, “Stronger Then Me”; Portecho, “Let’s Move”; Chris Isaak, “Wicked Game.” Bir takıntın/takıntıların var mı? İnceden el yıkama, doğrucubaşlılık, uyurken telefonun sesini kısmak. Çocukluğundan beri yanında taşıdığın, sakladığın bir eşyan var mı? Nop! En son hatırladığın rüyanda neler gördün? Valla en son hatırladığım rüyamı hatırlamıyorum. Bu gece istihareye yatayım da, bir şey görürsem bu bölümü yarın göndereyim. Rüya... Dün gece şöyle bir rüya gördüm: Yakın zamanda koluma ince yuvarlak bir dövme yaptırdım (bu gerçek), rüyamda fotoğrafçı arkadaşım Yağmur Kızılok o yuvarlağın altına başka bir şey ekliyor ve yuvarlak bozuluyor ben de Yağmur’a bozuluyorum “Niye!” diyorum “ne istedin yuvarlaktan?” Bu arada Yağmur’un kolumu boyadığı kalem de dövme yapıyor çizdikçe... Bütün ellerimi boyuyor o kalemle ince ince. Yıkayınca ellerimdeki parmaklarımdaki dövmeler çıkıyor da kendi dövmemin etrafına eklediği çizimler kalıyor… Böyle. Eğer başka bir objeye, canlıya dönüşebilecek olsan neye dönüşürdün? Şimdi obje mi, canlı mı? Obje değil ama küçük bir çocuğun elindeki pamuk helva olmak ve dünyanın en büyük balinası olmak isterdim. Hangi filmin tekrar çekiminde oynamak isterdin? Paramparça Aşklar ve Köpekler. • 1996’da Murat Başoğlu ile beraber sunduğu Sabah Şekerleri programı, sabah saatlerine damgasını vuracak yeni bir program trendinin öncüsü oldu. • Star Tv’de yayınlanan ve dünyaca ünlü gençlik dizisi Gossip Girl’den esinlenerek yaratılan Küçük Sırlar dizisinde Su’nun öldü sanılan kayıp annesi Ece’yi canlandırmaktadır. • Aynı zamanda tiyatro oyunculuğu da yapan Şebnem Dönmez, 2003’de 3. Türden Yakın İlişkiler, 2004’de Tanrım Beni Baştan Yarat ve 2007’de Oyunun Oyunu’nda sahneye çıktı. • Televizyon kariyerine ATV A Takımı haber programında muhabir olarak başlayan Memet Ali Alabora 90’ların ünlü dizileri Kara Melek ve Yılan Hikâyesi’nde oynadığı roller ile Türk izleyicisinin radarına girdi. • Sanatçı bir ailenin oğlu olarak okul çağlarından itibaren tiyatro ile tanıştı. 1999 senesinde İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nın tiyatro bölümünden mezun olan Alabora aynı zamanda garajistanbul’un da kurucu üyelerinden biri. • Şu anda Türkmax’de yayınlanmakta olan komedi programı Heberler’de oyuncu ve yazar olarak görev alıyor. tülin özen aktris Bu soruları yanıtlarken nerdesin, saat kaç, ve dinliyorsan eğer, ne dinliyorsun? Bu suallerle boğuşurken Tünel’de müthiş bir insan kalabalığının tepesindeyim. Saat 01:40 ve tam şu anda Trost’tan “Man on the Box” çalıyor... Bakalım sualleri bitirdiğimde saat kaç olacak ve ne çalacak... En son hangi filmi izledin? Beş üzerinden kaç yıldız verirsin? En son bir festivalde Türkçe ve İngilizce adını bilmediğim, Sebastian Hiriart adlı çok şeker bir yönetmenin A Tiro de Piedra adlı filmini izledim... Beş üzerinden altı rahat veririm. En sevdiğin üç kelimeyi bizimle paylaşır mısın? Yok galiba öyle bir üçlü... Eksikliğinde yapamayacağın üç şey(in) nedir? Sabrım, vicdanım ve korkunç esprilerim. Zaman içinde yolculuk yapabiliyor olsan nereye yönelirdin? Altmışlar herhalde. Ama çok mekân var kafamda ve şöyle bir düşündüğümde de bu kafamla gidersem büyük bir kısmında da hayatî tehlike var sanırım... Seni en son ne çok heyecanlandırdı? Pantolon paçası katlamak için sokaklarda delicesine aradığım iğne ipliği bulmamda yardım eden yaşlı teyze ve tam vazgeçmişken bulduğumuz an... MP3 çalarında sürekli çalan üç parça nedir? Yıllara meydan okuyanlar olarak cevap veriyorum bu soruya: Sigur Rós, “Untitled”; Sadun Aksüt, “Sisli Bir Eylül Gecesi” The Doors; “The End” murat ertel Çocukluğundan beri yanında taşıdığın, sakladığın bir eşyan var mı? Anneannemle birlikte çektirdiğimiz bir fotoğraf. müzisyen - baba zula’nın kurucu üyesi Bu soruları yanıtlarken nerdesin, saat kaç, ve dinliyorsan eğer, ne dinliyorsun? Saat 15:12. Stüdyodayım. Dün Linz’den aldığım Miles Davis featuring John Coltrane 1954-1956 isimli 4 CD’lik albümü dinliyorum.1950’leri hem müzik olarak hem de tarz olarak çok severim. Yakın zamanda, Coltrane’in son dönemini ve Miles’ın Bitches Brew albümünü dinlemek istiyorum ama karşıma bu çıktı. En sevdiğin keyif kombinasyonu? Türk kahvesi ve baklava, bira ve kızarmış patates gibi… Türk kahvesi, sigara, su ve amarula ya da kahlua. En sevdiğin üç kelimeyi bizimle paylaşır mısın? Of, ah ve oh. En son hangi konseri izledin ve beş üzerinden kaç yıldız verirsin? Daha da önemlisi denk gelirse izlememizi tavsiye eder misin? Womex’te Hintli bir gitaristi izledim ve çok sevdim. Daha önce bilmiyordum; Brij Bhushan Kabra favorimdi ama bu adam da çok iyiymiş. Vishwa Mohan Bhatt adamın ismi, Desert Slide ise albümünün. En son hatırladığın rüyanda neler gördün? Benden yaşça büyük çok sevdiğim bir oyuncu arkadaşım bana artık komedi oynamam gerektiğini söylüyordu... Çok çok fazla heyecanlanmadım ama yine de böyle bir rüya gördüğüm için çok eğlendim... Eğer başka bir objeye, canlıya dönüşebilecek olsan neye dönüşürdün? Güneşin güzel battığı ve dört mevsimin yaşandığı orta büyüklükte bir koydaki büyükçe bir kaya parçası. Hangi filmin yeniden çekiminde oynamak isterdin? Offf çok var.. Hattâ kendi oynadığım filmlerin yeniden çekimlerinde daha iyi oynamayı da sayıyorum bunların içinde... Yemek yapmayı mı yemeyi mi seversin? Yemeyi seviyorsun en sevdiğin yemek, yapmayı seviyorsan spesiyaliten nedir? Yaptığım yemeklerin sevilerek yenmesini seviyorum en çok... Sanırım en çok baklagiller ve tahıllarla yaptığım karışık dolmalarımı ve salatalarımı seviyor arkadaşlar... Saat 02:03, şarkı Epic 45, “The Balloonist.” Eksikliğinde yapamayacağın üç şey(in) nedir? Piyango isimli elektro sazım, cüce isimli curam ve hayvan isimli bavulum. Hep onlarla yolculuk ediyorum. Zaman içinde yolculuk yapabiliyor olsan nereye yönelirdin? 1950’lere gidip annemle babamın tanıştığı vapura biner sonra da Maya sanat galerisini ziyaret edip dayılarım ve Sait Faik, Kuzgun Altan Erbulak ile takılırdım. En son neden korktun? Dün üstüne bindiğim hard case’den düşmekten. MP3 çalarında sürekli çalan üç parça nedir? Yücel Paşmakçı, “Giresun Karşılaması”; Altan Erbulak, “Kelik”; Cem Yıldız, “Bana Gül Diyorlar.” Bir takıntın/takıntıların var mı? Çok var ama neyse. Çocukluğundan beri yanında taşıdığın, sakladığın bir eşyan var mı? Var tabiî. Bütün oyuncaklarım duruyor ama yanımda taşımam. En son hatırladığın rüyanda neler gördün? Rüyalar Kızılderili kültüründe ölüm gibidir, tek farkları bu dünyaya kolayca dönüş yapabilmektir. O yüzden bir dergide rüyalarımdan bahsetmem. Ama her sabah ne gördüğümü kendime sorarım. Sormayı unutmazsam mutlaka cevabını alırım. Hatırlayamıyorsanız siz de deneyin en fazla üç gün üst üste deneyebildiğiniz zaman başlarsınız. Eğer başka bir objeye, canlıya dönüşebilecek olsan neye dönüşürdün? Ala doğan, yine Kızılderili kültüründeki hayvanım. • Türk müzik dünyasının hatırı sayılır gruplarından BaBa ZuLa’nın arkasındaki isimlerden olan Murat Ertel grubun vokal, sitargitar, saz, teremin ve plaklarından sorumlu üyesi. • BaBa ZuLa ve BaBa ZuLa’nın bir anlamda öncülü sayılabilecek Zen grubu aralarında Tabutta Röveşata, Dondurmam Gaymak, İstanbul Hatırası, Dokuz gibi filmlere yaptıkları müziklerle de oldukça övgü topladılar. • BaBa ZuLa aralarında İtalya, Japonya, Danimarka, Belçika, İsveç, İspanya, Hollanda, Yunanistan gibi pek çok ülkede çeşitli festivaller kapsamında sahneye çıktı. • İzmir Bornova Anadolu Lisesi mezunu olan Tülin Özen ilk sinema rolünü aldığı Semih Kaplanoğlu’nun Meleğin Düşüşü filminde canlandırdığı Zeynep karakteri ile 2004 Altın Portakal En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı. • 2004’den bu yana rol aldığı diğer filmler arasında Erden Kıral’ın yönettiği Vicdan (2008) ve Semih Kaplanoğlu’nun Yusuf Üçlemesi filmlerinden Bal (2010) ve Süt (2008) bulunmaktadır. • Aynı zamanda televizyon dizilerinde de rol alan Özen’i, Beyaz Gelincik (2005–2007), Cennetin Çocukları (2008), Kapalıçarşı (2009) dizilerinde canlandırdığı rollerden hatırlıyoruz. C D em inlenmiş Penguen dergisinin en sevilen çizerlerinden, Cem Dinlenmiş’in “Her Şey Olur” köşesi geçtiğimiz ekim ayında Can Gençlik Yayınları’ndan kitap olarak çıktı. Röp: J. Hakan Dedeoğlu Yolun sanata doğru nasıl yöneldi? Bu yolda en büyük ilham kaynakların nelerdi? Babamın bürosu, annemin kitapları, çizgi romanlar, mizah dergileri, bilgisayar oyunları, oyuncaklar... İşlerinde en çok hangi sanatçıların ya da dönemlerin izlerini görebiliriz? Çocukluğumda Memo Tembelçizer, Bahadır Baruter, Kenan Yarar gibi çizerlerden çok etkilendim. Bruegel, M. C. Escher, Moebius, Joost Swarte, Mike Mignola, Charles Burns, Eboy, Dave Cooper ve Chris Ware’ı çok severim. Çizim dışında ne yapmaktan keyif alırsın? Yolculuk yapmak, sahaf, kitapçı, kırtasiyeci dolaşmak, radyo dinlemek, top oynamak, çiçek sulamak... Penguen’deki köşen “Her Şey Olur” büyük beğeni topluyor ve yakın bir zamanda da kitabı yayınlandı. Bu köşe ve fikri nasıl oluştu biraz bundan bahsedebilir misin? 2006’da Bant’ın küresel ısınma konulu sayısında enerji kaynaklarını inceleyen şematik bir illüstrasyonum yer almıştı. Buradaki anlatım biçimini Penguen’in haftalık gündemine uyarlamayı Selçuk Erdem önermişti. Zamanla bu biçimler ve temalar gelişti ve çeşitlendi. Geçen yaz dört yıllık arşiv ve aylık notlar toplanarak kitap hâline geldi, Ekim 2010’da Can Gençlik Yayınları tarafından yayınlandı. Penguen’deki çalışmaların dışında sergiler de düzenliyorsun. İşin mizah ve sanat yönü nasıl ayrılıyor senin için? İkisi arasında net bir ayrım görmüyorum. Sanat yapıtı olarak adlandırılan işlerin anlatım dili dergideki karikatür dünyasından evrilerek oluşmuştu. Bana göre bir arkadaşıma yolladığım kartın üzerine çizdiğim şey de, dergiye çizdiğim köşe de, sergi için yaptığım resim de benzer güdülerden hareketle oluşuyor ve farklı disiplinler olarak durdukları hâlde eşit düzeyde sanat niteliği taşıyor. Çizimlerinde en sık rastlayabileceğimiz tema ve hisler neler? Oyun, mücadele, şiddet, şehir... Bilmem, aslında başkası dillendirse bunları daha anlamlı olabilir. Sıradaki projelerin neler? Penguen’deki köşelerimle ilgili yenilikler yapmak istiyorum. Şimdi uzun bir aradan sonra Bant’a yeni bir illüstrasyon yapıyorum. Yaklaşık bir yıl sonra x-ist’te ikinci solo sergim olacak gibi görünüyor. 365 günün toplamı: Hazırlayan: Doruk Yurdesin - Ekin Sanaç Yılbaşı Yeni yıl neden 1 Ocak’ta başlar, neden kutlanır? Hayatta bir döngünün bitip yenisinin başlayışının kutlaması denebilecek yılbaşı, insanların bilincinde çok eskilerde yer etti. Bazı kaynaklara göre yılbaşları, bilinen en eski tatillerdir. Babillilerin bu kutlamaları MÖ 2 bin yıl önce yaptığı bilinir. Bugün 23 Mart’a denk gelen bu kutlamaların ekinoksa ya da gündönümüne göre seçildiği tahmin edilmektedir, zira Babillilerin yazılı bir takvimi yoktu. Bugün kullandığımız Gregoryen takvimine temel olacak takvime giden yol, Roma’nın kurucusu Romulus’un MÖ 753’te Yunan ay takvimlerinin prensiplerine dayanarak yarattığı güneş takvimiyle açıldı. 10 aydan oluşan ve ilkbahar gündönümüyle başlayan takvimde 304 gün vardı, kış aylarındaki 61 gün takvime dâhil edilmemişti. Bu 61 günün ciddîye alınıp ocak ve şubat ismi altında toplanması MÖ 713’te gerçekleşti. Yılın ilk ayına (Ianuarius) ismi verilen Janus, Romalıların iki yüze sahip tanrısıydı. Bir yüzüyle geçmişin, diğeriyle geleceğin olaylarını izlerdi. Sorunları çözen bir figür olarak kabul edildiğinden Romalılar onun adına düşmanlarıyla barışır, birbirlerine hediyeler verirlerdi. Yılbaşının takvimin ilk ayına geçmesi ve bu iki ritüelin birleşmesiyse uzun yıllar aldı. Romalılar için yılbaşı, üst düzey yöneticilerin işbaşı yaptığı gün demekti. Bu tarih MÖ 222’ye kadar 1 Mayıs, MÖ 153’e kadarsa 15 Mart oldu, o tarihten sonra yılbaşı 1 Ocak olarak kabul edildi. Jül Sezar, MÖ 45 yılında 365 günden oluşan ve dört yılda bir şubat ayına bir gün eklenen kendi takvimini başlattığında da, 1 Ocak tarihi yılbaşı olarak yerini korudu. Jülyen takviminin kullanıldığı Ortaçağ’da Hıristiyanlar bir süre yılbaşını Hz. İsa’nın doğduğu kabul edilen 25 Aralık’ta kutladılar, sonra yine 25 Mart’a aldılar. Ancak Jülyen takviminin bir sorunu vardı: gerçek tropik yıldan 11 dakika kısaydı ve 1582’ye gelindiğinde gündönümü bu yüzden 11 Mart’a kadar gerilemişti! Sonunda bu problem Papa XIII. Gregory zamanında giderildi. Gündönümü yeniden 21 Mart, yılbaşı da 1 Ocak oldu. Yılbaşının yeniden 1 Ocak olması kararı tamamen papaya ait değildi elbette. Örneğin Venedikliler onun icazetinden daha önce, 1522’de kutlamaya karar vermişlerdi. Ardından aynı alışkanlık İsveç, Prusya gibi ülkelerde de zuhur etti. Papanın kararından sonra ise bunlara Hollanda, İskoçya gibi ülkeler katıldı. Rusya’nın yılbaşını 1 Ocak’ta kutlaması 1700’ü, Britanya’nın 1752’yi, Tayland’ınki 1942’yi buldu. Bugün hâlâ yılbaşını başka tarihlerde, başka şekillerde kutlayan ülkeler ve toplumlar var. Değişmeyen tek şey ise hangi tarihte gelirse gelsin yeni yılın insanların bilincinde bir yenilenme ve eskinin yüklerinden arınma hissi uyandırması. Yılbaşına dair iki hikâye Hindi yerine kaptan Makahiki, eski Hawaii geleneklerinde tanrı kabul edilen Lono için, kim bilir kaç bin yıldır düzenlenen bir yeni yıl festivaliydi. Sonbahar gündönümünde başlayan, işlerin ve savaşların bir kenara bırakıldığı dört aylık tatilde insanlar şefe hediyelerini sunduktan sonra spor yapar, ziyafet çeker, dans eder ve eğlenirlerdi. Derken Avrupalılar, keşfettikleri yeni kıtaların zenginliklerini dünyanın başka taraflarında satabilmek için ticaret yolları arama hevesiyle ortalıklarda dolaşmaya başladılar. İngiliz kâşif James Cook, 1778 yılında Hawaii’ye uğrayıp da bu adalara ayak basan ilk Avrupalı olduğunda, aslında son 10 yılda üçüncü dünya turuna çıkmış, Amerika kıtasının en kuzeyinde bir geçit aramakla meşguldü. Hawaii’de fazla oyalanmayan Cook, ekibiyle kuzeye doğru yol aldı. Ancak aradığı geçidi bulamadı, uzun ve bıktırıcı bir yolculuktan sonra tekrar Hawaii adalarına, bu sefer bunların en büyüğüne geri döndü. Bu dönüş tam da Lono şerefine oyunlar düzenlenen döneme denk geldi. Seren direkleri, yelkenleri ve donanımıyla festival döneminin yerel el işlerini andıran Cook’un heybetli gemisi HMS Resolution bir de karaya yanaşmadan önce adanın çevresinde saat yönünde döndüğünde, aynı işlemi Makahiki törenlerinde yapan yerliler onu Lono’nun vücuda gelmiş hâli zannettiler. Gemi, 3 bin 500 kano ve 10 bin Hawaiili tarafından karşılandı, Cook’a hediyeler verildi, törenler düzenlendi. Hele bir de Cook yerliler için bir havaî fişek gösterisi düzenlediğinde, onun Lono olduğuna dair şüphe kalmadı. Cook’un iki haftalık şaşaanın ardından törenlerle adadan ayrılışı da efsaneye uygundu. Tanrı Lono, kendisine sadakatsiz olduğunu zannettiği karısını öldürmüş, sonra bunun pişmanlığıyla Pasifik’e açılıp bir daha dönmemişti. Ancak Cook’un talihsizliği limandan ayrıldıktan kısa bir süre sonra HMS Resolution’ın fırtınaya tutulup perişan hâlde geri dönmesi oldu. Bu hızlı dönüşe şüpheyle bakan yerlileri en çok şaşırtan, bir tanrının nasıl olup da gemisini bu kadar harap edebildiğiydi. Cook’a olan saygıları azaldıkça gemiden aşırılan mallar arttı, ama iş geminin metallerini çalmaya gediğinde Cook’un sabrı taştı. Çalınan mallar karşılığında yerlilerin kralını rehin almaya kalktı ve bu gafletin ardından çıkan arbedede başına aldığı bir darbeyle öldü. Bazı kaynaklara göre Hawaii geleneklerine uygun biçimde kemiklerinden ayrılan eti yerlilere kemiksiz bir ziyafet oldu, bazılarına göreyse bu saygılı bir pagan • New York’ta Times • 1 Ocak dünyada ilk önce • Şu an 2003 yılını geride Meydanı’nda yılbaşlarında • Yılbaşında yeni yıl için • Günümüzde Amerika’da alınan Yeni Zelanda’da başlar, son bırakan Etiyopya takvimine kristal top düşürme kararlar alma geleneği en popüler yeni yıl kararının olarak ise Samoa’da kutlanır. göre, milenyum üç sene önce geleneğinin başlangıcı 1907 Babilliler tarafından başlatıldı. kilo kaybetmek üzerine olduğu kutlandı. yılına dayanır. tespit edildi. kurban töreniydi sadece. Cook’un kemikleri özenle sarmalanıp, İngiltere’ye dönen mürettebata verildi. Yeni yıl ritüelleri, gelenekleri Geleneksel inanışa göre yeni bir yılın ilk dakikaları ve ilk gününde yaptıklarınızla o yılın tamamının gidişatını etkileyebilirsiniz. Bu yüzden yeni yılın ilk anları sevdiklerinizin yanında olmak istersiniz. Bir zamanlar, yeni yılın ilk ziyaretçisinin de iyi ya da kötü şans getireceğine inanılırmış. Eğer bu ziyaretçi uzun boylu ve koyu renk saçlıysa, kötü şans sizden uzak olacak demekmiş. Şansın aynı zamanda yeni yılda yenen yiyeceklerle de geleceğine inanılır elbette. Birçok kültürde yeni yılda halka şeklinde yiyecekler yemek “tamamına ermeyi” simgelediği için oldukça yaygındır. Hollandalılar bu sebeple yılbaşı günlerini donut çörekler yiyerek geçirirler. İtalya’da yılbaşı ise, büyük ve kahkaha dolu bir yemek için ebeveynlerin restoranlarda, gençlerin ise ebeveynlerin yokluğunda, gece yarısından sonra kulübe gitmek üzere evlerde toplanması demek. Kimileri yeni bir yılın bereket getirmesi için “domuz paçası” olarak tâbir edebileceğimiz “zampone” ile mercimek pişirir ve gece yarısı olduğunda bir bir açılan şampanya şişeleri eşliğinde bu yemek bir güzel yenir. Gecenin devamını kulüplerde geçiren gençlerse genellikle bir barda tatlı çörek ve cappuccino eşliğindeki kahvaltılarının ardından evlerine dönerler. Bildiğimiz kurşun dökme geleneği, Almanya ve Avusturya’da uzun yıllardır süregelen bir yılbaşı ritüeli aslında. Kiraz büyüklüğündeki bir kurşun, kaşığın üzerine konarak alttan ısıtılır ve eridikten sonra su dolu bir kaba dökülür. Muazzam bir cossss sesi eşliğinde ortaya çıkan şekil, yeni yıl öngörülerinin ilk resmidir. Katalanların yılbaşlarında üzüm yeme geleneği vardır. Yaklaşık 100 yıl önce ellerinde satamadıkları üzümlerle kala kalan çiftçilerin bulduğu bu âdete göre 31 Aralık gecesi saat 12’yi vurduğunda ziller 12 kez çalar ve insanlar her zil çaldığında ağızlarına bir üzüm atmak zorundadırlar. Birçok kültür için üzüm de yeni yılda bereket getiren yiyeceklerden biridir. Ancak her zil çaldığında bir üzüm atıp yemek kulağa geldiği kadar kolay değildir. Ama bu üzüm ritüeli her koşulda eğlenceli bir aktiviteye dönüşür. Ekvador dünyanın en ilginç yılbaşı kutlama geleneklerine sahip ülkelerinden biridir. Yılbaşı gecesi herkes kostümler giyerek sokaklara çıkar. Bu kostümlerin en popüleri, erkeklerin eski yıllardaki “dulları” temsilen kadın kostümleri giymeleridir. Herkes bu kutlamalara cebinde bozuk paralarla katılmak zorundadır, çünkü şeker ya da çikolata yerine insanlar birbirinden para istemektedir. Asıl ritüel ise bir önceki yıla damgasını vurmuş kişileri temsilen gerçek boyutlu insan kuklaları yapılmasıdır. Bu kuklalar politikacılardan çizgi film karakterlerine kadar herkese ait olabilirler ve saat 12’de bir önceki yılı geride bırakmak adına Ekvador sokaklarında bir bir yakılırlar. Tayland, Kamboçya ve Laos’ta yılbaşı 13 Nisan’dan 15 Nisan’a kadar kutlanır. Özellikle Tayland’da bu kutlama büyük su savaşlarıyla gerçekleşir. Yolların kenarında toplanan insanlar kaplara ve su tabancalarına doldurdukları suyu etrafa ve birbirlerine atarak yeni yılı kutlarlar. ayında, büyük kutlamalarla girilir. Geleneksel yeni yıl kutlamaları kültürlerin farklı takvimlerine göre düzenlense de, 1 Ocak buralarda da tatil kabul edilir ve otel gibi yerlerde bu tarihte yılbaşı partileri organize edilir. Afrika’daki farklı kültürler yılbaşını farklı zamanlarda kutlarlar. Senegal’de 27-30 Kasım tarihleri arasında kutlamalar yapılırken, Kuzey Afrika’nın Magrip bölgesinde bu kutlamalar 12-15 Ocak tarihleri arasına tekabül eder. Yılbaşı kutlamaları sırasında Cezayir ya da Fas’taysanız akşam yemeğinde tavuk ve kuskus yemeniz epey yüksek bir olasılıktır. Etiyopya kültüründe ise yeni yıla eylül Çam ağacı neyin sembolüdür? Nien’in dehşeti Çin yılbaşı her yıl ilk kameri ayının “yeni ay” gününde kutlanır ve bu tarih 21 Ocak ile 21 Şubat arasına düşer. Efsaneye göre Çin’de yılbaşı, köylülerin Nien isimli bir canavarla olan savaşıyla başlamıştır. Nien, yeni yılın ilk gününde hayvanları, ürünleri, köylüleri ve özellikle de çocukları yok etmek üzere gelir. Köylüler de kendilerini Nien’den korumak için kapılarına yiyecek asmaya başlarlar. Nien’in karnı doyarsa kendilerine saldırmayacağını düşünürler... Nien bir gün kırmızı kıyafetler içinde bir çocuk görür ve korkudan deliye döner. Nien’in kırmızı renge duyduğu dehşeti fark eden köylüler artık ne yapmaları gerektiğini bilirler ve her sene yeni yıldan önce Nien’i korkutmak için kapılarına ve camlarına kırmızı şeyler asmaya başlarlar. Bu dekor geleneği de böylece asırlar boyunca sürerek yeni yıl kutlamalarının çok önemli bir parçası hâline gelir. • Uzaydan dünyaya yayınlanan Evlerde çam ağacı süslenmesi geleneğinin Hıristiyanlarca bir Noel ritüeli olarak benimsenmesi aslında hayli yeni bir alışkanlıktır. Çam ağacına, sürekli yeşil ve canlı olması sebebiyle ölüme karşı hayatı sembolize ettiği için ayrı bir önem atfeden ilk toplum, eski Mısırlılardır. Romalılar da sonbahar gündönümlerinde bereket tanrısına şükran için evlerini yeşillerle donatıp birbirlerine hediyeler verirlerdi. Yüzyıllarca önce Britanya’da orman rahipleri olarak anılan Druidler gündönümlerinde evlerin kapılarına ökseotu ve çobanpüskülü koyarlar, • 1957 yılında İstanbul Hilton • Sidney’de 80 bin havai ilk şarkı, 1965’de Gemini Oteli’nde düzenlenen yılbaşı fişek patlatılarak yapılan ilk Yılbaşı Sokak Partisi 6’daki astronotlar tarafından kutlamalarında Mürdüm isimli kutlamalar, 2009’da dünya geçtiğimiz sene düzenlendi. mızıka ve çıngıraklar ile bir eşek asansöre bindirilmiş çapında televizyonda en çalınan “Jingle Bells”dir. ve üstüne gazetede haber çok kişi tarafından izlenen yapıldı. görüntüler oldu. • Malta’da bugüne kadarki ebedî hayatı kutsayıp kötü ruhları kovarlardı. Almanlar ve İskandinavlar da, yine Hıristiyanlıktan çok önce, gelmekte olan baharı kutlamak için evlerinde çam ağacı süslerlerdi. Bu ritüelin Noel’le bağdaştırılması 16. yüzyıldan önce gerçekleşmedi, ilk Noel ağacı pazarı New York’ta 1851’de açıldı. Bir kutlama yapmak için ağaçları katletmenin ne kadar doğru olduğu sorusu bir kenara, yeşilliğin özünde dinsel bir olayın değil, insanın hayatla bağının sembolü olduğunu unutmamakta fayda var. küçük gurme Hazırlayan: Deniz Kaynak Şef Gürsel Aydın Sir Winston’daki pastaların lezzeti ve kalitesinin arkasında kimin imzası var hiç merak ettiniz mi? İşte bu kişiyi yakından tanımanız için tatlı ve pasta danışmanlığımızı yapan executive pastry şefi Gürsel Aydın’la mutfak ve yemek üzerine tatlı bir sohbet yaptık. Yemek yapmaya ne zaman başladınız? Yemek yapmaya yaklaşık 20 sene önce, o dönemlerin en sofistike butik pastry dükkânı olan Konak Pastanesi’nde başladım. Ailenizde nasıl yemekler pişerdi? Hâlâ yapmaktan keyif aldığınız aile tarifleriniz var mı? Ailemizde genellikle Türk mutfağından yemekler pişerdi. Ama ben farklı lezzetler denemekten büyük haz ve mutluluk duyduğum için dünya mutfağından yenilikler denemekten vazgeçmezdim. Dondurmalı Profiterol ve meyveli tartları babaannem çok güzel yapardı. Çikolatalı kek hâlâ keyif aldığım tariflerin basında gelir.. Kariyeriniz sırasında size ilham veren birileri oldu mu? Çalışmasını ve yaratıcılığını araştırmalarıma dayanarak beğendiğim ve örnek aldıklarımın başında birçok isim vardır. Mesela bana göre dünyanın en iyi pastry star şefi olan Albert Adria ve Türk şefler arasında takip ettiğim, yine bir fine dinning uzmanı şef Tevfik Alparslan bu isimlerin arasında olan kişiler. Çin Mutfağı: Kültüre giden yol mideden geçer Yalnızca ne yediklerine bakarak, bir ülkenin tarihi ve kültürüyle ilgili öğrenebileceklerinizin çeşitliliği size de şaşırtıcı gelmiyor mu? Elinize geçirdiğiniz birkaç tarif ya da aynı masada yemek yediğiniz bir aile, dikkatle bakarsanız, tanımak istediğiniz kültüre dair belki de başka hiçbir yerden edinemeyeceğiniz detayları sunabilir size. Bu detaylar üzerinden kuracağınız hikâye, iklimden ekonomiye, gelenekten bölgesel farklara, coğrafyadan tarihe hiç tahmin etmeyeceğiniz yerlere de götürebilir sizi, dünyanın öbür ucunda birden bire benim anneannem de yapıyor bundan işte! diyeceğiniz kadar yakın olduğunuzu da fark ettirebilir. Çok okuyan değil, çok yiyen bilir felsefesiyle Çin’e doğru gidiyoruz bu ay. Ne geliyor aklınıza Çin mutfağı deyince? Şahsen gitmeden önce benim aklıma, finallere çalışırken sabahlamak zorunda kaldığım gecelerde imdadıma yetişen ekspres noodle kutuları, belki bademli tavuk yanında sebzeli pilav geliyordu. Uzak Doğu’yla ilgili algımız bütün çekik gözlüler de birbirine benziyor canım noktasında ise, aklımıza gelen yemeklerin içine Japon, Tayland ya da Hint mutfağından seçmeler de karışabiliyor. Oysa küreselleşmenin kaçınılmaz bir sonucu olarak, dünyanın öbür ucunda yaşayan insanlara yakınlaştığımızı düşünürken, bir yandan da farklı kültürlerle deneyimimiz aynı bir kutunun içine sıkıştırılmış, üzerine bir bardak sıcak su döktüğünüzde yiyebileceğiniz hâle gelen noodle kutuları gibi, o kültürün arkasındaki felsefenin sıkıştırılıp, özet hâline getirildiği, detayların eriyip gittiği bir kabuğa dönüşüyor. Fakat Türkiye’dekiler de dâhil olmak üzere dünya metropollerinde karşınıza çıkan, çoğunlukla ucuz ve hızlı bir yemek türü olarak görülen, birbirinin aynısı, bulamaç kıvamında Çin yemeklerini unutmaya hazır olmalısınız. Çin’in yemek kültürü o kadar zengin ki, iki restoranın ansiklopedi kalınlığındaki menülerinde sıralananlar arasında birbirinin aynısı iki yemeğe rastlamak bile oldukça güç. Özellikle de Çin’in tıka basa dolu, rengârenk marketlerinde gezerken, bu çeşitlilikten etkilenmemek mümkün değil. Macbeth’in cadılarından birinin iksir tarifinin içine düşmüş gibi hissettiren bu marketlerde duvardan sarkan kurutulmuş ördek ve domuz etlerinden, değerli mücevherler gibi kilit altında tutulan köpekbalığı yüzgeçleri, kuş yuvaları ve denizhıyarlarına, kertenkele, köpek ve kaplumbağa etlerine kadar daha önce yenilebileceğini aklınıza bile getirmediğiniz çeşit çeşit malzemeye rastlayabiliyorsunuz. Hemen ne olur ne olmaz diye yanınızda götürdüğünüz bisküvilere sarılmayın. Hepsini olmasa da, bazılarını önyargısızca denediğinizde sevebileceğinizi düşünüyorum. Bu malzeme bolluğu, aslında malzeme kıtlığının bir sonucu… Dünyanın geri kalanının acayip karşıladığı bu besin maddeleri, Çin’in bir türlü çözülemeyen tarım sorunu ve kuraklık dönemlerinin Kısa kısa • Çin’deki restoranların menülerinde • 174’ü arayıp tercih ettiğiniz süt ve • Urla Slow Food Gönüllüleri, keçi eti gördüğünüzde bir durup süt ürünlerinde süt tozu kullanılıp Geleneksel Urla Bağbozumu kullanılmadığını öğrendiniz Şenlikleri’nde bir ürün mi? Bunu yaparak, Bağımsız yarışması düzenledi. Kazananlar Süt Platformu’nun düzenlediği slowfoodanadolu.com/anasayfa/sf- kampanyaya destek olabilirsiniz. urladan-ilkbag-bozumu adresinde. düşünmekte fayda var. Çünkü köpek eti çoğunlukla bu isim altında sunuluyor. • Boyut önemlidir. Sizinki kaç santim, öğrendiniz mi? kacsantim.org Mutfak eğitiminizi nerede aldınız? Mutfak eğitimini New York French Culinary Institute’da aldım. Bu sanata başladığımdan beri eğitimimi hâlâ sürdürüyorum diyebilirim. Çünkü hayat bir oyun sahnesi ve bir oyuncu olarak, bu oyun bitene kadar öğrenebileceğimiz kadar çok şey öğrenmemiz gerektiği kanısındayım. Unutmayın ki zirvede bulunsanız bile önemli olan zirveye çıkmak değil zirvede kalıcı olmaktır... güzel yanı ise birbirinden farklı lezzetleri bir araya getirerek yeni bir lezzet oluşturmak... Bu benim için en keyifli iştir diyebilirim. Nerelerde çalıştınız? Şu anda neler yapıyorsunuz? İstanbul’da o dönemlere ait en iyi restoranlarda ve beş yıldızlı otellerde görev aldım. Daha sonra New York’ta iki yıldızlı Savoring Park Tower isimli bir fine dinning restoranında ve Dante’s Pastry, Bouley ve yine yıldızlı bir restoran olan La Grenouille’de çalıştım. Şu anda ise kendi ülkemde beş yıldızlı bir otelde executive pastry şefi ayrıca danışman ve koordinatör şef olarak görev yapmaktayım. Amatör yemek meraklılarının mutfakta hayatını kolaylaştıracak bir püf noktası paylaşabilir misiniz? Mesela kek kalıbını katı yağ ile yağladıktan sonra içine ve kenarlarına un serpin. Tarife birebir uyun ve terazi kullanın, verilen ölçülerden ne biraz eksik ne biraz fazla malzeme kullanın. Size göre mesleğinizin en keyifli yanları neler? Ufak dokunuşlar yaparak büyük farklar yaratmak. Bir diğer Peki ya zorlukları? Doğrusunu söylemek gerekirse çalışırken duyduğunuz zevk, mutluluk ve keyif işin zorluklarını geride bırakıyor diyebilirim. İşini severek yapan biri için o işin zor bir yönü olmuyor. Olmazsa olmaz diyebileceğiniz bir mutfak aletiniz var mı? Olmazsa olmaz diye tâbir edebileceğim, bir demeyeyim de birden fazla mutfak aletim var. Önde gelenlerden ikisi kaliteli bir Japon çeliğinden yapılmış palet bıçağı ve Milano’dan etkisiyle, biraz da zorunluluktan girmiş mutfaklara. Fakat bugün bile inek, dana ve kuzu etlerinden daha yaygın olarak tüketiliyorlar. Özellikle Mao’nun tarım politikalarıyla bu alan geliştirilmeye çalışılsa ve milyonlarca insan hâlen tarımla uğraşıyor olsa da, iklim problemleri sebze ve meyve yetiştirilmesini zorlaştırıyor. Güneydeki şehirlerde nispeten daha fazla çeşitlilik var, bambu kamışları, lotus kökleri, değişik yosun ve mantar çeşitleri, lychee, papaya, mango gibi egzotik meyveler çoğunlukla güney bölgelerinde yetiştiriliyor. Aylık ortalama 1000 yuan, yani yaklaşık 145 dolarla yaşayan Çin nüfusu, uzun süre dayanmaları için birçok besini kurutulmuş olarak satın alıyor. Özellikle deniz ürünlerini... Bu deniz ürünlerinin en ilginç, en nadir ve dolayısıyla en değerli olanları ise, marketlerde cam vitrinlerin arkasında kilit altında tutulan denizhıyarları, köpek balığı yüzgeçleri ve kuş yuvaları… “Kuş yuvası”nın benzetme yöntemiyle konulmuş bir isim olduğunu düşünmüştüm önce, fakat kuşların topladığı ve ağızlarında öğüterek birleştirdikleri, yosun, karides ve küçük balıklardan oluşan, gerçek kuş yuvalarıymış bunlar. Yerel ismi yanwo olan kuş yuvaları genellikle Güney Çin’deki mağaralardan oldukça tehlikeli yöntemlerle toplandıkları için fiyatları diğer yiyeceklere nazaran daha pahalı. Köpekbalığı yüzgeçlerini ise, nesli tükenmekte olan hayvanları yemekle ilgili sorunu olmayanlarınıza bırakıyorum. İşin ilginç tarafı pek bir tadı, tuzu da olmayan bu son derece pahalı yiyecekler, tıbbî faydaları olduğuna inanıldığı için ve yemeklere kattığı ilginç doku nedeniyle, Song Hanedanı’ndan beri tüketiliyormuş. İmparatorlar tarafından gençlik iksiri yapımında kullanılan kuş yuvaları, bugün de böbrek ve kan hastalıklarının tedavisi için kullanılıyor. Denizhıyarları ise, kendileri tatsız olsalar da, beraber pişirildikleri yemeğin tadını emerek yemeklere farklılık katıyorlar. Tek bir malzemeyle yapılan Çin yemeği yok gibi bir şey. Taoizm’in etkisi olarak görülebilecek, yin-yang dengesi olarak bildiğimiz, karşıtların doğayla ve birbirleriyle uyum içerisinde var olabileceği aldığım 12 adet pasta fırça takımı. Yapmaktan en çok keyif aldığınız veya size özel olan bir tatlı? Yapmaktan da yemekten de muazzam keyfi duyduğum bademli ve körili çikolatalı sufle diyerek cevap vermek istiyorum İşiniz hâlâ aynı zamanda hobiniz mi? Evde yemek yapıyor musunuz? İşim hâlâ aynı zamanda hobim. Çünkü kendimi bir işçi değil de bir sanatçı olarak görüyorum. Sanatın, üretmenin ve başarının sınırı yok. Hassas ölçülerle, tartılarla mı çalışıyorsunuz yoksa göz kararını mı tercih ediyorsunuz? Genellikle tatlılar ve hamurlu süslemelerde tartılarla çalışıyorum ama diğer bölümlerde göz kararı ve el lezzetini tercih ediyorum... çeşitli mutfak gelenekleri Çin’in geniş topraklarında varlıklarını sürdürüyorlar. Kabaca bir ayrıma gidersek, doğu-batı-güney ve kuzey mutfakları arasındaki farklardan bahsedebiliriz ki, en çarpıcı farklılıklar Yangzi Nehri’yle birbirinden ayrılan kuzey ve güney mutfakları arasında görülebilir. Güney ve doğu bölgelerinde pirinç daha sık kullanılırken, kuzeyde buğdayla yapılan yemeklere daha çok rastlanabilir. Bazı araştırmacılar bu mutfakların karakteristik özelliklerini, güneyde tatlı, kuzeyde tuzlu, doğuda acı ve batıda da ekşi tatların daha yoğun hissedilmesiyle açıklamışlar, fakat Çin’deki pek çok yemekte bu tatların hepsinin birden kullanıldığı düşünülürse, bu biraz zorlama bir ayrım gibi görünüyor. Metropollerdeki Çin lokantalarını unutun. Çin kültürünü binlerce farklı otantik lezzet üzerinden tanımak için bizimle birlikte, devasa nüfusu, binlerce yıllık köklü tarihi ve kendine özgü ekonomik yapısıyla tanınan Çin’e doğru bir yolculuğa çıkın. Kilometreleri bir kaç sayfada aşın. ve gerçek manalarına ancak bu şekilde ulaşılabileceği düşüncesi, meyvelerin, sebzelerin, tatlının, tuzlunun, ekşinin, baharatların, vs. aynı yemeğin içinde bulunmasının hiç de garip karşılanmadığı durumlar yaratıyor. 19. yüzyılın ortalarında uzun yıllar boyunca kapılarını kapattığı dış dünyaya askerî yenilgilerle açılan Çin İmparatorluğu, 20. yüzyılın başlarında bu yenilgilerin de etkisiyle, derebeyleri ve eşkıyalar tarafından yönetilen parçalanmış bölgeler arasındaki bir federasyona dönüşmüştü. 1949 yılında komünizmle birlikte milliyetçilik yükselişe geçse ve bütün Çin’in etrafında toplanabileceği ortak bir kültür yaratılmaya çalışılsa da, bugün bile 55 civarında etnik grup, yedi farklı dil ailesinden gelen 55 değişik dil ve tabiî ki sayısı konusunda tam bir karara varılmamış Klasik bir akşam yemeği 6 ilâ 13 çeşit yemekten oluşuyor. Özellikle ritüellerine önem veren Çinlilerle beraber yemek yiyorsanız, dikkatli olmanız gereken bazı noktaları hatırlatmakta fayda var. Her ne kadar yabancıların gaflarına karşı hoşgörülü olsalar da, mianzi yani yüz denen kavram, bazı davranışlarınızın ayıp karşılanmasına ve kırılmalarına neden olabiliyor. Örneğin herhangi bir yemekten tatmazsanız ya da alçakgönüllü görünmek için kendi yemeklerine yönelttikleri sert eleştirilere ısrarlı iltifatlarla karşılık vermezseniz, toplum içinde utanmalarına neden olabilirsiniz. Bu da size ömür boyu kin tutan Çinlilerle birlikte yaşamanıza neden olabilir. Eğer bir yemeğe davet edildiyseniz, mutlaka siz de onları davet etmelisiniz. Hesap ödeme konusunda restoranla önceden anlaşmanızda fayda var, yoksa bunun bir yarışa dönüşmesi olasılığı yüksek. Doyduğunuza ikna etmek için, tabağınızda bir parça yemek bırakmak, ev sahibiniz yemeğe başlamadan başlamamak, akşam yemeklerinde pilav ısmarlamamak gibi püf noktalarını da aklınızda tutarsanız Çin mutfağının derinliklerine doğru emin adımlarla ilerleyebilirsiniz. İlginizi çekebilecek birkaç adres • Tamamen organik sertifikalı taze • Apartmanınızın bahçesinde, evinizin • Taze, katkısız sütlerini Silivri’deki çiftliğinde üreten, sonra da siz en • Temiz üretim yapan üreticilerin sebze-meyve, bal, reçel, zeytinyağı, • Boğaziçi Üniversite Mensupları mutfağında ya da başka ekolojik peynir, yoğurt, baharat, çay ve Tüketim Kooperatifi’nin Kibele güzel sütlaçları, yoğurtları yapın ürünlerini, aracısız ve üstelik kargo yaşam meraklılarıyla birlikte bakliyat çeşitlerinden oluşan İmece Ekolojik Yaşam Kooperatifi’yle diye evinize yollayan harika kadın bedeli de almadan evinize gönderen hayatınızı imece usûlü yaşamakla Ekolojik kutular hakkında bilgi ortaklaşa açtığı bir başka aracısız Aysun the Sütçü: site: toprakana.com.tr/ ilgili ipuçları için: imeceevi.com/ almak ya da sipariş vermek için: alışveriş sitesi: bukoop.org aysunthesutcu.blogspot.com/ imeceekolojik.blogspot.com/ kulağımıza çalınanlar Dergi ekibimizce farklı müzik türlerinden seçilen toplamaları tüm Sir Winston Tea House’larda dinleyebilirsiniz. playlist: ekin sanaç playlist: aylin güngör - j. h. dedeoğlu playlist: b. j. dedeoğlu Fauna Flash – Tel Aviv (Stephanie A Main Pass) Chicha Libre – Sonido Amozonico Kings of Leon – Radioactive Ame – Sun Sugar Dengue Fever – Escape from the Dragon House James Blake – Limit to Your Love Tetris – Two Hours The Very Best – Tengazako Fleetwood Mac – Chain The Herbaliser – Mr. Holmes Manu Chao – Nina Galera Gorillaz – Doncamatic Gene Page – All Our Dreams Coming True Marc Ribot – Malena Mark Ronson – Somebody to Love Me Gloria Scott – A Case of Too Much Love Makin Brazzaville – Peach Tree Arcade Fire – Rococococo Gary Wilson – Dreams John Zorn – Tears of Morning Florence + The Machine – Heavy in Your Arms The Style Council – You’re the Best Thing Luzi Bonfa – Sambolero The Concretes – Oh My Love The Swingout Sister – Better Make It Better Luna Papa – Girl From the City Tha National – England Dam Funk – Raindrops Clara Nunes – Canto das Tres Racas The xx – Islands Donald Byrd – Places and Spaces Los Mirlos – Danza de los Mirlos The Postmarks – No One Said This Would Be Easy Gelka – Soon Anito Pinto – Sobit Rupnem El Perro Del Mar – Change of Heart Les Gammas – Whenever Bembeya Jazz National – Armee Guineene The Black Keys – Tighten Up Nightmares On Wax – Damn (Marcel Remix) Cartola – Preciso Me Encontrar Undercover – Baker Street Towa Tei – Risk Some Soul (feat. Luomo) Ali Farka Toure – Debe Grizzly Bear – Two Weeks The Herbaliser Dengue Fever Kings Of Leon 90’ların başlarında Londra’da kurulan electronica ikilisi The Herbaliser, Dengue Fever hem müziği hem de hikâyesiyle fark yaratan bir topluluk. 1999’dan beri bir arada olan Amerikalı topluluk Kings Of Leon, 2003 Bugün bir klasik olarak anılan ilk albümleri Remedies’i 1995 yılında ve rock klasiklerine âşık Zac ve Ethan Holtzman biraderlerin başının İngiltere’de birçok kez modern rock adına liste başarısı kazanmış bir caz, funk ve hip hopu bir araya getiren dinamik tınılarıyla tanınıyor. yayınlayan ve Guy Ritchie’nin 2000 tarihli gangster komedisi Snatch’in film müziklerine de katkıda bulunan ekip, en son geçtiğimiz haziran ayında Herbal Tonic isimli bir toplama albüm yayınlamıştı. Dengue Fever, Kamboçya’dan 60’lı ve 70’li yıllarda türemiş olan pop altından çıkıyor. İkili, aslen ülkesinde meşhur bir pop şarkıcısı olan ancak kimi sebeplerden Amerika’ya yasadışı yollarla sığınan Chom Nimol ile yolları kesişince Dengue Fever’ın temelleri atılıyor. Dengue Fever bugüne kadar üç albüm yayınladı ve özellikle Jim Jarmusch’un Broken Flowers filminde müzikleriyle yer aldıktan sonra dünya çapında üne kavuştu. yılından bu yana yayınladığı single’lar ve albümlerle Amerika ve ekip. Bugüne kadar Grammy, NME, Brit Awards gibi önemli ödüllerin sahibi olan Kings Of Leon, 2006 yılında Rock’n Coke Festivali kapsamında ülkemizde de hayranlarına bir konser vermişti. Yeni albümü Come Around Sundown’u geçtiğimiz ekim ayında yayınlayan grup, ününe ün katmaya devam ediyor. playlist: sadi güran playlist: yetkin nural playlist: doruk yurdesin Pet Shop Boys feat. Dusty Springfield – In Private Mirah – Country Of The Future B.J. Thomas – Raindrops Keep Falling on My Head Black Eyed Peas – Out Of My Head Sohodolls – I’m Not Cool Love – Orange Skies Crystal Castles feat. Robert Smith – Not In Love Lilly Allen – Don’t Get Me Wrong The Troggs – Give It to Me Tracey Thorn – Why Does The Wind Jem – Crazy Life ‘N’ Soul – Peacefully Asleep Goldfrapp – Rocket Jamie Lidell – Little Bit of Feel Good Cat Stevens – Smash Your Heart Arsenal – Estupendo Duffy – Mercy The Mamas & the Papas – Words of Love Dan Black – Yours Janelle Monáe –Tightrobe (Feat. Big Boi) Mable John – Who Wouldn’t Love a Man Like That Benjamin Diamond – Little Scare Beyonce – Why Don’t You Love Me Tammi Terrell – There Are Things Cloeatta Paris – I Miss You, Someone Rihanna – Rude Boy Johnny & Jackey – Someday We’ll Be Together Futurecop! – Transformers Kelis – Bossy (Feat. Too Short) The Moody Blues – It’s Easy Child Glass Candy – Life After Sundown Black Eyed Peas – Meet Me Halfway Laura Nyro – Stoney End Heartbreak – Living Just for Fun David Byrne & Fatboy Slim – Don’t You Agree Roger Nichols & the Small Circle of Friends – Let’s Ride Marina and the Diamonds – Shampain Psapp – Hi The Doors – People Are Strange Zeigeist – Cuffs Scissor Sisters – Laura Johnny Nash – I Can See Clearly Now Tesla Boy – Spirit Of The Night Lipps Inc. – Funkytown” The Hollies – Sorry Suzanne The Kinks – I’m On An Island Futurecop! Psapp Tammi Terrell (1945-1970) Manchester’dan Mansur Iqbal’in 80’ler bilimkurgu filmleri, Carim Classman ve Galia Durant ikilisinden oluşan, İngiltere çıkışlı Kısa yaşamında Grammy adaylığına da gösterilmiş soul şarkıcısı Tammi tınılarla başlattığı projesi, Londra’dan Peter Carrol’un katılımıyla Friend, 2004 senesinde piyasaya çıktı. “Hi” ise ikilinin 2006 senesinde küçük bir şirketle yaptı. 17 yaşında James Brown’ın dikkatini çekti ve Transformers,Thundercats gibi çizgifilmlerden etkilenerek oluşturduğu bugünkü hâlini almış. 2009 yılında The Unicorn & the Lost City of Alvograth ismini taşıyan ilk EP’lerini yayınlayan ikili 80’lerin harika yapımlarına göndermeler yapmaya devam ediyor. deneysel elektronika ve indie pop grubu Psapp’ın ilk albümü Tiger My çıkardığı aynı ismi taşıyan EP’den. Psapp’ın müziğinde oyuncaklar önemli bir yer tutuyor (Psapp’a sık sık Brunhilda isimli mekanik bir tavuk eşlik ediyor) ve ikili bu nedenle toytronica isimli yeni bir müzik türünün de yaratıcısı sayılıyor. Terrell, kariyerine 13 yaşında başladı, ilk plak anlaşmasını 15 yaşında revüsüne katılıp ilk kadın yıldızlarından biri oldu. 1965’te Motown plak şirketinden teklif aldı, birkaç küçük hit seslendirdikten sonra 1967’de Marvin Gaye’le ikili olarak çalışmaya başladı. Hızlı başlayan serüven bir gece Terrell’ın sahnede bayılmasıyla inişe geçti. Beyninde tümör tespit edilen Terrell bir süre daha çalışmaya devam etse de bu hastalıktan kurtulamadı ve 25 yaşını tamamlayamadan öldü. Sir WI NSTON TEAHouse İzmir İzmir İzmir Mustafabey cad. No:20/a-b-c-d-e Alsancak Cemal Gürsel cad. No:474/a Bostanlı Forum Bornova AVM Kiosk 10 t: 0232 421 88 61 – 0232 463 10 21 t: 0232 330 95 75 t: 0232 388 35 00 İzmir – Swiss Otel İzmir Aydın Alsancak Şehit Nevres Bulvarı No:2 K 01-02 Ege Park Balçova A.V.M Mithatpaşa cad. No:1460 Kat:1 No:150 Aydın Forum AVM t: 0232 441 10 90- 441 10 30 t: 0232 259 60 10 t: 0256 232 02 57 Denizli Çeşme Çeşme Denizli Çamlık Forum AVM S Blok No:19 Çeşme Altınyunus Boyalık Mevkii Çeşme Alaçatı Solto Beach Hotel t: 0258 215 11 13 t: 0232 723 33 98 t: 0232 716 03 41 Sports International Çeşme Alaçatı Port Mavişehir 2040 sok. no:2 Mavişehir / İzmir Alaçatı Port Marina no: G/6 Çeşme / İzmir t:0232 324 03 65 t: 0232 716 03 41
Benzer belgeler
PDF`ini burdan görebilirsiniz.
önerdiği geniş bir liste ile yeni/
eski, ödüllü ve eşsiz aromalara
dair kapsamlı bir rehber niteliği
PDF`ini burdan görebilirsiniz.
markaların ürünlerini
farfetch.com üzerinden
kolaylıkla satın alabilirsiniz.
Ayrıca sitenin indirimli
ürünler seçeneğinden de
faydalanıp, ünlü markaların
tasarımlarına çok uygun bir
fiyatla sahip o...
PDF`ini burdan görebilirsiniz.
bir kızılötesi kameraya sahip,
ayrıca bilgisayara USB ile
bağlanabiliyor.
livescribe.com