PDF`ini burdan görebilirsiniz.
Transkript
PDF`ini burdan görebilirsiniz.
Sir WINSTON TEAHouse • • Kış kapımızda, soğuk geceler için Burse The Winston Brasserie şubemizde sıcak şarap ikramlarımızı kaçırmayın. • Sir Winston doğal bitki çaylarımız soğuktan ve hastalıktan korunmak için birebir. İçlerini daha tatlı ısıtmak isteyenler ise sıcak çikolatamızı deneyebilirler. • Sir Winston ailesi The Winston Brasserie’ler ile büyümeye devam ediyor. İzmir Güzelyalı ve Bornova’da iki yeni şubemiz yakında hizmete açılacak. • • Yeni konseptimiz The Winston Brasserie hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz thewinstonbrasserie.com sitemize bir göz atın. • Tüm işletmelerimiz ve MAGİ GRP hakkında ayrıntılı bilgi için ise magigrp.com adresine bekleriz. • içerik ekibi: Aylin Güngör - J. Hakan Dedeoğlu Yetkin Nural - Doruk Yurdesin - Ekin Sanaç • tasarım ekibi: Sadi Güran - Ethem Onur Bilgiç • katkıda bulunanlar: Zafer Bilge - J. Batu Dedeoğlu Siğnem Sangüder - Ozan Şentürk - Umut B. Aktar [email protected] kırıntılar Hazırlayan: Siğnem Sangüder - Yetkin Nural İlaç Gibi Yemekler Türkiye’nin sebze, meyve, tahıl ve çeperli gıda cenneti olduğunu söyleyen Ender Saraç yeni kitabında bu malzemeleri ve doğru pişirme tekniklerini harmanlayarak birbirinden lezzetli tarifler sunuyor. Bir uzman doktor, bir diyetisyen, deneyimli bir şefin işbirliğiyle hazırlanan İlaç gibi Yemekler, sağlıklı beslenmek isteyen, ancak damak tadından da vazgeçmeyenler için ilaç gibi gelecek. Ultra ince teknoloji Asus’un yeni dizüstü bilgisayarı Zenbook, şık tasarımıyla dikkat çekiyor. Ön tarafı 3 mm, arka tarafı 9 mm olan Zenbook, inanılmaz bir inceliğe sahip. En etkileyici özelliğiyse uyku modunda iki hafta dayanabilmesi ve kapağını kaldırdığınız zaman iki saniye içinde çalışmaya hazır hâle gelebilmesi. Ayrıca batarya ömrü yüzde 5’in altına düştüğünde veri kaybını engellemek için tüm dosyaları kaydetme özelliğine sahip. asus.com Retro tarzını sevenlere... Fujifilm’in yeni kompakt dijital kamerası X10, bu ay piyasaya çıkıyor. Nostaljik bir tasarımı olan X10, 12 megapiksellik sensöre ve 1080p değerinde video çekimi yapabilme özelliğine sahip. X10′un optik vizörü standart makinelerden farklı olarak 20 derecelik bir açı sunuyor ve yüzde 85 görüş alanı sağlıyor. fujifilm.com Kahve keyfi Nespresso ve Delonghi’nin yeni ürünü Latissima Plus ile cappuccino ve latte yapmak artık çok kolay. Sadece bir adet nespresso kapsülü ve bir dokunuşla harika bir kahve deneyimi sizleri bekliyor. Latissima Plus, dört renk çeşidine sahip. Ayrıca programlanabilen tuşlarıyla ölçü ve adedi istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz. nespresso.com Şirin timsaha yardım iPhone ve iPad için hazırlanmış, Disney Mobile imzalı Where’s My Water? isimli bulmaca oyunuyla eğlenceli dakikalar sizi bekliyor. Oyundaki amacımız, sevimli timsaha ihtiyacı olan suyu ulaştırıp banyo yapmasını sağlamak. Where’s My Water şimdilik dört ana bölümden ve 80 bulmacadan oluşuyor. Enerjisiz kalmayın! Eton firmasının iPhone 4 için ürettiği güneş enerjili batarya kılıfı Mobius, önceki güneş enerjili şarj cihazlarının çok ötesine geçiyor. Mobius’u güneşe bırakmanız şarj olmasına yetiyor ve iPhone batarya ömrünü iki katına çıkarıyor. Eğer havanın kapalı olmasından korkuyorsanız Mobius’u USB bağlantısıyla şarj etmeniz de mümkün. Tüm bu üstün özelliklerin yanısıra şık tasarımı ve kullanım kolaylığı da Mobius’u vazgeçilmez bir aksesuar yapacağa benziyor. etoncorp.com Sizin renginiz hangisi? Chanel, 2012 ilkbahar oje renkleri olan “April”, “May” ve “June”u tanıttı. Renkler her zaman olduğu gibi yine oldukça iddialı. Göz alıcı fuşya renginde “April”, tatlı bir pembe “May” ve • MÖ 1700 Yunan mitolojisine göre, hapse atılan mimar Deadalos, kendisi ve oğlu İkarus için kaçmalarına yarayacak balmumu kanatlar yaptı. • MÖ 800 Efsaneye göre Briton kralı Bladud, Trinavantum şehri üzerinde uçmaya kalktı ve öldü. • MÖ 200 İlk sıcak hava balonu, uçan fener “Kongming lantern” Çin’de icat edildi. • 556 Devrik Çin İmparatoru Yuan Lang’ın oğlu Yuan Hangtou ve birkaç tutuklu daha, yeni imparator tarafından bir kuleden uçurtma planörlerle atlamaya zorlandılar. Bir tek Yuan Hangtou sağ kaldı ama o da daha sonra idam edildi. • 875 17. yüzyılda yazılmış bir kaynağa göre Abbas Kasım İbn Firnas, 65 yaşında kendi yaptığı bir planörle Endülüs’te kendini bir dağdan aşağı bıraktı ve hafif yaralarla kurtuldu. 1856 1783 1633 MÖ200 MÖ1486 uçmanın zaman yolculuğu • 1003 İsmail bin Hammad el Cevheri, Horasan’da bir caminin üzerinden uçmaya kalktı ve öldü. • 1486-1513 Leonardo da Vinci, detaylı hava akımı hesaplarıyla kanatlı uçuş aracı “ornitofer”i tasarladı, ancak hiçbir zaman montajını yapmadı. • 1633 Yine Evliya Çelebi’ye göre Lagâri Hasan Çelebi barutla ateşlediği bir roketle kendini Sarayburnu’dan fırlatıp Boğaz’a indi. • 1010 Britanyalı keşiş Eilmer of Malmesbury, tahta bir planörle 15 saniye havada kalmayı başardı ve 200 metre gitti. • 1630 Evliya Çelebi’ye göre Hezarfen Ahmet Çelebi sunî kanatlarla Galata Kulesi’nden Üsküdar’a uçmayı başardı. • 1783 Haziran ayında Mongolfier kardeşler ilk sıcak hava balonunu insansız uçurdular, ekim ayında ilk insanlı balon uçuşu yapıldı. • 1785 Manş Denizi’ni geçmeye kalkarken balonu çakılan Pilâtre de Rozier ve Pierre Jules Romain, bilinen ilk modern uçuş kurbanları oldular. • 1848 Buharlı motorla çalışan ilk uçak insansız olarak 40 metre uçabildi. biliyor muydunuz? • İlk hava çatışmaları keşif uçuşlarında meydana geliyordu. Başlangıçta karşılıklı ülkelerin pilotları birbirlerine gülüp el sallarken, zamanla karşılıklı tuğla, el bombası gibi nesneler, pervaneleri yakalamak amacıyla ipler atmalar başladı. İlk ölümlü olay, I. Dünya Savaşı sırasında Doğu Cephesi’nde Rusyalı bir pilotun Avusturyalı bir pilota bodoslama dalması ve her iki uçağın mürettebatının ölmesiyle gerçekleşti. Çok geçmeden insanlar birbirlerini daha kolay öldürmek için uçaklara makineli tüfek monte ettiler. • Dünyanın ilk büyük hava faciası 1937’de Frankfurt’tan yola çıkan Hindenburg adlı zeplinin New Jersey’e inişi sırasında yaşandı. O zamanlar zeplinler helyum gazıyla dolduruluyordu ama ABD’nin Almanya’ya ambargosu yüzünden bu gaz bulunamadığı için Hindenburg hidrojenle doluydu. İniş sırasında bilinmeyen bir sebeple yanmaya başlayan bu 204 metre uzunluğundaki zeplinin tamamen kül olması 34 saniye sürdü ve içindeki 97 kişiden 35’i öldü. • 1856 Jean-Marie LeBris, planörünü kumsalda rüzgâra karşı bir ata çektirerek, başlangıç noktasından daha yükseğe çıkılan ilk uçuşu gerçekleştirdi. Bundan on yıl sonra Albatros adlı bu planör, fotoğrafı çekilen ilk hava aracı oldu. • 1874 Sıkıştırılmış havayla çalışan ve kendi kendini havalandırabilen ilk uçak, insansız olarak uçtu. • Bugüne kadarki en büyük uçak kazası aslında yerde yaşandı. 1977’de Kanarya Adaları’nda iki Boeing 747 pistte çarpıştı. Olayın sebebi kuleyle pilotlardan biri arasında yaşanan, frekans • 1903 Orville ve Wilbur Wright kardeşler, kontrollü ve motor gücüyle çalışan ilk uçuşu gerçekleştirdiler ve havada 59 saniye kaldılar. Bir yıl sonra kardeşler havada ilk tam daireyi çizmeyi başardılar, 1905’te havada kalma süresi 39 dakikaya çıktı. karışıklığı kaynaklı kelime anlaşmazlığıydı. Kalkış iznini doğrulatmadanhavalanmaya girişen KLM uçağı, inişe hâlindeki Pan Am uçağıyla kafa kafaya geldi. Son moda: Nudizm Burberry, baştan çıkarıcı “Nude” koleksiyonu ile soğuk günlerinizi ısıtacak. Doğal tonların kullanıldığı 2012 Sonbahar/Kış koleksiyonunda kaban, trençkot, ayakkabı ve aksesuar modelleri yer alıyor. Hem doğal hem de şık olmak isteyenler için bu kış, ten renginin cazibesi Burberry kalitesiyle birleşiyor. uk.burberry.com • 1906 Filosu zeplinlerden oluşan ilk havayolu şirketi DELAG (Deutsche LuftschiffahrtsAktiengesellschaft) kuruldu. • 1911 Savaş uçakları ilk kez Osmanlı-İtalya savaşında Bingazi’de kullanıldı. İlk hava bombardımanı da birkaç ay içerisinde aynı savaşta meydana geldi. • Olayda toplam 583 kişi ölürken, Pan Am uçağından 61 kişi sağ çıkmayı başardı. • 1914 Bir Fransız pilotunun bir Alman pilota makineli tüfekle ateş açıp uçağını düşürmesi, ilk silahlı hava çatışması olarak tarihe geçti. • 1924 ABD’ye ait dört uçağın başlattığı dünya turu 175 günde iki uçakla bitirildi. • 1927 Charles Lindbergh, Atlantik’i bir uçakla hiç mola vermeden uçarak geçen ilk insan oldu. • 1903’te resmî olarak izlenen ve kayıt altına alınan uçuşta Alberto Santos-Dumont’un uçağı 3 metreye çıkmıştı. Daha on yıl geçmeden uçaklar 2 bin 500 metreye kadar yükselmeye başladı. Kokunuzla büyüleyin Bottega Veneta’nın da artık parfümü var. Paçuli, bergamot, pembe biber ve yasemin çiçeğinin esansları sade bir şişede birleşmiş. Bottega Veneta parfümü hayatına yeni bir haz katmak isteyenlerin vazgeçilmezlerinden biri olacak. bottegavenetaparfum.com 2011 Fark yaratın Birbirinden şık bijuteri alternatifleri sunan Calvin Klein bu sezon yine büyük ilgi göreceğe benziyor. Altın ve gümüş renklerine ağırlık verdiği 2011 Sonbahar/ Kış koleksiyonunda minimal tarzıyla fark yaratıyor. CK’nın zarif tasarımları uzun zincirli kolyelerde ve kalın yüzüklerde hayat buluyor. calvinkleininc.com Tarifler ve Bıçaklar Allegra McEvedy’in en son ziyaret ettiği 20 ülkenin şaşırtıcı yemek tariflerini derlediği Bought, Borrowed, Stolen isimli beşinci kitabı, aslında bir yemek kitabından fazlası. Yemeklerle birlikte her gittiği yerden oralara özgü, yemek kültürlerini temsil eden bıçakları da okuyucularına sunuyor. Bu sayede farklı etnik kültürleri iki açıdan tanıtma imkânı buluyor. allegramcevedy.com 1947 Tüylü dostlarımız da trendy! Petza.com.tr, farklı tasarımları seven hayvan sahiplerinin ilgisini çekecek bir online alışveriş sitesi. Petza, kıyafetlerden tasmalara, yataklardan aksesuarlara kadar zengin bir ürün yelpazesine sahip. Koleksiyonunda yer alan birbirinden değişik, eğlenceli ve kullanışlı ürünlerle sizin ve dostunuzun hayatına renk katabilirsiniz. petza.com.tr 1939 1874 Işıltılı geceler Fransa’nın Lyon şehrinde 1852’den beri her sene düzenlenen ve dört gün süren Işık Festivali’nde, şehir tam anlamıyla bir sanat eserine dönüşüyor. Festival boyunca, tarihî binalardan sokak aralarına kadar bütün şehir göz alıcı bir şekilde ışıklandırılıyor. Rengârenk bir masalın içinde unutulmaz geceler geçirmek isterseniz, Lyon Işık Festivali’ni kaçırmayın. fetedeslumieres.lyon.fr 1903 bejle turuncu arasında, dikkat çekici “June”... Bu renkler kesinlikle 2012’ye damgasını vuracak! • 1939 Erich Warsitz, Heinkel He 178 adlı jet uçağını uçuran ilk insan oldu. • 1947 ABD’li test pilotu Chuck Yeager, Bell X-1 aracıyla ses hızını ilk kez aştı. • 1957 Sputnik I, dünya yörüngesine fırlatılan ilk uydu oldu. Bugün jet uçaklarında en yükseğe çıkma rekoru, 1977’de yaklaşık 38 kilometreye çıkan Rus MIG25 savaş uçağına ait. • 1961 Kozmonot Yuri Gagarin, Vostok I adlı aracıyla uzaya çıkan ilk insan oldu. • 1969 Sesten hızlı yolcu uçağı Concorde ilk kez denenirken, Apollo 11 aracı aya indi ve Neil Armstrong’la Edwin Aldrin ayda yürüyen ilk insanlar oldular. • En hızlı gitme rekoruysa 1976’da saatte 3 bin 529 kilometre hıza ulaşan Lockheed Blackbird uçağının. soru & cevap Röp: Yetkin Nural - Melikşah Altuntaş İllüstrasyon: Sadi Güran bora uzer İşlerini ve üretimlerini yakından takip ettiğimiz dört kişiye, alışılmış röportaj soruları yerine içimizden geldiğince sorular yönelttik. elif dağdeviren müzisyen Bu soruları yanıtlarken nerdesin, saat kaç, ve dinliyorsan eğer ne dinliyorsun? Stüdyomdayım. Saat 03:20 ve albümümdeki şarkılardan birini miksliyorum. Hayatında en çok görmek istediğin yer neresi ve neden? Daha görmedim, bilmiyorum ki… En son hangi filmi izledin ve 5 üzerinden kaç yıldız verirsin? Daha da önemlisi izlememizi tavsiye eder misin? En son dün Thor’u seyrettim. 5 üzerinden 2.5 veririm sanırım. Güzel bir bilimkurgu, Marvel, aksiyon sevenlerin hoşuna gidebilir ama seyretmezseniz de bir şey kaçırmış olmazsınız bence... Güne başlamanın en iyi yolu sence nedir? Duş. Eksikliğinde yapamayacağın üç şey(in) nedir? Ailem, müzik, yemek. Bir süper gücün olsaydı ne olmasını isterdin? Zamanda yolculuk. Bir takıntın/takıntıların var mı? Aslında takıntılı bir adam hiç değilim ama eskiden bazen kendimi alâkasız şeylere takarken de bulabiliyordum. Zamanla yontulan bir durum takıntı! MP3 çalarında sürekli çalan üç parça nedir? “Devils Pie”, “Forth and Back” ve “Ordinary People”. • Kangroove ile bugüne kadar H2000, Efes Pilsen One Love Festival gibi etkinliklerde The Black Eyed Peas ve The En sevdiğin üç kelimeyi bizimle paylaşır mısın? Sahici, latife, empati. Zaman içinde yolculuk yapabiliyor olsan nereye yönelirdin? Şimdiki bilincimle gideceksem NY’de borsanın başladığı zamana, yok hiç bir şey bilmeden gideceksem Mevlana zamanının Konya’sına… Tabiî bizzat Mevlana’nın yakın çevresine duhul olmak kaydı ile… MP3 çalarında sürekli çalan üç parça nedir? Nothing Else Matters – Metallica (evet, hâlâ), Pachelbel – Canon, Gripin – Durma Yağmur (Böyle, durumum budur, odaklanma sorunum var, bu mevzuda bile tek bir türe odaklanamıyorum). Bilgisayarının masaüstünde ne imajı var? Yok ki… Düz mavi. Cardigans gibi grupların önünde çaldı. • Kangroove’a ara verip solo çalışmaları için Londra’ya gitti. Burada ufak bir stüdyo açtı ve Pino Palladino, Chris Bailley, Pete Adamz ve Jamiroquai’dan Simon Carter gibi isimlerle çalıştı. Bu soruları yanıtlarken nerdesin, saat kaç, ve dinliyorsan eğer ne dinliyorsun? Haberler kulisinde, saat 6:46, yan taraftaki teknikçilerin odasındaki televizyondan yükselen türkü nağmeleri kulise dek sızıyor… Umarım kısmaları için bunu okumalarını beklemem gerekmez… En son hangi filmi izledin? 5 üzerinden kaç yıldız verirsin? Bir Zamanlar Anadolu’da… Bu konu ile ilgili Türk halkı üzerinde ciddî bir baskı var malûm, uymuyorum onlara, elimi korkak alıştırıyorum, yıldız vermiyorum. En çok tanışmak istediğin insan? Quincy Jones. • 1998 yılında Rotterdam konservatuvarını bitirdikten sonra Türkiye’ye döndü ve bir efsane hâline gelen grubu Kangroove’u kurdu. yapımcı • İstanbul’a döndükten sonra solo kariyerine hız veren Bora Uzer 2010 yılında Doublemoon etiketiyle ilk solo çalışması B1’i yayınladı. Yemek yapmayı mı yemeyi mi seversin? Yemeyi seviyorsan en sevdiğin yemek, yapmayı seviyorsan spesiyaliten nedir? Yapmaya da yemeye de bayılırım… Sen yapmayacaksın sadece yiyeceksin diyorsan: Sushi, kurufasulye/pilav/turşu, hamburger… (Bakınız, müzik yanıtlarındaki kafa karışıklığı). Yok illa sen yapacaksın biz yiyeceğiz ise: Mantar çorbası, kuzu tandır, ciğer pate (ha valla, aynen böyle…) Tarihten en çok hangi olaya karşı bir merakın var? İstanbul’un fethi ve Fatih’in Kazıklı Voyvoda ile olan ilişkisi. Şems’in esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolması… • Elif Dağdeviren ilk, orta ve liseyi TED Ankara Koleji’nde okudu. Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Akademisi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. • İş hayatına üniversite yıllarında TRT için film çevirileri yaparak başladı. Daha sonra Satel (ATV) televizyonunun kuruluşu sırasında sunuculuk yaptı. Aktüel dergisinde muhabir olarak çalıştı. Aynı yıl Cosmopolitan dergisinin genel yayın yönetmenliğine atandı. • Meslek hayatına, gazetecilik, prodüktörlük, televizyon programcılığı gibi medya alanında pek çok farklı koldan devam etti. İstanbul Üniversitesi’nde dersler verdi. Gazetecilik dalında ulusal ve uluslararası ödüller aldı. Şu anda internetle ilgili yazılar yazıp, eğitimler ve uluslararası seminerler vermektedir. ender saraç melis danişmend uzman doktor müzisyen / yazar Güne başlamanın en iyi yolu sizce nedir? Taze sıkılmış posalı bir meyve suyu ve bir fincan yeşil çay. Bu soruları yanıtlarken nerdesin, saat kaç, ve dinliyorsan eğer ne dinliyorsun Evdeyim, saat 13:32, içeriden gelen çamaşır makinesi sesini dinliyorum. Yemek yapmayı mı yoksa yemek yemeyi mi daha çok seversiniz? Aslında her ikisini de. Ama çok vaktim olmadığı için bu aralar yemeyi daha çok sevmek durumundayım. En son hangi filmi izledin? 5 üzerinden kaç yıldız verirsin? Filmekimi kapsamında Inni’yi. Sigur Rós sevgim çok büyük. Sırf onları izlemek için Belçika’ya gitmişliğim var ama bu film beni hayal kırıklığına uğrattı. Heima ile kıyasladığım için de değil. Harika performansları bu kadar klostrofobik bir şekilde yansıtıldığı için. Yıldızım 2 olsun. Hayatınızda en çok gitmek istediğiniz yer neresi? Hayatımda en çok gitmek istediğim her yere gittim. Bir tek Peru’daki Maçu Piçu kaldı. Oraya gitmek isterim. En son hangi filmi izlediniz? Tavsiye eder misiniz? DVD’den Kaybedenler Kulübü’nü izledim. Yerli yapım olarak enteresan bir filmdi. Mayonez mi? Ketçap mı? Evde hazırlanmadıysa hiçbiri. Ketçapta yüksek oranda likopen bulunuyor, zararlı. En sevdiğin üç kelimeyi bizimle paylaşır mısın? Müşkülpesent, tuhaf, fil. MP3 çalarında sürekli çalan üç parça nedir? Dönem dönem değişir. Şu aralar mutlaka Adele’den, Florence + the Machine’den ve Foo Fighters’dan birer şarkı oluyor. Çocukluğundan beri yanında taşıdığın, sakladığın bir eşyan var mı? Çok var. Sindy bebekten tişörtlere, denizde bulduğum Efes Pilsen tombul biradan boyama kalemlerine kadar bir sürü şey. Ben biriktirme ve saklama uzmanıyım. En son hatırladığın rüyanda neler gördün? Çok uzun ve detaylı rüyalar görüyorum. En son bir televizyon programına çıkıp Courtney Love tadında saçmaladığımı gördüm. “Bu kesin bir rüya” diyerek ellerime, etraftaki objelerin gerçek olup olmadığına bakıyordum. Her şey aşırı gerçekçiydi! Eğer başka bir objeye, canlıya dönüşebilecek olsan neye dönüşürdün? Geçen gün bir arkadaşımla aşk acısından, etrafımızdaki birçok insanın ardı ardına ayrılıyor oluşundan bahsediyorduk. “İnsanın masa olası geliyor” dedim. Ama genelde ağaç olmak isterim. Hangi filmin tekrar çekiminde oynamak isterdin? Her zaman için Back To The Future. • İzmir doğumlu Ender Saraç, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Daha sonrasında yurtdışı ve içinde Ayurveda, Akupunktur gibi alternatif tıp alanlarında eğitim gördü. • 1990 yılından bu yana Ayurveda çalışmaları yapan Ender Saraç, İzmir’den İstanbul’a geldiği ilk yıllarda Nükhet Duru ile beraber UNIFORM Sağlık ve Estetik Merkezinde çalıştı. Daha sonra Türkiye’nin ilk Doğal Tıp ve Estetik Merkezi olan HAY SAĞLIK Merkezi’ni 1994’te kurdu. • Yazdığı çok satanlar listelerine giren çeşitli kitaplar, geliştirdiği zayıflamaya yardımcı aparatlar, televizyon programları ve gazete yazıları gibi pek çok alanda çalışmalarını devam ettiren Saraç, Ruhsal Gelişim Spirütüel Teknikler ve Pozitif Enerji Teknikler üzerine çalışmaları da ilgi çekmektedir. • Melis Danişmend ilk grubu 3Nokta1’i (eski adıyla Spitney Beers) 2002 senesinde kurdu. • Grup 2004 yılında Pink’in öngrubu olarak sahne aldı Serdar Akar’ın yönettiği Barda filmi için beste yaptı ve filmde de bir sahnede yer aldı. • 3Nokta1 2009 yılında dağıldıktan sonra Melis Danişmend 2010 yılında ilk solo albümü Daha Az Renk’i yayınladı. Yine aynı albümden “Bin Doz Öfke” ve “Her Şey Normal” parçalarına klip çekildi. • Melis Danişmend müzisyen olmanın yanısıra aynı zamanda köşe yazarı. the winston brasserie kışa hazırlık kokteylleri Hazırlayan: Musa Kara The Winston Brasserie’de yemek kadar içki kültürüne de önem veriyoruz. Zira iyi ve özenle hazırlanmış bir kokteylin ne kadar keyif verebileceğinin farkındayız. İşinin ehli barmenlerimiz tarafından hazırlanan yaza ve kışa özel karışımları sizlerle paylaşalım istedik. The Winston Brasserie’de tattığınız lezzetli kokteylleri evde misafirlerinize de sunmak ve biraz hava atmak isterseniz buyrun Bursa The Winston Brasserie bar şefi Musa Kara’dan altı adet özel kokteyl çetelesi.... Beyazıt Sky Vodka 7cl, Cardinal Melon 7cl, Taze Limon Suyu 1cl, Sprite 1cl, 1 dilim limon. La Demetto Disaranno Prosecco Şampanya 7cl, Disaranno Acıbadem Likörü 4cl, Taze meyve dilimleri, Sprite 2cl Love Story Sky Vodka 7cl, Vişne likörü 4cl, Vişne Suyu 7cl, 1 dash Grenadine. Royal Black Baileys 7cl, Muz likörü 2cl, Triple Sec 2cl, taze çikolata sosu, süt 7cl Falım : Sky Vodka 7cl , Sakız şurubu 2cl, Taze Limon Suyu 2cl, 2 çay kaşığı esmer şeker. Madonna Jack Daniel’s 7cl, Safari 7cl, Tarçın şurubu 4cl, Sprite 2cl Fındıkkıran Sky vodka 7cl, vanilya şurubu 2 cl, fındık şurubu 7cl, sprite 2cl milattan sonra gripin Röp: Umut B. Aktar İstanbul rock amirlerinden, kariyerinde 12 yılı devirmiş Gripin ile eski günleri, milatları ve hayalleri konuştuk. Son albümünüze “MS 05 03 2010” adını verdiniz. Gripin için bu son albümle nelerin miladı yaşandı? Biraz bahsedebilir misiniz? Bu albüm birçok açıdan miladımız oldu. Bu albümden önce iki albüm çıkartmıştık. Lâkin eğitimini aldığımız mesleklere ilişkin işlerde çalışmaya devam ediyor bir yandan da müzik yapıyorduk. Askerden döndükten sonra diğer işleri bırakıp sadece müzikle uğraşma kararı aldık. Yaş ortalaması 30’a yaklaşan bir grup için önemli bir karardı. Evren –ki grubun kurucularındandır– bu karara uyamadı ve dostça ayrıldık. Bu da çok önemli bir durum oluşturdu. Bu albüm öncesinde menajerimizi ve plak şirketimizi değiştirdik. Tüm bunlar bizim için bir miladı temsil ediyordu. Zaman içinde kadro değişiklikleri olduysa da, Gripin uzun yıllardır beraber olan bir ekip. Bu tecrübeden yola çıkarak beraber bir yola baş koyup ilerlemenin sırları sizin için neler oldu? Nerelerde zorlandınız? Gripin neredeyse 10 yıldır aynı kadro ile mücadele ediyor. Evren’in ayrılması dışında 2001 yılından beri bir değişiklik yaşanmadı. Bunun sırrı sadece müzik yaparken değil hayatın içinde heyecanda, üzüntüde, eğlencede, açlıkta, toklukta beraber olmak olsa gerek. Biz, bizim dışımızda gelişen olaylarda zorlandık. Yoksa bu dörtlünün kendi içerisinde ciddî sorunları olmadı. Bugüne kadar Türkiye’de birçok yerde konser verdiniz. Bu geziler sırasında sizi çok etkileyen bir yer, bir kitle, aklınıza hemen gelen ve bizle paylaşmak isteyeceğiniz türden bir hikâye var mı? Çok. 48 şehir gezdik bugüne kadar. Yurtiçinde ve yurtdışında. Özellikle bu albümün ardından gerçekleştirdiğimiz konserler çok keyifli geçti. İlk Erzurum konserimizde 35 bin kişi vardı ve birbirimize bakıp, “Burada bir başka konser mi var, kim çalıyor?” şeklinde sorular sorduk. Çok güzeldi. Tabiî Harbiye Açıkhava Tiyatrosundaki konserimizi de ayrı bir yere koyuyoruz. Onun dışında Samsun, Zonguldak, Van, Bitlis konserleri, hattâ neredeyse konserlerimizin tamamı ömrümüze ömür kattı. azdı. Sadece o cumartesi geceleri için yaşardık ve muhteşem günler yaşadık. Tabiî ki özlüyoruz ama bugün hayallerimizin ötesinde bir yerde oturuyoruz. Bu bambaşka. Gripin parçalarını akustik olarak yorumladığınız konserler de oluyor. Rock müzikte akustik dinamiği çok farklı bir dinamik. Siz bu dinamiğin içinde kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Bizim şarkılarımızın ortaya çıktığı ilk hâlleri, akustik hâlleri. Bu yüzden akustik düzenlemelerle çalmak çok hoşumuza gidiyor. Hattâ bir sonraki albümümüzün ardından böyle bir proje gerçekleştireceğiz. Beyoğlu’nda daha ufak Bazı şarkılarımızı bu barlarda çaldığınız eski günlerinize özlem duyuyor şekilde düzenlemeler ile yayınlayacağız. musunuz? O bambaşka bir dünyaydı. Türkiye’nin bugünündeki O zaman üniversite rock müzik ortamını nasıl öğrencileriydik. Dert, tasa değerlendiriyorsunuz? Mesela genel olarak azalan albüm satışlarından siz de şikâyetçi misiniz? Albüm satışlarının azalması internetin yaygınlaşmasıyla ters orantılı gelişti. Ama şimdi, yavaş yavaş dahi olsa yasal dijital dinleme ve indirme platformları ve telif takibiyle sanatçı için bir noktaya geldik. Rock müziğe gelince bugün ne kadar pop ne kadar rock ne kadar başka öğeler içeren bir müziğimiz var bilemiyorum. Aslında bilmek de istemiyorum. Müzikler birbirinin içine sızmış durumda. Sanırım şarkıları dinlediğimiz ve dinlemediğimiz şarkılar olarak iki kategoriye ayırmak daha doğru artık. Tüm bunların yanında geçtiğimiz yıllarda hattâ onyıllarda çok daha pop isimleri gördüğümüz reklam ve konserlerde modern müzik yaptığını düşündüğüm rock kökenli müzisyenleri görmek mümkün. Ve bu beni mutlu ediyor. Zira rock kökenli müzisyenler barların, stüdyoların eğitiminden geçmiş, büyük emekler vermiş, kendi müziklerini yapan müzisyenler. Bu aralar müzik çalarlarınızda sıklıkla dönen müzikler hangileri? Bu aralar Birsen Tezer, Ferit Odman, Model ve Jehan Barbur sıkça dinlediklerim. Gripin’i yeni yılda neler bekliyor? Şekillenmeye başlayan ne gibi planlarınız var? Var. Şubat ayında çıkartmayı hedeflediğimiz yeni albümümüzün çalışmalarına başladık. Bunun yanısıra konuk olacağımız projeler, albümler de var. Ve tabiî konserler... kar eğlenceleri Hazırlayanlar: Ekin Sanaç, Doruk Yurdesin İllüstrasyon: Sadi Güran İklimin sağı solu belli olmaz ama bizim bildiğimiz kadarıyla kış geldi gelecek. Kışın gelmesi de, Türkiye’nin en az yarısına belli bir miktar kar düşmesi demek. Kim bilir bu kış beklenmedik yerlere de uğrayabilir bu doğa olayı. Ya da peşinden gitmek isteyenlere adresler de mevcut. Kavgaların en güzeli: kartopu savaşı Kartopu savaşı bizim bildiğimiz hâliyle, kartoplarını karşı tarafı incitmeden atmaktan başka pek de katı kuralı olmayan bir mahalle oyunudur. Fakat Japonlar bundan yaklaşık bir 20 sene önce kartopu savaşı için kurallı ve resmî bir oyun şekli geliştirerek durumu ciddîleştirdiler. Oyunun adına Yukigassen dediler ve bir federasyon kurarak işe koyuldular. “Yuki”, Japoncada “kar” anlamına geliyor. “Gassen” ise “savaş” manasında. Yukigassen, yedişer kişilik iki takım arasında, belirli saha ölçüleri içerisinde oynanıyor. Her takımın 90’ar adet kartopu, kartopundan korunmak için siperleri ve birer bayrağı var. Yakartop misali, kartopunu yiyen oyunun dışında kalıyor. Karşı takımın tüm oyuncularını kartopuyla vuran ya da sürpriz bir atakla bayraklarını kapan takım oyunu kazanıyor. Her periyot 3 dakika oynanıyor ve iki periyot kazanan maçın galibi oluyor. Yukigassen, kısa süre içinde Japonya’dan hızla dünyanın soğuk köşelerine yayıldı. Bugün her sene düzenli olarak Noveç’te, İsveç’te, Finlandiya’da, Avustralya’da ve Kanada’da Ulusal Yukigassen Şampiyonaları düzenleniyor. Japonya’da ise her sene Dünya Yukigassen Şampiyonası oynanıyor. Ancak tarihsel veriler, dünya kartopu savaşlarının başkentinin Belçika’nın Leuven kenti olduğuna işaret ediyor. Nitekim tarihte kaydedilmiş en kalabalık kartopu savaşı rekoru da yakın zaman önce burada kırıldı. 14 Ekim 2009 tarihinde Leuven, tam 5 bin 768 kişilik bir kartopu savaşına tanıklık etti. Ancak bu doğal yollarla gerçekleşmedi, bir seyahat acentesi tarafından düzenlenen bu etkinlik için kente tam 120 ton kar getirildi. Kardan adam Kış eğlencelerinin klasiği. Üstelik insanların ne kadar zamandır yaptığının bilinmediği, ezelî bir eğlence. Kardan adam yapmak için fazla bir malzemeye gerek yoktur, ama ellerin donmaması için eldiven şarttır. yuvarlanarak büyütülür. Ancak kar tabakasının fazla kalın olmaması, arzu edilen beyazlığa ulaşmayı engelleyebilir. Bu durumda daha beyaz bir alandan alınan karla yapılacak sıva, bu sorunun üstünü örtmeye yarayabilir. mahalle halkının eğlence anlayışına kalır. Havanın soğuk olması hâlinde uzun süre dayanabilir, hattâ üstüne bir ceket ve atkı atılabilir. Bir başka eğlence, kardan adama tekme tokat dalıp çeşitli karate figürlerini denemek olabilir. İdeal kardan adam için en iyi ortam, karın erime noktasına yaklaştığı dönemdir. Uzun yıllar yapılan gözlemler için bu dönemin kar yağışının hemen bir gün ertesindeki öğleden sonra olduğunu ortaya çıkartmıştır. Bu sayede kar kolayca yerde Kömür ya da herhangi bir siyah malzemeyle yapılan gözler, yılların alışkanlığıyla ortak tercih olmuş havuçla yapılan bir burun, çakıllarla oluşturulmuş ağız ve dallardan kollarla tamamlanan kardan adamın bundan sonraki akıbeti hava durumuna ve Aslen cinsiyetsiz olmasına rağmen neden kardan “adam” dendiği bir muamma olan bu serbest heykel formunu devasa anıtlara dönüştürme girişimleri de olmuştur. İşin ironik tarafı, bu alanda rekor olan en büyük kardan adama ABD’nin Maine Kardan ve buzdan heykeller Kara biçim verme konusunda daha iddialı olan sanatçı ruhlu bireylerin tercih ettiği bir yöntem, kardan heykel. Karın toplanma biçimi temelde kardan adam süreciyle aynı ama iyi bir buzdan heykel için daha büyük miktarlar (ortalama 20-30 ton) gerektiğinden, zahmetli. İşin sanatsal boyutu, kardan adam yapmak için uygulanması abesle iştigal olan sunî toplama yöntemlerini de gündeme getirebiliyor. Kardan heykel tutkunları ABD’de çeşitli yerlerde bir araya gelip yarışmalar düzenliyorlar. sanat dalı. Buzdan heykel yapmak için daha kapsamlı âlet edevata ihtiyaç var. Hava sıcaklığı yüzünden zaman kısıtlaması olan durumlarda çeşitli askılarla buz kütlesinin orasına burasına tırmanmak da söz konusu, bu da buzdan heykel yapma uğraşısını zaman zaman akrobatik bir etkinlik kılabiliyor. Buzdan heykel meraklıları, Belçika’dan Rusya’ya, Çin’den İzlanda’ya dünyanın tüm uygun coğrafyalarında festivaller düzenleyip maharetlerini sergiliyorlar. Daha küçük boyutları düğünlerde süs Buzdan heykellerse, kardan malzemesi olarak kullanılan buzdan heykellerin, heykellere göre daha detaylı, daha büyük ve daha yemek sunumlarında soğuk tutulması gereken çılgın sonuçlar üreten bir yıl ortalama 15 bin metrekarelik bir alana tekrar inşa edilen SnowCastle of Lemi. 20 metrelik kuleleri, bir kilometre uzunluğunda duvarları olan bu kale, konserlere ve Buzdan sarayların en eskisi, Hong Kong ve Japonya’dan bile gelebilen çiftlerin 1735-1739 Osmanlı-Rusdüğünlerine evsahipliği Avusturya Savaşı sonrası yapıyor. İsveç’te 1989’da Rus zaferini kutlamak için başlayan bir de buzdan yapılan etkinliklerde St. otel çılgınlığı var. Bunların Petersburg’a dikilmişti. örneklerine Kanada, Çariçe Anna İvanova’nın Norveç, Romanya gibi arzusuyla inşa edilen bu 20x50 metre tabanlı yapının ülkelerde rastlamak mümkün. mobilyaları, ağaçları ve heykelleri de buzdandı. O zamandan beri çeşitli yerlerde bu tür yapılar yapıldı. yemeklere dekoratif koruma sağlamak gibi işlevleri de olabiliyor. İşi abartı boyutlara vardıranlarsa buzdan kale, saray ya da otel denen “yapılar.” Buzdan kalelerin en meşhuruysa Finlandiya’da 1996’dan beri her eyaletini temsil eden kadın senatör Olympia Snowe’un ismi verilmiştir. 2008’de inşa edilen “Olympia”nın boyu 37 metre 21 santimdi. Bu nesnenin ağırlığı ölçülmemiştir, ama ondan 10 yıl önce yine Maine’de yapılan ve o zamanki rekor olarak tarihe geçen “Dağların Kralı Angus”un tam 4 milyon 80 bin kilogram çektiğini düşünürseniz, nasıl bir yapıyla karşı karşıya olduğumuzu anlayabilirsiniz. Adrenalin tutkunları için buzlu aktiviteler: Buz tırmanışı: Tırmanmayı sevenlerin yüksek seviyelerde yaşadıkları tecrübeleri değerlendirmeleriyle ortaya çıkan bu stil, buz için elverişli yeni tırmanma ekipmanlarının geliştirilmesi ve bu spora özel, donmuş şelale gibi buzlu ortamların keşfiyle yaygınlaşıyor. Buz dalışı: Buzlu suyun altında aşağı yukarı sadece 20 dakika kalınabilse de buz dalışı yapmak 2 saate yakın bir hazırlık süreci istiyor çünkü dalışı yapmadan önce buzda birkaç delik açılması gerekiyor. İşin en tehlikeli yanı da bu: dalışın ardından yalnızca belirli birkaç noktadan su üzerine çıkabiliyorsunuz. Hız uçuşu: Yokuş aşağı kaymak ve paraşütsüz hava gösterilerinin bir araya gelmiş hâli. Sıradışı sporların en sıradışılarından biri sayılıyor. Ayağında kayaklarıyla helikopterden bir dağın tepesine doğru bırakılan kişi kayarak ve uçarak yoluna devam ediyor. Önüne çıkan engelleri paraşüt yardımıyla atlatmaya bakıyor. İsviçre hız uçuşu sporunun merkezi gibi, hattâ burada her sene şampiyonalar düzenleniyor ve Alplerin en yüksek noktalarından bu yolla kayarken hız saatte 160 kilometreyi bulabiliyor. Şampiyonalar sırasında değilse de, geçtiğimiz sene bu sporu yapan dokuz kişi hayatını kaybetti. Kutup ayısı yüzüşü: Buz gibi bir denize girmek bizim gibi sıcak memleketlerde yaşayanlar için büyük bir kâbus olsa da, Kuzey kültürlerinin oldukça yaygın bir geleneği. Örneğin Finlandiya’da yaşayanlar geleneksel saunalarında vakit geçirdikten hemen sonra kendilerini buzların arasından suya bırakıveriyorlar. Bu denli soğuk sularda kısa süreli yüzmelerin insan sağlığı için çok iyi olduğu savunuluyor. Buz bisikleti: Kuzey Amerika ve Kanada’da yaygınlaşan, henüz yeni sayılabilecek bir spor. Bu nedenle bu özel bisikletlerin satışı oldukça sınırlı gerçekleşiyor. Ama kayak konusunda iddialı olanlar için öğrenmesi çok zor bir şey değil. Sadece bu bisiklette fren olmadığını aklınızdan çıkarmayın! Buz balıkçılığı Zaman zaman hayli tehlikeli bir etkinlik olabilen buz balıkçılığı Türkiye’nin doğusundaki göl kenarı sakinler için bir geçim kaynağı olmanın yanısıra, örneğin Ardahan’daki Çıldır Gölü’nde olduğu gibi turistik bir eğlenceye de hizmet edebiliyor. Gözü daha dışarıda olan maceraperestler içinse ABD Minnesota’daki Gull Gölü’nde her yıl ocak ayında düzenlenen yarışma var. Bu yarışmalar sırasında aynı anda 15 bin oltacı gölün üzerine 20 binden fazla delik açabiliyor. Yılın aynı döneminde Güney Kore’de düzenlenen festivalse her yıl binerce kişiyi yarıştırırken, yaklaşık 1 milyon kişi de onları izliyor. Kayak merkezleri Kapalı kapılar ardında kayak İnsan karın üzerinde vücudunu tatlı bir eğime bırakıp aşağıya doğru süzülürken her ne kadar kendini doğanın bir parçası gibi hissetse de, son 50 yıl içinde kış sporlarına yönelik talepteki aşırı artış, yapay kar üretmek için harcanan enerji, doğal hayatın yerinden edilmesi ve sınırları zorlayan yapılaşma derken bu heves doğa ve çevresel dengeler açısından oldukça tahrip edici seviyelere ulaştı. Kapalı kayak merkezleriyse son 20 yılın popüler yatırımlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Dünyanın en büyük kapalı kayak merkezi Hollanda’nın Landgraaf kentinde 2001 yılında açılmış olan SnowWorld. Ama kapalı kapılar ardında kayak, Avrupa, İngiltere, Çin, Rusya, Japonya, Yeni Zelanda, Avustralya derken dünyanın dört bir yanında mümkün… Tabiî bir de uçların kenti Dubai’de 2005 yılında açılan Ski Dubai gibi, dışarısı 55 dereceyle kavrulurken içerideki havayı -4 derecede tutmak için enerjilerin akıtıldığı turizm projeleri, insanlığın ayıbı olmaya devam ediyor. Yaşadığınız yerde bu yıl kar yağmadı diye bu etkinliklerden mahrum kalacak değilsiniz elbette. İmkânlar müsait olduğunda spor yapmak için olmasa bile temiz hava almak ve kar kokusu duymak için gidilecek sebil adres var Türkiye’de. İşte listesi: Arkut – Bolu Bozdağ – İzmir Çirtkaya – Bitlis Davraz – Isparta Elmadağ – Ankara Erciyes – Kayseri Güneykaya – Ağrı Hazarbaba – Elazığ Ilgaz – Kastamonu Karçal – Artvin Kartalkaya – Bolu Kartepe – Kocaeli Kop – Bayburt Nemrut – Bitlis Palandöken – Erzurum Saklıkent – Antalya Sarıkamış – Kars Uludağ – Bursa Yolçatı – Bingöl Zigana – Gümüşhane mutfak sanatı burger vs. Hazırlayan: Zafer Bilge [email protected] Ekim ayı başındaki Amerika seyahatimin dönüşünde kendimle birlikte yine birçok soru işareti getirdim sizlere. Direkt konuya girmek istiyorum. Bu adamların mutfakları var mı yok mu? Daha önce ki ABD ziyaretlerimde ve iki sene bu topraklarda bilfiil kalarak edindiğim tecrübelerde de bu soruyu yine kendime defalarca sormuştum. Daha önce Amerika’nın batısına hiç gitmemiştim. Bu seferki duraklarım California kıyıları ve Nevada eyaleti oldu. Bir önceki yazımda da füzyon mutfağına değinmiştim; California mutfağı da aslında bir füzyon mutfağı. Birkaç yemek kültürünün birleştirilmesinden oluşuyor. Çin, Japon, Meksika ve İtalyan yemek kültürünün izlerini bulabiliyorsunuz. Birbiriyle uzlaşmaz gibi görünen tatların birleştirilip sunulması yatıyor bu mutfağın temelinde. California tarihine ve sosyolojisine de uygun bir mutfak bu. Zira bu eyalet yeni denemelerin mekânı. Amerikan folklorunda “Batıya gitmek” yeni heyecanların, yeni keşiflerin adıdır. İnsanlar eskiden Batı’ya giderken önyargılarını da, âdetlerini de arkada bırakırlardı. Yeni topraklara ancak böyle adapte olabileceklerini düşünürlerdi. Zaman içinde bu köklerden gelerek serpilip büyüyen California kültürü de temelde açık fikirliliğe, yeniyi denemekten korkmamaya ve durmadan yenilik yaratmaya dayandı. İşte California mutfağını da heyecanlı kılan bu özellikler. Çünkü yemekler yenilik arayışı içeriyor. Şeflerin hiç durmadan çok değişik kültürleri belirli sınırlar çerçevesinde oturan bir füzyon içinde bağdaştırmaya çalışmalarına dayanıyor. Bu açıdan denilebilir ki, California mutfağı gerçek anlamda post-modern mutfaklar içinde de en korkusuz olanlardan bir tanesidir. Nevada eyaletinin doğallıktan uzak fakat fazlasıyla büyüleyici şehri Las Vegas’ta ise aradığınız her ne ise, en iyisini bulabiliyorsunuz. Bu köşe mutfak köşesi olduğundan ötürü diğer aranılanlara girmeden Las Vegas’taki restoranlara götürmek istiyorum sizi. Gastronomide en yüksek mertebelerden sayılan Michelin yıldızını alan 17 mekân var burada. Dünyaca ünlü 3 Michelin yıldızlı Joel Robuchon da bunların başında geliyor. Kendisinin hiç uyumayan bu şehirde L’Atelier de Joel Robuchon ve de kendi adını taşıyan iki tane restoranı bulunuyor. İkisinde de Fransız temalı menüsünü tatmak istiyorsanız size sunulan paket hizmetin içerisinde bir de limuzin servisi yer alıyor. Chef Charlie Palmer’a ait Aureole adlı restoranda bulunan 9 bin şişelik şarap kulesi görülmeye değer. Caesars Palace’taki Guy Savoy adlı restoran ise Las Vegas’ın ve de bütün Amerika’nın en iyi restoranı seçilmiş. Meşhur olmamasına rağmen, ben dâhil pek çoğumuzun “sadece fast food yiyorlar” diye nitelendirdiğimiz Amerikalıların takip etmeyi güçleştirecek kadar hızlı ilerleyen bir yemek sektörüne sahip olduklarını kanıtlıyor. Yeme alışkanlıkları –eğer cebinize de güveniyorsanız– bu ülkede en üst seviyeye çıkabiliyor. Dünyanın Los Angeles, Las Vegas, mutfak kültürü çok eskilere San Francisco derken dayanan ülkelerinde birçok tezadı bir arada yaşadığım bu seyahatimde yetişen şeflerin bu ülkeye gelip kendi işletmelerini kafama kazınan soru işaretlerini sanırım bu yazıyı açmasıyla birlikte, hem Amerikalılar, hem yabancı yazarken bir nebze kendi turistler kafalarındaki kendime de cevaplamış oldum. Kesinlikle öncesinde duvarları yıkıyorlar, ben dâhil… bir mutfak kültürü Fransız Guy Savoy’un Amerika’da ki ilk restoranı bu, Guy Savoy at Caesars Palace. 10 “course”luk bir menü sunuyor. İçerisinde havyarlı başlangıçlardan trüf mantarlı çorbaya, deniz mahsullerinden özel kesim kırmızı etlere ve en pahalı şaraplara kadar birçok lezzeti bir arada sunuyor. MutfaktaPüfNoktalar ABD’de Fast Food Hakkında gerçekler • Her ay yaklaşık 10 ABD vatandaşı çocuktan 9’u McDonald’s’da yemek yiyor. • 1970 yılında Amerikalıların fast-food’a harcadıkları para 6 milyar dolarken, 2006’da bu rakam 142 milyar dolara çıktı. • 1900’lü yılların başında hamburger yemek güvenli sayılmıyordu, maddî durumu iyi olmayanların yemeği olarak görülüyordu ve hattâ sadece sokaklarda arabalarda satılıyordu, restoranlara girememişti. • Dünyada Coca Cola ve Pepsi’nin satılmadığı ender ülkelerden biri Kuzey Kore’dir. • Dünyada basındaki ilk hamburger resmi 1894 yılında Los Angeles Times’da çıktı. şef portre: sefer erdoğan Röp: Zafer Bilge The Winston Brasserie lezzetlerinin arkasında elbette deneyimli bir mutfak ekibi var. Ve bu işin içinde olan herkesin bildiği gibi başarılı mutfakların lezzetlerinin arkasında ise bir şef yatar. Bu sayımızda Bursa Divan Otel’deki The Winston Brasserie şubemizin lezzet mimarı Sefer Erdoğan ile sohbet ettik. İlk yemek anın nedir? Bolulu aşçıların ilk yemek Yemek meraklılarına ve amatör aşçılara verebileceğin, mutfakta hayat kolaylaştıracak bir kaç ipucu var mı? Genç aşçılar veya bu Kariyerini bu yönde mesleğe atılmak isteyenler ilerletmeye ne zaman öncelikle kendilerine bir karar verdin? Senin bu hedef belirlesinler. Bu yönde adım atmana yol açan özel bir anı mesela? meslekte idealleri olan insanlar gelişmeye ve Koyu bir Fenerbahçeli öğrenmeye açık olurlar. olduğum için babam Bursa’da 5 yıldızlı bir otelde Genç yaşta ne kadar araştırma yapıp, çok mutfak şefi olarak görev çalışıp, sabır gösterirlerse yaparken, Fenerbahçe ileride o kadar iyi yerlere Bursaspor ile karşılaşmak geleceklerini düşünüyorum. üzere otele geldiği zaman ben de futbolcuları görmek İşinle ilgili batıl inançların için babamın yanına giderdim. Orada hazırlanan var mı? yemekler ve oradaki ortam Sanırım yok. benim bu mesleğe atılmama Takip ettiğin, ilham aldığın sebep oldu. • Balıkları temizlemeden yarım saat kadar dondurucuda bekletirseniz, temizleme işi sizi daha az yorar. • Balık pişirirken hiç de hoş olmayan bir koku kaplar evi. Bunu önlemek için de kabın veya tavanın içine birkaç defne yaprağı atmayı deneyin. Biraz kendinden bahseder misin? Hangi mutfaklarda çalıştın, şu an neredesin? 1980 Bolu doğumluyum. 95 yılında aşçılık mesleğine başladım. Bu meslek bana uzak değildi, dedem ve babam da aşçıydı. Mesleğime ilk olarak Bursa’da başladım. Sırasıyla Bodrum, Antalya, Uludağ ve Bursa’daki 5 yıldızlı otellerde çalışma fırsatı buldum. Şu anda Türkiye çapında 15 şubesi bulunan The Winston Brasserie restoranların zincirinin Bursa halkasında mutfak şefi olarak görev yapmaktayım. anılarını hatırlamaları biraz zordur sanırım. Her anımız yemekle dolu neredeyse doğduğumuzdan beri. • Açıkta unutulan ve bayatlayan bisküvileri küçük fırın tepsisi içinde birkaç dakika ısıtırsanız, yeniden tazelik kazandıklarını görürsünüz. şefler var mı? Türkiye’de İtalyan mutfağı konusunda başarılı bulduğum Carlo Bernardini ve Mehmet Gürs’ü takip ediyorum. Tabiî ki her aşçının yaptığı gibi vakit buldukça kendi tariflerimi deniyorum. Özellikle deniz ürünleri üzerinde çalışıyorum. Üzerinde çalıştığım ve tadanların da beğendiği yeni bir çorbam var aslında. Morrel mantarlı, taze kuşkonmazlı, karides ve kum midyeli çorba tarifi oldukça beğeniliyor. yapmaktan haz duyuyorum. • Sodalı içeceklerin gazlarının kaçmasını engellemek için buzdolabının içine baş aşağı yerleştirin. • Açılmakta direnen cam kavanozların altına sert bir şekilde vurursanız açılacaklardır. Bir şef olarak ileriye dönük hayallerinden ve gerçekleştirmek istediğin projelerden bahseder misin? Benim de kendi restoranımı Dünya mutfaklarından açmak en büyük hedefim. hangileri ilgini çekiyor? The Winston Brasserie Onları senin için farklı markası bizlere de vizyon kılan ne? olarak çok fazla şey kattığı İtalyan mutfağı ağırlıklı için eminim ileride faydasını Akdeniz mutfağı ve de Meksika mutfağı. Kullanılan The Winston Brasserie’de fazlasıyla göreceğim. Bunun dışında mutlaka bir malzemeler ve teknikler çok yapmaktan en çok mutlu olduğunuz yemeğin adını yurtdışı tecrübesi edinmek doğal olduğu için bana her istiyorum. Hayatımın bir verebilir misin? zaman bu mutfaklar çekici Porçini mantarlı risotto ve de dönemini sırf buna ayırmak gelmiştir. konusunda kararlıyım. beş baharatlı ızgara tavuk diyebilirim. Kullandığımız Yeni tatlar, tarifler bütün malzemeler rafine ve geliştiriyor musun? çok taze olduğu için aslında Üzerinde çalıştığın bir menüdeki bütün yemekleri yemek örneğin? • Kovada sofraya getirdiğiniz buz parçalarının donmaması için üzerlerinde biraz madensuyu gezdirin. kulağımıza çalınanlar SWT müzik editörü ve dergi ekibi sizin için toplamalar hazırladı. playlist: aylin güngör - j. h. dedeoğlu playlist: ekin sanaç Dennis Coffey - 7th Galaxy Six Organs of Admittance – Above a Desert I’ve playlist: ozan şentürk Earth Wind & Fire - Departure Les Crane - A Different Drummer Dele Sosimi - Ojoro Never Seen Special Anoushka Shankar – Breathing Underwater Cold Grits - It’s Your Thing Far East Family Band – The God of Wind Joe Simon - Moon Walk Matias Aguayo - Desde Rusia Hakan Vreskala – Dağılın Lan Betty LaVette - He Made a Woman Out Of Me Bim Sherman - Run Them Away Hollie Cook – It’s So Different Here Freda Payne - The Easiest Way to Fall Krishna Das - Namah Shivaya The Counts - At The Fair The Time and Space Machine – Trip Sideways William DeVaughn - Be Thankful For What You Got Ocote Soul Sounds - Pathways Raghu Dixit – Hey Bhagwan Pointer Sisters - Yes We Can Strange Parcels & Jesse Rae - Victory Horns Hayvanlar Alemi – Ineffable Dresscode Millie Jackson - Got to Try It One Time Lijadu Sisters - Not Any Longer Sir Lord Comic with the Upsetters - Django Harold Melvin & The Bluenotes - Wake Up Lalo Schifrin - Vaccinated Mushrooms Shoots First Everybody Hollie Cook - Shadow Kissing Tom tom Club – Genius of Love James Brown - Make It Funky Bayo Damazio - Listen to the Music Beck & Seu Jorge – Tropicalia Tom Jones - Looking Out My Window Michael Jackson - Workin’Day and Night Tom Ze – Ui! Stevie Wonder - Sir Duke Arthur Russell - Calling out of Context Bellowhead – Bromfield Hill Oliver Sain - California Sunset Kid Creole & The Coconuts - I Am a Wonderful The Levellers – Boat Man HOLLIE COOK TOM JONES Sex Pistols elemanı Paul Cook’un kızı Hollie doğal olarak müzikten çok da uzağa gidememiş neyse ki. Solo kariyerine başlamadan önce Slits, Jamie T ve Ian Brown gibi babalarla çalışan, düet yapan Hollie Cook bu yılın mart ayında, kendi adını taşıyan ve yılın en konuşulan ve özgün albümlerinden birini yayınladı. Tropikal-pop olarak adlandırdığı türüyle Hollie Cook son zamanların en sıcak isimlerinden. Asıl ismi Sir Thomas John Woodward olan, Tom Jones sahne adıyla tanınan Galler asıllı şarkıcı ve besteci, güçlü ve geniş oktavlı vokal yeteneğiyle dikkat çeker. 1965’ten bu yana 100 milyonu aşkın albüm satmıştır. Çok güçlü bir ses hâkimiyetine sahiptir. Tom Jones, bugüne kadar birçok albüm çıkarmış ve bunların çoğunu da iyi bir şekilde satmıştır. Canlı performansı ile de her zaman konserlerde göz doldurmayı seven bir pop, jazz, blues, soul ve rock vokal şarkıcısıdır. Lyman Woodart Organizaion - Saturday Night Shawn Lee’s Ping Pong Orchestra - Brazilian Bubble Thing Baby MATIAS AGUAYO 1973 Şili doğumlu Matias Aguayo elektronik müzik adına günümüzün yenilikçi sanatçılarından biri sayılıyor. Elektronik müzik performansları ve kompozisyonları adına genel beklentileri ilk günlerinden itibaren zorlamayı ve farklı vizyonunu ortaya koymayı amaç edenen Aguayo, 10 yılı aşkın süredir çalışmalarını minimal teknoda isim yapmış ünlü Alman plak şirketi Kompakt aracılığıyla dinleyicilerine ulaştırdı. Bir süre önce ise kendi plak şirketini kurdu ve adını Comeme koydu. playlist: sadi güran playlist: yetkin nural playlist: doruk yurdesin Bag Raiders - Shooting Stars La Lupe - Puro Teatro Adele - J’ai Peur Parfois Gilbert Bécaud - L’orange Luz Casal - Un Año de Amor Nino Ferrer - Je Vends des Robes Remix) Guadelupe Pinada / Los Tres Ases - Historia de un Boy Crisis - The Fountain of Youth Amor Stelvio Cipriani - Femina Ridens (feat. Olympia) College feat Electric Youth - A Real Hero (Paul Eartha Kitt - Avril au Portugal Rita Pavone - Il Ballo del Mattone CSS - Music Is My Hot, Hot Sex Caetano Veloso - Cucurrucucu Paloma Mina - Prendi una Matita Lily Allen - The Fear (DMDC Remix) Sheila - Bang Bang The Quintette Plus - Summertime Phoenix - Rome Eartha Kitt - C’est Si Bon Henry Mancini - The Party (Instrumental) Portishead - The Rip (Hidden Cat Remix) Jacques Dutronc - Il Est Cinq Heures, Paris S’Eveille Klaus Wunderlich - Baby Elephant Walk (RAC Mix) Johnny Dorelli - Mamy Blue Bat For Lashes - Daniel (Death Metal Disco Scene Bronski Beat - I Feel Love (Medley With Marc Almond) Lola Beltran - Soy Infeliz Michel Legrand - Noix de Coco Remix) Lhasa de Sela - J’arrive À La Ville Clothilde - La Ballade du Bossu Ladyhawke - Paris is Burning (Cut Copy Remix) Banda Machos - Besamo Mucho Piero Umiliani - Topless Party Misstress Barbara - Dance Me Till the End Of Love Ajda Pekkan - A Mes Amours Liz Brady - Partie de Dames Pnau - Embrace Grace Jones - La Vie en Rose Jacques Dutronc - Le Plus Difficile Two Door Cinema Club - Something Good CanWork Mina - Il Cigno Dell’amore Jean-Jacques Perrey - Mood Indigo Blood Orange LA LUPE MICHEL LEGRAND Tal Rozen, Alex Kestner, Victor Vazquez, Lee Pender, and Owen Roberts’dan oluşan Amerikalı grup Boy Crisis, 80 başlarının post-disco-post-punk akımından etkilenmiş bir ekip. Brooklyn New York çıkışlı grubun, Amerikalı alternatif müzik platformu Pitchforkmedia tarafından “kesinlikle şu an dünyadaki en kötü grup” ilan edilmesi ise ilginç bir bilgi. Esas ismi Guadalupe Victoria Yolí Raymond olan 1939 Küba doğumlu La Lupe, salsa müziğinin kraliçelerinden biri. Enerjik ve zaman zaman tartışma yaratan canlı performansları ile bilinen La Lupe’nin şöhrete giden yolu Havana’da, müşterileri arasında Ernest Hemingway, Tennessee Williams, Jean-Paul Sartre, Simone de Beauvoir ve Marlon Brando gibi isimlerin bulunduğu La Red isimli gece klubünde başladı. 1962 senesinde Amerika’ya sürgüne gönderilen La Lupe, New York’ta caz perküsyoncusu Mongo Santamaría tarafından keşfedilerek beş yıl içinde ondan fazla albüm yaptı. La Lupe 1980’de müziği bıraktı ve 1992’de geçirdiği kalp krizi sonucunda hayatını yitirdi. 1932 Paris doğumlu besteci, aranjör, orkestra yönetmeni ve piyanist. Cazdan klasik müziğe, popa kadar çok çeşitli türlerde çalışmalar yaptı, birçok ünlü isimle çalıştı. The Umbrellas of Cherbourg ve Thomas Crown Affair’in de aralarında bulunduğu yüzden fazla film ve dizinin müziklerini besteledi. Summer of 42 ve Yentl filmleriyle ve Thomas Crown Affair’den “Windmills of Your Mind” şarkısıyla bu alanda üç kez Oscar kazandı. Whitney Houston - I’m Your Baby Tonight Yeah Yeah Yeahs - Heads Will Roll İstanbul Şair Nedim cad. No:3 Akaretler / Besiktaş t: 0212 259 99 19 İzmir Mustafabey cad. No:20/a-b-c-d-e Alsancak t: 0232 421 88 61 - 0232 463 10 21 • İzmir Cemal Gürsel cad. No:474/a Bostanlı t: 0232 330 95 75 İzmir Forum Bornova AVM Kiosk 10 t: 0232 388 35 00 • İzmir - Swiss Otel Alsancak Şehit Nevres Bulvarı No:2 K 01-02 t: 0232 441 10 90 - 441 10 30 İzmir Ege Park Balçova A.V.M Mithatpaşa cad. No:1460 Kat:1 No:150 t: 0232 259 65 75 • Sports International Mavişehir 2040 sok. no:2 Mavişehir / İzmir t: 0232 324 03 65 Aydın Aydın Forum AVM t: 0256 232 02 57 • Bursa Kükürtlü Mah. Dr. Rüştü Burlu Cad. No:11 Dükkan 7 Osmangazi - Bursa • Çeşme Çeşme Altınyunus Boyalık Mevkii t: 0232 723 33 98 • Çeşme Çeşme Alaçatı Solto Beach Hotel t: 0232 716 03 41 • Çeşme Alaçatı Port Alaçatı Port Marina Denizli Denizli Çamlık Forum AVM S Blok No:19 t: 0258 215 11 13 Merkez Ofis Adres: 379 Sok No 14 Kat:5 D:14 Şenler İş Hani 2.Sanayi Bornova / İzmir t: 0232 462 04 70 no: G/6 Çeşme t: 0232 716 03 41
Benzer belgeler
PDF`ini burdan görebilirsiniz.
tüm konseptini New
York ve Londra’daki
kafe-restoran
sektörünün gelişmelerini
yakından takip ederek
oluşturduğumuzu biliyor
muydunuz?
PDF`ini burdan görebilirsiniz.
Eğer başka bir objeye, canlıya dönüşebilecek olsan neye dönüşürdün?
Ay. Ya da bir dağ. Bilmiyorum karar veremedim.
Yemek yapmayı mı yemeyi mi seversin? Yemeyi seviyorsan en sevdiğin yemek,