dosyayı indir
Transkript
dosyayı indir
Fotovoltaik ile Isıtma ve Soğutma Viessmann Vitocal ısı pompalarını kendi ürettiğiniz elektrikle çalıştırabilirsiniz: • Optimize edilmiş komponentler ile yıllarca Vitocal 222-S ısı pompası ve Vitovolt 300 fotovoltaik sistem güvenilir şekilde ısıtma, soğutma ve elektrik ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz • Isı pompasının yıllık elektrik tüketimine göre seçilmiş Viessmann Vitovolt fotovoltaik sistemi • Entegre otomasyon sistemi sayesinde güneş enerjisinden elde edilen elektriğin bina içinde optimal tüketimi sağlanmaktadır Viessmann Isı Teknikleri Tic. A.Ş.: Şerifali Mah. Söyleşi Sk. No.39 34775 Ümraniye - İstanbul Tel: (0216) 528 46 00 Tüm enerji kaynakları ve kullanım alanları için verimli sistemlerle özel çözümler. Vitocal 222-S+PV_200x250_TR.indd 1 13.04.15 15:11 İÇİNDEKİLER 16 MAYIS / HAZİRAN 2015 YIL 6 • SAYI 31 • FİYATI 10 TL İş Dünyası Yayıncılık Ltd. Şti. Adına Sahibi İsmail Ceyhan Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İsmail Ceyhan [email protected] Yayın Yönetmeni Sertaç Aytaç [email protected] Yazı İşleri Uğur Doğan [email protected] Kemal Çalışmaz [email protected] Reklam İsmail Öner [email protected] Emine Erol [email protected] Grafik Ömer Duman Abone Reyhan Toydemir [email protected] Tel: 0216 651 78 78 Baskı ve Cilt Altan Basım Ltd. Yüzyıl Matbaacılar Sitesi / Bağcılar Tel: 0212 629 03 74 Yayınlayan İş Dünyası Yayıncılık Ltd. Şti. Barbaros Mah. Uğur Sok. No: 2/2 34662 Üsküdar / İstanbul Tel: 0216 651 78 78 Fax: 0216 651 78 98 www.yesilbinadergisi.com www.b2bmedya.com [email protected] Fiyatı: 10 TL. © 2015 İş Dünyası Yayıncılık Ltd. Şti. ISSN: 1307-9204 2 ayda bir yayımlanır. Tüm Türkiye’de dağıtılmaktadır. Basın Kanunu’na göre yerel süreli yayındır. 4 12 14 16 18 20 26 30 32 34 40 42 43 44 HABER ÖDÜL / Ödüller Sahiplerini Buldu ETKİNLİK / IRENEC 2015 FABRİKA GEZİSİ / Viessmann, “Sürdürülebilir Enerji Konseptleri” Etkinliği Düzenledi GÜNCEL / Türkiye’nin Yeşil Üretim Merkezleri YEŞİL BİNA / TBMM Başkanlık Konutu TEKNİK / Bina Enerji Tüketim Profilinin Tespiti PERSPEKTİF / Önceliğimiz Enerji Verimliliği Olmalı ÜRÜN / Wilo’dan Daire Girişi Sıcak Su İstasyonu Hizmeti YEŞİL BİNA / Rönesans Mecidiyeköy Ofisi TEKNOLOJİ / Akıllı Ev Sistemleri KİTAP / YEM Yayın’dan Yeni Bir Kitap: LOFT TEKNOLOJİ / Yeşil Binalar için Enerji ve Konfor Takip Sistemi MAKALE / Binalarda Konfor ve Enerji Verimliliği için Enerji Simülasyonu YAYIN DANIŞMA KURULU Prof. Dr. Birol Kılkış / Başkent Üniv. Makine Müh. Böl. • Prof. Dr. Gül Koçlar Oral / İTÜ Mimarlık Fakültesi • Prof. Dr. Nil Türkeri / İTÜ Mimarlık Fakültesi Doç. Dr. Ayşin Sev / Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi • Doç. Dr. Filiz Şenkal Sezer / Uludağ Üni. Mühendislik-Mimarlık Fakültesi • Yrd. Doç. Dr. Gülten Manioğlu / İTÜ Mimarlık Fakültesi • Yrd. Doç. Dr. Mehmet Bengü Uluengin / Bahçeşehir Üniversitesi Ali Yıldırım / Koramic • Ari Zalma / Akcor • Arif Künar / Ven Esco • Ateş Uğurel / Solarbaba Platformu • Aylin Kalav / Dörken • Ayşe Hasol Erktin / Has Mimarlık Ayşe Miray Şen / Onduline Avrasya • Berkay Somalı / Altensis • Bora Gülan / Buga Otis Asansör • Can Eren / Schüco • Cemil Yaman / ERKE • Cihan Karamık / Schneider Electric Cihan Koral Malak / Vitra • Çelik Erengezgin / ÇA-BA Tasarım • Derya Çuha / Grundfos • Duygu Erten / Turkeco • Dündar Yetişener / İMSAD • Ertuğrul Şen / İZODER Faruk Uçur / Trane Klima • Gencay Tatlıdamak / Hausladen Müh. • Hırant Kalataş / Alarko • Hüdai Kara / Metsims ve EPD Türkiye • Hüyesin Bilmaç / İnterfiks İbrahim Çakmanus / Çakmanus Müh. • Konca Çalkivik / SKD Türkiye • M. Tolga Özdemir / GVP • Mehmet Sönmez / ABB • Mehmet Yenilmez / Wilo • Oğuz Kösebay / Omurga Yapı Orhan Turan / ODE • Ömer Moltay / Mimta • Övünç Birecik / Hill International • Recep Yıldız / PİM Mühendislik • Savaş Güzelküçük / Knauf • Selçuk Şandan / Honeywell Selman Tarmur / Bosch Termoteknik • Serkan Kurnazoğlu / Johnson Controls • Murat Nayal / Siemens • Tolga Öztoprak / Türk Ytong • Tuğçağ Arda Çotuk / Rönesans Gayrimenkul Yatırım • Tunç Korun / Form A.Ş. • Uğur Oktar / ThyssenKrupp Asansör 2 YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 20 34 40 EDİTÖR SERTAÇ AYTAÇ [email protected] TBMM Başkanlık Konutu B 2B Medya olarak her sene olduğu gibi yine bahar aylarında zirveye ulaşan bir yoğunluğu geride bıraktık... Yayın grubu dergilerimizden Yalıtım’ın organize ettiği “12. Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri” ile Çatı&Cephe’nin düzenlediği “4. Çatı ve Cephe Malzemeleri Ödülleri”nin adaylık süreçleri ve ödül törenleri bizler için bahar aylarının en önemli konuları oldular. Yeşil bir binanın temel taşlarından “yalıtım”, “cephe” ve “çatı” malzemelerine yönelik düzenlediğimiz bu organizasyonlarımızın ödül törenini ise 22 Nisan günü Yapı İstanbul Fuarı’nda eşzamanlı olarak gerçekleştirdik... Aday ürünlerin, okur oylarının ve seçici kurul katılımının her sene arttığı organizasyon kapsamında yer alan tüm katılımcı firmalara, oy kullanan okurlarımıza ve törende aramızda olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mesleki YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 Hizmetler Genel Müdürü Selami Merdin, Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Hinginar, İZODER Başkan Yardımcısı ve Murahhas Aza Ertuğrul Şen, ÇATIDER Başkanı Nazım Yavuz ile ÇATIDER eski başkanları Adil Baştanoğlu ve Atilla Gürses’e bu köşeden bir kez daha teşekkürlerimizi iletiyoruz. ... Bu sayımızda yine “özellik”li bir projeye yer verdik: Türkiye’deki devlet binaları arasında LEED sertifikası alan ilk bina olan TBMM Başkanlık Konutu... Yapımı, TBMM İşletme ve Yapım Başkanlığı tarafından tamamlanan Meclis Başkanlık Konutu’nun LEED sertifikasyon süreci VENESCO danışmanlığında yürütülmüştü. İnşaatına 2013 yılı nisan ayı içinde başlanan beş katlı konut, TBMM Başkanlığı’nın diğer kamu kurumlarına örnek olması açısından önemli bir işleve sahip. TBMM İşletme ve Yapım Başkanlığı’nda görev yapan ve binanın Yeşil Bina olarak inşa edilmesine öncülük eden isimlerden biri olan Makine Mühendisi Burak Kocabaş ile yaptığımız röportaj, konunun tüm detaylarını içeriyor. Umarız bu girişim, çalışmalarını verimsiz ve sağlıksız binalarda sürdüren tüm kamu kuruluşlarına da örnek olur. Önümüzdeki sayıda görüşmek ümidiyle... 3 HABER Geleneksel Buderus Bayi Toplantıları İstanbul, Ankara ve İzmir’de Düzenlendi Buderus, İstanbul, Ankara ve İzmir’de düzenlediği üç ayrı bayi toplantısında 2014 yılı değerlendirmeleri, 2015 yılına ait ilk çeyrek sonuçları ve gelecek hedeflerini bayileriyle paylaştı. Buderus tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen bayi toplantılarının ilki, bu yıl 1 Nisan tarihinde İstanbul’daki Bosch Küçükyalı Merkez Binası’ndan gerçekleşti. Ev sahipliğini Buderus Türkiye Satış Müdürü Emre Akay’ın üstlendiği toplantıda, yapılan sunumlarla 2014 yılına ilişkin sektör değerlendirmelerinin yanı sıra 2015 yılında bayileri bekleyen yeni gelişmeler de paylaşıldı. Genel değerlendirmelerin ardından Bosch Termoteknik Pazarlama Direktörü Ali Aktaş, Buderus’un iş ortaklarına özel sunduğu Star Club üyeliği ile ilgili bayileri bilgilendirdi. Buderus, İstanbul’da düzenlediği toplantının ardından 2 Nisan tarihinde Ankara, 14 Nisan da ise İzmir’deki bayileriyle biraraya geldi. Buderus Logamax GB162 Hem Daha Verimli Hem Daha Avantajlı Buderus’un son teknolojiye uygun olarak piyasaya sunduğu GB162 duvar tipi yoğuşmalı kazan, yenilenen pozitif basınçlı baca için klape seti aksesuarı ve 6 bar işletim basıncıyla düşük ilk yatırım maliyeti sunuyor. Ayrıca modülasyonlu pompası bulunan GB162, yoğuşma enerjisinin maksimum verimle kullanılmasını sağlıyor. Wilo, Bodrum Katlardaki Atıksuların Hijyenik Tahliyesi için Drainlift’i Öneriyor Wilo, geliştirdiği ürünler ve sunduğu hizmetlerle suya hayatın ihtiyaç duyulan her alanında yön veriyor. Wilo’nun pompaları, atık yönetimi alanında da fark yaratıyor. Wilo’nun önerdiği Drainlift tahliye cihazları sunduğu çözümlerle, çok katlı bodrumlarda yaygın olarak kullanılan bir ekipman haline geldi. Drainlift tahliye cihazları, kanalizasyon seviyesi altında kalan WC, duş, çamaşır odalarında oluşan atıksuyun kanalizasyona transferinde kullanılıyor. Özellikle kanalizasyon seviyesi altında kalan WC, duş, çamaşır odalarında oluşan atıksuyun kanalizasyona transferinde kullanılan bu cihazlar, polietilen malzemeli tankı sayesinde hijyenik ve dayanıklı bir tahliye sağlıyor. Polietilen malzeme, özellikle zemin ve toprak temaslı ortamlar için kullanılan en uygun malzeme olup; dış ortam koşulları, nem ve kokuya olan 4 direncinden dolayı tercih ediliyor. Drainlift cihazlar, projede mevcut bulunan klozet, lavabo, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, duş, evye gibi cihazların adedine göre hesaplanıyor. Bu tahliye cihazları, sadece bir banyonun kapasitesinden max. 130 m3/h ve max. 52 mSS yükseklik kapasitelere kadar modellere sahip. Drainlift foseptik tahliye cihazları, tek pompalı ve çift pompalı olarak tercih edilebiliyor. Çift pompalı tahliye cihazı genellikle arıza halinde devreye girmesi ve pik yük artışı halinde iki pompanın da çalışması için kullanılıyor. Groupama Plaza LEED Gold Aldı Groupama’nın Maslak’taki Genel Müdürlük Binası olan Groupama Plaza, ERKE Sürdürülebilir Bina Tasarım Danışmanlık’la birlikte yürüttükleri sürecin sonunda O+M Existing Buildings (Mevcut Binalar) kategorisinde 61 puan alarak LEED Gold sertifikası almaya hak kazandı. Kale Yeşil Ürün Rehberi Tamamlandı ERKE’nin danışmanlığında Kale’nin tüm ürünlerinin LEED v3 ve LEED v4 kriterlerine göre değerlendirildiği Sürdürülebilir Binalar için Yeşil Ürün Rehberi tamamlandı. Doğası gereği emisyon yaymayan sağlıklı malzeme olarak kabul edildikleri için Kaleseramik karo ve seramik sağlık gereçlerinin iç mekan hava kalitesine katkısı değerlendirildi. Tüm tasarım ve içerik süreçleri ERKE bünyesinde gerçekleştirilen bu çalışma ile Kale’nin tüm ürünleri Yeşil Bina sektörüne, mimarlara ve yatırımcılara detaylı bir şekilde aktarılmış oldu. ThermoCoat EPD Sertifikası Aldı Thermocoat, yalıtım sektöründe yaptığı çalışmalarla 2006 yılında üretime başladığı “Thermocoat Ekolojik Yalıtım Sıvası”nı geliştirdi ve Çevresel Ürün Beyanı (Environmental Product Declarations, EPD) sertifikasını almaya hak kazandı. ERKE Sürdürülebilir Bina Tasarım Danışmanlık tarafından yapılan yaşam döngüsü değerlendirmesi sonrası, kapsamlı sürdürülebilirlik hizmetleri veren firma UL Environment tarafından sertifika verildi. YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 Form Şirketler Grubu 50. Yılını Hatıra Ormanı Oluşturarak Kutluyor Bu yıl 50. kuruluş yıldönümünü kutlayan Form Şirketler Grubu, Şile Sahilköy’de “Form 50. Yıl Hatıra Ormanı” oluşturuyor. ketin 60. yıldönümü, 27 Nisan Pazartesi günü Munters Form’un, Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan merkez ofis ve fabrikasında düzenlenen kokteylle de kutlandı. Etkinliğe Form Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Bedi Korun, Yönetim Kurulu 2. Başkanı Figen Korun, Yürütme Kurulu Başkanı Tunç Korun, Operasyon Koordinatörü Özden Korun, Munters Form Genel Müdürü Suat Güven ve Munters Form çalışanları katıldı. Form, oteller gibi büyük yapılarda merkezi iklimlendirme sistemi sağlanırken enerjinin en etkin ve verimli kullanıldığı sistemlerin uygulanması bilinciyle hareket ediyor. Otellerde soğutma ve/veya ısıtma için tercih edilen Dunham-Bush ürünleriyle; ısı pompası, ısı geri kazanımı, deniz suyu ile çalışabilme gibi farklı uygulama imkanlarına sahip, yüksek verimli soğutma imkanı sağlanıyor. Form, Tema İstanbul Projesi’nin Sosyal Tesis ve Kolej Binalarını İklimlendiriyor Form 50. Yıl Hatıra Ormanı için düzenlenen törende sembolik olarak 100 fidan dikildi. Törene Form Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Bedi Korun, Yönetim Kurulu 2. Başkanı Figen Korun, Yürütme Kurulu Başkanı Tunç Korun, Operasyon Koordinatörü Özden Korun ve Sahilköy Orman İşletme Şefi Neslihan Çekil’in yanı sıra 25 Form çalışanı da katıldı. Form, Yapı Fuarı’nda Verimliliğe Odaklanan Ürünlerini Tanıttı Form grup şirketleri içerisinde yer alan Form Endüstri Tesisleri San. A.Ş., sektörün önemli firmalarının buluştuğu 38. Yapı Fuarı’nda verimliliğe odaklanan ürünlerini sergileyerek büyük ilgi gördü. Sektörün ileri gelen temsilcilerinin buluştuğu fuarda yerini alan Form; Sunvia Doğal Gün Işığı Aydınlatma, Duman Tahliye ve Havalandırma Sistemleri ürünlerini sergiledi. Munters 60. Yılını Kutladı Türkiye’de 25 yıldır Munters Form olarak hizmet veren, global düzeyde ise Munters olarak faaliyetlerini sürdüren İsveçli firma, 60. yılını geride bıraktı. Şir- YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 Mesa Şirketler Topluluğu’nun ortak girişimi Tema İstanbul projesinin sosyal tesis, kolej ve yönetim ofislerinin ısıtmasoğutma sistemlerinde Form tercih edildi. Projede, Form VRF Sistemleri’nin Türkiye’deki tek yetkili distribütörü olduğu Mitsubishi Heavy Industries VRF klimalar kullanılıyor. Form, Park Dedeman Levent’e Dört Mevsim Yaşatıyor Form Şirketler Grubu, başarılı bir projeye daha imza attı. İstanbul’un iş ve alışveriş yaşamının kalbinin attığı Levent’te konumlanan Park Dedeman Levent Hotel’in soğutma ihtiyacının tamamı Form’un Dunham-Bush Soğutma Grubu ve Decsa Soğutma Kulesi ürünleri ile sağlanıyor. Kolej, sosyal tesis ve yönetim ofisleri kısımlarında 840 kw’lık ısıtma ve soğutma sistemi için 150 adet kaset tip iç ünite ve 100 adet kanallı tip iç ünite kullanılan projede heat recovery (aynı anda ısıtma ve soğutma) sistemi tercih edildi. Isı geri kazanımlı sistemde, ısıtma ve soğutma ihtiyacı farklı olan çoklu alanlar özel bir kontrol yöntemiyle birleştiriliyor. Heat recovery sistemi farklı yönlere bakan ve binanın cephelerine göre ısı yükleri değişiklik gösteren yapılar için yüksek enerji verimliliği sunuyor. 5 HABER Türkiye İMSAD’dan Uluslararası İki Dev İşbirliği Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD), çevre sertifikasyonları konusunda dünyanın lider kuruluşları olan UL Verification Services Inc. ve IBU (Institut Bauen und Umwelt e.V.) ile iki ayrı stratejik işbirliği protokolü imzaladı. Bu işbirlikleri çerçevesinde Türkiye İMSAD, IBU ile “Çevresel Ürün Deklarasyonları (EPD)” konusunda, UL Environment ile de “Ürün Etiketleme ve Belgelendirme” konularında çalışmalar yapacak. İşbirliğinin ikinci adımında ise Türkiye İMSAD’ın, UL Environment ve IBU’nun Türkiye’de yetkili program operatörü olması hedefleniyor. Çevresel Ürün Deklarasyonları alanında Avrupa’nın en önemli organizasyonu olan IBU, 2010 yılından bu yana Türkiye’de önde gelen EPD Belgelendirme Kurumu olarak hizmet veriyor. Ülkemizdeki ilk Çevresel Ürün Sertifikasyonu, IBU imzası taşıyor. Bugüne kadar Türkiye’de alınan Çevresel Ürün Sertifikaları’nın çoğunda da IBU amblemi yer alıyor. UL Environment ise “Etiketleme ve Belgelendirme” işlemlerinin yanı sıra VOC İçerik ve Emisyon Testi, GreenGuard Sertifikası, Sağlık Ürün Deklarasyonu ile yerel malzeme ve geri dönüştürülmüş içerikleri gibi ‘Çevresel İddiaların Onaylanması’ konularında uluslararası alanda hizmet veriyor. Türkiye İMSAD, UN Global Compact ile İlk Çalıştayında 10 Evrensel İlkeyi Değerlendirdi Türkiye İMSAD ile imzacısı olduğu dünyanın en yaygın sürdürülebilirlik platformu UN Global Compact’ın (Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi) Türkiye Ulusal Ağı olan Global Compact Türkiye’nin düzenlediği, inşaat malzemeleri sektörünün ilk çalıştayı TÜSİAD merkezinde gerçekleştirildi. Türkiye İMSAD üyesi firma temsilcilerinin katılımı ile düzenlenen çalıştayda, daha yaşanabilir bir dünya için UN Global Compact’ın önerdiği 10 evrensel ilke, “İnsan Hakları, Çalışma Standartları, Çevre ve Yolsuzlukla Mücadele” başlıkları altında değerlendirildi. Türkiye İMSAD, UN Global Compact platformuna geçtiğimiz yıl üye olarak katılmıştı. Bosch Condens 5000 W Yeni Özellikleriyle Artık Daha Güçlü ve Daha Tasarruflu Bosch’un yoğuşma teknolojisiyle piyasaya sunduğu yeni duvar tipi yoğuşmalı kazanı Condens 5000 W, yenilenen pozitif basınçlı baca için klape seti aksesuarı ve 6 bar işletim basıncı ile düşük ilk yatırım maliyeti sunuyor. Ayrıca A Sınıfı Enerji verimli pompası ile artık daha yüksek oranda tasarruf sağlıyor. Kurulum ve kullanım kolaylığıyla öne çıkan yeni Bosch 5000 W, modern ve kompakt tasarımıyla ısıtmada üstün bir konfor sunuyor. 6 TURKECO, Mükemmeliyette 1. Yılını Kutladı Bugüne kadar yüzü aşkın projenin yeşil olarak tasarlamasına ve inşa edilmesine katkı sağlayan TURKECO, Amerika Birleşik Devletleri Yeşil Bina Konseyi’nin (USGBC) Yönetim Kurulu’na Türkiye’den seçilen ilk şirket. Bu ayrıcalığın yanı sıra TURKECO, Türkiye’de LEED, BREEAM ve DGNB sürdürülebilirlik sertifikalarının üçünde de akredite uzmanı ve projesi bulunan tek firma olarak çalışmalarını sürdürüyor. TURKECO geçtiğimiz sene uluslararası güvenilirliği kanıtlanmış belgelendirme kuruluşlarından olan Bureau Veritas’tan aldığı ISO 9001 & ISO 14001 sertifikaları ile sektörde farklılık yaratmaya devam ediyor. Firmanın kurucusu Dr. Duygu Erten, sertifika süreci ve devamlılığı hakkında şöyle konuştu: “Uzun ve kapsamlı bir çalışma sonucu firmamızda oluşturduğumuz ve devamlılığını bugün de sürdürdüğümüz ‘Kalite Yönetim Sistemi’ bizi bir adım daha ileriye taşıyan önemli bir unsur oldu. İşveren açısından da önem taşıyan ve karşılıklı güven ortamının kurulmasını sağlayan ISO sertifikasyonları Yeşil Bina sektöründe de önem kazandı.” Ode Yalıtım, EUCEB Sertifikası Aldı Ode Yalıtım, Ode Starflex Camyünü ürünü için EUCEB Belgesi aldı. EUCEB Belgeli Camyünü, kanserojen olmadığı kesin olarak ispat edilmiş elyaflar anlamına geliyor. EUCEB (Mineral Yünler İçin Avrupa Sertifikasyon Kurulu), camyünü ve taşyünü ürünlerin 1272/2008 EC Yönergesi Note Q kriterlerine uygunluğunu, bu kriterleri sürekli olarak sağladığını, bağımsız, nitelikli uzmanlar ve kurumlar tarafından gerçekleştirilen örnekleme ve analiz sonuçları ile izliyor. YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 Grundfos Çevreye Duyarlı Çözümleriyle IFAT Eurasia’da Yerini Aldı Grundfos, İzmir MMO Enerji Yöneticiliği Eğitimi’ne Destek Verdi Çevre teknolojileri sektörünün nabzının attığı platform olma hedefi ile düzenlenen IFAT Eurasia Fuarı, 16-18 Nisan günlerinde Congresium Ankara, ATO Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlendi. Grundfos, fuarda, çevreye karşı sorumlu, sürdürülebilir ve enerji verimli çözümleriyle yerini aldı. Fuar boyunca ziyaretçiler tarafından büyük rağbet gören Grundfos standında başlıca Dozaj-Dezenfeksiyon ve Su Hizmetleri çözümleri tanıtıldı. Grundfos ekibi, temas kurulmak istenen tüm hedef kit- leye ulaştıklarını ve ziyaretçilerin Grundfos standında kendilerine yapılan bilgilendirmelerden son derece memnun kaldıklarını belirtti. Grundfos’un bir diğer vurgusu ise satış sonrası hizmetlere yönelikti. Dünya çapında 7/24 yedek parça teslimatı ve arızaları yerinde giderme politikasını güden Grundfos, sunduğu Satış Sonrası Hizmetler’in amacını, müşterilerine ilk günden itibaren düzgün kurulmuş ve maksimum verimlilikle çalışan sistemler teslim etmek olarak açıklıyor. Enerji verimliliği söz konusu olduğunda, pompaların enerji tüketimini azaltmada büyük bir potansiyel taşıdıkları biliniyor. Grundfos Pompa, bu potansiyeli daha etraflıca tartışmak ve sektörel bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaşmak için, Enerji Yöneticiliği Eğitimi’ne destek veriyor. İzmir MMO eğitim sorumlusu Volkan Kazanç’ın koordine ettiği ve KasımAralık 2014’te dört ayrı grubun katıldığı sertifika programında, pompa hidroliği yapısı ve pompalarda enerji verimliliği üzerine Grundfos Ege Bölge Müdürü Ahmet Demir eğitim verdi. Dünyanın enerjiye olan gereksinimi önlenemez bir hızla artarken, sürdürülebilir enerji politikalarının benimsenmesi ve yenilenebilir kaynaklardan enerji üretilmesi büyük önem taşıyor. Enerji verimliliğini ön plana çıkaran teknolojileriyle takdir toplayan Grundfos Pompa’nın ve Enerji Yöneticiliği Eğitimi gibi daha birçok başka uygulamaya liderlik eden MMO’nun bu işbirliği, sektörün enerji kaynaklarına olan bilincini artırmak yolunda atılmış önemli bir adım. Minepor’un Yüksek Standartları, Avrupa Birliği ETA Belgesi ile Onayladı AKG Gazbeton, hiç yanmaz yeni nesil ısı yalıtım plağı “Minepor” ile Avrupa Teknik Onayı olan ETA Belgesi’ni almaya hak kazandı. Ankara’nın Yeni Kentleşme Sürecinde Gelişimi Konferansı’na katılan T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk, ETA Belgesi’ni AKG Gazbeton Yönetim Kurulu Başkanı Levent Akgerman’a takdim etti. Akgerman, “ETA Belgesi Ar-Ge çalışmalarımızın olumlu bir sonucudur. Uzun vadeli ve planlı büyüme için kurumsal sorumluluğu yüksek firmaların başta Ar-Ge olmak üzere sürdürülebilir geliş- YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 meye odaklanmaları gerekiyor. Biz de ETA Belgesi ile bunu başardığımız için çok mutluyuz” dedi. Teşekkür plaketini ise T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürü Selami Merdin’in elinden AKG Gazbeton Genel Müdürü Ali Şükrü Kahyaoğlu aldı. Kahyaoğlu, özel sektör ve kamunun ortak çalışması gerektiğini vurgulayarak, “ETA Belgesi sayesinde Minepor, AB üyeleri, Avrupa Ekonomik Bölgesi üyesi ülkelerine, AB ile Karşılıklı Tanıma Anlaşması imzalamış ülkelere ve İsviçre’ye ihraç edilirken herhangi bir test ya da onay sürecine tabi olmayacak. Minepor ve AKG Gazbeton’a olan güvenin artmasını destekleyecek. ETA Belgesi ile sektörümüzde bir ilki gerçekleştirdiğimiz için gururluyuz. Bir belge hazırlık sürecinin ardından Minepor için aldığımız ETA Belgesi ile yurtdışı pazar payımızda yüzde 10’luk bir artış hedefliyoruz” dedi. 7 HABER İlk 5 Aydaki Proje Lansmanları Yeşil Olsaydı Türkiye İlk 10’a Girerdi Çevre dostu yeşil binalar konusunda danışmanlık hizmeti vermek üzere 2008 yılında kurulan Altensis, 55 projenin uluslararası çevre dostu sertifikalara erişmesini sağladı. Altensis Kurucu Ortağı Berkay Somalı, halihazırda 45 projenin de sertifika aşamasında olduğunu belirterek 2016 yılsonu itibariyle de 100. projeyi sertifikalandırarak dalya demeyi planladıklarını açıkladı. Hizmet verdikleri projelerin konuttan ofise, eğitim binalarından uluslararası şirketlerin merkezlerine, turizmden endüstri tesislerine kadar geniş bir yelpazeye yayıldığını belirten Berkay Somalı, şirket olarak tek bir kategoride değil tüm Yeşil Bina kategorilerinde uzmanlaştıklarını ifade etti. Berkay Somalı, “Hedefimiz sadece Altensis’in lider pozisyonunu korumak değil, aynı zamanda Türkiye’yi de uluslararası ligde yukarılara taşımak” diye konuştu. Türkiye’yi uluslararası ligde yukarıya taşıyabilmek için sadece Yeşil Bina sayısını artırmanın yeterli olmadığının altını çizen Berkay Somalı, öncü ve vizyoner pozisyonlarının getirdiği sorumluluğun farkında olduklarını belirterek, “Gerek eğitimler düzenleyerek gerekse medyada farkındalığı artırmaya çalışarak sürdürülebilirlik anlayışının yaygınlaşmasını hedef edindik. Türkiye 90-100 değil binlerce projesiyle Yeşil Bina liginde yer almayı hak ediyor. Bunun için gayrimenkul geliştiricilerinden proje tasarımcılarına, bürokrasiden eğitimcilere kadar herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor. Çünkü Türkiye’nin uluslararası alanda ilk 10’da yer alması işten bile değil. Bugün uluslararası pazarda Kanada yeşil binalar alanında binin üzerinde proje sayısı ve 19 milyon metrekare sertifikalandırılmış bina inşaat alanı ile birinci. Finlandiya yaklaşık 100 proje ve 2 milyon metrekare sertifikalandırılmış bina inşaat alanı ile onuncu durumda. Türkiye’de sadece 2015 yılında 5 ayda lansmanı yapılan markalı gayrimenkul projesi sayısı ise 51. Yani 5 ayda lansmanı yapılan projeler bile Yeşil Bina hedefinde olsalardı Türkiye uluslararası ligde ilk 10’da yer alırdı” dedi. BATIMAT Fuarı Tanıtım Toplantısı Gerçekleştirildi Yapı sektörünün üç gözde fuarı BATIMAT, INTERCLIMA+ELEC ve IDEOBAIN; Mondial du Bâtiment olarak tek bir çatı altında 2-6 Kasım 2015 tarihleri arasında, Nord Villepinte Paris’te biraraya gelecek. Tüm yapı sektörü ve mimarlık endüstrisine yönelik olarak dünyada düzenlenen en kapsamlı çözüm, gösteri ve eğitim vitrini olma özelliğini taşıyan organizasyon, uluslararası katılımcıları ve ziyaretçileri kendisine çekiyor. Organizasyonun tanıtımı için 2 Haziran’da Point Hotel’de bir toplantı gerçekleştirildi. 8 2 bin 600’den fazla katılımcı ile 350 binden fazla ziyaretçinin beklendiği Mondial du Bâtiment, sektörün ön planda yer alan inovatif yerleşime sahip, çeşitli mesleklerin ve işletmelerin sinerjisini destekleyen, dünyanın önde gelen inşaat ve mimarlık fuarı olmaya devam ediyor. 2015 sezonu, ticaretin yapılması, Fransa’dan ve dünyanın dört bir yanından gelen katılımcılar, ziyaretçiler, müşteriler ve potansiyel müşteriler arasında doğrudan irtibat kurulmasını teşvik etmesi bakımından eşsiz bir mekan sunuyor. TROX Turkey, 5. Yılını Esma Sultan Yalısı’nda Kutladı Hava kontrol ve dağıtımında konfor, gürültü kontrolü, yangın güvenliği ve enerji tasarrufu konularına yönelik ürün ve hizmetler üreten, 65 yıllık geçmişe sahip Almanya merkezli TROX Technik’in, Türkiye Şubesi olan TROX Turkey 5. yılını görkemli bir törenle kutladı. Esma Sultan Yalısı’nda, TROX Turkey Genel Müdürü Ozan Atasoy ev sahipliğinde gerçekleşen geceye, TROX Technik CEO’su Michael Bauer’in yanı sıra davetliler katıldı. Davetin açılış konuşmasını yapan TROX Turkey Genel Müdürü Ozan Atasoy, TROX Technik’in sektörde öncü, yenilikçi ve Avrupa’da pazar lideri bir firma olduğuna dikkat çekerek, TROX Turkey’in, Türkiye’de beş yıl gibi kısa bir süre içerisinde kendi alanında ilk 3’te yer aldığını söyledi. Atasoy, “TROX Turkey olarak iki yıldır TROX’un satış şirketleri arasında birinciyiz. TROX Turkey olarak 2010 yılında kurulduğumuzda hayal ettiklerimizi geçtiğimiz 5 yıllık süreçte gerçekleştirdik. Bugüne kadar ön yargısız şekilde heyecanımız ve motivasyonumuz ile başardıklarımızı yeni ürün ve çözümlerimiz ile daha ileriye taşımayı amaçlıyoruz” diye konuştu. YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 BTM, Yapı Fuarı’nda 40. Yılını Kutladı Sektördeki 40. yılını kutlayan BTM (Bitümlü Tecrit Maddeleri), 38. Uluslararası Yapı Fuarı’nda sektör profesyonelleri ile buluştu. İlklerle, başarılarla dolu 40 yılını Yapı Fuarı’nda düzenlediği 40. Yıl Kokteyli ile kutlayan BTM, fuarda su yalıtımı, ısı yalıtımı ve çatı kaplama malzemeleri ile profesyonellerin ilgisini topladı. büyük. 40 yıldır bu sektörün içinde birçok ilke imza atmanın gururunu yaşıyoruz. Yeni yalıtım malzememiz olan Alfa Hibrit ise bu sene Yılın Çatı Sistem Bileşeni Ürün Ödülü’nü kazandı. Çalışmalarımızın meyvesini bu şekilde toplamak ve kullanıcılardan olumlu geri dönüşler almak ekip olarak hepimizi heyecanlandırıyor” dedi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürü Selami Merdin ve İZODER Genel Sekreteri Ertuğrul Şen’in yanı sıra sektörün profesyonel isimlerinden çok sayıda davetlinin katıldığı kokteylde konuşan BTM Yönetim Kurulu Başkanı Levent Ürkmez, 2015’in kendileri için gurur verici bir yıl olduğunu söyledi. 40. yıllarında 40 ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini belirten Ürkmez, “Bu sene Yapı Fuarı’nın bizim için anlam ve önemi Uluslararası Yapı Fuarı’nda ürünler ile ilgili merak edilen soruları yanıtlayan BTM satış temsilcileri ayrıca ziyaretçilerin çözümlenmesi gereken yalıtım problemlerine de yardımcı oldular. Uluslararası birçok yapı meraklısının standı ziyaret ettiğini belirten BTM İhracat Müdürü Kubilay Özcan, BTM standını ziyaret eden İngiltere, Cibuti ve Afrika gibi 32 farklı ülkeden 106 profesyonel ile ileriye dönük başarılı ilişkiler başlatıldığını söyledi. Vaillant Enerji Danışmanları ile “Yeşil Hamle” Yaptı Isıtma ve havalandırma teknolojisi sektörünün öncü firmalarından Vaillant, değişen enerji verimliliği yasaları doğrultusunda, tüketicilerine daha iyi hizmet vermek amacıyla “Enerji Danışmanlığı” konseptini hayata geçirdi. İlk Enerji Danışman Bayisi’nin açılışı YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 İstanbul HES Mühendislik’te yapıldı. Türkiye’de yapılan bu ilk uygulamayla Vaillant, 2017 yılına kadar bu konsept için özel olarak hazırlanan bayilerinin tamamını sisteme geçirecek ve tüketicilerine “Enerji Danışmanı” kimliği ile çözüm sunacak. Klimada Yüksek Performans, Düşük Fatura Nasıl Sağlanır? Günümüzde lüks olmaktan çıkıp hayatımızın vazgeçilmezi haline gelen klimaların seçiminde tüketiciler, eksik bilgi ve uygulamalar nedeniyle hatalı klima seçimi yaparak düşük performans ve yüksek faturalarla karşılaşabiliyor. Mekâna uygun olarak seçilmiş, doğru yere montajı yapılmış, düzenli olarak bakımı yapılan, enerji verimliliği yüksek klimalar ise yazkış rahat ve konforlu bir ortam sağlayarak yaşam kalitesini yükseltiyor. Klima seçiminin ciddi bir iş olduğunu belirten Mitsubishi Electric Türkiye Klima Sistemleri Genel Müdürü Yenal Altaç, doğru klima seçimi ve kullanımı ile ilgili konulara dikkat çekiyor. Altaç, klimanın mekanın soğutma ve ısıtma ihtiyacına uygun olması, enerji tasarruflu ve düşük ses seviyesine sahip olması, mekana uygun kapasite belirlenerek montajının uzmanlar tarafından yapılması ve sağlıklı ortamlar için doğru filtreye dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor. Mitsubishi Electric Türkiye Klima Sistemleri Genel Müdürü Yenal Altaç Mitsubishi Electric Türkiye Klima Sistemleri tarafından geliştirilen “Keşfetteam” hizmetine de değinen Altaç, uzman Keşfetteam ekiplerinin, kullanıcıları yaşanabilecek konforsuz koşullar, daha az tüketim ve seçilen klimalardan tam verim alabilmek gibi konularda yönlendirdiğini belirtiyor. 9 HABER Yeşil Çatı Kongresi Yoğun İlgi Gördü Dördüncü Uluslararası Yeşil Çatı Kongresi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin himayesinde, International Green Roof Association (IGRA) Uluslararası Yeşil Çatı Derneği ev sahipliğinde 20-21 Nisan tarihlerinde Raffles İstanbul Zorlu Center’da gerçekleştirildi. Onduline Avrasya’nın ana sponsorluğunda yapılan Kongre, 35 farklı ülkeden beş yüze yakın katılımcıyı buluşturdu. Arjantin’den Norveç’e kadar dünyanın birçok ülkesinden farklı disiplinlere sahip katılımcının Kongre’ye büyük ilgi gösterdiği gözlendi. Dünya çapında üne sahip mimar, tasarımcı, yeşil çatı uzmanları ve yerel yönetim temsilcilerini buluşturan 4. Uluslararası Yeşil Çatı Kongresi’nde, yeşil çatılardaki en son yenilik ve teknolojiler paylaşıldı. Uluslararası Yeşil Çatı Derneği (IGRA) Başkanı Roland Appl ve Onduline Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Jean Noel Fourel’in yaptığı açılış konuşmalarının ardından “Doğayı Çatıda Keşfedin” konulu konferanslar gerçekleştirildi. Zorlu Gayrimenkul Grup Başkanı Mesut Pektaş, yatırımcı gözüyle yeşil çatıları değerlendirirken, Safdie Mimarlık’ın Yönetici Ortağı Jaron Lubin, şirketin ABD ve Uzakdoğu’da üstlendiği güncel çalışmalar ve projeler hakkında bilgi verdi. Ekolojik tabanlı yeşil tasarımların ve planlamaların dünya çapındaki öncülerinden biri olan Malezyalı Mimar ve Tasarımcı Dr. Ken Yeang, ekolojik mimari ve şehir planlaması üzerine etkileyici bir sunum gerçekleştirdi. Kongre’de IGRA Yeşil Çatı Ödülleri de sahiplerini buldu. Yerel Yönetim Yeşil Çatı Stratejileri Ödülü’nü Paris Belediyesi alırken, Trend Yaratan Mimarlık Projeleri’nde Türkiye’den iki proje; Mimar Ömer Selçuk Baz imzalı Truva Arkeoloji Müzesi ve Zorlu Center ödüle layık görüldü. SeSa Build, BAU’nun Gücü ve YEM’in Desteğiyle Geliyor ICC-İstanbul Kongre Merkezi’nde BAU ve Yapı-Endüstri Merkezi (YEM) desteğiyle 25-27 Şubat 2016 tarihlerinde düzenlenecek olan SeSa Build 2016, YEM’de düzenlenen toplantı ile tanıtıldı. “Sürdürülebilir, güvenli şehirler için yapı malzemeleri ve teknolojileri fuarı” SeSa Build 2016, bölgesel odaklı ilişkilerin kurulduğu; müşteriler, ortaklar, sektörün kanaat önderleri ve diğer paydaşlarıyla kişisel iletişim ortamının yaratıldığı bir platform olacak. Yapı sektörünün kalite, sürdürülebilirlik, kaliteli tasarım, kalıcı çözümler, yeşil teknolojiler ve enerji verimliliği konularındaki artan talebine bir cevap olarak kurgulanan SeSa Build 2016; BAU’nun üst düzey içeriğinden faydalanırken, yayın, etkinlik platformları ve yapı dünyasının bilgi merkezi olan konumuyla sektör paydaşlarını buluşturan Yapı-Endüstri Merkezi’nin deneyimlerinden de yararlanacak. Yeşil Binalar ve Ötesi Konferansı, Dörken’in de Desteğiyle Gerçekleştirildi Dünya Çevre Günü’nde düzenlenen, Dörken Sistem’in de sponsorları arasında yer aldığı “Yeşil Binalar ve Ötesi Konferansı”nda mimarlık ve yapı sektörünün profesyonelleri buluştu. Yeşil binalar konusunda farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen etkinlikte, sürdürülebilir mimari ve kentsel tasarı- 10 mın dünyadaki en önemli örneklerine imza atan mimar ve planlamacılar, Yeşil Bina, kent ve mimarlıkta sürdürülebilirlik, yeşil altyapı planlamaları ve ekolojik yaşam alanları konularını tartıştı. Ekoyapı Dergisi tarafından VitrA ana sponsorluğunda düzenlenen ve ‘yeşil binalar konusunda farkındalığı artırmak’ hedefiyle yola çıkan etkinlik, İstanbul Lazzoni Hotel’de gerçekleştirildi. Dörken Sistem, Trakya Cam, Forbo Flooring ve Nurus’un “Platin Sponsor” olarak yer aldığı etkinliğe, Kilsan “Altın Sponsor” olarak, AKG Gazbeton, Sapa Group ve EAE Aydınlatma firmaları ise “Gümüş Sponsor” olarak destek verdi. YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 Vefa, Yapı Fuarı’na Altı Markasıyla Damga Vurdu Ön üretimli yapı sistemlerinde entegre çözümler sunan Vefa Holding, Türk yapı sektörünün ve bölgenin buluşma noktası olan 38. Yapı Fuarı’na Vekon, Steelife, Setap, Prenta, Ekobord ve Doriva markalarıyla katıldı. Fuarlara büyük önem verdiklerini ve İstanbul Yapı Fuarı’na her yıl katıldıklarını belirten Vefa İcra Kurulu Başkanı Turan Koçyiğit, Yapı Fuarı’nı, yeni teknolojileri ve geliştirdikleri yeni ürünleri duyurmak için bir fırsat olarak gördüklerini kaydetti. Bugüne kadar hep büyük alanlarda etkileyici stantları ile müşterilerinin ve ziyaretçilerinin ilgisini çekmeyi başardıklarını vurgulayan Koçyiğit, bu yıl da Yapı Fuarı’nda altı farklı stantla yer aldıklarını söyledi. Vekon’dan Anahtar Teslim Kamp Prefabrik yapı sektöründe üretim hacmi 3 milyon metrekareyi aşan Vekon, fuarda anahtar teslim kamp çözümlerini tanıttı. Bugün 70’i aşkın ülkeye ürün ve hizmet ulaştıran global bir çözüm ortağı olan Vekon’un kampları işçi kampı, askeri kamp, afetzede ve mülteci kampları olarak kullanılıyor. lama süreçleri ile hayata geçiren Steelife, son teknolojileri kullanarak 3 ayda 1 hastane inşa edebiliyor. Setap, Yapısal Çelik Çözümleri Yapısal çelik sektörünün önemli markaları arasında bulunan Setap, Yapı Fuarı’nda; uluslararası standartları kullanan deneyimli proje ekibi ve Türkiye’de ender bulunan son teknolojilere sahip üretim altyapısı ile anahtar teslim yapısal çelik çözümlerini ziyaretçileri ile paylaştı. Prenta, Gücünü Hizmet Kapsamından Alıyor Prefabrike binalar, yaşam konteynerleri ve depo-hangarlar üreten Prenta, fuarda geniş kapsamlı hizmetlerini ve benzersiz yeniliklerini paylaştı. Ekobord’un Tercih Edilirliği Artıyor İnsan ve doğaya tamamıyla dost, montajı kolay, yüksek dayanıma sahip, estetik ve farklı çeşitlerde yeni nesil fibercement levhalar üreten Ekobord da, fuar ziyaretçilerinin büyük ilgisini çekti. Vefa’nın fuardaki bir diğer markası olan ve Türkiye’nin ilk hafif çelik sistemle üretilen binasını kuran Steelife da çelik yapı çözümlerini ziyaretçileri ile paylaştı. Çelik yapıları her anı kontrol edilebilen yüksek standartlardaki üretim ve uygu- Tahincioğlu Gayrimenkul tarafından Ataşehir’de hayata geçirilen nitelikli ofis projesi Palladium Tower, Leed Gold Sertifikası aldı. Los Angeles Sokakları Philips’in Akıllı Sistemine Emanet Los Angeles, sokaklarının tamamını Philips mobil ve bulut tabanlı teknolojilerle aydınlatan ilk şehir oldu. Nurus’un Sürdürülebilir Tasarım Anlayışı Ödüllendirildi Mobilya üreticisi Nurus, Alava çalışma koltuğu ile inovatif tasarım, ekoloji ve sürdürülebilirlik konularında dünyadaki önemli projelerin ödüllendirildiği Green Good Design Awards 2015’te ürün tasarımı kategorisinde Green 100 listesine girerek ödül aldı. Rönesans Biz Küçükyalı Ofis Projesi LEED Platinum Aldı İller Bankası’nın “Akıllı” Hizmet Binası Açıldı Danfoss, Yeni Ürünü NovoCon S’i Tanıttı YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 Palladium Tower, LEED Gold Aldı Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın İstanbul Küçükyalı’da gerçekleştirdiği A+ sınıfı ofis projesi Rönesans Biz Küçükyalı Ofis, Türkiye’nin ilk Leed Platinum sertifikasına sahip ofis kampüsü oldu. Steelife ile 3 Ayda Bir Hastane Danfoss Türkiye, HVAC sektöründe çığır açacak yepyeni ürünü “NovoCon S Danfoss Dijital Aktüatör’ü, Ankara Crown Plaza’da düzenlediği bir lansmanla tanıttı. Danfoss A/S Global İş Geliştirme Müdürü Tamas Szekely ve Danfoss Türkiye Isıtma Segmenti İş Geliştirme KISA...KISA...KISA...KISA... Müdürü Recep Burak Kolsuk’un yanı sıra, Türk Tesisat Mühendisleri Derneği (TTMD) önceki dönem başkanları Abdullah Bilgin ve Bahri Türkmen’in de katıldığı etkinlikte Ankara ve çevre illerden gelen yüze yakın mekanik tesisat profesyoneli ağırlandı. Rönesans Holding çatısı altındaki Rönesans Gayrimenkul Yatırım A.Ş.’nin 2014 yılında yapımına başladığı “İller Bankası İstanbul Bölge Müdürlüğü Binası” hizmete alma töreni, 25 Mayıs Pazartesi günü gerçekleşti. Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’nin katılımıyla hizmete alınan bina, Türkiye’nin en yeşil ve akıllı binalarından biri olma özelliğini taşıyor. 11 ÖDÜL Ödüller Sahiplerini Buldu B 2B Medya Grubu dergilerinden Yalıtım tarafından bu sene 12.’si düzenlenen “Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri” ile Çatı ve Cephe Dergisi tarafından 4.’sü organize edilen “Çatı&Cephe Malzemeleri Ödülleri”nin Ödül Töreni, 22 Nisan Çarşamba günü, Yapı İstanbul Fuarı’nda gerçekleştirildi. Sunuculuğunu Çiğdem Tunç’un yaptığı törende ödüller sahiplerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürü Selami Merdin, Türkiye YALITIM SEKTÖRÜ BAŞARI ÖDÜLLERİ 2014 YILIN YATIRIMI Woolmax Taşyünü Üretim Tesisi / İzoer İnşaat YILIN ISI YALITIMI ÜRÜNÜ Earthwool Çatı Şiltesi / Knauf Insulation YILIN SU YALITIMI ÜRÜNÜ AQUAMER HB INVISIBLE / Fixa Yapı Kimyasalları YILIN SES YALITIMI ÜRÜNÜ ECOWOOL / Ravaber Yapı Ürünleri YALITIM DERGİSİ ÖZEL ÖDÜLÜ Grofen A.Ş. 12 İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Hinginar, İZODER Başkan Yardımcısı ve Murahhas Aza Ertuğrul Şen, ÇATIDER Başkanı Nazım Yavuz, ÇATIDER eski başkanları Adil Baştanoğlu ve Atilla Gürses tarafından takdim edildi. ÇATI VE CEPHE MALZEMELERİ ÖDÜLLERİ 2014 YILIN ÇATI KAPLAMA MALZEMESİ / SİSTEMİ Çatıpan PUR/PIR İzolasyonlu Gizli Vida Çatı Paneli / Panelsan YILIN ÇATI SİSTEM BİLEŞENİ BTM Seal Alfa Hibrit / BTM YILIN CEPHE MALZEMESİ / SİSTEMİ Isıcam Sinerji T / Trakya Cam YILIN CEPHE SİSTEM BİLEŞENİ Ytong Blok 0,11 / Türk Ytong YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 Bina Hava Sızdırmazlığı Ölçümleri ve İyileştirmelerinde Çözüm Ortağınız. İyi bir bina kabuğu • Enerji tüketimini düşürür • Nem ve küf oluşumunu önler • Hava sızıntıları ve ısı köprülerinden kaynaklanan ve konforu azaltan hava akımlarını engeller. VENESCO; LEED Sertifikasyonu, Pasif Bina Sertifikasyonu, Enerji Verimliliği Uygulamaları, USACE Protokolleri, mevcut binaların sızdırmazlık kontrolü ve renovasyon projeleri gibi çeşitli uygulama alanlarında kullanılan Blower Door Bina Hava Sızdırmazlığı Ölçüm ve İyileştirme Hizmetleri sunmaktadır. VENESCO Bina Enerji Yönetim Danışmanlık Sanayi ve Ticaret A.Ş. Ehlibeyt Mah. Ceyhun Atıf Kansu Cad. Gözde Plaza No:130/60 Balgat / Çankaya - ANKARA Tel: +90 (312) 474 14 00-01 • Faks: +90 (312) 474 14 02 • [email protected] @Venesco venesco www.venesco.com.tr ETKİNLİK IRENEC 2015 Bu yıl 5.’si düzenlenen IRENEC Uluslararası Yenilenebilir Enerji Konferansı, 28-30 Mayıs tarihleri arasında Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yeşil Bina Dergisi de Konferans’a medya sponsoru olarak destek verdi… I RENEC 5. Uluslararası Yüzde 100 Yenilenebilir Enerji Konferansı, 28-30 Mayıs tarihleri arasında Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Konferans’a, Eurosolar Türkiye Başkanı Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı Ali Ekber Asker, Marmara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Doğruel, Eurosolar Başkanı Prof. Dr. Peter Droege, Eurosolar Kıdemli Başkan Yardımcısı Preben Maegaard, WBA Dünya Biyoenerji Birliği Başkanı Dr. Heinz Kopetz, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Ramazan Usta’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda sektör mensubu katıldı. Yeşil Bina ile Su ve Çevre Teknolojileri dergilerinin medya sponsorları arasında yer aldığı IRENEC 5. Uluslararası Yüzde 100 Yenilenebilir Enerji Konferansı’nda “Yenilenebilir Enerji Üretimi”, “Güneş Enerjisi Projelerinin Finansmanı”, “Şişecam ve Yenilenebilir Enerji için Araştırmalar”, “Türkiye’de Enerji Yatırımları” başlıklarını da içeren sunumlar yapıldı. Konferans’ta yaptığı konuşmada, enerjinin önemi ve yerel yönetimlerce daha etkili, sürdürülebilir bir şekilde nasıl kullanılması gerektiği konularına değinen Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, konferansa verdiği destekten dolayı Maltepe Belediyesi’ne de teşekkürlerini iletti. Konferansta konuşan Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı Ali Ekber Asker, Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar “Enerji konusunda belediyelere ayrılan kaynaklar her ne kadar kısıtlı olsa da Maltepe Belediyesi olarak bu imkansızlıklar içinde, bu konulara her zaman destek vermeye devam ettik. Çünkü kaybettiğimiz bir şeyin değerini daha sonra anlamanın ne kadar yanlış olduğunun bilincindeyiz” dedi. Tekne Gezisi de Düzenlendi IRENEC 5. Uluslararası yüzde 100 Yenilenebilir Enerji Konferansı katılımcıları, 28 Mayıs akşamı organize edilen tekne gezisi ile İstanbul Boğazı’nı gezdiler. Katılımcıların görüş alışverişinde bulunduğu organizasyonda konferansa katkıda bulunan firmalara plaket ve teşekkür belgeleri takdim edildi. 14 YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 FABRİKA GEZİSİ Viessmann, “Sürdürülebilir Enerji Konseptleri” Etkinliği Düzenledi Viessmann, düzenlediği “Modern Üretim Tesisleri için Sürdürülebilir Enerji Konseptleri” etkinliğinde 60 kişiyi Manisa’daki fabrikasında ağırladı… T ürkiye, 75 milyonun üzerindeki nüfusuyla ısıtma ve iklimlendirme sektöründe gelecek vaat eden pazarlar arasında yer alıyor. Türkiye’deki eski ısıtma sistemlerinin modernizasyonunun ve yeni gaz dağıtım bölgelerinin gösterdiği gelişimin yanı sıra özellikle ticari ve endüstriyel tesislerdeki verimlilik artışı konusu da önem kazanıyor. Enerji tasarrufu ve CO2 emisyonlarının azaltılması ile ilgili potansiyel de benzer ölçüde büyük oluyor. Viessmann’ın Manisa’daki duvar tipi cihaz fabrikasında düzenlenen “Modern Üretim Tesisleri için Sürdürülebilir Enerji Konseptleri” isimli bilgilendirme etkinliğinde, bu kapsamda ne gibi imkanların mevcut olduğu davet- 16 lilere aktarıldı. 27 Mayıs Çarşamba günü düzenlenen etkinlik, yaklaşık 60 davetlinin katılımıyla gerçekleşti. Etkinlikte, Viessmann Türkiye Genel Müdürü Dr. Celalettin Çelik tarafından yapılan açılış konuşmasından sonra, Viessmann Manisa Fabrikası Genel Müdürü Joachim Schlichtig, fabrikada gerçekleştirilen projelerden hareketle “Modern Üretim Tesisleri için Sürdürülebilir Enerji Konseptleri” konusunda bilgi verdi. Daha sonra Almanya’dan gelen uzmanların verdiği teknik seminerlerde fotovoltaik sistemlerle büyük ısı pompalarının kullanımı ve sistematik enerji yönetimi sayesinde verimlilik potansiyellerinden nasıl faydalanılabileceği detaylı bir biçimde ele alındı. Etkinlik, fabrikadaki duvar tipi cihaz üretiminin gezilmesi ile son buldu. Gezide ayrıca fabrikadaki enerji merkezinin yanı sıra fabrikanın elektrik ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayan yeni fotovoltaik sistem de incelendi. 2013 yılında üretime başlayan fabrikanın projelendirme aşamasında güneş enerjisinden en fazla yararlanacak, fakat aynı zamanda binanın istenmeyen bir şekilde fazla ısınmasını da engelleyecek bir fabrika tasarımı yapılmasına dikkat edildi. Fabrika, tamamen 5 adet hava kaynaklı ısı pompası ile ısıtılıp soğutulduğu için tesiste doğalgaz, kömür ve sıvı yakıt gibi fosil enerji kaynakları kullanılmıyor. YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 iSolutio POMPA SİSTEMİNİZİN DAHA ‘AKILLI’ OLMASINI İSTEMEZ MİSİNİZ? GRUNDFOS iSOLUTIONS ile DAHA FAZLASINI İSTEYİN! SADECE POMPALARDA KULLANILAN AKILLI SİSTEM YAKLAŞIMI POMPALAR ARTIK HİÇ OLMADIĞI KADAR AKILLI Grundfos iSOLUTIONS, enerji verimliliğinde en üst seviyeye ulaşmak için gerekli olan pompa optimizasyonunu tanımlayan yeni tasarım anlayışıdır. Grundfos uzmanlığını ve sistem optimizasyonunu bir araya getiren bu çözümler; masraflarınızı düşürür, teknik şartnamenin hazırlanmasını kolaylaştırır ve sunduğu enerji verimliliğiyle çıtayı daha da yükseltir. www.isolutions.grundfos.com/tr iSolutions_Range_ad_1p_200x250_GTR.indd 1 14.02.2014 10:25 GÜNCEL Türkiye’nin Yeşil Üretim Merkezleri Sürdürülebilirlik politikaları, Türkiye’de endüstriyel tesisleri de etkisine aldı. Enerji verimliliği ve çevre dostu süreçleri içeren Yeşil Bina sertifikasını alan tesisler, yeşil üretim merkezlerinin en iyi örneklerini oluşturuyor. Altensis Kurucu Ortaklarından Serkan Emin ise bazı yabancı sermayeli şirketlerin dünyadaki ilk sertifikalı binalarının bile Türkiye’de yer aldığına dikkat çekiyor. E konominin sürdürülebilirlik temeli üzerinde kalkınmasını öngören çevreci yaklaşım ve yeşil politikalar, Türkiye’de endüstriyel tesisleri de etkisi altına alıyor. Enerji verimliliği ve çevre dostu süreçleri içeren Yeşil Bina sertifikalarını alan kimi tesisler, yeşil üretim merkezlerinin iyi birer örneğini oluşturuyor. Bu kapsamda ondan fazla tesis ve fabrikanın sürdürülebilirlik sürecine danışmanlık hizmeti verdiklerini söyleyen Altensis’in kurucu ortaklarından Serkan Emin, bu öncü projeler sayesinde alan bazında bakıldığında toplam endüstriyel alanın çevre açısından “kurtarılmış bölge” olarak tanımlanabileceğini belirterek, henüz ekonomi açısından büyük bir alan teşkil etmeyen bu örneklerin artması için çaba gösterdiklerini vurguluyor. Uygulamalar bazında Türkiye’deki yeşil endüstri merkezlerinin bazılarının dünyaya örnek olabilecek nitelikleri olduğunu söyleyen Emin, bazı yabancı sermayeli şirketlerin dünyadaki ilk yeşil üretim merkezi binalarının da Türkiye’de yer aldığını belirtiyor. 18 Dünyanın İlkleri Türkiye’de Schneider Elektrik’in TAYSAD OSB’deki yeni trafo fabrikası Schneider’in dünyadaki ilk LEED Gold sertifikalı binası olurken, Unilever’in Konya Fabrikası, yağmur suyunun yeniden kullanımı, ısı geri kazanımı, yerinde atık ayrıştırma gibi ileri düzeyde çevre sistemleri sayesinde dünyadaki ilk LEED sertifikalı dondurma fabrikası olarak kayıtlara geçti. Fabrika ayrıca, ilk gününden itibaren “sıfır katı atık” hedefini gerçekleştiriyor. İnci Akü Manisa Fabrikası, Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Binası, Philips Türkiye Merkez Ofisi, Unilever Türkiye Merkez Ofisi, Grundfos Türkiye Genel Müdürlüğü, Ytong Çatalca Tesisleri Projesi, BASF Yapı Kimyasalları Laboratuvar Binası, Borusan Bandırma RES İdari Binası ve Çelik Alüminyum Döküm Fabrikası da iyi birer yeşil üretim merkezi örnekleri olarak karşımıza çıkıyor. Altensis Kurucu Ortağı Serkan Emin, ekonominin üretimi ve devamı açısından endüstriyel tesislerden vazgeçilemeye- ceğini hatırlatarak, “Bir yandan üretimi sürdürmek, bir yandan da ekonomiyi ve çevreyi sürdürülebilir halde tutmak, üretimin zararlı boyutlarını en aza indirgemek, terazinin iki ayrı kefesini oluşturmaktadır. Bu açıdan Yeşil Bina sertifikaları bu teraziyi dengede tutmaya yarayan önemli bir ağırlıktır” diyor. Yeşil Anlayış Her Metrekarede Hissedilir Sözkonusu uluslararası Yeşil Bina sertifikalarının sadece şekilci bir uygulama ya da pazarlama argümanı olarak algılanmaması gerektiğini hatırlatan Serkan Emin, “Bu sertifikaları alabilmek için projelerde öylesine detaylı çalışma ve denetimler yapılmaktadır ki, çevreye etkiler en aza indirilmekle kalmamakta, çalışan konforu, ülke kaynaklarının doğru kullanımı gibi faktörler de öne çıkarılmaktadır. Bunun için binanın çatısından tutun da bahçe kapısında bulunan güvenlik kulübesine kadar her metrekare ayrı değerlendirilmektedir. Örneğin çatılar aydınlatma YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 öğesi olarak da, su tasarruf öğesi olarak da kullanılır. Malzemeler yerli üretimden seçilerek ülke ekonomisine katkı sağlanır. Atıklar değerlendirilerek ekonomiye kazandırılır, temiz hava sirkülasyonu verimli tutularak çalışan sağlığı da korunur” diyor. Yeşil Bina sertifikalarının öneminin anlaşılabilmesi açısından endüstrideki bazı Yeşil Bina örneklerindeki uygulamaları da değerlendiren Emin, Türkiye’deki yeşil üretim merkezlerindeki uygulamalardan bazılarını ise şöyle özetliyor. sağlanarak hem çalışanların güvenli bir şekilde seyahat etmeleri, hem de CO2 salımlarının azaltılması hedeflendi. İnşaat sırasında uygulanan atık yönetimi politikası ile 138 ton atık çöpe değil, geri dönüşüme gönderildi. İnşaat malzemelerinin yarısından fazlasının Türkiye sınırlarında üretiminin yapılması ve hammaddesinin temini sayesinde hem nakliyeden kaynaklı karbon emisyonu azaltıldı, hem de ülke ekonomisine katkı sağlandı. olmayan soğutucu akışkanların kullanımı tercih edildi. Elektronik ürünlerde düşük tüketim değerlerine sahip verimli cihazlar, temizlik malzemeleri ve kişisel temizlik malzemelerinde ise yeşil sertifikalı çevre dostu ürünlerden seçildi. Düşük cıvalı floresan tip lambalar tercih edilirken, atıkların ayrıştırılması, geri dönüşüm firmaları ve belediye ile yapılan sözleşme ve protokoller dahilinde geri dönüşüme gönderildi. Schneider Elektrik TAYSAD Trafo Fabrikası Borusan Bandırma Rüzgar Enerji Santrali İdari Binası Çelikel Alüminyum Döküm Fabrikası Borusan EnBW Bandırma RES İdari Binası LEED for Existing Buildings: Operation&Maintenance kategorisinde Altın (Gold) seviye sertifikasyon ile ödüllendirildi. Binanın enerji harcayan ana sistemlerinin enerji verimliliği etütleri detaylı olarak yapılarak, enerji tasarruf odakları belirlendi ve enerji verimliliğini yükseltme yol haritası çıkarıldı. Buna göre ekonomik olarak geri ödeme süresi daha kısa olan ve uygun bulunan yatırımlar yapıldı. Elektrik enerjisinin yüzde 100’ü arazide bulunan yenilenebilir enerji kaynağı rüzgar enerji santrallerinden temin edilmekte. Arazideki yeşil alanlar yerel bitkiler ya da yerel iklim koşullarına göre adapte olmuş az su kaynağına ihtiyaç duyan bitkiler ile oluşturuldu. Bina çalışanları toplu taşımaya (servis ve havuz araçları) özendirilirken, ulaşım kaynaklı sera gazı emisyonları azaltıldı. Dış aydınlatmada kullanılan armatürler ışık kirliliğine yol açmayacak tip armatürlerle değiştirildi, ozon tabakasına zararlı Bina, LEED sertifikasına hak kazanan dünyadaki ikinci alüminyum fabrikası olmayı başardı. Üretimden çıkan ısı enerjisinin geri kazanımını sağlayan mekanik sistem tasarımı ile yüzde 43 gibi büyük bir enerji tasarrufu sağlayabildi. Seçilen su bataryaları sayesinde yüzde 25 su tasarruf sağlanırken, mekanik sistem dahilindeki soğutma kulelerinden çıkan atıksuyun arıtılıp tuvalet ve pisuvarlarda kullanılmak üzere geri dönüştürülmesi sayesinde toplamdaki su tasarrufu yüzde 100’e ulaştı. Bina çevresindeki otopark alanlarında beton sert zemin yerine yağmur suyu yönetimine kolaylık sağlayan ve yağmur suyu şebekesinin yükünü azalttığı ispatlanmış geçirimli yüzeyli çim taşı kullanıldı. Yine otoparklarda düşük emisyonlu araçlar ve ortak kullanılan araçlar için özel park yerleri tasarlandı. Çevrede oluşabilecek ısı adası etkisinin azaltılması amacıyla tüm binanın çatısı, güneş ışığını yansıtma değeri yüksek beyaz çakıl kaplandı. Schneider Elektrik’in TAYSAD OSB’deki yeni trafo fabrikası, enerjide yüzde 22 daha verimli olarak tasarlandı, 1.000 noktadan kontrol sağlayan gelişmiş otomasyon sistemi ile devamlı verimlilik artışına imkan verildi. Aydınlatma sisteminde kullanılan varlık sensörleri ve ampüller sayesinde yüzde 36’lık verim elde edildi. Gün ışığından gerek ofisler gerekse de üretim alanında maksimum seviyede yararlanılırken, yüksek performanslı cam, cephe ve ışıklık sistemleri ile enerji tasarrufu sağlandı. Çalışanların sağlığı için taze hava oranları da standartların üzerinden tutuldu. Çatıdan toplanan yağmur suyu, özel filtreleme sisteminden geçirilerek senede yaklaşık 3.600 m3lük su tasarrufu sağlanıyor. Pissu arıtma sisteminden de elde edilen yaklaşık 2.000 m3 su, peyzaj sulamasında kullanılıyor. Çalışanlarının yüzde 88’inin şirket tarafından temin edilen servislerle işe gelmeleri YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 19 YEŞİL BİNA / TBMM Başkanlık Konutu TBMM Başkanlık Konutu TBMM Başkanlık Konutu, Türkiye’deki devlet binaları arasında LEED sertifikası alan ilk bina oldu. TBMM İşletme ve Yapım Başkanlığı tarafından yapımı tamamlanan Meclis Başkanlık Konutu’nun LEED sertifikasyon süreci, VENESCO danışmanlığında yürütüldü… Ç ankaya’da Cumhurbaşkanlığı Köşkü’ne uzanan protokol yolunda bulunan ve 1984 yılından önce Yunan Sefareti olarak kullanılan eski Başkanlık Konutu yemek ve kabul salonlarının olmaması, resepsiyon ve kabullere elverişli fiziki mekanlarının bulunmaması, 20 ihtiyaçlara cevap verememesi, yapılacak tadilat ve onarımların binanın kullanım amacı için yeterli olmaması ve binanın da yapısal ömrünü tamamlaması nedeniyle yenilendi. Yeni TBMM Başkanlık Konutu, teması Türk mimarisi olan, çağın tanığı bir bina YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 olarak tasarlandı ve 2012 yılında projeleri hazırlandı. Konutun inşaatına 2013 yılı nisan ayı içinde başlandı. 3 bin 879 metrekare arsa içerisinde bulunan konut üç bodrum, bir zemin ve bir birinci kat (üst kat) olmak üzere toplam beş kattan oluşuyor. Zemin kat, temsil ve ağırlama hizmetlerinin karşılanacağı alan ve bu alanda farklı ölçülere sahip üç salon yer alıyor. Ana giriş holünden ahşap dairesel çift merdivenle üst kata ulaşılıyor. Üst kat, çalışma ofisi ve özel yaşam alanı (konut) şeklinde tasarlanmış. Bodrum katlar ise müştemilat (mutfak, otopark, sığınak, kazan dairesi vb.) alanlardan oluşuyor. Mimari projesi Erkan İnce tarafından tasarlanan ve yapımı TBMM İşletme ve Yapım Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen Meclis Başkanlık Konutu, TBMM Başkanlığı’nın çevreye karşı duyduğu hassasiyet, enerjinin verimli kullanılması konusunda gösterdiği titizlik ve diğer kamu kurumlarına örnek olması açısından Yeşil Bina kriterlerinde inşa edildi. Türkiye’deki devlet binaları arasında LEED sertifikası alan ilk bina olan TBMM Başkanlık Konutu’nun LEED sertifikasyon süreci VENESCO danışmanlığında yürütüldü. Meclis Başkanlık Konutu, yaklaşık 1,5 sene süren sertifikasyon süreci sonunda LEED-NC v3 2009 - Yeni Binalar kategorisinde sertifikalandırıldı ve Yeşil Bina statüsüne kavuştu. TBMM Başkanlık Konutu, 750 metrekare oturum alanına ve yaklaşık 3 bin metrekare kullanım alanına sahip. Genel olarak betonarme inşa edilen konutun üst katı tamamen doğal ahşaptan yapılmış. Üst katın cephesi ahşap lambri, diğer katları küfeki taşı ile kaplı. Konutun zemin kaplamalarında iznik çinisi bordürler, mermerler ve halı; tavanlarda ise ahşap oyma desenler kullanılmış. Binanın iç ve dış cephelerinde Türk mimarisini yansıtan süsleme sanatları ve el işçilikleri kullanılmış, cephelere ve ana mahallere tezyinatlar, geniş saçaklar ve cumbalar yapılmış. Giriş holündeki İznik Çinisi süslemesinde, Kaşgarlı Mahmud’un “Divanü Lugati’t Türk” kitabının içinde yer alan dünya haritası ile Matrakçı Nasuh’un “Beyan-ı Menazil-i Sefer-i Irakeyn” eserine yer verilmiş. Binanın çatı kaplamasında ise bakır kullanılmış. ve binanın Yeşil Bina olarak yapılması fikrini ortaya atan isimlerden biri olan M. Burak Kocabaş, “TBMM Başkanlık Konutu Binası, bulunduğu konum ve devlet kademesinde teşkil ettiği önem açısından, üzerinde hassasiyetle düşünerek ve planlayarak yaptığımız bir proje ve inşaat oldu” diyor. Binanın olduğu yerde yer alan eski Meclis Başkanlığı Konutu’nun hem eko- TBMM İŞLETME VE YAPIM BAŞKANLIĞI’NDAN MAK.MÜH. BURAK KOCABAŞ: “Kamu Kurumlarına Örnek Olmak için Yola Çıktık” TBMM’ne ve bakanlıklara ait birçok bina gibi TBMM Başkanlık Konutu’nun yapımı da TBMM İşletme ve Yapım Başkanlığı tarafından gerçekleştirilmiş. TBMM İşletme ve Yapım Başkanlığı’nda makine mühendisi olarak görev yapan YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 21 YEŞİL BİNA / TBMM Başkanlık Konutu nomik ömrünü doldurması hem de ihtiyaçlara karşılık verememesi sebebiyle Meclis Başkanlığı’nın binanın yıkılıp yeni bir konut yapılması kararı aldığını söyleyen Kocabaş, “Bu karardan sonra proje çalışmalarına başladık. Başkanlık makamının misafir ağırlama ve temsil hizmetlerinin karşılanması için inşaatın bir an önce bitirilmesi gerekiyordu. Aslında bizim amacımız proje aşamasında Yeşil Bina sertifikasyon çalışmalarını başlatmaktı. Fakat sürenin kısıtlı olması buna engel oldu” şeklinde konuşuyor. Burak Kocabaş, projenin LEED sertifikasyon sürecini şu sözlerle anlatıyor: “Projeyi hazırlarken mimari, mekanik, elektrik, peyzaj gibi tüm disiplinlerde Yeşil Bina kriterlerini karşılayacak şekilde hazırlamaya özen gösterdik. Önümüze, yapılması gereken başka değişiklikler çıktığı takdirde, bunları da inşaat aşamasında yapmaya karar verdik. Nitekim öyle de oldu. Projeler bitip, inşaat ihalesine çıktıktan sonra Yeşil Bina konusunda son derece tecrübeli bir firma olan VENESCO ile danışmanlık sözleşmesi imzaladık.” “Tabi zorluklar da çıktı. Sonuçta bir projeyle ihaleye çıkıyorsunuz. Ama Yeşil 22 Bina kriterlerini sağlamak için mekanik tesisatla ilgili, elektrik tesisatıyla ilgili, bina otomasyonu ile ilgili, inşaatla, çevreyle, yeşil alanla ilgili değişiklikler yapmanız gerekiyor. Ve biz inşaat sürecinde bunların çoğunu gerçekleştirdik. Zaten proje aşamasında da gerek elektrik, gerekse mekanik projelerde hassasiyet göstermiştik. Mesela bütün klima santrallerini ısı geri kazanımlı, pompaları frekans kontrollü olarak seçtik. Bina otomasyon sistemi kurduk. Elektrikle ilgili elektrik otomasyon sistemini, aydınlatma sistemini, projelerimize işledik. İnşaatın yapımı aşamasında yine Yeşil Bina direktifleri içerisinde yer alan birçok uygulamayı yerine getirdik. Bunları belgelendirdik. Atık yönetim sistemini kurduk. Mevcut bitkilerin korunumunu sağladık. Kısacası tüm inşaat sürecini iyi yönettik.” “İnşaat biter bitmez Yeşil Bina süreci bitmiyor. Binanın işletmeye alınıp projelerde taahhüt ettiğimiz değerleri, bina çalışmaya başladıktan sonra da görmeniz gerekiyor. Projede öngördüğümüz tüm kriterleri işletme safhasında da gördük. Akabinde Yeşil Bina danışmanımız VENESCO ile son rötuşları yaptık ve 46 puanla LEED sertifikamızı aldık. Bizim amacımız gümüş veya altın sertifikasıydı. Fakat hem işin acele olması, binanın bir an önce hizmete açılması zorunluluğu, hem de projenin daha önce hazırlanmış olması buna izin vermedi. Ama yine de YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 önemli bir başarı elde ettik ve LEED sertifikası alan Türkiye’deki ilk kamu binası olduk. Yeşil Bina sertifikası alan bir diğer kamu binası Küçükçekmece Belediyesi Hizmet Binası, BREEAM Sertifikası almıştı. Zaten bizim Meclis Genel Sekreterliği olarak hem yönetim açısından hem de sosyal, kültürel, çevreye bakış ve enerjinin kaynaklarının verimli kullanımı açısından diğer kamu kurumlarına örnek olmak gibi bir misyonumuz var.” Burak Kocabaş, projenin Yeşil Bina olması fikrinin nasıl ortaya çıktığını ise şu sözlerle anlatıyor: “Yeşil Bina konusunda biraz da ben öncülük ettim diyebilirim ama başkanlığımızda çalışan mühendis arkadaşlarımızın da çok büyük katkıları oldu. 5-6 yıl öncesinde Yeşil Bina ile ilgili Yeşil Bina Dergisi’nde makaleler okumuştum. Konuyu merak edip biraz araştırdım. Bu alanda çalışan ve öncülük eden ÇEDBİK isimli bir dernek olduğunu öğrendim. Derneğin İstanbul’daki seminer ve çalıştaylarına katıldım. Ardından İstanbul’da gerçekleşen Uluslararası Dünya Yeşil Binalar Zirvesi’ne katıldım. Bu arada dernek yöneticilerinden Duygu Erten ile tanıştık. Kendisinden konuyla ilgili Meclis’teki teknik arkadaşlarımıza bir sunum yapmasını rica ettim. Bizi kırmayıp bunu gerçekleştirdiler. Yapılan işin sadece inşaat olmaması, inşaatla birlikte çevreye, enerji kaynaklarına, suya, yeşile, insan sağlığına ve ekosisteme büyük önem verilmesi beni etkiledi. ‘Neden TBMM olarak bir projemizde buna öncülük etmeyelim’ diye düşünerek yola çıktık.” Yeşil Bina fikrinin, yöneticilerinden de destek gördüğünü sözlerine ekleyen Kocabaş, “Doğru olan bir şeyi doğru dille anlatabiliyorsanız, idarecileriniz son derece sıcak yaklaşıyorlar. Bizler de Meclis’in bir kamu kuruluşu olarak böyle bir konuya öncülük etmesi gerektiğini idarecilerimize anlattık ve kendilerinden büyük destek gördük. Özellikle Genel Sekreter Yardımcımız Haydar Çiftçi, İşletme ve Yapım Başkanımız Mustafa YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 Aydınlatma Projesi ve Uygulamasını da VENESCO Yaptı B inanın LEED sertifika danışmanlığının yanı sıra LEED’e uygun aydınlatma ve aydınlatma projesi ve uygulaması da VENESCO tarafından yapıldı. Böylece hem sertifikasyonun kriterleri optimum sağlandı, hem de projeye uygun olarak yapılan mühendislik çalışması ile de enerji etkinliği ile konfor optimize edilmiş oldu. Başkanlık Resmi Konutu’nda enerji tasarrufu ve konforun birarada sağlanması amacıyla birçok noktada yüksek verimliliğe sahip aydınlatma armatürleri ve dünya çapında yaygın kullanıma sahip DALI (Digital Adressable Lighting Interface) tabanlı HELVAR kontrol sistemleri kullanıldı. DALI tabanlı kontrol sistemi genel aydınlatma ekipmanlarının yanı sıra avize, aplik gibi klasik aydınlatma sistemlerinin de dimmerlenmesine olanak sunacak şekilde yapılandırıldı. Yapı içerisindeki tüm yükler hem lokal otomasyon panellerinden hem de merkezi yönetim yazılımı üzerinden kontrol edilecek şekilde projelendirildi. Kullanılan merkezi yönetim yazılımı ile beraber sisteme dâhil tüm aydınlatma ekipmanlarının merkezi olarak izlenmesi, programlanması ve arıza durumlarının takibi sağlandı. Otopark ve benzeri varlığa bağlı kontrolün uygulanabileceği noktalar için varlık durumunda maksimum seviyede, boş durumda kısık seviyede, uzun süreli kullanım olmaması durumunda “stand-by” seviyede çalışacak şekilde programlama yapıldı. Ofis alanlarında ise personelin konforu için hem aydınlık seviyelerinin hem de renk sıcaklığının dinamik olarak kontrolüne imkân verecek dinamik aydınlatma kontrol sistemleri kullanıldı. Tüm bu tercihler doğrultusunda bina hem konforlu hem de yüksek verimli bir altyapıya kavuşturuldu. Otomasyon sisteminin entegrasyonu ile birçok mahalde konfordan vazgeçmeden aydınlatmada %30 mertebesinde enerji tasarrufu sağlandı. Orçun Özhelvacı (VENESCO), Burak Kocabaş (TBMM) ve Arif Künar (VENESCO) 23 YEŞİL BİNA / TBMM Başkanlık Konutu üzerinde fotovoltaik panel entegre edilmiş olan aydınlatma direkleri kullanıldı. Bu direklerde kullanılan LED uygulamalar ile üretilen enerjinin gece boyunca kullanılabilmesi sağlandı. Konutta kullanılan armatürler ve duş başlıkları az su tüketen cinslerden seçilerek çift basmalı rezervuarlar kullanıldı.” Isı Yalıtımı Yüksek Bina “Her bina için gerekli olan bir uygulama da ısı yalıtımı. Enerji performansını etkileyen bu hususla ilgili binanın çatı ve dış cephesi taşyünü ile mantolandı.” Tamirci ve Başkan Yardımcımız Kamil Polat, bu konuda büyük destek verdiler” diyor. Yeşil Bina Kriterleri Çerçevesinde Yapılan Çalışmalar “Özellikle enerji açısından eski devlet binalarının, verimsiz binalar olduğu biliniyor. TBMM İşletme ve Yapım Başkanlığı olarak bu konuda da bir örnek teşkil etmek amacıyla büyük bir öncülüğe imza atmış olduğumuzu düşünüyorum. Bundan sonra diğer kamu kurumlarının da aynı yoldan ilerleyeceğini umuyoruz” diyen M. Burak Kocabaş, projede Yeşil Bina kriterleri çerçevesinde yapılan çalışmaları ise şu şekilde özetliyor: İnşaat Önlemleri ve Atık Yönetimi “Başkanlık konutu inşaatı sırasında mevcut ağaçların korunması için gerekli önlemler alınarak, yeşil alanların muhafazası sağlandı ve toprak kaymasını önleyici uygulamalar yapıldı. İnşaatta ortaya çıkan geri dönüştürülebilir atıklar toplandı ve ilgili kuruluşlara belge karşılığı teslim edildi. Konut içerisinde ‘geri dönüştürülebilir atık yönetimi’ oluşturulup gerekli toplama kutuları binanın farklı noktalarına yerleştirildi.” Fotovoltaik Dış Aydınlatmalar “Peyzaj ve dış aydınlatmada kendi 24 YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 Aydınlatma Otomasyon Sistemleri “Aydınlatma yüklerinin enerji tüketimi açısından çok önemli bir rolü olduğu net olarak biliniyor. Sadece verimli armatürler kullanmakla kalmayıp, bu armatürlerin gün ışığı dengesi ile ayarlanması ve otomasyona bağlanarak enerji verimliliği açısından maksimum seviyeye çıkması sağlandı. LED uygulamalar ve DALI bazlı HELVAR aydınlatma otomasyonu ile en etkin uygulama senaryoları oluşturuldu.” Isı Geri Kazanımlı Havalandırma “Havalandırma ekipmanlarının tümünde ısı geri kazanım üniteleri kullanıldı. Bu sayede dış ortamın çok soğuk ve sıcak olduğu zamanlarda temiz hava ihtiyacını karşılarken fazladan bir enerji harcanmasının önüne geçildi. Ayrıca binada kulla- nılan tüm sirkülasyon pompaları frekans kontrollü olarak seçildi.” “Mekanik tesisat projelerimiz Bünyamin Ünlü ve Abdullah Bilgin tarafından hazırlandı. Mekanik tesisatta birkaç sistem kullandık. Zemin katta, yani misafir kabul salonu, oturma ve yemek salonunun olduğu katta, yerden ısıtma tesis ettik. Havalandırma, klima santralleri ve VAM cihazlarıyla yapıldı. Başkanın özel kullanımına tahsis edilen birinci katta, ısıtma-soğutma fancoil cihazlarıyla yapıldı. Fancoil cihazlarında da ısıtmayı kalorifer kazanı ile soğutmayı ise D/X bataryalı VRF’lerle sağladık. Klima santralleri kişi başı 50 m3/h’lik taze hava ihtiyacını karşılayacak şekilde seçildi. Binanın tümü bina otomasyon sistemi ile işletiliyor. Bu durum haliyle işletme ve enerji tasarrufu açısından da önemli bir kolaylık sağlıyor.” “Pompalarda Wilo, kazanda Viessmann, VRF cihazlarında Mitsubishi ürünlerini kullandık. Paslanmaz çelik depoları Meksis’ten, VAM cihazını UNTES’ten aldık. Bina otomasyon sistemi Siemens tarafından kuruldu. Tüm ısıtma-soğutma otomasyonu akıllı telefondan kontrol edilebiliyor. Aynı zamanda aydınlatmada da otomasyon sistemimiz var.” Emisyonu Düşük Yapı Kimyasalları “Konut inşaatında kullanılan her türlü yapıştırıcı, boya astar ve macun, LEED kriterlerine uygun olarak, içeriğindeki VOC oranlarının uluslararası limitlere uygun olanlarından tercih edildi.” Bina Otomasyon Sistemi “Binada bulunan tüm mekanik tesisat ekipmanları, kalorifer kazanı, pompalar, klima santralleri, soğutma sistemleri, 2 ve 3 yollu vanalar, hidroforlar bina otomasyon sistemi tarafından konfor şartlarını ve ihtiyacı karşılayacak şekilde otomatik olarak kontrol edildi. Böylece önemli miktarda bir enerji tasarrufu sağlanması fosil yakıt tüketimi, CO2 emisyonları ve ömür boyu maliyetlerin oldukça düşürülmesi hedeflendi.” “Yeşil Bina danışmanlığımızı yapan VENESCO da bize her konuda yardımcı oldu. Bizi yönlendirdiler, projeye sahip çıktılar ve süreci birlikte tamamladık.” YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 25 TEKNİK John Gionas, COO, Meazon www.eco-yapi.com Bina Enerji Tüketim Profilinin Tespiti 1- ŞİRKET FİNANSAL VERİLERİNE BİNALARINDAKİ ENERJİ TASARRUFUNUN ETKİSİ B ir binadaki farklı sistemler tarafından tüketilen enerji tipleri ve miktarlarını anlamak, bir enerji politikası oluşturmak ve bu tüketimi azaltmak için esastır. Binalar, dünya toplam enerji tüketiminin yaklaşık olarak % 42’sinden sorumludur [1]. Bu enerjinin büyük kısmı aydınlatma, ısıtma-soğutmahavalandırma ve elektrikle çalışan ofis ekipmanları için harcanmaktadır. Gelişmiş ülkelerdeki binalar enerji tüketiminin % 50 - 60’ından sorumludur [2, 3]. Tasarruf oranı, bina kullanıcıları ve sistem yöneticilerinin davranışlarını değiştirmeleri sonucu ortaya çıkacak olan asgari % 2 seviyesinden başlar ve sistem otomasyonu kullanılmaya başlanması ve bina kabuğuna yapılabilecek değişikliklerden sonra elde edilebilecek % 20 ve üzeri oranlara doğru ilerler. Aynı şirketin uhdesinde olan bir bina portfolyosunda % 2’den belirli koşullar altında % 20’ye kadar çıkartılabilecek olan bir tasarruf, milyonlarca dolar ya da euro olarak ortaya çıkabilen FAVÖK (Faiz ve Vergi Öncesi Kâr) iyileştirmeleri ile sonuçlanabilir. 26 2- ENERJİ TASARRUF SPİRALİ Şirketler, maliyet kesintileri kaynaklı ciddi FAVÖK iyileştirmeleri ve sürdürülebilirliğin artışı ile sonuçlanacak enerji tasarrufu spirali potansiyelinin kullanımını, bu değişimleri uygulamak için çağrılmış olan organizasyonun olgunluk seviyesi gösterir adım-adım uygulanacak bir yaklaşımın izlenmesi ile sağlayabilirler. Enerji tasarrufu ve sürdürülebilirlik hedefi genellikle her şeyden önce insan davranışında bazı değişiklikler yapılmasını gerektirir ve şirketlerin enerji yönetimi politikalarının ve hedeflerinin dayanacağı temel, çoğunlukla güçlü değişim yönetimi süreçleridir. Bir organizasyonun kullanabileceği, iteratif olmaları nedeni ile “döngü” olarak adlandıracağımız, dört enerji tasarruf uygulaması seviyesi mevcuttur. Bu döngülerinin bazı temel özellikleri vardır: 1. Bunlar genellikle iteratif süreçlerdir ve şirketler bunları tekrar ve tekrar uyguladıkça hedeflerin başarılması çoğalır. 2. Her bir döngünün genellikle erişilebilecek tasarruflar konusunda bir üst çıtası mevcuttur. 3. Bir döngüden diğerine geçiş için genellikle gerekli yatırım için bir analiz yapılması (business case) ve yönetim kararı gerekir. 4. Bir döngüden diğerine geçiş, yatırım miktarını artırır, ancak beklenen tasarrufları da sürdürülebilir olarak yükseltir. 5. Tüm döngüler enerji tüketiminin ölçümünün 15 dakikalık, yarım saatlik ya da saatlik aralıklarda yapılmasını gerektirirler. 6. Birinci seviye giriş döngüsü haricindekiler her bir döngünün başarısını ölçmek, tasarruf miktarlarını tespit etmek ve analizler oluşturabilmek için “alt seviye sayaçlar”ın kullanımını gerektirirler. A- Enerji Tasarrufu Birinci Döngüsü Birinci tasarruf döngüsü, enerji profili hakkında biraz bilgi sahibi olabilmek için bir şirketin / binanın dahil olması gereken giriş seviyesi tasarruf önlemleri ve sürdürülebilirlik önlemleridir. Genellikle tüm bina enerji tüketiminin saat, yarım saat ya da çeyrek saat seviyesinde teminini gerektirir ve bina enerji karakteristikleri ve davranışları (dış sıcaklık, bina doluluğu, bina büyüklüğü vb. özellikler) üzerinde analiz ve geri besleme sağlanması imkanı YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 Alt sayaçlar ve enerji bilişim teknlolojileri (BT) altyapısının kurulması Tasarrufun alt sayaçlar ve BT altyapısı ile ölçülmesi Ana Enerji tüketen sistemlerin analizi Sistem işletmesinde enerji tasarrufu değişiklikleri Enerji Tasarruf Döngüsü - 2 Bina Enerji Tasarruf Spirali sağlar. Temel seviye analizler, enerji maliyet muhasebesi ve karbon muhasebesi yapılmasına imkan tanır. Ana enerji tüketim faktörleri analizi Tasarrufların ölçülmesi Temel davranışsal tasarruf önlemleri Enerji Tasarruf Döngüsü - 1 Yukarıdakilere dayanarak enerji tüketiminin azaltılması yönünde gerçekleştirilen eylemler, binanın toplam enerji profilini değiştirecek davranışsal ya da anlık önlemlerdir. Örneğin enerji maliyet muhasebesi sonucunda aylık maliyetlerin tespiti ile yüklerin elle azaltılması ya da son kullanıcılara yönelik olarak ışıkların, PC monitörleri ya da diğer enerji tüketen cihazların kapatılması tavsiyeleri ortaya çıkar. Nihai olarak, ısıtma-soğutma YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 ayarlarının farklı noktalara alınmasının denenmesi ve tasarrufun gözlenmesi gibi sezgisel analizlere dayanan uygulamalar da denenebilir. Bu yaklaşım, enerji tüketimi ve sürdürülebilirlik analizi ve eylem planına giriş noktasını oluşturur ve bir sonraki alt seviye sayaçların ve enerji bilgi sisteminin kullanımını gerektiren daha detaylı analiz adımı için yolu hazırlar. lanabileceği ve analiz ilerledikçe ve fayda ortaya çıktıkça ölçülebilir faydalar sağlayacak ve yatırım geri dönüşü imkan verecek şekilde daha çok sayacın kurulması şeklinde yürütülebileceği için açık bir şekilde iteratif bir süreçtir. Bu şekilde, bir sistemin daha çok alt sisteminin analizi (örneğin ısıtma-soğutma-havalandırma sistemin kat-kat analizi) ya da daha geniş bakışlı incelemesi (ısıtma-soğutma analizine aydınlatmayı da katmak gibi) ile analiz ve eylemler daha da derinleştirilebilir. Bu fazda, detaylı ölçümlerin daha derin analizler ve daha güvenilir sonuçlar üretmesi sayesinde enerji tasarruflarının bir önceki faza göre hatırı sayılır bir şekilde artacağı açıktır. B- Enerji Tasarrufu İkinci Döngüsü C- Enerji Tasarrufu Üçüncü Döngüsü Bu döngüde bina, web tabanlı alt sayaç teknolojilerinin kullanımı ile daha detaylı ve analitik bir enerji tüketim ölçümüne yönlenir ve Bina Enerji Yöneticisi’ne ana enerji tüketim noktalarının derin bir analizini yapma ve bu analizde iç ve dış sıcaklık, doluluk, karbondioksit, nem gibi faktörlerin enerji tüketimi ile ilişkisini kurma imkanını verir. Böylelikle sistem bazlı, kat bazlı, bölüm bazlı detaylı enerji başlangıç senaryoları oluşturulabilir ve daha detaylı davranışsal ve sistem işletmesi kararları ile sezgisel modeller ortaya çıkartılabilir. Bu seviye az sayıda alt sayaç ile baş- Bu döngüde detaylı alt sayaç ölçümleri kullanılarak otomasyon sistemi yatırımları analiz edilir ve uygulanır. Otomasyon sistemleri ısıtma-soğutma, aydınlatma ve diğer elektromekanik ekipmanın işletmesinin, enerji tüketimi optimizasyonu sağlayacak şekilde objektif bir fonksiyona bağlı olarak otomatikleştirilmesine imkan verir. Otomasyon, elle yapılan işletme ayarlarına göre tahmini zor olamayan nedenlerle daha yüksek seviyede enerji tasarrufuna imkan verecektir. Bu fazda, enerji alt sayaçları bir yatırım modeli oluşturulması ve geri dönüş analizi için gerekeceği gibi aynı zamanda 27 TEKNİK Sistem otomasyonu yatırımı geri dönüş analizi Tasarrufun alt sayaçlar ve BT altyapısı ile ölçülmesi Sistem otomasyonu yatırımı Enerji Tasarruf Döngüsü - 3 gerçek zamanlı sistem çıktı değerlerinin optimizasyon kontrol algoritmalarına gerçek zamanlı geri besleme sağlayabilmesi için de gereklidir. D- Enerji Tasarrufu Dördüncü Döngüsü Bu fazda, binaya yapısal müdahale yatırımlarının analizi ve değerlendirilmesi yapılır. Bina yapısal yatırımları; bina yalıtımı, ısıtma-soğutma-havalandırma ve aydınlatma sistemlerinin değişimi gibi yatırımlardır ve binanın sıfır enerjili bir binaya doğru evrimleşmesinin yolunu açarlar. Bu faz genellikle alt sayaçlardan detaylı ölçümler gerektiren bir finansman modeli yaklaşımı oluşturulmasını gerektirir. Bina kabuğuna müdahale yatırımları geri dönüş analizi Tasarrufun alt sayaçlar ve BT altyapısı ile ölçülmesi Bina kabuğuna müdahale yatırımları Enerji Tasarruf Döngüsü - 4 3- ENERJİ YÖNETİM BİLGİ SİSTEMİ Geçtiğimiz on yılda enerji alt sayaçları devrimsel olarak nitelendirilebilecek değişimler geçirdiler. Çok hassas ölçümler yapabilmenin yanı sıra artık ölçülen veriyi 28 internete / buluta gönderme ve Enerji Yönetim Sistemi kullanıcılarına harekete geçmelerini sağlayacak bilgiyi çok kısa süre içerisinde sağlama imkanına sahipler. Güvenli bir şekilde bilgiye erişim bulut hizmetleri sayesinde her yerden mümkün ve kişiye/işletmeye özel hale getirilebilen raporlama ve veri analizi algoritmaları yukarıda anlatılan dört döngüye uygulanabilir enerji verimliliği eylemlerini destekler durumdadır. A- Web Özellikli Enerji Alt Sayaçlarının Özellikleri Web özellikli elektrik alt sayacı, çok hassas gerçek zamanlı elektrik ölçümleri yapabilen bir cihazdır. Elektrik ölçümleri terimi ile bir kurulumun (ev, ofis, endüstri vb.) elektriksel davranışları ile ilgili ölçümleri kastediyoruz. Bunlar voltaj, akım, güç faktörü, reaktif güç vb. olabilir. Bu ölçümler, önceden belirlenen sürelerde ya da talep üzerine ölçüm cihazından kablosuz olarak daha yüksek seviye bir uygulamada görüntülenmek, analiz edilmek üzere iletilir. Her bir alt sayaç dakikada birden fazla örnek alma ve %1’in altında hata ile ölçüm yapma yeteneğine sahiptir. Meazon’un enerji izleme cihazı üç fazlı olduğu gibi, tek fazlı uygulamalarla da uyumludur. Ayrıca bazı yükleri uzaktan kontrol edilebilme ve işletme takvimini belirlemek amacı ile dahili açma kapama rölelerini de içerebilir. Enerji alt sayaçları ve veri toplama cihazı arasındaki iletişim, kurulumda zaman ve para kazandıracak şekilde kablosuz bir protokol üzerinden sağlanmaktadır. ZigBee düşük maliyetli, düşük enerji tüketimli bir kablosuz mesh tipi ağ standardıdır. Düşük maliyet, teknolojinin kablosuz kontrol ve izleme uygulamalarında geniş bir uygulama alanı bulmasına imkan tanımaktadır. Düşük enerji tüketimi ise sisteme daha küçük bataryalar ile daha uzun ömür sağlamaktadır. Mesh tipi ağlar yüksek güvenilirlik ve geniş bir erişim alanı sağlarlar. ZigBee ağ katmanı, yıldız, ağaç ve jenerik mesh tipi network topolojilerini doğal olarak destekler. Alt Sayaç Tasarım Karakteristikleri Uygulama & Servis Katmanı Enerji yönetimi servisi, belgeleme & güvenlik, raporlar ve alarmlar, fikirler, kendi kendine öğrenme, veri analizleri Bulut & Kontrol Katmanı Sensör konfigürasyonu, gerçek zaman ölçüsü, bulut servisi, depolama vb. İletişim Katmanı Veri birleştirme G/W, ZigBee, Z-dalgası veya diğeri, Mobil & Sabit BB, PLC & BPL, m2m modülleri Akıllı Sayaç Katmanı Akıllı elektrikli sayaçlar, sıcaklık, nem CO2 sayaçları vb. Enerji Yönetim Bilgi Sistemi YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 B- Yerel Veri Toplama İletişim Karakteristikleri C- Bulut ve Kumanda Katmanı Karakteristikleri Alt sayaç ve sensörlerden verinin toplanması için aşağıdaki iletişim özelliklerine sahip bir yerel veri toplama cihazı (ağ geçidi) kullanılmaktadır: Ağ geçidi; ölçümleri biraraya getirir ve bunları işlenmek üzere bulut bazlı bir yazılıma gönderir. Bu hizmeti barındıran bulut altyapısı açık, esnek ve hiç bir hata noktası olmayacak şekilde güvenilir olmalıdır. Meazon’un bulut hizmeti Micrsoft Azure tabanlıdır. Sürekli olarak birden fazla web hizmeti süreci açık tutulmakta ve müşteri kurulumlarından gelen ölçümleri dinlemektedirler. Azure, müşteri sayısı arttıkça daha fazla web sürecinin sorunsuz olarak eklenmesine imkan tanımaktadır. Bulut yazılımına ulaştıklarında ham ölçümler bir veritabınında depolanmaktadır. Bunu takiben, raporların oluşturulması ve diğer analizler için depolanan ölçümler işlenmektedirler. Bulut katmanı, müşteri ve altyapısı arasındaki açma-kapama, takvim komutları gibi kumanda mesajlarını yönlendirmek üzere başka bir web hizmeti kategorisini de barındırmaktadır. Bulut ve kumanda katman altyapıları 7x24 çalışır haldedir. 1. Ölçülen değerlerin, kullanıcı tanımlı aralıklarda HTTP’ye iletimi. 2. Cihazların uzaktan kontrolüne imkan veren (açma-kapama, takvimleme amaçlı) kalıcı web soket bağlantısı. 3. Ölçüm iletimi ve uzaktan kontrol için MQTT yayını/aboneliği 4. MQTT+HTTP otomatik güncelleme özelliği. (MQTT duyurusu cihazları yeni versiyonların varlığı konusunda bilgilendirir ve cihazların yine MQTT aracılığı ile duyurulan URL’lerden bunları indirmeleri ve kurmaları sağlanır). 5. ZigBee ağının kurulumunu kolaylıkla ve hızla izlemek için yüksek frekanslı ölçüm izlemesi yapabilen ve ağ geçidi ile ZigBee ağı üzerinde idari görevler (IP konfigürasyonunun belirlenmesinden ray tipi cihazlarda her bir fazın görevinin belirlenmesine kadar) yürütebilen yerel HTTP sunucusu. Yukarıdakiler haricinde ağ geçidi, ölçümleri periyodik olarak yerel bir SQLite veritabanında depolar. Depolama aralıkları, iletim aralıkları ile senkronize edilebilir. Böylelikle iletimlerin başarısı güvence altına alınır, başarısız olanlar tekrarlanabilir. Güvenlik / teknik ya da idari nedenlerle bulut servislerine erişim imkanı olmayan çeşitli uygulamalarda veritabanı kayıtları offline / yerel amaçlarla da kullanılabilir ve doğrudan erişilebilir ya da çeşitli formatlarda (ör. CSV) ihraç edilebilir. Bu sonradan işleme ya da analiz imkanı veren yüksek frekanslı ölçümlerin yapılmasına da imkan tanır. Ağ geçidi etherhet, 3G/GPRS, Wi-fi geçit arayüzlerini her tür ortamda, en düşük maliyetle çalışabilmek amacıyla desteklemektedir. YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 D- Uygulama ve Hizmet Katmanı Karakteristikleri Nihai müşteriler, iş ortakları, entegratörler ve enerji hizmet şirketleri web portalı aracılığı ile kurulum yapılmış sistem(ler) üzerinde tam bir kontrole sahip olabilmektedirler. Ölçüm tarafında, yetkilendirilmiş bir nihai kullanıcı kurulu olan sayaçların çalışma durumlarını kontrol edebilir, anlık güç, toplam enerji, günlük enerji tüketimi gibi gerçek zamanlı göstergeleri inceleyebilir, bir sayacın tüm ölçüm tiplerinin farklı zaman aralıklarındaki toplamlarını karşılaştırabilir, birden fazla sayacın aynı zaman periyodundaki ölçümlerinin biraraya getirilmiş toplamları karşılaştırabilir ve çeyrek/saat/gün/ay/yıl süreli raporları herhangi bir sayaç grubu için oluşturabilir. Finansal tahmin ve öngörüler, bina enerji ayakizi, baz yük analizi, pik yük analizi, PV ve HVAC sistemlerinin sıcaklıkla ilişkilendirilerek, izlenmesi, teknik bilgisi olmayan çalışanlara bile değerli ve eyleme geçirici bilgi sağlayabilmektedir. Kontrol tarafında ise yetkilendirilmiş bir nihai kullanıcı, bir sayacı açıp kapatabilir. Dahası, belirli bir periyottaki enerji tüketimi ayarlanan seviyeleri aştığında uyarı mesajlarını (SMS ya da e-posta) tetikleyen kurallar tanımlayabilir. Zaman periyotları ve sınırları tamamen kullanıcı tanımlıdır. Nihai kullanıcılar, iş ortakları, entegratörler ve enerji hizmet şirketleri ilgili altyapılarına GOOGLE hesap bilgilerini kullanarak güvenli bir şekilde erişebilirler. Facebook, MSDN gibi ilave kimlik sağlayıcılar desteği de hazırlanmaktadır. 4- SONUÇLAR Bir hizmet olarak enerji yönetimi, azalan enerji faturaları ile sağlanan nakit akımı optimizasyonu ve seneler içerisinde artan katma değer sayesinde binalar için yüksek değer yaratabilir. İlk yatırım çoğunlukla düşük maliyetlidir ve proje küçük ölçekli olarak başlatılıp, binalar için faydalar ortaya çıktıkça büyütülebilir. Akıllı alt sayaç katmanı, iletişim katmanı, bulut ve kumanda katmanı ve hizmet katmanından oluşan enerji yönetim platformu, bu değer yaratım sürecini desteklemesi açısından önemlidir. Açık, IP bazlı, maliyet etkin ve büyüdükçe öde yaklaşımı, bu tür hizmetlerin daha hızlı benimsenmesine imkan vermektedir. KAYNAKLAR [1] Energy Information Administration, Annual Energy Outlook 2007, DOE/ EIA-0383(2006) (Washington, DC, February 2007) [2] K.B. Janda, J.F. Bush, World Status of Energy Standard for Building, Energy, vol. 19 no. 1, 1994, pp. 27-44. [3] R. Berkebile, F. McLennan, The Living Building, The World & I, vol.14, no. 10, October, 1999, p. 160. 29 PERSPEKTİF Arif Künar Venesco Genel Müdürü Önceliğimiz Enerji Verimliliği Olmalı Önceliğimiz Akkuyu Nükleer Santrali Değil, Enerji Verimliliği, Yenilenebilir Enerji ve Yeşil Şehirlerdir... M ersin-Akkuyu sahasına, sahibi Rusya olan nükleer santral reaktörleri kurulması konusundaki çalışmalar, tüm dünyada yaşanan tereddüt ve vazgeçişlere rağmen ısrarla sürüyor. Yaşanan onca nükleer kaza, felaket ve trajediden sonra (TMI, Çernobil ve en son Fukuşima vb.), nükleer santrallerden vazgeçen, mevcutları durduran, kapatan ve/veya yavaşlatma kararı alan tüm ülkelerle birlikte Türkiye, nükleer santral yapılması konusunda kararını yeniden gözden geçirmeli ve ülkemizdeki sağduyulu tüm nükleer yanlıların bile kabul etmediği bu anlaşmayı iptal ederek, derhal yapımından vazgeçmelidir. Çünkü Rus Akkuyu nükleer santrali, dünyada sahibi Rus, kurulan yer Türkiye olan ve ilk kez denenecek bir nükleer santral projesidir. - Türkiye bedelsiz olarak Akkuyu sahasını Rus kamu şirketine devretti. Rus kamu şirketi, 4 adet VVER-1200 modeli reaktör ünitesi kuracak. Sahanın, santralin, yardımcı tesislerinin ve üretilecek elektriğin sahibi Rus şirketi olacak. Türkiye yalnızca elektrik alacak. Söz konusu anlaşmaya göre Rus Akkuyu Nükleer Santrali, bir ülke sınırları içinde bulunup da, sahibinin 30 başka bir ülke olduğu “dünyanın ilk nükleer santrali” adayı. “Know-how” transferi yok ve olmayacaktır. Yani ülkemize doğrudan Ar-Ge, teknoloji, kalite-güvenlik kültürü, yan sanayi ve istihdam açısından katkısı olmayacaktır. Kesinlikle, “milli” bir enerji santrali değildir. - Nükleer santralin inşası için Rusya’dan kalifiye uzman işçiler ve personel getirilecek. Nükleer santral, Rus personel tarafından işletilecek. Santralin işletilmesinde Türk çalışanların da kullanılması konusunda bir iyi niyet maddesi eklenmiş olsa da, çalıştırılacak Türklerin sayı, oran ve nitelikleriyle ilgili bir şart anlaşmada bulunmamaktadır (örneğin Rus tarafı, sadece yüksek radyasyon seviyesine sahip ekipmanların ve alanların bakımında Türk işçileri tercih edebilir). - Rus Akkuyu Nükleer Santrali’ne yakıt yalnızca Rusya’nın TVEL şirketi tarafından sağlanacak. Anlaşmanın bazı maddeleri süresiz olacak ve Rus yapımı tesisler, Akkuyu sahasında bulunduğu sürece yürürlükte kalacak. Atıkların ne olacağı, nasıl taşınacağı ve nihai depolamanın neresi olacağı hala belirsiz durumda. - Akkuyu için önerilen VVER-1200 modeli reaktör üniteleri, Rusya tarafından henüz yeni geliştirilmektedir. Dünyada “VVER-1200 model bir nükleer reaktör” işletme halinde bulunmamaktadır ve henüz teknik-insani hatalara, kazalara, terörist saldırılara (uçakla saldırı karşısında ABD ve Almanya’daki santrallerin güvenli olmadığı tespit edilmiştir) ve depreme karşı “rüştünü” ispatlamamıştır. Bulgaristan’ın Belene Kenti’nde, Avrupa Birliği’nden lisans ve izin alamadığı için bu reaktör yapımı iptal edilmiş, Bulgarlar da Rusya’nın yanı sıra bir başka AB ülkesinin de bu konsorsiyumda (güven ve teknik kontrol-yeterlilik sağlamak için) yer almasını şart koşmuşlardır. VVER-1200 modelinden önce, Çin’e sattığı bir önceki modelinde, Çin Devleti kendi istediği değişiklikleri ve sistemleri yaptırarak, santrali satın almıştır. Oysa Türkiye ile yapılan anlaşmada Ruslar ne verirse, nasıl verirse santral öyle kurulacaktır. Ruslar’ın Türkiye için önerdikleri VVER-1200 santrali, dünyada hiç lisanslama sürecinden geçmemiştir. Bu yüzden TAEK’in bu model için sadece normal bir değerlendirme değil, aynı zamanda detaylı tasarım incelemesi-değerlendir- YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 mesi “design review” yapması gerekmektedir. Halbuki TAEK’in bilindiği ve sıkça belirtildiği üzere “design review” yapacak tecrübesi, uzman kaynakları ve değerlendirmeye esas olacak yeterli yönetmelikleri maalesef bulunmamaktadır. Kaldı ki çok tecrübeli Finlandiya lisanslama otoritesi STUK bile Olkilioto-3 için inşa edilmekte olan AREVA EPR Reaktörü’nün “design review”i için 7 ay ayırmış, fakat 18 ayda zor bitirmiştir. Buna rağmen hem inşaat süreci (en az 5 yıl uzamış), hem de maliyetler (3 milyar € yerine, 8 milyar €), şimdiden çok ciddi katlanmış durumdadır. Türkiye’nin lisanslama işini bilmemesini fırsat bilerek Rus kamu şirketi bu süreci atlatmaya veya geçiştirmeye çalışabilir. - Rus kamu şirketi, anlaşmanın yürürlüğe giriş tarihinden itibaren bir yıl içinde santral inşasının başlaması için gerekli tüm izin ve lisanslar için başvuracaktı. Ancak, hem Rusların santrali 1976 yılında alınmış olan ve artık geçersiz olan “Akkuyu Yer Lisansı” dönemindeki güvenlik etütleri ve santral tiplerine uymadığı için, hem de Ruslar’ın kendilerini de garantiye almaları için yeniden tüm etütleri yapmaları gerekiyor. Görünen o ki, bu hazırlıkları yapmadan, geçiciyeterli-detaylı-sağlıklı olmayan bir etüt çalışmasıyla, anlaşmaya göre hemen lisans izni alınmaya çalışılacaktır. 1 yılda “Çevre Etki Değerlendirmesi (ÇED)” için gerekli saha çalışmalarını tamamlamak için yerli bir “çevre” firması tarafından Akkuyu için hazırlanmış olan, birkaç kez ÇŞB tarafından reddedilen basit, yetersiz, yüzeysel argümanlarla hazırlanmış olan ÇED Raporu’nu (Putin’in 2015’te Türkiye’ye geldiği gün) onaylattılar. - Karşı tarafın (Türkiye’nin) daha önce hiç ticari nükleer santral işi yapmaması nedeniyle tecrübesiz olmasını değerlendirerek, usulen bir “lisans” başvuru yapacaklardır. Bu durumda TAEK ve Enerji Bakanlığı yetkilileri ne yapacaklarını bilemeyeceklerdir. İzin YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 vermek zorunda kalırlarsa da bu izinlerle ilgili çok ciddi kaygılar ve şüpheler oluşacaktır, ki şimdiden hazırlanan ÇED Raporu ile oluşmuş durumdadır. Ancak bu kez acele karar verildiği ve maalesef altyapımız hazır olmadığı için yaşadığımız “hızlı tren” kazası ile karşılaştırılamayacak büyüklükte bir ekolojik-ekonomik felaket-facia ile tüm dünya ülkelerini etkileyebilecek vahim-trajik bir sonuçla karşılaşabiliriz. Bu durum ve benzer onlarca sorunluriskli-muğlak, yapılmamış-sağlanmamış konu, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın Akkuyu Raporu’nda ve AB’nin en son kabul edilen Türkiye Raporu’nda da ciddi kaygılar, tespitler, öneriler dile getirilmiştir. Ekonomik Değil ve Dışa Bağımlıdır - Son ünitesi 2023 yılında devreye girmesi planlanan, ancak Brezilya, Arjantin vb. ülkelerde yapımı 20-28 yıl süren nükleer santralleri düşünürsek en iyi ihtimalle 2030’larda bitirilebilecek nükleer santral, hem ekonomik-fizibıl olamayacak hem de çok daha ucuz ve risksiz güneş, rüzgar, yakıt hücresi, jeotermal vb. enerji kaynakları ile artık rekabet edemeyecektir. O yıllarda yaşayacak olan gelecek nesil, belki de artık nükleer santral, kömür santrali, fuel-oil santrali, doğalgaz santralini bilmeyecek, konuşmayacak, kullanmayacak, sadece babalarının ve atalarının niye bunlarla hem dünyaya, doğaya hem de kendilerine zarar verdiklerini anlamaya-incelemeye çalışacaklardır. Ancak, nükleer santral öne çıkarıldığı sürece, hem yenilenebilir enerji yatırımlarının hem de enerji verimliliği önceliğinin önüne çıkacak ve engelleyebilecektir. - Oysa Rusya’ya 15 yıl boyunca elektrik alım garantisi kapsamında ödenecek olan 71 milyar doların bir kereye mahsus yalnızca yüzde 10’u (7 milyar dolar kadarı) ile hem enerji verimliliği hem de yenilenebilir enerji yatırımları yapılarak, teşvik edilerek, yerliyenilenebilir enerji kaynaklarımızın, “Ar-Ge”mizin, yerli yan sanayimizin ve binlerce yeni istihdam fırsatı, 2012 Kyoto sonrası karbon yükümlülüklerimizin azaltılması, mevcut finansalekonomik krizden çıkılması, hem de dışa bağımlılığımızın, enerji arz güvenliğimizin garanti altına alınması sağlanacaktır. Hükümetin iddia ettiği gibi “dışa bağımlılığımız azalsın, kaynak çeşitliliği sağlansın” amacına hizmet etmeyen bu anlaşma, bizleri ve gelecek kuşaklarımızı tam tersi daha fazla Rusya’ya, tek bir ülkeye tamamen “bağımlı” hale getirecektir. Doğalgaz ve petrol vanalarından sonra maalesef şimdi de nükleer santralin düğmesini Rusya’ya teslim ediyoruz. Sonuç olarak Nükleer teknoloji transferinin olmayacağı, atıkların ne olacağının belirsizliği, bölgenin denetiminin Türkiye’de olmadığı, 15 yıl sonra fiyatının ne olacağı, 4 ünitenin kurulup kurulmayacağı, 15 yıl alım garantisi boyunca 71 milyar dolarımızın Ruslara verileceği, 15 yıllık süre içinde elektrik fiyatlarında artışa neden olacağı, gelecek hükümetlerin-iktidarların anlaşmayı iptal etmesi durumunda karşılıklı yaptırımların belirsiz olduğu, Türkiye’nin Rusya’ya enerji bağımlılığını artıran bu “anlaşma”nın santral inşaatı henüz başlamadan derhal iptal edilmesi gerekmektedir. Çok hayati ve sonuçları tüm dünyayı, gelecek nesilleri etkileyebilecek bir “nükleer anlaşma” sadece bugün iktidarda olan siyasilerin, teknokratların, bürokratların karar verebileceği “siyasi” bir tercihkarar olamaz. “Yeşil Ekonomi”ye geçişte önceliğimiz, “nükleer santral” yerine enerji verimliliği, enerji etkin teknolojiler, yenilenebilir enerji, dağınık-bölgesel enerji modeli ve sürdürülebilir binalar ile yeşil şehirler olmalıdır. 31 ÜRÜN Wilo’dan Daire Girişi Sıcak Su İstasyonu Hizmeti W ilo, daire sıcak suyu kullanımlarında yüksek performans için yeni bir çözüm sunuyor. Evsel kullanım için geliştirilen “Daire Girişi Sıcak Su Hazırlama İstasyonu”, Wilo’nun 140 yıllık deneyimiyle kullanım kolaylığı ve enerji tasarrufu sağlıyor. Enerji verimliliğine duyulan ihtiyacın neticesinde yürürlüğe giren yasalar ile merkezi ısınma sistemleri ve daire girişi sıcak su hazırlama istasyonlarının kullanımı yaygınlaşıyor. Daire girişi sıcak su istasyonları, merkezi ısıtma sisteminin avantajlarını ve bireysel ısıtma sisteminin konforunu birarada sunan kompakt bir çözüm olarak dikkat çekiyor. Bu istasyonlar, kullanım sıcak suyu sıcaklığının, bir termostatik vana ile kontrol edilmesi ve yine bu termostatik vana sayesinde, sıcak su kullanımının olmadığı durumlarda, kazan hattının kapatılması prensibine dayanıyor. “Wilo Daire Girişi Sıcak Su Hazırlama İstasyonları”, kullanım suyu öncelikli olduğundan boyler sisteminden çok daha konforlu sıcak su kullanımı sağlıyor. Ani ve değişken kullanım, sıcak su ihtiyacında dahi istenilen debide ve sabit sıcaklıkta su sağlıyor. Ayrıca daire giriş istasyonlarında sıcak su depolanmasına gerek kalmadığından lejyonella riski ortadan kalkıyor. Üniteye entegre edilebilen kalorimetre ile daireler arasında adil faturalandırma sağlanabiliyor. Güneş enerjisi, jeotermal enerji kaynakları, ısı pompası gibi alternatif enerji sistemlerine kolayca 32 Enerji Verimliliği Yasasına uygun olarak geliştirilen Wilo’nun bu yeni hizmeti, merkezi ısıtma sistemli binalarda yatırım maliyeti, kompakt bir dizayn ve enerji verimliliği açısından tercih ediliyor. Bu ürün grubu ile boyler hattında kullanılan sirkülasyon pompalarından, sıcak su için merkezi sisteme konulacak ikinci bir kazandan, borulama ve suyun sirkülasyonu için harcanan maliyetlerden kurtulmak mümkün oluyor. “Substation” olarak da adlandırılan yeni hizmet, yerden ısıtmalı, radyatör ısıtmalı ve sadece su ısıtıcısı olarak kullanılabiliyor. Ayrıca yüksek katlı binalarda statik basıncı kırmak amaçlı tasarlanan, endirekt tipte (çift eşanjörlü) hem radyatör hem yerden ısıtmayı destekler nitelikte devreye alınabiliyor. Wilo en büyük problemi çözdü adapte edilmesiyle dikkat çeken Wilo’nun yeni hizmeti pek çok fayda sağlıyor. Verimlilik ön planda “Wilo Daire Girişi Sıcak Su Hazırlama İstasyonları” az yer kapladığından dar alanlarda dahi kolayca monte edilebiliyor. Sistemde kireç ve bakteri oluşumu riski en aza indirgenmiş durumda. Merkezi boyler ve boyler sayaçlarından esanjörden, akümülasyon tankından, pompalardan, resirkülasyon hattından, sıcak su sayaçlarından, ilave küresel vanalardan, borulardan ve diğer ekipman maliyetlerinden tasarruf sağlanıyor. Primer devrede düşük dönüş sıcaklığı sayesinde yüksek verimlilik elde ediliyor. Sıcak su depolaması yapılmadığından lejyonella riski ortadan kalkıyor. Ve tüketim ile doğru orantılı olarak herkese harcadığı enerji kadar faturalandırma yapılıyor. Wilo’nun istasyonları benzerlerinden farklı özellikler taşıyor. Wilo, bu ürün grubundaki en büyük problem olan sıcak su kullanımı sırasında anlık aşırı sıcak suyun gelmesi sorununa çözüm geliştirdi. Patenti Wilo’ya ait olan bu çözüm sayesinde kullanıcıların elleri veya vücutlarındaki suyun temas ettiği noktalar, anlık sıcak su gelişi ile zarar görme ihtimalinden kurtulmuş oldu. Teknik servis ve garanti farkı Wilo, bu ürün grubunun ihtiyaç duyduğu 2-3 senelik bakım uygulamalarını güçlü teknik servis ağı ile müşterilerine sağlıyor. Tamamen Avrupa menşeili ekipmanlar kullanan Wilo, müşterinin isteğine göre kalorimetre-soğuk su sayacı, balans vanası, pislik tutucu, küresel vana gibi her türlü ekipmanı ürüne ekleyebiliyor. Wilo benzerlerinden farklı olarak 5 yıl garantiyi de standart olarak veriyor. Wilo Daire Girişi Sıcak Su Hazırlama İstasyonları Marmaroom, Kiptaş Vaditepe, Bahçeşehir Konakları, Kristal Şehir projeleri de dahil olmak üzere üç binden fazla konutta kullanılıyor. YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 Airmaster® Havayı Temizleyen Karo Halı Yeni Tasarımlarıyla da Karşınızda: Airmaster Atmos® Soluduğumuz havanın sağlığımız üzerinde çok önemli bir etkisi bulunmaktadır. Küçük parçalar (PM10, PM2,5) ve tozlar alerjinin yanısıra daha ciddi pek çok rahatsızlığa sebep olur. Bu rahatsızlıklar ilerlediği takdirde kalp ve akciğer rahatsızlıklarına dönüşebilmektedir. İç mekan hava kalitesini artırmak için Desso, Airmaster® Karo Halı sistemini geliştirdi. Airmaster®, tozları tutarak daha temiz bir hava solumamızı sağlayan bir sistemdir. Desso patentli bu teknoloji ile sert zeminlere göre 8 kat, standart halılara göre de 4 kat daha fazla toz ve partikül halı yüzeyinde tutulmaktadır. Bu teknoloji, tutulan tozların tekrar ortama verilmemesini ve elektrikli süpürge ile kolaylıkla alınmasını sağlar. Airmaster® of isler, eğitim ve sağlık kurumlarında kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Airmaster® iç mekan hava temizliği konusunda uzman, bağımsız Alman GUI Enstitüsü tarafından “Gold/Altın” derecesi ile sertifikalandırılmıştır. Hava kalitesinin yüksek özellikli bir halı yardımı ile iyileştiği ve sağlığa zararlı, solunuma olumsuz etkisi olan parçacık miktarının ciddi oranda azaldığı pek çok kamu ve özel araştırma kuruluşları tarafından kanıtlanmıştır. Sağlıklı ve güzel nefesli günler diliyoruz. YEŞİL BİNA Rönesans Mecidiyeköy Ofisi MuuM Mimarlık tarafından bütüncül bir tasarım yaklaşımıyla tasarlanan Rönesans Mecidiyeköy Ofisi, BD+C: Core and Shell kategorisinde 66 puan elde ederek LEED Gold sertifikası almaya hak kazandı… Y üksek Mimar Murat Aksu ve Yüksek Mimar Umut İyigün ortaklığındaki MuuM Mimarlık tarafından bütüncül bir tasarım yaklaşımıyla ele alınarak tasarlanan Rönesans Mecidiyeköy Ofisi, Mecidiyeköy’de Büyükdere Caddesi ile Profilo Alışveriş Merkezi’ni bağlayan ana ulaşım aksı üzerinde yer alıyor. Yaklaşık dört bin metrekarelik arsa üzerinde konumlanan yapı, bölgenin aktif yoğunluğu içerisinde nefes alabilen ve yakın çevresindeki yoğun ve düzensiz yapılaşmaya nitelikli alternatif oluşturabilen bir yapı olarak ele alınmış. Rönesans Mecidiyeköy Ofisi, bir kütlenin içinin boşaltı- 34 larak oluşturulan iç avlu ve cumba gibi mimari eklentilerle bütünleşmesi üzerine kurgulanmış. Arsadaki yükseklik farklarını verimli şekilde kullanarak kentsel peyzajla uyumlu, çevresiyle bütünleşebilen ve hem ofis birimleriyle hem de sosyal alanlarıyla modern çalışma yaklaşımlarına uygun niteliklerde bir yapı ortaya konulmuş. MuuM tasarımı Rönesans Mecidiyeköy Ofisi, doğal ışık ve havalandırmadan maksimum derecede faydalanabilme, yerel malzemelerin yerinde kullanımı gibi birçok özelliğiyle, BD+C: Core and Shell kategorisinde 66 puan elde ederek LEED Gold sertifikası almaya hak kazanmış. Projenin LEED sertifikasyon süreci, ERKE Tasarım danışmanlığında yürütülmüş. Geleneksel Türk yerel mimarisinin modern bir yorumu olan Rönesans Mecidiyeköy Ofisi’nde, yapının geniş bir alana yayılmış kütlesinde, doğal havalandırma ve ışık olanaklarının zorluğundan yola çıkarak +5.50 kotu altında kalan büyük kütlede boşaltmalar yapılmış. Bu şekilde kazanılmış olan iç avlu-bahçe hacmi, ana kütleden yapılan çıkmalarla zenginleştirilmiş ve bu çıkmalar çeşitli mekân kullanım olanakları dahilinde kullanıcılara sosyal alanlar olarak sunulmuş. Yapının iç ve dış mekân ilişkisi fiziksel ve görsel süreklilik YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 içinde birbiriyle bütünleştirilerek, kullanıcı algısının olabildiğince geniş ve ferah tutulmasına çabalanmış. Bu bağlamda da, ofis birimlerinin ve ortak alanların çoğu iç avluya ya da peyzaja yönlendirilmiş. Yapı cephesinde ise esnek bir tasarım olanağı sunan modüler bir ızgara oluşturulmuş. Cephede, farklı boyutlarda, güzel eskiyen ve dayanıklı yerel malzemeler seçilerek, malzemelerin farklı kombinasyonlarıyla oluşan dinamik bir doku yakalanmış. Düşey cephe elemanları ise paslanmaz çelik tekstil örgülerden oluşturulmuş. Bu elemanlar, doğu, güney ve batı cephelerinde güneş kırıcı olarak işlev görürken, kuzey cephesinde sürekliliği sağlayan görsel unsurlar olarak korunmuş. Cephe aydınlatmasıyla da binanın düşey cephe elemanlarına vurgu yapılarak cephedeki ritmin gece devamlılığı sağlanmış. Rönesans Mecidiyeköy Ofisi’nin ofis, ticaret, otopark ve teknik hacimlerden oluşan bina programı oldukça minimal bir plan şemasıyla yorumlanmış. Cemal Sahir Sokak üzerindeki ticaret işlevli hacimler dışında kalan bütün toprak üstü alanlar ofis olarak planlanmış ve yeraltında ise otopark ile teknik hacimler yer almış. Yapının 8x6 metre açıklıklı betonarme ızgara ve kirişsiz döşeme olarak kurgulanan strüktürü, ofis ve ticari alanların esnek biçimde kullanılabilmesine olanak tanımış. YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 35 YEŞİL BİNA Y. MİMAR MURAT AKSU “Projedeki En Önemli İki Kriter: Doğal Işık ve Doğal Hava” Y. Mimar Murat Aksu ve Y. Mimar Umut İyigün tarafından 1998’de, İstanbul’da kurulan MuuM, mimarlık, iç mimarlık ve kentsel tasarım alanlarında çalışmalarını sürdürüyor. İşverenleri için en çağdaş teknikleri kullanarak yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler üretmeyi hedefleyen, tek bir binadan büyük ölçekli planlama projelerine kadar çeşitlenen mimari tasarım hizmetleri sunan MuuM, fonksiyonel, estetik ve sosyal sorumlu çevreler üretmek amacıyla tasarım sürecinde konunun etki alanındaki tüm kesimlerin sesini duymaya çalışıyor. Bugüne kadar pek çok ulusal ve uluslararası mimarlık yarışmasında ödüller alan MuuM, yapı enformasyon modelini (BIMBuilding Information Modelling) proje üretimlerinde kullanıyor ve Türkiye’de yakın gelecekte BIM konusunda bir platform oluşturmayı planlıyor. Rönesans Mecidiyeköy Ofisi ile ilgili bilgi aldığımız MuuM Mimarlık ortaklarından Y. Mimar Murat Aksu, “Yerel mimari 36 öğeleri sürdürülebilirlik kriterleri doğrultusunda, modern bir dille yeniden yorumladığımız Rönesans Mecidiyeköy Ofisi’ni, ‘hem net tanımlanmış kütle geometrisi ve modüler cephesiyle çevresinden farklılaşan, hem de iç avlu kurgusu ve geniş teraslarıyla kullanıcılarına peyzajla iç içe çalışma olanağını getiren bir yapı’ olarak tanımlıyoruz” diyor. Kendilerinden, binanın sürdürülebilir bir bina olmasının istendiğini belirten Aksu, “Bu yüzden ilk yatırım maliyetleri çok ciddi incelendi ve oldukça basit bir sistem kurguladık. İşverenimizin bu konuda net bir talebi olmamasına rağmen, biz ağırlıklı olarak yerli ürünlerle yapmak istedik. MuuM olarak, çok hızlı gelişen Türkiye’deki yapı sektörüne güveniyoruz. Yerli ürünlerle ilerleyince inşaat süreci de çok hızlandı ve yaklaşık 13 ayda bitti. A sınıfı ofis olarak planlanan yapıda kirişsiz döşemeler ve yüksek tavanlar standart olarak yer alıyor. Yapının giriş yönünde geri çekilme ile oluşturduğumuz boşluk burada bir nevi meydan havası yarattı. Otopark imkanlarının çok kısıtlı olduğu çevrede, alt sokaktan ulaşılan yüksek kapasiteli bir otopark bulunuyor” şeklinde konuşuyor. Y. Mimar Murat Aksu, şöyle devam ediyor: “Bu proje bir sertifikasyona tabi olsa da olmasa da bizim iki önemli kriterimiz vardı. Birincisi doğal ışığı herkes almalı, ikincisi de doğal havaya herkes ulaşmalı. Bu kriterleri bütün tasarımlarımızda hayata geçiriyoruz. Zaten bu durumun tüm mimarların geninde olması gerekiyor. Kullanıcıya yaşam kalitesi yük- YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 sek ortam sunmanın iki yolu var. Kullanıcılar eğer günışığıyla, gökyüzüyle ve taze havayla gün içinde buluşamıyorlarsa zaten bir yaşam kalitesinden bahsedemeyiz.” “Projede, her mekanda en az iki pencere açılıyor. Biz elimizdeki yazılımlarla ve kendi Ar-Ge’mizle artık binaların enerji tüketimlerini daha model aşamasındayken yapıyoruz. Zaten BIM bu demek. Bu çalışmaları önceden yapıp, başımıza gelecekleri önceden tahmin edip, ona göre önlem almayı tercih ettik.” “Cephede sistem olarak alüminyum giydirme cephe tercih edildi. Ancak standart bir giydirme cephe yapmamak üzere yola çıktığımızda, modülasyona oturmuş, malzemelerle zenginleştirilmiş bir tasarım dili geliştirdik. Doğal ahşap, boyalı ve şeffaf camlar, metal meshler kullandık. Bu meshler aynı zamanda güney, doğu ve batı cephelerinde güneş kırıcı olarak çalışıyorlar. Kuzey cephesinde ise bir bütünlük olması için görsel unsur olarak yer alıyor. Kullandığımız camlar, güneş kontrol camı. Camın iç kısmında gün ışığını kesmeyip radyasyonu kesen bir katman var.” “En Kaotik Noktada, Dinginlik Sağlamayı Hedefledik” “Bu proje, alçak katlı ofis binalarında da kullanıcılara farklı olanaklar sunan bir yapı dili geliştirebileceğimizi ve modern bir tasarım kurgusu içinde geleneksel mimari öğelerin de ele alınarak yorumlanabileceğini göstermesi açısından farkını ortaya koyuyor. Biz yapının genelinde kullanıcıların keyifle yaşayacakları, sosyalleşebilecekleri farklı bir ortam sunmak istedik. Mecidiyeköy gibi İstanbul’un en kaotik noktalarından birinde kullanıcılara dinginlik sağlamaya gayret ettik. Kentsel dönüşüm ihtiyacı yüksek olan yakın çevresinde örnek bir proje yapmayı hedefledik.” “Açıkçası, ofisimizin çok yakınında yer alan yapının çevresiyle nasıl bir iletişim YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 içerisine girdiğini, ne gibi olanaklar sunduğunu her gün gözlemleyebiliyor olmak da ayrı bir deneyim oluyor.” Konutlarda Sürdürülebilirlik Gözardı Ediliyor “Sürdürülebilirliğin en çok geliştiği iki alan var; birincisi yüksek binalar, ikincisi ise alışveriş merkezleri. Bu iki bina tipi çok fazla enerji tükettiği için işveren enerji tüketimini azaltacak ki oradan bir katma değer kazansın. Sürdürülebilirliğin en çok gözardı edildiği alan ise konutlar. Konutlar genellikle üretilip kullanıcıya devredildiği için yatırımcılar da uygulayıcılar da buna çok dikkat etmiyor.” “Yeşil Binalarda ‘beşikten beşiğe’ tabiri geçerli... Yani projenin tasarımından itibaren hafriyatı, inşaatı vs. hepsinin yeşil olması gerekiyor. Bunları tam yapmıyorsak bir binanın ‘Yeşil’ olmasının çok fazla faydası yok.” “Bir de sürdürülebilirliği şehir ölçeğinde ele almak lazım. En yeşil binayı da yapsanız, binanın dışına çıktığınızda bir bakıyorsunuz kaldırım düzgün değil. Bence bizim burada sıkıntımız var. Hepimiz bu noktada kilitleniyoruz. Bütün şehrin düzenlenmesi, en azından yeni planlanan bölgelerde, yol düzenlemesinden yoğunluğun nasıl olacağına kadar her şeyi çok iyi tanımlamak lazım.” 37 YEŞİL BİNA Proje, Sosyal İletişim Ortamı Kurgusu ile Öne Çıkıyor Mehmet Okumuş ERKE Tasarım P roje, İstanbul’un en merkezi noktalarından biri olan Mecidiyeköy’de yer alıyor. Mecidiyeköy iş, alışveriş merkezleri ve ulaşım bağlantıları sayesinde her gün kalabalık bir nüfusun ziyaret ettiği önemli bir ticaret merkezi. Köprülere olan yakınlığı nedeniyle şehrin pek çok ana yolunun birleştiği Mecidiyeköy’e toplu taşıma araçlarıyla kolayca ulaşılabiliyor. Rönesans Mecidiyeköy Ofisi de Mecidiyeköy metro istasyonu, otobüs ve metrobüs hatlarına çok yakın bir mesafede yer alıyor. Yapı, yakın çevresinde konut ve ticari yapılaşmalar konumlanması ile bina kullanıcılarına günlük ihtiyaçlarını kolayca karşılayabilecekleri temel servislere erişilebilirlik sunuyor. Saha, inşaat öncesinde otopark olarak kullanıldığından önceden geliştirilmiş bir alan. Böylece bu tip alanlarda inşaat yaparak zaten yapılaşmış alanlar değerlendirildiğinden yeşil alanlar korunuyor. Enerji ve su etkin bir bina yaratabilmek için projede uygulanan özellikler şu şekilde listelenebilir: • Projede enerjiden %21, su kullanımından ise % 43 tasarruf sağlanmıştır. • Su tüketiminde peyzaj alanlarının etkisi düşünülerek, az su tüketen çalı, yer örtücü bitkiler ile su tasarruflu sulama sistemleri tercih edilmiştir. Geleneksel bir peyzaj projesine göre % 66 oranında su tasarruflu bir peyzaj projesi tasarlanmıştır. • Projedeki yaşam alanları manzaradan maksimum fayda sağlanacak şekilde tasarlanarak, yaşam alanlarında yüzde 95 oranında manzara sağlanmıştır. • Proje sahasında açık alan yüzdesinin arttırılması için yeşil çatı ile bir avlu 38 • • • • • • • tasarımı yapılmıştır. Bu tasarım ile hem bina kullanıcılarına pozitif yönde etki sağlarken, ısı adası etkisi azaltılır ve doğal bir yalıtım sağlayarak binanın enerji yükünü düşürür. Otoparkların bodrum katta tasarlanmış olması ısı adası etkisini düşürmüştür. Bina içi su tüketiminde ise ıslak hacimlerde düşük kapasiteli rezervuarlar ve düşük debili lavabo, eviye ve duş bataryaları kullanılarak şebeke suyu kullanımından yüzde 43 tasarruf sağlanmıştır. Yerel ekonomiyi desteklemek ve yakıt tüketimi kaynaklı çevre kirliliğini önlemek için inşaat maliyetinin yüzde 33’ü yerel malzemelerden tercih edilmiştir. Doğal kaynakların tüketimini ve atık oluşumunu azaltmak için maliyetin yüzde 46’sı geri dönüştürülmüş malzemelerden tercih edilmiştir. Binanın ısıtma, soğutma sistemi için yüksek verimli kazan ve çiller kullanılmıştır. Isıtma ve soğutmadaki kayıpları önlemek için ise yüksek performanslı dış cephe yalıtımı ve camlar tercih edilmiştir. Isıtma ve soğutma sistemlerinde, ozon • • • • • tabakasına zarar verecek gazların (CFC gazı) yerine küresel ısınmaya en az etki edecek gazlardan biri olan R-134a kullanılmıştır. Binada ASHRAE standartlarına göre yüzde 30 daha fazla taze hava sağlanmıştır, Core and Shell kapsamındaki kullanım yoğunluğu yüksek olan alanlarda karbondioksit sensörleri kullanılarak hava kalitesi kontrol altında tutulmuş, böylece çalışanlar için sağlıklı bir çalışma ortamı sağlanmıştır. Dim edilebilir aydınlatma sistemleri ile ışık seviyesi ihtiyaca göre ayarlanabilirken, bunun yanında hareket, varlık ve günışığı sensörleri ile gereksiz aydınlatmanın önüne geçilmiştir. Çalışma masalarına masa lambaları yerleştirilerek çalışanların kendi ışık seviyelerini ayarlayabilmelerine olanak sağlanmıştır. Çalışanların sağlığı ve konforu için bina içerisinde kullanılan tüm yapıştırıcı ve dolgu malzemeleri VOC (kimyasal uçucu bileşik) içermeyen veya insan sağlığına zarar oluşturmayacak sınırlar içinde olan ürünler arasından kullanılmıştır. Yüksek verimli pompalar ve fanlar ile de enerji tasarrufu sağlanmıştır. Proje aşamasında, inşaat çalışmalarına başlamadan önce hava ve su kirliliğini önlemek, toprak kaybının önüne geçmek için ESC planı (Erozyon ve Sedimantasyon Kontrol Planı) hazırlanmış, şantiye araç giriş-çıkışında ve yağan yağmurla toprağın şantiye dışına çıkması engellenmiştir. YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 EKB TALEP enerjikimlikbelgesi.com FORM U TEKNOLOJİ Konut Sektöründe Yeni Trend: “Akıllı Ev Sistemleri” Can Murat Gül Siemens Bina Teknolojileri Ürün Yöneticisi T ürkiye’nin gelişiminde büyük bir rol oynayan ve deprem bölgesinde yer alan ülkemizde önemli bir yere sahip olan inşaat sektörü, ekonomik krizin ardından büyümesini sürdürüyor. 40 Türkiye inşaat sektöründe yüzde 40 kadar büyük bir paya sahip konut inşaatları ise, başarısını kanıtlamış dev organizasyonlardan yeni girişimlere kadar birçok müteahhitlik ve inşaat firması tarafından farklı konsept, kalite, özellik ve yapıda kuruluyor. Kentsel dönüşüm alanları başta olmak üzere Türkiye’nin hemen hemen her yerinde yapılan yeni konutlar yatırım ya da yaşam alanı sağlamak üzere tüketicilere sunuluyor. Ürün ve oyuncu sayısının giderek arttığı inşaat sektöründe konutların yeri, fiyatı ve kalitesi en önemli kriterler olarak karşımıza çıkıyor. Ancak güçlü rekabet ortamında pazarlamanın da önemli bir etki yarattığını görüyoruz. Hatta pazarlama faaliyetleri bazen konutun yeri ve kalitesini geri plana atacak kadar güçlü olup, konut fiyatlarını doğrudan etkileyebiliyor. Pazarlama etkisinin farkında olan firmalar da TV reklamlarından örnek daireli özel satış ofislerine, 3 boyutlu görsel çalışmalardan detaylı maketlere kadar pek çok farklı yöntemle pazarlama faaliyetleri yürütüyor. Standart konutlara göre satış fiyatları daha yüksek olan villa, site, rezidans gibi konut tiplerinde ise pazarlama unsuru bambaşka bir rekabet alanı yaratıyor ve tüketiciler tarafından daha fazla tercih edilmek için artık standartlaşmış YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 pazarlama faaliyetlerinin yanı sıra farklı fonksiyonlar ve dikkat çekici avantajlar da sunuluyor. Finansal kolaylıklar (kira garantisi gibi), dış yaşam alanı avantajları (açık-kapalı yüzme havuzları, spor salonu, sinema salonu gibi), iç yaşam alanı avantajları (soyunma odası, yerden ısıtma, ekstra banyo) ve fonksiyonel avantajlar (görüntülü interkom, güvenlik ve komple akıllı ev sistemleri gibi) projelerin tercih edilmesinde oldukça büyük bir etkiye sahip olmasının yanında konutun metrekare fiyatını da yükseltiyor. Akıllı Ev Sistemleri Konut sektörünün en yeni trendi olarak karşımıza çıkan ve sayıları nispeten çok fazla olmayan Akıllı Ev sistemleri, keyifli ve konforlu bir kullanım sunarken, enerji faturalarını da düşürüyor. Ev ekonomisine sunduğu avantajlarla birlikte daha az enerjiye ihtiyaç duyması ve daha az atık oluşturması, çevre korunmasına katkıda bulunuyor. Bunun yanında ülkemizde yakın zamanda yürürlüğe girecek olan binalarda enerji verimliliği uygulamasıyla bir evin A+ sınıfına yükseltilmesi, kullanıcısına daha düşük vergi avantajı da sağlayacak. Doğrudan ve dolaylı olarak sağladığı avantajlara rağmen akıllı ev sistemleri henüz az sayıda projede uygulandıysa da bu sayının gün geçtikçe artması inşaat firmaları, müteahhit ve yatırımcıların dikkatini çekiyor. Tam bu noktada ise tüketicileri akıllı ev sistemleri ve avantajları hakkında doğru bir şekilde bilgilendirme gerekliliği ortaya çıkıyor. Çünkü Akıllı Ev sistemlerinin sadece adını kullanarak tüketicileri yanıltan firmalar bilgi kirliliğine sebep olurken, artan rekabet nedeniyle giderek daha fazla firma bu tür yanıltıcı bilgilerle tüketicileri yanlış yönlendiriyor. Ancak tüketicilerin kendilerine sunulan akıllı ev sistemleri hakkında soracağı birkaç basit soru, bu durumun önüne geçebilir ve tüketiciler aldıkları yanıtlara göre sağlıklı kararlar verebilir. YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 Akıllı Ev sistemleri nedir? Akıllı Ev sistemleri, kullanıcının konforunu artırırken tüketilen enerji miktarını azaltan; genişleyebilir, gelişebilir, yeni teknolojiye sahip ve güvenilir üreticiler tarafından sunulan sistemlerdir. Güvenli bir tercih yapma konusunda akıllı ev sistemini sunan üretici kadar ürünleri devreye alan çözüm ortağı (entegratör) firmalar da önemli bir rol oynar. Evde ısıtma ve soğutma sistemi kontrolü var mı? Kontrol nasıl sağlanıyor? Bu nasıl bir tasarruf yaratacak? Bir evin kullandığı toplam enerjinin yüzde 40’ı, yani en büyük enerji gideri ısıtma ve soğutmadan kaynaklanır. Ancak evin tüm odalarına konulan termostatlar, oda bazında sağladığı sıcaklık kontrolü sayesinde oda ısılarını bağımsız olarak ayarlar ve ihtiyaca en uygun yanıtı verir. Tüm bu kontrolleri insan algısından daha hassas ve kesin şekilde yapan akıllı termostatlar yardımıyla enerji maliyetlerinde yaklaşık yüzde 30 oranında tasarruf sağlanabilir, hatta bu oran yüzde 80’e kadar artırılabilir. Bu kontrollerin zamana bağlı olarak, uzaktan ve cihaz üzerinden yapılması gerekir. Aydınlatmalar kontrol edilebiliyor mu? Işık şiddeti ayarlanabilen aydınlatma sistemi var mı? Nasıl tasarruf sunuyor? Bir evde harcanan toplam enerjinin yaklaşık yüzde 15’i aydınlatma amacıyla kullanıldığı için aydınlatmada yapılacak tasarruf oldukça önemlidir. Tasarruflu ampuller ve LED teknolojili aydınlatma sistemleri enerji harcamalarının önemli oranda azaltılmasına katkıda bulunur. Aydınlatmaların kontrol edilebilmesi sayesinde, örneğin açık unutulan lambalar kapatılarak ve aydınlatma ihtiyaca uygun oranda kısılarak enerji tasarrufu sağlanabilir. Ayrıca bir tablet, kumanda, akıllı telefon veya klasik anahtarlarla yapı- lan kontroller sayesinde aydınlık şiddeti kişiye göre ayarlanarak büyük bir konfor sunar. Diğer taraftan ütü prizi, ısıtıcı prizi gibi bazı prizlerin kontrol edilmesiyle güvenlik; TV sistemleri, bilgisayar gibi “stand by” modunda enerji harcayan ekipmanların enerjisini keserek de tasarruf sağlanabilir. Evdeki sistemler zamana bağlı olarak, akıllı telefon ve tabletlerle uzaktan kontrol edilebiliyor mu? Tasarruf ve konforu birarada sunan unsur, evdeki sistemleri sadece kontrol etmek değil, bu kontrolü akıllı bir şekilde gerçekleştirmektir. Örneğin termostatı ayarlayarak kontrol etmek tasarruf sağlar. Ancak termostatı yatma saatine yakın konfor moduna, gece belli bir saatte gece moduna, evden çıkarken ekonomi moduna almayı sağlayan bir akıllı kontrol yapısı çok daha büyük bir tasarruf sunar. Akıllı ev sistemlerinde kullanıcı yaşam şekline göre zamanlama programlarını kullanabilmeli ve evinde olmadığı zamanlarda bile kontrol sağlayabilmelidir. 41 KİTAP YEM Yayın’dan yeni bir kitap: LOFT M imarlık, mühendislik, şehircilik, peyzaj tasarımı, endüstri ürünleri tasarımı, arkeoloji, kültür, sanat gibi konu başlıklarında kitaplar yayımlayan YEM Yayın, Ece Ceylan Baba’nın “LOFT / Modernizmden Postmodernizme Geçiş Sürecinde Loft Mimarisi ve İstanbul’daki Yansımaları” adını taşıyan yeni kitabını yayımladı. Son yıllarda, ülkemiz konut piyasasında öne çıkan proje lansmanlarında sıkça görüp duymaya başladığımız bir kelime “loft”... İşlevselliğinden çok estetik yönüyle, “alternatif” bir yaşam tarzı arayışı içerisindeki orta ve üst sınıflara hitap eden, yüksek standartlı bir lüks konut tipini imliyor. Ne var ki pazarlama diliyle daha bir vur- LOFT kitabının yazarı Ece Ceylan Baba 42 gulanan bu kavramsal ve soyut ayrımın, yapıların fiziki özellikleri dikkate alındığında gerçeklikte çok da fazla bir karşılığının olmadığı; tüketiciye takdim edilen loftların, diğer benzeri lüks konut tipleriyle karşılaştırıldığında, tanımlanan ihtiyaçlar ve getirilen çözümler noktasında neredeyse farksızlaştığı görülüyor. Dolayısıyla, bu fiili farksızlık içerisinde ortaya çıkan fark’ı, yapıların kendilerinde, fiziki varlıklarında değil, onları birer arzu nesnesi olarak kodlayarak piyasasının oluşmasını sağlayan kültürel-simgesel yapıda aramak gerekiyor. Bu yönüyle loft, başlı başına bir postmodernite tartışmasının mimarlıktaki tikel bir tezahürü olarak karşımıza çıkıyor. İstanbul’daki güncel loft varlığının ayrı bir ilginç yanı da var. Zira kavramın özgün anlamı esas alındığında, İstanbul tarihsel koşullar sebebiyle üretemediği uygun bina tipolojisiyle aslında loft’un tam da var olamayacağı bir kent. Ama gelin görün ki var. Bu kitabı okuduğunuzda bir bakıma ironik olan bu durumun nedenlerini, bir yandan neden var olamayacağını, bir yandan da nasıl olup da halihazırda var olabildiğini, geniş tarihsel ve kavramsal içerimleriyle birlikte anlamış olacaksınız. Sınai üretim biçiminde yaşanan köklü bir dönüşümle birlikte terk edilen kent merkezindeki imalathane ve depo alanlarının, bambaşka bir ihtiyacın karşılanması adına, mevcut koşullar ve zorunluluklar içerisinde dönüşerek yeniden işlev kazanmasıyla ortaya çıkan bir konut tipinin adı loft. İlk ortaya çıktığı yer de New York. Kitap da buradan başlıyor. Niçin ve nasıl ortaya çıktığını, bunun ekonomik, kültürel ve sosyolojik arka planını, bu süreçte rol alan aktörleri ve zaman içerisinde aldığı biçimleri ele alıyor. Bu biçimlerden hareketle loft tipolojisinin temel mimari ölçütlerini ve ortaya çıkan loft türlerini saptıyor. Ardından, yapının bir meta haline gelmesiyle uğradığı kavramsal dönüşümü, genel bir modernite-postmodernite tartışması eksenine oturtarak irdelemeye ve sonunda İstanbul özeline yoğunlaşarak sonuçlarını somut örneklerle tanımlamaya çalışıyor. YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 TEKNOLOJİ Yeşil Binalar için Enerji ve Konfor Takip Sistemi Can Arda Moltay Endüstri Mühendisi Ö lçülemeyen yönetilemez… Sayısal verinin önemini vurgulamak için sıklıkla kullanılan bu cümle, enerji yönetiminde de karşılık buluyor. Bina ve tesis yönetiminde enerji tüketim profilinin izlenebilmesi gizli maliyetlerin, yanlış işletme politikalarının ve hatta olumsuz konfor koşullarının tespit edilmesini sağlıyor. Mimta Eco Yapı, yeşil ve akıllı binalar için enerji ve konfor takip sistemleri kurma yeteneğini bünyesine dahil etmiş bulunuyor. Mimta EcoYapı tarafından uygulanan, kendi aralarında kablosuz iletişim sağlayabilen sensörler ve bunları Internet altyapısına bağlayan modemler ile binalarda pano ya da cihaz seviyesinde elektrik enerjisi kullanımını bir bina YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 otomasyon sistemine ihtiyaç duymadan bulut üzerinden uzaktan izlemek ve toplanan veriyi depolamak mümkün oluyor. Bu şekilde toplanan veri, LEED ve BREEAM başta olmak üzere Yeşil Bina sertifikasyon sistemlerinin “enerji izleme” sistemi kurulması taleplerini de karşılamayı mümkün kılıyor. Sistemin tek özelliği enerji tüketimi ya da üretimini izlemesi değil. Pano tipi ölçüm modüllerinde talep edilebilecek ilave edilebilecek özellikler ile enerji kalitesi (voltaj, frekans) ölçümü ve takibi yapılabildiği gibi, güç faktörü ve tüketilen reaktif güç de ölçülebiliyor. İlave mekan içi modüller ile mekanların sıcaklık ve nem değerlerini de izlemek mümkün oluyor. Ölçülebilen ilave faktörler sadece binaların mekanik, aydınlatma gibi alt sistemlerinin enerji tüketimlerini bilmeyi değil, aynı zamanda enerji tüketimine karşı mekanlarda sağlanan konforu izlemeyi de mümkün kılıyor. Gerekli olduğu durumlarda pano seviyesindeki ölçümlerden daha detaylı izleme yapmak da mümkün. Tekil cihazlar ile elektrik prizi arasına yerleştirilen bileşenler ile cihazların tükettikleri enerjiyi izlemek mümkün olduğu gibi cihazları uzaktan açıp kapama ya da belirli bir programa bağlı olarak açıp kapatma imkanı kazanılabiliyor. Böylelikle mevcut bir ofisi ya da evi yeni altyapı kurmaya gerek kalmadan, sadece internet altyapısını kullanarak elektrikli cihazlarına uzaktan kumanda edilen bir akıllı eve dönüştürmek mümkün olabiliyor. 43 MAKALE Binalarda Konfor ve Enerji Verimliliği için Enerji Simülasyonu DİPL. -ING. STEFAN KRÄMER Integral Ingenieure DR. İBRAHİM ÇAKMANUS Çakmanus Müh. Enerji Ltd. Şti. Y eni bir bina çok dikkatli planlanmış olsa bile kullanıcıların tüm gereksinimleri karşılanmamış olabilir. HVAC sistemlerinin yüksek enerji maliyeti, yazın aşırı ısınma ve istenmeyen havalandırma gibi sorunlar, bunlardan en çok rastlananlardır. Bu sorunların temel nedenleri ise bina planlamasının sınırları ve olanakları içerisindedir. Durumu çözüme kavuşturmak için yeni yöntemler önermek ve yeni teknolojiler geliştirmek için ciddi bir çaba harcanması gerekmektedir. Mesela Londra’daki İsviçre Bankası, tasarım yanlışları nedeniyle 20 milyon pound’dan fazla kayba uğramıştır. Dünyanın hemen her ülkesinde benzer durumlarla kaşılaşmak olasıdır. Sonuç olarak bina planlaması ve inşaatıyla ilgili değişik bireyleri olaya dahil etmek için “binaların bütüncül planlaması” gibi yeni bir kavram geliştirilmiştir 44 (IPB). Buradaki amaç, uzmanlarımızın ve bina simülasyonu yapan modern bilgisayar sistemlerimizin yardımıyla yatırım ve işletme maliyetlerinin düşürülmesidir. Bütüncül planlama her proje partnerinin (mimar, mühendis, inşaatçı ve yatırımcı) gereksinimlerinin erkenden saptanmasını içerir. YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 1. BİNALARIN BÜTÜNCÜL PLANLAMASI Bir binanın enerji tüketimi, projenin başlangıç aşamalarında bir mimari öneriyle aşağı yukarı belirlenmiştir. İnşaat altyapısının ve bu değerlerin değişmesi olasılıkları oldukça sınırlıdır. Buna göre teknik planlamacılar ve mühendisler, proje tasarımını değiştirmeksizin ellerinden geleni yapmak zorundadırlar. Bir binanın güç gereksinimi geniş ölçüde tasarım sürecinde belirlenir. Bugün, belirli bir tasarım için optimal bir enerji kavramı geliştirmek mühendisin görevidir. Çok başlardan itibaren yatırımcı, mimar, mühendis ve simülayon uzmanı arasındaki koordinasyon, güç gerekinimlerini ve -sonuçta bina maliyetini- azaltan, en yüksek iç mahal konforu bağlamında anahtar öneme sahiptir. Bütüncül (ya da bütünler) planlama, binanın mimari potansiyelini, HVAC ekipman ve tesisatını optimalleştirmek üzere, ilgili her kesimin ilgilerini yönetmek, ortaya mükemmel bir ürün koymak adına yatırımı, işletme maliyetlerini optimalleştirmek üzere bir yol ortaya koyar. Diğer bir deyişle, yılın her saatinde iç mahal konforu sağlayan bir optimal bina elde etmek olanaklıdır. Bu bağlamda önemli bir uzmanlık aracı da simülasyon yazılımıdır. Bina simülasyonu, kritik tasarım kararları alınmadan önce optimal bina performansını desteklemek üzere önemli bir görüş sağlar. Çalışmamızda, konforlu bir iç mahal iklimi ile işletme (aydınlatma, ısıtma, soğutma, havalandırma) ve sermaye maliyetlerinin azaltılmasına odaklanırız. Aynı zamanda günışığından yararlanma ya da hava hızı/hava çekmeleri ile ilgili değişik yazılımlar kullanırız. Bina projesinde enerji tasarruflu planlama ya da etkin enerji yönetimine göre tasarımda aşamalar aşağıdaki gibi olmalıdır. • Konunun analizi. Teknik ve ekonomik sınır koşulların analizi. YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 45 MAKALE • Ayrıntılı mühendislik ve mimari analiz. Enerji tasarrufu potansiyelinin belirlenmesi. Amortisman hesapları. • Sözleşme hazırlanması. Planlanan adımların gerçekleştirilmesi. Binanın işletimi/yönetimi. Tasarruf edilen enerji maliyetleri bağlamında amortisman binalar ve ufuk çizgisi dikkate alınarak binanın bir gölgeleme simülasyonu yapılır. 2. BİNA SİMÜLASYONU 3D simülasyon modelimiz, gerçekçi biçimde fiziksel dünyayı temsil eder. Doğal hava akışını ve bina yapısından günışığı geçişini tahmin edebilir, binanın dinamik tepkisini belirleyebiliriz. Isıl kütlenin etkin kullanımı, güneşten korunma ve doğal ya da karışık mod havalandırma rejimlerinin hepsi, bütüncül bir simülas- Girdiler Yeni veya mevcut bir binada iç mahal konforunu sağlamak, ekipman boyutlandırması yapmak ve enerji talebi belirlemek için bina simülasyonu, meslek adamlarının değişik ısıtma/soğutma alternatiflerini karşılaştırma olanağı veren ve değişik cephe tasarımı yapmaya olanak sağlayan tam bir süreçtir. Öncelikle gerek duyulan şey, bir 3D modelleme yapabilmek veya bir CAD dosyası import edebilmek için binanın planlarıdır. yonda görülebilir. Pencerelerin açılması, güneş kontrollerinin kullanımı, meskun mahal ve dış iklime göre bir dizi performans parametresine göre programlanabilmektedir. İç Koşullar Adım 3 - 3D Model ve Gölgeleme Durumu Bir binadaki insan sayısı, değişik günler ve kullanım programlarına göre bir takvim oluşturur. Dış Hava Koşulları Dünya genelinde 2,500’den fazla kayıtlı hava istasyonuna ulaşmış durumdayız. Bunlardan elde edilen veriler güneş radyasyanonu saatlik değerleri, sıcaklık, nem, rüzgar hızı ve yönüdür. Adım 1 - Geometri Binanın 3D modelini yarattıktan sonra zonları grafik olarak oluştururuz. Bir zon, bir ofis, bir daire, bir giriş holü ya da bir alışveriş alanı olabilir ve buraların iç koşulları, kullanım programları (schedule) ve hava değişimleri belirlenmelidir. Adım 4 - İç koşullar / Isıtma Yükleri Adım 2 - Zonlar Bundan sonra, doğrudan ve dağınık radyasyonun hesaplanması için yılın her saatine göre bina yerleşimi, çevredeki 46 Adım 5 - Pencereler, çatı pencereleri ve çift camlı cepheden doğal havalandırma YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 Adım 6 - Bir havalandırma sistem şeması Isıtma / HVAC Bir eleman kitaplığından (component library) seçilen simgelerle bir sistem diyagramı oluşturulur. Bu basit süreç, sistem ve kontroller için bir simülasyon modeli yaratır. Binanın ve tesisin birleşik simülasyonu ekipman büyüklüklerini, hava debilerini, ekipman ve tesis bağlamında enerji tüketimini otomatik olarak verir. Fanlar, chiller’ler, kazanlar vb’nin kısmi yük karakteristikleri açıklanabilir. Günışığı Analizi Simülasyon modeli günışığı analizine de uygulanır. Radyasyon hesapları için hazırlanmış üçgen haldeki ızgara yapısına sahip değişik konstrüksiyon ve cam türleri de eksport edilebilir. Gökyüzü koşullarını belirleyerek, binayı herhangi bir tarih ve zamanda dünyanın herhangi bir yerine yerleştiririz. Aydınlatma simülasyonu bittiğinde sadece bir görünüş değil, bütün binaya ait fotoğraf kalitesinde model oluşturulur. Bu model, herhangi bir konumdan görüntü- YEŞİL BİNA / HAZİRAN 2015 lenebilir ve bölümler arasında uçuş yapılabilir. Günışığı analizi, herhangi bir iç yüzeydeki günışığı düzeylerini belirlemek üzere mahallere göre de yapılabilir. Aydınlatma lüks düzeyleri sınır çizgileri veya renkli harita görünümü ile verilebilir. Adım 1: Tipik yaz ve kış durumlarını gösteren diyagram T Yeşil çizgiler: Güneş radyasyonu (W/m2) Kırmızı çizgiler: Dış sıcaklık (°C) SONUÇLAR Isıtma ve soğutma yüklerinin belirlenmesi, mühendisin önemli görevlerindendir. Değişik ısıtma ve soğutma stratejilerinin yararlarını karşılaştırmak için simülasyonu kullanırız. Bu yolla standart fan-coil veya vav sistemleri de dahil olmak üzere yer değiştirme havalandırması, soğuk tavanlı mahallerde taze havanın döşemeden verildiği daha yeni sistemler de analiz edilebilmektedir. Öncelikle aşırı yaz ve kış performslarını belirlemek için tipik hava koşulları araştırılır. Mavi bölgenin içinde en iyi konforu garanti ederiz. Sarı bölgenin içinde konfor oldukça iyi durumdadır. Renkli bölgenin dışında sıcaklıklar çok yüksek veya çok düşüktür. Adım 2: Konfor dış (x ekseni) ve iç (y ekseni) sıcaklığa bağlıdır. Her işaret, ölçülen bir değeri ifade eder. Bu diyagram, yılda 250 saatten fazla konfor zonunda kalışı göstermektedir. Birçok gün boyunca sıcaklık, dış mahal sıcaklığından 8 °C’ye kadar yüksektir. Adım 3: Bütüncül planlamanın yararları, parasal tasarruf sağlamak üzere son derece geniştir. Simülasyon için harcanan ek bedeller, elde edilen tasarruflarla ortalama 1-3 yıl gibi kısa sürede karşılanır. 47 Abone Formu İŞ DÜNYASI YAYINCILIK TANITIM ve TİC. LTD. ŞTİ. ABONE SERVİSİ T.: (0216) 651 7878 F.: (0216) 651 7898 [email protected] Ayda bir yayınlanır İki ayda bir yayınlanır İki ayda bir yayınlanır 1 yıllık Abone Bedeli: 100 TL 1 yıllık Abone Bedeli: 50 TL 1 yıllık Abone Bedeli: 50 TL 2 yıllık Abone Bedeli: 180 TL. 2 yıllık Abone Bedeli: 90 TL. 2 yıllık Abone Bedeli: 90 TL. ONLINE ABONELİK İÇİN www.b2bmedya.com • Aboneliğini herhangi bir nedenden dolayı sürdürmek istemeyen okurların cayma hakkı bulunmaktadır. • Öğrenci aboneliği % 50 indirimlidir. • Faturanız 7 gün içinde adresinize postalanacaktır. • Dergilerimiz abonelerimize Aras Kargo ile gönderilmektedir. • Fiyatlar 31 Aralık 2015 tarihine kadar geçerlidir ÜÇ AYDA BİR YAYINLANIR • MART 2012 • YIL: 5 • SAYI: 24 • 6 TL • ISSN 1307-9204 Ayda bir yayınlanır İki ayda bir yayınlanır İki ayda bir yayınlanır 1 yıllık Abone Bedeli: 100 TL 1 yıllık Abone Bedeli: 50 TL 1 yıllık Abone Bedeli: 50 TL 2 yıllık Abone Bedeli: 180 TL. 2 yıllık Abone Bedeli: 90 TL. 2 yıllık Abone Bedeli: 90 TL. Yukarıda işaretlediğim dergiye/dergilere abone olmak istiyorum Adı Soyadı : ................................................................................................................................................................................................... Firma Adı : ................................................................................................................................................................................................... Adresi : ................................................................................................................................................................................................... ................................................................................................................................. Posta kodu: .................................................................. Tel: ......................................................... Fax: ......................................................... E-posta(*): ................................................................. (*) E-bültenlerimizi takip edebilmek için E-posta adresinizi yazmayı unutmayın. Lütfen faturayı ....................................... V.D. ...................................... no’lu hesaba kesiniz. ................................... TL. abone bededilini işaretlediğim banka hesabınıza havale ettim. Garanti Bankası Koşuyolu Şubesi (1016) - TR89 0006 2001 0160 0006 2997 18 nolu İş Dünyası Yayıncılık Ltd. Şti. hesabı İş Bankası Koşuyolu Şubesi (1170) - TR21 0006 4000 0011 1700 4684 13 nolu İş Dünyası Yayıncılık Ltd. Şti. hesabı Kredi kartı ile ödeme yapmak istiyorum (Kredi kartı talimat formu e-posta adresinize veya faksınıza gönderilecektir) Tarih: ..................................................... İmza: ..................................................... Bu formu banka dekontu ile birlikte 216 651 78 98 no’lu faksa gönderiniz.
Benzer belgeler
Türkiye - Abone Girişi
Doç. Dr. Ayşin Sev / Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi • Doç. Dr. Filiz Şenkal Sezer / Uludağ Üni. Mühendislik-Mimarlık Fakültesi • Yrd. Doç. Dr. Gülten Manioğlu /
İTÜ Mimarlık Fakültesi Yrd....