alabilirsiniz
Transkript
alabilirsiniz
ALABİLİRSİNİZ SAYI: 33 www.ngdergi.com Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar. EDİTÖR Yenilikçi bir yılın ilk sinyalleri NG Kütahya Seramik dünyada bir ilke daha imza attı: Türkiye’nin en büyük teknik granit seramik fabrikası Kütahya’da faaliyete geçti. Böylesine büyük bir yatırımın bizler için en önemli anlamı ise rekabette rakiplerimizden ayrı bir yere konumlanmak ve ülkemize verdiğimiz değer. Kütahya’da toplam 320.000 metrekare arsa üzerine kurulu bu dev çatı altında tam 300 kişi istihdam ediliyor. Yeni iş imkanlarının doğmasına vesile olan yatırımlarla büyümeye devam eden NG Kütahya Seramik, ürettiği büyük ebatlı seramiklerle de profesyonel hayata çözüm getiriyor. 80x80, 80x160 cm ebatlı yeni seramikler ve teknik granit seramikler geçtiğimiz aylarda NG Kütahya Seramik markasının farkını sektöre altın harflerle bir kez daha yazdı. Tüm yeni ürünlerimizi NG okurlarıyla (s. 12) paylaşıyoruz bu ay. Gülden GÜRAL Bir başka gururumuz ise Kütahya Porselen çatısı altında yaşandı. Mitterteich 1400º markasının kreatif danışmanlığını yapan ünlü tasarımcı Defne Koz’un, bu marka için hazırlamış olduğu koleksiyonlardan biri olan ‘Plano’ 1938’de kurulan Amerikan Endüstriyel Tasarımcılar Organizasyonu tarafından düzenlenen IDEA Tasarım yarışmasında Bronz Ödülü ve Alman Red Dot Tasarım Ödülleri’ni aldı (s. 104). Yenilenmeyi ve genç kalmayı ilke edinen bir marka olarak heyecan verici bir sezona hazırlanıyoruz yine. 2015 yılının en yeni koleksiyonlarını ve etkinliklerini öncelikle sizlerle paylaşıyoruz. Yaratıcı, yenilikçi ve keyifli bir kış dönemi dileğiyle… NG dergimizi Samsung eKitap ve www.ngdergi.com adlı internet sitemizden de takip edebilirsiniz. 4 İÇİNDEKİLER 62 12 6 SERGİ İstanbul Modern’den Türk sinemasının 100. yıl dönümü sergisi 8 AJANDA Önümüzdeki aylarda izleyebileceğiniz konser, sergi ve festivaller barındıran İznik 62 STİL RENK Kütahya Porselen’in Naturaceram koleksiyonundan pastel tatlar 64 SANATÇI Ressam Ahmet Güneştekin’in 10 KİTAP Küşat Başar ile son romanı ‘Yaz’ı tuvallerinden yansıyanlar konuştuk 68 GEZİ Maya kültürünün sembolü 12 YENİ SERİ SERAMİK NG Kütahya Guatemala’nın çarpıcı renkleri Seramik’in 80x80 cm ebatlarındaki seramikleri 72 SANAT VE PORSELEN Ressam ve teknik granit seramikleri Bahri Genç’in yüzlerdeki anlamı irdeleyen 18 YENİ SERİ PORSELEN Kütahya portreleri, Kütahya Porselen’in tabağında Porselen’in yeni ‘Bone’ serisi vücut buldu 24 SPONSORLUK NG Kütahya Seramik 74 MİMARİ TREND Mekanlara canlılık ve Türk Milli Futbol Takımı’nın ana sponsorluğunu doğallık katan dikey bahçeler üstlendi. 78 RÖPORTAJ Son yıllarda dizi izleyicilerinin 30 YENİ YATIRIM NG Kütahya Seramik yakından tanıdığı ve büyük hayranlık duyduğu Türkiye’nin en büyük teknik granit seramik Ayça Bingöl’le keyifli bir sohbet fabrikasını Kütahya’da açtı 82 ALIŞVERİŞ Grafiti serisi ile hem pişirme hem 34 ÖNERİ NG Kütahya Seramik duvar ve zemin kaplamalarıyla evinizi baştan yaratın 84 SEMT Hem çok eski, hem de çok genç bir de sunumda yeni bir dönem başlıyor. 38 RÖPORTAJ Vardar Mobilya’nın tamamı el semt Moda’yı adım adım gezdik işçiliğiyle hazırlanan mobilyalarının hikayesi 88 ALIŞVERİŞ Yemek yazarı ve yayıncıları 40 ALIŞVERİŞ NG Çikolata ailesi yeniliklerine porselensepeti.com’dan seçim yaptı daha da fazlasını katmaya devam ediyor. 92 SAĞLIK Dünyada yükselişte olan ve 42 OTEL SERİSİ Kütahya Porselen, Novo ve Türkiye’nin de akut hastalıklarından biri olmaya köşeli hatlı Maya serileri aday gösterilen obeziteyi mercek altına aldık 44 MİMAR Yüksek Mimar Ertuğ Uçar’ın 96 OTEL NG Sapanca Wellness&Convention ‘Ormanda Kaybolmak (Bir Sözlük Hayali) romantik balayı paketleri ile hayalleri gerçeğe adlı kitabı dönüştürüyor 46 GENÇ TASARIMCI Genç tasarımcılar 98 BESLENME NG Sapanca Ahmet Korukçu, Ayşegül Akköprü, Gamze Wellness&Convention’ın diyetisyeni Ali Dereli Yalçın ve Yasemin Karakaya’nın yaratıcı sağlıklı bir kış için önerilerde bulundu dünyaları 99 KİŞİSEL BAKIM Pürüzsüz, sağlıkla ışıldayan 50 ALIŞVERİŞ Kütahya Porselen’in çocuklar bir görünüme kavuşmak için NG Hotels Aliva için tasarladığı eğlenceli yemek setleri SPA’yı öneriyoruz 52 OTEL Termalin mucize dokunuşunu NG 100 GURME NG Güral Sapanca Afyon Wellness&Convention’da yaşayın Wellness&Convention’ın şeflerinden 54 MÜZİK Şebnem Ferah son albümü ‘Od’a ve sonbahar lezzetleri hayata dair duygularını anlattı 104 BİZDEN HABERLER 58 KÜLTÜR MİRASI Tarihin izlerini BULMACA SAYI: 33 EYLÜL 2014 İmtiyaz Sahibi Nafi Güral Yatırım A.Ş. adına Eser Çetintaş Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ahmet Öz Görsel Danışman Harun Topuz İletişim Adresi Atatürk Bulvarı, Çalça Mah. Kütahya Tel: (0274) 225 12 00 Faks: (0274) 225 12 13 www.ngdergi.com facebook.com/ngdergi twitter.com/ngdergi NG Dergisi Nafi Güral Yatırım A.Ş. tarafından 3 ayda bir yayınlanır ve ücretsiz dağıtılır. Haydar Erçin Yayına Hazırlayanlar Yazışma Adresi: Turkuvaz Dergi Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş Grubu, Barbaros Bulvarı, Cam Han, No:153, Balmumcu, Beşiktaş Yayın Direktörü Aslıhan Sarp İşman Tel: (0212) 354 30 00 Yayın Yönetmeni Fatma Özel Basımcı: Turkuvaz Matbaacılık Yazı İşleri Müdürü Şebnem Yıldız Yayıncılık A.Ş. Görsel Yönetmen Nazlı Sarı Basıldığı Yer: Akpınar Mah. Editörler Çiğdem Hasanoğlu Hasan Basri Cad. No: 4, Sancaktepe Zeliha Köşlü İSTANBUL, Tel: (0216) 585 90 00 Fotoğraflar Agim Can, Füsun Gümeli, 5 SANAT GÜNCESİ “Yüzyıllık Aşk ”sergisi, Türkiye’nin ilk sinema salonlarından günümüzün festival sinemalarına kadar uzanan bir sunum yaparak açılıyor. Seyircinin sinema ile en somut ilişkiyi kurduğu yerlerden, yani sinema mekanlarından başlıyor. Kapı üstüne asılan fenerlerden (eski sinemalarda çok büyük afişler hazırlanır ve bunlara sinema fenerleri denirdi), gişelerine; antre, lobi ve salonlarından perdelerine kadar sinemalar serginin ilgi alanına giriyor. 6 Bambaşka bir aşk türü İstanbul Modern, kuruluşunun 10. yılında Türk sinemasının 100. yıldönümü olması da sebebiyle, 4 Ocak 2015 tarihine kadar sürecek, “Yüzyıllık Aşk” isimli uzun soluklu sergi ile tutkulu bir aşk türü olan sinemanın dünden bugüne hikayesini anlatıyor. Yazı Çiğdem Hasanoğlu T ürkiye coğrafyasında sinema tarihinin doğuşunun, ramlar ve el ilanları, broşürler, afişler, sinema dergileri ortaya 1914 yılına ait ‘Ayastefanos’taki Rus Abidesi’ninYıkılışı’ çıkarılıyor. Sinema ve seyirci ilişkisinin bir diğer unsuru olan bi- isimli bir belgesel olduğu belirlenmiştir. O tarihten bugüne letler, gala davetiyeleri de eksik edilmiyor. 100 yıllık serüveni olan sinemanın, içerik ve teknik bakımdan Sinemanın bir fanatizm olduğu bir gerçek ve “Yüzyıllık Aşk” pek çok sanat dalından daha interdisipliner olduğu bir ger- sergisi de sinema seyircisinin büyük bölümünün fanatik olduğu çek. Seyirci ile etkileşimi açısından da son derece büyüleyici saptamasını yapıyor. Seyirciler hayranı oldukları artistlerin im- bir havası olan sinemanın ülkemizdeki 100. Yılı Gökhan Ak- zalı fotoğrafları peşinde koşarlar. Sinema konulu koleksiyoncu- çura ve Müge Turan’ın küratörlüğünde gerçekleşen “Yüzyıllık luğun ise sınırları çok geniştir. Çiklet, çikolata vb. tüketim mal- Aşk” sergisi ile kutlanıyor! zemelerinden çıkan resimler başta olmak üzere, her tür sinema Bugüne kadar pek dikkate alınmayan bir noktadan sine- belgesi-objesi sinema tutkunu koleksiyoncular tarafından top- ma olgusuna bakmayı amaçlayan sergi; sinema tarihimizde lanıyor. Sinema konulu kitaplar, sinema romanları, özel sayı- seyirciye dair yazılı ve görsel arşiv malzemesini dijital platfor- lar, albüm kitaplar vb. de seyircilerin ilgi alanındadır. Bu tutku ma aktararak kaynakları iyi korunmamış ve kişisel çabalarla gündelik tüketim malzemelerine de yansır: Fatma Girik’li çiklet yaşatılmaya çalışılmış bir tarihin de hafızasını görünür kılmaya kutuları, yıldız takvimleri, askerin arkadaşına gönderdiği Müj- çalışması bakımından son derece manidar. Pek çok sine- de Ar kartpostalı, Türkan Şoray resimli çay tabağı, Ayhan Işık ma sergisinin aksine, Yüzyıllık Aşk, sinemanın tamamlayıcısı saç modeli, artist resimli kitap ayraçları vb... Sergide üç fanatik “seyirci”nin bakış açısını merkeze alarak rotasını çiziyor. seyirci büyüteç altına alınıyor. Bu seyirciler Türkan Şoray, Filiz “Yüzyıllık Aşk” sergisi, Türkiye’nin ilk sinema salonlarından Akın ve Yılmaz Güney’in hayranları… günümüzün festival sinemalarına kadar uzanan bir sunum ya- İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) ve Kültür Bakanlığı tara- parak açılıyor. Seyircinin sinema ile en somut ilişkiyi kurduğu fından desteklenen Yüzyıllık Aşk, Agah Özgüç, Burçak Evren, yerlerden, yani sinema mekanlarından başlıyor. Sinemaların Gökhan Akçura, Ömer Durmaz, Turan Tanyer, Cengiz Kah- “seyirci mabetleri” olduğu özellikle vurgulanıyor. Kapı üstüne raman, Ali Özuyar gibi koleksiyonerlerin arşivlerinden belgeler- asılan fenerlerden (eski sinemalarda çok büyük afişler hazırlanır le hazırlanmış. Sergiye kapsamlı bir katalog da eşlik ediyor. ve bunlara sinema fenerleri denirdi), gişelerine; antre, lobi ve Katalogda birçok yazarın sinema ve seyirci konulu yazıları ve salonlarından perdelerine kadar sinemalar serginin ilgi alanına serginin panolarında yer alan görsel malzemeler bulunuyor. giriyor. Gazete ilanları; sinemaların filmlerle ilgili dağıttıkları prog- www.istanbulmodern.org 7 AJANDA ETKİNLİK Önümüzdeki aylarda izleyebileceğiniz konser, sergi ve festivallerden bir seçki hazırladık. 12 34 56 78 Her yıl dünyanın dört bir yanından birçok kuklayı Türkiye’nin bütün caz severlere hazırlanın! ve kukla tiyatrosunu İstanbullularla buluşturan, 24. Akbank Caz Festivali 23 Ekim-2 Kasım Uluslararası İstanbul Kukla Festivali, 16 - 26 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da; Festivalin tarihleri arasında perdelerini açıyor. Dünyaca ünlü Kampüste Caz konseri ise kukla ustalarının, en iyi performanslarını sergileyeceği 3-14 Kasım tarihleri arasında Anadolu’nun festivalde, 15 farklı ülkeden 30 kumpanya ve 70 farklı şehirlerindeki üniversitelerde gösteri sahnelenecek. www.kuklaistanbul.org gerçekleştiriliyor. www.akbanksanat.com İstanbul Çocuk Tiyatrosu’nun yeni aile şovuna davetlisiniz. 5 Ekim-26 Ekim tarihleri arasında Trump Kültür ve Gösteri Merkezi’nde gösterilecek olan Jurassic Adventures, dinozor parkında doğan ilk bebek dinozorun maceralarını günümüze taşıyor. www.biletix.com 1926 yapımı ilk animasyon film ‘’Prens Ahmet’in Maceraları’’ günümüze kadar gelmiş en uzun metrajlı sessiz film olma özelliğini taşıyor. Piyanist Hakan Ali Toker’in piyanosunu eşliğinde bu muhteşem filmi izlemeye ne dersiniz? Tarihler 10 Aralık olunca İTÜ Akungüç Oditoryumundaki yerleriniz hazır olsun. www.biletix.com Farklı ses rengiyle dikkatleri üzerine çeken Cem Adrian da turnede! Adrian, yeni albümü “Sana Bunları Hiç Bilmediğin Bir Yerden Yazıyorum” albüm konserleriyle Türkiye’deki dinleyicileriyle buluşuyor. www.biletix.com Klasik müziğin Madonna’sı olarak nitelendirilen André Rieu, Johann Strauss Orkestrası ile birlikte sürprizlerle dolu yepyeni performansıyla İstanbul’da! Konserler, 27 Kasım’da Sinan Erdem Spor Salonu’nda ve 29 Kasım’da ise Ülker Sports Arena’da gerçekleşecek. www.ykykultur.com.tr 2013 yılında çıkardığı 4. albümü Demi’de yer alan “Heart Attack” ile iTunes Amerika ve Avrupa’da 16 ülkede 1 numaraya oturarak çok büyük bir başarı yakalayan ve inanılmaz bir rekora imza atan Demi Lovato, 16 Kasım’da Ülker Sports Arena’da! www.biletix.com Dünyaca ünlü opera balatlarını, klasik müzik eserlerini kendine özgü bir yorumla sanatseverlerle buluşturan İngiliz soprano, aktris, şarkı sözü yazarı ve dansçı Sarah Brightman, 9 Kasım’da Ülker Sports 910 Arena’da İstanbullu müzikseverler ile bir araya geliyor. www.biletix.com Polonya sanatındaki oryantalist eğilimleri, resim, desen, tekstil ve grafik eserlerle gözler önüne serecek geniş kapsamlı sergi bir sergi, 18 Ocak 2015 tarihine kadar Pera Müzesi’nde ziyarete açık olacak. www.peramuzesi.org.tr 8 Anadolu Ateşi Dans Topluluğu’nun dans gösterisi Troya turnede! Hangi tarihte şehrinize uğradıklarını öğrenmek için web adreslerini ziyaret edebilirsiniz. www.anadoluatesi.com KİTAP YAZ Yaz biter, romanı kalır Küşat Başar ile Everest Yayınları’ndan Yayınları’nda an romanı çıkan son rom manı “Yaz” üzerinee keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Yazı Çiğdem Hasanoğlu 10 K ış İkindisinin Evinde isimli ilk kitabıyla 1989 yılının lerinizden mi yola çıktınız? Haldun Taner Öykü Ödülü’nün sahibi olan Kür- Kıbrıs’ta 10, 11 yaşlarındayken iki yıl kalmıştım. 60’lı yıllarda şat Başar, 1990’da çıkardığı kitabı ‘Konuştuğu- Kıbrıslı Türklerin yaşadıklarını o zaman canlı tanıklarından çok muz Gibi Uzaklara’ ve hemen ardından pek çok gencin ba- dinlemiştim. Aradan uzun zaman geçti sonra bir film projesi için şucundan ayırmadığı ‘Sen Olsaydın Yapmazdın, Biliyorum’ yeniden adaya gittim ve bu kez tanıklarla yeniden konuştum. ile edebiyat dünyasına hızlı bir giriş yaptı. Gazetecelik ve TV Proje gerçekleşmedi ama bu öyküler ve anılar bende yer etti. programcılığı gibi alanlarda da üretimine devam eden Başar, Bir biçimde bu kitap yazılırken de gelip tıpkı o romandaki kele- 2012 yılında yayınlanan ‘Keşke Burada Olsaydın’ isimli bir bek gibi kitaba girdi. albümü de bulunuyor. Seneler sonra “Yaz” ile yeniden okuyucunun karşısına Milyonlarca kez sorulmuştur muhtemelen ama yaz mevsiminde çıkan bir romanın adı neden Yaz olur? çıktınız. Bu kadar uzun süre ara vermenizin nedeni neydi? Roman kışın da çıksa adı Yaz olacaktı. Çünkü birincisi yaz- Bu süre içinde pek çok şeyle uğraştım. “Bir Roman Kahra- ma eylemini anlatıyor, ikincisi bir yaz semtinde geçen çocuk- manı” adıyla bir Doğan Hızlan biyografisi hazırladım. “Çok Gül- luğu anlatıyor, üçüncüsü unutulmaz bir yaz aşkını anlatıyor ve dük, Ağlamayalım” adlı bir kitabım daha çıktı. “Bizim Şarkımız” dördüncüsü alın yazısını anlatıyor. Bu kitapta yer alan temaların adıyla bir müzikal yazdım. Bu arada köşe yazıları, televizyon hemen hepsini içeren bir sözcük. programları ve bazı dizi projeleri ile bir de Neden gazeteci oldunuz? Sonra- film senaryosu yazdım. Son üç, dört yıl da sında TV programları... Bütün bunlar hayatımda farklı bir kariyer başladı. Daha size neler kattı? önce bir keyif, bir hobi olarak kendi kendime Üniversiteye girdiğim yıl Hürriyet gaze- ya da yakın dostlarımla sürdürdüğüm müzik tesinde Gösteri Sanat Edebiyat dergisinde çalışmaları ciddi bir şekle büründü. “Keşke çalışmaya başladım. Uzun zaman da as- Burada Olsaydın” adlı bir albüme dönüştü. lında sanat ve edebiyatla ilgili bölümlerde Son üç yılda 250 civarında konser verdik ve çalıştım. Daha sonra dergi yöneticiliği ve kulüp çalışmaları yaptık. Pek çok ünlü isimle köşe yazarlığı geldi. O dönemlerde özel farklı projeler gerçekleştirdik. Elbette bütün kanallar yeni açılıyordu ben de TRT’de bir bunlar çok fazla zaman alan ve her biri özel, program yapıyordum bu nedenle gelişen ciddi çalışma gerektiren işler. Bu nedenle sektörde genç isimler olarak bizler yer al- roman biraz fazla bekledi. dık. Yaptığım her şeyin hayatıma önemli Yaz’ın hikayesi nasıl oluştu? şeyler kattığına inanırım. Pek çok insan Başlangıçta, kitapların arasında büyü- tanıdım, pek çok şey öğrendim, hep ça- yen ve gerçek dünyayla kendi hayal dünya- lışmak zorunda kaldım ve bu da bana bir- sını bir türlü bağdaştıramayan bir çocuğun çok şeyi yapabilmeyi öğretti. öyküsüydü. Giderek değişti. Son olarak da işin içine ilginç bir biçimde biraz da rastlantıyla Kıbrıs girdi. Romandaki karakterlerin yazarlara ve yazmaya dair Şimdilerde hayatınız nasıl geçiyor? Müzikle de ilgileniyorsunuz bir yandan? Her şeyin kendine ait bir zamanı mı var, yoksa hepsi aynı anda olabiliyor mu? zaman zaman eleştirel oldukları yerler var. Siz de bu ko- Bu sıralar müzik devam ediyor. Bu yaz Bodrum’da iki ay nular hakkında çok düşünmüşsünüzdür. Edebi manada boyunca haftanın dört gecesi çaldık. Kışa da İstanbul’da yeni kendinizi nasıl bir alana yerleştiriyorsunuz? mekanlarda devam edeceğiz. Bu arada yeni albümün çalış- Bu soruya benim cevap vermem çok doğru olmaz. Elbette maları devam ediyor. Her zaman yeni projeler oluyor elimde. yazmaya başladığım zamandan beri yazı ve edebiyat hakkın- Örneğin “Sen Olsaydın Yapmazdın, Biliyorum” adlı romanımın da çok fazla düşündüm ve okudum. Başka yazarlar hakkında senaryosu yazıldı filmi çekilecek. Bunun yanında yeni bir TV yazılar, kitap yazıları da çok yazdım. Ama sanırım en doğrusu programı için de görüşmeler sürüyor. zamanın sizi nereye yerleştireceği... Bütün zamanların en sevdiğiniz yapıtları nelerdir? Romanın tarihi fonunda Kıbrıs olaylarının geçmesi Klasik bir cevap olarak klasikler diyeceğim. Ama bunun yanın- neden? Dönemin sizin yaşantınız üzerinde herhangi bir da Türk şiiri her zaman dönüp dönüp okuduğum ve her keresin- etkisi oldu mu? Yoksa duyduklarınızdan ve merak ettik- de yeni keyifler bulduğum bir tür. www.everestyayınları.com 11 YENİ SERİ SERAMİK Neden 80x80 seramikler • Çağdaş mimari alanlar için eşi olmayan bir olan 80x80 cm. ürünler mimarların da tercihi • 80x80 cm. ebatlar sayesinde daha az derz kullanılıyor.Böylelikle yaşam alanları daha kusursuz yüzey görüntüsü ile olduğundan geniş bir görünüm kazanıyor. • Doğal taş, mermer, beton desenlerinin yer aldığı 80x80 cm. koleksiyonu, profesyonel tasarımcılara doğal mekanlar kurgulamaları için birçok renk ve doku seçeneği sunuyor. 12 Sıra dışı bakış açıları 80x80 NG Kütahya Seramik’in mimarlar, iç mimarlar ve tasarımcılar için yeni bir çözüm niteliğindeki 80x80 cm. ebatlarındaki seramikleri ve teknik granit seramikleri işlevleriyle olduğu kadar tasarımlarıyla da göz dolduruyor. Büyük projelerin yeni yapı taşı: Vista AVM, residence, havaalanı gibi dev projeler için ideal, iç ve dış tüm alanlarda uygulanabilen Vista, 80x80 ve 80x160 cm ebadında seçenekleri ile mimari projelerin yeni gözdesi olmaya aday. 13 YENİ SERİ SERAMİK Büyük ebatlı seramikler dış cephelerde alternatif kaplama malzemelerine göre daha dayanıklıdır. Binaya yüklediği yük daha azdır. Mermerin yeni formu: Duval Mermer görünümüne sahip Duval serisi, 80x80 ve 60x120 cm. ebat seçenekleri ile yepyeni mimari yaklaşımlara olanak tanıyor. Mekanlardaki ferahlık etkisi: Opal Opal serisi, sadelikten taviz vermeyen bone renk seçeneği ve parlak nano yapısı ile dikkat çekiyor. Serinin 80x80 ve 60x120 cm. ebatları bulunuyor. 14 Şıklığın zarafetle buluşması: Kristal Gri, bej ve beyaz renkl seçenekleriyle kristal şıklığını, zarif tasarımı ile harmanlayan serinin 80x80 ve 60x120 cm. ebatları mevcut. Efsanelerde yaşamak isteyenler için: Vezüv Adını Vezüv Yanardağ’ının, yüzey efektlerini taşlaşmaya yüz tutmuş lavlardan alan Vezüv serisinin 80x80 ve 60x120 cm ebat seçenekleri mevcut. 15 YENİ SERİ SERAMİK Dinamik ve mimari çözümlere yönelik… Calacatta Calacatta, yüzey efektlerinin dinamik görünümünü 80x80 cm ebat seçeneği ile mimari projelerde özel sunumlar yaratıyor. Büyük ebatta ahşap tonlarının dansı… Rovere Bone, gri, kahve, kiraz, rustik ceviz, rustik kiraz renk tonlarının seramik üzerindeki dansı Rovere serisinde. Parlak nano ve mat yüzey dokusu ve 20x120 cm ebat seçeneği ile Rovere serisi ahşabı büyük ebatlarla buluşturuyor. 16 Doğanın zarif çizgileri 60x120 cm ölçülerinde sunuluyor: Royal Traverten Royal Traverten, doğanın kalbinden gelen çizgileri, 60x120 cm ebat seçimi, parlak nano yüzeyi ile doğanın zarifliğini mekanlara taşıyor. Türkiye’ n in en yüksek teknik granit seramik üretim kapasitesine sahip NG Kütahya Seramik, enkarolarını büyük dünyanın ebatlı üretiyor. NG Kütahya Seramik’in en son teknolojiye sahip üretim tesislerinde 160x480, 120x240, 120x120, 80x160, 60x120, 81x81 ve 61x61 cm ebatlarında 6 mm ile 20 mm arasında kalınlık seçeneğine sahip lamina, teknik granit seramik ve sırlı porselen karolar üretiliyor. Yere ve duvara kolayca döşenebilen büyük ebatlı teknik granitler, mimar ve tasarımcılara Dingin mekanlara yolculuk: Lorima projelerinde özgürlük sunuyor. Latte ve bone seçenekleri ile Lorima serisi mekanlara taze bir ruh, saf bir hava katıyor. 17 YENİ SERİ PORSELEN 3 TARZ 6 ÖNERİ Kütahya K ütahya P Porselen’in orselen’in ““Bone Bone S Serisi” erisi” d dore ore vvee llamenin amenin asaletini sofralara taşırken porselen yüzeylerdeki ışıltıyı modern ve klasik mekanlar için yeniden yorumluyor. Prodüksiyon Harun Topuz, Fotoğraflar Agim Cam Köş eli B one /Go ld 18 BCK86YT47060113, 86 parça yemek takımı BCK86YT47060114, 86 parça yemek takımı tin /Pla e n o eli B Köş 19 YENİ SERİ PORSELEN BC86YT47060115, 84 parça yemek takımı Yuv arla kB one /Go ld 20 BC86YT47060116, 84 parça yemek takımı k arla Yuv tin /Pla e n Bo 21 YENİ SERİ PORSELEN MNT74YT14R4208422, Krem Rölyefli Gold, 74 parça yemek takımı Mit tert eic h 22 Me nue t MNT74YT14R4208423, Krem Rölyefli Pink Rose, 74 parça yemek takımı et enu M h eic tert t i M 23 SPONSORLUK MİLLİ FUTBOL TAKIMI NG Kütahya Seramik, Türk Milli Futbol Takımları’nın ana sponsoru oldu 24 NG Kütahya Seramik, 1 Eylül Pazartesi günü Türkiye Futbol Federasyonu ile gerçekleştirilen sponsorluk anlaşmasıyla, Türk Milli Futbol Takımları’nın ana sponsorluğunu üstlendi. NG Kütahya Seramik, Türk Milli Futbol Takımları’na destek veren ilk seramik markası olarak bir ilke imza attı. 25 SPONSORLUK MİLLİ FUTBOL TAKIMI 2 1 5 3 4 1 NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral. 2 Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim ve Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli. 3 NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, Gülsüm Güral. 4 Milli Takım Futbolcusu Caner Erkin. 6 NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral ve Milli Takım Futbolcusu Arda Turan. 8 Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören ve Türkiye Futbol Federasyonu 1. Başkan Vekili Servet Yardımcı. 9 NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral ve eşi Yelda Güral, Milli Takım Futbolcusu Gökhan Gönül. H asan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde gerçekleştirilen imza töreni Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, Türkiye Futbol Federasyonu 1. Başkan Vekili Servet Yardımcı, Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim ve NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral’ın katılımıyla gerçekleşti. Törenin ardından Milli Takım futbolcuları ve Fatih Terim dünyanın en büyük karosunu imzaladılar. Türkiye’nin en büyük seramik karolarını üreten NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, Türk Milli Futbol Takımları’nı destekleyerek bir ilke daha imza atmaktan mutluluk duyduklarını dile getirdi: “Bugüne dek daima ilklere imza atan NG Kütahya Seramik ailesi olarak, Avrupa’da ve dünyada yepyeni başarılar için Türk Milli Futbol Takımı ile el ele koşacağız. Fatih Terim liderliğindeki Milli Takımımız tarihinin en büyük başarılarına koşarken, NG Kütahya Seramik ailesi olarak takımımızın 26 6 9 8 yanında olmanın gururunu yaşıyoruz.” İşbirliğinden duyulan mutluluğu Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören şunları söyledi: “Bugün, bize heyecan ve gurur veren, çok özel bir işbirliğini başlatmak üzere buradayız. Türkiye’nin en köklü markalarından birinin, NG Kütahya Seramik’in, Milli Takımımızın ana sponsorları arasına katılmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Kendilerine, bize sundukları uzun süreli destek için şükranlarımı sunarım. Federasyon olarak göreve geldiğimiz günden beri, Türk futbolunun marka değerini yükseltmek için büyük bir çaba içine girdik. Bunun için pek çok önemli projeye imza attık, atmaya da devam edeceğiz. Öncelikle, futbolumuzun geleceği olan, genç yetenekleri keşfetmek ve yetiştirmek “Bugün, bize heyecan ve gurur veren, çok özel bir işbirliğini başlatmak üzere buradayız. Türkiye’nin en köklü markalarından birinin, NG Kütahya Seramik’in, Milli Takımımızın ana sponsorları arasına katılmasından büyük memnuniyet duyuyoruz.” üzere, eğitim ve altyapı yatırımlarını başlattık. Başka bir deyişle, ‘değerlerimize’ sahip çıktık! Türk futbolundaki kaos ortamını düzene sokmak için sorumluluk aldık. Tüm kulüplerimize eşit mesafede, adil bir yönetim Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören 27 SPONSORLUK MİLLİ FUTBOL TAKIMI “Ben buradan tüm marka yöneticilerine ve reklam verenlere bir mesaj vermek istiyorum: Büyük küçük tüm takımlarımıza gönül rahatlığıyla sponsor olsunlar. Markalarını futbolla, takımlarımızla yakınlaştırmaktan artık çekinmesinler.” için kolları sıvadık. Başka bir deyişle ‘değerlerimizi’ korumaya aldık! Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören markalar için, iletişim için, seyirciler için nezih ve çekici bir ortama 28 Futbolu şiddetten arındırmak için e-bilet ve Passolig sistemini getirdik, kötü tezahüratı yüzde 90 oranında azalttık bunu tamamen bitireceğiz. Centilmenlik, rakibe saygı, sportmenlik gibi bir ara kaybolmaya yüz tutan erdemleri tekrar yaşatmaya başladık. Başka bir deyişle ‘değerlerimizi’ hatırladık ve hatırlattık.” Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben buradan tüm marka yöneticilerine ve reklam verenlere bir mesaj vermek istiyorum: Büyük küçük tüm takımlarımıza gönül rahatlığıyla sponsor olsunlar. Markalarını futbolla, takımlarımızla yakınlaştırmaktan artık çekinmesinler. Bundan sadece fayda göreceklerine emin olsunlar. Biz Federasyon olarak Türkiye’de futbolun dönüşeceğinin garantisini veriyoruz. Büyük küçük tüm futbol takımla- rımızla sponsorların buluşması için uygun ve cazip futbol ortamını yaratacağımızdan, bu doğrultuda her iki tarafı da destekleyeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Bu anlamda NG Kütahya Seramik’in tüm markalarımıza örnek olmasını diliyorum. Bugün imzaladığımız anlaşma ile NG Kütahya Seramik önümüzdeki dönemde yıllık 5 milyon TL destek sağlayacaktır. Bu para da elbette yukarıda saydığımız değerlerin yaşatılması için kullanılacaktır. Pek çok kulübümüzün hak ettiği şartlarda sponsor bulamadığı bir dönemde, Milli Takımımızın bu kadar güçlü bir sponsor desteğine sahip olması, başka pek çok markanın takdirini kazanacak, kulüplerimiz için de önemli sponsorluk anlaşmalarının yolunu açacaktır. Her zaman söylediğimiz gibi, Türk futbolunda ‘ben yerine biz’ demeye başladığımız bu dönem, büyük başarıların da baş- Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde gerçekleştirilen imza töreni nin ardından Milli Takım futbolcuları ve Fatih Terim dünyanın en büyük karosunu imzaladılar. langıç noktası olacaktır.” 29 YENİ YATIRIM NG KÜTAHYA SERAMİK Özgür düşünenlere büyük ebatlar oğal yüzey efektleri, iç ve dış mekânlarda kullanım ne yön vermeye devam ediyor. 77.000 metrekaresi kapalı olanağı ile mimarlar ve iç mekan tasarımcıları için olmak üzere toplam 320.000 metrekare arsa üzerine kurulan yeni ve farklı çözümler sunan büyük ebatlar, çağdaş fabrikada yılda 10 milyon metrekare kapasiteyle büyük ebatlı D mimari alanlarına daha kusursuz yüzeyler kazandırıyor. teknik granit seramik üretimi yapılıyor. 225 milyon TL yatırım bedeli olan fabrikada dünyada Türkiye’nin en büyük granit seramik üretimini gerçekleş- bugüne kadar üretilebilen en büyük pres makinelere sahip. tiren tesis, lamina, granit seramik ve sırlı porselen ürünler 300 kişinin çalıştığı fabrika büyük ebat teknik granit seramik üretebilen son teknolojiye sahip. Tesiste, 81x81, 61x122, üretim kapasitesi ve teknolojisi ile dünya seramik sektörüne 120x120, 80x160, 120x240, 160x240 ve 160x480 cm ebat- adını altın harflerle yazdırıyor. larındaki ürünler üretiliyor. Özellikle dış cephe kaplamalarında NG Kütahya Seramik, yeni fabrikasında Türkiye’nin en büyük teknik granit seramiklerini üreterek seramik sektörü30 8 mm kalınlığında daha hafif granitlerle uygulama kolaylığı sağlanıyor ve binaya binecek olan yük azaltıyor. Modern çağın ihtiyaçlarına her zaman yeni çözümler sunmayı ilke edinmiş NG Kütahya Seramik, yeni ve büyük ebattaki ürünlerini teknolojinin gücünü doğanın estetiğiyle birleştirerek tasarlıyor. Türk sektörü devlerinden NG Kütahya Seramik, dünyada bir ilke daha imza atmanın gururunu yaşıyor. Türkiye’nin en büyük teknik granit seramik fabrikasını Kütahya’da faaliyete geçiren NG Kütahya Seramik dünyada bir ilk olan 120x240 cm ebadındaki karoları ile yaşam alanlarına farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Çevreci Yaklam NG Kütahya Seramik, sadece teknolojiyi değil, doğayı da sahiplenir. Doğayı sevmenin, sadece doğaya yatırım yapmak olmadığını düşünür ve tesislerinde çevre ile bir bütün olmaya özen gösterir. NG Kütahya Seramik’in yeni fabrikasının en önemli özelliklerinden biri dışarı kesinlikle atık su çıkmıyor oluşu. Fabrikada üretim esnasında oluşan atık sular arıtılıyor ve üretim işleminde değirmenlerde değerlendiriliyor. Fırınlardan çıkan hava ise tekrar sistem içinde döndürülerek ısı konusunda %55 -%60 civarında bir tasarruf elde edilmesini sağlıyor. Fabrikada gerçekleştirilen paketleme işlemlerinde de hiçbir atık ortaya çıkmıyor. Üretimde kullanılan oksijen yanmalı frit fırınları da yine doğa dostu ve çevreci bir yapıya sahip. 31 YENİ YATIRIM NG KÜTAHYA SERAMİK Bu yatırım dünyada bir ilk • 160x480 cm büyüklüğündeki karolar Türkiye’nin en büyük teknik granit seramik üretim kapasitesine sahip fabrikada en büyüğü 160x480 cm ve en küçüğü 60x60 cm olmak üzere 81x81, 61x122, 120x120, 80x160, 120x240 cm ebatlarındaki granit seramikler üretiliyor. • Türkiye’nin en büyük granit seramik üretim kapasitesine sahip Fabrikada yılda 10 milyon metrekare büyük ebat granit Mimarlara özel üretim Fabrika esnek üretim anlayışı ile mimarların ve tasarımcıların projelerindeki gereksinimlere yönelik özel üretim gerçekleştirebiliyor. üretimi yapılacak. NG Kütahya Seramik 11 Eylül tarihinde yeni tesisle• Dış cephe, yer ve duvar döşemelerinde devrim yapıyor Teknolojik açıdan bir devrim niteliğinde olan fabrikada, 6 mm ile 20 mm arasındaki kalınlıklarda lamina üretiliyor. Böylece yere ve duvara kolayca döşenebilen teknik granit seramikler ile dış cephe kaplamalarında ince ürün sunularak binaya binecek yük azaltılıyor. rinde gerçekleştirdiği basın toplantısında NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, fabrikanın yalnızca NG Kütahya Seramik için değil, seramik sektörümüz ve ülkemiz için son derece önemli bir yatırım olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “NG Kütahya Seramik olarak biz her zaman ‘ilk’leri hayata geçirdik. Türkiye’nin en büyük showroom’ları ve uluslararası alanda ülkemize ilk kez getirdiğimiz ödüller bunlardan yalnızca bazıları. Yeni fabrikamız Türkiye’nin en büyük granit seramik üretim kapasitesine sahip. Bu anlamda yalnızca Türkiye için değil dünya için de bir ilki gerçekleştirdik. Bu fabrika ile bugüne dek dünyada üretilmesi imkânsız olduğu düşünülen ürünlere imza • Tesis, esnek teknoloji ile üretim yapabiliyor Fabrika esnek üretim anlayışıyla mimarların ve projelerin her türlü ihtiyacını sunacak kapasiteye sahip. atıyoruz. 160x480 cm ebadına kadar karolar üretebiliyoruz. İhracat anlamında Avrupa ve Amerika’nın yanı sıra Rusça konuşulan ülkeler ve Asya ülkeleri en önemli hedeflerimiz. Yeni fabrikamızda üretilen karoların önemli bölümünün ihraç edileceğini öngörüyoruz. Yeni ürünlerimizi dünya pazarlarına ilk defa eylül ayı içerisinde İtalya’daki Cersaie Fuarı’nda sunacağız.” 32 NG Kütahya Seramik iş ortakları ile yeni üretim tesislerinin açılışını yaptı G Kütahya Seramik, Türkiye’nin en büyük teknik N granit ve seramik fabrikasını, 14-16 Eylül 2014 tarihleri arasında, NG Afyon Otel’de düzenlediği toplantı ile iş ortaklarına tanıttı. İş ortakları ile bir araya gelen NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral “Türkiye’nin en büyük seramik fabrikasını kurduk ve burada dünyanın en büyük karolarını üreteceğiz, yeni hedeflerimizle yolumuzda yine ilkleri başarmak vizyonuyla hareket edeceğiz,” dedi. NG Kütahya Grubu Kurucu Başkanı Nafi Güral da iş ortaklarına “Asla yerinizde saymayın, daima kendinize yüksek hedefler koyun ve ona ulaşmak için ilerleyin,” mesajını verdi. Konuşmaların ardından 120x240, 80x160, 61x122 ve 81x81 cm ölçülerindeki yeni karoların sergilendiği showroom’u ziyaret eden iş ortakları NG Afyon Otel’de düzenlenen öğle yemeği programında bir araya geldi. Ardından yeni yatırımı yerinde görmek ve tesisle ilgili detaylı bilgiler almak üzere tüm iş ortakları ve yönetim ekibi Kütahya’ya hareket etti. Kütahya 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulan dev tesisin açılış töreni, NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı, Yönetim Kurulu Üyeleri, Kütahya Porselen San. A.Ş. Genel Müdürü A. Rüştü Düver; NG Kütahya Seramik yöneticileri, çalışanları ve iş ortaklarının katılımı ile gerçekleştirildi. Açılış kurdelası NG Kütahya Seramik iş ortakları tarafından kesildi. Açılış töreninin ardından NG Kütahya Seramik Teknik Genel Müdür Yardımcısı Celal Üstündağ ve İşletme Müdürü Ali Kemal Ahi tarafından iş ortaklarına özel ekipmanlar ve sunum sistemleri eşliğinde yeni tesisinin üretim aşamaları hakkında teknik bir gezi gerçekleştirildi. Gezinin ardından iş ortakları Türkiye’nin en büyük seramik karosunu imzaladılar. 33 ÖNERİ KÜTAHYA SERAMİK SADELİĞİN ZARAFETİ Yeni teknolojilerin yardımıyla hazırlanan karolar, keskin geometrinin izlerini yaşam alanlarımıza taşıyor. 1 NG Kütahya Seramik ‘Cube’ serisi bu duyguyu en güzel yansıtan yüzeye sahip. Zemin kaplama sanatı Geçmişten günümüze banyoların vazgeçilmezi olan duvar ve zemin kaplamalarının en trend olanlarını sizler için derledik. Yapım Çiğdem Hasanoğlu 34 2 ZAMANSIZ BİR TREND 3 4 Modası hiç geçmeyen yüzey kaplamalarının başında gelenlerden biri şüphesiz mermer. Bugünün trendlerine baktığımızda da karşımıza çıkan ilk seçenek dokusuyla farklılık yaratan mermer örnekleri oluyor. Kullandığınız yumuşak tonları farklı dokulardaki malzemelerle harmanlayarak üç boyutlu bir etki yaratabilir ve bu trendi yakalayabilirsiniz. 2 NG Kütahya Seramik ‘Imperial’ serisi klasik mermer yüzeyin modern ifadelerinden birini temsil ediyor. RENKLİ DETAYLAR Olabildiğince sade hatlarla birlikte kullanacağınız canlı renkler banyolarınızda dengeli bir hareketlilik yaratacaktır. Bir rengin farklı tonlarından hareketle bir kombinasyon yaratabilir ya da kontrast renklerden faydalanabilirsiniz. 3 Renk ve desen kullanımının en çarpıcı örneklerinden biri olan ‘Gloria’ NG Kütahya Seramik koleksiyonunun sevilen serilerinden biri. SOFİSTİKE BİR AMBİYANS Farklı ebat ve tarzlardaki parçaların bir araya geldiği duvar kaplamaları şaşırtmaya devam ediyor. Bazen son derece çılgın kombinlerle, bazen ise kararında kompozisyonlarla karşılaşmak mümkün. 4 Doğal taş görünümü, 30x75 cm ve 42,5x42,5 cm ebatlarına sahip Talya serisi ile doğanın uyanışı mekanlarınızda. Talya’nın yüzeyi kahverengi tonlarının özgün görünümü ile bezeli. 35 ÖNERİ KÜTAHYA SERAMİK SADELİĞE ÖVGÜ Bir kaplamanın sade olması, onun şık ve göz alıcı olmayacağı anlamına gelmiyor. Beyaz ve bejin sadeliğini modern bir tasarım ile sunan bu seride, sadelik ve şıklığı arayanlar için süper alternatifler mevcut. 5 30x60 cm ebadında duvar karosu, 42,5x42,5 cm ebadında yer karosu olarak tasarlanan Elis serisi, mermer fonlarının yanında “Elis çiçeği” motiflerindeki dekor seçeneği ile kendine has uygulamalara olanak tanıyor. 36 6 MODERN BİR SENTEZ 7 8 Modern çizgiye sahip ürünlerle birlikte kullanacağınız 6 optik desenlerle ortaya şık ve bir o kadar da ilginç bir sentez çıkacak. TAU Ceramica ile mekanlarınıza gelen İspanyol havası Chebbi serisi ile ışıltıya dönüşüyor. 33x66 cm ebadında, sedef ve silver renklerinin kombin kullanımıyla parlak ve prestijli mekanlar yaratıyor. GEÇMİŞE ÖVGÜ Doğal ve nostaljik yer ve duvar karolarını tercih edeceğiniz 7 banyolar çok etkileyici bir ortam yaratmanıza yardımcı olacak. Beyaz ve mavi tonlarını harmanladığınızda bir yandan da geçmişe gönderme yapacaksınız. Seramiğin geçmişini kendine has görünümü ile harmanlayan Nostalji serisi, mekanlarda tarihin ve eşsiz bir ambiyansın kapılarını aralıyor. UZUN ÖMÜRLÜ ŞIKLIK Banyolarınızdaki zemin ve duvar kaplamalarında şıklık kadar dayanıklılığı da göz önünde bulundurmalısınız. Özellikle kırılma ve aşınmaya dayanıklı ürünler seçmeniz, banyonuzun ömrünü uzatır. 8 İtalyanca altın rengi anlamına gelen Dorato, mermerin duru görünümüyle mekanlara ulaşıyor. 30x75 cm, 50x50 cm ebatlarına sahip Dorato kullanım alanlarında zengin yüzey efektlerine olanak tanıyor. İtalyanca altın rengi anlamına gelen Dorato, mermerin duru görünümü ve zarif renklerin bir araya gelmesiyle hayat buluyor. 37 RÖPORTAJ AYHAN&MURAT VARDAR Vardar Mobilya’nın iki kattan oluşan atölyesindeki deneyimli ustalar mobilya ve oyma imalatının yanında altın varak işçiliği de gerçekleştiriyor. Nesillerden nesillere aktarılan zanaat 74 yılında Hüseyin Vardar tarafından kurulan Var- başlamış. O tezgah önce bana, benden de kardeşim Ayhan’a dar Mobilya’nın mirasını oğulları Murat ile Ayhan devroldu. Beraber çalışıyoruz. Kolumuza rahmetli ustamızın bu 19 Vardar devam ettiriyor. 1996 yılında, ortaokulu bitirdikten sonra mesleğe giriş yapan Murat Vardar, o günden beri mesleğini icra bileziği takmasıyla biz de bu işlere girdik. Vardar Mobilya’nın gelişme süreci nasıl oldu? etmekten gurur duyduğunu söylüyor. Dolapdere Mobilyacılar Adım adım, çok zor şartlarda ilerliyoruz. Biz çok yüksek Çarşısı’nda yer alan atölye ve mağazalarında ziyaret ettiğimiz paralar kazanan insanlar değiliz. Hep müşterilerimizin refe- Vardar kardeşler, babaları Hüseyin Vardar’ın izinde devam et- ransları sayesinde tanındık. Bizim elimizden tuttular. Kulaktan tikleri zanaat anlayışlarını bizlerle paylaştı. kulağa ilerledi işler. Babanız Hüseyin Vardar bu mesleğe nasıl başladı? Tasarımları nasıl yapıyorsunuz? Yedi yaşında başladı. Köyden geldikleri zaman mezarlıkta Hepsini biz yapıyoruz. Biz desinatörüz. Gördüğümüzü çizen su satıyormuş. Dolapdere’de kilisenin yanında Yugoslav bir insanlarız. Neticede ağacın sanatkarlarıyız. Yılların deneyimi so- usta vardı. Onun yanında mesleğe başlamış ve 18 yaşına kadar nuçta, gördüğümüz şeyi unutmayız. Ağaç sevgi sanatıdır. ustasının yanında çalışmış. Onu hiç yalnız bırakmamış. Ustasını çok severdi. 18 yaşında askerlik dönemi gelmiş. Askerliğini bitirip döndükten sonra tek başına tek bir tezgah ile oymacılığa 38 Ağaçları yakından tanıyorsunuz haliyle. Hangi mobilya için hangi ağacı kullanmak gerekiyor? Onu çalışan ustalar bilir. Biz çoğunlukla ıhlamur ve kayın ağa- Ahşap işçiliğine çocuk yaşta başlayan ve aşkla bağlanan Hüseyin Vardar’ın kurduğu Vardar Mobilya, tamamı el işçiliğiyle hazırlanan mobilyalar üretmeye devam ediyor. Yapım Çiğdem Hasanoğlu, Fotoğraflar İsa Arslan cı kullanıyoruz. Ihlamur ağacının özelliği oymaya ve el sanatlarına Müşterileriniz kimlerden oluşuyor? elverişlidir. Açılmaz, çatlamaz ve patlamaz. Çürüme durumu yok- Çoğunlukla tavsiye üzerine sipariş alıyoruz. Gülsüm Güral’ın tur. Seneler geçse de işlevini aynı şekilde korur. Kayın ağacına özel işlerini yapıyoruz. NG Sapanca Oteli’nin kral dairelerini ve gelince iskelet, koltuk ve benzeri ağır gruplar arasında kullanırız. diğer mobilyalarını ürettik. Safiye Soyman gibi ünlülerin evle- Bu ağacın özelliği de kırılmaması, ilerleyen yıllarda sağlam kalma- rinin dekorasyonunda yer aldık. Mimar Zeynep Sezgin vası- sı ve dayanaklığından kaynaklanıyor. Ama bir sürü ağaç çeşidi tasıyla birkaç yıl önce Ayşe Hatun Önal’ın evini dekore ettik. vardır. Hepsinin kullanıldığı yer farklıdır. Bunu da işi öğrendiğimiz Antalya Serik’teki Alva Donna Hotel gibi özel projelerimiz de zanaatkarın kullandığı ağaçlardan öğreniyoruz. Zanaat bambaş- oldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin işlerini yaptık. ABD Baş- ka bir şey. Okumakla olmaz. Deneyimle alakalı. Bize staj eğitimi kanı Barack Obama, Türkiye ziyaretinde bizim ürettiğim oymalı için gelen mimar arkadaşlarımıza da aynı şeyleri söylüyoruz. kırmızı koltukta oturmuştu. Müteahhit aracılığıyla yaptığımız ça- Çalışma sisteminiz nasıl? lışmalardan Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün büyük salonlarında, Sabahın erken saatlerinde atölyenin kapılarını açarız. Perso- Heybeliada Deniz Müzesi’nde ve Beşiktaş Deniz Müzesi’nin nel arkadaşımızın iş programını ayarlar, paylaşım yaparız. Kim çekmeceyi takacak, kim ayağı oyacak, kim malzeme alacak belirlenir. Sonra da hummalı bir çalışma başlar. dekorasyonunda da ürettiğimiz mobilyalar kullanıldı. Dolapdere Mobilyacılar Çarşısı, Dereotu Sok. 51, Yenişehir, Beyoğlu, Tel: (0212) 237 85 19 39 ALIŞVERİŞ cikolatasepeti.com Çikolata sektörüne uzun yıllarını vermiş, müşteri memnuniyeti odaklı çalışan cikolatasepeti.com; NG Çikolata ailesi ile birlikte yeniliklerine daha da fazlasını katmaya devam ediyor. 40 ikolatasepeti.com’da özel günler için tasarlanmış şık ürünler için cikolatasepeti.com’u ziyaret etmeniz yeterli. Bu- ambalajlı çikolatalardan, mesajlı çikolatalara, çikolata- nun yanında yine en sevilen ürünler arasında yer alan sihirli ya bulanmış Türk lokumlarından renk renk ve birbirinden leziz harflerde çikolata sevenleri lezzeti ve farklılığı ile mutlu etmeye drajelere, farklı tatlar içeren spesiyal ürünlerden,Türk kahvesi devam ediyor. NG Çikolata, Ar-Ge ekibinin sürekli ve yenilikçi yanında eşlik edecek solid ve madlen çikolatalara, tarihi Tak- bakış açısıyla geliştirdiği birbirinden farklı kendine özgü ürün- sim Çikolatası’ndan bebek şekerlerine tüm lezzet alternatifleri leri ile internet üzerinden sizlerin beğenisine sunuyor. Kurban ile çikolata sevenlerin bir tık yanında. Bayramı için her damak tadına uygun düşecek bir ürün mut- C Yaklaşan Kurban Bayramı’nda kendiniz ve sevdikleriniz için laka bulacaksınız. size farklı alternatifler sunan cikolatasepeti.com bayram için İlk hedefi müşteri memnuniyeti olan cikolatasepeti.com’da özel hazırlanmış kutulu çikolatalar, çocuklarınızı sevindirmeniz geliştirilmiş alt yapısı ve yazılımı ile sorunsuz ve kısa sürede üye- için farklı konseptler sunuyor. Bayramların vazgeçilmez tadı lik oluşturarak sipariş verilebiliyor. Dilerseniz çağrı merkezini ara- olan madlen çikolatasına da yeni bir soluk getiren NG Çiko- yarak telefon üzerinden sipariş oluşturabilir ve sipariş hazırlıkları lata, bir ilke imza atarak klasik madlen çikolatasının ebatlarını tamamlandıktan sonra her aşamada mail ve sms ile güncel ve şeklini değiştirerek müşterilerine ayrıcalıklı bir hizmet veriyor. bilgiler tarafınıza ulaştırarak siparişleriniz hakkında her an bilgi Geliştirilmiş olan madlen çikolatası ile sevdiklerinize çikolata edinebilirsiniz. Ürünler sıcak hava ve ortamlarda erimemesi için ile istediğiniz mesajı yazdırmanız artık mümkün, başka hiçbir özel paketleme yöntemi ile gönderiliyor. Bayram alışverişiniz yerde bulamayacağınız sadece NG Çikolata’ya özel patentli için cikolatasepeti.com sizleri bekliyor. Yaklaşan Kurban Bayramı’nda kendiniz ve sevdikleriniz için size farklı alternatifler sunan cikolatasepeti.com bayram için özel hazırlanmış kutulu çikolatalar, çocuklarınızı sevindirmeniz için farklı konseptler sunuyor. 41 OTEL SERİSİ Geometrik şıklık Kütahya Porselen, özgün geometrik formlu Novo ve köşeli Maya serileriyle profesyonel mutfaklara yalınlığı taşıyor. Prodüksiyon Harun Topuz, Fotoğraflar Agim Can NOVO NV17DU00,17x17 cm. tabak NV21DU00, 21x21 cm. tabak NV25DU00, 25x25 cm. düz tabak NV28DU00, 28x28 cm. düz tabak NV32DU00, 32x32 cm. düz tabak NV22CK00, 22x22 cm. çukur tabak NV27CK00, 27x27 cm. çukur tabak 42 MAYA MY14KS00,14x14 cm. kase MY16DU00,16x16 cm. düz tabak MY19DU00,19x19 cm. düz tabak MY21DU00, 21x21 cm. düz tabak MY22CK00, 21,5x21,5 cm. çukur tabak MY23DU00, 23x23 cm. düz tabak MY25DU00, 25x25 cm. düz tabak MY27DU00, 27x27 cm. düz tabak 43 MİMAR ERTUĞ UÇAR Yüksek Mimar Ertuğ Uçar Antalya’da doğup büyümüş. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden 1993’te lisans; 1999’da da lisansüstü derecesini almış. Önemli yapıları arasında İstanbul Deniz Müzesi ve YKB Bankacılık Akademisi bulunuyor. Halen İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde mimari tasarım dersleri veriyor. Bir sözlük hayali Yüksek Mimar Ertuğ Uçar, kaleme aldığı ‘Ormanda Kaybolmak (Bir Sözlük Hayali)’ adlı kitabında dl kit b d eş veya yakın anlamlı sözcükleri kısa bir öyküde tema olarak kullanıyor. Yazı Şebnem Yıldız 44 eğet Mimarlık’ın ortaklarından olan Yüksek Mimar T Ertuğ Uçar, 20 yıllık mesleki kariyerinde yaptığı üretimlerin dışında yazdığı kitaplar ile de dikkatimizi çekiyor. Onun bu çalışmamızda ele alacağımız son kitabı ise, ‘Ormanda Kaybolmak (Bir Sözlük Hayali)’ adını taşıyor. Her kitabında edebi bir yeniliği denemeyi doğru bulan Ertuğ Uçar, ‘Ormanda Kaybolmak (Bir Sözlük Hayali)’ adlı kitabında eşanlamlı ya da yakın anlamlı sözcükleri kısa bir öyküde tema olarak kullanıyor ve bu öyküye eşlik eden illüstrasyonlarla bu sözcüklerin anlamları arasındaki nüansları usta bir şekilde ortaya çıkarıyor. Ertuğ Uçar ile son çalışması hakkında konuştuk. Kitabınız eskizler ve öykülerden oluşuyor. Nasıl birbirlerine bağlanıyorlar, bahseder misiniz? Kitabımın alt başlığı ‘Bir Sözlük Hayali’. İçerisinde de 60 adet eskiz-öykü ikilisi yer alıyor. Tüm bu eskizlerin aslında birtakım kavramları ele aldığını söyleyebilirim. Temel olarak bu kitap kavrama işaret eden eşanlamlı veya yakın anlamlı üç-dört sözcüğün gündelik kullanımdaki nüanslarını kurcalıyor. Öykü ise, eskizlerin ilgili olduğu kavramla uzak veya yakından ilişkili bir öykü. Dolayısıyla, kitaptaki öyküleri bir araya getiren ve onlarda ortak olan şey nedir diyecek olursanız, bu eskizlerle kurdukları ilişkidir diye cevap verebilirim. Öykülerinizde başka ortaklıklar, mesela bir tema var mı? Önceki kitaplarınızdaki öyküler bir temanın çeşitlemeleriydi... Ben kitapta yer alan öykülerimi bir tema ya da temalarr altında yazmamayı tercih ettim. Ama sonuçta ortaya çıkan ürüne bakınca da çocuk, yaşlanma, ölüm, rüyalar, şehir, evv gibi temaların kendiliğinden oluştuğunu ve ortaya çıktığını görüyorum. Kitabınız aracılığıyla okuyucuyla nasıl bir iletişim kurmak istediniz? Bunu gerçekleştirmek için ise hangii metotları kullandınız? Bu kitabın oyunlu bir tarafı var. Bunu fark edenler ve bundan zevk alanlar olacaktır. Özellikle eskiz setleri, altlarındaki eşanlamlı sözcük gruplarıyla tam eşleştirilmemiş durumda. Benim düşünceme göre herkes kendi eşleştirmesini kendi geçmişine, eğitimine ve alışkanlıklarına göre yapabilir. Kitabınızın içeriğinin mesleğiniz olan mimarlıkla kesiştiği noktaları aktarabilir misiniz? Mimarlık, özellikle de teknik olarak, yazdıklarıma sızmasın diye bir çaba gösteriyorum. Ama eninde sonunda mezuniyet günümden itibaren sayarsanız, 20 senedir bu meslekle uğraşıyorum. Bu durumda da mutlaka mesleğim yazdıklarıma geçiyordur diye düşünüyorum. 45 GENÇ TASARIMCI Yaratıcı ruhlar İİstanbul’da stanbul’da yyaşayan aşayan ggenç enç ttasarımcılar asarımcılar A Ahmet hmet Korukçu, Ayşegül Akköprü, Gamze Yalçın K orukçu, A yşegül A kköprü, G amze Y alçın vvee Yasemin Karakaya’nın keyifli dünyaları ile tanışın. Yapım Çiğdem Hasanoğlu, Fotoğraflar Serkan Eldeleklioğlu Kişiye özel adımlar Yasemin Kara- kaya 2010 yılında Eskişehir Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İç Mimarlık Bölümü’nden mezun olduktan sonra, aynı yılın ekim ayında İstanbul’a yerleşip çalışmaya başlamış. Halen özel bir mimarlık ofisinde ağırlıklı olarak otel projelendirmelerinde iç mimar olarak çalışan Yasemin, akşamları eve döndüğünde günün stres ve yorgunluğunu atıp kafasını boşaltmak için elişiyle, resimle uğraşırken kendine satın aldığı bir çift beyaz bez ayakkabıya gözü takılmış ve böylece 2013 şubat ayından itibaren ayakkabıların üstüne çizimler yapmaya başlamış. O zamandan bu yana siparişle, insanların özel günleri ve sevdikleri için ayakkabılarını desenlerle süslüyor. Tasarım sürecini ise, siparişi veren kişinin ne istediğini öğrenip araştırma yaparak ve photoshop ile ayakkabıya bir taslak oluşturarak başlıyor. Bu taslak üzerinden konuşmayı tercih ediyor. En baştan onay alıp bir an önce ayakkabıyı yeniden tasarlamaya başlıyor ve istenilen desenin detayına göre üç-dört gün içinde ayakkabılar teslime hazır oluyor. Karakaya izlemeyi, yapmayı ve bakmayı sevdiği her şeyden ilham alıyor. Çizgi filmler, kuşlar, renkler, çiçekler, filmler, şarkılar ve hatta kokular Yasemin’in tasarımlarını şekillendiriyor. Yasemin Karakaya’nın ürünlerini facebook sayfası ve instagram hesabı üzerinden takip edebilirsiniz. www.facebook.com/ AYaseminKarakaya www.instagram/yaseminimum 46 Cam bahçelerdeki küçük gezegenler Amerika’da Emory Üniversitesi’nde hem iktisat, hem de konservatuar bölümlerini bitiren Ahmet Korukçu, restoran işletmeciliğinden ses mühendisliğine birçok işte çalıştıktan sonra bitkilere ve bahçeciliğe olan ilgisini dinleyip çiçekçi olmaya karar vermiş. Önceleri hobi olarak yaptığım peyzaj çalışmalarını hem ticari, hem de farklı bir sunum haline nasıl getirebileceğini düşünürken, Amerika’da yaşadığı yıllarda tanıştığı teraryum konseptinin aslında Türkiye’de de çok sevileceğini düşünerek çalışmalarına devam etmiş. Üç ay önce instagram üzerinden satış yapmaya karar verip kendi şirketini kurmuş. Cam Bahçe aslında çoğumuzun bildiği teraryum konseptinin yeniden yorumlanmış hali. Ağzı açık camların içine yapılan mikro peyzaj çalışmaları da diyebiliriz. Aslında bu konsept çok eski bir bahçecilik yöntemi, ancak Türkiye’de son senelerde ilginin arttığı görülüyor. “Bundan 10 sene önce orkide çok popülerdi, şimdi ise cam içinde yetiştirilen bitkilere ilgi çok fazla,” diyor Ahmet Korukçu ve ekliyor: “Cam bahçelerde az su isteyen ve fazla bakım gerektirmeyen sukulent tarzı bitkiler tercih ediliyor. Hem bakımı kolay, hem de su vermeyi unutmanızı tolere edebiliyorlar. Cam Bahçe, tasarımlarını üretirken estetik olarak güzel görünmelerini düşünürken, bir yandan da bitkilerin doğru şekilde ekilip camın içine uyum sağlamalarına önem veriyor. Fazla su verildiğinde köklerinin çürümemesi için camların altına drenaj sağlayacak volkanik taşlardan konuluyor. Sağlıklı gelişip çiçek açmaları için de yavaş yarayışlı gübreler ve canlı yosunlar kullanılıyor.” www.cambahce.net, www.instagram/cambahce 47 GENÇ TASARIMCI Masalsı bir yaşama davet İç mimar, illüstratör ve iç mekan sanatçısı olan Gamze Yalçın, 2010 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, İç Mimarlık Bölümü’nden mezun olduktan sonra İsviçre merkezli The Do School Vakfı işbirliğinde, Filipinler’de altı ay geçirmiş ve bu sürenin sonunda illüstrasyon yapmaya karar vermiş. 2011 yılından bu yana iç mekanlar için illüstrasyon üreten Yalçın, 2012’de gerçekleştirdiği Bhutan seyahatinin ardından, ilham aldığı bu etkileyici zamanları bir sergi projesiyle izleyici ile paylaşmak istemiş. 2013 yılında bu proje kapsamında, biri Dutch Design Week olmak üzere üç sergiyi Hollanda’da gerçekleştirmiş. Şimdi İstanbul’da üçüncü sergi ile izleyicisiyle buluşan ‘Bhutan1912’ projesi için yepyeni mekanlar arayışında. İç mekanlar için illüstrasyon üreten Gamze Yalçın, kimi zaman duvar, kimi zaman mobilya üstüne konsept projeleri ile iç mekanlar için keyifli hikayeler üretmeye devam ediyor. Bambaşka disiplinler için karışık teknikler üzerinde çalışan iç mekan sanatçısı, her projede karşısına çıkan yeni konu ve hikayelerden ilham alıyor. Çalıştığı markalar ve mimari firmalar arasında O Design, Erensan, KG Mimarlık, ID-Istanbul, Adnan Serbest, The Marmara Hotel Bodrum, La Paz Cafe Bar, Maersk, Flatofis, Habitat, Loda Mobilya ve Hexagonortho bulunuyor. Gamze Yalçın ayrıca kendi tasarım markası için yastıklar ve çeşitli illüstrasyon baskıları üretmeyi sürdürüyor. Bu sıralar suluboya çalışmaları ile yepyeni bir koleksiyon hazırlıklarında olan genç tasarımcı Eylül 2013’ten beri Sumahan’daki ilham verici stüdyosunda çalışmalarını sürdürüyor. www.gamzeyalcin.net 48 Renkler, formlar ve hayaller “Tasarımlarımda yaşadığım bir olay, beni etkileyen bir çizgi; renk, kumaş ya da çöpe atılmış metal parçası, hatta işlevini tamamladığı düşünülen bir avize iskeleti de ilham kaynağım olabiliyor. Yaşadığım anlardan, geçtiğim sokaklardan alıyorum ilhamlarımı. Sıradan gri duvarların yanından geçerken bir anda karşılaşılan rengarenk grafitiler gibi,” diyor Ayşegül Akköprü tasarım felsefesini anlatırken. Güzel Sanatlar Bölümü’nde okuyan ablası sayesinde 11 yaşında “grafiker” olmaya karar vermiş. 2005’te Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Bölümü Grafik ana sanat dalından mezun olunca bavulunu kapıp İstanbul’a gelmiş. LaSalle’de aldığı stilistlik eğitimi sonrası moda sektörüne adımını atmış. İlk işe başladığı yıllarda baskı trend olunca, o da ‘moda grafikeri’ olmuş. Ayşegül Akköprü için kıyafet, heykel gibi; üç boyutlu… Ve insanların tasarladığı bir şeyleri beğenip, sevip üstlerinde taşımaları çok büyük bir mutluluk. Moda tasarımının yanı sıra, kağıttan yaptığı çiçekleri de var. Untitled’in ilk ürünlerinden kağıt çiçekler, Hilton Bomonti’nin içindeki tasarım mağazası Jade Boutique’in tavanından sarkıyor mesela. Tasarladığı kıyafetlerin baskıları, renkleri, canlı ve görmeye alışık olmadığımız renklerden oluşuyor. Ayşegül Akköprü, tasarımlarını Untitled adını verdiği tasarım markası altında toplamış. Ürünleri şimdilik Yirmibir Metrekare’de, Jade Boutique’te satışta. www.untitled-design.com 49 ALIŞVERİŞ ÇOCUK YEMEK SETİ Merhaba okul 50 Kütahya Porselen’in çocuklar için tasarladığı eğlenceli yemek setleri, günün en önemli öğünü olan kahvaltıda annelerin işini kolaylaştıracak. ütahya Porselen, okula dönüş döneminde çocuk- K lar için birbirinden eğlenceli karakterlerin yer aldı- ğı rengarenk setler hazırladı. Kütahya Porselen’in, Uzun Zürafa, Neşeli Maymun, Pıtırcık Ailesi, Şaşkın Ördek, Uç Uğur Böceği, Meraklı Panda, Prenses Çiçek, Sevimli Fare ve Şirin Sıpa gibi karakterleri çocukları kahvaltıda yalnız bırakmıyor. Çocuklar bu eğlenceli karakterlerle okula gitmeden önce, kahvaltıda keyifli vakit geçiriyor. Kütahya Porselen’in çocuklara kahvaltıyı sevdirecek tasarımlarından oluşan sağlıklı çocuk setlerindeki çatal, bıçak, servis tabağı, pasta tabağı, matara, kase, kupa ve yumurtalıklarla yemek saatleri zevkli bir hale dönüşüyor. Çocuklara özel hazırlanan setleri tüm Kütahya Porselen mağazalarında ve porselensepeti.com adresinde bulmak mümkün. 51 OTEL NG AFYON WELLNESS&CONVENTION Termal su mucizesiyle tazelenin Güneşin ve denizin yıprattığı ciltlere termalin mucize dokunuşunu profesyonel hizmet anlayışıyla aktaran NG Afyon Wellness&Convention, soğuk kış aylarına girerken ruhunuzu ve bedeninizi yenileyecek. 52 N G Afyon Wellness&Convention’ın şifalı termal sula- ğanın benzersiz hediyesi olan termal sularıyla ruhunuzu ve rı, yoğun geçen yaz mevsimi sonunda kış aylarına bedeninizi tazeleyecek birçok seçenek sunuyor. daha enerjik ve keyifli bir şekilde girmenizi sağlayacak. NG NG Afyon Wellness&Convention’ın 9.500 m2’lik termal Afyon Wellness&Convention’ın 9.500 m2’lik termal spa mer- spa merkezi Aliva SPA, içerisinde termal jakuziler, kadın ve kezindeki termal sular, bedeninizi ve ruhunuzu stresin ve yor- erkeklere özel bölümler, Türk hamamı, sauna, buhar odası, gunluğun yarattığı negatif etkilerden arındıracak. macera duşları, buz çeşmesi, su kaydırakları ve dışa açıla- Yaz aylarının koşuşturmacası güneş ve denizin ciltte ya- bilen sıcak su havuzu gibi alanlar bulunuyor. NG Afyon’un rattığı olumsuz etkilerle birleşince, birçok kişi yaz sonunda mineral bakımından zengin termal suları, bedeninizi ve ru- yenilenme ihtiyacı hisseder. Huzurlu tatillerin öne çıkan ad- hunuzu stresin ve yorgunluğun yarattığı negatif etkilerden reslerinden biri olan NG Afyon Wellness&Convention, do- arındıracak. nghotels.com.tr 53 MÜZİK ŞEBNEM FERAH Başarısının sırları, kariyerinin şifreleri, onu vazgeçilmez kılan özellikleri Çalışma arkadaşları ve hayranlarıyla ilişkisi “Od”un müzik çevreleri ve hayranları üzerinde “Od”daki yankıları şarkıların sırları Şebnem Ferah ve işin mutfağındakilerin anlatımıyla “Od”un üretim dönemi 54 Şebo’nun şifreleri Şebnem Ferah yaklaşık bir yıl önce çıkan son albümü “Od”a ve hayata dair duygularını anlattı. Yazı Suat Kavukluoğlu yıldır çığlık çığlığa sadece kalbinin şarkısını söylü- 18 özetliyor: “Yaşıma büyük geldi ömrüm...” yor. İnceliğin, zerafetin, şefkatin ve aşkın şiirini, her Çok renkli, mutlu bir çocukluk döneminden sonra kısa sa- albümünde, yeni kelimelerle yeniden yazıyor. İyi bir müzisyen yılabilecek bir süre içinde arka arkaya sert şeylerle karşılaştım, olduğu kadar herkesin fikir birliğinde iyi bir insan Şebnem Fe- bir sürü insan gibi… Hani bazen insan ‘’bu kadarı da fazla!’’ rah. Dünyanın ancak aşk, sevgi ve iyilikle daha güzel bir yer ola- der ya, bana da öyle geliyordu… Ancak o cümle artık bir sitemi cağını haykırıyor. Her şeyin değerinden azaldığı bu tuhaf çağ- seslendirmiyor çünkü biliyorum; hayat her şeye gebe… Nice da; duygunun camdan kalbi, gerçekliğin en şeffaf aynası, aşkın insan, nice canlı bir ömür süresince neler neler yaşıyor... Sev- ateşten kızı yaklaşık bir yıl önce çıkarttığı son albümü “Od” ile diklerini kaybetmek, hakkaniyet duygusundan uzak yaşamak yine herkezi büyüledi. öyle ya da böyle karşılaştığımız ya da karşılaşacağımız şeyler. Ömrü yaşına büyük gelen; kalbi büyük ama elleri küçük o İstediğin kadar uğraş hazırlıklı olamazsın. O duyguları başkaları kadın, yeri geliyor en yumuşak karnını gösteriyor, yeri geliyor en için ne kadar hissedebiliyorsan o kadar paylaşabiliyor, hafifle- sert çığlığını atıyor hayata. Bir yanıyla yorgun ve kırılgan, bir ya- tebiliyorsun belki… nıyla delikanlı, umutlu ve kafa tutan... Asla ruhundan bir parça “Od” metaforu bu şarkıya ve albüme nasıl isim oldu? koparılmasına izin vermeden kendi yaralarına derman olurken, Şarkıları daha sonra anlatmakta hep çok zorlanmışımdır. bir yandan da müzik eleştirmeni Naim Dilmener’in dediği gibi Yazarken de çok düşünerek değil de tam tersine kendimi bı- herkese şifa dağıtıyor: “Ona hepimizin borcu var. Bize yaptığı raktığım zamanlarda çıkan şarkıları seviyorum. “Od” böyle bir katkıyı, desteği, bence o bile tahmin edemiyordur. Şifa dağıtan şarkı. “Taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmamak’” evliyalardan olduğunu...” savaş, katliam anlatımlarında kullanılan bir deyim. Katliamdan İlk şarkı “Kalbim Mezar”da “Her şeyi Gömdüm/Kal- bir şekilde sağ kurtulmuş kadar harap ama hala güçlü olmayı bim Mezar” sözleri çok etkileyici. Ama aynı şarkıda Kü- anlatmak istedim. Hayatımda hiçbir şarkıyı yazdıktan sonra da çük Prens’in ve Kibritçi Kız’ın umudu da var. Albümün böyle hissetmedim, anlatması zor... geneline yayılan bir duygu bu. Umudunuzu nasıl koruyorsunuz? “Od” albümü sizin kişisel tarihinizde nasıl bir dönemi resmediyor? İnsan hayatında dönem dönem bazı eşikler atlıyor. Bir sürü Her anlamda bir sürü tecrübe edindim. Fakat yeni yeni fark tecrübe; yaşanacak yeni şeyleri nasıl karşılayacağımızı belirli- ediyorum ki o tecrübeleri değerlendirmeyi öğrenmek de bir eşi- yor. İlle sert koşullar olması gerekmiyor, yapılması mümkün de- ği geçmiş olmayı gerektiriyormuş. Bazen bir sürü bilgiyle dolu ğil gibi gözüken bir şey için de çok umut dolu ve inançlı, hatta olup o bilgilerle ne kendinize ne de başkasına fayda sağlaya- biraz da inatçı olabiliyorum. İnandığım gibi olmaktan, inandığım mayabilirsiniz. Ama bir dönem geliyor ve insan kendini daha şeyleri yapmaktan kuvvet alıyorum. Hala birine hediye olarak verimli bir şekilde yönlendirmeyi öğreniyor. Güven ve cesaret kitap alacaksam ‘’Küçük Prens’’ alıyorum, bu duyguyu paylaş- her zamankinden daha yukarıda ve sağlam oluyor. Her zaman- mayı seviyorum. kinden daha özgür hissediyorsun. “Birileri Var” şarkısında güzel günlere dair umudunu Bu albümün hazırlık sürecinde “İlk defa bir albümün kaybedenlere sesleniyorsunuz. Dünyanın çivisine, bugü- kayıt sürecinin her aşamasının tadını çıkarıyorum,” de- nün gerisine sahip çıkan birileri gerçekten var mı? miştiniz. Bu sayede yeni keşifleriniz oldu mu? Benim en çok inandığım şey, insanın bir şeyleri kendisinin Sorumluluk söz konusu olduğunda aşırı titiz biri oldum hep. değiştirebileceği, kendi gücü… Hep çok kocaman şeylerin bir Ama bana ne oldu bilmiyorum son yıllarda bu durumla eğlenir anda oluvermesini bekliyoruz. Küçük küçük parçaların bir bü- oldum. Sanırım denge kurmayı öğrendim. Çalışıyorsam çok tünü oluşturduğunu sürekli unutuyoruz. O küçük parçaları; için- çalışıyorum, eğleniyorsam sonuna kadar eğleniyorum. Yine bir deki iyilik duygusunu, sevgiyi, tutkuyu kaybetmeden yaşayan sürü şey için koşturuyorum ama bir şekilde eskiye göre her ve yaşatan her insan daha büyük bir şeylerin oluşumunu etkili- şeyin tadını daha çok çıkarıyorum. yor, geliştiriyor. Bu soruya güncel bir yanıt vermek çok zor ama “Seçimlerimizin sonuçlarını yaşıyoruz” geniş zamanda hep sağduyunun galip geleceğine inanırım. O Albümde Cem Karaca bestesiyle bir Nazım Hikmet noktaya gelene kadar belki çok hatalar yapılır, bir şeyler kaybe- şiiri “Çok Yorgunum” da var. O şarkıyı son konserinizde dilir ama beni hiçbir şey iyi nitelikleri olan sağduyulu insanlarla söyledikten sonra ikisinin de uzun yıllar sürgünde yaşa- beraber hissetmek kadar mutlu etmiyor. dığını hatırlatmış ve şöyle demiştiniz: “Ama bazen uzağa Albümde bir cümle var ki belki de sizinle ilgili her şeyi gitmeye gerek yok. Memleketindeyken bile insan ken55 MÜZİK ŞEBNEM FERAH dini çok uzakta hissedebiliyor. Oysa tam ortasında hissetmek istiyoruz, öyle değil mi?” Bu konuda şu anda nasıl hissediyorsunuz? Bazen bir çocuk gibi umut dolu oluyorum, bazen de tam tersi… Sadece şikayet etmek, umutsuzluğu dile getirmek de bana verimli bir yol gibi gelmiyor çünkü net olarak seçimlerimizin, duygusal ve malumat açısından cahilliğimizin dağ gibi birikmiş sonuçlarını yaşıyoruz. Dünyada ve ülkemizde olup bitenler arasında, insan olmakla ilgili son yıllarda en çok sizi neler yaralıyor? Anlamaya çalışmamak… Mucizevi beyinlerimizi bu kadar hor kullanabiliyor olmamıza, anlamaya çalışmak yerine kibir içinde boğulmamıza, birinin bir başkasını hor görebilmesine, herkesin kendi doğrusunu tek ve en doğru zannetmesine ve bunu anlatmak için zalimleşmesine, okuduğumuzu bile doğru anlayamamıza, cahillikten bu kadar kuvvet alınabilmesine inanamıyorum. “Korkuyla değil arzuyla…” “Ya Hep Ya Hiç” şarkısının sözleri sosyal medyada coşkuyla karşılandı. “Kazansak da kaybetsek de denemeye değmez mi” sözlerine umutla sarılanlara neler söyleyeceksiniz? Her türlü sevgi gösterisi çok kıymetli. Sevgi en özgürce, en cömertçe yaşadığımız şey olmalı. Ya öyle olsun, ya da olmasın diye bir sürü şeyi idealize edip resmen hayatı yaşamayı kaçırıyoruz. Halbuki belki bu konuda vidaları biraz gevşek tutmak lazım, rahat olmak lazım. Her hangi bir şeye korkuyla yaklaşmak yerine arzuyla yaklaşmak lazım. Bunu sadece ikili ilişkiler için söylemiyorum, yapmak istediğimiz şeylere de, mesleklerimize de arzuyla, tutkuyla yaklaşınca hayat çok daha zevkli oluyor. ŞEBNEM FERAH’IN BAŞARISININ SIRLARI, ONU VAZGEÇİLMEZ KILAN ÖZELLİKLERİ Şebnem Ferah’ın başarısıyla ilgili kilit tespiti Tolga Akyıldız yapıyor: “Birlikte çalıştığı insanları dostları arasından seçer. Ozan, Buket, Metin, Aykan; sonra prodüktörü Tarkan; albüm kapağını tasarlayan Hale; kaydını yapan, mix’ini yapan, roadie’si, yapımcısı herkes, her şeyden önce ‘arkadaşıdır’ Şebnem’in. Örneğin Arın, uzun süredir Şebnem’in yakın korumalığını yapıyor. Ben uzun süre bunu fark edemedim. Şebnem’in yakın arkadaşlarından biri sanıyordum. Aslında zaten öyleymiş. Bilmem, anlatabildim mi?” Birlikte çalıştığı herkes Şebnem Ferah’ın çok özenli, disiplinli ve titiz olduğu konusunda hemfikir. Buket Doran ve Ozan Tügen albüm çalışmaları ve konserlerde tüm işleyişe her zaman hakim olduğunu, her detayla ilgilendiğini, herkesi motive ettiğini, neşeli ve eğlenceli olduğunu özellikle vurguluyorlar. Hayranlarıyla çok özel ve derin bir ilişkisi var. En yoğun ve yorgun olduğu anlarda bile onları kırmıyor, yakın ve sıcak temasını, sevgisini esirgemiyor. Şebnem Ferah her albüm öncesi uğruna inandığı aynı şeyi yapıyor. Albümle ilgili detayları çıkana kadar neredeyse kimseyle paylaşmıyor. “Od” albümünde de bu kural değişmedi. Sosyal medyayı kullanmıyor. Hiçbir yerde kişisel hesabı yok. “O paylaşım ağları birtakım şeyleri çok kolaylaştırabiliyor aslında ama benim internetle o boyutta bir ilişkim yok.” diyor. Bu yüzden her zaman biraz gizemli kalıyor, merak uyandırıyor, özleniyor. 56 MESLEKTAŞLARI DA ONA BAYILIYOR Şebnem Ferah, aynı kulvarda yürüdüğü müzisyen arkadaşlarının yanı sıra Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Nilüfer, Nükhet Duru gibi pop divalarıyla; Funda Arar ve Deniz Seki gibi isimlerin de hayran olduğu bir müzisyen. Sezen Aksu onu şöyle anlatıyor: “Genç yaşına rağmen çok sert bir hayatı oldu. Bu kadar efendi, bu kadar ağır başlı acı çekebilen birini daha görmedim. Bütün içinde olup bitenleri muazzam bir estetik süreçten geçirip öyle şarkılar yazıyor ki gönlümün tellerini titretiyor.” Hümeyra ise yeni isimlerden bir tek onu dinlediğini söylüyor: “Kendi sesi, kendi çığlığı var.” 57 KÜLTÜR MİRASI İZNİK Bir başkenti korumak Tarihin izlerini barındıran yerleşimler aldıkları mirası bugüne ulaştırma sorumluluğunu yüklenerek varlıklarını sürdürürler. İznik de neredeyse 5.000 yıldır bu “yükü” taşıyan bir eski başkent. Yazı Emine Önel Kurt 58 üzelim mercan kırmızısı, birbirinden parlak maviler... bir merkez olma özelliği de taşıyor. Her ne kadar ilk aklımıza Osmanlı çinilerini düşününce zihnimizde sıralanan gelen olsa da, İznik sadece çinileri açısından değil, prehistorik renkler ve bu renklerle şekil bulmuş, birbirinden dönemden antik döneme Roma ve Bizans hakimiyetinden yaratıcı motiflerle bezenmiş çini panolar ya da çini tabaklar, Osmanlı’nın erken ve klasik dönemlerine değin mimarlık tarihi kaseler, kandiller… Bunları görmek için ya Osmanlı’nın önemli açısından da ele alınması gereken ve tüm bu nitelikleri nedeniyle yapılarını (camiler, saraylar) ya da bu tür koleksiyonları barındıran de Unesco’nun Dünya Kültür Mirası listesine girmiş bir yerleşim. müzeleri gezmemiz gerekir. Peki, ya bunların üretildiği yeri merak Selçuklulardan sonra Osmanlı’ya da başkentlik yapan İznik’in ediyorsak... O zaman biraz yol yapıp 16. yüzyılda Osmanlı çini 16. yüzyılda çinicilik sayesinde yıldızı yeniden parlamış. Sonraki sanatının en yetkin tekniklerinin geliştirildiği, en nadide motiflerinin dönemlerde Osmanlı çiniciliğinin merkezi başka kentler olsa da, kullanıldığı İznik’i ziyaret etmek gerekiyor. asla İznik’te üretilenlerin başarısına erişemiyorlar. G Türkiye’nin en büyük göllerinden birini de barındıran İznik, İznik’e olan ilgim, öğrencilik yıllarımda kazı ekibine dahil prehistorik dönemden itibaren önemli bir siyasi yerleşim olmuş. olduğum İznik Çini Fırınları kazıları ile daha da artmıştı. O Hıristiyanlığa ilişkin çeşitli konuların karara bağlandığı toplantılar zamandan bu yana çeşitli dönemlerde ziyaret etme fırsatım oldu. olan ekümenik konsillerin ilki, dördüncü yüzyılda, yedinci ve Her zaman sokaklarında keyifle dolaşılan, Yeşil Cami’nin yanında son ekümenik konsil de 787’de burada yapıldığı için İznik dini soluklanılıp bir çay içilen, göl kıyısında yürüyüş yapılan; İznik’te 59 KÜLTÜR MİRASI İZNİK İznik ve Kütahya Çinileri Osmanlı çiniciliğinin iki önemli merkezi İznik ve Kütahya’dır. Osmanlı sanatının erken ve klasik dönemlerinde İznik çiniciliği hakimken 18. yüzyıldan itibaren Kütahya, çiniciliğin merkezi haline gelmiştir. Geometrik desenlerin ağırlıklı olduğu; mavi, turkuaz, lacivert ve siyah renklerin kullanıldığı erken dönem İznik çinileri sırlı boyama tekniği ile üretilmiştir. 16. yüzyıla gelindiğinde ise İznik çinileri ile birlikte Osmanlı çiniciliği en parlak dönemini yaşamıştır. Teknik anlamdaki başarılar ve desenlerde çeşitlilik öne çıkar. Sır altı boyama tekniği geliştirilmiş, mercan kırmızısı, yeşil, mavi, turkuaz ve lacivert renkler hakim hale gelmiştir. Saray nakkaşlarının geliştirdiği motifler arasında, yaratıcı ve natüralist bir anlayışla çizilmiş lale, sümbül, karanfil, gül gibi çeşitli çiçekler, üzüm salkımları, bahar dalları, servi gibi bitkisel motiflerin yanı sıra kuş figürleri ve bazen de efsane hayvan figürleri vardır. 17. yüzyıldan itibaren çinicilik alanında İznik’in yerini Kütahya almaya başlamıştır. Dönemin yapılarında kullanılan (Üsküdar Çinili Cami, İstanbul Yeni Cami ve Külliyesi gibi) çiniler Kütahya çiniciliğinin gelişen başarısını gösterir. Gelenekselleşen desenler kullanılmaya devam ederken yeşil, firuze ve lacivert renkler görülür. 18. yüzyıl başlarında İznik çiniciliği tamamen son bulur. İstanbul Tekfur Sarayı’nda, İznik’ten getirilen ustalar yeni bir imalathane kurulur, ancak bu deneme de uzun ömürlü olmaz. Kütahya, 18. yüzyıldan itibaren tek çini merkezi olarak etkinliğini sürdürmüştür. İstanbul ve çevresi ile dış merkezlerden gelen siparişler burada üretilmiştir. Üsküdar Yeni Valide Camii ve Topkapı Sarayı’nın çeşitli yerlerinde bulunan çiniler, bu dönemin özelliklerini yansıtırlar. Yeni geliştirilen motifler arasında çiçek buketleri ve rozetler ile bordür ve dolgu motifleri görülür ve sarı rengin kullanımı ağırlık kazanmıştır. Kütahya çiniciliğinde, seramiklerdeki biçim ve süsleme çeşitliliğinin yanı sıra kapların çeşitliliğindeki artış da dikkati çeker. Osmanlı çini sanatının örnekleri Neoklasik üslubun egemen olduğu 20. yüzyıl başlarında yeniden yaşatılmaya çalışılmıştır. Kütahya çiniciliği günümüzde, Türk çini sanatının parlak geçmişini anımsatan örneklerle varlığını sürdürmektedir. yetiştirilen zeytinden, göldeki balıklardan tadılan ve tarihi yapıların Murad’ın annesi Nilüfer Hatun tarafından yaptırılan imaret. İznik tekrar tekrar gezilip görüldüğü geziler oldu bunlar. Prehistorik Müzesi’nde, İznik ve çevresinde yapılan arkeolojik kazılarından çağa tarihlenen höyükler, Roma dönemi surları, Roma tiyatrosu, çıkarılan eserler sergileniyor. Antik Roma Tiyatrosu kazısının Bizans döneminden Ayasofya ve Selçuklu yapıları, İznik’in bulgularının yanı sıra, İznik Çini Fırınları kazılarından elde edilenler, simgesi Yeşil Cami, Süleyman Paşa Medresesi ve diğer erken müze koleksiyonun önemli parçalarını oluşturuyor. İstanbul dönem Osmanlı yapıları, İznik’e bir müze kent niteliği kazandıran Üniversitesi tarafından 1964 yılından bu yana sürdürülen çini örneklerden bazıları. Bunlara geçtiğimiz aylarda bir yenisi eklendi: fırınları kazısı, Osmanlı çini sanatı için ufuk açıcı veriler sağlıyor. Bursa Belediyesi’nin tarihi alanlarda yaptığı çalışmalar sırasında Bir kültür mirası olarak korunması gereken kentlerden olan havadan çekilen fotoğraflardan birinde, İznik Gölü’nün 20 metre İznik’te başarılı uygulamalar yapılsa da, zaman zaman şansızlık açığında bir bazilika tespit edildi. MS dördüncü yüzyıl civarında yaşamış yapılar ya da tarihi kalıntılar olmuş. Yine de son yıllarda inşa edildiği düşünülen yapının MS 740 yılındaki depremde birçok kentte tarihin tahribata uğraması sorununun İznik’te yıkıldığı tahmin ediliyor. Uzmanlar gerekli çalışmalar yapılabilirse, yaşanmaması için henüz vakit var diye düşünüyorum. İznik buranın bir su altı müzesi olma potansiyeline sahip olduğunu yalnızca mevcut sakinleri açısından değil, dünya nezdinde de söylüyorlar. Müze projesi gerçekleşirse, burası İznik’in ikinci önemli olduğundan, tarihi ve kültürel varlıklarının korunması ve müzesi olacak. Hali hazırda müze olarak kullanılan yapı ise, I. yaşatılması için İzniklilerin gayret etmesi çok değerli. 60 STİL RENK SOFRALAR Prodüksiyon Harun Topuz, Fotoğraflar Agim Can 62 Doğadan ilham alarak tasarlanan Kütahya Porselen’in “Naturaceram” koleksiyonu modern tasarımı ve pastel renkleriyle sofraları büyüleyecek. BER24YS142632, Naturaceram Bergama yeşil yemek seti (1R 632), 24 parça BER24YS142598, Naturaceram Bergama krem yemek seti (1R 598), 24 parça BER24YS142634, Naturaceram Bergama lila yemek seti (1R 634), 24 parça BER24YS142633, Naturaceram Bergama kavuniçi yemek seti (1R 633), 24 parça 63 SANATÇI AHMET GÜNEŞTEKİN Anadolu medeniyetlerinin izinde Eserleri ile Anadolu mitolojilerinin izlerini tuvallere taşıyan Ressam Ahmet Güneştekin, çocuk yaşlarından beri doğup büyüdüğü topraklardan ilham alıyor. Yazı Çiğdem Hasanoğlu, Fotoğraflar Haydar Erçin 64 66 yılında Batman’da dünyaya gelen Ahmet Güneş- larımı; derlediğim mitolojik öykü, masal, hikaye, destan, söylen- tekin, kendini her zaman doğup büyüdüğü toprak- ce gibi sözlü anlatıları tuvale taşımaya başladım. 19 larda yaşamış medeniyetlerin hem mirasçısı, hem de taşıyıcısı Sizce iyi bir sanatçı kimdir? olarak gördüğünü söylüyor ve bu mirasın farkına daha çocuk İyi ve kötü kavramları her dönemde yeniden tanımlanmış- yaşta varmanın yaşamına da yön verdiğini düşünüyor. İlk ve tır. Bu kavramlar üzerinden bir sanatçıyı tanımlamanın doğru orta öğrenimini doğduğu kent olan Batman’da tamamladı. Gü- olmadığını düşünüyorum. Asıl belirleyici olan, iz bırakmak ve neştekin, ilk atölyesini 1997 yılında Beyoğlu’nda kurdu. 2003 evrensel değerleri benimsemektir. Ancak bu izi bırakabilenler yılında ‘Karanlıktan Sonraki Renkler’ adıyla ilk büyük sergisini yüzyıllar sonra farklı bir çağda yaşamış insanların düşüncelerini açtı. Anadolu ve Mezopotamya’yı gezmeye başladığı dönemde etkileyebilir ve sanat tarihinde hak ettikleri yeri alabilirler. ‘Güneşin İzinde’ belgesel projesini hayata geçirdi. 2010’da da Mimar Sinan Üniversitesi Resim Bölümü’nü kazan- Beyoğlu’nda Güneştekin Sanat Merkezi’ni kurdu. İlk uluslara- mış olmanıza rağmen eğitiminize devam etmediniz? Bu- rası kişisel sergisini 2013’te Venedik’te açan Güneştekin, aynı nun nedeni nedir? yıl Marlborough Gallery’nin sanatçıları arasına dahil oldu. Ah- Akademiyi kazandım, fakat düşüncelerimi geliştirebilece- met Güneştekin son iki yıldır uluslararası sanat merkezlerinde ğim, dışa vurabileceğim bir alanı yaşamımda bana açama- kişisel sergiler düzenliyor, uluslararası çağdaş sanat fuarları ve yacağını fark ettim. O zamana kadar yapılmış ve denenmiş bienallere katılıyor. Eserleri dünyanın önemli koleksiyonları ara- olan teknikleri kullanmak yerine sürekli deneme yanılma yön- sına giren sanatçı ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. temleriyle öğrenmeyi tercih ettim. Anadolu ve Mezopotamya Ne zaman ressam olmaya karar verdiniz? seyahatlerimde elde etmiş olduğum bilgi ve o dönem içinde İnsanın bir şey olmaya karar vermesinin olanaklı olduğunu yaptığım deneysel çalışmalar sonucunda kendi resim tekniğimi düşünmüyorum. Bir şey olmaya karar veremezsiniz, ancak ken- oluşturdum. Akademik eğitimime devam etseydim bu noktaya dinizi özgür bırakırsınız ve içinizde kendiliğinden bazı düşünceler ulaşamazdım. gelişir. Daha beş-altı yaşlarında iken çizgilerle ve boyalarla dış dünyamdaki nesneleri algılamaya ve düşüncelerimi ifade etme- Edebiyat, müzik ve plastik sanatlarda kimlerden ilham alıyorsunuz? Sizi besleyen unsurlar nelerdir? ye yöneldiğimi anımsıyorum. O yüzden de ressam olmaya karar Edebiyata çocukluk yıllarımda ilgi duymaya başlamıştım. verdiğim bir an olmadı. Ben de her insan gibi anlamsız sesler Yaşar Kemal’in eserleri düşüncelerimi önemli ölçüde etkilemiştir yanında şekiller çizerek başladım dış dünyayla iletişim kurmaya. ve etkilemeye de devam ediyor. Cervantes’in Don Kişot’unun Çizdiğim resimler çok farklıymış. Çevreden olumsuz tepkiler al- edebiyat tarihinin temel eserlerinden biri olduğunu düşünüyo- malarına rağmen, ailem beni hep destekledi. O yaşlarda büyük- rum ve tekrar tekrar okumaya çalışıyorum. Modern edebiyatın lerimden dinlediğim kahramanlık destanları, mitolojik öyküler, en önemli referanslarından biri olarak Balzac hem romanlarıyla, aşk hikayeleri, tarihi olaylar ve sözlü anlatıların dünyayı algılama hem de yaşam öyküsüyle benim algı dünyamı biçimlendiren şeklimi biçimlendirdiğini ve ürettiğim eserlere yansıdığını düşü- yazarlardan biridir. Aynı zamanda Manolo Valdés ve Anish Ka- nüyorum. Resimle olan serüvenim bu şekilde başladı. poor gibi yenilikçi fikirler geliştiren, şaşırtıcı eserler üreten sanat- İyi bir ressamı nasıl tanımlıyorsunuz? Sergilere katılmak mı, satış yapmak mı önemli? Benim için sanatçı; söyleyecek sözü, anlatacak hikayeleri olan ve bunu görselleştirebilmenin kendine özgü yöntemlerini çıların eserlerini de takip etmekten keyif duyuyorum. İzleyicilerinizle nasıl bir ilişki kuruyorsunuz? Takipçilerinizden aldığınız geri dönüşlerin sanatsal yaratım sürecinize bir etkisi oluyor mu? bulabilmiş kişidir. Bilginin peşinde koşmaktan vazgeçmez. Bu Yaratım sürecinde son derece içe dönük olurum. Odakla- yönelimde bir sanatçının eserlerine maddi kazanımlar yönün- narak çalışmam gerektiği için dış dünyadan gelen seslere ken- den bakmasının mümkün olamayacağını düşünüyorum. dimi kapatırım. Aldığım yorum ve eleştiriler benim için önemlidir Resimlerinizde etnik renkler ve Anadolu kültürlerinin izleri gözlemleniyor. Resimlerinizde sorunsallaştırdığınız meseleler nelerdir? elbette; bunları öğrenmeyi her zaman isterim ama düşüncelerimi bu etkiler olmadan geliştirmeyi tercih ediyorum. Atölyenize ne zaman taşındınız? Bütün üretimini- Anadolu, Mezopotamya ve Yunan kültürlerine ait mit, zi burada gerçekleştiriyorsunuz ama bir yandan galeri efsaneler ve sözlü anlatılar ana temalarım. Anadolu ve gibi eserlerinizi de sergiliyorsunuz. Mekanı açık bir galeri Mezopotamya’nın mitolojisini ve tarihini araştırmaya 1997 yılın- olarak kullanmayı düşünüyor musunuz? da başlamıştım. 2003 yılına kadar sürdürdüğüm bu araştırma- Beş-altı yıldır bütün eserlerimi, yenileme süreci devam eden 65 SANATÇI AHMET GÜNEŞTEKİN ve tamamlanınca müze haline getirmeyi planladığımız Güneş- Türkiye’de sanatçıdan çok galerilerin öncelikli konumda tu- tekin Sanat Merkezi’nde üretiyorum. 3.000 metrekarelik alan- tulduğu bir sistem işliyor. Bu sistemin sanat piyasası açısından da kurulu merkezimizi 2015’in sonuna kadar tümüyle işler hale uluslararası kriterlerin dışında olduğunu gözlemleyebiliyorum. getirmeyi planlıyoruz. Bazı katları da ziyaretçilere açık olacak Bu nedenle de sanatçılarımızın son yıllarda gerek uluslararası şekilde galeri kullanacağız. sanat etkinliklerinde yer almaları, gerekse önemli uluslararası Dünyanın herhangi bir yerinde yaşayabilecekken İstanbul’da yaşamanızın nedeni nedir? galerilerin sanatçıları arasına katılmalarını önemsiyorum. Bu etkileşimlerin sanat piyasamıza da önemli katkıları olacaktır. Hiçbir zaman başka ülkelerin şehirlerinde yaşamayı düşün- Ayrıca özel müzelerimizin de artık dünyanın büyük sanatçılarını medim. Çünkü kendimi ait hissetmediğim bir yerde yaşamak Türkiye’ye getirmesi ve bu sayede uluslararası sanat ortamıyla istemem. Düşüncelerimi beslemeyen bir şehirde yaşamak iste- hem niteliksel, hem de eylemsel bir eş zamanlılık sağlanmaya diğimde aynı insan olamayacağımı ve aynı şeyleri üretemeye- çalışılmasını da olumlu buluyorum. ceğimi düşünüyorum. Üniversite konuşmaları ve çeşitli etkinliklere katıldığınızı söylediniz. İnsanlarla iletişim kurmak sizce neden bu kadar önemli? Deneyimlerin aktarılması ve bilginin paylaşılması açısından iletişim kurmayı önemli buluyorum. Eğitim sisteminin deneyimi İyi bir ressam olmaktan öte, iyi bir sanatçı olmanın sınırlarını nasıl ayırt ediyorsunuz? Resim yeteneği olan herkes ressam olabilir ama sanatçı olmak yaşamı farklı yönlerden algılamayı gerektirir. Sanatçıyı ressamdan ayıran özellik, eserlerinin özgün ve evrensel olabilmesidir. dışlayan, üretmekten çok taklit etmeye ve ezberlemeye dayalı Son olarak gençlere tavsiyeleriniz nelerdir? uygulamaları; gençlerin kendilerini özgürce ifade ettikleri, farklı Gençlerin kendileri olmaya çalışmalarını, taklit etmeye ge- sesleri duyabilecekleri ortamları da yaşamalarını engelliyor. Bu reksinim duymadan düşüncelerini geliştirmelerini tavsiye edi- buluşmaların eğitim sisteminin dışladığı bu ortamların yaratıl- yorum. Dünya sanat tarihine geçmiş büyük sanatçıların hayat masına katkı sağladığını düşünüyorum. hikayelerini öğrenmelerini, felsefelerini anlamaya çalışmalarını, Teorik, pratik ve ekonomik bağlamda Türkiye sanat piyasasını nasıl görüyorsunuz? 66 her zaman disiplinli bir şekilde çalışarak bilginin peşinde koşmalarını öneriyorum. O GEZİ GUATEMALA Maya kültürünün sembolü Guatemala’nın birbirinden ilginç renklerine gelin birlikte tanıklık edelim.Yazı Attila Atasoy Kendisini ‘Hayatın ve müziğin renklerinde dolaşmayı seven bir gezgin’ olarak tanımlayan Attila Atasoy, 130’u aşkın ülkeyi dolaşmış. 68 Volkanların göz hapsindeki ‘Antigua Guatemala’ lerine yaslanmış, kolonyal dönemin bu harika kenti, 230 sene Bu kadar yok olup tekrar yaratılan başka kent var mıdır bütün Orta Amerika’nın hem siyasal, hem de dini başkenti ol- bilmiyorum ama volkanların ya da depremlerin her defasında muş. Bütün Amerika’nın üçüncü en büyük üniversitesi burada yerle bir ettiği Antigua Guatemala, bir anlamda defalarca külle- açılmış. 33 kilisesi var ve inanmayacaksınız, etrafında üçü aktif rinden yeniden doğmuş. Üniversite, lisans okulları, dağ sporları 33 volkan var. 1976’daki depremde bu sebepten 23.000 kişi ve kolonyal mimarinin eşsiz örnekleriyle hem sakin, hem kon- ölmüş. Şu sıralar etrafıyla (Sacatepêquez ili olarak) birlikte nüfu- sept bar-restoran-kulüp eğlenceleriyle, özellikle gençlerin akın su 300.000 dolaylarında. Ana merkezde 40.000’e yakın kişi ya- ettiği Antigua Guatemala, Orta Amerika’nın en gözde turizm ve şıyor. Her yer deprem bölgesi ama ne gam… Öyle bir şehir ku- eğitim merkezlerinden biri olmuş. rulmuş ki, deprem umurlarında değil. Tek katlı mimarinin eşsiz Guatemala’nın incisi örnekleriyle dolu sıcak ve sakin bir eğlence ve dinlenme kenti Bir tarafı Karayip Denizi’ne bağlı Honduras Körfezi’yle, diğer oluşturmuşlar. Depremler eğlenceli sallantılar olmuş onlar için. tarafı ise Pasifik Okyanusu ile çevrili, rengarenk, Orta Amerika’nın Zaten özellikle hafta sonları tıklım tıklım. İklim derseniz, tropikal ikinci büyük ülkesi Guatemala, UNESCO Dünya Kültür Mirasları kuşakta akşamları mont ile dolaşılıyor. Yıllık sıcaklık ortalaması ile de ünlü. Bunlardan biri kolonyal dönemin en büyük merke- 20 derece civarında. Üstelik ulaşım kolaylığı ve güvenli oluşu zi, Güney Batı’daki eski başkent Antigua Guatemala. Üç aktif dolayısıyla buraya yerleşim de hızla artmakta. volkanın (Agua 3.757 m, Fuego 3.918 m, Acatenango 3.880 m) göz hapsindeki kent, bunlardan Agua’ya (su) sırtını dayamış. Peki, dayamış da ne olmuş? Başına gelmedik kalmamış. Müze şehir Antigua, sömürge döneminden kalma yapılar ve harabelerle bir sömürge tarihi müzesi gibi. Sokak taşları o günden bugüne Ne olmuş? orijinalliğini koruyor. Az evvel bahsettiğim kiliselerin yanı sıra, ma- Evet, önce 1527’de Santiago de los Caballeros de Gua- nastır ve pek çok onarılmış ev var. Ayrıca pitoresk ve sakin or- temala adıyla kurulmuş. Sonra Agua volkanının lavları altında tamda kurulmuş ilginç, modern oteller ile karakteristik restoranlar kalmış ve yine aynı yerde, Eski Kent adıyla tekrar kurulmuş. da mevcut. Ünlü ressam Frida’nın Meksika’daki mavi evinin ta- 1542’de ise Eski Kent’in yakınında Santiago adıyla yeni bir baş- sarımı olan restoran-bar da bunlardan biri. Yiyip içerken Frida’nın kent oluşturulmuş. Bu defa da 1773’de yaşanan depremle yer- resimleri ve dönem müzikleri size eşlik ediyor. Hafta sonları ise le bir olmuş. “Eee bu böyle olmaz,” demişler ve başkenti 24 km burada ve diğer mekanlarda canlı müziğe geçiliyor. Kentte en uzağa taşımışlar. O da şimdiki başkent Guatemele City olmuş. ilginç eserlerden bazıları ise depreme dayanıklı esnek kabartma- Bizim köy de Eski Kent adından terfi edip Eski Guatemala an- larıyla meşhur La Merced Kilisesi, Santa Catalina Kemeri, Terk lamına gelen Antigua Guatemala adını almış. Şimdi ise, kısaca Edilmiş Kilise, Antigua Guatemala Katedrali, 1676’da kurulan Antigua adıyla anılıyor. San Carlos Üniversitesi’ndeki 1763’de yeniden yapılmış güzel Tropikal kuşakta ayaz akşamlar avlu dehlizi, Las del Carmen Kilisesi ve 1743’de yeniden yapılan Denizden 1.534 metre yükseklikte, Agua Volkanı’nın etek- Belediye Konağı ile 9.000 kişilik stadyum Estadio Pensativo. 69 GEZİ GUATEMALA Dini kutlamalar tür oluşmuş. Yakınlardaki Chichicastenango’da Santo Tomas Paskalya öncesinde, kutsal hafta sırasında sokaklar boyalı Şaman Kilisesi buna en güzel örnek. Yine yakınlardaki ünlü talaş, çiçekler, çam iğneleri, meyve ve sebzelerle halı gibi kap- krater gölü Atitlan’ın çevresinde yoğun yaşıyorlar. 22 eyalet- lanarak bir çeşit sanat eserine dönüştürülüyor. ten oluşan Guatemala’da İspanyolca haricinde 23 etnik dil ve Pancho vadisi lehçe konuşuluyor. Adını ülkenin endemik kuşu quetzal’dan Sözünü ettiğim üç görkemli volkanın içinde olduğu Pancho alan para birimi Quetzal (Kitzal okunuyor). 1 USD=7,5 Kitzal Vadisi; kakao, muz, pamuk, kahve üretimi için ideal toprakla- (Şubat 2013) alıyor. ra sahip. Bu üretimler, şimdiki başkent Guatemala City dolay- Yağmur ormanlarına gizlenmiş uygarlık: Tikal larına çekilmiş. Tabii tekstil, şeker, kauçuk sanayi de öyle… Orta Amerika ülkesi Guatemala’nın kültür ve doğa hazine- Antigua ve volkanları daha çok tırmanış sporu ile ilgilenenlerin leri saymakla bitmiyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki rağbet ettiği ruhani bir keşif coğrafyasına dönüşmüş. Bu kap- klasik Maya uygarlığının en büyük merkezi Tikal de bunlardan samda dağlara düzenli turlar yapılıyor. Kent merkezinin her biri. Ülkenin kuzeyindeki Peten Gölü’nün kuzeybatısındaki Tikal tarafından ayrı bir dağ manzarası karşınıza çıkıveriyor. Zaman Ulusal Parkı’nın tam kalbine taht kurmuş, her biri güneşin doğu- zaman bulutlardan taçları ile size heybetli bir selam verir gibi mu ve batımına göre ayarlanmış, en büyük piramit tapınaklarını oluyorlar, bir tuhaf oluyorsunuz. Hele o tertemiz, sakin, sağlıklı barındırıyor. M.Ö. 900-M.Ö. 300 yılları arasında küçük bir köy havanın ferahlığında başka türlü bir haz oluşuyor. Aynı ruha- iken, yapılan piramit ve tapınaklarla Mayalar’ın en büyük kenti ni atmosfer özellikle Agua Volkanı’ndan şehre bakarken de ve tören merkezi haline gelmiş. Daha sonraları, yani M.S. 400- hissediliyor. Antigua merkezi dışında kalan bölgelerde etnik M.S. 800’lerde ise uygarlıkta doruk noktasına ulaşılmış. İşte o yapı çoğunluğu Kızılderililer ve Ladinos denilen melezlerden dönemde meşhur hiyeroglif yazıları ve karmaşık takvimleri günı- oluşurken; geri kalanını beyazlar, zenciler ve diğer azınlıklar şığına çıkmış. Üstün sanatları ise boyalı mezarları ve anıtsal hey- oluşturuyor. Maya kökenliler Hıristiyan olmalarına rağmen eski kellere yansımış (Preklasik Dönem: M.Ö. 500-M.S. 325, Klasik din ve dil kültürlerini devam ettiriyor. Böylece karışık bir kül- Dönem: M.S. 325-M.S. 925). 70 Peten, Flores ve Tikal yolları Görkem ve hüzün Ülkenin virajlı asfalt yolları, yerleşim bölgelerinde kasislerle Ormanın bataklıkları, göletleri, karstik oluşumları arasına donatılmış. Zira Latin Amerika şoförleri, hele de bizim gibi mini- 3.000 binalık bir Maya kenti bu kadar mı kusursuz inşa edilir büsle gidiyorsanız sizi uçuruyor. Bu kadar hoplama ve zıplama- diye düşünüyorsunuz. 45.000 nüfusu barındırmış, 16 kilomet- dan sonra ise, iyice bir dinlenmek gerekiyor. Bizim gibi güney- rekarelik alanın yanında, batıda ve doğuda piramit tapınaklar; den geliyorsanız, en iyisi Peten Gölü kıyısındaki kasabalardan kuzeyde bir iç kaleyle çevrili, rampalarla erişilen geniş bir mey- birinde dinlenmek oluyor. Bunlardan en uygunu da Fores. Zira dan var. Aralarında boyalı mezarların da olduğu 16 tapınağın 75 km uzunluğundaki Peten Gölü’nün Tikal’e en yakın ve şirin en büyüğüne en sonra gidiyorsunuz. Nedeni tabii ki emsalsiz yeri burası bence. 2.000 nüfuslu bu şirin kasaba, Tikal’e bir güneş batışını izlemek. Bu da o kadar yorgunluğun üzerine tuz, saat mesafede bulunuyor. Kuzeyden geliyorsanız, milli park ya- biber demek oluyor. Yanına vardığımızda kafamız ensemize ya- kınında güzel lodge’lar var. Jaguar Inn de bunlardan biri. Her pışacak ki, tamamını görebilelim. Restorasyon çalışmaları do- türlü sinek ilacını da yanınıza almayı unutmayın tabii! layısıyla yapılmış yan merdivenler çıkışı epey kolaylaştırıyor olsa Uygarlığa giriş da, güneşte insanın canı çıkıyor. Buna razıyız, zira orijinal dik ba- Giriş’te gerçek bir Maya rehber tarafından karşılanıyor ve samakların tadını öncekilerden biliyoruz Allah’a şükür! 78 metre önce yakındaki timsahlı göl ziyaret ediyorsunuz. Sonra da rö- yükseklikte ve 128 basamak olduğu söylenen tapınağın en te- morklu ciple, 15 dakika ormanda yol alıyorsunuz. 2.000 çeşit pesinin bir alt kademesinde olağanüstü yağmur ormanlarına ve bitki örtüsü, 300 çeşit devasa ağaçtan oluşan orman yollarında Maya görkemine tepeden şahit oluyoruz. Sonrasında ise içimizi çalkalanarak serinliyorsunuz. İnip ağaç köklerinden oluşan pa- tuhaf bir hüzün kaplıyor. Neredeyse 11 yüzyıl yaşanmışlığı itina tika yollarda yürümeye başladığınızda, yarım saat boyunca size ile korumaya almış orman, akşam güneşinde endişeli bir karan- yüzlerce çeşit kuştan bazılarının şarkıları eşlik ediyor. Ormanın lığa hazırlanıyor sanki. Belki de bu yaşanmışlığı timsahlardan 38 devasa gölgesinde, dışarıdaki sıcağı hissetmiyorsunuz bile ve çeşit yılan, armadillo, rakun, sincap, puma ve Jaguar’a kadar sonunda kentin ilk duvarlarına ulaşıyorsunuz. bütün yeni orman ailesine emanet ediyor. O 71 SANAT VE PORSELEN Ozanca ses veren bir fırçanın yüzlerdeki serüveni Bahri Genç’in yüzlerdeki anlamları irdeleyen portreleri, onun benliğinden taşan anlam öğeleridir. Kütahya Porselen’in beyaz servis tabağı üstüne, onun Hollywood ikonu Marilyn Monroe’yu resmettiği bu resmi de kendisiyle girdiği diyalogdan başka bir şey değil aslında. Yazı Ruşen Eşref Yılmaz ndy Warhol ve birçok dünya sanatçılarının resimlerine sessizliği bırakarak ardında... Ne ki, fırtınalı yaşamından gelen taşıdığı pop ikonu, Hollywood’un efsane ismi Marilyn yalnızlığı, mutsuzluğu ve genç yaşta bir yıldız gibi dünyadan ka- Monroe, bu kez Bahri Genç’in fırçasından Kütahya Porselen’in yıp gitmesinin acıklı öyküsü, onu bütün zamanların düş kadını beyaz servis tabağı üstünde bir kez daha ölümsüzleşiyor. Son kılıp mitleştirdi.” A dönemde büyük bir tutku ile yeniden portre çalışmalarına ağırlık Bahri Genç’in yüreğinin ıssız bir yerinde yeryüzünün ışığına veren sanatçı, uzun yıllar önce İstanbul’da bir yapının duvarı- kavuşan Marilyn; sanatçının soluğuna değdirdiği fırçasıyla ha- na boyadığı, sonra da sanki ikinci kez ölümünü yaşarcasına, yat öpücüğünü bulur yeniden: Canlandıran, yeryüzüne çağıran yıkılan duvarla birlikte yok olan Marilyn portresi, ona verilmiş öpücüğü... Sanatçının bir güz yaprağı gibi içindeki fırtınalarda bir sözün sanatçı tarafından adeta yerine getirilişidir. “Marilyn gezdirdiği o düş kadın, romantizmin lirik coşkusu içinde de- de ölüme yazgılıydı herkes gibi, yeryüzüne bırakılmışlığı içinde... ğişik yüzleriyle gülümserken yeniden bulgulanır gibidir. Eski Büyük yıldızlar bir kez parlardı ya, o da öyle oldu. Parladı ve zamanların yalazları çırpınır yeniden gözlerinde eski bir kent sönüp gitti kendini saklayarak bilinmezliğin ardına... Sevdalı bir gibi görkemli. Bir melodiyle yan yana yürüyen doğaya koşut 72 bir anlam ve görüngü birlikteliği içindeki Marilyn imgesi, düş- boşlukta içindeki titreyişleri kımıldatarak Marilyn aracılığıyla içsel sel bir sisin içinden geçerek sanatçının aura’sından sızan bir evrenini açımlar. ışık parçası gibi kımıldar. Kendi bireyselliğini ötekinde eriterek, Marilyn’nin el değmemiş doğa gibi bakireliğini boyayan sa- ona yüklenen anlamın ötesine geçerek... Cinsel bir dürtünün natçı, yarattığı gerçeklikle duran biri değil; onunla derin iletişim de perdesini aralayan sanatçı, Marilyn’e olan sevgisini krista- kuran biri olarak davranır. Onda yakaladığı, kadınca bir kendi- lize eder. Bir ‘exstatis’ içinde modelini kucaklayan coşkusu ni saklama ve gizleme içgüdüsüdür. Resimle gövdesel ilişkide sınırlandırılmamış dünyası içinde çok anlamlılık taşır. Onu gizli dokunabilirliği değil, duyumsamayı öngörür. Boya ile ten ara- birer özne olarak görür ve yaşantı içerikleriyle yüklü dünyasını sındaki bu cinsellik yükü, fırçasında renksel bir benlik parçala- kendisininkiyle birleştirerek bir sevgi nesnesine dönüştürür. Her masına dönüşür. Bodler’deki kutsal bir deliliğe dönüşen ‘exsta- an evrenin her yerinde olmak, sanatçıya özgüyse eğer, Bahri tis’ (kendinden soyutlanma) durumu tinin ‘karanlık gecesine’ bir Genç, Marilyn’nin yüzünde kendi dünyasını yüzdürür. Bu, bir dalış ve o gölgeler içinde ışığı yakalama serüvenidir. O hakikat yanı acıya öteki yanı sevince bulaşmış bir ‘sensualite’dir aynı anı Genç’in soluğunu modeliyle buluşturduğu andır ve cinsel zamanda. Varla yok arasında gidip gelen, kalabalıklardan kur- bir sevgiyle de doğrudan ilişkilidir. Bir sözcük gibi özenle seçtiği tulmuş bir duygunun kendine ayırdığı içsel mekanlarda, araya renk nüansları üst üste konan bedensel arzuların senkronları bir uzaklık koymadan sürekli bir varoluş içinde anlamın odağına gibi boşluk içinde tınısal akortları imler. Yeni bir realizmin izi- alındığı Marilyn, izleyicinin imgeleminde karanlık bir bozkıra dü- ni süren sanatçının soyutlamacı biçemi, dış gerçekliği de içine şen yıldız ışıkları gibi titreşerek anıtsallaşır. alan varlığın ritimsel motifleri kapsayan iç dünyayla bağlantıla- Modelleri üzerinden içindeki sonsuzluğa dalışın, tedirgin edi- rını oluşturur. Soyutlama eğer yaratmanın bir başka adıysa, o ci unsurların arasında sessizliğin kımıltılarını yakalayan sanatçı, kendi derinliklerine uzanarak yeni formlar yaratmıştır. Ekspres- tenin ötesine geçen bir anlam arayışı içinde tikel olandan evren- yonizmle de ilişki kuran yeni bir realizmin sanatçıdaki öngörüsü sele giden bir duygu örgüsü yaratmıştır. Bir özdedeşleştirme ve modellerinin de bilmediği bir irdelemeleri kapsayan yanılsa- içinde modelleriyle konuşurcasına bir düş evreninin biçimlenişi- malardır. Fırça jestleriyle şaşırtıcı motifleri de içeren bir imler ve dir bu iletişim çoklukla. Yüzün her ‘an’ını bir anlam kaygısıyla boyayan sanatçı, kimi zaman bir kabullenişi, kimi zaman aldırmazlık imgeler bütünü içinde Genç, Marilyn’i kendi varlığının evine yerleştirerek konuk etmiştir adeta. Sanatçının, bir sevgi içindeki bir boşlukla nesnesine dönüştürerek reddedişi, yer yer de idealize ettiği Marilyn, erotizm kokan bir ölümün karanlığından tenselliği vurgular. Marilyn’i çıkıp kimi zamanın görünür dalgın ve acılı yüzüyle, dünyasından ala- kimi zaman da eski rak düşsel dünya- bir sevinç ‘an’ının bir sının duyumsaması içinde sessizliğine yerleştirir. Onun titreşerek erotizmin gizlerle dolu de- sıcaklığını da duyu- ğişik yüzleri hangi ran bir imgeye dö- dokunuşu nüşür. O büyüsellik, imlesin, imlerse sanatçının plastik kaygısı hep sanatçın çağdaşlık misyonuyla, Röne- o serüven içerisinde sans ustalarının eskil ödünsüz olarak ken- gülüşlü dini sezdirir. Anlamlı yüz ifadelerindeki ken- kadınlarının bir sessizlikten sesini dini hiç bir zaman ele yaratan Genç, Wagner vermeyen kımıldamala- gibi yüreklice kendini attığı rına götürür. O 73 MİMARİ TREND Paris’ Aboukir ilecaddelerinin Petitsteki Carreaus köşesindeki beş katlı bloğun cephesini kaplayan The Oasis of Aboukir Duvardaki bahçe u ay mimari trend sayfalarımızda dikey bahçeleri ele B Mekanlar canlılık ve doğallık Mekanlara dikey bahçeler için katan dike sınır yok! İçeride ve dışarıda rahatlıkla yaşayabilen uygulamalar modern bu uygula hayatının vahalarına şehir haya dönüşüyor. Yapım Şebnem Yıldız dönüşüyo ile 2.700 metrekarelik bir yeşil alana ulaşıldı! almak istedim. Bunun ardında, doğaya karşı yükselen Enstitüler ve havaalanları gibi kamusal alanlarda estetik kav- özlemimizi şehir içinde bir parça da olsa giderebilecek bir dü- ramını geliştirmek amacıyla inşa edilen dikey bahçeler, genel- zenleme arayışı yatıyor. Elbette bu örnekler günümüzün mimari likle gelişen bitki ortamını tutan modüler paneller üstüne monte anlayışına da yeni bir bakış açısı getiriyor. Dikey bahçeler, çoğu ediliyor ve gelişen ortama göre kategorize ediliyor. Botanikçi kendilerine entegre olmuş su dağıtım sistemine sahip ve tama- Patrick Blanc 1980’lerin sonunda bitkilerin dikey yüzeylerde men bitkilerle kaplanmış gelişen bir ortamı içeren oluşumlar. Di- de pekala yaşayabileceğini görünce, geliştirdiği sistem ile iste- key bahçeler aynı zamanda ‘yaşayan duvarlar’, ‘bio-duvarlar’, nen duvarı bitkilerle bezeyebileceğini keşfetmiş. Bu bağlamda ‘eko-duvarlar’ ya da ‘yeşil duvarlar’ olarak da anılıyorlar. Ser- onun en son çalışmalarından biri olan Paris’teki The Oasis of best ya da mevcut bir duvarın üstünde durarak hem iç, hem de Aboukir örneğini vermek istiyorum. Aboukir ile Petits Carreaus dış mekanlarda verimli sonuçlar verebiliyorlar ve geniş bir ölçek caddelerinin köşesindeki beş katlı bloğun cephesini kaplayan çeşitliliği ile hayata geçirilebiliyorlar. Mesela 2012 yılında, Los bu çalışma, 7.600 çeşit bitkinin çapraz dalga hareketleriyle 25 Cabos International Convention Center’da konumlanan örnek metre yükseklikte duvar boyunca gelişen değişik türden bitki- 74 Barcelona Passeig deReplay Gracia’mağazasının daki pencerelerinden çalımsı ve begonyalareğreltiotları göze çarpıyor leri sunuyor. Cephenin çıplak beton duvarı öncelikle ilkbahar- begonyalar göze çarpıyor. Giydirilmiş mankenler ve dev da bitkilendirilmiş ve bitkiler tüm duvarı kaplamış. Paris’in tarihi örümcek maketleri de dükkanın ön cephesine damgasını mahallesinin merkezindeki refah ve çevresel duyarlılığa önemli vuran bitkilendirilmiş duvarın önündeki yerlerini alarak bu bir katkı niteliğinde şüphesiz bu proje. sanatın bir parçası oluyorlar. Mağaza, 100 metrekarenin üs- Yazımın başında dikey bahçelerin iç mekanlarda da gayet tünde dikey bahçesini konuk ediyor. İki kat boyunca uzanan verimli bir biçimde yetişebileceğinden bahsetmiştim. Bunun bu duvar, heykellerle ve tezat yaratan malzemelerle birlikte için vermek istediğim örnek, Barcelona Passeig de Gracia’daki dramatik ve oyunlu bir çevre içine yerleştirilmiş bitkilerden Replay mağazası. Vertical Design Garden isimli peyzaj mimarlık oluşuyor. Gruplanmış bitkiler organik bir desen oluşturuyor- firması mağazadaki yeşil duvarları yaratmış. Yan avluda bulu- lar ve yayıldıkları cömert duvar pek çok bitki çeşidine ev sa- nan ikinci duvarın bitkileri ise, dükkanın yeni düzenlemesini de hipliği yapıyor. Geniş begonvil grupları ve sarmaşıklar, daha yapan İtalyan Studio 10’un mimarları tarafından monte dilen geride kalan ve basamaklanan aşk merdiveni ve farklı türler- kafesli metal karolar arasındaki alanları dolduruyor. Mağazanın deki eğreltiotu yaprakları için dramatik bir fon yaratıyorlar. pencerelerinden çalımsı eğreltiotlarının ormanı ve filizlenen Mağazanın dışarısında da bir düşey bahçe var. Etraftaki bi75 MİMARİ TREND Dikey bahçelerin kendi başına devdönüştüğü bir peyzaj proj e sine Singapur’ d aki Gardens offirması Bay, İngiliz mimarlık Wilkinson vepeyzaj Grantmimarlarının Associates’Eyre in imzalarını taşıyor nalar tarafından kısmi olarak gölgede kalan güneybatı cephesi bu ağaçların en yüksek olanının tepesinde bir de bara yer veril- özellikle üst kısımlarında Akdeniz güneşi ile buluşunca lavanta, miş. Hem kendilerine, hem de etraflarındaki büyük seralara su biberiye gibi daha Akdenizli bitkilerin yetişmesine de izin veriyor. pompalayan bu ağaçlar yağmur sulama tanklarına sahip. Wil- Üzerinde duracağım son örnek ise, dikey bahçelerin kendi başı- kinson Eyre ağaçların gövdesine sarılan bu fantastik tasarımları na dev bir peyzaj projesine dönüştüğü Singapur’daki Gardens Akdenizli ve tropikal bitkiler yerleştirilmiş limonluklar, yapay bir of Bay. İngiliz mimarlar Wilkinson Eyre ve peyzaj mimarları Grant şelale, temalı bahçeler, göl, ağaç çizgili yürüyüş yolları, oyun Associates’in tamamladığı muhteşem tropik bahçe, ağaç ben- sahası ve aktivite alanı ile taçlandırmayı da unutmamış. zeri kuleler, deniz kabuğu şeklinde seralar ve 30 metre yüksek- Sonuç olarak doğal yaşam hepimizin özlemi. Teknolojiyi ta- liğinde insan yapımı bir şelaleden oluşuyor. 50 metre yüksekliğe biatla buluşturan canlı ve doğal dikey bahçeler bu derdimize kadar uzanan ve deyim yerindeyse, 18 tane ‘süper’ ağaç, ken- deva olurken, bir yandan da havayı temizlemek ve çevre ısısını di damar benzeri kaplamalarının üstünde binlerce bitki çeşidini dengelemek gibi misyonları üstleniyor. Ve tabii ki duvar deko- barındırıyor. 20 metre yukarıdaki köprülerle birbirine bağlanan rasyonu anlamında da farklı kapıları aralıyor. O 76 RÖPORTAJ AYÇA BİNGÖL 78 “Aşktaki adrenalini doğru dozlarda kullanmak lazım” Oynamayan, ‘olan’ oyunculardan biri o. İzleyiciye rolünün duygusunu ışık hızıyla aktarabilme yeteneğine sahip… Son yıllarda dizi izleyicilerinin yakından tanıdığı ve büyük hayranlık duyduğu Ayça Bingöl’den bahsediyoruz. Bingöl geçtiğimiz yıl, Uğur Yücel’in elinden çıkma “Benim Dünyam” adlı sinema filmiyle de sinemaseverleri büyüledi. Şimdi ‘Benim adım Gültepe’ adlı dizede ‘Gülümser’ karakteriyle yine televizyon izleyicisiyle buluşan Bingöl, hayat öyküsünü ve hayat algısını geçtiğimiz ay kaybettiğimiz gazeteci Arda Uskan’a bütün içtenliğiyle anlattı. Sonuçta üç yıllık ‘belalısı’ Cemile’den kurtulup, geçtiği- yaşlarda bir anne, sonra sekiz yaşına gelince onu akıl hasta- miz yıl bir sinema filmi, tiyatro ve bu yıl da yeni dizi çalışma- nesine kapatmamak için mücadele eden, ona hocasını bulan larına başladı Ayça Bingöl... Bu durum heyecanlandırıyor ve umuda inanan bir kadın. Derken kız büyüyor, Beren olup mu sizi? üniversiteye başlıyor... Sinema filminin çekimi “Öyle Bir Geçer Zaman Ki”nin hemen bittiği günlere denk geldi. Sonra da kamera macerasına biraz ara verip tiyatroya dönmek çok hoşuma gitti doğrusu... Önce biraz filmden bahsedelim isterseniz... Uğur Yücel’in yönettiği, Beren Saat’le birlikte oynadığınız “Benim Dünyam” çok beğenildi... O dönemde makyajla yaşlandınız herhalde... 20’li yaşlarda makyajla gençleştirme yaptılar, 30-40 yaşlarımı kendim gibi oynadım... 60’lı yaşlarda yine makyaja başvurduk tabi... Anlattıklarınıza bakılırsa “Benim Dünyam” biraz sanat filmi kokuyor. Bu da insanı korkutuyor... Bu filmin orjinalini beş-altı sene önce izlemiştim... “Black” Aslında gişe filmi. (Gülüyor) Uğur, bunun sanat filmi olmasını adlı bir Hint filmi... Senaryosunu, kurgusunu çok beğenmiş, istemedi. Bu işin esprisi tabii... Biz sinema sanatını icra etmeye çok etkilenmiştim... çalışıyoruz. Sanat filmi derken bahsettiğiniz şey rengi, dokusu Bir Hint hikayesi nasıl Türkiye’ye adapte olabiliyor? ise; “Benim Dünyam” öyle bir film değil. Aydınlık, duygusu ve Aslında bu Hint hikayesi değil; Helen Keller isimli bir kadı- ritmi yüksek bir film. Ve sonuçta biz sinema sanatını icra etme- nın gerçek hayat öyküsü. Bunun pek çok remake’i var. Mesela ye çalıştık. Sanat filmi-gişe filmi demek çok saçma bir ayrım. Amerikalılar “Miracle Worker” diye yapmışlar. Benim için iyi film, kötü film var sadece. Umarım iyi bir film ola- Helen Keller’ın gerçek öyküsü nedir? rak hafızalarda yer etmiştir. Kör ve sağır bir kadın. Yedi dil konuşuyor, iki üniversite mezunu. O yüzden etkili bir hikaye... Hint olmuş, Yunan olmuş, Amerikalı olmuş hiç önemli değil; çünkü ortada gerçek bir hayat hikayesi ve o kadının bir mucizeyi başarması var. Doğuştan kör ve sağır bir insandan mı bahsediyoruz? “Moda benim mahallem” Şimdi gelelim diğer tutkunuza, tiyatroya... Haluk Bilginer ile “Nehir” isimli bir oyununuz var. 2013 Nisan ayından bu yana devam ediyor. İki yaşındayken bir hastalık sonucu duyma ve görme yetilerini Aslında bu oyunun provalarına geçen sene başladık ama kaybediyor. Bir öğretmeni var ve onu hayata bir şekilde kazandı- dizi devam ettiğinden sürdürmem mümkün olmadı. “En iyisi rıyor. Hikayenin özü o kadar etkili ki bana bu teklif gelince hemen seneye Ekim’e bırakalım ve kafamız rahat çalışalım” dedik. So- üzerine atladım. Uğur Yücel de çok çalışmak istediğim bir yönet- nuçta geçen yıl başladı. Bu yıl da devam edecek. mendi... Beren Saat ile birlikte çok güzel bir ekip olduk. Sizin rolünüz hangisiydi filmde? Dört farklı yaşta kızın annesini oynadım. Kız bebekken 20’li Nasıl bir oyun “Nehir?” Jez Butterworth’ün bir eseri. Aynı yazarın ‘Jerusalem’ adlı oyununu Amerika’da seyretmiş, bayılmıştım. Kadın erkek ilişkisi 79 RÖPORTAJ AYÇA BİNGÖL üzerine, bir adamın beyhude haline ayna tutan sürprizli, keyifli başladım oynamaya. İki sene devam etti oyun... bir oyun. Oyunu anlatmak çok zor... Zaten anlatamadığımız için Daha çocukken profesyonel olmuşsunuz. oynuyoruz. Ben kendimi baştan beri Haluk’un Oyun Atölyesi’ne Gerçekten öyle... Annem elimden tutup turnelere götürürdü yakın hissediyordum. Zaten doğma büyüme Modalıyım. Burası benim mahallem gibi... o yaşta. Anneniz tiyatrocu olmanızı desteklemiş anlaşılan… O zaman mahallenizden konuşalım, sanat hallerinden sıyrılıp... Hem de nasıl... Babam daha mesafeliydi. Zaten o yüzden önce İTÜ’de kimya bölümünde okumaya başladım. Sonra bı- Moda’da doğdum, büyüdüm, Bahariye İlkokulu’ndan mezun raktım, iyi ki de bırakmışım... oldum. Hala da buralardayım işte... Buranın dokusu, mahalle haya- O aralar tiyatro devam ediyor muydu? tı, çocukluğumdan beri herkesin beni tanıması çok keyifli... Gizli gizli konservatuvar sınavlarına hazırlanıyordum; sonra ka- Nasıl bir çocuktunuz? 17 yaşına kadar yalnız bir çocuktum. Kardeşim çok sonra dünyaya geldi. Babaanne ve dedem ile büyüdüm diyebilirim. zandım. O zaman babam da mecbur oldu zaten... Konservatuvarda Yıldız Kenter’in öğrencisi olmuşsunuz. Onun bir lafı vardır, “Tiyatro kocanız, kocanız metresinizdir,” diye... Anne, babanız ne yapıyorlardı? Ben o lafa çok inanmıyorum. Çünkü be- Çalışıyorlardı. Ama karşılıklı apart- nim hayatım sadece tiyatro ve oyunculuk manlarda oturduğumuz için ayrı kal- değil ki. Hayattan beklediğim başka mutlu- mıyorduk... luklar, başka güzellikler de var... Kendini “Yalnız bir çocuktum,” de- sadece bir noktaya kısıtlamak bana çok diniz. Neler yapardınız, nere- keyifli gelmiyor. lerde oynardınız? Amcamın Eş durumundan da şanslısınız kızıyla Moda herhalde. İkiniz de aynı meslek- Çay Bahçesi’nde gazoz ka- tensiniz. pağı toplayıp, diş fırçalarıyla onları kalaylayıp Evet, Ali üniversitede doktorasını kalaycılık verdi, Şehir Tiyatroları’nda yönet- oynardık mesela... Sonra sar- menlik yapıyor. Konservatuvardan dunya yapraklarıyla kasapçılık sınıf arkadaşıyız... oynardık... Ve neredeyse 100 yıldır evli- Sardunya ile kasapçılığın siniz... ne alakası var? Aynen öyle... Beraber büyüdük, Sarduya yapraklarını kuruduk- ne mutlu ki beraber yol almaya de- tan sonra elinizle ezerseniz kıyma vam ettik. Birbirimizi sırtlayarak bu- olur. Taze sardunya yaprağını kimse günlere geldik. görmeden koparırsanız o pirzola, eğer Ali Bey için daha güç olmalı her- kuyruklu koparırsanız biftek olur... Böyle halde. Sizin diziler filan... fantastik oyunlarım vardı... Hayal gücünüz o zamandan müthişmiş doğrusu... Bu biraz da evde yalnız çocuk olmanın getirdiği Yooo... Bizim tanınmışlık, şöhret umurumuzda değil. O anlamda söylemedim. Sabahın köründe evden çıkıyorsunuz, gecenin bir yarısında bir durum. Mesela kendi kendime konuşurdum, evdekiler dönüyorsunuz. Dizi çekerken de fazla görüştüğünüz korkarlarmış neden tek başına konuşuyor diye. Sahnede de söylenemez… var olmayan bir şeye varmış gibi reaksiyon veriyoruz. Çocukluğumda oyun oynuyormuşum ve hala oyun oynuyorum; o yüzden çok mutluyum. Yanılmıyorsam tiyatroya da çocukken başlamışsınız... Tabii, Enis (Fosforoğlu) abinin tiyatrosunda, 9-10 yaşlarında 80 O da iyi, çünkü dip dibe yaşamayı benimseyen bir evlilik yaşamımız yok. Bence en iyi evlilikler az görüşülen evliliklerdir. Bıkmıyorsunuz yani birbirinizden... Bıkmıyorsun, anlatacak çok şeyin oluyor, sohbetler daha keyifli geçiyor. Ama birbirimizin akıl hocasıyız. “Gişe beni ilgilendirmiyor” Kıskançlık oluyor mu aranızda? Yooo.. Ali kıskanç bir adam değildir, ben de öyle. Hatta ben bazen, tamamen kadın kimliğiyle ‘Sen beni hiç kıskanmıyor musun’ diyorum. (Gülüyor) Bir de Şerif Gören ile yaptığınız bir film var: “Ay Büyürken Uyuyamam.” O film çok büyük ümitlerle çekildi ama sonu hayal kırıklığı oldu. Gerçekten çok büyük hayal kırıklığı ve büyük mutsuzluk... Gişede iş yapmadığı için mi böyle düşünüyorsunuz? Gişe beni hiç ilgilendirmiyor. Onu yapımcı düşünsün. Kendimi seyrettiğimde mutsuz olduğum bir filmdir. Kendi oyunculuğunuz açısından mı, filmin bütünü için mi söylüyorsunuz bu lafları? Daha çok filmin bütünlüğü açısından. Onun içinde de ben doğru yolu bulamadım; olmadı işte. Ama senaryoyu kabul ederken herhalde beğendiniz de girdiniz bu işe... Tabii ki... Öncelikle Necati Cumalı’nın bir öyküsünden söz ediyoruz. Senaryo ile ilgili sorunlarım vardı; bunları Şerif beyle konuştuğumda “merak etme hepsini sette düzeltiriz” demişti. Ben de onun inanılmaz tecrübesine, bugüne kadar yaptığı başarılı işlere güvendim doğal olarak... Daha ne olsun? Cannes’da büyük ödülü alan “Yol” filminin yönetmeni... Ona hangi oyuncu hayır diyebilirdi. Senaryodaki bütün sorunları sette halledeceğiz diye söz de verince... Şerif, Yılmaz Güney’in öğrencisi... Güney de hemen hemen her şeye sette karar verirdi... Ama bu defa olmadı işte. Daha başka ne söyleyeyim... Sanatın seyirciyi eğitmek gibi bir görevi var mı sizce? Salt eğitmek gibi bir görevi yok; ama düşünmeye sevk etmeliyiz insanları. O kadar çok hazıra alıştık ki, biraz da başka şeylerin farkına varmamız lazım. İlla ki insanların gözüne sokulan mesajlardan bahsetmiyorum. Ama sinemayla, tiyatroyla insanların düşünmeye başlamasını, o keyfi yaşamasını sağlayabilirsek ne kadar güzel olur. Bu her anlamda işimize yarayacak. Eğitimsizlikten birbirlerini bıçaklayan insanları düşünsene... Tiyatroyla, sanatla beslenen bir insanın birini öldürebile- KADINA ŞİDDETE KARŞI PROJE Bu arada bir de kadınlara karşı şiddete dikkat çeken bir fotoğraf sergisine katılmıştınız. UNICEF’in içinde olduğu, kadına şiddete karşı hazırlanan bir projeydi o... Kadına şiddet sadece kırsal kesimlerde değil, İstanbul’un en elit tabakası arasında da çok yaygın bir durum. Bunun eğitimle alakası yok galiba. Öğretim ile ilgisi yok ama eğitim ile ilgisi var. Biz anne babalarımızı rol model olarak alıyoruz büyürken. Küçük yaşta aile içinde yaşananları taklit ediyor insanlar. O çocuğun babası da annesine şiddet gösteriyordu, çocuk büyüyünce aynı şeyi yapıyor. Burada görev o küçücük çocuğun anne babasına düşüyor... Ama ne yapsın Anadolu’da kocasından şiddet gören kadın? Nasıl eğitecek çocuğunu? Bireysel çabalar burada çok yetersiz kalıyor. Bunlar aslında devletin görevi ve çok zaman isteyen, uzun süreli işler. Peki yaptığınız kampanyada çektirdiğiniz fotoğrafların bir işe yarayacağına inanıyor musunuz? Ümit ediyorum. Erkekler o fotoğraflara bakıp şiddet uygulamaktan vazgeçecekler diye mi düşünüyorsunuz? Böyle bir şey olamaz tabii. Ama bazen işaret etmek gerekiyor. Belki ufak da olsa düşünmesine sebep olur. ceğine inanmıyorum. O 81 ALIŞVERİŞ GRAFIT Sağlıklı bir öğün “Grafit” serisi doğal hammaddelerle özel olarak üretilmiştir ve fırında 250 dereceye kadar kullanabilir. Aynı tepsi ile servis de yapılabilir. Prodüksiyon Harun Topuz Fotoğraflar Agim Can 82 GRF33BFT0004, 33x24 cm, biftek tepsisi GRF37X28AHSTP, 37,5x28 cm ahşap tepsi SEMT MODA Bizon Studio Egzotik, genç ve yaratıcı bir semt Hem çok eski, hem de çok genç bir semt Moda. Onu ilginç kılan da bu özelliği bence. Entelektüel bir çevrenin yoğunlaştığı bu ilginç yerleşim bölgesinin her sokağında bir sürpriz bekliyor sizi. Küçük bir moda turunda objektifimize takılanları sizlerle paylaşmak istedik. Her an değişen ve yepyeni mekanlara ev sahipliği yapan bu semti yılın belli aylarında mutlaka yeniden keşfe çıkmak gerek. Yapım Fatma Özel, Fotoğraflar Serkan Şentürk DİSİPLİNLER ARASI BİZON STUDIO Sanat eğitimi alan üç kişilik ekibin yarattığı Bizon Studio, atölye ve mağazadan oluşan iki mekanın birleşiminden oluşuyor. Farklı malzemelerin ve farklı disiplinlerin meydana getirdiği ortak bir dil oluşturan Murat Gökçe Yılmaz ve Seçil Abdişler, atölye ve mağazayı bir araya getirmekteki amaçlarının işin mutfak kısmını biraz daha göz önünde bulundurmak olduğunu söylüyor. Bizon Studio’da belirli günlerde workshop’lar da düzenleniyor. Çağdaş takı tasarımları, mimari seramik çalışmaları ve en ilginci ise; kağıt lamba, kağıt mobilya ve kağıt şapka tasarımları yapılıyor burada. Kullanılan kağıt malzeme petek yapısı sayesinde mukavemeti artarak bir strüktür görevi görüyor. Ürünlerin esnek yapısının verdiği avantajla sıkıştırılıp az yer kaplıyor oluşu, depolamada da avantaj sağlıyor. www.bizonstudio.com 84 Müze Shop Soy Bakır Polka Kafe SOY BAKIR’LA GEÇMİŞE MODERN BİR DOKUNUŞ İĞNE OYALARIYLA BİR MÜZE SHOP Kalay kaplı bakırların ve gümüş kaplama mutfak ürünlerinin en modern ve temiz işçiliğini Soy Bakır mağazasında bulabileceğinizi söyleyebiliriz. Yaklaşık dört yıldır 37 ülkede satış gerçekleştiren Soy Bakır firmasının sahibi Emir Ali Enç çok genç olmasına rağmen, geleneksel zenginliklerimizden biri olan bu köklü işçiliği geliştirip modern bir estetikle buluşturmaya gönül vermiş. Kapalıçarşı’da üretilen tüm bakır mutfak ürünleri Soy Bakır’ın Moda’daki bu küçük mağazasında sergileniyor. www.soy.com.tr Tekniği örgü olan bir el sanatının bambaşka yorumlarını bulacağınız Müzeshop; iğne oyası, mekik oyası, tığ oyası, firkete oyası olarak sınıflandırılan her uygulamayı bulacağınız özgün bir mağaza. Yapımlarında kullanılan malzemeye göre boncuk oyası, mum oyası, iplik oyası gibi adlar da alan bu geleneksel el sanatını yeniden yorumlayan Gülin Şenyuva, birbirinden ilginç tasarımlarıyla bu tekniği günümüz modasına başarıyla uyarlamış. www.muzeshop.com İRLANDA TARZI POLKA Hem dekorasyonunda, hem de yemeklerinde İrlanda tarzını yansıtan bu küçük kafede her şey ev yapımı. Dünya mutfağından örnekler içeren menüsünün yanında, özgün kahveleri ve çayları yaz-kış tadabileceğiniz sakin ve huzurlu bir atmosfere sahip. Beş-altı masadan oluşan küçük mekan, Moda semtinin samimi yüzünü en güzel özetleyen örneklerden biri. Tel: (0216) 405 27 48 facebook.com/page/POLKA-cafe 85 SEMT MODA Zelazo Çamurlu Düşler Danke ZELAZO, BİR RENK CÜMBÜŞÜ Seri üretime karşı olan Zelazo, Moda’nın belki de en renkli dükkanlarından biri. Çocuk ve yetişkinler için çok özel tasarımlar gerçekleştirilen atölyemağaza, tasarımlarını üretim yaptıkları mekanda sergiliyorlar. Trikoların, kesim ve dikim işlemlerinin yapıldığı mekanda tasarımdan üretime kadar tüm aşamalar göz önünde hazırlanıyor. New York’ta moda tasarım eğitimi aldıktan sonra yaptığı renkli tasarımlarla dikkatleri üzerinde toplayan Nazlı Çetiner ‘in renkli dünyasına konuk olmanızı öneririz. www.mandalinarossa.com 86 ÇAMURLU DÜŞLER ÜLKESİ Çömlekçi tornaları ve çamur… Moda’da ara sokaklardan birindeki bu küçük atölyede renkli düşler çamurla şekilleniyor. Çömlek ustası Mehmet Yılanlı Bodrum’daki atölyesini kapadıktan sonra Moda’ya yerleşmiş. Çocuk ve yetişkinlere çömlek dersleri veren Mehmet Yılanlı atölyede kalabalık gruplara workshop’lar da düzenliyor. Tel: (0538) 911 94 16 DANKE İMZALI TİŞÖRTLER El boyama tişörtler ve çantalar üreten Aslı Kepekli resim çalışmalarını tekstil üstüne yapıyor. Kullanım alanı giderek genişleyen beyaz tişörtlerin hem spor, hem de abiye olarak kullanılabileceğine dikkat çeken Aslı Kepekli, çeşitli markalar ve tasarımcılarla çalıştıktan sonra 2010’da kendi markası olan Danke’yi kurmuş. Tüm tişörtleri elle boyadığı içen her ne kadar aynı gözükseler de, her biri aslında tek. Özel ürettirdiği beyaz kumaşlar üstüne bazen doğaçlama, bazen de fotoğraftan yola çıkarak resimlediği tişörtlerin fiyatları 40 ile 120 TL arasında değişiyor. www.dankeshirt.com Pappa Cafe İrma Boutique Soldan sağa Sezgi Abalı, İpek Çankaya, Cansu Attal, Gözde Kırksekiz, Ceren Kartal, Hande Başargün. Halka Sanat PAPPA CAFE’DE ESPRESSO KEYFİ RETRO MERAKLILARINA İRMA’DAN ÇAĞRI HALKA SANAT PROJESİ’YLE EVRENSEL SANAT 1903’te Mimar Constantin Pappa tarafından inşa edilmiş şahane bir Moda yapısının hemen altındaki bu küçük kafede hala yok olmayan eski mahalle ambiyansını da hissedeceksiniz. Sahibi Gaye Adaköy, Ruşen Ağa Sokağı’ndaki bu eski binanın alt katında açtığı kahvesine mimarının adını vermiş. Kafenin asma katı okuma günleri, küçük davetler ve hatta ofis toplantıları için organize edilmiş. Çeşitli kahvelerin ve soğuk içeceklerin bulunduğu kahvede ev yapımı tuzlu ve tatlılar ikram ediliyor. Tel: (0216) 358 80 50 Retro elbiselerin ve vintage gözlüklerin satıldığı İrma Boutique’te her şey sadece birer adet. Ağırlıklı olarak elbiseden oluşan koleksiyonda çanta ve ayakkabılar da var. Sahibi Süsen Filiz gençleri farklı giyinmeye teşvik etmek için bu butiği açtığını söylüyor. Vintage şapkaların da yer aldığı bu renkli mağazada adeta zaman durmuş gibi! 50’li yıllara yolculuk etmek isteyenler için Caferağa Mahallesi’nin ara sokaklarından birinde yer alan bu keyifli mağaza heyecan verici. Tel: (0216) 541 92 34 Mayıs 2011’de İpek Çankaya ve Sezgi Abalı Attal tarafından, arkadaşları Ayşe Kâya’yla beraber, başlatılan Halka Sanat Projesi’nin misyonu ise sanatın fark etmeden sağladığı dönüştürücü güce ve herkes tarafından erişilebilir olmasına, çağdaş sanatın ve kültür ögelerinin günlük yaşamla buluşmasına ve farklı insanlarca deneyimlenmesine aracılık etmek. Halka Sanat Projesi, 2012 yılında ayrı bir çatıda başlayan merak odası Kabine Nadire’yi, 2013 sonbaharından itibaren bünyesine katmış. www.halkaartproject.net 87 ALIŞVERİŞ porselensepeti.com Davet sofrasını en iyi onlar bilir! Alanında profesyonel ve saygın isimlere ‘bir davet verecek olsak ne hazırlamamız gerekir?’ diye sorduk; menüden sofra takımına kadar özgün önerilerde bulundular. Hazırlayan Gülderen Tumba ELİF EDES TAPAN Yemek Yazarı, Mutlu Mutfak&TV Program Yapımcısı&Sunucu Y “ “ Kalabalık bir davet, bir aile yemeği veya eşimle baş başa olacağım bir sof r ada her zaman dekoratif birkaç aksesuar olur. Sofra sizin için ne anlam taşıyor? Yemekle beraber sofralarınıza özenir misiniz? Sofra, sevdiklerimizle vakit geçirdiğimiz özel yaşam alanlarının başında geliyor. Bu sebeple sofralarıma en az yemeklerim kadar önem veririm. Dekorunu sofrayı paylaştığımız kişilerin yemek sonunda mutlu ve keyifli olmasını düşünerek planlarım. Mevsime, menüye, okazyona göre tabaklar; çatal/bıçak, bardaklar, aksesuarlar ve dekor malzemesi seçerim. Davet sofrası sizce nasıl olmalı? Davet sofrası kişi sayısına, mevsime, okazyona, saate, misafirlerin birbirleri ile olan yakınlığına ve tabii menüye göre belirlenmeli. Yerine göre sade, gündelik malzemeler; yerine göre şamdanlar; iki, üç değişik tabak/ bardak, vs. kullanarak pek çok farklı davet sofrası hazırlanabilir. Hangi tür sofra aksesuar ve ürünleri kullanmayı tercih edersiniz? Soframda porselen takımlar kullanmayı çok severim. Aksesuar olarak taze çiçekler, yeşillikler, peçete ve orijinal peçetelikler gibi klasiklerin yanı sıra, farklı mum ve mumluklar, irili ufaklı heykelcikler, eski oyuncaklar, şişeler gibi pek çok değişik obje kullanmayı severim. http://www.porselensepeti.com’dan bir öneriniz olursa hangi yemek takımını tercih edersiniz? Yazdan ilham alan hasır mavi file yemek takımını tercih edebilirim. Davet sofrası için bir menü önerisi verir misiniz? • Közlenmiş biber&keçi peynirli tart • Taze incir&karamelize cevizli salata • Pesto soslu dana pirzola&kekikli, sarımsaklı patates püresi • Vişne soslu panna cotta • Kahve&mini çikolata kapları 88 HSR24Y21497365, Naturaceram Hasır yemek seti, 24 parça PELİN BİLGİÇ Yemek Yazarı, ‘Pelin ile Mutfak Sohbetleri’ “ “ Masamın ortasında mutlaka mevsim renklerini vurgulayan taze çiçeklerim olur. Karşılıklı oturan konuklarımın görüşünü kısıtlamayacak boyda irili ufaklı mumlarla ortamı aydınlatırım. Sofra sizin için ne anlam taşıyor? Yemekle beraber sofralarınıza özenir misiniz? Bir yemeğin lezzeti ile ilgili tahmini ilk olarak gözümüzle yaparız. Sofrada yemeklerimizi sunarken gösterdiğimiz özen ve titizlikle ilk izlenimde yaratacağımız etkiyi yemeklerin tadına bakmadan artırabiliriz. Bunun için birbiriyle uyumlu yemekleri Davet sofrası için bir menü önerisi verir misiniz? • Pazılı ve peynirli tart • Kabuklarıyla pişirilmiş sarımsak ve biberiye ile lezzetlendirdiğiniz püre&fırında incik&salata • Damla sakızlı ve çikolatalı mus&taze meyve hazırlamakta gösterdiğim ilgi ve zamanı soframı kurarken de gösteririm. Davet sofrası sizce nasıl olmalı? Menüde yer alan çorba başta olmak üzere başlangıçlar, salata, ana yemek ve tatlıyı ayrı ayrı servis etmeyi tercih ederim. Mutfağımı dağıtmak pahasına yemeklerimi gözden uzakta tabaklarda teker teker hazırlayıp, taze baharatlarla süsleyip, soslarla tadını güçlendiririm. Hangi tür sofra ürün ve aksesuarlarını kullanmayı tercih edersiniz? Uyumlu tatları bir araya getirmek kadar servis ettiğim tabakların da yemeklerle uyum yakalaması için bazen hazırladığım menüye uygun servis takımı ararım. Bazen de kullanmak istediğim takımı öne çıkaracak bir menü hazırlarım. Ancak yemekler tabaklar ile yarışmak yerine destek olmalıdır. Bu sebeple beyaz veya küçük, zarif desenli tabakları öneririm. Özel kutlamalar için gümüş ve altın rengini kullanmayı severim. Mevsime göre öne çıkarmak için sonbahar yaprakları ve bahar dallarını süsleme için kullanırım. Masa örtüsü ile uyumlu kumaş peçete de her zaman tercihim. porselensepeti.com’dan bir öneriniz olursa hangi yemek takımını tercih edersiniz? Soframda ‘Caprice’ krem rengi yemek takımını tercih edebilirim. CPR81YT0014, Caprice yemek takımı, 81 parça 89 ALIŞVERİŞ porselensepeti.com ESRA DÜZDAĞ Sofra Dergisi Yayın Yönetmeni “ “ Daha önce denemediğim tariflerle misafir ağırlama riskine kalkışmam! Sofra sizin için ne anlam taşıyor? Yemekle beraber sofralarınıza özenir misiniz? Benim için her şeyden önce yemeklerin mevsime uygun malzemelerle hazırlanmış olması, protein-sebze-bakliyat karbonhidratdengesinin Davet sofrası için bir menü önerisi verir misiniz? • Ağır olmayan bir çorba • Mevsime uygun, sebze ve bakliyat dengesini barındıran birkaç çeşit zeytinyağlı ve salata • Fırında et ya da köfte • Yemeklerle uyumlu bir pilav ya da börek • Meyveli ve sütlü hafif bir tatlı göz ardı edilmemesi gerekir. Konserve ürünleri ve hazır gıdaları ne gündelik olarak, ne de davet sofralarında tercih ederim. Misafirlerin farklı zevkine hitap edecek alternatifleri masada bulundurmaya çalışırım. Özellikle çocuklar söz konusuysa, onlar için garantili birkaç tat mutlaka masada olmalı! Davet sofrası sizce nasıl olmalı? Hangi tür sofra aksesuar ve ürünleri kullanmayı tercih edersiniz? Görsel olarak masada hiçbir şey yemeklerin önüne geçmemeli. Bu yüzden masa örtüsü ve yemek takımında beyaz, krem, kırık beyaz tonlarını tercih ediyorum. Misafirler kapıdan girdiğinde masa eksiksiz hazırlanmış olmalı, çünkü ilk bakıştaki görsellik etki bence çok önemli. porselensepeti.com’dan bir öneriniz olursa, hangi yemek takımını tercih edersiniz? Kendi evimde de en sık kullandığım yemek takımı olan ‘Mitterteich San Marco’ kabartmalı yemek takımı ve Kütahya Porselen ‘San Marco’ kremkahverengi eskitme yemek takımı. 90 SMR24Y213273117, San Marco yemek takımı, 24 parça GÜLHAN KARA Sofra sizin için ne anlam taşıyor? Yemekle beraber Gurme, Yemek Yazarı, Mutfak Koçu Bir sofra aileyi buluşturur, yabancıları tanıştırır, güzel sohbet- sofralarınıza özenir misiniz? lere vesile olur. Sofralar insanları bir araya getiren en önemli sosyal unsurlardan biridir. En lezzetli sohbetler sofra başında yapılanlardır. Tabii ki yemekler kadar sofranın ferahlığı, düzeni ve rahatlığı da önemlidir. Bir davet sofrası sizce nasıl olmalı? Özenilerek hazırlanmış, şık olduğu kadar rahat ve masa örtüsünden servis takımına kadar uyumlu olmalı. Aksesuarlar abartılı olmamalı. Öncelikle davetin konusu, sofraya oturacak kişilerin birbirini tanıyıp tanımadığı, nasıl bir menü sunulacağı dikkate alınmalı ve bunlara göre sofranın düzeni ve konsep- Davet sofrası için bir menü önerisi verir misiniz? • Kremalı tarhana çorbası, • Zeytinyağlı ekşili kabak sıyırma (Ege’den). • Sebzeli çıtır börek. • Asma yaprağı ile kuzu kapama ile üzümlü pirinç pilavı. • Kahveli irmik tatlısı, mevsim meyveleri, sakızlı lokum ile Türk kahvesi. ti oluşturulmalı. Öğle yemeği mi, akşam yemeği mi olacak? Buna göre sofranın konumu iyi ayarlanmalı. Aydınlık ve ferah bir ortam sağlanmalı. Hangi tür sofra aksesuar ve ürünleri kullanmayı tercih edersiniz? Neler olmamalı, neler mutlaka olmalı? Masada ihtiyaçlar haricinde dekoratif amaçlı kullanılacak aksesuarların seçimine dikkat edilmeli. Yemeğe oturanların bir- FLY83YT14R520, Fulya yemek takımı, 83 parça birlerini görmelerini engelleyecek yüksek boyutlu aksesuarlar olmamalı. Şamdan, vazoda çiçek gibi… Sofranın ferahlığını sağlamak da doğru olur. Bunun için de fazla sayıda tuzluk biberlik, sirke, limon, zeytinyağı seti olmamalı. Servis takımları ve bardaklar menüye göre seçilmeli. Yani geleneksel bir menü varsa, klasik yuvarlak tabaklar olmalı. Zeytinyağlılar ve salata ortaya serpme yapılabilir. Özel misafirlerin olduğu ve günümüzde ‘Dünya mutfağı’ diye tabir edilen bir menü ile özel bir davet sofrası hazırlanacak ise; beyaz masa örtüsü, kare veya dikdörtgen köşeli modern tasarım tabak ve bardaklar tercih edilebilir. Kısaca, sofrada kullanılacak servis takımları ve aksesuarlar tamamen sunulacak yemeklere, menüye ve sofrada olacak kişilere göre planlanmalı. Peçeteler kesinlikle unutulmamalı. Kumaş peçetelerin haricinde şık bir peçetelikle mini kağıt peçete de bulunmalı. Ekmek sepeti örtülü olmalı. Şahsen ben düz, tek renk masa örtülerini kullanmayı tercih ederim. Eğer örtü kullanmayacaksam farklı renklerde keten veya hasır tek kişilik servis altlıklarını (Amerikan) seçerim. Davet masası bahçede veya terasta, yani açık havadaysa ve akşam ise; hafif loş ışık ve birkaç büyük mum kullanmak isterim. Ev sahibinin de misafirleri ile birlikte masada olması önemlidir. Eğer evde bir yardımcı yoksa masanın yanında mutlaka küçük bir servis arabası ve servis masası olmalı. Son olarak porselensepeti.com adresinden bir yemek takımı seçer misiniz? Kütahya Porselen’den ‘Fulya’ krem yemek takımı. 91 SAĞLIK OBEZİTE ÇOCUKLARDA OBEZİTE ARAŞTIRMALARININ SONUÇLARI ENDİŞE VERİCİ! TÜRKİYE’DE İKİ MİLYON ÇOCUK OBEZİTE SINIRINDA ÇOCUKLARDA ALARMI Araştırmalara göre dünyada yükselişte olan obezite giderek Türkiye’nin de akut hastalıklarından biri olmaya aday görünüyor. Obezite çocukluk çağının da en sık rastlanan kronik hastalığına dönüşmüş durumda. İki milyon civarında çocuk ve genç, obezitenin tehdit kuşağı içerisinde. Peki, nasıl bu noktaya gelindi ve ne yapmak gerek? bezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız küt- değerlerden 10 kat fazla olduğu belirtiliyor. Yine Dünya Sağlık O leye oranının aşırı artması sonucu boy uzunluğuna Örgütü tarafından yapılan bir araştırma Avrupa’da fazla kilolulu- göre vücut ağırlığının belli bir düzeyin üstüne çıkması olarak ta- ğun yetişkinlerin yüzde 30-80’ini etkisi altına aldığını, çocuk ve nımlanıyor. Son yıllarda başta gelişmiş ülkeler olmak üzere tüm gençlerinse beşte birinin fazla kilolu olduğunu gösteriyor. Bun- dünyada yükselen başlıca sağlık sorunlarından biri haline gelen ların üçte birini ise aşırı kilolu olan obezler teşkil ediyor. 2011 obezite giderek ülkemizin de akut hastalıklarından biri olmaya yılında toplanan 18’inci Avrupa Obezite Kongresi’nden çıkan aday görünüyor. Rakamlar da bu gidişatı doğruluyor. sonuçlar dünyadaki genel eğilim değişmezse dünyadaki mevcut 400 milyon olan obez insan sayısının üç yıl içerisinde 700 40 yılda 10 kat arttı milyona ulaşacağını haber veriyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün 12 yıllık bir sürede ve dünyanın altı ayrı bölgesinde gerçekleştirdiği MONICA adlı çalışması da Şişmanlığın temelleri çocuklukta atılıyor obezitenin hızlı artışını ortaya koyuyor. Bu çalışmaya göre son Geçtiğimiz haziran ayında ülkemizde medyaya yansıyan 10 yılda dünyada obezite oranı yüzde 10 ila 30 arasında artış rakamlar da çocuk obezitesi konusunda Türkiye’nin de dün- göstermiş durumda. Bu oran son 40 yıllık dönem göz önüne yanın genel gidişine uymaya başladığını ve fazla kilolu çocuk alındığında ortaya çok daha vahim bir tablo çıkıyor. Günümüz- sayısının iki milyona ulaştığını gösteriyor. Okullarda çocukları ve de gelinen noktada çocukluk çağı obezitesinin 1970’lerdeki gençleri obezite ve ona bağlı olarak en fazla görülen hastalık 92 olan diabete karşı bilinçlendirmek amacıyla başlatılan “Okulda raporda şu ifadeler var: “Yapılan araştırmalar dünyada olduğu Diabet Programı” verileri de çocuklar ve gençlerde obezitenin gibi ülkemizde de fazla kiloluluk ve obezite sıklığının giderek art- inanılmaz bir yükselişte olduğunu gözler önüne seriyor. Buna tığını ve obezitenin özellikle çocuklarımızı ve gençlerimizi etkisi göre ülkemizde 6-16 yaş grubunda fazla kilo ve obezite sık- altına almaya başladığını göstermektedir.” lığı son sekiz yılda iki katından fazla artış göstermiş ve yüzde beşten yüzde 10.5’e yükselmiş durumda. Bu her 10 çocuktan Obezitenin sebepleri birinin şişmanlık sınırında olduğunu gösteriyor. Daha net ifade Çocukluk obezitesinin 2005-2006 yıllarından itibaren hem ül- edilirse ülkemizde 19 yaşın altındaki nüfus olan 21 milyon genç kemizde hem dünyada artış gösterdiği ve bu artışın erişkin obe- ve çocuğun iki milyona yakını şişman ve bunun bir kısmı da ileri zitesiyle de paralel gittiğini belirten Prof. Bağrıaçık’a göre de ciddi derecede şişman yani obez. yükselişe geçen çocuk obezitesinin başlıca nedenleri şöyle: “Bu 1976 yılında Cerrahpaşa’da kurulan ilk obezite servisinden artışın nedenleri; beslenme alışkanlıkları, çocukluk çağında anne beri konuyla yakından ilgilenen Türkiye Obezite Araştırma Der- sütünün normal ya da yeterli şekilde verilmemesi, suni gıdalara neği Başkanı Prof. Dr. Nazif Bağrıaçık ülkemizde çocuklarda yönelimler, annelerin iş hayatına erken başlayarak çocuklarıyla fazla kilo ve obezite oranı konusunda yapılan araştırmaları ve yeterli ilgilenememeleri dolayısıyla beslenmenin hazır gıdaya yön- sonuçları şöyle yorumluyor: “Biz 1998’de obezite araştırma lendirilmesi, okul çağında ise okul kantinlerinde sunulan gıdaların derneğini kurduk ve ülke sathında araştırmalara başladık. 2000 aşırı kilo almayı teşvik etmesi gibi etkenler. Bunun yanında sedan- yılında Beşiktaş ve Şişli ilçelerinde okullarda obezite sıklığını ter hayat dediğimiz çocukların hareket aktivitelerinin azalmasına tespit ettik. Kızlarda yüzde 6.4, erkek çocuklarda yüzde 5.4 sebep olan durumların çoğalması, oyun alanlarının sınırlanması da oranında obezite oranı tespit ettik. 2009-2010 yılındaki araş- bir başka faktör. Bir diğer etkense beslenme bozukluğu. Özellikle tırmamızda ise bu rakamların kızlarda yüzde 9.1’e, erkeklerde iki-dokuz yaş arasında meydana gelen kilo almalar ileri yaşlarda ise yüzde 11.6’ya çıkmış olduğunu tespit ettik. Yüzde 50 ila 75 şişmanlığa, diabet ve kardiyovasküler hastalıklara sebep oluyor.” arasında artış gördük.” Sağlık Bakanlığı’nın 2009 yılında onlar- Çocukluk çağında şişman olan kişilerin yüzde 60’ının erişkin ca uzman ve kurumun çalışmasıyla dört yıllık bir dönemi kap- yaşamda da şişman olarak kaldıkları tespiti ise tek başına konu- sayan “Obezite ile Mücadele ve Kontrol Programı” hazırlatmış nun Türkiye’nin geleceği açısından ne denli önemli bir sorun oldu- olması da gidişatın ciddiyetinin adeta resmi belgesi. Hazırlanan ğunu göstermeye yeterli görünüyor. 93 SAĞLIK OBEZİTE KORKUTAN RAKAMLAR • İstanbul, Ankara ve İzmir’de 12-13 yaş grubu üzerinde yapılan araştırmaya göre fazla kilolu çocuk oranı yüzde 12; obez çocuk oranı yüzde iki. • Türkiye Obezite Araştırma Derneği’nin İstanbul Şişli’de 12-15 yaş grubu üzerinde yaptığı araştırmaya göre fazla kilolu çocuk oranı yüzde 9,9; obez çocuk oranı yüzde 6,2. ‘İLK ADIM, SPORA YÖNLENDİRMEK’ Ali Dereli, NG Sapanca Wellness Park Diyetisyeni 04 yılında henüz üniversite öğrencisiyken, 20 hastanede ‘tip 2’ diyabet hastası yedi yaşında bir çocuk görmüştüm. O zamandan belliydi bu dünyanın başına sonradan musallat olan hastalığın, çocukluk çağına kadar ineceği. Bütün bunlara rağmen literatür, ‘mümkün olduğunca 15 yaşına kadar, büyüme ve gelişmesi hızla devam ederken çocuklara çok müdahale etmemeye çalışın,’ der. İlk yapılacak şey uzun süre devam ettirebileceği bir aktiviteye, spora yönlendirmek, sonraki adım ise, doğru beslenmeyi öğretmek. 7-15 yaş arasındaki bir çocuğa herhangi bir şeyi yasaklayamazsınız, yasaklamamalısınız. Hatta tamamen • Kayseri’de 6-10 yaş grubu öğrenciler arasında yapılan araştırmaya göre; fazla kilolu çocuk oranı yüzde 10,6; obez çocuk oranı yüzde 1,6. kendi görüşüm, ailesine bile ‘çocuğunuza sakın şunu vermeyin’ cümlesinin kurulmamasından yana. Çünkü uzun soluklu, zor, önemli, çok yorucu ve sabır isteyen bir süreçtir bu. İş sadece kilo vermesi değil, büyümesi, gelişmesi devam eden bir insanın, 30 yaşından sonraki hayatının önemli kısmına, eksik başlamamasını sağla- • Yeditepe Üniversitesi’nin üst düzey gelir grubunda yer alan 20 ilköğretim okulu ve lisede gerçekleştirdiği araştırmaya göre her 6 çocuktan biri obezite sınırında, 10-12 yaş grubu erkeklerin üçte biri yüksek obezite riski altında. • Muğla’da 6-15 yaş grubu üzerinde yapılan araştırmaya göre kızların yüzde 7,6’sı, erkeklerin yüzde 9,1’inin obez olduğu saptandı. • Marmara Üniversitesi ve Türkiye Obezite Araştırma Derneği’nin 2009-2010’da İstanbul Beykoz ilçesindeki okullarda 21 bin çocuk üzerinde yaptığı taramaya göre fazla kiloluluk ve obezite oranı kızlarda yüzde 9,1, erkeklerde ise yüzde 11,6. 94 maktır. Okul kantinleri, okullardaki beslenme eğitimi, aile ile birlikte sofraya oturma, çocuğunuza verdiğiniz harçlık ve bunun düzgün bir şekilde nasıl harcandığının sorgulanması bu yolda atacağınız ilk adımlar. En büyük ve önemli adım ise, çocuğunuzun evden kahvaltı yapmadan çıkmamasını sağlamak olacaktır. OTEL NG SAPANCA WELNESSS&CONVETION Aliva Elegance Balayı&Yıldönümü Paketi, Aliva Deluxe Balayı&Yıldönümü Paketi ve Aliva Romance Balayı&Yıldönümü Paketi; özel cilt bakımları, masajlar, ikramlar ve hediyelerle düğün yorgunluğunu atmanız için gereken her şeyi sağlıyor. NG Sapanca’da rüya gibi bir balayı NG Sapanca Wellness&Convention romantik balayı paketleri ile hayalleri gerçeğe dönüştürüyor. omantik Suite odalarıyla rüya gibi bir balayı vaat eden NG bekliyor. Özel olarak tasarlanan ve dekoratif ürünlerle süslenen Sapanca Wellness&Convention, çiftleri peri masalının odalarla balayınızı keyife dönüştürebilirsiniz. Tercihinize göre ortasına taşıyor. Aliva Wellness’ın birbirinden rahatlatıcı masaj ve seçeceğiniz kırmızı ya da beyaz odalar aşkınızı göstermenizin kürleriyle düğünün tüm yorgunluğunu ve stresini atmanız müm- en tatlı hali olabilir. Romantik Suite keyfinin yanı sıra, NG Sa- kün. Doğayla iç içe bir ortamda, romantik sürprizlerle dolu bir ba- panca Wellness&Convention’ın diğer ayrıcalıklarından da fay- layı geçirmek isteyenler için NG Sapanca Wellness&Convention, dalanmak isteyen çiftler için balayı ve yıldönümü paketleri su- özel fırsatlar sunuyor. Peri masalı gibi bir balayı vaat eden NG nuluyor. Aliva Elegance Balayı&Yıldönümü Paketi, Aliva Deluxe Sapanca Wellness&Convention, özel olarak düzenlenen roman- Balayı&Yıldönümü Paketi ve Aliva Romance Balayı&Yıldönümü tik odalar ve balayı paketleriyle çiftlere bir rüya yaşatıyor. Paketi, özel cilt bakımları, masajlar, ikramlar ve hediyelerle dü- R Türkiye’nin yükselen otel zinciri markası NG Hotels’in ğün yorgunluğunu atmanız için gereken her şeyi sağlıyor. Siz de göz alıcı bir doğa içinde bulunan oteli NG Sapanca hem düğün stresini üzerinizden atmak hem de romantik bir tatil Wellness&Convention’da bulunan Romantik Suite odalar, düğü- yaşamak için NG Sapanca Wellness & Convention’ı tercih ede- nün tüm yorgunluğunu rahatlatıcı bir balayı ile atmak isteyenleri bilirsiniz. www.guralsapanca.com 96 BESLENME ALİ DERELİ Mevsim geçişleri Koca bir yaz bitti. Eğlencesi, tatili ve üstümüzde kalan üç-beş kilosu ile hepimizin güzel bir yaz geçirdiğini umuyorum. Güneş etkisini yavaş yavaş azaltırken, sonbahar ve kışın gelişi derken, sağlığımız için en dikkat etmemiz gerekli zamanlara giriyoruz. [email protected] ücudumuz saat 23.00 ile 05.00 arasında melatonin saf sudan karşılanması gerektiğini söylemektedir. Alınan bu V denen bir hormon salgılar. Işığa duyarlı olarak çalışan ödem atıcılar ve sıvının bir şekilde vücuttan çıkarılması ge- bu hormon vücudun çalışma hızını yavaşlatarak bizi uykuya reklidir. İdrar veya ter yolu ile atılacaktır ödem, bu sebeple doğru yönlendirir. Vücudumuzun biyoritminden sorumludur. terleyeceğiniz egzersizler yapmayı unutmayın. Diğer hormonların ve bununla ilintili sistemlerin çalışmalarının Hastalıklardan korunmak için ise, biraz daha özen göster- düzenlenmesinde etkilidir. Bağışıklık sistemimiz de bunlardan melisiniz. D vitaminini yazın aldığımız kadar aldık ve depola- biridir ve gün ışığı ile en çok bağlantısı olandır. Hem melatonin dık, kışa girmeden hemen önce bir kontrol ettirin; eğer yeterli yoluyla bir ilişkisi vardır, hem de bağışıklık sisteminin en büyük değil ise, dışarıdan destek alabilirsiniz. B vitaminleri, E vitamini destekçisi olan gün ışığı ile bağlantılıdır. Bu iki yolun da bir nevi ve bazı yağ asitleri de bağışıklık için önemlidir. Bütün bunlar hasara uğraması sonucu daha çabuk hastalanabiliyoruz. Mev- besinler yolu ile alındıktan sonra vücutta depolanır. Bizim dik- sim geçişlerinde hastalanmamızın yanı sıra, anlam veremediği- kat etmemiz gereken, depolanmayan ve bağışıklık için birinci miz ödemlerimizin oluşması da bu gün ışığındaki değişiklik ve derecede önemli olan C vitaminidir. Günlük alınması gereken vücudun adaptasyon sürecinden ileri geli- miktar, 75 mg’dır (sigara içenler üç kat daha fazla almalıdır). yor. Bu doğal süreci doğanın bize Bu gerekli günlük miktarı her gün tüketmeliyiz. Önemli olan ve sunduğu besinler ile hasarsız bir kivi ve iki-üç adet mandalina, C vitamini şekilde atlatabiliriz. Ödemleriniz gözden kaçırılmaması gerek nokta budur. Bir orta boy için, bol ihtiyacınızı karşılar. Bunlara ek olarak maydanoz ve bitki çayı tü- bir de öğlen ve akşam mönünü- ketmelisiniz. Vücudun ken- ze bir yemek kaşığı bol yeşil dini korumak adına yaptığı yapraklı bir şeydir bu dönemdeki diğer bağışıklık sistemi des- ödem. Sizin ona korunacak tekçilerinden de faydalanmış veya telaşlanılacak bir şey olursunuz. Hele bir de gün olmadığını doğru beslenerek içinde iki su bardağı süt göstermeniz veya gerekmektedir. sebze yoğurt eklerseniz, tüketirseniz, Bol su tüketmek, yapmanız mümkün gerekenlerden en önemlisidir. size yanaşması. Tabii ki Al- Vücudunuza sıvı vermek fayda- lah korusun yine de… lıdır ama otoriteler alınması gerekli günlük sıvının yüzde 70’inin 98 değil hastalığın Düzenli Diyetle, Sağlıklı Bir Yaşam Dilerim. KİŞİSEL BAKIM NG HOTELS ALIVA SPA Yaz sonrası Sothys ile bakım... Pürüzsüz, sağlıkla ışıldayan bir görünüme kavuşmayı kim istemez ki? Bu konuda birçok alternatif sunan NG Hotels Aliva SPA’nın bakımlarını denemenizi tavsiye ediyoruz. Hem günlük stresten arınıp hem de kendinizi farklı ritüellerle şımartabilirsiniz. ilt, güneş sonrası kaybettiği nemi kazanmak için özel siniz. Hydradvance bakımı; Sothys’e özel digi esthetique masaj bakım ister. Cildin problemi ne olursa olsun, herhangi metoduyla uygulanarak cilde anında nem ve pürüzsüzlük ka- C bir küre başlamadan önce cildin nemi yeterli olmalıdır. Düzenli zandırıyor. Cilt dolgun ve dinlenmiş bir görünüm alıyor. temizlenerek nemlendirilen cilt, diğer bakım aktiflerini de alma- AYDINLIK VE LEKESİZ BİR CİLT HERKESİN HAYALİ ya hazırdır. Eğer cilt yeterince nemli değilse, önce derinlemesi- Yaz aylarında yapılan tatil ve bronzlaşma keyfi, güneşin ne nemlendirilmeli, vitamin, oksijen veya anti-aging bakımlara zararlı ışınlarının da etkisiyle tatil sonrası eziyetine dönüşebi- daha sonra geçilmelidir. Bunun için, özellikle mevsim dönüşle- lir. Özellikle UV ışınları cildin en derin noktalarına kadar nüfuz rinde yoğun nemlendirici serum veya ampullerle kür uygulana- ederek ışığın neden olduğu erken yaşlanmaya yol açabilir, kırı- bilir. Özellikle güneşlenme sonrasında kullanılmak üzere formü- şıklıkların oluşumunu hızlandırır, cilt renginin koyulaşması baş- le edilen ürünlerden Sothys Intensive Hydrating Serum, hızlı ve ta olmak üzere ciltte istenmeyen renk değişimlerine ve güneş yoğun bir şekilde cildin ihtiyacı olan nemi kazandırıyor. Bir aylık çillerine neden olabilir. Sothys’in leke açıcı serisi W+ Line size düzenli kullanım ile cildin nemi yüzde 55 oranında artıyor. Cildi bu konuda tatmin edici çözümler sunuyor. Cildin pigmentas- yenilerken cildin elastikiyetini yeniden kazandırıyor. Serumun yonunu düzenliyor ve kahverengi melanin oluşumunu önlüyor. yanısıra normalden karmaya dönük ciltlere yönelik hazırlanan Cilde canlılık ve berraklık kazandırıyor. Seride yer alan ürünler- Hydradvance Light Cream ve normalden kuru ciltlere yönelik den Preparative Lotion; cildin bakıma başlamadan önce diğer hazırlanan Hydradvance Comfort Cream günlük bakım için ürünlerin emilimi için cildi hazırlıyor, bakım esnasında cildi nem- ideal. Cildi nem ile beslerken aynı zamanda cildi yumuşatıyor, lendirerek cilde parlaklık kazandırıyor, Double Action Serum; kuruluğa bağlı hissedilen gerginlik hissiyatından cildi anında ra- Brightening solution ve peelingden oluşuyor. Gündüz melanin hatlatıyor. Aliva Spa’da, uzman terapistler tarafından uygulanan dengesini düzenleyen akşam ise soyma işlemi yapan çok hafif düzenli cilt bakımı ile, cildin temel fonksiyonları desteklenir, hem akışkan jel krem. Brightening Fluid; serbest radikallere karşı ko- cilt temiz, berrak ve aydınlık görünür, hem de cildin yaşlanması ruyor ve cildi nemlendiriyor. Cildi aydınlatıyor ve ciltteki kırışıklık geciktirilir. İlerleyen yaşınıza rağmen gençlik ışıltısını kaybetmez- derinliklerini azaltıyor. www.nghotelsandresorts.com 99 GURME SONBAHAR Sezonun gözdeleri Sonbaharın gelişiyle birlikte bu ayların favori lezzetlerini sofralarımıza taşıyoruz. NG Güral Sapanca Wellness&Convention’ın şefleri bize bu lezzetler ile ilgili çok şık önerilerde bulundu.Yapım Şebnem Yıldız, Fotoğraflar Füsun Gümeli TAZE MEYVELİ BAHÇE YEŞİLLİKLERİ SALATASI • 1/5 demet maskolin yeşillikleri • 1/3 demet roka • 1/3 demet tere • 1/5 demet maydanoz • 1/5 demet dereotu • 1/5 adet nar • 20 gr siyah üzüm • 25 gr armut • 20 gr kırmızı erik • 30 gr şeftali • 10 gr zeytinyağı • 5 gr nar sirkesi • 5 gr balsamik sirke Hazırlanışı Tüm yeşillikleri yıkayıp iri parçalara bölün, meyveleri ince şekillerde doğrayın, zeytinyağı ve sirkelerle birlikte soslayarak servis edin. 100 SİYAH İNCİR VE ARPACIK SOĞANLI BONFİLE IZGARA • 250 gr dana bonfile • 30 gr arpacık soğan • 30 gr siyah incir • 5 gr tuz • 2 gr karabiber toz • 10 gr zeytinyağı • 3 gr taze kekik Hazırlanışı 250 gr porsiyonlanmış bonfileyi tuz, karabiber, kekik ve zeytinyağında marinasyon yapın. Izgarada isteğinize göre pişirin. Arpacık soğanı ve incirleri de ızgarada pişirerek bonfile ile birlikte servis edin. 101 GURME SONBAHAR 102 PALAMUT TAVA SÜTLÜ ÇİKOLATALI TORFU • 1 adet palamut • 35 gr sütlü çikolata • 1/4 paket Akdeniz yeşillikleri • 10 gr fildişi çikolata • 1 adet limon • 20 gr pandispanya • 5 gr tuz • 35 gr krema • 20 gr zeytinyağı • 10 gr jelatin Hazırlanışı Palamudu • 30 gr yumurta beyazı temizleyip halka dilimler şeklinde • 20 gr toz şeker kesin, limon ve tuz ile birlikte Hazırlanışı Yumurta beyazını şeker ile marinasyon yapın. Zeytinyağında çırpın, krema ile karıştırın, jelatin ilave edin ve tavada kızartın, Akdeniz içine çikolata doldurun. Derin dondurucuda yeşillikleri ile birlikte servis edin. dondurun, dekor ile servis edin. Kütahya Porselen ‘Square Bone’ 84 parça 65102 desenli yemek takımı, 1.099 TL. ÇİKOLATALI, FRAMBUAZLI TOP • 35 gr frambuazlı kuvertür • 50 gr krema • 30 glikoz • 50 gr toz şeker • 30 gr frambuaz • 30 gr su • 20 gr pandispanya Hazırlanışı Su, şeker, glikozu kaynatın; çırpılmış krema ile karıştırın içine çikolata doldurun ve derin dondurucuda dondurun, dekor ile servis edin. 103 BİZDEN HABERLER NG Kütahya Seramik’ten en yeni mağazalar Bu sezon Batı Karadeniz Bölgesi ve Erzurum en büyük iki seramik showroom’una kavuştu. 190. maaza Safranbolu’da lu’da hizmete açl açld ld NG Kütahya Seramik’in Karabük’teki iş ortağı Uslu Yapı, 20 Haziran Cuma günü Safranbolu mağazasını görkemli bir gelen isimleri ve NG Kütahya Seramik iş ortaklarının katılımıyla gerçekleşti. törenle hizmete açtı. Açılış, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel NG Kütahya Seramik’in en yeni koleksiyonlarının yer aldı- Başkan Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şa- ğı 1000 metrekare büyüklüğündeki mağaza, Batı Karadeniz hin, Karabük Valisi Orhan Alimoğlu, Türkiye Genç İş Adam- Bölgesi’nin en büyük seramik showroom’u olma özelliğini ta- ları Konfederasyonu Genel Başkanı ve NG Kütahya Seramik şıyor. Adres: Barış Mah. Adnan Menderes Bulvarı NO:51-A Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, Karabük ilinin önde Safranbolu, Karabük 104 Erzurum’un en büyük seramik showroom’u NG Kütahya Seramik’in Erzurum’daki iş ortağı Kadıoğlu terasa, bahçeden yatak odasına ve oyun parkına kadar 56 ayrı İnşaat, 14 Haziran Cumartesi günü Kütahya Ticaret ve Sa- mekânın sergilendiği mağazada, NG Kütahya Seramik serile- nayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve NG Kütahya Seramik riyle yaratılan birbirinden farklı kombinasyonlar ve mekân uy- Onursal Başkanı Nafi Güral, Türkiye Genç İş Adamları Konfe- gulamaları ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. 1500 metrekare derasyonu Genel Başkanı ve NG Kütahya Seramik Yönetim büyüklüğündeki iki katlı showroom’da NG Kütahya Seramik’in Kurulu Başkanı Erkan Güral, Erzurum Büyükşehir Belediye her zevke ve her bütçeye uygun yepyeni kreasyonlarının yanı Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurum ilinin önde gelen isimle- sıra, ödüllü serilerine de yer veriliyor. Modern mimarisiyle ve zi- ri ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen NG Kütahya Sera- yaretçilerin dinlenebileceği geniş kafesiyle de dikkat çeken ma- mik iş ortaklarının katılımıyla Erzurum’un en büyük seramik ğaza, Erzurumlulara keyifli bir alışveriş deneyimi vaat ediyor. showroom’unu ve 189. mağazasını hizmete açtı. Özel uygulamaların yer aldığı panolarla birlikte şömineden Adres: Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü, Ek OSB Alanı C Kapı No: 2 Aziziye, Erzurum 1.500 metrekare büyüklüğündeki iki katlı showroom’da NG Kütahya Seramik’in her zevke ve her bütçeye uygun yepyeni kreasyonlarının yanı sıra, ödüllü serilerine de yer veriliyor. 105 BİZDEN HABERLER Erkan Güral AVIS Boğaziçi Rallisi’ndeydi Bu yıl 43. kez düzenlenen ve Avrupa Ralli Kupası’na dahil AVIS Boğaziçi Rallisi, 15-17 Ağustos tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşti. Sanayici kişiliğinin yanı sıra sportmenliğiyle de bilinen NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, Türkiye’nin en eski ve en köklü uluslararası organizasyonlarından biri olan AVIS Boğaziçi Rallisi’ne katıldı. 106 oplam 48 ekibin yarıştığı ve zorlu etapların olduğu AVIS Boğaziçi T Rallisi iki gün sürdü. Ekipler, Dünya Ralli Şampiyonası’nın meşhur parkurlarının kullanıldığı, İstanbul’un Anadolu Yakası ve Kocaeli il sınırları içinde yer alan toprak etaplarda mücadele etti. Güral, zorlu etapların olduğu mücadeleyi NG Kütahya Seramik’in sponsorluğundaki Mitsubishi Lancer Evo 9 ve ekip arkadaşı Aras Dinçer ile birlikte tamamladı. SALII VE GÜVENL ETM 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında çalışanların alması gereken yıllık eğitimler Kütahya Porselen, NG Kütahya Seramik, Kütahya Ambalaj fabrikalarının kendi eğitim salonlarında yapıldı ve yaklaşık 3000 çalışan bu eğitimi aldı. Eğitim; danışman firma, tam zamanlı işyeri hekimleri ve tam zamanlı A sınıfı Gökyüzünde işbirliği Pegasus Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı ve NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral öncülüğünde gerçekleşen işbirliğiyle dünyada ilk kez bir uçağın koltuk numaralarının bulunduğu alınlık, reklam alanına dönüşüyor. iş güvenliği uzmanları, insan kaynakları, fabrikaların idari personelinin işbirliğiyle gerçekleştirildi. Mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumlulukları anlatılırken ayrıca NG Kütahya Seramik, Kütahya Porselen, Kütahya Ambalaj çalışanlarının hepsine çalışma ortamında yol gösterici olması amacıyla eğitimlerde İş Sağlığı ve Güvenliği El Kitapçığı ve İş Sağlığı ve Gü- oltuk numaralarının bulunduğu alana reklam verme fikrinin bir iş ge- venliği bilgi notları dağıtıldı. Mevcut iş sağlığı ve zisinde geliştiğini ifade eden NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu güvenliği kurulu aylık olarak toplanıyor ve bu Başkanı Erkan Güral, “Japonya’dan dönmeden Ali Sabancı ile bu fikrimi yöndeki çalışmalara katkı sağlıyor. İşyeri Sağlık paylaştım ve el sıkıştık. NG Kütahya Seramik, NG Hotels ve Pegasus ol- Birimi tam zamanlı olarak bir adet ambulans ve dukça yenilikçi ve girişimci markalar. Fikrimizi kısa bir süre içinde hayata eğitimli personeli ile çalışanlara hizmet veriyor. K geçirmekten mutluluk duyuyorum.” dedi. Pegasus Hava Yolları’nın uçak içi reklam alanlarının her geçen gün değer kazandığını ifade eden Pegasus Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı “Markaların ayda 2 milyona yakın hedef kitleye birebir ulaşabilecekleri uçak içi reklam alanlarımıza bir yenisini daha ekledik. Bu işbirliğimizi ilk olarak NG Kütahya Seramik ve NG Hotels ile gerçekleştirmiş olmaktan dolayı da ayrıca mutluyuz.” dedi. Pegasus Hava Yolları, uçak içerisinde promosyonel ürün ve broşür dağıtımının yanı sıra LCD ekranlarını ve koltuk başlıklarını da reklam mecrası olarak kullanıyor. Türkiye’de yine ilk defa uçak içerisinde kullanılmaya başlanan kabin içi bagaj kapakları ve servis masaları da hedef kitleye ortalama bir buçuk saat boyunca kesintisiz iletişim sağlıyor. Uçak içi mecralar, yüksek geri dönüş oranları sayesinde reklamverenler tarafından yoğun ilgi görüyor. Pegasus Hava Yolları reklam alanlarının en iyi şekilde pazarlanması için 2006 yılından bu yana mecraları yaratmak ve geliştirmek üzerine çalışan SniperChannel’dan hizmet alıyor. İftar yemeğinde buluşma NG Kütahya Seramik iş ortakları, yöneticileri ve bölge yöneticileri; Nafi Güral ve Erkan Güral’ın katılımları ile 13 Temmuz 2014 tarihinde Saklı Dünya Restoran’da iftar yemeğinde bir araya geldi. NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral yemekten sonra yaptığı konuşmada, hızla büyüyen NG Kütahya Seramik’in yaptığı yatırımlardan bahsetti. Yemekten sonra Dünya Kupası 2014 final maçı hep birlikte izlenildi. 107 BİZDEN HABERLER Kütahya Porselen’in 2015 koleksiyonu ilk kez ZUCHEX’te P orselen sektörüne yön veren Kütahya Porselen’in kez porselen severlerle buluştu. 2015 yılı koleksiyonunu ilk kez 3-7 Eylül 2014 tarih- Kütahya Porselen’in porselen sanatının tüm ayrıntıları- leri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekle- nı içinde barındıran 2015 koleksiyonu ve ödüllü tasarımları, şen 25. Uluslararası Züccaciye Dekoratif ve Ev Eşyaları Fuarı ZUCHEX Fuarı’nın gözdesi oldu. Kütahya Porselen’in 40 yılı ZUCHEX’te 6. Hall’de sunuldu. Kütahya Porselen Yönetim aşkın birikimi ile tasarladığı göz alıcı kreasyonlarının ve por- Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli’nin katılımıyla Kütahya selen modasında çığır açan yeniliklerin sergilendiği stant, fuar Porselen’in porselen modasında çığır açan yeni tasarımları ilk ziyaretçilerinin uğrak yeri oldu. 108 KÜTAHYA AMBALAJ’A TASARIM ÖDÜLÜ Kütahya Ambalaj, Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen Ambalaj Ay Yıldızları Yarışması’nda “Diğer Gıda Dışı Ürün Ambalajları&Ev Otomotiv Ofis Araç ve Gereçleri ile İhtiyaç Malzemeleri” kategorisinde “3’lü Çay Fincan Seti” ile Bronz Ödülü kazandı. arışmaya başvuru yapan 192 ambalaj dokuz farklı ka- line gelen ve son beş yıldır düzenlediğimiz Ambalaj Ay Yıldız- tegoride değerlendirildi ve 98 ambalaj ödüle layık gö- ları Yarışması’nda ödül alan ürün sahipleri istedikleri takdirde rüldü. Şampiyon finalistler bu yıldan itibaren WorldStar’ın yanı üyesi bulunduğumuz Dünya Ambalaj Örgütü (WPO) yarışması sıra Asya Ambalaj Federasyonu (APF) yarışması AsiaStar’a da WorldStar’a gidebiliyordu. Bu yıl şampiyon ambalajlar Asya katılabilecek. Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) tarafından dü- Ambalaj Federasyonu (APF) yarışması AsiaStar’a katılmak üze- zenlenen Ambalaj Ay Yıldızları 2014 Yarışmasının Ödülleri 5 Ey- re başvuruda bulunabilecek. Dünya genelinde bu kuruluşlara lül 2014’de Conrad İstanbul Otel’de yapılan bir tören ile dağı- üye ülkelerin tamamı tarafından desteklenen ve ASD olarak jü- tıldı. Ödül Töreni Ceylan Saner’in sunuculuğunda, 500’e yakın rilerinde yer alarak oy kullanmakta olduğumuz bu uluslararası davetli ile Zuhal Olcay konserinin de gerçekleştiği bir programla yarışmalar ile de Türkiye ambalaj sektörümüzün geldiği noktayı yapıldı. 11 Altın, 13 Gümüş, 25 Bronz ve 49 Yetkinlik Ödülü tüm dünyaya göstereceğimizi düşünüyoruz.” Y kazanan firmaların yetkililerine takdim edildi. Ambalaj Ay Yıldız- Bu yıl beşincisini düzenlenen Ambalaj Ay Yıldızları Yarışma- ları Yarışması’nda verilen Altın Ödüller arasında TSE işbirliği ile sını küresel hale getirmek için kolları sıvadıklarını belirten Kor- Altın Ambalaj Ödülleri de verildi. Seçici Kurul uygun gördüğü kut, “Ulusal bir marka haline gelen Ambalaj Ay Yıldızları Yarış- yarışma kategorilerinde verdiği Altın Ödüller içinden ayrıca üç mamıza önümüzdeki yıldan itibaren yurt dışından ürünler de adet “Altın Ambalaj Ödülü’nü” seçti. katılabilecek. Yani Ambalaj Ay Yıldızları uluslararası olacak ve Ambalaj Ay Yıldızları Ödül Töreni açılışında konuşma yapan Dünya Ambalaj Ay Yıldızları seçilecek. Beş yıl içinde ulusal bir ASD Yönetim Kurulu Başkanı Sadettin Korkut küresel rekabe- marka haline gelen yarışmamızı önce Doğu Avrupa, Balkanlar, tin hızla arttığı bir ortamda ürünlerin giysisi olan ambalajın ürün- Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Türk-i Cumhuriyetleri kapsayacak lere standart getirdiğine ve değer kattığına dikkat çekti. Korkut, şekilde önce bölgesel daha sonra ise uluslararası yarışma hali- sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye genelinde bir marka ha- ne getirmeyi hedefliyoruz.” şeklinde konuştu. 109 BİZDEN HABERLER Mitterteich 1400º-Plano Koleksiyonu Uluslararası Tasarım Ödüllerini topluyor Mitterteich 1400º markasının kreatif danışmanlığını yapan ünlü tasarımcı Defne Koz’un, bu marka için hazırlamış olduğu koleksiyonlardan biri olan ‘Plano’, 1938’de kurulan Amerikan Endüstriyel Tasarımcılar Organizasyonu lano koleksiyonu, uluslararası tasarım dünyasında pek cok P önemli firmayla calışmış olan Defne Koz tarafından hazırlandı. Şimdiye kadar pek çok ödül kazanan Koz, 1917’de kuru- lan Alman porselen firması Mitterteich için, Mitterteich 1400º markasının stratejik ve kreatif danışmanlığını üstlenerek, bu marka için profesyonel şefler ve amatör gurmenleri düşünerek iki yüze yakın çağdaş ürün tasar- tarafından düzenlenen IDEA layarak dört farklı koleksiyon oluşturdu. Bu porselen ürünler Frankfurt’ta Tasarım yarışmasında Bronz düzenlenen Ambiente fuarında dünyaya tanıtıldı. Ödül ve Alman Red Dot risi en önemli tasarım ödüllerinden biri olan Alman Red Dot Tasarım Tasarım Ödülleri’ni aldı. Ödülü’nün yanı sıra, Amerikan Endüstriyel Tasarımcılar Organizasyo- Farklı mutfak kültürlerinin IDEA tasarım yarışmasında ‘Bronz Ödül’e layık görüldü. yemek alternatiflerinin büyük bir keyifle sunulduğu Mitterteich 1400º serilerinden en genişi olan 64 parçalık Plano se- nu olan IDSA’nın (Industrial Design Society of America) düzenlediği Mitterteich için Mitterteich1400º alt markasını porselenin pişme derecesini göze alarak yaratan Defne Koz, gurme koleksiyonlarının hazırlanış sürecinde düşüncelerini şöyle paylaştı:“Profesyonel şeflerin yemek tariflerini kendilerinden dinlemekten ya da genel olarak yemek- ‘Plano’ koleksiyonu 64 farklı modelden oluşuyor. 110 lerden bahsedişlerindeki ‘tutku’dan her zaman hoşlandım...Yarattıklarını tabaklara yerleştirmelerindeki özen, sunuş için gösterdikleri hazırlık Kütahya Porselen’den barbekü partisi ve profesyonellik ise kendimi ayrıca konunun içine kaptırdı. Bir tasarımcı için tabak hazırlamak bir yerde bir grafik çalışması, ya da boş bir tuval üzerine bir takım şekillerin yerleştirilmesidir diyebiliriz, ya da resim yapmak gibi... Hatta belki de tiyatroda bir oyunun sahnelenmesidir; ön planda/odak noktasında neyin/kimin olacağına, geri planda neyin nasıl olacağına karar vermektir. Oyunu tek bir kişi mi oynayarak seyirciyi büyüler yoksa kalabalık bir grup sahneyi mükemmel bir harmoni ile doldurarak mı? Üç gurme koleksiyonunu, ‘Ala’ , ‘Onda’, ‘Plano’yu tasarlarken, tabakların birer sahne, yemeklerde kullanılan malzemelerin ise bu sahnede yer alan aktörler olduğu düşüncesi ile çalışmaya başladım. Buna ilaveten ‘Plano’ serisinde, çok geniş boyuttaki özel şef tabaklarından, küçük ama önemli tabaklara kadar farklı boyutlardaki ürünleri detaylı olarak çalışırken, biraz daha da öteye giderek, kimi zaman bu ‘aktör’lere kendilerini rahatça gösterebilecekleri geniş alanlar ayırdım, kimi zaman ise onları ‘önemli’ çerçevelerle sınırlayarak sahnenin ortasına odakladım... Kimi zaman da onları sahneye asimetrik olarak yerleştirdim. Yemeklerdeki ana ve diğer malzemeleri düşünerek, tariflerdeki baharatlar ile tabak üzerindeki bezemelerden oluşan ‘tasarım baharatları’ nın nasıl diyaloglar kurabileceklerini hayal ettim. Belki de bir yerde bu uç koleksiyon profesyonel şefler veya amator gurmenler için bir sınama ya da bir teşvik: Sizlerin özel tariflerinizi kutlamak için en iyi sahneyi verdiğimize göre, bizleri o Kütahya Porselen, gastronomi sektörü profesyonelleriyle birlikte yazı karşılamak için bir etkinlik organize etti. orselen sektörünün lider ismi Kütahya Porselen, gastronomi sektörü profesyonelleri ile birlikte yaza merhaba demek için bir barbekü partisi düzenledi. Kütahya Porselen, Basın Ekspress Showroom’unda gerçekleşen etkinlikte İstanbul’un en önemli otel ve restoranlarının yetkilileriyle bir araya geldi. Toplam 4 bin 800 metrekareye yayılan alanıyla İstanbul’un en büyük showroom’u olma özelliğini taşıyan Basın Ekspress Showroom’da yer alan geniş ürün yelpazesi davetliler tarafından ilgi gördü. Otel ve restoran yetkilileri Ho-re-ca (Hotel-RestoranCafe) olarak adlandırılan gastronomi serilerini inceleme şansı yakaladı. Davetlilere, Kütahya Porselen’in sofrada kullanılabilecek her detayı içinde bulunduran profesyonel ekipmanları tanıtıldı. Aralarında Midpoint, Çırağan Kempinski, Ritz Carlton ve Kaşıbeyaz gibi beş yıldız otel ve restoranların yetkililerinin de bulunduğu etkinliğe katılanlar keyifli vakit geçirdi. P güzel yemeklerinizdeki yaratıcılıklarınız ile şaşırtın lütfen!” 111 BİZDEN HABERLER Yemyeşil orman içindeki konumuyla özellikle sporseverlerin ve doğa düşkünlerinin tercih ettiği NG Sapanca da, tenis kortlarını iki başarılı sporcunun ücretsiz kullanımına açarak genç rakete destek veriyor. NG Sapanca’dan tenisin muhteşem kardeşlerine destek Kariyerleri şampiyonluklarla dolu K tenisçi kardeşler Çağatay Özşeker ariyerlerinde birçok şampiyonluk bulunan 16 yaşındaki Çağatay ve 14 yaşındaki Şevval, Ada- ve Şevval Özşeker, turnuvalara NG Hotels sponsorluğunda hazırlanıyor. Türk turizmine farklı bir bakış açısı kazandırmayı amaçlayan NG Hotels bünyesindeki NG Sapanca Wellness& Convention’ın tenis kortlarında antrenman yapan iki genç raket, koleksiyonlarındaki kupalara yenilerini eklemek amacıyla yoğun bir şekilde çalışıyor. 112 pazarı doğumlu. Her ikisi de eğitimlerine Özel Sakarya Doğa Koleji’nde devam ediyor. Annelerinin desteğiyle bir yıl Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te Gürcü ve Rus asıllı antrenörlerle beraber çalışan iki kardeş, 2 yıldır çalışmalarına Sakarya’da devam ediyor. Yemyeşil orman içindeki konumuyla özellikle sporseverlerin ve doğa düşkünlerinin tercih ettiği NG Sapanca da, tenis kortlarını iki başarılı sporcunun ücretsiz kullanımına açarak genç rakete destek veriyor. Haftanın 6 günü yoğun bir tempoda antrenmanlarını sürdüren Çağatay ve Şevval’in büyük hayalleri var. İki kardeş, gelecekte erkekler ve kadınlar kategorisinde dünya sıralamasında ilk 50’de yer almayı hedefliyor. ADVERTORIAL DEMİRTAŞ KAUÇUK Bilgiye dayanan üretim Demirtaş Kauçuk 1975 yılından günümüze kadar Türkiye ve dünyada gelişen kauçuk sektöründe teknik detayların ön planda olduğu farklı kimyasal yapı ve özelliklerde özel kauçuk ürünlerin üretimini gerçekleştiriyor. emirtaş Kauçuk Lastik San. Tic. Ltd. Şti. Yönetim Teknik kauçuk nedir? Kurulu Başkanı Ceyhun Cenk Demirtaş, 2013 yılının Teknik kauçuk demek; genellikle sanayinin tercih ettiği ma- firmalar açısından başarılı geçtiğini ve yüzde 34 büyüme ger- kinelerinde ya da işletmelerin başka noktalarında kullandıkları çekleştirdiklerini ve bu yılı yatırımlar yaparak gerçekleştirdikle- yedek parça mamullerin üretimi demektir. D rini söyleyerek şu bilgileri verdi: Demirtaş Kauçuk Hakkında bilgi verir misiniz? 2013 yılı firmanız açısından nasıl geçti? 2013 yılı bizim için çok verimli geçti. Yılı, yüzde 30 olarak Uzun zamandır Türkiye ve dünyada kullanılan teknik ka- öngördüğümüz büyüme oranının dört puan üstünde kapattık. uçuk ürünlerinin üretimini gerçekleştiren bir fabrikayız. Kau- Bu başarının sırrı da, Ar-Ge ve sonrasındaki satış stratejileri- çuk üreticisiyim dediğimde ilk aldığım soru ‘ayakkabı tabanı dir. Yaklaşık 1.000.000 TL kalıp üzerine yatırım yaptık. Bunun mı üretiyorsun?’ oluyor. Fakat biz Demirtaş Kauçuk olarak yanında, 1500x2000 mm ebadında ekstra compression press teknik bilgiler doğrultusunda üretim gerektiren çalışma orta- yatırımı da gerçekleştirdik. Ayrıca satış ekibimizi genişleterek mına göre karakterize edilmiş, minimal ölçü toleranslarında istihdam sayımızı da arttırdık. hassas ve önem arz eden; kauçuk, silikon, epdm, neopren, İhracat faaliyetlerinizden bahseder misiniz? viton, poliüretan ürünler yapıyoruz. Bu durum Boğaz’da ha- İhracatımızı direkt ve endirekt olarak gerçekleştirmekte- reket edemeyen geminin motoruna hareket veren şaftınberk yiz. Seri olmayan kauçuk türevi ürünlerin satış organizasyonu kaplini; bir tekstil fabrikasında kimyasal kaçağına sebep olan sağlamak biraz zor. Özellikle konu ihracatsa, kullanıldığı yerleri conta; bir gıda fabrikasında gıda için uygun conta olabilir. Yani bulup çözümlemek gerekiyor. Bu da teknik kauçuk ürünlerde kullanılacak alana göre farklı mühendislik bilgisi gerektiren, pazar yaratmak konusunda biraz zaman alan bir süreç; ihracat farklı çözümler sunan kauçuk üretimi diyebiliriz. Maalesef ülke- ciromuzun yaklaşık yüzde 20’si kadar… mizde kauçuk üretimi bilgiye dayalı gerçekleşmiyor. Demirtaş 2014 yılı hedeflerinizden bahseder misiniz? Kauçuk olarak pratikte hammaddeyi kalıbın içerisine koy-üret 2014 yılı için ilk hedefimiz, çalıştığımız firmaları ve yeni çalışaca- mantığı ile çalışmıyoruz. Çünkü kauçuk ürünler son kullanıcılar ğımız firmalara teknik kauçuk konusunda daha fazla bilgi sunmak. tarafından önemsenmeyebiliyor. Ancak biz diyoruz ki, “Her ka- Bu yıl içinde en büyük yatırımlarımız kalıp yatırımları ve Ar-Ge yatı- uçuk ürün, bir projedir.” rımları olacak. Ayrıca özel üretimler için de tesis kuracağız. 113 BULMACA Hazırlayan Ali Bakın Karadeniz’de bir iç deniz NG Kütahya Seramik’in cam koleksiyonları Altı düz bir tekne İri taneli misket üzümü Eski bir uygarlık 4 27 Kalayın simgesi İltihaplı sivilce 36 Bulmacam›z› doğru yanıtlayan okurlarımız, Kütahya Porselen’den sürpriz armağanlar kazanacaktır. NG Kütahya Seramik yeni showroom’u Güneşte kurutulmuş peynir 80x80 yeni NG Kütahya Seramik serisi Adres: Taps Ajans, Atatürk Bulvarı 43001, Kütahya Tel: (0274) 225 15 16 Kolalı bez 41 Çözüm anahtarıyla birlikte Ahmet Öz adına göndermeniz rica olunur. 29 İridyumun simgesi Japonya’da bir kent Temiz 14 Ödün Erkek eşin karısına yanaşmaması için yemini Budunsal Bir hayvan Eski dilde ayaklar 32 2 Rey 13 5 45 Gerekli olan şeyler, araçlar 17 Bir gösterme sıfatı Bir zaman birimi Riyaziye Atın yavrusu Endonezya’nın plakası 35 Sidik asidi tuzu Unvan Güdü Öldürme, yok etme Ayakkabı boyama 1 39 10 Utanma Bir süs bitkisi Kütahya Porselen’in katıldığı fuar Bir sayı Çıplak resim 30 11 Yılanın çıkardığı ses Günah 26 15 Veri Bir malın fiyatını artırma Becerikli 28 Ata binen kadın Hatay’da bir ova 7 Eski dilde Albay Vilayet 34 18 Üzerine yapı yapılmak için ayrılmış yer NG Kütahya Seramik yeni showroom’u Mimarlıkta ızgara İlave İnam, vedia 21 80x80 yeni NG Kütahya Seramik serisi Lübnan’ın plakası Bir kimsenin egemenliğini tanıma Bir sebze Ferment Zeytingillerden bir ağaç Türk malı Bayındır Ödün 31 Gümüşün simgesi Baharlı bir bitki Bir şeyin niteliklerini övme 12 42 Maskara 16 Tombalaya benzer bir oyun 23 20 Debboy Aş Notada durak işareti Ceylan Faiz, getiri 3 40 Tabaklanmış ceylan derisi Sipersiz şapka 44 Huysuz, sevimsiz kimse Zirkonyumun simgesi Bir nota Genişlik 9 Gemi güvertesinin enine konmuş kirişleri Manganezin simgesi 114 22 33 2 3 4 5 6 23 24 25 26 27 28 7 29 30 8 9 31 32 10 Çobanların giydikleri üstlük 1 43 Kara yumuşakçası 37 Dökülen yaprak ANAHTAR CÜMLE 19 80x80 yeni NG Kütahya Seramik serisi 24 Beddua Cet Yapma, etme Otomobil Uluslararası Af Örgütü’nün kısa yazılışı 38 Boyun eğen Rüzgar Ten 25 Çevresi kapalı yol 46 Öküz yemliği Bir kuş Hokeyde vurmak amacıyla kullanılan sopa 8 6 Asya’da bir ülke Yemiş, meyve İskambilde ikili Bir düşünceyi anlatan söz Eski dilde su Bir üst giysisi Kulak iltihabı Maden Tetkik Arama enstitüsü Yabancı İlaç Familya Gölge balığı 11 33 34 12 13 14 15 16 35 36 37 38 39 17 18 40 19 41 42 20 21 22 43 44 45 46
Benzer belgeler
alabilirsiniz
Ahmet Öz
Görsel Danışman
Harun Topuz
İletişim Adresi
Atatürk Bulvarı, Çalça Mah. Kütahya
Tel: (0274) 225 12 00 Faks: (0274) 225 12 13
www.ngdergi.com
facebook.com/ngdergi
twitter.com/ngdergi
NG Der...
alabilirsiniz
Atatürk Bulvarı, Çalça Mah. Kütahya
Tel: (0274) 225 12 00 Faks: (0274) 225 12 13
www.ngdergi.com
facebook.com/ngdergi
twitter.com/ngdergi
NG Dergisi Nafi Güral Yatırım A.Ş.
tarafından 3 ayda bir
ya...
Kütahya Porselen`in zarif tasarımlı ürünleri, yeni yıl
Tel: (0274) 225 12 00 Faks: (0274) 225 12 13
www.ngdergi.com
facebook.com/ngdergi
twitter.com/ngdergi
NG Dergisi Nafi Güral Yatırım A.Ş.
tarafından 3 ayda bir
yayınlanır ve ücretsiz dağıtılır.