Full Text
Transkript
Full Text
Ajans 2013; 1(1): 28-33 ORIGINAL ARTICLE Multipl Sklerozda Seksüel Disfonksiyon Sıklığı Ve İlişkili Özellikler The Frequency Of Sexual Dysfunction And Its Related Features In Multiple Sclerosis Patients S. Haliloglu1, H.Uzkeser2, A. Icagasioglu3, G. Ozdemir4, H. S. Baklacioglu5 Özet Amaç: Bu kontrollü çalışmada, multipl skleroz (MS)’ lu hastalarda seksüel disfonksiyon (SD) sıklığını değerlendirmek, klinik ve demografik faktörler ile SD ilişkisinin araştırılması amaçlandı. Materyal-Metot: Çalışmaya seksüel yönden aktif 116 kişi alındı. MS grubunda 67 hasta (39 kadın, 28 erkek) ve kontrol grubunda 49 yaş-uyumlu sağlıklı birey (28 kadın, 21 erkek) vardı. SD’ yi değerlendirmek için; kadınlara, Female Sexual Function Inventory (Kadın seksüel fonksiyon indeksi) ve erkeklere, International Index of Erectile Function (Ereksiyon işlevi uluslararası değerlendirme formu) anketleri uygulandı. Disabilite, Genişletilmiş Özürlülük Durum Ölçeği (EDSS) ile değerlendirildi. Ek olarak, demografik ve klinik özel ikler kaydedildi. Bulgular: MS hastalarında SD sıklığı %73,1 olarak bulundu. Bu oran, kontrol grubuna göre anlamlı derecede daha yüksekti (%24,5; p <0,001). Erkeklerdeki SD oranı (% 85,7) kadınlardan (%64,1) daha yüksekti (p <0,001). EDSS ve SD ile ilgili anlamlı bir ilişki saptanmadı. Sonuç: SD, MS hastaları için ortak bir klinik sorundur. Bu durum, disabilite ile ilişkisiz fakat cinsiyet ile ilişkili olarak bulundu. Erkeklerde kadınlardan daha fazla SD saptandı. SD’ nun multifaktöriyel yapısı göz önüne alındığında, bu bulguların patofizyolojisini anlamak için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Seksüel disfonksiyon, Multipl skleroz, Disabilite Abstract Objective: In this controlled study, we aimed to assess the frequency of sexual dysfunction (SD) in patients with multiple sclerosis (MS) and to investigate the relationships of SD with clinical and demographic factors. Materials-Methods: We enrolled 116 sexually active people in our study. The MS group consisted of 67 patients, 39 females and 28 males, and the control group was composed of 49 age-matched, healthy persons (28 females and 21 males). To assess sexual dysfunction; The Female Sexual Function Index for women and The International Index of Erectile Function for men questionnaires were applied. Disability was evaluated with the Expanded Disability Status Scale (EDSS). In addition, demographic and clinical characteristics were recorded. Conclusion: Sexual Dysfunction is a common clinical problem for MS patients. Although this is not related with disability, associated with gender. Men reported more SD than women. Considering the multifactorial state of sexual dysfunction, further comprehensive studies are needed to better understand the pathophysiology of these findings. Results: The prevalence of SD in patients with MS was found to be 73,1 %. This was significantly higher than in the control group (24,5%; p<0,001). Men (85,7%) also reported as with SD more than women (64,1%; p<0,001). There were no statistical relationship regarding EDSS and SD. Keywords: Sexual Dysfunction, Multiple Sclerosis, Disability Department of Physical Medicine and Rehabilitation, Istanbul Occupational Diseases Hospital Istanbul, Turkey 2 Department of Physical Medicine and Rehabilitation, Atatürk University Faculty of Medicine, Erzurum, Turkey e-mail: [email protected] 3 Department of Physical Medicine and Rehabilitation, Medeniyet University of Medicine Istanbul, Turkey 4 Department of Neurology, Atatürk University Faculty of Medicine, Erzurum, Turkey 5 Department of Physical Medicine and Rehabilitation, Bakirkoy Mental Health and Neurological Diseases Training and Research Hospital Istanbul, Turkey 1 28 Giriş Multiple skleroz (MS) santral sinir sisteminin nispeten sık görülen inflamatuar otoimmün bir hastalığıdır, dünyada yaklaşık 2,5 milyon kişiyi etkilemektedir ve genç erişkinler arasında nörolojik sakatlığın en sık nedeni olarak gösterilmektedir (1, 2). Spastisite, tremor, kas güçsüzlüğü, duyu bozuklukları, depresyon, bilişsel problemler, mesane Ajans 2013; 1(1): 28-33 ve bağırsak bozuklukları ve seksüel disfonksiyon (SD) MS’li hastalarda oldukça yaygın ve yaşam kalitesini ciddi derecede etkileyen belirtilerdir (3-5). Çalışmalar MS hastalarında SD’ nun 3 seviyede etkilendiğini göstermiştir (6): 1) Primer SD, direkt olarak spinal kord ve beyindeki demyelinize lezyonlardan kaynaklanan fizyolojik problemleri ifade etmektedir. Bu nörolojik değişiklikler sonucunda hastalarda libidoda azalma, orgazm ve uyarılma problemleri, genital erde parestezi veya hissizlik, vajinal lubrikasyonda azalma, erektil disfonksiyon gibi semptomlar ortaya çıkmaktadır. 2) Sekonder SD, seksüel yanıtı indirekt olarak etkileyen non-seksüel fiziksel değişiklikleri ifade eder. Sekonder SD genital organlarla ilgili nörolojik yolları direkt etkilemeyen MS semptomları kaynaklıdır. Bu semptomlar genelikle yorgunluk, zayıflık, spastisite, inkoordinasyon,mobilite zorluğu, mesane barsak disfonksiyonu, ilaç yan etkileri, uyuşukluk, ağrı, yanma, genital erde rahatsızlık hissetme ve kognitif bozuklukları içerir. (3) Tersiyer SD, psikolojik, sosyal ve kültürel yapılardan etkilenir. Bu yapılar kişinin kişiliği veya beden imajı hakkında negatif olmasına, kendini çekici hissetmemesine, kendinden emin olamamasına, birine bağımlı olma korkusuna, seksüel yönden reddedilme korkusuna, partnerle iletişim problemlerine, depresyon ve öfkeye neden olarak seksüel fonksiyonu etkileyebilirler. SD, MS hastalık seyri esnasında herhangi bir zamanda görülebilmekte ve prevelansı % 50 ile 90 arasında değişmektedir (7-9). Cinsel ik; kişinin kendi hakkındaki imajı, kendine güven kişiler arası ilişkiler ve evlilik gibi hayatın çok önemli yönlerini ilgilendirmesine rağmen genel ikle MS’ in gözden kaçan bir belirtisi olmuştur (2,8). MS hastasına yaklaşımda, SD komponentinin de göz önünde bulundurulması hastaların yaşam kalitesini ve tedavideki başarıyı arttıracaktır. Bu çalışmanın amacı; H. Uzkeser et al. MS hastalarında SD’ nin sıklığını değerlendirmek, SD olan ve olmayan MS hastalarını karşılaştırarak SD ile klinik ve demografik faktörler arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Materyal Ve Metot Bu çalışma Göztepe Eğitim Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği MS Polikliniği’ne başvuran, McDonald Kriterleri (10)’ ne göre kesin MS tanısı almış olan 70 hasta ve 49 sağlıklı kontrol üzerinde planlandı. Çalışmaya 18-60 yaş arası katılımcılar dahil edildi. Çalışmaya alınmama kriterleri; kronik ve/veya inflamatuar hastalık öyküsü, el, diz ve kalça eklem hareket kısıtlılığı, kronik alkol kul anımı, üriner ve barsak inkontinansı, majör psikiyatrik hastalık varlığı, antidepresan, antikonvülsan ve anksiyolitik ilaç kul anımı olarak belirlendi. Herhangi bir sexüel yaşamı olmayan ve sexüel disfonksiyon için tedavi almakta olan bireyler de çalışmaya dahil edilmedi. Genişletilmiş Özürlülük Durum Ölçeği (EDSS) (11) ile değerlendirildi ve EDSS skoru 0 ile 8 arasında olan 67 MS hastası (39 kadın, 28 erkek) çalışma grubuna alındı. Hastaların 38’ i relapsing-remitting MS (RRMS), 13’ ü sekonder progresif MS (SPMS), 12’ si primer progresif MS (PPMS) ve 4’ ü relapsing-progresif MS (RPMS) idi. 49 kişilik sağlıklı kontrol grubu (28 kadın, 21 erkek) da; benzer yaş ve cinste ve hastalardaki dışlama kriterlerine göre seçilerek oluşturuldu. Etik kurul onayı alınarak katılımcılara sözlü ve yazılı bilgilendirme yapıldı ve gönülüler “Onam Formu” imzalayarak çalışmaya katıldı. Hastaların sosyodemografik özel ikleri sorgulandı, MS tipleri ve hastalık süreleri kaydedildi. SD’ yi değerlendirmek için, hasta ve kontrol grubuna Female Sexual Function Inventory (Kadın seksüel fonksiyon indeksi-FSFI) ve International Index of Erectile Function (Ereksiyon işlevi uluslararası değerlendirme formu -IIEF) uygulandı. 29 Multipl Skleroz ve Seksüel Disfonksiyon Ajans 2013; 1(1): 28-33 Tablo 1. MS ve Kontrol Grubunda Seksüel Disfonksiyon Sıklığı MS Kontrol t p SD - n (%) 49 (%73,1) 12 (%24,5) 5,8 <0,001 n MS = 67 n Kontrol = 49 Erkek SD (IIEF) - n (%) 24 (%85,7) 6 (%28,6) 4,8 <0,001 e n MS =28 n Kontrole=21 Kadın SD (FSFI) - n (%) 25 (%64,1) 6 (%21,4) 3,7 <0,001 k n MS =39 n Kontrolk=28 *: P<0,05; SD: Seksüel disfonksiyon; IIEF: Ereksiyon işlevi uluslar arası değerlendirme formu; FSFI: Kadın seksüel fonksiyon indeksi; n=sayı; n MS=Toplam MS’li hasta sayısı; n Kontrol=Toplam kontrol sayısı; n MS e=Toplam MS’li erkek hasta sayısı; n Kontrol e= Toplam kontrol erkek sayısı; n MS k= Toplam MS’li kadın hasta sayısı; n Kontrol k= Toplam kontrol erkek sayısı. EDSS; MS’ de nörolojik değişimleri en iyi ölçen, iyi tanımlanmış ve en yaygın kul anılan yöntemdir (12). 0,5 aralıklı 20 basamaktan oluşur ve 0, normal nörolojik bakıyı; 10, MS’ e bağlı ölümü ifade eder. Piramidal, serebel ar, beyin sapı, duysal, görsel, barsak-mesane ve mental olmak üzere 7 fonksiyonel sistem ve ambulasyon durumu değerlendirilir. FSFI; istek, uyarı, lubrikasyon, orgazm, tatmin olma ve ağrı olmak üzere toplam 6 seksüel parametreyi değerlendiren 19 sorudan oluşan bir ankettir (13,14). Puan aralığı 1,2 ile 36 arasındadır. 26,55’ ten düşük skorlar kadın seksüel fonksiyon bozukluğunu belirtir. IIEF; erektil fonksiyonu değerlendirmek üzere 5 soru içeren bir ankettir (15,16). Skorlama minimum 5 ile maksimum 25 puan arasındadır, 22 puan ve altı erektil disfonksiyon olarak kabul edilir. İstatistiksel Analiz Çalışmamızda istatistiksel analizler için “SPPS 17.0 for Windows” (SPSS Inc., Chicago, Il inois) programı kul anıldı. P değerinin 0,05 den küçük olması istatistiksel açıdan anlamlı olarak kabul edildi. Homojen dağılan parametreler için student-t ve Pearson testleri, homojen dağılmayan 30 verilerde ise Mann Witney- U ve Spearman analizleri kullanıldı. Kategorik verilerin karşılaştırılmasında ise ki-kare testi kullanıldı. Bulgular Çalışmaya katılan hastaların yaş ortalaması 41,7±9,4 (24-60) idi. Hastaların 39’ u (%58,2) kadın, 28’ i (%41,7) erkekti. Sağlıklı kontrol grubunda da 28 (%57,1) kadın ve 21 (%42,8) erkek vardı, kontrol grubunun yaş ortalaması ise 37,7±5,9 (25-50) idi. MS hastalarının %73,1’ inde SD mevcutken, kontrol grubunda bu oran %24,5 idi (p<0,001). MS ve kontrol grubunda SD sıklıkları ve cinsiyete göre farklılıklar Tablo 1’ de gösterilmiştir (Tablo 1). Erkek hastalarda SD görülme sıklığı (% 85,7), kadın hastalardan (%64,1) daha yüksekti (p=0,049). MS hastalarında SD olan ve olmayan grupta, cinsiyet dışındaki demografik özel ikler arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu (p>0,05). MS grubunun demografik ve klinik özelikleri Tablo 2’ de özetlenmiştir (Tablo 2). MS grubunda SD’ li hastalar, SD’ si olmayan hastalardan daha uzun hastalık süresine ve daha yüksek EDSS skorlarına sahipti, ancak bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p>0,05). Ajans 2013; 1(1): 28-33 H. Uzkeser et al. Tablo 2. SD Olan ve Olmayan MS Hastalarının Demografik ve Klinik Özellikleri SD(+) SD(-) n=49 n=18 Cinsiyet Kadın 25(%51) 14(%77) Erkek 24(%49) 4(%22) Eğitim Durumu Okur-yazar değil 4(%8,2) İlköğretim 27(%55,1) 11(%61,1) Lise 14(%28,6) 2(%11,1) Üniversite 4(%8,2) 5(%27,8) p x2-t 0,049* 3,87 0,72 7,004 0,95 0,004 Medeni Hali -n(%) Bekar Evli 14(%28,6) 35(%71,4) 5(%27,8) 13(%72,2) MS Tipi -n(%) RRMS PPMS SPMS RPMS 24(%49,0) 14(%77,8) 0,13 5,58 11(%22,4) 1(%5,6) 10(%20,4) 3(%16,7) 4(%8,32) 0,07 Yaş(yıl) ort±ss 41,69±9,9(25-60) 41,88±8,1(24-55) 0,94 0,21 -1,25 Hastalık Süresi(yıl) -ort±ss 9,42±4,8(1-23) 7,8±4,03(1-15) -1,79 EDSS -ort±ss 4,17±2,2(0,5-8) 3,08±2,1(0-6,5) 0,08 *: P<0,05; ort±ss: ortalama±standart sapma; SD: Seksüel Disfonksiyon; EDSS: Genişletilmiş özürlülük durum ölçeği, RRMS: Relapsing-remitting MS; SPMS: Sekonder progresif MS; PPMS: Primer progresif MS; RPMS: Relapsing-progresif MS. SD’ li grupta kadın ve erkek olarak 2 grup karşılaştırması yaptığımızda da; demografik ve EDSS dahil klinik özel ikler arasında anlamlı fark saptamadık (p>0,05). Tartışma MS’ de, diasabilite ve demografik özel iklerden bağımsız olarak yüksek oranda görülen ancak, sıklıkla gözden kaçan bir belirti olan SD konusunda farkındalık oluşturulması, hastaların yaşam kalitesini artırarak tedaviye katkı sağlayacaktır (2-9, 17). Yakın zamanda Lew-Starowicz ve Rola’ nın, 137 MS hastası ile yaptıkları bir çalışmada; sadece %2,2 oranında hekimler tarafından seksüel fonksiyonların sorgulandığı bildirilmiştir (18). MS’ de SD göz ardı edilmekte, yetersiz sorgulama nedeniyle sıklıkla atlanmakta ve hasta tedavi edilememektedir (3, 8, 18). Çalışmamız SD’ nin, MS hastalarında sık görülen bir sorun olduğunu konfirme etmiştir. Çalışmamızda SD sıklığını %73,1 olarak bulduk. Literatürle uyumlu olarak, cinsiyet ve SD arasında anlamlı bir ilişki saptadık ve erkek MS hastalarında SD’ nu, kadınlara oranla daha sık olarak tespit ettik (6, 19). Erkek SD sıklığı daha yüksek olmasına rağmen, kadın SD sıklığının da azımsanmayacak derecede olduğunu gördük (sırasıyla, %85,7 ve %64,1). EDSS ile SD ve hastalık süresi ile SD arasındaki ilişkiyi araştıran çok sayıda çalışma yapılmıştır (7, 8, 18-20). Bu çalışmada, EDSS’ ye göre SD’ de bir farklılık görülmemiştir. Bu bulgu, SD ile hastalık progresyonu arasında 31 Multipl Skleroz ve Seksüel Disfonksiyon pozitif bir ilişki olmadığını gösterebilir ve son zamanlarda yapılan çalışmalar ile uyumludur (7, 20). Hastalık süresi de EDSS skorları gibi, SD’ li grupta daha yüksek olmasına rağmen istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu. Literatürde bu bulguyu destekleyen çalışmalar mevcuttur (7). Yeni tanı almış ve sakatlık düzeyi fazla olmayan SD’ li MS hastaları, hastalık süresi ve sakatlık düzeyinin SD’ yi tam olarak açıklayamayacağını göstermektedir (20). Dolayısıyla SD, MS hastalarında süreç bağımlı bir durum değildir ve seksüel problemlerle ilgili değerlendirmenin tanı sonrası erken dönemde yapılması gerekmektedir. Biz de bu konuda kendi verilerimizi yayınlayarak MS’ li hastalarda SD sıklığına dikkat çekmeyi ve ilişkili özel ikleri kendi hasta popülasyonumuzda irdeleyerek ilgili literatürdeki çelişkili sonuçlara bir katkı sağlamayı amaçladık. Bu çalışmanın en önemli kısıtlılığı; IIEF-5 formunun, seksüel fonksiyonun erektil fonksiyon dışındaki orgazmik fonksiyon, cinsel istek, cinsel ilişki memnuniyeti ve genel memnuniyet gibi bileşenlerini içermemesidir. Ancak günümüzde IIEF-5 formu cinsel işlev bozukluğu düşünülen hastalarda tanısal amaçlı kul anılmakla beraber klinik çalışmalarda da kısa, kolay anlaşılır ve kolay yanıtlanabilir olması nedeniyle sık yer almaktadır(16). Diğer bir kısıtlılık, bu çalışmadaki veriler kişilerin beyanı esas alınarak oluşturulmuştur. SD’ nun multifaktöriyel yapısı da göz önüne alındığında, bu bulguların patofizyolojisini anlamak ve daha objektif veriler elde etmek için, çok sayıda katılımcı ile yapılmış, gözlemsel ve deneysel, kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır. Sonuç olarak; SD, MS hastaları için ciddi bir sorundur ve erkek nüfus arasında daha yaygındır. Yapılan araştırmalarda, SD’ ye etki eden faktörler konusunda farklı bildirimler olsa da, disabiliteden bağısız olarak da hastalığın herhangi bir 32 Ajans 2013; 1(1): 28-33 döneminde ortaya çıkabilmesi ve yüksek prevalans ortak sonuçlar olarak görülmektedir. Kişisel ilişkilerin kalitesi, özellikle de cinsel ilişki, bir hastanın benlik saygısı ve yaşam kalitesi üzerinde son derece etkili olmaktadır. MS’ li hastanın anamnez ve gerekli görülürse muayenesinde, MS’ in diğer belirtileri gibi (örneğin; spastisite, tremor, kas güçsüzlüğü, duyu bozuklukları,depresyon, bilişsel problemler, mesane ve bağırsak bozuklukları), SD’ ye de yer verilmesi farkındalığı artıracaktır. MS tedavisinde, gereken hastalarda uygun SD tedavisinin de göz önünde bulundurulması gerekir. Kaynaklar 1. Compston A, Coles A. Multiple Sclerosis. Lancet 2008; 372 (9648): 502-517. 2. Calabrò RS, De Luca R, Conti-Nibali V, et al. Sexual dysfunction in male patients with multiple sclerosis: a need for counseling! Int J Neurosci 2013; DOI:10.3109/00207454.2013.865183 3. Gumus H, Akpinar Z, Yilmaz H. Effects of Multiple Sclerosis on Female Sexuality: A Controlled Study. J Sex Med 2013 DOI: 10.1111/jsm.12397 4. Confavreux C, Vukusic S, Moreau T, Adeleine P. Relapses and progression of disability in multiple sclerosis. N Engl J Med 2000; 343: 1430–1438. 5. Zhang H. Female sexual dysfunction and hormonal status in multiple sclerosis patients. J Sex Med 2012; 9: 326. 6. Foley FW, LaRocca NG, Sanders AS, Zemon V. Rehabilitation of intimacy and sexual dysfunction in couples with multiple sclerosis. Mult Scler 2001; 7: 417- 421. 7. Celik DB, Poyraz EC, Bingöl A, et al. Sexual dysfunction ın multiple sclerosis: Gender differences. J Neurol Sci 2013; 324 (1-2): 17-20. Ajans 2013; 1(1): 28-33 8. Demirkiran M, Sarica Y, Uguz S, Yerdelen D, Aslan K. Multiple sclerosis patients with and without sexual dysfunction: are there any differences? Mult Scler 2006; 12: 209-214. 9. Lowden D, O’LearyM, Steverson B. Sexuality issues in patients with MS. Mult Scler Couns Points 2005;1: 1–9. 10. Polman CH, Reingold SC, Edan G, et al. Diagnostic criteria for multiple sclerosis: 2005 revisions to the “McDonald Criteria”. Ann Neurol 2005; 58: 840-846. 11. Kurtzke JF. Rating neurologic impairment in multiple sclerosis: an Expanded Disability Status Scale (EDSS). Neurology 1983; 33: 1444-1452. 12. Kraft GH, Cui JY. Multiple sclerosis. In: De H. Uzkeser et al. study of Swedish rheumatoid arthritis patients. Rheumatol (Oxford) 2005; 44: 105-110. 18. Lew-Starowicz M, Rola R. Prevalence of sexual dysfunctions among women with multiple sclerosis. Sex Disabil 2013; 31: 141-153. 19. Zivadinov R, Zorzon M, Bosco A, et al. Sexual dysfunction in multiple sclerosis: II. Correlation analysis. Mult Scler 1999; 5: 428-431. 20. Tzortzis V, Skriapas K, Hadjigeorgiou G, et al. Sexual dysfunction in newly diagnosed multiple sclerosis women. Mult Scler 2008; 14: 561-563. Lisa JA (Ed). Physical medicine and rehabilitation principles and practice. 4th ed. Philadelphia: Lippincott Williams and Wilkins; 2005.p.17531769. 13. Rosen R, Brown C, Heiman J, et al. The Female Sexual Function Index (FSFI): a multidimensional self-report instrument for the assessment of female sexual function. J Sex Marital Ther 2000; 26(2): 191-208. 14. Oksuz E, Malhan S. Reliability and Validity of Female Sexual Function Index in Turkish Population. Sendrom 2005; 17(7): 54-60. 15. Rosen RC, Cappelleri JC, Smith MD, Lipsky J, Peña BM. Development and evaluation of an abridged, 5-item version of the International Index of Erectile Function (IIEF-5) as a diagnostic tool for erectile dysfunction. Int J Impot Res 1999; 11(6): 319-326. 16. Turunç T, Deveci S, Güvel S, Peşkircioğlu L. The Assessment of Turkish Validation with 5 Question Version of International Index of Erectile Function (IIEF-5). Türk Üroloji Dergisi 2007; 33(1): 45-49. 17. Ahlmen M, Nordenskiold U, Archenholtz B, et al. Rheumatology outcomes: The patient’s perspective. A multicentre focus group interview 33
Benzer belgeler
Multipl Skleroz: İmmunsüpresif Tedaviler
(PPMS) ve 4’ ü relapsing-progresif MS (RPMS)
idi. 49 kişilik sağlıklı kontrol grubu (28 kadın,
21 erkek) da; benzer yaş ve cinste ve hastalardaki
Erektil Disfonksiyonlu Hastalarda Sildenafil Sitratın Klinik Etkinliği ve
döneminde ortaya çıkabilmesi ve yüksek prevalans ortak sonuçlar olarak görülmektedir. Kişisel ilişkilerin kalitesi, özellikle de cinsel ilişki, bir
hastanın benlik saygısı ve yaşam kalitesi üzerind...