Koç Life Sayı 2 - ingilizce kitap kulübü
Transkript
Koç Life Sayı 2 - ingilizce kitap kulübü
Koç Life May 2010 Mayıs Issue/Sayı: 2 The Koç School / VKV Koç Özel İlköğretim Okulu ve Lisesi Editörden Notlar Editor’s Note Dear Friends, We were very excited by the first issue of our newsletter. We value your responses. The decision to keep on with Sevgili Arkadaşlar, future issues depended on the feedback. (Pınar did not know about Bültenimizin ilk sayısını sizlere this!). We are very encouraged by all the ulaştırdığımızda oldukça heyecanlıydık, positive comments we got from you and tepkilerinizi çok önemsiyorduk. Laf by the way you took ownership of the aramızda sonraki sayıların newsletter. We even started to think yayınlanmasına, sizlerden geri bildirim that two issues a year would not be aldıktan sonra karar vermeyi enough… Actually, our first plan was to planlamıştım (Bundan Pınar'ın haberi publish four issues annually but then we Aynur Demirayak yoktu !) Sizlerden gelen olumlu geri thought we may not have enough Mali İşler ve İK Müdürü b i l d i r i m l e r, b ü l t e n i b u d e n l i Finance and HR Director material to fill the pages and so we sahiplenmeniz bizi o kadar çok hesitated. However, now I understand yüreklendirdi ki yılda 2 sayıyı yetersiz that we are not the ones who will fill bulmaya başladık bile. Aslında ilk başta yılda 4 sayı these pages, you will be the ones to do so and this is yayınlamayı da düşünmüştük. Ancak sayfaları exactly what we wanted. Now, we have so much material doldurmakta güçlük çekermiyiz endişesiyle çekimser from you that we will not be able to fit it all in this issue. We kalmıştık. Ancak şimdi anlıyorum ki sayfaları biz değil will keep the rest for the next issue. What do you think? sizler dolduracaksınız ve bizim istediğimiz tam da buydu. Shall we publish four issues next year? Şimdi paylaşımlarınızı sayfalara sığdıramayıp sonraki sayılara saklamaya başladık. Gelecek yıl 4 sayıya çıkalım Our newsletter has a name now. I'd like to once again mı ne dersiniz? congratulate Mehmet Altınsoy who has given the name “Koç Life” to our newsletter, we should all thank him. All Bültenimizin artık bir ismi var. "Koç Life" ismini öneren ve the name suggestions that we received were great. I sizlerin oylarıyla isim babası olan Mehmet Altınsoy'u would have liked to make each and every one of you happy kutluyor ve ona tekrar teşekkür ediyorum. Gelen isim by publishing with a different name each time, however, önerilerinin hepsi çok güzeldi. Her sayıda farklı bir isimle our budget would not cover the cost of the awards! There çıkıp isim öneren herkesin gönlünü almak isterdim were some people who also liked the name “No Name”. I aslında; ama bütçemiz ödülleri karşılamaya yetmeyeceğinden bu fikrimden vazgeçtim. "No name" have to admit that I liked Gülden Yıldız's suggestion “ice ismini beğenenler de olmadı değil. Gülden Yıldız "ice breaker” thinking that this will be a newsletter that will breaker" ismini önerdiğinde "buzları kıran bülten" break the ice. fikrinin çok hoşuma gittiğini de söylemeden geçemeyeceğim… Our most important aim when we started to issue Koç Life was to let you know about what's going on in the school. I Koç Life'ı yayınlamaya başlarken en önemli amacımız think we have managed to do this better in this second okulda neler olup bittiğine dair sizleri bilgilendirmekti. issue. I, additionally, would like to remind you that Koç Life Bunu 2. sayıda daha fazla başarabildiğimizi was not designed as a “human resources newsletter”, as I düşünüyorum. Ayrıca Koç Life'ın "insan kaynakları have been actively involved in the process. It has been bülteni" olarak tasarlanmadığını, yayınlanma sürecinde perceived this way, however, the publishers of this aktif olarak görev almış olmam nedeniyle bu şekilde newsletter are the CAC members under the leadership of algılandığını, bültenin yayıncılarının Genel Müdürümüz our General Director. On the other hand, you – we - all of başta olmak üzere tüm CAC üyeleri olduğunu özellikle us, are the owners of this newsletter. belirtmek istiyorum. Öte yandan bültenin sahibi sizlersiniz, bizleriz, hepimiziz. I shared some portion of my agenda with you in the last issue. Some of the projects that we are working on as a Geçen sayıda sizlerle ajandamın bir bölümünü team are progressing but, unfortunately, there are the paylaşmıştım. Ekip olarak üzerinde çalıştığımız usual delays. projelerden birkaçı maalesef gecikmeli olarak ilerliyor. Örneğin web sitemizin açılışını henüz gerçekleştiremedik. Birçoğunuzun bildiği gibi ekip üyemiz Canan Yertek'in bir bebeği oldu ve web sitesi ile ilgili çalışmayı kısa bir süreliğine rafa kaldırmak zorunda kaldık. Yaz ayları bu nedenle bizim için bir fırsat gibi görünüyor. Yeni eğitim yılı başladığında projelerimizin hayata geçmiş olmasını hedefliyoruz. Yapılacak işler listemizde öncelikli olarak yerini alan yeni projelerimiz de var. Bunlardan en büyüğü ve belki de en önemlisi İÖO Müdürümüz Sayın Mesrure Tekay'ın önderliğinde başlatılan "Öğretmen Performans Değerlendirme Modeli" tasarlama ve geliştirme projesi. Detaylarını 10 ve 11. sayfalarda Mesrure Hanım'dan öğrenebilirsiniz. Bunun en çok ilgi görecek sayfalardan biri olacağını tahmin ediyorum. Spot ışıkları altındaki arkadaşlarımıza paylaşımları için teşekkür ediyor, Koç Life'ı keyifle okumanızı diliyoruz. Geri bildirimlerinizi ve paylaşımlarınızı heyecanla bekliyor olacağız.. Bu yıl da zaman su gibi akıp geçti, hepimiz çok çalıştık çok yorulduk. Bunu herkesin gözlerinden anlayabiliyorum. Tatil zamanı yaklaşırken, bu eğitim yılına da güzel bir yaz akşamında dans ederek veda edeceğiz. Yıl sonu partisinde buluşmak dileğiyle… For instance, we have not opened our website yet. As most of you know, one of our team members Canan Yertek has had her second baby boy therefore, she has been on leave so we had to postpone our website project for a while. The summer months seem to be an opportunity for us to work on that. We aim to realize all our projects by the beginning of the new academic year. We have some new developments that have become priority projects on our “to do list”. One of the biggest and perhaps the most important one of these is the “Teacher Development Model” design and development project under the leadership of Ms. Mesrure Tekay, our Elementary School Principal. You can find the details on pages 10-11 in Mesrure Hanım's article. I believe this page will gain a lot of attention. I thank all my friends for everything they have shared in the “Under the Spot Lights” section. I hope all of you will enjoy reading Koç Life. We are looking forward to your contributions and feedback. Time has flown by very quickly this year .We all have worked very hard and we are all very tired. I can read this in everyone's eyes. We will be saying goodbye to this academic year by “dancing” on a summer's night. I am looking forward to seeing you at the party at the end of the school year. With love and regards…. Aynur Demirayak Sevgi ve Saygılarımla…. Aynur Demirayak Koç Life’ın İsim Babası Mehmet Altınsoy’un bülten ismi önerisi olan Koç Life okul genelinde yapılan oylama ile 32 isim arasından 1. seçildi. İlköğretim Okulunda satranç öğretmeni olarak görev yapan Mehmet Altınsoy ödülünü Mali İşler ve İnsan Kaynakları Müdürü Aynur Demirayak’tan aldı. Hediye çekini alan öğretmenimiz duygularını şöyle dile getirdi: “Hayatta kendin için bazı şeyleri başarmanın insan için çok güzel bir duygu olduğunu ve bunu insanın yaşaması gerektiğini düşünüyorum. İsim babası olunca önce Koç gibi Özel bir Okulda böyle güzel bir dergiye isim verdiğim için gurur duydum. Tabi bunu ailemle ve arkadaşlarımla paylaştım. Bundan dolayı beni tebrik ettiler. Ben de çok mutlu oldum. Ayrıca beni isim babası olarak seçen herkese teşekkür ederim. Dergimizin ismi kutlu olsun. Umarım Koç Life çalışanların her şeyini paylaştığı bir dergi olur.” Name Founder of Koç Life Mehmet Altınsoy’s recommendation for the name of the newsletter “Koç Life” was selected as the first choice among 32 other options, by an open vote. Mehmet Altınsoy who is working as a chess teacher at the Elementary school took his award from the Human Resources and Finance Director Aynur Demirayak. He expressed his feelings as follows when he received his gift certificate: “Being able to achieve things for yourself is a very satisfactory feeling and I think one has to experience this feeling. When I became the founder of the name Koç Life, I felt the honor to name a newsletter in a special school like Koç. I, of course, shared this with my family and friends. Everybody congratulated me about this. And it pleased me a lot. I would like to thank every one who selected me as the founder of the name. Congratulations on the new name of our newsletter. I hope that Koç Life will be a newsletter in which all the co-workers share their thoughts and feelings. “ Hello everyone, Herkese merhaba, As I mentioned in the first edition I was delighted when I heard of the development of this newsletter as we need as many channels as possible for disseminating information internally. It is one of the biggest problems facing a large organisation. İlk sayıda da belirttiğim gibi, bu bültenin hazırlandığını duyduğumda çok sevindim; çünkü biliyorsunuz okul içinde bilgiyi yaymak için mümkün olduğu kadar çok mecraya ihtiyacımız var. Büyük kuruluşların karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlardan bir tanesi iletişimdir. As we approach the end of the year I shall therefore take this opportunity to clarify work undertaken so far and to signal some of the plans for the future. Dönem sonuna yaklaştığımız şu günlerde bu fırsatı değerlendirip şimdiye kadar yapılan çalışmaları anlatmak ve geleceğe dair bazı planlarla ilgili birtakım ipuçları vermek istiyorum. Robert Lennox Genel Müdür General Director When I first arrived, I presented a diagram to everyone that showed the students and the teachers as the focal point of the school’s work. All other functions were illustrated in relation to this centrepiece. I declared that everthing would be appraised in relation to its impact on the central goal. In relation to this policy we have made some staffing reductions and other rationalisations and redistributed the finances at the level of salary and, to a certain extent, benefits. It is intended to help to attract the best teachers to our school from both overseas and from Turkey and to further improve the position of our current staff. Obviously there will be high expectations also. The greatest challenge remains the issue of integrating the Ministry requirements with the school’s mission. There is a perceived incompatibility between preparing students to perform well at SBS and ÖSS levels and equipping them with the skills to be successful at university level and in life (reference our mission statement). Clearly we have to do both and so we must make it well-known and understood that the school has a bigger and broader purpose, but we must also start to believe that success at one is not necessarliy detrimental to the other. Learning is learning and there are many ways to learn. If we have a problem it is that, in some cases, our adoption of these ways is too narrow. In order to strengthen this dimension therefore, we will have two main priorities to impact on teaching and learning. First of all we will continue to examine and analyse how we currently teach and hence how the students learn. This will involve lesson observations by a variety of internal processes (HOD’S/identified mentors) and external mentors and consultants. The second area of focus will be to develop the expertise of ‘middle management.’ A good start has İlk geldiğimde bir diyagram göstermiştim, bu diyagramda öğretmenler ve öğrenciler okul çalışmalarının odak noktasında yer alıyordu. Diğer tüm birimler bu en önemli iki öğe ile ilişkili çizilmişti. O zaman tüm çalışmaların bu merkezi amaca etkisi doğrultusunda değerlendirileceğini açıklamıştım. Bu politikaya bağlı olarak, personel sayısını bir miktar azaltmak gibi birtakım rasyonalizasyonlar yaptık, maaş politikalarını yeniden gözden geçirdik. Tüm bunların amacı hem yurt içinden hem yurt dışından en iyi öğretmenlerin okulumuza olan ilgisini arttırmak ve mevcut çalışanlarımızın durumlarını iyileştirmekti. Tabiî bunun sonucunda yüksek beklentiler olacaktır. Milli Eğitim’in müfredatı ve kuralları ile okulumuzun misyonunu bütünleştirebilmek bizi hâlâ en çok zorlayan konu olmaya devam ediyor. Öğrencileri SBS ve ÖSS sınavlarında iyi dereceler yapmak üzere hazırlamak ile onları üniversitede ve hayatta başarılı olmak üzere donatmak (bakınız okul misyonu) arasında çok açık bir tezat var. Şüphesiz, bizim her ikisini de yapabiliyor olmamız gerekiyor, bu yüzden de herkese okulumuzun daha büyük ve daha geniş kapsamlı bir amacı olduğunu öğretmemiz ve bunun anlaşılmasını sağlamamız çok önemli. Ancak yapmamız gereken bir başka şey de bir başarının diğerine zarar vermeyeceğine inanıp bunu uygulamaya başlamaktır. Öğrenmek öğrenmektir ve öğrenmenin çok çeşitli yöntemleri vardır. Burada bir sorunumuz varsa, o da bu yöntemlerin uygulanma şekilleriyle ilgilidir. Bu yönümüzü güçlendirmek için öğretme ve öğrenmeye etki edecek iki ana önceliğimiz olacaktır. Öncelikle, mevcut öğretme yöntemlerimizle dolayısıyla öğrencilerin nasıl öğrendiği ile ilgili yaptığımız incelemelere ve analizlere devam edeceğiz. Bu çalışmalar okul içinden bölüm başkanları ya da belirlenmiş mentorlar ve okul dışından gelen mentorlar ve danışmanlar tarafından yapılan ders gözlemlerinden oluşmaktadır. Üzerinde duracağımız ikinci nokta da “orta kademe yöneticilerimizin” already been made on this front through the work of Zafer Bey, who is being employed as a consultant to develop the EAC team. Both of these areas will then be supported and developed in an on-going manner. I believe this requires a re-direction of staff training and development resources. Change and improvement come from supported work over time – not through "one-off" events. Whilst clearly there are many other areas to address, I am choosing to signal these two for our immediate attention. Finally, I would like to give you some insights into proposals for the development of the campus. As you will have noticed, a new access road has been created on the outside to link the school to the main road and we took advantage of an offer from the Highways Department to improve access and exit. In doing this we are also creating new roadways internally to improve traffic flow and safety. Basically this involves pushing the southerly and western roadways further out. The current routes will be reclaimed and there will be a line of existing and new sports facilities between our ‘new’ road and the school. These will include a sports ‘stadium’ replacing the current one, a ‘mini,’ similar facility for Elementary (enclosing a 200m track) and a swimmming pool, roughly on the site of the current sports field. We now have a "Master Plan" which includes other facilities which I will not list until the resourcing for them is secured. I would not like to raise expectations too high, but, over the next few years, there could be significant, welcome additions which will also promote our goal of offering the finest facilities to ensure that both students and staff are in a school, well-equipped to deliver its mission. Thank you for your work and commitment this year. uzmanlıklarını geliştirmek olacaktır. Bu alanda da, EAC’ye (İlköğretim İdare Komitesi) destek vermek üzere danışmanlık alınan Zafer Bey’in çalışmaları sayesinde çok iyi bir başlangıç yaptık. Sözünü ettiğim her iki alandaki çalışmalar da sürekli olarak desteklenmekte ve geliştirilmektedir. Tüm bunların, hizmet içi eğitimler ve gelişim kaynaklarının yeniden yönlendirilmesini gerektirdiğine inanıyorum. Değişim ve gelişim ancak zaman içinde desteklenmiş çalışma ile mümkün olabilir, bir defaya mahsus faaliyetlerle değil. Bu arada değinilecek pek çok konu var, bu konulardan iki tanesine hemen ilginizi çekmek isterim. Son olarak, sizlere kampusumuzdaki gelişmelerle ilgili olarak birtakım bilgiler vermek istiyorum. Okulumuzla oto yol arasında bir bağlantı oluşturacak yeni bir yolun açılmakta, olduğunu fark etmişsinizdir. Burada Karayollarının erişim ve çıkışları geliştirmek için yaptığı tekliften faydalandık. Bu arada bu gelişmeyle beraber biz kampus içerisinde de trafik akışını rahatlatıcı ve güvenliği arttırıcı birtakım düzenlemeler yapmaktayız. Kampusün güney ve batısından geçen yolları biraz daha dışarı alacağız. Mevcut yollarımız ıslah edilecek ve “yeni” yolumuz ve okul arasında mevcut ve yeni yapılacak olan spor tesislerimiz yer alacaktır. Bu spor tesisleri şu andaki stadyum yerine yeni bir “stadyum”, İlköğretim için daha küçük benzer bir tesis (200m parkurlu) ve kabaca mevcut spor alanının yerine bir yüzme havuzundan oluşacaktır. Şu anda başka tesisleri de içeren bir “Mastır Planımız” var ancak onunla ilgili detayları kaynaklar bulunup, kesinleştikten sonra paylaşacağım. Beklentileri çok fazla yükseltmek istemem ancak önümüzdeki birkaç sene içinde çok önemli, hepimizi memnun edecek birtakım ek tesislerle, hem öğrencilerine hem de çalışanlarına en iyi imkânları sunan kurum olma hedefimizi de, misyonumuzu da gerçekleştirmeye katkıda bulunmuş olacağız. Bu seneki tüm çalışmalarınız ve bağlılığınız için hepinize teşekkür ederim. Robert Lennox Robert Lennox İkinci dönem itibari ile aramıza katılanlara HOŞ GELDİNİZ diyoruz ! WELCOME to second term new comers ! Erdal Bozkır / İşletme Şefi/ Buildings & Grounds Chief Ayhan Şimşek /İşletme & Çevre Yönetim Sistemleri Elemanı/ Buildings & Grounds Staff Ayşe Dovan / Lojman Koordinatörü / Lojman Coordinator Şelçuk Türkmen /İç Hizmetler Elemanı / Housekeeping Services Staff Korkut Özyönüm / Arşiv Elemanı / Archivist What is “LAC” and “EAC”? "LAC" ve "EAC" nedir? LAC means Lycee Administrative Committee. EAC means Elementary Administrative Committee. The aim of these committees is to provide communication and cooperation among different departments in the organizational and administrative operation of the school, in order to bring the academic productivity and quality to the top level. Each school principal chairs the committee in their own schools. The General Manager and the Assistant General Manager attend these meetings only if necessary. LAC and EAC are composed of Department Heads, Academic Coordinators, Deans and Principals. LAC meets every 15 days. On special occasions or in necessary situations the committee meets two weeks on a row. EAC meets every Monday between 10:00 and 11:20. LAC (Lycee Administrative Committee), Lise İdari Komitesi demektir. EAC (Elementary Administrative Committee), İlköğretim Okulu İdari Komitesi demektir. Bu komitelerin amacı; akademik verimliliği ve kaliteyi en üst düzeye çıkarmak için okulun örgütsel ve yönetsel işleyişinde bölümler arası iletişim ve işbirliği sağlamaktır. Her iki okul müdürü kendi okullarındaki komiteye başkanlık eder. Genel Müdür ve Genel Müdür Yardımcısı sadece gerekli olduğunda toplantılara katılırlar. LAC ve EAC Bölüm Başkanları, Akademik Koordinatörler, Müdür ve Müdür yardımcılarından oluşmaktadır. LAC düzenli olarak 15 günde bir toplanmaktadır. Bazı özel durumlar veya gerekli hallerde üst üste iki hafta toplanabilmektedir. EAC her Pazartesi 10.00 ile 11.20 arasında toplanmaktadır. Türküler camdan, stres bacadan In comes the music and, out goes the stres Koç Özel lisesindeki Koromuz birlikte müzik eşliğinde iyi vakit geçirmek amacı ile Nuray Kolat ve Coşkun Bozca’nın çabaları ve Nevzat Kırılmaz’ın tecrübelerine dayanarak kurulmuştur. Koro çalışmaları her Salı ve Perşembe günleri yemek saati olan 12:00—13:00 arasında 2H müzik odasında sürdürmektedir. Şu anda Nevzat Bey’in önderliğinde devam eden koro çalışmalarını müzik öğretmenlerimizden gelecek yardımlar ile daha da ileriye taşımayı diliyorlar. Coşkun Bozca Koro hakkındaki düşüncelerini “Amacımız amatörce de olsa çalışma saatimizin dışında böyle bir aktivitenin de yapılabileceğini, kendimize de zaman ayırabileceğimizi ve o bir saatlik zaman diliminde ne kadar güzel eğlenip deşarj olduğumuzu göstermektir” diye ifade etti. Our Chorus in the Koç School was established on the basis of the efforts of Nuray Kolat and Coşkun Bozca and the experience of Nevzat Kırılmaz, in order to spend some good time with music and friends. The chorus practices take place twice a week at lunch time, every Tuesday and Thursday in 2H music room. The chorus is working with the guidance of Nevzat Bey at the moment, but they wish to improve and perform better with the help of our school’s music teachers. Koro üyeleri/Choir members: Nuray Kolat, Coşkun Bozca, Kübra Ünlü, Nilgün Dağlı, Nazan Karaçelik, Bengi Dinç, Cem Türker, Nevzat Kırılmaz, Mehmet Yalçınkaya Coşkun Bozca expresses his ideas about the Chorus as follows: “Our aim is to show that we are able to make such an activity as an avocation outside our working hours, make time for ourselves and have fun and discharged all our stresses in that one hour.” ADAM DEDMON: Adam DEDMON İlköğretim Okulumuzdaki İngilizce öğretmenlerimizden biridir. 34 yaşındaki Adam, Los Angeles, Kaliforniya’da doğmuştur. Gene İlköğretim Okulumuzda İngilizce öğretmeni olarak çalışmakta bulunan Mena Dedmon ile evlidir. Adam hayatının en güzel anının Mena ile evlendiği gün olduğunu söylüyor. Bu evliliği “hayatımın en güzel deneyimi” olarak tanımlıyor. Dedmon çiftinin iki çocukları var, beş yaşındaki Campbell ve geçtiğimiz Şubat ayında dünyaya gelen Ellery. Adam’ın bir ablası var. Tuttuğu bir takım yok. En sevdiği müzisyenler John Lennon ve Paul McCartney. Son okuduğu kitap Flannery O’Connor’ın yazdığı “The Violent Bear it Away”. En sevdiği film is Kurt Vonnegut Jr.’ın “Slaughterhouse-Five” adlı filmi, bu sanat eserinin kendi hayat görüşüne çok uyduğunu söylüyor. Koç’a gelmeden önce Gardnerville, Nevada’da 7 sene Fransızca ve İngilizce öğretmeni olarak çalışan Adam, aynı zamanda basketbol takımının da antrenörlüğünü yapmıştır. Yeniden doğsaydı öğretmenliğin yanı sıra matematikçi de olmak istermiş Adam. Hatırladığı en utanç verici anıyı şöyle anlatıyor, “Bir seferinde kontrolümü kaybedip bir gazete otomatını yumrukladım, çünkü hem paramı yutmuştu hem de gazetemi vermiyordu!”Adam’ın hatırladığı en komik an ise Bir Pearl Jam konseri sonrasında yürürken çatlağın biri onu ısırdığı zamanmış. Adam onu ısırınca Adam adamı yere fırlatmış ve arkadaşları gülmekten ölmüş. UFO görecek olsa doktorunu arayıp, ona delirdiğini söylermiş. Issız bir çölde kalacak olsa yanında bir gitar, bir kutu yiyecek ve bir voleybol topu olmasını istermiş. Ona büyük bir para çıksa sırasıyla şunları yapacağını söyledi, önce lisedeki vatandaşlık öğretmenini arayıp ne yapması gerektiği ile ilgili fikrini sorarmış, sonra hemen özel jetler satan bir yere gidermiş, Adam, zamanın çok kıymetli olduğunu ve araba ile zaman kaybetmek istemediğini belirtiyor. Bir de parasının bir kısmını mutlaka “Çocukları Kurtarın” temalı bir yardım kuruluşuna vereceğini ekliyor. UNDER THE SPOTLIGHT SPOT IŞIKLARI ALTINDA Adam DEDMON, English Teacher at the elementary school vas born in Los Angeles, California. Adam is 34 years old and is married to Mena Dedmon also an English teacher at the elementary school. One of Adam's happiest moments in his life was when he married Mena Dedmon. He describes his marriage as “the best experience of my life”. The Dedmons have two children. Five year old Campbell and Ellery, who was born in February this year. Adam has one older sister. He does not have favorite a sports team. His favorite musicians are John Lennon and Paul McCartney. The last story he read was "The Violent Bear it Away" by Flannery O'Connor. As for his favorite movie, he says “Slaughterhouse-Five" by Kurt Vonnegut Jr. is the work of art which most closely matches my view of the world”. Before coming to Koç School, he worked in Gardnerville, Nevada for seven years where he taught French, English and also coached the basketball team. If he had to do it all again, he would be a mathematician. As for his most embarrassing moment of his life, “One time I lost my temper and smashed a newspaper machine to bits because it took my money without giving me a paper.” As for the funniest thing in his life he said “One time I was at a Pearl Jam concert and some lunatic bit me as I was walking by, so I shoved him to the ground. My friends thought it was hysterical!”. If he saw a UFO, he would call his doctor and tell him that he was mentally ill. If he were stuck on a deserted island, here are the three things he would take with him: guitar, a box of food, and a volleyball. If he hit the jackpot in the lottery, here is what he would do: he would call his high school civics teacher, and ask him what he should do with it, then he would go straight to a private jet seller, he says “I wouldn't waste my time with cars!”. Even with all that money, he wouldn't forget to donate to the "Save the Children" charity. YEŞİM TÜYSÜZ: Yeşim TÜYSÜZ, 1969 yılında İzmit’te doğmuş çok hoş bir hanım. Kendisi İlköğretim Müdürü Mesrure Tekay’ın sağ kolu. Yeşim Tüysüz, “evli misiniz?”sorusuna her ne kadar “Ne yazık ki evliyim” diyor ise de eşi bu soruya “ Yaşasın evet” diye cevap veriyor. Yeşim Tüysüz’ün Eren adında bir oğlu var. Yeşim Tüysüz hayatındaki en mutlu anını oğlunun bu okula girdiği gün olarak tarif ediyor. Oğlu Eren İlköğretim Okulu'nun 3. Sınıfında okumakta. Bir kardeşi olan Yeşim koyu bir Fenerbahçe’li olarak hayatının en utanç verici anısı olarak Wembley Stadyumu’nda izlediği İngiltere 8 - Fenerbahçe 0 maçını dile getiriyor. Başına gelen en komik olay ise kendi sözleri ile aktarıyoruz: “Okurken devletin 3 aylık bursuna başvurmak için girişimde bulunmuştum. Kuyruk 3 Km falandı. Nihayet sıra bana geldi ve evrak eksik dediler. Sıradan çıktım, notere gittim, noter evrakları yaptı ve doğal olarak para istedi. Bende para yok. Saatimi ve kolyemi rehin bırakmıştım. Ertesi gün parayı götürdüm ve eşyalarımı aldım.” Bu okuldan önce birçok yerde çalışan arkadaşımız buraya Eurest –Yemek şirketinden transfer edilmiştir. Yeşim Tüysüz sağlama basmayı seven bir kişi olarak eğer bir gün UFO görürse birisini aramak yerine hemen resmini çekmeyi yeğlermiş. Birisini arayana kadar nasılda UFO gideceği için delil adına fotoğrafının olmasını daha mantıklı buluyor. Yoğunluktan sıkıldığına inandığımız arkadaşımız bir adada yalnız kalma konusuna “Keşke kalsam” diye cevap veriyor.. Bu arada haberiniz olsun lotodan ikramiye çıkarsa“Haydan gelen huya gider” inancından yola çıkarak öncelikle kimseye söylemeden paraları bir güzel harcarmış. En sevdiği film: Fight Club, Pan’ın Laneti ve No Man’s Land En sevdiği şarkı/cı: “Kimler geldi kimler geçti” En son okuduğu kitap: Zar Adam UNDER THE SPOTLIGHT SPOT IŞIKLARI ALTINDA Yeşim TÜYSÜZ is a very nice lady who was born in İzmit in 1969. She is the right hand of Mesrure Tekay, the Principal of the elementary school. Although Yeşim answers the question “Are you married?” by saying “Unfortunately, yes”. Her husband answers this question “Hurray, yes!”. Yeşim Tüysüz has a son named Eren. Her happiest moment was the day her son started this school. Eren goes to third grade in the elementary school. Yeşim, who has a brother, is an enthusiastic Fenerbahçe fan and she remembers the England-Fenerbahçe game which ended as 8-0. Having watched in the Wembley Stadium as the most embarrassing moment of her life. She describes the funniest thing that happened to her in her own words, “When I was studying, I wanted to apply for a 3 months scholarship given by the state. There was a 3 km line in front of the building. I waited and at last it was my turn and the officer told me that some of the necessary documents were missing. So I went to the notary to have them prepared, he prepared them and naturally asked for the fee. But I did not have any money! So I left my watch and my necklace as security and got my documents. The next day I brought the money and took my watch and necklace back.” Yeşim, who has worked in various companies was transferred to our school by Eurest catering company. Yeşim Tüysüz who doesn’t like to take risks very much said that she’d rather take a picture of the UFO than bother calling someone as UFO would probably disappear as soon as she called that person. We believe that she is exhausted from her busy schedule because she said “I wish I could stay alone in an island”. By the way, if she wins the lottery, she wants to spend it all without letting anybody know. Her favorite movies: Fight Club, Pan’s Curse and No Man’s Land Her favorite song: “Kimler geldi kimler geçti” The last book she read: “Dice Man” Yeni Koç Life Dergimizin Sevgili Okuyucuları, Dear Readers Of Our New Internal Koç Life Magazine, I applaud Koç Life as another way to Koç Life dergisini, topluluğumuz increase communication within our içerisindeki iletişimi arttırabilmek adına quite big community. On our large yapılan bir girişim olmasından dolayı campus, we have two schools, over two kutluyorum. Oldukça büyük olan thousand students, approximately four yerleşkemizde iki okulumuz, iki binin hundred employees including teachers üzerinde öğrencimiz, öğretmen ve and staff. Plus we have the employees of personelimizden oluşan yaklaşık dört the outside contractors such as the yüz çalışanımız var. Ayrıca, Amerikan personel of the American Hospital Hastanesinin sağlık personeli, ISS health group, ISS cleaning services, Gürsel service busses, the gardeners Temizlik Hizmetleri personeli, Gürsel and probably many others that I have Ulaşım Hizmetleri personeli, Yemek forgotten to name. In short, we are a Hizmetleri personeli, bahçıvanlar ve very big family, everyone trying to do the daha niceleri, taşeron firmalardan best they can. In this crowded and busy aldığımız hizmetler için okulumuzda environment, what we miss most is the Dr. Jale Onur görev yapmaktadır. Uzun lafın kısası, leisure time to make contacts with the Asisstant General Director biz büyük bir aileyiz ve bu ailede her other members of our community, and Genel Müdür Yardımcısı birey üstüne düşenin en iyisini yapmaya get to know them better. Therefore, çalışıyor. Bu kalabalık ve yoğun ortamda every effort to bridge the gap between members of our community is valuable. en çok özlemini çektiğimiz şey birbirimizle daha rahat va k i t g e ç i r i p , b i r b i r i m i z i d a h a ya k ı n d a n I have been asked to give some information about the tanıyabileceğimiz boş zaman yok. Dolayısıyla bu Executive Board. Maybe some of you have seen the topluluğun bir parçası olan her birey arasında bir photo of the group in the year book and wonder what köprü kurup iletişimi arttırmak için sarf edilen her they do. This group that meets monthly, either at çaba çok değerlidir. school or at Koç Holding, is chaired by Mr. Ömer M. Koç, the vice-chair, because of the health condition of Benden İcra Kurulu hakkında bilgi vermem istendi. Mrs. Suna Kıraç, who is the chair. The other members Belki bazılarınız bu grubun resmini yıllıkta görüp from the Koç family are Caroline Koç, who is also a "Acaba bu insanlar ne yapıyor?" diye merak parent of two of our students at the elementary etmişsinizdir. İcra Kurulu Başkanı Suna Kıraç’ın school; İpek Kıraç, our graduate, who cannot usually attend the meetings because she is still continuing rahatsızlığı nedeniyle her ay ya okulumuzda ya da Koç with her studies in the States, from the Koç University; Holding’de Ömer M. Koç’un başkanlığında toplanıyor. Prof. Çiğdem Kağıtçıbaşı and the founding rector Koç ailesinin Yönetim Kurulundaki diğer üyeleri aynı Tamer Şahinbaş; Dr. Ercan Cihandide, representing the zamanda velimiz olan Caroline Koç ve Amerika’da Alumni Association; the General Director of the Vehbi eğitimini sürdürmekte olduğu için toplantılarımıza Koç Foundation, Erdal Yıldırım; the Director of Finance katılamayan, okulumuz mezunu İpek Kıraç’tır. Koç of the foundation, Selçuk Bilgin, representing the Üniversitesi'nden üyelerimiz Prof. Dr. Çiğdem school, Mr. Lennox, as the General Director and myself Kağıtçıbaşı ve kurucu rektör Tamer Şahinbaş’tır. Jale Onur, the Assistant General Director. Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü Erdal Yıldırım ve Mezunlar Derneğini temsilen Dr. Ercan Cihandide Every month Mr. Lennox and I give a brief about the toplantılarımıza katılan diğer üyelerimizdir. Ayrıca, present state of the school, students, teachers, main activities, relations with the ministry, other Vakıf Finans Direktörü Selçuk Bilgin, okulumuz Genel institutions and the community. Then we talk about Müdürü Bob Lennox ve ben Genel Müdür Yardımcısı the plans for the future. The members question these Jale Onur bu kurulda görev yapmaktayız. plans and state their opinions. Sometimes they ask for Her ay Bay Lennox ve ben Yönetim Kurulu'na okulumuzun, öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin genel durumu, belli başlı faaliyetler, bakanlıkla ilgili further exploration of the topic and we invite other experts to give more detailed reports and answer questions. Based on the information and discussions that follow, important decisions such as big investments (for example konular, diğer kurumlarla ilişkiler ve topluluğumuz hakkında bilgi veririz. Daha sonra geleceğe dair planlarla ilgili konuşulur. Kurul üyeleri, bu planları sorgular ve kendi fikirlerini beyan ederler. Zaman zaman bazı konular hakkında daha detaylı bilgi isterler, konunun uzmanları toplantımıza gelerek konuyu daha detaylı bir şekilde sunar ve sorularımızı cevaplandırırlar. Bu bilgilere dayanarak yapılan tartışmalar sonucunda özellikle büyük yatırımlar (örneğin teknolojik gelişim planları, havuz yapımı, okul ücreti, maaş politikaları) programlarımızı inceleyecek ve bize incelemeleriyle ilgili raporlar sunacak olan uzmanların getirilmesi gibi önemli kararlar bu kurulda alınır. Daha sonra okul yönetimi bu kararlara uygun şekilde harekete geçer ve bunların başarıyla gerçekleştirilmesi için çalışır. Yoğun kampüs hayatımızın dışında kalan; ancak okulumuzla gerçekten ilgili kurul üyelerinin sorduğu soruları cevaplamanın çok yararlı olduğunu düşünüyorum; çünkü bizim aldığımız kararlara dışarıdan bakıp bu kararları sorgulayabiliyorlar. Bu da okulumuzu geliştirmek için gerekli olan ihtiyaçlarımızı ve stratejilerimizi daha net bir şekilde tanımlayabilmemizi sağlıyor. Hep beraber ya ş aya b i l e c e ğ i m i z , ö ğ re n e b i l e c e ğ i m i z ve büyüyebileceğimiz daha iyi bir eğitim kurumu yapmaya uğraştığımız okulumuzun arkasında böylesine deneyimli, bilgili ve iyi niyetli bir kurul olduğu için çok şanslıyız. Bu amaca hizmet eden herkese teşekkür ederim. Dr. Jale Onur VKV Koç Özel İlköğretim Okulu ve Lisesi Yönetim Kurulu The Koç School Executive Board technological development plans and the pool tuition and salary and benefit policies, the decisions about bringing in experts to examine our programs and give us reports to bring our academic decisions are taken there. Then the CAC and the top management of the school needs to act upon these decisions and see them accomplished. I find it very useful to have to answer the questions asked by these geniunely interested board members who are outside of our busy campus, so that they can look at and question our decisions from a distance. It helps us to define our needs and strategies for the advancement of our school clearly. We are lucky to have such experience, wisdom and good-will at the service of our school, trying to make it a better place to live, learn and grow all together. Thanks to everyone who contributes to this aim. Dr. Jale Onur Yurtdışı Üniversite Ofisinden Teşekkürler “Dear Friends, “Sevgili Arkadaşlar, As you can see from the acceptances board on the stairs going up to A and B blocks in the Lise, the seniors have done very well this year despite the fact that the number of applications keeps increasing. Also, our students who applied for financial aid have received at least one offer each and this makes us very proud as well. Given the current state of the US economy, this is an amazing success despite the budget cuts. As the Overseas College Guidance Office, we would like to thank all of you for being a part of this achievement, be it through teaching, supervising projects, guiding the art portfolios or writing recommendations. Without your support, none of this would have been possible. We hope to share many more great news in the years to come.” Lise bölümünde A-B bloklara çıkan merdivenlerdeki panomuzda gördüğünüz gibi son sınıflar bu sene üniversite başvuru sayılarındaki artışa rağmen çok iyi sonuçlar elde ettiler. Ayrıca, başvurularından burslu başvuran öğrencilerimizin en az bir tane kabulünün gelmiş olması bizlere çok gurur verdi. ABD ekonomisinin mevcut durumunu ve yapılan bütçe kesintilerini göz önüne aldığımızda bu gerçekten büyük bir başarı. Yurtdışı Üniversite Danışmanlık Ofisi olarak gerek öğretmen, gerek proje danışmanı, gerek sanat portfolyosu danışmanı olarak, gerekse tavsiye mektupları yazarak bu büyük başarının bir parçası olduğunuz için size teşekkür ederiz. Sizin desteğiniz olmadan bunların hiçbiri mümkün olamazdı. İleriki yıllarda da daha nice güzel haberleri paylaşmak umuduyla.” THE BIRTH OF “KOÇYASA”(KOÇLAW) KOÇYASA’NIN DOĞUŞU Uzun süredir okulumuzda “geribildirim” alma ve verme ile “profesyonel gelişim”i öğretmen ve liderin birlikte yönetmesi konusunda etkili bir yöntem gereksinimini hissediyorduk. Mevcut değerlendirme araçlarımız, günümüzün değişen ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyordu. “Okullarda Yetkinlik Bazlı Performans Değerlendirme” başlığını ilk duyduğumda bu kavramın bize uyabileceğini düşündüm. Yetkinlik bir tanıma göre: Görev ve sorumluluk alanındaki başarı ya da başarısızlığı belirleyen bilgi, beceri, tutum ve davranışlar bütünüdür. For a long time, we have felt the necessity for an effective method regarding giving and receiving “feedback” and management of “professional development” by the teacher and the leader together. Our current assessment tools were not sufficient to meet the changing needs of today's world. Mesrure Tekay İlköğretim Müdürü Elementary School Director Yetkinliklerin belirlenmesi ve herkes tarafından bilinmesi sayesinde, objektif değerlendirme ve profesyonel gelişimde yol gösterici olabileceğini anladım. Ayrıca, geribildirimlerin somut temellere dayandırılması yoluyla gerçekten hangi alanda gelişim sağlanması gerektiği de netleştirebilecekti. Konuyu gündeme getiren EAC üyelerinin önayak olmasıyla Kültür Üniversitesi Öğretim Görevlisi Zafer Erkoç’la Mart ayı içinde bir hafta sonu Pazar günü çalışmaya başladık, Pazartesi günü devam ettik. Çalışma çok verimli geçti ve grubun dinamik yaklaşımı ve motivasyonuna bakarak daha fazlasını yapmaya istekli ve hevesli olduğumuzu anladık. Böylece kısa zamanda organize olup Nisan ayı başında bahar tatilinin başladığı hafta sonunda iki günlük bir çalışmayla bu konuda yol almak istediğimize karar verdik. Genel Müdürümüzün ve İnsan Kaynakları ve Mali İşler Müdürümüzün olumlu yaklaşımıyla plan kesinleşti ve İÖO Bölüm Başkanları, Koordinatörler, Müdür Yardımcıları, iki öğretmen arkadaşımız, İnsan Kaynakları Uzmanı ve İnsan Kaynakları ve Mali İşler Müdürümüzle birlikte 20 kişiden oluşan bir ekiple Şile’de bir otelde çalışmaya başladık. Oldukça yoğun ama bir o kadar da keyifli bir biçimde çalıştık ve kısa zamanda ortaya çok güzel ürünler çıkardık. Önce temel amaçlarımızı belirledik, daha sonra süreçleri oluşturduk ve en önemlisi, yetkinlikleri belirledik. Temel, Yönetsel ve Akademik Yetkinliklerin çoğu orada belirlendi ve düzeyler tanımlandı. Keşfeden, Gelişen, Usta ve Yıldız olmak üzere dört düzey üzerinde fikir birliğine vardık. Daha sonra yaptığımız ileri çalışmalarda toplam 16 temel, 11 yönetsel ve 10 akademik yetkinliğe ulaştık. Yetkinlik kitabımıza güzel de bir isim bulduk. KOÇYASA! When I first heard about the concept of “Competency Based Performance Assessment in Schools”, I thought it would fit us. Competence is described as: “All the knowledge, skills, attitudes and behaviors that determine the success or failure in the field of duty and responsibility”. I understood that identification of these competencies and making them known by everyone can be leading in objective assessment and professional development. Furthermore, I also understood that when you base your feedback on concrete foundation, you get a clearer picture of the necessary field of development. With the initiation of the EAC members who brought this subject up, we started to work with Zafer Erkoç, a Lecturer at Kültür University on a Sunday in March and continued to work on the next Monday. It was a very productive workshop and considering the dynamic attitude and the motivation of the group, we decided that we are all eager and enthusiastic to do more. Therefore, we organized within a short period of time and decided to have another workshop on the first weekend of the Spring Break in April and move further on this subject. Our plan was also approved by our General Director and Finance & HR Director and we had our workshop in a hotel in Şile with the attendance of our Elementary School Department Heads, Coordinators, Deans, two teachers, HR Expert, Finance and HR Director, as a team of 20 people. It was a very intense yet very pleasurable workshop and within a short period of time, we managed to produce very good results. We initially designated our fundamental aims, then we produced the processes and most importantly we determined the competencies. Most of the fundamental, administrative and academic competencies were determined there and the levels were completed. Discoverer, Developer, Master and Star are the four different levels we agreed on. We reached a total of 16 fundamental, 11 administrative and 10 academic competencies in the advanced workshops we did later on. We also found a very nice name for our competency book. KOÇYASA! – KOÇLAW! Çalışmamız devam ediyor. Bir yandan yaptıklarımızı rafine ederken bir yandan da İş Analizleri ve İş Tanımlarımızı hazırlıyoruz. Hedefimiz Haziran sonuna kadar bütünü tamamlamak ve kitabımızı ortaya çıkarmak! Bir yandan İngilizce'ye çevrilen bu döküman yeni dönemde hem mevcut öğretmenlerimizin hem de yeni gelecek olan öğretmenlerimizin ve yöneticilerimizin pusulası olacak ve hepimize aynı yönü göstererek Koç öğretmeni, yöneticisi, eğitimöğretim lideri olmayı başarmamızı sağlayacak. En önemlisi, öğrencilerimizin daha iyi bir eğitim ve öğretim almasına katkı sağlayacak. Our studies continue. While we refine what we have done so far, we also prepare Job Analysis and Job Descriptions. Our target is to complete the whole thing by the end of June and publish our book! This document which is also being translated into English, will be the compass for both our current teachers and the new coming teachers and administrators, and by showing all of us the same direction, it will make us achieve being a Koç teacher, administrator and teaching & education leader. More importantly, it will contribute to the better education of our students. EAC’ye teşekkür ediyorum, onlar olmadan bu işi başaramazdık. I would like to thank EAC, we couldn't have achieved this without them. Mesrure Tekay Mesrure Tekay Kreş’te Farklı Kültürler Haftası Ayşegül Saydam & Karrie Erenoğlu Dilleri, gelenekleri, kültürleri farklı olan insanların sadece oyun ve hayal gücü ile nasıl sıkı dostluklar kurabildiklerini merak ediyorsanız; sorunuzun cevabını çok uzakta değil Kreş’te bulabilirsiniz. Geçtiğimiz ay Kreş öğrencileri eşsiz bir deneyim yaşadılar. Öğrenciler farklı kültürleri daha iyi tanımak için evden getirdikleri eşyalar ile sınıflarını süsleyip, bir kültür köşesi oluşturarak farklı kültürlere ait gelenekleri dramatize ettiler. Derslerimizde farklı kültürlere ait hikaye, dans, yemek, müzik, şarkı, drama ve oyunlara da yer verdik. Kültürler Haftası, Türk Günü’nde çocukların bol köpüklü Türk kahvesi içip, ellerine kına yakarak geleneksel Türk kına gecesinin ambiyansını yaşamalarıyla başladı. Öğrencilerin katıldıkları Hawaii Hula dansı, Japonlar gibi çubuklarla yemek yeme, Meksika Pinatası kırma, Afrika kabile dansı ve yüz boyaması, Kaliforniya’da okyanusta sörf yaparken köpekbalıklarından kaçma aktiviteleri kültür haftasından hatırda kalıcı sahnelerdi. ‘Farklı Kültürler’ haftasının çocukların kültürler arasındaki benzerlikleri ve farkları anlayarak, onların iyi birer dünya vatandaşı olmasına çok büyük katkıda bulunduğuna inanıyoruz. International Culture Week at the Kreş If you are curious to see how people who do not share common languages or cultures can become best friends through the common languages of play and imagination, you need not go any further than the Kreş. Last month, students at the Kreş were immersed in a unique global experience as they celebrated International Culture Week. Children decorated their classroom with various cultural items brought from home, and built their very own Cultural Center where they could role play cultural traditions from many different countries. During the week, lessons included music, dance, drama, food, games and stories from around the world. The week kicked off with Turkish Day, where children tasted sweet foamy Turkish coffee and painted their hands with henna in a lesson about Turkish traditions. Highlights of International Culture Week included Hula dancing, eating rice with chopsticks, breaking a Mexican Piñata, African tribal face painting, and avoiding sharks in a California surf drama. We believe that International Culture Week is about appreciating the similarities and differences between people so that children will become dynamic global citizens of the future. Bugün Öğretmen Yarın Öğrenci Today a Teacher, Tomorrow a Student Nalan Şenalp 1970’li yılların sonları, öğretmenliğimin ilk yılı, Göztepe'de, adının bile zor söylendiği bir okul. Türkiye’de zor zamanların yaşandığı bir ortamda arkadaşlık bağlarıyla kenetlenenler 33 yıl sonra, geçen zamana inat bir aradalar. Beni mutlu eden, bunca yıldan sonra okula, öğretmenlerine ve arkadaşlarına olan bağlılıkları. ’’Öğrenmenin’’ en büyük mutluluk olduğunun bilinciyle 30 küsur sene önce mezun ettiğim öğrencilerimle halk oyunlarımızı öğrenmek için bir ekip oluşturduk. Çalışma mekânımız olarak eski anıları da canlandırmak için Göztepe’deki okulumuzu tercih ettik. İran Şahı’nın, Cumhuriyetimizin 50. yılı nedeniyle kendi adına modern bir okul yapılması için bağışta bulunduğu ama bir spor salonu bile bulunmayan okulun soğuk koridorlarında, sıcacık bir ortamda çalıştık. Bir, birbuçuk ay gibi çok kısa bir süre Artvin yöresi oyunlarını 1979 mezunumuz Metin Sarıçayır’ın sabırlı, hoşgörülü öğretmenliğiyle öğrendik. Öğrencim yıllar sonra öğretmenim olmuştu. 1977- 1988 arası liseden mezun olan 170 kişilik bir izleyici grubuna ilk gösterimizi 14 Mart 2010’da gerçekleştirdik. Gruptan bir kişi hariç diğerleri 45 yaş üstüydü ve çoğu ilk defa halk oyunu oynuyordu. Çok heyecanlıydık gösteriye çıkarken. Bir başka güzel tarafı ise sponsorumuz Uygun Beyazo’nun kızı, Duygu’nun da benim öğrencim olması ve 2007 yılında Koç Özel Lisesi'nden mezun olmasıydı. Öğretmenlik mesleğinin birçok güzel yanlarından biri de mezun ettiğiniz öğrencilerinizin çocuklarını da okutup hala mesleği coşkuyla, zevkle, sevgiyle sürdürmenizdir. ”Hayat aldığımız nefes sayısı ile değil nefesimizi kesen anların sayısı ile ölçülür” Anonim It was the end of the 1970s, my first year as a teacher, in a school in Göztepe for which I could hardly pronounce the name. Friends who interlocked with each other in those hard times are still together after 33 years, despite the time that passed unmercifully. What makes me happy is their loyalty to their school, their friends and their teachers. We have made a folk dance team with my students who graduated 30 something years ago with the knowledge that “learning” is the biggest happiness of all. We decided to use our old school in Göztepe in order to revive the old memories as a practice place. We worked in the cold corridors of this school which was built with the donations of the Iranian Shah on th the 50 Anniversary of the Republic in his name. The school was supposed to be a modern school, but it did not even have a gym. However, we practiced with a great enthusiasm. We learned the Artvin region folkloric dance in one and half months from our patient and tolerant teacher, Metin Sarıçayır, who was our 1979 graduate. My student became my teacher after so many years. We made our first show to the audience of 170 (1977-1988 graduates) on March 14, 2010. Everybody in the group except one person was over 45 and most of them performed folkloric dance for the first time in their lives. We were very excited before the show. Another nice coincidence was that our sponsor, Uygun Beyazo’s daughter, was also my student, and she graduated from the Koç School in 2007. One of the best things about being a teacher is that you can teach the children of your students that graduated and still continue to teach with the same enthusiasm, joy and love. “Life is not measured by the number of breaths we take, but by the number of moments that take our breath away.” Anonymous Koç Topluluğu, sosyal The Koç Group has once ÜLKEM İÇİN KIZILAY KAN BAĞIŞI sorumluluk bilinci more proven that it is a “KIZILAY BLOOD DONATION” konusunda örnek bir pioneer institution in kurum olduğunu bir kez terms of social daha büyük bir projeye responsibility by carrying imza atarak ispatladı. Hem out a new, huge project. bireysel hem de kurumsal Koç Holding, who believes olarak bilinçli bir in the necessity of duyarlılığın geliştirilmesi ve conscientous development sorunlara sahip çıkıp of the personal as well as çözümün bir parçası haline gelinmesinin gerekliliğine the institutional sensitivity and maintaining the inanan Koç Holding, 8 Nisan, Perşembe günü problems and be part of the solution, brought Holding binasında yapılan bir toplantı ile tüm Koç together all the Koç Group companies, district and Topluluğu şirketleri, bölge ve bayi temsilcilerini bir th agency representatives on April 8 , 2010 at Koç araya getirdi.Katılımcılara 31 Mayıs 2010 tarihinde Holding's headquarters. The attendees were başlayacak olan “ÜLKEM İÇİN! DÜŞÜNMEYE VE informed about the campaign “FOR MY COUNTRY! ÜRETMEYE DEVAM - “Ülkem İçin Kızılay Kan Bağışı” CONTINUE TO THINK AND PRODUCE – Kızılay Blood kampanyası hakkında geniş bilgi verildi. Projeye, Donation for my Country”. All the establishments holding bünyesindeki tüm kurumların kendi within the Koç Group are expected to support the kurumlarında oluşturacakları çalışmalar ile destek project with their own plans within their vermeleri bekleniyor. Toplantıya VKV Koç Özel organization. Özgür Özden (Academic), Meltem Yeni İlköğretim Okulu ve Lisesi’ni temsilen Özgür Özden (HR), Nazan Erkmen ve Pınar Çelikörslü (IAO) (Akademik), Meltem Yeni (İK), Nazan Erkmen ve attended the meeting as representatives of the Koç Pınar Çelikörslü (KİO) katıldı. Başta çalışanlar olmak School. In our school, the employees and parents will üzere kan bağışı yapmak isteyen gönüllüler tespit edilerek okulda kurulmuş olan Kızılay Şubesi vasıtası be invited to donate blood through the Kızılay Office ile çalışanlar ve velilerimiz kan bağışı yapmaya davet that will be established in the school and the volunteers will be identified with their application. edilecektir. English Book Club İngilizce Okuma Kulübü By Stella Risi İngilizce Okuma Kulübü üyeleri 19 Mart Cuma günü Kadıköy’deki Çiya Restoran’da buluşup, harika bir akşam geçirdi. On üç üyenin sadece yedi tanesinin katılabildiği toplantı eğlenceli olduğu kadar verimli de geçti ve yeni arkadaşlıkların temelleri atıldı. Tabii müthiş yemekler ve harika ortam da geceden aldığımız zevki arttırdı. Elif Şafak’ın kitabı Baba ve Piç’in İngilizcesi olan The Bastard of İstanbul’u tartıştık toplantımızda. Toplantının sonunda kitabın mizah ve İstanbul ile ilgili anekdotlarla dolu olduğuna ve bunları sadece bir gecede hakkını vererek tartışmanın mümkün olmadığına karar verdik. Romanlar bir grup içinde tartışılınca daha da fazla anlam kazanıyor ve insan o zaman, romanı sadece bir kere okuyunca ne kadar çok şeyi kaçırabildiğini fark ediyor. Kulübümüzün Türk üyesi Rafiye bizi Türk kültürü hakkında emin olamadığımız bazı yönlerle ilgili aydınlattı. Teşekkürler Rafiye. Hepimiz bir sonraki kitabımız olan Karen Joy Fowler’ın yazdığı The Jane Austen Book Club (Jane Austen Kitap Kulübü) adlı kitabımıza başladık. Mayıs’ın ilk hafta sonu bu yeni kitabı tartışmak için buluşacağız. Katılmak isteyen herkesi aramızda görmekten mutluluk duyarız. The members of the English Book Club had a great time on Friday th the 19 March at Ciya Restaurant in Kadikoy. Only seven of the thirteen members could meet, but the evening proved to be most informative and new friends were made. The fantastic food helped with the ambience even further. We discussed The Bastard of Istanbul by Elif Safak and resolved that it was so packed with humour and believable anecdotes about Istanbul that it was impossible to give the novel its full due in just one evening. Novels take on more significance when discussed by a number of people and one realises how much can be missed in just one reading of it. Our Turkish member was able to advise us on some aspects of Turkish culture which we were not sure about. Thank you, Rafiye. We have all begun our next novel, The Jane Austen Book Club, by Karen Joy Fowler and will organise a meeting to discuss this novel on the first weekend in May. We welcome any new members. SİBEL BUTTERWORTH: Hayat felsefesi olarak “ Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol” sözlerini benimseyen İngilizce öğretmenimiz Sibel BUTTERWORTH İstanbul doğumlu olup 44 yaşındadır. İki kız kardeşin ufağı olan Sibel Hanım Fenerbahçe takımını tutuyor. Sibel Hanım Üsküdar Amerikan Lisesi Fen Bölümü Başkanı Dr. Simon Butterworth ile evlidir. Butterworth çiftinin 5.sınıfa giden Didar Evren adında 11 yaşında bir kızları var. Sibel Hanım VKV Koç Özel İlköğretim Okulu’na gelmeden önce Gebze'de bulunan ve üstün yetenekli çocuklar için eğitim veren Türk Eğitim Vakfı İnanç Türkeş Özel Lisesi'nde görev yapmıştır. Bir adada mahsur kalırsa yanına ailesini, kitaplarını ve resim albümlerini alırmış. Sibel Butterworth en utanç duyduğu anın ise İnanç Lisesin’deki öğretmenliğinin ilk senelerinde dersini unutunca okulun genel müdürünün kendisinin yerine derse girdiği gün olduğunu paylaşıyor. “Bu olayın üstünden 15 sene geçti ama ben bu olayı hâlâ dün gibi hatırlarım. ” diyor. Sibel Hanım’ın hayatının en mutlu anları: Koç İSTA festivali, kızının dünyaya geldiği an ve Master programını tamamlayıp diplomasını İngiltere’deki törende üniversite rektöründen aldığı gün. Tekrar dünyaya gelse yine eğitim alanında olmak istiyor. Lotodan büyük ikramiye kendisine çıkarsa, ilk olarak kaybettiği eğitimci babasının adına küçük bir Ege köyünde okul yaptırır, daha sonra tüm ayakkabı mağazalarına gider, ama elbette Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'ne ve Atatürk’ün kurduğu kurumlara yardım etmeyi de ihmal etmezmiş. En sevdiği filmler: Hair Müzikali, Dondurmam Kaymak En sevdiği sinema sanatçıları/şarkıcılar: Kevin Spacey, Johnny Depp, Sertap Erener, Candan Erçetin, Göksel, Pink Floyd, Deep Purple, Nirvana, Corrs, Eric Clapton En son okuduğu kitap: Soner Yalçın “ Bu Dinciler Bizim Müslümanlardan Değil” ve halen okumakta olduğu kitap “Wild Swans”. UNDER THE SPOTLIGHT SPOT IŞIKLARI ALTINDA Sibel BUTTERWORTH, 44, born in Istanbul, is an English teacher at our school and she adopts the idea “you either have to look like you are or be like you look” as her philosophy in life. She has an elder sister and is a fan of Fenerbahçe. Sibel is m a r r i e d t o D r. S i m o n Butterworth, the head of Science Department in Üsküdar American School. The couple has a daughter, Didar th Evren (11) who goes to 5 grade. Sibel had worked in Inanç Foundation Private Inanc High School before she started to work for the Koç School. If she gets stuck on a deserted island, she would take her family, her books and her photo albums with her. When we ask Sibel about her most embarrassing memory, she says that it was the first years of her teaching at the Inanç High School, when she forgot her class and it was substituted by the general director of the school. She says ” It’s been 15 years now but I still remember that incident like yesterday.” Sibel Butterworth’s happiest moments in her life are: Koç ISTA festival, birth of her daughter and the day when she got her diploma from the University Rector at the end of her masters' program in England. If she was reborn, she would again work in the field of education. If she hits the jackpot she would like to build a school in a small village in the Aegean coast. Then she would go to shoe stores but she would also support and help the Association of Developing Contemporary Life and Atatürk’s institutions. Her favorite movies: The Hair Musical, Dondurmam Kaymak. Her favorite celebrities: Kevin Spacey, Johnny Depp, Sertap Erener, Candan Erçetin, Göksel, Pink Floyd, Deep Purple, Nirvana, Corrs, Eric Clapton. The last book she read is Soner Yalçın’s “These radicals are not from our Muslims” and she is currently reading “Wild Swans”. GILBERT EVANS: Gilbert EVANS, the 41 years old science teacher, is one of the tallest teachers of the Koç School. The Norwich, UK born science teacher has worked at an 11th and 12th grade college in the UK. He is married to Şebnem Evans, a science dept. head in the elementary school. The Evans couple has two sons: a 13 years old and a 6 years old. Gilbert has no favorite sports team; he says he does not have time to follow a team. Gilbert says if he had a chance to be reborn he would be a Forensic pathologist. He describes the happiest moment of his life as. “Being present at the birth of my first son” and most embarrassing moment as: “ At the end of a bus journey to Topkapı asking the bus driver where the palace was. This was in my first year in İstanbul.” If Gilbert by chance would see a UFO he would immediately call a psychologist. This realistic science teacher has a favorite saying by William Penn, the Englishman who went to the new world as owner of the colony of Pennsylvania, “I shall pass through this world but once. Any good therefore that I can do let me do it now, for I shall not pass this way again.” His favorite singer is Paul Robeson. The last book he read is “The Uses and Abuses of History” by Margaret Macmillan. If Gilbert would be stuck on a deserted island the three things he would take with him are, a machete, a tinder box, and a copy of the Rubaiyat of Omar Khayyam. If he hits the Jackpot, first he would smile and would go directly to an antique furniture shop. After buying lots of antiques, he would also make a big donation to World Land Trust (it buys areas of rain forest to establish permanent nature reserves). UNDER THE SPOTLIGHT SPOT IŞIKLARI ALTINDA 41 yaşındaki Fen Bilgisi öğretmeni Gilbert EVANS, okulumuzun en uzun boylu öğretmenlerinden biridir. Norwich, İngiltere doğumlu olan Fen Bilgisi öğretmenimiz, İngiltere’deyken 11. ve 12. sınıflara öğretmenlik yapmış. İlköğretim okulumuzdaki Fen Bilgisi bölüm başkanı Şebnem Evans ile evli olan Gilbert’ın Lewis (13) ve Leonard (6) adlarında iki oğlu var. Gilbert’ın tuttuğu bir spor takımı yok, bir takımı takip edebilecek, taraftarı olabilecek zamanının olmadığını söylüyor. Yeniden dünyaya gelme şansı olsaydı adli tıp patologu olmak istermiş. Hayatının en mutlu anını şöyle tanımlıyor: “İlk oğlumun doğumunda bulunmak...”, Gilbert, hayatının en utanç verici anını ise “Topkapı’ya giden bir otobüste geçirdiğim uzun yolculuğun sonunda saray nerede diye otobüs şoförüne sorduğum an.... İstanbul’daki ilk senemdi!” diye anlatıyor. Olur da Gilbert bir gün bir UFO görürse hemen bir psikolog arayacağını söylüyor. Bu gerçekçi Fen Bilgisi öğretmeninin en sevdiği söz William Penn adında yeni dünyaya Pennsylvania kolonisinin sahibi olarak giden bir İngiliz’in sözüymüş; “Bu dünyadan sadece bir kez geçerim. Bu sebeple yapabileceğim iyi ne varsa izin verin yapayım; çünkü aynı yoldan bir daha geçemem.” Gilbert’ın en sevdiği şarkıcı Paul Robeson, son okuduğu kitap ise Margaret Macmillan’ın “The Uses and Abuses of History” adlı kitabıymış. Gilbert bir adada mahsur kalsa yanında geniş ağızlı bir pala, kav ve Ömer Hayyam’ın Rubaiyat’ı olsun istermiş. Büyük ikramiye ona çıksa, önce gülümser sonra da hemen bir antikacıya gidermiş. Birçok antika mobilya aldıktan sonra parasının bir kısmını da Dünya Arazi Birliği’ne (World Land Trust- bu birlik, kalıcı doğal rezerv oluşturmak amacıyla yağmur ormanlarını satın alıyor) bağışlarmış. You ask HR answers Sizin sorun,IK cevaplasın Soru: Elif Küçükkebabçı: “Okulumuzda dil tazminatı ve lisansüstü eğitimini tamamlayan öğretmenlerimiz için yapılan uygulamalar var. Bu haklardan sadece öğretmenlerimiz yararlanabiliyor, idari personel yararlanamıyor. Bu haklardan yararlanma imkânımız gelecek yıllarda olacak mı, ya da olamama nedenleri nelerdir? “ Cevap: Aynur Demirayak: “Bu gerçekten güzel bir soru, ücret sistemimizi kısaca anlatabilmem için önemli bir fırsat yarattı. Ayrıca İK Web sayfasında yer alacak olan sıkça sorulan sorular bölümünü de bu soruyla başlatmış olacağız. İdari (akademik olmayan) organizasyonumuzda belli pozisyonlar ve bu pozisyonların üstlendiği belli görevler var. Her bir pozisyonda yapılan işler belli bazı kriterlerle değerlendirilip puanlanıyor ve o pozisyonun ücret seviyesi önceden belirleniyor. Belli bir pozisyona atanan bir çalışanın, önceden tanımlanmış görevleri başarıyla yerine getirebilmesi için bazı yetkinliklere sahip olması beklenir. Örneğin bir pozisyona atanacak kişinin iyi derecede İngilizce bilmesi gerekiyorsa ve bekleniyorsa, başvuran adaylar arasından bu koşulu sağlayabilenler değerlendirmeye alınır. O pozisyon için ücret önceden belirlenmiştir ve atanan kişiye İngilizce bildiği için ayrıca ödeme yapılmaz. Aynı pozisyona atanacak kişi için ayrıca 4 yıllık üniversite mezunu olma şartı varsa, üniversite mezunu adaylar yanında, yüksek lisans derecesi olup bu pozisyona başvuran adaylar da değerlendirmeye alınabilir. Ancak bu pozisyon için tanımlanmış görevlerin başarıyla yerine getirilebilmesi için yüksek lisans derecesi gerekli bir koşul olarak belirlenmemiştir. Kişinin yüksek lisans derecesi olması, belki diğer adaylar arasından sivrilmesini ve tercih edilmesini sağlayabilir ancak ücrete artı bir etkisi olmaz veya ek bir ödeme yapılmaz. Bir pozisyon için yüksek lisans derecesi aranıyorsa, o pozisyon için belirlenen ücrete bu durum yansıtılmış olacağından pozisyona atanan kişiye yüksek lisans derecesi için ayrıca bir ödeme yapılmaz. “ Question: Elif Küçükkebabçı: “There are some extra benefits for teachers who have completed their post graduate education or have good command of additional languages. Only the teachers benefit from these advantages, the administrative personnel can not. Are we going to be able to benefit from these attributes in the future? Are there specific reasons why we can not have these benefits?” Answer: Aynur Demirayak: “This is really a very good question; it gives me an opportunity to briefly inform everyone about our waging system. We will also begin our section called “Frequently Asked Questions” in the HR Website, with this particular question. There are certain positions in our administrative (non-academic) organization and certain duties that these positions undertake. The work that is carried out in each position is assessed using various criteria and graded then the wage level of that position is pre-determined. An employee appointed to a certain position is expected to have some competency in order to fulfill the predefined duties. For example, if it is necessary for the person to be appointed to a certain position to have good command of English, then only the nominees who fulfill this qualification can be evaluated. The salary for that position is predetermined and the appointed person will not be paid any extra money for his/her knowledge of English. If there is a condition that the nominee has to be a university graduate (4 years), the nominees with a master’s degree can also apply and be evaluated for that position. However, master’s degree is not considered as a necessary condition in order to fulfill the tasks of this particular position. Having a master’s degree might make him stand out among the other nominees and s/he might be preferred because of this reason, however, this would not have any additional effect to his/her salary or in other words s/he would not be paid an extra amount of money for this additional attribute as this is not a necessary condition for the position. If having a master’s degree is a necessary condition for the position, then the salary is already adjusted accordingly and therefore that person will not be paid extra for his/her master’s degree. “ Fun Pages Eğlenceli Sayfalar Coşkun Bozca yaklaşık 5 yıldır resim yapıyor. Coşkun Bozca has been painting for more than five years. Hakan Şentürk 2004 yılından beri Aygaz – Opet Türk Müziği Korosu ile konserler veriyor. HIDDEN TALENT NR. 3 Hakan Şentürk has been singing in the Aygaz-Opet Turkish Music Chorus since 2004. Didem Gürzap TONI & GUY’dan saç mankeni olma teklifi almış ve saç mankeni olarak podyuma çıkmıştır. Didem Gürzap received a proposal to be a hairmodel for TONI&GUY, and so she hit the catwalk. Not: Resimler facebook’tan alınmıştır ve durumu ispiyonlayan ödüllendirilmiştir. PS: Pictures have been taken from facebook and the people who passed on this news has been rewarded. HIDDEN TALENT NR. 2 HIDDEN TALENT NR. 1 HIDDEN TALENTS AMONG US - ARAMIZDAKİ GİZLİ YETENEKLER Fun Pages KOÇMOPOLİTAN Eğlenceli Sayfalar Cosmopolitan’ın mankenleri ağırladığı nice sayılarına nispet olsun diye size bu sayıda Koçmopolitan’ı sunuyoruz. Koçmopolitan’ın bu sayısındaki konuklarının bu sayıya konuk olduklarından haberleri yok. Temamız ünlü model ve sinema sanatçılarının maruz kaldığı klasik konu: “Öncesi ve Sonrası”. Öğretmenler Günü kutlaması geçmiş olabilir ama o gecenin öncesi ve sonrası halen tazeliğini koruyor. We present you Koçmopolitan in this issue in order to spite Cosmopolitan that hosts many famous models… The ladies you see here are not aware of the fact that they will appear as guests in Koçmopolitan this issue. Our theme is the classical subject all the famous models and celebrities are exposed to: “Before and After”. The Teacher’s Day celebrations might be over but the news about the "before and after" of that night is still fresh. Öncesi Before Öncesi Before Sonrası After Sonrası After Öncesi Before Öncesi Before Sonrası After Sonrası After Öncesi Before Öncesi Before Sonrası After Sonrası After Öncesi Before Öncesi Before Sonrası After Sonrası After “Ah ne güzel resimler, ama öncesi böyleymiş sonrası harika” diye bakmayın bu yazıya. Buradan çıkartılacak elbette önemli bir mesaj var: Gittiğiniz kuaföre dikkat edin! Öncesi Before Do not just look at these pictures and say “Oh, how nice, 'before and after' pictures”, there is a very important message to take from this: Fun Pages Eğlenceli Sayfalar “Be careful where you go to have your hair done!” Sonrası After Sizinle Gurur Duyuyoruz ! We are proud of you! Koç Grubu bünyesinde geleneksel olarak düzenlen. Koç Topluluğu Spor Şenliği'ne katılan Basketbol Takımımız başarıdan başarıya koşuyor. Otokoç, Koçtaş ve Arçelik' i yenen takımımız ilk 8 arasına girerek adını çeyrek finale yazdırdı. Ayakta-standing up: Adam Dedmon, Nuri Yoldaş, Tümay Dovan, Aykut Coşkun, Özgür Özden, Mustafa Sağlam Ön sıra-front row: Ediz Akkurt, Tim McLermon, Coşkun Bozca, Aziz Çınar, Hakan Şentürk, İbrahim Kurşunlu Leyleğin Getirdikleri: Brought by the Stork: We congratulate and wish them our best. Tüm anne ve babaları tebrik ediyor, bebeğe uzun ve sağlıklı bir ömür diliyoruz Koç Life is Koç School’s biannual internal newsletter produced by the School Administration. It aims to form a platform to share internal information, to create awareness of existing resources and ensure regular flow of updated information. Koç Life, VKV Koç Özel İlköğretim Okulu ve Lisesi’nin okul idaresi tarafından yılda iki kere çıkarılan dahili bir bültendir. Bu bültenin amacı okul içi bilgi paylaşımı için bir platform oluşturmak, mevcut kaynaklarla ilgili farkındalık yaratmak ve güncellenen bilgilerin düzenli olarak akışını sağlamaktır. Editor in Chief: Aynur Demirayak Publications Coordinator: Pınar Çelikörslü Special thanks to : Rafiye Duru, Annie Özsaraç, Didem Gür’eş We would like to thank all our contributors. Tüm katılımcılara ve bize destek verenlere teşekkür ederiz Comments and Suggestions: We welcome your feedback on our newsletter. Please let us hear from you with comments or suggestions for future editions. Yorum ve öneriler: Bülten ile ilgili yorum ve önerileriniz bizler için önemli. Lütfen yorum ve önerilerinizi yollamak konusunda tereddüt etmeyiniz. Bir sonraki sayı için paylaşımlarınızı bekliyoruz. Email: [email protected] [email protected] Koç Life the proud parents • A baby girl to Fatma Bozdemir /High School Science Office • A baby girl to Ayça Özbatır/Elementary School Counseling Office, • A baby girl to Koray Öztoprak /Elementary School English Teacher, • A baby girl to Müjgan Cantimur Goral / Elementary School English Teacher, • A baby girl to Mina & Adam Dedmon/ Elementary School English Teachers,, • A baby girl to Gülin Hodara/Elementary School Teacher, • A baby girl to Vahide Erkan / Grade 4&5 Coordinator, • A baby girl to Alihan Toker / Turkish University Councelling Office • A baby boy to Güray Yeşilyurt /Security Office, • A baby boy to İbrahim Koç / Technical Department, • A baby boy to Sibel İzgiman Head of Turkish University Counceling Office, • A baby boy to Evrim Demirören / Turkish Language Department, • A baby boy to Deniz Yonga and Hamdi Tuncer / Teachers from High School, • A baby boy to Canan Yertek / Human Resources Department, • A baby boy to Yeliz Erdoğan / Assistant Administrative, • A baby boy to Pınar Özgövde / High School Math Teacher, • A baby boy to Özlem Çuraki / Elementary School Counseling Department , • Lise felsefe öğretmeni Fatma Bozdemir’e bir kız bebek, • İlköğretim Okulu– Rehberlik bölümünden Ayça Özbatır’a bir kız bebek, • İlköğretim Okulu ingilizce öğretmeni Müjgan Cantimur Goral’a bir kız bebek, • İlköğretim Okulu ingilizce öğretmeni Koray Öztoprak’a bir kız bebek, • Mina & Adam Dedmon çiftine bir kız bebek, • İlköğretim Okulu sınıf öğretmeni Gülin Hodara’ya bir kız bebek, • 4-5.sınıflar koordinatörü Vahide Erkan'a bir kız bebek, • Yurtiçi Üniversite Danışmanlık Ofisi Alihan Toker'e bir kız bebek, • Güvenlik görevlisi Güray Yeşilyurt’a bir erkek bebek, • Teknisyen İbrahim Koç’a bir erkek bebek, • Yurtiçi üniversite bölüm başkanı Sibel İzgiman’a bir erkek bebek, • Türkçe öğretmeni Evrim Demirören’e bir erkek bebek, • Fransızca öğretmeni Deniz Yonga ve Türkçe öğretmeni Hamdi Tuncer’e bir erkek bebek, • IK ‘dan Canan Yertek’e bir erkek bebek, • Akademik işler asistanı Yeliz Erdoğan’a bir erkek bebek. • Matematik öğretmeni Pınar Özgövde'ye bir erkek bebek, • Rehber öğretmen Özlem Çuraki'ye bir erkek bebek
Benzer belgeler
voice - Koç Özel Lisesi
what I saw and felt, as soon as I arrived in the
school. I was more concerned about my wife but,
she was completely won over by the people. I was
impressed by the facilities because I’ve had to wor...