Aralık 2007
Transkript
Aralık 2007
Sayfa 1deneme.qxp 07.12.2007 11:38 Seite 1 BELÇÝKALI TÜRKLER KURBAN BAYRAMI’NA HAZIR BELÇÝKA’NIN NABZI BURADA ATIYOR www.binfikir.be Belçika'nýn .DPSD\DP×] Belçikalý Türkler bir taraftan Belçika’da kurban bayramýný kutlamaya ve kurbanlarýný kesmeye hazýrlanýrken, diðer taraftan 834 hacý adayý Kutsal Top11 ’de rak’lara uðurlandý. Türkçe gündemi! Günlük haber ve yorumlar www.binfikir.be'de! LoLQ KHPHQ “Bence Saint-Nicolas raký sofralarýnýn aranan gönül 8’de adamýdýr” VD\ID\D EDN×Q×] www.binfikir.be Gürcan Gürsel Binfikir’de Okuyun, bir fikir edinin Sayý 24 - Aralýk 2007 Umut fakirin ekmeði üzyýllarýn hiçbir çaba harcamadan zengin olmak hayali’ insanlarýn en büyük rüyasý olmaya devam ediyor. Bu yüzden de düzenli olarak bahis oynuyorlar. Futbol maçlarý baþta olmak üzere her türlü maç ya da yarýþ üzerine bahis oynanan salonlarýn sayýsý ve bu salonlara Türklerin ilgisi gittikçe artýyor. Araþtýrmalar alt sosyal sýnýflardan 35-44 yaþ arasýndaki grubun þans oyunlarýna daha düþkün olduðunu gösteriyor. Limburg bölgesinden baþlayarak özellikle Anvers, ‘Y Köþe yazarlarýmýz Erdinç UTKU 4 Erdem RESNE 5 Özgür BALCI 6 Leyla ERTORUN 7 Mustafa KÖR 9 Ýlknur CENGÝZ 16 Mehmet AYDOÐDU 17 Haydar ABÝ 18 Kenan GÖRGÜN 19 Adnan Yýldýz 20 Nihat DURSUN 21 Efsanevi GIRGIR’ýn kapak çizeri ve Belçika çizgi-roman dünyasýnýn tanýnan imzasý Gürcan Gürsel, bu sayýmýzdan itibaren Belçika gündemini çizgileriyle yansýtacak. Gürsel’le yaptýðýmýz söyleþi 16-17 ’de GENT BELEDÝYESÝ’NDE BAÞÖRTÜSÜ YASAÐI Gent Belediyesi’nde dini, siyasi ya da yaþam felsefesini yansýtýcý simgelerin kullanýlmamasý önergesi 23 karþý oya raðmen 26 oyla kabul edildi. Personel iþlerinden sorumlu baþkan yardýmcýsý Fatma Pehlivan, alýnan kararý “siyasi hayatýmýn en kötü günlerinden biri” olarak yorumladý. 5’te HUMO ANKETÝNDE ÝLGÝNÇ SONUÇLAR Gent, Brüksel, Liege, Verviers ve Charleroi kentlerinde bahis salonlarýnýn sayýsý giderek arttý. Hatta bazý Türk kahvehaneleri bahis salonu haline çevrildi. Bu salonlarda her milletten insana rastlamakla birlikte, Türklerin fazlalýlýðý dikkat çekiyor. Ýster tutku, ister baðýmlýlýk deyin, þans oyunlarýna ilgi her geçen gün artýyor. Internet ile birlikte özellikle küçük yaþtaki çocuklarýn tuzaða düþme riski de artýyor. Haftalýk Humo dergisinin Flaman Bölgesi ve Brüksel’de Türk ve Faslýlar ile yaptýðý kamuoyu yoklamasýnda ilginç sonuçlar ortaya çýktý. 12-13’te 7’te MUSTAFA KÖR ’E BÝR ÖDÜL DAHA Yoksullar gaz-elektrik faturalarýný ödemekte zorlanýyor Kör, aday gösterildiði saygýn 2007 yýlý Groen Waterman Edebiyat Ödülü ‘Halk ödülünü’ aldý. Kör 2008’de de Genk kenti ‘Kent Þairi’ olarak þehrin kültür elçiliðini yapacak. 14’te editör’den Umarýz yeni yýla kadar bir hükümet kurulur da Sinterklaas/Saint Nicolas’ýn torbasýndan bizlere yoksulluk paketi çýkmaz. 3’te KURBAN BAYRAMINIZI VE YENÝ YILINIZI KUTLAR ESENLÝKLER DÝLERÝZ Gürcan Gürsel Sayfa 2.qxp 06.12.2007 22:16 Seite 1 Sayfa 3x.qxp 07.12.2007 08:12 Seite 1 Aralýk 2007 GÜNDEM Geniþ tabanlý hükümete doðru Haber Merkezi ral tarafýndan hükümet kurmak üzere görevlendirilen Guy Verhofstadt’ýn, (Open Vld) 2/3 çoðunluða sahip geniþ tabanlý bir hükümetin alt yapýsýný oluþturmaya çalýþtýðý iddialarýný Verhofstad’ýn sözcüsü, biran önce hükümet kurabilmek için her senaryoya açýk olduklarýný belirterek dolaylý olarak yalanladý. Verhofstadt siyasi parti baþkanlarýyla ilk tur görüþmesini tamamladý. Siyasi çevrelerde devlet reformlarýný da kendisi yapabilecek 2/3 çoðunluða sahip bir hükümetin Belçika’yý krizden kurtarabileceði konuþuluyor. PS Baþkaný Elio Di Rupo 3 partili koalisyona sýcak bakarken SP.A baþkaný Caroline Gennez hükümete girmek için pek istekli gözükmüyor. Frankofon K (PS) ve Flaman (SPA) Sosyalist partilerin koalisyona katýlmalarý halinde 2/3 çoðunluk saðlanmýþ olacak. ‘Çocuklarý iltica merkezlerine kapatmayýn’ Sýðýnmacý Örgütleri 6 Aralýk Perþembe günü “Çocuklarýn Ýltica Merkezleri’ne kapatýlmalarýný” Ýçiþleri Bakanlýðý önünde protesto ettiler. Eylemciler, çocuklarýn bu merkezlerde kapatýlmasýnýn travmaya yolaçan bir deneyim olduðunu ifade ediyorlar. Uluslararasý Af Örgütü (Amnesty International, Unicef, Katolik Eðitim ve Saðlýk Örgütlerinin desteklediði protestoda çocuklar için yeni seçenekler yaratýlmasý istendi. Diðer taraftan Ýçiþleri Bakaný Patrick Dewael, çocuklarý ile birlikte Ýltica Merkezleri’nde kalan sýðýnmacý ailelerin yaþam koþullarýnýn düzeldiðini ileri sürdü. KEULEN: Kurban yerine baðýþ yapýn Flaman Hükümeti Uyum Bakaný Marino Keulen, müslümanlarýn kurban kesmek yerine baðýþ yapmak gibi seçenekleri tercih etmelerini istedi. Bakanýn bu önerisi Müslüman Temsil Kurulu tarafýndan tepkiyle karþýlandý. Kurul, bakanýn “Kurban Bayramý döneminde koyun kesmek yerine baðýþ yapýlmasý” önerisine karþý çýktý. Müslüman Temsil Kurulu, baðýþýn kurban yerine geçemeyeceðini açýkladý. Belçika’da her yýl yaklaþýk 10-12 bin koyun kurban olarak kesiliyor. Bakan Keulen bu sayýyý azaltmak istiyor. Verhofstadt’ýn Liberalleri ve CD&V’yi 3 partili koalisyon konusunda ikna etmesi gerekiyor. Flaman Hükümeti Baþkaný Kris Peeters (CD&V) 2/3 çoðunluða sahip hükümetin devlet reformlarýnýn yapýlmasý konusunda güvence vereceðini ifade etti. Peeters devlet reformlarýnýn kimin baþbakan olacaðýndan çok daha önemli olduðunu belirtti. Sosyalist-Liberal-Hristiyan Demokrat koalisyon seçeneðinde özellikle MR’in ikna edilmesi zor görünüyor. MR, PS’le koalisyona baþýndan beri karþý. Diðer taraftan hemen hemen tüm partiler acil çözüm bekleyen konularda þimdiki hükümeti destekleyeceklerini söylediler. Ancak bunun tek tek ele alýnmasýný istediler. Özellikle azalan alým gücü ve artan enerji fiyatlarý listenin baþýndaki sorunlarý oluþturuyor. Kriz ekonomiyi vuruyor Belçika Merkez Bankasý Baþkan Yardýmcýsý Luc Coene Federal Meclis Bütçe ve Finans Komisyonunda Belçika’daki siyasi krizin þimdiye kadar ekonomiyi çok az olumsuz etkilediðini ancak ilk belirtilerin son hastalarda farkedilir hale geldiðini ifade etti. Coene özellikle Belçika Devlet tahvilleri hakkýnda uluslararasý arenada olumsuz görüþ bildirilmesini örnek verdi. Bu yýl ve gelecek yýl bütçe fazlasý planlanmasýna karþýn bütçe açýðý bekleniyor. Dünyadaki kredi krizinin bir sonucu olarak devlet tahvikkeri faiz oranlarýnýn artmasýna deðinen Coene Belçika tahvillerinin hükümet kurulmasýnýn uzamasý nedeniyle uluslararasý pazarda diðerlerine göre biraz daha pahalý hale geldiðini ifade etti. Bunun sonucu olarak Belçika borçlarýný geri ödemek için aldýðý mali kaynaklara daha fazla faiz ödemek zorunda kalýyor. 3 editör’den [email protected] Serpil Aygün Yeni yýla hükümetsiz giriyoruz infikir ekibi olarak 2007 yýlýnýn son sayýsýný çýkarýrken, aramýza yeni katýlan ünlü karikatürist Gürcan Gürsel’le birlikte çalýþmanýn verdiði keyfi yaþýyoruz. Siz dikkatli okuyucularýmýzýn da kapak karikatüründe hemen farkedeceðiniz gibi, Türkiye’de bir dönemin aktif tanýðý ve muhalifi olan Gýrgýr Mizah Dergisi’nin kapak çizeri Gürcan Gürsel, artýk Binfikir’le Belçika gündemine muhalefet edecek. Evet, 2007 bitiyor ancak Hükümet krizinin Belçika yarým yýl önce gerçekleþtirdiði seçimlere raðekonomik krize men hala Hükümeti’ni kuradönme olasýlýðý mamýþ durumda. Artan enerbile en baþta buji fiyatlarý, ödenemeyen saðlýk giderleri, zenginlerle yokrada yaþayan yasullar arasýndaki uçurumun bancýlar için tehartmasý gibi sosyo- ekonolikeli bir durum. mik problemler dururken, maalesef devlet reformlarýnUmarýz yeni yýla da týkanýp kalýndý. Altý ay gikadar bir hükübi uzun bir sürede yeni hükümet oluþturulamadý ve yimet kurulur da ne maalesef yukarda saydýðýSinterklaas/Saint mýz önemli dosyalarýn çözüNicolas’ýn torbamüne yoðunlaþmak yerine kimin Baþbakan olacaðý, sýndan bizlere önemli bir mesele haline geyoksulluk paketi tirilmeye çalýþýldý. Neyse ki çýkmaz. saðduyulu bazý partiler, asýl konunun ülke problemlerinin çözülmesi olduðu, kimin Baþbakan olacaðýnýn burada önem taþýmadýðýný hatýrlatmakta gecikmediler. Umarýz yeni yýla yeni hükümet ile girme þansýný elde ederiz. Son olarak hükümeti kurmakla görevlendirilen ve malum nedenlerden 6 ay uzatmalý Baþbakan Guy Verhofstadt’ýn, sorunu çözmede baþarýlý olacaðýný düþünürken, Belçika gibi sosyal cennet sayýlan bir ülkede zengin ve yoksul arasýndaki uçurumun artmasýný ayrýca endiþe verici buluyorum. Anvers Üniversitesinin “2007 Yoksulluk ve Sosyal Dýþlanma” raporuna göre Belçika’da yoksullarýn sayýsýnda artýþ olmazken, zengin ile yoksul arasýndaki uçurum artmýþ. Gelir daðýlýmýnýn kötü olmasý, zengin ile yoksul arasýndaki gelir ve yaþam kalitesi farkýnýn yüksek olmasý vahþi kapitalizmin yaþandýðý ülkelerde sýkça yaþanan bir durum. Piyasaya müdehale ederek toplumdaki alt gelir gruplarýný ve zayýflarý korumaya yönelik sosyal anlayýþýn bulunduðu ülkelerde olmamasý gereken bir durum bu. Bu nedenle Belçika’da böylesi bir yoksullaþmanýn ve bunun tezatý bir zenginleþmenin de yavaþ yavaþ da olsa kýpýrdanmasý, endiþe verici gerçekten. Çünkü ekonominin kötüleþmesi beraberinde sosyal sorunlarý da getiriyor. Hatta yabancýlarýn çokça yaþadýðý ülkelerde bu sýkýntýlar öncelikle yabancýlarýn baþýnda patlýyor dersek yanlýþ söylemiþ olmayýz. Bu nedenle hükümet krizinin ekonomik krize de dönme olasýlýðý bile en baþta burada yaþayan yabancýlar için tehlikeli bir durum. Umarýz yeni yýla kadar bir hükümet kurulur da Sinterklaas/Saint Nicolas’ýn torbasýndan bizlere yoksulluk paketi çýkmaz. B Hepinize iyi bayramlar ve iyi seneler diliyorum... Sayfa 4x.qxp 07.12.2007 09:55 Seite 1 Aralýk 2007 GÜNDEM 4 Irkçýlýk yasasýna iptal istemi Ýnsan Haklarý Ligi, ýrkçýlýkla mücadele yasasýnýn iptalini istedi. Örgüte göre yasadaki son deðiþiklikler ifade özgürlüðünü sýnýrlýyor. Haber Merkezi [email protected] Alafranga vaziyetler slýnda, özellikle sýðýnma, göç, aile birleþimi ve iþsizlik ödeneði baþta olmak üzere sosyal konularda sýnýrlayýcý politikalar uygulamayý planlayan Turuncu-Mavi hükümet giriþiminin baþarýsýzlýkla sonuçlanmasýna çok sevindiðimi ve bunun nedenlerini kaleme alacaktým bu yazýmda. Bunun yabancýlar için bir fýrsat olduðunu, koalisyona girecek olan sosyalist ya da yeþiller partilerinin daha sosyal politikalar uygulanmasý konusunda direteceklerini falan yazacaktým. “SSürrealist ülkenin ciddi siyasi analizini yapmak” yerine traji-komik halimize gülmeye çalýþýyorum. A “Bir kere”den biþey olmaz! Ýnsan Haklarý Örgütü, Anayasa Mahkemesinden yasanýn bir kýsmýný iptal etmesini istedi. Örgüte göre yasadaki son deðiþiklikler ifade özgürlüðünü sýnýrlýyor. Yapýlan son deðiþikliklere göre bir kerelik ýrkçý söylem cezalandýrýlma nedeni olabiliyor. Daha önceki yasaya göre “bir gruba karþý sistematik bir þekilde nefret ya da ayrýmcýlýk” yapýlmasý gerekiyordu. Ýnsan Haklarý Örgütünü anlamakta zorlandým. Birlikte anlamaya çalýþalým: Diyorlar ki; - Örneðin bir iþyeri eleman alýrken kökeninden dolayý bir adaya ayrýmcýlýk yaparsa bu suç sayýlmasýn. Eðer þirket bunu sistematik olarak yapýyorsa ancak o zaman ýrkçýlýk yapýyor sayýlsýn... - Birine bir kereliðine “Pis zenci, tembel maymun” demekle insan ýrkçýlýk yapmýþ sayýlmaz, bunun sistematik olmasý gerek. -Ýslam’a ve Türklere bir kere hakarek etmek, aþaðýlýk, gerikalmýþ kültür demek mümkün olsun, bir kereden biþey olmaz. Irkçý partinin ekmeðine yað süren Ýnsan Haklarý takipcisi arkadaþlara bir kerelik hakkýmý kullanarak þöyle okkalý bir hakaret yazsam olur mu? Ben en iyisi yasanýn deðiþtirilmesini bekleyeyim. Noel Baba ve Hükümet Bakýn o gün ne olur: - Kral Albert Noel babaya isteklerinin listesini yazmaktadir. Listenin en basinda HÜKÜMET yer alýr. - Noel baba Kral Albert’e hediye olarak HÜKÜMET getirir. - Noel baba hediye paketi olarak Kral Albert’e, tüm politik parti liderlerini getirmistir. “Albert, seç beðen al, istediðin gibi kur hükümeti” der. Kurban bayramý ve Noel Koyun kendisini tamamen bir Hindiye benzetmiþtir. “Kurban bayramýnda kesilmekten yýrttým. Aklýmý seveyim” der. Baþka bir koyun ise “Noel’de kurban edileceðinin henüz farkýnda deðil garibim” diye konuþur içinden. Kenarda ise hindi kýlýðýna bürünmüþ koyunu hindi niyetine satýn almak isteyen Belçikalý çift vardýr: - Hayatým bu hindi biraz büyük deðil mi? - Anca yeter güzelim. Tüm aile bizde toplanacak! Valon-Flaman Valon ile Flaman kavga ediyor. Türk Valonu, Faslý Flamaný tutmuþ ayýrmaya çalýþýyorlar. Türk: Yapmayýn yaa... Büyütmeyin þu iþi. Barýþýn artýk. Faslý: Evet barýþýn Gardaþ doðru söylüyo. nsan Haklarý Örgütü Anayasa Mahkemesinden yasanýn bir kýsmýný iptal etmesini istedi. Böylece ýrkçýlýkla mücadele eden Ýnsan Haklarý Ligi ile ýrkçýlýktan daha önce yargýlanmýþ ve adýný deðiþtirmek zorunda kalmýþ olan Vlaams Belang ile dolaylý da olsa ittifak yapar duruma geldi. Liga sözcüsü Charlotte Herman Flamanca olarak yayýmlanan De Standaard gazetesine yaptýðý açýklamada ýrkçýlýkla mücadele yasasýna karþý olmadýklarýný ancak maçlarýnýn yasanýn Ý daha da geliþtirilmesi olduðunu söyledi. Yapýlan son deðiþikliklere göre bir kerelik ýrkçý söylem cezalan- dýrýlma nedeni olabiliyor. 1981 yýlýnda çýkarýlan yasada “bir gruba karþý sistematik bir þekilde nefret ya da ayrýmcýlýk” tan bahsediliyordu. Ýnsan Haklarý Örgütü’nün kararýnýn, konunun hassas olmasý ve ýrkçý parti Vlaams Belang’ýn da sürekli olarak yasa iptal ettirmek için uðraþmasý nedeniyle uzun tartýþmalar sonunda alýndýðý bildirildi. Geçen hafta da yasanýn kýsmen iptali için avukat Matthias Storme aracýlýðý ile 160 kiþi baþvuruda bulundu. Matthias Storme yaptýðý açýklamada “Yasadaki ýrkçýlýk yasaklamalarý ve cezalar muðlak ve yoruma çok açýk. Ýstenirse Ýncil ya da Kuran’dan parçalar okuyan biri bile ýrkçý olarak cezalandýrýlabilir. Darwin ve Shakespeare'in kitaplarýný daðýtmak da bu katagoriye sokulabilir” dedi. Belçika’da ýrkçý þiddet arttý Haber Merkezi þit Haklar ve ýrkçýlýkla Mücadele Merkezi Baþkaný Jozef De Witte, Hans Van Themsche’nin cinayetleri gibi ýrkçý ya da ayrýmcý nedenlerle iþlenen þiddet içeren suçlarýn arttýðýný söyledi. 25 Þubat 2003 tarihinden itibaren Belçika’da etnik köken, ten rengi, cinsiyet, cinsel tercih gerekçesiyle suç iþlenmesi durumunda cezalar aðýrlaþtýrýlýyor. Flamanca olarak yayýmlanan Het Belang Van Limburg gazetesi haberine göre Jozef De Witte, bir seminerde “2003 yýlýndan bu yana ýrkçý ve ayrýmcý þiddet konusunda 50 kadar þi- E kayet aldýk. Bunlardan 24’ünde biz de merkez olarak kendimizi kamusal taraf olarak önerdik. Önceden ýrkçýlýk sadece bildirilerde yapýlýyordu, þimdi ciddi þiddet içeren eylemlere dönüþtü” dedi. De Witte, örnek olarak Van Themsche cinayetlerini, Tienen’de skinhead saldýrýlarý v.b. g. 3 Nisan 2006 tarihinden bu yana Belçika çapýnda saptanan 88 ýrkçýlýkla ilgili þikayetin 29 tanesi Anvers’te. 2006 yýlýnýn ilk 9 ayýnda 1060 dosyadan 41’ini ýrkçýlýk ve ayrýmcýlýk temelinde gerçekleþtirilen þiddet olarak sýnýflandýrdý. Bunlarýn yüzde 12’si ciddi olarak takip edildi. Ortaöðrenim’de Türkçe Limburg Eyalet Ýdare Heyeti Eðitimden sorumlu üyesi Frank Smeets gelecek öðrenim yýlýndan itibaren ortaöðrenimde Ýtalyanca, Polonyaca, Ýspanyolca, Türkçe ve Arapça derslerinin de verilmesini istedi. Böylelikle yabancý kökenlilerin anadillerini teknik olarak daha iyi kullanacaklarýný belirten Smeets dil zenginliðinin Limburg Bölgesi’ne uluslararasý ticaret alanýnda yarar saðlayacaðýný ifade etti. Smeets dil derslerinin son sýnýfta seçmeli ders olarak verilmesini öneriyor. Okullarýn seçmeli ders olarak dil derslerini verebilmeleri için Flaman Eðitim Bakanlýðýndan izin almalarý gerekecek. Limburg Eyaleti daha önce de Bölgeyi Avrupa’da “örnek bölge” olarak konumlandýrabilmek için Fransýzca ve Almanca’ya da önem veriyor. Sayfa 5x.qxp 07.12.2007 09:33 Seite 1 Aralýk 2007 GÜNDEM ýradan bir vatandaþtýr Þaþkýn Melahat. Þaþkýn dediðime aldanmayýn, her konuda en pratik bilgilere sahiptir. Günlük hayatý, en gereksiz alýþkanlýklarý en iyi þekilde icra etmekle geçer. Bazen Ayþe Teyze’dir Melahat, en kirli lekelerin canýna okur çamaþýrý yýpratmadan. Bazen Güzin Abla olur etrafýndaki diðer Þaþkýnlar uðruna, “zaten imkansýz olan aþklarýn” býraktýðý gözyaþlarýna kitap ve gazete kupürlerinden çareler bulur. Þaþkýn dediðime aldanmayýn, hiç de þaþkýn bir hali yoktur Melahat’ýn, duyularý fiþek gibidir, etrafta laf yapýlacak ne kadar konu varsa hepsini teker teker kavrar, en kýsa zamanda dost meclisi kurup sonuna kadar irdeler. Savurduðu her fikir popülerdir, çoðunluk tarafýndan benimsenme özelliðine sahiptir. Siyaseti de bilir Þaþkýn Melahat. Hükümetin kurulamamasý onu hiç þaþýrtmaz, siyasetçilerin zaten kötü insanlar olduðunu bilir kendince. Kanýsýna dayanak olarak her akþam RTL veya VTM haber bülteninde izlediði ve genellikle Charleroi gibi kentleri sarsan skandallarý sýralayabilir. Bir nevi “orta direk vatandaþtýr” Melahat; devletine güvenmez ama onu yüceltir; her vergi ödemesi gerektiðinde siyasetçilerin vatandaþý 5 S erdem resne [email protected] Þaþkýn Melahat Melahat ile O’nu kýskananlar arasýnda hiçbir fark yoktur. Her kulaða hoþ gelen, her daim negatif ve kibirli, her halükarda kopyalanmýþ tavýr ve fikirlerle hepimiz kendi þaþkýnlýðýmýza þaþýyoruz. nasýl soyduðunu sayýklar, aldýðý ödenekleri bir anda unutuverip. Topluma ve düzene dair savurduðu her fikir, biraz negatif olma özelliðine sahiptir. Ne güzel ne de çirkindir Melahat. Þaþkýn dediðime aldanmayýn, üzerindeki her elbisesini kendine yakýþtýrmasýný bilir. Herkesin alýþveriþ sefasýna katýlmaktan öyle keyiflenir ki Melahat, en iyi arkadaþýnýn erkek arkadaþýnýn kardeþinin bile giyim zevkini ezbere bilir. Kendine yakýþtýramadýðý kýrmýzý çubuklu kýsa elbiseyi, hiç kýskanmadan hediye edebilir, fiziði en uygun arkadaþýna. Melahat ile özel günlerin alýþveriþi çok kýsa sürer, aldýðý her hediye sahibini þaþmadan mutlu eder, yanýlma payý yoktur. Gelgelelim kendi istediðini bir türlü bulamaz Þaþkýn Melahat. Arar arar Fatma Pehlivan: Hayatýmýn en kötü günü dolaþýr, ne aradýðýný unutur. Aslýnda etrafýn zevkini düþünmekten kendine zevk yaratmayý unutmuþtur Melahat, cömertliðinin faturasýný öder. Bu yüzden hiç sýrýtmadan giydiði her eþyasý, aslýnda herkesten aldýðý fikirlerden ortaya çýkan ortalama zevkin eseridir. Savurduðu her popüler ve negatif fikir, biraz da çalýntý olma özelliðine sahiptir. Þaþkýn Melahat hiç beklenmedik yerlerde görülebiliyor. Kimi zaman eleþtirdiði siyasete atýlýyor, kimi zaman uzman diye televizyon programlarýna katýlýyor. Dernek baþkaný, medya mensubu, þirket yöneticisi, büyük iþadamý, hepsi olabiliyor Þaþkýn Melahat. Çok da kýskanýlýr her baþarýsýnda: Melahat’ý þaþkýn bilen herkes, O’nu “kendi olmasý gerektiði yerde” görünce bir taraflarý þiþer, çocuk gibi maymun iþtahýna kurban gider. Aslýnda þaþkýnlýðý burada gizlidir Melahat’ýn, bazen kýskanan kendisidir, Melahat ile O’nu kýskananlar arasýnda hiçbir fark yoktur. Her kulaða hoþ gelen, her daim negatif ve kibirli, her halükarda kopyalanmýþ tavýr ve fikirlerle hepimiz kendi þaþkýnlýðýmýza þaþýyoruz. Melahat biraz da hepimize benzeme özelliðine sahiptir. Yoksulluk zaðlýða zararlý Serpil Aygün Erdinç Utku ent Belediyesi’nde Open VLD’nin belediye personelinin dini, siyasi veya yaþam felsefesini yansýtýcý simgelerin kullanmasýný yasaklanmasý önerisi 23 karþý oya raðmen 26 oyla kabul edildi. Giþelerde çalýþan belediye personeli bu karardan sonra türban takamayacak ve kararý uygulamak da per- G sonel iþlerinden sorumlu baþkan yardýmcýsý Fatma Pehlivan’ýn sorumluluk alanýna giriyor. Fatma Pehlivan alýnan kararý “Siyasi hayatýmýn en kötü günlerinden biri” olarak yorumladý. Pehlivan Open Vld ve CD&V’yi ýrkçý Vlaams Belang partisi ile iþbirliði yapmakla suçladý ve alýnan kararý 1991’de uygulanmaya baþlanan cordon sanitaire’in(Irkçý partiyi dýþlama politikasý) sonu ola- rak nitelendirdi. Pehlivan, ýrkçý partinin çýkýþ yaptýðý 1991 yýlýna gönderme yaparak “kara Pazar”a geri döndük dedi. Pehlivan, bu kararýn Gent Belediyesi koalisyonun sonu olup olmayacaðý konusunda yorum yapmaktan kaçýndý. Pehlivan Binfikir’e "kararýn koalisyon ortaklarý arasýndaki iliþkiyi zedelediðini ve gelecekte bunun etkilerinin görülebileceðini" söyledi. Personelden sorumlu Belediye Baþkan Yardýmcýsý olarak kararý uygulamak amacýyla çalýþanlara yönetmelik hazýrlayýp göndereceðini ama bunu sýký kontrol etmek niyetinde olmadýðýný ifade eden Pehlivan, “OCMW için de karar alýnacak, orada SP.A–Spirit ve Groen! çoðunlukta. OCMW için yasaðýn reddedileceðini düþünüyorum” dedi. Belediye ve OCMW’nin alýnan kararlarý birbirlerine göndereleri gerektiðini smyleyen Pehlivan, “süreç baþlatýldý, kararýn uygulamasý birkaç yýlý bulur” dedi. Pehlivan ayrýca "bu iþin çýðrýndan çýkartýldýðýný ve iþin baþörtüsü sorunu olmaktan çýktýðýný çalýþanlarýn kimliklerine müdahale edildiðini" ifade etti. nvers Üniversitesi’nin “2007 Yoksulluk ve Sosyal Dýþlanma” raporundaki verilere göre yoksulluk Belçikalýlarýn saðlýðýna "olumsuz etki" yapýyor. Belçika’da zenginlerle yoksullar arasýndaki saðlýk uçurumu her geçen gün artýyor. Düþük gelir grubu kronik hastalýklar, engellilik, depresyon, uyku bozukluðu gibi saðlýk sorunlarýna daha fazla maruz kalýyor. Eðitim düzeyi düzþük Belçikalýlar yaþamlarý boyunca daha az saðlýklý yaþýyorlar ve diðerlerinden daha önce yaþamýný yitiriyorlar. Mali sýkýntýlar nedeniyle doktora gitmeyenlerin sayýsý ise artýyor. Zenginlerle yoksullar arasýndaki saðlýk farklarý, kýsmen yaþam biçimi ile açýklanýyor. Yoksul insanlar daha çok sigara içiyor, alkol kullanýyor ve yanlýþ diyetler uyguluyor. Diðer bir açýklama ise yoksullarýn daha stresli bir yaþam sürdürmeleri olarak sunuluyor. Belçika Saðlýk Sistemi çok iyi olmasýna karþýn, artan sayýda Belçikalý ev doktoru ücretinin saðlýk sigortasý tarafýndan karþýlanmayan bölümünü ödeyemiyor. Belçikalý yoksullarýn yaklaþýk yüzde 17’si maliyeti A nedeniyle doktora gidiþlerini ertelediklerini söylüyor. Son yýllarda týp ile ilgili fiyatlar arttý. Bu nedenle de yoksullarýn bütçesindeki saðlýk giderlerinin oraný da artýþ gösterdi. Belçika’da halkýn yüzde 14.7’si yoksulluk sýnýrýnýn altýnda yaþýyor. (geçen yýl bu oran yüzde 14.8’di). Belçika’da yoksulluk sýnýrý tek baþýna yaþayanlar için ayda brüt 850 Avro, çiftler için ayda brüt 1233 Avro ve tek yaþayan 2 çocuklu anne ya da baba için bu miktar 1315 Avro. Belçika’da yoksulluk sýnýrýnýn altýnda yaþayan dullarýn sayýsý önemli oranda artýþ gösterdi. Anvers Üniversitesi’nin “2007 Yoksulluk ve Sosyal Dýþlanma” raporuna göre koruma önlemleri ve kampanyalarý da yoksullara çoðu zaman ulaþamýyor. Yoksullarýn sayýsý artmamakla birlikte zenginlerle yoksullar arasýndaki uçurum büyüyor. Anvers Üniversitesi araþtýrmacýlarý yoksulluk sýnýrý altýnda yaþayanlarý bu durumdan kurtarmak için yapýsal önlemler alýnmasýný istediler. Belçika’da OCMW/CPAS ödemeleri yoksulluk sýnýrýnýn yüzde 20 daha altýnda. Sayfa 6x.qxp 07.12.2007 10:33 Seite 1 Kasým 2007 GÜNDEM 6 elçika rejim krizi yaþýyor. Bu gazeteye yazdýðým ilk yazýda merak edilecek bir durum olmadýðýný yazmýþtým fakat müzakerelerin bu kadar uzun süreceðini herhalde hiçkimse kestiremezdi. Ülkenin tarihinde rejim ilk defa seçimleri kaybetmiþ bir baþbakana danýþýyor. Baþbakan Verhofstadt’dan kör düðümün nasýl çözülebileceði konusunda bilgi vermesi bekleniliyor. Leterme ise çamurdan çýktý, bataða saplandý, kurtarýlmayý bekliyor. Kurulacak olan hükümet bence devlet reformlarýna imza atamayacak, sadece sosyoekonomik konularý ele alacak. Merak ediyorum: acaba devletin þu ana kadar güttüðü eþit haklar politikasýnda yeni hükümetle deðiþiklikler olacak mý? Hep aklýma takýlmýþtýr. Belçika devlet kurumlarýnýn ve siyasetçilerin uyguladýðý eþit haklar politikalarýnda bir eksiklik var. Yabancýlara eðitimde eþit haklar, iþ konusunda eþit haklar, kültürde eþit haklar, sporda eþit haklar, vs. her alanda, devlet, eþit haklarýn saðlanmasýný þart koþuyor ve ýrkçýlýða karþý sert bir mücadele veriyor. Bu politikanýn isabetliliði tartýþýlmaz. Irkçýlýða asla taviz verilmemesi gerekir. Nitekim eþit haklar saðlanmasý konusunda sanki sürekli bir eksiklik var. Bu konu hakkýnda okuduðum metinlerde konu- B [email protected] Devlet Baba? Ýnsanlarýn, devlete ve uyguladýðý eþit haklar politikasýna güvenip, kiþisel inisiyatif ve sorumluluk almasýný yok eden politikalara karþýyým nun hep tek taraflýlýðý gözüme çarpmýþtýr. Devlet baba yabancý vatandaþlarýnýn hakkýný garantiye almak istercesine, durmaksýzýn eþit haklar ve eþit þartlar politikalarý üretiyor. Bütün devlet kurumlarýndan yabancýlar konusunda son derece hassas olmalarýný ve yabancýlara pozitif yaklaþýlmasý isteniliyor. Kuþkusuz, gösterilen bu hassaslýk yabancý uyruklu vatandaþlarýn haklarýnýn yenmemesi içindir. Yoksul Derviþ’le muhabbete doyulmadý Serpil Aygün alk Ozaný Âþýk Yoksul Derviþ'in Fransýzca’ya çevrilen son kitabý “Anadolu'dan bir ses/Voix d'Anatolie” in tanýtým çalýþmalarýnýn son halkasý olan etkinlik dün akþam Erenler Derneði tarafýndan düzenlendi. Geceye Türkiye’den Karacalar Köyü Muhtarý Nurettin Þahbaz, Emirdað’da görev yapan öðretmenler Özcan Türkmen ve Ahmet Alkan katýlýrken, Belçika’dan çeþitli Türk dernek temsilcileri, T.C. Brüksel Büyükelçisi Fuat Tanlay ve kitabýn Fransýzcaya çevrilmesinde katkýlarý bulunan Brüksel Bölge Hükümeti Bakaný Emir Kýr da katýldý. Aþýk Yoksul Derviþ’in “hoþgeldiniz” deyiþi ile baþlayan gece, ara ara deyiþlerin müzik eþliðinde ve çocuklarýn þiir þeklinde okumalarýyla devam etti. Gecenin sanatçý konuklarý ise Cumali Bulduk, Gülabi ve Mahir Tezerdi idi. Gecede bir konuþma yapan T.C. Brüksel Büyükelçisi Fuat Tanlay, Aþýk Yoksul Derviþ’in kitabýndan bir deyiþle konuþmasýna baþlayarak, “Aþýk Yoksul Derviþ’in deyiþinde va- H rolan sevgiye hepimizin ihtiyacý var. Özellikle þu son günlerde Türkiye’nin çok ihtiyacý var” dedi. Diðer taraftan Bakan Emir Kýr yaptýðý samimi konuþmasýnda, kitabýn hazýrlanmasýnda emeði geçen kiþilerin tek tek ismini sayarak onlara teþekkür etti. Ayrýca geceyi organize eden Erenler Derneði’nin gecenin açýlýþýnda Türk ve Belçika milli marþlarýnýn birlikte söylenmesini saðladýklarý için onlarý kutladý. Kitabýn hazýrlanma çalýþmalarýný yürüten Marie Haps Enstitüsü Türk Dili ve Uygarlýðý Merkezi öðretmenlerinden Eser Baysal’ýn da hazýr bulunduðu gecede ayný merkezde çalýþan ve kitabý Fransýzcaya çeviren Ariane Willems de bir konuþma yaptý. Willems kitabý çevirmenin kendisi için çok zor olduðunu anlatýrken, ” þiirlerin ruhuna ihanet etmemek gerekiyordu. Bunun için ben de ”gönlümden” çevirdim” sözleri dinleyicilerden çok alkýþ aldý. Gecenin ilerleyen saatlerinde Aþýk Yoksul Derviþ’in tüm kitaplarýndan oluþan bir seri, baðýþ toplanmasýný saðlayan küçük bir oyunla konuklardan birine hediye edildi. Ben uygulanan bu politikalarýn bazý türlerine tamamen karþýyým. Hangi türlerine mi? Ýnsanlarýn devlete ve uyguladýðý eþit haklar politikasýna güvenip, kiþisel inisiyatif ve sorumluluk almasýný yok eden türlere. Sen yýllarca sorumluluklarýný alma, sana verilen imkânlardan istifade etme, kendini geliþtirmeyi göz ardý et, sonra iþ bulmak istediðinde eksik bilgi, beceri ve davranýþlarýn yüzünden iþe alýnmayýnca, ýrkçýlýk yapýlýyor diye devlete þikâyette bulun. Her þeyden önce herkes kendinden sorumludur. Kendisini çekip çevirmekle yükümlüdür. Uygulanan eþitlik politikalarýnýn birçoðu, bu kiþisel sorumluluðumuzu arka plana iter gibi oluyor ve bu da toplum olarak geliþmemizi engelliyor, devlete olan baðýmlýlýðýmýzý arttýrýyor. Oysa insan en çok kendi imkânlarýna güvenmesi gerekir. Kendi tedbirlerini kendisi almasý gerekir. Sürekli kendinden daha büyük bir güçten olumlu bir beklenti içinde olmamalýdýr. Hani derler ya, dayan dayan da, kendi dizine dayan. Herkes kendi gücüne (yeniden) inanmalýdýr. Ben kurulacak hükümetten bunu bekliyorum. Uygulayacaklarý eþitlik politikalarýnda biraz da kiþisel sorumluluðun altýný çizsinler yeter. Devlet, toplumun baðýmlýlýðýný azaltýnca, insanlarýn bilgi, beceri ve davranýþlarý kendiliðinden geliþecektir ve herkes kazanacaktýr. Bu süreçte ýrkçýlýða ve dýþlanmaya sert bir mücadele verilmeye devam edilmelidir. Hak eden bireye haksýzlýk yapýlmamalýdýr. Ama hak etmeyen de, bana ýrkçýlýk yapýlýyor gerekçesini kullanamamalýdýr. Verviers Camii’nde Kermes Rue des Messieurs, 18 4800 Verviers adresinde faaliyetlerini sürdüren Türk Kültür ve Orhan Gazi Camii Derneði’nin Kadýnlar Kolu düzenlenen kermes için Türk usulü hamur iþi yiyecekler hazýrladýlar. Derneðe kurulan saclarda piþirilen gözlemelerin satýþýndan elde edilen gelirin cami için kullanýlacaðý bildirildi. Dernek Baþkaný Mahmut Bostan Cami’nin sadece ibadet hizmetiyle yetinmediðini ayný zamanda bir kültür merkezi iþlevini de gördüðünü” söyledi. Bir sonraki kermes ise 14 Aralýk Cuma günü gerçekleþtirilecek. UNIZO: Kaçaklara çalýþma izni verilsin Flaman Küçük Ýþletmeler Örgütü UNIZO, Avrupa Birliði ülkeleri vatandaþlarýna çalýþma izni verilmesini istedi. Örgüt ayrýca Belçika’ya entegre olmuþ kaçaklara da Belçika’da yasal olarak çalýþma hakký tanýnmasýný talep etti. UNIZO iþsizlik ödeneðinin arttýrýlmasýný, ancak 3 yýl 2 ay sonra tamamen kesilmesini istedi ve iþsizlik ödeneði kesilenlere asgari bir ödeme yapýlmasýný önerdi. Sayfa 7x.qxp 07.12.2007 09:51 Seite 1 Aralýk 2007 GÜNDEM 7 Türklerin yüzde 72’si mutlu Haftalýk Humo Dergisi’nin Flaman Bölgesinde ve Brüksel’de 15–45 yaþlarý arasýndaki 581 Türk ve Faslý ile yaptýðý kamuoyu yoklamasýna göre Türklerin yüzde 72’si, Faslýlarýn ise yüzde 63’ü kendisini Belçika’da mutlu hissediyor. Haber Merkezi nkette Ýslam’ýn etkisinin yabancý kökenli gençler arasýnda daha yoðun olduðu ortaya çýktý. Yabancý kökenli gençlerin yüzde 84’ü kendisini Müslüman olarak tanýmlýyor. Genç Müslümanlar yaþlýlara göre kendilerini Ýslama daha yakýn görüyor ve kimliklerini islamda bulduklarýný ifade ediyorlar. 15-29 yaþ grubunda bu oran yüzde 88, 30-44 yaþ grubunda ise yüzde 75. Gençlerin yüzde 37’si düzenli olarak camiye gidiyor, yüzde 57’si ise günde en az bir kez dua ediyor. Gençlerin dine ilgisi kesinlikle A köndendincilik ya da radikallik olarak deðil, kimlik arayýþý olarak yorumlanýyor. Yabancý kökenli müslüman gençler Ýslam adýna yapýldýðý iddia edilen terörü onaylamýyorlar. Araþtýrmada ilgi çeken bazý noktalar þunlar: Ankete katýlanlarýn yüzde 65’i Belçika’da mutlu; yüzde 55’i bir Belçikalý evlenmekte sakýnca görmüyor; yüzde 51’i dýþlandýðýný hissediyor; yüzde 25’i Þeriatý Belçika yasalarýndan üstün görüyor. Türklerin çoðu Belçikalýlarýn Ýslam’a hoþgörülü yaklaþtýðýný düþünürken Faslýlar bu görüþe katýlmýyorlar. Türkler Belçikalý politikacýlara Faslýlardan daha fazla güveniyorlar. (38% - 28%). Oy tercihleri Yabancý kökenliler "yarýn Federal Parlamento seçimi olsa oyunuzu kime verirsiniz" sorusuna ise beklenen yanýtlar verdiler. Flaman Bölgesi’nde SP.A yüzde 42 ile ilk sýrada yer alýrken onu sýrasýyla Groen! (yüzde 12), CD&V (yüzde 9), Open VLD (yüzde 6) ve Spirit (yüzde 5) izliyor. Brüksel Bölgesi’nde ise PS yüzde 33 ile baþý çekerken onu Ecolo(yüzde 15), cdH(yüzde 13), MR(yüzde 12), SP.A(yüzde 4) ve Groen! (yüzde 3) izliyor. Türklerin yüzde 26’sý Belçika haberlerini Türkçe medyadan takip ettiðini belirtiyor. Türkler dýþ haberlerin yüzde 40’ýný Türkçe kaynaklardan ediniyorlar. Türklerin yüzde 66’sý evlilik öncesi cinsel iliþkiye karþý çýkarken bu oran Faslýlarda yüzde 49. Türklerin yüzde 53’ü eþcinselliði anlayýþla karþýlamazken bu oran Faslýlarda yüzde 31. Yabancý kökenlilerin yüzde 74’ü yine yabancý kökenlilerle evli . Türklerde bu oran yüzde 94, Faslýlarda ise yüzde 68. Türklerin yüzde 65’i, Faslýlarýn ise yüzde 37’si yabancý kökenli bir eþle evlenmeyi tercih ediyor. Türklerin yüzde 72’si, Faslýlarýn ise yüzde 63’ü kendisini Belçika’da mutlu hissediyor. Türklerin yüzde 63’ü evde çoðunlukla Türkçe konuþuyor. Faslýlarýn ise yüzde 16’sý evde çoðunlukla Arapça konuþuyor. 18 Aralýk Dünya Göçmenler Günü Her yýl 18 Aralýk günü Birleþmiþ Milletler ve Avrupa Birliði tarafýndan “göçmenler günü” olarak kutlanýyor. Bu nedenle medya organlarýnda göçün dünyada önemi ve toplumlarýn geliþmesi için gerekliliði vurgulanýr. Dünya Göçmenler Günü Belçika’da göçmenlerin uyumu ile ilgilenen bir enstitü olan IRFAM’ý tanýtýyoruz. Haber Merkezi Kýsa adý IRFAM olan Institut de Recherche, Formation et Action sur les Migrations, Liège Merkezli bir kurum. Türkçe adýna «Göç Araþtýrma, Egitim ve Uygulama Enstitüsü (GÖÇ-TE)» diyebileceðimiz bu organizasyonun bilimsel direktörlüðünü yapan Dr. Altay Manço’dan aldýðýmýz bilgilere göre, Enstitü 1997 yýlýnda kurulmuþ. Bu yýl onuncu yaþýný kutlayan Enstitü halen altý kiþi rasý göç olgularýný farklý sosyal ve kültürel gruplardan insanlarýn karþýlastýðý alanlar olarak, kendisine araþtýrma ve uygulama sahasý belirlemiþ. Belçika’da ve Avrupa’nýn diðer bölgelerinde yaþayan göçmen topluluklarýn geliþimi ve özellikle bu geliþmenin getirmiþ olduðu kültürel ve kimliksel deðiþimler, sosyal ve psikolojik uyum olasýlýklarý enstitünün ilgi alanlarýný oluþturan baþlýca konular arasýnda. Bu çerçeve içinde, IRFAM’ýn Altay Manço amacý, halen Belçika, Fransa, Ýsviçre gibi Avrupa ülkelerinde yürüttüðü çalýþtýrýyor ve Liège’den baþka, Brüksel ve Namur’da da çalýþmalarýný Türkiye ve Balkanlara yaymak. Halen kimi bürolarý bulunuyor. Enstitü, bir yandan toplum- Afrika ülkeleri ve Kanada ile sal psikoloji dalýnda elde edil- iþbirlikleri sürmekte. Öncülügünü Altay Manço miþ araþtýrma verilerini sosyal yardým ve eðitim alanlarýna ve meslektaþý Spyros Amorauygularken, öte yandan top- nitis’in yaptýðý, eðitimci ve psilumsal uyum, psikolojik geliþ- kologlardan oluþan IRFAM me ve kültürler ve kitlelerara- ekibinin çalýþmalarýný Fransýzsý iliþkiler konularýnda pratik ca, Ýngilizce, Türkçe ve Almetinler halinde çalýþmalar yürütmekte. Kurum manca hýzla küreselleþen dünyadaki www.irfam.org sitesinden iziç ve dýþ, bölgesel ve uluslara- lemek mümkün. [email protected] ‘Straight edge’ Aralýk, AIDS’le (Sida) mücadele günü olarak biliniyor. Maalesef keþfedildiði günden beri çok çabuk bir þekilde yayýldý ve hâla önleyici bir aþýsý ya da tedavisi bulunamadý. Genellikle cinsel iliþki yoluyla geçen bu hastalýðýn esasýnda biyolojik savaþta kullanýlmak üzere yapýlan deneylerin kontrolden çýkmasýyla ve bunlarýn Afrika’da yapýlmasý sebebiyle ilk orada yayýlmaya baþladýðý iddia edildi. Daha sonra hastalýðýn sýrf cinsel iliþki ile bulaþmadýðý, kan alýp vermelerde ve saðlýk manipülasyonlarýnda açýk yaradan da bulaþabileði iddia edildi. Hastalýðýn her ne kadar aðýr olursa olsun zührevi bir hastalýk gibi ortaya atýlmasýnda muhafazakâr çevreler ve kiliselerin payý oldugu söylendi. Asýl amacýn halký korkutarak bir taraftan git gide çoðalan homoseksüelliðin daha fazla yayýlmasýný engellemek, diðer yandan da cinsel özgürlüðün hýzýný kesmek için ortaya atýlan bir manipülasyon aracý olduðu iddia edildi. Etkili ‘Ne sigara, ne olmadý mý? En azýndan gençlere cinsel iliþkide alkol, ne uyuþtukorunma yöntemleri kamrucu ve ne de panyasý yapýldý. Araþtýrmaseks için seks’ ya destek kampanyalarý düzenlendi. Zihniyetlere diyen Straigt de iki yönde de etkisi olEdge’cilerin du. Özellikle Amerikalý gençler arasýnda iki uç temel ilkelerini akým oluþtu. «Aman ölüroluþturuyor bu sem seksten öleyim» deyip sloganlar. cinselliðine sýnýr koymayanlarla, kendini evliliðe saklayan bakir çiftler oluþmaya baþladý. Avrupa’da, gençlerin bu tavýrlarý özgürlükler için mücadele etmiþ olan ’68 kuþaðýný kýzdýrýyor. Birilerini gericilikle, diðerlerini de sorumsuzlukla suçluyorlar. Bu arada, Avrupa’da da geliþmekte olan bir akým oluþuyor. ‘90’lý yýllarda patlayan bu akým da Amerika’dan geliyor. Punk’lara tepkiden oluþan bu gruplar fazla alkol ve uyuþturucu kullanýmýna tepki duyuyor. Straight Edge diye adlandýrýlan bu akým baþlý baþýna bir hareket. Ne sigara, ne alkol, ne uyuþturucu ve ne de seks için seks diyen Straigt Edge’cilerin temel ilkelerini oluþturuyor bu sloganlar. Aslolan kendinize ve bedeninize saygý, çevrenizdekilere saygý. Çevrenizdekiler hem diðer insanlardan, hem de doða ve hayvanlardan oluþuyor. Herhangi bir tarikattaki gibi bir liderleri ya da taptýklarý biri yok. Bir de toplandýklarý zamanlar özellikle kullandýklarý bir sembolleri var. Bu, ellerinin üstüne yazdýklarý kocaman bir X harfi. Amerika’da reþit olmayan gençlere alkol yasak olduðundan kahvelerde Onlar’ý ayýrt edebilmek için bu sembolü ellerine yazarlarmýþ. Bir de rakamlarý var, 24, X harfinin alfabedeki sýrasý. Hard rock müzikte bu gençlerin ortak noktalarý. Pop gibi diðer müzik çeþitleri sadece duygulardan, aþktan söz ediyor halbuki hard rock sosyal ve toplumsal konulardan da bahsediyor diyorlar. 1 Sayfa 8x.qxp 07.12.2007 07:27 Seite 1 Speakers Corner 8 Bence Saint-Nicolas raký sofralarýnýn aranan gönül adamýdýr Yine geldi çattý Aralýk ayý. Gönlümde Ýstanbul esintileri olsa da, Brüksel’in güzelliðini de yabana atmýþ deðilim çünkü bu þehir Aralýkta en güzel kýyafetlerini giyer, en kýymetli takýlarýný takýnýr, hoþ bir dilberin balkondan attýðý cilveli bakýþlarla güler; içten sýcacýk…..bu sene bize de hoþ bir edayla bayram için merhaba diyecek. Saint-Nicolas ile baþlar serüven. Benim ayrý bir sempatim vardýr kendisine, onun da týpký bizler gibi bir göç hikayesi vardýr çünkü. Anadolu’nun Ege kýyýlarýndan çýktýðý gönül yolculuðu, bindiði sevgi teknesiyle buralara kadar gelmiþ, dayanmýþ. Her ne kadar son yýllarda Noel Baba ile girdiði rekabetten yýpransa da, o yine marur ve bir o kadar gururlu kiþiliðinden ödün vermez. Çocuklar onu görmek ve hediye almak için yollara çýkarlar her ne kadar makul hediyeler verse de, Noel Baba gibi pencerelerden, bacalardan gizlice girmez evlere. Noel Baba’nýn durumu, biraz kapýdan kovsan bacadan girer durumu yani. Nicolas amcamýn ayaklarý yere basar, Noel gibi geyik ortamlarda uçmaz. Bence Saint-Nicolas raký sofralarýnýn aranan gönül adamýdýr. Noel Baba ise daha çok pahalý þarap ve Noel Anneler gibi geliyor bana. Geçen seneler SaintNicolas’ý pek deðiþtiremez, saðlam karakteri vardýr amma ve lakin Noel Baba ikibinli yýllarýn pazarlama teknikleri içinde erotik pazarlara bile düþmüþtür (o da nasýl bir fantaziyse anlamýþ deðilim «Noel Anne kostümleri»). Saint-Nicolas þu zorlu Avro günlerinde sokaklarda þeker meker daðýtýrken, Noel Baba gerçek baba- larýn sponsorluðunda caka satar. Saint-Nicolas her ne kadar, Anadolu’nun biz Türklerden önce konuðu olmuþ olsa da, týpký Hititler ya da diðer Anadolu mirasý gibi kültürümüzün deðerlerindendir. Ýþte bu sebepten severim kendisini. Farklýlýklarýn renkli uyumundan çýkan bir baþka Anadolu insaný da Saint-Nicolas… Yaþadýðýmýz þu sinir ötesi günlerde onlara ne kadar ihtiyacýmýz var. Anneler ninni söylemeyi tamamen býrakmadan, Karacaoðlan’ýn Elif’e aþký kaybolmadan, Romeo aþký savaþ gibi görmeden önce kendimize gelsek iyi olacak! Ýnanmasam da, umarým ikibinsekiz, ikibinyedi gibi sözde deðil de özde Mevlana yýlý olur. Belki o zaman dünyanýn herhangi bir yerinde herhangi bir çocuk savaþtan ya da baþka bir çaresizlikten ölmez de, bu sefer bir hediye de bizden gider Saint-Nicolas’a ya da onun gibilere… Ýyi seneler ve iyi bayramlar Aralýk 2007 Mutluluk damlasý Ýþte yine sana olan susuzluðum, seni sensiz yaþamanýn huzurunu aþtý. Dün, seni görmüþ olmam yine beni benden alýp sen yaptý. Senin yanýndakilerine bir þeyler anlatmasý için yalvarýþým hiç dinmedi. Onlar konuþsun ki, ben sana bakmadan görerek, seni içeyim. Sana aldýrmýyor, senden rahatsýzlýk bile duymuyor maskemin altýnda. Sen fark etmesen de, ben seni senle (yakýnýnda) yaþamanýn kederine sarýldým. Seninle yakýn olduðum mekanlarda, kederle bile olsa, tamamlandýðýmý duyumsuyorum. Bazen, bu sana sevgim diye adlandýrdýðým duygumun, egom olduðunu kabul etmek istiyorum. Sevgiyse, bunu yenemem. Hem kendime hem sana hep yük kalýrým. Egomsa, onu baþka türlü ya da baþkasý ile avutabilirim. Bunun için egom olmuþ olmasýný diliyorum. Senin vicdanýnda, bir yük olmaktansa, kendimi kandýrmayý yeðliyorum. Senin mutsuzluðun ne de olsa, benim mutluluðumu gölgeliyor. Kendimi kanýrdýðýmda en azýndan sen biraz daha fazla mutluluk damlasý içmiþ olursun. Cüneyt Tamoðullarý/Brüksel Aylin Dað/Anvers Üstün Yahudi milleti ile aþaðý Müslüman milleti Batý toplumlarýndan farklý olarak Doðu toplumlarýnda özeleþtiri kültürü yoktur. Peygamber efendimiz "Mu’min ayný delikten iki defa sokulmaz" buyurduklarý halde, yaptýðý hatadan ders çýkaran Batý toplumlarýdýr sadece. Özeleþtiri kültürü olmayýnca, kendi kusurunu görmek yerine, hatayý hep baþkasýnda arama hastalýðý baþgösteriyor. Günümüzden de, geçmiþten de çok örnek vermek mümkün. Osmanlý'nýn son dönemi örneklerle dolu. Yakýn dönemden örnek vermek gerekirse 11 Eylül en güzel örnek. Çöken kuleler ortadayken, El-Kaide’nin sahiplenmesi ortadayken, hala biz arkasýnda komplo aramaktayýz. Komplo olduðunu "bilimsel" yollarla iddia eden batýlý bazý þahýslarýn teorilerinin de doðru olmadýðý deðiþik teknik üniversitelerdeki doktora öðrencileri tarafýndan ýspatlandýðý halde. Usame Bin Ladin'in avukatý eylemleri sahiplenmesine raðmen. Meþhur iddiaya göre o gün o kulede çalýþan Yahudiler iþlerine gitmemiþler. Beraber öðle molasýna çýktýðýn, beraber kutlama yaptýðýn Yahudi meslektaþýn o gün olacaklarý biliyor, ama sana haber vermiyor, Yahudi olmadýgýn için. Yani bu Yahudi bir insan deðil, insanüstü duygusuz robot olsa gerek. Irkçý bir yaklaþýmla tüm Yahudileri tornadan çýkmýþ ayný tip parça gibi gören zihniyet için bu teoriye inanmak zor olmasa gerek. Ýstanbul’da HSBC Bank önünde patlayan bombadan sonra herkes bunun Mossad-CIA iþi olduðu konusunda adeta anlaþtýlar. Anlaþtýlar derken, ellerinde bulunan deliller ýþýðýnda uzlaþmadýlar haliyle. Çünkü ellerinde ne delil var ne de ciddi bir araþtýrma. Her taþýn altýndan Yahudi çýkar teorisini dillendiriyorlar sadece. Halbuki yapýlan araþtýrmadan sonra anlaþýldý ki bu eylemi gerçekleþtirenler öz be öz Türk, ve de kendilerini dindar olarak gören kiþiler. Brüksel’de Kürt kökenli insanlara ait bir Kürt Kültür Merkezi kundaklanmýþtý. Bu iþi düzenleyenlerin kim olduðu bilinmiyordu. Türklere göre bunu yapan Türk olamazdý. Türk dürüsttür, doðrudur, çalýþkandýr, ama kahve kundaklamaz resmi söyleme göre. Kesinlikle Türklere karþý bir provokasyondu caným. Yapýlan araþtýrmadan olayýn iki faili tutuklandý. Bu tasvip edilemez olayý yapanlarýn ikisi de Türk çýktý. Hrant Dink, sokak ortasýnda düþüncelerinden dolayý alçakça katledilmiþti. Bu alçaðýn kim olduðu daha bilinmiyordu. Elde bilgi, kanýt yoktu failin kim olabileceðine dair. Ama olsun, yine de herkes koro halinde bu iþin dýþ güçler tarafýndan organize edilmiþ bir cinayet olduðunda karar kýldýlar. Hangi kanýta dayanarak? Kanýta gerek yok, onlar öyle diyorsa öyledir. Koskoca Genelkurmay Ýkinci Baþkanlýðý yapmýþ Edip Baþer ya- nýlýyor deðil ya?! Ona göre bu iþi kesin dýþ güçler yapmýþtý. Sonra fail yakalandý. Kendisi bir Türk milliyetçisi çýktý. Ama olsun, o sadece piyon, asýl sahne arkasýndakiler dýþ güçlerdir caným. O da ne, arkasýndan çorap söküðü gibi bütün aktörler ortaya çýktý. Meðer hepsi de milliyetçi geçmiþe sahip kiþiler. Biraz daha incelense bir ucu devlete bile dokunacak belki. Bu alçakça cinayeti iþleyen kiþinin karakolda kahraman gibi aðýrlanmasý zaten her þeyi açýklýyor. Düþünebiliyor musunuz Hans van Temse karakolda kahraman olarak aðýrlanacak? Irkçý eylemin sahibi Hans van Temse, yakalanmasýndan sonra Flaman basýnýnda günlerce tartýþýldý, neden bir genç bunu yaptý, sorun ne, Flamanlar olarak nerde hata yaptýk þeklinde. Hiçbiri suçu baþka ülkelerde aramadýlar, kendi içlerinde aradýlar. Türkiye’de ise konu, sorunu tartýþmak yerine yine dýþ güçler muhabbetiydi. Kýsacasý demek istediðim, ne zaman’ nerde hata yaptýk’ diye düþünmeye baSþlayacaðýz? Ne zaman sorunu hep dýþarda aramaktan vazgeçeceðiz? Ne zaman teþhisi doðru yapacaðýz ki tedavisi de doðru olsun? Evet, petrolden dolayý Ortadoðu’yu Amerika bir savaþ alanýna dönüþtürdü. Norveç’te de petrol var, neden orda demokrasi týkýr týkýr iþliyor, sorun çýkmýyor da Ortadoðu’da hep sorun yaþanýyor? Amerika dýþýnda, ordaki in- sanlarýn da bu konuda büyük kusuru yok mu? Ýran’da öðrenciler daha fazla özgürlük için sokaða çýktýðýnda mollalar neden hemen arkasýnda Amerika var diye baðýrýrlar? Neden kendi insanýnýn sorunlarýný dinleyip çözmezler de sorunu hep dýþarda ararlar? Baþlarýna taþ düþþe Yahudilere suçu atacak bir zihniyet bu. Evet, CIA yýlda milyonlarca dolar para aktarýyor Ýran’ýn muhalif güçlerine. Ama bu, vatandaþýna hakkýný veren, insanca yaþam olan bir devlette niye devletin yýkýlmasýna sebep olsun ki? CIA ve MOSSAD dünyanýn belirli yerlerinde gizli operasyonlar yapýyor, ama beceriksiz oluþlarý da bilinmeyen bir gerçek deðil. Dünyanýn neresinde bir olay olsa arkasýnda Yahudilerin ve de Amerikalýlarýn olduðunu düþünüyoruz. Geri kalmýþlýðýmýz, sömürülmemiz bizim suçumuz deðil, Ýsrail ve de Amerika’nýn suçu. Bu Yahudiler ne tür bir yapýya sahip ki her olayýn arkasýndan çýkýyorlar. Benim vardýðým tek sonuç Yahudiler Müslümanlara göre daha üstün bir millettir ki bu kadar olayý gerçekleþtirebiliyorlar. Eðer bizden üstün olmasalardý 1 milyar müslümaný nasýl sömürebilirlerdi? Yoksa biz, kusurlarýmýzý, zayýflýðýmýzý, tembelliðimizi, geri kalmýþlýðýmýzý örtbas etmek için mi geliþtirdik bu üstün Yahudi teoremini? KAMÝL GÖZEN/Limburg Bu sayfamýzda yayýnlanan yazýlar gazetemiz Binfikir’in deðil, yazarlarýn kendi kiþisel görüþleridir. Sizlerin de yazýlarýný bekliyoruz... Sayfa 9x.qxp 07.12.2007 07:57 Seite 1 Aralýk 2007 SÝZbize 9 “Avrupa fakirin umuduydu, þimdi bahis salonlarý Avrupalýnýn umudu oldu” Mantar gibi çoðalan bahis salonlarý ve þans oyunlarý hakkýnda Belçika’nýn farklý yerlerinde yaþayan vatandaþlarýmýzýn görüþlerini Binfikir okuyucularý için aldýk. CHARLEROI Zeynel Atalay Bahis þubeleri günden güne hýzlý bir þekilde artýyorlar. Bu þubeleri artýk her semtte görebilirsiniz. Bir zamanlar at yarýþlarý revaçtaydý, þimdi de futbol bahisleri. Bu bahislerde dikkati çeken genelde Türkler, Ýtalyanlar ve Ýspanyollarýn oynuyor olmasý. Hem oynuyorlar hem oynatýyorlar. Bu iþte büyük paralar dönüyor; takýmlarý çok iyi tanýyorsan çok güzel ve rahat para kazanmak mümkün. Ama yine de bir tür kumar, hiçkimseye tavsiye etmem. Birkaç genç tanýyorum, bütün günlerini bu tür yerlerde geçiriyorlar, yani bu durum gençleri kolay para kazanmaya ve tembelliðe itiyor. Umarým yetkililer bu konuda önlem alýrlar. GENT ANVERS Bilal Özcan Ülkan Kurt Eskiden Avrupa fakirin ekmeðiydi, umuduydu. Þimdi bahis dükkanlarý Avrupalýnýn umudu oldu. Euro geldiðinden beri þans oyunlarýnda artýþ var. Her memleketten insan iþini þansa baðlamýþ. Milli futbolcu Gökdeniz bahis oynarsa, gayri-milli bendeniz de bahis oynar. Ben de oynuyorum. Cepte 5 tane kupon var. Türklerin bahis oynarken duygusu, parayý vurup Türkiye’ye dönmek! Bahis olayý çok hýzlý bir þekilde geliþiyor. Artýk çocuklar dahi oynuyor. Gençler ve çocuklar için son derece tehlikeli. Bu bahis olayýnda benim gözlemlediðim, olay sadece biraz para yatýrýp daha çok para kazanmak deðil. Ýnsanlar bu bahis aracýlýðýyla “ben futboldan anlarým, profesyonelim. Takýmlarý ve oyunlarýný tanýrým” mesajý vermek istiyorlar. BRÜKSEL LÝEGE Mevlüt Akýncý Bu bahisleri oynayan iki grup var. Biri yoksul kesim. Bunlar çok düþük paralarla oynuyorlar. Ýþ yok, güç yok. Bahis bürolarýnda büyük büyük ekranlar var, içerisi sýcak, kahve çay neredeyse bedava. 3-5 Euro verip 300500 Euro kazanmak istiyorlar. Ekonomik kriz arttý. Þimdi kahvehanelerde bile bu bahis makinalarýndan var. Diðer kesim de, evini arabasýný almýþ, hali vakti yerinde olanlar. Bunlar da büyük oynuyorlar ve büyük kazanmak istiyorlar. Bunlardan biri ikisi iyi para kazanmýþsa parasý olmayanlara örnek oluyor ve onlar da kýsa yoldan büyük paralar kazanmak istiyor. Abdil Ulusoy Bahis yaþamýn çok kötü alýþkanlýklarýndan biridir. Zaten bahis oyunlarýndan kazançlý çýkmýþ bir insanla tanýþmadým þimdiye kadar. Bu tür kötü huylar yerine ailemle, yakýnlarýmla ve tanýdýklarýmla birlikte olmayý daha uygun görüyorum. Bence bahis bir nevi hastalýktýr. Günümüzde toplumsal ahlaksýzlýðýn doruk noktalarýndan biri olarak büyük bir tehlike teþkil etmektedir. Bu tür oyunlara esir olanlarýn psikolojik tedaviye alýnmalarýnýn yerinde bir karar olduðuna inanýyorum. N.Dursun/M.Aydoðdu/Ö.Balcý/E.Utku/S.Aygün [email protected] Kimlik “Kendinizi Türk mü ya da Flaman mý hissediyorsunuz?” Bilmem kaçýncý gazeteci tarafýndan tekrarlanan bu soru. Geçen gün gene ayný manzara: hafif Anvers aksanlý, orta yaþlarda, kumral bir bayan. Allah güzeli her cinste yaratmýþ. Ýzahatýn sebebi: artýk sýkýldýðým derecede çok duyduðum soruya, özene özene yanýt vermem gözlerinde sýradýþý bir ýþýk sezmem olsa gerek. Hulusi kalpten merak ediyor olmalýydý ki, soluksuz dinledi. Buna inanman benim körlüðümden de kaynaklanabilir ama o ayrý konu. Ben kimliksizim! Bu bir tercih, kattiyen herhangi bir protesto amacýyla veya siyasal görüþ nedeniyle yapýlan seçim deðil. Hatta bir Vergi derim. Zira, umarým onca yol tepip evimde konaklamanýzýn esas sebebi sanatým, sanatcýlýðým. Sanatcýnýn niteliði ise, ana, göbek, yani gerçek özü, tarafsýz, kimliksiz, yani açýk, saf ve kör(!) olmasý. Bu karmaþýk ve bazý kýsýmlarda Ben kimliksizim! çeþitli, çeliþkili, tepkilere Bu bir tercih, yol açan bir durum. Dolayýsýyla sözlerimin yankatiyen herhankýsýnýn fevkalade bilingi bir protesto cindeyim. amacýyla veya Ýnsan oðlu doðduðu günden, hatta ilk ana siyasal görüþ rahminde tohumlandýðý nedeniyle yapýdönemden itibaren lekelan seçim deðil. lenir. Yükümlülük hissi bu. Çünkü var olmuþtur. Ve varolmak doðrudan, yargý, seçim, ayýrým ya da katýlým, kýsacasý günahkar olmak demektir. Diyeceksiniz ki “ kimliksiz insan olur mu? ” Ve eminin çoðunluk böyle düþünüyor. Sürü düþünce tarzýdýr bu zaten. Ölüm kalým dünyasý, herkes bir kurum, bir gerçek elde edinebilme çabasýnda. Bu durumdan utanýlýcak da hiçbir þey yoktur, gayet normal bir durum bence. Ýnsan bir þeylerle meþgul olmalý, çünkü boþluk nizamýn düþmanýdýr. Sonuçta tüm bu yaþam, yaptýðýmýz seçimler, koyulduðumuz iþler, elde ettiðimiz maddi ve manevi deðerler, kýsacasý, bizi biz yapan, yani kimliðimizi belirleyen tüm bu haller; iþte asýl gerçek, asýl kurtuluþ o deðil, tersine boyunduruktur. Biliyor musunuz, o kadar isterdim siz baþka olsaydýnýz; bana: memleket nere, hangi takýmý tutuyorsun, tahsilin, cinsin, ýrkýn… tarzýnda bayatlamýþ sorular yöneltmeseniz. Baðýþlayýn, size belki de basit bulduðunuz bir sýr vereceðim. Az sonra yollarýmýz ayrýlacak, koþturmaca hayata devam edeceðiz. Ta ki bir son nefesin ölümüne kadar. Kaçýnýlmaz soru, nasýl bir yaþam sürdüm, kimlere, nelere zamanýmý harcadým. Hepsi boþ. Yaþadýðýnýz hayata geri baktýðýnýz da önem taþýyan tek bir þey kalýr. Ne ve kim olursa olsun, herhangi þekil ve sima, bayrak, toprak, kültür, bunlar kimliðiniz deðildir. Ýþin sonuna dayanan asýl gerçek, mekan, mal mülk, þan þöhretten ziyade sevme, sevebilme ve sevdirebildiniz mi, sevgi ve aþkla yasadýnýz mý sorusunun sonucudur. Gerçek kimliðinizin yanýtý orda yatar. Sayfa 10x.qxp 07.12.2007 07:47 Seite 1 Aralýk 2007 GÜNDEM 10 Gazetemizin 2. yaþýný kutladýk Brüksel'de yayýnlanan ve 10 bin adet basýlýp Belçika geneline daðýtýlan gazetemiz Binfikir yayýn hayatýna baþlamasýnýn ikinci yýldönümünü mütevazý bir programla kutladý. 2005 yýlý Kasým ayýnda yayýn hayatýna baþlayan gazetemiz, yazarçizer kadrosu ve idari ekibiyle birlikte Brüksel'de bulunan Metin Pide’de ikinci yýlýný kutladý. Haber Merkezi utlamada 2. yaþ pastasýný keserken bir konuþma yapan Genel Yayýn Yönetmenimiz Serpil Aygün “2004 yýlý Mayýs ayýnda www.binfikir.be web sitesi olarak baþladýðýmýz yayýn hayatýný 2005 yýlý Kasým ayýndan itibaren aylýk olarak 23 sayýdýr hiç aksatmadan yayýnlanan Binfikir Gazetesi olarak sürdürüyoruz. Bugüne kadar gerek içerik gerek daðýtým kalitesi anlamýnda bize rakip olamayacak yayýn organlarýyla rekabet yapmak zorunda kaldýk. Ancak geldiðimiz noktada Binfikir, yayýnlarýnýn sürekliliði ve kalitesi ile farkýný gösterdi. Bunun baþarýlma- K sýnda sizler gibi farklý kesimlerden birikimli ve güçlü bir ekibin katkýsý büyük oldu. Hepinize bu anlamda teþekkür ediyorum. Kendisini sürekli yenile- Paraya mı ihtiyacınız var ? Kısa Vadeli Kredi şartları ile deǧerlendirilir1 Sonradan pişmanlık duymadan kredi mi almak istiyorsunuz ? O zaman doǧru adrestesiniz.Citibanka geldiǧinizde istediǧiniz miktar ne olursa olsun,kredi sebebiniz ne olursa olsun,her zaman en iyi hizmetle ve konunun uzmanları ile karşılaşacaksınız. Detaylı bilgi için ; • 0800 24 023 numarayı arayın, • Cep telefonunuzdan 3102’ye ücretsiz olarak (hazırım) mesajınızı gönderin, • www.citibank.be internet üzerinden hemen başvurun (Fransızca veya Flamence), • Citibank satış noktalarımıza gelin,yetkililerimizle görüşün Simdi dövizle askerlik hizmeti için de sizlere 5,5%2 gibi çok uygun oranla kredi veriyoruz !!! Gurur duyarak alabileceǧiniz kredi !!!! 1 Kısa Vadeli Kredi, banka kriterlerine göre deǧerlendirildikten sonra,banka ve müşteri tarafından karşılıklı olarak kabul edildikten sonra, imzalanip onaylanır. 2 Bu oran yıllık maliyet yüzdesi ile hesaplanmış olup, sadece dövizle askerlik hizmeti için,en fazla 36 ay vade ve en fazla 7.500€ için geçerli olacaktır. Yetkili Kişi : M. De Bolle – Yetkili Kurum : Citibank Belçika SA, Boulevard General Jacques 263g,1050 Brüksel, Vergi No; BE 0401.517.147 RPM Brüksel, C.B. 954-5462261-42. Kredilerde en iyi hizmet, en hızlı hizmet ! yen gazetemize bu sezon baþýnda Kenan Görgün, Mustafa Kör ve Özgür Balcý gibi genç kalemler de katýldý. Gazetemiz onlarýn katýlýmýyla daha da zenginleþti. Bu arada son olarak Metin Edeer’e Binfikir’in bu güzel gününde yanýnda olduðu ve bu geceye sponsor olduðu için teþekkür ediyorum” dedi. Genel Koordinatörümüz Erdinç Utku ise gazetemize önemli bir transfer olduðunu hatýrlatarak, “ Efsanevi Gýrgýr’ýn kapaklarýný çizen ve uzun süredir Belçika’da yaþayan Karikatürist Gürcan Gürsel aramýza katýlýyor. Kendisi önümüzdeki sayýdan itibaren, Binfikir’in kapak karikatürlerini çizecek” dedi. Utku "Belçika’da evrensel basýn meslek ilkelerine uygun davranmayan, gazeteciliði kiþisel amaçlarýna yönelik ego tatmini ya da sürtüþme aracý olarak kullanan ve niteliksiz yayýn yapanlarla rakip olmak bizleri üzdü. Ancak kasaba gazeteciliði yerine AB’nin baþkentine yakýþýr bir gazete çý- karma konusundaki çabalarýmýz uzun vadede sonuç verdi. Belçikalý Türkler Binfikir’i çok ayrýcalýklý bir yerde deðerlendiriyor. Bu konuma gelinmesinde tüm yazar çizer ve destekleyici kadromuzun büyük katkýlarý oldu. Birinci yýl kutlamasý nedeniyle “yerel Medya’nýn Sorunlarý” konulu bir seminer düzenleyip “yerel medyanýn örgütlenmesi” konusunda adým atmýþtýk ancak seminer sonrasýnda karamsarlýða kapýldýk. Biz tek taraflý olarak kendimizi özdenetime açtýk. Yayýn hayatýmýza baþladýðýmýz andan itibaren de evrensel yayýncýlýk ilkelerini tek taraflý olarak kabul ettik. Ancak semineri izleyen bir yýl içinde Belçika yerel medyasýnda yaþananlar bizim seçtiðimiz yolun doðruluðunu gösterdi. Metin Edeer Kýþkýrtmadan, din ve milliyetcilik pazarlamadan tarafsýz yayýncýlýk yapýyoruz. Habere konu olan taraflara söz hakký veriyoruz. Binfikir sadece bir kesimin deðil, toplumun tüm kesimlerinin ortak platformu oldu. Bu da bizleri sevindiriyor” þeklinde konuþtu. Kutlamaya katýlamayan Haydar Abi ise bir mesaj göndere- rek Binfikircilere seslendi. Haydar Abi Binfikir’in 10. yýl kutlamasý için ekibi Adana’ya Toros yaylasýna davet etti. Haydar Abi’nin mesajýný www.binfikir.be’ deki köþesinde okuyabilirsiniz. Metin Pide Salonu sahibi Metin Edeer’in sponsorluðunda gerçekleþen gecede Edeer, ekibimize arapaþý ve güveç gibi geleneksel Emirdað yemekleri ikram etti. Geceye Binfikir eski ve yeni yazar ve çizerlerinin yanýnda gazetemize çeþitli þekillerde katkýda bulunan Binfikir dostlarý da katýldý. Gazetemizin mizampaj gecesi, yazýsýný en geç gönderen yazar, yazarlara gelen en ilginç mektuplar gibi konularýn da konuþulduðu gecede Binfikir’le ilgili eleþtiri ve deðerlendirmeler de yapýldý. Serpil Aygün'ün Genel Yayýn Yönetmenliðini yaptýðý Binfikir Gazetesi, Erdinç Utku (mizah yazarý-Cumhuriyet), Erdem Resne (Ýletiþimci), Leyla Ertorun (Belçika'nýn ilk radyocularýndan-siyasetçi), Ýlknur Cengiz (Sinemacý-Siyasetçi), Ece Ayaydýn (Fotoðraf-grafik), Nihat Dursun (Belediye'de sosyal danýþman), Adnan Yýldýz (Belçika'ya yeni gelenlere danýþman), Mehmet Aydoðdu (Ressam-siyasetçi), Kenan Görgün (Yazar), Mustafa Kör (Yazar), Özgür Balcý (Flaman Eðitim Bakanlýðý kabinesi çalýþaný), Emel Kýlýç (Türkiye’de radyocu ve gazeteci), Ýsmail Doðan (Çizer), Özcan Çalýþkan (Çizer), Musa Kart (Çizer) ve Burak Akbulut'tan (sinema-televizyoncu/web uzmaný) oluþan bir ekip tarafýndan çýkartýlýyor. Sayfa 11x.qxp 07.12.2007 08:26 Seite 1 Aralýk 2007 GÜNDEM 11 Belçikalý Türkler Kurban Bayramý’na hazýrlanýyor Haber Merkezi emizlik, Tarihi Anýtlar ve Sit Alanlarýndan Sorumlu Devlet Bakaný Emir Kýr’ýn, kurban kesimi için hazýrlanan geçici kesimhanelere ve alýnan tedbirlere desteðini bu yýl da sürdürdüðü bildirildi. Bakanlýktan yapýlan açýklamada geçici kesimhaneler ve alýnan tedbirler þöyle sýralandý: - Bölge Hükümeti'nin mali desteði ile, 4 belediye (Anderlecht, BrükselMerkez, Schaerbeek ve Molenbeek) her biri 500 koyun kesim kapasiteli, T saðlýk þartlarýna uygun geçici kesimhane oluþturacaklar. - Ayrýca, Brüksel Temizlik Ajansý tarafýndan hazýrlanan 60 bin adet bilgi broþürü 29 Kasým tarihinden itibaren, belediyelerde ve camilerde halka daðýtýlmaya baþlandý. Dört dilde hazýrlanan (Fransýzca, Flamanca, Arapça ve Türkçe) bu bilgi broþüründe, belediyelerde oluþturulan 4 geçici kesimhanenin adreslerinin yaný sýra, Brüksel Bölgesi çevresinde, en fazla 50 kilometre mesafede bulunan ve toplam 2500 koyun kesme kapasitesi olan diðer 4 özel kesimha- nenin adresleri de yer almaktadýr. - Her yýl olduðu gibi, bu yýl da Brüksel Temizlik Ajansý, kurban sonrasýnda, kalan artýklarýn toplanmasýný üstlenecektir. Bakanlýktan yapýlan açýklamada halkýmýz bazý konularda uyarýldý: - Evde kurban kesimi kesinlikle yasaktýr. - Kurban artýklarýnýn belirtilen yerler dýþýnda sokaklara býrakýlmasý, normal ev çöpleri için kullanýlan beyaz çöp torbalarý veya konteynerlara kurban derisi ve atýklarýnýn konmasý yasaktýr. Belçikalý Türk hacýlardan 842’si Mekke’ye ulaþtý Konuyla ilgili olarak yapýlan açýklamada “Bu yýl T.C. Brüksel Büyükelçiliði Din Hizmetleri Müþavirliði ve Belçika Türk Ýslam Diyanet Vakfi Hac Organizasyonu ile Hacca gitmek üzere kayýt yaptýran 842 Hacý adayýnýn tamamý kutsal topraklara gönderilmiþtir” denildi. Maasmechelen Belediyesi geçici mezbaha inþa ediyor Maasmechelen Belediyesi’nden yapýlan açýklamaya göre, bu yýl Belediye’de ilk defa geçici mezbaha inþa ediliyor. Rallycrosscircuit Duivelsberg Weg naar Zutendaal 251) adresinde kurulacak olan mezbahada kurbanlarýný kestirebilecek olan Müslüman vatandaþlar, kesim ruhsatý için 25 Euro ödeyecekler. Ruhsat alabilmek için kurbanýn kulak numarasý ile satýcý kayýt numarasýný Belediye’ye bildirmeleri gerekiyor. Vatandaþlarýn, kesim ruhsatý alabilmek için 089/ 76 96 85 nolu telefondan Georges Ramakers ile görüþmeleri gerektiði bildirilirken, kesim ruhsatý için aþaðýdaki gün ve saatlerde Belediye’ye baþvurabilecekler: 13/12/2007: saat 09.00- 12.00 ve saat 14.00- 16.00 14/12/2007: saat 09.00- 12.00 ve saat 14.00- 16.00 16/12/2007: saat 09.00- 12.00 17/12/2007: saat 14.00- 17.30 18/12/2007: saat 09.00- 12.00 19/12/2007: saat 14.00- 21.00 Sayfa 12xx.qxp 07.12.2007 08:09 Seite 1 12 SÖYLEÞTÝK Aralýk 2007 ‘Umut fakirin ekmeði, ye Memet ye!’ E.Utku/S.Aygün/L.Ertorun Belçika’da Türklerin bulunduðu hemen hemen her yerde 23 aydýr aralýksýz Binfikir gazetesini daðýtýyoruz. Gazete daðýtýrken bazý iþyerlerinin kapandýðýný, bazýlarýnýn el deðiþtirdiðini ve bazen de yeni iþyerleri açýldýðýný farkediyoruz. Geçen 2 yýl boyunca gözlemlediðimiz önemli bir deðiþiklik ise Limburg bölgesinden baþlayarak özellikle Anvers, Gent, Brüksel, Liege, Verviers ve Charleroi kentlerinde bahis salonlarýnýn sayýsýnýn giderek artmasý oldu. Hatta bazý Türk kahvehaneleri bahis salonu haline çevrildi. Bu bahis salonlarýnda her milletten insana rastlamakla birlikte Türklerin fazlalýlýðý dikkat çekiyor. Bahisin tutku mu yoksa bir baðýmlýlýk mý olduðuna karar verme iþini uzmanlara býrakalým. Ýster tutku, ister baðýmlýlýk deyin, þans oyunlarýna ilgi her geçen gün artýyor. Ýnternet ile birlikte özellikle küçük yaþtaki çocuklarýn tuzaða düþme riski arttý. Tahminlere göre Belçika’da yaklaþýk Meryem Kanmaz: “Sadece yöntem deðiþti. Eski den de böyle oyunlar oynaný yordu” Gent Üniversitesi Avrupa’da Ýslam Araþtýrma Merkezi Politik Sosyologlarýndan Meryem Kanmaz, konuyla ilgili olarak görüþlerini anlatýrken, aslýnda bu alanda yapýlmýþ bilimsel bir çalýþmanýn olmadýðýný dile getirdi. Bizim de araþtýrmalarýmýz sýrasýnda gördüðümüz bu durum karþýsýnda Meryem Kanmaz’ýn bir sosyolog olarak gözlemlerini ve olasý deðerlendirmelerini yansýtmak istedik. Futbol maçlarý baþta olmak üzere her türlü maç ya da yarýþ üzerine bahis oynanan Bahis Salonlarýnýn sayýsý ve bu salon lara Türklerin ilgisi gittikçe artýyor. 100 bin kiþi þans oyunu oynuyor. Bunlarýn 20 bini ise hastalýk derecesinde. Belçika’da her yýl 150 kiþi þans oyunu baðýmlýlýðý nedeniyle psikolojik tedavi için hastanelere baþvuruyor. Genellikle þans oyunu düþkünleri bunu yakýn çevresinden saklýyor. Ulusal Loto Kurumu’nun yaptýrdýðý bir araþtýrmaya göre Valonlar þans oyunlarýna Flamanlardan daha fazla ilgi gösteriyor. 18 yaþýndan büyük Belçikalýlarýn yüzde 75’i yýlda en az bir kez para karþýlýðý þans oyunu oynuyor. Belçikalýlarýn yüzde 75’i çeþitli þans oyunlarýna yýlda ortalama olarak 575 Euro harcýyor. En yoðun þans oyunu düþkünleri alt sosyal sýnýflardan 35-44 yaþ arasýndaki Frankofonlar. Aslýnda bu sonuç Türklerin þans oyunlarýna ilgisini açýklamada bir ipucu olabilir. Þans “ Uzun süredir Gent Bölgesi’nde yaþayan Türk toplumu üzerinde araþtýrmalar yapýyorum. Þimdiye kadar bu alanda bir çalýþma ile karþýlaþmadým. Ancak kiþisel olarak ben de þans oyunlarýnýn ve bahis bürolarýnýn giderek yaygýnlaþtýðýný gözlemliyorum. Bu durumu bir kaç þekilde deðerlendirebiliriz. Öncelikli olarak Türk toplumunda geçmiþte de þans oyunlarý oynanýyordu. Yalnýz eskiden bu oyunlar gizli yapýlýyordu. Kahvelerde gizli yerlerde insanlar oyun oynuyordu. Açýktan yapýlmýyordu böyle þeyler. Çok aile dramlarý yaþandý kumar yüzünden. Þimdi sadece yöntem deðiþti. Artýk açýktan oynanýyor. Modern görünüþlü Bahis bürolarý, teknolojik olarak geliþtirilmiþ makinalarda oynanan þans oyunlarý vs. olayý toplum içinde daha açýktan oynanabilir hale getirdi. Artýk ayýp olmaktan çýktý ve toplum içinde kabullenildiðini düþünüyorum. Bu alanda bir araþtýrma yapýlsa eskiden þans oyunlarý, kaðýt, kumar vs. oynayan Türklerin sayýsýnýn bugün de ayný çýkacaðýný sanýyorum. Dediðim gibi bence sadece yöntem deðiþti. Diðer taraftan Türk toplumu da deðiþti. Eskiden toplum birbirine daha yakýndý. Yardýmlaþma, dayanýþma daha fazla idi. Derneklerle olsun, komþuluk iliþkileriyle olsun Türk toplumu birbiriyle daha dayanýþmacýydý. Þimdi toplumuz giderek bireyselleþti ve yalnýzlaþtý. Bu durumda ekonomik sýkýntý yaþayan insanlar, bugün toplumsal dayanýþmadan faydalanamaz hale geldiler. Eskiden komþusundan borç para isteyebi- len artýk isteyemiyor. Belki bu deðiþim de artan ekonomik sýkýntýlarla birlikte þans oyunlarýnýn artýþýnda neden olmuþ olabilir. Çünkü bu oyunlarý oynayanlarýn bir kere zamanýnýn bol olmasý lazým. Futbol müsbakalarýný takip etmek için Türkiye tv kanallarýný izleyebiliyor olmasý lazým. Böyle bakýnca bahis ve þans oyunu oynayanlarýn toplumun alt gelir gruplarýndan gelen kiþiler olduðunu sanýyorum. Son olarak, bu sorunun sadece yabancýlarda olmadýðýný Belçikalýlarda da benzer davranýþlarýn olduðunu düþünüyorum. Çok eskiden þimdiki gibi bakkallarda falan bu oyunlarý bulamazdýnýz. Þimdi her yerde bir kazý kazan kartý, ya da loto satýnalabiliyorsunuz. Yani bu oyunlarýn sunumu da arttý, Belçikalýlar arasýnda. Bu durumda Belçika’da yaþayan Türkler olarak ev sahiplerinden etkilenerek onlar da benzer davranýþlarý sergiliyorlar. Sonuçta onlar da Belçikalý Türkler.” Psikolog Serpil Özhan Perin: Farkýna bile varmadan baðýmlý olabilirsiniz Bahis ve þans oyunlarý baðýmlýlýklarýnýn psikolojik boyutlarýný incelemek üzere görüþtüðümüz Psikolog Serpil Özhan Perin de diðer uzmanlar gibi konu hakkýnda özel bir araþtýrmaya rastlamadýðýný belirtirken, genel olarak bu tarz baðýmlýlýklarýn nasýl baþladýðý, kimlerin risk grubu içinde olduðu, has- oyunlarýna yapýlan harcamalardan aslan payýný 1.2 milyar Euro ile Ulusal Loto Kurumu ürünleri alýyor. Spor ve at yarýþlarýna 2003 yýlýnda 228 milyon Euro harcanmýþ. Kafelerdeki bingo makinalarý benzeri oyun makinelerine hala büyük bir miktar 312 milyon Euro harcanýyor. Büyük casinolar da yaklaþýk 60 milyon Euro ciro yapýyor. Rodin Vakfýnýn internet üzerinden oynanan þans oyunlarý hakkýnda yaptýðý bir araþtýrmada Belçikalýlarýn yüzde 1.5’inin yasadýþý olmasýna karþýn internette þans oyunu oynadýðý tespit edildi. Bu oran 16-17 yaþ grubunda yüzde 3,4. 2006 yýlýnda 10-17 yaþ arasýndaki 2305 gençle yapýlan bir araþtýrmada ise bu yaþ grubundakilerin yüzde 40’ýnýn para karþýlýðý þans oyunu oynadýðý ortaya çýktý. Bu oran 2005 yýlýnda yüzde 25 idi. Para karþýlýðý þans oyunu oynamaya baþlama yaþý ise ortalama 11 yýl 8 ay. Kazý-kazan yüzde 33 ile gençlerin en çok tercih ettiði þans oyunu. talýk olarak tanýmlanmasý için gereken koþullar ve alýnmasý gereken önlemlerden bahsetti. Sosyal Kumar oynama ve Patolojik (hastalýklý) Kumar oynama’dan bahseden Psikolog Serpil Özhan Perin, sosyal kumar oynama davranýþýnýn hastalýklý hale geçiþ sürecini genellikle kiþilerin farketmediklerini bu nedenle de her halükarda para ya da maddi bir þey karþýlýðý oyun oynamaktan kaçýnmak gerektiðini vurguladý. Kadýnlarýn kendi aralarýnda haftada bir kez buluþup, maddi bir deðer karþýlýðýnda oynadýklarý kaðýt, okey, konken gibi oyunlarla erkeklerin kahvehanelerde oynadýklarý oyunlarýn sosyal kumar niteliði taþýdýðýný ifade eden Perin, Sayfa 13x.qxp 07.12.2007 07:45 Seite 1 13 Aralýk 2007 Göç Araþtýrma, Egitim ve Uygulama Enstitüsü (GÖÇ-TE) bilimsel direktörü Dr. ALTAY MANÇO: Þans oyunlarýna yönelim konusunda Türklere ve diðer yabancý kökenlilere özgü özel durumlar olduðunu düþünmüyorum. Belçika’daki genel eðilim ve özellikler Türk ve diðer yabancýlar için de geçerli. “bu tür oyunlar kiþilerin bir arkadaþ grubu ile belirli günlerde biraraya gelmesi ile oynanýyor. Burada sosyal bir iletiþim kuruluyor. Buraya kadar sorun yok. Ancak bu oyunlarýn oynanmasý için ev ihmal edilmeye baþlanýyorsa, daha çok kazanmak ön plana çýkýyorsa ve giderek daha çok zaman harcanýr hale geliyorsa tehlike çanlarý çalýyor demektir. Bu durumu genellikle oynayan kiþiler farketmiyorlar. Ancak iþ çok ilerleyip, aile düzeni bozulup, boþan- ma düzeyine gelince ya da artýk çok borçlanýlýp yasal olarak sorunlar baþlayýnca sorunun patolalojik yani hastalýklý hale geldiði anlaþýlýyor. Patolojik kumar oynama durumu 3 aþamada yaþanýyor. 1Oynanan kumardan çok büyük para kazanýlýyor ve bunun yarattýðý hoþnutluk kumarý daha da özendiriyor 2Bu büyük miktarda para ile lüks bir yaþama baþlanýyor 3Bu paranýn devamý olmadýðý için lüks yaþamýn sürdürülememesi ve çöküþ dönemi yaþanýyor. Toplumda risk gruplarý, daha çok anne ve baba arasýnda paylaþýmýn az olduðu, sevgi ve ilginin aile içinde yok denecek kadar az yaþandýðý ve aile bireylerinden alkol, uyuþturucu baðýmlýlýðý olan çocuklar kumar için de risk grubunu oluþturuyor. Bu nedenle benim ailelere tavsiyem, çocuklarýna sevildikleri, deðer gördükleri ve herhan- gi bir sorunda sýðýnabilecekleri bir ev ortamý saðlamalarýdýr. Ayrýca çok baskýlý bir ortamda yetiþen çocuklarla aþýrý serbest yetiþen çocuklarda da ilerde baðýmlýlýk görülebiliyor. Bunun yanýnda sosyo ekonomik düzeyi düþük ailelerle, mali durumu çok yüksek olanlarda kumar eðilimi görülüyor. Zaten bu bahis salonu ya da casino türü yerler ya ekonomik düzeyi düþük olan mahalleler ya da çok zengin mahallelerde açýlýr. LEVENT YAYLA ÝRFAN KÖROÐLU Bahis oynayan bir müþteri Bahis oynayan bir müþteri Ýki yýldýr bahis oynuyorum. Turkiye, Almanya , Ýspanya lliglerini takip ediyorum þu anda iþsizim ama çalýþsak da bu hobi gibi bir þey , alýþkanlýk Ýnsanlar maddi krizden dolayý bu tür oyunlara yöneliyor. Buradan alacaðý 300 500 Euroya heves ediyor. Burda bu iþletmeci 4000 5000 Euro kira veriyor. 5 10 eleman çalýþtýrýyor. Bunlarý yapmasý için kazanmasý gerekir. Cumartesi Pazarlarý burada 150 200 kiþi oluyor. Göz gözü görmüyor insanlar para koymuþ can derdinde. Benim bir akrabam 3000 Euro yatýrdý 9000 Euro kazanmayý bekliyordu son maçla kaybetti. Ben þimdiye kadar en fazla 50 Euro yatýrdým ama hiç kazanamadým sadece bir arkadaþým için oynadým 700 Euro kazandýrdým. Biz sohbetimizi sürdürürken bahis oynayanlardan biri araya giriyor ve “ biz burda kumbaraya para atýyoruz. Kazanýrsak kazanýyoruz, kazanamazsak para kumbarada kalýyor. Patronun kumbarasýnda” diyerek esprili bir þekilde iþyeri sahibini zengin ettiklerini anlatýyor. Ýþ kazasýndan sigortadayým. Þu an çalýþmýyorum. 2 -3 yýldýr bahis oynuyorum. Þimdiye kadar en fazla 100 Euro’dan fazlasýný oynamadým. En fazla kazandýðým miktar ise 4000 Euro. 70 Euro’luk oynayýp, 4000 Euro kazanmýþtým. Ama bu bahiste her zaman uzun vadede kazandýðýndan daha fazlasýný harcýyorsun. Ben belki bir kerede 4000 Euro kazandým ama sene sonun kadar belki 6000 Euro harcadým. Bahis oynamaya bir teþvik var. Yeni yeni yerler açýlýyor sürekli. Bir de ekonomik nedenlerden dolayý umudunu bahise baðlýyor insanlar. Diðer taraftan baðýmlýlýk gibi, takým tutmak gibi bir þey. Ýyice kendini kaptýrdýysan sürekli oynuyorsun. Ben haftada bir kez oynarým. Daha fazla deðil. Bir kere oynayýp, kaybedersen ve ertesi günü kaybettiðini kazanmak için tekrar oynarsan, onu da kaybediyorsun. Onun için ben kendimi haftada bir kez ile sýnýrladým. ÝLHAN AKDENÝZ Bahis salonu sahibi Brüksel’de 3 yerde salonumuz var. Ýlk olarak 1,5 yýl önce baþladým bu iþe. Ýki yýldýr bahis bürolarýnýn sayýsýnda bir artýþ olduðu doðru. Ýnsanlar kolay para kazanmak istiyorlar, bu bahis bürolarýnýn artmasýnda bir etken. Ama açýk söylemek gerekirse bizler de çok fazla kazanmýyoruz bu iþten. Devlet oynanan her kuponun %15’ini kendi alýyor. Zaten biz en fazla bir kuponda 250 Euro’luk oynatabiliyoruz. Kanunen bunun üstüne çýkamýyoruz. Öyle 1000 Euro’luk falan oynandýðýný da inanmýyorum. Bizde olamýyor en azýndan. Buralarda kumar oynanýyor deniyor ama alakasý yok. Þans oyunu bu. Öyle makinaya karþý falan oynamýyorsun. Sayfa 14x.qxp 07.12.2007 07:33 Seite 1 14 Mustafa Kör’e bir ödül daha Erdinç Utku lk ödülü (El Hizjra) 2003 yýlýnda bir öyküsü ile alan Kör’e, geçen ay da Maasmechelen Belediyesi Kültür Ödülü verilmiþti. Kör þimdi de aday gösterildiði saygýn 2007 yýlý Groene Waterman Edebiyat Ödülü “Halk Ödülü”nü aldý. Kör’e ayrýca 28 Ocak 2008 tarihinden itibaren bir yýl boyunca “Genk kenti, Kent Þairi” ünvaný verildi. Kör bu süre boyunca Genk þehrinin kültür elçisi olacak. 2007 yýlý Groene Waterman Edebiyat Ödülüne aday gösteri- Ý Aralýk 2007 GÜNDEM len 7 yazar arasýnda bulunan Türk kökenli yazar Mustafa Kör Flamanca olarak yayýmlanan “De Lammeren” adlý romanýyla “Halk Ödülünü” aldý. Bu ödül ödülü veren saygýn yayýnevi De Groene Waterman’ýn web sitesinde okuyucularýn kullandýklarý oylarla belirleniyor. Ödül sonrasý düþüncelerini sorduðumuz yazar, “okurlarýn, halkýn oylarýyla ödül almam sevindirici. Belki juri ödülünden daha deðerli. Bu sonucu beklemiyordum, heyacanlandým, mutlu oldum” þeklinde konuþtu. Ýlk ödülü (El Hizjra) 2003 yýlýnda bir öykü- sü ile alan Kör’e, geçen ay da Maasmechelen Belediyesi Kültür Ödülü verilmiþti. Halen “zwarte goud” (Kara Altýn) adýný verdiði ikinci romanýný yazan Kör, 28 Ocak 2008 tarihinden itibaren bir yýl boyunca “Genk kenti, Kent Þairi” ünvanýný taþýyacak. Kör bu süre boyunca Genk þehrinin kültür elçisi olacak. Düzenlenen kültür sanat etkinliklerinde Genk þehrini temsil edecek. Groene Waterman Edebiyat Ödülü, jurinin seçtiði hakettiði ilgiyi görmeyen nitelikli kitaplarýn ön plana çýkarýlmasýný, ilgi odaðý olmasýný amaçlýyor. Bu yýlýn edebiyat ödülü Hollandaca’ya “De blinde zonnebloemen” adýyla çevrilen kitabýyla Ýspanyol yazar Alberto Méndez’e verildi. Adaylarýn ve kitaplarýnýn tanýtýldýðý gecede yazarlarýn kitaplarýndan parçalar okundu. Juri “Edebiyatta kaybeden olmaz. Ama maalesef sadece bir Groene Waterman Edebiyat Ödülü var” diyerek ödülü Alberto Méndez’e verdiklerini açýkladý. Erkan Oður Gent’te Gent'te çalýþmalarýný sürdüren De Centrale Kültür Merkezi, 6 Ocak 2008 Pazar günü Erkan Oður, Ýsmail Hakký Demircioðlu ve Okan Murat Öztürk'ün konuk olacaðý bir konser düzenliyor. Kraankindersstraat 2 adresindeki dinleti saat 20.00’de baþlýyor. Ayrýntýlý bilginin 09/265.98.26 no’lu telefondan alýnabileceði bildirildi. Sayfa 15x.qxp 07.12.2007 07:37 Seite 1 Aralýk 2007 15 GÜNDEM Anadolu Ateþi büyüledi Engelliler için eðlendiler Serpil Aygün Geçen ay boyunca 18 ayrý salonda gerçekleþtirilen Hollanda turnesi çok baþarýlý geçen Anadolu Ateþi Dans Grubu Belçika’da da yoðun ilgiyle karþýlandý. Belçika’daki ilk gösterisini Brüksel’deki Kraliyet Güzel Sanatlar Sarayý BOZAR’da gerçekleþtiren Anadolu Ateþi, 5 Aralýk’ta Gent, 6 Aralýk’ta Charleroi ve 8 Aralýk’ta Anvers’te izleyicilerle buluþtu. Belçika’da Anadolu Ateþi’ne ilgiden memnun olduðunu belirten Kültür Sanat Vakfý Baþkaný Ali Baðseven, “Belçika’da etkinlikler genellikle Brüksel ya da Anvers gibi bir þehirlerde gerçekleþiyor. Öyle olunca diðer bölgelerde yaþayan vatandaþ- Haber Merkezi larýmýz bu gösterilere gelemiyor. Biz de Kültür Sanat Vakfý olarak insanlarýmýz buraya gelemiyorsa biz onlarýn yanýna gideriz “ dedik ve Belçika gibi küçük bir ülkede ilk defa 4 þehirde birden gösterim organize ettik. Ýnsanlarýmýzýn böyle güzel bir gösteriyi kaçýrmayacaklarýný düþünüyo- rum” derken “Anadolu Ateþi Dans Grubu’nun da bir dünya markasý olarak Anadolu kültürünü modern dansla birleþtirip dünyaya tanýttýðýný” ifade etti. Anadolu Ateþi 2008 yýlýnda Mayýs ayýnda da Belçika’nýn Hasselt kentinde sahneye çýkacak. Doðuþ “engel” tanýmýyor, baþarýlý etkinliklerine heyacanla devam ediyor. Limburg Bölgesi’nde engellilere yönelik baþarýlý faaliyetlere imza atan DOÐUÞ DERNEÐÝ geliri engellilere harcanmak üzere Yurtseven Kardeþler ile bir kadýnlar matinesi düzenledi. Bu gecenin gelirinin tamamýnýn Türkiye'deki engellilere akülü araba almak için kullanýlacaðý ifade edildi. Dernek yetkilileri Türkiye'nin bir çok farklý bölgesinden yoðun talep olduðunu ifade ettiler. Nisan veya Mayýs ayýnda bir TIR dolusu akülü engelli arabasý ve malze- meleri Türkiye’ye göndermek için ek kaynak yaratmak üzere düzenlenen Beringen’de Alyans düðün salonunda düzenlenen gece oldukça baþarýlý geçti. Salonun týklým týklým olduðu etkinlikte baþta dernek baþkaný Nurten Yalçýn ve baþkan yardýmcýsý Þükriye Zevne olmak üzere tüm Doðuþ yönetici ve üyeleri harýl harýl çalýþtýlar. Gecede Doðuþçularýn hazýrladýklarý yiyecek-içecekler de satýþa sunuldu. Flaman Hristiyan Demokrat Parti CD&V Federal Milletvekili Hilal Yalçýn, annesi Baþkan Nurten Yalçýn’ý bu önemli etkinlikte yalnýz býrakmadý. BTDB þiir yarýþmasý düzenledi elçika Türk Dernekler Birliði Amatör Þiir Yarýþmasý düzenledi. 7’den 70’e herkesin katýlabileceði yarýþmanýn konusu “Umut, Birlik veya Dostluk” olarak belirlendi. Yarýþmaya katýlmak isteyenlerin þiirlerini en geç 21 Aralýk tarihine kadar info@turkse- B unie.be email adresi veya Stationsstraat 96, 3582 Beringen posta adresinden Belçika Türk Dernekler Birliði’ne ne ulaþtýrmasý istendi. Yarýþmanýn birincisine 28 Aralýk 2007 tarihinde düzenlenecek olan Edebiyat Günü’nde Özel Þiir Ödülü verilecek. Sayfa 16x.qxp 07.12.2007 08:03 Seite 1 16 Aralýk 2007 ARTfikir Karikatürden daha komik bir toplum olduk [email protected] Acý çekmek Çok geç olduðunda duyulan piþmanlýklarýn elbette ki hiçbir anlamý yoktur, geçmiþtir artýk. Geçmiþ neyi deðiþtirir ki... Yalnýz kalmak, bi baþýna... Bunun yalnýzca çevremdeki insan sayýsýyla alakasý yoktur; fiziksel, ruhsal ve zihinsel þeklinde kategorize edilebilir. Felsefeyle ilgilenen arkadaþlar bilir ki; bazý filozoflar hayatýn acý çekmek anlamýna geldiðini vurgularlar. Size göre gerçekten hayat acý çekmek midir? Hayat acý çekmekse bu acýyý engellemenin yollarý var mýdýr? Metanetli olmak gerekir fiziksel anlamda acý çekildiðinde ama Çaresi yoktur duygusal anlamda çeki- çaresiz deðildir aðrý kesicilere sýðýnýldýðýnlen acýnýn. Zordur, da fakat çaresi yoktur katlanýlmazdýr. Ýnduygusal anlamda çekilen acýnýn. Zordur, sanýn umutlarýný yikatlanýlmazdýr. Ýnsanýn yerek, yok ederek umutlarýný yiyerek yok beslenir. Umut tarederek beslenir. Umut lalarýnda yeþeren tarlalarýnda yeþeren her yeni filizi yokeden her yeni filizi yokeden ayazdýr, kýraðý- ayazdýr, kýraðýdýr, doludur. Parçalar yüreði dýr, doludur. Parça- yakar, kavurur. Fýrtýnalar yüreði, yakar, lar koparken içerde, dýþarda sürekli neþeli kavurur. Fýrtýnalar koparken içerde, dý- olmayý öðrenir insan bir süre sonra. Duyguþarda sürekli neþeli larýný kendine saklaolmayý öðrenir inmayý, mutluluk maskesi ile dolaþmayý öðresan bir süre sonra. nir insan zamanla. Paylaþýlmaz o acý baþkalarýyla, kol kýrýlýr yen içinde kalýr misali. Acýyý kendi içinde yaþamak zor olsa da belki de en mutlu görünenler çekiyordur en büyük acýyý... Sevgilinden ayrýlýrsýn, acý çekersin. Mahallenden taþýnýrsýn, acý çekersin. Ameliyata giren yakýnýný beklersin acý çekersin. Yakýnýný kaybedersin, acý çekersin... Her seferinde de Allahým bu ne büyük acý, hep acýlar beni mi buluyor diyerekten isyan edilir. Yeni gelen bir acý, bir diðerini unutturur veya hafifletir. Mademki insanýz. Acýlar da, sevinçler de yaþanacak þeyler. Önemli olan bu acýlardan fazla darbe almadan kurtulabilmek ve atlatabilmek! Ask ve ölüm eþ zamanlý geliþen iki kelimedir.. Görüneni iki kelimedir de, görünmeyeni hýçkýrýklý sessizliktir ki; gelmeyen bir ölümdür yaþanan... Aþýk olunanýn nezdinde vücuda çekilen derin yaralarýn cerahatlarý yayýlýr ruha... Her deþilen hücreden ayný isim fýþkýrýr... Yenilen tek yiyeceðin sigara olduðu zamanlardýr... "ahhhhh" larýn vücuda her deðdiði, suyun ateþle buluþmasýdýr... neydi, nedendi, niyeydi, ne olmuþtu sorularý hayatýn nakaratý olmuþtur... ama en acý gerçek ve çekilen en büyük acý ise " o gitti" cümlesidir... “Elimden baþka bir iþ gelmediði için karikatürcü oldum. Aslýnda grafikerim, biraz ucundan kýyýsýndan yaptým ama Gýrgýr mikrobu bulaþmýþ bir kere!” diye baþlýyor söze Gürsel. Onu sadece Belçikalýlar deðil, baþta Hollanda ve Fransa olmak üzere birçok Avrupalý tanýyor ama içinde bulunduðu Türk toplumu henüz tanýmýyor. “Karikatürcülük dýþýnda baþka ne iþ yapýyorsun, asýl iþin ne” diye soranlar oluyor. “Palyaço kýlýklý bir herif sanýyorlar” diye dert yanýyor. Gördüðünüzde ünlü, dünya çapýnda bir çizer olduðunu anlamanýz mümkün deðil. Sessiz sakin ve mütevazý biri. Ne yaptýðýný ve niçin yaptýðýný çok iyi biliyor. Sessiz görünüþüne bakýp da aldanmayýn, sadece çizgisini konuþturmuyor, konuþunca tam konuþuyor. Yýllarýn deneyiminden süzülüp gelen yerinde tespitleri ve analizleri var. Saatlerce süren sohbetimizi sayfalarýmýza yansýtmak mümkün deðil. Sadece küçük bir seçki sunacaðýz. Zaten onu artýk ilk sayfamýzdaki çizgileriyle daha yakýndan tanýma olanaðý bulacaksýnýz. Erdinç Utku 1959 yýlýnda Tokat’ýn Turhal ilçesinde doðan Gürcan Gürsel, daha çocukken çizgiye meraklýymýþ. Sürekli defterlerinin arkasýna Tarkan resimleri çizer, gazeteden onlarý kesip saklar, sonra da kuru boyayla renklendirirmiþ. Çok güzel harita da çiziyormuþ. Atlasa bakmadan kalkýp tahtaya Avrupa haritasýný, denizleri, körfezleri, daðlarý, nehirleri, kýsaca tüm ayrýntýlarýyla tebeþirle çizerken bir gün haritasýný çizdiði Avrupa’ya geleceðini nereden bilsin ki. Çizgiye olan tutkusu, lise sonlarda Gýrgýr’da gördüðü çizgilerin de etkisiyle bütünleþince iyi bir çizer olmayý hayal etmeye baþlamýþ. Lise bitince de, bu hayalini gerçekleþtirmek ve iþin eðitimini almak için soluðu Tatbiki Güzel Sanatlar Akademisi’nin Grafik Bölümü’nde almýþ. Gýrgýr okulunda Oðuz Aral’ýn çizgiye yönlendirdiði ve piþirdiði Gürsel’e, Aral günün birinde “sen artýk oldun” deyip, onu Gýrgýr’ýn kapaðýna çýkarmýþ. Bir gün ‘80’li yýllarýn Gýrgýr dergilerini karýþtýrma olanaðý bulursanýz, efsanevi Gýrgýr’ýn efsanevi kapaklarýnda Þevket Yalaz, Ergün Gündüz ve Gürcan Özkan gibi isimlerle birlikte Gürcan Gürsel imzasý mutlaka dikkatinizi çekecektir. Gürsel; Çarþaf, Gýrgýr, Fýrt, Laklak, Avni, Fýrfýr, Dýgýl gibi dergilerde çalýþtýktan sonra 1988 yýlýnda Belçika’ya geldi. Birçok dergiye kapak, illüstrasyon ve karikatür portre çalýþmalarý yapan ve yurt dýþýnda albümleri yayýnlanan sayýlý Türk çizerlerinden biri olan Gürsel’in çeþitli yayýnevlerinden çýkan 28 çizgi roman albümü var. Son yýllarda Kirpi, Mad, Küstah gibi denemelerde de yer aldý. 1991 yýlýndan beri çýkan erotik içerikli 30 kadar Rooie Oortjes albümünün çoðunda Gürcan imzasý var. The Champions (foot furieux), Humor in Beroepen, Petra Borst, blagues coquinas, La restauration, SANTE! v.b. albümlerde de onun adýna rastlýyoruz. Genellikle De Boemerang ve Joker Editions yayýnevleri için çiziyor. Hollanda’da Aktueel ve Kick-it futbol dergisi, Belçika’da P-Magazine gibi dergilere çiziyor. Son olarak Fransa’da Fnac zincirinde imza günü düzenlendi. Brüksel ve Anvers’teki kitap fuarlarýnýn ise vazgeçilmez isimlerinden biri. Çizgi roman festivallerine ise özel olarak davet ediliyor. 17-18 Mart’ta Fransa’nýn Moulins kentindeki çizgi roman festivali örneðin. Alman Futbol dergisi, Albümler Portekizce, Almanca, Hollandaca, Fransýzca (Kanada) Endenozya’da bile futbol dergisine iþ yapmýþ. Ýsveç ve Finlandiya gibi ülkelerde çizgisine rastlarsanýz þaþýrmayýn. Yayýncýsý Frankfurt kitap fuarýnda Gürcan Gürsel çizgilerini tüm dünyaya tanýtýyor. Karin Ceulemans ve Jan Magito’nun “Draw & Shoot” adlý foto portre kitabýnda Belçikalý çizerler, çizgi romancýlar arasýnda Gürcan Gür- Gürcan Gürsel sel de yer alýyor. “Gýrgýr’da kapak çizmek son noktaydý. Yeni bir þeyler öðrenmek istiyordum” diyen ve Gýrgýr’da çalýþýrken yurt dýþýna gitmeye karar veren Gürsel, Belçika’ya geliþ macerasýný þöyle özetliyor: “Aslýnda Gýrgýr’da çok mutluydum. Arkadaþlýk ortamý da süperdi. Hayatýmýn en mutlu ve keyifli günlerini orada geçirdim. Ama oranýn da dýþýnda bir dünya vardý. Ýþte o dünyayý yerinde görüp tanýmak, bu iþin merkezinde kendimi daha da geliþtirme imkâný tanýyacaktý. Hatta orada albüm yapma fikirleri yurt dýþýna açýlmama neden oldu. Bunun içinde bu iþin iki merkezinden biri olan Belçika’yý seçtim. 1988 yýlýnda Belçika’ya geldim ama Gýrgýr, Fýrt ve Dýgýl’a çizmeyi hep sürdürdüm. Ayný yýl, Oðuz Abi Almanya’nýn deðiþik þehirlerinde açtýðý Gýrgýr sergisini bu kez Brüksel’de ULB’de açmýþtý. Sergi hazýrlýklarýný birlikte yapmýþtýk. Sergiye gösterilen yoðun ilgiden aldýðým cesaret ve Oðuz Abinin “sen tutturursun burada” þeklindeki sözünden edindiðim güçle yurt dýþý serüvenim baþlamýþ oldu. Sergi haziran ayýnda açýldý. Avrupa Futbol Þampiyonasý vardý. Belçikalýlarýn katýlýmý beklentilerimizin çok üzerinde oldu. Belçikalý Türkler pek ilgi göstermedi. Hatta Ýnce Pide’de Oðuz Abi söyleþisi yaptýk. Ona da ilgi göstermediler.” Sayfa 17x.qxp 07.12.2007 08:33 Seite 1 Aralýk 2007 Gürsel, Frankofon çizgi romanýnýn çok zengin bir kültür olduðunu ve çok kaliteli çizerlerin olduðunu bilerek gelmiþ Belçika’ya. “Amerika ve Japonya’yý saymazsak dünyanýn en iyileri Fransa ve Belçika. Ama ben de köklü bir mizah kültürüne sahip bir ülkeden ve dünyanýn üçüncü büyük mizah dergisinden geldim. Dolayýsýyla kendime ve çizgime güveniyordum” diyor. Zaten baþvurduðu ilk yayýnevi tarafýndan kabul edilmesi de bu görüþünün haklýlýðýný kanýtlamýþ: “Belçika’da iþ bulmam hiç zor olmadý. 1996 yýlýnda çaldýðým ilk kapý açýldý. Gazete bayiinde bir çizgi roman dergisine bakýyordum. Oradan yayýncýnýn, Uitgeverij Bumerang’ýn adresini alýp, dosyamý gönderdim. Birkaç gün sonra aradýlar. Hemen çalýþmaya baþladým. Ýlk zamanlar aldýðým telif biraz düþüktü, çizgileriniz iyi iþ yapýnca miktar artýyor. Çizgi roman pazarý büyük olduðu için tanýnmak biraz zaman alýyor. Yapýlan albümün satýlýp isminizin duyulmasý için uzun bir sürenin geçmesi ge- ARTfikir mü?” sorumuza ise “her ikisi de önemli, iyi öykü kötü çizgiyi, iyi çizgi de kötü öyküyü kurtaramaz” diye yanýt veriyor. Hoþgörü ve mizaha yaklaþýmlarý konusunda Belçikalýlarla Türkleri kýyaslamasýný istediðimiz Gürsel, “Belçika daha hoþgörülü. Karikatür eleþtiri sanatýdýr. Toplumsal bir olayla ilgili karikatür yapýnca Türkiye’de küfür yiyorsunuz” diyor ve baþýndan geçen ilginç bir olayý anlatýyor: “Belçika’ya gelmeden çok kýsa bir süre önce Türkiye’de bir gazetede Reklamcýlar Derneði Baþkaný’yla ilgili bir karikatür çizmiþtim. Hakkýmda hakaret davasý açtý. Fizana da kaçsan, hoþgörüsüzlük peþini kovalýyor. Ne yapýp edip benim Belçika’daki adresimi bulmuþlar. Ýfade vermek için Belçika’da adliyeye çaðrýldým. Belçikalý sorgu hakimi bir taraftan sorularý soruyor, bir taraftan da gülüyordu, karikatüre verilen tepkiyi aklý almamýþ, komik bulmuþtu”. Avrupa’da Türkçe mizah dergilerinin baþarýlý olamamasýný ise “buradaki insanlarýn bakýþ açý- ginç anektodlarý var. Ýnternet devri öncesi, Türkiye’deki mizah dergilerine karikatür çizip, onlarý havaalanýna giderek Türk yolcularla Ýstanbul’a gönderdiði çileli yýllarý hatýrlýyor. Ýnsanlar çekinir, pek öyle kolay kolay kabul etmezlermiþ, Gürsel’in verdiði zarflarý. Fransýzca yayýn yapan Belçika devlet televizyonu RTBF “Belçika’da çalýþan Türk sanatçýsý” olarak Gürsel’i tanýtmak için bir çekim yapmýþ. Çizdiði karikatürleri Türkiye’ye gönderme öyküsü RTBF’in ilgisini çekmiþ. Her hafta karikatür göndermek için göbeði çatlayan Gürsel o hafta bambaþka bir yaklaþýmla karþýlaþmýþ. Kameraman arkasýnda, Türk yolculardan zarfýný Ýstanbul’a ulaþtýrmasýný istediði herkes Gürsel’e “Tabii abi, neden olmasýn. Hiç sorun deðil” gibi yanýtlar vermiþler. Gürsel, “halkýmýz kamera görünce dayanamýyor”diyor. Zamanýnda Barýþ Manço ile bile Türkiye’ye karikatür göndermiþ Gürsel. Belçika ve Türkiye’nin mizah anlayýþlarý konusunda ise “Türkiye’de biz espriyi yaratýrýz. Burada sý”yla açýklýyor Gürsel. “Binfikir’in mizah dergisi olanýný çýkarýn, bu kadar ilgi olmaz” diyor. “Buradaki Türklerin karikatüre ve mizaha bakýþý hakkýnda bir þey diyemem. Yalnýz malzeme bol. Mizahçý her yerde malzemesini bulur”diyen Gürsel’e Belçikalý Türklerin mizahýný yapmayý düþünüp düþünmediðini soruyoruz. “Burada Türklerin mizahýný yapmak kolay. Türkiye’deki dergilerde yapýlýyor zaten. Almanya’dan gelen komik Türk tipleri... “Biraz abartýlmýyor mu” diye araya giriyoruz. “Karikatür abartma demektir ama bu tipleri abartmaya gerek yok, onlar karikatürlerden daha komikler.” Gürsel evli ve 16 yaþýnda bir kýzý var. Çocuklarý üniversiteye baþlayýnca Türkiye’ye dönebilir, burada yaptýðý iþleri Türkiye’den sürdürebilir. Gürcan Gürsel’in il- hazýr fýkralarý alýp çiziyoruz. Bu kolay yol. Biz bunu Gýrgýr’da asla denemezdik. Ben de öyle çizdim. 46 sayfalýk bir albümün yarýsý fýkra, yarýsýný ise kendim buluyorum. Ancak Belçika gazetelerindeki karikatürcüler ayný bizim Türkiye’deki gibi esprilerini kendileri buluyor” diyor. Belçika çizgi roman dünyasýndan Belçikalý dostlarý olan Gürsel, Herman, Dany ve Tibet gibi çizerleri beðeniyor. Çizdiði en sevdiði Gýrgýr kapaðýný ise þöyle anlatýyor: “Cemil Cahit’in çok güzel bir kapak esprisi vardý. Ýþverenin, iþçiyi limon gibi ezip suyunu çýkarmasý ile ilgiliydi. Çizgiyle anlatýmý da güzel olmuþtu. Bu kapak ayný zamanda, Brüksel’de açýlan Gýrgýr sergisinde de ilgi görmüþ, birçok Belçikalý “bizim patronda bizi ayný böyle eziyor” diye yakýnmýþtý. Böyle bir de anýsý var ben de.” “Ýþverenin, iþçiyi limon gibi ezip suyunu çýkardýðý kapak Brüksel’de açýlan Gýrgýr sergisinde yoðun ilgi gördü; birçok Belçikalý ‘bizim patron da bizi ayný böyle eziyor’ diye yakýnmýþtý.” Gürcan Gürsel rek” diyen Gürsel, bu sabrý gösterenlerden ve þu anda hatýrý sayýlýr miktarda okuru var. Orijinal çizgilerine ilgi gösteren çok sayýda koleksiyoner bile varmýþ. “Bir gecede 16 sayfalýk dergi çýkaran bir ekibin, kültürün içinden geliyorum. Kaliteden ödün vermeden bu kadar hýzlý çizmemi ilk baþlarda yayýncým anlamakta güçlük çekti. Bir fýkra kitabý için 20 günde 200 desen çizmemi aklý almadý. Kitap fuarlarýnda ve festivallerde de sadece albümlerimi imzalamýyorum, bir de desen çiziyorum. Ortalama olarak saatte 20 desen.” Belçika’da Flaman-Frankofon çizgi romanýna bakýþýný ise “Frankofonlarýn mizah ve çizgi kalitesi daha kuvvetli. Çok sayýda dünya çapýnda yazar-çizerleri var. Flamanlar malesef tek-tük kalmýþ” diye özetliyor. “Çizgi mi öykü 17 [email protected] Ýnanç þüphe götürür mü? vet, Belçika çalkalanýyor. Ülkenin yokolmasý gibi tehlikeli konuþmalar herkesin dilinde. Kullanýcýlar bu kelimelerin anlamý ve içeriðini bir bilseler kullanmaktan vazgeçerler ama eðitimli cahiller her yerde cirit atmakta. Olaylarý yadýrgayanlar grubuna bakarsan, sayýlarý pek de o kadar önemli deðil. Ýþte yadýrganmayan bu durum, ben de bu yadýrganmayýþ halini çok yadýrgýyorum. Baksanýza "Güya Flamanlar zenginmiþ de, Valonlar da tembelmiþ de, onun için ayrýlma zamaný gelmiþ" gibi vesaire sözler okyanusunda batmak üzereyiz. Bol keseden atanlarýn yaný sýra, 200 yýllýk geçmiþi ayný olan Flaman ve Valonlarýn, birer insan olarak "stratejik kardeþ" olduklarýndan çok az kiþi bahsetmekte. Bu durum politika, siyasi arena ve halk temsili üslubunun icaplarýyla baðdaþmýyor. Hepimiz, yabancýlar dahilinde o "güya'nýn" gerçeðini kabul ediyor, ve onaylýyormuþuz gibi bir sessizlikteyiz. Þu anda, Flaman ve Valonlarýn konumu, Türkiye ile ABD veya Türkiye ile AB arasýndaki duruma çok benzemektedir. Yanlýzca anamalcý ve tecimsel çýkarlar üzerine yaþatýlmaya çalýþýlan iliþkiler, böylesi bir stratejik ortaklýðýn gerçekte var olmadýðýný ve þeklen varmýþ gibi sayýldýðýný bizzat iddia edenlerin elinde bir koz olduðunu ve de bizlerin de onlarýn elinde birer esir olduðumuzu göstermektedir. Toplumun tamamý veya çoðunluðunun böyle bir þeyi kabul edemeyeceði hiçe sayýlarak yola devam edilmektedir. Bu durumda Flamanlar ile Valonlarýn stratejik kardeþ olmanýn gereklerini yerine getirmede ne kadar hassasiyet gösterdiklerini irdelemek, sorgulamak zorunludur. Yeryüzünde siyasi,sosyal veya toplumsal proje mi kalmadý? Bu konuda insanoðlu çok "rezervli" bir yaratýktýr. Yeter ki istesin. Her proje, her deðiþim veya iyileþtirmede kullanýlacak kelimeler, sözler üsluptaki tutarlýk derecesine göre aðýrlýk kazanýr ve de tutarlýk derecesini de o üslubu kullananlar belirler. Burada Belçika siyasi ortamýndaki beceriksizlerin sayýlarý çok yüksek gibi görünmekte. Güncel kiþiliðiniz ve karakter yapýnýz kendiliðinden ortaya çýkýverir. Bence bazý Flamanlar insani deðerlerden yoksun, yanlýzca anamalcý, çýkarcý bir anlayýþla koskocaman Belçika adlý aðaçtan doðan çiçekleri boðmaya çalýþmaktalar. Gün bu gün ise, imkaný olan ve vicdan sahiplerinin duruma ve konuya el uzatmalarý gerekmektedir. Beçika’da yaþayan çok kiþi, sabah yataktan kalkarken; hayatýn akýþýna bir etkileri olamayacaðýný, bir þey deðiþtiremeyeceklerini düþünerek kalkýyorlar. Malesef ben bunu paylaþmýyorum. Öyle ise isteðimizin ve inandýðýmýzýn kavgasýný yapmamak, insanlýk adýna günah çýkartmak deðil midir? Ben Belçika'nýn birliðine ve bütünlüðüne inanýyorum. Bilesiniz ... E Sayfa 18x.qxp 07.12.2007 09:59 Seite 1 Aralýk 2007 18 Hayt Huyt Park Haydar Abi “Delikanlý adamýn köþesi... Lightlar ve yumuþaklar okumasýn!” ÝTHAL HÜKÜMET Yves Leterme yamuk çýktý. Albertciðimden þans vermesini istedim ama iki denemesinde de baþarýlý olamadý. Olmayýnca olmuyor arkadaþ. Adamda liderlik yok. Benim karizmayý çizdirdi. Albertciðimi sap gibi ortada býraktý. Telaþla en harbi arkadaþý Haydar Abinizi yani bendenizi aradý. “Haydar yetiþ. Durum acil” diyor. Tam da okeye dönüyorum. Üstelik elimde çift okey var ve biri boþta. Söz konusu olan Belçika hükümetiyse gerisi boþ. Neyse kalktýk bizim çocuklarla saraya kadar gittik. Ben Albertciðimle konuþurken onlar kapýda bekledi haliynen. Albert’e, Guy Verhofstadt’a görev vermesini söyledim. Pek bi karamsar olmuþ Albertciðim. “Sýkma canýný be Albert. Gerekirse ben Tayyipciðimden rica eder, AKP içinden yeni bir hükümet oluþturup Belçika’ya göndermesini isterim” dedim. Biraz morali düzeldi. AKP’de bakan olma hayaliyle yaþayan milletvekili çok. Böylece onlara da bakanlýk fýrsatý doðar. Gerekirse CHP ve MHP’den de alýrlar. Çaktýrmadan da yavaþ yavaþ Türkiye’yi AB’ye sokmuþ oluruz. Fena mý? Ýthal damat, ithal gelin oluyor da neden ithal hükümet olmasýn? HELAL SANA JOELLE! Býrak sana “Madam Non” demeye devam etsinler. Ben harbi ve delikanlý tavrýný çok sevdim. Yves Leterme’ye “hayýr” demeye yine bir sen cesaret edebildin. “Erkek” geçinen politikacýlarýn senden öðreneceði çok þey var. Siyasetin “kývýrma sanatý” olmadýðýný anlasýnlar artýk. Bu vesileyle siyaset dünyasýndan tatile çýkan Halisciðime de selam sarkýtýyorum. BÝNFÝKÝR’E OKEY KÖÞESÝ VE DELÝKANLILIK ALEMÝ SAYFASI LAZIM Her þeye raðmen 2. yýlýnýzý kutlar, yamuk çizer Ýsmail hariç hepinizin teker teker gözünden öperim. Hakkýnýzý yememek lazým. Bir sayý bile aksatmadan gazetenizi çýkardýnýz, hem de harbi harbi daðýttýnýz. Kutlarým hepinizi. Üstelik yaz tatiline gittiðinizde sitenize günlük haber koyarak hacklenmesine de engel oldunuz! Söz, 10. yýlýnýzý Adana’da gözlerden ýrak bir þekilde Toros yaylalarýnda kutlayacaðým. Sponsor falan aramayýn, benim misafirimsiniz hepiniz. Kutlama neymiþ gelin de görün o zaman. Size adam baþý bir kuzu çevirme yapacaðým. Su gibi de raký. Ýsterseniz kaçak, isterseniz Yeni Raký... Biraz da yayýn politikanýza deðineceðim. Atak üstüne atak yapýyorsunuz, yeni yazarlar transfer ediyorsunuz ama bir kez olsun, ‘Haydar Abim, yýllardýr yazýyorsun, senin paraya ihtiyacýn olur’ demediniz. Telif melif olayý yani. Ýcabýnda sembolik de olsa bir telif verin kardeþim. Bugün bir Haydar Abi kolay yetiþmiyor! Ýçeriðinizin ise içine edesim geliyor. Vitamini biraz azaltýn, fazla vitamýn hastayý öldürebilir de icabýnda... Renk olayý önemlidir. Siz RENK deyince farklý fikirlerin rengini anlýyorsunuz. Býrakýn artýk bu ayaklarý. Þöyle gazeteyi biraz fotoðraflarla doldurun. Bir de tutturmuþsunuz SAYDAMLIK aþaðý saydamlýk yukarý. Kardeþim vazgeçin artýk bundan. Saydamlýk deyince biraz açýklýk saçýklýk anlayýn... Transparan, dekolte hatun resmi falan koyun gazeteye. Ayrýca isterseniz gazetenizde bir OKEY köþesi yapabilirim. Okey nasýl oynanýr, ne zaman OKEYe dönülür, ne zaman bitilir, ne zaman renge gidilir. Bu konularda kahvehane insanýnýn bilinçlenme ihtiyacý var. Ýsterseniz sosyolog kýzýmýz Leyla’ya sorun... Kahvelerde okunurluluk oranýnýz patlama yapar valla. Bir husus daha var. Gençlere ulaþmak istiyorsanýz beni dinleyin. DELÝKANLILIK ALEMÝ diye bir sayfa hazýrlayýp gençlerimize iþin raconunu öðretebilirim. Derya içresiniz ama Haydar Abinizin deðerini bilmiyorsunuz. Sayfa 19.qxp 07.12.2007 10:45 Seite 1 Aralýk 2007 GÜNDEM 19 Ýki Türk’e önemli görev kenangörgü[email protected] Ýstanbullar ýllarca Ýstanbul’u ancak uçaktan inerken görürdüm. Afyon’a geçen otobüsü beklerken. Sonra Ýstanbul’a Ýstanbul için gelmeye baþladým. Ýþ, seyahat, arkadaþlýklar icabý. Dünyanýn farklý büyük seyirlerini ziyaret etmiþ olsanýzda Ýstanbul’a hazýr olmanýz süpheli. Ýstanbul hem çok yaþlý ve yorgun, hem gençliðin enerjisiyle yaþayan bir yer. Karmaþýk. Kalabalýk. Kokularý farklý. Bir tahta yanýðýnýn kokusuyla canlandýrabilirsiniz. Benim deðinmek istediðim Ýstanbul’un en ilginç yerlerinden biri: Galata Köprüsü. Eski ve Yeni Ýstanbul’u birbirine baðlýyor; Sultanahmet ve Aya Sofya camiilerinden Mýsýr çarþýsýna doðru inersiniz ve deniz sizi Eminönü’de karþýlar. Balýkçýlar. Vapurlar, deniz otobüsleri. Üsküdar, Kadýköy, gemi duraklarý. Ve Köprü. Gece gündüz insanlar bulunur. Galata’yý ilk kez gördüðümde beni en çok þaþýrtan köprüde balýk yakalama amacýyla yer almýþ insanlar oldu. Köprünün her iki yakasýndan suya sallanmýþ ipler saç örmüs idi köprüye. Yürüdüm. Baktým dört bir yanýma, Ýstanbul’a baktým. Ve o an vuruldum o þehire. Bence Galata Köprüsü’nün gözlere Ýstanbul’un farklý sunduðu Ýstanbul tablosu en güzeli. Ve her yüzleri, hatta yollarý ne zaman dönsem Ýshiç kesiþmeyen instanbul’a, orada olduðumu ancak Galaanlar, bu Galata ta’dan bakýnca hisseKöprüsü’nde bir diyorum. araya gelebiliyor. Galata’nýn en büyük zenginliði ne ki? KöpKimi eðlenmek için. rüden hýzla geçmezKimi suya bakýp seniz. Duraklarsanýz. dertlerini anlatmak Bekleyip bakarsanýz. Ýnsanlarla irtibat kuriçin. Kimi yakaladýðý mak için biraz caba balýðý suya geri sarf ederseniz… O zaman Ýstanbul o köpatarken, kimi de gaz rüde sizinle buluþatüp üstünde eski bir caktýr. Þehrin ne katavada akþam yemedar insan tipi varsa bu köprüde bulmak ði piþirir. mümkün. Batý kültürünü tamamýyla benimsemis öðrenciler; kafasý sarýlý hoca tipinde sakallý bir amca; genç bir anne, kucaðýnda çocuk, ondan bundan balýk istiyor. Çocuklar su ve çay satýyor; yanýnda seyyar Galata Fishburger arabasýyla ekmek arasý satýyordu (ki þimdi bu tür satýcýlar yasaklandý)… Ve daha neler. Bir tarafta polis komseri, “Akþamlarý gelip burda kafa dinliyorum”. Öbür tarafta orta yaþ bir adam “uzun zaman içeride misafir” olmuþ, yani mahpustan yeni çýkmýþ burda þansýný deniyor çünkü cepte para yok – yakaladýn yersin, aksi taktirde bu akþam miðden boþ kalabilir. Benim için çarpýcý olan þu idi: Ýstanbul’un farklý yüzleri, hatta yollarý hiç kesiþmeyen insanlar, bu köprüde bir araya gelebiliyor. Kimi eðlenmek için. Kimi suya bakýp dertlerini anlatmak için. Kimi yakaladýðý balýðý suya geri atarken, kimi de gaz tüp üstünde eski bir tavada akþam yemeði piþirir. Ýstanbul’a deðil, Ýstanbullara hoþ geldiniz. Y Hilal Yalçýn Dostluk Grubu Baþkaný oldu Flaman Uyum Bakaný’na Türk danýþman Flaman Hristiyan Demokrat Partisi(CD&V) Federal Milletvekili Hilâl Yalçýn IPU (Parlementolar Arasý Birlik) bünyesinde Belçika-Türkiye Parlementolar arasý Dostluk Grubu baskanlýðýna getirildi. 1889 yýlýnda kurulmuþ olan Parlementolar Arasý Birlik “uluslararasý bir platformda, politik diyalog içerisinde barýþ ve güven saglamak” amacýna yönelik çalýþmalar yapýyor. Birlik bünyesinde deðiþik Dostluk Gruplarý bulunuyor. Belçika - Türkiye Dostluk Grubu Baþkaný olarak milletvekili Hilâl Yalçin, Belçika’ya resmi ziyarete gelecek olan Türk milletvekillerini ve delegasyonlarýný Federal Meclis çatýsýnda aðýrlayacak. Yalçýn “Türkiye ve Belçika arasýndaki iliþkileri geliþtirmek için çaba harcayacaðýný” bildirildi. 10 Haziran Federal Parlamento seçimlerde open VLD listesinden Limburg Bölgesinden Milletvekili adayý olan ancak seçilemeyen Hakan Çeliköz Flaman Hükümeti Uyum Bakaný Marino Keulen’ün danýþmanlýðýna getirildi. Bakanýn kabinesinde çalýþmaya baþlayan Çeliköz, yeni göreviyle birlikte yürütmesinin zor olduðunu söylediði Müslüman Temsil Kurulu üyeliðinden istifa ettiðini açýkladý. Seçimlerde kendisine oy verenlere teþekkür eden Çeliköz, “yeni görevimde vatandaþlarýmý en iyi þekilde temsil etmeye ve yardýmcý olmaya söz veriyorum” dedi. Çeliköz, yýllardýr Türk toplumunun Belçika ile bütünleþmesi yönünde faaliyetlerde bulunduðunu, bu çerçevede Bakan Marino Keulen’la da birlikte çalýþma yaptýðýný söyledi. Sahte evliliklerde % 70 artýþ ‘Sýðýnmacýlar, onlarla gülebilirsiniz’ Yerel yönetimler tarafýndan engellenen sahte evliliklerin sayýsýnýn 2007 yýlý sonu itibariyle yüzde 70 artmasý bekleniyor. Doðum, ölüm ve evliliklerin kaydedilmesinden sorumlu olan belediyeler 2006 yýlýnda 5474 çiftin evliliðini kabul etmemiþlerdi. Federal Göç ve Sýðýnma Dairesi verilerine göre bu yýlýn ilk 10 ayýnda bu rakam 7771 olarak gerçekleþti. Bu sayýnýn Aralýk sonu itibari ile 9300’ü bulmasý bekleniyor. Bu, reddedilen sahte evliliklerin sayýsýnýn 2006 yýlýna göre yüzde 70 artmasý anlamýna geliyor. Flamanca yayýmlanan Het Laatste Nieuws gazetesine göre Belçika’da oturum alabilmek için sahte evlilik yapanlarýn çoðu (yüzde 62) Fas’tan geliyor. Bunu yüzde 12 ile Türkiye ve yüzde 8 ile Cezayir izliyor. Sahte evliliklerin bazý belediyelere göre daðýlýmý ise þöyle: Anvers 654, Gent 503, Liège 380, Charleroi 482, Brüksel Merkez 539, Anderlecht 503 ve Saint-Josse Molenbeek 248. Belçika’nýn Flaman Bölgesi’nde çalýþmalarýný sürdüren Sýðýnmacýlar Örgütü 'Vluchtelingen werk Vlaanderen' geçtiðimiz günlerde, ‘ilticacýlar problemine’ daha fazla dikkat çekmek ve ilticacýlarýn olumsuz imajýný düzeltmek bir kampanya düzenledi. Kampanyada geleneksel yöntemler yerine fýkralar kullanýldý. Sýðýnmacýlar radyolarda, televizyonda ve posta kartlarýnda normalde Belçikalýlarýn anlatmasý beklenilen türden fýkralar anlattýlar. “Afrikalý, Belçikalý ve Iraklý’nýn fýkrasýný biliyor musunuz?” 22 yaþýndaki Angolalý Mani bir hafta boyunca radyo ve televizyonda "Vluchtelingen, je kan ermee lachen!” kampanyasý kapsamýnda böyle baþlayan fýkrayý anlattý. Belçika’da halen 15 bin kiþi tanýnmýþ sýðýnmacý olarak yaþýyor. Önceden sýðýnmacý olmuþ 40 bin kiþi ise Belçika vatandaþlýðýna geçmiþ durumda. Tahminlere göre Belçika’da yaþayan yaklaþýk 100 bin kiþi ya ülkesini terk etmek zorunda kalmýþ, ya da sýðýnmacý anne-babasý ile Belçika’ya gelmiþ. Sayfa 20x.qxp 07.12.2007 07:21 Seite 1 20 [email protected] Kurban Bayramý yaklaþýrken Ayýn 20’sinde Kurban Bayramý’ný kutlayacaðýz. Kurban kesmek, Müslümanlýktan önce de Hak dinlerde vardý. Yahudilerin de, Hristiyanlarýn da Peygamber olarak kabul ettikleri atamýz Ýbrahim aleyhisselamýn sünnetidir. Hazret- i Ýbrahim, oðlunu kesmeyip, bir koçu kestiði için, bu sünnet asýrlardan beri devam etmektedir. Çocuklarýn sünnet olmalarý da atamýz Ýbrahim aleyhisselamdan kalmýþtýr. Kurban bayramý arefe gününden sonraki 4 gün Müslümanlar tarafýndan Hicri Takvime göre Zilhicce ayýnýn onuncu gününden itibaren dört gün boyunca kutlanan bir dini bayramdýr. Arefe, yalnýz Zilhiccenin 9. günüdür (hacýlarýn arafaya çýktýðý gündür) Mukim olan, akýllý, buluða ermiþ, hür ve Müslüman erkeðin ve kadýnýn, ihtiyaç eþyasýndan fazla nisap miktaÞayet Belçika’da rý ( 96 gram altýn) malý veya parasý varsa, Kurban Bayrakurban kesecekmý için niyet ederek, kurban seniz, önceden kesmesi gerekir. Kurban, vanasýl ve nerelercip vazifesini yerine getirede hangi þekilde rek sevaba kavuþmak için kesilir. Davar (koyun, keçi), kesileceði konusýðýr (manda, inek, dana, sunda belediyeöküz, boða) veya deveyi, den veya camii Kurban bayramýnýn ilk üç ve derneklerden gününde, kurban niyeti ile kesmek demektir. Kurban bilgi alýnýz ki o Bayramý’ndaki 23 vakit farz gün maðdur ve namazda selam verir vermez, zor durumda bir kere vacip olan teþrik tekkalmayasýnýz. birini söylemeli. Bence Belçika’da yasayan çoðu Müslüman bay ve bayanlarýn kurban kesmeleri gerekiyor. Belçika’da et ihtiyacýmýz olmadýðýndan kurbanlarýnýzý fakir akrabanýz varsa Türkiye’ye gönderip orada kestirmenizi tavsiye ederim. Eðer fakir akrabalarýnýz yoksa kurbanlarýnýzý dünyanýn diðer ülkelerinde sizin adýnýza kesen kuruluþlar var. Buralara verip kestirin, dedikodulara bakmayýn çoðu güvenilir kuruluþlardýr. Örneðin ben IGMG adýna Çeçenistan, Daðýstan, Gabartay Balkar ve Ýngusetya’ya da gittim ve oralarda kurban verenlerin adýna kurbanlarýný kestim. Gittiðim yerlerde fakir halkýn sevincini görecektiniz, bu sadece et verdiðimiz için deðil, orada sizin dualarýnýzý selamlarýnýzý Ýslam kardeþliðinin örneðini Müslümanlarýn dayanýþmasýný gördükleri için “taa Avrupa’dan bizleri düþünüp gelmiþler” diyerek nasýl seviniyorlar anlatamam. Bu nedenlerden dolayý kurbanlarýnýzý fakirlere göndermenizi tavsiye ederim. Þayet Belçika’da kurban kesecekseniz, önceden nasýl ve nerelerde hangi þekilde kesileceði konusunda belediyeden veya camii ve derneklerden bilgi alýnýz ki o gün maðdur ve zor durumda kalmayasýnýz. Bildiðiniz gibi kesilen kurban üçe bölünmeli bir bölümünü ailece yemeli bir bölümü fakirlere bir bölümü de komþulara daðýtýlmalý. Burada komþuluk çok önemli. Belçikalý komþularýnýza da kurban eti götürmeli ve Müslümanlýðý anlatmanýz gerekir düþüncesindeyim. Aralýk 2007 Sivil Toplum Türk mahallesinde bir Uyum ve Formasyon Merkezi Nihat Dursun SIMA, 1983 ve 1997 yýllarý arasý Brüksel’de Turk-Danýþ olarak bilinen, ancak yeni bir organizasyonla SIMA adý altýnda 1997 tarihinden beri, göçmen kökenli vatandaþlara yönelik sosyal, eðitimsel, kültürel, vb. faaliyetler düzenliyor. Rue Brialmont, 21 1210 Brüksel (Saint-Josse TenNoode) adresinde faaliyetlerini yürüten SIMA, “Sosyal Uyum” ve “Daimi Eðitim” programý kapsamýnda çalýþmalarda bulunuyor. Sosyal danýþman, animatör, formatör gibi görevleri yürüten toplam dokuz personeliyle, on beþ farklý kültürden insana hizmet veriyor. “Sosyal bir kuruluþ olarak bölgemizde yaþayan göçmen kökenli toplumlara ulaþmak, bu vatandaþlarýn günlük olarak karþýlaþtýklarý sosyal, kültürel ve eðitimsel alanlardaki sorunlarda onlara yardýmcý olup Belçika’da baþarýlý olmalarýna katkýda bulunmaktýr” diye özetliyor, Müdür Ali Çiçek SIMA’nýn amacýný. 1997 yýlýndan beri animatör, formatör, sosyal danýþman olarak çalýþan Ali Çiçek, üniversite eðitimini tamamladýktan sonra 2004 yýlýndan beri uzun yýllar emek verdiði bu kuruluþun müdürlüðüne atanmýþ. “Türkler kendi içine kapalý bir toplum olarak görünüyor; kýsmen doðru diyebiliriz dýþarýdan baktýðýmýzda. Tabii ki bu durumu birkaç nedene baðlayabiliriz, örneðin Belçika’ya yerleþen en son göçmen toplum olmalarý, Türkiyeliler olarak Fransýzca dilini Belçika’ya gelmeden tanýmýyor ve bilmiyor olmalarý, vatandaþlarýn büyük bir çoðunluðunun kýrsal kesimden gelip þehir yaþamýna alýþýk olmamasý gibi nedenler insanlarý ister istemez gurupsal yaþama itmiþ. Süreç açýsýndan baktýðýmýzda birçok alanda ilerlemeler görülmektedir, bariz örneði ticari alanda. Ancak, alým gücünün SÝMA zayýfladýðý, her geçen gün iþsizliðin arttýðý ve diplomanýn gereklilik haline geldiði günümüzde Türk toplumu olarak gerekli baþarýyý gösteremiyoruz. Göçmen toplum olarak ikinci kuþaktan itibaren deðerlendirme yaparsak, yaþanýlan ülkenin dili ve anadil günlük yaþamda konuþuluyor ancak eðitim alanýnda gençlerimiz bu iki dilde de baþarý gösteremiyorlar. Belçika’da yaþayan göçmen toplumlar içerisinde eðitimde baþarýsý en düþük toplumuz. Neden bu baþarýsýzlýklar derseniz tabi ki bir çok nedenleri var: Fransýzca dilini yeterince öðrenememe, velilerin eðitim sistemi hakkýndaki yetersizlikleri, hatta eðitime olan ilgisizlik, vs. Bu sorunlarýn bilincinde olan bir sosyal kuruluþ olarak çalýþmalarýmýzý da bu yönde yoðunlaþtýrmaktayýz. Bu konudaki faaliyetlerimizi iki gurupta toplayabiliriz: “yetiþkinlere yönelik faaliyetler ve çocuklara (öðrencilere) yönelik faaliyetler.” Özellikle aile birleþimi çerçevesinde Belçika’ya gelen yetiþkinler için Fransýzca kurslarý düzenliyoruz. Bu kurslara deðiþik uyruklardan vatandaþlar katýlmaktadýr. Bölgemiz “Türk mahallesi” olmasý nedeniyle kursa katýlanlarýn yüzde atmýþý Türkiye’den gelen göçmenlerdir. Ayrýca, Türkçe olarak ehliyet kurslarý, bilgisayar kurslarý düzenlemekteyiz. Eðitimde baþarý düzeyini arttýrmak amacýyla öðrencilerin ev ödevlerinde yardým ve ayrýca 12 ve 15 yaþ grubundaki öðrencilere hitaben farklý eðitimsel projeler üzerinde çalýþmakta- yýz. Bu çalýþmalar veliler ve “saðlýk bilim, ruhbilim ve sosyal hizmet merkezleri” ile iþbirliði halinde düzenlenmektedir. Öðrencilerin baþarýsýz kaldýklarý derslerde yardýmcý olmaya çalýþýyoruz. Bu projenin diðer bir özelliði, verilen yardým kurslarý boyunca velilerin de çocuklarýna eþlik etmeleridir. Kurs boyunca çocuklarýna eþlik eden anne-baba, bu vesileyle eðitim sistemi ile ilgili bilgi sahibi olma, çocuklarýnýn kendilerine olan güvenlerini arttýrma, hatta ve hatta kendilerinin de birtakým bilgilere sahip olma imkânýna kavuþuyorlar. Diðer taraftan vatandaþlarýn sosyal sorunlarýný cevap aramak, onlarý sorunlarýyla ilgili yönlendirmek amacýyla sosyal danýþmanlýk ve tercümanlýk servisi düzenlemekteyiz. Yýl boyunca belirli sürelerde hukuksal bilgiler, eðitim, aile toplum planlamasý, vs. ile ilgili seminer, konferanslar, Ýþ ve Ýþçi Bulma Kurumu gibi toplumu yakýndan ilgilendiren resmi sektörleri tanýtým toplantýlarý düzenlemekteyiz. Ýleriye yönelik amaç ve projelerimize gelince; elbetteki kuruluþumuzun ve ekibimizin devamlýlýðýný saðlamak, parasal imkanlarýmýzý geniþletip, aile birleþimi çerçevesinde Belçika’ya gelip de çalýþan ve gündüzleri Fransýzca kurslarýna devam etme imkâný olmayan vatandaþlara akþam kurslarý düzenlemek, farklý kültürlerin uyumu ile ilgili projeleri arttýrmak ve yeni projeler üretmeyi sayabiliriz. Son olarak, Bu yýl Mart ayýndan beri E.P.N (Centre public mumerique) merkezinde faaliyet gösteren araþtýrma ve iletiþim amaçlý projemizin halka açýk olduðunu belirtmek isterim. Evinde bilgisayar ve interneti olmayan vatandaþlar merkezimize gelip bu olanaklardan ücretsiz olarak faydalanabilirler. Sayfa 21x.qxp 07.12.2007 08:29 Seite 1 Aralýk 2007 YAÞAM 21 SOSYAL Belçika ve Avrupa’nýn yeni göç ve yabancýlar politikasý REHBER Nihat Dursun [email protected] Sayýn okurlar, bir yýlý aþkýn bir süredir bu köþede Belçika’da yaþayan göçmen kökenli vatandaþlarý ilgilendiren hukuksal ve sosyal konularý ele almaya çalýþtým. 2007 yýlýnýn bu son sayýsýnda, alýþýlmýþýn dýþýnda, bu güne kadar ele aldýðým konular, aile birleþimi, vatandaþlýk, oturum, vs. kýsacasý Belçika’daki “göç ve göçmenler politikasý” ile ilgili, birçoðunuzun sorduðu “neden bu engeller, bu sýkýntýlar”? sorusu karþýsýnda bir deðerlendirme yapmak istiyorum. 1950’li yýllardan itibaren Belçika, Hollanda, Fransa ve Almanya hükümeti sanayi, maden ve imalat sanayinde çalýþmak üzere yabancý iþ gücüne ihtiyaç duymuþtur. Bu yabancý iþ gücü, ilk baþlarda hem Belçika/Avrupa için hem de göçmenler için geçici olarak düþünülse de, ileriki yýllarda geldikleri ülkelere yerleþmiþtir. Belçika’da 1974 yýlýnda resmi göçün durdurulmasýna raðmen, özellikle aile birleþimi, siyasi sýðýnma, vs. kapsamýnda devam eden göç, Avrupa ülkelerine “yük olmaya” baþlamýþtýr. Maden ocaklarýnýn kapanmasý, teknolojinin geliþmesiyle sanayi sektöründe nitelikli iþ gücüne ihtiyaç duyulmasý Belçika’nýn ve göç alan Avrupa ülkelerinin politikalarýný, özellikle, son on yýldýr gözden geçirmesine neden olmuþtur. Bir zamanlar Türkiye ve Fas gibi iþ gücü gönderen ülkelerde “ Belçika sizlere kucak açýyor, iþ, refahlý yaþam sunuyor” afiþleriyle iþçi ve ailesini davet eden Belçika gibi ülkeler son yýllarda, kendisine ekonomik düzeyde kar getirmeyen “emek gücünü” kanunlar çýkararak, yeni mazeretler öne sürerek en- gellemeye çalýþmaktadýr. Diðer taraftan, yeryüzündeki gelir daðýlýmýndaki farklýlýklarýn her geçen gün ekonomisi güçlü ülkelerin lehinde geliþmesi, ekonomisi zayýf, refah düzeyinin düþük olduðu ülke vatandaþlarýný kendisinin veya ailesinin yaþam düzeyini iyileþtirmek, garantiye almak ve hatta daha çabuk para kazanma umuduyla alým gücünün ve refah düzeyinin “Peki doðum oranýnýn gitgide azaldýðý ve nüfus kaybýna uðrayan Avrupa ülkeleri dýþardan göçü engellemek mi istiyor?” sorumuza bir parantez açýp kýsa bir deðerlendirme yaparsak, gelecekte 27 AB ülkesinde iþ gücü açýðý olacaðýný þimdiden kestirmek mümkün. Avrupa Komisyonu’nun tahminlerine göre 2030 yýlýna kadar Avrupa’nýn istihdam edebilir nüfusunda 20 milyonluk bir insan yüksek olduðu ülkelere her türlü imkânlara baþvurarak ulaþmaya, umutlarý bu yeni yaþama baðlamaya itmektedir. Bu durum, ailelerin daðýlmasý, gayri resmi evliliklerin çoðalmasý, … “insan trafiðinin” önüne geçilemez bir duruma gelmesine neden olmuþtur. Günümüzde artýk Avrupa’nýn birçok ülkesinde aile ziyaretinde bulunmak, bu ülkelere deðil yakýnlar, birinci dereceden akraba anne, baba, kardeþleri davet etmek gitgide hayal olmaktadýr. Bir taraftan teknolojinin getirdiði yeniliklerle, (internet, yeni ulaþým olanaklarý, vs.) dünya küçük bir köye dönüþürken diðer taraftan da sýnýrlar daha sýký denetlenip rahat dolaþým hakký kýsýtlanmaktadýr. açýðýnýn olacaðýný; bu açýðýn 2050 yýlýnda 65 milyon kiþiye ulaþabileceði belertiliyor. Demek ki Avrupa göç alan ülkeler konumunu devam ettirecek ancak göçün niteliðini deðiþtirecektir. Yaklaþýk bir yýldýr Avrupa Parlamentosu’nda kurulan özel bir komisyon AB üyesi olmayan ülkelerden gelmek isteyen yüksek nitelikli çalýþanlara göç prosedürünü kolaylaþtýrmak amacýyla çalýþmalar sürdürmektedir. Bu nitelikli iþ gücünün odaðýnda ise Türkiye Fas, Cezayir gibi ülkeler deðil Afrika ülkeleri yer alýyor. AB Adalet Komiseri, ABD’nin uyguladýðý “Yeþil Kart” (Carte Bleu) projesinin uygulanarak yurt dýþýndaki uzman çalýþanlarý, özellikle iyi eðitim almýþ mes- lek sahibi genç insanlarý, baþta iki yýlla sýnýrlandýrýlmýþ bir çalýþma izniyle Avrupa’ya getirmeyi öneriyor. Bu çalýþma izni belirli bir süre sonra uzatýlýp, beþ yýl sonra da tüm Avrupa Birliði ülkelerinde geçerli olacak, bu durum kiþiye sürekli oturum hakkýný verecektir. “Mavi kartla” nitelikli iþ gücü göçüne yeþil kart gösteren, hatta, 40-50 yýl evvel Türkiye ve Kuzey Afrika ülkelerinde yaptýðý gibi reklamlarla teþvik eden Avrupa, diðer taraftan da yasa dýþý göçle mücadeleyi güçlendirmektedir. Avrupa Komisyonu baþkaný Jose Manuel Barros, geçtiðimiz yýl AB üyesi ülkelerin liderlerine bir mektup göndererek Avrupa’yý yasadýþý göçü önlemek amacýyla beraber çalýþmaya çaðýrmýþtýr. Almanya’da veya Hollanda’da çýkarýlan göç ile ilgili yasalarýn birkaç ay sonra Belçika’da da uygulanmasýnýn nedeni yulardaki cümlede açýk açýk belirtilmektedir. Almanya’da ve Hollanda’da uygulamaya baþlayan yaþ sýnýrý, gelir, lojman, … mecburiyetine ek, aile birleþimi çerçevesinde istenilen dil bilme mecburiyeti þu anda Belçika tarafýndan uygulanmazsa da hazýrlýklarýn yapýldýðýný ve yakýnda yola çýkacaðý kanýsýndayým. Avrupa’da yaþayan göçmen kökenli gençler, AB ülkeleri dýþýnda yapacaðýnýz evlilikte yanlýz karar verme yetkisine sahip olmadýðýnýzý unutmayýn, sizlerden diplomalý, nitelikli eþler seçmeniz istenilmektedir! Kurban Bayramýnýzý ve Yeni Yýlýnýzý þimdiden kutlar, esenlikler dilerim. Ýmtiyaz Sahibi OPEN WINGS BVBA Genel Yayýn Yönetmeni Serpil Aygün Genel Koordinatör Erdinç Utku Yayýn Kurulu Ýlknur Cengiz, Leyla Ertorun, Serpil Aygün, Erdinç Utku, Nihat Dursun, Mehmet Aydoðdu, TASARIM Openwings REKLAM 0484 528 902 [email protected] ADRES 44, rue des Palais bte 1, 1030 Bruxelles TEL 0032 2 242 01 53 e-mail [email protected] WEB www.binfikir.be Sayfa 22x.qxp 07.12.2007 07:32 Seite 1 22 Aralýk 2007 SPOR Espoirs Turcs Herstal Türklerden destek bekliyor Charleroi’nýn gözdesi "Jeunesse Turque" Jeunesse Turque Futbol takými 1976 yýlýnda kuruldu ancak 1982 yýlýnda federasyona katýldý. Belçika ikinci lig C Grubunda mücadele eden Kulüp bir spor okulu gibi çalýþýyor, 250 çocuk ve gence hizmet veriyor. Çocuk, genç ve yetiþkin olmak üzere 3 takýmý bulunuyor. Sponsorlar bölgedeki Türk iþletmeciler ve esnaf. Atatürk turnuvasýný 2007 yýlýnda kazandý. 2007 yýlý Atatürk Turnuvasý Charleroi’da yapýldý. Kulüp kültür ve sanat konularýna da çok önem veriyor. Her yýl bu amaçla geleneksel hale gelen kültür ve sanat geceleri düzenliyor. Ayrýca tribünü olan stat farklý spor müsabakalarýna da ev sahipliði yapýyor. Espoirs Turcs Herstal Futbol takýmý 2001 yýlýnda Herstal/Liege’de kuruldu. Kýsa sürede provincial ligde þampiyon olarak National’e çýktý. Oradan da þampiyon olarak 2. Nationale yükseldi. Þimdi ise bu grupta mücadele ederek þampiyon olup 1. National’e çýkmak istiyorlar. Takýmý çalþtýran ve yönetici olarak da takýmýn baþýnda bulunan Ýsmail Kaya, Cemal Elifoðlu veS Hasan Aydýn büyük baþarýlara imza attýlar. Takým yöneticileri ‘Herstal Türk halkýndan gerek sponsor, gerekse seyirci olarak destek bekliyoruz’ dediler. Bilal Çakýr Anderlecht turu erteledi 6 Aralýk akþamý Brüksel’de oynanan maçta Anderlecht ve Ýngiltere’nin Tothanem takýmlarý birer puana razý oldu. Maçýn 66. dakikasýnda Goor’la öne geçen Anderlecht, üs- tünlüðünü yalnýzca beþ dakika koruyabildi. Konuk ekibin golü 71. dakikada penaltýdan Bulgar oyuncu Berbatov’dan geldi. Anderlecht tur þansýný bir sonraki maça býraktý. Belçika ve Türkiye Dünya Kupasý elemelerinde ayný grupta Güney Afrika Cumhuriyeti'nde 2010 yýlýnda düzenlenecek FIFA Dünya Kupasý'nýn Avrupa Elemeleri kura çekimi yapýldý. Belçika ve Türkiye 5. Grup'ta Bosna Hersek, Ermenistan, Estonya ve Ýspanya ile mücadele edecek. Toplam 9 grupta oynanacak eleme karþýlaþmalarý sonrasýnda, gruplarýnda ilk sýrayý alacak takýmlar doðrudan finallere gidecek. Gruplarda en iyi puan ve ave- raja sahip 2. sýradaki 8 takým ise playoff mücadelesi verecek. Play-off maçlarý sonrasýnda 4 takým daha finallere katýlmaya hak kazanacak. Güney Afrika Cumhuriyeti'nde, 11 Haziran-11 Temmuz tarihleri arasýnda yapýlacak 2010 Dünya Kupasý Finalleri, 9 ayrý þehirde bulunan toplam 10 statta oynanacak. Türkiye’ye Euro 2008’de zorlu rakipler 2008 yýlýnda Avusturya ve Ýsviçre'nin ev sahipliði yapacaðý 13. Avrupa Futbol Þampiyonasý Finalleri'nin kura çekimi Ýsviçre'nin Luzern kentinde yapýldý. Türkiye kurada A Grubu'nda yer aldý. Rakipler ise Ýsviçre, Portekiz ve Çek Cumhuriyeti oldu. Ay-yýldýzlýlar ilk maçýný Portekiz'le 7 Ha- ziran'da þampiyonanýn açýlýþ gününde oynayacak. Ýkinci maç 11 Haziran'da Ýsviçre ile olacak. Son maç ise 18 Haziran 21:45'te Çek Cumhuriyeti ile oynanacak. Türkiye, grup ikincisi olarak EURO 2008 biletini almýþ, Belçika ise A Grubunda 5. olarak elenmiþti. TÜM DÜNYA İLE SON DERECE DÜŞÜK FİYATLARA TELEFON BE GÖRÜŞMESİ YAPIN TÜRKİYE İÇİN TELEFON GÖRÜŞMELERİ DAKİKASI € 0,15 İTİBAREN * YURT İÇİ VE YURT DIŞI SMS GÖNDERME ÜCRETİ DE DE € 0,13 DAİMA * DE BELÇİKA İÇİ TELEFON GÖRÜŞMELERİ DAKİKASI BE 0,20 € KAMPANYA HER KONTÖR YÜKLEMEDE BEDAVA DAKİKALAR KAZANIN!** İTİBAREN * D DE DE **10 EURO’LUK KONTÖR = 20 DAKİKA BEDAVA KONUŞMA VE 20 EURO’LUK KONTÖR =40 DAKİKA BEDAVA KONUŞMA. BEDAVA DAKİKALAR SADECE ORTEL’DEN ORTEL’E VE ORTEL’DEN BASE’E YAPILAN BELÇİKA İÇİ ARAMALARDA GEÇERLİDİR. BEDAVA DAKİKALAR HER YENİ KONTÖR YÜKLEMESİNDEN SONRA 30 GÜN İÇİNDE KULLANILABİLİR. BU KAMPANYA 15 EKİM VE 15 ARALIK TARİHLERİ ARASINDA GEÇERLİDİR. 15 ARALIK’TA YÜKLEDİĞİNİZ KONTÖRLER İÇİN 15 OCAK 2008’E KADAR BEDAVA DAKİKALARINIZI KULLANABİLİRSİNİZ. *TARİFELER 1 AĞUSTOS 2007 İTİBARİYLE GEÇERLİDİR BAĞLANTI ÜCRETİ ARAMA BAŞINA 7 EURO SENTTİR BÜTÜN ÜCRETLERE BTW/TVA DAHİLDİR TARİFELERİN TAM LİSTESİNİ GÖRMEK İÇİN WWW.ORTELMOBILE.BE ADRESİNİ ZİYARET EDEBİLİRSİNİZ opmaak_december.indd 1 5-12-2007 17:02:01 "KaynakKr ediPl aceLi edt s' t ekiyenişubesi yl e çözüml erür et meyedevam edi yor " Pl aceL i edt s , 18BBr ux el l es ŞenolAbı z: 0476440160 T el :022417760 RueMar i eChr i s t i ne2201020L aeken Gs m:0486901382 T el :02/4265119 Rahmi yeKut l u:0476992691 Fax:02/4257926
Benzer belgeler
Eylül 2008
artmasýný ayrýca endiþe verici buluyorum. Anvers Üniversitesinin “2007 Yoksulluk ve Sosyal Dýþlanma” raporuna göre Belçika’da yoksullarýn sayýsýnda artýþ olmazken, zengin ile yoksul arasýndaki uçur...