Ocak - KKTC Başbakanlık Avrupa Birliği Koordinasyon Merkezi
Transkript
Ocak - KKTC Başbakanlık Avrupa Birliği Koordinasyon Merkezi
KKTC BAÞBAKANLIÐI AVRUPA BÝRLÝÐÝ KOORDÝNASYON MERKEZÝ AYLIK BÜLTEN OCAK 2009 / Sayi: 30 MÜKTESEBATA UYUM PROGRAMININ NÝHAÝ ÞEKLÝ BAKANLAR KURULU TARAFINDAN ONAYLANDI 14 Ekim 2008 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafýndan prensipte kabul edilen ve bir aylýk bir süre boyunca Avrupa Birliðinden gelen uzmanlarýn görüþleri doðrultusunda bazý deðiþikliklere uðrayan AB Müktesebatýna Uyum Programý'nýn (MUP) revize edilen nihai þekli, Bakanlar Kurulu tarafýndan 7 Ocak 2009 tarihinde onaylandý. MUP, çok sayýda kamu görevlisinin AB Koordinasyon Merkezi eþgüdümünde ve bakanlýk müsteþarlarýnýn baþkanlýðýnda sürdürdükleri yoðun çalýþmalarý sonucu baþarý ile tamamlandý. 7 Ocak'ta Prag'taki açýlýþta, AB üye ülkelerinin temsilcileri, Komisyon Üyeleri, Çek Hükümeti mensuplarý, Yenilik Yýlý'nýn “büyükelçileri” ile bir araya geldi. Etkinliðe; baþarýlý iþadamlarý, aktör ve tasarýmcýlarla birlikte Alman mucit Karlheinz Brandenburg, Fransýz araþtýrmacý Dominique Langevin, Macar tasarýmcý ve mucit Erno Rubik ve Romen film yapýmcýsý Radu Mihaileanu da katýldý. Bu seçkin kiþiler, yenilikçilik konusunda AB hükümetleri ve kuruluþlarýna tavsiyelerde bulunacak. Avrupa Yaratýcýlýk ve Yenilik Yýlý; kiþisel, sosyal ve ekonomik geliþim için yaratýcýlýðýn ve yenilikçiliðin önemi hakkýnda halklarý bilinçlendirmeyi amaçlýyor. ÇEKLER AB DÖNEM BAÞKANLIÐI TARÝHÝNDE BÝR ÝLKE ÝMZA ATIYOR Program'ýn tam metnine, Avrupa Birliði Koordinasyon Merkezini n internet sitesinden de eriþim mümkün olmaktadýr. Ayrýca, Program kitap þeklinde basýlarak ilgili tüm paydaþlara daðýtýlacaktýr. Program'da yer alan çalýþmalarýn gerçekleþtirilebilmesi için yýllýk iþ planlarý geliþtirilmekte ve bu çalýþmalarda da yine Program'ýn hazýrlanmasýnda izlendiði gibi AB Koordinasyon Merkezi eþgüdümünde ilgili KKTC ve AB uzmanlarýnýn ortak çalýþmasý ile yürütülmektedir. AVRUPA BÝRLÝÐÝ 2009 YARATICILIK VE YENÝLÝK YILI'NI BAÞLATTI Avrupa Birliðinin baþlattýðý 2009 Yaratýcýlýk ve Yenilik Yýlý'nýn sloganý, “Hayal et. Yarat. Yenileþtir.”oldu. Kampanya arifesinde Avrupa Komisyonunun Eðitim, Kültür ve Gençlikten Sorumlu Komisyon Üyesi Ján Figel'; Avrupa Yýlý'nýn eðitim ve kültür dýþýnda giriþimcilik; bölgesel, sosyal ve istihdam politikalarý; enerji, ulaþtýrma; çevre; araþtýrma ve bilgi toplumu konularýný da içerdiðini söyledi. Avrupa Birliði Dönem Baþkanlýðý'ný Fransa'dan d e v r a l a n Ç e k Cumhuriyeti, Birliðin en büyük sorunlarýndan biri olan “demokrasi açýðýný” minimuma indirebilmek adýna teknolojiyle barýþýk bir dönem baþkanlýðý için kollarý sývadý. AB tarihinde ilk kez uygulanan “chat” sistemi ile, Çek Dönem Baþkanlýðý web sitesi üzerinden tüm Avrupalýlar, baþta Çek Cumhuriyeti Baþbakaný Mirek Topolanek ve yardýmcýsý Alexandr Vondra'ya olmak üzere, tüm Avrupalý politikacýlara gerek dönem baþkanlýðý, gerek Birlik gündemindeki konulara iliþkin sorular yöneltip, cevaplarýný alabiliyorlar. www.eu2009.cz adresinde uygulanmaya baþlanan “Avrupa chatý eðer baþarýlý olursa, Çek Cumhuriyeti, online Avrupa kamusal alaný yaratma adýna önemli bir adým atan ilk AB Dönem Baþkaný ünvanýný alacak. Ocak ayýnýn ikinci haftasýnda baþlayan uygulamada sorularý ilk olarak 6 Ocak 2009'da Çek Cumhuriyeti Baþbakaný Mirek Topolanek, 9 Ocak 2009'da da Avrupa Ýliþkilerinden Sorumlu Baþbakan yardýmcýsý Alexandr Vondra yanýtlamaya baþladý. Avrupa sohbeti Çekçe ve Ýngilizce olmak üzere iki dilde yapýlabiliyor. Tüm Avrupalýlar ve medya mensuplarý Avrupa BirliðiAvrupa Koordinasyon Birliði Koordinasyon Merkezi Merkezi Tarafýndan Hazýrlanmýþtýr Sayfa 1 OCAK 2009 sorularýný sisteme önceden girebiliyorlar. Sohbet süresi dolduktan sonra gün içerisinde sorulan en ilginç sorular ve yanýtlarý www.eu2009.cz sitesinin 'News and Documents' (haberler ve belgeler) bölümünde görülebiliyor. SIRBÝSTAN, AB ÜYELÝÐÝNE BAÞVURUYOR Sýrbistan Baþbakan Ya r d ý m c ý s ý B o z i d a r Djelic, "Avrupa Birliðine tam üyelik baþvurusunda bulunacaklarýný" bildirdi. Dýþiþleri Bakaný Vuk Jeremiç de “Belgrad'ýn adaylýk sürecinde Av r u p a l ý d o s t l a r ý n a güvendiðini” söyledi. Çek Cumhuriyeti'ne yaptýðý resmi ziyaret sýrasýnda basýna açýklamada bulunan Djelic, "Üyelik baþvurusunu Çek Cumhuriyeti'nin dönem baþkanlýðýnda yapmayý planladýklarýný" söyledi. AB Dönem Baþkaný Çek Cumhuriyeti'nin Baþbakan Yardýmcýsý Alexander Vondra, "Sýrbistan'ýn Birliðe üyelik baþvurusunu memnuniyetle karþýlayacaklarýný" bildirdi. Sýrbistan'ýn üyelik sürecinin uzun yýllar alabileceðine dikkat çeken Vondra, Belgrad'ýn bu hedef doðrultusunda belirli koþullarý yerine getirmesi gerektiðini hatýrlattý. Brüksel Mladiç ve Haciç için bastýrýyor Jeremiç de Oma'da bir araya geldiði Ýtalyan mevkidaþý Franco Frattini'ye bu yýl içinde AB'ye üyelik baþvurusunda bulunacaklarýný söylemiþti. Jeremiç, Frattini'ye, “adaylýk sürecinde Avrupalý dostlarýna güvendiðini” kaydetmiþti. Belgrad'ýn, geçen temmuz ayýnda göreve gelen Avrupa yanlýsý yeni hükümetinden bir heyet, eylül ayýnda Brüksel'de temaslarda bulunmuþ, Avrupa Birliði, gerekli koþullarý karþýlamasý durumunda Sýrbistan'a 2009 yýlýnda adaylýk statüsü verilebileceðini açýklamýþtý. Brüksel, Sýrp savaþ suçlularýnýn yakalanmasýný, Kosova'nýn baðýmsýzlýðýnýn tanýnmasýný bekliyor. Sürecin hýzý Sýrbistan'a baðlý Belgrad'da iþbaþýna gelen hükümet daha göreve geleli birkaç hafta olmuþken Bosnalý Sýrplarýn eski lideri, savaþ suçu zanlýsý Radovan Karaciç'i yakalayýp BM savaþ suçlarý mahkemesine teslim ederek önemli bir mesaj vermiþti. Sýrp hükümeti bu adýmla AB'nin en önemli taleplerinden birini yerine getirmiþti. Sýrbistan Devlet Baþkaný Boris Tadiç'i eylül ayýnda Brüksel'de aðýrlayan AB Komisyonu Baþkaný José Manuel Barroso da attýðý bu adýmdan dolayý Belgrad'ý kutlamýþtý. Buna karþýlýk Karaciç'in emrindeki ordu komutaný Ratko Mladiç ile Hýrvatistan'daki Sýrplarýn eski lideri Goran Haciç hala bulunamadý. Bazý siyasi gözlemcilere göre Belgrad hükümeti, aslýnda Mladiç ile Haciç'in nerede saklandýðýný biliyor, ancak AB'den, politik ve ekonomik adým atmasýný beklediði için bu kozu saklý tutuyor. Komisyon Baþkaný Barroso'ya göre ise, hangi hýzla AB'ye yaklaþacaðýný Sýrbistan kendisi belirleyecek. Barroso, Sýrp heyetiyle daha önce Brüksel'de yapýlan görüþmede “Eðer her þey planlandýðý gibi gider ve tüm koþullar yerine gelirse Sýrbistan'a 2009 yýlýnda adaylýk statüsü vermenin mümkün olacaðýna inanýyorum” diye konuþmuþtu. Sayfa 2 Belgrad, 2014'te üyelik bekliyor Sýrp yönetimi, adaylýk statüsü kazandýktan sonra 2014'e kadar Birliðe tam üye olabilmeyi umuyor. AB ile Sýrbistan arasýndaki bir diðer sorun ise Kosova'nýn baðýmsýzlýðý. Aslýnda Brüksel Belgrad'dan Kosova'yý tanýmasýný talep etmiyor. Tadiç ise bu baðýmsýzlýðýn hukuksal bir temele dayanmadýðý görüþünü öne sürüyor. Tadiç, bu konunun uluslararasý baðýmsýz bir kurum tarafýndan netliðe kavuþturulmasýný istiyor. Ülkesinin Kosova'nýn baðýmsýzlýðýný tanýmadýðýný yineleyen Tadiç'e göre Kosova'nýn tek taraflý olarak baðýmsýzlýk ilaný yasal deðil. EURO BÖLGESÝNÝN GENÝÞLEYEBÝLECEÐÝ BELÝRTÝLDÝ Slovakya’nýn 1 Ocak 2009 tarihinde ortak para birimi Euro’ya geçiþi ile birlikte sayýsý 16’ya çýkan Euro bölgesinin Ýngiltere gibi geleneksel olarak Euroya þüpheyle yaklaþan ülkeleri de kapsayacak þekilde geniþletilmesi konusu Avrupa Parlamentosunda (AP) ele alýndý. Öte yandan Avrupa Birliðinin (AB) ortak para birimi “Euro”nun tedavüle girmesinin onuncu yýlý da kutlandý. Strasbourg'ta düzenlenen basýn toplantýsýnda, Ýþçi partisi AP delegasyonu baþkan vekili Richard Corbett “Euro'nun onuncu yýldönümü Ýngiltere'nin euro bölgesi üyeliðine dâhil olup olmamasýný tartýþmak için mükemmel bir fýrsat. Eldeki veriler bunun mümkün olabileceðini gösteriyor” diye konuþtu. Bilinen ekonomik ve siyasi sebeplerin ötesinde, ileri sürülen bu yeni argümanýn mali ve ekonomik krizin Ýngiltere üzerindeki etkilerini kötüleþtireceði ve sonuç olarak Ýngiliz para birimi sterlinin deðer kaybýna yol açacaðý yönünde. A B ’ y e þ ü p h e l i yaklaþýmlarýyla bilinen Ýngilizler her zaman güçlü sterlinden yana tavýr alarak euroya karþý çýkýyorlar. Güçlü para birimi, Ýngiliz iþ adamlarýnýn ekonomik çýkarlarýna da uygun düþüyor. Ayný iþ adamlarý hizmet ve iþçi sektörünü dýþarýdan temin ederek bunlarýn Ýngiltere'ye ithali sýrasýnda uygulanmakta olan döviz alýþveriþinden yarar temin ediyorlar. Bununla birlikte sterlinin Euro karþýsýnda geçen Kasým'dan bu yana deðer kaybetmesi bu argümaný oldukça zayýflattý. Nitekim Euro, Ýngiliz para birimine yakýn pariteye ulaþtý. Ýngiliz Merkez Bankasý faiz indirimlerini geçen hafta en son yüzde 1.5'e indirdi ki bu rakam ülkede tüm zamanlarýn en düþük faiz oraný olarak kayda geçti. Avrupa Merkez Bankasý'nýn yeni faiz oranlarýný ne ölçüde aþaðý çekeceðinden baðýmsýz olarak bu rakamýn durumu daha da alevlendireceði konuþuluyor. Avrupa Merkez Bankasý'nýn Euro bölgesinde faiz oranlarýný Perþembe günü yüzde 2,5'ten yüzde 2'ye indirebileceðinden söz ediliyor. Ancak Ýngiltere'de herkes ayný fikirde deðil. BBC'nin Ocak ayýnda gerçekleþtirdiði ankette Ýngilizlerin yüzde 71'inin euro bölgesine üyeliðe sýcak bakmadýðý ortaya çýktý. Katýlýmcýlarýn yalnýzca yüzde 15'i euroyu ancak poundun Avrupa Birliði Koordinasyon Merkezi Tarafýndan Avrupa Birliði Hazýrlanmýþtýr Koordinasyon Merkezi OCAK 2009 deðer kaybetmesi halinde kabul edebileceklerini belirttiler. AP üyesi Ýngiliz muhafazakâr Timothy Kirkhop bu konuda yaptýðý açýklamada, “Sterlin son zamanlardaki deðer kaybý Ýngilizlerin kendi para birimlerinden vazgeçmeleri için bir sebep teþkil etmez. Yalnýzca hükümetimiz Ýngiliz ekonomisinin kontrolünü kaybetti diye bu kontrolün AB'ye devri anlamýna da gelmez” diye konuþtu. Bu arada, Euro bölgesine üyelik Danimarka ve Ýsveç gibi genelde þüpheci yaklaþýmlarýyla bilinen ülkelerle ve küresel ekonomik krizin yerle bir ettiði Ýzlanda'nýn siyasi gündeminde yerini aldý. Danimarka Baþbakaný Anders Fogh Rasmussen geçen Ekim'de ülkede 2011 yýlýnda Euro bölgesine katýlým için halk oylamasýna gidilmesini teklif etti. Ýsveç Baþbakaný Fredrik Reinfeldt ise , “Euro için Danimarka'da yapýlacak bir referandumun sonucu Ýsveçlierin ortak para birimiyle ilgili tavýrlarý üzerinde oldukça büyük bir etki yaratacaktýr” dedi. Birçok ulusal bankanýn iflas ettiði Ýzlanda’da ise Euro yanlýsý tutum giderek daha güçlü seslendiriliyor. Yine de AB Geniþleme Komiseri Olli Rehn Brüksel'in Reykjavik'in Ýzlanda'nýn AB'ye üye olmadýðý sürece Euroyu tedavüle almasýnýn mümkün olmadýðýný belirtti. BRÜKSEL MICROSOFT'U UYARDI Av r u p a K o m i s y o n u , Microsoft'un web tarayýcýsý Internet Explorerin tüketicileri direkt olarak Windows iþletim sistemine yönlendirmesinin AB antitröst yasalarýna aykýrý olduðunu belirtti ve dev Amerikan yazýlým þirketini aðýr bir tazminat ödemeye mahkum etti. Komisyonun 16 Ocak tarihli basýn toplantýsýna göre, Amerikan devi Windows, piyasada adaletsiz rekabete yol açarken, yeni ürünlerin geliþimini kýsýtlayýp tüketici seçeneklerini daraltýyor. Mahkemenin kararýna raðmen Microsoft , Windows Media Player'ýn Avrupa'da satýlan bilgisayar ve dizüstü bilgisayarlarýnda operasyon sistemi olarak yüklenmesini sürdürüyor. AB yönetimi ve Microsoft arasýndaki iliþkiler AB rekabet yasasýnýn aþýnmasý sebebiyle gerilime sahne oluyor. Komisyon ABD'nin dev þirketini rakipleriyle sunucu protokollerini çözüme kavuþturmaya davet etmiþ ve rakip firmalara yönelik çalýþmalarýný hazýrlamasý konusunda uyarmýþtý. görüþmede, son zamanlarýn en kötü ekonomik krizi yaþanýrken Avrupa Birliðinin (AB) sosyal gereksinimleri karþýlayacak yaratýcý yollar bulmasý gerektiðini söyledi. Lizbon Stratejisi'nin büyüme ve istihdama odaklanmasýndan üç yýl sonra geçen Temmuz'da Avrupa Komisyonu “Sosyal Avrupa” kavramýný tekrar Avrupa'nýn gündemine taþýyabilmek amacýyla hazýrlanan “Yenilenmiþ Sosyal Gündem”i onayladý. Gündem, Avrupalýlarýn hýzla deðiþen ve küreselleþmenin, teknolojik geliþmelerin ve yaþlanan toplumun biçimlendirdiði gerçeklerle baþ edebilmesi için donanýmlý hale getirilmesi ve güçlendirilmesi yaný sýra bu tür deðiþiklikler karþýsýnda güçlük çekenlere yardýmcý olunmasýna odaklanýyor. “Yenilenmiþ Sosyal Gündem” istihdam, sosyal iliþkiler, eðitim ve gençlik, saðlýk, bilgi toplumu ve ekonomik iliþkilerin dahil olduðu toplam 19 giriþimden oluþuyor. Komisyona göre, halen devam etmekte olan ekonomik kriz “Yenilenmiþ Sosyal Gündem”in sosyal yenilik boyutunun geliþtirilmesine fýrsat tanýyor. Sosyal yenilikçilik Ýsviçre'nin Davos kasabasýnda toplanacak olan Dünya Ekonomik Forum'da izleyiciye sunulacak. Forum süresince dünya liderleri, iþ dünyasýnýn liderleri, sivil toplum örgütleri ekonomik kötü gidiþle mücadele için yenilikçi çözümleri ele alacak, sosyal reform ve iklim deðiþikliði konularýný gözden geçirecekler. Sosyal yenilikçilik çocuk bakýmýndan web tabanlý sosyal aðlara, evde saðlýk hizmetleri sunumundan sürdürülebilir yeni ulaþým þekillerine kadar geniþ bir yeni modeller yelpazesi sunuyor. Brüksel'de Komisyon bünyesinde yer alan bir düþünce kuruluþu olan Avrupa Politika Danýþmanlarý Ofisince düzenlenen bir çalýþtayda adý geçen konular ele alýndý. Barroso bu konuda yaptýðý açýklamada, “Finansal ve ekonomik kriz genelde yaratcýlýk ve yenilikçiliði özelde ise sosyal yenilikçiliði sürdürülebilir büyüme, güvenli istihdam ve rekabeti kamçýlamak için daha önemli hale getiriyor,” dedi. BusinessEurope'un idari müdürü Thérèse de Liedekerke, Avrupa'da sosyal sistemlerin çok farklý demografik, ekonomik, sosyal, teknolojik hatta ekolojik ortamlarda geliþtirildiðine dikkat çekti. Liedekerke sosyal yenilikçiliðin yeni zorluklarý ele alma, yeni ekonomik ve sosyal gereksinimlere cevap verecek bir anahtar olduðuna deðinirken sektörel ayrýþmalarýn önüne geçebilecek sosyal bir politika geliþtirilmesi çaðýrýsýnda bulundu. AB, EKONOMÝK KRÝZE 'SOSYAL YENÝLÝK'LE ÇÖZÜM ARIYOR 'Sosyal yenilikçiler' genel teamüle odaklý Dünya Ekonomik Forum toplantýlarý öncesinde sosyal giriþimciler küresel zorluklara karþýn kendi bakýþ açýlarýný dile getirirken, Avrupa Komisyonu Baþkaný José Manuel Barroso dün bir grup sosyal yenilik uzmanýyla yaptýðý bir Yýllardýr sosyal yenilikçilik ve giriþimcilik bir avuç þirketin baþarýlý olmasý için kullanýldý. Son zamanlarda ise sosyal giriþimciler özellikle Nobel Barýþ Ödülü sahibi Muhammed Yunus'un kurduðu bir mikro-finans þirketi Grameen Bank'ýn Avrupa Birliði Koordinasyon Merkezi Sayfa 3 OCAK 2009 öncülüðünde topluma katýlmayý baþardý. Geçtiðimiz yýl Dünya Ekonomik Forum'un efsanevi kurucusu Klaus Schwab ilk kez Schwab Vakfý Sosyal Giriþimcilik zirvesini gerçekleþtirdi. “Olaðanüstü Ýnsanlarýn Gücü” isimli kitabýn yazarlarýndan Pamela Hartigan'a göre, sosyal ve çevre dostu giriþimcilerin yeni bir nesli yetiþiyor. Hartigan, “Bu giriþimciler büyük resmi görüyorlar bazen de onlarca yýllýk genel durumu görebiliyorlar. Onlar için Winston Churchill'in 'ne kadar çok geriye bakabilirsen o kadar çok ileriyi görebilirsin' sözüyle hareket ediyorlar,” diye konuþuyor. 27 sosyal yenilikçi Dünya Ekonomik Forumu'na katýlacak ve kendi bakýþ açýlarýný diðer katýlýmcýlarla paylaþacaklar. Panelistlerin finans krizine ve þehirleþme, saðlýk ve iklim deðiþikliði gibi küresel sosyal güçlüklere cevaben yeni fikirler geliþtirmeleri bekleniyor. Bu anlamda önemli sanayi kuruluþlarýyla kendileri için eðitim, iklim deðiþikliði ve enerji kýtlýðý gibi konularda özel tartýþmalar düzenleniyor. Birlikler, sosyal örgütler geçici çözümler konusunda uyarýyor Barroso zorlu ekonomik koþullar karþýsýnda sosyal yenilikçilikle yeni cevaplar bulunmasýnýn önemine dikkat çekti. Öte yandan Komisyon özellikle yapýsal fonlar gibi çeþitli AB programlarýyla sosyal yenilikçiliði destekleyeceklerini ve bu konudaki olumlu uygulamalarýn paylaþýmý ve yaygýnlaþtýrýlmasý için sosyal aðlarýn oluþturulmasýný teþvik etti. Barroso'nun coþkusuna raðmen, meslek odalarý ve sosyal toplum örgütleri konuya ihtiyatlý yaklaþýyorlar. Avrupa Sosyal Sivil Toplum Örgütleri Platformu Baþkaný Roshan di Puppo “Sosyal yenilikçilik keki kremayla süslemek deðil keki daha iyi yapmaktýr. Eðer Komisyon bunu yüreklendirmek isterse, ayrý ayrý süreçler yerine mevcut programlarý gözden geçirmeli ve kuvvetlendirmelidir. EQUAL Programý'nýn devamý için sosyal içerimler ve sosyal yenilikçilik için Avrupa Sosyal Fonunda ayrýlmýþ ödenekler olmalýdýr. AB bu paranýn sivil toplum örgütlerince kullanýlabilmesini saðlamalý ve ne þekilde harcanmasý gerektiðini belirtmelidir,” diye konuþtu. Benzer þekilde, Avrupa Ýþçi Sendikalarý Konfederasyonu (ETUC) Genel Sekreter Yardýmcýsý Maria Helena Andre de sosyal yenilikçiliðin mevcut ekonomik sosyal kriz baðlamýnda açýkça tanýmlanmasý gerektiðini belirtti. “Sosyal yenilikçilik yürürlükteki sosyal politikalarýn yerine geçecek bir þey deðildir. Bugün sorulmasý gereken en önemli soru ekonomik krizin sonucunda meydana gelen büyük zorluklarla mücadele edebilmek için sosyal politikalarý nasýl güçlendirebileceðimiz olmalýdýr.” Caritas Europa'ya göre sosyal yenilikçilik kendi baþýna bir hedef olamaz ve belli bazý hedeflere hizmet etmelidir. Dün Avrupa Politika Danýþmanlarý (BEPA) tarafýndan Brüksel'de düzenlen çalýþtaya katýlan Erny Gillen bu hedeflerin yeni yenilikçilik ve sosyal deneyimler dalgasýna start verilmeden önce bir kez daha altýnýn çizilmesi gerektiðini söyledi. BusinessEurope ise krizin nedenlerinin finans piyasalarýnýn iþlemez hale gelmesi olduðunu ileri sürdü. De Liedekerke, “Bunun banka kurtarma programlarý ve geniþ kapsamlý ekonomik kurtarma planlarýyla dillendirimesi þirketlere sunulmuþ birer hediye deðildir. Vatandaþlarýn mevduatlarýnýn korunmasý ve iþsizlikle mücadele de sosyal bir tedbirdir” dedi. Öte yandan Sosyal Platform, Komisyonun davranýþlarýný sivil toplum giriþimlerine daha açýk ve karar verme mekanizmasýna daha katýlýmcý olacak þekilde düzenlemesi gerektiðini belirtti. Sivil toplumdan elde edilecek verilerin uygulamadaki politikalarýn etkisine iliþkin bir fikir verebileceðini ileri süren kuruluþ, bunun AB'nin kendi süreçlerini geliþtirmesine ve baþarýlý yenilikçi uygulamalarý yaygýnlaþtýrmasýna yardýmcý olacaðý fikrini savundu. AB EKONOMÝSÝNÝN 2009'DA %2 KÜÇÜLMESÝ BEKLENÝYOR Av r u p a K o m i s y o n u yayýmladýðý raporunda AB'nin büyümesinde %2 oranýnda bir daralma yaþanacaðýný kaydetti. Ekonomik daralmanýn bankacýlýk sektöründe yaþanan daralmadan kaynaklandýðýný kaydeden AB, 16 üye ülkenin finans alanýnda sorumlu bakanlarýnýn aldýklarý ortak kararla, krizin olumsuz etkilerini aþabilmek için hazýrlanan programlarýn hýzlandýrýlmasýný istedi. Ancak Almanya'nýn baþýný çektiði kimi ülkeler, finansal kýsýtlamalarýn orta vadede hesaplanmasýnýn iyi yapýlmasý ve yapýlan kýsýtlamalarýn kamu borçlarýndan kaynaklanacak euronun stabilitesini sarsmaya yönelik negatif etkilerinin engellenmesini dikkate almasý gerektiðini vurguladý. Geçtiðimiz hafta, Almanya Baþbakaný Angela Merkel, Federal Almanya anayasasýnda deðiþikliðe gideceklerini, ekonomik krizin etkilerini atlatmak amacýyla milyon euroluk planý harekete geçirmeye hazýrlandýklarýný kaydetmiþti. Deutsche Bankýn verilerine göre Avrupa bölgesinde geçen yýl %1.4 oranýnda kaydedilen bütçe açýðýnýn bu yýl 4.7 oranýna yükselmesi bekleniyor. Deutsche Bank'ýn beklentilerine göre kamu açýðýnýn bu sene GSMH’ye oranla % 75.1 olarak kaydedilmesi bekleniyor. Avrupa Birliðinin kurucu yasalarýna göre üye ülkelerin bütçe açýklarýnýn GSMH'lerinin %3'ünü aþmamasý gerekiyor. Kamu borçlarý için bu oran %60. Öte yandan, Çek AB Baþkanlýðý, Avrupa bölgesinde euronun stabilitesinin saðlanmasýna yönelik üye ülkelere bir bütçe planý sunmaya hazýrlanýyor. “Sosyal yenilikçiliðin amaçlarýnýn neler olduðunu bilmek için eþitlik ve sosyal adalet söylemine giriþ yapmamýz gerekmektedir,” þeklinde açýklamada bulunan Caritas Europa ne yazýk ki bu kavramlara çalýþtay sürecinde atýf yapýlmadýðýna dikkat çekti. Sayfa 4 Avrupa Birliði Koordinasyon Merkezi Tarafýndan Avrupa Birliði Hazýrlanmýþtýr Koordinasyon Merkezi OCAK 2009 AVRUPA MERKEZ BANKASI DAHA FAZLA DENETÝM YETKÝSÝ TALEP ETTÝ Avrupa Merkez Bankasý (AMB) Baþkan Yardýmcýsý Lucas Papademos bankaya ek yetkiler tanýnarak euro bölgesinde bankanýn denetleme gücünün artýrýlmasý teklifinde bulundu. Bu durum bankanýn acilen yeni bir düzenlemeye ihtiyaç duyduðu þeklinde deðerlendirildi. Papademos bankanýn 16 üyeli euro bölgesinde yer alan büyük bankalarýn iþletim sistemleri üzerinde bir tür polislik görevini yürütebileceðini ve ulusal merkez bankalarýyla bu anlamda birlikte çalýþabileceðini belirtti. Avrupa'da Amerikan Lehman Brothers'ýnki kadar büyük bir çöküþ beklenmese de Avrupalý politikacýlar halen kan kaybetmekte olan mevcut sistemin euro bölgesini tehlikeye açýk hale getirmiþ olmasýndan korkuyor. AMB'nin rolünün güçlendirilmesi tekliflerinin AB baþkentlerinde tepki almasý bekleniyor. Kimi politikacýlar euro bölgesinin faiz oranlarý ve enflasyonla mücadelede AMB'nin yakýn gözetimi altýnda tutulmasýndan yana tavýr sergiliyor. Bununla birlikte Papademos'un önerilerinin AMB'nin 22 idare kurulundan güçlü bir destek alabileceði bildiriliyor. Þu ana kadar AMB Baþkaný Jean-Claude Trichet Frankfurt merkezli bankanýn yetkilerinin artýrýlacaðýna dair somut bir açýklamada bulunmadý. Ancak Aralýk 2008'de Trichet Financial Times'a “mevcut çerçevenin geliþtirilebileceðini” söylemiþti. Trichet ayný açýklamada Avrupa Parlamentosunun (AP) bu alanda bankanýn sýnýr ötesi iþlem gören kurumlarýn ABD'dekine benzer þekilde gözetiminin koordinasyonu rolünü üstlenebileceði þeklindeki önerisine atýfta bulunmuþtu. Tricher ayrýca AMB'nin rolünün güçlendirilmesi konusunda özel sektörün de desteðine sahip olduklarýný belirtmiþti. Ancak bankanýn mali istikrarýndan sorumlu Papademos, yaptýðý açýklamada AB'nin denetçiler arasýndaki iþbirliðinin mevcut ulusal çerçeve içerisinde artýrýlmasýný planladýðýný ve ortak bir zeminde buluþulabileceðini ancak uzun vadede bunun en iyi çözüm olmadýðýný söyledi. Papademos euro bölgesinde AMB ve ulusal merkez bankalarýnýn “euro sistem” adý verilen bir yapýyla sýnýr ötesi iþlem yürüten bankacýlýk gruplarýný denetleme yetkisine sahip olabileceklerini sözlerine ekledi. AB, 27 OCAK'TA NABUCCO ÝÇÝN TOPLANDI Rusya ile Ukrayna arasýnda yaþanan kriz nedeni ile iki hafta Rus doðalgazý alamayan Avrupa ülkeleri Orta A s y a e n e r j i kaynaklarýnýn Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaþmasýný saðlayacak Nabucco doðalgaz boru hattý projesi için düðmeye bastý. Brüksel'den yapýlan açýklamaya göre Birlik 27 Ocak'ta Budapeþte'de projeyi görüþmek üzere bir zirve gerçekleþtirdi. Zirveye Avrupa Birliði ve Hazar bölgesinde enerji üretimi yapan ve transit geçiþ yapacak ülkeler davet edildi. Avrupa Birliði Koordinasyon Merkezi Avrupa Birliði dýþýnda ABD'nin de destek verdiði Nabucco doðalgaz boru hattýnýn 10 milyar dolara mal olmasý bekleniyor. Orta Asya enerji kaynaklarý, Rusya ve Ukrayna'nýn by-pass edildiði hatla Bulgaristan, Romanya, Macaristan ve Avusturya üzerinden Avrupa'ya ulaþtýrýlacak. 2010 yýlýnda inþaat çalýþmalarý baþlatýlmasý planlanan projeden ilk doðalgaz sevkiyatýnýn da 2015 yýlýnda baþlamasý planlanýyor. Uzmanlar Rusya ile uzun vadeli anlaþmasý olan Türkmenistan'ýn hatta doðalgaz vermesi ve Ýran'dan Avrupa'ya doðrudan sevkiyat yapýlmasý konularýnýn henüz netlik kazanmadýðýna dikkat çekiyor. Rusya, Ukrayna'dan serbest piyasa fiyatlarý istemesi üzerine iki ülke 2009 için anlaþma saðlayamamýþtý. Rusya 1 Ocak'tan itibaren Ukrayna vanalarýný kapatýrken, Kiev'in de transit hattan doðalgaz çaldýðýný iddia ederek 7 Ocak'tan itibaren de Avrupa vanalarýný kapatmýþtý. Geçici çözüm olarak ortaya konan uluslararasý gözlemci formülünün iþlememesi üzerine bir araya gelen Rusya baþbakaný Vladimir Putin ve Ukrayna baþbakaný Yulia Timoþenko on yýllýk yeni bir anlaþma imzaladý. 2008'de bin metreküp doðalgaz için 179 dolar ödeyen Kiev 2009'un ilk çeyreði için 360 dolar ödemeyi kabul etti. 2009 için Avrupa fiyatlarýndan yüzde 20 daha az ödeyecek olan Ukrayna 1 Ocak 2010'dan itibaren de Avrupa fiyatlarýnda ödeme yapacak. 20 gün süren kriz nedeni ile soðuk kýþ günlerinde zor günler geçiren Avrupa ülkeleri Rusya ve Ukrayna'nýn güvenilir enerji tedarikçisi olmalarýnýn bir kez daha sorgulandýðý uyarýsý yaptý. Rus enerji þirketi Gazprom sevkiyat yapamamaktan kaynaklanan 1,3 milyar dolarlýk bir zararýn yaný sýra Avrupa piyasalarýný kaybetme tehlikesi ile karþý karþýya kaldý. Birçok Avrupa ülkesi nükleer enerji ve alternatif enerji kaynaklarý ile ilgili planlamaya giderken, Rusya'ya baðýmlýlýðý azaltmak için alternatif boru hatlarýnýn inþasýnýn hýzlandýrýlmasýný istiyor. AVRUPA'DA ONLINE SEYAHATÝN PAYI % 30'A ULAÞTI Son yýllarda hýzlý geliþim içinde olan online seyahat pazarý, 2008 sonlarýna doðru, Avrupa içindeki payýný yüzde 30'lara çýkardý. Tahminlere göre 250 milyar Euroluk pazar hacminin 75 milyarý online alanda gerçekleþti. Avrupa online pazarýnýn 2008'de 75 milyar Euroluk potansiyele ulaþtýðýnýn belirlendiði araþtýrmaya göre, Ýspanya'da en çok konaklama ve ulaþtýrma öne çýkýyor. 2007-2008 döneminde toplam pazarda yüzde 17-18'lik payý olan online seyahatin 2010 yýlýnda yüzde 25'i aþmasý bekleniyor. Diðer yandan online seyahat pazarýnýn Avrupa ortalamasýndan daha hýzlý büyüdüðü Ýtalya'da yüzde 15'ler dolayýnda olan pazar payýnýn 2010'da yüzde 22'ye çýkmasý öngörülürken, online satýþlarýn yarýsýndan fazlasýnýn ucuz havayolu þirketleri tarafýndan üretildiði vurgulanýyor. Avrupa'da hýzlý büyüyen bir diðer pazar ise Fransa. Ýngiltere'nin ardýndan 2. büyük pazar hacminin yaratýldýðý ülkede, bütün tatillerin üçte biri online araçlar üzerinden Sayfa 5 OCAK 2009 gerçekleþiyor. Son yýllarda Air France/KLM ve demiryolu taþýmacýsý SNCF'nin getirdiði ivme ile online pazarýn 7 milyar Euroyu aþtýðý kaydediliyor. Online pazarýn toplamdaki payýnýn yüzde 20'leri aþtýðý bir diðer ülke Almanya'da eðilimin sürmesi beklenirken, raporda, 2010'da pazarýn büyüklüðünün 48 milyar Euroya dayanacaðý ve rezervasyonlarýn üçte birinin bu kanallarla gerçekleþeceði vurgulanyor. Bu alanda en hýzlý büyüme ise konaklama rezervasyonlarýnda yaþanýyor. Öte yandan online satýþlarýn 5 milyar Euroya yaklaþtýðý Ýskandinavya'da, 2010'da bu eðilimin daha da artacaðý ve neredeyse toplam satýþlarýn yarýsýna ulaþacaðý tahmin ediliyor. Avrupa'nýn en büyük online pazarý olan Ýngiltere'deki büyümenin sürmesi beklenirken, tur operatörlerin yeni ataklarý, satýn almalarý ile oranýn yüzde 50'lerin üstüne çýkmasý öngörülüyor. AB'DE KAÇAK ÝÞÇÝ ÇALIÞTIRAN ÝÞVERENE CEZA Avrupa Birliði (AB) kaçak yabancý çalýþtýran iþverenlere ortak cezai müeyyide uygulamaya hazýrlanýyor. Bu sayede kaçak göçmen istihdamýnda cezai sorumluluðu kaçak iþçinin üzerinden alýp iþverene yüklenmesi amaçlanýyor. Konu hakkýnda Avrupa Komisyonunun inisiyatifiyle hazýrlanan ve AB Bakanlar Konseyi ile Avrupa Parlamentosu (AP) arasýnda müzakere edilen uzlaþý direktifi, Parlamentonun medeni ve siyasal haklar komisyonunda oy çoðunluðuyla kabul edildi. AP'nin 19 Þubat'taki genel kurul toplantýlarýnda nihai oylamaya sunulacak metin, kaçak göçmen çalýþtýran iþverenlere karþý Avrupa düzeyinde asgari cezai müeyyide uygulanmasýný öngörüyor. Bu müeyyideler arasýnda para cezasý, kaçak göçmenlere yasal çerçevede ödenmesi gereken maaþlarýn ödenmesi, kaçak göçmen çalýþtýran þirketlerin kamu ve AB ihale ve yardýmlarýndan 5 yýla kadar varan bir süre için men edilmesi de bulunuyor. Metin, yürürlüðe girmesi halinde, kaçak göçmen çalýþtýrmýþ iþverene, normal þartlarda bu istihdam karþýlýðýnda devletin tahsil etmesi gereken vergi ve prim borçlarýný ödeme zorunluluðu da getirecek. Kaçak iþçilere "iþvereni ihbar et" çaðrýsý AP, yeni düzenleme kapsamýnda AB üyesi devletlerden kaçak göçmenlere kendilerini yasadýþý yollardan çalýþtýran iþverenlerden davacý olma olasýlýðý yaratmasýný da istiyor. Buna göre, herhangi bir AB ülkesinde kaçak olarak yaþayan göçmenler bundan böyle kendilerini çalýþtýran iþverenleri ihbar etmeleri halinde bulunduklarý ülkede geçici ikamet izni elde edebilecekler. Uygulama, "suç isleyen" iþveren taþeron bir firma olsa da, gerçek iþ sahibi firmanýn da sorumlu tutulmasýný öngörüyor. Ýþ sahibi firmanýn taþeron firmanýn kaçak göçmen çalýþtýrdýðýný bildiði ortaya çýkarsa "ana sorumlu" muamelesi görecek. Sayfa 6 AB ÝKLÝM HEDEFLERÝNÝN ANAHTARI AKILLI 'ÞEBEKELER' OLARAK GÖRÜLÜYOR Avrupa elektrik þebekesinin akýllý teknolojilerin uygulamaya alýnarak güncelleþtirilmesi Avrupa Birliði (AB) enerji ve iklim paketinin sunduðu altyapý zorluklarýný giderecek bir anahtar vazifesi görmesi öngörülüyor. AB son on yýldýr elektrik piyasalarýnýn yeniden düzenlenmesi doðrultusunda hareket ediyor ancak enerji kalitesi ve güvenilirliðinin önemine dikkat çekilirken yenilenebilir enerji kaynaklarýnýn ve iletimde tasarrufun göz ardý edildiði vurgulanýyor. General Electric Avrupa, Ortadoðu, Afrika ve Hindistan sorumlusu Keith Redfearn 8 Ocak'ta Brüksel'de bu görüþleri sunarken AB'nin CO2 emisyonlarýný 2020 yýlýna kadar yüzde 20 oranýnda azaltma, enerjisinin yüzde 20'sini yenilenebilir kaynaklardan elde etme ve enerji tasarrufunu artýrma gibi hedeflerinin bugünün elektrik enerjisi þebekeleri için oldukça talepkâr olduðunu savundu. Redfearn, daha etkin elektrik akýmýna imkân tanýyan bir yazýlým ve donanýmdan oluþan bir “akýllý aðýn”, çözümün önemli bir parçasý olduðunu belirtiyor. Mevcut þebekelere yenilenebilir enerji kaynaklarýnýn eklenmesinin mümkün olmadýðýný çünkü bu aðlarýn bu amaçla inþa edilmediklerine dikkat çeken Redfeam akýllý aðlarýn ise farklý yönlerden gelen elektrik akýmlarý için uygun olduklarýný ve yenilenebilir enerji kaynaklarýyla da bütünleþtirilebileceklerini söyledi. Redfearn bu konuda ABD'de yapýlan denemelerde evlere yerleþtirilen akýllý enerji ölçerlerin hanedeki elektrik tüketimini yüzde 10 oranýnda azalttýðýný ve bu oranýn kimi zaman yüzde 15'e çýkabildiðini, Ýngiltere'de alýnan ilk sonuçlarýn ise yüzde 8 oranýnda bir elektrik tasarrufu saðladýðýný belirtti. Halen teknolojinin yüzde 20'sinin akýllý þebekeleri kullandýðýný sözlerine ekleyen Redfearn yeni teknolojilere daha fazla ilgi gösterilmesinin üye ülkelerde kaynaklarýn daha etkin kullanýlmasýna yardýmcý olacaðýný söyledi. AB iklim deðiþikliði ile akýllý teknolojiler kullanýlarak mücadele edilmesine iliþkin yeni kanun tekliflerini Þubat ayýnda açýklamaya hazýrlanýyor. Öte yandan akýllý að teknolojilerinin CO2 indirim planlarýna önemli katký saðlayacaðý ifade ediliyor. Birçok üye ülke yýpranan enerji santralini tamir ya da yenileme yoluna giderken Avrupa Komisyonu piyasa özelleþtirmesini enerji altyapýsýnýn güncellenmesini teþvik ettiðine dikkat çekiyor. GE Enerji grubu elektrik tasarrufu için istikrarlý bir kanuni düzenleme çerçevesinin Avrupa genelinde yatýrýmlar, öneriler ve birbiriyle uyumlu kanunlar için bir ön þart olduðuna deðiniyor. Altyapýnýn bir gecede deðiþmeyeceðini belirten Redfearn denemelerin akýllý teknolojinin baþarýlý olabileceðini gösterdiðine dikkat çekiyor. Bu durumun artýk akýllý teknolojilerin uygulama vaktinin geldiðini gösterdiðini ifade eden Redfeam mevcut ekonomik krizin bu süreci hýzlandýrmak için ek bir motivasyon olduðunu çünkü þebeke altyapýsýnýn “ekonominin belkemiði” ve dolayýsýyla kurtarma planýnýn baþlatýcýsý durumunda olduðunu ifade ediyor. Avrupa Birliði Koordinasyon Merkezi OCAK 2009 AB KÜRESEL ÝKLÝM ANLAÞMASINA ALTERNATÝF SEÇENEKLER SUNMAYA HAZIRLANIYOR Avrupa Birliði (AB) iklim deðiþikliði ile ilgili Kyoto Protokolü'nün yerine varis olabilecek bir uluslararasý anlaþma için hazýrladýðý taslaklarý sundu. Birlik 2020 yýlýna kadar küresel ýsýnmaya karþý yapýlan yatýrýmlarýn yýlda 175 milyar Euro artýrýlmasý ve bunun yarýsýndan çoðunun geliþmekte olan ülkelerde yapýlmasý çaðýrýsýnda bulunuyor. Gelecek Aralýk ayýnda Danimarka'nýn baþkenti Kopenhag'da toplanmasý beklenen dünya liderlerinin 2012 yýlýnda yürürlükten kaldýrýlacak olan Kyoto Protokolü'nün yerine yeni bir uluslararasý iklim anlaþmasý üzerinde karara varmalarý gerekiyor. gerekiyor. Taslakta “düþük karbon stratejilerinin uluslar arasý desteðin alýnabilmesi için bir ön koþul olmasý gerektiðinin” altý çiziliyor. Çok taraflý mekanizmalarý kolaylaþtýracak baðýmsýz kurul Giriþime mali ve teknik destek saðlanmasýný teminat altýna almak isteyen Komisyon bu baðlamda yeni bir “Kolaylaþtýrýcý Destek Mekanizmasý” geliþtirerek ikili ve çoklu destek planlarýna iliþkin platform kurulmasýný amaçlýyor. Sistemin kötüye kullanýlmasý ihtimaline karþý AB yürütme organý oluþturulacak baðýmsýz bir kurul ile planda öngörülen hedeflerin geliþmekte olan ülkelerin emisyon indirim hedeflerini baþarmalarý için yeterli olup olmadýðýnýn denetlenmesi talebinde bulunuyor. Birleþmiþ Milletler (BM) Ýklim Deðiþikliði Çerçeve Anlaþmasý (UNFCCC) konulu konferans 1-12 Aralýk 2008'de Polonya'nýn Poznan kasabasýnda gerçekleþtirilmiþ ve küresel görüþmelerde “yarýyol”un tamamlandýðý bildirilmiþti. Vasat bir sonuç bildirgesi yayýmlanmasýna raðmen toplantýda liderler 2009'un zorlu müzakerelerinin yapýtaþlarýný hazýrlamýþlardý. Poznan'da kabul edilen program Þubat'ta tasarýlarýn açýklanmasýný ve Haziran'a kadar da müzakere metinlerinin teslim edilmesini öngörüyor. Devlet ve hükümet baþkanlarýnýn BM Genel Kurul toplantýsý öncesinde Eylül'de bir araya gelerek bu konuyu ele alabilecekleri bildiriliyor. Ayný paralelde Komisyon, Güney Kore ve Güney Afrika'nýn sunduðu uluslararasý kayýt merkezinin kurularak geliþmekte olan ülkelerin emisyon indirimlerinin kayýt altýna alýnmasý teklifine de destek veriyor. “Kayýt iþlemiyle yapýlan iþlemlerin listesi ve ne kadar indirim gerçekleþtirildiði belirlenmiþ olacak” ifadesinin yer aldýðý taslak belge bunun BM iklim deðiþikliði konferansýnda yapýlacak deðerlendirmelere baðlý olduðu belirtiliyor. Bu deðerlendirmeler ýþýðýnda geliþmekte olan ülkeleri geliþmiþ ülkelerden gelecek ek yardýmlarla kendi indirim miktarlarýný artýrma gayretlerine hýz verilmesi hedefleniyor. Komisyon ayrýca geliþmiþ ve geliþmekte olan ülkelerin uyum çabalarýna destek verilmesi amacýyla UNFCCC bünyesinde diðer bir teknik panel oluþturulmasý önerisinde bulunuyor. Taslak belgeye göre ülkelerin kamu fonlarýný geliþmekte olan ülkelerin sera gazý salýmlarýný azaltmalarý yolunda kullanmalarýný ve iklim deðiþikliðinin olumsuz etkilerine karþý hazýrlýklý olmalarýný salýk veriyor. Metinde, “Bütün geliþmiþ ülkelerin geliþmekte olan ülkeler tarafýndan mali kaynaklarýn kamu fonlarý ve karbon kredi mekanizmalarýnýn faaliyete girmesi yoluyla kullanýlmasýna katkýda bulunmalarý gerekmektedir,” ifadesine yer veriliyor. Ayrýca metinde kamu fonlarýnýn “hava kirliliðine sebep olan ülke bunu öder” ilkesi uyarýnca artýrýlmasý teklif ediliyor. Birinci seçenekte geliþmiþ ülkelerin CO2'in ton baþýna 1 Euroluk cezadan 3 Euroya artýrýlmasý ve bu þekilde 2020'ye kadar toplam 28 milyar Euro elde edilmesi önerisine yer veriliyor. Diðer seçenek ise piyasadaki dalgalanmalarý merkeze aldýðýndan biraz daha az belirgin. Buna göre ayrýlacak fon için belli miktar emisyon ticareti ön görülüyor. Giderek daha fazla sayýda ülkenin karbon ticaret þemalarý geliþtirmeye baþlamasý Kopenhag anlaþmasýnýn bu þemalarýn birbirine baðlanmasý için gayret gösterilmesi, küresel bir karbon piyasasýnýn oluþturulmasý yönünde uygulanmasý gerektiðine de dikkat çekiliyor. Taslakta OECD genelinde karbon piyasasý üst sýnýr ve ticaret sistemlerinin oluþturulmasýnýn öncelik olduðuna dikkat çekiliyor. Bütün OECD ülkeleri baðlayýcý emisyon hedefleri kapsamýnda Komisyon geliþmiþ ülkelerin emisyonlarýn aþaðý çekilmesi taahhüdüne baðlý kalmalarýný talep ediyor ve bu konuda baðlayýcý bir anlaþmanýn bütün OECD ülkelerini, AB'nin þimdiki ve gelecekteki bütün üyelerini kapsamasý gerektiði teklifinde bulunuyor. “Geliþmekte olan ülkelerin de önemli katkýlarýný” bekleyen Komisyon belgede “Bununla, gerekli kapasite, teknoloji ve finans konularýnda iþbirliðinin kastedildiðini belirtiyor. Komisyona göre, bütün geliþmekte olan ülkelerin 2011 sonuna kadar enerji ve ulaþým sektörleri de dâhil olmak üzere düþük karbona dayalý geliþme stratejileri benimsemeleri Avrupa Birliði Koordinasyon Merkezi Küresel karbon piyasasýna doðru Güçlü bir sistemin uygulamaya konulmasýný kolaylaþtýrmak için Komisyon teklifinde AB-ABD çalýþma gruplarýnýn oluþturulmasý arzu ediliyor. AB yürütme organý Temiz Geliþim Mekanizmasý'nýn (CDM) kurulmasýyla birlikte zengin ülkelerin geliþmekte olan ülkelerdeki finans projeleri mümkün hale gelecek ve AB emisyon ticaret planý kapsamýndaki karbon kredilerine sahip çýkýlmýþ olacak. Taslak belgeye göre CDM kredileri “düþük maliyet veya kazan-kazan seçeneklerinin ötesine” geçebilecek giriþimler için saðlanacak. Krediler geliþmekte olan ülkeler içinde ileri seviyede bulunanlar ve yüksek rekabetin uygulandýðý ekonomi sektörlerinde uygulanmayacak, münferit üst sýnýr ve ticaret þemalarýyla yer deðiþtirebilecek AP KURUMSAL BELGELERÝN HALKA AÇILMASINI ÝSTEDÝ Avrupa Parlamentosu (AP) Birlik kurumlarýnýn halkýn vekillere daha kolay ulaþabilmesi için çalýþmasý gerektiði düþüncesiyle 14 Ocak'ta bundan böyle etkinlikler hakkýnda halka daha ayrýntýlý bilgi verilmesini kararlaþtýrdý. Sayfa 7 OCAK 2009 AP Ýtalyan üyesi Marco Cappato'nun hazýrladýðý taslak rapor 195'e karþý 355 oyla kabul edildi. 18 üyenin çekimser kaldýðý raporda, “AB kurumsal bilgilerine normal vatandaþlarýn eriþimi hala sorun olmaya devam ediyor. Bunun nedeni etkin ve vatandaþ merkezli kurumlar arasý politikalarýn eksik olduðu” dile getiriliyor. Parlamento þeffaflýkta öncü olmalý Söz konusu rapor ile, “Parlamentonun kamuya açýklýk, þeffaflýk ve AB'de açýklýk gibi konularda en ön safta bulunmasý gerekir” diyen Ýtalyan raportör, Haziran 2009 Avrupa genel seçimleri öncesinde AB üyelerinin meclis çalýþmalarýna iliþkin online bilgi sunulmasý, vekillerin maaþlarý ve harcamalarýnýn da dahil edildiði “olaðanüstü eylem planý” hazýrlanmasýný teklif etti. Meclis çalýþanlarýndan milletvekili yardýmcýlarýnýn harcamalarý geçen Mart'ta Hollandalý Yeþil üye Paul van Buitenen'in gizli komite raporunda yer alan ve ödemelerin istismar edildiðine iþaret eden ayrýntýlarý açýklamasýyla birlikte gündeme oturmuþtu. AP üyeleri o zamandan beri çalýþma koþullarýnýn normalleþtirilmesine iliþkin mevzuatlarý yasalaþtýrarak Brüksel'de çalýþan yardýmcýlarýný baðlayan bir dizi kurallar ortaya atmýþlardý. 'Eriþimin saðlanmasý yeterli olmayabilir' Bu giriþimi tamamlamak adýna Cappato'nun hazýrladýðý raporda Parlamentonun kamuya açýk bir online veri tabaný oluþturulmasý ve AP üyelerinin faaliyetlerinin ve mali kayýtlarýn halkla paylaþýlmasý doðrultusunda karar aldýlar. Ancak Cappato eriþim saðlanmasýnýn yeterli olmayabileceði uyarýsýnda bulunurken etkin ve atýl þeffaflýk arasýndaki farka dikkat çekti. Cappato, bilginin web sayfalarý aracýlýðýyla paylaþýmýnýn teoride kolay olduðunu ancak uygulamada sýk sýk zorluklarla karþýlaþýldýðýný anýmsattý. Tek bir AB portalýna doðru Nitekim söz konusu raporda bütün Avrupa kurumlarýnýn kendi web sayfalarýný kullanýcýya kolaylýk saðlayacak türden geliþtirmeleri ve “tek bir AB portalýnda AB'nin bütün metinlerine ve mevzuat belgelerine halkýn eriþebileceði” þekilde kurumlar arasý baðlantýlarýn saðlanmasý çaðýrýsýna yer verildi. Ayný raporda, Parlamentonun komite toplantýlarýnýn da web üzerinden izlenebilmesinin saðlanmasý da talep edildi. Raporda özellikle Parlamentonun aþaðýdaki bilgiye web sayfalarýnda yer vermesi çaðrýsýnda bulunuldu: · AP üyelerinin faaliyetlerinin, meclis çalýþmalarýna katýlým ve devamlýlýklarýna dair bilgiler · Meclisin genel kurul, komite, delege ve kurum içi toplantýlarýn referans ve ilgili konu baðlantýlarý · Bütün AB dillerinde vekillere ayrýlan ödenekler ve harcamalar ile mali bildirgeler. Konsey de halka daha fazla açýlmalý AP üyeleri benzer þekilde Konseyin de mevzuat dosyalarýyla ilgili toplantýlardaki ayrýntýlarýn halka paylaþýlmasý gerektiðini, gizli toplantýlara son verilmesi gerektiðini savundular. Dahasý, raporda çalýþma ve uzman gruplarda yer alan ulusal delegasyonlarýn kimliklerinin de açýklanmasý talebine yer verildi. 1999'dan bu yana hassasiyet taþýmayan Konsey metinleri belli konularda herhangi bir geliþme kaydedilmesi durumunda otomatik olarak listeleniyor. Ancak raporda Konseyin karmaþýk referans sisteminin metinlere eriþimini güçleþtirdiði, vatandaþlara kamusal eriþim hakký tanýmadýðý gibi þikayetlere yer veriliyor. Sonuç olarak Parlamento üyeleri “Avrupa Þeffaflýk Yýlý” ilan edilmesini bekliyor ve bunun için seçimler öncesinde “Avrupa þeffaflýk kampanyasý” yürütülmesi talebinde bulunuyor. Ýplik Pazarý Sokak No: 28 Büyük Hamam Karþýsý Surlar içi - Lefkoþa Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti Tel: +90 392 228 3423 / +90 392 228 3424 Faks: +90 392 228 3448 Http://www.eucoordination.org Avrupa Birliði Koordinasyon Merkezi Tarafýndan Hazýrlanmýþtýr.
Benzer belgeler
Ağustos - KKTC Başbakanlık Avrupa Birliği Koordinasyon Merkezi
Bu görüþler baðlayýcý olmamakla hükümet
hareketlerinde tamamen baðýmsýz olacak ancak vardýðý
kararlarla ilgili olarak mecliste açýklama yapmasý
gerekecek.
Roettengen'e göre, hükümet neyi baþardýðý ...
Mart - KKTC Başbakanlık Avrupa Birliği Koordinasyon Merkezi
Dönem Baþkaný ünvanýný alacak. Ocak ayýnýn ikinci
haftasýnda baþlayan uygulamada sorularý ilk olarak 6 Ocak
2009'da Çek Cumhuriyeti Baþbakaný Mirek Topolanek, 9
Ocak 2009'da da Avrupa Ýliþkilerinde...