50 tane oğlum olsa da
Transkript
50 tane oğlum olsa da
15 - 31 MAYIS 2015 ‘İçimdeki tek ukde; Kudüs ve Mekke’ye vizesiz gidebilmek’ $.3$57ïmilletvekili adayı ve Gençlik Kolları Genel Başkanı Abdurrahim Boynukalın, hayatını değiştiren olayın Bosna Savaşı’nda pazar yerine saldırı görüntüleri olduğunu belirtirken, en son ağladığı anın ise Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın şahadeti olduğunu söylüyor. Î 15 Yılın okurları belli oldu =(<7ï1%8518Ȃ1'$ bu yıl 11’incisi gerçekleştirilen Geleneksel Kitap Okuma Yarışması’nda, ödüller sahiplerini buldu. 5 bin 911 kişinin katıldığı yarışmada, toplam 27 bin 374 kitap okundu. Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın, “Kitap okuma Yarışması’ndaki amacımız; bilginin güç olduğu bir çağda, okuyan bilgili bir nesil yetiştirmektir.” dedi. Î 14 \\ www.212haber.com // Yıl:5 Sayı: 77 Fiyatı: 1 SOKAK NE DIYOR? Î10’DA Yaklaşan genel seçimler öncesinde siyasi arena kızıştı. Seçim meydanları, caddeler, sokaklar, partileri ve kendilerine oy toplamak için koşuşturan vekil adayları ve parti yetkilileriyle dolup taşarken, 7 Haziran arenası birbirinden renkli görüntülere tanıklık ediyor. Peki, vatandaşın siyasi nabzı nasıl atıyor? Tercihlerini neler belirliyor? SEÇİM HEYECANI YOK 9$7$1'$ĝ,1 seçimleri sabırsızlıkla bekler bir havada görünmediği ve kararsız gibi görünenlerin de aslında çoktan kararını verdiği görülüyor. Ancak vatandaşın ortak kanaati kolayca ulaşılabilen, sözünün arkasında duran, sorunları iyi bilen milletvekillerini Meclis’te görmek. BAŞKANLIK DEĞİL EKONOMİ… $'$</$5,1 birçoğunu tanımayan vatandaşın bu seçimlerde dikkatini başkanlık sisteminden ve çözüm sürecinden önce partilerin ekonomik vaatlerinin çektiği görülüyor. Adaydan çok partiye oy veren, sandıklara sahip çıkılmasını isteyen vatandaşlar, birbirinden farklı anketlerden çıkan sonuçları da fazlaca önemsemiyor. görmek. Sessiz devrimlerin devamı için CANLA BAŞLA ÇALIŞACAĞIM $.3$57ï Milletvekili Adayı Fatma Betül Sayan Kaya, “AK Parti’nin gerçekleştirdiği sessiz devrimlerin devamını getirmek için canla başla çalışacağız.” dedi. Kaya, Türkiye’nin normalleşmesi açısından AK Parti’nin başörtülü ve 28 Şubat’ı yaşamış insanları aday göstermesinin de çok önemli olduğunun altını çizdi. Î 15 TARİHİ PROJE! ȁï16$1Yüzlü Şehir ve Şehir Parkı’ projesi kapsamında 8,7 milyon metrekarelik Milli Savunma Bakanlığı’na tahsisli hazine arazisi Esenler’e devredildi. Proje kapsamında Türkiye’nin ilk planlı şehri ile 2,5 milyon metrekarelik dünyanın en büyük parklarından biri yapılacak. Î 8 ‘Milli Görüş’çü deyince herkes selam duruyor 6$$'(73$57ï6ïDŝůůĞƚǀĞŬŝůŝĚĂLJŦEĂŐĞŚĂŶ'ƺůƐŝůƚƺƌŬ͕͞7ƫĨĂŬůĂŝůŐŝůŝĞŶĞƌũŝĚŽůƵ ŽůƵŵůƵƚĞƉŬŝůĞƌĂůĚŦŬ͘<W͛LJĞŽLJǀĞƌĞŶůĞƌ ĂƌĂƐŦŶĚĂLJĂƉŦůĂŶĂƌĂƔƨƌŵĂĚĂ͕͚<WĂƌƟ ‘50 tane oğlum olsa da ver deseler vermezsem namerdim’ 0ï//ïï77ï)$.$'$</$5,Çağlayan Adliyesi’nde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden şehit savcı Mehmet Selim Kiraz’ın ailesini anneler günü nedeniyle ziyaret etti. Baba Hakkı Kiraz’ın sözleri heyeti duygulandırdı. Kiraz, “Bu ülkenin selameti için ise 50 tane daha tek oğlum olsa ve benden isterlerse yok dersem namerdim. Yeter ki selamet olsun. Yeter ki huzur, yeter ki imanımız kamil olsun.” dedi. Î 8 +'38/$5'$1=25/8<25 Î 18 OKUL VE EVİN DIŞINDA ÜÇÜNCÜ ADRES! <('ï+ï/$/'(51(Ýï͕ ŐĞŶĕůĞƌŝŶ͕ ŽŬƵů ǀĞ ĞǀůĞƌŝŶŝŶ ĚŦƔŦŶĚĂ ƺĕƺŶĐƺĂĚƌĞƐŽůŵĂLJŦŚĞĚĞŇŝLJŽƌ͘ĂƔĂŬƔĞŚŝƌbƵďĞĂƔŬĂŶŦ DƵŚĂŵŵĞĚ <ƵƌƚĐĞƉŚĞ͕ ĚĞƌŶĞŒŝŶ ĂŵĂĐŦŶŦŶ ĂŚůĂŬŝ ĚĞŒĞƌůĞƌŝŐĞůŝƔŵŝƔ͕ĂŬůͲŦƐĞůŝŵŶĞƐŝůůĞƌLJĞƟƔƟƌŵĞŬŽůĚƵŒƵŶƵ ďĞůŝƌƟLJŽƌ͘ Î 16 ŽůŵĂnjƐĂŚĂŶŐŝƉĂƌƟLJĞŽLJǀĞƌŝƌƐŝŶŝnj͍͛ƐŽƌƵƐƵŶĂ͚^ĂĂĚĞƚWĂƌƟƐŝ͛ŶĞ͛ĐĞǀĂďŦĕŦŬŦLJŽƌ͘ ĂƚĞŶďŝnj͚Dŝůůŝ'ƂƌƺƔ͛ĕƺLJƺnjĚĞLJŝŶĐĞŚĞƌŬĞƐƐĞůĂŵĚƵƌƵLJŽƌ͘͟ĚŝLJĞŬŽŶƵƔƚƵ͘͘ Î 12 2 15 - 31 MAYIS 2015 G Ü N DEM www.212haber.com İmam Hatipli olmayı anlattı ‘Ümmete hizmet bu Güvercintepe Spor Parkı açıldı neslin izzeti olacaktır’ Başakşehir Belediyesi’nin düzenlediği söyleşilere katılan Prof. Dr. İsmail Lütfi Ç Çakan,, İmam Hatip Liselerinin önemini ve İmam Hatipli olmayı mayı may yı anlattı. B $ĝ$.ĝ(+ï5Emin Saraç Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye çok sayıda İmam Hatip Lisesi öğrencisi katıldı. Dualar ile söyleşiye başlayan Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan günümüzde İmam Hatip Liselerinde okuyan öğrencilerin çok şanslı olduğuna vurgu yaptı; “Şimdiki İmam Hatip Liselerinin imkânları çok fazla. Bu nimetin şükrünü vermeniz lazım. Ben İmam Hatip Lisesi’ne giderken mezunların ne olacağı belli değildi. Samsun İmam Hatip Lisesi’nden sonra Kayseri İmam Hatip Lisesi’nde devam ettim. 2025’den itibaren bu ümmetin ve bu dünyanın insanının İslam’a önderlik eden beyinler yürekler olmaları gerekir. Bizim değerimiz imanımızdır. Bu ümmetin imam hatiplere çok ihtiyacı var.” Çakan, sözlerini şöyle sürdürdü, “Ümmete hizmet bu neslin izzeti olacaktır. Kendinizi bu amaca hazırlamanız lazım. Siz İmam Hatip nesli bizlerin istikbalisiniz. Bizler İmam Hatipleri halk ile buluşturmak için çalışmalar yaptık. Yumruğumuzu ‘İmam Hatipliyiz’ diye sıkıyorduk. Bütün alanlarda Kayseri İmam Hatip Lisesi olarak diğer okullara fark atıyorduk. Bizim amacımız İmam Hatibimizi her alanda vatandaşlara göstermekti. Şimdi de sizlerin tek hedefi İmam Hatip bilincini insanımıza göstermek olmalıdır. Sizler yeteneğiniz ne alanda ise o alanda yarışmalara girin, kendinizi gösterin. Çünkü, bugün siz öğrencilerin imkanları bizlerden çok daha fazla.” ‘GENÇLİK GÖZÜYLE DÜŞÜNÜR DURUMDADIR’ Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan gençliğin gözüyle düşünür durumda olduğunu belirterek, şunları kaydetti, “Gençliğimiz maalesef ekranda, çevresinde ne görüyor ise onunla düşünür duruma gelmiştir. Biz gözü ile düşünen insanlar olmayacağız. Biz gözden ibaret değiliz. Gözü ile görenler plan yapamıyor, ileriyi göremiyor. İnsanlık tarihi boyunca insanlar ya beyinleri yıkanmış, ya gönüllerine girilmiş kandırılmış ya da midelerine hitap edilerek kandırılmıştır. İnsanların merkezleri buralarıdır. İmam Hatiplerin beyinleri, gönülleri, mideleri tertemiz kalmalıdır. Siz İmam Hatipliler başkaları gibi değilsiniz. Sizin yapacağınız her iyilikte kötülükte iki misli ile ortaya çıkacaktır. Çarşıda pazarda İmam Hatipli gibi dolaşmanız lazım. Peygamber Efendimiz, sizin en hayırlılarınız görüldüğü zaman Allah (c.c) olanınızdır, buyurmuştur. İmam Hatiplilerin de aynen bu hadisteki gibi yaşamaları gerekiyor. Siz insanlara hatalarını hatırlattığınız için bir dönem İmam Hatiplilere kızdılar, tavır aldılar. Beyinlerimizi yüreklerimizi elimizden almaya çalışan düzen içerisinde dik durabilmeniz gerekiyor.” Çakan, “Hizmetin görülmesi neticesinden önemlidir. Sizler yolunuzda gidin, şartların ne olduğuna bakmayın. Önemli olan hizmetin anında yapılmasıdır. Bizler bugünü değerlendirmek zorundayız. Sizler yaşlandığınızda geriye baktığınızda gençliğinizi heba etmiş bir insan olmanın vicdanını yaşamayın. Bu dönemleri iyi değerlendirin. Herkes kendi gücü doğrultusunda İslam’ı en güzel şekilde temsil etmek zorundadır. Siz İmam Hatipliler olarak bu alanda sorumluluğunuz daha fazladır” dedi. %DĞDNĞHKLU%HOHGL\HVL͛ŶŝŶ dƺƌŬŝLJĞ͛ĚĞďŝƌŝůŬŝŐĞƌĕĞŬůĞƔƟƌĞƌĞŬ ŚŝnjŵĞƚĞƐƵŶĚƵŒƵ'ƺǀĞƌĐŝŶƚĞƉĞ^ƉŽƌ WĂƌŬŦ͛ŶŦŶƌĞƐŵŝĂĕŦůŦƔŦĚƺnjĞŶůĞŶĞŶďŝƌ ƚƂƌĞŶůĞLJĂƉŦůĚŦ͘ƂůŐĞĕŽĐƵŬůĂƌŦŶĂǀĞ ǀĂƚĂŶĚĂƔůĂƌĂƺĐƌĞƚƐŝnjŚŝnjŵĞƚǀĞƌĞŶ 'ƺǀĞƌĐŝŶƚĞƉĞ^ƉŽƌWĂƌŬŦ͛ŶŦŶĂĕŦůŦƔ ƚƂƌĞŶŝŶĞĂƔĂŬƔĞŚŝƌĞůĞĚŝLJĞĂƔŬĂŶŦ DĞǀůƺƚhLJƐĂů͕ŬWĂƌƟ7ƐƚĂŶďƵůDŝůůĞƚǀĞŬŝůŝ&ĞLJnjƵůůĂŚ<ŦLJŦŬůŦŬ͕ĂƔĂŬƔĞŚŝƌ ĞůĞĚŝLJĞƐŝĂƔŬĂŶzĂƌĚŦŵĐŦůĂƌŦzĂƐŝŶ <ĂƌƚŽŒůƵ͕DƵƌĂƚbĂŚŝŶ͕,ĂůƵŬŝŬďĂƔǀĞĞĚƌŝ^ŝŶĂŶ'ƺůǀĞŵĞƌŬĞnjĚĞ ĞŒŝƟŵĂůĂŶĕŽĐƵŬůĂƌǀĞǀĂƚĂŶĚĂƔůĂƌ ŬĂƨůĚŦ͘,ĂůŦƐĂŚĂƐŦ͕ĚƵƔƵ͕ƐŽLJƵŶŵĂ ŽĚĂůĂƌŦ͕ŬĂĨĞƚĞƌLJĂƐŦ͕ϭϯϱŬŝƔŝůŝŬƚƌŝďƺŶƺ͕ŽƚŽƉĂƌŬŦ͕ƌĞǀŝƌŝǀĞŵĞƐĐŝĚŝŝůĞƚĂŵ ƚĞƔĞŬŬƺůůƺ͕ďŝƌŝŶĐŝƐŦŶŦĨƚĞƐŝƐƚĞƔƵĂŶ ϭ͘ϭϬϬƂŒƌĞŶĐŝĂŬĂĚĞŵŝŵĞnjƵŶƵĞŒŝƚŵĞŶůĞƌĞƔůŝŒŝŶĚĞƐƉŽƌĞŒŝƟŵŝĂůŦLJŽƌ͘ ‘10 MAHALLEYE 10 SPOR PARKI’ ‘İSLAM MEDENİYETİ DENİNCE BİLGİ AKLA GELİR’ WƌŽĨ͘ƌ͘7ƐŵĂŝů>ƺƞŝĂŬĂŶƐƂLJůĞƔŝLJŝ͕͞ĂŒŦŵŦnjďŝůŐŝĕĂŒŦĚŦƌ͘,Ğƌ ŵĞĚĞŶŝLJĞƟŶŝƐŵŝĂŶŦůĚŦŒŦnjĂŵĂŶďŝƌƐŝŵŐĞƐŝǀĂƌĚŦƌ͘ŝŶŵĞĚĞŶŝLJĞƟĚĞŶŝŶĐĞŝůŬĂŬůĂŐĞůĞŶ ŽLJƵŶĐĂŬƨƌ͕ZŽŵĂŵĞĚĞŶŝLJĞƟ ĚĞŶŝŶĐĞ,ƵŬƵŬ͕7ƐůĂŵŵĞĚĞŶŝLJĞƟĚĞŶŝŶĐĞďŝůŐŝĂŬůĂŐĞůŝƌ͘7ƐůĂŵŵĞĚĞŶŝLJĞƟŶŝLJĞŶŝĚĞŶďŝůŐŝ ŵĞĚĞŶŝLJĞƟLJĂƉĂĐĂŬŽůĂŶ7ŵĂŵ ,ĂƟƉůŝůĞƌĚŝƌ͘ĂƨůŦĂƌĂƔƨƌŵĂĐŦůĂƌ͕7ƐůĂŵŵĞĚĞŶŝLJĞƟŶŝŶďĂƨ ŵĞĚĞŶŝLJĞƟŶĚĞŶƺƐƚƺŶŽůĚƵŒƵ ƺĕŶŽŬƚĂǀĂƌĚŦƌ͕ĚŝLJŽƌ͘ŝƌŝŶĐŝƐŝ͕ 7ƐůĂŵƚĞǀŚŝƚŝŶĂŶĐŦŶŦŐĞƟƌŵŝƔ ǀĞŬŽƌƵLJŽƌŽůĚƵŒƵŶĚĂŶďĂƨ ŵĞĚĞŶŝLJĞƟŶĚĞŶƺƐƚƺŶĚƺƌ͘ 7ŬŝŶĐŝƐŝ͕ŦƌŬĕŦůŦŒŦLJĂƐĂŬůĂŵĂƐŦĚŦƌ͘ /ƌŬĕŦůŦŬŝŶƐĂŶůŦŒŦďŝƟƌĞŶĚĞƌŝŶ ďŝƌLJĂƌĂĚŦƌ͘mĕƺŶĐƺƐƺŝƐĞŝĕŬŝǀĞ ƵLJƵƔƚƵƌƵĐƵLJƵLJĂƐĂŬůĂŵĂƐŦĚŦƌ͘ WĞLJŐĂŵďĞƌŝŵŝnjŝĕŬŝLJŝŬƂƚƺůƺŬůĞƌŝŶĂŶĂƐŦĚŝLJĞĂŶůĂƨLJŽƌ͘͟^ƂnjůĞƌŝ ŝůĞƚĂŵĂŵůĂĚŦͬͬ͘ ĂƔĂŬƔĞŚŝƌĞůĞĚŝLJĞĂƔŬĂŶŦDĞǀůƺƚhLJƐĂů͕ŚĞƌŵĂŚĂůůĞLJĞƐƉŽƌƉĂƌŬŦ LJĂƉŦůĂĐĂŒŦŵƺũĚĞƐŝŶŝǀĞƌĚŝ͘hLJƐĂů͕ ͞dƺƌŬŝLJĞ͛ĚĞŬŝŝůĕĞďĞůĞĚŝLJĞůĞƌŝŶĚĞ ďƂLJůĞƐŝŶĞŬĂƉƐĂŵůŦďŝƌŚŝnjŵĞƚǀĞƌĞŶ͕ ďƂLJůĞƐŝŶĞŵŽĚĞƌŶĞŶƂŶĞŵůŝƐŝĚĞ ƺĐƌĞƚƐŝnjŚŝnjŵĞƚǀĞƌĞŶƐƉŽƌƉĂƌŬŦLJŽŬ͘ ^ƉŽƌƉĂƌŬůĂƌŦŵŦnjŦŚĞƌŵĂŚĂůůĞŵŝnjĞ ƚĂƔŦLJĂĐĂŒŦnj͘ϭϬDĂŚĂůůĞŵŝnjĞϭϬƐƉŽƌ ƉĂƌŬŦƐƂnjƺŵƺnjǀĂƌ͘ƵƐƂnjƺŵƺnjƺŶŚĞƌ njĂŵĂŶĂƌŬĂƐŦŶĚĂLJŦnj͘'ƺǀĞƌĐŝŶƚĞƉĞ͛LJŝ ďƵŐƺŶŚŝnjŵĞƚĞĂĕŦLJŽƌƵnj͘KŶƵƌŬĞŶƚ ^ƉŽƌWĂƌŬŦŵŦnjϮϬϭϱLJŦůŦƐŽŶƵŶĚĂ ƚĂŵĂŵůĂŶĂĐĂŬ͘bĂŚŝŶƚĞƉĞ͛LJĞŐĞŶĕůŝŬŵĞƌŬĞnjŝǀĞŚĂůŦƐĂŚĂŵŦnjĚĂŶLJŝŶĞ ŐĞŶĕůĞƌŝŵŝnjƺĐƌĞƚƐŝnjLJĂƌĂƌůĂŶĂĐĂŬ͟ ĚĞĚŝͬͬ͘ 4 YA ZI 15 - 31 MAYIS 2015 Halit BEKİROĞLU halitbekiroğ[email protected] Ü 1ï9(56ï7(<,//$5,1'$ kampüslerimizde “hergele meydan”ları olurdu. Gece boyu yaptığımız okumalar ve müzakerelerin etkisiyle hemen her sabah gözleri mahmur bir șekilde ve çoğu zaman saçları/sakalları dağınık olarak “hergele meydanı”nda bulușurduk… Savunduğumuz düșünceye uygun elimizde gazete ve kitabımız bulunurdu. Çaylar eșliğinde “dava arkadașları”mızla bu mekanlarda hasbihal ederdik… Bugünlerle karșılaștırdığımda seksenli ve doksanlı yıllarda daha dikkatli okuyucular olduğumuzu söyleyebilirim. Daha o yıllarda “kitap okuma”nın zahmetli bir iș olduğunu farketmiștim ama keyifli tarafına odaklanmaya çalıșarak kitapla ilișkimi sürdürdüm… Hani bazen düșüncelerimizi bizden daha iyi ifade eden olur ya; yine hergele meydanı’nda bir sabah gazete okurken yazarın biri “bilmenin zahmeti” üzerinde duruyordu. Tam da düșündüklerime tercüman olarak insanlarımızın neden okumadıkları ve derinlemesine bilgi edinme çabası içerisinde olmadıklarını anlatıyordu… İmam-ı Azam’a atfedilen; “Bilmediklerim ayaklarımın altına serilseydi bașım göklere değerdi” sözü bana hep bilmenin zahmetini hatırlatmıștır. Bilmek, olan durumun ötesine geçip öze ulașma çabası gibidir. Bir tür hakikate ulașma çabası. Bu ulașma çabasının bizatihi kendisi yorucudur ve dolayısıyla tahammülü kolay değildir… Bilmek, kișinin kendi eksikliğini fark etmesini de sağlar. Çünkü bildikçe, neleri bilmediğimiz ortaya çıkar. Tersinden; ne kadar az șey bildiğimizin anlașılmasına vesile olur. İmam-ı Azam’ın sözü aslında bir tür “haddini bilmek”tir. Neleri bilmediğini veya www.212haber.com ‘Bilmek Azaptır’ bilemeyeceğini anlamaktır. Ölçüsünü ve menzilini bilmektir. Kișiye haddini bildiren de yine kendi bilgisidir… O yüzden biz üniversitede “herșeyi bilirdik”, bilmediğimiz konularda bile bilgimiz vardı. yeryüzündeki her meseleyle ilgili sözümüz olurdu. Üniversite șartlarında yadırganamaması gereken bu mesele yaș ilerledikçe haddini bilmeye evriliyor, ki bunda en önemli saik bilmenin, kișiyi kendi gerçeği ile yüzleștirmesine vesile olmasıdır. Bir tür Yunus Emre’nin “ilim kendin bilmektir” mısrası gibi… Geçenlerde bir dost ziyaretinde “bilgi azaptır” sözünü duyunca sarsıldım. Yıllar önce üniversitede okurken istifade ettiğim köșe yazarından çok daha güzel ifade edilmiști. Eskilerin “efradını cami, ağyarını mani” dediği türdendi. Bilginin neden bu denli yorucu olduğunu ve ille de süründüre süründüre kendisine ulaștırdığını, hatta ulaștırırken yeni bilgi menzilleri sunarak bilgisizliğimizi yüzümüze defalarca vurduğunu bir kez daha anladım… Bilgi yolu çile yoludur ve epeyce uzun bir yoldur. Eğitim-öğretim yıllarımızla asla sınırlandırılamayacak kadar upuzun bir yoldur. Bunun içindir ki Peygamberimiz (sav) “Beșikten mezara kadar ilim öğreniniz!” buyurmuștur. Aslında bir tür “son nefese kadar hakikati arayın!” talimatıdır bu… Hakikat arayıșının ne tür sancılara sebebiyet verdiğini ilgilileri bilirler. Her atlatılan sancıdan sonra daha büyük sancılara gebe olunacağını da… Daha ilköğretim sıralarında okurken sınıflarımızda ya da okullarımızda “kitap en iyi dosttur” sözü asılı olurdu. O zaman için çok anlam ifade etmeyen bu sözü en iyi gurbette anladım. Dostların olmadığı ya da zamanla nadiren kazanıldığı ortam- larda kitaplar iyi dostlardandır. Ama her dost gibi kitap da “acı söyler” ve hatta bir miktar acımasızdır; uyarır, sarsar, șok eder… Düșünme bilginin sonucudur, bilmek ise okumanın. Okumanın diğer türleri sayılabilecek seyretme, gezme, bakma vb. eylemler değil kastım. Bizatihi kitap okumayı kastediyorum. Çünkü diğer okuma biçimlerine nazaran kitabı okumak daha en bașından zahmetli bir yola girmek demektir. O yol parça parça bildirir, bildirdiği her bilgi zihnimizi açar ve zihin, açıldıkça da sıkıntıya girer. Sonuç itibariyle o sıkıntı/azap insanı insan yapan olgunluğa ulaștırır… Bunun içindir ki çok okuyanların kafası daha karıșıkmıș gibi görünür. Çok okuyanların çok bilenlerin cevapları da kısa olmaz. Renkleri bir-iki renk değildir, onlarca renkle bakarlar meselelere. Farklı bakıșaçıları bir taraftan zenginlik gibi görünse de her bir yaklașıma uzun çileli yollarla varmıșlardır… Bilginin azap olduğunu bir ağabeyle paylaștığımda “Ancak alimler Allahtan hakkıyla korkar” (35/28) ayeti ile ilișkilendirdi. Alimlerin korkuya kapılmaları çok șey bilmeleri ile yakından ilgilidir. Bildikçe endișe artar, endișe ise araștırmayı tetikler. Alimleri en çok korkutan önemli diğer husus da “akıbet”in nasıl olacağı hususudur. Akıbetin nasıl olacağı endișesini, Peygamberimiz (sav) bile dualarında eksik etmemișlerdir… Allah (cc) “emanet”i insanoğluna verir; “göklerin, yerin ve dağların kabul etmediği emanet”i. (33/72). Ayette de belirtildiği gibi “zalim ve cahil” sıfatlarıyla da yaratılmıș biz insanlar, bilmenin sancılı yoluna revan olarak hakikat arayıșımızı hayırlı bir akıbete dönüștürme gayreti içerisinde olmalıyız… // 6 G Ü N DEM 15 - 31 MAYIS 2015 www.212haber.com Medyadan vekil adaylığına &ĞƌŚĂƚ<ĞƐŬŝŶ DƵƐƚĂĨĂPnjĞů Kadrajlar Bu yıl 5’incisi düzenlenen fotoğraf yarışmasına, katılımlar başladı. Zeytinburnu’na çevrildi Z (<7ï1%8518%(/('ï<(6ï ve Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) işbirliğiyle organize edilen geleneksel fotoğraf yarışmasının amacı, Zeytinburnu’nun herhangi bir bölgesinde çekilmiş, renkli veya siyah-beyaz bir fotoğrafla en iyi görüntü ve kompozisyonu yakalayabilmek. Bu amaçla fotoğraf makinesine sarılan amatör ve profesyonel fotoğrafçılar, dereceye girmek için deklanşörlere basmaya başladı. Birinciler Tunahan’dan Ünlü fotoğraf sanatçısı Ara Güler’in seçici kurul üyeleri arasında yer alacağı jüride; Haluk Çobanoğlu, İsmail Küçük, Murat Gür ve Mustafa Yılmaz gibi fotoğraf sanatçıları da yer alacak. Başakşehir Müftülüğü’nün düzenlediği Dini Bilgiler yarışmasında Tunahan Kız Kur’an Kursu öğrencilerinden Fatma Ocak birinci oldu. Ocak İstanbul’da Başakşehir’i temsil edecek. Ayrıca Kutlu Doğum haftası vesilesiyle yapılan yarışmalarda şiir dalında Zemzem Taşdemir birinci, Kur’an’ı Güzel Okuma yarışmasında Döndü Özen ikinci olurken, hadis dalın ise kurs birincisi Melek Kara oldu. Yaklaşık 8 ay sürecek olan kıyasıya mücadelenin sonunda; birinciye 6 bin, ikinciye 4 bin, üçüncüye ise 3 bin TL para ödülü verilecek. Ayrıca yarışmada dereceye girenler, para ödülünün yanı sıra fotoğraflarını sergileme ve Zeytinburnu’nu anlatan birçok tanıtım filminde ve kitaplarında yer alma fırsatını da yakalayacak. Sadece online üzerinden gerçekleştirilecek olan fotoğraf yarışmasına başvuru yapmak için vatandaşların “www.tfsfonayliyarismalar.org” sitesini ziyaret etmeleri yeterli olacaktır. // *$=(7(&ï Neşe Berber, genel seçimlerde Toplumsal Uzlaşma Reform ve Kalkınma Partisi ‘TURK PARTİ’ den 2.bölge milletvekili adayı oldu. Kadın ve genç bir aday olarak politikada yeni bir soluk getireceğini söyleyen Neşe Berber ‘7 Haziran ve seçimlerinin ülkemize barış, huzur, refah getirmesi en büyük dileğimdir ‘dedi. Berber, “Artık dünyada toplumsal uzlaşımcı, yenilikçi ve en önemlisi halkın sosyal haklarını isteyen ve yerine getiren eşit, paylaşımcı, barış içinde yani kısaca insanca yaşam hakkını veren siyasetçilerin yer bulacağına inanıyorum. Dünyada herkesin en doğal hakkı, yaşadığı sürece her türlü sosyal, insancıl haklara sahip mutlu ve huzurlu yaşamaktır. Artık susan değil, hakkını arayan konuşan, farkında olan verilene razı gelen, yeterli görüp oturan değil, almayı bilen, dileyen ve talep eden bir insan topluluğu var. Basın özgürlüğü, bütün demokratik ülkelerde temel özgürlükler arasında yer alır. Basın mensubu bir milletvekili adayı olarak, Meclis’te olup basında olan tüm arkadaşlarımın haklarına sahip çıkmak istiyorum.” diye konuştu. ƌĐĂŶĞǀĞĐŝ 8 G Ü N DEM 15 - 31 MAYIS 2015 www.212haber.com Dünyanın en büyük üçüncü şehir parkı yapılacak (6(1/(5Ȃ(9( Esenler’in merakla beklediği tarihi projenin müjdesini Başbakan Ahmet Davutoğlu verdi. Davutoğlu, ilçenin kuzeyinde yer alan 8,7 milyon metrekarelik askeri alanda dünyanın en büyük kentsel dönüşüm çalışması ile 2,5 milyon metrekare alana sahip dünyanın en büyük üçüncü şehir parkının Esenler’de yapılacağını söyledi. ( uzaklaşmayan, kendi doğasından uzaklaşmayan yeni bir şehirleşme anlayışını insanımıza sunacağız. Yatay mimariyle yepyeni bir Esenler inşa edeceğiz” dedi. 6(1/(5Ȃï1merakla beklediği tarihi projenin müjdesini Başbakan Ahmet Davutoğlu verdi. Dörtyol Meydanı’nda on binlerce Esenlerli ile buluşan Başbakan Davutoğlu, ilçenin kuzeyinde yer alan 8,7 milyon metrekarelik askeri alanda dünyanın en büyük kentsel dönüşüm çalışması ile 2,5 milyon metrekare alana sahip dünyanın en büyük üçüncü şehir parkının Esenler’de yapılacağını söyledi. Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu yaptı. Göks: “Geçtiğimiz 5 yılda Esenler’in mekansal olarak bir çok sorunları, İstanbul Büyükşehir Belediyemiz ve Hükümetimizin desteğiyle çözüldü. Çıkmaza girdiğimiz noktada yeni arayışların peşindeydik. Öyle bir adım atmalıydık ki, Esenler İstanbul’a yakışan bir marka olsun. İnsan aklındaki acıları bedeniyle çekermiş, şehirler de ruhundaki acıları mekânları ile çekermiş. Esenler de bu acıları çekmiş bir şehir. Bugün çektiğimiz acıların son bulduğu gündür. Hayırlı olsun Esenler. Bu proje için 33 aydır yürütülen bir çalışma var. 2012 yılında Sayın Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk olurunu verdiği projede emeği geçenlere; Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız başta olmak üzere Bakanlarımıza, milletvekillerimize, İstanbul Büyükşehir Belediye Başka- ï67$1%8/Ȃ$ 7$5ï+ï 0-'( İŞTE TARİHİ PROJENİN DETAYLARI DÜNYANIN EN BÜYÜK ÜÇÜNCÜ YEŞİL PARKI ESENLER’E... nımıza, emeği geçen herkese Esenler halkı adına teşekkür ediyorum”. TARİHİ MEKANLAR MUTLAKA KORUNACAK Başbakan Davutoğlu, projenin dört temel ayağı olduğuna dikkat çekerek, “İstanbul’un tarihi mekanları mutlaka korunacaktır. Özellikle sur içindeki yanlış yapılaşmaya hiçbir şekilde izin verilmeyecektir. Ancak İstanbul aynı zamanda da gelişiyor. Esenler gibi yerlerde yaşayan vatandaşlarımız en konforlu konutlarda yaşayacak. İlçedeki konutların yüzde 72’si sorunlu. Depreme dayanıksız. Sizin güvenliğiniz, bizim namusumuzdur. En güvenli konutlara sizi oturtmak bizim göre- vimizdir. İnşallah 90 bin yeni konut inşa edilecek. Bu yanlış kentleşme karşısında, gerçek bir kentsel dönüşüm yapacağız, Esenler’i yepyeni bir ilçe haline getireceğiz. İnsan doğasına aykırı şekilde yapılaşmaya karşı, yatay yapılaşma sağlayacağız. Yani topraktan Başbakan Davutoğlu, “Esenler’de, yeni bir çevre ve yeşil anlayışı içinde, dünyanın en büyük üçüncü yeşil parkını yapacağız. 7 milyon metrekarede 500 bin kişi yaşıyor. Esenler’e şimdi 8 milyon 700 bin metrekare alan daha katıyoruz. Böylece, şehircilik ve çevrecilik anlamında yeni bir paradigma inşa ediyoruz. 2,5 milyon metrekarelik bir şehir parkı inşa edeceğiz. Esenler’e hayırlı olsun. Çevreci geçinenlere de ders olsun” dedi. ͞7ŶƐĂŶzƺnjůƺbĞŚŝƌǀĞbĞŚŝƌWĂƌŬŦ͟ƉƌŽũĞƐŝ ŬĂƉƐĂŵŦŶĚĂϴ͕ϳŵŝůLJŽŶŵĞƚƌĞŬĂƌĞůŝŬ Dŝůůŝ^ĂǀƵŶŵĂĂŬĂŶůŦŒŦ͛ŶĂƚĂŚƐŝƐůŝ ŚĂnjŝŶĞĂƌĂnjŝƐŝ͞,ƵnjƵƌǀĞhŵƵƚbĞŚƌŝ͟ ƐĞŶůĞƌ͛ĞĚĞǀƌĞĚŝůĚŝ͘ƐĞŶůĞƌ͛ŝŶďĂƔƚĂŶ ďĂƔĂLJĞŶŝůĞŶŵĞƐŝŶŝƐĂŒůĂLJĂĐĂŬŽůĂŶƉƌŽũĞ ŬĂƉƐĂŵŦŶĚĂdƺƌŬŝLJĞ͛ŶŝŶŝůŬƉůĂŶůŦƔĞŚƌŝ ŬƵƌƵůĂĐĂŬ͘DƺůŬŝLJĞƚǀĞŝŵĂƌƐŽƌƵŶůĂƌŦŶĂ ŬĂůŦĐŦĕƂnjƺŵŐĞƟƌĞĐĞŬƉƌŽũĞŬĂƉƐĂŵŦŶĚĂ ŝůĕĞŐĞŶĞůŝŶĚĞϵϬďŝŶŬŽŶƵƚLJĞŶŝůĞŶĞĐĞŬ͘ dĂƌŝŚŝƉƌŽũĞŝůĞƐĞŶůĞƌ͛ĚĞŬŝƐŽƐLJĂůǀĞ ŬƺůƚƺƌĞůƚĞƐŝƐĂůĂŶůĂƌŦϱŬĂƚ͕ĞŒŝƟŵƚĞƐŝƐŝ ĂůĂŶůĂƌŦϭϬŬĂƚ͕LJĞƔŝůĂůĂŶůĂƌϭϱŬĂƚ͕ƐĂŒůŦŬ ƚĞƐŝƐŝĂůĂŶůĂƌŦϯϱŬĂƚĂƌƚĂĐĂŬ͘ <ĞŶƚƐĞůĚƂŶƺƔƺŵŬĂƉƐĂŵŦŶĚĂLJĂůŶŦnj dƺƌŬŝLJĞ͛ŶŝŶĚĞŒŝů͕ĚƺŶLJĂŶŦŶĞŶďƺLJƺŬ ƉĂƌŬůĂƌŦŶĚĂŶďŝƌŝLJĂƉŦůĂĐĂŬ͘ƐĞŶůĞƌ͛ĚĞ LJĂƉŦůĂĐĂŬϮ͕ϱŵŝůLJŽŶŵĞƚƌĞŬĂƌĞĂůĂŶĂ ƐĂŚŝƉƔĞŚŝƌƉĂƌŬŦ͕ŬĞŶƚƐĞůĚƂŶƺƔƺŵĂůĂŶŦŶĚĂƺƌĞƟůĞŶĚƺŶLJĂŶŦŶďŝƌŝŶĐŝ͕ďƺLJƺŬůƺŬ ďĂŬŦŵŦŶĚĂŶĚƺŶLJĂŶŦŶƺĕƺŶĐƺďƺLJƺŬLJĞƔŝů ĂůĂŶŦŽůĂĐĂŬ͘ƔĞŚŝƌƉĂƌŬŦŶĚĂŵƺnjĞ͕ƐƉŽƌƟĨ ĂůĂŶůĂƌ͕ďŝƐŝŬůĞƚǀĞLJƺƌƺLJƺƔĂůĂŶůĂƌŦ͕ ŚĂLJǀĂŶĂƚďĂŚĕĞƐŝ͕ďŽƚĂŶŝŬďĂŚĕĞƐŝ͕ƐĞLJŝƌ ƚĞƌĂƐŦǀĞƉĞŬĕŽŬĚŽŶĂƨLJĞƌĂůĂĐĂŬͬͬ͘ ‘50 TANE OĞLUM OLSA DA ver deseler vermezsem namerdim’ Milli İttifak adayları Çağlayan Adliyesi’nde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden şehit savcı Mehmet Selim Kiraz’ın ailesini anneler günü nedeniyle ziyaret etti. %<.%ï5/ï.3$57ï6ï (BBP) ile Saadet Partisi’nin (SP) oluşturduğu Milli İttifak adayları Çağlayan Adliyesi’nde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden şehit savcı Mehmet Selim Kiraz’ın ailesini anneler günü nedeniyle ziyaret etti. Baba Hakkı ve anne Saadet Kiraz ile görüşen heyette BBP Genel Başkan Yardımcısı ve Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Adayı Bayram Karacan, Ali İhsan Gündoğdu ile diğer milletvekili adayları katıldı. Görüşmede savcı Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz’ın sözleri heyeti duygulandırdı. Oğlunun ölümü nedeniyle yaşadığı acının hala taze olduğunu belirten Hakkı Kiraz, oğlunun gece saatlerine kadar hukukun yerini bulması için çalıştığını belirterek şöyle konuştu: “Bu ülkenin huzurunu bozmak istemeyen, bu ülkenin ilerlemesini isteyenler eliyle değil de tam tersine bu ülkenin huzurunu bozmak isteyenler, bu ülkenin ilerlemesini istemeyenler, bu insanların huzurunu kaçırmak isteyenler tarafından olmuşsa bu olay, benim için bir ilahi lütuftur. Tam tersi de olabilirdi. Allah muhafaza öbür tarafta olsaydı ben kendimi de affedemezdim, insanların içine de çıkamazdım yüzlerine de bakamazdım.” Gece uyanıp oğlunu yatağında aradığını ve ‘belki gelmiştir’ diyerek üzüldüğünü anlatan şehit savcının babası Kiraz, “Bu ülkenin selameti için ise 50 tane daha tek oğlum olsa ve benden isterlerse yok dersem namerdim. Yeter ki selamet olsun. Yeter ki huzur, yeter ki imanımız kamil olsun. Bunu yapanlar buna kastetmişse vallahi de billahi de ben oğlumun üzülmesine üzülmedim. Ama içim de yanıyor.” şeklinde konuştu. // ‘E ‘Engelli lli k konusunu parti ti programı yapan ilk biziz’ 0ï//ï<(7ï+$5(.(73$57ï6ï (MHP) İstanbul 3.Bölge Milletvekili Adayı Erdem Karakoç, Büyükçekmece’de Dünya Engelliler Haftası dolayısıyla düzenlenen Engelsiz Yaşam Yürüyüşü’ne katıldı. Yürüyüşte engelli çocuklar ile yakından ilgilenen Karakoç, elinde ‘Bize Engel Olmayın’ yazılı döviz ile yürüyerek, engellilere ve ailelerine destek oldu. Engelli vatandaşlar konusunu parti programına alan ilk siyasi partinin Milliyetçi Hareket Partisi olduğunu ifade eden Karakoç, “Ülkemizde özellikle engelliler ile ilgili görsel, işitsel, zihinsel ve iletişim bozukluğu olan engelliler ile ilgili Türkiye’de ilk adımı atan ilk sempozyumu düzenleyen, bunu parti programı haline getiren parti biziz. Aynı zamanda meclise de eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Muharrem Şemsek beyi engelli olarak ilk taşıyan Milliyetçi Hareket’in mensubu olarak vatandaşı çok geniş bir kesimi ilgilendiren bir konuda ilgisiz kalmamız mümkün değil” dedi. // Özel eğitim öğrencilerine ücretsiz sinema etkinliği (1*(//ï/(5 Haftası kapsamında Kayaşehir Site Sinemaları, Şamlar Özel Eğitim Uygulama Merkezi öğrencilerini misafir etti. Öğrenciler için özel bir salon ve seans tahsis eden Site sinemaları Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Turan Ağbaş, özel eğitime olan hassasiyetinden dolayı kapılarını engellilere açarak öğrencileri, öğretmenlerini ve velilerini en iyi şekilde ağırlayarak örnek bir davranış sergiledi. Şamlar Özel Eğitim Uygulama Merkezi Müdürü Suphi Meriç, bu duyarlılıklarından dolayı Turan Ağbaş’a teşekkür ederek toplumun tüm kesimlerinin engelliler konusunda duyarlı davranması gerektiğini vurguladı. İMTİYAZ SAHİBİ Erne Gazetecilik ve Matbaacılık Ltd. Şti. GENEL MÜDÜR Halil Gölve 40. günde 40 hatim okundu Çağlayan Adliyesi’nde uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit edilen savcı Selim Kiraz için Mersin İmam Hatip Lisesi Mezunları Derneği tarafından 5. Etap İmam-ı Azam Camii’nde Kur’an-ı Kerim tilaveti programı gerçekleştirildi. İlçe Müftüsü Remzi Pehlivan’ın hatim duası yaptığı programa çok sayıda vatandaş katıldı. MERİMDER İstanbul Şube Başkanı Levent Tan, “Düzenlediğimiz programa desteklerini esirgemeyen başta belediye başkanımız ve ilçe müftümüze, katılımcılara teşekkür ediyoruz.” dedi. GENEL KOORDİNATÖR Erol Çakır YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Abidin Koçoğlu YAYIN DANIŞMANI Necmettin Çakmak HUKUK DANIŞMANLARI Av. Adem Yıldırım Av. Ömer Geyik GÖRSEL YÖNETMEN Ümit ATICI www.212haber.com BÖLGESEL SÜRELİ YAYIN Adres: Deposite AVM A-1 Blok Kat: 3 No: 304 Başakşehir/İstanbul Telefon: (0 212) 486 39 36 Web: www.212haber.com e-mail: [email protected] Baskı: İHLAS GAZETECİLİK A.Ş. Merkez Mah. 29 Ekim Cd. İhlas Plaza No: 11/ A41 Yenibosna-Bahçelievler/İSTANBUL Tel: (212) 454 30 00 Gazetemiz basın ve meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir. Yayınlanan köşe yazılarından yazarları sorumludur. Reklamların sorumluluğu reklam verene aittir. GAZETEMİZ ÜCRETSİZ OLARAK DAĞITILMAKTADIR 10 Sİ YASET 15 - 31 MAYIS 2015 7 Haziran milletvekili seçimleri için geri sayım başladı. Seçimlere bir aydan az bir süre kala vatandaşın düşüncesini öğrenmek üzere sokağa çıktık. Sorularımızı sorup seçimler hakkında seçmenin görüşlerini aldık. Adayların birçoğunu tanımayan vatandaş, Başkanlık sisteminin detayları hakkında da bilgiye vakıf değil. SOKAK NE DİYOR? HACER TÜRKEL 7 5.ï<(Ȃ'(yaklaşan 7 Haziran milletvekili seçimleri için geri sayım başladı. Seçimlere bir aydan az bir süre kala vatandaşın düşüncesini öğrenmek üzere sokağa çıktık. Sorularımızı sorup seçimler hakkında seçmenin görüşlerini aldık. Başakşehir halkına seçimler hakkında görüş ve düşüncelerini, beklentilerini, tercih edeceği partiyi, milletvekili adaylarını, Başkanlık sistemini, ekonomiyi, anket sonuçlarını ve kutuplaşmayı sorduk. Adayların birçoğunu tanımayan vatandaş, Başkanlık sisteminin detayları hakkında genellikle bilgiye hakim değil. Başkanlık sistemi hakkında kimi vatandaş, ‘Bizim Başkanlık sistemine ihtiyacımız yok. Bu ülkenin bekası için, bölünmenin kimseye bir faydası yok.’ derken kimi de Başkanlık sisteminin detaylarını bilmese de AK Parti’de dillendirilen Başkanlık sisteminin farklı olacağını düşünüyor. ‘Başkanlık mı, ekonomi mi?’ diye sorduğumuzda ise hangi partiden olursa olsun karşımızdakinin cevabı ‘ekonomi’ oluyor. İstikrarın sağlanması için ekonomi önemli .DGLU.XUW ßUHQFL Hangi partiye oy vereceksiniz? Daha önce AK Parti’ye oy verdim, bu seçimde de AK Parti’ye vereceğim inşallah. Milletvekili adaylarını tanıyor musunuz? Tanıyorum. Adaya mı yoksa partiye mi oy veriyorsunuz? Partiye oy veriyorum ama şu andaki adayı da tanıdığım için ona da oy vermiş olacağım. Oy verirken öncelciğiniz ne olacak? Tabi ki ekonomi olacak. İstikrarın sağlanması için ekonomi önem- li. İstikrarı 13 yıllık AK Parti iktidarı döneminde gördük. Ekonominin istikrarının devam etmesi ve daha da ileriye gitmesi adına ekonomi ön planda benim için. Başkanlık sistemini tam olarak biliyor musunuz? Okulda da gördüğüm için Başkanlık sisteminin detaylarını biliyorum; ancak AK Parti’de dillendirilen Başkanlık sistemi farklı olacak sanırım. Zaten öyle olması da gerek; çünkü bizim kültürel yapımız normal Başkanlık sistemine uygun değil. Anketler sizin için önemli mi? Anketler benim için önemli. Belli başlı şirketler var ve onların yaptıkları anketler de bu zamana kadar gördüğüm kadarıyla tutarlılar. O yüzden güveniyorum. Tabi objektif olanlar daha ziyade yoksa taraflı olanlar çok fazla bir anlam ifade etmiyor benim için. Türkiye’de kutuplaşma var mı? Kutuplaşma siyasetin doğası gereği var. Kutuplaşma olmadan siyaset yapmak mümkün değil; lakin bizde dost-düşman ayrımını çok fazla ortaya çıkarıyorlar. Ben düşmanlık seviyesine çekilmemesi gerektiğine inanıyorum. Bizim Başkanlık sistemine ihtiyacımız yok 0XDPPHU]FDQ Esnaf www.212haber.com Bu seçimde hangi partiye oy vereceksiniz? Daha önce AKP’ye oy verdim, bu dönem MHP’ye vereceğim. Adayları tanıyor musunuz? Adaylar hakkında bilgi aldım. Hepsi de eğitimli, kariyer ve vizyon sahibi insanlar. Bu ülkeye iyi hizmet edeceklerini düşünüyorum. Adaya mı yoksa partiye mi oy vereceksiniz? Partiye. Tabi ki izlemiş olduğu politika da önemli. Oy verirken öncelciğiniz ekonomi mi yoksa başkanlık sistemi mi olacak? Ekonomi. Ülkenin sorunu ekonomik sorun. Bu konuda iktidar yetersiz kaldı. Ülkenin durumu ortada. Başkanlık sisteminin detaylarını biliyor musunuz? Bizim öyle bir sisteme ihtiyacımız yok. Bu değerlerle bu toplum ayakta duruyor. O sistem bu ülkeye zarar getirir. Bu ülkenin bekası önemli, insanların şahsi egoları değil. Siyasi partilerle alakalı yapılan anketler sizin için önemli mi? Tabi ki ama gerçek anlamda yayınlanırsa önemli. Herkes birilerinin tarafı olmuş, işine geleni yayınlıyor. Halkın tercihleri dikkate alınmıyor. Bakıyoruz hep birilerinin oyunu yüksek gösteriyorlar. Adaylar oyların bölünmesine sebep oluyor Fatma Zehra Benlisoy (YKDQñPñ adaylar oyların bölünmesine sebep oluyor diye düşünüyorum. Oy verirken öncelciğiniz ekonomi mi yoksa başkanlık sistemi mi olacak? Şu anda ekonomi; çünkü ekonomisi güçlü olan ülkeler güçlü olur. Ekonomi çökerse her şey çöker. Başkanlık sisteminin detaylarını biliyor musunuz? Okuduğum kadarıyla biliyorum ama detaylı olarak bilmiyorum. Edindiğim bilgilere göre daha verimli olabileceğini, belki bürokrasinin daha kolay olacağını, daha güçlü olunacağını düşünüyorum. 7XUJXW]NñOñ§ ðĖ§L Başkanlık sisteminin detaylarını biliyor musunuz? Hiçbir şey bilmiyorum. Zaten ben partiden martiden bir şey anlamam. AK Parti’yi biliyorum, başka da bir şey bilmiyorum. Siyasi partilerle alakalı yapılan anketler sizin için önemli mi? Yok, hepsi boş. Türkiye’de kutuplaşma var mı? Yok, öyle bir şey yok. Ben şu an işten geliyorum. 100’e yakın insanla fabrikada çalışıyoruz. Alevisi de var, Sünnisi de. Herkes kendi düşüncesini ifade edebiliyor. Siyasi partilerle alakalı yapılan anketler sizin için önemli mi? Birinde yüzde 45-50 alan diğerinde yüzde 30-35 alıyor. Sanki düşünce tarzına göre anket belirliyorlarmış gibi geliyor bana ama birkaç tanesinin bir veya iki puanla sonucu tutturduklarını biliyorum. Türkiye’de kutuplaşma var mı? Evet var, özellikle de cemaatler arasında. Onun cemaati, şunun cemaati, vs. Kendi cemaatinden olmayanı neredeyse Müslümanlıktan bile çıkaracaklar. Allah bizi birbirimize düşürmesin. Halk parçalara bölünmüş durumda 0HU\HP*H]PLĖRßOX (YKDQñPñ Daha önce hangi partiye oy verdiniz? Şimdi hangi partiye oy vereceksiniz? Hayatım boyunca Refah Partisi, Fazilet Partisi ve Saadet Partisi dışında hiçbir partiye oy vermedim ve benimsemedim. Saadet Partisi’nin tamamen Kur’an ve sünnete dayalı hedefleri olduğunu biliyorum. Bundan dolayı da bu seçimde de yine Saadet Partisi’ne vereceğim. Adayları tanıyor musunuz? Adayların hepsini tanımıyorum ama bir kısmını tanıyorum diyebilirim. Onlar da zaten Milli Görüş kadrolarında yetişmiş insanlar. Onlara güveniyoruz. Adaya mı yoksa partiye mi oy veriyorsunuz? Elbette partiye oy veriyorum. Bu önemli benim için. Adaya verecek olsak örneğin çok taktir ettiğimiz insanlar Milli Görüş kadrolarındaydılar ama daha sonra bir başka partiye gittiler. O yüzden aday değil, parti diyoruz. Oy verirken öncelciğiniz ne olacak? Ekonomiyi düşünerek Saadet Partisi’ne oy vereceğim. Başkanlık sisteminin detaylarını biliyor musunuz? Tam olarak bilmiyorum ama bildiğim kadarıyla bizim ülkemize ve İslami kurallara uymayan bir sistem. Türkiye’de kutuplaşma var mı? Evet, maalesef var. Özellikle şu anki hükümet tarafından bu yapıldı. Baktığımız zaman halkımız parçalara bölünmüş durumda. Bu da üzücü tabi. Kim bu ülkenin yararına çalışacaksa onun peşindeyim Ben partiden martiden anlamam Daha önce hangi partiye oy verdiniz? Şimdi hangi partiye oy vereceksiniz? AK Parti’ye verdim, yine AK Parti’ye vereceğim. Adayları tanıyor musunuz? Hiçbirini tanımıyorum. Adaya mı yoksa partiye mi oy veriyorsunuz? Ne yalan söyleyeyim partiye veriyorum. Oy verirken öncelciğiniz ekonomi mi yoksa başkanlık sistemi mi olacak? Ekonomi tabi. Halkın durumunu görüyorsunuz. AK Parti kadar kimse çalışmadı. O yüzden ben partimi tercih ediyorum. Bu seçimde hangi partiye oy vereceksiniz? AK Parti döneminden önce Saadet Partisi’ne veriyordum ama kurulduğundan bu yana AK Parti’ye vermeye devam ediyorum. Milletvekili adaylarını tanıyor musunuz? Hemen hemen. İsim olarak birçoğunu biliyorum ama birebir tanımıyorum. Adaya mı yoksa partiye mi oy vereceksiniz? Özellikle bu süreçte tabi ki partiye oy vereceğim, adaya değil. Bir de (GD$NĖXQ 7DVDUñPFñ Daha önce hangi partiye oy verdiniz? Şimdi hangi partiye oy vereceksiniz? Önceki seçimde CHP’ye oy verdim. Bu seçimde de siyasi partilerin seçim bildirilerini değerlendirip sonra kararımı vereceğim. Zamanında tek bir millet, tek bir bayrak diyenler 180 derece dönüyorsa bazı şeyleri düşünmek zorunda kalıyorum. Adayları tanıyor musunuz? CHP’li milletvekili adaylarının birçoğunu tanıyorum. Birkaçının tanıtım programlarına katıldım. Siyasetini, aile yapısını en çok beğendiğim örnek aldığım bir aday var o da Özgür Karabat. Adaya mı yoksa partiye mi oy veriyorsunuz? Ben adaya oy veriyorum. Kim bu ülkenin yararına çalışmışsa/çalışacaksa onun peşindeyim. Ben kimileri gibi takım taraftarı değilim. Oy verirken öncelciğiniz ne olacak? Tabi ki ekonomi olacak. Asgari ücretle çalışan bir bayan olarak maaşlarımızın daha iyileştirilmiş olmasını istiyorum. Türkiye’nin kalkınması için ilk önce ekonominin güçlü olması gerekiyor. Başkanlık sisteminin detaylarını biliyor musunuz? Nerede bir hadise varsa arkasından mutlaka Başkanlık sistemi dayatması vardır. Batılı güçler Türkiye’yi paramparça yapmayı kafaya koymuş durumdalar. Başkanlık sisteminin Türkiye’de konuşulması onlar için biçilmiş kaftan bana göre. Türk kadını olarak her karış toprağı ecdadımızın kanlarıyla sulanan ülkemin Birleşik Türkiye Cumhuriyeti olmasına taraftar değilim. Türkiye’de kutuplaşma var mı? Etnik, dini ve siyasi kutuplaşma var ama bu kutuplaşma halkın özünde yok. Sİ YASET www.212haber.com AK Parti İstanbul milletvekili adayı Aziz Babuşcu, AK Parti karşındaki cepheyi koordine eden üst aklın, 7 Haziran seçimlerindeki başrol oyuncularının HDP ve Selahattin Demirtaş olduğunu söyledi. HDP’ye Demirtaş üzerinden Türkiye partisi görüntüsü verilmek istendiğini de sözlerine ekleyen Babuşcu, “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Demirtaş’ı kitleler nezdinde popüler sevimli çocuk haline getirme operasyonu yaptılar. Şimdi o operasyonun devamında başrol oyunculuğu görevi verdiler. Ama bu millet aynı Demirtaş’ın 6-7 Ekim olaylarında insanları sokağa çağırarak 50’den fazla insanın öldürülmesine sebebiyet veren konuşmanın sahibi olduğunu biliyor. Zorlamayla fıtratın değişmediğini Van’da billboardlara asılan kan akan musluk reklamındaki tehdidi görerek fark etti. Bu tuzak da bu senaryo da tutmaz” ifadelerini kullandı. // Yüzü gülen taraf zabıtalar oldu %$ĝ$.ĝ(+ï5 Belediyesi’nin bu yıl üçüncüsünün düzenlediği “Müdürlükler Arası Futbol Turnuvası” birincisi belli oldu. Zabıta Müdürlüğü Takımı’nın şampiyon olduğu turnuvada oyuncular kupalarını Başakşehir Belediyesi Başkan Yardımcıları Murat Şahin ve Yasin Kartoğlu’nun elinden aldı. 12 müdürlüğün katıldığı turnuvada ilk maç Sosyal Yardım İşleri ve Özel Kalem Müdürlükleri arasında yapıldı. 13 hafta boyunca devam eden müsabakaların final maçı ise Özel Kalem ve Zabıta Müdürlükleri arasında oynandı. Turnuvada birincilik kupasını Zabıta Müdürlüğü alırken, ikincilik kupasını Özel Kalem Müdürlüğü aldı, diğer futbolculara da madalyaları verildi. 3-1’lik skorla biten final maçında takım oyuncuları heyecanlı bir mücadele sergiledi. Mücadelede yüzü gülen taraf Zabıta Müdürlüğü oldu. Turnuva boyunca toplam 73 maç yapılırken, 563 gol kaleyle buluştu. 11 ‘Demirtaş üst aklın başrol oyuncusudur’ A .3$57ïİstanbul 2. Bölge milletvekili adayı Aziz Babuşcu, seçim çalışmaları kapsamında Başakşehir’de sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile bir araya geldi. STK temsilcileri ile kahvaltı yapan Babuşcu, sorun ve istekleri dinledi. Gündeme ilişkin önemli açıklamalarda da bulunan Babuşcu, özellikle HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a sert sözlerle yüklendi. Üst aklın 7 Haziran seçimlerinde başrol oyunculuğu görevini HDP ve Selahattin Demirtaş’a verdiğini belirten Ba- DEMİRTAŞ’I SEVİMLİ ÇOCUK GİBİ GÖSTERMEK İSTİYORLAR 15 - 31 MAYIS 2015 buşcu, “Niye böyledir? Bugüne kadar AK Parti kaşında bir araya gelen cephe pek çok senaryo ve onun rol modellerine görevler verdi. Fakat bunlar bugüne kadar görevlerini yerine getiremediler. Yani AK Parti girdiği 9 seçimden de başarı destanları yazarak çıktı. Bu karşıt cephe her defasında hüsrana uğramasına rağmen AK Parti karşıtlığı tavrından vazgeçmedi. Şimdi bunları koordine eden üst akıl ve bizim iş birlikçi yerli muhalefet ve uluslar arası güç merkezleri ve onların her ikisine de lojistik destek sağlayan paralel örgüt bu defa HDP’yi başrol oyuncu olarak seçti” dedi. Aziz Babuşcu, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Şimdi şöyle düşünüyorlar, “CHP iki üç puan kaybetse bir şey olmaz. Zaten verdiğimiz görevi yapamadılar. MHP de aynı şey geçerli ama HDP üzerinden Demirtaş’ı yeni sevimli cici çocuk mantığı içerisinde yeni bir dile kavuşturur ve farklı kesimlerden de oy devşirterek baraj üstüne alırsak, 1- bu bize eski Türkiye’ye dönüş ve koalisyonlar dönemini getirebilir. 2- uluslar arası güç merkezleri açısından da Türkiye’yi hasta adam konumuna tekrar geri getirebilir. Karşı cephenin bütün hesabı bu senaryo üzerine kurulmuştur. Dolayısıyla buna yükleniyorlar. Hatta Demirtaş, rüyalarında bile bir araya gelmeleri mümkün olmayanların çatı aday formülünde bir araya gelirken Demirtaş özellikle ayrı bir figür olarak dışarıda kaldı. O üst aklın yapmak istediği yeni denemenin hazırlık aşamasıydı.” 12 Sİ YASET 15 - 31 MAYIS 2015 www.212haber.com Bizim tek derdimiz var; BU ÜLKEYE İSTİKAMET VERECEK insanları o koltuklara oturtmak Siyaseti topluma hizmet etmenin bir aracı olarak gördüğünü söyleyen Saadet Partisi (Milli İttifak) İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı Nagehan Gül Asiltürk, “Ekonomide kendine yeten, üreten, her yerde sanayi bacaları tüten, işçisinin kalkındığı, halkının alım gücünün arttığı müreffeh bir Türkiye için, ahlak ve maneviyat için siyaset yapıyoruz.” diyor. 1 HACER TÜRKEL <,/,1'$ Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde eğitim görme hakkı kazanan; fakat başörtüsü meselesi yüzünden zorlu bir süreç yaşayan, arkadaşlarıyla bu mücadele için eylemlere katıldığı ve açlık grevleri başlattığı gerekçesiyle hakkında tutuklama kararı dahi çıkarılan Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları Eski Başkanı ve aynı zamanda (Milli İttifak) İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı Nagehan Gül Asiltürk’ün hayatı kelimenin tam anlamıyla aksiyon ve mücadeleyle dolu. Başörtüsü mücadelesinin verildiği yıllarda (1987) polis eve tutuklamak için gelmiş ama kendisinin o sırada evde olmaması dolayısıyla tutuklama başarılı olamamış. Bu mevzu uzun süre devam etmiş. O seneyi öyle geçirdikten sonra geçici bir yönetmelikle başörtüsüyle alakalı problem çözülünce, hakkındaki tutuklama kararı da kaldırılmış. Daha sonra okula devam edip ikinci sınıfı tamamlamış ama üçüncü sınıfta tekrar yönetmelik değişince aynı zulüm devam etmiş. Ertesi yıl devam edemediği için sınıfta kalan Asiltürk, yine bir seçim arifesi bir yönetmelik değişikliğiyle bu mağduriyetten kurtulmuş ve okulu tamamlayabilmiş. Başörtüsü mücadelesinin kendisine çok şey kattığını dile getiren Nagehan Gül Asiltürk, “Çok muazzam bir mücadeleydi. Ben hiçbir zaman pişman olmadım. Hiçbir zaman niye bize bunu yaptılar demedim; çünkü bu inanan bir insan için müthiş bir şey. Bugün artık başörtülüler mecliste temsil ediliyor. Sebebi bugünkü iktidarın bunu dirayetle ortaya koyması değil, sebebi bizim o gün o başörtüsü mücadelesini vermemizdi. Bir problemi çözmek istiyorsanız yönetmelikle filan çözemezsiniz. Siyasiler maalesef oy amacıyla günübirlik tedbirler buluyorlar. Böyle tedbir olmaz. Eğer bir problem çözülecekse kökten, kanunen çözülmeli. Kaldı ki Anayasamızda başörtüsünü yasaklayan hiçbir kanun olmadığı gibi, inanç özgürlüğünü destekleyen kanun da var.” diye belirtiyor. Üniversite yıllarında bir taraftan başörtüsü mücadelesi verirken bir taraftan da Milli Gençlik Vakfı (MGV)’nın kadın kollarının genel merkezinde çalışmalarda bulunan Nagehan Gül Asiltürk, “Çok faydalı hizmetlerde bulunduk. MGV’nin Kadın Kolları Merkezini oluşturduk ve eğitim birim başkanlığı görevini üstlendim. İstanbul’a geldikten sonra Refah Partisi İl Kadın Kollarına davet edildim. Bir müddet devam etikten sonra Refah Partisi kapatıldı. Fazilet Partisi kurulduktan sonra Kadın Kollarının kurulma çalışmalarına davet edildim. Daveti seve seve kabul ettim ve Fazilet Partisi’nin kurulma çalışmalarında bulundum. İlk görevim teşkilatlanma başkan yardımcılığı oldu. Arkasından teşkilatlanma başkanlığı ve Mart 1999 seçimlerinden hemen sonra da Erbakan hocamızın bizzat görev vermesiyle Fazilet Partisi Kadın Kolları Başkanı olarak göreve getirildim. Fazilet Partisi de kapatılınca Saadet Partisi kuruldu. Kurulurken Kadın Kollarını kurma görevi tekrar hocamız tarafından şahsıma verildi.” sözlerine yer veriyor. “Genel seçimlerde genel merkezimiz temayül yoklamaları sonucunda teşkilatımızın teveccühüyle milletvekili adaylığını bizim için uygun görmüşler ve bizi milletvekili adayı olarak gösterdiler.” diyen Asiltürk, “7 Haziran’dan sonra inşallah bütün inançlı kesimleri, bütün kardeşlerimizi, bütün mazlumları, ezilenleri Türkiye’de, İslam âleminde ve dünyada temsil edip haklarını korumak için Allah’ın izniyle mecliste mücadelemize devam edeceğiz.” ifadelerini kullanıyor. MÜREFFEH BİR TÜRKİYE İÇİN SİYASET 76 milyon Türk evladının, 1 buçuk milyar İslam âleminin ve dünyadaki tüm mazlumların kurtuluşu için siyaset yaptığını aktaran Nagehan Gül Asiltürk şunları kaydediyor: “Biz hiçbir zaman Ahmet, Mehmet için çalışan bir siyasi parti olmadık. Örneğin ben burada kadın kolları başkanlığını yaparken, babam Çorum’da 1. sıradan milletvekili adayı idi. Ben isteseydim gidip babam için Çorum’da çalışabilirdim ama bu bana yakışmaz, ben davam için çalışırım diyerek kapı kapı, sokak sokak dolaşıp İstanbul’daki adaylar için çalıştım. Eğer şahıs adına çalışıyor olsaydık biz o gün babamız için çalışırdık. Bizim tek derdimiz var; bu ülkeye istikamet verecek insanları o koltuklara oturtmak.” CİNNET TOPLUMU HALİNE GELDİK Siyaseti topluma hizmet etmenin bir aracı olarak gördüğünün ve bu sebeple siyasetin içinde bulunduğunun altını çizen Asiltürk, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Kanla alınan toprakları masa başında imzayla kaybetmemek için, neslimizi korumak için, ekonomide kendine yeten, üreten, müreffeh bir Türkiye için, her yerde sanayi bacaları tüten, en üstün teknolojiyle donanmış fabrikalar kurabilen, çiftçisi tekrar üretmeye başlayan, hayvancısı tekrar yetiştirmeye başlayan, bunun sonucunda öz kaynaklarını kullanarak bütün bu sistemin doğru çalıştığı ve halkının alım gücünün arttığı, esnafının canlandığı, memurunun, işçisinin kalkındığı bir Türkiye için, dış politika için, ahlak ve maneviyat için siyaset diyoruz.” Türkiye’nin büyük bir kutuplaşma halinde olduğunu vurgulayan Asiltürk, “Kadın için şöyle politikalar, erkek için böyle politikalar yapacağız diyorlar. Bu toplum birlikte yaşayan bir toplum ve bugün kadının derdi neyse erkeğin derdi de o. Ben buna gönülden inanarak söylüyorum. Eğer bugün ahlak ve maneviyattan kadın şikâyet ediyorsa erkek de şikâyet ediyor; çünkü aynı şeyleri paylaşıyoruz, aynı şeyleri yaşıyoruz. Bunu ‘Pembebüs’ projemizde de gördük. Hanımlar iş çıkış saatlerinde ulaşım açısından çok sıkıntı çekiyorlar. Hanımlarımızı rahatlatmak için bir pembebüs projemiz oldu. Bunu halka duyurmak için bir imza kampanyası başlattık. Gördük ki o imza kampanyalarının yarısında beylerin imzaları var. Onun için diyorum ki bu toplumun sıkıntısı neyse onu kadın da çekiyor erkek de.” şeklinde konuşuyor. Türkiye’nin geldiği noktayı korkunç olarak adlandıran Nagehan Gül Asiltürk, “15 sene de Türkiye çok önemli bir dönüşüm yaşadı. Yaşanan sıkıntıları bizzat içinde görüyoruz. Bugün eğer uyuşturucu kullanım yaşı 11’e, sigara Nagehan Gül Asiltürk konuşmasına şöyle devam ediyor: “Örneğin ekonomi kadını da erkeği de etkiliyor. Ekonomi öyle bir şey ki bütün toplumsal rahatsızlıkların temelini de oluşturuyor. Siz şimdi ahlak veremediğiniz, maneviyatla ‘Milli Görüş’çü deyince herkes selam duruyor 7ƫĨĂŬŵĞƐĞůĞƐŝĚĂŚĂŬŽŶƵƔƵůƵƌŬĞŶŚĂůŬƚĂŵƺƚŚŝƔďŝƌ ƚĞǀĞĐĐƺŚŽůƵƔƚƵŒƵŶĂĚĞŒŝŶĞŶEĂŐĞŚĂŶ'ƺůƐŝůƚƺƌŬ ƐƂnjůĞƌŝŶŝƔƂLJůĞƚĂŵĂŵůŦLJŽƌ͗͞EĞƌĞLJĞŐŝƚƐĞŬŝƫĨĂŬůĂŝůŐŝůŝ ĞŶĞƌũŝĚŽůƵŽůƵŵůƵƚĞƉŬŝůĞƌĂůĚŦŬ͘<W͛LJĞŽLJǀĞƌĞŶůĞƌ ĂƌĂƐŦŶĚĂLJĂƉŦůĂŶĂƌĂƔƨƌŵĂĚĂ͕͚<WŽůŵĂnjƐĂŚĂŶŐŝƉĂƌƟLJĞ ŽLJǀĞƌŝƌƐŝŶŝnj͍͛ƐŽƌƵƐƵŶĂ͚^ĂĂĚĞƚWĂƌƟƐŝ͛ŶĞ͛ĐĞǀĂďŦĕŦŬŦLJŽƌ͘ ,W͛LJĞŽLJǀĞƌĞŶůĞƌĂƌĂƐŦŶĚĂLJĂƉŦůĂŶĂƌĂƔƨƌŵĂĚĂLJŝŶĞ ^ĂĂĚĞƚWĂƌƟƐŝĕŦŬŦLJŽƌ͘,ĞƉƐŝŶŝŶŝŬŝŶĐŝƚĞƌĐŝŚŝďŝnjŝnj͖ĕƺŶŬƺ ƚŽƉůƵŵďŝnjŝƚĂŶŦLJŽƌ͕ďŝnjĞŐƺǀĞŶŝLJŽƌĂŵĂƂLJůĞďŝƌĂůŐŦ ve içki kullanım yaşı 9’a indiyse, kadın cinayetleri arttıysa hiç kimse bu ülkenin gidişatıyla ilgili iyi şeyler söyleyemez. 30 yıl önce ailelerimiz bize, ‘yanınıza birisi gelip başınızı okşadığı zaman gülümseyin, teşekkür edin’ diye öğretirdi. Şimdi bu devletin Bakan’ı ‘çocuklarınıza çığlık atmayı öğretin’ diyor. Türkiye’nin dönüşümü için bizim başka bir şey konuşmaya ihtiyacımız yok. Bu durum Türkiye’nin geldiği noktayı o kadar iyi özetliyor ki. Eğer bugün toplum cinnet noktasındaysa bizim her birimizin yapabilecek bir şeyi var. Biz ortaya bir çözüm koyuyoruz ve diyoruz ki önce ahlak ve maneviyat.” diyor. ŽƉĞƌĂƐLJŽŶƵŽůƵƔƚƵƌƵůƵLJŽƌŬŝŝŶƐĂŶůĂƌŬŽƌŬƚƵŒƵŝĕŝŶŽLJ ǀĞƌĞŵŝLJŽƌ͘ϰϱLJŦůĚŦƌďƵƚŽƉůƵŵďŝnjŝƂLJůĞƚĂŶŦLJŽƌŬŝ͖ďŝƌ ƚĂŶĞŚŦƌƐŦnjŦŵŦnjĕŦŬŵĂĚŦŝĕŝŵŝnjĚĞŶ͕ďŝƌƚĂŶĞLJŝLJŝĐŝŵŝnj͕ďŝƌ ƚĂŶĞďĞŶĐŝůŝŵŝnj͕ďŝƌƚĂŶĞďƵŵŝůůĞƟŶĂůĞLJŚŝŶĞLJĂƉŦůĂŶďŝƌ ĕĂůŦƔŵĂŵŦnjĕŦŬŵĂĚŦ͘KŶƵŶŝĕŝŶ͚Dŝůůŝ'ƂƌƺƔ͛ĕƺĚĞLJŝŶĐĞ ŚĞƌŬĞƐƐĞůĂŵĚƵƌƵLJŽƌ͘dĞŬƉƌŽďůĞŵŝŵŝnjďƵĂůŐŦLJŦLJŦŬŵĂŬƨ͘ůůĂŚ͛ĂŚĂŵĚŽůƐƵŶŝƫĨĂŬůĂďŝƌůŝŬƚĞďŝnjďĞLJŝŶůĞƌĚĞŬŝŽ ĂůŐŦLJŦLJŦŬƨŬ͘ϳ,ĂnjŝƌĂŶ͛ĚĂƐĂŶĚŦŬƚĂŬŝďĂƌĂũŦLJŦŬŵĂŬŝĕŝŶ ƔŝŵĚŝŐƂƌĞǀƐĞĕŵĞŶĚĞͬͬ͘͟ eğitemediğiniz toplumu bir de ekonomik açıdan sıkıntıya ittiğiniz de insanlar şükür kavramını, çocuklar paylaşmayı unutuyor. Artık öyle bir toplum oluşmuş ki patlama noktasında. Adam eve ekmek götürememenin ezikliğini yaşarken, bir de kadın vuruyor. İntiharlar, boşanmalar korkunç safhada. Adam önce karısını ve çocuğunu vuruyor, arkasından kendini. Cinnet toplumu haline geldik. Türkiye’de üç ana problem var. Biz grup olarak meclise girdiğimizde bu üç ana konuda çok önemli hizmetler yapmayı düşünüyoruz. Olmazsa olmaz üç mücadele alanımız: ‘Ahlaki ve manevi tahribat’, ‘Ekonomik bunalım’ ve ‘Dış politikada yaşanan sıkıntılar’. Bununla ilgili milletimizin sözcüsü olma noktasında üzerimize ne düşerse onu yapmaya hazırız.” 13 YILDA BİR NESLİ KAYBETTİK Milletin başörtüsü problemini çözsün diye AKP’ye oy verdiğini belirten Asiltürk, “Bu milletin başka hiçbir beklentisi yoktu. Anayasayı değiştireceğiz, başörtüsünü serbest kılacağız diye söz verdiler. 13 yıl bu konuda bir şey yapmadılar. Bazı kardeşlerimiz iktidara çok büyük minnet duyuyor. Ben başörtüsü çilesini çekmiş bir vatandaş olarak tam tersi şunu söylüyorum: Bütün başörtülü kardeşlerimin bu iktidara hesap sorması lazım. Madem başörtüsü meselesi bir gecede çözülecekti, neden 13 yıl bir nesli kaybettik? Onun günahını kim çekecek? Başörtüsü meselesini köşede tuttular, aynı İmam Hatip meselesini tuttukları gibi. Ne zaman sıkışırsak başörtüsünü kullanırız dediler ve ilk sıkıştıkları zaman da onu kullandılar. Cidden de tesiri oldu. Ayrıca hiçbir yerde başörtüsü yasağı olmadığı halde bunların çıkarttığı geçici hükümlerle hâkimlere, polislere ve üniformalı görevlilere başörtüsü yasağı geldi.” diye konuşuyor. 14 EĞİTİM 15 - 31 MAYIS 2015 www.212haber.com Liseliler Erbakan’ın mücadelesini yazdı ï 67$1%8/ï/0ï//ï(Ýï7ï0 0'5/Ý’nün düzenlediği Liselerarası “Bitmeyen Mücadele Erbakan” konulu kompozisyon yarışmasının ödül töreni Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapıldı. Törene Erbakan Vakfı Genel Başkanı Fatih Erbakan, Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın, Saadet Partisi Zeytinburnu İlçe Başkanı Kemal Yılmaz, Başakşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Ramazan Yılmaz,Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın, Güngören İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Kahraman , AGD Zeytinburnu ilçe Başkanı İsmail Yazar, Saadet Partisi 2.Bölge Milletvekili Adayı Levent Çotuk, Ehli Beyt Vakfı Genel Sekreteri Hasan Hulisi Özdönmez, Eğitim Birsen İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı Ferhat Öztürk ve Ümmet Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Nizar Demirci katıldı. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün düzenlediği Liselerarası “Bitmeyen Mücadele Erbakan” konulu kompozisyon yarışmasının ödül töreni Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapıldı. Abdusselam Wanımi’nin Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda konuşan Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın, Erbakan’ın kendi siyasi hayatında önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, “O’nun hedeflerini gerçekleştirme yolunda attığımız adımlar inşallah meyvelerini birer birer vermektedir.” diye konuştu. Erbakan Vakfı Genel Başkanı Fatih Erbakan ise, Erbakan hocanın milletin düşünce sisteminde yeni bir çığır açtığını, bir çağı kapatıp yeni bir çağ açtığını vurgulayarak, “Milli görüş hareketi öncesinde ‘bizim geleceğimiz ve kurtuluşumuz batıda ve batılılaşmadadır’ anlayışı hakimken, milli görüş hareketinin başlamasıyla, Erbakan hocamızın siyaset sahnesine çıkmasıyla ‘hayır, ne münasebet kurtuluş kendi değerlerimizdedir’ anlayışı hakim oldu. Milli görüş hareketinin başlatılmasıyla ‘dindarlar, inançlı insanlar yenilik yapamaz, başarılı olamaz, yöneticilik yapamaz, devlet yönetemez’ anlayışı yerle bir oldu” ifadesini kullandı. Kompozisyon yarışmasında dereceye giren ilk 10 öğrenciye tablet, Erbakan Külliyatı, Fatih Erbakan imzalı Davam kitabı verilirken, ilk üç öğrenciye de Mescid-i Aksa seyahati ödülü verildi. // D-8 ÖZEL ÖDÜLÜNE LAYIK GÖRÜLEN ÖĞRENCİLER: 1.Mu’min YETULLAH -hůƵƐůĂƌĂƌĂƐŦ&ĂƟŚ^ƵůƚĂŶDĞŚŵĞƚŶĂĚŽůƵ7ŵĂŵ,ĂƟƉ>ŝƐĞƐŝ Ϯ͘7ƐŵĂŝů<K^KE'K>hͲhůƵƐůĂƌĂƌĂƐŦ&ĂƟŚ^ƵůƚĂŶDĞŚŵĞƚŶĂĚŽůƵ7ŵĂŵ,ĂƟƉ>ŝƐĞƐŝ Ɛŝ ϯ͘ŝŶĂƵƐƐĂDKhͲhůƵƐůĂƌĂƌĂƐŦ&ĂƟŚ^ƵůƚĂŶDĞŚŵĞƚŶĂĚŽůƵ7ŵĂŵ,ĂƟƉ>ŝƐĞƐŝ KOMPOZİSYON YARIŞMASINDA DERECEYE GİREN ÖĞRENCİLER:: ϭ͘ƐƌĂĞƚƺů<KZ<hdʹ<ĂĚŦŬƂLJ<ŦnjŶĂĚŽůƵ7,>͘ Ϯ͘&ĂƚŵĂĞŚƌĂ7^>DʹĞLJƟŶďƵƌŶƵ<ŦnjŶĂĚŽůƵ7,>͘ ϯ͘ƌǀĂŶƵƌZK)EʹDĂůƚĞƉĞŶĂĚŽůƵ7,>͘ ϰ͘&ĂƚŵĂdƵŒďĂ'mE>ZʹdƵnjůĂ,ĂůŝůdƺƌŬŬĂŶ<Ŧnj7,>͘ ϱ͘dƵŒďĂh7ʹƌŶĂǀƵƚŬƂLJWƌŽĨ͘ƌ͘EĞĐŵĞƫŶƌďĂŬĂŶ<Ŧnj7,> ϲ͘ĞLJŶĞƉ7ƐŵĂŝůK)>hʹDĂůƚĞƉĞŶĂĚŽůƵ7,>͘ ϳ͘ďƌĂƌŝůĂƌĂPdmZ<Ͳ^ĂŵŝŚĂLJǀĞƌĚŝŶĂĚŽůƵ>ŝƐĞƐŝ ϴ͘ĞLJnjĂůŝĨzZDͲ<ĂƌƚĂůŶĂĚŽůƵ7,>͘ ϵ͘zƵƐƵĨůƉĞƌ<7ZDEͲ<ĂĚŝŬƂLJƌŬĞŬŶĂĚŽůƵ>ŝƐĞƐŝ ϭϬ͘EĂƐƵŚůƉĞƌĞŶ<KK)>EʹƐĂƚƉĂƔĂ<ŦnjŶĂĚŽůƵ7,>͘ Yılın okurları belli oldu Zeytinburnu’nda bu yıl 11’incisi gerçekleştirilen Geleneksel Kitap Okuma Yarışması’nda, ödüller sahiplerini buldu. 5 bin 911 kişinin katıldığı yarışmada, toplam 27 bin 374 kitap okundu. ZEYTİNBURNU OKUYOR ĞƌĞĐĞLJĞŐŝƌĞŶŝƐŝŵůĞƌĞƂĚƺůůĞƌŝŶŝƚĂŬĚŝŵĞƚŵĞŬƺnjĞƌĞŬƺƌƐƺLJĞ ĕŦŬĂŶLJĚŦŶ͕ϰϲďŝŶƺLJĞLJĞƐĂŚŝƉ ĞLJƟŶďƵƌŶƵŝůŐŝǀůĞƌŝ͛ŶŝŶ͕ ĞLJƟŶďƵƌŶƵ͛ŶƵŶŽŬƵŵĂLJĂnjŵĂ ŽƌĂŶŦŶŦĂƌƴƌĚŦŒŦŶŦ͕ďƵǀĞƐŝůĞLJůĞƚƺŵƺLJĞůĞƌĞƚĞƔĞŬŬƺƌůĞƌŝŶŝ ŝůĞƫŒŝŶŝŝĨĂĚĞĞƫ͘<ŽŶƵƔŵĂƐŦ ƐŦƌĂƐŦŶĚĂLJĂƌŦƔŵĂĚĂĞŵĞŒŝ ŐĞĕĞŶŝůŐŝǀůĞƌŝĕĂůŦƔĂŶůĂƌŦŶĂ ǀĞƂŒƌĞŶĐŝůĞƌŝŶĞŵŝŶŶĞƩĂƌůŦŒŦŶŦ ĚŝůĞŐĞƟƌĞŶLJĚŦŶ͕͞<ŝƚĂƉŽŬƵŵĂ =(<7ï1%8518%ï/*ï Evleri tarafından gerçekleştirilen Geleneksel Kitap Okuma Yarışması’nda heyecan doruktaydı. Kırk gün boyunca devam eden kıyasıya mücadeleye, mimar, mühendis doktor, öğrenciler ve çeşitli meslek gruplarından her yaştan vatandaş katıldı. Dört ayrı gruptan oluşan yarışmada, birinci grubu; 4 ve 5. sınıflar, ikinci grubu; 6, 7 ve 8. sınıflar, üçüncü grubu; lise öğrencileri, dördün- cü ve sonuncu grubu ise yetişkinler oluşturdu. Kırk günün sonunda, 5 bin 911 kişinin katılımıyla gerçekleşen sınavda, katılımcılara belirlenmiş olan roman ve hikayelerden toplam 100 adet soru soruldu. Yapılan sınav sonucunda, dört ayrı grupta dereceye giren elli kişiye, toplam 37 bin 400 Türk lirası para ödülü dağıtıldı. Birincilerin 2 bin, ikincilerin 1.500 ve üçüncülerin 1000 TL ile ödüllendirildiği törende, dereceye giren isimler şu şekilde sıralandı: Birinciler; Elif Ezgi Dağ, Elif Berra Gültek, Emir Bekiroğlu, Kadir Kaya, Fatma Üstün, İkinciler; Sara Yetiş, Şahin Üregil, İrfan Kaya, Recep Uçan, Üçüncüler; Ali Kerem Bayarslan, Emirhan Şayir, Yusuf Aygün, Fatma Dağ ve Esra genç adlı isimler oldu. Dereceye giren isimler, ödüllerini, Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın’dan aldı. zĂƌŦƔŵĂƐŦ͛ŶĚĂŬŝĂŵĂĐŦŵŦnj͖ďŝůŐŝŶŝŶŐƺĕŽůĚƵŒƵďŝƌĕĂŒĚĂ͕ŽŬƵLJĂŶ ďŝůŐŝůŝďŝƌŶĞƐŝůLJĞƟƔƟƌŵĞŬƟƌ͘Ƶ ƐĞďĞƉůĞŐĞŶĕůĞƌĞ͕ŬŝƚĂƉĚŽůƵĂLJĚŦŶůŦŬďŝƌƂŵƺƌĚŝůŝLJŽƌƵŵ͘͟ĚĞĚŝ͘ ĂŶĂŬŬĂůĞƔĞŚŝƚůĞƌŝŶŝŶƵŶƵƚƵůŵĂĚŦŒŦƚƂƌĞŶĚĞ͕njĂĨĞƌŝŶϭϬϬ͘zŦůŦ ĂŶŦƐŦŶĂƂnjĞůĂŶĂŬŬĂůĞ^ĂǀĂƔůĂƌŦ ĂĚůŦƟLJĂƚƌŽŽLJƵŶƵŶƵƐĂŚŶĞůĞLJĞŶ ŝůŐŝǀŝƺLJĞůĞƌŝ͕ƚƂƌĞŶĚĞĚƵLJŐƵ ĚŽůƵĂŶůĂƌŦŶLJĂƔĂŶŵĂƐŦŶĂŶĞĚĞŶ ŽůĚƵͬͬ͘ Sİ YASET www.212haber.com 15 - 31 MAYIS 2015 15 Sessiz devrimlerin devamı için canla başla çalışacağım AK Parti İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı Fatma Betül Sayan Kaya, y “Ülkemizin her bir ferdinin insan onuruna yakışır şekilde yaşayabilmesi si için, bugüne kadar AK Parti’nin gerçekleştirdiği sessiz devrimlerin devamını ını getirmek için canla başla çalışacağız.” sözlerine yer veriyor. HACER TÜRKEL ï /..858/'8Ý8 yıllardan itibaren Başakşehir’de ikamet eden AK Parti İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı Fatma Betül Sayan Kaya, gazetemizi ziyaret etti. Ziyaretin ardından hoş bir sohbet gerçekleştirdiğimiz Sayan Kaya, lise yıllarında karşılaştığı ve sonraki yıllarda devam eden 28 Şubat zulmünü anlattı. Beyoğlu Anadolu Lisesi’nde okul birincisi olmasına rağmen başörtülü olduğu için mezuniyet kütüğüne kendi isminin değil, ikinci olan arkadaşının isminin çakıldığını belirten Fatma Betül Sayan Kaya, “Ablam İstanbul Üniversitesi elektronik mühendisliğinde 3. sınıf öğrencisiydi. İkna odalarından geçirildi ve okuldan atıldı. Ailemin Fatih’te hukuk bürosu vardı. Ablamı Almanya’ya götürerek eğitimine orda devam etmeğ y y da sini sağlayabildiler. Ablam Almanya’ elektronik mühendisliğini bitirdi ve master yaparak Türkiye’ye döndü. Aynı kalifikasyona sahip eniştem çok iyi bir iş bulduğu halde ablam başörtüsüyle mühendis olarak çalışabileceği bir iş bulamadı. Bende Üniversite sınavlarında Türkiye derecesi yapmama rağmen Boğaziçi Üniversitesi’ni tercih edemedim; çünkü başörtüsü yasağı oraya da gelmişti.” diyor. Bilkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği’nde burslu okuduğunu, okul bittiğinde genç bir mühendis olarak Arçelik, Siemens, P&G firmalara iş görüşmesi için çağrıldığımda cv’niz çok iyi ama burada başörtülü çalışamazsınız cevabını almış. Amerika’nın en iyi okullarından biri olan NYU’da meme kanserinin görüntülenmesi üzerine doktora çalışması yapan Fatma Betül Sayan Kaya, “Tıp eğitimi aldım. Ülkeme geri döndüğümde AK Parti iktidarında üniversitelerde başörtüsü sorunu ortadan kalkmıştı. Türkiye ekonomik açıdan çok ciddi mesafe kat etmişti. Küçük yaştan itibaren siyasetin içinde yetişmiş bir birey olarak, ülkeme döndüğümde hizmet etmek için AK Parti İstanbul il yönetim kurulu üyesi olarak siyasete başladım.” şeklinde konuşuyor. HER BİRİMİZ KENDİ ALANIMIZDA ÇIĞIR AÇTIK GAZETEMİZİ DE ZİYARET ETTİ <WĂ <WĂƌƟ7ƐƚĂŶďƵůϯ͘ƂůŐĞDŝůůĞƚǀĞŬŝůŝĚĂLJŦ&ĂƚŵĂĞƚƺů^ĂLJĂŶ<ĂLJĂ͕7ůĕĞĂƔŬĂŶŦ LJŚĂŶPnjŐƺƌĞů͕ĞůĞĚŝLJĞĂƔŬĂŶzĂƌĚŦŵĐŦƐŦzĂƐŝŶ<ĂƌƚŽŒůƵǀĞƚĞƔŬŝůĂƚŵĞŶƐƵƉůĂLJŚĂŶ ƌŦLJůĂ ďŝƌůŝŬƚĞ ϮϭϮ,ĂďĞƌ͛Ğ ŶĞnjĂŬĞƚ njŝLJĂƌĞƟŶĚĞ ďƵůƵŶĚƵ͘ 'ĞŶĞů <ŽŽƌĚŝŶĂƚƂƌƺŵƺnj ď ƌŽůĂŬŦƌǀĞzĂLJŦŶĂŶŦƔŵĂŶŦŵŦnjEĞĐŵĞƫŶĂŬŵĂŬƚĂƌĂķŶĚĂŶŬĂƌƔŦůĂŶĂŶ^ĂLJĂŶ͕ ƌŽů ƐĞĕŝŵĕĂůŦƔŵĂůĂƌŦŚĂŬŬŦŶĚĂďŝůŐŝůĞƌǀĞƌĚŝ͘ ƐĞĕŝŵ Al Jazeera Türk milletvekili adaylarına en sevdikleri mekândan içlerinde ukde kalanlara, emeklilik hayalinden hayatlarındaki dönüm noktalarına kadar 12 soru sordu. İşte AK Parti 3. Bölge 7. Sıra milletvekili adayı ve Gençlik Kolları Genel Başkanı Abdurrahim Boynukalın’ın verdiği cevaplar: Türkiye’nin normalleşmesi açısından AK Parti’nin başörtülü ve 28 Şubat’ı yaşamış insanları aday göstermesinin çok önemli olduğunun altını çizen Sayan Kaya şunları kaydediyor: “Hayatlarının en verimli çağlarında okulundan atılmış, eğitimine ara vermek zorunda kalmış, okulu bitirdiyse de iş bulamamış, bulsa bile ucuz işçi olarak sömürülmüş, öz vatanında ötekileştirilmiş, yani Cumhurbaşkanımızın deyimiyle damdan düşmüş insanların her türlü zorluğu aşarak normal şartlarda asla cesaret edemeyecekleri işler yapmaları önemli bir kazanım oldu başörtülü kadınlar açısından. Kendi ayakları üzerinde durabilen, birey olarak ‘öldürmeyen acının güçlendirdiği’ birer örnek nek Ev. Gidemediğim en favori mekânım. Bir de bu aralar İstanbul 3. Bölge Seçim Koordinasyon Merkezi. S Kitap okumak, film izlemek dışında hobiniz var mı? Playstation. AK Parti’nin İstanbul 3.Bölge Milletvekili adayları Harun Karaca ve Özlem Zengin, seçim irtibat bürosu açtı. Bir yıl süreyle ıssız bir adaya gideceksiniz, yanınıza yalnızca bir edebiyat eseri, bir şarkı ve bir film almanıza izin var. Hangilerini alırsınız? Cemil Meriç / Işık Doğu’dan Gelir, Neşet Ertaş / Yolcu, The Intouchables. S Sizi en çok ne sinirlendirir? Üst üste soru sorulması, dedikodu. S Siyasetçiler dışında kahramanınız var mı? Varsa kim? Bosna Savaşı’nda pazar yerine saldırı görüntüleri. Saf masumiyet ve saf kötülükle tanışma. Bir İsmet İnönü - Mustafa Kemal caps’ine. S En son neye ağladınız? Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın şahadetine. S Her insanın özlemini duyduğu ya da dolduramadığı bir boşluk vardır. Sizin özleminiz neye ve neden? Ya da içinizde ukde kalan bir şey var mı? Saraybosna’dan başlayıp; Üsküp, Kudüs, Semerkand ve Mekke’ye tek seferde pasaportsuz, vizesiz gitmek. Amcam. Babamı küçük yaşta kaybettim. Beni bu yaşıma kadar büyüttü, her hatamı görmezden geldi ve bildiğim her şeyi büyük bir sabırla öğretti. Üzerimde büyük emeği var. Allah razı olsun. S Bugün yurtdışına bir seyahate çıkacak olsanız, ilk nereye, hangi ülkeye gitmek istersiniz? S En sevdiğiniz dizi hangisi? S Emeklilik hayaliniz ne? House of Cards. Öyle bir günün geleceğini sanmıyorum. Yine de olursa; zeytinyağı reklamlarındaki tonton dedelerin hayatı fena değil gibi gözüküyor. // S Sizin hayatınızın değiştiren bir olay – bir hikâye var mı? Küçük bir Londra. Evliliğimin ilk senesi orada geçti. Bolca anı... “Bir anlamda ötekileştirilmiş insanların, hangi kesimden gelirse gelsin ne hissettiklerini anlayacak, dertlerine çare olacak ve ülkemizin her bir ferdinin insan onuruna yakışır şekilde yaşayabilmesi için bugüne kadar AK Parti’nin gerçekleştirdiği sessiz devrimlerin devamını getirmek için canla başla çalışacağız.” sözlerine yer veren Fatma Betül Sayan Kaya, “Millet olarak en büyük kazancımız, en zor koşullarda dahi kendimize güvenir ve birlik olursak başaramayacağımız bir şey olmadığı, hayallerimizi birlikte başaracağımız gerçeğinin ben ve diğer engellense de çıtasını daha da yükselten başörtülü arkadaşlarımın şahsında görmeleri olacak.” ifadelerini kullanıyor. Sayan Kaya, “Seçildiğim zaman ülkemdeki her bir bireyin vatanında özgürce ve kardeşlik ortamında yaşaması için elimden geleni yapacağım.” sözlerine yer veriyor. /// bozamayacak’ olay büyük bir sonuca sebep oldu mu - dönüm noktanız var mı? S En son neye çok güldünüz? SESSİZ DEVRİMLERİN DEVAMI İÇİN… ‘Kimse huzurumuzu ‘İçimdeki tek ukde; Kudüs ve Mekke’ye vizesiz gidebilmek’ S En sevdiğiniz ‘mekân’ neresi? oldular. Her birimiz kendi alanımızda çığır açan insanlar olduk.” $.3$57ïȂ1ï1 İstanbul 3.Bölge Milletvekili adayları Harun Karaca ve Özlem Zengin, Tokatlı hemşehrileriyle birlikte Küçükçekmece’de seçim irtibat bürosu açtı. Tokatlıların büyük ilgi gösterdiği açılışa AK Parti İstanbul 3.Bölge Milletvekili adayı Feyzullah Kıyıklık, AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkanı Mustafa Korkut, Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz, Başakşehir AK Parti İlçe Başkanı Ayhan Özgürel, Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Zile Belediye Başkanı Lütfi Vidinel, ve partililer katıldı. Gazete365’in haberine göre, AK Parti Milletvekili adayı Harun Karaca, “Burada Alevi kardeşlerimiz var, Sünni kardeşlerimiz var. Diğer bölgelerden illerden arkadaşlarımız kardeşlerimiz var. Biz unutmayalım ki hep birlikte Türkiye’yiz. Kutlu doğumun sevinci bizim olduğu kadar Kerbela’nın hüznü de bizimdir. Biz bu memlekette huzur ve barış içinde hep beraber yaşamak zorundayız. Bizim huzurumuzu, kardeşliğimizi bozmak isteyenler var. Bunlara kesinlikle paye vermeyeceğiz. Bizim gözlerimizin renkleri farklı olabilir. Farklı düşüncelerimiz de olabilir. Ama biliniz ki gözyaşlarımızın rengi aynıdır” diye konuştu. TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ İÇİN OY İSTEYELİM Konuşmasına, “Onlar konuşur, AK Parti yapar” kelimesi ile başlayan AK Parti Milletvekili adayı Özlem Zengin, “Biz şöhret peşinde değiliz. Biz kardeşliğimizi, birliğimizi iyi günde ve kötü günde her daim gösteren insanlarız. Ne yaparsak birinci sınıf yapıyoruz. Biz kendimiz için burada değiliz. Bu bölgenin 31 tane milletvekili adayı var. Biz hepsine talibiz. Her bir kardeşimiz için sonuna kadar uğraşacağız. Tamamını almadığımız müddetçe ne kadar çıkarsa çıksın bize azdır. Benim teşkilatımızdan ricam, kadın, erkek, genç hepimiz birlik olalım. Çok az vaktimiz kaldı. Son bir gayretle pişmanlık yaşamamak için her birimiz her kapıyı çalalım. Ve onlardan, Türkiye’nin geleceği için oy isteyelim” dedi. // 16 RÖPORTAJ 15 - 31 MAYIS 2015 www.212haber.com <HQLȁ\HGLJ¼]HOJHQ§OHUȂ\HWLĞVLQ Okul ve evin dışında üçüncü adres! Özellikle ayrışmanın ve sosyal sorumsuzluğun zirve yaptığı bir dönemde, emin insanların birlikte yola düşmesini ve yola düşenlerin de birbirlerine düşmeksizin hedefe yönelmesi için gayret gösteren YediHilal, gençlerin, okul ve evlerinin dışında üçüncü adres olmayı hedefliyor. Muhammed Kurtcephe HACER TÜRKEL F 799(7ï/ï09($+/$. üçgeninde yetişecek bir nesle öncü olmak arzusuyla kurulan YediHilal, faaliyet merkezine Anadolu coğrafyasını koyuyor. Özellikle ayrışmanın ve sosyal sorumsuzluğun zirve yaptığı bir dönemde, emin insanların birlikte yola düşmesini ve yola düşenlerin de birbirlerine düşmeksizin hedefe yönelmesi için gayret gösteren YediHilal, insanlık tarihi boyunca süregelen Hak-Batıl mücadelesinde saf tutma hedefinde. Sözün özü YediHilal, “Bir derdim var bin dermana değişmem.” diyenlerin oluşturduğu gönül birlikteliği. Derneğin amacının kadim medeniyetimizin değerlerini esas alan, ahlaki değerleri gelişmiş, akl-ı selim nesiller yetiştirmek, yetişen bu nesille toplumda bu özelliklerin kalıcı bir şekilde tesis edilmesini ve yaşatılmasını sağlamak olduğunu belirten Başakşehir YediHilal Başkanı Muhammed Kurtcephe, “Gençlerimize okul ve evlerinin dışında üçüncü adres olmayı hedefliyoruz.” diyor. SYediHilal Derneği denince ne anlamamız gerekir? Kuruluş amacı- n zd n ve ffaaliyetlerinizden li tl rin nızdan kısaca bahseder misiniz? 2012 yılında, İstanbul merkezli kurulan YediHilal, faaliyet ekseninin merkezine Anadolu coğrafyasını koymakta. Bu coğrafyadaki fütüvvet, ilim ve ahlak üçgeninde yetişecek bir nesle öncü olmak arzusuyla kurulan YediHilal, iki yıl devam eden bir istişare sürecinin neticesinde kurumsal yapılanma sürecine girmiş ve Türkiye’nin dört bir yanına hilalin aydınlığını taşımayı gaye edinmiştir. 2015 Şubat ayında ise Başakşehir şubemiz kurulmuş ve gençliğimize hizmete başlamıştır. Derneğimizin amacı; medeniyetimizin değerlerini esas alan, ahlaki değerleri gelişmiş, başkalarının hukukuna riayet eden, hür fikirli, vicdan sahibi, birikimli ve donanımlı, akl-ı selim nesiller yetiştirmek, yetişen bu nesille toplumda bu özelliklerin kalıcı bir şekilde tesis edilmesini ve yaşatılmasını sağlamak, toplum huzurunu ilgilendiren temel meselelerde Hakk’tan yana tavır alıp kamuoyu oluşturmak, sivil inisiyatifin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesini sağlamak için yurtiçinde ve yurtdışında benzer hedefleri olan kurum ve kuruluşlarla etkin bir şekilde iletişim ve dayanışma içerisinde olmaktır. Özellikle ayrışmanın ve sosyal sorumsuzluğun zirve yaptığı bir dönemde, emin insanların birlikte yola düşmesini ve yola düşenlerin de birbirlerine düşmeksizin hedefe yönelmesini savunan YediHilal, insanlık tarihi boyunca süregelen Hak-Batıl mücadelesinde saf tutma hedefindedir. Kısacası YediHilal, “Bir derdim var bin dermana değişmem.” diyenlerin oluşturduğu birlikteliktir. GENÇ, HAZİNE DEMEKTİR SYediHilal ismi Başakşehir’de sıklıkla telaffuz edilmeye başlandı, bize yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz? YediHilal Başakşehir, gençlerimize okul ve evlerinin dışında üçüncü adres olmayı hedefliyor. Genç, hazine demektir. Biz bu hazinelerimizin üzerindeki tozları silip, onlara kitapla dost olmayı öğretiyoruz. Bunun için “Okuma Halkaları” kuruyoruz. Gençlerin okuduğunu anlaması, anladığını yazması, yazdığını yaşaması ve özgün fikirler üretip akl-ı selim ve berrak bir akılla olayları değerlendirmesini istiyoruz. On beş günde bir Ömer Nasuhi Bilmen Camii’nde “Hoca Camide Gençler Camide” programımızla gençlerimizi camilerde buluşturuyoruz. Gençlerimizle camilerde buluşmayı, caminin halkla ve Hakk’la buluşma yeri olduğunu gösteriyor, onlara cemaat olmanın hazzını yaşatmaya gayret ediyoruz. “7 Güzel Kitap 7 Güzel Genç” projemizle Başakşehir’deki tüm ortaokul ve lise gençliğine kitaplar okutmayı planlıyoruz. Yeni yedi güzel gençlerin yetişmesi için gayret ediyoruz. Gençlerin okuması, aklını kullanması, çağın sorunlarına berrak bir akılla kafa yorması bizim için önemli. Bu uğurda Mevla yardım ederse Başakşehir YediHilal kütüphanesini kuracağız. Okuduğumuz eserleri gençlerimizle paylaşacak, onların okuduklarını potamızda eriterek, doğru sözlü, çalışkan, cesaretli, dini bütün gençlerin yetişmesi için uğraşacağız. Sömestir ve yaz tatillerinde “YediHilal Kampları” yapıyoruz. Kamplarımızda gençlerimizin kendi becerilerini, yeteneklerini ortaya çıkarmaya çalışıyor, onlara kendilerine yetebilme beceresi kazandırıyoruz. Gençlerle okuyor, gençlerle düşünüyor, gençlerle oynuyoruz; bu da bizi genç kılıyor. YEDİHİLAL GENÇLERİ ANLAMA ÇABASIDIR SGenelde ülkemizde, özelde Başakşehir’de bunca dernek ve vakıf varken sizin diğer derneklerden farkınız nedir? Neden YediHilal? Derneğimizin en büyük özelliği hedef kitlesi olarak çalışmanın merkezine sadece gençliği koymasıdır. Biz, sadece ortaokul, lise ve üniversite gençliği üzerine çalışıyoruz. Tüm proje ve programlarımız gençlere yönelik. Biz çocuklarımızın bizlere benzeyeceğini düşünüyoruz. Belki simaca benziyor; ancak onlarla yeterince ilgilenmediğimiz için onları anlamıyoruz, onlar da bizi anlamıyor. YediHilal gençleri anlama çabasıdır. YediHilal gençlerin enerjilerini güzel çalışmalarda değerlendirme gayretidir. YediHilal, yeni Asım’lar, yeni Furkan Doğan’lar yetiştirme projesidir. YediHilal gençlerin gür sesidir, olmalıdır da. HAYATIMIZIN MERKEZİNE MESCİDİ KOYUYORUZ S EĞŐŝďŝĨĂĂůŝLJĞƚůĞƌĂŒŦƌůŦŬůŦŽůĂĐĂŬ SEĞŐŝďŝĨĂĂůŝLJĞƚůĞƌĂŒŦƌůŦŬůŦŽůĂĐĂŬ ĚĞƌŶĞŬƚĞ͍,ĂŶŐŝŬŽŶƵůĂƌĂƂŶĐĞůŝŬ ǀĞƌŝLJŽƌƐƵŶƵnj͍PnjĞůůŝŬůĞŶĞůĞƌŝǀĞ ŬŝŵůĞƌŝŐƺŶĚĞŵŝŶŝnjĞĂůŦLJŽƌƐƵŶƵnj͍ zĞĚŝ,ŝůĂůƔĂŚƐĂďĂŒůŦĚĞƌŶĞŬĚĞŒŝůĚŝƌ͘,ĞƌďŝƌŝŵŝŵŝnjĚĞƌŶĞŒŝŵŝnjŝŶ ŐƂŶƺůůƺƐƺǀĞLJŽƌƵůŵĂnjďŝƌŶĞĨĞƌŝĚŝƌ͘ 'ƺŶƺŶŚĞƌƐĂĂƟŶĚĞLJƂŶĞƟŵŝŵŝnjĚĞŬŝďŝƌĂƌŬĂĚĂƔŦŵŦnjĚĞƌŶĞŬƚĞĚŝƌ͘ ƵďŝƌŐƂŶƺůnjĞŶŐŝŶůŝŒŝŶŝŶ͕ŐĞŶĕůĞƌĞ ŽůĂŶƐĞǀĚĂŶŦŶƚĞnjĂŚƺƌƺĚƺƌ͘ƵŶƵ ďĂŶĂĂƌŬĂĚĂƔůĂƌŦŵƚĞŬůŝĨĞƫŒŝŶĚĞ ďƵŬĂĚĂƌƐƺƌĞŬůŝůŝŬĂƌnjĞĚĞĐĞŒŝŶŝ ĚƺƔƺŶŵĞŵŝƔƟŵ͖ĂŶĐĂŬŐƂƌĚƺŬůĞƌŝŵLJĂƉƨŒŦŵŦnjŝƔŝŶŐƺnjĞůůŝŒŝŶŝďŝnjĞ ŐƂƐƚĞƌŝLJŽƌ͘ĞƌŶĞŒŝŵŝnjŝŶĨĂĂůŝLJĞƚůĞƌŝ ŬŝƚĂƉǀĞĐĂŵŝĞŬƐĞŶůŝĚŝƌ͘,ĂLJĂƨŵŦnjŦŶŵĞƌŬĞnjŝŶĞŬŝƚĂďŦǀĞŵĞƐĐŝĚŝŬŽLJƵLJŽƌƵnj͘'ĞŶĕůĞƌŝŵŝnjĞ͖ŬŝƚĂƉŽŬƵŵĂĂůŦƔŬĂŶůŦŒŦŬĂnjĂŶĚŦƌŵĂLJŦ͕ďƵŶƵ ďŝƌŬƺůƚƺƌŚĂůŝŶĞĚƂŶƺƔƚƺƌŵĞLJŝ͕ ďŝůŐŝǀĞďŝƌŝŬŝŵůĞƌŝŶŝŬƵůůĂŶŵĂLJŦǀĞ ŝůŬĞŵƌŝŽŬƵŽůĂŶďŝƌĚŝŶŝŶƺŵŵĞƟŶĞŽŬƵŵĂLJŦĂƔŦůĂŵĂLJŦŚĞĚĞŇŝLJŽƌƵnj͘ ͞dƺŵŬŝƚĂƉůĂƌďŝƌŬŝƚĂďŦŶĂŶůĂƔŦůŵĂƐŦŝĕŝŶŽŬƵŶƵƌ͘͟ĚƺƐƚƵƌƵŝůĞ<Ƶƌ͛ĂŶͲŦ <Ğƌŝŵ͛ŝŽŬƵŶŵĂƐŦŐĞƌĞŬĞŶŝůŬŬŝƚĂƉ ŐƂƌƺLJŽƌƵnj͘ƵŬŝƚĂďŦďŝnjĞLJĂƔĂŵŦŝůĞ ŐƂƐƚĞƌĞŶWĞLJŐĂŵďĞƌĨĞŶĚŝŵŝnjŝŶ ŐĞŶĕůĞƌŝŵŝnjŝŶLJĂƔĂŵŦŶĚĂƂƌŶĞŬ ŽůŵĂƐŦŝĕŝŶĕĂůŦƔŦLJŽƌƵnj͘ 7ůĕĞŵŝnjĚĞďŝƌƺŶŝǀĞƌƐŝƚĞŽůŵĂŵĂƐŦ ŚĂƐĞďŝŝůĞŝůŬĕĂůŦƔŵĂůĂƌŦŵŦnjŦŽƌƚĂƂŒƌĞƟŵŐĞŶĕůŝŒŝƺnjĞƌŝŶĚĞďĂƔůĂƴŬ͘ ŶƐĂŒůĂŵƚĞŵĞůůĞƌďƵLJĂƔůĂƌĚĂ ĂƨůŵĂŬƚĂĚŦƌ͘KƌƚĂƂŒƌĞƟŵLJĂƔůĂƌŦŶĚĂƺŵŵĞƚƔƵƵƌƵĂůŵŦƔďŝƌŐĞŶĕůŝŬ ďŝnjůĞƌŝĕŝŶŝƐƟŬďĂůǀĂĂƚĞƚŵĞŬƚĞĚŝƌ͘ ƵƐĞďĞƉůĞƚƺŵĞŶĞƌũŝŵŝnjŝŐĞŶĕůĞƌĞ ŚĂƌĐŦLJŽƌƵnj͘ GENÇLERİ SORUNLU DEĞİL, SORUMLU GÖRÜYORUZ S'ĞŶĕůŝŒŝŶƐŽƌƵŶůĂƌŦŶŦŶĂƐŦů ĚĞŒĞƌůĞŶĚŝƌŝLJŽƌƐƵŶƵnjǀĞďƵLJƂŶĚĞ ŶĞƚƺƌĕĂůŦƔŵĂůĂƌŦŶŦnjǀĂƌͬŽůĂĐĂŬ͍ ZĂďďŝŵŝnjďŝnjůĞƌŝďƵĚƺŶLJĂLJĂ ZĂďďŝŵŝnjďŝnjůĞƌŝďƵĚƺŶLJĂLJĂ ŝŵƟŚĂŶŝĕŝŶŐƂŶĚĞƌĚŝ͕ďŝnjůĞƌĞĐƺnjͲŝ ŝƌĂĚĞǀĞƌĚŝ͖ĚŽŒƌƵLJƵLJĂŶůŦƔƚĂŶ͕ ,ĂŬŬ͛ŦďĂƨůĚĂŶĂLJŦƌƚĞƚŵĞŵŝnjŝ ŝƐƚĞĚŝ͘ƵŶƵŶŝĕŝŶďŝnjĞWĞLJŐĂŵďĞƌ ǀĞ<ŝƚĂƉŐƂŶĚĞƌĚŝ͘7ŵƟŚĂŶŦŶďŝƌ ƉĂƌĕĂƐŦŽůĂŶƔĞLJƚĂŶŦĚĂLJĂƌĂƴ͘ 7ŶƐĂŶůĂƌĚƺŶLJĂŝŵƟŚĂŶŦŶĚĂŶĞĮƐ ǀĞƔĞLJƚĂŶůĂŵƺĐĂĚĞůĞŝĕĞƌŝƐŝŶĚĞĚŝƌ͘ bĞLJƚĂŶŬĞŶĚŝŶŝnjĂŵĂŶĂǀĞƔĂƌƚůĂƌĂŐƂƌĞŐĞůŝƔƟƌŝLJŽƌ͕ŐĞŶĕůĞƌŝŵŝnjŝŶ ƂŶƺŶĞLJĞŶŝLJĞŶŝƚƵnjĂŬůĂƌŬƵƌƵLJŽƌ͘ 'ĞŶĕůĞƌŝŵŝnjŝĕĂŒŦŶďƵLJĞŶŝǀŝƌƺƐůĞƌŝŶĞŬĂƌƔŦŬŽƌƵŵĂůŦLJŦnj͘ƵƚƵnjĂŬůĂƌĂ ŬĂƌƔŦŐĞŶĕůĞƌŝŵŝnjŝŬŽƌƵŵĂŬŝĕŝŶ ŬŝƚĂďŦŐĞŶĕůĞƌŝŵŝnjŝŶďĞLJŶŝŶĞǀĞ ŐƂŶůƺŶĞŬŽLJƵLJŽƌ͕ďĞĚĞŶůĞƌŝŶŝĐĂŵŝůĞƌĚĞƐĞĐĚĞůĞƌĚĞďƵůƵƔƚƵƌƵLJŽƌƵnj͘ 'ĞŶĕůŝŒŝŚĂŬŝůĞŵĞƔŐƵůĞƚŵĞnjŝƐĞŬ ďĂƨůŽŶůĂƌŦŝƐƟůĂĞĚĞƌ͕ZĂŚŵĂŶ͛ŦŶ LJŽůƵŶĂĚĞŒŝůƔĞLJƚĂŶŦŶLJŽůƵŶĂ ŐƂƚƺƌƺƌ͘ŝnjŐĞŶĕůĞƌŝƐŽƌƵŶůƵĚĞŒŝů͕ ƐŽƌƵŵůƵŐƂƌƺLJŽƌƵnj͘ SƵŐƺŶĞ͕ŐĞůĞĐĞŒĞǀĞdƺƌŬŝLJĞ͛LJĞ ďĂŬŦƔŦŶŦnjŶĂƐŦů͍ 7ĕŝŶĚĞďƵůƵŶĚƵŒƵŵƵnjďƵŐƺŶůĞƌ ĚƺŶLJĂŝŵƟŚĂŶŦŵŦnjŦŶĕĞƟŶůĞƔƟŒŝ͕ ŚĂLJĂƨŵŦnjĂLJĞŶŝǀŝƌƺƐůĞƌŝŶŐŝƌĚŝŒŝ ďŝƌĚƂŶĞŵ͘'ƂƌƺůĞŶŽŬŝďƵŝŵƟŚĂŶ ĚƺŶLJĂƐŦŶĚĂďƵŶůĂƌŬŦLJĂŵĞƚĞŬĂĚĂƌ ĚĂĚĞǀĂŵĞĚĞĐĞŬ͘ŝnjĞĚƺƔĞŶ ŬĞŶĚŝŵŝnjŝǀĞŐĞŶĕůŝŒŝŵŝnjŝďƵǀŝƌƺƐůĞƌĚĞŶŬŽƌƵŵĂŬǀĞ^ƺŶŶĞƚƵůůĂŚĂ ƐĂƌŦůŵĂŬƨƌ͘ ŝnjůĞƌďƵƺůŬĞLJŝŐĞŶĕůĞƌŝŵŝnjĚĞŶ ĞŵĂŶĞƚĂůĚŦŬ͘ƵŐƺŶŽŶůĂƌŦĞŶŐƺnjĞůƔĞŬŝůĚĞLJĞƟƔƟƌĞƌĞŬdƺƌŬŝLJĞ͛ŵŝnjŝ͕ ĞĐĚĂĚŦŵŦnjŦŶďŦƌĂŬƨŒŦLJĞƌĞƚĞŬƌĂƌ ŝŵĂŶǀĞĂnjŝŵůĞŐĞƟƌŵĞůĞƌŝŶŝƐĂŒůĂŵĂŬŝƐƟLJŽƌƵnj͘ƵŶƵƐĂĚĞĐĞďŝnjůĞƌ ĚĞŒŝů͕ĚƺŶLJĂĚĂŬŝƚƺŵDƺƐůƺŵĂŶůĂƌ ďĞŬůĞŵĞŬƚĞĚŝƌ͘ƺŶLJĂŶŦŶĚƂƌƚďŝƌ ƚĂƌĂķŶĚĂŵĂnjůƵŵůĂƌŦŶŐƂnjLJĂƔŦŶŦŶ ĚŝŶŵĞƐŝŝĕŝŶŐĞŶĕůŝŒŝŵŝnjŝĞŶŐƺnjĞů ƔĞŬŝůĚĞLJĞƟƔƟƌŵĞůŝLJŝnj͘ŶĐĂŬďƂLJůĞ ŐĞůĞĐĞŒĞƵŵƵƚůĂďĂŬĂďŝůŝƌŝnjͬͬ͘ YediHilalin en önemli özelliklerinden birisi de her müslümanı, her insanı, onuruyla, kimliğiyle, kişiliğiyle kabul etmesidir. Biz “kimliğinle gel, meşrebinle gel!” diyoruz. “Hangi cemaatten, hangi vakıf, hangi dernekten olursan ol kimliğinle gel…” YediHilal bir grubun bir cemaatin, bir meşrebin değil, ümmeti İslam’ın bir çatısıdır. Biz burada gençlere yeni cemaat kimliği kazandırmıyoruz, sadece onlara ümmet şuuru veriyoruz. Onlara salt bir şeyler öğretme çabasında değil, onlardan da öğrenme gayretindeyiz. Zekâ oyunları atölyesinde turnuva vakti =(<7ï1%8518ŝůŐŝǀůĞƌŝďƵLJŦůŝůŬŬĞnj ĚƺnjĞŶůĞĚŝŒŝŬƺůƚƺƌǀĞƐĂŶĂƚĂƚƂůLJĞůĞƌŝŝůĞ ŐĞůĞĐĞŒŝŶƐŽƐLJĂů͕ƐĂŶĂƚƐĂůǀĞŬƺůƚƺƌĞůďŝůŝŶĐĞƐĂŚŝƉďŝƌĞLJůĞƌŝŶŝLJĞƟƔƟƌŝLJŽƌ͘'ŝƚĂƌ͕ ďĂŒůĂŵĂ͕ŬĞŵĂŶ͕ĚƌĂŵĂ͕njĞŬĂŽLJƵŶůĂƌŦ͕ ƚĞŵĞůƌĞƐŝŵ͕LJĂŒůŦďŽLJĂǀĞŚĂůŬŽLJƵŶůĂƌŦ ĂƚƂůLJĞůĞƌŝLJůĞƺLJĞůĞƌŝŶŝŶŚĞƌĂůĂŶĚĂŐĞůŝƔŝŵŝŶĞĚĞƐƚĞŬǀĞƌĞŶďŝůŐŝĞǀůĞƌŝŐĞůĞĐĞ ŒŝŶĂLJĚŦŶůŦŬLJĂƌŦŶůĂƌŦŶĂŬĂƉŦĂƌĂůŦLJŽƌ͘ ƵŬĂƉƐĂŵĚĂŐĞƌĕĞŬůĞƔƟƌŝůĞŶĂŬŦůǀĞ njĞŬĂŽLJƵŶůĂƌŦĂƚƂůLJĞƐŝŶĚĞŬĞŶĚŝůĞƌŝŶŝ ŐĞůŝƔƟƌĞŶďŝůŐŝĞǀŝƺLJĞůĞƌŝŐĞƌĕĞŬůĞƔƟƌŝůĞŶƚƵƌŶƵǀĂŝůĞLJĞƚĞŶĞŬůĞƌŝŶŝƐĞƌŐŝůĞĚŝ͘ zĂƌŦƔŵĂŶŦŶŝůŬĞƚĂďŦŶĚĂ͕ŚĞƌďŝůŐŝĞǀŝ͕ ŬĞŶĚŝŝĕĞƌŝƐŝŶĚĞŐĞƌĕĞŬůĞƔƟƌĚŝŒŝƚƵƌŶƵǀĂ ŝůĞĞŶŝLJŝůĞƌŝŶŝďĞůŝƌůĞĚŝ͘ĂŚĂƐŽŶƌĂďŝůŐŝ ĞǀůĞƌŝĂƌĂƐŦŶĚĂŐĞƌĕĞŬůĞƔƟƌŝůĞŶƚƵƌŶƵǀĂ ŝůĞĮŶĂůĞƚĂďŦŐĞƌĕĞŬůĞƔƟƌŝůĚŝ͘ DĂŶŐĂůĂƚƵƌŶƵǀĂƐŦŶĚĂďŝƌŝŶĐŝůŝŒŝzĞƔŝůƚĞƉĞŝůŐŝǀŝ͛ŶĚĞŶ,ĂůŝůzĂŒŦnjŬĂnjĂŶŦƌŬĞŶ͕ ŝŬŝŶĐŝ͕sĞůŝĞĨĞŶĚŝŝůŐŝǀŝ͛ŶĚĞŶDĞŚŵĞƚ ĞůŝŬŽůĚƵ͘<ŦLJĂƐŦLJĂďŝƌƌĞŬĂďĞƚĞƐĂŚŶĞ ŽůĂŶďĂůŽŶĞƚƵƌŶƵǀĂƐŦŶĚĂŝƐĞďŝƌŝŶĐŝůŝŒŝ͕^ƺŵĞƌŝůŐŝǀŝ͛ŶĚĞŶƐƌĂ,ĂnjĂƌ ŬĂnjĂŶĚŦ͘zĞƔŝůƚĞƉĞŝůŐŝǀŝ͛ŶĚĞŶ,Ăůŝů zĂŒŦnjŝƐĞŝŬŝŶĐŝŽůĚƵ͘^ŽŶŽůĂƌĂŬŐĞƌĕĞŬůĞƔƟƌŝůĞŶYƵŝdžŽƚƵƌŶƵǀĂƐŦŶĚĂ^ƺŵĞƌ ŝůŐŝǀŝŶĚĞŶDƵŚĂŵŵĞĚ&ƵƌŬĂŶLJĚŽŒĂŶďŝƌŝŶĐŝůŝŒŝŬĂnjĂŶŦƌŬĞŶzĞƔŝůƚĞƉĞŝůŐŝ ǀŝ͛ŶĚĞŶ<ĞǀƐĞƌƵƌĂŬ͕ŝŬŝŶĐŝŽůĚƵ͘ŝůŐŝ ĞǀůĞƌŝ͕ƚƵƌŶƵǀĂĚĂLJĞƌĂůĂŶƚƺŵƺLJĞůĞƌŝŶĞŬĂůĞŵůŝŬŚĞĚŝLJĞĞĚĞƌŬĞŶ͕ďŝƌŝŶĐŝǀĞ ŝŬŝŶĐŝŽůĂŶƺLJĞůĞƌŝŶĞŝƐĞƐŦƌƚĕĂŶƚĂƐŦŝůĞ ďŝƌůŝŬƚĞďĂƐŬĞƚďŽůƚŽƉƵŚĞĚŝLJĞĞƫͬͬ͘ www.212haber.com Şubat ayında seçime giden 5. Etap Site Yönetim Kurulu, oy birliğiyle yeniden seçildi. 2014 yılında büyük değişikliklere imza atan Yönetim, 2015’te hem devam eden projelerini tamamlıyor hem de yeni projelerini hayata geçiriyor. 2 <,/,1'$5. Etap yönetim olarak büyük değişikliklere imza attı. Öncelikle kameralar, blok içlerinin boyanması, blok girişlerine şifreli geçiş sistemi, site isimlerinin led ışıklı yapılması gibi birçok yenilik getirildi. 2015’te bütçe görüşmelerinde sakinlerin talepleri dikkate alınarak temsilcilerle toplantılar düzenlendi. GÜVENLİK YÜZDE 50 ORANINDA RAHATLATILDI Görüşmelerde ön plana çıkan güvenlikle ilgili sorunlar olunca bununla ilgili site yönetimi olarak 2015 yılında daha ciddi çalışmalar yapma kararı aldıklarını dile getiren 5. Etap Site Müdürü Mehmet Akif Demirpolat, “Çalışmalardan bazıları şu an itibariyle başlamış bulunuyor. Sitelerin giriş kapıları misafir ve site sakini girişi olarak planlanmaya ve uygulanmaya başlandı. Plaka okuma sistemi kuruldu. Şu anda sitelerin tamamında plaka okuma sistemi bulunuyor. Bu da güvenliği yüzde 50 oranında rahatlatmış durumda. Güvenlik noktasında önemli olan ikinci aşama ise iletişim. Sakinlerin misafirleri geldiğinde diafonla görüntülü konuşma şeklinde daire sahibine bilgi verilecek. Bununla ilgili teklifler toplandı ve sunumlarının yapılması için çalışmalar devam ediyor. 2015 yılında yapılacak en önemli çalışmalar güvenliği artırma yönünde. Bunlarla ilgili vatandaşlar kurallara uyduğu sürece 5. Etap artık daha güvenli hale gelecek.” diyor. G Ü N DEM 15 - 31 MAYIS 2015 17 5. Etap artık daha güvenli YANLIŞ PARK ETME NEDENİYLE PARK SORUNU İKİYE KATLANIYOR Sitelerdeki bir başka problemin de otopark problemi olduğuna dikkat çeken Demirpolat, “Zaten yeterli olmayan otopark sayısına bir de yanlış park eden vatandaşlar eklenince bu sorun ikiye katlanıyor. Düzgün park edilmeyle ilgili gerek internet sitesi aracılığıyla gerek blok girişlerinde ilan panolarıyla sitelere sürekli duyurular yapılıyor; ancak sitenin mesafe kat edebilmesi için öncelikle kat sakinlerinin istekli olması ve kurallara uyması gerekiyor.” sözlerine yer veriyor. BLOK GİRİŞLERİ DESENLİ BOYA İLE DAHA DA GÜZEL OLACAK Blok girişlerinin desenli boya yapılması yönünde çalışmaları olduğunu belirten M. Akif Demirpolat konuyla ilgili şunları kaydediyor: “Bununla ilgili çalışmalarda şu an üç site tamamlanmış durumda. Bir aya kadar boyamayla ilgili çalışmalar bitmiş olacak. Desenli boyalar baskı şeklinde duvar kâğıdı görünümünde olacak. İsteyen blok yöneticisi kendi bloğuyla görüşüp devamını yaptırabilir; ancak bunun için de kendileri ücret ödemek zorunda.” SOKAK LAMBALARININ TAMAMI LED’E DÖNÜŞECEK Bu yıl sitelerde led aydınlatma çalışmalarının da olacağını söyleyen Demirpolat, “Sokak lambalarının tamamı led’e dönüşecek. Bunun yanı sıra blok içi aydınlatmalarının led olmasıyla ilgili araştırmalar da devam ediyor. Ayrıca 2014 yılında başlanan TSE çalışmalarıyla ilgili bir bütçe yapan 5. Etap’ın şu an itibariyle tüm sitelerinde asansörler yeşil etiket almış durumda. Sakinler asansörleri güvenle kullanabilirler. Öte yandan birçok sitede belediyeyle işbirliği halinde ve yönetim kurulunun kararıyla birlikte yangın merdivenleri boşaltılmaya başlandı. Sığınakların kapıları tamamen kapalı durumda.” şeklinde konuşuyor. 18 G Ü N DEM 15 - 31 MAYIS 2015 www.212haber.com Gayrimenkul sektöründe ÇADIR DÖNEMİ BAŞLIYOR İlgi Yönetim tarafından bu yıl ilki düzenlenecek olan Emlak Çadırı’nda tamamı hemen teslim, iskanı alınmış ve kullanıma hazır durumdaki konut, ofis ve mağazalardan oluşan 240 bağımsız bölüm “fiyatı siz belirleyin” sloganıyla piyasa değerinin çok altında fiyatlarla 31 Mayıs’ta sahipleriyle buluşuyor. G $<5ï0(1.8/6(.751'( çadır dönemi başlıyor. Farklı bölgelerde yer alan markalı konut ve ticari projelerinden temin edilen kullanıma hazır haldeki konut, ofis ve dükkanlar Emlak Çadırı’nda çok düşük fiyatlarla satışa sunuluyor. Bu yıl ilki düzenlenecek olan Emlak Çadırı’nda, konutlar 99 bin TL’ye, VIP ofisler 149 bin TL’ye ve Cadde dükkanlar 199 bin TL’ye satışa sunulacak. Yılda sadece bir gün kurulacak olan Emlak Çadırı’nın ilki 31 Mayıs 2015, Pazar günü yapılacak. FİYATI SİZ BELİRLEYİN Tamamlanmış ve iskanı alınmış markalı Gayrimenkul projelerindeki bağımsız bölümleri “Fiyatı siz belirleyin…” sloganı ile alıcılarla buluşturmayı hedefleyen Emlak Çadırı, katılımcılarına maket üzerinden değil, görerek beğendiği konut, ofis ya da dükkanı piyasanın çok altında fiyatlarla sunuyor. Emlakcadiri.com web sitesi üzerinden herkesin başvurabileceği Emlak Çadırı’nda satışa sunulan bağımsız bölümlerde 3 temel şart aranıyor: İnşaatının tamamlanmış ve hemen teslim edilebilir olması, sıfır olması ve iskanlı olması. GAYRİMENKUL SEKTÖRÜNDE BİR İLK Pek çok geliştirici firmanın inşaatını tamamladığı markalı projelerde var olan az sayıdaki nitelikli stoğu pazarlama ve tanıtım bütçelerinin yüksekliği nedeniyle ellerinde tuttuklarını ve kampanya yapacak bir ticarim hacim oluşmadığını be- lirten İlgi Yönetim Genel Müdürü Murat Gülep; “Biz inşaatı tamamlanmış markalı gayrimenkul projelerinden gerekli tüm teknik, idari kontrolleri ve anlaşmaları yaparak Emlak Çadırı’na garantör olduğumuz konut, ofis ve cadde dükkanlarını topluyoruz. Emlak Çadırı’nda satılan bağımsız birimlerde tek fiyat uygulaması yapıyoruz. Bu yıl tüm konutları KDV dahil 99 bin liradan, ofisleri 149 bin liradan, Cadde dükkanlarını ise 199 bin liradan satışa sunacağız. Bu avantajlı fiyatların yanı sıra Emlak Çadırı’nda sağladığımız bir diğer avantajımız da piyasanın kendi rayicini kendi belirlemesine imkân tanıyacak şekilde açık artırma düzenliyor olmamız. Bu şekilde gerek yurtiçi gerekse yurtdışı yatırımcı ve kullanıcılara kendi takdir ettikleri fiyatlar üzerinden hemen teslim gayrimenkul yatırımı yapma fırsatı sunmuş olacağız” şeklinde konuştu. Konuşmasında Emlak Çadırı sayesinde projelerde ciddi maliyet tutan pazarlama ve tanıtım giderlerini ortak kampanya sayesinde minimize ettiklerini belirten Gülep, bu sayede maliyetleri aşağı çektiklerini ifade etti. Gülep, “Markalı konut projelerinin nerdeyse tamamında az sayıda bulunan stoklar, firmalara aidat ve işletme yükü getiriyor. Ayrıca geliştirici firmalar bu stokların ikinci el olmamasıadına yıllarca kiraya veremiyor ve elinde bekletmek zorunda kalıyor. Biz, Emlak Çadırı’nda bu ürünlerin hızlı satışı adına dip fiyatlar belirleyip satışa sunuyor ve alıcılarla gerçek fiyatlar üzerinden buluşmalarına olanak tanıyoruz” diyor. // SON BAŞVURU 29 MAYIS Bu yıl 31 Mayıs Pazar günü düzenlenecek olan satışlara kayıt ve başvuru için son gün 29 Mayıs Cuma saat 17.00. Dileyen herkesin katılabileceği Emlak Çadırı’na ön başvurular emlakcadiri.com web sitesi üzerinden yapılıyor. Kan bağışı kampanyasına rekor katılım HDP uçlardan zorluyor HDP’nin İstanbul oyları kentin kıyılarında. Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanlığı seçiminde en yüksek oranı kentin iki ucunda yer alan Esenyurt ve Sultanbeyli’de tutturdu. HDP seçim çalışmalarında Bağcılar gibi kentin kıyılarında yer alan ilçelere ağırlık veriyor. 75.ï<(6(0(1ï1ï1 yaklaşık beşte birinin yaşadığı İstanbul, HDP’nin barajı aşması için kritik öneme sahip. HDP’nin en çok oy alması beklenen yer İstanbul’un üçüncü bölgesi. Selahattin Demirtaş’ın Cumhurbaşkanlığı seçiminde İstanbul’da yüzde 10’un üzerine oy aldığı Başakşehir dahil olmak üzere 13 ilçenin altısı üçüncü bölgede. HDP’nin en zayıf olduğu bölge ise birinci bölge yani Anadolu Yakası. Anadolu Yakası’nda Demirtaş’ın Cumhurbaşkanlığı seçiminde aldığı oyun ilçe ortalaması yüzde 8.2. Bu oran üçüncü bölgede 9.5. HDP, Anadolu Yakası’ndaki zayıflığını partinin en büyük kozu olan Selahattin Demirtaş’ı bu bölgede birinci sıradan aday göstererek aşma yoluna gitti. Önceki seçim sonuçları HDP’nin asıl oylarını artırdığı yer olarak kenar semtleri öne çıkarıyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Selahattin Demirtaş en yüksek oy oranını kentin iki ucunda tutturdu. Kentin Batı ucundaki Esenyurt’ta yüzde 17.2, Doğu ucundaki Sultanbeyli’deki yüzde 16.2 aldı. Özetle HDP barajı İstanbul’da kıyılardan zorlayacak. Bunun farkında olan parti başta Bağcılar, Esenyurt ve Başakşehir’in Güvercintepe, Altınşehir gibi mahalleleri olmak üzere kentin kıyılarını zorlamaya devam ediyor. Al Jazeera’nın haberine göre, HDP Bağcılar İlçe Eş Başkanı Cevdet Halim “Bırakın rozeti, parti bayrağı bile kalmadı. 100 çuval parti bayrağını gençler iki günde bitirdi. Her yere astılar” dedi. Gerçekten de Bağcılar’da asılan HDP bayrakları AK Parti ile yarışır vaziyette. Parti 2011 genel seçiminde 31 bin 468, 2014 yerel seçimlerinde ilçe meclisi için 38 bin 183, 2104 cumhurbaşkanlığı seçiminde ilçeden 48 bin 917 oy aldı.. Aslında HDP’lileri Bağcılar’da enerjik kılan yukarıdaki bu rakamlar. Bu rakamlar bize HDP çizgisindeki siyasi hareketin İstanbul Bağcılar’da son üç seçimdir aldığı oy sayısını gösteriyor. HDP son üç seçimdir oylarını artırıyor. İlçe Eş Başkanı Cevdet Halim bu seçimde hedeflerinin 100 bin oy olduğunu söylüyor. // =(<7ï1%8518Ayhan Şahenk Ortaokulu, Kızılay ile işbirliği yaparak kan bağışı kampanyası düzenledi. Öğrencilerin üstün gayretleri ve velilerin büyük ilgileri sonucu üçüncüsünün gerçekleştirildiği geleneksel kan bağışı kampanyasına Okul müdürü Harun Can, müdür yardımcıları Abdi Yaman, Fazile Öztürk, Abdullah Taş, Zeytinburnu İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Mustafa yılmaz, Eğitim Bir-Sen Zeytinburnu İlçe Başkanı Ahmet Çoşkun ile ilçe başkan yardımcısı Erdal Bakırtaş, Adile Mermerci Anadolu Lisesi Müdürü Yunus Özbek, Saniye Sezgin Elmas İlkokulu Müdürü Ali Akıllı, Fatma Süslügil İlkokulu Müdürü Dilek Gürel, Zeytinburnu Kızılay Yönetim Kurulu Üyesi Sevim Akbay, Zeytinburnu Erdemli Nesiller Derneği Başkan Yardımcısı Hüseyin Eroğlu, Kafdağı Kitabevi sahibi Rıdvan İner, Beştelsiz Mahalle Muhtarı Âdem Yavuz, Telsiz Mahalle Muhtarı Yakup Toraman, Mardinliler Derneği yönetim Kurulu Üyeleri, Gazeteci-Yazar Hüseyin Çetiner ve Mehmet Alpay, Piyade Yarbay Ümit Narcıkara, öğrenciler ve velileri katılarak destek verdiler. Okul Müdürü Harun Can, sosyal sorumluluk projesi kapsamında düzenledikleri kan bağışı kampanyasına gösterilen yoğun katılımdan dolayı son derece memnun olduklarını dile getirerek gerçekleştirdikleri kampanya ile öğrencilere de örnek olmak istediklerini söyledi. Okul Müdürü Harun Can, gerek bizzat programa katılarak, gerekse kan bağışında bulunarak destek olan bütün katılımcılara teşekkür etti. Okul müdür yardımcısı Fazile Öztürk de gazetemize yaptığı açıklamada; “Şimdiye kadar yapılan kampanyalar içinde en verimli kampanyayı gerçekleştiriyoruz ve İstanbul’da bir günde 261 ünite kan toplayarak bir rekora imza attık. Emeği geçen bütün öğrenci ve velilerimizi kutluyorum” dedi. // G Ü N DEM www.212haber.com 15 - 31 MAYIS 2015 19 ONE MINUTE tarihine dikkat! A $.3$57ï Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop, “Dinleme kararlarının alındığı zamanlara bakıp, geriye doğru gidince hepsinin başlangıcına dair bir tarih var. Ondan önceye hiçbiri geçmiyor. Nedir bu tarih? Tayyip Erdoğan’ın Davos’taki o ‘One Minute’ konuşması” dedi. Şentop, , İkitelli Organize Sanayi Bölgesi (İOSB) sanayici ve iş adamlarıyla bir araya geldi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop, paralel yapının devreye sokulmasının tarihine dikkat çekti. Şentop, özellikle yerel seçimlerde “paralel yapının” devreye sokul- Engelliler bir günlüğüne asker oldu Fiziksel veya zihinsel engelleri sebebiyle vatani görevini yerine getiremeyen 15 engelli vatandaş, 23. Motorlu Piyade Tümeni Hasdal Kışlası tarafından organize edilen “1 Günlük Temsili Askerlik Programı” vesilesiyle asker olmanın gururunu yaşadı. ï%5$+ï0(57(3( Ramazan Temel ve Hüseyin Öksüz gibi isimlerden oluşan 15 engelli asker adayı, birliğine katılmadan önce aileleri ve Zeytinburnu Belediyesi yetkilileriyle birlikte kutlama yemeğinde buluştu. Avrupa Biriliği Bakanı Volkan Bozkır, Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın, İlçe Askerlik Şube Başkanı Ali Koluaçık, Kent Konseyi Başkanı Cemal Merdan, ve Başkan Yardımcısı Gönül Demirel’in de davetliler arasında yer aldığı yemekte engelli askerlere moral yemeği verildi. Yemeğin ardından kına gecesine katılan engelli asker adayları, Zeytinburnu Meydanı’ndaki vatandaşlar tarafından sloganlarla karşılandı. AKDEM Engelliler Koordinasyon Birimi tarafından hazırlanan gösterilerle birlikte şölen havasında geçen kına gecesinde AKDEM Engelliler Müzik Ekibi ve Engelliler Gösteri Sanatları Ekibi geceye renk kattı. Gösteri sonrası davetliler asında yer alan Zeytinburnu İlçe Müftüsü İsmail Gökmen, Engelli askerlere dualar ederek, askerleri, vatandaşlarla birlikte kışlaya uğurladı. Asker türküleri eşliğinde kınaları yakılan engelliler, herkesle helalleşerek vatandaşların dualarını aldı. YEMİN EDİP, TESKERE ALDILAR 11 Mayıs Pazartesi günü 15 engelli asker adayı, Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde, Engelliler Koordinasyon Birimi öğrencilerinin düzenlediği el sanatları sergisinin açılışına katıldıktan sonra davul zurna ile 23. Motorlu Piyade Tümeni Hasdal Kışlası’na uğurlandı. Askerler, burada yemin ederek, bir günlüğüne de olsa asker olmanın gururunu ve onurunu bir arada yaşadı. Temsili Askerlik Programı kapsamında vatani görevlerini yerine engelli askerler, tören sonrası teskere alıp, terhis oldu. // Haydi Çocuklar! sürüş hâkimiyetini artıracağı Sarı Bisiklet Projesi’nde çocuklara 40 dakikalık teorik bilginin yanında 40 dakikalık da pratik uygulamalar yaptırılacak. BİSİKLET SÜRME ZAMANI Türkiyenin önemli markalarından ETİ’nin desteğiyle Aktif Yaşam Derneği’nin öncülüğünde; hareketli yaşamı teşvik etmeyi ve bisiklet kullanımını yaygınlaştırmayı amaçlayan “Sarı Bisiklet” Projesi, Zeytinburnu İlçesi Kazım Özalp İlkokulu’nda uygulanmaya başlandı. Bisiklete binmeyi bilmeyen çocukların bisiklet sürmeyi öğreneceği; bisiklete binmeyi bilen çocukların ise 18 Mayıs’a Kadar Sürecek Kazım Özalp İlkokulu’nun bahçesinde oluşturulan bisiklet parkurlarında velilerin izniyle okul öğrencilerinin katıldığı bisiklet sürme eğitimi çalışmaları 18 Mayıs tarihine kadar sürecek. Konu ile ilgili gazetemize açıklamada bulunan okul müdürü Metin Arslan, bu projede verilen eğitim ile çocukların güvenli bir şekilde bisiklete binebilmeleri, kask takmanın önemini anlamaları, trafik kurallarını öğrenmelerinin sağlanması hedeflenmektedir, dedi. duğunu dile getirerek, şunları kaydetti: “Sadece 17-25 Aralık değil, daha öncesi var. 7 Şubat 2012’de paralel yapının MİT Müsteşarına yaptığı operasyon var. Dinleme kararlarının alındığı zamanlara bakıp, geriye doğru gidince hepsinin başlangıcına dair bir tarih var. Ondan önceye hiçbiri geçmiyor. Nedir bu tarih? Tayyip Erdoğan’ın Davos’taki o ‘One Minute’ konuşması. O tarihten önce hiçbir soruşturma, dinleme kararı yok. Tayyip Erdoğan Davos’ta İsrail Cumhurbaşkanına ‘One Minute’ dedi. Bu ‘bir dakika’ demek ama söyleyiş tarzına, yerine, kime söylediğine bağlı. Uluslararası platformda İsrail Cumhurbaşkanına, ilk defa dünyada yüzüne karşı bir siyasetçi söylüyor. ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diyoruz ya aslında o 5’in her biri aslında dünyaya hükmediyor. Böyle bir dünya düzeni var. Böyle bir dünya düzeninin kuruluş sebebi de esasen İsrail’in güvenliğini teminat altına almak. İşte bu, dünyada İkinci Dünya Savaşı sonrası düzenine ilk meydan okumadır ve bu düzenin değişmesi yönünde yüksek sesle dile getirilmiş ilk adımdır.” Bunun rahatsızlık doğurduğunu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bertaraf etmek için hareket geçildiğini aktaran Şentop, “Ancak bu planın Türkiye’de icrası lazım. Bunu kim icra edecek. Eskiden askerler vardı, öyle bir uygulama artık imkansız hale geldi. O zaman örgütlü bir güç aradılar Türkiye’de. Belki polis içinde, jandarma, hakimler ve savcılar içinde örgütlenmiş bir yapı. Bu işin taşeronunu onlara verdiler” diye konuştu. // 20 YA ZI 15 - 31 MAYIS 2015 Emin BATUR ROMANYA’DA 1 MAYIS [email protected] & www.212haber.com $98ĝ(6.8 Romanya deyince aklıma Çavuşesku gelir. Hani o balkondan konuşmasını yaparken protesto seslerinin yükselmesi ile şaşkına döndüğü anki yüzünü hatırlıyorum. Yıllarca sürdürdüğü diktatörlüğün verdiği güvenle, şu anda meydanın dalgalanmasına bir türlü mana veremiyor ‘’Gördüklerim doğru mu?’’ der gibi tereddüt ederken, ortası delik bayraklar yükselmeye başlamıştı. Bu ve benzeri ülkelerde Komünistler herkese zulmeden despot idareler kurmuştu. E, biz de burada sol örgütlerle az cedelleşmedik. Binaenaleyh bunların iskambil kâğıdı gibi arka arkaya devrilmelerinden hoşnuttuk… İşte! Şeytanın saklandığı yer burası… Avrupa ve Amerika için kötü rejim yoktur. Söğüşlenebilir rejim onlar için o makbuldür. Çavuşesku; bayrağın ortasına yerleştirdiği, rejimi temsil eden o arma kesilerek çıkarılmış ve bayraklar o şekilde meydanda sallanıyordu. Ortası kesilmiş bayrakları görünce artık tereddüt etmeye mahal kalmadığını anlayan Çavuşesku, işin sonuna geldiğini anlayarak, hızlı bir şekilde sırtını dönüp kaçabileceğini düşündü. Ancak, ROMANYA’DA 1 MAYIS Biz yine konumuza dönelim. 1 Mayıs günü Romanya Bükreş’teydim. Diğeri arazi üreten bir marka: ARO ithalata izin verilmiyordu. Akıbeti? Buna Komünist sistemin üretimde getirdiği tıkanmadan dolayı, içerdeki üretimin düşüklüğü eklendiğinde, halk varlık içinde yokluk çekiyordu. …? Komünizm, Krallık, Laiklik vs. fark etmez. Şehri içimde sindirmeye çalışıyorum. HELİKOPTER Yollar geniş, her taraf yeşil. Ülkenin Helikopter fabrikası vardı. Avrupa’nın 3 büyüğü (İngiltere, Almanya, Fransa) Şehrin içinde akan nehrin belli yerlerine Çavuş kepçeyle dalmış, çok güzel göletler oluşturmuş. Romanya helikopter üretiyordu yani. Karşılarında yeni bir güç istemiyorlardı. ROMANYA AVRUPA’NIN BU GÜÇLÜ ÜLKELERİNE RAKİP OLABİLECEK BİR GÜÇ MÜ? Hele bir tanesi var ki resmen göl… Belki de tabii bir göldü onu ıslah etmiş. İçinde tekneler turist gezdiriyor. Bisiklet kiralayıp 2 saate yakın dolaşıyorum. Hem de 30-40 yıl önce. Kim yaptı? Çavuş Şu anda kimin? Fransızların… Eurocopter ismiyle imalata devam. Petrol? Var. Ferdi teşebbüsün öldürüldüğü, Binaenaleyh ‘’Ben üretip de başkası mı yesin?’’ anlayışı, ülkeyi yokluğa mahkûm etti. Her şeyin var olduğu ülkede, hiçbir şey bulunmaz oldu. Zaten Komünizmin çıkmazı da bu değil mi? Netice: Hakkındaki karar çoktan verilmiş; Park bitmiyor. Kim çıkardı? Çavuş. Pusuda bekleyen İngiliz’i, Almanı, Fransız ı böyle bir fırsatı kaçırır mı? Sağındaki solundaki adamlar ayarlanmıştı. Bazı yerlerde ağaçlar o kadar büyük ve sık ki… Kuş çığlıkları bana balta girmemiş ormanları hatırlatıyor. Şu anda kimin? Önce Çavuş’un etrafındakileri ayarttılar. …? Kaybolmaktan korkup geri dönüyorum. Doğalgaz… Kim çıkardı? Çavuş. Sonra tek elden çıkmış ortası yırtık bayrakları kendi adamlarının eline verdiler. Bahsettiğim bu park şehrin içinde. Şu anda kimin? Kim yapmış? Çavuş. …? Bükreş 2 milyon civarında bir şehir ama buna benzer böyle bir sürü park var. Göller var göletler var. Sorular öyle uzayıp gider. Nihayet, Arabanın bagajında kaçmaya çalışırken yakalanması… Bagajdan çıkarken kalpağının tozunu alarak özenle kafasına geçirmesi… Alelacele mahkeme kurularak idam kararı verilmesi… Hayır? Ancak bunlara muhtaç olmayacak bir güç haline doğru gidiyordu. Kendi ayakları üzerinde durabilecek bir ülke haline gelmişti. Avrupa’nın patron devletleri (Almanya, İngiltere, Fransa) bunu kabullenmediler. Kim yapmış? Çavuş. Metro ile birçok yere ulaşmak mümkün. Ucuz. Kim yapmış? Çavuş. Yollar geniş sağlı sollu yüksek ağaçlar. Geniş yaya yolları, fiskeyeler... Böyle bir şey beklemiyordu ama Çavuş’a karşı nefret doluydu. Romanya’da doğmuş ama Alman asıllı. Gerisi çorap söküğü gibi geldi. İbrahim Bey 16 yıldır Romanya’da yaşayan bir kardeşimiz. Bugün Romen bankalar Almanların, ‘’Nereyi görmek istersiniz? ‘’ diye soruyor. Bu hıza alışık almayan infaz memurlarına arkadan sakallı, kır saçlı ve seyrek saçları özenle arkaya taranmış birinin emreder gibi kafasıyla işaret vermesi… Onlar, kendilerine her zaman avuç açan, borçlandırıp kafasında devamlı kamçı salladıkları bir ülke istiyorlar. Kim yapmış? Çavuş. Evler… Ve devam ediyor: Daha önceki yazımda İtalya ve onların başına musallat edilen ‘’Kızıl Tugaylar’’ dan dan bahsetmiştim. Yamru yumru biçimsiz bloklar ama içinde sıcak suyu merkezi sistem. Bütün şehir üç merkezden hem ısınıyor, hem de sıcak su kullanıyor. Ne zaman? 30-40 yıl önce. Çavuşesku’nun; Tereddütte olan infaz memurlarının aldığı bu işaretle, Çavuşesku ve karısının koluna girerek infaz mahalline götürülmeleri… Yani Avrupa’nın patron devletleri İtalya’yı bile markaja almak istedi ama başarılı olamadılar. Kim yapmış? Çavuş. Neden bizi PKK , DHKP-C vb. terör örgütleri ile meşgul ettikleri… 1 Mayıs’ta olayların büyümesi için neden bu kadar gayret ettikleri… Taksim’deki basit olayları dünyaya en çok Alman-İngiliz medyasının neden servis ettiği, bu vesile ile daha iyi anlaşılmış oluyor. AVRUPA AVRUPA’NIN PATRON DEVLETLERİ BAŞKA HANGİ ÜLKELERİ MARKAJA ALDI? 30-40 yıl önce yaşı müsait olanlar İstanbul’un halini düşünüp bir kıyas yapsın bakalım. Yaşı müsait olmayanlar ise, o yıllarda İstanbul’un ne halde olduğunu gösteren filmler var, onlara baksınlar. Örnek olarak: Kapıcılar Kralı, Bekçiler Kralı, Çiçek Abbas gibi filmler İstanbul’ un o yıllarda nasıl bir şehir olduğuna dair yeterince bilgi verir sanırım. Bu anlattıklarımla da öylece kıyas edin. Aradaki fark o zaman daha net görülecek. Romanya’ya bir kimlik kazandırmak istediğinden, yaptığı saray ve karşısında bulunan bloklarda, -Bloklar bildiğimiz Komünist hantal yapılar değil. Cesametli yapılar ama ‘Grekoromen’ mimari tarzında yapıldığı için heybetli güzel bir duruşları var.Çevresindeki üst düzey subay, bürokrat vb. kişileri yerleştirdiğini, böylece bundan sonra yapılacak mimari yapılara örnek oluşturduğundan bahsetti. Diyeceksiniz ki; her şey bu kadar iyi güzeldi de, neden halk Çavuş’u büyük bir nefretle devirdi. HÜRRİYET Her şey vardı, her şey iyi güzeldi ama birincisi hürriyet yoktu. Devam edelim. O ekmek kadar, su kadar aziz olan hürriyet yoktu. • Çavuş bütün bunları hak etti mi? Romanya’nın mali-finans dengesi pozitif… Kimin kimi ispiyonlayacağı belli olmayan kör bir diktatörlük vardı. • Bana göre fazlası ile hak etti. Borç almayı bırakın borç veren bir ülke. İnsanlar buna tahammül edemedi. • Peki, insanların çok ağır hareket ettiği Romanya’da bu kadar hızlı süreç normal mi? Kim? Çavuş. İkincisi varlıklardan halk istifade edemiyordu. AYAKLARI ÜZERİNDE DURAN ÜLKE İSTEMİYOR • !!!... • Her şeyi tamamlanmış bir inşaat ruhsatını almanın 8-10 ay sürdüğü bir ülkeden bahsediyoruz. Hem de 25 yıl önce değil, şimdi bile işler bu kadar ağır işliyor, tekrar soruyorum bu hız normal mi? • Valla ne bileyim, o yıllarda Komünist ülkelerin böyle arka arkaya devrilmesi biraz da hoşumuza gidiyordu. İspanya. Yugoslavya. Çekoslovakya. Ve tabii ki, SSCB Bunlardan İspanya ve Yugoslavya başlı başına bir yazı konusudur. Bilhassa Yugoslavya. Şimdi bankalar kimin elinde? Almanların. Ağır sanayii var. Hantal mantal ama var. Fabrika yapan fabrikaları var. Kasaba, hatta şehir büyüklüğünde fabrikalar var… (dı) Rejim değiştikten sonra molozunun kırıntısının kırıntısını satanlar milyoner oldu. Batmış geminin malları… Aç kurtlar gibi saldırdılar Yugoslavya’ya… Kim kurmuştu? Çavuş. Gözü dönmüş Faşist Sırplar da bu oyuna geldi. ARABA Şimdi bakın ne haldeler… Avrupa’nın en müreffeh en güçlü ülkesi olma yolunda ilerliyordu Yugoslavya. Ama gözü dönmüş Sırp ve Hırvatlar her şeyi berbat etti. Ülkenin 2 araba markası vardı. Birisi ülkemizde de biliniyor: DACIA Kim kurdu? Çavuş. Şu anda kimin? Fransızların. Halk zaten doluydu. Cumhurbaşkanı bile Alman. ‘’Şu Çavuş’un Sarayını bir görelim’’ diyorum. ‘’Bak’’ diyor, ‘’Sen de Çavuş’un sarayını görmek istiyorsun’’ Manganın ‘’ATEŞ!’’ Emriyle Çavuş’un hemen can vermesi, karısının yediği o kadar kurşuna rağmen bir türlü can vermemesi, bunların hepsi dün gibi gözümün önünde… Çavuş konuşmaya başladığında ayarttıkları adamların bir ‘’YUH’’ çekmesi yetti. Korumacılık adı altında dışardan hiçbir DACIA ve diğer sanayi yatırımlar Fransızların, Akaryakıt sektörü OMV Avusturya’nın yani o da Almanya’nın sayılır. Perakende sektörü İsveç, İtalya, İspanya, Fransa vs. E, diyeceksiniz ki, İngiltere bu işin neresinde. İngiltere bu işin planlayıcısı, beyni olduğu için o sadece rüsum alır. Yapılan her operasyondan, her alış-verişten vergisini fazlasıyla almıştır merak etmeyin. Peki, Romanya’da 1 Mayıs’ta olay, kutlama vs. ne oldu? Günler öncesinde gerginlik yaşadığımız, çıkan olaylarda bazen ölümlerin olduğu ülkemize karşılık eski bir Komünist ülke olan Romanya’da ‘1 Mayıs’ ta olay, arbede veya kutlama yok mu? Yok! Gün boyu dolaştım 1 Mayıs etkinliği ile ilgili hiçbir şey görmedim. Merakımı İbrahim Bey giderdi: ‘’1 Mayıs’ta insanlar akın akın Köstence’ye gider. Deniz kıyısında sabahlara kadar eğlenir. Burada 1 Mayıs kutlaması budur!..’’ dedi. İçimden ‘’Doğru’’ dedim. Niye gerginlik olsun ki? İngilizlerin burada işi bitti. Sırada başka ülkeler var… www.212haber.com G Ü N DEM 15 - 31 MAYIS 2015 21 1. Etap’a Havaray geliyor B $ĝ$.ĝ(+ï5-Sefaköy-Halkalı Havaray Hattı Projesi, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde oy çokluğuyla kabul edildi. Proje planlara işlenmeye başlandı. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin mayıs ayı toplantılarının üçüncü birleşimi, Saraçhane’deki belediye binasında yapıldı.Toplantıda, havaray projesi ele alındı. Ulaşım Planlama Müdürlüğü’nün Başakşehir-Sefaköy-Halkalı Havaray Hattı Projesi’ne ilişkin hazırlanan tadilat teklifi, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ne sunuldu. Komisyon raporu, CHP’li meclis üyelerinin “ret” oyuna rağmen AK Partili üyelerin “evet” demesiyle, oy çokluğuyla kabul edildi. 11,60 kilometre uzunlukta olan SefaköyHalkalı-Başakşehir Havaray Projesi, Sefaköy metrobüs durağından başlayacak, Halkalı Meydanı’ndan geçerek, Atakent, İkitelli ve Başakşehir 1. Etap Metrosu’na kadar gidecek. Proje, Beylikdüzü İncirli Metrosu, Kirazlı Halkalı LRT Hattı ve Mecidiyeköy Mahmutbey Metrosu ile entegre olacak. Roseva Çikolata Cafe açıldı Başakşehir’in ilk çikolata cafesi olan Roseva Çikolata Cafe’nin açılışı yapıldı. İlçe Milli Eğitim Müdürü Ramazan Yılmaz’ın da katıldığı açılışta, Başakşehir Beledi- yesi Kültür Müdürü Basri Akdemir, Başakşehir Mahalle Muhtarı Fatih Mehmet Yıldırım, Erne Medya Genel Müdürü Halil Gölve ve Genel Koordinatör Erol Çakır ve davet- liler de hazır bulundu. Açılışın ardından davetliler Ali Salman ve Semazen ekibinin gösterileriyle keyifli anlar yaşarken yapılan ikramlarla birlikte ağızlarını tatlandırdılar. 22 G Ü N DEM 15 - 31 MAYIS 2015 3/(5 .252681'$1 08+7(ĝ(0 .216(5 ‘KÖR OLASI ÇÖPÇÜLER’ Aralarında Başakşehir Belediyesi çalışanlarının da yer aldığı ve çeşitli ilçe belediyelerinin temizlik personelinden oluşan koro basın mensupları için söyledi. Grup, Başakşehir Temizlik İşleri Şantiyesinde verdiği konserde geniş repertuarı ile beğeni topladı. 7 (0ï=/ï.ïĝï/(5ï1'(1 oluşan müzik korosu Başakşehir’de görücüye çıktı. Aralarında Başakşehir Belediyesi çalışanlarının da yer aldığı ve çeşitli ilçe belediyelerinin temizlik personelinden oluşan koro basın mensupları için söyledi. Grup, Başakşehir Temizlik İşleri Şantiyesinde verdiği konserde geniş repertuarı ile beğeni topladı. 13 temizlik personelinden oluşan müzik korosu Başakşehir Belediyesi Temizlik İşleri Şantiyesinde bir araya SÜPÜRGELER, KÜREKLER MÜZİK ALETİ OLDU Temizlik personeli korosu konserde; gitar, davul, zurna gibi müzik aletlerinin yanı sıra çöp kutularını, plastik süpürgelerini, küreklerini de kullandı. Sosyal yaşama renk katmak, çalışanlar arasında iletişimi kuvvetlendirmek için bir araya gelen koro üyelerinin eğitmenliğini ise yine kendi arkadaşları yapıyor. ‘HEM MÜZİSYENİM HEM DE KENDİ SOKAĞIMI SÜPÜRÜYORUM’ Müzik grubunun üyeleri duygularını şu şekilde dile getirdi. Bülent İlgün: “Süpürgeciyim. Ben hem müzisyenim hem de kendi oturduğum mahalleden on sokağı süpürüyorum. Bu işe girişince çeşitli ilçelerde çalışan çöpçü arkadaşlarla tanıştık. Provalarımızı boş zamanlarımızda farklı yerlerde yapıyoruz. Repertuarımızda beğendiğimiz türküler var.” Mehmet Can Tekin: “Grupta gitar çalışıyorum. 12 yıldır gitar çalıyorum. Böyle bir koronun olduğunu söylediler bende dahil oldum. Amatör bir ruhla çalışıyoruz.” Bayram Gül: “Benim müziğe ilgim vardı. Biz çok büyük düşünüyoruz. Profesyonel olmak istiyoruz. Belediyelerin etkinliklerinde boy göstermek istiyoruz. Ailemden ve çevremden takdir alıyorum.” Mikail Aksu: “Benim müzikle ilgim çocukluğumdan itibaren vardı. Hatta bir kaset denemem bile oldu. Bu ortamdan çok mutluyum. Tekrar müzik hayatına dönmek beni mutlu ediyor. Arkadaşlarımızın yaş günlerinde, pikniklerde ya da özel günlerde sahne almak istiyoruz.”// Ehliyetimi kaybettim Hükümsüzdür. Enes GÜNEY www.212haber.com geldi. Çok sayıda basın mensubunun yer aldığı etkinlikte koro konserine ‘çöpçüler’ parçası ile başlandı. Geniş bir repertuarla basın mensuplarının karşısına geçen koro anneler günü içinde parçalar seslendirdi. Yaklaşık bir buçuk ay önce çalışmalara başlayan grup haftanın belirli günlerinde bir araya gelerek prova yapıyor. Aralarında amatör olarak müzik aleti çalanlarında yer aldığı grup özel günlerde de sahne almaya hazırlanıyor.
Benzer belgeler
Devlet Eski Bakanı Hasan Aksay
yorumluyorum; Nasılsa AK Parti tek başına
iktidarına devam edecek. Sandığa gidip oy
kullanacağız. Gücü sandıkla teyit edeceğiz
anlamına yorumluyorum ben bunu. Birazdan miting yapacağız. Kılıçdaroğl...
Başakşehir Müftüsü Remzi Pehlivan
Uysal, “Bizim projemizde betonlaşaşma anlamında
herhangi bir
değişiklik yapmayacağız.”
diye konuştu.
Bahçeşehir’deki gölet alanı ile ilgili ihalede en yüksek
teklifi 103milyon lira ile Atmaca Grubu...