İSPANYOLCA İNGİLİZCE TÜRKÇE abajo down, below, downstairs
Transkript
İSPANYOLCA İNGİLİZCE TÜRKÇE abajo down, below, downstairs
İSPANYOLCA abajo abandonar abrir absoluto abuelo acabar acaso acción\ciones aceptar acercar acompañar acordar actitud actividad acto actual actuar acuerdo adelante además de además adquirir advertir afectar afirmar afirme agua ahí ahora al alcanzar alejar alemán/mana algo alguien algún alguno\a allá allí alma alto/a İNGİLİZCE down, below, downstairs, underneath to abandon, forsake, desert, leave to open, unlock absolute, absolutely grandfather, grandpa to finish perhaps, maybe action to accept, receive, take, take in to approach to accompany accede, agree, consent attitude activity act present actuate agreement ahead in addition to, besides in addition to, besides to acquire to notice, warn, admonish to affect attach, fasten to affirm water there now to, to the catch up with, overtake remove, take away german something somebody, someone many any there there soul tall, high, stop TÜRKÇE Aşağı, Aşağıya ayrılmak açmak tam,bütün,tümüyle büyükbaba, dede bitirmek belki, ihtimal aksiyon almak, kabul etmek yaklaşmak arkadaşlık etmek kabul etmek, razı olmak hal, tavır Çalışma , Faaliyet, Etkinlik iş, davranış, hareket mevcut, var olan Harekete geçirmek,Çalıştırmak Anlaşma, Uyum, mutakabat önde, ilerde, İleriye bunun yanı sıra , ayrıca bunun yanı sıra , ayrıca kazanmak, elde etmek uyarmak etkilemek bağlamak doğrulamak su orada, oraya şimdi mastar eki Yetişmek, yakalamak çalmak, kaldırmak, yer değistirmek Alman bir şey, biraz birisi çok, birçok hiç orada, oraya, orada can yüksek, dur altura amar ambos americano/a amigo/a amor amplio/plia añadir análisis ancho andar animal año ante ante anterior antes de antiguo/gua anunciar aparecer apenas aplicar apoyar aprender apretar aprovechar apunalar aquel aquello/a aquí araña arañar árbol ardilla arma arriba arte asegurar así así que así aspecto asunto atención\ciones atrás height to love both american friend love ample to add analysis broad to walk animal year before, in front of before previous before, formerly ancient, old to announce to appear hardly,scarcely to apply to support, espouse, maintain to learn to crush to take advantage of to stick that that here spider to draw tree red squirrel weapon up art to assure como as well as, such, like that so, therefore like this aspect matter, bussiness attention back, behind yükseklik sevmek ikisi de, Amerikalı arkadaş sevgi elma eklemek, katmak analiz yürümek hayvan yol, sene önünde, önceden, -in önünde önünde önceki eskiden, önce eski, yaşlı anons etmek, bildirmek gözükmek, görünmek, ortaya çıkmak güç bela, çok az bir ihtimal uygulamak desteklemek öğrenmek ezmek yararlanmak saplamak şu burada örümcek çizmek ağaç sincap silah yukarıda sanat inandırmak öyle bu nedenle böyle, bu şekilde, bunun gibi görünüş konu, mesele dikkat, hazır olma durumu geriye doğru atreverse aumentar aun aún aunque auténtico/a autor/a autoridad avanzar ave ayer ayuda ayudar azul azúcar bajar bajo/a barcelona barrio base bastante bastar beber bien blanco/a boca brazo buen buscar caballo caber cabeza cabo cada cadena caer calle cama cambiar cambio caminar camino campaña campo cantar to dare to increase, raise even still though, although authentic author authority to advance bird yesterday aid, help to help blue sugar to bring down, lower, go down low, short, faint barcelona neighborhood base, basis fairly, rather to be enough, suffice to drink well, good white mouth arm good, well to look for, to seek horse to fit, go into head end, stub each chain to fall street bed to change change to walk road countryside field to sing cesaret etmek çoğaltmak hatta sessizlik her şeye rağmen, bununla birlikte gerçek yazar otorite, yetki ilerlemek kuş dün yardım yardım etmek mavi şeker azalmak; inmek; indirmek, azaltmak alçak, alt Barselona bölge, semt, çevre temel, esas yeterli, oldukça, epey yetmek, yeterli olmak içmek iyi, doğru beyaz ağız, giriş yeri kol iyi aramak at hoş görmek kafa, baş uç nokta, bitim noktası her zincir düşmek sokak yatak değiştirmek değiştirme; kur; kambiyo; bozuk para yürümek, gezmek, seyahat etmek yol çan kır, tarla, saha şarkı söylemek cantidad capacidad capaz\paces capital cara carácter/racteres carne carrera carta casa casar casi caso catalán causa celebrar célula central centro cerebro cerrar chica chico/a cielo ciencia científico/a ciento cierto/a cinco cine circunstancia ciudad ciudadano/a civil claro/a clase coche coger colocar color comentar comenzar comer como cómo compañero/a quantity nicelik, miktar capacity kapasite, yetenek able yetenekli, elinden gelir capital sermaye, başkent face yüz character karakter meat et running koşu, yarış; kariyer letter mektup house ev to marry evlendirmek almost hemen hemen, az kalsın, neredeyse case hal, durum, olay catalan katalaz cause, reason neden, sebep to celebrate kutlamak cell hücre, küçük oda central merkez, santral center, downtown merkez, şehir merkezi, çarşı brain beyin to close kapamak, kapatmak girl kız boy erkek, erkek çocuk sky, heaven gökyüzü, cennet science bilim, ilim scientific bilimsel one hundred yüz true kesin, doğru, gerçek five beş cinema, movies sinema circumstance hal, durum, olay city şehir, kent citizen vatandaş civil sivil clearly, clear açık class sınıf car, automobile, coach, carriage araba to take, to get yakalamak, toplamak to place, put yerleştirmek, atamak, işe koymak color renk to comment, discuss, mention yorum yapmak to begin, start başlamak, başlatmak to eat yemek as, since, like gibi how nasıl partner, companion yoldaş compañía completo comprar comprender comprobar común\munes comunicación\ciones con que con concepto conciencia concreto condición\siones conducir conjunto conocer conocimiento consecuencia conseguir conservar considerar consistir constante constituir construir contacto contar contemplar contener contestar continuar contra contrario control controlar convencer conversación convertir corazón correr corresponder corriente cortar cosa company complete, full to buy, purchase to comprehend, to understand to check common communication so long as with concept conscience concrete, specific condition to drive joint, outfit, band to know, meet knowlogde consequence to obtain to conserve to consider to consist constant to constitute to construct, build contact to count to contemplate to contain to answer, reply to continue against opposite control, check to control to convince conversation to turn into, convert heart to run, race to correspond, belong current to cut thing şirket tam,full satın almak anlamak, kapsamak denemek, kanıtlamak genel; ortak iletişim, bildiri, beyan eğer, şartıyla ile, rağmen , karşın kavram vicdan somut hal, durum; koşul sürme, araba sürmek ortak, takım, birleşme bilmek bilgi sonuç elde etmek korumak, saklamak göz önüne almak; saygı göstermek oluşmak, ibaret olmak, içermek değişmeyen, sabit, devamlı oluşturmak, kurmak inşa etmek, yapmak temas bildirmek, anlatmak, saymak düşünüp taşınmak içermek cevap vermek, yanıtlamak devam ettirmek, sürdürmek, devam etmek, sürmek karşı, muhalif karşıt kontrol kontrol etmek ikna etmek görüşme değiştirmek, dönüştürmek kalp koşmak, yarışmak, akmak yazışmak akan, akım, akmak, akıntı, güncel, şimdiki budamak, kesmek şey costumbre crear crecer creer crisis cruzar cuadro cual cuál cualquier cuando cuanto cuánto cuarto/a cuatro cubrir cuenta cuerpo cuestión\tiones cultura cultural cumplir cuyo/a dar dato de deber decidir decir decisión declarar dedicar dedo defender defensa definir definitivo dejar del demás demasiado democracia demostrar dentro depender derecha custom, habit to create to grow, increase to believe crisis to cross picture, square, painting as, like which, what any, whatever, whichever when how much, as how much quarter four to cover count body matter, affair culture cultural to accomplish, carry out whose, of whom to give data of, from to owe to decide to say, tell decision to declare to dedicate finger, toe to defend defense to define definitive to leave of, from rest of the too much democracy to demonstrate within, in to depend right alışkanık, görenek yaratmak büyümek inanmak kriz melezleştirmek, kesiştirmek kare, tablo gibi hangi herhangi biri, her, hiç ne zaman kaç kaç çeyrek dört örtmek, kapamak öykü beden sorun, mesele, vaka kültür kültürel yerine getirmek kim, hangi, hangisi vermek veri -in, -ın, -nin, -nın; -den, -dan yapılması gerekilen, ödev, görev karar vermek söylemek karar bildirmek, ifade etmek adamak parmak savunmak savunma tanımlamak nihai, kesin, tam, eksiksiz, kusursuz terk etmek -in, -ın, -nin, -nın; -den, -dan diğer, öbür çok fazla demokrasi kanıtlamak içinde güvenmek, bağlanmak, ihtiyaç duymak sağ(taraf) derecho desaparecer desarrollar desarrollo desconocer descubrir desde que desde desear deseo despertar después de después destino detener determinar día diario/ria diez diferencia diferente difícil dificultad dinero dios/diosa dirección directo director/tora r dirigir disponer distancia distinto diverso doble doctor/tora dolor don donde dónde dormir dos duda durante duro e echar straight, rigth to disappear to develop development to not know, fail to recognize to discover since from, since to wish desire to wake up after afterwards, then destiny, destination to stop to determine day newspaper ten difference different difficult difficulty money god, goddes address, direction direct, straight director, manage to direct to arrange distance different diverse double doctor pain gift, talent where where to sleep two doubt during hard and to throw, cast hukuk, düz, doğru, sağ yok olmak geliştirmek, kalkındırmak gelişme, kalkınma tanıyamamak, kabul etmemek keşfetmek -den beri den, -dan istemek, arzulamak istek, arzu uyanmak -den sonra sonra, daha sonra kader durdurmak, engel olmak belirlemek gün gazete on fark değişik zor zorluk, güçlük para Allah adres, yön direkt, dolaysız müdür, yönetici, yönetmen yöneltmek düzenlemek, hazırlamak mesafe ayrı, farklı çeşitli, farklı, değişik, çeşit çeşit çifte doktor ağrı, sızı armağan, hediye, Allah vergisi, yetenek nerede nerede uyumak iki şüphe süresince sert ve atmak, fırlatmak; dökmek; económico edad efecto ejemplo ejército ejército el/a él elección elegir elemento elevar empezar empresa en encender encima encontrar encuentro energía enfermedad enfermo enorme enseñar entender enterar entonces entrada entrar entre entregar enviar época equipo error es escapar escribir escritor/tora escuchar ese/a esfuerzo eso espacio espalda españa economic, economical age efect example army army the he, him election to choose, select element to elevate, raise to begin, start company in, into, inside, on to light, switch on, set fire to over it find encounter, meeting energy illness, disease, sickness ill, sick enormous to teach to understand to find out, inform then entrance, entry to enter between, among to deliver, give to send epoch, period equipment, team error, mistake is, being to escape, run away to write writer to listen that effort, endeavor, exertion that space back spain çıkarmak ekonomik, hesaplı yaş etki, örnek ordu ordu bu, şu, o eril, o(erkek) seçim seçmek element yükseltmek başlatmak, başlamak girişim ...de yakmak üzerinde, yukarıda bulmak karşılaşma, buluşma enerji hastalık hasta kocaman, iri öğretmek anlamak, kavramak bilgi vermek ondan sonra, sonra giriş girmek arasına, arasında teslim etmek göndermek dönem, devir, çağ donatı, gereç, teçhizat, takım, ekip hata kaçmak yazmak yazar dinlenmek gayret, çaba yer, alan, mesafe, ararlık, uzay arka İSPANYA español/ñola española especial especie esperanza esperar espíritu ésta establecer estado estados unidos estar éste/a este/a este esto estrella estructura estudiar estudio etapa europa europeo/pea evidente evitar exacto/a exigir existencia existir éxito experiencia explicar expresión extender exterior extranjero/a extraño extremo fácil falta faltar familia familiar famoso favor fenómeno spanish Spanish, spaniard special species hope, prospect to hope, wait spirit is to establish state united States to be, stay this east this this star structure to study study, studio stage europe european evident to avoid exact to demand existence to exist success experience to explain expression to extend outside, exterior foreigner, foreign strange extreme easy lack to lack family familial, family famous favour phenomenon İSPANYOL İSPANYOLCA özel tür, çeşit umut, beklenti umutlanmak, beklenti içinde olmak, ummak ruh kurmak, tesis etmek, yerleştirmek devlet Amarika Birleşik Devletleri olmak, bulunmak bu doğu bu bu yıldız yapı okumak stüdyo aşama, etap AVRUPA AVRUPALI açık, belli kaçınmak, sakınmak tam talep etmek varlık var olmak başarı deneyim açıklamak ifade genişletmek dış, dış(kısım) yabancı garip aşırı kolay eksiklik -den yoksun olmak aile ailevi, akraba ünlü iyilik olay fiesta figura figura fijar fin final físico flor fondo forma formar francés/cesa francés francia frase frecuencia frente frío/a fuego fuente fuera de fuerte fuerza función funcionar fundamental fútbol futuro ganar general gente gesto gobierno golpe gracia grande grave gritar grupo guardar guerra gustar gusto haber habitación habitual hablar celebration, party figure, shape to figure to faten, affix end end, final physical, physicist flower bottom, rear shape to form french french france phrase frequency in front cold, cool fire source outside of, beyond hard, strong force, strength function to work, run, function fundamental soccer, football future to win general people gesture government blow grace big, great grave, deep to shout, scream group to keep war to taste, like taste, pleasure, liking to have, has room, bedroom habitual, usual to speak, talk parti, şenlik figür, şekil, biçim şekil vermek saptamak, belirlemek son ; amaç en son fiziksel, fizikçi çiçek dip, arka, geri, kıç, arka plan şekil şekil vermek FRANSIZ FRANSIZ FRANSIZ cümle, tümce sıklık cephe soğuk, serin ateş çeşme, kaynak dışarı, dışarıda güçlü güç, kuvvet fonksiyon, işlev çalışmak esas, ana, temel futbol gelecek kazanmak genel, general halk, insanlar jest, işaret, el kol hareketi yapmak yönetme, idare etme, hükümet darbe incelik büyük ağır; ciddi bağırmak grup korumak savaş beğenmek tat, lezzet, zevk sahip olmak oda alışılmış, her zaman ki konuşmak hacer hacia hallar hasta que hasta hecho/cha hermana hermano/a hermoso/a hija hijo historia histórico hombre hombro hora hoy humano/a idea iglesia igual imagen\imágenes imaginar impedir importancia importante importar imposible incluir incluso indicar individuo información\ciones informar informar inglés/glesa iniciar inmediato/a insistir instante intentar interés\reses interesar interior internacional introducir ir to do, make towards to find, discover until, even until, even fact sister brother beautiful daughter son history historical man shoulder hour today human idea church equal image to imagine to prevent importance important to matter, be important impossible to include even, in fact to indicate individua information to inform to inform english to initiate immediate to insist moment, instant to try interest to interest interior, inner international to introduce, insert to go yapmak, etmek, hazırlamak -e doğru bulmak, keşfetmek, rastlamak -e kadar, -e dek, hatta, bile -e kadar, -e dek, hatta, bile olgu kız kardeş erkek kardeş güzel kız çocuk oğul tarih tarihsel erkek omuz saat bugün insan, insancıl düşünce, fikir kilise eşit görüntü hayal etmek engellemek, önlemek önem, ehemmiyet önemli ithal etmek, önemli olmak imkansız, olanaksız kapsamak göstermek kişisel bilgi, haber, danışma bilgi vermek bilgi vermek İNGİLİZ başlatmak acele, acil, çabuk üstelemek hemen, an girişmek, kalkışmak merak, ilgi merak etmek, ilgi göstermek iç uluslar arası sunmak gitmek izquierda jabon jardin jamás jefe/a joven juego jugador jugar juicio junto a junto justo labio lado lanzar largo lector/tora leer lengua lenguaje lento levantar ley libertad libre libro limitar línea literatura llamar llegar llenar lleno llevar llorar lo loco/a lograr lucha luego lugar luz madre mal malo/a mañana left soap garden never chief, leader, boss young person game, playing player, gambler to play, gambler judgment, sense next to together, joined, close just, fair lip side to throw long reader to read language, tongue language slow to lift, raise law freedom free book to limit line literature to call, phone to arrive, come to fill full to take, carry to cry, weep the for it crazy, insane to obtain, achieve, get fight, struggle then, later place light, lighting mother badly, poorly, incorrectly bad morning, tomorrow sol sabun bahçe hiç şef, başkan genç oyun oyuncu oynamak yargı bitişik, yanında birlikte, bir arada adil, doğru, dürüst dudak taraf fırlatmak uzun okuyucu, okur okumak dil lisan, dil yavaş kaldırmak, yükseltmek kanun, yasa özgürlük, bağımsızlık serbest; özgür; boş; bedava kitap kısıtlamak, sınırlamak yol, çizgi, hat, edebiyat çağırmak ulaşmak doldurmak dolu taşımak ağlamak o çılgın, deli gerçekleştirmek çekişme, güreş sonra, daha sonra yer aydınlık, ışık anne kötü, kötülük kötü sabah, yarın mandar manera manifestar mano mantener máquina mar marcar marcha marchar marido mas más masa matar materia material máximo mayor mayoría mediante médico/a medida medio/dia mejor memoria menor menos menudo mercado merecer mes mesa meter método metro mi mí miedo miembro mientras mientras mil militar millón mínimo/a to command way, manner to declare hand to maintain machine sea to mark march to march husband but more mass to kill matter material maximum greater majority by means of doctor measurement medium better memory minor less small, insignificant market to deserve month it pulls to put method meter my my fear member que whereas, while while thousand military man million minimum emretmek, hakim olmak, hükmetmek tavır, tarz göstermek, belirtmek el devam ettirmek makine deniz işaretlemek marş düzenli adımlarla yürümek koca ama, fakat daha çok kütle öldürmek madde maddi en yüksek, maksimum büyük, yetişkin(yaşlı) çoğunluk vasıtasıyla, yardımıyla doktor ölçü orta daha iyi bellek, hafıza, anı, hatıra daha küçük daha az minik, küçük market hak etmek ay masa koymak metot, yöntem metre, metro benim benim korku üye, organ iken iken bin askeri milyon en düşük, minimum ministro/tra minuto mío/a mirada mirar mismo mitad modelo moderno/a modo momento moral morir mostrar motivo mover movimiento muchacho/cha mucho muerte mujer/jeres mundial mundo música muy nacer nacional nada nadie natural naturaleza necesario/ria necesidad necesitar negar negocio negro/gra ni siquiera ni niña ningún ninguno/a niño/a nivel no noche nombre minister minute mine watched to watch same half model modern way, manner, mode moment moral to die to show motive, reason to move, stir movement, motion boy much death woman, women worldwide world music very, highly to be born national nothing nobody, no-one natural nature necessary necessity,need to need to deny business black not even nor, neither girl, child none no, none, nobody, no one chil level no night name bakan dakika bakma, seyretme bakmak, seyretmek aynı yarı, yarım, orta model, örnek, numune çağdaş, modern tarz, biçim an, hemen, kısa süre ahlak, ahlaki, moral ölmek göstermek neden, güdü, dürtü kımıldatmak, oynatmak hareket, eylem erkek çocuk, delikanlı çok fazla ölüm kadın, karı dünya çapında, grobal, evrensel dünya müzik çok doğmak, çıkmak ulusal hiçbir şey hiç kimse doğal, tabii doğa, tabiat gerekli, kaçınılmaz, zorunlu zorunluluk, greksinim, ihtiyaç ihtiyacı olmak, gereksinim duymak inkar etmek, yalanlamak iş, ticaret, işyeri siyah, kara, siyahi, zenci olmasa bile, hiç olmasa da ne de kız, kız çocuk hiçbiri, hiç kimse, hiç hiçbiri, hiç kimse, hiç çocuk seviye, düzey hayır gece isim normal norteamericano/a normal North American operación opinión origen/rígenes oro oscuro/a otro/tra paciente padre pagar página país países palabra papel par para que para parar parecer pared operation opinion origin gold dark, obscure another, other patient father to pay page country, nation countries word paper pair, couple so that for to stop, stand to seem wall notar noticia novela nuestro/tra nuevo/a número nunca o objetivo objeto obligar obra observar obtener ocasión\siones ocho ocupar ocurrir oficial ofrecer oír ojo olvidar to notice the news novel ours new number never or objective object to force, oblige work to observe to obtain, get occasion eight to occupy to happen official to offer to hear eye to forget normal Kuzey Amerika dükkat etmek, farkına varmak, aldırış etmek haber roman bizimki yeni numara asla, hiçbir zaman ya da, veya objektij, tarafsız obje, şey, nesne zorlamak, zorunda bırakılmak iş, görev, eser, yapıt gözlemek, gözlemlemek elde etmek fırsat sekiz işgal etmek olmak, başına gelmek, resmi, memur teklif etmek işitmek, duymak göz unutmak çalışma, harekat, operasyon, ameliyat fikir, düüşünce başlangıç, köken altın karanlık, koyu diğeri sabırlı, dayanıklı; hasta baba ödemek sayfa ülke iller, ülkeler sözcük, kelime kağıt eş düzeyde, eşit, aynı öyle ki;, -mesi için için, çünkü, zira durmak, durdurmak (gibi)görünmek duvar pareja parte participar particular partido partir pasado pasar paso paso paz pecho pedir película peligro pelo pena pensamiento pensar peor pequeño/a perder perfecto periódico/a periodista permanecer permitir pero perro/rra persona personaje personal pertenecer pesar peso pie piedra piel pierna piso placer plan plantear plaza even, couple, pair part to participate particular, private party, game to start off, depart, slipt, divide past pass step step peace chest to request, ask for film, movie danger hair pain, penalty though to think worse small to lose, miss perfect newspaper journalist to remain to allow but dog, bitch person person personal to belong to to weigh weight foot stone skin leg floor to please plan to expound, raise seat, square çift mesaj; rapor; parça; yan, taraf; hisse, pay bildirmek; katılmak özel, olağandışı; titiz; dikkatli; ayrıntılı parti, oyun, maç bölmek, ayırmak, parçalamak, dağıtmak geçmiş, geçen, geçmiş zaman, eski geçirmek, geçmek adım adım barış, asayiş göğüs, cesaret dilemek; ısmarlamak film tehlike saç penaltı düşünce, akıl; niyet düşünmek, niyet etmek daha kötü küçük çaçur etmek, harçamak, yitirmek mükemmel gazete, dergi, mecmua gazeteci kalmak izin vermek mam, fakat, halbuki köpek, it şahıs, kişi şahıs, kişi bireysel, kişisel ait olmak tartmak ağırlık, tartı ayak taş, kaya cilt, deri, post bacak apartman dairesi, kat zevk, hoşa gitmek plan ortaya atmak alan, meydan, yer pleno población\ciones pobre poco/a poder policía política político poner por ejemplo por porque poseer posibilidad posible posición\ciones práctico precio preciso/a preferir pregunta preguntar prensa preocupar preparar presencia presentar presente presidente pretender primer primero/a principal principio privar probable problema proceso producir producto profesional profesor/sora profundo/a programa pronto/a propio/pia proponer full, complete population poor little, few to be able to, can, might, may police politics political to put for example by, for, per because, why to posses, own possibility posible position practical price, cost precise to prefer question to ask press to worry to prepare presence to present present president to try, court first first principal beginning, principle deprive probable problem process to produce product professional professor, teacher deep program soon, quick, prompt own to propose, nominate full, dolu, tam, doymuş nüfus yoksul biraz, az güç, yapabilmek, edebilmek polis siyaset, politika siyasal, politik yerleştirmek örneğin, mesela -yolu ile çünkü sahip olmak olanak, imkan olanaklı pozisyon pratik fiyat, ücret tam, doğru yeğlemek soru, sorun sormak pres, baskı endişelenmek hazırlamak hazır sunmak, vermek, takdim etmek şimdiki, mevcut, bulunan; hediye başkan niyet etmek birinci, ilk birinci, ilk başlıca, esas, bellibaşlı başlangıç, köken, ilke yasaklamak muhtemel, olası problem, sorun dava üretmek ürün profesyonel profesör derin program yakında özgü, has önermek provocar próximo/a proyecto prueba publicar público/a pueblo pueblo puerta pues puesto punto puro/a que qué quedar querer quien quién quitar quizá radio rápido/a rato razón\zones real realidad realizar recibir reciente recoger reconocer recordar recorrer recuerdo recuperar reducir referir régimen regresar reír relación\ciones religioso repetir representar to cause next project test, proof, evidence to publish public town town door then, since, because position, place point pure that what to stay to want who who to remove, take away perhaps, maybe radio rapid, quick short while reason royal, real reality to make, realize to receive recent to gather, pick up to recognize to remember, remind to cross, travel through memory, remembrance to recover to reduce to refer regime to return, come back to laugh relation religious to repeat to represent kışkırtmak proje delil; deneme yayımlamak kamu, halk halk; köy halk; köy kapı bu yüzden, mademki yer nokta, yer; puan katıksız, saf ki ne kalmak istemek kim kim çıkarmak, temizlemek, atmak, uzaklaştırmak olabilir, belki radyo çabuk an, hemen, kısa süre neden, sebep, akıl, sağduyu gerçek gerçek, gerçekçilik gerçekleştirmek almak, kabul etmek yeni, yakında olan, son günlerde meydana gelen toplamak, koparmak tanımak hatırlatmak, anımsatmak içinden geçmek hatıra, anı iyileştirmek, düzeltmek azaltmak anlatmak rejim geri gelmek gülmek ilgi, ilişki dindar tekrarlamak temsil etmek resolver responder responsable respuesta resto resultado resultar reunión\niones reunir revista rey rico/a riesgo río rodear rojo/a romper ropa rostro saber sacar sala salida salir sangre secreto/a sector seguir según segundo seguridad seguro/a seis semana semejante señalar señor/ñora sensación\ciones sentar sentido/a sentimiento sentimiento sentir separar ser to solve to answer responsible answer rest result, outcome to turn out, work out, succeed meeting to unite, join magazine king rich risk river to surround, encircle red to break clothes face to know to remove, take out room, living room exit, departure to leave, go out blood secret sector to follow according to second security safe six week similar to indicate, point out sir/madam sensation, feeling to seat, sit heartfelt,sense feeling feeling to feel to separate to be çözmek cevap vermek sorumlu cevap kalan, artık sonuç çıkmak, ortaya çıkmak toplantı, birleşme, buluşma toplamak, birleştirmek dergi; revü kral zengin risk nehir, ırmak kuşatmak kırmızı kırmak çamaşır, giysi yüz bilmek çıkarmak, temizlemek, atmak, uzaklaştırmak salon çıkış çıkmak kan gizli sektör izlemek göre ikinci; saniye emliyet, güvenlik emin, sigorta altı hafta benzer göstermek, belitmek, dikkat çekmek beyefendi/hanımefendi duygu oturmak duyu duygu, his duygu, his duygulanmak, hissetmek ayırmak olmak, bulunmak, var olmak serie/ria serio servicio servir sexo sexual si sí sido siempre siete siglo significar siguiente silencio simple sin sino que sino sistema sitio situación\ciones situar sobre social socialista sociedad sol solo/a sólo solución\ciones sombra someter sonar sonreír sonrisa sorprender sostener su subir suceder suelo sueño suerte suficiente sufrir superar series serious service to serve sex sexual if, yes yes been always seven century to mean following, next silence simple without but that but, rather system place, site situation to locate envelope, on social socialist society sun alone only solution shadow to subjugate to sound to smile smile to surprise to maintain, support, hold his to raise to happen/ occur ground, floor dream luck enough to suffer to surpass seri ciddi servis hizmet etmek cinsellik cinsel evet evet daima, her zaman yedi yüzyıl, asır anlamına gelmek sonraki sessizlik sade, basit -siz, -sız ama, fakat sistem yer, mevki konum yerleştirmek üstüne, zarf sosyal, toplumsal sosyalist toplum güneş yalnız tek, yalnız erime gölge teslim olamak çalmak gülümsemek gülümseme sürpriz desteklemek onun kaldırmak, yükseltmek olmak, meydana gelmek yer, zemin; döşeme düşlemek, rüya görmek şans yeterli maruz kalmak, katlanmak geçmek, üstün olmak, baskın superior suponer surgir suyo/a tal vez tal también tampoco tan tanto/a tarde tarea técnica técnico/a televisión\siones tema temer tender tener teoría tercer terminar término texto tía tiempo tierra tío tipo/a tirar título tocar todavía todo/a tomar tono total trabajar trabajo traer tras tratar tres tu último/a un/una superior to suppose to arise his/her/its perhaps so also, too neither so so much late homewrok technique technician television theme to fear to strech out to have theory third to finish term text aunt time earth uncle guy to throw title to touch still everything to take, to drink tone total to work job to bring after to try three your, you last a, an çıkmak yüksek, üst zannetmek ortaya çıkmak onun(genel) belki böyle bir de, ayrıca ne de o kadar; öyle; böyle o kadar çok geç, sonlarında ödev, ev ödevi teknik teknisyen televizyon konu, anakonu, tema korkmak tutmak teori üçüncü bitirmek terim metin, tekst hala, teyze zaman dünya amca, enişte, dayı tip atmak, çekmek başlık dokunmak hâlâ her şey almak; içmek ton, ses toplam çalışmak iş getirmek sonra; sonrasında, ardından denemek üç senin en son, son olarak bir único/a único unidad unir uno/una usar uso usted utilizar vacío/cía valer valor varias varios vecino/a veinte velocidad vender venir ventana ver verano verdad verdadero/a verde vestir vez\veces viaje vida viejo/a viento violencia vista vivir vivo/a voluntad volver voz\voces vuelta y ya que ya yo zona only only, unique unit to unite one to use use you to use empty to be worth value several several neighbor twenty speed to sell to come window to see summer truth true green to dress time travel life old wind violence vision to live alive will to return voice return and since already I zone yegâne yegâne ünite, birim birleşmek bir kullanmak kullanım sen yararlanmak boş eşit olmak değer, kıymet birkaç; çeşitli birkaç; çeşitli komşu yirmi hız satmak gelmek pencere görmek yaz gerçek DOĞRU yeşil giymek; giydirmek defa, kere yolculuk hayat yaşlı, eski rüzgar şiddet manzara yaşamak sağ, diri irade geri dönmek ses dönüş ve şimdiden ben bölge
Benzer belgeler
Print › Year 8 - Unit 1
good, well
to look for, to seek
horse
to fit, go into
head
end, stub
each
chain
to fall
street
bed
to change
change
to walk
road
countryside
field
to sing