Dergi özetini görmek için tıklayınız.
Transkript
Dergi özetini görmek için tıklayınız.
ISSN: 1306 - 1224 MEDENÎ USÛL VE İCRA İFLÂS HUKUKU DERGİSİ İSİ JOURNAL OF CIVIL PROCEDURE, ENFORCEMENT AND INSOLVENCY LAW Bu dergi yılda üç sayı olarak yayımlanan hakemli bir dergidir. This journal is a peer reviewed journal published three times a year. Cilt: 12/Sayı: 33 Volume: 12/Issue: 33 3 2016/1 TR Dizin Hukuk Veri Tabanında Dizinlenmektedir Medenî Usûl ve İcra – İflâs Hukuku Dergisi Journal of Civil Procedure, Enforcement and Insolvency Law Bu Dergi ULAKBİM (Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi) Ulusal Hukuk Veritabanı’na kabul edilmiş hakemli bir dergidir. This Journal is a peer reviewed Journal and it was recognised as national peer reviewed journal in the National Law Database of ULAKBIM (Turkish Academic Network and Information Center). Cilt: 12/Sayı: 33 Volume: 12/Issue: 33 2016/1 Yayın Sahibi/Publisher: Legal Yayıncılık A.Ş adına Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni/On Behalf of Legal Yayıncılık A.S. Publisher and Executive Editor Av./Atty. Lütfürrahman BAŞÖZ (Sertifika No./Certificate No. 27563) Sorumlu Yazı İşleri Müdürü/Responsible Manager: Av./Atty. Ramazan ÇAKMAKCI Yayımcının Adı/Name of Publishing Legal Yayıncılık A.Ş. Company: (Sertifika No./Certificate No. 27563) Tel.: 0 216 449 04 86 Basım ve Cilt/Printing and Volume: Mimoza Matbaacılık San. ve Tic. A.Ş. (Sertifika No./Certificate No.: 33198) Tel.: 0212 482 99 10 Faks/Fax: 0212 482 99 78 Basıldığı Yer/Place of Publication: Davutpaşa Cad. No: 123, Kat:1-3 Topkapı/İstanbul Basım Tarihi/Publication Date: Mayıs/May 2016 Yönetim Yeri/Place of Management: Bahariye Cad. No: 63/5 Kadıköy/İstanbul Tel.0216 449 04 86 Faks/Fax: 0216 449 04 87 E-posta/E-mail: [email protected] URL: www.legal.com.tr Yayın Dili/Published on Language: Türkçe/İngilizce Yayın Türü/Type of Publication: Bu dergi yılda üç sayı olarak yayımlanan uluslararası, süreli ve hakemli bir hukuk dergisidir./This journal is a peer reviewed international law journal published three times a year. Yurt Dışı Temsilciliği Legal Publishing Albania Shpk Rruga Sami Frasheri, pallati 14, hyrja 11, ap. 8 ne Tirane/Albania www.legalalbania.com [email protected] ISSN: 1306 - 1224 Dergiye yapılan atıflarda “MİHDER” kısaltması kullanılmalıdır. For citations please use the abbreviation: “MIHDER” Katkıda bulunmak isteyenler için iletişim bilgileri: All correspondence concerning articles and other submissions should be addressed to: E-posta/E-mail: [email protected] Posta Adresi/Postal Address: Prof. Dr. Ali Cem BUDAK Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Umuttepe Yerleşkesi 41380 Kocaeli Bu dergide yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlara aittir. Articles published in this journal represent only the views of the contributors. Copyright © 2016 Tüm hakları saklıdır. Bu yayının hiçbir bölümü, LEGAL YAYINCILIK A.Ş.’nin yazılı izni olmadan, fotokopi yoluyla veya elektronik, mekanik ve sair suretlerle kısmen veya tamamen çoğaltılamaz, dağıtılamaz, kayda alınamaz. All rights reserved. No part of this publication may be copied, reproduced, stored in a retrieval system, or transmitted, in any form or by means, without the prior expressed permission in writing of the LEGAL YAYINCILIK A.Ş. EDİTÖR/EDITOR Prof. Dr. Ali Cem BUDAK (Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi) YAYIN KURULU/EDITORIAL BOARD Prof. Dr. Ali Cem BUDAK Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Muhammet ÖZEKES Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Murat ATALI Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi Doç. Dr. Güray ERDÖNMEZ Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Doç. Dr. Mine AKKAN Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yard. Doç. Dr. Emel HANAĞASI Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yard. Doç. Dr. Tolga AKKAYA Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yard. Doç. Dr. Nedim MERİÇ Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yard. Doç. Dr. Efe DIRENİSA Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yard. Doç. Dr. Mustafa GÖKSU Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yard. Doç. Dr. Evrim ERİŞİR Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yard. Doç. Dr. Barış TORAMAN Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araş. Gör. Dr. Pınar ÇİFTÇİ Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Av. Mehmet UÇUM İstanbul Barosu Avukatlarından Av. Hikmet ÇİÇEK Ankara Barosu Avukatlarından DANIŞMA KURULU/ADVISORY BOARD Prof. Dr. Oğuz ATALAY Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Haluk BURCUOĞLU İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Nuray EKŞİ Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Yusuf KARAKOÇ Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Baki KURU Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk ÖZTEK Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Hakan PEKCANITEZ Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Polat SOYER Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Süha TANRIVER Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Bilge UMAR Yeditepe Üniversitesi Emekli Öğr. Üyesi HAKEMLER/REFEREES Prof. Dr. Ramazan ARSLAN Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep AKCAN Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Oğuz ATALAY Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Murat ATALI Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Ali Cem BUDAK Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Nuray EKŞİ Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Baki KURU Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammet ÖZEKES Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Selçuk ÖZTEK Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan PEKCANITEZ Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Süha TANRIVER Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Bilge UMAR Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Doç. Dr. Mine AKKAN Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Doç. Dr. Güray ERDÖNMEZ Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Doç. Dr. Serdar KALE Medipol Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Doç. Dr. Müjgan TUNÇ YÜCEL Medipol Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yard. Doç. Dr. Tolga AKKAYA Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yard. Doç. Dr. Efe DIRENİSA Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yard. Doç. Dr. Evrim ERİŞİR Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yard. Doç. Dr. Mustafa GÖKSU Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yard. Doç. Dr. Emel HANAĞASI Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yard. Doç. Dr. Nedim MERİÇ Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yard. Doç. Dr. Barış TORAMAN Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi MEDENİ USUL VE İCRA İFLAS HUKUKU DERGİSİ YAYIN İLKELERİ PUBLICATION AND SUBMISSION REQUIREMENTS OF JOURNAL OF CIVIL PROCEDURE, ENFORCEMENT AND INSOLVENCY LAW 1. Medeni Usul ve İcra – İflas Hukuku Dergisi (MİHDER), dört ayda bir (yılda üç kez) yayımlanan hakemli bir dergidir. The Journal of Civil Procedure, enforcement and Insolvency Law (MIHDER) is a peer reviewed journal published three times a year. 2. Dergi’de yayımlanabilecek yazılar, medeni usul ve icra – iflas hukuku alanını ilgilendiren içerikte her türlü makale, karar incelemesi ve kitap incelemesi ile çevirilerdir. Yazıların dili, Türkçe veya diğer Avrupa dilleridir. This is a journal of law focusing on legal issues concerning civil procedure law, enforcement law and insolvency law. Articles, case notes and comments, discussions of legislative developments, book reviews and other similar type of papers which are written in Turkish and in other European languages are welcome. 3. Dergi’de yayımlanmak üzere gönderilen yazılar başka bir yerde yayımlanmamış ya da yayımlanmak üzere gönderilmemiş olmalıdır. Articles that will be sent to the editor should not be published elsewhere, nor be submitted to other journals simultaneously. 4. Yazılar Microsoft Word (Microsoft Office 98 ve üzeri versiyonlar) formatında (.doc veya.docx dosya uzantılı olarak) yazılmış olmalıdır. Ayrıca yazılar, aşağıdaki şekil şartlarına uygun olarak kaleme alınmış olmalıdır: Kağıt boyutu: A4 Üst: 2, 5 cm; Alt: 2, 5 cm; Sol: 2 cm; Sağ: 2 cm Metin: Times New Roman, 12 punto, 1.5 satır aralığı, iki yana yaslı Dipnotlar: Sayfa altında, Times New Roman, 10 punto, 1 satır aralığı, iki yana yaslı Articles should be submitted as Microsoft Word (either with.doc or.docx file extensions) documents (Microsoft Office 1998 or higher versions). Articles should be written according to the following style guidelines: Paper size: A4 Top: 2.5 cm; Bottom: 2.5 cm; Left: 2 cm; Right: 2 cm Text body: Times New Roman, 12 points, at 1.5 line spacing, justified Footnotes: Times New Roman, 10 points, at 1 line spacing, justified 5. Her yazı, kaydedildiği bir CD ile ya da elektronik posta yolu ile Microsoft Word formatında editöre teslim edilmelidir. Yazının basılı olarak teslimi gerekmemektedir. Softcopy of the article either on a CD or as an attached Microsoft Word Document via e-mail should be submitted to the editor. There is no need to submit any hardcopy of the article. 6. Yazıyla birlikte yazarın (veya yazarların) adına, unvanına, çalıştığı kuruma, açık adresine, kolay ulaşım sağlanabilecek telefon numaralarına ve elektronik posta adreslerine ilişkin bilgiler de editöre ulaştırılmalıdır. The name (s), formal position (s), institutional affiliation (s) and contact details (especially e-mail (s)) of the author (s) must be clearly included with the submission to the editor. 7. Dergi’ye gönderilen makaleler Türkçe ve İngilizce başlık ile hem İngilizce hem de Türkçe özet kısmı içermelidir. Each submission should contain a Turkish and an English Title, as well as an Abstract part in Turkish and English. 8. Dergi’ye gönderilen makalelerde, ilgili makaledeki konuyu tanımlayan Türkçe ve İngilizce uygun anahtar kelimeler bulunmalıdır. All articles should be accompanied by a sufficient number of keywords in Turkish and English that reflect the content of the article. 9. Dergi’ye gönderilen makalelerde kullanılan kaynaklar, makale sonunda kaynakça olarak alfabetik sırada verilmiş olmalı ve kullanılan kaynaklar dipnotunda veya metin içerisinde kısa olarak yer almalıdır. All references cited in the text should be numbered in the order of mention in the text and should be given in abbreviated form in footnotes. They should be listed in full form at the end of the article in an alphabetically arranged bibliography as well. 10. Dergi’ye gönderilen makalelerin yazım bakımından son denetimlerinin yapılmış olduğu ve basılmaya hazır olarak verildiği kabul edilir. All submissions are regarded as ready to publish and already proofread by the author himself. 11. Yayım Kurulu’nda ilk değerlendirilmesi yapılan makaleler, anonim olarak hakeme gönderilecek, hakemden gelen rapor doğrultusunda makalenin yayımlanmasına, hakemden gelen rapor çerçevesinde düzeltme istenmesine ya da yayımlanmamasına karar verilecek ve yazar durumdan en kısa zamanda ve genellikle e-posta yolu ile haberdar edilecektir. Tamamlanmış veya düzeltilmiş yazı, Yayım Kurulu’nca, tekrar hakeme gönderilebilir. Initial assessment of the articles will be done by the editorial board. After the assessment is completed, the articles will be sent to an anonymous peer reviewer. In accordance with reviewer’s report, amendments may be done or the article may be decided not to be published. After the amendments are completed, the article may be sent to peer reviewer again, by the editorial board. 12. Dergi, hakemin yazarı bilmemesi esasına (kör hakemlik) dayanır. Hakeme gönderilecek makalelerde de yazarın kimliğine ilişkin bilgilerin gizliliği sağlanır. All articles submitted are subject to a blind peer review. The identity of the author (s) and reviewer (s) will not be revealed to the other party. 13. Tüm Hakem Raporları, ULAKBİM (Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi) Hukuk Veri Tabanı Komitesi tarafından denetlenmesine olanak verecek şekilde 5 yıl saklanır. All reviewer reports will be kept for five years under circumstances ULAKBİM (Turkish Akademic Network and Information Center) Law Database Committee is able to examine whenever required. 14. Dergi’ye ait yeni sayı yayımlandıkça, bu sayı tek bir PDF kopyası şeklinde ULAKBİM Online Dergi Takip Sistemine (ODİS) yüklenir. Ayrıca Dergi’nin 2 adet basılı kopyası da ULAKBİM’a kargo ile ulaştırılır. Each Publisher issue of the Journal will be uplouded as a PDF file to the Online Journal Watch System of ULAKBİM (ODİS). Also two copies of the published issue will be delivered to ULAKBİM by cargo. 15. Dergi basıldıktan sonra ilgili sayının yazarlarına ve bu sayıda hakemlik yapmış olanlara ücretsiz olarak gönderilir. Free copies of the published issue will be sent both to the author (s) and to the reviewer (s). E D İ T Ö RD E N… / F R OM TH E E DI T OR … Bu sayıda Yard. Doç. Dr. Nilüfer Boran Güneysu’nun “Yargılamanın İadesi Sebebi Olarak Üçüncü Kişilerin Hükmün İptalini Talep Etmesi” başlıklı bir makalesini yayımlıyoruz. Bunu takip eden çalışma Yard. Doç. Dr. Ersin Erdoğan ve Dr. Yasin Alperen Karaşahin’in “Yabancı Mahkemede Açılan Davalarda Zamanaşımının Kesilmesi”dir. Dergide yer alan son çalışma ise Dr. Mehmet Akif Bardakcı’nın “İdarenin Karayollarında Gerçekleşen veya Kamu Motorlu Araçlarının Neden Olduğu Zararlardan Sorumluluğunun Hukuki Esasları ve Sorumluluk Davalarında Görevli Yargı Düzeni” konulu incelemesidir. Medeni Usul ve İcra – İflas Hukuku ile ilgili Yargıtay içtihatları ile bu kararlar hakkında kısa içtihat notlarının yer aldığı bölümü bu sayıda da Yard. Doç. Dr. Nedim Meriç ve Araş. Gör. Dr. Pınar Çiftçi hazırladılar. Yrd. Doç. Dr. Barış Toraman ile Araştırma Görevlileri Sümeyye Altıntaş ve Sümeyye Uyanık’ın birlikte hazırladığı mevzuat bölümünde Medeni Usul ve İcra – İflas Hukuku ile ilgili yeni mevzuata, Anayasa Mahkemesi karar özetlerine ve seçilmiş Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarına yer verilmektedir. Dergimizin yararlı olmasını diliyor, katkı ve eleştirilerinizi bekliyoruz. Editör/Editor Dergimiz Hakkında/About Our Journal Medeni Usul ve İcra – İflas Hukuku Dergisi (MİHDER), yılda üç sayı olarak yayımlanan, hakemin yazarı bilmemesi esasına dayalı hakemli bir hukuk dergisidir. 2005 yılından beri yayın hayatını sürdürmekte olan dergide hakem denetiminden geçmiş makaleler, karar tahlilleri, içtihat ve mevzuat kronikleri ile eser incelemelerine yer verilmektedir. Her sayıda Türk ve yabancı akademisyenler ve hukuk uygulamacıları tarafından kaleme alınan, medeni usul hukuku ve icra – iflas hukuku ile ilgili değerli eserler yayımlanmaktadır. Okuyucularımızın göndereceği medeni usul hukuku ve icra – iflas hukuku alanına ilişkin makaleler ve diğer türdeki eserlerle (karar tahlilleri, eser incelemeleri vb.), dergimizin daha da zenginleşeceğine inanıyoruz. Journal of Civil Procedure, Enforcement and Insolvency Law (MIHDER) is a peer reviewed academic law journal published regularly three times a year, concentrating on issues of civil procedure, enforcement and insolvency law and considers for publication articles, case notes and comments, discussions of legislative developments and book reviews. It has been in publication since 2005. Each issue contains scholarly works concerning civil procedure, enforcement and insolvency law, authored by scholars and practitioners around the globe. We welcome your contributions in the form of articles, notes, comments or reviews on topics reflecting a broad range of perspectives on civil procedure, enforcement and insolvency law; with your contributions and support our journal will progress. MEDENİ USUL VE İCRA – İFLAS HUKUKU DERGİSİ Cilt: 12/Sayı: 33 2016/1 İÇİNDEKİLER Makaleler ..................................................................................................................... 21 Yargılamanın İadesi Sebebi Olarak Üçüncü Kişilerin Hükmün İptalini Talep Etmesi Yard. Doç. Dr. Nilüfer BORAN GÜNEYSU ............................................................ 23 Yabancı Mahkemede Açılan Davalarda Zamanaşımının Kesilmesi Yard. Doç. Dr. Ersin ERDOĞAN Dr. Yasin Alperen KARAŞAHİN.............................................................................. 63 İdarenin Karayollarında Gerçekleşen veya Kamu Motorlu Araçlarının Neden Olduğu Zararlardan Sorumluluğunun Hukuki Esasları ve Sorumluluk Davalarında Görevli Yargı Düzeni Dr. Mehmet Akif BARDAKCI .................................................................................. 79 Yargı Kararları ......................................................................................................... 125 Derleyenler: Yard. Doç. Dr. Nedim MERİÇ / Araş. Gör. Dr. Pınar ÇİFTÇİ Yargıtay Medeni Usul Hukuku Kararları .............................................................. 127 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararları .................................................................... 129 Yargıtay Hukuk Daire Kararları ................................................................................. 150 Yargıtay İcra ve İflas Hukuku Kararları ............................................................... 173 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı......................................................................... 175 Yargıtay Hukuk Daire Kararları ................................................................................. 180 Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı ........................................................................... 208 Mevzuat, Anayasa Mahkemesi ve Uyuşmazlık Mahkemesi Karar Özetleri........ 213 Hazırlayanlar: Yard. Doç. Dr. Barış TORAMAN/ Araş. Gör. Sümeyye ALTINTAŞ/Araş. Gör. Sümeyye UYANIK Mevzuat ..................................................................................................................... 215 Anayasa Mahkemesi Karar Özetleri ........................................................................... 226 Uyuşmazlık Mahkemesi Karar Özetleri ...................................................................... 247 Mahkeme Kararları Arama Dizinleri ..................................................................... 253 Kavramlara Göre Arama Dizini .................................................................................. 255 Kanun Maddelerine Göre Arama Dizini ..................................................................... 259 LEGAL YAYINCILIK TÜM YILLAR DERGİ FİYAT LİSTESİ (BASILI, ONLINE SÜRELİ-SÜRESİZ VE E-DERGİ) ............................................................. 261 LEGAL HUKUK DERGİLERİ SİPARİŞ FORMU ................................................... 265 LEGALBANK ABONELİK FORMU........................................................................ 266 JOURNAL OF CIVIL PROCEDURE, ENFORCEMENT AND INSOLVENCY LAW Volume: 12/Issue: 33 2016/1 CONTENTS Articles ......................................................................................................................... 21 Third Party Claims for Annulment of Final Judgments as a Ground for Revision of Final Judgements Asst. Prof. Dr. Nilüfer BORAN GÜNEYSU............................................................. 23 Interruption of Prescription in Lawsuits Before Foreign Courts Asst. Prof. Dr. Ersin ERDOĞAN Dr. Yasin Alperen KARAŞAHİN .............................................................................. 63 Legal Basis of Administration’s Liability from Damages Occured on Highways or Caused by Public Vehicles and Jurisdiction on Cases of Liability Dr. Mehmet Akif BARDAKCI .................................................................................. 79 Court Decisions ......................................................................................................... 125 Compiled by: Asst. Prof. Dr. Nedim MERİÇ / Res. Asst. Dr. Pınar ÇİFTÇİ Decisions of the Court of Cassation on Matters Relating to Civil Procedure Law ............................................................................................................................. 127 Decisions of Joint Civil Chambers of the Court of Cassation..................................... 129 Decisions of Civil Chambers of the Court of Cassation ............................................. 150 Decisions of the Court of Cassation on Matters Relating to Enforcement And Insolvency Law ................................................................................................. 173 Decision of Joint Civil Chambers of the Court of Cassation ...................................... 175 Decisions of Civil Chambers of the Court of Cassation ............................................. 180 Court of Appeal Assembly of Criminal Chambers Decision ...................................... 208 Legislative Developments, Extracts From Decisions of the Turkish Constitutional Court And Court of Jurisdiction Conflicts.................................... 213 Prepared for publication by: Asst. Prof. Dr. Barış TORAMAN/ Res. Asst. Sümeyye ALTINTAŞ/Res. Asst. Sümeyye UYANIK Legislation ................................................................................................................. 215 Abstracts of Decisions of the Turkish Constitutional Court ....................................... 226 Abstracts of Decisions of Court of Jurisdictional Disputes ........................................ 247 Index of Court Decisions .......................................................................................... 253 Index of Related Legal Terms..................................................................................... 255 Index of Related Statutory Provisions ........................................................................ 259 LEGAL PUBLISHING'S PRICE LIST COVERING ALL THE YEARS (PRINTED-ON LINE-PERIODIC- NON-PERIODIC, AND E-JOURNAL ............. 261 ORDERING FORM FOR THE LEGAL LAW JOURNALS ..................................... 265 SUBSCRIPTION FORM FOR THE LEGALBANK LEGAL DATABASE ............. 266 MAKALELER ARTICLES * Yargılamanın İadesi Sebebi Olarak Üçüncü Kişilerin Hükmün İptalini Talep Etmesi Third Party Claims for Annulment of Final Judgments as a Ground for Revision of Final Judgements Yard. Doç. Dr./Asst. Prof. Dr. Nilüfer BORAN GÜNEYSU * Yabancı Mahkemede Açılan Davalarda Zamanaşımının Kesilmesi Interruption of Prescription in Lawsuits Before Foreign Courts Yard. Doç. Dr./Asst. Prof. Dr. Ersin ERDOĞAN Dr. Yasin Alperen KARAŞAHİN * İdarenin Karayollarında Gerçekleşen veya Kamu Motorlu Araçlarının Neden Olduğu Zararlardan Sorumluluğunun Hukuki Esasları ve Sorumluluk Davalarında Görevli Yargı Düzeni Legal Basis of Administration’s Liability from Damages Occured on Highways or Caused by Public Vehicles and Jurisdiction on Cases of Liability Dr. Mehmet Akif BARDAKCI YARGILAMANIN İADESİ SEBEBİ OLARAK ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN HÜKMÜN İPTALİNİ TALEP ETMESİ* (THIRD PARTY CLAIMS FOR ANNULMENT OF FINAL JUDGMENTS AS A GROUND FOR REVISION OF FINAL JUDGEMENTS) Yard. Doç. Dr./Asst. Prof. Dr. Nilüfer BORAN GÜNEYSU** ÖZ Yargılamanın iadesi, maddî anlamda kesinleşmiş kararlar için öngörülmüş olağanüstü bir kanun yoludur. Yargılamanın iadesi, ağır hata veya eksikliklere rağmen kesinleşmiş olan hükme müdahale imkânını sağlamaktadır. Davanın taraflarının anlaşarak hile yapmalarını yargılamanın iadesi sebeplerinden biri olarak düzenleyen hüküm, medenî yargılama hukukunda üçüncü kişilerin menfaatini koruyan hükümlerden biridir. Üçüncü kişilerce hükmün iptali talebi, davanın taraflarının anlaşarak üçüncü kişileri zarara sokmasını önlemek ve davanın taraflarının kesin hüküm etkisini kötüye kullanmalarını engellemek amacını taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Yargılamanın iadesi, üçüncü kişilerce hükmün iptali, olağanüstü kanun yolu, hile, muvazaa ABSTRACT Revision is an extraordinary legal remedy for challenging court judgments. The revision aims to annul those judgments with grave mistakes. One of the grounds for revision in Turkish Law is the fraud of the parties to a legal dispute. This rule has the objective of safeguarding the interests of the third parties. Keywords: Revision, annulment of judgments by the third parties, extraordinary legal remedy, fraud, simulation. *** * Bu makale 17.12.2015 tarihinde Yayınevimize ulaşmış olup, 29.01.2016 tarihinde hakem onayından geçmiştir. ** Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medenî Usûl ve İcra-İflâs Hukuku Anabilim Dalı. 24 Yargılamanın İadesi Sebebi Olarak Üçüncü Kişilerin Hükmün İptalini Talep Etmesi .. Yargılamanın iadesi talebi üzerine verilen hüküm, eski hükmü geçmişe etkili olarak ortadan kaldırmaktadır. Kanun koyucu, hükmün iptali halinde ortaya çıkacak sonuçlara ilişkin ne Hukuk Usulü Muhakemeleri ne de Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda bir düzenleme yapmıştır. Üçüncü kişilerce iptal talebi üzerine mahkeme, ilk hükmün iptaline karar vermesi halinde, ilk hükmün icrasına henüz başlanmamışsa, hükmün iptali ile ilgili hüküm ortadan kaldığı için ilâmlı icra dayanaksız kalacaktır. İlk hükmün icrasına başlanmışsa, hükmün iptali ile icra takibi duracak ve kararın kesinleşmesi ile iptal edilecektir (İİK m. 40/I). Kanımızca ilk hükmün icra edilmesi halinde, icranın iadesinin ilişkin hükümler (İİK m. 40) kıyasen uygulanacaktır. Zira ilk hükmün davacısı ve davalısının kötü niyetli davranışları nedeniyle zarara uğrayan üçüncü kişiye sebepsiz zenginleşme hükümlerini uygulamak süreci uzatacaktır. İcranın iadesi yoluna başvurmak, hükme ihtiyaç duymaması ve yeniden icra emri gönderilmemesi nedeniyle daha pratik ve kısa bir yoldur. Şüphesiz üçüncü kişi, yargılamanın iadesi sebebinin haksızlık ve hile unsurunu ispatlaması ve dilekçesinde talep etmesi şartıyla haksız fiil kurallarına göre tazminat da istenebilir. Mahkeme, haksız fiil ve yargılamanın iadesi talebi ile birlikte değerlendirerek bir karar verecektir. Makalenin devamına, dergimizin 2016 yılının üçüncü sayısı olan 33. sayısından ulaşabilirsiniz MİHDER - Cilt: 12, Sayı: 33, 2016/1 YABANCI MAHKEMEDE AÇILAN DAVALARDA ZAMANAŞIMININ KESİLMESİ* (INTERRUPTION OF PRESCRIPTION IN LAWSUITS BEFORE FOREIGN COURTS) Yard. Doç. Dr./Asst. Prof. Dr. Ersin ERDOĞAN** Dr. Yasin Alperen KARAŞAHİN*** ÖZ Bu makalede, yabancı bir mahkemede dava açılması durumunda, Türk hukukuna göre zamanaşımının kesilip kesilmediği ele alınmaktadır. Yazarlar yabancı mahkemede açılan bir davanın tıpkı bir Türk mahkemesinde dava açılması durumunda olduğu gibi Türk hukukuna göre zamanaşımını kestiği görüşünü savunmaktadır. Ancak, bu konuda çok sayıda farklı görüş savunulmaktadır. Makalede bu görüşler de açıklanmakta ve eleştirilmektedir. Ayrıca, yazarların görüşüne göre, yabancı mahkemede açılan davada tarafların yapacakları usul işlemleri ve yabancı mahkemenin kararları da, tıpkı Türk mahkemelerinde açılan davalarda olduğu gibi zamanaşımını kesecektir. Anahtar Kelimeler: Yabancı mahkeme, dava, taraf usul işlemleri, mahkemenin kararları, zamanaşımının kesilmesi. ABSTRACT In this article, it is examined whether the lawsuit filed before a foreign court interrupts the prescription according to Turkish law. The authors argue that a lawsuit before a foreign court interrupts the prescription exactly like a lawsuit before a Turkish court. However, there are several different opinions in this respect. These opinions are explained and criticized in the article. Furthermore, according to the opinion of the authors, prescription is also interrupted by the procedural * Bu makale 04.04.2016 tarihinde Yayınevimize ulaşmış olup, 28.04.2016 tarihinde hakem onayından geçmiştir. ** Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. *** İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Elemanı. 26 Yabancı Mahkemede Açılan Davalarda Zamanaşımının Kesilmesi acts of the parties before the foreign court and by the decisions of the foreign court like in lawsuits before Turkish courts. Keywords: Foreign court, lawsuit, procedural acts of the parties, decisions of the court, interruption of prescription. *** Alacaklının yabancı bir mahkemede dava açması ve uyuşmazlığın esasına Türk hukukunun uygulanması durumunda, zamanaşımının kesilmesi açısından iki meselenin değerlendirilmesi gerekir. İlk olarak, Türk Borçlar Kanunu’nun 154. maddesinin ikinci bendi uyarınca, alacaklının yabancı mahkemede dava açmasıyla zamanaşımının kesilip kesilmediği ele alınmalıdır (II). Daha sonra da, Türk Borçlar Kanunu’nun 157. maddesinin ilk fıkrasında öngörüldüğü şekilde, tarafların usul işlemleri ve mahkemenin kararları ile zamanaşımının kesilip kesilmeyeceği değerlendirilmelidir (III). Bu hususlara ilişkin görüşlerimizi açıklanmadan önce, zamanaşımı kavramı ve zamanaşımının kesilmesiyle ilgili olan ve savunduğumuz görüşlerin temelini teşkil eden genel bazı açıklamalar yapılacaktır (I). ... Netice olarak, esasına Türk hukuku uygulanan bir uyuşmazlık açısından, yabancı mahkemede açılan davanın zamanaşımını kesmesi hususunda şu sonuçlara varılmıştır: Yabancı mahkemede açılan dava, Türk mahkemelerinde açılan bir dava gibi zamanaşımını keser. Dava usul hukuku kaynaklı ve düzeltilebilen bir sebeple (mesela yabancı mahkemenin kendi ülkesinin hukukuna göre milletlerarası yetkisinin olmaması sebebiyle) reddedilirse, koşulları varsa Türk Borçlar Kanunu’nun 158. maddesinde öngörülen altmış günlük munzam süre devreye girer. Yabancı mahkemenin kararının Türkiye’de tanınıp tenfiz edileceğinin öngörülmesi gibi bir şart mevcut değildir. Ayrıca borçluya tebligat yapılması da şart değildir. Yabancı mahkemede dava açıldıktan sonra, tarafların bütün usul işlemleri ile mahkemenin bütün kararları zamanaşımını tekrar keser. Yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfiz edilmesi bu durumda da şart değildir. Makalenin devamına, dergimizin 2016 yılının üçüncü sayısı olan 33. sayısından ulaşabilirsiniz MİHDER - Cilt: 12, Sayı: 33, 2016/1 İDARENİN KARAYOLLARINDA GERÇEKLEŞEN VEYA KAMU MOTORLU ARAÇLARININ NEDEN OLDUĞU ZARARLARDAN SORUMLULUĞUNUN HUKUKİ ESASLARI VE SORUMLULUK DAVALARINDA GÖREVLİ YARGI DÜZENİ* (LEGAL BASIS OF ADMINISTRATION’S LIABILITY FROM DAMAGES OCCURED ON HIGHWAYS OR CAUSED BY PUBLIC VEHICLES AND JURISDICTION ON CASES OF LIABILITY) Dr. Mehmet Akif BARDAKCI** ÖZ İdari rejim esasına dayanan hukuk sistemlerinde de kamu tüzel kişilerinin bazı işlem veya eylemlerinin özel hukuka tabi olduğu kabul edilmektedir. Kamu hizmetinde kullanılan veya kamu tüzel kişilerine ait motorlu araçların neden olduğu trafik kazalarından idarenin sorumluluğu da özel hukuka tabi olarak görülmektedir. Uyuşmazlık Mahkemesi, yapılan yeni düzenlemelerden sonra, bir kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanan ve karayollarında gerçekleşen zararlardan kaynaklanan uyuşmazlıkların da özel hukuka tabi olduğu yönünde kararlar vermektedir. Kamu tüzel kişilerinin, kamu gücü ayrıcalıklarına dayanan ve trafik kurallarıyla ilgisi olmayan faaliyetleri idare hukukuna tabidir. Bu faaliyetlerin yürütülmesi sırasında oluşan zararlar da kamu tüzel kişilerinin idari sorumluluğunun kapsamına girerler. Bu çalışmada, idari sorumluluğun ve motorlu araç işleteninin sorumluluğunun esasları incelendikten sonra, Uyuşmazlık Mahkemesinin kararları esas alınarak idarenin motorlu araçlarının neden olduğu veya karayollarında gerçekleşen zararlardan sorumluluğunun tabi olduğu hukuksal rejim ve görevli yargı düzeni ele alınacaktır. * Bu makale 20.12.2015 tarihinde Yayınevimize ulaşmış olup, 18.01.2016 tarihinde hakem onayından geçmiştir. ** İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yönetim Bilimleri Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi 28 İdarenin Karayollarında Gerçekleşen veya Kamu Motorlu Araçlarının Neden Olduğu Zararlardan Sorumluluğunun Hukuki Esasları ve Sorumluluk Davalarında Görevli Yargı Düzeni Anahtar Kelimeler: İdari sorumluluk, işletenin hukuki sorumluluğu, tehlike sorumluluğu, kamu hizmeti ABSTRACT Even in the legal systems based on administrative regime, some acts and actions of public entities are subject to private law. Liability of public authorities from traffic accidents caused by vehicles used in public services or belonging public entities, also regarded as a matter of private law. After new regulations, Tribunal of Conflicts holds the view that the disputes arising from loss and injures caused by execution of public services and occured on highways, are governed by private law. Activities of public entities, based on prerogatives of public power and not concerned with traffic rules, are subject to administrative law. The injures and loses which occur during the execution of this kind of activities require administrative liability of public authorities. In this work, after examining legal basis of administrative liability and liability of motor vehicle’s operator, in the light of decisions of Tribunal of Conflicts, the legal regime regarding liability of administration and jurisdiction with respect to the losses and injures caused by public vehicles or occured at highways will be discussed. Keywords: Administrative liability, legal liability of motor vehicle operator, liability from risks, public service. *** ... Yasama organının idarenin taraf olduğu bir uyuşmazlığın adli yargının görev alanına dahil edilmesi konusunda sınırsız olmayan bir takdir yetkisinin varlığının hukukumuzda kabul edildiğini yukarıda belirtmiştik. Bu takdir yetkisinin kullanılması Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği gibi bir konunun bütünüyle idari yargının görev alanından çıkarılarak adli yargının görev alanına dahil edilmesi şeklinde olmamalıdır. ... Makalenin devamına, dergimizin 2016 yılının üçüncü sayısı olan 33. sayısından ulaşabilirsiniz MİHDER - Cilt: 12, Sayı: 33, 2016/1 YARGI KARARLARI COURT DECISIONS * Yargıtay Medeni Usul Hukuku Kararları Decisions of the Court of Cassation on Matters Relating to Civil Procedure Law * Yargıtay İcra ve İflas Hukuku Kararları Decisions of the Court of Cassation on Matters Relating to Enforcement and Insolvency Law Derleyenler:/Compiled by: Yard. Doç. Dr./Asst. Prof. Dr. Nedim MERİÇ Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Anabilim Dalı Dicle University Faculty of Law, Dept. of Civil Procedure and Insolvency Law Araş. Gör. Dr./Res. Asst. Dr. Pınar ÇİFTÇİ Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Anabilim Dalı Dokuz Eylül University Faculty of Law, Dept. of Civil Procedure and Insolvency Law YARGITAY MEDENİ USUL HUKUKU KARARLARI DECISIONS OF THE COURT OF CASSATION ON MATTERS RELATING TO CIVIL PROCEDURE LAW * Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararları Decisions of Joint Civil Chambers of the Court of Cassation * Yargıtay Hukuk Daire Kararları Decisions of Civil Chambers of the Court of Cassation Derleyen:/Compiled by: Araş. Gör. Dr./Res. Asst. Dr. Pınar ÇİFTÇİ Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Anabilim Dalı Dokuz Eylül University Faculty of Law, Dept. of Civil Procedure and Insolvency Law YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARLARI DECISIONS OF JOINT CIVIL CHAMBERS OF THE COURT OF CASSATION YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas No. Karar No. Tarihi: 2014/15-1026 İlgili Kanun/Madde 6100 s. HMK/2 2015/1765 6098 s. TBK/470 16.09.2015 • TİCARİ DAVA • GÖREV ÖZETİ: Somut olayda uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ile uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi tarafından çözülebilmesi için, uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur. Uyuşmazlık konusu “zırhlı landrover camının imalatı ve teslimi” işinin, davalı şirketin ticari işletmesiyle ilgili olduğu konusunda hiçbir tereddüt bulunmamaktadır. Ancak, davacı kurumca uyuşmazlık konusu işin ihalesi, ticari işletmeleriyle ilgili olarak değil kamu hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirmiştir. Hal böyle olunca, eldeki davaya bakma görevi Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine aittir. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas No. Karar No. Tarihi: 2013/11-2425 İlgili Kanun/Madde 2015/2022 4721 s. TMK/15 30.09.2015 6102 s. TTK/18/2 • BORCA AYKIRILIKTA İSPAT YÜKÜ • İSPAT YÜKÜNÜN YER DEĞİŞTİRMESİ Yargıtay Medeni Usul Hukuku Kararları 34 ÖZETİ: Dava, kısıtlının zarara uğratılmasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta kısıtlama kararı, davalı bankanın da kabulünde olduğu üzere kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen kısıtlının banka hesaplarında işlem yapmasına davalı bankaca göz yumularak, kendi maaş hesabından ATM aracılığı ile para çekmesine engel olunmamış, basiretli bir tacirin gerektirdiği şekilde hareket edilmemek suretiyle özen borcu ihlal edilmiştir. Buna göre, borca aykırılık durumunda haksız fiildeki ispat yükü yer değiştirmekte, davalı bankanın kusurunu ispat yükü davacı tarafa değil, kendi kusursuzluğunu ispat yükü davalı bankaya yüklenmektedir. Bu durumda, davalı Banka’dan bu konudaki delilleri sorulup, toplanacak deliller muvacehesinde bir karar verilmek gerekir1. 1 Karara konu olayda uyuşmazlık konusu, davalı bankanın kusurunun ispatı ile davacının zararının ispatı noktalarında toplanmıştır. Bununla birlikte yargılama süresince davalı bankanın, uyuşmazlık konusu olayın gerçekleşmesinde kusurlu olduğu ve bu yönüyle bankanın kusursuzluğunu ispat etmediği konusunda bir tartışma kalmamıştır. Her ne kadar, sözleşmeye aykırılığa dayanarak tazminat davası açan davacının, borçlu aleyhine getirilen kusur karinesi sebebiyle karşı tarafın kusurunu ispat yükümlülüğü bulunmasa da (TBK m. 112), davanın dayanağı olan zararını ispat yükümlülüğü bulunur (bu konuda ayrıntılı bilgi için bkz. Eren, Fikret: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Yetkin, 15. Bası, Ankara 2013, s. 1065-1066). Bu anlamda davacı taraf, öncelikle sözleşmeye aykırılık sebebiyle oluşan zararını iddia etmeli, somutlaştırmalı, zararını ispata elverişli deliller getirmelidir (HMK m. 190 ve 193). Yerel mahkeme, bu konuda davacı tarafın herhangi bir delil sunmadığı ve zararını ispatlayamadığı yönünde karar verirken; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, -davacının zararını ispatlayamadığı konusundaki uyuşmazlık konusundan ayrılarak- davalı bankanın kusursuzluğunu ispat edememiş olmasından bahisle yerel mahkeme kararını bozmuştur. Oysa, bankanın kusurunun bulunduğu yönünde herhangi bir tartışma bulunmazken, davacı taraf zararını somutlaştıran hiçbir delil ibraz etmeksizin ve bu konudaki ispat yükünü yerine getirmeksizin bozma kararı neticesinde lehine karar elde etmiştir. Dolayısıyla davacı tarafın her ne kadar sözleşmeye aykırılıkta davalı tarafın kusurunu ispat yükümlülüğü bulunmasa da (TBK m. 112), zararı ispat yükümlülüğü (TBK m. 114/2’nin atfı ile TBK m. 50/1) halen üzerindedir. Uyuşmazlık konusu olayda ise, bu gereklilikler gözden kaçırılmış ve direnme kararında belirtilmesine rağmen, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, uyuşmazlığı davalı tarafın kusursuzluğunun ispatı noktasına indirgemiştir. Öyle ki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, bozma kararında davacının zararının ispatı konusunda ilgili delilleri ve belgeleri getirme yükümlülüğünü de davalı bankaya yüklemiştir. Bu durum aynı zamanda somutlaştırma yüküne ilişkin HMK m. 193 hükmüne de aykırılık teşkil etmektedir. Bu yönüyle kararın karşıoyunda belirtilen görüşlerin hukuka uygunluğu gözardı edilerek hatalı şekilde yerel mahkemenin direnme kararı da, Hukuk Genel Kurulu tarafından bozulmuştur. (Pınar Çiftçi) MİHDER - Cilt: 12, Sayı: 33, 2016/1 Decisions of the Court of Cassation on Matters Relating to Civil Procedure Law 35 YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas No. Karar No. Tarihi: 2015/4-417 İlgili Kanun/Madde 2004 s. İİK/47, 67 2015/1755 6183 s. AATUHK/1 16.09.2015 • 6183 SAYILI KANUN’A TABİ ALACAĞIN TAHSİLİ • GENEL HÜKÜMLER ÇERÇEVESİNDE AÇILAN İTİRAZIN İPTALİ DAVASINDA HUKUKİ YARAR • HAK ARAMA YOLLARINDA SEÇİMLİK HAKLARIN KULLANIMI ÖZETİ: Uyuşmazlık, 6183 sayılı Kanun hükümlerine tabi alacağın genel hükümler çerçevesinde dava konusu yapılmasında hukuki yararın bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. İcra ve İflas Kanunu’nun “Hukuku amme borçları” başlıklı 47. maddesinde, para cezasiyle diğer hukuku amme borçlarının takibi hakkındaki kanunlar hükmünün mahfuz olduğu ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un 1. maddesinde “Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur” denilse de bu hükümler seçimlik hakkı bulunan davacının genel hükümler uyarınca takip ve dava yoluna başvurmasına engel değildir. Bu nedenle davacının genel hükümler çerçevesinde takip ve dava yoluna başvurmasında hukuki yararı bulunduğunun kabul 2 edilmesi gereklidir . 2 Yerel Mahkeme ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık bir kamu alacağının 6183 sayılı Kanun hükümlerinin yanında ayrıca genel hükümler çerçevesinde -özellikle 2004 sayılı İİK ve bu Kanun’da düzenlenen itirazın iptali davası hükümleri kapsamında- dava konusu yapılıp yapılamayacağı, bu konuda idarenin bir seçimlik hakkının ve hukukî yararının bulunup bulunmadığı noktasındadır. Türk hukukunda, diğer hukuk sistemlerinden farklı olarak kamu alacakları ile özel hukuk alacaklarının tahsili birbirinden farklı hükümler çerçevesinde düzenlenmiştir. Kural olarak özel hukuk alacakları için 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu, kamu alacakları içinse 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanun hükümleri geçerlidir. Bu kanun hükümleri çerçevesinde başlatılacak icra takiplerinde, takibe karşı konulması hâlinde başvurulacak yollar, açılacak davalar da birbirinden farklı olmakla birlikte bu davalar aynı yargı türlerinde dahi görülmez (bu konuda genel nitelikli değerlendirmeler ve karşılaştırmalar için bkz. Başar, Cemal: Kamu İcra Hukukunun Anayasal Temelleri, Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez’e Armağan IV, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Özel Sayı, İzmir 2015, Cilt: 16, s. 4570 vd.; Çiftçi, Pınar: İcra Hukukunda Menfaat Dengesi, Adalet, Ankara 2010, s. 184 vd.; Çiftçi, PıMIHDER - Volume: 12, Issue: 33, 2016/1 Yargıtay Medeni Usul Hukuku Kararları 36 YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas No. Karar No. Tarihi: 2013/12-2065 İlgili Kanun/Madde 1136 s. AvK/164/son 2015/1291 29.04.2015 • AVUKATLIK ÜCRETİNİN HACZİ • HACZEDİLMEZLİK KURALI nar: Menfaat Dengesi Çerçevesinde Genel İcra Hukuku ile Kamu İcra Hukukunun Karşılaştırılması (Karşılaştırma), Prof. Dr. Burhan Ceyhan Armağanı, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Özel Sayı 2010, Cilt: 12, s. 313-379; Demirbaş Aksüt, Burcu: Kamu İcra Hukuku’nda Menfaat Dengesi, Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez’e Armağan IV, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Özel Sayı, İzmir 2015, Cilt: 16, s. 4671 vd.; Karakoç, Yusuf: Genel Vergi Hukuku, 7. Bası, Yetkin, Ankara 2014, s. 615-624; Pekcanıtez, Hakan / Atalay, Oğuz / Sungurtekin Özkan, Meral / Özekes, Muhammet: İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, 2. Bası, Yetkin, Ankara 2015, s. 378 vd.). Bu farklı hukukî yolların Kanunlarda açıkça belirtilmesi, hak arama yollarının belirliliğini sağlar (Ay m. 36) ve bu gereklilik hukukî güvenlik açısından zorunludur (bu konuda bkz. Köküsarı, İsmail: Anayasa Hukukunda Hukuki Güvenlik İlkesi, Adalet, Ankara 2015, s. 69 vd.). Böylece bireyler, hangi hukuk kuralının ihlâli hâlinde, hangi yargı yoluna başvuracaklarını ve bu yargı yolu içerisinde hangi hukukî imkânlar çerçevesinde hak arama özgürlüklerini kullanabileceklerini belirleyebilirler. Dolayısıyla hukuk devletine dayalı bir düzende, bireyler hak arama yollarını tereddütsüz şekilde belirleyebilmelidirler. İcra prosedürlerinde bu gereklilik, aynı zamanda kanunîlik ilkesi ile somutlaşmaktadır (bu konuda bkz. Pekcanıtez / Atalay / Sungurtekin Özkan / Özekes, s. 379). Her ne kadar kamu alacakları için ayrı bir Kanun ihdâs edilmesi ve bu Kanun’da da -özellikle 2004 sayılı İİK ile değerlendirildiğinde- alacaklı ile borçlu arasındaki menfaat dengesi bazı tartışmalara ve eleştirilere açık ise de (bu konudaki karşılaştırmalar ve eleştiriler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Çiftçi, Karşılaştırma, s. 313 vd.), kamu alacaklarının tahsili için hukuk sistemimizde 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. 6183 sayılı Kanun’un, 2004 sayılı Kanun’a göre özel kanun niteliğinde olduğu da tartışmasızdır (bu konuda bkz. Karakoç, s. 616; Pekcanıtez / Atalay / Sungurtekin Özkan / Özekes, s. 379). Kararda belirtildiği şekilde, bu Kanun ihdâs edilmiş olmasına rağmen, idarenin dilediği zaman 2004 sayılı Kanun’a göre de takip başlatabileceği yönünde bir uygulama, hak arama yollarında hukukî belirsizliklerin ve keyfîliğin doğmasına sebep olabilir. Dolayısıyla emsal niteliğinde olan ve kanaatimizce hukukî belirlilik açısından çok büyük sakıncalara gebe olabilecek böyle bir uygulama, Türk hukukunda -bu içtihat çerçevesinde- yerleşmemeli ve idare 6183 sayılı Kanun’a tâbi alacakları için özel kanun niteliğinde olan- bu Kanun hükümleri çerçevesinde alacağını tahsil etmelidir. Bu yönüyle karşıoy gerekçesinde belirtilen görüşlerin dikkate alınması ve Yargıtay’ın bu karar ile benimsediği içtihadın potansiyel sakıncaları dikkate alınarak ivedilikle bu içtihattan dönülmesi, kanaatimizce hukuk devletinin zorunlu bir gerekliliğidir. (Pınar Çiftçi) MİHDER - Cilt: 12, Sayı: 33, 2016/1 Decisions of the Court of Cassation on Matters Relating to Civil Procedure Law 37 ÖZETİ: İstem, avukatlık ücreti alacağının haczedilmesine dair icra müdürlüğü kararının şikayet yoluyla iptali istemine ilişkindir. 1136 Sayılı Avukatlık Yasası’nın 164/son maddesinde, dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olacağı, bu hükmün vekil müvekkil arasında çıkacak ve iç ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlıkları düzenlemek amacıyla öngörüldüğü, ayrıca, bu ücretin, iş sahibinin borcu sebebiyle takas ve mahsup edilemeyeceği, haczedilemeyeceği hükme bağlanmış olmakla şikayetçi belediye başkanlığı lehine hükmedilen avukatlık ücretinin, onun borcundan dolayı haczedilmesi doğru değildir. Tüm kararların tam metinlerine, dergimizin 2016 yılının üçüncü sayısı olan 33. sayısından ulaşabilirsiniz MIHDER - Volume: 12, Issue: 33, 2016/1 YARGITAY HUKUK DAİRE KARARLARI DECISIONS OF CIVIL CHAMBERS OF THE COURT OF CASSATION YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: 2015/23725 2015/24134 16.12.2015 İlgili Kanun/Madde 6100 s. HMK/94/1, 140/5, 324 • BOŞANMA DAVASI • TANIK BİLDİRME HAKKI • KESİN SÜRE ÖZETİ: 1 Ön inceleme duruşmasında 6100 S.K. Md 140/5. maddesi uyarınca davalı-karşı davacıya verilen kesin mehil, tanık delili dışında, belge niteliğindeki delillerle ilgilidir. Bu mehil, tanık bildirme hakkını düşürmez. Davacı-karşı davalı erkek, tahkikat aşamasında verdiği 16.07.2013 tarihli dilekçesinde tanıklarının isim ve adreslerini mahkemeye bildirmiştir. Mahkemece, davalı-karşı davacının gösterdiği tanıkların dinlenmesi için gerekli avansın usulünce istenmesi (HMK.m.324) avans yükümlülüğünü yerine getirmesi halinde, gösterdiği tanıkların usulünce çağrılıp dinlenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Açıklanan yönde işlem yapılmadan, eksik inceleme ile hü1 küm kurulması doğru bulunmamıştır . Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin söz konusu içtihatı önemli açıdan emsal niteliğinde değerlendirilebilecek ve HMK m. 140/5 hükmünün uygulanmasıyla ilgili görüş değişikliğini yansıtan kararlardandır. Zira içinde 2. Hukuk Dairesi de olmak üzere, Yargıtay’ın çeşitli dairelerinde ve azımsanmayacak sayıda içtihadında HMK m. 145/5 hükmünün tanık dahil tüm delil türleri açısından geçerli olacağı kabul edilmekteydi. Yargıtay’ın bu yöndeki bazı içtihatları için bkz. 2. HD, 5.12.2012, 9119/29279; 2. HD, 15.4.2013, 2012-25321/10648; 2. HD, 3.7.2013, 6356/18904; 2. HD, 11.12.2013, 16048/29319; 8. HD, 27.2.2015, 2014-21455/5326; 21. HD, 5.12.2012, 16743/22172 (Kazancı İçtihat-Bilişim Bilgi Bankası). Benzer görüş, öğretide de HMK m. 145/5 hükmünün tüm delil türleri açısından geçerli olması gerektiği yönünden kabul edilmektedir (bu konuda bkz. Umar, Bilge: Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, 2. Bası, Yetkin, Ankara 2014, s. 433; Yılmaz, Ejder: Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, 2. Baskı, Yetkin, Ankara 2013, s. 891). Buna karşılık öğretideki diğer görüş de, hükmün lafzında da sadece “belge” delilinden söz edilmiş olmasına dayanarak, bu hükmün sadece belge niteliğindeki deliller için geçerli olabileceğini ve dolayısıyla tanık delili açısından bu maddenin uygulama alanı bulmayacağını kabul etmektedir (bu konuda bkz. Erdönmez, Güray: Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na Göre Delillerin Gösterilmesi ve İbrazı, İstanbul Barosu Dergisi, 2013, Cilt: 87, Sayı: 5, s. 31-33; Kuru, Baki / Budak, Ali Cem: Hukuk Muhakemeleri Kanunun Getirdiği Başlıca Yenilikler, İstanbul Barosu Dergisi, 2011, Cilt: 85, Sayı: 5, s. 16; Pekcanıtez, Decisions of the Court of Cassation on Matters Relating to Civil Procedure Law 39 YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: 2015/17436 2015/22125 24.11.2015 İlgili Kanun/Madde 1086 s. HUMK/432/2 • SÜRESİNDEN SONRA TEMYİZ • USULSÜZ TEBLİGAT • TEBLİĞE MUTTALİ OLMA ÖZETİ: Davalı vekiline yapılan mahkeme kararının tebliğine dair evrakta muhatap vekilin tebligat saatinde nerede olduğu belirtilmediği için tebligat usulsüzdür. Ancak, bu vekil mahkemeye başvurarak kararda belirtilen bakiye karar harcını yatırmıştır. Karar tebligatı usulsüz olsa dahi davalı vekilinin mahkeme kararına bakiye harcı yatırdığı tarihte muttali olduğu kabul edileceğinden bu tarih tebliğ tarihi sayılır. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: 2015/20980 2015/21537 17.11.2015 İlgili Kanun/Madde 7201 s. TebligatK/10/2, 21/2 • BİLİNEN EN SON ADRESE TEBLİGAT • USULSÜZ TEBLİGAT • SAVUNMA HAKKININ KISITLANMASI ÖZETİ: Mahkemece, davalı kadının bilinen en son adresi araştırılmadan dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma günü doğrudan davalının mernis adresine Tebligat Kanunun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edilmiştir. Bu durumda dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma günü tebliğleri usulsüz olup, davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır. Mahkemece öncelikle Tebligat Kanununun 10/2. maddesi gözetilerek davalının bilinen en son adresi tespit edilerek dava dilekçesinin usulüne uygun tebliği ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden tebligatların doğrudan doğruya Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre çıkartılması usul ve yasaya aykırıdır. Hakan / Atalay, Oğuz / Özekes, Muhammet: Medenî Usûl Hukuku, 14. Bası, Ankara 2013, s. 579; Ulukapı, Ömer / Yardımcı, Taner Emre: 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Çerçevesinde Sonradan Delil Gösterilmesi, Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez’e Armağan I, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Özel Sayı, İzmir 2015, Cilt: 16, s. 489). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de, kanımca haklı olarak lafzî yorum yöntemine dayanarak bu kararında, HMK m. 140/5 hükmünün -belge delili haricinde diğer deliller açısından ve dolayısıyla- tanık delili açısından uygulanamayacağını içtihat etmiştir. (Pınar Çiftçi) MIHDER - Volume: 12, Issue: 33, 2016/1 Yargıtay Medeni Usul Hukuku Kararları 40 YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: ÖZETİ: 2 2015/1895 2015/15882 15.09.2015 İlgili Kanun/Madde 6100 s. HMK/119, 137, 140/3, 141/1, 187 • BOŞANMA DAVASI • DELİLLERİN BİLDİRİLMESİ VE İNCELENMESİ • SONRADAN ORTAYA ÇIKAN VAKIALARA İLİŞKİN DELİLLER • BOŞANMA DAVASI AÇILDIKTAN SONRA TARAFLARIN SADAKAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ Boşanma davasının açılması durumunda eşlerin sadakat yükümlülüğü ortadan kalkmasa da boşanma davalarında uygulanacak yargılama usulü emredici olarak düzenlenmiş olduğundan eşlerin sadakat yükümlülüğünün evlilik süresince geçerli olmasına ilişkin maddi hukuk kuralı taraflara ön inceleme aşaması tamamlanıncaya kadar usulüne uygun şekilde dayanılmayan vakıalara dayanma ve bu vakıalara ilişkin delil sunma hakkını vermediğinden mahkeme ön inceleme sonuç tutanağında yer alan ve taraflarca imzalanarak kabul edilen çekişmeli vakıaları gösteren tutanak esas alınmak suretiyle yürütmek zorundadır. Başka yoldan gidilmesi ancak karşı tarafın açık muvafakati ile mümkündür. Somut olayda, mahkemece davalı karşı davacıya kusur olarak isnat edilen sadakatsizlik eylemi dava açılmasından sonra meydana gelmiştir. Her dava açıldığı tarihteki şartlara tabidir. Davadan sonra oluşan vakıalar görülmekte olan boşanma davasında hükme esas alınamaz, ancak yeni bir dava konusu yapılır ve ispat edilirse birleştirilerek görülecek yeni boşanma 2 davasında bu sebeple boşanma kararı verilebilir . Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin söz konusu içtihadı, emsal niteliğinde olan ve boşanma davalarında özellikle temyiz aşamasında yeni delil ibraz edilmesine ilişkin görüş değişikliğini yansıtan önemli bir karardır. Zira özellikle boşanma davalarının temyiz incelemelerini yapan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, zaman zaman temyiz aşamasında yeni ortaya çıkan vakıalara ilişkin delil ibrazı taleplerini olumlu karşılamaktadır. Örnek bir içtihat için bkz. 2. HD, 1.12.2009, 2008-17326/20518 (Kazancı İçtihat-Bilgi Bilişim Bankası). Oysa ki bu yöndeki taleplerin kabul edilmesi, başta tarafların ispat hakkı olmak üzere pek çok yargısal ilkeyi ve kuralı zedelemektedir (Yargıtay’ın bu yöndeki içtihatlarının eleştirisi hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Bolayır, Nur: Bir Hukuk Genel Kurulu Kararı Işığında Temyiz İncelemesi Sırasında Yeni Delil Gösterilip Gösterilemeyeceği Sorunu, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 2012/2, s. 141-143). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, söz konusu emsal nitelikteki içtihadı ile davanın ancak açıldığı zamanki koşullara göre değerlendirilebileceğini içtihat etmiş ve davanın açılmasından sonra eşlerden diğerinin sadakatsizliğini gösteren delilin ibrazını kabul etmemiştir. (Pınar Çiftçi) MİHDER - Cilt: 12, Sayı: 33, 2016/1 Decisions of the Court of Cassation on Matters Relating to Civil Procedure Law 41 YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: 2015/13843 2015/13818 30.11.2015 İlgili Kanun/Madde 6100 s. HMK/51 • TEMSİLCİDE YANILMA ÖZETİ: Dava, 2330 sayılı yasaya göre ödenen tazminatın davalı küçükten rücuen tazminine ilişkindir. Davalının vasisinin dedesi olması nedeniyle, vasi olarak annesine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur. Bu kişilerin dava ehliyeti de yoktur. Dava ehliyeti olmayan bir kısıtlıya karşı açılan dava dilekçesinde; davalı olarak kısıtlının, temsilcisi olarak da vasinin adı, soyadı ve adresi yazılır. Bu şekilde açılan bir davada, vasi taraf değildir. Taraf, vasi tarafından temsil edilen kısıtlı; vasi ise, kısıtlının temsilcisidir. Vaside yanılma tarafta yanılma değil, temsilcide yanılmadır ve bu davanın pasif husumetten reddini gerektirmez. Asıl vasiye davaya ilişkin tebligat yapılarak işin esasının incelenmesi gerekir. YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: 2015/11765 2015/12921 12.11.2015 İlgili Kanun/Madde 6100 s. HMK/31, 107, 119/1-ğ, 119/2 • MANEVİ TAZMİNAT DAVASI • BELİRSİZ ALACAK DAVASI • HUKUKİ YARAR ÖZETİ: Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, manevi tazminat talebinin bölünemeyeceği ve manevi tazminat davasının belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı gerekçeleriyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar manevi tazminat davasının belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı konusunda mahkemenin değerlendirmesi doğru ise de; davacının asgari olarak manevi tazminat miktarı bildirmesi karşısında, bu miktar üzerinden işin esasının incelenmesi gerekirken hukuki yarar yokluğundan davanın reddedilmesi doğru değildir. Kaldı ki, 6100 S.K. 119/1-ğ ve 119/2. maddeleri gereğince, dava konusunun değeri ile ilgili dava dilekçesinin talep sonucu bölümünün açıklanması hususunda, hakimin davayı aydınlatma ödevi bulunduğundan, mahkemece davacıya bu hususta süre verilmemesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, gösterilen nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir. MIHDER - Volume: 12, Issue: 33, 2016/1 Yargıtay Medeni Usul Hukuku Kararları 42 YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: 2015/23251 2015/33400 24.11.2015 İlgili Kanun/Madde 6100 s. HMK/245, 247 • TANIKLIKTAN ÇEKİNME • TANIKLIKTAN ÇEKİNME USULÜ ÖZETİ: Hamile olan davacı işten ayrılma iradesi olmadığını, baskı ile ayrılma dilekçesi imzaladığını iddia ederek iki kişiyi de tanık bildiriştir. Hamilelik sağlık sebebi olmayıp, kıdem tazminatı davacıya ödenmiştir. Bu bir çelişki olup, davacı tanıklardan birinin tanıklık yapmayacağını bildirmiş, ancak vazgeçmemiştir. Bildirilen tanık çağrılmak zorundadır. Tanıklıktan çekinme ancak mahkemeye geldikten sonra mazereti olursa mümkündür. O halde mahkemece davacının bildirdiği tanık çağrılmalı, mahkemeye geldiğinde çekindiği takdirde çekinme sebebi sorulmalı ve sebebi kabul edilirse dinlenmemeli, aksi halde ise beyanına başvurulmalıdır. Eksik inceleme ile çelişki de giderilmeden karar verilmesi hatalıdır. YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: ÖZETİ: 3 2015/25274 2015/27630 10.11.2015 İlgili Kanun/Madde 6100 s. HMK/Gç3 • UYAP ÜZERİNDEN SÜRE TUTUM DİLEKÇESİ GÖNDERİLMESİ Dava, ihalenin feshi istemine ilişkindir. Kararın şikayetçi vekilinin yokluğunda verildiği, şikayetçi vekiline gerekçeli kararın 25.6.2015 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine 06.7.2015 tarihinde UYAP sistemi üzerinden süre tutum dilekçesi gönderdiği, HMK.nun geçici 3. maddesi gereğince halen yürürlükte olan 1086 sayılı HUMK.nun 434/3.maddesi gereğince muhtıra çıkarılmadan temyiz harç ve giderin de 04/8/2015 tarihinde yatırıldığı görülmektedir. Bu durumda, yukarıda açıklanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği şekilde temyiz isteminin, borçlu vekilinin UYAP sistemi üzerinden süre tutum dilekçesini gönderdiği 06/7/2015 tarihinde süresinde 3 yapıldığının kabulü gerekir . Söz konusu Yargıtay içtihadı, aksi yöndeki Yargıtay içtihatlarına ve eleştirilere rağmen, kanunî bir dayanağı bulunmayan “süre tutum dilekçelerinin” UYAP üzerinden uygulama alanını yansıtmaktadır. Konuya ilişkin ayrıntılı değerlendirmeler ve eleştiriler hakkında bkz. Özekes, Muhammet: Hukuk Yargılamasında Süre Tutum Müessesesi Yoktur, Prof. Dr. Saim Üstündağ’a Armağan, Adalet, Ankara 2009, s. 381395. (Pınar Çiftçi) MİHDER - Cilt: 12, Sayı: 33, 2016/1 Decisions of the Court of Cassation on Matters Relating to Civil Procedure Law 43 YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: 2015/29590 2015/29486 12.10.2015 İlgili Kanun/Madde 6100 s. HMK/150 • DURUŞMA GÜNÜNÜN TEBLİĞ EDİLMEMESİ • DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİ ÖZETİ: Dava, alacak davasıdır. Davacı vekilinin sunduğu dilekçe ile duruşmaya katılamayacağına dair mazeret sunduğu ve duruşma gününün de tarafına tebliğini istediği, mazeretin kabulüne ve davacı vekilinin duruşma gününü UYAP’tan öğrenmesine karar verildiği, bir sonraki duruşmaya davacı vekilinin katılmadığı ve davalının da davayı takip etmediğini bildirmesi üzerine dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, 3 aylık süre zarfında yenileme olmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. “Davacı vekilinin duruşma gününü UYAP’tan öğrenmesine” şeklindeki ara karar yasal olmayıp, gider avansından tebligat masrafı alınarak davacı vekiline usulüne uygun tebligat yapılarak ya da UYAP üzerinden davacı vekiline duruşma günü bildirilerek davaya katılımına olanak sağlanıp hüküm kurulması gerekir. YARGITAY 14. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: 2015/2725 2015/9566 02.11.2015 İlgili Kanun/Madde 6100 s. HMK/8 • MİRASÇILIK BELGESİNİN İPTALİ • ÇEKİŞMESİZ YARGI İŞİ ÖZETİ: Dava ve talep mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir. Dava, Gebze Sulh Hukuk Mahkemesinin 1995/1047 Esas, 1996/257 Karar sayılı mirasçılık belgesinde mirasçı olan davalılar hasım gösterilerek açıldığından çekişmeli hale gelmiştir. Bu nedenle mirasçılık belgesinin iptali ve yeni bir mirasçılık belgesi verilmesi istemiyle açılan dava çekişmeli yargı niteliğinde olduğundan asliye hukuk mahkemesi görevlidir. MIHDER - Volume: 12, Issue: 33, 2016/1 Yargıtay Medeni Usul Hukuku Kararları 44 YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: 2015/729 2015/1116 03.03.2015 İlgili Kanun/Madde 6100 s. HMK/114/1, 324 • BİLİRKİŞİ DELİLİNE DAYANMA • BİLİRKİŞİ ÜCRETİ ÖZETİ: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen alacak ile ilgili yapılan icra takibine itirazın iptali talebine dairdir. Somut olayda davacıya çıkarılan açıklamalı davetiyede ‘2 haftalık kesin süre içinde 600,00 TL bilirkişi ücretinin HMK 324 maddesi gereğince delil avansı olarak karşılanmasına, aksi halde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına’ dair uyarı yapılmış olup HMK 324. maddesine göre bunun yaptırımının davacının bu delilden vazgeçmiş sayılıp diğer delillere göre karar verilmesi olacağı açıktır. Kuşkusuz bu durum esastan reddin gerçekleşmesi halinde davalının yararına olacaktır ve bu nedenledir ki davalının bu yönüyle de kararı temyiz etmekte korunmaya değer hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece bu yola gidilmeyip tebligatta yapılan açıklama ile çelişki de yaratılmak suretiyle davanın HMK 114/1 maddesi gereğince dava şartının yerine getirilmemiş olması sebebiyle usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: ÖZETİ: 2015/29624 2015/30479 09.11.2015 İlgili Kanun/Madde 6100 s. HMK/30, 150, 320/4 • DURUŞMA İÇİN UYAP ÜZERİNDEN MAZARET BİLDİRİLMESİ • DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASI Davacı vekili belirtilen tarihteki duruşmaya UYAP ortamından gönderdiği mazeret dilekçesinde, Giresun Dereli Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyalarındaki keşifler sebebi ile katılamayacağını bildirmiş ve yeni bir duruşma günü belirlenmesini talep etmiştir. Mahkemece, eksik kalan gider avansının tamamlanmadığı ve mazeret dilekçesi ekinde masraf bulunmadığı, davacı vekilinin duruşma gününden ne şekilde haberdar edileceğini de bildirmediği gerekçesi ile mazeretinin reddine karar verilmiştir.... Davacı vekili UYAP ortamından gönderdiği mazeret dilekçesinde, Giresun Dereli Asliye Hukuk Mahkemesinde keşfi bulunduğu yönünde geçerli bir mazeret bildirmiştir. Aynı yöntemle, belirlenecek duruşma gününün öğrenilmesi mümkün olup, yeni duruşma gününün tebliği için masraf yatırılmamış olması mazeretin reddini gerektirmez. Tüm kararların tam metinlerine, dergimizin 2016 yılının üçüncü sayısı olan 33. sayısından ulaşabilirsiniz MİHDER - Cilt: 12, Sayı: 33, 2016/1 YARGITAY İCRA VE İFLAS HUKUKU KARARLARI DECISIONS OF THE COURT OF CASSATION ON MATTERS RELATING TO ENFORCEMENT AND INSOLVENCY LAW * Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Decision of Joint Civil Chambers of the Court of Cassation * Yargıtay Hukuk Daire Kararları Decisions of Civil Chambers of the Court of Cassation * Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı Court of Appeal Assembly of Criminal Chambers Decision Derleyen:/Compiled by: Yard. Doç. Dr./Asst. Prof. Dr. Nedim MERİÇ Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Anabilim Dalı Dicle University Faculty of Law, Dept. of Civil Procedure and Insolvency Law YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI DECISION OF JOINT CIVIL CHAMBERS OF THE COURT OF CASSATION YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas No. Karar No. Tarihi: ÖZETİ: 2013/12-1284 2015/890 04.03.2015 İlgili Kanun/Madde 2004 s. İİK/106, 110, 134 • İHALENİN FESHİ • MENKUL ÜZERİNDEKİ HACZİN DÜŞMESİ • SÜRESİZ ŞİKÂYET İcra mahkemesine yönelik talep ihalenin feshi istemidir. Satışı yapılan enkazın haciz tarihinden itibaren bir yıllık süreden sonra satışa esas olmak üzere kıymet takdirinin yapılması istenmiştir. Satış isteme süreleri hak düşürücü nitelikte olup bu süreleri icra memuru kendiliğinden göz önünde bulundurmalıdır. Aksi takdirde icra işlemi süresiz şikâyet edilebilecektir. Süresinde satış istenmemiş olmakla haciz kalkmış olacağından yapılan ihalenin feshine karar verilmelidir. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas No. Karar No. Tarihi: ÖZETİ: 2014/121271 2015/1157 01.04.2015 İlgili Kanun/Madde 2004 s. İİK/363 • İCRA MAHKEMESİ KARARLARININ TEMYİZİ • YASAL TEMYİZ SÜRESİ Uyuşmazlık borca itiraz yargılamasında verilen icra hukuk mahkemesinin direnme kararının süresinde temyiz edilip edilmediğine ilişkindir. İİK m. 363’e göre icra mahkemesi tarafından verilen kararların temyiz süresi kararın tebliğ veya tefhiminden itibaren 10 gündür. Mahkemenin direnme hükmünün taraflara tefhiminden itibaren 10 günlük yasal süreden sonra temyiz talebinin mahkeme tarafından reddedilmesine ilişkin verilen karar doğrudur. Tüm kararların tam metinlerine, dergimizin 2016 yılının üçüncü sayısı olan 33. sayısından ulaşabilirsiniz YARGITAY HUKUK DAİRE KARARLARI DECISIONS OF CIVIL CHAMBERS OF THE COURT OF CASSATION YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: ÖZETİ: 2015/8041 2015/8665 19.10.2015 İlgili Kanun/Madde 2004 s. İİK/67 • İTİRAZIN İPTALİ DAVASI • KİRA ALACAĞINA İLİŞKİN TAKİP • TİCARİ SENETLERİN TAHSİLİ Dava, kira alacağının tahsiline yönelik takibe itirazın iptali davasıdır. Kira bedellerinin ödenmesi amacıyla kambiyo senedi verilebilir. Bu durumda kira alacağının tahsili için kambiyo senetlerine ilişkin hükümlere uyularak senetlerin tahsili yoluna gidilmesi gerekmektedir. Kambiyo senetlerinin borçluya başvurularak senedin iadesi ve bedelinin alınmasına yoluna başvurulmadan bankaya tahsil amacıyla verilerek alacaklının kira alacağı için genel haciz yoluyla icra 1 takibi yapması yasaya aykırıdır . YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: ÖZETİ: 1 2014/23012 2014/22358 16.12.2014 İlgili Kanun/Madde 2004 s. İİK/82 5393 s. BelediyeK/15/son • HACZEDİLMEZLİK • BELEDİYENİN OTOPARK HESABI Şikâyetin konusu belediyeye ait otopark hesabında bulunan paraların haczedilemeyeceğine ilişkindir. Bir malın haczedilemez olması için kamu hizmetinde fiilen kullanılması gerekli olup ayrıca kamuya tahsis kararının alınması şart değildir. Kaldı ki otopark hesabında bulunan paralar otopark dışında başka bir amaçla kullanılması mümkün olmadığından niteliği gereği haczedilemez. Hesaptaki paraların başka harcamalar için kullanılması da bu niteliği değiştirmez ve haczedilmezlikten feragat edildiği anlamına gelmez. Alacaklının kanuni şartların varlığı durumunda elindeki kambiyo senedi ile bu senede mahsus takip yollarına başvurmasının mümkün olması durumunda genel haciz yoluyla takip yapamayacağına ilişkin yasal bir düzenleme mevcut değildir. (N. M.) Decisions of the Court of Cassation on Matters Relating to Enforcement and Insolvency Law 49 YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: 2015/17339 2015/20274 12.11.2015 İlgili Kanun/Madde 2004 s. İİK/16 • ŞİKAYET • İLAMA AYKIRILIK ÖZETİ: Şikâyet ile takibin iptali istenilmiştir. Borçlunun icra takibinde alacak kalemlerinin yasal kesintileri yapılmadan brüt istenildiğine yönelik iddiası ilama aykırı olarak takip başlatıldığına yöneliktir. İlama aykırılık iddiaları kamu düzenine ilişkin olup süresiz olarak icra mahkemesine şikâyet edilebilir. YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: ÖZETİ: 2013/18403 2014/7452 17.04.2014 İlgili Kanun/Madde 2004 s. İİK/16, 83 4857 s. İşK/35 • İŞÇİ ÜCRETİ HACZİ • ŞİKAYET • NAFAKA ALACAĞI Şikâyetin konusunu ücret haczi işleminin iptali istemidir. İşçinin aldığı ücretten dörtte birinden fazlası İş Kanunu’nun 35. maddesine göre haczedilemeyecekse de nafaka alacağının niteliğinden dolayı aylık nafaka alacağının kesilmesinden geriye kalan ücretin dörtte birinin kesilmesi mümkündür. YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: ÖZETİ: 2015/12097 2015/18817 02.07.2015 İlgili Kanun/Madde 2004 s. İİK/16, 51 • GECE VAKTİ HACİZ • ŞİKÂYET Şikâyetin konusu borçlu taşınır malvarlığının gece vakti haczedildiği iddiasıyla haczin iptali istemidir. İstinabe edilen Menemen İcra Müdürlüğü arabalara takibin yürütüldüğü icra dairesi tarafından konulan hacizlerin muhafaza işlemini uygulamış, araba dışında bulunan malların haczini ise 15.15’te başlayarak gece bitirilmiştir. 2004 s. İİK/51’e göre gündüz başlayan haczin gece devam ettirilmesi mümkün olduğundan ve 19.20’de uygulanan işlemin de muhafaza işlemi olmasından dolayı icra dairesi tarafından yapılan işlemlerde usule ve yasaya aykırı yön bulunmamaktadır. MIHDER - Volume: 12, Issue: 33, 2016/1 Yargıtay İcra ve İflas Hukuku Kararları 50 YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: ÖZETİ: 2014/31377 2015/6198 17.03.2015 İlgili Kanun/Madde 2004 s. İİK/100, 140 • SIRA CETVELİ DÜZENLENMESİ • ŞİKÂYET Şikâyetin konusu bir diğer alacaklıya fazla ödemede bulunduğu ve kendi alacağının öncelikli olduğu iddiasıdır. Bu iddiaların dinlenebilmesi ve ileri sürülebilmesi için icra dairesi tarafından sıra cetvelinin düzenlenmesi ve alacaklıya buna göre itirazını ileri sürme olanağının verilmesi gerekmektedir. YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: ÖZETİ: 2014/27245 2015/1961 27.01.2015 İlgili Kanun/Madde 2004 s. İİK/38, 71, 111 • BONO ALACAĞI • ZAMANAŞIMI • TAKSİTLE ÖDEME ANLAŞMASI İcra mahkemesine yönelik talep, bonoya dayalı başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte takip sonrasında zamanaşımının dolduğu iddiasına dayanan icranın geri bırakılmasıdır. Alacaklı ile borçlu arasında akdedilen taksitle ödeme anlaşmasının sonuçlarını doğurması anlaşmaya göre belirlenen taksit döneminde ödemenin yapılması veya ödeme yapıldığının alacaklı tarafından ikrar edilmesi ve tahsil harcının yatırılmasına bağlıdır. Bunlar mevcut değilse ilk ve aynı zamanda son taksit olan işlem tarihinden yenileme tarihine kadar 3 yıllık sürenin dolup dolmadığı hesap edilerek karar verilmelidir. YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: 2015/28857 2015/31140 10.12.2015 İlgili Kanun/Madde 2004 s. İİK/78, 106, 110 • İHALENİN FESHİ • SATIŞ İSTEME SÜRESİNİN TESPİTİ • HACİZ TARİHİ MİHDER - Cilt: 12, Sayı: 33, 2016/1 Decisions of the Court of Cassation on Matters Relating to Enforcement and Insolvency Law ÖZETİ: 51 Talebin konusu ihalenin yasal süresi içinde satışın istenmemiş olması sebebiyle feshedilmesidir. Taşınmaz haczinin yapıldığının kabulü için icra dairesinin haciz kararı vermesi yeterli olup, haczin geçerliliği için tapuya şerh verilmesi zorunlu değildir. Tapuya şerh verilmesi bildiri nitelikte bir işlemdir. Süresinde satış istenilip isten2 mediğinin tespiti için haciz kararının verildiği tarihe bakılmalıdır . YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: ÖZETİ: 2014/31041 2015/649 19.03.2015 İlgili Kanun/Madde 2004 s. İİK/68 • İTİRAZIN KESİN KALDIRILMASI • BORÇ İKRARI İÇEREN SÖZLEŞME İtirazın kaldırılması talebindeki uyuşmazlık alacaklının sunduğu belgenin itirazın kesin kaldırılmasını sağlayan belgelerden olup olmadığına ilişkindir. Alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesi başlıklı belge borç ikrarını içermekteyse ve imzası da inkâr edilmemiş ise İİK. m. 68 kapsamında bir belgedir. YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: ÖZETİ: 2 2014/32795 2015/8774 07.04.2015 İlgili Kanun/Madde 2004 s. İİK/16 4632 s. BireyselEmeklilikK/17 • ŞİKAYET • İTİRAZIN İPTALİ HÜKMÜ • TAKİP EKONOMİSİ Şikâyetin konusunu, bireysel emeklilik hesaplarına haciz konulamayacağı iddiasıdır. Bu iddianın yasal dayanağını İİK. m. 89 değil, 4632 sayılı Kanun’un 17. maddesi oluşturduğundan maaşı haczedilenin şikâyette bulunmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Genel haciz teorisine göre haciz anı, icra dairesinin işlem iradesini göstermesi ile gerçekleşir. Taşınmaz hacizlerinde ayrıca tapuya müzekkere gönderilmekle haczin şerh edilmesi bir muhafaza tedbiri ve açıklayıcı bir işlem olarak kabul edilmelidir. (N. M.) MIHDER - Volume: 12, Issue: 33, 2016/1 Yargıtay İcra ve İflas Hukuku Kararları 52 YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: ÖZETİ: 2014/7213 2014/9331 01.04.2014 İlgili Kanun/Madde 2004 s. İİK/79, 94 6102 s. TTK/133 • LİMİTED ŞİRKETTEKİ HİSSE • HACİZ Şikâyetin konusu limited şirket hissesine yapılan haczin iptali istemidir. Borçlunun üçüncü kişi limited şirketteki hissesi, şirkete haciz yazısı tebliğ olunarak haczedilebileceği gibi icra memuru mahalline (şirket merkezine) bizzat giderek, haczi şirkete tebliğ etmek ve pay defterine işletmek suretiyle de yapabilir. YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: ÖZETİ: 2014/27652 2015/1372 21.01.2015 İlgili Kanun/Madde 2004 s. İİK/16, 168 • KAMBİYO SENETLERİNE MAHSUS HACİZ YOLUYLA TAKİP • BORCA İTİRAZ • USULSÜZ TEBLİĞ İcra mahkemesinde incelenen uyuşmazlık kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borca itiraz ile takibin iptali istemidir. Ödeme emrinin tebliğinin usulsüzlüğü iddiası şikâyet yoluyla ileri sürülmemişse mahkemece kendiliğinden incelenemez ve tebliğ tarihi düzeltilemez. YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: 2015/23452 2015/25808 26.10.2015 İlgili Kanun/Madde 2004 s. İİK/134 3213 s. MadenK/3 • MADEN VE TAŞ OCAĞI İŞLETME RUHSATININ SATIŞI • RUHSATIN İPOTEKLİ OLMASI • HACİZ ALACAKLISININ İHALEYE GİRMEK İÇİN TEMİNAT YATIRMA ZORUNLULUĞU VE ALACAĞINA MAHSUBEN İHALE BEDELİNİN ÖDENMESİNDEN MUAF TUTULAMAYACAĞI • İHALENİN FESHİ MİHDER - Cilt: 12, Sayı: 33, 2016/1 Decisions of the Court of Cassation on Matters Relating to Enforcement and Insolvency Law ÖZETİ: 53 İhalenin feshi yargılamasında uyuşmazlık maden işletme ruhsatının doğru usulde satılıp satılmadığına ilişkindir. Maden işletme ruhsatının satışının taşınır hükümlerine tabi olmasına rağmen icra dairesinin taşınmaz satışlarına ilişkin usulle satmış olması bir ihalenin feshi nedenidir. Ayrıca hacizden evvel işletme ruhsatına ipotek konulduğundan haciz alacaklısının ihaleye girerken teminat yatırmaması ve alacağına mahsuben ihalenin kendisine verilmesi de doğru değildir. YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: ÖZETİ: 2015/4899 2015/5464 02.11.2015 İlgili Kanun/Madde 2004 s. İİK/257, 258 • İHTİYATİ HACİZ • ESER SÖZLEŞMESİ • EKSİK İŞLER • YAKLAŞIK İSPAT İhtiyati haciz kararına yapılan itiraz ile eksik işler ile cezai şart alacağı nedeniyle verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması istenmektedir. İhtiyati haciz kararının vadesi dolmayan bir alacaktan dolayı verilebilmesi için alacağın varlığı ve vadesinin dolup dolmadığı yaklaşık ispat ölçüsünde ispat edilmelidir. Bilirkişi raporunda bir kısım işlerin eksik olduğu görüşüne yer verilmiş olması alacağın varlığı ve vadesinin dolmuş olduğu konusunda gerekli ispat ölçüsünde değildir. YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: 2013/17392 2014/9848 24.06.2014 İlgili Kanun/Madde 2004 s. İİK/71, 169, 280 • KAMBİYO SENETLERİNE MAHSUS HACİZ YOLUYLA TAKİP • İCRANIN GERİ BIRAKILMASI • TASARRUFUN İPTALİ NEDENİ • ZAMANAŞIMI DEFİ MIHDER - Volume: 12, Issue: 33, 2016/1 Yargıtay İcra ve İflas Hukuku Kararları 54 ÖZETİ: Dava, davalı borçlunun muvazaalı olarak organik bağ bulunan diğer davalıya keşide ettiği dört adet çekin, bu çeklere dayanılarak yapılan takiplerin muvazaalı olduğu, bu iddianın kabul edilmemesi durumunda davalı borçlunun aleyhine başlatılan takipte zamanaşımı defini ileri sürmeyerek icranın geri bırakılmasına yönelik talepte bulunmamasına ilişkin tasarrufun iptaline ilişkindir. Davalılar vekillerinin birlikte icra dairesine giderek takibi kesinleştirmeleri, davalı borçlunun diğer davalı alacaklının haczine muvafakat vermesi, çeklerdeki karalamalara yönelik işlem yapmaması ve zamanaşımına uğramasına rağmen icranın geri bırakılmasını istememiş olması takip konusu yapılan alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere tahsilat tutarında işlemlerin iptalini ve tahsilatların davacı alacaklıya ödenmesini sağlayacaktır3. YARGITAY 23. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: ÖZETİ: 3 2014/7130 2015/5783 10.09.2015 İlgili Kanun/Madde 2004 s. İİK/140 6098 s. TBK/19 • MAAŞ HACZİ • SIRA CETVELİNE İTİRAZ DAVASI • MUVAZAA Dava ilk sıraya alınan alacaklının alacağının muvazaalı olduğu iddiasıyla açılmıştır. İİK. m. 83’e göre maaş üzerinde birden fazla haciz varsa bunlar icra dairesi tarafından sıraya konulur. Bu sıralamanın sıra cetveli niteliğinde olduğu düşünülerek uyuşmazlığın muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davası esas alınarak çözümlenmesi doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, davanın dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TBK.'nın 19. (818 sayılı BK.'nın 18) maddesinde düzenlenmiş muvazaa iddiasına dayalı iptal istemine ilişkin olduğunun kabulü ile bu madde kapsamındaki genel ilkelere ve ispat usulüne uygun olarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekir. İcranın geri bırakılmasının gerekçesini oluşturan zamanaşımı defi borçlunun isterse kullanabileceği bir savunma aracıdır. Bu aracın kullanılmamış olması İİK. m. 277 kapsamında bir tasarruf işlemi olarak mahkeme kararında değerlendiriliyor olması İsviçre hukukundaki işlem kavramından da Alman hukukundaki hukuki ilişki kavramından da geniş bir yorum yapıldığı anlamına gelmektedir. İptal davalarında tasarruf kelimesinin geniş anlaşılmasına yönelik görüş için bkz. Bilge Umar, Tasarrufun İptali Davası, İstanbul 1963, s. 55. (N. M.) MİHDER - Cilt: 12, Sayı: 33, 2016/1 Decisions of the Court of Cassation on Matters Relating to Enforcement and Insolvency Law 55 YARGITAY 23. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: ÖZETİ: 2013/3942 2013/4638 03.07.2013 İlgili Kanun/Madde 2004 s. İİK/16, 277 vd. • ŞİKAYET • TASARRUFUN İPTALİ ALACAĞI • İPOTEKLİ ALACAK • HACİZ ALACAĞI Şikâyetin konusunu, taşınmazın satış bedelinin paylaştırılmasına ilişkindir. Tasarrufun iptali davasında karar kesinleşmeden satış istenebilmektedir. Lehine ipotek tesis edilen alacaklılar ile haciz alacaklılarının iptal edilmiş tasarruf oranında davayı kazanan tasar4 rufun iptali davacısı alacaklıya karşı önceliği bulunmamaktadır . YARGITAY 23. HUKUK DAİRESİ Esas No. Karar No. Tarihi: 2014/10751 2015/6020 28.09.2015 İlgili Kanun/Madde 2004 s. İİK/193, 194 • • • • ÖZETİ: İTİRAZIN İPTALİ İCRA İNKAR TAZMİNATI TAKİBİN İFLAS SEBEBİYLE DÜŞMESİ İTİRAZIN İPTALİ DAVASI DEVAM EDERKEN GERÇEKLEŞEN İFLAS Dava itirazın iptaline ilişkindir. Dava devam ederken borçlunun iflas etmesi durumunda davanın ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar durması, alacağın ikinci alacaklılar toplantısında kabul edilmesi durumunda mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, reddedilmesi durumunda ise kayıt kabul davası olarak devam edilmesi gerekmektedir. Tüm kararların tam metinlerine, dergimizin 2016 yılının üçüncü sayısı olan 33. sayısından ulaşabilirsiniz 4 Yargıtay’ın tasarrufun iptali davası açan alacaklılara satış tutarından önce ödeme yapılması gerektiğine ilişkin daha evvel verdiği kararlar da bulunmaktadır. Kanaatimizce şahsi bir alacak hakkı veren tasarrufun iptali hükmünün davacı alacaklılara ipotek alacağından evvel ödemede öncelik tanındığının kabul edilmesi hatalıdır. (N. M.) MIHDER - Volume: 12, Issue: 33, 2016/1 YARGITAY CEZA GENEL KURULU KARARI COURT OF APPEAL ASSEMBLY OF CRIMINAL CHAMBERS DECISION YARGITAY CEZA GENEL KURULU Esas No. Karar No. Tarihi: ÖZETİ: 2013/11-456 2014/544 09.12.2014 İlgili Kanun/Madde 2004 s. İİK/345 • TİCARİ İŞLETMEDE YÖNETİCİNİN SORUMLULUĞU • TİCARİ İŞLETMENİN BORÇLARINI ÖDEMEME SUÇU Yerel mahkemenin direnme kararı verdiği uyuşmazlıkta ticari işletmenin borçlarını ödememe suçundan dolayı İİK. m. 345'e göre yapılan şikâyet başvurusunda şirket yetkilisinin ismi bildirilmemiştir. İcra ceza yargılamasının ceza yargılaması olması, CMK. m. 170'te iddianamenin bütün şekil şartlarını içermek zorunda olmaması dolayısıyla şikâyet dilekçesinde ismi belirtilmeyen şirket yetkilisinin isminin Ticaret Sicili Memurluğundan gelen belgeden anlaşılması durumunda bu kişi sanık kabul edilerek yargılanabilecektir. Tüm kararların tam metinlerine, dergimizin 2016 yılının üçüncü sayısı olan 33. sayısından ulaşabilirsiniz MEVZUAT, ANAYASA MAHKEMESİ VE UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ KARAR ÖZETLERİ LEGISLATIVE DEVELOPMENTS, EXTRACTS FROM DECISIONS OF THE TURKISH CONSTITUTIONAL COURT AND COURT OF JURISDICTION CONFLICTS * Mevzuat Legislation * Anayasa Mahkemesi Karar Özetleri Abstracts of Decisions of the Turkish Constitutional Court * Uyuşmazlık Mahkemesi Karar Özetleri Abstracts of Decisions of Court of Jurisdictional Disputes Hazırlayanlar:/Prepared for publication by: Yard. Doç. Dr./Asst. Prof. Dr. Barış TORAMAN Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Medeni Usul ve İcra – İflas Hukuku ABD Anadolu University Faculty of Law, Dept. of Civil Procedure and Insolvency Araş. Gör./Res. Asst. Sümeyye ALTINTAŞ Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Medeni Usul ve İcra – İflas Hukuku ABD. Hacettepe University Faculty of Law, Dept. of Civil Procedure and Insolvency Araş. Gör./Res. Asst. Sümeyye UYANIK Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Medeni Usul ve İcra – İflas Hukuku ABD. Anadolu University Faculty of Law, Dept. of Civil Procedure and Insolvency MEVZUAT LEGISLATION Son sayımızdan bu yana geçen süre zarfında, medeni usul ve icra iflas hukukunu ilgilendiren bazı tebliğ ve tarifelerin yayımlandığını görüyoruz. Öte yandan, Anayasa Mahkemesi, 10 Şubat 2016 tarihinde verdiği önemli bir kararla, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20. Maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “...bu karar verildiği tarihte kesin ise bu tarihten itibaren...” ifadesini Anayasaya aykırı bularak iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesi, bu iptal kararının dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Zikrettiğimiz iptal kararı çerçevesinde, HMK m. 20 hükmünün bundan sonra şu şekilde yorumlanması gerektiği kanısındayız: Görevsizlik veya yetkisizlik kararı kesinse, (davanın görevli veya yetkili mahkemede devamını sağlayabilmek için), kararı veren mahkemeye başvuru süresi, tarafların duruşmada hazır bulundukları haller bakımından, kararın bunlara tefhimi, ancak daha önemlisi, söz konusu kararlar bunların yokluğunda verilmişse, kararın bu taraflara tebliği tarihinden itibaren iki haftadır. Aşağıda, öncelikle, güncel mevzuat değişikliklerini, hemen akabinde Anayasa Mahkemesinin yukarıda zikrettiğimiz iptal kararının özeti ile güncel bir bireysel başvuru hakkında verdiği karar özetini, nihayet son olarak, Uyuşmazlık Mahkemesinin yakın tarihlerde verdiği bazı karar özetlerini aktarmaya çalışmaktayız. • 2016 Yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi • 2016 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi • 2016 Yılı Tanıklık Ücret Tarifesi • Harçlar Kanunu Genel Tebliği • 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68 İnci Ve Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin 6 Ncı Maddelerinde Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğ *** Resmi Gazete Tarihi: 21.12.2015 Resmi Gazete Sayısı: 29569 Türkiye Barolar Birliği Başkanlığından: AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ GENEL HÜKÜMLER Konu ve kapsam MADDE 1 – (1) Mahkemelerde, tüm hukuki yardımlarda, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sonlandıran her türlü merci kararlarında ve ayrıca kanun gereği mahkemelerce karşı tarafa yükletilmesi gereken avukatlık ücretinin tayin ve takdirinde, Avukatlık Kanunu ve işbu Tarife hükümleri uygulanır. 60 Mevzuat ve Anayasa Mahkemesi Kararları (2) Taraflar arasında akdi avukatlık ücreti kararlaştırılmamış veya kararlaştırılan akdi avukatlık ücretinin geçersiz sayılması halinde; mahkemelerce, dava konusu edilen tutar üzerinden işbu Tarife gereğince hesaplanacak avukatlık ücretinin altında bir ücrete hükmedilemez. İşbu Tarife 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164 üncü maddesinin dördüncü fıkrası doğrultusunda gerçekleştirilecek olan akdi avukatlık ücreti belirlenmesinde sadece asgari değerin hesaplanmasında dikkate alınır. Diğer hususlar Avukatlık Kanunundaki hükümlere tabidir. (3) İşbu Tarife hükümleri altında kararlaştırılan akdi avukatlık ücretleri, Tarife hükümleri üzerinden yapılmış olarak kabul edilir. Mevzuat ve Anayasa Mahkemesi Kararların tamamuna, dergimizin 2016 yılının üçüncü sayısı olan 33. sayısından ulaşabilirsiniz MİHDER - Cilt: 12, Sayı: 33, 2016/1 MAHKEME KARARLARI ARAMA DİZİNLERİ INDEX OF COURT DECISIONS * Kavramlara Göre Arama Dizini Index of Related Legal Terms * Kanun Maddelerine Göre Arama Dizini Index of Related Statutory Provisions KAVRAMLARA GÖRE ARAMA DİZİNİ INDEX OF RELATED LEGAL TERMS 6183 Sayılı Kanun’a Tabi Alacağın Tahsili ................................................... 139 Belediyenin Otopark Hesabı........................................................................... 181 Belirsiz Alacak Davası ................................................................................... 158 Bilinen En Son Adrese Tebligat ..................................................................... 153 Bilirkişi Deliline Dayanma ............................................................................. 167 Bilirkişi Ücreti ................................................................................................ 167 Bono Alacağı .................................................................................................. 187 Borca Aykırılıkta İspat Yükü ......................................................................... 133 Borca İtiraz ..................................................................................................... 195 Borç İkrarı İçeren Sözleşme ........................................................................... 191 Mahkeme kararları arama dizinlerine dergimizin 33 sayısından ulaşabilirsiniz KANUN MADDELERİNE GÖRE ARAMA DİZİNİ INDEX OF RELATED STATUTORY PROVISIONS Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun (6183) Madde Sayfa 1 ..................................................... 139 Avukatlık Kanunu (1136) Madde Sayfa 164 ................................................. 145 Mahkeme kararları arama dizinlerine dergimizin 33 sayısından ulaşabilirsiniz LEGAL YAYINCILIK TÜM YILLAR DERGİ FİYAT LİSTESİ (BASILI, ONLINE SÜRELİ-SÜRESİZ VE E-DERGİ) LEGAL PUBLISHING'S PRICE LIST COVERING ALL THE YEARS (PRINTED-ON LINE-PERIODIC- NON-PERIODIC, AND E-JOURNAL LEGAL HUKUK DERGİLERİ SİPARİŞ FORMU ORDERING FORM FOR THE LEGAL LAW JOURNALS LEGALBANK ABONELİK FORMU SUBSCRIPTION FORM FOR THE LEGALBANK LEGAL DATABASE
Benzer belgeler
Dergi özetini görmek için tıklayınız.
Regulations For Domestic Savings Increase:
Individual Retirement Annuity, Sukuk Islamic Bonds, Personal Private Equity and
Dergi özetini görmek için tıklayınız.
Basım Tarihi / Publication Date: Mayıs / May 2013
Yönetim Yeri / Place of Legal Yayıncılık A.Ş.
Management: Bahariye Cad. No: 63/6 Kadıköy/İstanbul
Tel.: (216) 449 04 85 – 449 04 86
Faks/Fax: (216)...
Dergi özetini görmek için tıklayınız.
Each submission should contain a Turkish and an English Title, as
well as an Abstract part in Turkish and English.
8. Dergi’ye gönderilen makalelerde, ilgili makaledeki konuyu tanımlayan Türkçe ve ...