gezegenimiz dünya konu anlatımı tıklayız
Transkript
gezegenimiz dünya konu anlatımı tıklayız
5. ÜNİTE: GEZEGENİMİZ DÜNYA I. BÖLÜM :DÜNYAMIZIN ŞEKLİ A. DÜNYA’MIZIN ŞEKLİ NEYE BENZER? Dünya’nın yüzeyi düz gibi görünür. Bunun sebebi Dünya’nın çok büyük olmasıdır. Eski insanlar, Dünya’nın düz olduğuna inanırlardı. Çok eski Çin, Mısır ve Hint toplumlarında insanlar, Dünya’nın düz, kare veya tepsi şeklinde olduğuna inanıyorlardı. Hatta gemilerle denize açıldıklarında kenardan boşluğa düşeceklerini düşünürlerdi. Dünya’mızın küreye (top) benzer şekilde olduğunu kanıtlayan olaylar vardır. 1. Uydular aracılığı ile uzaydan çekilen fotoğraflar, 2. Ay tutulmasında Dünya'nın gölgesi ayın yüzeyine düşer. Bu gölge daire şeklindedir. Ancak küre şeklindeki bir cismin gölgesi daire şeklindedir. 3. Bir uçak, Dünya’nın belirli bir noktasından harekete başlasın. Uçak bir süre sonra başladığı noktaya geri döner. 4. Sahile yaklaşan bir geminin önce direklerinin, sonra gövdesinin görülmesi geminin yuvarlak bir yüzeyde yol aldığını anlatır. Denizden sahile doğru yaklaşan bir geminin görüntüsünün tamamı bir anda görülmez. Gemi ufuk çizgisinde belirdiğinde geminin önce direklerinin üst kısımlarını görürüz. Sonra geminin daha alt bölümleri en sonra da tamamı görünür. Geminin bu şekilde üst tarafından başlayıp kısım kısım görülmesi, Dünya’nın küreye benzer şekilde olduğunu gösterir. Deniz kenarında oturup uzaklara bakıldığında, denizin üzerinde daha ilerisinin görülmediği düz bir çizgi fark edilir. Denizle gökyüzünü birbirinden ayıran bu düz çizgiye ufuk çizgisi adı verilir. Dünya’nın şekli ve hareketleriyle ilgili görüşler astronomi bilimindeki gelişmeler sonucu zamanla değişikliklere uğradı. Özellikle teleskopun icadından sonra bilimsel araştırmalara dayalı çalışmalar hızlandı. Teleskop Galileo B. GEÇMİŞTE DÜNYA’NIN YUVARLAK OLDUĞU NASIL KANITLANDI? Dünya’nın küre şeklinde olduğunu ilk ileri süren, M.Ö. 6. yüzyılda eski Yunan bilgini Pisagor (Pithagoras)’dur. M.S. 1543 yılında Kopernik Dünya ve gezegenlerin Güneş'in çevresinde döndüğü görüşünü ortaya attı. Kristof Kolomb (Christopher Colombus) denizci ve kâşiftir. Doğudaki değerli malları batıya götürmek için bir yol aramıştır. Bu sırada Amerika’yı keşfetmiştir. Dünya’nın küre şeklinde olduğunu düşünenlerdendi. Bu görüşü, bulduğu teleskopu ile Galileo de doğruladı. Teleskopu bulan kişidir. Galileo, 17. yy’da Dünya’nın yuvarlak olduğunu ve kendi çevresinde döndüğünü kanıtlamıştır. Bilime gereken önemi vermeyenler ona inanmayarak cezalandırmışlardır. Macellan (Ferdinand Magellan) Portekizli denizci ve kâşiftir. Gemileriyle sürekli batıya giderse, tekrar yola çıktığı yere döneceğini düşünüyordu. Yolun yarısında hayatını kaybetmesine rağmen arkadaşları yolculuğu tamamlayarak yola çıktıkları yere geri döndüler. Macellan yaptığı yolculuk sonucunda Dünya’nın çevresi ilk kez denizden dolaşılmış oldu. Böylece Dünya’nın yuvarlak olduğu kanıtlandı. Dünyamız 5 katmandan oluşmuştur. Bu katmanların üçü gözle görülür, ikisi görülmez. Dünyamızın Katmanları: Gözle Görülen 1. Hava küre 2. Taş küre (Yer kabuğu) 3. Su küre Gözle Görülmeyen 4. Ateş küre 5. Ağır küre (Çekirdek) Macellan’ın yolculuğu 19. yüzyılda Fransız bilgini Jean Foucault ise Dünya’nın kendi ekseni çevresinde döndüğünü kesinliğe kavuşturdu. Dünya’mız küre biçimindedir. Dünya’yı iki eş yarım küreye ayırdığı varsayılan çizgiye ekvator denir. Dünya, ekvatorda hafifçe şişkin, kutuplardan ise hafifçe basıktır. C. DÜNYA KATMANLARDAN OLUŞUR Görülebilen katmanlar Görülemeyen katmanlar 1. Hava Küre: (Atmosfer) Dünya’mızın etrafını saran, çeşitli gazlardan oluşan katmandır. Atmosfer olarak da adlandırılan hava küre Dünya’mızın en dış katmanıdır. Atmosfer içinde; azot, oksijen, argon, karbon dioksit ve su buharı bulunur. Atmosfer yeryüzünden uzay boşluğuna kadar olan (tamamı) 1.000 km kalınlığında bir tabakadır. Ancak, atmosferin 12 km’lik kısmında yaşam vardır. 12 km’den sonraki kısmı değişik özelliklere sahiptir. Bizi Güneş’in zararlı ışınlarından koruyan ozon tabakası bu katmanda bulunur. Ozon tabakası, Güneş’ten gelen bazı zararlı ışınların Dünya’ya ulaşmasını engelleyerek canlıları korur. Hava kürenin alt sınırı kara ve deniz yüzeyleriyle temas eder. Ufuk çizgisini atmosferin alt sınırı olarak kabul edebiliriz. Üst sınırı ise uzay boşluğunun başladığı yerdedir. Soluk alırken kullandığımız hava atmosferde bulunur. Yağmur, kar, rüzgâr gibi hava olayları atmosferin 12 km’lik kısmında meydana gelir. Gök taşlarının bir kısmının; atmosferde hava ile sürtünmenin etkisiyle yanarak yeryüzüne zarar vermesi engellenir. (yıldız kayması) Atmosfer olmasaydı Dünya’mız yaşanamayacak kadar soğuk olurdu. Karbon içeren yakıtların (odun, kömür) yakılması sonucu atmosferde karbon dioksit gazı artar. Bu da Dünya’nın sıcaklığının giderek artmasına neden olur. Bu duruma sera etkisi denir. Dünyamız sera etkisi nedeniyle sürekli ısınmaktadır. Sera etkisi buzulların erimesine, mevsimlerin bozulmasına, yağışların düzensizleşmesine, sellere, kasırgalara ve tsunamilere sebep olur. Dünya’mızın dış yüzeyinde sular ve karalar vardır. Su küre, karalardan daha çok yer kaplar. Dünya’nın ¾’ü sularla kaplıdır. Karalarda olduğu gibi sularda da birçok canlı yaşar. Balık, midye, sünger gibi canlılar sularda yaşar. 2. Taş Küre: (Yer kabuğu) 4. Ateş küre: (Manto) Yürüyüp koştuğumuz, bitkilerin yetiştiği katmandır. Yer kabuğu olarak da adlandırılır. Tüm canlıların yaşadığı toprak parçasıdır. Taş küre çeşitli kayaçlar ve topraktan oluşur. Toprak ve kayaçlardan oluşmuş bir kabuk gibidir. Dünya’nın diğer katmanlarına göre çok incedir. Her yerde aynı kalınlıkta değildir. Okyanus diplerinde daha incedir. Yüzeyi engebelidir. Tepeler ve düzlükler vardır. Yer kabuğunun ortalama kalınlığı 33 km’dir. Yer kabuğunun çukurlarını dolduran sular, Dünya’mızın bir başka gözlemlenebilir katmanını oluşturur. Bu katman su küre olarak adlandırılır. Depremler, yer kabuğunun bazı kısımlarının kırılıp yer değiştirmesi sonucu oluşur. Taş kürede, ovalar ve dağlar bulunur. 3. Su Küre: Dünya’mızın uzaydan mavi görünmesine neden olan su küre okyanuslar, denizler, göller, akarsular ve yer altı sularından oluşur. Su küreden buharlaşan su, bulutları oluşturur. Bulutu oluşturan su buharı soğuk hava katmanına rastlayınca yağmur, kar ya da doluya dönüşerek yeryüzüne yağış olarak iner. Sürekli tekrarlanan bu olaya su döngüsü denir. Kıta adı verilen geniş kara parçaları arasında bulunun büyük su kütlelerine okyanus denir. Denizler, okyanuslardan daha küçük olan su kütleleridir. Okyanus ve denizler tuzlu olup yeryüzündeki suların büyük bir kısmını oluşturur. Göller ve akarsularda çoğunlukla tatlı su bulunur, içme suyu elde etmede ve tarım alanlarının sulanmasında tatlı su kaynaklarından yararlanılır. Yer kabuğunun altında bulunan katmandır. Çok sıcak olduğu için içindeki kayaçlar erimiş hâldedir. Buna magma denir. İçindeki magma yanardağlardan yeryüzüne çıkabilir. Yeryüzüne çıkan magmaya lav denir. Ateş kürenin içindeki maddeler erimiş hâlde olduğu için akışkan ve hareketlidir. 5. Ağır Küre (Çekirdek) Dünya’ nın en kalın katmanıdır. Sıcaklığı ateş küreninkinden daha fazladır. Dünya’nın en sıcak yeridir. Bütün maddeler erimiş hâldedir. (4 000°C – 6 000°C) Dünya’nın yapısında bulunan demir, nikel gibi en ağır maddeler çekirdekte toplanmıştır. Bu nedenle ağır küre olarak adlandırılır. Sıcaklığı çok yüksek olmasına rağmen bu maddeler katı hâldedir. Ağır küreyi oluşturan maddelerin sıcaklığı çok yüksek olmasına rağmen katı hâlde bulunmasının nedeni basıncın çok yüksek olmasıdır. Yükselen gazlar ise atmosferi meydana getirdi. Dünya işte bu yüzden; içten dışa doğru kütleleri farklı katmanlardan oluşmuştur. D. YER KABUĞU (Taş Küre) NELERDEN OLUŞUR? 1. Kayaç Nedir? Yer kabuğu, toprak ve çeşitli kayaçlardan oluşur. Karaların ana maddesi kayaçlardır. Yer kabuğunun yapısını oluşturan mineral içeren taş ve kayalara kayaç denir. X Ağır Küre X Ateş Küre X X X Taş Küre En dıştaki katmanlar Canlılar vardır. Hava olayları burada gerçekleşir. Kırılmalar olur. Magma bulunur. En ince katmandır. Dünya'nın 3/4'ünü kaplar. Maddeler erimiş haldedir. En sıcak ve en ağır katmandır. Akıcı ve hareketlidir. Gözlemlenebilir. Su Küre KATMANLAR VE ÖZELLİKLERİ Hava Küre Aşağıdaki tabloyu inceleyerek öğrendiklerimizi pekiştirelim. X X X X X X X X X X X Kayaçlar toprağa göre daha sert ve sağlamdır. Çevremizde her zaman kayaçları göremeyiz. Ormanları, tarlaları ve yolları görebiliriz. Çevremizde gördüğümüz büyük taş ve kaya parçalarına kayaç adı verilir. Kayaçlar, ateş küredeki magmanın değişik şekillerde soğuyup katılaşmasıyla oluşur. Magma yeryüzüne çıkarak ya da yer kabuğuna yerleşerek soğur. Bu nedenle toprağı kazarsak kayaçlara ulaşırız. Topraktan daha sert ve sağlam olan kayaçlar, minerallerden ya da önceden oluşmuş kaya parçalarından oluşur. Kayaçlardan daha küçük taş kütlelerine kaya denir. Küçük kaya parçalarına ise taş denir. Taştan küçük olanlara çakıl, çakıldan küçük parçalara kum denir. (Bir Bilgi ) Dünyamız Nasıl Oluşmuştur? Kayaç > Kaya >Taş > Çakıl >Kum Bir görüşe göre Evren milyarlarca yıl önce çok sıcak ve yoğun gazlardan oluşan bir gaz küresiydi. Bir büyük patlama ile uzaya dağılan sıcak gaz kütleleri gittikçe genişleyip soğudu ve bugünkü gök cisimlerini oluşturdu. Milyarlarca yıl önce Dünya gaz ve toz kütlesi hâlindeydi. Zaman içerisinde soğudu, sertleşti ve bugünkü hâlini aldı. Dünya’mız dönerek soğurken: Kürenin bileşimindeki ağır maddeler merkeze doğru çöktü. Su yağmur biçiminde, Dünya yüzeyine düşerek denizleri ve gölleri oluşturdu. Taşlar tek renk olabileceği gibi çoğu karışık renklidir. Bazılarında farklı renkte çizgiler bulunurken, bazılarında da minik parçacıklar vardır. İlk insanların silah ve alet yapmak için kullandıkları taşlar, günümüzde bina ve ev yapımında kullanılmaktadır. Yol yapımında da taşlardan yararlanılmaktadır. Heykeltıraşlar, taşları yontarak değişik heykeller yapmaktadırlar. 2. Mineral Nedir? Taşları oluşturan küçük parçacıklara, kimyasal maddelere mineral denir. Aynı minerallerden oluşan taşların yanında birkaç farklı mineralden oluşan taşlar da vardır. Taşların rengini yapısındaki mineraller belirler. Aynı mineralden oluşan taşlar tek renklidir. Farklı minerallerden oluşan taşlarda ise birden fazla renk vardır. Taşların sertliği ve biçimi de onu oluşturan minerallere bağlı olarak değişir. Mineraller; Doğada meydana gelirler. Yapay olarak elde edilemezler. Her mineralin belli bir sertliği vardır. En yumuşak mineral talk ve en sert mineral de elmastır. Bazı mineraller levhalar hâlinde ayrılabilirler. Cıva ve ham petrol hariç hepsi katıdır. Türlü mineraller birleşerek kayaçları oluştururlar. Bazı önemli mineraller şunlardır: Çakmak taşı, Mika, Kuvars, Turkuaz, Grafit, Platin, Altın, Gümüş, Elmas, Alüminyum, Kil, Boraks, Ham petrol, Alçı taşı, Kaya tuzu, 3. Maden Nedir? Bazı taş ve mineraller doğada az bulunduğu için çok değerlidir. Ekonomik değeri olan taş ve minerallere maden denir. Altın, gümüş, demir, çelik, kömür, krom, bakır, cıva, boraks, kükürt, alüminyum, fosfor, krom, petrol birer madendir. hayvan kalıntıları gibi etkenlerle binlerce yılda ufalanıp parçalanmasıyla meydana gelir. Toprakta kaya parçaları, bitki ve hayvan artıkları vardır. Ancak ana maddesi kayaç parçaları yani kayalardır. 5 cm kalınlığında toprağın oluşması 2000 yılda gerçekleşir. 1. Toprakta Neler Vardır? Toprağın içinde hava ve su vardır. Toprağın derinliklerine inildikçe nem hissederiz. Çünkü toprakta su vardır. En kuru toprağı ısıttığımızda hacmi azalır. Bu durum toprağın içinde su olduğunu gösterir. Su, toprağı nemlendirir. Hava, toprağa fare, solucan, karınca gibi hayvanların açtığı minik tünellerle girer. Bir kaba koyduğunuz toprağın üzerine su koyduğunuzda su içinde kabarcıklar oluşur. Bu kabarcıklar toprakta hava olduğunu gösterir. Toprağın içinde yaşayan canlılar topraktaki havayı kullanarak yaşamlarını sürdürürler. Yağmur yağınca yeryüzüne çıkan solucanları hatırlayalım. Topraktaki hava boşluklarına su dolunca havasız kalan solucanlar yeryüzüne çıkar. Topraktaki hava aynı zamanda bitki köklerinin toprakta rahatça ilerlemesini sağlar. Toprak binlerce yıllık süreçte oluşabildiği için çok değerlidir. 2. Erozyon Nedir? Nasıl Meydana Gelir? E. TOPRAK NASIL OLUŞUR? Toprağın su ve rüzgârın etkisiyle aşınıp taşınması erozyon olarak adlandırılır. Canlıların yaşamlarını devam ettirebilmesi için hava, su ve besin gereklidir. Karada yaşayan canlıların besin kaynağı bitkilerdir. Bitkiler toprakta yetişir. Bu bakımdan toprak canlılar için çok önemlidir. Toprak; yer yüzünde yaşamın devamı ve canlıların beslenmesi için gerekli bir maddedir. Karaları oluşturan toprak kayaçların; Rüzgâr, yağmur, akarsu sıcaklık farkları canlıların çalışmaları bitki kalıntıları, Erozyona; Yağmur suları, Seller, Eriyen kar suları, Akarsular, Buzullar ve Rüzgârlar neden olur. Yeryüzüne düşen yağmur toprakta çukurluklar açar. Yağmur suları birikerek çoğalır, akarken toprağı ve taşları sürükler. Bu nedenle temiz olan yağmur suları yer yüzeyinde akarken bulanıklaşır. Toprak yağmurla akarsulara taşınır. Yer kabuğunun üst yüzeyindeki toprak dere, nehir gibi akarsularla taşınarak denizlere dökülür. Rüzgâr da toprağın üst kısmının özellikle kuru toprakların aşınıp taşınmasına neden olur. Binlerce yılda oluşan toprak, erozyona uğrayınca o bölgede çölleşme başlar, kıtlık ve açlık yaşanır. Bu nedenle erozyon da bir doğal afettir. Aniden gerçekleşmediği için toprak kaybının fark edilmesi zordur. 3. Toprak Kayması Büyük kaya parçalarının ya da gevşek toprak tabakasının yamaçlardan aşağıya sürüklenmesine toprak kayması (heyelan) denir. Toprak kaymaları; Bol yağışlı ve Fazla eğimli yamaçlarda olur. Yurdumuzda toprak kaymalarına; Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde sıkça rastlanır. 3. Toprağın Korunması Yer kabuğunu örten toprak tabakasının bir santimetresi yüzlerce yılda oluşur. Canlılar için çok önemli olan toprak tabakasının yok olmaması için; Ağaçlandırma yapılmalıdır. Aşırı sulama yapılmamalıdır. Toprak, ekilen ürünün cinsine göre yeteri kadar gübrelenmelidir. Tarla yeşil nadas ile dinlendirilmelidir. Tarlalarda anız yakılmamalıdır. İnsanlar bilinçlendirilmeli ve eğitilmelidir. Ağaç kesimi engellenmelidir. Yamaçlardaki tarlalar dikey değil yatay (teraslama) sürülmelidir. TEMA (Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı) topraklarımızın akıp gitmemesi ve yurdumuzun çöl olmaması için çalışmalar yapmaktadır. Pet şişeler, Teneke kutular, Naylon, Çöpler, Camlar, Kanalizasyon suları … toprağı kirletir. Nasıl Azaltılabilir? Gübre ve tarım ilaçları bilinçli kullanılmalıdır. Kullanıldıktan sonra atılan piller yerine şarj edilebilen piller kullanılmalıdır. Bilinçli tarım yapılmalıdır. Katı atıklar geri dönüşüme kazandırılmalıdır. Kirli suların toprağa bırakılması önlenmelidir. Fabrika, nükleer santral ve hastanelerin kimyasal atıkları, arıtıldıktan sonra doğaya verilmelidir. Evsel atıklar çevreyi kirletmeyecek şekilde saklanmalıdır. Çevre dostu deterjanlar kullanılmalıdır. Geri dönüşüme önem verilmelidir. 2. Su Kirliliği: Ev ve sanayi tesislerinden çıkan sıvı atıkların su kaynaklarına bırakılması su kirliliğine sebep olur. Fabrika atıkları, Ev atıkları, Kanalizasyon suları, Deterjan karışan sular, Hayvan gübreliklerinden sızan sular, Çiftçilerin kullandıkları kimyasal gübreler, Tarım ilaçları, Nasıl Azaltılabilir? Ev ve iş yerlerinde çıkan atıklar arıtılmalıdır. Atıkların özellikle tatlı su kaynaklarına karışması önlenmelidir. Su, israf edilmeden kullanılmalıdır. F. ÇEVRE KİRLİLİĞİ 3. Hava Kirliliği: 1. Toprak Kirliliği Zararlı kimyasal maddelerin toprağa karışması sonucu toprak kirliliği oluşur. Tarım gübreleri, Tarım ilaçları, Piller, Zehirli gazların havada birikmesi hava kirliliği meydana getirir. Atmosferde karbondioksit kükürtdioksit, karbonmonoksit, kurşun gibi zararlı gazların artması hava kirliliğine sebep olur. Kirli havayı soluyan insanlar, solunum hastalıklarıyla karşılaşırlar. Ayrıca zehirli gazların yağmur sularıyla yer yüzüne inmesi bitkilere ve insan derisine zarar verir. Atmosferde karbondioksit kükürtdioksit, karbonmonoksit, kurşun gibi ağır ve zehirli gazların artması sonucu dünyamızın sürekli ısındığını (sera etkisi) belirtmiştik. Hava kirliliği yapan maddelerin bazıları kükürt, azot ve karbon içerir. Bu maddeler havadaki su ile birleşerek asit denilen yakıcı ve aşındırıcı maddelere dönüşür. Havada oluşan asit yağmurla yeryüzüne inerek asit yağmurlarını oluşturur. Asit yağmurları doğal çevreye zarar verir. Fabrika bacaları, Evlerin bacaları, Taşıtların egzozu, Sobalar, Kömür ve fuel-oil, Termik santraller, Nükleer santraller, Deodorantlar… havayı kirletir. Nasıl Azaltılabilir? Havayı kirleten çok duman bırakan yakıtlar kullanılmamalıdır. Arabalarda çevreye zarar vermeyen yakıtlar kullanılmalı. Özel otolar yerine otobüs gibi toplu taşıma araçları tercih edilmeli. Enerji elde etmek için rüzgâr ve güneş enerjisinden yararlanılmalıdır. Fabrika bacalarına, zehirli gazların havaya karışmasını önleyen filtreler takılmalıdır. Ağaçlandırmaya önem verilmelidir. Ozon tabakasına zararlı sprey gazlarının kullanımı azaltılmalıdır. Doğal gaz, güneş enerjisi, dalga enerjisi, rüzgâr enerjisi gibi enerjilerin kullanılması yaygınlaştırılmalıdır. Canlıların ölüleri, sebze ve meyve çürükleri, bitkilerin gövde, yaprak ve sapları gibi organik maddeler (biyolojik atıklar)kısa sürede toprağa karıştıkları için çevreyi kirletmez. Uyduların Çevreyi Korumaya Katkısı Yeryüzündeki değişimlerin ve yeni oluşumların gözlenmesini sağlayan uydular, maden alanlarının da tespit edilmesinde insanların işini kolaylaştırır. Uydular, çevreyi kirleten etkenleri belirlemede bize yardımcı olur. Yeryüzündeki kirlenmenin hangi boyutlarda olduğu hakkında insanların bilgi edinmesini sağlar. Uydulardan orman yangınlarını öğrenerek yayılmadan söndürebiliyoruz. G. ÇEVRE GÖNÜLLÜLERİ Günümüzde canlı hayatı için en önemi sorunların başında çevre sorunları gelir. Çevre sorunları ve erozyonla mücadelede; Gönüllü kişiler, gönüllü kuruluşlar ve devlet kuruluşları çalışmaktadır. Bunlardan bazıları; Çevre İzcileri, Çekül Vakfı, TEMA Vakfı, Yeşil Barış Derneği GREENPEACE Çevre Bakanlığı’dır
Benzer belgeler
dosyayı indir - izzethekin.fevziozbey.k12.tr
Yapısında mineral bulunduran taş ve kayalara
kayaç denir. Kayaçlar, ateş küredeki magmanın
yer kabuğunun arasında katılaşması ya da
yeryüzüne çıkıp soğumasıyla oluşur.Bu nedenle
toprağı kazarsak ka...
gezegenimiz dünya etkinlik 4
vardır. Yer kabuğunun ortalama kalınlığı 33
km’dir.
Yer kabuğunun çukurlarını dolduran
sular, Dünya’mızın bir başka
gözlemlenebilir katmanını oluşturur. Bu
katman su küre olarak adlandırılır.
Depre...
dünya`mızın şekli ile ilgili olarak geçmişte öne
Dünya’nın büyüklüğü ile
karşılaştırıldığında çok incedir.Yer
kabuğu, her yerde aynı kalınlıkta
değildir. Okyanus diplerinde ince,
kıtalarda daha kalındır. Taş kürenin kalınlığı 6-70 km arasındadır....