bozkır yelkencileri - Ankara Yelken Kulübü
Transkript
bozkır yelkencileri - Ankara Yelken Kulübü
BOZKIR YELKENCİLERİ OCAK 2013, YIL: 3, SAYI: 9 AYK BOZKIR YELKENCİLERİ Ankara Yelken Kulübü Üyeleri için haberleşme forumudur. üç ayda bir elektronik ortamda yayınlanır. Para ile satılmaz. Sahibi Ankara Yelken Kulübü adına Adnan Özaslan Tanıtım, Reklam, Sponsorluk Kurulu Sermurat KÜÇÜKGÜL (Başkan) Tanju AKTUĞ Hadi ATALAY Miray BAKIR Himmet BİROL Cenk CENKÇİ Mehmet ÖZÇETİN Murat ÖZDEN Seçgün ÖZTÜRK Yeşim TURAN GÜREL Zafer TÜRKYILMAZ Ali YETKİN Bülten Komisyonu Editör: Tanju Aktuğ Redaktör: Yeşim Turan Gürel Miray Bakır Mehmet Özçetin Seçgün Öztürk Ali Yetkin “Yazılar yazarların görüşlerini yansıtır. Yazılardaki görüşler Ankara Yelken Kulübünü bağlamaz” İçindekiler Natural Born Killers NBK 1/3 TOPKAPIspor vs. MANİSAspor Kanuni dönemi ile ilgili genel bilgiler Suat Tülek BOZKIRIN CESUR ÇAYLAKLARI The Marmara BAYK 1.Trofenin ardından Bordum kış trofesi yarışlarına katılan bir ekibimizin birinci ayak anıları. Mete Elçi Star Olimpiyatlardan kayan bir yıldız Tanju Aktuğ Sonbahar Yarışları ve Ankara Yelken Sporcuları Kulübümüz genç sporcularının katıldıkları yarışlar ve aldıkları sonuçlar Ercan Çelik AYK Lokali’nde Yılbaşı Üyelerimiz ve yakınları yeni yıla hep birlikte lokalimizde girdiler Miray Bakır Ankara Yelkenden Kulübümüzden haberler Tanju Aktuğ Deniz Esen Bulmaca Deniz ve yelken bulmacalarımızın sekizincisi Tanju Aktuğ UMUT Yeni yıla girerken “en güzel yıl henüz yaşamadığımız olandır” dileğini paylaşıyoruz. Tanju Aktuğ Kapak ve Editör’den sayfası fotoğrafları Rasim Can SARAÇLAR 1/2/3/4 5/6/7 8/9 10 11/12 13 14 15 Editörden Değerli okuyucularımız, yeni bir yıla girdiğimiz şu günlerde yeni yıl coşkusu ve yepyeni yazılar ve yazarların heyecanı ile karşınızdayız. Sayın üyemiz Suat Tülek büyük denizciler Barbaros Hayrettin ve Piri Reis’i anlatan yazı dizisine Kanuni döneminin genel bir portresini çizerek başlıyor. Oldukça popüler bir dizi olan Muhteşem Yüzyıl dönemini bir de Sayın Tülek’in yorumu ile izleyeceğiz. Üç bölüm sürecek yazı dizisinin ilk bölümü bu sayımızda. Kalan daha denizci diğer iki bölüm ise gelecek sayılarda. Bodrum kış trofesinin ilk ayağı kötü hava koşulları, teknelerde oluşan hasarlar ve en önemlisi bir yelkencinin yaşamını yitirmesine dek uzanan kazaları ile gündem yarattı. Kulübümüz üyelerinden oluşan bir ekipteki arkadaşlarımız da yaşadıklarını ve kendilerine neden “Bozkırın cesur çaylakları” adını verdiklerini bizlerle paylaşıyorlar. 2013 yılına girerken lokalimizde gerçekleştirilen kutlama üyelerimiz ve yakınlarını bir araya getirdi. Sayın Bakır bu kez röportaj yerine o güzel geceyi bizlerle paylaştı. Yarış teknelerini tanıtan dizimiz, kulübümüzden haberler, genç sporcularımızın bizleri gururlandıran yarış katılımları ve kürsü başarıları, bulmacamız gibi klasik köşelerimiz de sizlerle. Yeni web sitesinin devreye girmesi nedeni ile yayınımızda oluşan aksaklıkları giderdik ve bu aksaklığı affettirmek için bir teknik yeniliği sizlere sunuyoruz. Bültenimizi iphone veya ipad’den okumak isteyen dostlarımız kullanılan flaş uygulaması nedeni ile bize sitem ediyorlardı. Onları daha fazla üzmemek için sitede bültenin PDF formatında bir kopyasını da yayınlamaya başladık. “Acrobat’a da yelken bastık” sloganı ile başlattığımız bu uygulamanın dergiyi daha rahat okunur ve indekslerde yer alır hale getireceğine inanıyoruz. Daha nice güzel ve yelkenli yıllarda, başka, başka yeniliklerle görüşmek üzere… Tanju Aktuğ Takdim Bu 3 bölümlük derleme yazı dizisi; yaklaşık bir yıllık çeşitli kitap okumalarım, internet araştırmalarım sonucu ”gerçek olaylar ve tarihler” değiştirilmeden yazılmıştır. Ancak olayların sebep/yöntem / süreç’leri; çeşitli seçeneklerden/spekülasyonlardan “kendimce uygun” bulduklarım üzerinden yazılmışlardır ve bu açıdan bakılırsa tamamıyla hayali ve kurgusaldırlar. Her türlü düzeltme/çıkarma/eklemelerinize açıktır. Suat Tülek – Ocak 2013 Teşekkür 1: [Natural Born Killers NBK ] yazı dizisinde kullanılan resimler • Hürrem, Kanuni, Mahidevran, Pargalı1, Pargalı2, Rüstem, Sadrazam, Sokollu VİKİPEDIA’dan • Mihirmah Sultan Yannick ve Ben Jakober Vakfı Koleksiyonu’ndan • Safiye Sultan, Piri Reis internette çeşitli sitelerde yayınlanan bir çok örneklerinden birisinden • Aden, Hürmüz çizimleri, Barbaros “XVI yüzyılın denizci bir bilim adamı yaşamı ve yapıtları ile Piri Reis” kitabından (Cevat Ülkekul Ankara 2007) alınmıştır. Açık lisans ile yayınlayan veya başvurumuz üzerine izin veren sahiplerine teşekkür ederiz. Teşekkür 2: [Natural Born Killers NBK ] yazı dizimi okuyanlar var ise, dizi arası bir iki şey söylemek istiyorum • Tüm “Tudors” dizisini ve ilgili diğer Tudors filmlerini seyrettim • Tüm “Borgias” dizisini ve ilgili diğer Borgias filmlerini seyrettim • Ama 1 adet de olsa 1 tanecik de olsa “HÜRREM” dizisi seyretMEdim (henüz).. belki dizi bitince tamamını seyrederim. Birçok Deniz kitabı okudum, filmleri seyrettim, internette günlerce/aylarca sörf yaptım ama 3 kişi ve 3 kitap Deniz Literatürlerimin temelidir. Kendilerine ve hediye ettikleri kitaplarına teşekkürlerimle, • 1975 Kızılay’da Goralı altında bir pasaj vardı. Ve orada sahaflık yapan, devlet memurluğundan emekli Necati Amca (Necati Oktay). Ankara için bir simgeydi. Bizim rutin mekanımız olan, onun o küçücük sahaf dükkanı, bir kültür merkezi, dünyaya açılan bir pencereydi. Bana 1975’de altta göreceğiniz “Kitab-ı Bahriyye”yi hediye etmişti. (zaman zaman işi olduğunda dükkanına biz bakardık. o da bizlere hediyeler verirdi.) Dostluğumuz öyle ilerlemişti ki 1980’lerin 2. yarısında Ordu’da mecburi hizmet yaparken Necati amcayı ve eşini Ordu’da 1 hafta misafir etmiştim. Uzun yıllar önce vefat eden Necati Oktay’a huzurlarınızda kendi adıma ve tüm Ankaralı’lar adına teşekkür ediyorum. • 2007 Beraber Yelken Eğitim gezileri organize ettiğimiz Anıl Çivi kaptanım. Bana Katip Çelebi’nin “Tuhfetü’l Kibâr Fî Esfâri’l Bihâr, (Deniz Savaşları Hakkında Büyüklere Armağan)” kitabını hediye etmişti. Bu Kitap da Denizcilik tarihimize ilgimde vites artıran bir aşamadır. Teşekkürler Anıl kaptanım. • 2011 Yaş günüm için, sevgili eşim Necla Tülek, bana bir PİRİ REİS kitabı hediye etti. Kitabı her ayın ilk pazar günü kurulan Ayrancı Antika Pazarı’ndan almıştı. İstanbul Deniz Müzesi Komutanlığı -Piri Reis Araştırma merkezi Tarafından 2007 yılında basılan Tümg (E) Cevat Ülkekul’un 3 ciltlik çalışması: “Yaşamı ve Yapıtlarıyla Piri Reis”. Binlerce, teşekkürler Necla; bence bu kitap Piri Reis ile ilgili en detaylı literatür. 1 Natural Born Killers NBK 1/3 TOPKAPIspor vs. MANİSAspor 1513 Manisa-spor Topkapı-Spor Direktörü 1. Selim; oğlu Kanuni’yi Saruhan Manisa- Spor’a direktör olarak atadı. Kanuni Saruhan’da 7 yıl direktörlük yaptı. En iyi oyuncusu Yunanistan-Parga doğumlu İbrahim’di. 1515 Şehzade Mustafa doğdu Bir Çerkez kızı olan Gülbahar, Kanuni ile birlikteliğinden Şehzade Mustafa’yı doğurdu. Kanuni’nin Annesi Ayşe Hafsa Sultan tarafından çok beğenilen Gülbahar ile Kanuni arasında nikah kıyıldı. Gülbahar’ın ismi bundan sonra Mahidevran oldu. 1520 Topkapı-spor ‘a Direktör oluyor Kanuni; Yaklaşık yedi yıllık Manisa-spor direktörlüğünün ardından, Eylül 1520’de babası I. Selim’in ölümü üzerine İstanbul’a geldi ve 30 Eylül 1520 tarihinde Topkapı-spor’un 10. Direktörü olarak göreve başladı. 1521 Gazali öldürüldü Şam-spor başkanı Gazali; Kanuni’yi tanımadı isyan çıkardı. İsyan bastırıldı Gazali öldürüldü (27 ocak1521) 1522 Cem Sultan’ın şehzadesi Murad ile oğulları öldürüldü Topkapı-Spor, 20 Aralık 1522’de Rodos’a deplasman maçına gitti. Rodos-spor’u hezimete uğrattı. Fatih Sultan Mehmet’tin en küçük oğlu ve II. Bayezid’in küçük kardeşi Cem Sultan’ın şehzadesi Murad ile oğulları Rodos’ta Hristiyan kimliğiyle yaşıyorlardı. Bu maçta, Hristiyan taraftarlarla birlikte Rodoslular lehine tezahüratta bulunan Murad ile oğulları; maçtan sonra boğduruldu, Murad’ın eşi ve iki kızı İstanbul’a gönderildi. 1523 Pargalı İbrahim; Topkapı-spor’a kaptan oldu Kanuni, çocukluk arkadaşı Pargalı İbrahim’i, Manisa-spor’dan transfer ederek, Topkapı-spor’un kaptanlığına getirdi (27 Haziran 1523). Pargalı İbrahim, Kanuni’nin kız kardeşi Hatice Sultan ile evlendirildi. Böylece Topkapı-spor ’da iyiden iyiye Manisa-spor fraksiyonunun ağırlığı hissedilmeye başlandı. 2 1525 Yeniçeri Ağası Mustafa Ağa, kâhyası Kıran Bali ile Reis-ül Küttab Haydar öldürüldü Mart 1525’te, Kanuni Kâğıthane’de avlanırken oyuncular Topkapı-spor’da ayaklanma başlattılar. Kısa sürede bastırılan ayaklanma sonrasında Menajer Mustafa Ağa, yardımcısı Kıran Bali ile Yabancı Transferler sorumlusu Haydar idam edildi. 1526-27 Baba Zünnun, Kalender Çelebi öldürüldü 1526-27 yıllarında, Anadolu’da çıkan Baba Zünnun ile Kalender Çelebi isyanları; 1527 yazında bastırıldı ve bu direktör adayları öldürüldüler. Böylelikle Anadolu takımlarının şampiyonluk iddiasına son verildi. 1527 İranlı Molla Kaabız öldürüldü Birkaç ay sonra İranlı Molla Kaabız, vaazlarında İsa peygamberin bütün peygamberlerden üstün olduğu fikrini dile getirdi. Topkapı-spor’un tamamının yabancılardan (Hristiyanlardan) oluşmasında diretti ve bu sebeple divanda yargılandı. Ancak fikirlerinden vazgeçmeyen Molla Kaabız idam edildi. 1531 Hürrem dönemi başlıyor Polonya’ya bağlı Ukrayna-spor’da çok genç bir oyuncu olan Roxelana; 1920 yılında Bir Tatar Menajer tarafından kaçırılarak Topkapı-Spor’a transfer edildi. Roxelana(Hürrem) Topkapı-spor’da yıllarca çoğunlukla yedekte kaldı. • 1521’de bir gol attı Kanuni’den bir erkek çocuk doğurdu (Mehmed) • 1522’de bir gol daha attı; Kanuni’den bir kız çocuk doğurdu (Mihrimah). Ama hala yedekteydi • 1524 attığı “şahane bir gol” Kanuni’den bir oğlan çocuk daha doğurmuştu (Selim). Bu durum onu yedeklikten kurtardı. • 1525’de güzel bir gol daha attı; Kanuni’den bir erkek çocuk daha doğurdu (Bayezid). • 1531’de de Cihangir’i de doğurunca, Kanuni’yi Nikah masasına oturttu. Ve bundan sonra Hürrem, Topkapı-spor’da oyunculuğu bırakıp direkt Direktör Yardımcısı oldu. Kanuni’nin baş danışmanıydı. Ve de artık takımda Manisa ekolü değil Slav ekolü geçerliydi. 1536 Pargalı İbrahim boğduruldu 14 Mart’ı 15 Mart’a bağlayan gece Topkapı Sarayı’nda konuk olan Manisa-spor’dan transfer takım kaptanı Pargalı İbrahim, Kanuni’nin emriyle boğularak öldürüldü. 1553 Şehzade Mustafa Kanuni’nin otağında boğduruldu 28 Ağustos 1553’te Kanuni komutasındaki ordu sefere çıktı. Kanuni, tahta geçmek istediği yönünde söylentiler olan oğlu Mustafa’yı 6 Ekim’de, Konya Ereğlisi’nde boğdurdu. Mustafa’nın cenazesi Bursa’ya gönderilirken, annesi Mahidevran ile Mustafa’nın kızı ve cariyeleri de Bursa’ya sürüldü. Ve tüm önemli elemanlar ayıklanmış, artık Manisa-spor kırıntıları kalmıştı. 1553 Veraset meseleleri Kanuni ile Hürrem’in 5 çocukları olmuştu. Sırasıyla; Şehzade Mehmed, Mihrimah Sultan, II. Selim, Şehzade Bayezid, Şehzade Cihangir. Yıllarca süren Kanuni-Hürrem yönetimi yavaş yavaş kendine varis aramaya başladı. • 1543’de Şehzade Mehmed çiçek hastalığından, • 1553’de de Şehzade Cihangir, üvey kardeşi Mahidevran’ın oğlu Mustafa’nın boğdurulmasına üzüntüsünden öldü. Bu ölümlerden sonra tahta aday olarak geride Selim ve Bayezid kaldı. Hürrem Bayezid’in varis olmasını istiyordu. 3 1558 Hürrem Sultan’ın ölümü Hürrem Sultan’ın zehirlenerek ya da kadın hastalığı sonucu öldüğü düşünülür. 1561-62 Şehzade Bayezid ve Oğulları öldürüldü Hürrem Sultan’ın 1558’de ölümünden sonra, Bayezid koruyucusuz kalmış ve hem kardeşi Selim ile hem de babası Kanuni ile sürtüşmeye başlamıştır. Bu sürtüşmeler sonucunda; 25 Eylül 1561 tarihinde önce Bayezid ardından da oğullarını boğularak öldürüldüler. Bayezid ve oğullarının cenazeleri Sivas’a getirilerek surların dışında bulunan “Melik-i Acem türbesi”ne defnedilmiştir. Bayezid’in ölümünden sonra Bursa’ya nakledilen karısı bir kale içinde bekletilmiş ve yanında bulunan üç yaşındaki oğlu da öldürülmüştür. • Çocukları (oğlanlar) o Şehzade Orhan (d.1543 Kütahya, - ö. Kazvin, 23.7. 1562 öldürülmüş). o Şehzade Osman (d.1545 Kütahya, - ö. Kazvin, 23.7.1562 öldürülmüş). o Şehzade Abdullah (d.1548 Kütahya, - ö. Kazvin, 23.7.1562 öldürülmüş). o Şehzade Mahmut (d.1552 Kütahya, - ö. Kazvin, 23.7.1562 öldürülmüş). o Şehzade Murat (d.1559 Amasya, - ö. Bursa, 1.8.1562 öldürülmüş). • Çocukları (kızlar) o Mihr-u-Mah Sultan (d.1547 Kütahya - ö. İstanbul, 1593), 1562 ile Damat Muzaffer Paşa evlendi o Hatice Sultan (d. ve ö. Kütahya, 1550) o Hanzade Sultan (d. ve ö. Kütahya, 1556) o Ayşe Sultan (d.1553 Kütahya, - ö. Tokat, 1572), 1568 ile Damat Hoca’Ali Paşa Eretnaoğlu evlendi ve bir oğlan doğum sırasında öldü. 1566 Kanuni’nin ölümü 7 Eylül 1566 gecesi, Zigetvar’ın alınmasından bir gün önce, kaynaklara göre gut, dizanteri, felç veya anjin sebebiyle vefat etti. Kanuni’nin vefatının ardından yerine Şehzade Selim geçti (II. Selim) Suat Tülek 4 BOZKIRIN CESUR ÇAYLAKLARI The Marmara BAYK 1.Trofenin ardından Bodrum Açıkdeniz Yelken Kulübü tarafından bu yıl on ikincisi düzenlenen ve yedi ayaktan oluşan The Marmara BAYK Kış Trofesi 2013 yarışları 19 Ocak’ta başladı. 1. Ayak yarışına IRC A sınıfında 32, IRC B sınıfında 21 olmak üzere toplam 53 tekne ve 360 yelkenci katıldı. Bizler de skipperımız Adnan ÖZASLAN ile birlikte IRC B sınıfında yer alan Eternity teknesiyle AYK adına bu yarışta yer aldık. Sekiz kişiden oluşan ekibin büyük çoğunluğu daha önce hiçbir yelken yarışına katılmamış, yelkenciliği yeni yeni öğrenen AYK üyelerinden oluşuyordu. Yine çoğumuz Eternity’e ilk defa biniyorduk ve bu yarış da Eternity’nin AYK ekibi ile katıldığı ilk yarıştı. Daha Bodrum’a gelmeden yarışın ilk günü havanın sert olacağını, hatta yarışların iptal edilmesinin söz konusu olabileceğini konuşuyorduk. Nitekim Bodrum’a yaklaştıkça yağmur ve rüzgar sağanakları ve türbülanslar yüzünden uçakta yaşanan sarsıntılar, bizi Bodrum’da nasıl bir havanın beklediğini gösteriyordu. 19 Ocak Cumartesi günü sabahı sert rüzgar ve aralıklı yağmurla uyandık. Kahvaltı sonrası ilk işimiz Eternity üzerindeki mevcut yelkenleri çıkarıp “0” yelkenlerimizi takmak oldu. Sert rüzgarda yelken takmanın ne menem bir iş olduğunu böylece deneyimlemiş olduk. Yarışın start almasına yarım saat kala marinadan ayrıldık. Yeni yelkenleri daha hiç denememiştik ve yelkenler, özellikle de ana yelken tam oturmamıştı. Hava marinadan çıktığımızda 19 - 27 knot lodos esiyordu ve deniz iri dalgalıydı. Start alma zamanı çok yaklaştığı ve hava da yelkenleri oturtmak için çok elverişli olmadığı için, yelkenleri tam anlamıyla oturtmaya çalışmaktan vazgeçip start hattına doğru yönelmeye başladık. Start çizgisi Bodrum Kalesi açıklarına konmuştu. Hava ise gittikçe sertleşiyor, rüzgar hızını artırıyordu. Görüş mesafesi çok düşmüştü, pruvamız da pupamız da kapkaraydı. Bir kulağımız yarışla ilgili anonsları dinlemek için telsizde, olabildiğince çabuk start hattına yaklaşmaya çalışıyorduk. Ancak 52 teknenin hepsinin birden bu denli sert bir havada start çizgisi etrafında toplanması ve avantajlı bir çıkış yapma çabası da ayrı bir maceraydı. Nitekim daha yarış başlamadan bir teknenin bumbasının diğer teknenin bumbasına çarptığı, yelken yırtanlar ve hatta yaralanan olduğu bilgileri telsizden gelmeye başladı. Biz start çizgisine giderken bazı teknelerin geri dönmeye başladıklarını gördük. Birkaç dakika sonra hakem heyetinin start saatini ertelediği bilgisi geldi. Teknelerin büyük çoğunluğu marinaya dönüş yaparken biz bu fırsattan istifade edip ana yelkeni oturttuk. 5 Erteleme bizim için bir fırsata dönüşmüş, yelken ayarlarımızı yaparken tekneye de alışmaya başlamıştık. Ancak yineleyen ve güçlerini arttıran sağanaklar, yarışların iptal edilmesi ihtimalini artırıyordu. Buna rağmen hakem heyeti A sınıfında yer alan teknelerin 20 dakika içinde start hattında olmaları çağrısı yapınca, biz de yeniden yarış havasına girdik. İlk grup çıktıktan sonra start hattı üzerinde yerimizi aldık. Bu sefer start çizgisine gelen tekne sayısı azdı. Teknelerin bir kısmı, ilk ertelemeyle marinaya dönmüş ve hava nedeniyle yarışın iptal edileceği beklentisine girmiş, tekrar start çizgisine çağrı yapılınca da havanın çok sert oluşu nedeniyle çıkmamışlardı. Biz ise tedbirli davranıp ana yelkene bir camadan vurduk ve rüzgar şiddetini arttırırken start aldık. Ara ara yağan yağmur, daha da irileşen dalgalar ve rüzgar sağanakları ile seyre başladık. Önümüzde daha önce start alan A sınıfı teknelerin boğaz bölgelerinde özellikle sert rüzgar sağanaklarında broşa girdiklerini görüyor, biz de kendimizi hazırlıyorduk. Bu arada daha yarış başlar başlamaz ana yelkeni direğe bağlayan plastik elemanlardan biri koptu. Bir imalat hatası olduğu çok açıktı ama tam da yarış başladığı sırada başımıza gelmesi hoş olmamıştı. Hiç yarış tecrübesi olmayan biz çaylaklar, ne zaman ne yapılması gerektiği konusunda inisiyatif alamadığımız için, gözümüz ve kulağımız Adnan Kaptan’ımızın üzerindeydi. Adnan Kaptan’ımızın tecrübesi, sakinliği ve yerinde uyarıları ile boğazlardaki karışık hava ve sert sağanaklar nedeniyle bir iki kez hafif yollu broşa girmekle ve kendi etrafımızda 360 derece dönmekle birlikte fena gitmiyorduk. Özellikle 360 derece dönüşleri bizim acemiliğimizin cezası gibiydi. Teknenin dümen dinlemediğini, rüzgar sağanağının tekneyi savurduğu ve broşa girme riskinin olduğu durumlarda hemen yelkenleri ve hatta dümeni boşlamanın, bunun için kaptanın talimatını dahi beklemeden tedbir almanın ne kadar hayati olduğunu yaşayarak öğrendik. O telaşenin içinde maalesef Hakan Kaptan bir kaza atlattı, ayağı kayarak düşünce bacağı ve kaburgası incindi. Tüm sancısına rağmen ne halatın ucunu tutmaktan vazgeçti, ne de faça flok olduğumuz sırada dolaşan cenovayı kurtarmaktan geri durdu. Bu arada telsizden ardı ardına yelkenleri yırtılanların, direği kırılanların, yaralananların anonsları geliyor, sahil güvenlik botları sürekli tekneler ve marina arasında gidip geliyor ve kimi tekneler yarışı terk ederek geri dönüyorlardı. Biz ise ikinci camadanı atmış, bu denli sert bir havada özellikle yarış teknelerinin nasıl full arma hatta balon açarak seyir yapabildiklerini tartışıyor ve bunun risklerinden bahsediyorduk. Karaada’dan çıkmış, Kıstak adası’nı geçmiş, Orak Adası’na doğru yol alıyorduk ki inanılmaz bir dolu yağmaya başladı. Rüzgar sağanağı ile gelen iri dolu taneleri deniz üzerinde 1 metre yüksekliğinde beyaz bir tabaka oluşturmuştu. İri dalgalar, 40 - 45 knotları bulan rüzgar, yağan dolu ve sınırlı görüş alanı seyri çok zorlaştırıyordu. İşte Adnan Kaptanımız nasıl gerçek bir denizci ve mükemmel bir skipper olduğunu tam da bu koşullarda bir kez daha ortaya koydu. Göz gözü görmez bir havada, deneyimi, hakimiyeti, sakinliği, soğuk kanlı kararları ve talimatları ile Çelebi Adası’ndan kazasız belasız dönmemizi sağladı. Hepimizin pozisyonlarını korumasını, sakin bir şekilde görevini yapmasını, paniğe kapılmamasını sağlayan şey tam da Adnan Kaptan’ımızın bu dirayetli duruşuydu. Bu arada yarışlardaki en talihsiz olay Çelebi Adası’ndan döner dönmez broşa giren Uka Uka yarış teknesinin deneyimli yelkencisi Burçin HAZARHUN arkadaşımızın denize düşmesi ile yaşandı. Anonslardan Burçin’in baygın halde denizden çıkarılarak hemen ilk müdahalesinin yapıldığını 6 duymuştuk. Kıstak Adası’nı döndükten sonra hava sertliğini korumasına ve ara ara sağanaklara girmemize rağmen daha stabil bir rüzgarla finish hattına doğru hızla yol almaya başladık. Eternity’nin denize gelen, iyi yol alan bir tekne olduğu ortaya çıkmıştı. Hız göstergesinde 8.7 knotları görmüştük. Dolu durmuş, bizler de biraz rahatlamıştık. Taner Ağabeyimiz tüm bu hengame arasında hepimize yiyecek ve içecek takviyesi yapmış, en zoru aşmış olmanın gevşemesiyle Tulga Ağabeyimizin anlattığı fıkralara gülmeye başlamıştık. O sırada tek üzüntümüz, kaburgasını inciten Hakan Kaptanımızın gülerken çektiği acıydı! Hatta “ben hava 5.1 knot olur olmaz yarışı bırakırım” diyen, yarış başladıktan bir süre sonra rahatsızlanıp içerde ocağın üzerindeki ve fırının içindeki her şey üzerine boşalırken yatmak zorunda kalan Cüneyt bile dışarı çıkmış, soluk ama her zaman gülen yüzüyle esprilere katılmıştı. Gün batmadan bu koşullarda finish hattını geçtik. Teknede tek hasarımız, yarış başladığı sırada ana yelkeni direğe bağlayan elemanın koptuğu yerde oluşan 1 karışlık yırtık ve kaybettiğimiz koltuk halatıydı! IRC A sınıfında 18 tekne yarışı bitirebildi. Bizim yarıştığımız B sınıfında ise 9 tekne yarışı bitirebildi ve biz 8. sırada yer aldık. Böyle bir ekiple, bu hava koşullarında, ilk yarışımızda finish görmek hepimiz için çok heyecan ve onur vericiydi. Marinaya döndüğümüzde Burçin Hazarhun’un acilen hastaneye kaldırıldığını ve durumunun kritik olduğunu, ayrıca First teknesinin yelkeninin kopması nedeniyle direğin Erman Kırımlı’nın başına çarptığı ve bir kafa travması geçirdiğini ve yoğun bakımda olduğunu, Santa Klara teknesinin ana direğinin kırılması sonucu 5 yelkenci arkadaşımızın deniz kurtarma ekipleri tarafından kurtarıldığını, başka yaralıların da olduğunu, bir çok teknenin yelkenlerinin yırtıldığını ve hasar gördüğünü öğrendik. Maalesef 20 Ocak Pazar sabahı Burçin arkadaşımızı kaybettiğimizi öğrendik. Beklendiği üzere Pazar günü yarış iptal edildi. Yelken için, yarışlar için, heyecan, macera ve eğlenmek için geldiğimiz Bodrum’da hüzün ve burukluk hakimdi. Kış Trofesinin bu ilk ayağı, bizler için inanılmaz bir deneyim oldu. Denizin, yelkenin nasıl şakaya gelmez, tedbirin asla elden bırakılmayacağı bir iş olduğunu çok iyi anladık. Korkmadık, yılmadık, mücadele ettik ve sanırım çok daha büyük bir özgüvenle ilk sınavımızdan geçtik. Müthiş bir ekip olduğumuzu ortaya koyduk. Yelken ekibi olmanın, birbirine güvenmek, canını birbirine emanet etmek, sorumluluk almak, sevgi, dayanışma, azim, cesaret, soğukkanlılık, sabır ve hoşgörü olduğunu öğrendik. Ve kendimize bir ad koyduk: Bozkırın Cesur Çaylakları! Denizde ve yelkencilikte öğrenmenin sonunun olmadığı, her zaman yelkenin çaylağı olacağımız bilinciyle, serüvenimize devam edeceğiz… Eternity Ekibi: Skipper Adnan ÖZASLAN, Hakan KURAL, Atilla BİLGİÇ, Taner YÜCE, Tulga NİRAN, Rasim Can SARAÇLAR, Arif Cüneyt KAYA, Mete ELÇİ Mete Elçi 7 Star Olimpiyatlardan kayan bir yıldız Star sınıfı yelkenli 1910 yılında William Gardner Deniz Mimarlığı Bürosu’nda çalışan Francis Sweisguth tarafından tasarlanmış ve ilk 22’si 1910 – 1911 yıllarında New York kentinde imal edilmiştir. 1932 yılından beri olimpiyat oyunlarında yarışılan bu sınıf 2012’den itibaren oyunlarda yer almayacaktır. Bu sınıfta John F. Kennedy ve kardeşi Robert Kennedy’nin de 1930 – 1950 yılları arasında yarıştıkları, hatta yerel yarışlarda dereceleri olduğu teknenin ilginç bir özelliğidir. Tekne en az 671 kg ağırlığında, 6,6 m boyunda,ve sabit salmalıdır. Teknenin altı altı optimiste benzer, diğer sınıflara göre oldukça düzdür. İki kişilik bir ekip tarafından kullanılan teknenin belki de en önemli özelliği bu boy bir teknede rastlanamayacak 26,5 m2 yelken alanıdır. Sloop armalı teknenin geniş ana yelkeni ve sınırlı büyüklükte genovası vardır. Diğer modern tekneler gibi spinaker olanağı yoktur. Ancak geniş apaz ve pupa seyirde genovayı doldurmak için gönderi vardır. Diğer bir özelliği ise pupa baskı palangasının çok güçlü olması, pupa seyirde bile bumbayı aşağıda tutabilmesidir. Tekne iki mürettabat tarafından kullanılır, sınıf kurallarına göre dümencinin ağırlığına, flokçunun ağırlığının bir buçuk katı eklendiğinde toplam 250 kg’dan fazla olmamalıdır. Geniş yelken alanı nedeni ile iki kişilik ekibin tümü trapez ile ancak dengeyi sağlar. Teknenin dümencisini bile sıklıkla yalnız ayakları tekne içinde görürsünüz. 8 Modern bir tasarım olmasa da Star sınıfı popüler bir sınıftır. Önceleri tahtadan yapılan tekneler, günümüzde fiberglastan yapılmaktadır. Günümüze dek 8 400 teknenin imal edildiği, Kuzey Amerika ve Avrupa’da 2 000 kadar aktif teknenin olduğu bilinmektedir. Star sınıfında yarışlar filo olarak yapılır. Olimpiyat oyunlarında 11 yarış gerçekleştirilir, sporcu en kötü derecesi atılarak 10 yarışta elde ettiği dereceler ile sonuç alır. 2011’de St Petersburg’da yapılan toplantıda sabit salması olduğu için Star sınıfının 2016 Rio de Janeiro oyunlarından başlayarak olimpiyatlarda yarışmamasına karar verilmiştir. Star sınıfının bundan sonra Vintage Yelken Oyunları’nın parlak yıldızı olarak varlığını sürdüreceğine inanıyoruz. Güncel Spesifikasyonları Sınıf Sembolü Ekip 2 (Dümenci + 1.5 * Tayfa = 250 kg ) Tipi Sabit salma Arma Sloop Salma ağırlığı Tam boy Su hattı Genişlik Su kesimi Tam ağırlık Direk yüksekliği Yelken alanı Ana yelken Genova 401.5 ± 7 kg 6.922 m 4.724 m 1.734 m 1.016 m 671 kg 9.652 m 26.5 m2 20.5 m2 6.0 m2 Tanju Aktuğ 9 Sonbahar Yarışları ve Ankara Yelken Sporcuları Yaz okulumuzda eğitim alarak yelkene devam eden sporcularımızın katılımı sonucu kulübümüz yarışlara daha fazla sporcu ile katılmaya başlamıştır. Artık AYK sporcuları bir “takım” olarak kulübü temsil eder hale gelmişlerdir. Eylül-Aralık döneminde ilk olarak Adana’da yapılan Bölge Kupası 2. Ayak yarışlarına katıldık. Optimist sınıfında sekiz, Laser sınıfında dört sporcumuz ile yarışa katılan en kalabalık kulüplerden biri olduk. Çoğu yaz okulundan gelen ve ilk kez bir yarışa katılan sporcularımızın tümü yarışları tamamlayarak büyük başarı gösterdiler. Optimistte sporcumuz Atacan Üçerler 54 sporcu arasında 24. oldu. Laser 4,7 sınıfında, ilk kez bu sınıfta yarışmasına karşın, sporcumuz Canberk Çelik genel sıralamada sekizinci oldu. Canberk junior klasmanında aldığı ikincilik derecesi ile kulübümüzü madalya kürsüsünde de temsil etti. Dönemin ikinci yarışı Laser sınıfında beş, optimist sınıfında 10 sporcumuzun katılımı ile gerçekleşen Ankara İl Birinciliği idi. Yelken yaz okulundan gelen sporcularımız bu yarışla yarış tecrübelerini daha da artırdılar. 25-30 Ekim tarihlerinde yapılan Türkiye Şampiyonası’na Laser 4,7 sınıfında bir sporcu ile katıldık. Sporcumuz Canberk Çelik 84 sporcunun yarıştığı seri yarışta 69. olarak kulübümüzün derecelerini yükseltmeye katkı sağladı. Dönemin son yarışı İskenderun’da gerçekleştirilen Bölge Kupası 3 Ayak yarışı oldu. Bu yarışlarda da optimist sınıfında altı, Laser 4,7 sınıfında beş sporcumuzun katılımı ile en kalabalık takımlar arasında yer aldık. Optimist sporcularımızdan Tuna Yolsal 36 sporcu arasından 18. oldu. 23 sporcunun yarıştığı Laser 4,7 sınıfında sporcumuz Canberk Çelik genel sıralamada sekizincilik ve junior klasmanındaki üçüncülük derecesi ile kulübümüzü yine kürsüye çıkardı. Ercan Çelik 10 AYK Lokali’nde Yılbaşı Yeni yıl Ankara Yelken Kulubü Lokali’nde yaklaşık 100 kişilik davetli topluluğuyla birlikte büyük bir coşkuyla kutlandı. Lokalin tekne ve denizi çağrıştıran öğelerle donatılmış hoş atmosferinde kendimizi deniz kıyısında gibi hissettik, bir iyot kokusu eksikti… Seneye iyot kokusu ve dalga sesi efekti için söz aldık. Bir yanda yarışlarda kazandığımız kupalarımız ve duvarları süsleyen tekne fotoğrafları, diğer yanda süslü yılbaşı ağacımız, renkli şapka ve maskelerimizle çılgın geceye başladık. Lokalin canlı müzik grubu Same Way’in çaldığı romantik ve hareketli parçalar eşliğinde danslar yapıldı, pistte kurtlar döküldü, biten yılın stresleri atıldı. Eskiden ‘’yediğin içtiğin senin olsun gördüğün yerleri anlat’’ denirdi gezginlere. Şimdilerde ise televizyonlardaki yemek programlarının ve gazetelerdeki gurme yazılarının etkisiyle yenilen içilen de merak ediliyor. Geceye birbirinden nefis 10 çeşitin yeraldığı meze tabağıyla başladık. Balık turşusu, yengeç söğüş, soslu hamsi, deniz ürünlü pırasa dolma, somon pastırma gibi farklı gurme tatları deneme imkanı bulduk. Ara sıcak olarak servis edilen deniz ürünlü börek 10 numaraydı. Hayatımda bu kadar lezzetli bir börek yemedim desem yalan olmaz. Fakat masamızdaki yaşlı teyzelerimiz ‘’ bizim bildiğimiz börek ya peynirli ya da kıymalı olur “diyerekten yeni trendleri bitirdiler ve garsondan klasik beyaz peynirli sigara böreği istediler. Diğer ara sıcaklardan kalamar tava bildiğimiz lezzette iken, karides güveç parmak ısırttırdı. Ana yemek olan ızgara balık ve alternatifleri servis edildikten sonra birden gonk çaldı ve saatler 12 yi gösterdi. Dansözsüz yılbaşı olmaz dendi ve dansçı kızımız kıvrak müzik eşliğinde raksederek masaları dolaştı. Daha sonra üzerinde 2 yelkenlinin mavi sularda süzülmesi resmedilmiş AYK Pastası ortaya geldi. Kulüp başkanımız Adnan Özarslan kısa bir konuşma yaparak, TYF Yönetim Kurulu üyemiz Sırrı Gürkan’la birlikte pastayı kesti. En popüler DJ müzikleriyle geceye devam edildi, karaoke bile yapıldı. Bazı arkadaşlarımız gece boyunca pistten hiç inmediler… Bu arada çocuklarda alt kattaki salonda kendileri için özel hazırlanmış yemekleri yediler, palyaço ve eğitmen eşliğinde oyunlar oynadılar. Çok eğlendiler, arada büyüklere de maydonoz oldular, çeşitli kaprislerle yaramazlıklarını sergilediler. 11 Sigara tiryakisi üyelerimiz lokalin girişinde ve üst manzaralı balkonda zaman zaman koyu sohbetlere koyuldular. Yarış anıları, gelecek yıl planları vs. konuşuldu. 2013 de sigarayı bırakmaya söz verenlere küçük bir hatırlatma yapmak istiyorum. Gün bu gündür! Seneye yılbaşında tekrar AYK Lokali’nde buluşmak ümidiyle hepinizin yeni yılını kutlar, yeni ufuklara yelken açmanızı dilerim. Miray Bakır 12 Ankara Yelken’den 12’inci Yılımızı Kutladık Lokalimizde 17 Kasım günü düzenlenen gecede üyelerimiz ve yakınları ile birlikte 12’inci yılımızı kutladık. Değerli sanatçı Çelik gecemizde sahne alarak seslendirdiği eserler ile katılımcıları daha da neşelendirdi. Kulübümüze olan ilgisini sonradan twitter hesabından yaptığı açıklama ile süsleyen sanatçıya teşekkür ederiz. Yeni Üyeler Kulübümüze katılarak birlikteliğimizi güçlendiren yeni üyelerimize hoş geldiniz diyoruz. Alper Soylu, Şadan Tutumlu Halit kerem Ulukan, Demet Akalgan Ahmet Koçyiğit, Dilek Özaslan Harun Reşit Pamuk, Koray Seçkin Ahmet Erhan Ünüvar, Mehmet Serdar Kabukçuoğlu Özge Bağcı, Bike Nihan Şahin Özçelik Kadir Can Sezginer, Levent Aydoğdu Mustafa Ulutaş, Derya Sevinç Ferdi Çaylı, Murat Kahraman Çetin Mehmet Yener, Medine Özcan Sait Bayram, Metin Köse İsmet Sayhan, Hakan Arslan Ayhan Sunar, Mehmet Yaşar Aykaç Eğitim Gezileri Kulübümüz üyelerince Göcek ve koylarına düzenlenen geziye 29 kişi katıldı. Dört tekne ile gerçekleştirilen gezide katılımcılar güzel zaman geçirme yanı sıra yelken ve seyir deneyimlerini arttırdılar. Yat Yarışları Bu sezon kulübümüz üyelerinden oluşan ekipler Bodrum ve Marmaris kış trofeleri yanı sıra İzmir’de düzenlenen EAYK kış trofesine de katılıyorlar. İlk ayak yarışlarından anılarını bu sayıda okuyabileceğiniz ekiplerimize trofe boyunca uygun rüzgarlar diliyoruz. AYK BAYK Yarışı 2012 AYK BAYK yarışı 2011’de olduğu gibi kötü hava koşullarına yenildi. 8 Aralık günü BAYK yarışlarına katılan diğer ekipler yanı sıra, kulübümüzden de ekipler Bodrum’da yerlerini aldılar. Ancak bir başka beklenmeyen misafir de orada idi. Şiddetli fırtına nedeni ile ekipler değil yarışmak, marinadan ayrılma olanağı bile bulamadılar. Tanju Aktuğ, Deniz Esen 13 Bulmaca Deniz ve Yelken 8 18. İki direkli hafif armalı, praçilaya benzer uskuna 20. Demirlemek için verilen komut 22. Yelkenle seyirde rüzgarın bir kontradan diğer kontraya önce pruvanın geçmesi ile yapılan dönüş 23. Yönleri gösteren, kerteriz almaya, mevki koymaya yardım eden mıknatıs ile çalışan seyir aleti Sağdan Sola 25. 26. 27. 28. 29. 30. 4. Direk ve civadraların alt başlarındaki topukların yerine oturması için açılmış olan yuva 5. Dümenin kiç bodoslamaya bağlanabilmesi için, erkek ve dişi olarak konmuş olan menteşe 7. Halattan, hasırdan veya sentetik malzemeden yapilmış, içi doldurulmuş veya şişirilmiş bir usturmaça çesidi 8. Flok yerine çekilen çok daha büyük yelken 10. Halatların ucuna tutulabilmesi için veya süs olarak yapılan bir cins düğüm biçimindeki işleme 11. Gemi yapılan fabrika, tezgah veya sanayi merkezi 12. İnce düz ve uzunca olarak çekilmiş çubuklar. 15. Bir şeyi yukarı kaldırmak. Güvertenin kuvvetlendirilmesi için alttan dikine konan destek Zincirin baklalarinin ortasina takviye için konmuş parça Zincirin bir halkası denizcilikte uç Zincirin ırgat çalıştırılarak aşağı indirilmesi Demirin deniz dibinden kurtulması, ağırlığının zincire binmesi Yukarıdan Aşağıya 1. Bütün yelkenlerin camadan vurmaksızın kullanılabileceği derecedeki rüzgar 2. Herhangi bir şeyi bir taraftan diğer tarafa geçirmek veya aşırmak ya da bir yerden diğer bir yere aktarmak. 3. Bir teknenin su altında kalan ıslak kısmının iç tarafıdır. 6. Gerektiğinde tekneye denizden su almak için su kesiminden aşağıya konmuş valf 9. Gemiye yük alıp vermede kullanılan, ambar ağızlarına yakın konuşlanmış hidrolik elektrik veya istimle çalışan makineler 13. Gemiyi istenilen yöne çevirmek için saç veya 14. 16. 17. 19. 20. 21. 24. tahtadan yapılmış, kıç tarafa monte edilen yelpaze biçimindeki bir parça Rüzgarı n estiği yönün aksi Dümenin esas ana parçası Eskiden yelken yapılan bir cins sağlam kumaş Bir teknenin ön tarafından ileri istikameti. Baş tarafa çekilen üç köşe yelken Bir yelkenin alt yakası, alt ve aşağı anlamında da kullanılır Altüst olma, teknenin ters çevrilmesi Sitemizden bulmacanın etkileşimli çözülebilecek biçimine ulaşabilirsiniz. 14 Tanju Aktuğ UMUT Her yeniyıl, yeni umutlar ile birlikte yeşerir. Yılbaşı kutlamaları o beklenen güzel günlerin “birincisi” olması dileğinin sonucu değil midir? Bizleri yaşatan, gelecekten korkutmayan önemli etken umudumuzdur. Zor günler yaşarken bize dayanma, zorluklar ile baş etme gücü veren önümüzde yaşanılası güzel günler görmektir. Denizciler özellikle gelecekten ümidi yüksek olan kişilerdir. Fırtınanın ortasında denizciye dayanma gücü veren şey gelecekten ümididir. Bilirsiniz ki eskiler “hiçbir fırtına sonsuza dek sürmez” demiştir. Rüzgar kulakları sağır edercesine uğuldasa da, azan dalgalar tekneyi yüksekten atar gibi sallasa da elbet bir süre sonra duracaklardır. Biliriz ki, belki de umut ederiz ki bu süre çok da uzun olmayacaktır. Doğal olarak zamanın ne kadar göreceli bir şey olduğunu Einstein’a gerek kalmaksızın yaşayarak öğrenmişizdir… Gerçi birileri çıkıp “umut fakirin ekmeğidir. Ye Memet ye…” diye moralimizi bozmaya kalkabilirler. Ancak biliriz ki özlediğimiz gelecek için yalnızca beklemek yetmez. Memet’ten farklı olarak hedefe ulaşmak için çaba göstermemiz gerektiğinin de farkındayızdır. “Bilet almayana büyük ikramiye çıkmaz” diye boşuna denmemiştir. Bu sözden de öte umudumuzu “ikramiyeye” değil, çabalarımızın karşılığı güzelliklere bağlamamız daha gerçekçidir. Boş hayaller ile umudun en önemli ayrımı gösterdiğimiz çaba değil midir? İyi denizciler daha yola çıkmadan gerekli önlemleri alarak, olası zorluklara karşı hazırlanarak umutları için gerekenleri yapmaya başlarlar. Önlemler sefer boyu sürdürülür ki, hedefe tüm yolcular ve tekne sağ salim varabilsin. O koşullarda en kötü havalar, dalgalı denizler artık engel olmaktan çıkar, gelecek güzelliklerin umudunu yok edemezler. “Atını sağlam kazığa bağla, sonra Allah’a emanet et” sözü her halde denizcilerden çıkmıştır. Güzel günlerimizi de umut süsler. Yaşadığımız güzelliklerin, başımızı döndüren sevgilerin hiç bitmeyeceği düşüncesi ile sarhoş oluruz. O güzel gün, yaşanılası daha nice güzel günlerin, anların habercisidir. Daha azı değil, çok daha fazlası bizi beklemektedir. Sevgi içinde, sevgilinin, dostların, hatta tanımadığımız kişilerin sımsıcak yaklaşımı bize dünyanın uazaydan göründüğünden de güzel olduğunu gösterecektir. Aslında sözü fazla uzatmaya da gerek yok, Nazım Hikmet Ran ustamız birkaç mısra ile söylenebileceğimizden çok daha fazlasını söylemiş zaten. Onun dizeleri eşliğinde umudunuzun eksilmediği nice yıllar dileyeyim. En güzel deniz: henüz gidilmemiş olanıdır... En güzel çocuk : henüz büyümedi. En güzel günlerimiz : henüz yaşamadıklarımız. Ve sana söylemek istediğim en güzel söz : henüz söylememiş olduğum sözdür... Tanju Aktuğ 15 milyonlarca insana ulaşmış, kalite belgesi ile standartlarını onaylatmış olmanın haklı gururunu yaşayan bir firmayız. ISO 9001 Te k n i k v e A l t y a p ı Ses ve ışık sistemi Görüntü Sistemleri Konstrüksiyon Sistemleri Özel Show ve Gösteri Ekipmanları R e k l a m v e Ta s a r ı m Grafik Tasarım Kurumsal Kimlik Uygulamaları Web Tasarımı Organizasyon Resmi Törenler Açılış / Kapanış Organizasyonları Konserler, Festivaller Spor / Fuar Organizasyonları Prodüksiyon Medya İlişkileri Film ve Müzik Prodüksiyonları Stüdyo Kayıt K o n g r e v e To p l a n t ı Uluslararası Kongre Organizasyonları Eğitim Toplantıları Bayii Toplantıları Teşvik Gezileri Lansman Toplantıları Merkez: Erciyes İşyerleri Sitesi 2. Cad. No:19 Macunköy / Ankara / Turkey t: +90 (312) 397 56 66 f: +90 (312) 397 58 88 Şube: Barbaros Mah. Uphill Court Residence A Blok D: 106 Ataşehir / İstanbul / Turkey t: +90 (216) 688 46 41 (pbx) f: +90 (216) 688 46 42 Ankara Yelken Kulübü Sancak Mah. 555 cadde No: 1/8 Çankaya / ANKARA 39° 52.010' N - 32° 52.144' E T: 312 495 36 56 F: 312 438 28 83 w w w. o r g a n i z e r. c o m . t r Biz, yaptığı organizasyonlarla
Benzer belgeler
İçindekile BOZKIR YELKENCİLERİ
BOZKIR YELKENCİLERİ
Ankara Yelken Kulübü
Üyeleri için haberleşme forumudur.
üç ayda bir elektronik ortamda
yayınlanır. Para ile satılmaz.
Sahibi
2 - Ankara Yelken Kulübü
BOZKIR YELKENCİLERİ
Ankara Yelken Kulübü
Üyeleri için haberleşme forumudur.
üç ayda bir elektronik ortamda
yayınlanır. Para ile satılmaz.
Sahibi