sorunlar bitmiyor
Transkript
Gazetemizi ziyaret eden TBMM Başkan Vekili Meral AKŞENER “12 HAZİRAN GENEL SEÇİMLERİ’NDE CİDDİ BİR SÜPRİZ BEKLİYORUM” Sürekli, Etkili, Ýlkeli. 19 Ya þ ý n d YIL:19 Bakýrköy’de a SAYI:203 1 Numara ATAKÖY NİSAN 2011 FİYAT: 2 TL http://www.atakoygazete.com.tr Osmaniye’deki park, Ataköy’deki yakıt tankları ve Ataköy sahili SORUNLAR BİTMİYOR Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen ile, Osmaniye’de yapılacak İstanbul'un en büyük Botanik Park Projesi, Ataköy sahili ve Ataköy'ün adeta göbeğine yapılan yakıt tankları konularında gelinen son noktaları konuştuk. ( Yazısı 31. sayfada Akşener gazetemizi ziyareti sırasında Türkiye’nin içinde bulunduğu dönem ve 12 Haziran 2011 tarihinde yapılacak olan genel seçimler hakkında açıklamalar yaptı. Yerel medyanın siyasilerin eşit ve haklı rekabet yapabilmesi için çok önemli kurumlar olduğunu belirten Akşener, “Ulusal medya maalesef ya yandaş ve candaş ya da korkutulmuş, sindirilmiş, her an ‘Hadi Bakalım Silivri’ye gönderiliyorsunuz’ korkusu içinde. O yüzden yerel medya biz siyasilerin eşit ve haklı rekabet yapabilmesi için çok önemli” dedi. BAKIRKÖY MÜFTÜLÜĞÜ’NDEN KARDEŞ ŞEHİR BAYAN ULGİ’YE DESTEK Diyanet İşleri Başkanlığı’nın başlatmış olduğu “Kardeş Şehir, Kardeş Müftülük” projesi kapsamında Bakırköy Müftülüğü tarafından Moğolistan’ın Bayan Ulgi şehrine cami yapılacak. Yapılacak proje için Moğolistan’dan Bakırköy’e gelen heyet, müftülük binasında Bakırköy Müftüsü Zakir Uzun ve İstanbul İl Müftüsü Prof. Dr. Mustafa Çağırıcı ile proje hakkında görüştü. ( Yazısı 25. sayfada ) 3 MÜFETTİŞ GÜNGÖR GÜN BAKIRKÖY BELEDİYESİ BAŞKAN YARDIMCILIĞI’NA GETİRİLDİ Uzun yıllar Bakırköy Belediyesi’nde müfettiş olarak görev yapan kökenli olduğum için Teftiş Kurulu Müdürlüğü’nü de yürütüyorum. Aynı zaman- AYIN YAZISI GÜNGÖR GÜN KİMDİR? Güngör Gün, Teftiş Kurulu ve İşletme Müdürlüğü birimlerinden sorumlu başkan yardımcılığına getirildi. Emekli olan eski başkan yardımcısı Aykut Çeliker’in yerine atanan Gün, görev yapacağı süre içinde şeffaflığa önem vereceğini ve Bakırköylü vatandaşlara kapısının her zaman açık olduğunu söyledi. Gün, yeni görevi ile ilgili gazetemize yaptığı açıklamada, “Müfettiş da belediyenin her türlü lojistik ve hizmet birimleriyle ilgili çalışmaları destekleyen İşletme Müdürlüğü de bana bağlı bir birim.” dedi. Amacının her zaman Bakırköylülere en iyi hizmeti vermek, Bakırköy’ün layık olduğu şekilde idare edilmesini sağlamak olduğunu da sözlerine ekleyen Gün, vatandaşlara yakın olmak istediğini ve her türlü problemi çözmek için görevde 29.08.1968 İstanbul doğumlu olan Güngör Gün, Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümü’nden mezun oldu. Çalışma hayatına 1992 yılında Beyoğlu Belediyesi’nde müfettiş olarak başladı. Sırasıyla Bahçelievler ve Küçükçekmece Belediyeleri’nde teftiş kurullarında görev yapan Gün, 10 yıl Bakırköy Belediyesi’nde müfettiş olarak görev yaptı. Aralık 2010’da Bakırköy Belediyesi Teftiş Kurulu Müdürlüğü’ne atanan Güngör Gün, mart ayı başında ise emekli olan Aykut Çeliker’in yerine Bakırköy Belediyesi Başkan 8 MART EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ BAKIRKÖY’DE DE KUTLANDI Bakırköy Belediyesi, Tüm-Bel Sen Bakırköy İşyeri Temsilciliği ve Belediye-İş Sendikası 2 No’lu Şube Bakırköy İşyeri Temsilciliği tarafından Bakırköy Belediyesi Yemekhanesi’nde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlandı. Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen, Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul ve Tüm Bel-Sen 1 No’lu Şube Başkanı Kadri Kırıcı’nın katıldığı kutlamada işçi, memur ve Bakırköylü kadınlar gönüllerince eğlendiler. Kutlamada bir konuşma yapan Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen, “Bu ülkede yolunda gitmeyen bir şeyleri değiştirecekse kadınlar değiştirecek. Cumhuriyetimizi koruma ve kollamanın bekçileri kadınlarımızdır. Kadınlarımızın özellikle parlamentoda daha fazla temsil edileceği umudunu taşıyorum. Kadınlarımızın sadece 8 Mart’larda anılmayıp yılın 365 gününü bu coşkuda yaşaması en büyük dileğimdir.” dedi. Belediye-İş Sendikası Bakırköy İşyeri Temsilcisi Nilgün Akman, Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul, Tüm Bel-Sen 1 Nolu Şube Başkanı Kadri Kırıcı’nın konuşmalarının ardından kadınlar türküler, şarkılar, halaylar Özcan Atamer e-mail [email protected] AYNI TAS AYNI HAMAM İsmet İnönü’nün ikinci iktidar döneminden sonra bizi yönetenler, halkı eğitimsiz ve fakir bırakabilmek için ellerinden gelen gayreti gösterdiler. Halk fakir ve eğitimsizse onları yönetmek çok kolaydır. İki çuval kömür, birkaç kilo makarna ve bulgur bu zihniyeti taşıyanlar için oy demektir. Günümüz Türkiyesi’nde bunları görmek ve yaşamak, örneklerini görmek bizleri son derece üzüyor. Görsel ve yazılı basının durumu ortada. Ekranlara çıkıp gözlerimizin içine baka baka akıllara durgunluk verecek yalanlar söyleyerek beyin yıkayanları gördükçe ve bu durum devam ettikçe “Muhasır Medeniyetler” seviyesine çıkmak hayal değil de nedir? Gösterişli, devasa binalar yapmak medeniyet göstergesiyse evet Türkiye bu konuda dünyayı yakalamış durumda. Ancak eğitim vekültür düzeyi artmadıkça ve zihniyet değişmedikçe bu yönlü gelişme neye yarar?… Star televizyonu başlattı, zaman zaman başka televizyonlarda da izliyoruz. TV muhabiri İstanbul’un göbeğinde genç yaşlı, zengin fakir, iyi giyimli, hırpani görünümlü ve öğrencilere mikrofonu uzatıyor. Son günlerde yazılı ve görsel basında ön plana çıkan ve devamlı işlenen konularda sorular soruyor. Örneğin Kuzey Irak nerede? Avrupa’da, Türkiye’nin kuzeyinde gibi cevaplar veriliyor. Onlarca kişiye uzatılan mikrofona cevap verenler içinde doğruyu bilen yok gibi. İşte bu görüntüler Türk insanının kültür düzeyinin açık göstergesi oluyor. Seçime gidiyoruz… Partilerde binlerce aday adayı var. İsimlere bakıyorsunuz gerçekten bizi yönetecek bilgi birikimi ve dünya görüşüne sahip kişilerin sayısı bir elin parmakları kadar. Bir süre önce kamuoyunu günlerce meşgul eden sanatçı-manken Aysun Kayacı “Benim oyum dağdaki çobanla bir mi?” demiş ve kıyametler kopmuştu. Aysun Kayacı’nın “Çoban” olarak nitelediği kişiler tabiî ki çobanlar değildi. Çünkü o çobanların içinde kendi kendilerini yetiştirmiş, belli konularda en yüksek diplomayı almış kişilerden daha bilgili olduğunu izliyor ve görüyoruz. Bana göre Kayacı’nın sözleri, uzatılan mikrofona en güncel konulardan bihaber yaşayan kişiler değil mi? Seçimlere, kültür düzeyi televizyon dizilerine odaklanmış dünya ve Türkiye gerçeğinden uzak çoğunluğun atacağı oylarla gidiyoruz. Hal böyle olunca seçim sonuçlarının nasıl neticeleneceğini tahmin etmemek mümkün mü? 12 Haziran’da seçilecek 550 milletvekili içerisinde bizi yönetecek kapasite içinde olmayan pek çok kişi TBMM’ye girerek bizlerin kaderi için el kaldıracaklar… Gelelim adaylara, kendi yöremizdeki aday adaylarına baktığımızda bazıları için “Hayretimizi gizlemeden edemiyoruz.” Bu kişiler neyine güvenerek aday adayı oluyorlar? Tanıdığımız bu kişileri listelerde gördükçe “Bunlara otlatmak için 10 tane koyun verseniz, akşam olunca 1 tane koyunla dönerler” diyoruz. Ne yazık ki ve maalesef seçime katılan tüm partilerin aday listelerinde bu kişileri göreceğiz. Halbuki bir dönem yapıldığı gibi tercihli oy kullanma hakkı tanınsa, adaylar içinde nitelikli ve güvendiğimiz kişileri ön sıralara taşıyarak TBMM’ye taşımamız mümkün olabilirdi. Bizim seçim sistemimiz, “Restorana yemek yemeye gidiyorsunuz, menüde canınızın çektiği yemeği yemek istiyorsunuz, garson gözünüzün içine baka baka yok onu yiyemezsiniz bugün size kuru fasülye pilav vereceğiz” demesi gibi. 5 Bakırköy Kent Konseyi Kadın Meclisi’nden 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne Özel Tiyatral Konferans “A TA T Ü R K V E T Ü R K K A D I N I ” Bakırköy Kent Konseyi Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle “Atatürk ve Türk Kadını” isimli tiyatral konferans düzenledi. Tarihçi Yazar İlknur Güntürkün Kalıpçı tarafından gerçekleştirilen tiyatral konferans Bakırköy Belediyesi Yunus Emre Kültür Merkezi’nde yapıldı. Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen, Kadın Meclisi Başkanı Meltem Ünal Erzen ve Bakırköy Belediye Meclis Üyesi Gülsel Alparslan’ın da katıldığı etkinliğe çok sayıda kadın izleyici de ilgi gösterdi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Bakırköy Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Yrd. Doç. Meltem Ünal Erzen, yıllardır kadına Duman, toprak, taş ve metrekareye 3000 merminin düştüğü cehenneminin örttüğü toprağın sükuneti Çanakkale… Yıl: 1915 Savaş tanrılarının Çanakkale Boğazı ve Gelibolu kıyılarında sahnelediği kanlı trajedinin işgalci imparatorluklara acı bir mağlubiyet, Türklere de tarihlerinin en parlak zaferini yaşattı... Bu kanlı trajedi, her iki taraftan toplam yarım milyon insanın zayiatına sebep olmuştu. Çanakkale Savaşı’nın 96. Yılı olması nedeniyle Kurtuluş Savaşı'nın en kanlı çarpışmalarının yaşandığı 500 bin kişiden fazla kişinin hayatını kaybettiği Çanakkale Savaşı sırasında kullanılan savaş malzemelerin sergilendiği Özel Yeşilköy 2001 yapılan aile içi ve ekonomik şiddetin temelinde feodal toplumsal yapının, siyasi ve ekonomik olarak beslenmesinden kaynaklandığını belirterek, ‘’Kadınların haklarının korunmasının ön şartı, demokratik ve siyasal kuruluşların feodalizmi tasfiye etmesidir. Bunun için, hukukun üstünlüğü ilkesi, eşitlik ve özgürlük gibi evrensel değerler ön plana çıkarılmalıdır. Sorunun aşılması ancak devletin bu konuda geliştireceği ve tüm toplumsal yapıların destek vereceği eşit haklar ilkesine dayalı politikalarla olanaklıdır. Biz kadınlar çok şey istemiyoruz. Sadece hak eşitliği istiyoruz. Amerikalı şair James Oppenhein’ın sözüyle; “herkes çalışsın, bölüşsün kardeşçe, yaşamın sunduklarını bunu istiyoruz. Aylaklık değil iş istiyoruz… Köleleştirmek değil ekmeğimizi kazanmak istiyoruz’’ dedi. Erzen’in konuşmasının ardından sahneye çıkan tarihçi-yazar İlknur Güntürkün Kalıpçı, Atatürk ve Türk Kadını ile ilgili yaptığı araştırmaları seyirciyle paylaştı. Atatürk ve Türk Kadını ile ilgili hazırlanan küçük tiyatral kesitler ise salonda bulunan izleyicilere duygu dolu anlar yaşatırken, konferans sonunda, tarihçi - yazar İlknur Güntürkün Kalıpçı, izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı. Konferans sonunda Bakırköy kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Yrd. Doç. Meltem Ünal Erzen, Tarihçi-Yazar İlknur Güntürkün ( Yavuz ARPACIK ) Kalıpçı’ya çiçek verdi. 96. YILDÖNÜMÜNDE 18 MART’IN TANIKLARI İlköğretim Okulu “Çanakkale Savaş Malzemeleri Sergisi” adı altında Yavuz Balkan’ın koleksiyonlarına ev sahipliği yaptı. Heyecanlı, öğretici, bilgi ve araştırmaya dayanan bir kültür hazinesi olan savaştan arta kalan izlerin birikimleri öğrencilerle ve konuklarla paylaşıldı. Çanakkale Savaşı’nda kullanılan malzemenin yer aldığı sergide, tüfek, kılıç, süngü, tabanca ve tabanca mermileri, palaskalar, madalyonlar, rozetler, Türk ve yabancı askerlerine ait tabak, çatal, kaşık ve yiyecek kapları, sağlık malzemeleri, mataralar, düğmeler, madalyalar, döneme ait fotoğraflar, yazışmalar, mecmualar, mermi kovanları, havada çarpışan mermiler, şarapnel parçaları yer aldı, ayrıca savaş döneminde çekilmiş muhtelif fotoğraflar ve yayınlar da sergilendi. Aynı zamanda 2001 Koleji öğrencileri, onur konuğu savaşın birebir tanığı Kore gazisi İbrahim Gülek ve koleksiyoner Yavuz Balkan’ın konuşmacı olarak katıldığı seminerde, Çanakkale Savaşı Destanı’nı dinlediler. Koleksiyonu ile ilgili Yavuz Balkan “Bu koleksiyonum 1998’den beri kendi gayretlerimle oluşturduğum bir koleksiyon. Hala da toplamaya devam ediyorum. En fazla olan şeyler, kurşunlar, mataralar, süngüler, ama hala daha Türk askerlerinin fotoğraflarına yeteri 7 Çalışmalarını Ataköylüler Derneği’nde sürdüren ADALET KARA RESİM ATÖLYESİ ÖĞRENCİLERİNDEN RESİM SERGİSİ Çalışmalarını Ataköylüler Derneği (ADER)’de sürdüren Adalet Kara Resim Atölyesi öğrencileri tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel resim sergisi açıldı. Resim öğretmeni Adalet Kara ve 11 öğrencisinin resimlerinden oluşan karma sergi, Akatlar Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu. Sergi ile ilgili görüşlerini aldığımız Adalet Kara, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle 11 öğrencimle birlikte bu sergiyi açtık. Sergimiz karma bir sergi. Amacımız ise, dünyada kadın ve erkeğin eşit olduğunu belirtmek ve kadına gereken önemin verilmesini sağlamak. Ben bütün öğrencilerime bu güzel çalışmalarından dolayı teşekkür ediyor ve onları tebrik ediyorum” dedi. Sergiye katılan sanatçılar ise şunlar: Adalet Kara, Zöhre Güvenç, Şahinur Yazıcıolu, Yeliz Temiz, Sevim Kalavak, Müge Yeşilaltay, Berna Akçakaya, Tülin Şeker, Yıldız Sözdinler, Hatice Çankaya, Nazik Kurtuluş, Saliha Yıldırım, Saniye Akbaş, Gülsüm Kara, Nural Kara, Tural Kara. Yazı ve Fotoğraflar : Arzu BERATOĞLU Özel Orkunoğlu Eğitim Kurumları’ndan Yeşilyurt Spor Kulübü sporcularına yüzde yüz eğitim bursu… BAŞARILI SPORCULARA %100 EĞİTİM BURSU Bakırköy Özel Orkunoğlu Eğitim Kurumları ile Yeşilyurt Spor Kulübü arasından imzalanan protokol ile Yeşilyurt Spor Kulübü’nün lisanslı sporcularından 20 ilköğretim, 20 lise öğrencisine yüzde yüz eğitim bursu verilecek. Protokol gereği, ayrıca kulübün diğer tüm sporcu üyeleri ve ailelerine de yüzde 40 oranında eğitim bursu sağlanacak. Yeşilyurt Spor Kulübü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen protokol törenine Yeşilyurt Spor Kulübü Başkanı Levent Gökçe, Özel Orkunoğlu Eğitim Kurumları Kurucu Başkanı ve Yönetim Kurulu Başkanı Ataner Orkunoğlu ile kulüp yöneticileri ve sporcuları katıldı. Törende konuşan Yeşilyurt Spor Kulübü Başkanı Levent Gökçe, oldukça kapsamlı bir anlaşma yaptıklarını belirterek, “Bu protokol ilköğretim ve lise öğrencilerini kapsıyor. Yeşilyurt Spor Kulübü’nün lisanslı sporcuları, tam burslu olarak Orkunoğlu Eğitim Kurumları’nda eğitimlerine devam edebilecek. Tabi bu bursun şartları var. En önemli şart performans şartı. Ataner Orkunoğlu’na, bize ve Türk Sporu’na verdikleri destekten dolayı teşekkür ediyorum’’ dedi.. İmzalanan sözleşme kapsamında öğrencilerin maddi ve manevi tüm desteklerini karşılayacaklarını ifade eden Ataner Orkunoğlu ise, “Kulüple ortak hareket edeceğiz. Yeşilyurt Spor Kulübü’nde çok iyi bir alt yapı var, antrenörleri çok iyi. Bu protokol okulumuzda da sportif anlamda hem bir heyecan, hem de başarı getirecek. Tabi ki gençlerimizi spora yönlendirmek amacıyla bu protokolü düşündük. Böylelikle başarılı bir sporcu gençlik yetiştirmek istiyoruz. İmkanlarımız el verse de 40 sporcu yerine 40 bin sporcuya eğitim bursu verebilsek” dedi. Konuşmaların ardından Yeşilyurt Spor Kulübü Başkanı Levent Gökçe ve Özel Orkunoğlu Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Ataner Orkunoğlu, hazırlanan sözleşmeyi imzaladılar. 9 Şehitleri anmak için Çanakkale’ye Bakırköy’den 5 bin kişi gitti DUYGULARINI YAZDILAR Bakırköy Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Çanakkale Şehitlerimizi Anmaya Gidiyoruz” programına katılan Bakırköylüler geziyle ilgili duygularını Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen’e mektupla aktardılar. 3 haftada Bakırköy’den 5 bin kişinin gittiği Çanakkale Şehitlikleri ziyaretinin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini belirten Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen şunları söyledi: “5 yıldan bu yana yaklaşık 25 bin Bakırköylü vatandaşımızı Çanakkale Şehitliklerini ziyarete götürdük. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında çok büyük payı bulunan Çanakkale Savaşları bir milletin uyanmasına vesile olmuştur. Çanakkale Savaşlarındaki ruh olmasaydı belki de bugün Türkiye Cumhuriyeti olmazdı.” Tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki şehitlikleri ziyaret ederek duygularını dile getiren Bakırköylülerden bazılarının mektuplarından satırlarda şöyle: Kaan Törü: O görkemli siperleri, anıtları, o ürpertici hikayeleri dinledikten sonra minnettarlığımın bir kat daha arttığı ve saygımın ve sevgimin sonsuzluğa ulaştığı bir gündü. Bir ara sordum niye o aslan Mehmetçiğimiz masaya en değerli olan yüreklerini koymuşlardı? Anladım! Bu vatanın bir avuç toprağı ve gelecekte bizim bu topraklarda özgür bir biçimde yaşamamız için. Belma Özturalı: Bu güzel vatan topraklarında daha özgür, hürriyet ve demokratik bir yaşamı sürdürebilmemiz için kanlarını akıtan şehitlerimizi saygıyla anıyorum. Hikmet Kuru: Çanakkale Bigalı olmama rağmen şimdiye kadar hiç Şehitlikleri ziyaret edememiştim. Bundan dolayı kendimden utanıyordum. Çanakkale’de şehitlerimiz bizden dua bekliyor. Bu ziyaretle ruhum aydınlandı. Hatice Kurudal: Bugün şehitlerimizin ne zorluklarla vatanımıza sahip çıktıklarını bir kez daha görmüş ve iliklerimize kadar hissetmiş oldum. Burcu Orhan: Bu ülkenin ne kadar zor şartlar altında özgürlüğe kavuşturulduğunu mutlaka ama mutlaka özellikle gençlerin görmesi gerekiyor. Burada savaşan ve şehit düşen gencecik askerlerimizin cesaretleri, inançları, özverileri ve sadakatleri olmasaydı ben bugün bu satırları 11 “ PROJELERİMİZİN DİĞER AVM’LER TARAFINDAN TEKRAR EDİLMESİ BİZE MUTLULUK VERİYOR” Alışveriş merkezleri yılın 365 günü 7/24 yaşayan ve soluk alan merkezlerdir. Pazarlama müdürleri alışveriş merkezlerinin kiralaması, kurumsal kimliğin oluşturulması, kimlik yönetimi, tasarım yönetimi, basın çalışmaları, haber yazımı, yazılan haberlerin basına gönderilmesi, PR takibi, etkinlik yönetimi gibi birçok iş yapar. Geçtiğimiz sayımızda başladığımız AVM sektörünün gizli kahramanları söyleşilerimizin ikinci konuğu Bakırköy’deki tek Outlet Alışveriş Merkezi olan Airport AVM Pazarlama Yöneticisi Kadir Cebeci. Cebeci ile, AVM sektöründeki son gelişmelerden, Pazarlama Departmanı’nın önemi ve sorumluluklarına, pazarlama yöneticilerinin sektör içindeki yerinden ve sosyal yaşamına kadar bir çok konuda konuştuk. Kendinizden bahseder misiniz? İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden dereceyle mezun oldum. Daha sonra Marmara Üniversitesi Uluslararası İktisat’ta yüksek lisans yaptım. 2004 yılında perakende sektörüne geçtim. Airport Outlet Center’da 8 Ağustos 2008’den beri görevliyim. Pazarlama Yönetimleri ve Müdürleri Neler Yapar? Neleri Planlar? Alışveriş merkezleri yılın 365 günü 7/24 yaşayan ve soluk alan merkezlerdir. Pazarlama müdürleri alışveriş merkezlerinin kiralaması, etkinlik yönetimi, tasarım yönetimi, Pr yönetimi, kiracı ilişkileri gibi konularda çalışırlar, pazarlama yönetimi olarak ayrıca, hafta sonları ve özel günlerde bir takım etkinlikler düzenliyoruz. Bu etkinliklerin ön fizibilite çalışmasının yapılması, etkinliklerin organize edilmesi, etkinliklerin yönetiminin yapılması, gibi işler yapıyoruz. Güne nasıl başlıyorsunuz? Benim bir ajandam vardır, günlük ajanda tutarım. 9 gibi geliyorum. 9-9,5 gibi ajandamı oluşturmaya başlıyorum. O gün yapacağım işlerin listesini çıkarırım. Öncelikli olması gereken ve 2. olması gereken işler olarak defter usulü ile çalışırım. AVM açılmadan önce alan turu atarım, Evinize gelen bir misafiri nasıl karşılamak istiyorsanız alışveriş merkezinin de açılmadan önce o kadar temiz, konforlu ve güvenli olması gerekir. Bu turda tepeden tırnağa tüm alışveriş merkezi gezilir. En üst kattan başlanır. Açık ve kapalı otoparklara kadar her taraf gezilir. saat 10’da alışveriş merkezinin müşteri kabul etmeye hazır olması gerekir. Peki nasıl bir ekiple çalışıyorsunuz? İş hayatınızdaki öncelikleriniz ve prensipleriniz nelerdir? AVM Müdürümüz Burçin Bendegül başkanlığında bir ekibimiz var. Kadir Cebeci olarak önceliklerim İş prensiplerinin olması çok önemli. Belirli iş prensipleriniz ve kalıplarınız olduğu zaman başarıya ulaşabiliyorsunuz. Siz ne kadar iyi olursanız olun, üst ve alt yönetiminiz size destek olup, yaptığınız projelere destek vermeli, ben bu açıdan çok şanslıyım. Çalıştığınız ölçüde size destek veren yöneticiye sahibim. AVM sektöründe çalışmanın zorlukları ve artıları nelerdir. Çalışma saatleriniz nelerdir? Biraz bunlardan bahseder misiniz? Alışveriş Merkezleri’nde çalışma saatleri diye bir şey yoktur. Alışveriş Merkezleri sabah saat 10:00’da müşteri kabul etmeye başlar, 22:00’ye kadar hizmet verir. Siz alışveriş merkezi açılmadan önce ve kapandıktan sonrada görevinizi başında olursunuz. Alışveriş merkezleri gerek özel hayattan, gerek iş hayatınızdan özveri isteyen ama bunun karşılığında kişiyi geliştiren, kendisini sürekli yenilemesini sağlayan farklı bir mecradır. AVM’lerde çalışabilmek için etkinlik yönetimini, basınla ilişkilerini, ticari ilişkileri, kişiler arası diyalog ve kurumsal ilişkileri çok iyi yürütmeniz gerekir. Airport Outlet Center’ı diğer AVM’lerden ayıran özellikler nelerdir? Airport Alışveriş Merkezi AVM sektöründe gerçekten farklı bir yere sahip. Çünkü biz yapmış olduğumuz etkinlikler ve PR yönetimi ile haber olmayı başaran alışveriş merkeziyiz. Örnek vermemiz gerekirse, en son Hürrem Sultan’ın Kanuni Sultan Süleyman’a yazmış olduğu mektupların sergi çalışmasını yaptık. 23 yazılı basında, 6 TV kanalında yer aldı. Biz etkinlik yönetimini sosis balonu şişirmek, çocuklara yüz boyama yapmak, kağıt boyama yapmak olarak düşünmüyoruz. Alışveriş merkezleri; insanların sadece çocuklarını eğlendirdikleri yemek yedikleri alışveriş yaptıkları mekanlar değildir. AVM’ler sosyal mekanlardır geçmiş ve geleceğin buluştuğu kültürlenmelerin yaşandığı sosyal mekanlardır. Airport’un son bir yıl içinde yaptığı çalışmalar ve müşterilerine sunduğu yenilikler hakkında bilgi verir misiniz? Airport’un 3 yıllık kurumsal bir kimlik çalışması var. Airport Alışveriş Merkezi Bakırköy’ün tek Outlet Merkezi. Gerçekten içinde bulunduğu marka karmasıyla, müşterilerine çok farklı konsept ve hizmet sunuyoruz. Çünkü son yaşanan 2000-2001 ve 2008 krizlerinden sonra artık müşteriler parasının değerini anlamaya başladılar. Müşteri güven içinde klimatize ortamlarda ailece hoşca vakit geçirmek istiyorlar. Airport Outlet Center olarak müşteri memnuniyetini ön planda tutan bir AVM’yiz. Airport Outlet Center olarak sosyal sorumluluk projelerinde ve açtığımız sergilerde ve yaptığımız etkinliklerde Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdik diyebilirim. İlk kez Buğday Derneği ve Bakırköy Belediyesi ile birlikte bir alışveriş merkezinde Ekolojik Pazar projesi gerçekleştirdik. Bu zor ama zor olduğu kadar verimli ve insanı mutlu eden bir proje. İkinci ana projelerimizden bir tanesi Bit Pazarı etkinliğimizi gerçekleştiriyoruz. Cumartesi günleri saat 10:00-18:00 arasında düzenleniyor. Ekolojik Pazar etkinliğimiz de Cuma günleri 10:00-18:00 arasında gerçekleştiriyoruz. Hafta içi günlerde fayton etkinliğimiz var. Sabah 10:00-18:00 arasında. ‘’Ara gelsin’’ diye bir kampanyamız var. Ataköy’de oturan tüm müşterilerimiz 0212 465 85 75 no’lu telefonu arayarak adını soyadını söyleyerek evlerinden faytonla alınıp ve alışveriş merkezine geldikleri zaman minumum 100 TL’lik alışveriş yaptıkları zaman da tekrar faytonla evlerine bırakılıyorlar. Yaptığımız projelerin birçok alışveriş merkezi tarafından tekrar edildiğini gördük, bu bize çok büyük bir mutluluk veriyor. 3 yılda gündem yaratan ve gündem oluşturan bir alışveriş merkezi oldu. İstanbul’da birçok alışveriş merkezi var ve her geçen gün de sayıları artmakta. Bunun size dezavantajları oluyor mu? Çok yakın lokasyonlarda açılan alışveriş merkezleri kimi zaman birbirine zarar verebiliyor. Bunun en basit örneği Beylikdüzü . Beylikdüzü’nde 23 tane alışveriş merkezi var. AVM açmadan önce AVM’nin açılacağı bölge iyi bir şekilde analiz edilmeldir. AVM’nin açılacağı lokasyondaki kilşilerin dağılımına bakılmalıdır. Lokasyonda hangi ekonomik seviyede insanlar yaşıyor. Beyaz eşya kullanım oranı nedir? Araba kullanım oranı nedir? Bunlara bakılarak alışveriş merkezi konumlandırılmasının yapılması daha sağlıklı olabilir. Yakın zamandaki etkinlik programınızdan bahsedebilir misiniz? En yakın zamanda Gırgır Dergisi ile birlikte ortak bir çalışma ARZU BERATOĞLU 13 KILIÇDAROĞLU’NDAN SEÇMENE 41 SÖZ CHP, geçen yıl aralık ayında yapılan Olağanüstü Kurultayı’nda açıklanan 41 vaadi, genel seçim için yeniden düzenledi.. Kitapçıkta, aile sigortası, askerliğin 6 aya indirilmesi, yüzde 10 seçim barajının kaldırılması dikkat çekiyor. İşte o sözler: 1-Aile Sigortası getirilerek sosyal devlet güçlendirilecek, yoksulluk tarih olacak. 2-Özgürlükleri güvence altına alan ve genişleten yeni bir anayasa hayata geçirilecek. 3-Zorunlu askerlik 6 aya indirilecek, üniversite öğrencileri yaz tatilinde askerlik yapabilecek, askeri harcamalar azaltılacak. 4-Özel yaşamın gizliliği sağlanacak, telefon dinleyenlerden hesap sorulacak. 5-Medya üzerindeki baskılar engellenecek, medya özgür ve bağımsız olacak. bağımsızlığa kavuşturulacak. Özgür olacak. 21-Üniversiteler bilimsel, yönetsel ve mali özerkliğe kavuşturulacak. 22-Üniversite yönetimlerinde gençlere söz hakkı verilecek, karar sürecine katılmaları sağlanacak. 23-Kadın ve gençlerin siyasette temsili arttırılacak, yönetimde söz sahibi olmaları sağlanacak. 24-Seçim yasaları değiştirilecek, milletvekillerini liderlerin değil halkın seçebilmesi sağlanacak. 25-Siyasi Partiler Yasası demokratikleştirilecek, lider sultasına son verilecek. 26-Milletvekili dokunulmazlığı, kürsü dokunulmazlığı ile sonlandırılacak. 27-Milletvekillerinin ve seçimle gelen tüm yöneticilerin mal bildirimleri internet ortamında kamuoyunun bilgisine sunulacak. Siyasi Ahlak Yasası çıkacak. 6-Temsilde adalet ilkesini yok eden yüzde 10 seçim barajı kaldırılacak. 28-Siyasetin finansmanı şeffaf hale getirilecek, siyasetçiden rant sağlama peşinde koşanlar engellenecek. 7-Faali meçhul cinayetler aydınlatılacak, devletin içindeki çeteler ortaya çıkarılacak. 29-Parlamentoda, Kesin Hesap Sorma Komisyonu kurulacak, muhalefet iktidardan hesap soracak. 8-Emeklilere milli gelirden pay verilecek, eneklilerin karşılığını almaları sağlanacak. 30-Kamu İhale Yasası, Avrupa Birliği standartlarına göre yeniden düzenlenecek, ihaleler şeffaflaşacak. 9-Emeklilerin beklediği İntibak Yasası çıkarılacak, eşitsizlik giderilecek. 31-DGM’lerin yerine kurulan özel yetkili mahkemeler kaldırılacak. 10-Tarım ve çiftçi desteklenecek, ÖTV kaldırılacak, mazot fiyatı yarıya inecek. 32-Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaldırılarak yardı sivilleştirilecek. 11-Kamuda taşeron işçilik tamamen kaldırılacak, işçiler ILO normlarına göre kadrolu çalıştırılacak. 33-Türk Dil Kurulu ve Türk Tarih Kurumu, eski konumuna getirilecek, milli değerlerimize sahip çıkılacak. 12-Kamuda 4/B ve 4/C uygulamalarına son verilecek, emek sömürüsü engellenecek. 34-Üreticinin baş tacı olduğu bir ekonomik düzen kurulacak, istihdam arttırılacak. 13-İşsizlik sigortası fonu amacına uygun olarak kullanılacak, işsiz kalanların hayat standardı korunacak. 35-Ekonomi sıcak paraya değil, çalışana, üretene ve alın terine teslim edilecek. 14-GAP bir an önce tamamlanacak. 36-Bilim ve teknolojiye dayalı, yüksek katma değerli bir kalkınma hedeflenecek. 15-Doğu ve Güneydoğu’da öncelikli yatırımlara sıfır faizli ve uzun vadeli krediler verilecek. 16-Doğu ve Güneydoğu’da işsizlik ve aş sorun doğrudan yapılan devlet yatırımlarıyla çözümlenecek. 17-Güneydoğu’daki mayınlı araziler mayınlardan arındırılacak, araziler topraksız köylülere verilecek. 18-Harçlar kaldırılacak, eğitimde fırsat eşitliği sağlanacak. 19-Üniversitelilerin yurt sorunu en geç 2 yıl içinde tümüyle çözülecek. 20-YÖK (Yüksek Öğrenim Kurulu) kaldırılacak, üniversiteler tam 37-Yenilenebilir enerji kaynakları öne çıkacak, enerjide dışa bağımlılık bitecek. 38-Çevre talanına ‘’dur’’ denecek, ormanlık alanlar korunacak. 39-Rant yasaları değil, kent yasaları çıkartılacak, şehirler modernleştirilecek. 40-2/B arazilerinin mülkiyet sorunu çözülecek, kullandıkları araziler orman köylüsüne bedelsiz verilecek. 41-Türkiye 2023 yılında bölgesinde lider, dünyada oyun kurucu konuma taşınacak. ( SÖZCÜ Gazetesi’nden alınmıştır) 14 12 HAZİRAN SEÇİMLERİNİN ÜLKE İÇİN ÖNEMİ: Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluşu ve kuruluşu yıldönümlerini yaşadığımız şu günlerde çok daha değer arz eden 12 Haziran seçimlerini değerlendirmemiz gerektiğinde: Yaşadığımız Orta Doğu Bölgesi ile Arap ülkelerindeki gelişmelerin, insanların uyanışı ve demokrasi isteklerindeki haklılık; Osmanlı Cumhuriyeti’nden sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarına benzemesi gözlenmektedir. Yaklaşık yüzyıl önce büyük önder, kurtarıcı Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları sanki o tarihlerde bugün yaşananları görmüş gibi konuyu ele almış, vazgeçilmez demokratik, laik cumhuriyeti kurma başarısını göstermişlerdir. Aradan geçen bu uzun süreçte Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Arap ülkelerindeki karmaşa, insanlık katliamını seyrettikçe cumhuriyetin yani halkın kendini yönetmesi sisteminin değerini çok daha iyi anlatmaktadır. Umarız bütün bu yenileşme ve istekler karşısında nasıl bir tavır takınılacağı konusunda ülkemizi yönetenler ders almış olurlar. Özellikle tarihi ve şimdilerde de ekonomik bağlantılı olduğumuz, Mısır, Tunus, Libya, Suriye gibi ülkelerdeki yönetim sistemlerinin çağdışı kalmasından, tek kişilik yönetimlerden, demokrasi dışı rejimlerde ısrar edilmesi Osmanlı döneminin sonlarında Türkiye’mizde yaşananlarla eşdeğerdedir. Aslında dünyayı yöneten güçlerin bu Orta Doğu karmaşasının sadece insanlık yararı açısından uzlaştırmaları gerekirken ele geçirdikleri bu fırsatı petrol ve diğer çıkarlar adına insanlara zulüm uygulamaları da çok şaşırtıcıdır. İşte dünya konjöktürü ile özellikle komşu devletlerdeki demokrasi kavgası seçimler öncesinde bizlere de çok şeyler anlatmalı, ders vermelidir. Çünkü kazandığımız paha biçilmez değerdeki yaşam biçimimize ne kadar şükretsek ve de bize bunları kanları ve canları pahasına hediye edenleri yad etmek zorundayız. Türkiye’mizde son siyasi gelişmeleri göz önünde tutarak birliğin, beraberliğin önemi, demokrasinin vazgeçilmez olduğuna inanmak, ona dört elle sarılmak zorundayız. 12 Haziran seçimlerinin işte bu tablo içinde yapılacak olması da ayrı bir ehemmiyet arz etmektedir. O nedenle her Türk vatandaşının, bizi yöneten siyasilerin ve diğer devlet kurumlarının bu manzaraları göz önünde tutmaları, bölünmelere yer vermemeleri, vatanımızın ve milletimizin çıkarına olacaktır. Aksi halde dünyayı yöneten devlerin, şer kuvvetlerin petrol ve diğer stratejik çıkarları ile ilişkili hiçte gözümüzün yaşına bakılmadan ülkemizin de zarar görmesi mümkündür, bu hususu da iktidar, muhalif tüm Türk halkının bilmesi çok önemlidir. Bu konuda sonuç olarak: siyasi parti yöneticilerinin, görüşleri hangi doğrultuda olursa olsun tüm Türkiye’de yaşayanların bu son gelişmelerden ders payı alarak seçim söylemlerini, görüşlerini düzenlemeleri faydalı olacaktır. Kişisel veya yandaşlık çıkarları yada mezhep ve azınlık karmaşalarına yol açacak siyasi yanlışlıklar yapılması hakkın, hukukun unutulması ve şiddete yönelinmesi gibi derin yaralar açabilecek, ülkemizi de felakete sürükleyebilecek söylemlerden şiddetle kaçınmaları gerekmektedir. - N I M A Þ A Y ÝÇÝNDEN sizlerde aynı düşüncede misiniz? Siyasetin içinde ulusu, ülkesini, çevresini, insanların yaşam kalitelerini, gençlerin ve bayanların mutlulukları için yıllarını vermiş, dürüstlüğü, bilgisi, deneyimi olan çıkar ilişkileri dışında kalmış kesimlerin siyasete çağırılmasını, sistemde yerleştirmek ve yöneticilerinde bu değerleri ortaya çıkarmak görevleri olmalıdır. Onun için adayların en az yüzde 70-80 bölümü yaşadıkları yerlerden ön seçim yapılarak gelmesi yani iki dudak arasında “Seni milletvekili yapıyorum” daveti ile olmamalıdır. Çünkü çok dürüst ve benim tarif ettiklerimin dışında kalan adaylara saygı duyarak tekrar ediyorum, özel ve çevre çıkarlarını düşünenlerin parti içinde çalışmaları zorlaşmakta daima kendi taraflarına yontmaktadırlar. Biz bu konuda birkaç dönem milletvekilliği yapmış, paşalar gibi yaşyan ama mecliste küsüye çıkıp, ülke yararına, millet yararına hiçbir önerge vermemiş kişileri de tanıyoruz. Onun için bunları söylüyoruz. ŞİMDİ GÖZÜMÜZ SANDIKLARDA: Fikret TORAMAN SEÇİMLER-PARTİLERDE ADAY FURYASI ADAYLAR VE FURYASI: Muhakkak ki, her siyasi parti kendi görüşlerini benimseyen, destek veren çeşitli alanlarda popüler olmuş işadamı, sanatçı, yazar, akademisyen, sporcu ve sendikacı gibi kişileri saflarına almak doğal bir istektir ve doğrudur. Görünüş ve vitrin süslemek açısından bu istek kabul görsede bu konuda değişik bir başka görüşüde eski bir siyasetçi olarak sizlerle paylaşmak isterim. Siyaset hem çok önemli hemde siyasilerin ülke yönetimi hakkındaki derin bilgi ve deneyimleri, uluslararası kariyer yapmış olmaları, daha önemli olanı da Zik-Zak yapmadan bu alan içinde yoğurulmuş olmaları önemlidir. Elbette; yukarıda sıraladığımız meslek grupları temsilcilerininde siyaset yapmamış olsada bu kazanın içinde bulunmaları isabetli olur, çeşit olur, ama aksesuvar olur. Hiçkimse öncelikle bu şekilde aday adayı olan, benim görüşümün dışındaki kişiler hiç alınmasınlar, küsmesinler çünkü demokrasiyi benimseyenlerin bildiği gibi konuşmaları özgür olabilmeleri de adaylık kadar bir haktır. Bu bağlamda onun için ben şunu açık olarak söylüyorum: Bir yanda çok büyük bir özveri ve inanç içinde partilerden hiçbir talebi olmaksızın mahallede, ilçede, illerde çalışmalarda bulunmuş, insan sorunları ve çevre ile yoğurulmuş insanlarımız varken diğer tarafta sadece iyi türkü söyleyen, iyi spor yapan ve şimdiye kadar siyasete hiç ilgi göstermemiş kesimlerden aday göstermeninde çok doğru olmadığını düşünenlerdenim. Özetleyerek tekrar ediyorum, çeşitli kesimlerden sivrilmiş kişileri partiye davet ederek aday yapılması kısmen doğrudur, bir vitrin süsleme olayıdır, ama asıl politikayı bir vatan borcu, bir insanlık borcu sayarak ömrünü geçirmiş siyaset yapmış, o hamurun teknesinde yıllarca bulunmuş kişilerinde siyasi partilerin çekirdeğini, yönetimin merkezini oluştursun diyorum, bilmem Değerli okuyucularım yukarıda dilimizin döndüğü kadar değindiğimiz Orta Doğu konjöktörü ve Türkiye’nin coğrafi konumu ile yeni seçimlerin ışığı altında sandıklara göz atalım. Bu sefer kişisel görüş olarak Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinde adayların kesinleşmesinden sonra bir çekişmenin doğmaması dileğiyle ibrenin başarı yönüne dönmüş olduğunu görmekteyim. Adaylar konusunda yukarıda bahsettiğimiz şekillerde ortaya çıkacak parti yöneticileri ve TBMM kadrosunun Cumhuriyet Halk Partisi kesiminde daha zengin manzara oluşturmasını ve bu tablonun içerisinde bayanların, gençlerin, emekçi ve emeklilerin ve ayrıca yıllarını bu yolda harcamış olanlarla dolu olmasını çok önemsiyorum. Seçimlerdeki parti programı, ortaya konan aile sigortası, askerlik konusu, ekonomik çözümler, sivil toplum örgütler açılımı gibi söylemlerin çok isabetli olduğunu söylüyorum. Ve bu konuda sayın genel başkanın verdiği isabetli cevapların daha geniş tutulmasını öneriyorum. Ayrıca bu konularda kaynağı nereden bulacak sınız? sorularını da çok özet olarak: yapılan her türlü alışverişteki kademelerin sigorta primleri ve kayıt dışı diğer gelirlerin çok sağlam biçimde takip edilmesi yeterli olacaktır. Genel merkezde yapılan yenilik ve değişimlerin mutlaka taban örgütlerinde de uyarlanması ve artık tüm enerjinin sandıkta kazanmaya odaklanması şart olmaktadır. Çünkü seçim sandıkta kazanılır gerçeğinden giderek mahalle ve sandık örgütlenme ve denetimlerini, takibini, hatta sandık sonuç tutanaklarının sağlıklı biçimde ilgili kurumlara teslim edilmesinin çok önemli olduğunu vurgulamak istiyorum. Daha önceleri yaşadığımız gibi sandıklarda ve sayımlarda yapılabilecek her türlü entrikaların bilincinde olacak kişi ve grupların bu görevde görev almaları kaçınılmaz bir zorunluluktur. Bendeniz bu konuda sandık örgütlenmeleri ve seçim bürolarının çalışmaları hakkında CHP Bakırköy İlçe Başkanlığı’na bilgi ve deneyimlerimi aktararak önerilerde bulunmuş bulunuyorum. Bütün Türk ulusuna her parti yönetimine ve özellikle Cumhuriyet ve onun ilkelerini korumak isteyen her kesime başarılar dilerken siz değerli okuyucularımında sağlıklı kalmalarını diliyorum. 15 Gazetemizi ziyaret eden TBMM Başkan Vekili Meral AKŞENER “12 HAZİRAN GENEL SEÇİMLERİ’NDE CİDDİ BİR SÜPRİZ BEKLİYORUM” Yerel medyanın siyasilerin eşit ve haklı rekabet yapabilmesi için çok önemli kurumlar olduğunu belirten Akşener, “Ulusal medya maalesef ya yandaş ve candaş ya da korkutulmuş, sindirilmiş, her an ‘Hadi Bakalım Silivri’ye gönderiliyorsunuz’ korkusu içinde. O yüzden yerel medya biz siyasilerin eşit ve haklı rekabet yapabilmesi için çok önemli” dedi. MHP İstanbul Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkan Vekili Meral Akşener gazetemizi ziyaret etti. Akşener’e ziyareti sırasında MHP temsilcileri ile MHP Bakırköy İlçe Başkanı Av. Gürhan Kaya eşlik etti. Akşener gazetemizi ziyareti sırasında Türkiye’nin içinde bulunduğu dönem ve 12 Haziran 2011 tarihinde yapılacak olan genel seçimler hakkında açıklamalar yaptı. Yerel medyanın siyasilerin eşit ve haklı rekabet yapabilmesi için çok önemli kurumlar olduğunu belirten Akşener, “Ulusal medya maalesef ya yandaş ve candaş ya da korkutulmuş, sindirilmiş, her an ‘Hadi Bakalım Silivri’ye gönderiliyorsunuz’ korkusu içinde. O yüzden yerel medya biz siyasilerin eşit ve haklı rekabet yapabilmesi için çok önemli” dedi. Bakırköy’de ciddi bir siyasi hareketlenme gördüğünü belirten Akşener, “Seçim takvimi daha yeni açıklandı, listeler henüz belli değil ama Bakırköy’de ciddi bir siyasi hareketlenme gördüm. Ekim ayından bu yana bu bölgede çalışmalar yapıyorum. Bir şeyi daha görüyorum. Bakırköy iktidar partisine tavır koymuş bir ilçemiz. Referandumda da tavır koymuş bir ilçemiz. Ama bütün bu tavır koymuş olma haline rağmen bu defa Bakırköy seçmeninde ben iktidar partisine yönelik bu dönem biraz dinlensinler şeklinde tavır gözlemliyorum. Pergelin ucunu Bakırköy’e koyup diğer ilçelere de baktığımız da oralarda da seçmende bir sessizlik var. Bütün bunları değerlendirdiğimizde 12 Haziran 2011 seçimlerinin ciddi bir sürpriz ortaya koyacağına CHP 3. Bölge Milletvekili aday adayı Beyzade Özkahraman, Bahçelievler Hacı Bozan Oğulları’nda basın mensuplarıyla bir araya geldi. Uzun yıllar siyaset yapan Özkahraman, “SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ CHP İKTİDARIDIR” CHP İstanbul 3.Bölge Milletvekili Aday Adayı Op. Dr. Beyzade Özkahraman hem aday adaylığını duyurmak, hem tanışma toplantısı hem de CHP’nin “Aile Sigortası” projesini anlatmak amacıyla buluşma düzenlediklerini belirtti. Op. Dr. Beyzade Özkahraman’ın kahvaltılı toplantısına CHP eski Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci, CHP İstanbul eski yönetim kurulu üyesi Ziya Disanlı, CHP’li il genel ve belediye meclis üyeleri, basın mensupları ve çok sayıda partili katıldı. Özkahraman, milletvekilliği adaylığına yönelik çalışmaları da aktardı. Son dönemde yaşanan baskılara ve gözaltılara değinen Özkahraman “benim kahvaltılı toplantıma bile gelmekte tereddüt edenler oldu” dedi. Aile sigortası ve bedelli askerlik gibi kamuoyuna sunulan CHP’nin seçim projelerine de konuşmasında yer veren Özkahraman “işsizlik, yoksulluk ve taşeronlaşma gibi sorunların çözümü ancak CHP iktidarında gerçekleşecektir” dedi “Aile sigortası sadaka devleti anlayışından güçlü sosyal devlete geçişi sağlayacaktır.” Kahvaltılı toplantıda CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun sosyal projesi olan “Aile Sigortası (AS-KUR)” tanıtıldı. Toplumun her kesimini ilgilendiren ve kaliteli yaşam avantajlarının maddeler halinde sıralandığı proje sinevizyon eşliğinde anlatıldı. Aile Sigortası kapmasında en dikkat çeken vaat her aileye 600 TL bütçe verilmesi olurken, projede, işsizlikten eğitime kadar birçok ülke sorununa çözüm seçenekleri de yer alıyor. Özkahraman Aile Sigortası proje ile ilgili “CHP, Aile Sigortası diye bir projeyi topluma yansıttı bu konuyu basından biliyorsunuz. Aile Sigortası, sadaka devleti anlayışından güçlü sosyal devlete geçişi sağlayacaktır. Asıl amacı budur” dedi. Özkahraman sözlerini “Seçimlerde değerlendirilmesem de CHP kimliğimle yaşamımı sürdüreceğim” diyerek tamamladı. 16 BÖBREK NAKLİ, RİSKLERİ VE ÇÖZÜMLERİ İLE TARTIŞILDI ÇOCUKLARIMIZ… Sevgili okurlar; Yaptığınız iş ne kadar küçük olursa olsun, büyük bir aşkla yapılırsa kocaman olur içinizde. Öğretmek zor zanaat. Öğretmek gibi büyük bir işi, büyük bir aşkla yapmak da kolay değil elbet. Eğitime gönül veren ve yıllarca okul müdürlüğü yaptıktan sonra, emekli olan çok sevgili babacığımın ve dünyanın en idealist öğretmenlerinden biri olan sevgili anneciğimin armağanı bana öğretmenlik. Ailem küçük yaşlardan itibaren öğretmen olmam için yönlendirdi. Öğretmen olacağımı düşünerek büyüdüm ve başka meslek düşünmedim bile. Aslında her birimizin kalbinin bir yerinde, bir öğretmenin sapladığı bir kıymık yok mu sizce? Ya bir öğretmen yüzünden yarım kalan eğitim hayatı, ya da başka bir öğretmen sayesinde ortaya çıkarılabilen büyük bir yetenek. Bizim çocukluğumuzda öğretmen sanki kızmak için vardı; kızdığı kadar öğretmendi. Hiçbir şey öğrenemediğim derslerin öğretmenlerini düşündüm de, en çok kızan onlardı. Ben büyüyünce kızmayan bir öğretmen olmak istedim. Aslında kızmayan bir anne de olmak istedim ama, insanın her konuda başarılı olabilmesi imkansız. Neticede kızmayan bir öğretmen olmayı başardım. Arzum şuydu ki; öğrencilerim bir öğretmenin gözlerinin içine bakınca sevinsinler, sevildiklerini hissetsinler. İnanın hiç kızmadığım, tek kelime kötü söz sarf etmediğim halde sessizlik ve huşu içinde ders işliyorum. Çünkü öğrencilerim, o sıralarda otururken öğrettiklerimin keyfine varmayı ve öğrenmenin doyumsuz lezzetini keşfettiler. Kendimi anlatma sebebim; haddimi aşmadan, öğretmen gözüyle anne babalara seslenmek isteyişimden. Kim olduğumu ve bu noktaya nasıl geldiğimi bilmeniz, belki size vereceğim nacizane üç beş tavsiyeyi dikkate almanızı sağlayabilir diye düşündüm. Sevgili aileler… Yıllardır edindiğim tecrübeye dayanarak söylüyorum ki; 15-18 yaş grubunu olumsuz bakış açısı ve eleştirel yaklaşımlarla başarıya ulaştırmazsınız. Kendi çocukluğunuzu ve öğrenciliğinizi bir kenara bırakın lütfen. Bizim çocukluğumuzda telefon da internet te yoktu. Hatta televizyon bile tek kanaldı. Arkadaşlarıyla olan iletişimlerinin uçukluğuna değil, kimlerle arkadaşlık ettiklerine dikkat edin. Eğitim; öğretmen, öğrenci ve veli olmak üzere üç ana temele oturan süresiz ve uzun bir yoldur. Sevgisiz ve amaçsız yapılan işlerden haz almak, verim görmek çok zordur. Nedenini bilmeden yapılan hiçbir iş sonuç vermez. Eğer bir işe ne zaman başlayacaklarını, kimi dinleyeceklerini ve yapmaları gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilirlerse, olay kısmen çözülebilir. Lütfen onlara sabırlı ve özverili davranın. Ergenliğin sorun olarak kabul görmediği ülkemizde, gençlerden yüzde yüz verim beklemek gafletine düşmeyin lütfen. Çocuklarınıza güzel bakın. Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayattan lezzet alır. Çevresinden de verim alır. Sorun varmış gibi yaşamak ve yapmak kişinin kendisine vereceği zararın doruk noktasıdır. Çocuklarımıza sorunlu olduklarını hissettirmek, onların başka yeni sorunlarla tanışmasına çanak tutmak demektir. En önemli kişi, kiminle yaşıyorsanız odur. Ayrılmış ailelerde, esas ev ve hafta sonları gidilen diğer ev arasında mekik dokuyan çocuk için, esas evin kuralları öncelik taşır. Diğer evde kuralları çiğnemek ister ve ebeveyn de buna göz yumar. Çocuğun diğer eve gitme sebebi, özlem duymasından ziyade, duygu sömürüsü yaparak kullanabileceği bir yerin varlığını boşa çıkarmamak içindir. Şımartmak veya sevmekle, inanmak veya kullanılmak arasındaki farkı ayırabilirseniz onlarla sağlıklı iletişim kurabilirsiniz. Çocuklarımızı sorunlu gördüğümüz sürece, kendimiz de bunun böyle olduğuna inanır, onlara kızıp inciterek çok daha farklı yeni sorunların ortaya çıkmasına neden olabiliriz. Yemeyip yediren, giymeyip giydiren, kendi yaşamadıklarını yaşatmak, yaşadıklarının daha fazlasını yaşatmaya kendilerini adamış olan sevgili aileler. Baskılar acı meyve verir. Neyi yapmasına siz değil, o kendi irade ve isteği ile karar versin. Eğriyi, doğruyu gösterirken onları incitmeyelim. Çocuklarımızı emir alıp yerine getirmekle mükellef robotlar olarak görmeyelim. Kendi egomuzu tatmin için çocuklarımızı kullanmayalım. Lütfen… Bugünü hayatınızın geri kalanının ilk günü olarak görmeyi ve buna göre yaşamayı deneyin. Bu günden itibaren çocuklarınızla olan ilişkinize yeni bir sayfa açmaya, değişmeye karar verin. her şeyi çok daha kolay hallettiğinizi göreceksiniz. Ferhan KILIÇ Sevgi ve saygılarımla…. Bakırköy Kent Konseyi Kadın Meclisi ve JFK Hastanesi işbirliği ile Yunus Emre Kültür Merkezi’nde “Böbrek Nakli Öncesi ve Sonrası” isimli panel düzenledi. Panelin açılış konuşmasını yapan Kadın Meclisi Başkanı Yrd. Doç. Dr. Meltem Ünal Erzen, böbrek nakli konusunda herkesi duyarlı olmaya ve organ bağışında bulunmaya davet etti. Panelde, dünyada ve Türkiye'de yeni uygulanmaya başlanan, alıcı ve vericinin en az riskle süreci atlatmasını sağlayan nakil uygulaması ele alındı. Böbrek Nakli’nin önemini vurgulayan JFK Hastanesi Böbrek Nakli Cerrahı Doç. Dr. Barış Akın, diyalizin hastaların hayatının önemli bir kısmını etkilediğini, nakil gerektiren durumlarda, alıcı ve vericilerin hassas davrandığını fakat iki tarafın da süreci % 85 – 90 oranında başarı ile atlatabildiğini ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun hastalardan eskiden alınan farkı almadığını belirtti. Böbrek Hastalığı’nın sinsi bir hastalık olduğunu belirten JFK Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Vedat Çelik, çoğu zaman hastaların, mide bulantısı, iştahsızlık, ellerde ve ayaklarda şişme gibi semptomlar yoğunlaştıktan sonra kendilerine geldiğini fakat söz konusu aşamada çoğu zaman Böbreklerin %90 oranında çalışmaz durumda olduğunu söyledi. Böbrek nakli yaptırmış eşlerin ve hala Böbrek nakli için uygun donör bekleyen hastaların hikayelerinin de paylaşıldığı panele birçok hasta ve hasta yakını katıldı. Kanser kelimesini telaffuz etmenin bile korku yarattığı bir ortamda Meral Tamer, kanserle arkadaş oluyor ve “İyi ki kanser oldum” diyor… MERAL TAMER, “İYİ Kİ KANSER OLDUM” Bakırköy Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Bakırköy Sağlık Günleri” kapsamında ’’ Aşk Olsun Kanser’’ kitabına konu olan kanser hikayesini okurlarıyla paylaşan Gazeteci-Yazar Meral Tamer, “İyi ki kanser olmuşum; bencil olmayı öğrendim.” dedi. Tamer, 36 yıllık gazeteciliği, gençliği, ailesi, meme kanseri teşhisi ve mücadelesine değindiği söyleşisinde, kanserde erken teşhis konusunda toplumu bilinçlendirmede öncülük etmeye karar verdiğini vurguladı. Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen’in de izlediği, Bakırköy Belediyesi Yunus Emre Kültür Merkezi’nde yapılan söyleşi ve imza gününde konuşan Gazeteci-Yazar Meral Tamer artık kendisi için yaşamaya başladığını söyleyerek, ” Meme kanseri olduğumu öğrendikten sonra geçen 1 yıllık süreç içerisinde artık yapmak istemediğim hiçbir şeyi yapmamaya başladım. Biz kadınlar erkeklere göre daha az benciliz. Diyebilirim ki 65 yaşında bencil olmayı öğrendim. Hayatımda var olduğunu sandığım birçok şeyi elemine ettim. Kendime o lüksü tanımaya başladım. Ve en önemlisi kanser sayesinde kendim için yaşamaya başladım.” şeklinde konuştu. KALP HASTALIĞINDAN DAHA ÇOK KORKUYORUM Kanserle ilgili tıp alanında önemli gelişmeler olduğunu da vurgulayan Meral Tamer, “Açıkçası ben kanser yerine kalp hastası olmaktan daha çok korkuyorum. Kanserle ilgili tıp alanındaki gelişmeler şu an için çok iyi noktada. Kanser kelimesini hala niye duymaktan korkuyoruz anlayabilmiş değilim.” dedi. Kansere yakalandıktan sonra organik ürünlere olan ilgisinin daha da arttığını bildiren Tamer, “Artık kolay kolay peynir yemiyorum. Sadece lor ve keçi peyniri yiyorum. Bol bol sebze tüketiyorum. Maydanoz, roka, tere, reyhan, kırmızı turp, domates, mercan köşkü soframdan eksik olmuyor. Açık renkli göbek salatadan uzak duruyorum. ” diyerek görüşlerini açıkladı. ERKEN TEŞHİS ÖNEMLİ Kanser hastalığında erken teşhisin çok önemli olduğunu da vurgulayan Meral Tamer, özellikle kadınların menopoz sonrası yılda bir erken teşhis için mutlaka geniş kapsamlı doktor muayenesinden geçmelerini önerdi. 17 Bakırköy Gençlik Meclisi (BAGEM) Eş Başkanı Görkem Şahin ‘’Eğer biz Türkiye’nin en önde gelen bir ilçesinde yaşıyorsak çevremizde gelişen olaylara duyarlı davranmalı ve Bakırköy’e yakışan gençler olmalıyız.’’ Bakırköy Gençlik Meclisi (BAGEM) Eş Başkanı Görkem Şahin ‘’Eğer biz Türkiye’nin en önde gelen bir ilçesinde yaşıyorsak çevremizde gelişen olaylara duyarlı davranmalı ve Bakırköy’e yakışan gençler olmalıyız.’’ Bakırköy Gençlik Meclisi (BAGEM) çalışmalarına yoğun bir şekilde devam ediyor. Mart ayı içersinde Bakırköy’deki 100 gencin katılımıyla Arama Konferansı düzenleyen BAGEM Yönetimi, Bakırköy’de gençlerin yaşadığı ortak sorunları ortaya çıkarıp, bunların çözümü için yeni projeler üretmeye başladılar. BAGEM Eş Başkanı Görkem Şahin, gerçekleştirdikleri Arama Konferansı’nda nelerin tartışıldığını, BAGEM’i, projelerini ve Bakırköylü gençlerin temel sorunlarını ve isteklerini gazetemize anlattı. Biraz kendinizden bahseder misiniz? 1992 doğumluyum. 8 yıldır Bakırköy Kartaltepe Mahallesi’nde oturuyorum. Sabri Çalışkan Lisesi’nden mezunum. Şu anda Bakırköy Gençlik Eğitim Merkezi (BAKGEM)’de üniversiteye hazırlanıyorum. BAGEM’de kaç yıldır üyesiniz ve neler yapıyorsunuz? BAGEM’i anlatır mısınız? Aslında BAGEM’de yeni üyeyim. Daha önce lisedeyken sosyal yardımlaşma ve dayanışma kulübündeydim. Genellikle yardım konularıyla ilgileniyorum. Gençlik Meclisi’ne aslında ne olduğunu tam olarak bilmeden girdim. Daha sonra tamamen siyaset üstü ve belediyeden bağımsız bir kurum olduğunu öğrenince katılmak istedim. Ve istemedikleri birçok şey hakkında fikir alışverişinde bulundular. Bu konferansın sonuçları yakın zamanda çıkacak ve o zaman çıkan sorunlar üzerine bizde BAGEM olarak projeler üreteceğiz. Bu projeleri ilgili kurumlara sunacağız. Bu konuda da sonrasında eş başkanlığa kadar gelen bir süreç yaşadım. BAGEM’de neler yapıyorsunuz sorusuna gelince, biz burada Bakırköy gençliğinin sorunlarını çözmek, birlik ve beraberlik içinde olmak için projeler üretiyoruz. Bakırköy’de gençler için neler yapabiliriz? sorusuna yanıt arıyoruz. Ve daha güzel bir Bakırköy, daha yaşanılabilir bir Bakırköy, gençlerin mutlu ve huzurlu olduğu bir Bakırköy için çalışıyor ve projeler üretiyoruz. BAGEM’deki üye sayımız her geçen gün artıyor. Artık Bakırköylü gençler BAGEM’in farkına varmaya başladılar. Ve Bakırköylü gençler artık sahipsiz değil. Daha öncede işlevseldik ama çok tanınmıyorduk. Gençlerde önyargı vardı. Belediye ile özdeş görülüyorduk. Çok fazla ciddiye alınmıyorduk. Ama sizin de gazetenizde BAGEM hakkında haber yayınlanması sonrasında ilgi arttı ve gençler artık bizim varlığımızı benimsemeye başladı ve şu anda gençlerin odak noktasıyız. BAGEM olarak Bakırköy’de ne tür sorunlar görüyorsunuz, gençlik olarak nelerin değişmesi veya nelerin yapılması gerektiğini düşünüyorsunuz? Bununla ilgili yakın zamanda Arama Konferansı yaptık. Konferansa Bakırköy’de ikamet eden 100’e yakın genç katıldı. Bu konferansta gençler yaşadığı sorunları, gördükleri aksaklıkları, memnuniyetlerini belirttiler, Bakırköy’de görmek istedikleri ve Öncelikle BAGEM’i çevremize daha iyi tanıtarak, Bakırköy’de böyle bir gençlik meclisinin olduğunun farkına varılmasını sağlamak zorunda olduğumuz fikrine vardık. Bakırköy’deki en büyük sorun biz gençlerin zaman geçirebileceği, BAGEM olarak toplantılarımızı yapabileceğimiz bir Gençlik Meclisi binasının olmaması. Biz toplantılarımızı Dünya Ticaret merkezi’nde yapıyoruz bu da kimseye cazip gelmiyor. Bakırköy’de gençlerin her zaman gidebileceği bir gençlik binasının olmasını istiyorlar. Bunun dışında Bakırköy’deki pahalılık, gençlerin sosyal aktivitelerden çok cafelerde zamanlarını geçirmek zorunda kalmaları konuşuldu. Engelliler grubunda arabaların yetersiz olması, arabaların arttırılmasını istiyorlar. Ve aktivitelere engellilerin katılabilmesini istiyorlar. Trafik Grubu’nda İncirli Caddesi’ndeki trafik yoğunluğu konuşuldu. Eğitim Çalışma Grubu’nda BAKGEM gibi eğitim kurumlarının sayısının arttırılması istendi. Bunun dışında YÖK’ün kaldırılması, harçların ucuzlaması. Bakırköy’deki gençlere eğitim burslarının verilmesi tarzında konuşmalar vardı. Kültür sanatta, cumartesi pazarının kurulduğu yerde yazın gençlere açık sinema gösterimi ve konser verilmesi istenildi. Daha sonra Bakırköy’deki hayvan barınağının kötü ortamı ve yetkililerin ilgisizliğinden çok yakınıldı. Bakırköy’deki kamu kurumları ile konuştuk. Hepsi bize destek olacağını söyledi. Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Özcan ve Kaymakamımız Yakup Vatan ile görüştük. Hepsinin desteğini aldık. Peki Arama Konferansı’nda konuşulan sorunlar nelerdi? En çok hangi konular üzerinde duruldu? Ve de lise öğrencilerinden gelen talep ise, derslerine branş hocalarından farklı hocaların girmesi. Mesela coğrafya dersine İngilizce hocasının girip onlara hiçbir verim verememesi. Bir de lise çağındaki çocukların lise çevresinde kötü alışkanlıklara sahip olması ve kendilerini geliştirememesi. Kötü alışkanlıkların yaş seviyesi çok düştü. Bunların denetlenmesi gerekiyor. Bakırköy’deki kütüphane sorunu konuşuldu. Bakırköy’de kütüphane var. Ama yetersiz. Hiçbir kaynak bulunamıyor ve saat 17:00’de kapanıyor. Mesela akşam 6 da okuldan çıkan bir öğrenci gidip sadece internetten bilgi bulabiliyor. Çünkü kütüphane kapalı. Gece kütüphaneleri istiyoruz. Gençlerin gözüyle Bakırköy’de yapılan iyi şeyler yok mu? Bakırköy’de gençlik için yapılmayan birçok şey olduğu gibi, yapılan iyi şeylerde var. En başta yoksul ve engelli öğrencilere ücretsiz üniversiteye hazırlık kursu veren BAKGEM var. Ayrıca Belediye tarafından düzenlenen geziler de bence çok faydalı. Her gencin katılması gereken aktiviteler. Geçtiğimiz yıllarda 1500 genci Fethiye’ye götürmüştü belediye. Tatile hiç çıkmamış gençler bile oraya giderek tatil yapabiliyor. Ben 2 sene önce katılmıştım. Orada Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan gelen çocuklarda vardı. Daha sonra Bakırköy Atatürk Spor ve Yaşam Köyü var. Gençlerin her zaman spor yapabileceği çok güzel bir alan. Bakırköylü yaşıtlarınıza neler söylemek istersiniz? Bakırköy gençliği olarak bizim daha çok bilinçlenmemiz ve daha duyarlı olmamız gerekir. Eğer biz Türkiye’nin en önde gelen bir ilçesinde yaşıyorsak çevremizde gelişen olaylara duyarlı olmalı ve Bakırköy’e yakışan gençler olmalıyız. Çünkü eğer Bakırköy gençliği olarak sorunlarımıza sahip çıkmazsak kimse çıkmaz. Gençlerin ilk önce kendilerinin farkına varmaları gerekiyor ki çevrelerine karşı duyarlı olsunlar. Bu yazıyı okuyan ve BAGEM’e katılmak isteyen gençler nasıl bir yol izlemeli? BAGEM’e üye olmak isteyenlerden herhangi bir ücret talep etmiyoruz. Bakırköylü gençler sokaklarından başlayarak Bakırköy’de gördükleri tüm sorunları bizimle paylaşabilirler. Bu sorunların çözüme kavuşması için biz buradayız tüm gençleri bekleriz. BAGEM’de her birey eşittir. Onlar bize gelip, bizim sorunlarımız var dediği zaman biz onlara çözüm yolu üretebiliriz. Yani onların başlarında durmuyoruz. Sadece onlar bize gelip bizden biri olabilirler. BAGEM’e girdikleri zaman ne yapabiliriz diye düşünmesinler, gelsinler sadece proje üretsinler. Bizde onlara destek olalım. YAVUZ ARPACIK 18 İNSANLAR EN ÇOK HANGİ YAŞTA MUTSUZ OLUYOR?.. Bilim adamları insanların en çok orta yaşta mutsuz olduğunu belirledi. 72 Ülkede yapılan araştırma bu yaşı 4546 olarak belirledi. İnsan çocukluktan gençliğe, yetişkinliğe son olarak da yaşlılığa yol alırken psikolojik eşiklerden geçiyor. Bunlardan en tehlikelisiyse "orta yaş krizi." Bu yaşlarda insanlar uçuk kaçık veya umulmadık, hatta hayatının düzenini değiştirecek işlere kalkışabiliyor. İngiliz Davranış Bilimleri profesörü Andrew J. Oswald ve İngiliz Ekonomi Profesörü David G. Blanchflower, 72 ülkeden topladıkları veriyle ortaya bir mutluluk endeksi çıkarmış. Sonuç; insanlar orta yaşlarda en mutsuz dönemini yaşıyor. İnsan Psikolojisi Bir Nokta Da U Dönüşü Yapıyor İngiltere'deki Warwick Üniversitesi'nden Oswald'ın söylediğine göre, geçen yüzyıllarda ve aslında 1990’lı yıllara kadar kayda geçen geçerli bilimsel verilere göre, insanoğlunun gençken mutlu olduğu ve ölüme yakınlaştıkça mutsuz bir hale geldiği olmuş. Ancak 21'inci yüzyıla girerken yapılan araştırmalar, insan psikolojisinin bir noktada U dönüşü yaptığını ortaya koyuyor. İki bilim insanı, önce rastgele seçilen 500 bin Amerikalı ve Batı Avrupalının verisinden yola çıkarak, insan mutluluğu üzerinde etki eden istisnai durumları (bunlar önceki yüzyılda doğma ve çok istisnai iyi veya kötü dönemler olabilir (hastalık veya savaş dönemi gibi) dışarıda tutarak üç temel sonuca varmış. Öncelikle, diğer faktörler sabit olduğunda, Atlantik'in her iki yakasında da her iki cinsten bireylerin orta yaşlarında en mutsuz hallerini yaşadığı ortaya çıkmış. Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkelerde İkincisi, insanın hayatındaki mutluluk serüveninde ortaya çıkan U şeklinin Doğu Avrupalı, Latin Amerikalı ve Asyalı ülkeler için de geçerli olduğu kanıtlanmış. Üçüncü olarak gelişmiş ve gelişmekte olan 72 ülkenin her birinde orta yaşlardaki mutluluk halinde bir gerileme gözlenmiş. Buradan elde edilen sayısal veriyse şu: İnsanlar orta yaşlarda, yani 40'larından 50'li yaşlarının başlarına kadar en mutsuz dönemini yaşıyor. Küresel Mutsuzluk Yaşı 46 Küresel olarak en mutsuz olunan yaş 46, Türkiye'deyse 45. Oswald, "46 ortalamasından yola çıkarak Türklerin psikolojisinin iyi durumda, normal değerlerde olduğunu söyleyebiliriz." İngiliz bilim adamı, mutluluk ve hayat tatmini üzerinde etki eden gelir, eğitim ve evlilik gibi faktörlerin gerilemeye yol açtığını itiraf ediyor. En Genç Mutsuz İsviçre, En Yaşlı Ukrayna'da Araştırmaya göre gelişmiş ve gelişmekte olan 72 ülke arasında en genç mutsuz olan ülke, 35.2 yaşla İsviçre; en yaşlı mutsuzlarsa 62.1 ile Ukrayna'da. Porto Riko 35.6, Peru 39.5, Arnavutluk 40, ABD 40.1, Avustralya 40.2, Filipinler 40.4 yaş ile diğer genç mutsuzlar. Ukrayna'yı takip eden yaşlı mutsuzlarsa Fransa 61.6, İsrail 58.3, Bosna 55.6, Rusya 55.3, Kanada 54, Bulgaristan 53.4 yaş Yağmur, toprağı ıslattığı gibi, saçlarımı ıslatırken, cus bu habere dayanamayıp, intihar eder. taneciklerinin, burnuma damlayan, her senKleopatra’nın Roma sevdası bitmediği için fonisinde mutluyum. Ben yürüyerek sırada ki güçlü adam, Augustus olsa da, düşünenlerden ve karar Augustus gereken ilgiyi kendisine alanlardanım. Soğuyan ellerimi, göstermemiştir. Reddetmiştir. Kleopatra titreyen bedenimi ısıtmak için, emeline ulaşmamanın hırsı ile sıcacık kahvenin eşliğinde, Mısır’ın simgesi olan kobra yılanına yavaş çekimde, insanlar fark kendini sokturarak intihar etmiştir. etmeden onları köşemden Hanedanlık ölümü ile yıkılmış, gözlemlemeyi sevenlerdenim. Roma’nın ili haline gelmiştir. Gözlemlerken, ya köşe yazımın ilk Tarihteki, Fransız kraliçesi, MARİE paragrafı ya da romanımın bitişinin ANTONİETTE. “Ekmek bulmazsanız, son vuruş cümlelerinin kurguları içinde, pasta yiyin” sözü ile bütünleşip, günümüze kendimi dinleyeceğim. Bu yüzden kadar nam salmış kraliçe. Eşi Lousi’nin taç yalnızlığımla beslenirim. giyme töreninde, kıtlığın baş Yürümeye devam…. Hep aynı gösterdiği dönemde bu sözü söylePINAR KUMSAL köşelerden geçerim… mekten çekinmemiştir. Asla yeni yollar Fransa’nın kraliçesi, sığ HAYATI İÇİN SAVAŞAN KADINLAR denemeden, bildiğim sohbetleri, şatafata önem VE rotada giderim. Ve vermesi, mücevhere bilindik sokağın İKTİDAR HIRSINA YENİK DÜŞEN KADINLAR düşkünlüğü ile tanınmıştı. köşesinde, senelerdir, Paranın gerçek değeri kar, kış demeden, çocuğu ile dilenen kadına saygı hakkında fikri bile olmamıştı. Samimi arkadaşlarını, duymadığımı ve hatta acımadığımı fark ettim. O, anne olarak, başkalarının mevkilerine atamaktan geri kalmamıştı. Bu yokluk evladını, yarı baygın, düşünmeden kendisine eşlik etmesi için, içinde ki yaşantı, reform yanlılarının monarjiyi yıkma planlarını demagojinin dibine vurmak adına dileniyorsa, ben o kadını yapmasını sağlamıştı. Kraliçe bu durumu sezince, liberal kollarından tutup, iyice sallayıp, iki çift ağır lafla sokakta başbakanı görevden alıp, kayınbiraderini kullanarak, kralı kovalamak isteğindeyim. Nice anne var ki namusuyla para kandırmış, monarji yanlısı, dostunu başbakan yapmıştı. kazanmak adına, evlere, iş yerlerine temizliğe gidiyor, Kraliçenin aldığı bu önlem sarayı korumaya yetmemişti. 1789 lokantada bulaşıkçılık, aşçı yamaklığı ve şu anda aklıma yılında, kalabalık bir grup, kraliyetin simgesi olan, Bostil hapisgelmeyen, bir sürü iş dalında çalışıyorlar. Üstelik bu işlerde hanesini basmışlardı. Kraliçe, sarayı basmalarından endişe çalışıp, evde çalışmayan kocaya ve çocuklarına da bakmaya duyup, kaçmak istesede kral buna karşı çıkmıştı ki, Antoniette mecbur kalıyorlar. Yurdumun bu kesim kadını, bilinçsizce hislerinde yanılmamıştı. Her ihtimale karşı çocuklarını kralın erkek egomanyasında büyümeyi, meslek sahibi olamamış, odasına gönderdiği bir gecenin sabahı, kalabalık grup saraya erken yaşta evlendirilmeyi, daha kendilerini büyütememişken, kadar girip, kraliçenin muhafızını öldürünce, kraliçe soluğu, evlat sahibi olmayı, kendi rızaları dışında çizilen hayatı kabulkralın bölmesinde almıştı. Kalabalık grup, kraliçeyi balkonda lenmeyi, hiç ama hiç tercih etmiyorlar. Gururlarıyla, yokluk görmek isteyince, kraliçe çocuklarını kullanıp, kendisine siper içinde, hayata tutunan annelerin ve kadınların ellerinden öpüy- ederek balkona çıkmıştır. Böylece linç edilmekten orum. kurtulmuştur. Reform yapmak isteyenlerin elinden Yürümeye devam….Son zamanların takıntım olan Cem Adrian kurtulamamış, belli bir müddet sonra önce kral ardından kraleşliğinde….Dar, arka sokaklardan sonra, büyük ışıltılı, geniş içe Marie Antoniette giyotin sehpasında, başlarını teslim caddeler…. Geniş caddelerin, lüks mağazaların önünde, yüketmişlerdir. Ah ANNE BOLEYN Ah… Uğruna, Angelikan Kilissek, renkli ökçelerin, makyajı akmasın diye özenle esi kurulan kadın. VIII.Henry’nin Boleyn ile evlenebilmesi için, şemsiyesini, parmaklarına sığdırmış, saçları fönlü hatunlar…. kilisenin ilk eşi ile boşanmayı kabul etmesi gerekirken, etmeyOnlar yanımdan geçerken, Oscar Wilde’ın, “ Güç erkeğe, ince, evliliği geçerlilik kazanması adına, VIII.Henry Angelikan güzellik kadına verilir, ama her şeyi yenen güç, yalnız güzelliğe Kilisesini kurmuş, başına kendi geçmiştir. Böylece Boleyn ile yenilir.” sözü, beynimin en ücra köşesinden çıkıp, dilime onaylanan evliliğinin temeli atılmış ve üç yıl sürmüştür. geldiğinde, gülümsüyorum. Bu tip kadınlarında kendi İngiltere’nin en etkili kadınlarından biri olmasının sebebi ise, iktidarlarının, peşinde koştuklarını düşündüğümde, eğlenceli çevresinde akrabaları dahil herkese karşı acımasız olmuştur. gülümsemem, yerini acımtırak gülüşüme bırakıyor. Ezilmemek Buna öz kardeşi dahildir. VIII. Henry, Anne ile evlenmeden kısa adına içindeki çığlıkla baş etmeye çalışmayan, ekmek parası, süre öncesinde, kardeşi Marry, krala, henüz on üç geçim derdinin ötesinde ki bir kadın ancak, saçının ve yaşındayken sunulmuştu. Gayri meşru iki çocukları olmasına makyajının derdine düşer. Pahalı, ökçelerinin yağmur damlası rağmen, Anne kız kardeşinin elinden, VIII. Henry’i almada bir ile dahi kirlenmesine tahammül edemez. Güzelliği ve dış mahsur görmemiştir. Marry’nin kraldan olan çocukları evlilik görünümü iktidar için kullanacağı silahlarıdır. dışı olduğundan, asla kraliyet üyesi sayılmamıştır. Marry Yürümeye devam…Takıntıdan, Vivaldi’nin dört mevsimi ile yeniden evlenip, eşi ölünce dahi, Anne kız kardeşine destek sakinleşme turları içindeyken… Tarih tekerrürden ibaret değil olmamıştır. Hatta Marry’nin bir hizmetçiye gönül verip, miydi yahu? İktidar, güç, şatafat, para için ölümü dahi göze Anne’nin kız kardeşini saraydan attırmasına vesile olmuştur. alan veya bu hevesleri yüzünden kendi çemberlerini daraltıp, Anne’nin iktidar için tek silahı eksiktir, o da bir çocuk. Ve ölüme gönderilen kadınlar… nihayetinde I. Elizabeth’e hamile kalmıştır. İktidarını Birinci sırayı KLEOPATRA’ya veriyorum. Güzelliği ve çekiciliği sağlamlaştırmak için, başka çocuk istemesine rağmen, ile ünlü Mısır kraliçesi. Üç Romalı yönetici erkek üzerinde VIII.Henry’nin iktidarsız olduğu söylentisi ve ardından hamile etkisi gözükmüştür. Jul Sezar, Marcus Antonius ve Augustus kalması dedikodu kazanlarını kaynatmaya başlatmıştı. Bebek Sezar. On yedi yaşında kardeşi ile evlendirilip, Mısır’ın başına oldukça deforme doğmuştu. Bu işin arkası araştırılınca, abisi geçtikten belli müddet sonra, aralarında anlaşmazlık sonucu, iç ile kurduğu ilişki ortaya çıkmıştır. İktidar savaşı için abisi ile savaş çıkmıştır. Kleopatra tahttan uzaklaştırılmıştı. Bunu ilişkiyi göze alan, kadının idamı kaçınılmaz son olmuştu. sindirmesi mümkün değildi ve bir şekilde kendini halının içinde Yürümeye devam… Yağmur, ahmak ıslatan… Toprağın sunduğu (rivayetler arasındadır) JuL Sezar ile yolları kesişir. ıslaklığı, saçlarımın neminde yeniden. Burnumun ucuna, Jul Sezar çoktan aşık olup, paçayı kaptırınca, yeniden tahta saçlarımdan düşen, yağmurun her damlası… Kahvenin çıkması zor olmamıştır. Jul Sezar’ın öldürülmesi ile Roma’nın verdiği huzur ve yüzüme vuran soğukla, kahvenin sıcaklığı başındaki kraliçe hayalleri, Roma halkının kendisini sevmemesi sayesinde genleşen buhar ile ısınma vakti. Oturduğum ile Mısır’a geri dönmüştür. Aradan üç yıl geçer, bunu köşemde, tüm kadınlar aklımda. Ama en çok acınası, iktidar, hazmedemeyen, aklı Roma’da kalan Kleopatra, Roma’yı birlikte şatafat düşkünü kadınlar… Hayatta tek amaçları ve yöneten, MarcusAntonius ve Augustus Sezar ile karşılaşır. konuşacakları tek konuları güzellikleri olan iktidar sevgisi Marcus gönlünü Kleoptra’ya kaptırır. Ve Marcus, Augustus’un yoğun kadınlar… Aynı çemberin içinde, bir gün kendi menkardeşi ile evliyken, karısını terk eder.Bunu hazmedemeyen faatleri içinde boğulacak olan, iktidara yenik kadınlar… Augustus, Kleopatra ve Marcus’a savaş açar. Savaş SON SÖZ: Bir kadının iktidarı; beyni, kalbi, uğruna esnasında, Kleopatra yenileceklerini anlayınca, donanmasını geri çeker ve Marcus’u terk eder. İskenderiye’ye sığınmıştı. hedef belirlediği dünya görüşü, mesleği her ne olursa Marcus kendisini takip ettiğinde, öldü haberini yayar ve Marolsun gururunun çizdiği duruşla, hayata olumlu 19 REKLAMLARDA “DİPNOT KOYDUM” YETMEYECEK VAATLER İRİ PUNTO OLACAK YILMAZ ÖZDİL Benden söylemesi (7) Genel seçime günler kalmıştı... “4 trilyon liralık hisse senedi var, mal beyanında göstermedi” dediler. Basın toplantısı yaptı, belgeleri gösterdi, 4 trilyon filan olmadığını, bugünkü parayla 4 bin lira olduğunu kanıtladı. Yalan haberi manşet yapanlar pişkin pişkin sırıtıp “pardon” dediler, “hesaplarken sıfır hatası yapmışız!” * CHP kurultayına günler kalmıştı... “İsviçre’de kızının adına gizli hesabı var, en son 7 milyon dolar yatırıldı” dediler. Dava açtı. Adalet Bakanlığı İsviçre’ye sordu. İsviçre devleti “haber yalan, bütün kayıtları inceledik, böyle bir hesap yok” dedi. * Aynı kurultaya günler kalmıştı... Bülent Ersoy çıktı, “sahne yasağımı kaldırmak için bugünün parasıyla 1 trilyon lira istedi” dedi. Görüşmeye mafyacı İnci Baba’nın aracılık ettiği yazıldı. Hatta “sahne yasağını rüşvet dağıtarak kaldıracağı” iddia edildi. Dava açtı.Hepsi palavra çıktı. Bülent Ersoy tazminat ödemeye mahkûm edildi. * Belediye seçimine günler kalmıştı... “Ankara’da oturduğu villa kaçak” dediler. Tapuyu gösterdi. “Antalya’da arazi aldı, CHP’li belediyeye imarı değiştirtti” dediler. Araziyi taa 1987’de, CHP’nin kapalı olduğu dönemde aldığı, bölgede yapılan imar değişikliklerinin de CHP’yle alakasının olmadığı ortaya çıktı. * Aynı seçime günler kalmıştı... Ergenekon’un kilit ismi ilan edilen ve Kanada’da yaşayan sahte hahamı TRT’de canlı yayına çıkardılar, “Deniz Baykal MİT ajanıdır” dedi. “CHP’nin başına derin devlet operasyonuyla geçirildiğini” iddia etti. Dava açtı. TRT, tarihinin en büyük tazminatını ödemek zorunda kaldı... Yalandı. * CHP kurultayına günler kalmıştı... Kaset komplosu patladı. * N’oluyor demeye kalmadı... “340 bin dolara yat aldı” dediler. O da yalan çıktı. * Referanduma günler kalmıştı... “Twitter’den mesaj verdi, CHP’nin yeni yönetimini ağır şekilde eleştirdi” dediler. Twitter mwitter hesabı olmadığı, hatta, söz konusu twitter hesabının evet’çi bir gruba ait olduğu ortaya çıktı. * Genel seçime günler kaldı... Kılıçdaroğlu’nun kankası olan muhabir kız çıktı, “Meclis’teki odasında beni taciz etti” dedi. * (Bu son çirkin iftirayı... Geçen hafta durup dururken bizzat Kemal Kılıçdaroğlu tarafından dile getirilen “Anket yaptırdık, oyumuz bir tek Antalya’da artmıyor” açıklamasıyla beraber okumak lazım.) * Medyadaki Truva atlarının goygoyuyla şuurunu yitiren; Baykal giderse yüzde 1500 oy alacağını zanneden CHP’liler ne kadar farkında bilmiyorum ama... Silivri’ye gönderilemediği için evine gönderilen Baykal, aday gösterilmesin, milletvekili olmasın isteniyor... Bitirici amaç bu. 11.03.2011 Tarihli Hürriyet Gazetesi’ndeki yazı, yazarından izin alınarak gazetemizde yayınlanmaktadır. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, “Reklamda vaadedilen her şey büyük puntolarla yazılacak. Ayrıntılar dipnota bırakılmayacak” dedi. Bu konudaki tebliğ, Başbakanlığa gönderildi. Sanayi Bakanlığı, ticari reklamlarda ayrıntıları, “dipnotla” yazma dönemine son veriyor. Artık reklamlarda ne vaat ediliyorsa, büyük puntolarla açık açık ifade edilecek. Tüketiciyi yanıltmayı önlemek amacıyla hazırlanan tebliğ, Resmi Gazete’de yayınlanmak üzere Başbakanlığa gönderildi. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, bir grup gazeteciye, tüketicileri yanıltmayı ve aldatmaya yönelik reklamların önüne geçmek amacıyla hazırlanan tebliğle ilgili şunları söyledi: Dipnotla yanıltmak yok Reklamlarda tüketicinin doğrudan ekonomik çıkarını ve satın alma kararlarını olumsuz bir şekilde etkileyecek nitelikteki bilgiler de artık açık ve anlaşılır şekilde reklamın içinde yer alacak. Tüketicinin karar alması için önemli olan bilgiler artık altyazıyla ve dipnotta değil ana reklam içerisinde yer almak zorunda olacak. Okumakta veya görmekte bile zorluk çektiğimiz çok küçük boyutlu yazılar artık tüketicinin göreceği bir şekilde reklama taşınacak. Açık ve anlaşılır bir şekilde olacak Ticari Reklam ve İlanlarda Altyazı ve Dipnotların Kullanılmasına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Tebliğe göre, ticari reklam ve ilanlarda yer alan ana vaadin istinası niteliğinde olan ancak tüketicilerin karar vermesi açısından çok önemli olan bilgiler,“açık ve anlaşılır” yazılacak. Reklamın ana mesajı ve ana vaadi hiçbir suretle alt yazıda veya dipnotta yer almayacak. Örneğin, bir bankanın düzenlemiş olduğu kampanya reklamlarında, “kredi kartınızla yapacağınız 10 alışverişten biri hediye” ana vaadine yer verirken,“hediye edilecek tutarın en fazla 49 TL olacağı” gibi ana vaadin esas unsurunu oluşturan konu, alt yazıda verilmeyecek. Bu önemli ayrıntı bundan sonra tüketicinin algılayabileceği büyüklükte, ana vaatle birlikte sunulacak. 8 punto büyüklüğü Yazılı basında, broşür ve benzeri yazılı mecralarda yayımlanan ticari reklam ve ilanlardaki dipnotlarda kullanılan yazı boyutu, en az Arial 8 punto büyüklüğünde olacak. Açık hava ilanı, afiş ve benzeri diğer mecralarda yayımlanan ticari reklam ve ilanda yer alan dipnotlar, okunabilir büyüklükte hazırlanacak. Kapatılan hattan ücret alınmaya devam ediliyor HATTINIZI KAPATIRKEN DİKKAT EDİN Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Sekreteri Hamdullah Yıldız, tüketicilerin Türk Telekom’da hesap ve hat kapatırken dikkat etmesi gerektiğini belirterek, kapatma işleminin iptal anlamına gelmediği ve sabit ücret alındığını ifade etti. Yıldız, yaptığı yazılı açıklamada, tüketicilerin özellikle son yıllarda ağırlıklı olarak Türk Telekom'un sabit ücret uygulaması nedeniyle ya da nakil ve diğer sebeplerle telefon hatlarını kapattığına işaret ederek, bu işlem için "hattımı kapatın" diyerek şirkete başvuruda bulunduklarını belirtti. Ancak Türk Telekom'un uygulamalarında hattın kapatılmasının, sözleşmenin iptal edilmesi, telefonun iptal edilmesi ve sözleşmeyle kurulan ilişkinin tüketiciye herhangi bir yükümlülük getirmeden sona ermesi anlamı taşımadığına dikkati çeken Yıldız, şunları kaydetti: “Türk Telekom web sitesi üzerinden yaptığımız araştırmada, tüketicilerin sözleşmelerinin nasıl iptal edileceğine dair bir açıklama yoktur. Bu durumda tüketiciler hiç beklemedikleri anda icraya verilmeye kadar giden bir süreçle karşılaşmaktadır. Türk Telekom müşterilerine şeffaf davranmamaktadır.” Tüketicilerin "hattımı kapatın" diye müracaat ettiklerinde hattın görüşmeye kapatıldığını ancak sözleşmenin sona erdirilmediğini belirten Yıldız, öte yandan tüketicinin (nasılsa hattımı kapattım) rahatlığı içinde durumu takip etmediğini ya da şirket tarafından icraya verildiğinde veya şirket avukatından icra hatırlatma yazısı geldiğinde konu hakkında bilgi sahibi olduklarını öne sürdü. ZEKASIYLA HÜKÜMDARI HAYRAN BIRAKAN ÇİFTÇİ Bir hükümdar maiyetiyle birlikte ülkesinde gezintiye çıkmıştı. Yolu üzerindeki bir köyde çok yaşlı bir adamın tarlasına fidan dikmekle meşgul olduğunu gördü. İhtiyara uzaktan seslendi: -Baba, sen neden fidan dikmeye uğraşıyorsun? Maşallah yaşını yaşamışsın, bu diktiğin fidanların meyvesinden herhalde yemek sana nasip olmaz! İhtiyar cevap verdi: Bu diktiğim fidanların meyvesini bizim yememiz şart değil evlat! Biz nasıl bizden öncekilerin diktiği fidanların meyvesinden yedikse, bizim diktiğimiz fidanların meyvesini de bizden sonrakiler yer. Bu cevap hükümdarın hoşuna gitti ve ihtiyara bir kese altın verilmesini emretti. İhtiyar çiftçi bu ihsanı karşılıksız bırakmadı: -Gördün mü evlat! Bizim diktiğimiz fidanlar şimdiden meyve verdi. Bu cevap da hükümdarın oldukça hoşuna gitti. Bir kese daha altın verilmesini emretti. Yaşlı köylü sıradan biri değildi. Çarıklı erkanı diye nitelenen kişilerden biriydi: -Evlat, herkesin diktiği fidan yılda bir defa meyve verirken, bizim diktiğimiz fidan yılda iki defa meyve verdi. Bu diplomatça cevap da hükümdarın hoşuna gitti ve bir kese daha altın verilmesini emretti. Ama bu defa vezir araya girdi ve hükümdarı uyardı: -Aman sultanım bir an önce buradan uzaklaşalım. Bu ihtiyar bu gidişle tarlasına fidan dikmek yerine, devletin hazinesine darı ekecek. 20 07 MART 2011 PAZARTESİ Yapılan yoklamada ekseriyetin bulunduğu, gelmeyen üyelerin izinli sayıldığı tespit edilerek birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy tarafından açıldı. Gündem okundu, oybirliğiyle kabul edildi. İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü başlıklı Müfettiş Güngör Gün’ün başkan yardımcısı olarak görevlendirmesine dair bilgilendirme yazısı okundu. Gündem maddelerinin görüşülmesi neticesinde 1- Özel Kalem Müdürlüğü başlıklı Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği (TOFD)’ne engellilerin kullanımına uygun asansörlü minibüs alınması için 30 Bin TL maddi yardım yapılmasına dair başkanlık teklifinin oybirliğiyle kabulüne, 2- İşletme Müdürlüğü başlıklı silah hibesi konulu başkanlık teklifinin oybirliğiyle kabulüne, 3- Temizlik İşleri Müdürlüğü başlıklı çevre temizlik hizmet alımı işinin süresine dair başkanlık teklifinin 3 ret (Mehmet Emin Ertekin, Ayhan Can, Türkan Elif Arıkan Can), 1 çekimser (Ramazan Baş) oya karşın oyçokluğuyla kabulüne karar verilerek birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy tarafından 09.03.2011 Çarşamba günü saat 16:00’da toplanmak üzere kapatıldı. 09 MART 2011 ÇARŞAMBA Yapılan yoklamada meclis üyelerinden Bahar Sunman’ın izinli olduğu, gelemeyen üyelerin izinli sayıldığı, ekseriyetin bulunduğu tespit edilerek birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy tarafından açıldı. Geçen birleşime ait zabıt özeti okundu, oybirliğiyle kabul edildi. Meclis üyesi Yurdanur Kırıcı ve Suat Polat’ın istifa dilekçeleri okundu, oybirliğiyle kabul edildi. Gündem maddelerinin görüşülmesi neticesinde, 1- Park ve Bahçeler Müdürlüğü başlıklı bakım-onarım işlerinin yıllara yaygın olarak yapılmasına dair başkanlık teklifinin 3 ret (Mehmet Emin Ertekin, Ayhan Can, Ramazan Baş) oya karşın, oyçokluğuyla kabulüne, 2Sağlık İşleri Müdürlüğü başlıklı çalışma yönetmeliğine dair evrakın Hukuk Komisyonu’na havalesinin oybirliğiyle kabulüne, 3Mali Hizmetler Müdürlüğü başlıklı Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne ödenek aktarımına dair evrakın Bütçe Plan MART 2011 BELEDÝYE MECLÝSÝ’NDE NELER GÖRÜÞÜLDÜ Komisyonu’na havalesinin oybirliğiyle kabulüne, 4- İmar ve Şehircilik Müdürlüğü başlıklı Bakırköy 1/1000 ölçekli merkez revizyon imar planı teklifine dair evrakın İmar ve Şehircilik Komisyonu’na havalesinin oybirliğiyle kabulüne karar verilerek birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy tarafından 11.03.2011 Cuma günü saat 16:00’da toplanmak üzere kapatıldı. 11 MART 2011 CUMA Yapılan yoklamada meclis üyelerinden Adnan Türkoğlu, Servet Deniz ve Ali Erten’in izinli olduğu, gelmeyen üyelerin izinli sayıldığı, ekseriyetin bulunduğu tespit edilerek birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy tarafından açıldı. Geçen birleşime ait zabıt özeti okundu. Oybirliğiyle kabul edildi. Gündem maddelerinin görüşülmesi neticesinde 1- Sivil Savunma Uzmanlığı başlıklı çalışma yönetmeliğine dair evrakın Hukuk Komisyonu’na havalesinin oybirliğiyle kabulüne, 2- Özel Kalem Müdürlüğü başlıklı Geleneksel Uluslararası 11. Yeşilköy Halk Dansları Festivali hakkındaki evrakın Bütçe Plan Komisyonu’na havalesinin oybirliğiyle kabulüne, 3- İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü başlıklı Sanat Evi ve Kent Müzesi’nin bir katının sergi salonu olarak düzenlendiğinden faaliyete geçişinden itibaren 2011 yılı sonuna kadar kira ücret tarifesine dair evrakın Tarife Komisyonu’na havalesinin oybirliğiyle kabulüne, 4- Mali Hizmetler Müdürlüğü başlıklı Sivil Savunma Uzmanlarına Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 7., 8. ve 10. maddeleri gereğince kurumsal ve fonksiyonel kodun açılarak 36. ve 38. maddelerine göre aktarma yapılmasına dair evrakın Bütçe Plan Komisyonu’na havalesinin oybirliğiyle kabulüne, 5- Fen İşleri Müdürlüğü başlıklı yeni çalışma yönetmeliğine dair evrakın Hukuk Komisyonu’na havalesinin oybirliğiyle kabulüne, 6Bakırköy 1/1000 ölçekli Merkez Revizyon İmar Planı teklifine dair İmar ve Şehircilik Komisyonu Raporu’nun oybirliğiyle kabulüne, 7- Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne ödenek aktarımı yapılması hakkındaki Bütçe Plan Komisyonu Raporu’nun oybirliğiyle kabulüne karar verilerek birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy tarafından 04.04.2011 Pazartesi günü saat 16:00’da toplanmak üzere kapatıldı. YENİ BELEDİYE MECLİS ÜYELERİ GÖREVE BAŞLADI 2009 yerel seçimlerinde Bakırköy Belediye Meclisi üyeliklerine seçilen Suat Polat ve Yurdanur Kırıcı’nın 12 Haziran’da yapılacak Milletvekilliği Genel Seçimleri için istifa etmesinin ardından yedek sıradan yeni Bakırköy Belediye Meclisi üyeliklerine seçilen Pınar Ünsal ve Selim Cemali mazbatalarını alarak göreve başladılar. Meclis oturumlarýnýn tamamýný gazetemizin www.atakoygazete.com.tr sitesini ziyaret ederek okuyabilir ve sesli olarak dinleyebilirsiniz. İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİ’NDEN CHP İBB Meclis Üyeleri Dr. Hakkı Sağlam ve Serdar Bayraktar hazırladıkları yazılı soru önergesi ile İBB ve iştiraklerine ait kiralanan veya kiraya verilen gayrimenkulleri mercek altına alarak İBB Meclis gündemine getirdi. CHP’liler, İBB’ ye ve iştiraklerine ait olup kiraya verilen veya kiralanan gayrimenkullerin sayısını, kira gelirlerini, tahsil edilemeyen kira gelirlerini, kira bedellerini ödemeyen kiracılar hakkında yapılan idari ve hukuki işlemlerin olup olmadığı” sorularına dikkat çektiler. CHP İBB GRUBU, İBB'NİN GAYRİMENKULLERİNİ MERCEK ALTINA ALDI İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisinin 2011 yılı Mart ayı oturumlarında CHP İBB Meclis Üyeleri Dr. Hakkı Sağlam ve Serdar Bayraktar’ın, Başkan Kadir Topbaş’ın yazılı cevaplaması isteği ile hazırladığı ve oy birliği ile Başkanlık Makamına havale edilen yazılı soru önergesinde Başkan Kadir Topbaş’a,”İBB’ ye ve iştiraklerine ait olup kiraya verilen veya kiralanan gayrimenkuller ile ilgili İlçeler bazında kiraya verilen veya kiralanan gayrimenkul sayısını, kira gelirlerini, tahsil edilemeyen kira gelirlerini, kira bedellerini ödemeyen kiracılar hakkında yapılan idari ve hukuki işlemlerin olup olmadığı” sorularını sordular. A) İBB ne ait olup kiraya verilen gayrimenkuller ile ilgili; 1. İlçeler bazında kiraya verilen gayrimenkul sayısı nedir? 2. 2010 – 2009 – 2008 – 2007 – 2006 ve 2005 döneminde yıllık gayrimenkul kira geliri (tahakkuk ve tahsil ayrı ayrı) ne kadardır? 3. 31.12.2010 tarihi itibariyle tahsil edilmeyen gayrimenkul kira geliri tutarı ne kadardır? 4. 31.12.2010 tarihi itibariyle kira bedellerini ödemeyen kiracılar hakkında yapılan idari ve hukuki işlemler var mıdır? Varsa aşamaları nedir? B) İBB Tarafından kiralanan gayrimenkuller ile ilgili olarak; 1. 2010 yılında kiralanan bina sayısı nedir? Hangi birimler için kiralanmıştır? 2. Her bir birim için ödenen kira bedeli ile aylık toplam ve 2010 yılı toplam kira bedelleri ne kadardır? 3. Her bir birim için kiralanan alanın büyüklükleri (m2) ne kadardır? C) İBB İştirakleri tarafından kiralanan gayrimenkuller ile ilgili olarak; 1. 2010 yılında kiralanan bina sayısı nedir? Hangi iştirakler için kiralanmıştır? 2. Her bir iştirak için kiralanan gayrimenkulün kira bedeli ve 2010 yılı toplam kira bedelleri ne kadardır? 3. Her bir iştirak için kiralanan alanın büyüklükleri (m2) ne kadardır? AÇIK HAVA REKLAM ALANLARI İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisinin 2011 yılı Mart ayı oturumlarında CHP İBB Meclis Üyeleri Dr. Hakkı Sağlam ve Serdar Bayraktar’ın, Başkan Kadir Topbaş’ın yazılı cevaplaması isteği ile hazırladığı ve oy birliği ile Başkanlık Makamına havale edilen yazılı soru önergesinde “Açık hava reklam alanlarının harca esas metraj ve birim fiyatı nedir? Kimlere, hangi yöntemlerle verilmiştir?” Yazılı Cevaplandırılmasını İstediğimiz Sorular: A) Topkapı- Bakırköy istikametinde E-5 karayolu üzeri Zeytinburnu Polis Eğitim Merkezi yanında bulunan 3 katlı boş binanın etrafı giydirilerek açık hava reklam alanı haline getirilmiştir. Bu kapsamda; 1.Anılan binanın açık hava reklam alanı olarak kullanılmasına hangi tarihte izin verilmiştir? 2.İzne ilişkin vergi ve harçlar hangi tarihte tahakkuk ve tahsil edilmiştir? Harca esas metraj ve birim fiyat nedir? 3.Anılan bina ana yol güzergâhında olması sebebiyle sürüş güvenliğinde tehlikeye yol açtığını düşünüyor musunuz? 4.Ana yol ve bu tür ana arterlerde açık hava reklamları yapılmasının dayanağı nedir? B) Harem – Bostancı E-5 ana yol güzergâhında Göztepe köprü kavşağını geçtikten sonra Merdivenköy Mahallesi ana yola paralel konulan 30 metrelik bilbord ile aynı güzergâhta 100 metre ileride özel bir firmanın önünde (Teknosa) bulunan 20 metrelik bilbord konulduğu görülmektedir. Bu kapsamda; 1.Buraya bilbord konularak açık hava reklam alanı olarak kullanılmasına hangi tarihte izin verilmiştir? 2.İzne ilişkin vergi ve harçlar hangi tarihte tahakkuk ve tahsil edilmiştir? Harca esas metraj ve birim fiyat nedir? 3.Anılan yer ana yol güzergâhında olması sebebiyle sürüş güvenliğinde tehlikeye yol açtığını düşünüyor musunuz? C) Dudullu – Sancaktepe Baraj yolu üzerine İMES Sanayi Sitesi Dudullu Organize sanayi sitesi kavşağında özel bir firma (A-Z Yapı) tarafından ana yola paralel 75 m bilbord konulduğu görülmektedir. Bu kapsamda; 1.Anılan ana yol üzerinde bilbord konularak açık hava reklam alanı olarak kullanılmasına hangi tarihte izin verilmiştir? 2.İzne ilişkin vergi ve harçlar hangi tarihte tahakkuk ve tahsil edilmiştir? Harca esas metraj ve birim fiyat nedir? D) Ataşehir, Dere Yolu (Atatürk Caddesi) üzerinde yapımı devam eden Emlak Gayrimenkul Yatırım AŞ tarafından konulan (Teknik Yapı ve Varyap) 85 adet bilbord konulduğu görülmüştür. Bu Kapsamda; 1.Anılan ana yol üzerinde bilbord konularak açık hava reklam alanı olarak kullanılmasına hangi tarihte izin verilmiştir? 2.İzne ilişkin vergi ve harçlar hangi tarihte tahakkuk ve tahsil edilmiştir? Harca esas metraj ve birim fiyat nedir? E) Üsküdar Belediye Başkanlığı tarafından Ataşehir – Boğaziçi köprüsü bağlantı yolu üzerinde Bulgurlu Mah E-5 Karayolu hemen üzerinde (Beyce Sultan lokantası altı) Metrobüs Acıbadem durağı karşısında reklam amaçlı kullanılan bilbord ve Üçpınarlar Caddesi ile Çamlıca Köprülü Kavşağının arasında kalan yeşil alan üzerinde Üsküdar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğüne ait binanın önüne de ayrıca 2 yıl önce bilbord konulmuştur. Bu kapsamda; 1.Anılan ana yol üzerinde bilbord konularak açık hava reklam alanı olarak kullanılmasına hangi tarihte izin verilmiştir? 2.İzne ilişkin vergi ve harçlar hangi tarihte tahakkuk ve tahsil edilmiştir? Harca esas metraj ve birim fiyat nedir? 3.Anılan yer ana yol güzergâhında olması sebebiyle sürüş güvenliğinde tehlikeye yol açtığını düşünüyor musunuz? F) Bu tür yerlere açlık hava reklamı amacıyla bilbord koymanın şartları nedir? G) Bu şartlara uymayanlara uygulanan cezai müeyyideler nelerdir? H) İhale ile verilen billboard dışında kalan açık hava alanlarından 2010-2009-2008-2007-2006-2005 yıllarında ne kadar reklam geliri tahakkuk ve tahsil edilmiştir? K) 2010-2009-2008-2007-2006-2005 yıllarında kaç noktada izinsiz açık hava reklam pano, bilbord veya giydirme tespit edilmiştir? Bunlar hakkında hangi idari ve adli işlemler yapılmıştır? L) 01.01.2009 ile 16.03.2011 tarihleri arasında dönemsel bazda 10.000,00.-TL üstü açık hava reklam vergisi ödeyen kişi ve kuruluşlar kimlerdir? Reklam yerleri nerelerdedir? Fiyata esas kriterler nelerdir? 21 15. Yılda 15 CHERY sahiplerini buldu Carousel Alışveriş ve Yaşam Merkezi 15. yılında, 15 şanslı müşterisini 2011 model 15 Chery otomobille sevindirdi… 15. yaş gününü kutlayan Carousel Alışveriş ve Yaşam Merkezi, kampanya sürecinde 100TL’lik alışveriş yapan 15 şanlı müşterisine 15 Chery otomobilden birini kazandırdı. Yapılan çekiliş sonucu 5 adet Kimo Lusso, 5 adet Tiggo 3 Lusso ve 5 adet Tiggo Lusso Alt 2.0 sahiplerini buldu. Carousel Alışveriş ve Yaşam Merkezi'nin 15. yaş gününe özel hazırladığı dev kampanyasında otomobiller şanslı sahipleriyle buluştu. Carousel'in her yeni yaşına özel düzenlediği ve her yıl büyük ses getiren kampanyalarının sonuncusu olan "Her Yeni Yaşa Yeni Bir Otomobil" kampanyasında talihliler, gerçekleştirilen büyük çekiliş ve organizasyonla Chery marka otomobillerine kavuştu. Keyifli bir organizasyonla gerçekleşen çekiliş töreni; POWER XL'in sevilen isimlerinden DJ Hope'un canlı performansı ve sunucu Pınar Güsar'ın sunumuyla 15 asil talihli ve 15 yedek talihli için noter huzurunda gerçekleştirilen çekilişlerle devam etti. 15 Chery marka sıfır kilometre otomobil yapılan çekiliş eşliğinde yeni sahiplerine teslim edildi. Carousel Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Mermer ve Carousel Genel Müdürü Özkan Şenyüz’ün katılımlarıyla gerçekleşen tören, Yüksel Mermer’in 15 yıldır iş ortağı olarak nitelendirdiği mağaza sahipleri, kampanyaya katılan ziyaretçiler ve tüm Carousel ailesine yönelik yaptığı teşekkür konuşmasıyla son buldu. KAZANANLAR LİSTESİ 2011 MODEL CHERY TIGGO 3 LUSSO 2.0 OTOMOBİL KAZANANLAR Gülşen Kıstak, Pınar Tuğcu, Hülya Kubak, Mehmet Yıldız, Oğuzhan Cengiz 2011 MODEL CHERY TIGGO 3 LUSSO 1.6 OTOMOBİL KAZANANLAR Meral Akçakan, Furkan Özdemir, Şener Kayapınar, Özgür Şairoğlu, Aqua Marine Dış Tic. Ltd. Şti 2011 MODEL CHERY KIMO LUSSO 1.3 OTOMOBİL KAZANANANLAR Ferhat Fazlı, Şaban Akkoyu, Hülya Paşalıoğlu, Biray Özkalfalar, Mehmet Akif Tuğsal Fotoğraflar Arzu BERATOĞLU 24 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Volkswagen Yetkili Satıcısı Tamaş Motorlu Araçlar kadın çalışanlarını unutmadı VOLKSWAGEN YETKİLİ SATICISI TAMAŞ’TAN KARANFİLLİ KUTLAMA Volkswagen Yetkili Satıcısı Tamaş Motorlu Araçlar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü showroom’unda düzenlediği kokteyl ile kutladı. Bakırköy Osmaniye’de konsept plazası ile 17 yıldır Volkswagen müşterilerine hizmet sunan Tamaş Motorlu Araçlar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle hem Volkswagen müşterileri hem de kendi çalışanlarına özel bir etkinlik düzenledi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde showroom’a gelen bayan müşteriler karanfillerle karşılandılar. Ayrıca Tamaş Motorlu Araçlar Genel Müdürü Mehmet Ali Çam’ın katılımında düzenlenen kokteylde; çalışma hayatında kadınları aktif ve önemli görevlerde çok daha fazla görmek istediklerini belirten M. Ali Çam, tüm bayan çalışanlarına bu anlamlı günde emeklerinden ötürü teşekkür edip karanfil vererek 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Mehmet Ali ÇAM Türk Halk Oyunları Federasyonu (THOF) tarafından düzenlenen halk oyunları yarışmasında YEDİTEPE HALK OYUNLARI DERNEĞİ İSTANBUL ÜÇÜNCÜSÜ OLDU Yeditepe Halk Oyunları Derneği, ayrıca ülkemizi yurt dışında da temsil edecek. Elde ettikleri başarı ile ilgili görüşlerini belirten Yeditepe Halkoyunları Derneği Başkanı Bakırköy’de faaliyet gösteren İstanbul Yeditepe Halkoyunları Gençlik Spor Kulübü Derneği, Türk Halk Oyunları Federasyonu (THOF) tarafından düzenlenen halk oyunları yarışmasında; Büyükler Geleneksel dalda İstanbul üçüncüsü oldu. 45 ekibin katıldığı yarışmada İstanbul üçüncüsü olarak büyük başarı elde eden Nedim Altuncu, derneğin 3 yıllık kısa bir geçmişinin olmasına rağmen büyük başarılara imza attıklarını belirtti. Dernek hakkında da bilgi veren Altuncu, “20102011 sezonunda; güçlü eğitmen kadromuz, yaklaşık 70 kişilik dansçımız ve başarılı yönetimimiz ile denek çalışmalarını sürdürmekteyiz. Aynı zamanda her sene yurtdışındaki festivallere katılıyor ve ülkemizi başarıyla temsil ediyoruz” dedi. 25 BAKIRKÖY MÜFTÜLÜĞÜ’NDEN KARDEŞ ŞEHİR BAYAN ULGİ’YE DESTEK Diyanet İşleri Başkanlığı’nın başlatmış olduğu “Kardeş Şehir, Kardeş Müftülük” projesi kapsamında Bakırköy Müftülüğü tarafından Moğalistan’ın Bayan Ulgi şehrine cami yapılacak. Yapılacak proje için Moğalistan’dan Bakırköy’e gelen heyet, müftülük binasında Bakırköy Müftüsü Zakir Uzun ve İstanbul İl Müftüsü Prof. Dr. Mustafa Çağırıcı ile proje hakkında görüştü. Moğalistan’dan gelen heyet içinde Bayan Ulgi Belediye Başkanı Bayan Khistaubain, İl Genel Meclis Başkanı Ontugan Khayyeklayer, ve Moğalistan İslam Dini Birliği Başkanı Azatkhan Mukkah yer aldı. Yapılan görüşmeler net- icesinde, Bayan Ulgi şehrinde tahsis edilecek alana 500 kişilik bir cami, idare binası, kuran eğitimi için kadın ve erkeklere yönelik kuran kursu ve konferans salonu yapılması kararlaştırıldı. Görüşme sonrasında konuşan İstanbul il Müftüsü Mustafa Çağırıcı, “Biz İstanbul’daki bir ilçemizi nasıl görüyorsak, Bayan Ulgi şehrine de o gözle bakıyoruz. Bir yardım yapılacaksa önce oraya yapılması gerekir. Çünkü o insanların daha çok ihtiyacı var” dedi. Bayan Ulgi Belediye Başkanı Khistaubain’de yapılan anlaşmadan dolayı çok mutlu olduklarını ifade ederek, Bayan Ulgi şehrinin Moğalistan’da müslümanların başkenti olarak anıldığını ve yapılacak bu projeden birçok müslümanın yararlanacağını ifade etti. Bakırköy Belediyesi Sosyal Belediyecilik çalışmalarıyla Avrupa ülkelerinin takdirini topladı. AVRUPA ÜLKELERİNDEN BAKIRKÖY'E BÜYÜK İLGİ Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi (AKYBYK) 20. Genel Kurul Toplantısı Fransa’nın Strazburg kentinde gerçekleştirildi. 47 ülkeden 318 delegenin katıldığı, Türkiye’nin Avrupa Konseyi’ndeki dönem başkanlığında yapılan ve Türkiye Raporu’nun da tartışıldığı Genel Kurul’a, Türkiye Belediyeler Birliği standında katılan Bakırköy Belediyesi, çalışmaları ve özellikle de “Sosyal Belediyecilik” konseptiyle büyük ilgi gördü. Bakırköy heyeti Strazburg’da bulunan 500’ün üzerinde yerel yöneticiye Bakırköy’ü tanıtma fırsatı buldu. Bakırköy Belediyesi’nin çalışmaları da, Kongre için Avrupa’nın çeşitli bölgelerinden gelen büyük delegelerden ilgi ve destek buldu. Özellikle ücretsiz olarak hizmet veren BAKKART, GENÇ BAKKART, Halk Sağlığı Eczanesi, Halk Sağlığı Laboratuarı, Görüntüleme Merkezi, Üniversiteye Hazırlık Eğitimi, İşitme Engelliler Dershanesi gibi sosyal belediyecilik konusunda yürütülen çalışmalar takdirle karşılandı. Bakırköy Belediyesi adına toplantıya katılan Bakırköy Belediyesi Özel Kalem Müdürü Hakan Akdeniz, bu toplantı sayesinde hem Bakırköy’ü tüm yönleriyle Avrupalı yerel yöneticilere tanıtma fırsatı bulduklarını hem de Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresinin çalışmaları hakkında yakından bilgilendiklerini belirtti. Bakırköy’ü Uluslararası organizasyonlarda daha fazla göreceğimizi belirten Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen de, Bakırköy’ü yalnızca İstanbul’un değil, Avrupa’nın sayılı kentlerinden biri haline getirmek iste- Bakırköy Ak Parti İlçe Başkanlığı, kanaat önderlerini bir araya AK PARTİ BAKIRKÖY İLÇE BAŞKANLIĞI'NDAN BİRLİK TOPLANTISI getiren kahvaltılı bir toplantı düzenledi. Yeşilköy Polat Otel’de yapılan toplantıya Ak Parti Milletvekili ve Türkiye’de yol haritamızı daha da olumlu Güldal Akşit, Ak Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu, çizdiğimize inanıyoruz.” dedi. Galatasaraylı eski milli futbolcu, Ak Parti İstanbul 3. Bölge Mahmut Gürcan’ın açılış konuşmasının ardından Milletvekili Aday Adayı Hakan Şükür, Sivil Toplum Kuruluşu, kürsüye çıkan AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Dernek ve Sendika Başkanları ve temsilcileri, Spor Kulüpleri Babuşçu ise, 12 Haziran seçimlerine giderken Başkanları ve muhtarlar katılırken, AK Parti Bakırköy İlçe Ak Parti’yi karalama kampanyalarının belli Teşkilatı da hazır bulundu. kesimler tarafından devam ettiğini vurgulayarak, Toplantıda açılış konuşmasını yapan AK Parti Bakırköy İlçe “2011 seçimleri çok önemlidir. Çünkü 2011 Başkanı Mahmut Gürcan “Bu tür toplantıları sık sık seçimleri merkezinde demokrasi olan siyasi pargerçekleştiriyoruz. Amacımız, partimizin elindeki yol tilerle, merkezine statükocu devlet refleksini haritasını daha iyi çizebilmek. Bu yüzden sizlerin fikirlerine alan çevreler arasında bir final seçimi olacaktır.”dedi. çok önem veriyoruz. Sizlerin bize getirmiş olduğu fikirlerle Bakırköy’de, İstanbul’da 26 CHP BAKIRKÖY İLÇE TEŞKİLATI’NDAN KADIN VE SİYASET SEMİNERİ YASEMİN BAYER Çocuklar ve Sevgi Çocuklar yaşantımızın en muhteşem varlıklarıdır. Çocuklarımıza baktığımızda onların doğdukları andan, bulunulan zamana dek nasıl da büyüdüklerini bir türlü göremeyiz nedense… Zaman öyle çabuk akıp geçer ki… Hiç anlayamayız. Her çocuk hep çocuktur annesi ve babası için. Kuşkusuz en güzel sevgidir onlar yaşamda. Hep onların bize birer armağan olduğunu düşünürken aynı zamanda onlara sahip olmanın keyfini hissedip şükrederiz. Doğdukları anı, ilk ağlayışları, ilk sözcükleri, ilk kez adım attıkları anı, ilk doğum günü ve elleri kalem tutmaya başladığı andan itibaren bize çizdikleri resimleri ya da kartları anımsarız. Geçmiş öylesine şimdi gibidir. Ama o küçücük parmakların artık yetişkin ellere dönüştüğünü gördüğünüzde, zamanın akışını algılarsınız. Artık yaş almaya başladığınızda, yıllarında farkına varırsınız istemeden. Ama bu farkına varışta da yine sizi çocuklarınızın sevgisi sarmalar. Sonsuza dek yaşamak istersiniz. Bu öyle bir sevgidir ki, sizi yaşamda hep canlı tutar. “Hayatınızı Değiştirecek Bilgelik Öyküleri” kitabındaki “Anne Şefkati” ile “Elli Yıllık Kibarlık” öykülerindeki sevginin tanımlanması çok etkileyiciydi. “Küçük çocuk, bir haftadan beri yaptığı işleri bir kağıda yazdı. Ve yaptığı işlerin karşılığını istemek üzere bu kağıdı annesine verdi. Annesi eline aldığı kağıtta oğlunun yazdığı faturayı okudu: Odamı temizlediğim için 1 milyon Alışverişte anneme yardım ettiğim için 1 milyon Daima annemin istediği gibi olmam için 5 milyon Çimleri biçtiğim için 5 milyon Toplam 12 milyon Anne bu faturaya hiçbir şey demedi. Ama oğlan yemeğe oturduğunda tabağının yanındaki peçetenin içinde on iki milyonu görünce sevindi. Hemen parayı cebine attı. O sırada yemek tabağının altına sıkıştırılmış kağıdı gördü. Büyük bir merakla okumaya başladı. Seni dokuz ay karnımda taşıdığım için: Hiçbir şey Hasta olduğunda başında beklediğim, elimden geleni yaptığım, dua ettiğim için: Hiç bir şey Oyuncaklarını toplayıp yemeğini hazırladığım için: Hiçbir şey Yıllar boyunca değişik nedenlerle senin için gözyaşı döktüğüm için: Hiçbir şey Senin için geceleri kaygı duyup, uykusuz kaldığım için: Hiçbir şey Sana iyi bir anne olabildiğim için: Hiçbir şey Mutlu bir evde yaşadığın için: Hiçbir şey Toplam: Hiçbir şey, Yavrum! Ve bunların hepsini topladığın zaman gerçek sevginin bedelinin olmadığını görürsün. Bedavadır çünkü. Küçük çocuk çok utanır ve annesine sarılıp “Beni bağışla lütfen, Anneciğim! Sizin bana hiç borcunuz yok. Ama ben size olan borcumu hiçbir zaman ödeyemeyeceğim. Bundan sonra her dediğinizi hemen seve seve yapacağım.” “Elli Yıllık Kibarlık” “Yaşlı bir çift evliliklerinin altın yılını kutluyormuş. Kahvaltıyı hazırlarken kadın: “Elli yıl boyunca hep kocamı düşündüm ve ekmeğin kabuklu kısmını sever diye ona verdim. Ama bugün ekmeğin kabuklu tarafını ben yemek istiyorum.” Ve ekmeğin kabuklu tarafına tereyağını ve reçeli sürmüş. Ekmeğin yumuşak tarafını ise kocasına vermiş. Kocası çok mutlu olmuş ve karısının yanağına bir öpücük kondurup şöyle demiş: “Karıcığım, bana günün en büyük mutluluğunu verdin. Elli yıldır ekmeğin en sevdiğim yumuşak yanını yiyemedim. Hep çok sevdiğin için yumuşak tarafının senin olmasını istedim.” İşte sevgi konusunda iki değişik öykü… Çocuklarımıza el verdiğince çok zaman ayırıp onları ne denli sevdiğimizi anlatmaya özen gösterelim. Unutmayalım ki, sevgiyle yetiştirilen çocuklar gelecek kuşağın mutlu gençleri olacaktır. Hepimiz geçmişten bir anı düşündüğümüzde, annemizin babamızın ya da ailenin diğer büyüklerinin bize gösterdiği sevgiyi anımsar, mutlu oluruz. İnanıyorum ki, çok yıllar sonra çocuklarımız da, aramızdaki sevgiyi anımsayınca yürekleri ısınacak… Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bakırköy ilçe Başkanlığı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla “Kadın ve Siyaset” konulu seminer düzenledi. CHP Bakırköy İlçe Başkanlığı Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe CHP Bakırköy İlçe Başkanı M. Sait Yücel, CHP Meclis üyeleri Kenan Zülaloğlu, Yurdanur Kırıcı ile çoğunluğunu kadınların oluşturduğu üyeler katıldı. Sunuculuğunu CHP Kadın Kolları Başkanı Nermin Toy’un yaptığı seminerde ilk olarak söz alan CHP Bakırköy İlçe Başkanı Sait Yücel, kadınlara siyasette daha çok yer verilmesi gerektiğini ifade ederek, CHP Bakırköy İlçe Başkanlığı olarak yeni dönemde kadınlara daha çok yer vereceklerini söyledi. Seminerin ana konuğu olan İstanbul Kadın Birliği Başkanı Nazan Moroğlu ise, Türkiye’nin kadının siyasette temsil edilme oranı bakımından dünya genelinde son sıralarda yer aldığını belirterek başladığı konuşmasında, “Ülkemizde her zaman kadının siyasette ve diğer alanlarda daha etkin rol oynaması gerektiği söylenir. Birçok siyasi parti lideri de bu görüşü savunan açıklamalarda bulunuyor. Fakat bu söylemler sadece bir istek olarak kalıyor. Türk Kadını’na siyasette gereken önem verilmiyor. Maalesef erkek egemen bir toplumda yaşıyoruz. Ama bunu değiştirecek ve haklarımızı sonuna kadar arayacak olan da yine biz kadınlarız. Ve bu bilinci hep birlikte mücadele ederek oluşturacağız. Umuyorum, 2011 genel seçimlerinde Türkiye’deki kadın vekil sayısı bir önceki döneme göre 2 kat artacaktır” diye konuştu. Bakırköy CHP Kadın ve Gençlik Kolları’ndan GAZETECİ NEDİM ŞENER’İN AİLESİNE ZİYARET Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bakırköy İlçe Başkanlığı Kadın ve Gençlik Kolları, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteci Nedim Şener’in ailesini ziyaret etti. Bakırköy Osmaniye Mahallesi’nde oturan Nedim Şener’in ailesine destek vermek amacıyla gerçekleştirilen ziyarete CHP Kadın Kolları Başkanı Serpil Özcan, CHP Gençlik Kolları Başkanı Azem Dursun, CHP Bakırköy Belediye Meclis Üyesi Suna Ergün ve parti temsilcileri katıldı. Gazetecilerin fotoğraf ve ses kaydı almasını istemeyen Nedim Şener’in ailesini ziyaret eden CHP Teşkilatı ziyaret sonrasında bir basın açıklaması yaptı. CHP Kadın Kolları Başkanı Serpil Özcan yaptığı açıklamada, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla gerçekleştirilen ziyaret sırasında Nedim Şener’in eşini ve yakınlarını beklediklerinden daha iyi gördüklerini ve her zaman onların yanında olduklarını ifade ederek, “Bizim bugün burada olmamızın amacı kadınlar günü nedeniyle kadınların dayanışma içinde olduğunu göstermek, Nedim Şener’in içeriye alınmasını ve haksız yere susturulmasını protesto etmektir. Ziyaretimiz sırasında Nedim Şener’in ailesini gayet dirayetli gördük. Nedim Şener’in eşi davasının peşinde, eşinin yanında olan cumhuriyetçi bir hanımefendi. Hiçbir sağlık problemi yok. Şu anda her şeyin bilincinde. Ziyaretimiz sırasında birbirimize destek olmamız konusunda konuştuk. Bugünleri atlatacağız ve cumhuriyete sahip çıkacağız. Yoksa bu şekilde cumhuriyet elden gidiyor.” dedi. İNTERNET HIRSIZLIĞINDA BANKA KUSURLU BULUNDU Yargıtay, internet bankacılığı hırsızlığında bankayı tazminat ödemeye mahkum etti. Konya’da işadamı Bülent Kaşdoğan’ın, banka hesabındaki 108 bin lira, internet bankacılığı şifresi kırılarak çalındı. Kaşdoğan, Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvurarak banka aleyhine 108 bin liralık dava açtı. Yerel mahkeme bankayı kusurlu buldu. Dava Yargıtay’a taşındı. Yargıtay da banka müşterisini haklı buldu. Yargıtay, yerel mahkemenin bankayı 108 bin lirayı yasal faiziyle birlikte ödemeye mahkum eden kararını onadı. Kaşdoğan, 4 yıl süren hukuk mücadelesini kazandı. İşadamının avukatı Zeynep Aktuna, “Banka müvekkilime 218 bin lira ödedi. Bu karar, internet bankacılığı mağdurları için emsal teşkil edecektir” dedi. 28 Kişi başına düşen yeşil alan miktarında BAKIRKÖY AVRUPA ORTALAMASINI YAKALADI Esra ERDOĞAN ZEK GERİLİĞİ (MENTAL RETARDASYON) Mental retarde çocuklarda, özellikle kognitif ve adaptif becerilerde olmak üzere gelişim geridir. Mental retardasyonun nedenleri değişken olup; neonatal travma, enfeksiyon hastalıklar, kromozomal anormallikler, metabolik hastalıklar ve çevresel toksinlerle alakalı olarak sıralanabilir. Ancak yine de vakaların pek çoğunda olayı açıklayacak bir neden tespit edilemez. Vakaların çoğunluğunu hafif mental retardasyonlu vakalar oluşturur. Bunlar ileri ki yaşamların da ileri düzeyde eğitim gerektiren işler de çalışabilir, ekonomik ve sosyal bağımsızlıkların elde edebilirler. Çocuk hekiminin gelişimin geriliğini erken tanılaması çok önemli olup, bu sayede uygun tedavi ve kendi kapasitelerinin harekete geçirilmesi mümkün olur. Hafif mental retardasyon genellikle izole bir problemdir. Oysaki ağır mental retardasyon sıklıkla birçok problemle birlikte olup, bunlar çocuğun yaşamının daha kısıtlı olmasına ve prognozun daha kötü olmasına yol açarlar. Bunlar serebral palsi, görmeye ait kusurlar, konvülzif hastalıklar, beslenme problemleri, ilişki kurma ve psikiyatrik problemler olarak sıralanabilir. Mental retardasyon sınırlarının doğru olarak belirlenmesi, altta yatan etyolojinin saptanması, çocuğun uygun rehabilitasyon ve destek servisine yönlendirilmesi ve gerekli diğer önlemlerin alınması kritik noktalardır. Mental retardasyonun derecesi artabilir veya sabit kalabilir. Mental retardasyon bazı çocuklarda başlangıçtan itibaren varken bazı çocuklar da kısmen normal bir periyodu takiben gelişir. Tedavisiz "maple syrup urine" hastalığı (MSUD) olan olgularda mental retardasyon erken dönemde belirginken homosistinüride 2-3 yaşına dek belirgin bir bulgu saptanmayabilir. Fenilketonürili vakalar ise ikisinin arasında bir tablo sergilerler. Mental retardasyonlu çocuk değerlendirilirken bunun; organik mi, statik veya ilerleyici mi, tedavi edilebilir mi, familyal-herediter mi, anne-baba arasında akrabalık var mı sorularına yanıt alınmalıdır. Mental retardasyonlu çocuklara dört yönden yaklaşmak gereklidir. Bunlar; 1. Etiyolojik faktörlerin belirlenmesi 2. Hastanın fonksiyonel durumunun belirlenmesi 3. Hasta yeteneklerinin en yüksek dereceye getirilmesi için hastanın yönetimi 4. Önlenmesi şeklinde sıralanabilir. Çocuğunuzda bir gelişim geriliği hissediyorsanız… Konuşma, kendini ifade etme, belli talimatlara uyma, yaşıtlarının yapabildiği insan figürü, ev vs. gibi çizimler, yaşına göre logo yapabilme ve yürüme koşma, oyuncağı kavrama benzeri hareketler de yaşına göre davranmadığını düşünüyorsanız hemen bir çocuk psikiyatristine başvurunuz. İlk bebeklik dönemlerin de başını tutabilme ve o dönemlere ait moreno, babinski gibi reflekslerin varlık göstermeyişi çocukta bir gelişim geriliğine işaret edebilir. Hamilelikte anne karnında ki çocuktan alınan doku örneği ya da yeni doğanın topuğundan alınan kan örneği ile pek çok hastalık önlenebilmektedir. Örneğin; Fenilketonüri de erken teşhis ile bebeğin proteinli gıda alımından uzak tutulması ve protein yerine geçecek ilaç ve besin takviyesi alıyor olması çocukta ileride oluşacak zekâ geriliğini en aza indirgenmesini sağlayabilmektedir. Bu multi-disipliner yaklaşım çocuğun ailesine açıklanmalıdır. Çocuk için bu; Pedagog, çocuk psikiyatristi ve nörolojik muayene gerektiren bir sürecin başlangıcı demektir. Bu tarz vakalarda bir diyet uzmanının çocuğun yeme listesini ayarlıyor olması da sıklıkla gerekebilir. Bakırköy, kişi başına düşen yeşil alan miktarı konusunda Avrupa ortalamalarını yakaladı. 2010 yılı içerisinde Bakırköy’de yeşil alan çalışmalarına ağırlık vererek kişi başına düşen yeşil alan miktarını Avrupa ortalamaları seviyelerine çıkardıklarını belirten Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen Bakırköy’ü daha da yeşil yapacaklarını söyledi. Erzen, “ Bakırköy’de kişi başı yeşil alan miktarını 10.5 metrekareye çıkardık. Özellikle çocuklarımızın sağlıklı ortamda, parklarda oynayabilmeleri için 7.914 metrekare alanda kauçuk zemin kaplaması yaptık. Parklarımıza 992 bank, 30 adet oyun grubu, 8 takım spor aleti ve 40 basketbol panyası koyduk. Ayrıca bir yılda 721.217 mevsimlik çiçek ve 200 bin lale soğanı diktik. 2011 yılı içerisinde şu an için 106.100 metrekare alanda, yeşil alan ve park çalışmamız devam ediyor. Bu park çalışmaları bittiği zaman Bakırköy’ümüz daha da yeşil olacak.” dedi. 40 YAŞIN ÜZERİNDEKİLER YILDA BİR GÖZ MUAYENESİ OLUN!.. Bakırköy Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü ve Dünya Göz Hastanesi işbirliği ile Bakırköy Belediyesi Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Göz Sağlığı Hakkında Herşey” konulu seminere katılan uzmanlar 40 yaşın üzerindeki her vatandaşın yılda bir kez mutlaka göz muayenesi olmaları gerektiğini vurguladılar. Dünya Göz Hastanesi’nden Op.Dr. Akın Banaz ve Op.Dr. Sezgin Yıldızbaz’ın konuşmacı olarak katıldığı seminerde doktorlar, “40 yaşın üzerindeki insanlarda gözlerde perde oluşması, saçların beyazlaması kadar doğal bir süreçtir. Bu yüzden 40 yaşın üzerindeki herkesin yılda bir kez, en kötü ihtimalle 2 yılda bir kez mutlaka gözlerini muayene ettirtmesi gerekiyor. Katarakt’ın da tek çözüm yolu ameliyattır. İlaç tedavisi hiçbir işe yaramamaktadır. Yalnız ameliyatınızla ilgili teknoloji, doktor ve malzeme seçimini iyi yapmalısınız. Aksi taktirde geçtiğimiz günlerde bir hastanede yapılan ameliyatlar sonucu 7 kişinin kör kalması gibi sonuçlarla da karşı karşıya kalınabilir.” dediler. Op. Dr. Banaz ve Op. Dr. Yıldızbaz ayrıca dünyada yakın görme konusundaki tedavi yöntemlerinin tam oturmadığını 2 yıl önce mükemmel olarak yorumlanan tedavi yöntemlerinin şu an kullanılmadığını sözlerine eklediler. AYIN KAHKAHASI Değer mi?.. İskoçyalı'nın tavuğu İngiliz'in bahçesine yumurtlamış. Biri: "Tavuk benim, yumurta da benimdir," diyor. Diğeri: "Benim bahçem, yumurta da benimdir." En sonunda İskoç: "Bu böyle sürer gider. En iyisi birbirimize birer tekme atalım. Yerde en kısa süre kalan yumurtayı alsın," diyor. İngiliz de kabul ediyor. İskoçun önce tekme atmasına karar veriyorlar. İskoç en ağır postallarını giyip geliyor. İyice bir abanıp İngiliz'in bacaklarının arasına bir tekme atıyor. İngiliz yarım saat sonra ancak kalkabiliyor. İngiliz tam tekmeyi atmak için hazırlanıyorken, İskoç yumurtayı uzatıyor: "Al senin olsun, bir yumurta için değmez." 27 Hürrem Sultan tarafından Sultan Süleyman’a yazılan her satırı aşk ve tutku dolu mektuplar ilk kez Ataköy Airport Outlet Center’da sergilendi. ZÜLKANÝ SÝRMEN TÜRKİYENİN YERİ… Gün geçmiyor ki, dünyada ve Türkiye’de yeni olaylar meydana geliyor. Mısır karıştı Libya ve diğer ülkelerde karışıklık devam ediyor. Türkiye’mizde gün geçmiyor ki her gün yeni olaylara gebe. Güneydoğu’da devletin suratına atılan tokatlardan tutun tüm ilçe ve beldelerde hatta köylerde dahi vatandaşların huzursuzluğu gözler önünde. Peki Türkiye’nin dünyadaki yeri ne? Avrupa Birliği’nin kapısından dönen, belli vaatlerle avutulan Türkiye kendi yağıyla kavrulmaya çalışıyor. Devletin komşu ülkelerle girdiği irtibat hiç kesilmemeli ne demişler, komşu komşunun külüne muhtaçtır. Neyse ki güzel günler 13 Haziran’da olsun. Balyoz Davası, Ergenekon Davası tutturdu gidiyorlar ama nereye kadar. Avrupa ülkeleri bile Türkiye’de basına konan sansürleri ve tutuklanan kalemi kırılmayan ve söylediğinin, yazdığının arkasında dimdik duran gazetecilerin tutuklanmasını mercek altına aldı. Bu bir demokratik kısıtlamadır. Türkiye nereye gidiyor? İnsanları yıpratan yaşadığı yıllar değil erişemediği arzularıdır. Neyse ki seçimlerin yaklaşması Türkiye’deki dengelerin değişmesini arzu ediyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin gündeme düşürdüğü aile sigortası ve bedelli askerlik kanununu hükümet olduğu anda çıkartacağını söyleyen sayın Kılıçdaroğlu, oy oranlarını büyük ölçüde artırdı. Hükümeti de korku sardı. Korkunun eceler faydası yok. Deniz Feneri Davası ne oldu? Bu konuda hükümetin Adalet Bakanı’nın hiçbir açıklaması yok. Onların tek düşüncesi kişileri susturmak. Ergenekon Davası’na sokup içeri atmak. Alman Hükümeti’nin üstüne basa basa söylediği gibi Deniz Feneri Davası, Türkiye’nin en büyük davasıdır sözlerine hiç kulak asılmadı. Geldiği gibi tozlu rafta duruyor ama bir gün bu dosyalar tozlu raftan inecek ve bu davanın açılması ve yargılama sürecinin başlanmasına geçilecek. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ndeki yapılan rüşvetlerle ilgili dosyasını devletin en üst düzeyindeki başbakana gönderiyor ve bu konuda devlet görevlileri konu hakkında hiçbir açıklama yapmıyor, yapma gereği de duymuyor. Sayın Kılıçdaroğlu sonunda bu belgeleri yargıya taşıyacak ve haklı olan taraf yine Kılıçdaroğlu olacak. Eğri oturalım doğru konuşalım, doğruları yazalım, topluma doğru bilgileri verelim. Gazetecilik anlayışımız bizim bu. Seçimlerin diğer seçimler gibi olmayacağını daha önceki yazılarımda yazdım bu seçim çok değişik konumlarda yapılacak, artık halkı kandıramayacaklar. Türkiye’nin geleceği de bu seçime bağlı. Çoğunluğu 1530-1545 yılları arasında Hürrem Sultan ve Pargalı İbrahim tarafından yazılan toplam 17 adet kişisel mektup, Airport Outlet Center’da sergilendi. “Sultanların Aşkı” adlı sergide, Hürrem Sultan tarafından Sultan Süleyman’a yazılan 7, Pargalı İbrahim tarafından da Hatice Sultan’a yazılan aşkın sadeliği ve masumiyetini yansıtan 10 adet kişisel mektup yer aldı. Başbakanlık Osmanlı Arşivi uzmanlarından Şefik Kanyılmaz, Rıfat Varol, Orhan Özdil, Eyüp Akış, Mustafa Özdek tarafından büyük bir titizlikle tarihi kitaplar ve kaynaklar taranarak derlenen mektuplar, günümüz Türkçesine çevrilerek, 70x100 cm ebadında fotobloklara basılarak sergilendi. Airport Outlet Center’de Sergilenen Mektuplardan Seçmeler: Hürrem Sultan’dan Kanuni Sultan Süleyman’a mektup (1545’ler) Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi, No. E.11480 Sultanım hazretleri, Ayrılığın verdiği sonsuz hasretle selamlar eder, mübarek ellerinizden öperim. Hasretinizle yanmış bu cariyenizi sorarsanız, çok şükür iyiceyim. Şu an İznik yakınlarındayım. Burada Hac’dan dönen bazı hacılarla karşılaştım. Onlarla size mektup gönderiyorum. Tek muradım, sizin sağlık ve iyilik haberlerinizi almaktır. Lütfen durumuzu bana bildiriniz. Sizden ayrı kalmakla zaten perişan olan bu kulunuzu, bir de habersiz bırakmayınız. Allah’tan tek dileğim yeniden sizi görebilmek ve ayağınıza yüz sürebilmektir. Yanınızda bulunan oğluma da selam eder, gözlerinden öperim. Buradaki oğlunuz da ellerinizden öper sultanım. Pargalı İbrahim Paşa’dan, Kanuni’nin kız kardeşi Hatice Sultan’a mektup (1533) Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi, No. E.5860 Canım, gözleri güzel sevdiğim, Aşkımızın meyvesi olan oğlumuzun gözlerinden öperim. Size de candan ve gönülden selamlarımı bildiririm. Bu aşığınızın halini soracak olursanız çok şükür sıhhat ve selametteyim. Gece ve gündüz daima hayır duanıza devam etmekteyim. Şu sıralar İznik’e yaklaşmış bulunuyorum. Yüce sultanımızın zafer haberlerini bekliyoruz. İnşallah bütün işlerimiz hayırla sona erecektir. Sizin sağlık haberinizi almak ise bizi ayrı bir mutlu etmiştir. Bu kulunuzu aklınızdan hiç çıkarmayınız. Başka ne söylemek gerekir bilemem. Sözlerimi kabul ediniz. “Politika erkek işidir” zihniyeti, geçmişten günümüze bütün siyasi yaşamımızda yer alan bir yanılgıdır” diyen Bakırköy Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Meltem Ünal Erzen'in yaptığı araştırma, çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. YRD. DOÇ. DR. MELTEM ÜNAL ERZEN'İN “KADIN GÖZÜYLE KADIN SİYASETÇİ ARAŞTIRMASI” Bakırköy Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Meltem Ünal Erzen, Sonar Araştırma Şirketi’ne, 13 ilde, 1300 kadın üzerinde rastgele örneklem tekniğinin kullanıldığı bir araştırma yaptırdı ve düzenlediği basın toplantısı ile araştırma sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. Araştırma, genel seçimler öncesi partilere, vatandaşlara yol gösterecek nitelikteydi. Araştırma sonucunda; seçmen profilinin %50’sini oluşturan kadınların, kurulacak bir kadın partisine destek vereceklerini belirtmeleri, deneklerin eğitim düzeyinin artmasıyla, kadınların siyasete girmesi ve siyasetçilere bakış açılarının olumlu yönde değişmesi, kadın deneklerin; kadın siyasetçilerin kadın hakları konusunda çalışmadığını düşündüklerini belirtmeleri gibi sonuçların yanında, kadınların oy verirken ailelerinin, eşlerinin baskısına, yönlendirmelerine maruz kaldıkları da ortaya çıktı. Toplantıda konuşan Yrd. Doç. Dr. Erzen “Kadın Gözüyle Kadın Siyasetçiler” başlıklı araştırmasında, kadınların yüzde 51’inin kurulacak kadın partisine oy vermeyi düşündüğünün ortaya çıktığını belirterek, “Türkiye’de kadınlar siyasetin dışında görülüyor ve kadınlara parti kadrolarında yeterince yer verilmiyor. Dolayısıyla kadın partisinin kurulması, siyasi erkek aktörlerin de belki silkelenmelerine, şapkalarını önlerine alıp düşünmelerine neden olacaktır” dedi. Araştırma ile ilgili Erzen, şöyle devam etti: “Kontroller ve kota ayrımları yapıldıktan sonra 935 anket değerlendirmeye alınmıştır. Bu araştırmada yer alan tüm veriler Türkiye’de yaşayan kadınları temsil niteliği taşımaktadır ve bu çalışma, Türkiye İstatistik Kurumunun belirlediği standartlar çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada amacımız, kadınların yaşam tarzlarını, beklentilerini, sosyo-ekonomik durumlarını, politikaya bakış açılarını, kadın politikacılar ile ilgili düşüncelerini ve istatistik ve demografik bilgilerini tespit etmektir. Araştırma sonucunda gördük ki maalesef kadınlar büyük oranda, magazin programları izliyor, boş zamanlarını televizyon izleyerek değerlendiriyor ve oy vermeye geldiğinde de büyük oranda, eşlerinin ya da ailelerinin istekleri doğrultusunda oy veriyorlar.” ARAŞTIRMANIN DİĞER SONUÇLARI Araştırmanın diğer sonuçları hakkında da bilgi veren Erzen, kadınların büyük bir kısmının kitap okumadığının saptandığını belirterek, kadınların bireysel bilinçlenmede hala yetersiz kaldığının görüldüğünü söyledi. “Toplumumuzda hep var olan kadın imajı bu araştırmada da göze çarpmaktadır. ‘Kadının önceliği evidir. Kadın evine bakar ve çocuklarıyla ilgilenir’ düşüncesini ne yazık ki kadınlarımızın da içselleştirdiği aşikardır” diyen Erzen, sözlerini şöyle tamamladı: “Araştırmada, kadının eğitim durumunun yükselmesiyle, ideal yaşam tarzını iş kadınlığı olarak gören, kadından politikacı olur cevabı veren, kızı politikaya atılırsa destek vereceğini söyleyen, Türkiye’de kadın Cumhurbaşkanı ve Başbakan olmalı cevabı veren kadın oranında artış olduğu bulgusuna ulaşıldı. Bu araştırmada öne çıkan bir başka bulgu ise kadınların oy tercihlerinde cinsiyet etkisinin olmamasıdır. Kadınlar partilerin kadın adayları çoğunlukta olduğu için oy vermediklerini ancak bir kadın partisi kurulursa oy verebileceklerini söylemektedirler.” 29 Karnıbaharın kötü kokusunu ekmek önlüyor Lahana ve karnıbahar pişirirken ortaya çıkan kötü kokudan kurtulmak için tencere kapağının üzerine bir dilim ekmek koyun. Ekmek, sebzelerden çıkan kötü kokuyu önlüyor. BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ? Şekerleme yapmak kalbi koruyor ABD’nin Pensilvanya eyaletindeki Allegheny Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre gün içinde yaklaşık bir saatlik uyumanın kalbi koruduğu belirlendi. Bir grup bilim adamı, araştırmaya katılan 85 sağlıklı üniversite öğrencisine önce uyku kalitelerine yönelik bir form dolduruldu. Karmaşık bir zihin egzersizinin ardından katılımcıların kan basınçlarını ölçen bilim adamları, daha sonra katılımcıları iki gruba ayırdı. Bilim adamları, ilk gruptakilerden 1 saat kadar şekerleme yapmasını istedi; ikinci gruptaki katılımcıların ise gün içinde uyuması yasaklandı. Araştırmanın sonunda, gün içinde 1 saatlik uykunun ardından kan basıncı seviyesinin normale döndüğü gözlemlendi. 37 bin sokak hayvanı kısırlaştırıldı İBB’nin Avrupa ve Anadolu yakasındaki 4 saha ekibi tarafından toplanan sokak hayvanları Hasdal ve Tuzla’daki rehabilitasyon merkezinde tedavi ediliyor. Hasdal ve Tuzla’da toplam 8 veteriner görev yapıyor. 2004’ten bu yana 73.761 hayvanın muayenesi ve tedavisi yapıldı. Bugüne kadar 37.083 sokak hayvanı kısırlaştırıldı. IMF’NİN yeni kota sistemi yürürlükte Uluslararası Para Fonu (IMF) üyesi dinamik ekonomilerin güçlendirilmesini amaçlayan, yükselen piyasalara kota artışını içeren önlem paketi yürürlüğe girdi. Türkiye’nin kotası yüzde 51 oranında arttı. IMF açıklamasında reformun özellikleri hakkında,“54 ülke için kota artışları 20 milyar SDR’a (30 milyar dolar) ulaştı. Artış 2006’da Çin, Kore, Meksika ve Türkiye için onaylanmış 4 milyar SDR ilk artışa eklenmiş olacak.” denildi. Bu da makam treni TCDD Sivas 4. Bölge Müdürlüğü’nün minibüs şeklindeki özel olarak dizayn edilmiş mini treni ilgi topluyor. 27 yıldır teftişe gelen yöneticilere makam aracı olarak hizmet veren Türkiye’deki tek mini tren, 16 yolcu taşıyor. TİSK: Verimlilikte işsizlik de zirvede Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), 2010 yılında imalat sanayinde üretimin 2007 düzeyini yakaladığını, istihdamın ise 2005 düzeyinde kaldığını bildirdi. TİSK, üretim, istihdam ve verimliliğin birlikte büyümesinin önemine değindi. İmalatta istihdamın üretime göre üçte bir hızla, yüzde 4.8 oranında arttığı da ifade edilerek, artışa rağmen 2008 düzeyinin yakalanamadığı, toplam çalışan sayısının da 2005 yılındaki düzeyinde bulunduğu kaydedildi. Şeker çubuğunda fiyat farkını artık eczacı ödeyecek Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) şeker ölçüm çubuklarına (strip) ilişkin yeni düzenlemesine TÜRK Eczacılar Birliği’nden (TEB) tepki geldi. Türk Eczacılar Birliği TEB, SGK’nın aldığı son kararla stiplerin tanesini 0.55’den 0.32’ye indirmesini, eczacıların maddi yönden mağdur olduğunu ve eczacıları hastalara karşı küçük düşürdüğünü belirtti. TEB açıklamasında, “SGK tarafından, strip başına ödenecek bedelin artırılması gerekirken kurum,1 Mart tarihinde yayınlanan Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) değişikliği ile stripe ödenecek bedeli 0.32 TL’ye indirmiş ve eczanelerin şeker ölçüm çubukları için hastadan fiyat farkı alamayacağını belirtti.” denildi ve farkın eczacıya ödetileceği savunuldu. Kredi için ödediği dosya masrafını alacak Isparta’da bankadan 57 bin lira konut kredisi alan Ceyhun Ertoy, 1710 lira dosya masrafı ödedi. Bunun üzerine Isparta Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvuran Ertoy, verdiği hukuk mücadelesinde haklı bulunarak, bankaya ödediği dosya masrafını geri alacak. Isparta Ticaret Sanayi İl Müdürü ve Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanı Halil Kızılşimşek, bankadan kredi alan tüketicilerin bu tür emsal kararlara dikkat etmeleri gerektiğini belirtti. Banka, gün içinde parayı ödeme taahhüdünde bulundu. Otomobiller 12 yaşını çoktan geride bıraktı Türkiye’de trafiğe kayıtlı ve model yılı 2000 öncesine ait otomobillerin sayısı 3.7 milyonun üzerinde seyrediyor. Beş otomobil sahibinden sadece birinin 4 yaş ve daha genç aracı bulunuyor. Karşılaştırma sitesi enuygun.com’un TÜİK verileriyle yaptığı analize göre, Türkiye’de 2010 yıl sonu itibariyle trafiğe kayıtlı 7.5 milyon otomobil bulunuyor. Bu otomobillerin yarısının model yılı ise 2000 öncesine ait. Model yılı 1996-1999 arası olan araçların toplam içindeki payı yüzde 15 iken, model yılı 1995-1991 arası olan araçların kayıtlı otomobiller içindeki payı yüzde 19 civarında seyrediyor.12 yaştan daha genç otomobillerde ise model yılı 2007-2011 arası olan araçların toplam içindeki payı yüzde 21, bunu yüzde 29 ile 20002006 model arası otomobiller takip ediyor. Böbrek taşlarına karşı pırasa tüketin Bol su içeren ve idrar söktürücü özelliği bulunan pırasa, böbreklerinde taş ve kum olanların şikayetlerine karşı yararlı oluyor. Haftada 2-3 kez yenecek haşlanmış pırasa, böbreklerin temizlenmesine yardımcı olarak böbrek taşı ve kumlarından kurtulmanızda doktorunuzun verdiği tedaviyle birlikte size büyük bir fayda sağlayacaktır. Saç dökülmesine Hint yağı Özellikle saç kuruluğundan oluşan dökülmelere karşı Hint yağı çok etkilidir. 30’ar gram hint yağı ve kına karıştırılarak saç diplerine masaj yaptırılıp bekletilmesi faydalı olur. Betakaroten: Güçlü bir antioksidan ama… Topluca “karotenoidler” olarak bilinen bir grup maddenin özel bir tipi olan bu pigment çok güçlü bir antioksidan. Ama doğru olanı hapla değil doğal yoldan bedene kazandırılması. Manav ya da pazardan alacağımız meyvelerin çoğu betakaroten içeriyor. Ayrıca destek olarak alındığı zaman bu madde yeteri kadar işe yaramadığı gibi hatta ters yönde çalışıp zarar bile verebilir. Kısacası havuç, ıspanak, sarı kabak, sarı dolmalık biber yemek, haftada iki bardak havuç suyu içmek daha sağlıklı. Pamuklu giysileriniz çekiyor mu? Pamuklu giysilerinizin çekmemesi için ilk yıkama işleminden önce, bir gece soğuk suda bekletin. Böylece yıkama sırasında giysilerinizin çekmediğini göreceksiniz. Likopen: Kırmızı mucize Likopen, muhteşem bir antioksidan. Kanserden damar sertliğine kadar işe yaramadığı alan yok gibi. Özellikle prostat, kalın bağırsak ve meme kanserlerinden korunmada ciddi ölçüde işe yaradığı anlaşılıyor. Domatesi hafif ısıtarak veya pişirerek yediğinizde ihtiyacınız karşılanıyor. Salça, ketçap, domates çorbası da aynı işi görüyor. Likopen zengini yiyecekler arasında karpuzu da koymayı unutmamak gerekiyor. Kadınlar için önemli bir hatırlatma daha: Likopen cilt yaşlanmasını, özellikle güneşin ciltte yaptığı kırışmaları da yavaşlatıyor. Lutein: Gözün mimarı Karotenoid adı verilen “renkli mucizeler” ailesinin içinde cilt sağlığını güçlendiren ve kırışıklıkları engelleyen Astaksantin, göz sağlığını destekleyen özellikle retina fonksiyonlarını iyileştiren Lutein ve Zeaksantin de var. Astaksantinin en güçlü kaynaklarından biri somon ve kırmızı alabalık. Lutein ıspanakta ve pancarda bulunuyor. Ayrıca göz hekimleri son yıllarda Lutein ve Zeaksantin içeren göz desteklerini de reçetelerine yazmaya başladılar. Bu besinlerin kataraktan hatta bazı kanserlerden korunmayı güçlendirebileceğini gösteren bulgular da var. Dünyanın ilk bitkisel şişesi PepsiCo’dan Çevre konusunda yenilikçilik ve liderlik misyonunu sürdüren PepsiCo tamamen bitkisel ve yenilebilir kaynaklardan üretilen dünyann ilk pet şişesini geliştirdi. PepsiCo’nun yüzde 100 geri 30 -Bir kilo limonda, bir kilo çilekten daha fazla şeker olduğunu, -Timsahların renk körü olduğunu, Sadece erkek kanaryaların öttüğünü, -Yarım kilo bal yapabilmek için arıların iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorunda olduklarını, -Tarantulaların iki buçuk yıl hiçbir şey yemeden yaşayabildiklerini, -İncilerin sirkede eridiklerini, -En fazla asfaltlı yola sahip olan ülkenin Fransa olduğunu, -Sihirli sözcük olan “Adrakadabra”nın ilk olarak yüksek ateşli hastaların ateşlerini düşürmek için söylendiğini, -Eyfel Kulesi’nin tepesine çıkabilmek için 1.792 BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ? basamak çıkmak gerektiğini biliyor muydunuz? Tesadüfen keşfedilen icatlar -Aşçı George Crum, bir müşterisi patates kızartmalarının çok kalın olmasından şikayetçi olunca, çok ince doğradığı patatesleri kızartmaya başladı ve böylece patates cipsi doğmuş oldu. -1940’larda James Wright adlı bir bilim adamının savaşta kullanmak üzere “sentetik lastik” üretme çalışmaları, oyun hamurunun keşfiyle sonuçlandı. -1946’da Percy Spencer adlı mühendisin cebindeki şekerler, bir magnetron tarafından eritilince günümüz mutfaklarının vazgeçilmezlerinden mikrodalga fırın keşfedilmiş oldu. -Alexander Fleming adlı bilim adamı gribe çare ararken, içinde bakteri bulunan bir kapta mantar üretmesiyle Penisilin’i keşfetmiş oldu. -Bütün yapay tatlandırıcılar, deney yaptıktan sonra ellerini yıkamayı unutan bilim adamları tarafından keşfedildi. -19. yy’da Alman bilim adamı Wilhelm Röntgen, radyasyon ile deney yaparken kemiklerin göründüğünü keşfetti. -Charles Goodyear, 1839’da, lastik-sülfür karışımını yanlışlıkla ısıtılmış ocağın üzerine düşürünce, sertleştirilmiş plastik de ortaya çıktı. İstanbul Mücevher Fuarı’nda 1,5 milyon dolarlık hırsızlık CNR Expo’da açılan 32. İstanbul Mücevher Fuarı’na katılan bir firmanın standındaki 1,5 milyon dolar değerinde olduğu bildirilen zümrüt ve pırlantadan oluşan gerdanlık çalındı. Alınan bilgiye göre, fuara katılan bir firmanın standına gelen 2 kadın, görevlileri oyalarken, diğer kişi ya da kişilerde ürünlerin sergilendiği vitrinin arka kapağını açarak gerdanlığı çaldı. Bu kişilerin uzaklaşmasının ardından çalındığı fark edilen gerdanlığın üzerinde 125,72 karat zümrüt ve 99,52 karat pırlanta bulunduğu bildirildi. Selenyum nedir? Selenyum, E vitamini ile birlikte çalışır, antioksidan özelliği ile hücreleri oksidasyona karşı korur ve bağışıklılık sistemini güçlendirir. Kasların zayıflamasını ve kan hücrelerinin yıkılmasını önler, kanser, felç, kalp hastalıklarına karşı önleyicidir. Troit hormonlarının çalışmasında etkilidir. Selenyum kaynakları tahıllar, brokoli, lahana, kereviz, soğan, sarımsak ve yumurtadır. Yetersizliğinde yorgunluk, sinirlilik, kalp kası ile ilgili sorunlar ve kas ağrıları görülür. Aşırı alımı toksit etki gösterir. Bulantı, kusma, saç dökülmesi, deri döküntüsü ve siroza neden olabilir. İyimserliğinizin nedeni uykusuzluk Uykusuzluğun, karar alırken kişileri aşırı iyimser ve risk almaya daha eğilimli hale getirebildiği ortaya çıktı. "Neuroscience" dergisinde yayımlanan, Amerikalı bilim insanlarının yaptığı çalışmaya, ortalama 22 yaşındaki kişiler katıldı. Katılanlardan iyi uyudukları bir geceden sonra ekonomik nitelikli bazı kararlar almaları istendi. Bir gece uykusuz bırakılanlardan tekrar karar almalarını isteyen bilim adamları bu kişilerin MR görüntülerini inceledi. Uykusuz kaldıklarında beynin olumlu sezgilerden sorumlu bölümlerinin daha yoğun, olumsuz sezgilerden sorumlu bölümlerinse daha az faaliyete geçtiği belirlendi. Duke Üniversitesi araştırmacıları, uykusuz kalan katılımcıların para kazancına daha fazla, kayıpları azaltmaya ise daha az eğilim gösterdiğini belirtti. Belli bir saatten sonra kumarhaneye gelen müşterilerinin her şeyi kaybedene kadar kumar oynamaya devam ettiğinin kumarhane yöneticileri tarafından çok iyi bilindiği, araştırmanın da bu olguya bilimsel unsurlar getirdiği vurgulandı. Fındık, ceviz ve badem… Haftada 1 kez düzenli fındık, ceviz ve badem tüketenlerde kalp damar hastalığı gelişme riskinin yüzde 8.3, haftada 4 kez tüketenlerde ise yüzde 35-40 azalıyor. Prof. Dr. Örem, fındık, ceviz ve badem gibi ağaçta yetişen sert kabuklu meyvelerin insan sağlığına son derece olumlu etkilerinin olduğu belirtti. Bu ürünlerin sağlık açısından yararlarının belirlenmesi noktasında çok sayıda araştırma yapıldığını vurgulayan Örem, şunları söyledi: ''Bu konuda yapılan çalışmaların sonucu olarak, söz konusu ürünleri haftada 1 kez düzenli tüketenlerde kalp damar hastalığı gelişme riski yüzde 8.3, haftada 4 kez tüketenlerde ise yüzde 35-40 azalıyor. Ayrıca, bu ürünleri daha sık tüketenlerin az tüketenlere göre şeker hastalığı gelişme riski de düşüyor.'' Ürünleri tüketim şeklinin de önemli olduğunu bildiren Örem, ürünlerin aperatif olarak, öğle ve akşam yemeklerinden 1.5-2 saat önce alınmasının iştahı azalttığını, bunun sonucu olarak da ana öğünlerin daha hafif geçtiğini ifade etti. Sigara tüketimi 100 milyar adedin altına indi Kapalı alanlarda sigara içme yasağı, etkisini en fazla geçen yıl hissettirirken, Türkiye’de içilen sigara miktarı, uzun yıllar sonra ilk kez geçen yıl 100 milyar adedin altına düştü. Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (TAPDK) verilerine göre, gelişmeler şöyle: 2009’da 107 milyar 555 milyon adet olan tüketim, 2010’da 93 milyar 354 milyon adede geriledi. Bu rakamlar, Türkiye’de bir önceki yıla göre, 14 milyon adet daha az sigara içildiğini gösteriyor. Bununla birlikte Türkiye’de yılda sigaraya ödenen para ortalama 18 milyar TL’yi buluyor. Son bir yılda satışlar yüzde 13.2 azaldı. Geçen yıl Türkiye’de 93 milyar 354 milyon adet sigara satışı gerçekleşirken, sigara satışı paket bazında da 4 milyar 667 milyonu buldu. Yabancı uyruklu çalışanlar için yeni düzenleme 2 Mart 2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan sosyal sigorta işlemleri yönetmeliğide değişiklik yapılmasına dair yönetmelik ile, yabacı bir firma tarafından firma adına ve hesabına Türkiye’deki bir iş için gönderilen ve kendi ülkesinde sigortalı olduğunu ispat edenler Türkiye’de sigortalı sayılmıyordu. Ancak yönetmelikte yapılan bir değişiklikle aynı yabancı personelin Türkiye’deki kalış süresi üç ayı aşarsa (kendi ülkesinde sigortalı olsa da) 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak kabul edilecek. Bu durumda Türkiye’deki firma bu yabancı personel için SGK’ya sigortalı işe giriş bildirimi yapacak, her ay prim beyan ödeyecek ve 5510 sayılı Kanundaki diğer yükümlükleri yerine getirecek. Tabii ki yabancı personelin geldiği ülke ile Türkiye arasında sosyal güvenlik anlaşması imzalanmış ise bu anlaşmadaki süreler dikkate alınacak. Örneğin Hollanda ile olan anlaşmada bu süre 24 ay, Fransa ile olan anlaşmada bu süre üç yıl. En mutlu çiftler eğitimli ve çocuksuz olanlar İngiltere’de Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Konseyi tarafından yapılan araştırma, kadınların evlilikleri konusunda erkeklerden daha çabuk kaygılanmaya başladığını ortaya koydu. 100 bin kişiyle yüz yüze konuşularak yapılan araştırmaya göre en mutlu çiftler, evliliğin ilk beş yılında eğitimli ve çocuksuz olanlar. İlk yıllardan sonra mutluluk oranında düşüş kadınlarda daha çok ve hızlı oluyor. Uzmanlar, bunun nedenini kadınların çalışmalarının yanı sıra, evi toparlamak yakınların doğum günlerini hatırlamak gibi sorumlulukları nedeniyle daha çabuk yorulmalarına bağlıyor. Kadınlar evliliğin başlangıcından beş yıl sonra kocalarıyla aynı oranda ilişkiden “memnun gibi” görünüyor. Bu dönemde kadınların yüzde 55’i, erkeklerin ise yüzde 57’si “Aşırı mutluyum” diyor. Ancak, bu durum ilerleyen yıllarda değişiyor. Evliliğin 11’inci yılında çok daha az sayıda kadının “mutluyum” dediği göze çarpıyor. 40 yıllık evlilik sonunda ise kadınların yüzde 26’sı erkelerin ise yüzde 33’ü ilişkilerinde aşırı derecede memnun olduklarını ifade ediyor. “Su içmek aklıma gelmiyor” demeyin Memorial Ataşehir Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Prof. Dr. Birsel Kavaklı, su içmeyi unutanlarla birlikte su ihtiyacını çay ve kahveyle gidermeye çalışanları uyararak, “22 Mart Dünya Su Günü “ öncesinde suyun faydalarını şöyle sıraladı: Bağışıklık sisteminin görevini yerine getirmesini sağlar, zinde ve dinç kalmada yardımcıdır. Hücrelere besin ve oksijen taşıyarak atıkları uzaklaştırır. Böbrek taşlarını önler. Kan basıncını kontrol eden elektrolitlerin dengelenmesine yardımcı olur. Cildin esnek ve pürüzsüz olmasını sağlar. Emziren kadınlarda, süt üretimini arttırır ve eklemlerin kayganlığını sağlar. Kia’ya 2 tasarım ödülü Kia Motors, 2011 yılında iki farklı kategoride dünyaca ünlü Red Dot Tasarım ödüllerinin sahibi oldu. Kia Sportage ve Kia Optima (Magentis), jüri üyelerinden en yüksek puanları alarak 2011 yılı Red Dot Tasarım ödüllerini kazandı. Kia Optima ayrıca 2011 Red Dot “En İyinin İyisi” ödülüne de 31 Bakırköy Belediye Başkanı şekilde engel olma Ateş Ünal Erzen ile, şansımız yok. Sadece tariOsmaniye’deki park, Ataköy’deki yakıt tankları ve Ataköy sahili Osmaniye’de yapılacak hi eserlerin olduğu 59 İstanbul'un en büyük dönüm arazi kaldı. Onun Botanik Park Projesi, Ataköy mücadelesini veriyoruz. sahili ve Ataköy'ün adeta TOKİ ile konuştuk, burayı göbeğine yapılan yakıt bize verin kültür merkezi tankları konularında gelinen olarak yapalım dedik. son noktaları konuştuk. Yıllık 8 milyon TL kira Botanik Park projesinde Büyükşehir Belediyesi ile parası istediler. Vermek bir takım sorunlar yaşadıklarını fakat kesinlikle mümkün değil ama hala peşindeyiz. TOKİ yapacaklarını belirten Erzen, sahiller konusunda Başkanı Erdoğan Bayraktar ile bunu çok ciddi bir ise Bakırköy Belediyesi'nin hiçbir yetkisinin noktaya getirdik. Sayın Erzen, 8 trilyon kira istiyorlar dediniz. bulunmadığını söyledi. Orada yapılaşma belli, 5 tane tarihi bina var. Ya Yakıt tankları ile ilgili Büyükşehir Belediyesi ile bu binaları yıkacaksınız, kiracı yeni bina yapacak görüştüğünü fakat bu konunun tamamen ki o parayı kazansın, yoksa bu para çıkmaz? Ulaştırma Bakanlığı'nın sorumluluğu altında Evet kesinlikle çıkmaz. Ama ileride belki plan olduğunu ve halkın güvenliği, sağlığı, kentsel değişikliği yaparlar. Herşeyi yapabilirler. çirkinlik konusu ile ilgili dava açtıklarını belirtti. Sayın Erzen, Osmaniye Mahallesi’nde E-5 Yolu Tarihi eseri nasıl yıkacaklar? kenarında İstanbul’un en büyük botanik parkını Bilemiyorum. Türkiye’de her şeyin olabileceğine yapmaya başladınız. Bu Bakırköy için çok önemli inanıyorum artık. Basılmayan bir kitap toplatılıp, ve Bakırköylüleri heyecanlandıran bir proje. Fakat imha edilebildiğine göre her şey olabilir. son günlerde bir takım sıkıntılar olduğu yönünde Sayın Erzen, bir de Bakırköy’de son aylarda duyumlar aldık. Nedir bu sıkıntılar? yaşanan önemli gelişmelerin başında gelen yakıt tankları konusu var. Bu konudaki son durum Söz verdiğimiz gibi 94 dönüm üzerine Bakırköy’de söylüyor: ‘İlçede son 5-6 senede ruhsatsız olarak nedir? bir botanik park yapıyoruz. Çocuklar orada inşa edilmiş bina bulunmuyor’. Bunu sağlayan Yakıt tanklarının olduğu yere Büyükşehir Belediyesi ağaçları tanıyarak büyüyecekler. Gençler ve Bakırköy Belediyesi, biz eskiyi de biliyoruz, de karışamıyor. Ben bu konuyu Büyükşehir’e yaşlılar nefes alma imkanı bulacaklar. Bakırköy Bakırköy kaçak cennetiydi. Yaşadığımız sıkıntıları götürdüm. Büyükşehir’de anlattım. Onlar da biz Belediyesi olarak bu projeye başladık. Proje ile Büyükşehir Genel Sekreteri ve grup başkan görmedik, haberimiz yok dediler. Doğru yanlış ilgili, ilk önce İl Sosyal İşler Müdürlüğü ile bir vekilleriyle konuştuk. Herkes bize hak veriyor ama bilmiyorum ama gördükleri zaman yapabilecekleri sıkıntımız oldu. Bizim daha önce Türkiye Omurilik Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Müdürlüğü hiçbir şeyin olmadığını söylediler. Ulaştırma Felçlileri Derneği (TOFD) için yaptığımız bir yer her nedense arada bir geliyor ve bize zorluk Bakanlığı’nın onayı ile oluyor. Ulaştırma vardı. Burası 2004 yılının sonuna doğru açıldı. çıkarmaya çalışıyor. Parasını yatırmışım, projesini Bakanlığı’na bir yazı ile itiraz ettik ve bu Sonra zaman içinde TOFD orayı kullanmamaya yapmışım, durdurmaya yasal bir yetkileri yok. Ben yapacağınız şey doğru mudur diye sorduk. Fakat başladı ve daha sonra İl Sosyal İşler Müdürlüğü oraya kalkıp da park yerine bina yaparsam o bir cevap alamadık. Ve halkın güvenliği, sağlığı, burayı kullanmaya başladı. Burası yapılmaya zaman gelirsin, inşaatı durdurursun. Bunun kentsel çirkinlik ve başlanan botanik parkın içinde kalıyor. Gelin siz arkasında biraz siyaset yatıyor. yapılan tankların buradan E-5’e resyer altında çıkın, biz imleri olması konusu ile size güzel koyduk ilgili dava açtık. bir yer ve bir Sayın Başkan, o yapalım panik arazi olası bir veya bizim havası tabi afet birkaç boş başladı. esnasında yerimiz ‘Eyvah toplanma yeri ve var sizi bunlar çadır kamp yeri oraya nasıl olarak taşıyalım yapıyor görünüyor. Buna dedik. Çok bunu, bu rağmen yapıyorlar? uzun süre bu konuyla uğraştık şimdi sorunumuz bittiği zaman muazzam bir yer olacak’ diye Biliyorum ama bütün yetkilere sahipler. Bazı yerde kalmadı, onlara parkın önünde geçici prefabrik bir düşünüyorlar. Son zamanlarda bu tarz sıkıntılar Büyükşehir’in de yetkisi yok, bu örnekte olduğu yer yapıyoruz. Oraya taşıyacağız. Bu konuyu yaşadık ama işin projesi ortada, yapmaya devam gibi. Zaten bu Torba Yasa’da havaalanı ve halledip park inşaatına başladık ve hafriyat ediyoruz. Durdurmaya da yetkileri yok. Yapacağız. çevresinin Bakırköy Belediyesi’nden çıkarılmasıyla yapılmaya başlandı. Sonrasında Büyükşehir Sahillerdeki son durum nedir sayın Erzen? Sahillerde inşaatın başlama noktasına geldiği başladı. Dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir olay. Belediyesi’nden Zabıtalar ve Çevre Koruma söyleniyor? Dünyanın her yerinde eğer bir ilçenin yanında Müdürlüğü’nden ekipler gelip siz buraya ne havaalanı koyduysanız, o ilçe havaalanı nedeniyle yapıyorsunuz? dediler. Projelerimizi verdik, gittiler. O sahil hiçbir zaman yeşil alan olmaz bunu herkes yaşar. Her türlü gelire sahip olur. Biz havaalanına Sonra tekrar geldiler. Siz burada hafriyat bilsin. Sahilde yıllar önce ilk yapılan yer Ataköy giremiyoruz. İçerde 500’ün üstünde dükkan var. yapıyorsunuz dediler. Hafriyat yapacağız tabiki, Plajı’dır. Özel plajdır. Ataköy Plajı’nın yanında da Ruhsatları yok. Böyle bir şey olabilir mi? Bırakın hafriyat yapmadan bir orman yapılabilir mi? Mokamp vardı. Yabancılar kamp yapardı, yine free shop bölümünü, onun dışında da ruhsatı yok. Kazacaksınız, ona uygun toprak dökeceksiniz. yeşil alan değildi. İnsanlar parasını verip plaja girHafriyat olmaz bunun parasal bir değeri var onu erdi, Mokamp’a mokampçılardan başkası giremez- Otoparkın bizden alınmış ruhsatı yok. 260 bin metrekare kapalı-açık otopark var orada. İkisine ödeyin dediler. İnşaatı durdurmadım ve o parayı di. Sonra Galleria, marina ve araya bir otel de karışamıyoruz. Otopark ruhsatı şu anda da ödedik. Sonra tekrar inşaatı durdurun diye yapıldı. Turizm Bakanlığı orayı ‘Turizm Alanı’ metrekaresi 30 lira. Müthiş bir gelir. Çok büyük geldiler. Bize 500 bin TL teminat vereceksiniz olarak ilan etti. Bizim yetkimiz yok. Turizm gelirlerden Bakırköy Belediyesi’ni mahrum ettiler. dediler. Neden diye sorduk, burada başka bir şey Bakanlığı’nın orayla ilgili 91 ve 97 planları var. Bir tarafımıza onu yaptılar bir tarafımıza yapıyorsunuz dediler. Böyle bir şey mi olur? Bu ne Sonra burası TOKİ’ye geçiyor. TOKİ de burayı Veliefendi’yi. Ama bunlara rağmen çok şükür kimkomik bir şeydir. Ben sana projemi vermişim, satıyor. Yeşil alan olarak satmıyor, Turizm Planı’na seye gereksinimimiz olmadan bütün işlerimizi projeme aykırı olan bir şey varsa sen de göre otel, rezidans yapılabilecek alan olarak yürütüyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak gelip buna bakarsın. satıyor. Biz, insanlarımız istemiyor diye bundan Ayrıca Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, 1,5-2 yıl önce oranın planıyla ilgili Danıştay’a dava Bakırköylüler’e başka mesajınız var mı? Bakırköy Türkiye’ye örnek olabilecek bir ilçe ve İskan Hakları’yla ilgili basın toplantısı yapıyor. açtık. Ama bunlar 91 planı olduğu için çoktan insan yapısına sahip. Her zaman söylediğim bir Basın toplantısının arkasından bütün belediyelerin zaman aşımına uğramış. Zaman aşımına uğradığı şey vardır “Bakırköy Mustafa Kemal Atatürk’ün dumunu tek tek veriyor ve AKP’li Kadir Topbaş, için Danıştay talebimizi reddetti. Yapacak bir şey özlemini duyduğu Türkiye’dir”. CHP’li Bakırköy Belediyesi için aynen şu cümleyi yok. Şimdi orada otel yapılacak. Buna hiçbir SORUNLAR BİTMİYOR 33 CHP Bakırköy İlçe Başkanlığı’na M. Sait Yücel getirildi CHP’DE YENİ DÖNEM 12 Haziran’da yapılacak genel seçimlerde milletvekili aday adayı olması nedeniyle istifa eden CHP Bakırköy İlçe Başkanı Dilek Baki’den boşalan göreve M. Sait Yücel getirildi. Daha önce CHP İl Genel Meclisi üyeliği yapan M. Sait Yücel, başkanlık döneminde Bakırköy’deki tüm kesimi kucaklayacaklarını söyledi. Gazetemize açıklamalarda bulunan Yücel, “CHP Bakırköy İlçe Örgütü uzun dönemdir oturmuş bir ilçe örgütü. Belli çalışmaları hayata geçiren, referandumda Türkiye boyutunda en çok “Hayır” oyunu veren bir ilçe. O nedenle CHP Bakırköy Örgütü gerek yöneticileri, gerek üyeleri ve özellikle de Bakırköy’deki vatandaşlarıyla bu anlamda duyarlı, olayları yakından takip eden bir ilçe. Sistem olarak bakıldığında buradaki klasik seçim çalışmalarımızı yapacağız. Onun dışında biz bu yeni dönemde CHP’li olsun ya da olmasın tüm vatandaşlarımızı dinleyeceğiz, onlara politikalarımızı anlatacağız. CHP Bakırköy İlçe Örgütü olarak gidilmedik sokak, çalınmadık kapı bırakmayacağız. Amacımız CHP’yi önce bölgemizde, sonra İstanbul’da birinci parti yapmak ve CHP İktidarı’nı oluşturmak” dedi. Bakırköylülere de bir takım mesajlar veren Yücel, “Bakırköylüler’e şunu belirtmek isterim özellikle şu anda yazılı ve görsel medyada CHP politikalarıyla ilgili çıkan haberlere çok fazla rağbet etmesinler. Bakırköy’deki seçmen kitlesi bu anlamda herşeyi iyi takip eden, iyi yorumlayan, doğru tespit yapan bir ilçemizdir” diye konuştu. CHP Bakırköy İlçe Başkanı M. Sait Yücel, “CHP, projeleri ve kadroları ile iktidara hazırlanıyor” diyerek sözlerini tamamladı. Farklı fırçaların, farklı düşüncelerin birlikteliği ‘’2011 RENKLER’’ Atakent’li 27 kadın ressam Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi Sergi Salonu’nda sanatseverlerle buluştu. Yağlıboya ve karakalem 61 eserin sergilendiği serginin bu yılki konsepti ‘’2011 Renkler’’ oldu. Ressam Asuman Savuk Atölyesi küratörlüğüyle ve Rebil Design sponsorluğuyla gerçekleşen, açılışını bölge yöneticilerinden Yakup Demir’in yaptığı ve keman sanatçısı Aydan Tunalı, flüt sanatçısı Ayça İçen’ in canlı performanslarıyla renk kattığı davete ilgi büyüktü. 350 seçkin sanatsever davetlinin katılımıyla gerçekleşen kokteylde, herkesi mutluluk için sanatın bir dalıyla uğraşmaya davet eden sanatçılar “her şeye rağmen yine yeniden sanat” dediler. Bu arada sergiye eserleriyle katkıda bulunan Asuman Savuk Resim Atölyesi sanatçıları ise şunlar: Ferzan Gümüştepe, Arzu Akbaba, Berrin Yağcı, Bilge Eroğlu, Canan Tunalılar, Didem Fis, Fatma Işıklı, Figen Sezgin, Funda Demir, Gülcan Vurçak, Güldane Gostolüpçe, Gülnaz Panzeroğlu, Gülsün Tezelli, Günfer Demirci, Hilal Aytek, İlksen Erdinç, Liumila Mavrodi, Melike Güven, Nermin Kılıç, Nilgün Kıroğlu, Nur Yılmaz, Sevil Esenkal, Sevim Yıldız, Songül Gökdemir, Sunay Tok, Şermisn Ses ve Yüksel Hasgül. KAYMAKAMLIK PERSONELİNE TEMEL AFET BİLİNCİ SEMİNERİ Bakırköy Kaymakamlığı, Bakırköy Afet Yönetim Merkezi ve Mahalle Afet Gönüllüleri (MAG) işbirliğiyle, kaymakamlık personeline “Temel Afet Birinci Semineri’’ verildi. 5 gün süren ve kaymakamlık personeline gruplar halinde verilen eğitim programı Bakırköy Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Eğitim programında, Bakırköy Belediyesi Sivil Savunma Uzmanı Abdullah Gezer tarafından Afet Durumlarında Yerel Yönetimlerin Sorumlulukları ve Görevleri konusunda, Bakırköy Afet Yönetim Merkezi Müdürü Özden Işık tarafından da Temel Afet Bilinci konulu eğitim verildi. Bakırköy Belediyesi Sivil Savunma Uzmanı Abdullah Gezer, olası bir depremde ilçelerdeki amirliğin kaymakamlık olduğunu ve personellerin bu konuda daha çok bilinçlenmesi gerektiğini söyledi. Özden Işık ise seminere katılan personellere slayt gösterisi eşliğinde deprem sırasında ve sonrasında 35 BAKIRKÖY MUSİKİ KONSERVATUARI ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ ANDI Bakırköy Musiki Konservatuarı, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıldönümü nedeniyle bir konser verdi. İspirtohane Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ve koro şefi Faruk Salgar’ın yönetmenliğini yaptığı konsere vakıf üyeleri ile birlikte çok sayıda vatandaş katıldı. Konser öncesinde vakıf başkanı Hikmet Özkahraman, başkan yardımcısı Orhan Özseyhan ve vakıf üyesi Selçuk Kurt birer konuşma yaptılar. Çanakkale şehitlerinin anısına yapılan 1 dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan konserde, koro tarafından birbirinden güzel 12 eser icra edildi. Konserde ayrıca solistler, İrfan Bulut, Ece Durmaz, Şansal Toker ve Melike Tok tarafından icra edilen eserler katılımcılar tarafından beğeni ile dinlendi. Konser sonunda, Bakırköy Musiki Konservatuarı Vakfı Başkanı Hikmet Özkahraman tarafından koro şefi Faruk Salgar’a çiçek takdim edildi. “OSMANLI’DAN 2011 MİLENYUMA KADIN” Capacity Alışveriş Merkezi Kadınlar Günü’ne özel defile düzenledi. Capacity Alışveriş Merkezi, 8 Mart Dünya Kadınlar günü projesi olan ‘’Osmanlı’dan 2011 Milenyuma Kadın’’ sloganı ile özel olarak tasarlanmış dönem kıyafetlerini ziyaretçileri ile buluşturdu. Capacity, projenin canlandırılması amacıyla alışveriş merkezinde yer alan markaların da desteğini alarak ünlü mankenler Ece Gürsel ve Yeliz Öney eşliğinde muhteşem bir defileye ev sahipliği yaptı. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nden ‘’DÜŞÜNEN ŞARKILAR’’ Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi gören hastaların yazdıkları şiirler, Teoman, Ahmet Özhan, Soner Arıca, Betül Demir, Mercan Rashit ve Demet Sağıroğlu gibi ünlü sanatçılar tarafından seslendirilerek, ‘’Düşünen Şarkılar’’ adlı bir albüme dönüştü. Prodüktörlüğünü Hakan Eren'in yaptığı “Düşünen Şarkılar” adlı albüm, Psikiyatri Uzmanı Dr. Vedat Bilgiç ve Müzik Eğitmeni Volkan Uruk tarafından hazırlandı. 1964 yılında Bedia Tuncer isimli edebiyat öğretmeni tarafından derlenip ‘İnilti’ ismiyle kitaplaştırılan şiirler; Teoman, Ahmet Özhan, Soner Arıca, Betül Demir, Mercan Rashit ve Demet Sağıroğlu gibi ünlü sanatçılar tarafından seslendirildi. Albümün tanıtımı amacıyla The Marmara Hotel’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Başhekim Doç. Dr. Erhan Kurt, “Meşhur bir söz vardır ‘divana sığmaz söz çıkar divaneden’ diye... Bu eser bir bakıma, ‘divane’lerin divana sığmaz sözlerini notalara dökerek melodileştirme ve müziğin evrensel diliyle dünyaya seslenme çabasıdır” dedi. Teoman, Betül Demir, Demet Sağıroğlu, Ahmet Özhan, Soner Arıca, Mercan Rashit gibi ünlü sanatçıların sesinden hayat bulan projede, Doç. Dr. Erhan Kurt da ‘Teselli İsterken’ adlı şiiri seslendirdi. Albümdeki tüm şarkılar ve şiirler gerçek öykülere dayanırken, şarkılarda bahsi geçen her olay, her duygu ve her ifade gerçek hayat öykülerinin izlerini taşıyor. Albüm satışından elde edilecek gelir, hastaların rehabilitasyonunda kullanılmak üzere Bakırköy Akıl Hastanesi Vakfı’na bağışlanacak. 39 BOĞAZIN İNCİLERİ FOTOĞRAF SERGİSİ Bakırköy Muhittin Üstündağ İlköğretim Okulu öğrencileri tarafından 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul projesi kapsamında, Carousel Alışveriş Merkezi’nde “Boğazın incileri” adlı fotoğraf sergisi düzenlendi. Proje kapsamında Muhittin Üstündağ İlköğretim Okulu’ndan 60 öğrenci, 10 öğretmen ve idarecilerden oluşan grup İstanbul Boğazı’nın gemiden seyir halindeyken fotoğraflarını çekti. Sergi ile ilgili bilgi veren okul müdürü Gülseren Hızarcıoğlu, “Birbirinden güzel 1000'e yakın fotoğraf içinden 70 fotoğraf seçilerek “Boğazın İncileri” adlı fotoğraf sergisi için hazırlandı. Okulumuz koridorlarında önce öğrenci ve velilerimize 1 ay sergilenen eserleri şimdi de Carousel AVM'deki Asma Kat Sergi Salonu’nda Bakırköylülerle buluşturuyoruz. Sergiyi gezen herkesin beğenisi ve takdirini kazanan sergimizle, öğrencilerimizin kültürel etkinliklerdeki başarısını bir kez daha paylaşıyoruz” dedi. GÖNÜLLÜ ÇEVRECİLER İLE HAYATA TUTUNDU Bakırköy Gönüllü Çevreciler Sosyal Yardımlaşma Derneği, geçirdiği kaza sonrasında sakat kalan ve Şenlikköy Mahallesi’nde çöp konteynırlarındaki yiyecekleri toplayarak hayatını sürdüren Mustafa Güneş’e yardım eli uzattı. Yardımsever mahalleli tarafından ev tutulan ve bu evde yaşamaya başlayan Mustafa Güneş’i ziyaret eden Bakırköy Gönüllü Çevreciler Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Nermin Ar ve üyeleri, Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen’in de desteği ile alınan akülü tekerlekli sandalyeyi Güneş’e teslim etti. Ayrıca, gönüllü çevreciler tarafından Bakırköy Belediyesi Aşevi’nden Mustafa Güneş’e yemek yardımı da sağlandı. ATAKÖY PLUS GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE HAKAN ŞAHİN GETİRİLDİ Ataköy Plus Genel Müdürlüğü’nden ayrılan Cemil Demirbakan’ın yerine Hakan Şahin getirildi. Boğaziçi Üniversitesi ve University of Houston’da eğitimlerini tamamlayan Hakan Şahin, Alışveriş Merkezi sektöründe Türkiye’de, Ece Türkiye’nin; Kazakistan, Almanya, İstanbul ve Antalya projelerinde görev aldı. Son olarak Kazakistan Almaata‘da kendi şirketi SCD ‘yi (Shopping Center Management & Design) yürüten Şahin, bölgede başarılı projelere imza attı. Evli ve bir çocuk sahibi olan Hakan Şahin, İngilizce Almanca ve Rusça biliyor. DP İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI’NDAN SEÇİME HAZIRLIK TOPLANTISI Demokrat Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından 4. Levent’teki Şirvan Restoran'da seçime hazırlık toplantısı düzenlendi. Düzenlenen kahvaltılı toplantıya DP Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, İstanbul İl Başkanı Haluk Bozovalı ve çok sayıda DP’li katıldı.Toplantıda ilk olarak konuşan İstanbul İl Başkanı Haluk Bozovalı, seçim çalışmalarına başladıklarını belirterek, Demokrat Parti’yi eski günlerine geri döndüreceklerini söyledi. Daha sonra kürsüye çıkan DP Lideri Namık Kemal Zeybek ise, iktidara gelmeleri halinde gerçekleştirmeyi düşündükleri 10 projeyi açıkladı. Zeybek, ilk projelerinin zorunlu askerliği kaldırmak olduğunu belirtti.. Bedelli askerliğin de yanlış olduğunu savunan Zeybek, “Parası olan bir bedel ödüyor askerlik yapmıyor, yoksul ise zorla askere alınıyor. Bu Osmanlı'nın yıkılma nedeni olmuştur” diye konuştu. ORTA DİREĞİ YENİDEN İNŞA EDECEĞİZ Mahalle teşkilatlarını canlandıracaklarını belirten Zeybek, orta direği yeniden inşa edeceklerini, tarım üreticisini yeniden ortaya çıkaracaklarını, esnafı yeniden dirilteceklerini, 'devlet yatırım yapmaz' efsanesini yıkacaklarını, fabrikalar açıp iş sahaları oluşturacaklarını ifade etti. Projeleri arasında savunma sanayi fonlarının yüzde 100 amacına yönelik olarak milli ekonominin içine akıtılması, yoksullara nakdi yardım dağıtılması programının olduğunu da bildiren Zeybek, diğer projelerini şöyle sıraladı: “Devleti yeniden kuracağız. Çağdaş yönetimi geliştireceğiz. Ergonomi Projemizle herkese uyumlu çalışmayı, zaman yönetimini öğreteceğiz. Hacı Bektaş Veli'yi, Yunus Emre'yi dünyaya anlatacağız. Milli kültürlerimizi dünyaya yayacağız. Böylece ülkemizin tanıtımına da büyük fayda sağlamış olacağız. Biz milli bir dış siyaset yapacağız. 'One minute' falan hepsi hikaye. Bütün dünya ile dostluk kuracağız ama siyasetimize biz karar vereceğiz. Türkiye'nin liderliğinde Türk Cumhuriyetleriyle Türk Devletleri Birliği kuracağız. Projemiz çok ama son olarak da onurlu bir dış siyaset yürüteceğiz. Bağımsızlığımızdan vazgeçmeden mücadele edeceğiz. Türkiye'ye daha çok demokrasi ve özgürlük getireceğiz. Bu seçimde iktidarı biz oluşturacağız. İki yıl sonra da yine seçim var. Sizden alacağım enerjiyle tek başımıza iktidara TEKNOLOJÝ DÜNYA SI dan önce davranan Amazon bu avantajını iyi kullanabilir mi, bilinmez. Ancak Amazon'un bulut duyuruları bununla da sınırlı kalmadı. Amazon'un Cloud Drive hizmeti ise müzik dosyalarının depolanabilmesini ve herhangi bir PC'den arşive ulaşılabilmesini sağlıyor. Cloud Drive ve Cloud Player şu anda PC ve Android platformları için kullanıma sunuldu. Telif hakları sorunu halen büyük bir handikap olarak bu alana girmek isteyen şirketlerin önünde dururken Amazon'un bu konuda ne gibi çalışmalar yaptığı ise merak konusu. Ebay, GSI COMMERCE İÇİN 2.4 MİLYAR DOLAR ÖDEDİ GÖKHAN ATAMER [email protected] ÇİN’DEN ALTYAPIYA ÇILGIN YATIRIM: 300 MİLYAR DOLAR China Daily gazetesinde yer alan habere göre Çin Endüstri ve Enformasyon Teknolojileri Bakanlığı'nın yayınladığı rakamlara göre ülkedeki cep telefonu kullanıcılarının sayısı yaklaşık 879 milyona ulaştı. Yılın ilk iki ayında yaklaşık 20 milyon abone kazanan Çinli mobil operatörlere karşın sabit operatörler bir milyona yakın abone kaybetti. Ancak mobil ve sabit hatlar arasındaki penetrasyon oranına baktığımızda ibrenin sabit hatlardan yana olduğunu görüyoruz. Yaklaşık 1,34 milyarlık nüfusa sahip Çin'deki mobil penetrasyon oranı yüzde 64,5 seviyesinde iken, sabit hatlarda bu oran yüzde 87'yi buluyor. Çin hükümetinin hazırladığı beş yıllık plan çerçevesinde telekom altyapı yatırımlarına ayrılan bütçe ise akıllara zarar: 300 milyar dolar. Ancak bu yılın ilk iki ayında yaklaşık 26 milyar dolarlık gelir elde eden bir sektörden söz ettiğimiz düşünüldüğünde bu yatırımın çok da ütopik olmadığı ortaya çıkıyor. TELEKOM SEKTÖRÜNDE DEV EVLİLİK Telekomünikasyon sektörü dev bir birleşmeye sahne oluyor. ABD'li telekomünikasyon grubu AT&T'nin Deutsche Telekom'a ait T-Mobile USA'yi 39 milyar dolar karşılığında satın alarak ABD'nin mobil telefon pazarında yeni bir lider oluşturmaya hazırlandığı belirtildi. Ancak anlaşmanın yüksek maliyetinin müşteri faturalarına yansıyabileceği endişesiyle, sıkı anti-tröst gözetimine tabi tutulması bekleniyor. Anlaşma, ABD'nin sıklıkla network performansının zayıf olduğu gerekçesiyle eleştirilen ikinci büyük servis sağlayıcısı AT&T'ye cep telefonuyla görüntü ve data iletiminde artan talebin karşılanması için ek kapasite elde etme imkanı verecek. Anlaşma kapsamında, Alman telekom operatörü Deutsche Telekom, borçlarını ödeme imkanına kavuşacağı gibi, AT&T'de yüzde 8 pay sahibi de olabilecek ve Amerikan pazarındaki yerini kısmen de olsa koruyacak. Şimdiye kadar bu yıl alınan en büyük birleşme kararı olması beklenen anlaşmanın, ABD'li antitröst yetkilileri tarafından sıkı bir biçimde incelenmesi bekleniyor. T-Mobile USA halen en düşük ücret talep eden servis sağlayıcıları arasında. Bu arada anlaşmanın ardından, AT&T'inin 96 milyon adet müşterisine 34 milyon abonenin daha ekleneceği belirtiliyor. GOOGLE VE APPLE SEYRETTİ, AMAZON GOLÜ ATTI Amazon, 5 Gb’lık ücretsiz depolama alanı sunan bulut tabanlı müzik hizmeti Cloud Player'ı duyurdu. Amazon Cloud Player'a kendi şarkılarını yükleyen kullanıcılar uyumlu cihazlarla müzik arşivlerine internet erişimi olan her yerden ulaşabiliyor. Elini çabuk tutarak Apple ve Google'- ATAKÖY Türkiye'de de Gittigidiyor.com ortaklığı ile faaliyet gösteren Ebay yaklaşık 2.4 milyar dolar karşılığında GSI Commerce'ü satın aldı. GSI Commerce, Ebay'in performansını yükseltebilecek eticaret, dijital pazarlama araçları geliştiriyor. Bu yılın üçüncü çeyreğinde yasal prosedürün tamamlanması ile satın alma işleminin de sonlandırılması bekleniyor. GSI Commerce'ün müşterileri arasında Adidas, Calvin Klein, Levi's, Godiva, Radio Shack ve Toys R Us gibi dünya markaları bulunuyor. KANSAS’A 1 Gbps INTERNET TORPİLİ Google, ultra yüksek hızlı fiber optik internet bağlantı projesini 2012'de denemeye başlayacak. Bunun için ABD'deki yaklaşık 1.100 aday kent arasında kazanan ise Kansas City oldu. Hizmet verilmeye başlandığında yaklaşık 500 bin abone, ülke genelinde sunulan ortalama hızın yaklaşık 100 katı hızında internet bağlantısına sahip olacak. Bu dev bir 3D film dosyasının bilgisayara 5 dakikada inmesi anlamına geliyor. Ya da aynı büyüklükteki multimedya dosyaları kesintisiz şekilde 'stream' edilerek ağa bağlı bilgisayar veya TV'lerden izlenebilecek. Google’ın kendi blogunda yaptığı açıklamayla duyurduğu proje başarılı olursa, altyapı diğer kentlere de yayılacak. TOSHIBA’DAN BİR İLK: ŞARJI İKİ SAAT GİDEN TV Toshiba, bir ilke imza atarak şarj edildikten sonra elektriğe ihtiyaç duymadan iki saat çalışabilen ilk LED TV'lerini duyurdu. PowerTV serisinde yer alan cihazlar 24 ve 32 inç olarak iki ayrı modelden oluşuyor. Özellikle elektrik hatlarında sıkıntı yaşayan gelişmekte olan ülkelere yönelik olarak üretildiği belirtilen cihazlarda yine benzer mantıkla alıcı güçlendirme özelliği de kullanılıyor. Ortam ışığı algılayıcı sayesinde ekran parlaklığında otomatik ayarlama yapan cihazlar böylelikle daha uzun süre pil ömrü sağlayabiliyor. FACEBOOK’TAN SNAPTU’YA 70 MİLYON DOLAR Facebook, çok yüksek meblağ ödemese de stratejik olması bakımından önem taşıyan bir satın almaya imza attı. Facebook, İsrail merkezli Snaptu'yu 70 milyon dolara satın aldı. Resmi rakam şirketler tarafından açıklanmamış olsa da tahmini meblağın bu civarda olduğu sanılıyor. 2007 yılında kurulan ve cep telefonu kullanıcılarının sosyal ağlara erişebilmesini sağlayan bir yazılım geliştiren Snaptu 2500 civarında cihazda çalışan bir sürüm geliştirerek, erişilebilirlik anlamında da oldukça başarılı bir performans sergiledi. Satın alma operasyonu her iki şirket tarafından da doğrulandı. APPLE’DA ŞOK, MAC OS X’İN YARATICISI GİDİYOR Mac OS X'in onuncu yaşını kutlamanın heyecanını yaşayan Apple, 24 Mart 2001'de resmi olarak duyurulan Mac OS X sisteminin ortaya çıkmasında şüphesiz en büyük paya sahip ismi kaybetmek üzere. 1997-2003 arasında Apple'da Yazılımdan ÝMTÝYAZ GENEL Taner SAHÝBÝ, KÜÇÜKTEPE Hukuk Danýþmaný: Av. YÖNETMEN VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ Ofset Baský ; ÜNÝFORM Özcan ATAMER Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Bertrand Serlet görevini bırakıyor. Daha önce Xerox'ta da çalışan Serlet, 2006 yılında Windows Vista'nın Mac OS X'in kopyası olduğunu ileri sürerek büyük bir tartışmaya da imza atmıştı. Serlet yaptığı açıklamada Steve Jobs’la 22 yıldır birlikte çalıştığını ve iyi işler çıkardıklarını vurgularken, bundan sonraki meslek hayatında bilimsel çalışmalara eğilmek istediğini belirtti. TİVİBU'YA ULUSLAR ARASI ÖDÜL TTNET'ten yapılan açıklamada, Tivibu WEB'in, IPTV konusunda farklı ülkelerden operatörlerin, teknoloji partnerlerinin ve içerik sağlayıcıların bir araya geldiği IP&TV World Forum 2011 çerçevesinde düzenlenen Uluslararası IP&TV Endüstri Ödülleri kapsamında, ''En iyi IP TV, Hibrit veya Bağlantılı TV Servisi Büyüme Başarı Ödülü''nü kazandığı belirtildi. Uluslararası IP&TV Endüstri Ödülleri kapsamında, Amerika'dan AT&T U-Verse, Singapur'dan Singtel ile birlikte ilk üçe kalan Tivibu WEB'in, dünya çapında hizmet veren servis sağlayıcılarının ve telekom operatörlerinin yetkilileri ve bağımsız uzmanlardan oluşan bir jüri tarafından değerlendirilerek ödüle layık görüldüğü dile getirilen açıklamada, geçen yıl China Telecom'un aldığı ödülü, bu yıl yerli ve yabancı 85 TV kanalıyla ''Seç İzle'', ''Tekrar İzle'', ''Durdur İzle'' ve ''Geri Al İzle'' gibi özellikleri sayesinde Tivibu WEB'in almaya hak kazandığı kaydedildi. Konuya ilişkin görüşlerine yer verilen TTNET Genel Müdürü Tahsin Yılmaz, ''Alanında global referans noktası olarak sayılan IP&TV World Forum 2011 çerçevesinde ödül almaktan büyük mutluluk ve gurur duyduk. Bu ödül 'TTNET'le Her Şey Mümkün' diyerek başlattığımız yeni dönemde attığımız adımların ne kadar doğru olduğunu gösterir nitelikte... Tivibu WEB önümüzdeki dönemde de gelişmeye ve abonelerine yepyeni içerikler sunmaya devam edecek'' ifadelerini kullandı. KALP ATIŞIYLA iPHONE ŞARJ EDİLECEK! Atlanta'daki Georgia Teknoloji Enstitüsü'nde görev yapan araştırmacılar; normal vücut hareketlerinden ortaya çıkan enerjiyi, kullanarak taşınabilir cihazları çalıştırabilecek miktarda enerjiye dönüştürmeyi bir şekilde başardı. Taşınabilir elektronik cihazları ya da enerji ihtiyacı duyan kulak pili gibi medikal cihazları şarj etmede büyük faydalar sağlayacak olan teknoloji henüz başlangıç aşamasında. Çığır açacak bu teknolojinin varacağı nokta ise bataryasız taşınabilir elektronik cihazlara kadar gidecek. Nanojeneratörlerle çinko-oksit bileşimi kullanılarak enerji üretmeyi sağlayan teknolojiyi yaratan ekibin lideri Dr. Zhong Lin Wang'a göre kalp atımından bile elektrik enerjisi üretmek mümkün olacak. Ne diyelim, hakkımızda hayırlısı. "App Store" KAVGASINDA İKİNCİ RAUND Apple'ın "App Store" tanımının haklarının kullanımını tekeline almak için mahkemeye yaptığı başvuruya itiraz eden Microsoft, bu deyimin jenerik bir deyim olduğunu ve birçok donanım/yazılım üreticisi tarafından kullanıldığı gerekçesini ileri sürmüştü. Bu süreçte Amazon da Android uygulamalarını satacağı App Store isimli mağazasını yayına açtı. Microsoft da hemen bu fırsatı değerlendirdi ve Amerikan Patent Ofisi USPTO'ya bir açıklama göndererek, bu deyimi farklı şekillerde kullanan tam 17 marka olduğunu belirterek; Apple'ın yaklaşımının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Microsoft'un açıklamasında daha önce Steve Jobs'un da diğer markaların uygulama mağazalarına atıfta bulunarak "App Store" tanımını cins isim olarak kullandığını ileri sürdü. Açıklamada Greenliant Systems firmasının "nandrive" kelimesinin kullanım haklarına sahip olduğunu, ancak küçük flaş disklere "NAND Drive" Hukuk Danýþmaný: Av. Taner KÜÇÜKTEPE Ofset Baský : ÜNÝFORM Renk Ayýrým; FÝLMEVÝ Haber Koordinatörü AYLIK BÖLGE GAZETESÝ Ýdare Yeri: Ýncirli Caddesi Yeþilada Sokak No:2/1 Gökhan ATAMER Ýstanbul Aylýk Süreli Ferhat yayýnApt. Kat: 1 D:4 Bakýrköy / Haber Merkezi Ýdare Yeri: Ýncirli Caddesi Yeþilada Sokak No:2/1 Ferhat Apt. Kat: 1 D:4 Bakýrköy / Ýstanbul Tel: (0-212) 543 86 64-543 86 65-543 86 47 Fax: 543 86 16 YIL: 19 Sayý: 203 NİSAN 2011 Yavuz ARPACIK Tel: (0-212) 543 86 64-543 86 65-543 86 47 Fax: 543 86 16 Ataköy Gazetesi, Yurtgün Ýç ve Dýþ Ticaret A.Þ. Arzu BERATOĞLU tarafýndan yayýnlanmaktadýr. [email protected] Köþe yazýlarýndaki sorumluluk, yazarlarýna aittir. GAZETEMÝZ BASIN AHLAK YASASINA Gazetemizde yayınlanan ilanların sorumluluğu ilan sahibine aittir UYMAYI TAAHHÜT ETMÝÞTÝR Renk Ayýrým : FÝLMEVÝ Ataköy Gazetesi, Yurtgün Ýç ve Dýþ Ticaret A.Þ. tarafýndan yayýnlanmaktadýr. Gazetemizde yayýnlanan yazý ve fotoðraflar kaynak gösterilmeden kullanýlamaz 41 KOMŞU İLÇELER: KÜÇÜKÇEKMECE SÜNNET KAYITLARI BAŞLADI Küçükçekmece Belediyesi’nin geleneksel hale getirdiği Toplu Sünnet Şöleni’nde bu yıl 1000 çocuk sünnet olacak. Haziran ayında yapılması planlanan Toplu Sünnet Şöleni için kayıtlar başladı. Küçükçekmece’de ikamet eden ve maddi imkanı bulunmayan, 03-14 yaş arası çocuklar modern cerrahi yöntemlerle, hastane koşullarında ücretsiz olarak sünnet ettirilecek. Haziran ayında yapılması planlanan ‘Toplu Sünnet Şöleni’ ile birlikte 1000 çocuk delikanlılığa ilk adımlarını atacak. Ücretsiz olarak gerçekleştirilen şölende çocuklara sünnet kıyafetleri de hediye edilecek. Sürpriz eğlenceler ve animasyon gösterileriyle dolu olacak şölende sünnet olacak çocukların velileri, nüfus cüzdanlarıyla birlikte Küçükçekmece Belediye Başkanlığı B Kapısında bulunan resepsiyon bölümüne gelerek kayıt yaptırabilirler. Küçükçekmece’de son zamanlarda “Esnaf kaldırımları işgal ediyor, yürümekte zorluk çekiyoruz” şeklinde vatandaşlardan gelen yoğun şikayet üzerine Zabıta Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Küçükçekmece Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri manav ve marketlerin kaldırımları işgal etmesi üzerine yeni bir çalışma başlattı. Ekipler öncelikle kaldırımı işgal eden manav ve marketleri tespit ederek, esnafı uyardı. Daha sonra vatandaşın daha rahat yürüyebilmesi ve hareket edebilmesi için kaldırımlara sarı çizgi çizdi. Zabıta ekipleri sarı çizginin geçilmesi halinde esnafa ceza uygulaması başlatacaklarını söyledi. Küçükçekmece Belediyesi Zabıta Müdürü Muhammet Taşbent vatandaşların sıkıntılarına öncelik tanıdıklarını belirterek, “Halkımızdan son dönemlerde kaldırımlarda rahat yürüyemediklerine dair şikayetler geliyordu. Ekiplerimiz hemen harekete geçerek, söz konusu yerlerde tespitte bulundu. Esnafımız belli kuralla riayet etmesi konusunda uyarıldı. Onların da satışlarına engel olmamak için sarı çizgi uygulaması başlattık. Böylece esnaf satışını rahatlıkla yaparken, vatandaşlarımız da kaldırımlardan kolaylık yürüyebilecek” diye konuştu. SARIDA DUR!.. SİVİL SAVUNMA EKİBİ EĞİTİM KAMPINDA İstanbul Büyükşehir Belediyesi AKOM’a bağlı Arama Kurtarma Birliği Ekibi eğitmenleri, Küçükçekmece Belediyesi bünyesinde bulunan Sivil Savunma Amirliği AramaKurtarma Ekipleri’ne doğal afetlerde yapılacak kurtarma operasyonlarıyla ilgili eğitim verdi. 10 gün süren uygulamalı eğitim ve daha sonra gerçekleştirilmesi planlanan tatbikatlarla donanımlı bir ekip oluşturulması hedefleniyor. Küçükçekmece Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı Sivil Savunma Amirliği, her yıl düzenlediği eğitim seminerleriyle donanımlı bir ekip kuruyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi AKOM’a bağlı Arama-Kurtarma Birliği Ekibi eğitmenleri tarafından verilen 10 günlük eğitimde, doğal afetlerde yapılacak çalışmalar ve Arama-Kurtarma Ekibi araçgereçlerinin kullanımı da ayrıntılarıyla anlatıldı. Eğitimlere katılan Sivil Savunma Amiri Süleyman Taşdemir; Küçükçekmece’nin deprem riski taşıyan önemli noktalardan biri olduğunu vurgulayarak, “Amacımız daha az yara almak ve hayat kurtarmaktır.” dedi. “KULAĞINIZI ÇOCUĞUNUZUN YÜREĞİNE KOYUN” Küçükçekmece'de gerçekleştirilen sağlık söyleşileri kapsamında Cennet Kültür ve Sanat Merkezi'ne Uzman Psikolog Neylan Özdemir konuk oldu. Özel Doğan Aile Danışma Merkezi'nin katkılarıyla gerçekleştirilen söyleşide Özdemir, katılımcılara çocuk ve gençlerimizle etkili iletişim kurmanın yollarını anlattı. Çocuklar ve gençlerle sağlıklı iletişim kurabilmenin önemine dikkat çeken Özdemir, ailelere "Çocuklarınızla konuşurken kulağınızı onların yüreğine koyun" tavsiyesinde bulundu. Ailelerin çocuklarıyla olan sorunlarında çuvaldızı önce kendilerine batırması gerektiğini ifade eden Özdemir, "Çocuklarımız büyüklerinden aldığı mesajlarla kişiliklerini geliştirir. Kendileri hakkında bilgiyi ebeveynlerinden öğrenir. Çocuklarınızın sadece kötü huylarını görmeyin. İyi huylarını da yüzüne söyleyin. Sizin söylediklerinizle onların kendileri hakkında fikirleri gelişiyor ve kişilikleri oluşuyor." dedi. Ergenlik çağındaki gençlere eleştirel yaklaşılmaması gerektiğini ifade eden Özdemir, "Eleştirerek ve suçlayarak büyüyen çocuklar, hep eleştiren kişilikler oluştururlar. Çocuklarınızı şımartmak, aşırı korumak, onların her şeyini kontrol altında tutmak yerine, onların problemlerini birlikte çözün. Yaşlarına göre ufak hatalar yapmasına izin verin, Hep kontrol altında olan çocuklar ileride hazıra alışkan yetişkinler olur" dedi. 42 O S M A N D E V E L İ O Ğ L U E S N A F ’ L A B İ R A R AY A G E L D İ KOMŞU İLÇELER: BAHÇELİEVLER Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu, İlçedeki esnaflarla bir araya gelerek, esnafın sorunlarını dinledi. Bahçelievler İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Aslancan, İşkur Bahçelievler Şube Müdürü Köksal Tanış ve Kosgeb temsilcisi Hüseyin Kılıç’ın da hazır bulunduğu toplantıya katılan esnaflar, istek ve şikayetlerini de dile getirme fırsatı buldular. Esnafların toplumsal dinamiklerimizin temelini oluşturduğunu belirten Başkan Develioğlu “Kaynaklarla güçlenen esnafımız, istihdam konusunda da hızlı adımlar atacaktır” dedi. Yenibosna Kültür Merkezi ve Çobançeşme Hizmet Binasında esnaflarla toplantı yapan Başkan Develioğlu “Esnafların daha özenle çalışması gerektiğini ve kendilerini ilgilendiren yeni desteklerden yararlanabilmek için yasaları da özenle takip etmelerini” istedi. Birçok esnafın, devletin kendilerine sağladığı olanaklardan habersiz olduğunu belirten Başkan Develioğlu, bilgilendirme toplantılarını ilçe genelinde sürdüreceklerini söyledi. BUYURUN KUVAY-İ MİLLİYE ÇORBASINA Dünya savaş tarihine altın harflerle destan yazdırarak Çanakkale’yi geçilmez yapanlar Bahçelievler’de gerçekleşen bir dizi etkinlikle anıldı. Sayfalarla şanlı zaferlerle dolu tarihimizin en önemli savaşlarından olan 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 96. Yıldönümü, Bahçelievler Kaymakamlığı ve Bahçelievler Belediyesi tarafından düzenlenen törenlerle kutlandı. Aziz Şehitlerin anısına, kamu binaları meydanında bulunan Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla Çanakkale savaşanların cephede içtikleri “Çorba” Bahçelievler’de halka sunuldu. başlayan ilk tören belediye yeni sahne salonunda gerçekleşen anma programıyla devam etti. Daha sonra, Şirinevler Ulu Cami önü ve Şirinevler Meydanı’nda, şehitlerimizin cephedeki tüm tabyalarda içtiği yağsız, tuzsuz, buğday ve sudan oluşan “Kuvayi Milliye Çorbası” Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu tarafından vatandaşlara dağıtıldı. Kamu binaları önünde Kaymakam Şevket Cinbir ve Garnizon Komutanı Mehmet Cemal Aslan’ında katıldığı anma töreninde konuşan Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu “Şanlı tarihimize kanlarıyla, şehitlikleriyle, vatan kazandıran, Çanakkale’yi geçilmez yapan yiğitlerimizin anısına, o günün koşullarlında içtikleri bir tas çorbayı, Çanakkale Şehitleri anısına halkımıza saygıyla sunuyoruz. İnanıyoruz ki, Türk gençliği, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ve vatanı vatan yapan Aziz şehitlerimizi sonsuza kadar 29 MART 2009 Yerel Yönetimler Seçimleri’nde AKP Bakırköy adayı Oğuz SATICI gazetemize verdiği Advortorial ilan çalışması bedelini ödemediği için mahkemeye verilmişti. Mahkeme Oğuz Satıcı’yı yemin etmeye davet etti. 31.03.2011 tarihinde Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki duruşmaya katılmayan Satıcı’nın yerine avukatları Seyrantepe’deki Aile Hekimliği’nden alınan raporu verdiler. Aile Hekimi Dr. Vural Ülker imzalı 30.03.2011 tarihli rapor aynen şöyle: ****** oğlu/kızı ****** T.C Kimlik No’lu 27.01.1965 doğumlu OĞUZ SATICI’nın 30.03.2011 tarihli 3704 protokol no’su ile yapılan muayenesinde “Esansiyel (primer) hipertansiyon, Kas zorlaması (muscular strain) “teşhis edilerek gerekli ilaç tedavisi yanında 3 (üç) gün istirahati uygun görüldüğünü bildirir tıbbi kanaat raporudur. SATICI YERİNE RAPORU GELDİ Mahkeme duruşmayı 19.04.2011 tarihinde saat 11:50’ ye erteledi Bakırköy Gençlik Meclisi (BAGEM) Eş Başkanı Görkem Şahin ‘’Eğer biz Türkiye’nin en önde gelen bir ilçesinde yaşıyorsak çevremizde gelişen olaylara duyarlı davranmalı ve Bakırköy’e yakışan gençler olmalıyız.’’ Bakırköy Gençlik Meclisi (BAGEM) Eş Başkanı Görkem Şahin: ‘’Eğer biz Türkiye’nin en önde gelen bir ilçesinde yaşıyorsak çevremizde gelişen olaylara duyarlı davranmalı ve Bakırköy’e yakışan gençler olmalıyız.’’ Bakırköy Gençlik Meclisi (BAGEM) çalışmalarına yoğun bir şekilde devam ediyor. Mart ayı içersinde Bakırköy’deki 100 gencin katılımıyla Arama Konferansı düzenleyen BAGEM Yönetimi, Bakırköy’de gençlerin yaşadığı ortak sorunları ortaya çıkarıp, bunların çözümü için yeni projeler üretmeye başladılar. BAGEM Eş Başkanı Görkem Şahin, gerçekleştirdikleri Arama Konferansı’nda nelerin tartışıldığını, BAGEM’i, projelerini ve Bakırköylü gençlerin temel sorunlarını ve isteklerini gazetemize anlattı. ( Yazısı sayfa 17’de) MARMARA FORUM AÇILDI Multi Development Türkiye'nin, İstanbul'daki ikinci, Türkiye'deki dokuzuncu projesi olan Bakırköy Osmaniye Mahallesi’ndeki Marmara Forum Alışveriş Merkezi açıldı. Marmara Forum’un açılış partisi, siyaset, iş ve sanat hayatından ünlü simaları bir araya getirdi. Multi Development’ın CEO’su Hulusi Belgü’nün ev sahipliği yaptığı geceye İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen de onur konuğu olarak katıldı. Sunuculuğunu Beyazıt Öztürk’ün yaptığı gecede, pop müziğin başarılı sanatçısı Kenan Doğulu sahne aldı. Konser öncesinde, Beyazıt Öztürk’ün geceye dair kısa sunumunun ardından, Multi Development Türkiye ve Area Property Partners yetkilileri, Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen ve İstanbul Büyükşehir belediye Başkanı Kadir Topbaş birer konuşma yaptılar. Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen yaptığı konuşmada, Marmara Forum’un Osmaniye Mahallesi ve Bakırköy’e çok önemli kazanımlar getireceğini ifade etti. Konuşmaların ardından sanal olarak Kurdele kesimi gerçekleştirildi. Kurdele kesiminin ardından ise, Kenan Doğulu sahne alarak sevilen şarkılarını seslendirdi. “Yarın kadar yeni” konseptini benimseyen Marmara Forum’un açılış partisi, gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam etti. ( Arzu BERATOĞLU - Yavuz ARPACIK ) AMERİKA ORLANDO MAGİC BASKETBOL KAMPI 4-14 TEMMUZ 2011 YER:AMERİKA-ORLANDO WARNER UNIVERSTY (13.895 Hinghway 27 Lake Wales, 33859 FL TARİH:05-09 Temmuz 2011 FİYAT:2.950 USD (Konaklama, kamp hizmetleri ve kamp eğitim bedeli dahildir.) Fiyatlarımıza uçak bileti, vize ve pasaport işlemleri dahil değildir. KATILIM:10-16 Yaş Öğrenciler PROGRAM İÇERİĞİ : •Uluslararası Basketbol Akademisi tarafından sağlanan uzman eğitmenlerle derinlemesine 5 tam gün eğitim • Basketbol istasyonları, drilleri, beceri yarışmaları ve canlı oyunları • Kamp T-Shirtü, Orlando Magic kafa bandı ve aksesuarları •Başarı Sertifikası, yanı sıra diğer ödüller •Çocuğunuzun antrenörü tarafından sağlanan bireysel oyuncu değerlendirme formu •Orlando Magic’in evinde oynayacağı bir maç bileti •Üniversitenin yurdunda tam pansiyon konaklama (erkek ve kız katılımcılar günde 24 saat yanlarında personel gözetmenler ile ayrı ayrı yerleştirilmiştir) AMACIMIZ : • Sporcularımızın basketbolda bir sonraki seviyeye ulaşmaları, • NBA oyuncularının deneyimlerini paylaşmak ve çocuklarımızla tanışmak için katılacakları kampta; sporcularımızın basketbola bakış açılarının genişlemesi • Farklı kültürlerle ve farklı milletten yaşıtlarıyla etkileşim dahilinde sosyalleşmeleri ve bilgilenmeleri öncelikli amaçlarımız arasındadır. AMERİKA GEZİSİ PROGRAM: 9-13 TEMMUZ 2011(ORLANDO-MİAMİ) KONAKLAMA: ORLANDO HOLİDAY İNN 4 gece 5 gün Amerika’nın farklı şehirlerinde geziler, aktiviteler, kısacası doya doya tatil. GEZİLECEK YERLER 1. Gün: Walt Disney World (http://disneyworld.disney.go.com) 2. Gün: Universal Studioları Orlando (http://www.universalorlando.com) 3. Gün: Sea World Orlando (http://www.seaworld.com/orlando) Kennedy Space Center Nasa Uzay Üssü (http://www.kennedyspacecenter.com) 4. Gün: Miami’ye gidiş ve Miami’nin ünlü sahillerinde güneşin ve okyanusun keyfini doyasıya çıkaracağız. Yurt dışı eğitim kamplarımızda gençlerimiz hem İngilizcelerini geliştirecekler, hem farklı ülkeleri tanıma ve o ülkenin dilini yerinde öğrenme fırsatı elde edecekler hem de bütün bunları yaparken çok eğlenecekler. Ailelerimiz; Starların Doğuşu güvencesiyle bu kampımızın çocuklarımıza, gençlerimize ne kadar eğitici ve öğretici olduğunun farkına varacaklar. Yurt dışı eğitim kampımıza 10-18 yaş arasındaki kız ve erkek öğrencilerimiz katılabilirler. Kampımız Avrupa ülkeleri ve Amerika’da gerçekleşecektir. Kamp süresince kampçılarımızın İngilizce eğitimin yanı sıra şehir gezileri ile farklı ülkelerin iklimi ve diğer karakteristik özelliklerini de keşfettiklerini ve daha çok sosyalleştiklerini göreceksiniz. Starların Doğuşu deneyimli koçları ile kamp süresince kampçılarımıza sınırsız destek verecek, sağlıklı beslenme konusunda kampçılarımıza yardımcı olacaktır. Kamp tesisimizde, karşılaşılabilecek herhangi bir olumsuz duruma karşın 24 saat sağlık hizmeti verilmektedir ve çocuklarımız sigortalanmaktadır. İletişim Bilgileri: Web: www.starlarindogusu.com Mail: [email protected] Tel: (212) 570 88 01-(212) 661 88 01 Adres:Ata Sitesi C7 B Blok Kat:2 Daire:15 Ataköy/İstanbul ORTADOĞU SAĞLIK HİZMETLERİ TİC. SAN. A.Ş. YAŞAM HASTANESİ Op. Dr. Beyzade ÖZKAHRAMAN Yaşam Hastanesi Başhekimi SGK İLE ANLAŞMALIYIZ SSK - BAĞKUR - EMEKLİ SANDIĞI MENSUPLARINA 24 SAAT HİZMET VERMEKTEYİZ * POLİKLİNİK * OPERASYONLAR * DOĞUM * SEZERYAN * TAŞ KIRMA * LABORATUAR * GÖRÜNTÜLEME * SAÇ EKİMİ * OZON TEDAVİSİ * FİZİK TEDAVİ Telefon: (0212) 441 77 70 e-mail: [email protected] Adres : Talatpaşa Caddesi No:39 Bahçelievler / İSTANBUL www.yasaminiz.com
Benzer belgeler
CHP 3. bölge Milletvekili adayı Oktay EKŞİ
gazetemizi ziyareti
sırasında
Türkiye’nin içinde
bulunduğu dönem
ve 12 Haziran
2011 tarihinde
yapılacak olan
genel seçimler
biliyor musunuz? - Ataköy Gazetesi
Sergi ile ilgili görüşlerini aldığımız Adalet Kara, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle 11 öğrencimle
birlikte bu sergiyi açtık. Sergimiz karma bir sergi. Amacımız ise, dünyada kadın ve erkeğin e...
kadınlara özel cami
Sergi ile ilgili görüşlerini aldığımız Adalet Kara, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle 11 öğrencimle
birlikte bu sergiyi açtık. Sergimiz karma bir sergi. Amacımız ise, dünyada kadın ve erkeğin e...
biliyor musunuz? - Ataköy Gazetesi
Sergi ile ilgili görüşlerini aldığımız Adalet Kara, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle 11 öğrencimle
birlikte bu sergiyi açtık. Sergimiz karma bir sergi. Amacımız ise, dünyada kadın ve erkeğin e...