Ataköy Gazetesi 199
Transkript
Ataköy Gazetesi 199
KADİR TOPBAŞ’TAN AÇIKLAMA BEKLİYORUZ E S T E T İ K A N L AY I Ş I N I Z B U M U ? Ataköy’de yaşanan akaryakıt tankları rezaleti ile ilgili yetkililerden “çıt” çıkmazken Ataköylüler direnişe hazırlanıyor. Bu arada Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı Başkanı seçildi. Her yer yukarıdaki afişlerle donatıldı. Kendisini bu başarısından ötürü biz de kutluyoruz. Ancak Büyükşehir bütçesi ile ilgili yaptığı konuşmada söylediği; “Şehircilik İstanbul bugün bütün dünya şehirlerinden daha temiz, daha estetik ve daha bilge bir şehir... Bu şehrin yollarını, kavşak hamleleri başka kentlerin esin kaynağı oluyor... ve köprülerini yaparken, ihtiyacın yanı sıra estetiğini de gözettik. Bu şehre yakışan, şehrin dekorasyonuna zenginlik katan işler yaptık... Bu kentin Bakýrköy’de Sürekli, Etkili, Ýlkeli. 18 Ya þ ý n d YIL:18 a SAYI:199 1 anayasasını yani Çevre Düzeni Planı’nı yapmak bize nasip oldu. ‘Ben yaptım oldu’ mantığına prim vermedik.” bu sözleri ile arkaplandaki fotoğraf görüntüleri birbirini tutuyor mu? İstanbul’un ilk uydu kenti Ataköy’ün adeta göbeğine yapılan, tüm havacılık ve şehircilik uzmanlarının karşı çıktığı yakıt tanları başkan Kadir Topbaş’ın sözlerini doğrulamıyor. THY’ni yaptığı bu akaryakıt tankları “Ben yaptım oldu” mantığı değil midir? HANGİSİ DOĞRU? Ataköylüler Kadir Topbaş’tan bu konu ile ilgili açıklama bekliyor. THY’nin yaptırdığı akaryakıt tankları ile ilgili CHP İlçe başkanı, ilgili oda temsilcileri ve site yöneticileri toplandı. (Yazısı 11. ayfada) Numara ATAKÖY ARALIK 2010 FİYAT: 2 TL http://www.atakoygazete.com.tr Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal ERZEN “ Arazi bizim değil. Kamu yatırımı olarak görünüyor. Hiç bir şey yapamıyoruz, planını size sormuyorlar, ruhsatını sizden almıyorlar, müsaadesini de bizden almıyorlar. Yetkisizliğimiz orada ortaya çıkıyor. Yerleşim bölgesinin bu kadar yanında, dolma toprak üzerinde ve meşhur Ayamama Deresi’nin yanında böyle bir tesis olmaz.” Yazısı 11. sayfada) ÖĞRETMENLERİMİZİN ELLERİNDEN ÖPÜYORUZ (Yazısı 15. sayfada 3 95 Adım Adım koşucusu Avrasya Maratonu’nda koştu, 1160 bağışçıya ulaştı ve 85 kişiyi özgürlüğe bir adım daha yaklaştırdı. AYIN YAZISI ÖZGÜRLÜĞE BİR ADIM DAHA Bugüne kadar katıldıkları maratonlarda topladıkları bağışlarla toplamda 293 adet akülü tekerlekli sandalyenin ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını sağlayan Adım Adım Oluşumu, bu kez 2010 Avrasya Maratonu’nda topladıkları 204.623,68 TL’lik bağışla 85 kişiyi özgürlüğe bir adım daha yaklaştırdı. Özcan Atamer e-mail [email protected] Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği (TOFD)’nin Ataköy’de bulunan merkez binasında düzenlenen törenle, Adım Adım Oluşumu’nun Avrasya Maratonu’nda topladıkları bağışlarla alınan 85 adet akülü tekerlekli sandalye ihtiyaç sahiplerine verildi. HABER DEĞERİ YOK MU? Törene, kampanyaya destekte bulunan Nuray Sayarı ve Metin Şentürk’de katıldı ve Özgürlük Sandalyesi olarak tanımlanan akülü tekerlekli sandalyelerini alan engellilirin sevincini paylaştı. Nuray Sayarı yaptığı konuşmada kampanyaya, çıkarmış olduğu kitabının beş bin adediyle destekte bulunduğunu ve çıkacak olan diğer kitaplarıyla da destekte bulunacağını söyledi. Metin Şentürk’te herkesin bu konuda duyarlı olması gerektiğini belirtti ve destekte bulunan herkese teşekkür etti. Tören sonunda Adım Adım koşuculurı arasında en çok bağış toplayan Renay Onur ve diğer Adım Adım koşucularına sertifika ve engelliler tarafından isme özel hazırlanan küçük yastıklar verildi. ( Arzu BERATOĞLU) Türkiye’nin ilk uydu kentiydi Ataköy. Planlı yapılaşmanın da ilk örneğiydi. Buradan daire sahibi olanlar emsallerine göre daha yüksek bir ücret ödeyerek sadece dairelerini değil; planlar üzerinde gördükleri yeşil alanlarını, çocuk parklarını, otoparklarını, bisiklet ve yaya yollarını görerek aldılar. Ama gelin görün ki zaman içinde rant peşinde koşanlara, bizi yönetenler de “yeşil ışık” yakınca bir süredir Ataköy planlı dokusundan uzaklaştırıldı. Bizi yönetenler işin kolayına kaçarak önce bisiklet yollarını kaldırıp otoparka dönüştürdü. Parklar istilaya uğradı, 5.kısımda uluslararası havacılığın önemli kriterlerinden biri olan Mania hattı kuralları hiçe sayılarak imar planlarında değişiklikler yapıldı. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi Atatürk Hava Limanı’nın ilk pisti olan 0624 pisti havacılık uzmanlarının tüm uyarılarına rağmen deniz tarafına değil de Ataköy istikametine doğru uzatıldı. İtirazlar üzerine Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürü “Yeşilköy Atatürk Hava Limanı varken Ataköy yoktu.” diyerek cehaletini ortaya koydu. Kendisine yönelttiğimiz “Ataköy’ü piyasa müteahhitleri değil devlet yaptı” sorumuza cevap dahi alamadık. Son günlerde bu piste günün 24 saatinde bir kaç dakikalık aralıklarla inen ve kalkan uçaklar nedeniyle insanlar uyuyamaz hale geldiler. Eskiden bina çatılarına 75 metre yüksekten inen uçaklar pistin Ataköy istikametine uzatılmasıyla uzmanların ifadesine göre çatılara 30 metre yüksekliğinde yaklaşarak inişlerini gerçekleştiriyor. Hal böyle olunca binalar adeta temeline kadar sarsılıyor. Oysa ki bu pist denize doğru uzatılsaydı bu sorunlar yaşanmayacaktı. Şimdi bu soruna bir yenisi daha eklendi. Ayamama kenarına Türk Hava Yolları tarafından yapılan yakıt tankları. Havacılık uzmanları böyle bir uygulamanın dünyada bir örneği daha yok derken bizi yönetenler kulaklarını tıkamışlar bildiklerini okumaya devam ediyorlar. Oysa Yeşilköy Hava Limanı’nda bugüne kadar hizmet veren yakıt tankları vardı. Tüm uçaklara eksiksiz hizmet veriyordu. Bu sistem kurulurken işin başındaki sorumlu mühendis bakın neler söylüyor. “İzmit’ten Yeşilköy Hava Limanı’na akaryakıt sevki için yeraltı hatları mevcut tanklara kadar döşendi. Havaalanı sahası içinde olan bu akaryakıt tanklarından da körükler dahil uçak park yerlerine yeraltı hatları döşendi. Uçakların yakıt ikmali bu sistemle karşılanıyordu. Ancak uzak yerlere park eden uçaklara ise yakıt ikmali özel tankerler ile sağlanıyordu. Şimdi THY Opet’le yaptığı anlaşma gereği bu yakıt tanklarını Ayamama kenarına adeta Ataköy’ün en büyük mahallesinin içine ve dolma toprak üzerine inşa etti. Medya için 4. kuvvet diyorlar. Doğrudur. Ancak medyanın asli görevi doğru bilgilendirmedir. Özellikle toplumun çok büyük kesimini yakından ilgilendiren konularda çok daha dikkatli davranarak haber yapmak görevlerinin başında gelmesi gerekirken nedense bu yakıt depoları konusunda ulusal medyamız ve bu medyada özellikle havacılık konusunda yazan ve program yapanların duyarsız kalması düşündürücüdür. Ataköylüler bu konudaki mücadelelerini hukuk çerçevesinde ulusal ve uluslararası boyutta sürdürmeye kararlıdır. Türk Hava Yolları’nın başındakiler çıkıp bu konuda açıklama yapmak mecburiyetindedir. Gazetemizin birinci sayfasında okuduğunuz haberde geçen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş açıklamalarında samimi ise bu konuya el koymalı ve gerekeni yapmalıdır. Bu konuda duyarlı davranarak haber yapan Haber Türk ve Taraf gazetelerine de Ataköylüler adına teşekkür etmeyi borç biliyoruz. 5 Omurilik felçlilerine elektrikli sandalye alınması için ÜNLÜLERDEN SANDALYE TASARIMI H A L B Ö Y L E O LU N C A . . . B U Y U R U N , “ O T U R M AYA D A B E K L E R İ Z ” Ataköy Plus Alışveriş Merkezi, farklı bir kültür sanat etkinliğine imza attı. “Oturmaya da Bekleriz” Projesi’yle; Türkiye’nin tanınmış yüzlerini bir araya getiren Ataköy Plus AVM önemli bir sosyal sorumluluk kampanyasına yer verdi. Ataköy Plus Alışveriş Merkezi ve İstanbul Modern Sanatlar Sergisi (İMSG)’nin işbirliğiyle gerçekleşen ve geliri Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği’ne bağışlanacak olan “Otur maya da Bekleriz” projesinin açılışı, Ataköy Plus Alışveriş Merkezi Sergi Alanı’nda gerçekleşti. Oyuncu Hakan Ka’nın sunumuyla gerçekleşen geceye Ataköy Plus Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Delibalta, Ataköy Plus Genel Müdürü Cemil Demirbakan, TOFD Başkanı Ramazan Baş ile birlikte Bengü, Zerrin Tekindor, Latif Demirci, Esra Erol gibi ünlü isimlerin yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği’nin omurilik felçlilerinin tıbbî, ekonomik, sosyal sorun larının çözümü ve yeni omurilik felçlilerinin oluşmaması konusunda yaptıkları mücadeleye katkıda bulunacak projeyi yürüten Ataköy Plus Alışveriş Merkezi Müdürü Cemil Demir bakan, açılışta yaptığı konuşmada “Amacımız omurilik felçlilerinin yaptıkları mücadeleyi hatırlatmak, TOFD’nin yürüttüğü ‘Akülü Tekerlekli Sandalye’ kampanyasına destek olup, ışık tutmak” dedi. TOFD Başkanı Ramazan Baş ise, Ataköy Plus Alışveriş Merkezi ile bir likte çok anlamlı bir proje yürüttüklerini belirterek, projeye destek olan sanatçılara teşekkür etti. Konuşmaların ardından TOFD Başkanı Ramazan Baş, desteklerinden dolayı Ataköy Plus Genel Müdürü Cemil Demirbakan’a plaket takdim etti. Ataköy Plus Alışveriş Merkezi’nin “ O t u r m a y a d a B e k l e r i z ” Projesi kapsamında, ünlü isimlerin tasarımlarından oluşan sergi, 5 Ocak 2010 tarihine kadar Ataköy Plus Sergi Alanı’nda sergilenecek. 7 ‘ ’ H A R İ K A PA R M A K L A R ’ ’ D A N M U H T E Ş EM KON S E R Bakırköy Kent Konseyi Çocuk Meclisi Başkanı Emir Ünal Erzen, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün; Cumhuriyet’i gençlere emanet ettiğini hatırlatarak, gençler olarak bu uğurda üstlerine düşen görevlerin bilincinde olduklarını ve Cumhuriyet’e sahip çıkacaklarını söyledi. Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen, ‘’Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımızın damarlarında akan kan, Gençliğe Hitabe’deki kandır’’ Bakırköy Kent Konseyi Çocuk Meclisi tarafından düzenlenen “Harika Parmaklar Cumhuriyet Konseri” Bakırköy Belediyesi Yunus Emre Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen, Bakırköy Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Meltem Ünal Erzen, Bakırköy Kent Konseyi Başkanı Özcan Bilir ve çok sayıda davetlinin izlediği konserde, 6-18 yaş arası 21 çocuk Piyano Öğretmeni Linda Kaso eşliğinde Beethoven’dan, Mozart’a, Vivaldi’den Chopen’e kadar pek çok klasik müzik eserini sundular. Konser öncesinde bir konuşma yapan Bakırköy Kent Konseyi Çocuk Meclisi Başkanı Emir Ünal Erzen, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün; Cumhuriyet’i gençlere emanet ettiğini hatırlatarak, gençler olarak bu uğurda üstlerine düşen görevlerin bilincinde olduklarını ve Cumhuriyet’e sahip çıkacaklarını söyledi. Konser sonunda sahneye çıkarak müzik eserlerini icra eden çocukları tek tek kutlayan Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen ise, “Harika Parmaklar”a sahip çocukların muhteşem bir konser sunduğunu belirterek; “21 çocuğumuz bizlere yine unutamaya- cağımız güzellikte bir konser yaşattı. Dünyaca ünlü bestecilerin eserlerini büyük bir beceriyle sundular. Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımızın damarlarında akan kan, Gençliğe Hitabe’deki kandır. Kendilerini bir kez daha kutluyorum.’’ diye konuştu. Konser sonunda seyircileri selamlayan 6-18 yaş arası 21 çocuk ve Piyano Öğretmeni Linda Kaso izleyiciler tarafından büyük alkış aldı. Konser toplu şekilde çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi. MİNİK DAHİLER ANAOKULLARI YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN Ara dönem kayıtlarımız devam etmektedir Florya Minik Dahiler Anaokulu: Beylikdüzü Minik Dahiler Anaokulu: Eceler Cad. Ülkem Sok. No:21 Adakent Vilları Çiftlik Cad.No:34-36 34810 Florya İstanbul Tel: 0212 574 52 54 Fax:0212 663 25 26 www.minikdahiler.com Tel:0212 872 50 10 -11 [email protected] Beylikdüzü İstanbul Fax:0212 872 51 00 9 Sevgi, Kardeşlik,3 Hoşgörü “ İ S T A N B U L’ D A A Z I N L I K İ B A D E T H A N E L E R İ ” İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti çerçevesinde hazırlanan “İstanbul’da Azınlık İbadethaneleri” isimli begesel filmin tanıtımı Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yapımcılığını ve yönetmenliğini İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ceyhan Kandemir’in üstlendiği belgesel film, Yunus Emre Kültür Merkezi’nde bulunan Müşfik Kenter Sahnesi’nde izleyenlerin beğenisine sunuldu. Geceye, Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen, Bakırköy Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı ve İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Meltem Ünal Erzen, İstanbul Üniversitesi Rektör Danışmanı Doç. Dr. Ergün Yolcu, İstanbul Ünversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Aydemir Okay, Ermeni Patriği Başepiskoposu Aram Ateşyan, ile dini cemaat liderleri ve Bakırköy Belediye meclis üyeleri katıldı. Belgesel filmin sunumu öncesinde konuşan Doç. Dr. Ceyhan Kandemir, İstanbul 2010 Başkenti Projesi kapsamında hazırladıkları belgesel filmin İstanbul’un sevgi, kardeşlik ve hdşgörü kenti olduğunu bir kez daha göz önüne serdiğini belirterek, filmin hazırlanmasında emeği geçen DSP BAKRKÖY İLÇESİ KADIN KOLLARINDAN “KADIN Demokratik Sol Parti (DSP) Bakırköy İlçe Başkanlığı Kadın Kolları tarafından, “Kadınlarımız ve Şiddet” konulu etkinlik düzenlendi. “Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü” nde Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen etkinliğe, DSP Bakırköy akademisyenlere teşekkür etti. Kandemir’in ardından sırasıyla Yrd. Doç. Dr Meltem Ünal Erzen, İstanbul Üniversitesi Rektör Danışmanı Doç. Dr. Ergün Yolcu ve İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aydemir Okay belgesel film ile ilgili birer konuşma yaptılar. İstanbuldaki azınlık ibadethanelerinin tanıtıldığı 60 dakikalık belgeselde, sık sık dinler VE ŞİDDET’E HAYIR” İlçe Başkanı Yaşar Demirkol, DSP Bakırköy Kadın Kolları Başkanı Nesrin Altın ve DSP’li kadınlar katıldı. Kadına karşı yapılan şiddet ve olumsuzlukları attıkları sloganlarla protesto eden DSP’li kadınlar ellerinde taşıdıkları pankart ve dövizlerle de renkli görüntüler oluşturdu. Bakırköy DSP Kadın Kolları Başkanı Nesrin Altın tarafından yapılan basın açıklamasında, Kadınların geleneksel, etnik ve feodal yapı gereği töre ve namus cinayetlerine kurban gittiği belirtilerek, Türkiye’de kadınların yüzde 97’sinin şiddete maruz kaldığı ifade edildi. arasında saygı, kardeşlik ve hoşgörü temalarına vurgu yapıldı. Belgesel film öncesinde ise, Doç. Dr. Ceyhan Kandemir tarafından sergilenen “İstanbul’un Azınlık İbadethaneleri” isimli fotoğraf sergisi gezildi. (Yavuz ARPACIK) ÖZÜRLÜLER VAKFI’NDAN “GÜLÜMSETEN DÜKKAN” Özürlüler Vakfı’nın “Haydi Gülümse” kampayası kapsamında, sağlıklı bir yaşama merhaba demek üzere sırada bekleyen özürlü çocukların ameliyat ve tedavilerine katkıda bulunmak için gerçekştirdiği “Gülümseten Dükkan” isimli etkinlik Carousel Alışveriş ve Yaşam Merkezi’nda gerçekleştirildi. “Gülümseten Dükkan”da, bir çok ünlü ismin dizilerde ve sahnelerde giydikleri kostüm ve aksesuarlar ile Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzonspor ve Bursaspor takımlarının imzalı orijinal formaları özürlü çocuklar yararına satışa sunuldu. “Gülümseten Dükkan” projesinde toplanan bağışlarla ameliyat olan Nurullah Koç; Carousel’de düzenlenen etkinliğe annesi İffet Koç ile birlikte katılarak, kendisini ameliyat ettiren Özürlüler Vakfı’na teşekkür etti. 11 KADİR TOPBAŞ’TAN AÇIKLAMA BEKLİYORUZ E S T E T İ K A N L AY I Ş I N I Z B U M U ? Ataköy’de yaşanan akaryakıt tankları rezaleti ile ilgili yetkililerden “çıt” çıkmazken Ataköylüler direnişe hazırlanıyor. Bu arada Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı Başkanı seçildi. Her yer afişlerle donatıldı. Kendisini bu başarısından ötürü biz de kutluyoruz. Ancak Büyükşehir bütçesi ile ilgili yaptığı konuşmada söylediği; “Şehircilik hamleleri başka kent- İstanbul bugün bütün dünya şehirlerinden daha temiz, daha estetik ve daha bilge bir şehir... Bu şehrin yollarını, kavşak ve lerin esin kaynağı oluyor... köprülerini yaparken, ihtiyacın yanı sıra estetiğini de gözettik. Bu şehre yakışan, şehrin dekorasyonuna zenginlik katan işler yaptık... Bu kentin anayasasını yani Çevre Düzeni Planı’nı yapmak bize nasip oldu. ‘Ben yaptım oldu’ mantığına prim vermedik.” Bu sözleri ile arkaplandaki fotoğraf görüntüleri birbirini tutuyor mu? İstanbul’un ilk uydu kenti Ataköy’ün adeta göbeğine yapılan, tüm havacılık ve şehircilik uzmanlarının karşı çıktığı yakıt tankları Başkan Kadir Topbaş’ın sözlerini doğrulamıyor. THY’nı yaptığı bu akaryakıt tankları “Ben yaptım oldu” mantığı değil midir? HANGİSİ DOĞRU? Ataköylüler Kadir Topbaş’tan bu konu ile ilgili açıklama bekliyor. THY’nin yaptırdığı akaryakıt tankları ile ilgili CHP İlçe başkanı, ilgili oda temsilcileri ve site yöneticileri toplandı. Toplantıya, Bakırköy CHP İlçe Başkanı Dilek Baki, Bakırköy Afet Yönetim Merkezi Müdürü Özden Işık, Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı Hüseyin Öztürk, Jeofizik Mühendisi Tuğba Özsoy Baki, Makine Mühendisleri Odası Bakırköy Şubesi’nden Makine mühendisi Kanber Korkmaz, Mimarlar Odası Bakırköy Şubesi’nden Mimar Belgin Oflazoğlu, Jeofizik Mühendisleri Odası’ndan Jeofizik Mühendisi Serhat Tomur, Mahalle Afet Gönüllüleri, sivil toplum kuruluşu üyeleri, site yönetimleri ve site sakinleri katıldı. Ataköy’ün adeta içine yapılan yakıt tankları ile ilgili yapılması gerekenlerin ve bu yakıt tanklarının çevreye vereceği olumsuz etkilerin konuşulduğu toplantının açılış konuşmasını yapan Dilek Baki, “Bilimsel olarak burada bir ÇED raporu olması gerekir Bununla ilgili odalardan görüşler almak istedik. Burada bilimsel olarak ilerlemek istiyoruz. Ataköy ve Bakırköy için çok önemli bir konu. Bugünkü toplantımızın amacı esasen odaların bu konuda görüşlerini alıp, daha sonra bir basın açıklaması yapmak. Çünkü inşaat ilerliyor.” dedi. Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı Hüseyin Öztürk: “Ben birçok ÇED projelerinde yer aldım. ÇED nasıl yapılıyor biliyorum. Mühendisliğin projelere genel yaklaşımı 2 türlüdür. Ekonomik ve güvenlik yönündendir. Herhalde projeyi bu açılardan titizlikle incelenişlerdir. Projeyle ilgili çok ayrıntılı bilgim yok. Projeleri alternatiflerini bilmiyoruz. Proje alternatifleri tartışılsa idi, bu projeyi yapanlar bize tatmin edici bilgi verselerdi (yer altına niye gömmüyorlar, deniz kıyısına niye götürmüyorlar yada şartmıydı illa böyle bir şey yapmak gibi) daha somut adımlar atabilirdik. Ama çok risk taşıyan bir proje olduğuna inanıyorum.” diye konuştu. Katılımcıların görüşlerini ve yapılması gerekenleri belirttiği toplantıda, bütün odalardan konu ile ilgili görüşler alınması ve Ataköy’ün adeta göbeğine yapılan yakıt tanklarının durdurulması veya engellenmesi için bir an önce harekete geçilmesi yönünde görüş birliğine varıldı. Konu ile ilgili olarak görüşlerine başvurduğumuz Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen ise şunları söyledi; ‘’Biliyorsunuz biz 06-24 pistine de karşı idik. Ama yaptılar. İnişler ve kalkışlarda problemler oluyor. Ayrıca birden depolar çıktı karşımıza. Bizim aldığımız duyumlara göre depolar kerosen deposuymuş. Bir tanesinin üstünde su deposu yazıyor. Ama diğerlerinde kerosen deposu yazmıyor. Göstermelik olarak birisinin üzerine su deposu yazmışlar. Biz bunları fotoğrafladık. Şimdi burada 2 tane sorun var bir tanesi, tehlike açısından. Yerleşim bölgesinin bu kadar yanında, dolma toprak önlemi aldık diyorlar. Çernobil’de de her türlü önlemi almışlardı. Başka patlayan yerlerde de önlemi aldıklarını zannediyorlardı. Ama burada önlem olmaz. Önlem eğer, oraya birkaç su deposu yapıp da orada meydana gelebilecek bir yangını su ile söndürmekse, bu mümkün değil. Haydarpaşa’da da ne olduğunu gördük. O yüzden üzüntü verici bir olay. Hem tehlikesi çok ağır, hem göz zevkine göre çok kötü. Tabii göz zevki olayı ayrı. Ben 2004’te göreve ilk geldiğim zaman Kadir Topbaş’ta İstanbul Büyükşehir Başkanı olmuştu. Bakırköy Belediyesi’ni ziyarete gelmişti. Ebu Ziya ve İstasyon Caddesi o zaman bize aitti. Oradaki o büfelerden bahsettik. O zaman Sayın Topbaş’a, bunları kaldırmak lazım dedim. Kadir Topbaş’ta bana ‘’başkan hiç çekinme ben hepsini kaldırtırım’’ dedi. Hatta ‘’çirkinliklerin arkasında İstanbul’da bundan sonra kimse duramaz’’ dedi. Şimdi buradaki yakıt tankları çirkinin en beteri. Orası bizim bölgenin dışında, yasalara göre biz karışamıyoruz. -Sayın Erzen. bu konuda vatandaş diyorki, ‘’Bakırköy Belediyesi ne yapabilir?’’ Biz belediye olarak bir şey yapamıyoruz. Ama halk dava açabilir. Biz de işlem bittikten sonra bir dava açmayı deneyebiliriz. Yani halkın adına tehlikelidir diyerek, biz de ona müdahil oluruz. Ama arazi bizim değil. Kamu yatırımı olarak görünüyor. Hiç bir şey yapamıyoruz. Planını size sormuyorlar, ruhsatını sizden almıyorlar, müsaadesini de sizden almıyorlar. Yetkisizliğiniz orada ortaya çıkıyor. Ama su deposu yapıyoruz diyorlar. Doğru söylemiyorlar. Yarın, öbür gün orada keroseni koymaya başladıkları zaman benim dileğim oradaki halkın buna dava açması. Dava açmak isterlerse biz yardımcı olacağız. Münferit olarak açabilirler, dernek olarak açabilirler, bizde arkasından yasa bizi etkilemiyorsa belediye olarak dava açacağız. SU DEPOSU DA YAPTILAR!... üzerinde ve meşhur Ayamama Deresi’nin yanında böyle bir tesis olmaz. Bunu havalimanına yakın yerde yapıp, yere gömebilirlerdi. İstiyorlarsa, aşağıdan borularla çekilebilirdi. Teknoloji buna müsait. Ama bunu yapmayıp, orada o çirkin depoları yaparak çok tehlikeli bir şey yaptılar. Yarın orada herhangi bir patlama olursa bunun bedelini kimse ödeyemez. Sorduğunuz zaman biz her türlü Yetkililer “her türlü güvenlik tedbirini aldık” diyorlar. İnandırıcı olsa gerek... Her birisi 5 bin tonluk 7 yakıt tankının uzağına bir de su deposu yaptılar. Üzerine de “SU DEPOSU” diye yazdılar. Gazetemizi arayanlar “ Bizi yönetenler kendilerini akıllı, bizleri enayi yerine koyuyorlar. Bir tankın üzerine “Su Deposu” yazanlar, diğerlerinin üzerine “Bu depolarda uçak yakıtı vardır” diye neden yazmıyorlar? Nedeni belli; oradan gelip geçenler bu tankları da su deposu zannetsin diye” diyorlar... 12 başka yazısında ise Erdal İnönü, Ecevit ve - REFERANDUM SONRASI: - CHP ZİRVESİNDEKİ DEĞİŞİM, PARTİ İÇİNDEKİ İLK SIZLANMALAR: - TOPLANMA VE GENEL SEÇİME ODAKLANMA N I M A Þ A Y ÝÇÝNDEN Değerli okurlarım, bu çeşitli görüşleri neden buraya aktardım?. İzmir, CHP’nin kalesi olarak yüzde 80’lere varan seçim kazanması ile övündüğümüz, o nedenle bu ilde yukarıdaki tereddütleri önemsediğimi siz ve yeni yöneticilerin bilgisine sunmak üzere aktardım. Uzun zamanlardan beri sizlere konuk olduğum bu köşeden çeşitli yerel, genel ve çevre sorunlarını incelediğim için ayrıca kırk yılı aşkın bu partinin içinde onurlu bir üye olarak bulunduğum için bu görevi yapmayı ilgililere sunmayı görev saydım. Sevgili okuyucularım geçmiş Kurban Bayram’ınızı yeniden kutluyor, sağlık ve mutluluklar diliyorum. Geçtiğimiz eylül ayında ülkemizdeki referandumun “Ortaya Koyduğu Gerçekler” başlığındaki yazımda sizlerle oylama sonucunun getirdiği gerçekleri ve fazlada anlam taşımadığını paylaşmıştım. Yukarıdaki ana başlıkları burada kısa olarak siz değerli okurlarımla paylaşmak istiyorum. Sırası ile referandum sonrası, Chp içindeki beklenmedik yeni zirve yapılanmasının ilk günlerde yarattığı tereddütleri, görüşleri ile sonuçta genel seçimler için yapılması şart olan çalışmaları irdelemek istiyorum. O nedenle görüşlerimin muhalif olarak değil, yapıcı olarak nitelendirilmesini rica ediyorum. Bu bağlamda genel merkezdeki değişimin mutlaka il-ilçe ve belde düziyende de yapılmasının şart olduğunu düşünüyorum. REFERANDUM GERÇEKLERİ: Sonucun yani EVET ile HAYIR’ların herhangi bir siyasi partinin lehine yada aleyhine olduğunu yorumlamak son derece yanlıştır. Halkımızın bu konudaki davranışlarının çeşitli nedenleri vardır; yani “EVET’ler” iktidarın “HAYIR’lar” muhalefetlerin gerçek anlamdaki oy potansiyelleri değildir. Ancak bu sonucun bir anayasa değişikliğinin istenip istenmediği gibi algılanması ve de değişikliğin kabul gördüğü sonucuna varılması daha sağlıklı tespit olacaktır. Bunun dışında söylenebilecek muhalefet partilerinin, özellikle CHP’nin oylamada çok fazla olamadığı, sandık başına bütünü ile katılamadığı görülmektedir, çünkü kullanılmayan 11 milyon gibi çok ciddi bir oranın fazlası CHP’ye oy veren kesimlerden bulunduğu da görülecek, seçimin kazanılma yerinin sandık başı olduğu da ortaya çıkacaktır. CHP ZİRVESİNDEKİ DEĞİŞİM: Genel Merkez’deki beklenmedik şekilde ama doğuruluğuna inandığımız değişimi incelerken parti içindeki ani fırtınaların değişik yorumları yer aldığı bir gözlemimi de görüşlerinize sunmak isterim. Bu değişik söylemlere örnek verebilmek içinde 29 Ekim 2010 tarihinden 08 Kasım 2010 gününe kadar bulunduğum CHP’nin kalesi İzmir ve basınındaki örnekleri vermek istiyorum. Oradaki siyasilerin il, ilçe yöneticileri, milletvekillerinin değişik görüşlerini çok çarpıcı bulduğumdan Milliyet Gazetesi’nin eki Ege basınından okuduklarımı sizlerinde düşündürücü olarak GÜZEL BİR MENÜ, EĞLENCE ve de aklı başında bir fiyatla; Yeni yıla nasıl girerseniz... Öyle gidermiş desek, davet etsek... 2010’u bitirip, 2011’e birlikte girsek. Eğlensek... Gece 12’den sonra, İstanbul’u tepeden seyretsek, sıcak şarap içsek... Üzerine de bir işkembe çorbası çeksek... Küfeyle eve göndersek... Menü; -Demirhindi şerbeti- iştah acıcı -Meyhane usulü zengin ordövr tabağı; haydari, humus, yoğurtlu havuç ezme, şak şuka, beyaz ve pane peynir, pilaki, ezme, ciğer, yaprak sarma, dolma CHP başlıklı yazısında ise. bu iki eski “şimdi hayatta olmayan” değerli liderlerin görüşleri ile şimdiki liderin görüşlerinin bir noktada birleştiğini, Kılıçdaroğlu ve ekibinin son zamanlarda topluma aktarmaya çalıştğı mesajlarda toplumsal politik bağlamda onları dışlayıcı değil tersine kapsayıcı bir davranış olduğunu kabul ederek geleceğe sağlıklı baktığını ifade etmiş. Fikret TORAMAN bulacağınızı sanıyorum. CHP Merkezi’ndeki değişimi ilk etapta nasıl panik yarattığını, bu büyük ilimizde il ve ilçelerinin tamamının CHP’li belediyeler tarafından yönetilmesi açısından çarpıcı buluyor ancak bu düşüncelerin fırtına halini kaybettiğini de sonradan sevinçle sizllerle paylaşıyorum. “SAV DEPREMİ BELEDİYE BAŞKANLARINI BÖLDÜ” başlığında eski CHP İzmir İl Başkanı Sayın Kemal Karataş devam ederek Baykal’dan sonra partinin kaosa sürüklendiğini en kısa zamanda seçimli kurultayın yapılmasını işaret etmiş. -İzmir Milletvekili Sayın Selçuk Ayhan olayın CHP’nin önünü açacak bir uygulama olduğunu, bundan sonra partnin yeni yönetimle birlikte daha öne çıkacığını; -İzmir Milletvekili Sayın Canan Arıtman: Baykal’sız CHP’nin bu hale düştüğünü, çok üzgün olup içinin acıdığını; -CHP İzmir Milletvekili Sayın Abdürrezzak Erten “böyle bir tasfiye beklemiyorduk: -Parti meclis üyesi sayın Semra Tanülkü: Bu durumu hiç beklemiyorduk. Ege Gazetesi’nin yazarı Sayın Hamdi Türkmen’nin “Perde Arkası” köşesinde uzun incelemeden sonra sayın Baykal’a atfen “CHP Kurultayı’nın hemen yapılmasının gerektiğini ve şimdiye kadar ölesiye Baykal’cı olan bazı kişilerin bugün en birinci “KILIÇDAROĞLU” tarafında görüldüklerini yazmaktadır. Aynı yazar bir YILBAŞI GECESİ BALO YAPSAK; -Beyoğlu usulü nefis su böreği – isteyene fazla YOK -Ortaya karışık salata -Manav usulü meyve standı -Fırında kızarmış kestaneli hindi dolma -Limitsiz meşrubat, Limitli su -Şeker pare, Kemalpaşa, Vezir parmağı, hanım göbeği, tulumba ve üstünde kaymak tatlı tabağı -Nefisss işkembe çorbası Özel usülde sıcak şarap; tam demlenmeyenlere son darbe Partinin kalesi olan İzmir’deki görevlilerin farklı düşüncelerini endişeli buluyor, inşallah aradan geçen sürecte onların aynı noktada birleştiklerini umut ediyorum. Parti yöneticilernin, milletvekillerinin, belediye başkanlarının elde ettikleri her türlü ekonomik ve sosyal imkanları kullanacak, paşa paşa yaşamınızı sürdüreceksiniz, sonra da parti içindeki ufak bir arıza esnasında ayağa kalkıp yapılan değişikliklere tavır koyacaksınız, var mı böyle bir parti sorumluluğu ve anlayışı?... Onun için İzmir’deki söylentileri özgürce burada sizinle paylaştım. Çünkü Türkiye genelinde bu olayı kıyaslarsak çok çalışmanın, yenilenmenin, gençleşmenin, partide bayanlara yer vermenin gerektiğini örneklemek için görüşleri paylaştım. ŞİMDİ TOPARLANMA SEÇİME ODAKLANMA ZAMANI: Bütün bu örnekleme ve görüşler değişik sıska sesleri bir yana bırakarak milletimizin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal konumunu göz önünde tutarak önümüzdeki yedi aylık süreçte kenetlenmek, beraber olmak, eski ve yeni, gençyaşlı demeden partimizi güçlendirmek zorundayız. Seçimlerin tek sonuç alındığı yer sandıklar olduğuna göre taban örgütlenmesini, seçim hazırlıklarını mahalleden bşlayarak tüm düzeyde organize etmek, zirvedeki değişikliğinde tabanda oluşması için çok büyük özveri içersinde çalışmak mecburiyetindeyiz. Bu süreç içinde kullanılmayan 11 milyon oyu değerlendirmek adına herkesin, özellikle sayın Deniz Baykal’ında hiçbir endişe bırakmayacak şekilde açık desteği vermesini bekliyor, bu vesileyle ile hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. DJ - klavye; kotyon 70 tl ( cocuklar için oturan 5-10 yaş 50 tl ) *** içkili alan, geç vakit ve büyükler için eğlence olacağından çocuk getirilmemesi tavsiye olunur. *35’lik Yeni Rakı 35 TL, 70’lik Doluca şarap 20 TL Daha NE olsun; Külliye’de KATILMAYI DÜŞÜNÜR MÜSÜNÜZ? www.kulliye.com.tr Her numara bana çıkar; 0212 5336444 13 BAKIRKÖY CHP KADIN KOLLARI ÖĞRETMENLERİ UNUTMADI CHP Bakırköy İlçe Örgütü Kadın Kolları, 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle düzenlediği etkinlikle emekli öğretmenlere güzel bir gün yaşattı. CHP Bakırköy İlçe Başkanlığı Binası’nda düzenlenen etkinlikte konuşan CHP Bakırköy İlçe Başkanı Dilek Baki, bütün öğretmenlerin, öğretmenler gününü belirterek, BAKGEM, (Bakırköy Gençlik Eğitim Merkezi)’nde gerçekleştirdikleri eğitim çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Konuşmaladrın ardından emekli öğretmenlere hediye paketleri verildi. kutlarken, etkinliği hazırlayan Kadın Kolları’na da teşekkür etti. Dilek Baki’nin konuşmasının ardından BAKGEM Sorumlusu Kenan Zülaloğlu’na gençlerin eğitimine yaptığı katkılardan dolayı plaket takdim edildi. Zülaloğlu, kendisine verilen plaketten dolayıçok mutlu olduğunu ATATÜRK PARKI VE “ATATÜRK HALKI DİNLİYOR” HEYKELİ AÇILDI Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 72. yılında Bakırköy Belediyesi tarafından yenilenen Atatürk Parkı ve “Atatürk Halkı Dinliyor” temalı heykelin açılışı yapıldı. Bakırköy Garnizon Komutanı Alb.İhsan Bursalı, Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Adagül ve Bakırköy Adalet Komisyonu.Başkanı Ferit Aslantürk’ün de yer aldığı açılışa, Bakırköylüler yoğun ilgi gösterdi. Atatürk Parkı ve “Atatürk Halkı Dinliyor” temalı heykelin açılışını gerçekleştiren Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen, Şenlikköy Mahallesi’nde oturan vatandaşların isteği üzerine parkın yenilendiğini ifade ederek, “Yurttaşlarımızın isteği üzerine mezbelelik haldeki parkı yeniledik. ‘Atatürk Halkı Dinliyor Heykeli’ de Bakırköylünün statükoculuğa karşı bir tavrıdır.“ dedi. Daha sonra ise, Zeynep Bedia Kılıçlıoğlu İlköğretim Okulu 3. sınıf öğrencisi Irmak Eren Uluğ “Atatürk Halkı Dinliyor Heykeli’nin olduğu bölüme çıkarak Atatürk için yazdığı 10 Kasım adlı şiirini okudu ve büyük alkış aldı. Yoğun katılımın olduğu açılışın sonunda vatandaşlar hep bir ağızdan; ‘Ankara’nın Taşına Bak’ ve ‘Sarı Saçlı Mavi Gözlü’ şarkılarını söylediler. Yenilenen “Atatürk Parkı” 5.000 m2’lik alanda yer alıyor. Parkta; çocuk oyun grupları, dinlenme alanlarının yanı sıra Devrim Kurtuluş Şendur tarafından 3 metre yüksekliğinde bronzdan yapılan 3 heykelin bulunduğu “Atatürk Halkı Dinliyor” isimli heykel yer alıyor. Atatürk Halkı Dinliyor Heykeli’nin açılış töreninde kürsüye çıkan Zeynep Bedia Kılıçlıoğlu İlköğretim Okulu 3/B sınıfı öğrencisi Irmak Eren Uluğ, Atatürk için yazdığı şiirini okudu. Irmak Eren Uluğ’un Atatürk’e yazdığı ve törende okuduğu şiir: “10 KASIM” 10 Kasım Atamız’ın ölüm yıldönümü Sordum Seni!.. Dağına, taşına Türkiye’min, Herkes kendinden emin, Yükseldi gür sesleri, Umutlar, sevgiler, O biziz, O bizleriz; Hepimiz bir parçayız ATATÜRK’ten. Bütün doğa Atatürk’ü anar, Atatürk’ü yaşar. Her şeydir O Türkiyem’de Güller, ırmaklar, ormanlar İmza, imza Atatürk yazar. “10 Kasım” isimli şiirini okuyan Irmak Eren Uluğ, Atatürk’ü çok sevdiğini ve onun için şiir yazdığını belirtti. Irmak Eren Uluğ’un öğretmeni olan Nalan Durak’ta Irmak’ın şiirinin çok anlamlı olduğunu ve başarılı bir öğrenci olduğunu söyledi. 14 VİRANŞEHİR’DE ÇÖPLÜKTE ÖLEN HÜSEYİN’İN AİLESİNE BAKIRKÖY BELEDİYESİ SAHİP ÇIKTI Şanlıurfa Viranşehir’de ailesinin geçimine destek olmak amacıyla çöplükte naylon, karton ve teneke toplarken iş makinesinin boşalttığı çöpün altında kalarak yaşamını yitiren 13 yaşındaki Hüseyin Seyrek’in ailesine Bakırköy Belediyesi sahip çıktı. Bakırköy Belediyesi Kültür Sosyal İşler Müdürü Özcan Bilir ve beraberindeki heyet, Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesine giderek Viranşehir çöplüğünde atık kâğıt toplarken iş makinesinin altında kalarak yaşamını yitiren 13 yaşındaki Hüseyin Seyrek’in ailesini ziyaret ederek başsağlığı diledi. Seyrek Ailesi’nin, okula giden çocuklarına bundan böyle eğitim bursu vereceğini belirten Bakırköy Belediyesi yetkilileri, aileye gıda yardımı da yaptı. 6 Kasım günü, evlerine 200 metre uzaklıktaki çöplükte atık kâğıt toplarken, çöplükte çalışma yapan iş makinesinin altında kalarak yaşamını yitiren Hüseyin Seyrek’in yaslı evini ziyaret eden heyet, aileye taziyelerini bildirdi. Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Özcan Bilir, Hüseyin’in ölümünün kendilerini derinden üzdüğünü belirterek, Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen’in ve Bakırköylülerin başsağlığı dileklerini iletmek için geldiklerini aktardı. Baba Budak Seyrek, Viraşehir’den yüzlerce kilometre uzaklıktaki bir belediyenin ziyaretinin kendilerini çok duygulandırdığını belirterek, Özcan Bilir’e ve Bakırköy Belediyesi Başkanı Ateş Ünal Erzen’e teşekkür etti. Bakırköy Belediyesi heyeti, daha sonra getirdiği gıda yardımını ve ailenin okula giden çocukları için hazırladığı eğitim bursunu bırakarak Viranşehir’den ayrıldı. PINAR KUMSAL ENDİŞELERİM…. Kadının içinde, başka kadınlar, çocuklar yaşadığını bilirim. Bilirimde, bildiklerimi düşününce endişelenirim…. Bazen düşünmek bile ağır geliyor. Gezdikçe, gördükçe, gördüklerimi kendi içimde özümsedikçe, kadınların gözyaşlarını görüyorum. En son Antakya, Hatay ve Suriye (Halep) hattı üzerinde kültürel gezi yaptığımda, özellikle Suriye’de kadınlar için kurgulanan hayatı görünce ürktüm. Belki de gelecekte gerçekleşmesi ihtimal durumumun yansımasını izledim ve endişelendim. Tüm kadınlar adına sinirlendim. Suriye’de iki kategoride kadın var. Birinci kategori de; öğretimli ve yüksek kademeden gelen, sadece üniversitede Fransız Dil ve edebiyatı okutulmasına izin verilen ama mezun olunca diploması evi bekleyen, kırmızı ojeli, türbanlı, nargilesi elinde, ful makyajlı, açık bir kadının giyim tarzı ile özdeşleşen kadın türü. Birinci kategoride olan ergen kız çocukları, seçme özgürlüğü olmadan evlendiriliyorlar. İkinci kategoride; öğretim seviyesi düşük, alt kademeden olan, kara çarşaf giydirilen (ki çeşitleri var. Sadece gözler gözükecek yada siyah eldivenle ellerinin dahi gözükmediği surat dahil kara çarşafla tümden örtünüyorlar),seçme hakları olmadan çocuk yaşta evlendirilen kadın türü. İki kategoride ki kadın arasındaki en büyük fark birinin modern köle haline getirilmesi, diğerinin ise vasıfsız köle haline getirilmesi. Sonuç aynı… Bu durumun canlı örneği anlatıldığında, şoke oldum. Zengin mahallesinden geçerken, dört katlı, son derece lüks apartmanın önünde beyaz heykelden yapılmış, iki eli havaya açık, altında Allaha şükür yazılı Arapça yazı ile karşılaşıp sormamak imkansızdı. Apartman zengin bir adamındı. Dört katlı apartmanın, her katında bir eşi yaşıyordu. Her eşten beş çocuk. Bahçede son model dört Mercedes. Bu Mercedesler, beyefendinin hanımlarına ait olduğunu ve amacının eşler arasında eşit dağılımı sağladığını öğreniyorum. Yani modern kölelik içinde, eşit dağılım. Kısaca, bilinçsizce dini kullanarak, dört eş alma yasası ile demokrasi sağlama çelişkisi. Modern kölelik sistemi ile vasıfsız kölelik sistemi arasındaki en büyük fark şu…. Modern köleyseniz, kadınsal kaprisiniz mükemmelle ödüllendiriliyor, eğer vasıfsız köleyseniz bedeli dayak oluyor. Sonuç her daim prangalısınız. Size anlattıklarım memleketimin ağlayan yüzünü veya ileri boyutta başımıza her an gelebilecekleri çağrıştırdı mı, bilemem ama bende çağrıştırdı. Memleketimin reklam kuşağında bir reklam var. Reklamda erkek öğretmen sınıfta yoklama yapıyor, birkaç öğrenci yok ve kız öğrenciler başka karelerde gözüküyor. Kimi sırtında çalı çırpı bayır çıkarken buradayım diyor, kimi koyunları güderken buradayım diyor, kiminin elinde bebek buradayım diyor, kimi gerdek odasında gelinlikle buradayım diyor. Bizim kızlarımızın, kadınlarımızın farkı açıkça ortada. Daha kara çarşafa girmedik…. Ben farkı gördükçe, memleketimin ağlayan ve ağlatılacak olan yüzünden endişe ediyorum. Doğacak çocukların geleceğinden endişe ediyorum. Kadınlar ağlatılırken, ezilirken, bir şeyi unutmamak lazım, bugünün ergen kızları, yarının anneleri. O zaman kızlarımızı, kadınlarımızı modern köle veya köle haline getirmek için, neden yoğun çaba sarf ediyoruz? Bence burada erkeklere de görev düşüyor. Ataerkil toplumlarda, kadınını ezme güdüsünde olan her erkek bilmeli ki, onları doğuran anneleri de kadın. Annelerine kıyamadıkları gibi kızlarına ve eşlerine kıymamaları dileği ile….. NOT: Sizce her şey olması gerektiği gibi mi, yoksa olmaması gerektiği bir yere mi yol alıyoruz? 15 ÖĞRETMENLER GÜNÜ BAKIRKÖY’DE COŞKUYLA KUTLANDI öğretmenler için değil bütün Türk Milleti’nin kaderini değiştiren önemli bir gün olarak tarihteki yerini aldığını belirterek, ‘’Türk öğretmeni üzerine düşen sorumluluğu her dönemde olduğu gibi bugünde yerine getirme kararlığındadır. Bu karar lığın bir gereği olarak öğretmenlerin çağı yakalamak, dünyadaki tüm gelişmelerle birlikte eğitimdeki tüm yenilikleri takip etmek ve bunları eğitime aktarmak zorunluluğu vardır’’ şeklinde konuştu. Protokol konuşmalarının ardından, Milli Eğitim 24 Kasım Öğrmeler Günü. Bakırköy’de çoşkuyla kutlandı. Bakırköy’deki kutlamalar ilk olarak Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Atatürk Anıtı’na İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Özcan tarafından çelenk konulması ile başladı. Kutlamalara Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi’nde devam edildi. Buradaki törene Bakırköy Kaymakamı Yakup Vatan, Bakırköy Askerlik Şubesi Başkanı ve Garnizon Komutanı Per. Alb. İhsan Bursalı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Adagül, Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Aykut Çeliker, Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Özcan, milli eğitim müfettişleri, okul müdürleri ve öğrenciler katıldı. Tören, ebediyete erişen öğretmenler için yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından Ataköy Lisesi Müzik Öğretmeni Soner Arıca yönetiminde okunan İstiklal Marşı ile başladı. Daha sonra protokol konuşmalarına geçilen törende, Ataköy Lisesi Müdürü Dr. Ahmet Yönem ve emekli öğretmenler adına Yeşilköy 50. Yıl Lisesi Müdürü iken emekli olan Salim Akagündüz günün anlam ve önemini belirten birer konuşma yaptılar. Törende konuşan Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Özcan, 24 Kasım’ın sadece Müfettişi Sadrettin Kızılkaya 1989 yılında Van’da müfettişken yazdığı ‘’Benim Öğretmenim’’ isimli şiirini okudu. Atatürk’ün öğretmen yanı isimli slayt gösterisinin de yapıldığı törende, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısı ile yapılan şiir yarışmalarında dereceye giren öğrencilerin ve öğretmenlerin ödülleri Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Aykut Çeliker ve Askerlik Şubesi Başkanı Alb. İhsan Bursalı tarafından takdim edildi. Daha sonra Ataköy Lisesi Müzik Öğretmeni Soner Arıca ve Ataköy Lisesi Müzik Korosu tarafından müzik dinletisi gerçekleştirildi. Emekli Öğretmenlere Hizmet Şeref Belgesi Verildi Törenin sonunda, Bakırköy ilçesi genelinde bu yıl emekli olan öğretmenlere hizmet şeref belgeleri verildi. Hizmet Şeref Belgeleri, Bakırköy Kaymakamı Yakup Vatan, Bakırköy Askerlik Şubesi Başkanı Alb. İhsan Bursalı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Adagül, Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Özcan, Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Aykut Çeliker ve Şükrü Balcı Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürü Kadir Akbulut tarafından verildi. Tören, toplu şekilde çekilen hatıra fotoğrafı ile son buldu. (Yavuz ARPACIK) 16 ATAKÖY VE ATAKÖYLÜLER’E YAKIŞMIYOR Ataköy, Rio De Janeiro Caddesi- Havacı Feza Sokağı girişindeki yeşil alan Belediye uzun zamandır bu alana çöp dökenlerle başedemeyince careyi ‘’Lütfen buraya çöp dökmeyiniz’’ yazılı afiş asmakta buldu. Gazetemizi arayanlar: “Bu durum Ataköy ve Ataköylüler’e hiç yakışmıyor. Çevre sakinleri yeşil alana sahip çıkmalıdır. Buraya çöp dökenler dışarıdan gelmediklerine göre içlerindeki bu densizleri bulup uyarmalı ve bu alışkanlıklarından vazgeçirmelidir. Hatta bunları belediyeye şikayet ederek kabahatlar kanununun emir hükümlerine göre para cezası yazdırmalıdır. Vatandaş olarak çevreye sahip çıkmalıdır’’ diyorlar. BAKIRKÖY’DE TIBBİ ATIK AYRI TOPLANIYOR Bakırköy Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü’ne bağlı tıbbi atık toplama ekipleri Bakırköy’de yaklaşık 1000 sağlık ünitesi ve evlerden tıbbi atıkları, evsel atıklardan ayrı topluyor. Bakırköy’de haftada 2 tona yakın tıbbi atık toplandığını belirten Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen, “Bakırköy’de tıbbi atıkları evsel atıklardan ayrı topluyoruz. Tıbbi atıklar ayrı toplanmadığı zaman evsel atıkların içine karışarak insan ve çevre sağlığına olumsuz etkileri oluyor. 2 ekibimiz hafta içi her gün çalışıyor. Bakırköy’de yaklaşık 1000 eczane, poliklinik, diyaliz merkezi, doktor muayenehanesi, diş hekimi muayenehanesi, 20 yataklıdan düşük hastane ve diyaliz hastalarının evlerinden haftada 2 tona yakın tıbbi atık toplanıyor. Tıbbi atıklar daha sonra Kemerburgaz’daki Büyükşehir Belediyesi’nin bertaraf istasyonuna götürülerek imha ediliyor.” şeklinde konuştu. VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI Bakırköy Kaymakamlığı Özel Kalem Müdüresi Filiz AYRANCI’nın annesi NACİYE YEŞİL’in vafatını öğrenmiş bulunuyoruz. Merhumeye Tanrı’dan rahmet, geride kalanlara sabır ve başsağlığı diliyoruz. Sema- Özcan ATAMER KARATAHTA VE TEBEŞİR “Geceler benim karatahtamdır, parmaklarım tebeşir… Ben bir muzdarip öğretmenim ama fecrimde devler güreşir. Kısa bir yol bilirim, hıçkırıktan kahkahaya…” Karatahta ve tebeşir bundan böyle muzdarip bir öğretmenin fecrinde güneşe, aya açılan aydınlık ve kısa bir yol; nice aydın erişkin, arif ve mümtaz kişileri insanlığın onurlu hizmetlerine armağan eden bir araç olmayacak. “Fırsatları Arttırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi” (FATİH) projesinin imza töreni geçtiğimiz günlerde yapıldı. Töreme katılan Milli Eğitim Bakanımız Sayın Nimet Çubukçu ile Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali Yıldırım artık öğretmen ve öğrencilerimizin “tebeşir tozu” yutmayacağının müjdesinin verdiler. Havaalanlarından otobüs terminallerine, konaklama yerlerinden restaurantlara kadar geniş bir kapsama alanına sahip “kamu internet erişim merkezi” nihayet eğitim kurumlarımıza da girmiş bulunmaktadır. “Akıllı Sınıf Projeleri” ile tebeşir tozundan kurtulup, interaktif bir eğitim ve öğretim sürecine geçmiş olacağız. Bu proje eğitim ve öğretimde niteliği arttıracak, çitayı yükseltecektir. Geri dönüşümü uzun zamana bağlı bir kaynağa yatırım yapılmaktadır. Amma unutulmamalıdır ki İngiltere ve Japonya gibi ülkeler bu alandaki yatırımlarının meyvelerini toplamışlardır. Görülen bir köy kuyu değil, berrak suların fışkıracağı bir pınar olacaktır. Sanırım millet devlet el ele yöntemi ile finansman sağlanacak bu projeyle kısa sürede her öğrenciye bir diz üstü bilgisayar, her dersliğe projeksiyon cihazı ve çok amaçlı fotokopi makinesi kazandırılacaktır. Bu alt yapının oluşmasında gerek devlet ödeneklerinin, gerekse katkı paylarının fırsat eşitliğine özen gösterilerek paylaştırılması gerekmektedir. Hizmet içi eğitimden geçirilecek öğretmenlerimiz eğitimimizdeki bu değişime “Bir Çocuk Değişir, Türkiye değişir” sloganıyla başlayacaklardır. Hedefte geleceğe umutla bakacak, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmış bir ülkenin bireyi olacak nesiller yetiştirmek olacaktır. Atatürk’ün deyimiyle eserleri olacak yeni nesillerle gurur duyacaklardır. FATİH projesi halkımızı bilgi toplumuna dönüştürecektir. Günün koşullarına uygun eleştiriyel düşünce, etkin problem çözme yeteneği, bilgisayar okuryazarlığı gibi meziyetler kazandıracaktır. Belki de Milli Eğitim Bakanımız Sayın Nimet Çubukçu’nun da dediği gibi eğitimimizde bir çağ kapatılıp bir çağ açılacaktır. Yeni projeyle bilgiye ulaşmak oldukça kolaydır; amma o bilgilerin ezberlenmeden özümsenmesi çok önemlidir. “Duyarsam unuturum, görürsem hatırlarım, yaparsam öğrenirim.” Derken yaparak ve yaşayarak öğrenmenin önemine vurgu yapılmaktadır. Öyleyse eğitimimizin eski zamanlardan bu yana sembolü olan karatahta ve tebeşir fırlatıp atılmasın rezervde bulunsun. Gemileri yakmayalım. Belki ulaşılan bilgileri onlarla özümseriz. Ne dersiniz? Ferhan KILIÇ 17 ATEŞ ÜNAL ERZEN: “TÜRKİYE’DE ÇALIŞANINA BORCU OLMAYAN ENDER BELEDİYELERDEN BİRİYİZ” Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen personeliyle yaptığı bayramlaşmada Bakırköy Belediyesi’nin çalışanına borcu olmayan ender belediyelerden biri olduğunu söyledi. Ünlü tiyatrocu, Bakırköy Belediye Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Müşfik Kenter, belediye meclis üyeleri, belediye başkan yardımcıları, müdürler, memur, işçi ve konuk personelin katıldığı bayramlaşmada konuşan Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen şunları söyledi: ”Belediyemizde tüm personelimiz çok yoğun emek harcamaktadır. Biz de bu sıkı çalışma karşısında tüm personelimizin alacaklarını zamanında ödemeyi görev biliyoruz. Çok net bir şekilde söyleyebilirim ki Bakırköy Belediyesi çalışanına borcu olmayan ender belediyelerden biridir.” ESSE MAĞAZASI, CAROUSEL’DE AÇILDI Ev ürünleri ve dekarasyonu alanında hizmet veren Esse Mağazası, Carousel’de yenilenen yerinde açıldı. Mağazanın açılışına Gaziantep eski Belediye Başkanı Celal Doğan, MHP Edirne Milletvekili Cemalettin Uslu, Gazeteci-Yazar Can Ataklı ile çok sayıda ziyaretçi katıldı. Açılış kurdelesini mağaza sahibi Semih Şeftali, Gaziantep eski Belediye Başkanı Celal Doğan ve MHP Edirne Milletvekili Cemalettin Uslu birlikte kesti. Açılışın ardından klarnet sanatçısı Serkan Çağrı, ziyaretçilere mini bir konser sundu. (Arzu BERATOĞLU ) 18 BİR ÇADIR GÖSTERİSİ Vamık Volkan, çadır modelinde büyük grup kimliğini; kişinin bireysel kimliğini temsil eden giysisinin üzerinde bulunan, o gruptan olan tüm bireyleri örten bir çadır bezi ve liderin çadırın direği olduğu bir imgeyle tasavvur eder. Bu çadır bezi, aslında bireyleri ‘’bizlik’ duygusu altında bir araya getirir, çadırın dışı ile içi arasında bir sınır oluşturur ve dışarıdan gelecek tehdide karşı grubu korur. Ancak çadır bezinde bir yırtık ya da direğinde bir sarsılma olursa, grubun ‘’bizlik’’ duygusu artar ve bireyler bir çadır altında yaşıyor olduklarını daha belirgin olarak algılarlar. Hatta bu tehlike durumlarında büyük grup kimliği bireylerin kişisel kimliklerinden daha önemli hale gelir. Şimdi bu perspektiften bakmaya devam ederek ülkenin bugün ki durumunu açıklamak çok da zor olmasa gerek… Mesele şu ki yüzyıllardır bilinçli bilinçsiz pek çok lider tarafından kullanılan bu sistemin dayandığı psikolojik temeller değiştirilemez görünmekle beraber ülkemiz de son 20 yıldır sistemli bir biçimde kullanılmaya başlandığı da bir gerçektir. Öncelikle demokrasinin anlamı değişmiş görünmektedir… Demokrasi çeşitli çadırlar arasında en çok üyesi olan çadırın sirk gösterisine dönmüştür ki diğer çadırlar da bu festivalde yerlerini almakta gecikmemişlerdir. Günümüz politik değerlerinde demokrasi her grubun yüzyıllara dayanan geçmişte ki ya da yakın geçmişte ki haklarını rahatlıkla arayabileceği bir soğuk savaş platformuna dönüşmüştür. Çoğunluğu sağlayan grup ve yandaşları şiddet ile üstünlük kurma çabalarının, diğer grupların güncel demokratik haklarını taciz ettiklerinin farkında bile değillerdir. Kendilerini diğer tarafa koyarken zarar gördüklerini düşünen grup üyeleri aynı şeyi aslında kendileri de yapmakta ve kınadıkları yol olan göze göz dişe diş mantığından yola çıkarak savunmaya geçmektedirler. Tüm dünyayı paylaşan bireyler olarak şimdi ve burada yaşıyoruz dolayısı ile kelebek etkisi gibi bir grupta ki bozulma diğer grupları da etkilemektedir. Bu kadar çeşitli etnik, dini, politik grubun farklı çadırlarda boy gösterdikleri gerçeğinden yola çıkarsak asla tümünü taşıyacak tek bir direk inşa edilemeyeceği gerçeği kaçınılmazdır. Peki, ne yapmak gerek, aslında çok da zor değil… Bu tip politik oyunların sadece oynanana değil oynayana da zarar verdiğini görmekle işe başlamak gerekir. Her meydanda panayır kurup, hangimiz daha çok ses çıkaracak diye bakmaktansa, hangi grup diğerleri için ne kadar çok iş yaptı ya bakmak gerekir. Şimdi ve burada olduğumuzu unutmamak ve geçmişin kinini atmak, bir anlamda kendi geçmişimizle hesaplaşmak gerekir. Bu dünya da herkesin bir diğerine zarar değil fayda sağlayarak, kendi doğrularının yolunda lakin başkalarının sınırlarına da saygı göstererek ilerlemesi gerektiğini bilmek gerekir. Demokrasi sınır ve özgürlüklerin örtüştüğü noktada durur. Diğerlerinin özgürlüğünün başladığı yerde bizim ki biter ki bunun tersi diğerleri için de geçerli olmalıdır. Her kafadan bir sesin çıktığı, diretmeler dayatmalarla yönetilmeye çalışılan bir ülke demokrasiden gittikçe uzaklaşmaya mahkûm, kişisel ve grup özgürlüklerinin en yüksek düzeyde kandırmaca ya dönüştüğü şaşırtıcı renklilikte ama içi boş bir panayıra dönüşmeye mecbur kalır. Bu kaçınılmaz sona kurbağa pişirme metodu ile yaklaşıyor olmak daha da içler acısıdır… Yavaş yavaş alışmak ve altta kaynayan kazanın ısısında piştiğimizin farkın da olmamak bizi kurbağa yapmasa da, neyi ne kadar ve nasıl yaşadığımızın farkında mıyız ı sorgulamamıza neden olmalıdır. Kısaca; bir ağaç gibi hür ve bir orman gibi kardeşçesine yaşamak gerekir ki; bu biraz farkındalık ve hoşgörü ile olabilecek iken neden hala bu panayırda ki palyaçolar çadır direklerini oluşturuyor anlayabilmiş değiliz. BAKIRKÖY’DE KADIN DAYANIŞMASI Esra ERDOĞAN Saygılarımla… Bakırköy Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından 8 Mart 2010 Dünya Kadınlar Günü’nde kurulan Bakırköy Kadın Danışma Evi, kuruluşundan 8 ay sonra, kadın danışanları ve kadınlara ücretsiz hizmet veren gönüllü avukatları, psikologları eşliğinde bir kutlama gerçekleştirdi. Bakırköy Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Yrd. Doç. Dr. Meltem Ünal Erzen’in katıldığı kutlama, Bakırköylü Kadınlar tarafından büyük ilgi gördü. Meltem Ünal Erzen, Bakırköy gibi, eğitim, kültür ve sosyo ekonomik düzeyi yüksek bir ilçede bile şiddete, tacize, kötü muameleye maruz kalan birçok kadın olduğunu, bu sebeple ekonomik sebeplerle yaşadıkları sıkıntılara katlanmak zorunda kalan kadınlara yardımcı olabilmek için açılan Kadın Danışma Evi’nin, önümüzdeki günlerde daha farklı projelerle ve daha geniş çalışma olanakları yaratılarak daha farklı konularda da Bakırköylü kadınlara hizmet vereceğini belirterek, Bakırköy’de kadınların yalnız olmadığını söyledi ve özverili çalışmaları sebebi ile Kadın Danışma Evi Koordinatörü Fethiye Kızmaz’a teşekkür etti. 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde gerçekleştirilen kutlamanın bitiminde, Kadın Danışma Evi Koordinatörü Fethiye Kızmaz, Bakırköylü kadınlar adına, Meltem Ünal Erzen’in öğretmenler gününü kutlayarak, çiçek takdim etti. Bakırköy Kadın Danışma Evi, haftaiçi hergün 09.00 – 17.00 saatleri arasında, Bakırköylü kadınlara, ücretsiz olarak hukuki ve psikolojik destek veriyor. 22 GENÇ BAKKARTLILARA ÜCRETSİZ SİNEMA GÜNLERİ Bakırköy Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından uygulamaya konulan Genç Bakkart Projesi’ne üye gençlere ücretsiz sinema günleri düzenleniyor. Genç Bakkart Projesi üyesi gençlerin dünyanın sürekli değişen ve gelişen şartlarında mevcut potansiyel güçlerini açığa çıkararak bütün yönleriyle gelişimlerini sağlamak ve yaşam kalitelerini yükseltmeyi amaçladıklarını söyleyen Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen; “Bunun için de 18-25 yaş grubu Bakırköylü gençlerimizin katılabileceği çeşitli sosyal ve kültürel projeleri ,ücretsiz sağlık ve eğitim imkanlarını Genç Bakkart ile gerçekleştireceğiz. Bu bağlamda da gençlerimize sinema günleri düzenledik. Katkı sunan sinema sahiplerine teşekkür ederiz. Bundan sonra da bu tip etkinliklerimiz devam edecek.” dedi. Bakırköy Belediyesi Basın-Yayın Halkla İlişkiler Müdürü Ruhsan Tezkan da gençlerin ilk olarak Nene Hatun-Aziziye filmini Capacity Cinebonus’da izlediklerini söyleyerek, “Bakırköylü gençlerimiz vizyondaki filmleri izlemeye devam edecekler.” şeklinde konuştu. GÖRME ÖZÜRLÜLER BİSİKLET ŞENLİĞİ Görme Özürlüler Derneği (GÖZDER) ve çeşitli meslek gruplarından gönüllü bisikletçilerin oluşturduğu Turkuaz Bisiklet Grubu tarafından gerçekleştirilen organizasyon ile “Görme Özürlüler Bisiklet Şenliği” düzenlendi. Türkiye’de ilk kez düzenlenen ‘’Görme Özürlüler 1. Bisiklet Şenliği’’ ile, bisiklet sürme imkanı bulamayan görme engelliler, kendileri için özel olarak tasarlanan tandem (çiftli) bisikletlere binerek pedal çevirdiler. Görme özürlü vatandaşlar Turkuaz Bisiklet Grubu’nun bisikletçileri ile birlikte Ataköy’de bulunan GÖZDER binasının önünden başlayarak Yeşilyurt ve Yeşilköy sahillerinden geçerek 20 km’lik bir parkurda bisiklet yolculuğu yaptılar. Görme Özürlüler Derneği Başkanı Bülent Kelleci, dünyada görme özürlüler tarafından bir çok sporun yapıldığını fakat tandem (çiftli) bisiklet şenliği gibi organizasyonların görme engelliler için özel bir yeri olduğunu belirterek, “Bu şenlikle birlikte çocukluğundan beri bisiklete binemeyen görme özürlü vatan- daşlarımızın bir açığını kapatıyoruz. Görme özürlüler için bisiklete binmek uçmak gibi bir şey. Bisiklete binmek isteyen bütün engelli veya engelsiz kardeşlerimizi derneğimize bekliyoruz” dedi. Çeşitli meslek gruplarından gönüllü bisikletçilerin oluşturduğu kişilerden oluşan Turkuaz Bisiklet Grubu üyesi Yılmaz Özgentürk ise, daha önce işitme engellilerle birlikte çalışma yaptıklarını ve o sırada GÖZDER Başkanı Bülent Kelleci ile tanışarak projeyi görme engellilere de yaydıklarını ifade ederek, ‘’Bu organizasyon ile birlikte bütün engelli kardeşlerimize bisiklete binmenin keyfini yaşatıyoruz. Bu bize gurur veriyor. Engelli gençlerimiz bisiklet sürmeyi çok seviyorlar. Şuan çok büyük oranda talep var.’’ diye konuştu. Görme Özürlüler için özel olarak hazırlanan 13 adet tandem (çiftli) bisiklet ile engellilere hizmet verdiklerini de ifade eden Özgentürk, bisiklet sürmek isteyen engelliler ile engellilerin bisiklet sürmesine yardım etmek isteyen gönüllüleri Ataköy’de bulunan Görme Özürlüler Derneği’ne beklediklerini söyledi. 23 BAKIRKÖY ATASPOR KULÜBÜ TESİSİ YOK, BAŞARILARI ÇOK Bakırköy Ataspor Kulübü, Türkiye genelinde ve uluslararası yarışmalarda elde ettiği başarılar ile Milli Takımlara çeşitli yaş gruplarında kazandırdığı sporcularla dikkat çekiyor. Yüzme ve su sporları ana branşlarıyla gençlere hizmet veren Ataspor Kulübü, kurulduğu 1997 yılından bu yana yetiştirdiği 10 bin sporcu ile bu alanda da büyük başarı elde etmiş durumda. Ataköy 9-10. Kısım’da Bakırköy Belediyesi tarafından kendisine tahsis edilen 35 metrekarelik kulüp bürosunda çalışmalarını sürdüren Ataspor Kulübü, 5 branşta 150 lisanslı sporcuya sahip olup, triatlon ve paletli yüzme branşlarında Türkiye’nin ilk 3 kulübü arasına girmeyi başarmış, birçok Türkiye şampiyonlukları ve rekorlarının yanı sıra triatlon da sporcusu Bahar Saygılı ile 2 defa Balkan 3. sü olarak yalnız Ataspor’un değil, Bakırköy’ün de gururu olmaya devam ediyor. Tüm bu başarılarına rağmen Ataspor Kulübü, özellikle tesis anlamında büyük sıkıntılar çekiyor. Yakaladıkları büyük başarılar ve tesis yönünden çektikleri sıkıntılar ile ilgili görüşlerini aldığımız Ataspor Kulübü Başkanı Sait Babaoğlu, şu değerlendirmeleri yaptı: “1997 yılında yüzme ve su sporları temelinde kurduğumuz kulübümüzde, gün geçtikçe branşlarımızı arttırdık. Şuan branş sayımız 9’a kadar yükseldi. Maddi imkansızlıklardan dolayı son birkaç yıldır bazı branşlarımızda müsabakalara katılamıyoruz 1997 yılından bugüne kadar kulüp bünyemiz altında 10 bine yakın gencimiz eğitim aldı. Bununla gurur duyuyoruz. Bu süreçte yine bine yakın lisansiyer sporcu yetiştirdik. Faaliyet gösterdiğimiz branşlarımızın içersinde, Türkiye’de çok az olan bir başarıyı yakalayarak 4 ayrı branşta milli takımlara sporcu verdik. Yaklaşık olarak son 4 yılda 50’ye yakın sporcuya milli takım forması giydirdik. Yüzmede de Türkiye ikincisi çıkardık. Tesisi olmayıp da Sp o r BAKIRKÖY’de Y av uz ARPACIK ZÜLKANÝ SÝRMEN Türkiye’de bu başarıyı yakalayan tek kulübüz. Her zaman iyi insan yetiştirme temelinde gayret gösterdik. Önce iyi insan sonra iyi öğrenci ve sonra da iyi sporcu temelinde gittik. İyi de yol aldğımızı düşünüyoruz. Biz antrenörlerimiz ve sporcularımızla yarışlara hep beraber katılırız. Böyle bir ortam yakaldık. Bunun da diğer kulüplere örnek olmasını istiyoruz. “KULÜBÜMÜZÜN ADINA LAYIK OLMAYA ÇALIŞIYORUZ” Bakırköy Belediyesi’nin bize tahsis ettiği 35 metrekarelik yerde ve imkansızlıkların içinde bu başarıları yakalıyoruz. Devletten beklediğimiz desteği pek aldığımızı söyleyemeyiz. Ama Bakırköy Belediyesi’nden özellikle ulaşım konusunda sınırsız bir hizmet alıyoruz. Bakırköy Belediye Başkanımız Ateş Ünal Erzen ve Ulaşım Hizmetleri Müdürü Yunus Alışkan’a bu konudan dolayı teşekkür ediyorum. Ayrıca, kulüp yönetimimizin bulunduğu binamızda Bakırköy Belediyesi’nden tahsis ettiğimiz bir yer. Zaman zaman bize devletin göstermediği desteği Florya Bilge Kağan Koleji Kampüs Müdürü Ali İhsan Özyazgan’dan görüyoruz. Ona da teşekkür ediyorum. Külübümüzün adı bir dünya ilçesi olan Bakırköy’ün adı, kulübümüzün adı bir dünya devi olan Atatürk’ün adı. Biz çalışmalarımızla bu isme layık olmaya çalışıyoruz.” Kulüp bünyesinde 100 lisanslı sporcu ve 50 tane de kursiyer olmak üzere 150 gence hizmet veren Ataspor Kulübü, çalışmalarını Florya Özel Bilge Kağan Koleji Havuzu’nda Pazartesi, Perşembe, Cumartesi ve Pazar günleri gerçekleştiriyor. İKİ NOKTA… Birinci nokta Türkiye’nin güvenliğini sağlayan genel kurmaydaki rutbelilerin açığa alınması. Bu durum ister istemez Türkiye’de ve Avrupa’da geniş yankı buldu. Hükümetin genel kurmay ve ergenekon davaları içten içe tüm hızıyla devam ediyor. Fakat deniz feneri davası bir türlü açılamıyor, açılmaz da. İkinci nokta küresel krizin etkileri yavaş yavaş su yüzüne çıkıyor. Ekonominin günden güne kötüye gittiğini hiç kimse görmüyor. Durum çok vahim. Alım gücü günden güne azalıyor ,günde yüzlerce kişi işinden oluyor. Herşey, hesap kitap ortada.Vatandaşın çocuğunu okula göndermek için harcadığı para 600-700 TL, bunun servis paraları hariç, birde bunu eklersek fabrikada asgari ücretle çalışan bir işçinin halini düşünün. Ulusal ve yazılı basında Türkiye’nin zor bir dönemden geçtiği özellikle vurgulanıyor, hükümetin verdiği sözlerin yerine getirilmediği Avrupa Birliği’nin Türkiye üzerindeki düşüncesinin günden güne katılaştığını görüyoruz ve okuyoruz. Belli ki her geçen gün şartlar daha da ağırlaşıyor, hükümetin açılım konusundaki görüşleri artık hiç kimse tarafından benimsenmiyor. Hükümet ve muhalefet arasındaki gerginlik sürüyor. SÖĞÜTGEDİĞİ KÖYÜ’NDEKİ DÜĞÜN ŞÖLENİ Bayramın hemen arifesinde Söğütgediği köyündeki bir düğün şölenine tanık olduk. Muhtar Şaban Çırak iki aile arasındaki kız kaçırma olayına müdahale eder, iki tarafı da ikna etmek için günlerini harcar ve sonunda iki ailenin, el ele gönül gönüle mutlu bir şekilde düğünlerine karar verirler. Köyün daha önceki muhtarı Ramazan Yalavuz görevini en iyi şekilde yapıp arkadaşı Şaban Çırak’a devreder. Tabii ki yine fikir alışverişleri, dostlukları, arkadaşlıkları, köyün menfaati için her zaman her yerde beraber olduklarını kanıtladılar. Muhtar Şaban Çırak’ın köyün birliğini sağlamış. Hiçbir zaman çatlak sese yer vermemiş bir bütün olarak Söğütgediği köyünü Çanakkale ili nezdinde çağdaş bir yapıya kavuşturmuş. Düğündeki Şölene muhtar Şaban Çırak, eski muhtar Ramazan Yalavuz, köyden Sebahattin, Recep, Zayid ve benim de bulunduğum Halilağa köyünden İsmail, Mustafa, Şaban, Saadet, Resul gibi arkadaşlar eğlenceye doydular. Kaykılar köyünden davulcu Ahmet ve Bezirganlar köyünden davulcu Osman’ın muhabbetleri en üst düzeydeydi. Ahmet ve Osman’ın toplum arasında keman olarak iki tane çomak ve boş su güğümü ile bizleri saatlerce eğlendirmeleri görülmeye değerde. Kendilerini kutluyor ve tebrik ediyoruz. Her şey gönlünüzce olsun. 24 TAM BİR YAŞAM DERSİ Tanrıdan gururumu yok etmesini istedim. Tanrı “Hayır” dedi. “Gurur benim yok edebileceğim bir şey değil, Senin bırakabileceğin bir şeydir.” dedi. BURGAZADA’YA EKOLOJİK TUR GEZİSİ İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Adalar Orman İşletme Şefliği tarafından Burgazada’ya ekolojik tur düzenlendi. Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin kurduğu Yaşam Platformu Kulübü’nün katılımıyla gerçekleşen ekotur için Burgazada İskelesi’nde toplanan öğrenciler, Burgaz Ormanları’nda yürüyerek, hem temiz bir hava aldılar hem de Adalar Orman İşletme Şefliği teknik elemanları tarafından Burgazada’nın Doğa Ekolojisi hakkında bilgilendirildiler. Yürüyerek Kalpazankaya yoluna gelen öğrencilere, burada Orman İdaresi tarafından kuş yuvaları verildi. Kuş yuvalarını alan grup, ağaçlara tırmanarak, Burgazada’nın kuşları için yuvaları astılar. Grup ayrıca 2003 yılında çıkan yangında kaybedilen ağaçlardan geriye kalan gençleştirme sahasına, Kızılçam ağacı tohumlarını atarak, Burgazada’nın yeniden yeşermesi için yardımda bulunduktan sonra çevre temizliği yaptılar. Tanrıdan sakat çocuğumu iyileştirmesini istedim. Tanrı “Hayır” dedi. “Onun ruhu sağlam, vücut o kadar önemli değil, O geçici bir şeydir.” dedi. Tanrıdan bana sabır vermesini istedim. Tanrı “Hayır” dedi. “Sabır büyük acılar çekilerek öğrenilebilecek bir şeydir. Sabır verilmez, hak edilir.” dedi. Tanrıdan beni mutlu etmesini istedim. Tanrı “Hayır” dedi. “Ben sadece nimetlerimi sunarım, Mutlu olmak sana bağlı.” dedi. Tanrıdan beni çektiğim acılardan kurtarmasını istedim. Tanrı “Hayır” dedi. “Çektiğin acılar günlük kaygılarının önemsizliğini anlamanı, onlardan uzaklaşmanı ve bana daha çok yaklaşmanı sağlar.” dedi. Tanrıdan Ruhumu olgunlaştırmasını istedim. Tanrı “Hayır” dedi. “Kendi kendine olgunlaşmalısın, ama meyvelerini alman için yardım edeceğimden emin olabilirsin.” dedi. Tanrıdan Hayatı sevmemi sağlayacak her şeyi istedim. Tanrı “Hayır” dedi. “Ben sana hayatı vereceğim. Böylece hayata dair her şeye ancak sen sahip olabilirsin.” dedi. Tanrıdan, Tanrıya duyduğum sevgiyi, başkalarına da duyabilmeyi istedim. Tanrı şöyle dedi: “Ohhh! Nihayet doğru bir şey istedin.” Ruhu olgunlaşmamış bir kul Tanrı’ya hep bana ver ile biten dualar eder. Olgunlaşmış bir ruh ise vermemi sağla diye bitirir dualarını... Steve Goodier'in 'Bir Dakika Hayatınızı Değiştirebilir' adlı kitabından alınmıştır. EN MEDYATİK ÜNLÜLER LİSTESİ TEPETAKLAK Medya Takip Merkezi’nin (MTM), magazin ve eğlence dünyasının en popüler isimlerini belirlediği medya araştırması sonuçlandı. Raporun sonuçlarına göre, “en medyatik ünlüler” listesinde çarpıcı iniş-çıkışlar var… MTM Medya Takip Merkezi’nin, gazete, dergi, TV kanalı ve haber sitelerinde yayınlanan her haberi tek tek inceleyerek oluşturduğu “Türkiye’nin en medyatik ünlüleri” araştırmasının Ekim ayı sonuçları açıklandı. Buna göre, bu ayın en çok konuşulan ismi, Ezel dizisindeki konuk oyunculuğu ile tüm dikkatleri üzerine çekerek sürpriz bir çıkış yakalayan Kıvanç Tatlıtuğ oldu. Yıllardır Türkiye’nin en popüler isimleri listesinde üst sıralarda yer alan İbrahim Tatlıses’in listeye hiç girememesi, Sezen Aksu ve Hülya Avşar’ın reytinginde ise önemli bir düşüş olması, araştırmanın öne çıkan detayları arasında kayda geçti. AYIN EN POPÜLER İSMİ: KIVANÇ TATLITUĞ Aşk-ı Memnu dizisiyle ününe ün katan Kıvanç Tatlıtuğ, Ezel dizisinin Ekim ayındaki bölümlerine konuk oyuncu olması, medyanın yakın ilgisini çekti. Türkiye’nin en beğenilen iki erkeği Kıvanç Tatlıtuğ ve Kenan İmirzalıoğlu’nu bir araya getiren dizi, medyada ve köşe yazarları arasında “reyting için her yol mübah mıdır?” tartışmasını da alevlendirdi. Medyanın yakın takibinde olan Tatlıtuğ, Beren Saat ile katıldığı bir eğlencede samimi görüntüler vermesiyle de sıkça konuşuldu. Son dönemlerin en popüler yüzlerinden biri olan yakışıklı oyuncu, Ekim ayında gazete, dergi, TV kanalı ve haber sitelerinde toplam bin 461 haberde yansıma bularak, “en medyatik ünlüler” listesinde zirveye yerleşti. GÜLBEN ERGEN BU KEZ SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ İLE GÜNDEMDE… MTM’nin aynı araştırma raporuna göre; Ekim ayının en çok konuşulan ikinci ünlü ismi Gülben Ergen oldu. Ünlü sanatçının önderliğinde hayata geçen “Çocuklar Gülsün Diye” kampanyası ve bu kapsamda yapılan okul açılışları, magazin basının ilgi odağı oldu. Ünlü sanatçı, Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu’na katılamamasıyla da dikkatleri üzerine çekti. Ay boyunca medyada bin 295 haber ile yer alan Ergen’e olan ilgi, önceki aya oranla iki katın üzerinde artış gösterdi. Ayın en çok konuşulan üçüncü ismi ise, “Fatmagül’ün Suçu Ne?” adlı dizide canlandırdığı karakterle mercek altına alınan Beren Saat oldu. Sevgilisinden ayrıldığına ilişkin haberlerle de dikkatleri üzerine çeken güzel oyuncu, ay boyunca bin 223 habere konu edildi. 25 BASIN DANIŞMANLARI BİR ARAYA GELDİ Marmara Belediyeler Birliği tarafından başlatılan ve kurumlar arasında işbirliği geliştirmeyi, deneyim paylaşmayı, ortak sorunlara çözüm aramayı hedefleyen birim müdürleri toplantılarına, Basın Danışmanları buluşmasıyla devam edildi. Bağcılar Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya İstanbul’daki ilçe belediyelerinin basın danışmanları katıldı. Belediyeciliğin Oskar’ı olarak bilinen Marmara Belediyeler Birliği Örnek Belediyecilik Proje Yarışması’ndan da ödülle ayrılan Nostalji Bahçeleri projelerinin “Kayısı Bahçesi” ayağında, basın danışmanlarını ağırlayan Bağcılar Belediyesi adına konuşma yapan Basın Danışmanı Abdullah Arıdoru, “Belediyenin görünen yüzü, biz basın danışmanlarıyız. Bizler, yaptığımız çalışmaları halka aktaran yayın organları ile kurumumuz arasında köprü vazifesi görüyoruz. Bu bakımdan basın danışmanları olarak, ne kadar önemli ve stratejik bir konumda olduğumuzu bilmeli, buna göre çalışmalarımızı sürdürmeliyiz” dedi ve programa katılan basın danışmanlarına teşekkürlerini sundu. Marmara Belediyeler Birliği tarafından başlatılan ve aylık düzenlenen basın danışmanları toplantılarına, sırasıyla Fatih Belediyesi, Sancaktepe Belediyesi ve Silivri ile devam edilmesine, gelecek aylardaki toplantılara, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı kuruluşların basın danışmanlarının da katılmasına karar verildi. MARMAR A’DA HAMSİ AVCISI KÖPEKBAL IKL AR I YAKALANDI Karadeniz’den Marmara’ya akın eden hamsi sürüleri beraberinde devasa büyüklükte köpekbalıklarını da getirdi. Marmara Boğazı’nda balıkçı ağlarına takılan biri 560 kilogram ağırlığında 4.10 metre uzunluğunda, biri 320 kilogram ağırlığında 2.90 metre uzunluğunda ve diğeri de 210 kilogram ağırlığında 1.85 metre uzunluğundaki 3 devasa köpekbalığı vatandaşların da ilgi odağı oldu. Hamsi avcısı köpekbalıkları mumyalanarak Türkiye Deniz Canlıları Müzesi’nde sergilenecek. 26 Rejisör Oktay Mir Kasım: “İnsanlar Birbirlerini Hiç Bir Zaman Anlamıyor” Oturduğumuz koltukta sessizce izlediğimiz film, bizi sınırsız olasılıklar üzerinde düşünmeye yöneltirken, aynı zamanda anlatılan hikayelerle dünya görüşümüzün biçimlenmesine etki eder. İyi rejisör, çektiği filmle seyircinin içinde hayaller uyandırıp onları olayların içine katan, düşündürürken huzur veren insandır. Her filmin bir hikayesi vardır. Ve her hikaye ne kadar gerçekse ya da gerçeğe ne kadar yakınsa o kadar etkileyicidir. Azerbaycan’ın değerli rejisörü Oktay Mir Kasım’la çocukluk döneminden son çektiği “Hoş Geldin Melek” filmine dek konuştuk. Yaşanan çocukluk, hayatımıza yön veren, bizi biçimlendiren, hayata hazırlayan en önemli etkendir. Sizin çocukluk döneminiz nasıl geçti? Çok mutlu bir dönem benim için. Biliyor musunuz, bazen bana, bugün iyi yetişmiş bir insan olarak görülüyorsam, bunu salt çocukluk dönemine borçluyum, gibi gelir. Temiz, saf ve tazelik kokusu veren etkiler… Ve bir cennetti bu. Bunun ilk nedeni, o zaman hiç bir olumsuz insanın olumsuz sıfatının olmamasıydı. Baba, anne, akraba olarak gördüğüm ve izlediğim insanların hepsi çok saf ve temizdi. Hıyanetin ne olduğunu bilmedim. İkiyüzlülüğün ne olduğunu bilmedim. Vatan topraktı. Toprakta çalıştık. Ailede babam bu konuya, yani toprak ve emeğe büyük önem verirdi. Büyüğün sözü, bir kanundu. Ama gurur, benlik, şerefli olmak hatta şampiyon olmak bu birinci ve en önemli bir amaç olmuştu. Geride kalmak mümkün değildi. Her şeyde birinci olmak… Büyük sözü hep kanundu. Bu paradoks. Babam sıra dışı özel bir insandı. O dindar bir ailede doğmuştu ve dedem onu din görevlisi olması için hazırlıyordu. Ve o çocukluk döneminde çok yetenekli görünüyordu. Bu yüzden de dedem ona güveniyordu. Ama babam bunu istemedi. Dünyevi bilim ona daha çekici geldi. O, dedelerinin kanununu bozdu ve 13 yaşında okula gitti. Bu bir dram olmuştu ailede. Dedem onu uzun süre affetmedi ama sonra affetti. O doktor oldu. Çünkü bunun aslında hıyanet değil, gelişim biçimi olduğunu gördü. Babam, Bolşevizmi kabul etmedi. Bu, babam. Annem kibar bir ailede doğdu. Babam 38, annem 16 yaşında. Babam annemi istemeye tek başına gitti. Aile örnek alınacak ve özel bir aile oldu. 5 erkek çocuk doğdu. 5 erkek çocuk büyüttüler. Babamın sıfatı, onun siması, özelliği bununla ifade olundu. Babam dindar aileden, Seyid soyadında; “Mir” de onu gösterir. Ama babam oldukça eğitimli ve kültürlüydü. Şark etkisinde yetişmiş ama matematik, coğrafya, fizik ve her konuda eğitim almış bir insan. Ben onu çok aydın ve kibar buluyorum. Annem Avrupa’ya daha meyilli bir ailede doğmuş. Çünkü o dedem ( annemin babası), Polonya’da okumuş, ninem Rus okulunda okumuş. Avrupa’ya, batıya yakın yönde yetişmişler. Ama çok büyük bir birlik ve manyetizm vardı ikisi arasında. İki aile arasında hiç sorun olmamış. İlimler Akademisi’nin ilk Başkanı. Komunist partinin üyesi olmadı, istemedi. Özgürlüğünü kaybetmek istemedi ve onu oradan aldılar .. Diktatörlük rejimi. Azerbaycan’ın başında Mir Cafer Bağırov, “Hayır!” dedi ve mucize oldu. 15 dakika sonra babamı oturduğu kürsüden attılar. Ama babam toplumda saygısını kaybetmedi. Bu benim ailem. Çocukluğumda ne kadar uyumun var olduğunu anlattım. Biz çok dinamik bir hayat sürdük; spor, bahçıvanlık, turizm, seyahat, bisikletle uzun mesafeler kat etmek ve hayvanlar alemiyle temasta olmak - bu yönde çok özgürlük verilmişti. Her bir çocuğun ailede mukaddes borcu, bilimde, sanatta, okulda kendini göstermesi idi. Bu bizim için çok önemliydi. Ve bu yüzden çok uyum vardı. 14-15 yaşında bisikletle 70 km giderdim. Merdakan’a gidip gelirdim. Havaalanına gider, geriye Sumqayıd’a gider dönerdim Sizi rejisör olmaya yönlendirenler oldu mu? Bu bir sır benim için ama kusura bakmayın bunu böyle söylüyorum. Çünkü hiç de özel bir kahramanlık saymıyorum. Bu benim için problem değil. Ama çok sorarlar. Gerçekten de ilginç bir olay. Ben bu noktayı bulamıyorum. Ne zaman bu kararı alıp, ne zaman ilk kez düşünüp, ilk kez başladım? 16 yaşındayken film stüdyosuna gittim ve oradan iş aldım. Bodrum katında kimyevi maddeler karıştırdım. Oradan başladı çekimler. Ve ilginç izlenimler. Ardından Moskova’da 3 yıl üniversiteye gittim, sonunda kabul edildim. Yarışmalar çok zormuş. Ama biz şu anda Yazarlar Birliği’ndeyiz ve burası benim için raslantı değil ve bizim sizle burada görüşmemizin çok tabii olduğu düşünülebilir. Ben 50 yıldan çok sinemadayım, filmcilikteyim ama edebiyat, rahatlık bulduğum bir yer. Sanki gerçeklerden kaçıp kendimi gizleyebileceğim bir yer edebiyat. Filmcilikte insan kendisini normal ifade edemiyor; çünkü yararlı emek faizi örneği, filmcilikte bu çok aşağıdır. Genellikle filmcilik sanatı çok üzücü bir sanattır. Şöyle bir söz var: İğneyle kuyu kazmak. Filmcilik budur. Onun için birçok insanla temasta olursun. Başarın ve kendini kanıtlaman o insanlarla ilgilidir. Teknik istediğin kadar kaliteli olmaz. Sponsor, pazar, politika var. Rahatlık yok. Ama ben hiç bir zaman işimden ayrılamam. Bu film dünyası, benim dünyam. İşsiz olduğumda ağlıyorum. Ama bazen de nefret ediyo- rum. Edebiyat kutsaldır. Sana tabiatla Yaradan da kısmet olmuş. Yetenek kendini ifade edebilir. Bir kalem, bir kağıt. Başka bir şeye gerek yok. Ve hayal. Hayalinde gördüğün ne varsa, onu betimlersin. Ama filmde öyle değil. Ama bu, kader… Sevdiğimden nefret ediyorum. Ben böyleyim... Zincirleri kıramam, onlarla bağlanmışım. Bir filmi başarılı kılan şeylerden en önemlisi, rejisördür. O, yeteneğini ve hayal gücünü kullanırken, hayranlık uyandıran ayrıntılar ve ustaca görüntüler yaratarak aktör ve aktrisleri de yönlendirir. Siz nasıl bir rejisörsünüz? Bugüne dek kaç film çektiniz? Ben güçsüzüm. Bu soruya cevap veremiyorum. Çünkü gerçekten bilmiyorum. Samimiyim. O kadar dahiler var, saygı duyduğum dahiler var ki... Akura Kurosawa, Federico Fellini, Milos Forman, Jean Vigo gibi rejisörler. Ama o kadar zayıf, o kadar bu meydanda gereksiz olup, kendine rejisör diyen insanlar var ki… Onun için ne yazarlara, ne aydınlara, ne sıradan insanlara ne de kendime cevap veremiyorum. Rejisör dünyanın merkezinde olan biri. İşine sahip çıkıp çok çalışmazsan, işini de kaybedersin, insanlar da kaybeder senle beraber. Aynı zamanda burada bir pedagoji var. Ve sevgisiz çalışamazsın. Hem sevgi hem disiplin… Yasemin BAYER Bugüne dek uzun metrajlı dramatik yedi film çektim. Birçok kısa metrajlı film ve belgesel çektim, TV için senaryolar… Daha az sevdiğim, daha zayıf ve başarısız saydığım filmler var tabii ki, ama onları soğukkanlı olarak çektim, yarattım. Zaman geçtikçe her film geride kalmış, çok sisli hatıralar olur, her bir film. Ama daha çok sevdiğim bilir misiniz, nedir? Daha çok sevdiğim, üzerinde düşündüğüm bir projedir. Projeler mutluluk verir insana. Pek çok insanın hayatında unutmadığı, belleğinde sakladığı filmler vardır. Hatta o film belki de insanı hayatta güçlü olup çalışmaya, başarıya ve mutlu olmaya götüren yolda bir anahtar rolü oynar. Siz filmlerinizi çekerken neler hissederseniz? Çekim sıradan teknik bir süreç. Çünkü daha önce söylediğim gibi hayalimde proje olan fikri düşünürken heyecanlanırım. Hayatta mücadele eden kahramanları seviyorum. Benim için asla iyi, kötü ayrımı yok. İnsanlar birbirlerini hiçbir zaman anlamıyor. Bu, bir dram… Bütün filmlerimde bu fikrin ifadesini bulmak mümkün… İnsanları, kahramanları düşünürken seviyorum. Ama iş sırasında bu projeyi hayata geçirmek çok formal bir süreç. Tabii ki, aktörle iş yapılır. Onlar için çok önemli. Benim için çok teknik ve ince bir süreç. Düşündüğüm zaman daha samimi olurum. Hayalimde, aklımda filmi düşünürken daha duygulu olurum. Teknik açıdan bakıldığında, sahne çekimi hipnozdur. İnsanlarla temasta olmanın da tekniği var. Aktöre bunu anlatma tekniğim de var ama soğukkanlı olurum. Ne yapmak gerektiğini bilirim. Beni bu noktadan başka yere koymak mümkün değil. En son çektiğiniz “Hoş Geldin Melek” filminin nasıl oluştuğunu anlatabilir miydiniz? Bir gün şehirde sokakta giderken bir çift dikkatimi çekti. Genç bir subay ve onun koluna girmiş bir kız. Onun nişanlısı farz edebiliriz. Her ikisinin yüzünde ışık vardı. Sevgi ışığı ve gurur ışığı… Kız, onun yanında gidenin, seçtiği insanın asker olmasından gurur duyuyordu. Savaşan, vatan uğrunda savaşan insan… Delikanlı da gururluydu; onun yanında giden kız güzeldi. Güzelliği yalnızca şekil olarak, dış görünüş olarak değildi, iç güzelliği vardı. Onun sevgilisi belki herkesten daha güzel bir kız diye düşünüyordu. Ben durdum ve onlara baktım. Onlar da hissetti. Delikanlı durdu. Çünkü ben gülümsüyordum. Kız da utandı. Başımla selam verdim. Onlar utanarak bana selam verdiler. Bir an dönüp delikanlı bana baktı. Ve bir daha onları görmedim. Bir melek gibi… Ama o kadar büyük güzellik vardı ki… Çok büyük bir zaman bu duygularla yaşadım. İlk önce bu, bir güç oldu. Anlaşılmaz bir görüntü. Ama sonra bir şimşek çaktı ve dramaturjik yaklaşım başladı. Onlara öyle dikkatle bakmaktan neden zevk aldım? Çünkü kahramana olan sevgiyi gördüm. Bizim zamanımızda moda, dikkat çekenler bankacı, TV yıldızı, şarkıcı, iş adamı, pahalı cabriolet süren genç vs… Ama kahraman subay, bu o kadar önemli değildi. Bu beni harekete geçiren güç olup ardından bu hikayeyi yarattı, getirdi. Proje ne zaman gerçekleşir, onu bilemiyorsunuz. İnsanın beyninde o kadar çok sistemsiz hareket eden moleküller döner ki, onların arasında bunları tutmak olanaksız. Böyle oldu. Zincir gibi bu büyüdü, büyüdü, uzandı, örümcek örer gibi oldu. Basit bir gerçek… Hayatın ağlatan ve gülümseten yanlarını kaydeden biri olarak sinemanın hayata katkıları hakkında neler söyleyebilirsiniz? Ne zaman olduğunu bilmiyorum ama sinema dünyada yeni bir şey olduğu zaman devrim gibi oldu. Audiovisuell düşünce getirdi. 20. Yüzyıl gelişiminde büyük progresiv bir rol oynadı. Dünyaya pencere oldu. Küreselleşmeyi kabul ediyorsak, sinema bilgi biçimi gibi itiraf etmeliyiz ki, gelişmenin ayrılmaz bir parçasıdır. Bugünün bakışıyla bu, eğlence… Onun dünyada olan sinema sürecinin büyük bölümü manevi ifadelerdir. İnsanların, aydınların, arayışta olan insanların ifadesidir. Bu, karşılıklı bir olay… Funda ERZURUMLUOĞLU SADECE KENDİMİM Kişisel gelişim alanında çalışma yaptığım danışanlarımda en çok gözlediğim :Kendilerine değer vermeme ve kendi değerini fark edememekle başlıyor .Bu gün o yüzden makalemi kendisi olmak üzere yazacağım. Sizce Kendisi olmak ne demektir? İnsanın sadece kendisi olmak ... Ne annesi ne babası ne de çok beğendiği ve kısaca kendi gözünde Tanrısallaştığı şey olmak.... Sadece ve sadece kendisi olmaktır önemli olan .Önce insan olmak sonra cinsiyetin ne ise o olmak ... Kadınsa kadın erkekse erkek olmaktır kendisi olmak ...Hiç gözlediniz mi elma ağacı, armut ağacı olmak ister mi? Ya da kedi fareye fare kediye benzemek ister mi..... Kendisi olmak özüyle bir hareket etmedir.Özün ne ise fiziksel bedeninde aynı olmalıdır.Şimdi size bir örnek vermek istiyorum .Eğerki mümkünse iki kişi el ele tutuşun ama bu çalışma esnasında iki çalışan bir birinin gözlerine bakmayacak ve nasıl hareket edeceklerini ne yöne hareket edeceklerini bir birlerine söylemeyecekler ...Harekete bakın aradaki gerilime bakın biri sağ tarafa giderken diğer kişi belki öne hamle yapacak belli bir süre sonra arada belli bir kuvvet den oluşan gerilim oluşacak. Buna psikolojide psikoz yani ruhsal bölünme deniyor.İki kişiden biri sizin ruhsal bedeniniz yani özünüz olsun. Diğeri de fiziksel yani evrime ihtiyacınız olan bedeniniz olsun.... Şimdi aradaki gerilimi ve öz ile bedenin bir arada hareket etmemesi ile doğan gerilimi ve ilerlememeyi fark ediyor musuz? Şimdide sağ taraf ta bulunan sizin özünüz olsun ve sol taraftaki kişi sizin fiziksel bedeniniz ...Hareket komutlarını sağ tarafta bulunan sizin özünüz olan versin ve sol taraftaki ona uyum sağlasın.... aradaki ahenk ve rahat hareketi fark ettiniz mi? Hayat çok kolay onu zorlaştıran ve sonuçta yaşamımızı kabusa dönüştüren yine biziz lütfen farkında yaşayalım ve özümüzle bir hareket edelim .Benim her zaman söylediğim gibi Yaradan bize bu hayata geldiğimizde boş bir tual ve rengarenk boyalarla fırçalarla gönderiyor.Hangi resmi çizer ve hangi renk boyalarla boyarsak onu yaşıyoruz. Unutmayın yaradan bu hayatı nasıl yaşamak istiyorsak onu bize sağlıyor.O bizi çok seviyor ve ne dilersek onu veriyor....Şunu unutmayalım ama evrenin bütününü bozacak zarar verecek şeyler yapmamak kaydıyla Hak yasalarını ihlal etmemek kaydıyla ....hayatımızı bir cennete çevirebiliriz.İNSAN DA BULUNAN MİCRO CENNET VE CEHENNEM ÖZÜMÜZDEDİR ve değişim sadece ve sadece sizle başlar ne iseniz o olun sizi özünüz kötüye götürmez kötüye götüren sizin dıştan gelen inançlarınız ve amigdala ve limbik beyinde ki kodlamalarınızdır. Size bir şey daha hatırlatmak istiyorum .Bir an düşünün kendinizi sizin isminizde bir siz var mı aynı isim sahibi ve soyad sahibi olabilir .Ama size benzeyen sizin fiziksel ve ruhsal özelliklerinize sahip aynı anne babadan doğan aynı özelliklere sahip ..... Cevabınızı duyuyorum . KOCAMAN HAYIR .... O ZAMAN SİZ ÖZELSİNİZ VE SİZ SİZ OLMAYA DEVAM EDİN... Sonsuz sınırsız saygı ve sevgiyle 27 Küçükçekmeceli engelli ve yetim çocuklar, GÖNÜLLERİNCE EĞLENDİLER Küçükçekmece Belediyesi, ilçe sınırlarında bulunan engelli ve yetim çocuklara unutulmaz bir gün yaşattı. Halkalı Meydanı’nda bulunan lunaparkta düzenlenen programa katılan misafirler müzik eşliğinde çarpışan arabalar ve gondol gibi oyun araçlarında heyecanlı anlar yaşayarak gönüllerince eğlendiler. Lunaparkın giriş kapısına kurulan dev mangalda balık ızgara yaptıran Küçükçekmece Belediyesi, misafirlerine ekmek arası balık ve meyve suyu ikram etti. Yüzlerce kişiye yemek ikramında bulunulan programda çocuklara pamuk şekeri ve mısır dağıtıldı. Bu tarz etkinliklerin aileler açısından da iyi olduğunu söyleyen vatandaşlar ise; “Etkinliklerde engelli çocuğu olan ailelerle yan yana geliyoruz. Onlarla bir arada bulunmak birbirimize güç ve moral veriyor.”diye konuştu. Engelli bir vatandaş da “Belediye bu organizasyon için bizleri tek tek aradı ve bizi araçlarla kapıdan aldı” diyerek bu hizmetler için Başkan Aziz Yeniay’a teşekkür etti. Ş A M P İ Y O N K İ C K B O K S C U L A R D A N D E V E L İ O Ğ L U ’ N A Z İ YA R E T Bahçelievler Kick Boks Takımı, Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu’nu makamında ziyaret etti. Develioğlu’nu makamında şampiyonluk kupalarıyla ziyaret eden Bahçelievler Kick Boks Takımı oyuncularına, Osman Develioğlu, Atatürk’ün Nutuk’unu hediye etti. Bahçelievler’in, sporda Türkiye’ye örnek tesisleşmesini hızla sürdürdüğünü belirten Başkan Develioğlu, “Gençlerin geleceğine olan inancımız tamdır. Başarılarıyla halkımızı mutlu edenler, Bahçelievler’den ülkemizi de mutlu edecek zaferlere imza atacaklardır” dedi. Öte yandan İstanbul Şampiyonu olan Bahçelievler Kick Boks Takımı ayrıca Türkiye Kick Boks Şampiyonası’nda ferdi olarak 3 birincilik, 1 İkincilik ve 1 üçüncülük elde etti. 28 01 KASIM 2010 PAZARTESİ Yapılan yoklamada meclis üyelerinden Suna Ergün ve Türkan Elif Arıkan Can’ın izinli olduğu, gelmeyen üyelerin izinli sayıldığı, ekseriyetin bulunduğu tespit edilerek birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy tarafından açıldı. Gündem okundu. İmar Komisyonu Başkanlığı’nın Kartaltepe, Osmaniye, Zuhuratbaba ve Merkez Mahalleleri’ne ait revizyon imar planı ile ilgili dilekçenin gündeme eklenmesine oybirliğiyle karar verildi. Gündem okundu. Oybirliğiyle kabul edildi. Gündem maddelerinin görüşülmesi neticesinde 1İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü başlıklı belediye ve bağlı kuruluşları mahalli idare birlikleri norm kadro ilke ve standartlarına dair yönetmelik gereği çeşitli nedenlerle boşalan norm fazlası olan 1 adet gelir müdürü, 4 adet işçi kadrolarının iptali, 3 adet memur dolu kadro değişikliklerine dair başkanlık teklifinin oybirliğiyle kabulüne, 2- Veteriner İşleri Müdürlüğü başlıklı Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı tarama projesi hizmet alım işine dair başkanlık teklifinin dört çekimser Mehmet Emin Ertekin, Halil Yalçın Kayalı, Ayhan Can, Ramazan Baş oya karşın oyçokluğuyla kabulüne, 3- Özel Kalem Müdürlüğü başlıklı Bakırköy Belediyesi emir ve yasakları yönetmeliği ek madde konulu evrakın Hukuk Komisyonu’na havalesinin oybirliğiyle kabulüne, 4- İmar Komisyon Başkanlığı’nın vermiş olduğu 1 aylık ek süre verilmesine dair dilekçenin oybirliğiyle kabulüne karar verilerek birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy tarafından 02.11.2010 Salı günü saat 16.00’da toplanmak üzere kapatıldı 02 KASIM 2010 SALI Yapılan yoklamada gelmeyen üyelerin izinli sayıldığı, ekseriyetin bulunduğu tespit edilerek birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy tarafından açıldı. Geçen birleşime ait zabıt özeti okundu, oybirliğiyle kabul edildi. Gün KASIM 2010 BELEDÝYE MECLÝSÝ’NDE NELER GÖRÜÞÜLDÜ dem maddelerinin görüşülmesi neticesinde 1İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü başlıklı 2011 mali yılı ücret tarifesine dair evrakın Tarife Komisyonu’na havalesinin oybirliğiyle kabulüne, 2- Veteriner işleri Müdürlüğü’ne ait 2011 mali yılı ücret tarifesine dair tarife Komisyon Raporu’nun oybirliğiyle kabulüne, 3- temizlik İşleri Müdürlüğü’ne ait 2011 mali yılı moloz taşıma ücret tarifesine dair tarife Komisyon Raporu’nun oybirliğiyle kabulüne, 4- Mali Hizmetler Müdürlüğü’ne ait 2011 mali yılı ücret tarifesine dair tarife Komisyon raporu’nun 4 ret Mehmet emin Ertekin, Yalçın Kayalı, Ayhan Can, Ramazan Baş oya karşın, oyçokluğuyla kabulüne karar verilerek birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy tarafından 03.11.2010 Çarşamba günü saat 16.00’da toplanmak üzere kapatıldı. 03 KASIM 2010 ÇARŞAMBA Yapılan yoklamada meclis üyelerinden Bahar Sunman ve Sefa Birinci’nin izinli olduğu, gelmeyen üyelerin izinli sayıldığı, ekseriyetin bulunduğu tespit edilerek birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy tarafından açıldı. Geçen birleşime ait zabıt özeti okundu, oybirliğiyle kabul edildi. Gündem maddelerinin görüşülmesi neticesinde,1- Kültür ve Sosyal işler Müdürlüğü’nün 2011 mali yılı ücret tarifesine dair tarife komisyon Raporu’nun oybirliğiyle kabulüne, 2- Tiyatro Müdürlüğü’nün 2011 mali yılı ücret tarifesine dair Tarife Komisyon Raporu’nun oybirliğiyle kabulüne, 3- Kütüphane Müdürlüğü’nün 2011 mali yılı ücret tarifesine dair Tarife Komisyon Raporu’- nun oybirliğiyle kabulüne karar verilerek birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy 04.11.2010 Perşembe günü saat 16.00’da toplanmak üzere kapatıldı. 04 KASIM 2010 PERŞEMBE Yapılan yoklamada meclis üyelerinden Bahar Sunman ve Sefa Birinci’nin izinli olduğu , gelemeyen üyelerin izinli, sayıldığı, ekseriyetin bulunduğu tespit edilerek birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy tarafından açıldı. Geçen birleşime ait zabıt özeti okundu, oybirliğiyle kabul edildi. gündem maddelerinin görüşülmesi neticesinde 1- Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü’nün 2011 mali yılı ücret tarifesine dair Tarife Komisyon Raporu’nun oybirliğiyle kabulüne, 2- Yazı İşleri Müdürlüğü’nün 2011 mali yılı ücret tarifesine dair Tarife Komisyon Raporu’nun oybirliğiyle kabulüne karar verilerek birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy tarafından 05 Kasım 2010 Cuma günü saat 16.00’da toplanmak üzere kapatıldı. 05 KASIM 2010 CUMA Yapılan yoklamada meclis üyelerinden Suna Ergün’ün izinli olduğu, İlknur Meral, Suat Polat, Halil Yalçın Kayalı’nın bulunmadığı, gelmeyen üyelerin izinli sayıldığı, ekseriyetin bulunduğu tespit edilerek birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy tarafından açıldı. Geçen birleşime ait zabıt özeti okundu, oybirliğiyle kabul edildi. imar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 2011 mali yılı ücret tarifesine dair tarife Komisyon Raporu’nun oybirliğiyle kabulüne, Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü’nün 2011 mali yılı makine ekipman ücret tarifesine dair Tarife Komisyon Raporu’nun oybirliğiyle kabulüne, karar verilerek birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy tarafından 06 Aralık 2010 Pazartesi günü saat 16.00’da toplanmak üzere kapatıldı. Meclis oturumlarýnýn tamamýný gazetemizin www.atakoygazete.com.tr sitesini ziyaret ederek okuyabilir ve sesli olarak dinleyebilirsiniz. BAKIRKÖY’DE BAKKARTLILARA UZMAN HEKİM ÜCRETSİZ Bakırköy Belediyesi Sağlık Merkezleri’nde nörolojiden göze, kadın-doğumdan dahiliyeye, ürolojiden ortopediye, fizik-tedaviden kulak-burun-boğaza, aile hekiminden dişe kadar uzman hekimler Bakkart’lılara bedava hizmet veriyor. Uzman hekim muayeneleri için yurttaşların ulaşım problemi ve sıra bekleme problemi yaşadıklarını belirten Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen, ”Bakkart sahibi Bakırköylüler belediyemizin Yeşilköy, Şenlikköy, Ataköy ve Kartaltepe Sağlık Merkezlerinde uzman hekim muayenelerini ücretsiz yaptırabiliyorlar.Ataköy Sağlık Merkezimiz’de pazartesi günleri; kadın-doğum,göz,ortopedi, üroloji, aile hekimliği, diş, salı günleri; kadın-doğum, üroloji, ortopedi, göz ve aile hekimi, çarşamba günleri kadındoğum,aile hekimi, perşembe günleri; kadındoğum, aile hekimi, ortopedi,diyetisyen, cuma günü de üroloji, kadın-doğum, aile hekimi bulunuyor.Ayrıca Ataköy de diş hekimi de her gün bulunuyor. Yeşilköy Sağlık Merkezi’nde ise pazartesi günleri fizik-tedavi, salı günü dahiliye, çarşamba günü nöroloji, göz, perşembe günü üroloji, ortopedi, cuma günü de KBB ve diyetisyen bulunuyor. Yeşilköy Sağlık Merkezimiz’de ayrıca her gün kadın-doğum, pratisyen hekim ve diş bulunmaktadır. Şenlikköy Sağlık Merkezi’nde ise çarşamba ve perşembe günleri KBB, perşembe ayrıca nöroloji,cuma günü de göz,ortopedi,üroloji doktorlarımız bulunmaktadır. Şenlikköy’de pazartesiden cumaya kadar da kadın-doğum,diş ve pratisyen hekim muayeneleri yapılabiliyor. Kartaltepe Sağlık Merkezi’nde ise pazartesi günü; dahiliye,diyetisyen,salı günü; nöroloji, fizik-tedavi uzmanı,çarşamba günü de ortopedi, üroloji, göz ve fizik-tedavi, perşembe günü ise dahiliye, fizik-tedavi, cuma günü de dahiliye ve fizik tedavi uzmanu muayenelerini gerçekleştiriyor. Kartaltepe Sağlık Merkezi’nde pazartesiden cumaya kadar aile hekimi ve kadın-doğum uzmanı,diş hekimi bulunmaktadır.” dedi. Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen sağlık merkezlerinde uzman hekim muayenelerindeki programda değişiklikler olabileceğini belirterek, ”Bakırköylü yurttaşlarımız uzman hekim muayenelerine gitmeden önce mutlaka telefon açmalarını tavsiye ediyorum. Yeşilköy 573 336062, Şenlikköy 592 93 05, Ataköy 661 89 71, Kartaltepe Sağlık Merkezi ise 542 57 02 ‘dir. Bakkart sahibi Bakırköylüler uzman hekimin yazdığı reçeteyi eczanelerin yanı sıra belediyemizin halk eczanelerinden de alabilirler.” şeklinde konuştu. 29 AİLE HEKİMLİĞİ UYGULAMASI 1. AYINI DOLDURDU Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan ve İstanbul’da 01 Kasım 2010 tarihinden itibaren uygulamaya geçilen Alie Hekimliği, uygulamasında görev alan doktorlar eksikleri gidermeye çalışıyorlar. Bakırköy’ün 15 mahallesinde görev alan aile hekimleri görev yerlerinde olan Aile Sağlığı Merkezleri’ni tamamlayarak hizmet vermeye başladılar. Bakırköy 2 Nolu Aile Sağlığı Merkezi Sorumlu Hekimi Dr. Murat Şener, konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı. Sayın Şener, Aile Hekimi olarak görevleriniz nelerdir ve Bakırköy 2 Nolu Aile Sağlığı Merkezi’niz tam kapasite ile hizmet vermeye başladı mı? Birinci basamak sağlık hizmetleri gerektiren her türlü durumda biz buradan hastalarımızın sıkıntılarını halledeceğiz. Bunun içinde koruyucu sağlık hizmetleri de var. Hastalanmadan önce yapılan sağlık hizmetleri de var. (Aşılar, gebelerin takipleri gibi). Sağlam insanlarda en azından bir defa gelip kontrolden geçebilirler. Soğuk algınlığı, grip gibi durumlarda buradan ilaçlarımızı vere- ceğiz. Raporlu hastalarımız oluyor, onlarında ilaçlarını buradan yazacağız. Aile Hekimliği, Eski Sağlık Ocağı sistemini biraz daha hastayla ilişkileri sıkı tutan, hasta takibi yapan bir sistem olarak kabul ediyoruz. Bakırköy 2 Nolu Alie Sağlığı Merkezi olarak tam kapasiteye yakınız. Kan tetkiklerini çözmeye çalışıyoruz. Onun dışında aşılarımız gelecek. Aralık ayı itibariyle tam kapasite ile hizmet vereceğiz. Emekli Sandığı, Bağkur ve SSK’lı hastalara reçete yazabiliyor musunuz? Evet hepsine reçete yazabiliyoruz. Bu konuda bir sıkıntımız yok. Bilgisayar sistemi üzerinden çok kısa sürede gelen hastalarımızın recetelerini veriyoruz. Peki, herhangi bir sigortası olmayan vatandaşlarda Aile Sağlığı Merkezleri’ne gelip muayene olabilir durum olabilir. Ama hastalar anlayışlı, ben gelen hastalarımıza gerekli açıklamayı yapıp, onları bilgilendiriyorum. Sayın Şener, bir hasta sorumlu aile hekimine gelmeden direkt olarak hastanelere gidebilir mi? Evet bu çok önemli bir konu. Hastalar o konuda tereddüt yaşıyorlar. Biz bu konuya sevk zinciri diyoruz. Bu henüz uygulamaya geçmedi. Hastalar istediği hastaneye direktgidebiliyorlar. Mesela hastane gerektiren durumlar oluyor, Ortopedi ile ilgili veya ilaç yazdırabilir mi? Bu konu önemli. Sigortası olmayan vatandaşlarımızda sorulmu Aile Sağlığı Merkezleri’ne giderek muayene olabilir. Bunun için sadece hastalarımızın kimlik bilgilerinin olması yeterli. Alie Hekimi olarak, yatalak veya evden dışarı çıkamayacak kadar hasta olan vatandaşlara evlerinde hizmet veriyor musunuz? Henüz şu ana kadar Aile Sağlığı Merkezi’mize bu yönde bir talep gelmedi fakat gelecektir. Yatalak hastalar, bazı çok yaşlı hastalar veya bebekler, yeni doğum yapmış lohusalar, onları evlerinde ziyaret edip, muayenelerini yapacağız. Peki Sayın Şener bu konuda bir suistimal olursa yani, Aile Sağlığı Merkezi’ne gelebilecek durumda olduğu halde sorumlu hekimini arayarak yanlış yönlendiren ve evine çağıran hastalara hekim olarak ne gibi yaptırımlar uygulama yetkisine sahipsiniz? Kişisel olarak biz bir yaptırım uygulamayız. Ama bir suistimal durumu olursa bir tutanak tutarız, Toplum Sağlığı Merkezleri bizim bir üst amirlemiz. Onlara bu tutanakla bir bilgi veririz. Deriz ki, böyle böyle bir durum oldu, bundan sonrası için oradan bir telefon gelirse gitmeyeceğiz gibi bir bir kaza veya tranva var o tür durumlarda hemen hastaneye başvuracaklar. Veya göz ile ilgili gözlük gerekiyor veya bir katarakt operasyonu gerekiyor hastaneye başvurabilirler. Acil bir durum olduğu zaman 112’ler ve acil servisler devam ediyor. Sayın Şener, Aile Hekimi olarak mesai saatleri dışında sizi arayan hastalara herhangi bir işlem yapıyor musunuz? Mesai saatleri dışında arayan hastalara bir işlem yapmıyoruz. O konu üzerinde tam emin değiliz ama herhalde bir iş telefonu gibi cep telefonu oluşturacağız. Hastalara en azından yönlendirme şeklinde yardımcı olmayı düşünüyoruz. (Yavuz ARPACI) Meşhur Etiler Marmaris Ataköy’de 7/24 Bütün Ataköylüler’in Hizmetinde Ataköy’de başka şubemiz yoktur. Sipariş Hattı: 560 10 01 – 559 11 39 Ataköy 5. Kısım Çarşısı 20/A TEKNOLOJÝ DÜNYA SI GÖKHAN ATAMER [email protected] GameX KAPILARINI AÇIYOR COMPEX/GameX 2010, eğlence anlayışının dijital ortama taşındığı günümüzde oyun tutkunlarını biraraya getiriyor. On-line oyunlara tutkun kişilerin buluşma noktası olması beklenen GameX, teknoloji dünyasında dev bir sektör haline gelen dijital eğlencede ulaşılan son noktayı göstermesi açısından da büyük önem taşıyor. GameX 2010 Fuarı kapıları, Türk Telekom Grup şirketlerinden Sobee ortaklığı ile 2-5 Aralık tarihleri arasında Lütfi Kırdar Fuar Merkezi’nde açılıyor. On-line oyunlarla, dijital eğlencenin doruk noktasına ulaşılacak fuarda birçok oyunun Türkiye prömiyeri yapılırken, ödüllü turnuvalar sanal çekişmelere sahne olacak. Asus tarafından gerçekleştirilen WGT oyun turnuvasının finalleri ve ödül töreni de GameX 2010 fuarı’nda gerçekleştirilecek. Üniversite öğrencilerini de unutmayan Türk Telekom, fuar alanında oluşturacağı platform ile teknoloji çalışmalarını sergileme imkanı sağlayacak. X-wishes racing fuar alanındaki 500 metrekarelik simülasyon alanında en zorlu yarış pistlerini dijital ortama taşırken, çeşitli turnuvalar ile ziyaretçilere kıyasıya yarışma imkanı da sunacak. Oyun makinaları konusunda Türkiye’nin önde gelen markalarından Balo, Gamex Fuarı’ndaki standında, online dart, pinball, air hockey ve dijital basketbol oyunlarının tanıtımını gerçekleştirerek, ziyaretçilere zevkli ve bir o kadar da heyecanlı dakikalar yaşatacak. GameX, uçmayı ve uçakları sevenleri de unutmuyor. Anadolu Jet, standındaki uçak simülatörlerinde, farklı uçak modelleriyle gökyüzünün sınırsız heyecanını fuara taşıyacak. Geleceğin dijital teknolojisi olarak hayatımıza giren 3D teknolojileri de GameX Fuarına damgasını vuracak. Sony ve Toshiba, 3 D teknolojisinde geldikleri son noktayı, özel gözlükler ileGameX’de ziyaretçiler ile paylaşacaklar. Ayrıca Dell, Asus ve Lenovo’da en özel oyun konfigürasyonlarının tanıtımını GameX’de gerçekleştirecekler. Teknolojinin en son yeniliklerini eğitimin hizmetine sunan, yazı tahtaları ve eğitim gereçleri alanında Türkiye’nin öncü kuruluşu olan Emko, geleceğin eğitim teknolojilerini öğrenciler ile buluşturacak. GameX’i ziyaret eden oyun tutkunları, aynı zamanda fuarın resmi teknoloji mağazası sponsoru Media Markt’ın 650 metrakarelik mağazasında, hiçbir yerde bulamayacakları iddialı fiyatlarla en son teknolojilere sahip olabilecekler. Ayrıntılı bilgi ve ücretsiz giriş davetiyesi için www.compex.com.tr adesini ziyaret edebilirsiniz. SIRBİSTAN’DA “FACEBOOK BAĞIMLILIĞI” KLİNİĞİ Güneydoğu Avrupa'nın Facebook bağımlılığına yönelik tedavi sunan ilk kliniği Sırbistan'da bağımlıları kabul etmeye başladı. Novi Sad'da kurulan ATAKÖY Prima Kliniği Başhekimi Dr. Dragan Stefanoviç, gazetecilere yaptığı açıklamada, ''like'' (beğen) butonu bağımlıları için hizmet verecek merkezde, rehabilitasyon süresinin en az bir ay olacağını ve tedavinin devamına hastanın durumuna göre doktorların karar vereceğini kaydetti. Dr. Stefanoviç, Facebook kullanıcılarından ''like'' bağımlılığının günden güne ciddileştiğini ve böyle bir kliniğin açılmasının yardıma ihtiyaç duyanlar açısından önemli olduğunu vurguladı. Klinik dün ilk kez bağımlıları kabul etmeye başladı. Kliniğe başvuran ve ismi açıklanmayan 33 yaşındaki Sırp kadın, başlangıçta ''like''ların zararsız olduğunu düşündüğünü, ama zaman ilerledikçe onları önemsemeye başladığını ve Facebook arkadaşları tarafından sadece en çok ''like'' alabilecek linkler paylaştığını belirtti. Aynı kadın, sonraki aşamada ise arkadaşlarının paylaşımlarına benzer içerikli linkler yükleyip kimin daha fazla ''like'' aldığı rekabetine girdiğini de kaydetti. Bu arada, Sırbistan kamuoyu ''like'' bağımlılığı sorunuyla ilk defa üç ay önce karşılaştı. Yaklaşık 3 ay önce Facebook'taki bir iletisine 20 dakika boyunca kimse ''like'' göndermediği için genç bir kız bileklerini keserek intihar girişiminde bulunmuştu. Hastaneye kaldırılan genç kız, doktorların müdahalesi sonucu kurtarılmıştı. Dünya Sağlık Örgütü raporuna göre ''like'' butonu bağımlısı kategorisinde bulunanlardan yaklaşık 3 bini Sırbistan'da yaşıyor ve bu sayının önümüzdeki iki yıl içerisinde dört katına çıkabileceğine dikkat çekiliyor. 24 TB'LIK HD KAPASİTESİ Hitachi ve NEDO'nun birlikte geliştirdiği teknoloji mevcut sabit disk teknolojisinin izin verdiği maksimum kapasiteyi 3 Terabyte'tan, 24 Terabyte'a çıkarıyor. Magnetik depolamada polimer materyallerin kullanılması esasına dayanan yeni bir modellemeyle tasarlanan yeni prototip ile 1 santimetrekarelik alana yaklaşık 75 GB veri depolama imkanı oluşturuluyor. Yeni modelleme tekniğinin mevcut sabit disklere uygulanmasıyla da kapasite 24 TB'a yükseltilebiliyor. Yeni teknik dizüstü bilgisayarlarda maksimum depolama kapasitesini de 8 TB'a kadar çıkarıyor. Teknolojinin ticari ürün halini alması konusunda Hitachi henüz bir zaman belirtmedi ama çok uzun sürmeyeceği konuşuluyor. KINECT TÜRKİYE’DE RESMİ OLARAK SATIŞTA Beden hareketleriyle oyuna kumanda edilmesini sağlayan Xbox 360 Kinect algılayıcı sistem, Türkiye'de satışa sunuldu. Nintendo Wii ve Sony PlayStation3 Move hareket sensörlü kumandalardan farklı olarak elde tutulan bir aparata ihtiyaç duymayan Kinect sistemi, oyuncunun vücut hareketlerini algılayarak çalışıyor. Microsoft'un yıllardır üzerinde çalıştığı 'akıllı' kumanda sistemi Kinect, bilgisayar ortamında herhangi bir kontrol çubuğu veya kumanda kullanmadan, sadece el hareketleriyle oyun oynanmasını sağlıyor. Ses de zaman zaman ayrı bir kontrol aracı olarak kullanılabiliyor. Özellikle hareketli, maceralı oyunlarda bu sistemin kolaylık ve ekstra keyif getireceğine inanılıyor. Kinect sisteminin el, kol hareketlerini algılaması kızılaltı ışın yayan projektörlerle gerçekleşiyor. Bu ışınlar görünmüyor. Işınların elde ettiği veriler, CMOS algılayıcılarında komuta çevriliyor ve bu komut oyuna bir saniyeden çok daha kısa sürede giriyor. Kinect sistemi, oyuna başlama komutu verilince kızılaltı ışın yaymaya başlıyor. Çok kısa süre içerisinde oyuncunun baş, gövde, kol, el, ayak gibi kısımlarını ve bu kısımların geçebileceği yerleri algılıyor. Kinect'in bu organları ve geçebileceği yerleri bilip, algılaması kendisinde bulunan yazılım sayesinde oluyor. Kinect'e yüklü olan bu özel yazılımda insanın yapabileceği milyonlarca hareket ve bulunabileceği milyonlarca ÝMTÝYAZ SAHÝBÝ, GENEL YÖNETMEN Hukuk Danýþmaný: Av. Taner KÜÇÜKTEPE VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ Ofset Baský ; ÜNÝFORM Özcan ATAMER Renk Ayýrým; FÝLMEVÝ AYLIK BÖLGE GAZETESÝ Ýdare Yeri: Ýncirli Caddesi Yeþilada Sokak No:2/1 Haber Koordinatörü Ferhat Apt. Kat: 1 D:4 Bakýrköy / Ýstanbul Aylýk Süreli yayýn Gökhan ATAMER Tel: (0-212) 543 86 64-543 86 65-543 86 47 Fax: 543 86 16 YIL: 18 Sayý:199 ARALIK 2010 Haber Merkezi Ataköy Gazetesi, Yurtgün Ýç ve Dýþ Ticaret A.Þ. tarafýndan yayýnlanmaktadýr. [email protected] Yavuz ARPACIK Köþe yazýlarýndaki sorumluluk, yazarlarýna aittir GAZETEMÝZ BASIN AHLAK YASASINA Arzu BERATOĞLU UYMAYI TAAHHÜT ETMÝÞTÝR durum girilmiş durumda. Kinect’in yazılımı oyuncunun hareketlerini eşleştirerek sisteme yolluyor. Bu sayede Kinect, bunların yardımıyla algılayabilmektedir. Xbox 360 Kinect uyumlu oyunların sayısı günden güne artıyor, bunlardan bazıları şunlar: Harry Potter the Deathly Hallows Part 1, EA Sports Active 2, Sonic Free Riders, Paws and Claws, Dance Evolution, Crossboard 7, Sports Island Freedom, UFC Trainer… Kinect arayüz cihazı, Türkiye’de Aral Game tarafından 299 liraya satılmaya başlandı. CoD: BLACK OPS LİSTELERİ ALT ÜST ETTİ Tarihte ilk kez bir bilgisayar oyunu, eğlence sektörünün tamamında en çok satan ürün oldu. Call of Duty serisinin yeni oyunu Black Ops, satışa sunulduktan sonraki ilk 5 günde 650 milyon dolar hasılat yaparak rekorları alt üst etti. Oyunun yayıncısı Activision’dan yapılan açıklamada, ilk 5 günkü satışıyla rekor kıran CoD: Black Ops, tarihin en çarpıcı eğlence ürünlerinden biri olmaya aday. Tüm bilgisayar ve konsol platformları için sürümleri bulunan ürün, Avatar gibi gişe rekortmeni filmleri, Michael Jacskon albümleri gibi gelmiş geçmiş en çok satan müzik ürünlerini, ilk 5 günlük satışlarda geride bıraktı. Call of Duty serisinin önceki oyunu Modern Warfare 2 de ilk beş günde 557 milyon dolarlık satış yapmıştı. Soğuk Savaş yıllarında geçen Black Ops, oyuncuyu Vietnam, Rusya, Hong Kong, Küba gibi ülkelerde özel görevler kapsamında savaştırıyor. İçeriğinin bolca şiddet içermesi nedeniyle pek çok ülkede ebeveyn kontrolünde oynanması önerilen oyun, yayınlanmadan önce tartışmalara da yol açmıştı. Son olarak, Küba’da geçen bölümde hedef olarak Devlet Başkanı Fidel Castro’nun seçilmesi protestolara neden olmuştu. İLK ‘SUPER-HD’ YAYIN YAPILDI Tüketici piyasası, ve fiyatlar, henüz Full-HD’ye yeni yeni alışırken dünyada ilk ‘Super-HD’ yayın denemesi başarıyla gerçekleştirildi. Yayının çözünürlüğü tam 7680x4320 piksel! Dünyanın bu ilk super-HD çözünürlüklü yayını, BBC ile Japon NHK televizyonları arasında yapıldı. Deneme yayını sırasında İngiliz The Charlatans grubunun stüdyodaki canlı performansı, Japon televizyonunun stüdyolarına geçildi. Japonya’nın devlet televizyonu NHK tarafından geliştirilen teknoloji, bugünkü Full-HD televizyonlardakinden 16 kat daha yüksek çözünürlüğe sahip. HD yayınların çoğu 1366x768 piksel çözünürlükte yapılıyor. Piyasada satılan FullHD televizyonların çözünürlüğüyse 1920x1080 piksel. Super-HD teknolojisinde piksel sayısı enine ve boyuna 4 kat daha fazla. Bu da santimetrekare başına 16 kat daha fazla piksele denk geliyor. Japon televizyonu Super-HD yayınları 2020’de başlatmayı planlıyor. Ancak 2012’de yapılacak Londra Olimpiyatları sırasında, saha ve meydanlardaki dev ekranların bazılarında Super-HD yayın yapılması bekleniyor. TWITTER AVRUPA’YA AÇILIYOR 2011 yılında Avrupa'da bir ofis kuracak olan Twitter, merkez olarak ise Londra'yı seçti. Twitter'ın Avrupa ofisi ağırlıklı olarak satış ve reklam ile ilgili operasyonlar yürütecek. Twitter'ın uluslararası strateji bölümünün başında yer alan Katie Jacobs Stanton'a rapor verecek olan Twitter Avrupa'nın ayak sesleri iki ay önceden duyulmaya başlamıştı. İki ay önce İngiltere'ye bir ziyaret gerçekleştiren Twitter'ın üst düzey yöneticileri Sony, Sky ve Vodafone gibi markalarla Twitter'da reklam yayınlanması konusu başta olmak üzere bir dizi görüşmeler gerçekleştirmişti. Twitter Avrupa merkezinin yöneticisinin kim olacağı henüz açıklanmadı. Hukuk Danýþmaný: Av. Taner KÜÇÜKTEPE Ofset Baský : ÜNÝFORM Renk Ayýrým : FÝLMEVÝ Ýdare Yeri: Ýncirli Caddesi Yeþilada Sokak No:2/1 Ferhat Apt. Kat: 1 D:4 Bakýrköy / Ýstanbul Tel: (0-212) 543 86 64-543 86 65-543 86 47 Fax: 543 86 16 Ataköy Gazetesi, Yurtgün Ýç ve Dýþ Ticaret A.Þ. tarafýndan yayýnlanmaktadýr. Gazetemizde yayýnlanan yazý ve fotoðraflar kaynak gösterilmeden kullanýlamaz 31 ATA’YA SAYGISIZLIK Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 72. yılında Bakırköy Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen törenle anıldı. Tören sırasında Cumhuriyet Meydanı’na İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından konulan dev ekranda, reklamların gösterilmesi tepki çekti. Töreni izleyenler en azından İstiklal Marşı söylenirken ekranda Bayrağımız veya Atatürk’ün resmi gösterilebilirdi diyerek tepkilerini dile getirdiler. Tören sonunda Bakırköy Belediye Meclisi 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy; AKP Bakırköy İlçe Başkanı Mahmut Gülcan’ın yanına giderek tepkisini yükek sesle dile getirdi. Bakırköy Belediye Meclisi 1. Başkan Vekili Hasan M U T L U G Ü N L E R Ersoy gazetemize yaşanan olayın kendisini çok üzdüğünü ve yaşanan olayın belli bir zihniyetin Türkiye’yi hangi aşamaya getirdiğinin bir kanıtı olduğunu ifade etti ve “Ne yazık ki, tören alanında böyle bir tabloyu müşade etmiş olduk. Laik, demokratik Cumhuriyet’in kurucusu, ulusumuzun varoluş nedeni ve bütün dünyanın kabul etmiş olduğu saygın insan Mustafa Kemal Atatürk’ü andığımız bu günde tören alanında bu şekilde bir tabloyla karşılaşmayalım isterdik. Ama maalesef böyle bir tabloyla karşılaştık. Biz tören alanında saygımızı, anma etkinliğimizi yerine getirirken, Atamızın manevi huzurunda bir kez daha saygıyla eğilirken, orada Anakent’in koyduğu dev ekranda reklamlar dönüyordu. Bu çok üzücü. Bu Zeynep KULAKSIZOĞLU & Erkan ALTUNTAŞ EVLENDİLER Aynur ve Nazım Kulaksızoğlu ile Firuzan ve Ziye Altuntaş ailelerinin akraba ve yakın dostlarının katıldığı nikah töreninde Zeynep ve Erkan’ın yakın arkadaşlarıda onları yanlız bırakmadı. belli bir zihniyetin Türkiye’yi hangi aşamaya getirdiğinin de ayrıca bir kanıtı. Eğer buna verilecek bir cevapları varsa buyursunlar versinler. Ben kendilerine sizin aracılığınızla bir kere daha şunu söylemek istiyorum: Bu ülkenin özgür bireyleri olarak yaşıyorsak ve yaşıyorlarsa bunun sebebi olan Atamız’a ve silah arkadaşlarına en azından saygı emaresini yerine getirmelerini tavsiye ederim. Bu anlayış ne yazık ki, ülkemizi giderek bölünmeye, parçalanmaya ve bütünselliğini yok etmeye götüren bir anlayış. ” dedi. (Yavuz ARPACIK - Arzu BERATOĞLU) BOĞAZ’DAN HAZARA Geçtiğimiz günlerde Azerbaycan’da Doç Dr. Ayten Aydınkızı ve Yrd. Doç Dr. Altay Caferov, Köşe Yazarımız Yasemin Bayer’in Türkiye ve Azerbaycan ‘da gerçekleştirdiği çalışmaları anlatan belgesel nitelikte bir kitap hazırlamışlar. “BOĞAZ’DAN HAZAR’A” adıyla Bakü Atatürk Merkezi tarafından yayınlanan kitap 5 bölümden oluşuyor. Birinci Bölümde köşe yazarımız Yasemin Bayer’in Türkiye ve Azerbaycan’ın çeşitli gazete ve dergilerinde yayınlanmış makaleleri, İkinci bölümde yayınlanmış kitapları, üçüncü bölüm de Yasemin Bayer’in yine hem Türkiye hem Azerbaycan’da yayınlanmış söyleşileri yer alıyor. Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca, yazar Necati Cumalı, Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, Efes Pilsen’li basketbolcular Petar Naumoski ve Tamer Oyguç, Galatasaraylı basketbolcu Charles Gaines, Bakü Atatürk Merkezi Başkanı, Türkiye Azerbaycan Parlementolararası Dostluk Grubu Başkanı, Profesör, Milletvekili Nizami Caferov, Türkiye’nin Azerbaycan’daki Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu, Slavyan Üniversitesi Rektörü, yazar Prof Dr. Kemal Abdulla, Türkiye’nin Azerbaycan’daki Büyükelçisi Hulusi Kılıç, yazar Anar, Azerbaycan Yazarlar Birliği’nin Genel Sekreter , şair Fikret Koca, Rejisör Oktay Mir Kasım, Orkestra Şefi Yalçın Adıgüzelov, Gazeteci ve yazar Reşad Mecid, Azerbaycan Gazeteciler Birliği Başkanı Elçin Şıhlı… Yine aynı bölümde gazetemizin yazarı Yasemin Bayer ile yapılan söyleşiler de yer alıyor. Dördüncü Bölümde ise Yasemin Bayer’in aldığı ödüller, kutlama mektupları ve onun hakkında basında yayınlanmış makaleler yer alıyor. Kitabın beşinci bölümünde ise Yasemin Bayer’in fotoğrafları ve aldığı belgeler görsel olarak verilmiş. “Boğaz’dan Hazar’a” kitabı 396 sayfadan oluşuyor. Köşe yazarımız Yasemin Bayer’i kutluyoruz. 33 B A K I R K Ö Y M U S İ K İ K O N S E R VA T U A R I ’ N D A N “A TA T Ü R K ’ E Ö Z E L” K O N S E R Bakırköy Musiki Konservaturı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 72. yılı nedeniyle “Atatürk’e Özel” isimli bir konser verdi. Ataköy 7-8 Kısım İspirtohane Kültür Merkezi’nde, Koro Şefi Fatih Salgar yönetiminde İstanbul Devlet Klasik Türk Müziği Korosu tarafından icra edilen konsere çok sayıda Klasik Türk Müziği seveni katıldı. Konser öncesinde konuşan Bakırköy Musiki Konservatuarı Vakfı (BMKV)Yönetim Kurulu Başkanı, Hikmet Özkahraman, ” Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 72. yılı nedeniyle İstanbul Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’nu misafir ettik. Atatürk döneminde koro geleneği çok önemliydi. Musikinin gelecek nesillere aktarılması ancak mükemmel şekilde bir icra ile mümkündür.” dedi. Konserde, solistler Demet Gürsoy, Vedat Koşar, Adnan Mungan ve Ezgi Köker tarafından icra edilen eserler beğeni ile dinlenirken, Aziz Şükrü Oğuz’un keman taksimi ve Serap Çağlayan tarafından gerçekleştirilen kanun taksimi izleyicilerden büyük alkış aldı. Klasik Türk Müziği eserlerinin icrasının ardından Selçuk Kurt tarafından, Koro Şefi Fatih Salgar’a çiçek verildi. Konser, Atatürk’ün sevdiği şarkılar arasında yer alan “Yemen Türküsü” ve “Mayadağ’dan Kalkan Kazlar” isimli eserlerin icrası ile son buldu. ( Yavuz ARPACIK) 35 B A K I R K Ö Y S A Ğ L I K L I YA Ş I Y O R Bakırköy Belediyesi’nin Osmaniye’de bulunan Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde Bakırköylüler hafta içi her gün spor yapabiliyor. Sağlıklı Yaşam Merkezi’nin Bakırköy Cumartesi Pazarı ve Bakırköy Adliyesi’nin alt tarafında bulunan Bakırköy Belediyesi Atatürk Spor ve Yaşam Köyü içinde bulunduğunu belirten Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen,” Sağlıklı Yaşam Merkezi’mizde Bakırköylü yurttaşlarımız uzman spor hocaları nezaretinde sporlarını yapabiliyorlar. Merkezimizde koşu bandı,bisiklet türü spor aletleri bulunuyor. Yine uzman nezaretinde pilates de yapılabiliyor. Ayrıca burada sürekli hemşire de bulunuyor. Herhangi bir sorun olursa hemen müdahale yapılabiliyor.Sağlıklı Yaşam Merkezi’mize çarşamba günleri de diyetisyen geliyor. Bakkart’ı olan tüm halkımız Sağlıklı Yaşam Merkezi’mizden yararlanabilir. İsteyen vatandaşlarımız 542 13 55 numaralı telefondan bilgi alabilir.”dedi. Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği (TOFD)’nin destekleyici kuruluş olarak yer aldığı projede TÜRK TASARIMCILARDAN 352 YENİ FİKİR Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) tarafından altıncısı düzenlenen Ulusal Ev Mobilyaları Tasarım Yarışması’nın ödül töreni Ebru Akel’in sunumuyla Yapı Endüstri Merkezi'nde (YEM) gerçekleştirildi. Engelli bireylerin yaşamını kolaylaştıran 51, toplamda da 31 üniversiteden 352 projenin değerlendirildiği yarışmanın kazananlarına, mobilya sektöründe iş fırsatları için kapılar açıldı. Dağıtılan toplam 104 bin TL'lik para ödülüne ek olarak; tasarım haklarının tescili, uluslararası fuarlara MOSDER himayesinde katılım, MOSDER üyesi sektörün en büyük 35 şirketinde iş ve staj olanakları da dereceye giren proje sahiplerinin oldu. Ödüllü projeler arasında; “Evde çalışan engelliler için geliştirilmiş çalışma odası, Çocuklara üzerinde zıplama özgürlüğü getiren yatak, Araba bagajına sığabilen yatak odası takımı ve Puzzle eğlencesi yaşatan modüler depolama ünitesi” gibi yepyeni fikirler yer aldı. Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği (TOFD)’nin destekleyici kuruluş olarak yer aldığı projede TOFD Başkanı Ramazan Baş yaptığı konuşmasında, engellilerin kent yaşamında zaten çok sıkıntılar çektiğini evlerinde kendilerine göre dizayn edilmiş mobilyalar olduğu takdirde hiçbir sıkıntı çekmeden özgürce yaşayabileceklerine vurgu yaptı ve bir anısını paylaştı. Yıllarca mutfağına giremeyen engelli bir üyelerinin TOFD’de de verilen mutfak adaptasyon sürecinden sonra mutfağına artık kimseyi sokmadığını, eski günlerine geri döndüğünü ve mutfaktan dışarı çıkmak istemediğini belirtti ve tüm izleyenlerden alkış aldı. Konuşmasını yaptıktan sonra desteklerinden ötürü TOFD adına Ramazan Baş’a plaket takdim edildi. Jüri üyesi ve aynı zamanda TOFD Bilimsel Kurul üyesi Yüksek Mimar Şükrü Sürmen’e de katkılarından dolayı sertifika verildi. 37 İ S TA N B U L V A L İ S İ H Ü S E Y İ N A V N İ M U T L U R U H V E S İ N İ R H A S TA L I K L A R I H A S TA N E S İ ’ N D E İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi (BRSHH)’ni ziyaret etti. BRSHH Başhekimi Doç. Dr. Erhan Kurt tarafından karşılanan Vali Hüseyin Avni Mutlu, beraberindeki heyetle hastaneyi gezdi. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde bulunan AMATEM’de tedavi görmekte olan hastalara moral veren Vali Mutlu verdikleri bu karar nedeniyle hastaları tebrik etti. DİYABET VAKFI’NDAN ÜCRETSİZ KAN ŞEKERİ TARAMASI Türkiye Diyabet Vakfı tarafından, Bakırköy Cumhuriyet Meydanı’nda vatandaşlara ücretsiz kan şekeri taraması yapıldı. Dünya Diyabet Haftası etkinlikleri kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda Türk Diyabet Vakfı tarafından açılan standda Diyabet Uzmanı Seyfi Talayman ve ekibi tarafından gerçekleştirilen kan şekeri taramasına Bakırköylüler yoğun ilgi gösterdi. Talayman, Dünya Diyabet haftası nedeniyle vatandaşlara ücretsiz kan şekeri taraması yaptıklarını ve kan şekeri yüksek olan kişileri bilgilendirip, yönlendirdiklerini söyledi. 38 BAKIRKÖY GENÇLİK MECLİSİ 3. OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI Bakırköy Kent Konseyi Gençlik Meclisi’nin 3. Olağan Genel Kurulu, Yunus Emre Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. BM (Birleşmiş Milletler), bin yıl kalkınma hedefeleri doğrultusunda 2005’te kurulan Bakırköy Gençlik Meclisi, Bakırköy’de hizmet veren hizmet veren 15 Lise, 4 Üniversite, CHP, MHP, AKP, ÖDP ve TKP gibi 5 Siyasi Parti İlçe Temsilciliği ile ÇYDD gibi birçok sivil toplum kuruluşunun temsilcilerinin katılımıyla yapıldı. Genel Kurul Toplantısı’nın açılış konuşmasını yapan Bakırköy Kent Konseyi Başkanı Özcan Bilir, gençliğin kent yönetiminde söz sahibi olması, planlama ve karar alma süreçlerine aktif olarak katılması gerektiğini ifade ederek, gençler arasında bilgi ve deneyim alışverişinin güçlendirilmesi ve ulusal düzeyde gençlik politikalarının oluşturulması gerektiğini söyledi. Özcan Bilir’in konuşmasının ardından ise, yerel, ulusal anlamda üretilecek gençlik politikalarına katkı sağlamayı hedefleyen Bakırköy Gençlik Meclisi, Divan Kurulu Üyeleri eşliğinde ve Habitat İçin Gençlik Derneği Başkanı Sezai Hazır’ın moderatörlüğünde yürütme kurulu üye seçimleri yapıldı. Yapılan seçimler sonrasında, Bakırköy Gençlik Meclisi Yürütme Kurulu’na Emir Ünal Erzen, Buğra Eroğlu, Pınar Topal, Canberk Yalçın, Şükriye Engin, Selçuk Şatana, Ali Genel Almaz, Gökçe İşeri, Görkem Şahin, Sinem Küçük Akın, Melis İncesu, Can Budak, Caner Polat ve Didem Okay seçildi. Bakırköy Gençlik Meclisi Başkanı seçimi ise, yürütme kurulunun ilk toplantısında yapılacak. Ata Sitesi Yönetimi öncülüğünde İlçe Emniyeti sabah kahvaltısında buluştu İLÇE EMNİYET MÜDÜRÜ İZZET KAPTAN ATAKÖY’de SORUNLARI DİNLEDİ Bakırköy İlçe Emniyet Müdürü İzzet Kaptan, Bakırköylüler’in güvenlik ile ilgili sıkıntılarını dinledi. İzzet Kaptan ve karakol amirleri Ataköy 7-8 Kısım’da bulunan Ata Sitesi’nde düzenlenen kahvaltılı sohbet toplantısında Ata Sitesi, Gazi Sitesi, Bahar Sitesi ve Martı Sitesi’nin yönetimleri ve site sakinleri ile biraraya geldiler. Site sakinleri, İlçe Emniyet Müdürü İzzet Kaptan ve karakol amirlerine Ataköy’de güvenlik ile ilgili yaşadıkları sıkıntıları bildirdiler. Site sakinleri özellikle site güvenliklerine yönelik eğitim seminerleri verilmesini ve devriye ekiplerinin geceleri site güvenliklerini denetlemeleri konusunda istekte bulundular. Site sakinlerinin isteklerini ve sıkıntılarını not alan İzzet Kaptan, en kısa zamanda güvenlik ile ilgili sıkıntıların giderileceğini söyledi. Kaptan, emniyet olarak güven- yardımına ihtiyaçları olduklarını da ifade etti. Bakırköy İlçe Emniyet Müdürü İzzet Kaptan, 60 yaş üzeri ve engelli vatandaşların pasaportlarının evlerine gidilerek bizzat emniyet yetkilileri tarafından verileceğini de müjdeledi. Toplantı sonunda Ata Sitesi Yönetimi tarafından İzzet Kaptan’a plaket verildi. İlçe Emniyet Müdürü İzzet Kaptan’da Ata Sitesi Yönetimi’nden Ali Şentürk’e polis şapkası hediye etti. Kahvaltı toplu şekilde çekilen hatıra fotoğrafı ile son buldu. ( Yavuz ARPACIK ) lik ile ilgili konularda site sakinleri ve vatandaşların büyük Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 72. yılında Bakırköy Belediyesi tarafından yenilenen Atatürk Parkı ve “Atatürk Halkı Dinliyor” temalı heykelin açılışı yapıldı. “ATATÜRK HALKI DİNLİYOR” Yazsı 13. sayfada
Benzer belgeler
CHP 3. bölge Milletvekili adayı Oktay EKŞİ
gerçekleşen ve geliri Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği’ne bağışlanacak olan “Otur maya da Bekleriz” projesinin açılışı, Ataköy Plus Alışveriş Merkezi Sergi Alanı’nda
gerçekleşti. Oyuncu Hakan Ka...
bir öneri - Ataköy Gazetesi
teşekkür etti. Konuşmaların ardından TOFD Başkanı Ramazan Baş, desteklerinden dolayı
Ataköy Plus Genel Müdürü Cemil Demirbakan’a plaket takdim etti.
Ataköy Plus Alışveriş Merkezi’nin “ O t u r m a ...
yakıt tankları kabusu
birbirini tutuyor mu?
İstanbul’un ilk uydu kenti Ataköy’ün adeta
göbeğine yapılan, tüm havacılık ve şehircilik
uzmanlarının karşı çıktığı yakıt tankları Başkan
Kadir Topbaş’ın sözlerini doğrulamıyo...