15 • ISSN 2147-6179 - Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği
Transkript
15 • ISSN 2147-6179 - Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği
CSR Turkey Kurumsal Sosyal Sorumluluk Dergisi • Mayıs-Haziran 2014 • Sayı: 15 • ISSN 2147-6179 “Vay canına!” dedirten kimya yaratıyoruz. Çocuklara kimyayı eğlendirerek öğreten Kids’ Lab, İstanbul Modern’de yeniden başladı! Katılım için 0212 334 73 16 numaralı hattı arayarak rezervasyon yaptırabilir, detaylı bilgi için /BASF.KidsLabTurkey Facebook sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. Mucizenin olduğu yerde bilim vardır. Çünkü BASF’de biz kimya yaratıyoruz. www.wecreatechemistry.com Merhaba, KSS Türkiye dergisi 15.sayısıyla sizlerle. Bu sayının hazırlandığı süreç çok sıkıntılıydı. Soma’da yaşanan felaket çok canımızı yaktı. Hele ki; bunun önlenebilecek bir facia olmasına rağmen yaşanması bir kez daha isyan sebebiydi. Ülkede geri plana atılan, hayati bir konu: ‘‘İş ve işçi güvenliği. Sayısal olarak Türkiye’de yaşanan işçi ölümlerine bakıldığında konunun ne derece göz ardı edildiğini açıkça görüyoruz. Kurumsal sosyal sorumluluğu farklı açılardan anlatmaya çalışırken, ‘‘iş güvenliği, önlem almak vs’’ konularına da değiniriz hep. Çünkü önemli bir ayağıdır KSS’nin. Tekrar ve tekrar vurgulama gereğini böylesi acılarla duyuyor olmamalıydık. Sorumlu kurum/ kuruluşlara ihtiyaç olduğunu bir kez daha net olarak gördük. Malesef acı kayıplarla... Tekrarının yaşanmamasını diliyor ve tüm kesimleri kurumsal sorumlu davranmaya çağırıyoruz. İyi okumalar. Sevgi ve Saygılarımla D. Eylem Altıok KSS Uygulamaları 10Türk Ekonomi Bankası 11Atos 12Lassa 16 VİKO 18Eureko Sigorta 19Girişimcilik Ajansı Programı KSS Söyleşileri 20McDonald's 21Boyner 22Renault Mais 23İGDAŞ 25BASF 27Give&Gain 29TOFD 30DASK 33EMC Türkiye 34Sürdürülebilir Markalar İstanbul 35Sanofi 36SistemTurk 38Damat|Tween 39Dow 41Sürdürülebilir Finans Forumu 42Kredi Kayıt Bürosu 43Oriflame 45Sağlık Gönüllüleri Türkiye Üniversite 29 Bilgi Üniversitesi 6 Koç Holding Okyar Tuncel 13Ak-Kim Sibel Bekler Keçeci Makale 15 Ali Ercan Özgür 24 Serdar Tunçer Değerli Okuyucular, Mayıs ayı, Türkiye’de kurumsal sosyal sorumluluk açısından çok önemli bir ay oldu. Soma’da yaşanan hazin felaket, son yıllarda Tuzla tersanelerinde yaşanan iş kazaları ve Merter’de havai fişek tersanelerinde yaşanan işyeri felaketleri gösteriyor ki, büyüyen ihtiyaçlar ile gelişen sektörler sorumlu ve insan unsurunu temel alarak büyümemektedir. Burada elbette denetimler ve caydırıcı kural ve cezalar önemli. Ancak kurumsal sosyal sorumluluğun özü ve tartışmamız gereken nokta bu önlemlerin gönüllü alınmasıdır. Yaptığı işi doğru yapmayan şirketler yüzünden bugün adına “işyeri kazası” denerek yumuşatılan “işyeri afetleri” en önemli sorundur. Bu bağlamda, çalışan ölümleri ve işyeri afetleri ancak kurumsal sosyal sorumluluk iş süreçlerinin parçası olur, gönüllü yapılır ve içselleştirilirse sürdürülebilir olacaktır. Son bir yılda Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği olarak kapsamlı ve ücretsiz bir araç ile başta KOBİ’ler olmak üzere işyerlerini hedefleyen “Sağlam KOBİ” projesini başlattık. Özellikle Ticaret Odaları ve şirketlere yönelik bu eğitimlere ilgi üzülerek belirtiyorum sadece zorlama katılımlardan oluştu. Çünkü, şirketler işyerlerinin güvenliğini, çalışanlarının sağlığı ve emniyetini yeteri kadar önemsemiyor ve Türkiye’de milyonlarca işletmenin, üretim merkezinin çok kapsamlı ve sürekli, eş zamanlı olarak denetlenmesi mümkün değil. Bundan sonraki sürecin farklı işlemesi için tüm ilgili paydaşların üzerine düşeni yapmasını temenni ediyorum. Bu bağlamda KSS’nin Türkiye’de yaygınlaştırılması için çalışmalarımız hızla sürüyor. GAP İdaresi Başkanlığı Bölge Müdürlüğü ve Kadir Has Üniversitesi Kurumsal Sosyal Sorumluluk Akademisi işbirliği ile “GAP Bölgesi’nde Kurumsal Sosyal Sorumluluk Uygulamalarının Yaygınlaştırılması’’ projesini başlattık. Proje kapsamında GAP Bölgesi’ne yönelik sosyal sorumluluk uygulamalarının artması ve özel sektörün bölgeye olan ilgi ve çalışmalarının arttırılmasını hedefliyoruz. Bu çerçevede kamu - özel sektör işbirliklerinin KSS alanında artması, bölgedeki sosyal ve ekonomik kalkınmanın sürdürülmesi amacıyla mikro projeler geliştirilmesini hedefliyoruz. Bu amaçla 29 Mayıs 2014 tarihinde, Urfa’da GAP İdaresi Başkanlığı Bölge Müdürlüğü çatısı altında, GAP bölgesindeki illerin valilikleri, ticaret sanayi odaları, ticaret borsası, kalkınma ajansları ve ilgili sivil toplum kuruluşları ile GAP Bölgesi KSS Durum Analizi’’ çalıştayını gerçekleştirdik. Çalıştay kapsamında paydaşların katılımı ile GAP Bölgesi’nde yürütülen sosyal projeler, destekler, fon çalışmaları, kamu-özel sektör ve sivil toplum işbirlikleri tartışarak ve gelecek yıllarda GAP Bölgesi’nde öne çıkması beklenen alanlar, proje konuları ve fırsatlarını değerlendirdik. Yanı sıra özel sektörde gönüllülük çalışmalarını teşvik etmek, bir gün boyunca gönüllülük faaliyetleri ile çalışan gönüllülüğüne vurgu yapmak için gerçekleştirilen Give&Gain Day, ülkemizde üçüncü kez ÖSGD işbirliğiyle gerçekleştirdik. 2-11 Mayıs 2014 tarihleri arasında gerçekleştirdiğimiz Birçok şirket ve sivil toplum kuruluşunun işbirliğinde gerçekleştirilen haftada 534 gönüllü gerçekleştirdikleri aktiviteler ile 3.826 kişiye ulaştı. Her sene etkinliğin giderek yaygınlaşmasından dolayı son derece mutlu olduğumuzu belirtmeliyim. Bir diğer çalıştığımız alan ise, 5 Aralık 2014 tarihinde altıncısını gerçekleştireceğimiz, Kurumsal Sosyal Sorumluluk Pazaryeri. Gelen talepler ve oluşan ihtiyaçlar doğrultusunda yenilenen ve akılcı, kapsayıcı ve sürdürülebilir KSS uygulamalarının yer alacağı etkinlik detaylarımızı kısa süre içinde sizlerle paylaşacağız. Bu faaliyetlerimiz dışında KSS çalışmalarımızı; Sürdürülebilir Şehirler, Girişimcilik Merkezi, Bilim& KSS gibi farklı proje ve etkinliklerle büyük bir heyecanla devam ettiriyoruz. Detaylar belirlendikçe siz paydaşlarımızla bunu paylaşacak ve sizlerle ortak girişimler geliştirmek için iletişim halinde olacağız. Sevgilerimle, KSS ri e leşil y ö S Koç Fest ile 2,5 milyon gence ulaştık Koç Holding Kurumsal Marka Müdürü Okyar Tuncel, yıllardır süregelen Koç Fest organizasyonunun geçmişini ve bugününü KSS Türkiye’ye anlattı. Türkiye Koç Fest Üniversite Spor Oyunları 2006’dan beri sürüyor. Bu projeyi anlatır mısınız? Bugüne kadar geri dönüşleri nasıl oldu? Koç Holding olarak Koç Fest’i 2006 yılında, gençlerin kişisel gelişimini desteklemek amacıyla; spor, teknoloji, müzik, eğlence ve rekabet unsurlarını bünyesinde barındıran bir gençlik projesi olarak hayata geçirdik. Koç Fest projemiz 2006- 2008 yılları arasında üniversitelerin bahar şenlikleri döneminde Koç Topluluğu markalarının verdiği destekle eğlence ve müziğin ağrılıklı olduğu bir etkinlik olarak gerçekleşti. 2009 yılında Koç Fest etkinliğimiz, uluslararası spor müsabakalarında Türkiye’yi başarıyla temsil edecek sporcuların yetişmesine katkı sağlamak amacıyla Üniversite Spor Oyunları’nın resmi sponsorluğunu üstlenmemizle boyut değiştirdi. Koç Fest bugün içerisinde spor, eğlence ve müziğin bir arada olduğu Türkiye’nin en geniş katılımlı gençlik etkinliği olarak yoluna devam ediyor. müsabakalarda temsil edecek başarılı sporcular yetiştirilmesine destek vermeyi hedefledik. Türkiye’de sporun gelişiminde başarılı sporcuların yetiştirilmesi kadar iyi izleyici yaratmanın da önem taşıdığı inancını besliyoruz. Ayrıca spor; katılımcı, disiplinli, rekabetçi ama takım çalışmasına da yatkın bireyler yaratıyor. Dolayısıyla spora yatırımın, topluma yatırım olduğuna inanıyoruz. Bunun yanı sıra Koç Fest’in amaçlarından biri de Türkiye’de daha çok spor branşında sporcu yetiştirilmesine ve amatör branşlara olan ilginin artmasına katkı sağlamak. Buna göre de 2013’te 44 olan branş sayısını bu yıl okçuluk ve oryantiring dallarının eklenmesiyle 46’ya yükselttik. Koç Fest’te gençlerle sosyal medya üzerinden de buluşabilmemizi sağlayan yarışmalar, etkinlikler organize ettik. Türkiye Üniversite Spor Oyunları’ndan bahsederken bu sponsorluğu üstlenmemizin altında yatan nedenleri bir miktar daha detaylandırmak istiyorum. Biz bu işbirliğiyle ülkemizi uluslararası 6 Bugün geldiğimiz noktada Koç Fest etkisi her geçen yıl dalga etkisi ile artan dev bir organizasyona dönüştü. Koç Fest ile 2006 yılından bu yana 2,5 milyon gence ulaştık. Koç Fest’te 32 farklı ilde 34 farklı üniversiteyi ziyaret ettik. 2011 yılında uygulamaya başladığımız Okyar Tuncel dijital platformda 10 milyon kişiye ulaştık. Koç Fest süresince Türkiye Üniversite Spor Oyunları Federasyonu (TÜSF) yetkilileri ve Koç Fest saha ekibinden oluşan yaklaşık250 kişi bir ay boyunca görev yaptı. Koç Fest projesi her yıl farklı içeriklerle zenginleşiyor. Koç Fest özelinde bu yıl neler yaptığımıza bakmak gerekirse yine spor ve etkinlik açısından oldukça yoğun geçen bir dönem yaşadığımızı ifade etmek isterim. Bu yıl daha fazla sayıda gencin bu spor şölenini yaşamasını amaçladık, bunun için geçen yıl 6 ilde düzenlediğimiz finalleri bu yıl 10 ilde gerçekleştirdik. Türkiye Koç Fest Üniversite Spor Oyunları’nın final karşılaşmaları bu yıl 19 Nisan -18 Mayıs tarihleri arasında sırasıyla; İzmir, Mersin, Kahramanmaraş, Malatya, Tokat, Zonguldak, Tekirdağ, Kütahya, Konya ve Kayseri illerinde gerçekleşti. Yıl boyunca 46 branşta 185 üniversiteden 22 bini aşkın sporcunun yarıştığı Koç Fest’te finale kalan 4 bin sporcu, üniversitelerde adeta olimpiyat rüzgarı estirdi. Türkiye Koç Fest Üniversite Spor Oyunları’nda bu yıl; futbol, basketbol, atletizm, yüzme, voleybol, hentbol gibi popüler branşların yanı sıra dünyada da yeni gelişen speed badminton, spor tırmanışı, oryantiring, ragbi gibi spor dallarına da yer verildi. Koç Fest tabi ki sadece bir spor organizasyonu değil içinde müzik ve eğlenceyi de barındırıyor. Nitekim festival boyunca viral filmler, teknolojik etkinlikler ve sosyal medya ile entegre edilmiş yarışmalar düzenlendi ve bu etkinlikler gençlerden büyük ilgi gördü. Koç Fest’te her yıl farklı ve yenilikçi uygulamaları da hayata geçiriyoruz. Bu yıl ki farklı uygulamamız gündüz düzenlediğimiz etkinlikleri spor salonları içerisine almamız oldu. Böylece öğrencilerin vakit geçireceği alternatif bir etkinlik alanı oluşturmak yerine, tüm enerjiyi spor müsabakalarına yönlendirerek; hem sahadaki mücadeleye hem de tribünlerdeki seyircilere farklı bir deneyim yaşatmayı hedefledik. Koç Fest’te bugüne kadar pek çok teknolojik unsuru bir arada kullandık. Bu yıl da yine gençlerle sosyal medya üzerinden de buluşabilmemizi sağlayan birtakım yarışmalar, etkinlikler organize ettik. Sosyal medya üzerinden de gençlerle buluşan Koç Fest’te, öğrenciler vine ünlüleri ile söyleşilerde bir araya geldi, spor ve sosyal medya üzerine sohbetler etti. Koç Topluluğu şirketlerinden, Koçtaş, Arçelik, Beko, Grundıg, Setur, Yapı Kredi, Tat, Ford, Fiat, Aygaz, Opet, Tüpraş, Tanı şirketlerimizle eğlenceli etkinlikler düzenledik. Ayrıca her yıl olduğu gibi Koç Fest bu yıl da gençler ile birbirinden ünlü müzik gruplarını buluşturdu. Festival boyunca Gripin ve Control+Z konserleriyle bize eşlik etti. 8 Koç Fest’i geride bıraktığımız bu günlerde bir analiz yapmak gerekirse, gururla ifade etmek isterim ki Koç Fest kapsamında gidilen her ilde üniversite kampüslerinde olimpiyat ruhu daha da güçleniyor. Koç Fest şampiyonları uluslararası organizyonlardan madalyalarla dönüyor. Nitekim geçen yıl Koç Fest şampiyonu olan takımlar ve bireysel sporcular Dünya Üniversiteler Yaz Spor Oyunları’nda ve Avrupa Üniversite Şampiyonaları’nda toplam 4 altın, 9 bronz ve 8 gümüş madalya kazanarak büyük bir başarıya imza attı. Bütün bunların dışında Koç Fest’in üniversiteli gençlerde fair play ruhunu geliştirdiğini gözlemlediğimizi söylemek yerinde olur. Bunun yanı sıra Türkiye Koç Fest Üniversite Spor Oyunları’na hem sporcu hem de izleyici olarak katılım her geçen yıl artıyor. Koç Fest’in Kayseri’deki büyük finalinin de bir olimpiyat havasında geçmesi planlanmıştı ve pek çok etkinlik gerçekleşecekti. Soma’da yaşanan acı olay nedeniyle Koç Fest’in finalinde Kayseri de gerçekleştireceğimiz tüm etkinlikleri iptal etmeyi uygun bulduk. Bu vesileyle Soma’da yaşanan acı olayla ilgili olarak bir kez daha ülkemizin acısını yürekten paylaştığımızı belirtmek ve milletimizin başı sağolsun demek isterim. U KSS ları ama l u g y TEB finansal okuryazarlığı Çocuk Tiyatrosu ile anlatacak TEB Bireysel ve Özel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Mendi, TEB Çocuk Tiyatrosu hakkında bilgi verdi. TEB Çocuk Tiyatrosu’nun Rüzgar’ın Kumbarası adlı oyunu 15 Haziran’a kadar İstanbul Trump Kültür ve Gösteri Merkezi’nde sahneleniyor. Yıl sonuna kadar ise Türkiye genelinde ücretsiz 40 oyun sahnelenerek, tüm Türkiye’de çocuklara sanat yoluyla birikim ve tasarrufun önemi anlatılmaya devam edilecek. TEB Aile Akademisi ile 15 bin çocuğa ulaşıldı G T EB Bireysel ve Özel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Mendi, ‘‘Türk Ekonomi Bankası (TEB) olarak Sorumlu Bankacılık anlayışımızla finansal okuryazarlığa TEB Aile Akademisi ile odaklanmıştık. Bugüne kadar 120 bin kişiye ulaştığımız TEB Aile Akademisi kapsamında yeni bir proje daha başlattık. Sanat yoluyla çocuklarımıza ulaşarak finansal okuryazar bir nesil yetiştirmeye katkı sağlamak için TEB Çocuk Tiyatrosu’nu kurduk. 5 yaş ve üzerindeki çocukları hedefleyen TEB Çocuk Tiyatrosu, ilk oyunu Rüzgar’ın Kumbarası’yla ücretsiz olarak sergilenmeye başlandı. Oyun, birikimin önemini vurgulayarak çocukların akıllı para harcama, harçlık biriktirme gibi kavramları anlamasına yardımcı oluyor; finansal okuryazarlığı çocukların anlayacağı şekilde basit ve eğlenceli bir dille anlatıyor’’ dedi. Sanat yönetmenliğini ve koreografisini Emre Çelik’in üstlendiği, müzikleri ise Selim Atakan tarafından hazırlanan Rüzgar’ın Kumbarası’nda, ana karakter Rüzgar’ın tüm parasını harcadığı için gitmek istediği bir sualtı gezisine gidemeyişi, gerekli parayı toplamak için okulun düzenlediği kermeste limonata satıp para biriktirmesi ve bu süreçte yaşadığı maceralar anlatılıyor. 10 ökhan Mendi, Finansal okuryazarlık düzeyini artırarak tasarruf bilincinin yaygınlaşmasına katkı sağlamak amacıyla ‘Ekonomi ailede başlar’ anlayışıyla Ekim 2012’de hayata geçen TEB Aile Akademisi ile bugüne kadar 120 binden fazla kişiye ulaşıldığını söyledi. Bütçesini sağlıklı yöneten, parasını doğru harcayarak birikim yapabilen nesiller yetişmesine katkıda bulunmak amacıyla TEB Aile Akademisi ile İstanbul, Ankara, Konya, Adana, Batman, Maraş, Denizli, Bursa, İzmir, Antalya ve Isparta’da 44 okulda düzenlenen özel eğitimlerle bugüne kadar 15 bin çocuğa ulaşıldığını belirten Mendi, “Çocuklara bütçe planlama, harçlık yönetimi ve tasarruf eğitimleri verdik. Sınıf içi eğitimlerin yanı sıra TEB Çocuk dijital platformunu da kurduk. www.tebcocuk.com sitesi üzerinden bugüne kadar 258 bin kişiye ulaşan TEB Çocuk’un iPad uygulaması ise 19 bin kez indirildi” dedi. Uyg KSS ulam alar ı Türkiye’de kişi başı 5,65 ton karbon emülsiyonu üretiliyor 2015 yılına kadar dünya çapında karbon ayak izini yüzde 50 oranında azaltmayı hedefleyen IT hizmetleri şirketi Atos, Türkiye’de herkesin karbon ayak izini basitçe ölçebileceği eğlenceli bir uygulama geliştirdi: Karbonolcer.com A tos, son olarak Türkiye’de kendi karbon ayak izini ölçmekle kalmadı, ayrıca herkesin kendi kişisel karbon ayak izini hesaplayacağı oldukça basit kullanımlı ve eğlenceli bir web uygulaması geliştirdi. Uygulama ile aynı zamanda çalışanların özel hayatlarındaki karbon ayak izlerini azaltma konusunda da farkındalık yaratıyor. 2009-2011 aralığındaki 3 yıllık süreçte globalde karbon ayak izinde yüzde 34.6’lık düşüş sağlamayı başaran Atos’un hedefi, bu oranı 2015 yılına kadar %50 seviyelerine kadar indirmek. Diğer kuruluşlardan farklı olarak, kendi süreçlerinde karbon kullanımını en aza indirmenin yanı sıra Atos, hizmet sunduğu firmalara ve tüm bireylere de karbon emisyonunu azaltmanın yollarını ve bu sayede elde edilen tasarrufu anlatıyor. Atos Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Orhan Akbulut, şehirlerdeki karbondioksit salınım oranlarını düşürecek teknolojilerden modern yenilenebilir enerji üretim metotlarına varan geniş ve zengin bir yelpazeye sahip olduklarını dile getiriyor. “Atos bu anlamda öncü şirketlerden biri olarak, 2015 yılı itibarıyla bütün küresel veri merkezlerinin yüzde 100 yenilenebilir enerji kaynaklarından beslenmesini hedefliyor. Ayrıca tüm Atos veri merkezlerine hitap eden karbon dengeleme programı sayesinde, dünya genelindeki tüm Atos müşterilerine, “karbonsuz hosting” sağlamayı sürdürüyoruz” diyen Akbulut, Türkiye’de geliştirdikleri ve kişisel karbon ayak izini ölçen karbonolcer.com uygulamasının Atos çalışanları tarafından büyük ilgi gördüğüne de değiniyor. Öncelikle Atos Türkiye çalışanlarının katılımının sağlandığı uygulama, şu an herkesin kullanımına açık. Siteye girip bu uygulamaya katılım yapanların ortalamasına göre Türkiye’de kişi başı 5,65 ton karbon emülsiyonu üretiliyor. Dahası uygulama sonucunda katılımcılar kişisel karbon ayak izini azaltacak püf noktaları da öğrenebiliyor. Atos Türkiye’nin daha temiz ve çevreci bir gelecek için hazırladığı bu web uygulamasıyla herkes karbon ayak izini ölçebiliyor, yaşamının çevre üzerindeki etkilerini görebiliyor ve daha güzel yarınlar için bugünden adım atmaya başlayabiliyor. 11 U KSS ları ama l u g y Lassa, ''Yola Sağlam Çık'' projesini sürdürüyor Lassa “Yola Sağlam Çık” projesi ile ticari araç kullanıcılarının yanında olmaya devam ediyor. 30 farklı noktada uzun yol şoförleriyle bir araya gelecek olan Lassa, sürücülerin sağlıklı ve güvenli bir şekilde trafikte olmaları için yollara çıkıyor. projesi kapsamında uzun yol şoförleriyle bir araya gelecek olan ekip, yaklaşık bir buçuk ay boyunca 30 farklı noktayı ziyaret ederek, güvenli sürüş için sağlıklı beslenmeden düzenli fiziksel egzersizin önemine kadar birçok farklı konuda uzun yol sürücülerini bilgilendirmeyi hedefliyor. L İlk yıllarında göz sağlığı taraması yapılan “Yola Sağlam Çık” projesi kapsamında, geçen sene de sağlıklı beslenme ve egzersiz konuları ele alınmıştı. Türkiye genelinde 3.500 şoförle bir araya gelinmiş; 2.347 kişinin katılımı ile yapılan anket sonucunda elde edilen veriler; uzun yol sürücülerinin %7075’inin fazla kilolarından rahatsız olduğunu; öğün atlayan, aşırı şeker ve yağ tüketen, uzun saatler çalıştıkları için spor yapmaya fırsat bulamayan sürücülerin tansiyon, şeker ve kan yağı değerlerinin yükseldiğini ortaya koymuştu. assa “Yola Sağlam Çık”TIR’ı, Manisa’dan start aldı. Sürücülere “Doğru beslenme ile hep zinde ol” ve “Düzenli egzersiz ile enerjik ol” başlıkları altında bilgilendirmede bulunacak uzmanlardan oluşan “Yola Sağlam Çık” ekibi, uzun yol şoförlerinin yaşadıkları fiziksel zorluklarla başa çıkabilmeleri için sağlıklı yaşam farkındalığının artırılmasını hedefliyor. Lastik sektöründe 40’ıncı yılını kutlayan Lassa, 4 sene önce hayata geçirdiği “Yola Sağlam Çık” Marc Mathieu: Dünyaya çocukların gözüyle bakmalıyız Sürdürülebilir Markalar Konferansı için Türkiye’ye gelen Unilever Global Kıdemli Pazarlama Başkan Yardımcısı Marc Mathieu daha iyi bir dünya için 4 yıl önce yarattıkları vizyonu anlattı. M athieu: “Bu dönemde işimizi ikiye katlayacağız ve çevreye olan etkimizi pozitife çevireceğiz dedik. İş yapma şeklimizi değiştirdik. Unilever’de sürdürülebilirlik sorumluluğunu tüm çalışanlar taşıyor. Şu anda Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı'nda 3. yılımızı tamamladık. Türkiye'de Domestos, ‘Eğlen-Öğren-Hijyen Projesi ile 276 bin çocuğa ve dolaylı olarak 1 milyonun üzerinde kişiye ulaştı. Burada Knorr’un Sürdürülebillir Tarım Projesi de bir başka örnek. Bizim dünyayı olumluya çevirmemiz için geleceğe çocukların gözüyle bakmamız gerekli” dedi. 12 Unilever’in çay markası Lipton’un Karadeniz’de başlattığı çay projesini de Unilever Türkiye’nin Gıda Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mustafa Seçkin konuklarla paylaştı. Seçkin dünyada kişi başına en fazla çay içilen ülkenin Türkiye olduğunu belirterek, “Çay, Doğu Karadeniz’de 1 milyon kişinin gelir kaynağı. Cumhuriyet yıllarında ekilmeye başlanan çaylıklar artık yaşlandı. Çayın ekonomik ömrü 100 yıl ve bir şeyler yapmazsak 25 yıl sonra bugünkü çayı içmemiz mümkün değil. Biz de bu projeyle 18.000 çiftçiye eğitim veriyoruz” dedi. Seçkin’in konuşmasının sonunda proje kapsamında kadınların güçlendirilmesi için kurulan Çaya Ses Ver korosunun sahne alması, seyircilerden büyük ilgi gördü. Söy KSS leşil e ri Yasal zorunlulukların ötesinde yatırım yapmak gerektiğinin bilincindeyiz Ak-Kim İnsan Kaynakları ve Yönetim Sistemleri Direktörü Sibel Bekler Keçeci, şirketin sosyal sorumluluk çalışmaları üzerine sorularımızı yanıtladı. Ak-Kim’in kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) politikası hakkında bilgi verir misiniz? Akkök Şirketler Grubu, kurulduğu günden bu yana faaliyetlerinde toplumsal faydayı gözeten bir kurum olmuştur. Sürdürülebilir büyüme ve sosyal sorumluluk Akkök Şirketler Grubu’nun yol haritasının oluşumunda belirleyici bir öneme sahiptir. Akkök Şirketler Grubu’nun bir parçası olarak biz de kurulduğumuz günden bu yana bu ilkeler doğrultusunda faaliyet göstermeye özen gösteriyoruz. Ak-Kim, sürdürülebilir büyüme hedefine yönelik olarak yaptığı her faaliyette doğayı, çevreyi ve iş sağlığını koruyacak önlemler almaktadır. Sürdürülebilir kalkınmayı önemseyen bir kurumuz. Çevre ve yeryüzündeki tüm insanların yaşam kalitesini koruyarak ekonomik büyüme ve refah seviyesini yükseltmeyi hedefliyoruz. Bu sebeple geliştirdiğimiz yenilikçi ürünlerde insana ve çevreye faydayı gözetiyoruz. Faaliyetlerimizde tüm paydaşlarımıza karşı sorumluluğumuz olduğunun bilincinde olarak hareket ederiz. Bu bilinci, yasal zorunlulukların ötesinde insana, geleceğe, çevreye ve paydaşlarla olan ilişkilerine yatırım yapmak olarak görüyoruz. KSS projeleri/uygulamalarınızda özel olarak üzerine çalıştığınız alanlar var mıdır? Projelerinizi kurgularken hangi etmenler belirleyici oluyor? Sürdürülebilir gelişme için yenilikçi ürünler kadar sağlıklı, eğitimli ve temiz bir çevrede yaşayan nesillerin de vazgeçilmez olduğu ilkesiyle hareket eden Akkök ve grup şirketleri eğitim, çevre, kültürsanat ve toplum alanlarında sosyal sorumluluk faaliyetlerine ağırlık vermektedir. Güncel KSS projelerinizi/uygulamalarınızı paylaşır mısınız? Ak-Kim olarak kurumsal sosyal sorumluluk bilinciyle tüm paydaşlarımıza karşı “etik” ve “sorumlu” davranıyoruz. Yürüttüğümüz tüm projelerde 13 sosyal sorumluluk anlayışını ön planda tutmakta ve buna özen göstermekteyiz. Kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarımızdan bazıları şöyle; Açık Kapı Günleri 1 999 tarihinde uygulamaya koyduğumuz “Açık Kapı Uygulaması” ile tesislerimiz hakkında bilgi edinmek isteyen resmi kurum/kuruluşlara ve öğrencilere kapılarımızı açıyoruz. Yapılan tesis ziyaretlerinde Ak-Kim ve kimya sektörü hakkında bilgiler paylaşılmakta, böylelikle Ak-Kim yönetici ve çalışanları, öğrencilerin gelecek hedeflerini ve mesleki seçimlerini belirlemelerine, farkındalık kazanmalarına yardımcı olmaktadır. Açık kapı projesiyle yılda ortalama 300 öğrenci Ak-Kim’i ziyaret etmekte, uygulamalar hakkında teknik bilgiler almaktadır. Bu yıl sadece Mayıs ayında 125 üniversite öğrencisi fabrikalarımızı ziyaret etti. Ak-Kim çalışanlarının gönüllü burs yardımı programı A k-Kim çalışanlarının burs yardımı, 1996 yılında gönüllü çalışanlarımızın desteğiyle ekonomik zorluk nedeniyle tahsil hayatını sürdürmekte zorlanan başarılı üniversite öğrencilerinin eğitimlerine katkıda bulunmak amacıyla kurulmuştur. Bugüne dek 108 öğrencinin yanında yer aldık ve faaliyet gösterdiğimiz bölgedeki gençlere katkıda bulunmayı sosyal sorumluluğumuz olarak gördük. Halen 36 öğrenciye destek vermekteyiz. Akkök Çocuk Şenliği A kkök Çocuk Şenliği, Akkök tarafından Yalovalı çocukların kendi ilgi ve becerileri doğrultusunda keyifli vakit geçirmelerini sağlamak ve onların kişisel gelişimlerine destek olmak amacıyla hayata geçirildi. Bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen şenlikte çocuklar, farklı aktivitelerin yanı sıra Ak-Kim Kimya’nın bilim atölyesi 14 aracılığıyla hem çeşitli deneyler yaptılar hem de eğlenceli vakit geçirdiler. Akkök Yetenek Tohumları projesi A kkök Yetenek Tohumları Projesi Akkök Şirketler Grubu’nun ihtiyacı olan lider insan kaynağı yetiştirme programıdır. Proje ile yetenekli gençlerin zamanında gruba kazandırılması, çeşitli eğitimlerle yeteneklerinin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Akkök Yetenek Tohumları Projesi ile yeni mezunlara iş fırsatı sunulurken son sınıflarda okuyan adaylara staj ve part-time iş olanakları sağlamak amaçlanmaktadır. 2014 Yetenek Tohumları başvuruları da başlamıştır. Gençler, Akkök Holding resmi facebook hesabından takip edebilirler. Eklemek istedikleriniz Ak-Kim Kimya, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde kadın çalışanlarını unutmayarak kadın çalışanlarının Kadınlar Günü’nü kutlamaktadır. Ak-Kim 2014 yılında, ev hanımları tarafından üretilen sabundan yapılmış süs çiçeklerini kadın çalışanlarına hediye etti. Hediyeler, Yalova Ticaret ve Sanayi Odası İl Kadın Girişimciler Kurulu tarafından hayata geçirilen “Hobim İşim Olsun” projesi kapsamında ve ev hanımları tarafından üretildi. Kadının iş dünyasındaki öneminin farkında olan, bu alanda çalışmalarına devam eden, Yalova›da kadınlar arasında girişimciliği daha etkin hale getirmek için çalışmalarını sürdüren Ak-Kim’in 5 yıllık gelecek planları arasında kadın çalışan sayısını artırmak da yer alıyor. Bunun yanı sıra Ak-Kim olarak Kızılay’ın Kuzey Marmara Bölgesi Kan Bağışı Kampanyası’na destek veriyoruz. Her yıl tüm çalışanlarımızla birlikte Kızılay kan bağış kampanyalarına katılarak topluma ve toplum sağlığına verdiğimiz değeri göstererek kan bağışının önemine dikkat çekiyoruz. Mak ale Afetlere Hazırlık ve Çalışma İlkeleri Ali Ercan Özgür Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği Genel Sekreteri Son SOMA faciası gösterdi ki iş dünyasının afetler ve çalışma ilkeleri konusunda halen kat edecek uzun bir yolu var. Bu konuyu sadece kamunun denetimlerine ihtiyaç ile açıklamak doğru olmayacaktır. Kamu bugün Türkiye’de milyonlarca işletmeyi nasıl tek başına denetleyebilir? Bunun için kurumsal sosyal sorumluluk yıllardır yaptığın işi doğru yapmak ve bunu içten gelerek gönüllü yapmak olarak tanımlanıyor. Günümüzde şirketlerin iş yapış biçimlerini uluslararası standartlara, iş sektörüne uygun güvenlik önlemleri içeren çalışma ilkelerine, afet ve kriz yönetim becerilerine sahip olmaları bu yatırımları sosyal yatırım görerek şirket iş yapış biçimlerini iyileştirmeleri gerekiyor. Tabii ki artık birbirine daha bağımlı ve birbirinden etkilenilen dünyamızda ilgili işletmenin bağlı olduğu Ticaret Odası veya daha büyük iş dünyası kuruluşlarının da üyelerini iş yapış, risk, afetlere hazırlık gibi konularda denetlemesi ve standartlar ile takip etmesi gerekiyor. Aynı şekilde ulusal ve yerel ölçekteki sivil toplum kuruluşları ile medya kuruluşlarının da bu konularda izleme ve baskı unsuru rolü üstlenmesi önemlidir. Böyle bir ekosistem oluştuğunda riskli veya değil tüm iş kollarında çalışan hakları ve iş yapış biçimi düzenlenecektir. Bu noktada özellikle madencilik gibi riskli sektörlerde çalışan işletmelerin afetlere de hazırlıklı hale gelmeleri ve bunu bir ön koşul olarak yerine getirmeleri önemlidir. Bu nedenle SOMA’nın çok ağır olan sonuçlarından tüm aktörlerin kendine göre ders çıkarması gerekmektedir. Ancak, örneğin SOMA sonrası hemen hızlıca “sadece” madencilik sektörüne getirilen yasa tasarısı, madencilik alanında denetimlere yönelik söylemler ilgili konuda halen yanlış bir ekosisteme sahip olduğumuzu göstermektedir. Oysa, Türkiye’de iş dünyasının iş yapış biçimini gözden geçirmesi, madencilikten denizliğe ağır sanayiden tekstil üretimine kadar farklı sektörlerde iş ilkeleri, risk tespit ve denetimleri, afetlere hazırlık programları oluşturmaları gerekmektedir. Ayrıca, iş dünyası kuruluşları da afetler olduktan sonra yardım götürmekten öte kendi üyelerine yaptırım, denetim, izleme ve davranış kuralları getirmelidir. Medya kuruluşları afetler olduktan sonra acı haberleri vermek yerine önleyici denetimler ile işçiler, işyerlerinde olan vakaları haber gündemi ve ciddi bir sorun olarak ele almalıdır. Bu gönüllü ekosistem gelişmedikçe tıpkı 1999 Depremi, Van Depremi, Merter’deki havai fişek üretim atölyelerindeki iş kazaları, Tuzla Tersaneleri ve SOMA felaketleri olmaya devam edecektir. Olmaması için her şeyi kamudan beklemekten önce başta iş dünyası olmak üzere tüm paydaşların aynayı kendine tutması gerekmektedir. Masum Değiliz! 15 U KSS ları ama l u g y VİKO’nun İyilik Elçileri, Aydınlık Toplum Gönüllüleri VİKO çalışanları, bu yıl Türkiye’de ikinci defa gerçekleştirilen Uluslararası Give&Gain Çalışan Gönüllülüğü Günlerine projeleriyle destek vererek fark yarattı. VİKO, çalışanlarını projelerine dahil ederek toplum için maksimum değer sağlamayı hedefliyor. S ürdürülebilir kalkınmanın insana yatırım ve doğal kaynakların bilinçli kullanımı ile gerçekleşeceğine inanan VİKO, bu doğrultuda hayata geçirdiği kurumsal sosyal sorumluluk projelerini çalışanlarından oluşan Aydınlık Toplum Gönüllüleri ile birlikte yürütüyor. VİKO Aydınlık Toplum Gönüllüleri, ışığa muhtaç toplumsal konulara aydınlık katmak için sosyal sorumluluk projelerine gönülden destek sağlıyor, toplum için değer yaratan çalışmalara imza atıyor. “Sürdürülebilir ve Aydınlık Bir Gelecek İçin” misyonu ile örnek sosyal sorumluluk projeleri yürüten VİKO, çalışanlarından oluşan VİKO Aydınlık Toplum Gönüllülerini projelerine dahil ederek toplum için maksimum değer sağlamayı hedefliyor. 16 yıldır toplum yararına çok sayıda proje gerçekleştiren ve ÖSG Derneği tarafından 2012 yılının “En Başarılı Gönüllülük Programı” 16 seçilen VİKO Aydınlık Toplum Gönüllüleri, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da topluma değer katıp, farkındalık oluşturmaya devam etti. Anneler Günü’nü huzurevindeki yaşlılar ile birlikte kutladılar V İKO, Türkiye’de üçüncü kez gerçekleşen etkinliğe, huzurevinde Anneler Günü organizasyonu ve konseri, Engelliler Haftası kutlaması, köy okuluna yardım kampanyası, kanser hastası çocuklar için yardım balosu projelerinin yanı sıra 175 çalışanı ile de destek verdi. VİKO çalışanlarının gerçekleştirdiği bu etkinlikler ile yaklaşık 500 kişiye fayda sağlandı. Anneler Günü’nde huzurevinde ziyaretçi bekleyen yaşlılara sevgi ile sunulan çiçekler ve “Anneler Melektir” adlı konser tebessüme, engelli öğrenciler için düzenlenen organizasyon ise mutluluğa dönüştü. Engelliler Haftası’nı unutmayan VİKO Aydınlık Toplum Gönüllüleri, yapımı da VİKO tarafından gerçekleştirilmiş olan Beyazay Rehabilitasyon Merkezi’ndeki 130 engelli öğrenciye birçok aktivite sunarak engelli çocukların çok mutlu bir gün geçirmelerini sağladı. Ayrıca, engelli öğrencilerin annelerinin, Anneler Günü kutlaması anlam yüklü bir seremoni ile gerçekleştirildi. Köy okulu öğrencileri ve kanser hastası çocuklar için yardım kampanyası V İKO Aydınlık Toplum Gönüllüleri, bir köy okulundan gelen yardım çağrısına kayıtsız kalmayarak kampanya düzenledi. Yaklaşık 80 VİKO çalışanının destek verdiği kampanya sonucunda elde edilen gelir, kırtasiye malzemesi ve oyuncaklar köy okuluna teslim edilmek üzere yola çıkarıldı. Uzun süreli tedavi gören kanser hastası çocuklara destek sağlamak amacıyla kurulan Hayata Renk Ver Derneği’nin kanser hastası çocukların tedavi sürecinde kullanacağı eğitim ortamları oluşturmak için düzenlediği ve Seksenler dizisi oyuncularının da desteklediği yardım balosu yine VİKO Aydınlık Toplum Gönüllülerinin etkin katıldığı gönüllülük projelerinden bir tanesi oldu. Uluslararası gönüllülük hareketi G ive&Gain-Çalışan Gönüllülüğü Günü, İngiltere’de Business Community adlı kâr amacı gütmeyen kurul tarafından beş yıldır uluslararası olarak düzenleniyor ve tüm dünyadan on binlerce gönüllü çalışan katılıyor. Ülkemizde ise Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği ve ÖSGD’nin girişimleri ile uygulanıyor. Birçok kuruluşun dünya sponsorluğunu üstlendiği etkinliğe katılabilmenin koşulu ise çalışanlarla gönüllü bir etkinlik gerçekleştirmek, çalışanların tecrübelerini ve becerilerini toplumun ihtiyaçları doğrultusunda gönüllü olarak kullanmasını sağlamak. Başta İngiltere olmak üzere neredeyse her Avrupa ülkesinde mayıs ayında düzenlenen Give&Gain Çalışan Gönüllülüğü Günü’ne katılan şirketler ve gerçekleştirdikleri etkinliklerin, BITC ve CSR 360 networkünde,CSR Europe’ta paylaşılarak diğer şirketlere de örnek olması sağlanıyor. 17 U KSS ları ama l u g y Eureko Sigorta gönüllülere öncülük edecek Eureko Sigorta, çalışanları, müşterileri ve iş ortakları başta olmak üzere tüm paydaşlarına yönelik Öncü Gönüllüler Hareketi’ni başlattı. Öncü Gönüllüler Hareketi, Eureko Sigorta çalışanlarının koordinasyonunda eğitim, çevre ve toplumsal katkı odaklı sosyal sorumluluk projeleri için çalışacak. Ö ncü Gönüllüler Hareketi’yle birlikte, Gönüllülük Akademisi ve Gönüllü Anayasası gibi uygulamalar da hayata geçirilecek. Eureko Sigorta Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Noyan Güvenç, “Eureko Sigorta çalışanları bugüne kadar yılda ortalama 4,5 saatlerini sosyal sorumluluk projelerine ayırdı. Şimdi bu faaliyetlerimizi müşterilerimiz ve iş ortaklarımızın katılımına açarak Türkiye’nin geleceği için çalışacak büyük bir gönüllü ailesi oluşturmaktan gurur duyuyoruz” dedi. Eureko Sigorta, 2009 yılında kurulan ve çalışanlarından oluşan Eureko Gönüllüleri’ne müşterilerini ve iş ortaklarını da dâhil ederek Öncü Gönüllüler Hareketi’ni kurdu. Sigorta sektöründe kurumsal gönüllülüğe öncülük etme ve gönüllülük bilincini artırma vizyonuyla çalışanlarının yanı sıra ailelerini, iş ortaklarını ve müşterilerini de hareketin bir parçası haline getiren şirket, gönüllü inisiyatifinin ön plana çıkarıldığı ve herkesin toplumsal sorunların çözümünde söz sahibi olduğu bir sistem oluşturdu. Gönüllülük faaliyetlerini şirket süreçlerine entegre etmeyi önemsediklerini belirten Noyan Güvenç şunları söyledi: 18 “Bugüne kadar şirket içinde gönüllü faaliyetlere büyük önem verdik ve çalışan başına yılda ortalama 4,5 saatimizi sosyal sorumluluk projelerine ayırdık. Artık bir adım daha ileri giderek sektördeki öncülüğümüzü bu alana da taşıma vaktinin geldiğini düşünüyoruz. Bugüne kadar bu alanda yaptıklarımıza Öncü Gönüllüler Hareketi kapsamında yenilerini ekleyeceğimize ve başkalarının hayatına dokunan ve değer katan önemli projeler gerçekleştireceğimize yürekten inanıyoruz. Bu kapsamda sadece çalışanlarımızı değil iş ortaklarımızı, paydaşlarımızı, ailelerini ve tüm müşterilerimizi Öncü Gönüllüler Hareketi’ne katılmaya davet ediyoruz.” Anayasayı gönüllüler hazırlayacak Ö ncü Gönüllüler Hareketi’nin üyeleri işleyiş ilkelerini içerecek Gönüllü Anayasası’nı hep birlikte oluşturacak. Gönüllülük Akademisi’nde ise Öncü Gönüllüler Hareketi üyelerine uzmanlar tarafından zaman yönetimi, gönüllü aktiviteye katılım gibi konularda eğitim verilecek. Eureko Sigorta çalışanları tarafından koordine edilecek Öncü Gönüllüler Hareketi için genel müdürlük ve bölge koordinatörlüğü çalışanlarından oluşan, seçimle belirlenen bir yönetim kurulu oluşturulacak. Ayrıca her birimde kararların yaygınlaştırılmasından ve uygulanmasından sorumlu Gönüllü Elçiler olacak. Öncü Gönüllüler Hareketi Eureko Sigorta Genel Müdürlük binasında düzenlenen Öncü Gönüllüler Zirvesi ile başlatıldı. Yapılan zirvede tüm katılımcılar yer aldıkları gönüllü faaliyetleri ve gönüllülüğün önemini anlattı. Uyg KSS ulam alar ı Girişimcilik fikrini paylaş, iş arama iş kur Türkiye’nin de içinde bulunduğu Güneydoğu Avrupa, Ortadoğu ve Kafkasları kapsayan geniş bölgede önümüzdeki 10 sene içinde 100 milyonu aşkın yeni iş yaratılması gerekiyor. A ncak şirketlerin ekonomik büyüme potansiyelleri ve kaynakları bu ihtiyaca cevap vermekten uzakta. Dolayısıyla girişimcilik, önümüzdeki 10 senede ekonominin gelişmesi, işsizlik ve yoksulluk gibi temel insan haklarının gerçekleşmesi için tüm paydaşların çalışması gereken temel bir konu. Öte yandan bu süreç sadece cesur fikirler ile değil aynı zamanda içinde bulundukları ekosistemler ile gelişebilir. Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği (TKSSD), İsveç Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği (CSR Sweden), Kadir Has Üniversitesi ve GAP İdaresi Başkanlığı ile ortaklaşa yürütülecek “Girişimcilik Ajansı” programı ile; öncelikle bu fikirlerin gelişmesini sağlamak için var olan yapısal engelleri kaldırmak, her türlü girişimciye rehber olabilmek için bir ekosistem kurmak ve yeni nesil girişimci kültürünü ve yapısını yaygınlaştırmak amaçlanıyor. Süreç iş fikri başvurusu ile başlayacak, gönüllü ve profesyonel danışmanlar kadrosu ile risk, fırsat alanları gibi başlıklarda yapılacak değerlendirme sonucunda, uygulanabilir ve/veya geliştirilebilir proje sahipleri ihtiyaçları doğrultusunda Kadir Has Üniversitesi’nde ücretsiz eğitimlerden faydalanacak, eğitimleri başarıyla tamamlayan aday, fikir ve projelere şirketlerini kurması için finansal destek, fiziki mekan, danışman ve mentor havuzu sağlanacak. Girişimcilik fikirlerinin paylaşmak ve Girişimcilik Ajansı danışmanlarından ve mentorlarından biri olmak için Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği ile irtibata geçmek yeterli olacak. U KSS ları ama l u g y McDonald’s’ın Sürdürülebilirlik Raporu birincilik aldı McDonald’s Türkiye’nin 2011-2012 yıllarındaki sürdürülebilir iş performansını özetleyen Sürdürülebilirlik Raporu, bin 500’e yakın kuruluşunun raporlarının değerlendirildiği LACP Global Communication Competition’da 100 üzerinden 99 puan alarak 1. oldu ve Platin Ödül’e layık görüldü. L ACP tarafından İlk İzlenim, Genel Anlatım, Görsel Tasarım, Yaratıcılık, Mesaj Netliği ve Perceived Relevance kriterleri üzerinden değerlendirilen ve tam puan alan raporda McDonald’s, paydaşlarına fayda sağlamak üzere gerçekleştirdiği ekonomik, sosyal ve çevresel çalışmalarını bir bütünsellik içinde kamuoyuyla paylaşıyor. Sürdürülebilir iş modelimizle değer yaratmaya devam edeceğiz Ö dül ile ilgili bir açıklama yapan McDonald’s Genel Müdürü Dilek Dölek Başarır, “Tüm faaliyetlerimizde temel aldığımız global McDonald’s standartları ve Türkiye’deki rehberimiz Anadolu Grubu’nun çalışma ilkeleri doğrultusunda sürdürülebilir iş performansımızı ortaya koyduğumuz ilk raporumuzla aldığımız bu ödül, sürdürülebilir iş konusundaki kararlılığımızı bir kez daha ortaya koyduğu için çok değerli. McDonald’s olarak kurulduğumuz günden bu yana işimizin sürdürülebilirliği için hem sosyal, hem de çevresel içerikli pek çok yatırım yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemlerde de sürdürülebilir iş modelimizle değer yaratmaya devam edeceğiz” dedi. Tarladan çatala izlenebilirlik M cDonald’s’ta tüm ürünler, en taze ve ‘birinci sınıf’ malzemelerle hazırlanıyor. Ürünlerde kullanılan malzemeler; üretildiği tarladan ya da 20 çiftlikten müşterinin tepsisinde sunulduğu ana kadar, her aşamasında izleniyor. Müşterilerin dengeli beslenmesi için onlara kendi kişisel beslenme ihtiyaçlarına uygun, yüksek kaliteli, lezzetli ürün alternatifleri sunuluyor. En önemli unsur, çalışan memnuniyeti M cDonald’s; sosyal performansın en önemli unsurlarının başında, çalışanların ve misafirlerin sağlık, güvenlik ve mutluluğunu gözetmenin geldiğine inanıyor. McDonald’s; misafirlerini memnun etmenin yolunun, çalışanlarını memnun etmekten geçtiğini düşünüyor. Bu nedenle McDonald’s çalışanlarının memnuniyeti yakından izleniyor ve gelişimleri için yatırım yapılıyor. 2012 yılında restoran çalışanlarının memnuniyet oranı yüzde 88 olarak gerçekleşti. Raporlama döneminde eğitim alan çalışanlar yüzde 23 oranında artarken, toplam sağlanan eğitimler yüzde 33 oranında arttı. Misafirlerimizin sağlık ve güvenliği onların memnuniyetinin, McDonald’s’ın da çalışma yöntemlerinin temelini oluşturuyor. Atıklardan geri dönüşüm en az yüzde 40 M cDonald’s; çevresel etkilerini, enerji ve suyu verimli kullanarak ve atıklarını en doğru şekilde bertaraf ederek yönetiyor. McDonald’s restoranlarında alınan önlemler sayesinde; raporlama döneminde, hem elektrik, hem de su tüketimindeki artışlar restoran artış oranının ortalama yüzde 5 altında gerçekleşti. Restoranlarda kızartma amaçlı kullanılan yağın kalite ömrü ve gıda kodeksine göre limitleri dolduğunda geriye kalan kısmı toplandı. Yine ambalaj atıkları karşılığında lisanslı kuruluşun gerçekleştirdiği geri dönüşüm oranı yaklaşık yüzde 40 olarak gerçekleşti. Artık tezgahta ürün bekleyip, satılmazsa çöpe gitmiyor R estoranlarda uygulamaya başlanan ve yeni üretim sistemi olan ‘Made For You’ sayesinde ise 2012’de ıskarta oranı yüzde 30 azaltıldı. KSS çalışmalarına 1,5 milyon doların üzerinde kaynak aktarıldı M cDonald’s’ın sosyal performansının bir diğer ayağını da, başta McDonald’s Çocuk Vakfı olmak üzere toplum yararına yapılan çalışmalar oluşturuyor. McDonald’s olarak toplumun sorumlu bir üyesi, McDonald’s restoranları olarak ise bulunduğu bölgede iyi bir komşu olabilmek üzere, toplum yararına gerçekleşen projelerin içinde yer alınıyor. McDonald’s Çocuk Vakfı çalışmalarına aktarılan yaklaşık 1,5 milyon dolar kaynakla, bugüne dek 21 yerleşim merkezinde 150 binin üzerinde çocuğa fayda sağlandı. McDonald’s; ilköğretim derslikleri, aile odaları, hastane, hastane oyun alanları ve çocuk servisleri tefrişi projelerine ek olarak Sağlıklı Göz ve Eğitimde Başarı Projesi’ne de önümüzdeki dönemlerde devam etmeyi hedefliyor. Boyner, gönüllüleri ödüllendirdi Boyner Grup Gönüllüleri, 2013 yılı ‘Gönüllü Ödülleri’ni Boyner Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner’in elinden aldılar. Ü mit Boyner, tören sırasında yaptığı konuşmasında Boyner Grup Gönüllüleri’nin yaşama değen çalışmalarını takip etmekten dolayı hissettiği mutluluk ve gururu paylaştı. Şirket gönüllülerinin Özel Sektör Gönüllüleri Derneği ve WWF Türkiye / Doğal Hayatı Koruma Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarıyla yürüttükleri projelerde verdikleri gönüllü destek için teşekkür etti. Törende aynı zamanda Boyner Büyük Mağazacılık, WWF Türkiye / Doğal Hayatı Koruma Derneği tarafından Yeşil Ofis diplomasıyla onurlandırılan perakende sektöründeki ilk şirket oldu. Uyg KSS ulam a ları 2013 yılında Boyner Grup şirketlerinden 686 çalışan, 3 proje / kampanyada düzenlenen 35 farklı etkinlikte toplum yararına 2251 saat gönüllülük yaptı. En Yaratıcı Proje Ödülü Boyner Trabzon Forum & Meydan gönüllülerinin işitme engelliler için işaret diliyle koro oluşturdukları Renklerin İçinde Sessizlik projesi oldu. BGG Onur Ödülü, geçtiğimiz yıl yeni açılan Boyner Gaziantep mağazasında gönüllülüğü destekleyen ve yaygınlaştıran mağaza müdürü Pelin Karaaslan’a verildi. Bu yıl BGG Özel Ödülü ise Nar Taneleri projesi için Kariyer Planlama El Kitabı’nı ve Özel Sektör Gönüllüleri Derneği için Kurumsal Gönüllülük El Kitabı’nı yazan Boyner Holding Başkan Yardımcısı İdil Türkmenoğlu’na verildi. 21 U KSS ları ama l u g y İstanbul’da okul servislerini öğrenciler denetleyecek İstanbul Milli Eğitim Müdürü Dr. Muammer Yıldız, okul servis sürücülerinin trafik kurallarına uyup uymadığını öğrencilerin denetleyeceğini açıkladı. Uygulama önce Bahçelievler ilçesinde başlayacak, daha sonra İstanbul’a yaygınlaştırılacak. Uygulamanın ilham kaynağı ise Renault’nun Sizin Fikriniz Sizin Projeniz yarışması 2013 Türkiye Şampiyonu Füsun Yönder Anadolu Lisesi öğrencileri. O kul servisleri trafikte kurallara uygun ve saygılı biçimde seyrediyor mu? Çocuklarımız gerçekten okul ve ev yolunda güvende mi? Bu servislerde her zaman bir okul sorumlusu bulunmadığına göre, sürücülerin denetimi nasıl gerçekleştiriliyor? 22 Servisleri denetleme işini artık servise binen liseli öğrenciler de yapacak. Bunun için geliştirilen eğitim, ceza ve ödül sistemi okul müdürlükleri ve ilçe eğitim müdürlükleri tarafından belirlenip, yine onlar tarafından yakından izlenecek. Öncelikle Bahçelievler ilçesinde başlayacak ve ardından İstanbul geneline yaygınlaştırılacak olan projenin ilham kaynağı ise sistemi geçen yıl kendi okullarında hayata geçiren Füsun Yönder Anadolu Lisesi 10-E sınıfı öğrencileri. Bu öğrenciler Renault, Total, Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği ve İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’nün üç yıldır düzenlediği “Sizin Fikriniz Sizin Projeniz” yol güvenliği yarışmasında 2012-2013 Yılı Türkiye Birincisi olmuştu. Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar da en büyük arzularının bu projenin tüm Türkiye’de uygulanması olduğunu belirtti. Aybar şunları dile getirdi: “Füsun Yönder Anadolu Lisesi’ndeki gençlerimiz, hepimizi heyecanlandıran, yürekten desteklediğimiz bir yol güvenliği projesi geliştirdi. Çok güzel bir fikir ve gelecekte birçok öğrencimizin okula güvenli biçimde gidip gelmelerini sağlayacak bir proje. Bunun devam edip, yayılması gerekiyor. Bu projenin dalga dalga büyüyüp, önce İstanbul’da ve sonra da tüm Türkiye’de uygulanması en büyük arzumuzdur.” İki yıl önce projeyi pilot biçimde kendi okullarında uygulayan öğrenciler ise artık okuldaki tüm öğrencilerin bu uygulamaya sahip çıktığını ve denetleme aşamasından sürücüleri uyarı aşamasına geçtiklerini anlattılar. Şoförlere karne verdiler F üsun Yönder Anadolu Lisesi öğrencileri, artık İstanbul’da uygulanacak “Servisçini Denetle Trafik Emniyette” adlı projelerini şöyle hayata geçirdiler: Önce denetimi yapacak tüm öğrencilere eğitim verildi. Sonra, denetim için bir form hazırlandı. Formda denetlenecek 11 unsur saptanmıştı: Trafik ışıklarına uymak. Takip mesafesini korumak. Hız limitine uymak. Araç kullanırken telefonla konuşmamak. Şerit ihlali yapmamak. Öğrencileri uygun yerde indirip bindirmek. Trafik çantası ve ilkyardım çantası bulundurmak. Yayalara yol vermek. Alkollü, yorgun ve uykusuz araç kullanmamak. Emniyet kemeri takmak. Trafik işaret ve göstergelerine uymak. Öğrenciler İlk denetimi servis şoförlerinin haberi olmadan yaptı. Böylece servis şoförlerinin her gün yaptığı hatalar tespit edildi. Yapılan tespit sonucunda: 10 servis şoförünün 10’u da emniyet kemeri takmıyordu. 8’i araç kullanırken telefonla konuşuyordu. 3’ü hız limitine uymuyor ve takip mesafesini korumuyordu. Hepsi yayalara yol veriyor ve araçlarında ilkyardım çantası bulunduruyordu. Biri ise bir defaya mahsus kırmızı ışıkta geçmişti. Projenin ikinci aşamasında denetim servis şoförlerinin bilgisi dâhilinde gerçekleştirildi. Bu denetimin sonunda: Bir şoför denetlemeye girmeyi kabul etmedi. Diğerleri ise bütün kriterlere yüzde 100 uymaya başlamıştı. Denetlemelerden alınan sonuçlar değerlendirilerek bir karne haline getirildi ve dönem sonunda “hayatta kalmanın karnesi” şoförler için düzenlendi. Bir sonraki yıl şoförler karnelerine göre işe alınacaklar. Bütün bunların sonunda ayrıca, projeye katılan öğrencilerin trafik kurallarının hayati önemini anladıkları, yolculuk sırasında aktif yolcu olmayı öğrendikleri, sorumluluk duygularının geliştiği de saptandı. Uyg İGDAŞ’tan Okullar Erguvanla Renkleniyor projesi İGDAŞ, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yeni bir kurumsal sorumluluk projesi yürütüyor. İlköğretim 3. ve 4. sınıf öğrencilerine yönelik ‘‘Okullar Erguvanla Renkleniyor’’ projesiyle, çocukların çevre bilinci kazanarak doğaya sahip çıkması, havanın temiz olmasının çevre ve insan için önemi konusunda farkındalığının artması ve çocukların, İstanbul’un simgesi olan erguvan fidanını tanımaları hedefleniyor. Proje kapsamında KSS ulam alar ı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından belirlenen ilkokullarda İş’te Sahne tarafından Cemre’nin Rüyası isimli tiyatro oyunu sahneleniyor ve oyunun ardından öğrenciler hep birlikte okullarının bahçesine erguvan fidanları dikiyor. Düzenlenen etkinlikler sonunda çocuklara çevrenin önemi, nasıl fidan dikileceği ve erguvan fidanı hakkında bilgilerin yer aldığı birer kitapçık hediye ediliyor. 23 Mak ale Sen Selfie ol ben Cloud! Serdar Tunçer M uhtemelen yaşayan en zeki kişi olan Stephen Hawking, “Yapay zeka insanlık tarihinin en büyük ve önemli başarısı olabilir” derken bir bildiği vardı elbette. Biz oturmuş “Facebook 1 milyar üye sayasını geçti, internet pazarı dünyada şu rakamlara ulaştı” derken, dünya için küçük ama insanlık için büyük adımları ıskalama ihtimalimiz çok yüksek. Son verilere göre dünyada 3 milyara yakın kişi cep telefonu ya da bilgisayarları üzerinden İnternete bağlanırken aynı ağa bağlanan nesne veya sıkça kullanıldığı gibi ‘şey’ sayısı ise 9 milyar olarak tahmin ediliyor. Yine 5 yıl sonra 50 milyara yakın cihazın internete bağlı olacağı düşünülüyor. Tam bir karmaşa değil mi? Muhtemelen tam olarak öyle olmayacak çünkü tüm bu nesneler (şeyler) yani buzdolabı, otomobil, tost makinesi, kol saati, evinizin elektrik ve ısıtma sistemi hatta gözlüğünüz bile daha konforlu ve “akıllı” aksiyonlar için birbiriyle haberleşecek. İnternet giderek “şeyleşecek”. Onlar aralarında haberleşirken bizim fikrimizi alacak ve daha da “akıllı” hale gelecekler. Belki de bir süre sonra buzdolabı kızartma makinesine “sorma şu aptal adama kendin karar ver” diyebilecek. Bilim kurgu gibi görünen bu alana teknoloji devleri bir süredir ciddi yatırımlar yapıyor. Yeni bir toplumsal kırılmaya hazır mıyız? İ nternetin varlığı ile yok olan birçok meslek grubuna “Şeylerin İnterneti” ile çok daha fazlası eklenecek. Ve bu dönüşüm, muhtemelen tahmin 24 ettiğimizden yine çok daha hızlı olacak. Giyilebilir teknolojiler de baş döndürücü bir hızla hayatımızı “saracak” gibi görünüyor. Avustralya’da futbol maçlarının yayıncısı için geliştirilen ve sporcunun heyecanını, hırsını veya sinirlenmesini aynı anda ekran başındaki taraftara hissettiren özel yazılım içeren giysinin Türkiye'de rekor sayıda satılacağından hiç şüphem yok mesela. Ya da 4-5 yıl sonra inşallah sağlığınız yerinde olur ama doktorunuz ameliyatınıza Google Glass ile girdiğinde neler hissedeceğiz? Yakın geleceğe teknolojik bir bakış heyecan verici ve güzel ama bu gelişmeler olurken “biz” tam olarak nerede olacağız? Ü zülerek söylemek zorundayım sadece “kullanıcı” ve “satın alan” olacağız, oda paramız yeterse. Neden mi? Her yıl açıklanan Küresel Bilgi Teknolojileri Endeksi'nde bu yıl 6 sıra geriye düştük mesela. 148 ülkenin ağ hazırlık indeksi sıralamasının yer aldığı raporda Türkiye 4.3 puanla 1-7 aralığında 51. basamakta yer alıyor. Yine endekste Türkiye satın alınabilirlikte 17 iş dünyası ve inovasyon ortamında 38 çevrede 44, altyapı ve dijital içerikte 48; hükümetin online hizmetleri ve mobil geniş bant aboneliğinde 77, matematik-fizik eğitiminin kalitesinde 101 ve e-katılım indeksinde ise 107. sırada yer alıyor. Yani, “Uzay çağında bir ayağımız, ham çarık, kıl çorapta olsa da biri” Uyg KSS ulam alar ı BASF, sürdürülebilir bir geleceğe katkı için çözüm önerilerini sundu BASF, Sürdürülebilir Markalar Konferansı’nda “Kültürel Mirasımızın Sürdürülebilirliği” konulu oturuma ev sahipliği yaptı. Konferansa BASF Yapıştırıcı ve Reçineler, Teknik Pazar Geliştirme Başkanı Dr. Ralph Lunkwitz, Mainz Roma Germen Merkez Müzesi - Antik Çağ Gemileri Müzesi Konservasyon Direktörü Markus Wittköpper ve İstanbul Üniversitesi Taşınabilir Kültür Varlıklarını Koruma Bölümü ile Sualtı Kültür Kalıntılarını Koruma Anabilim Dalı Başkanı Doç.Dr. Ufuk Kocabaş katıldı. restorasyon, koruma ve yeniden düzenlemesi için bir araya geldik. 2004 yılında Yenikapı’da başlatılan kazılarda Konstantinopolis’in Theodosius Limanı ortaya çıkarıldı. Antik çağın en büyük limanlarından birisi olan Theodosius Limanında devam eden kazılarda 2005 yılında ilk gemi bulundu ve toplam 37 batık gemi belirlendi. Yenikapı batıkları dünyanın sayılı antik tekne koleksiyonlarından birisidir ve Bizans dönemi gemileri, gemi yapım teknikleri açısından eşsiz bir hazinedir. Bizim başkanlığımızda yürütülen Yenikapı Batıkları Belgeleme, Konservasyon, Restorasyon ve Rekonstrüksiyon Projesi kapsamında, Mainz Antik Gemi Müzesi’nden Alman restoratör Markus Wittköpper tarafından önerilen Kauramin 800 malzemesi kullanılmıştır.” BASF Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesi Başkanı ve BASF Türk CEO’su Volker Hammes, konferans öncesi ise şunları söyledi: “İstanbul Üniversitesi Restorasyon ve Koruma Bölümü ile Yenikapı Bölgesi’ndeki Bizans batık gemilerinin Konferansta BASF Türkiye Plastik Satış Müdürü Sevgül Keskin ise, “Sürdürülebilir Perakendenin Temsilcileri” oturumunda sürdürülebilirlik alanında biyobozunur plastiklerinin önemini izleyicilerle paylaştı. O turumda, Yenikapı’daki Bizans batık gemilerinin BASF’nin ürettiği reçine kauramin ile restorasyonu ve BASF tarafından kurulan Türkiye’nin antik gemi laboratuarından söz edildi. 25 Altın Pusula’nın bel kemiği de KSS projeleri oldu Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) tarafından bu sene on üçüncüsü düzenlenen Altın Pusula Halkla İlişkiler Ödülleri’ni kazanan proje ve kuruluşlar Altın Pusula’laları aldılar. B u sene on üçüncüsü gerçekleştirilen Altın Pusula Halkla İlişkiler Ödülleri’ni kazanan proje ve kuruluşlar, 3 Haziran’da gerçekleştirilen ödül töreninde açıklandı. Ödül töreni, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı - İstanbul Uluslararası Özel Sektör Ve Kalkınma Merkezi Direktörü Simona Marinescu başta olmak üzere, milletvekilleri, belediye başkanları, jüri üyeleri, kamu ve özel sektör temsilcileri, halkla ilişkiler profesyonelleri, medya mensupları, akademisyenler ve genç iletişimcilerin katılımı ile gerçekleştirildi. TÜHİD Yönetim Kurulu Başkanı Fügen Toksü açılış konuşmasında şunları söyledi; “Bu yıl da Altın Pusula’da birbirinde değerli projeler yarıştı. Dileğimiz, kamu ve özel sektörde gerçekleştirilen bütün iletişim projelerinin katılacağı yarışmalara ulaşabilmek. Yöneticilerin, yönetim politikalarına ve kararlarına iletişim bakış açısını yerleştirmeleri, kurumların geleceği ve sistemli çalışmaları için gerekli.” 13. Altın Pusula Halkla İlişkiler Ödülleri’ne 13 ana 10 alt kategoride toplam 113 proje başvuruda bulundu, 25 proje ödüllendirildi. 13. Altın Pusula’da KSS projelerinin ve iletişimlerinin ödül dağılımları şöyle oldu: • UNDP Özel Ödülü Enerjimizi Harekete Geçiriyoruz • Kurumsal Sorumluluk / Kültür & Sanat Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. / Su CSR Türk Klasikleri Yeniden • Büyük Ödül GROUPAMA / HILL + KNOWLTON STRATEGIES Toplumsal Duyarlılık Merkezi • Kurumsal Sorumluluk / Sağlık Gaziantep Üniversitesi / Mark&Mark İletişim Danışmanlığı 10 Şeker Yönetmen Aranıyor Lilly İlaç / Be Wonk Production House • Jüri Özel Ödülleri Sabancı Vakfı / “Çocuk Evliliklerine Beraber Son Verebiliriz: Ülkelerden Örnekler” Çalıştayı ING Bank / Desibel Ajans • Kurumsal Sorumluluk / Diğer Peugeot ile Engelsiz Yaşam Hacı Ömer Sabancı Vakfı / Grup 7 İletişim Danışmanlığı A.Ş Peugeot Otomotiv Pazarlama A.Ş. / Toksü & Chase Halkla İlişkiler Zeytin Ağaçlarının Taşınması • Kamu Kuruluşları Socar Türkiye Enerji A.Ş. - Kurumsal İletişim Toplum Kalkınmasında Gönül Elçileri • Kurum İçi İletişim Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Ezberbozan Alemine Yolculuk • Sivil Toplum Kuruluşları Boyner Holding Hayat Ver Sosyal Sorumluluk Projesi Organ Nakli Bilinçlendirme Platformu / Memorial Sağlık Grubu • Kurumsal Sorumluluk / Çevre Dikkuyruk’u Koruyoruz Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. / Su Csr • Kategori Dışı Projeler • Kurumsal Sorumluluk / Eğitim Erişilebilir Turizm, Engelsiz İstanbul İstanbul Büyükşehir Belediyesi 26 Turuncu Damla Uyg KSS ulam alar ı Çalışan Gönüllülüğü etkinliği 3. yılında 3.826 kişiye ulaştı Özel Sektör Gönüllüleri Derneği ve Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği ortaklığında 2-11 Mayıs 2014 tarihleri arasında Give&Gain Çalışan Gönüllülüğü haftası düzenlendi. Birçok şirket ve sivil toplum kuruluşunun işbirliğinde gerçekleştirilen haftada 534 gönüllü gerçekleştirdikleri aktiviteler ile 3.826 kişiye ulaşılarak gerçekleştirildi. Ö 2008 yılında başlatılan, Give&Gain - Çalışan ile çalışan gönüllülüğüne vurgu yapmak için ve Business in the Community’nin birçok ülkede gerçekleştirilen Give&Gain Day, Türkiye’de üçüncü gerçekleştirdiği bir proje. Özel sektörde; tek kez Özel Sektör gerçekleştirildi. bir günde geniş bir gönüllü kitlesi yaratmayı, zel sektörde gönüllülük çalışmalarını teşvik etmek, bir gün boyunca gönüllülük faaliyetleri Gönüllülük Günü, İngiltere’de faaliyet gösteren 27 gönüllüğün önemi hakkında farkındalığı arttırmayı, ilk defa gönüllülük yapacak şirketlere gönüllülüğü tecrübe edebilecekleri bir alan sağlamayı ve gönüllüleri motive etmeyi amaçlıyor. Şirketler ve Sivil Toplum Kuruluşları arasında yeni ilişkiler kurmak ve geliştirmek için bir fırsat olan bugünde yaratılan işbirlikleri uzun soluklu projelere dönüşüyor. Cargill Türkiye gönüllüleri ÖSGD Meslek Lisesi Koçları Programı kapsamında 3 ayrı ilden 36 meslek lisesi öğrencisi ile Bursa Orhangazi fabrikasında bir araya gelerek Cargill Türkiye üst yönetimi ile Liderlik Söyleşisi, puzzle çalışması ve Bursa’da bowling turnuvası organizasyonu gerçekleştirdi. Neler yapıldı? GAZDAŞ gönüllüleri Yeşil Ejderha ismini verdikleri projeleri ile Çevre ve Doğal Gaz bilinçlendirme sunumlarını Türkiye’nin farklı illerinde 10 ilköğretim okulunda toplamda 50 gönüllü ile uyguladı. T ürkiye’de sadece bir gün olarak değil bir hafta olarak gerçekleştirilen etkinliklere ÖSGD ve TKSSD tarafından yapılan çağrı ile katılan kurumlar arasında; 3M, Akbank, Bilim İlaç, Cargill, Gazdaş, Microsoft, Toksöz Grup, UPS, Viko, Vodafone, Yüksel Holding, Zorlu Enerji Grubu yer aldı. Give&Gain Çalışan Gönüllüleri Konseri G önüllülüğü kutlamak amacıyla 8 Mayıs’ta Düşler Akademisi - Social Inclusion Band ana grubu ve 3M - Band It, Microsoft - Sound in Cloud, UPS - Pack Band ve Vodafone - Red’N Roll çalışanlarından oluşan müzik grupları Salon İKSV’de sahne aldı. Çalışan Gönüllülüğü haftası kapsamında biraraya gelen gruplar gönüllülerin keyifli bir akşamda gönüllüğünü kutlamasını sağladı. 3M çalışanlarından oluşan Band It grubu Give &Gain Çalışan Gönüllülüğü kutlamasının yapıldığı konserde gönüllü olarak sahne alarak destek oldu. Akbank gönüllüleri, Give&Gain Çalışan Gönüllülüğü kapsamında Akbank Gönüllüleri ile Tasarruf Bilincini oluşturmak için geliştirdikleri Ekonominin Kahramanı Çocuklar Projesi’ni ilköğretim okullarında uyguladılar. Bilim İlaç Toplum Gönüllüleri, ÖSGD Okul Dostu Programı Meraklı Kitaplar Projesi’ni İstanbul’da yer alan ilköğretim okulunda gerçekleştirdiler. Borusan Makine gönüllüleri ÖSGD Meslek Lisesi Koçları programı kapsamında Bornova Mimar Sinan E.M.L. öğrencileri ve öğretmenleri ile beraber, Borusan Makine İzmir Bölge müşterisi olan ve Uşak Eşme’de bulunan Tüprağ Kışladağı altın madenini ziyareti gerçekleştirildi. Öğrencilere burada bulunan iş makinalarını, çalışma şartlarını ve ortamını yakından tanıma fırsatı sağlandı. Öğrenciler iş hayatına atılmadan önce karşılaşacağı iş yerlerinden birini, çalışma ortamını ve iş güvenliğinin nasıl olması gerektiği konusunda alınan önlemleri öğrenip birebir uygulama yapma fırsatı buldular. 28 Microsoft çalışanlarından oluşan Sound in a Cloud grubu Give&Gain Çalışan Gönüllülüğü kutlamasının yapıldığı konserde gönüllü olarak sahne alarak destek oldu. Toksöz Grup gönüllüleri etkinliklerini Kızılay işbirliği ile gerçekleştirdiler. Bir ünite kan üç insana can etkinliği ile kan bağışında bulundular. UPS çalışanlarından oluşan Pack Band grubu Give &Gain Çalışan Gönüllülüğü kutlamasının yapıldığı konserde gönüllü olarak sahne alarak destek oldu. VİKO Aydınlık Toplum Gönüllüleri kendilerinin geliştirdiği birçok etkinliği bu hafta içinde gerçekleştirdiler; Huzur Evinde Anneler Günü Kutlaması ve Anneler Melektir Konseri, Engelliler Okulunda Engelliler Haftası Kutlaması, Engelli Anneleri için Anneler Günü Organizasyonu, Eskişehir Han İlçesi Şehit Osman Gazi Altınoluk İlkokulu Yardım Kampanyası, Uzun süreli tedavi gören kanser hastası çocuklar için hastanede eğitim sınıfı oluşturulması ve yardım balosu düzenlenmesi. Vodafone çalışanlarından oluşan Red’N Roll müzik grubu Give&Gain Çalışan Gönüllülüğü kutlamasının yapıldığı konserde gönüllü olarak sahne alarak destek oldu. Yüksel Holding gönüllüleri Ankara’da Eymir Gölü çevre temizliği çalışması ile Give&Gain Çalışan Gönüllülüğü Haftasına destek verdi. Zorlu Enerji Grubu gönüllüleri Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV) ile Bahar Hediyeleri projesi kapsamında Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kanserli çocuklara aldıkları hediyeleri vererek ve onlarla güzel bir gün geçirerek Çalışan Gönüllülüğü haftasına destek verdiler. KS Üniv S ersi te BİLGİ Genç Sosyal Girişimci Ödülleri’ne başvurular başladı Toplumda pozitif değişim yaratmak isteyen gençleri desteklemek ve güçlendirmek üzere Türkiye’de yaşayan 18-29 yaş arasındaki tüm genç sosyal girişimcilere yönelik olarak düzenlenen BİLGİ Genç Sosyal Girişimci Ödülleri için başvurular 10 Ekim 2014’e kadar devam ediyor. I nternational Youth Foundation (Uluslararası Gençlik Vakfı), Sylvan/Laureate Foundation (Sylvan/Laureate Vakfı) ve İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından hayata geçirilen BİLGİ Genç Sosyal Girişimci Ödülleri, girişimci gençlerin organizasyonel ve sosyal alanlarda liderlik becerilerini geliştirmelerini amaçlıyor. Bu yıl beşinci kez düzenlenen yarışma, mevcut bir projenin/organizasyonun kurucusu/kurucu ortağı ya da bir organizasyon adına proje lideri olan gençleri hedefliyor ve sürdürülebilir olması planlanan ödüllerle her yıl daha da büyüyen bir sosyal girişimci ağı için sağlam bir zemin hazırlıyor. Yarışma sonunda seçilen genç sosyal girişimciler, bilgi ve tecrübelerini birbiriyle paylaşırken, aynı zamanda liderlik vasıflarının geliştirilmesi ve topluma sağladıkları faydanın sürdürülebilmesi için mentorluk desteği alıyorlar. Daha önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da yarışmada finale kalan 10 adaya 3.500 dolar maddi/nakdi destek verilecek ve bu adaylar Youthactionnet® tarafından yapılan “Küresel Genç Sosyal Girişimciler” programına katılma hakkı kazanacak. Başvuru, mülakat ve ödül süreci B İLGİ Genç Sosyal Girişimci Ödülleri’ne başvurular www.bilgiggo.org adresinden yapılabiliyor. Online başvuru formunda talep edilen kişisel bilgiler ve proje ile ilgili detaylar BİLGİ Genç Sosyal Girişimci Ödülleri Değerlendirme Komitelerinin dikkatine sunulacak ve adaylar mülakattan geçirilecek. 14 Ekim tarihinde açıklanacak 20 yarı finalist için 18-20 Ekim tarihleri arasında liderlik, dinamik birebir öğrenme, işbirliği ve gençler arasında vizyon paylaşımı eğitimleri düzenlenecek. 10 Kasım’da 10 finalistin açıklanmasının ardından 14 Kasım’da finalist eğitimleri gerçekleşecek ve ödüller 13 Kasım’da yapılacak törende sahiplerini bulacak. Uyg KSS ulam a ları Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği “Engele Ruhsat Verme” dedi Fiziksel engellerin oluşmasındaki en önemli nedenlerden biri de, belediyelerin evrensel standartlara uygun olmayan projelere ruhsat vermelerinden kaynaklandığına vurgu yapan Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği (TOFD) 11 Mayıs’ta sivil toplum kuruluşları ile birlikte tüm belediyelere çağrıda bulundu ve “Engelsiz bir yaşam için engele ruhsat verme!” dedi. 10 -16 Mayıs Engelliler Haftası’nda engelli sorunlarına dikkat çekmek, engelli konularında toplumsal bilinç oluşturmak, Türkiye’deki tüm belediyelerin, kanunda belirtildiği gibi engelli standartlarına uygun olmayan mimari projelere ruhsat verilmemesi konusuna dikkat çekmek amacıyla 35 Harley Davidson motosiklet kullanıcısı, sanatçılar, bazı sivil toplum kuruluşları, engelli ve engelli yakınları TOFD öncülüğünde bir araya geldi. 29 U KSS ları ama l u g y DASK başlı başına bir sosyal sorumluluk projesidir DASK Genel Sekreteri Serpil Öztürk, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun (DASK) en büyük amacının, ülkemizde meydana gelen depremlerin afete dönüşmemesi için vatandaşları bilinçlendirmek, herkesin zorunlu deprem sigortası dahil depreme karşı gerekli önlemleri almalarını sağlamak ve depremden sonra vatandaşlarımızın en az zararla ve en kısa zamanda normal hayatlarına dönmelerine destek olmak olduğunu söyledi. deprem ve sigorta bilincini geliştirecek önemli sosyal sorumluluk projelerine de imza atıyoruz. Bu açıdan bakıldığında DASK’ın başlı başına bir sosyal sorumluluk projesi olduğunu söyleyebiliriz” diyen Serpil Öztürk, DASK olarak depreme karşı hazırlıklı olma ve sigorta bilincini artıracak projeleri planlarken hedef kitleye uygun ve deprem riskinin yüksek olduğu merkezlerde depremin ve zorunlu deprem sigortasının önemine ilişkin bilinç oluşturacak yüz yüze iletişim faaliyetlerine öncelik verdiklerini belirtti. “K Sosyal sorumluluk odaklı projeleri ve hedeflerini anlatan Öztürk şunları söyledi: ‘‘İnşaat mühendisi öğrencilerinde depreme karşı dayanıklı yapı bilincini geliştirmek için Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nı Türkiye’de ilk kez bu sene hayata geçirdik. Geleceğin inşaat mühendislerinde deprem duyarlı bina tasarlama duyarlılığını yaratmaya çalışıyor ve depreme dayanıklı bina tasarımı becerisinin geliştirilmesini hedefliyoruz. onutlarını henüz sigortalatmamış ev sahiplerini sisteme dahil etmenin ve mevcut poliçelerin devamlılığını sağlamanın yanı sıra Gençlerde deprem bilincini artırma hedefiyle üniversite öğrencilerine yönelik düzenlediğimiz bir başka projemiz olan kısa film yarışmamızı bu sene uluslararası platforma taşıdık. Yarışmamıza Türkiye’nin yanı sıra deprem riski altındaki komşu ülkeler, Balkan ülkeleri ve İtalya dahil 21 ülkeden üniversite öğrencileri başvurabilecek. Bu yıl beşincisi düzenlenen yarışmamızda gençler “Depremde evin hasar görürse nereye gidersin?” sorusunun yanıtını filme alacaklar. Kısa film yarışmamızla, gençlerde deprem ve sigorta bilincini oluştururken aynı zamanda onları film üretmeye teşvik ederek bu bilincin yayılmasını amaçlıyoruz. 2009’dan bu yana Hürriyet Treni ve Fay Hatları TIR’ımızla deprem riski yüksek il ve ilçeleri dolaşıp deprem ve zorunlu deprem sigortası eğitimi veriyoruz. 2010 ve 2011’de Kuzey, Batı ve Doğu Anadolu fay hatlarını dolaşan TIR’ımız, 2012 30 yazında yerel festivallere ve yazlık mekanlara gitti. 2013’te ise Toplum Liderlerini Teşkilatlandırma (TLT) Projesi kapsamında Zonguldak, Balıkesir, Kahramanmaraş ve Osmaniye il merkezlerinde ve ilçelerinde deprem seminerleri verdik. 5 senedir devamlılığı yakaladığımız Fay Hatları TIR’ı projemizle bugüne kadar 155 merkezde 300 binden fazla kişiye ulaştık.’’ DASK olarak, deprem ve zorunlu deprem sigortasıyla ilgili bilinçlendirme faaliyetlerine yerel yönetimleri dahil etmeyi de önemsediklerini vurgulayan Serpil Öztürk, ‘‘2011’den beri düzenlediğimiz ‘Şehirler Yarışıyor, Sigortalılar Kazanıyor’ yarışmasının bu sene dördüncüsünü başlattık. Bu yarışmayla yerel yönetimlerin zorunlu deprem sigortasını yaygınlaştırma yönünde teşvik edilmesi, bunu başarıyla yapan illerin ödüllendirilmesi yoluyla sigortalılık oranlarının artırılması amaçlıyoruz. Geleneksel hale gelen yarışmamız şehirlerarasında oldukça popüler bir hale geldi ve rekabet oldukça arttı. Yarışmamız, DASK’a ve zorunlu deprem sigortasına camilerden kahvehanelere, sualtından gökyüzüne kadar pek çok yeni mecra yarattı. Deprem ve sigorta bilincini yaygınlaştırmak için sosyal medyayı da önemli bir mecra olarak görüyoruz. Facebook sayfamızda sigorta bilincini artırmaya yönelik ödüllü yarışma ve uygulamalarıyla takipçi sayımız 200 bini aştı. Deprem ve sigorta bilincini artırmaya yönelik yaptığımız sosyal medya projelerimizle Türkiye Halkla İlişkiler Derneği’nin (TÜHİD) 2012’de on birincisini düzenlenen Altın Pusula Halkla İlişkiler Ödülleri’nin Dijital ve Sosyal Medya İletişimi kategorisinde ödüle layık görüldük. Günde 40 Kuruş uygulamamızla Facebook Studio’da örnek uygulamalar arasına girdik. Avrupa’nın saygın ödüllerinden Digital Communication Awards’ta kısa listeye kaldık’’ dedi. 31 Küresel Gıda Güvenliği İndeksi 2014 sonuçları açıklandı DuPont tarafından desteklenen ve Economist Intelligence Unit (EIU) tarafından geliştirilen Küresel Gıda Güvenliği İndeksi, 28 Mayıs’ta Türkiye Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Zirvesi’nde açıklandı. -Tahıl depolanması, şişelenebilir su ve market sektöründe yüksek puan alan Türkiye’nin Küresel Gıda Güvenliği İndeksi sonuçlarına göre kendisini geliştirmesi gereken alanlar; ithalat gümrük tarifesi, gıda israfı ve protein kalitesi. Ç Halide Aydınlık: “Hiç şüphesiz ülkemizde sürdürülebilir tarım ve gıda günümüzün en önemli ve kritik konularından biri” alışmaların başladığı 2012’den bu yana yıllık gıda güvenliği / güvenilirliği gelişmelerini ortaya koyan indekse bu yıl ülke olarak Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri ile gıda israfı ve obezite metrikleri de eklendi. 2014 indeksi, 109 ülkeyi tüm dünyada tarım alanındaki yatırımların, işbirliklerinin ve politikaların süregelen etkisini, 28 gıda güvenliği göstergesine göre ölçüyor. Satın alınabilirlik, erişilebilirlik, kalite ve güvenlik olarak 3 kriterde ölçümleme yapan Küresel Gıda Güvenliği İndeksi’ne bu sene iki yeni metrik - gıda israfı ve obezite - ile iki yeni ülke - Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri - de eklendi. Tarımsal Ar-Ge’de, Türkiye puanını geçen yıla oranla yüzde 1.5 artırdı -Türkiye, Küresel Gıda Güvenliği İndeksi’nde puanını 2013 yılına göre yüzde 1.5 puan artırarak 39. sırada yer aldı. İndekse göre Türkiye’nin en yüksek skoru kalite ve güvenilirlikte, ancak en hızlı büyüme ulaşılabilirlikte yaşandı. -Türkiye, tarımsal Ar-Ge alanında ilk 20 arasında yer alıyor. 2013 yılında Türkiye’de tarım alanında Ar-Ge’ye ayrılan kamu harcamaları %300 arttı. -Küresel Gıda Güvenliği İndeksi’nde 3. üst segmentte bulunan Türkiye, tedarik yeterliliği konusunda tüm ülkeler içinde 5. sırada yer aldı. 32 D uPont Türkiye Ülke Müdürü Halide Aydınlık konuşmasında: “DuPont bugün 3. yüzyılını yaşayan bir bilim şirketi. DuPont’un Türkiye’deki varlığı ise 1950 sonları 1960 başlarına dayanıyor. Bugün, hızlı nüfus artışı ve çevresel güçlüklerle karşı karşıya kalmış bir dünyanın ihtiyaçlarını karşılamak için biyoloji, kimya, malzeme bilimi ve mühendislik alanlarındaki uzmanlığımızı kullanıyor ve çözüm bulmaya çalışıyoruz. Eşsiz lezzetlerin, müthiş bir damak tadı ve mutfağın bulunduğu, dört mevsimi ve zengin toprakları ile birçok tarımsal ürünün üretiminde dünyada üst sıralarda yer alan ülkemizde, hiç şüphesiz sürdürülebilir tarım ve gıda günümüzün en önemli ve kritik konularından biri. Gelecek nesillerimize daha güvenli bir dünya sağlamak için gıda ve tarım alanında da özel sektör, hükûmet, üniversite ve stk işbirliğinin artarak devam edeceğine inanıyorum” dedi. Pierrick Le-Gallo: “Türkiye’de güçlü bir geleceğimiz olduğunu düşünüyoruz” D uPont Türkiye, Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölge Başkanı Pierrick Le-Gallo “Türkiye, dünyada her zaman en iyi performans göstermiş ve göstermeye devam eden ekonomilerden bir tanesi ve bizim için de anahtar bir pazar. DuPont olarak, Türkiye’de güçlü bir geleceğimiz olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’nin uzun vadeli büyüme hedefleriyle paralel olarak çalışmalarımızı yürütüyor, gıda ve tarım sektörlerinin bu hedeflere ulaşmadaki kritik önemini anlıyoruz. İşte bu neden bugün burada sizlerle birlikteyiz” dedi. Craig Binetti: “Dünyada her sekiz kişiden bir tanesi açlık yaşarken; dünya nüfusunun yüzde 20’sinin obez olması büyük bir ayrım yaratıyor” D uPont Beslenme ve Sağlık İş Birimi Global Başkanı Craig Binetti “Gıda konusunda büyük bir ikilem ve ayrım içindeyiz. Dünyada hiçbir zaman bu kadar genç ve bu kadar yaşlı, bu kadar zenginlik içinde ve bu kadar fakirlik sınırı altında yaşayan; bu kadar sağlıklı ya da hasta bir nüfus olmamıştı. Ve daha inovatif ve daha karmaşık zorluklarla karşılaşmamıştık. Şu anda 7 milyar olan dünya nüfusunun 2050 yılında 9 milyar olması bekleniyor. Bu karşılaştığımız karmaşık durumlar ise hızla artıyor. Örneğin; her sekiz kişiden bir tanesi açlık, her beş yaş altı dört çocuktan bir tanesi kronik yetersiz beslenme yaşıyor. Burada büyük bir ayrım bulunuyor: dünya nüfusunun yüzde 20’si obez ve yüzde 65’i gıda fazlalığından dolayı ölümlerin yaşandığı bölgelerde yaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre obezite ve fazla kilo dünya sağlığını tehdit eden riskler arasında beşinci sırada yer alıyor” dedi. Binetti ayrıca sürdürülebilir gıda ve beslenmeye yönelik yaklaşımın üç ana temelini de paylaştı. Binetti “Sürdürülebilir gıda ve beslenme için ilk olarak bilimsel çözümler başarılı olmak için yerelleştirilmeli, ikinci olarak işin ölçeği büyütülmeli ve sürdürülebilirliği artırmak için özel sektör önemli bir rol oynamalı. Üçüncü faktör ise üreticiler, müşteriler, yöneticiler, akademisyenler ve toplumla iş birliği içinde hareket edilmeli” ifadelerini kullandı. KSS Uyg EMC, ulam alar ı AÇEV işbirliği ile okul yeniledi Okul öncesi eğitim çağındaki öğrencilere sağlıklı bir eğitim ortamı yaratmayı amaçlayan EMC ve AÇEV’in işbirliği ile, Tokat’ın Turhal İlçesi, Üçyol Köyü İlköğretim Okulu ana sınıfı öğrencilerine ihtiyaç duydukları eğitim ortamı sağlandı. E MC Türkiye, Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) işbirliği ile gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projesi kapsamında, Tokat’ın Turhal ilçesi, Üçyol Köyü İlköğretim Okulu’na yeni bir konteyner ana sınıfı yapıldı. Turhal ilçesine 30 km uzaklıkta bulunan 1.500 nüfuslu yüksek bir dağ köyü olan Üçyol Köyü’ndeki İlköğretim Okulu’nda, anasınıfından başlayarak ortaokul 8. sınıfa kadar 81’i kız ve 86’sı erkek olmak üzere toplam 167 öğrenci eğitimini sürdürüyor. Üçyol İlköğretim Okulu’nda, okul öncesi eğitime destek amaçlı bir konteyner ana sınıfı yapımı ve donanımı çalışmalarını tamamlayan EMC ve AÇEV, ayrıca, kullanımda olmayan eski bir bölümü kütüphane ve fen odası haline dönüştürdü ve ana sınıfı öğrencileri için oyun parkı kurdu. EMC Türkiye Genel Müdürü Önder Sönmez konuyla ilgili açıklamasında; “EMC olarak faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde sosyal sorumluluk anlayışımız doğrultusunda çeşitli projeler gerçekleştiriyoruz. Bir ülkenin geleceğinin, gençlerin iyi koşullarda, iyi eğitim almasından geçtiğinin bilincinde olarak, öğrencilerin eğitim ortamlarını iyileştirmeye yönelik çalışmalarda bulunuyoruz. Bu kapsamda, çocukların eğitimi konusunda Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarından AÇEV ile birlikte, Tokat’taki öğrencilerimizin eğitimine katkıda bulunmuş olmanın gururu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Çünkü sağlıklı koşullarda eğitim görmek, bütün öğrencilerin en doğal hakkı” dedi. U KSS ları ama l u g y Sustainable Brands İstanbul 2014: Markalar toplumsal sorunlarda çözümün bir parçası olmalı Sustainable Brands -Sürdürülebilir Markalar konferanslar serisinin İstanbul ayağı, 28-29 Mayıs tarihlerinde gerçekleşti. Bu yıl 80’in üzerinde konuşmacı, 40’ı aşan oturum ve 3 workshop’un yer aldığı konferansın son gününde de markaların değişimi nasıl yönetecekleri konuşuldu. Konferansın son gününde markaların fark yaratmaktan toplumun sorunlarına çözüm olabilecek hikayelerinin olması gerektiği paylaşıldı. S ustainable Brands İstanbul, bu sene ‘‘Yeniden Düşün, Yeniden Tasarla, Yeniden Yarat’’ teması ile marka, pazarlama, iletişim, inovasyon ve sürdürülebilirlik profesyonellerini buluştdu. Sustainable Brands İstanbul 2014’ün en ilginç konuşmalardan biri Goodvertising Ajansı’nın Direktörü ve yazar Thomas Kolster’in ‘Goodvertising’ başlıklı konuşmasıydı. Markanın müşterisi ile anlamlı ve ‘iyi’ iletişim kurmasının önemine değinen Kolster, markaların artık eskiden olduğu gibi sadece istek yaratarak değil, toplumun sorunlarına çözüm olabilecek hikayeler yaratmalarının önemini şöyle vurguladı: “Artık yara bandı çözümlerden vazgeçerek süreçlerin içine entegre edilebilecek hikayeler oluşturmalıyız. İnsanların %80’i markaların sürdürülebilirliğe önem verdiklerini ve markanın 34 çözümün bir parçası olmasına inanıyor. Bizler tüketicilere, onların önemsedikleri konularda hikayeler anlatmalıyız. İnsanların dert edindiği, önemli konuları eklemeliyiz. Onun için reklamcılığa Goodvertisng diyorum. Fark yaratmak değil Dünya için önemli işler yapan markalar olmak gerekli.” Konferansın konuşmacılardan biri olan Forum for the Future CEO’su Sally Uren, markaların sürdürülebilirlik hedefinde ellerindeki gücü kullanmaları için 3 ipucu verdi: Tüketiciyi sürdürülebilirlik konusunda bilinçlendirmek için liderlik, Ar-ge ve değişim yaratmak. Günlük hayatın bir çok alanında kullanılan ürünlerin temelini oluşturan kimya sektöründe faaliyet gösteren Avery Dennison’ın CEO’su Dean Scraborough da Sustainable Brands İstanbul 2014’te sürdürülebilirlik konusunda odağa paydaş olarak ‘insanı’ koymanın ve bu alanda liderliğin öneminden söz etti. Konferansın karbon ayak izi silindi S ürdürülebilirlik Akademisi tüm etkinliklerini karbon nötr olarak gerçekleştirdi. Sustainable Brands İstanbul 2014’da konferansın karbon ayak izi üniversiteli gönüllülerden oluşan Karbon Avcıları ekibi tarafından hesaplandı ve Ege Orman Vakfı iş birliği ile silindi. Uyg KSS ulam alar ı Sen Bul Diyabet Kolaylaşsın projesi üniversitelileri buluş yapmaya teşvik ediyor Diyabet alanında çözüm ve tedavi yöntemleri sunan Sanofi, diyabette ihtiyaca yönelik çözüm önerileri üretmek ve üniversite öğrencilerini de bu sürece aktif olarak dahil etmek için ‘Sen Bul Diyabet Kolaylaşsın’ proje yarışması başlattı. Projenin üniversitelerde daha iyi tanıtılabilmesi ve katılım sağlanması için Türkiye çapındaki üniversiteler ziyaret ediliyor. Saha ekibi, Sen Bul Diyabet Kolaylaşsın projesi kapsamında toplamda 12 üniversiteyi gezdi. S anofi Grubu, diyabet konusunda yeni ve etkili tedavi yöntemlerinin yanı sıra sosyal sorumluluk projeleriyle de diyabet konusunda çalışmalar yürütüyor. Bu doğrultuda Türkiye Diyabet Vakfı ile işbirliği yapan Sanofi, Sen Bul Diyabet Kolaylaşsın yarışmasını başlattı. Diyabetli hastaların günlük yaşamlarını kolaylaştırmak amacıyla üniversite öğrencilerinin buluşları, Sen Bul Diyabet Kolaylaşsın jürisi tarafından değerlendirilecek. Yarışma sonuçları 14 Kasım Dünya Diyabet Günü’nde açıklanacak. Proje kapsamında buluş yapılması beklenen alanlar arasında; sağlık ekibine kolay ulaşım, şeker ölçümü, iyi diyabet tedavisi uygulaması, diyabetik öz bakım ürünleri, diyabetik sağlıklı gıdalar, diyabetik giyim ürünleri ve diyabetik yazılım uygulamaları gibi alanlar yer alıyor. Projelerin ödüle değer bulunması için, projenin diyabet hastasının hayatını kolaylaştırması, üretilebilir, hayata geçirebilir olması ve yaratıcı olması gibi kriterler yer alıyor. Türkiye çapındaki tüm üniversitelerin tüm bölümlerindeki öğrenciler diyabetli hastaların yaşamını kolaylaştıracak buluşlarıyla yarışmaya katılabilecek. Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversite öğrencilerinden gelecek olan projeleri değerlendirecek bağımsız jüri üyeleri arasında, Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz’ın yanı sıra Diyabetle Yaşam Derneği Başkanı Emine Alemdar, Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aybek Korugan, Marmara Üniversitesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Öğretim Üyesi Doç.Dr. Oğuzhan Deyneli, Doğuş Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mitat Uysal, Ulusal Beslenme Platformu 2. Başkanı Prof. Dr. Mehmet Pala ve gazeteci ve Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fatoş Karahasan yer alıyor. Üniversite öğrencileri yarışmaya http://www. senbuldiyabetkolaylassin.com internet sitesinden başvurabiliyor. 35 U KSS ları ama l u g y Türkiye’nin ilk özel Uzaktan Öğretim Platformu uygulamaya geçiyor 2007 yılından bu yana Ankara’da uluslararası belgelendirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında faaliyet gösteren SistemTurk; Sağlık Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği, Hazine Müsteşarlığı başta olmak üzere çok sayıda kamu kuruluşuna ve özel kuruma hizmet veriyor. 2 008 yılında Türkiye’nin ilk özel Uzaktan Öğretim Platformu’nu kuran SistemTurk, yeni projesi E-Üniversite ile Türkiye’nin ilk online degree platformunu hayata geçirdi. www.uzaktanogretim.com.tr nedir? Ü lkemiz insanının kalite düzeyini artırmak ve insan profilimizi çağdaş toplumlar düzeyinde geliştirmek adına oluşturulan, ücretsiz sertifika programlarının olduğu bir platform. Projenin kapsamı P roje, kullanıcıların ilgi duydukları konulara ilişkin dersleri izlemeleri, bu derslerin sınavlarına girmeleri, varsa ilgili dokümanları indirmesi, ‘Başarı’ ya da ‘Katılım’ sertifikası almasını ve tüm bu süreçlerin ücretsiz olmasını amaçlıyor. Projenin duyurulması P roje, web tabanlı uzaktan öğretim sistemi olduğu için duyurulması da web üzerinden 36 gerçekleştiriliyor. Tüm sosyal medya ve alternatif mecralarda duyuruluyor. Projenin hedefi ise; birinci senenin sonunda 250.000 kişinin bu sistemden ücretsiz olarak yararlanmasının sağlanması. Firmalara ne katacak? U zaktanogretim.com.tr uygulamasının, topluma fayda sağlayacak, yenilikçi bir sosyal sorumluluk projesi olması sebebiyle projeyi destekleyen markaların imajını güçlendireceği ve bilinirliğini arttıracağı yanı sıra destek veren firmaların toplumsal kültürümüzün geliştirilmesi amacıyla çalışmasının olumlu bir algı oluşturacağı öngörülüyor. Dijital pazarlama yapmak için gereken e-mail, telefon numarası bilgilerinin yanı sıra lokasyon, cinsiyet, doğum tarihi gibi katılımcı bilgilerinin de sponsor firmalarla paylaşılacağı uygulama Türkiye’de ilk defa gerçekleştiriliyor. Çevresel kaygı çok yüksek ÇEVKO için GfK’nın yaptığı “Çevresel Bilinç, ÇEVKO Algısı ve Yeşil Nokta Bilinirliği Algı Araştırması” sonuçları açıklandı. Ç EVKO’nun faaliyet gösterdiği ana 6 ilde (Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, İzmir, İstanbul) yaşayan ve çalışan (yüzde 89’u bir yıldan daha uzun süredir ilgili semtte yaşayan…) halk genelinde yapılan 500 görüşmede CAPI (Computer Aided Personal Interview) araştırma yöntemi kullanıldı. Yüzde 50’sini kadın, diğer yarısını erkeklerin oluşturduğu; ortalama yaş grubu 37 olan, yüzde 50’si lise üstü eğitimi bulunan grubun yüzde 90’ı, çevresel sorunları günümüzün en önemli problemleri olarak görüyor. Ama farkındalık ve çevre için eyleme geçme oranları arasında büyük farklar bulunuyor. Araştırma sonuçlarını değerlendiren ÇEVKO Genel Sekreteri Mete İmer, bu sonuçların Dünya Çevre Günü öncesinde bu alanda faaliyet yürütenlere ve yönetimlere önemli mesajlar verdiğini belirtti. İmer, “Vatandaşlar, bizlerden eğitici - bilgilendirici faaliyetler düzenlememizi, atık alanlarını çoğaltmamızı, toplama kutularını kolayca ulaşabilecekleri, kendilerine daha yakın alanlara koymamızı istiyorlar. Gelecek yıllarda Dünya Çevre Günü’nü tam anlamıyla bayram olarak kutlamak ve daha temiz, yaşanabilir bir dünyada yaşamak için tüm ilgili birimler olarak bu isteklere kulak vermeliyiz” dedi. Daha temiz ve yaşanabilir bir Türkiye için çalışmalar yürüten ÇEVKO Vakfı, toplumun çevresel sorunlara bakışını ortaya çıkarmak ve vakfın nasıl algılandığını ölçmek üzere GfK’nın yaptığı “ÇEVKO 2013 Algı Araştırması”nın sonuçlarını açıkladı. Vakfın faaliyet gösterdiği Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, İzmir ve İstanbul illerinde 500 kişiyle birebir görüşülerek yapılan çalışmayı GfK Araştırma gerçekleştirdi. Buna göre, çalışmaya katılanların yüzde 90’ı günümüzün en önemli problemlerinden birini ekolojik dengenin bozulması nedeniyle oluşan çevre kirliliği olarak görüyor ve küresel ısınma gibi değişen dünya koşullarının, artık günlük hayatımızı da etkileyip, insanların refahı için tehdit oluşturduğunu düşünüyor. Bu kişiler aynı zamanda çöplükler ve düzensiz depolama alanlarını halk sağlığı için tehdit olarak görerek, çöpe atılan ambalajlar yüzünden enerji ve kaynak israfı oluştuğunu ifade ediyor. Çevresel kaygılar tüketiciye nasıl yansıyor? Ç EVKO araştırmasında çevresel bilincin tüketici davranışlarına nasıl yansıdığı da soruldu. Buna göre, araştırmaya katılanların yüzde 10’u “topluma/ doğaya karşı sorumluluk duyan markaların ürünlerini satın almayı tercih ederim” ifadesine “her zaman” cevabını verirken, yüzde 24’ü “sık sık”, yüzde 32’si “arada sırada”, yüzde 23’ü “nadiren”, yüzde 11’i de “hiçbir zaman” yanıtlarını verdi. “Çöplerimi ayrıştırırım, geri dönüşüm kutularını kullanırım” ifadesine katılım sırasıyla yüzde 11 (hiçbir zaman), yüzde 18 (nadiren), yüzde 31 (arada sırada), yüzde 26 (sık sık) ve yüzde 14 (her zaman) oldu. “Daha pahalı olsa bile çevreye ve doğaya karşı sorumluluk duyan markaların ürünlerini satın alırım” ifadesinde bu oranlar sırasıyla yüzde 17 (hiçbir zaman), yüzde 19 (nadiren), yüzde 34 (arada sırada), yüzde 20 (sık sık) ve yüzde 10 (her zaman) olarak gerçekleşti. “Bir ürün satın alırken, ambalajında geri dönüşüm işaretinin olup olmadığına bakarım” diyenlerin oranı ise yine sırasıyla yüzde 18 (hiçbir zaman), yüzde 20 (nadiren), yüzde 31 (arada sırada), yüzde 22 (sık sık) ve yüzde 9 (her zaman) oldu. Sorumluluk kimde: Yüzde 77 yerel yönetimler A raştırmada sorulan bir diğer soru ise çevre kirliliği ile ilgili çalışmaların kimin tarafından yürütülmesi gerektiğine dairdi. Buna göre 37 çalışmaya katılanların büyük bir çoğunluğu (yüzde 77) bu konuda “yerel yönetim ve belediyeler”i sorumlu tutuyor. Çalışmaya katılanların diğer sorumlu bulduğu merciler ve oranları ise şu şekilde gerçekleşti: Toplumdaki tüm bireyler (yüzde 49), bireylerin kendisi (yüzde 44), devlet/hükümet (yüzde 43), sivil toplum kuruluşları (yüzde 39), sanayi şirketleri (yüzde 25), büyük devletler (yüzde 15). Atık kumbaraları doğru yerde mi? Yüzde 17 kesinlikle katılıyorum, yüzde 42 katılıyorum, yüzde 20 ne katılıyorum ne katılmıyorum, yüzde 10 katılmıyorum, yüzde 7 kesinlikle katılmıyorum. Atık kutular nereye yerleştirilmeli? Sorularla çevre farkındalığı ve davranışlar Yüze 38 cadde, sokak, mahalle araları, yüzde 18 bina, apartman girişleri, yüzde 15 çöp kutularının yanlarına, yüzde 8 daha göz önündeki bulunabilir yerlere. Yeşil Noktayı daha önce gördünüz mü/ duydunuz mu? Ambalaj atıklarının ayrı toplanmasının faydalı olduğuna inanıyor musunuz? Yüzde 42 evet, yüzde 58 hayır. (Soruya evet yanıtını verenlerin yüzde 71’i yeşil noktanın “geri dönüşümlü ambalaj” işareti olduğunu söylüyor) Yüzde 33 kesinlikle inanıyorum, yüzde 57 inanıyorum, yüzde 9 ne inanıyorum ne inanmıyorum, yüzde 1 fikrim yok. Uyg KSS ları a ulam Damat|Tween’den Darüşşafakalı çocuklara eğitim desteği Damat|Tween, sosyal sorumluluk bilinciyle geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da “Babanız için Hediye, Onlar için Gelecek” projesiyle Darüşşafakalı gençlerin eğitimine katkıda bulunuyor. 5 TL bağış yapılıyor. Damat|Tween’in tüm mağazalarında geçerli olacak olan uygulama, Babalar Günü’nün kutlanacağı 15 Haziran 2014 Pazar gününe kadar sürecek. Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, şirket kuruluşundan bugüne büyük önem verdikleri sosyal sorumluluk projelerini Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasının olmazsa olmaz unsuru olarak gördüklerini söyledi. D amat|Tween, Darüşşafaka Cemiyeti ile Babalar Günü’ne özel olarak başlattığı “Babanız için Hediye, Onlar için Gelecek” projesi kapsamında, sosyo-ekonomik açıdan yeterli imkana sahip olmayan çocukların uluslararası standartlarda eğitim almasına ve aydın bireyler olarak topluma kazandırılmasına destek olmayı amaçlıyor. “Babanız için Hediye, Onlar için Gelecek” projesinde, 1 Haziran 2014 Pazar gününden itibaren Damat|Tween mağazalarından yapılan alışverişlerde her fatura için Darüşşafaka’ya 38 Çocuklar için farkındalık yarattık O rakçıoğlu, bu anlayışla başlattıkları çok sayıda projeler arasında, Darüşşafaka Cemiyeti ile çocukların eğitimi ve geleceği için yürütülen çalışmaların ayrı bir değer taşıdığını vurguladı. Orakçıoğlu, “Darüşşafaka ile bugüne kadar yürüttüğümüz projelerde önemli kaynak oluşturduğumuza inanıyoruz. “Eğitimde fırsat eşitliği” ile sosyo-ekonomik açıdan yeterli imkana sahip olmayan çocuklarımıza aydınlık bir gelecek hazırlama konusunda büyük farkındalık yarattık” dedi. Uyg KSS ulam alar ı Sürdürülebilir bir çevre için Dow Çözümleri Dow, yaşam için inovatif teknolojiler geliştirerek insanlığın ve dünyanın sürdürülebilirliğine katkıda bulunuyor. B ir jean pantolon için 10.852 litre veya bir masaüstü bilgisayar için 5.678 litre su harcanan günümüz dünyasında 2030 yılında küresel su gereksiniminin % 50 artması bekleniyor. Mecvut su kaynakları talebin sadece % 60’ını karşılayabilecek. Sürdürülebilirlik hedeflerinin bir parçası olarak Dow, dünya sorunlarına dair çığır açan ikinci buluşu olan DOW FILMTEC™ ECO Ters Osmoz Elementlerini geliştirdi. DOW FILMTEC™ ECO, üreticilere %30 daha az enerji harcayarak %40 daha iyi arıtılmış su sağlıyor. Dow çözümleri, dünya üzerinde dakikada 56 milyon litreden daha fazla su işliyor. “Yaşanabilir Ve Sürdürülebilir Bir Dünya” talebi 5 Haziran 2014 Dünya Çevre Günü’nün de en önemli mesajlarından biri. Sadece bir gezegenimiz var ve kaynaklarımız sınırlı. Bu nedenle ne yaptığımız ve nasıl yaptığımız her zamankinden fazla önem taşıyor. Dünyamızın artık enerji, iklim değişikliği, su, gıda, barınma ve sağlık gibi zorlu alanlarda çözümlere gereksinimi var. DOW FILMTEC™ ECO Ters Osmoz Elementleri S ürdürülebilirlik Hedeflerinin bir parçası olarak Dow, dünya sorunlarına dair çığır açan ikinci buluşu olan DOW FILMTEC™ ECO Ters Osmoz Elementlerini geliştirdi. Bu teknolojinin mucidi olan Dow Water & Process Solutions’ta araştırmacı bilim adamı olarak çalışan Dr. Abhishek Roy, “Prestijli Sürdürülebilirlik Mucidi Ödülü”ne (Sustainability Innovator Award) layık görüldü. Dow Water & Process Solutions endüstriyel ve şehir suyu, kimyasal süreçler, eczacılık, beslenme, enerji, ev tipi içme ve atık su ile tekrar kullanım da dahil olmak üzere bir dizi büyük çaplı uygulama alanında, iyon değiştirici reçineler, ters osmoz membranlar, ultra-filtreleme membranları ve elektrodeiyonizasyon ürünlerinden oluşan geniş bir portföy sunuyor. Bir Jean Pantolon İçin 10.852 Litre Su D ow’ın çığır açan çözümleri Su-Enerji İlişkisine odaklanıyor. Her bireyin küresel su-enerji ayak izi çoğu insanın düşündüğünden çok daha fazla. Günümüzde bir jean pantolon için 10.852 litre veya bir masaüstü bilgisayar için 5678 litre su harcanıyor. 2030 Water Resources Group raporuna göre, 2030’da küresel su gereksiniminin % 50 artması bekleniyor ve analistlerin tahminine göre mevcut su kaynakları talebin yalnızca % 60’ını karşılayabilecek. Dow, Dakikada 56 Milyon Litre Su işliyor D ow, en önemli iki ihtiyaç olan temiz su ve isteğe bağlı enerjinin iç içe geçtiğini ve günümüzde su arıtma alanında mevcut olan en ileri yöntemin çığır açan gelişmiş polimer kimyası olduğunu kabul ediyor. Dow, yakın geçmişte DOW FILMTEC™ ECO Ters Osmoz Elementleri’ni ikinci çığır açan teknolojileri olarak adlandırmıştır. Peki bu neden çığır açan bir teknoloji? Çünkü, su güvenliğine etki edecek her türlü çözümün hem su arıtımını hem de bunun için gerekli enerjiyi dikkate alması gerekiyor. Bu sebeple DOW FILMTEC™ ECO, üreticilere % 30 daha az enerji harcayarak % 40 daha iyi arıtılmış su sağlıyor. Uzmanlara göre, dünyanın en önemli sorunlarından biri giderek artan su kıtlığı. Böyle bir ortamda Dow çözümleri dünyada dakikada 56 milyon litreden daha fazla su işlemektedir. FILMTEC™ ECO elementlerinin önümüzdeki 10 yılda, 6 milyon olimpik yüzme havuzuna eşdeğer 15 trilyon metreküp su üretmesi bekleniyor. FILMTEC™ ECO Ters Osmoz Elementleri üreticilerin daha az su ve enerji kullanımına önemli katkı sağlıyor. Perakende sektörü sürdürülebilirliği konuştu Sürdürülebilirlik Akademisi tarafından ilk kez düzenlenen Sürdürülebilir Perakende Konferansı 29 Mayıs’ta gerçekleşti. Konferansta markaların ürün ve hizmetlerini son tüketici ile buluşturan perakendecilikte sürdürülebilirlik her yönüyle ele alındı. M arkaların ürün ve hizmetlerini son tüketici ile buluşturan perakendecilikte sürdürülebilirlik her yönüyle ele alındı. Konferansın açılışını yapan Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi Semra Sevinç, perakende sektörüne neden ayrıca yer verdiklerini ve bu sektördeki sürdürülebilirlik uygulamalarının ekonominin geneline ne kadar büyük bir etkisi olduğunu açıkladı. Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Sungur Bursa ve Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Mustafa Altunbilek arasında yapılan söyleşide Bursa’nın sorularını yanıtlayan Altunbilek, perakendeciler olarak kendilerine düşen rolün farkında olduklarını belirtti ve yapılması gerekenleri sıraladı: “Tedarikçilerimizden aldığımız ürünler konusunda bilinçli olmalıyız, müşterilerimizi bilinçlendirmeliyiz, çalışanlarımıza yatırım yapmalıyız, kurumsallaşarak verimliliği ve karlılığı yakalamalıyız, Avrupa’daki gibi plastik poşetleri para ile sunmalı ve kullanımını özendirmemeliyiz.” 3500’den fazla satış noktası ile 65000 fazla kişiyi istihdam eden 358 üyesini temsilen konuşan Altunbilek, ayrıca çıkması beklenen perakende yasasına değindi ve sektörün sürdürülebilirliği 40 için mağazaların Avrupa’daki gibi pazar günleri kapatılmasını desteklediklerini belirtti. Ülkemizin en büyük elektronik ürün marketlerinden Teknosa’nın genel müdürü M. Necil Oyman, mağazalarındaki sürdürülebilirlik uygulamalarını anlattı, özellikle elektronik atık toplama ve çalışan eğitimlerini örnek olarak gösterdi. Gittigidiyor.com Marka Müdürü Banu Güler, online ticaretin başlı başına alışverişte karbon emisyonunu azalttığını, ayrıca şirket olarak temiz enerji kaynakları ve geri dönüşüme yönelerek bu etkiyi daha da artırdıklarından bahsetti. Müşteri deneyimi konusunda uzman Envirosell’in Türkiye ortakları Burç Tutanç ve Melik Karabıyıkoğlu ise yaptıkları ilginç sunumda perakendecilere müşterileri ile sürdürülebilir bir ilişki kurmanın ipuçlarını verdiler. Müşterilerin satın alma kararlarının yüzde 70-80’inin mağaza içinde oluştuğunu belirten Tutanç ve Karabıyıkoğlu, ürün diziminden fiyatlandırmaya müşterilere mesajların nasıl verilmesi gerektiğini anlattılar. Satış Alanlarında Enerji verimliliği oturumunda konuşan Venesco Kurucu Genel Müdürü Arif Künar, Türkiye’nin ilk AVM’lerinden Carousel’in yatırımcısı Mermerler Holding Koordinatörü Mete Göknel ve perakende devi Tesco Kipa’nın Mühendislik Müdürü Cüneyt Güven de mağaza ve AVM’lerde enerji verimliliği uygulamalarını anlattılar. Uyg KSS ulam alar ı II. Sürdürülebilir Finans Forumu Borsa İstanbul’da yapıldı İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD), Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans Girişimi (UNEP FI) ve Global Compact Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen “Sürdürülebilir Finans Forumu” 16 Mayıs’ta Borsa İstanbul’da gerçekleştirildi. Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi sonbahardan önce yayınlanacak B orsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Dr. M. İbrahim Turhan, geçtiğimiz yüzyılın temel düşünce ve üretim biçiminin herkesi ekonomik büyümeyi tek boyutlu olarak algılama yanılgısına düşürdüğünü söyledi. Turhan, büyüme paradigmasının yan etkilerinin çok yakından görüldüğünü, ekonomi, toplumsal yapılar, çevre ve insanın stres altında kaldığını kaydetti. Dr. M. İbrahim Turhan, şöyle devam etti: “Finansal sistemler bizi gerek aşırı finansal kaldıraç gerek karmaşıklığı dolayısıyla neredeyse üretenlerin dahi anlamadığı finansal mühendislik ürünleriyle risklerin bir yerden bir yere, bir biçimden başka bir biçime dönüştürülmesini risk yönetimi olarak algılayan bir yanılgıya sürüklüyor. Bu aynı yaklaşım finansal sistemin ve finans sektörünün reel sektörden giderek uzaklaşmasına neden oluyor. Çevremiz bize bu stres altında alarm sinyalleri veriyor. Sürdürülebilirliği çok boyutlu olarak ele almayan yaklaşımlar çevre üzerinde çok büyük tahribatlar meydana getirebiliyor.’’ Sürdürülebilirliği bir iş modeli olarak nasıl hayata geçirebileceğimiz üzerinde durulması gerektiğine işaret eden Dr. M. İbrahim Turhan, bu anlamda da borsaların örgütlenmiş sermaye piyasası alanları olarak çok önemli bir işleve sahip olduklarını belirtti. Yatırımcıda bu yönde oluşturulabilecek bilinç sayesinde sürdürülebilirlik konusunda özen göstermeyen işletmelerin borsalardaki itibarlarının, değerlerinin olumsuz etkileneceği için kendi iş modellerinin ayrılmaz bir parçası olarak dikkate almaya mecbur hissedeceklerini kaydeden Turhan, “Borsa İstanbul olarak büyük bir mutlulukla şunu ifade edebilirim ki; İMKB olarak faaliyet gösterdiği dönemlerden itibaren hem BM Sorumlu Yatırımcı İlkelerine hem Global Compact’e hem de UNEP FI’a bağlı bir yapı olmuş, Borsa İstanbul’un kurulmuş olmasıyla beraber bu durumu Sürdürülebilir Borsalar İnisiyatifi’ni başlatan dört kurucu üyeden birisi olmak suretiyle devam ettirmiştir. 2012 yılında göreve başlamamdan çok kısa bir süre sonra BM’nin Rio+20 toplantısına katıldım. O gün Bovespa, Johannesburg ve NASDAQ ile birlikte bu inisiyatifi başlatan Borsa İstanbul, önümüzdeki günlerde Sürdürülebilirlik Endeksi’ni hayata geçirmesiyle orada attığı imzanın gereğini yerine getirmiştir. Sürdürülebilir Borsalar Girişimi’ni başlatan 4 kurucu üyeden birisi olarak bu inisiyatifi başlatan Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ni yayınlamaya başlayacak. Bu yıl sonbahardan önce bu endeks yayınlanacak. Sürdürülebilirlik sadece bu iş modellerimizin değil hayatımızın bir parçası olmalıdır” dedi. Sürdürülebilir kalkınma bütün çevrelerin gündeminde S KD Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Ediz Günsel, sürdürülebilir kalkınmanın küresel olarak bütün hükümetlerin ve sivil toplum kuruluşlarının ajandasında yer aldığına dikkat çekti. Günsel: “Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ‘finansman’ desteği olmadan sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleşebilmesini mümkün görmüyoruz. Ancak bunun için sektörün belirli bir olgunluğa gelmesi, kendi yönetim yapısı içinde sürdürülebilirlik araçlarını kullanırken, müşterilerine dönük ürünlerinde de sürdürülebilirliğin ilkelerine uyması gerekiyor. Mesela iklim değişikliği dünyanın en önemli konularından biri iken finans sektörünün kendisini bundan soyutlaması mümkün olmayacaktır. Sürdürülebilir finansman, yeşil ekonomiye gidişin ayrılmaz bir parçası” dedi. 41 U KSS ları ama l u g y Üniversitelerarası Sosyal Sorumluluk Yarışması ödülleri verildi Kredi Kayıt Bürosu’nun, üniversite öğrencilerinin sosyal sorumluluk konularındaki farkındalıklarını ve toplumsal sorunlara karşı duyarlılıklarını artırmak amacıyla başlattığı ve yoğun ilgi gören “Hayal Edin Gerçekleştirelim” yarışmasında en başarılı projeler belirlendi. T ürkiye genelindeki ön lisans, lisans ve yüksek lisans öğrencilerinin çevre, eğitim, sağlık, spor, kültür sanat ve toplumsal konu kategorilerinde toplam 351 proje ile başvuruda bulunduğu yarışma, özgün ve yaratıcı sosyal sorumluluk projeleri ortaya çıkardı. Çevre ve toplumsal kategorilerindeki projeler, jüri ve halk oylamasında öne çıkarken, farklı üniversitelerden 8 proje ödüle hak kazandı. 6 kategorideki toplam 30 projenin değerlendirildiği jüri toplantısı ardından belirlenen en başarılı 18 projenin de Facebook üzerinden sosyal medya oylamasına sunuldu. Kredi Kayıt Bürosu Genel Müdürü Kasım Akdeniz, “Hayal Edin Gerçekleştirelim” yarışmasını üniversite öğrencilerinin sosyal sorumluluk bilincini ve toplumsal sorunlara duyarlılıklarını artırmak üzere hayata geçirdiklerini belirterek yarışma sonucunda ortaya çıkan projelerin de bunun ne kadar doğru bir adım olduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Akdeniz: “Bu yarışmaya karar verdiğimizde birkaç hedefimiz vardı. Bunlardan ilki gelecekte karar verici konumuna geçecek gençlerimizin sosyal sorumluluk bilinçlerini geliştirmek ve yaratıcı enerjilerini bu alana yönlendirmekti. Farklı konularda hazırlanan 351 proje başvurusunu değerlendirdiğimizde bu amaca ulaştığımızı görüyoruz. İkinci hedefimiz hem kurumumuz hem de diğer kurumlar için katma değeri yüksek sosyal sorumluluk projeleri fikir havuzu oluşturmaktı. KKB olarak biz de bu projelerden birisini seçerek gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Tüm projeleri web sitemizde duyurup, kurumlar 42 için bir fikir havuzu oluşturacağız. Dolayısıyla bu yarışma ile ilgili başlangıçta koyduğumuz hedefleri gerçekleştirdiğimizi söyleyebilirim. Gelecek yıllarda yarışmayı geleneksel hale getirerek daha da geliştirmek bizim de en büyük isteğimiz” dedi. Büyük Ödül ve Sosyal Medya Ödülü toplumsal ve çevre kategorileri projelerine gitti Y arışmada “Büyük Ödül”ü jüriden en yüksek puanı alan toplumsal kategorisinde yer alan “Toplumdan Sivil Topluma” başlıklı projesiyle Sabancı Üniversitesi’nden Orhan Genç kazandı. “Sosyal Medya Oylaması Birincilik Ödülü” ise çevre kategorisinde yer alan Ege Üniversitesi’nden Zeliha Şit ‘in oluşturduğu “Beni Geri Döndür” başlıklı projeye verildi. Yarışmanın kategori birincileri ise şöyle sıralandı: Çevre kategorisinde “Geri Dönüşüm Çevreci Döngüm” projesi ile Tuğba Biçer, Eda Ceylan -Yeditepe Üniversitesi Sağlık kategorisinde “ Kan Bağışı Mobil Uygulaması” projesi ile Halil İbrahim Erkaplan, Muzaffer Yılmaz, Tolga Sedat Kayhan -Kocaeli Üniversitesi Kültür& Sanat kategorisinde “Bir Destekle Bin Umut Yeşert” projesi ile Aybike Avcı -İstanbul Üniversitesi Spor kategorisinde ‘’Bisikletime Yol Açın” projesiyle Salih Aydın-İstanbul Üniversitesi Eğitim kategorisinde “Paylaş Bir Selfie” projesiyle Hakan Menekşe - Anadolu Üniversitesi Toplumsal kategorisinde “Toplumdan Sivil Topluma” projesiyle Orhan Genç -Sabancı Üniversitesi Uyg KSS ulam alar ı Oriflame çocuklarla birlikte tohum ekti Oriflame, çocukların eğitimi ve çevre konularında tüm dünyada sosyal sorumluluk projeleri uyguluyor. Şirket, yeni bir uygulama olarak 36 ilde 53 eğitim parkında çocuklarla tohum ekiyor. Oriflame - Türkiye Eğitim Gönülleri Vakfı (TEGV) ortaklığında düzenlenen proje sona erdiğinde on binlerce tohum, çocukların elinden hayat bulmuş olacak. P roje kapsamında, TEGV’in öğrenim birimlerinde ve eğitim parklarında çocuklarla buluşacak tohumlar, bir sene içinde uygun yerlere dikilmek üzere filize ve fidana dönüşecek. Projeyle çocukların doğaya sahip çıkma ve koruma bilincinin desteklenmesi hedefleniyor. İlk tohumlar Giresun’da ekildi İ lk tohumların ekimi 11 TEGV gönüllüsünün katılımıyla Giresun Belediyesi Serası’nda gerçekleşti. Çocuklar, toprakları sera çalışanlarının gösterdiği şekilde hazırladıktan sonra özel köpük kutuların içine özenle yerleştirdi. Daha sonra kutuların içindeki toprağa ekilen tohumlar, çimlenme dönemini geçirmesi için seraya bırakıldı. 43 Çalışanlar ve ofisler depreme hazır değil 24 Mayıs günü Gökçeada açıklarında yaşanan ve birçok ilde de hissedilen deprem üzerine Yenibiris. com, çalışanlara depreme ne kadar hazırlıklı olduklarını sordu. Ankete katılan toplam 3240 çalışanın yüzde 72’si işyerinin depreme dayanıklı olmadığını düşünüyor. Y Çalışanların sadece yüzde 15’i eğitimli Çalışanların çoğu ofislerinin depreme dayanıksız olduğunu düşünüyor Ç enibiris.com’un çalışanlara yönelttiği deprem sorularına gelen yanıtlar şöyle: Y enibiris.com anketlerine katılan 3240 çalışanın yüzde 72’si “Çalıştığınız binanın depreme dayanıklı olduğunu düşünüyor musunuz” sorusuna “hayır” cevabını verdi. 44 alışanlar deprem anında ne yapacağını bilmiyor. Şirketlerin çok azı çalışanlarını bilgilendiriyor. “Çalıştığınız şirkette depremle ilgili bir eğitim verildi mi?” sorusuna katılımcıların yüzde 85’i “verilmedi” yanıtını verdi. “Verilmesi planlanıyor” şıkkını seçenlerin oranı ise yüzde 1’de kaldı. Sağlıkta Sosyal Sorumluluk ödülleri sahiplerini buldu Uyg KSS ulam alar ı Sağlık Gönüllüleri - Türkiye’nin (SGT) her yıl verdiği “Sağlıkta Sosyal Sorumluluk Ödülleri”nin sekizincisi sahiplerini buldu. S ağlık Gönüllüleri-Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Engiz yaptığı açıklamada “Bu yıl sekizincisini gerçekleştirdiğimiz ve ana teması ‘Sağlık Bilinci ve Medya’ olan ödül sürecimizde, bu alanda başarılı projeler gerçekleştiren kuruluşlar ile başarılı hizmetler yapmış kişileri ödüllendirdik. SG-T olarak sağlık bilincinin gelişmesi ve yaygınlaşmasında medya kuruluşlarına önemli görevler düştüğüne inanıyoruz. Bu ödül süreci ile medyanın ülkemizdeki toplumsal ve kişisel sağlığın gelişimine daha çok katkı sunmasını teşvik etmiş olacağız. Ödül vermeye başladığımız 2007 yılından bugüne kadar sağlıkla ilgili sosyal sorumluluk projelerinde önemli artış gözlemlemekteyiz. Sağlık Gönüllüleri-Türkiye olarak önümüzdeki yıllarda da yeni projeler bekliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” dedi. Bu yılın ana teması Sağlık Bilinci ve Medya idi. Ödüller ise şöyle dağıldı: Sağlık Bilinci Oluşturmada En Başarılı Medya Kuruluşu Doğan Medya Grubu Sağlık Bilinci Oluşturmada En Başarılı TV Programı Doktorum Programı - Kanal D Sağlık Bilinci Oluşturmada En Başarılı TV Program Yapımcısı Dr.Aytuğ Kolankaya - Kanaltürk Sağlık Bilinci Oluşturmada En Başarılı TV Program Sunucusu Ceyda Erenoğlu - Habertürk Sağlık Bilinci Oluşturmada En Başarılı Sivil Toplum Kuruluşu LÖSEV Sağlık Bilinci Oluşturmada En Başarılı PR/Reklam Ajansı gHealthcare Sağlık Bilinci Oluşturmada En Başarılı Kamu Kuruluşu T.C. Sağlık Bakanlığı / Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü Sağlık Bilinci Oluşturmada En Başarılı Kişi Dr.Mehmet Öz Sağlık Bilinci Oluşturmada En Başarılı Sağlık Kuruluşu Lilly Türkiye Sağlık Bilinci Oluşturmada En Başarılı Sağlık Kuruluşu Abbvie Sağlık Bilinci Oluşturmada Gerçekleştirdikleri Projelerle Özel Ödüle Layık Görülen Projeler Merck Serono “Başınıza Gelmeden” Kampanyası Abdi İbrahim “Dikkat TUZak Var!” Kampanyası GlaxoSmithKline (GSK) Sağlık Bilinci Oluşturmada En Başarılı Köşe Yazarı Mesude Erşan - Hürriyet “Kök Hücre Kardeşliği” Projesi Sağlık Bilinci Oluşturmada En Başarılı Hekim Prof.Dr.Osman Müftüoğlu Türkiye’nin Kalp Sağlığı Araştırması Sağlık Bilinci Oluşturmada En Başarılı Dergi Formsante Sağlık Bilinci Oluşturmada En Başarılı Radyo Number 1 FM Sağlık Bilinci Oluşturmada En Başarılı Internet Sitesi hurriyet.com.tr Philips Healthcare Türkiye AstraZeneca “Ben Ergenim” Projesi Novartis “Yol ArkadaşıMSın” Kampanyası Mercedes Benz MobileKids Trafik Eğitim Projesi 45 Okuyorum Okuyorsun Okuyamıyor! Okumak isteyen ama maddi olanak bulamayan çocukların bize ihtiyaçları var. Vereceğimiz küçük bir destek, onlar için büyük bir gelecek demek. 0212 282 89 16 tocev.org.tr İŞLETME 2023 A MS LS AZ AR YERİ KURU AKILLI, SÜRDÜRÜLEBİLİR VE KAPSAYICI ÇÖZÜMLER P O SY K AL SORUMLULU 5 ARALIK 2O14
Benzer belgeler
Kurumsal - Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği
Yanı sıra özel sektörde gönüllülük çalışmalarını
teşvik etmek, bir gün boyunca gönüllülük faaliyetleri
ile çalışan gönüllülüğüne vurgu yapmak için
gerçekleştirilen Give&Gain Day, ülkemizde
üçüncü k...
YATAY SEKTÖRDE ÇEVRESEL SORUM
ki, büyüyen ihtiyaçlar ile gelişen sektörler sorumlu
ve insan unsurunu temel alarak büyümemektedir.
Burada elbette denetimler ve caydırıcı kural
ve cezalar önemli. Ancak kurumsal sosyal
sorumluluğu...