İbo 2.5 Yıl Sonra İlk Kez Şarkı Söyledi İntihara
Transkript
8 saray Sayı:95 - 30 Mayıs 2013 İbo 2.5 Yıl Sonra İlk Kez Şarkı Söyledi İntihara Kadar Gidebilir! Uğradığı silahlı saldırı sonrası uzun süredir mikrofonu eline almayan İbrahim Tatlıses, ilk kez şarkı söyledi. Ünlü Sanatçı ibrahim tatlises, 2011 yılında uğradığı silahlı saldırının ardından ilk kez şarkı söyledi.Kuzey Irak Zaho’da aile dostu İş Adamı ali yasak ile birlikte bin 600 konutluk inşaat projesini yapan Urfalı ünlü sanatçı ibrahim tatlises, uğradığı saldırıdan dolayı geçirdiği rahatsızlığın ardından ilk kez eline mikrofonu alarak ‘Urfalıyam Ezelden’ türküsünü söyledi. TATLISES ZORLANDI Ancak ibrahim tatlises ‘in türkü söylerken zorlandığı dikkatlerden kaçmadı. Ünlü sanatçı mikrofonu sık sık yanındaki isimlere uzatarak şarkıya eşlik etmelerini istedi. Hülya Avşar’dan Fikret Orman’a Destek Türkiye Muhteşem Yüzyıl’ın yıldızı Meryem Uzerli’nin Almanya’ya kaçışını konuşuyor. Psikolog Ayşe Yanık Knudsen: turkiye’ye uyum süreci, meryem uzerli’yi çok yıprattı. O; alkol ve uyuşturucu yerine çekip gitmeyi seçti. Herkes bunu yapamıyor ‘Muhteşem Yüzyıl’ın ‘Hürrem’i meryem uzerli’nin hastalığı olarak gündeme gelen ‘tükenmişlik sendromu’na; iş, sanat ve spor dünyasında sıkça rastlanıyor. Uzman Psikolog Ayşe Yanık Knudsen, a Haber’de Şirin Sever’in sunduğu ‘Jurnal’ programında bu sendromu anlattı: DESTEK ALACAĞI KİMSE YOK Tükenmişlik sendromunun, depresyondan ayrılan birçok noktası var. Daha çok büyük şehirlerde yaşayan insanları vuran bir problem. Kırsal kesimde rastlanmıyor. Acil serviste çalışan doktorlarda çok sık görülüyor. Meryem Uzerli’nin hayatında destek noktaları çok zayıf. Hiç Türkçe bilmedenturkiye’ye geldi ve çok ünlü bir star oldu. Uyum sağlama süreci, çok yıpratıcı bir şey. Eğer birinin omzunda ağlayamıyorsanız, sizi destekleyen aileniz ve dostlarınız yoksa ve hayatınızın büyük kısmını çalışarak geçiriyorsanız; zaten tükenirsiniz. İNTİHARA KADAR GİDEBİLİR Şöhretli olmak herkesin kaldırabileceği bir şey değil. Herkes, Meryem Hanım gibi kapıyı vurup gidemiyor. Kimisi dengeyi uyuşturucu ve alkolle, kimisi de kapıyı vurup giderek sağlıyor. Bu sendrom; depresyona benzer şekilde ortaya çıkıyor. İsteksizlikle başlıyor, uykusuzluk, çok uyuma, iştahsızlık ya da çok yemek yeme onu takip ediyor. Son nokta ise asla çalışmak istememek ve üretkenlikten vazgeçmek... İleri boyutlarda intihara kadar gidebiliyor. Bazen kovulmak gerekebilir; siz gidemiyorsanız, birisinin sizi atması iyi olabilir. Bir şeyin içinde boğulduğunuzda, zaten başarıyı kaybetmişsinizdir. Hayatımızı yöneten şey hırs olmamalı. Mutlaka tatil yapmalısınız. ‘ŞİŞMAN’ HABERLERİ BASKI YARATTI “Hayır demeyi öğrenmek; hayatta her konuda gerekli bir şey. meryem uzerlihakkında ‘Çok şişman, sürekli yiyor’ diye haberler çıkıyordu. Sürekli güzel olmak, hep iyi ve doğru olanı yapmak zorunda olmak; çok ciddi bir baskı.” Ajda Pekkan sahnede rahatsızlanınca... Hülya Avşar, Belgrad Ormanı’ndan sonra Beşiktaş Başkanı Fikret Orman’a da sahip çıktı. Ünlü sanatçı hulya avsar, önceki gün TED’de düzenlenen tenis turnuvasına katıldı. Zehra Gönenli ile yaptığı maçı kaybeden Avşar Kızı, buna rağmen neşesinden bir şey kaybetmedi. Korta taytının üzerine giydiği mini eteğiyle çıkan 50 yaşındaki sanatçı, ilginç mimikleri kadar açıklamalarıyla da dikkat çekti. Koyu bir besiktastaraftarı olan güzel sanatçı, çok eleştirilenbesiktasBaşkanı fikret orman ‘a destek verdi. ‘GİT’ DEMEK DOĞRU DEĞİL! Hülya Avşar, bir ara adının aşk dedikodularına karıştığı Orman için şunları söyledi: “Daha birisi yerine gelip tam oturmadan postalıyorlar. İstikrar olmayan yerde başarı olmaz. Asla inanmıyorum ben buna. Sporda istikrar şart. fikret orman ‘a bir Ebru Gündeş’in Zor Anı Ünlü sanatçı ebru gundas, önceki gün eşiyle Boğaz turuna çıktı. Arnavutköy’de yemek yiyen Gündeş ile reza zarrab, kanlica’daki yalılarına gitmek için de Boğaz hattındaki yoğun trafik yüzünden lüks teknelerini tercih etti. Gündeş, tekneye binerken düşme tehlikesi şans daha vermeliler çünkü daha yerine yeni oturdu. Bir sürü problemleri ayıkladı, şimdi git demek olmaz.” Avşar Kızı, İnönü Stadı’nın Haziran başında yıkılacak olmasıyla ilgili de, “Boşverin onu. Maçlar iyi geçsin de biz taşta da oynarız, stadyumda da oynarız, her yerde oynarız” dedi. MİMİKLERİ KONUŞTU Bir ara bluzunun içine bakan Avşar Kızı, görüntülendiğini fark edince böyle ilginç mimikler sergiledi. Geçen yaz Bodrum’daki çapkınlık turunda yakalanan fikret orman ‘ın adı; eşi Sedef Hanım’dan boşandıktan sonra da hulya avsar ile birlikte anılmıştı. Kışın kortta giydiği diz altına uzanan şortu ve taytını rafa kaldıran hulya avsar; yaz gelmesiyle açıldı. Avşar, mini eteğiyle dikkat çekmeyi başardı. geçirdi. Bunun üzerine eşi, kaptanı azarladı. Bu arada plakalarında ‘60’ı tercih eden çiftin sırrı ortaya çıktı. Zarrab, Gündeş’e evlenme teklif ederken; “Benimle mutlu 60 yıl boyunca yaşamaya evet der misin?” deyince çift için bu sayı özel bir hale dönüştü. Bir üniversitenin bahar şenliklerinde sahneye çıkan Ajda Pekkan, konserde 5 şarkı söyledikten sonra rahatsızlanarak konseri yarım bırakmak zorunda kalmıştı. Konsere kişi başı 90 TL ödeyen izleyiciler ise organizasyonu düzenleyenlerden ücretlerinin geri ödenmesini istiyor. Süperstar’ı izlemeye gelen ve sadece 5 şarkısını dinleyebilen öğrenciler organizasyonu düzenleyen firma ile bilet satışını yapan online bilet sitesinden paralarının geri ödenmesi için şikayette bulunuyor. İzleyiciler organizasyon firmasının konser sonrası hiçbir açıklama yapmamasından yakınırken, online bilet sitesinden de bu kısa süren konserin bilet ücretlerinin geri ödenmesini istiyor. 7 saray Sayı:95 - 30 Mayıs 2013 İmparator’dan dön çağrısı Saray-Ajanslar G.Saray’da gündem Arda Turan... F.Bahçe’nin astronomik teklifini düşünmeden reddeden Atletico’nun yıldızı için İmparator devreye girdi. Şampiyonlukla kapanan sezonun ardından takımı iyice ‘mükemmel’ hale getirmek isteyen Cimbom’da hedef ‘yabancı’ değil Arda Turan… Aslan Yuvası’nda yetişen eski kaptan giderek önem kazanan ‘yerli’ piyasasının da en değerli parçası. Kariyerini Atletico Madrid’de sürdüren Arda için ilk teklifi F.Bahçe yaptı ama müthiş önerisi kabul görmedi Süper Lig’de egemenliğini ilan eden G.Saray ise Fatih Terim ile devreye girdi. İmparator kendisini ‘ikinci babası’ gibi gören Arda Turan’ı aradı ve “Genç yaşında kendini ispat ettin. Artık yeniden G.Saray için ter dökme vaktin geldi. Hedeflerimiz büyük, seni de bu takımda görmek istiyorum” dedi. ‘Carlos’u bekliyoruz’ Saray-Ajanslar Sivasspor Başkanı Mecnun Odyakmaz, teknik direktörlük teklifi yaptıkları Roberto Carlos’un durumuyla ilgili bilgi verdi. Yiğidolar’ın patronu, “Görüşmelerimiz aralıksız devam ediyor. Türkiye’ye gelmek Carlos’un da gündeminde var. Kendisiyle dün (önceki gün) görüştüm, cevap vermesini istedim. O da bana Anzhi’nin Rusya Kupası’nda CSKA Moskova ile önümüzdeki hafta final maçı oynayacağını söyledi. Cevabını maçtan sonra verecek. 1 hafta daha bekleme kararı aldık” dedi. Fener’i devler bekliyor Şampiyonlar Ligi’nde 3. ön elemeye seri başı olarak girmesi beklenen F.Bahçe, play-offta Arsenal, Milan, Lyon ve Valencia gibi takımlarla eşleşecek. Basel’in İsviçre Ligi’nde şampiyon olması halinde 3. ön eleme turunda seri başı olacak Fenerbahçe’yi play- off turunda ciddi rakipler bekliyor. Geçtiğimiz yıl Romanya temsilcisi Vaslui’yi eledikten sonra Rusya’nın Spartak Moskova takımına takılan sarı-lacivertliler, UEFA Avrupa Ligi’ne katılmıştı. Bu organizasyonda yarı finale yükselerek tarihinin en büyük başarısını elde eden Fener- bahçe, önümüzdeki sezon Devler Ligi’ne iddialı giriyor. Ancak sarı-lacivertliler, turu geçmeleri halinde seri başı olamayacak ve muhtemel rakipleri arasında Arsenal (İngiltere), Milan (İtalya), Lyon (Fransa), Schalke 04 (Almanya) ve Valencia (İspanya) olacak. Ronaldinho gelebilir ama… Saray-Ajanslar AMK’nın kulisleri karıştıran haberi doğrulandı, Beşiktaş taraftarı havalara uçtu. Şimdi sıra transferi bitirmek için sponsor bulmaya geldi. Messi’den önce o vardı; Ronaldo de Assis Moreira yani namı diğer Ronaldinho… PSG’de başlayan Avrupa kariyerini Barcelona’da zirveye taşıyan, dünyada yılın futbolcusu seçilen, Milan’da oynadıktan sonra ülkesine geri dönen Brezilyalı süper yıldız Beşiktaş ile temasta. Yakın zamana kadar ‘Türkiye’ye gelmez’ denilen Guti, Quaresma, Simao gibi yıldızlara siyah-beyazlı formayı giydiren Kara Kartal, Avrupa transfer piyasasını sarsacak yeni avını gözüne kestirdi; efsane futbolcunun menajeriyle görüşmeler resmen başladı. Ve Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, görüşmeleri doğruladı. Orman, “Ronaldinho Beşiktaş’a gelmek istiyor” dedi. Yani inanılmaz bilek hareketleri ve akıl almaz golleriyle dünyayı peşine takan Sambacı Beşiktaş formasını giymeye hazır. ÇARE SPONSORDA Ancak her güzelin olduğu gibi ‘10’unda bir bedeli var. İlk açıklamalara göre bu bedel 15 milyon euro. İlk etapta imkansız gibi gözükse de daha pazarlıklar başlamadı bile. Ronaldinho’nun yeniden Avrupa futbolunu istediğini bilmeyen yok. Ayrıca, Ronaldinho gibi adı para ve reklam ile anılan, tribünleri tıklım tıklım dolduracak, kulüp ürünlerini tavana vurduracak, forma satışından rekor kırdıracak bir isim için ‘imkansız’ asla yoktur. Özellikle uluslararası şirketlerle son dönemdeki ilişkileri ile dikkat çeken Beşiktaş’ın Sambacı için sponsor arayışlarına hız verildi. Ronaldinho’nun menajerleri ile temaslar kesilmezken ciddi bir sponsor bulunması halinde görüşmelere hız verilecek. 6 saray Sayı:95- 30 Mayıs 2013 Erbil bilginlerinden Reşat Müfti aldığı kararların hiçbirisi temyiz mahkemesinden dönmedi. Görevine emekliye ayrılana kadar devam eden Kadı Reşat, 1958 yılında Kale camiini tamir etti. Camiin tamiri için valiliğe yazı yazan Müfti, (5552) nolu 21 Nisan 1958 tarihli yazısında yardım talebinde bulundu. Yazısı kabul edildikten sonra camiin tamiri için bir komisyon kuruldu. Komisyonda Müfti’nin yanı sıra bir takım ileri gelen yer aldı. Deniliyor ki camiin için izin çıkar çıkHazırlayan: Şirzat Şeyh tamiri maz Erbil halkı aralarında Muhammet 5000 Irak dinarı topladılar. Erbil’in yüce İslam dinine Müfti validen de yardım büyük hizmetleriyle meşhur Müfti ailesini tanımayan hemen hemen kimse yok. Amca oğulları Haydari ailesiyle birlikte Erbil’e gelen Müfti ailesinin bazı beli hala Harir bölgesinde yaşıyorlar. Erbil Kalesinde vaaz, hutbe ve din dersi verme görevini üstlenen bu aile, Erbil’de hükümetin kararıyla 400 yıl boyunca müftülük görevinde de bulundu. Bu ailenin parlayan yıldızı şair ve kadı Reşat Müfti’dir. Adı Reşat Molla Muhammet Molla Osman Molla Ömer olan kadı Reşat 1915’te Erbil Kalesinde dünyaya geldi. Büyük din alimi babası Molla Muhammet tarafından çok iyi yetiştirilen Kadı Reşat Müfti ilkokulu tamamladıktan sonra babasının isteğiyle din eğitimine ve Kur’an-ı Kerim hatmine başladı. Kale caminin tanınmış makam ve tecvit ustası Seyit Merdan Abdülkadir Kerküklü’nün yanında tecvit dersi alan Kadı Reşat Müfti, Mısır’ın Ezher Üniversitesinde din eğitimi almak için 1934’te Kahire’ye gitti. Ezher’in rektörü tanınmış din adamı Şeyh Muhammet Ali El-Meraği ve tanınmış tarihçi Muhammet Ali Avni El-Kurdi ile güçlü ilşiki ler kurmayı başaran Kadı Müfti, 1936’da Erbil’e döndü. Erbil Kale camiinde göreve başlayan Kadı Reşat Müfti, büyük din adamı Molla Efendi’nin vefatının ardından resmen vaazlık görevine başladı. Aynı zamanda Kaledeki medresede de din dersleri veren Müfti, Erbil ve Kürdistan bölgesinde ün salmaya başladı. Birçok din adamının icazet aldığı Müfti, 1956’da Kerkük’te Şer’i Kadı olarak göreve başladı. Müfti bir yıl sonra tayini Süleymaniye’ye çıktı. Ardından Erbil’e dönen Müfti kentin mahkemeistedi. Vali bunun üzerine sinde Şer’i Kadı görevine valiliğin bütçesinden 3000 devam etti. 22 yıl boyunca dinar tahsis etti. Tamir işi 6 Şubat 1958’de tamamlandı. Müfti camiin kapısında yazmış olduğu 6 satırlık Arapça şiirin heceleri toplandığında camiin tamir tarihi ortaya çıkar. Kadı Reşat Müfti’nin babası Molla Muhammet Erbil’in büyük şairleri arasında yer alıyordu. (Hamdi) mahlasıyla şiirler yazan Molla Muhammet’i oğlu Reşat da takip etti. Kürtçe, Türkçe, Arapça ve Farsça şiirler yazan Kadı Reşat Müfti, 1953’te Kürdistan bölgesinde Kürtçe hutbe okuyan ilk hatip olarak biliniyor. Ayrıca Kürtçe bir mevlidname de yazan Müfti, bazı dini dili, miraç kandili ve diğer dini günlerin ihyası için büyük bir titizlik gösteren Reşat Müfti, divanhanesinde mevlit okuyup bilimsel dersler verirdi. Güzel sözlü güler yüzlü olan Kadı Reşat Müfti toplumun tüm kesimine uyabilen bir kişiliğe sahipti. Ölümünün ardından büyük oğlu Osman Kale camiine ve zengin kütüphanelerine bakmaya başladı. Babası gibi Osman Müfti de şair ve yazardır. Birçok şiir ve dini eseri bulunan Osman Müfti, babasının izinden yürüyor. şunları anlattı: “1992’de Mevlit kandili günüydü. Şeyh Çöli camiinde bulunan o eski zeytin ağacı kenarında oturuyordum. Kadı Reşat camiiden çıkmak üzereyken bana döndü ve şöyle dedi: “Hacı Kadir bu dünyadan göcüm yaklaştı. Sana bir vasiyetim olacak. Ölürsem beni sen göm. Mezarda başımın altına küçük bir taş koy. Kadı Reşat sabah namazını kıldığı sırada seccade üzerinde vefat eder. Allah’tan yerinin cennet olmasını dilerim”. Deniliyor ki Molla Cercis, Kadı Reşat’ın ölüm haberini duyan ilk kişidir. Reşat Müfti, Badava bölgesindeki aile mezarlığına defnedildi. Müfti için yüzlerce kişinin katıldığı muhteşem bir cenaze merasimi düzenlendi. Erbilli tanınmış tarihçi merhum Zübeyr Bilal İs- Deniliyor ki camiin tamiri için izin çıkar çıkmaz Erbil halkı aralarında 5000 Irak dinarı topladılar. Müfti validen de yardım istedi. Vali bunun üzerine valiliğin bütçesinden 3000 dinar tahsis etti. Tamir işi 6 Şubat 1958’de tamamlandı eserlere de imza atan bir din adamı olarak biliniyor. Kadir gecesi, mevlit kan- Reşat Müfti’nin vefatı Hacı Kadir Benna, Kadı Reşat Müfti’nin vefatı ilgili mail, Müfti ailesinin Kürdistan bölgesinin tanınmış bir ailesi olduğunu yazar. 500 yıl boyunca yüce İslam dinine hizmet eden Müfti ailesi Kale camiinde vaaz ve din dersleri veren bir ailedir. Kadı Reşat Müfti’nin Osman, Adnan, Kenan ve İhsan adlarında vatanperver ve vefalı dört oğlu var. Allah’tan kendilerine uzun ömürler dilerim. 5 saray Sayı:95 - 30 Mayıs 2013 İstanbul’da düzenlenen 5. Türkmen basın kurultayı çalışmalarını başarıyla tamamladı Saray-İstanbul İstanbul’da düzenlenen 5. Türkmen basın kurultayı çalışmalarını başarıyla tamamladı. Irak’ın içinden ve dışından 65’ten fazla basın mensubunun katıldığı kurultay 18-19 Mayıs 2013 tarihleri arasında gerçekleşti. Irak, Avrupa ve Kanada’dan gazeteci ve misafirin katıldığı kurultayda Saray başyazarı ve Erbil’den bir grup Türkmen gazeteci de katıldı. Türkmen basın kurultayı konseyi başkanı Kemal Bayatlı açılışta yaptığı konuşmada, kurultaydan hedef ve Türkmen basın mensuplarının durumuna ışık tuttu. Konuşmasında ifade özgürlüğü ve Türkmen medya kuruluşlarının geliştirilmesinin öneminin altını çizen Bayatlı, Türkmen basın konseyinin Türkmen bölgesine taşınmasını istedi. Konseyin Türkmen basın mensuplarının gerçek temsilcisi olduğunu savunan yetkili, tüm Türkmen basın kuruluş, sendika ve birliklerin konseyin çatısı altında toplanması gereğinin önemini dile getirdi. Irak hükümetini konseye bir bütçe tahsis etmeye çağıran Bayatlı, ayrıca bir uydu kanalı ve günlük bir gazete de istedi. Açılışta Irak Gazeteciler Sendi- kası Başkanı ve Türkiye Gazeteciler Sendikası temsilcisi de birer konuşma yaptılar. Konuşmalarında kurultayı tebrik ederek, Irak’ta Türkmen basın sürecinin mesafe almasını dilediler. İki günlük kurultayda medyanın farklı dallarında sunumlar takdim edildi. Genç yazar Özdemir Hürmüzlü, Türkmenler olarak günlük bir gazeteye ihtiyaç duyduklarını söyledi. İyi kadrolara ve yerel bir televizyona sahip olduklarını ifade eden Hürmüzlü, Türkmen basın mensubu ve medyacıların tek çatı altında toplanması öneminin altını çizdi. Bu tür bir kurultayın organize edilmesinin önemine değinen medyacı Yılmaz Terzi ise kurultayın iki yılda değil yılda bir düzenlenmesini istedi. Terzi: “Türkmen medya sürecine hız kazandırmak için kurultay yılda bir düzenlenirse iyi olur diye düşünüyorum. Ayrıca bu kurultaylara delege sayısını arttırmalıyız” dedi. Kurultayın son gününde yapılan seçimde Türkmen basın kurultayı konseyinin yeni üyeleri belirlendi. Özgür ve demokratik bir ortamda yapılan seçimde konseyin 7 kişilik heyeti seçildi. Seçimi Mehmet Haşim Salihi, Güizar Bayatlı, Dilşat Terzi, Amir Karanaz, Kürşat Çavuşoğlu, Şemsettin Küzeci ve Güngör Yavuzaslan kazandı. Ardından heyet üyeleri Şemsettin Küzeci’yi konseyin genel sekreteri olarak seçtiler. Türkmeneli lokal televizyonu müdürü: Bütçemiz kesileli bir yıl oldu Saray-Kerkük Kerkük’te yayın yapan lokal Türkmeneli radyo ve televizyonunun bütçesi bir yıl önce kesildi. Televizyon müdürü Türkeş Muhtaroğlu, bütçelerini kesen tarafın adını açıklamayı reddetti. Saray’a konuşan Muhtaroğlu, bütçelerinin yeniden ödenmesini istedi. Sorunlarını gazetemizle paylaşan müdür, yayınlarının Kerkük ve çevresini kapsadığına dikkat çekti. Bir yıldan beri çalışanlarının maaşlarını ödemediklerini ifade eden Muhtaroğlu, 30 çalışanlarından ancak 10 çalışanın maaşını aldıklarını kaydetti. Aldıkları 10 çalışanın maaşını 30 çalışana dağıttıklarını dile getiren Muhtaroğlu, “aldığımız etmekten utanıyorum. Ancak az miktardaki paradan söz buna rağmen yayınımıza devam ediyoruz ve günlük canlı programımız var. Bunlar arasında dini ve kültürel programlar da bulunuyor” dedi. Bütçelerini kesen tarafın adını açıklamamayı tercih eden Türkmeneli radyo ve televizyonu müdürü, “o tarafın adını açıklamak istemiyorum. Ancak para her şey değil, çünkü biz yayınımıza devam ediyoruz” diye konuştu. Reklam alıp almadıkları yönündeki sorumuzu yanıtlayan Muhtaroğlu, politikalarının sınırlı olması nedeniyle her türlü reklama açık olmadıklarını söyledi. Reklamların çoğunu ücretsiz yayınladıklarına dikkat çeken Muhtaroğlu: “özellikle tabelasını Türkçe yazan işyeri ve şirket reklamlarını ücretsiz yayınlıyoruz” dedi. Yayına az parayla devam edip etmeyecekleri yönündeki diğer bir sorumuzu yanıtlayan müdür, “ne olacak bilmem. Halkımızdan yardım bekliyoruz. Bugüne kadar bize sadece ITC Başkanı Erşet Salihi yardım ediyor. Kentteki Türkmen partileri bize sadece manevi destekte bulunuyorlar” dedi. Nenden Irak hükümetinden bütçe talep etmedikleri yönündeki sorumuzu yanıtlayan Muhtaroğlu: “Anayasada bu konuda bir madde olmadığı için Irak hükümeti hiçbir medya kuruluşuna yardım etmiyor. Televizyonumuzda Arapça programlar var. Ancak kadromuz olmadığı için Kürtçe programımız yok. Kadromuz olursa Kürtçe program yapmaya hazırız” diye konuştu. Irak Gazeteciler Sendikası Başkanı Saray’a konuştu: Baas rejiminin devrilmesinden bu yana 370 gazeteci öldürüldü Saray-Bağdat Irak Gazeteciler Sendikası Başkanı Müeyyet El-Lami, ülkedeki basın mensuplarının durumuna ışık tuttu. Saray’a kısa bir röportaj veren El-Lami Irak’ta öldürülen gazeteci sayısının Vietnam savaşı ve ikinci dünya savaşında öldürülen gazeteci sayısının çok üzerinde olduğuna dikkat çekti. El-Lami, “Baas rejiminin devrilmesinden bu yana ülkede 370 gazeteci öldürüldü” dedi. Sendika olarak gazetecilere farklı imtiyaz ve imkanlar sağladıklarını belirten sendika başkanı, gazetecilere karşı tehditlerin devam ettiğini kaydetti. Saray: Iraklı gazetecilerin durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? M. El-Lami: Gazetecilerin durumunda olumlu bir gelişme söz konusudur. Bugün ülkede birçok yayın kuruluşu faaliyet gösteriyor. Kamuoyuna doğru haber ve bilgi aktarılıyor. Ancak yine de gazetecilere karşı tehditler bitmiş değil. Buna rağmen ülke- mizdeki gazetecilerin durumu birçok ülkeden çok daha iyidir. Saray: Irak’ta öldürülen gazeteci sayısı Vietnam savaşında öldürülen gazeteci sayısının çok üzerinde olduğu söyleniyor? M. El-Lami: Doğrudur. Şöyle ki Baas rejiminin devrilmesinden bu yana ülkede 370 gazeteci öldürüldü. Bu sayı Vietnam savaşında öldürülen gazeteci sayısının üzerinde. Ancak bu bizi durduramadı aksine kamuoyuna doğru bilgiyi aktarmak için daha da motive etti. Bugün sahip olduğumuz özgürlüğü demokrasi uğruna canlarını feda eden şehitlere borçluyuz. 2012 ve 2013 yılları gazeteciler adına huzurlu yıllardır. 2007-2011 yılları arası dönem gazeteciler için kötü bir dönem sayılır. Saray: Sendika olarak kaç üyeniz var? M. El-Lami: Toplam 15 bin üyemiz var ve bizde 1200 yayın kuruluşu temsil ediliyor. Saray: Kürdistan gazeteciler sendikasıyla ilişkiniz ne düzeyde? M. El-Lami: İlişkilerimiz çok ileri düzeyde. Saray: Kürt ve Türkmen üyeniz var mı? M. El-Lami: Tabi ki var. Bizde milliyet ve mezhep ayırımı yapılmıyor. Buna yasalarımız müsaade etmez. Saray: Sendika olarak gazetecilere ne gibi imtiyazlar sağlıyorsunuz? M. El-Lami: Gazetecilere arsa temin ediyoruz. Uçak biletlerinde indirim sağlıyoruz. Ücretsiz tedavi sağlıyoruz. Yıllık prim sağlıyoruz. Irak’ın içinde ve dışında ücretsiz kurslara katılımlarını sağlıyoruz. Ayrıca kendilerine Arap ve uluslararası kimlik düzenliyoruz. 4 saray Sayı:95 - 30 Mayıs 2013 Güneşin gözyaşları * Ahenk Nakşibendi “Güneşin gözyaşıları var” desem belki garibinize gider. Ancak eski zamanlarda altına güneşin gözyaşları denirmiş. Eskilerden beri çok değer verilen altın farklı adlarla anılmıştır. Deniliyor ki milattan 3100 yıl önce eski Mısır’da altın ölümsüzlük ve zenginlik sembolüydü. Milattan 1320 yıl önce bulunan altın haritası şimdi Torino müzesinde sergileniyor. Haritada altının bulunduğu yer işçilerin resmi çiziliyor. Altının bulunması konusun- da tarih kitaplarında Mısır ve Yunanlılar’ın ismi geçse de modren düşünceye göre altın milattan önce 1200 yılında bulundu. İlk altın temizleme işi 1849’da ABD’nin Californiya kentinde başladı. İlk altın para milattan 700 yıl önce Lidya kralı Kroisos için basıldı. Şöyle ki birisi zengin olsaydı kendisine “Her halde Krisos kadar zengin değilsin” denirdi. Geçenlerde CNN kanalında çok ilginç bir başlık dikkatimi çekmişti. Başlıkta “Altın bir madendir, ama madenden daha büyüktür” yazıyordu. Gerçekten bu çok doğru bir tespittir. Erbilimiz’de Yahudi kuyumcular vardı. Aileler bu değerli madene çok önem verirlerdi. Çocukken Kayseri çarşısından giderken kuyumcular sokağına uğrardık. Orada Hacı Bekir Kuyumcu ve çocukları Hacı Sıddık, Selah ve Hüsam vardı. Nimet Usta ve Şerif Usta da tanınmış kuyumculardı. Ancak kardeşler Refik Usta ve Sıddık Ustayı da unutmamak lazım. Aslen Ruanduzlu olan bu iki kardeş de çok tanınıyordu. Halila Sor da öyle. O da aslen Ruanduzlu idi. Kuyumcular sokağında Saibe ve Akra Hıristiyanı bir takım kuyumcu da vardı. Saibelerden Bata karşısında Cebbar Kuyumcu vardı. O da çok meşhurdu. Akra Hıristiyanlarından ve 1961’de Erbil’e gelen Amanuel, Vedi, Sabah, Faik, Zura ve Davut adlı kuyumcular da iz bırakan esnaflar arasında yer alıyorlar. Erbil’de altın sadece bir ziynet eşyası olarak kullanılmazdı. Bazen bir ödeme aracı olarak da kullanılırdı. Mesela kimileri altınla mal alırdı. Bizde Osmanlı altın lira vardı. Beş lira, iki buçuk lira, bir lira, yarım lira, çeyrek lira gibi. Erbil pazarı eskiden olduğu gibi bugün de çok işlektir. Sözünü ettiğim kuyumcuların işlediği altınlar Erbil’de birçok evde hala duruyor. Çok ilginçtir ki kuyumcu dükkanlarının atıkları da toplanarak satılırdı. Bu pazarımız her daim olsun... * Milletvekili Muzafferiye okulundaki çocukluk anılarım Necat Yasin Neccar Bu fotoğraf 1957’de çekilmiş. İçinde Erbil’in Muzafferiye ilkokulunun dördüncü sınıf öğrencileri görünüyor. Okulumuzda geniş bir bahçe vardı. Etrafı demir korkuluklarla sarılıydı. Bahçede rengarenk güller vardı. Okulun ana giriş kapısında üç katlı bir merdiven vardı. Merdivenden sınıflara, öğretmen ve müdür odasına giden alan mermerden yapılmıştı. Alanın bir tarafında bahçe diğer tarafında okul sahası bulunuyordu. Sahada İsveç sporu, basketbol, voleybol ve diğer oyunlar oynanırdı. Spor öğretmenimiz yıllık spor festivali için okul takımını hazırlardı. Festival şimdi adı Franso Hariri olarak değiştirilen Erbil stadyumunda gerçekleşirdi. Fotoğraftada görüldüğü gibi 1 ve 2. sınıflar dışarı 3,4,5 ve 6. sınıflar içeri kısımdaydı. Bu sınıfların önünde betondan yapılmış geniş bir alan vardı. Yağmur yağdığında öğrenciler orada dururdu. Okulumuz mevcut Erbil valiliğinin yerindeydi. Sol tarafında postane sağ tarafındaysa Erbil belediye başkanlığı bulunurdu. Okulun geniş sahasında Perşembe günleri bayrak töreni yapılırdı. Sesi güzel öğrenciler marş okurdu. Erbil’de inşa edilen ikinci okul olduğu için okulumuza “El-Medrese El-saniye” denirdi. Ardından adı Muzafferiye olarak değiştirildi. Muzafferiye adı, Erbil Sahibi Sultan Muzaffereddin Gökbörü’nden alınmıştır. Okulun karşısında bulunan Gökbörü’nün türbesi bugüne kadar ziyaret ediliyor. Okulun adının değiştirilmesi sebebi, o dönemde okul sayısında görülen artış etkili olmuştur. Şöyle ki; Hanaka mahallesinde Şeyh Ömer Mezarlığı yakınındaki El-Salise adlı okulun adı El-Halidiye olarak değiştirildi. Okul yeni adını Mevlana Halit El-Nakşibendi’den almıştır. El-Nakşibendi, Kürdistan ve İslam aleminde Nakşibendi tarikatını yenileyendir. El-Nakşibendi Erbil’e ilk geldiğinde Hanaka Mahallesinde bir cami inşa etmiştir. El-Nakşibendi, mahallenin adını taşıyan camide irşat ve icazet vermeye başladı. Kendisinden icazet alanlar arasında Heybetullah Nakşibendi ve Ahmet El-Hatip Erbilli de bulunuyor. Araplar Mahallesinde bulunan El-Rabie okulunun adı El-Faysaliye olarak değiştirildi. Faysal Irak’ta tahta oturan ikinci kraldır. Kral ellili yıllarda Erbil’i ziyaret etmiştir. Okul ziyaretten sonra yıkılarak yeniden inşa edildi. Okulumuzda merhum Cuma Muhammet El-Saffar müdür, merhum Beşir Mustafa ise müdür yardımcısı olarak görev yapıyordu. Öğretmenlerin isimleri ise şöyle: 1-Birinci (A) sınıf öğretmeni Hanna Abdülahad Butrus 2-Birinci (B) sınıf öğretmeni İsmail Efendi 3-İkinci (A) sınıf öğretmeni Muhammet Gafur Çelebi 4-İkinci (B) sınıf öğretmeni Şeyh Burhan Nakşibendi 5-Üçüncü sınıf öğretmeni Sıddık Efendi 6-Dördüncü ve altıncı sınıf öğretmeni Haydar Osman 7-Beşinci ve altıncı sınıf Arapça öğretmeni Hanna Abdülahad Rafo 8- Beşinci ve altıncı sınıf İngilizce Kerküklü öğretmen Fahrettin Efendi 9-Resim öğretmeni Muhammet Ali Arif. Arif ardından Rusya’da doktora diploması almayı başardı. Bağdat Güzel Sanatlar Okulunda da görev yapan Arif, 1991 ayaklanmasının ardından Selahaddin Üniversitesinde ilk güzel sanatlar okulunu açmayı başardı. Burada dekanlık görevinde de bulunan öğretmen Arif, mühendislik fakültesi bina bölümünde resim dersi verdi. 10-Din dersi öğretmeni Yunus Abdullah Haddad. Haddad ardından Mustansriye Üniversitesinde hukuk okudu. Erbil valiliğinde hukuk bölümü müdürü olarak atanan Haddad emekliye ayrıldıktan sonra avukatlık yapmaya başladı. Hala hayatta olan öğretmen Haddad’a Allah’tan uzun ömürler dilerim. 11-Nesneler ve Sağlık dersi öğretmeni İbrahim. İbrahim öğretmen Arap kökenliydi. Ancak siyasi nedenlerle Erbil’e sürgüne gönderilmişti. 12-Spor öğretmeni Muhammet Aziz. 13-Spor öğretmeni Cemal Mustafa. Zamanımızda okullarda beslenme saati uygulanırdı. Her gün öğrencilere bir bardak sıcak süt ve bir nohut kadar büyük 2 adet balık habı verilirdi. Öğrenciler ikinci dersten sonra hapları öğretmenin huzurunda yutmak zorundaydı. Beslenme saati merhum Sıddık Mevlüt, Maksut amca, Bekir amca, Hamedemin amca ve Ömer amcanın denetiminde uygulanırdı. Okullarda öğrencilerin kırtasiye ihtiyacı ücretsiz olarak karşılanır, fakir öğrencilere ise kıyafet dağıtılırdı. O dönemlerde okullar iki devamlıydı. Sabah öğle namazına kadar 4 ders okuduktan sonra dinlenmek için eve giderdik. Yemek yedikten ve dinlendikten sonra tekrar okula gelip 2 ders daha yapardık. Fotoğraftakiler şunlardır: A.Sağdan sola ikinci sırada oturanlar 1-Vuşyar Karani 2-Hikmet ... 3-Siraç Muhiddin Şeho 4-Şerdil Hurşit 5-Namık Abdurrahman Çelebi a. Sağdan sola önde oturanlar 1-Tahsin Cemil 2-Cenin Abdülkadir 3-Lezgin .... 4-Kahtan Seydok 5-Burhan Cebbar 6-Havraz Yakup Beg 7-Taha Hamedemin 8-Haşim .... 9-Kazım ... 10-Semir ... B.Sağdan sola arka tarafta duranlar 1-Bilinmeyen bir öğretmen 2-Muhammet Hacı Hikmet 3-Abdülkadir Haşim Çelebi 4-Şirzat Muhammet Gazino 5-Dildar Nureddin 6-Celal ... 7-Merhum öğretmen Haydar Osman 8-Merhum okul müdürü Cuma Muhammet Saffar 9-Emir Gerdi 10-Bilinmeyen birisi 11-Mehdi Şeyh Abdülkerim 12-Muhammet Mustafa 13- Molla Reşit Gerdi’nin babası Kurdo Gerdi. C. Sağdan sola üçüncü sırada sandalyede oturanlar 1-Sirvan Nazım Ağa Esadi 2-Necat Yasin Neccar 3-İhsan Cemil 4-Muhsin Mala Sabır (Cuamer) 5-Hasro İbrahim Dizayi 6-Abdullah Bekir 7-Serdar Beşir Mustafa 8-Şirzat Haydar 9-Abdülvahat Kemal Saati (Cami) 10-Jir Abdurrahman (Dönemin Erbil sağlık dairesi müdürü) 11-Seyfeddin... 12-Sabah ... 13-Hadi Said 3 saray Sayı:95 - 30 Mayıs 2013 Türkiye tarafından ihmal edilen Türkmenler İran’a yöneliyorlar Saray-İstanbul-Erbil Irak özellikle Kürdistan bölgesi Türkmenleri kendisiyle aynı dil, aynı köken ve aynı dini paylaştıkları Türkiye tarafından desteklenmekle suçlanıyorlar. Siyasi gözlemciler bu ülkenin Türkmenlere her zaman arka çıktığını ifade ediyor. Ancak Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki AKP’nin iktidara gelmesiyle birlikte bu destek azaldı. AKP’nin dini meselelere öncelik verdiğini ifade eden bu gözlemciler bu hükümetin milli meselelere inanmadığını öne sürüyorlar. Dolayısıyla Kürdistan bölgesi Türkmenleri destek için İran’ı alternatif olarak görüyor. Bu arada bu ülke de Türkmenlere yakınlık suçlayan Şebek: “Abdullah göstermeye çalışıyor. Gül Erbil Türkmenleri ile bir Türkiye Türkmenlere aynı toplantıda Türkmenlerin tek çatı altında toplanmasını açık mesafede değil ve net bir dille dile getirdi” Liberal Türkmenler Cemiyeti dedi. Başkanı ve eski parlamenter Sami Şebek, zamanında İran Türkmenlere yakın Türkiye’nin Türkmenleri bir olmak istiyor Türk kolonisi olarak kabul PKK’nın çekilişini Saray’a etmekle en büyük hatayı değerlendiren Türkmen yaptığına dikkat çekti. Saray’a konuşan Şebek, bazı yetkili Şebek, İran’ın Türkmen grupların Türkiye’nin PKK sorununun çözüme kavuşmasını istemediğini bu yaklaşımını reddettiğini söyledi. Buna İran ile diğer bazının ise bunu kabul Türkiye arasındaki Sünni-Şii ettiğini ifade etti. rekabetini gerekçe olarak Türkiye’yi Türkmenlerle gösteren Şebek, “İran Şiileri aynı mesafede olmamakla yardımda bulunabilir. Dolayısıyla Türkiye ve Kürdistan bölgesi liderliğinin bu durumu iyi analiz etmeleri gerekir. Çünkü Kürt yönetimi de Türkmenlerle aynı mesafede değil”. Türkiye politikasında değişiklik yok desteklerken Arap körfez ülkeleri ve Türkiye Sünnilere arka çıkıyorlar. Eğer Türkiye elini çabuk tutmazsa ve Türkmenlere aynı mesafede davranmazsa bu halkı İran’a kaptırır” uyarısında bulundu. Türkmenlere yakınlaşabilmek ve bunları toplayabilmek için İran’ın yeni bir politika izlediğine dikkat çeken Türkmen yetkili, “PKK sorunu büyük bir ölçüde çözüldü. Şimdi rekabet Türkmenler üzerinde yoğunlaşmış durumda. İran’ın Türkmenler’e yönelmesi dikkatlerden kaçmıyor. Bu arada çoğu Türkmen grupların Türkiye ile ilişkilerinde bir gerileme söz konusudur” diye konuştu. Çoğu Türkmen grupların İran’a yönelebileceği ihtimalinin uzak olmadığını dile getiren Şebek şöyle devam etti: “Eğer Türkiye Türkmen politikasını gözden geçirmezse siyasi süreçte yer almaya çalışan ancak maddi imkana sahip olmayan birçok Türkmen grup destek için İran’a yönelebilir. İran, Kürdistan parlamento seçimlerinin gündemde olduğu şu günlerde çoğu Türkmen gruba maddi Türkiye Cumhurbaşkanının Ortadoğu Başdanışmanı Erşet Hürmüzlü, Irak’taki tüm grupların ülkenin istikrara kavuşması yönünde çalışması gereğini savundu. Saray’a konuşan Hürmüzlü, komşu ülkeleri Irak’ın içişlerine karışmamasını istedi. Irak’ta kararları bu ülke vatandaşlarının kendilerinin almaları gereğini dile getiren Hürmüzlü, “Her zaman demişimdir, kararlar Irak mutfağından çıkmalıdır” dedi. Başdanışman Hürmüzlü Türkmen adını vermeden “Türkiye olarak her zaman Irak’ın yanında olacağız. Bu ülkede gizli gündemimiz yok. İlişkilerimiz açık ve şeffaf olmalıdır. Türkiye’nin Irak politikasında herhangi bir değişiklik söz konusu değildir. Ülke olarak Irak’a birçok yardımımız dokunmuştu. Özellikle yaralıların ülkemize getirilmesinde birçok yardımda bulunmuştuk. Bu yardımlarımız hala da devam ediyor” diye konuştu. Bölgenin çoğu milletleri anayasanın parlamentoya dönmesini istemiyorlar Saray-Erbil Bölgenin farklı etnik grupları, haklarının çoğunu garantiye aldığı için bölge anayasasının parlamentoya yeniden dönmesini istemiyorlar. 2009’da 97 parlamenterin oyunu alan bölge anayasa taslağı henüz referanduma sunulmadı. Muhalefet ve diğer bazı gruplar tadili için anayasanın parlamentoya dönmesini istiyorlar. Ermeni parlamenter Aram Şahin, anayasanın referanduma sunulmasını istedi. Anayasa taslağının vaktiyle 97 parlamenterin oyunu aldığını hatırlatan Şahin, anayasanın halkın onayına sunulması gereğini savundu. Bu konuda partilerin karar vermemesi gerektiğini dile getiren Ermeni vekil, Ermeniler olarak haklarının anayasada garantiye alındığını kaydetti. Bazı maddelerin tadil edilebileceğini ifade eden Şahin: tümü değil, bazı maddeleri tadil edilebilir” dedi. Hıristiyan parlamenter Salim Toma, Kildani ve Asuriler olarak haklarının anayasada yer aldığını söyledi. Ancak parlamentoya dönmesi halinde anayasaya konmak üzere yeni taleplerinin olacağına dikkat çeken Toma, “Anayasanın anayasanın baştan aşağı gözden geçirilmesinin imkansız olduğunu kaydetti. Anayasada bazı maddelerin tadil edilebileceğini ifade eden Toma, anayasa üzerinde uzlaşma sağlanmadığı takdirde azınlık veya çoğunluk oylarıyla geçeceğini belirtti. Toma: “Anayasa uzlaşı sağlanmadan parlamentoya dönmesi birçok soruna neden olacak” dedi. Kürdistan parlamentosunun Türkmen milletvekillerinden Şerdil Tahsin, zamanında anayasanın dönmesini isteyenler arasında yer aldığını hatırlattı. Ancak şimdi bu isteğinden vazgeçtiğini ifade eden Tahsin: “Türkmenler olarak anayasada yeni hak ve talepler tespit etmek istiyoruz. Zamanında anayasanın dönmesini isteyenler arasında yer alıyordum. Ancak şimdi değil. Çünkü eğer dönerse, iller yasası ve seçim yasası gibi rafa kaldırılır ve yatırılır. Dolayısıyla hemen referanduma sunulmalıdır. Ardından bazı maddelerinin tadili için parlamentoya dönmelidir” dedi. “Bölgede ikinci büyük millet olarak kabul edilmek istiyoruz ve bölge başkan yardımcısı bizden olsun” diyen Türkmen vekil, “bölge bayrağına Türkmenlerin sembolü mavi renk konulsun” diye konuştu. Yezidi temsilci Hazım Tahsin Beg, Yezidi isminin anayasanın 5. maddesinde geçtiğini hatırlattı. Saray’a konuşan Tahsin Beg, bazı haklarının anayasal garantiye alındığını da söyledi. Millet olarak Kürdistan bölgesinde ikinci sınıf vatandaş olmak istemediklerini ifade eden Türkmen vekil Şerdil Tahsin: “Millet olarak kabul edilmek istiyoruz ve bölge başkan yardımcısı bizden olsun. Bölge bayrağına Türkmenlerin sembolü mavi renk konulsun” Yezidi vekil, diğer milletler gibi kendilerine de kota verilmesini istedi. Nüfus olarak sayıları 500 bini aşsa da, sadece bir genel müdürlerinin bulunduğuna dikkat çeken Beg, “bölgedeki resmi kurumlarda ve içişleri bakanlığında atanmak istiyoruz” diye konuştu. 2 Sayı:95 - 30 Mayıs 2013 Neden KYB ve KDP ITC’yi toplantılara çağırmıyorlar Saray- Erbil Bölgedeki iki iktidar partisi KYB ve KDP, Türkmenleri ilgilendiren toplantılara Irak Türkmen Cephesi (ITC)’yi çağırmıyorlar. Durumu gazetemize değerlendiren ITC’li bir yetkili, KDP ve KYB’yi kendilerine karşı gözardı etme politikası uygulamakla suçladı. ITC üst düzey yetkilisi Aydın Maruf, iki Kürt grubunun Türkmen partileriyle düzenledikleri toplantılara kendilerini çağırmadıklarını söyledi. Bu tavırları nedeniyle KDP ve KYB’yi eleştiren Maruf, “Bu toplantılarda Türkmen meselesi, Kerkük statüsü, seçim veya anayasa konuları görüşülüyor. Ancak Irak’ta olduğu gibi Erbil ve Kerkük’te de önemli bir yere sahip ITC’yi çağırmıyorlar” dedi. KDP ve KYB ile çok iyi ilişkiler içinde olmalarına rağmen söz konusu toplantılara çağrılmamalarına sitem eden ITC yetkilisi Maruf, bu konuda en çok KDP’ye kızdıklarını kaydetti. Bunun kabul edilemez olduğunu ifade eden Maruf, ITC’nin çağrılmadığı toplantıların kendileri için hiçbir şey ifade etmediğine dikkat çekti. Bu konuyu, önümüzdeki günlerde ziyaret edecekleri partilerle gündeme getireceklerini belirten ITC’li yetkili: “Önümüzdeki günlerde hem iktidar partisini hem de muhalefeti ziyaret edeceğiz. Ziyarette bu konuyu gündeme getireceğiz” diye konuştu. ITC’nin bu eleştirileri karşısında sessiz kalmayan KDP, parti olarak ITC ile hiçbir sorunlarının bulunmadığına dikkat çekti. Saray’a konuşan KDP’li yetkili Ahmet Kani, ITC’yi toplantılara, söz konusu Türkmen partisinin genel merkezinin bölge dışında Kerkük’te olduğu için çağırmadıklarını öne sürdü. ITC’nin Erbil’deki bürosunun bu şehri temsil ettiğini ifade eden KDP İlişkiler Büro Başkanı Ahmet Kani, “ITC’nin Erbil’deki bürosu ITC’nin genel politikası değil bu şehri temsil ediyor. Bizim toplantımız partilerin ana merkezleri ile olduğu için kolları çağırmadık. Ama eğer kollarla toplantı yaparsak mutlaka ITC Erbil bürosunu da çağıracağız. Çünkü onların ana merkezi bölgede değil Kerkük’te” dedi. ITC ile hiçbir sorun yaşamadıkları ve kendisiyle dostane ilişkiler kurmak istediklerini dile getiren KDP’li yetkili Kani, şu veya bu partiyi toplantılara davet etmek konusunda hiçbir problemlerinin olmadığını da kaydetti. Saray konuyla ilgili KYB’nin görüşünü almak istedi. Ancak KYB sözcüsü Azat Cündiyani ve partinin yönetim üyesi Seyit Talat Haffaf telefonumuza çıkmadılar. Bölgecilikle başımız dertte Saray-Erbil Bazı gazeteci, üniversite öğretim üyesi ve sivil toplum örgüt yetkililerine göre; Kürdistan bölgesinin bölgecilikle başı dertte. Bölgecilik, bir takım kişi veya siyasi grubun ortak menfaatlerini idame edebilmek için birbirlerine sempati duyması olarak tanımlanabilir. Bunlar ülke ve millete önem vermekten ziyade bağlı oldukları bölgeye önem verir. Bölgeciliğin feodel yapının hakim olduğu günlerden kalma olduğunu savunan bir öğretim üyesi, “O günlerde toplumlar kapalıydı ve kendi kendilerini idare ederlerdi. Bu durum başka bölgelerle alışverişte bulunmalarına imkan sağlamıyordu. Bu ister istemez bölgecilik hissini arttırırdı” dedi. Sosyolog Dr. İsmail Abdullah Hamad, bugüne kadar aşiretçilik, bölgecilik ve kabilecilik hissiyle hareket edildiğine dikkat çekti. Selahaddin Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Hamad, iktisadi şartların değişmesinin bölgecilik ve aşiretçilik hislerini azalttığını veya yok ettiğini söyledi. Gazeteci Serkel Haşim, bölgecilik yaklaşımının siyasi liderler üzerinde de etkili olduğuna dikkat çekti. Bunun medyaya da yansıdığını ifade eden gazeteci Haşim, bölgedeki liderlerin şu veya bu bölgeye yakınlık gösterdiklerini veya destek verdiklerini belirtti. “Siyasi partilerimiz de bölgecilik etrafında buluşmasına mani olduğunu belirtti. Bölgecilik yaklaşımını azaltmak için medya ve sivil toplum örgütlerini göreve çağıran bir yetkili, bölgecilik ve aşiretçilik düşüncesinin bir gerçek olduğunu söyledi. Duhok Erbil Süleymaniye yapıyorlar” diyen Haşim, toplumda da böyle bir yaklaşımın hissedildiğini ifade ederek hiçbir gelişmenin bölgecilik hissini yok edemediğini kaydetti. Haşim, “medya da bölgecilik yaptığı için bu durumun üzerinden gelemiyor” diye konuştu. Sivil toplum örgüt üyesi Hemin Ferit, dünyadaki sosyal ağların toplumları birbirine bağladığını söyledi. Bu durumun farklı bölgelerdeki insanların birbirlerini kabul etmesine zemin hazırladığını ifade eden Ferit, artan bölgecilik yaklaşımlarının toplumların tek model ve tek düşünce Gazeteci Haşim›e göre bölgecilik yaklaşımı siyasi liderler üzerinde de etkili oluyor. Bunun medyaya da yansıdığını ifade eden gazeteci Haşim, bölgedeki liderlerin şu veya bu bölgeye yakınlık gösterdiklerini veya destek verdiklerini belirtti. İslami Birliğinden parlamenter Bayan Ahmet, gelişen medya araçları ve toplumun bölgecilik düşüncelerini azalttığını kaydetti. Aidiyet duygusunun pekiştirilmesi gereğini savunan Ahmet, kendi ülkelerine hizmet etmeleri için halkın teşvik edilmesini istedi. Erbil’in tanınmış din adamı Kadı Reşat Müfti’nin hayatı ve dine hizmeti ...6 Sayı:95 - 30 Mayıs 2013 Neden İran Türkmenlere yakın olmak istiyor? 2 Siyasi partilerimiz de bölgecilik yapıyor 5 Halkımızın yardım ve desteğini bekliyoruz 2 ITC iki Kürt grubu KDP ve KYB›yi eleştirdi 3 Bazı Türkmen grup seçime bütçe yetersizliği nedeniyle katılamayacak 5 Türkmen grup seçime katılım formunu aldı Saray Özel Beş Türkmen grup, önümüzdeki Eylül ayında yapılması beklenen Kürdistan parlamento seçimlerine katılabilmek için seçim komiserliğinde kayıt yaptırdı. Kayıt işlemi önümüzdeki Haziran ayının dördüne kadar sürecek. Seçime katılım formunu alan Türkmen gruplar şöyle: Türkmen Erbil Listesi, Türkmen Demokrasi Hareketi Listesi, Türkmen Reform Hareketi, Müne Kahveci Listesi ve üç grubun koalisyonundan oluşan Türkmen Liberaller Cemiyeti, Türkmen Demokratik Partisi ve Türkmen Kültür Cemiyeti Listesi. Ancak Irak Türkmen Cephesi ve Türkmen Kardeşlik Ocağı bu konuda henüz karar almış değiller. Konuyla ilgili olarak Saray’a konuşan ITC Lideri Erşet Salihi, sürece olumlu yaklaştıklarını söyledi. Salihi ancak seçime katılım konusunda henüz bir karara varmadıklarını kaydetti. ITC lideri, bu konudaki müzakerelerine devam ettiklerini de belirtti. Seçim komiserliğinin kararına göre; kayıt yapmak isteyen gruplar komiserlikte 50 milyon Irak dinarı yatırmak zorunda. Bu gruplar 2 bin imza da toplamaları gerekir. Komiserliğin bu kararı maddi sıkıntı çeken gruplar için probleme yol açıyor. Türkmen Bağımsızlar Hareketi Başkanı Kenan Şakir Üzeyirağalı, ayda hükümetten 20 milyon dinar aldıkları için komiserlikte 50 milyon dinar yatırma imkanına sahip olmadıklarını söyledi. Saray’a konuşan Üzeyirağalı, hükümetten bu konuda kendilerine yardım etmesini talep etti. Parti olarak seçim komiserliği nezdinde 2004’ten beri kayıt yaptırdıklarını hatırlatan Türkmen parti başkanı, ancak yeniden kayıt yaptırabilmeleri için 50 milyon dinar yatırmaları gerektiğini belirtti. Ayda 20 milyon gibi bir para aldıkları için komiserlik nezdinde 50 milyon dinar yatıramadıklarını ifade eden TBH Başkanı Üzeyirağalı, bu konuda hükümetten yardım talep ettiklerini söyledi. “Seçime katılmak istiyoruz” diyen Türkmen yetkili, 2 bin imza konusunda sıkıntı çekmediklerini dile getirdi. Türkmen Demokratik Partisi Başkanı Dilşat Çavuşlu, seçime üç partiden oluşturdukları koalisyonla katılacaklarını kaydetti. Saray’a demeçlerde bulunan Çavuşlu, Türkmen Demokratik Partisi, Türkmen Kültür Cemiyeti ve Türkmen Liberaller Cemiyeti tarafından oluşturulan liste için henüz bir isim seçmediklerini söyledi. İzzet Duri: Irak halkı Baas partisinin sütünden beslendi Saray-Ajanslar Devrik Baas partisinin ikinci adamı İzzet Duri, Mısır’ın Cumhuriye gazetesine verdiği mülakatta Irak halkının bugüne kadar verdiği iki milyon şehidin 150 bininini Baas partisi mensuplarının oluşturduğunu söyledi. Yakalanması için ABD’nin başına iki milyon dolar ödül koyduğu Duri, Baas partisinin mücadelesine ilkeleri ve içtüzüğü çerçevesinde devam ettiğini kaydetti. Mücadele olmadan işgalcilerin kontrolünün devam edeceğini belirten Iraklı eski yetkili Duri, silahsız direnişin yararlı olmayacağının altını çizdi. Mücadelelerinin Maliki’nin Safavi idaresi devrilene kadar devam edeceğini ifade eden Duri, Irak halkının zillete boyun eğmeyeceğini söyledi. “Irak halkı Baas partisinin sütünden beslendi” diyen Duri, “Cesur Irak halkından aldığımız kuvvet sayesinde işgalcilere direniyoruz. Bu halk bugüne kadar 2 milyon şehit verdi” diye konuştu. Bendyapı İnşaat olarak, tecrübeli elemanlarımızla köprü ve baraj inşaatında ün yapmış bir firmayız. Adres: Erbil-Ankava İletişim Bilgileri: 009647504207877 - 009647703929950 www.bendyapi.com.tr
Benzer belgeler
Adnan Şenses`e veda! Emrah`a Twitter şoku
Twitter’dan 5 milyon dolar ederinde hisse alan şarkıcı Emrah ise
Twitter’ın hisse hareketlerinden bir yatırımcı olarak etkileniyor.
Emrah Twitter hisseleri aldıktan sonra şirketin kağıtları yüzde 7...
Müslüm Baba Şarkıları 2 TÜRKAN ŞORAY ADINA DÜNYA
taytının üzerine giydiği mini eteğiyle çıkan 50 yaşındaki sanatçı, ilginç mimikleri kadar açıklamalarıyla da dikkat çekti. Koyu bir besiktastaraftarı olan
güzel sanatçı, çok eleştirilenbesiktasBaşk...
Saray turky.indd - Bizturkmeniz.com
Şampiyonlukla kapanan sezonun ardından takımı iyice ‘mükemmel’ hale getirmek isteyen Cimbom’da hedef ‘yabancı’ değil Arda Turan… Aslan
Demet Şarkılarını Gençler İçin Söyledi
ve modelleri eski oldu. Bu
araçları yeniden fiyatlandırmak için hükümetin onayını
bekliyoruz.
Nazım Hikmet`in sözleri kitapları ve hayatı
vefatının ardından resmen
vaazlık görevine başladı.
Aynı zamanda Kaledeki
medresede de din dersleri veren Müfti, Erbil ve
Kürdistan bölgesinde ün
salmaya başladı. Birçok
din adamının icazet aldığı
...
SARAI LATINInew.indd
saatlerce sürer ve genelde dinlenme yada nitrogliserinle geçmez,
• Ağrı, şiddetli ve künt vasıftadır.
Fazla Kiloların Suçlusu Tayt Mı?
için bir komisyon kuruldu.
Komisyonda Müfti’nin yanı
sıra bir takım ileri gelen
yer aldı. Deniliyor ki camiin
için izin çıkar çıkHazırlayan: Şirzat Şeyh tamiri
maz Erbil halkı aralarında
Muhammet
5...