16 GOSB`lu Olmak
Transkript
16 GOSB`lu Olmak
TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 SAYI: 13 GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERGİSİ GOSB'lu olmak GOSB'da üretim yapan kuruluşlar, bölgenin yarattığı değeri anlatıyor... GOSB'un yıldızları İSO ilk 500’e 16, ikinci 500’e 15 GOSB firması girdi GOSB'a övgü Japon sanayiciler değerlendirdi: GOSB, uluslararası arenada çok iyi bir örnek 23 yılda dinamik değişim Otoyol sorunu çözülecek BAŞKAN D MESAJI Mükemmellik yolunda… eğerli sanayicilerimiz, Türkiye kalkınmasının motor gücü olan sanayinin hızlı gelişmesini sürdürerek gelişmiş dünya ülkeleri standartlarına ulaşmasında, Organize Sanayi Bölgeleri’nin öncü rolü yadsınamaz bir gerçekliktir. Bilindiği gibi tarihsel süreçte, üretimin önceliği her zaman söz konusu olmuş ve olmaya devam edecektir… Kazanılan bu unvanın sürdürülerek geliştirilmesi yönünde bölgemizin gerçek sahipleri olan katılımcı sanayicilerimizin ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda geliştirilen projelerimiz hızla hayata geçirilmektedir. Söz konusu projeler, gelinen aşama ve sonuçları, çağdaş yüzüyle yenilenen gosb web sitemizde katılımcılarımızın bilgilerine anlık on-line olarak sunulmaktadır. GOSB yönetimi olarak, sanayicilerimizin elektrik, su, doğalgaz, haberleşme gibi önemli girdilerini oluşturan hizmet maliyetlerini aşağıya çekerken, aynı zamanda Merkezi Atıksu Arıtma Tesisi, Denizli Göleti, Endüstri Meslek Lisesi, TIR Parkı, otel, hastane gibi büyük çaplı projelerimizde önemli mesafeler kat edilmiş bulunmaktır. Yanı sıra yönetimimiz, başta bakanlıklarımız olmak üzere, Kocaeli ve Gebze resmi kurum ve kuruluşlarıyla sürekli diyalog içindedir. Bu çerçevede, son olarak; nüfusu büyük bir hızla artan Gebze’deki OSB’ler ve çevresinde ciddi bir trafik sorunu oluşacağı öngörüsüyle; kavşak, yol düzenlemeleri dışında otoyola bağlantı yapılması konusunda Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali Yıldırım’la yapılan görüşme sonrası, çalışmaların ivedi olarak başlatılmasına karar verilmiştir… Yücel Güngör Gebze Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı GOSB Dergimizin bu sayısında ele alınmış olan “GOSB’lu olmak üzerine…” ise, GOSB’un en eski sanayicilerinden biri olarak, bugün bir “çöl’den vaha” yaratıldığını ifade edebilirim. Bu vahadan yeni zenginliklerin fışkırması için GOSB yönetimi olarak gereken her şey yapılacak ve böylece küresel dünyanın güçlü aktörleri olarak krizlerin bertaraf edilmesinde sanayicilerimizin önemli güç kazanımı elde etmelerine olanak sağlanmış olacaktır... Tüm sanayicilerimizi saygıyla selamlıyorum… GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD Türkiye’de sanayinin disipline edilmesini sağlayan 253 Organize Sanayi Bölgesi içerisinde, ülkemiz zenginliğinin kavşak noktasında bulunan Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB)’nin yeri büyük önem taşımaktadır. Türkiye ve uluslar arası boyutta uygulamalar da göstermektedir ki; Türkiye ekonomisine üretim, ihracat, istihdamıyla yüksek katma değer sağlayan, önde gelen sanayi kuruluşlarımızın üretim yaptığı GOSB; sunduğu altyapı ve üstyapı hizmetleriyle bugün itibariyle “Türkiye’nin en iyi OSB’si” konumundadır. 3 GOSBSAD G SB ® İÇİNDEKİLER Gebze Organize Sanayi Bölgesi Sanayicileri Derneği Yayın Organı GOSBSAD Adına İmtiyaz Sahibi: Selçuk Paksoy GOSBSAD Yönetim Kurulu Başkanı Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Tunçer Gömeçli GOSBSAD Genel Sekreteri 3 GOSBSAD 14 GOSB'un yıldızları ISO 500’e GOSB’dan 16 firma birden girdi 16 GOSB'lu Olmak Mükemmellik yolunda… Yücel Güngör Gebze Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı 6 Clariant, Gebze’yi Üretim Üssü Yaptı GOSBSAD Mesajı Selçuk Paksoy Gebze Organize Sanayi Bölgesi Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı 18 8 Genel Sekreter Mesajı Tunçer Gömeçli Gebze Organize Sanayi Bölgesi Sanayicileri Derneği Genel Sekreteri Editör: Demet Sunar 4 Başkan Mesajı Yayın Kurulu: İsmail Turfanda Şahin Ürgün İbrahim Bayraktaroğlu Tunçer Gömeçli 10 İdare Merkezi: Gebze Organize Sanayi Bölgesi Sanayicileri Derneği GOSB Yönetim Merkezi ve Sosyal Tesisleri Şahabettin Bilgesu Cad. No: 605 PK: 0072 Gebze 4180 Kocaeli Tel: 0 262 677 11 77 Faks: 0 262 677 11 78 11 GOSB'tan Haberler Avrupa’nın en zengin ülkesi Lüksemburg GOSB’da 13 İbrahim Bayraktaroğlu Ersem, Genel Müdür 22 Türk tarımıyla özdeşleşen kuruluş: Hektaş Şahin Ürgün Hektaş Teknik İdari İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Japon sanayicilerden GOSB’a övgü GOSB 1. Tenis Turnuvası 12 ERSEM, ERDEMİR güvencesini kapınıza kadar teslim ediyor 24 Orhan Kadir Oktay İleri Elektrokimya Otoyol projemiz Bakan Binali Yıldırım’a sunuldu GOSB yönetimi ve katılımcıları Çarşamba buluşmalarında bir araya geliyorlar TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ GOSB’da bulunmak bir prestij 28 GOSB’un yeni sakini Siemens Türkiye Kaşif Yıldırım Siemens Türkiye Gayrimenkul Direktörü İÇİNDEKİLER GOSB'un Renkleri 56 Türkiye’de dikey perdeyi üreten ilk kuruluş: Oba Perdesan Üyelerden Haberler Linde Gaz hidrojen Arabaları Yarışına sponsor oldu Osman Özçakar OBA Perdesan, Genel Müdür 36 57 GOSB Teknopark Artesis dünya devi olma yolunda Prof. Ahmet Duyar 58 Artesis, Genel Müdür 42 İnovasyon Grundfos’ta inovasyon müzik gibidir 46 Turizm sektörü “Beyaz Yıldız” ile Parlayacak İnceleme: OSB'ler Organize sanayi bölgelerinin tarihsel gelişimi İş Yaşamı Atilla Hacısüleymanoğlu: “Hobiler insanı dışarıdaki dünyaya hazırlıyor” 52 59 Sandoz IPTS 2008’de Altın Sponsor olarak yerini aldı 62 Yönetim Teknikleri Sevgili patronuma mektup Genel müdürünüze müşteri odaklılık üzerine açık mektup Verimlilik Yapım: Mavi Tanıtım ve İletişim Bahariye Cad. Taner Apt. No: 78/1 Kadıköy 34710 İstanbul Tel: 0 216 418 59 31 Faks: 0 216 348 95 22 Baskı: Özgün Ofset Tic. Ltd. Şti. Yeşilce Mah. 4. Levent Oto Sanayi Sitesi Aytekin Sok. No: 21 Kağıthane - İstanbul Tel: 0 212 280 00 09 Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yayınlanan yazılardan kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz. GOSBSAD Dergi Gebze Organize Sanayi Bölgesi Sanayicileri Derneği tarafından üç ayda bir yayınlanır. Ulusal-Türkçe-İlmi Verimlilik artışının adresi: Sanallaştırma Abdurrahman Komaz Teknotel Bilişim Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı 66 Yönetici Kitaplığı 67 Yıllar içinde GOSB Büyük değişim GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD 32 5 GOSBSAD MESAJI Selçuk Paksoy Gebze Organize Sanayi Bölgesi Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı D eğerli Katılımcılarımız, Birleşik Amerika’da başlayıp, adım adım yayılan ekonomik kriz artık Avrupa’da kendini adamakıllı hissettirmeye başladı. Ülkemizde de kapımızı çaldı. Hala büyük bir çoğunluk işin ciddiyetini görmüyor, Ya da görmek istemiyor. Hal böyle olunca da tedbir almak noktasına gelemiyoruz. Buna siyasal düzensizliği de eklersek önümüzdeki günlerin iç açıcı olmayacağı görünüyor. GOSBSAD Herkes temkinli, atacağı adımı hesaplayarak atıyor. Diğer taraftan alınan siparişlerin zaman içinde gerilediği, ödeme vadelerinin uzadıkça uzadığı, satış fiyatlarının devamlı bir şekilde gerilediği, ama ham madde fiyatlarının sürekli arttığı, hatta bazılarının temininde darlık nedeniyle olağanüstü zorlukların yaşandığı ve dolayısıyla fiyatların korkunç bir şekilde tırmandığı bir süreçten geçiyoruz. 6 Bu olumsuz tabloya rağmen, GOSB içinde inşaatı devam eden 13 fabrika, olumlu bir tabloyu oluşturuyor. Bu katılımcılara kolaylıklar diliyorum. GOSB de halen 67 si Açılış Ruhsatını almış, 97 firma faaliyetini sürdürüyor. GOSB yönetimiyle ahenkli bir şekilde, Bölge içindeki faaliyetlerimiz kesintisiz devam ediyor. TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ İnşaatı devam eden GOSB Endüstri Meslek Lisesi’nin atölye yapımında kullanılmak üzere GOSBSAD olarak 500.000 YTL bağış yaparak bu eğitim kurumuna önemli bir katkı sağladık. TIR Parkı yakın zamanda işletmeye açılmış olacak. GOSB Merkezi Atık Su Arıtma Tesisi Projesinde bazı engellerle karşılaşmış olmamıza rağmen, son aşamaya gelmiş bulunuyoruz İSU (İzmit Sular İdaresi) ile anlaşarak su sorununu aşmış oluyoruz. Altı banka şubesinin faaliyette bulunduğu kısımda iş merkezi olarak takribi 1000’er m2 lik alanları kiraya veriyoruz. Konaklama ihtiyacını karşılama amacıyla, iş oteli projesinde imza safhasına gelindi. Sağlık Merkeziyle ilgili girişimlerimiz devam ediyor. Siz üyelerimizin söz konusu faaliyetlere katılımı ve desteğiyle, bu faaliyetlerimizi arttıracağımıza, daha da çeşitlendireceğimize inanıyor ve etkin katılımınızı GOSBSAD yönetimi olarak bekliyoruz Tüm üyelerimizin, okurlarımızın şeker bayramını kutluyor saygılarımı sunuyorum..l GOSBSAD MESAJI kişi ve kuruluşların bu konudaki görüşlerini dergimiz sayfalarında bulacaksınız. GOSBSAD dernek merkezimizi Ekim ayı içinde yeni adresimize taşıyoruz. Böylece GOSB Yönetim Merkezi ve Sosyal Tesisleri içindeki misafirliğimiz son buluyor. GOSB Doğu Kapısı girişinde yer alan merkezimizin adresi; “Şahabettin Bilgisu Cad. No: 613 41480 Gebze – Kocaeli”, “Tel: 0262 677 11 77 Faks: 0262 677 11 78”. Tunçer Gömeçli GOSBSAD Gebze Organize Sanayi Bölgesi Sanayicileri Derneği Genel Sekreteri 8 M erhaba Değerli Katılımcılar, GOSB ailesine GOSBSAD Genel Sekreteri olarak 1 Temmuz tarihinde katıldım. Tatil dönemine rastlayan bu kısa süre içinde birçoğunuzla tanışma fırsatım olmadı. Bu nedenle önce kendimi kısaca tanıtmak istiyorum. Meslek olarak Kimya Mühendisiyim. Yaklaşık 35 yıllık iş hayatımda üretim ve bakım, kalite/çevre/ iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemleri alanlarında uzun yıllar yönetici olarak görev yaptım. Bu yıllarda edindiğim deneyimi GOSBSAD öncesinde birçok kuruluşa verdiğim eğitimler ve yaptığım danışmanlıklarla değerlendirdim. Yerel, ulusal ve uluslar arası derneklerde yönetim kurulu üyeliği, sekreterlik ve başkanlık görevlerinde bulundum ve bulunmaktayım. GOSB bünyesinde, siz değerli katılımcılarımız ile birlikte önemli projeler ve değerli hizmetler üreteceğimize inanıyorum. Bazı kurumlar vardır, isimlerini hemen hemen herkes bilir, yarattıkları değerler ile toplumda saygın bir yer edinmişlerdir. Bu kurumlara mensup olmak, bu kurumlar içinde veya bu kurumlar için değer üretmiş olmak size değer katar ve kimliğinizin önemli bir parçasını oluşturur. Bizim akılımıza da “GOSB da böyle bir kurum mu?” sorusu geldi ve bu sorunun yanıtını bizim vermemizin doğru olmayacağı düşüncesinden hareketle dergimizin bu sayısını “GOSB’lu olmak” temasına ayırdık. Farklı TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ Dergimizin tirajını bu sayıdan itibaren ikiye katlayarak arttırdık. Baskımız 2000 adet. Dergi dağıtımını siz katılımcılar ve GOSB ilgilileri için önemli olduğunu düşündüğümüz adreslere yapıyoruz. Oysa inancımız GOSB’un potansiyelinin bu rakamın da çok üzerinde olduğu yönünde. 5000 rakamı hiç de ulaşılmayacak bir rakam değil. Ancak bu konuda siz katılımcılarımızın desteğine ihtiyacımız var. Duyuru olarak sizlere gönderdiğimiz e-posta da belirttiğimiz gibi, derginin ulaşmasını istediğiniz, sizler için önemli olan kuruluşlar ve yetkililerinin isim ve adreslerini bizlere gönderirseniz derginin bu adreslere ulaşmasını sağlayacağız. Hesap çok basit. Katılımcılarımız sadece 10’ar adet adres bildirirse, tirajımızı 1000 adet arttırabiliriz. GOSBSAD olarak tüm GOSB katılımcılarının yararlanacağı “Ortak satın alma” çalışması başlattık. “Akaryakıt”, “Filo Araç Kiralama”, “Kargo/kurye işleri”, “Misafir ağırlama”, “İş kıyafetleri ve kişisel koruyucu donanım” ve “Yangın söndürme donanımı ve bunların bakımları” konularında mevcut durumu tespit etmek üzere tüm üyelerimize anket formu gönderdik. Bu konuda ilk sonucu “Misafir ağırlama” konusunda elde ettik. Bir otel ile yürüttüğümüz görüşmeler sonucu GOSB katılımcıları için özel koşullar sağladık ve sizlere duyurduk. Önümüzdeki aylar içinde diğer konularda da güzel haberlerimiz olacak. Çalışmalarımızda başka kardeş kuruluşların yapmış oldukları çalışmalardan yararlanmakta ve bazı konularda da onlarla işbirliği yapmaktayız. Diğer çalışmalarımızla ilgili güzel haber ve gelişmeleri önümüzdeki sayılarda sizlere duyurmak dileğiyle sevgi ve saygılarımı sunarım.l GOSB’DAN HABERLER Avrupa’nın en zengin ülkesi Lüksemburg GOSB’da Lüksemburg Ticaret Odası Genel Direktörü Pierre Gramegna, Gebze Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Güngör tarafından gerçekleştirildi. Kocaeli ABİGEM ve Kocaeli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Kanbak, Kocaeli’nin ticaret ve yatırım konusundaki güçlü performansı konusunda bilgi verirken, Kocaeli’nden gerçekleşen dış ticaretin 44 milyar dolar boyutunda olduğuna dikkat çekti. GOSBSAD Lüksemburg Ticaret Odası Genel Direktörü Pierre Gramegna ve 30 firma temsilcisinden oluşan Lüksemburg ticari heyeti, GOSB’a ziyaret gerçekleştirdiler. 10 L üksemburg Ticaret Odası Başkanı Pierre Gramegna’nın beraberindeki 30 firma temsilcisinin Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleştirdiği karşılıklı iş görüşmeleriyle, ihmal edilen ilişkilerin telafisi yönünde önemli adımlar atıldı. Geçtiğimiz yıl itibariyle Türkiye ile dış ticareti 170 milyon dolar seviyesinde bulunan, kişi başına 100 bin doları aşan yıllık geliriyle dünyanın ikinci, Avrupa’nın en zengin ülkesi Lüksemburg, karşılıklı ticaret hacmi ve ortak yatırımların artırılması konusunda düğmeye bastı. Bu çerçevede, Türkiye’nin örnek Organize Sanayi Bölgesi olan GOSB’da tam gün yapılan İş Platformu’nda, Lüksemburg’dan 30, Türkiye’den 60 firma temsilcisi, 150’den fazla karşılıklı iş görüşmesi gerçekleştirdi. Kocaeli ABİGEM, GOSB ve Lüksemburg Ekonomi ve Dış Ticaret Bakanlığı’nın Ortak Girişimi ile düzenlenen, GOSB Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Güngör ve GOSB Bölge Müdürü Güher Türker’in de katıldığı etkinliğin açılış konuşmaları; Kocaeli ABİGEM ve Kocaeli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Kanbak, TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ Lüksemburg Ticaret Odası Genel Direktörü Pierre Gmamegna; Avrupa’nın önemli başkenti Lüksemburg’un, finans merkezi konumu dışında sanayi ve hizmet sektörlerinin de büyük önem taşıdığını kaydetti. Gramegna, ülke ihtiyacının yüzde 90’ını ihracat, yüzde 95’ini ise ithalat yoluyla karşılayan Lüksemburg için Türkiye’nin önemini vurguladı. Gebze Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Güngör, 23 yıllık geçmişe sahip olan GOSB’da 37’si uluslararası olmak üzere 116 firmanın üretim gerçekleştirdiğini belirtti. Tüm altyapı ve üstyapı sorunları çözümlenmiş olan GOSB’da ABD, Almanya, Fransa, Kore, Japonya, İngiltere gibi dünyanın farklı ülkelerinden kuruluşlar olduğunu belirterek “Dilerim görüşmeler sonrası Türk firmaları ile Lüksemburg firmaları farklı platformlarda işbirliği gerçekleştirir ve biz yabancı sermayeli ülkeler arasına Lüksemburg’u da dahil edebiliriz” dedi. Açılış konuşmalarının ardından, Gebze Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Güngör, Lüksemburg Ticaret Odası Genel Direktörü Pierre Gramegna’ya, İznik çinisinden özel tasarlanmış GOSB tabağını takdim etti. Gmamegna ise Güngör’e, kravat ve ayrıca Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girişini temsil eden sembolik euro hediye etti.l HABERLER “Japonya’da GOSB benzeri endüstri bölgesi yok” GOSB’DAN Japon sanayicilerden GOSB’a övgü U luslararası heyetlerin ilgi odağı olan GOSB’u, Japonya’nın önde gelen firmalarının başkanları ziyaret etti. GOSB Bölge Müdür Yardımcısı Sertaç Ürkmez, 17 Japon firma temsilcisinden oluşan işadamları grubuna, GOSB hakkında detaylı bilgi verdi. Sertaç Ürkmez, halen GOSB’da üretim yapan toplam 116 firmanın 37’sinin uluslar arası firmalardan oluştuğunu belirterek, GOSB’a uluslar arası firmaların büyük ilgi gösterdiğini belirtti. Japon işadamlarına verilen detaylı GOSB sunumu sonrasında GOSB hakkında görüş ve değerlendirmelerini aktaran Japon işadamları; Japonya’da çok sayıda endüstri bölgesi olduğunu ancak hiçbir bölgenin GOSB kadar altyapısı düzenli ve çevreci olmadığını belirterek “GOSB, uluslararası arenada çok iyi bir örnek oluşturuyor” dediler. Japon işadamları grubu; Katsura Roller, Iao Takeda Archıtect Assocıates, Arata, Iga Industry, Osk, Ogıc, Ohtsu Che- mıcal, Sato Specıal Oil, Sanko Shojı, Sanyo Electrıc Wire, Labotec gibi firmaların başkanları düzeyinde temsil edildi. Japon işadamlarının GOSB’u ziyaretleri kendi talepleri üzerine gerçekleşirken, işadamları GOSB’un ardından Japonya’nın Türkiye’deki önemli yatırımları arasında yer alan Honda ve Isuzu’da temaslarda bulundular.l GOSB 1. Tenis Turnuvası GOSB Yönetim Merkezi ve Sosyal Tesisleri’nde yer alan tenis kortlarının hizmete girmesiyle, GOSB’da sportif etkinlikler de düzenlenmeye başlandı. Hacı Güner ve Hamdi Armağan arasında oynanan maçı, Hamdi Armağan 2 – 0’lık skorla kazandı. Diğer maçların sonuşları ise şu şekilde; 08.10.2008 18+ Bayanlar Kategorisi: Yağmur Olgun:2 Pelin Taşdan:0 09.10.2008 40+ Erkekler Kategorisi: Haluk Asıllıoğlu:2 Gökhan Önalan:0 10.10.2008 30+ Bayanlar Kategorisi: Gül Yılmaz:0 Reşide Küçükay:2 GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD Gebze Tenis Kulübü’nün de katkılarıyla düzenlenen turnuva 6 Ekim 2008 – 23 Ekim 2008 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Dört ayrı yaş grubunda ve bay/ bayan kategorilerinde gerçekleşecek turnuva, 18+ erkekler kategorisinde oynanan maçla başladı. 11 GOSB’DAN Otoyol projemiz HABERLER Bakan Binali Yıldırım’a sunuldu vadeli çözüm önerileri üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda, Kocaeli Sanayi Odası’nın koordinatörlüğünde, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Yol Koordinatörü İnş. Yük. Müh. Adnan Bilgiç ve Dr. İsmail Hakkı Acar, GOSB, TOSB, Plastikçiler OSB ve Gebze Güzeller OSB Yönetimlerinin katılımıyla, GOSB’a ve diğer OSB’lere ulaşım yollarındaki kavşak düzenlemeleri konulu toplantılar düzenlenmiş ve yerinde inceleme yapılmış olup, hazırlanan proje ve keşifler OSB Yönetimlerine sunulmuştur. Ancak sorunun sadece kavşak ve yol düzenlemesi ile yeterli olmayacağını düşünen ve bu soruna kalıcı çözüm arayan Yönetimimiz, “Otoyola Bağlantı Yapılması” konusunda da girişimlerini başlatmıştır. GOSB'un Gebze'deki OSB'ler çevresinde, yeni yerleşim alanlarıının açılmasıyla birlikte oluşacak trafik yükü, çekilen trafik sıkıntıları, çözüm önerileri ve bağlantı alternatiflerini içeren raporu 25 Eylül 2008 tarihinde Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'a sunuldu. D eğerli Katılımcılarımız... Sizlerin talepleri doğrultusunda, daha iyi hizmet sunmak için göreve gelmiş olan Yönetimimize iletilen konular arasında en önemli sorunların başında ulaşım problemleri olduğu belirlenmiştir. GOSB’a ulaşım yollarında ve gişelerinde yaşanan trafik sıkışıklığı, gişe sonrası ulaşım yolların yetersizliği, nitelik ve kalite eksiklikleri konularının çözüme kavuşturulması amacıyla, GOSB Yönetimi olarak bir takım girişimler başlatılmıştır. GOSBSAD Öncelikle, Şekerpınar (GOSB Kuzey girişi) kavşağındaki sinyalizasyonun süresi maksimuma çekilerek kısmen de olsa rahatlama sağlanmaya çalışılmıştır. 12 Şubat 2008 tarihinde, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’na, GOSB güney girişinde bulunan kavşaktaki trafik probleminin çözümlenmesi amacıyla hazırlanan alternatif kavşak projeleri, GOSB Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Güngör tarafından iletilmiş, yapılan görüşmede kısa ve uzun TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ Gebze’deki OSB’ler ve çevresinde, yeni yerleşim alanlarının açılmasıyla birlikte oluşacak trafik yükü, çekilen trafik sıkıntıları, çözüm önerileri ve bağlantı alternatiflerini içeren raporumuz 25 Eylül 2008 tarihinde Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali Yıldırım’a ve Karayolları genel Müdürü Mehmet Cahit Turhan’a Makamında yapılan görüşme sırasında sunulmuştur. Görüşmemiz son derece olumlu geçmiş ve bağlantının yapılması için Sayın Bakanımız, Karayolları Genel Müdürü’nü çalışmaların ivedilikle başlatılması konusunda görevlendirmiştir. Karayolları Genel Müdürlüğü ile Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Kocaeli Sanayi Odası, OSB’nin katılımlarıyla sürdürülecek çalışmalar, her iki projenin entegre edileceği bir öneride birleştirilecektir. Böylelikle; GOSB’un güneyinden Otoyola bağlantı yapılması ve devamındaki yol ile kavşakların düzenlenmesi tamamlanarak, trafik sorununa köklü ve kalıcı bir çözüm getirilecektir. Saygılarımızla, GOSB Yönetim Kurulu.l GOSB yönetimi ve katılımcıları Çarşamba buluşmalarında bir araya geliyorlar GOSB Yönetim Kurulu üyeleri ve Bölge Müdürü Güher Türker’in, her hafta GOSB katılımcılarıyla öğle yemeklerinde bir araya geldiği Çarşamba Buluşmaları devam ediyor. Temmuz ayında ara verilerek, kış sezonuyla birlikte yeniden başlanan GOSB Çarşamba Yemekleri’nde, hizmet kalitesinin artırılması yönünde GOSB katılımcılarının beklenti ve önerileri alınırken, GOSB yönetiminin kısa ve orta vadeli projeleri değerlendiriliyor. G OSB Çarşamba Buluşması’nda, IFF Aroma Esans San. ve Tic. A.Ş. Firma Müdürü Didem Keskin, Kireç ve Tuğla Kimya San. A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Örgücü, Ulus Metal San. ve Tic. Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı Ragıp Tunalılar, Robotek Otomasyon Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti. Genel Müdürü Osman Canberi, Bant Boru San. ve Tic. A.Ş. Genel Müdürü İsmail Cenker, GOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Nejat H. Karaağaçlı, GOSB Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Turfanda, GOSB Bölge Müdürü Güher Türker, 15 Ekim Çarşamba günü GOSB Restoranı’nda gerçekleştirilen öğlen yemeğinde bir araya geldiler. 15 Ekim Çarşamba Buluşması’nda, GOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Nejat Karaağaçlı ve Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Turfanda tarafından katılımcılara GSM ruhsatı alan katılımcıların aidatlarında yapılan iyileştirme, elektrik ve su fiyatlarındaki tarife değişiklikleri, GOSB’un güneyinden otoyola bağlantı yapılmasına ilişkin Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım’a sunulan rapor, ortak sağlık merkezi çalışmaları, arıtma tesisi ile ilgili yapılan çalışmalar hakkında ayrıntılı bilgi aktarıldı. Çarşamba Buluşması’nda, Ekim ayında GOSB Konferans Salonu’nda Ar-Ge ve Teşvikleri konusunda bilgilendirme toplantısı düzenleyecek olan TÜBİTAK MAM çalışmaları değerlendirildi. IFF Aroma Esans San. ve Tic. A.Ş. Firma Müdürü Didem Keskin tarafından gündeme getirilen İş Güvenliği mevzuatında değişiklik konusunda eğitim çalışmasının yapılması konusu da ele alındı.l 16 Ekim 2008 Perşembe günü, GOSB Yönetim Merkezi ve Sosyal Tesisleri Konferans Salonu’nda sahne alan Asuman Dabak Tiyatrosu, “Şahane Düğün” adlı oyun ile izleyicisiyle buluştu. Robin Hawdon’un yazdığı, usta tiyatrocu Hal- dun Dormen’in yönettiği oyunda; Asuman Dabak, Ziya Kürküt, Tuna Arman, Ufuk Özkan, Bedia Ener, Mehtap Bayri ve Atila Irgılata gibi tiyatro sahnelerinin birbirinden değerli oyuncuları bir araya geldi. l GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD GOSB Tiyatro perdesi açıldı 13 GOSB’DAN GOSB’un yıldızları HABERLER ISO 500’e GOSB’dan 16 firma birden girdi Vergi rekortmenleri, çevre ödüllü yerli ve yabancı firmaların faaliyet gösterdiği Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nden 16 kuruluş, 500 Büyük Firma liginde yer aldı. GOSB Bölge Müdürü Güher Türker, “Gelecek yıllarda daha çok sayıda GOSB firmasının Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasına gireceğine inanıyoruz” dedi. GOSBSAD İ 14 SO tarafından açıklanan Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde (GOSB) üretim yapan 16 firma yer aldı. Toplam 16 firmanın 5’i ise “Türkiye’nin ilk 100 Sanayi Kuruluşu” arasında bulunuyor. Türkiye’nin en zengin iki ili İstanbul ve Kocaeli sınırında bulunan Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB); üye profili, altyapıüstyapı hizmetleriyle Türkiye’nin en büyük OSB’si konumunda bulunuyor. GOSB’da TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ üretim yapan toplam 116 kuruluşun, 37’sini yabancı sermayeli şirketler oluşturuyor. En büyük 500 firma liginde bulunan GOSB firmaları şöyle sıralandı: “Aygaz, Habaş, Siemens, Yücel Boru, Arçelik-LG Klima, Eczacıbaşı Yapı Gereçleri, Autoliv Cankor, Bilim İlaç, Betek Boya, Sarıtaş Çelik, Alarko Carrier, Keskinkılıç Gıda, İdeal Gıda, Teklas Kauçuk, Zf Sachs Süspansiyon Sistemleri, Basf Yapı Kimyasalları.” Konuyla ilgili açıklama yapan GOSB Bölge Müdürü Güher Türker, Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nden 500 Büyük firma arasına giren GOSB katılımcı sayısının her yıl artış gösterdiğini belirterek “Bu yıl 16 firmamızın yer alması bize büyük gurur vermiştir. Halen GOSB’ta inşaat ve etüd aşamasında yer alan firmalarımızın hızla faaliyete geçmesiyle birlikte, gelecek yıllarda Türkiye’nin en büyükleri arasında daha çok sayıda GOSB katılımcısının yer alaca- İstanbul merkezli ve çok uluslu yabancı firmaların faaliyet gösterdiği GOSB’un, Gebze ilçesi ve Kocaeli ilinde kişi başına düşen milli gelir artışına önemli katkı yarattığını belirten Güher Türker, Kocaeli 2007 yılı Kurumlar Vergisi “İlk 100 Rekortmeni” arasında ise, GOSB’dan 14 firmanın yer aldığını kaydetti. Vergi rekortmeni GOSB firmaları şöyle sıralandı: “Autoliv Cankor, Arçelik LG Klima, Hektaş, Erdemir, Teklas Kauçuk, Aromsa Besin, Dostel Makine, Arcelor Mittal, Sandoz Grup, Arfesan Arkan Fren Elemanları, Belgin Madeni Yağlar, Rözmaş Makine, Foseco Döküm, Legrand Elektrik San. A.Ş.” Türker, ayrıca GOSB firmalarının sahip oldukları Çevre ödüllerine de dikkati çekerek en son, Kocaeli Sanayi Odası Şahabettin Bilgisu Çevre Büyük Ödülü’nü, GOSB’dan Autoliv Cankor Otomotiv Emniyet Sistemleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin kazandığını hatırlattı.l 500 BÜYÜK SANAYİ KURULUŞU SIRALAMASINDA GOSB FİRMALARI 9 13 48 65 98 121 126 142 145 156 335 391 398 429 475 493 AYGAZ A.Ş. HABAŞ SINAİ VE TIBBİ GAZLAR İSTİHSAL END. A.Ş. SIEMENS SANAYİ VE TİCARET A.Ş. YÜCEL BORU VE PROFİL ENDÜSTRİSİ A.Ş. ARÇELİK-LG KLİMA SAN. VE TİC. A.Ş. ECZACIBAŞI YAPI GEREÇLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. AUTOLİV CANKOR OTOMOTİV EMNİYET SİSTEMLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. BİLİM İLAÇ SANAYİİ VE TİC. A.Ş. BETEK BOYA VE KİMYA SANAYİ A.Ş. SARITAŞ ÇELİK SAN. VE TİC. A.Ş. ALARKO CARRIER SAN. VE TİC. A.Ş. KESKİNKILIÇ GIDA SAN. VE TİC A.Ş. İDEAL GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. TEKLAS KAUÇUK SAN. VE TİC. A.Ş. ZF SACHS SÜSPANSİYON SİSTEMLERİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş. BASF YAPI KİMYASALLARI SAN. A.Ş. İKİNCİ 500 BÜYÜK SANAYİ KURULUŞU SIRALAMASINDA GOSB FİRMALARI 20072006 18 40 50 21 144 104 250 225 253 270 275 282 280 180 312 325 13 0 325 306 332 381 336 342 368 0 428 0 500 500 Firma adı UMUR BASIM VE KIRTASİYE SAN. VE TİC. A.Ş. FARPLAS OTO YEDEK PARÇALARI İMALATI İTHALATI VE İHRACATI A.Ş. HEKTAŞ TİCARET T.A.Ş. IŞIK PLASTİK SANAYİ VE DIŞ TİCARET PAZARLAMA A.Ş. PLASTİFAY KİMYA ENDÜSTRİSİ A.Ş. ARGON KİMYA SAN. VE TİC. A.Ş. SEZON PİRİNÇ VE TARIM ÜRÜNLERİ GIDA SAN. TİC. A.Ş. ÜNTEL KABLOLARI SAN. VE TİC. A.Ş FARMAMAK AMBALAJ MADDELERİ VE AMBALAJ MAKİNALARI SAN. TİC. A.Ş. BOSAL MİMAYSAN METAL İŞLEME SANAYİ A.Ş. ARFESAN ARKAN FREN ELEMANLARI SAN. VE TİC. A.Ş. LİNDE GAZ A.Ş. CORNİNG KABLO VE SİSTEMLERİ LTD.ŞTİ PLAŞ PLASTİK AMBALAJ SAN. VE TİC. A.Ş. E-KART ELEKTRONİK KART SİSTEMLERİ SAN. VE TİC. A.Ş. GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD ğına inanıyoruz”dedi. Türker, GOSB’da devam etmekte olan yatırımlar tamamlandığında istihdamın yaklaşık 45 bin kişiye çıkacağını belirtirken, GOSB’un fiziki altyapısı ve sunduğu hizmetlerin, gelişmiş ülkelerdeki endüstri parkları ile eş düzeyde, hatta bazı konularda daha da gelişmiş olması nedeniyle özellikle uluslar arası kuruluşlar tarafından tercih edildiğini kaydetti. 15 DOSYA GOSB’LU OLMAK Clariant, Gebze’yi Üretim Üssü Yaptı İsviçre’nin 120 yıllık kimya devi Clariant, 40 milyon İsviçre Frangı (Yaklaşık 47.6 milyon YTL) yatırımla, tüm birimlerini Kocaeli İli Gebze Organize Sanayi Bölgesi içinde topladı. 1 950 yıllarından bu yana Türkiye’de faaliyette bulunan Clariant (Türkiye) AŞ’nin merkez binası Sefaköy’de, üretim ve depolama üniteleri ise Gebze Organize Sanayi Bölgesinde yer alıyor. Neden GOSB’ta yer almayı seçtiniz. GOSBSAD Yatırımın ilk kararı 1998 yılında alındı. O dönemde Gebze Organize Sanayi Bölgesi İstanbul’a yakınlığı ile bize oldukça cazip imkanlar sunuyordu. Bütün faaliyetleri bir araya getireceğimiz ve kapasitemizi artıracağımız yatırım kararını aldığımız dönem sonrası 99 depremi ve 2001 krizi gibi sürprizlerle karşılaştık ve projemiz gecikti. 16 Uzun süredir Türkiye’deyiz ve büyümek istiyorsak yatırım yapmamız gerektiğini biliyoruz. Bu açıdan bakıldığında da Türkiye bizim için önemli bir potansiyele sahip . Clariant (Türkiye) A.Ş. olarak ise; Gebze Organize Sanayi Bölgesinde tüm birimlerimizi bir araya getirecek proje’nin ikinci aşamasına geçmek üzereyiz. TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ GOSB’un size göre avantajları nelerdir? Gelişmiş altyapısı, sosyal tesisleri, yetkin teknik personeli, kaliteli hizmet ve işbirliği anlayışı ve sağlık birimleri ile çalışanlarımız ve iş verimliliği konusunda bir sürü avantaj sunmaktadır Faaliyetlerini 5 kıtada 100 den fazla grup şirketi ile yürütmekte olan Clariant’ın Türkiye’nin faaliyetlerini bizimle paylaşabilir misiniz? Clariant bölümleri itibariyle 4 gruba ayrılmıştır : Tekstil, Deri & Kağıt Kimyasalları, lReaktif ve direkt boyalar, kükürt boyalar, asit ve metal kompleks boyalar , lÖn terbiye, boyama, baskı ve bitim işlemleri için kimyasallar, lOptik beyazlatıcılar , lİnşaat boyaları ve tutkal sanayii için polimer ve co-polimer emülsiyonları, Pigment ve Katkı Maddeleri lÇözücü içerisinde çözülmeyen renklendiriciler, lCilalar, UV stabilizatörler, yangın geçiktiriciler lOksidasyon önleyici ve anti-statik katkı malzemeleri ile özel uygulamalar için fosfor bileşikler Masterbatches lPlastik ve elyaf için renkli, yüksek konsantreli pigment ve katkı malzemeleri Fonksiyonel Kimyasallar lDeterjan sanayii, kozmetik, petrol, tekstil, deri, madencilik, sivil havacılık ve kimya endüstrisi için ham ve yardımcı maddeler, lİlaç, zirai ilaçlar, plastik, pigment, CMC, boya ve tekstil endüstrisinde kullanılan organik sentez ara ürünleri. Şirketimiz, ISO 9000- 14000 , Ohsas 18001 ve 14001 belgelerine sahiptir. GOSB’taki fabrikanız ile ilgili bize bilgi verebilir misiniz? 55 990 metrekarelik parsel üzerinde kurulan ve projenin birinci aşamasını oluşturan 4 000 ton kapasiteli depo, 20 000 ton kapasiteli kimyevi madde ve 20 000 ton kapasiteli tamamen otomatik emülsiyon üretim birimlerinden oluşan tesis, 4 Temmuz 2008 tarihinde resmen açılmıştır. Gebze’deki tesisimiz yeni inşaa edilmiş ve daha modern bir üretim alanında hizmet veren TLP Kimyasal üretimi binasından (Tekstil, deri, kağıt kimyasalları ve diğer endüstri için kimyasal üretimi) , 7 gün 24 saat hizmet vermek üzere ful otomasyon olarak hizmete geçen Emülsiyon üretim biriminden ( tekstil, deri, kağıt, boya, inşaat ve tutkal emülsiyonları üretimi), Kalite –Kontrol laboratuvarı ve depolardan oluşmaktadır. Yenilikçi gücüyle Clariant, sürdürülebilir büyümeyi ilke edinmiştir. Clariant’ın son teknoloji ürünleri, müşterilerin üretim ve uygulama süreçlerinde anahtar rol oynamakta ve nihai ürünlerinde artı bir değer sağlamaktadır. Kuruluşun başarısı, çalışanlarının bilgi ve tecrübesinde olduğu kadar, müşterilerinin ihtiyaçlarını erken safhada saptamasında ve müşterilerle yenilikçi ve etkili çözümler geliştirmekte ortaklaşa haraket etmesinde yatmaktadır. 6,355 m2 üzerine Clariant Depolama yönetmeliklerine uygun olarak inşaa edilen depomuzda; malzemelerin depolanması malzemelerin teknik özelliklerine göre ; yanıcılar, patlayıcılar, aşındırıcılar, zehirleyiciler, tehlikeli özelliği olmayan mallar olarak ayrı ayrı bölümlerde yapılmaktadır.l GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD İran, Irak, Sudan, Suriye, Israil, Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar, Umman, Yemen, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Lübnan, Kuveyt ülkeleri Clariant Türkiye’nin bölgesinde yer almaktadır. 17 DOSYA GOSB’LU OLMAK ERSEM, ERDEMİR güvencesini kapınıza kadar teslim ediyor Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları tarafından 2001 yılında kurulan Erdemir Çelik Servis Merkezi, kısa adıyla ERSEM 2002 yılından beri GOSB’da faaliyetlerine devam ediyor. E RSEM olarak hangi nedenlerden dolayı GOSB’da üretime geçme kararı aldınız? GOSBSAD Erdemir çoğu çelik üreticisi gibi çelik servis merkezlerini çeliğin nihai tüketicilere ulaştırılmasında dağıtım kanallarından biri olarak görüyor. Çelik servis merkezi, özellikle sanayileşmiş ülkelerde 30-40 yıllık geçmişi olan bir kavram. Özellikle otomotiv ve beyaz eşya sanayinin gelişmesiyle birlikte ülkemizde de belirgin bir hale gelen bu ihtiyaca ERDEMİR de 2000 li yılların başında kurmuş olduğu ERSEM ile bir ölçüde cevap vermiştir. 18 Kuruluş yeri olarak GOSB’un seçilmesinde şüphesiz nihai tüketiciye yakınlık ve diğer lojistik avantajları önemli etkenler olmuştur. Zira servis merkezi işinde nihai tüketiciye coğrafi yakınlık, müşteri stoku tutma, zamanında teslim ve genel servis TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ kalitesi bakımından önemli avantajlar oluşturmaktadır. Marmara Bölgesi, keza GOSB ve hemen yanındaki TAYSAD özellikle otomotiv sanayinin yoğunlaştığı bir bölgedir. Doğrudan deniz yolu bağlantısı diğer bir ifadeyle bir rıhtıma sahip olması bir çelik servis merkezi için şüphesiz daha da değerli bir lojistik avantaj demektir. Denize çok uzak olmaması ve birkaç yakın liman alternatifiyle GOSB’u bu bakımdan önemli dezavantaja sahip bir bölge olarak göremeyiz. Şu anda lokasyon olarak yakınımızda hedef müşteri segmentimizi oluşturan birçok beyaz eşya ve otomotiv yan sanayi firması var. Keza ana üreticiler olarak da gerek beyaz eşya gerekse otomotiv olarak yoğunlaşılan bir bölgenin merkezindeyiz denilebilir. Sonuç olarak bu bölgeyi seçmemizdeki ana faktör coğrafi bölge olarak nihai kullanıcılara olan yakınlıktır. Diğer yandan GOSB tüm altyapısı tamamlanmış örnek bir sanayi bölgesi oluşu da her bakımdan yatırımcılar için avantaj sağlamaktadır. Bu gerek ilk yatırım maliyetleri gerekse işletme maliyetleri bakımından geçerlidir. Kaldı ki GOSB bu tarz organize sanayi bölgeleri arasında daha özel bir yere sahiptir. Nihayetinde GOSB’un çok iyi çalışan bir sanayi bölgesi olduğu inancındayım. Aynı zamanda siz lojistik hizmet de veriyorsunuz. Siz nasıl başladınız Erdemir Çelik Servis Merkezi’nde çalışmaya? Hangi kademelerden geçtiniz? Benim mesleğim endüstri mühendisliği. Mezun olduktan sonra 1990 yılında Erdemir’de çalışmaya başladım ve endüst- ERSEM Erdemir Çelik Servis Merkezi (ERSEM), Türkiye’nin tek entegre yassı çelik üreticisi Ereğli Demir Çelik Fabrikaları T.A.Ş. (ERDEMİR) tarafından 2 Ekim 2001 yılında kuruldu. Sermayesinin tamamı ERDEMİR’e ait olan ERSEM, Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde 1 Ocak 2002 yılında ticari faaliyetlerine başladı. Üçte biri kapalı, yaklaşık 30 dönüm arazi üzerinde faaliyet gösteren ERSEM’de kapalı alanın yaklaşık yarısı stok sahası olarak kullanılmaktadır. Yıllık 200.000 ton nominal üretim kapasitesiyle, başta otomotiv ve beyaz eşya ol- ri mühendisliği, sistem geliştirme stratejik planlama gibi değişik fonksiyonlarda görev yaptım. 2000 yılında satış pazarlama fonksiyonuna geçtim. 2007 Nisan’ından beri de ERSEM’de görev yapıyorum. 18 yıl görev aldığınız Erdemir’i nasıl özetlersiniz? Erdemir ürettiği ürün itibariyle ülkemiz sanayi için çok önemli bir kuruluş. Yassı Nihai üreticiye yakın olmak, hammaddenin geliş süresi gibi faktörler GOSB’u cazip bir hale getirdi bizim için. Şu anda GOSB’da hedef müşteri segmentimizi oluşturan birçok beyaz eşya ve otomotiv yan sanayi firması var. mak üzere yassı çelik ürün kullanan çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren imalatçıların spesifik taleplerini karşılamak üzere, soğuk haddelenmiş ve galvanizli yassı çelik ürünlerine dilme, boy kesme, kenar kesme vb. işlemleri uygulamaktadır. Müşterilerinin üretim süreçlerinde girdi olarak ihtiyaç duyduğu çeşitli özelliklerdeki ürünleri, yüksek kalitede, tam zamanında ve gereken miktarlarda sağlayan ERSEM, sürekli teknik destek, satış sonrası hizmet vb. tamamlayıcı fonksiyonları da müşteri memnuniyetine odaklı komple hizmet anlayışının ayrılmaz unsurları olarak görmektedir GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD Otomotiv ve beyaz eşya segmentinde ekseriyetle çalışan müşterilerimizin çeşitli beklentileri var. Tam zamanında tedarik isterler, ellerinde stok tutmak istemezler. Biz gerektiğinde müşterilerimiz adına stok da tutarız burada. O da bir hizmet alanımız. Burada sahip olduğumuz üstün teknolojiyle çok dar, hassas toleranslarda kesim işleri yapıyoruz. Dolayısıyla üreticilerin hassas makinelerinde de bir ebat sorunu olmuyor. Bu önemlidir. Türkiye’deki bütün servis merkezleri bu denli hassas toleranslarda üretim yapmıyor. ERSEM’in burada bir farkı oluşuyor. 19 DOSYA GOSB’LU OLMAK İbrahim Bayraktaroğlu GOSBSAD Ersem Genel Müdür 20 çelik üretimi ise, genel olarak çelik üretiminde uzun ürünlere nazaran daha teknoloji yoğun ve zorlu bir prosestir. Hele bu işi Erdemir gibi tam entegre bir üretim teknolojisiyle yapmak, yani cevher ve kömürden oldukça geniş bir ürün yelpazesinde yassı çeliğin hemen her çeşidini üretmek, işi daha da önemli ve de heyecanlı kılıyor. Kurulduğundan beri hiç ara verilmeden süren yatırımlarıyla Erdemir bugün dünyanın önde gelen çelik üreticileri arasında yerini almıştır. Ham çelik olarak bakarsak, yani yassı ya da uzun olarak ayırmadan bakarsak ülkemiz de kapasite itibarıyla gerçekten dünyanın önde gelen çelik üreticileri arasında yer alıyor. Türkiye aynı zamanda hurda ithalatçısı bir ülke. Daha fazlası ithal edilen çelik hurdası çok sayıdaki ark ocaklı mini tesislerde proses edilerek kütük, inşaat demiri, filmaşin gibi uzun çelik ürünleri üretiliyor. Ülkemizin bu alanda ciddi bir ihracatı da söz konusu. Bununla beraber, Türkiye’de yassı çeliği üreten sadece Erdemir’dir. Yani entegre bir prosesle kömür ve cevherden yassı çeliği üreten başka bir üretici yoktur. Erdemir’in yatırımlarıyla İskenderun’daki tesisimiz İsdemir de yassı çelik üretebilir duruma gelmiştir. Yassı çelik, çelik olarak çok daha nitelikli ve üretimi zor bir üründür. Erdemir’in de çok geniş bir ürün portföyü vardır yassı çelikte. Yassı TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ çeliğin kullanım alanları gemi sanayinden savunma sanayine, ağır makine sanayinden teneke kutu imalatına kadar oldukça geniştir. Erdemir Türkiye’nin yassı çelik üreticisi olarak zaman içinde bu denli çeşitlilik gösteren kullanım alanlarına yönelik geniş bir ürün yelpazesi oluşturmuştur. Kalayla kaplanmışı, çinkoyla kaplanmışı, kalını, incesi, serti ya da daha yumuşak olanı ve daha birçok çeşitli spesifikasyonda binlerce tür ürünün üretimini başarıyla gerçekleştirmiştir. Erdemir bu yönüyle 40 yılı aşan tarihinde Türk sanayisi için çok önemli ve zor bir rolü başarıyla yerine getirmektedir. Aynı zamanda siz GOSBSAD’da yönetim kurulu üyeliği yapıyorsunuz? Bunu bir nöbetleşe görev olarak görmekteyiz. Her kuruluşun olduğu gibi, bir sistem olarak bu organize sanayi bölgesinin de bir yönetime ihtiyacı var. Bu yönetimi oluşturan insanlar, organize sanayi bölgemizin üyeleri çeşitli dönemlerde gelip görev yapmışlar. Bu defa biz sıramızı savmadık ve elimizi taşın altına biz de koyalım dedik, bu görevi üstlendik. Bu bir sorumluluk. Çünkü buna kaynak harcanıyor, zaman harcanıyor, kendi işimizle ilgili onca yoğunluğun içinde bu işlere de yer veriliyor. ERSEM’in faaliyet alanını ne oluşturuyor? Çeliğin nihai olarak tüketildiği yer imalatçılardır. Otomotiv ve beyaz eşya çelik tüketen birçok endüstriden ikisidir diyebiliriz. Çelik birçok alanda kullanılan imalat sanayinin temel malzemelerinden biri. Hayatımızın birçok alanında çelik var. Paralel bir şekilde çelik üreticileri için de Pazarın oldukça çeşitli bir segmentasyonu var. Özellikle bu belirttiğim iki segment yani beyaz eşya ve otomotiv de çelikle ilgili kendine özgü spesifik ihtiyaçlara sahip. Bu ihtiyaçlar ürünle ilgili olabildiği gibi çeliğin tedarikiyle, lojistiğiyle de ilgili olabiliyor. Bu sektörlerde çelik malzemeler çoğu zaman imal usulü olarak direkt pres Yassı çeliğin rulo olarak alınıp izleyen prosesler için hazırlanması artık çoğu üretici için rasyonel bir yaklaşım olarak görülmüyor. Çoğu zaman işin bu kısmını çelik servis merkezleri üstleniyor ve üreticiler asıl işlerine yoğunlaşıyorlar. Çelik servis merkezlerinin de doğuşunun nedeni budur. Öte yandan bu hizmetleri entegre çelik üreticileri yapamaz mı sorusu da akla gelebilir. Yapabilir belki ama çok teferruatlı işlemlerdir bunlar. Bir nevi perakende işidir. Entegre üreticiler yapıları gereği “yığın-batch” dediğimiz büyük miktarlarda ve yeknesak siparişlerle çalışmak isterler ve bu şekilde çalışmak verimliliklerini önemli ölçüde arttırır. Yeri gelir biz A3 ebadında sac da keseriz. Erdemir ya da başka bir entegre üretici için bu tür siparişleri yönetmek daha zordur. Gereksiz karmaşa yaratır sistemlerinde ve tabi maliyet getirir. Sadece ürünün hazırlanması değil, aynı zamanda sipariş yönetimi, fire kontrolü, ödemelerin takibi gibi diğer iş süreçlerinde de teferruat yaratır.l Bu bölgeyi seçmemizdeki ana faktör coğrafi bölge olarak nihai kullanıcılara olan yakınlıktır. Diğer yandan GOSB tüm altyapısı tamamlanmış örnek bir sanayi bölgesi oluşu da her bakımdan yatırımcılar için avantaj sağlamaktadır. GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD işlemlerine tabi tutuluyor. İmalatçılar malzemelerini pres, kaynak, bükme vb. kendi prosesleri için ebat olarak hazırlanmış ve paketlenmiş olarak istiyorlar. Bunca ürün çeşitliliğinde ve kısa ürün ömürlerinde bu ebatlar da çok çeşitlilik gösteriyor ve hızlı bir şekilde değişiyor. Diğer bir ifadeyle başlı başına kompleks bir malzeme ihtiyaç planlaması (MRP) problemiyle karşı karşıya olan müşterilerimize bu zorlu işlerinde destek veriyoruz. 21 DOSYA GOSB’LU OLMAK Türk tarımıyla özdeşleşen kuruluş: Hektaş Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Hektaş tesisleri 75.000 m2 açık ve 25.470 m2 kapalı alandan oluşmakta ve Yabani Ot İlaçları Ünitesi, Sıvı ve Toz İlaçları Ünitesi, Teknik Merkez, Antrepolar, Garaj, İdari - Sosyal Binalar ve Kontrol Laboratuarlarını kapsamaktadır. Fabrikanın kapasitesi ise 55.074 ton/yıl. Hektaş’ın Teknik ve İdari İşlerden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Şahin Ürgün Hektaş’ı kısaca bizlere anlattı. GOSBSAD H 22 ektaş Ticaret T.A.Ş. 15 Haziran 1956 tarihinde 400’e yakın hekim, ziraat mühendisi, kimya mühendisi ve kimyagerin tasarruflarının birleştirilmesi ile kuruldu. Yıllar içinde, Türkiye ekonomisinin gelişen şartları sonucunda bitki koruma ürünlerinin üretimi kararı alınarak bir üretim tesisi kurmak için sanayi imarlı bir yer aranmış ve o zaman sanayi imarına ayrılmış Cevizli/Maltepe/İstanbul bölgesinde 1960 yılında 34 bin m2 sanayi arsasını satın alarak, Imperial Chemical Industries (ICI) firması know how’ı ile 15 bin m2 kapalı alanlı üretim tesislerini kurarak 1962 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ yılında işletmeye alındı. Kurulan tesis, sıvı ve toz formunda insektisit, fungusit, herbisit, sıvı gübre, ektoparazit veteriner ve halk sağlığı ürünlerini üretmeye başlamıştı. 1963 yılında OYAK iştirakı olan Hektaş, zamanla ICI, Union Carbide, Uniroyal, Cıba Geigy, Rhom and Haas, MakteshimAgan, Lances Link, FMC, DOW, BASF. DuPont, Chemtura, Agrichem firmaları ile yaptığı distribütör ve üretim anlaşmaları ile toplam 55 bin ton/yıl üretim kapasitesi ile üretimine devam etti. Ancak daha sonraları uygun olmayan imar gelişmeleri ile zamanla tesisin bulunduğu yer ve civarı yerleşim alanı haline gelmiş ve bu bölgede kurulu diğer kuruluşlar gibi HEKTAŞ da yeni tesislerini kuracak uygun bir sanayi alanı arayışına girmiştir. 1980’li yılların başında Organize Sanayi Bölgeleri oluşturulması gündemde oldu- ğundan, özellikle zamanla yerleşim alanı olamayacak, gerekli alt yapıya sahip, aynı zamanda lojistik ve teknik imkanlar açısından İstanbul – Kocaeli bölgesinde uygun bir OSB de yer aranmış ve 1986 yılında GOSB de 74.670 m2 alanlı sanayi parseli satın alınmıştır. Toplam 25.000 m2 kapalı alanda kurulan tesis, evsel ve proses atık sularını ayrı kanallardan taşıyarak ileri arıtma yapan atık su arıtma ünitesi, yangın söndürme ve yağmursuyu bariyeri, aktif karbon filtre, gaz tutucu, toz tutucu emisyon önleyicilerle teçhiz edilmiş olup, toplam 56 000 ton/yıl üretim kapasitesindedir. Hektaş, Şanlıurfa OSB de satın aldığı 22.000 m2 alanlı sanayi parselinde 1996 yılında temelini attığı ikinci üretim tesisini 1998 yılında işletmeye almıştır. Hektaş ŞOSB Tesisleri toplam 7.844 m2 kapalı alanda kurulu olup, sıvı formda insektisit, fungusit ve sıvı gübre ürünlerini 10.000 Ton/Yıl kapasite ile üretmektedir. Hektaş üretmekte olduğu veteriner ektoparazit ürünlerinin yanında 2004 yılından itibaren diğer veteriner ürünlerin de üretim ve ithalatına başlamıştır. Adana, Ankara, Antalya, Bursa, İzmir, Samsun ve Şanlıurfa olmak üzere 7 Bölge Müdürlüğü kanalıyla 3.000’e yakın bayi vasıtasıyla 200 çeşit ürün ile Türk Tarımına hizmet veren HEKTAŞ zaman içerisinde solvent kullanımını azaltan su bazlı ürünlere geçerek ve organik bitki koruma ürün sayısını artırarak daha çevreci bir yaklaşım içerisinde olmuş ve bu yöndeki çalışmaları devam etmektedir. Tüm Üretim Tesislerimiz ve Bölge Müdürlüklerimiz Üçlü Sorumluluk (RC), ISO9001.2000, ISO-14001 kalite sistemleri ile belgelendirilmiş olup, sağlık, çevre ve iş güvenliği boyutları ile bunlara ait risk yönetimi, ürün bütünlüğü, atık yönetimi, doğal kaynak kullanımı ve enerji verimliliği mevcut prosedürler ile uygulanmaktadır. Hektaş, % 20 – 22 pazar payı ile uzun yıllardır iç pazarda sektörünün ön sırasında yer almakta olup, ayrıca Azerbaycan, Ürdün, KKTC, Bulgaristan, Türk Cumhuriyetleri ülkelerine ihracat yapmaktadır. Halen Gebze ve Şanlıurfa’da üretim tesisleri olan HEKTAŞ, her iki tesisini de OSB de kurmuştur. Bu tesislerin OSB lerde kurulu olmasının en önemli nedeni zaman içerisinde bu bölgelerin imar durumlarının değişime uğrayarak yerleşim veya diğer alanlar haline gelmeyecek olmasıdır. Ayrıca sanayi bölgesi altyapı olanakları, kesintisiz enerji ve lojistik imkanları da OSB tercihinde yer almıştır.l Üretim tesisimizde arıtma sistemi ile hem atık sular yeniden sanayiye kazandırılmakta, hem de aktif karbon filtresi ile atmosfere zararlı gazpartiküllerin karışması önlenmektedir. Bu anlamda Şirketimiz çevreyle dost bir üretim sistemi kurmuştur. Ayrıca tesisimizin açık alanlarında ağaçlandırma çalışması yapılmış olup, değişik cinslerde 6500 adet ağacımız bulunmaktadır. GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD 11 Haziran 1990 tarihinde temeli atılan GOSB tesislerimiz, 15 Aralık 1991 yılında işletmeye alındı. Bu yeni tesislerde, modernizasyon yapılarak kapalı sistem üretim üniteleri kurulmuş olmakla birlikte toplam tesis yatırımının %40 ı çevresel yatırımlara ayrılmıştır. 23 DOSYA GOSB’LU OLMAK GOSB’da bulunmak bir prestij 1991 yılından beri İleri Elektrokimya’da görev yapmakta olan Orhan Kadir Oktay’la İleri Elektrokimya’yı ve GOSB’lu olmayı konuştuk. GOSBSAD İ 24 aşamada hali hazırda kendi firmamız olan Bant Boru’ya 4 çeşit kaplama tekniği kapasitemizle hizmet veriyoruz. Siz nasıl İleri Elektrokimya’da göreve başladınız? leri Elektrokimya’nın faaliyet alanı nedir? Biz kimya sektöründe faaliyet gösteren bir firmayız. Elektroliz ve fırınlama yöntemiyle boru kaplamaları yapıyoruz. Asıl olarak otomotiv yan sanayisi olarak nitelendirilebiliriz kendimizi. Otomotiv yan sanayisinde kendi firmamızın yan sanayisiyiz bir anlamda. Bizim yan sanayisi olduğumuz kendi grup içi firmamız Bant Boru firması. Bant Boru’nun üretimini yaptığı malzemelerin, mamullerin kaplamalarını yapıyoruz. Daha önceleri burada Bufer gibi, Altaş gibi firmalara da birtakım hizmetler sunuyorduk. Fakat bizim kendi kapasitemiz kendi üretimimizle dolaylı olarak bağlantılı olduğu için bizim için fazla bir fayda temin etmediği, verimli olmadığı için o üretimden vazgeçtik ve şu TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ Ben 1991’de yani inşaat başladıktan 3-5 ay sonra iş başvurusunda bulundum. 91 senesinden beri aynı vazifede devam ediyorum. Muhasebenin A’dan Z’ye kadar tüm sorumluluğu üstümde. Son 4 senedir işveren temsilcisi olarak da yetkim bulunmakta. Şirketin yapısı nasıl? Bir yönetim kurulu tarafından mı yönetiliyor? Bir yönetim kurulumuz var. Yönetim kurulunun altında bir genel müdürümüz var. Genel müdürün kontrolünde ise genel müdür vekili bulunmakta. Genel müdür vekilinin altında fabrika müdürü ve muhasebe müdürü olarak biz kendisine bağlıyız. 2 kişi olarak burada fabrikada fabrikanın idaresinden sorumluyuz. GOSB’da olmaya nasıl karar verdiniz? Firmamız eskiden sadece bir çeşit kaplama yapabilme kapasitesine sahipken bu sayı artınca bir kapasite artımına gidilme kararı alındı ve mevcut yerimizden farklı bir yer arama yoluna gidildi. GOSB yeni kurulmuş, altyapısını tamamlamış, organize olmuş, bir bölge olduğundan ve GOSB yönetimi tarafından sunulacak hizmetlerin daha profesyonel düşünceyle yapılacağı göz önünde bulundurularak, GOSB içinde böyle bir yatırım yapmaya karar verdiler. Bir kere altyapısı tamamen hazır halde. İkincisi, bütün sanayicilerle beraber tamamen şehir ortamından, yerleşim alanından uzaktasınız ve tüm sanayinin ihtiyaç duyduğu enerji, lojistik ve altyapı hizmetlerinin tümü sanayicinin isteğine göre organize edilmiş bir alandasınız. İşte bu tür etkilerden dolayı da GOSB’a yöneldik. Ayrıca bütün sanayiciler burada. GOSB bütün dünyayla entegre olmuş bir bölge. Çünkü bütün dünyaca tanınmış, dünyaya ithalat ihracat yapan firmaların artık çoğu GOSB’da. Bugün Türkiye’nin devi Eczacıbaşı burada, Koç Holding’in burada şirketleri var. Bu burada bulunan diğer firmalara da artı bir prestij sağlıyor. Peki, siz bu işin muhasebesini, mali ve idari işlerini yapan, para ve insan gücüyle iç içe çalışan birisi olarak Türkiye’nin mevcut durumunu nasıl görüyorsunuz? İnsan gücü noktasından başlayacak olursam Türkiye’de korkunç derecede kalifiye eleman ihtiyacı var. Bunun nedeni olarak mesleki eğitimde daha önceki hükümetlerin belki düşünce olarak doğru ama uygulama olarak çok yanlış politikalarını görüyorum. Diğer dünya ülkelerine bakacak olursak insanlar istedikleri branşlarda uzmanlaşma adına hep mesleki eğitim için İleri Elektrokimya GOSB’a ilk taşınan firmalardan, resimlerde yıllar öncesinde İleri Elektrokimya fabrikası inşaat halinde birtakım okullara giderler. Bizde ise eğitim kavramı daha tam profesyonel bir noktaya gelemedi. Dolayısıyla Türkiye’nin eğitimde eksikliğinden dolayı kalifiye eleman ihtiyacı ortaya çıkıyor. Türkiye’de hemen hemen bütün sanayi alanlarında artık teknolojik gelişmeler hissedilir durumda. Artık her ihtiyacımız dışarıdan ithal olmuyor. Türkiye’de birtakım şeyler değişmiş durumda artık. Dünyada teknoloji ilerliyor, ve Türkiye de buna kayıtsız kalmayarak kendi teknolojisini imal ediyor. Dolayısıyla Türkiye’de de bu gelişmelerle birlikte kalifiye eleman ihtiyacı doğuyor. Bizim sektörümüzden örnek verirsek eğer, Türkiye’ de bu alanda çok fazla imalat yapan yer yok. Dolayısıyla biz de bu konuda kalifiye eleman almak zorundayız. Yetiştirdiğimiz eleman gittiği zaman biz dışarıdan o işte daha önce çalışmış elemanı da rasgele alamıyoruz. Çünkü bu iş de kendi içerisinde farklı branşlara ayrılıyor. GOSB bütün dünyayla entegre olmuş bir bölge. Çünkü bütün dünyaca tanınmış, dünyaya ithalat ihracat yapan firmaların artık çoğu GOSB’da. Bugün Türkiye’nin devi Eczacıbaşı burada, Koç Holding’in burada şirketleri var. Bu burada bulunan diğer firmalara da artı bir prestij sağlıyor. GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD Sizce GOSB’un avantajları nedir? 25 DOSYA GOSB’LU OLMAK GOSBSAD Türkiye’de hemen hemen bütün sanayi alanlarında artık teknolojik gelişmeler hissedilir durumda. Artık her ihtiyacımız dışarıdan ithal olmuyor. Türkiye’de birtakım şeyler değişmiş durumda artık. Dünyada teknoloji ilerliyor, ve Türkiye de buna kayıtsız kalmayarak kendi teknolojisini imal ediyor. Dolayısıyla Türkiye’de de bu gelişmelerle birlikte kalifiye eleman ihtiyacı doğuyor. 26 Bizde 3 tane tesis var kaplama yapan. Bu 3 tesisin de kaplama teknolojileri aynı olmasına rağmen proseslerinde, niteliklerinde farklılıklar var. Bir tesiste uzman olan kişi ikinci tesiste “ben de yaparım” diyemez. Mutlaka ufak bir eğitimden geçip orada çalışması gerekiyor. Bu bizim alanımızda böyleyken daha teknolojik, daha kapsamlı, daha detaylı bir otomotiv endüstrisinde, tıp alanında, bir tekstil, bir gıda sektöründe çok daha fazla kalifiye elemana ihtiyaç var. Sokaktan getirdiğiniz kişiyi belirli bir noktaya kadar çalıştırabiliyorsunuz. Bant Boru’nun gelecek hedefleri neler? Türkiye’de ve dünyada şu anda bütün otomotiv piyasası bizim müşterimiz veya potansiyel müşterimiz. Potansiyel müşterimiz diyorum çünkü üretim çeşitlerimizde arttırmaya gidiyoruz. Bu artırım çalışmaları gelecek hedeflerimiz arasında. O artırım da dolayısıyla bizim müşterimiz olmayan otomotiv yan sanayinde potansiyel müşteri haline getiriyor. Siz burada çok uzun yıllardır görev yapıyorsunuz. Burada neler değişti? Süreç nasıl gelişti? Öncelikle biz bu işe ilk başladığımızda Türkiye’de tektik. Hala da tek olduğumuzu düşünüyoruz. Kendi içimizde, teknolojimizle, kendi imkanlarımızla kurduk TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ tesisi. Fakat dünyada birtakım teknolojiler geliştikçe ve o teknolojileri bizim tecrübemizle birleştirince ortaya daha farklı, daha verimli çalışmalar çıkıyor. Bizim hava sıcaklığından, elektriğin voltajından bile etkilenen bir imalat yapımız var. Voltaj düşer, üretim hızımız düşer. Hava ısınır, yaptığımız kaplamanın ayarlarını takip etmezsek kaplamanın nitelikleri değişir. Hava soğur, aynı etkiyle kaplamanın niteliği değişir. İmalat yapımız canlı bir organizma gibi. Dolayısıyla muhasebe, mali işlerden tutun da imalatın merkezine kadar bu işte bir bilgimiz oluyor. Ben her halükarda bir üretimci olmasam da bunun bu şekilde yürütüldüğünün farkındayım. Bu da bu tecrübeyi kazandırıyor bize. Bu değişimi GOSB açısından da değerlendirecek olursak 91 senesinde biz burada inşaat ruhsatını alıp inşaata başladığımızda burası çorak bir araziydi. Hiçbir fabrika yoktu. Kışın kardan, çamurdan buraya ulaşılmazdı. Fakat aradan geçen 17 senelik süre içerisinde büyük bir değişim yaşandı bu bölgede. GOSB’un yönetimi, buranın asıl sahibi olan firma sahiplerinin, müteşebbislerin eline geçtikten sonra bu 17 senede sağlanan hizmetin daha da farklı olacağı düşüncesindeyim. Çünkü buradaki imalat yapan insanlar kendi ihtiyaçlarını, sıkıntılarını daha da iyi tespit edip, farkında olup daha iyi çözümler arayabiliyorlar. Daha önceki yönetim üretimci değildi, sanayici değildi. Devlet gözüyle bakıyorlardı çözümlere. Çözümler bürokrasinin yavaşlığıyla daha zor yaratılıyordu. Ama şimdi üretimci kendi ihtiyacını daha önceden biliyor. Bizim gibi tecrübesi olanlar burada sanayicinin ne gibi ihtiyaçları olduğunu çok iyi biliyorlar. Örneğin GOSB’un en büyük sıkıntılarından birisi tır parkıydı. Yeni yönetim hemen bunu uygulamaya koydu. Şimdi tırlar sokaklarda park etmiyor. Şimdi birde hastane projesi var. O da bölgemiz için oldukça önemli ve büyük bir proje. Özetle burada önemli olan nokta sanayicinin burada yönetime geçmiş olması kendi ihtiyaçlarını bilip daha çabuk çözüm alma noktasında çok büyük avantajlar sağlıyor.l DOSYA GOSB’LU OLMAK GOSB’un yeni sakini Siemens Türkiye Siemens Türkiye yeni fabrika binaları için GOSB’u seçti. 2009’un ilke çeyreğinde GOSB’a taşınacak enerji fabrikasını 2013 yılında kontaktör, termik röle, şalter, otomatik sigorta gibi elektrik malzemesi üreten endüstri fabrikası izleyecek. Siemens Türkiye gayrimenkul direktörü Kaşif Yıldırım şirketin GOSB’a taşınma sürecini anlattı. GOSB’da yatırım yapmaya nasıl karar verdiniz? GOSBSAD S 28 iemens Türkiye’de hangi görevdesiniz? Siemens Türkiye’nin gayrimenkul direktörü olarak görev yapıyorum. Siemens’in yerleşim alanlarını planlayan ve yerleşim alanlarını planladıktan sonra inşa ettiren, gerekirse dışarıdan da kiralama yoluna giden ve bunun yanında tüm bina ile ilgili hizmetleri Siemens için veren bölümün başındayım. Bölüm olarak direkt olarak fabrikanın yerleşiminden ya da Siemens’in daha sonra hayata geçecek olan yerleşimlerinden sorumluyuz. Genel müdürlüğe bağlı olarak çalışıyorum. 1 Ekim’den itibaren de yine gayrimenkul direktörü olarak Siemens Doğu Akdeniz Bölgesi ve Ortadoğu sorumluluğunu da üstlenmiş durumdayım. TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ Şu an Kartal’daki fabrika olarak 90.000 metrekarelik bir arazi üzerindeyiz. Ve bunun 65.000 metrekarelik bölümü kapalı alan. Fakat bu alanın bize yetmediğini gördük. Her geçen gün fabrikalarımız büyüyor. Bu büyümeler Siemens olarak artık Kartal’da üretim yapmayı gittikçe zorlaştırır hale getirdi. Bir ikinci neden ise Kartal’da bir kentsel dönüşüm projesi var. Bu kentsel dönüşüm projesi dahilinde sanayiden ofis ve konuta doğru bir hareketlenme mevcut. Bununla ilgili olarak master planlar yapılıyor. O çerçevede belirli bir zaman sonra bizim burada üretim yapmamız mümkün olmayacak. Bunun negatif etkilerini yaşamak istemediğimizden dolayı, çok daha rahat üretim yapabileceğimiz, ileriye yönelik de gelişme potansiyelinin daha iyi olduğunu düşündüğümüz alanlar aramaya başladık. Alan arama sürecine girdiğimizde sadece fabrika olarak değil ayrıca satış ve pazarlama birimlerini de buradan taşıma kararı aldık. Hem fabrikanın hem de bu birimlerin birlikte ortak hareket etmesinin sinerji yakalama açısından önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu sebepten dolayı aradığımız yerde sadece fabrika olarak gelişmemiz değil, onun yanında satış pazarlama ve idari birimlerin de aynı yerde “kampüs” mantığında yerleşmesi za bakacak olursak da; 150.000 metrekare içinde zaten toplamda 0.8 emsalden 120.000 metrekare kadar yer yapabilme imkanımız var. Siemens Türkiye olarak iki tane önemli fabrikamız bulunmakta. Biri enerji fabrikası, diğeri ise endüstri fabrikası. Enerji fabrikası satış ve pazarlama birimleriyle birlikte ilk taşınacak olan fabrikamız olacak. 2009’un ilk çeyreğinde bu fabrikamızın taşınmasını öngörüyoruz. İlk yapacağımız fabrika ofisleriyle birlikte 35.000 metrekare kadar bir fabrika olacak. Yani 7.000 metrekaresi ofis, geri kalan kısımlarıysa üretim alanı olarak planlanıyor. Yeni fabrikamızda da bu fabrikamızda yaptığımız gibi alçak ve orta gerilim enerji panoları, vakumlu devre kesicileri üreteceğiz. İlk fazımız 2009 itibariyle bu şekilde olacak. Daha sonra ise ikinci faz olarak endüstri bölümümüz GOSB’a geçecek. Endüstri fabrikamızda enerji fabrikamız gibi sürekli olarak büyüyen bir fabrikamız. Bu fabrikamızın da geçişini 2013 yılı olarak öngörmekteyiz. Endüstri fabrikamız enerji fabrikamız kadar bir alan kaplayacak. Bu GOSB’un dışındaki yerlerden bahsedecek olursak bu GOSB’dan oldukça farklı. Biz bu bölgelerde incelemelerde bulunurken ihtiyaçlarımızı tam olarak karşılamadıklarını gördük. Gebze Organize Sanayi Bölgesi hem alt yapısı hem de ulaşım konusunda bizim için daha uygun olduğunu gördük. GOSB yönetimi de oldukça destek oldu. GOSBSAD gerektiğini düşündük ve bu doğrultuda alan, arazi araştırma çalışmasını yaptık. Dudullu bölgesinden başlayıp gelişmemiz için uygun noktaları araştırarak Gebze ve çevresine kadar olan kısımda bir lokasyon planı ortaya çıkarttık. Personelimizin hangi bölgelerde oturduğuna, neresinin gelişmemiz için çok daha uygun koşullara sahip olduğuna, o bölgenin altyapısına, ana arterlere olan uzaklığına, yerel yönetime bağlı olarak gelişebilme durumuna baktık ve Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde de bizim büyüklüğümüzü kaldırabilecek bu araziyi bulabildik. Tabii bu tek seçeneğimiz değildi. Çalışma biçimi olarak lokasyon konseptlerinde biz 3-4 tane alternatif buluruz ve o alternatifleri daha sonra kendi aralarında hem finansal hem de çevresel faktörler olmak üzere karşılaştırırız. Bu şartları dikkate aldığımızda Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde yer almaya karar verdik ve bugün GOSB’da 150.000 metrekarelik bir arazimiz var. GOSB’un içindeki ilk fabrikamız da enerji fabrikası olacak. Diğer gelecek olan yatırımlarımı- 29 GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 DOSYA GOSB’LU OLMAK GOSBSAD GOSB'daki binamızın en önemli özelliklerinden bir tanesi Leed sertifikası almış olması. LEED yani “leadership in energy and environmental design” bir Amerikan Yeşil Bina Değerlendirme Sistemi. Leed sertifikası olan Türkiye’deki ilk bina olacak. LEED (leadership in energy and environmental design) bir yeşil bina derecelendirme sistemi olup, çevreye saygılı, iç mekan kalitesiyle çalışanları için sağlıklı ve maksimum enerji tasarrufuyla düşük işletme maliyetli bir bina olduğunu ortaya koyan bir standart. 30 fabrikamızın geçişi ile birlikte mevcut arazinin tamamını kullanmayıp gerekli büyümeler içinde belirli bir alan ayırma gibi bir planımız da var. Dünya çapındaki büyük şirketlerde de sizin pozisyonunuzda yöneticiler ya da görevliler var mı ve planlama anlamında baktığımızda nasıl çalışıyorsunuz? Siemens Real Estate, gayrimenkul yönetimi ve şirketin kurumsal gayrimenkul yönetimi olarak düşünecek olursak sadece Türkiye’de değil dünya çapında tüm Siemens şirketlerinde bu var. Eskiden bir anlamda idari işler müdürlüğünün, kısmen insan kaynaklarının ve de genel müdür yardımcılarının yapmış olduğu görevleri kısmen toparlayan bir pozisyon. Sistem olarak içerideki departmanlara metrekare bazında, kullandıkları alan kadar bir kira belirleriz ve bunlar da piyasa fiyatlarıdır. Bu noktada da bizim bölüm olarak görevimiz yatırımcı gibi m2 maliyetlerini ve genel işletme giderlerini mümkün olduğunca azaltarak hem iç sektörlerimize hem de şirketimize rekabet avantajı, katma değer sağlamaktır. Dünyaya bakacak olursak ben bunu şimdiye kadar sadece Siemens’te gördüm. Onun dışında bazı büyük küresel şirketlerde kısmen uygulanıyor ama bence Siemens bunu mükemmellik derecesinde TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ gerçekleştirmekte. Biz bugün önümüzdeki 5 yıla bakacak olursak Siemens olarak ne kadar metrekareye ihtiyaç duyacağımızı şimdiden planlarız. Sağlık, endüstri ve enerji sektörlerinde ileriye yönelik olarak hem fabrika, hem depo, hem de ofis alanlarının toplamlarını 5 yıllık projeksiyon şeklinde ele alırız. Bunları inceledikten sonra gelişmemizin gerçekten doğru yerlerde olup olmadığı sorusunu sorarız kendimize. Eğer doğruysa, gelişme potansiyelimiz varsa, devam ediyorsa müdahale sürecini 1 sene sonraya bırakırız. Eğer performansın yeterli olmadığı şeklinde bir izlenim edinirsek direkt olarak tedbir alırız. Bunu yaparken de lokasyon konseptlerini hazırlarız. Gebze projemizde bu tür bir planın sonucu. GOSB’a karar kılmadan önceki alternatifler arasında olan bölgelerle GOSB’u kıyaslarsanız arada ne gibi farklılıklar var? Kıyasladığınızda GOSB’un artıları ve eksileri olarak neleri görüyorsunuz? GOSB’un dışındaki yerlerden bahsedecek olursak bu GOSB’dan oldukça farklı. Biz bu bölgelerde incelemelerde bulunurken ihtiyaçlarımızı tam olarak karşılamadıklarını gördük. Gebze Organize Sanayi Bölgesi hem alt yapısı hem de ulaşım ko- Yapmakta olduğunuz bina da Gebze Organize Sanayi Bölgesi’ne ayrı bir güzellik katacak kuşkusuz. Biraz da o binadan bahsedebilir misiniz? Nasıl bir yapı olacak bu? Siemens olarak gittiğimiz yerlerde çalışanlarımıza verebileceğimizin en azamisini vermek isteriz. Bu anlamda personelimizin içeriye girdikten sonra orada da hayatını devam ettirebilmesi için gerekli gördüğümüz standartlarımızı yerleştiririz. Örneğin mevcut Kartal Kampüsünün içinde fitness salonu olan bir sosyal kulüp vardır. Bu çerçevede GOSB’da yapılan fabrika içerisinde lounge alanında, 2 adet küçük toplantı odası, konfrolu oturma alanı ve internet erişimi mevcut olacak. 270 kişiye içerde, 120 kişiye terasında hizmet edecek bir yemekhanemiz ayrıca modern bir dizayna sahip 60-70 kişilik hizmet sunacak bir kafeteryamız olacak. Çalışan arkadaşlarımızın taleplerine göre değerlendirebileceğimiz iki adet 20-30 metrekarelik dükkan olacak. Bu dükkanlar çalışan arkadaşlarımızın ihtiyaçları doğrultusunda hizmet verecek. İkinci fabrikamız da taşındığı zaman spor komplekslerimizi biraz daha büyütmek istiyoruz. Bunun dışında binamızın en önemli özelliklerinden bir tanesi Leed sertifikası almış olması. LEED yani “leadership in energy and environmental design” bir Amerikan Yeşil Bina Değerlendirme Sistemi. Leed sertifikası olan Türkiye’deki ilk bina olacak. LEED (leadership in energy and environmental design) bir yeşil bina derecelendirme sistemi olup, çevreye saygılı, iç mekan kalitesiyle çalışanları için sağlıklı ve maksimum enerji tasarrufuyla düşük işletme maliyetli bir bina olduğunu ortaya koyan bir standart. Siemens olarak bizim çevreye karşı da bir sorumluluğumuz var. Bu kaynakların daha uygun kullanılması anlamına geliyor. Bu açıdan baktığınızda yağmur sularını toplama projemiz var. Yağmur sularını belirli bir depo içinde toplayıp onu daha sonra hem peyzaj alanlarımızın su- lanmasında hem yangın anında kullanma çalışmalarımız var. Peyzaj alanlarında çok az su ihtiyacı olan bitkilerin seçimine özen gösterilecek. Gebze tesislerinde enerji verimliliği sağlayacak sistemlerden biri de ayaklı aydınlatma armatürleri. Hem gün ışığı hem de hareket sensörlü bu sistem ofislerimizde enerji tasarrufu sağlayacak. Kullanacağımız sistemler fabrikada doğal havalandırma diye adlandırılan yani herhangi bir soğutma ünitesi ihtiyacı hissetmeden havanın cephelerden alınıp daha GOSB’da yapılan fabrika içerisinde lounge alanında, 2 adet küçük toplantı odası, konfrolu oturma alanı ve internet erişimi mevcut olacak. 270 kişiye içerde, 120 kişiye terasında hizmet edecek bir yemekhanemiz ayrıca modern bir dizayna sahip 60-70 kişilik hizmet sunacak bir kafeteryamız olacak. Çalışan arkadaşlarımızın taleplerine göre değerlendirebileceğimiz iki adet 20-30 metrekarelik dükkan olacak. sonra yukarıdaki bacalardan dışarıya atılmasıyla sağlanacak bir havalandırma. Kullandığımız ana sistemler mümkün olduğu kadar enerjinin daha az kullanılması odaklı olacak. Bunun yanında geri dönüşüm konusu da çok önemli malzemede. İçeride kullandığımız malzemeleri tamamen geri dönüştürülmüş veya geri dönüşebilir olması lazım. Güneş kolektörü de kullanacağımız teknolojik sistemlerden biri. Güneş kolektörüyle güneş enerjisini daha sonra sıcak su üretiminde kullanacağız. Belki %3-%5 kadar maliyetleriniz fazla çıkabiliyor fakat bunlar daha sonra işletme maliyetlerinin düşüşü şeklinde geri dönüyor.l GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD nusunda bizim için daha uygun olduğunu gördük. GOSB yönetimi de oldukça destek oldu. Profesyonel bir kadro GOSB’un yönetiminde görev yapıyor. Koordinasyon içinde yönetimle çalışmalarımızı sürdürdük, bizden desteklerini esirgemediler. 31 GOSB’UN Türkiye’de dikey perdeyi üreten ilk kuruluş: RENKLERİ Oba Perdesan GOSBSAD 1972 yılında OBA Mefruşat adıyla kurulan OBA Perdesan Türkiye’de dikey perdeyi ilk kez üreterek modern perde sistemlerini Türk halkıyla tanıştırdı. Yurtiçi pazarın da yüzde 60’ını karşılayan OBA Perdesan’ın Genel Müdürü Osman Özçakar OBA Perdesan’ı ve gelecek hedeflerini anlattı. 32 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ OBA PERDESAN modern perde sistemleri dediğimiz mekanizmalı perde sistemlerini üretiyor. Ürünlerimiz arasında stor perdeler, jaluzi perdeler, dikey perdeler, ahşap jaluzi, ahşap stor, kaplamalı perde mekanizmaları dediğimiz, sahne, sinema perdeleri gibi büyük raylı sistemler geliyor. Üretim şeklimiz diğer üretim biçimlerini ve diğer fabrikaları düşünürsek farklılık göstermekte. Biz sipariş üstüne üretim yapıyoruz. Günlük 3.000 perde üretim kapasitemiz var. Bu çeşitli ölçülerde olabiliyor. OBA Perdesan, sektörün en büyük, pazar payı en yüksek olan firması ve tabii bundan dolayı da sektörde bir öncülüğü var. OBA Perdesan dikey perdeyi Türkiye’ye ilk getiren firma. Ürünlerimizin %80ini yurtdışından alıyoruz. Burada üretimini yapıp perde haline getiriyoruz. Jaluziler alüminyumdan üretilse de, kaplamalı perde mekanizmaları plastik ve alüminyum aksamlı olsa da müşteri portföyü olarak ev tekstili segmentine giriyoruz. Ev tekstilinin de bir alt kolu olarak faaliyetimizi yürütüyoruz. Dünyada da bu ayrı bir sektör ve biz şu anki kapasitemizle dünyadaki bu sektörde sayılı firmalardanız. Gerçekten yurtdışıyla rekabet edebiliyoruz ve yarışabiliyoruz. Türkiye’de 1.000’in üstünde bayiimiz va. Bayii kanalıyla çalışıyoruz. Bu bayiiler bildiğiniz mefruşatçılar, dekorasyoncular, zeminciler, mimarlar. Onun dışında zincir mağazalar var. Biz daha önce Taksim’deydik İstanbul’da. Fabrikamız, oranın fiziki koşullarından dolayı biraz dağınıktı. Daha sonra burada fabrikamızı yaptırdık ve 2. senemiz doluyor. Burayı da tabii ki sıfırdan yaptırdığımız için hem üretim şeklimize göre yaptırdık, hem de kendi zevkimize göre döşettik. Peki, bu dizayndaki hoşluk çalışanlarda nasıl bir sinerji yaratıyor? Biz 200 kişilik bir fabrikayız. İstanbul’dan buraya gelirken doğal olarak herkese biz seçim hakkı tanıdık ve fabrikanın yarısı bizle geldi buraya. Burası 36 senelik bir firma ve firmanın ilk kuruluşundan bu yana beraber çalıştığımız ustalarım hala aşağıda çalışıyorlar. Yani bir ailesel, duygusal bağdan da bahsedebiliriz. Ama gençleşmiş bir ekibiz. Çok genç bir ekibimiz var. İstanbul’dan kalkıp Gebze’ye insanlar geliGEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD O BA PERDESAN’ın üretim alanı nedir? 33 GOSB’UN RENKLERİ yorlar. Bu önemli bir şey. Bizim bir kurum kültürümüz var. O kültürün içinde insanlar biraz rahat ettiklerini, mutlu olduklarını düşünüyor. İşyerimiz dekore edildikten sonra bir motivasyon aracı da olmuştur. Yani çalışma ortamının rahatlığı da bir değer sağlıyor çalışanlarımıza. Yaptığımız iş çok stresli bir iş. Çünkü günde 3.000 perde üretiyoruz. Butik gibi sipariş üstüne çalışıyoruz ve zamanla yarışıyoruz. Siz nasıl girdiniz bu sektöre? GOSBSAD OBA Perdesan’dan Hakan Altuğ, yapılanma ve kurumsallaşma adına bir çalışma istedi. Ben o vesileyle geldim buraya. O hareketin başına geçtim. Ondan sonra kaldım. 4 sene oldu. Ben tekstil sektöründen gelmedim. Yeniden yapılanma faaliyetlerinde çalışmıştım. Sektörü de sevdim, işin tarzını da sevdim. Ayrıca bahsettiğim gibi buranın kendine özgü bir havası var. Her fabrikada , her iş yerinde görebileceğiniz, her iş yerinde görebileceğiniz bir durum değil. Burada onu biraz aşmış durumdayız. Bizim burada örneğin titrler pek konuşulmaz. Bizim kartvizitlerimizde bile titrler yazmaz. Satışlarda, kritik, dışarıya yönelik pozisyonlarda yazar. Öyle bir arkadaşlık ortamı kurduğunuz zaman insanlar motive olabiliyorlar. - 34 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ OBA Perdesan olarak geleceğe yönelik hedefleriniz neler? İleriye dönük bundan sonra neler yapmayı düşünüyorsunuz? Fabrika yapılırken, yeniden yapılanma, kurumsallaşma çalışmaları yapılırken zaten uzun vadeli hedeflerimiz vardı. Fabrika bunların ilk adımıydı. Örneğin, fabrikadan sonra bir üretim hattı kurduk burada. Perdenin dışında hammadde olarak yurtdışından aldığımız kumaşlar özel akre dediğimiz kaplamalarla kaplanıyor. Bunun yatırımını yaptık burada. Oldukça yüksek maliyetli bir yatırımdır bu. Böylece yurtdışına bağımlılığımız azalacak. Orada yeni bir iş sahası açacağız. Bizim sektördeki diğer rakibimiz desek de onlara da belki böyle bir imkan sağlayacağız. Onun dışında da en büyük hedeflerimizden biri yurtdışına açılmak. Bizim yurtdışında müşterilerimiz var ama sınırlı sayıda. Yani büyük ihracat rakamlarından bahsedecek gibi bir durum söz konusu değil. Ama 2009’dan itibaren özellikle yurtdışında hedef ülkeler belirledik. Bu ülkelerde 2009’da ciddi bir atağımız olacak. Bunun ilk göstergesi de 3 senede bir Almanya’da Stuttgart’da yapılan R+T fuarı olacak. Bu fuar bizim sektörümüzün fuarıdır. Dünyada bu işle ilgili herkes oraya gelir. Bu fuara biz hep giderdik, gezerdik, mal tedariki yapardık. Bu sene biz katılımcı olarak gideceğiz fuara. 161 metrekarelik bir standımız olacak. 2009’un Şubat ayında gerçekleşecek olan bu fuar bizim için çok önemli. Avrupa pazarını geliştirmek istiyoruz artık. Bizim en büyük hedefimiz bu.l GOSB TEKNOPARK Artesis dünya devi olma yolunda Arçelik’in bünyesinde kurulan ve 2005 yılında Koç bünyesinden ayrılan Artesis, “Motor Durum İzleme”, “Arıza Erken Uyarı Sistemleri” ve “Kestirimci Bakım Teknolojileri” gibi yaratıcı teknolojilerle, işletmelerde çeşitli süreçlerde kullanılan elektrik motorları ve motor bazlı makine ve aksamlarını sürekli olarak izleyerek, maliyeti yüksek olan plansız makine duruşlarını engelliyor. Genel Müdür Prof. Ahmet Duyar GOSB Teknopark’da bulunan Artesis’in hikayesini, gelişmiş teknolojisini ve gelecek hedeflerini GOSBSAD Dergisine anlattı Ö Bu cihaz hangi sektörlerde kullanılıyor? ncelikle bize Artesis’i tanıtabilir misiniz? Artesis kurulduğunda Arçelik’in bir parçasıydı. Arçelik’in içinden ve Arçelik araştırma ve geliştirmesinden çıkmış, ayrılmış bir firmayız. Arçelik’ten 2005 yılında ayrıldık. Şu anda 85 ortağımız var. Bu 85 ortağın büyük bir kısmı Koç Holding’in bugünkü ya da geçmiş üst düzey yöneticileri, Arçelik ve Koç Holding firmalarında çalışan arkadaşlarımız. GOSBSAD Firmamız makinelerin bozulacağını aylar önceden haber veren yeni ve özgün bir teknolojiyi kullanarak cihaz üretiyor. 36 bir noktaya gelip patlama eğilimindeyiz. İngiltere’de ofisimiz var. Bu alanda satış pazarlama son derece önemli. Bu nedenle, o pazardaki bilgilere sahip, biri daha önce Rockwell’de başkan yardımcılığı, diğeri PricewaterhouseCoopers firmasında direktörlük yapmış iki arkadaşı ofis yönetimine getirdik. Yakında Amerika’ya açılma planımız var. Yani, Artesis arge çalışmaları ile kendisinin özgün olarak geliştirdiği, dünyada olmayan, yeni, patentlenmiş bir teknoloji geliştirmiş ve bunu da tüm dünyaya pazarlayarak çok büyük getiriler hedefleyen bir firma. Standart, averaj getiriler değil. Bu, makinelerden sadece voltaj ve akım ölçmesine rağmen, hem elektriksel hem mekanik arızaları aylar önceden haber veren, arızanın nerede olduğunu, ne kadar zaman içerisinde makinenin bozulacağını ve ne yapılması gerektiğini bildiren bir cihaz. Cihazın patenti bütün dünyada bize ait. Ben firmamızı riskli ama başarısı çok büyük olabilecek bir firma olarak nitelendiriyorum. Yani kendimizi Intel’le, Microsoft’la, 3M’le, HP’yle kıyaslayan bir firmayız. Onlar gibi sıfırdan başlayıp belli TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ Bütün endüstriyel sektörlerde kullanılıyor. Su, petrokimya, demir çelik ve ağır sanayi başta olmak üzere bütün sektörlerde kullanılabilen bir cihaz. Bütün dünyada; Amerika’da, Çin’de, Avrupa’da, Kanada’da, Brezilya’da, Kore’de her tarafta patenti bize ait ve dünyanın her tarafına da satıyoruz. Ürünlerimiz Shell’in rafinerilerinde, Türkiye’de ve yurtdışında otomotiv sektöründe de kullanılmakta. İngiltere’de iki nükleer santralde, 6 tane off-shore platform dediğimiz platform makinelerinde ve Amerika’da deniz kuvvetlerinin gemilerinde kullanılan ürünlerimiz var, ki bu son derece prestijli bir olay, çünkü Amerika’da deniz kuvvetlerine bir şey satmak oldukça zordur. Makineye özel bir üretim mi yapıyorsunuz yoksa standart mı? Üretimini yaptığımız cihaz akıllı bir cihaz. On gün içinde makineyi kendi kendine öğreniyor. Ondan sonra onun davranış biçimine bakarak neyin yanlış gittiğini algılıyor. Örneğin sabah kalktığınızda arabanıza biniyorsunuz, gaz pedalına bastığınızda istediğiniz gibi ivmelenmiyorsa “bir yerde bir yanlışlık var” diyorsunuz. Nereden biliyorsunuz? Çünkü kafanızda geçmişten davranış biçimini bildiğiniz bir model var. Ayağınızla kafanız arasında oluşmuş bir ilişki, bir bağlantı var. Hızlı mı, yavaş mı bastınız, az mı gitmesi, çok mu gitmesi gerekli? Cihazımız da bu tarz bir yaklaşım içinde olan akıllı bir cihaz. Siz cihaza hiçbir bilgi vermiyorsunuz. O değişik cihazları kendi kendine öğreniyor ve daha sonra işleyişlerini izliyor. Siz burayı Ar-Ge laboratuarı olarak kullanıyorsunuz. Bir üretim tesisiniz var mı bu aleti üretmek için? Bizim fikri mülkiyetimiz olan araştırma neticesi olarak ortaya çıkarttığımız bir yazılımız var. Bizim yazılımımız herhangi bir yazılım değil, 25 yıllık araştırma sonucu ortaya çıkmış bir ürün. Nasıl aklınıza geldi böyle bir şey yapmak? Bu süreç nasıl gelişti? Cihazı ve bu teknolojinin önemini anlatabilir misiniz? Ben uzun zaman Amerika’da, Florida Atlantic Üniversitesi’nde profesörlük ve Makine Mühendisliği Bölüm Başkanlığı yaptım. O sırada bu yeni teknolojiyi geliştirmek üzere NASA’dan, Amerikan ordusundan Pratt & Whitney adında uçak motorları yapan çok büyük bir firmadan ve Florida eyalet yönetiminden destek alarak bu araştırma alanında çalıştım. Geliştirilen teknolojiyi uzay mekiği ana motorunda kullandılar. Aynı teknoloji Amerikan ordusunun helikopter motorlarında, uçak motorlarında kullanıldı. Yaptığım çalışmalar nedeniyle Florida Eyalet Valiliği Yılın Bilim Adamı Ödülü’nü aldım. Dolayısıyla geliştirdiğimiz teknoloji bir gün düşünülüp ertesi gün ortaya çıkmış bir teknoloji değil. İlk uygulamaları Amerika’da uzay ve havacılık alanında yapılmış, fakat doğrudan doğruya elektrik motor bazlı sistemlere uygulanması Türkiye’de ve Türk mühendisleri tarafından ortaya çıkarılmış bir teknoloji. Bu teknolojinin önemi ise şu; Dünyada olmayan, özgün, yeni bir teknoloji çıkarabilirsiniz, fakat birisinin işine yaramıyorsa bunun bir anlam ve önemi yoktur. Ortaya çıkartılan teknoloji yeniyse ve başkalarının da ihtiyacı varsa kar marjınız çok yüksek olur. Herkesin yaptığı teknolojiyi yapıyorsanız çok düşük kar marjınız vardır. Bizim çıkarttığımız ürün de herkesin kullandığı teknolojiyi kullanarak üretim yapan firmalarda verimliliği yükseltmeye yönelik. Kar marjı düşük bu firmalar Prof. Dr. Ahmet Duyar Artesis A.Ş. Genel Müdür GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD Dünyadaki bütün elektronik firmaları gibi ya da birçok firma gibi biz de ürünün büyük bir kısmını dışarıda yaptırıyoruz. Kartlar, parçalar hepsi dışarıda üretiliyor. Biz burada, geliştirdiğimiz yazılımı yüklüyor ve kalite güvencesini sağlıyoruz. Biz bu ürünü Kore’de satıyoruz, Çin’de satıyoruz. Çin’e Türkiye’den teknoloji satmak çok gurur duyulacak bir olay. Şili’de, Arjantin’de, İngiltere’de, Almanya’da satıyoruz. Dolayısıyla sıfır arızalı ürün üretmek zorundayız. Kalite, güvence son derece önemli bizim için. 37 GOSB TEKNOPARK bütün dünyada çok yoğun bir rekabet ortamında çalışıyorlar. Dolayısıyla beklenmedik bir makine duruşu çok ciddi maliyetlere yol açıyor. Örneğin Amerika’da 2000 yılında beklenmedik bu duruşların neden olduğu üretim kaybının maliyeti 700 milyar dolar. Gereksiz bakımlara harcanan miktar da yaklaşık 300 milyar dolar. Dolayısıyla bu cihaz Amerika için yıllık 1 trilyon dolarlık bir maliyeti yok etmeyi hedefleyen bir ürün. Dünyada ise bu rakam 2 trilyon dolar civarında. Türkiye’nin yıllık endüstriyel üretimi yaklaşık 300 milyar YTL. Bu durumda Türkiye için 30 ila 40 milyar YTL’lik üretim verimliliği artırma potansiyeli var. Bizim ürünümüz bu potansiyeli kullanabilme imkanı sağlıyor. Bu mühendis, usta ya da teknisyen tarafından kullanılabilecek, güvenilir, kullanımı kolay, fiyatı ucuz bir ürüne ihtiyaç var. Biz böyle bir ürünü çıkaran yegane firmayız. Bu cihazımız voltaj ve akım ölçtüğü için bir kontrol panosuna yani ilgili makineye giden kabloların geçtiği kontrol panosuna koyabiliyorsunuz. Makine denizin dibinde de olabilir, tavan arasında da. Nerede olduğu mühim değil. Nükleer santraller içine girilmeyen ya da çok nadir girilebilen yerler. Bizim cihazımız bu türlü uygulamaya da açık. Yılda 80 milyon motor üretiliyor. Dünyada da 2 milyar civarında bir motor parkı var. Bunların titreşim ölçümleri son derece zor ve fiyatları yüksek olduğu için çok az bir kısmında uygulama yapılabiliyor. Biz bu uygulamayı daha da genişletmek isteği içerisindeyiz. Bunun için de lisans satışı yapıyoruz. Bir kart geliştirdik. Bu kartı bizden satın alıp kendi cihazınızın içerisine koyabilirsiniz. Dolayısıyla voltaj ve akım ölçen herhangi bir cihaz aynı zamanda bir kestirimci bakım aleti de olabilir. Türkiye’de Federal Elektrik, bizden aldığı lisansla böyle bir icadı çıkartmak üzere. Aynı zamanda Çin’de, Kore’de ve İngiltere’de üç firma bunları entegre etmek için uğraşıyor. GOSBSAD Bizim esas hedefimiz lisans satışı yaparak başka firmaların kendi cihazlarını üretmelerini ve satmalarını sağlamak. 38 ürün, kestirimci bakım dediğimiz, arızanın olacağını daha önceden tahmin eden bir bakım yönteminin içinde kullanılacak bir cihaz. Kestirimci bakımın bu getirisi Türkiye’de ve dünyada herkes tarafından biliniyor, fakat bu uygulamayı yapabilen firmaların oranı %1’in de altında. Geçmişte kullanılan ve halen kullanılmakta olan cihazlar titreşim ölçümü yaparak olası arızayı bulmaya çalışan teknolojiler. Bunlar yoğun insan gücü ve uzmanlık gerektiren, kullanım ve montaj zorlukları olan, fiyatları çok yüksek cihazlar. Bu nedenle uygulamalarda başarılı olamıyorlar. Dolayısıyla, kestirimci bakımda bu bahsettiğim getirinin olması için, ortalama bir TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ Bu nedenle biz insan sayısı olarak büyük bir firma olmayı hedeflemiyoruz. Stratejik iş birlikleriyle büyüme hedefine sahibiz. Bu ürünle birlikte aldığımız ödüller de var. Türkiye’de bizim çıkarttığımız özgün teknoloji, TÜBİTAK, TÜSİAD ve TTGV Teknoloji Büyük Ödülünü aldı. Dünyada da bir çok ödül aldık. Cihazımız Amerika’da en iyi 40 ürün arasına kondu. Geçtiğimiz Aralık’ta İngiltere’de inovasyon ödülü aldık. Şu anda da bizim alanımızda seçkin bir araştırma kuruluşu olan ve ürünlerin, pazar büyüklüğünü saptayan Frost & Sullivan firmasının verdiği büyük ödülü aldık. Geçtiğimiz Aralık ayında İngiltere’de Faraday’ın kurduğu, tüm mühendislik kuruluşlarını çatısı altında toplayan bir dernek olan IEE ‘den aldığımız inovasyon ödülü var. Peki, neden Gebze Organize Sanayi Bölgesini seçtiniz? Burada yer almanızın nedenleri neydi? Siz aslında bir bilim adamısınız. Bilim adamı olmak ve girişimci olmak aslında birbirine göre farklı ve çok sık rastlanan bir durum değil. Bilim adamları yeni açılımlar sunarlar, girişimciler de bilim adamlarının tasarladığı şeyi gerçeğe dönüştürür, ürün haline sokarlar. Siz hem bilim adamı olmayı, hem girişimci olmayı nasıl başardınız? Ben Amerika’ya gittikten sonra Amerika’da girişimciliğin toplum hayatı için, refah için ve başarı için de ne kadar önemli olduğunu gözledim. Eğer bugün elinizde başkasında olmayan bir teknoloji yoksa, kar marjınız da son derece düşük kalıyor. Eğer elinizde özgün ve başkasında olmayan silah yoksa bağımsızlığınız da tehlikede demektir. Bunların üstesinden nasıl gelinir? Ancak teknolojinin inovasyona dönüşümüyle. Bu herkesin görebileceği açık bir gerçek ama Amerika’da bunu çok Türk icadına İngiltere’den ödül Artesis Teknoloji Sistemleri A.Ş’nin geliştirdiği, arızaları öncedenbildirme özelliğine sahip MCM (Motor Durum İzleme) ürünü, İngiltere’de “Innovation in Engineering Awards 2007” ödülüne layık görüldü. Ürünün, “Kestirimci bakımda yaratıcılık ve basitlik” uygulamasıyla inovasyon büyük ödülüne layık görüldüğü kaydedildi. Patenti Artesis’e ait olan ve Türkiye’de geliştirilen MCM Motor Arıza Erken Uyarı Sistemlerinin, olası motor arızalarını önceden haber veren, motorun çalışma koşullarıyla ilgili tüm önemli bilgileri izleyen bir ürün olarak öne çıktığı belirtiliyor. Ürünün, tüm dünyada otomotiv, kimya, metal, enerji, kağıt, su, çimento, gıda, demir çelik gibi önemli sektörlerde arıza erken uyarısı, durum izleme ve proses ptimizasyonu konularında başarıyla uygulanıyor. Türk mühendislerinin çalışmaları sonucu ortaya çıkan sistemin ayrıca, ABD Deniz Kuvvetlerine bağlı USS Paul F. Foster gemisinde uygulanarak, savunma sanayinde de etkin şekilde kullanılmaya başlandı. daha açık bir netlikle görebiliyorsunuz. Çünkü Amerika düşük teknolojileri, hatta oto teknolojileri başka yerlere gönderiyor; kendisi daha yüksek, enformasyon teknolojileriyle uğraşıyor. Bu gözlemi yaptıktan sonra aynı şeyi kendi ülkemde niye yapmayayım diye düşündüm. Benim Amerika’da başka bir tecrübem daha oldu. Çok genç bir yaşta Bölüm Başkanlığı yaptım. Bölüm başkanlığı; teknik alanın dışında bir takım koordinasyonları, hatta politik koordinasyonları da gerektiren bir olay. Ondan dolayı yönetim, koordinasyon ve önemli alanlarda öncelikleri belirleme tecrübesine sahibim. Bunlar girişimci olmak için belki gerekli özellikler ama esas GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD Teknoparkta yer almamızın en belirgin nedenlerinden biri son derece pahalı ve zahmetli olan Ar-Ge masraflarımızın azalması. Çünkü vergi muafiyetine sahibiz. Daha önce de söylediğim gibi, 1999’da bir Koç Holding firması olarak kurulduk. Olmayan bir ürünü çıkartmaya çalışıyor ve elimizde ürün olmadığı için sadece araştırma yapıyorduk. Korkunç masraflarımız vardı. Yoğun masraflarımız geçen seneye kadar sürdü ve kar edemedik. Bu zaten önceden öngördüğümüz bir şeydi. Bu seneden itibaren karlı bir duruma geçtik ama geçmişte yaptığımız masrafları henüz çıkaramadık. GOSB içinde yer alan bu teknoparkın ve bütün teknoparkların en önemli avantajlarından biri vergi muafiyeti. Diğer bir avantaj ise sinerji yaratabilecek başka firmaların çok yakında olması. Cihazımız gibi bir ürünün çıkartılması, çok boyutlu bilgi ya da know-how gerektiriyor. Bunun donanımı var, yazılımı var, satış pazarlama ayağı var. Bu nedenle, birtakım destekler verecek ya da işbirliğine gidebilecek başka firmaların burada olması son derece önemli. Üçüncü avantaj ise buradaki teknopark yönetiminin oldukça iyi ve etkin olması. 39 GOSB TEKNOPARK önemli olan her alanda en iyi insanlarla ve en iyi firmalarda iş birliği yapabilme özelliğine sahip olmak.Ben çok genç yaşta bölüm başkanı olmanın ve görevi başarmanın verdiği özellikle bu tür işbirliklerini gerçekleştirebilecek bir yapıya sahip oldum. Ben girişimciyi, değişik boyutlarda nelerin gerektiğini bulan ve bunları koordine edebilen kişi olarak tanımlıyorum. Türkiye’de bu yenilikçilik uygulamaları, inovasyon çalışmaları size göre ne düzeyde? Çok düşük düzeyde.. Bunun da sebebi şu: Yenilikçi bir ürünün çıkarılması riskli bir olay. Ciddi risklerin alındığı bir ülke olan Amerika’da 100 projeden biri firma haline dönüşüyor. Firma haline dönüşen olaylarda da yenilikçi firmaları bekleyen tuzaklar var. Örneğin; Apple firması bir ara adı Newton olan küçük bir bilgisayar çıkardı. GOSBSAD Kar marjı düşük bu firmalar bütün dünyada çok yoğun bir rekabet ortamında çalışıyorlar. Dolayısıyla beklenmedik bir makine duruşu çok ciddi maliyetlere yol açıyor. Örneğin Amerika’da 2000 yılında beklenmedik bu duruşların neden olduğu üretim kaybının maliyeti 700 milyar dolar. Gereksiz bakımlara harcanan miktar da yaklaşık 300 milyar dolar. Dolayısıyla bu cihaz Amerika için yıllık 1 trilyon dolarlık bir maliyeti yok etmeyi hedefleyen bir ürün. Dünyada ise bu rakam 2 trilyon dolar civarında. Türkiye’nin yıllık endüstriyel üretimi yaklaşık 300 milyar YTL. Bu durumda Türkiye için 30 ila 40 milyar YTL’lik üretim verimliliği artırma potansiyeli var. Bizim ürünümüz bu potansiyeli kullanabilme imkanı sağlıyor. 40 Bu ürün tutmadı ve üretimden çıkartıldı. Apple’dan ayrılanlar “biz bu bilgisayarı tutturacağız” diyerek yeni bir firma kurdular. Onların ürünü de tutmadı. Oradan ayrılanlar “Palm” firmasını kurdular. Oldukça tanınan bir firma olan Intel firması, aynı alanda çalışan başka bir firmadan ayrılanların kurduğu yeni bir firma olarak ortaya çıktı ve pazara ilk ürünlerini sürmek için 3 sene çalışmak zorunda kaldılar. Bir diğer örnek de “3M”. 3M madencilik firması olarak kuruldu ve ilk 11 – 12 sene batmamak için çalıştı. Demek istediğim, böyle bir kültüre ve tarihe sahip olmayan Türkiye’de bu kadar riskli bir işe girmek isteyecek firma ya da insan sayısı çok azdır. Bizde 5 sene verilir, 5 sene içerisinde para kazanırsan kazanırsın kazanamazsan “ısrar etme kardeşim” kavramı vardır. TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ Bu ürününüzün yenilikçilikten çok yaratıcılık yönü yok mu? İşte ben ona inovasyon diyorum. Belki Türkiye’de kullanılan anlamından farklı bir yaklaşımım var. İnovasyon daha önce olmayan bir olayı yaratmak, yarattıktan sonra bunu ticari olarak insanların kullanabileceği, para kazanılacak hale sokmak demek. Yani bilinenden hareketle ortaya yeni bir ürün çıkarıyorsunuz. Zaten başka şekilde çok büyük getiriler beklemeniz mümkün değil. Olmayan bir Pazar ve ihtiyaç oluşturmanız ve o ihtiyacı gidermeniz lazım. Araştırma geliştirmeyle ortaya çıkarttığınız yaratıcı bir ürünü insanların kullanımına sokmak son derece zor bir şey.l MAKALE İNOVASYON Grundfos’ta inovasyon müzik gibidir Dünya çapında bir pompa üreticisi olan Grundfos için inovasyon şirketin hamuruna işlenmiş bir şeydir. Bu onların 60 yıldır adeta bir ibadetmişçesine yaptıkları bir şey olup, değiştirmeye kesinlikle niyetleri yoktur. G GOSBSAD rundfos’un kurucusu Poul Due Jensen 1945’te şöyle bir problem yaşadı; bir pompa siparişi almıştı, ancak içine sinecek kalitede bir pompayı bir türlü bulamadı. Bunun üzerine, elinde makine operatörü eğitiminden ve problemleri yeni bir şekilde çözme tutkusundan başka bir şey olmadığı halde gidip kendi pompasını üretti. 42 O günden bugüne kadar şirket, geliştirdiği her yeni pompa ya da pompa sistemi ile inovasyona, atılımların belirli bir yapı içerisinde ancak kısıtlayıcı olmayacak şekilde gerçekleşmesine olanak sağlayan sorumlu ve ilerici düşünce biçimine hala ne kadar bağlı olduğunu göstermiştir. TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ İnovasyon piyanosu Danimarka, Bjerringbro’da bulunan Grundfos Genel Merkezi’nden Kurumsal Marka Grubu Kıdemli Başkan Yardımcısı Kim Klastrup, Grundfos’un yenilikçilik hakkındaki görüşlerini bizimle paylaştı. Şirketin “İnovasyon piyanosu” modeli, belirli bir işte inovasyon yapmanın çeşitli yollarını kolay anlaşılır bir bağlamda bize açıklamaktadır. “Günümüzde inovasyon, sadece daha iyi bir ürün ortaya koymaktan çok daha fazlasıdır. Sahip olduğunuz network, kilit süreçleriniz ve müşteri deneyimleriniz de dahil olmak üzere daha soyut diğer etmenleri de göz önünde bulundurmanız gerekmektedir. Biz bu özelliklerden her birinin bir piyano tuşu ile temsil edildiği bir model geliştirdik.” diyor Klastrup. “İnovasyon piyanosunu çalmada bizim için esas olan şey, doğru tuşlara doğru zamanda ve doğru süre ile basmaktır. Önemli olan birbirinden kopuk notalar değil, bir melodi çalabilmektir. Melodiler, yenilikçi müzisyenleri diğerlerinden farklı kılan uyumlu kombinasyonlardır. Onları duyduğunuzda ilk fark ettiğiniz şey farklı oldukları ve onları taklit etmenin zor olduğudur. Ama bu melodileri yaratmak zor bir iştir.” diye sözlerini sürdürüyor Klastrup. “Mesele bütün tuşlara aynı anda basmak değildir. Bunu gerçek bir piyanoda denediğinizde elde edeceğiniz tek şey korkunç bir gürültü olacaktır. Her seferinde bütün tuşları zorlamaya çalışmak yerine, hangi notalara bir arada bastığınızda uyumlu sesler verdiğini bulmanız gerekir.” Grundfos’un İnovasyon Mükemmeliyet Modeli “Fikir ve yaratıcılık her zaman önceden tahmin edilemez,” diye devam ediyor Klastrup. “Başarılı inovasyon projelerinde yeni fikirler geliştirmek için aynı mantıksal evrelerden geçmek önemlidir. Bu fikirlerin durup dururken mi ortaya çıktığı yoksa belirli bir hedefe ulaşmak için mi yaratıldığının bir önemi yoktur. Grundfos’un İnovasyon Mükemmeliyet Modeli, şirketin fikir geliştirme sürecinden şans faktörünü alıp çıkarmakta, çalışanlara inovasyon başarı oranlarını yükseltmek için basit ve anlaşılır bir yöntem sunmaktadır. “Grundfos İnovasyon Mükemmeliyet Modeli, inovasyon çabalarımızın verimliliğini nasıl arttırabileceğimiz konusunda karşılıklı bir anlayış oluşturmaktadır. Fikir geliştirme ve bu fikirleri başarıyla uygulamada planlı rehberlik sağlar.” “Bu modelin üzerine kurulduğu yapı, uzun yıllara yayılan şirket dışı araştırmalardan doğan ilhamdan ve bizim kendi inovasyon anlayışımızdan oluşmaktadır. Basit evreler ve pratik araçlar kullanmak suretiyle, yenilikçiliği etkin şekilde planlanabilen pratik bir süreç haline getirebiliyoruz,” diye belirtiyor Klastrup. Çeşitli evreler dediğimiz şey, çok sayıda önemli adımı, unsuru ve süreci kapsamaktadır. Liderlik Grundfos İnovasyon Mükemmeliyet Modelinin liderlik evresindeki en önemli nokta, gidilecek yönü belirlemek ve proje için açık bir amaç belirlemektir. Takımın fikirler, fırsatlar ve çözümler üzerinde görüşmeye başlaması öncesinde projedeki önemli hedeflerin tanımlanmasının ve GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD “İster dahi bir müzisyen, isterse yenilikçi bir çalışan olsun, bu piyanoyu iyi çalmak isteyen herkes için pratik yapmak şarttır. Seçici olmanın da çok ama çok önemli olduğunu unutmayın.” 43 MAKALE İNOVASYON daha sonra da basit ama güçlü bir amaç belirlenmesinin önemli olduğuna inanıyoruz, diye açıklıyor Klastrup. geliştirilmek üzere belirli konseptlere uygun hale getirilir. Stratejik Seçim Fırsatları Tanımlama Takım üyeleri projenin geleceğe yönelik hangi fırsatları barındırdığını ortaya çıkarırlar. Bu fırsatlar teknolojik mi, ekonomik mi, yoksa sosyal midir? Kullanıcı İhtiyaçlarını Keşfetme Projenin son kullanıcıları tanımlanır, problemler tespit edilir ve ortaya çıkan ihtiyaçların türü saptanır. İdeasyon Takım üyeleri yaratıcı bir şekilde düşünmeye başlarlar. Fikirler yaratılır ve asıl soru olan “Geleneksel düşünme yöntemlerine nasıl meydan okuduk?” sorusu ortaya atılır. GOSBSAD Fikir Seçimi 44 Fikirler belirli temalar altında toplanır ve üzerinde durmaya değer olanlara öncelik verilir. Takımlar yenilik düzeyi, etki düzeyi, uygulama kolaylığı ve kullanıcı değeri gibi kıstaslar üzerine fikirleri değerlendirir. Konsept Çalışmaları ve Pilot Projeler Fikirler pilot projelerde test edilmek veya TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ Klastrup, modelin bu kısmını bir evreden ziyade bir karar verme noktası olarak açıklıyor. “Takımın önceki evrelerden bilgi toplayıp, iş konseptinin açık bir tanımını ortaya koyması önemlidir. Bu sayede, yönetimin bu konsepti uygulamaya koyup koymayacağı hakkında değerlendirme yapması kolaylaştırılmış olacaktır,” diye ekliyor. Uygulama Grundfos gibi büyük bir organizasyonda, uygulama aşamasında olan çok sayıda süreç vardır. Şirket içi iletişim, bütün çalışanların bu süreçlerden haberdar olduğunu ve bunların nasıl kullanılacağını bildiğini garanti eder. Öğrenme Doğal olarak Grundfos, şirketin yenilikçi kalma yeteneğini geliştirmek için, yapılanlardan ders alma ve öğrenmenin önemini vurgular, diye devam ediyor Klastrup. “Her yaptığımız yenilikte, bütün katılımcılar sonuçları değerlendirmede yardımcı olmalı, kendi deneyimlerini kaydetmeli ve buna göre sistem ve süreçleri geliştirmelidir,” diyor. Esaslar Grundfos’un İnovasyon Mükemmeliyet Modelinde yer alan inovasyon esasları, projenin hangi ortam içerisinde hareket edeceğini ve bu ortamı kendi faydası için nasıl kullanabileceğini tanımlar. Bu başlık altındaki beş husus, proje grubuyla ve bu grubun nasıl çalıştığıyla ilgilidir: • Kültür • Takımlar • İşbirliği • Yetkilendirme Strateji ve İzleme Son olarak Klastrup, özellikle stratejik seçim ve uygulama aşamaları sırasında inovasyon projelerinin, Grundfos markası, değerleri ve iş stratejileriyle aynı doğrultuda olmasını sağlamak için incelendiğini söylüyor. “İzleme sayesinde gerçek hayatta ne kadar başarılı olduğumuzu görmemiz mümkün oluyor. Projenin önceden tanımlanmış hedefleri var, ancak geliştirme ve uygulama sırasında bu projenin güvenilirliğini etkileyebilecek dış değişikliklerin de farkında olmalıyız,” diye ekliyor. Enerji etiketleri bu işin geleceği Grundfos inovasyonun somut örneklerinden biri de şirketin geçtiğimiz günlerde enerji verimliliği etiketlerinin pompalarda da kullanılmasına öncülük etmiş olmasıdır. “Artık tüketiciler buzdolabı ya da çamaşır makinesi seçer gibi bu ürünleri de seçebilecekler” diyor Klastrup. Buna inovasyon piyanosunun ışığında bakacak olursak, Grundfos enerji etiketini diğer pompa üreticileriyle birlikte oluşturma yolunda bir girişimde bulundu (Network), piyasadaki enerji verimliliği en yüksek pompayı yarattı (Ürün performansı), geçişi kontrol altında tutmak ve fayda anlayışlarından emin olmak için distribütörlerle yakın bir şekilde çalıştı (Kanal) ve enerji etiketini ürünleri farklılaştırmak ve piyasaya sürmek için yeni bir iletişim aracı olarak kullandı (Marka). Klastrup, “bu zor bir iştir, ancak süreci öğrenmek işinizi biraz daha kolaylaştırır” diye sözlerine devam ediyor. “Doğru akordu yakaladığınızda, aynı melodiyi başka enstrümanlarda çalmanız bile mümkündür. Ayrıca başka müzisyenler de aynı zamanda sizinle birlikte çalabilir. Grundfos, tuşların her birini çok iyi bir şekilde tanımlamıştır ve çalışanlarımızın bu piyanoyu ellerinden gelen en iyi şekilde çalacağına güveniyoruz. Bunu başardığımızda, çok daha yenilikçi başyapıtlar yaratma yolunda ilerliyor olacağız,” diye sözlerini noktalıyor.l GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD • Yapı 45 İŞ DIŞI YAŞAM Atilla Hacısüleymanoğlu: İÇİMİZDEN BİRİ “Hobiler insanı dışarıdaki dünyaya hazırlıyor” Atilla Hacısüleymanoğlu içindeki çalışma aşkı, yaşam sevgisi, idealistliği, giyim tarzı ve hobileriyle renkli bir yönetici. Hacısüleymanoğlu’yla kendi elleriyle hayat verip bugüne getirdiği ISCAR’ın hikayesini, tekne sevdasını, motor tutkusunu ve hayata nasıl baktığını konuştuk. S ektöre nasıl adım attınız? ISCAR’la olan ilişkiniz nasıl başladı? GOSBSAD Ben daha önce bu sektörde başka bir firmanın müdürüydüm. Görev aldığım İsveç firması dünya lideri bir firmaydı. ISCAR Türkiye’de oldukça düşük rakamlarla çalışıyordu. İşlem hacmi olarak oldukça gerilerdeydi. Bu arada ben İsveç firmasından ayrıldıktan sonra kendimle ilgili projelerim ve bir de küçük atölyem vardı. Daha sonra ISCAR beni görüşmek üzere İsrail’e çağırdı. Çeşitli temaslarda bulunduk ve onlarla çalışmaya karar verdim. 1995 yılında ISCAR’la anlaştım ve 1996 yılında da Türkiye’de ISCAR’ı kurdum. Bu esnada atölyem de faaliyetlerine bir süre daha devam etti. Kısa bir süre içerisinde 46 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ de ISCAR olarak 7.yılımızda Türkiye birincisi olduk. Öncelikle ben işçilikten gelme bir mühendisim. Yani işçilikten gelen pratiğimle birlikte ISCAR’ı bu şekilde organize ettim. Bunun ISCAR’ın bu noktaya gelmesinde önemli rol oynadığını düşünüyorum. Yaklaşık 22 yıldır kesici takım işindeyim. Fakat meslek hayatım daha da uzun diyebilirim. ISCAR’ın faaliyet alanından bahseder misiniz? ISCAR’ın faaliyet alanı kesici takımlar. Otomobil sektörü, uçak, tren, gemi motorları gibi alanlarda faaliyet göstermekteyiz. ISCAR olarak biz çeliği işliyoruz. Yani bildiğiniz otomobil jantı, uçak motoru, türbin kanatları, otomobil motorları, ve kaportaları için yapılan kalıplar vs. gibi alanlarda da faaliyetlerimiz var. Camdan tutun cam kalıplarının, kullandığımız telefondan hemen hemen günlük hayatımızda kullandığımız tüm malzemelerin, makinelerin işlenmesi bizim elmas dediğimiz kesicilerle yapılmakta. Ayrıca imalat yelpazemiz içerisinde “tailor made” dediğimiz , işe özel olarak yapılan dizaynlar vardır. Örneğin TOFAŞ’ın motoru veya FORD’un motoru birbirinden farklıdır. Bu firmalara standart bir ürün veremezsiniz. Her birisi için biz kendimiz özel tasarımlar yapıyoruz. O firmanın silindir yuvasına, pistonunun şekline, iç parçasına vs uygun takımlar üretiyoruz. Bunları dizayn edip üretirken ISCAR olarak üzerinde önemle durduğumuz şey üretim sürelerini azaltmak. Üretimde harcanan zamanı azaltmak oldukça önem taşıyor. Bazen öyle işler yapıyoruz ki toplam üretim süresi 1 saat olan bir iş yarım saate, 20 dakikaya düşebiliyor. Genel olarak bakacak olursak da Türkiye bu konuda da oldukça başarılı. Benim iyi bir ekibim var. Başlangıçtan bugüne ISCAR’da iyi bir ekip oluşturduğumuza inanıyorum. Başarının bir diğer sırrı da bu olsa gerek. Yaptığınız hobiler sizin hangi tarafınıza hitap ediyor en çok? Artık günümüzde teknoloji bizleri öyle bir hale getirdi ki her an her yerde çalışabilir hale geldik. Çalışmaya engel bir şey yok, çalışmamak için bir bahane yok. yıllar böyle çok yoğun çalıştım. İşimi hep ön planda tuttum. İş belirli bir noktaya geldiği zaman işte ufak tefek hobilere ilgi duymaya başladım. Model uçakla başladım daha sonra motosiklet onu takip etti. Şimdi “motorcu” oldum diyebiliyorum. Ardından da tekne başladı. Motosikleti evden işe gitmek amaçlı mı yoksa gezi amaçlı mı kullanıyorsunuz daha çok? Sıklıkla geziler, turlar yapıyorum. Yılda 30 – 40 bin kilometre yapıyorum diyebilirim. Üye olduğum motosiklet gruplarımız var. Grup gezileri yapıyoruz. Örneğin bir Türkiye gezimiz var 1 hafta sürdü 3 bin kilometre yol yaptık. Geçenlerde yine Almanya’ya gittim tek başıma. Orada bir motor grubuyla buluştum sadece 1 gün onlarla gezmek için ama 7–8 günde gidip geldim tek başıma ve toplamda 2700 kilometre sürdü bu yolculuk. Bu yoğun tempoda nasıl zaman bulabiliyorsunuz? Öncelikle zamanı iyi değerlendirmek lazım. İnsan isterse her şeyi yapar. “Vaktim yok” demek bence kendini kandırmaktan öteye gitmeyen bir söz. Vakit ayırmak istiyorsanız yaratırsınız bunu zaten. Uykuya önem veren, yatıp kalkış saatlerine önem veren birisiyim. Kimisi işten gelir yemeğini yer dizisini izler, televizyon karşısında pinekler ve “Vakit bulamıyorum” diye sızlanır. Ben öyle değilim erken yatıyorum, erken kalkıyorum. Geriye kalan zamanımı değerlendiriyorum. Özel bir çaba sarf etmiyorum aslında bunun için. GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD Sanırım benim özgür tarafım oldukça ağır basıyor. Her insanın ruhunda bir parça ama az ama çok özgür olmak isteyen bir tarafı vardır. Sanırım benimde özgürlüğüme düşkün tarafımı okşuyor gerçekleştirdiğim hobiler. Hep yapmak istersiniz, hayal edersiniz, yapamazsınız, ya şartlar ya olanaklar el vermez. Öncelikle ben yıllarca çok yoğun tempoda çalıştım. 48 yaşındayım. Üniversiteye 16 yaşında başladım. Hayata oldukça erken atıldım diyebilirim. Doğu kökenli bir insanım. Doğudan batıya geldim. Doğuda paranız da olsa olanaklarınız yoktur genellikle. Örneğin küçükken benim en çok hayal ettiğim şey model uçaktı. Ben model uçak da uçuruyordum. İnsanoğlu hayal ettiği, ilgi duyduğu faaliyetleri yapmak ister. Ama tabii para da kazanmanız lazım. Ben işimi de çok severim, ilgi duyarım. Bu benim için şans. Hep iyi olmak, hep önde olmak isterim. O yüzden de çalıştığım firmalarda hem firmayı, hem kendimi hep iyi noktalara getirdiğimi düşünüyorum. Benim için her zaman öncelikli olan iştir. İnsanlar şunu söyler “ benim özel hayatım, ailem öndedir, iş sonradır.” Ama iş önde olmadı mı onlar hiçbir zaman öne geçemez. Tabii ki değer anlamında iş önde değildir, onlar daha değerlidir ama iş insan hayatında en önde olmalı. Çünkü iş sorumluluktur. Topluma sorumluluğunuzdur. Kendinize, ailenize sorumluluğunuzdur. Para kazanmasanız yeri gelir herkes terk edebilir sizi. O yüzden işim önemli benim için. Uzun 47 İŞ DIŞI YAŞAM İÇİMİZDEN BİRİ Siz haftanın belli günleri yelkenlinizde yaşıyorsunuz. Yelkene olan ilginiz nasıl başladı? Önceden beri ilgim vardı denize. Aslına bakacak olursanız işim hep rüzgarla benim. Snowboard yapıyorum, motorla geziyorum, uçak eğitimi aldım. Bisiklette yaptım. Rüzgar beni çekiyor belki de. Benimki böyle güce dayalı, hırsa hedefe dayalı hobiler oldu hep. Ben bir hedef koymayı ve o hedefe doğru yaklaşma duygusunu seviyorum. Benim için hedef hiçbir zaman ulaşılmaz, hep ilerdedir. Yelkencilik içinde özgürlük hissini yoğun yaşayabileceğiniz, sizi dinlendiren, kendinizle baş başa kalmanızı sağlayan, iş stresinden uzaklaştıran bir uğraş. Yelkenli bahsettiğim doğa Teknede bir gününüz nasıl geçiyor? Aslına bakacak olursanız daha teknem yeni olduğu için teknedeki yaşamı henüz oturtabilmiş değilim. Ben kendi işimi bir başkasına yaptırmayı sevmeyen bir yapıya sahibim. Birtakım harcamalarım varsa birtakım da tasarruflarım vardır. Biliyorsunuz bu tekne piyasası biraz değişkenlik gösterir. Fiyatlar birbirini tutmaz çoğu zaman. Bende makine mühendisi olduğum için elimden birçok iş gelir. Teknede yapmam gereken bazı montajlar var, yenilikler var. Şimdi tekne yeni olduğu için bazı parçalar ekliyorsunuz veya işte yaşamınızı kolaylaştıracak şeyler yapıyorsunuz. Onları kendim yapıyorum. Bundan da ayrı bir haz alıyorum. Şu an için teknede bir günüm, teknenin içinde uzun vadede daha rahat yaşamak için yapılması gereken düzenlemeleri yapmakla geçiyor diyebilirim. Nereye bağlıyorsunuz tekneyi? GOSBSAD Kalamış’a. İş yerimden tekneye ulaşmam maksimum 45 dakika. Alışverişimi yapıyorum, yemeğimi yiyorum, daha sonra teknedeyim. Kalamış Marina’da oldukça güzel bir yer. Üst tarafı Bağdat Caddesi, İstanbul’un merkez yerlerinden birisi. O bakımdan birçok alışveriş merkezi restoran tarzı yerler var. Bu arada tabii tekne yeni olduğu için sağ olsunlar gelen giden çok oluyor. O da işin ayrı bir keyfi tabii ki. 48 sporları uğraşlarından sonra biraz daha uç noktada kalıyor. Hem yatırım açısından baktığınızda hem de zaman açısından baktığınızda. Çoğu insan bu tarz büyük kapsamlı, zamanını, parasını yatıracağı aktiviteleri emekli olduktan sonra yapmayı tercih ediyor. Ben de bunun üzerine diyorum ki “niye emekli olunca?” Şimdi ben evimde kalıyorum, evimde yatıyorum. Teknede yatarsam ne farkı var? Teknede yatmış olurum. Bir de düşünün tekneye motosikletle giderseniz ikisini de yapmış olursunuz. Yani zamanlama ve planlama çok önemli burada. TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ Tekneye girdikten sonra diz üstü bilgisayarınız, cep telefonunuzu da yanınızda taşıyor musunuz? İş hayatınız devam ediyor mu teknede de? Evet. Bir zaman ayarlaması dedik, bir de teknolojiden bahsetmek lazım. Akşamları çalışabiliyorum, maillerimi kontrol edebiliyorum. İletim açısından bir sorun yok. Zaten artık birçok yerde de kablosuz internet ağı var. İşle bağlantım kesilmiyor. Teknoloji artık öyle bir noktaya geldi ki her an her yerde bütün bilgilerinize ulaşabiliyorsunuz. Artık telefonlar bile mailleri açabiliyor. Planlamanın yanı sıra teknoloji çok güzel bir nimet insanlık için. Doğru, verimli bir şekilde kullanabildiğiniz zaman oldukça yararlı oluyor iş hayatı ve sosyal hayat için. Artık günümüzde teknoloji biz- İŞ DIŞI YAŞAM GOSBSAD İÇİMİZDEN BİRİ 50 Denizde manevralarınız çok ağır olmak, dikkatli olmak zorunda. Acele edemezsiniz. Önceden yapacağınız manevrayı öngörmelisiniz. Tekne suyun üzerinde bir ceviz kabuğu gibidir. Sonuçta doğanın gücüyle mücadele ediyorsunuz. Oradaki her hareket rüzgarın hareketi, suyun, dalganın hareketi tekneyi yönlendirir. Onu kavramanız için de çok dikkat etmeniz lazım. Ağır hareket etmeniz lazım. Bu insana sabrı, neyi nasıl yapacağını öğretiyor. Dışarıdaki hayata hazırlıyor aslında. leri öyle bir hale getirdi ki her an her yerde çalışabilir hale geldik. Çalışmaya engel bir şey yok, çalışmamak için bir bahane yok. Genel olarak bakacak olursak hobileriniz iş yaşamınızı, iş hayatınızdaki ilişkilerinizi, çalışmalarınızı nasıl etkiliyor? Sosyal ilişkilerinize nasıl katkıları oluyor? Bu aktiviteler size işte nasıl bir açılım sağlıyor? Bir defa spor yapan insanın kendine güveni vardır. Ben zamanında uslanmaz bir sigara tiryakisiydim, sigarayı bıraktım. Bu bana bir artısıdır. İradeli davranmamda sporun büyük katkısı oldu. Kendini sağlıklı hisseden bir vücut her zaman psikolojisi de sağlıklı olur. Ben spor yaptıkça kendimi daha güçlü, daha iyi, daha mutlu hissediyorum. O da işime pozitif yönde yansıyor. Mesela bazı insanlar saat 11lere 12lere kadar uyuyorlar. Yaşları ilerlemiş, hayatları bitecek hala uyuyorlar. Ben bunu kayıp zaman olarak nityelendiriyorum. Belirli bir dönem yapabilirsiniz bunu belki. Örneğin ben bu şirketi kurduğumda bir dönem elemanım yoktu, yapmam gerekende şeyler vardı. Gece seyahat edip sabah müşteriye gitmek, Cumartesi-Pazar çalışmak gibi. Ama bunun sabırla sonunu bekledim. Çünkü işim oturacak, ondan sonra kadrolarım oturacak, ben hayatımla ilgileneceğim. Çünkü bir insan sosyal hayatını değerlendiremezse bana göre işinde bir anlamı yok. Sosyal varlıklarız. Hobilerimiz olmalı, ilişkilerimiz olmalı. Bunları da yapmak lazım. Bunları yaptığın zaman verimliliğiniz artıyor. Sürekli işleri, problemleri düşünen birisinin çok yaratıcı olması mümkün değil. Ben inanmıyorum ona. Yaratıcı olamaz bir insan. Örneğin model uçak yaparken bir plan üzerinden yaparsınız. Ben aceleciydim, hala öyleyim gerçi. Her şeyin hızlı bir şekilde gerçekleşmesini isterim. Ama hızın yanına doğru programlamayı katabilirseniz ve sabrı da bunun yanına oturtursanız süper bir birleşim olur. Mesela hızlı yaptığım bir uçağın kanadı, kuyruğu hassastır. Hataya, yalpalamaya müsaittir. Ve eğer bir problem varsa görürüm ve bütün hevesim kaçar. Ama onu sabırla, güzel, dikkatli yaptığınız zaman el becerileri, sabrın kişiliğini de değiştiriyor. Hep derler denizciler çok sabırlıymış diye. Ben biraz daha sabırlı TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ olmaya başladım. Hakikaten denizde manevralarınız çok ağır , çok dikkatli olmak zorunda. Acele edemezsiniz. Önceden yapacağınız manevrayı öngörmelisiniz. Tekne suyun üzerinde bir ceviz kabuğu gibidir. Sonuçta doğanın gücüyle mücadele ediyorsunuz. Oradaki her hareket rüzgarın hareketi, suyun, dalganın hareketi tekneyi yönlendirir. Onu kavramanız için de çok dikkat etmeniz lazım. Ağır hareket etmeniz lazım. Bu insana sabrı, neyi nasıl yapacağını öğretiyor. Dışarıdaki hayata hazırlıyor aslında. Katıldığınız motorsiklet gruplarında sizin gibi yönetici motorsiklet tutkunları var mı? İşle ilgili konuşuyor musunuz? Evet genelde yöneticiler katılıyor bu gruplara. Fakat ben katıldığım zaman iş konuşmayı pek sevmiyorum. Tabii kişiye bağlı bu, bazı insanlar iş konuşmak için geliyor. Mesela Harley Owners grubu biraz daha zengin, biraz daha imkanları iyi olan grup ama ben onların rahatlığını ve çılgınlığını seviyorum. Çünkü ben oraya rahatlamaya gitmişim, iş konuşmaya gitmemişim. Bazılarının işini, hangi mevkide bile bilmem. Ama onlarla sohbet etmek yani günlük hayattan, gezdiğimiz yerlerden bahsetmek hoşuma gider. Bazen öyle arada birisi merak ederse sorar işimi falan, ancak öyle bahsederim. Onun dışında iş konuşmayı sevmiyoruz çoğumuz. Bence konuşmamak da lazım, gerek olmadığı süre içerisinde. Sizin gibi hayat dolu, çalışmayı seven birisine sorulmaz belki ama hiç çalışma hayatınıza nokta koymayı, emekli olmayı aklınızdan geçiriyor musunuz? Bir ara onu düşündüm. Diyorum ya benim sorumluluk duygum çok fazla. Ben ülkemi seviyorum. İçinde bulunduğumuz toplumda da herkesin aynı şekilde çalışması gerektiğini düşünen birisiyim. Mesela biz ISCAR’ı sıfırdan çok iyi bir organizasyon yarattık, güzel bir düzen oturttuk. Türkiye’de bir numara olduk. Bazen gün geliyor bazı şeylerden bıkıyorsunuz haksızlıklardan, yanlışlıklardan, adaletsizliklerden. “Ben neden bu işi yapmaya devam edeyim ki?” diyorsunuz. Ama gidemem. Siz giyim tarzı olarak da alışılagelmiş yönetici profilinin dışında bir portre çiziyorsunuz. Evet yeri geldiğinde yırtık kot giyerim, motosiklet kıyafetiyle gelirim. Eskiden hep kravatlıydım. Ben insanların rahat olmasını isterim. Çünkü benim için iş önemlidir. İşimi yaparım. Gerisine bakmam. Örneğin küpe takıyorum ki bu bir tepkidir. Aslında ben küpeye karşıydım. Kendi adıma “hiçbir zaman takmayacağım bir şey”dir derdim. Ama bir tepki oldu bu. Dedim ki “işimi güzel yapıyorum. İnsanlar şekle mi önem veriyor? Benim gibi bir adamdan beklemiyor. Takacağım” dedim taktım. Bir alıştım, hiç umurumda bile değil, hoşuma gitmeye başladı.Bazen garipserdim yurtdışında da “adama bak” derdim. Çok ciddi bir adam karşımıza çıkıyor, işte saçlar arkadan bağlı, küpesi var. Adam iyi iş yapıyor ama. Bunu kavramak lazım. İnsanların şeklini, biçimini değil. Hatta özel yaşamlarını da değil. O da beni ilgilendirmiyor. Bir insanla iş yaptığınız zaman şekilden ziyade işi önemli. İşte biz işe önem veren bir toplum haline geldiğimiz zaman bu ülke çok hızlı değişecek. Çok şey değişecek. O zaman insana önem verir hale geleceğiz. İş karşılıklı sorumluluk gerektirir. Geçimdir ama aynı zamanda sosyal yaşamı destekleyen bir şeydir. Ona önem verdiğin an insana önem veriyorsun. Birlikte yaşamaya, trafikteki davranışa, her şeye önem veriyorsun. Kalitene, işini alışverişini yaparken dürüst olmaya, iyiyi üretmeye özen gösteriyorsun. Ama gene hepsinin temelinde insan mutlu olmayı bilmeli. Sosyal yaşamalı. Hayatın nimetlerinden az dahi olsa almayı bilmeli. Ben şuna da inanıyorum yani insanın mutlu ve sosyal olabilmesi için çok olanağının olmasına gerek yok. Ben çocukken basit şeylerden yaptığım oyuncaklar, maketler, uçaklar, hobi malzemelerim vardı bir sürü ve hepsini kendim yapıyordum. Onlardan inanılmaz mutlu oluyordum. Aynı mutluluğu ben yine hissediyorum şu anki sahip olduklarımla. O yüzden belki yaşlanmıyorum. Çocukken ki duygularımla, üniversitedeki duygularım hepsi birbirinin aynısı. Hatta ben çocuğuma söylerim “kızım” derim “bak birtakım şeyleri çalışarak kazandık ama insan kazandığını kaybedebilir. Her şey bir anda gidebilir ama mutlu olmayı bilmeli insan. Onurlu ve mutlu yaşamayı bilmeli.” O da insanın yeteneğiyle orantılı. Ben mühendisim, çalıştım buralara geldim, bir gün her şeyimi kaybetsem, yemek pişiririm, aşçılık yaparım. Veya hiçbir şey satamayacak mıyım, benim yaşamam lazım diyelim. Balığımı avlarım, bitkimi ekerim. Her şeyimi kaybetsem giderim doğa var, şu var, bu var. Avlanırım, ekerim, karnımı doyururum, güzel bir yaşamım olur ve mutlu olurum diye düşünüyorum. Bu mantalite belki de güç verip mutlu ediyor beni.l GOSBSAD Çünkü benim bir birikimim var. Ben burada bir sürü iyi mühendis yetiştiriyorum. Etrafımda işini bilen, seven insanlar olsun istiyorum. Çünkü benim görevim Türkiye’de bir sınıf oluşturmak. Sınıf derken sınıfsal anlamda değil. Yani iş yapan insanları organize etmek ve onlara yardım etmek. Çünkü Türkiye’de gerek yöneticiler olsun gerek aileler olsun gerek devlet kademeleri, yetkililer olsun insan gücünü önemsemiyorlar sanki. Böyle bir ülkenin kıymetini kimse bilmiyor. Kaliteli, işinin farkına varmış, ülkesinin farkına varmış insan yetiştirmek çok önemli. Aslında ben emekliyim Sosyal Sigortalardan 4 yıldır. Geçmişteki iş yaşamımla beraber toplam 27-28 yıllık bir iş hayatım var. Şimdi benim en verimli dönemim bu dönemdir. Bu dönemde ben her şeyi bırakıp gidersem ayıp ederim diye düşünüyorum. İhanet ederim o aldığım eğitime, bilgi birikimime, ülkeme. 51 MAKALE Verimlilik artışının adresi: VERİMLİLİK Sanallaştırma Şirket mimarisinin temeline indiğiniz ve rekabeti devam ettirebilmek için zamanla nasıl geliştiklerine baktığınız zaman, başarıya giden yolun sunucu işletim sistemi ve şirket uygulamalarından geçtiğini görürsünüz. Şirketi ayakta tutan yazılımları ve bu yazılımların yeniden yapılandırmasını dile getirirseniz, çok pahalı ve tehlikeli bir süreçten bahsetmiş olursunuz. Bir şeyler değiştirildiği zaman uyumluluk ortadan kalkabilir ve geliştirme ile sınama süresi beklenenden uzun olabilir. İşte sanallaştırma tüm bu gibi durumlarda devreye giriyor. Abdurrahman Komaz GOSBSAD Teknotel Bilişim Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı 52 S anallaştırma, veri depolama ve erişime açma ihtiyacına bakış açımızı tamamen değiştiren yeni bir kavram… Bu kavramın temelinde fiziksel bir şeyi alıp mantıksal (logical) hale getirmek yatıyor. Sanallaştırma (virtualization) sayesinde; en basit anlamda bir bilgisayar içinde birden çok bilgisayar; kaynakları ortak kullanarak, aynı anda çalışabiliyor, tasarruf sağlarken, kurumsal verimliliği arttırmaya yardımcı oluyor. Gerçek bir işletim sistemi üzerinde bir veya daha fazla işletim sistemini çalıştırabilen ortama sanal makine adı veriliyor. Örneğin Linux yüklü bir bilgisayar üzerindeki sanal makine pencereli bir halde veya tam ekran üzerinde birçok başka işletim sistemini açabiliyor ki; bunların sayısı sadece işlemciye, sistem belleğinin kapasitesine ve sabit disk alanına bağlı. Yani sanallaştırma ile; basit bir Linux sistemi, Windows 95, 98, ME, 2000,XP ve Vista’yı sanal olarak başlatabiliyor; üstelik eğer kullanılan sistem yeterince güçlüyse, bu işletim sistemlerinin bir veya birkaç tanesi aynı anda çalıştığı durumda bile, en ufak bir performans kaybı yaşanmıyor. Neden Sanallaştırma? Sanallaştırmanın avantajlarına gelince; öncelikle birden çok fiziksel sunucunun ya- TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ pacağı işi tek bir sunucu ile yapabilmenin sağladığı düşük donanım maliyeti ile az enerji sarfiyatı ve iklimlendirme ihtiyacı sayılabilir. Bu şekilde beş farklı sunucuyu tek bir sunucuda toplayabilme imkanı, tek sunucunun enerji maliyeti ve gerekli ortamın küçülmesi anlamına geliyor. Diğer bir avantaj ise; sanallaştırma sayesinde veri yedekleme ve geri yükleme işinin basitleşmesi. Sanallaştırma sayesinde kurumlar, tek bir seferde bir bilgisayar içindeki sanal katmanların her birinin yedeğini alabiliyor ve böylece IT altyapılarının yönetimini de kolaylaştırmış oluyorlar. Sanallaştırılmış bir sunucu içindeki dosyalar (işletim sistemi ve içindeki uygulamalar) yedekleme (backup) dosyaları olarak düşünülebilir. Bir dosyayı istediğiniz yere taşıyıp, sonra sanal makineye tekrar kopyalayarak çalıştırmak, hatta başka bir bilgisayara da aynı sanal makine programını yükleyerek; bu dosyayı orada da çalıştırmak mümkün. Örneğin bir yazılım deneyi için sanal bir Windows 2000 makinesi yaratmak veya Windows XP sanal makineyi, masaüstü bilgisayarda kullanmak yerine yolda kullanmak için; sadece ilgili dosyayı dizüstü bilgisayara kopyalamak yeterli. Böylece tüm özel dosyalar, ayarlar, kullanıcı adı/şifre vb. tüm gerekenler kolayca aktarılmış oluyor. Sanallaştırmanın en önemli avantajlarından biri de güvenlik… Kötü bir virüs saldırısı; sanal makine ve ana bilgisayar arasında bir paylaşım ağı kurulmadığı durumda, kesinlikle ana bilgisayara sıçramaz. Öte yandan sanal makine dosyasının önceden yedeğini alındı ise, bozuk dosyanın üzerine yapıştırılması sistemin eski haline dönmesi için yeterli oluyor. Günümüzde öncü çip üreticileri ve yazılım firmaları sanallaştırma konusunda yeni ve farklı çözümler sunuyorlar. Intel ve AMD gibi firmalar, yeni geliştirdikleri işlemcilerin daha fazla işletim sistemi ile daha performanslı çalışabilmesi için teknolojilerini geliştirirken, Microsoft, VMware gibi firmalar sanallaştırma yazılımlarına yoğunlaşıyorlar. Bu trend belirleyiciler sanallaştırmanın gereğini; insanlara sanal da olsa her zaman ve her yerde doğru bilgi-işlem kaynaklarını sunmak ve daha verimli, esnek ve ucuz bir bilişim ortamı yaratmak olarak tanımlıyor ve kullanıcıların masaüstü klasöründeki neredeyse tüm bileşenleri sanallaştırmayı ve bu bileşenlere her yerden sanal olarak erişmelerini sağlamayı hedefliyorlar. Sanallaştırmanın Çalışma Prensibi Sanallaştırma günümüzde iki ayrı biçimde sunuluyor: Tüm x86 sistemleri üzerinde çalışabilen yazılımsal çözümler ve en yeni işlemcileri kullanmayı gerektiren donanımsal/yazılımsal sanallaştırma desteği. Yazılımsal çözümler tüm VIA, AMD, Intel ve hatta Transmeta işlemcileri üzerinde çalışabilirken, her işlemcinin her iş yükünü kaldıramadığını göz önünde bulundurmak gerekir. Gerekli şartlar sağlandığında; yazılımsal çözümler işletim sistemlerinin hatasız çalışmasını sağlarlar; yani yazılım katmanı işletim sistemleri üzerinden gelen her türlü isteği yerine getirmeye çalışır. Bu işlemler fazladan iş yükü sebebiyle ana bilgisayarı yavaşlatabilse bile; hatalara sebep olmazlar. Diğer çözüm olan; AMD ve Intel tarafından sağlanan donanımsal desteğe gelince; AMD’nin AMD-V adını, Intel’in ise IVT adını verdiği özel çözümleri ile karşılaşıyoruz. Donanım destekli sanallaştırma adını verdiğimiz bu çözümde yine yazılım katmanı (aracı yazılım) kullanılıyor; ancak bu kodlar tamamen yazılımsal çözümler Sanallaştırmanın en önemli avantajlarından biri de güvenlik… Kötü bir virüs saldırısı; sanal makine ve ana bilgisayar arasında bir paylaşım ağı kurulmadığı durumda, kesinlikle ana bilgisayara sıçramaz. Öte yandan sanal makine dosyasının önceden yedeğini alındı ise, bozuk dosyanın üzerine yapıştırılması sistemin eski haline dönmesi için yeterli oluyor. ile karşılaştırıldığında çok daha kısa ve basit. Söz konusu yazılım katmanı tüm sanal işletim sistemlerini idare ediyor ve yazılım ile donanım arasında aracı vazifesi görüyor. Bu bileşen ister yazılımsal isterse donanımsal/yazılımsal altyapı üzerine kurulmuş olsun bir sanallaştırma motoru olma özelliğini taşıyor. Temel olarak sanallaştırma motoru işletim sisteminin üzerinde çalışıyor ve donanımla alakalı GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD Sanallaştırmada Son Durum… 53 MAKALE VERİMLİLİK her şeye fiziksel olarak erişebiliyor; bu şekilde işletim sisteminin veya uygulamanın donanımla beraber yapabildiği işlemleri o donanımdan bağımsız olarak gerçekleştirebiliyor. Sanallaştırma motoru işletim sistemi veya yazılım tarafında yapılması istenilen şeyin ne olduğuna bakarak, donanımın bu isteğe vereceği tepkiyi veriyor veya doğrudan donanıma başvuruyor. İşletim sistemi veya yazılımlar ise isteklerini neyin gerçekleştirdiğiyle ilgilenmeksizin; donanımla birebir temas halinde bulunduklarını varsayıyorlar. Kurumlar günümüzün rekabetçi koşullarında bir adım öne geçmek için IT altyapılarını verimlilik, esneklik, güvenlik ve uygun maliyet gibi kriterleri göz önünde bulundurmak zorundalar. Bazı uygulamalar daha yüksek başarım amacıyla donanım kaynaklarına daha çabuk erişilmesine izin verirler. Bunlar genellikle donanımları oldukça zorlayan 3B grafikler ve bazı özel programlar için kullanılırlar. Bu uygulamalar oldukça özeldirler çünkü paylaşımı son derece sınırlı olan bileşenlerin kullanımına imkân sunarlar. GOSBSAD Abdurrahman Komaz 54 1947 yılında İstanbul’da doğan Abdurrahman Komaz, 1970 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünden Yüksek Mühendis derecesi ile mezun oldu. İş hayatına Habaş’da Fabrika Müdürü olarak adım atan Komaz; 1972-1977 yıllarında Habaş’da, 1977-1982 yıllarında ise ticaret ile uğraşan aile şirketinde görev aldı. Abdurrahman KOMAZ, 1982 senesinde ortağı Aydın BAYRI ile kurdukları Ere Enerji Telekomünikasyon İnşaat ve Tic. A.Ş. ile telekomünikasyon ve inşaat sektöründe büyük ölçekli projeleri hayata geçirmeye başladı. 1984’den itibaren Türk Telekom’un telefon altyapısı, kablo TV altyapısı gibi anahtar teslimi uygulamalarını yapan şirketin, Türkiye’nin teknolojik dönüşümüne önemli katkıları oldu. Abdurrahman TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ Örneğin sıradan bir sanallaştırma motoru, iki Windows işletim sisteminin üst düzey bir ekran kartına aynı anda fiziksel erişimini sağlayamaz ancak bu bahsettiğimiz uygulamalar bunu birkaç sene içinde gerçeğe dönüştürebilecekler. Sonuç: Kurumlar günümüzün rekabetçi koşullarında bir adım öne geçmek için IT altyapılarına önem veriyor ve gerekli yatırımları yaparken, verimlilik, esneklik, güvenlik ve uygun maliyet gibi kriterli göz önünde bulunduruyorlar. Sanallaştırma bu anlamda kurumların sunucularını ister kendileri işletiyor olsunlar, ister profesyonel bir firmanın barındırma servisinden faydalansınlar; değerlendirmeleri gereken önemli bir teknolojik yenilik. Sanallaştırma hayatımızın bir parçası olmayı hedefliyor ve olacak da. Birçok farklı biçimde karşımıza çıkan ve geçmişi neredeyse yazılımların ilk ortaya çıktığı zamana dayanan bu kavram; iş dünyasında giderek vazgeçilmez bir konuma yükselirken, yakında bireysel kullanıcıların da hayatına girecek. Farklı ortamların kişisel bilgisayara taşınması mümkün olurken, sayısız fayda getireceği kuşkusuz. Yıllardan beri arkasında mükemmel fırsatları saklayan, fakat aşılamayan o yüksek duvar sanallaştırma ile yıkılmak üzere.l KOMAZ, paralel olarak 1997-2000 yıllarında, Ere Enerji ortaklığında kurulan ve Türkiye’de ilk genişbant internet servisini son kullanıcıya sunan KabloNET’in Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptı. Abdurrahman KOMAZ halen Ere Enerji’nin devamı niteliğindeki Teknotel şirketler grubu içinde yer alan, kurumsal internet servis sağlayıcı, datacenter ve geniş alan network hizmetleri veren Teknotel Telekomünikasyon A.Ş. ve bayi kanalı üzerinden kendi markasını taşıyan erişim cihazlarını son kullanıcıya ulaştıran Teknotel Bilişim Ltd. Şti’nde Yönetim Kurulu Başkanı, kamu ve özel kuruluşlara altyapı, network ve güvenlik projeleri gerçekleştiren Teknotel Enerji A.Ş.’de ise Yönetim Kurulu Üyesi pozisyonlarında görev alıyor. Abdurrahman KOMAZ; ortak olduğu Kare Kaplama A.Ş. ile GOSB katılımcıları arasında bulunuyor. ÜYELERİMİZDEN Linde Gaz HABERLER Hidrojen Arabaları Yarışına sponsor oldu Dördüncü TÜBİTAK Formula-G Güneş Arabaları Yarışı ve 2. TÜBİTAK Hidromobil Hidrojen Arabaları Yarışı, Linde Gaz'ın da sponsorluğuyla İzmir Yarış Pisti'nde gerçekleşti. GOSBSAD D 56 ördüncü TÜBİTAK Formula-G Güneş Arabaları Yarışı ve 2. TÜBİTAK Hidromobil Hidrojen Arabaları Yarışı, Linde Gaz’ın da sponsorluğuyla İzmir Yarış Pisti’nde gerçekleşti. Yarış gününe hazırlanmakla geçen uzun bir sürenin ardından takımlar, yarıştan yaklaşık altı gün önce İzmir Yarış Pisti’nde kamp kurdu. Kalan zamanda, biryandan yarış öncesi son hazırlıklarını tamamlayıp teknik denetimlerden geçerken bir yandan da sıralama turlarının heyecanını yaşadılar. 31 Ağustos’ta yapılan final yarışları, yarışa katılan tüm takımlara ve İzmirlilere heyecanlı anlar yaşattı. açık farkla birinci olurken ODTÜ Robot Topluluğu’nun ODTÜ-TEK adlı aracı ikinci, Anadolu Üniversitesi’nin HİDRONA adlı aracı da üçüncü oldu. Bu yarışta en iyi tasarım ödülünü Erciyes Üniversitesi’nin Y.E.K.K. takımının KATREMOBİL adlı aracıyla ODTÜ Hytech Racing takımının ATAR adlı aracı paylaştı. Değerlendirme Kurulu Özel Ödülü de MMO Hidromobil Grubu’na verildi. Linde Gaz’ın sponsor olduğu TÜBİTAK Hidromobil Hidrojen Arabaları Yarışı’na katılan 16 araba çok hoş görünümleri ve küçüklükleriyle izleyenlerin sempatisini ve ilgisini topladı. MMO Hidromobil Grubu’nun POSEİDON II adlı aracı Ülkemizi geleceğe taşımada öncülük eden bütün takımların dostluk ve dayanışması görülmeye değerdi. Linde Gaz’ın geleceğe yönelik çalışmalara desteğinin devam edeceği bildirildi.l TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ Devlet Bakanı, İzmir Milletvekili Mehmet Aydın ile İzmir Valisi Mustafa Cahit Çakır’ın da ödül törenine katıldığı yarışlar renkli görüntülere sahne oldu. T ürkiye ilaç sektörünün önemli aktörlerinden Sandoz, IPTS (International Pharmaceutical Technology Symposium – Uluslararası Farmasötik Teknolojiler Sempozyumu) 2008’e katıldı. Sempozyumun “Biyotek ve Biyobenzer Ürünler” başlıklı oturumunda Sandoz’u Türkiye ve yurtdışından konunun uzmanı olan konuşmacılar temsil etti. HABERLER IPTS 2008’de Altın Sponsor olarak yerini aldı ÜYELERİMİZDEN Sandoz Eşdeğer ilaç pazarının öncü ismi Sandoz, Hacettepe Üniversitesi tarafından bu yıl 14.’sü gerçekleştirilen IPTS’ye Altın Sponsor olarak katıldı. 6 ve 7 Eylül tarihlerinde sempozyum öncesi “workshop”larla başlayan ve 8-10 Eylül tarihleri arasında Antalya’da gerçekleşen IPTS’de bu yıl “İnnovatif Taşıma Sistemlerindeki Biyolojik Engelleri Aşma” konusu kapsamlı olarak ele alındı. Sandoz hakkında Global Novartis Şirketler Topluluğu iştiraki olan Sandoz, geniş ürün portföyü ve sunduğu patent süresi dolmuş, yüksek kaliteli ve uygun fiyatlı ürünleri ile eşdeğer ilaç sektöründe küresel aktörlerden biri. Sandoz ürünleri, 950’den fazla molekül içeren portföyü ile 130’dan fazla ülkede satılmaktadır. Ana ürün gruplarını antibiyotikler, merkezi sinir sistemi ilaçları, gastroenteroloji ve kardiyoloji ilaçları ile hormonlar oluşturmaktadır. Sandoz, bu ürünler ve bunlara ek olarak ilaç etken maddesi, biyofarmasötikler ve antiinfektifler alanında da geliştirme, üretim ve pazarlama faaliyetlerini yürütmektedir. Sandoz hızlı büyümesinin yanında son yıllarda Lek (Slovenya), Sabex (Kanada), Hexal (Almanya) ve Eon Labs. (Amerika) gibi birçok şirketi satın almıştır. Sandoz, 2007 yılında dünya çapında 23.000 çalışanı ile 7,2 milyar dolar satış gerçekleştirmiştir. yobenzerler alanında bir örnek çalışma: Erythropoietin” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Sandoz İlaç’tan bir diğer yabancı konuşmacı Dr. Andreas Premstaller ise “Biyobenzer ürün geliştirmesi: Omnitrope” başlıklı konuşmasıyla katılımcıları aydınlattı. Omnitrope’lar Avrupa ve ABD’de pazara sürülen onaylanmış ilk biyoeşdeğer ürün olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık 400 kişilik bir katılımcı sayısına ulaşan sempozyumun konuşmacıları arasında Hacattepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Eczacılık Ana Bilim Dalı üyeleri ile diğer eczacılık fakültelerinden önemli isimler, ilaç endüstrisi çalışanları, İEGM (T.C. İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü) ve yurtdışından katılımcılar yer aldı. SSK, T.C. Maliye Bakanlığı ve FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu) yetkililerini de ağırlayan IPTS 2008, uluslararası akademik çevreleri, endüstriyel temsilcileri ve devlet kurumlarını bir araya getirerek tarafların farmasötik alandaki son gelişmeler hakkında bilgi ve görüş alışverişinde bulundukları bir platform sundu.l GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD IPTS 2008’in “Biyotek ve Biyobenzer Ürünler” başlıklı oturuma Sandoz İlaç-Almanya adına katılan Dr. Carsten Brockmeyer “Bi- 57 ÜYELERİMİZDEN HABERLER Turizm sektörü “Beyaz Yıldız” ile Parlayacak “Sürdürülebilir Çevre ve Verimlilik Zirvesi”nde bir araya gelen Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. M. Hilmi Güler ve turizm sektörü temsilcileri “Beyaz Yıldız” projesinin startını verdiler. Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) tarafından hazırlanan JohnsonDiversey, Electrolux ve Grundfos’un desteği ile daha temiz, sürdürülebilir bir çevreye katkı sağlamak için düzenlenen zirveye, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. M. Hilmi Güler de katılarak destek verdiler. Ç evre kirliliği ve küresel ısınmanın neden olduğu çevresel felaketler her geçen gün artarken, turizm sektörü bu sorunu “Sürdürülebilir Çevre ve Verimlilik Zirvesi”nde masaya yatırdı. Zirvede Türk ekonomisinin lokomotif sektörlerinden Türk turizmini uluslararası arenada “Çevreye Saygılı Turizm Destinasyonu” yapmak amacıyla hayata geçirilecek olan “Beyaz Yıldız Projesi”nin de startı verildi. Zirvede açılış konuşmasını yapan TÜROFED Başkanı Ahmet Barut, bilinçli tüketim ve uluslar arası standartlara uygun çalışmalarla sadece turizm sektöründe ortalama su ve enerji tüketiminde, yüzde 25’lerden yüzde 90’lara varan oranlarda tasarruf edebilme olanağının yaratılabileceğini belirtti. Grundfos’un, Türkiye Genel Müdürü Okay Barutçu yaptığı konuşmada “Grundfos bir vakıf şirketi olarak gelecek kuşaklara daha iyi bir dünya bırakılması için sorumlu ve bilinçli bir anlayışla teknolojiler geliştirerek, hem tüm insanların yaşam standardının gelişimine katkıda bulunmak, hem de hızla tükettiğimiz kaynaklarımızın bilinçli ve verimli kullanımını teşvik edebilmeyi kendisine ilke edinmiştir. Beyaz Yıldız bu anlamda bizler için son derece önemli bir projedir” şeklinde konuştu. “Beyaz Yıldız Projesi”nde Turistik işletmelerde kullanılan su, elektrik, enerji, kimyasal ve katı atık miktarının kontrol altına alınması, çevreye ve doğal kaynaklara yönelik oluşabilecek zararın minimize edilmesi hedefleniyor. Projede tesislerin misafirlerinin konforundan taviz vermeden, onların da bu çevresel duyarlılığa katılımcı olmalarının sağlanması amaçlanıyor. Gerekli kriterleri yerine getiren işletmeler “Beyaz Yıldız” almaya hak kazanıyorlar. Beyaz Yıldız projesine katılan turizm işletmeleri, sürdürülebilir bir çevrenin sağlanmasına katkıda bulunmakla kalmayıp, artan müşteri memnuniyeti sonuçları ile birlikte ekonomik kazanımlar da sağlayacaklar. TÜROFED’in; Electrolux, JohnsonDiversey, ve Grundfos tarafından desteklenen Beyaz Yıldız Projesi kapsamında tesis yöneticileri ile çalışanları için Akdeniz, Ege, İç Anadolu ve Marmara’da yer alan 12 bölgede, projeyi anlatan bilgilendirme seminerleri ve çevre eğitimleri düzenlenecek. Ayrıca kitapçıklar, eğitici poster ve dokümanlar hazırlanarak dağıtılacak, çalışanların ve genel olarak toplumun bilinçlenmesine katkı sağlanacak.l GOSBSAD En güzel renk hangisi? 58 Filli Boya, fotoğrafa ilgi duyanların katılabileceği “En Güzel Renk” temalı fotoğraf yarışması düzenliyor. Fotoğraf meraklılarının en fazla 3 eserle katılabileceği yarışmaya başvurular 01 Eylül – 31 Ekim 2008 tarihleri arasında kabul edilecek. Fotoğraf sanatına katkıda bulunmayı ve fotoğrafa ilgi duyanları teşvik etmeyi amaçlayan yarışmaya, her türden eserle katılmak mümkün olacak. Bilgi için: www.filliboya.com.tr TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ İNCELEME OSB’LER Organize sanayi bölgelerinin tarihsel gelişimi Türkiye’de, organize sanayi bölgeleri, gelişmelerin bölgeler açısından dengeli olması bakımından özel sektör yatırımlarının belirli yörelere yönlendirilmesi veya mevcut yatırımların desteklenerek teşvik edilmesi için parasal ve fiziksel teşviklerin verilmesinin bir aracıdır. OSB’ler, aynı zamanda da, gelişmekte olan sanayilerin arazi gereksinmelerinin karşılanması, birbiriyle ilişkisi olan sanayilerin belirli bir program çerçevesinde bir arada üretim yapmalarına olanak sağlanacak şekilde örgütlenmesi ve bunun sonucunda dışsal ekonomiler yaratılması yoluyla yararlar sağlamaktadır. Nitekim, 1905 ve 1909 yıllarında, özel girişimciler Chicago kentinde ‘Central Manufacturing’ ve ‘Clearing’ ismini verdikleri iki sanayi bölgesi kurmuşlardır. Bunlar aynı zamanda, modern anlamda sanayi bölgelerinin ilk örneklerini oluşturmuştur. Bu uygulamaların amacı, sanayicilerin altyapılı sanayi arsası gereksinmelerinin karşılandığı bölgelerin inşa eden özel firmaların kâr elde etmeleridir. Yani, ABD’deki ilk OSB uygulamaları, özel sektör tarafından kâr elde etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. İkinci Dünya Savaşı ile birlikte başlayan dönemde, OSB’ler bir devlet yatırımı olarak görülmeye başlanmış; gelişmekte olan ülkelerde küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin geliştirilmesine hizmet eder bir biçimde düzenlenmiştir. Ancak, geç sanayileşen ülkelerde organize sanayi bölgesi uygulamalarını görmek için 1950’li yılları beklemek gerekecektir. OSB ile ilgili dün- GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD D ünyada ilk OSB uygulaması, on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında, ABD’de ortaya çıkmıştır. Gelişme kendiliğinden olmuş, tekstil imalathaneleri fiziksel yerleşmelerle bir araya toplanmıştır. ABD’de 1885 yılında hazırlanan bir raporda ise, ekonominin geliştirilmesiyle bağlantılı olarak ‘sanayi bölgesi’ fikri ortaya atılmıştır. Raporda, sanayi bölgelerinin oluşturulmasının sanayinin geliştirilmesi için önemli bir araç olacağına dikkat çekilmektedir. Organize sanayi bölgeleriyle ilgili ilk bilinçli uygulama ise; 1896 yılında İngiltere’nin Manchester kenti yakınlarında kurulan ‘Trafford Park’ uygulamasıyla gerçekleştirilmiştir. Organize sanayi bölgesi düşüncesinin ilk ortaya atıldığı ABD’de ise, uygulamaya 1899 yılında geçilmiştir. ABD’de, örneklerin yaygın hale gelmesi uzun zaman almış; fakat bu uygulamalar ileri bir anlayışla gerçekleştirilmiş ve başarılı sonuçlar elde edilmiştir. 59 İNCELEME OSB’LER ya uygulamalarından birkaç örneğe kısaca göz atmak; bizdeki uygulamaları daha nesnel olarak değerlendirmemize yardımcı olacaktır. İngiltere’de Organize Sanayi Bölgelerinin ortaya çıkışı GOSBSAD Organize sanayi bölgelerinin bu ülkedeki uygulamalarında güdülen en önemli amaç; geri kalmış bölgelerde işsizlikle mücadele etmek olarak belirlenmiştir. İlk uygulamaların, Birinci Dünya Savaşı sonrasında yaygınlaştığı görülmektedir. ‘1929 Büyük Dünya Bunalımı’nın İngiliz ekonomisini çökerttiği yıllarda; bunalımdan çok etkilenen kömür, çelik ve gemi inşa sanayilerinden açıkta kalan işgücü, gelişmiş sanayi merkezlerine akın etmiştir. Belli bölgelerin göç nedeniyle aşırı nüfus kaybına karşı bir önlem olarak 1936 yılında devlet, ‘özel gelişme alanları ve ilerleme yasası’ çıkarmıştır. Bu yasa çerçevesinde alınan önlemler sayesinde, 1936-1938 yılları arasında İskoçya’da ve Galler’de altı adet sanayi bölgesi kurulmuştur. İkinci Dünya Savaşı sonrasında, belli yörelerde sanayi patlaması olabileceği öngörülerek; büyük kent merkezlerine ve sanayi alanlarına olabilecek yönlenmeye karşı koyabilmek amacıyla yeni politikalara başvurulmuştur. Bu amaçla, 1945 yılında ‘sanayinin dağılımı yasası’ çıkarılmıştır. Amaç sanayi kuruluşlarının coğrafî dağılımlarını düzenlemektir. Böylece gelişme alanı olarak belirlenen bölgelerde, yeni sanayilerin gelişmesine yardımcı olmak için; projelerin finansmanının devlet tarafından 60 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ karşılanması sağlanmıştır. Ayrıca, ‘kent ve kasaba planlama yasası’ çıkarılarak; yerel planlama örgütlerine sanayi bölgesi kurma hakkı tanınmıştır. Böylece devlet, sanayiyi bazı yerleşim yerlerine özendirmek suretiyle, az gelişmiş yörelerin sanayileşme yoluyla geliştirilmesi bakımından birkaç aracı birlikte kullanma olanağına kavuşturulmuştur. İngiltere bu düzenlemelerle uzun yıllar başarılı bir sanayileşme politikası yürütmüştür. İkinci Dünya Savaşı sonrasında, İngiltere’de yaygın olarak oluşturulan organize sanayi bölgeleri aracılığıyla, bir yandan geri kalmış yörelerde yeni sanayi merkezlerinin oluşturulmasına çalışılırken; öte yandan büyük kentlerde sanayinin kent dışında geliştirilmesi sağlanmıştır. ABD’deki uygulamalar ABD’deki uygulamalara da kısaca değinmekte yarar görülmektedir. OSB’lerin ABD’deki özgün adı ‘sanayi parkı’dır. Bunların temel amacı, kapsamlı bir plan çerçevesinde belli bir alanın geliştirilerek alt bölümlere ayrılıp sanayi yerleşmelerine sunulmasıdır. Bu uygulamada da temel amaç, (çeşitli hizmetlerden, iş ilişkilerinden, ulaşım ve finansman kolaylıklarından ve eğitilmiş insan gücü açısından) dışsal ekonomiler yaratarak, sanayileri büyük kentlerin yakınında toplamaktır. Ayrıca yeterli pazarın, işgücünün ve hammaddenin bulunduğu küçük kentlerin çevresi de, sanayi için çekim gücü olan alanların arasına girmiştir. ABD’de sanayi parklarını oluşturulmasında; belirlenen bölgelerin çevresinin bazı kullanımlara karşı korunması, yapıların ve diğer hizmet binalarının tasarımı ve inşaatı için finansman kolaylıklarının ve mühendislik hizmetlerinin sağlanması gibi bazı özendiricilere başvurulmuştur. İkinci Dünya Savaşı’nın ertesinde, sanayinin gelişmesine koşut olarak sanayi parkları da ani ve önemli bir gelişme göstermiştir. Bunda, federal devletin konuya eğilmesinin rolü de olmuştur. ABD’de sanayi bölgelerinin gelişimi federal devletin güdümü olmaksızın ortaya çıkmış; fakat 1951 yılından sonra federal hükümet politikaları sanayi parkı uygulamalarını belli boyutlarda etkilemiş; özellikle yeni sanayi yerleşimlerinin ülke düzeyindeki dağılımında stratejik bir rol oynamıştır. ABD uygulamasının bir özelliği, sanayi bölgelerinin önemli bir bölümünün kâr amacı gütmeyen örgütlerce oluşturulmuş olmasıdır. Bu örgütlerin amacı istihdamın, ücretlerin, ticaretin, hizmetlerin ve vergi gelirlerinin artırılması noktasından hareket ederek; sanayileşmenin bir bütün olarak yaratacağı olumlu etkilerden yararlanmaktır. Hindistan örneği Türkiye’de OSB uygulamaları Türkiye’deki OSB uygulaması, gelişmiş batı ülkelerindeki uygulamalara birçok açıdan benzemekle birlikte; bazı farklılıklar da taşımaktadır. Batılı ülkelerdeki OSB’lerde, genelde, yarı-kentsel alanlarda, uzmanlaşmış yani belli bir sanayi dalını içeren, standart fabrika binaları ve altyapı tesislerinden oluşurken; ülkemizde organize sanayi bölgeleri kentsel alanlarda, karma yapıda, standart olmayan fabrika binaları ve altyapı tesisleriyle onlardan ayrılmaktadır. Ayrıca, batılı ülkelerde bazı OSB yönetimleri kâr amacı güderken; bizdekiler kâr amacı gütmeyen kuruluşlardır. Yine batıdakilerde sadece küçük ve orta işletmeler yer alırken; bizdeki OSB’lerde büyük işletmeler de yer almaktadır. Batıdaki uygulamalarda, sanayi parselleri satın almanın dışında aynı zamanda firmalara kiralanabilirken; bizdeki uygulamalarda kiralama yapılmamaktadır. len devlet desteği, hem önemli boyutlara ulaşan finansman desteği; hem de sanayi bölgelerinin kurulması ve desteklenmesi şeklinde olmuştur. Hindistan’da konunun bir başka önemli yanı da, küçük işletmelerin, aynı zamanda, ekonomik gelişmeyi gerçekleştirecek önemli araçlar olarak görülmeleridir. Organize sanayi bölgelerinin Hindistan’daki uygulamalarının sağlayacağı yararlar şöyle öngörülmüştür: l Çalışma koşullarını iyileştirilmesi yoluyla verimliliğin artırılması. lKüçük işletmelerin kendi aralarındaki yatay ve dikey olarak geliştirecekleri ilişkilerle oluşan dışsal ekonomilerden yararlanmaları. lKooperatifçilik ruhunun gelişmesine yardımcı olarak; girişimcilerin birleşme yoluyla güç kazanmaları. l Sanayideki düzensiz gelişmeleri belli bir disiplin altına alarak, sanayinin gelişmesine doğru yön verilmesi. lEkonomik olarak az gelişmiş yörelerde, özellikle kırsal alanlarda sanayinin geliştirilmesinin özendirilmesi. Diğer uygulamalarda da görüldüğü üzere, Hindistan’da da sanayi bölgelerinin oluşturulması, büyük ölçüde, bir planlama kuruluşunun önerileri doğrultusunda yönlendirilmiştir.l GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD Aktarılacak bir başka deneyim Hindistan’a aittir. Bilindiği gibi Hindistan ekonomik büyümesini küçük ölçekli sanayi işletmelerinin üretimine dayalı olarak gerçekleştirmiştir. Kolayca tahmin edileceği üzere, bu işletmeler yetersiz sermaye kaynakları, teknolojik anlamda gelişmiş makinelere ilişkin bilgi eksikliği, üretim ve pazarlama yöntemlerinin yetersizliği ve nitelikli işgücü yetersizliği gibi ciddi sorunlarla başetmek durumunda kalmışlardır. Küçük ölçekli işletmelerin kendi varlıklarını koruyabilmeleri bakımından gerekli olan rekabet gücünü kazanabilmeleri ve içinde bulundukları darboğazları gidermeleri için devlet yardımıyla desteklenmeleri gerekli görülmüştür. Bunlara veri- 61 YÖNETİM Sevgili patronuma mektup TEKNİKLERİ Genel müdürünüze müşteri odaklılık üzerine açık mektup S evgili Patronum, ISO 9001 başlangıç etkinliklerinde verdiğiniz güzel pizza partisi için size teşekkür etmek isterim. Herkes güzel vakit geçirdi ve sizin teşvik edici sözlerinizden etkilendi. Fil, vaiz ve prosedür defteriyle ilgili anlattığınız fıkra gerçekten çok komikti. Gerçekten çok sıra dışı bir mizah anlayışınız var; özellikle de üst düzey yönetimde olan biri için. Size bu mektubu yazmamın amacı, önümüzdeki iş için sizi hazırlamak. Ne kadar meşgul olduğunuzu biliyorum. Organizasyonumuzun günlük koşturmacasına kapılmak çok kolay. Ancak artık organizasyonumuzu yeni Kalite Yönetim Sistemi’yle (KYS) yürüteceğiz ve bunun başarılı olabilmesindeki anahtar kişi sizsiniz. Sizin bu girişime ne ölçüde katılacağınız, KYS’yi daha rekabetçi ve müşteri odaklı olabilmek için mi kullanacağımızı yoksa sadece duvarda asılı bir kâğıt parçası olarak mı göreceğimizi belirleyecektir. GOSBSAD Patron, stratejik planlama yapmamız gerekiyor! 62 Bildiğiniz gibi, yönetim sistemimizi uygulamaya geçirmede en önemli adım, süreçleri tanımlamaktır. Her süreç için en azından bir müşteri tanımladığımızdan emin olalım. Bu, içerden ya da dışardan bir müşteri olabilir, fark etmez. Önemli olan, bütün süreçlerde çalışan herkesin kendi küçük krallığının dışında birilerine hizmet ettiğinin farkında olmasıdır. Şu anki süreçlerimizin bazıları, sadece kendilerine hizmet eder gibi işlemektedir. Bu organizasyonu baştan başa müşteri odaklı hale getirmeliyiz ve bu konuda KYS bize yardımcı olacaktır. Kilit süreçlerden biri stratejik planlamadır. Stratejik planlama ISO 9001 için gerekli değildir, ama bu standardın gerektirdiği birçok şey için en mantıklı başlangıç TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ noktasıdır. Yaptığımız her şeyde, stratejik planlamanın bize sağlayacağı yüksek seviyedeki rehberliğe ihtiyaç duymaktayız. En azından yılda bir kere, en iyi ve en çeşitli danışmanlarınızı bir araya getirmeli ve rekabetçi çevremizi gözden geçirmelisiniz. Müşterilerimizin neye ihtiyaçları var ve ne isterler? Bu ihtiyaç ve istekler ne şekilde değişiyor? Bir organizasyon olarak, değişen piyasaya ve sürekli gelişen müşterilerimize hitap edebilmek için ne kadar iyi konumlanmış durumdayız? Kendimizi, çevremizdeki gerçeklere uyumlu hale getirmeli, bizi ileriye götürecek eylemleri belirlemeli ve bu eylemleri açık bir plan ile hayata geçirmeliyiz. Stratejik planlamanın özü budur. Eğer ISO 9001 sistemimiz stratejiden kopmuşsa, ciddi bir problemimiz var demektir. Aynı şey hedefler için de geçerli Hedeflerimiz doğrudan stratejik planlarımızdan doğar. Başarımız için hangi belli girişimlerin önemli olduğunu gösterirler. Lütfen stratejik ve çarpıcı hedefler bul- yondaki bir başkası tarafından da gelebilir ancak sizden gelmesi çok daha etkili olur. Hedeflerimizin her birinin uzun vadedeki başarımızı nasıl etkilediğini açıklayın ve bütün çalışanların bu hedeflere ulaşmada nasıl katkıda bulunacaklarını bildiğinden emin olun. Hepsinden de önemlisi, günlük eylemlerimizle müşterilerimizi nasıl etkilediğimizi bildiğimizden emin olun. Kalite yönetiminin gözden geçirilmesi çok önemli Biri ISO 9001 hatırına, diğeri işleri “gerçekten” yürütmek adına iki ayrı hedef grubu oluşturmanın cazibesine karşı koyun. Sadece, herkesin anlayabileceği tek bir hedef grubuna ihtiyacımız var. Bunlara “kalite hedefleri” ismini koymak için zahmet etmeyin, çünkü bu sadece konuyu gölgelemeye yarayacaktır. Birisi “kalite” terimini duyup, hedeflerin yönünün ne olduğunu tarif etmeye çalışabilir. Bizim hedeflerimiz, başarı sürecini nasıl ele aldığımıza hitap etmelidir. İcra kurulu başkanımız olarak, hedeflerimizi ve onların önemlerini duyurmaya yetkili tek kişi sizsiniz. Bu mesaj, organizas- Kalite Yönetim Sistemimizin her yönünü etraflıca duyurmalıyız. Çok çeşitli iletişim araçlarına sahibiz; yapmamız gereken sadece bunları kullanmak. Ne yaptığımızı ve nereye gittiğimizi organizasyonumuzla dürüstçe konuşmak için her fırsatı kullanın. Mesajınızı, KYS’de yaptığımız işlerle ve bunların müşterilerimizi nasıl etkilediğiyle ilişkilendirmeye çalışın. Bunu hemen anlamamızı beklemeyin. Mesajlarınızı iletirken çok açık ve kesin konuşun ve bize cevap vermemiz için fırsat tanımayı unutmayın. GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD mamız için bize yardımcı olun. Hedeflerimiz stratejik planımıza sıkı sıkıya bağlı olmalı, bu belgeyi basit bir metrik sisteme dökerek herkesin kolayca anlamasını sağlamalıdır. Stratejik planımız, müşterilere daha iyi hizmet vermeye odaklanacağı için, hedeflerimiz de müşterilerimize bağlı olacak. Bütün süreçlerde, o sürecin hizmet ettiği müşterilerle doğrudan ilişkili olan hedefler olacak. Bu gözden geçirme işlemini, verileri gözden geçirme ve karar verme forumunuz haline getirmek için çaba göstermelisiniz. Bunu ISO 9001 için yapmıyoruz; başarımızı garantilemek için yapıyoruz. Yönetimi gözden geçirme düzenli aralıklarla yapılmalı ve güncel bilgilere dayanmalıdır. Eğer organizasyonumuzun ilerleyişini gözden geçirmek için üst düzey toplantılar yapıyorsak, bu uygulamayı kalite yönetimine de çevirebiliriz. Bunu nasıl yaptığımız çok önemli değil; önemli olan gözden geçirmenin sizin etkinliğiniz olması ve belirlenen girdi ve çıktıların tarafımızdan denetlenmesi. İstediğimiz kadar yaratıcı olabiliriz. Kalite yönetimini gözden geçirme, sadece bir ISO 9001 şartını yerine getirmek için yapılmamalıdır. Yapmamız gereken verileri gözden geçirmek, karar almak ve uzun vadede daha başarılı bir organizasyon haline gelmektir. 63 YÖNETİM TEKNİKLERİ Müşteri geribildiriminin kurallarını siz koyarsınız KYS’mizin diğer bir kilit noktası, belki de en önemlisi, müşteri geribildirimidir. Şüphesiz, bize ulaşan en kritik veridir. Bize olmuş bitmiş olayları haber veren ve geleceği tahmin etme konusunda başarısız olan finansal göstergelerimizden bile daha iyidirler. Müşteri geribildirimi geleceğimizi tahmin etmekle kalmaz, aynı zamanda uzun vadede başarılı olmamız için bize bir kapı açar. İcra kurulu başkanımız olarak, müşteri geribildirimi konusunu çokça düşünmeniz gerekir. Olumlu ya da olumsuz olsun, topladığımız bütün geribildirimlere karşı büyük alakanız olmalı. Topladığımız diyorum, çünkü yerimizde oturup müşterilerin bizi aramasını bekleyemeyiz. Geribildirimleri etkin bir şekilde toplamak için basit, kullanışlı araçlara ihtiyacımız var. Geribildirim elde etmek için yeni yöntemler icat etmektense, mevcut müşteri etkileşimlerini kullanalım. Organizasyonumuz halihazırda müşterileriyle her gün çeşitli şekillerde bağlantı kuruyor ve bu etkileşimler kolaylıkla geribildirim toplamak için kullanılabilir. Müşterilerden şikayet geldiği zaman bunu kişisel olarak algılamalı ve düzeltici tedbirler almak için bütün kaynaklarınızı seferber etmelisiniz. Müşteri şikayetlerinin ne kadar kritik olduğunu herkes fark edemez, bu yüzden insanlara bunu hatırlatmanız gerekir. Müşterilerin şikayet etmelerini, bizim de onların şikayetlerine yönelik düzeltici eylemlerde bulunmamızı kolaylaştırın. Müşteri geribildirimi olumlu olduğu zaman, bu tatmini neyin sağladığını bulun. Öğrendiğiniz şeyi herkesle paylaşın ve bunu yeni standardımız haline getirin. Eğer sürekli müşteri geribildirimlerini sorarsanız, herkes bunun ne kadar önemli olduğunu anlayacaktır. Bunu tamir edebilir misiniz? Dikkatinizi vermeniz gereken bir diğer konu da, önleyici ve düzeltici tedbir sistemimiz. Tahmin ediyorum ki insanları bu süreçleri kullanmaya ikna etmekte zorluk çekeceğiz. Kimse fazladan iş yapmayı sevmez ve bunlar da genellikle fazladan iş kategorisindedir. Sorunları tespit etmek ve çözmek program dışı faaliyetler değildir – herkes için kilit iş fonksiyonlarıdır. Ortaya bir sorun çıktığında ya da müşterilerden şikayet geldiğinde, “Düzeltici tedbir alalım” demelisiniz. Potansiyel bir problem açığa çıkarıldığında “Önleyici tedbir başlatalım” demelisiniz. Her iki durumda da yeterli kaynağın kullanıldığından ve süreç tamamlanana kadar takip ettiğimizden emin olun. GOSBSAD Aramızdan çok az kişi problem çözme teknikleriyle ilgili eğitim aldı. Bunu düzeltebilir misiniz? Herkesin problem çözme konusunda hızlanmasını sağlamak, organizasyonumuzu geliştirme konusunda çok büyük bir adım olacaktır. Bizi, önleyici ve düzeltici tedbir sürecinde yer almaya hazırlayacaktır. Bu eğitimlere siz de katılmalısınız. Çok meşgulsünüz, ama daha iyi bir problem çözücü olmayacak kadar meşgul değilsiniz. Sizin katılımız aynı zamanda bu eğitimin önemini vurgulayacaktır. Eğer bu önerime katılıyorsanız, yarın problem çözme eğitimiyle ilgili bir satınalma siparişini masanıza bırakacağım. Daha iyi problem çözücüler olmak, yapabileceğimiz en iyi yatırımlardan biridir. Problem çözme konusunda ne kadar iyi olursak, müşterilerin değişen isteklerini karşılamada o kadar iyi oluruz. 64 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ Tek kelime: Eğitim Eğitim, sorunları baştan önlemede kilit süreçlerimizden biridir. İsteğe bağlı değildir. Yığınla para ve haftalarca zaman harcamak zorunda değiliz, ama çalışanlarımızı eğitmek zorundayız. Çalıştığım çoğu organizasyonda eğitim sadece zaman ve şartlar uygun olduğu zaman iyi bir şey olarak görülüyordu. İşler arttığı zaman, eğitim hemen terk ediliyordu. “Yapmamız gereken işler var! Eğitime kimin zamanı var?” diye bağırıyordu herkes. Sonra da müşteri şikayetlerinin neden birdenbire arttığını merak ediyorlardı. Bu çok basit bir sebep-sonuç ilişkisi: Eğitimi ihmal ederseniz insanlar hata yaparlar. Size şöyle bir teklifim var: Eğitimlerin sade, kısa ve konuyla ilgili olmasını sağlayacağız. Bunun karşılığında da siz, müdürlere ve şeflere sık sık eğitim programlarının nasıl geçtiğini soracaksınız. Belki belirli aralıklarla eğitimlere katılarak, eğitmenlere ve katılımcılara bu sürecin başarımız için ne kadar önemli olduğunu hatırlatabilirsiniz. Siz de sürekli öğrenme halinde olmalısınız. Üstünüzdeki büyük sorumluluklar göz önüne alındığında, eğitime sizin herkesten çok ihtiyacınız olduğu söylenebilir. vermemiz için bize yardımcı olursanız, denetçiler de güçlü sonuçlara ulaşacaklardır. Patron, beni dinliyor musunuz? Değinmek istediğim son konulardan biri de güven. Organizasyonumuzu geliştirmek için bir öneride bulunduğum zaman lütfen bana güvenin. Elbette bana katılmama ayrıcalığına sahipsiniz, ama en azından organizasyonumuz için her zaman en iyisini düşündüğüme inanın. Burada çalışan biri olmam, iyi fikirlerim olamayacağı anlamına gelmez. Çoğu iş liderleri, mükemmel fikirlerin şirket dışından, özellikle de evrak çantalı ve üstünde “danışman” yazan kartvizitli birilerinden geleceğini düşünme tuzağına düşerler. Çoğu problemin cevabı burada, organizasyonumuzun içinde yatıyor; tek yapmamız gereken bunları dinlemek. İcra Kurulu Başkanı ünvanı, Dinleme Kurulu Başkanı olarak değiştirilmelidir. Verileri, müşterileri, rakipleri, tedarikçileri ve elbette biz çalışanları dinleyeceksiniz. Bu dinlemeler, akıllı eylemlerle birleştirildiğinde, doğru şeyler yapmak garanti olacaktır. İç denetim, yakın gelecekte dahil olacağınız bir süreçtir. Hiçbir zaman gerçek bir denetim yapamayabilirsiniz (ki yapsanız çok daha iyi olurdu), ama elbette bu sürecin çok önemli bir parçası olacaksınız. Sizin oynayacağınız kilit rollerden biri, denetçilerin kaynaklarının uygun şekilde olduğunu kontrol etmektir. Zeki ve anlayışlı personelin denetçi seçilmesi konusunda ısrar edin. Denetçi seçiminin “Kimi feda edebiliriz?” şeklinde bir çalışmaya dönüşmesine izin vermeyin. Bu sürece akıllı insanlarla yatırım yaparsanız, sonuçlar gelişme getirecektir. Denetçiler fırsat ortaya çıkardıklarında, önleyici ve düzeltici tedbirler aldığımızdan emin olun. Denetçilerimiz önemli ve stratejik konulara odaklanmalıdırlar. Denetçilerin bize daha iyi bir organizasyon olma yolunda nasıl yardımcı olduklarını sorun. Müşterilerimizin yaptığımız denetimlerle neden ilgilendiğini sorun. Dikkatimizi önemli konulara Son olarak, KYS’nin başarımızın önderi olacağının farkında olun. Başarısız bir yönetim sistemi, daha büyük başarısızlıkların habercisidir. Eğer KYS’mizin çürümesine, bürokratikleşmesine ya da şirket içine aşırı odaklanmasına izin verirsek kendi sonumuzu hazırlarız. Dışarıya bakmalı, piyasanın ve müşterilerin ne yönde ilerlediğini görmek için sistemimizi kullanmalıyız. KYS’mizin uygulanabilir kalması ve gelişebilmesi de sizin bu konuya ilginiz, katılımınız ve liderliğinizle mümkün olacaktır. Eğer sistemimizin bir parçası herhangi bir amaca hizmet etmiyorsa, onu çıkarın. Eğer prosedürlerimizi uygulamıyorsak, bunun nedenini bulun. Eğer anlamsız bir şey yapıyorsak araştırmanızı daha da ileri götürün. “Neden” ve “dinliyorum” kelimeleri sizin en iyi dostlarınız. Bu kelimeler ve sizin kendi aklınız sayesinde bizi müşteri odaklı ve her zaman gelişir halde tutma gücüne sahipsiniz. Anahtar sizin elinizde.l GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 GOSBSAD Anahtar sizin elinizde… İç denetimde akıllıca çalışalım. 65 KİTAP TANITIMI Kriz Yönetimi Richard Luecke Her kurum krizle yüz yüze gelebilir. Böyle bir anda derhal harekete geçmek gerekir krizin kaynağını, kapsamını tespit etmeli ve minimum zararla üstesinden gelmelisiniz. Kriz Yönetimi size şirketinizin başına gelebilecek felaketleri önlemede ihtiyaç duyacağınız temel bilgileri sunuyor. Beklenmedik krizlerde önce istikrarı sağlamak, sonra da duruma hâkim olmak için uygulanacak tedbirlere yönelik bir çerçeve ortaya koyuyor, krizin çaresini bulmada size yol gösteriyor. Kriz için hazırlıklı olmak ve krizlerden sakınmak, Krizi anında teşhis etmek, Acil Yönetim Felsefesi GOSBSAD Christopher Hodgkinson 66 Yönetim kavramı insanoğlunun işbölümüne başvurduğu ve topluluklar halinde yaşamaya başladığı ilk andan beri hayatının değişmez bir parçası olarak var olmuştur. İnsanoğlunun evrendeki yaşam biçiminin evrimine paralel olarak çeşitli süreçlerden geçerek gelişen yönetim kavramı günümüz dünyasının çok örgütlü yaşamı içerisinde insanların isteselerde her gün karşılaştıkları bir olgu olarak varlığını korumaktadır. Vatandaş olarak, çalışan olarak yönetir ve yönetiliriz..Hatta yönetmek kavramını çoğu zaman farkında olmadan birçok eylemimiz için kullanırız. Yönetmek eylemini, örgütler içersindeki günlük kullanımının ötesinde, derinlemesine analiz etmek istediğimizde karşımıza neler çıkar?Elinizde tuttuğunuz eser, bu gibi sorulara yanıt verme çabası içindedir.l Beta Basım Yayım Dağıtım, 384 sayfa, 1. hamur, ISBN: 9789752958562; Boyut: 16 x 24 cm; Baskı Tarihi: Eylül 2008 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2008 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ durum planları oluşturmak, Önceki krizlerden ders çıkarmak. Bazı krizler yangın gibidir. Göz ardı edilen bir bölgede ufak çapta başlar. Duman kokusunu alıp yangını erken fark ederseniz, çok büyük bir krizi engellemiş olursunuz. Başıboş bıraktığınızda, için için yanan ateş cehenneme dönüşebilir. Sakın böyle bir şeyin sizin şirketinizin başına gelmeyeceği düşüncesine kapılmayın.l Türkiye İş Bankası Yayınları / İş Dünyası Klasikleri Dizisi, 168 sayfa, 2. hamur, ISBN: 9789944882439; Boyut: 16 x 23 cm; Baskı Tarihi: Şubat 2008 İş Dünyasında Zirveye Giden Yol Mark Reiter, Marshall Goldsmith Farz edin ki 95 yaşındasınız ve ölüm döşeğindesiniz. Son nefesinizi vermeden önce, size büyük bir hediye veriliyor: Zamanda geriye yolculuk yapabilme yeteneği şu an bu satırları okumakta olan kişiyle konuşabilme şansı, iş yaşamında daha başarılı olması ve daha iyi bir hayat sürmesi için ona yardımcı olabilme şansı. 95 yaşındaki siz, hayatta nelerin önemli olup olmadığını, nelerin öncelikli olup olmadığını artık anlamışsınızdır. Bu bilge “ihtiyar siz”in, bu satırları okumakta olan “siz”e tavsiyeleri neler olurdu?l Mediacat Kitapları, 232 sayfa, 2. hamur, ISBN: 9789944383974; Boyut: 14 x 20 cm; Baskı Tarihi: Eylül 2008 Büyük değişim 1985 yılında kurulan Gebze Organize Sanayi Bölgesinin 1992 ve 2005 yıllarında çekilen hava fotoğraflarını karşılaştırdığımızda büyük değişim gözler önüne seriliyor. 1992 GOSB Güney Girişi 1992 GOSB Güney Girişi 2005 GOSB Güney Girişi GOSB YOLLARI Boş bir araziden yemyeşil bir dünyaya GOSB 700. Sokak
Benzer belgeler
GOSBSAD - bilgikurumsal.org
Lüksemburg Ticaret Odası Genel Direktörü Pierre Gramegna, Gebze Organize
Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı
Yücel Güngör tarafından gerçekleştirildi.
Kocaeli ABİGEM ve Kocaeli Sanayi Odası
Yönet...
Daha Güçlü Bir GOSBSAD için Üyelik Geliştirme Sanayi Bakanı
mektup
Genel müdürünüze müşteri
odaklılık üzerine açık mektup
Y - GOSB
Lüksemburg Ticaret Odası Genel Direktörü Pierre Gramegna, Gebze Organize
Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı
Yücel Güngör tarafından gerçekleştirildi.
Kocaeli ABİGEM ve Kocaeli Sanayi Odası
Yönet...
“Mükemmellikte Kararlılık Belgesi”ni alan ilk OSB TOSB
Turizm sektörü “Beyaz
Yıldız” ile Parlayacak