YIL 2012, SaYI: 45 EKİM, KaSIM, aRaLIK
Transkript
YIL 2012, Sayı: 45 EKİM, KASIM, ARALIK MÜTEVELLİ HEYETİ YURT MADENC‹L‹⁄‹N‹ GEL‹ŞT‹RME VAKFI, Ad›na SAH‹B‹: Prof. Dr. GÜVEN ÖNAL, SORUMLU MÜDÜR: Prof Dr. Işık Özpeker YAYINA HAZIRLAYAN Gerçek Kişiler Ymgv Yayın Kurulu Abdullah Mısırlıoğlu, Ali Erguvanlı, Ali Türkoğlu, Alp Gürkan, YAYIN KOORDİNATÖRÜ Atılgan Sökmen, Behçet Süleymanoğlu Cemil Ökten, Dündar MAD.MÜH. DÜNDAR ERGUNALP Ergünalp, Dündar Renda, Ekrem Yüce, Enver Erdoğan, Erdoğan Telefonlar: +90 212 246 2 081 +90 212 230 5 632 Faks: +90 212 247 5 111 Yüzer , Gülhan Özbayoğlu Günaydın Yirmibeşoğlu, Güngör Tuncer, YAYIN KURULU MAD.MÜH. DÜNDAR ERGUNALP MAD. MÜH. HALDUN LÜTFULLAHOĞLU DOÇ.DR. SAMİ DEMİRBİLEK MAD.MÜH. MEHMET UTKAN DOÇ.DR.İLGİN KURŞUN www.ymgv.org.tr [email protected] Güven Önal, H.Nijat Gürsoy, Halil İbrahim Kırşan, Halim Demirel Hayrettin Elmas, Işık Özpeker, REKLAM SORUMLUSU Gülseren Koçer İ.Hakkı Arslan, İlhami Tezcan , İsmet Kasapoğlu, İsmet Sivrioğlu E-POSTA Lütfi Çallı, Mahir Vardar, Melih Turhan, Metin Balıbey, Mevlüt [email protected] Kemal, Murat Dedeman , Murat Turan Mustafa Sönmez, Necati Ymgv Yönetim Kurulu [email protected] Kurmel, Nizamettin Çoban, Başkan: Prof.Dr. Güven Önal Başkan Yardımcısı: Prof.Dr. Işık Özpeker Genel Sekreter: Murat Turan Grafik Tasarım Oktar Kızılsencer, Ömer Yenel, Özer Altay, Rıfat Kont, Sabri Gamze Üstünlü Karahan Sadrettin Alpan, Sami Demirbilek, Selahaddin Anaç, www.gamzeustunlu.com [email protected] Selçuk Buyurgan, Muhasip Üye: Selçuk Buyurgan Selim Çiçek, Senai Saltoğlu, Taşkın Akdeniz Tolga Yalçın, Tony Alp Gürkan (üye), basılan matbaa Caouki, Tuğrul Erkin, Yener Cander, Yüceer Göver, Zeki Doğan, Prof. Dr. Erdoğan Yüzer (üye), Zeki Yavuztürk Dr. Nijat Gürsoy (üye), Doç. Dr. Sami Demirbilek (üye), YMGV TRAKYA MADENCİLERİYLE BULUŞTU 40 DENİZ ENERJİSİNDE YENİ ÇALIŞMALAR 52 DÜNYA TÜRK MÜHENDİSLERİNİ KONUŞUYOR Yeni “Teşvik Kararnamesi” Eğitim Semineri Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı, madencilik sektörüne yönelik olarak Haziran 2012’de yayınlanan yeni ‘Teşvik Kararnamesi ........................... 14 Altın Üretimini 100 tona çıkarmak mümkün İSMET SİVRİOĞLU (üye) Tüzel Kişiler Altın Madencileri Derneği, Eti Bakır A.Ş. , Eti Maden, İTÜ Maden Fakültesi, Denetim Kurulu Dr. Dündar Renda, Günaydin Yirmibeşoğlu, Özer Altay içindekiler içindekiler “Türk maden sektörünün ilk dergisi” EKİM - KASIM - ARALIK 2012, Yıl 11 Sayı: 45 YAYIN Türü: YaygIn, Sürelİ Maden İşleri Gn. Md., Maden Müh. Odası, MTA, TKİ, TTK, Tümmer, Türkiye Maden İşçileri Sendikası , Türkiye Madenciler Derneği Avrupa’nın en büyük altın madeni olan UşakKışladağ madenini işleten TÜPRAG Metal Madencilik A. Ş ................................................... 28 Devletin elinde metal madenİ kalmadı! YURT MADENC‹L‹⁄‹N‹ GEL‹ŞT‹RME VAKFI POSTA ADRES‹ HARB‹YE, CUMHUR‹YET CADDES‹ 179/5 Ş‹ŞL‹ 34367 ‹STANBUL TÜRK‹YE Telefonlar: +90 212 246 2 081 +90 212 230 5 632 Faks: +90 212 247 5 111 www.ymgv.org.tr [email protected] Banka Hesap NumarALARI VAKIFLAR BANKASI OSMANBEY ŞUBESI/İSTANBUL IBAN: TR 030.001.500.158.007.285.379.664 HALK BANKASI ELMADAĞ GIRISIMCI ŞUBESI/İSTANBUL IBAN: TR 84 0.001.200.975.100.016.003.041 REKLAM INDEX Türkiye Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul ile maden sektöründe yaşanan sorunlar, maden ve enerji politikaları, özelleştirmeler, işçi-işveren ilişkileri, hakkında konuştuk ............................................................ 36 makale: Dünya Maden Rezev SInIflandIr- ma Sistemleri Ve Türkiyedeki GelişmeleR ÇAYELİ BAKIR ......................................... .... 10 TÜRKİYE MADEN İŞÇİLERİ SENDİKASI .....39 IDC ............................................ ÖN KAPAK İÇİ METEK ........................................................ 11 REMAS REDÜKTÖR MAKİNE A.Ş .............. 44 KESİCİ DIŞ TİCARET.................................. 16 ANTGROUP LTD. ŞTİ .................................. 45 ETİ BAKIR A.Ş. ........................................... 17 TÜPRAG MADENCİLİK ...............................50 SOMA GRUBU........................................... 23 STANDART LABORATUAR .................... 58 GÜLSOY MADENCİLİK ............................... 04 ÜNAL MÜHENDİSLİK ................................ 30 CİNER GROUP ......................................... 62 DAMA MÜHENDİSLİK ................................ 05 METEK........................................................ 34 ANAGOLD MADENCİLİK......................... 63 PENA MADEN ............................................ 08 AKSA MAGNET ...................................... 35 AYDIN LİNYİT............................................ 64 TÜFEKÇİOĞLU....................... ARKA KAPAK İÇİ POZİTİF SONDAJ ....................................... 01 INCOLAB................................................... 02 ALS GLOBAL ............................................. 03 ENERJİDE YENİ ÇIKIŞ: ŞEYL GAZI Trabzon’da Çevre ve Madencilik Sempozyumu 14–16 Kasım 2012 tarihleri arasında Trabzon’da gerçekleştirilen Çevre ve Madencilik Sempozyumu’nda .............................. 12 Bir başarı hikayesi de Kanada’dan “Alderon Iron Ore Corporation” CEO’su Tayfun Eldem, Dünya çelik üretiminin neredeyse yarısını gerçekleştiren Çin’in demir cevherine olan ................................................................. 18 Dr. Abdülkerim Yörükoğlu / şükrü şafak .. 42 TÜRK MADENCİLERİ Hindistan’Da makale: ÜÇ KUŞAKTIR SÜREGELEN BİR MA- Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı 15– 29 Eylül tarihleri arasında Hindistan’a teknik gezi gerçekleştirdi ...................................................... 24 DEN ÖYKÜSÜ - SİVAS TALKI MAPEK ....................................... ARKA KAPAK 18 22 haldun lütfullahoğlu .............................. 50 OKUNASI KİTAPLAR ............................................................. 54 Kapak: Nadir Mineraller, Platin ve Altın Yatakları İçeren 10 km. Çapındaki Kondyor Alkalin-Ultrabazik Masifi, Doğu Sibirya BORSA ............................................................................ 56 ANDAÇ ............................................................................. 59 ENDÜSTRİYEL MİNERAL FİYATLARI .......................................... 60 SEKTÖRMADEN DERGİSİ YURT MADENCİLİĞİNİ GELİŞTİRME VAKFI TARAFINDAN 5680 SAYILI BASIN KANUNUN 9/2 MADDESİ GEREĞİNCE İSTANBUL VALİLİĞİNE BEYANNAME VERİLEREK AYNI KANUNUN 9.MADDESİNE GÖRE TANZİM EDİLEN 04.04.2003 TARİHLİ İZİNLE ULUSAL GAYRİ SİYASİ VE YAYGIN SÜRELİ TÜRÜNDE 3 AYDA BİR YAYINLANMAKTADIR. SEKTÖRMADEN DERGİSİ ABONELERİNE DAĞITILMAKTADIR. DERGİYE GÖNDERİLEN YAZILAR VE FOTOĞRAFLAR GERİ İADE EDİLMEZ. YAYINLANMASI İSE YAYIMCININ KARARINA BAĞLIDIR. YAYINLANAN YAZI VE FOTOĞRAFLARIN SORUMLULUĞU YAZARINA AİTTİR. KAYNAK GÖSTERİLEREK ALINTI YAPILABİLİR. EKİM, KASIM, ARALIK 2012 9 ÖNSÖZ Değerli Okuyucular, Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı’nin 2012 yılındaki değişik faaliyetleri hakkında sizleri kısaca bilgilendirmek arzusundayım. 2012’de başlatılan Madencilik Ana Planı çalışmalarında, envanter safhası tamamlanmak üzere, bazı şirketlerden gelecek bilgileri beklemekteyiz. Kömür Konseyi çalışmaları da sürmektedir. Konseyde, başta kömür olmak üzere, ülkemizin madencilik sorunları masaya yatırılıp, çözüm üretilmeye çalışılmaktadır. Vakıf’ın eğitici nitelikteki meslek içi eğitim seminerleri, 2012 yılında da devam etmiş ve 250 civarında, teknik ve idari eleman, bu seminerlere katılmıştır. Bu yılın en önemli etkinliklerinden biri olan “Maden Türkiye 2012” madencilik fuarı, Tüyap ile birlikte Beylikdüzü Tüyap Fuar merkezinde 29 Kasım – 2 Aralık tarihlerinde düzenlenmektedir. Bu yılki katılım, 8.500 m2 ile, bir önceki fuara göre büyük artış göstermiştir. 30 Kasım 2012 günü saat 14:00’de “Dünya’da Hammadde İhtiyacı ve Türkiye’de, Dünya’da Madenciliğin Geleceği” isimli bir açık oturum, fuar merkezinde, düzenlenmektedir. Tüm madencilerin katılımını ve fuar ziyaretlerini bekliyoruz. Fuarda görüşmek dileği ile, yaklaşan yeni yılınızı içtenlikle kutluyor, bol üretimli ve başarı dolu olmasını diliyorum. Saygılarımla Prof. Dr. Güven Önal Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ARALIK, 2012 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 11 BAŞLIK BURAYA GELECEK YURTTAN HABERLER 14–16 Kasım 2012 tarihleri arasında Trabzon’da gerçekleştirilen Çevre ve Madencilik Sempozyumu’nda TOBB Madencilik Başkanlar Konseyi Başkanı İsmet Kasapoğlu madencilik sektörüne verdiği katkılar dolayısıyla Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’a plaket verdi. desteği ve kolaylığı sağlamaya çalıştıklarını söyledi. Trabzon’da Çevre ve Madencilik Sempozyumu “Bilindiği gibi madencilik sektörü çevrenin en önemli aktörlerinden biridir. ÇED kararlarına baktığımızda madencilik sektörü yüzde 55 ile birinci sıradadır. Tüm sektörlerde olduğu gibi madencilik sektöründe de para kazanmak, değer üretmek önemlidir” diyen Bakan Bayraktar, “Fakat çevreyi ve insanı korumak da ondan daha önemlidir.” şeklinde konuştu. 1 4–16 Kasım 2012 tarihleri arasında Trabzon’da gerçekleştirilen Çevre ve Madencilik Sempozyumu’nda sektörde karşılaşılan çevresel sorunlarla ilgili bilimsel ve teknik gelişmeler tartışıldı. Sempozyumda yatırımcılar, kamu temsilcileri ile bir araya gelerek çözüm önerilerini ortaya koydular. Sempozyumda konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ise Bakanlık olarak madencilik sektörüne her türlü Bakan Bayraktar sektörü ilgilendiren bir hatırlatmada da bulunarak “kırma eleme tesisleri artık kapalı ortamlarda yapılmalı. 1 Ocak 2013 tarihine kadar bu işlem bitirilmelidir. Buna uymayan müesseselere yaptırım uygulayacağız” dedi. “ÇED belgesini mutlaka alın’ Trabzon’da yapılan sempozyuma Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın yanı sıra Bakan Yardımcısı Maden Mühendisi Muhammed Balta, ÇED Genel Müdürü Mustafa Satılmış ve Endüstriyel Yatırımlar Daire Başkanı Oğuz Güner ile ÇED Genel Müdür Yardımcısı Çağatay Dikmen de katıldı. Sektör açısından verimli geçen toplantılarda konuşan Endüstriyel Yatırımlar Daire Başkanı Oğuz Güner yaptığı Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Belgesi olmadan işletme, ithalat, iş yeri açma gibi birçok iznin alınamadığını söyledi. 14 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 Madenciliğin sektörler arasında en yüksek katma değer ve istihdam oluşturma kapasitesine sahip bir sektör olduğunu belirten Bakan Bayraktar, “madencilik ülkelerin kalkınmasında da çok önemli stratejik öneme sahiptir. Gelişmiş sanayi ülkelerinin hemen hepsinde madencilik sektörü ekonomik kalkınmayı başlatan öncü sektör görevini de yürütmektedir” dedi. Madenciliğin Gayrı Safi Milli Hâsıla’daki payının ABD’de yüzde 4,2, Kanada’da yüzde 7,5, Avustralya’da yüzde 8,7, ülkemizde ise yüzde 1,5 olduğuna dikkat çeken Bayraktar, “Bu durum, sahip olduğumuz yeraltı zenginlikleriyle kıyaslandığında üretimimizin hiç de iç açıcı olmadığını görmekteyiz. Bu nedenle maden kaynaklarımızın sürdürülebilir kalkınma doğrultusunda değerlendirilmesinin önemi ortadadır” şeklinde konuştu. Madencilik sektöründe yatırımları teşvik etmek istediklerini söyleyen Güner yatırımcıların da çevre konusunda duyarlı olmaları gerektiğini ifade etti. Çevre konusundaki en önemli izin belgesinin ‘Çevresel Etki Değerlendirme Belgesi’ olduğunu kaydeden Güner şunları söyledi: “ÇED belgesi olmadan Maden Kanunu’na göre işletme izni alamıyorsunuz, Orman Kanunu’na göre madenciye arazi tahsisi yapılmıyor, Hazine Müsteşarlığı’na göre ithalat izni verilmiyor. Diğer kurallara göre ÇED olmadan iş yeri açma izni, çevre izinleri verilmiyor. Dolayısıyla madencilikte yatırımcılar açısından en önemli izin ÇED belgesi. O nedenle madencilerin yol haritasını iyi çiz- mesi gerekir.” Siyanürle altın aranmadığını vurgulayan Güner, “Bizim amacımız madenciyi yasaklayarak korumak değil. Çalışma ortamı sağlayarak korumak. Ama madenciler de eski alışkanlıklarından, doğal kaynakları hor kullanmaktan vazgeçsin, çevreye saygılı olsun” dedi. “Biz, madencilik işletmelerini kapatmaktan ya da ceza yazmaktan mutlu olmuyoruz” diyen Güner, “Madenciler de kendi iç mekanizmasını çalıştırıp çevre koruma çıtasını yükseltsin. Çevre olmadan kalkınma olmaz” şeklinde konuştu. EKİM, KASIM, ARALIK 2012 15 YURTTAN HABERLER Pomza yeni yatırımlara hazırlanıyor P Dünyada altın paranın icat edildiği yer olarak kabul edilen Manisa’nın Salihli İlçesi yakınlarındaki Sart beldesinde 2500 yıl aradan sonra tekrar altın çıkaran Pomza Madencilik, açıklanan teşvik paketiyle yeni yatırımlara hazırlanıyor. omza Madencilik hazineleri ile ünlü kral Karun’un döneminde çalışılan altın madenini yeniden canlandırdı. Altın, perlit, kuvars, pomza, silis, agrega, kil, ağır mineral konsantresi, hazır beton üretimiyle madencilik sektöründe Türkiye’nin sayılı yerli üreticileri arasında yer alan firma, 6 milyon dolarlık yatırım yapmayı hedefliyor. Cumaovası ve Sart bölgesinde ürettiği endüstriyel hammaddelerin katma değerini arttırmak için Eile ve Pomex markalarıyla yapı kimyasalları da üreten firma, yeni teşvik paketiyle yatırım planlarını öne çekecek. ‘Teknolojiyi devamlı yeniliyoruz’ Yeni teşvik kanunu ile madencilik sektörünün 5. bölge teşviklerinden yararlanma hakkına kavuştuğunu söyleyen Pomza Export Madencilik Sanayi ve Ticaret AŞ Yönetim Kurulu İkinci Başkanı ve Murahhas Üye Hakan Ürün şunları söylüyor: “Yeni teşvik kanunu sayesinde yatırımlara hız verdik. Tesislerde yenileştirme ve verim arttırma projelerimiz var. Bisiklete binmek gibi devamlı yatırım yapmak, teknolojiyi yenilemek durumundayız. Sürekli yeni teknolojiler gelişiyor, yeni makineler çıkıyor. Bunların yanında rutil, kuvars, altın, perlit konularında 6 milyon dolarlık yatırım yapacağız. Yeni teşvik kanunu ile de 3 yılda yapacağımızı belki 1 yılda yapacağız, teşvik hızlanmamızı sağlayacak. Bununla birlikte, biz kuvars ihracatını yapamıyorduk. Belki kuvars ihracatı yapar hale geleceğiz” . Pomza Madencilik’te 200 kişinin çalıştığını hatırlatan Ürün, ayrıca Neva Enerji ve Persan gibi iki şirketleri olduğunu dile getirdi. Sektörde 40 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiklerini ve Türkiye’de altın üreten ilk yerli firma olduklarını vurgula- ÇBİ, kurumsal sorumlulukları ile dikkat çekiyor Çayeli Bakır İşletmeleri (ÇBİ) iş güvenliğine ve çevreye duyarlılığıyla dikkat çekiyor. Öncelikle çalışanlarının sağlığını, iş emniyetini ve çevreyi önemsediklerini belirten ÇBİ Genel Müdürü Iain Anderson, kurumsal sorumluluklarının kendilerini diğer maden işletmelerinden ayıran en önemli özellikleri olduğunu söyledi. 1992 yılında ilk yatırımlarına başlayarak 1994 yılında bakır ve çinko konsantre üretimine geçtiklerini ifade eden Anderson, Kanada merkezli Inmet Madencilik kuruluşu olan ÇBİ’de yılda toplam 1.2 milyon ton cevher üretimi yapılarak bütün üretimlerinin yurtdışına ihraç edildiğini belirtti. Anderson bugüne kadar 15,3 milyon ton çinko ve bakır cevheri çıkartıldığını açıkladı. Çalışanlar bölgeden seçiliyor Teknolojik bakımdan çok gelişmiş bir 16 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 firma olduklarını ifade eden Anderson, “Çalışanlarımızın yüzde 95’i bölgede yaşayan insanlardan seçilmektedir. En değerli varlığımız çalışanlarımızdır. Bu yüzden işçi sağlığı ve iş güvenliği önceliğin ötesinde bizim için çekirdek bir değerdir” dedi. İşletmede 100 müteahhit ile birlikte 596 kişinin çalıştığını ve maden ömrünün 2019 yılına kadar olduğunu dile getiren Anderson, işletmedeki operasyonların yerin 600 metre derinine indiğini ve bu derinlikte çalışan işçilerin her türlü emniyeti için prosedürlerin bulunduğunu kaydetti. İş kazalarının Türkiye madencilik sektörü ile kıyaslandığında 30 kat daha az olduğunu vurgulayan Anderson, emniyet kemeri eğitim programı ve araç devrilme simülatörü uygulamaları yapıldığını, kişisel koruyucu ekipman kullanımında da oldukça duyarlı davrandıklarını ifade etti. ÇBİ’nin, çevre sağlığının korunması için mümkün olan en güvenli yöntemlerle çalışmayı prensip edindiğini kaydeden Anderson, işletmenin Türk çevre mevzuatına tam uyum sağladığını belirtti. Anderson, ÇBİ’nin Kanada Madenciler Birliği’nin kabul ettiği ‘Sürdürülebilir Madenciliğe Doğru’ standartlarına da uyum gösterdiğini ifade etti. Çevresel İzleme Programı ile çevresel etkiyi yöneterek raporlandırdıklarını dile getiren Anderson, “2007 yılından bu yana enerji, su ve yakıt tasarrufu ile elde ettiğimiz kazanç, 2011 yılı için 6 milyon liradır” dedi. Ayrıca çevresel projelere destek sağladıklarını dile getiren Anderson, sadece kendi çevreleri için değil, tüm bölgenin çevresel sorunlarının çözümü için çaba sarfettiklerini kaydetti.. Kurumsal sosyal sorumluluk açısından belli standartlara sahip olduklarını açıklayan Anderson, en önemli konulardan birinin toplumla aktif diyalog sağlamak olduğunu ifade etti. Toplumun uzun vadeli sosyo-ekonomik kalkınmasına yönelik sıkıntı ve beklentilerin aktif olarak tespit edilerek, desteklemeye yönelik faaliyetler gerçekleştirdiklerini ifade eden Anderson, “Ayrıca bizim için en önemli konu, gerçekleştirdiğimiz operasyonların çevresel ve toplumsal etkileridir. Bu gibi sorunların etkin olarak yönetilmesi, şikâyetlerin çözülmesi bizler için en önemli kurumsal sosyal sorumluluklarımızdandır” şeklinde konuştu. Anderson ayrıca toplumun gelişmesi için bağış, eğitim ve sağlık konularında da toplumun kapasitesini geliştirmeye yönelik olarak, gelir olanaklarını ve sosyo-ekonomik kalkınmalarını artıracak çalışmalar gerçekleştirdiklerini de söyledi. yan Ürün bakın ne diyor: “Lidya İmparatorluğu’nun başkenti olan Manisa’nın Salihli İlçesi’ndeki Sart’ta ocağımız var. Lidya Kralı Cresus’un (Karun) başkentinde çalıştırdığı altın madenini yaklaşık 2 bin 500 sene sonra ilk biz çalıştırdık. Tarihte ilk altın paranın basıldığı yer olan Sart’ta o dönem o kadar çok altın çıkarılmıştır ki, altın gümüşten on bir kez ucuz hale gelmiş. Şu an bizim çalıştırdığımız onun altın madeni. Burası büyük bir yatak. Ruhsat alanımız 12 bin hektar. Primer ve seconder denilen yataklar var. Biz ikincil yatakta çalışıyoruz. 2001’den beri ikincil yataktan altın üretimini yapıyoruz .” “Pomza Madencilik olarak ilk altın ve ilk titanyum konsantresini üreten yerli firmayız. Ağır metal tesisi olarak zirkon üretimi üzerine de çalışıyoruz” diyen Hakan Ürün, “İzmir’in Menderes İlçesi’nde pomza üretimi yapıyoruz. 10 ana başlıkta 100’ü aşkın yapı kimyasalı üretiyoruz. İyi bir Ar-Ge birimimiz var” şeklinde konuşuyor. İnağzı kömür sahasında yeni arama çalışmaları Z onguldak-Bağlık-İnağzı kömür sahasının işletme hakkını alan Soma Kömür İşletmeleri elde edilen sondaj verilerinin beklentilerini karşılayacak düzeyde olmadığını belirterek yeni çalışmalar başlattıklarını açıkladı. Soma Kömür İşletmeleri A.Ş’nin T.T. K tarafından açılan ihalede rödovans karşılığı işletme hakkını aldığı Bağlık – İnağzı kömür sahasında bugün itibarı ile yaklaşık 1600 m desandri çalışması yapıldığı kaydedildi. Soma Kömür İşletmeleri A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Alp Gürkan tarafından yapılan açıklamada bugüne kadar elde edilen sondaj verilerinin yetersiz olduğu gerekçesiyle geçici olarak desandri çalışmalarına ara verildiği belirtildi. Açıklamada, bölgede, damarların durumu ve hakiki rezervin tespiti için yeni bir sondaj programı ile sahanın deniz kısmını da içeren detaylı bir jeofizik çalışması başlatılacağı ve sözkonusu çalışmaların bitirilmesinden sonra galerilerin açılmasına devam edileceği ifade edildi. EKİM, KASIM, ARALIK 2012 17 DÜNYADAN HABERLER Deniz Enerjisi D enizlerdeki su hareketlerinden enerji elde etme fikrinin öncüsü olan Dr. P.Fraenkel’in 1970’lerde Nil nehrine yerleştirdiği türbin bugünkülerin yanında oyuncak gibi kalıyor. 1994’de İskoçya’da Loch Linnhe’de dalgalardan enerji toplayan, 2003’de Lynmouth, Devon’da denizin gelgit hareketinden enerji toplayan konsept türbinleri başarılı olan Dr. Fraenkel’in MCT (Marine Current Turbines) firması, nihayet 2008 de K.İrlanda’da Strangford körfezine 1.2 MW gücünde ulusal şebekeye enerji sağlayan bugüne kadarki en büyük türbini kurdu. Kabaca deniz altına yerleştirilmiş, 16m kanatları olan bir rüzgâr türbinine benzeyen SeaGen (deniz jeneratörü) o kadar başarılı oldu ki, Mart 2012’de Siemens CMT firmasının tamamını satınaldı. Bir çeşit prototip olan türbin muntazam Glencore – Xstrata evliliğinde T ürkçede durumu özetleyen çok uygun bir atasözü var; “boynuz kulağı geçer”. Başlangıçta metal ticaretiyle sınırlı faaliyetlerde bulunan İsviçre kökenli Glencore 1993’de kuruldu. Bugün Glencore’un %33,65 hissesine sahip olduğu Xstrata, 2002 yılına kadar Südelektra Holding adıyla Glencore’un maden sektöründeki bir yan kuruluşu olarak faaliyet gösteriyordu. 2008 de Brezilya’lı Vale, Xstrata için 90 milyar USD teklif ettiğinde Glencore’un bu kadar yüksek miktarda Xstrata hissesine sahip olması anlaşmayı önleyen başlıca faktördü. 2011’de Londra ve Hong Kong borsalarında halka arza giden Glencore için biçilen değer ise 59,2 milyar USD oldu. Bu yılın Şubat ayında Glencore’un her bir Xstarata hissesine karşılık 2,8 Glencore hissesi teklif etmesi konuya yakın olanları şaşırtmadı. Ama Şubat ayından beri Xstrata hisselerinin %12’sini toplayarak satışı bloke edebilecek güce ulaşan Qatar Holding, sonbaharda her bir hissesine karşılık 3,2 Glencore hissesi talep edince anlaşma bir başka bahara kalmış gibi gözüküyor. Diğer taraftan, gerçekleştiği takdirde dünyanın en büyük maden şirketini yaratacak olan Glencore ile Xstrata birleşmesine Avrupa Rekabet Kurumu da hala onay vermedi. Farklı bir konsept geliştiren OWEL’in (Offshore Wave Energy Limited) türbini ise dalgaları içine alan bir boru ya da havalandırma kanalını andırıyor ve bir çeşit kompresör gibi çalışıyor. Türbin, dalgaların sıkıştırdığı havayla dönüyor. Bu sistem daha emekleme aşamasında olmasına rağmen firma türbinlerin %30 randımanla çalışacağını ve 25 yıllık ömürleri olacağını öngörüyor. Darısı Boğaz’ın akıntılarından da enerji elde edilebileceğini hayal eden mühendislerin başına. Bir başarı hikayesi de Kanada’dan “Alderon Iron Ore Corporation” CEOsu Tayfun Eldem, Dünya çelik üretiminin neredeyse yarısını gerçekleştiren Çin’in demir cevherine olan doymak bilmez iştahının (2010 yılında 618 milyon ton) Avustralya ve Brezilya’daki bilinen devasa demir madenlerinin yanı sıra nispeten küçük madenler için de fırsatlar doğurduğunu ifade ediyor. Firma Kanada’nın Labrador bölgesinde olan Kami projesini 2009’da devraldıktan sonra 57.300m sondaj yaparak 490 milyon ton %30 tenörlü kaynak tespit ettiğini, akabinde de Çin’in en büyük çelik üreticisi Hebei Iron and Steel’in hem finansal destek sağladığı, hem de üretilecek demir konsantresinin %60’ını (4,8 milyon ton) satın alma garantisi verdiğini açıkladı. Eldem’e göre gravite ve manyetik yöntemler kullanılarak %83 randımanla elde edilecek %65’lik konsantre, %4,5 silis ve %0,6 mangan da içerecek. Avustralya cevherlerinin yüksek alümina (%1,36–1,42 arası) ve fosfor (230–720 ppm) içeriğine karşılık Kami cevherinde bu değerlerin sadece 0,2 ve 40ppm olması da projeyi cazip kılan faktörlerden. 20 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 son durum olarak günde 20MWh enerji üretiyor ve %60’lık kapasite faktörü rüzgar türbinlerinin iki misli. Bu prototipten öğrenilenler sayesinde şimdiden 20 m kanatlarıyla 2MW gücündeki SeaGen2 tasarlandı ve 2013 de testlere tabi tutulacak. Gümüşün son marifeti 1990 ’lı yıllarda fotoğrafın dijitalleşmesiyle başlayıp, merkez bankalarının gümüş stoklarını ellerinden çıkarmasına varan süreçte dibe vuran gümüşün şansı dönüyor. Gündelik yaşantımızda giderek daha fazla kullanımıyla karşılaşıyoruz; evlerde çamaşır makinelerinde, buzdolaplarında bakterilere karşı gü- müş kullanılıyor, ayak mantarına karşı gümüşlü çoraplar tavsiye ediliyor. Son olarak BioCote Ltd. şirketi ürettiği gümüş bazlı katkı maddelerinin virüslere karşı da etkili olduğunu açıkladı. 24 saatli testlerde H1N1 Domuz Gribi virüsünü %99,9 oranında yok eden gümüş katkılı maddenin sıvı ya da toz olarak boya, kumaş, kâğıt gibi pek çok malzemeye uygulanması mümkün. Bakterilere ve virüslere karşı hazırlanan katkıların formülasyonları farklı ama ikisinde de etken madde gümüş. Imperial College Biomedikal Mühendisliği Enstitüsünden Prof. T. Cass’a göre bu uygulamalarda kullanılan gümüş nano parçacıklarından yayılan gümüş iyonlarının bakteri hücrelerindeki proteinlerin şeklini bozarak gelişmelerini durdurduğuna dair bolca kanıt var, fakat gümüşün virüsleri yok etmedeki mekanizması henüz anlaşılamadı. EKİM, KASIM, ARALIK 2012 21 DÜNYADAN HABERLER Güney Afrika’da grev dalgası büyüyor G Metal Hırsızlığı 2007 yılından beri metal fiyatları arttıkça metal hırsızları da gemi azıya aldılar. Başta bakır olmak üzere, kurşun, alüminyum, çelik hırsızlığının İngiliz ekonomisine yılda 700 milyon Sterlin zarara yol açtığı tahmin ediliyor. Veriler adeta inanılmaz; Polise göre 2010–2011 yıllarındaki hırsızlık olaylarının %20si (80.000 ile 100.000 arası) metal hırsızlığı, Demiryolları kablo hırsızlığı geçen yıl 35.000 seferde aksaklığa sebep oldu ve 16 milyon Sterlin zarara yol açtı. Kiliselerden 2.500 hırsızlık ihbarı alındı ve 3.4 milyon Sterlin değerinde kurşun levha çalındı, Temmuz 2012’de Southampton’da kablo çalmaya çalışan hırsızlar 16.000 telefon abonesini devre dışı bıraktı, Gatwick Havaalanı enerji hatlarından kablo hırsızlığına karşı jeneratör kullanmaya başladı. Kablo çalmaya çalışan 13 hırsız ise elektrik çarpmasından öldü. Konuyu inceleyen detektiflerin bulguları da çarpıcı; hırdavatçıdan alacağınız pille çalışan bir el aletiyle 70 mm kalınlığında kabloyu rahatlıkla kesmek, ya da herhangi bir kilisenin çatısındaki 2m2 büyüklüğündeki (değeri 40 Sterlin) kurşun kaplamayı yaklaşık bir dakikada sökmek mümkün. Önlem önerilerinin bazıları da ilginç; cezalara metal fiyatlarına bağlı eskalasyon uygulamak, demiryolu iletişiminde kablosuz teknoloji kullanmak, yer altı kablo hatlarının kapaklarına alarm takmak, kablo kesmeyi zorlaştırmak için mangan çelik veya seramik ile kaplamak, ya da kesilince renk değiştiren veya kötü koku yayan “akıllı” kaplamalar kullanmak, GPS takip sistemi kullanmak gibi. 22 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 eçen sayımızda anlaşmaya varıldığını yazdığımız Güney Afrika’daki Lonmin’e ait Marikana madeninde 4.000 işçi 19 Ekim’de tekrar işi bıraktı. Ekim ayında 12.000 kişiyi işten çıkardığını duyuran Amplats (Anglo American Platinum), 9 Kasım’da madenlerde güvenli çalışmayı sağlayacak sayıda çalışan kalmadığını açıkladı ve işe dönmeleri halinde herkese 516 USD teklif etti. Anglo Gold Ashanti firması da bu yıl grevlerin 7,5 ton altın üretimi kaybına sebep olduğunu ve 2012 için planlanan 200 milyon Dolarlık yatırımdan vazgeçtiklerini ilan etti.Gold Fields Ltd., KDC East madeninde çalışan 12.500 kişiden 8.100’ünün kanunsuz grev yaptıkları için işten çıkarıldığını, 23 günlük grev sonunda sendikayla varılan anlaşmaya göre işçilerin çoğunun 6 Kasım’da işbaşı yaptığını açıkladı.Harmony Gold Mining Company’nin Kusasalethu altın madeninde 3 hafta grev yapan 5.400 işçi de Ekim ayı sonunda işbaşı yapmıştı. Etkilenenler sadece altın, platin madenleri değil. IFL (International Ferro Metals), Eylül ayındaki grevleri takiben kapanan Anglo Platinum’a ait UG2 krom tesisinden Ekim sonu itibarıyla hala konsantre teslimatı yapılmadığını duyurdu. Devletin enerji kurumu Eskom önümüzdeki 5 yıl boyunca elektriğe %16 zam yapılacağını şimdiden duyurdu. Türkiye açısından bakılırsa, bu olayların yaratacağı güvensizlik krom alıcılarının Türkiye’ye yönelmesini de sağlayabilir. 10. Kalkınma Planı Madencilik Özel İhtisas Komisyonu Toplandı Madencilik Politikaları Özel İhtisas Komisyonu toplantısı 14 Kasım 2012 tarihinde Ankara Sheraton Oteli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. MTA’nın koordinatörlüğünde yapılan ve Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Başkanı Prof. Dr. Güven Önal’ın da katılımcılar arasında yer aldığı toplantıda alt komisyonlar hazırladıkları raporları sundular. Alt komisyon raporlarında mevcut durum, dünya ve Türkiye sektördeki gelişmelerin ve değişimlerin analizi, sorunlar ve çözüm önerileri, politikalar, stratejiler ve hedeflerin yer aldıkları görüldü. tarafından yürütülmektedir. Komisyon çalışmaları, Devlet Planlama Teşkilatı’ndan Anıl Altunay, Baki Kaya ve Tülay Yıldırım tarafından koordine edilmektedir. Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Başkanı Prof. Dr.Güven Önal komisyonda yaptığı konuşmada, madenciliğin gelişmesinin ruhsat verme aşamasında ciddi arama projesi, işletme izni aşamasında ciddi işletme projesi, zenginleştirme tesisi için ciddi tesis projesi yapılması ve izinlerin buna göre verilmesi ile mümkün olacağını belirtti. Önal ayrıca bu projelerin uzman akredite kuruluşlar tarafından yapılması gerektiğini de vurguladı. 10.Kalkınma Planı Madencilik Özel İhtisas Komisyonu Alt Komisyonları ve Başkanları ise şöyle: Kalkınma Planı Madencilik Özel İhtisas Komisyonu Başkanlığı MTA Genel Müdür Yardımcısı Dr. Abdülkerim Yörükoğlu, Başkan Yardımcılığı Dr A. Vedat Oygür, raportörlük ise Ergun Yiğit Kıymetli Metaller: Muhterem Köse Metalik Madenler: Sabri Karahan Doğaltaş: Metin Balıbey Endüstriyel Hammaddeler: Mesut Şahiner Enerji Hammaddeleri: Nejat Tamzok Arama Politikaları: Mustafa Kırıkoğlu Madencilikte Kurumsal Yapı, Mevzuat ve Çevre: Selahattin Erdoğan Dış Ticaret, Lojistik, Altyapı, Vergi ve Teşvik: Mehmet Yunus Şahin 29. Pittsburgh Kömür Kongresi Yapıldı 29. Pittsburgh Kömür Kongresi, 15–18 Ekim 2012 tarihlerinde, ABD’nin Pittsburgh kentinde düzenlendi. Kongrede, 19’u Türkiye’den olmak üzere 302 bildiri sunuldu. Türkiye, ABD, Çin, Avustralya, Rusya ve Almanya’dan sonra, gerek bildiri sayısı, gerekse, katılımcı açısından, 6. sırada yer aldı. Vakıf başkanımız Prof. Dr. Güven Önal dışında, TKİ, MTA ve üniversitelerimizden katılımların bulunduğu Kongre başarı ile sonuçlandı. EKİM, KASIM, ARALIK 2012 23 YMGV’DEN HABERLER Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfından EĞİTİM SEMİNERİ “Maden, Çevre, Orman Mevzuatında Yenilikler ve Uygulamalar Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı, eğitim programları çerçevesinde “Maden, Çevre, Orman Mevzuatında Yenilikler ve Uygulamalar” konulu bir eğitim semineri düzenledi. Seminer 22-23 Kasım 2012 tarihleri arasında, Ankara’nın Yenimahalle İlçesi’ndeki T.K.İ Genel Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. S eminerin ilk gününde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED Genel Müdürü Mustafa Satılmış, “Çevre ve Maden İlişkileri” başlıklı bir sunum yaptı. Çevre ve Şehircilik B a k a n l ı ğ ı Endüstriyel Yatırımlar ÇED Daire Başkanı M. Oğuz Güner “Madencilik ve ÇED İlişkileri” başlığıyla mevzuat hakkında bilgi verdi. Güner, “Madencilik ve ÇED Uygulamaları” başlığıyla verdiği ikinci seminerde ise konuyla ilgili uygulamalardan örnekler verdi. İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte yapılan değişiklikler hakkında da bilgi veren Güner, müteşebbislerin arama ve üretim aşamalarında dikkat etmesi gereken hususlara açıklık getirdi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ÇED, İzin ve Lisans Dairesi Başkanı Ahmet Malkoç ise “Madencilik Projelerinde İzin ve Lisans Uygulamaları” başlığıyla yaptığı sunumda hem konu hakkındaki mevzuatla ilgili bilgi verirken, hem de pratik uygulamalardan örnekler gösterdi. Malkoç, grafiklerle desteklediği sunumda konuyla ilgili mevzuatta yapılan değişikliklerin önceki mevzuata göre getirdiği avantajları da sıralayarak anlattı. 2. Gün devam eden seminerin açılış konuşmasını Maden İşleri Genel Müdürü(MİGEM) Mehmet Hamdi Yıldırım yaptı. Yıldırım, konuşmasında mevzuatla ilgili genel görüşler hakkında bilgiler verdi. MİGEM Maden İşleri Koordinasyon ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Mehmet Tombul, “Maden Mevzuatındaki Yenilikler ve Uygulamadaki Sorunlar” başlıklı bir seminer verirken, Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü’nden Harun Ceren “Madencilikte Teşvik Uygulamaları” hakkında konuştu. Orman ve Su İşleri Bakanlığı İzin ve İrtifak Dairesi Başkanı İzzettin Yurtoğlu ise “Madencilik ve Orman Mevzuatı” başlığıyla bir seminer verdi. Ymgv Trakya Madencileriyle Buluştu Y urt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Trakya Geliştirme Komitesi’nce düzenlenen, Trakya madencilerinin sorunlarının görüşüldüğü toplantı, 24 kasım 2012 tarihinde, Tekirdağ’da gerçekleştirildi. Toplantıya, TKİ Genel Müdürü Mustafa Aktaş, Genel Müdür Yardımcısı Muammer Bulut, Pazarlama ve Satış Dairesi Başkanı Süleyman Karakoç, Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Başkanı Prof. 24 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 Dr. Güven Önal, Vakıf Trakya Geliştirme Komitesi Başkanı Kani Alp ve Trakya Madenciler Derneği Başkanı Cahit Sağlam ile İl Başkanı Ahmet Kambur, Trakya Madencilerini temsilen Bekir Kiremitçi, İrfan Pullukçu, Erkan Pullukçu, Cengiz Uysal, Mithat Kumyol, Oktay Alemdar ve Cüneyt Pullukçu katılmışlardır. Toplantıda kısa, orta ve uzun vadeli sorunlar tartışılmış ve çözüm- ler üretilmiştir. Özellikle, TKİ’nin de katılacağı bir A.Ş. kurularak, Trakya’da Buhar Üretim Tesisleri ve Termik Santral yatırımlarının yapılması konusunda prensip olarak görüş birliğine varılmıştır. TÜRK MADENCİLERİ HİNDİSTAN’DA Türk Madencileri Hindistan’da Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı 15– 29 Eylül tarihleri arasında Hindistan’a teknik gezi gerçekleştirdi. Geziye katılanlar maden işletmelerinden Rajpura-Dariba mines (Zn), Malanjkhand Copper Project, Bhetland Coal Washery ile Chromite Ore Beneficiation Plant’ı ziyaret etti. Gezi heyeti, yetkililerden işletmelerle ilgili bilgiler aldı. 26 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 Hindistan Zinc Ltd. Çinko ve Kurşun Madeni Gezisi (17 Eylül Pazartesi-Udaipur): Hindistan Zinc Ltd. SK Mines’a ait olan sahadan yılda 2 milyon ton cevher çıkarılıyor. Sahanın açık ocak üretim metodu ile çalışmasında sona gelindiği için yeraltı üretim metoduna geçiş projelendirilmiş bulunuyor. Yer altı metodunda da Kuyu sistemi ile çalışma öngörülmektedir. Sahanın 20 yıllık rezerv ömrünün kaldığı dikkate alınırsa sahadaki toplam rezervin ortalama 40 milyon ton civarında olduğu söylenebilir. Maden üretim bölgesine geziye izin verilmemiş olup yalnızca Cevher Hazırlama Tesisleri ziyaret edilebil- di. Tesisle ilgili izlenimler ve edinilen bilgiler şu şekildedir: Tesisin % 65’i Vedenta’nın, % 35’i devlete ait. Her vardiyada 1-2 mühendis, 6 işçi, 10 tekniker çalışıyor. 24 saat içerisinde 3 vardiya halinde çalışıldığı belirtildi. Tesisi ait ekipmanlar ve tasarım, Finlandiyalı Outokumpu tarafından yapılmış. EKİM, KASIM, ARALIK 2012 27 TÜRK MADENCİLERİ HİNDİSTAN’DA Ham cevherin %2-3’ü kurşun ve %3’ü ise çinko olarak verilmiş olup, tenördeki kazanım oranı % 85 olarak belirtildi. Yılda 2 milyon ton üretim yapıldığı düşünülürse bunun yaklaşık 34 bin tonu kurşun ve 51 bin tonu da çinko olarak kazanılıyor. Tesise cevher iki paralel devreden beslenmektedir. İri taneli ham cevher birincil, ikincil ve tersiyer kırıcılarla 20 mm altına indirgenerek 4 siloya besleme yapılıyor. Öğütme devresinde çubuklu ve bilyalı değirmenler kullanılmakta olup cevherin %80’i burada -75 µm altına indirgeniyor. Buradan da hidrosiklona besleme yapılıyor. Hidrosiklon alt akımından çıkanlar tekrar öğütmeye, üst akımdan çıkanlar da flotasyona gönderiliyor. Flotasyon işlemleri doğal pH’da yapılmakta olup, öncelikle kurşun konsantresi alınıyor. Bastırıcı olarak sodyum siyanür (NaCN) kullanılıyor. NaCN, kurşunu kazanmak için piriti bastırmakta kullanıldığı belirtiliyor. ZnSO4 ise çinkoyu bastırmaktadır. Kurşun devresinin atığı Zn tankına gönderilmekte olup, canlandırıcı olarak burada CuSO4 kullanılıyor. Çinko devresinin atığı da thickener ardından atık barajına gönderiliyor. Çinko devresinde toplayıcı olarak SPX kullanılıyor. Thickener alt akımından çıkan üründe %60 nem mevcutken, 7 ton/saat kapasitedeki Larox Filtreler yardımıyla bu nem %9’a indirgeniyor. Ayrıca kavurma fırını, sülfirik asit tesisi ve elektroliz devresi de tesiste mevcut olup, buralarla ilgili çeşitli bilgiler alındı. Zn konsantresi siloda depolanarak fırın ünitesine gönderiliyor. Fırın alanı 123 m2 olarak verildi. Kavurma kapasitesi 40 ton/saat olup, besleme kontrolleri otomatik yapılıyor. Kavurma işlemi ile çinko minerali 28 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 oksitlenerek ZnO’ya dönüştürülüyor. Sülfürik asit tesisinde Zn, H2SO4 ile liç edildiği kaydedildi. Sonrasındaki saflaştırma safhasında Kobalt, Kadmium, Nikel çözeltiden ayrıştırılıyor. Nihai olarak da Zn elektroliz devresinde katotlara toplanarak otomatik sıyırma işlemine tabi tutuluyor. Burada 210.000 ton/yıl Zn katot üretimi yapılıyor. Cevher Hazırlama Tesisinin ziyeretinin ardından aynı şirkete ait AR-GE tesisleri de ziyaret edildi. Malanjkhand Bakır Madeni Gezisi (18 Eylül Salı-Raipur): 1982’de kurulmuş olan madende açık işletme metodu kullanıldığı öğrenildi. Cevherin oldukça derinde kalması ve emniyet şartlarının da dikkate alınması ile yer altı üretimine dönük proje çalışmaları ise devam ediyor. Maden hissesininin % 99,5’i devlete, % 0,5’i ise özel sektöre ait. 4800 işçinin çalıştığı madende ayrıca 480 yönetici düzeyinde memur bulunuyor. Yıllık üretimleri yaklaşık 2 milyon ton olup, kalan rezervle birlikte 30 yıl daha çalışılacağı kaydedildi.Kalan rezervin yaklaşık 60 milyon ton olduğu tahmin ediliyor. Açık ocaktaki basamak genişlikleri ortalama 6m, basamak yükseklikleri 12 m ve ortalama genel şev açısı da 37 ile 42 derece arasında. Cevherin yan kayacı granit ve kuarzit’dan oluşuyor. Ocak içerisinde biriken suyun atılması için çekiş gücü yüksek pompalar kullanıldığı ifade edildi. Tesise ait bir de zenginleştirme tesisi bulunuyor. Tesisin 70 ton/saat kapasite ile çalıştığı bilgisi verildi. Zenginleştirme Tesisi’nde çeneli ve konik kırıcılar bulunmakta olup, diğer öğütme devrelerinin ardından cevherin % 60’ı -70 µm altına indirgenmektedir. Bhelatand TATA Steel Kömür Madeni Gezisi (21 Eylül Cuma-Kalkota): Yıllık 1-1,5 milyon ton üretim yapılan yer altı madeninde Oda-Topuk Metodu kullanılıyor. Bazı yerlerde ise kısmen klasik uzun ayak metodunun kullanıldığı ifade edildi. 50 yıllık rezervin kaldığı belirtilirken toplam rezervin en az 60 milyon ton civarında olduğu hesaplanmış. Kömür kalınlığı ortalama 0,5-2 m arasındadır. Kömür derinliği ise yaklaşık 200300 m civarındadır. İlgililer Hindistan kömürünün daha çok Afrika kömürlerine benzerlik gösterdiğini, bu yüzden de termik santral amaçlı olarak -20 mm altı kömürlerin kullanıldığını belirtiyorlar. Lavvar tesislerinde zenginleştirilen kömürün 6500 kcal’ye ulaştığı, % 28-32 oranında kül içerdiği, tesisin yıkama kapasitesinin ise 200 ton/saat olduğu kaydedildi. İnce tanelerde sentetik kollektör(daha önceleri gazyağı kullanılıyormuş), iri tanelerde ise susuzlandırma yöntemi kullanılıyor. Sukinda TATA Steel Ltd. Krom Madeni Gezisi (22 Eylül Cumartesi-Bhubaneshwar): Hindistan’ın genelinde bir çok maden ocağı bulunan TATA grubunun kurucusu, Jamshetji Tata’dır. Geçmişi 1868’lere kadar uzanan şirkette, madencilik ilk olarak 1907’de başlamış. Çalışılan madenler krom, manganez, dolomit ve kömür.Şirketin gezdiğimiz mevcut ocağı, krom üretiminde dünyada 6. sırada yer alıyor. Grubun cirosu, 83,3 milyar US$ olup, çelik üretiminin bundaki payı 26,1 milyar US$ civarındadır. ISO 9001 belgesini Asya kıtasında ilk alan (1994 yılında) şirket TATA’dır. SA-8000 Sosyal Sorumluluk Belgesini de 2004 yılında alan şirket, bu konuda da Asya’da ilktir. Ayrıca şirketin 2007 yılında da ülkemizden alınmış bir “İncelemeli Patent”i bulunuyor. 1949’da keşfedilen Krom madeninde 1960’ta üretime başlanmış. 1991 yılında ise zenginleştirme tesisleri kurulmuştur. Krom üzerinde 6 milyon m3 civarında örtü bulunmaktadır. Yıllık üretim ortalama 1,4 milyon tondur. Bu üretimin 500 bin tonu % 50 kromit içeriyor. Kalan 900 bin ton ise düşük tenörlüdür. Yıllık % 38lik parça cevher üretimi ise yaklaşık 100 bin ton civarındadır. Krom cevheri, lateritik-limonitik bir yapıdadır. 2020’ye kadar tesisin açık ocaktan çalıştırılması planlanıyor. Cevher arasında az da olsa cobalt ve nikel de bulunuyor. Açık ocaktaki basamak genişliği ortalama 12 m, basamak yüksekliği 10 m olup, genel şev açısı ise %35 civarındadır. Şu an itibariyle açık ocak olarak 95 m derinliğe inilmiş bulunuyor. 110 m derinlikten sonra yer altı üretiminin planlanlandığı ifade edildi. Madenin cevher kısmında sert silis oranı yüksek olduğu için tesiste önce elle ayıklama yapılıyor. Tesise ait ekipmanlar ile tasarımın Finlandiyalı Outokumpu tarafından yapıldığı öğrenildi. Tesiste -220 mm altı ham cevher besleniyor. +75 mm üstü Çeneli kırıcıda, -75+25 mm arası konik kırıcıda kırıldıktan sonra öğütme devresindeki yüksek frekanslı eleklerde +1 mm üstüne kadar ayırma işlemi yapılmakta olup, -1 mm altı da hidrosiklona gönderiliyor. İnce malzeme için susuzlandırma filtrelerde yapılmakta olup, iri atık malzemeler sarsıntılı kurutma masalarında susuzlandırılıyor. Tesisteki kazanım oranı ise ortalama % 80 civarındadır. EKİM, KASIM, ARALIK 2012 29 TÜPRAG METAL MADENCİLİK A.Ş. 2011 yılında İzmirEfemçukuru’nda da üretime başladınız değil mi? Yaklaşık 150 milyon dolarlık yatırımla Efemçukuru’nda üretime geçtik. Altın Madenimiz tesiste bulunan bütün birimleriyle birlikte toplam 73 hektarlık bir alan üzerine kuruludur. 2006 yılında ÇED olumlu belgesi aldık. Ardından 2008 yılında inşaat çalışmalarını başlattık. 2011 yılı Haziran ayında da üretime geçtik. YEREL VE BÖLGESEL ANLAMDA EKONOMİYE KATKIMIZ ARTARAK DEVAM EDECEK... Altın Üretimini 100 tona çıkarmak mümkün Avrupa’nın en büyük altın madeni olan Uşak-Kışladağ madenini işleten TÜPRAG Metal Madencilik A. Ş, İzmirEfemçukuru’nda da iddialı. Dergimizin sorularını cevaplayan Şirket Müdürü Mehmet Yılmaz, Efemçukuru işletmesiyle ilgili yeni gelişmeler hakkında bilgi verdi. neler söylemek istersiniz? TÜRKİYE’DE ÖZELLİKLE AL- söyleyebiliriz. . TIN MADENCİLİĞİ’NE İLGİ Altın rezervlerimiz tam anlamıyla Şirketimiz, metalik maden aramaları ve işletmeciliği yapmak üzere HER GEÇEN GÜN ARTIYOR... belirlenebildi mi? Ülkemizde altın madenciliği yeni bir sektör. Bu konuda neler söyleyeceksiniz? Türkiye’de madenciliğe ve özellikle altın madenciliğine ilgi giderek artıyor. Son dönemde altın üretimi yapan işletme sayısı artmıştır. Bu bağlamda ekonomiye sağlanan katkı da yadsınamaz ölçüde büyümüştür. Daha önceleri üretimin yapılmadığı ülkemizde 2001 yılında başlayan altın üretim serüveni son olarak 2011 yılında 24.4 ton altına ulaşmıştır. Altın rezervleri dikkate alındığında üretimin yetersiz olduğunu 30 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 Türkiye’de tahmini olarak 6 bin 500 ton altın potansiyeli vardır. Şu anda sadece 700 tonluk altının yeri tespit edilebildi. Türkiye son 16 yılda 120 milyar dolar değerinde dışarından altın aldı. Yılda ortalama 7 milyar dolar değerinde altın ithal ediyoruz. Şu anda Türkiye’deki altın üretimi ise yıllık 24 ton. Bu rakamın 100 tona çıkması mümkün. Türkiye altın ürettikçe zenginleşecek. Biz son 10 yılda 82 ton altın üretebildik. Bu rakam ülkemiz için yeterli değil. TÜPRAG’ın kuruluşu hakkında 1986’da kurulmuştur. Avrupa’nın en büyük altın madeni olan UşakKışladağ Altın Madenine sahip olan şirketimiz 2011 yılında ürettiği 8,8 ton altın ile ulusal ve bölgesel anlamda ekonomiye ciddi katkılar sağladı. 280 milyon dolarlık yatırım yapılan Kışladağ Altın Madenimizde 2006 yılından beri üretim yapıyoruz ve son 5 yılda yaklaşık 40 ton altın ürettik. Üretilen altının tamamını iç piyasaya sunuyoruz. Bunun anlamı bugünün fiyatlarıyla yaklaşık 4 milyar Türk Lirası. TÜPRAG’ın Türk ekonomisine katkısı hakkında ne diyeceksiniz? Firmamız, Gelir İdaresi Başkanlığı’nca her yıl hazırlanan, Türkiye’nin en fazla kurumlar vergisi veren ilk 100 firması arasında 23’ncü sırada yer alıyor. ISO-500 büyük sanayi kuruluşu listesinde ise 82’nci sırada yer alıyoruz. Ayrıca Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın yaptığı araştırmalar sonucunda oluşturduğu listede Ege Bölgesi’nin 6’ncı büyük sanayi kuruluşu ünvanını kazandık. Yine EBSO tarafından hazırlanan bir başka listede ise geçen yıl en çok yatırım yapan firma ünvanını almış olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Şirketinizin personel politikası nedir? Şirketimizin personel ve satın alma ihtiyaçlarını mümkün olduğunda madenlerimizin bulunduğu alanların yakın çevresinden temin ediyoruz. Tüprag, Efemçukuru Altın Madeni’nde yerel, bölgesel ve ulusal düzeyde iş imkânları sağlıyor. İhtiyaç duyulan istihdam ve üretim hizmetlerini yörenin yakın çevresinden karşıladığımız için, bu etki en çok yerel ve bölgesel ölçekte hissediliyor. Tüprag, Efemçukuru Altın Madeni’nde 173'ü yerel halktan olmak üzere toplam 379 kişiye iş imkânı sağlıyor. Ayrıca yaklaşık 400 kişiyi bulan taşeron firma personelinin de yarıya yakınını yerel istihdam oluşturuyor. Ayrıca yöre ve bölge insanları dolaylı ve doğrudan iş imkânlarından yararlanıyor. Daha avantajlı konumda olmalarını sağlamak amacıyla çalışanları, iş öncesi kapasite arttırma ve işçi geliştirme stratejilerini de içeren bir eğitim programına tabi tutmakta ve uygulamaktayız. MADENLERİMİZİN İŞLETİLMESİ SÜRECİNDE UYGULANACAK ÇEVRE POLİTİKASININ ESASINI MADENİN ÇIKARTILACAĞI YERDE ÇEVRE İLE DOST OLARAK MADEN ÜRETİMİNİ SÜRDÜRMEK OLUŞTURMAKTADIR. Efemçukuru’nda çevre Sağlığı açısından alınan önlemler hakkında bilgi verebilir misiniz? İzmir Valiliği tarafından Efemçukuru Altın Madeni için İzleme Denetleme Komisyonu kuruldu. Bu komisyon 2006’dan beri düzenli olarak maden sahasından toprak, su numuneleri, ayrıca hava kalitesi için ölçüm istasyonu ölçüm değerleri alınarak üretimden kaynaklanan bir etki olup olmadığını denetlemektedir. Bunlarla birlikte maden işletme sahası etrafında ve içinde bulunan 21 adet gözlem kuyusundan düzenli olarak su numuneleri alınıp, yeraltı suyunun kalitesinden bir değişim olup olmadığı da kontrol edilmektedir. Maden sahasında ofislerden gelen evsel atık sular da sahada kurulan paket arıtma tesisinde arıtıldıktan sonra su tutma havuzuna verilmekte ve düzenli olarak analize gönderilmektedir. Maden sahasında Hava Kalitesi Kont- EKİM, KASIM, ARALIK 2012 31 rol Yönetmeliğinde belirtilen toz ölçümü anlık, günlük ve aylık olarak yapılmakta, elde edilen veriler ilgili kurumlar ve bölge insanı ile paylaşılmaktadır. Madende çalışanların ve yakın civarda yaşayan yöre halkının toza maruz kalmaması için maden ulaşım yolu başta olmak üzere temel yollar asfaltlanmıştır. TÜPRAG’ın tarımsal projeleri olduğunu biliyoruz. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Tüprag A.Ş. olarak yarattığımız yüksek istihdam ve katma değer ile yetinmeyip, bulunduğumuz bölgeye daha fazla katkı yapabileceğimiz sosyal projeler geliştiriyoruz. Bu projelerden biri de ülkemizde gelişen modern tarımsal üretimde, bölge halkına örnek teşkil edecek olan, Tüprag Tarım Şirketinin hayata geçirilmesidir. Bu tarımsal faaliyetler 400 dönüm sofralık bağ, 80 dönüm şaraplık bağ ve 170 dönüm zeytinlik alan olmak üzere toplam 650 dönüm üzerinde gerçekleşmektedir. Bu faaliyetlerle ilgili 18 personel istihdam edilmektedir. Önümüzdeki süreçte 50 dönüm yeni şaraplık bağ kurulmasını da planlıyoruz. Zeytinliğimizde rehabilite çalışmaları yapılmış olup mevcut ağaçlarımız ıslah edilirken 1200 adet yeni fidan dikimini gerçekleştirdik. BİZİM İÇİN DEĞİŞİLMEZ OLAN TEK ŞEY : “ ÖNCE İNSAN....” Efemçukuru Köyünde gerçekleştirdiğiniz sosyal projeler neler peki? Sosyal sorumluluk projelerine çok önem veriyoruz. Tüprag olarak, bölgede bir çok alanda ve noktada sosyal sorumluluk projelerini hayata geçirdik. Efemçukuru Altın madeni sosyal sorumluluk projesi kapsamında, 32 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 2005 yılından bu yana Efemçukuru Köyü’nde yaşayan 5 genç kızın eğitim sorumluluğunu üstlendik. “Kardelenler” adının alan bu projemiz ilk meyvelerini vermiştir. Tüprag’ın okula gidebilmeleri için özel servis kaldırdığı, tüm eğitim masraflarını üstlendiği ve özel dershaneyede gönderdiği Efemçukuru Köyü’nün ilk kardelenleri olan genç kızlar, kariyer sahibi olurken şimdi onları diğer kızlarımız takip etmektedir. Ayrıca öncü bu kız öğrenciler sayesinde halihazırda beş kız öğren- ci Menderes Lisesinde eğitimlerine devam ediyorlar. Bunlar bizler için onur ve gurur kaynağıdır. Tüprag ailesi olma yolunda attığımız adımların meyvelerini topluyor olmak bizlere büyük sevinç yaşatıyor. Tüprag Metal Madencilik A.Ş. olarak öncelikli hedefimiz, çevre ve insan yaşamına saygı göstererek, dünyadaki teknolojileri kullanarak üretime, istihdama ve ekonomiye her gecen gün daha fazla katkı sağlamak olmuş ve olmaya devam edecektir. ÇEVREMİZDEKİ MİNERALLER 8 12 5 14 10 11 10 DDD VVD 1 5 3 14 9 13 2 5 logical US Geo 5 1 2 0 5 10 15 9 6 5 20 KILOMETER 2 1 12 11 12 7 13 9 1 2 8 6 7 7 8 3 4 6 10 DAVE'S PLACE 4 14 ROCDOC 11 15 4 4 7 4 S 3 6 3 8 Survey 6 11 12 9 1 13 10 11 9 12 2 8 7 1.Deodorant Alüminyum ve petrokimya ürünleri. 2.Diş Macunu Florit, barit ve kalsit, stronsiyum, tüpünde petrokimya ürünleri ve ya alüminyum. 3.Bardak Sodyum feldspat, silis kumu, soda külü, dolomit. 4.Yüzey Temizleyiciler: Silis kumu, dolomit, kalsit. 5.Makyaj Malzemeleri Bentonit ve smektit killeri, mika, talk, kalker ve petrokimya ürünleri. 6.Su Tesisatları Bakır, kurşun, petrokimya ürünleri. 7.Halı Kalker, barit, selenyum ve petrokimya ürünleri. 8.Duş Perdesi Petrokimya ürünleri. 9.Saksı Kil ve kaolin, mangan, demir ve titan oksitler. 10.Pudra Talk ve mika. 11.Kepek Şampuanı Katran, lityum killeri, selenyum, çinko, şişesi petrokimya ürünleri. 12.Ayna Silis kumu, feldspat ve petrokimya ürünleri. 13.Evye Bataryası Demir, nikel, krom. 14.Fayans: Kil, potasyum ve sodyum feldspat, volastonit, talk, kaolin, pegmatit, kalsit, silis kumu. 15.Klozet: Kil, kaolin, silis kumu, bakır, çinko, petrokimya ürünleri ve borlar. 5 1.Bilgisayar Altın, gümüş, silis kumu, nikel, alüminyum, çinko, kurşun, demir, nadir toprak elementleri, petrokimya ürünleri ve 30 tane daha mineral. 2.Kurşun Kalem Grafit ve killer. 3.Telefon Bakır, altın, petrokimya ürünleri 4.Kitap Kalsit, kil, talk 5.Kalem Kalsit, mika, petrokimya ürünleri, kil, silis kumu, talk 6.Film Petrokimya ürünleri ve gümüş 7.Kamera Silis kumu, çinko, bakır, alüminyum ve petrokimya ürünleri 8.İskemle Alüminyum ve petro kimya ürünleri 9.Televizyon Alüminyum, bakır, demir, nikel, silis kumu, nadir toprak elementleri, stronsiyum. 10.Müzik Seti Altın, demir, nikel, beril ve petrokimya ürünleri 11.Disk Alüminyum ve petrokimya ürünleri 12.Metal Dolap Demir, nikel, bakır, çinko. 13.Halı Alüminyum ve petrokimya ürünleri 14.Metal Kalker, barit, selenyum ve petrokimya ürünleri 15.Duvar Paneli Alçı taşı, kil, kalsit, perlit, vermikülit, mika. 1.Radyo Alüminyum, bakir, altın, demir ve petro-kimya ürünleri. 2.Tost Makinası Bakır, demir, nikel, mika, krom, petrokimya ürünleri 3.Elektrik Kablosu Bakır, alüminyum, petro-kimya ürünleri 4.Mikrodalga Fırın Bakır, altın, demir, nikel ye silis kumu. 5.Fırın Alüminyum, bakir, demir, nikel ve silis kumu. 6.Buzdolabı Alüminyum, bakir, demir, nikel, çinko, petrokimya ürünleri 7.Sofra Tuzu Halit, silvit, iyodin. 8.Tabak Kil, potasyum ve sodyum feldspat, volastonik, talk, kaolin, pegmatit, kalsit, silis kumu. 9.Çatal-Bıçak Demir, nikel, gümüş, krom. 10.Duvar Saati Nikel, silis kumu ye petrokimya 11.Paslanmaz Çelik Evye Nikel ve demir. 12.Not Tahtası Killer, tebeşir taşı 13.Magnet Kobalt, samaryum, neobidyum, baryum, stronsiyum. 14.Bulaşıklık Demir, krom, nikel ye petrokimya ürünleri 3 1.Tuğla Kil, silis kumu, grafit. 2.Beton Alci taşı, demir, kireç taşı, killer, marl silisi kumu 3.Bisiklet Demir nikel, petrokimya ürünleri 4.Kapı Kulpu Tunc (bakir, çinko) 5.Çatı Kaplaması Petrokimya ürünleri , killer 6.Posta Kutusu Tunç (balm, çinko) 7.Kapı Camı Silis kumu, feldspat, soda külü kömür, tuz 8.El Aletleri Demir, nikel. 9.Kaykay Alüminyum, kalsit, mika, nikel, petrokimya ürünleri silis kumu, kil, talk 10.0tomobil Aliminyum, demir, çinko, kurşun, mika, nikel, barit, kalsit, killer, silis kumu, petrokimya ürünleri 11.Boya Titanyum, kalsit, barit, kükürt 12.Elektrik Tesisatı Volfram, molibden, alüminyum, silis kumu, bakır, çinko. By Judy Weathers, John Galloway and Dave Frank / 2001 TÜRKİYE MADEN İŞÇİLERİ SENDİKASI Devletin elinde metal madenİ kalmadı! temsilciliklerle ülkenin her yanına dağılmış, kapsama alanı içine almış bir teşkilat yapımız vardır. Üye sayısı itibariyle işkolumuzdaki en büyük/örgütlü sendikayız. Dünyada uzun bir süredir reel ekonomiden kopukluk yaşanıyor. Reel ekonomi yerini finansa bıraktı. Siz bir sendikacı olarak, bu realitenin işçi ve işveren ilişkilerine nasıl yansıdığını düşünüyorsunuz? Bütün dünyada etkileri süren 2008 krizi bildiğimiz gibi bir finans kriziydi. Bu kriz finans sektörünün üretimden kopuk, aşırı ve karşılıksız şişmesinin ve dolayısıyla karşılıksız değerlenmenin, borçlanmanın çökmesi sonucu oluştu. Finans sektörlerinden başlayan bu kriz süreç içinde üretim sektörlerine de yansıdı. Dünyada 1990’lı yıllardan itibaren finansın yükselişine, reel sektörlerin gerilemesine, küreselleşme ve liberalleşmenin dünya finansal sistemini biraz da kumarhaneye dönüştürmesine tanık olduk. Bu süreç tabii ki bir süre sonra tıkandı ve krize yol açtı. Köpükler, karşılıksızlar bir anlamda atıldı ve sistem yeniden kendini toparlamaya çalışıyor. Reel sektörlerden kopuş, üretimden kopuş, haliyle istihdamı, çalışanları (emeği), emek örgütlerini de olumsuz etkiliyor. Çünkü göreli olarak üretim, emek önemsizleşmeye, değersizleşmeye başlıyor. Türkiye Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul ile maden sektöründe yaşanan sorunlar, maden ve enerji politikaları, özelleştirmeler, işçi-işveren ilişkileri, hakkında konuştuk. Dergimizin sorularını cevaplayan Akçul, Türkiye ve dünyada sendikacılığın karşı karşıya kaldığı sorunlarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Röportaj: Ece Şahin Sayın Nurettin Akçul, Türkiye Maden İşçileri Sendikası’nın 14–15 Mayıs 2011 tarihlerinde gerçekleştirilen 9. Olağan Genel Kurulunda genel başkan olarak seçildiniz. Sendika ile ilk tanışmanız ve sendikal hareketlerdeki çalışmalarınız nasıl başladı? 1973’te TKİ Orta Anadolu Linyitleri İşletmesi’nde işe başladım. 1976’da şube seçimlerinde aday oldum ve şube başkan vekilliğine seçildim. 1989’dan 2007’ye kadar şube başkanlığı yaptım. 2007 yılında Genel Teş- 38 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 kilatlandırma Sekreterliği’ne getirilmemle genel merkezdeki görev sürecimiz başlamış oldu. 2011’de gerçekleştirilen 9. Olağan Genel Kurulu’nda ise tek aday olarak girdiğim seçimde genel başkan olarak seçildim. 1958 yılında Türkiye Maden İşçi Sendikaları Federasyonu olarak kurulan sendikamız, 1983 yılında, federatif tipten, milli tipe geçildikten sonra Türkiye Maden İşçileri Sendikası adını almıştır. Sendikamız Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) üyesidir.13 şube ve Ülkemizde son yirmi yılda İSO’nun araştırmalarında şirketlerin faaliyet dışı alanlardaki gelirlerine bakıldığı zaman asıl karları bu faaliyet alanlarının dışında yaptıklarını görmekteyiz. Bu durum haliyle ekonomide paradan para kazanma gibi basit biçimde betimleyebileceğimiz bir ekonomi-para politikasının varlığını göstermektedir. Daha önemlisi, son yıllarda ülkemiz, dış kaynağı çekmek ve ekonomiye ucuz ithalat desteği sağlamak için düşük kur, yüksek faiz politikası izlemektedir. Tabii ki bu süreç, ülkedeki üretim sektörlerini, istihdamı, çalışanları ve çalışanların hak ve çıkarlarını olumsuz etkilemiştir ve etkilemeye devam etmektedir. İşçi sağlığı ve iş güvenliği bakımından maden sektörü ne durumda? Madencilik sektörü iş riski yüksek bir sektördür. Emek yoğun niteliği ile iş riskinin yüksekliği birleşince iş sağlığı ve güvenliği açısından çok riskli bir sektördür. Özellikle yeraltı maden işletmeleri açısından göçükler, su baskınları ve grizu patlamaları toplu ölümlere ve yaralanmalara yol açabilmektedir. Bütün dünyada madencilik işkolu, iş kazaları ve meslek hastalıkları açısından en riskli işkollarının başında gelmektedir. Ülkemizin iş sağlığı ve güvenliği tablosu, iş kazalarında Avrupa’da birincilik, dünyada üçüncülükle zaten kötüdür. Madencilik işkolu ve özellikle kömür madenciliğinde tablo çok daha kötüdür. Kömür madenciliğinde 100 bin çalışan başına ölümlü maden kazalarında ülkemiz dünyada birinci durumdadır. Sendika olarak tezimiz şudur: Sendikal örgütlenme, iş sağlığı ve güvenliği açısından özellikle maden ocaklarında yerinde ve sürekli denetim işlevi görür. Yani, bir ocakta sendikal örgütlenme varsa, sendika ocağın en ücra yerine kadar temsilcileri ve üyeleriyle yerinde ve sürekli denetim organı işlevi görür. Fenni nezaretçi de güvenle görev yapar. Toplu ölümlü iş kazalarının yaşandığı işletmeler genelde sendikal örgütlülüğün olmadığı ve çoğu zaman da taşeron tarafından işletilen ocaklardır. Sendika giren yere daha az kaza, meslek hastalığı girer, sağlıklı ve güvenli iş ortamı olur. Maden işletmecileri çoğu zaman sendikalaşmaya, yanlış bilgiler, önyargılar veya kötü deneyimler nedeniyle sıcak yaklaşmıyorlar. Halbuki işyerinde sendika sadece işçilerin ekonomik, sosyal çıkarlarını geliştirmekle kalmamakta, işverene yardımcı bir denetim, disiplin ve verimliliği sağlama organı-işlevi de görüyor. Sendikalı işyerlerinde iş kazaları minimumdur. İş barışı ve huzuru vardır. İş barış ve huzurunun olduğu yerde verimlilik vardır. Madencilik işkolundaki işverenlerimizin bu unsurları göz ardı etmemesi gerekir. Örgütlü olduğumuz yerlerde yapıcı bir diyalog ile sorunları çözmeye çalışan bir sendikayız. İşyerinde iş barış ve huzuru önceliğimizdir. Biz, işverenlerimize bunları anlatıyor ve sendikal örgütlenmenin önünü tıkamamalarını istiyoruz. Uluslararası sendikal hareketler arasındaki ilişkileriniz nasıl seyrediyor? Küreselleşme sürecinde, artık işçilerin ve onların tem- EKİM, KASIM, ARALIK 2012 39 silcileri olan işçi sendikalarının karşısında, ulusal bazda şirketler değil, çok uluslu büyük sermaye grupları var. Bu nedenle uluslararası düzeyde sendikal dayanışma, işbirliği çok önemli. Sendika olarak uluslararası düzeydeki örgütlenme ve dayanışmaya büyük önem veriyoruz. Haziran 2012’de, üyesi bulunduğumuz Uluslararası Kimya Enerji ve Maden İşçileri Federasyonu ICEM, Uluslararası Metal İşçileri Federasyonu, IMF ve Uluslararası Deri İşçileri Federasyonu kendilerini feshederek IndustriAll Küresel Sendikası’nda birleştiler. Böylece 50 milyondan fazla üyesi bulunan güçlü ve mücadeleci bir küresel işçi örgütü ortaya çıkmış oldu. Mayıs 2012’de de Avrupa federasyonları birleşerek 7 milyon Avrupa işçisini temsil eden IndustriAll Avrupa Sendikası’nı kurdular. Sendikamız her iki uluslararası federasyonun da üyesidir. IndustriAll Yönetim Kurulu’nda başkan yardımcısı olarak Türk-İş ve Tes-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu asil üye olarak, ben de yedek üye olarak yer alıyorum. 19 Türk sendikası IndustriAll Küresel Sendikası’na üyedir. Madencilik sektörü özellikle son yıllarda küreselleşme rüzgârından ve özelleştirme hareketlerinden çok fazla etkilendi. Bu durum sendikanızı nasıl etkiliyor? Küreselleşmeden ve küreselleşmenin kırıcı rekabetinden etkilenmeyen ülke olmadığı gibi, ülkemizde de etkilenmeyen sektör yok gibi. Kırıcı rekabet haliyle ücretleri, çalışma koşullarını ve sendikal örgütlenmeyi olumsuz etkiliyor. Bu rekabet, onaylayamayacağımız bir sosyal dampingi ortaya çıkarmaktadır. Öte yandan döviz ve faiz politikaları da ithalatı teşvik etmektedir, bu da yerli üretim sektörlerini ve bu sektörlerdeki istihdamı, istihdam niteliğini olumsuz etkiliyor. Madencilik sektöründe de bu etki hissedilmektedir. Özellikle kömür sektöründe, kömür ithalatında bu durum hissedilmektedir. Özelleştirmeler sonucunda devletin elinde metal maden kalmadı. Bor madenleri ve bir kısım linyit sahaları kaldı. Özelleştirmeler ve kapatmalar binlerce işçimizi işsiz bıraktı. Şimdi, TKİ’nin elindeki linyit sahaları da termik santrallerle birlikte özelleştirme sürecine sokuldu. Bu süreç, kamudaki örgütlülüğümüz açısından bizi olumsuz etkiledi. Binlerce üye kaybettik. 40 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 Devlet eliyle işletilmesi zorunlu olan stratejik nitelikli bor madenlerinde de özel sektöre kapı açan bir yasal düzenleme ise Meclis sürecinde. Biz özel sektöre karşı değiliz. Özelleştirmeye ve özelleştirmenin ülkemizdeki biçimine karşıyız. Verimli ve karlı olanlar özelleştiriliyor, hem de hurda fiyatına. Mevzuatın koruyucu niteliği yok. Özelleştirmenin ardından işçiler kapı dışarı ediliyor. Böyle bir özelleştirmeye karşı çıkmak meşru görevimiz ve hakkımız. Yoksa biz işkolumuzda özel sektörün gelişmesi, genel olarak işkolumuzda istihdam artması için en az işverenler kadar çaba sarf ediyoruz. Bunu işverenlerimiz yakından bilirler. Bugün sendikamız ağırlıklı olarak özel sektörde örgütlüdür. Kamu sektöründeki örgütlülüğümüz özel sektöre göre daha tali kalmaktadır. Kütahya Seyitömer’de bir miting yapıldı ve bu mitinge katıldınız. Seyitömer Termik Santrallerinin ve EÜAŞ’ın özelleştirilmesine “hayır” mitinginden edindiğiniz izlenimler neler oldu? Kütahya’da Tes-İş sendikası ile “Seyitömer Linyit İşletmesi ve Termik Santralı’nın Özelleştirilmesine Hayır!” mitingi gerçekleştirdik. Bu miting için, Kütahya’daki hemen bütün sendikaların, meslek, esnaf ve ticaret odalarının, siyasi parti teşkilatlarının desteğini aldık. Bu konuda ortak deklarasyonlar yayınladık. Kütahya’da daha önce yapılan özelleştirmeler sonrasında, istihdam azalmış, ücretler gerilemiş, giren para azalmış ve Kütahya göç vermeye başlamıştır. Bu nedenle Kütahya’da teşkilatlar bu özelleştirmeye bizlerle birlikte karşı çıktılar. Mitingimiz, meşru, demokratik kitlesel bir uyarıydı. Diliyorum ki, bu mesajı alması gerekenler almışlardır. Umuyorum ve diliyorum ki, linyit sahalarının termik santraller ile birlikte özelleştirilmesi kararından vazgeçerler. TKİ’nin zaten rödevanslarla altı boşalmıştır, bu özelleştirmeler ise TKİ’nin altını tamamen boşaltır. Devletin bir ulusal kömür ve enerji politikası oluşturması ve uygulamasının, dahası yerli kaynaklara dayalı bir enerji politikası oluşturmasının araçları tamamen elinden gitmiş olacaktır. Biz, özel sektörün bakir, halihazırda TKİ’in işletmediği kömür sahalarını işletmesi gerektiği görüşündeyiz. Bu konuda devlet yerli enerji üretimi için yerli kaynak kömüre teşvik de uygulamalıdır. Ama, halihazırda TKİ’nin işlettiği ve karlı nitelikteki işletme sahalarının özelleştirilmesine karşıyız. İTÜ MADEN FAKÜLTESİ MADEN MÜHENDİSLİĞİ DÜNYA TÜRK MÜHENDİSLERİNİ KONUŞUYOR Papua Yeni Gine’ de denizin 1600 metre altında bulunan zengin altın maden yataklarını kazacak makinelerin kesici kafalarının tasarımı, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi’nde görevli Akademisyenlerce gerçekleştirildi. Uluslararası Nautilius Minerals şirketi tarafından Papua Yeni Gine açıklarında Bismark Denizi’nin 1600 metre altında Solwara 1 projesi kapsamında gerçekleştirilecek, insansız cevher üretiminin (altın, gümüş, bakır) detaylarını öğrenmek için İTÜ Maden Mühendisliği Bölümü’nde Prof. Dr. Nuh Bilgin Başkanlığında, Prof. Dr. Hanifi Çopur ve Doç. Dr. Cemal Balcı’dan oluşan ekip ile bir araya geldik. Röportaj: Gülay Özgür B u projeyi hayata geçiren şirket hakkında ve dünyada büyük bir ses getiren projeyi kısaca anlatır mısınız? Nautilius Minerals, denizaltı maden yataklarının araştırılması ve işletilmesi için kurulmuş uluslar arası bir şirkettir. Solwara 1 projesi çerçevesinde Papua Yeni Gine civarında Bismark Denizi’nin 1600 metre altında ortalama % 7.2 Cu, 5.0 g/t Au, 23 g//t Ag, % 0.4 Zn tenörlü çok zengin maden yatakları bulunmuştur. Şirket burada yılda 1.2–1.8 milyon ton üretim yapmak için, çok yoğun bir şekilde çalışmalar yapmaktadır. Kesici kafa üzerine dizilmiş keskilerden oluşan robot makineler, deniz tabanındaki madeni kazacak ve vakum sistemi yardımıyla 42 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 maden deniz üstündeki gemiye pompalanacaktır. Çok yüksek basınç altında ve insansız kullanılacak bu makinelerin kesici kafalarının tasarım parametrelerinin ve üretim kapasitelerinin belirlenmesi İTÜ Maden Fakültesi Laboratuarlarında yapılan deneyler sonucu elde edildi. 1600 metre deniz altından alınan cevher örnekleri İTÜ’ye getirildi ve değişik deneylere tabi tutularak sonuçlar değerlendirildi ve rapor firmaya teslim edildi. Nautilius Minerals Şirketinin sizinle iletişim kurma aşaması nasıl oldu? Dünyanın ilk derin deniz altı madenciliği olacak bu çalışmadaki en büyük risklerden biri, 160 Bar hiberbarik ba- sınç altında uzaktan kumandalı deniz altı maden makinalarının, kesici kafanın tasarımının nasıl olması gerektiği ve kazıcı makinenin performansının belirlenmesidir. Bu derinlikte insanların çalışması mümkün değildir. Bu soruna çözüm bulmak için Nautilius Minerals şirketi, dünyanın değişik araştırma merkezlerinde çalışmalar yaptırmıştır. İlk çalışmada Colorado School of Mines’ da denizaltında alınan numuneler atmosferik şartlarda kesme deneylerine tabi tutulmuştur. İkinci çalışmada deniz dibinden alınan numuneler Hollanda’da Deltares araştırma merkezinde değişik basınçlar altında deneylere tabi tutulmuş ve mekanik davranışlarının nasıl değiştiği gözlenmiştir. Üçüncü çalışma ise Fransa’ da Ifremer Denizaltı Araştırma Merkezi’nde, Bismark Denizinden alınan cevher numuneleri yüksek basınçlar altında kesme deneylerine tabi tutulmuştur. Projenin bir sonraki aşamasında yapılan çalışmaların nasıl genelleştirilebileceği ve laboratuvar deneylerinin ne kadar gerçekci olabileceği gündeme gelmiştir. Bu aşamada sondaj sonuçlarının değerlendirilmesi ve alınan numunelerin testi, laboratuvar delme ve kesme deneyleriyle birlikte yorumunun yapılması için Colorado School of Mines’dan Levent Özdemir’in tavsiyesiyle bizimle iletişime geçtiler. Laboratuvarlarınız bahsetmiş olduğunuz teknolojiye ve ekipmana sahip miydi yoksa Nautilius Minerals Şirketi size ihtiyacını ilettikten sonra mı geliştirdiniz? Bölümümüz, sadece Türkiye’de değil, dünyada da en nitelikli kadroya ve laboratuar imkânlarına sahiptir. Yapılan iki ayrı proje ile 160 bar basınçta çalışacak kesici robotların kesme kafalarının modellenmesi için gerekli ekipmanlara zaten sahiptik. Laboratuarımız küçük boyutlu, tam boyutlu delme ve kesme deneylerinin yapılması konusunda tüm ekipmanların bir arada bulunduğu, dünyanın en gelişmiş tek laboratuarıdır. Bu projenin dışında yurtdışı ile olan bağlantılarınızdan bahseder misiniz? İTÜ Maden Fakültesi olarak, bu yıl bir değerlendirme kuruluşu olan Amerikan ABET Kurumu tarafından en iyi bölüm seçilmiştir. Yerli ve yabancı kurumlarla işbirliği içindeyiz. Yakın zamanda Atina Teknik Üniversitesi’ne tasarlamış olduğumuz bir laboratuar kesme deney setini sattık. Yurtdışı ile yapılan antlaşmalarda getirisi en yüksek olan proje Nautilius Minerals ile yapılan bu projedir. EKİM, KASIM, ARALIK 2012 43 TEKNOLOJİNİN NİMETLERİ Mad. Yük. Müh. Dündar Ergunalp Bu yazı dizisinde madencilerin gündelik hayatlarını kolaylaştıran, çoğu son 10 yılda ortaya çıkan yeniliklere yer vereceğiz. Seçim yaparken 3 ana kriter göz önünde bulundurulacak; yeniliğin faydalı olması, verimliliği arttırması ve pratikte kullanılıyor olması. Amacımız Dünya literatürünü takip etme imkânı olmayan meslektaşlarımızı arama, üretim, zenginleştirme, nakliye, iş güvenliği, çevre düzenlemesi konularında daha verimli, daha güvenli, daha sorumlu çalışmalarını sağlayacak araçlardan haberdar etmek. Konuların detayları verilen kaynaklarda bulunabilir. AVİRİS Seyyar Delici Normal uyduların bir geçişte birkaç spektral band (elektromanyetik dalga spektrumunun bir kısmı) ölçebilmesine karşın Aviris 0.400 ile 2.500nm arasında 224 spektral band ölçebilen bir spektrometre. İlk örneği 1997’de yörüngeye fırlatılan (Lewis Hyperspectral Imager, HIS, NASA) bu uzaydan algılayıcı sistem sayesinde özellikle ormanla kaplı olmayan arazilerin kayaç haritaları yapılabiliyor, yüzeydeki bitki ve mineraller tanımlanabiliyor. (kaynak: Red Mountains, Berger et al, 2003) CMAC SPLH delicisi patlatma deliklerinden elmaslı sondaja kadar her türlü deliği açabilen ve küçük ebatlardaki yapısıyla dar yerlere girmekte zorlanmayan bir makine. Patentli yerleştirme sistemi sayesinde de istenen pozisyona çok kısa sürede ayarlanabiliyor. (kaynak: www.cmac-thyssen.com) Seyyar Delici Paleostres Haritaları Infinitem Infinitem Baz metal aramaları için geliştirilen bu jeofizik metodu yeraltındaki elektromanyetik dalgaların ölçümünde kullanılıyor. Sistem kükürtlü metal yataklarını 1 km derine kadar tespit edebiliyor. (kaynak: www.legroupemisa.com) 44 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 Bir altın damarı bulmak kolay iş değil. Son yıllarda özellikle Avustralya’daki araştırmalar bu yataklaşmaların çoğunun ana fay hatları boyunca sismik hareketlilik gösteren tali faylarla bağlantılı olduğunu gösterdi. Yerkabuğunun paleostres durumunu modelleyen yazılımlar sayesinde artık bu tip yataklaşmaların yerini tahmin etmek mümkün. (kaynak: Udec modelling, Ridley, 1990) Çevrimiçi Ruhsatlandırma Quebec Doğal Kaynaklar Bakanlığı web sitesi üzerinden çevrimiçi ruhsat kesmeye olanak sağlayan bir program geliştirdi ve kullanmaya başladı. (kaynak: www.mrnf. gouv.qc.ca/mines) Taşınabilir Spektrometre Taşınabilir Spektrometre Polimer vantüp Madenlerde havalandırma neredeyse yüz yıldır branda bezi vantüpler ile yapılageldi. Polimer kullanılması sürtünme kayıplarını ve delinmeleri azaltıp verimliliği arttırdığı gibi, plakalar halinde taşınıp kullanım yerinde istenen ebatta imal edilebildiğinden uygulaması son derece pratik.(kaynak: www.mecanicad.ca) Titreşimsiz Tabanca Sapı Delici tabanca gibi aletlerle çalışanların ellerinde Karpal Tüneli rahatsızlığı, beyaz parmak oluşumu gibi rahatsızlıklara sık rastlanır. Titreşim önleme cihazı tabancanın sapına takılıyor ve zararlı titreşimleri %60 azaltıyor. (kaynak:www.legroupemisa.com) Yol Treni RFID Yol Treni Rfıd Spektrometre adı farklı dalga boyları kullanarak pek çok maddeyi ölçebilen cihazlar için kullanılıyor. Elektromanyetik spektrumun kısa dalga kızıl ötesini kullanarak çalışan yeni bir spektrometre bakır, altın, uranyum gibi minerallerin göstergesi sayılan kil ve mika minerallerini tespit etmede kullanılıyor. Cihaz insan gözünden daha hassas ve bir seferde bir dizi minerali tayin ediyor. (kaynak: www. pimausa.com) Bu etiketler barkodların yerini alacağa benziyor. Barkodlardan farklı olarak, optik tarayıcıya gerek kalmadan, üzerine iliştirildiği malzeme hakkındaki bilgiyi, boya ya da kar gibi ince tabakalar içinden dahi radyo dalgalarıyla iletebiliyor. Böylelikle cevherler üretim noktasında etiketlenip tesise girene kadar takip edilebiliyor.İşletmeci de gerçek zamanlı olarak üretimini takip edebiliyor.(kaynak: www.kroll.fr) Boşluk Ölçümü Rock Mesha Yeraltından alınan üretim ya da pasa miktarlarını tam olarak bilmek bazen çok önemli olabilir. Optech tarafından geliştirilen, yer altı şartlarına oldukça dayanıklı boşluk monitörü (CMS) optik bir telemetri kullanarak galerilerin 3 boyutlu geometrisini tespit edebiliyor. (kaynak: www.geomon.it) İsmi patentli bu yeraltı makinesi sayesinde galeri duvarlarına tel döşemek için manuel iş gücüne ihtiyaç kalmıyor. Operatör bütün işlemleri kabininden yönetiyor. Bu şekilde teli standart uygulamalara göre % 30 hızlı ve güvenli uygulamak mümkün.(kaynak: www. rockaustralia.com.au) Sputnik Sputnik Alt katlara cevher aktarmada kullanılan fereler bazen tıkanır. Sputnik patlayıcı taşıyan bir çeşit balon.Tıkanan oluğun altından salınır ve tıkanmanın olduğu noktaya varınca patlatılarak fereyi açar.(kaynak:www.plastiquesgplus.com) Magnelink Yeraltında haberleşme hayati önem taşıyabilir. Magnelink, kayaların içinden, manyetik dalgalar vasıtasıyla, karşılıklı ses veya mesaj yollamayı mümkün kılan bir çeşit acil haberleşme sistemi. (kaynak:www.lockheedmartin. com) Madenlerden tesislere cevher nakli bazen ciddi bir maliyet unsurudur. Bunu azaltmak için firmalar 300 tondan fazla yük taşıyabilen çift motorlu yol trenleri kullanmaya başladı (Smith MK4 Hydrapede Dolly). Bu araçlar nispeten ufak yapılarıyla mevcut altyapıda rahatlıkla dolaşabiliyor.(kaynak: www.smithson.au) Geotube Jeotüp arıtma tesislerinde susuzlaştırma amacıyla kullanılan boru şeklinde bir çeşit polipropilen torba. 5 m den 100 m’ye kadar olabilen bu torbalara sürekli veya aralıklarla atık malzeme pompalanıyor. Çöktürücü kullanmaya gerek kalmadan da katı malzemeyi içerde hapsedip, suyu torbanın gözeneklerinden dışarı tahliye edebilen bu sistem bir çeşit filtre. (kaynak: http://greenlinkpartners. com) EKİM, KASIM, ARALIK 2012 45 MAKALE Dr. Abdülkerim Yörükoğlu MTA Genel Müdür Yardımcısı Şükrü Şafak MTA Maden Yüksek Mühendisi Dünya Maden Rezev SInIflandIrma Sistemleri Ve Türkiyedeki Gelişmeler Maden yataklarının kaynak ve rezervleri ile kalitesinin belirlenmesi için, maden yatağı hakkında yeterli bilgilerin elde edilmesi gerekmektedir. Dünyada halen farklı isim ve tanımlamalarla çok sayıda rezerv ve kaynak sınıflandırmaları kullanılmaktadır. Uluslararası ticaretin ve madencilik yatırımlarının artması sebebiyle uluslararası kabul edilebilir bir rezerv/kaynak sınıflandırma sistemi oluşturma ihtiyacı doğmuştur. Dünya’da madencilik sektöründeki önemli bazı standartları şu şekilde sıralayabiliriz: JORC Kodu: Cevher rezervi raporlamada terminoloji, tanım ve sınıflandırmaya yönelik standartlar ilk kez Avustralya’da 1989 yılında bir yönetmeliğe bağlanmıştır. JORC Code adıyla anılan bu yönetmelik zamanla geliştirilmiş ve diğer ülkelere de örnek olmuştur. 1994 yılında ABD, Avustralya, Birleşik Krallık, Güney Afrika ve Kanada standartlarını uyumlaştırma çalışmalarına başlamıştır. JORC kodu kamusal raporlamalar için minimum standartları getirerek, listeleme işleminin yapılacağı borsalarda maden arama sonuçlarının, maden kaynakları ve rezervlerinin kamusal raporlamasını sağlamaktadır. NI43 – 101 Kodu: Maden kaynakları ve rezervlerine ilişkin tahminler, veriler ve somut ölçümler çerçevesinde hazırlanan rapor mineral kaynağının fiziksel karakteri, yoğunluğu, kazı ve sondaj çalışmaları sonrasındaki muhtemel, ölçülmüş ve ispatlanmış sonuçları uzman mühendis-yetkin kişi tarafından sınırlandırıldığı andan itibaren NI43-101 halini almaktadır. Bu haliyle Kanada, Avustralya ve Güney Afrika borsalarında listelenme imkanına kavuşmaktadır. 48 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 SAMREC Kodu: Güney Afrika Maden Kaynakları Komitesi tarafından hazırlanan ve Güney Afrika Madencilik ve Metalurji Enstitüsü (SAIMM) tarfından himaye edilen SAMREC Kodu şeffaflık, önemlilik, yetkinlik kriterlerini içermesi gerekiyor. SAMVAL Kodu: SAMVAL (Güney Afrika Maden Varlıklarını Değerleme Raporu), SAMREC Kodu ile birlikte uygulanan bir değerleme raporu olup, Güney Afrika Madencilik ve Metalurji Komisyonu tarafından maden değerlendirmelerini yapabilmek amacıyla kurulmuştur. CRIRSCO: Ülkelerin ya da ülke gruplarının mineral raporlama standartlarını üreten ve bunun yönetiminden sorumlu olan Ulusal Raporlama kurulları temsilcilerinden oluşur. Halen ABD (SME), Avustralya (JORC), Birleşik Krallık (Ulusal Kurul) ve Batı Avrupa (IGI ve EFG), G. Afrika (SAMREC), Kanada (CIM) ile Şili (Ulusal Kurul) CRIRSCO’ da temsil edilmektedir. Bu ülkelerin deneyimlerini yaygınlaştırmak amacıyla, raporlama yönetmeliklerini esas alan bir uluslararası raporlama şablonu geliştirmiştir. Başta Rusya ve Çin olmak üzere diğer bazı ülkeler de ulusal standartlarını CRIRSCO kalıbı ile uyumlaştırma çalışmalarını sürdür- mektedir. Birleşmiş Milletler Rezerv/Kaynak Sınıflandırma Sistemi Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu Rezerv Sınıflandırma Sistemi ile ilgili olarak 1992 yılında çalışma başlatmış ve en son 2009 yılında Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu tarafından hazırlanan “Fosil Enerji ve Maden Rezerv ve Kaynakları için Birleşmiş Milletler Çerçeve Sınıflandırma Sistemi” 39 Nolu Birleşmiş Milletler yayını ile güncellenmiştir. Birleşmiş Milletler Sınıflandırma Sisteminin başlıca amacı; uluslararası iletişimi artırarak rezerv/kaynak varlığı hakkında kapsamlı bilgilenme ve maden yataklarına güvenli yatırım yapılmasına sağlamaya yöneliktir. BM Sınıflandırma Sistemi üç ana eksen etrafında oluşturulmuş olup; E ekseni: Sosyo- ekonomik uygulanabilirlik, F Ekseni:fizibilite çalışması,G Ekseni:jeoljik bilgi eksenlerini temsil eder. Her üç eksende ok yönünde artarak projenin ticari anlamda gerçekleşebileceği sonucuna ulaşmaktadır. TÜRKİYE’DEKİ GELİŞMELER Türkiye’de rezerv sınıflandırma si- stemi ile ilgili en kapsamlı çalışma MTA Genel Müdürlüğü tarafından yapılmıştır. Bu kapsamda ilk çalışma 1976 yılında 158 No’lu MTA yayını ile ilgili tüm kişi ve kuruluşlara duyurulmuştur. MTA Genel Müdürlüğü yeni bilgi ve gelişmelerin ışığı altında 158 No’lu yayını gözden geçirerek, çeşitli ek ve değişiklikler yaparak ülkemiz için standart bir sınıflandırma ve terminoloji belirleyerek 188 No’lu MTA yayınını 1983 yılında yayınlamıştır. Bu sistem daha sonra Türk Standartları Enstitüsü tarafından kabul edilerek 5959 No’lu “Maden Yataklarının Rezerv Miktarı ve Tenör Değerleri Hesaplama Metodları” adlı standartta yayınlanmıştır. Mc Kalvey diagramının geliştirilmiş bir şekli olan MTA rezerv sınıflandırma sisteminde yatay eksen “Varlığının Belirlilik Derecesi”ni (jeolojik boyut), düşey eksen ise “İşletilebilirlik Derecesi”ni (ekonomik boyut) göstermektedir. Türkiye’de 2011 yılında çıkan son maden kanunu ve buna bağlı olarak olarak çıkarılan yeni yönetmeliklerde, Maden İşleri Genel Müdürlüğü’ne verilecek olan proje ve raporlarda daha bilimsel ve yapılan faaliyetler sonucunda belirlenmiş olan rezerv hesaplanarak somut olarak varlığı tespit edilmiş olmak zorundadır. Bu kodların ortak özellikleri: Açıklık: Haritalar ve örnek yerleri koordinatlı olmalıdır. Numuneler kim tarafından, hangi yöntemle, ne zaman ve hangi analizinin yapıldığı belirtilmelidir. Karotların ve örneklerin şahitleri arşivde saklanmalı gerektiğinde geri dönülebilmelidir. Nesnellik, Somutluk: Yapılan bütün işlere raporlarda yer verilmiş ve arama aşamaları için gerekli işler tanımlanan şekilde yapılmalıdır. Uzmanlık: Projeler uzman kişiler tarafından hazırlanmalı ve yönetilmelidir. MTA Genel Müdürlüğü Dünya’daki gelişmelere paralel olarak Rezerv/ Ortak Sınıflamadaki Tahmin Güvenilirliği Dereceleri Jeolojik Güvenilirlik Fizibilite Güvenilirliği Tahmin Güvenilirliği 3-4 Beklenen 3 Beklenen Mümkün 2 Gösterilen 2 Gösterilen Muhtemel 1 Ölçülen 2 Gösterilen Muhtemel 1 Ölçülen 1 Ölçülen Görünür Kaynak sınıflama sistemini “Birleşmiş Milletler Rezerv Çerçeve Sınıflama Sistemi”ne uyarlamıştır. Bu kapsamda yürüttüğü arama araştırma faaliyetlerini raporlamakta ve sektörün hizmetine sunmaktadır. Bu bilgi ve faaliyetlerden bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz; »» Maden analiz ve teknoloji laboratuvarları akredite edilmiştir. Kimyasal analiz, Mineroljik analiz, Doğal taş analizleri. »» 1/25.000 ölçekli Türkiye jeoloji haritaları tamamlanarak yerbilimlerindeki bütün kamu, özel kurum ve kuruluşların kullanımına sunulmuştur. »» MTA bünyesinde Karot Bilgi Bankası kurulmuş. İlk etapta MTA projelerinde yapılan sondajlara ilişkin karotların arşivlenmesine devam edilmektedir. Daha sonraki aşamada ülkemizde yapılan tüm sondaj karotlarının arşivlenmesine yönelik çalışmalar sürdürülerek ve yakın gelecekte “Ulusal Karot Bilgi Bankası” olarak işlevini sürdürmesi sağlanacaktır. »» Türkiye Jeokimya Haritasının tamamlanması için çalışmalar devam etmektedir. Türkiye Jeokimya veri tabanı 2015’e kadar tamamlanması hedeflenmektedir. Maden aramacılığı riskli ve bir o kadar da maliyetlidir. Bu nedenle maden arama faaliyetlerinde riskin en aza indirilmesi amacıyla MTA arama faaliyetlerine temel olacak alt yapı bilgilerini üretmektedir. Bu bilgiler değişik ölçeklerde hazırlanmış jeolojik ve jeofizik haritalar, MTA derleme arşivinde yer alan MTA raporları, Jeokimyasal anomali haritaları vb. bilgilerdir. Ayrıca bulunmuş bir maden varlığının teknolojik testleri yapılarak ekonomik değeri ilgili çalışmalar MTA laboratuvarlarında yapılmaktadır. Bu kapsamda günümüze kadar Türkiye madencilik sektörüne katkı sunan MTA’nın uluslararası standartlarda rapor hazırlama konusunda öncü ve güvenilir kuruluş olarak yeralmaktadır.Ülkemizde irili ufaklı çok sayıda maden şirketinin yanında, son yıllarda ülkemize uluslararası firmaların gelmesiyle madencilik ciddi bir gelişme göstermektedir. Özetlemek gerekirse; »» Madencilik sektörünün rezerv birikimlerinin somut verilere dayalı resmi bir değer unsuru olarak kabul edilebilmesi için JORC, SAMREC, NI43-101 standartlarındaki raporlama uygulamalarının ülkemize adaptasyonunun sağlanması önem arz etmektedir. »» Uluslararası raporlama tekniklerini Ülkemiz maden arama faaliyetleri sonucu üretilen bilgi ve verileri uyumlu hale getirebilmek için bir yapılanma oluşturulması gereklidir. Bu yeni yapılanma kamu ve özel sektöründe yer alacağı bir sistem olmalı ve Ülkemiz için raporlama standartlarını belirlemeli ve yayınlamalıdır. EKİM, KASIM, ARALIK 2012 49 FİRMA TANITIM MineRP ile DAMA Mühendislik A.Ş, ülke madenciliğine, maden arama ve işletme konusunda uluslararası standartlarda tam bağımsız hizmet vermek üzere 2005 yılında kuruldu. Çalışmalarında JORC ve KANADA NI 43 101 standartlarını uygulayan DAMA, bankalar, borsalar ve yatırımcılar tarafından kabul gören hizmetleri, gerektiğinde yerli ve yabancı seçkin uzmanlarla birlikte çalışarak üretmektedir. Uzmanlık alanları metalik madenler ve kömür olan DAMA’nın faaliyet ve hizmet alanları şöyledir: Kıymetli metaller başta olmak üzere, bakır-kurşun-çinko, krom, demir ve diğer metalik madenler konusunda her safhada arama, kaynak/işletilebilir rezerv tahmini; teknolojik çalışmaları planlama, akım şeması geliştirme ve malzeme balansı yapma; ön-rapor (scoping), ön-fizibilite, fizibilite çalışmaları; açık ve kapalı ocak maden işletme planlaması ve optimizasyon çalışmaları ile tesis temel ve detay mühendislik hizmetleri, montaj yönetimi ve devreye alma (EPCM).Doğal olarak saha potansiyeli belirleme ve maden işletme ve arama sahalarına değer biçme yoluyla satın alma faaliyetlerine destek verme de DAMA’nın yetkin olduğu alanlar arasındadır. DAMA MÜHENDİSLİK DAİMA YENİ HEDEFLER Sürekli olarak yeni hedefler belirleyerek kendini yenileyen DAMA, cevher hazırlama konusunda uzman kadrosu ile ‘TESİS ‘Fonksiyonel Performans Artırımı’ konusunda yeni bir program başlattı. Bu çalışma kapsamında, tesiste akış miktarı ve ürün tane boyu ölçümleri yapılarak öncelikle mevcut durum belirlenerek aynı anda beslenen cevher üzerinde yapılan karakterizasyon ve kinetik deneyler ile cevherin durumu tespit ediliyor. Tesis ve cevher bilgisi, ‘Simülasyon-Modelleme’ ve ‘Fonksiyonel Performans Artırımı’ yöntemi ile birleştirilerek, tesisin iyileştirmesi için çalışmalar yapılıyor. Bu çalışmalar, DAMA jeologları arazi çalışmasında bir sürece yayılarak tesis izleniyor. Önerilen mühendislik çözümünün en yüksek performansı sağlaması hedefleniyor. Bu çalışma döngüsü, tesis istenilen koşula gelene dek sürüyor. DAMA MÜHENDİSLERİ YURTDIŞINDA DAMA, bugüne kadar Türkiye’deki yerli ve yabancı şirketler dışında çevre ülkeler ile Orta Asya ve Afrika’da uluslararası standartlarda mühendislik hizmetleri sundu. Kıymetli metallerin aranması, yatırım safhasına getirilmesi, tasarımı ve işletmeye alınması konusundaki referansları ile DAMA tartışmasız bir üstünlüğe sahiptir. Çalışanlarının altın arama ve işletmeciliği konusundaki deneyimleri 20 yılı aşkındır. DAMA Mühendislik, 30 yıldan fazla yurtiçi ve yurtdışı deneyimi olan uzmanların yanına mesleki kariyerlerine DAMA bünyesinde başlayarak geçen yıllar içerisinde uzmanlaşan genç ve dinamik jeoloji ve maden mühendisleri ekleyerek, 14 teknik ve 8 idari personeli ile konularında seçkin yerli ve uluslararası iş ortakları ile Türkiye, Balkanlar, Kafkaslar, Orta Asya ve Afrika›da mühendislik hizmetleri veriyor. Alanında uzun deneyimi olan uluslararası şirketlerle geniş bir alanda rekabet etmektedir. Bilgi için www.dama-engineering.com veya [email protected] 50 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 MineRP 1997 yılında Graphic Mining Solutions International (GMSI) adıyla Johannesburg, Güney Afrika Cumhuriyeti’nde kurulmuştur. Kurulduğu günden bugüne kadar farklı transformasyonlardan sonra şirket bugünkü adını almıştır. MineRP, madencilik danışmanlık hizmetlerinin ve teknoloji çözümlerinin küresel boyutta geliştiricisi ve sağlayıcısı olarak hizmetlerine devam etmektedir. MineRP, madencilik hizmetlerindeki küresel ayak izini geliştirerek sekizinci uluslararası ofisini(MineRP Eurasia) İstanbul’da açmıştır. Türkiye öncelikli olmak üzere, Balkanlar,Türki Cumhuriyetler ve Orta Doğu ülkeleri kapsamında sektörde katma değer yaratmak, doğal kaynakları sürdürülebilir, güvenilir, çevreye sorumlu ve uyumlu, ekonomik bir şekilde kazanmaya yönelik profesyonel madencilik hizmetleri sunmayı ve sunulan bu maden mühendisliği hizmetlerini, hem madencilik piyasasına yeni giren yatırımcılara hem de kapsamlı teknik ve proje desteğine ihtiyaç duyan irili ufaklı madencilik şirketlerinin gereksinimlerine yönelik olarak geliştirmeyi hedeflemektedir. MineRP’nin büyüme stratejisi her zaman müşteri odaklı olarak geliştirilmiştir ve en büyük amacı verdiği hizmetler ve sunduğu çözümler ile müşterilerinin daha iyi madencilik yapabilmelerini sağlamaktır. Bu hizmetleri ve çözümleri en etkili ve başarılı şekilde müşterilerine ulaştırabilmek adına MineRP dünyada, özellikle madencilik sektörünün gelişmiş ve gelişmekte olduğu bölgelerde ofislerini açmaya devam etmektedir. MineRP, beş ayrı kıtada bulununan dokuz ofisi ile tüm dünyada madencilik sektörünün önde gelen şirketleri dahil olmak üzere madencilik şirketlerinin danışmanlık tercihi ve teknolojik çözüm tedarikçisi olmayı sürdürmektedir. MineRP’nin müşteri portföyünde halihazırda tüm dünyada madencilik endüstrisine yön veren büyük madencilik grupları da yerlerini almış bulunmaktadır. Bu durumun gerçekliği MineRP’yi maden sorunlarını çözmek üzere maden profesyonellerinden olu- şan, madencilik odaklı, amaca yönelik bir şirket oluşumuna yönlendirmiştir. MineRP Dünya’nın önde gelen entegre maden tasarım, planlama ve takvimlendirme yazılımlarına ayrıca yeni ve aktif tüm maden operasyonlarının kontrolünü sağlayan teknolojik çözümlere sahip olmakla beraber bünyesindeki uzman maden danışmanlarıyla birlikte uluslararası boyutta madencilik yazılım üreticisi ve madencilik danışmanlık şirketi olarak hizmetlerine devam etmektedir. MineRP bugüne kadar uluslarası madencilik endüstrisinde birçok büyük ve orta ölçekte madencilik projesinde verdiği teknik danışmanlık hizmetiyle müşterilerinin güvenini kazanmıştır. Yeraltı ve yerüstü maden tasarımları, maden üretim programları, teknik ve ekonomik analizler, operasyon bütçelendirme, maden arama programları, uluslarası kodlarda “Competent Person Report, Pre-/Bankable Feasibility Studies vb” teknik rapor ve detaylı mühendislik çalışmaları, vermiş olduğu danışmanlık hizmetlerinden bazılarıdır. Teknik madencilik danışmanlığının yanı sıra amaca yönelik geliştirilmiş ve geliştirilmeye devam edilen, geniş bir çerçevede, madencilik uygulama ve yazılımlarına da sahiptir. MineRP kendi bünyesi dışında ayrıca özel ihtisas konularına odaklanmış uluslarası birçok firma ile de stratejik ortaklık çerçevesinde, verdiği hizmetlerin kapsamını genişletmiştir. MineRP müşterilerine her zaman için en uygun ve en iyi danışmanlık hizmetini sağlamayı hedeflemiştir. Bu hedef doğrultusunda bünyesinde ar-ge çalışmalarına da ayrıca önem vermekte ve küresel boyutta maden teknoloji üreticisi ve teknik danışmanlık firması olma özelliğini sürdürmektedir. EKİM, KASIM, ARALIK 2012 51 MineRP Ufkunuzu Siz Çizin DAMA MÜHENDİSLİK MAKALE Haldun Lütfullahoğlu Maden Yük. Müh. ÜÇ KUŞAKTIR SÜREGELEN BİR MADEN ÖYKÜSÜ - SİVAS TALKI Talk, insanın doğumundan itibaren yakın ilişkide olduğu bir madendir. Kozmetikten, gıdaya boyadan ilaç sanayiine kadar yoğun bir kullanım alanına sahiptir. Dolgu malzemesi olarak kullanımı ise termal şoklara karşı gösterdiği mukavemet nedeni iledir. T alk, etimolojik anlamda Arapça “Talg” sözcüğünden gelir. Yunancada ise “Steatos=Suet” olarak bilinir. Çok yumuşak olması (Mohs sertlik skalasına göre sertliği “1”’dir.), dokunulduğunda yağsı bir his vermesi ile karakterize edilir. Teorik kimyasal formülü Mg3 SiO4 (OH)2 ve özgül ağırlığı 2,58–2,83 değerindedir. Jenesis olarak, ultramafik ve mafik kayaçların Serpentinizasyonu sonucu ile dolomitik kayaçların Si ve Mg içeren mağmatik hidrotermal sular tarafından rejyonal metaformizma sonucu altere olması ile oluşur. Bu iki Jenesis sonucu ticari talk rezervleri Türkiye’de ve dünyanın bazı ülkelerinde oluşmuştur. SİVAS TALK OCAKLARI MTA kayıtlarına göre Türkiye’de başka benzeri olmayan bu talk sahaları Sivas’ın Hafik ilçesindedir. 1970 yılında Dede Cemal Gülsoy tarafından başlatılan talk üretimini, daha sonra oğlu Nail Gülsoy devraldı. Mevcut ocak faaliyetleri günümüzde torun , (yani üçüncü kuşak) Ediz Gülsoy tarafından başarılı bir biçimde sürdürülmektedir. Halen yıllık 10.000 ton üretim kapasitesine sahip olan ocaktan, 1970 yılından günümüze kadar yaklaşık 100.000 ton üretim yapıldığı tahmin edilmektedir. Türkiye’nin çok önemli endüstriyel hammadde firmalarına öğütülmek üzere ocaktan triyaj yapılarak satılmaktadır. Aşağıdaki değerler satılan bu firmalardan birinin ticari bazda yaptığı analizdir. Ruhsat alanının jeolojisi ve cevherleşmeye ilişkin özellikleri bakımından hidrotermal yataklanma özelliği göstermekte olup, cevher damarlar şeklinde bu- 52 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 lunmaktadır. Cevher kırmızı renkli kumtaşı, konglomera ve killi seriler içerisinde görülmektedir. Eosen sonrası tektonizma sonucunda ortaya çıkan çatlaklara giren silikatça zengin suların yan–kayacı altere etmesi sonucu talk oluşmuştur. ÜRETİMİ Açık ocak faaliyetleri sonucunda, emek yoğun bir triyaj yöntemi ile olmaktadır. Talk hammaddesi kırmızı çamur ve konglomeralardan yıkama marifeti ile temizlendikten sonra, çekiçlerle işçi grupları tarafından tekrar bir arkeolog titizliği ile kırmızı çamurları arındırıldıktan sonra dökme (Bulk) olarak kamyonlara yüklenmektedir. Kaynaklar Indüstrial Minerals Their Uses –A Handbook and Formulary –Peter a. Ciullo A Global Geoolgy –Pw. Harben, M.Kuzvart Firma sahibi, Ediz Gülsoy ve Mad ve Jeoloji Y.Müh. Sami Öncü tarafından verilen bilgiler. d50 :3,19 %SiO2 57,19 d97 :19,9 %MgO 30,19 <2 Mikron :27,89 %Fe2O3 0,25 100 % :36 %Cao 0,05 Ry :92,5 %NiO 0,2 L :96,92 %CuO 0,2 a :0,37 b :2,33 Sivas Talkı tipik endüstriyel kullanım analizi MAKALE Dündar Ergunalp Maden Yük. Müh. ŞEYL GAZI Türkiye’de son zamanlarda telaffuz edilmeye başlanmasına rağmen ilk Şeyl gazı 1821’de Fredonia, New York’ta açılan bir kuyuda bulunmuş. Bizim medyada çıkan haberlere bakılırsa bu konuda epey kafa karışıklığı var, hatta şeyl gazını bitümlü şistlerle karıştıranlar da var... Ş eyl gazı, ısıyla ya da daha seyrek olarak bakteriyel faaliyetler sonucu Şeyl (killi şist) içindeki organik maddelerden oluşuyor. Dolayısıyla da ekonomik miktarlarda gaz içeren şeyl’lerin organik madde içerikleri oldukça zengin; % 0,5 ile % 25 arası. Şeyl kırılgan ancak dayanıklı bir kayaç. Konvansiyonel doğal gaz üretimi yapılan gözenekli kayaçların aksine şeyl göreceli olarak geçirimsiz sayılır. Üretim metodu doğal gazın ve petrolünkinden farklıdır. Şeyl tabakasında binlerce metrelik yatay sondajlar açılıyor ve buralara yüksek basınçla su, kum ve kimyasallar uygulayarak kayaçta çatlaklar oluşturuluyor. Üzerinden basınç kalkan gaz da bu çatlaklardan kendine yol bularak kuyudan çıkıyor. Bu açıdan bakınca üretim metodu kömüre 54 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 bağlı metan gazı üretimine benziyor (www.gnb.ca/naturalgas) Geçen yüzyılın sonlarında yatay sondaj açma, hidrolik kayaç çatlatma ve sismik görüntüleme teknolojilerindeki ilerlemeler sayesinde şeyl’den gaz üretimi bugün kolay gözükse de henüz cevap bekleyen sorular mevcut. Kuyulardan havaya metan kaçağı, yer altı suyunun metan ya da sondaj çamuruyla kirlenme olasılığı insanları endişelendiriyor. Bu sorunların bir kısmı idari tedbirlerle, yönetmeliklerle kontrol edilebilir, bir kısmı da petrol, doğal gaz üretimi uygulamalarından öğrendiklerimizle aşılabilir gözükse de bazı konulardaki bilgi eksiğimizi hemen kapatmamız mümkün değil. Örneğin, yer altı sularındaki doğal metan miktarını bilmediğimizden ne kadar kirliliğe tolere edebileceğimiz henüz araştırılmayı bekleyen bir konu. (www.thegwpf.org). Şeyl gaz üretimini perspektife oturtmak için İngiltere’de Cuadrilla Resources’un yürüttüğü, büyük ses getiren projeye bakmakta fayda var (Drilling through the spin, Materials World, Aralık 2011). Geçen yıl firmanın İngiltere, West Lancashire’de 1.300 km2’ lik gaz arama ruhsatında 5,66 trilyon m3 potansiyel gaz kaynağı bulunduğunu açıklaması İngiltere’de yılın en sansasyonel haberi oldu. Bu miktar İngiltere’nin bilinen doğal gaz rezervlerinden 10 kat fazla, üstelik British Geological Survey’in tahminlerine göre İngiltere’de150 milyar m3 şeyl gazı var. Birkaç sondaja dayalı, şeyl tabakasını tamamını ortalama bir içerik değeriyle çarparak yapılan bu tahmin “görünür rezerv” olarak nitelenemez. Ancak, % 20’sinin elde edilebileceği varsayılsa dahi bu yatak Kuzey Denizi’nde Norveç’in doğal gaz rezervinin % 60’nı oluşturan Troll gaz sahasına eşdeğer. Firma buradan elde edilecek gazın İngiltere’nin 56 senelik gaz ihtiyacını karşılayacağını, 30 yıl boyunca yerel idarelere 150 milyon Euro, devlete ise 6–7 milyar Euro vergi geliri sağlayacağını ifade ediyor. Öte yandan firma yılda ortalama 70.000 Euro kazandıracak 5.600 yeni iş imkânı yaratılacağını da açıkladı. Böylece, zor zamanlar geçirmekte olan ülkede medya konuya can simidi gibi sarıldı, aynı 1970 ve 1980’lerde Kuzey Denizi petrolü bulunduğunda olduğu gibi. Şeyl gaz kuyularının hızla verimini kaybettiği biliniyor. Tipik olarak iki yılda %40 verim kaybı normal sayılıyor. Firma bunun üstesinden gelmek için her 2.5km2 de 6 – 8 sondaj açmayı planlıyor, bu da yılda her biri 13 milyon Euroya mal olacak 50 adet kuyu açmak demek. Bu da pratik bir sorun çünkü ideal olarak bu tarz bir çalışma için gereken sondaj makinesi en az 2.000 HP gücünde olmalı, oysa Batı Avrupa’da bu güçte bir düzineden fazla sondaj makinesi yok. Sorun makine bulmakla da sınırlı değil. Firma her bir kuyuda 13.000m3 (1.000 sondaja, 12.000’de çatlatma işlemine) su kullanacağını tahmin ediyor. Bu miktarın 1/3 kadarı yüzeye geri dönecek. Firma çatlatma amacıyla %99,75’i su ve kumdan oluşan bir karışım kullanacak. Kalan % 0,25’in içeriği, sürtünme azaltıcı poliakrilamid, suyu arıtmaya yarayan bir çeşit biosid ve karışımın çatlaklardan nüfuz edebilmesine yardımcı olmak için seyreltik hidroklorik asit. Bunların yeraltı suyuna sızmasını önlemek için kuyu ile akifer arasına 3 muhafaza borusu betonlanacak, yüzeyde olabilecek taşkınlara karşı da kuyu çevresine geçirimsiz membran kaplanacak. Sonuçta İngiltere için yapılan tahminlerde şeyl gazının üretim maliyetinin doğal gaza kıyasla dört misli, LNG’nin ise iki misli olması en büyük dezavantaj olarak gözüküyor. Şeyl gazının avantajlı tarafı karbondioksit içeriğinin LNG’den çok daha az olması. Ayrıca eşit enerji eldesinde karşılaştırılırsa, gaz türbinlerinde kullanılacak şeyl gazının kömüre göre %15–20 daha yüksek verimle yanması (All out of gas, Materials World, Aralık 2011). Cuadrilla her bir üretim istasyonundan yatay uzunlukları 10 km varacak 8–10 adet kuyu açmayı planlıyor. Her ne kadar bu havzada gaz taşıyan şeylin 1.000 m kalınlığında yatay tabakalar oluşturduğu bilinse de nispeten dar ve tektoniğe uğradığı da biliniyor, dolayısıyla gaza ulaşmak karmaşık çok yönlü sondajlar gerektirecek gibi. Firma kayacın taşıdığı gazı yüzeyden algılama metodlarıyla tespit edeceğine güveniyor. EKİM, KASIM, ARALIK 2012 55 OKUNASI KİTAPLAR The Tincal Trail, A History of Borax , N.J. Travis ve E. J. Cocks Mines in the Spinifex, The Story of Mount Isa Mines, G. Blainey Travis ve Cocks tarafından yazılan kitapta, insanoğlunun tarihinde borun yeri, kimya biliminin gelişimi ve nihayetinde bor madenleri ve kimyasallarının bugünün Dünyasında ne kadar önemli bir sanayi haline gelişi anlatılıyor. Bor kullanımı bin yıldır neredeyse tamamen altın gümüş rafinasyonu gibi metalurjik işlemlerle sınırlı kaldı. Bu dönemde bor ticareti egzotik baharatlarınkinden farklı değildi. Avrupa’lıların çoğu yakın zamana kadar bor nedir bilmezken, ABD’de çocuk bezi yıkamaktan, karınca, karafatma ilaçlamasına kadar farklı gündelik kullanımları sözkonusuydu. Türkiye için ise bor 1960’ların başında Türk Boraks Ltd. şirketinin Kırka’daki muazzam tinkal yataklarını bulmasıyla kamuoyunun dikkatini çekti. 1984 yılında RTZ Borax Ltd. kaynaklarından faydalanılarak yazılmış olan kitabın ”Türkiye’de boraks peşinde” başlıklı son bölümü sadece madencilerin değil yakın tarihimizle ilgilenen okuyucuların da ilgisini çekecektir. Bu bölümde Kurtuluş Savaşı döneminde madenlerde yaşanan dramatik olaylara geniş yer verildiğini de belirtmeliyiz. Söz konusu bölümde yazarlar 1865’de şirketin Susurluk, Sultançayır ve Aziziye’deki pandermit (Bandırma’nın eski adı Panderma’ya ithafen buradan elde edilen bor mineraline verilen ad) yataklarını faaliyete geçirmesinden neredeyse yüzyıl sonra Kırka bor ruhsatlarının iptaline kadar geçen süreci anlatıyorlar. Yine 100 yılı aşkın bir sürecin anlatıldığı, G. Blainey tarafından kaleme alınan kitap müthiş etkileyici olup, adeta bir maden belgeseli kıvamındadır. Dünyanın en büyük kurşun çinko madeni sayılabilecek Mt. İsa’nın hikâyesi pek çok yönden öğretici.19. yüzyıl başlarında düzinelerce jeologun yoğun bakır aramaları sürdürdüğü bölgede tüm ümitlerin tükendiği anda, son bir sondajın bulduğu bakır cevherleşmesi ile gülen şans, düşük tenörlü ama büyük tonajlı maden yataklarının çalıştırılabilmesine olanak sağlayan teknolojilerin geliştirilmesi, demiryolları, limanlar yaparak madenleri teşvik eden bir hükümet, bütün bunlar Mt. İsa’yı yaratan faktörler. Ancak 1927’de John L. Urquhart’ın madeni devralması en önemli faktör olarak görülüyor. İzmir doğumlu bu zatın babası Anadolu’dan ABD’ye meyan kökü ihraç eden bir İskoç. Kitaptan anlaşıldığına göre eğitimine İzmir’de başlayıp, 1897’de Ediburgh üniversitesinde kimya okuyan J.L.’in en büyük sermayesi Türkçeye ilaveten yarım düzine daha dil konuşabilmesi. Kitabın bu bölümlerinde gene İzmir doğumlu, flotasyonun babası Prof. Gaudin’i anmadan geçmek mümkün değil. Daha 25 yaşında Bakü’de petrol makineleri satmaya başlayan Urquhart 10 yıl gibi kısa bir sürede sahip olduğu Urallar’dan Sibirya’ya kadar 12 kurşun, bakır, altın ve kömür madeniyle sadece Rusya’nın değil Avrupa’nın da en büyük maden şirketlerinden biri olan RussoAsiatic Consolidated’i yaratıyor. 1917de Bolşevik devrimiyle sahip olduğu bütün yatırımları kaybeden Urquhart’ın 1927’de Mt.Isa’yı ele geçirmesi maden için de büyük şans, çünkü etrafındaki uzmanlar o zamana kadar Avustralya’nın gördüğü en kalifiye madenciler. The Story of Cyprus Mines Corporation, David Lavender 1911 yılında, Columbia üniversitesi mezunu maden arayıcısı C. Godfrey Gunther kütüphanede randevulaştığı kız arkadaşını beklerken raflarda tozlanmış bir kitap dikkatini çeker. Rastgele açtığı ilk sayfada karşısına Orta Doğu’da Roma imparatorluğu döneminde çalıştırılmış eski bakır madenleri ile ilgili bilgiler içeren bölüm çıkar. Kitapta okuduklarından çok etkilenen Gunther araştırmasına Sina yarımadasından başlamaya karar verir, ancak seyahati finanse edecek gücü yoktur. Finansman desteği Mudd ve Wiseman adlı iki madenciden gelir. 1912 yılında bölgeye gelen Gunther Sina yarımadasında kayda değer bir maden bulamaz, ama Kıbrıs’ta şansı bir kere daha yardım eder. Ormancıların verdiği bilgilere dayanarak Lefke yakınlarında milyonlarca tonluk cüruf yığınlarını keşfeder ve porfir bakır yatakları hakkındaki bilgisi sayesinde, bugünde bilinen ve 1974 Kıbrıs olaylarına kadar çalıştırılan bakır madenlerini ortaya çıkarır. Sonrasında Gunther’in aramacı ruhu onu Türkiye’ye sürükler. Hatta Türkiye’ye o kadar odaklanmıştır ki, Kıbrıs’taki sağ kolu Adil beyden Türkçe dersi almaktadır. Hedefi Ergani bakır madenleridir fakat ağır kış şartlarından dolayı Maraş’tan ileri gidemez. Diğer taraftan yaklaşan 1. Dünya savaşında Osmanlı İmparatorluğu Almanya tarafındadır ve bir Amerikan vatandaşı olarak Gunther Ergani hayallerinden vazgeçmek zorunda kalır. Kitap Kıbrıs bakır madeni etrafında gelişen hikâyeyi 1955 yılına kadar taşırken, pek çok detayın yanında adadaki Türk ve Rum toplumları arasındaki sorunlu ilişkileri de aktarıyor. Osmanlı döneminde Keban-Ergani yöresinde madencilik, (1775–1850), Fahrettin Tızlak Fahrettin Tızlak’ın kitabı, C. Godfrey Gunther’in yarım kalan Ergani macerasına devam etmek için uygun bir seçim, ancak bu eser diğerlerinden farklı olarak tamamen belgesel bir çalışma ve müthiş öğretici. Kitabın içindekiler bu ülkede madenle uğraşan herkesi ilgilendirecek nitelikte. Giriş kısmında “Tarihi temeller” başlığı altında ilk ve ortaçağlarda Keban Ergani madenleri, Osmanlılardan önce Türklerde madencilik anlatılmakta. Birinci bölümde Osmanlı’da madenlerin önemi, hukuki durumu, yönetim ve işletilmesi ele alınmış. İkinci bölüm Maadin-i Hümayun Emaneti’nin kuruluşu, idari ve askeri statüsü, Emin’in statüsü, görevleri, yetkileri, çalışan idari ve asayiş görevlileri anlatıyor. Üretime ayrılan üçüncü bölümde havalandırmadan tahkimata kadar kullanılan teknikler, cevherlerin işlenmesi, teknik elemanlar, ürünler, üretim miktarları, üretimi arttırma çabaları gibi detaylar yer almakta. Dördüncü bölüm üretimin vergilendirilmesi, ürünlerin devlet adına satın alınması, dağıtım düzeni ve nakliyesini içeriyor. Beşinci bölüm iaşe ve ikmale ayrılmış; alt başlıklar “cevherlerin işlenmesi için yakıt temini”, “kütük temini”, “Maadin-i Hümayun’a nakdi yükümlülüğü olan yerler” ve “madencilerin günlük ihtiyaçlarının temini”. Altıncı ve son bölüm hukuki durumu özetlemekte; madencilerin muafiyeti, Maadin-i Hümayun’a bağlı kazalar ahalisinin muafiyeti, madenci ücretleri ve izinleri. Bütün madencilerin bu titiz ve kapsamlı araştırmasından dolayı yazara müteşekkir olacağından eminim. Hazırlayan: Mad. Yük. Müh. Dündar Ergunalp 56 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 57 BAŞLIK BURAYA GELECEK LONDRA METAL BORSASI ALTIN 1 YILLIK GOLD PRICE - $/oz BAKIR 1 YILLIK COPPER PRICE - $ / t FEROKROM 1 YILLIK FERRO CHROME PRICE - $ / t 58 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 ALÜMİNYUM 1 YILLIK ALUMINUM PRICE - $/t ÇİNKO 1 YILLIK ZINC PRICE - $ / t GÜMÜŞ 1 YILLIK SILVER PRICE - $ / oz KOBALT 1 YILLIK COBALT PRICE - $ / t MOLİBDEN 1 YILLIK MOLYBDENUM PRICE - $ / t TERMAL KÖMÜR 1 YILLIK THERMAL COAL PRICE - $ / st KURŞUN 1 YILLIK LEAD PRICE - $ / t PLATİN 1 YILLIK PLATINUM PRICE - $ / t TOZ DEMİR 1 YILLIK IRON ORE FINES PRICE - $ / t EKİM, KASIM, ARALIK 2012 59 ANDAÇ ETKİNLİK ZAMAN YER Maden Türkiye 2012, http://www.madenturkiyefuari.com/ 29 Kasım - 2 Aralık 2012 Beylikdüzü, İstanbul Annual International Conference on Geological & Earth Sciences GEOS 2012, www.geoearth.org 3–4 Aralık 2012 Singapur 2nd International Conference in Geometallurgy - GEOMET 2012 www.geomet2012.com 05 Aralık 2012 Santiago, Şili Türkiye VIII. Uluslararası Mermer ve Doğal Taş Kongresi http://www.maden.org.tr/genel/bizden 13–15 Aralık 2012 Afyonkarahisar Filtered, paste and thickened tailings, www.patersoncooke.com 15–18 Ocak 2013 Colorado, ABD Open cut mine planning and operational excellence conference, www.opencutminingasia.com 28–31 Ocak 2013 Singapor Mine planning and operational excellence conference, www.marcusevans-conferences-paneuropean.com 31 Ocak–1 Şubat 2013 Ankara Asia Mining Congress’12 http://www.terrapinn.com/conference/asia-mining/index.stm 12-15 Mart 2013 Marina Bay Sands, Singapur 23. Uluslararası Madencilik Kongresi ve Sergisi Antalya http://www.imcet.org.tr/ 16–19 Nisan 2013 Antalya Money mining seminar, www.whittleconsulting.com.au 29–30 Nisan 2013 Toronto, Kanada Annual coal processing exhibition and conference, www.coalprepshow.com 29 Nisan–2 Mayıs2013 Lexington, ABD Miningworld Russia 2013 www.miningworld-russia-primexpo.ru 14–16 Mayıs 2013 Moskova, Rusya Minex 2013 Madencilik Doğalkaynaklar ve Teknolojileri Fuarı http://minex.izfas.com.tr/ 23–24 Mayıs 2013 İzmir ALTA Nickel-cobalt-copper, Uranium and gold www.altamet.com.au 25 Mayıs–1 Haziran 2013 Perth, Avustralya XV BALKAN MINERAL PROCESSING CONGRESS http://bmpc2013.com/ 12-16 Haziran 2013 Bulgaristan Minerals for life, www.minersoc.org 17–19 Haziran2013 Edinburgh, UK Computational Modelling, www.min-eng.com 18–19 Haziran 2013 FAlmouth, UK, Physical separation, www.min-eng.com 20–21 Haziran2013 Falmouth, UK EKİM, KASIM, ARALIK 2012 61 ENDÜSTRİYEL MİNERAL FİYATLARI ENDÜSTRİYEL MİNERAL FİYATLARI MİNERAL TİP/KALİTE ÖZELLİKLER FİYAT MİNERAL TİP/KALİTE ÖZELLİKLER FİYAT ALUMİNA Kalsine öğütülmüş, %98.5-99.5 Al2O3, dökme, fob ABD 750-850 $/t İLMENİT Konsantre asgari %54 TiO2, dökme, fob Avustralya 250-350 $/t ANTİMUAN Tipik %99,5 Sb2O3, 5 tonluk lotlar,cif Antwerp 10.100-10.300 $/t İYODİN Kristal asgari %99,5 varilde, spot 65-85 $/kg Sondajlık OCMA/API, 1,5 tonluk “Big-bag”lerde, fob Türkiye 150-155 $/t DEMİR OKSİT Kızıl tip 130 % 90 Fe2O3, torbalı, fob Çin 1434-1637$/t Boyalık Çin menşeli, parça, cif Meksika körfezi 235-290 $/t KAOLİN Kağıt kaplama 1 no, Georgia tesiste 161-209 $/t Kimyasal Kalite Çin menşeli, cif Meksika körfezi 161-180 $/t KYANİT Ham %54-56 Al2O3, ABD fabrikada teslim 224-320 $/t Refrakter Çin menşeli, 0-25mm, 85 Al2O3/1,8 Fe2O3,Fob Xingang 350-450 $/t Konsantre %56,5-57,5 LiOH, Çin menşeli, torbalı, Avrupa’da teslim 6-6,6 $/kg Aşındırıcı Çin menşeli, fob Zhanjiang 320-350 $/t Spodumen %5 Li2O, cif Avrupa 440-490 $/t Kedi Kumu 1-5mm , dökme, Avrupa limanı 42-60 €/t Sinter parça, %90 MgO, fob Çin 350-400 $/t Ocma/Döküm ham, kurutulmuş,dökme, Fob Milos 60-80 €/t Ham % 3,5 SiO2, fob Yunanistan 65-75 $/t Kolemanit 40–42 B2O3, Ögütülmüş, torbalı, Fob Arjantin, 630-690 $/t Ergitilmiş %96 MgO, parça, fob Çin 790-860 $/t Uleksit %46–48 B2O3, Fob Lima 650-710 $/t MİKA Öğütülmüş Hint menşeli, yaş, cif Avrupa 600-908 $/t Borik Asit Fob Buenos Aires 1078-1136 $/t OLİVİN Refrakter dökme, ABD tesiste 75-150 $/t 3 mikron fob ABD 170-185 $/t PERLİT Ham kırılmış, dökme, fob Türkiye 80-85 $/t 1 mikron stearat kaplı, fob ABD 270-400 $/t Cerium oksit asgari %99, fob Çin 19-21 $/kg Konsantre asgari %96 Sr2SO4, fob İskenderun 90-100 $/t Europium oksit asgari %99, fob Çin 2020-2320 $/t Kimyasal %46 Cr2O3 , Dökme, fob G.Afrika 320-340 $/t Neodimiyum oksit asgari %99, fob Çin 100-110 $/t Refrakter %46 Cr2O3 dökme, fob G.Afrika 425-500 $/t RUTİL Konsantre asgari % 95, fob Avustralya 2500-2800 $/t Metalürjik %40 konsantre, fob G.Afrika 160-190 $/t SİLİS KUMU Cam konteynerde, ABD tesiste 20-26 $/t Kalsine filtrasyon kalitesi, ABD tesiste 575–640 $/t Sentetik ağır ve hafif, fob Çin 220-240 $/t Ham - 10mm dökme, fob Güllük 22-23 $/t Doğal fob Wyoming 210-230 $/t Flote - 150 mikron, torbalı, fob Güllük 53-55 $/t TİTAN DİOKSİT Pigment cif kuzey Avrupa 3260-3250 €/t Asit Çin menşeli, yaş, fob Çin 420–440 $/t VERMİKÜLİT Konsantre G.Afrika menşeli, dökme, Antwerp teslimi 400-850 $/t Metalürjik Çin menşeli, asgari %85 CaF2, cif Rotterdam 355–375 $/t VOLASTONİT Asiküler -200meş, ABD tesiste 210-240 $/t Amorf toz, %80-85 C, Avrupa’da teslim 600-800 $/t Seramik dökme, fob G. Afrika 2300-2650 $/t Kristal %85-87 C,100-80 meş, cif Avrupa limanı 900-1150 $/t Mikronize % 99,5, -4 mikron, c&f Asya, 2750-2800 $/t BARİT BOKSİT BENTONİT BORLAR KALSİT SELESTİT KROMİT DİATOMİT Na-FELSPAT FLORİT GRAFİT LİTYUM MANYEZİT NADİR TOPRAK MİNERALLERİ SODA KÜLÜ ZİRKON Kaynak: Industrial Minerals Dergisi 62 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 EKİM, KASIM, ARALIK 2012 63 BAŞLIK BURAYA GELECEK BAŞLIK BURAYA GELECEK
Benzer belgeler
Avustralya`da Madencilik ve Metal Kazanımı (Mining and Metal
Laval Üniversitesi Maden-Metalurji Mühendisliği Bölümünde doktorasını
sürdürmekte olan Yüksek Maden Mühendisi Ahmet Deniz Baş, madencilik
ve cevher hazırlama konusunda söz sahibi ülkelerin başında ...
Türkiye`den Haberler - Sektörmaden Dergisi | Anasayfa
Lütfi Çallı, Mahir Vardar, Melih Turhan, Metin Balıbey, Mevlüt
madencilik madenciliğimiz
madencilik işletmelerini kapatmaktan ya da ceza yazmaktan mutlu olmuyoruz” diyen Güner, “Madenciler de
kendi iç mekanizmasını çalıştırıp çevre koruma çıtasını
yükseltsin. Çevre olmadan kalkınma olm...
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı tarafından Güney Amerika ülke
Lütfi Çallı, Mahir Vardar, Melih Turhan, Metin Balıbey, Mevlüt
eti soda a.ş türkiye`de bir ilk trona üzerinde çözelti madenciliği eti
OKUNASI KİTAPLAR ............................................................. 54
Kapak: Nadir Mineraller, Platin ve Altın
Yatakları İçeren 10 km. Çapındaki Kondyor
Alkalin-Ultrabazik Masifi, Doğu ...
YIL 2012, SaYI - Sektörmaden Dergisi | Anasayfa
Abdullah Mısırlıoğlu, Ali Erguvanlı, Ali Türkoğlu, Alp Gürkan, Atılgan Sökmen, Behçet Süleymanoğlu
Cemil Ökten, Dündar Ergünalp, Dündar Renda, Ekrem Yüce, Enver Erdoğan, Erdoğan Yüzer , Gülhan Özba...
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Gençlik Komitesi Katılımcılar ne
Güven Önal, H.Nijat Gürsoy,
Halil İbrahim Kırşan, Halim Demirel Hayrettin Elmas, Işık Özpeker,