millet kararını verdi
Transkript
millet kararını verdi
\\ www.212haber.com // 05 - 20 ŞUBAT 2014 Yıl:4 Sayı:48 Fiyatı: 1 2. ULUSALCILIK PROJESI DEVREDE! ‘MİLLİ BİR SİYASET AKLINA” A” SAHİP OLMAMIZI İSTEMİYORLAR! YORL RLAR! 352)%$ø/,“Önce sayın Başbakan’ın yakın ekibinden işe başladılar. Özellikle de kritik görevlerde bulunanlarla ilgili kulaktan kulağa dolaşan iftira ve yalanlar üzerinden bir kamuoyu oluşturdular. Söz gelimi bir bakanın yılda 700 defa resmi makam aracı ile İran’a giriş çıkış yaptığını, hem Muta nikâhı ile evlendiği karısına hem de devletin çok önemli suni kodlarında saklı olan gizli bilgileri İran’a peşkeş çekmeye gittiğini yaydılar. “ ifadelerini kullandı. %$ø/,û81/$5,6g</('ú“Sanmayın nmayın ki bir sabah uyandılar ve baktılar ki işlerr iyiye gitmiyor ve bir öfke patlaması yaşıyorlar. Bu u öfke için ve aynı zamanda atılacak iftiraları inandırıcı ndırıcı hale getirmek için çok önceden bir iklim oluşturuldu zaten. Bu işleri yapmalarına neden n olan ise tabi ki kişisel olarak sayın başbakan değildir, eğildir, başka bir hesaptır. Ülkenin iyi ya da kötü, ü, onlardan bağımsız “milli bir siyaset aklına” sahip ip olmasına duyulan kıskançlığın ötesinde bir hesap sap var işin içinde.” İlçemizi ‘anne sevgisi’ ile yöneteceğiz! Î12’DE CHP Başakşehir Belediye başkan adayı Özgür Karabat‚ “Başakşehir’i sevgi ve kardeşlik kenti yapacağımıza söz veriyoruz. Başakşehir’de sevginin iktidarını kuracağız. Başakşehir’de ötekimiz yok. Başkamız yok. Hepimizin kaderi ortak.” diye konuştu. Î8’DE MİLLET KARARINI VERDİ û$5.,/$5, 0,6,5údú1 6g</('ú/(5 Î2’DE Prof. Dr. Burhanettin Can: ú.ú.h/7h5 $5$6,1'$ %ú5ûú=2)5(1 .ú0/ú. Î16’DA AK Parti Başakşehir İlçe Teşkilatı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Milletvekilleri Harun Karaca, Ünal Kaçır ve Başakşehir Belediye Başkan adayı Mevlüt Uysal’ın katıldığı görkemli bir programla seçim startı verdi. SABAH 06.00, GECE 24.00 MESAİSİ BAŞLADI MART ayında yapılacak yerel seçimler için kolları sıvayan AK Parti Belediye Başkan adayı Mevlüt Uysal ve ilçe teşkilatı, sabah 06.00’dan gece 24.00’e kadar sürecek olan yoğun seçim çalışmalarına start verdi. Uysal, 5 yıllık hizmet süresince Başakşehirlilerin desteği ile Türkiye’de ilk olan projelere imza atmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, “Yolumuz uzun ama hedeflerimiz büyük.” diye konuştu. Ankara’ya kadar giderim’ 6$$'(73$57ú6úBelediye Başkan adayı Neşet Çevik, seçim çalışmalarını sürdürüyor. Çevik, “Başakşehirlilerin meselesi Hükümet tarafından çözülecek noktada tıkanırsa, size söz veriyorum, arkamda olursanız Ankara’ya kadar gideriz. Mevzu Başakşehirimizin geleceği ve menfaati ise gerisi bizim için teferruattır.” diye konuştu. Î6’DA Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. of. Mazhar Bağlı, AK Parti-cemaat gerilimine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde melerde bulundu. usalcılık projesidir ve AK Parti MKYK üyesi de olan Bağlı, “Bu ikinci bir ulusalcılık halka rağmen yürütülen bir girişimidir. Tam anlamıı ile milleti devre dışı mleleridir.” dedi. bırakma operasyonudur. Siyaseti işlevsiz kılma hamleleridir. ÖNCE BAŞBAKAN’IN YAKIN EKİBİNDEN BAŞLADILAR ‘Arkamda olursanız 60 bin oyla belediyeyi alacağız! MHP Başakşehir Belediye Başkan Adayı Muharrem Kaya, basın mensuplarıyla bir araya geldi. eldi. İddialı açıklamalarda bulunan Kaya, “60 bin oyla inşallah belediyeyi lediyeyi alacağız. Eğer alamazsak, mazsak, ‘Özür dileriz size kendimizi yeterince ifade de edemedik’ şeklinde nde pankart yapıp sookaklara asacağız” z” dedi. Î4’TE TÜRKİYE’NİN İSTİKRARINA GÖZ DİKTİLER $.3$57ú İstanbul Milletvekili Harun Karaca, “Bu ülkenin hainleri, Türkiye’nin istikrarına ne yazık ki göz diktiler. Ancak o hesapçıların hesabı değil, Yaradan’ın hesabı tuttu. Bunların elinden gelse bize bir kaşık su vermez, şu havayı teneffüs ettirmezler. Dua edenlerin yüzü suyu hürmetine Allah bizleri koruyor.” dedi. Î10’DA 2 G Ü N DEM (-%*(ťM:9L 2014 www.212haber.com Şarkıları Mısır için söylediler Türkiye’de kurulan Rabia Mısır Dayanışma Derneği, Mısır’da yaşanan olaylara dikkat çekmek amacıyla geçtiğimiz günlerde Küçükçekmece’deki Arenamega’da ‘Uluslararası Rabia Gecesi’ düzenledi. Programa 15 farklı ülkeden katılan 19 sanatçı, Mısır için besteledikleri eserlerini seslendirdiler. nümünde modern dünyaya insan haklarını hatırlatan bir mesaj vermek olduğunun altını çizdi. Arabi konuşmasına şöyle devam etti, “Mısır’da ki gerçek devrimin sesini duyurmak için özgürlük isteyen bütün mazlumlara kollarını açan bir ülke olan Türkiye’ye geldik. Programlara İstanbul’dan başladık ama inşallah bütün dünyayı gezeceğiz” şeklinde konuştu. BİLAL KELEBEK T h5.ú<(·'( kurulan Rabia Mısır Dayanışma Derneği de faaliyetlerini aralıksız devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Küçükçekmece Arenamega’da ‘Uluslararası Rabia Gecesi’ düzenleyen dernek, 15 farklı ülkeden katılan 19 sanatçıyı bir araya getirdi. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan konserin sunuculuğunu Feridun Özdemir ve Vecdi Arabi yaptı. BUGÜNÜN YARINI DA VAR! Konserin anlam ve önemine dair bir konuşma yapan Özdemir, “Bazen bakan bir çift göz çok şeyleri çağrıştırır ve çok anlamlar yüklüdür. Bazen bir isim Esma gibi, bazen de bir işaret tıpkı Rabia gibi. Arkasında çok ama çok derin anlamlar ifade ederler. Şükürler olsun ki rabbime bugün birçok insanla bu salonda birlikte olmanın onurunu ve gururunu yaşıyoruz. Biz öyle bir ecdadın torunlarıyız ki bu topraklarda daima mazlum halkların yanında yer alacağız. Unutmayalım ki bugünün yarını da var” dedi. SESİMİZİ TÜM DÜNYAYA DUYURACAĞIZ Konserin organizatörlerinden de olan Mısırlı sanatçı Vecdi Arabi ise, seslerini tüm dünyaya duyurmak istediklerini söyledi. Arabi bu organizasyonun konser veya festival olmadığını amaçlarının 25 Ocak’ta ki Mısır devriminin 3. Yıl dö- MISIR İÇİN BURADAYIZ Amerika’nın ünlü gruplarından Native Deen’de Mısır için burada oldukları mesajını verdiler. Arap izleyicilerin çoğunluklu olduğu programda Mısır, Suriye ve Rabia bayrakları biran olsun ellerden düşmedi. Organizasyonda Fas’tan Reşit Muştu, Güney Afrika Cumhuriyeti’nden Zeyin Bika, Suriye’den Yahya Havva ve Musa Mustafa, Ürdün’den İbrahim edDerdesavi, Halit Alşerif ve Abdulfettah Uveynat, Fransa’dan Dimsa Grubu, İspanya’dan İslam Şükri, Lübnan’dan Ab- dullah ez-Zebi, Filistin’den Meys Şeleş, Yemen’den Abdülkadir Kavza, Kuveyt’ten Humud Kadir, Cezayir’den Abdurrahman Buhabile, Mısır’dan Vicdan Abdulbedi elArabi ve Hamid Musa, Endonezya’dan Opick ve Nur Ahyari ile Malezya’dan Ramli Şarip, Mu’adz Dzulkefly ve Türkiye’den Mehmet Ali Arslan, Ammar Acaroğlu ve Grup Genç kendi eserlerinin seslendirdiler. Seslerini müzikle dünyaya duyurmak isteyen sanatçılar Asya’dan Avrupa’ya birçok ülkede konser vermeyi amaçlıyor. HEP BİR AĞIZDAN HAYKIRDILAR Mısır’da hayatının kaybedenlerin isimlerinin de okunduğu gecede, vatandaşlar sık sık tekbir getirerek Mursi aleyhine slogan attılar. Programın finalinde ise Rabia direnişine adanan bir operet hep bir ağızdan seslendirildi. Arapçadan İspanyolcaya, Malaycadan İngilizceye birçok dilde okunan “Bir Rabia Var” operetinin Türkçe bölümünü de Grup Yürüyüş solisti Mehmet Ali Aslan seslendirdi. // 4 Sİ YASET (-%*(ťM:9L 2014 www.212haber.com 60 bin oyla belediyeyi alacağız! MHP Başakşehir Belediye Başkan Adayı Muharrem Kaya, bölgede faaliyet gösteren yerel basın mensuplarıyla Başakşehir Sofrası’na bir araya geldi. İddialı açıklamalarda bulunan Kaya, “60 bin oyla inşallah belediyeyi alacağız. Eğer alamazsak, ‘Özür dileriz size kendimizi yeterince ifade edemedik’ şeklinde pankart yapıp sokaklara asacağız” dedi. B BİLAL KELEBEK $û$.û(+ú5·de Belediye Başkan adayları sahaya çıkmaya başladı. Geçtiğimiz günlerde yerel basın mensuplarıyla kahvaltı programında bir araya gelen MHP Başakşehir Belediye Başkanı Adayı Muharrem Kaya, oldukça iddialı açıklamalarda bulundu. Ulaşım sorunundan, kentsel dönüşüme kadar bir çok konunun konuşulduğu program yaklaşık iki saat sürdü. Basın mensuplarının sorularını içtenlikle cevaplayan Kaya, belediye başkanı olması durumunda öncelikli olarak Başakşehir ve Bahçeşehir’de yeşil alanların korunup, sosyal alanlar inşa edileceğini, Kayaşehir bölgesinde Cuma günleri semt pazarının kurulacağını ve orta bölgede yerinde kentsel dönüşüm uygulanacağının belirtti. 30 Mart öncesi finansman kaynaklarını ve mal varlıklarını açıklayacaklarını kaydeden Kaya, diğer adaylarında aynı hassasiyeti göstermesi gerektiğini ifade etti. Seçimlerde kullanacak finans ayaklarını da açıklayan Kaya, bunları şu şekildi sıraladı; “3 tane bütçe kalemimiz var. Bir Milliyetçi Haraket Partisi’nin vereceği destek, Muharrem Kaya’nın koyacağı fon ve meclis üyelerinin seçim çalışmalarına yapacakları katkı” şeklinde sıraladı. İDDİANIN ALTINI DOLDURMAK ÖNEMLİDİR Belediyeciliğin siyasi bir iş olmadığının altını çizen Kaya, önemli olan hizmet yaparken tarafsız olabilmektir dedi. Kaya, konuşmasına şöyle devam etti; “İnsanın olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Siyasette dürüstlük ve erdemlilik kavramlarını çok önemsiyoruz. Siyasetçi için araştırma yapsanız ‘Güvenilir olmayan menfaat peşinde koşan insanlar’ sonucuna u- laşırsınız. Bu çok üzücü bir durum. Siyasete hiçbir zaman ahlaki değerlerimizden taviz vermeyeceğiz diyerek girdik. Bazen çok iddialı olduğumu söylüyorlar. İddia, altını doldurabildiğiniz zaman güzeldir” diye konuştu. SİYASET ZENGİNLEŞME ARACI OLMASIN Teşkilat olarak iki şeye önem verdiklerini belirten Kaya, bunların mal beyanı ve finansman kaynağının açıklaması olduğunu söyledi. İsteyen herkesle bu bilgileri paylaşacaklarını ifade eden Kaya, “Eğer bunları yapabilirsiniz siyasetin abesliğini ortadan kaldırabilirsiniz. Mal beyanı Muharrem Kaya’nın evi, kızının arabası, kayınvalidesinin Kayseri’de evi, kayınbiraderinin bir dükkânı var şeklinde olacak. Yani bütün akrabalarımızın mal beyanında bulunacağız. Kendimiz bunu yaptığımız gibi ilkeli siyasetten bahseden bütün adaylardan aynı davranışı bekliyoruz. Bunları siyasetin zenginleşme aracı olmaması için söylüyoruz” dedi. DEMEK Kİ KENDİMİZİ İYİ ANLATAMAMIŞIZ “Geçen yerel seçimlerde 5 bin civarında oy aldık. Demek ki kendimizi vatandaşa iyi anlatamamışız” diyen Kaya, “Be- lediyeyi kazanacağız ama kaybettiğimizde de pankartımız hazır ‘Özür dileriz size kendimizi yeterince ifade edemedik’ şeklinde olacak. Demokrasilerde galibiyete de mağlubiyete de hazır olmak lazım. Aslolan çalışmalarınızı kazanmak üzere yapacaksınız. Başakşehir yüzde 32 ile 35 arasında oyla belediye başkanının seçileceğine inanıyorum. 60 bin oyla Başakşehir Belediyesi’ni alacağım” ifadelerini kullandı. DEVASA KONUTLARA İHTİYACIMIZ YOK Başakşehir’i dört bölgeye ayıran Kaya konuşmasına şöyle devam etti; “Başakşehir ve Bahçeşehir’de yapabileceğiniz çok fazla bir şey yok. İnsanlar buralara hangi hayallerle geldilerse, o hayalleri yıkmayacak işler yapmamalısınız. Bizim devasa konutlara değil, gecekondu ve yaşlanmış binaların dönüşümüne ihtiyacımız var. İnsanların gidebileceği kıraathaneler açacağız. Gençlerin spor yapabileceği alanlar inşa edeceğiz. Bölgelerin ulaşım sıkıntısını çözeceğiz ve imar alanında bu bölgelerin yoğunlaşmasına izin vermeyeceğiz. Kayaşehir’de insanların ihtiyaçlarını gide- rebilecekleri hiçbir alan yok. Yapacağımız ilk iş bölgeye Cuma günleri semt pazarı kurmak olacak. Altınşehir ise bizim için çok önemli. Bölge mutlak suretle yerinde kentsel dönüşüme tabi tutulmalı” şeklinde konuştu. GEREKİRSE TEM’DE ÇADIR KURARIRIZ Bahçeşehir KGS ve OGS’yi 1 Ocak 2015 tarihinde kaldırtacağını iddia eden Kaya, “Belediye başkanı olduğum zaman Karayolları Bölge Müdürlüğüne, Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ve Ulaştırma Bakanlığı’na kadar gideceğiz. Sorunu anlatacağız fakat buna rağmen çözülemeyecek. Son olarak parti ve meclis üyesi arkadaşlarımızla basın toplantısı düzenleyeceğiz. Eğer bundan da bir sonuç alamazsak son çare olarak tem otoyolunun ortasına çadır kuracağız. Gerekirse OGS ve KGS kalkıncaya kadar da bu eylemi sürdüreceğiz” dedi. Toplantının son bölümünde konuşan İlçe Başkanı Dursun İzci ise toplantıya katılan herkese teşekkür ederek basın mensuplarıyla sürekli olarak bu tür istişare programları yapacaklarını söyledi. // www.212haber.com G Ü N DEM (-%*(ťM:9L 2014 5 Seçim tuzağına AK PARTİ‘DEN ÖNLEM! Paralel yapının, 30 Mart seçimlerini manipüle edeceği ihbarı üzerine AK Parti 800 bin kişiyi sandıklarda görevlendirdi. G g5(9/ú/(5özel bir program yüklenen akıllı telefonlarla sonuçlarını görüntüleyip genel merkeze gönderecek. 30 Mart seçim güvenliğinin sağlanmasına ilişkin devlet gerekli önlemleri alırken, paralel yapının sonuçların güvenilirliğini tartışmaya açmak, vatandaşların kafasını karıştırmak için bazı girişimlerde bulunacağı ihbarları gelmeye başladı. Bunlardan biri de paralel yapının 100 bin kişiyi sandık başlarında görevlendireceği oldu. Sabah’ta yer alan habere göre; Çoğunluğu öğrencilerden oluşan gençlerin ortaya çıkartabileceği sıkıntıla- ra karşı da AK Parti özel önlemler aldı. AK Parti’nin geliştirdiği üç kademeli önlem paketinin detayları şöyle: Her bir sandığın sonuçlarının tam ve doğru olarak kaydedilerek AK Parti genel merkezinde değerlendirilmesi için özel bir program geliştirildi. Bu program sayesinde AK Parti sandıklar ile ilgili sonuçlar hakkında anında ve sağlıklı bilgi alma, buna paralel olarak da spekülasyonları önleme şansına sahip olacak. Sonuçların birilerinin müdahalesi ile değiştirilmesinin de önüne geçilmeye çalışılacak. ‘En özgür ülke olacağız’ (6(1/(5%(/('ú<(6úKültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından düzenlenen söyleşi programı kapsamında gazeteci-yazar Hakan Albayrak, gençlerle bir araya geldi. Sabri Ülker Gençlik Merkezi’nde gerçekleşen programda “Sınırsız İslâm Medeniyeti” konusunda konuşan ve 20. yüzyılın ortalarından bugüne İslâm dünyasına ışık tutan Albayrak, İslam dünyasında birleşme ve toparlanma açısından “One Minute” ve “Mavi Marmara” olaylarının etkili olduğunu söyledi. Günümüz Türkiye’sine dair değerlendirmelerde bulunan Albayrak, “Bundan 12 yıl önce ekonomik olarak batmamaya odaklı ve yardım dilenen bir Türkiye vardı. Şimdi dünyanın dört bir yanında sözü geçen bir Türkiye var” dedi. Son 10 yıldır dünyanın neresinde mazlum varsa Türkiye’nin oradaki temsilcilerinin o mazluma yardım eli uzattığını söyleyen Albayrak, “İslâm dünyasında hürriyet ve adalet inancını da temsil ediyor Başbakan Recep Tayyip Erdoğan” diye konuştu. Albayrak konuşmasının sonunda “Türkiye tehdit ve şantajlara boyun eğmediği ve güçlü şekilde ayakta kalmaya devam ettiği zaman dünyanın en özgür ülkesi olacak” dedi. // V2 Challenge’da amatörler hız kesmiyor 92/.$1,û,.$.$'(0ú tarafından organize edilen ve amatörlere düşük bütçelerle yarışma imkanı sağlayan V2 Challenge İstanbul Kupası’nın ikinci ayağı İzmit Körfez Pisti’nde gerçekleşti. Hafif yağmur altında başlayan günde antremanlardan sonra pistin kuruması ile mücadele arttı. Sıralama turlarının birincisi 51.910 ‘luk zamanı ile Celal Yardımcı olurken ikinci sırada genç pilot Toprak Candan yer aldı. Final yarışına ilk sıradan başlama hakkı kazanan Celal Yardımcı start öncesi yaşadığı şanssızlık sonucu yarışa katılamadı ve sıralamaların ikincisi Toprak Candan V2 Challenge ikinci ayağını rahat kazandı. Podyumun ikinci sırasında Ömer Rifaioğlu yer alırken, üçüncü yarış hayatına V2 Challenge ile başlayan Harun Özdemir oldu. Bu sonuçla ilk iki yarış sonunda Toprak Candan 35 puan ile ilk sırada yer alıyor. // GÖRÜNTÜLER MERKEZDE TOPLANACAK AK Parti, 30 Mart yerel seçim sandıklarında 800 bin kişilik bir ordu görevlendirecek. Geçmiş seçimlerden farklı olarak 800 bin kişinin elinde sandık başına giderken içinde özel geliştirilen yazılım yüklenen akıllı telefonlar olacak. Sandıklar açılır açılmaz ilk sonuçların telefonla görüntülenip program üzerinden genel merkeze ulaştırılacak. Sayım bitip sonuçlar kesinleşince de oy tutunağının fotoğrafı çekilip genel merkeze gönderilecek. Bu arada, AK Parti, sandık görevlilerinin eğitimlerini uzun süredir devam ettiriyor. Son aşamada sandıklardan gelen bilgiler, imzalanmış tutanak sonuçları ve YSK’dan yapılacak resmi açıklamayla 2009’daki sonuçlar sandık bazında karşılaştırmalı analizi yapılacak. Belirgin oy sapması görülen sandıklar ile parti veya aday bazında olağan üstü sonuçlar çıkması halinde yeniden sayım talep edilecek. // 6 Sİ YASET (-%*(ťM:9L 2014 www.212haber.com ‘ARKAMDA OLURSANIZ Ankara’ya kadar giderim’ Saadet Partisi Belediye Başkan adayı Neşet Çevik, seçim çalışmalarını sürdürüyor. Esnaf, ev sohbetleri, STK ve protokol ziyaretlerinde iddialı mesajlar veren Çevik, vatandaşlardan büyük ilgi ve teveccüh gördüklerini söyledi. 6 $$'(73$57ú6úBelediye Başkan adayı Neşet Çevik, seçim çalışmalarını sürdürüyor. Sivil toplum kuruluşları ile esnaf ziyaretlerinde iddialı mesajlar veren Çevik, vatandaşlardan büyük ilgi ve teveccüh gördüklerini söyledi. İKTİSAD, BİNDER ve Mev’ader ziyaretinde STK’lara dönük projesini açıklayan Çevik, başkan olması durumunda STK’lara mekan ve tanıtım alanı imkanı sunacağı sözünü verdi. STK’ları ‘rakip’ değil partner olarak gördüklerini dile getiren Çevik, “31 Mart gününden itibaren kolları sıvayacağız ve Başakşehir’i tüm STK’lar ile elele verip, aralarında da ayrım yapmadan istişare yapılarak or- tak projeler geliştirip birlikte inşaa edeceğiz” dedi. Saadet Partisi adayı Neşet Çevik, kahvehane toplantılarında da vatandaşlarla bir araya geliyor. Mahallelerin sorunlarını dinleyen Çevik, “Bizim belediyeciliğimizde her hafta halk meclisleri olacak. Mahalle sakinlerini kendi mahallelerinde dinleyecek ve çözüm önerileri sunacağız. Eğer Başakşehirlilerin meselesi Hükümet tarafından çözülecek noktada tıkanırsa, size söz veriyorum, arkamda olursanız Ankara’ya kadar gideriz. Mesele çözülene kadar oradan ayrılmayız. Mevzu Başakşehirimizin geleceği ve menfaati ise gerisi bizim için teferruattır.” diye konuştu. TEMİZ SİYASET, TEMİZ TOPLUM VE TEMİZ YÖNETİM Yerel seçimlerin Saadet Partisi’nin zaferiyle sonuçlanacağını savunan Çevik, belediyeyi kazanmaları durumunda bu temel prensipleri şiar edinerek çalışacakları söyledi: 1- Menfaati Değil, Hizmet Anlayışını Hâkim Kılmak 2- Halkla Beraber Yönetmek 3- Önce Ahlak ve Maneviyatı Benimsemek 4- Asgari Maliyet, Azami Yarar Prensibi ile Çalışmak 5- Halkı Yönetmek İçin Değil, Halka Hizmet Etmek İçin Çalışmak 6- Planlı ve Programlı Çalışmak // Çevik, Başakşehir’i, Başakşehirliler ile birlikte yöneteceklerini ve belediye anlayışlarının temelini 3T Kuralı ve 3R hassasiyeti olacağını açıkladı. Çevik, “Temiz Siyaset, Temiz Yönetim, Temiz Toplum prensibiyle çalışarak Rüşvet, Rant ve Rehavet hususlarında göstereceğimiz hassasiyetle dünyaya örnek bir Belediye olacağız” dedi. HA BER www.212haber.com Kim olursan ol kibirli olma Güzel ahlakı, aile efradı ve çevresiyle ilişkilerinde yalnız müminler değil tüm insanlığa örnek olan yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed’i (sav)’in hayatı ‘Hayat Ölçümüz’ adlı programda Milli Gazete yazarı Mahmut Toptaş tarafından anlatıldı. G te insanın çöplüğü de cehennemdir. Ama insanlar orası için yaratılmamıştır. Allah (c.c) bir peygamberle insan hayatını başlatmıştır ki yanlış yola gitmesinler diye. Yine yetmemiş zaman içerisinde yapılan hatalarında düzeltilmesi için birçok peygamber ve kitaplar göndermiştir. Ama buna rağmen insanlara israf etme okulları açılmıştır.” ifadelerini kullandı. h=(/$+/Ç., aile efradı ve çevresiyle ilişkilerinde yalnız müminler değil tüm insanlığa örnek olan yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed’i (sav)’in hayatı ‘Hayat Ölçümüz’ adlı programda Milli Gazete yazarı Mahmut Toptaş tarafından anlatıldı. Başakşehir Emin Saraç Kültür Merkezi’nde gerçekleşen söyleşiye çok sayıda Başakşehirli katıldı. “Allah (c.c) kitabı terazi olarak indirdi” diyerek sohbetine başlayan Mahmut Toptaş, “Allah (c.c). İnsanlar adaletle ayakta kalsınlar, adaleti ayakta tutsunlar diye adalet ölçüsü olarak kitabı indirdi. Bize hayatı veren, kalbimizi şuanda çalıştıran ve hayatımızı bize lütfeden Allah (c.c) hayat ölçümüz olarak, insanların cehenneme gitmemesi için “Allah (c.c.) yürüyüşümüzden konuşmamıza kadar yapacaklarımızı Kuran-ı Kerimle bize terazi olarak göndermiştir” diyen Toptaş, “Allah (c.c.), Hz. Peygamberimize Kuranı Kerim’i öğretti ki insanların, ülkelerin birbirleriyle münasebetlerin ölçüsünü vermek için. Yine Allah (c.c.) Kuran-ı Kerimle göndermediklerini Hz. Peygamberimizle göndermiştir ki insanlar örnek alsın. Mesela çok sesli konuşmamanın, kibirle yürümemenin ölçüsü Hz. Peygamberimiz (sav)’dir. Bu yüzden yolda gülümseyerek giden insandan korkmayacaksın, çünkü onlardan genelde zarar gelmez.” dedi. // Kuran-ı Kerim’de örnekler göstermiştir.” dedi. İSRAF ETMEYİNİZ Yeme, içme ve eşya israfından çok insan israfıyla ilgili ayet gönderildiğini de belirten Toptaş, ”Yediğimiz içtiğimizden arta kalanlar israfımızdır, sonrasında çöpe atarız. İş- Yaklaşık 1.500 çeşit, toplamda 15 bin adet kara ve deniz canlısı bulunan gezi alanını gezen Kayaşehirliler, mavi dünyanın kapılarını aralayarak caretta caretta, dantelli müren, inek burunlu vatoz, kırmızı aslan balığı, palyaço balığı, napolyon balığı, kırmızı karınlı pirana ve devasa köpekbalıklarını yakından inceleme fırsatı buldular. Birçok vatandaşın hayatlarında ilk kez akvaryum gezisine katılmanın heyecanını ve mutluluğunu yaşadığı organizasyonda katılımcılar Başakşehir Belediyesi’ne teşekkür ettiler. Betül Ayrancı: Kayaşehir 5. Bölge yönetimden geldim. Burası gerçekten görülmeye değer bir yer. Başakşehir Belediyesinin yaptığı bu sosyal kültürel etkinlikler gerçekten çok güzel. Çok memnunuz kaldık bu geziden. Çocuklarımızla geldik. Çocuklarımızın kültürel gelişimi için de çok yararlı buluyorum. Bizler hiç görmediğimiz canlıları bu sayede gördük. Gonca Arslantaş: Kayaşehir’de oturuyorum. Daha önce burayı hiç görmemiştim. Çok güzelmiş içerideki balıklar, canlılar. Belediyenin bu etkinliğini çok faydalı ve güzel buldum. Zaman zaman başka etkinliklere de gelmeye çalışıyorum. Mustafa TEZCAN ŵƵƚĞnjĐĂŶΛŚŽƚŵĂŝů͘ĐŽŵ Kaybolan değerlerimiz UZUN telefon görüşmelerimin birini yapıyordum. Sabırla karşımdakini dinliyor, başımı sallıyor, kısa cevaplar veriyordum. Cep telefonu vücudumun bir parçası olmuştu artık. Evden çıkarken aldığımız ilk eşyamız olmuştu. Olur ya telefonu yanlışlıkla evde unutursak kendimizi boşlukta hissediyoruz. İlk fırsatta gidip dolduruyoruz boşluğu. İnsanlar, arabalarından koşarak çıkıp, muhabbet ederek binaya giriyor ama karşılaştığı komşusuyla muhabbet edemeden asansöre giriyor. Telefon icat edildi, bina önlerindeki sohbetler tükendi. Komşumuzla face’de görüşür olduk. Bu kadar konuşacak ne buluyoruz anlamıyorum. Bu bitmez sohbetlere ne zaman dayanıyor ne de şarj. Allah’tan yedek şarjlı kılıflar çıktı da rahatladık. Çinliler ona da çözüm bulmuşlar. Tak konuş, bas konuş. Görüşme devam ederken arabadan inip, bir pastaneye girdim. Mesajla gelen ihtiyaç listesini tamamlıyordum. Alacağımı belirtmek için söze ne hacet, bir işaret yetti. Bu tarz hallere tezgâhtar kızlar da alışkın. Konuşan kişinin telefon markasına göre ne alacağını da tahmin ediyorlar. İlginç değil mi? Değil bence. Tüketim çılgını olduk çıktık. Tükettikçe, tükeniyoruz. İhtiyaç olmadan alıyoruz. Evin farklı yerlerinde inzivaya bıraktığımız çok eşya var. Cebimde bir titreşim hissediyorum. Gelen kutumda bir misafir vardı.” Suriye’deki kardeşlerimize yeni ve az kullanılmış giysi topluyoruz…” Tezgâhtar poşeti uzattı. Kaç para olduğunu sormadan, kartı verdim. Pazarlık sünnetti aslında, hangi sünneti uyguluyoruz ki sıra ona gelsin. Nasıl olsa cebimden para çıkmıyordu. Ne kadar olduğunun ne önemi var ki. Cırt çektir, cırt öde. Para kazanmak daha mı kolay eskiye göre. Kolay harcamamızın sebebi bu mu? Paranın değeri mi yok. Azalan bizim değerlerimiz olmasın. HKLU %DüDNü HVL \ %HOHGL LNDPHW KLU·GH .D\DüH DWDQGDüODUD HGHQY $NYDU\XP \|QHOLN ]HQOHGL *H]LVLG Pakize Şahinoğlu: Akvaryumu çok beğendik. İki kızımla geldim. Daha önce gelmemiştim buraya. Bu etkinliği yapanlara teşekkür ediyoruz. Başka gezilerle bu etkinliklerin devam etmesini istiyoruz. Soner Ataman: Ağrı’dan geliyorum. Kayaşehir’de misafir olarak kalıyorum ablamda. Daha önce gelmemiştim. Buradaki bu etkinlikleri çok güzel ve faydalı buldum. Gülizar Küçük: Çok güzel bir gün oldu. Komşularımla geldik. İlk defa geldim, burası çok hoşuma gitti. Bundan sonra bu gibi gezilerin devam etmesini diliyoruz. Bahar İçingir: Buraya ilk kez geldim çok güzel. Teşekkür ederim. Cansu Şahinoğlu: Çok beğendim daha önce de gelmemiştim. Teşekkür ederim emeği geçenlere. // Pastaneden çıkarken bir gencin kapının önünde beni beklediğini fark ettim. Görüşme bitse de bir an önce selam versem, arzusu her halinden belliydi. Heyecanlı bir duruşu vardı. Konuşmayı toparlayıp görüşmeyi keserken göz göze geldik, gülümsedik, bu arada ben de genci baştan ayağa süzüp kim olduğunu hatırlamaya çalışıyordum. Genç, yıllardır görmediği bir yakınının trenden inişini bekler gibi telefon görüşmemin bitmesini bekliyordu. İlk cümlesi ‘’Hocam beni tanıdınız mı?” oldu. Sima yabancı değildi ama isim henüz belirmemişti. Dersine girdiğim okulun ismini, 8.sınıf da ablasının olduğunu belirtince, gözlerindeki ışık daha da artmıştı. Dersine gireli tam on dört yıl olmuş, seneler ne çabuk geçmişti. Bıraktığım çocuğun yerinde yetişkin bir delikanlı almış. Sınıftaki halleri aklıma geldi. Sınıfın en küçüğü idi. Neşeli, matrak halini oturaklı ciddi bir duruş kaplamış. Ona göre, hiç değişmemiştim, en azından fiziki olarak. İnsan kendi yaşlandığını, yılların izini, aynadan değil de, etrafındaki gençlerin büyümesinden anlıyor. Güzel bir muhabbetten sonra ayrıldık. Öğretmen olmamın en güzel yanlarından birini daha yaşamıştım. Yıllar önce kaybettiğim değerli bir eşyamı bulmuş olmanın sevinciyle pastaneden ayrıldım. Arabaya binerken yine telefon beni çağırmaya başladı… KONFERANSA DAVET <ŽŶƵƔŵĂĐŦƌ͘ĚĞŵƌŐƺů <ŽŶƵ͗͞'ĞůŝƔƟƌĞŶ>ŝĚĞƌůŝŬ͟ dĂƌŝŚ͗ϭϬ͘ϬϮ͘ϮϬϭϰ ^ĂĂƚ͗ϭϵ͗ϬϬ zĞƌ͗Z^7^ĞŵŝŶĞƌ^ĂůŽŶƵ ƺƚƺŶmLJĞůĞƌŝŵŝnjĂǀĞƚůŝĚŝƌ͘ Z^7ͲƺŶLJĂƌĚĞŵůŝ^ĂŶĂLJŝĐŝǀĞ7ƔĂĚĂŵůĂƌŦĞƌŶĞŒŝ 7ŬŝƚĞůůŝĞƉŽƐŝƚĞsDϭůŽŬ<͗ϰEŽ͗ϰϭϴͲϰϭϵĂƔĂŬƔĞŚŝƌͬ7^d͘ dĞů͗ϬϮϭϮϲϳϭϵϲϴϴ&ĂŬƐ͗ϬϮϭϮϲϳϭϵϲϴϵ [email protected] / www.dersiad.org.tr / facebook.com/dersiad 7 Biz de bu hafta Masko’yu ziyaret ettik. Mevcut elbise dolabının daha büyüğünü bulmak için… Kayaşehirliler Akvaryum’u gezdi %$û$.û(+ú5%(/('ú<(6ú Kayaşehir’de oturan vatandaşlara 27 Ocak – 7 Şubat tarihleri arasında İstanbul Akvaryum’a düzenlediği gezilerle sosyal kültürel hayatı desteklemeye devam ediyor. Akvaryum Gezisi’nde Kayaşehirliler, dünya denizlerinde yaşayan balık türlerinin içinde bulunduğu, temalandırma, interaktiflik, yağmur ormanı gibi bölümlerin yer aldığı ve yeni nesil teknolojisiyle dünyanın en yenilerinden olan akvaryumu gezdiler. (-%*(ťM:9L 2014 8 ayda 260 ton bayat ekmek toplandı İMTİYAZ SAHİBİ Erne Gazetecilik ve Matbaacılık Ltd. Şti. ekmek çöpe gitmiyor. Bağcılar’da her gün 1,5 ton bayat ekmek değerlendirmek için toplanıyor. Bu kapsamda ekmek israfına karşı bilinçli davranarak bize yardımcı olan hemşehrilerime teşekkür ediyorum.“ dedi. // GENEL KOORDİNATÖR Erol Çakır %$ø&,/$5·'$ 2013 Mayıs ayından bu yana 260 ton bayat ekmek toplandı. Bu ekmekler, yem fabrikalarına gönderilerek hayvan yemine dönüştürüldü. Ekmek israfını önleme adına 400 kutu Bağcılar’ın dört bir yanına konuldu. Bayat ekmekler şu an çöp yerine bu kutulara atılıyor. Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, dünyanın bir tarafında her gün milyonlarca ekmeğin çöpe gittiğini, diğer bir tarafında milyonlarca insanın hayatının açlık tehdidi altında bulunduğunu ifade etti. Çağırıcı, “Önemli olan ekmeği israf etmemektir. Maksadımız ekmek israfının önüne geçmek. İlçemizde artık bayat GENEL MÜDÜR Halil Gölve YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Abidin Koçoğlu YAYIN DANIŞMANLARI Necmettin Çakmak Metin Öztürk HUKUK DANIŞMANLARI Av. Adem Yıldırım Av. Ömer Geyik GÖRSEL YÖNETMEN Enis Ak www.212haber.com BÖLGESEL SÜRELİ YAYIN Adres: Deposite AVM A-1 Blok Kat: 3 No: 304 Başakşehir/İstanbul Telefon: (0 212) 486 39 36 Web: www.212haber.com e-mail: [email protected] Baskı: İHLAS GAZETECİLİK A.Ş. Merkez Mah. 29 Ekim Cd. İhlas Plaza No: 11/A41 Yenibosna-Bahçelievler/ İSTANBUL Tel: (212) 454 30 00 Gazetemiz basın ve meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir. Yayınlanan köşe yazılarından yazarları sorumludur. Reklamların sorumluluğu reklam verene aittir. GAZETEMİZ ÜCRETSİZ OLARAK DAĞITILMAKTADIR 8 Sİ YASET (-%*(ťM:9L 2014 www.212haber.com İlçemizi ‘anne sevgisi’ ile yöneteceğiz! CHP Başakşehir Belediye başkan adayı Özgür Karabat‚ “Başakşehir’i sevgi ve kardeşlik kenti yapacağımıza söz veriyoruz. Başakşehir’de sevginin iktidarını kuracağız. Başakşehir’de ötekimiz yok. Başkamız yok. Hepimizin kaderi ortak.” diye konuştu. C HP Başakşehir Belediye başkan adayı Özgür Karabat‚ seçim çalışmalarına devam ediyor. Bir çok programa katılan Karabat‚ “Başakşehir’i sevgi ve kardeşlik kenti yapacağımıza söz veriyoruz. Bunun içindir ki bana tevecüh gösterip ‘o bizim kardeşimiz’ dediniz. Bende sizlerle sürekli beraber olan bir kardeşiniz olarak Başakşehir’i marka kent yapmak için elimden gelen her imkânımla seferber olacağım.” diye konuştu. Gençler ve kadınlara yönelik mesajlar veren Karabat, “Gençleri çok seviyorum. Gençlerimizin siyasette aktif olarak bulunmaları beni çok mutlu ediyor. Her zaman olduğu gibi bu seçimi de kadınlarımızla alacağız.”dedi. “Başakşehir’i anne sevgisi ile yöneteceğiz.” diye konuşan Karabat, şunları söyledi: “Başakşehir’de sevginin iktidarını kuracağız. Başakşehir’de ötekimiz yok. Başkamız yok. Hepimizin kaderi ortak. Hepimiz beraberce mücadele edeceğiz. Beraberce kazanacağız. Kim bizi ayırıyorsa mezhebiyle, etnik kökeniyle, hepsine karşı duracağız. Yetmiş iki millete ‘de aynı nazarla yaklaşacağız. Bizi kimse yolumuzda döndüremez. Biz artık bir şeye odaklandık ve inandık. İnanmış bir fikirden daha etkili bir şey yoktur.” PROTOKOL ZİYARETLERİ DE YAPTI CHP Başakşehir Belediye Başkan Adayı Özgür Karabat, Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Başakşehir Kaymakamı Fatih Kocabaş, Başakşehir Emniyet Müdürü Murat Başıbüyük’ü de makamında ziyaret etti. Karabat, protokol ziyaretlerine Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysalı makamında ziyaret ederek başladı. Özgür Karabat’a CHP Başakşehir ilçe Başkanı Kazım Özeren, CHP Başakşehir Belediyesi Meclis üyeleri A.Hadi Akmungan, Ayhan Gelgel, kadın kolları Başkanı Sevim Yavuz eşlik ettiler. Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, “Seçimler demokrasinin gereğidir. Seçim yarışında Özgür Karabat’ın olması bizler için keyifli ve heyecanlı ola- cak.’’ dedi. Özgür Karabat ise, “Başakşehir en iyi hizmeti hak ediyor. Başakşehirli kardeşlerime hizmet için varım. Seçim yarışında Mevlüt Uysal’a başarılar diliyorum’’ dedi. Başakşehir ilçe Emniyet Müdürü Murat Başıbüyük ile makamında ziyaret gerçekleştirildi. Karabat, “İlçemizin huzuru herşeyden önemli bizler için. Başakşehirimizde huzuru sağlayan tüm Polis kardeşlerime teşekkür ederim’’ dedi. İlçe Emniyet Müdürü Murat Başıbüyük, “İlçemizde Başlayan bu seçim heyecanında Başta Özgür Karabat olmak üzere tüm adayları kutlarım. Seçimlerin demokrasinin tadında geçeceğine inanıyorum’’dedi. // 3 boyutlu yazıcı Living Lab’da Başakşehir Living Lab (Teknoloji ve İnovasyon Merkezi) artık girişimcilerin projelerinin prototipini üretebileceği 3D Printer’a sahip. Living Lab binasında hizmete sunulan 3 boyutlu prototip makinesi ile Living Lab çerçevesinde proje geliştirenler ürünlerinin 3 boyutlu üretebiliyor. %$û$.û(+ú5%(/('ú<(6ú’nin teknoloji kullanımı ve uygulamalarında dünya şehirlerini örnek alarak geliştirdiği Living Lab kullanıcılarına ve proje üretenlere yeni bir imkan sunuyor. Living Lab binasında hizmete geçen biri çok renkli biri tek renkli 2 adet üç boyutlu prototip makinesi ile girişimciler Living Lab’da hazırladığı proje sonunda elde ettiği ürünü 3 boyutlu hale getirip test edebiliyor, yatırımcıların ve vatandaşın deneyimine sunabiliyor. 3D PRİNTER İLE NELER YAPILIYOR? Başakşehir Living Lab Merkezi’nde hizmete sunulan iki farklı 3D Printer ürünün kullanış amacı ve yapısına göre kullanılabiliyor. Ürünlerini alçı, seramik bazlı tozdan ve poli(laktik asit) PLA’dan olmak üzere iki farklı maddeden üreten iki 3D printer ile girişimciler ürünlerinin tipine göre bu iki makineden birinde 3 boyutlu malzeme elde edebiliyor. 3D Printerle ile ilgili bilgi veren Teknik Eğitmen Erdem Erduvan; “Çok renkli prototip makinesinin çalışma sistemi birebir masaüstü yazıcılar gibidir. Tek fark kağıt yerine özel tozunu kullanmasıdır. Tozun üzerine kendi için özel üretilmiş sıvısını yine birebir yazıcı kartuşları gibi kartuşların içinden geçirerek üretimi yapar. En son bittikten sonra tozun içinden malzemenizi çıkartırsınız ve yan tarafındaki temizleme ünitesinde temizleyerek sertleştirici uygulayarak ürünü alabilirsiniz. Cube adlı tek renkli printer makinemiz PLA denilen poli laktik asitten yapılmış flementi kullanır.” diye konuştu. SANAL GERÇEKLİK PROGRAMI Ayrıca binada hizmete sunulan Sanal Gerçeklik Makinesi’nin özelliklerinden de söz eden Erduvan; Var olan sanal gerçeklik programının kullanım amacı ise sizin hayal gücünüzle sınırlıdır. İsterseniz bir şeyler tasarlayabilir ya da var olan bir şeyin üzerinde değişiklik yapabilirsiniz. Dijital ortama aktarılmış 3 boyutlu tarama datasının üzerinde istediğiniz değişikliği yapıp 3d printerlerden çıktı alabilirsiniz. Kullandığımız üç boyutlu gözlük ve tasarımcı-bilgisayar etkileşiminde yeni bir ara yüz oluşturan alternatif tasarım aracı olan bird ve yerçekimi özelliği ile modellerin gerçek ortamda nasıl hareket ettiğini de görebilirsiniz.” dedi. ÖNCE PROJE ÜRETİLMELİ 3D Printerlerle ürünlerini görmek isteyen girişimcilerin ilk olarak Başakşehir Living Lab’a bir proje sunması gerekiyor. Proje kabul edildiği takdirde 3-6 ay arası bir sürede Living Lab Merkezi’nde yer alan kuluçka katında geliştiriyor. Daha sonra bunu canlı bir labarotuvarda üreten girişimcilerin proje sonucunda elde ettikleri ürün ya da hizmet- leri Living Lab Merkezi’ndeki Showroom veya Başakşehir’in pilot bölgelerinde hayata geçirilerek vatandaşın görüşüne sunuluyor. 3 boyutlu yazıcı ve tasarım atölyesi aynı zamanda dışarıdan gelen ve prototip üretmek isteyenlere de maliyet karşılığında hizmet verecek. BAŞAKŞEHİR LİVİNG LAB YATIRIMCI VE GİRİŞİMCİYİ BULUŞTURUYOR Yaratıcı fikir sahibi bireylerin veya küçük işletmelerin geliştirme yapmalarını imkan sağlayacak, gerekli her türlü ekipmanın, atölye ve yazılım ortamının bulunduğu Kuluçla Merkezi’nde proje geliştiren girişimciler aynı zamanda ürün ya da hizmetlerini yatırımcı firmalara tanıtıp birlikte çalışma imkanı da buluyor. Showroom katında yer alan ve projelerle ilgilenen diğer yatırımcılarla iletişim sağlayabiliyor ve Başakşehir’in projeyi yatırımcı ve vatandaş gözünden değerlendirme imkanını ve kullanıcı talebini ölçebiliyor. // Enerjimizi kullandıkça kendimizi fark ederiz 3$</$û7,ø,bilgi ve tecrübeleriyle Başakşehirlilerin sevdiği isim Saliha Erdim, Başakşehir Emin Saraç Kültür Merkezi’ndeydi. “Allah (c.c) kullarını sevgiyle yarattı, kâinatı, canlı cansız bütün mahlûkatları sevgiyle yarattı” diyen Erdim, “Bizler yaratılırken her hücremize sevgi kodlandı, bu yüzden sevgi nerede varsa orada hayat vardır. Sizler sevgiyle hareket edip gülümsediğiniz takdirde bırakın insanları eşyalar bile gülümser. Allah (c.c) insanların kendisine ve çevresine bir ömür boyu yetecek kadar enerji depolamıştır. Bu yüzden bu enerjimizi kullandıkça, fark ettikçe artar ve daha da mutlu oluruz” dedi. Öncelikle kendimizi tanımalıyız diyerek sözlerine devam eden Saliha Erdim, “İnsan, en büyük sanatçı olan Allah’ın (c.c) yarattığı eşsiz bir varlıktır. Bir esere değer kazandıranda altındaki imzadır. İşte bizi yaratanında her hücremizde imzası var. Bu yüzden hiç birimizin bir başka insanı aşağılama, küçümseme gibi bir lüksü yoktur. Her insanın içerisinde ortaya çıkartıp geliştirildiğinde dünya çapında bir birey olmasını sağlayacak bir özelliği vardır. Onun için, hiç kimse ne fiziksel özelliklerine ne de başkalarının onu etkilemesine izin vermeden içindeki bu enerjinin farkına varıp hayatını sevgi ve hoşgörüyle sürdürmelidir” dedi. // SE Ç İ M www.212haber.com (-%*(ťM:9L (*(ťM:9L 2014 9 ARTIK ESKİSİ GİBİ PARTİZAN DEĞİL VATANDAŞ. FUTBOL TAKIMI TUTAR GİBİ PARTİ TUTMUYOR. ÇÜNKÜ OYUNU BİLİNÇLİ KULLANIYOR. DIKKAT! Seçmen projeye bakıyor Yerel seçimlere 2 aydan az bir süre kala Belediye Başkan Adaylarının netleşmesiyle beraber Başakşehir’de hummalı bir çalışma başladı. Adaylar vatandaşla daha yakın temas kurup oy istemek için kapı kapı dolaşırken biz de vatandaşın kanaatini öğrenmek üzere Başakşehir’in farklı mahallelerinin yolunu tuttuk. HACER TÜRKEL-BİLAL KELEBEK Y (5(/6(dú0/(5( 2 aydan az bir süre kala Belediye Başkan Adaylarının netleşmesiyle beraber Başakşehir’de hummalı bir çalışma başladı. Adaylar vatandaşla daha yakın temaslar kurarak oy istemek için kapı kapı dolaşırken biz de vatandaşın düşüncesini öğrenmek üzere yola koyulduk. “Hangi kriterleri göz önüne alarak oy kullanıyorsunuz?”, “Tercihinizi neye göre belirliyorsunuz?”, “Adayı parti ismine göre mi, projelerine göre mi değerlendiriyorsunuz?” sorularına cevap aramak için Başakşehir, Kayaşehir, Güvercintepe, Altınşehir ve Şahintepe mahallelerinin yolunu tuttuk. Mahalle sakinlerinin görüşlerini almak için yeri geldi kahvehanelere girdik, yeri geldi spor merkezlerinin, pastanelerin kapısını çaldık. Görüştüğümüz vatandaşlardan ismini verenler de vermeyenler de oldu. “Vaktim olsa uzun uzadıya konuşurdum ama müsait değilim.” deyip teklifimizi geri çeviren, aynı zamanda dayanamayıp ara ara yanımıza gelip koyu sohbetimizi bölüp bir şeyler söyleyen de oldu, “Yok, ben konuşmayayım, ben konuşursam olay olur” diyen de. Şimdiye kadar yapılan hizmetler için Allah razı olsun diyenler de çıktı, memnuniyetsizliğini ifade edenler de. Tabi bir yandan eleştirse de yapılan hizmetleri de anlatıp hakkını veren de oldu. Şimdi sözü daha fazla uzatmadan vatandaşın sesine kulak verelim: ͞ϭϬLJŦůƂŶĐĞDƵƔ͛ƚĂŶŐƂĕůĞ ŐĞůĚŝŬ͘ϱŽŒůƵŵƵŶϱ͛ŝĚĞŝƔƐŝnj͘7ŵĂƌŬŽŶƵƐƵŶĚĂƐŦŬŦŶƨůĂƌŦŵŦnjǀĂƌ͘ǀŝŵŬŝƌĂ͕ŝƔLJŽŬ͘ ;ĞďŝŶĚĞŶϭd>ĕŦŬĂƌŦLJŽƌͿ ƵŶĚĂŶďĂƔŬĂƉĂƌĂŵǀĂƌƐĂ ŬĞĨĞŶƉĂƌĂŵŽůƐƵŶ͘͟ ͞7ŶƐĂŶůĂƌĂŬŽLJƵŶŵƵƔŐŝďŝďĂŬŵĂƐŦŶůĂƌ͘ĞŶĞŬŵĞŒŝŵŝŶƉĞƔŝŶĚĞLJŝŵ͘<ŝŵďĂŶĂĞŬŵĞŬǀĞƌĞĐĞŬƐĞ͕ŝŶƐĂŶůĂƌĂŬŝŵŚŝnjŵĞƚĞĚĞĐĞŬƐĞ͕ŽLJƵŵƵŽŶĂǀĞƌŝƌŝŵ͘WĂƌĂŵŽůŵĂĚŦŒŦŝĕŝŶŵĂŚĂůůĞĚĞŶĚŦƔĂƌŦĕŦŬĂŵŦLJŽƌƵŵ͘͟ ͞ϴLJŦůĚŦƌďƵƌĂĚĂLJŦŵ͘WĂƌƟLJĞ ĚĞŒŝů͕ŚŝnjŵĞƚĞĚĞŶĞǀĞƐĞǀŝůĞŶŝŶƐĂŶĂŽLJǀĞƌŝƌŝŵ͘^ĂŶĚŦŬƚĂŶŶĞĕŦŬĂƌƐĂŚĂůŬŽŶĂ ƌĂnjŦŽůĂĐĂŬ͘,ĞƌŬĞƐĞŬƟŒŝŶŝďŝĕĞƌ͘͟ ͞^ŝŐĂƌĂLJĂƐĂŒŦǀĂƌĂŵĂƵLJƵƔƚƵƌƵĐƵĂůĚŦďĂƔŦŶŦŐŝĚŝLJŽƌ͘^ŽŬĂŬůĂƌĚĂƺĕďĞƔŬŝƔŝůŝŬŐƌƵƉůĂƌďƵŝƔŝŶƟĐĂƌĞƟŶŝLJĂƉŦLJŽƌ͘ ĞŶĐĞƐŝŐĂƌĂĚĂŶƂŶĐĞƵLJƵƔƚƵƌƵĐƵLJĂĕƂnjƺŵďƵůƵŶƐƵŶ͘͟ KOLTUĞA DEĞİL, HALKINA SEVDALI BİR LİDER İSTERİM PARTİ İSMİ SADECE REKLAM KAMPANYASIDIR Neriman Bektaş Keriman Oluk Öncelikle geçmişte halkına sağladığı imkânları göz önünde bulundururum. Daha sonra da ileride halkının ihtiyaçlarını karşılayacak potansiyele sahip olup olmadığını hesaba katarak, bana ve bütün milletimize refah bir yaşam sunacak olan bir siyasetçiye oy veririm. Bu kişi bulunduğu vaatleri yerine getiriyorsa, dün yapacağım dediğini bugün yapıyorsa, benim ve bütün halkın güvenini kazanmış olur. Ben duyduğum güvenin karşılığını veren, koltuğa değil de halkına sevdalı bir lider görmek isterim karşımda. Mühim olan hususta bu zaten. Yine bu dönemde halkına her konuda destek olacak, yetmiş altı milyon insanın derdiyle dertlenecek, Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesine çıkaracak olan kişiye oy vereceğim. Hiçbir zaman körü körüne bir parti ismine saplantılı olmadım. Her zaman partinin yaptığı faaliyetleri göz önünde bulundururum. Zaten ismi ayakta tutacak olan da bu faaliyetlerdir. Yani isim, cisme dönüştüğü takdirde vardır. Vatandaşın istek ve ihtiyaçlarıyla ilgileniyor mu ve bunları karşılayabiliyor mu? 7’den 70’e halkın beden ve ruh sağlığını olumlu etkileyecek sosyal projeleri var mı? Varsa bunları ne kadar gerçekleştiriyor? Sosyal tesis, sosyal-kültürel aktivite, imkânı sağlıyor mu? Ben buna bakarım. Parti ismi sadece reklam kampanyasıdır. Önemli olan hangi partiden olması değil, istenilen kriterlere uygun hizmet verebilmesidir. Ben bu özelliklere sahip lideri desteklerim. ͞DĂŚĂůůĞĚĞďŝƌďĂŶŬĂ ďŝůĞLJŽŬ͘͟ ͞hůĂƔŦŵĚĂ͕ƐĂŒůŦŬƚĂ͕ĂůƚLJĂƉŦĚĂŽůƵŵůƵŐĞůŝƔŵĞůĞƌǀĂƌ͘^ŽƐLJĂůLJĂƌĚŦŵůĂƌĚĂĕŽŬŝLJŝĂŵĂĚĂŚĂĂĚŝůĚĂŒŦƨůƐŦŶ͘ϯͲϱŬĂƚůŦďŝŶĂƐŦŽůĂŶďŝůĞ ŬƂŵƺƌĂůŦLJŽƌ͘^ŽƐLJĂůLJĂƌĚŦŵůĂƌLJĂƉŦůŦƌŬĞŶƚĂŬŝƉĞĚŝůĞƌĞŬLJĂƉŦůŵĂůŦ͘ 'ĞƌĕĞŬƚĞŶŝŚƟLJĂĐŦŽůĂŶĂǀĞƌŝůŵĞůŝ͘͟ SOL İKTİDARLARDAN BİR HAYIR GÖRMEDİK Aynur Akça Bu memlekete hizmet edecek kim olursa ona oy veririz. Şu ana kadar gelen hükümetler hizmet etmek yerine, milletin değerleriyle alay edercesine yasaklar koydular. Başörtülü bayanların okumasını ve kamuda çalışmasını engellemek için başörtüsünü yasakladılar. Ekonomi yerlerde sürünürken onlar Müslümanları nasıl olur da işlev yapamaz hale getiririz hesabını yaptılar. Şimdiye kadar sol iktidarlardan bir hayır görmedik, eğer gerçekten hizmet etselerdi kim olduklarına, hangi parti olduklarına bakmadan oy verirdik. Biz bu ülkede tam manasıyla 11 yıldır hizmet görüyoruz. Bu yüzden oyumuzu vereceğimiz parti de aday da belli. ͞DĂŚĂůůĞŝŵĂƌĂĂĕŦůƐĂĞŶ ĂnjŦŶĚĂŶďƵĕŝƌŬŝŶŐƂƌƺŶƚƺ ŐŝĚĞƌ͕ďŝƌĚƺnjĞŶŐĞůŝƌ͘sĂƚĂŶĚĂƔĂŝƔŝŵŬąŶŦĚŽŒĂƌ͘͟ ͞ĂŚĂƂŶĐĞĞLJƟŶďƵƌŶƵ ĞůĞĚŝLJĞƐŝ͛ŶĚĞĕĂůŦƔŦLJŽƌĚƵŵ͕ϯĂLJĚŦƌŝƔƐŝnjŝŵ͘,nj͘ PŵĞƌĂĚĂůĞƟŶŝŶĕĞLJƌĞŒŝŶŝŝƐƟLJŽƌƵŵ͘͟ ADAYI SON GÜNE KADAR TAKİP EDECEĞİM Erol Çetin Genel seçimlerle yerel seçimler çok farklı oluyor. Yerel seçimlerde adayın özellikle projelerini ve yapacağı çalışmaları dikkate alarak oyumu kullanacağım. Hangi adaya oy kullanacağımı bilmiyorum. Şu an biraz kararsızım. Mevcut belediye başkanına iyi veya kötü demek istemiyorum; çünkü bana göre iyi yaptığı işler de var, doğru bulmadığım şeyler de. İnsanlar takım tutar gibi parti tutuyor. Aslında böyle olmamalı. Kim daha fazla hizmet veriyor veya vereceğini iddia ediyorsa o adaya şans verilmeli. Başakşehir çok farklı bir yapıya sahip olduğu için hiç de kolay bir ilçe değil. Son güne kadar adayları ve çalışmalarını takip edip oyumu ona göre kulnacağım. lanacağım. PARTİ DEĞİL, ADAY BİRİNCİ PLANDA OLMALI Maşallah Oğur Anlamadan verilen her oyu boşa harcanan oy olarak görüyorum. Seçim öncesi sahaya inen başkan adaylarını bizler önce bir gözden geçirip neler vaat ettiğine bakmalıyız. Daha sonra da yeterliliğini veya eksik yönlerini irdelemeliyiz. ‘Bu aday bana hizmet getirebilir mi?’ diye kendimizi bir yandan sorgulamalıyız. Adaya, ‘Kardeşim nedir senin projelerin? 5 yılda bizlere, şehrimize sunacağın hizmetler neler?’ diye sorulmalı. İşte kullanılacak oyun boşa gitmemesi bu demektir. Dinimizde işin ehline verilmesi bir emirdir. Ben bu emri elimden geldiğince yerine getirmeye çalışıyorum ve diğer seçmenlerin de bu kriterleri uygulaması gerektiğine inanıyorum. Yaşadığımız şehirlerin daha yaşanılabilir yerler olması için parti değil, aday her zaman birinci planplan da olmalı. // 10 Sİ YASET (-%*(ťM:9L 2014 www.212haber.com MİLLET İRADESİ BAŞAKŞEHİR İSTANBUL’UN YENİ VİTRİNİ OLACAK HACER TÜRKEL B $û$.û(+ú5Belediye Başkan Adaylığının açıklanmasıyla birlikte seçim çalışmalarına hız veren Başakşehir Belediye Başkan Adayı Mevlüt Uysal, Başakşehir Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM)’nin ardından Kayaşehir, Altınşehir, Güvercintepe Seçim İrtibat Bürolarının açılışını yaptı. Partililerle birlikte mahalleleri dolaşan Mevlüt Uysal, vatandaşlarla birebir görüştü. Samimi temaslarıyla halk tarafından sıcak tepkiyle karşılanan Uysal, ‘hizmete devam’ dedi. Başakşehir İstanbul’da ilçeler arasında en hızlı büyüyen ilçelerden biri. 2009 yılında ilçe olduğumuz zaman nüfusumuz 205 bindi, şu anda ise 333 bin oldu. Yani bu 5 yıllık dönem içinde yeni bir Başakşehir daha burayla birleşmiş durumda” diyen Başakşehir Belediye Başkanı ve AK Parti adayı Mevlüt Uysal, “Başakşehir ilçe sınırları belirlenirken, 17-20 yıl sonrası Başakşehir hayal edilirken, ortalama nüfus 700-800 bin olarak hesaplanarak bir ilçe sınırları belirlendi. İstanbul’u dünyanın farklı bir konumuna getiren değerli başkanımız Kadir Topbaş, Başakşehir’i hep İstanbul’un farklı bir ilçesi olarak hayal ediyor. Sayın Başbakanımızın büyükşehir belediye başkanlığı döneminde kuruluşu başlayan bu bölge daha sonra ilçeye dönüştü. Biz Başakşehir’i İstanbul’un yeni vitrini diye tanımlıyoruz; zira bundan bir 20-30 yıl sonra Avrupa yakasında Başakşehir İstanbul’un yeni vitrini olacak.” dedi. Mevlüt Uysal, “Geçmişte bir belediye tarafından orta bölge yıllardır hizmetlerden yoksun bir mahrumiyet bölgesi haline gelmişti. Başbakanımızın da talimatıyla öncelikle ilk yapmamız gereken, Altınşehir, Güvercintepe ve Şahintepe bölgemizin bir an önce Bahçeşehir ve Başakşehir gibi bütün alt yapılarının bitmesi ve o bölgenin de Başakşehir ilçemize yakışır bir hale gelmesiydi. Bu süreç içerisinde o bölgemizde gerçekten çok büyük yatırımlar yaptık. Alt yapı olarak şu anda Başakşehir’de ne varsa oralara da ulaştırmaya çalışıyoruz. Bir ilçe belediyesinin gücüyle bunu sağlamamız çok mümkün değildi ama sağ olsun büyükşehir belediyemiz o bölgemizin altyapı yapı yatırımlarını yaptı. Üzerine de biz kaldırımını, asfaltını yaptık. BEDAŞ’la yaptığımız protokolle elektriklerinin yerin altına alınmasını sağladık.” ifadelerine yer verdi. Uysal, “Bu üç mahallemizin büyüklüğü 5 bin 800 dönüm. Zeytinburnu ilçesinin yerleşim alanının 4 bin 500 dönüm olduğunu düşünürsek, bu süreç içerisinde büyükşehrimizin desteğiyle orta bölgemizde bir buçuk Zeytinburnu büyüklüğündeki bir bölgenin altyapısını bitirmiş olduğumuzu söyleyebiliriz.” diyerek, “Sadece ilçe belediyesi olarak bizim dökmüş olduğumuz asfalt 400 bin ton. Buna baktığınız zaman gerçekten o bölge şu anda altyapı olarak olması gerekene ulaştı; ancak devamında yapılması gerekenler vardı. Bunlar da o bölgemizde oturan insanlarımızın oturmuş olduğu evlerin Başakşehir ve Bahçeşehir’e benzemesi. Onun için önce imar planlarının düzenlenmesi gerekiyor.” şeklinde konuştu. YIKILAN GECEKONDUNUN YERİNE EV VERİLDİ Şahintepe mahallesinin geçmişte bin 680 dönümlük tek bir tapu olan çiftlik arazisini, hisseli bir şekilde vatandaşlara satıldığını belirten Mevlüt Uysal, “Biz o bölgede vatandaşlarımızın bir an önce hisseli tapulardan kurtulup tapularına kavuşması adına neler yapılabilir diye düşündük. Gerçekten de o konuda büyükşehrimizin büyük desteğiyle o bölgemizin planlarını yaptık. İfrazlarıyla birlikte 6 bin 200 hissedar ile hisseli olan bir tapuyu 30’ar hisseli hale dönüştürdük. Bundan sonraki adım, yollarda, kamu alanlarında kalan vatandaşlarımızın evlerine karşılık ev yapmak.” cümlelerini kullanarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu anda vatandaşlarımıza sıkıntı veren bir yapı gibi görünse de gelecekte başlarına bir talih kuşu konabilir. Kanal İstanbul’un oradan geçme ihtimaline binaen o bölge rezerv alanı ilan edildi. İlan edildikten sonra da inşaatlarımız durdu. Seçim arifesinde rakip siyasi partiler hep şunu söyleyecek: “Buralar rezerv alanı ilan edildi. Sizi burada tutmazlar; çünkü buradan boğaz geçecek ve çok değerlenecek.” Hâlbuki orada en az 130 bin insanımız yaşıyor ve 30 yıldır oranın kahrını çekiyor. Hepsinin de tapulu mülkleri kendilerine aittir. Hakları nasıl geçmişte onlardan alınmadıysa bugün de alınmaz. AK Parti bugüne kadar kimden bir anahtar aldıysa karşılığında muhakkak bir anahtar verdi. Birinin bir gecekondusunu yıktıysa, kendisine yeni bir ev verdi.” AK Parti Başakşehir İlçe Teşkilatı, İstanbul Büyükşehir Bele Karaca, Ünal Kacır ve Başakşehir Belediye Başkan Adayı Mevlü Kadir Topbaş, “Anketlerde görüyoruz ki, halk kararını verdi. M KAYAŞEHİR’E DE ‘SULAR VADİSİ’ GİBİ BİR PROJE YAPILACAK Kayaşehir’in sorunlarına da değinen Uysal, “TOKİ’nin orada planlamaları bitmemiş olması sebebiyle yapılması gereken şeylerde eksiklikler var. Bu bölgede bir kültür merkezimiz yok. İnsanlarımızın rahat rahat gezebileceği alanlarımız henüz oluşmadı ama şu anda o bölgedeki dere ıslahı çalışmaları başladı. Dere ıslahı bittikten sonra o derenin kenarının aynı Sular Vadisi ya da Haliç kenarı gibi düzenlendiği zaman inanıyorum ki Kayaşehir İstanbul’un en güzel yerlerinden biri olacak.” diye konuştu. “Başakşehir gelecekte İstanbul’un yeni vitrini olan bir ilçe olacaksa, büyükşehrimiz, hükümetimiz, ilçe belediyemiz hep beraber omuz omuza verdiğimiz taktirde olacak.” sözlerine yer veren Mevlüt Uysal şunları kaydetti: “Biz biliyoruz ki Başbakanımız Başakşehir’in IN ESNAF LARINI N U R O S İ DİNLED VATANDAŞIMIZ BURADA YAŞAMAKTAN MEMNUN İstanbul’da Dünya Bankası tarafından yapılan vatandaş memnuniyeti araştırmasında 39 ilçe içerisinde Başakşehir ilçesinin birinci çıktığını vurgulayan Uysal, “Demek ki bugüne kadar Başakşehir’de çok güzel şeyler yapılmış ki vatandaşımız memnun. Park, bahçe bakımı, temizlik işleri, asfalt ve yol konularında ilçe be- lediyemizin yaptığı hizmetlerde İstanbul’da birinci çıkmış. Ben bu manada Başakşehir’de oturan herkese teşekkür ediyorum. İnanıyorum büyükşehir belediye başkanımız ustalık döneminde Başakşehir’e çok daha güzel şeyler yapacak. Zaten yeni kurulan bir ilçeye hemen metronun gelmesi İstanbul’da tek örnek.” dedi. ilk harcını koyan kişi. Başakşehir’e gönülden bir bağı var. Biliyoruz ki Büyükşehir Belediye Başkanımız Başak ve Başakşehir mahallelerindeki konutları yapan şirketin sahibi. Buranın önemli bir bölümünü kendileri yaptı.O zaman hükümetimiz, büyükşehrimiz, ilçe belediyemiz, siz Başakşehir’de oturanlar olarak Başakşehir’i İstanbul’un en güzel ilçelerinden birisi yapacağız inşallah.” (-%*(ťM:9L 2014 www.212haber.com 11 GALİP GELECEK ALLAH’A NE KADAR ŞÜKRETSEK AZDIR ediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Milletvekilleri Harun üt Uysal’ın katıldığı görkemli bir programla seçim startı verdi. Milletimiz kimin hizmet yapacağını biliyor.” şeklinde konuştu. A .3$57ú İstanbul Milletvekili Harun Karaca, “Başakşehir’in temelini attığımız zaman şimdiki ev sahiplerimizin çoğu Başakşehir’den ev almaya cesaret edemedi. İlk 1000 konutu yaptığımız zaman millete adeta gelip buradan ev alın diye yalvarıyorduk. 120 metrekarelik daireleri o zamanın parası 650 liraya sattık. Başakşehir’de kooperatiflerin insanları dolandırdığı dönemlerde millet toplu konuttan ev alma cesaretini gösteremiyordu. Bununla birlikte toplu konut yapan müteahhitler de yoktu. 500 daire yap diye herhangi bir müteahhide iş verdiğimiz zaman ayakları titriyordu. Bugünkü geldiğimiz noktada Allah’a ne kadar şükretsek azdır.” ifadelerini kullandı. ELLERİNDEN GELSE BİZE BİR KAŞIK SU VERMEZLER Dünyanın en büyük havaalanı olan 3. Havaalanının Türk müteahhitler tarafından yapılacağının altını çizen Harun Karaca, “Müteahhitlerin her biri biriyle rekabet ediyor ve bu rekabetin karşılığında Türkiye’nin bir yılda kendi bütçesinden yapacağı rakamın ne- redeyse üç misli fiyata havaalanı ihalesine giriyor. Havaalanı müteahhitlerinin yap işlet devret şekliyle neredeyse 110 katrilyonu buluyor. Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin resmidir bu. 14 Mayıs’ta biz ekonomik özgürlüğümüzü ilan ettik. Yüzde 4 buçuk faizlerden bahsediyorduk. Ülke olarak aynı istikrarla gitseydik bugün yüzde 3’leri konuşuyorduk.” dedi. Karaca şöyle devam etti: “Bu ülkenin hainleri, Türkiye’nin istikrarına ne yazık ki göz diktiler; ama Allah’ın da bir hesabı var. Her zaman o hesapçıların hesabı değil, Yaradan’ın hesabı tuttu. Bunların elinden gelse bize bir kaşık su vermez, şu havayı teneffüs ettirmezler bundan emin olun. Dua edenlerin yüzü suyu hürmetine Allah bizleri koruyor.” İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYI KADİR TOPBAŞ: MUHALEFET BOL KESEDEN ATACAK ‘MİLLETİN DUASI BİZİMLE’ SADECE OY İSTEMİYOR <WĂƌƟĞůĞĚŝLJĞĂƔŬĂŶĂĂĚĂLJŦDĞǀůƺƚhLJƐĂů͕ƐĞĕŝŵŝŶĞŶĕŽŬĕĂůŦƔĂŶĂĚĂLJůĂƌŦŶĚĂŶďŝƌŝƐŝŽůĂƌĂŬŐƂnjĚŽůĚƵƌƵLJŽƌ͘DĂŚĂůůĞŵĂŚĂůůĞĚŽůĂƔĂŶ͕ĞƐŶĂĨnjŝLJĂƌĞƚůĞƌŝŶĚĞďƵůƵŶĂŶhLJƐĂů͕͞DŝůůĞƟŶĚƵĂƐŦŶŦŶďŝnjŝŵůĞŽůĚƵŒƵŶƵŐƂƌƺLJŽƌƵnj͘7ŶƔĂĂůůĂŚϯϬDĂƌƚ͛ƚĂƺůŬĞŵŝnjĞŬĂƐƚĞĚĞŶůĞƌĞĞŶŐƺnjĞůĐĞǀĂďŦLJŝŶĞŵŝůůĞƟŵŝnjƐĂŶĚŦŬƚĂǀĞƌĞĐĞŬƟƌ͘͟ĚŝLJŽƌ͘ A .3$57ú%$û$.û(+ú5İlçe Teşkilatı’nın toplantısında konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Kadir Topbaş, “Anketlerde görüyoruz, halk kararını verdi, yapılan araştırmalarda kararsızların çok azaldığını görüyoruz. Yani milletimiz kimin hizmet yapacağını biliyor ve kararını vermiş durumda” diye konuştu. Topbaş, “İstanbul gibi şehrin tarihinde ilk kez seçimle iş başına gelerek üst üste 2 kez başkanlık yapmış biri olarak büyük bir onuru yaşıyorum. İstanbul’un nereden nereye geldiğini görüyoruz. Susuzluğun, hava kirliliğinin yaşandığı bir İstanbul’u hatırlıyoruz. Böyle bir İstanbul vardı. Çöp yığınlarına kireç tozu atılırdı. Gazete manşetleri “Ele güne rezil olduk” şeklinde atılıyordu. İstanbul’un nüfusu 8 milyon kadardı ama İstanbul Büyükşehir Belediyesi işçilerinin maaşını bile ödeyemiyordu. Nurettin Sözen döneminde yani CHP zihniyetinin İstanbul Belediyesi’ni yönettiği dönemde belediyenin devletten aldığı pay bugünkünden fazlaydı. Ama yönetemediler. Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan belediye başkanı olunca İstanbul’un kaderi değişti. Bugün bu ölçekte kendi metrosunu yapan hiçbir belediye yok İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden başka.” dedi. 2009’DA KILIÇDAROĞLU’NUN VAAD ETTİĞİ 600 LİRA MAAŞLAR NEREDE? Topbaş, şunları söyledi: “Geçtiğimiz seçimlerde Sayın Kılıçdaroğlu, İstanbul’da çok va- atlerde bulundu. Her fakir aileye 600 lira maaş vereceklerini söyledi. İşgal edilmiş arazilerin tapularını işgalcilere vereceğini vaat etti. Bu işgalli arazilerin bir kısmı şahıs arazisi. Başkasına ait arazinin tapusunu nasıl vereceksin diye o dönem hiç kimse çıkıp sormadı. 2019’a kadar raylı sistemleri 400 kilometreye ulaştıracağımızı söyledik. Şimdi diyorlar ki nasıl yapacaklar? Bu kadar zamanda mümkün mü? Biz sözümüzü hiçbir zaman yerde bırakmadık… Laf olsun diye de konuşmadık. Bizim anlayışımız bu. Başakşehir’e metro gelir diye düşünülür müydü? İstanbul’da 776 kilometre metro hatları örmeyi planladık. Şimdi bunlar bol keseden atacaklar. Ne vaatler gelecek göreceğiz… Önce bir adama bakacaksınız sonra yaptığı işlere. Kaynaklar nasıl kullanılıyor, sonuç ne olmuş? Biz hizmet için varız. BAŞAKŞEHİR’E 3 KATRİLYON 356 TRİLYON YATIRIM Başakşehir’de yaşamak bir ayrıcalık oldu. Bugüne kadar Başakşehir’e 3 katrilyon 356 trilyon yatırım yaptık… Ispartakule istikameti, Beylikdüzü istikameti metroya kavuşacak. İstanbul’u bir metro kenti haline getiriyoruz… CHP döneminde Macaristan’dan getirilen İkarus marka otübüsleri kaldırdık. Hepsini yeniledik. O dönem CHP’li yönetim çevrecilik adına egzost borusunu otobüslerin üst kısmına yerleştiriyordu. Bunu çevrecilik adına yapıyorlardı. Bunların çevrecilikten anladıkları da bu kadardı. // 12 AK Parti MKYK Üyesi Prof. Mazhar Bağlı, www.platinhaber. com sitesinden yayınlanan yazısında AK Particemaat gerilimine şok değerlendirmelerde bulundu. Bağlı, “Bu ikinci bir ulusalcılık projesidir ve halka rağmen yürütülen bir girişimidir. Tam anlamı ile milleti devre dışı bırakma operasyonudur. Siyaseti işlevsiz kılma hamleleridir.” diye konuştu. Y G Ü N DEM (-%*(ťM:9L 2014 2. Ulusalcılık projesi devrede! ta nikâhı ile evlendiği karısına hem de devletin çok önemli suni kodlarında saklı olan gizli bilgileri İran’a peşkeş çekmeye gittiğini yaydılar. Bu kadar akıl ve izan dışı bilgilere inanan bir kitle oluşturuldu. Bunun alt yapısı çok önceden hazırlandı. Bu ve benzeri pek çok dezenformasyonu bizzat kendim defalarca duydum. Bundan iki yıl önce Anadolu’da yaptığım bir araştırma esnasında paralel imamlardan birisi, ki aynı zamanda bir kamu görevlisi, bana, “sen iyi bir adama benziyorsun yazık olacak bence sen bu partiden ayrıl çünkü Tayyip Erdoğan’ın sonu dar ağacıdır” demişti, diyebilmişti. Elbette ben adama gerekeni söyledim ama bunu ilgililere anlatmakta çok zorlandım.” ,/',5,0%(<$=,7h1ú9(56ú7(6úgø5(7ú0h<(6ú352)'50$=+$5%$ø/, siyasete suikast süreci ve Başbakan Erdoğan’a yönelik boğma girişiminin ön hazırlıklarının çok önceden başladığına işaret etti. Bağlı, “Şu an her gün dört bir koldan kin ve nefret kusulmasına neden olan şey öyle sanıldığı gibi bir sabah ortaya çıkmış sözümona usulsüzlüklere duyulan bir öfke değildir.” diye konuştu. AK Parti MKYK Üyesi de olan Bağlı, www.platinhaber.com sitesinde yayınlanan yazısında AK Parti-cemaat gerilimine yönelik şok değerlendirmelerde bulundu. Bağlı, yazısında şunları dile getirdi: BEN İŞİN CİDDİYETİNİN ÇOK ÇOK ÖNCEDEN FARKINDAYDIM “Daha önce de söylemiştim, tekrar edeyim, ben işin ciddiyetinin çok çok önceden farkındaydım. Ancak derdimi kimseye anlatamadım. Bu gidişle ülkenin çok yakında gerçek anlamda bir ‘Haşhaşi ordusu’ ile karşı karşıya olacağını meslektaşlarımızla yaptığımız her sohbette dile getirirdik. Bu yapının sahip olduğu mekanizmanın sanıldığı kadar basit olmadığını, sadece sn. Gülen’in aklının ürünü www.212haber.com olmasının hem teorik olarak hem de pratik olarak mümkün olmadığını görüyordum, görüyorduk. Nihayet ülkeyi sevk ve idare edenlere karşı yürütülen gayri nizami harbin ya da propagandanın ne kadar profesyonel olduğu açık bir şekilde görüldü. ÖNCE BAŞBAKAN’IN YAKIN EKİBİNDEN BAŞLADILAR “Önce sayın başbakanın yakın ekibinden işe başladılar. Özellikle de kritik görevlerde bulunanlarla ilgili kulaktan kulağa dolaşan iftira ve yalanlar üzerinden bir kamuoyu oluşturdular. Söz gelimi bir bakanın yılda 700 defa resmi makam aracı ile İran’a giriş çıkış yaptığını, hem Mu- ‘MİLLİ BİR SİYASET AKLINA” SAHİP OLMAMIZI İSTEMİYORLAR! “Sanmayın ki bir sabah uyandılar ve baktılar ki işler iyiye gitmiyor ve bir öfke patlaması yaşıyorlar. Bu öfke için ve aynı zamanda atılacak iftiraları inandırıcı hale getirmek için çok önceden bir iklim oluşturuldu zaten. Tabi Tayyip Erdoğan gibi halkın gönlünde yer etmiş birisine yerli unsurlar ile bir operasyon yapılmasının kolay olmayacağını bildikleri için de bu propagandaya aynı zamanda TürkiyeEl Kaide ilişkine dayalı propaganda hep eşlik etti. Bu işin en önemli sacayaklarından birisi de budur. MİT’in TIR’larına yönelik operasyon da bu işin bir parçası- dır. Bu işleri yapmalarına neden olan ise tabi ki kişisel olarak sayın başbakan değildir, başka bir hesaptır. Ülkenin iyi ya da kötü, onlardan bağımsız “milli bir siyaset aklına” sahip olmasına duyulan kıskançlığın ötesinde bir hesap var işin içinde.” BİR ULUSALCININ SÖYLEDİĞİ İLE BUGÜNÜN NEO-CON ÇETESİ ARASINDA… “Belki çoğunuzu şaşırtacak ama sadece hafızanızı biraz zorlamanızı istiyorum, Kürt etnisitesinin bağımsız bir devlet kurmasına en çok karşı olanların bu amaca en büyük hizmeti yapanlar olduğunu göreceksiniz. Etnisite üzerinden siyasi bir dönüşümün asıl taşıyıcı aktörü bugün terör örgütü olabilir ama bunun tohumunu ilk serpenler Kürtler değil ulusalcı Kemalistlerdir. Bu tohumun gelişip serpilmesini de sağlayanlar ise cuntacılar oldu. Bunların ortak özelliği ise bu konuda hep yüksek sesle sloganlar üzerinden bir propaganda yapmalarıdır. Bundan kırk yıl önce bu konuyla ilgili bir ulusalcının söylediği ile bugün neo con çetesinin söylediğinin arasında ki tek fark seçilen kelimelerdir. İçerik hiç değişmemiştir. Şark Islah Planı ile Tek Türkiye dizisi arasında mantıksal (senaryo) açıdan hiçbir fark yoktur. Bilindiği gibi batı ve başta da ABD bu coğrafyada uzun vadeli bir dizi operasyon yürütmektedir. Kendi iç dinamikleri ile gerçekleşecek olan değişimler asla onların istediği siyasi ve toplumsal sonuçları doğurmamaktadır. Bu coğrafyaya yönelik bizzat kendilerinin yürüttükleri tüm operasyonlar da tam anlamıyla fiyasko ile sonuçlandılar. Artık bizzat kendileri değil, kendilerine eklemlenmiş olan yapılar üzerinden operasyonlara başvurdular. Tabi bunun da alt yapısı var- dı ellerinde. Her zaman bir B planı yedeğinde bulundurmanın avantajı ile bu işler için çok önceden hazırlamış oldukları bu çeteyi devreye soktular. İşin, kavganın ta başından beri önemli ölçüde demokratik açılım üzerinden devam ediyor olmasının nedeni de budur zaten. İyi ya da kötü var olan proje milli bir projedir ve doğal olarak iç dinamiklerle yürümektedir. Buna yönelik bir operasyon yapılabilmesi açıktan mümkün olmadığı için bu işleri yürütenleri hedef almak daha akıllıca olurdu ve öyle de oldu. Bakın bugüne kadar itibar suikastına uğrayanlara, ya da neo conların diline doladığı AK Partili aktörlere. Tamamı ya dolaylı ya da doğrudan bu konuyla ilgili olanlardır. Birileri AK Partili aktörlerin eliyle bu coğrafyada bir operasyon (sn. başbakanın deyimi ile ameliyat) yapamayacağını gördü ve biliyor. Bu hedefinden de vazgeçmediğine göre bu işin ihalesine gönüllü olarak soyunan bir yapı var zaten.” BU HALKA RAĞMEN YÜRÜTÜLEN BİR PROJEDİR “Son olarak şunun altını çizerek bitireyim. İster kabul edin ister etmeyin, bu coğrafyada her mazlumun gönlüne girmiş olan bir siyasi aktöre operasyon yaptıktan sonra milletin içine çıkabileceğini zan eden varsa bu coğrafyayı ve milleti tanımıyordur. Bizim insanımız gönlüne oturttuğu kişileri öz evladından farklı görmez orada. Onların “evladına” kast ederek onları peşinizden sürükleyebileceğinize kim sizi inandırmışsa dostunuz değildir. Bu ikinci bir ulusalcılık projesidir ve halka rağmen yürütülen bir girişimidir. Tam anlamı ile milleti devre dışı bırakma operasyonudur. Siyaseti işlevsiz kılma hamleleridir. Sahi milleti devre dışı bırakan ulusalcıların tarihi size bir şey hatırlatmıyor mu?” // G Ü N DEM www.212haber.com (-%*(ťM:9L 2014 Sporda dereceler yine BSM’den geldi Müsabakalara Bahçeşehir Spor Merkezi (BSM)’nde hazırlanan Cenk Yavuz, İstanbul İli Kick Boks Teşvik Müsabakası Gençler’de İstanbul 3. sü oldu. % pan Zuhal Özkan’da İstanbul’da gerçekleştirilen Türkiye Kadınlar Vücut Geliştirme Şampiyonası’nda birinci olmuştu. // $û$.û(+ú5%(/('ú<(6ú’nin hayata geçirdiği örnek projelerden olan Bahçeşehir Spor Kompleksi sağladığı imkânlar ve profesyonel hocaları ile şampiyonlar yetiştiriyor. Kick Boks sporuna Başakşehir Belediyesi Bahçeşehir Spor Kompleksi’nde başlayan ve antrenmanlarını BSM Hocalarından İlyas Keskin ve Ramazan Budak ile gerçekleştiren Cenk Yavuz, İstanbul ili Kick Boks Teşvik Müsabakası Gençler’de 63,5 kilo Gençler Dalında İstanbul 3. sü oldu. 13 Güvenli üretim için esnaf eğitimi %$û$.û(+ú5Belediyesi’nin esnafa yönelik düzenlediği Gıda Güvenliği ve Hijyen konulu seminerlerinde, 700 esnafa eğitim verildi. Başakşehir Belediyesi, Sağlık İşleri Müdürlüğü tarafından esnafa yönelik düzenlenen Gıda Güvenliği ve Hijyen Eğitimi Seminerleri, Güvercintepe Bilgievi’nde gerçekleşen eğitimle sona erdi. Her mahallede birer hafta süreyle düzenlenen eğitimlerde, toplam 700 kişiye eğitim verildi. İlçe genelinde belirli periyotlarla, 18 seminer şeklinde gerçekleşen ‘Gıda Güvenliği ve Hijyen eğitimleri’ kapsamında; gıda üretimi ve satışı yapılan işletme çalışanlarına kişisel bakım ve hijyen, işletme hijyeni, alet ekipman hijyeni, gıda hijyeni ve güvenliği konularında eğitimler verildi. Eğitimlerin sonunda katılımcılara ‘Güvenli Tüketim için Sağlıklı Üretim’ katılım belgesi de verildi. // Bahçeşehir Spor Merkezi’nde bir yıldır antrenman yaptığını belirten Cenk Yavuz, “Bahçeşehir Spor Merkezi’nde haftada 3 gün, 2 saat antrenman yapıyorum. Temizlik ve ortamdan çok memnunum. Hocalarım ve çalışanlar özverili ve burası çok güzel bir merkez. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bundan sonra yine başka müsabakalara burada hazırlanacağım daha iyi başarılar elde etmek istiyorum” dedi. Cenk Yavuz’un hocalarından Ramazan Budak, Cenk’in ilk katıldığı maç olduğunu ve tecrübe maçında bu galibiyeti elde etmesinin hem hocalarını hem de Cenk Yavuz’u motive ettiğini belirterek, “Bu Cenk’in ilk karşılaması ve karşılamanın heyecanı ortamın değişikliği gibi etkenlere rağmen böyle güzel bir derece elde etti. Bizlerde eksiklerimizi gördük. Bahçeşehir Spor Merkezi olarak profesyonel sporcular yetiştirmeye çalışıyoruz. Cenk çok çalışkan bir öğrenci ve azimli bir sporcu. Kendisinden bundan sonra da güzel başarılar bekliyoruz” dedi. Daha önce Başakşehir Belediyesi Bahçeşehir spor Kompleksinde antrenman ya- Nihat Tunalı güven tazeledi Sertifikalı ilkyardımcı oldular Esenler Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi’nde (ESKAT) görevli 74 belediye personelinin katıldığı uygulamalı “İlkyardım Kursu”nda başarılı olanlar, İlkyardım Sertifikalarına ve Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı İlkyardımcı Kimlik Kartları’na kavuştu. (6(1/(5%(/('ú<(6úDestek Hizmetleri Müdürlüğü Afet Koordinasyon Merkezi Amirliği (AKOM) ile Esenler Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’nün Esenler Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi’ne (ESKAT) yönelik düzenlediği “İlkyardım Kursu”na katılarak sınavlarda başarı gösterenler sertifikalarını aldı. Esenler Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ve Esenler Belediye Başkan Yardımcısı Aydın Polat’ın da katıldığı programla sertifikalarına kavuşan ekip üyeleri, Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı İlkyardımcı Kentsel dönüşüme giren bina sayısı 30 kat arttı ú67$1%8/ Kentsel Dönüşüm Derneği Başkanı Hakan Çatalkaya, 2013’te ülke çapında toplam 20 bin binaya kentsel dönüşüm raporu verildiğini ifade etti. Çatalkaya, “Her bir binanın ortalama 10 daireden oluştuğunu varsayarsak, toplamda 200 bin ailenin bu sistemden yararlandığını beyan etmemiz mümkün. Bu rakamın 15 bin gibi büyük bir kısmını i- Kimlik Kartı’na sahip oldu. Başkan Yardımcısı Polat’ın yanı sıra Esenler Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Nurettin Aksu, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü Hikmet Rabbani Işık, AKOM Amiri Nihat Duman ve ESKAT ekibinin katıldığı programda afet öncesinde, afet anında ve sonrasında yapılması gerekenler de kısaca hatırlatıldı. AKOM Amiri Nihat Duman’ın ESKAT’ın 2011 yılından itibaren yaptığı faaliyetleri anlatmasıyla başlayan programda, ekibin Van Depremi’nde yaptığı çalışmaların yer aldığı görüntülere de yer verildi. // se İstanbul bölgesi teşkil ediyor. Bu rakamı Kadıköy’ün yarısı büyüklüğünde bir bölgenin yenilenmiş olması şeklinde de görebiliriz.” dedi. İstanbul çapında kentsel dönüşüm sistemine talebin arttığını anlatan Çatalkaya, şu an aylık bin 500 bina olan rakamın sene sonuna kadar 2 bin 500’i görebileceği tahmininde bulundu. En büyük talebin sırasıy- ú.ú7(//ú26%’de gerçekleştirilen genel kurul seçimlerinde mevcut Başkan Vekili Nihat Tunalı oy birliği ile tekrar başkan vekili görevine getirildi. Seçim öncesi yaptığı konuşmada, İOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Nihat Tunalı; aldıkları görev ve sorumluluğun farkında olduklarını ifade etti. Tunalı, Başkan vekilliği görevini üstlendiği zamandan bu zamana bir bütün olarak görev yaptıklarını, kısa bir sürede yapabileceklerinin en iyisini yapmaya gayret ettiklerini, yeniden göreve gelirlerse daha iyi hizmet etme amaç ve azminde olduklarını söyledi. İstanbul Valisi ve İOSB Müteşebbis Heyet Başkanı Hüseyin Avni Mutlu’da birlik ve beraberlik içerisinde çalışmanın başarı getireceği vurgusunu yaparak, güçlerinin yettiği ölçüde emanet aldıkları görevi bir sonraki nesillere taşımak arzusunda olduklarını ifade etti. Genel Kurul; Nihat Tunalı’nın hazırlayıp divana sunduğu listenin 47 katılımcının açık oylama ile kabul etmesiyle son buldu. // LİSTEDE YER ALAN İSİMLER ŞÖYLE: 1- Nihat TUNALI 2- Hasan Tahsin KARAGÖZ 3- Tahir ORUÇ 4- Nedim ÇIRPICI 0XVWDID.(6.è1 <XVXI72.'(0è5 7- Mehmet Vural KOÇ 8- Sebahatdin KAYAS la Kadıköy, Esenyurt ve Küçükçekmece’den geldiğini bildirdi. Çatalkaya, İstanbul’un yanı sıra İzmir ve Ankara’da da sisteme rağbetin arttığına temas etti. Geçen senenin başında İzmir’de kentsel dönüşüm sisteminden yararlanarak yenilenen bina sayısının bir senede sıfırdan ayda 100 bina seviyesine çıktığını vurguladı. // FAZİLET İNŞAAT LTD. ŞTİ. Emlak Alım Satımı Yapılır Kat Karşılığı Arsa Alınır. Nakit Para ile Arsa Alınır Satılır. N Remzi Ergin 0532 274 11 56 Merkez: Mehmet Akif Mah. Kemalpaşa Cad. 6.Sok. No:91/A K.Çekmece/İST. Tel: 0212 693 76 28 - 697 01 20 Fax: 0212 693 87 32 Şube: Halkalı Mer. Mah. Kavaklı Mevkii 1202 Sok. No:8 K.Çekmece/İST. www.faziletinsaatemlak.com [email protected] 14 ŞE H İ R (-%*(ťM:9L 2014 www.212haber.com Kavşak ve yan yol müjdesi Bağcılar 9. Olağan Kent Konseyi Toplantısı’nda trafiğin rahatlaması amacıyla çok sayıda kavşak ve yan yolların inşa edileceği müjdesi verildi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı Engelliler Koordinasyon Merkezi Başkan Yardımcısı Fatma Şahin ise ‘engelli dostu’ otobüslerin önemine işaret ederek, yeni kaldırım ve yaya geçitlerinin engellilerin dikkate alınarak inşa edilmesinden memnun olduklarını belirtti. ú LÇE MUHTARLARININ, esnafın ve mahalle sakinlerinin katıldığı Bağcılar 9. Olağan Kent Konseyi Toplantısı büyük ilgi gördü. Ulaşımın ele alındığı toplantıda yapılacak kavşaklar ve yeni yollarla ilgili detaylar verildi. Bağcılar Kaymakamı Erdal Çakır, geçen toplantıda Kentsel Dönüşüm Projesi’nin masaya yatırıldığına temas ederken, “Konseyde alınan kararlar belediyemiz tarafından ya uygulamaya geçiriliyor ya da yapılma aşamasında. Bu da belediyemizin aynı görüş ve fikirde çalıştığının en güzel örneği. Bunu birçok yerde göremezsiniz, ben göremedim. Bu hassasiyet yalnızca Bağcılar’da var.” dedi. Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, birçok ilçede Kent Konseyi’nin hayata geçmediğinden söz etti. Çağırıcı, “Biz de- mokrasiyi hakkıyla yerine getiren bir ilçeyiz. Geçmişte 11 muhtar katılıyordu. Ancak, biz 22 mahallemizin muhtarının da katılmasını sağladık.” dedi. ENGELLİLER DİKKATE ALINIYOR linde konuştu. Yüksek merdiven ve kaldırımlarda zorlandıklarını anlatan Şahin, “Bağcılar’da yeni kaldırım ve yaya geçitlerinin engelliler de dikkate alınarak yapılmasından dolayı mutluyuz.” ifadesini kullandı. KÖSE: ULAŞIM SORUNU ÇÖZÜLECEK Kent Konseyi Başkanı Kerim Aytekin de “Toplantılarda ele aldığımız konularla ilgili olarak Başkanımız Lokman Çağırıcı’dan hep müspet cevap aldık.” diye konuştu. Engellilerin ulaşımı ve erişimine değinen AK Parti İstanbul İl Başkanlığı Engelliler Koordinasyon Merkezi Başkan Yardımcısı Fatma Şahin ise hizmete sunulan ‘engelli dostu’ otobüslerin önemini vurguladı. Şahin, “Artık hizmete sunulan bütün otobüslerin engellilerin kullanımına uygun olması zorunluluğu var.” şek- Ulaşım konusuyla ilgili sunum yapan Bağcılar Belediye Başkan Yardımcısı Şahin Köse, “Ulaşım ülkenin ekonomik, sosyal ve politik yapısına yön veren önemli bir etkendir.” dedi. Trafik sorununun çözüme kavuşturulması için önemli yatırımların hayata geçirildiğini dile getiren Köse, yakın dönemde birçok önemli kavşağın tamamlanacağını müjdeledi. Köse, yeni projelere dair şu açıklamalarda bulundu: “Malazgirt, Hoca Ahmet Ye- sevi ve Mahmutbey caddeleri ile İkitelli ve İSKİ kavşağı tamamlanarak hizmete açıldı. Mahmutbey köprülü kavşağı, Güneşli Koçman katlı kavşağı, İSTOÇ Tekstilkent kuzey yan yol kavşağı, Yavuz Selim bağlantı yolu çalışmaları da devam ediyor. Bu kavşaklar hizmete geçirildiğinde özellikle İSTOÇ’tan gelen araç yoğunluğunu rahatlatacak.” Planlanan yatırımlara değinen Köse, Çiftlik Meydanı, Maslak ve Matbaacılar caddeleri, Göztepe Meydanı, Ateştuğla, 100. Yıl 42 Evler katlı kavşakları projelerinin hazır olduğunu ifade etti. Bağcılar Meydanı’nda trafiğin de yerin altına alınacağını kaydeden Şahin, Fatih ve Osman Gazi caddeleri ile Atatürk ve Mimar Sinan caddelerinin kesişim kavşağı inşaatına dair de İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile görüşmelerin devam ettiğini aktardı. Şahin, Basın Ekspres yolundan çıkan bir araç Koçman Caddesi’nin kesişimindeki kavşaktan ilerleyerek Mehmet Akif Caddesi’ne ulaşacağını bildirdi. Şahin, “Yanyolun hizmete sunulmasıyla Göztepe’de trafik rahatlayacak. Yine bu dönemde Göztepe Meydanı’na da katlı kavşak inşa edilecek. Bu konuda da kamulaştırma çalışmaları sürüyor. Ateştuğla Katlı kavşağı da ihale aşamasında.” dedi. Bağcılar Meydanı’na katlı kavşak inşa edileceğini de duyurdu. Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 1.200 araçlık otopark projesini hayata geçireceğini belirtti. Şahin, “Bağcılar Meydanı’nın kenarındaki yollar yerin altına alınacak. Şahin konuşmasının sonunda da ilçenin toplam 1267 araçlık kapalı otoparklara kavuşacağı bilgisini de verdi. Toplantıya İlçe Müftüsü Hasan Hüsnü Sula ve muhtarların da aralarında bulunduğu çok sayıda üye katıldı.// Marmaray’a entegre yeni hatlar açıldı İETT tarafından, Marmaray’ın diğer toplu ulaşım araçlarıyla entegrasyonunu sağlamak amacıyla önceden açılan 5 hatta ilave yeni hatlar açıldığı belirtildi. $d,/,û,(.ú0 tarihinde yapılan İstanbul’un iki yakasını denizaltından birbirine bağlayan Marmaray’ın diğer toplu ulaşım araçlarıyla entegrasyonunu sağlamak amacıyla açılan yeni hatlarla ilgili bir açıklama yaptı. İETT açıklamasında, “Marmaray’ın diğer toplu ulaşım araçlarıyla entegrasyonunu sağlamak amacıyla İETT, daha önce yeni otobüs hatları oluşturmuştu. Hattın Anadolu ve Avrupa yakasında bulunan Ayrılık Çeşmesi, Üsküdar, Sirkeci, Yenikapı ve Kazlıçeşme istasyonlarıyla bağlantılı açılan yeni hatlarla birlikte mevcut bazı hatlarda da Marmaray’a hizmet verecek şekilde güzergah değişikliğine gidildi. Marmaray bağlantılı hatlarda 45 otobüsle günlük 500’ün üzerinde sefer yapılıyor ve ortalama 25 bin yolcu taşınıyor.” ifadelerine yer verildi. Marmaray’ın açılması metrobüsün yükünü hafiflediğinin belirtildiği İETT açıklamasında, “Marmaray’ın hizmete girmesiyle birlikte metrobüsün Yenibosna, Zeytinburnu, Cevizlibağ, Edirnekapı ve Söğütlüçeşme istasyonlarında günlük yolculuk sayısı yüzde 7.3 oranında azalış gösterirken bu oran sabah saatlerinde yüzde 12.7’ye kadar çıkıyor. Marmaray ile birlikte metrobüsün günlük yolculuk sayısında da yüzde 5’lik bir azalma yaşandı. Marmaray öncesinde metrobüsün 785 bin olan yolculuk sayısı Marmaray’ın açılmasından sonra 750 bine indi. Yani günlük 10 bin 800 kişi metrobüs yerine Marmaray’ı kullanmaya başladı. Bu da metrobüsün yükünü biraz da olsa hafifletmiş oldu.” denildi. İETT’NİN AÇTIĞI YENİ ENTEGRE HATLAR ŞÖYLE: Metrobüsten Marmaray’a; MR10 Zeytinburnu–Kazlıçeşme, MR11 Cevizlibağ–Kazlıçeşme, MR20 Yenibosna Metro–Kazlıçeşme, Y1 Aksaray–Yenikapı, BN3 Halkalı–Yenikapı hatlarına ilave olarak, MR2 Bostancı–Ayrılıkçeşme, MR12 Vezneciler–Edirnekapı–Kazlıçeşme, 97E Kemerburgaz Üniversitesi– Güneşli–Kazlıçeşme, 19FK Fındıklı Mahallesi–Ayrılıkçeşme yeni hatları. Metrobüsten metroya; 614 araç ve 3 bin 530 sefer ile Mecidiyeköy metrobüs durağı ile metroyu birleştiren 77 hat; 385 araç ve 2 bin 151 sefer ile Yenibosna metrobüs durağı i- le metroyu birleştiren 51 hat; 538 araç, 2 bin 671 sefer ile Uzunçayır metrobüs durağı ile metroyu birleştiren 52 hat, 466 araç, 3 bin 47 sefer ile Zincirlikuyu metrobüs durağı ile metroyu birleştiren 65 hat ile metrobüs-metro entegrasyon noktalarında hizmet veriliyor.” // NEY SABRI ÖĞRETİR (6(1/(5%(/('ú<(6ú6$1$7(9ú (ESEV)’nin düzenlediği söyleşi programının bu haftaki konuğu Tasavvuf Müziği Sanatçısı Neyzen Ender Doğan oldu. ESEV’de gerçekleşen programda, müzisyen Ender Doğan “Ney ve Müzik” üzerine ESEV’de çeşitli sanat dallarında eğitim alan öğrencilerle sohbet etti. Müzik yaşamıyla ilgi- İbrahim Sadri, şiirleriyle büyüledi %(</ú.'h=h%(/('ú<(6ú’nin kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında İbrahim Sadri’yi ağırladı. Beylikdüzü Kültür Merkezi’nde yapılan programda İbrahim Sadri, şiirleriyle dinleyenleri büyüledi. Yeni ve eski şiirlerini sevenleri ile seslendiren, genç-yaşlı, büyük-küçük herkesin yoğun ilgi gösterdiği konserde İbrahim Sadri, Cem Karaca’yı rahmetle anarak, Karaca’nın sevilen şarkılarını şiir eşliğinde seslendirdi. Barış Manço ve Ahmet Kaya’nın da şarkılarından seslendiren Sadri, Türk müziğine emek veren sanatçıları rahmetle andı. // li öğrencilere bilgi veren Neyzen Doğan, “Ney nefestir, neyzenin nefesiyle güzelleşir” dedi. Ney üfleyen bir insanın başka sanat dallarıyla da ilgilenmesi gerektiğini belirten Doğan, “Ney üfleyen bir insanın başka sanat dallarından da beslenmesi gerekir. Başka sanat dallarıyla da uğraşan insan, kendi işini daha iyi yapar. Sanatçılar, her bir güzellikten nasibini almalı- dır. Bu çok önemli bir şey.” diye konuştu. Ney’in insana sabretmeyi öğrettiğini anlatan Doğan, sabrın kişiyi olgunlaştırdığını söyledi. Yapılan araştırmalara göre bir enstrüman kullanan insanların kullanmayanlara göre empati kurma yeteneğinin daha güçlü olduğunu belirten Doğan, enstrümanın insan ilişkilerini de olumlu yönde etkilediğini belirtti. // Mustafa Ceceli hayranlarıyla buluştu TÜRK POP müziğinin sevilen sanatçısı Mustafa Ceceli, Bahçeşehir Kültür ve Sanat Merkezi’nde hayranlarıyla buluştu. Başakşehir Belediye Başkan Yardımcısı Nurettin Ertemel ve Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Basri Akdemir’nde katıldığı konserde seyirciler bin 200 kişilik salona sığmadı. Yeni albümünün müjdesini hayranlarıyla paylaşan Ceceli, şarkıların yanı sıra sahnede çaldığı enstrümanlardaki başarısıyla da hayranlarından büyük alkış aldı. Konser öncesi belediyelerin kültür sanat etkinliklerinin önemini değerlendi- ren Ceceli, sanat etkinliklerine değer vermenin ve bu hizmeti getirmenin yol yapmak, köprü yapmak, elektrik getirmek kadar önemli olduğunu söyledi. Ceceli, “Bu bölgede, Başakşehir, Bahçeşehir’de yaşayan vatandaşlarımızın bir konser etkinliği için 30-40 km giderek konser salonlarına ulaşması lazım. Siz bu etkinlikleri ayağına getirirseniz insanların bu onlara verdiğiniz değeri de gösterir. Bunu hem buradaki vatandaşa gösterdiği saygı sevgi hem de onlara kültür ve sanatı aşılama çabası olarak görüyorum.” dedi. // G Ü N DEM www.212haber.com (-%*(ťM:9L 2014 15 Her şey bir çatı altında Mağaza-cafe konseptiyle Türkiye’de bir ilki gerçekleştiren Janome Moda Cafe, yaşamınızı kolaylaştıracak her şeyi sizin için düşündü. Bünyesinde Home, Cafe ve Workshop olmak üzere üç farklı konsepti barındıran Janome’de öğrenin, üretin, lezzetli molalar verin, alışverişi tüm aileniz için keyifli hale getirin… JANOME HOME’LA EVİNİZE TARZ YARATAN ŞIK DOKUNUŞLAR… Zamanınızın büyük bir kısmını geçirdiğiniz evinizi yalnızca size özel tasarımlarla giydirmek Janome Home’la mümkün. Janome Home, evinizi daha özel, daha ayrıcalıklı kılacak ev tekstil ürünleri ve aksesuarların bulunduğu bir bölüm olarak hizmete sunuldu. Bu bölümde tüm evinizi güzelleştirecek, şık tasarımlarıyla fark yaratacak ürünler yer alıyor. Janome Home’u, diğer home mağazalardan ayıran ve Janome’yi Türkiye’de tek yapan en önemli özellik ise mağazada satılan tekstil ürünleri üzerinde istenilen değişiklik ve eklemelerin hemen orada yapılabiliyor olması. Hem de dikiş yeteneğiniz olmasa bile, alanında uzman çalışanlar sayesinde kendi evinizin tasarımcısı olabiliyorsunuz. Şık perdelerden yatak örtülerine ve nevresim takımlarına, modern mutfak eşyalarından banyo aksesuarlarına, uyku takımlarından dekorasyon objelerine, bebeğinizin narin cildine ve hassas yapısına uygun tüm tekstil ürünlerine kadar ihtiyaç duyduğunuz kaliteli ve estetik ürünleri, kendi yaratıcılığınızı da katarak bir arada Janome’de bulabilirsiniz. JANOME WORKSHOP İLE EVİNİZE HAUTE COUTURE TASARIMLAR… Janome Home’da düzenlenecek günlük workshop eğitimleri dikiş-nakıştan kâğıt katlamaya, resimden ahşap boyamaya, makine nakışından cam boyamaya kadar pek çok farklı konuda olacak. Alanının uzman isimler tarafından verilecek bu eğitimlerde katılımcılar, öğrendikleriyle kendilerini geliştirme imkânı bulacak, kendi yaşam alanlarının mimarı olma ayrıcalığını yaşayacaklar. Janome Home’dan alacakları ürünleri, workshop eğitimiyle diledikleri forma getirip, farklı kombinler tasarlayabilecekler. Yani Janome Moda Cafe’ye gelenler modanın kendilerine dayattığını değil, yaratıcılıklarını kullanarak ürettikleriyle kendi tarzlarını yansıtabilecekler. GURMELERİ ÖZENDİRECEK LEZZETLER JANOME MODA CAFE’DE… Janome Cafe, farklı ve güzel lezzetlerin tadılabileceği özel bir mekân. Janome’yi tercih eden konukların alışveriş yaparken, eğitim alırken, bir şeyler üretirken bir mola vermek istediklerinde başka bir yer arayışına girmelerine gerek kalmayacak. Aynı mekânda dinlenme ve bir şeyler yiyip içme ihtiyaçlarını bu sıcak ortamda karşılayabilecekler. Kadınlar alışveriş yaparken, partnerleri veya çocukları Janome Cafe ‘de sıkılmadan vakit geçirebilecekler. Janome’de üreten kadınlar kazanıyor… Janome Moda Cafe’nin en önemli özelliklerinden biri, kadınlar için bir sosyal platform özelliğine sahip olması. Kadınlara dikiş nakışla ilgili her türlü donanıma sahip bir ortamda sosyalleşme, sosyalleşirken de üretebilme imkânı sunan Janome, bu yönüyle önemli bir sosyal sorumluluk misyonunu da yerine getirmiş oluyor. // D (0ú5%ú/(.0$.ú1( Türkiye’de ilk olan bir projeye imza attı. Japon markası Janome’nin Türkiye distribütörü olan Demirbilek Makine; Home, Cafe ve Workshop alanlarını Janome Moda Cafe adı altında tek bir mekânda toplayarak İstanbul’luların hizmetine sundu. Üç farklı alanı tek bir çatıda birleştiren bu konsept mağaza özelliği, Janome’yi İstanbulluların vazgeçemeyecekleri uğrak alanlarından biri yapacak. Konsept mağazacılık konusunda bir ilki gerçekleştiren Janome Moda Cafe’yi tercih edenler; home bölümünde alışveriş yaparken workshop bölümünde öğrenip üretebilecekler, cafe bölümünde ise lezzetli molalar verebilecekler. 16 RÖPORTAJ (-%*(ťM:9L 2014 www.212haber.com BİRAZ MODERNİZ BİRAZ GELENEKSEL İki kültür arasında bir şizofren kimlik S HACER TÜRKEL OSYAL, Ekonomik ve Kültürel Araştırmalar Merkezi’ (SEKAM) nin, Türkiye’nin 81 ilinde 15-28 yaş grubunda 5 bin 541 gençle yaptığı “Gençlik Araştırması” gençlerin yüzde 70’inin ‘biraz modern biraz geleneksel’ olduğu ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre, “ateist” gençlerin yüzde 13’ünün düzenli olarak beş vakit namaz kıldığı görüldü. Türkiye’de bir kimlik karmaşasının olduğunu söyleyen SEKAM Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Can, “Bir mühendis olarak ben buna şizofren kimlik diyorum. Modernin kendi öngördükleri içerisinde tutarlı hali, gelenekselin kendi kimliği içerisinde tutarlı hali vardır ama biraz modern biraz geleneksel dediğimiz zaman oraya bir tezatlar manzumesi çıkıyor.” dedi. Can, şizofren kimliği, kapalı bir kızın daracık pantolon giymesi ya da mini etek giyen bir kızın caminin kapısında çantasından uzun etek çıkarıp giyerek namazını kılıp çıkması örneğiyle ifade etti. Türkiye’de Batı kültür medeniyeti ve İslam kültür medeniyeti çatışmasının olduğunu ifade eden Burhanettin Can ile gençlik üzerine konuştuk. Türkiye gençliği ne kadar modern ne kadar geleneksel? SEKAM olarak TÜİK’in belirlediği 81 ilde 5 bin 541 kişiyi kapsayan 308 soruluk bir anket uygulaması yaptık. Kimliği, ‘Modern geleneksel’, ‘Genel aidiyetler’, ‘Ülkücü, milliyetçi, muhafazakâr, sosyalist, komünist, ateist, dindar, İslamcı’ düzlemde olmak üzere üç ana grupta ele aldık. Amacımız bu 3 farklı kimlikte 15-28 yaş grubunun kendisini nasıl algıladığı ve nasıl gördüğüydü. Bu bağlamda gençliğin modern geleneksel eksendeki dağılımı yüzde 70’ler civarında ‘biraz modern biraz geleneksel’ çıktı.. Halbuki felsefi ve literatür bağlamda modernlikle geleneksellik birbirini tutmaz. Modernitenin sabitesi yoktur, gelenekselliğin ise sabitesi, kutsalı vardır; mevcut durumu muhafaza eder. Biraz modern, biraz geleneksel dediğimiz zaman burada bir kimlik karmaşası var. SEKAM’ın, Türkiye’nin 81 ilinde 15-28 yaş grubunda 5 bin 541 gençle yaptığı araştırma, gençlerin yüzde 70’inin ‘biraz modern biraz geleneksel’ olduğunu ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre, “ateist” gençlerin yüzde 13’ünün düzenli olarak beş vakit namaz kıldığı görüldü. Türkiye’de bir kimlik karmaşasının olduğunu söyleyen SEKAM Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Can ile gençlik üzerine söyleşi yaptık. Sosyologlar buna melez kimlik diyor. Bir mühendis olarak ben buna şizofren kimlik diyorum. Yani ne o, ne de bu olan; gelgitler yaşayan, ne zaman nasıl davranacağı belli olmayan bir insan unsuru. En ciddi tehlike de böyle bir denklemin oluşmuş olması. Yani modernin kendi öngördükleri içerisinde tutarlı hali, gelenekselin kendi kimliği içerisinde tutarlı hali vardır ama biraz modern biraz geleneksel dediğimiz zaman oraya bir tezatlar manzumesi çıkıyor. Zaten pratik hayatta da bunu hep beraber görüyoruz ve yaşıyoruz. Buna kapalı bir kızın daracık pantolon giymesini ya da mini etek giyen bir kızın caminin kapısında çantasından uzun etek çıkarıp giyerek namazını kılıp çıkmasını örnek verebiliriz. ATEİSTLERİN YÜZDE 13’Ü SÜREKLİ NAMAZ KILIYOR Yüzde 72’nin biraz modern biraz geleneksel olmasının altında yatan sebepler neler? İki kültür medeniyet değerlerinin çatışmasıyla meydana gelen bir anafor. Lozan’da Haim Nahum doktrinine göre kurulmuş olan bir sistem var: İslam tarihiyle ve İslam dünyasıyla bağlar koparılacak, laiklik getirilecek, halifelik kaldırılacak. Alfabe değiştirilerek bir ulus denilen homojen, tek tip insan yaratılmaya (!) girildi. Nitekim 10. Yıl Marşı ‘10 yılda 15 milyon genç yarattık her yaştan’ ibaresiyle yeni bir ulus inşa etme projesidir. 1000 yıldır İslam’la haşır neşir olmamış bir millet, Şeyh Ebu l Vefa’nın tabiriyle akşam Kürt yattı, sabah Arap kalktı. Hiçbir kanuniyete uymayan bir mantıkla akşam Müslüman yatanın sabah laik, Müslüman Türk yatanın laik Türk, Müslüman Kürt olarak yatanın sabah laik Türk olarak kalkması gibi bir macera yaşadı bu ülke. Kanunen ve cebren girilen süreçte, Batı kültür medeniyeti eğitimden günlük yaşantıya kadar her alana sokulmaya çalışıldı. Romanlarda, radyolarda, TV’lerde, filmlerde, dizilerde, reklamlarda hep bu işlendi. İslam kültür medeniyet değerleriyle laik Batı kültür medeniyeti değerleri karşı karşıya gelip çatışmaya başladı. Batı kültür medeniyeti İslam kültür medeniyetini tasfiye edemedi, İslam kültür medeniyeti de Batı kültür medeniyetini sınırda durduramadı. Bu sefer geçişkenlik meyda- na geldi. Bu geçişkenlik melez değerlerin ve şizofreninin oluşmasına sebebiyet verdi. Onun sonucu olarak bugün bu ülkede 15-28 yaş grubunun yüzde 72’si ‘biraz modern biraz gelenekselim’, yüzde 12’si ‘modernim’, yüzde 16’sı ‘gelenekselim’ diyor. Medyada en çok tartışılan konu ateist olanların yüzde 13’ünün sürekli namaz kılması, bunun karşılığında dindarım diyenlerin yüzde 18’inin ise hiç namaz kılmaması oldu. Dolayısıyla hangi kimlik mensubu olursa olsun o kimlik mensuplarının belli bir yüzdesi sahip olduğu kimliğin ismiyle muhtevası arasında ilişki kuramıyor. Türkiye’nin şu an yeni nesil olarak en ciddi sıkıntısı bu. Anladığımız kadarıyla Türkiye’de büyük oranda Batı kültür medeniyeti ve İslam kültür medeniyeti çatışması var. Seküler eksenli Batı kültür medeniyetiyle İslam kültür medeniyeti arasındaki çatışma Osmanlının son 100 yılında başlıyor. Cumhuriyetin ilanıyla beraber tamamen devlet eliyle cebri olarak uygulanmaya koyuluyor. Daha sonra medya, sanat dünyası, turizm gibi sektörler eliyle yaygınlaştırılma ve inşa edilmeye çalışılıyor. Tabi değer sistemlerinin çok temel bir özelliği var. Her değer sistemi mutlak hak olduğuna inanır ve diğer değer sistemine tahammül edemez. Her değer sistemi kendisini mutlak hak olarak gördüğü için de dünyaya hâkim olmak ister. Türkiye’de hala hızı kesilmemiş, bugün bile devam eden kaçınılmaz bir kültür medeniyet çatışması var. Hz. Âdem ile iblisin, Hak ile batılın, marufla münkerin kavgasıdır bu. Bunu görmediğimiz sürece bedel ödeyeceğiz. Hz. Peygamberin bunula alakalı çok uyarıcı bir hadisi var. “Barış dönemleri geçici dönemlerdir. Öyleyse gelecek mücadeleler için hazırlanın. Kapkaranlık geceler gibi işler karıştığı zaman Kur’an-ı Kerim’e sarılın.” Günde 5 vakit namazın her rekâtında okuduğumuz Fatiha suresinde “Bizi sırati müstakime ilet” diye tekrarlıyoruz ama bu şekli olarak söylendiği zaman etkisi olmuyor. Bugün gelinen noktada şaşılacak bir şey yok. Geçmişte Peygamberlere karşı yapılan mücadele ne ise bugün Müslümanlara karşı yapılan mücadele de odur. Yapacağımız çok şey var. AB süreci bizim açımızdan sıkıntılı bir süreçtir. Bunu Türkiye’nin çok iyi görmesi gerek; çünkü AB’den alınmış yasaların bedelini bu toplum ödeyecek. EV ‘EŞREFİ MAHLUKAT’, OKUL ‘MAYMUN’ DİYOR Eğitim düzeyi yükseldikçe dini ve ailevi değerlerin azaldığını görüyoruz. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Eğitim düzeyi yükseldikçe toplumsal değerlere yabancılaşma var. Kültür medeniyetten kopma ve kentleşme yabancılaşmayı artırıyor. Bizim yaptığımız gençlik araştırmasında da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının yaptırdığı tüm araştırmalarda da bu çıktı karşımıza. Batı kültür medeniyet değerleriyle İslam kültür medeniyet değerleri çatışması Cumhuriyetle beraber yoğunlaştı ve çok ciddi araç olarak eğitimde kullanıldı. Türkiye’deki eğitim tamamen Batı kültür medeniyet değerlerine göre inşa edildi. (Son zamanlarda 4+4+4’le biraz kendi değerlerimiz aktarıldı.) O bağlamda 1980 darbesinden sonra din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri kondu. Ev çocuğa İslam kültür medeniyet değerlerine göre bir eğitim verirken, okul resmi müfredata göre bir eğitim veriyor. Müfredatta var olan eğitimin dayandığı temel değerler, Batının laik seküler değerleri. Bir örnek olarak verecek olursak okul, ‘kâinat tesadüfen meydana geldi, her hangi bir yaratıcı yok, tesadüf sonucu canlılar oluştu, o tesadüflerin sonucu da maymunun evrimiyle insan meydana geldi’, diyor; ev ise, ‘kâinatı da tüm canlıları da yaratan Allah’tır ve Allah insanı eşrefi mahlûkat olarak, insan olarak yaratmıştır.’ diyor. Ev, 5-12 yaş arasındaki çocuğa insanı eşrefi mahlukat olarak doğrudan doğruya yaratılmış bir varlık olarak tanımlarken, okul, maymunun evrilmesiyle meydana gelmiştir diye tanımlıyor. Çocuk hangisine uyacak? Dolayısıyla çocuk iyi not almak için bir taraftan öğretmeni, bir taraftan da anne babasını idare edecek. Evdeki eğitim, biz vahyi, sünneti, aklı ve beş duyuyu alarak, olayları yorumlarız, değerlendiririz diyor, okul da sadece akıl ve beş duyu üzerinde duruyor; vahyi ve sünneti alacak şekilde kurulan bir teori ya da model bilimsel değildir, bunlar dogma- lık kıyafetin adına devrim deyip, şapka giymeyen insanları istiklal mahkemelerinde astılar. Arkasından çarşafa savaş açtılar. Cumhuriyet tarihi boyunca devam eden savaş başörtü savaşıydı. Şimdi üniversitelerde, devlet dairelerinde serbest kaldı. Burası Müslüman ülke değil mi? Müslümansa niye halkı İslam’ı kendi inançlarına göre yaşayamıyor? Sistem niye buna göre şekillenmiyor? İşte Lozan’la beraber meydana gelen ana tezat. Türkiye’nin bu sıkıntıları aşabilmesi için devletin, milletin değer sistemine göre yeniden yapılandırılması gerekiyor. dır diyor. Bu şekilde iki ayrı ağırlık merkezi meydana gelmiş oluyor. Dolayısıyla iki ağırlık merkezi Cumhuriyet tarihi boyunca hep çatıştı durdu. Siyaset, milletin değerlerine ağırlık vermeye başladığı zaman Türkiye’de eksen tartışması başladı ve arkasından şekli ne olursa olsun bir darbe teşebbüsü gerçekleşti. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan, Taksim Gezi hadiseleriyle başlayan ‘Kadife Darbe’ süreci de böyledir. MAĞLUP TOPLUMLAR GALİP TOPLUMLARI TAKLİT EDER İbn-i Haldun’un çok güzel bir tespiti var: “Mağlup toplumlar galip toplumları taklit eder, mağlubiyetin sebebini de şekilde arar.” diyor. Topkapı Sarayı’na gittiğimizde giysilerde 3. Selim’le başlayan bir değişim sürecinin var olduğunu görüyoruz. 2. Mahmut fesi, Mustafa kemal şapkayı getirdi. Kı- Türkiye’de uygulanan eğitim politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Siyasi iktidarlar belli bir tolerans bandının dışına çıkamıyorlar. Türkiye’deki eğitim politikaları normalde 50 ya da 100 yıllık bir spektruma sahip olması lazım. Eğitim sisteminin yazboz tahtası yapılmaması gerek. Türkiye’de, sistemin değerleriyle milletin değerleri arasındaki çatışmadan meydana gelen kaosla, günübirlik politikalarla bu iş götürülmeye çalışılıyor. Taraflar hep birbirlerini kolluyorlar. Eğitim sisteminin bu kadar değişkenlik içermemesi gerek. Türkiye’de ne gariptir ki bakan değişse, müsteşar değişse MEB politikaları değişiyor. Sistemin değerleriyle milletin değerleri arasındaki tezat ortadan kalkmadığı sürece bu gelgitleri yaşayacağız. Peki, bu tezat nasıl ortadan kalkar? Millet sorumluluğunu üstlenir, elini taşın altına korsa düzelir. Bu sistemin millete göre yeniden yapılandırılması lazım. Bu değerler milletin değerlerine, kültür medeniyetine göre yeniden yapılandırılırsa ve şekillendirilirse, ordu içerisinde de polis içerisinde kavga, MİT içerisinde ya da yargı ile siyaset arasında çatışma olmaz. Türkiye’nin şu anki yaşadığı sıkıntı, iki farklı medeniyet değerlerine göre yetişmiş iki ayrı insan unsurunun ortaya gelmiş olmasıdır. Bunlar arasında bir uzlaşma sağlamamız, ortak müştereklerle bir mutabakat sağlayıp, yeni bir anayasa hazırlamamız lazım. Bu da sabırla, kırmadan, dökmeden verilen bir mücadeleyle ve milletin sesini yükseltmesiyle olur. Eğer millet sesini yükseltmezse, tribünlerdeki insanlar gibi bakarlarsa bu problem çözülmez. Millet, biz bunu istiyoruz deyip ısrar edecek. Yanlış gördüğü şeyde protestosunu yasal mevzuata uygun olarak ortaya koyup sahaya inecek. YÜZDE 30 ŞİZOFREN KİMLİĞE SAHİP Gezi parkı olaylarında bir yanda namaz kılanı bir yanda ateisti veya çok farklı siyasi partilerin görüşleri olan insanların el işaretlerini gördük. Bunları bir araya getiren temel neden ne? Türkiye’de 15-28 yaş grubunda meydana gelen şizofren kimlik, melez kimlik istikamet kaybına sebebiyet verdi. Bir kere önce bunu ifade etmemiz lazım. Orada kafası karışık yüzde 30’luk bir kesim var. Ateistin yüzde 13’ü sürekli namaz kılıyor, dindarın yüzde 18’i hiç namaz kılmıyor. Taksim gezi hadiselerinde bu anlamda çok heterojen insan unsurunun olmasının nedeni, kimliğin ismiyle muhtevası arasındaki uyumsuzluk. Bu önemli bir şey. Siyasi iktidarın kullandığı dil ile 15-28 yaş grubunun benimsediği dil arasında çok ciddi bir fark var. Amerika, Batı buna ‘ben nesli’ diyor. Başbakanın en az 3 çocuk yapın demesi, 5 vakit namazlı bir gencin kafasında benim özgürlük hakkıma müdahale ediyor diye algılanıyor. Ya da ayran için demesi, ‘sen ne karışıyorsun bana ben istediğimi içerim’ tepkisiyle karşılanıyor. Yani olaya neden ayran için diyor diye bakmıyor. Bunu özgürlüğüne kısıtlama olarak anlıyor. Taksim Gezi sürecinde ya da öncesinde Tayyip Erdoğan’ın diktatör olduğu söylenmeye başlanmıştı. İşte bu şizofren kimliğe sahip olan insan unsuru, Tayyip beyin bu ifadesini özgürlüklerine veya özel hayatına müdahale olarak algıladı. Sosyal medyada bu konu işlenince de kendisini oraya attı. Koç Üniversitesi ormanın içerisine kuruldu, yığınla ağaç kesildi, o zaman neredeydi bu çevreciler? Yığınla AVM yapıldı, neredeydi bu AVM’ye karşı olanlar? Demek ki Taksim’deki protestonun nedeni oraya AVM yapılması veya çevre meselesi değil. İşte kimlikte meydana gelen kırılma, orada asla bir araya gelmemesi gereken insan unsurunun bir araya toplanmasına vesile oldu. SEKAM’ın yaptığı gençlik araştırmasının sahada test edilmesi Taksim’dir. ÜMMET BİRBİRİNDEN SORUMLU Bireyselliğin hızla yayıldığını görüyoruz. Bu duruma sebep olan ne? Bireysellik, Batı kültür medeniyetinin öngördüğü bir değerdir. Bizde toplumsallık varken o bireyi savunur, bireyi sorumlu tutar. Hâlbuki Hz. Peygamber, ‘Herkes çobandır ve mahiyetinden mesuldür.’ der. Erkek, aileden sorumludur. Kadın evinden sorumludur. Bunun yanı sıra akrabalar, komşular, mahalle, millet, ümmet birbirinden sorumlu. Böyle bir bağ var. Bizde ümmet halinde, cemaat halinde yaşam, Batı’da ise bireysel yaşam mevcut. Bu akım batıdan gelen akımdır, bizim akımımız değil. Toplumsallığın ilk nüvesi ailedir. Siz aileyi bozduğunuz, böldüğünüz zaman birey ortadan kalkar. Onun için model olarak da bizde geniş aile vardır. Akrabalık hukuku karşılıklı etkileşimi, bağlılığı meydana getirir. Aynı köyden olma, hemşerilik bile sosyal dayanışmayı meydana getiren bir bağdır. Bireysellik, Batı kültür medeniyetinin ve yanlış eğitim, yanlış şehirleşme, yanlış göç politikasının sonucudur. // www.212haber.com İHH’dan yetimler için 350 proje İHH İnsani Yardım Vakfı, 2014 Yetim Dayanışma Günleri’nde 41 ülkede 350 proje ile 60.000 yetim çocuğa ulaşacak! ú ++ú16$1ú<$5',09$.),16-31 Mart tarihleri arasında dördüncüsü düzenlenecek olan 2014 Yetim Dayanışma Günleri ile dünyada 41 ülke ve bölgede 350’yi aşkın proje gerçekleştirmeyi ve 60.000’i aşkın yetime ulaşmayı hedefliyor. Hali hazırda 40 bine yakın yetimi dönemsel ve sürekli olarak destekleyen İHH İnsani Yardım Vakfı, 2011 yılından beri “Yetim Dayanışma Günleri” başlığı ile büyük bir yardım organizasyonu düzenliyor. Yılda bir kere düzenlenen organizasyonda Türkiye ile birlikte dünyanın 39 ülke ve bölgesin- eli, Konya, Mardin, Mersin, Sakarya, Sivas, Şanlıurfa, Trabzon, Uşak, Van, Yalova, Zonguldak illerinde uygulanacak. de çalışan Vakıf, üç yıl boyunca eğitimden sağlığa, sosyal destek çalışmalarından acil yardımlara, kültürel aktivitelerden mesleki eğitim ve kalkındırma projelerine kadar yetimler için hayata geçirdiği 226 proje ile on binlerce çocuğa ulaştı. Tayland, Yemen ve Ekvador’da ise 197 proje gerçekleştirilecek. Bunlar arasında yardımlaşma projeleri kadar, Somali’ye dikiş makineleri, Gazze’ye bakkal dükkânları, Türkiye içindeki yetim ailelerinin evlerinin tadilatı gibi kalkınma projeleri öne çıkıyor. 2014 Yetim Dayanışma Günleri için hazırlanan 350 projenin 149’u iseTürkiye’nin Adana, Ankara, Antalya, Batman, Bitlis, Bursa, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, İskenderun, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kastamonu, Kayseri, Koca- İHH İnsani Yardım Vakfı, 2014 Yetim Dayanışma Günleri’nde gerçekleştirilecek 350 proje kapsamında yurtdışında 44.274, ülke içerisinde ise toplam 20.769 yetim çocuğun yararlanacağını belirtti. // Afganistan, Arakan, Arnavutluk, Bangladeş, Bosna-Hersek, Burkina Faso, Cibuti, Çad, Çeçenistan, Endonezya, Etiyopya, Filipinler, Filistin, Gana, Gürcistan, Haiti, Irak, Kazakistan, Keşmir, Kırgızistan, Kosova, Lübnan, Makedonya, Mısır, Moritanya, Nepal, Pakistan, Preşova, Ruanda, Sancak, Sierra Leone, Somali, Sri Lanka, Sudan, Suriye, Tacikistan, Tanzanya, 200 yardım TIR’ı daha yola çıkmaya hazırlanıyor 685ú<(·'( 2011 yılında başlayan ve yaklaşık 3 yıldır büyük bir yıkımın yaşandığı Suriye’deki insani krizin boyutu, rakamlarla ifade edilemeyecek bir dramı yansıtıyor. Milyonlarca kişinin yerinden edildiği, en temel ihtiyaçların bile karşılanamaz durumda olduğu bölgede, İHH İnsani Yardım Vakfı, mağduriyetlerin başladığı gününden beri yardım çalışmaları yürütüyor. Gelinen noktada, yüz binlerce insan bu desteklerle hayata tutunmuş olsa da yıkım ve katliamlar artarak devam ediyor. Üstelik saldırılarla yaşanan ölümlere açlıktan ölümler de eklendi ve kış mevsimi tüm bu olumsuzlukları daha da artıran bir faktör durumunda. Dolayısıyla yardımlara olan ihtiyaç ve yardımların aciliyeti de her geçen gün artıyor. Bu tablo karşısında, bölgede yardıma muhtaç insanlar için bir çok yardım kampanyası düzenleyen İHH İnsani Yardım Vakfı, şimdiye dek gerçekleştirmiş olduğu en büyük TIR organizas- yonunu yapmaya hazırlanıyor. Bugüne kadar Suriye’ye 2 bin 100 yardım TIR’ı gönderen İHH, 1 Ocak-28 Şubat arasında göndermeyi hedeflediği 500 TIR’ın 200’ünü 23 Şubat Pazar günü Türkiye genelinde düzenlenecek programlarla kaldıracak. Kalkacak TIR’ların bir kısmı Cilvegözü ve Ceylanpınar sınır kapılarından direk geçiş yapacak, geri kalanları ise Kilis ve Reyhanlı’daki lojistik merkezlerimizde depolanacak. Yardımlar öncelikle, Suriye içindeki sınır hattı boyunda sıkışmış milyonlarca insana, daha sonra da Halep ve Şam çevresi ile Yermük kampı gibi iç bölgelere gönderilecek. // G Ü N DEM (-%*(ťM:9L 2014 17 18 G Ü N DEM (-%*(ťM:9L 2014 www.212haber.com ‘Başakşehir Şehir Hastanesi ÜÇ YIL İÇİNDE tamamlanacak’ B DKoHüHKLU6RKEHWOHULQLQ dokuzuncusu, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun katılımıyla Muhsin Ertuğrul tiyatrosunda gerçekleşti. Başakşehirlilerin yoğun ilgi gösterdiği sohbette Müezzinoğlu, Başakşehir Şehir Hastanesi’nin 3 yıl içersinde tamamlanacağı müjdesini verdi. Ev sahipliğini Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’ın yaptığı sohbete, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ve eşi eşi Faize Müezzinoğlu’nun yanı sıra, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu ve eşi Hamdiye Soylu, Başakşehir Kaymakamı Fatih Kocabaş, Başkan Yardımcısı Nurettin Ertemel ve Bahçeşehir sohbetlerin önceki konuklarından; Süzer Holding Onursal Başkanı Mustafa Süzer, MEMEDER Başkanı Prof. Dr. Vahit Özmen, Bahçeşehir Musiki Cemiyeti Başkanı Kadriye Zöngür katıldı. Açılış konuşmasını Başakşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Nurettin Ertemel’in yaptığı Bahçeşehir Sohbetleri, bölgenin kuruluşundan günümüze uzanan hikâyesinin anlatıldığı slâyt gösterisiyle başladı. BAHÇEŞEHİR’E YENİ HASTANE ‘İNSANLARIN ÜLKELERİNE KARŞIDA SORUMLULUKLARI VARDIR’ Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim görevlisi Doç. Dr. Mehmet Çelik’in moderatörlüğünde gerçekleşen sohbete Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Batı Trakya’dan Türkiye’ye uzanan hikâyesini anlatarak başladı: “Çocukluğumdan itibaren doktor olmak istiyordum. 1982 senesinde Cerrahpaşa’yı bitirdim. 83’yılında ceketimi alıp Meriç nehrini kaçarak geçtim. 1986 senesinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldum. Bir yanda bakanlık arabası bir yanda kendi arabam olsa ben kendi arabamı seçerim. Ama kendimize karşı sorumluluklarımız olduğu gibi bu ülkeye karşıda sorumluklarımız var. Bu nedenle insanlar kendilerini düşündüğü kadar ülkesini de düşünmelidir. Siyasette çektiğim sıkıntılar çoktur ama bu ülkeye karşı borçlarımız ve sorumluluklarımız da var” dedi. Gençlere tavsiyelerde de bulunan Bakan Müezzinoğlu: “Çocuklarımızda, gençlerimizde bulunması gereken üç şey vardır; özdeğer sahibi olmaları gerekir, öz saygıları olması gerekir, özgüvenleri olması ge- Bahçeşehir Sohbetlerinin dokuzuncusu, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun katılımıyla Muhsin Ertuğrul tiyatrosunda gerçekleşti. Başakşehirlilerin yoğun ilgi gösterdiği sohbette Müezzinoğlu, Başakşehir Şehir Hastanesi’nin 3 yıl içersinde tamamlanacağı müjdesini verdi. rekir. Tüm bunları çocuklarımıza, gençlerimize verebilirsek başarı zaten gelecektir. Anne baba olarak çocuklarımıza güvenmeliyiz. Kendisine saygısı olmayanın başkasına saygısı olmaz. Hayatımda en çok yaşadığım sıkıntıları seviyorum. Bir kapı kapanırsa, binlerce kapıyı açacak güç kendi içimizde vardır.” “Gençleri üçüncü doğru adreslere yöneltmeliyiz” diyen Sağlık Bakanı, doğru adresleri bulmak ve çoğalmanın yerel yönetimlerin sorumluluğunda olduğuna dikkat çekti, ‘Yerel belediyeler toplumun her kesiminden insana sağlıklı spor yapabileceği, sosyalleşebileceği alanlar oluşturmalıdır’ şeklinde konuştu. Hekimlik para için yapılacak meslek değildir, insanı sevmeniz gerekir. Sağlığın istismarına göz yumamayız ama her sorunu da kanunla çözemeyiz, diyen Bakan Müezzinoğlu, çözümün sağlık okur yazarlığını topluma aktarmakta olduğunu vurguladı: “Çocuklarımızın %90’ı bu dünyaya sağlıklı olarak geliyorlar. Önemli olan hastalanmadan, sağlığımızı koruyabilmeyi öğrenmektir” dedi. Başakşehirlilerin sorularını da yanıtlayan Bakan Müezzinoğlu, Başakşehir Şehir Hastanesi’nin önümüzdeki üç yıl içinde bölge sakinlerinin hizmetine açılacağı müjdesini de verdi. Sağlık Bakanı, “Ülkemizin sağlık sorunlarını çözmek için reel gerçekler üzerinde yürüyoruz, bizim ülke olarak hastane yapma sorunumuz yok, yetişmiş eleman sorunumuz vardır” dedi. Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, gecenin anısına Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na plaket takdim etti. Bakan Müezzinoğlu’na katılımı için teşekkür eden Başkan Uysal, Bahçeşehir’in hastane sorununa çözüm bulduklarını belirtti: “ Bahçeşehir’de belediyemize ait olan bir yeri özel hastaneye çevirdik. Yakında burada Medipol Üniversitemizin bir uygulama hastanesi faaliyete geçecek. Belediyecilik artık sosyal belediyecilik boyutu ile önemli. Elinde birçok imkânı olan insanlar bir araya gelemiyor, biz burada Bahçeşehir’de bir araya geldik. Bahçeşehir’de bulunan 350 dönümlük göletimizi, 1550 dönüme çıkartacağız. Göletimiz, Sayın Bakanımızın da dediği gibi üçüncü doğru adres olacak” dedi. // A DV E RT O R IA L www.212haber.com (-%*(ťM:9L 2014 SOO RESTAURANT’TA BÜYÜK DEĞİŞİM Bünyesinde 2 adet restaurant buůƵŶĚƵƌĂŶǀĞƵnjƵŶLJŦůůĂƌĚŦƌŐŦĚĂĂůĂŶŦŶĚĂĨĂĂůŝLJĞƚŐƂƐƚĞƌĞŶEĂƌͲDĞƌŶŽŶŝŵbŝƌŬĞƟ͛ŶĞďŝƌLJĞŶŝƐŝŶŝĚĂŚĂ ĞŬůĞĚŝ͘ ^KKZĞƐƚĂƵƌĂŶƚ͕ŬĂůŝƚĞůŝŬĂĚƌŽƐƵŝůĞLJĞŵĞŬůĞƌŝŶŚĂnjŦƌůĂŶŵĂƐŦŶĚĂŶƐƵŶƵŵƵŶĂŬĂĚĂƌ͕,ŝũLJĞŶ͕'ƺǀĞŶůŝŬǀĞ ,ĞůĂůŬĞƐŝŵŬĂǀƌĂŵůĂƌŦŶĚĂŶŬĞƐŝŶůŝŬůĞƂĚƺŶǀĞƌŵĞŵĞŬƚĞĚŝƌ͘ dĞŵĞů ĨĞůƐĞĨĞŵŝnj ŽůĂŶ ŚŝũLJĞŶŝŬ ƺƌĞƟŵŬŽƔƵůůĂƌŦŶĚĂ͕ƵƐƚĂĂƔĕŦůĂƌŦŵŦnj ƚĂƌĂķŶĚĂŶŚĂnjŦƌůĂŶŵŦƔŽůĂŶƚƺŵLJĞŵĞŬůĞƌŝŵŝnjŝŵŝƐĂĮƌůĞƌŝŶŝnjĞǀĞƉĞƌƐŽŶĞůŝŶŝnjĞŐƂŶƺůĨĞƌĂŚůŦŒŦŝůĞŝŬƌĂŵ ĞĚĞďŝůŝƌƐŝŶŝnj͘ zĞŵĞŬŚŝnjŵĞƚůĞƌŝŶĚĞǀĂnjŐĞĕŝůŵĞnj ŽůŵĂŬǀĞƐŝnjĚĞŒĞƌůŝŵƺƔƚĞƌŝůĞƌŝŵŝnjŝŶƚĂŬĚŝƌŝŶŝŬĂnjĂŶŵĂŬďŝƌŝŶĐŝŚĞĚĞĮŵŝnjĚŝƌ͘ dƺƌŬŝLJĞ͛ŶŝŶĞŶƂŶĚĞŐĞůĞŶ'ŦĚĂǀĞ dĞŵŝnjůŝŬĞŶĞƟŵbŝƌŬĞƟ/^/^ƚĂƌĂķŶĚĂŶďƵĂůĂŶĚĂ^ĞƌƟĮŬĂŝůĞŽŶƵƌůĂŶĚŦƌŦůĚŦŬ͘ ^ĂďĂŚůĂƌŦĂĕŦŬďƺĨĞŬĂŚǀĂůƚŦ͕ƉŝĚĞ ĕĞƔŝƚůĞƌŝ͕ ŦnjŐĂƌĂůĂƌ ǀĞ ƐƵůƵ LJĞŵĞŬ ŚŝnjŵĞƚůĞƌŝǀĞƌŵĞŬƚĞLJŝnj͘ dŽƉůƵ LJĞŵĞŬ ƚĂůĞƉůĞƌŝ͕ ĚƺŒƺŶͲŶŝƔĂŶͲƐƺŶŶĞƚŽƌŐĂŶŝnjĂƐLJŽŶůĂƌŦ͕ƂnjĞů ƚŽƉůĂŶƚŦ LJĞŵĞŬůĞƌŝ ŝĕŝŶ ĞŶ ƵLJŐƵŶ ĂĚƌĞƐďŝnjŝnj͘ <(1ú/(1(1 .$/ú7( <(1ú KADRO <(1ú +ú=0(7 <(1ú /(==(7 dh1.h <(0(.úûú *h9(1úûú 7ŬŝƚĞůůŝKƌŐĂŶŝnjĞ^ĂŶĂLJŝƂůŐĞƐŝ'ŝLJŝŵǀĞ^ĂŶĂƚŬĂƌůĂƌ<ŽŽƉ͘ϱůŽŬ7ŬŝƚĞůůŝͲĂƔĂŬƔĞŚŝƌͬ7^dEh> 0212 671 89 58 19
Benzer belgeler
Yürüyüşe Devam!
Bakanlığı’na kadar gideceğiz. Sorunu anlatacağız fakat buna rağmen çözülemeyecek. Son olarak parti ve meclis üyesi arkadaşlarımızla basın toplantısı düzenleyeceğiz. Eğer bundan da bir sonuç alamazs...
Kafanız karışmasın
Tayyip Erdoğan” diye konuştu. Albayrak konuşmasının sonunda “Türkiye tehdit ve şantajlara boyun eğmediği ve güçlü şekilde ayakta kalmaya devam ettiği zaman dünyanın
savunan adam
Mısır’da hayatının kaybedenlerin isimlerinin de okunduğu gecede, vatandaşlar sık sık tekbir getirerek Mursi aleyhine
slogan attılar. Programın finalinde ise Rabia direnişine adanan bir operet hep bir