Kafanız karışmasın
Transkript
\\ www.212haber.com // 20 MART - 05 NİSAN 2014 Yıl:4 l:4 Sayı:51 Fiyatı: 1 $5 0ú/<21/ $ ,·' <(1ú.$3 %8/8û78 û(9.ú<,/0$='(9/(7&(6(77ú52168=58+2/0$=58+68='$'ú16ú='('(9/(72/0$= Refah Partisi Rize Eski Milletvekili Şevki Yılmaz, “Vallahi Türkiye’yi hiçbir güç geçemeyecek; çünkü burası manyetik alandır. Burada Türkiye’nin kurucusu Eyyub el-Ensârî yatıyor. Osmanlı’nın da Selçuklu’nun da kurucusu odur. Aşamazlar Eyyub el-Ensârî’yi.” diye konuştu. ŞIMARMAYIN! DAHA ORHAN GAZİ DÖNEMİNDEYİZ <,/0$=“Vatanınıza sahip çıkın. Bu ülke henüz ayağa kalkmakta olan bir ülke. Şımarmayın, daha işin başındayız. Daha Orhan Gazi dönemindeyiz; aklınızı başınıza alın. Henüz dünyanın süper güçleri ortada. Çanakkale’den sonra Osmanlı’yı yıkanlar bugün hala dünyaya hâkimler. Kitap, mizan, hadid elimizde olmadan güçlü devlet olamayacağız.” ifadelerini kullandı. DEMİR SİZİN EMRİNİZDE OLMAZSA… E D ’ 8 1 Î SÖZDE GAZETEYLE KUMPAS! <,/0$=û81/$5,6g</('ú “İçimizdeki beyinsizler yüzünden mezarlığa mahkûm edilen Kur’an, hayatımızın kitabı olacak. Ticareti ele geçireceksiniz. Ağır sanayiyi ele geçireceksiniz. Demir sizin emrinizde olacak. Füzeleriniz, uçaklarınız olacak. İşte bu sahada adım atan bir iktidar bugün alaşağı edilmek isteniyor.” $5$/,.operasyonuyla hükümeti devirmek isteyen paralel yapı bu kez de bastırdıkları ne olduğu belirsiz gazetelerle kafaları karış- Bugüne kadar mitinglerini Zeytinburnu’daki Kazlıçeşme Meydanı’nda gerçekleştiren AK Parti, ‘Yeniden Milli İrade Mitingi’ başlıklı İstanbul mitingi için denize dolgu yapılarak inşa edilen Yenikapı Meydanı’nı seçti. Mitinge 2 milyondan fazla vatandaş katıldı. İSTANBUL BUGÜN BİR BAŞKASIN %$û%$.$17$<<ú3(5'2ø$1“Bugün bir kez daha oyunları, tuzakları bozuyorsun İstanbul. Bugün bir kez daha dostun kalbine umut ve sürur, düşmanın kalbine korku salıyorsun İstanbul. Sen tarihin yükünü bir emanet gibi sırtında taşıyorsun. Sen Açe’deki Müslümanın, Somali’deki yoksulun, Afrika’daki mazlumun umudunu sırtında taşıyorsun.” diye konuştu. $.3$57ú Başakşehir Gençlik Kolları’nın “Sana Emanet” programında gençlerle buluşan Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, “Gezicilerin, 17 Aralıkçıların Başakşehir’e kasıtları var. Son dönemlerde hiçbir ilçeyle ilgili yapmadıkları kadar yayın yapıyorlar. Biz kimseyi kandırarak buraya gelmedik. Doğruları söylediğimiz için bu millet yanımızda.” ifadelerini kullandı. Î 12 Suriye’de şehid olan Abdurrahman Koç’un oğlu Usame Koç: ŞEHİDLERİN YOLU YOLUMUZDUR &+3Başakşehir Belediye Başkan adayı Özgür Karabat, “Başakşehir nüfusu ve yapısı itibarı ile büyük bir meydanı hak ediyor. Hızla artan nüfus sayısına cevap verecek doğal yapıları, yürüyüş ve bisiklet yolları, dinlenme alanları olan bir meydan yapacağız.” diye konuştu. Î 22 ú++Başkanı Bülent Yıldırım’ın da katıldığı “Suriye halkı haykırıyor” programında Suriye şehitlerinden Şehit Abdurrahman Koç’un oğlu Usame Koç babasını anlatırken herkesi gözyaşlarına boğdu. Usame Koç, “Şehitler ölmez, Allah katında diridirler.” diyerek Türkiyeli müslümanlara direnişe katkı çağrısında bulundu Î 8 Kafanız karışmasın Erol ÇAKIR (5'2ø$1“Ey Pensilvanya daha ne istiyordun? Üniversite dedin, sana üniversite verdik. 17 tane üniversiteye sana müsaade verdik. Unutmayın, kişi sevdikleriyle beraber haşrolunacaktır. Pensilvanya sen Bahçeli’yle, sen Kılıçdaroğlu’yla haşrolunacaksın. Ama biz de işte biz de bu meydandakilerle haşrolunacağız.” diye konuştu. Gençler ‘SANA EMANET’ dedi tırmaya devam ediyor. İstanbul’un tamamında yüz binlerce gazete basıldı ve Başakşehir’de de blokların önlerine ve esnafa dağıtıldı. Î 3 ‘Başakşehir geçilen değil, gezilen bir kent olsun istiyoruz’ DAHA NE İSTİYORDUN? [email protected] < <(5(/6(dú0/(5ú1ĂĚŦŵĂĚŦŵ LJĂŬůĂƔƨŒŦďƵŐƺŶůĞƌĚĞ͕ƐŝLJĂƐĞƚ ŵƺŚĞŶĚŝƐůĞƌŝŶŝŶLJĂƉŵĂLJĂĕĂůŦƔƨŒŦ ƔĞLJŝŶƐĂŶůĂƌŦŶŬĂĨĂůĂƌŦŶŦŬĂƌŦƔƨƌŵĂŬǀĞnjŝŚŝŶƐĞůďƵůĂŶŦŬůŦŒĂŶĞĚĞŶ ŽůŵĂŬ͘ Î 3 2 G Ü N DEM *(E9JL%(-FÿK9F2014 ‘Başakşehir’e hiç kış gelmeyecek’ B $û$.û(+ú5%(/('ú<(6ú’nin, Başakpazar Fuar ve Sergi alanında düzenlediği ‘Şenlik’de, ilçe sakinleri baharın gelişini hep birlikte kutladı. 5 ton balığın ikram edildiği şenlikte, Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’da bir süre balık standına geçerek elleriyle balık pişirdi, vatandaşlara ikram etti. Bahar Şenliği’nde, ilçe sakinleri yağışlı havaya aldırmadan Necdet Kaya’nın türküleriyle eğlendi. Vatandaşlar, Başakşehir Belediyesi’nin kurduğu İletişim Merkezi’nde talep ve şikâyetlerini iletti. Yine Başakşehir Belediyesi Living Lab’ın ilk projesi olan Mobil Sağlık Uygulaması’da şenlikte yer aldı, katılımcılara ücretsiz sağlık taraması yapıldı. Komşu ilçelerden de yoğun katılımın olduğu Bahar Şenliği’ne Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’ın yanı sıra Ak Parti Başakşehir İlçe Başkanı Ayhan Özgürel, Başkan Yardımcıları Fazlı Korkut, Haluk Dikbaş, Yasin Kartoğlu, Murat Şahin katıldı. Bu sene ikincisi düzenlenen Bahar Şenliği’nde vatandaşlara hitaben bir konuşma yapan Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, “Biliyorsunuz, hizmetle dolu 5 yılı ardımızda bırakmak üzereyiz. Altyapısından çevre düzenlemelerine, sosyal yardımlarından kültür sanat etkinliklerine kadar Başakşehir’i İstanbul’un ve Türkiye’nin ‘model şehri’ haline getirdik. Vatandaşlarımızla birlikte baharın gelişini bir şenlikle kutlayalım istedik. Önümüzdeki senelerde de bu festivalimizi devam ettireceğiz. Geçtiğimiz şenliğe 20 bin civarında vatandaşımız katılmıştı. Bu sene ise kalabalık ve ilgi daha da arttı. 2530 bin katılımcımız var. Başakpazarımız İstanbul’un örnek gösterilen bir kapalı pazarı. Önümüzdeki dönemde her mahallemize böyle güzel, AVM konforunda kapalı pazarlar yapacağız. Oralarda da www.212haber.com Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, “Önümüzde seçimler var. Ülkemizde hakim olan bahar havasını kışa döndürmek isteyen insanlar var. Onlara fırsat vermeyeceğiz. Başakşehir, Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın temellerini attığı bir ilçe, bu yüzden Başakşehir’e hiç kış gelmeyecek.”dedi. ELLERİYLE BALIK PİŞİRDİ, VATANDAŞA İKRAM ETTİ ĂƔĂŬƔĞŚŝƌĞůĞĚŝLJĞƐŝ͛ŶŝŶ͕ĂƔĂŬƉĂnjĂƌ&ƵĂƌǀĞ^ĞƌŐŝ ĂůĂŶŦŶĚĂĚƺnjĞŶůĞĚŝŒŝ͚bĞŶůŝŬ͛ĚĞ͕ŝůĕĞƐĂŬŝŶůĞƌŝďĂŚĂƌŦŶŐĞůŝƔŝŶŝŚĞƉďŝƌůŝŬƚĞŬƵƚůĂĚŦ͘ϱƚŽŶďĂůŦŒŦŶŝŬƌĂŵ ĞĚŝůĚŝŒŝƔĞŶůŝŬƚĞ͕ĂƔĂŬƔĞŚŝƌĞůĞĚŝLJĞĂƔŬĂŶŦDĞǀůƺƚhLJƐĂů͛ĚĂďŝƌƐƺƌĞďĂůŦŬƐƚĂŶĚŦŶĂŐĞĕĞƌĞŬĞůůĞƌŝLJůĞ ďĂůŦŬƉŝƔŝƌĚŝ͕ǀĂƚĂŶĚĂƔůĂƌĂŝŬƌĂŵĞƫ͘ böyle güzel şenlikler, etkinlikler yapacağız. Kapalı pazarlarımız mahallelimizin sosyal paylaşım ortamı olacak.”dedi. Yaklaşan yerel seçimlere de değinen Başkan Uysal, sözlerini şöyle sürdürdü, “Önümüzde seçimler var. Ülkemizde hakim olan bahar havasını kışa döndürmek isteyen insanlar var. Onlara fırsat vermeyeceğiz. Başakşehir Sayın Başbakanımız R.Tayyip Erdoğan’ın temellerini attığı bir ilçe, bu yüzden Başakşehir’e hiç kış gelmeyecek.”dedi. VATANDAŞLAR ‘ŞENLİĞİ’ ÇOK BEĞENDİ Zeynep Aslan: Çocuğumla birlikte geldim. Şenlik çok güzel. Belediyemizden çok memnunum, kimin yardıma ihtiyacı varsa hemen koşuyorlar. Allah belediyemizden razı olsun. Alahaddin Özdemir: Başakşehir İstanbul’un seçkin bölgelerinden birisi. 10 yıldır 4. Etapta oturuyorum. Kendimizi özel bir bölgede oturuyor hissediyoruz. Program çok güzel. Hava biraz kötü ama katılım güzel. Bülent Şık: Çok güzel bir hizmet. Mahmutbey’de oturuyorum. Başakşehir’de esnafım, buraya taşınmayı düşünüyorum. Songül Çelik: Siirt’ten misafir olarak geldim. Şenlik çok güzel, katılmak istedim. Ücretsiz sağlık taraması uygulaması çok güzel. Diğer bölgelerimizde de bu uygulamaların olmasını temenni ediyorum. // www.212haber.com G Ü N DEM *(E9JL%(-FÿK9F2014 Sözde gazeteyle kumpas! 17 Aralık operasyonuyla hükümeti devirmek isteyen paralel yapı bu kez de bastırdıkları ne olduğu belirsiz gazetelerle kafaları karıştırmaya devam ediyor. İstanbul’un tamamında yüz binlerce gazete basıldı ve Başakşehir’de de blokların önlerine ve esnafa dağıtıldı. 3 0 MART’ta yapılacak yerel seçimler öncesi paralel yapı gündemi çarpıtmaya devam ediyor. 17 Aralık operasyonuyla hükümeti devirmek isteyen paralel yapı bu kez de bastırdıkları ne olduğu belirsiz gazetelerle kafaları karıştırmaya devam ediyor. İstanbul’un tamamında yüz binlerce gazete basıldı ve apartmanların önüne 3’er 5’er bırakılmaya başlandı. ‘Demokrat İstanbul’ adıyla ‘haftalık’ basılan gazete, 17 Aralık operasyonunda üretilen sahte delil ve tape içerikleriyle vatandaşın kafasını kurcalamayı hedefliyor. HAFTALIK GAZETE AMA 3 AY ÖNCESİNİN HABERİNİ VERİYOR Haftalık çıktığı iddia edilen Demokrat İstanbul gazetesinin içeriğinin sadece 17 Aralık Operasyonu ile ilgili haberlerinin yer alması ise gözlerden kaçmadı. Ertuğrul Günay, İdris Bal, Hakan Şükür’ün AK Parti’den istifasını yeni bir gelişme gibi veren gazetenin asıl amacının ise gazete biraz incelendiğinde ortaya çıkıyor. Gazetenin arka sayfasında yer alan künye kısmında, ilk baskısının 7 Mart’ta yapıldığı gö- rülüyor. Kenan Metin’in imtiyaz sahibi olduğu gazetenin adresi ise Şişli olarak gözüküyor. 25 kuruştan satıldığı iddia edilen gazetenin bedava dağıtılması, ‘Bu sermayenin sahibi kim?’ sorusunu da akıllara getirdi. VATANDAŞIN ŞAŞKINLIĞI 7 Mart tarihli gazetenin gece yarısından sonra dağıtılması ise dikkatlerden kaçmadı. İstanbullu vatandaşlar, sabah uyandıklarında apartmanının önünde bu gazeteyi gördüklerinde kısa süreli bir şaşkınlık yaşadı. // 3 Erol ÇAKIR [email protected] Kafanız karışmasın <(5(/6(dú0/(5ú1adım adım yaklaştığı bugünlerde, siyaset mühendislerinin yapmaya çalıştığı şey insanların kafalarını karıştırmak ve zihinsel bulanıklığa neden olmak. Paralel yapının 17 Aralık’tan sonra ülke gündemine soktuğu mesnetsiz ve yersiz iddialar dolayısıyla, masa başında siyasi hesaplar üretenler müthiş bir bölüşümün payını siyasal partiler arasında dağıtımla meşguller. Türkiye, bugünlere gelinceye kadar bir çok badire atlattı… İnanın, Paralel Yapının kime hizmet ettiği belli olmayan çabalarıyla hayatımıza giren iddialardan çok daha fazlası, geçmiş dönemde siyaset kültürümüzün içine sokulmaya çalışıldı. 1960 darbesinde yaşadığımız şey, militarizmin siyasete biçim vermeye çalıştığı, Başvekil Adnan Menderes ve arkadaşlarının canına malolan bir demokrasi süreciydi. 1970’lerde yaşadığımız muhtıra da, aslında bu yönde bir telakkinin unsurlarını içinde barındırıyordu. 12 Eylül, vicdanlarımızı kanatan ve demokrasinin rafa kaldırılmasının tarihin kara sayfalarına geçen bir süreçti. 28 Şubat ise, sadece militarizmin değil, medyanın, yargının, işadamlarının, o dönemde 5’li Çete olarak tasnif edilen demokrasi dışı gücün, illegal bir kalkışmanın ürünü oldu. 17 Aralık, bir yönüyle direkt olarak demokrasiyi hedef almayan bir panorama sergiliyordu, ama, işbaşında ve başarılı bir hükümetin elini kolunu bağlamak, halk nezdinde itibarsızlaştırmak ve görevini yapamaz konuma getirmek amacında olan, vicdanlara yapılan bir darbe niteliğindeydi. Kafalarımız karıştırılmaya çalışıldı… Vicdanlarımız rahatsız edildi… Toplumun zihinsel performanslarında hükümetle ilgili soru işaretlerinin ortaya çıkması hedeflendi. Bir atasözümüzde denildiği gibi, “Kurt puslu havayı sever”… Herkes konuşuyor… Bilen de konuşuyor, bilmeyen de konuşuyor… Bu vicdan darbesinin ortaya çıkmasını sağlayanların hedefinin, hükümetin alaşağı edilmesi olduğu açıkça belli değil mi? Türkiye’de her iki seçmenden birinin teveccüh gösterdiği, 11 yıldır bu ülkenin sağlık, ulaşım, kültür-sanat, milli eğitim, yargı alanında yaptığı reformlarla, din ve vicdan noktasındaki özgürlüklerin genişletilmesi çalışmalarıyla, ülkenin her tarafında yaptığı trilyonluk yatırımlarla başarısı noktasında kimsenin ses çıkaramadığı bir hükümetin, legal yollarla işbaşından uzaklaştırılması konusunda demokrasi dışı güçlerin endişeleri vardı. Nasıl ki, 28 Şubat’ta illegal yollara tevessül edildiyse, seçimlerin birkaç ay öncesinde de, bir kara propagandayla siyasetin dizayn edilmesi harekatı yapılmasına karar verdiler. Devlet içinde devlet olabilmek, ülkeyi yönetilemez boyuta düşürmek için planlanan bu girişim, halkın vicdanında yankı bulmadı. Zira, bu mesnetsiz girişimlerin, tamamen siyaseti dizayn etme felsefesinden kaynaklandığını halkımız gördü ve tavrını ona göre aldı. Bir çok kez demokrasimizi hileyle, desiseyle rafa kaldırmaya çalışan siyaset mühendislerinin, bu sefer de insanlarımızın kafalarını karıştırmaya yönelik böyle bir harekat yaptığı, tüm unsurlarıyla ortaya konulurken, milletimiz safını çok iyi belirleyecek bir şekilde yalanlara itibar etmedi. Kimsenin kafası karışmasın… Bu entrikalar, bu yalanlar, sizleri oy vereceğiniz siyasal partiden vazgeçirmek için özel olarak masa başında kurgulanmıştır. Bugün, Başbakanın farklı illerde yaptığı mitinglerde toplanan yüzbinlerce insan, hem bu kara propagandaya alet olmayacaklarını, hem de hükümetlerine aynı desteği vereceklerini haykırıyorlar. Paralel yapının kurguladığı ve dünya güçlerine pazarladığı siyaset bilançomuz, 30 Mart akşamında üzerimizde türlü oyunlar oynayanların tuzaklarını boşa çıkaracaktır. Onların anketleri boşa çıkacaktır, onların siyasi hesapları boşa çıkacaktır… Zihinlerimize işlemeye çalışsalar da, biz “bağımsız ve hür irademizle” sandıklara gideceğiz, ma’şeri vicdanımıza danışarak oylarımızı atacağız, her zaman kimin yanındaysak yine onun yanında olacağız. Kimsenin kafası karışmasın! Paralel yapı, kendisini Kaf Dağında görerek, bazı bölgelerde A Partisini, bazı bölgelerde B Partisini destekleme kararı bile alsa, bu millete olan sevdanın, hizmet aşkının önüne kimse geçemeyecektir. Hakkaniyet budur… Bu milletin feraseti ve basireti hepsini altedecektir. Şimdi birlik olma zamanıdır… Elele vermek zamanıdır… Oynanan oyunları görmek zamanıdır… İllegal yollara tevessül eden, onlara bu yolu açmak için devletin imkanlarını kullanmaktan çekinmeyenlere ders vermek zamanıdır. Yalan ne kadar hızlı olursa olsun, gerçek bir gün onu geçecektir! Tüm siyasi partilere seçimlerde başarılar diliyorum. 4 E Ğ İ Tİ M *(E9JL%(-FÿK9F2014 www.212haber.com Tabletle eğitimdeki engelleri aşacaklar “Online Eğitim ile Engelleri Aşıyoruz” Projesi Kapsamında, Başakşehir Belediyesi tarafından düzenlenen programda 57 bedensel engelli öğrenciye tablet bilgisayar dağıtıldı. T h5.ú<(%(<$=$<'(51(øú’nin, İstanbul Kalkınma Ajansı ve İstanbul Valiliği işbirliğiyle hazırladığı, “Online Eğitim ile Engelleri Aşıyoruz” Projesi kapsamında Başakşehir Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıya Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Türkiye Beyazay Derneği Başkanı Milletvekili Lokman Ayva, Ak Parti Başakşehir Kadın Kolları Başkanı Sevgi İlhan, öğrenciler ve veliler katıldı. Programda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Engellier Müdürlüğü Gösteri Sanatları Topluluğu tarafından okunan şarkılar ve engellilerden oluşan Kafkas Halk Dansları gösterisi yer aldı. 7-18 YAŞ GRUBUNDAN 431 ÖĞRENCİ Programda bir konuşma yapan Beyazay Derneği Başkanı Milletvekili Lokman Ayva proje hakkında bilgiler verdi. Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal tablet dağıtım töreninde yaptığı konuşmada, nüfusun yüzde 10’unu oluşturan engellilerin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından bu kadar yaygın olarak gündeme taşındığını belirterek; “Başbakanımız kamu görevlilerinin engelliler konusunda da yapması gereken görevleri olduğunu 1994’te belediye başkanı olduğunda göstermiş oldu. Bugün de tüm kamu kuruluşlarına engelliler konu- sunda kanunen zorunluluklar getirildi ve gelişmiş ülkelerdeki imkânları ülkemize de kazandırmak konusunda çalışıyoruz. Sadece kanunun verdiği zorunluluklar yetmez, gönüllülük de gerekiyor. Bu işin başına halden anlayan ve engellilerin durumunu daha iyi bilen insanları getirerek engellilerin sorunları çözülebilir. Biz de belediyemizde buna önem veriyoruz. Eğitim, sosyal ve günlük hayatta da elimizden geldiği kadar destek olmaya ve hayatlarını kolaylaştırmaya çalışıyoruz. Şu an bu salonda tabletlerini alan çocuklarımızın eminim ki yarın meslekleriyle ilgili kurdukları hayalleri gerçek olacak. Hepinize başarılar diliyorum.” diye konuştu. // O’nu okudular, O’nu araştırdılar, O’nu öğrendiler %$û$.û(+ú5%(/('ú<(6ú’nin Bilgievleri arasında düzenlediği 3. Siyer yarışması finali, Başakşehir Emin Saraç Kültür Merkezi’nde yoğun bir katılımla gerçekleşti. Genel sınavda dereceye giren öğrenciler final yarışmasında ter döktü. Yarışmanın finaline Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Başkan Yardımcıları Murat Şahin, Haluk Dikbaş, çok sayıda Bilgievi öğrencisi ve velisi katıldı. Yarışlarda her Bilgievinden 3’er öğrenci Hz. Muhammed’in (s.a.v) hayatını konu edinen sorular karşısında ter döktü. Kısa bir süre içerisinde hızlı ve doğru cevap veren öğrenci gruplarından kazanan Altınşehir Bilgievi oldu. Program Sunucusu Nur Haktan’ın sunumu ve Bilgievi Siyer Kulübü öğrencilerinden Nurullah Nezih’in Kuran tilaveti ile başlayan yarışmanın jürisinde; Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, Araştırmacı-Yazar Yrd. Doç. Dr. Ebubekir Sifil, İlçe Müftüsü Ahmet Bilgi ve Bilgievi çocuklarının çokça okuduğu kitapların Yazarı Nurdan Damla yer aldı. Her Bilgievini temsilen 3’er öğrencinin katıldığı yarışmaya; Şahintepe, Cevdet Kılıçlar, Cemil Meriç, Güvercintepe, Necdet Yıldırım, Altınşehir, Akif İnan Bilgievleri’nden toplam 21 öğrenci katıldı. Öğrencilere Peygamberimizin doğumu, çocukluğu, gençliği ve dönemin önemli olaylarından derlenen 25 soru yöneltildi. Sorulan 25 sorunun ardından birinci Altınşehir Bilgievi, ikinci Güvercintepe ,üçüncü ise Şahintepe Bilgievi oldu. Altınşehir Bilgievi öğrencileri Figen Sürü, Rümeysa ve Rabia Sönmez, “Bizim için sorular zor değildi. Yaklaşık 1 senedir çalışıyorduk. Hiç bırakmadık Siyer’e çalışmayı. Soruları cevaplarken çok heyecan vardı, heyecanımıza yenik düşmedik ve emin olduk. Soruların yanı sıra Peygamber Efendimiz bizim öncümüz onun hayatını bilmemiz gerekiyor” dedi. // Başakşehir Belediye Zabıtası, ödül aldı ú67$1%8/%h<h.û(+ú5%(/('ú<(6úZabıta Daire Başkanlığı konferans salonunda gerçekleşen törende, sivil toplum kuruluşlarına, medya organlarına, radyolara, kamu kurum ve kuruluşlarına, eğitim ve öğretim kurumlarına ve bilinçli tüketicilere ödüller ve plaketler dağıtıldı. 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü münasebetiyle düzenlenen Geleneksel Tüketici Hakları Paneli ve Ödül Töreninde Başakşehir Belediyesi Zabıta Müdürlüğü adına ödülü Zabıta Müdürü Faruk Öztürk aldı. ‘BİLİNÇLİ VATANDAŞ, HUZURLU BİR İLÇE’ Başakşehir Belediyesi Zabıta Müdürlüğü adına ödülü alan Zabıta Müdürü Faruk Öztürk, konuyla ilgili yaptığı açıklamada: “Başakşehir ilçemiz farklı coğrafi ve kültürel altyapılara sahip bir bölge. Başakşehir Belediyesi Zabıta Müdürlüğü olarak ilçedeki kamu kurumları ile koordineli çalışmalar yürütüyoruz. Vatandaşlarımızın yasal sorumlulukları ve tüketici hakları konusunda okullarımızda ve AVM’lerimizde düzenlediğimiz eğitim programlarımızla bilinçlendirme çalışmaları yürüterek; bilinçli vatandaşların yaşadığı huzurlu bir ilçe olmak adına var gücümüzle kapsamlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” dedi. // 6 Sİ YASET *(E9JL%(-FÿK9F2014 Sandıkları 1 milyon kişi ile koruyacak Yerel seçimlere şaibe karıştırmak ve sonuçları tartışmalı hale getirmek isteyenlere ve provokasyonlara karşı önlem alan AK Parti, 1 milyon üyesini sandık çevresinde görevlendirecek. 3 0 MART’ta yapılacak yerel seçimleri provoke etmek isteyenlere karşı önlem alan ve sonuçlar üzerindeki tartışmaları önlemek isteyen AK Parti, yol haritası hazırladı. 8 milyon kayıtlı üyeden 1 milyonu sandıklarda görevli olacak. Parti teşkilatı, sonuçları kısa sürede genel merkeze aktaracak. 30 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde Türkiye genelinde 52 milyon 695 bin 831 seçmenin 194 bin 310 sandıkta oy kullanacak. Seçimlere yönelik partiler hazırlıklarını sürdürürken, sandık güvenliği de ön plana çıktı. AK Parti bu kapsamda 1 milyon üyesini sandık çevresinde görevlendirecek. Bir asıl, bir yedek müşahidin yanı sıra, 9 kişilik sandık yönetim kurulu üyelerini görevlendiren Parti teşkilatı, AKBİS’ten (AK Parti Bilgi Sistemleri) de en üst düzeyde yararlanacak. Sonuçlar Erdoğan’a 2 saat içinde ulaştırılacak. YOL HARİTASI HAZIR Yeni Şafak’ın haberine göre AK Parti, sandıklarda tüm teşkilatını çalıştıracak bir yol haritası belirledi. Buna göre kayıtlı 8 milyon üyenin 1 milyonu sandık ve seçim bölgelerinde görevlendirildi. Bir asıl, bir yedek müşahidin yanı sıra, 9 kişilik sandık yönetim kurulu üyelerini görevlendiren Parti teşkilatı, haberleşme ve iletişim için de özel donanımlı telefonlar kullanılacak. Kullanıcılar, özel şifre ile sisteme dahil olarak bilgilerini aktarabilecek. Sistemde, özel güvenlik duvarı da bulunuyor. AKBİS YENİLENDİ Seçim sonuçlarının hızlı şekilde genel merkeze bildirilmesi için AKBİS sistemi de baştan aşağı yenilendi. Yazılım ve donanım olarak yeniden güncellenen AKBİS seçim sonuçlarını engeç 2 saat içinde genel merkezdeki Seçim Koordinasyon Merkezi’ne (SKM) bildirecek. Başbakan Tayyip Erdoğan, seçim sonuçlarını sandıkların açılmasıyla birlikte en geç 2 saat içinde öğrenecek. SİSTEM NASIL ÇALIŞACAK? Sistemin çalışması AK Parti’nin sandıklarda görevlendirdiği isimler üzerinde toplanan verilerin genel merkez SKM’ye ulaştırılması şeklinde işleyecek. AKBİS ile sandık başında olan AK Partili görevliler, il ve ilçelerde hizmet veren kişilerle birebir iletişim kurabilecekleri gibi, tüm görevlilere toplu mesaj da gönderebilecek. Parti adına sandık başında görevli müşahitler, genel merkeze sorularını ve karşılaştıkları sıkıntıları anında iletecek. ‘AK Parti’nin Twitter’ı’ olarak nitelendirilen sistem İstanbul ve Ankara başta olmak üzere pek çok ilde pilot olarak denendi ve testlerden başarıyla çıktı. // www.212haber.com www.212haber.com G Ü N DEM *(E9JL%(-FÿK9F2014 7 Evleriniz değer kazanacak, KESİNLİKLE SATMAYIN Başakşehir Belediyesi, Boğazköy’de yerleşimlerin başlamasından bu yana yıllar içinde daha da büyüyerek karmaşık bir hal alan imar ve iskân sorunlarını çözdü. Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, “Mülkleriniz tapularınızla birlikte kat ve kat değerlenecek. Bu nedenle kesinlikle dairelerinizi satmayın. Boğazköy’de evler, kısa sürede Bahçeşehir’deki evler kadar değer kazanacak.” dedi. B 2ø$=.g<’de, 20 yılın hayalini gerçekleştiren Başakşehir Belediyesi, Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi (BKSM)’de düzenlediği şenlikte 538 hak sahibine iskân ve tapularını verdi. 2009 yılından bu yana yapılan çalışmalarla toplamda 67 Kooperatif adına 2274 adet bağımsız bölüme iskân ve tapuları dağıtılmış oldu. Sanatçı, Ferhat Göçer’inde bir konser verdiği programda Boğazköylü hak sahipleri iskan ve tapularını Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’ın elinden aldı. Şenliğe dönüşen iskânlı tapu dağıtım törenine 1500’e yakın bölge sakini katıldı. Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, “67 kooperatif adına 2274 bağımsız bölüme iskân vermenin ve 20 yıllık bir mağduriyeti ortadan kaldırmanın gururuyla karşınızdayız. 5 yıl gibi kısa bir sürede Boğazköy’e verdiğimiz hizmet, inanın saymakla bitmez. Prestij yollar yapıyoruz. Yol yenileme çalışmaları için 64 bin ton asfalt dökmüşüz. Bazı Anadolu illerinde 5 yılda dökülen asfalttan fazla bir rakam bu. Boğazköy parkımızı yeniledik. Yürüyüş yollarıyla, kameriyeleriyle, oyun gruplarıyla pırıl pırıl bir park oldu. Talep eden 64 sitede çevre düzenleme- si yaptık. 12 yeni oyun alanı, 13 oyun alanı yenilemesi gerçekleştirdik. 15 noktada 39 akıllı yer altı çöp koyteyneri ile tertemiz bir Boğazköy hedefledik ve gerçekleştirdik. Bahçeşehir-Esenyurt TEM ilave yolları projesi. İşte Estonşehir-Boğazköy viyadük ve yan yol projeleri ile trafik sorununu çözdük. Eşkinoz deresi ıslah ediliyor. Islah çalışmaları bitince Bahçeşehirliler ve Boğazköylüler muhteşem bir parka kavuşacaklar bu alanda. Sanıyorum 2017 gibi tamamen bitirmiş olacağız bu işi. Tabii, hassasiyetle önem verdiğimiz bir proje daha var. Bahçeşehir gölet alanımız 350 dönümden 1.500 dönüme çıkıyor. Göletimiz, Boğazköy’e de geliyor. Pazartürk’ü, Boğazköy’e taşıma projemiz var. Kısa zamanda hayata geçireceğiz. Türkiye’nin en modern kapalı Pazar yeri Boğazköy’de olacak inşallah.” dedi. ULAŞIM SORUNLARI ÇÖZÜLÜYOR Boğazköy’de ulaşım sorunu ile ilgili gelişmeleri de aktaran Uysal, sözlerine şöyle devam etti: “Metromuz Başakşehirimize geldi. Ring seferleriyle Boğazköylü vatandaşlarımız kolayca metroya ulaşabiliyor. Otobanımıza paralel bir yolumuz olacak. Projelendirme çalışması tamamlandı. Beşiktaş’tan Halkalıya uzanacak olan yeni bir ulaşım hattı çalışması var. Bu hat Halkalı’dan, Bahçeşehir’e, oradan da Beylikdüzü’ne geçecek. Bahçeşehir’de, İETT garajı kurulacak böylelikle ulaşımda önemli mesafeler kat etmiş olacağız.” BOĞAZKÖY KISA SÜREDE BAHÇEŞEHİR OLACAK 7ƐŬąŶǀĞƚĂƉƵůĂƌŦŶŦĂůĂŶŽŒĂnjŬƂLJůƺůĞƌĞƐĞƐůĞŶĞŶĂƔŬĂŶhLJƐĂů͗͞DƺůŬůĞƌŝŶŝnj ƚĂƉƵůĂƌŦŶŦnjůĂďŝƌůŝŬƚĞŬĂƚǀĞŬĂƚĚĞŒĞƌůĞŶĞĐĞŬ͘ƵŶĞĚĞŶůĞŬĞƐŝŶůŝŬůĞĚĂŝƌĞůĞƌŝŶŝnjŝƐĂƚŵĂLJŦŶ͘ŽŒĂnjŬƂLJ͛ĚĞĞǀůĞƌ͕ŬŦƐĂƐƺƌĞĚĞĂŚĕĞƔĞŚŝƌ͛ĚĞŬŝĞǀůĞƌŬĂĚĂƌĚĞŒĞƌ ŬĂnjĂŶĂĐĂŬ͟ĚĞĚŝ͘ EVRAK SAYIS I AZALTILDI, İŞ LEMLER HIZLANDI ŽŒĂnjŬƂLJ͛ĚĞŝƐŬĂ Ŷ ůŦƐŽƌƵŶůĂƌŦŶĕƂnj ǀĞƚĂƉƵŬĂLJŶĂŬƺŵƺŝĕŝŶƂnjǀĞƌŝůŝ ĕĂůŦƔŵĂůĂƌLJƺƌƺƚĞŶ ĂƔ ǀĂƚĂŶĚĂƔůĂƌŦŶŝƔ ĂŬƔĞŚŝƌĞůĞĚŝLJĞƐŝ ůĞŵůĞƌŝŶŝŶŚŦnjŬ ĂnjĂŶŵĂƐŦŝĕŝŶŬŽůĂLJů ŦŬůĂƌƐĂŒůĂĚŦ͘ hLJƐĂů͕ŬŽŽƉĞƌĂƟŇ ĞƌŝŶŬĂƨůĚŦŒŦƚŽƉ ƨůĂƌĚĂŽŒĂnjŬƂ LJ͛ĚĞďĞůŝƌůŝƉĞƌŝLJ ůĂŶŽƚůĂƌůĂŝƐŬąŶŬŽŶƵƐƵ ŶĚ ƌŦĂŶůĂƴ͘sĂƚĂŶ ĂLJĂƉŦůĂŶŬŽůĂLJůŦŬůĂĚĂ ŵĂůĂƌŦƚĞƔǀŝŬĞĚ ƔůĂƌŦŶŝƐŬąŶůĂƌŦŶŦĂůŝůĚ ƚĂůĞďŝŶĚĞďƵůƵŶĂ ŝ͘ZƵŚƐĂƚǀĞŝƐŬąŶ Ŷů ƌĂƐŦŶĚĂZƵŚƐĂƚǀ ĂƌŦŶŝƔůĞŵůĞƌŝƐŦĞ7ƐŬąŶƺĐƌĞƚůĞƌŝŶ ŬŽůĂLJůŦŬůĂƌƐĂŒůĂ ĚĞ ŶĚ LJŦƐŦŵŝŶŝŵƵŵĂ Ŧ͘7ƐƚĞŶĞŶĞǀƌĂŬƐĂŝŶĚŝƌŐĞŶĚŝͬͬ͘ 8 HA BER *(E9JL%(-FÿK9F2014 www.212haber.com Diktatörler yenilecek, direnenler kazanacak! B HACER TÜRKEL $û$.û(+ú5Emin Saraç Kültür Merkezinde “Suriye Halkı Haykırıyor: Gerekirse Ölürüz Ama Zillete Boyun Eğmeyiz” konulu program düzenlendi. Programa İHH İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım, ÖZGÜR-DER Başkanı Rıdvan Kaya, Başakşehir Mahallesi Muhtarı Fatih Mehmet Yıldırım, Şehit Fırat Serder’in abisi Servet Serder, şehit Abdurrahman Koç’un oğlu Usame Koç ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program öncesinde Suriye halkı yararına düzenlenen kermes vatandaşlardan büyük ilgi gördü. Programda konuşan Bülent Yıldırım, “İsrail zindanları bile Suriye zindanları kadar kötü değil. Orada yapılanları anlamak ve algılamak insan ötesi bir şey.” dedi. “Allah kimseyi düşmanın eline düşürmesin.” diye konuşmasına başlayan Bülent Yıldırım, “İsrail zindanları bile Suriye zindanları kadar kötü değil. Orada çocuklara, kadınlara, erkeklere yapılan işkenceleri anlamak ve algılamak insan ötesi bir şey. Bunları gördüğünüz zaman bunu bir Müslüman, bir insan hatta bir hayvan yapamaz diyorsunuz. Hani kitabımızda diyor ya hayvanlardan daha aşağılık diye. İşte karşınızda hayvanlardan daha aşağılık bir yapı var. Kadınlar enkaz haline gelmiş. Esad’ın mezhebinin mensubu 18-19 yaşındaki gençlere kadınlar ve çocuklar teslim ediliyor. Bunlar zaten eroin kullanıyorlar, hap alıyorlar. O kadınlara ve çocuklara istedikleri her şeyi yapıyorlar. Arkadaşlar diyor ki o büyük adamlar çocukları yere diziyorlar, sonra ellerindeki kırbaçlarla, sopalarla vuruyorlar ve üzerlerinde hopluyorlar. Bunları anlatmak zor ama bunlar birileri tarafından yaşanılıyor. 400 binden fazla insan hapishanelerde. Evler, binalar hapishane haline getirilmiş.” şeklinde konuştu. Başakşehir Emin Saraç Kültür Merkezinde “Suriye Halkı Haykırıyor: Gerekirse Ölürüz Ama Zillete Boyun Eğmeyiz” konulu program düzenlendi. Programda konuşan İHH İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım, Suriye’de yaşananları anlamanın ve algılamanın insan ötesi bir şey olduğunu söyledi. İSLAM DÜNYASINA KARŞI BİR SAVAŞ VAR “1988’de egemen güçler toplandı ve ‘Bütün Müslümanların kanı bir damla petrol etmez.’ diye karar aldılar.” diyen Bülent Yıldırım şöyle konuştu: “Şu anda dördüncü dünya savaşı yaşanıyor. Bu savaş İslam dünyasına karşı bir savaştır. Bu tabloya dikkat edin. Bakın Afganistan’da Müslüman ölüyor; Amerika ve NATO öldürüyor. Filistin’de Müslüman ölüyor; İsrail öldürüyor. Keşmir’de Müslüman ölüyor; Hindistan öldürüyor. Patani’de Müslüman ölüyor; Tayland öldü- BÜTÜN KARDEŞLERİMİN SURİYE’YE GİTMELERİNİ İSTİYORUM ‘ESAD ALLAH’TIR’ YAZLARINA ŞAHİT OLDUK Yıldırım, “Suriye meselesi bizim kırmızı çizgimizdir. Biz Suriye’de halka ne yapıldığını çok iyi biliyoruz. Esad’ın adamları babasının yerini söylemeyen 9 yaşındaki çocuğun iki dizini de matkapla deldiler. Size bunun gibi binlerce örnek verebilirim. Hepsi hafızamızda. Biz her gün bu kanı kusuyoruz, ağlıyoruz ama siz de öğrenin ki şu anda yaşananları bilesiniz. Esad git diye marş söyleyen çocuk nasıl öldürüldü biliyor musunuz? Sen bu gırtlakla Esad’a karşı konuşuyorsun diyerek boğazını deldiler ve gırtlağını çekerek öldürdüler. Esad’a Allah diyen bir zihniyetle karşı karşıyayız. Suriye sokaklarında ‘Esad Allah’tır’ yazlarına, atılan bombaların acımasızlığına şahit olduk. 16 yaşındaki kıza öyle işkenceler yapmışlar ki kafasında, vücudunda elektrik verilmedik yer bırakmamışlar. Burada insanlık öldü; fakat kimse ses çıkarmıyor.” ifadelerini kullandı. WƌŽŐƌĂŵĚĂŬŽŶƵƔĂŶ^ƵƌŝLJĞƔĞŚŝƚůĞƌŝŶĚĞŶbĞŚŝƚďĚƵƌƌĂŚŵĂŶ <Žĕ͛ƵŶŽŒůƵhƐĂŵĞ<ŽĕĚĂŬŽŶƵƔŵĂƐŦŶĚĂƔƵŶůĂƌŦƐƂLJůĞĚŝ͗͞dƺƌŬŝLJĞ͛ĚĞŬŝďƺƚƺŶŬĂƌĚĞƔůĞƌŝŵŝŶ ^ƵƌŝLJĞ͛LJĞŐŝƚŵĞůĞƌŝŶŝŝƐƟLJŽƌƵŵ͘ 'ŝĚĞƌůĞƌƐĞĕŽŬŵƵƚůƵŽůƵƌƵŵ͘ ,ĞƌŬĞƐƉĂƌĂƐŦnjůŦŬƚĂŶ͕ĞǀƐŝnjůŝŬƚĞŶ͕ ĂƌĂďĂƐŦnjůŦŬƚĂŶŬŽƌŬƵLJŽƌ͘ƵŬŽƌŬƵLJƵƂŶĐĞLJĞŶŵĞůĞƌŝůĂnjŦŵ͖LJĞŶĞŵŝLJŽƌůĂƌ͘zĞŶĞƌůĞƌƐĞďĞŶĕŽŬ ŵƵƚůƵŽůƵƌƵŵ͘zĞŶŵĞůĞƌŝŶŝŝƐƟLJŽƌƵŵĂŵĂLJĞŶĞŵĞLJĞĐĞŬůĞƌŝŶŝ ĚĞďŝůŝLJŽƌƵŵ͘ŝůĚŝŒŝŵŝĕŝŶďƵƌĂĚĂŬŽŶƵƔƵLJŽƌƵŵ͘bĞŚŝƚůĞƌƂůŵĞnj͕ ůůĂŚŬĂƨŶĚĂĚŝƌŝĚŝƌůĞƌ͘bĞŚŝƚůĞƌŝŶ LJŽůƵŶƵƐƺƌĚƺƌĞĐĞŒŝnj͘͟ ‘Kızıl Sultan’ derken kimi sevindiriyorsunuz? %$û$.û(+ú5söyleşilerinin konuğu olan Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, Sultan 2. Abdulhamid ve İslam Birliği siyasetini anlattı. “Tarihini bilmeyen insanlar sömürülmeye ve güdülmeye mahkûmdurlar.” diyen Sırma, “Müslümanları bitiren saltanat devri oldu. Hulefa-i Raşidin’in ardından gelen saltanat ile şura kaldırıldı. Bir şura vardı, bunlar aralarından birini seçer ve ümmet o şekilde yönetilirdi.” diye konuştu. Osmanlı’nın 19. yüzyılda zayıflayarak ilim ve irfanla uğraşmadığını, batının ise tam tersine bilimde ilerle- 7,,ĂƔŬĂŶŦƺůĞŶƚzŦůĚŦƌŦŵ͕͞<ĞŶĚŝŵŝnjŝ>ĂŝŬ͕DƺƐůƺŵĂŶ͕<ĞŵĂůŝƐƚ͕hůƵƐĂůĐŦ͕7ƐůĂŵĐŦ͕DŝůůŝLJĞƚĕŝĚŝLJĞĂLJƌŦŵĂ ƚĂďŝƚƵƚĂŶƚĞŬŵŝůůĞƟnj͘͟ŝĨĂĚĞůĞƌŝŶŝŶ ĂƌĚŦŶĚĂŶ͕͞ŵƉĞƌLJĂůŝƐƚǀĞ^ŝLJŽŶŝƐƚůĞƌ ĂŶŶĞĂĚŦǀĞďĂďĂĂĚŦDƺƐůƺŵĂŶŽůĚƵŬƚĂŶǀĞDƺƐůƺŵĂŶƚŽƉůƵůƵŬƚĂŽůĚƵŬƚĂŶƐŽŶƌĂŝƐƚĞĚŝŒŝƔĞŬŝůĚĞŬĞŶĚŝƐŦŶŦŇĂŶĚŦƌŦLJŽƌ͘'ĞƌŝnjĞŬąůŦŽůŵĂŵĂŬůĂnjŦŵ͘7ƐůĂŵƚŽƉůƵŵƵŶƵŶƵLJĂŶŵĂƐŦŐĞƌĞŬ͘bƵĂŶĚĂ^ƵƌŝLJĞ͛ĚĞƐĂĚĞĐĞ7ƐůĂŵĐŦůĂƌŦƂůĚƺƌĚƺŬůĞƌŝŶŝŵŝƐĂŶŦLJŽƌƐƵŶƵnj͍ ^ƵƌŝLJĞ͛ŶŝŶ>ĂŝŬůĞƌŝŶŝĚĞ͕hůƵƐĂůĐŦůĂƌŦŶŦĚĂLJĂŶŝďĂŒŦŵƐŦnjůŦŒŦŝƐƚĞLJĞŶŚĞƌŬĞƐŝƂůĚƺƌƺLJŽƌůĂƌ͘KŶƵŶŝĕŝŶďƺƚƺŶDƺƐůƺŵĂŶůĂƌƵLJĂŶŵĂůŦ͘Ăƨ͛ŶŦŶďŝnjĞŐĞƟƌĚŝŒŝŚŝĕďŝƌƔĞLJLJŽŬ͘ǀƌĞŶƐĞůŝŶƐĂŶ ŚĂŬůĂƌŦĚŝLJŽƌůĂƌ͘ƵŶůĂƌƐĂĚĞĐĞĂƨ͛LJĂ ĂŝƚƔĞLJůĞƌ͘hŬƌĂLJŶĂŽůĂLJŦŶĚĂďƺƚƺŶ ĂƨŚĂƌĞŬĞƚĞŐĞĕƟĂŵĂ^ƵƌŝLJĞ͛ĚĞ ŐĞĕŵĞĚŝ͖ĕƺŶŬƺ7ƐƌĂŝů͛ŝŶŐƺǀĞŶůŝŒŝƐƂnj ŬŽŶƵƐƵ͘ŵĞƌŝŬĂĂƐůĂ^ƵƌŝLJĞ͛ŶŝŶŐĞůĞĐĞŒŝŶĚĞ7ƐƌĂŝů͛ŝƚĞŚĚŝƚĞĚĞŶďŝƌŚƺŬƺŵĞƚŝƐƚĞŵŝLJŽƌ͘7ƐůĂŵ͛ŦŶĚŦƔŦŶĚĂŬŝŵĞnjŚĞƉůĞƌĚĞ^ƵƌŝLJĞ͛ĚĞŐƺĕůƺǀĞŵĞƌŬĞnjŝďŝƌ^ƺŶŶŝĚƺŶLJĂŶŦŶǀĂƌůŦŒŦŶŦŝƐƚĞŵŝLJŽƌ͘͟ĚŝLJĞŬŽŶƵƔƚƵ͘ rüyor. Mora’da Müslüman ölüyor; Filipinler öldürüyor. Doğu Türkistan’da Müslüman ölüyor; Çin öldürüyor. Arakan’da Müslüman ölüyor; Burma öldürüyor. Orta Afrika’da Müslüman ölüyor; Fransa ve Hristiyanlar öldürüyor. Mali’de Müslüman ölüyor; Fransa öldürüyor. Çeçenistan’da Müslüman ölüyor; Rusya öldürüyor. Suriye’de, Irak’ta, Mısır’da işbirlikçiler Müslüman öldürüyorlar. Dünyada Hristiyan’ın Hristiyan’la, Hristiyan’ın Yahudi’yle, Yahudi’nin Budistlerle bir savaşı var mı? Ölen hep Müslüman, öldüren hep Haçlılar, Siyonistler, Budistler ve işbirlikçiler. İşte bu gözden saklanmaya çalışılan dördüncü dünya savaşıdır.” ^ƵƌŝLJĞƔĞŚŝƚůĞƌŝŶĚĞŶ bĞŚŝƚďĚƵƌƌĂŚŵĂŶ<Žĕ͛ƵŶ ŽŒůƵhƐĂŵĞ<Žĕ͗ PROF. İHSAN A, SÜREYYA SIRM ’İ 2. ABDULHAMİD ANLATTI MÜSLÜMANLAR UYANMALI diğini belirten Sırma, 2. Abdülhamid’in nasıl tahta çıktığını anlattı: “2. Abdülhamid Han, sadece kendinden önceki dönemlerden intikal eden ekonomik güçlüklerle değil, aynı zamanda 93 harbinin ortaya çıkardığı dış baskıyla karşı karşıya geldi. Tanzimat Fermanı’nın azınlıklara getirdiği haklardan istifade eden batı dünyası, Osmanlı devletini sıkıştırıyor ve tıpkı bugün olduğu gibi anarşik hadiseler çıkartıyor, ortaya “Hasta Adam” ve “Şark Meselesi” gibi görüşler atıyordu. Sultan Abdülhamid Han, batı dünyasının, Haçlı seferlerinin devamı olarak sürdürdükleri bu faaliyetleri- ne karşı koymak için, kendi “Panislamist” siyasetini ortaya koydu. Panislamist siyasetiyle, Sultan Abdülhamid, batı dünyasına karşı Müslümanları bir bayrak altında toplamayı düşünüyordu. Sultan Abdülhamid Han, bu siyasetiyle batıya karşı çıkıp Ermeniler vasıtasıyla çıkartılan isyanları sert bir biçimde bastırınca, Ermeniler kendisine “Kızıl Sultan” demeye başladılar. İşte, bugün dahi, kimileri “Kızıl Sultan” derken kimleri sevindirdiklerinin farkında değiller. Bugün de ortalığı karıştıranlar o zamanlar Abdulhamit’in kuyusunu kazan Jön Türklerdir.” dedi. // ÇOCUKLARIN ÜZERİNE VARİL BOMBASI ATIYORLAR Birkaç gün önce Halep’ten gelen arkadaşlarının ağlayarak, Suriye’de her tarafta binaların altında cesetlerin olduğunu, yaralıları tedavi edecek ilacın bulunmadığını, narkoz olmadığı için ameliyat olan insanları Kur’an-ı Kerim okuyarak ve zikir yaparak sakinleştirmeye çalıştıklarını söylediklerini anlatan Bülent Yıldırım şunları kaydetti: “Sular birbirine karışmış, salgın hastalıklar artmış, yiyecek yok… Çocukların, kadınların üzerine günde 100-200 arasında varil bombası atıyorlar. Bu savaş 8-10 yıl devam eder. O nedenle hemen yarın bitecek bir savaşla karşı karşıyaymışız gibi düşünmeyin. Bundan sonra kazandığınız her paranın bir kısmını Suriyeli bir yetim için kazandığınızı da bilin. Artık herkes bir veya birkaç ailenin bakımını üstlendiğini bilmeli ve kendini ona göre ayarlamalı.” Yıldırım’ın konuşması sırasında vatandaşlar sık sık, “Yaşasın ümmet dayanışması”, “İşbirlikçi hainler hesap verecek”, “Şehitlerin yolunu sürdüreceğiz”, “Diktatörler yenilecek, direnenler kazanacak” diye slogan attılar. // İMTİYAZ SAHİBİ Erne Gazetecilik ve Matbaacılık Ltd. Şti. GENEL MÜDÜR Halil Gölve GENEL KOORDİNATÖR Erol Çakır YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Abidin Koçoğlu YAYIN DANIŞMANLARI Necmettin Çakmak Metin Öztürk HUKUK DANIŞMANLARI Av. Adem Yıldırım Av. Ömer Geyik GÖRSEL YÖNETMEN Enis Ak www.212haber.com BÖLGESEL SÜRELİ YAYIN Adres: Deposite AVM A-1 Blok Kat: 3 No: 304 Başakşehir/İstanbul Telefon: (0 212) 486 39 36 Web: www.212haber.com e-mail: [email protected] Baskı: İHLAS GAZETECİLİK A.Ş. Merkez Mah. 29 Ekim Cd. İhlas Plaza No: 11/ A41 Yenibosna-Bahçelievler/İSTANBUL Tel: (212) 454 30 00 Gazetemiz basın ve meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir. Yayınlanan köşe yazılarından yazarları sorumludur. Reklamların sorumluluğu reklam verene aittir. GAZETEMİZ ÜCRETSİZ OLARAK DAĞITILMAKTADIR G Ü N DEM www.212haber.com *(E9JL%(-FÿK9F2014 9 DAHA GÜZEL OLACAK! Başakşehir Belediyesi, bu güne kadar gerçekleştirilen ve Başakşehir’i İstanbul’un vitrin ilçesi yapan projelerine hız kesmeden devam ediyor. Gelecek dönemde Başakşehirlileri bekleyen ve planlama safhası tamamlanarak hazırlık çalışmalarına geçilen yeni projeler, ilçenin sosyal ve ekonomik hayatına büyük katkılar yapacak. B $û$.û(+ú5%(/('ú<(6ú’nin eğitimden sağlığa, altyapıdan imara her alanda hayata geçirdiği projelerle Başakşehir İstanbul’un en güzel ilçesi olarak, İlk’lerin ve En’lerin Şehri unvanına erişti. Başakşehir Belediyesi, bu güne kadar gerçekleştirilen ve Başakşehir’i İstanbul’un vitrin ilçesi yapan projelerine hız kesmeden devam ediyor. Gelecek dönemde Başakşehirlileri bekleyen ve planlama safhası tamamlanarak hazırlık çalışmalarına geçilen yeni projeler, ilçenin sosyal ve ekonomik hayatına büyük katkılar yapacak. BAHÇEŞEHİR GÖLET 5 KAT BÜYÜYOR EN D N İ R BİRBİ İALI İDD ER EL PROJ ge sakinlerinin dinlenme, spor ve kültürel etkinlikler için tercih ettiği Başakşehir Sular Vadisi projesinin geniş bir örneği ve Türkiye’de tek olacak. BAŞAKŞEHİR ŞEHİR STADI ve güreş sporlarının yapılacağı salonlar da yer alacak. Komplekste ayrıca, Türkiye genelindeki müsabakalarda İstanbul’a gelen sporcuların zorluk yaşamaması için 48 odalı 144 yatak kapasiteli konaklama tesisi de yapılarak sporcuların istifadesine sunulacak. 37.925 metrekare inşaat alanı üzerinde planlanan ve yaklaşık 15 bin seyirci kapasiteli stadın yanında üç ayrı nizami antrenman sahası yer alacak. Spor kompleksinin içinde bir de alışveriş merkezi yapılacak. Yaklaşık 20 bin metrekare oyun sahasının yer alacağı spor kompleksinde fitness center, karate, tekvando, judo Yeşil alanlarda İstanbul’un birincisi olan Başakşehir Belediyesi yeni dönemde de yeşil alan çalışmalarını artırarak sürdürecek. Bahçeşehir Gölet alanı yapılacak olan düzenlemelerle Eşkinoz deresi boyunca 300 dönümden bin 500 dönüme çıkarılarak, Başakşehir büyük bir şehir parkına kavuşmuş olacak. Gölet projesi; böl- ğı Pazar’da, 244 araç kapasiteli kapalı otopark ve 2 açık otopark ile alışveriş sırasında oluşabilecek araç park sorunu da ortadan kaldırılacak. 2 Mescidinde yer alacağı Kapalı Pazar yerinde, 2 cafe alışverişe gelen Başakşehirlilere hizmet verecek. Wc’ler, depolar, idare binalarının da bulunacağı Kapalı Pazar, kameralarla 24 saat izlenecek. Pazartürk’ün Bahçeşehir’den kaldırılmasıyla bölgede oluşan trafik rahatlayacak. BAŞAKŞEHİR VE KAYAŞEHİR’E KÜLTÜR MERKEZİ HER MAHALLEYE KAPALI PAZAR YERİ Pazar alışverişi yapan Başakşehirlileri açık pazar yerlerinin yazın sıcak, kışın yağış ve soğuğundan kurtaracak projelerden biri olan kapalı pazar yerleri Başakşehir’in her mahallesine yapılacak. Şamlar’da yapımı devam eden Şamlar Kapalı Pazar alanı ve Kayaşehir’de yapılacak olan Kapalı Pazar yerleri ile kapalı pazarın rahatlığına tüm mahalleler kavuşacak. Ayrıca Bahçeşehir’de yer alan ‘Pazartürk’ Boğazköy’de yeniden inşa edilecek. Yeni Kapalı Pazar, market arabalarından, deneme kabinlerine, laboratuardan, yürüyen merdivene bölge sakinlerine AVM konforunda bir alışveriş imkânı sağlayacak. Gıda, giyim stantlarının yer alaca- yapılacak olan yeni sular vadilerine dikilecek olan ağaç ve bitkiler de özenle seçilecek. Yeşil doğaya paralel uzanacak olan özel dizayn edilmiş yürüyüş yolları özellikle hafta sonları bölgeyi, İstanbulluların buluşma yeri yapacak nitelikte olacak. Yine Şamlar Ormanı projesi ile Şamlar Ormanı’nda piknik ve eğlence alanı yapılacak. Spor sahaları, piknik alanları, ATV turları, at gezileri, oyun grupları ile hafta sonu şehir hayatından kaçmak isteyenler için tercih edilecek bir yer haline gelecek. KAYAŞEHİR BİR BAŞKA GÜZEL OLACAK Amfi, tiyatro, konferans salonu, bilgievi, gençlik merkezi ile yeni dönemde yapılacak olan Kayaşehir Kültür Merkezi ilçenin kültür hayatına yeni bir soluk getirecek. Başakşehir de yeni kültür merkezine kavuşacak. Kayaşehir önümüzdeki dönem yapılacak olan Kültür Merkezi ve Spor Parkı ile bölgenin kültür sanat ve spor faaliyetlerinde tüm ihtiyaçlarını karşılayacak. KAYAŞEHİR SPOR PARKI BAŞAKŞEHİR VADİLER ŞEHRİ OLACAK Dere ıslahlarıyla birlikte Güvercintepe, Altınşehir ve Şahintepe de vadilerine kavuşuyor. Yeşil alanlar, yürüyüş yolları, oyun parkları ve çevre düzenlemeleri ile Toplam 37 bin 500 metrekare alanda halı sahalar, basketbol sahası, tenis sahası, kaykay pisti, yürüyüş yolları ile Kayaşehir’e yapılacak olan spor parkı gençlerin ve spor yapmak isteyen herkesin adresi olacak. 250 KİŞİLİK NİKÂH SALONU ULAŞIM SORUNU ÇÖZÜLÜYOR Başakşehir Belediyesi Nikâh Salonu Vadi’de mevcut olan kubbeli bir binanın restorasyonu ve ilave yapılardan oluşacak. İki kattan oluşacak olan Nikâh Salonunda, Türk İslam Mimarisiyle modern mimarinin bütünleştiği kubbeler dikkat çekiyor. Nikâh Salonunda iki adet yürüyen rampa yer alacak. Yürüyen rampaların bulunduğu alanda binanın güneş ışığından daha fazla istifade edebilmek için özel bir mimari alanlar yapılacak. Yine proje içersinde gelin arabası için özel olarak tasarlanmış olan ‘100 metrekarelik Revan Köşkü’ yer alacak. Nikâh Salonu olarak kullanılacak olan kubbeli alanda her biri 25 metrekare olan 3 adet gelin odası yer alacak. 46 metrekarelik fuaye alanının yer aldığı projede 22 metrekarelik arşiv odası, 25 metrekarelik 3 adet VİP ve ofis odaları yer alacak. 250 kişilik 260 metrekarelik oturma alanı bulunacak olan Nikâh Salonu’nun girişinde, genel mimari- ye uygun olarak Kemerli bir kapı yer alacak. 60 metrekarelik sahneye sahip olacak olan salonun iç kısmında yer alacak olan ve tüm salona belirli aralıklarla yerleştirilecek olan ahşap sütunlu bölmeler yer alacak. Otogar -Bağcılar–Başakşehir–Olimpiyat Köyü Metro hattı ve metro hattına Başakşehir’in farklı bölgelerinden ring seferleri ile ulaşım sorunu büyük ölçüde çözüme kavuştu. Bin 600 metrekarelik Boğazköy İETT son durağı yenilenerek hizmete sunuldu. Başakşehir’de 2016, 2018 ve 2019 yılları sonrasında tamamlanacak Marmaray ve raylı sistemlerle ilçede ulaşım sorunu çözüme kavuşmuş olacak. Mecidiyeköy-Mahmutbey Metro hattı Mecidiyeköy’deki mevcut metro hattıyla, o istasyona entegre olacak. Oradan Topkapı-Edirnekapı-Habibler tramvay hattına, oradan Tekstilkent-Yüzyıl Mahallesi üzerinden Otogar-Başakşehir metro hattına ulaşılabilecek. Bu metro hattı daha sonra Beşiktaş ve Kabataş’a kadar uzatılarak, iş ve konut yerleşimi bakımından yoğun tüm alanlar arasında kesintisiz ulaşımı sağlanmış olacak. PRESTİJLİ CADDELER BOĞAZKÖY CAMİİ Bahçeşehir Boğazköy’de toplam 1000 kişinin aynı anda ibadet edebileceği cami kompleksinde; kütüphane, Kur’an kursu, derslikler ve sohbet odası mevcut. Toplam 5 bin 800 metrekarelik kapalı alana sahip olan yapıda 100 araçlık kapalı, 30 araçlık da açık otopark bulunuyor. Başakşehir’de mevcut prestij caddelere yenileri eklenecek. Şelale, Doğa Parkı, Kemal Sunal Caddeleri, peyzaj düzenlemeleri, çiçek ve süs bitkileri ile yeşillendirilerek estetik bir görünüme kavuşturulan caddeler, düzenli araç park alanları ve ışıklandırma sistemlerinin yanında korumalı yaya kaldırımları, hız kesici tümsekler ve yaya geçiş noktaları ile daha modern ve güvenli bir hal alacak. BAŞAKŞEHİR’E AVRUPA’NIN EN BÜYÜK ŞEHİR HASTANESİ İKİTELLİ ŞEHİR HASTANESİ’NDE NELER OLACAK? ƚĂŶĞƐŝ ϰϰϯLJĂƚĂŬůŦƂůŐĞ,ĂƐ ĂƐƚĂϯϱϵLJĂƚĂŬůŦKŶŬŽůŽũŝ, ŶĞƐŝ ĂƐƚĂŶĞƐŝ ϰϱϭLJĂƚĂŬůŦŽĐƵŬ, ŒƵŵ ϰϱϭLJĂƚĂŬůŦ<ĂĚŦŶŽ ,ĂƐƚĂŶĞƐŝ Ăƌ,ĂƐϯϬϯLJĂƚĂŬůŦ<ĂůƉĂŵ Ɛŝ ƚĂůŦŬůĂƌŦ,ĂƐƚĂŶĞ sĞKƌϯϰϳLJĂƚĂŬůŦEƂƌŽůŽũŝŬ ŶĞƐŝ ƚĂ ĂƐ , ƚŽƉĞĚŝŬŝůŝŵůĞƌ ,ĂƐƚĂϭϮϴLJĂƚĂŬůŦWƐŝŬŝLJĂƚƌŝ ŶĞƐŝ ĂǀŝǀĞ ϮϬϬLJĂƚĂŬůŦ&ŝnjŝŬdĞĚ ^ƉŽƌ,ĂƐƚĂŶĞƐŝ ĂDĞƌŬĞzĂŶŦŬmŶŝƚĞƐŝ͕dƌĂǀŵ ŶŝƚĞƐŝ m ŽŶ ƐLJ ƚĂ njŝǀĞdƌĂŶƐƉůĂŶ Temeli Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla atılan Dev Sağlık Kompleksi Başakşehir’e sağlık alanında çok büyük bir hizmet ve katma değer sağlayacak. Ortadoğu ve Avrupa’nın en büyük Sağlık Kompleksi olan ‘İkitelli Şehir Hastanesi’nde 12 farklı hastane ve üniteler bulunuyor. Bahçeşehir - Kayaşehir yolunda yer alan 2 bin 682 yatak kapasiteli dev kompleksin 30 ay içerisinde halkın hizmetine sunulması bekleniyor. // 10 G Ü N DEM *(E9JL%(-FÿK9F2014 www.212haber.com Midesiyle düşünen bir toplum olduk Medeniyet Gençliği Fikir ve Düşünce Atölyesi tarafından düzenlenen ‘Modernleşme ve İslam’ konulu panelde konuşan Araştırmacı-Yazar Sosyolog Abdurrahman Arslan, küreselleşmeyle karşı karşıya kaldığımız en ciddi hadisenin modernizm olduğuna dikkat çekti. Arslan, “Küreselleşme ya kendine uyumlu bir İslam ortaya çıkartacaktır ya da bizimle kavga edecektir.” dedi. HACER TÜRKEL M ('(1ú<(7*(1d/úøú Fikir ve Düşünce Atölyesi tarafından düzenlenen ‘Modernleşme ve İslam’ konulu panelde konuşan Araştırmacı-Yazar Sosyolog Abdurrahman Arslan, küreselleşmeyle karşı karşıya kaldığımız en ciddi hadisenin modernizm olduğuna dikkat çekerek, “Küreselleşme ya kendine uyumlu bir İslam ortaya çıkartacaktır ya da bizimle kavga edecektir. Yer yer kavga ediyor, yer yer de dinimizi değiştirmeye çalışıyor. Bunu da ya eğitim yoluyla ya bilgi yoluyla ya da uyduruk tasavvuf yoluyla yapıyor. Modernlikle dünyanın bütün kadim geleneklerinin, dinlerinin bir problemi var. Bizim modernlikle anlaşamadığımız temel mesele tevhit meselesidir. Modernlik bilgi biçimi, düşünce biçimi olarak tevhide karşıdır.” şeklinde konuştu. MODERNLEŞME BİR İMTİHAN VESİLESİDİR Abdurrahman Arslan, “Eğer pozitivist bilgi mutlak doğruyu bildiriyorsa vahiy bunun karşısında mutlak doğruyu bildiren bir bilgi olamaz. Temel mesele budur. Tabi bu bugün aşıldı. Modernlik anlamında konuştuğumuzda modernliğin temel esası din karşısında pozitivist bilginin mutlak şekilde doğru olduğu, dolayısıyla dinin bu konuda bir itirazının olamayacağı söylenmiştir. Biz dindar olabiliriz ama nihayetinde bizim zihnimizi şekillendiren bu pozitivist bilgi biçimidir. Acaba bundan ne kadar korunabiliriz? Problemimiz bu. Ben modernleşmeye bir imtihan vesilesi olarak bakıyorum. Burada galip gelmek ya da gelmemek ikinci dereceden önemlidir. Önemli olan Müslümanın evrenini tehdit eden şeye karşı bizim nasıl Müslümanca tavır geliştireceğimiz. Gerisini Allah tayin edecek ama bizim görevimiz bu gayrette bulunmaktır. Ona benzeyerek onun dünyasına katılmak değildir.” ifadelerine yer verdi. MÜSLÜMANLAR DÜNYAYA MÜSLÜMANCA BAKAMIYOR Son dönemlerde post modern kültürün getirdiği yaygın bir moda anlayışına da vurguda bulunan Aslan şöyle konuştu: “Herkes İslamcı ama içlerinde namaz kılan çok az kişi var. İslamcılığın buna ihtiyacı yok diye düşünüyorum. Eğer biz gerçekten iyi bir Müslüman olacaksak bu işleri yapalım. Mümin ya da mümine olmak başka bir şeydir. Biz iyi bir mümin ve mümine olmadan dünyaya Müslümanca bakamayız. Müslüman bugün dünyaya Müslümanca bakamıyor artık. Bu imkanını, zihinsel faaliyetini büyük nispette kaybetti. Şimdi sorulması gereken soru ‘Acaba biz dünyaya yeniden nasıl Müslümanca bakabiliriz?’ olmalıdır. Bunun imkânlarını nerede aramamız gerekiyor? Böyle bir zihni nasıl inşa edebiliriz? Nefsiyle, zihniyle kışkırtılmış bir Müslüman dünya ya da Müslümanlar topluluğu var artık. Bütün bir dünya kışkırtılmıştır; fakat garip bir şekilde sürekli olarak biz Müslümanız diyorlar. Dünyaya bakma biçimi, yaşama biçimi, davranış biçimi, olayları analiz etme biçimi ve olaylara ilişkin çözüm önerme biçimlerinin Müslüman olmayanlardan bir farkı yok. O halde Müslümanlık nedir ki Hristiyan ya da Musevi hepsi ortak bir şekilde düşünüyor ve aynı zihne sahipler? Bence burada bir garabet var. Bu garabeti günümüzün post modern dünyasında Müslümanların düşünmesi gerektiğine inanıyorum.” MÜSLÜMANLAR GÜVENİLİRLİKLERİNİ YİTİRDİLER “Biz sakal bırakacağız, hanımlarımız da başını örtecek diyoruz ama bir yandan da modern bir toplum olmak istiyoruz.” diyen Aslan şunları kaydetti: “Böyle Böyle bir toplumda bence sakallı olmamız, başörtülü olmamız çok anlamlı değil. Bir nehrin içerisine dalmış gidiyoruz. 20 yıl önce Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde başörtülü öğrencilere destek vermek için gidip orada 2 saat oturmuştum. Bugün çok pişmanım. X kanalında haber okuyan bir hanımefendiyi gördüğümde bunun için miydi bu mücadele diyorum. Milyonlarca namahreme kendini gösteren tesettürlü bir kız... Bu muydu mücadelemiz bizim? Gerçekten sağlıklı bir mücadele miydi? Kadın evi barkı, çoluk çocuğu terk edip, gidip bir yerde spikerlik, sekreterlik yapacak, beyefendi de lüks otellerde iş pe- şinde koşup gece saat 12’de gelecek, bu mu bizim talep ettiğimiz hayat? Böyle bir şey mi istiyoruz? Eğer biz başka bir hayatı istiyorsak bu çok meşakkatli bir yoldur. Biz Müslüman olmayı getirisi olan bir ideolojiye dönüştürdük. Onun için bugün bu ülkenin yüzde 70 Müslümanı güvenilir Müslüman olma kategorisinin dışına çıkmıştır. Müslümanlar bugün bu toplumda tarihlerinde örneği olmayacak kadar güvenilirliklerini yitirdiler.” SİYASET DİNİN ÖNÜNE GEÇTİ 14 asırlık tarihimizde ilk defa Müslümanların hayatında siyasetin dinin önüne geçtiğini vurgulayan Abdurrahman Arslan, “Müslümanlar siyaset üzerine konuşsalar bile dinlerinden hareket ederek konuşurlardı. Bugün öyle bir şey yok. Siyaset önde, din arkadadır. Bu İslamcı düşüncenin bir problemidir. Namaz kılmayan İslamcı bir gençlik var. Bu kalbe Allah niçin merhamet versin? Bu kalbe Allah niçin ilham ihsan etsin. Eskiler namaz dinin direğidir diye boşa dememişler. Kişinin namazı yoksa abdesti de yoktur. Namaz bizi kötülüklerden korur diyoruz. Namazımız yoksa Allah bizi niye kötülüklerden korusun? Ortada bir sebep yok ki. Eğer abdestliyseniz, namazlıysanız Allah o sebebin hatırı için sizi koruyacaktır. Bütün bunlar hayatımızın içinden neredeyse kovulup gitti.” dedi. MÜSLÜMANCA BİR AKLI İNŞA EDECEK BİLGİYE İHTİYACIMIZ VAR MİDESİYLE DÜŞÜNEN BİR TOPLUM OLDUK Abdurrahman Arslan, “Dünyaya Müslümanca bakmaya imkân verecek, Müslümanca bir aklı, bir zihni inşa edecek bir bilgiye ihtiyacımız var.” diyerek sözlerine şöyle devam etti: “Ben dünyaya Müslümanca bakayım ki bu dünyayı, ölümü, sağlıyı, parayı, hayatı, lüksü, yoksulluğu yeniden anlamlandırayım; çünkü diğer türlü bir problem var. Her gün kendi peygamberinin mütevazı hayatından bahsediyor Müslüman; fakat öbür taraftan bakıyorsunuz ki olağanüstü lüks hayat yaşamak istiyor. Ben bunu ikiyüzlülük olarak, Müslümanın farkına varmadığı bir bilinç ayrılması olarak görüyorum. Ne kadar zengin olursa olsun başkalarını kıskandırma hakkına sahip değil Müslüman. Eğer toplumda fesat çıkmasını istemiyorsak başkalarını kıskandırmamamız gerekir. Rahşan Ecevit, ‘hayatımda hiç başkasını kıskandıracak kadar güzel bir elbise giymedim’ diyor. Peki, biz Müslümanlar bu denklemin neresindeyiz?” “Bizi sürüleştiren bir kültürel süreç yaşıyoruz” diyen Aslan, “Kitle toplumu diyorlar buna. İletişim araçlarıyla beraber yönlendirilen, cebine bir kredi kartı verilmiş, bütün dünyayı midesiyle düşünen bir toplum olduk. Parası bile olmasa gidip kredi kartıyla alışveriş yapan bir tüketim toplumu var artık. Dostuna değil, kredi kartına güvenen bir toplum modeli kurdular. Böyle bir toplumda insanların birbirleriyle yardımlaşması, güvenmesi gerekmiyor ki. Oysa Peygamber Efendimiz ‘Müminler birbirini yıkayan iki el gibidirler’ diye buyuruyor; ancak biz bir araya gelemiyoruz ki birbirimizi yıkayalım. Zihinlerimiz böyle şekillendi. Şükrü unuttuğumuz için çok şikayetçi olduk. Oysa belki biz şükretsek şikayet ettiklerimizin düzelmesi için Allah bize gayret ihsan edecektir.” sözlerine yer verdi. EVİNİ TERK EDEN KADIN BİZİM İÇİN KAYIPTIR Abdurrahman Aslan ďĚƵƌƌĂŚŵĂŶƐůĂŶƐƂnjůĞƌŝŶŝƔƂLJůĞƐƺƌĚƺƌĚƺ͗͞ǀŝƚĞƌŬĞbdƵƌƌahŵan Ɛůan ƐƂnjůĞƌini ƔƂLJůĞ Ɛƺƌdƺƌdƺ͗ ͞ǀi ƚ ĚĞŶŚĞƌŬĂĚŦŶďŝnjŝŵŝĕŝŶŬĂLJŦƉƨƌ͘KnjĂŵĂŶ͕ĞǀĚĞŬŝŬĂĚŦŶůĂdĞn hĞƌ ŬadŦn binjiŵ iĕin ŬaLJŦƉƨƌ͘ K njaŵan͕ ĞǀdĞŬi Ŭa ƌŦŵŦnjŦn ŬŽĐaůaƌŦ ƂůdƺŬƚĞn ƐŽnƌa bƵnůaƌ ƐŦŬŦnƨLJa ƌŦŵŦnjŦŶŬŽĐĂůĂƌŦƂůĚƺŬƚĞŶƐŽŶƌĂďƵŶůĂƌƐŦŬŦŶƨLJĂŐŝƌĚŝŒŝŶĚĞŵĂŝƔĞƚůĞƌŝŶĂƐŦůƚĞŵŝŶĞĚŝůĞĐĞŬĚŝLJĞĚƺƔƺŶŒindĞ ŵaiƔĞƚůĞƌi naƐŦů ƚĞŵin ĞdiůĞĐĞŬ diLJĞ d ŵĞŵinj ŵĞŵŝnjůĂnjŦŵ͘ŒĞƌďŝnjŝLJŝďŝƌDƺƐůƺŵĂŶƐĂŬ͕ŽůanjŦŵ͘ ŒĞƌ binj iLJi biƌ DƺƐůƺŵanƐ ƚƵƌƵƉ bƵnƵn naƐŦů ƚĞŵin ĞdiůĞĐĞŒi haŬ ƚƵƌƵƉďƵŶƵŶŶĂƐŦůƚĞŵŝŶĞĚŝůĞĐĞŒŝŚĂŬŬŦŶĚĂ ŬaĨa LJŽƌŵaŵŦnj ŐĞƌĞŬ͘ ƌƨŬ ǀaŬŦĨ ŵŦ ŬĂĨĂLJŽƌŵĂŵŦnjŐĞƌĞŬ͘ƌƨŬǀĂŬŦĨŵŦŬƵƌĂƌŦnjďĂƔŬĂďŝƌĕĂƌĞŵŝďƵůƵƌƵnjĂŶĐĂŬŽƌŦnj baƔŬa biƌ ĕaƌĞ ŵi bƵůƵƌƵnj an nƵ LJaƉƨŒŦŵŦnj Őƺn ĞǀdĞŬi ŬadŦ ŶƵLJĂƉƨŒŦŵŦnjŐƺŶĞǀĚĞŬŝŬĂĚŦŶĂĂƌƨŬ ĕaůŦƔŵaŬ LJŽŬ͕ ĞǀdĞ ŽƚƵƌa ƨŬĕĂůŦƔŵĂŬLJŽŬ͕ĞǀĚĞŽƚƵƌĂĐĂŬƐŦnŦnj͕ ŶŦnj͕ŝƐƚĞĚŝŒŝŶŝnjnjĂŵĂŶĚĂŐŝĚŝƉŐĞiƐƚĞdiŒininj njaŵan da Őid njĞĐĞŬƐininj diLJĞbiůiƌinj͘ <a njĞĐĞŬƐŝŶŝnjĚŝLJĞďŝůŝƌŝnj͘<ĂĚŦŶůĂƌ ŬĞndi aƌaůaƌŦnda biƌ dƺn ŬĞŶĚŝĂƌĂůĂƌŦŶĚĂďŝƌĚƺŶLJĂŬƵƌaĐaŬůaƌ͘ ƌĂĐĂŬůĂƌ͘ŝnjďĞůŬŝĚĞŽŶůĂƌŦŶ inj bĞůŬi dĞ Ž ǀaƐŦƚaƐŦLJůa aƌŬadaƔů ǀĂƐŦƚĂƐŦLJůĂĂƌŬĂĚĂƔůĂƌŦŵŦnjŦn ŵaddi dƵƌƵŵůaƌ njŦŶŵĂĚĚŝĚƵƌƵŵůĂƌŦŚĂŬŬŦŶĚĂďŝůŐŝƐĂŚŝďŝŽŬŦnda biůŐi Ɛah ůaĐaŒŦnj͘ < ůĂĐĂŒŦnj͘<ŝŵĂĕ͕ Ŭiŵ Ɛƺƌƺ ŬŝŵƐƺƌƺŶƺLJŽƌ ƂŒƌĞnĞ ƂŒƌĞŶĞĐĞŒŝnj͘ <ŽŵƔ <ŽŵƔƵƐƵŶdan bihabĞƌ DƺƐůƺŵ ůƺŵanůŦŬ Ž Žůŵanj͘͟ GERİYE BAKTIĞIMIZDA BİR ENKAZ GÖRECEĞİZ Abdurrahman Arslan, “Bu nehrin içinde bulunuyorsak ya da dümenini kaybetmiş bir geminin içinde birbirimizle konuşup İslamcılık yapıyorsak, aynı zamanda bu geminin nereye gittiğini de sorgulamak mecburiyetindeyiz. Yoksa geminin içinde kaldığınız müddetçe siz istediğiniz kadar iyi Müslüman olunuz bu bir şeyi değiştirmez; çünkü gemi gitmek istediği limana zaten sizi götürecektir. O gün bakacaksınız ki gemide tartışırken varmak istediğiniz bu liman sizin düşündüğünüz bir liman değil. Tıpkı bugün olduğu gibi. Bugün erkeğiyle kadınıyla ya kapitalizmin ya da feminizmin esiri olduk. 10 yıl sonra dönüp baktığımızda muhtemelen enkaz göreceğiz. Boşanma oranlarının arttığı, aile dediğimiz kavramının yıkıldığı, 30 yaşını geçmiş erkek ve kadınların evde kaldığı bir toplum olacağız. Yani modern bir toplum.” diye konuştu. ‘HUKUKÇULARA BAŞÖRTÜSÜ HAKKI VERMEMELİYDİLER’ Kadını tüketim toplumundan kurtarmanın tek yolunun çarşaf giymesi olduğuna da değinen Aslan, “Bu toplumun erkeklerinin her gün bir başörtüsü almaya gücü yoktur. Eğer olursa bilin ki o adamlar ya gidip rüşvetle iş yapmışlardır ya da başka bir haramla elde etmişlerdir. Bugün arkadaşımın oğlunun nişanlısıyla ayrılma sebebi, kızın Fransa’dan gelen bir başörtüsü takmak istemesi. Bunlar bugünkü Müslümanların dünya- sında istisna değil. Biz başörtü takarken bile modernlerin talip olduğu şeylere talip oluyoruz. Başörtüsü takacaksak ya da sakal bırakacaksak, beynimizin içini de düzenlememiz lazım. Hukukçulara başörtüsü hakkı vermemeliydiler bence. Siz batıl sistemin yasalarını beyninizde taşıyacaksınız sonra da bunun üzerini İslam’ın eşarbıyla örteceksiniz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle çelişkili kafayı taşımıyor insanlar.” şeklinde konuştu. // www.212haber.com G Ü N DEM Muhtar adayından örnek davranış K $<$û(+ú5Mahallesi Muhtar Adayı A.Hadi Geşgin, Kayaşehir Mahallesi muhtar adaylarını ziyaret ederek 30 Mart öncesi başarı dileklerinde bulundu. Centilmenlik örneğinde bulunan Geşgin’in bu tavrı diğer adaylar tarafında olumlu karşılandı. Geşgin, farklı görüşlere sahip olsalar da hedef ve amaçlarının aynı olduğuna işaret ederek, “Buradaki me- sele Kayaşehir’e hizmettir. Önemli olan mahallemizi örnek bir mahalle haline getirerek refah ve gelişmişlik düzeyini artırabilmektir” dedi. Muhtar adaylarından Davut Azad ve Atakan Aygün, Kayaşehir Mahallesi Muhtar Adayı A.Hadi Geşgin’in bu ziyaretinden çok memnun olduklarını ifade ederek, “Önemli olan birlik ve beraberliktir” diye konuştular. // *(E9JL%(-FÿK9F2014 11 Mustafa TEZCAN [email protected] Kaybolan Gençlik .$/.2ø/80 Kalk oğlum! (10 dak. sonra) Kalk oğlum! (30 dak. sonra) ... Yukarıdaki cümleler bildik mi? Böyle bir durumla karşılaşmışsınızdır. Bilgisayarın başından bir türlü kalkmak bilmeyen bin genç... Ne olacak bu gençliğin hali? Son zamanlarda çok duyduğumuz bir cümle. Konuyu tanımlayan ve çözüm belirten yok aslında. Sadece sorunu tekrarlayıp duruyoruz. Konumuz gençlik ve teknoloji, cep telefonu, tablet ve bilgisayar, bunların kullanım amaçları,kullanım şekilleri, kullanım süreleri... Teknolojinin kullanım yaşında alt sınır kalmadı, dolayısı ile çocuklar bebek iken teknoloji ile karşılaşıp onun olumsuz etkilerine maruz kaIıyorlar. Masum bir şekilde başlayan kullanım serüveni, basit oyunlar, videolar, fotoğraflar vs, çocuğu gerçek hayattan koparıp zamanla sokağa çıkmayan, yaş grupları ile temas kurmayan sadece sosyal medya da sosyal olan, asansörde karşılaşınca selam bile vermeyen, iki cümleyi kurmaktan aciz bir gençlik haline getiriyor. Zamanla basit oyunlar yerini yüksek çözünürlükteki strateji oyunlarına bırakıyor. Ve gencimiz bilgisayarın başında olmasa bile oyunu düşünür hale geliyor. Bakıyorsunuz ortada ruh gibi dolaşıyor. Çünkü oyun oynamaya başlayınca zamanın nasıl geçtiğinin farkına varmıyor, uyku yemek gibi bedensel ihtiyaçları, konuşma, gülme gibi ruhsal ihtiyaçları unutuyor. Bunlar yetmiyormuş gibi saatlerce hareketsiz kalmak metabolizma ve kan dolaşımına zarar veriyor. Vücuttaki enerji dışarı atılamadığı için stres ve gerginlik oluşuyor. Sonra dokunsanız patlayacak hale geliyor. Durum böyle... Gelelim çözüme; * Küçük yaşta sessiz kalsınlar diye çocukların ellerine cep telefonu ve bilgisayar vermeyelim, onlarla oynamayı tercih edelim. * Yaş grupları ile özellikle sokakta, parkta oynamalarını sağlayalım, bırakın kirlensinler ve hasta olsunlar. * Çocukların spor, müzik, sanat alanlarında bir hobi edinmelerini sağlayalım ki kendilerini ifade edebilecekleri bir gerçek sosyal ortamları olsun. Aksi halde kendilerini gerçekleştirmek için sosyal medya dışında alternatifleri kalmıyor. * Onlarla bol bol konuşmaya çalışalım. Eğer telefon, bilgisayar ve TV’den fırsat bulabilirsek. Onlardan çok bir farkımız yok aslında. * Kullanım süreci ile anlaşma yoluna gidebiliriz. Cezalandırma çözüm değil çünkü. * Sorun sadece sizin çocuğunuz ile ilgili değil, arkadaşları ile de ilgili olduğu için onların aileleri ve çocukların sınıf öğretmenleri ile konuşup hep beraber karar alınarak çözülebilir. * Tamamen bilgisayarı ve interneti kaldırmak çözüm değil elbette, kendi kendine kontrol edebilir hale getirmek, oto kontrolü yerleştirmek en doğrusu. Buda önce sizin ona güvenip yetki ve sorumluluğu kendisine bırakarak oIur. * Önemli bir noktada anne ve babanın aynı dili kullanması, aynı tavrı göstermesi, böylelikle çocuğun kullanacağı açık bir kapı kalmasın. İlmin kapısı olarak bilinen Hz. Ali şöyle diyor; Çocuklarınızı kendi yaşadığınız zamana göre değil, onların yaşayacakları zamana göre yetiştirin. Çocukları kendi zamanlarının tehlikelerinden korumak da eğitimin önemli bir parçası olarak düşünüyorum. Geleceğin nesillerini yetiştirmede dede ve ninelerimiz kadar hassas ve başarılı olma temennisi ile.. 12 Sİ YASET *(E9JL%(-FÿK9F2014 www.212haber.com ‘Başakşehir sana emanet’ Başakşehir AK Parti Gençlik Kolları, “Sana Emanet” başlığı altında, ‘Başakşehirli Gençlerimiz Belediye Başkanımızla Buluşuyor’ programı düzenledi. Bekir Develi’nin de stand up gösterisi yaptığı programa Başakşehirliler büyük ilgi gösterdi. B $û$.û(+ú5AK Parti Gençlik Kolları “Sana Emanet” başlığı altında, Başakşehirli Gençlerimiz Belediye Başkanımızla Buluşuyor programı düzenledi. Başakşehir Emin Saraç Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Başakşehir Belediye Başkan Adayı Mevlüt Uysal, Kadın Kolları Başkanı Sevgi İlhan, İl Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Tarkan Burçak Uygun, Gençlik Kolları Başkanı Furkan Leventoğlu, İl Yönetim Kurulu üyeleri ve çok sayıda Başakşehirli katıldı. Ünlü program sunucusu ve stand up’çı Bekir Develi’nin de sahne gösterisi yaptığı program vatandaşların yoğun ilgisini çekti. Programda konuşan Başakşehir Belediye Başkan Adayı Mevlüt Uysal, 30 Mart’ta gerçekleşecek olan yerel seçimlerin yeni bir istiklal mücadelesi olduğunu söyledi ve şunu ekledi: “İnşallah biz de bu seçimde gerçek- ten istiklal mücadelemizi vereceğiz.” “2001’de AK Parti kuruldu. Milletimiz çok teveccüh gösterince, o parti iktidar olursa başımıza bela olur dediler. Tayyip Erdoğan’ı seçime giremez deyip listeden çıkardılar ama ona rağmen iktidar oldu AK Parti.” diyen Uysal, “Ne zaman Türkiye atağa geçse önü kesilmek isteniyordu. 2013 Mayıs ayında 3. Köprünün ihalesi yapılmış, Marmaray açılmak üzere, 3. Havaalanı da yapılıyordu. Bunları görünce bir şeyler yapılması lazım dediler ve Gezi olayları çıktı. Ülkemiz öyle bir noktaya gelmişti ki artık koşar adımlarla yürümeye hazırlanıyordu. 2023 yılında Fransa’nın, 2030’da Almanya’nın seviyesine gelecekti. 2035’lerde ise Türkiye dünyaya hükmeden 3-5 ülkeden biri olacaktı. Bunun engellenmesi için tekrar çelme takılması ve bu iktidarın gönderilmesi gerekti.” şeklinde konuştu. SİZ KUTUYA KORSANIZ HAYIR İŞİ, VATANDAŞ KORSA YOLSUZLUK “Bir savcı çıktı, yolsuzluk operasyonları diye işe başladı. Aynı anda 3 yere operasyon yaptı. Birisi imar değişikliği, birisi banka, diğeri belediye. O kadar acele yapmışlar ki işi, belediyenin dosyasında imar değişikliği diye suçladıkları yere ruhsat bile verilmemiş.” sözlerine yer veren Mevlüt Uysal şunları kaydetti: “Bana da uğradılar. Burada çok büyük usulsüzlük, yolsuzluk var dediler. Ayakkabı kutularından bahsettiler. Ben de onlara sizler okullarınızda 13-15 yaşındaki çocukların harçlıklarını alıyorsunuz ve çocuklara gelin bir kurbana ortak olun, Afrika’daki aç insanlara yardım gönderelim diyorsunuz. O topladığınız paraları resmi olarak bankadan havale ettiyseniz makbuzu olmalı, etmediyseniz bir götürme şekli olmalı dedim. Makbuz yok, bankadan havale yapmadık dediler. O zaman siz de onu bir kutuya koydunuz. Siz kutuya koyduğunuz zaman hayır işi oluyor da öbür vatandaş memleketime bir okul yaptırayım, Balkanlarda bir üniversite olsun diye bir çalışma yaptığı zaman niye Türkiye’nin en büyük yolsuzluğu oluyor deyince cevap veremediler.” Uysal, “Türkiye eğer bu hızla giderse biz Avrupa Birliği’nden daha büyük hale geleceğiz, bunu görüyorlar. Hele bir Kanal İstanbul yapılırsa etkinliği daha fazla artacak. Bu- nun için de en güvendiğimiz insanları kullanarak bu işe başladılar. Dediler ki sizin dünyada 3 bin okulunuz var. Ya o okulların canına okuruz ya da siz iktidarın canına okuyacaksınız. Onlar da sandı ki iktidarın canına okuyabilecekler. 28 Şubat sürecinde askerlerin canına okuyamadılar, bu kadar uğraşlara rağmen Ergenekoncuların canına okuyamadılar ama uzun adamın canına okumaya kalkıştılar; fakat şu anda görüyorlar ki öyle bir şey yapamayacaklar. Eğer Türkiye güçlüyse o 3 bin okul ayakta olur, bunu fark edemediler. Bu millet inşallah onlara bunu fark ettirecek.” ifadelerine yer verdi. BİZ KİMSEYİ KANDIRARAK BURAYA GELMEDİK “Gezicilerin, 17 Aralıkçıların sanki Başakşehir’e kasıtları var. Yapılmasın dedikleri her şey Başakşehir için faydalı.” Sözlerinin ardından Uysal şöyle devam etti: “Kanal İstanbul, Kent Hastanesi, 3. Havaalanı… Başakşehir önümüzdeki dönemde gerçekten İstanbul’un yeni vitrini olacak. Son dönemlerde hiçbir ilçeyle ilgili yapmadıkları kadar yayın yapıyorlar. AK Partililer Saadet rozeti takıp Saadet Partilileri kandırmaya çalışıyormuş. Biz AK Partili olarak kimseyi kandırarak buraya gelmedik. Doğruları söylediğimiz için bu millet yanımızda.” ‘HALKIMIZIN GÜCÜNE İNANIYORUZ’ < WaƌƟ aƔaŬƔĞhiƌ ĞůĞdiLJĞ aƔŬan adaLJŦ DĞǀůƺƚ hLJƐaů͛a ƐĞǀŐi LJƺƌƺLJƺƔůĞƌindĞ ǀaƚandaƔůaƌ bƺLJƺŬ iůŐi ŐƂƐƚĞƌiLJŽƌ͘ saƚandaƔůaƌa ŬaƌanĮů ƚaŬdiŵ ĞdĞn ǀĞ ƐŽƌƵnůaƌŦnŦ dinůĞLJĞn hLJƐaů͕ ͞Diůůi iƌadĞnin ŽƌƚaLJa ĕŦŬƨŒŦ ŐƺnůĞƌdĞLJinj͘ inj ŵiůůi iƌadĞLJĞ inanŦLJŽƌƵnj͘ ,aůŬŦŵŦnjŦn ŐƺĐƺnĞ͕ haůŬŦŵŦnjŦn ƚĞǀĞĐĐƺhƺnĞ ŐƺǀĞniLJŽƌƵnj͘͟ diLJĞ ŬŽnƵƔƚƵ͘ www.212haber.com K Ü LT Ü R *(E9JL%(-FÿK9F2014 Yedi iklim bir insan: ALİ HAYDAR HAKSAL Türk edebiyatında İslami düşüncenin yayılması, korunması ve geliştirmesine büyük katkılar sağlayan Yedi İklim Dergisi’nin kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni Ali Haydar Haksal Küçükçekmece Belediyesi’nin düzenlediği özel etkinlikte, şairler ve yazarlar tarafından konuşuldu. T h5.('(%ú<$7,1'$ İslami düşüncenin yayılması, korunması ve geliştirmesine büyük katkılar sağlayan Yedi İklim Dergisi’nin kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni Ali Haydar Haksal Küçükçekmece Belediyesi’nin düzenlediği özel etkinlikte, şairler ve yazarlar tarafından konuşuldu. Cennet Kültür ve Sanat Merkezi’nde Selahaddin Kocaaslan’ın sunumuyla ‘Yedi İklim Bir İnsan’ başlığıyla gerçekleştirilen programa Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin İpek ve dergicilik dünyasına adını altın harflerle yazdıran Ali Haydar Haksal’ın yanı sıra birçok yazar ve şair katıldı. YEDİ İKLİM YAZARLARI HAKSAL’I ANLATTI Programda ayrıca Yedi İklim Dergisi yazarlarından Ali Göçer, şair Adem Turan, Cemal Şakar, Gökhan Serter, Hüseyin Akın, Mehmet Özger, Hattat Mustafa Cemil Efe, Nuhan Nebi Çam, Şakir Kurtulmuş, Seyfettin Ünlü, Selvigül Şahin, Suavi Kemal Yazgıç, Osman Koca, Özcan Ünlü, Çağla Göksel Çakır, Vefa Taşdelen, Yunus Emre Özsaray, Semerkant Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ali Sözer, Kültür-Sanat Gazetecisi, TRT Türk Programcısı Bünyamin Yılmaz’da birer konuşma gerAdem Turan çekleştirerek Ali Haydar Haksal ile ilgili hatıralarını paylaştı. ProgADEM TURAN: OKUMA ram sonunda ise tüm katılımcılara Küçükçekmece Belediyesi tarafın- AZMİNİ ONDAN ÖĞRENDİM dan Yedi İklim Dergisi hediye edilirken, program boyunca Yedi İklim Şair Adem Turan, “Yedi İklim benim iDergisi kapakları sergisi sanatsever- çin bir okul olmuştur” diyerek, “Ali Haydar Haksal benim ustamdır. Ben lerle buluştu. ALİ HAYDAR HAKSAL: ‘BU DAVAYA OMUZ VERENLERİN DERGİSİ’ Yedi İklim dergisinde sadece kendisinin değil; tüm dostlarının emeği olduğunu belirten usta edebiyatçı Ali Haydar Haksal, tüm şair ve yazar dostlarına teşekkür etti. Haksal, “Aslında bana söz düşmez burada. Bu kadar övgüyü hak edecek ne yaptım diye kendime sormadan edemiyorum.”dedi. Konuşmasında ailesinin kendisine verdiği büyük destekten de bah- seden usta kalem, “Yedi İklim benim adımla özdeşleşti ama bu öyle değil. Bu davaya omuz veren herkesle birlikte var oldu Yedi İklim Dergisi. Burada olan ve olmayan birçok arkadaşımın emeği var. Bir dergi birkaç kişiyle çıkmaz. Her şeyden evvel Peygamber Efendimizin çizdiği yol üzerindeyiz. Bizden önce ustalarımız, üstatlarımız vardı. Biz onlardan beslendik” dedi. Bünyamin Yılmaz YEDİ İKLİM: ÜMMET VE EDEBİYAT zĞdi 7Ŭůiŵ ĕŽŬ ƐaLJŦda ŐĞnĕ Ɣaiƌ ǀĞ LJanjaƌ iĕin ƵŒƌaŬ LJĞƌi ŽůdƵ͘ ůi ,aLJdaƌ ,aŬƐaů bƵƌada biƌ aŒabĞLJůiŬ LJaƉŵaLJŦ ƚĞƌĐih Ğƫ͘ bahŦƐ dĞƌŐiƐi ŽůŵaƐŦna injin ǀĞƌŵĞdi͘ ,aŬƐaů͛Ŧn zĞdi 7Ŭůiŵ͛ůĞ iLJiĐĞ ŵƺƔahhaƐůaƔan biƌ LJƂnƺ daha ǀaƌ͘ <ƵdƺƐ͛ƺ hiĕ ƵnƵƚŵadŦ͘ 7Ɛůaŵ ƺŵŵĞƟnin dĞƌƚůĞƌindĞn ŬaƉŵadan ĞdĞbiLJaƚ ĕinjŐiƐini iůĞƌůĞƫ͘ Ğniŵ Őibi ŽŬƵů ƐŦƌaůaƌŦnda ĨŽƚŽŬŽƉidĞn dĞƌŐiůĞƌ Ž- ůƵƔƚƵƌan ŐĞnĕůĞƌ iĕin bƺLJƺŬ biƌ biůinĕ aŬŦƔŦLJdŦ ,aŬƐaů͘ DiůůŠ 'anjĞƚĞ͛nin ƐŽn ƐaLJĨaƐŦnda iůŬ <ƂƌĨĞnj haƌĞŬąƨ ƐŦƌaƐŦnda LJanjdŦŒŦ LJanjŦůaƌ ƺŵŵĞƚ ĐŽŒƌaĨLJaƐŦLJůa LJaŬŦndan iůŐiůĞndiŒini ŽƌƚaLJa ŬŽLJdƵ͘ dĞbi ĕinjŐiƐindĞ dĞ ĞdĞbiLJaƨ ƐŽƐLJaůdĞn ƐŽLJƵƚůaŵa LJŽŬ͘ ůi ,aLJdaƌ ,aŬƐaů͛Ŧn biƌ ͚ƚĞĐƌƺbĞ͛ ŽůaƌaŬ ŽůƵƔƚƵƌdƵŒƵ aŬŦƔ͕ ŐĞůĞĐЌРbiƌ zĞdi 7Ŭůiŵ ŬƂŬƺ ƐaůdŦŒŦnŦ ŐƂƐƚĞƌiLJŽƌ͘ Hüseyin Akın Cahit Zarifoğlu ile bir defa görüştüm. Keşke sürekli görüşseydim. Bu ve bunun gibi değerli insanları hayatta iken görelim, yanlarına gidelim. Ali abiden azmi öğrendim. O azmi biraz açmak istiyorum. Üsküdar’da karşılaştığımda ‘Abi bu kadar nasıl okuyorsun?’ diyo- Suvai Kemal Yazgıç rum. Ben hayretler içinde kalıyorum. Okuma azmini ondan öğrendim. Okumayı ciddi anlamda anlatan Ali abidir. Benim ilk kitabım Yedi İklim yayınlarından çıktı. Heyecanlıyım...” diyerek konuşmasını Yedi İklim’de yayınlanan Yokluk şiirini okuyarak tamamladı. // 15 Prof.Dr. Mazhar BAĞLI [email protected] Davut kılıklı Calut ya da ‘Herkül’ın ‘Herkul’laşması… HERKÜL yunan çok tanrılı inancı içerisinde hem insan, hem tanrı özellikleri taşıması bakımından önemli figürlerden biridir. Herkül denince hem tarihte hem günümüzde akla ilk gelen “güç” kavramı olmuştur. “Herkül gibi” benzetmesi halen sıra dışı güce sahip olanlar için kullanılan bir sıfattır. Bu mitolojik şahsiyetin yunan teolojisindeki derin ve karmaşık yapısına girmeden sadece güç sembolü olan yanına değinelim. Herkül doğduğu yer bakımından kendini kültürel anlamda Yunan’a dayandıran Batıya ait bir kahramandır. Bugün bile özellikle batı dünyasında insanüstü güce sahip kahramanlar popüler kültürün önemli parçasıdır. İnsanlar baş edemedikleri, güçlerinin yetmediği doğa olayları veya tanrıların gazabıyla karşılaştıklarında, amansız gücüyle kendi yanlarında olacak onları koruyacak bir kahramana sürekli ihtiyaç duymuştur. Bu noktadan bakınca herkül imajı sahip olduğu hususiyetler bakımından görsel ve yazınsal eserler için ideal bir konu olmanın yanı sıra bir toplumu, ülkeyi yönetme iddiasında olan kişiler için de en uygun propaganda unsurlarından biridir. Herkül ki asıl adı Herakles, Zeus ile Miken kralının kızı Alkmene’nin oğludur. Zeus’un kadına kocası kılığında yaklaşıp hamile bıraktığı rivayet edilir. Üstün bir eğitim gören ve son derece yetenekli olan Herkül’e verilen bir dizi görev vardır. Ki bunlar, Nemean arslanı’nı yenmek, Lerna gölündeki Hydra’yı öldürmek, Artemis’in kutsal hayvanlarından Kyreneia Geyiğini yakalamak, Erymanthian dağında yaşayan büyük yaban domuzunu tutmak, Augias’ın ahırlarını günde temizlemek, Stymphalos’da insanların rahatını kaçıran Stymphalian Kuşlarını kovmak, Girit’e gidip Poseidon’un Minos’a verdiği azgın Girit Boğası’nı getirmek, Troya halkına eziyet çektiren deniz canavarını öldürmek, Amazonlar kraliçesi Hippolyta’dan kemerini almak, Okeanos’un bir adasında bulunan 3 gövdeli dev Geryoneus’un sığırlarını çalmak, Hesperidler’in altın elmalarını getirmek, Ölüler ülkesini koruyan Kerberos adlı köpeği yeryüzüne çıkarmak gibi çok hayati öneme sahip vazifelerdir. Keza bu konular, o günün toplumuna büyük acılar veren kaotik sorunlardır ve mutlaka toplumsal gelecek için çözülmeleri gerekmektedir. Helenistik dönemden itibaren özellikle büyük İskender ve onun ardılları olarak Helenistik imparatorluğu yöneten komutanlar soylarını Herkül’e dayandırarak güce dayalı yönetimlerini meşrulaştırma yoluna gitmişlerdir. Yönetim meşruiyet gerektirir ve en kudretli imparator bile soyunu halk nezdinde kutsal kabul edilen kişilere dayandırmaya çalışır. Soyunun Herkül’den geldiğine inanan imparatorlar Herkül’ün alamet-i farikası olan aslan postu ve sopasını bir propaganda aracı olarak kendi heykel veya betimlerinde sürekli kullanmışlardır. Kendine bunun gibi bir sıfatı layık görenlerde bu gücün somut bir karşılığı yoksa eğer bu durum egoist bir yapıya ve hastalıklı bir ruh haline işaret eder. Yani herkül sıfatı her zaman olumlu bir anlam taşımaz. Peki dini bir cemaatin faaliyetlerinin duyurulduğu bir internet mecrasının “herkül” adıyla anılmasını nasıl yorumlamalıyız? Yukarıda belirttiğimiz gibi bu karakterin salt güç kavramıyla birlikte düşünüldüğünde her yapıya uyarlanabilir özellikleri onu evrensel kıldığından İslami argümanlarla ortaya çıkan bir mecra için de kullanılması ilk başta yadırganmayabilir. Ancak bu isim bizzat internet sitesi yöneticileri tarafından reddedilip (web adreslerinde Türkçe karakterler kullanılamaması avantajından da yararlanarak) sitenin adının en başından beri “herkul” biçiminde düşünüldüğü şeklinde tevil yoluna gidilmiştir. Peki, gerçekte durum böyle mi? Dünya üzerinde yayınlanan bütün web sayfalarının belli aralıklarla sayfa görüntüsünü alıp, o sayfanın geçmişte nasıl göründüğünü anlamamıza yardım eden çok faydalı bir site (waybackmachine) sayesinde herkul.org’un ilk faaliyet yılı olan 2012 den 2013 sonlarına dek site başlığı olarak “herkül” yazısını kullandığını görebiliyoruz. Son zamanlarda gün yüzüne çıkan başarısız darbe girişiminden sonra tartışmalı ortamın site sahiplerini endişelendirdiğini ve herkül isminin İslami hassasiyete sahip insanlarda olumsuz kanı oluşturabileceğini düşünerek sitenin sayfa başlığını 2013 Ocak ayından itibaren “herkul” olarak değiştirdiklerini görmekteyiz. Bu durum kulluktan mitolojik tanrılığa giden yolun ilk adımı olarak yorumlanabilir mi mutlaka tartışılabilir ama bu cemaatin/örgütün her koşul için sahip olduğu bir kıyafetinin/ceketinin olduğundan kimsenin kuşkusu olmasın… 16 Sİ YASET *(E9JL%(-FÿK9F2014 www.212haber.com ‘Geleceğin Sarıgül’ü olacak’ CHP Başakşehir Belediye Başkan Adayı Özgür Karabat ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül, Güvercintepe ve Şahintepeli vatandaşlarla bir araya geldi. Sarıgül, Özgür Karabat ile örnek belediyeciliğinin nasıl olacağını herkese göstereceğiz. ‘Atom Karınca’ lakabını almış Özgür kardeşim, geleceğin Sarıgül’ü olacaktır” dedi. B $û$.û(+ú5&+3 İlçe Başkanlığı’nın seçime sayılı günler kala Güvercintepe ve Şahintepe’de düzenlediği programa binlerce vatandaş katıldı. Güvercihtepe’de yapılan konserde Kâhtalı Mıçı, Başak Kar ve Murat Akkaya sahne aldı. Sanatçılar söyledikleri türkülerle Güvercintepe sakinlerine keyifli dakikalar yaşattılar. Konser sonrası selamlama konuşması yapan Başakşehir Belediye Başkan Adayı Özgür Karabat, özellikle imar, okul servisi ve sosyal yardım konularına değindi. “Yıllarca bu mahallenin çilesini çekmiş, Güvercintepelilerin artık refah biçimde yaşama zamanı gelmiştir” diyen Karabat, “Yapılan haksızlığa ve adaletsizliğe dur demek için geliyoruz” şeklinde konuştu. BAŞBAKAN’A BU KONUDA KATILIYORUM Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘En az 3 çocuk yapın’ söylemine katıldığını söyleyen Karabat, genç bir nüfus için ailelerin 3 çocuk yapması gerektiğinin altını çizdi. Her ailenin gelir durumun farklı olduğunu vurgulayan Karabat, konuşmasına şöyle devam etti: “5 kişilik bir ailede evin babası 800 TL. asgari ücretle geçinip, eşine ve 3 çocuğuna bakıyor. Çocuklar ise okula giderken karda kışta sokaklarda perişan oluyor. Eğer belediye başkanı olursam Başakşehir’de devlet okuluna gi- den her çocuğun servis ücretlerini biz karşılayacağız. Bunun için söz veriyorum” diye konuştu. Konuşmasında sosyal yardımların da iki katına çıkarılacağını belirten Karabat, yardımların rastgele değil titiz inceleme sonucunda gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacağının altını çizdi. ki imar ve tapu sorununu çözmek hiçte zor olmayacak” diye konuştu. Belediyelerin görevinin halkını mağdur etmek değil, haksızlıklara karşı halkı ile birlikte mücadele etmek olduğunu söyleyen Karabat, eğer bölgenin bir zenginliği varsa, bu zenginliği yıllarca bu bölgenin kahrını, çamurunu ve çilesini çekmiş insanların paylaşması gerektiğini vurguladı. BU SORUNU EN İYİ BEN BİLİRİM Yıllarca tapusuz bir evde büyüdüğünü, tapu ve imar konusunda insanların ne tür zorluklar çektiğini en iyi kendisinin bildiğini kaydeden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül, seçildikleri takdirde imar ve tapu sorununu çözeceklerini iddi- BU SORUNU ÇÖZMEK HİÇ ZOR OLMAYACAK Şahintepe etkinlik alalında düzenlenen ve Sarıgül’ün de katıldığı programda ise CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, Disk eski Genel Başkanı ve eski CHP Milletvekili Rıdvan Budak, CHP Başakşehir İlçe Başkanı Kazım Özeren, CHP Başakşehir 2009 Belediye Başkan Adayı Mehmet Kaban’da hazır bulundu. Karabat, Şahintepe’nin de imar sorunun olduğuna değinerek, “Biz hiçbir vatandaşımızın bölgede diken üstünde oturmasına ve evini kaybetme korkusu ile yaşamasına asla razı olmayacağız. Göreceksiniz BAŞAKŞEHİR’DE CHP İKTİDARINA İNANIYORUZ zĞƌĞů baƐŦn ŵĞnƐƵƉůaƌŦLJůa ƐĞĕiŵ ƂnĐĞƐi ƐŽn baƐŦn ƚŽƉůanƨƐŦnŦ dƺnjĞnůĞLJĞn <aƌabaƚ͕ ƂnĞŵůi iddiaůaƌda bƵůƵndƵ͘ ^Ğĕiŵ ƂnĐĞƐi͕ LJaƉŦůaĐaŬ ĕaůŦƔŵaůaƌůa aƔaŬƔĞhiƌ͛Ğ naƐŦů baŬƨŬůaƌŦnŦ anůaƚŵaLJŦ hĞdĞŇĞdiŬůĞƌini ƐƂLJůĞLJĞn <aƌabaƚ͕ anŬĞƚ ƐŽnƵĕůaƌŦna ŐƂƌĞ aƔaŬƔĞhiƌ͛dĞ ƂndĞ ŽůdƵŬůaƌŦnŦ bĞůiƌƫ͘ ,W 7ƐƚanbƵů DiůůĞƚǀĞŬiůi ƌdŽŒan dŽƉƌaŬ iůĞ aƌaƐŦnda ŐĞĕĞn biƌ ŬŽnƵƔŵaLJŦ baƐŦn ŵĞnƐƵƉůaƌŦLJůa ƉaLJůaƔan <aƌabaƚ͕ ͞ƌdŽŒan ĞLJ bana ϭ͘ϴ ƉƵan ƂndĞ ŽůdƵŒƵŵƵnjƵ ƐĞĕiŵdĞ ƐŽn ŐƺnůĞƌin ƂnĞŵůi ŽůdƵŒƵnƵ iLJi ĕaůŦƔŵaŵŦnj ŐĞƌĞŬƟŒini ƐƂLJůĞdi͘ zaƉƨŒŦ- ŵŦnj ĕaůŦƔŵaůaƌda ŐƂƌdƺŒƺŵƺnj iůŐi ǀĞ aůaŬa bƵnƵ dĞƐƚĞŬůiLJŽƌ͘ ^Žn ŐƺnůĞƌi ĕŽŬ iLJi dĞŒĞƌůĞndiƌĞĐĞŒinj͘ Ğn ǀĞ ƂƌŐƺƚƺŵ aƔaŬƔĞhiƌ͛dĞ ,W iŬƟdaƌŦna inanŦLJŽƌƵnj͟ ƔĞŬůindĞ ŬŽnƵƔƚƵ͘ İHALE VE MECLİS OTURUMLARI CANLI YAYINLANACAK 'ƂƌĞǀĞ ŐĞůdiŬƚĞn ƐŽnƌa bĞůĞdiLJĞ ihaůĞůĞƌi ǀĞ bĞůĞdiLJĞ ŵĞĐůiƐ ŽƚƵƌƵŵůaƌŦ ĐanůŦ LJaLJŦnůanŦƉ bĞůĞdiLJĞnin ŐƺnůƺŬ ŐĞůiƌ-ŐidĞƌi͕ ƐƚƌaƚĞũiŬ ĨaaůiLJĞƚ ƉůanůaƌŦ ǀĞ ŵĞĐůiƐ ƺ- LJĞůĞƌinin ŵaů bĞLJanůaƌŦnŦn hĞƌ LJŦů inƚĞƌnĞƚ ƺnjĞƌindĞn LJaLJŦnůanaĐaŒŦnŦ ŬaLJdĞdĞn <aƌabaƚ͕ ͞'ĞƌĞŬ iůĕĞ baƔŬanůŦŒŦŵ ŐĞƌĞŬƐĞ adaLJůŦŬ ƐƺƌĞƐindĞ ŐƂƐƚĞƌŵiƔ ŽůdƵŒƵŵ bƵ ƚaǀŦƌ ƐĞĕiůdiŒiŵ njaŵanda dĞǀaŵ ĞdĞĐĞŬƟƌ͟ diLJĞ ŬŽnƵƔƚƵ͘ Ŭ WaƌƟůi ŬadŦnůaƌŦn ^aadĞƚ WaƌƟƐi ƌŽnjĞƟ iůĞ ŽLJ ƚŽƉůaŵaƐŦ iddiaƐŦna dĞŒinĞn <aƌabaƚ͕ ͞Ŭ WaƌƟůiůĞƌ ^aadĞƚ WaƌƟƐi͛nin bƵ Őƺnaha ŽƌƚaŬ ŽůaĐaŒŦnŦ dƺƔƺnŵĞƐin͘ ^aadĞƚ WaƌƟƐi aƌƨŬ ŐĞƌĕĞŒi ŐƂƌdƺ ŬĞndiůĞƌini ĕŽŬ iLJi iĨadĞ ĞdiLJŽƌůaƌ͘ bƵnƵ ĕŽŬ iLJi biůiLJŽƌƵŵ Ŭi ^aadĞƚ WaƌƟůiůĞƌ binjůĞƌi Ŭ WaƌƟůiůĞƌdĞn daha iLJi ŬaƌƔŦůŦLJŽƌ͟ dĞdi͘ ͬͬ a etti. CHP’ye oy versin veya vermesin herkesin refah ve huzurunun kendileri için öncelik olacağının altını çizen Sarıgül, “Şişli bugün nasıl örnek bir belediyeye sahipse, Başakşehir’de öyle olacak. İstanbul’da Mustafa Sarıgül, Başakşehir’de Özgür Karabat ile örnek belediyeciliğinin nasıl olacağını herkese göstereceğiz. Çalışkanlığı ve dürüstlüğüyle ‘Atom Karınca’ lakabını almış Özgür kardeşim, geleceğin Sarıgül’ü olacak” dedi. Davullu zurnalı kentsel dönüşüm devam ediyor %$ø&,/$5’da seçimlere kısa bir süre kalmasına rağmen Kentsel Dönüşüm Projesi hız kesmeden devam ediyor. Sakinlerle müteahhitlerin anlaşması sonucu Kemalpaşa Mahallesi 23.Sokak’ta bulunan 82 daireli 19 binanın yıkımı davul zurna eşliğinde gerçekleştirildi. Yıkımdan sonra 2450 m2’lik alanın 1500 m2’si yeşil almak kaydıyla otoparklı ve asansörlü 144 daire yapılacak. Kemalpaşa Mahallesi’ndeki yıkım alanında düzenlenen programda konuşan Bağcılar Kaymakamı Erdal Çakır yıllar önce basında ‘kanlı yıkım’, ‘yıkımda kavga çıktı’ gibi haberlere rastladıklarını hatırlatarak, “Bağcılar’daki yıkımlar ise davul ve zurna ile yapılıyor. Bunun bir sebebi sakinlerin binalarının yıkılması gerektiğini anlamış olması diğer sebebi de kentsel dönüşümü yapanlara duyulan itimattır. Proje, Bağcılar Belediyemiz halkımıza güven verdiği için davul zurna eşliğinde yürüyor.” diye konuştu. LAF DEĞİL İŞ ÜRETİYORUZ Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı da, ilçenin her geçen gün farklı bir güzelliğe ev sahipliği yaptığını ifade etti. ‘Laf değil iş üretiyoruz’ diyen Başkan Çağırıcı, yıkımı yapılacak binaların yerine yapılacak projenin maketini göstererek şunları söyledi: BAŞBAKAN ERDOĞAN BAŞLATTI Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 5 Ekim 2012 tarihinde 35 ilde aynı anda başlattığı ve yaklaşık 7 milyon binanın elden geçeceği kentsel dönüşüm hamlesi çerçevesinde Bağcılar’da da ara vermeksizin devam ediyor. Proje kapsamında 1999 depreminden önce yapılan dayanıksız konutların yerine daha sağlam asansörlü ve otoparklı konutlar inşa ediliyor. // “İşte yıkımını yaptığımız alandaki projenin görseli bu. Bu alanın yüzde 25’ine bina yüzde 75’ine de yeşil alan ve yaşam alanı yapılıyor. Bizim ifade etmeye çalıştığımız kentsel dönüşüm bu. Amaç eski binanın yerine yenisini yapmak değil, sosyal mekanlarıyla şehri yeniden inşa etmektir.” Ele emeği ürünler hayat buluyor '(326ú7(287/(7Dünya Kadınlar Günü’nde kadın emeğiyle hazırlanmış özel bir sergiye ev sahipliği yaptı. Başakşehir Halk Eğitimi Merkezi işbirliği ile gerçekleşen ve farklı branşlardan kursiyerlerin kendi tasarımlarından oluşan; resim, ahşap boyama, seramik, sabun, ebru ve el sanatlarına ait birbirinden özel ürünün sergilendiği ‘Hayata Dokunan Eller Sergisi’nin açılışını Başakşehir Kaymakamı Fatih Kocabaş’ın gerçekleştirdiği bu özel sergiye Başakşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü İsmail Baltacı ve Başakşehir Sosyal Yardımlaşma Vakfı Müdürü Sibel Akyüz yaptı. Sergide Başakşehir Halk Eğitimi Bitlis Halk Oyunları ve ‘Boğaz Köyü İlköğretim Okulu’ masa tenisi dalında derece alan öğrenciler ödüllendirildi, açılış sonunda tüm ziyaretçilere el ürünü sabun ve seramikten yapılan magnetler armağan edildi. Kazançlı Alışveriş Merkezi olmanın yanı sıra, yaşam, kültür ve sanatın da merkezi olma niteliğini taşıyan Deposite Outlet Merkezi; seramik yapımı, ebru sanatı, sabun yapımı, ahşap boyama, resim, takı alanlarında verdiği eğitimlerle Türk Sanatlarına ait değerlere hayat verirken bütün bir dönem yapılan el emeği ürünleri özel sergilerle ziyaretçilerine sunuyor. // İTE’DE DEPOS ATA Y ‘HA AN DOKUN RMA A K ’ ELLER GİSİ SER Birim Müdürleri, Teknoloji Çalıştayı’nda buluştu %$û$.û(+ú5%(/('ú<(6ú tarafından hayata geçirilen Living Lab’ın ilk ayağı olan ve 5. Etap’ta yer alan İnovasyon ve Teknoloji Merkezi’nde düzenlenen Çalıştay’a belediyenin birim müdürleri katıldı. Bilgi İşlem Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen Çalıştay’da, birim müdürlerine; Başakşehir Living Lab projesi kapsamında İnovasyon ve Teknoloji Merkezi’ne kazandırılan teknolojik yenilikler hakkında detaylı bilgiler verildi. Katılımcılara, Wallrite tek- nolojisi, akıllı ev prototipi ve üç boyutlu yazıcılar konusunda da ayrıntılı bilgiler veridi. Çalıştay’da ayrıca İnovasyon ve Teknoloji Merkezi’nde yer alan yeniliklerin ve teknolojilerin kamu hizmetlerinde kullanılması hakkında bilgi alış verişinde bulunuldu. Başakşehir Belediyesi’nin verdiği hizmetlerin yeni teknoloji ile buluşturulması konusunda İnovasyon ve Teknoloji Merkezi’nde konumlandırılmış olan Kuluçka Merkezi girişimcileri ile iş birliği yapılması öngörüldü. // G Ü N DEM www.212haber.com *(E9JL%(-FÿK9F2014 Suriye’de tersine koşan ambulans S 85ú<(·'(savaş bütün şiddetiyle devam am ediyor. İHH İnsani Yardım Vakfının,, karrı yedeş Suriye halkına yaptığı yardımları rinde görmek için, İHH gönüllüsü bir arete grup arkadaşla sınır kamplarını ziyarete gittik. İlk gün Türkiye tarafındaki kampn Suları ziyaret ettikten sonra, ikinci gün riye tarafına geçtik. dar oBize verilen bilgiye göre Halep’e kadar n telan mıntıkanın rejim askerlerinden mizlendiği, binaenaleyh bir sorun olmayacağı yönünde idi. Gördüğümüz kampan ların ne durumda olduğunu birazdan ını oanlatacağım. Ancak yazımın başlığını s’’ın luşturan “Tersine Koşan Ambulans’’ın kafamda kazınan görüntüsünü arz etmek istiyorum. zlenMıntıka rejim askerlerinden temizlenademiş ancak, gruplar arasındaki mücadele daha şiddetli bir şekilde devam ettierleği bilgisi bize verilmedi. Rejim askerleakıp ri bir-iki çatışmada mevzilerini bırakıp geri çekiliyor. Şu anda rejim adına savaşanlar; dışardan gelen paralı asker veya “Ehli Beyt rejimi yıkılıyor aman ha yetişin!..’’ propagandasıyla köy kırsallarından toplanmış saf müminlerdir. Diğer taraftan Suriye halkına destek vermek ve gayesi ‘şehit’ olmak için gelen bir sürü grup ve bunlara bağlı savaşçı var. IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) bunlardan biri. Çok fanatik bir yapıya sahip olan bu savaşçılar, başta Beşşar Esad’ı devirmek için Suriye’ye gelmişken, şu anda ÖSO (Özgür Suriye Ordusu) ile savaşmak suretiyle, Esad’ın ekmeğine yağ sürmektedirler. Veya uluslararası organizatörler, çok ince bir hesapla bunları kendilerine hizmet ettirmektedir. Nitekim bizde de buna benzer olaylar olmaktadır. Neyse… Biz 2 kamp gezdikten sonra, bir sonraki kampa gitmek üzere ana yola varmadan çatışma çıktı. Kurşunlar yakınımızdaki asfalta düşünce, milis komutanı toprak yoldan çıkmamıza izin vermedi. Türkiye tarafına doğru gidelim diyoruz, teh- nj ƂnĐĞ ^iĐĐƵ ŬaŵƉŦnda ŵĞLJdana ŐĞůĞn ĕaƨƔŵadandƺƌŬiLJĞ ƐŦnŦƌŦna Ğn LJaŬŦn nŽŬƚa Žůan abƵƐƐĞůaŵ ŬaŵƉŦnda bƵůƵnan ĐaŵiLJĞ ƐŦŒŦnan aiůĞůĞƌ likeli olur düşüncesiyle ona da izin vermiyor. Çatışma devam ederken araçlarımızın içinde öylece beklemeye başladık. Çevrede can korkusundan dolayı meydana gelen telaşı söylememe gerek yok. Çoluk çocuğun perişan bir vaziyette sağa sola kaçarak sığınacak (korunacak) yer arama telaşı anlatılır gibi değil. Milis kuvvetlerden biri uçaksavar yerleştirilmiş bir araca atlayıp, asfaltın üzerinde ölüme meydan okurcasına mevzilenmesi büyük bir cesaret örneği olarak hafızam- 7,, nŦn iƔůĞƫŒi ĞŬŵĞŬ ĨabƌiŬaƐŦ͘ Ƶƌadan ĕŦŬan ĞŬŵĞŬůĞƌ ƉaŬĞƚůĞnĞƌĞŬ͕ ^ƵƌiLJĞ͛dĞ bƵůƵnan ŬaŵƉůaƌa ƵůaƔƨƌŦůŵaŬƚadŦƌ Emin BATUR [email protected] da kalkal dı. ÇİRKİN SAVAŞ SENARYOLARI Ancak benim asıl anlatmak istediğim şey ambu ambulans. Yani ters yöne koşan ambu ambu- Suriye’de… Varil bombalarıyla yakıp yıkılan şehirler, Bir nevi mini atom bombası vazifesi gören vakum bombalarıyla öldürülen, yere düşen küçük canlar kimsenin umurunda değil. Batı dünyasına göre Beşşar Esad kimyasal silah kullanmadığı sürece, müdahaleyi gerektirecek bir durum yok. Hoş Esad kimyasal kullansa da batı dünyası bir bahane bulur bu işten yan çizer. Nitekim Beşşar Esad kimyasal silah kullandığını kabul etti. Batı dünyasına: “Gelin size kimyasal silahları teslim edeyim bu işi unutalım’’ teklifinde bulundu. Batı dünyası; Rusya ile işbirliği içinde, bu alçakça teklifi kabul etti. O silahların nasıl teslim edildiğini kimse bilmiyor. Daha doğrusu unutulmaya terkedildi. Batı medyası işine gelmeyen bu rezil anlaşmayı gündemden düşürerek unutturdu. lans… Herkes kur kurşunların geldiği istikametin ak aksine, kendini bizim gibi Türkiye tarafına doğru atmaya çalışırken, birden çağlıklar kopararak çatışmanın olduğu yöne hızla dalan ambulansın görüntüsü zihnimde öyle bir nakış bıraktı ki, anlatamam. Kör kurşunların havada uçuştuğu yöne doğru, insani bir gayretle yaralı taşımak için dalan ambulans, aslında savaşın dramatik bir özetidir. Bu enstantaneyi paylaştıktan sonra tekrar konuya dönüyorum. ^iĐĐƵ ŬaŵƉŦndaŬi ĕaƨƔŵadan ŬaĕŦƉ ŐĞůĞn iŬi ĕŽĐƵŬ͘ 7,, LJĞůĞŬůi ͚ĞƌaŬaƚ͛ iƐiŵůi ĕŽĐƵŒƵn ĕŽƌaƉƐŦnj ŽůdƵŒƵnƵ daha ƐŽnƌa ƌĞƐiŵůĞƌi inĐĞůĞƌŬĞn ŐƂƌdƺŵ͘ nj ƂnĐĞ LJaƔadŦŒŦ ĕaƨƔŵaLJŦ bƺLJƺŬ biƌ adaŵ Őibi aLJƌŦnƨůŦ biƌ ƔĞŬiůdĞ aŬƚaƌŵaLJa ĕaůŦƔƨ͘ K hĞLJĞĐanůa hiĕ biƌiŵinj ĕŽĐƵŒƵn ĕŦƉůaŬ aLJaŒŦnŦ ĨaƌŬ ĞƚŵĞŵiƔinj͘ Suriye münasebetiyle batı dünyasının canavar yüzünü bir daha görmüş olduk. Şöyle ki: İran-Rusya-Batı ittifakı Beşşar Esad’ın devrileceğini biliyor. Bütün planlar devrildikten sonrası üzerine yapılıyor. Suriye’nin İsrail karşısında yeniden güç olmaması için, şehirler ve diğer yerleşim birimleri, yukarda bahsettiğim bombalarla taş üstünde taş bırakmamacasına tüm alt yapı ve üst yapısı yakılıp yıkılıyor. Yerinden yurdundan ayrılmak zorunda kalan milyonlarca insan ve ölen on binlerce can Türkiye’nin dışında kimsenin umurunda değil. Batı, İsrail devletinin biraz daha uzun ömürlü olması için, bu korkunç katliamı büyük bir keyifle izliyor. Peki, dünya gündeminde Suriye var mı? Niye olsun ki!.. Her şey zaten istedikleri gibi gidiyor. Beşşar Esad yerinde. Ve Suriye’nin alt yapı, üst yapı, askeri gücü, sanayi, ticaret ne varsa yok olup gidiyor… Batının Suriye’yi işgal ederek yapmak istediği şeyi, bugün Beşşar Esad fazlasıyla yapıyor. Bu tahribatlar yapılırken, ülke boydan boya katliamdan geçirilip harap ediliyor. Üstelik bu dünya gündeminde yer işgal etmiyor. Bugün bile bu savaş bitse, Suriye’nin, İsrail’e karşı yeniden güç olabilmesi uzun yıllar alacak. Batının da istediği bu değil mi? Bu katliamın onda birini yapmamış olan Kaddafi’yi BM kararı falan dinlemeden, kanalizasyonun içinde muhaliflere teslim eden batı, Suriye’de savaş filmi izler gibi davranıyor. Libya demişken küçük bir hatırlatmada bulunmak istiyorum: Kaddafi’yi muhalifler bulmadı!... Muhalifler bulsaydı; O’nu sağ yakalayıp mahkemeye çıkaracak, kaçırdığı paraların hesabını soracaktı. Batılılar, Kaddafi’nin kaçırdığı paraların batı bankalarında olduğunu ve batının işine gelmeyen birçok şeyi söyleme ihtimaline karşı linç edilmek üzere galeyan haline gelmiş halka teslim etti. 17 Batı dünyası-Rusya ve İran işbirliği ile süren ve bir halkı tehcir veya yok etmeye dönük dünyanın en şiddetli çatışmalardan birinin sürdüğü yanı başımızdaki bu savaş, bugün tamamen gündemden düşmüş gibidir. Suriye halkına giden basit bir yardımı, anında bütün dünyaya: ‘’Türkiye Suriye muhaliflerine TIR larla yardım gönderiyor’’ sürmanşetiyle duyuran medya, Beşşar Esad’ı dişine kadar silahlandıran İRAN, RUSYA ve BATI DÜNYASINI görmüyor. baŵŵaƌin ŬaŵƉŦ ŐĞniƔůĞƚŵĞ ĕaůŦƔŵaůaƌŦ͘ bƵ anda Ϯ͘ϱϬϬ ŬiƔinin LJaƔadŦŒŦ bƵ ŬaŵƉ ϭϬ͘ϬϬϬ ŬiƔiLJĞ ĕŦŬaƌŦůŦLJŽƌ Muhalifler bulmadı. Kaddafi teslim edildi. Aynen Saddam Hüseyin gibi… Saddam Hüseyin de Yakalandığı saraydan film icabı deliğe konulup çıkarılırken, görüntüleri dünyaya servis edildi. Dişleri falan kontrol edilerek zavallı bir görüntü elde etmek için aşırı çaba harcandı. ‘Bize direneni bak ne hale sokarız’ manasında bir mizansendi bu… Suriye tarafındaki kamplar ise: Babüsselam kampı: Çok kötü şartlar altında işlevini sürdürüyor. İlk kurulan kamplardan biri. Türkiye-Suriye sınırını ayıran tel örgüye yapışmış vaziyette. Ve her çatışmadan sonra kamp nüfusu artıyor. Nitekim bizim de şahit olduğumuz çatışmadan sonra bu kampa döndüğümüzde kap-kaçağını çocuğunu kapan bu kampa kendini atıyordu. <iůiƐ͛ƚĞ haƐƚanĞLJĞ ĕĞǀƌiůŵiƔ biƌ LJƵƌƩa ƚĞdaǀi ŐƂƌĞn biƌ ĕŽĐƵŬ͘ ŽĐƵŒa ƔaƌaƉnĞů iƐabĞƚ ĞƚŵiƔ͘ LJaŬůaƌŦ ƚƵƚŵƵLJŽƌ͘ abaƐŦndan ϲ aLJdŦƌ habĞƌ aůŦnaŵŦLJŽƌ͘ Ƶ ĕŽĐƵŒa diŒĞƌ haƐƚa ƌĞĨaŬaƚĕiůĞƌi baŬŦLJŽƌ͘ aŬaĐaŬ ŬiŵƐĞƐi LJŽŬ Bu uygulamanın bir benzeri Kaddafi’ye uygulandı. İlk linç girişimini yapanların Libyalı olması bile şüpheli. KAMPLAR Türkiye tarafındaki kamplar düzenli. Bilhassa Reyhanlı kampı dünyaya örnek olacak nitelikte bir standarda sahip. Alt yapısı tamamen çözülmüş olan bu kampta, Eğitim, sağlık ve diğer hizmetlerde verilmektedir. Kamp sorumlusuna kaç kişinin kaldığını soruyoruz. 23.000 küsur ama her gün bu sayı artıyor diyor. Yeni konteyner alanları mı oluşturuyorsunuz diyorum. ‘’Kampın dışında yeni alan oluşturma çalışması var ama bizim kampın artması daha farklı. Şöyle ki: Bir konteynerde 4-5 kişilik aile kalıyor. Ancak ailesiyle birlikte gelemeyip sonra gelen, Anne- Baba veya kayınpeder vb. katılımlarla 7-8 kişiye çıkan konteynerler var.’’ diyor. Bu arada konteynerlerin 18 m2 büyüklüğünde iki odadan müteşekkil olduğunu söyleyeyim. Şemmarin kampı: İHH nın gayretleri ile kurulmuş düzenli bir kamp. Önceleri sadece şehit ailelerini kabul eden bu kamp, daha sonra gelenlerin perişan hali göz önünde bulundurularak herkese açık hale getirildi. Şu anda 2.500 kişi barınıyor. 10.000 kişiye çıkarılması için çalışmalar sürüyor. Siccu kampı: Bu kampa doğru yola çıkmışken, çıkan çatışma neticesinde geri dönmek zorunda kaldık. Babusselam kampına geldiğimizde bu Siccu’dan kaçarak gelen aileleri gördük. Suriye hakkında yazılacak çok şey var. Bir yandan savaş devam ederken, diğer yandan açlık, göç, işkence altında ölenler, soğuktan ölenler vs. Her biri ayrı bir acı. Başakşehrimizde Suriyeli misafirlerimiz var. Ve yine Suriyeli çocuklara eğitim hizmeti veren bir okulumuz var. Başakşehirli komşularımızın, bu kardeşlerimize, yukarıda anlattıklarımı göz önüne alarak, gereken misafirperverliği göstereceğine inanıyorum. // 18 G Ü NDE GÜ N DEM M *(E9JL%(-FÿK9F2014 *(E9JL%(-FÿK9F20 0144 www.212haber.com KORKMAYIN! Bu bayrak yere düşmez Başakşehir Belediyesi, Çanakkale Zaferi’nin 99. yıldönümünde Çanakkale Şehitleri Anma Programı düzenlendi. Programda konuşan Rize Eski Milletvekili Şevki Yılmaz, Çanakkale ruhunu anlattı. Yılmaz, “Devlet cesettir, onsuz ruh olmaz. Ruhsuz da dinsiz de devlet olmaz. Çanakkale ruhu işte bu cümlede saklıdır.” dedi. HACER TÜRKEL B $û$.û(+ú5%(/('ú<(6ú Çanakkale Zaferi’nin 99. yıldönümünde Çanakkale Şehitleri Anma Programı düzenlendi. Başakşehir Emin Saraç Kültür Merkezi’nde gerçekleşen programa Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, kapatılan Refah Partisi Rize Eski Milletvekili Şevki Yılmaz, İlahiyatçı Yazar Ömer Döngeloğlu ve Belediye Başkan Yardımcısı Haluk Dikbaş’ın yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. Süleymaniye Camii İmam Hatibi Hafız Ekrem Nalbant’ın okuduğu Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, İbrahim Sadri’nin seslendirdiği Çanakkale Destanı ve Bülbül şiirleriyle renklendi. Çanakkale Şehitleri Anma Programı’nda konuşmasına dua ve tekbirlerle başlayan Rize Eski Milletvekili Şevki Yılmaz , “Din ve devlet, ruhla ceset gibidir. Cesetsiz ruh nasıl ölüyse, ruhsuz ceset de çürümeye mahkûmdur.” ifadelerine yer vererek “Devlet cesettir, onsuz ruh olmaz. Ruhsuz da dinsiz de devlet olmaz. Çanakkale ruhu işte bu cümlede saklıdır. Vatansız millet ne olur ki? Vatan gemisi batırılırsa evlerinizin ne kıymeti var ki? Suriye halkı vatansız kaldı. Şimdi zengini de çadırda yaşıyor, fakiri de. İşte Irak, Afgan, Arakan ve Doğu Türkistan halkı… Vatan işgale uğradımı orada ne servet ne şöhret fayda etmez.” şeklinde konuştu. le verdi. Biz de gelecek nesillere bu vatanı teslim etmek istiyorsak, bu günlerde çok büyük sorumluluklarımız var.” diyen Yılmaz, “Irak o kadar güzeldi ki Fırat Nehri kenarında bir villa 5-15 milyon dolara alıcı buluyordu. Şimdi Bağdat’ta aynı villalar 5 bin liraya satılıyor. Değişen ne? Iraklı önce benim partim, benim mezhebim, benim ırkım dedi, vatan elden gitti. Türkiye bu duruma gelmesin diye bunları söylüyorum. Çanakkale ruhunu iyi kavramak lazım. Akvam-ı beşere karşı ümmet meydanı, millet meydanıdır Çanakkale; Kürt’ü, Abaza’sı, Çerkez’i, Balkanlı’sı, Arnavut’u, Laz’ı, Gürcü’sü orada yatıyor. Gidin mezar taşlarını okuyun. Bakın Ürdün’den, Mekke’den, Şam’dan gelmişler. Tam bir ümmet mozaiği. Kol kola yatıyorlar. Çanakkale ırkçılığın ayaklar altına alınıp, ümmet fikrinin ön plana çıkarıldığı bir meydandır. Bu gün birliğe dünden daha çok ihtiyacımız var. Bir oydan ne olacak demeyin. Bir mıh bir nalı, bir nal bir tırnağı, bir tırnak bir ayağı, bir ayak bir atı, bir at bir komutanı, bir komutan bir orduyu, bir ordu ise bir milleti tarih sahnesinden siler. O mıh bir devleti yıkar. O mıh düştü mü nal düşer, nal düştü mü atın tırnağı düşer, atın tırnağı düştü mü at düşer, o at da komutana rastlar komutan ölür, komutan ölürse ordunun morali bozulur ve yenilir, ordu yenilince de bir millet tarihten silinir. Ecdat bu ruhla Çanakkale’yi geçilmez yaptı. Bana ne, bana dokunmayan yılan yaşasın diyemeyiz. Bu vatan hepimizin. Hangi partiden olursanız olun, bu vatan gemisinde hepimiz yaşıyoruz. Alevi’siyle Sünni’siyle, Türk’üyle Kürt’üyle hepimiz kardeşiz. Bölmek isteyen kalleşler var.” sözlerine yer verdi. yanıyor. Önce harflerimizi Latinceye kurban verdik. Dünyada eşi benzeri yok. Dedemizin kitaplarını, mezar taşlarını okuyamıyoruz. Bu ülkede en büyük ihanet Allah ve Resulüne yapılmıştır. BU ÜLKEDE EN BÜYÜK İHANET ALLAH VE RESULÜNE YAPILDI Düşünmeyen bir millet olduğumuza dikkat çeken Şevki Yılmaz şunları kaydetti: “253 bin şehitle Çanakkale geçilmez yapıldı. Peki, İngiliz’in İstanbul’da, Yunan’ın Bursa’da, İtalya’nın Akdeniz’de, Fransa’nın Antep-Maraş’ta, Ruslar’ın Erzurum’da ne işi var? Çanakkale’yi nasıl geçirmedik? Çanakkale’yi ecdat hakikaten kanlarıyla geçilmez yaptı ama İttihat ve Terakki çeteleri Sevr ve Mondros mütarekesiyle Türkiye’yi bilfiil işgale imza attılar. Gerekçe olarak, sizi yenemedik ama müttefikiniz Almanlar yenildiği için sizi de hükmen mağlup kabul ettik ve işgal ediyoruz dediler. Neden Almanya’yı işgal etmediler o zaman? Biz yendik, Çanakkale’yi geçilmez yaptık. Almanya’yı işgal etsene. Hayır, hedef Osmanlı Devleti’nin ortadan kaldırılmasıydı. Kaldırdılar ve arkasından toplumu yok edecek ihanetlere başladılar. Bir bir kalelerimizi yıktılar. 1000 yıl düşmanın yapamadığını yaptılar. Denize döktük Yunan’ı, Sakarya’da mağlup ettik. Adama sormazlar mı devlet nerde? O gün devleti yıkanlar işte bugün Türkiye’yi karıştıranlardır. Devlet Türkiye parlamentosunda parmak oyuyla yıkıldı. Çanakkale’de yıkılmayan Osmanlı Devleti, parlamentoda 30 oy farkla oylama yapılmak suretiyle ortadan kaldırıldı. Yerine genç Türkiye devleti kuruldu. Peki, bu güzel. Türkiye devletini rahat bırakın. O büyüsün, dedesi Osmanlı’nın yerini alsın. İmkân verdiler mi? Başladılar devrim adı altında devirmeye. Harflerimizi kurban verdik. Tam yüz yıldır, ümmetin başı koparılalı beri kurbanlarımız Kabil’in kurbanına dönmüştür; Talimatı veren İngiliz Genelkurmay Başkanı eline Kur’an-ı Kerim’i alıyor, ‘Bu Kur’an onların hayatlarında oldukça onlar asla yenilmezler.’ diyor. Hayatımız hep kurbanla geçti. Cuma’mızı Pazar’a kurban verdik. Ölçü kitabını ölü kitabı haline getirdik. Modalarla bir toplumu yok ettiler. İngiliz protokolleri Kur’an’ı hayattan çıkaracaksınız, sonra Çanakkale’deki dedelerinin çocuklarını beynamaz, sarhoş yapacaksınız diyor. Çanakkale’de bomba hattında bile namaz kıldılar. Bu millet nasıl beynamaz olacak? dediler. Her yenilik bir kelimeyle başlar diye yazmış protokolde. Müslümanlara bomba değil, kelime atacaksınız, kalplerinden yakalayacaksınız. Bu kelimelerle kızlarımız açıldı. Bu kelimelerle namazdan soğudu. Çağdaş, ilerici, gerici… Vallahi sadece İslam âleminde bu kelimeler. Namaz kılana ‘sende mi yobazlara katıldın?’, içkisiz düğün yapana ‘gerici düğünü’, başını örtene ‘sıkmabaş, sen de mi çağdışı oldun’ diyeceksiniz. Ne Avrupa’da ne Amerika’da ne Rusya’da ne Çin’de Hristiyanlar arasında kiliseye gidene ya da gitmeyene ilerici, gerici, yobaz diyen var mı? Bu, İslam gençliğini Allah’tan uzaklaştırma operasyonuydu ve başardılar.” BU BAYRAK YERE DÜŞMEYECEK “Korkmayın! Bu bayrak yere düşmeyecek. Vallahi Türkiye’yi hiçbir güç geçemeyecek; çünkü burası manyetik alandır. Burada AKVAM-I BEŞERE KARŞI ÜMMET MEYDANIDIR ÇANAKKALE “O gün dedelerimiz, ninelerimiz, annelerimiz, bütün halk bizim için büyük bir fedakârlık yaptı. 15 milyon nüfusun 253 bini şehit oldu. Ecdat büyük bir mücade- Yılmaz şöyle devam etti: “Allahtan korkmak lazım. Şu kızların üniversite kapılarında ağladığı günleri ne çabuk unuttuk. Nerden nereye geldik. Harp okullarına Kur’an dersinin konacağını rüyamızda görebilir miydik? İlahiyatlar kapanmayla karşı karşıyaydı. Cenazelerimizi yıkayacak imam bulamayacaktık. Bugün siyer, ahlak dersleri bütün okullarımıza kadar girdi. Bu ülkeyi korsanlara teslim etmeyin. Bunlar Çanakkale’yi planlayan, Osmanlı Devleti’ni yıkan hainlerdir. Bu ülke kaptanına kavuşmalı. Abdülhamit gibi, Tayyip Erdoğan gibi kaptana. Onun için 30 Mart’ta iyi karar vereceksiniz. Devlet hepimizin. Korsana bir gemi verilirse bu korsan Türkiye’yi vallahi, billahi, tallahi Koç’un limanına yanaştıracak. Bunun için keramet sahibi olmaya gerek yok. O zaman bu devletin nasıl yağmalandığını hayal edin. Gençlere 28 Şubat sonrasında Türkiye’nin nasıl yağmalandığını anlatın. Bu günlere tekrar geri dönmek istemiyorsak Türkiye gemisine sahip çıkacağız.” BAĞDAT PAKTI’NA İMZA ATAN HERKES ÖLDÜRÜLDÜ ÇANAKKALE BİR TEZGÂHTIR Şevki Yılmaz, “Anadolu korunması son derece zor bir vatan, çok tehlikeli bir yer. Onun için 500 bin kişilik ordu geldi buraya. Yeni Zelanda’dan, Hindistan’dan, Avusturalya’dan, Kanada’dan Anzak’ına kadar geldiler. Hedef, ümmeti başsız bırakmak ve hilafet merkezini yok etmek. Çanakkale bir tezgâhtır. Bu oyunu dedelerimiz canlarıyla bozdular. Amerikalının, Çin’in, Rus’un gözü Türkiye’dedir. Neden? Çünkü Anadolu insanlığın ikinci merkezidir. Hz. Nuh (a.s) ile Anadolu ikinci başkent olmuştur. Kabri Türkiye’dedir. Nuh’un gemisi Türkiye’de Cudi Dağı’na oturdu. Dolayısıyla bu ülkede gözü olmayan bir ülke yeryüzünde mevcut değildir. Böyle bir vatana ecdadımız bizi varisçi kıldı. 1071 Malazgirt Zaferi’yle açıldı bu kapılar. Buralara kadar gelmemizin teşvikçisi liderimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’tir. Bir toprağın fethi değildir bu teşvik. Zulmün ortadan kaldırılması, dünya nöbetinin tek başına devrinin teşvikidir. Aynı zamanda siyasi bir hadistir bu; çünkü dünyayı İstanbul yönetiyordu. İstanbul 1453’te Müslümanların eline geçtikten sonra İslam âlemi resmen dünyada tek başına nöbeti devralma şansına kavuştu. Afrika’sından Asya’sına kadar hiçbir yerde aç bir insan yoktu. Şimdi var; çünkü Çanakkale’yi geçtiler.” dedi. Türkiye’nin kurucusu Eyyub el-Ensârî yatıyor. Osmanlı’nın da Selçuklu’nun da kurucusu odur. Aşamazlar Eyyub el-Ensârî’yi.” diyen Şevki Yılmaz, “Vatanınıza sahip çıkın. Bu ülke henüz ayağa kalkmakta olan bir ülke. Şımarmayın, daha işin başındayız. Daha Orhan Gazi dönemindeyiz; aklınızı başınıza alın. Henüz dünyanın süper güçleri ortada. Çanakkale’den sonra Osmanlı’yı yıkanlar bugün hala dünyaya hâkimler. Kitap, mizan, hadid elimizde olmadan güçlü devlet olamayacağız. İçimizdeki beyinsizler yüzünden mezarlığa mahkûm edilen Kur’an, hayatımızın kitabı olacak. Ticareti ele geçireceksiniz. Ekonominiz güçlü olursa, ayrım yapmadan adalet sistemini kurarsanız güçlü olursunuz. Ağır sanayiyi ele geçireceksiniz, demiri kontrol edeceksiniz. Demir sizin emrinizde olacak. Füzeleriniz, uçaklarınız, filolarınız olacak. İşte bu dört sahada adım atan bir iktidar bugün alaşağı edilmek isteniyor.” dedi. BU GÂVURLUĞU RUS ÇARI ŞEYH ŞAMİL’E YAPMADI Ƶ ƺůŬĞdĞ KƐŵanůŦ͛LJŦ ƐĞǀdiŒi iĕin biƌ baƔbaŬanŦn aƐŦůdŦŒŦnŦn aůƨnŦ ĕinjĞn zŦůŵanj͕ ͞KƐŵanůŦ aiůĞƐini iůŬ aƌaLJan DĞndĞƌĞƐ͛Ɵƌ͘ ƵnƵn bĞdĞůini dĞ ƂdĞŵiƔƟƌ͘ ϭϬϳϭ͛dĞ DaůanjŐiƌƚ͛in inƟŬaŵŦnŦ iƐƟLJŽƌ ǀƌƵƉa͘ KƐŵanůŦ ƐƺůaůĞƐi binjĞ ŐĞůĞĐĞŬ͕ ŬŽǀaĐaŬƐŦnŦnj ŽnůaƌŦ diLJŽƌ͘ zaůǀaƌŦƌůaƌ mƌdƺnĞ͕ <abĞ͛LJĞ ŐidĞůiŵ diLJĞ aŵa Ɖiũaŵaůaƌůa ŐĞĐĞ LJaƌŦƐŦ ƚƌĞnůĞƌĞ dŽůdƵƌƵƌůaƌ KƐŵanůŦ hanĞdanŦnŦ͘ sahdĞƫn͛in ƚabƵƚƵ biůĞ ƌĞhin aůŦnŵŦƔƨƌ da ĞnjaLJiƌůi͕ &aƐůŦ͕ baŵůŦ ƔŽĨƂƌůĞƌ aƌaůaƌŦnda Ɖaƌa ƚŽƉůaLJŦƉ iƉŽƚĞŒi ŬaůdŦƌaƌaŬ baŵ͛a ŐƂndĞƌŵiƔƟƌ ĐĞnanjĞLJi͘ saůůahi bƵ ŐaǀƵƌůƵŒƵ ZƵƐ aƌŦ bĞLJh baŵiů͛Ğ LJaƉŵaŵŦƔƨƌ͘ KƐŵanůŦ hanĞdanŦndan ŬadŦnůaƌ bƵůaƔŦŬ LJŦŬa- LJaĐaŬ͕ ĞƌŬĞŬůĞƌ ŐƂnjůĞƌinĞ bĞnj baŒůaLJaƌaŬ WaƌiƐ iƐƚaƐLJŽnƵnda diůĞnĞĐĞŬ͘ KnůaƌŦn haƨƌŦ LJŽŬƐa KƐŵan 'anji͛nin͕ zaǀƵnj ^Ƶůƚan ^Ğůiŵ͛in͕ &aƟh ^Ƶůƚan DĞhŵĞƚ ,anŦn da ŵŦ LJŽŬƚƵ͍ 7ůŬ ŽnůaƌŦ ƐŽƌan ϱϭ LJŦůŦnda DĞndĞƌĞƐ ŽůdƵ͘ zanŦnda bƵůƵnan ŵiůůĞƚǀĞŬiůi 'ŦLJaƐĞƚƟn ŵƌĞ binjnjaƚ binjĞ anůaƴ͘ WaƌiƐ͛ƚĞ biƌ LJĞƌdĞ bƵůaƔŦŬ ĨabƌiŬaƐŦna ŐidiLJŽƌůaƌ͘ ůini ƂƉƚƺ biƌ ŬadŦnŦn͘ ϲϱ LJaƔŦnda bƵůaƔŦŬ ĨabƌiŬaƐŦnda bƵůaƔŦŬ LJŦŬaLJan ^Ƶůƚan bdƺůhaŵid͛in ŬŦnjŦ LJƔĞ ^Ƶůƚan͛dŦ bƵ ŬadŦn͘ ^Ğn ŬiŵƐin diLJĞ ƐŽƌdƵ͘ DĞndĞƌĞƐ͕ dƺƌŬiLJĞ ƵŵhƵƌiLJĞƟ baƔbaŬanŦLJŦŵ dĞLJinĐĞ͕ LJƔĞ ^Ƶůƚan͕ nĞƌdĞ ŬaůdŦnŦnj ĞǀůadŦŵ diLJĞ ĕŦŒůŦŬ aƚaƌaŬ baLJŦůŦLJŽƌ ƐĞǀinĕƚĞn͘ dƺƌŬiLJĞ͛LJĞ dƂnĞƌ dƂnŵĞnj KƐŵanůŦ͛LJa aĨ ĕŦŬaƌaĐaŒŦŵ diLJŽƌ DĞndĞƌĞƐ͘ ŵan ƐƵƐ͕ ŽƌdƵ dƵLJŵaƐŦn͕ ihƟůaů ŽůƵƌ͕ ŽƌdƵLJƵ Ĩanjůa ŬŦnjdŦƌŵaLJaůŦŵ͕ ĞƌŬĞŬůĞƌ ŬaůƐŦn ŬadŦnůaƌ aīĞdiůƐin dĞdiůĞƌ͘ KƐŵanůŦ͛nŦn ŬadŦnůaƌŦ DĞndĞƌĞƐ͛in aŁLJůa dƺƌŬiLJĞ͛LJĞ ŐĞůdiůĞƌ͘ ,Ğƌ LJŦů ϭϬ bin ůiƌa LJƔĞ ^Ƶůƚan ǀĞ bĞĮŬa ^Ƶůƚan͛a binjnjaƚ ŬĞndiƐi ƚĞƐůiŵ ĞdĞƌdi͘ zaƐƐŦada͛da bƵ Ɖaƌa DĞndĞƌĞƐ͛Ğ ƐŽƌƵůdƵ͘ DĞndĞƌĞƐ ϭϳ Ŭiŵ͛dĞ idaŵ Ğdiůdi͘ ϭϴ Ŭiŵ͛dĞ dĞ Ž iŬi ƐƵůƚan ƐĞĐĐadĞdĞ Ƃůƺ bƵůƵndƵ͘ ͞inji ŬŽƌƵLJan Ƃůdƺ LJa Zabbi͕ binji dĞ LJaƔaƚŵa͘͟ diLJĞ dƵa ĞƚŵiƔůĞƌ bdƺůhaŵid͛in hanŦŵŦ bĞĮŬa ^Ƶůƚan ǀĞ ŬŦnjŦ LJƔĞ ^Ƶůƚan͘͟ iĨadĞůĞƌinĞ LJĞƌ ǀĞƌdi͘ ͞ϭ͘ ƺnLJa ^aǀaƔŦ KƐŵanůŦ ĞǀůĞƟ͛nin LJŦŬŦůŵaƐŦ iĕin͕ Ϯ͘ ƺnLJa ^aǀaƔŦ da 7Ɛƌaiů͛in ŬƵƌƵůŵaƐŦ iĕin ĕŦŬaƌŦůŵŦƔƨƌ͘ ϭϵϵϳ͛dĞ dĞ ϯ͘ dƺnLJa ƐaǀaƔŦ ĕŦŬaƌŵaŬ iƐƚĞdiůĞƌ͘ WůanůaƌŦ bƵLJdƵ͘ dĞŽdŽƌ ,Ğƌnjů͛in ϭϴϵϳ aƐĞů ƔĞhƌindĞŬi ƉůanŦnŦn ƚaŵaŵŦ ƚƵƩƵ aŵa ϵϳ͛dĞ ƚƵƚŵadŦ͘͟ ĐƺŵůĞůĞƌini ŬƵůůanan zŦůŵanj͕ ͞Ƶ ŵiůůĞƚ bƵ ǀaƚan iĕĞƌiƐindĞ ŽůdƵŬĕa da ƚƵƚŵaLJaĐaŬƨƌ͘ ůůah bƵ ƺůŬĞLJi ƂnjĞů ŬŽƌƵŵa aůƨna aůdŦ͖ ĕƺnŬƺ bƵ ƺůŬĞ <abĞ͛LJi ŬŽƌƵƌ͘ Ƶ ƺůŬĞdĞn DĞdinĞ-i DƺnĞǀǀĞƌĞ ŬŽƌƵnƵƌ͘ &iů ƐƵƌĞƐindĞŬi ͚ĞůĞŵƚĞƌĞ͛ <ąbĞ͛nin LJŦŬŦůŵa hĞdĞĮnin ŬŦLJaŵĞƚĞ Ŭadaƌ dĞǀaŵ ĞdĞĐĞŒini ŐƂƐƚĞƌiƌ͘ ϱ LJaƔŦndaŬi 7Ɛƌaiů ĕŽĐƵŒƵ anaŽŬƵůƵnda ͚ah ,aLJbĞƌ ǀah ,aLJbĞƌ͕ iĕiŵ aƚĞƔ LJanŦLJŽƌ ,aLJbĞƌ͖ DƵhaŵŵĞd͛in ĐĞƐĞdi LJanŵadŦŬĕa bƵ aƚĞƔ ƐƂnŵĞLJĞĐĞŬ ,aLJbĞƌ͛ injĐi ŵaƌƔŦLJůa LJĞƟƔiƌ͘ ,aLJbĞƌ͛dĞn ƐƺƌƺůƺƔůĞƌinin inƟŬaŵŦLJůa bƺLJƺƌůĞƌ͘ DaƌƟn >ƵƚhĞƌ͕ ͞DƵhaŵŵĞd͛in ĐĞƐĞdi ZŽŵa ŵƺnjĞƐindĞ ƚĞƔhiƌ ĞdiůŵĞdiŬĕĞ haĕůŦ ƐĞĨĞƌůĞƌi dƵƌŵaLJaĐaŬƨƌ͘͟ diLJŽƌ͘ KnƵn iĕin anaŬŬaůĞ͛LJĞ ŬŽƔƚƵ ĞĐdaƚ͕ <abĞ͛LJi ŬŽƌƵŵa adŦna͘ ϰϱ͛ƚĞn ƐŽnƌa ƵŵƵůŵadŦŬ biƌ haƌĞŬĞƚ baƔůadŦ͘ iƌ DĞndĞƌĞƐ͛i hĞƐaba ŬaƚaŵadŦůaƌ͘ ϭϵϱϳ͛dĞ aŒdaƚ WaŬƨ͛nŦ ŬƵƌaƌaŬ ϭϬϬ LJŦůůŦŬ ƉůanŦ bŽnjanůaƌdan biƌidiƌ dnan DĞndĞƌĞƐ͘͟ diLJĞ ŬŽnƵƔƚƵ͘ bĞǀŬi zŦůŵanj ƐƂnjůĞƌini ƔƂLJůĞ Ɛƺƌdƺƌdƺ͗ ͞ŽŬ bĞdĞů ƂdĞdiŬ bƵ ŐƺnĞ ŐĞůinĐĞLJĞ Ŭadaƌ͘ DĞndĞƌĞƐ aŒdaƚ WaŬƨ͛nŦ iŵnjaůadŦŒŦ iĕin aƐŦůdŦ͘ ŽŬůaƌŦ bƵnƵ biůŵĞnj͘ ŦƔiƔůĞƌi ǀĞ DaůiLJĞ aŬanŦ nĞdĞn aƐŦůŦƌ͍ 7hƟůaůin ŦƔiƔůĞƌiLJůĞ͕ DaůiLJĞLJůĞ nĞ iůŐiƐi ǀaƌ͍ 7hƟůaůin͕ ƚĞƌƂƌƺn ƐŽƌƵŵůƵƐƵ 7ĕiƔůĞƌi aŬanŦ͘ EĞdĞn ŦƔiƔůĞƌi aŬanŦnŦ aƐŦLJŽƌƐƵn͍ ϱϳ͛dĞ aŒdaƚ WaŬƨ͛na iŵnja aƚan hĞƌŬĞƐ Ƃůdƺƌƺůdƺ͘ DaůiLJĞ aŬanŦnŦn iŵnjaƐŦ ǀaƌ idaŵ Ğdiůdi͕ ŦƔiƔůĞƌi baŬanŦnŦn iŵnjaƐŦ ǀaƌ idaŵ Ğdiůdi͘ ŦƔiƔůĞƌi aŬanŦnŦ bƵ adaŵ hŦƌƐŦnjdŦƌ diLJĞ aƐƨůaƌ͘ ,ƺƌƌiLJĞƚ 'anjĞƚĞƐi biƌ ǀiůůanŦn ĨŽƚŽŒƌaķnŦ ŬƵůůandŦ͘ WaƌiƐ͛ƚĞ ŬĞndiƐinĞ Ğǀ LJaƉƨ dĞdiůĞƌ͘ daŵ bĞniŵ bƂLJůĞ biƌ ǀiůůaŵ LJŽŬ dĞdi aŵa ǀaƌ dĞdiůĞƌ ǀĞ aƐƨůaƌ͘ <ŽĐaŵŦn ŽnƵƌƵnƵn iadĞƐini iƐƟLJŽƌƵŵ diLJĞ &aƟn ZƺƔƚƺ ŽƌůƵ͛nƵn hanŦŵŦ idaŵdan ƐŽnƌa daǀa aĕƨ͘ iƌŬaĕ LJŦů ƐŽnƌa ŵahŬĞŵĞ bƵ ǀiůůa LJŽŬƚƵƌ diLJĞ Ŭaƌaƌ ǀĞƌdi͘ ,ƺƌƌiLJĞƚ 'anjĞƚĞƐi͛nin ŬƵůůandŦŒŦ ĨŽƚŽŒƌaĨ haůa WaƌiƐ͛ƚĞ dƺƌŬiLJĞ bƺLJƺŬĞůĕiůiŬ binaƐŦ ŽůaƌaŬ ŬƵůůanŦůŦLJŽƌ͘͟ ͬͬ G Ü N DEM www.212haber.com *(E9JL%(-FÿK9F2014 ROBOT TASARIMI şampiyonluk getirdi Bilim Kahramanları Turnuvası’nın İstanbul etabı sona erdi. Türk Kızılayı Başakşehir Şubesi adına yarışmaya katılan Firework Team Kızılay takımı Robot Performans kategorisinin şampiyonu olarak ulusal finale katılma hakkı elde etti. ú =0ú5 Ankara ve Gaziantep’ten sonra İstanbul etabı da sona eren Bilim Kahramanları Turnuvası’nda Kızılay takımı ipi göğüsleyen taraf oldu. 73 takım arasında projelerini ve robot tasarımlarını sergileyen, yarıştıran Kızılay takımı şampiyonluk kupasını kaldırdı. 22-23 Mart tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek olan ulusal finalde yarışma hakkı kazanan Kızılay takımı, burada alacağı dereceye göre uluslararası yarışmalara da katılabilecek. İstanbul’da gerçekleştirilecek olan ulusal finalde Kızılay’ı temsil edecek. Kızılay’ı finale taşıyan Firework Team Kızılay takımın kaptanı 11. sınıf öğrencisi Hüma Gülseçkin, daha önce- İstanbul’un yeni gözdesi Turizmle altın ve döviz ticaretinin merkezi Nuruosmaniye’deki binalar yok satıyor. Yeni binalar el altından 12-15 milyon dolara el değiştiriyor. (6.ú İstanbul en değerli caddelerinden birisi Kapalıçarşı ile Cağaloğlu’nu bağlayan Nuruosmaniye. Sultanahmet’e yakınlığıyla öne çıkan cadde yıllardır ünlü kuyum ve halı markalarının ev sahipliğini yapıyor. Turizm sektörüne yönelik faaliyet gösteren halı, kuyum, döviz ve hediyelik eşya fir- Suriyelilere yardım elini uzattılar Başakşehir Mevlana Cami imamı Davut Eryılmaz’ın öncülüğünde Suriyeli aileler için düzenlenen ve cami cemaatinin katıldığı yardım kampanyasında 103 koli giyim eşyası toplanarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. ULUSAL FİNALDE YARIŞACAK Farklı illerde gerçekleştirilen turnuvaların İstanbul etabına Bağcılar Şubesi adına yarışan Robotizm ve Başakşehir Şubesi adına yarışan Firework Team Kızılay takımıyla katılan Türk Kızılayı yine genç bilim insanlarına destek oldu. Yarışmanın sonunda 461 puanla Robot Performans kategorisinde şampiyon olan Firework Team Kızılay takımı, 22-23 Mart tarihlerinde 19 malarının ilgisi nedeniyle caddede ve çevresindeki yakın sokaklarda satılık ya da kiralık yer bulmak neredeyse imkansız. Hem de döviz üzerinden... Bölgenin emlak piyasası açısından ilginç bir özelliği var, satışa çıkan binalar emlakçılar tarafından pazarlanmıyor. Bölgedeki bi- naların giriş ya da bodrum katlarında, merdiven altlarında hizmet veren çay ocaklarının sahipleri emlakçılara iş bırakmıyor. Caddede, “Satılık yer var mı?” diye sorduğumuz firma sahipleri, “Paranız olsa bile buradan bir yer satın almanız çok zor. Çünkü satışa çıktığını duyamazsınız bile” diyor. // ki yıllarda da yarışmalara katıldığını, bu yıl takıma kaptanlık ettiğini, çok disiplinli çalıştıklarını ve elde ettikleri başarıdan gurur duyduklarını söyledi. Robot Performans kategorisinde şampiyon olduklarını, proje kategori- sine ise “Sel sularının kinetik enerjisinden faydalanarak enerji elde etme” konusunu sunduklarını söyleyen takım kaptanı Hüma, ulusal finale daha iyi hazırlanıp, orada da dereceye gireceklerini sözlerine ekledi. // ESED zulmünden kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyelilerin hayatlarını iyi şartlarda sürdürebilmeleri için STK’ların yardımlarının ardı arkası kesilmiyor. İstanbul’un hemen hemen her bölgesinde bulunan Suriyeli aileler çoğunlukla ucuza kiraladıkları evlerde 2-3 aile kalarak yaşam mücadelesi veriyorlar. Başakşehir’de de özellikle Altınşehir, Güvercintepe ve Şahintepe bölgesinde çoğunlukta olan Suriyeli ailelere gerek Başakşehir Belediyesi, gerekse STK’lar destelerini esirgemiyor. Son olarak Mevlana Cami imamı Davut Eryılmaz’ın öncülüğünde Suriyeliler için düzenlenen yardım kampanyası kapsamında 103 koli giyim eşyası ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırıldı. Yardımların devam edeceğini söyleyen Eryılmaz, “Suriye’de devam eden katliam nedeniyle ülkemize sığınan Suriyeli mültecilere maddî ve manevî her türlü yardımı ve desteği yapmaya devam edeceğiz” dedi. // 20 Sİ YASET *(E9JL%(-FÿK9F2014 www.212haber.com Gençler için siyasete atıldı Kickboks Avrupa Şampiyonu Milli Takım antrenörü Kenan Şenyurt, gençlere hizmet etmek için Saadet Partisi’nde siyasete atıldığını söyledi. S 6$$'(73$57ú6ú(SP) Başakşehir Belediye Meclis üyesi adayı olan Şenyurt, yaklaşık 26 yıldır Uzakdoğu sporu ile ilgilendiğini, binlerce genç sporcunun yetişmesine katkı sağladığını vurguladı. Milli ve manevi değerleri öne alan bir gençlik yetiştirilmesi gerektiğini anlatan Şenyurt, bunu ancak SP’nin başaracağını dile getirdi. hallelerinde 7 yaş üzerinin spor yapacağı alan yok denecek kadar az. Küçükler için oyun parkı yapılıyor ama diğer spor dallarını içeren sahalar yetersiz. Gençler için mutlaka spor sahalarının yapılması lazım. Parti olarak Başakşehir’i kazandığımızda bu alandaki eksiklerimizi gidereceğiz” diye konuştu. Başakşehir’de gençlere yönelik spor alanlarının kısıtlı olduğunu ifade eden Kickboks Milli Takım Antrenörü Kenan Şenyurt, “Örneğin Başak ve Başakşehir ma- Adaylığının gençlere hizmet adına bir vesile olacağını belirten Şenyurt, yaşantısı ve dünya görüşünün Saadet Partisi ile örtüştüğünü kaydetti. Başbakan üzerinden çirkin saldırı Başakşehir’de kimliği tespit edilemeyen kişiler “Başçalan-Hırsız-Rüşvetçi TAYYİP!” ifadesi kullanılarak hazırladıkları kaşe ile Saadet Partisi’nin aday tanıtım kartları üzerine baskı yaptıktan seçmenlere dağıttılar. 6$$'(73$57ú6ú İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Selman Esmerer ile Saadet Partisi Başakşehir Belediye Başkan adayı Neşet Çevik’in kaşelenmiş tanıtım kartlarının 5.Etap’taki Tarabya Sitesi’nde dağıtıldığı tespit edildi. ‘Yok artık’ denilecek bu olay site sakinleri tarafından protesto edildi. Saadet Partisi Başakşehir Belediye Başkan adayı Neşet Çevik, “Temiz Siyaset, Temiz Yönetim, Temiz Toplum” sloganıyla seçim kampanyasını yürüttüklerini belirterek, “Seçimlerde kaybedeceğini, Saadet Partisi’nin kazanacağını hisseden bazı mihraklar seçim kampanyasını başlattığımız günden beri seçmenlerimize yalan söyleyerek oyun üstüne oyun oynamaktadırlar. AKP, CHP veya diğer partiler bize saldırdıkça, adaylarımızı karaladıkça, seçmenlerimiz daha sıkı birbirine kenetleniyor ve partimiz daha da güçleniyor.” ifadelerini kullandı. ÖNCE SÖZ, SONRA SELAM Saadet Partisi’nin Başakşehir Belediye Başkan adayı Neşet Çevik söz almadan ve selam vermeden seçmenin yanından ayrılmıyor. Şahintepe esnafını tek tek ziyaret ederek projelerini anlatan Çevik’e parti teşkilat üyeleri de eşlik etti. Göreve geldiği takdirde tüm esnaflarımızın yanında olacağı sözünü veren Çevik, sıktığı her elden seçimlerde Saadet Partisi’ne oy sözü aldı. Her ziyaret sonunda hep birlikte Mili Görüş selamı verilip birlikte fotoğraf çektiriliyor. // BAŞBAKAN ERDOĞAN’IN GÖNÜLLÜ KORUMALARINDAN… Şenyurt, yıllar önce Başbakan Erdoğan’ın gönüllü koruma görevlilerinden birisi olduğunu anlattı. Saadet Partisi Başakşehir Belediye Başkan Adayı Neşet Çevik ile her sabah namazını farklı bir camide kıldıktan sonra esnaf ziyaretleri gerçekleştirdiklerini belirten Kickboks hocası Kenan Şenyurt, “Başkanımız esnafın halini, hatırını soruyor, onlarla dertleşiyor. Gerçekten partimize büyük bir teveccüh var. 30 Mart sonrası Başakşehir’de Saadet Partisi görev başında olacak” dedi. // www.212haber.com G Ü N DEM *(E9JL%(-FÿK9F2014 21 Kudüs’ü Müslümanların olmadığı yıl ilan ettiler Mirasımız Derneği Başkanı Muhammed Demirci, İsrail’in 2020 yılında bütün Müslümanları Mescid’i Aksa’dan çıkartmayı planladığını söyledi. TAPU ALABİLMEK İÇİN 10 YIL BEKLEME SÜRESİ Mescid’i Aksa’nın İsrail Devleti tarafından aşama aşama yok edilip Yahudileştirildiğini ve yüksek vergi toplayarak Kudüs esnafının çaresiz bırakıldığını belirten Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Demirci, bölgede restorasyona dahi izin verilmediğinin altını çizdi. Kudüs’te Müslümanların evlerinin yıkılmasının hedeflendiğini kaydeden Demirci, 2013 yılında 33 binanın yıkıldığını, inşat ruhsatı alabilmek için 10 yıl bekleme süresinin olduğunu açıkladı. 10 yılda yaklaşık 150 bin dolar tapu masrafının çıkarıldığını söyleyen Demirci konuşmasına şöyle devam etti: “Tapuyu aldıktan sonra size 2 yıl süre veriliyor eğer inşaata başlamazsanız ruhsatınız iptal ediliyor. 4 yılda 1200 ruhsat iptal edilerek 33 bina yıkıldı.” 7Ɛƌaiů͛in͕ ϮϬϮϬ LJŦůŦnda <ƵdƺƐ͛ƺ DƺƐůƺŵanůaƌŦn ŽůŵadŦŒŦ biƌ LJŦů iůan ĞƫŒinĞ diŬŬaƚ ĕĞŬĞn ĞŵiƌĐi ŬŽnƵƔŵaƐŦna ƔƂLJůĞ dĞǀaŵ Ğƫ͗ ͞DƺƐůƺŵanůaƌ <ƵdƺƐ͛ƚĞ LJaƔaLJabiůŵĞůĞƌi iĕin iŬaŵĞƚ ƚĞƐŬĞƌĞƐi aůŵaŬ njŽƌƵndaůaƌ͘ Ƶ ƚĞƐŬĞƌĞLJi aůabiůŵĞŬ iĕin Ğǀi ǀaƌƐa ƚaƉƵ͕ Ŭiƌada iƐĞ Ŭiƌa ŬŽnƚƌaƨnŦ ŐƂƐƚĞƌŵĞŬ njŽƌƵnda͘ iƌ Ğǀin ƌƵhƐaƨnŦ ĕŦŬaƌŵaŬ iĕin ϭϬ LJŦů baƔǀƵƌƵ bĞŬůĞŵĞ ƐƺƌĞƐi ǀĞ ϭϱϬ bin dŽůaƌ ƚaƉƵ ŵaƐƌaķ ǀaƌ͘ <iƌaůaƌ iƐĞ ϴϬϬ iůĞ ϭϬϬϬ dŽůaƌ aƌaƐŦnda͘ Ƶ bahanĞLJůĞ 7Ɛƌaiů hƺŬƺŵĞƟ ǀaƚandaƔůaƌa iŬaŵĞƚ ǀĞƌŵiLJŽƌ͘ 'ĞĕĞn ƐĞnĞ ϲ bin ŬiƔi bƵ LJƺnjdĞn <ƵdƺƐ͛ƚĞn ƐŦnŦƌ dŦƔŦ Ğdiůdi͟ dĞdi͘ ͬͬ Muhammed Demirci K UDÜS ve Civarındaki Osmanlı Mirasını Koruma ve Yaşatma Derneği, Eresin Otel’de düzenlediği basın toplantısında bölgede yaşanan sorunları ele aldı. Sinevizyon gösterisiyle başlayan programda Genel Koordinatör Numan Balcı, kuruluş amacı ve dernek faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Mescid’i Aksa’da yüzlerce vatandaşın tutuklanıp evlerinden çıkarıldığını belirten Balcı, bölgeye girişlerin engellendiğini söyledi. 6 BİN KİŞİ SINIR DIŞI EDİLDİ BİR YAŞINDAKİ ÇOCUĞU BİLE TUTUKLADILAR Demirci, geçen yıl Kudüs ve çevresindeki şehir, köy ve mahallerde kadın çocuk hasta ve yaşlı ayırt edilmeksizin yapılan keyfi tutuklamalarda artış gözlemlendiğini, 1,5 yaşındaki çocuğun bile işgalci askerler tarafından tutuklanıp 1 saat boyunca gözaltına alındığını belirtti. Kudüs Belediyesi’nin Mescid’i Aksa’yı herkesin kullanabileceği bir şekilde kamu alanına çevirdiğini söyleyen Demirci, İsrail’in asıl amacının Mescid’i Aksa’yı ikiye bölmek olduğunu vurguladı. ‘Kubbetüs Sahra’da dahil olmak üzere Mescid’i Aksa’nın büyük bir kısmı Sinagog olarak inşa edilmek isteniyor’ diyen Demirci, Mescid’i Aksa gündemde olduğu sürece ne İsrail nede başka güçler Mescid’i Aksa’yı yıkamayacak şeklinde konuştu. İSRAİL SALDIRILARINA KARŞI BÖYLE ÖNLEM ALINIYOR Derneğin yapmış olduğu çalışmalar hakkında da bilgiler veren Demirci, “İlim Halkaları Projesi” kapsamında, her ay İsrail saldırılarına karşı Mescid-i Aksa’yı savunan 500 öğrenciye eğitim ve burs desteği sağlandığını, bu rakamı 2014’te bine çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Derneğe ait 7 otobüsle çevre illerden Kudüs’e Müslümanların taşınmasının sağlandığı da söyleyen Demirci, 2013 yılında 10 Osmanlı evininin yanı sıra 9 caminin de restorasyonunun tamamlandığı ifade etti. 22 G Ü N DEM *(E9JL%(-FÿK9F2014 ‘Başakşehir geçilen değil, gezilen bir kent olsun istiyoruz’ A RTI 1 televizyonunda Koray Çalışkan’ın sunduğu ‘Kırmızı Telefon - Seçim Özel’ programına konuk olan CHP Başakşehir Belediye Başkan edayı Özgür Karabat, “Erbakan’a hiç oy vermedim ancak çok büyük saygı duyuyorum. Bu yüzden eğer seçilirsem Necmettin Erbakan Bilim Merkezi’ni kuracağım” dedi. Programda ‘Mevlana Meydanı’ projesinden bahseden Karabat, ‘Başakşehir geçilen değil, gezilen bir kent olsun istiyoruz’ dedi. Mevlana Meydanı ile Başakşehir’in model bir kent olacağını ifade eden Karabat, “Başakşehir nüfusu ve yapısı itibarı ile büyük bir meydanı hak ediyor. Hızla artan nüfus sayısına cevap verecek doğal yapıları, yürüyüş ve bisiklet yolları, dinlenme alanları olan bir meydan yapacağız. Bu meydan Başakşehir’in nefes alma noktası olacak. Meydan da ayrıca mimari açıdan özel olan bazı camilerimizin minyatürünü yaparak, insanlarımızın tarihi yeniden yaşamasını sağlayacağız” şeklinde konuştu. YOKSULUN TAPUSUNU, ZENGİNE MEZE ETMEYECEĞİZ Kentsel Dönüşüm konusunun konuşulduğu programda, Başakşehir’in imar sorunundan bahseden Karabat, “Başakşehir’in üçte biri gecekondu tabir edilen evlerden oluşuyor. Gecekondu vatandaşın değil, devletin ayıbıdır. Yıllardır Başakşehir’in Güvercintepe, Şahintepe gibi mahallerinde çözülemeyen bir imar problemi var. Bu bölgelerde yaşayan insanlar huzursuz. ‘Evimden komşularımdan ayrılacak mıyım?’ di- ye her gün bize sorular geliyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu bölgeleri ‘Rezerv Alanı’ ilan etmiş durumda. İnsanlar yıllardır mağdur ediliyor ve ortada büyük bir haksızlık var. Biz mülkiyet hakkının korunmasından yanayız. Bu bölgenin yıllardır çilesini çeken insanların daha fazla mağdur edilmesini istemiyoruz. Mahalle olma unsurunu, komşuluk değerini ve insanların iç içe 3-5 katlı evlerde kardeşçe yaşadığı kültürün yaşaması gerektiğine inanıyoruz. Bu sebeple göreve geldiğimiz andan itibaren yoksulun tapusunu zengine meze etmeyeceğiz. Bu bölgenin bir zenginliği varsa, öncelikle burada yaşayan insanların bu zenginlikten faydalanmasını sağlayacağız. Daha önce insanlar çıkarılan kanunlardan dolayı ellerinden evleri, tapuları alındığında dava açamıyorlardı. Ancak CHP Parlamento Grubunun büyük çabaları ile yeni çıkarılan yasa ile artık insanlarımız yapılan haksızlıklara karşı mahkemelere ‘ Yürütmeyi durdurma kararı’ için mahkemelere başvuruda bulunabilecekler. Bir belediye başkanı yetkisiz olabilir ama asla etkisiz olamaz. Biz göreve geldiğimiz anda yurttaşlarımızın mülkiyet hakkını sonuna kadar savunacağız” şeklinde konuştu. // www.212haber.com HA BER 23 Sezai Karakoç Alaaddin Özdenören Rasim Özdenören *(E9JL%(-FÿK9F2014 EƵri Wakdil Dehmeƚ AkiĨ 7nan rdem eLJazŦƚ ahiƚ ariĨoŒlƵ www.212haber.com ‘Yedi güzel adam’ geliyor Türk Edebiyatı’nın 30 yılına damga vuran ‘Yedi Güzel Adam’ Cahit Zarifoğlu, Mehmet Akif İnan, Erdem Beyazıt, Rasim Özdenören, Nuri Pakdil, Sezai Karakoç ve Alaadin Özdenören’in hayatı dizi oluyor. Dizi Nisan ayında TRT1’de yayınlanacak. T h5.ú<(’nin yakın edebiyat tarihine damgasını vuran önemli şairlerden Erdem Beyazıt, Cahit Zarifoğlu, Rasim Özdenören, Nuri Pakdil, Sezai Karakoç, Akif İnan, Alaaddin Özdenören’in hayatını konu alan ‘Yedi Güzel Adam’ (Kara Lise) dizisinin çekimleri Kahramanmaraş’ta baş- ladı. Yapımını Pusula Film yapımcılığını İlksen Fırat ve Ömer Can’ın yaptığı yönetmen koltuğunda Levent Demirkale’nin oturduğu, senaryosunu Şilan Avcı’nın yazdığı dizinin çekimleri için birçok mekan hikayenin geçtiği döneme uygun hale getirildi. Bu çalışmalar yaklaşık 3 ay sürdü. ü. N TRT’DE YILIN DİZİSİ Hikâyesi 1950 ve 1970’li yılların Kahramanmaraş’ında geçen dizinin başrollerinde Uraz Kaygılaroğlu, Yıldız Çağrı Atiksoy, Baran Akbulut, Kemal Uçar, İlker Kızmaz, Bora Cengiz, Mertcan Sevimli, Şahika Koldemir, Mert Asker, Pınar Gök, Hülya Şen, Durul Bazan ve Ke- nan Bal oynuyor. Şairler Erdem Beyazıt’ı Uraz Kaygılaroğlu, Cahit Zarifoğlu’nu Baran Akbulut, Rasim Özdenören’i Mertcan Sevimli, Nuri Pakdil’i Kemal Uçar, Ali Kutlay’ı Çağdaş Tekin, Akif İnan’ı Yiğit Çakır, Alaaddin Özdenören’i ise Orhan Kanalp canlandıracak. // Seyran Şehir’in ön satışı başladı 0$.52ú1û$$7$.<$3,Ortak Girişimi’nin Emlak Konut GYO ile gelir paylaşımı modeliyle Başakşehir’ de inşa edeceği Seyran Şehir projesi ön satışa çıktı. Seyran Şehir, 7 blokta toplam 220 daireden oluşuyor. Aile konseptli proje 2+1’ den 5+1’ e uzanan geniş daire seçenekleriyle dikkat çekiyor. Seyran Şehir’ de konutların metrekare fiyatı ön satışta KDV dâhil 2.600 liradan başlıyor. Makro İnşaat & Akyapı Ortak Girişimi İcra Kurulu Başkanı Ercan Uyan, “Satışa dip fiyatlardan başlıyoruz. Belirlediğimiz satış fiyatımız maliyet fiyatımıza çok yakın. Fiyatları zaman içinde artıracağız. Dolayısıyla ön satıştan daire alanlar ilk günden itibaren kazanmaya başlayacaklar” dedi. Seyran Şehir’ in aile konseptli bir proje olduğunu söyleyen Uyan, “Bu nedenle projede aile yaşamına uygun geniş dairelere yer verdik. Seyran Şehir’ de 2+1, 2,5+1, 3,5+1, 4,5+1 ve 5+1’den oluşan geniş daire seçenekleri bulunuyor” açıklamasını yaptı. Seyran Şehir’ de 2+1 konutların projenin en küçük alanlı daireleri olarak belirlendiğini ifade eden Uyan, “Dairelerin tamamında iş odaları ve yemek odaları ile biri ebeveyn yatak odasında olmak üzere iki adet banyoya yer verildi. Ayrıca her dairede en az iki odadan erişilen geniş ve daire kullanımına özel, açık ve kapalı balkonlar yerleştirildi” diye konuştu.
Benzer belgeler
Yürüyüşe Devam!
türküleriyle eğlendi. Vatandaşlar, Başakşehir Belediyesi’nin kurduğu İletişim Merkezi’nde talep ve şikâyetlerini iletti. Yine Başakşehir Belediyesi Living Lab’ın ilk projesi olan Mobil Sağlık
Uygul...
BU TAM BİR - 212 Haber
türküleriyle eğlendi. Vatandaşlar, Başakşehir Belediyesi’nin kurduğu İletişim Merkezi’nde talep ve şikâyetlerini iletti. Yine Başakşehir Belediyesi Living Lab’ın ilk projesi olan Mobil Sağlık
Uygul...
başakşehir belediyesi
türküleriyle eğlendi. Vatandaşlar, Başakşehir Belediyesi’nin kurduğu İletişim Merkezi’nde talep ve şikâyetlerini iletti. Yine Başakşehir Belediyesi Living Lab’ın ilk projesi olan Mobil Sağlık
Uygul...
millet kararını verdi
İstanbul Kalkınma Ajansı ve İstanbul Valiliği işbirliğiyle hazırladığı, “Online Eğitim ile Engelleri Aşıyoruz” Projesi kapsamında Başakşehir Kültür
Merkezi’nde düzenlenen
toplantıya Başakşehir Bele...
savunan adam
türküleriyle eğlendi. Vatandaşlar, Başakşehir Belediyesi’nin kurduğu İletişim Merkezi’nde talep ve şikâyetlerini iletti. Yine Başakşehir Belediyesi Living Lab’ın ilk projesi olan Mobil Sağlık
Uygul...