2 4 3 İşçilere Küstahlık Etmeyin
Transkript
28 Kasım’da İki Sefer Hayır Brüksel’de Miting Sosyal Haklar için mücadeleye 2 250 Hayat Kaza Sigortasının kampanyası Alstom işyerinde 3 Toplu çıkışlara devam ediliyor 4 Nr. 8 | Oktober 2010 | türkisch Erscheint als Beilage zur Zeitung «work» | Redaktion T +41 31 350 21 11, F +41 31 350 22 11 | [email protected] | www.unia.ch Yapı İşkolunda Eylem İşçilere Küstahlık Etmeyin Yapı işkolunda ücret zammı için başlayan görüşmelerin ikincisi de bir sonuç vermedi. Sendikaların tüm çalışanlara 150 Fr. ücret zammı talebine işverenler küstahça sayılabilecek bir cevap verdiler, sadece %0.4 yani 17 Fr. ücret zammı! İşverenlerin bu tavrı çalışnalar arasında öfke yaratırken Unia sendikası Ekim ayı sonunda tüm İsviçre’de ki inşaatlarda eylemler yaptı. Görüşmelerin yapıldığı gün, yapı işçileri inşaatlara üzerinde ücret zammı konusunda talepler yer alan T-Shirt’lerle gittiler. ‘Patrona yağ, bize çekirdek mi?’, ‘Cimrilik iyi bir şey mi?’ gibi yazıların yer aldığı bu T-Shirt’ler işyerlerinde bütün gün taşındı. Zürih ve Basel’de ise işveren sendikası yetkililerine götürülen bir pastanın üzerinde ise ‘bizde pastadan bir dilim istiyoruz’ yazısı yer aldı.Görüşme sonuçlarının duyulması çalışanlar arasında bir öfke yaratırken, işçiler tepkilerini ‘biz çocuk yerine mi koyuyorlar?’, ‘bunu bize kim kabul ettirecek’ gibi cümlelerle dile getirdiler. Ciddiyetsiz Teklif İşverenler tarafından teklif edilen ücret zammı gerçekten ciddiye alınacak bir değer taşımamakta. Sadece hastalık sigortası primlerine ya- pılması öngörülen prim artışlarını bile karşılamayacak olan bu ücret zammı önerisi, işverenlerin her yıl yaptıkları üzücü oyunun bir parçası. Yapı işkolu krizden nerdeyse hiç etkilenmeyen, siparişlerin ve karların sürekli arttığı bir işkolu. Bu tavırları ile işverenler, çalışanlara verdikleri değeri bir kaz daha gösterdiler. Teklif ettikleri %0.4 ücret zammı üstelik tüm çalışanlar için değil, çalışanların durumuna göre verilecekmiş! Unia sendikası yapı işkolunda çalışanların tepkisi doğrultusunda, işverenlerin bu teklifini geri çevirerek mücadeleye yükseltme kararı aldı. Ekim ayı sonunda yapılan eylemler de bunun bir göstergesi. İnşaatlara hayat durdu! Kırk Katır mı, Kırk Satır mı? Sendikalardan yeni yasa önerisi İkisine de Hayır! Asgari Ücret Yasalaştırılsın İsviçre’de seçmenleri, 28 Kasım 2010 da tescilli ırkçı parti SVP/UDC tarafından lanse edilmiş olan, suç işleyen göçmenlerin oturum haklarını otomotik olarak iptal etmeyi ve hemen sınırdışı etmeyi öngören bir yasa önerisi hakkında bir kez daha sandık başına gidiyorlar. Ayrıca, bu yasa önerisine hükümet ve meclis tarafından getirilmiş karşı yasa tasarısıda oylamaya sunulmakta. Avrupa’da, İsviçre’nin küçük Hitler’i olarak tanımlanan Bay Blocher’ın partisi 2007 yılında, genel seçimler öncesi oy avcılığı için lanse edilen bu yasa tasarısı, üçü beyaz biri kara olan üç koyunlu bir plakatı ile ünlenmişti. Avrupa dışında ki bazı ırkçı partilerinde sahip çıkarak benzer plakatlarla bunu ırkçı propagandaları içinde kullanmaya bailaması da benzer şekilde geniş bir tepkiye neden olmuştu. İsviçre’nin tüm dünya da önemli bir prestij kaybına neden olan bu plakat bu günlerde tekrar oylama nedeni ile İsviçre ‚sokaklarını kirletmeye’ başlamış durumda. Açık Irkçılık İsviçre hükümeti, açık bir şekilde gerek İsviöre Anayasa’sı gerekse de uluslararası hukuk normlarını ayaklar altına alan bu yasa önerisini, geçersiz ilan etmeye cesaret edemiş, onun yerine altarnatif bir yasa önerisi hazırlamıştı. SVP/UDC nin yasa önerisi, soygun, tecavüz gibi haklı görülebilecek suçları işleyen göçmenlerin yanısıra, haksız yere sosyal yardım alanlarında, mahkeme kararı olmadan, otomotik olarak sınırdışı edilmesini öngörmekte. Oysa her mahkeme suçu işleyenin durumuna göre verceği cezayı artırmak veya azaltmak gibi hukuk kurallarına göre karar vermekte. Bu evrensel hukuk kuralı, bu yasa önerisi ile ortadan kaldırılmakta. na değişik bir özelliğinden dolayı ayrı ve ek ceza vermek herkesin kabul ettiği ırkçılık kavramıdır. Aralarında Unia sendikasınında olduğu pek çok parti ve kurum tam da bu nedende dolayı her iki öneriye hayır oyu verilmesini istemektedirler. Her şeyden önce mevcut yasalar, ağır suç işlemiş göçmenlerin oturma izninin iptalini öngörmekte, bu konuda ek bir yasaya gerek kalmamaktadır. Bu yasa önerisni getiren mantık, bir ihtiyaca cevap vermekten çok, kendi ırkçı düşüncelerini yaymak için yasa önerisi halkoylamasına sunma gibi demokratik bir hakkı istismar etmektedirler. Toplu caza Karşı Öneri Hükümet tarafından hazırlanan ve parlementonun kabul ettiği karşı öneri ise, sadece SVP/UDC önerisnde olan suç listesini kaldırarak bu kararı bir mahkemenin vermesini öngörmekte. Her ne kadar bu öneri görümüşte uluslararası hukuk kurallarına uymakta ise de, ırkçı mantığı taşımaya devam etmektedir. İşlenen bir suça önce suç nedeni ile, sonra da suçu işleyenin taşıdığı pasaporta göre ceza vermek, yani sınırdışı etmek, ikili bir ceza verme mantığıdır. Irkçılıkta zaten tam bu anlama gelmektedir, yani bir insa- Daha da kötüsü, bu yasa önerileri ile, İsviçre’de doğup büyümüş çocuk ve gençlerde, anne ve babasının işlediği bir suçtan dolayı, bu yasa önerisinin kabul edilmesi halinde sınırdışı edilmeleri söz konusu olduğunda onlarla birlikte İsviçre’yi terk edip, gerçekten ‘yabancı olduğu bir toplum içinde yaşamaya mecbur kalacaklardır. Çünkü bu yasa önerileri, sınırdışı edilmeleri sadece suç işleyen kişi için değil tüm aile içinde öngörmektedir. Göçmenlere, bu toplumlun bir parçası olma şansı vermeyenler, bu nedenle suç işlemeyi adeta teşvik edenler, bir kez daha bu durumdan göçmenleri sorumlu tutaral onları cezalandırmak istiyorlar. Suç işlemenin önlenmesi yerine suç işleyenleri daha fazla cezalandırarak sorunları çözeceklerini düşünenlere cevabımız 28 Kasım’da sandıkta 2 defa hayır diyerek cevap verelim. / Mehmet Akyol İsviçre’de yasalarla belirlenen bir asgari ücret olmaması uzun bir süredir tartışılmakta. Son yıllarda sendikal hareket içinde bu konuda yasal bir girişim yapılması tartışılmaya başlandı ve bu yıl içinde sendikalar bu konuda bir yasa önerisi getirme hazırlıklarına başladılar. İsviçre’de 400.000 işçi tam gün çalışmasına karşılık, günlük ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde bir ücret alamamaktadır. Bu işçilerin 300.000 ni kadın 100.000 ise erkektir. Hatta bazı işkollarında meslek eğitimi yaptıktan sonra bile, düşük ücretle çalışmak zorunda kalınmaktadır. Bu nedenle pek çok toplu iş sözleşmesinde, asgari ücretler arttırıldı ve asgari ücretin olmadığı toplu iş sözleşmeşi kalmadı. Buna rağmen sadece toplu iş sözleşmelerinde asgari ücretlerin yer alması yeterli olmamakta. Özellikle işverenler, bağlayıcı asgari ücret konusunda geri adım atmamakta direnmektedirler. Yasanın temel prensipleri İlk olarak bu yasanın yürürlüğe girmesi ile en alt düzeyde ki ücret alan çalışanların %11 nin ücretleri doğrudan doğruya artması söz konusu olacak. Başka bir deyişle, gerek toplu iş sözleşmesi olmadığı için belli miktarın altında ücret alan (örneğin hizmet sektörü veya satış işkolu) veya toplu iş sözleşmesinde gene bu miktarın altında asgari ücret belirlemesi olan yaklaşık 400.000 işçinin ücretlerinin artması sonucunu verecek İkinci olarak, yasa ile belirlenecek bir asgari ücret, taşeron işyerlerinde veya geçici işlerde çalışanlar arasında giderek yaygınlaşan ücret dampingine karşı önemli bir engel oluşturacaktır. Yeterli Değil Üçüncü olarak ise, bu yasa toplu iş sözleşmelerinin yaygınlaştırılmasını teşvik edecektir. Bununla çeşitli işkollarında sendikalarla işverenler arasında asgari ücretleri, bu işkoluna göre tespit edilmesi mümkün hale gelecektir. Bunun dolaylı sonucu ise, özellikle meslek eğitimi olan kalifiye işçiler içinde bir asgari ücret tespiti olanaklı hale gelmesidir. Bu yasa önerisinin lanse edilmesine paralel olarak sendikalar, toplu iş sözleşmelerinde belirlenen asgari ücretlerin arttırılması içinde bir kampanya başlatmayı ve düşük ücretleri tekrar kamuoyunda bir tartışma konusu haline getirmeyi amaçlamaktadırlar. Bu şekilde işverenlerin asgari ücret konusunda ki duyarsızlıkla aşılmaya çalışılacaktır. horizonte Kısa kısa Cardinal Frieburg’ta ki Cardinal bira işletmesinin kapatılmasına karşı işyerinde çalışanların Unia sendikası ile birlikte yürüttükleri mücadele sonunda bu işyerinde çalışan 75 işçi için iyi bir sosyal plan el de edildi. Buna göre öncelikle 30 çalışanın erken emekli edilmesi ve geriye kalanları yarısına yakını içinse, bu firmaya ait diğer işyerlerinde bir iş bulunması işverene kabul ettirildi. Buna göre, diğer işyerlerinde çalışmaya başlayacak olanlara üç yıllık bir çalışma garantisi verildi ve işyeri kapanmadan önce de işyerinden ayrılmış olanların bu sosyal plan çerçevesinde çıkış tazminatı alacaklar. İşyerinin kapanmasının önlenmesi için, örneğin işyerini başka bir firmasının işletmeye devam ettirebilmesi için Unia sendikası, Kanton yönetimi ile birlikte gerekli girişimlerden bulunmaya devam edeceklerini de açıkladılar. Pazar Çalışması Satış işyerlerinde Pazar günü çalışmalarının yaygınlaşmasına karşı çalışanların tepkileri de giderek artmakta. Lugano’da ki Grancia alışveriş merkezinin Ekim ayında iki Pazar günü daha açık kalması için Tessin Kantonu tarafından verilen izine karşı yüzlerce işçi Unia sendikası ile birlikte protesto gösterileri yaptılar. Unia sendikası, İsviçre’nin diğer bölgelerinde de Pazar günü çalışmasının yaygınlaşmasına karşı gereken girişimlerde bulunmaya devam etmekte. Landqurat!ta bulunan Outlet Village alışveriş merkezinin bütün yıl boyunca açık kalması için verilen izine Unia sendikasının itiraz etmesi üzerine, Graubünden Kanton yönetimi bir geri adım atarak, bu merkezin sadece Turizm mevsiminde açık kalması için izin verdi. Ancak Unia sendikası, bun işyerlerinin turizm bölgesi içinde olmadığını dikkate alarak, buna karşı hukuk mücadelesini sürdüreceğini açıkladı. Ücret Zammı Bu yıl ki ücret zammı görüşmeleri sürerken pek çok işkolunda, işverenlerin uzlaşmaz tutumuna karşı işçilerin protestoları da yaygınlaşmakta. Transport işkolunda buna ek olarak, sürücü olarak çalışanların haftalık çalışma süresinin 2011 yılı başında haftada 46 saatten 48 saate çıkarılması da gündemde olduğundan, çalışanlar bu çalışma artışı süresinin uzatılması için ek bir ücret zammı daha isteme kararı aldılar. Bunu dile getirmek için Unia sendikası üyesi kamyon şoförleri işveren sendikası ASTAG önünde bir gösteri düzenlediler. Bu yıl ki ücret zammı için taleplerinin aylık ücretlere 140 Frank zam yapılması olduğunu belirten şoförler, buna ek olarak, çalışma süresinin 2 saat uzatılması için %4.5 oranında daha zam talebinde bulundular. 2000 ila 2009 yılları arasında diğer işkollarında gerçek ücretlerin %6.2 oranında artmış olmasına karşın, transport işkolu için bu artış sadece %1.2 oranında. Öte yandan haftalık çalışma süresinin uzatılmasının, iş güvenliği açısından ek bir riziko olduğuna dikkat çeken işçiler, bu konuda gerekli önlemleri almak için işverenlerden adım atılmasını beklediklerine de dikkat çektiler. 2 Nr. 8 | Oktober 2010 | türkisch Unia sendikası Migros aleyhine davayı sürdürüyor Avrupa’da ücret dampingine hayır Ücret eşitliğine küçük adımlar Sosyal Haklar İçin Mücadeleye Mitingten görünüş. Ücret eşitliği için açılan davalar artıyor. Eylül ayı sonunda Neuenburg iş mahkemesi, bir Migros çalışanının ücret eşitsizliği konusunda açtığı davayı ret etmesinin ardından Unia sendikası bu davayı üst mahkemeye götürme kararı aldı. Migros işyerinde çalışan bir kadın işçi, ayni işyerinde çalışan ve ayni işi yapan erkek iş arkadaşlarından ayda 300 Fr. daha az ücret aldığı gerekçesi ile işyeri aleyhine dava açmıştı. İş mahkemesinin bu davayı ret etmesinin kabul edilemeyeceğini belirten Unia sendikası kadın sorumlusu Christine Michel, mahkemenin Anayasa da yer alan eşit işe eşit ücret prensibini yeterince dikkate almadığına dikkat çekti. 1994 yılından bu yana çalıştığı işyerinde, rafların doldurulması ve deponun düzenlenmesi işini yapan Unia sendikası üyesi Migros çalışanı, ayni zamanda da Kamyonlardan gelen malzemeleri indirmekteydi. Bunun yanı sıra diğer çalışanların yapmadıkları zaman zaman kasaya bakmak ve siparişleri hazırlama gibi işleride yapmaktaydı. Buna rağmen 300 Fr. daha az ücret almasının izah edilecek bir yönü bulunmamaktaydı. Tarafsız İnceleme Davayı yürüten Unia sendikası avukatı da, bu durumun, eşit işe eşit ücreti prensibi altında dikkate alınmamasının hukuk kurallarına uymadığını söyledi. Mahkemenin benzer şekilde, konu ile ilgili olarak tarafsız bir hukuki inceleme yapmaya gerek görmemesi de ayrıca tartışılacak bir konu. Bu nedenle Unia sendikası, konuyu üst mahkemeye götürerek bu konuların açıklığa kavuşturulmasını istemekte. Migros Tessin Audemars Piguet Çalışanlara düşük ücret Ücretler inceleniyor Unia sendikası eylül ayı sonunda, Bellizone İş Mahkemesine bir kurum davası açarak, çalışanların tümünün çok düşük ücret aldığının, bunun haksız rekabete yol açtığı için önlenmemesi gerektiğini belirtti. Migros’un Bellizona’da bulunan pek çok şubesinde çalışanların sendikaya başvurarak düşük ücret konusunda şikayette bulunmaları soncu ilk defa bir işyerine karşı toplu dava açıldı. Dava açılmadan önce Unia sendikası, bir bilirkişi raporu hazırlatti. Lüks saat üreten Le Brassus’ta kurulu Audemars Piguet işyeri, çalıştırdıkları işçilere eşit ücret verilip verlimediğinin incelenmesini kabul etti. Hükümet tarafından, Anayasa’da yer alan eşit işe eşit ücret prensibini kontrol etmek için geliştirilen «Logib» programı, bu işyeri komisyonu ve Unia sendikasının önerisi ile bu işyerinde uygulanamaya başlanacak. 2009 yılında ücret eşitliği için Diyalog adı altında başlatılan çalışmalar bu şekilde ilk defa somut sonuçlar vermeye başlamış olmakta. Avrupa Sendikalar Birliği tarafından Ekim ayı başında Brüksel’de yapılan büyük mitinge Unia sendikası da katıldı. ‘Tasarruf tedbirlerine hayır, öncelikle çalışma’ sloganı ile yapılan miting, Avrupa Birliği ülkelerinde, tasarruf önlemeleri adı altında hükümetlerin sosyal haklara karşı başlattığı saldırıları protesto etmek için yapıldı. Brüksel’de yapılan ve tüm ülkelerden gelen sendikaların katıldığı merkezi eylemin yanı sıra, Helsinki’den Lizbon’a, Dublin’den Bükreş’e kadar pek çok şehirde de çeşitli eylemlilikler yapıldı. Unia sendikası eş başkanı Renzo Ambrosetti yaptığı konuşmada ‘Avrupa’da sosyal hakların korunması için diğer Avrupa ülkelerinde ki sendikalar ile birlikte mücadele etmeliyiz, Avrupa’da ücret dampinginin önlenmesi ancak ortak bir mücadele ile mümkündür’ dedi. Ayni zamanda Avrupa Metal İşçileri Federasyonu başkanı olan Renzo Ambrosetti, İsviçre sendikalarınında bu mücadele içinde yer almasının önemine de dikkat çekti. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yükselen protestolar, krizin sonuçlarının çalışnaların üstüne yıkmak isteyen hükümetlerin tasarruf önlemlerine yöneliyor. Yunanistan’dan sonra İspanya, İtalya ve Fransa’da sendikalar genel grevlerle bu tedbirlerin işçilere yönelmesine engel olmak istiyorlar. Yabancı Firmalar İsviçe ücretleri ödemiyor Yeniden Kriz Asgari ücrete uyulsun Sendikalar bu tedbirlerin yeniden bir krize neden olabileceğini, Avrupa Birliği para birimi olan Euro’nun artan işsizlikle birlikte değer kaybedeceğine belirtiyorlar. Bu durum, dış ticaretinin önemli bir bölümünü Avrupa Birliği ülkeleri ile yapan İsviçre açısından ayrı bir önem taşımakta. Bu nedenle Unia sendikası diğer Avrupa sendikaları ile birlikte aşağıda ki önlemlerin alınmasını talep etmekteler, nBankalarınde içinde yer aldığı mali işlemlerden alınacak ek vergilerle kamu sektörünün yapması gereken yatırımların karşılanması nAvrupa çapında bir endüstri politikası geliştirilmesi, vergi politikalarının şeffaf hale getirilmesi, üretimin çevreye zarar vermeyecek şekilde yapılmasının sağlanması İsviçre’de tünel yapımı gibi pek çok işyerinde çalışan, İsviçre dışından ki firmalar adına, Avusturya, Alamanya veye İtalya’dan getirilmiş olan işçilere, işkollarında geçerli toplu iş sözleşmesinde belirlenen asgari ücretlerin verilmediği bir kaz daha açığa çıktı. Oysa İsviçre ile Avrupa Birliği arasında yapılan İkili Anlaşma gereği, buraya çalışmaya gönderilen işçiler, İsviçre’de geçerli ücretlerin ödenmesi gerekmekte. Çeşitli işkollarında geçerli olna toplu iş sözleşmeleri, sözleşmeye uyulmasının kontrol edilmesi için, işveren ve sendikaların katılımı ile ortak komisyonlar kurulmasını öngörmekte. İkili anlaşmaların yürülüğe girmesi ile, devlet yetkililerininde bu komisyonlara girmesi, yani üçlü komisyonlar kurulması gerçekleşti. Yüksek rakamlar İsviçre ekonomi müsteşarlığı (seco) tarafından bu konuda her yıl yayınlanan raporlar, toplu iş sözleşmesinde belirtilen asgari ücretlerin ödenmemesi durumunun, yapılan kontrollere rağmen hala yüksek düzeyde olduğunu göstermekte. Bu durumun hemen hemen tüm işkolları için geçerli olduğunu belirten rapora göre, bu durum en çok kısa süreli olarak İsviöre’de çalışan işçiler arasında yaygın. Söz konusu üçlü komisyonların bu güne kadar yaptıkları kontrollerde her dört yabancı firmadan birinin geçerli asgari ücretin altında ücret ödediğini ortaya çıkarmış durumda. Ücret dışında ki diğer toplu iş sözleşmesinde belietilen, iş güvenliğ ve işçi sağlığı gibi diğer konularda dikkate alındığında bu oran daha da yüksek. Tahminler Bu açıklanan durum sadece kontrol edilen işyerleri ile sınırlı ve kontrol edilen yerlerininde, belli şüpheler sonucu yapıldığıda unutulmamalı. Bu kontrollerde, İsviçreli olmayan firmaların buraya çalışma için gönderdikleri çalışnaların yaklaşık yarısı kontrol edilebilmekte. Sözleşme ile belirlenen asgari ücretlerin altında ücret ödeme %21 oranında, Ancak bu komisyon tarafından kontrol edilen İsviçleri firmaların oranı ise çok düşük, yaklaşık %4 civarında. Başka bir deyişle, asgari ücretin altında ücret ödenmesi tüm çalışnalar dikkate alındığında oldukça düşük düzeyde. 2011 yılında ise Avrupa Birliğine sonradan katıl 8 doğu Avrupa ülkesi için daha serbest dolaşımda kontenjanların kalkması söz konusu. Başka bir deyişle bu ülkelerden gelenlerin çalışma izni almadan İsviçre’de çalışması söz konusu olacak. Bu gün kü kontrol sisteminde buna bağlı olarak daha da geliştirilmesi gerekli. / Hans Baumann Buna karşın Avrupa Birliği yönetimi, serbest pazar ekonomisi kurallarını, sosyal haklardan daha öncelikli görmeye devam etmekte. Bu nedenle çalışanların haklarına yapılan saldırılara karşı öncelikle ücret dampingini önleyecek tedbirler alınması tüm Avrupa ülkeleri için bir zorunluluk. horizonte 3 Nr. 8 | Oktober 2010 | türkisch Saat ve Mikroelektronik İşkolu Toplu İş Sözleşmesi Ücret artışı, korunma ve yaşam kalitesi Yeni Sözleşme için saat işçilerinin talepleri var! Saat ve Mikroelektronik İşkolu Toplu İş Sözleşmesi’nin yenilenmesi için Ekim ayında sendika ile işverenler arasında görüşmeler başlandı. Unia sendikası yeni sözleşme için taleplerini, bu işkolunda çalışanlar arasında yaptığı geniş bir anket çalışması ile tespit etti. Yaşam Kalitesi Öte yandan bu işkolunda giderek artan geçici işçi çalıştırma durumunun ücret dampingi gibi sonuçlar vermesi nedeni ile, geçici çalıştırmanın %5 le sınırlandırılması gibi bir somut talepte bulunmakta. Benzer şekilde, bu işkolunda bulunun erken emeklilik hakkı içinde, normal emekli yaşına kadar ödenecek geçici emekli aylıklarının da 48.000 Fr. a yükseltilmesi bir gereklilik olarak ortaya çıkmış durumda. Son yıllarda kriz sonucu ortaya çıkan durum ise, özellikle 55 yaşından büyük olan çalışanların işten çıkarılmasına engel olunması ve genel olarak toplu işten çıkarılmayı zorlaştırılması da bu talepler arasında yer almakta. Unia sendikası sekreteri Catherine Laubscher ise bu işkolunda gerçekleşen üretkenlik artışına dikkate çekti. Bunun sonucu çalışanların stres ve hastalanmalarına artmaya başlamasının önemli bir gelişme olduğundan yola çıkarak daha fazla dinlenme ihtiyacının ücretli tatil hakkının bir hafta daha uzatılması bir gereklilik. Gene doğum izninin 18 haftaya çıkarılması ve bu izin süresince ücretlerin %100 ödenmesi, anket sonucu ortaya çıkan talepler arasında. Unia sendikası Sekreteri Jean-Claude Rennwald ‘Geçen yıl saat işkolunun ihracatı %20 dolayında arttı, bu durum çalışanlara daha fazla hak talebini meşru hale getirmiştir’ diyerek bu talepleri dile getirdi. Ve son iki yılda bu işkolunda çalışanların yeni haklar konusunda oldukça sınırlı taleplerde bulunduğunu, artık azla yetinmeye son verme zamanın geldiğine dikkat çekti. Yapılan anket, bu işkolunda bazı bölgelerde asgari ücretlerin çok düşük olduğunu ortaya çıkardı, bu nedenle asgari ücretlerin en az 3600 Fr. a çıkarılması gerekmekte. Benzer şekilde, işveren tarafından ücrete ek olarak ödenen çocuk parası gibi ödentilerinde arttırılması, talepler arasında yer aldı. Ücret zammı görüşmeleri başladı Coop ta daha fazla ücret Bu yıl sendikalarla işverenler arasında başlayan ücret zammı görüşmelerinde ilk sevindirici gelişme, Coop ta yapılan görüşmelerde zammın toplam %4,3 gibi yüksek oranda gerçekleştirilmesi ile yaşandı. Buna göre çalışanların tümüne öncelikle %3 oranında bir ücret artışı yapılacak, buna ek olarak, 10 yıldan fazla çalışanlar ayda 50 Fr. ücret artışı elde edecekler. Bununla toplam ücret artışı ortalama %4,3 oranında olacak. Unia sendikası, işverenden talep edilen ücret artışına yakın bir oranda gerçekleşen bu ücret zammının, diğer ücret zammı görüşmeleri için örnek alınması gerektiğini bu fırsatla dile getidi. Yapılan anlaşmaya göre 1 Ocak 2011 den itibaren ücret zamları kademeli olarak yapılacak. Aylık ücretleri 4499 Fr. tan daha az olan yaklaşı 20.000 Coop çalışanının tümü öncelikle %3 oranında zam elde edecekler. Buna ek olarak 10 yıldan fazla çalışanlara ayda 50 Fr. daha zam yapılacak. Başka bir deyişle bütün Coop çalışanları için yapılacak ücret zammı ayda 111 Fr. ile 185 Fr. arasında olacak. Saat ücretleri Aylık ücretleri 4500 Fr. daha fazla olan çalışanların ücret zamları ise kişilere göre değişebilecek. Ücretleri Coop çalışanları ücret zammı kabul etti. 4500 ila 4999 Fr. arasında olanlara toplam ücretin %3 i kadar miktar paylaştırılacak. 5000 Fr. tan fazla ücret alanlara ise en az %2 olmak üyere kişilere göre değişen bir ücret zammı yapılmacak. Saat ücreti ile çalışanlaar ise kişilere göre değişebilen 52 ila %3 arasında bir ücret zammı yapılacak. Unia sendikası, konu ile ilgili yaptığı açıklamasında, ücret zammı görüşmelerinin fazla uzatılmadan her iki taraf için kabul edilecek düzeyde gerçekleşmesinin memnuniyet verici olduğunu belirtti. Özellikle işyerinde uzun süre çalışana işçilere daha fazla ücret zammı alınmasının örnek bir davranış olduğuna dikkat çeken sendika, uzun süre işyerinde çalışmanın bu şekilde ödüllendiril- mesinin, çalışanlar açısından olumlu etki yapacağının da altını çizdi. Örnek alınmalı Bu sonuç, satış işkolunda, diğer işkollarından daha fazla ücret artışının mümkün olduğunu da göstermekte. Bu nedenle Unia sendikası bu işkolunda ki Migros işyerininin özellikle ücret artışı konusunda en az bu kadar ücret artışı yapması gerektiğine dikkat çekti. Benzer şekilde gerek bu işkolunda ki diğer işyrelerinin gerekse de diğer işkollarında ki ücret görüşmelerinde pahalılık zammı dışında gerçek ücret artışı yapılması Unia sendikasının açıklamasında yer aldı. / Mehmet Akyol MEM Endüstrisinde 2010|11 ücret zammı görüşmeleri Azla yetinmeye son Makine Elektro ve Metal (MEM) işkolu konferansına katılan delegeler, ücretlerde büyük bir artış ihtiyacı olduğunu dile getirdi. Makine Elektro ve Metal (MEM) işkolunda yapılan araştırmalara göre son aylarda önemli ölçüde sipariş artışlarının olduğunu, ekonomik durum her açıdan iyiye gittiğin, İsviçre Frank’ının yüksek değerine rağmen ihracat artığını, işsizlik ve kısa çalışma azalmakta olduğunu belirten işyeri temsilcileri, birçok işyeri yeniden işçi almaya başladığına da dikkat çektiler. İşkolu Konferansına katılan delegeler aşağıda ki tespitleri yaparak işkolu düzeyinde ücret zammı konusunda şu kararları aldılar. Bu duruma karşın karlar, primler ve yönetici maaşları artıyor, ücretlerse yerinde sayıyor! Bu işkolunda ki pek çok işyeri, krizi öne sürerek işyerlerini yeniden düzenledi işçi çıkartarak üretkenliği arttırdı. Bundan yararlananlar sadece üst düzey yöneticileri oldu geçen yıl yönetici maaşları %25 oranında arttı. Buna karşın çalışanların ücretleri ayni kaldı. Ücretler, 2004 yılından bu yana %6 artan üretkenliğin artışının çok gerisinde kaldı. Herkese %2–3 fazla ücret ücretlerinin de arttırılmasının zamanı geldi. Krizin yükü işten çıkarılma ve kısa çalışmayla çalışanların sırtına yüklendi. Artık çalışanlar hak ettikleri ücret zammını istiyorlar. Ücret zammı ile satın alma gücü yükselecek böylece krizden daha çabuk çıkma imkanı olacak. Bu nedenle işkolu konferansı ücret zammı konusunda şu kararı aldı. Herkese en az %2 gerçek ücret zammı ve pahalılık zammı. Kadın çalışanların eşit ücret hakkını gerçekleştirecek ücret zammı. Meslek eğitimli işçilere en az 4500 Fr. asgari ücret, 4000 Fr. ın altında asgari ücret kalmasın (13. aylıkla) Artık MEM işkolunda çalışanların SUVA dan yeni Kampanya 250 Hayat Kurtaralım Unia sendikası ve Kaza Sigortası SUVA tarafından desteklenen 250 Hayat kurtaralım kampanyası başladı. İnşaatlarda ki ölümle sonuçlanan kazaları azaltmayı amaçlayan bu kampanya tüm İsviçre’de inşaatlarda yapılan etkinliklerle yürütülmekte. İş kazarlı ile ilgili yapılan istatistikler her yıl inşaatlarda 250.000 civarında kaza meydana geldiğini göstermekte. Son yıllarda bu konuda iş güvenliğini arttırma konusunda yapılan çalışmalar sonucu kaza sayısında azalma meydana gelmiş, ancak iş kazası sayısı hala diğer işkollarına göre oldukça yüksek düzeyde. «Visi- on 250 Vies» adı altında yürütülen kampanya ile, önümüzde ki on yıl içinde kaza sonucu hayatını kaybedenlerin en az 250 si kurtarılmak istenmekte. Tecrübenin önemi Yapılan araştırmalar işyerlerinde ki her iki iş kazasından birinin, tehlikenin küçümsenmesi veya öngörülen güvenlik önlemlerine uymamadan kaynaklandığını göstermekte. Bu nedenle kampanya öncelikle, yaşanan tecrübelerin üzerinden yürütülmekte. Bu nedenle kaza sigortası SUVA Unia sendikası gibi kuruluşlarla birlikte bir inşaatta uyulması gerekilen asgari güvenlik önlemlerini hatırlatan bir broşür ve video hazırladı. Benzer şekilde, inşaatlarda ki iş güvenliği kontrollerinin arttırılması öngörülmekte. Unia sendikası öncelikle bu hazırlanan broşürlerin, çalışanlara ulaştırılması için imkanlarını seferber etmeyi kararlaştırdı. Benzer şekilde inşaatlarda iş güvenliği önlemlerine uyulması için gereken çaba da harcanacak. Öncelikle iş kazaları riskinin fazla olduğu alanlarda bu kampanya başlatılacak. Hayır deme hakkı İş kazalarına karşı sıfır tolerans anlamına gelen bu kampanaya, çalışanları söz hakkının da hayata geçirilmesini amaçlamakta. Unia sendikası iş güvenliği sorumlusu Dario Mordasini ‘Eğer iş güvenliğinin sağlanması mümkün olmuyorsa, Kazalar karşı önlem gerekli. çalışmaya devam etmeme sadece bir hak değil ama ayni zamanda bir sorumluluktur’ diyerek konunun önemine dikkat çekti. Unia sendikasının iş güvenliği konusunda sıfır tolerans prensibi ile hareket etmesinin, sendikal çalışma ve çalışanlara karşı sorumluluk açısından bir gereklilik olduğunu da söyledi. Sendikaların bu konuda daha etkin bir çalışma yapması da, sendikanın önemli görevleri arasında sayılmakta. Kayıplar önlenmeli İş kazalarını önlemek için alınan tedbirler, iş kazası sonucu ortaya çıkacak maddi ve manevi kayıpları önleme konusunda bir gereklilik. İnşaatlarda çalışanların büyük bir kısmının taşaron işyerleri olması bu çalışmaları güçleştiren başka bir etken. Bu nedenle bu çalışanlara mutlaka ulaşılması ve bilgilendirilmesi, Unia sendikasının öncelikli hedefi durumunda. horizonte Siz Sorun Unia Cevaplasın Nr. 8 | Oktober 2010 | türkisch Mesut Özil: Uyum mu? Asimilasyon mu? Yoksa ihanet mi? Bu yazının konusu Mesut Özil’e gösterilen tepki. Oysa ki Mesut, dünün en «arada, derede kalanıydı. Zor bir gece geçirdi. Bu gencecik adam üzerinden uzun yıllardır büyüyen, kangrene dönüşen bir tartışma yürütülüyor. Aklım «gurbetçilere» gidiyor. Hastalık: Deneme süresi uzar mı? Soru: 16 Mayıs’ta duvarcı olarak bir işe başladım. 14 Haziran’da ise hastalandım ve %100 çalışamaz duruma geldim. Ayni gün işyerinde 3 haftalık işyeri tatili başladı. Bu durumda deneme süresi uzar mı? Cevap: Deneme süresi uzar, ancak işyeri tatilinden dolayı değil, hastalık sonucu çalışamama nedeni ile. Duvarcı olarak çalışanların tümü, genel geçerli ilan edilmiş olan Yapı İşkolu Toplu İş Sözleşmesi kapsamına girmektedirler. Buna göre deneme süresi iki aydır ve normal şartlarda en fazla üç aya kadar uzatılabilir. Ancak sözleşme ‘çalışanın neden olmadığı bir çalışamama durumunu ortaya çıkması’ durumunda, örneğin hastalık, kaza veya yasaların öngördüğü bir görevi yerine getirme gibi (askerlik), deneme süresi uzatılır. Uzatılma miktarı, en az çalışılmayan günler kadar olur. İşyeri tatili veya tatil durumu, hamilelik durumları, sanıldığının aksine yasa gereği, deneme süresinin uzatılmasına neden olmaz. Geçici çalışma Soru: Bir geçici iş bulma firması aracılığı ile boyacı olarak bir işyerinde işe başladım. Ancak bana verilen ücret, bu işkolu toplu iş sözleşmesinde öngörülen asgari ücretten daha az. Bu durumda bu sözleşmede öngörülen asgari ücreti alma hakkım var mıdır? Cevap: Evet, bu durumda toplu iş sözleşmesinde belirtilen ücret alma hakkınız vardır. Ancak bunun için belli noktalara dikkat edilmesi gerekir. Öncelikle, sizin işvereniniz bir boyacı firması değil, geçici iş bulan bir işyeri olduğundan, toplu iş sözleşmesi prensip olarak bir işyeri için geçerli değildir. Söz konusu toplu iş sözleşmesi sadece bu işkolunda faaliyet gösteren işyerleri için geçerlidir. Ancak iş temini yasası (AVG) 20. Maddesi, çalışma süresi ve ücret için bir istisna öngörmekte, toplu iş sözleşmesi kapsamında olmamasına rağmen bu tür geçici işçi çalıştıran bu işyerlerinin, toplu iş sözleşmesinde geçerli çalışma süresi ve ücrete uymaya mecbur etmektedir. Hastalık nedeni ile çalışamam durumunda da benzer şekilde ne kadar hastalık parası alınacağı, toplu iş sözleşmesi tarafından belirlenmektedir, çünkü bu hastalık parası da ücret olarak kabul edilir. Toplu iş sözleşmesinde ki diğer konular ise, örneğin yemek harcırahı, bu işyerleri için geçerli değildir. Başka bir deyişle, geçici olarak, genel geçerli bir toplu iş sözleşmesinin olduğu bir iş kolunda çalışma durumunda sadece çalışma süresi ve ücretler, bu sözleşme tarafından, bu işkolunda çalışan geçici işçiler içinde geçerlidir. Ve o an farkına varıyorum, esasında ortada tek bir soru olduğunun: Mesut entegrasyonun mu, asimilasyonun mu bir örneği? Almanya’da Türklerin entegrasyonu meselesi özellikle son bir yılda çok şiddetli tartışılıyor. Almanlar, artık 1960’larda gelen Türklerin «misafir» işçi olmadıklarını yeni yeni idrak ediyor. Bugüne kadar dışladıkları Türkleri sistemin içine çekmeye çalışıyor. Türkleri seçim öncesi hatırlayıp, Türk mahallelerine gidip döner kesen, sonra da unutan politikacılar, şimdi politika üretmeye uğraşıyor. Almanya’daki bu uyanmayı kısa bir süre önce sohbet ettiğim bir Alman diplomatın anlattığı hikayeden daha da iyi anlıyorum. Diplomat, Almanya’dan gelen resmi heyetteki bir Türk’e Türkiye’ye geri dönmeyi düşünüp düşünmediğini soruyor. Bu Türk bürokrat doğma, büyüme Almanyalı. Yanıtı çarpıcı: «Benim için geri dönmek diye bir şey yok. Ben Almanya’da doğdum büyüdüm, bir yere ‘geri’ döneceksem orası Almanya olur». Bu hikayeyi anlatan diplomatın bana itirafı ise daha çarpıcı: « Türklerin de bizim toplumumuzun bir parçası olduğunu aslında o an idrak ettim.» Almanya’da 3 milyon civarı Türk yaşıyor. Bunların 1 milyona yakını Alman vatandaşı. Yani oy hakkı var, yani yaşadıkları ülkede söz sahibi. Mesut’un tercihi Peki en başta sorduğum soruya geri dönersek: Mesut entegrasyonun mu asimilasyonun mu bir örneği? Bu karmaşık konunun basit bir yanıtı var oysa ki. Mesut sadece bir tercih yaptı. Belki profesyonel nedenlerle, belki başka nedenlerle. Ama sonuçta bu bir tercih. Bugün Real Madrid’de oynadığına göre en azından profesyonel açıdan doğru bir tercih. Aynı dün gece Türk formasını ıslatan Hamit Altıntop, Halil Altıntop, Nuri Şahin ve eski Marco yeni Mehmet Aurelio gibi. Özil’e dün gece haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Aynı şekilde gurbette yaşayan Türklerin sesine kulak verilmesi gerektiğini de. Almanya’nın farklılıklar konusunda sicili pek de parlak değil. Alman- İbo’nun gönderme yapacağı bir TRT’si var ama benim göndermede bulunacağım bir «Hızlı Tren»im yok. En fazla hızlandırılmışına rastlanıyor memlekette o da geçenlerde kaza yaptı; duruyor öylece. Peşreve çeviri «gülünçlükleriyle başlamışken bir iki örnek daha vereyim. Alstom Baden ve Birr’in geleceğini tahdit ediyor Toplu Çıkışlara Devam Dünya çapında bir tekel olan Alstom firmasının, toplu işçi çıkarma kararını çalışanların ilk defa radyodan duyması tam anlamı ile bir skandal olarak değerlendirildi. Unia sendikası hemen harekete geçerek, işverenin bu tutumuna karşı çalışanları tavır almaya çağırdı. Mesut Özil. lar durumun farkına varmaya başlayarak, 10 yıllardır göz ardı ettiği gerçeklikleri görmeye başladı. Şimdi adımlar atmaya başlamalı. Bundan sonra izleyeceği yol eskiden olduğu gibi çifte vatandaşlığı engellemek, Türkçe’nin kullanımını sınırlamak gibi baskıcı mı yoksa daha özgürlükçü mü olacak? Aynı şekilde yıllarca yaşadıkları ülkenin dilini bile öğrenmeyen Türkler de yaşadıkları topluma uyum için kendi değerlerinden vazgeçmeden daha fazla çaba gösterecekler mi? Yani bir Mesut, bir Hamit, bir Halil gibi başarı örnekleri daha da artacak mı? Mesutların, Hamitlerin, Halillerin hem yaşadıkları ülke hem de soydaşlarından uğradıkları haksızlıkların sona erdirilmesinde de Almanya’nın politikaları kadar Türklerin tutumu da belirleyici olacak. İrem köker hurriyet.com.tr Sayılar… Vatandaşlar yaklaşık 3 milyonluk nüfusuy la, Almanya’da en büyük göçmen nüfusu oluşturuyor. Bu popülasyonunun yüzde 75’i 45 yaşın altında. Yüzde 30’u Almanya’da doğmuş, diğer bir yüzde 30 ise 30 seneyi aşkın Almanya’da yaşıyor. Yüzde 65’i her sene Türkiye’yi ziyaret ediyor ve ortalama 5 haftasını Türkiye’de geçiriyor. Aralarında çok güçlü sosyal bağlar var. Yüzde 21’i Almanya’yı, yüzde 37’si Türkiye’yi geri kalan kısım ise her iki ülkeyi anavatanı kabul ediyor. Yüzde 58’i iyi derecede Almanca konuşuyor. Ama evlerinde Alman ca konuşanların oranı yüzde 16. Günlük hayatlarında Almanca, evde Türkçe’yi tercih ediyorlar. «Eve dönüş» hayalleri olmamasına rağmen yüzde 60’ı Türkiye’de yatırım yapıyor. Vatandaşlarn yüzde 50’den fazlası her iki ülkenin medyasını takip ediyor. Alstom Birr. Alstom yönetimi Ekim ayı ortasında, toplam olarak 4000 işçiye çıkış verceğini açıkladı. İsviçre’de ki işyerlerinden çalışan 6000 işçiden çıkarılacak işçi sayısı ise 750. Oysa toplu iş sözleşmesi gereği çalışanlara ve sendikalara bu konuda karar almadan önce bilgi vermesi gerekmekte. Bu davranışı ile Alstom yönetimi gerek toplu iş sözleşmesini gerekse de yasal zorunlulukları ayaklar altına almış olmakta. Alstom işyeri için geçerli olan Makine işkolu Toplu İş Sözleşmesi, bir işyerinin toplu çıkış kararı almadan önce bu konuda sendikaların ve çalışanların erkenden bilgilendirilmesi ve düşüncelerinin alınmasını öngörmekte. Benzer şekilde İsviçre Borçlar Yasası’da toplu çıkış vermeden önce işverenin çalışanları bilgilendirilmesini öngörmekte. Bu nedenle Unia sendikası, işverenden hemen bu toplu çıkış kararını geri almasını ve bu konuda çalışanlar ve sendika ile görüşmelere başlanmasını talep etti. Unia sendikasının talepleri arasında işveren kurumu Swissmem’inde bu konuda, sözleşme tarafı olarak üzerine düşenleri yapması da bulunmakta. Politikacılar Çağrı Dilin Kemiği İbrahim Tatlıses ÖRF 1 (Avusturya Devlet Televizyonu) televizyonuna konuk olduktan sonraki «Ibo Show»da «geçenlerde Avusturya TRT’sine çıktım» demiş. İbo’nun çaresizliğini ve bekli de pratikliğini bir kereliğine ödünç alıp «geçenlerde Avusturya TGV’sine bindim» diye yazayım. Avrupa’da Türkçe konuşanlar fiyatlandırmaları kesinlikle «lira» üzerinden yaparlar. Ülkede hangi para biriminin kullanıldığının bir önemi yoktur; fiyat «lira»dır. İkincisi «İstiklal Marşı» Biri diğerine çok rahatlıkla «sen İsviçre’nin «İstiklal Marşı»nı biliyor musun» diye sorar.» Yanıtın bir manası yok. Üç; «Milli Eğitim Bakanlığı» Özellikle «milli»ni «kanton»a yenik düştüğü bir ülkede «Bern’deki Milli Eğitim Bakanlığı’nda...» ile başlayan bir cümle hayli düşündürücüdür. Aslında anlaşılır bir şey olsa gerek. İnsan, en yakınındakiyle başlıyor dünyaya «TRT» «İstiklal Marşı» «Lira» ve «Milli Eğitim.» Bir başka dilde ne kadar anlamlı durup durmadıkları ise hem bir «geçerlilik» hem de bir «özgünlük» olsa gerek. Karar okuyanın... / Hasan Sever İşyerinin aldığı bu karar sadece bu işyerlerinde çalışanların bir kısmının işsiz kalmasına neden olmayacak, benzer şekilde Aarau kantonuda bu gelişmeden önemli oranda etkilenecek, Baden şehrinin de geleceği de kararmış olacak. Bu nedenle Unia sendikası Alstom yönetiminden bu kararı geri almasını, bir sorun varsa bunun çözümü için imkanların yaratılmasını talep etmekte. Öncelikle belli bir süre kısa çalışma imkanları kullanılmalı, işçilere çıkış vermeden başka çalışma imkanlarının olup olmadığının araştırılması, mesleki eğitim imkanlarının yaratılması, erken emeklilik gibi olanakların arttırılması çalılşanlar açısından öncelik taşıyan konular. Bunların gerçekleştirilmesi içinde gerek Kanton yönetiminin gerekse de hükümetin bir an önce girişimlerde bulunması gerekmekte. Unia sendikasının bu girişimleri sonucu işveren ile görüşmeler başlanmış durumda. Sende oyunu kullan! Kasım ayı sonunda göçmenler için önemli bir halkoylaması gündemde, suç işleyen göçmenlerin sınır dışı edilmesi. Ancak isim bizleri yanıltmasın, çünkü toplum tüm göçmenleri potansiyel bir suçlu olarak görüyor veya görmek istiyor. Oy hakkı olan göçmenler, hiç olmazsa bu yasa önerisine karşı oy vermek için sandık başına gitsin. 4 Beilage zu den Gewerkschaftszeitungen work, area, Événement syndical | Heraus geber Verlagsesellschaft work AG, Zürich, Chefredaktion: Marie-José Kuhn; Événement syndical SA, Lausanne, Chefredaktion: Alberto Cherubini; Edizioni Sociali SA, Lugano, Chefredaktion: Françoise Gehring Amato | Redaktionskommission M. Akyol, D. Filipovic, O. Osmani, M. Martín, M. Ferreira | Sprachverantwortlich Mehmet Akyol | Koordination Osman Osmani | Layout Simone Rolli, Unia | Druck Ringier Print, Adligenswil | Adresse Unia, Redaktion «Horizonte», Postfach, 8021 Zürich, [email protected] www.unia.ch
Benzer belgeler
Daha Fazla Ücret
göre tespit edilmesi mümkün hale
gelecektir. Bunun dolaylı sonucu ise,
özellikle meslek eğitimi olan kalifiye
işçiler içinde bir asgari ücret tespiti
olanaklı hale gelmesidir.
Bu yasa önerisinin la...
Bizsiz İsviçre olmaz
Saat ve Mikroelektronik İşkolu Toplu İş Sözleşmesi’nin
yenilenmesi için Ekim ayında sendika ile işverenler
arasında görüşmeler başlandı. Unia sendikası yeni
sözleşme için taleplerini, bu
işkolunda ...
Uluslararası Kadın Günü: Ekmek ve Gül
Saat ve Mikroelektronik İşkolu Toplu İş Sözleşmesi’nin
yenilenmesi için Ekim ayında sendika ile işverenler
arasında görüşmeler başlandı. Unia sendikası yeni
sözleşme için taleplerini, bu
işkolunda ...
3 2 4 Göstermelik Çözümlere Hayır
İsviçre’de 400.000 işçi tam gün çalışmasına karşılık, günlük ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde bir ücret
alamamaktadır. Bu işçilerin 300.000
ni kadın 100.000 ise erkektir. Hatta
bazı işkollarında ...
Hastalık Sigortası Yasasına Evet
isteme kararı aldılar. Bunu dile
getirmek için Unia sendikası üyesi kamyon şoförleri işveren sendikası ASTAG önünde bir gösteri
düzenlediler.
Bu yıl ki ücret zammı için taleplerinin aylık ücretlere...
Yeni Bir Dönemin Başlangıcında
göre tespit edilmesi mümkün hale
gelecektir. Bunun dolaylı sonucu ise,
özellikle meslek eğitimi olan kalifiye
işçiler içinde bir asgari ücret tespiti
olanaklı hale gelmesidir.
Bu yasa önerisinin la...
3 2 4 HAYIR Göçmen kadınlara eşit haklar bir hayal mi?
verilen Ernst Gabathuler ile dayanışma için başlatılan kampanya
yıl sonunda ilk sonuçlarını verdi.
39 yıl boyunca Karl Mayer AG işyerinde çalışna, ayni zamanda işyeri komiysonu başkanı olan Ernst
G...