Haziran 2008
Transkript
Haziran 2008
16.05.2008 08:53 Seite 1 Tiyatronun genç yüzü 50. yýla doðru Avrupalý Türklerin sorunlarý Avrupa’da bulunan çeþitli Türk kurumlarýnýn iþbirliðiyle düzenlenen Türkiye ve Avrupa’nýn çeþitli ülkelerinden konuþmacý ve davetlilerin katýldýðýý «50. Yýlýna Doðru Avrupa Türklerinin Durumu ve Türkiye Avrupa Birliði Ýliþkilerindeki Etkileri» konulu sempozyumda Avrupalý Türklerin sorunlarý tartýþýldý. Türk Gençlik Tiyatrosu'nun kurucusu Veli Arslan, sokak tiyatrosuyla baþlayan tiyatro serüvenini Binfikir’e anlattý. 14’te 8’de 5. sayfaya EDN×Q×] connecting the world Speakers Corner www.binfikir.be Sayfa 1.qxp Bu sene izine gidiyorum, Lizbon’a Okuyun, bir fikir edinin Sayý 29 - Mayýs 2008 22’de Onlara bir gelecek verin! nlar da sizin bizim gibi hayatýn tam ortasýndalar. Belki biraz önce çay içtiðiniz kahvehanedeki çaycý ya da memleket tadýndaki sýcacýk ekmeðinize alýn terini harcayan köþedeki fýrýncý ya da memlekette bile bulamayacaðýmýz pideleri yapan usta... Her an yakalanýrým, sýnýrdýþý edilirim kaygýsý taþýyorlar. Çoðunun okula giden çocuðu var. Tüm gelecekleri küçücük bir kaðýt parçasýna baðlý. Kaðýtsýzlar, kaðýttan insanlar deðil, bizim gibi etten kemikten insanlar. Kayýt dýþý yaþanmasý, yaþamamak anlamýna gelmiyor. O YULINKA’NIN SIRASI BOÞ. O ÞÝMDÝ KAPALI MERKEZ’DE... ‘Boþanma kötü, ama boþanmanýn kolaylaþtýrýlmasý iyi bir geliþme’ Halkýn Nabzý 11’de Köþe yazarlarýmýz Erdinç Utku 6 Leyla Ertorun 7 Adnan Yýldýz 10 Mustafa KÖR 11 Ýlknur CENGÝZ 14 Mehmet AYDOÐDU 15 Haydar ABÝ 18 Nihat DURSUN 19 Serpil Aygün 22 Erdem Resne 23 Liege’de Türk Günü þenliði Liege Türk Dernekler Birliði’nin (FLAT) organize ettiði “Türk Günü Þenliði”, Belçika'ya ilk gelen Türk iþçilerinin çalýþtýðý Blegny maden ocaðýnýn bulunduðu yerde “Blegny Çiçek Günü” olan 2 Mayýs’ta görkemli bir þekilde yapýldý. Liege’de bulunan dernekler tarafýndan þenlik alanýnda kurulan yiyecek standlarýnda Türk mutfaðýndan örnekler sunulurken, bir çadýrda da þark köþesi oluþturuldu. Çocuklar 23 Nisan’la coþtu Bir kýsmý açlýk grevlerinde can veriyor, bir kýsmý ise ülkelerine geri gönderilmemek için intiharý seçiyor. Yaþamlarýný gelecek güvencesi olmadan diken üstünde geçiren kaðýtsýzlara koalisyon anlaþmasýnda küçük bir umut ýþýðý belirdi. Arkadaþlarýmýz Erdinç Utku ve Nihat Dursun kaðýtsýzlar (kaçaklar) için yýllardýr baþarýlý bir mücadele veren iki önemli sivil toplum örgütü ile söyleþti. Nihat Dursun ayrýca konunun uzmaný bir hukukçu ile yaptýðý görüþmeyi köþesine taþýdý. Küresel gýda kriziyle birlikte açlýk savaþlarý gündemde. 20’de Belçika’nýn çeþitli þehirlerinde yaþayan Türk çocuklarýný 23 Nisan coþkusu buluþturdu. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramý dolayýsýyla birçok kentte þenlikler düzenlendi. 16-17’de 12,13 ve 19’da Musa Kart Hİ ZMETİAYAĞI NI ZA GETİ RDİ K İ Kİ NCİŞUBEMİ ZPLACE LI EDTS’ DE AÇI LDI “HERKESE,HER KESEYE UYGUN ÇÖZÜMLER” KAYNAK KREDİ’ DE ŞenolAbı z( GSM) :0476/440160 Rahmi yeKutl u( GSM) :0476/992691 Merkez:RueMari eChri sti ne, 2201020Laeken Tel :02/4265119Faks:02/4257926 Şube:Pl aceLi edts18B,1030Schaerbeek Tel :02/2417760GSM:0486/901382 . . . . . Pr ot est ol uevsahi pl er i ne evkr edi siveşahsikr edii mkanı Mevcutkr edi l er i ni z it ekkr edi de t opl ayı pyükünüz ühaf i f l et i yor uz Tür ki ye’ denevveyaar saal mak i st eyenl er ekr edikol ayl ı ğı Uygunf ai zor anl ar ıi l et ami r at vear abakr edi l er i Bat i bouw t ar i f el er i mi z denyar ar l anmak i çi nacel eedi n Sayfa 3x.qxp 16.05.2008 09:05 Seite 1 Mayýs 2008 GÜNDEM 3 mutfak’tan CD&V’ye kadýn baþkan Bölge ve Avrupa seçimlerine hazýrlayacak. 51 yaþýndaki Marianne Thyssen halen Avrupa Parlamentosu üyesi ve bu görevini býrakmayacak. Thyssen ayný zamnda Oud-Heverlee’de Belediye Baþkan yardýmcýsý. Thyssen konuþmasýnda Leterme’ye saldýrýlara ve karalama kültürüne son verilmesini istedi. Thyssen’ýn seçilmesiyle birlikte Belçika’daki kadýn parti baþkanlarýnýn sayýsý da artmýþ oldu. Þu anda SPA, Vl.Pro, Groen!, CDH genel baþkanlarý ve Ecolo eþ baþkanlarýndan biri kadýn. Haber Merkezi Flaman Hristiyan Demokrat partisi CD&V üyelerinin yüzde 96,6’sýnýn oyunu alan Marianne Thyssen rekor bir destekle partinin yeni baþkaný oldu. Baþbakan Yves Leterme tarafýndan baþkan olmasý istenen Thyssen genel baþkanlýk için tek adaydý. Daha önce adaylýklarýný açýklayan Hendrik Bogaert ve Wouter Beke, Thyssen lehine adaylýktan çekilmiþlerdi. Flaman Hristiyan Demokratlarýnýn ilk kadýn baþkaný olan Thyssen, partisini 2009 yýlýndaki Partiler seçime hazýr Kongre ‘Keskin’ dedi Siayasi partilerin muhasebelerinin analizinden, Leterme I hükümetinin bozulmasý halinde, partilerin çoðunun seçimlere hazýr olduðu ortaya çýktý. De Tijd gazetesine göre partiler seçim propogandasý için 20,7 milyon euro ayýrdýlar. Devlet hazinesinden yardým alan tüm partiler muhasebe kayýtlarýný denetim için federal parlamentodaki ilgili komisyonun denetimine sunuyor. De Tijd’ýn ele geçirdiði verilere göre Sp.aVl.Pro en yüksek seçim bütçesi ile dikkat çekiyor. Sp.a-Vl.Pro ittifaký seçim kampanyasý için 5,8 milyon euro ayýrdý. Seçim bütçesi olarak CD&V/N-VA 3,3 milyon euro, PS 3 miljyon euro, cdH 1,2 milyon euro ve MR 1,1 milyon euro ayýrdýlar. 4 siyasi parti ise 1 milyonun altýnda harcama yapmayý planlýyor. Seçim kampanyalarý için Ecolo 0,9 milyon euro, Lijst Dedecker 0,3 milyon euro, Groen! 0,4 milyon euro ve Vlaams Belang 0,8 milyon euro kaynak ayýrdý. Belçika Türk Ýslam Diyanet Vakfý 15. Olaðan Kongresini yaptý. Kongrede Diyanet Ýþleri Baþkan Vekili ve Dýþ Ýliþkilerden Sorumlu Baþkan Yardýmcýsý Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ ve Dýþ Ýliþkiler Dairesi Baþkaný Prof. Dr. Ali DERE’nin de hazýr bulunduðu belirtildi. Kurul’a Belçika’da bulunan Diyanet Vakfýna baðlý Dernek Baþkanlarýnýn kendi aralarýndan seçtikleri yedi Bölge Temsilcisi ve Brüksel, Flaman ve Valon Bölgelerinden seçilen üç Koordinatör Din Görevlisi de katýldý. B.T.Ý.Diyanet Vakfý Basýn Danýþmaný Coþkun BEYAZGÜL “19/11/2005 – 10/05/2008 tarihleri arasýnda Vakfýn bütün faaliyetleri detaylý olarak ele alýnmýþ, muhasebe kayýtlarý ay ay incelenmiþtir. Neticede faaliyet ve muhasebe raporlarý kabul edilmiþtir.” dedi. Vakfýn Yönetim Kurulu Baþkanlýðýna Prof. Dr. Halife KESKÝN getirildi. Flamanlar yurt dýþýnda imaj çalýþmasý yapacak Haber Merkezi Flaman Hükümet Baþkaný Kris Peeters ve Flaman Dýþ Politika Bakaný Geert Bourgeois (N-VA) Flaman Bölgesi’nin yurt dýþýndaki imajý konusunda kaygýlýlar. The International Herald Tribune ve The New York Times gibi bazý gazetelerde yayýnlanan makalelerde Flamanlar hakkýnda “þiddet kullanmayan faþizm” ve “etnik saflaþtýrma” sözcüklerinin kullanýlmasý Flaman Hükümet Baþkaný Kris Peeters ve Flaman Dýþ Po- litika Bakaný Geert Bourgeois’yý (N-VA) Flaman Bölgesi’nin yurt dýþýndaki imajý konusunda kaygýlandýrdý. Bu algýlamanýn yanlýþ olduðunu belirten Bourgeois, Flamanlarýn kötü algýlanmasý konusunda Frankofonlarý suçladý. Bakan imaj düzeltme çalýþmasýnýn parçasý olarak Belçika’daki yabancý basýn mensuplarýna düzenli olarak basýn özetleri göndermeye baþladý. Bourgeois uluslararasý düzeyde Flamanlarýn daha iyi tanýtýlmasý için bir görevli atanmasýný istedi. Binfikir’in renklerinden biri de sizsiniz infikir tüm Türk toplumunun ortak platformu. Kiþiler ya da egolarýn deðil, kamu yararý ve ekip çalýþmasýnýn ön planda olduðu, herkese ve her kesime açýk olan bu platformda, evrensel deðerlerle çeliþmeyen, terör veya ýrkçýlýk ya da ayrýmcýlýk savunmayanlar rahatça sesini duyurabilir. Binfikir, renklerinden birini de sizin oluþturduðunuz bir renk çümbüþüdür! Yoðun siyasi ve sosyal gündem peþinde koþuþturmanýn yorgunluðunu iyice hisseder olduk. Yorulsak da bu uzun soluklu maratonda koþumuz devam ediyor. Binfikir ekibi içinde yetiþen Genel Yayýn Yönetmenimiz Serpil Aygün uzun süredir reddettiði isteðimizi sonunda kabul etti. Aygün artýk ÝZlenÝM adlý köþesinde haber-yorumlarýyla Belçika’da iz býrakan geliþmeleri ele alacak. Bu köþeyi ise ekip olarak ortak ya da nöbetleþe yazacaðýz. Bu arada arkadaþýmýz Erdem Resne’nin köþe yazýlarýna yeniden baþladýðýný da mutlaka fark edeceksiniz. Türk göçü Avrupa’da 50. yýlýna yaklaþýrken, Türkler artýk sorunlarýný uygarca tartýþýyor ve çözüm yollarý arýyorlar. Prestijli Egmont sarayýnda yapýlan 50. yýl kongresine bu sayýmýzda geniþ yer verdik. Bu eðilime paralel olarak artýk 23 Nisan kutlamalarý ve Türklerin diðer etkinlikleri de Belçikalý Türklere yakýþýr, saygýn mekanlarda yapýlýyor. Brüksel Güzel Sanatlar Sarayý artýk Türklerin de uðrak yeri olmaya baþladý. Belçika’ya Türk göçünün baþladýðý ilk yerlerden biri olan Blegny’de gerçekleþtirilen Türk Günü, istenirse çok kýsa bir sürede bile ne güzel baþarýlara imza atýlabileceðini gösterdi. Haziran sayýmýza tatil karikatürü çizecek olan çizerimiz Gürcan Gürsel, “olayýn havasýna girmem gerekiyor” diyerek bir haftalýðýna Bodrum’a gitti. Köþe yazýlarý, haberleri, söyleþileri, mizah yazýlarý ve karikatürleri ile yine dolu dolu bir gazete hazýrladýk. Özellikle spor sayfamýzdaki farký fark etmemek mümkün deðil. B Meyrem Almacý (Groen!) Federal Meclis’e iki kiþi olarak girdi FOTO POLÝTÝKA Sayfa 4x.qxp 16.05.2008 09:08 Seite 1 Mayýs 2008 GÜNDEM 4 Kahvaltýya yoðun ilgi Belçika Atatürkçü Düþünce Derneði´nin (BADD) Dernek lokalinde düzenlediði 4. Geleneksel Dostluk ve Dayanýþma Kahvaltýsý, organize edenleri bile þaþýrtan yoðun bir katýlýmla gerçekleþti. Kahvaltýnýn anneler gününe rarstlamasý nedeniyle konuþmalarda anneler ön plana çýktý. Konuþmacýlar BADD’nin 23 Nisan kutlamalarýndaki katkýsýna da övgüler yaðdýrdýlar. Erdinç Utku ürk Dili ve Kültürü öðretmenleri, öðrenciler, veliler ve BADD üyelerinin biraraya geldiði kahvaltýda Atatürkçüleri Büyükelçi Fuat Tanlay, eþi sefire Yelda Tanlay, Brüksel Hükümeti Devlet Bakaný Emir Kýr, Brüksel Baþkonsolos Vekili Muavin konsolos Selen Evcit ve Eðitim Müþaviri Tolga Yaðýzatlý yalnýz býrakmadý. Kahvaltýda bir konuþma yapan dernek baþkaný Ýsmail Sönmez Belçika’da Atatürkçülerin uyum sorunu olmadýðýný vurgulayarak hem Türk hem de Belçika deðerlerine saygý duyduklarýný ifade etti. Sönmez 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramý kutlamalarýndaki baþarýlarýndan dolayý Türkçe ve Türk Kültür Dersleri öðrencileri ve öðretmenleri Murat Tepe ve Gülay Tiryakioðlu’na teþekkür etti. T YAÐIZATLI: OKUMA-YAZMA BÝLMEYEN AVRUPALILAR VAR Eðitim Müþaviri Tolga Yaðýzatlý “23 Nisan kutlamalarýnda BADD’nin gösterdiði performans takdire deðer” diyerek Avrupa’daki okuma-yazma bilmeyenlerin sayýsýna dikkat çekti. Avrupa’da 9 milyon okuma yazma bilmeyen bulunduðunu belirten Yaðýzatlý “sanýlanýn aksine bunlarýn çoðu yabancý kökenliler deðil, yerli Avrupalýlar” dedi. EVCÝT: ATATÜRKÇÜLÜK YAÞAM BOYU SÜREN BÝR FELSEFE Brüksel Baþkonsolos Vekili Muavin Konsolos Selen Evcit ise Boðaziçi Üniversitesinde öðrenciyken Atatürkçü Düþünce Topluluðu baþkanlýðý yaptýðýný anýmsatarak “böyle bir ortamda bulunmaktan mutluluk duyuyorum” dedi. Atatürkçü düþüncenin yaþam boyu süren bir felsefe olduðuna dikkat çeken Evcit salonda bulunan kendi annesi ve diðer annelerin anneler gününü kutladý. Evcit ayrýca BADD’nin 23 Nisan kutlamalarýna yaptýðý katkýlardan da övgüyle söz etti. KIR: HEM ÝYÝ BÝR TÜRK HEM DE ÝYÝ BÝR BELÇÝKALI OLUNABÝLÝR Dernek yöneticileri tarafýndan Belçika’nýn medarý iftiharý olarak sahneye çaðýrýlan Emir Kýr yaptýðý konuþmada “ Aileleri biraraya getirdiðiniz için sizi kutluyorum. Artýk etkinliklerimiz ailece yapýlýyor. Tüm annelerin anneler günü- Charleroi’da bilgi yarýþmasý yapýldý 9-12 yaþ grubu öðrencilerinin katýldýðý bilgi yarýþmasýnda birinciliði Farciennes’den Muhammed Barmaksýz, ikinciliði Chatelineau’dan Esmanur Yýlmaz, üçüncülüðü ise Charleroi’dan Ömer Akýllý kazandýlar. 13-15 yaþ grubu öðrenciler arasýnda birinciliði Charleroi‘dan Muhammed Savsýn, ikinciliði Farciennes’den M.Timur Yýldýz ,üçüncülüðü ise Chatelineau’dan Derviþ Uyar kazandýlar. nü kutlamak istiyorum. Anneler çocuklarý büyütüyor. Babalar da görevlerini unutmamalý. Ancak kahvehaneleri mesken tutanlara gelin bir taþ atalým. Onlar da annelere,yani eþlerine yardým etsin. Zaman zaman kahvehanelerde tek baþlarýna bulunuyorlar. Ailelerimize sahip çýkmalýyýz” diyen Kýr da 23 Nisan’a katkýsýndan dolayý BADD’yi kutladý. 1968 doðumlu olduðunu ve Türkçe dersleri alamadýðýný anýmsatan Kýr, “Anadilini iyi öðrenenler diðer dilleri de kolay öðreniyor. Hem özkültürümüzü öðrenin hem de bulunduðunuz ülke külütrünü. Bugünlerde Almanya’da “iki külürde birden bulunamazsýnýz” diye bir tartýþma olduðunu söyleyen Kýr, “Buna katýlmýyorum. Ayný anda hem iyi bir Türk, hem iyi bir Belçikalý, hem de iyi bir Avrupalý olunabilir” þeklinde konuþtu. TANLAY: GALATASARAYLILARI DA KUTLUYORUM Büyükelçi Fuat Tanlay ise yaptýðý konuþmada anne-babalarý candan kutladýðýný ve diðer konuþmalardaki tüm kutlamalara katýldýðýný ifade ederek “bir kutlama unutuldu” dedi ve Galatasaraylýlarý kutladý. Konuþmalardan sonra öðrencilere baþarý belgeleri ve sponsor iþadamlarýnýn desteðiyle Atatürk hakkýnda bir kitap ve çeþitli armaðanlar sunuldu. BADD Yönetim Kurulu üyesi Semiha Erdemir, annelere gül daðýtarak, anneler gününü kutladý. Sazz ‘N Jazz açýldý Ýsmail Doðan Ali Baðseven yönetimindeki Kültür Sanat Vakfý’nýn lokali Sazz ‘N Jazz sanatçý ve siyasetçilerin katýlýmýyla açýldý. Ressam Nazife Can’ýn sergisi ile açýlan lokal’de Sanatçý Cumali de bir konser verdi. Çeþitli sanat organizasyonlarýnýn yapýlacaðý lokalde, haftanýn dört günü de canlý müzik yapýlmasý planlanýyor. Çarþamba, Perþembe, Cuma ve Cumartesi günleri canlý müzik planlanýrken, her Perþembe jazz müziði yapýlacak. Kültür Sanat Vakfý Baþkaný Ali Baðseven Binfikir’e yaptýðý açýklamada “ uzun süredir Brüksel’de bir kültür merkezinin ihtiyacýný hissediyorduk. Kültür sanat vakfý olarak da temin ettiðimiz bu lokali çeþitli kültürel ve sanatsal faaliyetleri gerçekleþtirmek üzere kullanmayý amaçladýk. Burada haftanýn dört günü canlý müzik yapýlmasýnýn yanýnda gerek Türkiye’den gerekse Belçika’dan sanatçýlara, yeni ve alternatif gruplara yer vermek istiyoruz. Tabii tüm hedeflerimiz bütçemizin elverdiði ölüçüde gerçekleþebilecek” dedi. Düðünü sahneye taþýdýlar “Masal-Türk Düðünü Oyunu” Brüksel’in prestijli kültür sanat mekanlarýndan Güzel Sanatlar Sarayý BOZAR’da sanatseverlerle buluþtu. Türkish Lady Derneði Baþkaný ve Schaerbeek Belediye Meclisi üyesi Derya Alýç oyun baþlamadan önce yaptýðý konuþmada baþta Emir Kýr olmak üzere tüm emeði geçenlere teþekkür etti. Emir Kýr ise “Belçika’dan Türk gençlerinin bu oyunu sahnelemesinin önemini” vurguladý. Oyun sonrasýnda ise Cumali Bulduk ve Mahir Tezerdi halk müziði konseri verdi. TÜM DÜNYA İLE SON DERECE DÜŞÜK FİYATLARA TELEFON GÖRÜŞMESİ YAPIN BELÇİKA İÇİ TELEFON GÖRÜŞMELERİ TÜRKİYE İÇİN TELEFON GÖRÜŞMELERİ DAKİKASI 0,17 € * İTİBAREN DAKİKASI € 0,20 BE * İTİBAREN YURT İÇİ VE YURT DIŞI SMS GÖNDERME ÜCRETİ DAİMA 0,13 € * SANİYE BAZINDA GÖRÜŞME = SANİYE BAZINDA ÖDEME HAZIR KART SADECE 9,95€ ** 7,50 € KONTÖR DAHİL **FİYATA CEP TELEFONU DAHİL DEĞİLDİIR *TARİFELER 1 AĞUSTOS 2007 İTİBARİYLE GEÇERLİDİR BAĞLANTI ÜCRETİ ARAMA BAŞINA 7 EURO SENTTİR BÜTÜN ÜCRETLERE BTW/TVA DAHİLDİR TARİFELERİN TAM LİSTESİNİ GÖRMEK İÇİN WWW.ORTELMOBILE.BE ADRESİNİ ZİYARET EDEBİLİRSİNİZ www.ortelmobile.be BINFIKIR_0508.indd 1 8-5-2008 13:46:33 Sayfa 6x.qxp 16.05.2008 08:11 Seite 1 Mayýs 2008 GÜNDEM 6 elçika siyaset arenasý Kýrkpýnar’ý geçti. 2009 Bölgesel Seçimleri için güreþçiler yavaþ yavaþ meydana iniyor. “Ýki yiðit çýktý meydane, ikisi de birbirinden þahane… Pehlivan pehlivan... Yeniyorum diye sevinme, yeniliyorum diye yerinme...!” diyen çýðýrtkanlar yok burada ama bizim Türkçe medyada bu iþi de diðer birçok uðraþlarýna ek olarak gazeteciler yapýyor. Durup dururken adaylarýn ortaya çýktýðýný nereden mi çýkardým? Hayýr, Hilal Yalçýn’ýn sahaya inip maç baþlama vuruþu yapmasýndan deðil. Brüksel’de bizim iþimiz kolay. Ýþlerin kýzýþtýðýný ve adaylýk yarýþlarýnýn baþladýðýný Emir Kýr’a yapýlan saldýrýlardan anlayabilirsiniz. Belçika basýnýna ya da Türk basýnýna açýklama yapýp düþüncelerini açýkça söylemeye cesaret edemeyen Türk kökenli siyasiler rakiplerine çamur atma iþini taþeronlara yaptýrýyorlar. Rakipleri konusunda “olumsuz haber” yaptýrmak için takla atan siyasiler kapalý kapýlar arkasýnda haber sýzdýrma rekoru kýrýyorlar. Türkçemizde daha baþka sözler de var ama galiba bu durumu en kibar þekilde “kaçak güreþmek” diye tanýmlayabiliriz. Emir Kýr gece gündüz çalýþan biri. 11 Mayýs sabahý Atatürkçü Düþünce Derneði’nde kahvaltýdaydý, akþam ise Turkish Lady’nin Bozar’daki etkinliðinde. Sürekli Türk toplumunun içinde. Fatih B [email protected] Emir Kýr ve kaçak güreþmek Kýr siyasette basamaklarý emin adýmlarla çýkýyor. Bu uzun koþuda Kýr’a çelme takmak isteyenler yine bizim aramýzdan çýkar. O ünlü sözü “Türk’ün Türk’ten baþka düþmaný yok” diye deðiþtirsek mi acaba? Camii’nde bilgilendirme toplantýsý, FC Anadol balosu, temizlik konusunda basýn toplantýsý, sit alanlarý, saha açýlýþý… Düðün niþan, radyo, gazete... Her yerde Emir Kýr var. Kýr’ýn gelecek hafta programý bu yazýya sýðmaz. Türk kökenli siyasiler arasýnda donanýmlý ve çalýþkan biri olarak ön plana çýkýyor. Bakanlýk görevi gereði yakaladýðý avantajý da bana göre çok iyi kullanýyor. (Emir Kýr gibi kapý kapý dolaþýp Türklere hizmet vermeye çalýþan Hilal Yalçýn ve Fatma Pehlivan baþta olmak üzere baþka baþarýlý ve çalýþkan Türkler de var ama bu yazýyý Brüksel’e ayýrdým. Biliyorum, Fatma Pehlivan da karalama kampanyalarýndan nasibini aldý.) Emir Kýr aday olur ve çok kolaylýkla da meclise girer. Bundan kimsenin þüphesi olmasýn. Ancak önümüzdeki günlerde Kýr’ý hedef alan haber ve yazýlarýn sayýsýnda da artýþ görüleceði muhakkak. Hem de Türk kökenlilerin özel çabalarýyla yaptýrýlan türden. Bu durumda ne yapmalý? Kaçak güreþenlerin oyununa alet olup Kýr’a mý saldýrmalý? Ýþimiz çok zor! Kýrpýnar’a biz er meydaný diyoruz, ama Belçika siyaset arenasýnda geleneksel güreþ yerine Bizans oyunlarýnýn baskýn olduðu bir dövüþ söz konusu. Ben isterdim ki, rakipleri ve kendi partisinden Kýr’ýn ayaðýný kaydýrmak isteyenler çýksýn ortaya ve tüm suçlama ve iddialarýný dile getirsin. Çaðýrsýnlar Belçika basýnýný bangýr bangýr anlatsýnlar. Fransýzca ve Flamanca bilmeyenler gelsinler bize döksünler içlerini. Ama yazýlmak kaydýyla! Saatlerce anlatýp, ondan sonra da “sakýn yazmayýn” diyen politikacýlardan býktým! Yapýcý eleþtirilerin siyasileri geliþtireceðini düþünüyorum. Ortalýðý þakþakçýlarýn kapladýðý bir ortamda övgü sarhoþluðunun saðduyu kaymasýna yol açma riski var. Kýsa sürede çok önemli aþamalar kaydeden Kýr’ýn bunun farkýnda olduðunu sanýyorum. Kýr siyasette basamaklarý emin adýmlarla çýkýyor. Bu uzun koþuda Kýr’a çelme takmak isteyenler yine bizim aramýzdan çýkar. O ünlü sözü “Türk’ün Türk’ten baþka düþmaný yok” diye deðiþtirsek mi acaba? KÖSE: Erken seçim olasýlýðý yüksek Böromuzu ziyaret eden Sait Köse (MR) ve Mahinur Özdemir (CDH) güncel konular üzerine açýklamalar yaptýlar. Haber Merkezi chaerbeek Belediye Baþkan yardýmcýsý Sait Köse(MR) koalisyonun normal süresini tamamlamasýnýn zor olduðunu, 2009 yýlýnda Federal seçimleri Bölgesel seçimlerle birleþtirme olasýlýðýnýn yüksek olduðunu söyledi. “Belçika bölünmeye doðru gidiyor. Daha çok reform istiyoruz diyen flaman partileri prim yapýyor. Belçika suni bir þekilde bölünüyor. Flamanlar her keresinde biraz daha oyalýyorlar. Ýki toplumu birbirine baðlayan fazlaca ortak nokta kalmadý” dedi. Koalisyonda kendi partisinin aðýrlýðýný hissettirdiðini söyleyen S Köse, “Koalisyona PS ve CDH’ýn daha sosyal bir boyut kazandýrdýðý iddiasý doðru deðil, PS koalisyona garibanlarý deðil kendini kurtarmak için girdi. Birkaç bakanlýk kopararak rahatladý. Yýllardýr iktidara alýþmýþ bir partinin muhalefette kalmasý zor. “þeklinde konuþtu. PS’i yolsuzluklarýn üzerine gitmemekle suçlayan Köse son olarak PS’li yeni bir bakanýn önceki görevinde yakýt kartýný kötüye kullandýðý için istifa etmek zorunda kaldýðýný ifade etti. 2009 Bölge seçimlerine aday adayý olduðunu doðrulayan Köse Brüksel’de bu seçimlerde 5 Türk’ün meclise girebileceðini söyledi. MAHÝNUR ÖZDEMÝR: EVET GETTO POLÝTÝKACISIYIM Binfikir gazetesindeki Speakers Corner sayfasýnda Kamil Gözen’in yazdýðý “Gettonun politikacýlarý” yazýsý hakkýnda konuþan Özdemir, “Evet þu an Getto Politikacýsýyým. Az sayýda baþka milletlerden müslümanlar da oy verse de oylarýmýn çoðu Türkler’den. Zamanla siyasette kendimi geliþtirerek Belçikalýlar baþta olmak üzere Belçika’daki tüm toplumlardan oy almayý, tüm Belçika’nýn sorunlarý ile ilgilenmeyi düþünüyorum” dedi. Atatürkçü olduðunu, Cumhuriyet’e ve Atatürk’e saldýranlara tepki gösterdiðini belirten Özdemir, “Eðitim, deneyim ve donanýmýmý siyaset aracýlýðýyla halkýn hizmetine sunmak istiyorum. Halen parti teþkilatýnda çalýþýyor olmam da bir avantaj” þeklinde konuþtu. Joelle Milquet’nin Özdemir’i kabinesine almak istediði ancak Özdemir’in bunu kabul etmediði öðrenildi. Kiliseler Müslümanlara verilecek Anvers Din Ýþleri’nden Sorumlu Belediye Baþkan Yardýmcýsý Philip Heylen (CD&V) kullanýlmayan kiliselerin Müslümanlarýn hizmetine sunulmasýný istedi. Anvers’te halen 80 kilise bulunuyor ve bunlarýn bir kýsmý çok az kullanýlýrken bir kýsmýnýn ise tamir edilmesi gerekiyor. “Tercih yapmaya cesaret etmek zorundayýz” diyen Heylen “Niçin bazý kiliseleri Müslümanlarýn hizmetine sunmayalým? Anvers’teki camilerin çoðu ya evlerin arkasýnda ya da garajlarda, Müslümanlarýn yere ihtiyacý var” þeklinde konuþtu. Heylens kiliselerin kapatýlýp Müslüman toplumu tarafýndan yeni kullaným amacýna dönük olarak yeniden tamir ya da inþa edilmesini öngörüyor. Heylen böylelikle bütçe üzerindeki kilise bakým ve tamir giderleri yükünü de hafifletmek istiyor. Sayfa 7xx.qxp 16.05.2008 09:21 Seite 1 Mayýs 2008 GÜNDEM 7 6 Türk kanalý INDI-TURKUAZ paketinde Belçika’nýn Flaman bölgelerinde belediyeler arasý hizmet veren kablo yayýn firmalarýnýn ortak kurumu olan INDI, 1 Mayýs’tan itibaren sunduðu INDI-TURKUAZ paketi ile 6 Türk kanalýný 56 Flaman kanalý ile birlikte izleme olanaðý yarattý. Çaðlar: “Yayýn aðýný geniþletmek istiyoruz” Genk Belediye Baþkan Yardýmcýsý Ali Çaðlar ise yaptýðý açýklamada, “bu paketin çok uygun koþullarda Flaman bölgesinde yaþayan vatandaþlarýmýza iyi bir hizmet olduðunu düþünüyorum ancak geniþletilmesi gerektiðine de inanýyorum. Bizim toplulumuz spora düþkün bir toplum. Bu nedenle futbol karþýlaþmalarýnýn sunulduðu kanallarýn da bu pakete eklenmesi için önümüzdeki günlerde gerekli çalýþmalarý yapacaðýz” dedi. Turan: “Çocuklarýmýzýn dillerini geliþtirmeleri için bu paket çok faydalý” Serpil Aygün INDI Baþkaný Wim Dries, INDI Baþkan yardýmcýsý ve Ýnterkabel Baþkaný Güler Turan, Genk Belediyesi Baþkan Yardýmcýsý Ali Çaðlar ve 6 Türk kanalý paketini sunan DÝVA þirketi yöneticisi Gürkan Kýnacý’nýn hazýr bulunduðu bir basýn toplantýsý ile INDI-Turkuaz paketi tanýtýldý. Turkuaz paketinde 56 Flaman kanalýna ek olarak Türk TV kanallarýndan ATV, Euro D, Star, FOX TV, Samanyolu ve HaberTürk de yer alacak. Flaman bölgesinde yaþayan Türk vatandaþlarý çanak antene gerek kalmadan, bir defalýðýna satýn alýnan bir decoder ve aylýk 6,95 Euro karþýlýðýnda tüm bu kanallarý izleyebilecekler. Bu sistemin çanak antenlerin bazý belediyelerde yarattýðý görüntü sorunlarýný ortadan kaldýracaðýný bildiren INDI Baþkaný Wim Dries, “bu sistemle Türk ailelerin bir taraftan anavatanlarýndan kopmadan Türk kanallarýný izlerken, diðer taraftan yaþadýklarý bölgede kullanýlan dilde yayýn yapan 56 kanala da sahip olacaklarýný, böylece çocuklarýn okullarýnda kullanýlan dile ait filmleri izleyerek, Flamanca’ya daha hakim olacaklarýný” ifade etti. 22 yýl önce Genk Belediyesi ile TRT Belçika’da yayýna baþla dý, þimdi yine Genk Belediyesi devrede Dries, paketin ortaya çýkýþ sürecini þöyle anlattý:” Yaklaþýk 1,5 yýl önce Genk Belediyesi Baþkan Yardýmcýsý Ali Çaðlar’dan bölgede yaþyan Türk toplumuna Türk kanallarýný dijital olarak sunma konusunda bize talep geldi. Talebi deðerlendirdik ve yayýnlarýn telif hakký gibi yasal sorunlarýn olmadýðý bu 6 Türk özel kanalýndan oluþan paketi bulduk. Adýný Turkuaz koyduðumuz bu paket ile birlikte bölgede yayýn yapan 56 Flaman kanalýný da izleme olanaðý yaratarak pakete INDI-TURKUAZ adýný verdik. 22 yýl önce TRT’nin Belçika’da yayýn yapmaya baþlamasý Genk Belediyesi’nin giriþimleri ile olmuþtu. Ne tesadüfdür ki bugün bu 6 özel kanalýn yaynlanmasý da yine Genk Belediyesi’nden gelen talep ile oldu” dedi. INDI Baþkan yardýmcýsý ve Interkabel Baþkaný Güler Turan da Ýnterkabel Baþkanlýðý göreviniüstelendiði günden beri böyle bir proje için çalýþtýðýný ifade ederken, “bu paket ile çanak antenleri býrakýp, Flaman kanallarý ile birlikte Türk kanallarý izlenecek. Çanak antenler Flamanca öðrenimini çok engelliyor. Sadece Türk kanallarýný izleyen çocuklarýmýz Flamancalarýný geliþtiremiyorlar.Ancak bu paketle birlikte çocuklarýmýz, hem Flamanca kanallarý izlyerek dillerini geliþtirecekler hem de Türkçe’den kopmayacaklar” dedi. Banka þikayetleri arttý Bankalar, Krediler ve Yatýrýmlar Uzlaþtýrma Kurumu þikayetlerde önemli ölçüde artýþ kaydetti. Bir önceki yýlda 1710 þikayet yapýlmasýna karþýn bu sayý 2007 yýlýnda 2173’e ulaþtý. Yüzde 25’lik artýþ dikkat çekerken þikayetlerin yüzde 40’ýnýn olumlu sonuçlandýðý belirtil- di. Yatýrým araçlarý konusundaki þikayetler sýralamada en üste yer alarak þikayetlerin 1/3’ünü oluþturdu. Çalýnmýþ banka ya da kredi kartlarýnýn kötüye kullanýmý hakkýndaki þikayetler de 2007 yýlýnda yüzde 8’den yüzde 12’ye çýktý. [email protected] Devlet sekreteri Belçika’da yaþayan Türk toplumu mensuplarýnýn hayatýna politika ile birlikte sosyal ve politik jargon da girmiþ oldu. Hatta bu, bazý Türk kökenli politikacýlarý özel Türkçe dersleri almaya ya da Türkiye’ye Türkçe kurslarýna gitmeye kadar itti. Bu arada bazý kavramlarý ya da sýfatlarý bire bir tercüme etmekle birlikte, Türkiye’de tam karþýlýðý olmayan birtakým görevler vardý ki bunlarý çevirmek güçtü. Bunlarýn baþýnda «échevin-schepen» ve «secrétaire d’état………………… » sýfatý/kavramý geliyordu. Henüz Belçika politikasýnda Türk kökenli politikacýlar yokken, Schaerbeek Belediyesi’nde görevli arkadaþýmýz Cem Argilli, halka yapýlan duyurularda Echevin’ý encümen diye çevirmiþti. Daha sonra, ben de ayný Belediye’de çalýþmaya baþlayýnca bunu önerim üzerine «Þu konudan sorumlu Belediye Baþkan Yardýmcýsý» diye çevirmeye baþladýk. Bazý «ileri gelen bilmiþ abilerimiz» ilk seçilen Türk asýllý politikacýlarýn da böyle kullanmasýndan rahatsýz olup serzeniþte bulundular. «Kim bunu böyle çevirip adamlarý havalara soktu yaa!» diye kýzdýlar. Esasýnda benim Türkçe’yi ve kavramlarý doðru çevirmek çabam dýþýnda Emirdað eski Belediye Baþkaný’nýn da bu konuya katkýsý olmuþtu. 12-13 yýl kadar önce Belçika’dan Schaerbeek ve Anderlecht Belediyesi ile Türkiye, Ýspanya ve Fas’tan Belediyeler arasý bilgi alýþveriþi ve ziyaretlerin yapýldýðý bir proje gerçekleþtirilmiþti. Türkiye’den gelen misafirlerin Fransýzcasý olmadýðý için benden yardým istenmiþti ve ben de o zaman gönüllü olarak onlara Anderlecht Belediyesi’nin iþleyisi ile incelemede çevirmenlik yapmýþtým. O sýrada «echevin» görevinin bir encümen azasýnýn yetkilerinden fazla olduðunu anlattýðýmda, Ýsmet Güler de belediye baskanlýðý yetkisine daha yakýn olduðunu teyit etmiþti. Þimdi gelelim «secrétaire d’état» yani devlet sekreterliði kavramýna. Esasýnda burada çeviri daha kolay, birebir olduðu gibi çevirebiliriz. Ancak Türkiye’de bu tür bir bakanlýk olmadýðý için ve sekreterlik kelimesinin «önemsiz» gibi görülmesi nedeniyle bunu «devlet bakaný olarak tercüme etmeyi bazýlarýmýz uygun görmüþtür. Kesinlikle doðru bir çeviri deðildir, zira devlet bakanlýðý da mevcuttur Belçika siyasi arenasýnda. Türkiye’deki «devlet bakanlýðý» ile ise hiç mi hiç alakasý yoktur, çünkü o bakanlar bir bakýma hükümet protokolünün baþýndaki bakanlar, baþbakan yardýmcýlarýdýr. Bu konunun esasýnda çok tartýþýlmasýnýn nedeni bizden birinin, yani Emir Kýr’ýn Brüksel Hükümeti’ne Devlet Sekreteri olmasý ile ilintilidir. Bazýlarý küçümseyici bir tavýrla altýný çizmiþ, bazýlarý da ya bilmediðinden ya «kýyak yaptýðýndan» yanlýþ çevirmiþtir. Binfikir bünyesinde de bu çok tartýþýlmýþtýr, çünkü dilleri ve kavramlarý düzgün kullanmaya gayret gösteren gazeteciliðin bütün ilkelerini önemseyen bir yayýn aracý olma gayretindedir. Emir Kýr’a gelince, devlet sekreteri olarak küçülmez, zira geldiði yer çok önemlidir. Ayrýca kendisine ‘devlet bakaný’ deðil de, ‘bakan’ diye hitap edilmesi daha doðrudur. Açýklýk getirmek gerekirse, kendisi Brüksel Bölgesi Hükümeti’nde Baþkan’ýn yetkilerinin bir kýsmýndan sorumlu Devlet Sekreteri’dir, ama ayný zamanda bu hükümetin Bakaný olarak Fransýz Topluluðu Hükümeti’nde yer almaktadýr. Sayfa 8x.qxp 16.05.2008 08:21 Seite 1 Mayýs 2008 GÜNDEM 8 Sorunlar belirlendi, çözüm arandý Avrupa Türk Koordinasyon Kurullarý, Türk Dünyasý Vakfý (TÜDEV), Doðu-Batý Enstitüsü (EASTWEST INSTITUTE) ve Türk Kadýnlar Derneði (AIMEE) iþbirliði ile düzenlenen ve Türkiye ve Avrupa’nýn çeþitli ülkelerinden konuþmacý ve davetlilerin katýldýðýý « 50. Yýlýna Doðru Avrupa Türklerinin Durumu ve Türkiye Avrupa Birliði Ýliþkilerindeki Etkileri » konulu sempozyumda Avrupalý Türklerin sorunlarý masaya yatýrýldý. müz” diye açýklayan bir toplum olduk. Bunu anlayamýyorum”dedi ve Türk derneklerinin bir çatý altýnda toplanarak birlikte bir þeyler yapmalarýný önerdi. Haber Merkezi ürk Devlet ve Topluluklarý Dostluk Kardeþlik ve Ýþbirliði Vakfý (TUDEV) Genel Baþkaný Prof. Dr. Abdulhaluk Çay’ýn yönettiði, Türkiye’den AKP milletvekilleri Prof. Dr. Ziya Ýrveç(Antalya), Cevdet yýlmaz(Bingöl) ve Nuri Uslu’nun (Uþak) da arasýnda olduðu çok sayýda konuþmacýnýn yer aldýðý toplantýda, sivil toplum örgütü temsilcileri, uzmanlar, Türk kökenli siyasiler ve resmi temsilciler hazýr bulundu. Belçika’dan Federal Milletvekili Hilal Yalçýn (CD&V), Genk Belediye Meclisi Üyesi Ali Çaðlar(CD&V), Schaerbeek Belediye Meclis Üyesi Mahinur Özdemir(CDH), Schaerbeek Belediye Meclis Üyesi Halis Kökten(CDH), Flaman Uyum Bakaný Marino Keulen’ýn danýþmaný Hakan Çeliköz(VLD) ve Brüksel Bölgesi Hükümeti Eþit Haklar Bakaný Brigette Grouwels’ýn danýþmaný Nebahat Acar gibi siyasiler Belçika Atatürkçü Düþünce derneði Baþkaný Ýsmail Sönmez, Belçika Türk Spor Federasyonu Baþkaný Hüseyin Dönmez ve EYAD Baþkaný Metin Edeer gibi sivil toplum temsilcilerinin yer aldýðý toplantýda T.C. Brüksel Büyükelçisi adýna Baþkonsolos vekili Selen Evcit ve T.C. Brüksel Büyükelçiliði Eðitim Müþaviri Tolga Yaðýzatlý hazýr bulundu. Avrupa’da yaþayan Türk toplumunun entegrasyon, asimilasyon, eðitim, AB üyeliði ve Türkiye ve Türklerin Avrupa’daki imajý, ülkeler arasý bürokratik iþlemlerde yaþanan sorunlar, psikolojik ve cinsel sorunlara kadar pek çok konunun konuþulduðu kongrenin ilki Brüksel’de gerçekleþirken, ikincisinin Almanya’da düzenleneceði bildirildi. Ayrýca kongrede ele alýnan konularýn kitaplaþtýrýlacaðý da kaydedildi. Brüksel’de önemli toplantýlara mekan olan prestijli Egmont Sarayýnda gerçekleþen Kongrede ilginç öneriler sunuldu. T Türkiye'deki parti yöneticileri Avrupalý Türkler’den elini çeksin! Cinsel sorunlarýn çözümü boþanma ya da 3. þahýslarda aranýyor Seksolog Semiha Taþ ise “Türkler cinsel sorunlarýný çözmek yerine cözümü boþanmada ya da üçüncü þahýþlarda arýyorlar”diyerek Seksolog olarak kendisini topluma kabul ettirmekte baþlangýçta zorlandýðýný ama daha sonra kendisini “Haydar Dümen’in yaptýðý iþi yapýyorum” diye sunarak ifade edebildiðini söyledi. Türk kadýnýnýn kendi vücudunu tanýmadýðýný söyleyen Taþ, erkeklerin de sorunlarý hep kadýnda aradýðýný ifade etti. Almanya Türk Dernekleri Koordinasyon kurulu Genel Sekreteri ve Köln Koordinasyon kurulu Baþkaný Celal Öztürk “ Türkiye'deki parti yöneticileri burada iþlerimize çok karýþýyor. Buradan elinizi çekin! Türkiye iç siyasetini Avrupa’daki Türkler arasýna taþýmayýn. Bizi bize býrakýn, bizi bize düþürmeyin. Daha 70’li yýllardan beri burada siyasi partilerin kollarý var. Bizi rahat býrakýrlarsa daha rahat çalýþýrýz” dedi. Türk toplumunun yoðun yaþadýðý her bölgeye temsilci atansýn Genk Belediye Meclisi Üyesi Ali Çaðlar(CD&V) Türk devletinin desteðini Avrupalý Türklerin yanýnda hissetmek istediðini ifade ederken, hizmeti vatandaþa yaklaþtýrmak için konsolosluklara ek olarak Türklerin yoðun olarak yaþadýðý yerlere temsilci atanmasýný istedi. da pek çok negatif görüþler oluþtu. Bunun 3 temel nedeni var. Birincisi, Türklerin Avrupa'ya göç nedeninin ekonomik olmasý, ikincisi medyanýn etkisi, üçüncüsü ise Avrupalý politikacýlarýn iç politika hesaplarý. Bunu deðiþtirmek için pozitif imajý yükseltmemiz gerekli" dedi. Türk toplumunda bozulma dikkat çekici. Dernekler birleþip bu duruma bir çare bulmalý Avrupalý Türkler iki kimlik sorunu yaþýyor Türk kökenli Federal Belçika Milletvekili Hilal Yalçýn Türk vatandaþlarýnýn yaþadýklarý ülkelerde karþýlaþtýklarý en büyük sorunun “iki kimliðin en iyi þekilde bir araya getirilmesi” olduðunu söyledi. Entegrasyona evet, asimilasyona hayýr! AKP Bingöl Milletvekili Cevdet Yýlmaz, " Avrupa da Türkler de 50 yýl öncesine göre çok deðiþti. Artýk Avrupa'da yaþayan Türklerin hak ettikleri saygýyý ve ilgiyi görmesi gerekiyor. Geleceðimiz için çocuklarýmýza yatýrým yapmalýyýz ancak entegrasyon ve asimilasyonu da ayýrt etmeliyiz. Entegrasyonu destekliyoruz fakat asimilasyona sonuna kadar karþýyýz" dedi. Türklerin pozitif imajýný yükseltmek gerek Toplantýda konuþan Doðu-Batý Enstitüsü Baþkan Yardýmcýsý Greg Austin, "Avrupa kamuoyunda Türkiye hakkýn- Psikolog Serpil Özhan dil sorunu nedeniyle Türkiye’den gelenlerin statü düþüklüðü sorunlarý yaþadýðýný belirterek çoðu lise mezunu ya da üniversiteden ayrýlýp gelenler Belçika’da daha iyi bir yere gelmiyorlar. Burada bir kötüye uyum süreci yaþanýyor” dedi. En çok depresyon sorununa rastlandýðýný ifade eden Özhan, “Sosyal fobiler, alkol ve diðer madde baðýmlýlýðý, akraba evliliði” gibi sorunlarýn da sýkça gözlendiðini söyledi.Genel bir bozulma olduðunu ancak “Türklerdeki bozulmanýn daha fazla dikkat çektiði”ni ifade eden Özhan eðitime yeterince önem verilmediðini ve bir küfürlü konuþma kültürü oluþtuðunu söyledi. “Her türlü olumsuzlukta dýþ çevreyi suçlayan, olumsuzluklarý, “biz böyleyiz, bu bizim kültürü- Türkiye’den alýnan belgeler yerel yönetimlerce tanýnmýyor Avukat Kýsmet Ülgen ise konuþmasýnda Türkiye ve Belçika arasýnda vatandaþlarýn karþýlaþtýklarý hukuki sorunlarý dile getirdi. Ülgen “Türkiye’nin üvey deðil, öz evladý hissine kapýlmak istiyoruz” dedi. Ülgen, Türkiye’den alýnan belgelerin bazý belediyeler tarafýndan tanýnmama sorunlarý yaþandýðýný ifade etti. T.C. Brüksel Büyükelçisi adýna Baþkonsolos vekili Selen Evcit yanýt vererek bunun yerel yönetim düzeylerinde yaþandýðýný, konsolosluklarýn verdiði resmi belgelerin tanýnmasý gerektiðini dile getirdi. Evcit, sorunlar yaþanýyor ancak gerekli durumlarda yerel yönetimleri arayýp devreye giriyor ve sorunlarý çözüyoruz, dedi. Sempozyumu baþarýlý bir þekilde yöneten TUDEV Genel Baþkaný Prof. Dr. Abdulhaluk Çay ilk kez bu çapta büyük bir toplantý düzenlendiðini, bu toplantýda saptanan sorunlarýn üniversitelerimiz ya da Avrupa’daki üniversiteler tarafýndan araþtýrýlmasýnýn düþünülmesi gerektiðini, toplantýda dile getirilen sorunlarýn ilgili merciler tarafýndan deðerlendirilmesini istedi. Sempozyum’un organizatörlerinden Belçika Türk Dernekler Koordinasyon Kurulu Baþkaný Enver Arslan Binfikir’e yaptýðý deðerlendirmede “Belçika’daki tüm sivil toplum örgütlerini davet ettik. Katýlýmdan ve gösterilen ilgiden memnunuz. Baþlangýcý biz yaptýk, devamýný diðer arkadaþlar getirirler Sorunlarý tespit ettik, Türkiye’de gerekli mercilere iletilecek. Sorunlarýmýz bitmez ama en azýndan mesajlarýmýz yerine ulaþýrsa problemlerimiz azalýr. Sempozyumu bir kitap haline getirip yayýnlayacaðýz. Ýlgili Sivil toplum Örgütleri ve resmi makamlara ulaþtýracaðýz” diyerek memnuniyetini dile getirdi. Türk Kadýnlar Derneði (AIMEE) Baþkaný Esma Caner baþarýlý bir ev sahipliði yaparken Kenan Daðgün’ün de arý gibi çalýþtýðý görüldü. DHB163-250x350-Tk.pdf 27/02/06 14:06:23 Brüksel’den Afyon’a yol epey uzun! C M J CM MJ CJ CMJ N Ama merak etmeyin, “DHB seyahat destek paketi” Avrupa’da ve Türkiye’de, Anadolu’nun her kö≤esine kadar size yolda≤lık etmek için hazır. Tasasız ve huzur içinde tatile çıkmak her ailenin rüyasıdır. Ama maalesef, Üstelik “DHB seyahat destek paketi”, baska paketlerin aksine aracınızın bazen yolda ba≤ınıza hesapta olmayan problemler gelebilir. Böyle Anadolu’da kar≤ıla≤abilece∑i problemlerde de yanıba≤ınızda. Bu Belçika’da durumlarda pani∑e kapılmanıza artık hiç gerek yok! Dünyanın neresinde bir ilk! Bize danı≤madan yola çıkmayın! Daha fazla bilgi için: olursanız olun Inter Partner Assistance’ın DHB Bank mü≤terileri için özel Brüksel ≤ubesi tel. 02 221 04 67 olarak hazıladı∑ı “DHB seyahat destek paketi” hemen yardımınıza ko≤uyor. Anvers ≤ubesi tel. 03 229 19 30 Ipa Inter Partner Assistance NV/SA, compagnie d'assurance agréée sous le numéro de code 0487 pour pratiquer les assurances voyage. Numéro d’entreprise TVA BE 0415.591.055 RMR Bruxelles Avenue Louise 166 B1 - 1050 Bruxelles tél: +32(0)255 04 00 • www.ip-assistance.be CBFA 61143, TVA BE 0464.655.437, RPM Bruxelles www.dhbbank.be Sayfa 10x.qxp 16.05.2008 08:35 Seite 1 10 Mayýs 2008 Sivil Toplum Anadolu Yardýmlaþma Derneði [email protected] Deðerler, normlar ve kültür ocuklarýmýzý eðitirken, yetiþtirirken hangi deðerleri normlarý vereceðimizi veya verdiðimizi düþünüyor muyuz? Bir kiþiyi kiþi yapan ondaki deðerler ve kültürüdür. Geçenlerde Flaman velilerin çocuklarýna hangi deðerleri vermek istedikleri hakkýnda bir anket yapýldý (sonucu birazdan vereceðim). Ýlgimi çekti ve ben de Anvers’teki Türkler (bana gelen kursiyerler) arasýnda küçük çaplý bir anket yaptým. Fazla yorum yapmadan çýkan sonuçlarý ve ilk yediyi sizlere vermek istiyorum. Deðerler: Din, vatan, bayrak, namus, aile, örf-adet, Maalesef, bazen saðlýk Kültür: Örf-adet, yemek, toplumumuzdan, bayramlar, düðün, el öpme, Belçikalýlar için, kahve kültürü, eve girerken ayakkabý çýkarma. “bu gavurlarda Flamanlarda ankette çýkan deðer var mý, bun- ilk 7 deðer: Dürüstlük, saygý, nezaket, sorumluluk, baðýmlar insan mý“ gibi sýzlýk, saðlýk, geniþ düþünme. sözler duyuyourz. Flamanlarda kültür denildiÞimdi bu ankette ðinde ise genelde müzik, tiortaya çýkan ve bi- yatro, film, sanat, mimari yapýlar söylenmiþ. zim gavur dediðiMaalesef, bazen toplumumuzdan, Belçikalýlar için, “bu miz Flamanlarýn gavurlarda deðer var mý, bunçocuklarýna verlar insan mý” gibi sözler duyumek istedikleri deyoruz. Þimdi bu ankette ortaðerlere baktýðýmýz- ya çýkan ve bizim gavur dediðimiz Flamanlarýn çocuklarýda hepsi önemli na vermek istedikleri deðerlere baktýðýmýzda hepsi önemli deðerlerdir. deðerlerdir. Kendine ve karþýsýndakine dürüst olmak, herkese milliyet ayýrmadan, cinsiyet ayýrmadan, din ayýrmadan saygýlý olmak, herkese nazik davranmak, sorumluluk almak, baþkalarýný deðil kendini sorumlu tutmak, baþkalarýndan beklemeden kendini sorumlu görmek, kimseye yük olmadan, kimseden bir þey beklemeden baðýmsýz yaþamak, saðlýklý yaþamak ve geniþ düþünmek deyince de yabancýlarý, diðer dinleri ve eþcinselleri vs anlamak geliyor. Bizim anket sonucuna baktýðýmýzda da ifade edilen her deðer, çok mu çok önemli. Belçikalýlarýn vermek istedikleri deðerler de önemli. Hangisi iyi? Her ikisi de iyi. Bu deðerlerden hangisi size, yaþam tarzýnýza uygunsa onu alýr ve çocuðunuza vermeye çabalarsýnýz. Ben sadece arada þu farký görüyorum; bizimkiler genelde toplumsal deðerler, Flamanlarýnkiler kiþisel deðerler. Benim kiþisel olarak çocuklarýma vermek isteðim deðer ve kültürü de ayrýca söylemek istiyorum. Deðerler: Ýslam, ar-namus, aile, yurttaþlýk, saygý, dürüstlük, dayanýþma, helal. Kültür: Dil, örf-adet, arkadaþlýk, yemek, müzik, komþuluk, abi-ablalýk Allah çocuklarýmýzý eðitirken yetiþtirirken yardýmcýmýz olsun. Ç Belçika’da yaþayan Türkler arasýnda kaynaþma ve gelenk, örf ve adetlerin burada yaþayan yeni nesile aktarýlmasý konusunda çalýþmalar yanýnda, Türkiye’de yaþayan yoksul vatandaþlara yönelik de yardým faaliyetleri organize eden Anadolu Yardýmlaþma Derneði’nin çalýþmalarýný Dernek Baþkaný Hakký Gülal Binfikir okurlarý için anlattý. Ayla Buyuran Derneðinizi biraz tanýtýr mýsý nýz? Ne zaman ve nasýl kuruldu? Derneðimiz kuruluþunda cenaze fonu olarak faaliyete baþladý, daha sonra 2006 yýlýnýn sonlarýna doðru birkaç sevgili abimizin de desteði ve önerisiyle çalýþmalarýmýzý dernek çatýsý altýnda toplamaya karar verdik. Bunun sonunda da 2007 yýlýnda resmi olarak derneðimiz kurulmuþ oldu. Derneðimizin kurulduðu andan itibaren Baþkanlýk görevini ben yürütüyorum. Þu anda hala ilk yönetim kurulumuz iþbaþýnda. Kendi bölgemizde (Konya'da) belli bir kýrsallýk mevcut ve yardýma ihtiyacý olan pekçok engelli insanýmýz var. Onlara nasýl yardýmcý olabiliriz diye düþündük ve çalýþmalarýmýzý bu yönde yapmaya karar verdik. Derneðimizin öncelikli amacý engelli insanlara yardýmcý olmak, sivil toplumda belli bir anlaþma ve kaynaþmayý gerçekleþtirmek. Ayný zamanda gençlerimizle ilgilenmek istiyoruz, daha iyi eðitim almalarý ve eðitimlerini tamamlayabilmeleri için bir þeyler yapmak istiyoruz. Derneðinizin kaç üyesi var ve kimler nasýl üye olabiliyor? Derneðimiz herkese açýk, sadece Konyalý hemþehrilerimiz deðil herkes derneðimize katýlabilir. Bugün itibariyla aþaðý yukarý 300’e yakýn kayýtlý üyemiz mevcut. Kuruluþunuzdan bugüne kadar olan zaman diliminde derneðinizin gerçekleþtirdiði faali yetlerden bahseder misiniz? Engelli insanlarýmýzý desteklemek amacýyla ilk olarak 54 akülü, 10 aküsüz olmak üzere 64 tane tekerlekli sandalyeyi Konya'ya gönderdik. Çalýþmalarýmýz ilk olara bu þekilde baþladý. Daha sonra da ihtiyacý olan ailelere giysi yardýmý yaptýk. Çocuklarýn eðitimlerine katký saðlamak amacýyla pantolon, kazak gömlek, palto ve ayakkabýdan oluþan aþaðý yukarý 10 bin parça giysi gönderdik. Giysiler buradaki vatansever bir arkadaþýmýz tarafýndan temin edildi. Ek olarak bir de bebekler için giysi gönderdik. Genel olarak buna ‘sivil toplumu giydirme projesi’ de diyebiliriz. Ramazan programý organize ettik. Böylece sivil toplumdaki dernekler ve arkadaþlarýmýzla iliþkilerimizi pekiþtirmiþ ve ayný zamanda derneðimizin de tanýtýmýný yapmýþ olduk. Önümüzdeki günlerde Schaerbeek’te Nasrettin Hoca Þenlikleri gerçekleþecek. Bu dernekler arasý ortak çalýþmanýn sonucunda ortaya çýkan bir organizasyon ama Nasrettin Hoca Konyalýlar ve Akþehirlilerin dedesi sayýldýðýndan, organizasyonda biz daha fazla sorumluluk alýyoruz. Nasrettin Hoca Þenlikleriyle çocuklarýmýzýn ve gençlerimizin kendi kültürlerini daha iyi tanýmalarý ve kültürlerini unutmamalarýný saðlamayý amaçlýyoruz. Dernek olarak gelecekte yapmayý düþündüðünüz faaliyetler nelerdir? Konya bölgesindeki engelli insanlara tekerlekli sandalye sözü vermiþtik, 20 Temmuz 2008’de tekrar bir týr dolusu yaklaþýk 54 tane tekerlekli sandalye göndermeyi planlýyoruz. Ayrýca Konya'da yeni açýlan 80 yataklý bir hastane için yatak götürmeyi düþünüyoruz. Tabii ki yeni olduðumuzdan dolayý sivil toplumla kaynaþmayý gerçekleþtirmek istiyoruz. Belçika'daki gençlerin eðitim seviyelerinin yükselmesini isti- yoruz ve elimizden geleni de yapmaya hazýrýz. Buradaki sorunlarýmýzýn pek çoðu eðitim yetersizliðinden kaynaklanýyor. Gelecek nesillerin daha iyi eðitim alabilmesi için, daha iyi yerlere gelebilmeleri için eðitimle ilgili çalýþmalar yapmak istiyoruz. Belçika'daki diðer dernekler le ortak projeler yapýyor musunuz? Emirdað Yardýmlaþma ve Dayanýþma Derneði (EYAD), Turkish Lady Derneði, Anvers'deki Türk Dernekler Birliði ile çalýþmalarýmýz oldu. Nasrettin Hoca Þenlikleri de diðer derneklerle yapýlan çalýþmalarýn sonucunda ortaya çýkan bir projedir. Geçen yýl diðer derneklerle birlikte bir kurban projemiz oldu. Konya'ya aþaðý yukarý 310'a yakýn kurban gönderdik. Bundan sonra da bize teklif getiren her dernekle çalýþmaya açýðýz. Projelerimizi ne kadar geniþletebilirsek, ne kadar çok kiþiyle baþarýlý olabilirsek ve sivil toplumla ne kadar iç içe olabileceðimizi hissedersek, buna açýk her dernekle çalýþmayý istiyoruz” Buradaki Türklerin konumu ve sorunlarýyla ilgili ne düþünüyorsunuz? Belçika'daki Türklerin pek çok sorunu var. Bunlarýn baþýnda eðitimsizlikten kaynaklanan sorunlar geliyor. Eðitimli insanlarýn davranýþlarý ve düþünceleri daha farklý oluyor. Daha önce de söylediðim gibi bu durumu nasýl deðiþtirebiliriz diye düþünüyoruz ve bu konuda projeler geliþtirmek istiyoruz. Çocuklarýmýzý þimdiden eðitebilirsek, yetiþtirebilirsek, kültürlerimizi tanýtabilirsek gelecek nesillere bir katkýmýz olacaðýna inanýyoruz. Sayfa 11x.qxp 16.05.2008 08:26 Seite 1 Mayýs 2008 SÝZbize 11 ‘Boþanma kötü, ama boþanmanýn kolaylaþtýrýlmasý iyi bir geliþme’ [email protected] Bu ay Halkýn Nabzý için Sint-Niklaas’taydýk. Belçika’da boþanmanýn kolaylaþtýrýlmasý konusunda halkýn nabzýný tuttuk. Cumali Kaya / iþçi Boþanmalara üzülüyoruz. Boþanma sonuç vermiyor. Yeni nesil evlenmeyi ciddiye almýyor. Sorumluluk kabullenemiyorlar. 18 yaþýný geçen genç maddi baðýmsýzlýðýný eline alýnca daha farklý biri oluyor. Evlilikten hemen vazgeçebiliyorlar. Biraz daha sabýr göstermeleri gerek. Mücadele edilmeli, “boþanalým” kelimesi en ufak bir anlaþmazlýkta kullanýlmamalý. Evliliðe adým atarken adam gibi düþünsünler. Bu iþ çocuk oyuncaðý deðil. Özellikle de biz Türklerde. Battal Tanrýkulu / iþveren Ýki taraf anlaþamadýðý takdirde hýzlý boþanma daha iyidir. Ancak boþanmayý önlemek için insanlarýn önceden önlem almasý lazým. Kiþilerin karþýlýklý sevgi ve saygýyý býrakmamasý gerekiyor. Anlayýþlý olmalarý ve birbirlerini desteklemeleri, boþanma derecesine ulaþmadan ellerinden gelen bütün çabayý sarfetmeleri gerekir. Fevzi Kaya / bakkal Boþanma kötü ama boþanmanýn kolaylaþtýrýlmasý iyi bir geliþme. Zaten boþanacak olan çiftlerin hayatýný kolaylaþtýrýr. Biran önce kendi yolunu çizer. Yürümeyen bir evliliði zorlamak mantýklý deðil. Ama boþanma Türklerde de çok. Bu kültür farkýna dayanýyor, gelin veya damat Türkiye’den gelince ayak uyduramýyor. Fehmi Alýþýk / liman iþçisi Boþanmanýn kolaylaþtýrýlmasýný doðru buluyorum. Son yýllarda Belçikalý veya Türkler çocuklarýnýn eðitimi konusunda sorunlar yaþýyorlar. Çocuklarýný iyi yetiþtiremiyorlar. Evlilik ve ailenin önemini anlatamýyoruz. Örf ve adetler unutuluyor. Sorumluluk ve dayanýþma duygusu eksik kalýyor. Bu da evliliklere yansýyor. Anne-babalar kýz çocuðu olsun, erkek çocuklar olsun çocuklarýný iyi eðitsinler. Normalde ben boþanmayý normal karþýlamýyorum ama boþanma kolaylaþýnca belki daha fazla dikkat ederler ve daha saðlýklý olur. Ramazan Köse / çaycý Boþanmanýn kolaylaþtýrýlmasý iyi bir þey deðil. Zaten boþanmalar artýyor. Kendi isteðiyle evlenenler için boþanma için 6 ay ayrý kalmak þartý çok kýsa. Daha uzun süre birlikte olmayý denemeliler. Anne-baba yönlendirmesi ile evlenenler için boþanmanýn kolaylaþmasý iyi. Hanefi Kýlýnç / metal iþçisi Belçikalýlar “evlilik” kurumuna yeterince önem vermiyor. Evlilik suç gibi görünüyor. Yýllarca sürünüleceðine kolay boþanýlmasý daha iyi. En azýndan sürüncemede kalmaz. Binfikir André “Ha evet, þey… Moestaphaa Bey’le mi görüþüyorum?” Tedirgin bir bayan sesi, telefon baðlantýsýnýn kalitesi de üstelik hiç iç açýcý deðil. Wiemesmeer köyünden arýyormuþ ve André van Janssen’ýn ablasýymýþ. Bana “André’yi hatýrlar mýsýnýz” diye soruyor. Yalan deðil, beynimdeki sinyallar ilk etapta negatif idi. Ayrýca þu sözü usumu sislendirmiþti: “André öldü.” Pot kýrmadým tabii ki. Ne sandýnýz, insan en usta rol oynayan yaratýk. Baþsaðlýðý ve sabýrlar diledikten sonra aradýklarý için teþekkür ettim. Maskemin düþmesi fazla sürmedi. Görüþmeden belki iki dakika sonra hatýrladým; “André, André… André? Ah, André! Ah!” Bir yýl evvel üç hafta boyunca hastane odasýný paylaþtýðým garip adam. Tam manasýyla “garip”. Acayip aksanýnýn dýþýnda, çok hýzlý konuþuyor, kelimeleri hafif sesleyerek geveliyordu. Dolayýsýyla söylediklerinin çoðunu anlayamýyordum. Epey kilolu idi, 115 kilo, yanlýþ hatýrlamýyorsam. Okkalý -tam manasýyla Osmanlý türü- bir býyýða sahip, 52 yaþýnda, ömrü boyunca çalýþtýðý iþ yerine her gün bisikletiyle gidip gelmiþ, hiç evlenmemiþ, basit zevkleri olan, harbi, eski tip diyebileceðimiz Flaman bir vatandaþ. Tanýþtýðýmýzda, ben hastanede daha birkaç gündür misafirdim. Dolayýsýyla André’nin tedavisinin dýþýnda hayatýndan, kiþiliðinden, meþguliyetlerinden bazý anekdotlar paylaþtým. Baðýrsak kanseri tespit edilmiþ, þükür erken bir dönemdeki ameliyat olumlu geçmiþ ve inþallah kýsa zamanda þifaya kavuþacaktý. Kavuþtu da... Hemen hemen ayný zamanda taburcu olmuþtuk. Tek kusur André artýk geri kalan hayatýnda tuvalet ihtiyacýný eskisi gibi yapamayacak, stoma torbasý taþýcaktý. O kýsa ve mecburi beraberliðimizde bana anlattýklarý ve ister istemez öðrendiklerim bunlardý. Yalan deðil; ilk önce pek ilgi, daha doðrusu, yakýnlýk olmadý aramýzda. André’nin sohbetleri genelde kendi üretimlerinden kaynaklanan konuþmalardý. Bazen dinlemeye deðer anekdotlarý da vardý aslýnda. Taburcu olmamýza yakýn az çok samimiyete benzer bir ortam oluþmuþtu, ama insan aklý iþte: bu tür tanýþmalar kýsa flört misali... Ciddiye almayýz. Neyse bu þahýs, bu tuhaf dediðim, Andre efendi, bana hayatta iken belki gururumdan, belki ruhsuzluðumdan, belki körlüðümden asla anlayamayacaðým bir ders verdi, bunun için ölmesi gerektiði hala içimi sýzlatýr. Ablasýnýn beni aramasýnýn sebebi ve söyledikleri: Moestapha Bey, abim yalnýz bir adamdý. Pek bir arkadaþý yoktu. Tek zevki motor sporu ve kahvedeki dostluklarý idi. Bilmem aranýzda neler geçti ama taburcu olduktan sonra sizden çok bahsetti. Abim size o kýsa beraberliðinizde büyük bir saygý ve sevgi oluþturmuþ. Sizin röportajlarýnýzý, gazetedeki yayýmlarýnýzý saklýyor ve bizlere gösterip sizden belirli bir gururla bahsediyordu. Bu yüzden aramak istedim sizi, Abimi geçen gün kaybettik... Onun yerine abime gösterdirdiðin sýcaklýk için teþekkür etmek istedim. Sayfa 12x.qxp 16.05.2008 08:09 Seite 1 12 SÖYLEÞTÝK Mayýs 2008 Uçurtmayý vurmasýnlar “Kaðýttan çocuklar yok! Onlara bir gelecek verin” sloganýyla tüm kaðýtsýz çocuklar ve ailelerini destekleyen, haksýzlýklara maruz kalan madur çocuklarýn hakkýný arayan Kaðýtsýz Çocuklar Hareketi baþkaný Jozef Hertsens ile görüþtük. Erdinç Utku çurtmayý vurmasýnlar” filmini izlemiþ miydiniz? Filmde 5 yaþýndaki Barýþ, annesinin iþlediði bir suç nedeniyle parmaklýklar arkasýna kapatýlýr. Barýþ, henüz algýlayamadýðý bir garip dünyanýn içinde, her yaný soðuk ve saðýr duvarlarla çevrili bir hapishane avlusunda gökyüzünü ve özgürlük uçurtmalarýný gözlemektedir. Bu filmin benzerleri her gün AB’nin göbeðinde, Belçika’da da yaþanýyor. BM Çocuk Haklarý Beyannamesi “Çocuklar anne babalarýnýn eylemlerinden sorumlu tutulamaz” demesine ve Belçika bunu imzalamýþ olmasýna karþýn “Kaçaklarýn” çocuklarý ile birlikte kapalý merkezlere konulmasý uygulamasý devam ediyor. U BAZI ÜLKELER SORUN ÇIKARIYOR Bazý ülkelere Belçika’dan sýnýrdýþý edilen kaðýtsýzlarýn geri gönderilmesinde sorunlar yaþanýyor. Örneðin Ýran geri almýyor. Afrika ülkeleri ve eski Doðu Bloku ülkelerinde bürokratik engeller nedeniyle süre uzuyor. Sýnýrdýþý edilmeyi bekleyenler ise çocuklarý ile birlikte kapalý merkezlerde tutuluyor. Belçika’da herkes Merkplats ve 127 bis Steenokkerzeel kapalý merkezlerinden bahsediyor ancak daha Belçika’ya giremeden insanlarýn kapatýldýðý bir yer daha var. Transit alanýndaki 127 Melsbroek. Bu merkez hakkýnda hiç konuþulmuyor. Belçika’ya giriþine izin verilmeyenler burada alýkonuyor. Burada ziyaretçiye bile izin verilmiyor. Tamamen izole ediliyorlar. Daha önce konteynerlerden oluþuyordu, þimdi biraz daha iyi. Valon Bölgesi’nde Vottem (Liege) kapalý merkezi ise eylemler ve tepkiler sonucu bir yýl önce kapatýldý. ÇOCUKLARI TERÖRÝST YAPACAKLAR Sürekli olarak “çocuklarýn okula gitmesi, oturum hakký elde edilmesine yol açmamalý” denildi, deniliyor. Böyle yapýlarak “çocuklarýn varlýðý” inkar ediliyor. Çocuklarýn anne babalarýna da suçluluk duygusu yaþatýlýyor. Çocuklar kaðýtsýz olmalarýný anne-babalarýnýn hatasý olarak görüyorlar. Bunun psikolojik sonuçlarý ürkütücü. Çoðunlukla anne-babalar “kaçak konumunda bulunduklarýný” çocuklarýndan saklýyorlar. Sýnýrdýþý edilme durumunda kýz çocuklarý anne, erkek çocuklarý da babanýn yanýnda kalýyor. Polis gelip anne-baba ve çocuklarý alýp polis bürosuna götürüyor. Orada bir gece nezarethanede kalýyorlar. Ayný aðýr suçlulara yapýlan muamele gibi. Polis, mahkeme... Aðýr suçlularla ayný mahkeme. Polis otosu, parmaklýklar. Çok vahim bir durum. Çocuklar korkuyor. Baba hýrsýzlýk yapmýþ olsa, çocuk anlayacak. “Babam ya da annem kötü bir þey mi yaptý, suçlular mý?” diye düþünüyorlar. “Belçika’ya burasý daha iyi diye gelmiþtik, bak baþýmýza neler geliyor” þeklinde düþünen çocuk karþýsýnda baba saygýnlýðýný yitiriyor. Ýki aydan daha fazla kapalý merkezlerde kalanlar Avrupa’ya tepki gösteriyorlar. Psikologlara göre çocuklarda terörist altyapýsý oluþuyor. Josef Hertsens KAPALI MERKEZLER ÝNSANLIK DIÞI Kapalý merkezlerde týbbi bakým tamamen hemþirelerin kontrolünde, merkez sakinlerinin doktoru görmelerine onlar karar veriyor. Daha önce Sýnýr Tanýmayan Doktorlar merkezlere geliyorlardý ancak onlar da merkezdeki kötü bakým nedeniyle bu merkezleri protesto edip ziyaretlerini durdurdular. Bu merkezlerde baðýmsýz bir týbbi hizmet yok. Psikiyatrýmýz Peter Andrians’ýn merkezlere giriþi, yazdýðý iki olumsuz rapordan sonra yasaklandý. EYLEMLERÝMÝZ SONUÇ VERÝYOR Eylemlerimiz sonuç veriyor. Okul yönetimleri ve öðretmenlerinin iyi niyeti iþimizi kolaylaþtýrýyor. Kaðýtsýz Çocuklar Hareketi olarak bireysel vakalarla ilgileniyoruz. Aileleri yasal haklarý konusunda bilgilendiriyor ve direkt olarak tepki gösteriyoruz. Kapalý merkezleri ziyaret ediyor, dinliyoruz. Bu tavrýmýz meyvesi- ni veriyor. Her geçen gün daha az aile kapalý merkezlere kapatýlýyor. Bazý belediyelerde belediye baþkanlarý ile diyalog kurup kendi yetki alanlarýnda sýnýr dýþý etmeleri durdurmalarý konusunda ikna ediyoruz. Yönetmelikleri de kontrol ederek kapatma yöntemleri konusunda þikayetlerimizi bildiriyoruz. Çocuk Komiseri de bizimle iþbirliði yapýyor. Kapalý merkezlerdeki kaðýtsýz çocuklar konusunda o da rahatsýzlýðýný dile getirdi. VERÝLEN BÝLGÝLER GERÇEKLERÝ YANSITMIYOR Kapalý merkezlerdeki kaðýtsýz çocuk sayýsý konusunda kesin bir rakam yok. Sorduðumuzda, “Mart ayýnda 16 yeni çocuk geldi” deniyor. Dikkat edin, sadece yeni gelenlerden bahsediyorlar. Çocuklarýn ancak istisnai durumlarda kapatýlabileceði söylenmesine karþýn tüm çocuklar kapatýlýyor. Bu iþ kurumsallaþmýþ durumda, sistematik ve yasalara aykýrý olarak yapýlýyor. Ortalama olarak bu merkezlerde üç hafta kalýndýðý söyleniyor. Bir gün kalan da var, aylarca kalan da. GÖNÜLLÜ GERÝ DÖNÜÞ ÖZENDÝRÝLMELÝ Belçika’ya sýðýnma amacýyla gelenlere ilk günden itibaren bilgi verilmeli. Eðer Belçika’da sýðýnma hakký elde etmesi mümkün deðilse, bu kendilerine açýkça anlatýlmalý. Geldiði ülkede kendi iþini kurmasý için destek saðlanmalý. Örneðin bir Afrikalý orada fýrýn açabilir. Bu proje önce Ýsveç’te baþladý. Avusturalya’da da uygulanýyor. Hem baþarýlý hem de maliyeti daha az. Ancak Belçika bunu istemiyor, ülkeye gelenlerin sayýsýný artýracaðýndan korkuluyor. Ýsveç yapýyor, neden Belçika da yapmasýn? POLÝS GELÝNCE KAPIYI AÇMAYIN Polis kapýnýza gelince kapýyý açmayýn. Polisin ev arama izni olmasý gerekir. Bunu almalarý da zor. Kapýyý açmayýn, hemen bizim acil durum numaramýza telefon edin. Biz avukat gönderiyoruz. Ancak bu çözüm deðil, kaçak olarak kalmak korkutuyor. Kaçaklýktan kurtulup çalýþmak istiyorlar. Belçika’nýn çýkarlarý da ayný. Belçika da kayýt içine alýnacak insanlardan vergi sistemi aracýlýðý ile para alýyor. Belçika’da halen 100’ü aþkýn kaðýtsýz üniversite öðrencisi var. Halen Belçika’da kaðýtsýz olarak kalýrken mühendisliði bitiren, okul sonrasý çalýþma izni sorunu yaþayan kaðýtsýz var. Üniversiteler kaðýtsýzlarý kaydediyor, biz de kayýt parasý için kredi buluyoruz. Flaman Bölgesi’nde okula giden çocuk yýl sonuna kadar sýnýr dýþý edilemiyor. Tabii biz yýlý deðil tüm okulu bitirinceye kadar kalsýn istiyoruz. ALARM HATTI: 0477/40 62 19 Kaðýtsýz Çocuklar Hareketi ses getiriyor Kaðýtsýz Çocuklar Hareketi Anvers’teki Omni Mundo okuluna dayanýyor. Yeni gelenlere Flamanca öðreten Jos Geudens çocuklarýn okul sýralarýndan alýnýp geldikleri ülkelere geri gönderildiklerini gözlemler. Jos Geudens ve Omnimundo okulu öðretmenleri 2005 yýlýnda Kaðýtsýz Çocuklar Hareketini baþlatýrlar. Kaðýtsýz çocuklarýn evlerini de ziyaret eden öðretmenler evlerdeki insanlýk dýþý koþullarý görürler. Bu çocuklara okulda banyo yapma olanaðý saðlanýr, karýnlarýný doyurmalarýna yardým edilir. Kaðýtsýz Çocuklar Hareketi son olarak Merksplas’ta kapalý merkezlere karþý eylem yaptý. Belçika’da yasadýþý olarak kalan çocuklar anne-babalarý ile bu kamplara (merkezlere) kapatýlýyorlar. Eylemciler bu uygulamanýn yasadýþý ve kabul edilemez bir uygulama olduðunu söylediler ve buna derhal son verilmesini ve þu anda Belçika’da kaçak olarak yaþayan tüm çocuk, genç ve ailelere sürekli oturum verilmesini istediler. Eylemciler bu istemlerini bir mektupla Göç ve Sýðýnma Politikasý Bakaný Annemie Turtelboom’a (Open VLD) ilettiler. Kaðýtsýz Çocuklar Hareketi bu kamplarýn çocuklar için uygun mekanlar olmadýðýný, özellikle eðitim ve oyun oynama olanaklarýnýn kýsýtlý olduðunu vurguladýlar. Eylemciler bu kamplara kapatýlan kaçaklarýn dýþarda okula gidebilmelerine izin verilmesini istiyorlar. Merksplas’ta konuyla ilgili bildiri daðýtan Kaðýtsýz Çocuklar Hareketi eylemini Groen! ve Vlaams Progressieven partileri destekledi. Protestocular bu merkezleri “çocuk hapishaneleri” olarak nitelendirdiler ve bunun Çocuk Haklarý Beyannamesi’ne aykýrý olduðunu dile getirdiler. Sayfa 13x.qxp 16.05.2008 08:10 Seite 1 13 Mayýs 2008 ‘Kaðýtsýzlar da bu toplumun birer ferdidir’ Gerardo’yu görünce, yüzündeki ifade, sözlerindeki kararlýlýk, bana 60’lý yýllarýn sonunda Avrupa’nýn birçok ülkesinde ve Türkiye’deki gençlik hareketlerini hatýrlattý. O günlere kýyasla azýnlýkta olsa bile, dünyada geliþen haksýzlýklara karþý, çokuluslu þirketlerin geri kalmýþ ve geliþmekte olan ülkelerdeki sömürüsü sonrasý umut yolculuðuna çýkan çaresiz insanlar için mücadele eden genç nesilleri görmek umut veriyor insana. “Yabancýlar Polisi” binasýnýn önünde gururla poz verirken polis tarafýndan yurt dýþý ediliþi sýrasýnda öldürüldüðü iddia edilen kaðýtsýzýn fotoðrafýný gösterirken, “dilerim, bu ölen son kâðýtsýz olur” diyor. Ýki saatlik görüþmemiz süresince kâðýtsýzlar için baþlattýklarý mücadelenin devam etmesi gerektiðini, bu mücadele sayesinde politik yetkililerin konuyu 18 Mart tarihinde görüþtüklerini belirtiyor. UDEP (Union de Défense des Sans Papiers - Kaðýtsýzlarý savunma Birliði)’in 9 sözcüsünden bir olan Gerardo CORNEJO, Belçika doðumlu olup, Þili kökenli bir aileden geliyor. Nihat Dursun UDEP’i kýsaca okuyucularýmýza tanýtýr mýsýn Gerardo? UDEP dört yýldan beri var ve Brüksel’de yapýlan bir yürüyüþ sonrasý kuruldu. UDEP sosyal bir kuruluþ-hareket tir, yüzde 99,9’u “kaçak” ve “kâðýtsýzlardan” oluþmaktadýr. Dokuz sözcüden üçü Belçikalý olup, diðerleri oturumsuz arkadaþlardýr. Yapýlacak eylem, gösteri vs. ile ilgili kararlarý her hafta Brüksel’de toplanan genel kurulda alýyoruz. UDEP sözcüsü dokuz kiþi ayný zamanda yapýlacak gösterilerin koordinasyonu ile de ilgileniyor. Sizi bu kuruluþun, “kaðýtsýzlarýn” mücadelesinin içine iten neden nedir? Öncelikle diðer iþsiz, evsiz-barksýz, dinsel gruplar, cinsel ayrýlýklarý tanýnmayan, vs. gibi azýnlýk gruplar içerisinde en çok ezilen, horlanan, dýþlanan kiþilerdir kâðýtsýzlar. Bir taraftan yabancý olmalarý, diðer taraftan tüm iþ, yargý, saðlýk, eðitim, vs. haklardan mahrum býrakýlmalarý onlarýn toplum içerisinde dýþlanmalarýna neden olmaktadýr. Yani hümanist yönünüz sizi bu mücadele içerisine itiyor. Evet hümanist, diðer taraftan ilerici bir yönüm, haksýzlýklara karþý insanlar arasýndaki eþitlik için mücadele eden aile kültüründen gelmem neden olabilir. Özellikle de günümüzde sadece Belçika deðil dünyanýn birçok ülkesinde uðrunda mücadele edilmesi gereken önemli bir deðerdir, “eþitlik ilkesi.” Ülkemizde bu eþitlik ilkesine önem verilmemektedir, bireyler eþit haklara sahip deðiller. Yüz yýl evvel çalýþanlarýn haklarý tanýnmýyordu, elli yýl evvel kadýnlarýn haklarý tanýnmýyordu, diðer taraftan siyahlarýn haklarý, göçmenlerin oy kullanma haklarý, vs... Bu haklarýn kazanýlmasý için mücadele edildi. Kaðýtsýzlarýn mücadelesi de bu. Bu toplu- mun birer ferdi olmalarýna raðmen, içinde bulunduklarý toplum onlarý tanýmýyor ve dýþlýyor. Yetkili politik görevliler, hatta toplumun belirli kesimi kaðýtsýzlarýn buraya çaðrýlmadýklarýný ve ülkelerine gönderilmeleri beyanýnda bulunuyorlar, nasýl karþýlýyorsunuz bu tepkileri? Bu tür beyanlar klasik tepki haline geldi. Saðcýsý da solcusu da bu tür beyanatlarda bulunuyor. Sol partinin yetkilisi Elio Di Rupo’yu bir kongrede dinledim, “dünyanýn sefaletine-yoksulluðuna kucak açamayýz” diyor. Bu tür beyanatlarda bulunsa bile bunu halka açýk olarak söyleyemiyor. Madem dünyanýn sefaletine kucak açamýyorsunuz, neden bu insanlarýn gelmesine müsaade ediyorsunuz, burada uzun süre kalmalarýna müsaade ediyorsunuz. Diðer taraftan bunu söylerken ayný zamanda da bu insanlar üzerinde “ekonomiye katkýlarý” gibi senaryolar kuruluyor. Bu insanlar burada kabul edilmeyecek þartlarda çalýþtýrýlýyorlar; kimlere yarýyor bu iþ gücü? Bir taraftan yabancýlarý (kaðýtsýzlarý) ülkelerine gönderme politikasý uygulanýyor ve ancak senede yaklaþýk 8 bin kâðýtsýz ülkesine gönderiliyor. Oysa kâðýtsýzlarýn sayýsý tahminlere göre yüz elli bine ulaþmýþ. Neden sadece sekiz bine yakýn kâðýtsýz gönderiliyor. Neden Ýçiþleri Bakaný Dewael televizyona çýkýp da gerçekleri kaðýtsýzlarý göndermenin çok büyük parasal imkanlar gerektirdiðini söylemiyor. Diðer taraftan, sað da olsa sol da olsa çok iyi biliyorlar ki, Belçika’nýn önde gelen ekonomistlerinin açýkladýðý gibi, emek gücüne ihtiyaç var ülkemizde. Örneðin, Ýspanya’da 2006 yýlýnda 600 bin kaçak-kaðýtsýza oturum verildi. Mart 2007 ve Mart 2008 yýllarý arasýnda oturum verilen kaðýtsýzlarýn sayýsý 900 bini geçti Ýspanya’da. Bu ülkenin ekonomistleri oturum verilen binlerce insanýn Ýspanya ekonomisine büyük katký sunduðunu belirtmektedir. Ayrýca, kaçak iþ alanlarý resmi çalýþanlar tarafýn- dan doldurulduðu için bu ülkeye gelen yeni kaçak göçmen sayýsý önemli oranda azalmýþtýr. Neden? Çünkü kaçak iþ yok, dolayýsýyla çalýþmak isteyen bu insanlar kaçak iþin olduðu baþka ülkelere yönleniyorlar. Diyebiliriz ki, Ýspanya olsun Belçika olsun, bu “regülarizasyonlarýn” arkasýnda ekonomik çýkarlar var. Örneðin Flaman bölgesi patronlarý belirli iþlerde Belçikalýlarýn çalýþmadýðýný, bu iþler için yabancýlarýn “kullanýlabileceðini” belirtiyorlar. Evet doðru, Flaman bölgesi “patronlar derneði” baþkaný 200 bin iþçiye ihtiyaç olduðunu belirtiyor ve iþ ve iþçi bulma kurumu ancak bu talebin yarýsýna cevap verebiliyor. Demek ki sadece Flaman bölgesinde 100 bin iþçi açýðý var. Neden bu açýk, kaðýtsýz kiþilere oturum ve çalýþma müsaadesi verilerek kapatýlmýyor? Diðer taraftan VLD’li Sýðýnma ve Göç Bakaný Annemie Turtelboom bu iþçi açýðýný kapatmak için baþka ülkelerden iþçi getirileceðini söylüyor. Normal deðil bu durum. Üstelik oturum isteyen kaçaklarýn büyük bir kýsmý eðitim görmüþ diplomalý kiþiler. Benim tanýdýðým birçok muhasebeci, mühendis, teknisyen,vs… var. Özellikle çoðunluðu Brüksel bölgesinde bulunan kaðýtsýzlarýn durumu nedir, ortalama kaç yýldýr Belçika’da yaþamaktalar? Ortalama beþ yýl diyebiliriz. Diðer taraftan 10-15 yýldýr burada yaþayan insanlar var ve bu insanlar çalýþýyorlar, kaçak olarak. Mesela Ekvator ülkelerinden gelenler ev temizliði iþlerinde, çocuk bakýmý iþlerinde; Fas, Cezayir, Türkiye gibi ülkelerden gelen kiþiler sezonluk meyve toplama iþlerinde çalýþmaktalar. Özellikle Flaman bölgesinde Anvers, Kortrijk gibi þehirlerde çalýþmaktalar. Kaçak çalýþýyorlar doðru, bu kaçak çalýþmadan faydalanan yine patronlar oluyor, oysa kaðýtsýzlar kazanç- larýný harcarken tüketimde bulunarak (vergi ödeme) ülkenin zenginliðine katkýda bulunmuþ oluyorlar. Kaðýtsýzlarýn oturum-“regülarizasyon” la ilgili hükümetin yaptýðý açýklama konusundaki düþünceleri nelerdir, olumlu bir geliþme mi? Elbette ki hükümetin 18 Mart tarihli açýklamasý olumlu bir geliþme. Bu açýklama sonrasý kaðýtsýzlarýn yüzü gülmeye baþladý; hatta ilk defa bir bayram þenliði yaþandý bir gösteri sýrasýnda. Ama henüz somut ve resmi bir açýklama yapýlmadý yetkili aðýzlardan. Evet doðru, ancak bu konu yetkililer tarafýndan ele alýndý. Resmi olmasa da sorunun altý çizildi, ki bu da bizim için hedefe ulaþmakta önemli bir adým. Dört-beþ yýl Belçika’da yaþayan, çevresiyle uyumlu bir kiþiye oturum verilmesinin gerekli olduðu açýklandý; bu demektir ki soruna el atýlýyor, çözüm bulmaya çalýþýlýyor. Doðru, ilk baþlarda “uyum-entegrasyon”dan bahsedilirken, son açýklamalarýnda Bakan Turtelboom kâðýtsýzlara oturumu sadece ekonomik açýdan deðerlendirdi. Bu durum karþýsýnda, bildiðiniz gibi Brüksel’de büyük bir gösteri yapýldý, hatta birçok insan coplandý, gözaltýna alýndý. Bakan’la olan daha sonraki görüþmemizde, geri adým atýp, düzenlenecek bakanlýk genelgesinde 18 Mart tarihli hükümet açýklamasýnýn göz önüne alýnacaðýný belirtti. Verilen sözler yerine getirilmediði taktirde elbette ki mücadelemize devam edeceðiz. Son olarak kaðýtsýzlara-kaçaklara mesajýnýz nedir? Mayýs sonunda açýklanacak Bakanlýk Genelgesi’ni bekliyoruz. Þayet kaðýtsýzlara oturum verilmezse sendikalarýn, sosyal kuruluþlarýn, vs. destekleyeceði büyük bir yürüyüþ düzenlenecek. Bu yürüyüþe tüm kaðýtsýzlarý, konuya duyarlý kiþileri bekliyoruz. Sayfa 14x.qxp 16.05.2008 08:08 Seite 1 Mayýs 2008 ARTfikir 14 Tiyatronun genç yüzü Cüneyt Tamoðullarý [email protected] Yürümek ünlerden bir gün, yürümem gereken bir yol olduðunun bilinciyle yola koyuldum. Ve o gün bugündür yürüyorum… Yürümenin benim için anlamý, dilediklerini yanýna alarak, ileriye doðru hareket etmektir. Geride býraktýklarýn da olur. Olmalý da. Hepimiz yürümeyi farklý yaþlarda öðreniriz. Yürümek yalnýzca adým atmaktan ibaret olmadýðý için, hiç öðrenemeyenlerimiz de vardýr. Yürümek, farklý dünyaya kapýlarý açarak bir an öncesinden deðiþiklik yapmak, yeni duruþlar keþfetmektir. Yürümek ayný zamanda bir ifadedir. Zaman zaman Deniz üzerinde da iletilmek istenen mesajda kullanýlan bir dil. Ýnsanlar veya toprakta, tepki için sokaklara döküönemli olan yürü- lüp, toplu yürüyüþler yaparak dertlerini anlatmaya çadüðün yolla bülýþýrken, ben kendimi ifade tünleþerek, suya etmek için su üzerinde yüveya topraða karümenin planlarýný yapýyordum. rýþýp, yürüdüðün Küçükken deniz üzerinde yolun bir parçasý yürüyerek, karadaki haksýzlýk, iki yüzlülük ve dünyayý olabilmektir. çirkinleþtiren savaþlardan uzaklaþmak istiyordum. Yýllar sonra bu hayalimi gerçekleþtirdim. Güzel bir projeyle deniz üzerinde yürüyerek, hayal ettiðim gibi beni mutsuz edenlerden uzaklaþtým. Birkaç saatliðine de olsa beni üzenleri geride býrakýp, sonsuzluða yaklaþmýþ olmanýn hissiyle dalgalarýn üzerinde oturup, güneþin batýþýný izlerken ufukta kaybolmayý düþlemiþtim. Ütopik saatlerden sonra tekrar karaya dönmek zorunda kalsam da dalgalarý bol Kuzey Denizi’nde yürümüþ olmanýn gururuyla ayak basmýþtým evimin bulunduðu kara parçasýna. Deniz üzerinde yürümenin tadýna varmýþ oldum ve de tadý damaðýmda kaldý. Fakat tekrarý zor bir yürüyüþ yapmýþtým. Hayata bakýþ açýma damgasýný vuran bir yürüyüþ… Önemli olan yürüyüþlerin uzun soluklu olmasý veya tekrarlanmasý deðildir zaten. Deniz üzerinde veya toprakta, önemli olan yürüdüðün yolla bütünleþerek, suya veya topraða karýþýp, yürüdüðün yolun bir parçasý olabilmektir. Yürümek bende bol olan bir fiildir. Bazen dakikalarca, hatta saatlerce, kendimi dinlemek, hayatýn benim dýþýmda geliþen anlarýna da bir þans vermek için yürürüm. Bu fiilin diðer anlamý da ayný zamanda bekleyebilmektir biraz, sabýrlý olmak, yoðun yaþamýn dýþýna çýkýp, mola vermektir. Örneðin Hitchcock’un "Rebecca" filmindeki Danvers karakteri, gerilimi oluþturmak için hiç yürümez. Hitchcock bu konuyla alakalý bir röportajýnda "Yürüseydi insanileþirdi..." diye de ekler. Belki de yürümenin durduðu yerde, herkes birbirinin "Danvers"idir… Bisiklet bile durunca devrilmez mi zaten? Ýlla ki çok uzaklara gitmek demek deðildir yürümek. Bir yerden bir yere yol almaya niyetlenmek, “ben yolumun yolcusuyum” diyebilmektir biraz da… Cesaretini toplayýp, adým atabilmektir. Bu yüzdendir ki yürümek yüreðin ta kendisidir. G nsaný, yaþamý, gerçekleri, hayalleri, kýsacasý hayata ait her þeyi anlatmanýn belki de en güzel ve en etkin yoludur tiyatro. Ýnsaný temel almýþtýr, insan olmayý anlatmak için... Kimi zaman siyasi bir eleþtirinin, kimi zaman hüznün, bazen neþenin adýdýr. Jestlerle, mimiklerle girdiði ruhlarda kalýcý etkiler býrakýr. Emek ister, kolay deðildir tiyatro emekçilerinin iþi. Her oyunda anlatýlmasý gereken baþka bir heyecan vardýr. Ýþte o emekçilerden birisi de Türk Gençlik Tiyatrosu'nun kurucusu Veli Arslan. Sokak tiyatrosuyla baþlamýþ Veli Arslan'da tiyatro tutkusu. 1992 senesinde baþlamýþ ve altý yýl süresince kar, yaðmur demeden, sokaklarda tiyatro yapmýþ. "Aslýnda içine kapanýk bir çocuktum, toplum içine fazla çýkmazdým ama gülmeyi çok severdim, komedi filmlerine bakardým, özellikle rahmetli Kemal Sunal'ýn beni çok etkilediðini söyleyebilirim. Ýþte bu dönemler de mahallemizde sokak tiyatrosu yapan bir guruba katýldým, altý yýl boyunca sokaklarda tiyatro yaptýk. Faslýlar, Flamanlar, Valonlar, Ýtalyanlar ve Türklerden oluþan 35 kiþilik bir topluluktuk.” Ardýndan yüksekokul yýllarý baþlamýþ ve bu sayede bazý Türk öðrenci dernekleriyle iletiþime girmiþ. “Böylece Genk’in deðiþik bölgelerinden Türk öðrencilerle tanýþtým. Ýçlerinden bazýlarý geceler düzenliyorlardý. Benim de tiyatrocu olduðumu duymuþlar ve ‘gel, tiyatro oyna’ dediler. Bunun üzerine ben de kendilerine ‘bana eþlik edecek arkadaþlar bulun, küçük skeçler hazýrlayalým’ dedim. Teklifime sýcak baktýlar ve oluþturduðumuz grupla 11 Nisan 1998’de ilk oyunumuzu oynadýk. Ýlk oyunumuz dört küçük skeçten oluþan mizahi bir gösteriydi. Ýnsanlarýn beðenisi bizde büyük bir heyecan yarattý. Bu heyecanýn adýný da Türk Gençlik Tiyatrosu diye isimlendirdik.” 1998 yýlýnda kurulan Türk Gençlik Tiyatrosu iki yýl içinde hem Türkiye hem de Belçika kurumlarý tarafýndan tanýnarak resmiyet kazanmýþ. Birçok oyun sahneleyen topluluk, bir okul gibi çalýþarak Belçika sinema ve televizyon sektörüne genç isimler kazandýrmýþ. Bütün bu getirilerin dýþýnda Belçikalýlarýn önyargýlarýný da kýrmak adýna Veli Arslan ve arkadaþlarý, Türk tiyatrosunun aslýnda çok eski yýllara dayanan bir gelenek olduðunu vurgulamayý baþarmýþ. Ý Þahika Tekand Oyunlarýný iki olgu temelinde ayýrmýþlar. Bunlardan birincisi toplumu bilinçlendirmek adýna sunduklarý eðitici oyunlar, bir diðeri ise mizahi oyunlar. Bu iki türün ortak yaný ise Belçika Türk toplumuna yönelik senaryolarýn sunulmasý. “Toplumumuzun bazý tehlikeleri öngörmesi açýsýndan bilinçlendirilmesi gerekiyor, bu tehlikelerden birisi uyuþturucu. Madde kullanýmý artýk çok yaygýn ve hemen yanýbaþýmýzda. Türk toplumu olarak yakýnlarýmýzýn madde baðýmlýsý olduðunu söylemeye utanýrýz. Aslýnda utanmak yerine çözüm aramak daha doðru, bu baðlamda oynadýðýmýz bir oyunda (Tuzak) uyuþturucu kullanan insanlarýn Þubat ayýnda Belçika’ya gelen ünlü tiyatro sanatçýsý Þahika Tekand’ýn Belçika’daki genç tiyatroculara dediði gibi “Yaptýðýnýz iþ çok önemli, inatla doðru bildiðiniz bu yolda ilerleyin, sanat emeðinizin karþýlýðýný verecektir” cümlesini yansýtan Türk Gençlik Tiyatrosu, kararlý duruþuyla ilerisi için umutlarýmýzý yeþertiyor. ailelerinin neler yapmasý gerektiðini vurguladýk. Diðer bir toplumsal sorunumuz da kumar, kumarýn adý deðiþti. Eskiden kaðýt ve zar oyunlarýna kumar deniyordu, þimdilerde bahis oyunlarý gündemde ve iþin ürkütücü yaný bu oyunlarýn kumar olarak Veli Arslan adlandýrýlmamasý. Bu nedenle bu yýl oynadýðýmýz ‘Bahis Kumardýr’ oyunu da çok ses getirdi. Toplumsal sorunlara deðindiðimiz gibi insanlarýmýzý güldürmeyi de istiyoruz, genelde komedi oyunlarýmýzý da yaþanmýþ hikayelerden derliyoruz.” Son olarak sahneledikleri Çanakkale Destaný topluluk için önemli bir gurur kaynaðý olmuþ. “Oyunu 14, 15, 16 Nisan tarihlerinde sergiledik, inanýlmaz bir seyirci, inanýlmaz bir coþku ve çok güzel tepkiler aldýk. Çanakkale Destaný’nýn tiyatro oyunu Avrupa’da ilk defa bizimle sahnelendi. Projeye bir buçuk yýl önce baþladýk. Önce tarihi irdeledik, Çanakkale’de yaþanan bazý hikayeleri inceleyerek tarihi tiyatroya uyarladýk. Bu sayede oyuncularýmýz tarihi öðrendi, seyircilerimiz tarihi öðrendi ve bu vesileyle atalarýmýzý andýk, tarihimizi andýk, Mustafa Kemal’i andýk.” Oyunun sahnelenmesinde beklenmedik geliþmeler sonucunda sýkýntýlar yaþansa da özveri, emek ve inanç ilkeleri sayesinde oyun baþarýyla sergilenmiþ. “Çanakkale Destaný oyununda, kostümler için bize söz verildiði halde yerine getirilmedi ve biz kostümlerin gelmeyeceðini oyuna üç gün kala öðrendik. Saðolsun yakýn çevremizdeki bazý dostlarýmýz büyük bir özveriyle 24 saat içerisinde kýyafetleri hazýrlamayý baþardý.” Þubat ayýnda Belçika’ya gelen ünlü tiyatro sanatçýsý Þahika Tekand’ýn Belçika’daki genç tiyatroculara dediði gibi “Yaptýðýnýz iþ çok önemli, inatla doðru bildiðiniz bu yolda ilerleyin, sanat emeðinizin karþýlýðýný verecektir” cümlesini yansýtan Türk Gençlik Tiyatrosu, kararlý duruþuyla ilerisi için umutlarýmýzý yeþertiyor. Sayfa 15x.qxp 16.05.2008 09:23 Seite 1 Mayýs 2008 ARTfikir 15 Önce heykel, þimde de þenlik Hoca Brükselli oldu Haber Merkezi [email protected] rüksel Schaerbeek Belediyesi, Türk Dernekler Birliði’nin desteklediði Anadolu Yardýmlaþma Derneði ile birlikte 18 Mayýs tarihinde Nasrettin Hoca Þenliði düzenliyor. Schaerbeek Belediye Baþkan yardýmcýsý Sait Köse´nin makamýnda bir basýn toplantýsý düzenleyen organizatörler þenlikle ilgili bilgi verdiler. Brüksel’de Rue Galliet üzerinde bulunan Nasrettin Hoca heykeli önünde saat 13:00’da baþlayacak olan þenlik, daha sonra Place Lehon’da devam edecek. Nasrettin Hoca heykeli önünde yapýlmasý planlanan açýlýþ konuþmalarýndan sonra, Nasreddin Hoca skeçleri, Aksehir Folklor Ekibi, Ses Sanatçýlarý Sebile Can, Tekin, Çocuk Mehter Takýmý, Semazen gösterisi ve Akþehirden özel misafirlerin katýldýðý yoðun bir program sunulacak. Türkiye´den milletvekilleri TBMM Baþkan vekili Nevzat Pakdil, Orhan Erdem, Akþehir Kaymakamý Kenan Çiftçi, Akþehir Belediye Baþkaný Mustafa Baloðlu, eski bakan Sami Güçlü gibi isimlerin þenliðe katýlacaðý B Salyangoz satýcýlarý/2 belirtildi. Schaerbeek Belediye Baþkan yardýmcýsý Sait Köse bu þenliði geleneksel hale getirmek için çalýþmalara baþladýklarýný söyledi. Brüksel’deki Nasrettin Hoca Heykelinin hasar görmesine üzüldüðünü belirten köse heykeli yeniden yaptýrmayý düþündüklerini” söyledi. Þenliði sadece kendi partilerine yakýn dernek ya da kiþilerle yapmadýðýný özellikle vurgulayan Köse önümüzdeki yýllarda þenliðin daha geniþ çaplý düzenleneceðini belirtti. Belçika’da 1000 kadar Akþehirli ailenin bulunduðunu söyeleyen AYAD Baþkaný Hakký Gülal “Nasrettin Hoca’nýn kiþiliðinde Anadolu kültürünü Belçika’da tanýtmak istediklerini” belirtti. 3-4 aydýr ha- zýrlýklarýný sürdürdüklerini ifade eden Gülal göle maya çalýnacaðýný, bazý Nasrettin hoca fýkralarýnýn ise anlatýlmakla kalmayýp canlandýrýlacaðýný” ifade etti. Sunuculuðunu Belediye Meclisi üyesi Mahinur Özdemir’in yapacaðý þenliklere tüm Belçikalý Türklerin davetli olduðu belirtildi. Önümüzdeki yýllarda yapýlacak olan þenliklerde Belçika ve Türkiye karikatür örgütleri ile de iþbirliði yapýlacaðý ifade edildi. Toplantýda Anadolu Yardýmlaþma Derneði (AYAD) Baþkaný Hakký Gülal, Baþkan Yardýmcýsý Rüþtü Özkan, Türk dernekler Birliði temsilcisi Fatih Arý, Belediye Meclisi üyesi Mahinur Özdemir ve Shaerbeek Belediye Baþkan Yardýmcýsý Sait Köse hazýr bulundu. Ateþli alkýþlarla Anadolu Cüneyt Tamoðullarý 8,9,10,11 Mayýs tarihlerinde Hasselt’te Grenslandhallen Tiyatro salonunda sanatseverlerle buluþan Anadolu Ateþi, katýlýmcýlarýn çoðunluðunu Belçikalýlarýn oluþturduðu gecede Anadolu geleneksel dansýný çaðdaþ bir anlatýmla sundu. Sanatseverlerin yoðun ilgisini çeken gösterilerde , dansçý- ir önceki seçimlerin yarattýðý sorunlar daha çözümlenemeden önümüzdeki yýl bu sýralarda gerçeklesecek olan seçimlerin öneminin farkýnda mýyýz ? Belçika’daki siyasi çatýþmalar týrmandýkça çoðalýyor ve sözsel þiddete dönüþüyor. Ýktidar partileri arasýnda ve yok denecek kadar az muhalefet partilerinin birbirine karþý ve kendi içlerindeki söylemleri sertleþiyor. Yaratýlan bu durum yanlýzca siyasi partilerden kaynaklanmýyor. Hadi partilerin yanlýþ yaptýklarýný varsayalým, ama sivil toplum kesimleri de bu yarýþta hiç de geri kalmýyorlar. Bir kesim medya, bir kesim kurum, kuruluþ ve dernekler, bir kesim iþçi temsilcileri, bir kesim patronlar, bir kesim solcular, saðcýlar, yeþiller, katolikler, milliyetçiler ve liberaller artýk siyasi «ötekiler» arasýna girmiþ bulunuyorlar. Ama hiç kimsenin ciddi bir siyasi veya ideoloji ayrýmlýðýna sahip olmadýðý için de herkes «merkez Demokratik sistem- mevki’de» bir kalabalýk yaratmakta. lerin nihai sonucu Bu ortam saðlýksýz bir yanlýzca seçimler ortamdýr. Yeniden saðlýklý hale gelinmesi gedeðildir. Þu anda rekli. Önümüzdeki yýl yaþayan siyasi, seçimleri de, iþte bu açýkamusal, ekonodan önemlidir. Çünkü, bu seçimlerden, ülkedemik veya sosyal ki siyasi ve sosyal denv.b. “tüm kirlilikgelerin yeniden belirlenmesi için tüm ilgilileri, ler” bitmelidir. yani siyasi, sendikal, iþverenler vesaire olduðu gibi, Belçika’da yaþayan her birimizi saðduyuya davet edilebilecek bir ileti çýkmalýdýr. Evet, bence Belçika siyasi hayatýnda “seçim yoluyla verilen ciddi ve anlamlý bir uyarýya” ihtiyaç vardýr. Çünkü, demokratik sistemlerin nihai sonucu yanlýzca seçimler deðildir. Þu anda yaþayan siyasi, kamusal, ekonomik veya sosyal v.b. “tüm kirlilikler” bitmelidir. Din ve devlet idaresinin kesin ayrýmý, ekonomi ve siyasi kuvvetler ayrýlýðý, hukukun vazgeçilmez üstünlüðü, etnik ve toplumsal farklýlar arasýnda saðduyulu tutum ihtiyacý, sosyal haklar ve yardýmýnda sürmesi gereken þartsýz dayanýþma, her insanýn ki –Belçika’da yaþadýþý yaþayanlar dahilinde- hak ve hürriyetleri gibi ilkelerin ve kurallarýn da demokrasiden ayrýlmaz özellikler arasýnda olduklarýný unutmamak gerekir. Eðer, bugün var olan siyasi tablo gelecek seçimlerde yeniden çizilecek olursa artýk Belçika’nýn “korsan kanunlarla” yönetilen bir ülke olduðunu bütün dünya’ya açýklamýþ olacaðýz. Sonra da, muhtemelen kurulacak olan hükümetin aklýna gelen her þeyi doðru sanarak gerçeklestirmeye çalýþmasýna hiç de þaþýrmayalým. Yapacaklarý icraatlarýn, attýklarý adýmlarýn ve bakanlar kurulunca alýnan kararlarýn neden olacaðý huzursuzluklar ve hukuki ve de sosyal sorunlarla birlikte, Belçika halkýnýn büyük bir kesitinde hoþnutsuzluk, hatta umutsuzluðu da artýracaktýr. Ýþte bütün bunlara dayanarak, gelecek yýlki seçimlerde hepimizin davranýþý birer demokratik uyarý, birer nezaket tokadý olmalýdýr. B lar gösterdikleri yüksek performansla alkýþ topladýlar. Özellikle Karadeniz yöresinin sergilendiði bölümde izleyiciler, alkýþlarla katýlarak halk oyunlarýnýn ruhuna yakýþýr bir anlayýþla geceye renk kattýlar. Yaz sonrasýnda Belçika’ya tekrar gelecek olan topluluk yeni gösterileri Troya’yý Belçikalý hayranlarýyla buluþturucaklar. Belçika’nýn nabzý burada atýyor r.be fiki n i w.b ww Türkçe haber-yorum siteniz Sayfa 16x.qxp 16.05.2008 08:40 Seite 1 Mayýs 2008 GÜNDEM 16 Belçika’da 23 Nisan þöleni BOZAR’da sahne alan çocuk korosu Anvers Liege Haber Merkezi Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramý bu yýl Belçika’nýn birçok yerinde coþkuyla kutlandý. Brüksel’in saygýn kültür sanat mekanlarýndan Güzel Sanatlar Sarayý BOZAR da, kapýlarýný çocuklarýn coþkulu 23 Nisan gösterilerine açtý. Kutlamada T.C. Brüksel Büyükelçisi Fuat Tanlay, Brüksel Hükümeti 23 Devlet Bakaný Emir Kýr, T.C. Brüksel Büyükelçiliði Eðitim Müþaviri Tolga Yaðýzatlý ve etkinliðin sponsorluðunu yapan Dexia Bankasý üst düzey yöneticisi Axel Miller birer konuþma yaptýlar. Þiirler, halk müziði korosu, Brezilya dans topluluðu, minikler korosu, Portekiz dans ekibi, klasik müzik dinletisi ve Türkiye’nin çeþitli yörelerinden halk oyunlarýnýn yer aldýðý kutlama “Hayat Bayram Olsa” þarkýsýnýn birlikte söylenmesiyle son buldu. Coþkulu kutlamanýn organizasyonunda Belçika Atatürkçü Düþünce Derneði, Diyanet Vakfý, Turkish Lady Derneði ve Belçika Türk Kadýnlar Deneði gibi dernekler yanýnda Brezilya, Portekiz ve Belçikalý gruplar da yer aldý. Brüksel Kraliyet Konservatuarý’ndan Chloe Burlet ve Emilie Halleux’nun verdiði klasik müzik dinletisi, Kraliçe Fabiola Üniversite Hastanesi çocuklarý ve Brezilyalý Capoiera grubu kutlamaya uluslararasý bir boyut kazandýrdý. Türklerin yanýnda az sayýda da olsa Belçikalýlarýn da kutlamayý izlemesi dikkat çekti. Brüksel Hükümeti Eþit Haklar Bakaný Brigitte Grouwels da bunlar arasýndaydý. Gent Lommel Sayfa 17x.qxp 16.05.2008 Mayýs 2008 08:42 Seite 1 GÜNDEM Çocuk gözüyle 23 Nisan Liege'de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramý konulu resim, þiir ve kompozisyon yarýþmasý düzenlendi. Beðenilen resimleri yayýnlýyoruz. 17 Sayfa 18x.qxp 16.05.2008 08:37 Seite 1 Mayýs 2008 18 Hayt Huyt Park Haydar Abi “Delikanlý adamýn köþesi... Lightlar ve yumuþaklar okumasýn!” POST-MODERN HAYDAR ABÝ ÝCATLARI Geçenlerde bizim Yalkavuk elinde bir gazete ilanýyla geldi. “Haydar Abi bak, Otomatik Okey Masasý yapmýþlar. Okey taþý dizme derdine ve okeyde taþ çalmaya son. Ýstersen bizim kahveye de bi tane alalým. Zaten senin zamanýn kýsýtlý. Yazma çizme iþlerinden pek okey oynayamaz oldun” deyince tabii benim de Yalkavuk’a bir çift sözüm oldu. Otamatik okey masasý delikanlýyý bozar. Öyle taþlarý þakur-þukur elinle karýþtýrmayýnca, beþlik olarak düzemeyince, zarý þöyle avuç içinde yuvarlayýp atmayýnca oynanan okeye ben okey demem. Eski köye yeni icat çýkarmayýn kardeþim. Bu icattan esinlenerek Türk toplumunun kültür sanat konusundaki düzeyini arttýrabiliriz diye düþündüm. Okey masasý icat ediliyor da bunlar niye icat edilmesin? 1- Kendi kendini okuyan ve özetini 5 DAKÝKA sesli olarak anla tan KÝTAP projesi. Bu icat daha da geliþtirilip, kendini televizyon dizisi olarak anlatan kitaba çevrilebilir. 2- Rüyada film projesi. Sinemaya gitme alýþkanlýðý olmayan Türklere rüyalarýnda “sanki rüya görüyorlarmýþ gibi film izlettirme” olayý anlayacaðýnýz. Týp, elektronik ve biliþim bilimleri bu konuda çalýþacak. 3- Ýçildikten sonra kendi kendine fala bakan kahve fincaný proje si. 4- Geyik muhabbeti makinesi. 2 Euro atýp, 5 dakika boyunca “Galatasaray Fenerbahçe’yi nasýl yendi abi. Ama Hakem varya...” gibi muhabbet dinleyeceksiniz. 5- “Bilinçlenme Gözlüðü”. Bu gözlüðü takýnca anýnda her konuda bilinçleniyorsun. Emek vermeden yemek olayý anlayacaðýnýz. Bu gözlüðü takýnca kahvede sizin sözünüzün üzerine söz söyleyen olamayacak. Haliynen bu icatta da biliþim önemli. Gözlüðe monte edilecek küçük bilgisayara arama motoru yerleþtirilecek ve buradan her konu anýnda gözünüzün önüne gelecek. 6- Dizi haplarý: Olay gayet basit. Saatlerce dizi izlemiyorsunuz. Bir hap atýyorsunuz, 30 saniyede tüm diziyi izlemiþ gibi oluyorsunuz. Dikkat edin, bazý dizilerin haplarýný diðerleriyle ayný anda içmeyin, yan etki olayý anlayacaðýnýz. TOP’U KUTLARIM CD&V’nin aðýr toplarýndan Ergun Top yine kendisi gibi Avukat olan Sevda Karþýkaya ile evlenerek bekarlýða veda etti. Zeki Yalçýn dostum, “Haydar Abi gel, düðünden sonra da Ýsmail Erdoðdu’nun orda takýlýr biraz muhabbet ederiz” dediyse de ben gidemedim. CD&V’li Federal Milletvekili Hilal Yalçýn’ýn da katýldýðý düðünde Ergün Top ve Ali Çaðlar’ýn 2009 Bölge seçimlerine adaylýðý konuþulmuþ. Hilal kýzýmýz da “Ali abime sonuna kadar destek olurum, gerekirse listeye girerim” diyormuþ. Taký merasimini ise kendisi de politikacý olan Ali Çaðlar yaptýrmýþ. “Damadýn dayýsýndan 20 oy, gelinin halasýndan 5 oy” diye baðýrttýrmamýþ iyi ki! Bizim her yerde parmaðýmýz var. Bugün Belçika’da Haydar Abi’nin haberi olmadan kuþ uçmaz. mieka Sayfa 19x.qxp 16.05.2008 09:01 Seite 1 Mayýs 2008 19 YAÞAM SOSYAL Kaçaklarla (oturumsuzlar) ilgili hükümet anlaþmasý REHBER Nihat Dursun [email protected] ayýn okurlar, bu ayki köþemi, Yabancýlar Yasasý konusunda uzman olan Nivel Barosu avukatlarýndan Celine Dermin’le hükümetin 18 Mart’ta anlaþmaya vardýðý kaðýtsýzlar-oturumsuzlar konusunda yaptýðým söyleþiye ayýrdým. Avukat Celine Dermin ile yaptýðým söyleþiden notlarý sizlere aktarmak istiyorum.. Kaçaklarla ilgili, onlara oturum verme veya birçok vatandaþ arasýnda “kaçaklara af” denilen hükümet anlaþmasý, bugünkü hükümeti oluþturan 5 parti (CD&V, PS, CDH, MR, OpenVLD) tarafýndan, 18 Mart 2008 tarihinde yapýlmýþtýr. Bu hükümet anlaþmasýnda, yabancýlar yasasý konusunda birçok karar alýnmýþtýr. Ancak bunlar arasýnda önemli beþ tane karar vardýr. Birincisi, göçmenler ve sýðýnmacýlarla ilgili bir bakanlýðýn oluþturulmasýdýr. Þimdiye kadar bu görevi Ýçiþleri Bakanlýðý yapmaktaydý. Yeni bakan, eski CD&V (Baþbakan’ýn partisi)’li yeni Open VLD’li Bayan Anemie Turtelboom’dur ve yeni bakan nisan ayýndan beri görevine baþlamýþ olup göçmenleri ve ilticacýlarý ilgilendiren tüm sorunlarla da kendisi ilgilenmektedir. Yani sadece oturum deðil diðer tüm yabancýlar yasasý, vize, aile birleþimi, oturum, ... konularýnda bu bakan yetkilidir. Evet, Yabancýlar Dairesi (Office des Etrangers-Vreemdelingenzaken)’nin aldýðý kararlar ve uygulamalardan da bu yeni bakan sorumludur. Elbette ki sað bir partiden gelen yeni bakanýn yabancýlar ve göç konusunda pek açýk görüþlü ve toleranslý olacaðýný söyleyemeyiz. kararý, olayý daha da zorlaþtýrmak istiyor. Örneðin istek yapan kiþinin gelir düzeyinin “iyi” olmasýný istiyor. Gerçi henüz yürürlüðe girmedi ancak aile birleþimi yapacak kiþilere “ellerini çabuk tutmalarýný tavsiye edebiliriz.” Sonuncu nokta ise reþit olmayan oturumsuz çocuklarýn kapalý merkezlerde tutulmalarýna engel olacak çözümler aranmasýdýr. Kanýmca yeni merkezler açýlarak, oturumsuz çocuklar bu merkezlerde kalýp eðitimlerini yapabilecekler. S Kaçaklara-oturumsuzlara af Avukat Celine Dermin Yabancýlarla ilgili ikinci karar, kaçaklara (oturumsuzlara) oturum. Bu konuya detaylý olarak girmeden önce, baþka kararlarýn da alýndýðýný hatýrlatmak isterim, yani bu anlaþma ayrýca ekonomik göçün açýlmasýný istemektedir. Özellikle Flaman bölgesindeki patronlar hükümet üzerinde baský yaparak, iþçiye, personele ihtiyaç olduðunu belirtmiþlerdir. Bu nedenle Hükümet eksik olan iþ alanýný yabancýlara açmak istiyor, ancak rastgele deðil, belirli kurallara baðlayarak. Yani bu hükümet Fransýz modelini alarak, ekonomik göçü açmak istiyor. Dördüncü nokta, bu konuya fazla deðinilmiyor ancak belirtmekte fayda var. Yeni hükümet aile birleþimini daha da zorlaþtýrmak istiyor. Yeterince zor, karmaþýk olmasýna raðmen, yeni hükümet Gelelim kaçaklara-oturumsuzlara af konusuna, “regülarizasyonuna”. Regülarizasyon konusunda biraz evvel bahsettiðimiz “hükümet anlaþmasý” üç ana baþlýkta belirtilmektedir: 1. Özel þartlar: En az 31 Mart 2007 tarihinden evvel Belçika’da bulunma þartý. Bu durumun elektrik faturasý, iþ kontratý gibi resmi belgeler aracýlýðýyla ispatlanmasý istenilmektedir. Bu tarihten evvel Belçika’da bulunulduðu ispatlanamýyorsa Almanya, Holanda gibi Belçika dýþýndaki ülkelerden gelip oturuma müracaat etmeye gerek yok, çünkü iþleme konulmaz. 2. Ýþ bulma þartý, yani Belçika’da çalýþabileceðini ispatlamak: Bu konuda durum hala belirgin deðil ve hükümetin detaylý açýklamasý beklenmektedir. Özetle ilgili kiþilerden istenilen, ya kontratlý olarak çalýþabileceðini ispatlamasý veya bir iþyeri açabileceðini ispatlamasýdýr. Ancak burdaki çeliþki, oturum ve çalýþma karnesi olmadan, kiþi ne iþyeri açabilir ne de kontratlý çalýþabilir. Tahminimce ileriki dönemlerde müracaatta bulunan kiþilere üç aylýk veya altý aylýk geçici bir otutum verilerek, kiþinin kontratlý çalýþabileceðini veya iþ kurabileceðini ispatlamasý istenecektir. Ýþyeri kurmak için, kanýt olarak kiþiden belirli þartlar isteniliyor mu? Örneðin belirli bir miktarda sermaye (nakit para)? Hayýr, resmi yetkililer tarafýndan henüz somut bir karar alýnmýþ deðil. Üçüncü olarak da yukarýda belirtilen þartlarý yerine getiremeyip, bugüne kadar hiçbir müracaatý olmayan veya yapýlan münacatlara ret cevabý alýp ‘kaçak” durumda olan kiþiler için “çevreyle uyum-entegrasyon”-“insancýl nedenler” çerçevesinde aþaðýdaki þartlar is- tenmektedir: - Belçika’da kalma süresi (süre belirlenmemiþ, ancak 4, 5 veya 6 yýl olabilir). - Okula kayýtlý çocuklarý olmak. - Diplomalý ve bir meslek üzerinde eðitim almýþ olmak (çalýþma imkânýna sahip olmak) - Fransýzca veya Flamanca dilini konuþmak. - Ýkamet ettiði mahallede çevresiyle uyumlu olmak, yerel (belediye) yetkilileri tanýmak. Gördügünüz gibi hükümeti kuran partiler arasýndaki anlaþma her ne kadar umut vermiþ olsa bile, somut olarak henüz resmi bir açýklama yapýlmamýþtýr. Kanýmca “regülarizasyon” konusunda somut bir geliþme veya cevap, göçmenlerden, yabancýlardan sorumlu bakanýn mayýs sonu ya da haziran baþýnda kamoyuna resmi olarak açýklayacaðý bakanlýk genelgesiyle bildirilecektir. Sizce bakanlýk genelgesinde alýnacak karar genel olarak kimleri kapsar, tüm kaçaklarý kapsar mý? Umarýz... Ancak genelgeyi bakanlýk hazýrlayacak. Benim bu konuda bir açýklama yapmam yanlýþ olur. Genel kanýmý sorarsanýz, iltica baþvurusunda bulunup da uzun süredir Belçika’da yaþayan kiþileri, diðer taraftan herhangi bir nedenle Belçika’ya gelip de uzun süredir Belçika’da yaþayan, çocuklarý okula giden aileleri kapsayacaðý kanýsýndayým. Diðer taraftan iþ bulma imkaný olan kiþilere de kolaylýk saðlanacaðýný sanýyorum. Fakat iþ sektörü sýnýrlandýðý taktirde oturum alabilecek kiþilerin sayýsý da sýnýrlý kalacaktýr. Son olarak bu konuyla ilgilenen kiþilere neler öneriyorsunuz? Ýþ bulan kiþilerin öncelikle yapýlacak kontratla ilgili yeterince bilgi sahibi olmalarýný, yani kontratýn niteliði, geçerliliði vs... konusunda araþtýrma yapmalarýný öneririm; bu konuda bazý sahtekarlýklarýn, yolsuzluklarýn yapýldýðýný duydum. Diðer taraftan istenilen “entegrasyon”la ilgili kanýtlarý, Belçika’da 31 Mart 2007 tarihinden beri yaþadýklarýný ispatlayacak kanýtlarý þimdiden hazýrlamalarýný tavsiye ederim. Böylece bakanlýk genelgesi açýklandýðýnda dosya hazýrlanmýþ olur ve müracaat edilebilinir. Ýmtiyaz Sahibi BÝNFÝKÝR VZW Genel Yayýn Yönetmeni Serpil Aygün Genel Koordinatör Erdinç Utku Yayýn Kurulu Ýlknur Cengiz, Leyla Ertorun, Serpil Aygün, Erdinç Utku, Nihat Dursun, Mehmet Aydoðdu, TASARIM Openwings REKLAM 0484 528 902 [email protected] ADRES Gustave Latinislaan 45, 1030 Bruxelles TEL 0032 2 242 01 53 e-mail [email protected] WEB www.binfikir.be NOT: Avukata ulaþmak için 067 21 08 33 067 88 80 93 Sayfa 20x.qxp 16.05.2008 08:13 Seite 1 Mayýs 2008 GÜNDEM 20 Liege’de görkemli Türk Günü þenliði Liege Türk Dernekler Birliði’nin(FLAT) organize ettiði “Türk Günü Þenliði”, Belçika'ya ilk gelen Türk iþçilerinin çalýþtýðý BLEGNY Maden ocaðýnýn bulunduðu yerde “Blegny Çicek Günü” olan 2 Mayýs’ta görkemli bir þekilde yapýldý. E.Utku/C.Tamoðullarý Liege’de bulunan dernekler tarafýndan þenlik alanýnda kurulan yiyecek standlarýnda Türk mutfaðýndan örnekler sunulurken, bir cadýrda da þark köþesi oluþturuldu. Ýstanbul Büyükþehir Belediyesi mehteran takýmý gösterisi, Yadeller Müzik Grubu (Seraing/Belçika), HEM Folklor Grubu (Genk/Belçika), Music Club Halk Muziði grubu konseri, Anne-Sophie Baptiste eþliðinde Nasrettin Hoca Gösterisi, Anonymat grubu Saz Dinletisi ve Piyano eþliðinde Osmanlý dinletisi’nin yer aldýðý programda akþam baþlayan Sinan Yýlmaz konserinde özellikle gençler çoþtular. Türk Günü Havai Fiþek Gösterisi ile sona erdi. FLAT Baþkaný Ýbrahim Kaya, Baþkonsolos Vekili Muavin Konsolos Selen Evcit, Liege Vali yardýmcýsý Andre Gilles, Valon Bölgesi Hükümeti Ekonomi Bakaný Jean-Claude Marcourt ve Liege Belediye Meclis üyesi Mehmet Aydoðdu birer konuþma yaptýlar. Türk Günü etkinlikleri kapsamýnda 40. yýl Türk Göçü Fotograf Sergisi, Liege kentinde yaþayan ressam Mehmet Aydoðdu ve Türkiye'den bazý Türk ressamlarýn resimlerinden oluþan bir karma resim sergisi, Mehmet Aydoðdu’nun hazýrladýðý Türk tarihini haritalarla anlatan bir harita sergisi gibi etkinlikler de yer aldý. Türk Günü kapsamýnda ayrýca 4 takýmýn katýldýðý bir futbol turnuvasý düzenlendi. Türk spor kulüplerinden Herstal Espoir Turcs, Ottoman Wandre, Dünya Liege Futsal ve FC Anadolu Seraing takýmlarýnýn katýldýðý turnuvada birinciliði Herstal Espoir Turcs alýrken, Turnuvada baþarýlý bir grafik sergileyen Dünya Liege Futsal takýmý ikincilikle yetinmek zorunda kaldý. Türk Günü ile ilgili olarak Binfikir’e bir deðerlendirme yapan Liege Türk Dernekler Birliði (FLAT) Baþkaný Ýbrahim Kaya “Türk Günü’nün bekledikleri gibi geçtiðini, gözlemlenen bazý eksikliklerin önümüzdeki yýllarda giderileceðini” söyledi. Organizasyonda yer alanlarla etkinlik sonrasý biraraya gelerek bir deðerlendirme yapacaklarýný söyleyen Kaya, ”bu Türk Günü’nü çok kýsa bir sürede organize ettik. Bir sonraki için 6 ay önceden çalýþmaya baþlayacaðýz” dedi. Þenlik alanýnda görev yapan koordinatörlerden Ömer Þener ise Binfikir!e ”Türk Günü konusunda organizasyon ve katýlýmdan memnun olduðunu” söyledi. Kaya, FLAT yöneticileri sekreter Mustafa BAÐCI, Muhasip Ayhan AKTÜRK, Yönetici Cihan COL, Yönetici Ernur ÇOLAK ve Belediye meclisi Üyesi-ressam Mehmet AYDOÐDU olmak üzere emeði geçen herkese teþekkür etti. Sayfa 21x.qxp 16.05.2008 08:41 Seite 1 Sayfa 22x.qxp 16.05.2008 09:14 Seite 1 Mayýs 2008 Speakers Corner 22 Bu sene izine gidiyoruz, Lizbon’a! -Ýzin var mý bu sene? -Var, Lizbon’a gidiyorum. -Nasýl yani? [email protected] Koþulsuz sevgi: Anne sevgisi nlü Alman yazar Erich Fromm, Sevme Sanatý adlý kitabýnda sevgiyi türlere ayýrarak koþullu ve koþulsuz sevgiden bahseder. Kitabý lise yýllarýmda okumuþtum, sevmeyi ve sevilmeyi en yoðun olarak beklediðimiz yýllar olsa gerek, o dönemler. O arayýþla sevginin kimyasýný anlamaya kalkýþarak okumuþtum bu kitabý. Yaþadýðýmýz dünyada edindiðimiz beklentilerle insanlarý seviyoruz ya da sevmiyoruz. Onlarýn bize karþý davranýþlarý sonucu birine sevgi besliyoruz ya da beslemiyoruz. Sevgiliniz, eþiniz, iþ arkadaþýnýz ya da öðretmeniniz sizin ihtiyaçlarýnýza cevap verdiði ölçüde sevginizi kazanýyor. Bizimle ayný deðerleri, ayný Koþulsuz, karþýlýk beklenmeden verilen düþünceleri paylaþmayan bir arkadaþ istemeyiz, onu tek sevgi türü, anne sevmemizin koþuludur bu. sevgisi sanýrým. ÇoBize bol not vermeyen öðcuðunuz sizin deðer- retmenimizi sevmeyiz örneðin. Havasý suyu kötü olan lerinizi paylaþmasa ülkeyi de sevmeyiz, tadý iyi da, hatta çoðu zaolmayan elmayý da… Koman sizi çaðýn geriþulsuz, karþýlýk beklenmesinde kalmýþ düþünce den verilen tek sevgi türü, anne sevgisi sanýrým. Bir anve davranýþlara sanenin çocuðuna duyduðu hip eski kafalý biri sevgi. Çocuðunuz sizin deolarak görse de, arðerlerinizi paylaþmasa da, hatta çoðu zaman sizi çaðýn kadaþlarýný size tercih etse de, siz çocu- gerisinde kalmýþ düþünce ve davranýþlara sahip eski kafaðunuzu sevmeye hep lý biri olarak görse de, sizin devam edersiniz. istediðiniz okulda okumayýp, istediðiniz kiþiyle evlenmese de, babasýný sizden daha çok sevdiðini söylese de, arkadaþlarýný size tercih etse de, siz çocuðunuzu sevmeye hep devam edersiniz. Bu da belki anneliðin doðasýnda var. Ne olursa olsun, ne yaparsa yapsýn hep sevmeye devam eden tek kiþi annedir herhalde. Bu sevgi ile emek veriyor anne çocuðuna. En uykucu anne bile bebeðinin ufacýk bir farklý nefes almasýnda dahi sýçrýyordur yataktan içgüdüsel olarak, hem bedensel hem de psikolojik olarak hayata hazýrlanmasý için olaðanüstü bir çaba sarfediyor anne çocuðu için. Olaðanüstü bir performansla. Sonunda bir gün yuvadan uçup gideceðini bilerek. Belki içgüdüsel bir durumdur bu annelik. Belki hormanlarýn bahþettiði mucizevi bir durum, ancak þu kesin ki koþulsuz verilen tek sevgi annelikte var. 1905 yýlýnda Amerika’nýn Filedelfiya Eyaleti’nde oturan Anna Jarvis annesinin ölümü üzerine yaþadýðý sonsuz acýyý dindirmek üzere arayýþlara girer. Annesine hayatta iken gösteremediði ilgi ve alakanýn ezikliðini gidermeye çalýþýr. Annesinin ölümünün üzerinden iki yýl geçtikten sonra bir günün anneler günü olarak kutlanmasý fikri aklýna gelir ve bunun için ülke çapýnda çalýþmalar yapar. Fikir kabul görür ve o günden bugüne Jarvis’in annesinin öldüðü gün olan Mayýs ayýnýn ikinci pazar günü anneler günü olarak kutlanmaya baþlanýr. Rivayet böyle. Anneler günü kutlamasýnýn tarihçesi gerçekte ne olursa olsun, annelerin kutsal sevgisi kutlanmaya deðer. Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun. Ü Karþýdakinin izinden, tatilden anladýðý Türkiye’ye akraba ziyareti olduðu için þaþýrýyor haliyle. Artýk izin vakti yaklaþýyor. Her sene olduðu gibi bu sene de birçok aile Türkiye’ye gitmek için bilet alma koþuþturmasýna girdi bile. Akrabalarýný ziyaret edip ordan da Akdeniz’e açýlacaklar. Belki de çocuklarýna gelin bulabilmek için yine pazarlarda dolaþýp domates, pardon, kýz var mý diye soracaklar. Tatilden anlaþýlan, bir süre akraba ziyareti bir süre de sahile gitmek olduðu için, Trabzonlu olmayan Sümela Manastýrý’ný görmemiþtir. Kayserili olmayan da Anadolu’daki ilk Týp Fakültesi olan Gevher Nesibe’yi bilmez. O topraðýn insaný bu bilgileri genelde Türkiye’ye tatile giden Belçikalýlardan öðrendiler bugüne kadar. Onlar karþýsýnda mahcup durumu düþmemek için o yerleri bilmediklerini gizlediler çoðu zaman. Ben çocukluðumdan hatýrlýyorum, Edirne’den geçerken iki dakika durup da Mimar Sinan’ýn ustalýk eseri olan Selimiye camiini gezemedik. Amaç bir an önce Kayseri’ye ulaþmaktý. Yani izin aslýnda Türkiye’ye de- ðil, Kayseri’ye gitmekti. Türkiye’ye tatile gitmekte bir sorun yok. Her sene milyonlarca turist Türkiye’ye tatile gidiyor. Ama onlar bir sene sonra, yeni kültürler, yeni tatlar keþfetmek için baþka bir ülke seçiyorlar tatil için. Arýlarýn her tür çiçeðe konup farklý tatlar almasý gibi. Biz ise hep ayný, hep ayný…. Sanki bu dünyayý yaratan, Türkiye ve Belçika dýþýnda yerler ve güzellikler yaratmamýþ gibi hep ayný yerler.. Yeni yerler, uygarlýklar, kültürler, insanlar, alýþkanlýklar gören insanla görmeyen insan hiç bir olur mu? Yeni kültürler, uygarlýklar gören insan kendi kültürüne o kültürler arasýnda bir yer açar. O insanlarý daha iyi anlar, daha iyi empati kurar. Türk’ün Türk’ten baþka dostlarý olabileceðini görür. Türkiye dýþýndaki yerlerdeki uygarlýklari gören insan, insan olmanýn, dünyaya bir þeyler býrakýp gitmenin kuru bir milliyetçilikten çok daha deðerli olduðunu görür. Kýsacasý bir dünya vatandaþý olduðunu gezerek, görerek, yaþayarak idrak eder. Gerek Piramitleri gezerken, gerek Peru’daki Machu Picchu þehrini dolaþýrken insanýn gücünü görür. Ýnsanýn gücünü görür, ama ayný zamanda hangi çaðda ve coðrafyada olursa olsun insanlarýn ne kadar da birbirine benzediðini fark eder. Haliyle bu sonuçlara varmak için ilk önce BelçikaTürkiye arasý mekik dokumaya son vermek lazým. Bir sene Türkiye dýþý tatil, bir sene de Türkiye’ye gitmek bence en makul olaný. Bu þekilde dünyaya at gözlüðü ile bakmaya son veririz belki de. Yunanlýlarýn da bizden çok farklý olmadýðýný görürüz, Stockholm-Ýstanbul karþýlaþtýrmasý yapýp, “bakarsan bað bakmazsan dað olur” atasözünün ne kadar isabetli olduðunu fark ederiz. Vizyon sahibi olunca küçük Portekiz’in Büyük Okyanuslara nasýl sahip olduðunu görürüz. En önemlisi yeni yerler görüp yeni þeyler öðrenir, yeni þeyler anlatýrýz. Ýyi yolculuklar :-) Kamil GÖZEN Limburg þiirleriniz TÜM ÇIKMAZ SOKAKLAR KENDÝME ÇIKTIÐINDA Sezen’e Ýhraç edilir yürekler Altýn rengi kafeslerde taþýnýr aþklar Avrupa’ya Geri dönüþü yoktur artýk çýkýlan yolun Kendine dönebilirsin ancak! Þarký söylemek de yetmez o zaman Çýðlýklarýn sessizliðinde boðulursun Kalabalýklarda yalnýzlaþýp Dinlenmekten yorulursun Hafiflemez yüreðinin yükü Þarký söylesen de avaz avaz. Tüm çýkmaz sokaklar kendime çýktýðýnda Seyyar sevdalar iþportaya düþtüðünde CAFER BULUT Brüksel aforizmalar Ýnsanlara ayýracak vaktim yok çünkü parayla randevum var. Bu yüzümdeki gülücüklerimi paylaþmak istemez misin, o zaman silahýnla deðil, ellerinde çiçeklerinle gel. Ne zaman cennetten bahsetseler hep sen geliyorsun aklýma. Uzat ayaklarýnýn altýný öpeyim anne. Bugün yine sabah erken uyandým. Hayalin yanýmdaydý, ama sen yine yoktun. Eskiden telgrafýn tellerine kuþlar konardý, þimdi devir deðiþti. Telefonun tuþlarýna vefasýzlýklar konuyor. Dünya’da sevgi, barýþ ve kardeþliðin hakim olmasýný istiyorsan önce sen kendinden baþla. Sevmiyorum dediðin bir insana çiçek ver ve ondan bir çiçek iste ki her yer kin nefret yerine çiçek açsýn. Ahmet ALKAN Brüksel Þiir, yazý ve karikatürlerinizi bekliyoruz: [email protected] Sayfa 23x.qxp 16.05.2008 08:15 Seite 1 Mayýs 2008 23 GÜNDEM ðitim yolculuðumun en önemli duraklarýndan olan bir hocam, hiç unutmayacaðým bir söz sarfetmiþti: “Hayvana verilen öneme bakarak bir toplumun uygarlýk seviyesini öðrenebilirsiniz.” Üniversite döneminde ise, iletiþim öðrencisi olarak þu gerçeði saptadým: bir toplum, yozlaþma kültürüne teslim olmuþ TV’leri seyrettikçe, bilgi ve uygarlýk seviyesi düþer. Bu iki gerçeðe eðildiðimde, son zamanlarda TV’de hayvan belgesel sayýsýnýn çoðalmasýnýn hayýr mý, þer mi olduðu konusunda ikileme düþtüm açýkçasý. Neyse ki modern hayatýn tutarsýzlýklarýný, tarihin ibret verici dersleri sayesinde çözebiliyoruz. Fatih Sultan Mehmet, Ýstanbul’un fethinin ardýndan büyük zaferler ve devletin geleceði hakkýnda endiþelenir. Vezirini çaðýrýr ve sorar: “Ey Vezürüm, Devlet-ül Osmanlý ne zaman biter?” Ýlmin simgesi vezir cevap verir: “Ben bilmem, ben anlamam.” Padiþah þaþkýn ve kýzgýn bir ifadeyle sorusunu yineler. Vezir, bilmediðini ve anlamadýðýný tekrarlar. Fatih vezirine buyurur: “sen her þeyi bildiðin için burada deðil misin? Yorgunluðuna verdim, bu gece düþün, yarýn yine soracaðým.” Ertesi sabah Padiþah kalkar ve tez elden vezirine sorar: “Ey Vezürüm, Devlet-ül Osmanlý ne zaman biter?” Vezir der ki: E [email protected] Ýnsan medeniyetinde hayvanlar Son zamanlarda TV’de hayvan belgesel sayýsýnýn çoðalmasýnýn hayýr mý, þer mi olduðu konusunda ikileme düþtüm açýkçasý. Neyse ki modern hayatýn tutarsýzlýklarýný, tarihin ibret verici dersleri sayesinde çözebiliyoruz. “Ben bilmem, ben anlamam.” Çaresiz kalan Fatih, vezirini ölümle tehdit eder ve derhal makul bir cevap vermesini ister. Vezir de der ki: “Padiþahým, dünden beri size cevap veriyorum ama duymuyorsunuz. Bir toplum ne zaman ki devlet iþlerini sorgulamaz, o toplumun devleti o zaman çökmeye mahkûmdur.” TV’deki hayvan belgesellerinin bu hikayeyle ne alakasý var? Ben bilmem, ben anlamam demeyin. Devamý var... Cezayir, Fransýz sömürgesinden kurtulma savaþý verdikten sonra yüzyýlýn en kanlý “dinî iç savaþ”larýndan birini yaþadý. O yýllarý tek karede özetleyen en iyi görüntü ise ne ilginçtir ki bir Fransýz komedi filminde mevcut bence. Asteriks ve Oburiks/Görevimiz Kleopatra adlý film, Galyalýlarla Romalýlarýn savaþýný alaylý (ve gerçek dýþý) biçimde konu eder. Ýki ordu birbi- rine saldýrdýðý anda ekrana bir karides gelir ve bir spiker konuþur: “bu sahnenin olaðanüstü þiddetini önlemek için size karidesle ilgili bir belgesel sunuyoruz.” 5 saniye sonra film tekrar baþlar ve ortalýk darma duman olmuþtur. Bu ilginç fikir, filmde baþrol oynayan Cezayir asýllý Fransýz þovmen Jamel Debbouze’undur. Ülkesindeki savaþ yýllarýný sorgulayan Debbouze, baskýcý rejimle bir o kadar baskýcý Ýslami örgütlerin propagandalarýný eleþtirmiþtir böylece. Ýnsanlar habere ihtiyaç duyarken gerçekler yýllar boyu “hayvan belgeselleriyle” gizlenmiþtir. Sonuç: Komünist rejimden kaçan Arnavut arkadaþým, Ýtalyan TV’sinde altýn kasede yemek yiyen köpek reklamlarý görünce, “köpekler böyle yiyorsa kim bilir insanlar ne güzel yaþýyorlardýr” derdi. Bugün ise Amerika ve Avrupa’da Guillermo Vargas Habacuc adýnda bir «sanatçý», sokak köpeklerini sanat galerilerinde aç susuz býrakýp «nasýl öldüklerini» sergiliyor! Biz ise Belçika’da Brüksel-HalleVilvoorde, alým gücü, göçmen sorunu ve iþsizlik; Türkiye’de AKP’ye kapatma davasý, Ergenekon, içki yasaðý gibi konular varken, hayvan belgeselleri izliyoruz. Acaba neden? Bana sorarsanýz: “Ben bilmem, ben anlamam.” Liege Heyeti’nden Karaman’a destek ziyareti Liege Belediye heyeti Türk Dil Bayramý için Türkiye’deydi. Ýngilizce egemenliðine karþý Türkçe-Fransýzca dayanýþmasý sergilediler. Haber Merkezi araman Belediyesi öncülüðünde düzenlenen 731. Türk Dil Bayramý ve Yunus Emre’yi Anma Törenleri’ne, Karaman Belediyesi’nin Liege Belediyesi’ni kutlamalara resmen daveti üzerine Liege Belediye Meclisi Üyesi Karaman doðumlu ressam Mehmet Aydoðdu (PS–Frankofon Sosyalist Partisi), Liege Belediye Baþkaný Willy Demeyer (PS) ve Belediye K Meclisi üyeleri Alain Leens (Ecolo–Frankofon Yeþiller Partisi), Nicole Anoul (MR–Frankofon Liberelleri), Jean-Pierre Goffin (PS) ve Laurence Cuipers (CDH–Frankofon Hristiyan Demokratlarý) ile katýldý. Karaman, Ankara ve Ýstanbul'da düzenlenen ve 5-13 Mayýs tarihlerinde gerçekleþen etkinliklerde, 7 Mayýs'ta Ýstanbul'da Dolmabahçe Sarayý'nda düzenlenen törenle "2008 Karaman Türk Dili Ödülleri" sahiplerine verildi. Heyet Ankara’da mecliste ve Türk Dil Kurumu’nda görüþmeler yaptýktan sonra Karaman’a geçti. Karaman’da Neþet Ertaþ, Muazzez Ersoy ve Sibel Can konserleri, kültür sokaðý açýlýþý, sevgi çadýrý faaliyetleri, Türk dilinde üretilen sinema gösterileri gibi faaliyetler düzenlendi. Birçok faaliyet içinde öne çýkan bir tanesi ise Ankara Türk Dil Kurumu'nda yapýlan toplantý oldu. Karaman Belediyesi Yunus Emre Toplantý Salonu'nda "Dünya'da Türk Dili" konulu bir panel düzenlendi. Burada ünlü Türkologlar Gürcistanli Nana Kaçarova, Sýrbistanlý Ivan Panoviç ile Belçika Liege Belediye Meclis üyesi, Kültür Komisyonu Baþkaný ve ressam Mehmet Aydoðdu birer bildiri yayýnladý. Mehmet Aydoðdu bildirisinde "Orta Asya, Kafkaslar ve Balkanlar'da Türk Dili'nin yayýlýmýnda devlet hakimiyeti söz konusudur. Ama Batý Avrupa'da tam tersi gerçekleþerek, hem devlet hem de halktan söz edilmelidir. Çünkü, 1960'lardan itibaren Avruapa'ya gelen iþçilerimiz burada Türkçe'nin yeni ve baþka bir evini kurmayý baþarmýþlardýr. Onlar gerçek bir kahramandýrlar. Birçoðunun ilkokul eðitimi bile olmadýðý halde Türkçe'nin yaþatýlmasýnda ve yayýlmasýnda büyük ve baþarýlý gayretlerini göz ardý etmek büyük haksýzlýk olur bence" dedi. Siz neredeyseniz, Binfikir orada! Gelecek ayýn BÝNFÝKÝR’ini þimdiden ayýrtýn! Sayfa 24x.qxp 16.05.2008 08:33 Seite 1 Mayýs 2008 SPOR 24 Standard Liege 25 yýl sonra þampiyon Anderlecht’i 2-0 yenerek tarihindeki 9. Belçika þampiyonluðuna ulaþan Standard Liege, futbol tutkunu bir kitlenin 25 yýllýk baþarý hasretine son vermiþ oldu. Köklü futbol kültürüyle gururlanan Standard’ýn baþarýsýnýn ardýnda ise deðiþim ve yeni nesil yatýyor. Ersin Resne yýl sonra gelen Standard þampiyonluðu, birkaç yýl içinde yürütülen yeniden yapýlanmanýn ürünü. Genç ve kendi alt yapýsýndan yetiþen oyunculara þans vermek isteyen Liege ekibi, þu an Belçika futbolunun en iyi alt yapýsýna sahip. Sezona Portekizli yýldýz Sergio Conceiçao’yu göndererek baþlayan Liege ekibi, fýrtýna gibi bir baþlangýçla ilk 5 karþýlaþmasýný 18 gol kaydederek kazandý. Genç kaptan Steven Defour gibi yetenekler için nihayet kendilerini kanýtlama vakti gelmiþti. Defour beklentileri boþa çýkarmadý ve Altýn Ayakkabý’nýn sahibi oldu. 25 Kral kazada can verdi Club Brugge'ün forveti, milli futbolcu François Sterchele aþýrý hýza kurban gitti. Ünlü futbolcu Beveren yakýnlarýndaki kazada can verdi. Daha önce Charleroi ve GBA kulüplerinde oynayan 26 yaþýndaki futbolcu, Club Brugge'de ilk sezonunu geçiriyordu. Sterchele, geçen sezon attýðý 21 gol ile Belçika'nýn gol kralý olmuþtu. Sterchele geçen yýl 4 milli maçta oynamýþtý. Kraliçe zirvede býraktý Dünya çapýndaki ünlü tenisçi Justine Henin 20 yýllýk tenis oyunculuðu kariyerine 26 yaþýnda zirvedeyken son verdi. Henin «Dünya birincisiyken tenisi býraktýðým için çok mutluyum. Bu olaðanüstü» dedi. Kararýndan geri adým atmayacaðýný belirten Belçikalý tenisçi «kendime ve aileme daha fazla zaman ayýracaðým» þeklinde konuþtu. Kimsenin baþarý beklemediði orta saha oyuncularý Marouane Fellaini ve Axel Witsel ise, ülke futboluna kazandýrýlan deðerler oldular ve 21 yaþ altý futbolculardan oluþan Belçika Olimpiyat Milli takýmýyla Pekin yolculuðuna çýkmaya hazýrlanýyorlar. Brükselli büyük rakip Anderlecht’in kullanamadýðý bazý yeteneklerin Standard’a gelip baþarýyý yakalamalarý da ilginç bir anekdot: Standard’ýn þampiyonluðu garantilediði karþýlaþmada Liege takýmý, Anderlecht’i eski bir Brükselli olan Dieumerci Mbokani’nin iki golüyle devirdi. Genç bir takým olmasýna raðmen Standard, ligin en az gol yiyen ve en istikrarlý kadrosu olarak bir gerçeði daha kanýtlýyor: yaþlarý ve tecrübeleri ne olursa olsun yetenekli futbolcular sonuca gidebiliyorlar. Þampiyonluðu ilan edene kadar (bitime iki hafta kala) Liege ekibi maðlubiyet yüzü görmeyerek, baskýya dayanýklýlýðýný gösterdi. 25 yýl önceki nesille tek bað, teknik direktör Michel Preud’homme oldu. Liegelilerin 1983 yýlýndaki þampiyonluk sýrasýnda Preud’homme, kaleyi koruyordu. Ayný baþarýya antrenör olarak ulaþmasý, Preud’homme’a da haklý olarak yýlýn çalýþtýrýcýsý ödülü getirdi. Perde arkasýndaki bir diðer isim ise, eski antrenör Dominique D’Onofrio oldu. Teknik sorumlu olarak gençleri yetiþtiren D’Onofrio, takýmý yönettiði dönemdeki iniþli çýkýþlý grafiðini unutturup kariyerinin en baþarýlý sonucunu elde etmiþ oldu. Uzun yýllar Anderlecht ve Club Brugge’ün gölgesinde kalan Standard, nihayet üst sýralardaki yerini aldýysa da asýl merak edilen konu, bu baþarýnýn devamý. Liege halkýnýn çýlgýnca kutlamalarýndan da anlaþýldý ki, bir 25 yýl daha sabretmeye niyetleri yok! ‘Çocuklarýnýzý spora yönlendirin’ Haber Merkezi Belçika Federal Milletvekili Hilal Yalçýn (CD&V) E. Houthalen-Rekem Belçika Atatürk Kupasý yükselme grubu maçýnda baþlama vuruþunu yaparak spor yapan gençlere destek verdi. Milletvekili Yalçýn sporun çocuklarýn ve gençlerin çevrelerini tanýmalarýna, kurallara uymayý öðrenmelerina, fiziksel ve ruhsal geliþimlerine büyük katkýlarý olduðunu ifade ederek bu konuda gönüllü olarak hizmet verenlere büyük saygý duyduðunu belirtti. Yalçýn ayýrýca anne babalara bir çaðrýda buluna- rak çocuklarýnýn düzenli spor yapmalarý için onlarla birlikte olmaya çalýþmalarýnýn da önemine iþaret ederek örneðin bir futbol maçýnda sahanýn kenarýnda kendisini seyreden anne babasýný gören çocuklarýn daha uyumlu ve saygýlý olacaðýný hatýrlattý. Bu yýl 13.’sü Anvers Türkspor tesislerinde yapýlan Belçika Atatürk Kupasý’na Liege Bölgesi’nden Wandruienne Turque, Liege Türkspor, Charleroi Bölgesi’nden Jeunesse Turque, Trabzonspor, Brüksel Bölgesi’nden Anatolia 95, Brüksel Antalyaspor, Anderlecht Denizlispor, Gent Bölgesi’nden FC Avrasya, Zele’de Gençlerbirliði, Sint-Niklaas, Limburg Bölgesinden FC Turkse Beringen, FC Anadol HeusdenZolder, FC Turkse RangersGenk, E. Houthalen ve Anvers Bölgesi’nden Fc Turksport ve Vatanspor katýlýyor. Þampiyonluðu kutladýlar Taraftarlarý ve Liege halký, Liege'de Saint Lambert meydanýnda Standard Liege’in þampiyonluðunu kutladý. Futbolcular büyük bir týrýn üstünde þehir turu atarak, Saint Lambert meydanýnda kurulan platforma geldiler. Müzikle çoþan taraftarlar birlikte þarkýlar söyleyip, Standard Liege bayraklarý salladýlar. Ü. Temel Hayal / Bilal Çakýr Þampiyon Cimbom Cüneyt Tamoðullarý Türkiye’de 2007-2008 Futbol sezonu Galatasaray’ýn þampiyonluðuyla son buldu. Sýkýntýlý bir sezon geçiren sarý kýrmýzýlar her türlü güçlüðe raðmen ipi göðüslemeyi baþardýlar.Tarihindeki 17. zaferine ulaþan Galatasaray, gelecek sezon Türkiye’yi, Türkcell Süperlig’i 2. sýrada bitiren Fenerbahçe ile birlikte UEFA Þampiyonlar Ligi’nde temsil edecek. Ligi 3. sýrada bitiren Beþiktaþ ise UEFA kupasýnda baþarý kovalayacak Çaykur Rizespor, Vestel Manisaspor ve Kasýmpaþaspor ligde son üç sýrayý alarak küme düþen takýmlar oldular. Bank Asya 1. Lig de mücadele veren Kocaelispor ve Antalyaspor ilk iki sýrayý alarak gelecek yýl Türkcell Süperlig’de oynamaya hak kazandýlar. Turkcell Süperlig’e yükselecek 3. takýmý Sakaryaspor, Eskiþehirspor, Diyarbakýrspor ve Boluspor arasýnda Beþiktaþ Ýnönü Stadýnda gerçekleþecek playoff maçlarý belirleyecek. Taraftarlardan ýzgara partisi Galatasaray’ýn þampiyonluðu Belçika’da da çoþkuyla kutlandý. Belçika Galatasaray Taraftarlarý Derneði ýzgara partisi verdi.
Benzer belgeler
Ekim 2007 - Binfikir
Sarayý artýk Türklerin de uðrak yeri olmaya baþladý.
Belçika’ya Türk göçünün baþladýðý ilk yerlerden biri
olan Blegny’de gerçekleþtirilen Türk Günü, istenirse
çok kýsa bir sürede bile ne güzel baþa...
Mart 2006 - Binfikir
ekip çalýþmasýnýn ön planda olduðu, herkese ve her
kesime açýk olan bu platformda, evrensel deðerlerle
çeliþmeyen, terör veya ýrkçýlýk ya da ayrýmcýlýk savunmayanlar rahatça sesini duyurabilir. Bin...
Mayıs 2007
giden çocuðu var. Tüm gelecekleri
küçücük bir kaðýt parçasýna baðlý.
Kaðýtsýzlar, kaðýttan insanlar deðil,
bizim gibi etten kemikten insanlar.
Kayýt dýþý yaþanmasý, yaþamamak
anlamýna gelmiyor.