Ekim-2014 - Petinfo Dergi
Transkript
Ekim-2014 - Petinfo Dergi
petinfo 68 PET SAĞLIĞI DERGİSİ EKİM 2014 SAYI 68 KUDUZ Sadece Antartika kıtasında eradike edilen kuduz virüsü tüm dünyayı tehdit etmeye devam ediyor. Global bir problem olan kuduz hastalığına karşı tüm dünya omuz omuza… #TogetherAgainstRabies S.56 Tüm dünya ciddiyetin farkında ya biz? 30 İVHO yeni dönemine hızlı başladı 48 Vetakademi’nin Samsun çıkartması 68 İÇİNDEKİLER 56 > Kuduza karşı bütün dünya omuz omuza Kuduz tamamen önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen neden hala büyük bir problem? İVHO yönetim kurulu ve VİSAD Genel Sekreteri Musa Arık Türkiye’de ve Dünyadaki kuduz hastalığının durumunu değerlendirdi. 8 > Petinfo’dan en güncel ve bilimsel haberler Oldukça merak edeceğinizi düşündüğümüz Türkiye’den ve dünyadan en yeni haberleri bu köşemizden bulabilirsiniz. 18 > VETERİNER HEKİMLER Tek Tıp Tek SağlıĞI Benimsemeli Başarılı klinisyen Erkut Gören Veteriner hekimlik mesleğini değerlendirerek, mesleki eksiklikleri hatırlattı ve mesleği geliştirme yollarından bahsetti. sayfa 18 Veteriner Hekim Erkut Gören’i Petmania Veteriner Kliniği’nde ziyaret ettik. 24 > DR. Bayer’den Yeni ikna bilimi Nöromarketing Dr. Bayer bu ay Dr. Kıvılcım Kayabalı’nın katkılarıyla nörobilim çalışmalarına ışık tutarak sizlerle insan davranışlarıyla ilgili birçok yeni bilgi edinmenize olanak sağlayan tüyolar paylaşacak. 28 > KIng Charles’larda ChIarI Malformasyonu Yeni araştırmalarda Cavalier King Charles Spaniel cinsi köpeklerin kafatasında ağrılı sinirsel hastalıklara sebep olan iki belirgin risk faktörü tanımlandı. sayfa 28 sayfa 36 30 > Tüm dünya ciddiyetin farkında ya biz… İlk olarak 1626 da İtalya’da keşfedilen kalp kurdu hastalığı etkili tedavisi ve korunma yolları mevcut olduğu halde nasıl hala tehlike arz etmektedir? 68 > Vetakademi’nin Samsun Çıkartması BAŞARILI GEÇTİ 27-28 Eylül’de küçük hayvan ortopedisiyle ilgili Samsun Northpoint Otel’de klinisyenlere yönelik kapsamlı bir seminer gerçekleştirildi. 36 > Stres bir FLUTD sebebidir… FLUTD ile karşılaşıldığında nasıl bir yol izlenmelidir ya da FLUTD’dan korunmak mümkün müdür? İşte hastalarınıza önerebileceğiniz bazı ipuçları… 44 > Bursa’dan dünyanın ilk kedi protez implantı Nilüfer Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü Hayvan Bakım ve Tedavi Merkezi Müdürü Dr. M. Mürsel Büyükçoban ve Dr. Ayşe Yazıcı, Şeker’in yeniden yürüyebilmesi için implant protez gerçekleştirmeye karar verdiklerini açıkladı. sayfa 68 78 > Kısırlaştırılmış hayvanlarda nelere dikkat edilmelidir? Hayvan sahiplerine vereceğiniz birkaç ipucuyla, kısırlaştırılmış hayvanlarının daha sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlayabilirsiniz. Champion’dan öneriler… sayfa 78 sayfa 44 Ön bacakları kopmuş olan Şeker’e uygulanacak tedavilerle ilgili bilgileri Dr. Ayşe Yazıcı’dan aldık. 48 > İVHO Yeni Dönemine Hızlı Başladı İlk toplantısını 30 Eylül’de gerçekleştiren yeni dönem İVHO Yönetim Kurulu ve üyeleri gelecek dönem için çalışmalara başladı. PETİNFO 2014/10 02-03 82 > Koruyucu hekimlik önemlidir Hayalini kurduğu kliniği edindiği yaklaşık 5 yıllık klinik deneyimleri sonucunda kuran Veteriner Hekim Hande Serçe ile Monovet Veteriner Kliniği’nde klinisyenliğe dair hoş bir söyleşi gerçekleştirdik. EDİTÖR İlim mutlaka cahilliği yener, o halde halkı aydınlatmak lazımdır. > syf 56 Veteriner Hekim YAĞMUR AĞCAOĞLU İVHO Yeni Dönemine Hızlı Başladı Dünya Hayvanları Koruma Günü’nüz kutlu olsun Her 10 dakikada bir, bir insan kuduz yüzünden hayatını kaybetmektedir. İlk etkili kuduz aşısını üreten Louis Pasteur’ün ölüm gününden esinlenerek 2007 yılından beri her 28 Eylül’de tüm dünyada gerçekleştirilen çeşitli Dünya Kuduz Günü organizasyonlaryla kuduz hastalığına karşı insanlar bilinçlendirilmektedir. Bu sayımızda Dünya Kuduz gününü ele alarak hastalığın dünyada ve Türkiye’deki son durumunu değerlendirdik. İstanbul Veteriner Hekimler Odası 45. Genel Kurul seçimi 20-21 Eylül’de gerçekleştirildi. Yeni kurulun 30 Eylül 2014 gerçekleşen ilk genel toplantısına katılarak 45. stanbul Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu Üyeleri ile seçimlerdeki başarılarının sırları ve gelecek dönemlerde gerçekleştirecekleri projeler hakkında hoş bir söyleşi gerçekleştirdik. petinfo Ekim/ Sayı: 68 Pet Sağlığı Dergisi Ayda bir yayımlanır. YAYIN TÜRÜ SÜRELİ YEREL SAHİBİ Mat Medya Tanıtım Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. MEHMET AKTOP GENEL KOORDİNATÖR BARIŞ KOLGU [email protected] Yeni yönetimle, seçimlerdeki başarılarının sırları ve gelecek dönemlerde gerçekleştirecekleri projeleri hakkında keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Vetakademi 27-28 Eylül’de küçük hayvan ortopedisiyle ilgili Samsun Northpoint Otel’de Veteriner hekimlere yönelik Doç. Dr. Cenk Yardımcı ve Prof. Dr. Ahmet Özak’ın katkılarıyla kedi ve köpeklerin ortopedik vakalarıyla ilgili kapsamlı bir seminer gerçekleştirdi. Sunumların akılda kalıcılığı ve paylaşılan pratik bilgiler katılımcılara ‘iyi ki katılmışım’ dedirtti. 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü sadece gözümüzün gördüğü hayvanları değil, yeryüzünde var olan tüm hayvanların da yaşam hakkına sahip olduklarını hatırlamamız açısından önemli bir gün. Bu gün ile ilgili hayvan sahiplerini bilinçlendirmeyi unutmayın. > syf 48 Bilimin ışığında kalın… Saygılarımla Veteriner Hekim Ayça Üvez GENEL YAYIN YÖNETMENİ VE YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Vet. Hekim YAĞMUR AĞCAOĞLU [email protected] YAZI İŞLERİ SORUMLUSU VET. HEKİM AYÇA ÜVEZ [email protected] KATKIDA BULUNANLAR PROF. DR. NİLÜFER AYTUĞ Doç. Dr. Ebru Yalçın ART DİREKTÖR EBRU DERELİ [email protected] GRAFİK TASARIM EMEL VURAL [email protected] DANIŞMA KURULU PROF. DR. AHMET ERGÜN PROF. DR. NİLÜFER AYTUĞ PROF. DR. TAMER DODURKA Yrd. Doç. Dr. Özlem Şengöz Şirin Dr. Banu Dokuzeylül VET. HEKİM RAHŞAN EROL BASKI Gezegen Basım San. Ve Tic. Ltd. Şti. 100 YIL MAH. MASSİT MATBAACILAR SİTESİ 2. CADDE GEZEGEN BİNASI NO: 202/A BAĞCILAR/İST Sertifika No: 12002 ADRES YAYINCILAR SK. 10/4 34414 SEYRANTEPE - İSTANBUL TEL: 0212 324 50 56 - 324 50 59 www.matmedya.com ABONE BANU SAYINÇ [email protected] Dergimizde yayınlanan röportaj ve ilanların sorumluluğu sahiplerine aittir. Fotoğraflar izinsiz kullanılamaz. Petinfo Dergisi veteriner hekimlere ve ecza depolarına yönelik bilimsel içerikli, mesleki, ücretsiz, sektörel bir yayındır. PETİNFO 2014/10 04-05 Kuşları bu tehlikeden kurtarmak için araştırmacılar çözüm yolları aramaya devam ediyor. İklim değişikliği Kuzey Amerika’daki kuş türlerini tehdit ediyor Uzmanlar global ısınma devam ettiği taktirde Kuzey Amerika’daki kuş türlerinin neslinin tükenebileceğini söyledi. İklim değişiklileri Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’daki kuş çeşitlerinin yarısını tehdit ediyor. Amerikan balık ve yaban hayatı servisinin yaptığı çalışmaya göre eğer global ısınma şimdiki gibi devam ederse, 2050’de hiçbir yere göç edemeyeceklerinden dolayı 128 kuş çeşidinin yaklaşık %50’sinin hayatlarını kaybedeceğini ve bazılarının nesillerinin de tükeneceğini kaydetti. 2080’de ise 188’den fazla kuş çeşidinin %50’sinden fazlası kaybedilecek, fakat yeni kolonize alanlar temin edilebilirse belki kayıp azaltılabilir. Amerika Birleşik Devletleri’nin sembolü olan Kel Kartal’da ısınmanın etkisiyle önümüzdeki 65 yılda neslinin%75’i yok olacak diye düşünülüyor. Baltimore sarısarma kuşu, kahverengi pelikan, Kaliforniya martısı, ardıç kuşu, dağ mavi kuşu, yakalı keklik, mor saka ve ağaç ardıcı türlerinden kuşlarda nesillerinin tükenme riskiyle karşı karşıyadır. Kuşları bu tehlikeden kurtarmak için araştırmacılar çözüm yolları aramaya devam ediyor. Bunlardan bir tanesi; iklim değişikliğinden etkilenecek kuş türlerinden bazılarını korunaklı bir alanda hayatlarına devam etmelerini sağlayarak nesillerinin tükenmesine engel olunabileceği düşünülüyor. Unutulmamalıdır ki, doğal ekosistemde kuşların önemli bir yeri vardır. Doğal dengenin devamında kuşlar büyük bir rol oynar. Bu sebeplerle umarız projeler biran evvel hayata geçer… Testler sonucunda Border Collie’nin başarısı %85 Avcı köpeği mi, sürü köpeği mi ya da bekçi köpeği mi? Oregon State Üniversitesi son araştırmalarında köpek ırklarının beslenmede ne kadar emre itaat ettiklerini inceledi. Araştırmada köpeklerin beslenme söz konusu olduğunda vahşi yaşam dürtülerinin arttığı gözlendi. Çalışmalar için 3 farklı ırk üzerinde gerçekleştirildi; avcı (Airedale terrier), sürü (border collie) ve bekçi (Anadolu çoban köpeği). Araştırmacılar köpeklere içinde mama bulunan biri boş 2 adet kutuyu izleterek köpeklere kutular arasında seçim yaptırdı. Test 10 kere tekrarlandı. Doğru kutuyu seçerken köpeklerdeki vahşi yaşam dürtülerinin yani gözlemleme, avı gizlice takip, avlanma ve beslenmek için tetikte bekleme gibi hareketlerin git gide arttığı saptandı. Testler sonucunda Border Collie’nin başarısı %85 oranındayken, Airedale terrier’nin başarısı % 70’tir, Anadolu çoban köpeklerinin başarısı ise %50’de kalmıştır. Anadolu çoban köpeklerinin insan komutlarına itaat tepkilerinin bu kadar düşük olmasının sebebi, bu köpeklerin avlanmadansa koruma içgüdüleri daha çok gelişmiş olmasıdır. Sağlıklı bir hayatın anahtarı; Beta glukanlar İmmun sistemin, vücudu iç ve ya dış stres faktörlerine, enfeksiyonlara, kansere ve diğer hastalıklara karşı koruyan oldukça zor bir görevi vardır. İmmun sistemde meydana gelebilecek dengesizlikler hastalık riski yükselmektedir. Zayıf ve ya tedavi edilmemiş immun sistem vücudu allerji, immun kaynaklı hastalıklar, kanser gibi problemlere sebep olmaktadır. İmmun sistemin ana elemanları gastrointestinal sistemde bulunmaktadır. Bu nedenler yiyecekler, ilaçlar oral yolla alındığında direkt olarak immun sistemi etkilemektedir. İmmun sistemı güçlendirmek sağlık için çok önemlidir. Biyolojik tepki modifiye ediciler olarak tanınan beta glukanlar içerdiği yüksek moleküllü doğal polisakkaritlerle immun sistemi destekler. En çok mantarlar, pirinç kepeği, algler, deniz otları ve mayaların hücre duvarlarında bulunmaktadır. Beta glukanlar zincirleme tetikleyici olaylarla immun sistem hücrelerinden makrofajlar ve lenfositlerin aktivasyonunu stimule ederek, sistemin regüle olmasına yardımcı olur. Beta glukanlar, hastalık halinde anti-inflamatuar uygulamaları yaparken immun sistemi desteklemek amaçlı tedaviyi desteklemek amaçlı kullanılabilir. Beta glukanlar birçok tedavi uygulamalarına destek olarak kullanılmaktadır. Yüksek kolestetol, diyabet, kanser ve insanlar da HIV bunlardan birkaçıdır. Köpeklerde yapılan bir araştırmada aşı uygulamalarının titresini de artırdığı da saptanmıştır. Ayrıca köpeklerde atopi, demodikozis, osteoartritis ve neoplasilerde yaygın olarak kullanılan bir ek tedavidir. İmmun sistem destekçisi beta glukanları hayvan sahiplerine önermeyi unutmayın. NOTLAR Tropikal Pet devlet teşviğinin gerekliliğini vurguladı Tropikal Pet CEO’su İzzet Şaban, Türkiye Pet mamaları sektörünü değerlendirdi. Yerli mama üreticilerinin teşvik edilmesi gerektiğini söyledi. Ülkemizde 33 bin tonluk tüketim hacmine sahip evcil hayvan mama pazarı yüksek KDV oranları nedeniyle istediği ivmeyi bir türlü yakalamıyor. Yabancı yatırımcıların ilgi duyduğu pazardaki Tropikal Pet sadece iç pazarda değil dünyada da kendilerini ispat etmek için teşviklerin artmasını, kedi-köpek mamalarının lüks tüketim ürünü statüsünden çıkartılmasını talep ediyor. Türkiye’nin ilk yerli mama üreticisi Tropikal Pet’in CEO’su İzzet Şaban, “Ülkemizde şu an itibarı ile dört büyük mama imalatçısı var. Bu dört firmanın üretim kapasitesi toplamda 120 bin ton civarında. Sektörümüzün potansiyeli yüksek tek eksiğimiz bu potansiyeli ortaya çıkartacak teşvikler” dedi. Domuz feromonu köpeklerdeki davranış bozukluklarını durduruyor Teksaslı bir Profesör erkek domuzların salgıladıkları androstenonun bazı köpeklerde gözlenen havlama, zıplama gibi kötü davranışları durdurduğunu keşfetti. Hayvan davranışları üzerinde çalışmalar yapan Prof. Dr. John McGlone Boar Mate olarak anılan ve genelde çiftçiler tarafından domuz besisinde yardım amaçlı kullanılan ürünün köpekler üzerindeki etkisini keşfetti. Androstenon domuzların salya ve yağlarından elde edilir, fakat Boar Mate’in ihtiva ettiği androstenon laboratuvarda sentezlenmiştir. Mc Glone ve ekibi ürünü, havlama problemi PETİNFO 2014/10 14-15 olan köpekleri farklı gruplara ayırarak test etti. Birinci grubun önünde sadece insan bekletildi, 2. gruba placebo ile sadece püskürtme sesi uygulandı, 3. gruba ise az miktarda isopropil alkol içerisinde androsteron püskürtüldü. 4. grupta yüksek konsantrasyonda isopropil alkol içerisinde androsteron püskürtüldü. Bu uygulamalarla 1. grupta köpeklerin %25’i havlamayı bıraktı. 2. grupta %44 oranında havlamayı bıraktı. 3. Grupta %78’i havlamayı bırakırken yüksek konsantrasyonda feromon uygulanan 4. grupta köpeklerin %100’nün havlamayı durdurduğu saptanmıştır. NOTLAR Kurtadam gibi kedi olur mu? Kısırlaştırma etkileri Golden retrieverlarda Labradorlara göre daha ağır etkilidir Bildiğiniz gibi 6 aylıktan önce kısırlaştırma yapmak Amerika’da çok yaygın, araştırmalar sonucunda bu iki ırkta eklem problemlerinin artığı gözlenmiştir. Fakat labradorlar daha dayanıklıdır. Labrador retrieverlar, Golden retrieverlara, göre kısırlaştırmanın hayatın ilerleyen dönemlerde meydana getirdiği sağlık etkilerine göre daha dayanıklıdır. California-Davis Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nin son çalışmalarında kısırlaştırılmış köpeklerde ileri yaşlarda meydana gelen eklem bozuklukları ve kanser oluşumunun Golden retrieverlar da Labradorlara göre daha çok gözlendiğini açıkladı. Araştırmada köpeklerin 13 yıllık sağlık bilgileri baz alınmış ve çalışmalar 1015 Golden retriever ve 1500 Labrador retriever arasında yapılmıştır. Araştırmaların Golden retrieverlar ve labradorlar arasında yapılma nedeni en popüler köpek ırkları olması ve herkes tarafından en çok kabul edilen aile köpekleridir. Ayrıca bu ırkların birbirlerine benzer vücut yapıları, uyumlu karakterleri vardır. Bu araştırma 2013 yılında Goldenlar üzerinde yapılan araştırmadan yola çıkılarak başlatılmıştır. 2013’te yapılan araştırmada, kısırlaştırmanın Golden retriever ırkı köpeklerde ilerleyen yaşlarda meydana gelebilecek eklem problemleri ve kanser oranını belirgin düzeyde artırdığı saptanmıştır. PETİNFO 2014/10 16-17 Kurt adama benzeyen yeni bir kedi cinsi keşfedildi. Lykoi adı konulan bu yeni türü ırk tasarımcıları kedilerde benzersiz mutasyonlar yaparak kurt adamlarda gözlenen -tüysüz ve ya ince tüylü göz, burun, göbek ve patiler- spesifik özellikleri ortaya çıkarttı. Lykoi kedileri ilk bakışta ağır bir uyuz vakası gibi görülse de bu ırk tasarımcılarının özel olarak kurt adam özelliklerini taşıması için ürettiği bir türdür. Irkalar üzerinde çalışmalar yapan bir Veteriner hekim olan Johnny Gobble, Sphinx kedileri yetiştiricisi bir hayvan fotografçısı olan eşi Brittney Gobble ile birlikte kedilerin kurt adam özellikleri göstermelerinden esinlenerek bu özelliklere üzerinde çalışmaya başlamış. Genlerle yaptıkları çalışmalar sonucunla Lykoi cinsi kedileri bulduklarını belirten Johnny, derilerinde bir sorun olmadığının altını çizdi. KLİNİK K endisini KHVHD’deki başarılı projeleriyle tanıdığımız 1993 İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Mezunu Veteriner Hekim Erkut Gören’le 2005 yılında açtığı Petmania Veteriner Kliniği’nde klinisyenliğe dair keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Erkut Gören Veteriner hekimliğin sosyal sorumluluk yönüne dikkat çekerek, bu yönde meslektaşlarına düşen görevlerden bahsetti. Petmania Veteriner Kliniği’nin kuruluşundan bugüne kadar geçen süreci bize anlatabilir misiniz? Kliniğimiz 1 Mayıs 2005 yılında faaliyete geçti. Açılıştan günümüze kadar muayenehane olarak sektöre ve minik dostlarımıza hizmet vermektedir. İşletme anlamında geçen süreçte bir büyüme yoluna gidilmemiş; gelişen teknolojiye paralel yardımcı araç gereç ve tıbbi cihazlarla donanımlı bir klinik olmuştur. Teşhis, tedavi ve uygulama anlamında çözüm merkezi olduğumuzu da söyleyebilirim. Veteriner Hekim Erkut Gören, mesleki sorunlardan bahsetti. ‘Tek Tıp Tek Sağlık’ benimsenmeli Başarılı klinisyen Erkut Gören Veteriner hekimlik mesleğini değerlendirerek, mesleki eksiklikleri hatırlattı ve mesleği geliştirme yollarından bahsetti. PETİNFO 2014/10 18-19 Sizleri ve ekip arkadaşlarınızı tanıyabilir miyiz? 1993 İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi mezunuyum. Veteriner hekimlik, çalışma alanı geniş bir meslek. Son senemde klinik çalışmayla ilgili fikirler kafamda şekillenmeye başlamıştı. Mezun olunca ilk yaptığım da bir klinikte çalışmak oldu. Askerlikten sonra ciddi ve profesyonel anlamda klinik üzerine çalışmam başladı. Dernekte çalıştım. Sonra belediyede bir dönem çalıştım. Rehabilitasyonla ilgili bir projede görev alıp ondan sonra da serbest olarak kendi kliniğimde çalışmaya başladım. Toplumsal duyarlılığınız olduğu zaman sadece kendi işinize odaklanmıyorsunuz. Şuradaki kuşların yaşantısından tutun, şuradaki ağacın yaşantısı bile sizi ilgilendiriyor. Mesleğinizi de seviyorsanız konuyla ilgili çalışmalara da katılma ihtiyacı duyuyorsunuz. Toplumsal sorumluluk KLİNİK Yaygınlaşan obezite Obezite sağlıklı yaşam için tehdit oluşturma yönünde hızlı bir yol kat etmekte. Burada hareketsizlik, genetik faktörler, metabolizma hastalıkları ve belki de bunlara yol açan en önemli etken olarak yanlış ve düzensiz beslenmeden bahsedebiliriz. Bu konuda yardım alabileceğiniz en doğru nokta da veteriner hekiminizdir. Kliniğimizde bireye özel beslenme seçenekleri önermekteyiz. Irk, yaş, cinsiyet, kısırlık, yaşam koşulları, hastalıklar, görülebilen genetik özellikler ve düzenli olarak yapılan vücut ağırlık ölçümleri önemli belirleyici kriterleri oluşturmaktadır. hissediyorsunuz. Meslek odasında çeşitli çalışmalar yaptım. Klinik komisyonlarında dönemsel olarak bir takım üretimlerimiz oldu. Mesleğin daha iyi icra edilmesi, meslektaşlar arasındaki seviyenin sağlanmasıyla ilgili çeşitli çalışmalar yaptık. Benim haricimde bir veteriner hekim ve bir yardımcı personelden oluşan bir ekibimiz var. Veteriner hekim Asuman Duman 1999 İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi mezunudur. Çeşitli klinik deneyimlerinden sonra beraber çalışmaya başlamış bulunuyoruz. Kliniğinizde sevgili dostlarımıza sunduğunuz olanaklarından kısaca bahseder misiniz? Kliniğimizde sevgili dostlarımıza koruyucu hekimlik, hastalık tedavileri ve operatif müdahale olarak klinik şartlarında yapılabilen bütün olanaklar sunulmaktadır. Ayrıca teknolojiyi yakından takip ederek, teşhis ve tedavide işimizi kolaylaştıracak her türlü cihazı kliniğimizin bünyesinde bulundurmaktayız. Kliniğinize en çok hangi tip vakalar geliyor, anlatır mısınız? Kliniğimizin bulunduğu bölgenin iç semt olmasından dolayı gelen hastalarımızın neredeyse tamamına yakını ev içinde bakılan minik dostlardan oluşmaktadır. Bu sebepten dolayı koruyucu hekimlik hizmeti başta olmak üzere metabolizma hastalıkları, çeşitli kazalar sonucu oluşan rahatsızlıklar, bakım ve beslenme hatalarından oluşan hastalıklar, genetik bozukluklar ve az sayıda viral hastalıklar vaka çeşitliliğimizi oluşturmaktadır. Veteriner hekimlik mesleğinin sosyal sorumluluk yönüyle ilgili neler düşünüyorsunuz? Burada buna iki farklı bakıdan yaklaşmak gerekiyor; Veteriner hekimlik mesleği olarak bakarsak, Veteriner hekimlik sadece hayvan sağlığıyla ilgilenmemektedir. Hayvan sağlığı, gıda güvenliği, hayvan yetiştiriciliği ve bunlarla ilgili toplumun bilinçlendirilmesi de veteriner hekimlik mesleğinin uygulama alanları içerisindedir. Toplum sağlığı olarak baktığımızda dünya’’ Tek Tıp Tek Sağlık’’ anlayışının hakim olacağı bir zamana gitmektedir. Pet kliniğinde mesleğini icra eden bizleri ele aldığımızda koruyucu hekimlik hizmetiyle, yapılan tedavilerle ve direk hasta sahibine bazen farkında olmadan uyguladığımız terapilerle topluma sosyal anlamda değer katmaktayız. Meslek içindeki sosyal Veteriner Hekim Erkut Gören ve Veteriner Hekim Asuman Duman ile yaygınlaşan obezite hakkında konuştuk. PETİNFO 2014/10 20-21 KLİNİK Mesleğe saygı ve mesleki rekabette ilk üç sorun Veteriner hekimlerin sorumluluğu mesleğin gelişimi ve saygınlığı için projeler üretmek ve toplumun ihtiyacı olan sürekli eğitim imkanlarının oluşturmaktır. 1 Veteriner hekim olmayan kişilerin Veteriner hekimlik mesleğini yapmaya çalışmaları ve hatta muayenehane işletecek boyutlara kadar bu işi ileri götürmeleri (muvazalı klinikler) 2 Meslektaşlar arasındaki iletişim eksiklikleri (Burada hekimlik mesleğinde rekabete inanmadığım için bilgi paylaşımı anlamında değerlendirebiliriz) 3 Uygulama hataları (Buradaki en önemli nokta ise Veteriner Fakültelerinin eğitim verme anlamında günümüzdeki durumları) sorumluluklarımız ise mesleğin gelişimi ve topluma daha yararlı olabilmesi, veteriner hekimlerin toplumda hak ettikleri saygınlık ve rahat yaşam olanaklarına sahip olabilmeleri adına projeler üretmek ve toplumların vazgeçilmez ihtiyaçları olan sürekli eğitim imkanlarının oluşturulması ile ilgili çalışmalara katılmak olarak değerlendirebiliriz. Bu çalışmaların ise meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının çatısı altında yapılmasının gerekliliğini de göz ardı etmemek gerekiyor. Diğer yandan yıllarca ülkemizde sorun olarak görülmekte olan sokak hayvanlarına da bütün veteriner hekimlerin sosyal sorumluluk anlamında destek veriyor olmaları da göz ardı edilmemesi gereken bir durumdur. Erkut Gören, ülkemizde kuduza karşı farkındalığın yeterli olmadığını düşünüyor 28 Eylül Dünya Kuduz Günü olarak ilan edildi ve her sene bugün kuduz hastalığına karşı farkındalık aktiviteleri düzenlenmektedir. Türkiye’yi kuduz hastalığı hakkında yeterince bilinçli buluyor musunuz? Kuduz hastalığının tanımlanması 100 yılı geçti. Dünya üzerinde ekonomik ve sosyal durumları farklılık gösteren ülkelere göre farklı bir yayılımının olduğunu görmekteyiz. Avrupa birliği ülkemizi kuduz problemini çözemeyen ülkeler kategorisinde ele almaktadır. Kuduz PETİNFO 2014/10 22-23 vakalarının yıllara göre istatiklerine baktığımızda son yirmi yılda dalgalı bir seyir izlediğini görmekteyiz. Kuduz kaynaklı vakaları şüpheli ısırıklar ve ölüm olarak ele aldığımızda 100000 civarı yıllık şüpheli ısırık iki haneli rakamlara ulaşmayan ölüm vakaları. Tabi ki bu sayı 0 olsun. Tüm bunlara baktığımızda halkın bilinçli olduğunu düşünüyorum. Farkındalık aktiviteleri yeterli diyemeyiz. Özellikle de halk ısırık ve yaralanmada ilk uygulamalar konusunda sürekli bilinçlendirilmeli ki halk sağlığına tehdit ortadan kalksın. Yeni ikna bilimi nöromarketing Dr. Bayer bu ay Dr. Kıvılcım Kayabalı’nın katkılarıyla nörobilim çalışmalarına ışık tutarak insan davranışlarıyla ilgili birçok yeni bilgi edinmenize olanak sağlayacak… B eyin kuşkusuz evrende bilinen en karmaşık, en gizemli yapı… Nörobilim çalışmalarının altın çağının yaşandığı bu dönemde beynin işleyiş mekanizmaları ile ilgili hergün yeni bilgiler ediniyoruz, ancak keşfedilecek daha çok şey var. İçerdiği milyarlarca nöron, nörotranmitterler, diğer vücut sistemleriyle sürekli iletişimi ile beyin ve sinir sistemi vücudumuzun kontrol merkezidir. Davranışlarımız, düşüncelerimiz, deneyimlerimiz kimyasal, elektriksel bir sinir sistemi ağı içinde ortaya çıkar. Bize yabancı gibi gözüken bu yapı aslında kendimizden başka birşey değil. Peki hareketlerimizin ne kadarının bilinçli olarak farkındayız? Aslında yaptıklarımızın, düşündüklerimizin, hissettiklerimizin ve verdiğimiz kararların çoğu bilincimizin kontrolü dışında geçekleşiyor. Bilincimiz karar verme süreçlerinin büyük kısmında ikinci planda kalıyor. Bilinçli ‘biz’ aslında gerçekliğimiz üzerinde sandığımızdan çok az söz hakkına sahip. Özellikle son 20 yıl içerisindeki teknolojik gelişmeler ve görüntüleme teknikleri, beyin ve insan davranışları ile ilgili birçok yeni bilgi edinmemizi sağladı. Artık karar verme anında beynimizin nasıl çalıştığını ve hangi faktörlerden etkilendiğini biliyoruz. Şimdiye kadar hep mantıklı ve bilgiye dayalı doğru kararlar verdiğimizi düşündük ancak tüm sistemleri ve davranışları düzenleyen bu mucizevi yapının işleyişi içerisinde birçok işlev tamamen otonom sinir siteminin kontrolü altında bilincimizin dışında gerçekleşiyor; bilgi henüz oluşmadan eylem başlıyor. Karar verme anına geldiğimizde ise aslında bilinçli olarak ne istediğimizin farkında değiliz, düşündüklerimizi açık bir şekilde ifade edemiyor, ifade ettiklerimize de yapmıyoruz. İnsan davranışının %15’lik bölümü bilinç, %85’lik bölümü ise bilinçaltında şekilleniyor. Nörobilim ile ilgili çalışmaların sağladığı bilgilerin pazarlama dünyasında kullanılmasıyla birlikte nöromarketing kavramı ortaya çıktı. Nöromarketing, karar verme eğilimlerimizi bilimsel bir yol ile açıklamaya çalışan, nörobilim ve müşteri davranışları arasında köprü kurarak pazarlamayı ve ikna süreçlerini daha iyi anlamamızı sağlayan yeni bir disiplin. Nöromarketing’in amacı müşterilerin tercihlerini anlayabilmek, bir ölçüde öngörebilmek ve pazarlama etkinliğini ölçmek. Nöromarketing pazar araştırmaları alanında çok güçlü içgörü ve teknikler sağlıyor. Beyin farklı hücresel ve işlevsel özellikleri olan 3 ayrı yapıda incelenebilir. Yeni beyin (neocortex) düşünür, rasyonel verileri işler. Orta Beyin hisseder. Eski beyin ise karar verme aşamasında çok önemli bir yer tutar. PETİNFO 2014/10 24-25 NÖROMARKETING NEDEN YARARLI? İnsanların bir pazarlama uyarısı ile karşılaştıklarında beyinlerinde olup bitenler hakkında bize bilgi veriyor. Farklı durumlarda ve yerlerde pazarlama uyaranı karşısında beynin reaksiyonunu ölçümleyebiliyoruz. Beynin bu uyaranları nasıl karara dönüştürdüğü hakkında bilgi sağlıyor (satın alma, yeni bir markanın sadık müşterisi olma gibi) Beyin ile ilgili bilimsel verilerden elde ettiğimiz bilgilerden yararlanarak etkili mesajlar oluşturmamızı ve ikna edici iletişim kurmamızı sağlıyor Dr. Kıvılcım Kayabalı kimdir? Eski beynin geçmişi 450 milyon yıl geriye dayanıyor. Eski beyin, diğer adıyla sürüngen beyin veya ‘reptilian’ adı verilen bölge hayatta kalmamızla ilgili kararlarda önemli yer tutuyor. Bu kararlar ise mantıkla değil, duygularla ve içgüdüsel mekanizmalarla veriliyor. Peki tüm bilimsel verilerin ışığı altında 450 milyon yaşındaki bir beyne nasıl hitap edebiliriz? Eski beyni motive edip, ikna etmek için, bütünüyle yepyeni bir dil konuşmayı öğrenmemiz gerekiyor. Bugünkü bilimsel verilerin ışığında eski beyne ulaşacak uyaranları biliyoruz. Beyindeki karar verici bölge olan eski beyine ulaşmamızı sağlayan 6 temel uyarı var. Bunların başında “Duygular” geliyor. Duygular beynimizde elektrokimyasal tepkiler oluşturuyor, güçlü duygularla deneyimlediğimiz olayları daha çok hatırlıyoruz. Ünlü nörobilimci Antonio Damasio’nun dediği gibi ‘Biz hisseden düşünme makinaları değil, düşünen hissetme makinalarıyız. Karşımızdakileri etkilemenin en hızlı yolu onların duygularına ulaşmakla gerçekleşiyor. Ne zaman güçlü bir duygu hissetsek beynimiz bellek oluşturucu ve Ne zaman güçlü bir duygu hissetsek beynimiz bellek oluşturucu ve karar tetikleyici bir hormon kokteyli salgılıyor. Hissettiklerimiz ne kadar güçlüyse anılarımız da o derece canlı ve kalıcı oluyor. karar tetikleyici bir hormon kokteyli salgılıyor. Hissettiklerimiz ne kadar güçlüyse anılarımız da o derece canlı ve kalıcı oluyor. Biz duygulardan oluşan canlılarız ve “duygu yoksa karar da yok. Hizmeti sunduğumuz veya iletişimde olduğumuz kişinin duygularına hitap edebildiğimiz sürece akılda kalıyoruz ve değerimiz artıyor. Bu özel konumuzun devamını gelecek sayımızdaki Dr. Bayer köşemizde sizlerle paylaşacağız. Dr. Kıvılcım Kayabalı, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunudur. İlaç sektöründe farklı pozisyonlarda görev aldı. 1999 yılında ilaç ve sağlık sektörüne danışmanlık ve eğitim hizmetleri veren PTMS (Pharma Tailor Made Services) firmasını kurdu. PTMS, hekimlere, ilaç sektörüne ve eczacılara yönelik çok sayıda konferans, eğitim programı, dijital proje ve kampanya gerçekleştirdi, ‘Pharma mini-MBA, Değişim Zirvesi, Digital Health Summit’ gibi projeleri hayata geçirdi. PTMS, 2012 yılından itibaren dünyanın ilk nöromarketing ajansı olan SalesBrain’in Türkiye temsilcisidir. Dr.Kıvılcım Kayabalı Salesbrain’in eğitmenidir, Nöromarketing Business and Science Association üyesidir, üniversitelerde ve uluslararası konferanslarda bu konuda konuşmacı olarak katkı sunmaktadır. KÖPEK King Charles’larda Chiari Malformasyonu Yeni araştırmalarda Cavalier King Charles Spaniel cinsi köpeklerin kafatasında ağrılı sinirsel hastalıklara sebep olan iki belirgin risk faktörü tanımlandı. Sonuçlar ‘toy dog’ diye adlandırılan küçük ırkların bu durumla mücadelesine klavuzluk edecektir. Y eni araştırmalarda Cavalier King Charles Spaniel cinsi köpeklerin kafatasında ağrılı sinirsel hastalıklara sebep olan iki belirgin risk faktörü tanımlandı. Sonuçlar ‘toy dog’ diye adlandırılan küçük ırkların bu durumla mücadelesine klavuz olarak yardım edecektir. Bristol Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğrencisi Thomas Mitchell tarafından yürütülen ve Dr. Clare Rusbridge’in gözetmenliğinde gerçekleştirilen araştırma Canine Genetics and Epidemiology dergisinde yayınlanan bu buluş köpeklerdeki bu ağrılı hastalığın prevalansını azaltacağı düşünülüyor. AĞRILI SİNİRSEL HASTALIĞIN SEBEBİ BULUNDU Şiringomiyali (SM) daha çok küçük ırk köpeklerde ağrılı bir hastalıktır. Omurilikte su toplanması olarak bilinir. Chihuahua ve Cavalier King Charles Spaniel gibi birçok popüler ırkı etkileyen bir hastalıktır. Ayrıca bu minik ırklarda bu hastalık ikincil olarak Chiari Malformasyonu (CM) diye anılan kafatası malformasyonuna neden olmaktadır. Bu tartışmalı olsa da kafa şekline bakılarak özellikle de insanların karakteristik yüz ve kafatası yapısına benzeyen köpek ırklarında CM/ SM oluşma ihtimali yüksektir. Köpeklerde kafatası ölçümleri yaparak bu hastalığa yatkınlıklar saptanabilir. Seleksiyon yöntemiyle problemli köpekler yetiştiricilikten uzaklaştırıldığında da bu hastalığın rastlanma olasılığı düşürülebilecek. Köpeklerin standart kafatası ölçüleri birçok ülkede ‘Bony Landmark’ adındaki fotoğraf analizi yaparak ölçüm yapılan sistemle tespit edilmektedir. Araştırmacılar kafatası yapısındaki CM/SM hastalıklarına yol açan 2. belirgin risk faktörünü de keşfettiler. Bu ırklar brakiosefalik olarak geçen burunları diğer ırklara göre daha kısa köpeklerdir. Bu yapı kafatasının ön kısmında kubbeleşmesine neden olur ve kubbeleşme CM/SM hastalığına yatkınlığı artırır. Nedir bu hastalıklar? Chiari malformasyonu, arka fossa yapılarının foramen magnumdan üst servikal spinal kanala doğru değişen derecelerde yer değiştirmesi ile birlikte olan, kranyovertebral bileşkenin ve art beynin konjenital bir anomalisidir. Siringomiyeli de, spinal kord içinde uzunlamasına kistik boşlukların gelişmesiyle oluşun omurilik kompresyonu sonucu nörolojik bulguların ortaya çıkar. PETİNFO 2014/10 28-29 KEDİ&KÖPEK Tüm dünya ciddiyetin farkında ya biz? İlk olarak 1626 da İtalya’da keşfedilen kalp kurdu hastalığı etkili tedavisi ve korunma yolları mevcut olduğu halde nasıl hala tehlike arz etmektedir? Evcil hayvanları bu hastalıktan korumak için Veteriner hekimlere düşen görevler nelerdir? K alp kurdu ölüme sebebiyet veren fakat önlenebilir ve erken tanı da tedavi edilebilir bir hastalıktır. Etkeni Dirofilaria immitis; sivrisineklerle bulaşan uzun ince bir kurt çeşididir. Son araştırmalara göre Amerika’da 1 milyonun üzerinde köpek kalp kurdu hastalığıyla enfektedir. Ülkemizde pek sık görülen bir hastalık değildir. Bizim için önemi yurtdışından gelen (Amerika, Avustralya, Güney Avrupa gibi) köpekler veya kedilerle ülkemize taşınmasıdır. İnsanlar bu hastalık konusunda oldukça bilgisiz olduğu için çoğu hayvanlarını tedavi ettirmemektedir. Kalp kurtları hayvanların direk olarak kalbine ve büyük kan damarlarının bağlantı yerlerine atak gösterir. Kalp kurdu tedavi edilmeden bırakıldığında hayvanda tek bir semptom göstermeden yerleştiği bölgeye kalıcı hasar verir. Köpekler kalp kurdunun doğal konakçıları olması nedeniyle parazit köpek vücudunda gelişip, çiftleşerek çoğalabilir. Koruma ve tedavinin düzenli olarak yapılmadığı hastalarda yüzlerce kalp kurdu hayvanın vücudunu sarabilir çeşitli organlara Kediler kalp kurtlarının atipik taşıyıcıları oldukları için kedilerde gözlenen kurtlar genel olarak erişkin formuna ulaşmaz. zarar verebilir. Kedilerde gelişen kalp kurdu vakaları köpeklerden oldukça farklıdır. Kediler kalp kurdunun atipik konakçılarıdır. Bu sebeple kedi vücudunda gözlenen kurtlar genel olarak erişkin formuna ulaşmaz. Kedilerde erişkin kalp kurtları sayısı maksimum 3’e çıkabilir, hatta birçok enfekte kedide erişkin kalp kurduna rastlanmamıştır. Bu durum enfekte kedilerin teşhis PETİNFO 2014/10 30-31 edilememesine sebep olmaktadır. Böylece hastalık sinsice vücuda yayılır ve hasar verir. Kalp kurdu kedilerde köpeklere göre daha kısadır, bu fark parazitin hayvanların iç organlarında yaşama süresiyle de doğru orantılıdır. Kedilerde 2-3 yıl yaşayan parazit, köpeklerdeki yaşam süresi 5-7 yıla kadar çıkmaktadır. Kalp kurdu hastalığının erken Evde yaşayan hayvanların kalp kurdu riski taşımadığını düşünerek düzenli kontrol yapılmaması hastalığın yaygınlaşmasında oldukça büyük rolü vardır. Olası komplikasyonları > Kalp duvarlarına hasar verir. > Pulmoner kan damarlarına hasar verir. > Kanı akciğerlere geçişini sağlayan arterde sıkışıklıklara sebep olabilir. > Nefes almada zorlanmaya sebep olur. > Akciğer ve kalp fonksiyonlarında bozulmalara sebebiyet verir. > Böbrek ve karaciğere hasar verir. > Ani ölümler gözlenebilir. KEDİ&KÖPEK evrelerinde gözlenen astım ve allerji benzeri semptomlar hastalık tanısının kaçırılmasına neden olabilir. Korunmada karşılaşılabilecek zorluklar > İlaç kullanımına uyma çok düşüktür ve bazı hayvan sahipleri ilaçların koruma sürelerinin bitiş tarihini kaçırabiliyor böylece korunma uygulamaları atlanabiliyor. > Hasta aylık kullanılan ilacı tükürmüş ya da kusmuş olabilir. > Sıcak adalara yapılan seyahatler sırasında sıcaklığın her mevsimde sivrisinek popülasyonu yarattığı göz ardı edilmemeli. > Sokak hayvanları kalp kurdu hastalığın en büyük saçıcılarındandır ve büyük risk altındadır. > Kalp kurdu hastalığına karşı korunma için kullanılan birçok ilaç bağırsak parazitlerine de etki etmektedir. Bu parazitlerle enfekte hastaların dışkılarında parazit yumurtaları bulunmasından dolayı enfestasyon çevreye yayılır ve insan sağlığını tehdit eder. Seyahat hastalığı Dirofilariozis Seyahat hastalığı olarak da bilinen Dirofilariozis (Kalp kurdu), özellikle sahipleri ile birlikte turistik aktivitelere katılan pet sayısının artması ve yurt dışından farklı ırk köpek ithalatının çoğalması nedeniyle artık ülkemizde de gözlenmektedir. Normal şartlarda Dirofilaria immitis etkenleri daha çok dünyada tropik ve subtropik bölgelerde (özellikle Amerika, Avustralya, Japonya) yaygın olarak gözlenmekte, hayvan ve insan sağlığını tehdit etmektedir. Etken dişi sivrisineklerle bulaşmakta, yaban geyiği, tilki, kurt gibi yabani hayatta da gözlenmekte ve zaman zaman insanlarda da dolaşım ve solunum sistemleri ile ilgili sorunlara yol açmaktadır. Köpeklerde kalbin sağ karıncık ve sağ kulakçık bölümleriyle, pulmoner arter ve Vena cava posterior bölümlerinde gözlenen parazitin erkekleri 12-20 cm, dişileri 25-30 cm büyüklüğünde olup, kedilerde nadiren gözlenmektedir. Hastalığın teşhisinde hasta sahibinden alınan anamnezde yorgunluk, anoreksi, solunum sistemi bozuklukları, depresyon ön planda olup; teşhis radyografi, elektrokardiyografi, ekokardiyografi ve serolojik testler ile yapılabilmektedir. Ancak kesin teşhis kan frotisinde görülen mikrofilerler ile yapılmaktadır. Fakültemiz polikliniğinde de kullanılan hızlı test kitleri ilk değerlendirme için önemli olup diğer hastalıklar ile karşılaştırıldığında hastalığa nadir olarak rastlanmaktadır. Hastalığın tedavisinde kalp kurtlarının hem mikrofiler, hem de erişkin formlarını öldürmek gerekmektedir. Melarsomin PETİNFO 2014/10 32-33 Prof. Mehmet Erman Or İÜ İç Hastalıkları AbD (Immiticide®) erişkin kalp kurtlarını öldürmek için kullanılır. Ancak ölen erginlerin damarları tıkama riski nedeniyle dikkatli bir protokol seçilmelidir. Standart protokolde ilaç 2 doz uygulanırken, dünyada 3 doz olan alternatif protokol daha yaygın kullanılır. İlk enjeksiyonun kas içi uygulanmasını takiben, 1 gün aralıkla 2 doz enjeksiyon olarak uygulanır. Bu tedavi sonrasında hastaya 4-6 hafta süreyle egzersiz kısıtlaması yapılmalıdır. Mikrofilerlerin de elimine edilmesi gerekir. Sağlıklı köpekler için infeksiyon kaynağıdır. Bunu da önlemek amacıyla köpeklere Ivermektin/ pyrantel içeren tabletler verilirken, kedilere sadece ivermektin tableti verilmektedir. Hastalıktan korunmada ise düzenli veteriner hekim kontrolü ve periyodik ilaç kullanımı önemlidir. Hastalığın yaygın olarak görüldüğü bölgelerde sineklerin mevcut ve aktif bulundukları dönemde profilaktif tedavi önerilmelidir. Yavru köpeklere 2 aydan önce kalp kurdu profilaksisi için aylık tedavilere başlanmalıdır. Köpek ve kedilerde antijen testleri mutlaka her yıl tekrar edilmelidir. Köpeklerde koruma sağlayan ilaçlar ivermektin, selamektin, milbemisin ve moksidektin’dir. KEDİ&KÖPEK Bayer’den kalp kurduna karşı ufak bir hatırlatma Dirofilaria immitis köpeklere değişik cinslerde (Culex, Aedes, Anopheles, Mansonia ve Psorophora) sivrisineklerin kan emmesi sonucunda bulaşan ve Dirofilariosis’e yol açan bir nematoddur. Bulaşma kan emme esnasında ara konaklarda bulunan mikrofilerlerin son konağa geçmesi ile gerçekleşir. Bizim D. İmmitis’in yaşam çemberini kırabilmemiz ve son konağa bulaşmayı engellememiz için önemli olan husus sivrisineğin kan emmesini engellememizdir. Bu noktada ise veteriner hekimlerin çözüm ortağı Advantix’dir. Advantix imidakloprit ve permethrin içeren, öldürücü etkisi yanı sıra kovucu etkiye de sahip ektoparaziterimizdir. İçinde bulunan etkin maddeler sayesinde, tek bir uygulama ile 4 hafta süresince sivrisineklere karşı kovucu etki gösterir. Kovucu etki sayesinde köpeğin üzerine gelen sivrisinekler kan emmeden köpekten uzaklaşır. Köpek hastalarını Dirofilaria immitis’den etkin bir şekilde koruyabilmeniz için Bayer’in tavsiyesi Advantix’i 4 hafta da bir uygulanmasıdır. Veteriner hekim gerek görürse ilacı uygulama sıklığını haftada 1’e kadar düşürebilir. 10 kg canlı ağırlığın üstündeki köpeklerde, uygulama esnasında en dikkat etmemiz gereken nokta ise ilacı omuzdan kuyruk sokumuna kadar 4 ayrı noktaya eşit olarak damlatılmasıdır. Kalp kurdundan korunmanın yararları > Kalp kurduna karşı kullanılan antiparaziterlerin oral, topikal ve enjektable formları mevcuttur. > Antiparaziter uygulamaları düzenli olarak yapıldığı takdirde güvenli ve etkili korunma tam anlamıyla sağlanmış olur. > Kalp kurduna karşı kullanılan birçok ilaç bağırsağa yerleşen kurtlara da etkilidir. > Birçok topikal ürünler aynı zamanda pire ve kenelere karşı da korumaya sahiptir. > Aylık uygulamalarla zoonoz ve çevresel tehdit oluşturan bağırsak parazitleri riskini minimuma indirmeniz mümkündür. > Kalp kurduna karşı bütün Veteriner hekimler takım halinde çalışılmaları gerekir. > Kalp kurdu hastalığından başarılı korunma için takım halinde çalışılması gerekmektedir. > Hayvanları kalp kurdunu karşı yıl boyunca korunmaya devam edilmesi kesinlikle önerilir. > Muayene sırasında hayvanların kalp kurdunu karşı korunmasının yıl boyunca gerektiği hayvan sahibine mutlaka aktarılmalıdır. > Mutlaka her adımda kalp kurdu hastalığına karşı hayvanların korunması gerektiği tekrar tekrar vurgulanması gerelidir. > Geniş kapsamlı bir parazit kontrol çalışması sağlıklı yaşam açısından önemli bir adımdır. > Klinik ekibinin her üyesi hayvan sahiplerine sürekli olarak düzenli aşı kontrol programlarının önemini ve gerekliliğinin altını çizerek vurgulamalıdır. PETİNFO 2014/10 34-35 Kalp kurdu enfeksiyonlarının sebep olduğu bazı semptomlar Öksürük, halsizlik, yorgunluk, solunum sisteminde bozukluklar, intermittent kusma, anoreksiya, kilo kaybı, nefes almada zorluk, nadiren hemofizis (öksürünce kan çıkması) sık gözlenen semptomlardır. Bazı durumlarda ani ölümler -köpeklerde nadir gözlense de- kedilerde yaygın olarak gözlenmektedir. ADVERTORIAL Stres FLUTD sebebidir Kedilerde en sık karşılaşılan komplikasyonlardan biri de FLUTD’dur. Peki FLUTD ile karşılaşıldığında nasıl bir yol izlenmelidir ya da FLUTD’dan korunmak mümkün müdür? İşte hastalarınıza önerebileceğiniz bazı ipuçları… F eline alt üriner yolları enfeksiyonları (FLUTD) kedilerde strese sebep olan önemli ve sık rastlanılan bir klinik belirtidir. FLUTD, kedilerde alt üriner sistemi etkileyen bir grup sağlık problemine (idrar taşları, üretral tıkanmalar, enfeksiyonlar, sistitis vb.) verilen genel isimdir. Bu hastalığın oluşmasına urothiazis, uriner sistem enfeksiyonları ve bazı idiopatik hastalıklar gibi birçok hastalık FLUTD’a sebep olabilir. Tüm cinslerde gözlenebilir fakat erkek kediler daha yatkındır. 1-4 yaş arası kedilerde sık gözlenir. Obstruksiyon kaynaklı FLUTD hastalıklara genel olarak strüvit ve kalsiyum okzalat kristallerinin PETİNFO 2014/10 36-37 Hayvan sahiplerine kedilerin yüksek kalitede diyetlerle beslenmesi gerektiğini ve içtiği su miktarının önemli olduğunu sık sık hatırlatın. meydana getirdiği sert taşlar sebep olmaktadır. Eğer idrarda kristaller gözlemlediyseniz hastayı yazacağınız idrar pH’ını dengeleyen reçeteli özel diyetlerle hayvanları sağaltıma başlayabilirsiniz. İdiopatik kedi üriner sistemi hastalıkları ve sebebi bilinmeyen idrar kesesi enfeksiyonları ancak böbrek taşı ve üriner sistem enfeksiyonları elimine edildikten sonra teşhis edilmesi mümkündür. Kedilerde bazen üretrada tıkanıklıklar gözlenebilir Erkek kedilerde üretra tıkanmasına daha yatkındır. İdrar yollarında meydana gelen kristallerin mukusla birleşmesiyle tıkanıklıklar ortaya çıkar. Erkeklerin bu tıkanıklık riskinin yüksek olma sebebi üretrasının uzun ve dar olmasıdır. Eğer tedavi edilmezse üretra penise kadar tıkanır ve kedinin idrar yapmasına engel olur. İdrarın vücuttan atılamaması oldukça önemlidir. Bu gibi durumlarda acil müdahale yapılmazsa hayvanlar hayatını kaybedebilir. Hasta sahibi sıklıkla kabında çiş görmedim, devamlı penisini yalıyor, göbek kısmına dokundurmuyor şikayetleriyle Veteriner hekimleri ziyarete gelir. Bu gibi durumlarda alt üriner yolları enfeksiyonlarından şüphelenmelisiniz. Hastalığın sağaltımında beslenme de önemlidir Sağaltıma mutlaka idrar kesesini rahatlatarak başlanması gerekmektedir. Bir şırınga yardımıyla abdomenden idrar kesesine girerek idrarı boşaltabilirsiniz. Bazen üretral tıkanıklıkları erkek kedi kateterleri ile açabilirsiniz. Geçici olarak kateteri içeride bırakıp içeriğin akmasını sağlayabilirsiniz. Bunlarla beraber antibiyotik ve Intravenöz sıvı tedavisine başlayabilirsiniz. Bazı durumlarda reçeteli diyetler ve diğer tedaviler işe yaramayabilir. Bu gibi durumlarda ADVERTORIAL İdrarda kristaller gözlemlediyseniz, hastayı idrar pH’ını dengeleyen reçeteli özel diyetlerle sağaltabilirsiniz. Feline idiopatik sistitis (FIC) FLUTD’un en sık karşılaşılan sebebidir. FLUTD vakalarının ortalama %50-70’i FIC’ten kaynaklanmaktadır. Son araştırmalar stresin FIC hastalıkları üzerindeki rollerine ışık tutarak hastalığı tetiklediğini ve kızıştırdığını göstermiştir. üreterostomi gerçekleştirebilirsiniz. Birçok vakada operasyon sonrası kullanılan reçeteli özel diyetlerin hastalığın tekrarlamasını önlediği gözlenmiştir. Bu sebeple hasta sahibine postoperatif sağaltım olarak risk potansiyel taşıyan kedilerde uzun dönem tedavisi olarak reçeteli özel diyetler önerebilirsiniz. Kedileri nasıl koruyabiliriz? > Hayvan sahiplerine kedilerin yüksek kalitede diyetlerle beslenmesi gerektiğini ve içtiği su miktarının önemli olduğunu sık sık hatırlatın. > Kedilerin idrar kapları her zaman temiz olması gerekir. Bu konuda kedilerin ne kadar titiz olduğunu ve kirli bir idrar kabının onu strese sokacağı konusunda hasta sahibini bilgilendirin. > Hayvan sahibine kedilerinin idrar yapma alışkanlıklarını takip etmeleri gerektiğini kabullendirin. > Kedileri FLUTD’a karşı korumada en önemli faktör stres kontrolüdür. Unutmayın ki stres FLUTD’u tetikler ve agresifleştirir. FLUTD’un en sık rastlanılan sebebi olan intersitisyal sistitis (FIC) hastalığı genellikle stres sonucu meydana gelmektedir. > Kedilerin aktivitelerini artırarak ve çevresine onun oynayabileceği oyuncaklar koyarak stresten uzaklaştırabilir. > Kediler değişikliklerden hoşlanmaz ve hemen strese girer bu sebeple hayvan sahiplerini özellikle an değişikliklerden kaçınmaları gerektiği konusunda uyarın. Kedilerde gözlenen FLUTD semptomlarının bazıları > Kanlı idrar > İdrarın renginde ve kokusunda bazı değişiklikler > İdrarını tutamama PETİNFO 2014/10 38-39 > İdrar yapamama > Genital bölgeyi sık sık yalama > Zor ve ağrılı ürinasyon > Anormal sıklıkta idrar çıkışı/ İdrar çıkışında azalma > Yanlış yerlere idrar yapma > Kısmı ya da tam üretra tıkanıklığı > Aşırı vokalizasyon > İştahta azalma > Kiloda değişim > Şişkin abdomen > İdrar kabına sık gitme > Kusma > Huzursuzluk > Asabiyet > Nefeste amonyak kokusu > Fiziksel testlerde kalınlaşmış sert idrar kesesi duvarı > Ağrılı idrar kesesi sendromu ADVERTORIAL Kedilerde idiyopatik sistitis ve tedavide beslenmenin rolü Kedi sahiplerinin veteriner kliniklerini en sık ziyaret etme sebepleri; üriner sistem rahatsızlıkları, dental rahatsızlıklar ve kanserdir. K edilerde görülen alt üriner sistem rahatsızlıkları (FLUTD), evcil hayvanınızın idrar yolunu etkileyen çeşitli enfeksiyonlar, yangısal hastalıklar ve diğer rahatsızlıkları için kullanılan genel bir terimdir. Kedilerde en sık görülen alt üriner sistem rahatsızlıklarında risk faktörleri şu şekilde sıralanabilir: Stres: Stres, kedilerde en sık görülen FLUTD türü olan İdiyopatik Sistitis (FIC) rahatsızlığında önemli bir yer oynayabilir. Fazla Kilo: Fazla kilolu evcil hayvanların FLUTD rahatsızlığına yakalanma olasılığı daha yüksektir. Irk: Minyatür Schnauzer’ler, Dalmaçyalı’lar, İran kedileri ve bazı diğer ırklarda taşı oluşma olasılığı daha yüksektir. Bazı mamalar: Bazı mamalarda, idrar taşlarının oluşmasına yol açabilen belirli mineral miktarları fazla olabilir. Az su tüketimi: Evcil hayvanlar az miktarda su tükettiğinde, idrarları daha konsantre olur; bu da taş oluşumu olasılığını arttırır. Klinik belirtilerde idrarda kan, idrar yaparken zorlanma, sık sık idrar yapma, normalde idrar yapmadığı yerlere idrar yapma, huzursuzluk, saklanma ve iştahsızlık gibi belirtiler gözlenir. Kedilerde görülen alt üriner sistem rahatsızlıklarında; en sık rastlanan İdiyopatik Sistitistir (FIC) İdiyopatik sistitisi takiben en çok ürolithiasis ve üretral tıkanmalar gözlemlenir. Kedilerde en sık görülen alt üriner sistem rahatsızlığı olan idiyopatik sistitis’in (FIC) oluşumunda stres büyük rol oynamaktadır ve FIC’nin tedavisinde beslenmede stresi kontrol altına almak kilit rol oynamaktadır. Yeni Hill’s Prescription Diet c/d Urinary Stress FIC’de stresi kontrol etmeye yardımcı besinsel maddeler içeren klinik olarak kanıtlanmış ilk mamadır. Yapılan araştırmada beslenmenin, FIC belirtilerinin tekrar PETİNFO 2014/10 40-41 oluşumunu % 89 oranında azalttığı ortaya konmuş ve klinik olarak kanıtlanmıştır. Yeni Hill’s Prescription Diet c/d Urinary Stress, idiyopatik sistitis için bilinen bir risk faktörü olan stresi kontrol etmek için L-triptofan ve süt proteini hidrolizatı içerir. L-triptofan, kaygı ve stres belirtilerini azaltan serotenin prekürsürü iken; süt proteini hidrolizatı, kedilerde kaygıyı dindiren biyoaktif bir peptittir. Ayrıca Hill’s Prescription Diet c/d Urinary Stress, yüksek düzeyde içerdiği omega-3 yağ asitleri ile yangı döngüsünü kırmaya ve rahatsızlığı azaltmaya yardımcı olurken, aynı zamanda idrar kesesinin iç yüzeyinin yapı taşlarını oluşturan glikosaminoglikanları (GAG) da içerir. Son olarak Hill’s Prescription Diet c/d Urinary Stress, sitruvit taşlarını 14 gün gibi kısa bir sürede çözündürebilirken, uzun süreli kullanıma uygundur ve sahip olduğu üstün lezzet ile kedinizin her bir öğününü onun için ziyafete dönüştürecektir. Hill’s Prescription Diet c/d Urinary Stress ürünü ile ilgili veteriner hekiminizden detaylı bilgi isteyebilirsiniz. KEDİ Dünyanın ilk kedi protez implantı Bursa’dan! Nilüfer Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü Hayvan Bakım ve Tedavi Merkezi müdürü Dr. M. Mürsel Büyükçoban ve Dr. Ayşe Yazıcı, Şeker’in yeniden yürüyebilmesi için implant protez gerçekleştirmeye karar verdiklerini açıkladı. H ayvanseverler tarafından bir süre önce ön bacakları kopmuş olarak ölmek üzereyken bulunan kedi, Nilüfer Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü Hayvan Bakım ve Tedavi Merkezinde getirildi. Belediye’de yapılan müdahaleleri ve planlanan operatif müdahaleleri Dr. Ayşe Yazıcı’dan aldık. ITAP protezi nedir? Dünya da amputasyon geçirmiş insan ve hayvanların yaşam kalitelerini artırmak için her yıl yeni birçok araştırma yapılmaktadır. Robot yapılı protezler ve dış iskelet üzerine yapılan çalışmalar her gün yenisini ekleyerek uzuv kayıplarını kapatmaya ve yaşam kalitelerini artırmaya çalışmaktadırlar. Bu çalışmalardan bir tanesi de ITAP PETİNFO 2014/10 44-45 Dr. Ayşe Yazıcı Şeker’in geçirdiği zorlu operasyona rağmen bebeklerine mükemmel bakmasının oldukça şaşırtıcı olduğunu söyledi. protez türü dür. Açılımı, “İntraossöz Transkütan Amputasyon Protezi” ile doğrudan kemik içine takılan bir protez türü dür. Ampute olan bacaktaki ITAP protezi suni uzuv olarak algılanıp, gerçekten sağlıklı bacak yapısı varmış gibi yürüyüşlere izin vermektedir. ITAP ın yaratıcıları Londra Üniversitesi ve Royal National Orthopaedic hastanesidir. Londra College Üniversitesi Biyomedikal Mühendislik Bölüm araştırmacıları, Tıbbi cihaz firmalarından biri ve STANMORE Enstitüsü işbirliği ile yürütülen çalışmalar sonucunda ITAP ismi bu proteze konuldu. Terör saldırısında iki bacağını kaybeden bir bayana takılan ilk ITAP protezler çalışmalarının ilk denemesidir… Geyik boynuzları KEDİ örnek alınarak üretilen protezin; geyik boynuzunun deri kısmından çıkmasından ilham alınması ile devrim niteliğindeki bir buluş gerçekleştirdiler. Bu yeni teknoloji sayesinde derinin içinden geçirilen titanyum çubuklar kemiğin içine kolaylıkla yapışmasına ve protezi kemiğe bağlarken metal ile kaynayan deri de sağlam bir bağlantı oluşturmasına sebep olmaktadır. Veteriner hekimlikte ilk ITAP protez çalışması; İngiltere de Dr. Noel Fitzpatrick tarafından 2009 yılında arka bacakları kesilen bir kedi de yapmıştır. Biyonik kedi adı verilen OSCAR yaşamına devam etmektedir. Ülkemizde ITAP protezini uygulayan hekim arkadaşların sayısı her geçen gün artmaktadır. Ön tek bacak, arka çift bacak, arka tek bacak ITAP protezlerini arkadaşlarımız başarılı operasyonlar ile gerçekleştirdiler. Sıra geldi kızımız Şeker’e… Şeker’imiz yaklaşık 1 yaşında tricolor bir sokak kedisidir. Şekerin yaşama tutunma hırsı, her şeye rağmen doğası gereği bebeklerine sahip çıkması aramızda farklı bir iletişim kurmamıza neden oldu. Tren rayları yanında duyarlı vatandaşlarca bulunup bize getirildi. İki ön bacak radius-ulna median noktasından kopmuş, enfekte, ciddi kan kaybı yaşamış, virane halde bir kedi. Ekibimle birlikte çok zorlu bir 3 hafta geçirdik. İdrarını yapmakta zorlandı, dışkısını yapmak istemedi, mutsuzdu… 3. haftanın sonunda Şeker daha iyi noktaya geldi ise de; karnının sürekli büyümesi bana gebeliği düşündürdü. Geçirdiği 2 operasyona rağmen Şeker bebeklerine çok iyi bakmış ve malformasyon gelişmeden 6 adet hepsi kendine benzeyen bebeklerini dünyaya getirdi. Gebeliği sırasında Şeker tuvalet alışkanlığını geri kazanmış, artık kendi kendine bakabilecek boyuta gelmişti. Protez kararını nasıl verdiniz? Şeker bebeklerini büyütürken bir taraftan bizde araştırmalar yapıyor, şekerin hayata geri dönüş kapısını bulmaya çalışıyorduk. Bu nokta da ITAP protezi takmaya kararı verdik. Veteriner hekimlikte ITAP protez çalışmalarının çok yeni olması hala araştırmaların devam etmesi, her geçen gün daha iyi protez üretilmesine sebep olmaktadır. Bilimsel verilerin yetersiz olması, Biyomedikal sistem hakkında yetersiz bilginin olması, İnsan hekimliğinden adaptasyonu yapılacak yeni bir ITAP protez modelinin geliştirilmesine olanak sağladı. Ön iki ayağı ampute edilmiş ve protez takılmış dünyada herhangi bir bilimsel veriye ulaşamadık. Üzerinde çalıştığımız ITAP protez modeli İzmir’li özel bir medikal şirketinin özel desteği ile yapılmaktadır. Uygulanacak olan titanyum ağırlıklı ITAP protezlerimizin üretimi ve biyomedikal araştırmaları devam etmektedir. Veteriner Hekimlik her geçen gün gelişerek artık “protezli canlar”ın hayatımızda yerini almaya ve yaşamaya devem edecektir. Dr. Ayşe Yazıcı kimdir? 1996 Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi mezun olduğu yıl Ankara Üni. Veteriner fakültesi Cerrahi A.B.D. Ortopedi ve Travmatoloji B.D doktora eğitimime başladı. 2003 yılında biten doktora eğiitiminin ardından kısa süre Yalova Tarım İl Müdürlüğü görevinde çalıştı. 2004 yılında Bursa Nilüfer Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğünde çalışmaya başladı ve burada görevin devam etmektedir. PETİNFO 2014/10 46-47 SÖYLEŞİ İVHO yönetimi yeni döneme hızlı girdi İstanbul Veteriner Hekimler Odası yeni döneme hazır. İlk toplantısını 30 Eylül’de gerçekleştiren İVHO Yönetim Kurulu gelecek dönem için çalışmalara başladı. Bildiğiniz gibi 20-21 Eylül 2014’te gerçekleştirilen İstanbul Veteriner Hekimler Odası 45. Genel Kurul ve Organları seçimlerinde 44. dönemde yönetimde olan Demokratik Katılım Grubu kazanmıştır. Yeni kurulun 30 Eylül 2014 gerçekleşen ilk genel toplantısına katılarak 45. İVHO Yönetim Kurulu Üyelerine seçimlerdeki başarılarının sırları ve gelecek dönemlerde gerçekleştirecekleri projelerle ilgili Prof. Dr. Murat Arslan, Veteriner Hekim Hasan Yıldız, Veteriner Hekim Mustafa Özgür Şimşek, Veteriner Hekim Edip Kocaman, Veteriner Hekim Tarık Akan, Veteriner Hekim Necati Bozkurt, Veteriner Hekim Kemal Aksoy, Veteriner Hekim Ersin Coşkun, Veteriner Hekim Zehra Nur Ateş ve PETİNFO 2014/10 48-49 Veteriner Hekim Tülay Bağdatlı ile güzel bir söyleşi gerçekleştirdik. 20-21 Eylül’de gerçekleştirilen İstanbul Veteriner Hekimler Odası 45. Genel Kurul seçim sonuçlarını değerlendirir misiniz? İstanbul Veteriner Hekimler Odası 45. Genel Kurulu ve Organları seçimleri 20-21 Eylül tarihlerinde İVHO Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan, mesleki haklar için Veteriner hekimlerin beraber mücadele etmesi gerektiğini söyledi. gerçekleşmiştir. Öncelikle sonuçlarının tüm mesleki camiamıza yararlı ve hayırlı olmasını diliyoruz. Genel kurul diğer yıllara göre oldukça hareketli geçmiştir. Bunun en önemli nedeni bu seçimlere ilk defa giren listelerin oluşmasıdır. Bu durum mesleğimiz için daha çok insanın mücadele etmeye istekli olduğunu göstermektedir. Bu nedenle bizim açımızdan oldukça memnuniyet vericidir. Diğer taraftan aday olan listelerin ciddi bir proje ortaya koyamaması, yapılan eleştirilerin sadece tepkilere dayandırılması, propagandanın kişiler üzerinden yapılması, adayların hazırlıksız olarak yarışa katılması, dahası bazı listelerde yer alan meslektaşlarımızın bu durumdan haberdar olmaması düşündürücüdür. Oysaki genel kurullar mesleklerin vizyonunun oluşturuldu, öneri ve projelerin ortaya konduğu, esasen bir mesleğin geleceğinin tartışıldığı platformlardır. Her şeye rağmen öncelikle mesleğimizin geleceğinin tartışıldığı Genel Kurul’a katılan tüm meslektaşlarımıza, sonra da aday olarak yönetim sorumluluğu almaya gönüllü olmuş tüm meslektaşlarımıza teşekkür ediyor, kutluyoruz. Seçim ise demokratik olgunluk içinde geçmiş katılan meslektaşlarımız sohbet ortamı da bulmuşlardır. Seçim sonuçlarına göre seçime Demokratik Katılım Grubu olarak giren ve 44. Dönemde yönetimde olan bizim listemiz kazanmıştır. Seçim sonuçlarını değerlendirdiğimizde; Geçen yıla göre katılım düşük kalmıştır. Ancak ülkemizdeki seçmen davranışı değerlendirildiğinde bir rehavet olacağı tarafımızdan tahmin edilmiştir. Seçim sonrası yaptığımız görüşme ve değerlendirme de kazanacak listenin zaten belli olduğu bu nedenle katılımın düşük kaldığı genellikle ifade edilmiştir. Seçim sonuçlarına göre yönetimimiz güven tazelemiş, oy sayısını katılım sayısına göre oransal olarak artırmıştır. Sandık başı tutanaklarına göre toplam kullanılan oy 815, geçersiz oy 5, geçerli oy 810 olarak tespit edilmiştir. Resmi olmayan sonuçlara göre kazanan liste 443 (%54.3), 2. liste209 (%25.6), 3. liste 120 (14.7), 4. liste 38 (%4.6) oy almışlardır (son üç dönemin oy oranları grafiği aşağıdaki gibidir). Yönetimimiz gerek seçim süreci, gerek genel kurul, gerekse seçim günü yapılan eleştiri ve önerileri dikkate alarak yeni dönemde yönetim planlaması yapacaktır. Yeni dönemde oluşturulan İVHO 45. dönem yönetim kurulu üyelerini tanıtabilir mısiniz? Yönetim kurulumuzu oluştururken bu yıl farklı bir yaklaşım gösterdik. Bildiğiniz gibi meslek odamızın yönetim kurulu 5 kişiden oluşmaktadır. İş yükü düşünüldüğünde bu sayı oldukça yetersizdir. Bu nedenle yönetimi oluştururken yedek üyelerimizi de gerçekten zaman ayırabilecek, emek verebilecek arkadaşlarımız arasından seçtik. Böylece daha etkili bir yönetim ortaya çıkacağına inanıyoruz. Bu amaçla farklı mesleki alanlarımızı temsil eden ve geçmişte yüklendikleri işlerde başarılı olmuş üyelerimize yönetimimizde yer verdik. Yönetim; Murat Arslan, Hasan Yıldız, Mustafa Özgür Şimşek, Edip Kocaman, Tarık Akan, Necati Bozkurt, Kemal Aksoy, Ersin Coşkun, Zehra Nur Ateş, Tülay Bağdatlı Yeni dönem ile birlikte Veteriner hekimlerin hangi sorunlarına yönelik öncelikli çalışmalar yapacaksınız? Veteriner Hekimler çoğunlukla hangi sorunlarının çözümü için odaya başvuruyor? Mesleğimizin son zamanlarda gösterdiği atılım bazı sancıları birlikte getirmiştir. Özellikle Avrupa Birliği katılım sürecinde mevzuat uyumu ile mesleğimizin önemi bir kez daha anlaşılmıştır. Ancak mevzuat değişiklikleri başta klinisyen veteriner hekimlik olmak üzere birçok alanda sorunlar oluşturmuştur. Bunların bir kısmı aşılmış bazıları için ise hukuksal süreçler devam etmektedir. Yine bazı belediyelerin SÖYLEŞİ İVHO’nun Önümüzdeki Dönem Projeleri Veteriner Hekim Kemal Aksoy Veteriner Hekim Ersin Coşkun Veteriner Hekim Edip Kocaman Veteriner Hekim Hasan Yıldız 45. Dönem İVHO Genel Kurulu mesleği hak ettiği yere taşımak üzere bütün Veteriner hekimleri oda çatısı altında mücadele vermeye çağırdıklarını belirtti. uygulamaları meslektaşlarımızın kazanılmış haklarını görmezden gelmektedir. Gıda sektöründe çalışan meslektaşlarımızın özlük hakları ve ücretleriyle ilgili elde edilen başarılar, bazı sektör yöneticilerini rahatsız etmiş durumdadır. İlaç sektöründe keza böyle bir durum ortaya çıkmıştır. Kamuda ve yerel yönetimlerde çalışan meslektaşlarımızın yıpranma hakkı ve özlük haklarına ilişkin önemli sorunları bulunmaktadır. Oda yönetimi olarak bu dönemde öncelikle bu sorunların net olarak tespiti sonrasında ise çözümüne ilişkin çalışmalar yapacağız. Meslek Odalarının yaptırım güçleri hakkında yeterliliğe sahip olduğunu düşünüyor musunuz? Mesleğimizin icra edilmesini düzenleyen kanun 1954 yılında kabul edilmiştir. Genel hatlarıyla iyi olsa da özellikle yaptırımlar konusunda oldukça yetersizdir. Yine de takdir hakkımızı kullanarak bazı uygulamalar yapmaktayız. Son 2 yıldır haysiyet kurulumuz oldukça fazla mesai vererek önemli kararlara imza attı. Ancak sadece ceza ile önemli bir mesleğin doğru uygulanmasını sağlamak çok inandırıcı değildir. Öncelikle bizim PETİNFO 2014/10 50-51 1. Veteriner Bilimler Akademisi’nin açılması; Mevcut imkanlar firmalarla yapılan görüşmeler sonrası taahhüt edilen desteklerle, merkezi bir yerde eğitim odası (eğitim cihazlarıyla donatılmış) ile seminer salonu olan bir yer satın alınacaktır. 2. Akademik formatta sürekli eğitim; Mesleki Bütün mesleki alanlarımızı kapsayan mesleki bilgi ve birikimimizin teorik ve uygulama açısından üst düzeye ulaştırılması için akademik formatta sürekli eğitim etkinlikleri gerçekleştirilecektir. Programı baştan belli olan eğitimlere kayıt yapan meslektaşlarımız teorik eğitim görecek, uygulama ile eğitimi tamamlayan meslektaşlarımıza sertifika verilecektir. Spesifik konularda ancak belli bir vaka sayısına ulaşanlar başarılı sayılacaktır. Bu amaçla yerli ve yabancı öğretim üyeleri ile meslektaşlarımızın yer aldığı komisyonlar oluşturulacaktır. 3. TVHB merkez konseyinin seçileceği büyük kongrede kredili eğitim sisteminin getirilmesi ve staj konusunun tartışmaya açılması için girişimler yapılacaktır. 4. Tek tip ve barkodlu karne uygulaması için girişimlerimiz devam edecektir; Bakanlığın hazırladığı ancak henüz SÖYLEŞİ Veteriner Hekim M. Özgür Şimşek Veteriner Hekim Tarık Akan İVHO yönetimi Veteriner hekimlerin yıpranma hakkı ve özlük haklarına ilişkin sorunların tespit ederek çözüme ilişkin çalışmalar yapacaklarını açıkladı. bu mesleğin mensupları olarak haklarımızı ve sorumluluklarımızı bilmemiz ve yerine getirmemiz gerekiyor. Biz hekim olduğumuzu unutup etik ve deontolojik değerleri dikkate almazsak hiçbir yaptırımın etkili olacağına inanmıyoruz. Veteriner Hekimlerin mesleki gelişimlerine yönelik projeleriniz nelerdir, anlatabilir misiniz? Nitelikli bir hekimliğin ancak eğitimin güncellenmesiyle mümkün olacağını biliyoruz. Bildiğiniz gibi bazıları ülkemizde bir ilk olmak üzere çok sayıda eğitimler düzenliyor, meslektaşlarımızı katmaya çalışıyoruz. Sadece klinisyen alanında değil gıda ve yerel yönetim alanlarında da eğitimler yapmaktayız. Bu yıl bir hayalimizi de gerçekleştirmek istiyoruz. Kısaca bu yılki mesleki eğitime ilişkin olarak; 1. Veteriner Bilimler Akademisi’nin açılması; Mevcut imkanlar firmalarla yapılan görüşmeler sonrası taahhüt edilen desteklerle, merkezi bir yerde eğitim odası ile seminer salonu olan bir yer satın alınacaktır. 2. Akademik formatta sürekli eğitim; klinisyen, gıda, ilaç, deney hayvanları vb. bütün mesleki alanlarımızı kapsayan mesleki bilgi ve birikimimizin teorik ve uygulama açısından üst düzeye ulaştırılması için akademik formatta sürekli eğitim etkinlikleri gerçekleştirilecektir. Programı baştan belli olan eğitimlere kayıt yapan meslektaşlarımız teorik eğitim görecek, uygulama ile eğitimi tamamlayan meslektaşlarımıza sertifika verilecektir. Spesifik konularda ancak belli bir vaka sayısına ulaşanlar başarılı sayılacaktır. Bu amaçla yerli ve yabancı öğretim üyeleri ile meslektaşlarımızın yer aldığı komisyonlar oluşturulacaktır. Petinfo Dergisi aracılığıyla Veteriner hekimlerimize vermek istediğiniz mesajlar nelerdir? Mesleğimiz, ülkemizde yeniden fark edilen, önemi giderek artan ve geleceğin favori meslekleri arasında yerini almıştır. Ancak farklı çalışma alanları olması, kurumsal sorunlarının olması, mesleki mücadele bilinci henüz yeni yeni PETİNFO 2014/10 52-53 yayımlanmamış “KEDİ VE KÖPEKLERİN KİMLİKLENDİRİLMESİ VE KAYIT ALTINA ALINMASI YÖNETMELİĞİ” çerçevesinde yapılacak pasaport uygulamasının, 6343 sayılı yasa çerçevesinde Odalar tarafından tek elden organize edilmesi için girişimde bulunacağız. Bu uygulamanın yasadışı çalışmayı engellemek için önemli olduğunu düşünmekteyiz. 5. Uygulama ve tanıtım; Mevzuat ve diğer alanlarda önemli mesafe kaydedilen konularda, uygulamanın tam anlamıyla yapılabilmesi için; Medyabasın, halka açık alanlardaki görseller, kendi kliniklerimiz, sağlık meslek odalarına ait işyerleri ve gazete ilanlarıyla sunulmak üzere hazırlanacak bilgilendirici görseller ve içeriklerle, tek tip pasaport, fiyat politikası, yasadışı hayvan sağlığı hizmeti veren yerler ve mesleğimizin tanıtımı konularında bugüne kadar yapılan çalışmalar tam bir seferberlik halinde devam ettirilecektir. 6. Özlük haklarımız; Kamuda çalışan meslektaşlarımızın özlük haklarını uzmanlardan yardım alarak değerlendirecek, sorunları ve bugüne kadar süren haksızlıkları gündeme getirecek etkili bir komisyonun kurulması sağlanacaktır. 7. Meslektaşlarımıza yönelik, İngilizce, mesleki sertifikalı kurslar, genç meslektaşlarımıza yönelik olarak istihdam amaçlı sınavlara hazırlık SÖYLEŞİ kursları ile sosyal etkinlikler gerçekleştirilecektir. 8. Mesleğe yeni adım atacak meslektaşlara çalışmak istedikleri alana yönelik olarak mevzuatlar çerçevesinde uygulamalı eğitim verilmesi çalışmalarımız devam edecektir. Veteriner Hekim Tülay Bağdatlı Veteriner Hekim Zehra Nur Ateş Yeni yönetim, gerek seçim süreci, gerek genel kurul, gerekse seçim günü yapılan eleştiri ve önerileri dikkate alarak yönetim planlaması yapacağının altını çizdi. oluşması zayıf yanlarıdır. Önemli bir mesleğin mensupları olarak, temsil ve yönetim sorumluluğu taşımakla beraber, katılımcı bir yönetimin önemli olduğunu bir kez daha belirtmek istiyorum. Verdiğimiz mücadele ancak kitlesel bir hale dönüşürse sonuca ulaşacaktır. Bu nedenle bütün meslektaşlarımızı oda çatısı altında mücadele vermeye bekliyoruz. Yönetimler geçicidir, kalıcı olan mesleğimizdir ve katkı verdiğimiz oranda bizim olacaktır. Aksi halde yetki ve sorumluluklarımıza başka meslek grupları sahip olmaya çalışacaktır. Bu fırsatla, seçime katılan tüm Veteriner hekimlere teşekkür eder, mesleğimizi hak ettiği yere taşımak üzere herkesin katkısını beklediğimizi yeniden tüm meslektaşlarımıza belirtmek isteriz. Ayrıca mesleki etkinliklerimizi topluma ve mesleki camiamıza duyuran siz Petinfo ailesine de candan teşekkür ederiz. PETİNFO 2014/10 54-55 9. Ulusal Hayvancılık Politikasının oluşturulması konusunda konu uzmanlarına sürdürülebilir bir rapor hazırlanması ile Ülke hayvancılık modeli oluşturmak, kanatlı, çiftlik hayvanları, atçılık konularında yeni gelişmeleri konu ile ilgili meslektaşlara aktarmak, eğitimler yapmak bu konularda kamuoyu oluşturmak, tartışılan konularda (GDO, İlaç kalıntıları, biyolojik maddeler, yem vb.) bilimsel verilere dayalı açıklamalar yaparak kamuoyunu ülke toplum ve hayvancılık çıkarları doğrultusunda bilinçlendirmek, hayvancılık konusunda faaliyet gösteren STK’lar ile işbirliği yaparak toplumsal muhalefeti genişletmek hayvancılığa ve mesleğimize katkılar sağlamak, ortak toplantılar çalışmalar yapmak, kamusal alanda Veteriner Hekimlik mesleğinin üst düzeylere gelmesi konusunda ortak hareket etmek ve sorunlara çözüm üretmek amaçlanacaktır. 10. Hayvan sevgisi, hayvan refahı ve Veteriner Hekim bilinci oluşturmak amacıyla bölgesel komisyonlar ile (MEB ile işbirliği) tüm İstanbul’a yayılan etkinlikleri sürekli gerçekleştireceğiz. KEDİ&KÖPEK PETİNFO 2014/10 56-57 Kuduza karşı bütün dünya omuz omuza her 10 dakikada bir, bir insan kuduz yüzünden hayatını kaybetmektedir. Eğer yeterli sağaltım yapılırsa insanlar kuduzdan tamamen korunabilmektedir. Bu noktada insanları kuduza karşı bilinçlendirmek çok önemlidir. D Kuduz hastalığı sürecini tamamladığı takdirde %99.9 ölümle sonuçlanmakta ancak önlemlerle %100 önlenebilmektedir. ünya Kuduz günü her sene düzenlenen evrensel bir mücadeledir. 28 Eylül tarihi, ilk etkili kuduz aşısını geliştiren Louis Pasteur’ün ölüm tarihinden esinlenilerek seçilmiştir. Birleşik Ulusal mücadele Global Alliance for Rabies Control adında kar amacı gütmeyen organizasyon tarafından koordine edilmektedir. Dünya Kuduz Günü organizasyonu, hastalığın insanlar ve hayvanlar üzerindeki etkisi, hastalıktan korunmanın nasıl olabileceği hakkında bilgilendirmeler ve önerilerle kuduza karşı farkındalığı artırarak hastalığın bütün dünyadan elimine edilmesine yardımcı olmak amacıyla düzenlenmiştir. Yürüyüş, koşu ve bisiklet yarışları veya bedava ya da dış destekli yapılan kuduz aşılamaları gibi toplum etkinlikleriyle ve mevcut olan kuduz koruma ve kontrol yöntemlerinin anlatıldığı seminerlerle Dünya Kuduz Günü’nü işaret ederek farkındalığı artırılmaya çalışılmaktadır. Bu organizasyon başladığından beri 100 milyondan fazla insan hastalık üzerine eğitildi ve 3 milyondan fazla hayvan aşılandı. 2009’daki raporlara göre Global Alliance for Rabies Control topluluğunun düzenlediği 300’den fazla etkinlik 105 ülkeden 775,000 kişiyle gerçekleştirildi. KEDİ&KÖPEK Dünya Kuduz Günü’nün amacı > Kuduza karşı korumanın önemini insanlara anlatmak için global bir fırsat yaratmak > Tüm dünyadaki insan ve hayvanları kuduz etkilerine karşı farkındalığı arttırma hareketini yönetmek > Kuduza karşı mücadelede insanları bilgilendirmeyi sağlamak ve hastalığı dünyadan eradike edilmesine yardım etmek. 400 BiN İlk Dünya Kuduz Günü organizasyonlarına katılan insan sayısı. Musa Arık dünyada ve Türkiye’deki kuduz vakalarını değerlendirerek yapılması gerekenleri Petinfo ile paylaştı. Viral bir hastalık olan kuduz biliyorsunuz ki sıcakkanlı canlılarda akut ensefalitis yapmaktadır. Zoonoz olan bu hastalık hayvanlardan insana enfekte hayvan ısırığıyla geçmektedir. İnsanlar kuduza maruz kaldıktan sonra semptomlar başlamadan eğer sağaltım uygulanmazsa ölüme sebebiyet verir. Kuduz virüsü, merkezi sinir sistemi etkileyerek eninde sonunda beyinde problemlere yol açarak ölümle sonuçlanır. Afrika ve Asya’da kuduz sebebiyle ölüm oldukça çok yaşanmaktadır. Çocuklar kuduz aşılanması yapılmamış köpekler tarafından ısırıldıklarından dolayı bilhassa savunmasızlardır. Büyük kuduz kaynağı olan pet hayvanlarının aşılanmalarına dikkat edilerek, çocukları bu konuda eğiterek ve gerekli olan acil müdahale zamanında yapılarak bu hastalığın önüne geçilebilir. Ayrıca Antartika kıtası haricinde tüm kıtalardaki insanlar risk altınadır. Son raporlara göre Vietnam’da bu yıl içerisine 40 kişi hayatını kuduz hastalığı sebebiyle kaybetti. Peki ya kuduz tamamen önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen neden hala büyük bir problem? Bunun en büyük sebebi sahipsiz sokak köpeklerinin kuduz aşılamalarının yapılmamasıdır. Eğer köpeklerden kuduz hastalığı elimine edilirse, diğer türler arasında virus yayılımı düşünüldüğü kadar çok olmadığı için köpekler kontrol altına alındığında bulaşma çok uzun sürmez. PETİNFO 2014/10 58-59 2007’deki ilk Dünya Kuduz Günü organizasyonlarına 74 ülkeyle 400,000’den fazla insanla beraber başlandı. Son kayıtlara göre 125 ülkeye yayılmış halde… Hadi sizde taşın altına elinizi koyun ve pet sahiplerini kuduz hastalığının ciddiyeti konusunda bilgilendirin ve aşılamaları konusunda baskı yapın. DÜNYA KUDUZ GÜNÜ KUTLANIRKEN Musa Arık dünyada ve Türkiye’deki kuduz vakalarını değerlendirerek yapılması gerekenleri Petinfo ile paylaştı. Kuduz hastalığına karşı ilk aşıyı geliştiren Louis Pasteur’un onuruna, ölüm günü olan 28 Eylül tarihi Dünya Kuduz Günü olarak belirlenmiştir. Bu günde kuduz hastalığından korunmanın önemini ortaya koymak ve farkındalık yaratmak üzere tüm Dünya’da kampanyalar yapılmaktadır. Dünya Kuduz gününde; Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı (FAO), Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatı (OIE) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kuduz hastalığının insanlarda elimine edilmesi ve hayvanlarda kontrol altına alınması için müşterek açıklama yaptı. Ülkemizde sınırlı sayıda basın açıklaması dışında dikkati çeken bir etkinlik yapılmamaktadır. Kuduz hastalığı Dünya’da 150 ülkede endemik olarak görülmektedir. Endemik görülen ülkelerde kırsal alanlarda risk daha fazladır. Hastalıktan % 100 korunmak mümkündür. Hastalıktan korunmanın aşılamayla sağlanmasına rağmen, kuduz hastalığı hayvanlardan insanlara bulaşan çok ciddi bir enfeksiyöz hastalık olarak varlığını sürdürmektedir. Bu hastalık hayvan sağlığı ve halk sağlığı bağlantısı ile “Tek Sağlık” konseptine iyi bir örnektir. Kuduz hastalığına karşı insanların aşılanması sadece virusun temas etmesinden hemen sonra veya öncesinde doğru zamanlamayla yapılırsa etkili olmaktadır. Eğer aşılama doğru KEDİ&KÖPEK İVHO Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan İVHO Yönetim Kurulu ülkemizdeki kuduz vakalarını değerlendiriyor 150 BiN Ülkemizde her yıl kuduz tanısıyla tedavi edilen insan sayısı İnkübasyon ne kadar sürer? Kuduz virüsünün inkübasyon periyodunun normalde 8-10 hafta olduğunu fakat bazı vakalarda 12 aydan daha fazla sürebileceğini biliyor musunuz? Hindistan’da yaşanan bir kuduz vakasında virüsünün inkübasyonu 25 yıl sürdüğü kaydedilmiştir. yapılmaz ise ve hastalık semptomları görülmeye başlarsa, hastalık tedavi edilememekte ve hasta insan kuduz hastalığından yaşamını yitirmektedir. OIE verilerine göre her yıl çoğunluğu gelişmekte olan ülkelerde ve çocuklar olmak üzere 70.000 kişi kuduz hastalığından kaybedilmektedir. Bir başka ifadeyle Dünya’da her 10 dakikada bir insan kuduz hastalığından ölmektedir. Hastalık vakalarının % 95’inden fazlası köpek ısırmaları sonucunda oluşmaktadır. Dünya’daki hayvan olgularının % 54’ü köpeklerde, % 42’si yabani hayvanlarda, % 4’ü yarasalarda görülmektedir. Dünya’da on beş milyon insan temas sonrası profilaksi görmektedir. Özellikle çocuklar olmak üzere insanları köpek kuduzundan korumak için köpeklerin aşılanması en uygun seçenektir. İnsanlarda hastalığın eliminasyonu için riskli bölgelerde köpek varlığının en az % 70 inin aşılanması gerekmektedir. Köpek kuduzunun global kontrolü için müşterek pozisyon alınmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Avrupa’da köpeklerin ve yabani hayvanların düzenli aşılanması ile kuduz vakaları önemli ölçüde azalmıştır. Ancak bu durum mücadelenin bırakılması anlamını taşımamaktadır. Avrupa’da hastalıktan ari birçok ülke olması yanında, hala belirli ülkelerde kuduz PETİNFO 2014/10 60-61 Bu sene Dünya Teması #kuduzakarsibirlikte (#TogetherAgainstRabies) olan organizasyon ülkemizde maalesef hala kuduz vakalarından ölen insanlar ve karantinaya alınan alanlar ile anılıyor. ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDC - Center of Disease Control and Preventation) verilerine göre her yıl ortalama 70.000 civarında insan kuduz hastalığından dolayı ölmektedir. Isırık vakalarının %60’ı 15 yaş altı çocuklardan oluşmaktadır. Bu noktada eğitimin önemi daha çok anlam kazanmaktadır. Hastalık sürecini tamamladığı takdirde %99.9 ölümle sonuçlanmakta ancak önlemlerle %100 önlenebilmektedir. Dünyanın bir çok ülkesinde eradike edilen hastalık Afrika ve Asya başta olmak üzere geri kalmaya mahkum edilmiş ülkelerle birlikte maalesef ülkemizde de görülmektedir. Ülkemizde son vaka 2014 Ağustos ayında görülmüş, kuduz bir tilki tarafından ısırılan 9 yaşındaki minik Laçin hayatını kaybetmiştir ve maalesef bu olayın son KEDİ&KÖPEK engelleniyor ve köpek sahiplenmede sorumluluk artıyor. Bu aynı zamanda kayıp köpeklerin bulunmasında da kolaylık sağlıyor. 600 BiN Türkiye’de yılda ortalama köpek ve kedi aşılama sayısı hastalığı mevcuttur. Bunun yanında yabani hayvanlardaki virüs rezervuarı nedeniyle hastalık yeniden önem kazanmıştır. Hastalık görülen yerlerde eradikasyon çalışmaları hassasiyetle sürdürülmektedir. Avrupa Birliği’nin kuduza karşı düzenlediği yeni mevzuat Pet pasaportları ve pet seyahatleri ile ilgili olarak Avrupa Birliği’nin yeni mevzuatı 29 Aralık’ta yürürlüğe giriyor. Buna göre kuduz hastalığı olan bölgeden hastalıksız bölgeye pet seyahatinde titiz olunması gerekiyor. Hayvan sağlığı ve hayvan refahı idaresinde başarı için köpeklerde etkili ve güvenilir tanımlama ve kayıt sistemi önem arz ediyor. Köpeklerin tanımlanması ve kayıt sistemi hastalık kontrolü ve korunmaya katkı sağlanıyor. Bu sayede illegal köpek ticareti de Ülkemizde kuduz vakaları yaygın olarak çiftlik hayvanlarında da görülmektedir Ülkemizde maalesef hala insan kuduzu vakasına rastlanılmaktadır. Türkiye’de köpekler ve yabani hayvanlar yanında çiftlik hayvanlarında da kuduz hastalığı görülmektedir. Uzun süredir hastalık görülmeyen Orta Anadolu bölgesinde kuduz vakaları ortaya çıkmaya başlamıştır. Türkiye’de köpek ve kedi populasyonu tam olarak bilinmemektedir. Sahipsiz köpek varlığı ciddi boyuttadır. Yılda ortalama 600.000 dolayında köpek ve kedi aşılanmaktadır. Aşılama oranının köpek varlığının % 70 ini kapsayacak şekilde artırılması zorunluluk arz ediyor. Belirli bölgelerde yaban hayvanlarına yönelik ağız yoluyla aşılama çalışmaları yapılmaktadır. Köpek ve kediler için kullanılması gereken aşılar, başta sığırlar olmak üzere diğer çiftlik hayvanlarında kullanılması sahada alışkanlık haline dönüşmektedir. İnsanları kuduz hastalığından korumak için üç önemli seçenek bulunmaktadır. Birincisi enfekte bölgelerde yoğun köpek aşılaması yapılması, ikincisi insanlarda koruyucu aşılama yapılması, üçüncüsü de şüpheli köpek ısırık vakalarında kuduza karşı serum kullanılmasıdır. Dünya olmayacağını düşünmekteyiz. Kuduzdan korunmak için birinci adım evcil ve yaban hayvanlarının düzenli olarak aşılanmasıdır. Ülkemizde aşılama mevzuatla düzenlenmişse de sahipli, sahipsiz ve yaban hayvanları konusunda bakanlıklar arasında yetki karmaşası yaşanması mücadele konusunda zayıf nokta olarak görülmektedir. Ülkemizde etkili bir kuduz mücadelesi yapılması kaçınılmaz görünmektedir. Bu amaçla; > Ulusal Kuduzla Mücadele Merkezi kurulması, > Tek elden 3 aydan büyük tüm hayvanların aşılanması, > Yıl boyunca bilgilendirme çalışmalarının yapılması, basın ve yayın organlarında konu ile ilgili “Kamu Spotu” yayınlanması, > Belediyeler, özel klinikler ve STK birlikte ile aşılama kampanyalarının düzenlenmesi > Okullarda, Veteriner Hekimler’in katılımı ile eğitim çalışmalarının aralıksız sürdürülmesi, > Aşılama ile tamamen önlenebilen bu hastalık için bir farkındalık yaratmak adına mutlak gerekliliktir. Halk Sağlığını tehdit eden Öldürücü Kuduz hastalığı tüm hayvanların aşılanması ile önüne geçilebilir. Not: Odamız tarafından yapılacak çalışmalar meslektaşlarımıza ve kamuoyuna duyurulacaktır. Dünya Kuduz Günü’nde yapılan etkinlikler > Kuduzun kontrol şemasını insanlara anlatılan sempozyumlar > Yürüyüş, koşu, bisiklet yarışı gibi sponsorlu dış ortam etkinlikleri > Hayvan hastanelerinde ücretsiz kuduz aşısı hizmetleri PETİNFO 2014/10 62-63 KEDİ&KÖPEK 125 Kuduz farkındalık organizasyonlarına katılan ülke sayısı 2013’te Güney CarolIna’da 124 kuduz vakası gözlendi. Bu yıl rastlanan kuduz vakası şimdiden 87’ye ulaştı. Son raporlarda görüldüğü gibi Amerika’da ciddi bir kuduz salgınıyla savaşmaya devam ediyor. kuduz günü kutlanırken, eradikasyon için küresel işbirliği konuşulmakta, kurumlar arası etkin koordinasyon zorlanmaktadır. Köpek ve kedilerde tanımlama ve güvenilir kayıt sistemi öne çıkmaktadır. Türkiye’nin kuduz gerçeği ise ortadadır. Her yıl ortalama 150.000 insan kuduz şüpheli temas nedeniyle profilaksi görmektedir. Sokak hayvanlarının sahipsizliği sürmektedir. Yaban hayatında kuduz giderek yayılmaktadır. Çiftlik hayvanlarında kuduz önemini korumaktadır. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı mevcut bütçe ve insan kaynakları ile aşılama programları uygulamaktadır. Laboratuvar altyapısı önemli ölçüde iyileştirilmiştir. Dünyada kullanılan kaliteli kuduz aşılarına erişmek mümkündür. Medya halkın bilinçlenmesine yönelik çalışma yerine daha çok çarpıcı haber arayışı içindedir. Kurumlar arası işbirliği yetersizdir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı uhdesindeki Hayvanları Koruma Kanunu ile ilgili tartışmalar devam etmektedir. Sağlık Bakanlığı köpek aşılanmasına odaklanmaktan çok şüpheli ısırık nedeniyle profilaksi önlemlerini öne çıkarmaktadır. Kuduza karşı yapılması gerekenler İlgili Bakanlıkların önderliğinde, Belediyeler, Türk Veteriner Hekimleri Birliği, Türk Tabipler Birliği, Veteriner fakülteleri, ilgili sivil toplum kuruluşları, sosyal sorumluluk projesi yapanlar, yardımseverler, aşı tedarikçileri ve medya işbirliği ve etkin koordinasyona ihtiyaç duyulmaktadır. Bu konuda veteriner hekimler öncü rol almalıdır. Sahipli ve sahipsiz köpek varlığında doğru verilerin elde edilmesi yolları aranmalıdır. Köpekler için etkili ve güvenilir tanımlama ve kayıt sistemi olmalıdır. Doğru hayvan sayılarına göre parenteral aşılama programları yapılmalıdır. Yaban hayatına yönelik çok yıllık aşılama programları desteklenmelidir. Dünya Kuduz Günü kamuoyunun ilgisini çekecek etkinliklerle kutlanmalıdır. Önümüzdeki yıl Dünya Kuduz Günü kutlamalarının hemen öncesinde 32. Dünya Veteriner Hekimliği Kongresi İstanbul’da yapılacaktır. Ülkemizden çok sayıda veteriner hekim ve bilim insanının bu kongreye katılması söz konusudur. Temennimiz bu kongrede kuduz hastalığının daha kapsamlı olarak ele alınarak sonuçlarının kullanıma sunulmasıdır. Kuduzdan uzak, sağlıklı bir dünya için birlikte mücadele edilmesi dileğiyle. PETİNFO 2014/10 64-65 Merial’dan Dünya Kuduz Günü’ne desteK Sanofi’nin hayvan sağlığı bölümü Merial, Kuduz Kontrolü için Küresel İttifak (GARC) ve dünya çapındaki milyonlarca hayvan severle birlikte 28 Eylül Dünya Kuduz Günü vesilesiyle kuduzun ortadan kaldırılması amacıyla başlatılan bilinçlendirme kampanyasına katıldı. Merial herkesi köpekli fotoğraflarını #TogetherAgainstRabies ve #MerialMeAndMyDog hashtag’iyle sosyal medyada paylaşarak “Köpeğim ve BenKuduza Karşı Birlikte” kampanyasına katılmaya teşvik etti. SEMİNER Seminerin uygulama bölümünde, katılımcılar öğleden önce 2 gruba ayrılarak 1’er saat plak ve fikzasyon teknikleri hakkında bilgilendirildi. Vetakademi’nin Samsun Çıkartması 27-28 Eylül’de küçük hayvan ortopedisiyle ilgili Samsun NorthpoInt Otel’de klinisyen Veteriner hekimlere yönelik kapsamlı bir seminer gerçekleştirildi. PETİNFO 2014/10 68-69 V etakademi & Bucalemoon Org.’un işbirliğiyle Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen kurs, Prof. Dr. Ahmet ÖZAK ile Doç. Dr. Cenk YARDIMCI’nın “Kedi ve köpek ortopedisinde temel prensipler ve uygulamalı kırık fiksasyon teknikleri” başlıklı sunumlarıyla 27-28 Eylül 2014 tarihinde Samsun Northpoint Otel’de gerçekleştirildi. Ankara, Eskişehir, Zonguldak, Ordu, Trabzon ve Samsun çevresinden birçok Veteriner hekimin katıldığı toplantı beğenilerek dinlendi. İki aşamalı olarak yapılan kursun ilk gününde yoğun bir teorik dersin ardından, ertesi gün katılımcılar farklı kırık fiksasyon yöntemlerinde uygulama olanağı buldu. Doç. Dr. Cenk Yardımcı ve Prof. Dr. Ahmet Özak’ın ortaklaşa yaptıkları sunumlarda Veteriner hekimlere Kedi ve Köpek Ortopedik vakalarında dikkat edilmesi gereken önemli püf noktalarını da vurgulayarak fiksasyon yöntemleri ve plak uygulamalarıyla ilgili yoğun bilgi akışı sağlandı. Doç. Dr. Cenk Yardımcı sunuma postoperatif özenin önemini vurgulayarak başladı; ‘‘Veteriner ortopedide karşılaşılan lezyonlar içerisinde en büyük yüzdeyi oluşturan uzun kemik kırıkları ile ilgili olarak her geçen gün yeni bir teknik ya da uygulama yöntemi pratiğe girmektedir. Veteriner ortopedinin bence en büyük zorluğu postoperatif özen ve bakımın sekteye uğramasıdır. Opere ettiğiniz bir kedi ya da köpeğin operasyon bölgesini kaşımaması, yalamaması, bir süre kullanmaması ya da kirletmemesi (dışkı, idrar bulaşması gibi) gibi bir dizi önlemin yine sizin tarafınızdan alınması gerekmektedir. Bu da biz Veteriner hekimlerimizin mesleki gelişimlerine katkı sağlamak Veteriner hekimlerimizin mesleki gelişimlerine katkı sağlamak Veteriner hekimleri hastanın kabul anından başlayıp taburcu edene kadar ki süreçte çok titiz davranmaya mecbur kılmaktadır. Yaklaşık 15 yıldır Veteriner ortopedi ve travmatoloji alanında çalışıyorum ve herhalde akademisyen olmanın vermiş olduğu sorumluluktan ötürü çabam hep karşılaştığımız sorunları minimize ederek hasta, hasta sahibi ve hekim üçgenindeki herkesi memnun edecek bir çözüm üretme yönünde oldu. Unutulmaması gereken şudur ki, hasta mutluysa sahibi mutludur ve sahibi mutluysa da hekim mutludur. ‘’ diyerek sunumunun birinci bölümünü sonlandırdı. Prof. Dr. Ahmet ÖZAK, sunumunun ilk bölümünde kırık redüksiyonu, endikasyonları ve kontraendikasyonları ile ilgi bilgileri aktardı. Bu sunumda kapalı ve açık redüksiyonda kritik noktaların erken müdahale ve uygulanacak anestezi olduğunu belirtti. Bu konun devamında ise veteriner ortopedide sıkça kullanılan intrameduller pin uygulamalarının temel teknikleri ve kemiklere göre kullanım yöntemlerini sundu. Konuyla ilgili olarak radius kırıklarında intameduller ile yapılan osteosentezin kontraendike olduğu bunun nedeni olarak radiusun anatomik yapısından kaynaklandığını belirtti. Özak ve Yardımcı’nın önerdiği pratik kırık tedavi yöntemleri Sunumun 2. bölümünde Doç. Dr. Cenk Yardımcı Veteriner ortopedide kullanılan kırık tedavi yöntemleri hakkında bilgiler vererek eksternal fiksasyonun avantajlarından bahsetti: ‘’Veteriner ortopedide kırıkların tedavisinde birçok teknik kullanılmaktadır. Bandaj Seminer uygulamaları, intramedüller pinler, kilitli intramedüller pinler, nötralizasyon plakları, dinamik kompresyon plakları, sınırlı temas dinamik kompresyon plakları, kilitli kompresyon plakları ve eksternal fiksasyon sistemleri gibi. Gerek küçük gerekse de büyük hayvanlar bandaj uygulamasından hoşlanmazlar. Bandajı çıkarmak ya da sökmek için hep bir uğraşı verirler. Isırırlar, sert yüzeylere sürterler, tırmalarlar, yalarlar ve genelde de amaçlarına ulaşırlar. Bandajın içeriğinde pamuk bulunmasından dolayı yağmur suları, çamurlu sular ve idrar gibi sıvıları hızlı bir şekilde içine çekmesi kompozisyonunu bozduğu gibi enfeksiyon gibi daha ciddi komplikasyonlara da neden olabilmektedir. Tekrarlayan bandaj uygulamaları hastanın yanında hasta sahibi ve hekim için de zaman kaybına neden olduğundan dolayı günümüzde bu uygulama yavaş yavaş terk edilmektedir. Ancak intramedüller pin uygulamalarından sonra belirli bir süre bandaj uygulama gerekliliğinin bulunması intramedüller pin kullanımını da azaltmaktadır. Keza bilindiği üzere intramedüller pin uygulamalarında torsiyon, aksiyel kompresyon ve traksiyon kuvvetleri engellenemediğinden bu teknik özellikle vücut ağırlığı 10 kg’ın üzerinde olan köpeklerde risklidir. İntramedüller pinlerin bu eksiklerini gidermek amacıyla kilitli intramedüller pin tekniği geliştirilmiştir. Ancak bu uygulama, hem uygulanma hem de implantın uzaklaştırılması aşamasında daha invaziv bir cerrahi gerektirdiğinden günümüzde popüler bir uygulama değildir. Kırık tedavisinde plak fiksasyon teknikleri şu an için en popüler uygulamalardır. Gerek kırığın rijit fiksasyonunu sağlaması gerekse de kırığın primer iyileşme ile onarımı sistemi avantajlı kılmaktadır. Ancak plak uygulamalarında kemiğin kas ve bağ dokularından sıyrılması, plak uzunluğunca Doç. Dr. Cenk Yardımcı Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veteriner Fakültesi Cerrahi AbD En çok karşılaşılan sorun; Bandaj hataları Ortopedik cerrahi vakalarında en çok karşılaştığımız sorunlardan bir tanesi bandaj hatalarıdır. Acil durumlarda ilk yapılması gereken bandajları, bazı durumlarda hekimlerimiz destek materyalinin yanlış yerleştirerek, yetersiz pamuk koyarak ve elastik bandajların çok sıkı kullanarak hatalı uygulamalat gerçekleştirebiliyor. Özellikle aşırı sıkı yapılan bandajlar bizim en korktuğumuz kompartman sendromu diye adlandırdığımız bacakta işemiye, gangrene hatta ampütasyona kadar gidebilecek komplikasyonlara neden olacak hatalardır. Biz ortopedik vakalarda her zaman hızlı müdahale edilmesinden yanayız. Kliniklerde yapılan en büyük hatalardan biri de kırığın geciktirilmesidir. Veteriner hekimler kırığı ilk başta bandajla iyileştirmeyi deniyor, bandaj başarısız olursa operatif müdahale gerçekleştiriyor. Tabi bu süre zarfında kırık da biyolojik özelliğini yitiriyor; eski bir kırık haline geliyor, kırık etrafında kallus dokusu gerçekleşiyor, uç uca getirilmede zorluklar yaşanıyor veya uzun süren bandaj uygulama- PETİNFO 2014/10 70-71 larında kas yapısı özelliğini yitirmesine sebep oluyor. Kırık tek başına olarak düşünülmemelidir. Bölgedeki damar, kas, sinir ve yumuşak doku beraber seyrettiği için bu dokularda göz önünde bulundurulmalıdır. Aksi halde, kırık iyi bir şekilde iyileşse de kullanılmamaya bağlı inaktivasyon atrofileri veya kas kontraktülleri meydana gelebiliyor. Veteriner hekimin amacı bizce, bir kırık vakasının sağaltımı, en kısa sürede, en az hasarla ve en düşük maliyetle yapılmasıdır. Hasta sahibi her zaman en düşük maliyetle nasıl tedavi ettirebileceğinin yolunu arar. Fakat ucuz bir yol olarak bandajı seçerek ileride daha büyük problemlere yol açılmasını neden olabilir. Bu durumda daha maliyetli bir yolla baş başa kalabilirler. Biz bu noktada bilimsel makalelerden, dergilerden ya da yapılan kongre, seminer workshop gibi yoğun bilgi akışı olan organizasyonlardan yararlanarak bilgilerini güncellemelerini ve kendilerini geliştirmelerini istiyoruz. Bu organizasyonlar Veteriner hekimlerin vizyonunu geliştirme fırsat olduğunu düşünüyoruz. eğitimlerimize devam edeceğiz… Haluk ARSLANER Patimax İç Anadolu Bölge Müdürü PATİMAX markasının İç Anadolu Bölge Müdürü olarak şunu söyleyebilirim ki, öncelikle değerli Veteriner hekimlerimizin gelişimlerine katkı sağlamak ve markamızın bilinilirliğini artırmak adına etkinliklerimiz devam edecektir. İç Anadolu Bölge bayimiz VETAKADEMİ ve organizasyonlarımızı gerçekleştiren BUCALEMOON ORG.’a bizi en iyi şekilde temsil ettiği için teşekkür ediyorum. Doç. Dr. Yardımcı ve Prof. Dr. Özak’ın ortaklaşa yaptıkları sunumlarda, Veteriner hekimlere kedi ve köpeklerin Ortopedik vakalarında dikkat edilmesi gereken önemli ip uçlarından bahsetti. ensizyon yapılması (minimal invaziv plak uygulamaları hariç) ve uzaklaştırılması için tekrardan invaziv bir cerrahi gerektirmesi gibi dezavantajlarının bulunması hekimleri daha minimal invaziv cerrahi tekniklerine yöneltmiştir. Bu amaçla birçok eksternal fiksasyon sistemi ve konfigürasyonu dizayn edilmiştir. Eksternal fiksasyon sistemlerinin en önemli avantajı minimal invaziv cerrahi ya da perkutan kapalı teknik (noninvaziv teknik) ile kırığın sabitlenmesi ve çok az bir yumuşak doku hasarı ile hastanın operasyondan hemen sonra yürümeye teşvik edilmesidir. Bu sayede hem kırık iyileşmesi beklenenden daha kısa sürecek hem de herhangi bir hareket kısıtlaması olmadığından (bandaj ya da kafes istirahati gibi) postoperatif musküler inaktivasyon atrofisi şekillenmeyecektir. Eksternal fiksasyon sistemlerinin bir diğer avantajı da özellikle açık kırıklarda Amacımız mesleğe kazanç sağlamak Kemal Beşgül Vetakademi & Bucalemoon Org. Vetakademi & Bucalemoon Org. Olarak, sektörün öncü organizasyon firması olmayı hedefliyoruz. Sektörün içinden gelmiş olmanın verdiği avantajı, Organizasyon kabiliyetimiz ve yaratıcı düşüncelerimiz ile birleştirerek harmanlıyor, değerli meslektaşlarımızın beğenisine sunuyoruz. Öncelikle Veteriner Hekimlik mesleğine kazanç sağlamak amacı ile hazırladığımız projelerimizi şekillendirirken, “BEN KATILSAYDIM NE İSTERDİM” düşüncesi ile sağlamlaştırıyoruz. Seminer Eksternal fiksasyon sistemlerinin en önemli avantajı açık kırıklarda, bacakta fiksatör varken yara tedavisi ya da pansuman uygulamasının rahatlıkla yapılabilmesidir. bacakta fiksatör varken yara tedavisi ya da pansuman uygulamasının rahatlıkla yapılabilmesidir. Bu hem hasta hem de hekim için gereksiz zaman kaybının önüne geçecektir. Eksternal fiksatörler kırık iyileşmesi gerçekleştikten sonra çok kısa süreli (yaklaşık 5-10 dakika) bir anestezi altında kolaylıkla ve herhangi bir deri ensizyonu olmaksızın çıkarılabilmektedir. Bu avanatajlarına ek olarak aynı zamanda eksternal fiksasyon sistemleri; > Açık ve maddi kayıplı kırıkların tedavisinde > Konjenital kemik deformitelerinin düzeltilmesi > Kemik uzatma operasyonları > Eklem artrodezleri > Epifizer kırıkların transartiküler olarak onarılması gibi durumlarda da kullanılabilmektedir.’’ diyerek sunumunu bitirdi ve sözü Prof. Dr. Ahmet Özak’a bıraktı. Seminerin ikinci bölümünde Prof. Dr. Ahmet Özak ise Veteriner Ortopedide en çok kullanılan plak çeşitleri olan nötralizasyon plağı, dinamik kompresyon plağı, sınırlı temas-dinamik kompresyon plağı ve kilitli kompresyon plağının genel özellikleri, plağın yapısı, kullanım amacı, avantaj-dezavantajları ile ilgili bilgileri katılımcılara aktardı. Rijit fiksasyonu temel alan bu plakların dezavantajlarını ortadan kaldırmak ve endikasyonlarını artırmak için geliştirilen kilitli kompresyon plağının yapısı ve kullanım şekli hakkında ayrıntılı bir sunum yapıldı. Prof. Dr. Ahmet Özak Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veteriner Fakültesi Cerrahi AbD Oldukça pozitif yanıtlar aldık Anlatılan konular ortopedinin çok önemli ileri düzeyde uygulanan teknikleri fakat katılımcılar tecrübe bakımından, ortopedik cerrahi operasyonlarına katılan ve bizzat uygulayan kişilerdi. Oldukça pozitif yanıtlar aldığımızı düşünüyorum. Teorik kısımda biz kendi tecrübelerimizi aktarmaya çalışıyoruz. Teorik kısmın uygulamada görülmeden, bir kadavra üzerinde anlatılmadan yararlı olamayacağını düşünüyorum. Bu sebeple kursumuza özellikle uygulama bölümü de ekledik. Kursumuza katılan Veteriner hekimler uygulamaları birebir izleyebilmekte ve uygulayabilmektedir. Böylece neyle karşı karşıya kalacaklarını iyice anlamış oluyorlar. Bu sayede Veteriner hekimler kendi kliniklerinde ortopedik bir vakayla karşılaş- PETİNFO 2014/10 72-73 tıklarında rahatlıkla, hiç heyecan yapmadan, hiçbir komplikasyon oluşturmadan müdahale edebilecekler. Bu nedenler uygulamanın teorik eğitim kadar yararlı olduğunu düşünüyoruz. Teknolojiyle beraber bilim sürekli gelişiyor, biz bile kendimizi hala geliştirmeye devam ediyoruz, sürekli literatür okuyoruz, yenilikleri takip ediyoruz... Seminerde de bütün veteriner hekimlere anlattığım gibi 21 yıllık tecrübeme rağmen ben her ameliyat öncesi o ameliyatla ilgili bütün bilgileri okuyarak tekrar ediyorum. Dolayısıyla bir diplomayla bir ömür geçmez… Bizim Veteriner hekimlerden beklentimiz kendilerini eksiği olduğunu düşündüğü her seminere, kongreye, eğitime ve workshopa katılıp kendilerini geliştirmeleridir. Seminer Oldukça akılda kalıcıydı VETERİNER HEKİM ELİF KÖSE SAMSUN Çok güzel bir seminer geçirdik. Hocalarımız gerçekten konularda uzmandı, dolayısıyla çok faydası olacağını düşündüğüm bir seminerdi. Pratik bilgiler akılda kalacak şekilde anlatıldı ve yapılan uygulamalarla da aktarılan bilgilerin pekiştirilmesi kolaylaştırıldı. Özellikle plak uygulamalar ve external fiksasyonların nerelerde uygulandığı, plak uygulamalarında dikkat edilecek hususların anlatımı oldukça yararlıydı. Prof. Dr. Ahmet ÖZAK seminerin son kısmında ise plakların genel uygulama prensipleri, yapılan hatalar ve bu hataların önüne geçilmesi için yapılması gerekenler ile birlikte vida uygulama tekniklerinden biri olan LAG vidası uygulamasının amaç ve tekniklerini anlatarak seminerine son verdi. Teorik bölümünun sonunda Doç. Dr. Yardımcı Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde gerçekleştirdikleri iki farklı eksternal fiksasyon sistemlerini ve yapılan diğer araştırmaları hakkında katılımcıları bilgilendirdi: ‘‘Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veteriner Fakültesi Cerrahi Anabilim Dalı’nda konu ile ilgili yapılan detaylı çalışmalar sonrasında kediler ve köpekler için ayrı olmak üzere iki farklı eksternal fiksasyon sistemi geliştirildi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri kapsamında 2010 yılında geliştirilen sistem gerek Ortadoğu Teknik Üniversitesi Biyomekanik Laboratuvarında yapılan biyomekanik testleri gerekse de diğer sistematik geliştirilmeleri sonucunda nihai halini aldı. Sistem modüler ve hafif olması, uygulama kolaylığı ve endikasyon yelpazesinin genişliği ile gelecekte veteriner ortopedide çok tercih edilecek bir sistem olacaktır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veteriner Fakültesi Cerrahi Anabilim Dalında binin üzerinde farklı endikasyondaki olguda kullanılan sistemlerden sağladığı başarılı sonuçları ile uluslararası bilimsel dergilerde sıkça yer almakta ve kongrelerde yoğun ilgi görmektedir. ‘’ PETİNFO 2014/10 74-75 Ortopedik vakalar Daha kolay VET. HEKİM Murat Başkan TRABZON Hekimliğin ortopedik kısmı son zamanlarda beslenen kedi ve köpek sayısının artmasıyla oldukça önem kazandı. Bu tarz uygulamaların okulda uygulamada eksik kalınıyordu. Teoriğini gördüğümüz konuların uygulamalarını da sıcağı sıcağına görmemiz bizim için akılda kalıcı oldu. Daha önce bu tarz vakaları fakülte kliniklerine yönlendirmeyi tercih ediyorduk, katıldığımız bu kurs sayesinde hiç vakit kaybetmeden hızlı kliniğimizde müdahale edebileceğiz. Seminer Katılımcılar uygulamalara katılarak aktarılan bilgileri pekiştirdi Ertesi gün gerçekleştirilen seminerin uygulama bölümünde, 20 kişilik katılımcı grubu öğleden önce 2 gruba ayrılarak 1’er saat plak ve fikzasyon teknikleri hakkında bilgilendirildi. Tüm katılımcılara dinamik kompresyon plağını kemik üzerinde nasıl kullanacakları anlatıldıktan sonra uygulama aşamasına geçildi. Bu uygulamada dinamik kompresyon plağının asıl amacı olan kompresyonu sağlamak için vidaların kullanım tekniği tüm katılımcılar tarafından yapıldı. katılımcı Veteriner hekimlerin oldukça mutlu ayrıldığı seminerde, Eksternal fiksasyon uygulamalarının pratikliği ve teorik konuların akılda kalıcılığı herkes tarafından takdir edildi. Ayrıca sol tibianın proksimal 1/3’de oblik kırığı olan bir köpeğin osteosentezi gerçekleştirildi ve katılımcılardan bir kişinin asiste ettiği operasyonda 8 delikli 3,5 mm kalınlığında dinamik kompresyon plağı ile başarılı bir stabilizasyon yapıldı. Katılımcıların oldukça mutlu ayrıldığı seminerde uygulamaların akılda kalıcılığı dilden dile dolaştı. Özellikle teorik bilgilendirmeler sonunda Veteriner hekimler tarafından yapılan aktif uygulamalar kursun oldukça verimli olmasını sağladı. Bu tarz organizasyonların devamlılığının Türkiye’de Veteriner hekimlik mesleğini yükselteceğine inanıyoruz. Mesleği geliştirmeye yönelik her türlü bilimsel organizasyonun Petinfo olarak her zaman destekçisiyiz. Merak uyandırıcıydı veteriner hekim ERHAN KAYA ORDU Toplantı çok verimli geçti, merak ettiğim ilgi duyduğum konular incelendi. Yapılan pratik uygulamalarla edindiğim tecrübeler sayesinde kliniğimde karşılaştığım vakalarla daha kolay başa çıkabileceğimi düşünüyorum. Yenilikleri gördük Püf noktalarını öğrendik VETERİNER HEKİM EVREN İLERİ ANKARA Eğitici bir seminerdi. Doç. Dr. Cenk Yardımcı’nın daha önceki seminerine de katılmıştım. Bu seferki seminerde eksiklerimi daha da net gördüm. Ayrıca hocamız konuları çok pratik ve uygulaması kolay bir şekilde püf noktalarına değinerek bizlere aktardı. Fakültelerimizden bildiğimiz aşina olduğumuz konular işlendi fakat önemli olan konuları bilmek değildir. Önemli olan bu teknikleri pratikte uygulayabilmektir. Bu noktada da bu tarz kurslar bize oldukça yardımcı oluyor. VET.HEKİM Evren Fatih Mumcu ESKİŞEHİR Özellikle okul sonrası Veteriner ortopedide bir takım yenilikler olduğunu görmüş olduk. Eğitimin okulla sınırlı kalmaması gerektiğini düşünüyorum. Güçlü bilgi sirkülasyonuyla mesleki açıdan oldukça tatmin edici bir kurstu. YOĞUN bilgi akışı sağlandı VET. HEKİM İlker Sami Çetin ANKARA yararlı bir kurstu VET. HEKİM ÖNDER ALKAN ZONGULDAK Seminer sayesinde küçük hayvan ortopedisi ile ilgili en yeni tekniklere ulaştık. Kurs sonrasında klinik başarımızın bu tarz vakalarda daha da artacağını düşünüyorum. PETİNFO 2014/10 76-77 Prof. Dr. Cenk Yardımcı’dan dinlediğim ikinci kırık fiksasyon semineri. Bu sefer kaçırdığım noktaları yakalama fırsatı buldum. Meslektaşlarımla bir araya geldiğimizde ciddi bir bilgi akışı gerçekleştiriyoruz. Arkadaşlarımızın tecrübelerinden yararlanarak klinik başarılarımızı artırmaya çalışıyoruz. Yani sadece anlatılan konular değil aralarda sorulan soruların bize oldukça yararı olduğunu düşünüyorum. ADVERTORIAL Hayvanların kısırlaştırılması, yavru almayı düşünmeyen hayvan sahipleri için yapılması gereken bir sorumluluktur. Kısırlaştırılmış hayvanlarda nelere dikkat edilmelidir? Hayvan sahiplerine vereceğiniz birkaç ipucuyla, kısırlaştırılmış hayvanlarının daha sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlayabilirsiniz. PETİNFO 2014/10 78-79 H ayvan sahipleri için petlerini kısırlaştırma kararı oldukça sancılı bir süreçtir. Birçoğu anesteziden korkar, bazıları ise petlerinin kişiliğinin ve psikolojisinin değişmesinden endişelenir. Şimdi size hayvan sahiplerine bu zor kararda yardımcı olmanıza yarayacak, kısırlaştırmanın yararlarından ve operasyon sonrasında dikkat edilmesi gereken bazı sağlık ve sıhhat sırlarından bahsedeceğiz. İlk olarak hayvan sahiplerini ameliyat sırasında uygulanan anestezinin riskli olduğunu söylemeyin. Çünkü artık kullanılan güvenilir ve etkili birçok anestezik ajan vardır. Bu anesteziklerden bahsederek hayvan sahibinin anestezi korkusunu minimuma indirebilirsiniz. Ayrıca hayvanlarının davranışlarının değişeceğinden korkan hayvan sahiplerine, davranış değişikliğinin iyi yönde olacağını, olası olumsuz davranışlarını petlerin bırakacağını mutlaka anlatmalısınız. Hayvanların kısırlaştırılması, yavru almayı düşünmeyen hayvan sahipleri için kesinlikle yapılması gereken bir sosyal sorumluluktur. Kısırlaştırmayla istemsiz çiftleşmeler sonucunda meydana gelen yavru köpekler ve kedilerin sahipsiz hayvanlar popülasyonuna eklenerek barınaklara atılmasını engelleyecektir. Kısırlaştırılma birçok pet hayvanı için doğru karardır. Kısırlaştırılmış bütün hayvanlar daha uzun ve sağlıklı yaşam sürmektedir. Hayvan sahipleriyle mutlaka petlerinin ideal kısırlaştırılma yaşı hakkında bilgilendirilmelidir. Kısırlaştırmanın dişi hayvanlara yararı Kısırlaştırılmış bir dişi hayvan artık kızgınlığa girmez. Böylece hayvan sahiplerinin takip etmesi gereken bir siklus kalmaz, hayvanda davranış bozuklukları dikkatsizlikler oluşmaz. Özellikle dişi köpeklerde meydana rahatsız edici kızgınlık kanamaları son bulur. Diğer Kısırlaştırılmış Kedi ve Köpeklere ChampIon’un önerisi Kısırlaştırılmış dostlarımızda hatalı besleme sonucu aşırı kilo alımı ve obezite çok yaygın gözlemlenen bir durumdur. Ancak doğru beslenme ile bu sorun kolaylıkla aşılabilir. Türkiye’nin ilk, en büyük ve lider mama üreticisi tarafından üretilen premium kedi-köpek maması Champion, kısırlaştırılmış kedi ve köpeklere özel mamalarıyla sevimli dostlarınızın sağlığını garanti altına alıyor. Champion “Düşük Kalorili, Tavuk Etli & Pirinçli Köpek Maması” sevimli dostunuzun sağlığını koruyor. Özel tane yapılı, sağlıklı ve kaliteli hammaddeleri, doğal ve kolay sindirilen Champion, kendine özgü tat ve kokusu ile evcil hayvanların en sağlıklı ve mutlu şekilde beslenmesini mümkün kılıyor. A, D, E ve B7 (Biotin) vitaminleri, çoklu doymamış yağ asitleri, linoleik asit (LA), demir (Fe), maya kaynaklı beta-glukan ile evcil hayvanlarınızı potansiyel sağlık sorunlarından koruyor. Champion mamaları, Avrupa ülkeleri için bile yenilikçi olan organik selenyum ve organik mineraller içeriyor. Champion Düşük Kalorili Tavuk Etli & Pirinçli Mamaları kısırlaştırılmış kedi/köpeğinizin ihtiyacı olan tüm besin maddelerini sunuyor. Kilolu ve kilo almaya eğilimli, yetişkin, kısırlaştırılmış kedi/köpeklerin vücut yağlanmasını azaltarak sağlıklarını koruyor. Dostunuz böylelikle hem lezzetli besleniyor, hem de uzun süreli bir tokluk hissine kavuşuyor. Gereksiz yemek yemeyen sevimli dostların kalbi de fazla yorulmuyor. Düşük kalorili mama sayesinde fazla kilo almıyor ve eklemleri baskı altında kalmadığı için rahat hareket edebiliyor. Champion Düşük Kalorili Tavuk Etli & Pirinçli Maması, içeriğindeki esansiyel yağlar (Omega 3, Omega 6, EPA, DHA) ile kedi/köpeğinizin zihinsel fonksiyonlarını korumasına katkıda bulunuyor. Yaşına uygun zengin içeriği ve dengeli komposizyonu beslenme hatalarına bağlı kedi/köpeğinizin metabolik hastalıklara korunmasına yardımcı olur. ADVERTORIAL Kısırlaştırılmış köpeklerin kalori hesabı iyi yapılmalı! Kısırlaştırılmış bir köpek iştah artıran metabolizmayı değiştiren hormonal değişiklikler dolayısıyla kilo almaya normalden çok daha yatkındır. Aşırı kilo alımına engel olmak için günlük kalori alımını mutlaka yaklaşık %30 oranında azaltmak gereklidir. Kısırlaştırılmış hayvanlara özel hazırlanan diyetleri hasta sahiplerine önererek onların işlerini kolaylaştırmasına yardımcı olabilirsiniz. Kısırlaştırma pet hayvanlarının metabolizmasını etkilemesinden dolayı BU hayvanlar kilo alımına daha yatkındır. hayvan sahibi petlerinin aşırı beslenmelerine engel olmazsa, obeziteyle karşı karşıya kalabilirler. taraftan kedilerde siklus kanamaları gözlenmese de, rahatsız edici vokalizasyon sıklıkla görülmektedir. Ayrıca dişi hayvanların kızgınlıkta salgıladıkları feromonlar oldukça uzakta bulunan erkek hayvanları bile üzerine çekebileceği unutulmamalıdır. Genç yaşlarda özellikle de ilk kızgınlıktan önce kısırlaştırılan kedi ve köpeklerde birçok kötü formu olan meme-göğüs kanserinin görülme olasılığı düşüyor. Kısırlaştırma sırasında genital sistemin total olarak alınmasından dolayı, operasyon uygulanan hayvanlarda ölümcül riskleri olan pyometranın gelişimi tamamen engellenmektedir. Bu da bir diğer önemli yararıdır. Kısırlaştırmanın erkek hayvanlara yararları Tolare edilmesi zor olan kötü davranışlar kısırlaştırılmamış erkek hayvanlarda sıklıkla gözlenmektedir. Bu tip hayvanlar genel etrafta devamlı dolaşarak, PETİNFO 2014/10 80-81 çevredeki hayvanlarla kavga eder ve ciddi yaralanmalar olur. Fakat ikisi arasındaki en önemli fark kısırlaştırılmamış erkek kedilerin idrarları oldukça güçlü ve keskin kokmaktadır. Kısırlaştırılmış erkek hayvanlar çok daha kolay eğitilir, bu sebeple petlerinin yaramazlığından ve asiliğinden şikayet edilen hayvan sahipleri için kısırlaştırılma mükemmel bir çözümdür. Kısırlaştırmanın erkek hayvanlarda davranışsal yararlarının yanında sağlık açısından da yararları vardır. Örneğin, kısırlaştırılmamış köpeklerde sık meydana gelen prostat problemlerine kısırlaştırılan köpeklerde daha az rastlanmaktadır. Kısırlaştırılma sonrası hayvan sahiplerini sorumlulukları hakkında bilgilendirmeyi unutmayın! Kısırlaştırma hayvanların metabolizmasını etkiler. Sonuç olarak hayvanlar kilo alımına daha yatkındır. Eğer hayvan sahibi petlerinin aşırı beslenmelerine engel olmazsa, aşırı kilo alımına yol açabilir. Doğru diyeti, yeterli miktarda beslenmeyle petlerin kısırlaştırma öncesinde olduğu gibi fit vücut yapısı korunabilir. Kısırlaştırılmış hayvanlar için özel olarak üretilen diyetler petlerdeki kilo problemlerinin çözülmesinde uygun bir yoldur. Birçok çalışmada diyetlerin yararlılığını doğrulamıştır. Kısırlaştırma sonrası egzersiz de beslenme kadar önemlidir. Hayvan sahiplerine egzersizlerin aynı onlar için olduğu gibi petleri için kas ve eklem sağlığını korumaya ve kalori yakımını destekler. KLİNİK Koruyucu hekimlik önemli Hayalini kurduğu kliniği edindiği 5 yıllık klinik deneyimleri sonucunda kurmaya karar veren Veteriner Hekim Hande Serçe ile klinisyenliğe dair herşey… K ozyatağı’ndaki 6. yılını doldurmuş olan Monovet Veteriner Kliniği’ni bu sayımızda sizler için ziyaret ettik. Akdeniz Üniversitesi Veteriner Fakültesi mezunu olan Hande Serçe’le klinisyenliğe başlama zamanından bügüne kadar geçen 10 yıllık süreçle ilgili hoş bir söyleşi gerçekleştirdik. İşte iyi bir hayvansever olan Veteriner Hekim Hande Serçe’nin klinisyenlikteki başarılarının sırları… Mezuniyetinizden itibaren bize klinisyenliğe başlama ve Monovet Veteriner Kliniği’ni açma sürecinden bahseder misiniz? 2003 yılında Akdeniz Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden mezun olduktan sonra 24 saat Koruyucu hekimliğin çok önemli olduğunu vurgulayan Veteriner Hekim Hande Serçe bu konuda hayvan sahiplerini bilgilendirmeye özen gösterdiğini söyledi. PETİNFO 2014/10 82-83 Veteriner Hekim Mehmet Serçe, Veteriner Hekim Hande Serçe, Veteriner Sağlık Teknisyeni Deniz Kaya ve Stajyer Nur Keskin açık olan Boğaziçi Veteriner Polikliniği’nde klinisyenlik hayatıma başladım. 4 yıl burada çalıştıktan sonra 1 yıl daha küçük bir klinikte klinisyenliğe devam ettim. Bu deneyim sürecinin sonunda kendi ayaklarımın üzerinde durma zamanının geldiğini anladım ve Mayıs 2008’de Monovet Veteriner kliniğini kurmaya karar verdim. Bu doğrultuda klinik için en uygun yerin doğup büyüdüğüm Kozyatağı semtinde olacağını düşünerek 1 haziran 2008 tarihinde Monovet Veteriner Kliniğini kurdum. Bugün evcil hayvanlar, yeni teknolojiler ve hayvan sahiplerinin daha iyi bakım talepleri sayesinde insanlara uygulanan hayat kurtarıcı tedavilerden faydalanabiliyor. Sizin kliniğinizde teknolojiye bakış açınız nasıl? Kliniğimizde röntgen, biyokimya analiz cihazı mevcuttur kan sayımını toma lamında manuel yapmaktayız yine benzer şekilde dermatolojik muayenelerde etkenlerin (mantar, uyuz, …) tespitini mikroskobik inceleme ile kliniğimizde yapmaktayız. Sadece hormon tahlilleri noktasında özel bir laboratuvar la çalışıyoruz. Bu konudaki bakış açımı sorduğunuz için teşekkür ederim. Tabi ki herkes bütün teşhis ve tahlil cihazları ile dolu bir klinik görünce etkileniyor, gerekli olduğuna da inancım tam. Fakat en nihayetinde bu cihazların verdiği sonuçları da değerlendirecek olan bizleriz. Ben iyi bir muayenenin (inspeksiyon, perküsyon, palpasyon, oskültasyon….) teşhis ve tahlil Koruyucu hekimliğin çok önemli olduğunu vurgulayan Veteriner Hekim Hande Serçe bu konuda hayvan sahiplerini petlerini tehdit eden potansiyel tehlikelere karşı bilgilendirmeye özen gösterdiğini söyledi. cihazlarının hepsinden daha çok hayat kurtardığına inanıyorum. Veteriner tıp alanında (özellikle pet) sunduğunuz sağlık hizmetleri hakkında bilgi alabilir miyiz? Tercih edilme nedenlerinizden kısaca bahseder misiniz? Bence koruyucu hekimlik bu işin başlangıcıdır. Her hekiminde bildiği gibi hastalıkların meydana gelmeden önüne geçmek en önemlisidir. Kliniğimizde ciddi bir hasta takip sistemi ile aşılamalar takip etmekte ve SMS’le hasta sahiplerini düzenli olarak bilgilendirmekteyiz. Kliniğimizde dahiliye vakalara yardımcı teşhis yöntemleri de kullanarak teşhis koyup tedavi etmeye çalışıyoruz. Cerrahi olarak Ovariohisterektomi, orşidektomi gibi artık her klinikte kolaylıkla yapılan operasyonlar yapılmaktadır. Kompleks vakalar için cerrahide doktora yapmış serbest Cerrah Veteriner Hekim arkadaşlarımızdan yardım alıyoruz. Ayrıca kliniğimizde medikal amaçlı tıraş da yapılmaktadır. En önemli özelliğimizden aslında yukarıda kısaca bahsettim. İyi muayene ile birçok vakanın pahalı teşhis yöntemlerine gerek kalmadan teşhis ve tedavisinin yapılabileceğini göstermiş olmamız. Bize çalıştığınız bölgedeki evcil pet popülasyonundan ve insanların evcil hayvanlara yaklaşımından bahsedebilir misiniz? Bulunduğumuz yer yoğun apartman yaşamının olduğu bir semt. Bu sebeple daha çok kuş, kedi, akvaryum balıkları ve küçük KLİNİK İnsanların hayvanlara karşı bakış açıları değişmeli Sokak hayvanları ile ilgili sahiplendirme organizasyonları olmadığı için maalesef durum içler acısı, bu sebeple hayvanlar petshoplardan satın alınıyor. Barınaktaki hayvanlar göz ardı ediliyor. Son yıllarda fark ettiğim diğer bir sorun da bu işin bir modası şekillendi. Ekonomik gelir düzeyi yüksek insanlar bu yıl ‘’x’’ ırkı köpek beslerken 2 yıl sonra ‘’y’’ ırkı köpek besliyorlar. Bu da birçok mağdur hayvan demek. Birçok ülkede olduğu gibi herhangi bir sağlık enstitüsünde verilecek 2 yıllık uzmanlaşma eğitimiyle branşlaşmak için gerekli olan bilgi ve tecrübenin kazanılabileceğini düşünüyor. ırk köpeklerin beslendiği bir yer. Her şeyden önce buradaki insanlar hayvanlara karşı oldukça bilinçli. Evinde hayvan beslemeyenler bile sokak hayvanları için bir şeyler yapmaya çalışıyor. Bu da biz Veteriner hekimleri oldukça ümitlendiriyor. Sizce sokak hayvanları sayısındaki artışı önlemede veteriner hekimlerin rolü ne olmalıdır? Bu konuda tüm veteriner hekimlerin iştiraki ile nasıl bir çalışma yapılabilir? Sokak hayvanları şu anda bu konu belediyelerin insafına terk edilmiş durumda. Mademki bu işin sorumluluğunu belediyeler almış, bizim çözüm önerimiz bu sebeple belediyeler. Her ilçe de özellikle haftasonları bir panayır alanı(çok merkezi yerlerde) tespit edilmeli. Bu hayvanlar kısırlaşıp aşılandıktan sonra halkla buluşturulmalı. İsteyen insanlar bu alanlarda sahiplenme yapabilmeli. Bizlerde belediye ile temasa geçerek PETİNFO 2014/10 84 (isteyen klinikler) sıra ile bu alanlarda insanlara danışmanlık yaparak sahiplenen hayvanların yeni sahipleriyle tanışma fırsat yakalayabiliriz. Pet hekimliğinde branşlaşmanın önemine inanıyor musunuz? Eğer spesifik bir alana yoğunlaşmanız gerekseydi, ne sebeple ve hangi alana yönelirdiniz? Uzun yıllardır ülkemizde yasal mevzuatı bir türlü şekillenmeyen Veteriner hekimlikte uzmanlık sorununun bir an önce sonuca kavuşmasını dileyerek başlamak istiyorum. Bana göre bu branşlaşmamızın önündeki en büyük engel. Sorunun ikinci kısmı için bende herkes gibi cerrahi demek istiyorum. Bu alan becerinin gerektigi kadar bilgi ve tecrübeyi de beraberinde istiyor. Birçok ülkede olduğu gibi bir sağlık enstitüsün de 2 yılda bu bilgi ve tecrübe kazanılabilir düşüncesindeyim. Umarım önünüzdeki yıllarda ülkemizde bize de böyle olanaklar sunulabilir.
Benzer belgeler
türkiye`de kuduz ve kuduz`un kontrolü
Charles Spaniel cinsi köpeklerin
kafatasında ağrılı sinirsel
hastalıklara sebep olan iki belirgin
risk faktörü tanımlandı.