PDF Versiyonu - Kahve Molası
Transkript
PDF Versiyonu - Kahve Molası
Yazýlan, Okunan, Kopyalanan, Ýletilen, Saklanýlan, Adrese Teslim Günlük E-Gazete - Yýl: 2 Sayý: 398 8 Aralýk 2003 - Fincanýn Ýçindekiler ■ ■ ■ ISSN: 1303-8923 Arkadaþlarýnýza önermek ister misiniz? ■ ■ ■ KISAYOLLAR ■ SON BASKI kahvemolasi.com Arþivimiz Yazarlarýmýz Manilerimiz Forum Alaný Ýletiþim Platformu Sohbet Odasý E-Kart Servisi Sizden Yorumlar Kütüphane Kahverengi Sayfalar FÝNCAN/SÝPARÝÞ Medya Ýletiþim Reklam Gizlilik Ýlkeleri Kim Bu Editor? KAPI KOMÞULARIMIZ ■ ÞAÞI SATICININ KÖR ALICISI - III - ... Seyfullah Çalýþkan Kopkoyu Bir Yalnýzlýk Demledim Kendime ... Leyla Ayyýldýz HERKES AYNI ... Doðan Sovuksu Araya Giren Garip Yazý ... Beyhan Duffey AKP'nin CUMHURÝYET AÞKI.. ... Ýlker Demir YILDIZINIZ KIPIR KIPIR, YA SÝZ? ... Nurettin Özdemir Milenyumun Mandalý...Sait Haþmetoðlu Dost Meclisi, Tadýmlýk Þiirler, Biraz Gülümseyin, Ýþe Yarar Kýsayollar, Damak Tadýnýza Uygun Kahveler Editör'den : Popertesi!?.. Ýyi haftalar, Anlaþýldý, Popstar bitene kadar ben Cuma ve ertesilerini ekran baþýnda geçirip her Pazartesi de bu çocuklarý anlatacaðým. Zevkle, merakla izlenen bir yarýþma haline geldi. Reyting rakamlarý benim bu konuda yalnýz olmadýðýmý gösteriyor. Aslýnda bunun bence çok insani bir nedeni var. 'Elimde büyüdü' diye bir deyiþimiz vardýr bilirsiniz. Tanýmaktan zevk aldýðýmýz insanlardan söz ederken gururla söylenen bir laftýr. Hele konu müzik olunca evveliyatýný biliyor olmaktan sonsuz bir haz duyarýz. Mesela Ebru Gündeþ bende bu türden duygular uyandýran, dolayýsýyla çok daha sempatik ve hoþgörülü yaklaþmamý saðlayan biridir. Bundan yýllar önce Fatih Erkoç ustanýn bir konserinde henüz yerinde duramayan, yetenekli ama tanýnmayan sýradan bir mahalle çocuðuyken tanýmýþtým onu. Hasbelkader o konserde sahneye çýkýp bir þarký söylemiþti. Ve o salonda bulunan yüzlerce kiþi gibi ben de bu kýzda iþ olduðunu ve ileride çok iyi iþler yapacaðýný düþünmüþtük. Haksýz da çýkmadýk. Kýsa süre sonra bir patladý, patlayýþ o patlayýþ. Þimde ne zaman rastgelsem aklýma hep o sýradan genç kýz gelir ve onu dinliyor olmaktan büyük zevk alýrým. 'Ben bunun hiç olduðu zamanlarý bilirim.' diyerek. Popstar da bu insani tatmini milyonlara yaþatacak kuþkusuz. Ýçlerinden birkaçý ileride çok ünlü olduklarýnda için için gururlanacaðýz. 6 aylýk doðum sürecini an be an takip etmiþ olmanýn haklý gururunu yaþayacaðýz, en azýndan ben yaþayacaðým, sizi bilmem tabi. Firdevs'e dikkat ediyor musunuz? Ürkek bir kuaför kýzdan neler çýktýðýný izliyor musunuz? Hayraný olduðum Barbara Streisand'ýn gençkýzlýðýna benzeyen yüzü, günler geçtikçe artan performansý ile benim gönlümde þimdiden taht kurdu bile. Oylarýnýn az olmasýný erkek izleyicilerin vurdumduymazlýðýna baðlýyorum. Ama Barýþ'ýn hayraný genç kýzlar onu uzak ara birinci yaptýlar. Laf aramýzda hak ediyor yani. Yalnýz önümüzdeki hafta benden 2 oy Firdevs'e yoksa kýzcaðýz kalp sektesinden gidecek. Ya Elena'ya ne demeli Allahaþkýna. Ann Mary David'leri, Adamo'larý baðrýna basýp kendinden bilen bu memleket eminim bu kýzý hakkettiði yere getirecektir. O bence zaten popstar. Serkül popstar olamayacak ancak önümüzdeki yýllarda adýndan sýkça sözettirecek bir yorumcu ve besteci olacaðý kesin. Bayhan'a gelince; o pop müziðin deðil ama fantazi müziðin popstarý. Geçmiþte yaptýklarýnýn ortaya çýkmasý da bana kalýrsa tamamen medyatik bir planlamanýn ürünü. Bu bilgilerin ancak þimdi öðrenilebilmiþ gibi davranýlmasýný anlamakta güçlük çekiyorum. Bu memleket kimlere kucak açýyor Bayhan'a mý açmayacak. Daha dün mafya bozuntusu bir süper starýn gazeteci dövmek için gazete bastýðýný duymadýk mý? Eðer özel yaþantýlarý ile star deðerlendirmesi yapsaydýk elimizde kala kala kaç tane kalýrlardý hiç düþündünüz mü? Býrakalým bu iþleri çünkü onlar devlet su iþleri, akana bakýlmaz kokana bakýlýr. ......... Milli Eðitim yönetmeliðinde kör gözüm parmaðýna yapýlan deðiþikliði görmezden gelmeye olanak yok. Yapmaya çalýþtýklarý bu açýkgözlüðün sandýklarý gibi onlara puan getirmeyeceðini aksine çuvalla götüreceðini ileride anlayacaklar. Sekiz yýllýk eðitimin anafikrine aykýrý olarak demokratik hak ve özgürlükler adýna yapýlan bu yeni Kuran kurslarý yönetmeliði, hükümetin beyin damarlarýnda dolaþan kanýn rengini gösteren en önemli belge niteliðini taþýyor. Þimdi kimse kalkýp bunun hoþ karþýlanmasý gerektiðini, herkesin din eðitimi alma hakký olduðunu söylemesin komik olur. Elden kaçabileceði kaygýsýyla, arka bahçeyi býraktýklarý nadastan uyandýrmayý amaçlayan bu tutarsýz ve gereksiz karar mahkeme kapýsýndan dönecektir hiç kuþkunuz olmasýn. Tabi bir babayiðidin çýkýp mahkemeye vermesi kaydýyla. Zira 98 de ANAP tarafýndan benzer þekilde gündeme getirilen bu konu kapýdan döndüðü için içtihat yaratmýþtýr. Üzerini kaymakla kaplayýp aslýný saklamaya çalýþsanýzda hakký olan yere yani arþivdeki tozlu raflara iade edilmesi gerekir. ......... Cuma günü bizim meþhur ankete yeni bir soru koydum. Pek ilgi olmasa da anlaþýlan o ki bu kampanyamýzdan haberdar olan epeyce az. Efendim geçen sene yýlbaþýna yaklaþýrken bu kampanyayý düzenlemiþ ve yaklaþýk 150 kahveciyi birbirlerine yýlbaþý hediyesi verir hale getirmiþtik. Sloganýmýz 'Tanýmadýðýnýz birine hediye vermek ister misiniz?' idi. Ýþlem son derece basitti. Yayýnladýðýmýz formla kahveciler sisteme katýlmak istediklerini bildirdiler, ben de bir kura çekerek onlarý eþleþtirdim. Gerekli bilgileri ilgililere ulaþtýrdýk ve hediyelerin yerlerine ulaþmasýný saðladýk. Sanýyorum 1 fire ile hepsi yerine ulaþtý. Hediye dediðimiz öyle pahalý þeyler deðil, maddi deðerden çok aný deðeri taþýyan þeylerdi. Bugün sizlerden gelecek tepkiye göre bu kampanyayý yenilemeye ya da unutmaya karar vereceðim. Bizleri okul yýllarýna döndüren bu hediye kampanyasýna olan ilginizi gerek ankette gerekse bana yollayacaðýnýz epostalarla belirtebilirsiniz. Hepinize karsýz ve donsuz (yanlýþ anlaþýlmasýn lütfen!) bir hafta diliyorum. Sýký giyinmeyi unutmayýn olur mu? Bir sonraki sayýda buluþuncaya kadar bulunduðunuz yerden bir adým öne çýkýn. Sevgiyle... Cem Özbatur Yorum Oku / Yaz Yukarý Deniz Fenerinin Güncesi: Seyfullah Çalýþkan ÞAÞI SATICININ KÖR ALICISI - III Ertesi sabah daha yataktan çýkmadan telefonuma mesaj geldi. “ Seni çok özledim, ne olursun bu gün görüþelim, mutlaka Naþit’in oraya gel, lütfen ama...” Dün bir, bu gün iki. Ne özlemesi bu bilmem. Zehra, sözümü kesmesene þekerim, anlatmam ama bak.. Biraz sabýrlý olsana caným. Sonra ne oldu, eee sonra denir mi? Aklýmý karýþtýrýyorsun, ama þekerim ... Neyse az sonra da telefon etti. “Bu gün vaktin varsa gelsene. Konuþuruz, seni görmek istiyorum” dedi. Yataktan çýktým, duþumu aldým. Hiç acelem yok, nasýlsa bekleyecek it gibi. Bilmiyor muyum? Krallara layýk bir kahvaltý hazýrladým. Radyoda þarkýlar, nefis bir kahvaltý, güzel bir gün.. Daha ne isteyim. Geçtim aynanýn karþýsýna, bütün elbiselerimi tek tek denedim. Aklýný baþýndan almazsam o avanaðýn benim kadýnlýðýma yuh. Taktým takýþtýrdým, yaptým yakýþtýrdým evden çýktým. Naþit’in Yeri’nin kapýsýnda beni karþýladý. “Gel bu gün baþka bir yere gidelim” dedi. Sesimi çýkarmadým. Arabaya atlayýp sahilde bir yere gittik. Bir aðýzlar, bir laflar aklýn durur. Bu kadar lafý nerden bulur bilmem. Sevmeler, yoluma ölmeler, uykusuz geceler, yemeden içmeden kesilmeler. Ýnanýlýr gibi deðil. Arabada otur otur ruhum sýkýldý. Bunun bir þey yapacaðý yok. Ha bire laf salatasý. Dudaðýna bir öpücük kondurdum. Sevincinden kafasý tavana vurdu. Aklý yerinden uçtu gitti. “Hadi artýk gidelim” dedim. Beni aldýðý yere getirip býraktý. Allah’ýn hakký üçtür derler öyle mi Bekir? Birincisinde tanýþtýk, ikincisinde konuþtuk, üçüncüsünde ne olcaksa olsun artýk. Bu sefer eve götürmeyi aklýma koydum. Gelmezse kendi bilir. Fazla naz aþýk usandýrýr. Yok eðer gelemem derse tavrýmý koyarým. Benden bu kadar... Tak sepeti koluna, herkes kendi yoluna. Aynen, bir telefona çýkýp geldi. “Evimi görmek ister misin “ dedim. “Pul koleksiyonun da var bari” demez mi? “Yok ama, senin için bir þeyler düþünürüz” dedim. Atladýk arabaya, doðru benim fakirhaneye. Ýyi ki akþam ortalýða çeki düzen vermiþim. ”Rahat ol çekinme, ben bir çay koyup geleyim” dedim. Onu salonda býrakýp mutfaða geçtim. Sessizlik insaný gerer, bilirsin. Müzik setinin düðmesine dokundum. Salonu Sezen’in Yaz þarkýsý doldurdu. Sonrasýný hiç hatýrlamýyorum, film kopmuþ. Kendime geldiðimde yatak odasýndaydýk. Ýkimiz de nefes nefese, ter içinde... Oda savaþ alaný gibi olmuþ. Yorgan bir yana gitmiþ, çarþaf bir yana. Üzerimizden çýkardýklarýmýzýn her biri ayrý bir yerde. Mutfaða koþtuðumda çaydanlýkta bir parmak su kalmýþtý. Kaynaya kaynaya buhar olup uçmuþ. Zaten çay kimin umurunda? Beni gözü açýlmamýþ sýðýrcýk yavrusu sanma sakýn Bekir. Bu bambaþka, akýl alacak gibi deðil. Uçmuþum, bir acayip olmuþum. Hava kararmýþ, akþam olmuþ biz hala yataktayýz. Nerde olduðumuzu, zamaný unutmuþuz ... Evde caným sýkýlýyordu, bunun telefonu geldi. Kimin olacak Zehra, kimi anlatýyorum sanki? Sen beni dinlemiyorsun yoksa þekerim? Her zamanki yerde buluþtuk. “ Eve gidelim, rahat ederiz,” dedi. Sohbet falan zaten iyice baymýþtý. “Gidelim bakalým, ama pul koleksiyonun yoksa sýkýlýrým” dedim. Ne de olsa yabancý yer, çekindim tabii biraz. Sende bir alemsin yani Zehra. Ayol nesinden korkacaðým. Hiç mi erkek görmedik, güldürme beni... Fazla patýrtý gürültü yapmadan içeri girdik. Uyanýk, evi önceden hazýrlamýþ. Her þey yerli yerinde, tertemiz. Kapýyý kapatýnca sarýlýr diye bekledim. “Ben gidip bir çay koyayým” demez mi? Resmen dangalak ayol bu... Madem çekiniyorsun ne diye beni evine getirdin? Onu beklersem iþ uzayacak. Salona dönünce ayaða kalkýp ilk hamleyi ben yaptým. Acemi çaylak, tir tir tiriyordu. Yiðidi öldür ama hakkýný yeme. Beklediðimden çok daha iyiydi. Valla nasýl söylesem Zehra, her aklýma geldiðinde bir hoþ oluyorum. Akþam olmuþ, hava karamýþ farkýna bile varmamýþýz. Eve geldiðimde benim öküz kapýda bekliyordu. “Bu saate kadar neredesin? Ne biçim kadýnsýn sen” diye aðzýna geleni esti savurdu. Yalan uyduracaðým diye göbeðim çatladý. Ýstediði kadar baðýrsýn, umurumda sanki. Zamanla samimiyetimiz iyice arttý, birbirimize de çok alýþtýk be Bekir. Ýki yada üç gün ara ile görüþüyoruz. Bizimki görüþmek de deðil. Birlikteyken sadece seviþiyoruz. Geçenlerde yine eve gitmiþtik. Tam iþ üstündeyken kapý çaldý. Dürbünden baktým, benim eski dalgalardan Selma... Tam da zamanýný bulmuþ. “ Sus” dedim benimkine. “Sakýn senini çýkarma, evde yok sanýp gider nasýlsa.” Karýnýn derdi rezalet çýkarmak. “Ýçerde olduðunu biliyorum” demez mi? Yataktakinin gözleri fal taþý gibi açýldý, ben apýþtým kaldým. Takip etmiþ demek kaltak. Yarým saat oldu hala kapýda. “Ýçerde olduðunu biliyorum, kapýyý aç” diye avazý çýktýðý kadar baðýrýyor. Bütün apartmana rezil oldum. Ne yapsam ne etsem diye düþünürken aklýma Cavit geldi. Telefonla aradým, “gel oðlum, durum böyle böyle...” Cavit geldi, Selma’yý kapýdan alýp götürdü. Bu iþler böyledir Bekir... Karý milletine akýl ermez. Þeytan diyor sokakta geç önüne, aðzýný burnunu kýr. Gerçi o da kendine göre haklý. Az kahrýmý çekmedi. Selma’dan kurtulduðuma sevinemedim ki, bu sefer yataktaki açtý aðzýný yumdu gözünü. “Hani baþkalarýyla görüþmüyorum demiþim. Ona niye yalan söylemiþim. Eðer yalan söylersem bir daha gelmezmiþ...” Ne sözü vereceðim, kimseye minnet etmem, arkadaþ... Seyfullah [email protected] Arkadaþýna Öner Yorum Oku / Yaz Yukarý Yazý-Yorum : Leyla Ayyýldýz Kopkoyu Bir Yalnýzlýk Demledim Kendime Kopkoyu bir yalnýzlýk demledim kendime. Yanýnda ne kýzarmýþ ekmek kokusu, ne de annemin yaðlý, reçelli ekmekleri... Kopkoyu, bir yalnýzlýk demledim kendime... Önce bir eþik yaptým, en soðuk mermerden. Yetmedi... Ardýndan bir sýra duvar ördüm, en kalýn taþ bloðu ile, sadece bir sýra... Yine yetmedi... Ardýndan bir sýra, bir sýra daha. Ben bir koydukça, beþ koydu yaþam. Örüldükçe örüldü, yükseldikçe yükseldi... Duvarlarýndan ýþýk sýzmýyor surlarýmýn. Kopkoyu bir karanlýk ördüm kendime... Þimdi güneþin ne doðuþu, ne batýþý görünür oldu buralardan. Grubun turuncu, sarý rengi yok artýk. Yok artýk mavinin yeþile çalan tonlarý. Yok artýk pembe, beyaz pastel bir bahar... Çok zamandýr kumdan kale yapýp, bir dalganýn alýp, götürüþünü beklemedim. Çýplak ayakla kumsalda koþmadým. Deniz kabuðu toplamadým. Çok zaman oldu, nilüferlerin yapraðýndan, týrtýlýn umuduna kanat açmayalý... Çok zamandýr yaðmura yakalanmadým. Saçlarýmdan süzülmedi damlalar. Çok zaman oldu, gökkuþaðý görüp, çýðlýk atmayalý. Çok, çok zaman oldu pencerenin buðusunda bir resmin kayboluþunu beklemeyeli... Çok zaman oldu fotoðraf makinemle yaþamýn bir karesini dondurmayalý... Bir bahar dalýndan düþen çið damlasýný yakalamayalý. Bir þelalenin sesini resmetmeyeli. Çok zaman oldu tüm çocuklarý toplayýp, yaz okulu açmayalý... Akþam iþ dönüþü onlara þeker almayalý. Bahçede saatlerce zýplamayalý. Yaz bitiminde onlara sözde karnelerini daðýtmayalý. Çok, çok zaman oldu... Çok zaman oldu, minik ellerle beraber dev bir kardan adam yapmayalý. Kar topundan kaçmayalý. Kara yatýp, iz çýkarmayalý... Çok, çok zaman oldu... Çok zaman oldu bir þarký tutmayalý, yüksek sesle bir þarkýya eþlik etmeyeli. Kahkahalarýn sýðmadýðý bir odada bulunmayalý, sessiz film oynamayalý... Çok, çok zaman oldu þen þakrak bir þarkýnýn notalarýna tutunup dans etmeyeli... Yüreðim bir serçenin kanadý üzerinde atmýyor uzun zamandýr... Kopkoyu bir yalnýzlýk demledim kendime. Yanýnda mý? Sadece kalemim ve göz yaþlarýmla ýslanmýþ satýrlarým... Leyla Ayyýldýz [email protected] Arkadaþýna Öner Yorum Oku / Yaz Yukarý Misafir Kahveci : Doðan Sovuksu HERKES AYNI... 1. Kamyona aldýðý kadýn gideli tam yarým saat olmuþtu. Terlemeye devam ediyordu. 'Neden tüm eðlenceli þeylerden sonra yorulur ve terler insan anlayamýyorum ....... ......yým!' diye söylendi. Teri, acýyla ve baþkaldýrýyla anlam kazandýrýlmaya çalýþýlan terlerden deðildi. Herkesin bildiði pis kokan tuzlu suydu. Bunu bir kamyon direksiyonu, bir felsefecinin yaþadýðý kabuslar veya bir silahýn namlusu deðiþtiremezdi. Herkesten farksýzdý yaþamý. Yolculuklarý gece yapmasý da hayatýný bir o kadar çekilmez kýlýyordu. Her gece duygusuzca ona bakan binlerce, milyonlarca sarý göz onu yoldan çýkartmaya çalýþýyordu ama önemli bir kaza yapmamýþtý. Önemsiz kazalarý ise adýndan anlaþýlacaðý gibiydi. Yine dayanamamýþtý. Yolda geçirdiði veya geçireceði tam 2 günün karþýlýðýný, kadýnla olduðu 20 dk.ya harcamýþtý. Zaten 10 dk.sý giyinmek ve soyunmakla geçmiþti. 'Allahýn o....... benden kaç kat fazla kazanýyor acaba' diye söylenip hesaplamaya çalýþýrken vazgeçti ve bitmemiþ sigarasýný camdan fýrlattý. Yorgundu. Sadece çocukluðunun ilk 4 yýlý çalýþmamýþtý. Hep bir þeyler taþýmýþtý sýrtýnda veya kamyonunda. Kavun, demir, acý, su, sabýr, inanç, ölüm korkusu, gece ayný görünen þehirlerin ýþýklarýnýn ruhsuzluðuna kattýklarý.....24 yýl boyunca taþýdýklarýný yoldaki kadýnlara boþaltmak bir iþe yaramýyor,bir de iþ bitince para kaybetmiþ olma stresi yaþatýyordu. Sabah lastiklerini yenilemek isteyen tamirci, kadýnýn aldýðý paranýn sadece 2 katýný istemiþti, ama buna gerek görmemiþti. 'Tekerlekler daha 500.000 km. gider sen kafaný yorma' diye de camdan baðýrmýþtý. Keþke öyle demeseydim, nazar deðecek' diye söylenirken aklýna birden karýsý Aliye geldi. Ne yapýyordu acaba? Yattýðý kadýnýn kocasý o olsaydý nasýl hissedeceðini düþünmeye çalýþtý ve küfrederek gaza bastý. Karýsýna ve çocuklarýna ulaþmaya sadece 13 saat kalmýþtý. Anasýný sattýðý kamyon bu hýzla giderken kafayý yememesi ve sonunda eve ulaþmasý, iki mucizeydi. Ona ve çoðu insana göre insanýn evi gibi yoktu. Duygulanarak dikiz aynasýndaki oðlunun vesikalýk resmine baktý ve gülümsedi: - Oðlum, kimin için sürüyorum ben bu enkazý? Annen olacak o kadýnýn çenesi kadar g... çalýþsaydý eve biraz daha para getirebilirdim!! G....... k........ kaderi beni bu kamyona týktý kendi kendime konuþup delirmek için!! Hooooopp yavaþ o........ evladý!!! Yanýndan hýzla bir Lotus geçti. Hýzlý arabalar geçerken direksiyonu sola kýrmamak için kendini zor tutuyordu. Yaþam yanýndan hýzla geçerken, o her saniye hem parasal olarak hem de ruhsal olarak doðru dürüst iþi olan insanlardan uzaklaþýyordu. - a...... k........ y......., biraz yavaþ gitse karýsýný evde daha fazla düdükleyecekler anlaþýlan!! Hehehehe?? Ne diyom ben yahu....!? 2. Ant yapacaðý konuþma için 2 saattir düþünüyordu? Farklý bir evlilik teklifi yapmak için Duygu' yu Tuz Gölü'ne çaðýrdýðý 2 gün önceden beri aklýnda sadece o an vardý. Arabanýn bagajý büyük gün için hazýrdý. Havai fiþekler, mumlar, þarap þiþeleri, kadehler, babasýnýn adamlarýnýn hazýrlattýðý yemekler, deniz yataðý, pompa, iç çamaþýr, 1 erkek, 1 kadýn mayosu, içi dolu bir prezervatif kutusu, dijital fotoðraf makinesi, evlilik teklifi yaparken kullanacaðý mp3 çalar.....Ne olur ne olmaz diye her þeyi almýþtý yanýna. Tek sorun Duygu' nun kabul etmeme olasýlýðýydý. Olamazdý. Kabul etmeme olasýlýðý olamazdý. - Ant, niye gidiyoruz gecenin bu saatinde Tuz Gölü'ne manyak mýyýz biz? Yoksa evlenme mi teklif edeceksin bana hý? - Duygu saçmalama ne evliliði? 24 yaþýndasýn!! Bu yaþta senden birþey olmaz. - Bunu bildiðim için söyledim zaten. Ne yapacaðýz o korkunç yerde o zaman? Yoksa beni öldürecek misin? - Daha kötüsünü düþün.... - Anladým çýrýlçýplak soyunup tuzlarýn arasýnda seviþeceðiz. - Uzaklaþtýn! Yine de iyi fikir, olabilir... Ant, bir an evlilik teklifinden vazgeçme fikri üzerinde kafa yordu. Bu kýz yarý deliydi. Çocuklarý olunca düzelir miydi acaba? Çýrýlçýplak Tuz Gölü?? Ýlginç olabilirdi. Evlilik teklifine olumlu yanýt alýrsa zaten yapýlmasý muhtemel bir þeydi bu. Vazgeçmeyecekti. Lotus' un farlarý karþýdaki arabalarý rahatsýz ettiðinden, arabalar habire uzun farlarýný açýp Ant' ýn beyninde uzun süreli düþüncelerin oluþmasýný engelliyordu. - Sence saçma mý olur? - Ne saçma mý olur? - Evlenmemiz... - Biraz...... - Neden? Seneye 29 olacaðým...1 sene sonra 30...11 sene sonra 40...71 sene sonra 100..Düþünsene çok deðil 71 sene sonra ölebilirim. - Beni ilgilendirmez. Ben 200 sene yaþayacaðým için ölenlere üzülerek kendimi yýpratmak istemiyorum, üzüntü kýrýþýklýklarýmý arttýrabilir. O yüzden umursamam ölümünü sanýrým. - Demek sadece sanýrsýn ha! En iyisi seni burada indirmek galiba. - Ýndirmek mi? Bunu yapacak cesaretin olsaydý, sana 1000 kat fazla aþýk olurdum. Ant birdenbire frene bastý ve arabayý pek de emniyetli olmayan emniyet þeridine çekti. Duygu pek þaþýrmýþ görünmüyordu. Araba stop eder etmez, teybi tekrar çalýþtýrdý. - Sun Roof' u açsana... - Ýnmiyor musun? - Sence iniyor gibi mi görünüyorum? Aç þunu!! Duygu gömleðinin düðmelerini çözerek açýlmakta olan Sun Roof' tan kafasýný çýkardý ve baðýrmaya baþladý. - Çok mutsuzuuuummm. Çünkü sevgilim çok beceriksiz, beni sevemiyooooooorrrr........ - Ýçeri gir Duygu! Seviyorum tabii ki. - Laf bunlarýn hepsi....!! Herkesin yapabileceði gibi bir þey deðil istediðim, aþkýmdan delirmen gerek! Ve beni delirtmen!! Hadi delirt beni!! - Saçmalama Duygu içeri gir. Bu saatte seni bu halde gören olursa önce sana sonra bana tecavüz eder, sonra da tuzlayýp yer. Gir içeri, seviyorum seni, hem de çok... - Offfffff, anlamýyorsun..... - Gir de içerde anlat maket deli!!! - Maket deli mi? Mükemmel espri, bravo Ant!! Oofffff, senden adam olmaz!! Duygu içeri girdi ve sun roof' u kapattý. Ant, bir kez daha kaybettiðini düþündü ama Duygu' yu deðil savaþý....Arabayý çalýþtýrdý ve tekrar gecenin karanlýk yüzüne döndüler. Duygu yine de hayata tutunmaya çalýþmýþtý. - Çok sýkýcýsýn! Neyini seviyorum bilmiyorum... - Sevmediðim bir þeyimi bulmaya çalýþarak boþuna yorulma bence! - Tam tersi neyini sevdiðimi düþünerek zaman kaybetmemeliyim aslýnda. - Kes artýk yeter! Gelmemize sadece 15 dakika kaldý. - Dayanamayacaðým, burada seviþelim. - Çýldýrdýn galiba! - Çýldýrmadým. Yeter korkaklýk yaptýðýn! Çek arabayý kenara. Iþýklarý kapatýrsýn olur biter. - Arabayý yeni çalýþtýrdým daha. - Hadi dayanamayacaðým artýk!! - OK...Sen kaþýndýn. Ant iþlerin planladýðý gibi yürümemesinden rahatsýzdý ama sevgilisiyle birleþmenin zamanýný hesaplamanýn da salakça olduðunu biliyordu. Arabayý kenara çekti ve farlarý kapattý. Duygu hýzla arabadan çýkarak üstündekileri çýkartmaya baþladý. - Peþimden gel. - Duygu kes artýk deliliði. Arabaya gel. Burasý daha rahat deðil mi? - Rahat ama sýkýcý. Hadi artýk yaþayalým. Uyan artýk gece oldu!! - Bu kadar saçmalamasan da geleceðim zaten. Kendine gelsen biraz? - Çýldýracaðým ya. Sen eskiden bu kadar sýkýcý deðildin. - Sen de daha az deliydin. Duygu koþmaya baþlamýþtý. Tuz Gölü'ne ulaþmamýþ olsalar da ortam Ant' ýn teklifi için uygundu. Bulunduklarý yerden tüm dünya görülebilirdi ama dünyaya bakacak zamanlarý yoktu. Ýkisi de bütün güçleriyle koþuyorlardý. Ant Duygu' yu yakaladý ve kavga ederek seviþmeye baþladýlar. Duygu bir Tanrýca' nýn ruhuna sahip olduðunu hissettirdi tekrar Ant' a...Ýkisi de yaþamaya ve dünyayý döndürmeye baþladýlar tekrar. Dünya dönünce, bir yerlerde yaðmur yaðmaya baþladý ve damlalar intihar etmeyi düþünen birinin evinin camýna acýmasýzca saldýrdý. Savaþlar bitti, 1000 çocuk doðdu, 20 köpek vurularak öldürüldü, 100.000 evde tuvaletlerin sifonu çekildi, milyonlarca kiþi ofislerindeki saate tekrar baktýlar, dünya deðiþmeye çalýþtý ama beceremedi. 3. - s......... kaderi bari çocuklar için deðiþse.... Acayip uykum geldi. Kenara çekip uyusam mý acaba? Biraz daha sabredeyim en iyisi... Akad, kamyonda bir gariplik hissetmeye baþladýðýnda düþünmeyi býraktý. Dünya kýsa bir an için durdu ve tatsýzlaþtý. Direksiyon yýllardýr yaþadýklarýnýn öcünü almak istercesine verilen emirleri reddetmeye baþladý.. - Tekerlek mi patladý , tekerlekkkkkkk.!! Allllllaaaaaaaaaahhhhhhhhhhhhhhhhh..................... 4. - Neden insan eðlenceli bir þey yaptýktan sonra hep terler? Acaba bunu düþünmüþ müdür kimse Duygu? - Ant sen bu kadar salakça þeyler sormazdýn seviþmeden sonra? Gerçi bir keresinde ilkokulda kimsenin beni elleyip ellemediðini sormuþtun. - Ýlk dokunuþ önemli o yüzden sordum....Þimdi gecenin en önemli anýna geldik. Bak Duygu! Biliyors.....Hey, bu da ne? Büyük bir patlama sesi duyuldu. Çýkan ateþ Ant' ýn tüm planlarýnýn bittiðini haber veriyordu. Ateþin içinden kurtulmak isteyen kamyon parçalarý çevreye kaçmaya çalýþýyorlardý. - Duygu uzaklaþalým buradan, gece berbat olacak yoksa...!! Dikkat et......!! Duygu uzaklaþmýþtý zaten. Gökyüzünden milyonlarca tekerlek yaðsa bir tanesinin bile Duygu' ya çarpacak cesareti yoktu. Çünkü o medeniyete raðmen ayakta durabilmiþ birkaç Tanrýça' dan biriydi. Ant' ýn 28 yýllýk düþleriydi. Ressamdý, müzisyendi, doktordu, filozoftu, yazardý, mimardý, ne olmak isterse O'ydu...Ne yazýk ki tekerlek yaðmuru gökyüzünden yaðmýyordu ve Tanrýca' yý savunmasýz yakalamýþtý. Ona çarpan ruhsuz bir küçük Dünya' ydý. Onurunu patlamada yitirmiþçesine umursamazca dönen Dünya' nýn küçük bir kopyasýydý. Çarptýktan sonra yoluna devam etti ve gözden kayboldu. Belki de Duygu' nun enerjisini de aldýðýndan durmayacaktý hiç. Dünya döndükçe insanlarýn duygularýný kaybetmesinin bu olayla benzerliði tamamen bir tesadüftü ve bu hikayenin ses oyunlarýna alet olmaya hiç niyeti yoktu. Tanrýça öldü ama Dünya umursamadý. Savaþlar tekrar baþladý. Milyonlarca insan baþarýsýz oldu. Bir daha hiç Cumartesi olmadý. Depremler keyif sürmeye devam ettiler. Aþk birkaç kez insanlara görünüp yok oldu. Tonlarca gözyaþý boþu boþuna aktý. Ve hiç kimse Ant'ýn o gece baktýðý gibi bakamadý... Doðan Sovuksu Arkadaþýna Öner Yorum Oku / Yaz Yukarý Arap olayým ben de kahveciyim... : Beyhan Duffey Araya Giren Garip Yazý Merhabalar... Bugünkü keyfimi sormayýn gitsin. Sabah her zamanki enerjimle saat 11'de ancak uyandým. Yaptým fincanýn dibinde çok açýk bir kahve ( Af buyurun 4 aylýk hamileyim de içindeki kafeinden dolayý benim ve içimde büyüyen veledin kahve içmesi yasak. Ben yine de ara sýra yasak masak tanýmýyorum vesselam ) Açtým internetimi, okudum gazetemi. Yine pek beðendim neme lazým. Bir de þu yazýlarýma gelen yorumlara bir bakayým dedim. Ay.. heyecandan az daha kalbim duracaktý. Yalan yok, bir yorumu defalarca okudum. Ben böyle güzel sözlere alýþýk deðilim bilmiþ olasýnýz. Bir gün kalpten gidecek olursam sebebi Kahve Molasý gediklileridir, þimdiden bildirmiþ olayým. Ben bütün öðrenim hayatým boyunca, özellikle de üniversitede, hep þu sözleri iþittim; Iyyy... Bu ne böyle, hiçbir þeye benzememiþ, otur bir daha yaz... I-ýh... Gene olmamýþ.... Sende iki satýr yazacak kapasite yok... Bir Allahýn kulu da çýkýp deseydi ya "umut vadediyor, fena sayýlmaz" felan fýstýk... Sonra dedim ki kendi kendime, yazma lan, yazma. Hem kendi sinirlerini yýpratma hem de su gýcýk hocalarýn ve çok bilmiþ sýnýf arkadaþlarýnýn sana laf söylemesine izin verme. O gün bugündür kaðýt ve kalemle küsümdür. Ama Kahve Molasý Edit'ine fena yakalandýðým günden beri beni bir heyecan sardý sormayýn. "Aman ne þirin dillerin var senin. Yerim ben o dilleri... " Edit'im böyle dediðinden beri gözümü bilgisayar ekranýndan, ellerimi de klavyeden alamaz oldum. Hem sadece gazeteye deðil, eþe dosta, tanýdýða, tanýmadýða herkese yazýyorum. Yazýlarýmý orada okusunlar diye gazeteyi her bir kimseciklere tavsiye ediyorum. Yakýnda okuyucu sayýmýzda bir patlama olacak gibime geliyor. Bizim bütün sülale ve eþ-dost çevrem... Bugün de yazýlarým hakkýnda yazýlan yorumlarý bir okudum pir okudum. Koltuklarým kabardýkça kabardý. Burnumun yükseltisinden bilgisayar ekranýný göremez oldum. Kalp atýþlarýmýn dengesini hala tutturabilmiþ deðilim. "Aman efendim ne iyi ettin de yazdýn, aramýza hoþ geldin, bir sonraki yazýný dört gözle bekliyoruz" Ay sevinçten þimdi düþüp bayýlacaðým. Ben, yani üstün yazarýnýzda sebebi bilinmez bir kalp sektesi baþladý. Yanýnda da bir burnu havalarda dolaþma hastalýðý. Gazete manþetlerinde þimdiden adýmý görüyorum "Büyük Yazarýmýz", "En Büyük O", "Baþýmýzýn Tacý"... Ahmet Altan felan da kim oluyormuþ benim yanýmda ? Þu kuyruða girsin de bir hele ona da þu meþhur kitabýmý imzalayayým. Edit sen de okuyucularýmý bekletme bir an önce yazýlarýmý yayýnla, yoksa elimi sallasam ellisi gazete sýrada. Ýki de dörtlük döktüreyim bari ; Bu akþam yazarým Beni kimse tutamaz Sen bile tutamazsýn edit, Ahmet Altan tutamaz... Bu akþam yazarýýýýýýmmmmm...... niy..niy...niy... Ay... Sonra bir silkinip kendime geldim. Hey bana bakýn okuyucular ve bilumum yorum yazanlar; siz aðýz birliði edip topluca benimle dalga geçmiyorsunuz deðil mi ? Cok kýrýlýrým valla... Þurda Arabistan'da yaþayýp, farklý þeyler görüp, kendi çapýmýzda iki laf edelim dedik. Öyle bilirim, yazarým, benden iyisi can saðlýðý gibi dertlerim yok bilesiniz. Aksine kabuðuma çekilip oturmayý tercih ederim. Kýrmayýn þu arap narin kalbimi, geçmeyin dalga þu fakirle. Vurmayýn yüzüme yüzüme kusurlarýmý. Ýncitmeyin beni ya habibi... Arabistan anýlarýna devam edeceðim de, bir türlü kendimi bizim gazetemizde olup bitenden alamýyorum. Þunu da anlatayým ne olur; geçenlerde bir gün de hiç dolaþmadýðým bir sayfamýzda, yorumlar sayfasýnda dolaþtým. Þimdiye kadar da bu sayfayý ziyaret etmemis olduðum için bir hayýflandým bir hayýflandým... Tavsiye ederim. Henüz bu sayfayý ziyaret etmeyeniniz varsa , bir satýrýný dahi atlamadan gezinti yapsýn. Baþka bir tavsiye, mümkünse çok üzgün ve umutsuz, kýrgýn bir halinizde okuyun. Acayip enerji ve keyif deposu. Komik mi komik. Bütün kirli çamaþýrlar da orada. Sanki herþey gizli ve kilitli bir kutunun içindeymiþ de, kilit kendiliðinden kýrýlmýþ içindekiler de birer birer ortaya çýkmýþ ve henüz kimse bu durumu farketmemiþ misali bir sayfa... Ben bu sayfalarda en çok Melih Sakin'in atýflarýna güldüm. Hem de ne gülme. Mideme kramplar girdi. Ne maço abilerimiz okuyormuþ gazeteyi de haberimiz yokmuþ be ! Maskeli balo benzetmesi ve Ahmet Altan'in diþi avcýlýðý bölümlerinde artýk koptum. Çok gecikmiþ bir cevap olacak biliyorum ama sevgili Melih Abi, ben Ahmet Altan'a hastayým. Madem böyle bir yakýnlýðýn ve tanýmýþlýðýn var bir büyüklük yap da abi aramýzý bir yapýver be...! Neredeyse ve kaç paraysa o maskeli baloya da gideriz icabýnda.... Gerçi ben Ahmet Altan'ýn ilk yazýsýyla karþýlaþtýðýmda Kahve Molasý'nda, Ýzmir Alaybey Ýlkokulunda sýnýf arkadaþým vardý adý Ahmet Altan. Konumuzla ilgisi yok ama bir de Ahmet Kaya ve Ayhan Iþýk vardý. Yalaným varsa iki gözüm önüme aksýn. Ýnanmazsan gir bu okulun 80'li yýllar arþivine araþtýr. Neyse, iþte o benim sýnýf arkadaþým Ahmet Altan pek tembel, haylaz ve pek tabii çok yakýþýklýydý. Bütün kýzlar, aðzýmýzýn suyu akardý onun için. Sonradan öðrendim ki Ýzmir to sanayiinde araba tamircisi olmuþ. Ýþte bu gazetede de Ahmet Altan ismini görünce "vay, bizim Ahmet'in de eli kalem tutar olmuþ" dedim kendi kendime. Meðersem o Ahmet bu Ahmet deðilmiþ. Seninki de böyle bir isim yanýlmasý olabilir mi acep ? Hayallerimi yýktýn be Melih Abi... Alacaðýn olsun.... Ben de hani þu "Kýlýç Yarasý"nýn Ahmet Altan'ýndan bahsediyorsun sandým... Yalvarýrým Editörüm güzelim, beni cezalandýrma. Bir daha boþ konuþmayacaðým -yazmayacaðým söz. Biliyorum boþ yere zamanýný alýyorum ve yayýnlarsan eðer, yer kaplýyorum ama þu koca Arabistan'da da oturup bunlarý paylaþacak çok insan yok ya iki gözüm. Anlayýþlý ol biraz. Bak bütün okuyucularýn önünde söz veriyorum artýk böyle boþ boþ zýrvalýklar yazmayacaðým. Cilt cilt kitaplar okuyacaðým. Alýntýlar yapacaðým. Dipnotlar düþeceðim. Parantez içinde büyük adamlarýn büyük sözlerini büyük büyük harflerle yazacaðým. Memleketime ve milletime hayýrlý bir evlat olmaya çalýþacaðým. En büyük bizim Edit, baþka büyük cim bom... Yaþa be habibi... Anlayýþlý adam mýþsýn vesselam... Sonunda adamý kandýrdýk. Adam nazi subayý gibi. Dediði dedik. Siz beni dinleyin suyuna gidin. Kafasýný kýzdýrmayalým, yoksa gazeteyi de bizi de daðýtýr sonra ayda görürüz birbirimizi... En kýsa zamanda Arabistan Anýlarý 3'de görüþmek üzere... Yallah bye habibi... Beyhan DUFFEY - Cidde / Suudi Arabistan [email protected] Arkadaþýna Öner Yorum Oku / Yaz Yukarý HOBÝ : Ýlker Demir AKP'nin CUMHURÝYET AÞKI.. Adamýn sinirleri tepesinde deðil, aðzýnda:" Açýk gözlülük deðil, açgözlülük bu! Yeni yapýþmýþ afiþlerin üstüne nasýl afiþ yapýþtýrýrsýnýz! Bu hiç centilmenliðe sýðar mý? " Miting alanýnda nutuk çeker gibi baðýrýyor. Sanki etrafýnda onu duyup gelecek varmýþ gibi birilerini çaðýrýyor. "Beyefendi, nedir sorun, bir afiþ için kendinizi helak ediyorsunuz? Deðer mi? Hele bir soluklanýn, hele bir yüze kadar sayýn içinizden, ortaya ne sonuç çýkacak?" Ama nafile, kimseyi dinlemiyor, baðýrýyor da baðýrýyor. "Anlamýyorum, bu memelekette, bu dilde sözcük mü bitti, sözlüklerimiz mi kurudu, neden Ýngilizce afiþ, anlaþýlýr gibi deðil! Diline, siyasetine sahip çýkan yok mu! Arapça düþün, Ýngilizce anlaþ. Arabesk, müzikten siyasete mi sýçradý? Burasý köpeksiz köy mü! Buna mutlaka bir çözüm bulunmalý!." ve benzeri soru cümlelerini ardarda sýralayýp duruyor. "Birader, bu ne milliyetçilik, Ýngilizce afiþ yapýþtýrdýlarsa ne olmuþ, tabelasý Ýngilizce olmayan maðaza, iþyeri, þirket mi var?" diye akýldan geçebilecek þeyleri biliyormuþcasýna, yanýt veriyor avaz avaz; sesinin çýktýðý kadar baðýrýyor: "Ne milliyetçiliði, küçük, en beðenmediðiniz küçük bir beldeli olurum ama asla milliyetçi olmam! Kerevizköylü olurum, milliyetçi olmam! Beni o kadar geri biri mi görüyorsunuz! Görüntümden öyle bir sonuç mu çýkarýyorsunuz? Görünüþe aldanmayýn. Su, dünyanýn her yerinde h2o'dur, gözdeki retina dünyanýn her yerinde retinadýr, ayný dilde aðlar, ayný dilde güleriz. Dünyada güzel olan her þey evrenseldir. Eþitlik özlemi evrenseldir. Kanser her yerde kanserdir. Kanun, tüzük deðil, hukuk, adalet evrenseldir. Bu olgular ne zaman ulusal içine girer, eþitlik ve adalet birbirine girer. Her ulus göreceli olarak yakýndýr evrensele.. Bir tane güzel bir þey gösterebilir misiniz, milliyetçi olan! Bir tane gösterebilir misiniz, evrensel olup da güzel olmayan! En kutsal dediðinizi, en yüce dediðinizi gösterin, gösterin bir tane ki, uðruna kan ve göz yaþý akýtýlmamýþ olsun. Ýçinde, içeriðinde ve oluþumunda þiddet olan bir þeyin nesi güzel olabilir!. Evrenselin þiddet ulguladýðý görülmüþ müdür? Ayný denkte, eþdeðerde bir olguyla kýyaslandýðýnda karþýmýza çýkacak olan nasýl evrensel olabilir! Barýþ gibi evrensel doðru varken, ulusal yada uluslararasý ortaklýðý olan bir ulusal þirketin çýkarý için ya da nedeni ne olursa olsun, baþka bir þey için, baþka ulusun insanlarýna saldýrýyý, bir insana, canlýya saldýrýyý niye savunayým ki! Ölüm bile evrenseldir; dünyanýn her yerinde ölüm insanlara acý verir. Siz hiç yakýný öldü diye göbek atan bir kültür duydunuz mu? Tüm damarlarýmý analiz etseniz, milliyetçi olan bir kýlcal damar dahi bulamazsýnýz ." Bu ne iddialýlýk, bu ne öfke, dizginlenir, tutulur deðil.. Olayýn baþýnda, sanki duyacaklarmýþ gibi çaðýrýyor dediklerimiz, yavaþ yavaþ alana toplanmaya baþlýyor.. Bir önceki dönemde parlamentoya girip de þimdi girememiþ partilerin mitinglerde topladýðý sayýdan çok fazla. Davetsiz dinleyiciler.. Kuru kalabalýk.. "Arkadaþ, söyle önümüzde seçim var, aday mýsýn, nesin, anlaþýlsýn yani?" Biraz sakinleþmiþ, etrafýndakileri görmeye baþlamýþtý. Artýk tane tane anlatabilirdi herhalde.. "Söze hayýr aday deðilim." diyerek baþladý, þöyle devam etti, "Sabahleyin oturduðumuz beldeyi güzelleþtirmek için kurduðumuz çevre derneðimizin afiþlerini, mahalleliyle beraber yapýþtýrdýk. Geldim eve kahvaltýya baþladým, o arada bazý pasifistlere caka satmak için, afiþleri gördünüz mü diye telefon açtým ki, helal, bravo vb güzel laflar duyayým. Kim hoþlanmaz bunlarý duymaktan. Ama telefonda, ne afiþi, afiþ mafiþ görmedik deyince konuþtuklarým, kafama kaynar kazandan sular dökülmüþ gibi oldu. Hemen sokaða fýrladým. Ben oldum olasý sokaklarda rahatlarým; içine kapanmak ya da meyhane deðildir tarzým. Tüm insanlar güzeldir bana göre. Önyargýyla yaklaþýlmadýðýný gördüðü ve buna inandýðý müddetçe insan, insana dosttur. Her insanýn dosta ihtiyacý vardýr. Çünkü, insan denen canlý, sosyal olabildiði ölçüde insandýr, insan kalabildiði ölçüde de mutlu.. Neyse lafý uzatmayayým. Önce açtým telefonu, Ak Parti Ýl Baþkanlýðýný aradým. Onlara, özetle olanlarý anlattýktan sonra yapýlan yanlýþý, eski kýssas kültürümüzü devam ettirirsek, onlarýn afiþlerini de yarým saat içinde kapatabileceðimizi, ama bizim mahalleden geçmez misin, iadeli taahhütlü gönderirim, rüzgara karþý kaç metre gibi ilkel dönemleri aþmak gerektiðini söyledim. Onlar da belde gençlerinin yaptýðý yanlýþtan dolayý üzgün olduklarýný, daha baþka da yapacak bir þeyleri olmadýðýný, önemli olanýn tekerrür ettirmemek olduðunu söylediler. Söylediler ama sözleri beni kesmedi. Ýçimde tutamazdým, kahvaltý masasýnda oturup kalamazdým; apar topar dýþarý çýkýp baþladým haykýrmaya. Siz ne zaman, konuþmanýn neresine yetiþtiniz farkýnda deðilim. Ak Parti Gençlik Örgütünün 'I love Cumhuriyet' afiþi yapýþtýrdýðýný çýkarabildiniz mi, þu ana deðin konuþmalarýmdan? Tabi love denmemiþ de love yerine yürek amblemi koymuþlar. Her neyse anlatmýþ oldum böylelikle. Laf aramýzda yürek resmi bayaðý iyi fikir. Zira gençlik, aðaçlara sevgilileri için yürek kazýmasýnýn yaný sýra siyasete de yüreklerini ayýrsýn anlamýnda yorumladýðým için beðendim. Yüreðin parçalanmasýný güzel bulurum ben; sevginin daðýlýmýný ifade eder. Nerede kaldýk? Haa Ýngilizce, neden Ýngilizce? Beldemizde Ýngilizce konuþan bir nüfus yok ki! Dünyamýzda bir milyar civarýnda Ingýlýzce konuþan insan var, uluslararasý bir propaganda için Ýngilizce afiþ hazýrlasalar, Ýngilizce kurs vermek için olsa, aferin bile derdim, ama bu belde için Ýngilizce anlamsýz. Rumca, Ermenice hazýrlasalar afiþi, diyeceðim ki, demokrasi azýnlýk haklarýnýn korunduðu rejimdir, üç beþ aile bile kalmýþ olsa, onlarý unutmamýþ, politika kitlelere dayanmalýdýrý biliyorlar, uyguluyorlar, bravo derdim. Keza Kürtçe afiþ hazýrlasalar gene desteklerdim. Niye Ýngilizce, bir türlü dayanaklý bir cevap bulamýyorum. Bush bu afiþi duyup ta, hibe kredi filan açmaz adama. O halde niye? Arapçadan Ýngilizceye dönerek, Doðudan Batýya yöneldiklerini mi anlatmýþ olacaklar? Deðiþtik mi diyecekler? Üstünde konuþulsun da propagandamýz olsun diye mi yapýyorlar?" Sorular sorularý kovalýyor, ardý arkasý kesilmiyordu. Dayanamadý, "Amaan sana ne yaa, niçin yaptýklarýný onlardan iyi mi bileceksin! Aka Parti açýklasýn. Bu eski solculuktan ne zaman kurtulacaksýn? Baþkasý adýna düþünüp, baþkasý adýna konuþmaktan kurtulamayacak mýsýn! Cýk, cýk, bu kadar da müzmin, muhafazakar muhaliflik olmaz ki! Hadi sana güle güle; git, yarým kahvaltýný bitir." dedi. Gitti. O gidince insanlarýn oradaki varlýðý sanki iþlevini yitirdi, anlamsýzlaþýverdi. Yine içinden, birey olun, kuru kalabalýk deðil, dedi. Sonra, evet sonra, acaba bu afiþi astýrtan eski bir solcu mu? Sakýn Aka Parti'ye danýþmanlýk yapýyor olmasýn? Niyeti ne acaba? Ýrticaya mý danýþmanlýk yapýyor? Onca yýl savunduklarýyla nasýl barýþýk hissediyor kendini? Ýþin doðrusu, onlarýn varlýðýný da kabül etmek mi ki? Bu adam, evet bu adam, sakýn partinin adamý olmasýn, canlý canlý nabýz ölçmek için?" O da soru girdabýndan nasýl çýkacaðýný bilmiyordu. Etrafýna bakýndý; kuru kalabalýk olduðu gibi oradaydý. Hayret, hepsi aralarýnda grup, grupçuk oluþturmuþ, ellerini kollarýný sallayarak tartýþýyorlardý. Ne yapacaðýný bilemeden baka kaldý. Duyabildiklerine kulak kabarttý: Biri, " Bu oportunist tutumlar ...", diðeri," Bütün revizyonist tutumlar..", öbürü," Sosyal faþist geleneðinizin..", bir baþkasý, " Terörist solcudur diye haklý ola.." , "Mustafa Kemal ile Atatürk arasýnda.." ve daha birçok bildik cümle havada uçuþuyordu.. Bunlarýn kim olduðunu anlamak için alt yazý geçmeye gerek yoktu... Ýlker Demir [email protected] Arkadaþýna Öner Yorum Oku / Yaz Yukarý YILDIZINIZ KIPIR KIPIR, YA SÝZ? Ailenizin Yýldýz Falcýsý : Nurettin Özdemir KOÇ (21 Mart-20 Nisan) Amaan yarabbim yine cýzýrtýlar baþladý iyimi... Halen çözülememiþ problemli iliþkilerde takýlý kaldýk deðilmi koçlar !.. Yaþam deðiþikliklerine balýklama atlamak isteyenleriniz varsa veya bunu en azýndan içinizden geçiriyorsanýz vay sizin hallerinize koçlarým.. Düþünün taþýnýn iyice, son piþmanlýklar fayda vermez.. Baþka mekanlara da taþýnsanýz bir an gelecek yine dertlerinizle baþbaþa kalacaksýnýz.. Yücelmektesiniz yaþamlarýnýzda.. Sabýrla, inançla.. BOÐA (21 Nisan-20 Mayýs) Aþklar tanrýçasý Venüs' ün sýcak temaslarýný hissediyormusunuz boðalar ? Birçoklarýnýzýn son zamanlarda ki takýntýlarý aþklarý da aþklarý .. Evlilik, bebecik, yepyeni mekan ve dekorasyon uðraþýlarý derken hayat öylesine renklendi ki!.. Ýþ hayatýnýzda yollarýnýza bereketler saçýlmakta sanki. Muazzam perspektiflerin sizleri doruklara taþýyacaklarý bir haftaya girmektesiniz.. Basýn, yayým, reklam sektörlerinde çalýþanlarýnýz þaha kalkýyorsunuz bilin.. ÝKÝZLER (21 Mayýs-21 Haziran) Derinden bir nefes alýn ikizler !.. Bu hafta nispeten rahatlýyorsunuz, bu demek deðildir ki sizleri çýldýrtan dertleriniz çözümlendi.. Açýk sözlü oluþunuz çevrenizde ki insanlarý rahatsýz etsede önemsemeyin bunu.. Kafalarýnýz karýþýk ta olsa, bazen kendi kendinizin düþmaný da olsanýz, organizasyonlar da tutarsýzlýklar da yaþasanýz, olaylarý ve insanlarý anýnda analize etme kabiliyetinize þükredin ikizler. Kredilere ve harcamalara özellikle dikkat edin. Açýlmayýn fazla. Ýliþkileriniz de yangýnlara her zaman ki gibi körükle gitmeyin oldumu... YENGEÇ (22 Haziran-22 Temmuz) Sakýn ama sakýn bu hafta kendinizi veya ailenizi kabuklarýnýza çekilerek yaþamak maceralarýna sürüklemeyin yengeçler.. Monoton yaþamlar kapýda hazýr bekliyorlar ! Sizleri daha çok ateþleyebilecek, heyecan verecek mesleki uðraþlara, hedeflere kilitlenin.. Hemen herþeye parlamayýn, dünya mutlaka sizlerin istediði þekilde dönecek diye bir þart yok bunu da kabul edin artýk.. Bitmez bilmeyen sorularla zihnen kendinizi hýrpalamanýn alemi yok vallahi.. Yýlbaþý tatillerine bir organizasyon düþünseniz, rahatlatsanýz kendinizi biraz.. ASLAN (23 Temmuz-22 Aðustos) Amaan ne güzel bir haftaymýþ bu böyle arslanlar ! Heyecanlanmayalým ahým þahým þeyler yok ufukta... Sakin ama gayet tatlý ve gürültüsüz günlere tu kaka diyecekte deðilsiniz herhalde ! Ýliþkilerinizde açýk sözlü ve samimi olun arslanlar.. 17 aralýktan itibaren iþ görüþmelerinde kazanacaðýnýz puanlar ocak ayýný dahada bereketli kýlacaklar. Karizmatik kiþilikleriniz sayesinde dostlarýnýzca bir baþka sevileceksiniz.. Projelerde temkinli olun canlarým. BAÞAK (23 Aðustos-22 Eylül) Burcunuzda bulunan Venüs sayesinde gergin olan iliþkileriniz rahatlayacaklar ve sizlerde beraberlerinde.. Hiç olmadýk yerlerden problem çýkarmanýn alemi yok vallahi. En ufak bir eleþtiride, beklenmedik bir davranýþta hemen havalara sýçramayýn. Duygularýnýza hakim olun biraz.. Herþeyi de üstünüze almasanýz olmazmý allah aþkýna ? Sinirli halleriniz olasý iþ görüþmelerini elektrikli kýlabilirler.. 21 aralýðý bekleyin önemli kararlar için. Þansýnýz açýk baþaklar ama kesinlikle sakinleþin, ailevi iliþkilerde de durumlar ayný ... TERAZÝ (23 Eylül-22 Ekim) Aah teraziler, eðer kalpleriniz paslanmaz çelikten deðilseler çetrefelli günler sizleri bekliyorlar... Birgün süpersiniz doruklarda fik atýyorsunuz, öbürsü gün diplerde nefes darlýðýndan gidip gidip geliyorsunuz.. Hangi bünye dayanýr yani buna teraziler ! Sütten aðzý yanan yoðurdu üfleyerek yermiþ, tamam anladýk ta üfleye üfleye kendinizi bile soðuttunuz nerdeyse yaþamdan yahu.. Bedenen kendinizi gayet formda (!) hissetseniz de zihinlerinize aþýrý yüklenmeyin derim terazilerim.. AKREP (23 Ekim-22 Kasým) Aralýk ayýnýn ikinci yarýsý sizlere ilaç gibi gelecek akrepler.. Mekanlarýnýzla ilgili projeler aðýrlýk kazanmaktalar. Zaten aralýðýn son haftalarýnda kendinizi öylesine formda hissedeceksiniz ki, her alanda bir giriþimim olsun, öyle ki þu sýralar canavar gibiyim diyeceðiniz günlere kavuþmak üzeresiniz !!. Borsa ve diðer yatýrým alanlarýnda temkinli olmanýz þartý ile kabul edelim ki canavar gibisiniz akreplerim. Farkedileceksiniz. YAY (23 Kasým-20 Aralýk) Geçen gök gümbürdemelerinin ardýndan bu hafta ki hava durumlarý biraz daha ümit vericiler. Ama fýrtýnalar her an kopabilirler, ailevi, dost ve aþk iliþkilerinizde.. Halatlarý yeniden kontrol edin, geri dönüþü olmayacak yolculuklara çýkmanýn sýrasý hiç deðil yaylar.. Disiplinli ve inançlý davranýþlarýnýz mesleklerinizde de olabilecek lodoslarda limanlara sýký sýkýya baðlý kalmanýzý saðlayacaklar. Rahatlatýn kendinizi mümkün mertebe ve enerjilerinizi heba etmeyin gereksiz yere.. OÐLAK (21 Aralýk-19 Ocak) Tamam Venüs sizin burcunuza da misafir oðlaklar ama her þeyi böylesine içinize atmaktan vazgeçin artýk ne olur. Venüs' ün gönülleri sýcak tutan ýþýnlarýndan faydalanmaya bakýn. Sevgililerinizle gelecekle ilgili projeler yapmanýn tam sýrasý þimdi inanýn.. Gönlünüzce isteyin, dileklerinize inançla sarýlýn, 2004 güzelliklerle geliyor burçlarýnýza oðlaklar.. KOVA (20 Ocak-18 Þubat) Alýn sizlere sakin mi sakin bir hafta kovalar !! Acayip geldi belki deðilmi !.. Öylesine alýþmýþtýnýz ki artýk stresli ortamlara ve yaþamlara.. 2004' te bariz rahatlýklar söz konusu kovalar bunu da bilin oldumu.. Ýliþkilerinizde problemler hasýl olursa bu sefer suçu kendinizde arayýn ve bunuda þüpheci oluþunuza baðlayýn.. Kendinize resmen fren oluyorsunuz. Ateþlenmenizin gerektiði ve ortamýn da buna müsait olduðu halde ! ... BALIK (19 Þubat-20 Mart) Oof ki of !! Derindeen bir nefes alýn balýklar, bu hafta içinizdeki fýrtýnalar dinmekteler en nihayetin de.. Herþeyin güllük gülistanlýk olduðundan deðil elbette bu.. Sizlerden kaynaklanan manevi güçlerinizin sayesinde kaynayan kazanlarýn ateþlerini dindirdiniz. Her türlü gecikmelerin bu hafta çözümleneceði kesin. Yanlýþ anlaþýlmalara ve alýnganlýklara son vereceksiniz. Angaje olduðunuz projelerden feragat etmeyin, piþmanlýk fayda vermiyor biliyorsunuz balýklar.. Karizmanýz yeniden müthiþ, güneþ gibi parlayýn. Özlendiðinizi bilin.. Nurettin Özdemir [email protected] Arkadaþýna Öner Yorum Oku / Yaz Yukarý Milenyumun Mandalý : Sait Haþmetoðlu Editör'den Önemli Not:Sevgili Sait Haþmetoðlu'nun e-romaný görsel öðelerle süslendiðinden, aþaðýdaki adresten tek týklamayla zevkle okuyabilirsiniz. Üþenmeyin... Týklayýn... Ayrýca bugünden itibaren duygu ve görüþlerinizi yorum olarak yazabilirsiniz. http://www.kahvemolasi.com/xfiles/mandal_1.asp Devamý yok. BÝTTÝ [email protected] Yorum Oku / Yaz Yukarý Dost Meclisi Fotoðraf: Berrin Cerrahoðlu <#><#><#><#><#><#><#> Kahve Molasý'nýn sürekli ve sabit(!?) bir yazar kadrosu yoktur. Gazetemiz, siz sevgili kahvecilerden gelen yazýlarla hayat bulmaktadýr. Her kahveci ayný zamanda bir yazar adayýdýr. Bu bölüm sizlerden gelecek minik denemelere ayrýlmýþtýr. Yolladýðýnýz her özgün yazý deðerlendirilecektir. Siz sevgili kahvecilere önemle duyurulur. Kahve Molasý bugün 3.859 kahveciye doðru yola çýkmýþtýr. Yukarý Tadýmlýk Þiirler SUYUN RESMÝ Yaðmur sonrasý ufukta aradým düþümü. Boþluk sardý kumu, bir kuþaða dokundum. Yedi renk bulaþtý elime.. Sonra güneþi batýrdým, ýþýðýn gölgesi düþtü denize. Islýk çaldým, bir martý çaðýrdým. Aðýt yaktý bir dalga mercana. Yunuslar anlamlarýný saldýlar içime. Susuzdum, sustum. Susunca geldi. Yaðmurunu aradý ufukta sonra. Boþluðu düþledi, derine dokundu. Yedi kuþaktýr renk döküldü yere.. Ayý kaldýrdý, yakamoz düþtü denize. Gülümsedi, bir martý yolladý yarýna. Bir mercana daldý, aðladý. Yunuslar anlamlarýný saldýlar içine. Susuzdu, sustu. Susunca duydum. Suyun resmini yap dedi. Yaptým. Buket Bekaroðlu Yukarý Biraz Gülümseyin Sevinsin mi üzülsün mü bilememiþtir herhalde!.. Yukarý Ýþe Yarar Kýsayollar - Þef garson: Akýn Ceylan http://www.metropolteknoloji.com/asp/index.asp Metropol Teknoloji tarafýndan hazýrlanmýþ olan saðlam bir e-ticaret sitesi. Aslýnda aðýrlýklý olarak bilgisayar teknolojilerine yönelik ürünler var; fakat sadece bilgisayar ve yan ürünleri deðil, bilgi teknolojilerine yakýn diðer bir çok ürünü de bu sayfalarda inceleyebilir, hatta sipariþ verebilirsiniz. http://www.bilyap.com.tr/index.php ...akvaryumun bakýmý fazla çaba gerektirmez. Fakat balýklarýnýzýn saðlýklý ve akvaryumunuzun güzel kalmasý için düzenli bir bakýmýn gereklerini yerine getirmelisiniz. Bu konuda yapýlabilecek en iyi þey, aksatmadan uygulanacak bir bakým takvimi oluþturmaktýr. Her iki haftada bir %25 oranýnda su deðiþtireceksiniz, diyelim. Haftanýn belirlediðiniz bir gününde , örneðin her ikinci pazar günü bu kýsmi su deðiþimini yerine getirmelisiniz... http://www.screensavershot.com/ Uzun zamandýr ilgilenmediðim bir konu, screensaver'lar. Arkadaþlarýnýzýn bilgisayarlarýnda görüp, defalarca yalvardýðýnýz halde bir türlü size verilmeyen ekran koruyucularýn en alasýný bulabileceðiniz saðlam bir arþiv. http://www.fikraci.net/show.asp?grup=3&fikraNo=5546 ...Oðlu, Kayseriliden para istedi: - "Baba 500 bin lira verir misin?" Kayserili : - "400 bin mi? Naapcan lan 300 bini. 200 bin neyine yetmiyor. Al sana 100 bin yeter." der ve çýkartýp 50 bin lira verir. Bunun üzerine oðlu piþkin piþkin güler: - "Baba bana zaten 50 bin lira lazýmdý." Kayserili : - "Bak kerataya, sahte para vermesem kazýklayacaktý beni.." ... Hep laz fýkrasý olacak deðil ya. [email protected] Yukarý Damak tadýnýza uygun kahveler LAN File Searcher v1.0 Beta 10 [609k] W9x/2k FREE http://www.aezay.dk/aezay/lanfs/ Lokal aðýnýz üzerinde bir dosya aramak istediðinizde kaþýlaþtýðýnýz sorunlarý bu programla kolaylýkla aþýyorsunuz. Sadece að üzerinde deðil, kendi makinanýzda da arama yapabiliyorsunuz. Ayrýca güvenlik ayarlarý sayesinde makinanýza istenmeyen eriþimleri de önlemeniz mümkün. Að üzerinde çalýþanlara önerilir. Henüz beta versiyonu olmasý dezavantajý ama son hali mükemmel olacak eminim. Yukarý http://kahvemolasi.com/sayilar/20031208.asp ISSN: 1303-8923 8 Aralýk 2003 - ©2002/03-kahvemolasi.com istanbullife.com Kahve Molasý MS Internet Explorer 4.0+ ve 800x600 Res. için optimize edilmiþtir. Uygulama : Cem Özbatur - Her hakký saklýdýr. Yayýn Ýlkeleri
Benzer belgeler
PDF Versiyonu - Kahve Molası
Yazýlan, Okunan, Kopyalanan, Ýletilen, Saklanýlan, Adrese Teslim Günlük E-Gazete - Yýl: 2 Sayý: 398