PDF Versiyonu - Kahve Molası
Transkript
PDF Versiyonu - Kahve Molası
Yazýlan, Okunan, Kopyalanan, Ýletilen, Saklanýlan, Adrese Teslim Günlük E-Gazete - Yýl: 2 Sayý: 446 23 Þubat 2004 - Fincanýn Ýçindekiler ■ ■ ISSN: 1303-8923 Arkadaþlarýnýza önermek ister misiniz? ■ ■ ■ KISAYOLLAR ■ SON BASKI kahvemolasi.com Arþivimiz Yazarlarýmýz Manilerimiz Forum Alaný Ýletiþim Platformu Sohbet Odasý E-Kart Servisi Sizden Yorumlar Kütüphane Kahverengi Sayfalar FÝNCAN/SÝPARÝÞ Medya Ýletiþim Reklam Gizlilik Ýlkeleri Kim Bu Editor? KAPI KOMÞULARIMIZ ■ ■ ■ YOKSA SÝZ UZLAÞTIRAMADIKLARIMIZDAN MISINIZ? ... Tuba Çiçek NE OLACAK BU MEMLEKETÝN HALÝ, NE OLACAK? ... Gültekin Gök Dramatize ... Zeycan Irmak YILKI ATLARINA KIYMAYIN! ... Ferda Önler BIR EROTOMANYAKLA ZAVALLI ISTANBUL'DA BEYAZ BIR GECE ... Doðan Sovuksu AÞK KAZANMAK MIDIR, KAYBETMEK MÝ? -3- ... Gülcan Talay YILDIZINIZ KIPIR KIPIR, YA SÝZ? ... Nurettin Özdemir Milenyumun Mandalý...Sait Haþmetoðlu Dost Meclisi, Tadýmlýk Þiirler, Biraz Gülümseyin, Ýþe Yarar Kýsayollar Editör'den : Yorum yok!.. Ýyi haftalar, Benim evdeki matbaa üç ayda bir toptan temizlik iþine maruz kalmazsa iþi rast gitmez. O da bu haftasonuna denk geldi. Temizlik deyip geçmeyin, aralýksýz çalýþmakla 9 saat falan sürüyor. Aralýklý olursa bu süze 2 güne kadar çýkabiliyor. Gene öyle oldu aralýklý temizleme ve yenileme ameliyesi 2 saat önce bitti. Sayýyý hazýrlayayým derken de saat oldu 3:00, eee bundan sonra yazmasý olur güç. Oysa maaþallah beni yorum bombardýmanýna tutup taltif etmiþsiniz. Yarýn tümüne toptan bir cevap vermek artýk boynumun borcu. Tabi önce iyice bir okumam gerekecek. Þeffaf meffaf iþin içine girince bayaðý iþkillendim, bu iþi bir açýða kavuþturmak gerek dedim. Kýsa kesip gideceðim ama gitmeden sizlerden bir ricam olacak. Görülen lüzum üzerine, yazýsý yayýnlanan sevgili kahveci yazarlarýmýzý tanýtan minik bir bölüm hazýrlamaya karar verdim. Þimdi yazýsý yayýnlanmýþ yada yayýnlanacak tüm arkadaþlarýmdan birer paragraf tanýtýcý yazý ile mümkünse bir adet resim istiyorum. Yollamayanlarýn caný saðolsun. Amam eminim diðerlerini görünce onlar da heves edip yollayacaklardýr. Neden derseniz, ben de artýk zamaný geldi derim. Kopenhag kriterlerinin öngördüðü gibi hepten þeffaf olmak için bir adým atmak gerek þart oldu. Bir de güzel haber: Sevgili Nurettin o güzel fallarýyla tekrar aramýzda. Hepinize mutlu, baþarýlý ve saðlýklý bir hafta dilerim. Kalýn saðlýcakla... Bir sonraki sayýda buluþuncaya kadar bulunduðunuz yerden bir adým öne çýkýn. Sevgiyle... Cem Özbatur Yukarý Rengarenk: Tuba Çiçek YOKSA SÝZ UZLAÞTIRAMADIKLARIMIZDAN MISINIZ? Postmodernizm ya da küreselleþme, yeni bir erdem daha yarattý: Uzlaþmacýlýk. Bütün bildiklerimizden soyunup, ideallerimizi bir kenara býrakýp, baþýmýza vurup ekmeðimizi de alsalar uzlaþacaðýz, çaresi yok. Aksi halde erkekler saldýrganlýkla, kadýnlar þirretlikle damgalanýyor. Peki neden uzlaþacaðýz? Ne için uzlaþacaðýz? Ve nasýl uzlaþacaðýz? Birinci sorunun cevabý açýk. "Uzlaþamazsan uzlaþtýrýrlar gülüm." Birileri çýkar ve "Hmmm, ne ayýp! Kavga etmeyin bakiim! Birbirinizin kalbini kýrmayýn þu üç günlük dünyada. Burasý hepimize yeter; sen bildiðini yap, sen de onun bildiðini yap" deyiverir. Peki ama ya doðrular? Ya bilim? Ya gelecek? "Amaaan, onu da vakti gelince düþünürüz, hele bi geniþ tabanlý bir uzlaþmayý saðlayalým da... hele bi tek tip olalým da.." Ýkinci sorunun cevabý biraz çeliþkili. Kimileri kamu yararýndan söz edecektir. Yahut toplumsal barýþtan falan dem vuracaktýr. "Demokrasiyi korumak için" bile diyenler çýkacaktýr, emin olun. Tabii, demokrasi dediðin tek seslilikten, uzlaþýdan baþka nedir ki? Üçüncü sorunun cevabýna gelince: "Ben seninle uzlaþýrken, kendi doðrularýma sýrtýmý döneceðim. Eh sen de eþek deðilsin ya, az da sen fedakarlýk edeceksin prensiplerinden... Hooop... iþte uzlaþtýk." Sen sað, ben selamet; cümlemize afiyet. Sonra da 'yaþasýn demokrasi' diyeceðiz. Muhalefet kurumunun köküne dinamit koyacaðýz; enkazýn altýnda kalanlara da rahmet dileyeceðiz artýk. Erkekler kadýnlarý eziyormuþ... "Eh kadýnlar da biraz alttan alsýn caným. Kadýn dediðin erkeðini idare eder. Cilvesini yapar, erkeðinin midesini hoþ tutar, tatlý dilli güler yüzlü olur, olmazsa yatakta tribini yapar. Ýþte bu..." Ver alttan hoþgörü gazýný; ondan sonra uzlaþ babam uzlaþ... Komþum apartmanda yaþamanýn kurallarýný bilmiyormuþ... "Caným hepimiz köyden geldik. Ne var yani kurban bayramýnda sýðýrýný balkona baðladýysa? Kýyamet kopmadý ya. Haftaya kesilecek hayvan. Komþunuzla uzlaþamýyorsunuz, bari hayvansever olup sýðýrlarla uzlaþýn..." Deðil mi ama? "Ben öyle bir uzlaþýðým ki, benim diyen sýðýr problem yaratamaz yani..." Gençler yoldan çýkmýþmýþ... "Siz hiç genç olmadýnýz mý yahu? Býrakýn gönüllerince eðlensinler. Okumasýnlar varsýn. Biz okuduk da ne oldu sanki? Baþýmýz göðe mi erdi?" Tabii tabii, salalým çayýra, Mevla kayýra. Lakin uzlaþma ihmale gelmez, cihan harbi falan çýkar maazallah! Gazeteler, TV'ler çok kalitesizleþmiþ; hele o televole denen illet yok mu? Kültür yozlaþmasý yaþýyormuþuz... "Kim demiþ? Bakýn, uzlaþý prensesi Avþar kýzýyla, kaypaklýk prensi Çilingiroðlu'nu bile uzlaþtýrdýlar zamanýnda. Bir yuva yýkýlmaktan kurtuldu. Milli velet Zehra da bir uzlaþý abidesi olarak topluma kazandýrýldý." Allah baþka dert vermesin bu topluma.. Her þeyin bir uzlaþý zemini bulunur elbet... Birileri bankalarý hortumluyormuþ, haksýz kazanç elde ediyormuþ, suç iþlemek için çete kuruyormuþ... "Problem ettiðiniz þeye bak! Gidin, anlaþýn, siz de çeteye katýlýn; olsun bitsin. Hem açlýktan ölmedik ya; çok þükür karnýmýz tok, sýrtýmýz pek; idare ediyoruz. Yýkýlmadýk, ayaktayýz.. Hortumcular da bu vatanýn evladý deðil mi? Nasiplensinler üç kuruþ. Ne var yani, atla deve mi?" Yasalarmýþ, hakmýþ, sosyal adaletmiþ, hukukmuþ... "Hukuk dediðin fanidir lakin uzlaþý bakidir... Ýþin içinden çýkamazsak, veririz bir dokunulmazlýk, hukukla da uzlaþýrýz... Ne demiþler? Demokrasilerde uzlaþýlar tükenmez..." Madem öyle, doðruyu söyleyeni niye hala dokuz köyden kovmaya çalýþýyorlar? Biraz da onlarla uzlaþsalar olmaz mý? Tuba ÇÝÇEK [email protected] Arkadaþýna Öner Yorum Oku / Yaz Yukarý Kahvecigillerden : Gültekin Gök NE OLACAK BU MEMLEKETÝN HALÝ, NE OLACAK? -1Ne kadar zormuþ bu memlekette sanatçý olmak, sanatla uðraþmak ve sanatýn herhangi bir dalýnda bir þeyler üretebilmek. Yýllarca sinemalarda, dizi filmlerde, tiyatrolarda oyuncu olarak gördüðümüz renkli yüzleri, yüzlerce filmde, dizide veya bir tiyatro sahnesinde alkýþladýðýmýz oyuncularý hatta hatta müzik anlamýnda bir döneme damgasýný vuran kiþileri gazetelerin bir köþesinde "bankýn üzerinde donmuþ bir þekilde ölü bulundu" "evinde periþan bir þekilde öldü " "günlerce yemek yememiþ bir vaziyette ölü bulundu" "katalitik sobadan sýzan gazdan zehirlenerek öldü" ... þeklindeki aramýzdan ayrýlma hikayeleri insaný o kadar derinden yaralýyor ki... Bu ölüm þekillerinde görülen tek ortak noktada sanýrým sanata ve sanatçýya duyulan saygýsýzlýktan baþka bir þey olmasa gerek. Bahsedilen ölüm þekillerine ülkemizde o kadar çok ve o kadar sýcak örnekler var ki. Aklýma gelen birkaç tanesinden bahsedeyim. Sami Hazinses... Neredeyse Yeþilçam filmlerinin tamamýna yakýnýnda bu karakteri görmek mümkün. Sevimli oluþuna ve sakinliðine de yakýnen þahit olmuþtum. Son günlerini Taksim Meydanýnda bankalarýn üstünde geçirir olmuþtu sahipsizlikten. Ölümüne sanýrým 510 gün kala fark edildi ve hastaneye kaldýrýldý. Çokta yaþamadý zaten bu vefasýzlýðýn üstüne... Daha birkaç zaman önce aramýzdan ayrýlan ve tam bir kültür hazinesi olan ve Türkiye'nin dönemimizde yaþayan tek gazelhaný olarak bilinen Kazancý Bedih (Bedih Yoluk ve Eþi) o da diðer emektarlar gibi asýl layýðýný bulamadý. Garibanlýðýn sefaletin ve vurdumduymazlýðýn ve de yine vefasýzlýðýn sonucunda katalitik soba kurbaný oldu. Oysa unutulmuþ ne eserleri tekrar tekrar ortaya çýkararak, o naðmeleri o Urfa sýra gecelerini bize sevdirmemiþ miydi. Eþkýya filminde okuduðu "Nice bu hasreti dildar ile giryan olayým / Yanayým aþkýn ile büryan olayým" naðmeleri hala kulaklarýmda, ya Saza Niye Gelmedin ve Urfa Türküsüne ne demeli... Gerçekten onun kendine özgü yöresel þivesiyle ve yorumuyla daha bir güzel olmuyor muydu! Gazetelerde küçücük bir köþede yer bulabilen bu haberlerden sonra, insan bir de sür manþet þeklinde anlam veremediði haberleri gördüðü vakit gözyaþlarýný tutamýyor. Þu futbolcu þu takýmdan þu takýma þu kadar milyon dolarla transfer oldu. Maç baþýna þu kadar bin dolar alacak. Þu ferrariyi beðenmedi, þu bilmem ne yaptý. Cumhur baþkaný þu takýma veya bu sporcuya þu kadar cumhuriyet altýný hediye etti... Baþbakan þurdan ev hediye etti vs. vs. Ben ülkemizde bir futbolcunun bir pop sanatçýsýnýn böyle bir sefaletle öldüðünü hatýrlamýyorum. Peki bu çifte standart neden? Hiç mi emeði geçmedi ülkeye bu insanlarýn. Hiç mi sanatýmýza, öz kültürümüze katkýsý olmadý bu insanlarýn. Sivas'ta, dünyada bir daha eþine rastlanamayacak bir þekilde katledilen onlarca sanatçýnýn ve aydýnýn kaç tanesi tekrar yetiþti bu ülkede. Kaç tanesi müziðini icra edebildi, kaç tanesi kitaplarýný yazarak bizlere sundu... Ülkemizde her birimin bir bakanlýðý olduðu gibi Kültür Bakanlýðý da mevcut. Ancak kültüre ve sanatçýya sahip çýkan bir tarafýna çok fazla rastladýðýmý söyleyemem. Temennim bu tür olaylara gazetelerde ve medyada bir daha karþýlaþmamak ama bu da biraz imkansýz gibi görünüyor. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün söylediði son derece doðru ama doðruluðunun ötesinde bir türlü ileriye götürülmek istenmeyen bir söz "Sanatsýz kalmýþ bir milletin hayat damarlarýndan biri kopmuþ demektir". Evelallah sanat dallarýnýn binbir türlüsü öyle veya böyle ülkemiz sýnýrlarý dahilinde icra ediliyor. Ama bu gidiþle bu sanatý icra edecek sanatçý kalýr mý memlekette diye düþünecek olursam bazý tereddütlerim yok deðil... Hayat damarlarýmýz mý kopartýlýyor! Atalarýmýz demiþ ki "Ne Olacak Bu Memleketin Hali Ne Olacak" Gültekin Gök Arkadaþýna Öner Yorum Oku / Yaz Yukarý Kahvecigillerden : Zeycan Irmak Dramatize.... Býrakýn onu bunu her þeyden önce anneyim ben. Kýzýný korumaya çalýþan, kendi yaþamýný onun doðumundan itibaren sürekli askýya alan, önce çocuðunun geleceði, yetiþmesi, büyümesi için durmadan çýrpýnan bir anne. Yalnýz bir anne... eþinden boþanmýþ. Uzun süren bir birlikteliðin ardýndan; boþanmanýn yarattýðý psikolojik travmalarý atlatmaya çalýþan, bu sýrada kýzýný olasý tüm sýkýntýlardan koruyabilmek için ayrý bir efor sarf eden genç bir kadýn. Hem dýþ dünyayla, hem de kendi içselimde kurmaya çalýþtýðým düzenle baþ etmek hiç kolay olmadý, olmuyor. Yine de ayakta durmaya gayret ediyorum. Bazen insanlar karþýma geçip neden halâ hayatýmda birinin olmadýðýný soruyor. Ben normalsem -onlara göre- neden biriyle birlikte deðilim? Direkt olarak soramasalar da akýllarýndan bu sorunun geçtiðini biliyorum. Çünkü boþanmýþsýn, uzun süre geçmiþ, üstelik ayrýldýðýn eþin hiç vakit kaybetmeden baþkasýyla evlenmiþ bile. Tamam o biraz acele etmiþ ama en azýndan benimde hayatýmda biri olmalýymýþ. Saðlýklý kalabilmemin baþka yolu yokmuþ - v.s. Ne tuhaf, eskiden olsa, çok deðil bundan on yýl önce meselâ; boþanmýþ kadýnýn, (o zamanlar eþi ölene de, boþanana da "dul" yaftasý yapýþtýrýlýrdý) ayrýldýktan sonra biri girse hayatýna yadýrganýrdý, en basit tanýmýyla o kadýn "kötü kadýn" olarak tanýmlanýrdý. Zaman, geçerken bir çok þeyi peþinden sürüklüyor, boþ kalan yerlerse hiç vakit kaybetmeden yenileriyle dolduruluyor. Ýnsan beyni mucizevi bir bilgisayar, yarattýðý yeni programlarý hayata geçirmekte hiç zorluk çekmiyor. Ve toplum yeni kurallara karþý koymaktansa çok çabuk kabulleniyor yeni geleni, yadsýmýyor. Yozlaþýyor muyuz? Çaðdaþlaþmak adýna kaybettiklerimizi farkýnda mýyýz acaba? Deðer yargýlarýmýz, týpký zaman gibi nasýl da hýzlý devinimlerle döngüsünü tamamlýyor... bu beni ürkütmüyor deðil. Elimde olmadan kýzýmýn eriþkinliðinde yaþayacaðý rahatlýðý ve sýkýntýlarý düþünüyorum. Biz mi þanslýydýk, onlar mý? Karar veremiyorum.... Hâl böyleyken hayatýmda biri yok diyemiyorum, var da diyemiyorum. Ýki farklý kuþaðýn ortasýnda hissediyorum kendimi. Kendime göre geçerli sebeplerim var; olmasýný istediðim kiþi ile baþlama aþamasýna gelsem de olamýyor, nedense baþka bilinmez bir tarihe ertelemek zorunda kalýyorum. Sadece arkadaþýz (genel taným). Galiba korkuyorum. Korkularým çok fazla. Yeni bir iliþkiden, iliþkinin sorumluluklarýndan, artýlarýndan, eksilerinden, iliþki ciddiye giderse sonunun evlilikle noktalanmasýndan. Yok eðer, ben kapýlýp gidersem ayrýlmaktan. Kýsacasý daha önce yaþadýklarýmý tekerrürden korkuyor ve beni beklemekten sabýr taþýna dönmüþ arkadaþýmý, her seferinde mahcup bir gülümsemeyle yolcu ediyorum. Burada deðil. Ýyi ki ayný þehirde deðiliz. O geliyor, beni görüyor, sýkmadan, incitmeden iki yakýn arkadaþ gibi iki-üç saat sohbet ediyoruz. Yaþamýn bir kýsmýný onunla paylaþmak beni rahatlatýyor. Yine de "iliþki" sözcüðüne deðinmek bile istemiyorum. O birkaç saati kendimi ve karþýmdakini tanýyabilmek için kýzýmla olan yaþamýmdan çalýyorum. Ruhumun o saatlerde sanki yanlýþ ve yasak bir þey yapýyormuþum hissine kapýlarak daraldýðýný, boðulduðunu fark ediyorum. "Ne iþin var burada, bu tanýmadýðýn insanla? Ayýp. Kalk git. Biri görür, yanlýþ düþünürse, nasýl açýklarsýn?" O konuþurken benim beynimden bunlar geçiyor. Konsantre olamýyorum. Kýzýmdan çaldýðým zamanlar. Öncelik kýzýmýndý. Tam tersi olmalýydý oysa. Önce ben önemli olmalýydým. Ýlk söyleyiþte bencilce gelebilir ama deðil. Ben kendimi iyi hissetmezsem, kýzýma nasýl yardým edebilirim? Benim yüzüm gülüyorsa kýzýmda iyi olmaz mý? Ama sahici bir gülümseme. Halbuki ben hep gülüyorum ama yýlgýn, ama usanmýþ, ama yapmacýk, ama iþten yorgun gelmiþ, ama kafasýnýn içi yüzlerce minik kurtçuk tarafýndan kemirilirken gülümsemeye, sözde onunla ilgilenmeye çalýþýyorum. Derslerini yapýyoruz, televizyon izliyoruz, yemek yiyoruz ve beraber yatýyoruz. Beraber yaþýyoruz. Ama nasýl yalnýzýz ikimizde. Kendimize ait dünyalarýmýz var. Bazen ben onun kapýlarýný zorluyorum, girmek istiyorum. Ýstiyorum ki aklýndaki her soruya yanýt bulabileyim, o hiç üzülmesin, sýkýntý çekmesin. Bazen açýlýyor o kapýlar ama genelde aðlama nöbetleriyle. Ya babasýnýn yanýndan döndüðü bir hafta sonu bitiminde, ya babasýndan gelen duygu sömürülerinin sýralandýðý günlük telefon görüþmesinin ardýndan dayanamayýp aðladýðýnda "lütfen anne, babamý arayýp ona kýzma, onun suçu yok" diye aralanýyor kapýlar. Ve ben her zamanki söylevlerimden birini verip sarýlýyorum, aðlamamak için sýkýyorum kendimi. Güçlü anneyim ya, taþ gibi kalbim var benim. Böyle durumlarda babalar aðlayabilir çünkü onlar çocuklarýný her zaman göremiyor, özlüyorlardýr. Fakat anneler aðlayamaz, çünkü onlar çocuklara hep yakýn olandýr. Bense kapýlarýmý kýzýma henüz açamýyorum. Kurduðum basit cümleleri bile kabullenmekte, içine sindirmekte zorlanýyorken nasýl anlatýrým içimde olanlarý? O daha bir çocuk. Ama istiyorum ki büyüdüðünde çok sýký iki dost olabilelim. Bunun için þimdilik küçük kýsa adýmlar atmakla yetinebiliyorum. Benim kapýlarýmsa herkese kilitli. Beynimin içinde siren sesleri, yanýp yanýp sönen mor kýrmýzý ýþýklar var. Beynimin içi her birinin ayrý iþlev göreceði önceden saptanmýþ farklý renk ve ebatlarda yüzlerce denek kurtçuðu ile dolu. Analiz edilmek üzere bekletiliyorlar ve devinimleri hiç durmuyor. Sürekli yeni þeyler üretiyorlar, yeni fikirler, yeni atýlýmlar, yeni þeytanca öngörüler, yeni bir sürü, bir sürü ývýr zývýr.... iþe yaramazlar. Yarayanlarýn ise prospektüsüne kýrmýzý kalýn harflerle "tedavülden kalkmýþtýr" ibaresi konmuþ. Fonksiyonel daðýlým adil deðil. Ben hayatý kanýrtarak yaþayanlardan deðilim. Sorunlar ne kadar aþýlmaz gözükürse gözüksün onlarý minimize ederek sorgulamayý tercih ettim hep. Ne kadar baþarýlý oldum bilemiyorum. Pozitif düþünmeye çalýþýyorum, kýzýma daha verici olabilmek için. Kiþiliðindeki geliþimleri yakýndan takip etmeye çalýþýyorum. Ön ergenlik dönemindeki bir çocuðun ebeveynleri ayrýysa ve yeni düzenler kurmuþlarsa kendilerine, çocuk kimin yanýndaysa o insana daha fazla sorumluluk düþüyor. Çünkü çocuk yaþýtlarýna göre daha duyarlý, bilinci daha açýktýr. Her iki yaþamý da algýlamaya çalýþýr. Bazen adaptasyon sorunlarýyla karþýlaþýyorsunuz. Daha fazla ilgi göstermeniz gerekiyor. Ve kendi yaþamýnýzdan doðal olarak daha fazla feragât ediyorsunuz ki bu da sizin iç dünyanýzdaki dengenin sarsýlmasýna sebep oluyor. Bazen yalnýzlýðýnýz sýkýyor sizi bazen de kalabalýklar. Bu þehir çok kalabalýk. Çevrenizde size ilgi gösteren çokça insan var. Ýlgi bazen kiþinin egosunu tatmin ederken, bazen bunaltýyor. Bu evde çok eþya var. Hepsini atmak istiyorum! Tüm odalarý boþaltmak, sesimin duvarlarda yankýlanmasý, her odada yer minderi olmalý; yatmak, oturmak, yemek yemek için... tek bir þilte yeterli bana göre. Olmuyor. Düzen böyle kurulmuþ. Eþya, ev, içinde yaþayan insanlarýn kiþiliðini yansýtan birer materyal. Gerekli olan þeyler yani. Ama bana fazla geliyor. Sýkýlýyorum. Evden, þehirden, kalabalýktan... eski eþimle ayný þehirde olmak düþüncesi, çocuðun onu her hafta görmesi, halâ bitip tükenmeyen "o senin için bunu söyledi" safsatalarý, ortak arkadaþlar, tanýdýklar, ne çok insan var çevremde. Hepsinden uzaklaþmak istiyorum. Beni yoruyorlar. Kýzýma bir baba modeli lâzým. Onun buna gereksinimi var, bana ne kadar kötü olursa olsun, o insanla zamanýnda yaþanmýþ ortak bir geçmiþ var. Hatalar, yanlýþlar, duygusal sapmalar, paranoya halleri, geçmiþ, geçmiþ, geçmiþ... geçmiþten izler taþýyan bir çok ayrýntý... kurtulmak istiyorum! Geleceði düþünmeyi sevmem ben. Gelecek belirsizdir. Adý belirsizlik olan bir zaman dilimi üzerine düþünsel faaliyete geçmek suya yazý yazmak gibi geliyor bana. Boþa zaman harcamýþ oluyorum. Oysa benim boþa harcayacak hiç vaktim yok. Anda yaþamalý. Ne olursa olsun anda yaþamayý öðrenmeli insan. Çünkü sadece anda varsýn. Dünde artýk yoksun, dün geçmiþteki bir küçük çentik. Yarýnsa henüz gelmedi. O zaman sahip olduðun en deðerli vakit; an... Anýn içine istersen çok þey sýðdýrabilirsin, istersen hiçbir þey yapmazsýn. Canýn nasýl istiyorsa öyle deðerlendirirsin. Bu senin insiyatifine kalmýþ... Ben anda yaþamayý seviyorum. An'ýn bana býraktýklarýnda. Bu aslýnda tek baþýna yaþayan -ve þimdilik-; her koþulda anne ilgisine, sevgisine ihtiyaç duyan bir küçük insanýn sorumluluðunun büyük paydasýný üstlenmiþ olan benim için öyle zor ki... kendimin olmasa da kýzýmýn geleceðini düþünmek zorundayým -zaruret-. Eðer kendi geleceðimi kuramazsam kýzýmýnkinin temellerini nasýl atarým? Ýþte bu noktaya geldiðimde týkanýyorum... suya yazý yazmak öyle külfetli bir iþ ki... yapamadýkça sinirleniyorsunuz, yapamadýkça yýpratýyorsunuz kendinizi ve açmazlara doðru sürükleniyorsunuz. Üzerinize giyindiðiniz elbise suya yazý yazacaðým diye, sürekli suyun içinde durmanýzdan aðýrlaþýyor. Su çekiyor-aðýrlaþýyor, suyu emiyor-aðýrlaþýyor, sanki tonlarca aðýrlýktaki demir yýðýný buldozeri omuzlarýnýzda taþýyormuþsunuz hissine kapýlýyorsunuz bir süre sonra... Hiçbir zaman sýð sularda yüzmeyi baþaramadým. Sýradan, sakin, olaðan bir yaþamým olamadý. Derin ve sancýlý süreçlerden geçtim. Derin ve kasýrgalý açýk sularda kaybettim yolumu, buldum tekrar. Tek bir düzeneðin parçasý olmayý baþaramadým. Hep koþtum nefes nefese, hep yetiþmeye çalýþtým. Hep an'ýn bana sunduðu olaðanüstü mucizelere tanýklýk ettim... su hep derinlerine çekti beni, diplere... dipte boðulmakta vardý, tekrar su yüzüne çýkmakta... Bir evrim geçiriyordunuz; karþýlaþacaðýnýz, size zarar vereceðini düþündüðünüz her türlü küçük/büyük çatýþmaya karþý savunma mekanizmanýzý geliþtirmek, tilki uykusuna yatmak zorundaydýnýz. Güvensizdiniz. Olasý en ufak bir harekete karþý bile tepkiniz büyüktü! Gözleriniz çoðu gece uykusuzluktan, aðlamaktan kýzarmýþ, þiþmiþ ertesi günü karþýlarsýnýz. Gün aydýnlanýr. Çevrenizdeki sesler fazlalaþtýkça beyninizdeki sesler azalýr. Biraz soluklanýrsýnýz. Bir sonraki gece yaþanacak kurgulara karþý enerji depolarsýnýz. Sancýlý ve yorucudur. Her gece baþka bir kurgu, öngörü, kaygý, kuþku, kâbuslar, kavgalar... bu savaþ hiç bitmeyecek sanýrsýnýz. Oysa bir sabah uyandýðýnýzda, güneþ farklý doðmuþ gibi gelir size. Sürecinizi henüz tamamlamamýþ olsanýz da, gülümseye baþlamýþsýnýzdýr yeniden, yeni doðmuþ bebek saflýðýyla... artýk siz; her renge ve biçime girebilen, bir okyanus bitkisi olarak adlandýrmaya baþlarsýnýz kendinizi. Siz minicik bir bitkisiniz, bu gün baþka bir deniz yaratýðý tarafýndan yutulmadýysanýz þanslýnýz... kolay deðildir ama kabullenirsiniz yavaþ yavaþ. Yaþamsa; içinde belirsizliklerin, mutluluklarýn, mutsuzluklarýn, sürprizlerin, tatlý sert rüzgârlarýn hüküm sürdüðü kocaman ve sonsuz büyüklükteki bir okyanustur.... okyanusa hoþ geldiniz.... Zeycan Irmak Arkadaþýna Öner Yorum Oku / Yaz Yukarý TEYZUÞ : Ferda Önler YILKI ATLARINA KIYMAYIN!.. Geçenlerde gazetelerin birinde iliþti gözüme; "Yýlký Atlarýný Çaldýlar!" baþlýðý altýnda renkli bir fotoðraf... Bembeyaz karlar üzerinde, kendilerine Tanrý tarafýndan baðýþlamýþ olan asalet ve estetikle yüklü, olaðanüstü zarafetleriyle, kimi kýpkýzýl, kimi boz, kimi de kapkara, güzelim Yýlký Atlarý... Fotoðrafýn altýndaki haber ise: "Samsun Kýzýlýrmak Deltamsýnda yaþam süren 150 yýlký (baþýboþ býrakýlan) atýndan 30'u çalýndý. Bazýlarý sahipli olan atlarýn çalýndýktan sonra kesilip, yiyecek et olarak piyasaya sürülmesinden endiþe duyuluyor." Kimlere kýzayým öncelikle, bilemiyorum ki! Asýl suçlu onlarý çalýp, kestikten sonra yiyecek olarak piyasaya sürmeye kalkanlar mý? Yoksa, iþlerini gördürdükleri sürece sahiplenip, iþleri bittiðinde ise, (kuvvetle muhtemeldir ki) besleyip gözetmenin mâliyetinden kaçtýklarý için bu asil ve cefakâr hayvanlarý, tekrar ihtiyaçlarý olana dek korumasýzca ve de aç-biðlaç doðaya salýverenler mi? Yýlký atlarýnýn bu acý kaderini kimler çiziyor? Yüce Tanrým! Ýnsanoðlu da senin yarattýklarýndan; ama, neden bu denli nankör, bencil, acýmasýz, ve de vurdum duymaz? Amaaan Ferda... Dert ettiðin þeye bak! Yine ayný insanoðlu deðil mi ki; sadece hizmetine koþtuðu atlara deðil; yanýnda çalýþtýrdýðý insanlara bile acýmasýzca davranan? Fýndýk toplama mevsimi geldiðinde, çýk þöööyle Karadeniz kýyýlarýndaki fýndýk bahçelerine doðru veya tütün ya da pamuk zamaný Ege, Çukurova, Harran ovalarýna doðru... binlerce "mevsimlik iþçi" görürsün... kadýn-erkek, çoluk-çocuk. Gün doðumundan, taa batýmýna dek ölesiye çalýþtýrýlýrlar. Karýn tokluðuna bile yetmeyen üç kuruþluk yevmiyeyle, üstelik! Yoktur hiçbirinin gelecek güvencesi. Ne geleceði, hangi gelecek? Hemen o yaz bitiminde gelecek olan kara kýþýn dahi güvencesi verilmez onlara! Mevsim biter, iþ de biter. Ürünü kaldýran mal sahibi, nasibini alýr kat kat fazlasýyla da; hiç düþünmez mevsimlik iþçisinin nasibine düþeni. O garibanlar hasat sonu salýverilirler açýða, taa ki gelecek mevsime kadar. Týpký yýlký atlarý gibi! Hiçbir patron onlarý sahiplenmeyi, barýndýrýp gözetmeyi düþünmez; en azýndan kýþ geçene kadar. Sadece ve sadece mahsul tarladan kalkýp, ambara girene dek bir anlam taþýrlar çünkü. Sonra... sonra, koyuver gitsin, baksýnlar baþlarýnýn çaresine, kimin umurunda? Açlýktan kýrýlmýþlar, koca bir kýþ boyu periþan olmuþlar, kimileri ölmüþler, kurda kuþa yem olmuþlar! Ne gam? Neticede her biri bir yýlký atýdýr, iþe ve yük kaldýrmaya koþulan! Sonlarý bir mezbaha olmasa da mevsimlik iþçilerin, ondan aþaðý kalýr yaný da yoktur hani? Onlarýn acý kaderini çizen kimler, peki? Ben þimdi hangisi için dertleneyim ki? Sahipsiz, zavallý yýlký atlarý için mi; yoksa en az onlar kadar cefakâr olup; ayný vefasýzlýða mahkum edilmiþ mevsimlik iþçilerin durumuna mý? Ne olur be insanoðlu; biraz olsun insan olduðunu hatýrlayýp; vazgeçsen artýk þu yaptýðýn kýyýmlardan! Hem insana, hem hayvana hem de doðaya ettiðin yetmedi mi? Sürdürmekte ýsrar ettiðin kýyýmlarla, kendi soyunu da tükettiðinin farkýnda deðil misin hâlâ!.. Ferda Önler [email protected] Arkadaþýna Öner Yorum Oku / Yaz Yukarý Kahvecigillerden : Doðan Sovuksu BIR EROTOMANYAKLA* ZAVALLI ISTANBUL'DA BEYAZ BIR GECE (*Tutku derecesinde bir aþkla beðendiði insanýn da -öyle olmamasýna raðmen- kendisine ayný duygularý beslediðini düþünen ve karþýdakinin yaptýðý her hareketi ve söylediði her sözü, yaþadýðýný sandýðý büyük aþk ile iliþkilendiren kiþi. ) -Çek þunu iyice, tam oturmadý! -Boþuna takýyoruz abi bu zinciri, 1 santim ilerlediðimiz yok, ne iþe yarayacak? -Çek oðlum þunu ya, zaten elim dondu, boþ konuþma! -Niye takýyoruz ki zinciri, bu fýrtýnada polis gelip ceza mý yazacak? -Abi çýldýrtma beni, polisle ne alakasý var, her yer kar görmüyor musun? Biraz sonra hareket edince kaymayalým diye takýyoruz. -Ne hareketi ya? Son 1 metreyi 2 saatte aldýk, ben umudumu kaybettim, býrakalým arabayý emniyet þeridine, gidelim, zaten Beste mesajýma cevap vermedi! -Oha! Soðuk baþýna vurdu senin! Beste haným mesajýna cevap vermedi diye arabamý burada hýrsýzlara býrakayým ha? Ayvayý yedim! Bir manyakla, eksi 5 derecede ayný arabada... -Tamam ya tamam!! Moral vermeni beklemiyorum, dalga geçme bari! Bu fýrtýnada tabela hýrsýzlarý bile gelmez, araba hýrsýzlarýnýn iþi ne otobanda? Ne yapsýnlar bu arabayý oðlum, biz 3-4 saattir zar zor hareket ettiriyoruz, onlar ne yapacak bu enkazý? -Ulan arabaya almayayým da , don enkazýn dýþýnda!! Plastik kýsmýnýn ucundaki kancayý iyice ger, tam oturmadý zincir! -Beste mesaj atmadý diyorum oðlum ölücem, anlamýyor musun? -Hay senin Beste'ne! Anlýyorum, sakin ol! Belki attýðý mesaj donmuþtur, ne dersin? Bak çevrene, zavallý mesaj telefonun yakýnlarýnda donmuþ olabilir. -Ölüyorum oðlum, kalbim durdu, gel dinle, kafayý yiyeceðim dalga geçme! -Bin arabaya fazla konuþma! Þunu düþün: Burada donarak ölürsen Beste bunu takar mý? Belki günler sonra bir arkadaþýndan duyar da 'yazýk olmuþ efendi çocuktu' der. -Abi kýz seviyor beni anlamýyorsun...Offff of! Sen anlamazsýn zaten bu duygularý, aþk bu oðlum! Aç þu radyoyu bari de kafam daðýlsýn! -Kafan zaten daðýnýk oðlum senin, tam daðýlmadýysa bagajda kriko var, daðýtayým mý? -Çok komiksin! Sakýzýn þekeri bitti, bir tane daha uzatsana.... Sayýn dinleyiciler, þu anda Hadýmköy' de arabasýnda mahsur kalmýþ sürücülerden biri hattýmýzda: -Cengiz Bey, orada durum nasýl, iyi misiniz? -Ýyiyiz, iyiyiz. Yeterli bisküvimiz ve suyumuz var. -Kaç saattir oradasýnýz? -7 saattir buradayýz. -7 saat mi? Aman Tanrým!! -Bak beterin beteri var. Bizim sadece 4 saat oldu. -Þarjým bitecek, kýz hala mesajýma cevap vermedi. Bir cevap verse, ben beklerim 30 saat daha. Haydar öndeki araba hareket mi etti, bana mý öyle geliyor? -Rüzgardan sallanýyor oðlum, sakin ol!! Kesin delirdin sen? -Valla bir 7 saat daha bekleriz herhalde. Bakýn ben Almanya'da çalýþtým 30 sene. Çok daha kötü fýrtýnalar gördüm, 1 saatten fazla kalmadým, bu halde yollarda. Kimsenin bir þey yaptýðý yok, saatlerdir kýpýrdayamýyoruz, benzini bitenler var, soðuktan ölebilirler. Ne biçim bir ülke anlamýyorum, þehrin merkezine 20 kilometre uzakta donup öleceðiz kimsenin umurunda deðil, en yakýn benzinci 5 km. ötede, zaten yiyecek bir þey kalmamýþ orada da. Gidenler eli boþ döndüler. -Neler yaptýnýz 7 saattir Cengiz Bey? -Ne yapalým, diðer sürücülerle sohbet ettik, plakalarýn harflerinden kelime bulma oyunu oynadýk, radyo dinliyoruz, bol bol küfür ettik, böyle þeyler.... -Adam Almanya'da çalýþmýþmýþ!! Hep þikayet ederler zaten böyle adamlar. Belediye ne yapsýn? Fýrtýnada çýkmayacaksýn dýþarý kardeþim! -Niye çýkmayalým yahu? Ýþimiz gücümüz var! Biz niye yoldayýz o zaman? -Yaptýk bir salaklýk! -Sen yaptýn. Senin yüzünden Beste' den de oldum bugün. Keþke vapurla geçseydim karþýya. Þu anda evde kýza mail yazýyordum. Ulan bir kar, koca Ýstanbul' u nasýl bu hale getirir? Avrupa'da her gün kar yaðan yerler var, iþe gitmiyor mu adamlar? Moskova'da 2-3 günde bir bundan daha beter karlý fýrtýnalar oluyor... -Atma oðlum ya!! O kadar seviyorsan, git oralarda yaþa! Oranýn yollarýna kar yaðmýyormuþ! Yolun ortasýndaki çizgilerin, karlarý itici bir manyetik etkisi varmýþ, kar tam yola düþecekken havada yön deðiþtiriyormuþ. -Üzerinde kar olan arabalarý da yolun kenarýna atýyor muymuþ bu çizgiler? Oðlum sen benden beter atýyorsun. Beste olmasa, çoktan gitmiþtim de, neyse....! Ne doðru dürüst bir iþim var, ne gelecek beklentim, ne huzurum, ne keyfim....Zaten Beþiktaþ'a da bir þeyler oldu bugünlerde moralim hepten bozuk. -Karamsar .okun tekisin oðlum sen! Hay senin Beste' ne...! Kýz þu anda annesinin yaptýðý çayý içerken, diðer sevgilileriyle mesajlaþýyordur. Öyle kýzlarýn sotede en az 5 aþýðý vardýr. Sen 5+1'in 1'i olabilirsin ancak. O da kýza yeterince maymunluk yapabildiysen... -Haydar kýzdýrma beni! Ýner, arabaný iter, yoldan çýkarýrým ha! -Tamam oðlum sakin ol, þaka yapýyoruz. -Cengiz Bey, yetkililer þu anda bizi dinliyor olabilir, bir þeye ihtiyacýnýz var mý? -Yok kardeþim hiçbir þeye ihtiyacýmýz yok!! Kimseyi de görmek istemiyoruz buralarda. Sabaha kadar bekleyeceðiz, yollar nasýl olsa açýlýr. Türk insaný her þeyi kendi baþýna halleder, kimseye ihtiyacýmýz yok! Allah büyük.... -Kolay gelsin efendim. -Adam kafayý yemiþ yazýk! -Haydar kaç saat oldu? Öndeki araba hareket etti sanki, sen de hazýrlan. Beste hala mesaj atmadý! Oðlum sevmiyor mu bu kýz beni yoksa? -Mehmet antidepresan hap var çantada, al istersen, üþüttün sen! -Deli miyim lan ben, ne antidepresaný? Kardan adam mý yapsak acaba? Niþantaþý tam olarak kaç kilometre uzakta? -15-20 kilometre? Beste mi yine? -Ya yürüsem mi acaba? Yürürsem sana ayýp olur mu? Tek baþýna gidebilir misin eve? -Yoooo. Tam tersi makbule geçer. Yolda donarsýn ve ülke bir manyaktan kurtulur. -Abi ciddiyim ben! -Oðlum sen manyak da deðilsin, erotomanyaksýn!! Unut bu kýzý artýk! Kýz senden hoþlanmýyor belli!! Bu fýrtýnada 15 km. yürüyemezsin, yürüsen neye yarayacak? -Hoþlanmýyorsa niye gülümsüyor habire beni gördüðünde? Selam veriyor? Telefon numaramý niye aldý? -Kýz herkese gülümsüyor, telefonunu da sen onunkini istedikten sonra sana ayýp olmasýn diye aldý!! -Yok ya! Mesaj da atýyor habire. -Oðlum senin mesajlarýna atýyor cevaplarý. Ýþle ilgili þeyler sorarsan tabii ki cevap atar. Kendiliðinden attý mý hiç? -Mesajlarýnýn sonuna "kendine iyi bak" yazmak zorunda deðil di mi? Neden benim saðlýðýmý düþünsün ki? Görüþürüz der keser atar. -Görüþürüz yazarsa daha çok yanlýþ anlaman mümkün diye kendine iyi bak ve beni bir daha rahatsýz etme demek istiyor iþte. -Sen kýzlarý tanýmamýþsýn, zorlamayý severler, hemen duygularýný göstermezler. Oðlum senin kýz arkadaþýn yok mu, niye kýskanýyorsun? -Tamam kýskanýyorum seni, affet beni. Sorun çözüldüyse otur oturduðun yerde ve kýzý unut bu gecelik! Evine gitmemiþsin, bir yerde buluþmamýþsýn, muhabbetin yok, samimi deðilsin! Bu saatte evine gidersen, kýz þaþýrýr ve senin sapýk olduðunu anlayabilir. Fikrinin saçmalýðýný tahmin edemiyor musun? -Arabam yolda kaldý, senin buralarda olduðunu söylemiþti bir arkadaþ, o yüzden arayayým dedim derim. Bugün sende kalabilir miyim diye rica ederim. Kesin kabul eder, bu sabah da selam verdi zaten. -Mehmet beni korkutuyorsun abiciðim. Tüm bu sayýklamalarýnýn soðuktan ve sýkýntýdan olduðunu itiraf et... Þaka yapýyorsun deðil mi? - Tamam biraz abarttým, kabul ediyorum. Kýzda kalmam çok saçma. Gider kýzýn evinin önüne arabam yolda kaldý, bir kafede bir þeyler içelim mi derim. Levent 5-6 km. Oraya yürür, oradan metroya binerim. -Otobandan yürürken bembeyaz olursun, paçalarýn da simsiyah olur. Kýza bu halde mi gideceksin? ....... Camýný açsana, biri bir þey istiyor galiba. -Merhaba! Sizden bir þey isteyecektim. Arkanýzdaki arabada tek baþýmayým. Zincirim var ama takamýyorum, yardým edebilir misiniz? Sizin biraz önce taktýðýnýzý görünce yardým isteyeyim dedim. -Tabii hanýmefendi ne demek! Siz zinciri çýkarýn biz geliyoruz. -Oðlum kýzý gördün mü? Ne kadar güzel ya! -Sen otur arabada, ben yardým ederim. Seni Beste arayabilir, kýz sesi duyarsa ayýp olmasýn? -Ne Beste' si ya? Araba senin deðil mi? Býrakma arabaný! Öndekiler hareket ederse yerimizi kaybederiz. -Ne hareket edecekler? 2 saatten fazla süredir ayný yerdeyiz. Ayrýca sen yokken nasýl hareket edeyim? -Sen hareket et, nasýl olsa fazla uzaða gidemezsin... -Ulan, Beste ile kafayý bozmuþ olmasan hayatta sana býrakmazdým bu zavallýyý. Belki seni adam edecek bir kýzdýr. Sakýn üstüne düþme kýzýn, sakin ol, fazla soru sorma, Beste' den bahsetme, askerliðini anlatma, ekonomik durumunu abart, Avrupa ile Türkiye'yi kýyaslama, kýzýn dinlediði müzikleri, okuduðu kitaplarý sorma, insanlarý ve iþini çok sevdiðini söyle! -Tamam ya tamam! Kendim olmayayým yani, saðol öðütlerin için! Beste' ye söylemezsin deðil mi ihanet ettiðimi? -Git oðlum deli misin nesin? Buradan sað çýkarsak ilk iþ seni psikolog' a götürmek olacak. Unutma kýza nazik davranacaksýn, fazla da soru sorma......... Sadece zincir takmamýzý rica etti, bunu da unutma! -Sen öyle san, nasýl baktý görmedin mi? Ýstanbul yakasý kirlenmiþ beyaz gömleðiyle uykuya dalarken, Beste tahta bacaðýný çýkarýp masaya koydu, 2 sene önceki kar fýrtýnalarýndan birinde, üzerine kayarak gelen kamyonun ezdiði arabasýnda; paramparça olan sol bacaðýný düþündü. Camdan dýþarý baktý ve karlý Ýstanbul'a bir kez daha küfretti. Yine de þükretmeliydi, bu haliyle bile onu beðenenler vardý iþ yerinde.... diye bitmeliydi belki de bu hikaye Sevgili Okuyucu. Ama gerçek hiç de dramatik deðildi. Ýstanbul sadece yakasý deðil her tarafý kirlenmiþ beyaz gömleðini çýkarmadan uykuya dalarken Beste kendine bir Bacardi-Cola hazýrladý ve camdan dýþarýyý izleyerek içkisini içmeye baþladý. Ýþyerindeki moronu düþündü. Saf salaðýn tekiydi belki ama bu boþlukta hiç de fena sayýlmazdý. Tam 2 haftadýr onun dýþýnda hiçbir erkekten beðeni mesajlarý almýyordu. Ayrýca kýz kýza gezmek çok masraflýydý. Karlar eriyince belki bir maille çocuðun ilgisini tazelemekte fayda var diye düþündü. CD player' ý açtý ve evinde Türkçe olmayan tek CD'den Eagles-Hotel California'yý dinlemeye baþladý. Bu þarkýya bayýlýyordu... Doðan Sovuksu Arkadaþýna Öner Yorum Oku / Yaz Yukarý Kahvecigillerden : Gülcan Talay AÞK KAZANMAK MIDIR, KAYBETMEK MÝ? -3Mutluluklarý, aþklarý baþlayalý bir altý ay olmuþtu artýk. Parmaklarýnda söz yüzükleri ile... Kendi aralarýnda kalpten söz vermiþlerdi birbirlerine. "Seni ömrümce seveceðim" diyerek takmýþtý bu yüzüðü Kývanç. Burcu bu rüyadan uyanmak istemedi. "Sonsuza kadar gözlerinin mavisinde dinlenmek istiyorum. Bu rüyadan hiç uyanmayalým aþkým." demiþti. Bir sabah, evden iþe gitmek için dýþarý çýktýðýnda, Ýbrahim' i karþýnýnda buldu. Aradan geçen onca zaman sonra, Ýbrahim çýkýp dikilmiþti yeniden karþýsýna... Yeniden bir þans istemek için. - Artýk çok geç. Mümkün deðil. Ben baþkasýný seviyorum. Seni unuttum artýk. Seni sevdiðim günlerin anýsýna, lütfen bir daha karþýma çýkma. Benim için de kolay olmadý. Ama neticede hayat devam ediyor. - Senden vazgeçmeyeceðim Burcu... Bunu bana, yapamazsýn. Bu kadar basit mi her þey? Bir açýklama yapmadan çekip gitmek, kolay mý? Hem o gün ben senin için bir hediye hazýrlatmýþtým. Ama yetiþmedi. Getirememiþtim... Sen beni dinleme zahmetine katlanmadýn bile. Biliyorum çok geç kaldým, ama sen, deðil beni görmek, telefonda bile sesimi duymak istemedin. - Sana açýklama yapmam demiþtim. Oysa söz vermiþtin bana. Benim niye üzüldüðümü o an anlayýp, söylemeliydin. Artýk çok geç. Git lütfen...Git... Bir yýl sonra çýkýp gelerek kafasýný karýþtýrmayý baþarmýþtý sonunda. Kývanç' ý çok sevmesine raðmen, ilk aþký olmasý kafasýný karýþtýrmaya yetmiþti. Ayný akþam ortak bir arkadaþýndan aldýðý telefon ile, bir hafta sonra kýsa dönem askerlik görevini yapmak için Þýrnak' a gideceðini öðrendi. Arkadaþý birde " Seni unutmak, senden uzaklaþabilmek için gidiyor. Ayný þehirde yan yana olup ta, onsuz yaþayamam dedi. Bu yüzden ertelememiþ askerliði." demiþti. Duyduðunda kalbinde acý bir kramp hissetti. Kafasý iyiden iyiye allak bullak olmuþtu. Demek ki, bir veda idi son kez karþýsýna çýkmasý. " Keþke dinleseydim. Belki gitmezdi." Elini telefona atýp en azýndan helalleþmek zorunda hissetti kendini. Ne diyecekti telefonda?... Konuþmak yerine, mesaj çekmeyi yeðledi. " Yolun açýk olsun, umarým sað salim gidip dönersin. En azýndan bir veda etmek istedim." Ardýndan, cevap hemen geldi. " Hakkýný helal et, seni daima sevdim. Hep seveceðim, seni çok üzmeme raðmen. Benim için hep özeldin, özel kalacaksýn". Ýçi ürperdi " Helal olsun" derken. Hafta sonu görüþtüklerinde, durgun hali Kývanç' ýn gözünden kaçmamýþtý. - Ýyi misin hayatým? Benzin sapsarý... Umarým hasta deðilsin. Anlatmalý mýydý, anlatmamalý mý? Karar veremedi önce. Düþündükçe iliþkilerinde gizli, saklý bir þeylerin olmasýný istemediði için olan biteni anlattý. Biraz olsun rahatlamýþtý. - Anlýyorum seni bir tanem. Bende olsam kafam karýþýrdý. Sonuçta paylaþtýðýnýz çok þey var. Dürüst olduðun için daha çok seviyorum seni. Kendini hiçbir þey için suçlama. Üzülmeni istemem. Ýstersen düþünmen için bir süre ayrýlabiliriz. Kývanç bunlarý söylerken içi paramparça olduðu, çok üzüldüðü halde bencillik yapamadý. Burcu' ya sýmsýký sarýldý. Gözlerinin yaþlarýna engel olamadýlar. Ýçlerinde birbirlerine olan aþklarý coþmuþ, çaðlayanlara dönüþmüþtü. Çaðlayanlar; defalarca göz pýnarlarýndan aþýp, omuzlarýnda kýyýya vurdu, dalga dalga... Hýçkýrýklarý birbirine karýþmýþ bir süre öylece kalakaldýlar. Ýliþkilerine ara vereli bir ay olmuþtu. Ama, her ikisine de bir ömür sürmüþ kadar uzun geldi. Birbirlerini her gün iþyerinde gördükleri halde, yan yana olup ta konuþamamak eziyetine daha fazla devam edemediler... Ýkisi de bu ayrýlýða dayanamadý. Burcu konuþmak için odasýndan çýktýðýnda, Kývanç tam karþýsýna dikilmiþti bile. Ýliþkilerine kaldýklarý yerden devam etme kararý verdiler. Burcu kafasýndaki sorularý bir tarafa atmýþ, Kývanç' a duyduðu aþk, sevgi daha aðýr basmýþtý. Bir süre sonra ailelerini de tanýþtýrýp, bir yuva kurmaya karar verdiler. Altý ay niþanlý kaldýktan sonra, nihayet bir hafta sonra evleniyorlardý. Ýkisi de çok mutluydu. Aþklarýný kurduklarý aile ile taçlandýracaklardý. Burcu düðün hazýrlýklarý için izne ayrýldý. Annesiyle alýþveriþe çýktýðý bir gün telefonu çaldý: - Duydun mu acý haberi? - Ne haberi, ne oldu? - Ýbrahim bir çatýþma esnasýnda þehit düþmüþ. Bilmek isteyeceðini düþündüm. Baþýn sað olsun. Telefon elinden düþerken, Burcu da ayakta durmakta zorlandý. Arayan ortak arkadaþlarý Hatice idi. - Ne oldu kýzým. Ýyi misin? Cevap ver? Kötü bir haber mi var? Burcu, Burcu!!! Annesi bir taksi çevirerek, kýzýný acilen hastaneye yetiþtirdi. Kývanç ta duyar duymaz hastaneye koþtu... Doktor gözetiminde bir odaya yatýrýldý. Günlerce baþýnda bekledi biricik aþkýnýn, ama bir tek ses vermedi Burcu. Kývanç nasýl bu hale geldiðini anlayamamýþtý. Hatice aramasa, belki Burcu kendine gelene kadar öðrenemeyecekti. Her gün yataðýnýn baþ ucunu taze kýr çiçekleri ile bezedi. Elini tuttu, öptü, konuþtu saatlerce, ama sevdiði bir kez gözünü açmadý. - Aþkým, bir tanem ne olur aç gözlerini, bir kez gülümse bana. Dayanamýyorum artýk, lütfen...Seni seviyorum. Bak evimiz hazýr, istediðin mobilyalarla döþedim. Ýstediðin gibi balkonumuzun her köþesine kýr çiçekleri diktim. Bak, seni bekliyor yuvamýz. Sensiz o kadar boþ ki... Duvarlar her gece üstüme, üstüme geliyor. Aynalar seni resmediyor, her baktýðýmda. Aç gözlerini artýk ne olur. Gözlerinden yaþlar süzüldüðünde, iyiden iyiye ümidi kesilmeye baþlamýþtý. Doktor bu tip vakalarda zamanla düzelme olabileceðini söylese de, umutlandýrmak ta istemiyordu. Birden silkindi... Bir an bile olsa ümitsizliðe kapýldýðý için kendine çok kýzdý. Pes etmeyecekti, bu kadar kolay vazgeçmeyecekti sevdiðinden. Tam bir yýl boyunca uðraþtý... Hala pes etmedi. Bir gün ziyaretine geldiðinde sevgilisinin alnýna bir öpücük kondurdu. Elindeki kýr çiçeklerini vazoya yerleþtirirken, bir taraftan konuþmaya baþladý, mutlaka bir gün duyacak ümidiyle. - Bugün nasýlsýn aþkým? Bak çiçeklerini getirdim yine. Seni özledim, sen de özledin mi beni? - Kývanç!!! Kývanç oracýkta kalakaldý. Burcu mu konuþmuþtu, yoksa duymak istediði için mi? Adýný yeniden duydu. "Biliyordum, biliyordum. Bir gün bir mucize olacaðýný biliyordum. Allah'ým þükürler olsun sana." - Nasýlsýn? Ýyi hissediyor musun kendini? Doktoru çaðýrayým mý? - Ýyiyim... Ama bana ne oldu Kývanç, burda ne iþim var? Hastalandým mý? Baþým aðrýyor. - Bir þeyin yok sevgilim. Ben doktoru çaðýrayým. Kývanç, o kötü olayý hatýrlatmaktan, ayný þeyleri yaþamasýndan çok korktu. Bir psikolog zarar vermeden daha iyi anlatýrdý. Doktorun kapýsýna doðru yöneldi. Kapýda Psikolog Fevzi Günel yazýyordu. - Fevzi Bey kendine geldi, kendine geldi. - Çok sevindim. Gidip bir bakalým, uyuyan güzel nasýl? ... diye þakalaþtý. Doktordan önce koþtu odaya. Ýçindeki coþkuya dur diyemiyordu. Koridor boyunca yoluna çýkan herkese sarýldý, mutluluðunu haykýrdý. Herkes alkýþlar eþliðinde aþkýnýn yanýna gönderdi Kývanç' ý. Doktor geldiðinde hala yerinde duramýyordu mutluluktan. Burcu neden orda olduðunu yeniden sordu... Doktor da yeni bir þoka mahal vermeyecek þekilde durumu açýkladý. Sadece çok þaþkýndý. "Yani bir yýldýr uyuyor muyum? " diyebildi. Bir ay kadar gözetim altýnda tutulduktan sonra, doktorlar tamamen iyileþtiðine karar verdikten sonra taburcu ettiler. Kývanç; kendisine gelmesi, toparlanmasý için bir süre bekledi, ertelenmiþ evlilikleri için. Burcu, hayatýnda kaybolmuþ bir yýlý için ölümsüz aþkýna, bir de minnettarlýk duygusunu eklemiþti. Þimdi Kývanç' ý eskisinden daha çok seviyordu. Artýk geçmiþi bir tarafa býrakmalý, aþkýna sahip çýkmalýydý. Kývanç' ý aradý ve "akþam birlikte yemek yiyelim mi?" dedi. Kývanç zorlamak istemeþti hiçbir þey için. Telefondan sonra çok mutlu oldu. Sonunda aþklarýný perçinlemek için, evlenmemeleri için bir neden kalmamýþtý. Akþam yemeði için sözleþtiler. Yemek yerken, bir yandan romantik bir müzik eþlik ediyordu, buruk aþk hikayelerine... Uzun bir ayrýlýðýn ardýndan saatlerce konuþtular; birbirlerine olan aþklarýný, sevgilerini, özlemlerini dile getirdiler gözlerinde. Kývanç cebinden çýkarttýðý kutuyu biricik aþkýna, hayatýnýn anlamýna uzattý... - Uyurken unutmadýysan sevgilim, hala benimle evlenir misin? "Aþk çoðu zaman, kazandýðýný sandýðýn anda kaybetmektir. Ancak aþkýn gücü kayýplarý kazanca dönüþtürebilir." Bitti... Gülcan Talay Arkadaþýna Öner Yorum Oku / Yaz Yukarý YILDIZINIZ KIPIR KIPIR, YA SÝZ? Ailenizin Yýldýz Falcýsý : Nurettin Özdemir Sevgili müdavimlerim uzun bir aralýktan sonra yine fal köþemizde buluþmaktayýz. Yaþamýn her insana er veya geç tattýrdýðý elemli anlarýn ardýndan tekrar sizlerle buluþmak sevinci içindeyim. Her anýnýzý huzur dolu yaþayabilmeniz dileklerimle sizlere sevgilerimi sunuyorum.. Mehtap Akdeniz, AyþeNur Doksat ve sevgili Cem'e tekrar sonsuz þükranlarýmý huzurlarýnýzda iletmek istiyorum. KOÇ (21 Mart-20 Nisan) Bu hafta burcunuzda bulunan Venüs gezegeni sýcacýk iliþkilere sizleri davet etmekte. Gurur savaþlarýný býrakýn, herþeyde haklý olamazsýnýz, rahat býrakýn kendinizi artýk.. Gerçek duygularýnýzý reddedilmekten veya incinmekten korktuðunuzdan gizliyorsunuz. Varmý böyle bir þey koçlarým !.. Venüs geldi, gönüller bayramda olsun gayrý.. BOÐA (21 Nisan-20 Mayýs) Bu ne inatçýlýk böyle sevgili boðalar !!. Asla kadirþinaslýk göstermeye niyetli deðilsiniz sanki.. Arkadaþlýklar, sevgililerle iliþkilerde, parasal konularda özellikle meydan muhaberelerindesiniz.. Geceleriniz gündüz yolaçtýðýnýz hasarlarý telafi etmekle geçmekte !.. Yapýlan bir ankete göre türkler barýþmak için seviþiyorlar(mýþ)... Ya siz boðalar, bu ankete dahilmisiniz acaba.. Ruhsal ve manevi yönden bir arayýþ içindesiniz. Sakýn kaderden þikayet etmeyin ! Gerilimleri azaltýn yeter.. ÝKÝZLER (21 Mayýs-21 Haziran) Saatiniz geldi.. Eðer iliþkilerde yetersizlik, iletiþimlerde aksaklýklar, yanlýþ anlaþýlmalar hasýl oluyorsa tansiyonlarý azaltýn. Siz siz olun da alçakgönüllülük ile olaylara yaklaþýn.. En çok iki ay içinde sizleri baþka konumlara sürükleyecek deðiþim rüzgarlarý esmeye baþladýlar bile.. Gizli saklý bir çok konular ortaya çýkabilirler. Sabýrlý ve metanetli olun, iliþkilerinize yeni soluklar katýn. Profesyonel alanlarda keskin virajlara hazýrlanýn.. Yaz aylarýnda özellikle her türlü imzalara, belgelerin hukuksal geçerliliðine dikkat edin.. YENGEÇ (22 Haziran-22 Temmuz) Amam aman monotonluklarýn sinsi bir þekilde iliþkilerinize yerleþmesine izin vermeyin yengeçler.. Bu hafta hava oldukça elektrikli, bunu size söyleyeyim.. Yakýnlarýnýzdan biri bu hafta manevi desteðinize sýðýnmaya geliyor, sakýn boþvermeyin.. Çocuklarla ilgili alanlarda, onlara tatil organizasyonlarýn da ufak yaramazlýklarýn olacaðý günlerdesiniz. Sizde azýcýk rahatlatsanýz kendinizi. Fanteziler yaratsanýz, havalandýrsanýz ruhlarýnýzý yengeçler. Salý gününden itibaren savaþlar baþlýyor, eðer bir projenizi cidden savunmak istiyorsanýz iþte zamaný geldi.. Meslekleriniz de ortamlar elektrik yüklü ve her an yýldýrýmlar çarpabilir hedeflerinizi. ASLAN (23 Temmuz-22 Aðustos) Tansiyonlarý þu sýralar daha da yükseltmeyin aslanlarým.Fuzuli þeylerle býrakýn artýk uðraþmayý, yeni ve tatlý yaþamlara geçiþlere hazýrlanýn. Sevenlerinizi kendinizden soðutmayýn hayal kýrýklýklarýna yol açarak..Önünüzdeki muhtemel ateþli iliþkileri heba etmeyin. Gönülleri hafifletin. Parasal konularda kavgalara gerek yok. Gurur savaþlarýný seversiniz ama aþýrýya kaçmayýn allah aþkýna.. Deðiþimlere direnmelerden vazgeçin. Nerelerde hatalar oldu onu düþünün önce. Bastýrýlmýþ duygularýnýza hürriyetleri tattýrýn, göreceksiniz fevkalade rahatlýyacaksýnýz.. BAÞAK (23 Aðustos-22 Eylül) Çok þeyler silinecek ve yeniden yazýlacaklar, ama derin istekleriniz doðrultusunda bu sefer.. Duygusal iliþkilerinizde tutumlarýnýz çoðunuzun esas kiþiliklerini yansýtmaktan gayet uzaktalar.. Eski ve kemikleþmiþ düþünce tarzlarýnýz geçmiþte býrakýlmalýlar.. Kaçýnýlmaz geliþmelere gebe günlere doðru ilerlemektesiniz, bunu da bilin sevgili baþaklar.. Üranüs gezegeni baðýmsýzlýk düþüncelerinizi her gün biraz daha fazla ateþlemekte, farkediyorsunuz deðilmi ?.. TERAZÝ (23 Eylül-22 Ekim) Nefis bir hafta sizleri beklemekte teraziler. Þimdiye kadar yapmak istediðiniz ama bir türlü gerçekleþtiremediðiniz projelerinizi bu haftadan itibaren hayata geçirin.. Gerçekçi ama bazen de þüpheci, beklenmedik anlarda tantanacý olduðunuzdan güven duygularýnýzý telef edebilmektesiniz. Bunun için kimselere ihtiyacýnýz olmadan !.. Uçuk fikirlerden vazgeçin ve hiç bir olayý büyütmeyin gereksiz yere sevgili teraziler.. AKREP (23 Ekim-22 Kasým) Diken üstündesiniz þu sýralar akrepler.. Karþýlýklý sataþmalarda aþýrýya kaçmamaya itina gösterin.. Kendinizi affetirmeyi biliyorsunuz tamam da !.. Yine de sýnýrlarý çizin sinir boþalmalarýnda.. Para konularýný askýya alýn. Duygularýnýzýn derinliklerine inmekten çekinmeyin böylece korkularýnýzýn sebeplerini öðrenmiþ olacaksýnýz.. Sinirlilikler had safhada olsalar da sakinleþin. Bu hafta erdemli davranýþlarýnýz çevrenizce takdir edilecek. Top sizde, oyunlarý yavaþlatýn sevgili akreplerim.. YAY (23 Kasým-20 Aralýk) Gizli bir iliþki en nihayetinde ortaya çýkabilir.Artýk kararlarý vermiþsiniz.Ýliþkilerinizde diyalog þart.Ýnatçý dillere, dik kafalý eþlere sabýrlý yaklaþýn.Sahte gösteriþ yerine samimiyet ve mütevaziliði göstereceksiniz.Ýþte erdemliðiniz sevgili yaylar.. Ýþlerdeki kýskançlýklar ve þüpheleri atýn ve barýþýk yaþayýn.Yapýlmasý gereken iþleri ivedilikle yapýn.Haftanýzý pozitif enerjilerle olumlu kullamaya bakýn. OÐLAK (21 Aralýk-19 Ocak) Ýþ ve özel hayatlar birbirlerine karýþmýþ müthiþ dengesizlikler oluþmakta. Dünyanýn aðýrlýðýný omuzlarýnýzda hissetmeyin artýk. Eski geleneklere boþ sözlere kulak asmayýn.Rahatlatýn artýk kendinizi. Ýçsel duygulara önem verin.Farkýnda olmadan samimi olmayan tutumlar sergilenecek.Bu hafta olaðanüstü güzellikte profesyonel çalýþmalar olacak.Teklifler muhteþem.Yardým alýyorsunuz.Ýlkbaharda yüceliklere eriþiyorsunuz. KOVA (20 Ocak-18 Þubat) Kim en çok tedirgin? Siz mi yoksa diðerleri mi? Ortamlarý sakinleþtirin.Son bulmayan tartýþmalara siz son verin.Kesinlikle umursamaz davranmayýn. Parasal konularda fevri davranmayýn sonra piþmanlýk duysanýz da çok geç olabilir.Bu hafta sizlere kýsmetler yola çýkmakta.Talihinize sýrtýnýzý çevirmeyin sevgili kovalarým. BALIK (19 Þubat-20 Mart) Üranüs yaþamlarý altüst etmeye devam ediyor.Yeni yaþamlar, yeni ülkeler en azýndan yeni evler sizleri beklemekte.Kimsenin etkisi altýnda olmadan kiþiliðiniz ve düþünceleriniz doðrultusunda kararlarýnýzý verin.Þunu da sakýn unutmayýn,güçlükler gezegeni Satürn sizleri kollamakta ve Mars gezegeni ihtiyaç duyduðunuz enerjileri sizlere sunmakta.Uzun vadeli düþünün ve iç huzurunuza geri dönün...Çok þeyleri anlýyacaðýnýz bir haftanýn eþiðindesiniz. Resmi belgelerde ihtiyatlý davranýn, herþeye balýklama atlamadan önce düþünün ve olaylarý tartýn. Sevenlerinizi ihmal etmeyin ruhi çalkantýlarýnýzýn ýþýðýnda.. Nurettin Özdemir [email protected] Arkadaþýna Öner Yorum Oku / Yaz Yukarý Milenyumun Mandalý : Sait Haþmetoðlu Editör'den Önemli Not:Sevgili Sait Haþmetoðlu'nun e-romaný görsel öðelerle süslendiðinden, aþaðýdaki adresten tek týklamayla zevkle okuyabilirsiniz. Üþenmeyin... Týklayýn... Ayrýca bugünden itibaren duygu ve görüþlerinizi yorum olarak yazabilirsiniz. http://www.kahvemolasi.com/xfiles/mandal_1.asp Devamý yok. BÝTTÝ [email protected] Yorum Oku / Yaz Yukarý Dost Meclisi Kahve Molasý, siz sevgili kahvecilerden gelen yazýlarla hayat bulmaktadýr. Her kahveci ayný zamanda bir yazar adayýdýr. Yolladýðýnýz her özgün yazý deðerlendirilecektir. Kahve Molasý bugün 4.175 kahveciye doðru yola çýkmýþtýr. Yukarý Tadýmlýk Þiirler BÝR YANGIN ERTESÝ Bir yangýn sonrasý dudaðýnda sönen En küçük kývýlcýmdým ben Ben sadece bir gece söndüm dudaklarýnda Ben sönerken bihaber Kirletilmiþ akþamlara yapýþtýrdýðýn sahte yüzün Yanlýþ yollara saptýrmýþtý bazýlarýný Saçýnýn telinden ayak parmaklarýna kadar Günaha batmýþ bir maskesin aslýnda Kimi zaman tanýnamayan Kimi zaman karýþtýrýlan Genelde kendine yabancý Býçak açmaz gerçekte günahýn açtýðý dudaklarýný Bir tek yalan bilir dilin Dilin bir tek yalana sadýk Kendini bilmez bir intihar sorguya baþlarsa Her gün bir cinnet Her gece bir cinayet Tükürsen bu cinayetleri Cam çýkar Dilin kanar Canýn çýkar Funda Güven Yukarý Biraz Gülümseyin Zemheri Zürafalarý!... Yukarý Ýþe Yarar Kýsayollar - Þef garson: Akýn Ceylan http://mirrored.flabber.nl/bird/bird.swf Her kuþ güzel þakýr diyenlere hitab olunur. Ekteki flash animasyon bunun en güzel örneði. Yorum yapmak gerekirse: her sesi güzel olan pop star olabilirim diye ortaya atýlýp, þarký söylemeye baþlarsa ne olur halimiz. http://www.secretlevel.de/submarine.htm Üç boyutlu ve de gayet oricinal(!) bir denizaltý smilasyonu. Denizler altýnda hiç bir tehlike olmaksýzýn dolaþmanýn keyfi için bu sevimli çalýþmayý kullanabilirsiniz. Ýyi eðlenceler. http://www.kenthaber.com/sayfalar/haberDetay.asp?ID=6685 ...Sabahýn ilk ýþýklarý Gaziantep þehrinin üzerine doðmaya hazýrlanýrken, þehrin ara sokaklarýna sýðýnmýþ daracýk dükkanlarýn ocaklarýndan dumanlar yükselir. Fýrýnlardan çýkan ekmek kokularýna ciðer kokularý karýþýr. Ciðercilerde kesiþir meyhaneden iþi bitenlerle, sabah namazýndan çýkanlarýn yolu. Ve hemen arkasýndan caðýrtlak meraklýlarý gelirler bir bir ciðercilere... http://www.secin.com/fikra.php ...Vietnam savasinin en kritik günleriydi. Genç Amerikali asker memleketteki esine mektup yazarken itirafta bulunacagi tuttu: - “ sevgilim, buradaki kadinlar yalniz para için yatiyorlar. Böylesine para canlisi insanlara daha önce hiç rastlamadim.” Kisa süre sonra esinden söyle bir cevap geldi: - “ sevgilim,sakin onlara 50 dolardan fazla para verme,ben burada ancak o kadar alabiliyorum.”... [email protected] Yukarý http://kahvemolasi.com/sayilar/20040223.asp ISSN: 1303-8923 23 Þubat 2004 - ©2002/04-kahvemolasi.com istanbullife.com Kahve Molasý MS Internet Explorer 4.0+ ve 800x600 Res. için optimize edilmiþtir. Uygulama : Cem Özbatur - Her hakký saklýdýr. Yayýn Ýlkeleri
Benzer belgeler
PDF Versiyonu - Kahve Molası
Yazýlan, Okunan, Kopyalanan, Ýletilen, Saklanýlan, Adrese Teslim Günlük E-Gazete - Yýl: 2 Sayý: 444
PDF Versiyonu - Kahve Molası
Yazýlan, Okunan, Kopyalanan, Ýletilen, Saklanýlan, Adrese Teslim Günlük E-Gazete - Yýl: 3 Sayý: 486