Mart - Keskinoğlu
Transkript
Mart - Keskinoğlu
Mart 2014 Sayı:197 Şirketimiz, Piliç Döner ile Dubai Gulfood’da Ziyafet Yaşattı Ekolojik Tarımda Tavuk Gübresi Kullanımı Yaygınlaştırılmalı Dünya’da havayı, suyu ve toprağı kirletmeksizin, hastalık ve zararlıların etkisini en aza indirecek tarımsal tekniklerin geliştirilmesine duyulan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Günümüzde bu nedenle bu ihtiyacı karşılayacak, doğaya dost üretim metodu olan doğal tarıma yönelik girişimler de son derece önemli bir konu halini almıştır. Günümüzde bilinçsizce kullanılan kimyasal gübreler ve ilaçlar yüzünden doğanın ekolojik dengesi bozulmakta ve buna bağlı olarak da toprağın verimliliği azalmaktadır. Yapılan araştırmalarda kimyasal gübre kullanımının aşırı artması nedeniyle, üretilen besinlerde nitrat ve nitrit artışı görülmüş ve bu besinleri yiyenlerde de sağlık açısından çeşitli sıkıntılar yaşandığı tespit edilmiştir. Bu nedenle de aynı görevi yapan ve insan sağlığına hiçbir yan etkisi olmadığı gibi verimliği arttırıcı özelliği olan doğal tavuk gübresinin kullanımının yaygınlaştırılması için çalışmalara başlanmıştır. Ülkemizde yaklaşık 85 milyon adet yumurtacı tavuk vardır. Bu nedenle firmaların elde ettikleri tavuk dışkılarını değerlendirip üretim proseslerini bu yönde geliştirmeleri ve buna göre de yatırımlar yapmaları gerekmektedir. Böylece firmalar, üretim ve pazarlama ağında iş olanakları yaratacakları gibi, ülke ekonomisine katkı sağlayacaklardır. Keskinoğlu olarak bizlerde 2003 yılından beri tavuk dışkılarını değerlendirerek Organica markası ile doğal tavuk gübresi üretimi yapmaktayız. Tamamen doğal yöntemlerle üretilip kurutulan ve çeşitli formlarda çiftçilere sunulan tavuk gübresi, içindeki mikroorganizmalar ve vitaminler sayesinde de bitkinin gelişmesi ve verimini arttırma özelliği taşımaktadır. Bu anlamda tavuk gübresinin, tarıma sağladığı faydalarını verilen eğitimler ve fuarlar ile çiftçilerimize aktararak, çevre dostu olan bu gübrenin ülkemizde kullanımını ve önemini arttırmayı hedeflemekteyiz. Amacımız bugün ülkemizde üretim sırasında ortaya çıkan tavuk dışkısının, işlendikten sonra ülkemiz topraklarında kullanılmasını sağlayarak tarımda ürün verimini arttırmaktır. Piliç eti ve yumurta sektöründe 51 yıldır faaliyet gösteren ve 75 ülkeye yaptığı ihracatla 2014 yılında 100 milyon dolarlık gelir hedefleyen şirketimiz, geçtiğimiz günlerde Dubai’de düzenlenen Gulfood 2014 Uluslararası Gıda & Otel Ekipmanları Fuarı’na işlenmiş piliç eti ve zeytinyağı ürün gamıyla katıldı. Şirketler grubumuzun zeytinyağı ve özel sosla marine ettiği Türk piliç döneri, Gulfood’un lezzet yıldızı oldu. Lezzeti geleneksel beğenilere göre hazırlanan Keskinoğlu piliç döner, full otomatik makineler kullanılarak pişirildiği için teknolojisiyle de takdir gördü. Fuarda gördükleri ilgiden son derece memnun kaldıklarını belirten Keskin Keskinoğlu, “Gulfood 2014 Fuarı, dünyanın en büyük gıda fuarları arasında yer alıyor. Bölgede piliç eti pazarını Amerika ve Brezilya elinde bulunduruyordu ama artık Türkiye onlar için çok büyük bir rakibe dönüşüyor. Arap ülkelerinde yayınlanan Türk dizileri se- vilerek izleniyor, bu da Türk ürünlerine olan talebi arttırıyor. Bizler, bu ülkelere gönderdiğimiz tüm ürünlerimizin üzerine Türk Bayrağı koyuyoruz. Ayrıca ürünlerimizin helal usulle kesiminin yapılması, tavukların sadece bitkisel ve doğal yemlerle beslenmesi, kalitesi ve lezzeti de Arap ülkelerinde tercih edilmesine neden oluyor. Amacımız Türk pilicini tüm dünyada sofraların temel besinlerinden biri haline getirmek” dedi. 120 ülkeden 4.500 firmanın katıldığı ve bu yıl 19.’su düzenlenen fuarda hızlı bir başlangıç yapan ve gerçekleştirdiği etkinliklerle bölgede farklılık yaratan şirketimiz, standındaki dünyaca ünlü Master Chef’lerle yaptığı şovlardan dolayı fuarın ilgi odağı oldu. Ayrıca fuarda yüzde yüz göğüs etinden yapılan ve özel bir marinasyonla harmanlanan Keskinoğlu piliç döner hem lezzeti hem de pişirilme teknolojisiyle ziyaretçilerden tam not aldı. Şirketler Grubumuzda Sinema Günleri Başladı Esin Keskinoğlu Onaran “Şirket çalışanlarına yönelik yapılan bu tür etkinliklerin başarıyı arttırdığını ve birimler arası iletişimi güçlendirdiğine inanıyoruz” Şirketler grubumuzun düzenlediği sinema günlerine çalışanlarımız yoğun ilgi gösterdi. Çalışanlarımızın motivasyonunu arttırmasını ve onların eğlenceli saatler geçirmesini hedefleyen etkinlik kapsamında vizyona son giren ve büyük ilgi gören filmler, beğenilerine sunuldu. Akhisar Belediyesi’nin sinema salonunda yapılan etkinlik hakkında değerlendirme yapan insan kaynakları koordinatörümüz Esin Keskinoğlu Onaran “Şirket çalışanlarına yönelik yapılan bu tür etkinliklerin başarıyı arttırdığını ve birimler arası iletişimi güçlendirdiğine inanıyoruz. Çalışanlarımız kendileri için hazırlanan bu organizasyon süresince eğlenceli vakit geçirirken, iş yoğunluğundan bir nebze de olsa uzaklaşma fırsatı buluyor. Şirket politikamız gereğince takım çalışmalarına önem vermekte ve bu tür organizasyonların sürekliliğini bünyemizde devam ettirerek çalışanlarımızın motivasyonunu yüksek tutmaya özen göstermekteyiz. Başarı odaklı çalışma sistemimizle önümüzdeki yıllarda çalışanlarımızla birlikte daha büyük işlere imza atacağız” dedi. Aykut Kocaman’dan Ravika Köyü’ne Ziyaret Misafirlerimiz edindikleri önemli bilgiler ve bir azmin öyküsünü tarihiyle birlikte yaşadıkları için son derece mutlu olarak Ravika Köyü’nden ayrıldılar. 2 Eski milli futbolcu ve teknik direktör Aykut Kocaman, beraberindeki misafirleri ile birlikte şirketler grubumuzun kurucusu İsmail Keskinoğlu’nun anısına yapılan ve grubumuzun zeytinyağı markasıyla da aynı adı taşıyan Ravika Köyü’nü ziyaret etti. Ravika Köyü’nde bulunan yağhaneyi, kahveyi, bakkalı, berberi, camiyi, okulu ve müzeyi gezen misafirlerimize köyün tarihçesi ve mimarisi hakkında bilgiler verilirken, İsmail Keskinoğlu’nun 101 yıllık yaşamı ve şirketin 51 yıllık öyküsü ise köy müzelerinde sergilenen tarihin canlı kanıtlarıyla anlatıldı. Sağlıklı bir yaşam sürmede son derece önemli olan piliç eti, yumurta ve zeytinyağının Türkiye ve dünyadaki üretim ve tüketim oranları, ürün gamımız ve hedeflerimiz kendilerine aktarılırken, misafirlerimiz edindikleri bu önemli bilgiler ve bir azmin öyküsünü tarihiyle birlikte yaşadıkları için son derece mutlu olarak Ravika Köyü’nden ayrıldılar. Şirketler Grubumuz Bir İlke İmza Atarak, Malezya’ya Piliç Eti İhracatına Başladı Keskinoğlu ürünleri artık Malezya’da başta Coldstorage ve Aeon süpermarketleri olmak üzere yaklaşık 300 noktada satışa sunuluyor. Türkiye’yi dünyanın 75 ülkesinde temsil eden şirketler grubumuz alternatif pazarlar yaratarak sektörün önünü açmaya devam ediyor. Singapur’un ardından dünyanın en zor girilen helal et pazarı Malezya’yı hedef alan şirketimiz, Malezya Tarım Bakanlığı ve Jakim (Malezya Diyanet Yetkili Otoritesi) ile 3 yıldır sürdürdüğü görüşmeleri başarı ile sonuçlandırdı. Böylece şirketimiz Malezya’ya piliç eti ihraç eden Endonezya’dan sonra dünyanın ikinci, Türkiye’nin ise ilk üreticisi oldu. Malezya’nın piliç etinde büyük bir potansiyel taşıdığının altını çizen Keskin Keskinoğlu, “Şu anda Malezya’nın piliç eti ithalatı 37 bin ton ancak iç tüketim her yıl % 11 oranında artıyor. Biz 3 yıl çalıştık bu ihracatın gerçekleşmesi için. Malezyalı yetkilileri tesislerimizde ağırladık, T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız ve Malezya Ticaret Müşavirliğimizin bu süreçte büyük katkıları oldu. Şu anda aylık 50 bin kg ile başladık ama birkaç yıl içinde bu rakamı 5’e katlayacağız. Malezya Hava Yolları ile de görüşmeye başladık, uçaklarda piliç eti ve zeytinyağı ürünlerimiz ikram edilecek. 2014 yılında bunun da sonuçlanmasını bekliyoruz” dedi. Ravika, Kazakistan Zeytinyağı Pazarından % 10 Pay Aldı Ravika markası ile şirketimiz, Türkiye ambalajlı zeytinyağı ihracatının yüzde 7’sini tek başına gerçekleştirirken, Singapur’dan Norveç’e, Amerika’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne kadar toplamda 75 ülkeye ihracat yapmaya devam ediyor. Türk zeytinyağını hak ettiği yere ulaştırmak için çalışmalarını aralıksız sürdüren şirketler grubumuz, Kazakistan ile 1 milyon liralık yeni bir anlaşma imzaladı. 5 yıldır ülkenin en büyük marketlerinde yer alan Ravika, bu anlaşma kapsamında Kazakistan’a 100.000 litre zeytinyağı ihraç ederek, Türkiye’den Kazakistan’a yapılan zeytinyağı ihracatının yüzde 50’sini tek başına karşılayacak. Yıllık toplam zeytinyağı ithalatının 988 bin litre olduğu ve Türk markalarının bu pazarda avantajlı olduğunun altını çizen Keskin Keskinoğlu, “Orta Asya’nın alım gücü en yüksek ülkelerinden biri olan Kazakistan’da zeytinyağı henüz gelişmekte olan bir pazar, Ra- vika ile girdiğimiz bu pazarda büyük bir ivme yakalayarak ihracatımıza hız verdik. Ip Nusipova T.K. şirketi ile yaptığımız bu son anlaşmayla artık Türk markasının girmediği market rafı neredeyse kalmayacak. Ürünlerimizde Türk vurgusunu belirtmek amacıyla, ambalajlarımızda Türk Bayrağı ve Türk motiflerini kullanıyoruz. Kazakistan’da Türk ürünleri büyük ilgi ve memnuniyetle karşılanıyor” dedi. Ravika, Kazakistan’da Ramstore, İnterfood, Green Market, AlmaStore, Jubilee supermarket ve Metro market şubelerinde satışa sunuluyor. Türk zeytinyağını hak ettiği yere ulaştırmak için çalışmalarını aralıksız sürdüren şirketler grubumuz, Kazakistan ile 1 milyon liralık yeni bir anlaşma imzaladı. 3 Tavukçuluk Sektöründe Biyogüvenlik Son yıllarda endüstri haline gelen tavukçuluk sektöründeki büyük gelişmeler paralelinde bir takım sağlık ve hijyen bakımından sorunları getirmiştir. Tavukçulukta amaç, hastalığın kümese girişini önlemek ve sağlıklı sürüler yetiştirmektir. Hastalıkların kontrol altına alınmasının anahtarı ‘biyogüvenlik’tir. Biyogüvenlik: Hastalıkların ortaya çıkışını ve yayılma riskini en aza indirmek için bir plan dahilinde uygulanan iyi hijyen uygulamaları ve eğitimdir. Hastalıklarda en büyük risk; insan ve hayvan hareketleridir. Doğru tedbirleri almak; sürülerin, sektörün, toplumun ve çevrenin korunmasına yardımcı olacaktır. Bu bakımdan biyogüvenlik bir masraf değil, bir yatırımdır. İyi biyogüvenlik önlemleri sadece hastalık salgını olduğunda değil her zaman uygulanmalıdır. Böylece hastalıklardan kaynaklanan üretim kayıpları ve tedavi masrafları azalmış olacaktır. Kümes hijyeni ve biyogüvenlik anlamında, hastalıkların kümese girişini engellemek, hastalığı kolayca tespit etmek ve hastalığı çabuk söndürmek amacıyla alınması gereken önlemler yandaki gibidir: Öncelikle kümes yapılacak İbrahim Erbay 4 yerlerin diğer tavukçuluk işletmelerinden, yerleşim alanlarından ve ana yollardan mümkün olduğu kadar uzak olmasına dikkat edilmelidir. Kümesler, yabani hayvanların ve kuşların girişini engelleyecek şekilde planlanmalı ve kümesler arasında yeterli mesafe bırakılmalıdır. Kümes deterjanlı, dezenfektan katılmış bol su ile yıkandıktan sonra geniş spektrumlu bir dezenfektanla dezenfekte edilmelidir. Çok kontamine nesneler, özellikle üzerindeki virüsler %99 uzaklaştırıldıktan sonra bile bulaşık kalabilirler. Bu nedenle temizlik ve dezenfeksiyon mümkün olduğunca çok sık tekrarlanmalıdır. Kümes girişlerine dezenfektan ve kireç konulmalı, bakıcıların bunlara basmadan girişleri engellenmelidir. Kümeslere yabancı kişi ve ziyaretçilerin girmesine engel olunmalıdır. Yeni alınan malzemeler dezenfekte edilmeden kümese sokulmamalıdır. Kümeslere normalden fazla hayvan sokulmamalıdır. Kümes içi kadar, kümes dışı da temizlenmeli ve kontrol edilmelidir. Kümes dışındaki çöplükler, gelişigüzel atılmış malzemeler, Ahmetli’de bulunan 36 bin kapasiteli çiftliğinde yaptığı üretimle bu ayın başarılı üreticileri arasında yer aldı. Kendilerini tebrik eder, başarılarının devamını dileriz. kümes dışında yemlerin etrafa saçılması, farelerin ve diğer kemirgenlerin kümese yaklaşmalarını ve kümese girmelerini kolaylaştırır. Bunun için kanatlı barınaklarının etrafındaki alanlar da temizlenebilir, dezenfekte edilebilir malzemeden yapılmalıdır. Kemirgenler dışkılarıyla yem ve altlığı kontamine ederler. Dolayısıyla kemirgenlerle mücadele için etkili bir program yürütülmelidir. Yem, su, ekipman hijyenine mutlaka uyulmalıdır. Bir başka işletmeden alınan ekipman kesinlikle işletmeye sokulmamalıdır. Hastalıklardan korunmanın bir yolu aşılamadır. Aşılama programı planlarına titizlikle uyulmalıdır. Ölü, hasta hayvan imhasında çok titiz olunmalıdır. Kümeslerden beklenen yararı sağlayabilmek için belirtilen tedbirlerin tekniğe uygun bir biçimde olması gerekmektedir. Bu bilgiler ışığında bizler ve yetiştiricilerimiz belirtilen hassasiyetlere uymalı ve biyogüvenlik prensiplerini sıkı sıkıya uygulamak konusunda üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeliyiz. Torbalı’da bulunan 185 bin kapasiteli çiftliğinde yaptığı üretimle bu ayın başarılı üreticileri arasında yer aldı. Kendilerini kutlar, başarılı çalışmalarının devamını dileriz. Kanaat Çapak Ayvalı Kereviz Hazırlanışı: Malzemeler: 1 adet orta boy kereviz 1 adet havuç 1 adet orta boy soğan 1 adet orta boy portakal 1 adet orta boy ayva 1 adet nar 1 adet limon 3-4 dal tarhun otu 1 yemek kaşığı toz şeker 5 yemek kaşığı Ravika Limonlu zeytinyağı 1 tatlı kaşığı tuz Un Kerevizi boylamasına 8 eşit parçaya ayırıp kabuklarını soyun, yumuşak iç kısmını çıkarın. Kararmasını önlemek için limonlu suya atın. Ayvayı, kabuğunu soymadan boylamasına parmak kalınlığında ince ince dilimleyin ve kararmasını önlemek için kerevizle birlikte limonlu suda bekletin. Bir tencereye zeytinyağını koyup 8 parçaya böldüğünüz kuru soğanı 5 dakika kadar orta ateşte kavurun. Doğramış olduğunuz havucu da soğanla birlikte soteleyin. Üzerine bir miktar unu serptikten sonra kavurma işlemine devam edin. Ayva dilimlerini ve kerevizleri de limonlu sudan alıp unla birlikte 10 dakika karıştırın. Karışımın üzerine, tuz, 1 yemek kaşığı şeker, portakal suyunu ilave edip tencerenin ağzını kapatın ve yaklaşık 30 dakika kadar pişirin. Soğuduktan sonra üzerine ince kıyılmış tarhun yaprakları ve nar taneleri ekleyip servis edin. Tahin Soslu Schnitzel Hazırlanışı: Malzemeler: 1 paket Keskinoğlu tavuk göğsü 1 su bardağı galeta unu 2 adet Keskinoğlu yumurta 1 şişe soda 1 çay bardağı un Tuz, karabiber 3 yemek kaşığı Ravika zeytinyağı Sosu için; 1 çay bardağı tahin 2 diş sarımsak 1 çay kaşığı kırmızı pul biber 4 dal maydanoz 2 yemek kaşığı limon suyu 1 yemek kaşığı Ravika zeytinyağı Çok ince dövülmüş tavuk etlerini önce tuz ve karabiberle tatlandırılmış una, daha sonra da sodayla çırpılmış yumurtaya, son olarak da galeta ununa bulayıp zeytinyağında altın sarısı rengini alıncaya kadar kızartın. Ayrı bir kapta tahini, limon suyunu, Ravika zeytinyağını ve kıyılmış maydanozu karıştırıp sosu elde edin. İçerisine baharatları ve ezilmiş sarımsakları ekleyin ve kızarmış tavuklarla birlikte servis yapın. 5 EMRE KIZILIRM Aşk Bir Hayal Dizisi’nde canlandırdığı Altay rolüyle tanıdığımız Emre Kızılırmak ile diziden sonraki serüveni, vizyona girecek olan Peri Masalı isimli yeni filmi ve set dışındaki hayatı ile ilgili sizlerin de keyifle okuyacağı bir röportaj gerçekleştirdik. İzlemeye doyamadığım yerli ve yabancı oyuncular tabiki var ama oynayacağım karakterleri başka oyuncuların performansına göre canlandırmam. Ama ergenliğe kadarki dönemimde örnek aldığım sadece üç kişi var, onlar da babam, annem ve abimdir. Kısaca oyunculuğa başlama hikayesini anlatabilir misiniz? İlkokul, ortaokul ve lisede çeşitli tiyatro toplulukları beni sahneyle tanıştırdı. Üniversite’de Odun Pazarı Belediyesi Tiyatro Okulu’na girdiğimde çeşitli reklam filmlerinde figüranlık yaptım. Daha sonra Best Model Yarışması ve Kore’de düzenlenen Manhunt İnternational yarışmasında en iyi podyum modeli seçildikten sonra Erler Film’in deneme çekimlerinde çağırılanlar arasında yer aldım. Benimle çalışmak istemeleri üzerine ATV’de Aşk Bir Hayal Dizisi’nde başrol oyuncusu olarak Altay karakterini oynamaya başladım. Oyunculuğun avantajları ve dezavantajları nelerdir? Oyunculuğun bana göre pek dezavantajı yok diyebilirim. Tek 6 söyleyebileceğim şey yoğun bir tempoyla çalışıyorsanız özel hayatınıza veya başka bir işe zaman ayıracak zamanınızın olmayacağıdır. Sizce kendinizi en iyi ifade edebildiğiniz proje hangisiydi? Şu ana kadar iki dizi ve bir sinema filmim oldu. (Aşk Bir Hayal, Memoli ve sinema filmim Peri Masalı) Hepsinde kendimi iyi bir şekilde ifade edebildiğimi düşünüyorum. Oyunculukta örnek aldığınız kişiler, üstadlar var mı? Hangi oyuncularla aynı projede yer almak istersiniz? İzlemeye doyamadığım yerli ve yabancı oyuncular tabiki var ama oynayacağım karakterleri başka oyuncuların performansına göre canlandırmam. Ama ergenliğe kadarki dönemimde Oyunculuğun bana göre pek dezavantajı yok diyebilirim. Tek söyleyebileceğim şey yoğun bir tempoyla çalışıyorsanız özel hayatınıza veya başka bir işe zaman ayıracak zamanınızın olmayacağıdır. MAK örnek aldığım sadece üç kişi var, Onlar; babam, annem ve abimdir. Türk sinemasının Dünya’daki yerini nasıl buluyorsunuz? Artık filmlerimiz festivallere katılıyor ve ödüllerle dönüyor. Bu da Türk Sineması’nın var olduğunu ve var olmaya devam edeceğini gösterir. Son dönemde neler yapıyorsunuz? Projeleriniz hakkında bize bilgi verir misiniz? 28 Mart’ta ilk sinema filmim ‘’Peri Masalı’’ vizyona girecek. Heyecanla bekliyorum. Ayrıca bu sene Kara Para Aşk dizisinde Levent karakterini canlandıracağım. Çarşamba günleri saat 8’de ATV’de olacak. Son filminiz Peri Masalı ile ilgili sevenlerinize ne söylemek istersiniz? Çeşitli kesimlere hitap edebilecek bir film oldu. Aile içerisi ilişkileri ve hazin bir aşk hikayesini konu alıyor. Senaryo kurgu bir senaryo değil. Yani yaşanmış bir hikaye. Aslında yönetmenimiz senaristimiz Biray Dalkıran’ın kendi yaşantısından bir kesit. Mert karakterini canlandırıyorum. Filmi Tekirdağ Kıyıköy’ün harika doğasında çektik. İzleyicilerimizi harika doğa manzaraları bekliyor olacak. Artık filmlerimiz festivallere katılıyor ve ödüllerle dönüyor. Bu da Türk Sinemasının var olduğunu ve var olmaya devam edeceğini gösterir. İş hayatınızdan başka neler yapmaktan hoşlanırsınız? Spor yapmayı ve kendimi ilgi duyduğum her alanda daha çok geliştirmeyi severim. Peki, mutfağa girmekten ve yemek yapmaktan hoşlanır mısınız? Mutfağa girmekten hoşlanırım. Yemek yapmaktan çok yemesini severim. Zeytinyağlı ve tavuklu yemeklerle aranız nasıl? Favori yemekleriniz nelerdir? İzmir çocuğuyum ben o yüzden zeytinyağlılar burnumda tüter. Tavuk en çok tükettiğim et türüdür. Her sabah 3 yumurta mutlaka yerim. 7 8 Burkulma ve İncinme Nedenleri Keşke Dememek İçin Kaslardaki incinmeler, kaslara yapılan ani ve ağır yüklenmelerden ve egzersizlerden önce yeterince ısınmamaktan ileri gelebilir. Lifler gerilebilir, hatta yırtılabilir ve zarar görmüş bölgenin kanamasına neden olur. Burkulma, vücudun belli kısımlarındaki ani ve anormal hareketler sonrası oluşur. Dizde ve ayak bileğinde meydana gelen bağ zedelenmeleri (yırtılmalar) futbol ve benzeri sporların beraberinde getirdiği risklerdir. Vücudun ağırlığını taşıyan bacaktaki eklemlerin ani bir şekilde çevrilmesi ve bükülmesi büyük zararlar doğurabilir. Tendinit (tendon iltihabı / kiriş iltihabı), çalışırken ya da belli sporları yaparken, devamlı aynı hareketlerin tekrarlanması sonucu oluşur. İncinme belirtileri; Ağrı, şişme ve morarma genel incinme belirtileri arasında sayılabilir. Burkulma belirtileri; Ağrı, katılık ve hareketsizlik ve anında şişme genel burkulma belirtileri arasındadır. Diz ve ayak bileği bağlarında zedelenme (Yırtılma) belirtileri; Şiddetli ağrı, diz ya da ayak bileğinde anormal görüntü, ağrıyan bacağın üstüne basamama gibi genel belirtilerdir. Burkulma ve incinmeler için öneriler; İstirahat, buz (iç kanamayı ve şişmeyi engellemek için zarar gören bölgeye uygulanır), kompres (dikkatlice sarılmış elastik bandaj), askıya alma (şişmeyi engellemek için ağrıyan bölgeyi tercihen kalp hizasının üstünde tutmak). Bunların yanında, iltihap önleyici ağrı kesicilere de ihtiyacınız olabilir. Bağ yırtılmaları ameliyatla onarılabilir, ya da eklemi sabit tutmaya yarayacak şekilde alçıya alınması gerekebilir. Burkulma ya da incinme durumlarında öncelikle doktora gidilmeli ve röntgen çekilmelidir. Doktorunuzun size önerdiği doğrultuda tedavi uygulanmalıdır. “Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer; hastayken yatağa girer dinlenirdim. Ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim. Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım. Daha az konuşur, ama daha çok dinlerdim. Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim. Oturma odasında TV seyrederken, patlamış mısır yer, şömineyi yakmak isteyen birisi olduğunda ona engel olmazdım. Yerler leke olacak diye korkmazdım. Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım. Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım. Saçım bozulmasın diye, arabanın camının açılmasını önlemezdim. Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum. TV seyrederken daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim. Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın almazdım. Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı yaratmanın ne kadar harika olduğunu fark ederdim. Bu o kadar nadir bir olay ki. Mucize gibi bir şey. Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla “Önce git ellerini yüzünü yıka” demezdim. Onlara daha çok “seni seviyorum”, ondan da daha çok “özür dilerim” derdim. Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey; her dakikasını değerlendirmek olurdu. Dikkatle bak. Gerçekten gör. Yaşa. Vazgeçme. Küçük şeyler için şikayet etmekten vazgeç. Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi. Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım. Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için şükredin. Tek bir hayatınız var ve bir gün sona eriyor. Umarım her gününüzü değerlendirirsiniz. Herkesin Selamı Var Tolga adlı bir çocuk yatılı okulda kalıyormuş. Tolga oda arkadaşına demiş ki: -Ben sınavdan sonra memlekete gidiyorum. Sınav sonuçları gelince beni ararsın. Eğer annem telefona çıkarsa ve eğer 1 zayıfım varsa Ali’nin selamı var, 2 zayıfım varsa Ali’nin ve Ayşe’nin selamı var, 3 zayıfım varsa gerçi olamaz ama Ali’nin Ayşe’nin, Mehmet’in selamı var, 4 zayıfım varsa ki bu imkansız Ali’nin, Ayşe’nin, Mehmet’in ve Fadime’nin selamı var dersin. Tolga sınavdan çıktığında memleketine gitmiş. Sınav sonuçları gelince arkadaşı Tolga’yı aramış. Telefona Tolga’nın annesi çıkmış demiş ki: -Teyze, Tolga’ya söyle okuldaki herkesin selamı var. Hayal Yazar Ayşe Kulin Sayfa Sayısı 360 Basım Yeri İstanbul Yayın yılı 2014 Peri Masalı Yönetmen: Biray Dalkıran Oyuncular: Burcu Kıratlı Emre Kızılırmak Sedef Şahin Alp Korkmaz Çetin Altay Sema Moritz Selman Okumuş Esra Açık Itır Esen ve Orhan Aydın Tür: Romantik Süre: 117 dk Yapım: 2014 Araf, Cennet, Cehennem 3D ve Bana Bir Soygun Yaz filmleri ve Kanıt dizisinin yönetmenliğini yapan Biray Dalkıran’ın yönetmen koltuğunda oturduğu film, başkarakteri Mert’in hem ailevi çatışmalarına hem de aşık olduğu kadın Peri ile olan ilişkisine odaklanıyor. Filmin başrollerinde ise genç oyuncular Burcu Kıratlı ve Emre Kızılırmak yer alıyor. Çekimleri Kıyıköy’de gerçekleştirilen filmin konusu, gerçek bir aşk hikayesine dayanıyor. 1983’ten bu yana yaşamında yer alan renkli olaylara ve ilginç anekdotlara yer veriyor. Bu kitapta yazarlık hayaliyle başlayan bir yaşamın günümüze uzanan renkli görüntüleri yer alıyor. Özgün çizimlerle desteklenmiş olan Hayal aynı zamanda günümüze kadar uzanan yazarlık serüveninin de bir öyküsü anlatılıyor. Ünlü işadamı Asil Nadirden reklamcı Tunca Yöndere; halkla ilişkiler alanının duayeni Betûl Mardin’den Rahmi Koç’a kadar iş, yayın, siyaset dünyasından pek çok tanınmış ismin yer aldığı kitap Yahya Kemal Beyatlı’nın “İnsan âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar” sözleriyle başlıyor ve yazarın bir umuduyla son buluyor. Bu dünyada var olduğum sürece hayal kurmaktan vazgeçmeyeceğim. Okurlarımla daha nice hayalde buluşmak üzere! 9 Keskinoğlu, Sosyal Medyada Kampanyalarına ve Etkinliklerine Devam Ediyor 16 197 10 Yanlış Bilinen Doğrular 11
Benzer belgeler
Ağustos - Keskinoğlu
marka olma özelliği taşıyan Ravika,
önümüzdeki 5 yıl için hedeflerini
büyüterek var olan ihracatını 4’e
katlamaya hazırlanıyor.
Türkiye’nin global zeytinyağı
pazarında henüz istenilen yere
Şubat - Keskinoğlu
Global Pazarda Türkiye’yi 5 kıtada
75 ülkede temsil eden şirketler
grubumuz, 21 - 25 Şubat 2016
tarihleri arasında Dubai’de düzenlenen Gulfood 2016 Uluslararası
Gıda & Otel Ekipmanları Fuarı’na
işl...
Ekim - Keskinoğlu
mimarisinin özelliklerini taşıyan ve grubumuzun zeytinyağı markasıyla da aynı adı taşıyan Ravika Köyü gezdirildi.
Ravika Köyü’nde bulunan
yağhaneyi, kahveyi, bakkalı,
berberi, camiyi, okulu ve müze...