PDF Versiyonu - Kahve Molası
Transkript
PDF Versiyonu - Kahve Molası
Yazýlan, Okunan, Kopyalanan, Ýletilen, Saklanýlan, Adrese Teslim Günlük E-Gazete - Yýl: 2 Sayý: 354 29 Eylül 2003 - Fincanýn Ýçindekiler ■ ■ ISSN: 1303-8923 Arkadaþlarýnýza önermek ister misiniz? ■ ■ ■ KISAYOLLAR ■ Iþýðý dinlemek ... Mehmet Emin Arý ÞARKILAR NEYÝ SÖYLER? ... Mustafa Uyal BANA SESÝNÝ BIRAK ... Seyfullah Çalýþkan YILDIZINIZ KIPIR KIPIR, YA SÝZ? ... Nurettin Özdemir Milenyumun Mandalý...Sait Haþmetoðlu Dost Meclisi, Tadýmlýk Þiirler, Biraz Gülümseyin, Ýþe Yarar Kýsayollar, Damak Tadýnýza Uygun Kahveler SON BASKI kahvemolasi.com Arþivimiz Yazarlarýmýz Manilerimiz Forum Alaný Ýletiþim Platformu Sohbet Odasý E-Kart Servisi Sizden Yorumlar Kütüphane Kahverengi Sayfalar Medya Ýletiþim Reklam Gizlilik Ýlkeleri Kim Bu Editor? KAPI KOMÞULARIMIZ Editör'den : Teþekkürler kýzlar... Ýyi haftalar, Geçtiðimiz hafta bir küçük yavrunun eðitim dramý ile çalkalandý güzel memleketim. Bu hafta da ayný çalkantý süreceðe benzer. Cuma günkü yazýmda konuya farklý bir açýdan yaklaþmýþ ve o ana kadar hiçkimsenin dillendiremediði bir konuya deðinmiþtim. Diðer ana babalarýn yerine koymuþtum kendimi. Ayný gün Vatan gazetesinde Deniz Arman da ayný doðrultuda bir yazýyý kaleme almýþtý. Genelde tüm köþe yazarlarý küçük yavrunun haklarýný savunurken bir kiþinin diðerlerini de haklý bulmasý haftasonunda epeyce eleþtiri aldý. Arman dünkü yazýsýnda bu konuda yalnýz kaldýðýný ve buna alýþýk olduðunu da söylemeden geçememiþ. Anlaþýldýðý üzere Arman Kahve Molasý okuru deðil:-)) Sakýn ola sana ne oluyor demeyin, alýnýrým. Ne yani bizde koskoca kahveci camiasýnýn sesiyiz, az mý? (Bak hala gülüyorlar) Bizim molayý ona okutmanýn bir yolunu bulmalý, ama nasýl? Neyse sulandýrmadan konuya girelim. Dün gazetelerde yeralan haberler iþin vehametini gözler önüne sermesi açýsýndan çok önemliydi. Günahsýz bir yavrunun okuma dileðine çözüm üretemeyen, ürettiklerini söyledikleri çözümlerin uygulama imkaný olmayan yetkililerle, aymazlýðýn sorumsuzluðun bir baþka boyutunu daha ortaya koyuyordu sevgili büyüklerimiz. Çünkü verdikleri raporun gerçekleri tam olarak yansýtmadýðýda ortaya çýktý. Bu durumda hem günahsýz yavruyu sonu belirsiz bir karanlýða itiyorlar hem de diðer çocuklarý ve ana babalarý risk olmadýðýna inandýrarak bir aldatmacaya kurban ediyorlar. Normalde 50-100 Ga/Ml seviyesinde olmasý gereken virüs miktarý 13.000 ler seviyesindeymiþ. Bu rakamlar ne anlam ifade ediyor bilmiyorum ama önemli olmalý ki, Türk Alman Saðlýk Vakfý minik yavruyu tedavi etmek üzere Almanya'ya davet ediyor. Burada, hiçbir sakýncasý yok normal çocuklar gibi okula gider denilen çocuk aslýnda yoðun tedaviye muhtaç. Bunu anlayabilen varsa söylesin lütfen. Kara gün dostu Kýzýlay'ýmýzýn eliyle þýrýngalanan mikropu örtbas etme telaþýyla mini yavrularýn hayatý ile oynamak ne demek ola ki? Ýki kelimeyle, sorumsuzluðun dikalasý. Eðer bunlar doðru ise o çocuklarýný bu günahsýz yavru ile ayný sýnýfta okutmak istemeyen ana babalara söyleyecek hiçbir lafýnýz olamaz. Ne sizin ne de bizlerin... .......... Avrupa Þampiyonu olamadýk ama tadýndan yenmez bir ikincilikle süsledik voleybolu. Son maçta ki umursamaz oyunun tamamen psikolojik olduðuna inanýyorum. Hedeflerinin final oynamak olduðunu söylemiþlerdi ve hedeflerine ulaþtýlar. Ýþte o anda duyulan doymuþluk onlarýn maça asýlmasýna engel oldu. Voleybol gibi hýzlý oynanan sporlarda oyuncu psikolojisi çok önemli. Eminim eðer hedefleri þampiyon olmak olsaydý maça asýlýr ve þampiyon olurlardý. Oysa hepsi maçýn biran evvel bitip kutlamalara geçilmesini ister gibiydiler. Herþeye raðmen bu güzelliði bizlere yaþattýklarý için onlara binlerce kez teþekkürler. Bir sonraki sayýda buluþuncaya kadar bulunduðunuz yerden bir adým öne çýkýn. Sevgiyle... Cem Özbatur Yorum Oku / Yaz Yukarý Aklýmda Gezintiler : Mehmet Emin Arý Iþýðý dinlemek Eskimolarýn yazýlmamýþ geleneklerine uygun olarak bütün kabile yaþlý adamýn çevresinde bir çember olacak þekilde birleþmiþti. Herkes gelmiþti. Zamanýnda kendisi de bir çok kere bu vedalaþmaya gelmiþti ya. Bu sefer uðurlanan olacaktý, uðurlayan deðil. Yüzünde sakin bir gülümsemeyle herkese tek, tek baktý. Kimilerinin sadece elini tuttu, kimisini kucakladý. Hiçbir þeyin farkýnda olamayacak yaþtaki küçük torununu kucaðýna aldý, soðuktan kýzarmýþ burnunu kendi burnuna sürttü ve onu kokladý. Sonra gülümseyerek annesine geri verdi. Vedalaþmalar bitince yorgun kollarýný havaya kaldýrdý, öylece tuttu bir süre. Kalabalýktan birkaç kiþi sessizce aðlýyordu. Aðlayanlara anlayýþla baktý ve aðýr adýmlarla kýyýda çýkýntý yapmýþ buzun üstüne doðru yavaþça yürüdü. Bunun üstüne gelince yavaþça oturdu ve baðdaþ kurdu. Elinde büyük bir mýzraðý tutan adama bakýp yavaþça "Tamam" der gibi baþýný salladý. Genç adam tam mýzraðý ile buzu itecekken, kalabalýktan fýrlayan bir kadýn elindeki ufak bir torbayla koþturarak yanlarýna geldi. Bir þey demeden elini kaldýrdý. Genç adam durdu. Kadýn elindeki torbayý iki eliyle tutarak, buz tanrýsýna bir þey sunar gibi yaþlý adama uzattý. Buruk bir gülümseme her ikisinin yüzüne yayýldý. Yaþlý adam iki eliyle torbayý alýp önüne koydu ve baþýný salladý. Kadýn doðrulmadan geriye bir iki adým attý. Güçlü iki kol mýzraðý kullanarak büyükçe buz parçasýný denize doðru itti. Buz parçasý hafif bir çatýrtýyla kýyýdan koptu. Buzun çýkardýðý çatýrdama sesi çok azdý, belli belirsiz duyulmuþtu ama sanki ürkütücü bir çýðlýk kopmuþ gibi hemen herkes kýsa bir süre için gözünü kapadý. Kim çýðlýk atmýþtý? Sakin dalgalar buzdan yapýlmýþ ufacýk sandalý yavaþça açýklara götürürken, yaþlý adam sabit gözlerle geride kalanlara baktý. Yüzünde, bir duyguyu anlatan bir ifade yoktu. Öylece bakýyordu. Yarým daire haline gelmiþ kalabalýk da gözden kayboluncaya kadar orada durdular. Hiç hareket etmeden ve hiçbir ses çýkarmadan ufukta yavaþça kaybolan adama baktýlar. Arada esen keskin ve soðuk rüzgar saçlarýný savurmasa, onlarýn hepsini donmuþ sanýrdýnýz. Denizin üzerindeki yaþlý adam bir nokta haline gelinceye kadar kýpýrtýsýz durdular. Sonra o nokta da gözden silindi. Ama onlar hala öylece duruyorlardý. Neden sonra yaþlý adamýn torununun aðlamasý sessizliði böldü. Birden hepsi yavaþça hareketlendi ve aðýr, aðýr, buzdan yapýlmýþ evlerine doðru yürümeye baþladýlar. Aralarýndan bazýlarý, bir iki kere geriye dönüp baktý. Gördükleri sonsuz mavi bir okyanus ve üzerindeki buzlardý ama yaþlý adam yoktu artýk. Yaþlý adama torba içinde su ve tütsülenmiþ balýk getiren kadýn hala kýyýda duruyordu. Gözleri sabitlenmiþ, en son gördüðü noktaya bakýyordu. Kadýn birden bir çýðlýk attý. Acý bir çýðlýktý bu. Bütün buzlar ve bütün kutup parça, parça oldu. Kadýn da parçalandý ve yere döküldü. Ama buzdan yapýlmýþ evlerine doðru yavaþça yürüyenlerden hiç biri dönüp bakmadý. Kadýnýn çýðlýðý buzlardan oluþmuþ daðlardan yankýlandýktan sonra birden kesildi. Geride sadece ayaklarýn altýnda ezilen karýn sesi ve denizden esen rüzgarýn tuhaf þarkýsý kaldý. --0-Ellerini kalýn postun içinde birleþtirmiþ yaþlý adam artýk göremediði karadan gelen bir çýðlýk duydu. Ne kadar yaþlý olursa olsun hala bir avcýnýn kulaklarýna sahipti. Gözlerine inen bulanýk bulutlar geldi geleli artýk çok iyi göremiyordu ama kulaklarý onu asla yanýltmazdý. Ama sanki, etrafýný saran sakin dalgalarla kendi kendiyle konuþur gibi duran denizin her yerinden geliyordu gibiydi çýðlýk. Saðdan, soldan ve sonsuzluða kadar uzanan denizin bir ötesinden, her yerden geliyordu çýðlýk. Çýðlýk çok keskindi, ayaklarý güçsüz kalmadan önce kovaladýðý avlarda kullandýðý mýzrak uçlarý kadar keskindi. Mýzrakla yaralanan hayvanlarýn çýkardýðý hayat sesi kadar keskindi. Çýðlýðýn kanatmasý için tene deðmesi yetiyordu ama yaþlý adamýn hiçbir yeri kanamadý. Tuhaf ama denizin her yerinden gelen bu çýðlýk onun içini ýsýttý. "Deniz beni selamlýyor" dedi sesli olarak. Aslýnda biliyordu çýðlýðýn nereden geldiðini ve kime gittiðini ama böyle düþünmek istemiþti. Gözünü kapadý. Rüzgarýn ve dalgalarýn sesini dinledi bir süre. Anlamýþtý, çýðlýk kendi içinden geliyordu. Kendi içindeki sonsuz denizden geliyordu çýðlýk. Kendi içindeki sonsuz denizin kenarýnda duran bir kadýndan geliyordu çýðlýk ve kadýn denizdi. Ýçini ýsýtan çýðlýk kýyýya vuran dalgalar gibi kayboldu. Önce etrafa baktý, sonra da üzerinde baðdaþ kurup oturduðu buz parçasýna. Torunu doðunca gözlerine gelip yerleþen bulutlardan sonra bir baþkaydý dünya. Çizgiler, yüzler ve uzaklýklar arasýndaki farklar azalmýþtý. Her yer maviydi. Biraz ötede, uzakta büyük buz parçalarý gördü. Uzaktan seçemiyordu. Karaltýlar vardý üstünde, bir hayvan yada bir baþka bir þey? Emin olamadý. "Yol arkadaþlarým" dedi içinden. Sonra sesli tekrarladý, "yol arkadaþlarým". Sonra tekrar buz parçasýna baktý. Ellerini kalýn kürkün içinden çýkartýp buz parçasýna dokundu. Kayýðým dedi içinden, sonra sesli tekrarladý, "kayýðým". Ne zaman erirdi? Bilemezdi ki. Kýyýdaki buz uzantýlarý ince olurdu genellikle. Belki gökyüzünde iki güneþ eskiyince, belki de buzdan yapýlmýþ iglio içindeki ateþin gece sönmesi kadar bir zamanda. Kim bilir... Aslýnda çok da önemsemiyordu. Kayýk erimeden o denizde çoktan eriyecekti. Buzdan kayýðý denizde eriyip gitmeden o kendini sulara býrakacaktý zaten. Yeteri kadar yaþamýþtý, daha fazla yaþamak istemiyordu. Sadece ama sadece kendine veda etmek istiyordu. Biliyordu. Kendisi genç bir avcýyken, buna benzer bir buz parçasýnýn üstüne sakince ve deniz kadar geniþ bir kabulleniþle oturan yaþlýlarýn hiç birisi bir daha geri dönmemiþti. Kendisi de geri dönmeyecekti... Elini biraz uzatýp soðuk suya daldýrdý ve ýslak elini yüzüne sürdü. Serin tuzlu su hoþuna gitmiþti. Ama artýk bir þeyden hoþlanmak istemiyordu. Veda etmesi gerekti her þeye, hoþlanmalara da. Çoktan yapmýþtý bunu ama iþte biraz kalmýþ. Çok deðil iki güneþ zamaný öncesinde, buzdan yapýlmýþ kulübenin içinde yanan ateþin duvarlarda yaptýðý tuhaf ýþýk oyunlarýna bakarken anlamýþtý bunu. Tembel ateþin ýþýðý buzdan duvarlarda ona bir þey anlatmýþtý. Sarý ýþýk buzun üstüne düþünce enerji dolu, bilge bir mavi oluyordu. Sabaha kadar ýþýðý dinledi ve içindeki sesi gördü. Iþýðýn ona anlattýklarýný büyük bir dikkatle dinledi. Týpký, küçük bir çocukken, buz tanrýsýnýn Eskimolarý nasýl yarattýðýný anlatan dedesini dinler gibi ýþýðý dinledi. Buz tanrýsý bir parça buz aldý eline ve nefesini verip onu ýsýttý. Isýnan buza "konuþ" dedi. Buz konuþtu. Böyle yaratýlmýþlardý. Çocukluðundan kalan anýlarýn böyle aklýna gelivermesi onu þaþýrttý. Eskiden, avýnýn peþinde elinde mýzrakla tutkuyla koþtuðu zamanlarda hayatý hiç düþünmezdi. Bir avcý düþünmez ki, sadece yaþar. Buz tanrýsýnýn ona verdiði güç gövdesinden gitti gideli düþünür olmuþtu hayatý. Her gün her yeri aydýnlatan ýþýðý da yeni görmüþtü. Bir þeyler anlatýyordu ýþýk. Buzdan duvarlarda kendini bölüyor, sonra baþka bir yerde topluyordu. Uzun bir çizgiden, neþeli bir yuvarlaða, sonra da peþinde koþtuðu bir hayvanýn þekline bürünüyordu. Iþýk her þeydi, her þeyde ýþýk. Kulübenin içinde uyuyanlarýn sesleri bile bölememiþti ýþýðýn konuþmasýný. Torunu aðladý, annesi uyanýp sarýldý ve torunu tekrar uyudu. Buzlar tanrýsýn yarattýðý evrende sadece yaþlý adam ve ýþýk vardý. Ateþ söndü, bilge mavi ýþýk kayboldu. Anlamýþtý, artýk gitmeliydi. Sabah olunca "gitmek istiyorum" demiþti oðluna. Bir parça tütsülenmiþ balýk ister gibi sakince söylemiþti. Oðlu bir þey demeden baktý ona. Sanki bunu diyen babasý deðil de, asla karþý koyamayacaðý buz tanrýsý gibi baþýný öne eðdi. Buz tanrýsý babasýnýn aðzýndan konuþmuþtu. Baþka kim bu kadar sakin ve bilgece konuþabilirdi ki? Oðluyla konuþalý daha iki güneþ eskimiþti gökyüzünde. Kendi yaþamýný düþündü, kaç güneþ eskimiþti gökyüzünde. Çok güneþ eskitmiþti, parmaklarýnýn sayýsýndan fazla, sürüler halinde yüzen balýklar kadar çok. Kendi babasý söylemiþti, güneþ eskiyince bir sürü yýldýz oluyordu.. Sonra ertesi gün baþka bir güneþ gelirdi ve o da eskiyip yýldýzlara bölünürdü. Hayat buydu. Hayatýnda eskittiði son güneþi ufka doðru yavaþça düþerken baktý, kararlýydý, artýk bir güneþ daha eskitmek istemiyordu. Sakin denizden gelen huzursuz bir dalga buzdan kayýðýný hafifçe salladý. Bir an için alabora olacaðýný sandý ama hiç bir þey olmadý. Sadece sallandý ve önündeki torba denize düþtü. Uzanýp torbayý almak için uðraþmadý. Torba bir süre yaný baþýnda ona eþlik etti ve sonra o da uzaklaþtý. Bir an, torbanýn içinde ne var diye merak etti. Merak duygusunu da kenara býraktý. Birden bir þeyi fark etti. Buzdan kayýðý sallanýp alabora olunca hiç korkmamýþtý. "demek ki" dedi içinden, "kendime çoktan veda etmiþim". Buzdan kayýðýnýn birden hýzlandýðýný fark etti. Bir akýntý onu yakalamýþtý. Ufak girdaplar baþlamýþtý etrafýnda. Yuvarlak su çizgilerini gözlere yerleþen bulutlarýn ardýndan hayal, meyal seçebiliyordu. Girdaplarýn bir tanesinin içine düþtü. Buzdan kayýðý kendi etrafýnda hýzla dönmeye baþladý. Bu çok hoþuna gitti. Bütün bir dünya kendi etrafýnda dönüyordu. Neþeli bir kahkaha attý. Sonra buzdan kayýk birden nereden geldiði belli olmayan bir sisin içine giriverdi. Koyu bir sisti bu. Gözlerinin önünden hiç gitmeyen bulutlarýn ardýnda koyu bir beyazlýk. Uzaktaki güneþ bile ýþýðýný azaltmýþtý. Karanlýk deðildi ama ýþýk utangaç olmuþtu. Belirsiz bir mesafeden ona bakýyordu. Akýntýnýn küçük anaforlarý kayboldu. Dönmüyordu artýk. Ufak bir çatýrdama duydu. Kayýðý eriyordu ve bir buz parçasý ayrýlmýþtý. Eliyle kayýðýnýn etrafýný yokladý. Keskin bir kenarý fark etti. Eli denizle buluþtu ve üþüdü. "Tuhaf" diye geçirdi içinden. Bir Eskimo olarak ilk kez hissediyor gibiydi soðuðu. Çok uzun zaman sonra tekrar üþümüþtü. Geçmiþini, ilk kez üþüdüðünü hissettiði aný düþündü ama hatýrlayamadý. Çocukluðuna dair çok silik bir aný gibiydi. Belki buzdan yapýlmýþ kulübenin içinde çýplak bir çocukken, annesinin dalgýnlýðýndan faydalanýp dýþarý fýrladýðýnda üþümüþtü. Beyazdý soðuk, bembeyaz. Bunu biliyordu. Peki sýcaðýn rengi neydi? Ateþin göbeðindeki parýltý mý? Yok, yok daha koyu bir renkti sýcak. Güneþ mi? O da olabilirdi ama sýcaðýn rengini tarif etmeye yetmiyordu. Karýsýnýn yüzü geldi aklýna, seviþtikten sonra yüzüne vuran renk. Sýcak oydu iþte. Birden sisin içinden çýktý ve güneþ göründü. Yaþamýnýn son güneþi de yavaþça eskidi. Gökyüzünde yýldýzlara bölündü. Baþýný kaldýrýp yýldýzlara baktý. Ne kadar çoktular. Nasýl oluyordu da eskiyen bir güneþ bu kadar yýldýz olabiliyordu? Nasýl oluyordu da sabahlarý yeni bir güneþ çýkýyordu ufuktan? Avcý olmayý býrakalý beri sorduðu sorulardý. "Yaþam bitince sorular baþlýyor" dedi kendi kendine. Artýk soru sormanýn bir anlamý yoktu. Bak iþte dalývermiþti yine sorulara ve ölmeyi unutmuþtu. "gitmeliyim" dedi seslice. Kendini buzdan kayýðýn üstünden denize býrakacakken bir ses geldi uzaktan. Biraz ilerideydi. Ýki mýzrak atýmý mesafede. Havaya neþeyle sýçrayan suyun sesiydi bu. Hemen anlamýþtý. "Bir balina olmalý" dedi içinden. Belki de bir balina ailesi, baba balina, anne balina, yavru balina. Yanlarýna gelmelerini istedi. Cýlýz bir sesle, annesinin ona çocukken öðrettiði balina þarkýsýný söylemeye baþladý. Balinalarýn bir þarkýsý vardý zaten. Gözünü kapadý, þarkýyý söyleye devam etti. Onu duyarlardý, biliyordu. Ne kadar uzak olursa olsun, her balina bu þarkýyý duyardý. Ufak buzdan kayýðýna bir þey çarptý, sarsýldý. Gözünü açtý. Bir balina gelmiþti yanýna iþte. Buna hiç þaþýrmadý. Balinalarýn geleceðini biliyordu. Ötekiler de hemen yakýnlarda bir yerde olmalýydý. Elini uzatýp hemen yaný baþýnda duran balinaya dokundu. Dokunur dokunmaz balina su püskürttü. Yavaþça yaðlý deriyi okþadý. Neþeli bir fýskiye biraz ötesinde gökyüzüne doðru sýçradý, yaþlý adamý ýslattý. Sýcaktý su, sýmsýcak. Karýsýnýn yüzünü hatýrladý birden. Seviþtikten sonra yüzüne gelen o rengi anýmsadý. Kendini ýslatan suyun rengiyle aynýydý. Kalan son enerjisiyle buzdan kayýðýnýn üzerinde doðrulmaya çalýþtý. Ayaklarý iyice uyuþmuþtu, hissetmiyordu. Elini dizine koyup, zorlukla doðruldu ve yýðýlýr gibi kendini balinanýn üstüne attý. Bir an için düþecek gibi oldu ama büyük gövdenin üstünde tutunmayý becerdi. Sonra yüzükoyun balinanýn üstüne uzandý. Ayaklarý suyun içinde kalmýþtý ama baþý ve gövdesi yukarýdaydý. Yaþlý elleriyle büyük gövdeye sýkýca sarýldý. Týpký soðuktan burnu kýzaran bir bebekken annesine sarýldýðý gibi. Balina hiç kýpýrdamadan yaþlý adamýn tutunmasýný bekledi bir süre ve yüzmeye baþladý. Kuyruðu sakin vuruþlarla denizi geriye itiyordu. Yaþlý adam baþýný kaldýrdý ve gülümseyerek yaþamýnýn son güneþinden arta kalan yýldýzlara baktý. Sonra tekrar balinalarýn þarkýsýný söylemeye baþladý. Balina su püskürttü hafifçe. Yaþlý adam ýslandý. Sýcaðýn rengi üstüne sindi ve bu renkle ýsýndý. Balina ve göremediði diðer balinalar yavaþça yüzüyorlardý. Kaç balina vardý bilmiyordu yaþlý adam. Büyük bir aileydi ve o da onlardan biriydi. Önemli olan buydu. O yaþlý bir balinaydý. Hýzlandýlar. Tüm bir balina ailesi, bilinmeyen bir yere yere doðru, neþeli balina þarkýsýný söyleyerek hýzla yüzüyorlardý. Yaþlý adam baþýný kaldýrýp tekrar gökyüzüne baktý. Tüm yýldýzlar baþýnýn üstünden akýp gidiyorlardý. Þarkýsýný daha yüksek sesle ve daha neþeyle söylemeye baþladý. Neredeyse baðýrýyordu. Öylesine mutluydu ki. Bazen þarkýsýný kesip kahkahalarla gülüyor, sonra kaldýðý yerden tekrar devam ediyordu. Balinalar da kahkahasýnýn bitmesini bekleyip ona katýlýyorlardý. Nereye gidiyorlardý? Bu coþkulu aile, bu coþkulu þarký nereye gidiyordu? "Dünyanýn bittiði yere götürüyorlar beni. Hep merak ettiðim o uzak yere" dedi içinden. Tutunmaktan kollarý epey yorulmuþtu. Az kalmýþtý dünyanýn bittiði yere, biliyordu. Tekrar sýkýca sarýldý balina kardeþine. Baþýný yasladý, bir süre onun kalp atýþlarýný dinledi. Balinalarýn þarkýsý, büyük gövdelerin suyu yararken çýkardýðý zarif ses ve büyük bir kalbin sesi onu mutlu etti. Balina durdu ama hala þarký söylüyordu. Ýþte, dünyanýn bittiði yere gelmiþlerdi. Yaþlý adam baþýný kaldýrdý, gökyüzüne baktý. Son eskittiði güneþten olma gökten bir yýldýz yere düþtü. Daha önce geceleri düþen yýldýzlardan çok görmüþtü. Bu onun yýldýzýydý. Son eskittiði güneþinin yýldýzý. "Hazýrým" dedi balinaya fýsýltýyla. Tüm bir balina ailesi onun sözünü duydu. Þarkýlarý sustu. Hepsi derin bir nefes alýp daldýlar. Yaþlý adam da onlarla birlikte son nefesini aldý ve kollarýnda kalan son güçle balinaya sýkýca sarýldý. Derinlere, çok derinlere doðru gittiler. Çok derinlerde bir yerde, mavi bir ýþýðýn içinde sýcaklýðýn renginde baþka bir ýþýk vardý. Yaþlý adamýn nefesi tükendikçe sýcaklýðýn rengi büyüdü, büyüdü ve mavi ýþýðý kapladý. Hemen hatýrladý bu ýþýðý. Buzdan kulübesinin içinde, herkes uyurken dinlediði ýþýktý bu. Koskocaman, sýcaklýðýn renginde bir ýþýk. Iþýðýn içinde kayboldu. Gördüðü en son þey de bu ýþýk oldu. Balinalar tekrar su yüzüne çýktýlar. Dünyanýn bittiði yerden geri döndüler. --0-Deniz kýyýsýnda duran kadýn gökten düþen yýldýzý gördü. Uzakta, çok uzakta, dünyanýn bittiði yerdeydi. Düþen yýldýzý tutacakmýþ gibi elini uzattý ama geç kalmýþtý.Yapacak bir þey yoktu. Hafifçe gülümsedi ve elini salladý. Ve sonra içinde sýcaklýðýn rengindeki ateþin yandýðý buzdan kulübelerin olduðu yere doðru yürümeye baþladý. Gecenin sessizliðinde, balinalardan öðrendiði þarkýyý söyleyen rüzgarýn ve kadýnýn ayaklarý altýnda ezilen karýn çýkardýðý sesten baþka hiçbir þey duyulmuyordu. Mehmet Emin Arý http://www.eminari.com Arkadaþýna Öner Yorum Oku / Yaz Yukarý Entel Kahveci: Mustafa Uyal ÞARKILAR NEYÝ SÖYLER... Þarkýlar seni söyler, Dillerde naðme adýn.. diye gider, nasýl oluyorsa “Huysuz ve Tatlý” bir kadýna yazýlmýþ bu mükemmel þarký. Hepimiz hayret bir þekilde ezbere biliriz tüm sözlerini ve geçiþlerini..kendi hesabýma ben Türk Sanat müziði meraklýsý olmadýðým halde hep bu güftenin hedefindeki kadýný merak etmiþimdir, ayrýca þu elden ele gezen küçük cezveyi ve nice simgeleþmiþ bilinmez sevgiliyi olduðu gibi . Bildiklerimiz de var tabii . Mesela Karantinalý Despina’nýn hikayesini Timur Selçuk sesledirdiðinde Despinanýn Yunan iþgali sýrasýnda Ýzmirde yaþayan bir dansöz olup, hala Ýzmirde yaþayan Tütün ve Üzüm taciri köklü bir ailenin atasý olan Muammer bey ile pek sýký fýký oduðu halde Ýzmiri iþgal eden Yunan donanmasýnýn komutaný Albay Zafirou ile derhal iþi piþirdiðini ve Muammer beyi periþan ettiðini bilmez miyiz? Ya da Ýlhan Þeþen’in Sumru Yavrucuk’a Neler oluyor bize ? diye seslendiðini, Veya Sezen Aksu’nun “Sarý Odalarda” basýnýn açýkladýðýna göre “olum” dediði adamýn Sinan Çetin olduðunu? Magazin olduk vesselam. Ama magazin kýsmý bir yana konulursa bir þarkýda kimin kime ne dediðini bilmek bazan sýradan müzik çaðýrýþýmlarýna çok daha fazla renk ve anlam katabiliyor. Timur Selçuk’un yorumuyla Nazým Hikmet’in oðluna Varnadan seslandiði “Memet” ile Erol Evgin’in “Þoför Mehmet”ini ayný renklerde dinleyebilmek mümkün mü? Bu takýntýyla yola çýkýnca insan neler öðreniyor neler..Ne hikayeler gizli her þarkýnýn arkasýnda veya notalarýnýn arasýnda. Ben bildiðim bir kaçýný paylaþmak istedim . Muhakkak bazýlarýný Sizler de bilirsiniz , bilmediklerimiz varsa da biz de onlarý duymak isteriz. Önce gerçekten tüm hayallerimizi yýkan örnekler var. Eros Ramazotti’nin “Cosa Della Vita”sý gibi . Yaz akþamlarýnda millet birbirine iyice sokulup Ramazotti’nin derin sesinde yoðrulan Ýtalyancanýn büyüsüyle “ iþte bizim þarkýmýz “ falan derken Eros Ramazotti’nin hayatýnýn ne kadar periþan geçtiðini, ailesinin yoksulluðundan dem vurduðunu hani neredeyse “jiletlik” bir þeyler söylediðini bilseler ne yaparlardý acaba? Cat Stevens’ýn yani günümüz Yusuf Ýslam’ýnýn unutulmaz parçasýnda ” Sad Lisa” yý kapýnýn hemen yanýndaki köþede oturan ve her an evi terk etmeye hazýr üzgün ve kýrgýn bir genç kadýn olarak algýlayan bizlerin bu þarkýnýn Cat Stevens’ýn bütün gün uyukluyan kedisi için yazýldýðýný öðrendiðimiz gün þaþýrdýðýmýzdan fazla þaþýrýrlar mýydý? Veya Art Garfunkel’ýn muhteþem “Bright Eyes”ýnýn ormanda yaþayan hayvanlara, Beatles’ýn “Martha My Dear”ýnýn Paul’un çoban köpeðine yazýldýðýný bilmek onlarý rahatlatýr mýydý. Yani hayvanlara yönelik bir þey yazacaksan kabul ama bunu neden Sevgili Barýþ Manço gibi “Arkadaþým Eþþekk” gibi yapmazsýn da tutar ayýþýðýnda dinlenecek, kemanlarla süslü , göz göze diz dize melodileriyle bizi yerden yere vurarak yaparsýn iþte o bir garip. Neyse bu tür melodilerle yerden yere vurulan sadece bizler deðiliz Roberta Flack “Killing Me softly with his song” diye listelere vurduðunda nasýl bir deprem yaratmýþtý hatýrlar mýsýnýz ? (Yani 40 yaþ grubu siz öne çýkýn lutfen..) . Bu yeteneðine þarkýlar yazýlan adam ise bir sevgili deðil bir baþka þarkýcý. Vincent’ta Van Gogh’u , “American Pie”da Folk ilahlarý Arlo ve oðlu Woody Guthrie’yi anlatan Don Mc Lean. Meðer Roberta Flack ona çarpýlmýþ biz Robertaya .Bunlar romantik yaklaþýmlý bir iki örnek idi. Öte yandan hayatýn acý gerçekleri ile ilgili problemleri anlatan parçalar da vardý. Mesela Hurricane filminde Rubin Carter adlý boksörün ýrk ayrýmcýlýðý ve ön yargý yüzünden baþýna gelenler, hayatýnýn elinden çalýnmasý anlatýlýyordu týpký yýllar önce Bob Dylan’ýn ayný adlý þarkýsýnda olduðu gibi. Kahveciler bu öyküyü baþka bir arkadaþýmýzýn satýrlarýndan iyi hatýrlayacaklar. Bob Dylan da satýr satýr ayný hikayeyi anlatmýþtý. O baþkalarýna aðýt yakarken Joan Baez ise o Bob Dylan’la aðdalý bir aþk ve niþanlýlýk dönemi bittikten sonra “Diamonds and Rust” adlý parçasýnda uzun uzun sitem etmiþti. Artýk onun “Kutsal Meryem” sesli aþký olmadýðýný ve onu Pýrlantalar kadar deðerli zannederken sadece “pas” olduðunu keþfettiðini ima eder. Bu ara her konserinde ve “Children and all that Jazz” parçasýnda da Bob Dylan’ýn devrik vurgulamalarýyla þarký söylemesini de mükemmel taklit ederek dalgasýný geçer durur. Bu ikili protest folkun, Newport , Woodstock gibi kült festivallerin önemli tipleridir Týpký bir zamanlarýn müthiþ dörtlüsü Crosby Stills Nash and Young gibi.. Onlar en derin yorumlarýndan birini Nixon aleyhinde gösteriler sýrasýnda Polisin ateþ açmasý sonucu 4 öðrencinin öldüðü Ohio Kent Üniversitesi olaylarýný anlattýklarý “Ohio” ile ortaya koymuþtu. Bu büyük protest parça 1968 kuþaðý ve sempatizanlarýný- ki bu ikinci grup ayný zamanda o günkü diskolarý dolduran tüm gençleri de kapsýyordu, herkesi saygý duruþuna geçirirdi. Hala arada bir de olsa bir Amerikada bir barda veya kafede çalýnsa o zaman hayatta olmayan gencecik Amerikalýlarýn dahi sessizleþtiðini, biraz daha yaþlýlarýn saygý duruþuna geçtiðini görmek olasýdýr. ( BKZ. Kahve Molasý 2 nisan 2003/ 4 mayýsta Baðdat DÜÞER MÝ?) Elton John yani Sir Elton John ise baþka bir fenomen genellikle beste yapan ve söz yazarlýðýný Bernie Taupin ’e yaptýran Sir duygularuyla yaþayan biri...“Song For Guy”ý ekibinin getir götür iþlerini yapan bir kurye gencin ölümü üzerine yazmýþ ve bunu en az 4 albümüne almýþtý, Prenses Diananýn ölümünde alelacele revize ederek Goodbye England’s Rose diye söylediði Candle in The Wind ise bilindiði gibi Marylin Monroe için yazýlmýþ bir Baladdý. Ama Elton John’un en son polemik konusu olan parçasý Blue Eyes oldu. Bu þarkýyý Paul Newman’a olan aþký (!) için yazdýðý söylentileri çýktý , Elton John ne yalanladý ne doðruladý ama Paul Newman eski tüfek olarak sert bir çýkýþ yaparak Selçuk Erdem karikatürlerinde olduðu gibi “Hadi Len” vari bir yaklaþým gösterince konu acilen kapandý . Ne de olsa aykýrýlýk var, kolay deðil. Bu tür cinsellik temalarý içeren þarkýlar arasýnda hemen aklýmýza gelen lerden birisi Leonard Cohen’in Janis Joplin ile yaþadýðý sert iliþkiyi nerdeyse detaylý olarak anlattýðý “Chelsea Hotel No 2” . Burada Cohen “bana yakýþýklý erkekleri tercih ettiðini ama benim için bir istisna yapacaðýný söyledin” derken hafif gururludur. Sebebini tahmin edersiniz ama Serge Gainsbourge Ýle Jane Birkin'in net bir teþhir vakasý sayýlabilecek , efektleri yatakta kaydedilmiþ "Je t'aime moi non plus" ünü saymazsak gelmiþ geçmiþ en seksi þarkýlara iki kült aday vardýr birisi Rolling Stones’un tahrik dolu “ Angie” si, diðeri ise Yasak bir iliþkinin anlatýldýðý Billy Paul’ün “Me and Mrs Jones” u. Aslýnda bütün þarkýlar bir anlamda bir çaðrý, bir serenat deðil midir sevilene ve tüm serenatlarýn sonunda hedef ayný deðil midir? Yani Sinatra “ Doo Bee Doo Bee Doooo “ derken o iki yabancýnýn geceye yabancý baþladýklarýný ama çok (!) samimi bitirdiklerini mi kastediyor bilinmez ama Tüm þarkýlarýn bazen sevimsiz platformlarda bile olsa insanlarý birbirine yaklaþtýrmak için yazýldýðýný düþünmek güzel... Mustafa Uyal Arkadaþýna Öner Yorum Oku / Yaz Yukarý Deniz Fenerinin Güncesi: Seyfullah Çalýþkan BANA SESÝNÝ BIRAK Sen akýp geçeni zaman mý sanýyorsun? Yanýlýyorsun, özleminde soluklandýðým. Bu gün, yarýn diye akýp gideni günler mi sanýyorsun? Gözlerine deli divane olduðum. Ömrümüz geçiyor yazýn ardýndaki hazan gibi. Kaç sabah kaldý elimizde, karanlýðýn ardýnda kaç güneþ? Düþlerimi gözlerinle çarptým, özlemlerimi umutlarýmla. Sonuç hep imkansýz çýktý, hep hasret. Elde iki bahar olsun istedim, üstüne altý tane de yaz koyalým. Onluk bozdum, içim karardý. Keþke bu gün seni hiç görmeseydim. Kalýn sesli, asýk yüzlü radyo bültenlerinden yapýlan basýn açýklamasýndan alýnmýþ gibiydi bütün cümlelerin. Ýçinde senden bir ses aradým, senden bin nefes aradým bulamadým. Bütün umutlarým yarýnda seni bekliyor. Bütün saatlerimi sana kurdum. Sakýn unutma, bana gelmeden bir kez kendine bak. Ama benim sana baktýðým gibi, ürpererek... Acýlý bir hüzün yerleþmesin düþlerime, þimdi zamaný deðil. Ayrýlýklar bu mevsim ölüm gibidir. Derin çukurlarda karanlýktýr yedi kat. Dayanamam... Düþünmek bile üþütür beni, kaným çekilir, aklým yiter. Gelirken bir demet gülüþ getir bana. Bu telefondaki ses senin olamaz. Bir yanlýþlýk olmalý. Telefonda konuþan sen miydin? Bana ilk defa “yeþil gözlüm” demedin. Adým ne kadar sahipsiz çýkýyordu dudaklarýndan. Buzdan bir rüzgar deðdi tenime. Soðuk bir sokakta hissettim kendimi. Kimsesiz ve çaresiz bir çocuktum. Sanki bilmediðim bir kitaptan bölümler okuyordun bana. Durmadan, soluklanmadan, yutkunmadan asker adýmlarýyla geçiyordu sesin. Sen bitirdin, telefon elimde kaldý. Söylediklerinin çoðunu anlayamadým, belirsizliklerde asýlý kaldým. Bunun infazý gelip çatmýþ idamdan ne farký var? Paltomu giymek, ayakkabýlarýmý baðlamak, sokaða çýkmak istemiyorum. Telefon etsem, hastayým desem, gitmesen. Bir gün daha ertelesem, bir gün sonraya. Bu gece belki kýyamet kopar, dünya durur. Çekip gitsem bu kentten. Hemen þimdi, ilk otobüse binip gitsem. Bir daha hiç dönmesem. Bütün adreslerimi yaksam, bütün telefonlardan daha uzaða kaçsam. Boþuna çareler bunlar, boþ düþünceler. Ne fark eder. Ha bu gün ha yarýn. Bir ölümün çaresi yok bir de ayrýlýðýn. Geliyorum sevgilim, sana geliyorum, isteksizce ve zoraki. Binlerce keþkem var, milyonlarca piþmanlýðým. Titriyor muyum? Hayýr soðuktan falan deðil. Biriktirdiðim bütün düþleri söküyorsun diþlerimi söker gibi. Ýçim acýyor onun için. Gözlerim seðiriyor, yine ellerimi koyacak yer bulamýyorum. Bu kaçýncý çaresizlik, kaçýncý ölüm. Kaçtýðým karabasanlarýn, uykusuz gecelerin beni fýrlatýp atmaya bir türlü usanmadýðý, ayný yer. Yine mi boran, karlar mý savruldu yoluma? Kime gitmeli, nasýl etmeli. Nasýl aklýmdan çýkarayým þimdi seni? Kendine iyi bak. Güzel günlerimiz de oldu seninle. Belki sevmeyi öðrendim ama seni yüreðimde tutamadým. Gitsen bile; hatta þimdi tükenmiþ olsa da bütün sevgin, seni sevmek, tanýmak bahar tadýndaydý. Bakýþlarýn kuþ cývýltýsýyla doldururdu sokaklarýmý. Anlýyorum, büyü bozuldu, bir rüyadan belki þimdi uyandýk. Haklýsýn, biliyorum ama kabullenmek zor. Sen bana aldýrma olur mu? Birkaç gün geçsin üstünden. Kendime gelirim, meraklanma. Hiçbir þey açýklama, anlatma, boþ ver. Bilmek istemiyorum... Her cümlen içimdeki yalnýzlýðý büyütüyor ve çaresizliði. Sen git artýk, akþam iniyor sokaklara, bak hava da iyice soðudu. Git artýk, yeter... Kýzgýn mýyým, öfke mi dolu, insanlardan ve yaþamdan nefret mi ediyorum? Hayýr, hiç biri deðil. Sýðýnacak bir yer arýyorum, gidecek bir arkadaþ. Hiç bir þey hissetmiyorum. Sadece çok üþüyorum, sýcacýk bir soba yanýnda uzanmak istiyorum. Çok eskilerden, çocukluðumdan bir bayram arifesi akþamý. Yeni bir pantolon almýþ babam, bir çift lastik ayakkabý. Kucaðýmda bayramlýklarým, rüyalarda çalkanarak uyuyorum. Bir türlü sabah olmuyor, bayram gelmiyor. Babam camiden dönse bayram baþlayacak. Bayramlýklarýmý çoktan giydim, saçlarýmý taradým. Bayram sevinci çocuklarý sokakta bekliyordu. Sokaða koþtum, yüreðim maviliðe ilk defa kanat açan kuþ gibiydi. Babama koþtum... Kollarýna varamadan savruldum, ayaðým taþa mý takýldý? Anlayamadým. Dizim kanýyordu. Babam acýmý dindirmek istercesine sarýldý. Dizime baktý. Aðlýyordum, kanayan dizime deðil, dizi yýrtýlan pantolonum acýyordu. Yarým kalan sevincim acýyordu. Sevgilim ayrýldýðýmýza aðlamýyorum. Çaresizliðim acýyor, gidiþinle içimde býraktýðýn karanlýk aðlýyor. Güller Beni Anlar Seyfullah [email protected] Arkadaþýna Öner Yorum Oku / Yaz Yukarý YILDIZINIZ KIPIR KIPIR, YA SÝZ? Ailenizin Yýldýz Falcýsý : Nurettin Özdemir KOÇ (21 Mart-20 Nisan) Sevgili koçlar Venüs bu hafta yine size misafir. Dolayýsý ile iliþkileriniz bir o kadar renkli. Yinede ailevi sorunlarýn altýnda fazla ezilmeyelim lütfen..Cuma gününe dikkat edin. Sevdiklerinizi öylesine amansýz duygu bombardýmanýna tutmadan itidalle severseniz haftanýzýn duygusal tansiyonuda düþer diyorum. Duydunuzmu koçlar ?... Ýþ hayatýnýzda bu hafta sakýn olun koçlar. Bu aralar eliniz pek kuvvetli olmayabilir. Kapalý kapýlarý parçalamaya gerek yok ve herkeside düelloya davet etmenin sýrasý hiç deðil. Bir geçiþ dönemindesiniz. Geçen hafta saatli bomba gibiydiniz bu haftada korkarým patlamaya ramak var. Gevþetin cendereyi koçlar. BOÐA (21 Nisan-20 Mayýs) Geçen haftayý güzel güzel yudumladýnýz derken bu hafta yine parlýyorsunuz boðalar. Çevrenize ilham veriyorsunuz inanýn.. Bu hafta yýldýzlar yine boðalarýn üstüne titremekte þevkatle.Gizemli sevgiler sizin ve çok seviliyorsunuz.. Benden söylemesi, sizleri kevgire döndürecek aþklardan kaçýnýn. Hani sükseniz çok ya bu aralar, n'olur n'olmaz... Turizm dalýnda ve sanatlar baþta olmak üzere yaratýcýlýk gerektiren mesleklerde büyük baþarýlar söz konusu boðalar. Ufak aksaklýklar kendiliðinden kaybolacak ve hedefinize emin adýmlarla devam edeceksiniz. Projelerde özellikle parasal sorunlar aþýlacak merak etmeyin. Formunuz daha nasýl olabilirki boðalar allahaþkýna !! Üstelik böyle yýldýzlardan torpilli olursanýz.. ÝKÝZLER (21 Mayýs-21 Haziran) Bu hafta yine bir taraflara müthiþ kaçýþ planlarýnýz var ikizler.. geçen haftadan beri. Kaçamadýnýzmý yoksa ! Þaka bir yana birþeyler oluyor sizin aþk hayatlarýnýzda, yada hayalini yaþýyorsunuz. Aþýrý oynamayýn hayallerle, illüzyonlar pusuda ve bunu unutmadan çarþamba gününe dikkat edin. Eminseniz kendinizden celallenin, ya bitsin ya bitsin deyin ve kesin þu ipi. Boynunuza halat olmuþ neredeyse... Aman gözünüzü sevim ikizler iþ hayatýnýzda sürpriz geliþmelere dikkat bu hafta. Anlaþmalara, imzalara ve iþ vaatlerine ihtimam gösterin. Son piþmanlýk... Haydi ekimi bekleyin, az kaldý. Formunuz geçen haftaya nazaran bir hayli yüksek ikizler. Stressiz olmuyor deðil mi ? YENGEÇ (22 Haziran-22 Temmuz) Sevgili yengeçler yuvanýza o kadar düþkünsünüzki. Hani ara sýra aklýnýzdan baþka yörelere demir atmayý düþünsenizde o baðlýlýk sizi tutuyor. Aþk hayatýnýzda birazcýk fantezi bir lüks olmayacak, mevsime has monotonluðu yenelim yengeçler.Çevrenizi þenlendirin bi zahmet... Ýþleriniz sizleri bir sarmalamýþ, yani bu kadar olur. Bütün projeler, iþ ortaklýklarý, yatýrým olanaklarý olumlu yöndeler. 2004 koþa koþa sizlere geliyor, açýn kollarýnýzý, kazanacaksýnýz. Formunuz ise mesleðinizdeki tempoya baðlý. Ara sýra moraller sýfýrlanýrsa kaçýn hemen bir yerlere. ASLAN (23 Temmuz-22 Aðustos) Arslanlar býrakýn þimdi þu hafiften kükremeleri. Tamam son haftalardaki uyurgezerliðinizden eser kalmadý, ama sevdiklerinizinde cumburlop size ayak uydurmalari þart mý...Anlayýþýnýza ve biraz zamana ihtiyaçlarý var, lütfederseniz... Nezih insanlarla tanýþabilirsiniz bu hafta. Ekim ayýnda ise aþklarýnýzý yeniden keþfedeceksiniz. O zamana kadar hýrçýnlýk yok, oldumu arslanlar. Sakin sakin düþünün ve deðiþtirmeyi istediðiniz konumlarý, koþullarý, zamaný geldikçe deðiþtirin. Ortam uygun ama yeterki siz hýz ile aceleciliði birbirine karýþtýrmayýn. Yeni imkanlar kapýnýzý çalacak hazýrlýklý olun arslanlar. Formunuz gittikçe yükseliyor. Bazen kendinizi yorgun hissetseniz de bu daha çok her þeyde mükemmeli aradýðýnýzdan. Ekstradan stres yüklemeyin durup dururken, allah allah... BAÞAK (23 Aðustos-22 Eylül) Peki baþaklar geçen hafta bir silkelendiniz , sonra ne oldu ?.. Birþeyler olduysa harika. Aksi takdirde bu hafta mutlaka olmalý. Nasýlmý ? Yüreðinizle ama korkularýnýzla deðil. Yeni bir yaþama göz kýrpýyorsanýz beyninizdeki güvensizlik duygularýný yok edin, onlar sizin heveslerinizi tarumar etmeden... Hafta sonu daha uyumlu olacak sizin için baþaklar. Profesyonel uðraþýlarýnýzda yenilikler muhtemel. Esasýnda çok istiyorsunuz bunu çünkü psikolojik açýdan rahatlýyacaðýnýzýn farkýndasýnýz. Ruhunuzun sesini iyi dinlemiþ olmalýsýnýz ki bu hafta formunuz hiçte fena deðil. Aman bozmayýn bu hassas dengeyi, özellikle iþ hayatýnýzda oldumu baþaklar.Cebinizin deliklerinde büyüme var ! Dikkat... TERAZÝ (23 Eylül-22 Ekim) Kalbiniz patlýyacak heyecandan. Hele bir durun nefes alýn terazi bekarlarý. Geçen hafta Venüs ziyaretteydi bu hafta da Satürn gelince meseleler ciddiyet kazanmaya baþladý birden. Yaa, kolay mý aþklar.. Haftaya gayet olumlu baþlýyorsunuz, kendinize hakim olursanýz bu hafta bayaðý þanslý sayýlýrsýnýz. Mesleðinizde baþarýlar sizi bekliyor. Formunuza dikkat edin çünkü haftanýn getireceði çoþkular sizi yorabilir. Yoga yapanlarýnýz varsa bilmeyenlere öðretsin, teraziler paylaþýn huzuru. AKREP (23 Ekim-22 Kasým) Geldik bizim meþhur akreplere... Hafta sonunuz nasýl geçti akrepler, nefes alabildinizmi bari...Gönüller ateþ almýþ yanýyor desem abartmýþ olmam yani... Neyse darýsý diðer burçlarýn baþýna. Unutuyordum, bekar olanlarýnýz zaten gönüllerinin sultanýný biliyorlar.Bilmem anlatabildim mi?... Her ne kadar projelerinizde baþarý ihtimalleri yüksek olsada, siz siz olun azami ihtiyat gösterin sevgili akrepler. Fransýzlarýn bir sözü vardýr, akýl verenler çoðu zaman ödeyenler deðildir diye. Ortaklýklarda para mevzuuna hassas durun derim. Bunun haricinde baþarýlar sizi bekliyor. Formunuzda müthiþ. Sosyal yaþam ve iþte kalp atýþlarý zenitte olunca formunuz dipsiz kuyularda seyredecek deðil herhalde !! Tepe tepe kullanýn ! Ricam, öbür burçlarada biraz býraksaydýnýz... YAY (23 Kasým-20 Aralýk) Ouf ouf ortalýk karýþýk yaylar, ne oldu yine... En sonda söylenecekleri en baþta mi söylediniz ? Sevgiler(!) hassas dengelerde, yangýn çýkabilir her an... Aralýkta doðanlar tam tersine bayram havasý içindeler, al iþte... Iþ iliþkilerinde kimseyi karþýnýza almayýn, gereksiz gurur uðraþýlarý baþka bir þey deðil. Harcamalarda dikkatli olun yaylar. Cumayý bekleseniz. Formunuz çýkýþta tamam ama sinirler halen yatýþmýþ deðil. Soðutun... OÐLAK (21 Aralýk-19 Ocak) Aþklarda bitmeyen kuruntulara yer vermeyin artýk oðlaklar. Gidip birde sizi sevenlerin baþýnýn etini yemeyin durduk yerde, of be !. Halbuki haftanýz size güzel sürprizler hazýrlamýþ. Haftanýn ilk günleri açýn oðlaklar gönülleri. Her ne kadar iþ hayatýnýzda zelzeleler vuku buluyorsa da sizin iyiliðiniz için desem beni dövmezseniz demi oðlaklar ! Haydi siz uyumlu olun amirlerinizle, sorumluluklarda artýyor bu arada.Baþarýlar da, inanýn. Formunuz ise alýnganlýðýnýzla orantýlý... Herþeyden nem kapmasanýz olmaz mý.. Dinlendirin zihninizi oðlaklar tatillere daha çok var... KOVA (20 Ocak-18 Þubat) Kovalar aþký siz mi unuttunuz yoksa aþk mý sizi unuttu, artýk kim kime týn týna. Eh insaf yani, dünyada tek baþýnýza mý yaþýyorsunuz, sevgiliniz mosturalýk mý ? Haydi dostlar dört dörtlük aþklardan vazgeçtik gönlünüzdekileri barim hakkýný vere vere yaþayýn. Bekar kovalar öyle bir aþka çarpacaklar ki.., gerisini siz yaþayýn artýk caným. Iþ hayatýnýz renkli mi renkli. Yine de tedbirleri elden býrakmayýn çünkü bu aralar parasal konularda ortam güçlüklerle dolu. Mesleki baþarýlar sizlerin olabilir. Zaten 2004' de deðiþimler sizi bekliyor, o zamana kadar iþlerinize çeki düzen verin, bu yeterli olacak. Hafta sonuna kendinizle randevu alýn, hayli ihtiyaciniz var. BALIK (19 Þubat-20 Mart) Bu hafta bir baþka güzel sevgili balýklar.Geçen haftanýn zincirleri halen kopmadý ise bu hafta tenefüse çýkýyorsunuz, nefesler derinden lütfen. Içinizdeki muazzam heyelanlar henüz bitmedi, onlar sizi yüceltmek için. Bu bir, ikincisi kendi çizdiðiniz yol çetrefelli de olsa dönüþü olmayan bir yol. Þunu da söylim hemen, ekim ayý cicim ayý olacak.Aþklar gümbür gümbür yaþanacak, hazýrmýsýnýz gerçekten. Deðilseniz yine farketmez, yýldýzlar sizin peþinizide illaki býrakmýyacak. Yazýn bir köþeye... Iþiniz de iliþkiler daha bir olumlu. Para musluklarý açýlýyor nihayet balýklar, faydalanýn. Meslek arayýþlarýnda inançla ilerleyin. Ýnanýn iyi yoldasýnýz, içinize doðdu zaten, biliyorum. Cengaver balýklar savaþa devam, þimdiye kadar yýkýlmadýnýz daha da kimse deviremez sizleri, kendinizden baþka... Formunuz iyidir, iyidir. Her fýrsatta kendinizle sinir savaþlarýna girmeseniz olmuyor deðilmi... Ah balýklar þahesersiniz ama... Sevgili Kahve Molacý' larým nur dolu olsun yaþadýðýnýz her an. Hak ediyorsunuz. Nurettin Özdemir [email protected] Arkadaþýna Öner Yorum Oku / Yaz Yukarý Milenyumun Mandalý : Sait Haþmetoðlu Editör'den Önemli Not:Sevgili Sait Haþmetoðlu'nun e-romaný görsel öðelerle süslendiðinden, devamýný ve önceki sayýlarýný aþaðýdaki adresten tek týklamayla okuyabilirsiniz. Üþenmeyin... Týklayýn... http://www.kahvemolasi.com/xfiles/mandal_171.asp Devamý var [email protected] Yukarý Dost Meclisi Fotoðraf: Þeref Bilgi <#><#><#><#><#><#><#> Kahve Molasý'nýn sürekli ve sabit(!?) bir yazar kadrosu yoktur. Gazetemiz, siz sevgili kahvecilerden gelen yazýlarla hayat bulmaktadýr. Her kahveci ayný zamanda bir yazar adayýdýr. Bu bölüm sizlerden gelecek minik denemelere ayrýlmýþtýr. Yolladýðýnýz her özgün yazý deðerlendirilecektir. Siz sevgili kahvecilere önemle duyurulur. Kahve Molasý bugün 3.735 kahveciye doðru yola çýkmýþtýr. Yukarý Tadýmlýk Þiirler GERÇEÐÝN ZAMANI Koðuþun kýrýk penceresinden sýrtýma vuran soðuk kadar tehlikeli boðuk bir sese kendimi verdiðimde uykum geliyor ancak gelecek zamana ulaþamayan bir bedenin uykusu ýþýk sönünce lekeli hayatýmýn serüvenine sýðýndýðým gece yarýlarý uykumun hep bir yerlerinde senin yüzünle uyanýyorum uzandýðým ve seviþerek çoðaldýðým senle geleceðimizi daha çok sevmeye ve gerçeðin zamanýný görmeye baþlýyorum kadýným yaþama kendimle baþlayýp seninle son vermek bilmem ne kadar doðru bir tercih belki de zamanýn pençesinde ki zor bir av üþüyorum ve hastayým çaresiz bir çocuk kadar aðlamaklý soðuk ranzamýn üstünde bir kara bulut ürpertisi düþlerimi bile kana bulamýþ bir mevsimin içinde sanki uzayýp ta bitmeyecekmiþ bakýþlarýmý birisi bozduðunda uyanýyorum ve her günün akýþýna seninle dalýyorum karýþýk ve sýnýrsýz günlere alýþmak ne güzelmiþ de bir süre ertelemenin verdiði acý onu siliveriyor ansýzýn seni nöbetlemek kulübenin etrafýndaki voltalarda soðuk rüzgarýn sert çarpýþlarýnda ovaladým uyuþan parmaklarýmý bilsen ne zor tek baþýna seni nöbetlemek gür ve boðuk bir sesle alýþamadým yokluðuna vazgeçilmezlerden daha yoðun sevemedim son ayrýlýþýmda seni kendime saydýðým küfürlerde boðuluyorum acýyla nefrete bulanmýþ bir alýnganlýkla kýsýk bir sesle Nazým'ýn þiirini hecelerken parça parça sarmaladýðým sevdamla sana uzanýyorum yüksekten limanýn gürültülü gemi ve makine sesleriyle kadýným seni çok mu çok özlüyorum uzun bir günün son saatlerinde Kürþat Ural Yukarý Biraz Gülümseyin Ýþe Yarar Kýsayollar - Þef garson: Akýn Ceylan http://www.aids.com/ 2002 yýlý içerisinde sadece AIDS sebepli yaklaþýk 3.1 milyon kadýn, erkek ve çocuk öldü. AIDS'in þaka olmadýðýný; ama bilinçsizce davranýldýðýnda hem sosyal, hem de bedensel olarak daha da ciddi zararlara yol açabileceðini bilmek gerekiyor. Lütfen öðrenelim ve daha bilinçli bir toplum olmak için çevremizi bu konuda bilinçlendirelim. "Toplumlara zarar veren en tehlikeli hastalýk cehalettir" http://www.delphikitabi.com/nostalji.asp ...Eski DOS günlerini özlüyor musunuz ? Programýnýz 3-5 saniyede çalýþýr, menü açýlýr ve kullanýcý baþlar okumaya: Kayýt eklemek için F1 tuþuna, Arama yapmak için F2 tuþuna... Lütfen adýnýzý giriniz ... Devam etmek için herhangi bir tuþa basýnýz ... http://www.hi-fi-turkey.com/2el.htm Hi-Fi konusunda bilgi alabileceðiniz ve kendi bilgilerinizi paylaþabileceðiniz saðlam bir web sayfasý. Bu seçtiðim sayfa ikinci el ürün alýrken nelere dikkat etmemiz gerektiðini anlatýyor. Ayrýca elinizdeki cihazlarý satmak için de ilan verebilirsiniz. Site'nin en hoþ tarafý tamamen baðýmsýz olmasý. http://www.nako.com.tr/modeller.htm Kýþ kapýya dayandý. Kazak örmeyi sevenler için modellerin bulunduðu bir web adresi veriyorum. Kolay gelsin [email protected] Yukarý Damak tadýnýza uygun kahveler ADSLKeepAlive v2.4 [2.6M] W2k/XP FREE http://www.mywebattack.com/gnomeapp.php?id=107075 ADSL Hat kullanan þanslý kullanýcýlardan biri iseniz bu programý yükleyip saklamanýzda yarar olabilir. ADSL hatlarýn en büyük handikapý hat kesildiðinde aynen telefon arar gibi yeniden baðlanýlmasý gereðidir. Bazende telefon hatlarýnda yaþanan kesilmelerden etkilenmekte ve data transferi sýfýra yaklaþmaktadýr. Bu durumda yapýlmasý gereken hattý kesip tekrar baðlanmak olmaktadýr. Ýþte bu program bu iþleri otomatik olarak halleden bir özelliðe sahip. Ayrýca deðiþen IP numarasýnýda sizlere email aracýlýðý ile göndermek gibi bir özelliði var. Eðer evdeki bilgisayarýnýzý gerektiðinde baðlanmak üzere açýk tutuyorsanýz bu programý kullanmanýzý þiddetle öneririm. Yalnýz unutulmmasý gereken, bu programýn sadece ADSL hatta direkt baðlý olan ve RAS kullanan makinelerde kullanýlmasý. Router aracýlýðý ile kullanýlan ADSL hatlarda iþe yaramýyor. Yukarý http://kahvemolasi.com/sayilar/20030929.asp ISSN: 1303-8923 26 Eylül 2003 - ©2002/03-kahvemolasi.com istanbullife.com Kahve Molasý MS Internet Explorer 4.0+ ve 800x600 Res. için optimize edilmiþtir. Uygulama : Cem Özbatur - Her hakký saklýdýr. Yayýn Ýlkeleri
Benzer belgeler
PDF Versiyonu - Kahve Molası
Yazýlan, Okunan, Kopyalanan, Ýletilen, Saklanýlan, Adrese Teslim Günlük E-Gazete - Yýl: 2 Sayý: 410
PDF Versiyonu - Kahve Molası
Yazýlan, Okunan, Kopyalanan, Ýletilen, Saklanýlan, Adrese Teslim Günlük E-Gazete - Yýl: 2 Sayý: 365