341.SAYI - Kentiçi Toplu Taşıma
Transkript
TT.1:Layout 1 16.02.2013 23:19 Page 1 TÖHOB’a Çin’li BYD’den ziyaret Geçtiğimiz hafta, İstanbulʼda bir dizi temaslar gerçekleştiren elektrikli otobüs üreticisi Çinli BYD firma temsilcileri, TÖHOBʼu ziyaret edip Başkan İsmail Yüksel ve yönetim kurulu üyeleri ile bir dizi görüşmeler yaptı. Daha önce de iki defa gerçekleştirilen toplantının devamı niteliğindeki bu görüşmede, toplu taşımanın tüm gelişmeleri ele alındı... “Seyahat kartları” uygulaması güzel ama Toplu taşımada seyahat kartları uygulaması, sosyal devlet olmanın sorumluluğuyla yerine getirilen güzel bir uygulama. Fakat burada bence tartışmamız gereken, uygulamanın içeriğinden ziyade şekli... 11’DE İstanbul Av. Pim. P.K. 11 (P.P 2) www.kenticitoplutasima.com.tr 16 ŞUBAT 2013 ● YIL: 7 ● SAYI: 341 İETT’den son uyarı! Sayı çokluğu ile Anadoluʼya örnek olma potansiyeline haiz İstanbullu halk otobüsü şirketlerinin kurumlaşmasını destekleyen İETT, kurumlaşma yaklaşımları konusunda şirket başkanlarıyla hedefleri görüşmek için toplandı. VİTRİNE ÇIKANLAR Metrobüs sınırları aştı İstanbulʼda günde 700-800 bin kişiye toplu taşıma hizmeti veren Metrobüs Sistemi, İBBʼnin desteğiyle kuralan Lahorʼda da trafiğe yeni bir soluk getirdi... 2’DE İETT ASLA VAZGEÇMİYOR BU FIRSAT KULLANILMALI İstanbullu beş şirket başkanı ile son gelişmelerin değerlendirilmesi için, İETT Genel Müdürlüğüʼnde düzenlenen toplantıda Genel Müdür Dr. Hayri Baraçlıʼnın, şirket başkanlarına sitemkâr davrandığı ve öncesinde yaptıkları toplantıda ortaya koyduğu, “Yapılması gerekenlerle uyulmasını istediği hususların” dikkate alınmadığı uyarısını yaptığı belirtildi. Baraçlıʼnın toplantıda halkçıların yanlış yapma lüksü olmadığını söylediği, başkanlarla Anadolu ve Avrupa yakasında yapılacak iki toplantıda hedeflerini değerlendireceği iddia edildi... İETT kurumunun TÖHOB üzerinden Çorumʼda halk otobüsçülerine seslenmesi, genele şamil bakışla ülke geneli özel kesimin kurumsallaştırılması olasılığı da doğmuştu. Bu sonuç, aynı zamanda kurumun gerekliliği yanında, yeni yapılandırılmayla ülke geneli tek otorite bile olabileceğini göstermiştir. İstanbullu özel halk otobüsçüleri bu gerçeğin tetikleyiciliğini kullanıp atak yapabilir. Bunun için özel halk otobüsçüleri, İETT ile daha yakınlaşmalı ve desteğinin sürmesi için kendi bireysel farklılıklarını bırakıp, topyekün yenilenme yoluna gitmeli... İBB meclisi 81 hattı görücüye çıkardı! Metro hatları artıyor... İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Beylikdüzü AK Parti İlçe Başkanlığıʼna yaptığı ziyarette, uygulama aşamasında olan metro projeleri hakkında geniş bir açıklama yaptı... 5’DE Başkentte belediye otobüsü, Ankaray ve metroda kullanılan EGO kartları tarih oluyor. Bu kartların yerine İstanbulʼda kullanılan “Akıllı Elektronik Ücret Toplama Sistemi” kullanılacak... 2’DE Uşakʼın toplu taşımasında milat niteliğinde olan kartlı sistemin protokolü imzalandı. Uşak Belediye Başkanı Ali Erdoğan, Uşakʼta toplu taşımada süren keşmekeşin önüne geçileceğini belirtti. 9’DA TÖHOB 2 Onur ORHON 10 YENİ HAT... İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi ihaleye çıkaracığı otobüs ve minibüs hatlarını 12 Şubat 2013 tarih, 2013/116 dosya numarası ile görücüye çıkardı. İstanbulʼun muhtelif semtleri için oluşturulan otobüs hatları listesindeki 10 adedi yeni olmak üzere, 81 hatta 377 Otobüs A.Ş. aracı hizmet verecek. 10 adet yeni hat hem Avrupa Yakasıʼnda, hem de Asya Yakasıʼnda paylaştırıldı... Minibüs hatları için her iki yakada toplam 86 araç hizmet verecek. Şile İlçesi için 5 hatta 27 araç, Çatalca İlçesi için de 9 hatta 59 araç çalışacak. Hatlarda kullanılacak olan minibüsler için, şoför dahil, 9 ile 15 adet arası yolcu taşıma kapasiteli ve engelli erişimli olması kararı geçerli olacak. Şimdi, görücüye çıkan hatların ihalesi bekleniyor... Üretim kapasitemiz yeterince yüksek E-Kent şimdi Uşakʼta BAŞYAZI İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisiʼnin 12 Şubat 2013 tarih 2013/116 dosya numarası ile Otobüs A.Ş.ʼye devredilen hatlar görücüye çıktı. 81 hatta 377 adet aracın hizmet vereceği listeye 10 yeni sefer ilave edildi. ARA DURAK KÖPRÜYE DİKKAT 2 M. Şevket ERTURAN 86 MİNİBÜS... Ankara da akıllandı... İsmail YÜKSEL 2012 yılını iç ve dış pazarda gerçekleştirdiği projelerle başarıyla bitirdiklerini açıklayan Fatih Tamay, Isuzuʼnun 2013ʼde de başarılarını arttırarak sürdüreceğini belirtti. Tamay, “bu yıl da hızımızı kesmeyeceğiz” şeklinde konuştu... 3’DE FATİH TAMAY GÖZLEM İstanbul Büyükşehir Belediyesiʼne bağlı Otobüs A.Ş. her geçen gün filosunu büyütürken, İstanbul İl sınırları içinde yeni hatların kullanımına dahil ediliyor. İBB Meclisiʼnin son kararı bu uygulamanın yeni örneği. Mevcut taşımacılar, oldu bittiye getirilen bu karardan oldukça rahatsız görünüyor... YOK OLACAKLAR VAR 3 TT.2:Layout 1 16.02.2013 23:20 Page 1 2 SEKTÖRÜN NABZI 16 ŞUBAT 2013 ONUR ORHON İSMAİL YÜKSEL [email protected] TÖHOB... ARA DURAK Köprüye dikkat... B İRİNCİ BOĞAZ Köprüsü üzerinde taksiyi durdurup, denize atlayarak intihar eden son vatandaşımızın üzerinden çok fazla zaman geçmedi. Bu kez de, bir özel halk otobüsü yolcusu, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü üzerinde şoförün kapıları açması için olay çıkardı. Elindeki bıçakla şoförü tehdit eden yolcu, kapıların açtırmak ve aşağıya atlamak istediğini haykırdı. Özel halk otobüsü şoförü Davut Ayvalı (C-389) soğukkanlı bir davranış sergileyerek yolcuyu oyalamayı başardı. Bu arkadaşımızı kutlamalıyız. Bu arkadaşımız, daha sonra da kapıları açmadan köprüyü geçip, güvenli bir noktada olaya polisin müdahalesini sağlamıştır. Mutlaka bir panik yaşanan otobüsün içindeki yolcuların güvenliği de burada büyük önem taşımaktadır. Bıçaklı yolcunun ters bir hareketi otobüsün kontrolden çıkmasına neden olabilir ve çok daha üzücü sonuçlar meydana gelebilirdi. Kimsenin burnu kanamdan bu olayın atlatılması bundan sonra benzer olaylarda daha dikkatli olunmasını işaret ediyor. Şoför arkadaşlarımız elbette bu olayı izledi ve dinledi. Bu davranışı sergileyen şoför arkadaşımızın geçen yıl gerçekleşen eğitimlerden yararlandığını düşünüyorum. Otobüslerin ve yolcuların güvenliği bu olaydan sonra biraz daha dikkatli olmamız gerektiğini hatırlatıyor. Otobüsün iç ve dış kısımlarını izleyen kamera sistemlerinin monte edilmiş olmasının bu ve benzer olaylarda özel halk otobüsü taşımacılarına ne kadar büyük destek olduğunu da rahatlıkla gösteriyor. Teknoloji hayat kurtarıyor... Ö ZEL halk otobüsü sektörünün bugün için en üst düzey yapılanması olan TÖHOB üzerine görüş açıklamak, eleştiri getirmek kolay yöntemlerdir. Yeni bir yapı kurmak, yürütmek ve sahip çıkmak önemli gelişmelerdir. Anadolu kentleri, TÖHOB’a yeterince sahip çıkmaktadır. İstanbul’da çıkmaktadır. Onun içindir ki, her geçen gün TÖHOB gelişmekte, nihai düzeyde arzulanan kabul hedefinde gitmektedir. BAŞYAZI Merkezin bulunduğu İstanbul’da İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü kurumsal anlamda TÖHOB olgusunu desteklemekte, çalışmalarına katkı sağlamaktadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı da son yaptığı çağrıda, TÖHOB’u komisyona davet etmiştir. Ankara düzeyinde, bakanlıklar nezdinde, gün geçtikçe, çalışmalar geliştikçe TÖHOB yer bulmaktadır. Ulusal ve uluslararası organizasyonlarda TÖHOB özel halk otobüsü sektörünü temsilen aranmaktadır. Bütün bunlar altı yıl gibi bir sürecin geçişiyle mümkün olmuştur. Bunu inkar etmek görmezden gelmek en azından bu oluşumun bir parçası olanlara yakışmamaktadır. TÖHOB gündemi en ayrıntısına kadar mevcut imkanlarını zorlayarak takip etmektedir. Yavaşlama veya hantallaşma iddiaları geçerli değildir. Ülke genelinde yaşanan sorunların boyutları nedeniyle faturayı TÖHOB’a kesmek doğru değildir. TÖHOB, hiçbir zaman içine kapalı değildir. Küçük bir TÖHOB olsun anlayışı yoktur. Öyle düşünceler hakim olsaydı, TÖHOB ülke geneline yönelik kurulmaz, daha dar alanda düşünülebilirdi? Unutulmamalıdır ki, TÖHOB bir gönüllülük ve isteğe bağlı bir birlikteliktir. Buranın yaşaması için amatörlük ve fedakarlık gerekmektedir. Mevcut yönetim kurulları da bunu bugüne kadar olabildiğince yapmaya çalışmışlardır. Metrobüs sınırları aştı İstanbulʼda günde 700-800 bin kişiye toplu taşıma hizmeti veren Metrobüs Sistemi, Pakistanʼın önemli bir kültür merkezi olan Lahorʼda da hizmet vermeye başladı. Metrobüs, Lahor trafiğine yeni bir soluk getirdi... BB ve Pencap Eyaleti Hükümeti arasında imzalanan anlaşma ile 12 milyonluk Lahor Kenti trafiğine, Metrobüs Sistemi yeni bir soluk getirildi. Binlerce kişinin coşkulu katılımıyla gerçekleştirilen açılış töreninde konuşan 80 milyon nüfuslu Pencap Eyaleti’nin Başbakanı Şahbaz Şerif, “Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Başkan Kadir Topbaş’a bize sundukları sonsuz destek için İ çok teşekkür ediyorum” dedi. Bugüne kadar vatandaşlarının saatlerce otobüs bekleme dertlerinin sona erdiğine vurgu yapan Şerif, “Fakir insanımız, yanından klimalı araçlarla geçen zenginlere bakmak zorunda kalıyordu. Artık, fakir halkımız da bundan sonra klimalı metrobüslerde hem hızlı, hem de güvenli ve mutlu bir şekilde seyahat edebilecek” şeklinde konuştu. Günde 120 bin yolcu taşıyacak olan La- hor Metrobüs Hattı 12 milyonluk şehrin en yoğun caddesinde 27 km. boyunca uzanıyor. Toplamda, 300 Milyon Dolar’a mal olan projenin 9 km’si yükseltilmiş yoldan oluşuyor. Hat, 10 ayda tamamlanarak tarihi bir rekora imza atıldı. Üç tekerlekli rikşa ve çinçi araçların yoğun hava kirliliğine neden olduğu Lahor’da metrobüs ilk bir ay ücretsiz olacak. E-biletin geçerli olacağı metrobüste, henüz ilan edilmemiş olmakla beraber bilet fiyatının 10-20 Rupi (18-35 kuruş) aralığında olması tahmin ediliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş.’nin teknik ve proje danışmanlığı yaparak Lahor’a kazandırılan metrobüs sistemi 2 saatte gidilebilen mesafeyi 50 dakikaya indirdi. Lahor’daki açılış törenine Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ahmet Selamet, Ulaşım A.Ş. Genel Müdürü Ömer Yıldız’da katıldı. Penjap Eyaleti Başbakanı Şehbaz Şerif, Kentkart sistemini yakından inceledi ve bilgi aldı. Kentkart Lahor’da Pakistanʼın ilk “Elektronik Ücret Toplama ve Araç Takip Sistemi” Lahorʼda, Kentkartʼla hayata geçiyor. İBB ve İETT desteğiyle kurulan Lahor Metrobüs sistemi hizmete başladı... ESMİ açılışı 10 Şubat Pazar günü gerçekleştirilen Metrobüs Sistemi açılış törenine Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Penjap Eyaleti Başbakanı Şehbaz Şerif, Pakistan Eski Başbakanı Mian Nawaz Şerif, Sind ve Hayber-Pahtunhva Eyaletleri Başbakanları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ahmet Selamet, İETT, Albayraklar ve Kentkart yetkilileri katıldı. R LAHOR’DA KENTKART FARKI Toplam 10 ülkede, 29 şehirde kurduğu Kusursuz Akıllı Ulaşım Sistemleri ile hizmet kalitesini her geçen gün biraz daha artıran Kentkart, 11 milyon nüfusa sahip Lahor Şehri’nde yapılan Metrobüs Sistemi açılışında Pakistan halkının kullanımına sunuldu. Lahor’da kurulan sistem, Kentkart’ın yeni nesil kart okuyucularından, otomatik bilet satış makinelerinden ve sürücü bilgisayarından oluşmakta. Penjab Toplu Taşıma İdaresi, Araç Takip ve Yolcu Bilgilendirme Sistemleri ile daha planlı ve güvenli bir toplu taşıma hizmetine kavuştu. 31 km.’lik bir hat üzerinde, 27 istasyon ve 45 otobüs ile hizmet veren Lahore Metrobüs Sistemi, günde 112.500 yolcu taşıma kapasitesine sahip. Yakında, 200 otobüsün daha eklenmesi planlanan sistemde hattın ulaşım süresi 1 saat. Penjap Eyaleti Başbakanı Şehbaz Şerif, sistemi ilk kullanan olmaktan dolayı mutlu oldu... TT.3:Layout 1 16.02.2013 23:22 Page 1 GÜNDEMİN İÇİNDEN 16 ŞUBAT 2013 Üretim kapasitemiz yeterince yüksek 2012 yılını gerek iç, gerekse dış pazarda gerçekleştirdiği projelerle oldukça başarılı tamamlayan Anadolu Isuzu, 2013 yılına da hızlı bir giriş yaptı. Her sektörden taşımacının tercihi olan kalitenin ve konforun simgesi Isuzu, 2013 yılında da yeni projeleriyle bu başarısını sürdürecek... Kurulduğu günden itibaren Türkiye’de taşımacılık sektörünün her türlü talebini karşılayan Anadolu Isuzu’nun Genel Müdür Vekili Fatih Tamay, Isuzu’nun şu anki geldiği noktadan memnun. 2013 yılında da bu başarının süreceğine inanan Tamay, sözleriyle de bu inancını destekliyor... ■ Merve Yılmaz 013 yılının ilk teslimatını Sakarya’da gerçekleştiren Anadolu Isuzu, Novo City Otobüsleri’yle Sakaryalılar’ın da beğenisini topladı. Teslimat töreninde sorularımızı yanıtlayan Isuzu Genel Müdür Vekili Fatih Tamay, önemli değerlendirmelerde bulundu. Anadolu Isuzu’nun ihracat oranını yüzde 100 artırdığını belirten Tamay, sözlerine şöyle devam etti; “2012’de özellikle toplu ulaşım projelerinde önemli görevler aldık. Türkiye’deki bir takım şehirleri komple Isuzu ile donattık. Isuzu olarak biz minibüsten küçük otobüse geçiş ve minibüsten büyük otobüse geçiş projelerinin neredeyse tamamında yer alıyoruz. Bizim hedefimiz en iyi olmak. Özellikle, toplu taşıma araçlarında biz, 2012 yılında 2 ‘‘ 7.5 mt.’de pazar lideri olduk. Segment içi bir ayrım düşündüğümüzde, toplu ulaşımda önemli mesafeler katettik. Bu sene de yolumuza bu projelerle devam edeceğiz. Üretim kapasitemiz de yeterince yükseldi. Bu yüzden, bu sene hemen hemen her projede yer alacağız. Toplu taşımada iki konu var; Birincisi; özellikle, minibüsten küçük ve büyük otobüse dönüşüm başlamış durumda ve bu da hızla devam ediyor. Bu nedenle önümüzdeki günlerde satışlar daha da artacak. İkincisi ise; yerel yönetim seçimlerinin yaklaşmasından dolayı yerel yönetimlerin psikolojik tarafı hızlandırıp, bu alımların gelecek seneye kadar önemli kısmını tamamlayacaklarını düşünüyoruz. İkisi üst üste geldiği zaman toplu ulaşımda ciddi bir araç talebi olacak...” İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerin yanı sıra diğer şehirlerimizde de ulaşımda dönüşüme talep arttı. Neredeyse, bütün şehirlerimizde dönüşüm var. İşlevsel olarak değişmeyen otobüs yenilenmeli ANADOLU Isuzuʼnun bütün servislerinde dönüşüm konusunda gerekli hazırlıkların yapıldığını belirten Fatih Tamay; “Öyle otobüsler var ki, yeni yasaya göre dönüşmesi çok kolay değil. Şöyle ki, şekilsel olarak dönüşebilirler ama işlevsel olarak hiç de mümkün değil. Doğal olarak da, günümüze daha yakın araçlarda dönüşümler yapılacak. Eski olan araçlarımız da tamamen değişecek. Şehirlerarası taşımacının, turizmcinin, toplu taşımacının tüm arzularına göre araçlarımız mevcut. Şöyle diyebiliriz; terzi stili çalışıyoruz, dolayısıyla, Anadolu Isuzuʼda her bedene uygun elbise dikilir. Özellikle, AR-GE merkezimizin büyük desteğiyle her bedene uygun elbise dikebiliriz şu anda. Projeler hazır” dedi. ‘‘ Şehirlerimizin yaklaşık 2/3’ünde dönüşüm projeleri ya hayata geçti, ya da geçmek üzere. Dolayısıyla, 2013 ve özellikle de 2014 yılı, şehiriçi toplu taşıma dönüşüm açısından daha hareketli olacak. Anadolu Isuzu olarak yaklaşık 2002’den bu yana takip ettikleri projeler olduğunu belirten Fatih Tamay, “Bu projeler, bütün şehirlerde toplu taşımaya geçileceği konusundaydı. Sevinerek görüyorum ki, doğru yolda ilerliyoruz. Doğru planlamalar ve doğru stratejiler geliştirmişiz demektir bu. 2012 yılı toplu taşımada bence Türkiye Cumhuriyeti Tarihi’nin en önemli yıllarından birisiydi. Bundan sonraki yıllarda da bu temponun aynı şekilde devam edeceğini düşünüyorum ben. Biz bu yolda üzerimize düşen her şeyi yapıyoruz. 2012 yılında Türkiye’de büyük ve orta büyüklükteki şehirlerin he men hemen tamamında proje- lerimiz ya başladı, ya da planlama aşaması sona erdi. Dolayısıyla, 2013’ten itibaren de hayata geçirilmeye başlanacak. Toplu taşıma deyince, herkesin gözü İstanbul’da. Fakat, İstanbul her şey değil. Bizim açımızdan İstanbul’un dışındaki şehirler çok daha önemli. İstanbul’daki bütün projelerimiz hemen hemen sonuçlandı ve İstanbul dışındaki projelerimize daha yoğunluk verdik. Bu şehirlerin tamamında varız ve projelerin tamamında da güçlü bir şeklide yer alacağız. Bizim 12 mt.’lik otobüslerimiz yoktu ancak önümüzdeki yıllarda Anadolu Isuzu bütün segmentlerde yer alacak” dedi. M.ŞEVKET ERTURAN ARA DURAK Yok olacaklar da var... Y AKIN dönem için hükümetin ilginç sonuçlara gebe, domino etkisi doğuracak hazırlıkları olduğu, artık iyiden iyiye anlaşılır olmaya başladı. Elbette, buna daha zaman var. Algım yanıltmıyorsa şayet, bazı emareler ortada. Ama, çoğu için görülme zaman daha erken. Şuan için söyleyebileceğim tek şey, sadece ciddi şekilde bir “ezberbozan yapılanmaya” geçiş arifesinde olduğumuz. Gerçi politikanın olduğu yerde kırk farklı hava esebilir. Yinede ortada gergefte iğne oyası işler gibi işlenip kurgulanan yeniden yapılandırmalarda orta ya çıkan çok şey, izleyebilenler için, ciddi ipuçları veriyor. Nasılsa zamanı gelince göreceğiz. Ben toplu ulaşımda dengelerin değişeceğini dile getirip yazımı sürdüreyim. Evet, yeniden yapılanmada piyasa oluşumu değişirken, sistem kurgusuna dönük ilginç dikkat çekici şeyler var. Bunlardan ilki; klasik uluslararası network oluşturan stratejik noktalardan nüfuz ile pazarda etkin güç olmayı sürdürmeyle, ana noktalara güçlü temas. Kuşatıcı hükümranlık kurma... Diğeri; dengeleri değiştirecek kadar farklı yenilenmeleri işaret eden kurgular. Belli ki, hükümet ezberleri bozacak. Pazar arzındaki değişmede, aşağıdan yukarı talep oluşum yaklaşımlarında yenilenmenin gerektiğini, saha okuyucusu olarak dillendirip uyarmıştık. Yeni binyılın belirlenmekte olan üretim ilişkileri ve bunun sonucu pazarın eski anlayışı, “büyük-küçük” ölçmeleri artık geçerli olmayacak. Bir çok büyük edindikleri güç dahil, stoklardan tüketip, küçülecek. Ülkede yeniden yapılanan ulaşımda ilginçlikler göreceğimiz kesin. Ulaşımda saha biliciliğini bilen hükümet, STK oluşumlarını öne çıkarırken, asıl istediği saha kontrolü ile yeni yapıyı sağlama almaktır. Bakalım ülkemizi stratejik bulanların hangisi, yeni oluşumun neresinde yer alacak? Bunları yakında göreceğiz. Piyasayı ve olanları izliyoruz. Bitiriken, kurguları gerçekleştirenlere son sözümüz: “Adil olup, ölçümü hassas terazilerle yaptığınız sürece başarılı olacaksınız. Bunu şimdi ve açıkça ilan ediyoruz” olacak. TT.4:Layout 1 16.02.2013 23:22 Page 1 4 SEKTÖRDEN YANSIMALAR 16 ŞUBAT 2013 Belediyelerimiz dünyadaki matematiksel algıdan uzak BİRBİRİNDEN FARKLI... “YÜK YIKMA” ANLAYIŞI... “KAZANIYOR” SANMA... Dünyadaki özel sektör kullanımı ile bizdeki eğilim aynı anda olduğu için aynıymış gibi görünüp, birbirine benzese de, aslında, birbirinden haddinden de çok farklılık arz eder... Bizim yerel yönetimlerimizin algı ve bakışları, hizmeti genel kurallara uygun, işi özel girişimci olan bireysel işletmeciye bırakma değil, yükü, ona yıkma anlayışına dayalıdır... Özel taşımacı, taşımacılığı üstlenirken, yazık ki, maliyet analizleri yapmaktan uzak bir bakışla, emeğine bedel biçmeden işi sahiplenmiştir. İdareler, bunu “kazanıyor” sanmıştır... ON 15 YIL içerisinde dünyadaki gelişmelerde göze çarpan, toplu ulaşıma genel bakışta, hizmetin doğrudan doğruya özel taşımacıya yaptırılmasının benimsendiği oldu. Kamu otoritesi, kendisine ait kentiçi toplu ulaşım görevini özel taşımacıya yaptırırken, işveren hükümranlığına dokundurtmadan, kendisinde sadece kontrol ve denetim işlevini bırakarak bunu yapıyor. Yeniden yapılanan dünyadaki baskın görüş, “ulaşım hizmetlerinin özel sektör eliyle yapılıp, devlet otoritesinin sadece denetim ve kontrolü elinde tutmasının yeterli olduğu üzerine. Dünyanın genel gidişatı da, toplu ulaşım algısı da bu istikamette...” S DEĞİŞEN DÜNYADA TOPLU ULAŞIM ALGISI KOMPLE DEĞİŞTİ Dünyadaki bu gidişata, bizde “nasıl” diye, baktığımızda, bizde hükümetin yeniden yapılanma hedefiyle AB müktesebatlarına uygun uluslararası gelişime uyarlı istikamet belirlemesi, belediyelerin toplu ulaşım hizmetlerinde sürekli zarar etmeleri yüzünden, onların çıkış noktalarını oluşturduğundan, işi özel taşımacılara yaptırmayı hemen benimsediler. Bunun sonucu da dünyadaki eğilime uydukları düşünüldü. Oysa, bizim belediyelerin, işin aslını astarını tetkik etmeden, özel taşımacıya kamu hizmeti yaptırma algısı, gelişmiş ülkeler dışında, bize özgü bakışla ve saha realitesine hiç aldırmadan kendilerine özgü oluşan bir algı. Belediyeler, ulaşım hizmetlerinde, araç alımı, alt yapı, personel ve benzeri harcamalarla, hizmet yapmaya çalışırken, zarar ettiklerini hiç unutmadılar. Çünkü, ulaşım, sanıldığının ötesinde çok yatırım gerektiren bir alandır. Belediyeler bunu yaşayarak, gelişmelerin getirdiği sonuçlarla görüp öğrendiler. Bu yüzden, genel bakışları sadece, özel kesimin yatırım yaparak hizmet etmeleri noktasında kaldı. DÜNYAʼDA DEVLET ÖZELE VERİYOR, BİZDE İSE ALMA PEŞİNDE Belediyelerimiz dünyadaki matematiksel algıdan uzak, girişimcinin özel sektör uygulamacı olarak yatırım yapması gereken işletmeci olduğuna hiç bakmadı. Belediyelerin gözündeki özel taşımacı, “hizmet sunumuyla belediyeye bağlı araç alımını öz kaynağı ile yapan noktasında özel girişimci sayıldı.” Özel işletmecimiz, “sınırlı özel olma” anlayışına sahip girişimciliğin ötesine, belediyelerin bu algısı yüzünden bir türlü gidemedi. Her ne kadar; dünyadaki özel sektör kullanımı ile bizdeki eğilim, aynı anda olduğu için, aynıymış gibi görünüp, birbirine benzese de, birbirinden haddinden de çok farklılık arz eder. Bizimkilerin algı ve bakışları, hizmeti genel kurallara uygun; işi özel girişimci olan, bireysel işletmeciye bırakma değil, yükü ona yıkma anlayışına dayalıdır. Özel taşımacı, taşımacılığı üstlenirken yazık ki, maliyet analizlerini yapmaktan uzak bakışla işi sahiplendi. Müteşebbis; işine, kendi ve aile efradının emek gücünü katarak, yıpranma payı ve personel katkı maliyetlerini hesap etmeden, aile efradıyla kendi emeğine bedel biçmeden toplu taşıma işine sarılmıştır. Bu davranışıyla da belediye gözünde, karlılığı yakalamış görünmüştür. OTORİTELERİMİZ, ULAŞIMDA İKİNCİ BAKIŞA ÖNEM VERİYOR Bugün belediyelerin yeniden özel taşımacıdan işi almaya çalışmaları bu yanlış görüşle alakalı, “karlılığı yakaladılar” şeklindeki yanlış algılarıdır. Yeni trend; ulaşım dahil, tüm hizmetleri özel sektörün yapması, devletin denetim işleviyle yetinerek, sadece zor alanlara yatırım yaparak alan açıcı olmayı üslenmesi alenen ifade edilmeyen ama ciddi bir beklentidir de. Ülkemizde uluslararası yapıya uy- gun sivil inisiyatif ağırlığıyla çokuluslu gelişmeler ekseninde ve özelde de AB uyumuna dayalı bakışla, ulaşım algısı gelişiyor. Bu da ulaşım alanındaki yeni yapının uluslar arası söyleme uygun oluşmasını zorunlu kıldı. Çelişki, bu zorunluluğun sahaya yansımıyor olmasıdır. Sahada bu gerekliliğin kavranamaması ve hükümetin ka bul ettiği AB müktesebatlarının mevcut yöneticilerce doğru algılanmaması da işin tuzu biberi oluyor. Hükümete bağlı bir çok belediye bu alanda algıya dönük tavrını doğru koyamıyor. Sayın Başbakanımız, bilgi paylaşımından, istişareden söz ettikçe, otoriteler bildiklerinin doğruluğunu öne sürerek, hata üstüne hatalar yapıyor. Belediye en önemli hatasını, sahada toplu ulaşım hizmetini veren özel taşımacı ile belediyenin taşıma hizmeti vermesini istediği unsurları arasında tarafgir davranarak gösteriyor. Özel taşımacının dinlenmediği, rakip görülerek, farklı davranıldığını her şehirde görmek mümkündür. Düpedüz, belediye adına hizmeti veren özel taşımacı ile aynı sahada belediye hizmet vericisinin rekabete girdiğini, bunu önlemesi gereken belediye yetkililerinin de bu işi tetiklediklerini görüyoruz. Düpedüz özel taşımacı ile belediye taşımacısı, sahada rekabet yaparak çelişkiyi tırmandırıyor. Uluslararası petrol taşımacılığından, 1994’de, İstanbul’da minibüs işletmeciliğine geçip toplu ulaşım hizmetleri alanına dahil olan Feyzi Aksu, sürekli yönetici oldu. Alanda, “saha kontrolü izlenmesi ve hizmet planlanması” konusunda, çözüm sunan pratik uygulamalarıyla ufuk açan oldu. Bu yönü, tüm işletmeciler tarafından ortak mutabakatla teyit edilen Aksu, 7 yıldır özel halk otobüs işletmeciliği yapmakta... Gazetemiz, değişim ve dönüşüm uygulamalarının gündemde olduğu, ciddi yeni girişimler yapıldığı sırada, saha tecrübesinden sahaya yansıyan uygulamalardan ortaya çıkanları değerlendirmesinin yararlı olacağını, teorik donanımlı planlamada yer alan yönetim erkine sahada pratik uygulama başarılarıyla dolu işletmeci görüşlerinin ek ufuklar açabileceği varsayımı ile mevcut uygulamaları, uygulamadaki eksiklikleri ve sorunların çözümü dahil, yeni yapılanmada izlenecek yolu sorduk. Halen, İstanbul Ulaşım A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi olan Feyzi Aksu’nun kendi sistematik algısı çerçevesinde yaptığı değerlendirmeleri paylaşıyoruz... ÖZEL TAŞIMACININ FİKRİNİ ALAN HİÇBİR ZAMAN YOK Dünyadaki yeni oluşum ve buna dayalı bizdeki iktidar değişimiyle ortaya konulan yeni anlayış, çokuluslu bakışı getirmiş, bu yüzden, birçok ezberler bozulmaya yüz tutmuştur. Ulaşım sektörünü dünyada, özel girişimcilerin şekillendirmesi, bizde yukarıda belirttiğim bakışı doğurmuş, kamunun sadece denetim işlevli yol göstericiliğinin de öne çıkmasını getirmiştir. Dünyadaki gibi bizim belediyelerimiz de önce az gelir sağlayan noktaları üstlenici olacağı, sonrasında da geleceğini düşündüğüm, “destek sunarak özel sektörü ayakta tutuculuğu” benimsetecektir. Ama şu an ki belediye algısı; özel sektör uygulamacısını hizmet erbabı sayma yerine, İBBʼYE BAĞLI KURUMLAR İBB BAKIŞIYLA ENTEGRE DEĞİLDİR İstanbul özeline bakalım... İstanbul’da çoklu otorite vardır. İBB bundan şikâyet ederken, kentte yaşanan ulaşım ve trafik sorununun bundan doğan karmaşadan kaynaklandığını ifade etmiştir. Çözümü de bu minvalde aramıştır. Ancak, geçen onca süreden sonraki geldiği nokta ilginçtir. Her şeyden önce İBB; şikâyet ettiği o çoklu otoriteyi çoğaltıcı yaklaşımla mevcutları arttırıcı yola gitmektedir. Bunu anlamak mümkün değildir. İBB’ye bağlı ulaşıma dönük kurumlar ve bunların alt birimleri İBB bakışıyla entegre değildir. Öncelik farklılıkları vardır. İETT kent kültürüyle toplu taşıma kültürünün, düzenli seyir ve konforlu belli düzende durak ve hat ağlı toplu taşımanın gerekliliğinden söz ederken, İBB’nin bazı birimleri hala; “müsait yerde indi-bindi” anlayışlı eski yapıyı savunmaktadır. Birimler arasında çelişkiler sahaya yansımakta sahayı kilitlemektedir. SADECE, ORTAK AKLIN KULLANIMI İLE SORUNLARIMIZ ÇÖZÜLÜR Dediğim gibi; İstanbul’un toplu ulaşım sisteminde İETT kurmay bakışı ile diğer sahadakilerin algı farklılıkları vardır. Bu olgu da sahayı karıştırıcılığa neden olmaktadır. Yeniden yapılanmada saha düzenlemesi ve bütünleşmiş bir sistemin ileri teknoloji ile yapılandırılması gereği vardır. İstişareli bir saha taraması, yapının irdelenmesi, mevcut hatların yolcu eksenli, mevcut çalışma sisteminin havuz esaslı, ama kilometre bazlı yolcu Başbakanımız, bilgi paylaşımı, istişareden söz ettikçe otoriteler, bildiklerini iddia ederek hata üstüne hata yapmaya devam ediyorlar... “sadece kazananlar” olarak görmeye kuruludur. Dahası, onları kendi harcama kalemlerine katkı sunucu unsurlar olarak tanımlamasına da dönüktür. Sahada olanların bu şekil seyri, özel taşımacıların yeniden yapılanma yahut, yeni sistem kurgusunda sahada yer alan olarak, fikrinin alınmamasını getirmiştir. Bugün, İstanbul’da yaşanan algı bu noktada ve külliyen yanlış daki saha düzenini koyucu ve oradaki yapıyı yansıtıcıların saha algısının noksan olması, mevcudun düzenlenmesini ve verimli çalıştırılmasını engellemektedir. Buna sebep de sahada doğru yapıyı, hizmet sunanların arasında uyum sağlayacak otoritenin saha hâkimiyetinde yanlış algı, yanlış bakış ve farklı öncelikler taşımasıdır. Belediye taşımacısı ile özel taşımacının rekabete girdiğini, bunu önlemesi gereken yöneticilerin bu işi tetiklediğini görüyoruz... zeminde seyretmektedir. Bugün sorun var ve bunu çözmek isteyen bir İstanbul Büyükşehir Belediyesi var. Ama önce mevcut sistemi ve sistemdekilerini rehabilite etme anlayışıyla konuya yaklaşılmıyor. Mevcut hat ve hatların, en uygun şekle sokma yöntemi irdelenmiyor. En önemlisi, belki de ana sorunu çözecek derece önemli olanı, “yolcuya göre hat optimizasyonu- İBB’nin bazı birimleri hala; “Müsait yerde indi-bindi...” anlayışıyla eski yapıyı savunurken, İETT’nin küresel bakışına ters algı oluşturuyor... nun” gerekli olmasına rağmen görmezden gelinmesidir. Bütün bunlar da yönetici bazlı karar mercidekilerde algı eksikliğinin varlığını gösteriyor. DOĞRU DÜZENLEMELER SİSTEM KURULMASINI HER ZAMAN HIZLANDIRIR Ülkemizdeki gidişatın doğru olmasına rağmen belediye kuruluşların- odaklı ve araç eşitliği ile son olarak da performans takipli düzenlenmesi gereklidir. Kısaca, önce yeni yerine önce mevcudun hep birden incelenerek rehabilitesinin mümkün olup olmadığına bakmak lazım. Kentsel dönüşümle birlikte ulaşım algısında da değişmeler gerekiyor. Bir kere kentteki hemen herkes planlamalara dahil edilmeli. Ulaşım konusunda da dönüşüm ve yapılanmalarda da ortak aklı kullanarak çözümler aranmalı. Mesela, ulaşımda tek otorite, karar noktası öncesi tartışmada paydaşları fazla, şehir plancıları, ulaşım uzmanları, mühendisler, arazı kullanıcıları, elektronik sistemcileri halk özel taşımacılar bilim insanları ile alakalı herkesle istişareler yapılarak geniş katılımlı süzerek sistemde kullanılacakları ayırt edici toplayıcı bakışlarla sistem teşkil edilmeli. Tercihli yol uygulamasından yıllardır söz ettik. Metrobüs sistemiyle dünyaya örnek olduk. İnsanları ana artere toplamayı başardık. Ama ne hikmetse ana arterden içeri dağıtımda kayırmalardan ötürü başarılı olamıyoruz. İlk uygulamada tercihli yol polis kontrolündeydi. İnanılmaz bir başarı da sağlandı. Akabinde, kontrol zayıfladı, herkes yola doldu. ASLA SİSTEM YETERLİ OLMAZ, DENETİM VE KONTROLÜ DE ŞART Demek ki, sadece sistem değil, denetim ve kontrolu da gerekli. Mesela, belli saatlerde özel araç kullanım zorluğu sağlanmalı. Bir kere, İstanbul için bunca şirket ayrı otorite sayılacak taşımacıların olması külliyen yanlış ve sıkıntıyı davet edicidir. Özel halk otobüsçülerinin tek çatıda toplanması zorunluluktur. Bunların Anadolu ve Avrupa yakası olarak yapılandırılmaları gerekmektedir. Anadolu yakasında bir Avrupa yakasında iki noktada toplanma bölgeleri oluşturulmalı. Bu bölgeler için yer tahsisi İBB tarafından yapılmalı. Bölgelerdeki hat düzenlemeleri dönüşümler bölge içi olmalı. Ölü kilometre uygulamalarına dikkat edilmeli. Mutlak surette bilimsel, ileri teknoloji ile trafik mühendisleri, bilim insanları ve uzmanlarla uzman olanlarla çalışılmalı. Sistem teşkilinde ciddi büyük yazılımlarla simülasyon uygulamalı kontrollerle sistem denetimleri yapılmalı. STK NİTELİKLİ DERNEĞİMİZ TÖHOBʼA ÇOK İŞ DÜŞÜYOR Kısaca, bugüne dek yapılanlar iyi niyetli amatör çabalardan öte anlam taşımıyor. Sistem tüme varımlı kurgulanamadığından bölük pörçük doğrularla sınırlı sonuç elde edilemiyor. Artık, ortak akılla planla bilimsel ve saha hâkimiyeti adına sahadaki özellikle, sistemde yer alan tecrübe sahiplerini de işin içine katarak toplu ulaşımda yeniden yapılanmayı kentleşme olgusu ile bir düşünerek kurgulamak lazım. Bunun dışındaki her çaba boşa çıkmaya mahkum doğmadan alternatifini oluşturarak boğulacak sistem olacaktır. Ülke genelinde de yapılanma gerekliliği vardır. Bu noktada STK nitelikli derneğimiz TÖHOB’a çok iş düşüyor. İdare ile bir idareye karşı bizi, bize karşı idareyi koruyup kollayacak ortak noktalar bularak ileriye dönük doğruların tesbitine önayak olacak derneğimize çok iş düşüyor. SAHADA YER ALANLARA TECRÜBELERİMİZLE NEFES ALDIRALIM TÖHOB algısı, ayrı konu olmakla birlikte masaya yatırılması gereken bir başka konudur da(!) Özellikle, İstanbullular’ın olaya bakışları tıkanıklığa neden olmakta mıdır? Bu da, kendi içinde sorgulanması gereken bir durumdur. Yine de, ihtiyaca cevap verebilme noktasında TÖHOB gerçek anlamda doğru şeyler yapıyor. Sevgili dostlarım, neticede bu kent hepimizindir. Başarı da, başarısızlık da her türlü durumda, bu kent, biz içinde yaşayarak soluklanmaya çalışanlarındır. Bu nedenle, ciddi biçimde elbirliği şart olmuştur. Sahada yer alanlarla tecrübe paylaşımıyla nefes alalım, aldıralım. Aldıralım, çünkü, hayat çok kısa, yarına da az kaldı. TT.5:Layout 1 16.02.2013 23:23 Page 1 5 KENT VE ULAŞIM 16 ŞUBAT 2013 ALİ ARSLAN KAYSERİ ODA BAŞKANI İçinizden biriyim M -BEYLİKDÜZÜ BAHÇELİEVLER CAKTEPE ÜSKÜDAR-SAN ARTAL SANCAKTEPE-K İstanbul’da toplu ulaşım yeraltını iniyor İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Beylikdüzü AK Parti İlçe Başkanlığıʼna yaptığı ziyarette, uygulama aşamasında olan metro projeleri hakkında geniş bir açıklama yaptı... STANBUL Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mimar Kadir Topbaş Beylikdüzü AK Parti İlçe Başkanlığı’na ziyarette bulundu. AK Parti İstanbul Milletvekili Hakan Şükür, Beylikdüzü Belediye Başkanı Yusuf Uzun ve AK Parti Beylikdüzü İlçe Başkanı İbrahim Bülbüllü’nün de hazır bulunduğu ziyarette, Başkan Topbaş İstanbul ve Beylikdüzü için metro müjdelerini sıraladı. Beylikdüzü’ne metrobüsten sonra metroyu da getireceklerini ifade eden Topbaş, böylelikle İstanbul’da ulaşım sorununun büyük oranda çözüleceğini ve metrobüste yeni değişiklikler yapılacağını belirtti. Beylikdüzü Belediye Başkanı Yusuf Uzun, ilçeye ziyarette bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a ilçeye kazandırılan hizmetler için İ teşekkür etti. Özellikle metrobüsün bölge için büyük bir nimet olduğuna değinen Başkan Uzun, metronun da hizmet vermeye başlamasıyla Beylikdüzü’nün İstanbul’un en önemli ilçelerinden biri haline geleceğini ifade etti. YOĞUNLUĞU ALACAK Başkan Topbaş, metro projelerinin 2013 yılı programında bulunduğuna değinerek, “Bu yıl içinde ihalesini tamamlayıp çalışmaları başlatmayı hedefliyoruz. Bahçelievler’den Beylikdüzü’ne metro yapılacak fakat metro güzergahı metrobüs ile aynı doğrultuda olmayacak. Bazı ilçelerde iç bölgelere de girerek oralardaki yoğun nüfusa ulaşıp, Beylikdüzü’ne öyle gelecek” dedi. Başkan Topbaş, Hollanda’dan getirilen otobüslerin elektronik sis- temleri sayesinde vagon ekleme gibi özelliklerle büyütülebildiğini, “Bu otobüsler, istenirse parça eklenerek uzatılıp, daha fazla yolcu taşıyacak hale getirilebiliyor. Metrobüse yeni eklemeler yaparak, ulaşımı rahatlatmayı düşünüyoruz” şeklinde konuştu. Anadolu Yakası’nın KadıköyKartal Metrosu’ndan sonra ikinci metro hattı Üsküdar, Ümraniye, Çekmeköy ve Sancaktepe ilçelerini birbirine bağlayacak. Bu projenin gerçekleşmesi ile Üsküdar Meydanı’na İstanbul’un birçok böl gesinden raylı sistem ile erişmek mümkün olacak ve böylece, merkezde yoğunlaşan özel araç ve lastik tekerlekli toplu taşıma yolculuk talepleri de azalacak. Ayrıca, Sancaktepe-Kartal bağlantılı bir metro hattın da düşünüldüğü ve araştırıldığı gelen bilgiler arasında. Elektrikli Tramvay 99 yaşına bastı İlk seferlerine 11 Şubat 1914 tarihinde çıkan ve İstanbulʼun simgesi haline gelen elektrikli tramvayların 99. yılı kutlandı. Fotoğrafların en güzel modeli ve uzun yıllar toplu ulaşım hizmetlerinde kullanılan tramvaylar, bir dönemin en ucuz ulaşım aracıydı... LEKTRİKLİ tramvayların 99. yılı dolayısıyla bir açıklama yapan İETT Genel Müdürü Dr. Hayri Baraçlı, İstanbullular’a uzun yıllar hizmet veren elektrikli tramvayların şehrin simgesi olduğunu ve bu nedenle, İstanbul tramvayları şeklinde anıldığını söyledi. Taksim-Tünel Hattı’nda çalışan nostaljik tramvayın, elektrikli tramvayların canlı örneği olduğunu söyleyen Baraçlı, “Yerli, yabancı turistlerin gözdesi olan nostaljik tramvayımız yediden yetmişe herkesin ilgisini çeken sempatik bir ulaşım aracı. Bizim için o sadece bir ulaşım aracı değil, İETT’nin bir değeri olarak görüyoruz. Bu nedenle bütün parçaları en az yüz yıllık olan bu sevimli aracın nostaljisini daha uzun yıllar yaşatabilmek adına büyük bir titizlikle koruyoruz” dedi. E EN UCUZ ULAŞIM ARACI Elektrikli tramvayın işlemeye başladığı ilk yıllarda her tramvaya yalnız bir asker binebilirdi. Diğerleri ya arkaya asılmak, ya da basamakta gitmek zorundaydılar. Yolcusu çok olan BebekTaksim ve Bebek-Eminönü hatlarında üçer vagon luk tramvay katarları çalışırdı. Ücretlerine arada bir yapılan zamlara rağmen tramvaylar en ucuz nakil vasıtası olma özelliğini her devirde korudu. İBB Başkanı Kadir Topbaş Beylikdüzü Belediyesi ziyareti hem bölge için, hem de tüm İstanbul için müjdeli mesajlar içeriyordu. İstanbulʼdaki toplu taşımayı yeraltına alıp, trafiği çok büyük oranda rahatlatacak projelerin sırayla gerçekleşmesi ve yenilerinin de hazırlanıyor olması İstanbullularʼın ulaşımda rahat edeceklerini gösteriyor. Sancaktepeʼden Ümraniyeʼye 12.5, Taksimʼe 44, Atatürk Havalimanıʼna da 71 dakikada ulaşılacak olması, bunun en güzel kanıtı olacak... ERHABA diyerek, söze başlamak sanırım en doğrusu. Çünkü, Kayseri Oda Başkanı olarak bu köşeden yazdığım ilk yazım. İlk kez size sesleniyorum. Umarım, gazete aracılığı ile, düzenleyeceğimiz toplantılarla birlikteliğimiz artarak sürer. Umarım, salt sözde kalmayıp, saha uygulamalarımızı paylaşırız. Mevcudu, ileriye taşıma adına fikir teatilerini yaparak, en güzelini bulur, halkın hizmetine sunmak için uygularız. Elbette, bundan da gereği gibi kazanç elde eder, saygın sektör mensubu kimliğimizle, yerel yönetimle hizmeti geliştirme toplantılarında geleceği kurarız. İlk yazımla, ülke genelindeki tüm arkadaşlarıma herşeyin gönüllerince olması dileğimi belirtmek istiyorum. Kendimle ilgili söyleyeceklerim sınırlı. Ben, son dönemde Kayseri Özel Halk Otobüsleri Odası Başkanlığı’na seçildim. Geçiş sürecine tekabül eden zaman içerisinde de hizmet vereceğim. Anlayacağınız, sizden beklendiği gibi ben de, beklenen beklentileri karşılamakla görevliyim. Tıpkı sizler gibi ben de, yığılı sorunlara çözüm bulma, çözüm sunma ve beklentilere karşılık vermekle görevlendirilenim. Bizim gibiler seçilmişlerdir. Hizmet görmek için, yol açmak, yolda zarar görmeden esnafımızı sağlimen menzillerine eriştirmek için seçimle görevlendirilmişleriz. Tıpkı, sizler gibi, benden de çözümler, çözüm üretmeye dönük ciddi çabalar sarfetmem bekleniyor. Anlayacağınız, aynadaki aksiniz, suretinizden biriyim. Tıpkı, sizler gibi, ben de yararlı hizmetler sunmaktan yanayım. Birlikte kazancın bollaştığı, kalitenin, herkesin bundan hoşnut olduğu bir yeni yapılanmaya kavuşturulduğu, çağdaş ve insana dayalı toplu taşıma sisteminin, en önemlisi, herkes için sürüdülebilir bir toplu ulaşım sisteminin kurulması için elbirliği ile çalışmayı düşünüyorum. Bunu birlikte yaparsak ancak, başarılı olacağımıza inanıyorum. Elbette, bağlısı olduğumuz belediyelerle işbirliği içerisinde, elbette ölçülü, kurumsal ciddiyetli ve eşit medeni ilişkilerle istişarenin yapıldığı bir sistem kurulması ve orada gönül rahatlığıyla hizmet diliyorum. Herkese bol kazançlar diyorum... TT.6-7:Layout 1 16.02.2013 00:12 Page 1 SEÇİME DOĞRU... SEÇİME DOĞRU... SEÇİME DOĞRU... SEÇİME DOĞRU... SEÇİME DOĞRU... SEÇİME DOĞRU... SEÇİME DOĞRU... SEÇİME DOĞRU... TÖHOB algısına İstanbul ve Anadolu bakışı Önümüzdeki hafta yapılacak olan TÖHOB başkanlık seçimi öncesi yaşananlar, kafalarda soru işaretleri oluşturudu. Tüm Özel Halk Otobüsleri Birliği Derneğiʼnin İstanbullu kurucu üye şirketleri, mevcut başkan dışında bir aday daha çıkarması, Anadolu için gerçek anlamda büyük bir sürpriz oldu. Anadolu esnafı, ayrışma işaretleri veren görüntüden oldukça rahatsız... “Kurmak zor, dağıtmak ise çok kolay” Tüm Özel Halk Otobüsleri Birliği Başkanı İsmail Yüksel, gelecek hafta sonu gerçekleşecek olağan genel kurul öncesinde bazı açıklamalarda bulundu. Görevde bulunan yönetim kurulu üyeleri ile birlikte yaptıkları genel değerlendirme sonucunda mevcut yönetim iskeletinin önümüzdeki dönemde de sürdürülmesi yönünde fikir birliğine varıldığını açıklayan Başkan Yüksel, bu doğrultuda yeniden yönetim hizmeti için talip olduklarını açıkladı... İ AMAÇ, TÜRKİYEʼYİ KUCAKLAMAK OLMALI... İsmail Yüksel sözlerine şöyle devam etti. “Bu birlik İstanbul, Ankara, Adana, Kayseri illerinden oluşan kurucular heyetinin önderliğinde start aldı ve tüm Türkiye’yi kucaklama amacını ortaya koydu. Geçmişe doğru bakılırsa uzun soluklu benzer kuruluşların en gencinin 20 yıllık ömrü olduğu genelde köklü kuruluşların 100 yıla varan bir dönemi geride bıraktıkları görülür. TÖHOB ise henüz daha yolun başındadır. Altı yıllık bir dönem yeni tamamlanmıştır. Bu kısa dönemde eldeki olanaklar ve koşulların izin verdiği ölçüde azami çaba harcanmıştır. Kuruluş sonrası ilk bir iki yıl böyle bir yapılanmanın sesini duyurması ile geçmiştir. Son dönemde ise bazı bakanlıkların STK listelerinde TÖHOB yer almaya başlamış toplantı, sempozyum, araştırma, şura vb. etkinliklere davet edilir bir konuma kavuşmuştur. Elbette bunlar yeterli değildir. Ama kabul ediniz ki böyle bir kuruluş veya yapı tesis edilmemiş olsaydı, kentiçi ulaşım ve otobüs taşımacılığı ile ilgili yapılacak dü- zenlemelerde hangi kurumun görüşleri alınacak ya da davet edilecekti? İSTANBUL ANADOLU BİRLİKTELİĞİ... Bu boşluğu, emekleme döneminde TÖHOB doldurmuştur. Her geçen günde pekiştirmektedir. Yeni bir yapıyı hayata kazandırmak, ayakta tutmak deneyimi olanların bildiği gibi kolay değildir. Zor olan bu yapı bu sektörün gücüyle oluşturulmuştur. Burada ağırlıklı yük İstanbul’a düşmüştür. İstanbul deneyimleri ve ilişkileriyle bunu sağlarken Anadolu şehirleri de sırayla bu birlikteliğin içinde yer alarak bu güce destek vermişlerdir. Fikri bizler ortaya koymuş, sizlerde bu fikre sahip çıkmışsınızdır. Bu gerçekler ışığında gelişmekte olan TÖHOB oluşumunu, kentlerde kurumlar arasında yaşanan kısır çekişmelerin ve rekabetin içine sokmak sektörümüze bir kazanç sağlamayacaktır. Önce bizler buna izin vermeyiz. TÖHOB gönüllüğe ve isteğe bağlı bir birlikteliktir. Bu gönüllü beraberliğin kuralları ve yükümlülükleri vardır. Bunlara aykırı davranışlar zedeleyicidir. Elbette, her temsilci delegenin görev talebi doğaldır. Yeter ki, teamüller ve yazılı olmayan kurallar çerçevesinde olsun. TÖHOB BÖLGE TEMSİLCİLERİYLE BİRLİKTE OLMALI... Yapıcı eleştiriler zamanında yapıldığı takdirde değerlidir ve yol göstericidir. Bunun dışında gelişenler ise daima maksadı aşmaya dönük olacaktır. kurumun aktivitesinin yansıyan yüzüyüz. Bu nedenle, kişlere endeksli bakıştan uzak, kurumsal yapılanmaya açığız. Bu nedenle de, Anadolu esnafının da mutlak surette TÖHOB yapılanmasına öyle bakmasını arzu ediyoruz. Bunu tavsiye diyoruz. Bugün; mevcut meslek kuruluşlarındaki yapılanmalar etkileriyle gözlerimizin önünde. İçlerindeki temsil ağırlıkları ve yapılanlarda öyle. Hükümetin a leni biçimde “sivil toplum kuruluşlarını öne çıkararak onlarla yürüyeceğiz” mesajı da dediğimizi doğruladığı bakış ağırlığı ile meseleye bakıyoruz. H İSMAİL YÜKSEL SMAİL YÜKSEL özel halk otobüsü sektörünün ülke genelindeki yaygınlığına ve çoğunluğuna rağmen, gerek yasal anlamda tanım ve kimliğinin bulunmamasından gerekse kentlerde yaşanan farklılıklardan yola çıkılarak bir birlik oluşumunu 2002 başlarında tasarladıklarını kuruluş dönemi zorlukları altında dört yıllık bir hazırlık sürecinden 2006 yılı sonlarına doğru TÖHOB’un kurulduğunu vurguladı. ÜKÜMETİN başlattığı yeniden yapılanma girişimi, sektörel bakışı ve bu bakışa uygun yapılanmayı da zaman içinde değiştirdi. Toplu ulaşım hizmetlerinde belediyelerin toplu ulaşım görevlerini yeni anlayışla şekillendirmesini beraberinde getirdi. 2000ʼli yılların başından itibaren ortaya konulan ve kademeli uygulamaya geçilen bu yaklaşım, saha uygulamalarında sıkıntılar yaşatmaya başladı. Özellikle, yaşanan gelişmelerden özel halk otobüs işletmecileri rahatsız oldu. Çünkü, belediyelerdeki eski algı, kurum olarak verdikleri taşıma hizmetinden zarar ettikleri yönündeydi. Nedenleri araştırılmadan varılan bu yargı, hizmeti özel toplu taşımacı esnafa yaptırmak gerektiği yönünde gelişti. Bu algı, “onlar -özel halk otobüsçüleri- bir şekilde kazanır” mantığı ile de şekillendirilmişti. Belediyelerin mevcut yapıda henüz değişim yokken bu şekil düşünerek özel taşımacıyı kendisine bağlı kılıp taşıma yaptırması, gerçekten, çok ilginç bir sonuç getirdi. Görece özel taşımacı verdiği toplu taşıma hizmetinden kar etmeye başlamıştı. Görüntüleri o yöndeydi... Bunu gören belediye de zaman içinde, sağlandığına iyice kani olduğu bu karlılıktan, yarar sağlamayı kurarak sistemde uygulamaları ağırlaştırmaya başladı. Sonunda gelinen nokta, görülen karlılığın araştırılmasıyla değerlendirilmesi olacağına, masa başı davranışlarla değerlendirilerek, ek yükler yüklenmesiyle sonuçlandırıldı. Halk otobüsçülerine ek yükler getirilerek soluk alması daha da zorlaştırıldı. Bir yandan da özel halk otobüs işletmeciliğine yeni şekil verme ve sahada tekrar belediyelerin toplu taşıma yapmasına dönme düşüncesi dolaşmaya başladı. Belediyenin, özel taşımacıya bakışındaki saha algısızlığı, bu şekil, bir süre daha devam etti. Hükümet emriyle başlayan değişim ve yeniden yapılanmayla birlikte, görüldü ki, kar eden özel taşımacının bu karlılığı, meğer bilimsel planlamasından değil, bazı istihdamları kendi aile işgücü, amortisman hesapsızlığı gibi uyulması zorunlu kriterleri uygulamamasından ileri geliyormuş. Yeni dönemde önemli çalışmalar TÖHOB’u beklemektedir. Süregelen olağan çalışmaların dışında engelliler yasası uygulamaları, 2918 sayılı kanun kapsamında tanım ve kimlik, kurumsal bakış işletme maliyetlerinin düşürülmesi, akaryakıt dışındaki kaynaklardan yararlanma bunlar arasında sayılabilir. TÖHOB örgütsel yapısını yeni dönemde bölge temsilcilikleri suretiyle geliştirmeyi planlamaktadır. Yedi coğrafi bölge düzeyinde yürütülecek bu çalışmalarda mevcut üyeler görevlendirilecektir. Böylece, tabandan sağlanacak bilgi ve belgelerle, tavanda yürütülecek çalışmalar birlikte desteklenecektir. ÖNCELİKLE, TÖHOBʼU KORUMALIYIZ... Genel kurul üyelerinin destek vermesi durumunda yeni dönemde de hizmete talip olacak yönetim ve denetim kadrolarımızın İstanbul’dan 5 Anadolu’dan 7 temsilci ile oluşumu arzulanmaktadır. İstanbul maddi, manevi güç ve birikim nedeniyle her dönem bu oluşumun içinde belirli bir ağırlıkta yer alacaktır. Anadolu dengesi de gözetilecektir. Bütün bu gerçekler ışığında gözbebeğimiz olması gereken TÖHOB’u her türlü badireden koruma, parçalama, dağıtma gibi istenmeyen sonuçlara götürme tehlikelerinden korumamız gerekliliği de unutulmamalıdır. Bu ilkeler ışığında daha güçlü bir TÖHOB hedefiyle bu olağan genel kurulun sektörümüze hayırlı olması dileğiyle sevgilerimi gazeteniz aracılığıyla iletirim...” İSTANBUL GELİŞMELERİ DOĞRU DEĞERLENDİRDİ Bu noktada gelişmeler yaşanırken özel taşımacı kuruluşlardan İstanbul sayısal çokluğu ve tecrübesini iyi değerlendiren yöneticilerine sahip oluşu, İETT ile dirsek temaslı çalışmalarıyla gelişmelere göre yapması gerekenleri doğru değerlendirip mesafe aldı. Birlik çalışmalarına da önayak olarak, ülke geneli dünyadaki gelişime uygun kendi STKʼnı kurup sahadaki yerini aldı. Bunun böyle olmasında İstanbul ciddi anlamda öncüdür. İşte, bugün, TÖHOB olarak kurulu yapı, bu bakışların bunu benimseyen kafaların kurduğu yapıdır. Anadolu tarafından destek gören yapı, yeni düzenin aradığı yapıdır. Ama bu yapı algısı, İstanbul içi şirketler arasında, aynı doğrulukla algılanamadı. İstanbul bireysel bakış ağırlığında bir ileri iki geri gidişlerle boğuşurken, gidişatı görerek geleceğin algısına göre sistem arzı yapanların kurgularına Anadolu desteği de aynı şekilde net algılanamadı. Bunun nedeni şirketlerdeki “Ben” yaklaşımlı bakışlardı. “Biz” diyebileceklerin cesaret bulamayışı şirketler arası çelişkileri arttırdı. Ancak ciddi bir bütünleşen ilerici kadro, hükümetin eğilimini fark eden esnaf, gelişimin yolunda algılarıyla birleşerek TÖHOB yapılanmasını sürdürdüler. Başarılı biçimde yurtiçinde dev- let katlarında yurt dışında uluslararası kuruluşlar nezdinde var olmayı bildiler. TÖHOB İKİNCİ AŞAMAYA GEÇEREK YÜKSELİRKEN Şimdi paylaşımlar ve bunun için ön dağılımlar zamanı. Bu noktada, İstanbul şirket yöneticileri algı farklılıkları yüzünden farklı düşünmeye meylediyor. Bu yüzden bugün TÖHOB algısı iki farklı bakışla kıskaçta. Bugün ortaya konulan görüntünün görselliğinin önemi yok. İstanbul da iki aday çıkmasının pratikte bir anlamı da yok. Ancak, gelecek açısından, İstanbulʼa yön verdiklerini ve vereceklerini söyleyen şirketler açısından sorun var. TÖHOB iki aday yerine tek adaya geçememesinin altında bireysel bakışları terk edemeyenlerin silkinememeleri yatıyor. Biz bu nedenle tedirgin olduk. Yoksa; iki değil on iki adayda çıksa bunun tartışılacak ciddi yanı yoktur. Bunlar demokrasilerde olağan şeylerdir. Olması gereken şeylerdir. Rahatsızlık veren adaylar değil eski ferdiyetçi bakıştır. Anadolu bu nedenle şaşırdı. ANADOLUʼDA TÖHOB ALGISI VE YAPILANMAYA BAKIŞLAR Hareketin İstanbul ağırlığında şekillendirildiği görüntüsü olmasına rağmen, dikkatli gözler, kurucular kurulunun İstanbulʼun yanında Ankara, Adana ve Kayseri odalarının olması harekete destek noktasında bir ayrımın olamayacağını gösteriyor. İşin hayata geçirilmesinde fiziki zorunluluk ve aktivite sayısal çokluğun getirdiği davranış serbestisi İstanbul ağırlığını gösterir gibidir. Gerçek ise asla bu şekilde değildir. Gerçek bizim de yer aldığım hareketlenmelerde ortak karar, eşit temsil ve bakışı gösteriyordu. Ve bu herkesin ortak kabul ettiği bir olguydu. Gerçekleşen toplantılarda kurucular arasındaki genel kanaatte özellikle İstanbul, bu tür bir yapılanmada siyasilere yakın olma zorunluluğunu getireceğini ileri sürerek, derneğin genel merkezinin mutlaka Ankara olması gerektiğini dile getirmişlerdir. Bu dillendirme İstanbullu şirket yöneticilerince de kabul görmüş, özellikle, Esnaf Odası tarafından Ankara olması konusunda ısrarcı olunduğu da bir gerçekti. ANKARA “BUNA HAZIR DEĞİLİZ” MESAJI VERDİ O günün koşullarında Ankaraʼda bir yanda 550 adet yeşiller tabir edilen ve ayrı konumda olan özel halk otobüsleri bir tarafta da maviler adıyla mavi özel halk otobüsleri odasına mensup 200 adet özel halk otobüsü işletmecisi esnaf vardı. Yaşanan sıkıntılar nedeniyle de böyle bir ek yükün o an ki durum gereği taşınamayacağı başkan ve başkanlık katında dile getirilmişti. Ankara da gerçekleştirilen müzakereler sonucu ülke geneli üye kaydının yapılarak derneğin yaygınlaştırılmasına kadar, kurucular kurulu olarak dernek merkezinin İstan- bul olması kabul edildi. Anadolu algısında İstanbul deneyiminin önemi, sayısal çokluğun ve hükümet erkanının da İstanbulʼa verdiği özel önemle, hareketin tetikleyicileri olarak İstanbullu özel halk otobüsçüleri görüldü. Gerçekten de ilk yıllar heyecanla bu minvalde hareket desteklendi. Yönetim kurulu İstanbul ağırlıklı bir yapıdayken, dernek aktivitelerinde maddi gereksinimlerde İstanbullu şirketlerin destekçiliği zaman içerisinde giderek ağırlaşırken, anadoludan üye aidatları ve bilgi desteği konularında dernek üye kaydına dönük aktivite yerine bölgesel toplantılarla toplu kayıt yönteminden olacak bir türlü istenen verimi yakalayamadı. ANADOLU HIZLI BİR YÜKSELME BEKLEDİ Burada derneğe Anadolu algısının ikici bir noktada olduğunu söylemek yanıltıcı olmayacak. Bir yanda, önemi ve gerekliliği konusunda her noktaya gidilerek yerinde tanıtım ve bilgilendirmeler yapılmadığın dan, Anadolu esnafı, arada da olsa, “Yoksa diğerleri gibi, bu da ek yük getirici yapılanma mı” şüphesine düşer oldu. Derneğin bölge toplantılarıyla yetinir görüntüsü de eleştirilere neden oldu. Hareketin İstanbul şirketleri arasında muhalefet aracı olarak kullanılmasıyla Anadolu algısının, bekledikleri hızlı yükselmeyi vermemesi, derneğe bakışları etkiledi. STRATEJİYİ FARKEDEN OLMADI ANLATAN DA OLMADI ELBETTE Bu noktada destekçi konumumuzla derneğin her aktivitesini izleyen gazete olarak, strateji değiştirildiğini gördük. Mevcut Yüksel yönetimi, derneğin es- nafa fayda için, hükümet ile uluslar arası alanda yer bularak adından söz ettirilmesinin önemli olduğu tezini öne alıp ona ağırlık vermeyi benimsedi. Bu tezle; hem gerekli yaygınlık sağlanacak, hem başarıları gören Anadolu esnafı kendiliğinden hızla üye olmayı isteyecekti... Görüş doğru gibi görünmesine rağmen zaman içinde TÖHOB ziyaretlerinin Anadoluʼda beklenti haline geldiğini göremeyen dernek yönetimine sadece bölge toplantılarında görüşme değil, “kendi sorunlarımızı yerel yöneticilere dinletme de dernek aktif olmalı” tezi öne çıkarılır oldu. Ortadaki oluşmuş algı görüntüsü de öyle bir eğilimin olduğunu hissettiriyordu. TÖHOB STRATEJİSİ HÜKÜMET KATINDA KABULÜ GETİRDİ Ancak, gazete olarak, TÖHOB adının STK olarak sektörün dışa yansıyan yüzü olarak varlığını önemsememiz bu nedenle de stratejisine destek vermemizle birlikte bu bakışla, dernek esnaf arasında tanımını sağlayamazken, esnaf adına kendisini inanılmaz hızda uluslararası aktör konumuna getirip, esnaf temsilcisi STK olarak muhatap kabul edilmesine vesile oldu. Aynı şekilde hükümet katında da temsil edilmede kabul gördü. İşte, biz bunu alkışladık. Bu noktanın bozulmamasının önemine dikkat çektik. Bütün bu oluşumlarda derneğe tam desteğimizi südürdük. Eleştirimizi sadece yönetim kurulu üyelerine saha algısı olarak sunduk. Anadolu beklentilerini bu anlayışla dillendirip, doğrudan ziyaretlerle bilgilendirme gereğine işaret ettik. Gazete olarak, TÖHOBʼa verdiğimiz önem, yayınımızda halk otobüsçülüğüne ve özel taşımacılık sektörünün ifadesini olumlu kılma üzerinedir. Çünkü, biz ANADOLU BEKLENTİSİNDE TÖHOB ALGISI VE GERÇEK 340 haftayı geçen yayın sürecimizdeki birleştiriciliğe bu yüzden önem verdik. Verilmesini de istedik. Bugün özel halk otobüsçüleri yeniden yapılanan devletin yeni hedeflerini görebilen tek örgütü kurmuş meslek erbaplarıdır. Bu özellikleriyle şimdi yapmaları gereken, İstanbul Anadolu ayrımı yerine, topyekun, toplu taşımanın yeni istikametini incelemek, yeni yapılanmalara uygun bir hizmet ağı teşkiline alternatif projeler sunan davranışların yolunu açmaktır. Mesela ben derneğin STK olarak, ülkedeki bütün lastik tekerlekli unsurları bünyesine alarak taşımayı tümden gelimli hükümetle yerel yönetimlerle birlikte ele almasından aldırmasından yanayım. Bugünkü gidişat bunu işaret ediyor. Bugünden itibaren derneğin yönetiminde kavga yerine, birleşik bakışlı ve tüm modları inceleyerek yeniden yapılandırma esaslarını kavramak bu noktada fikir üreten çözüm sunan Sivil Toplum Kuruluşu olmayı hedeflemesidir. Biz Anadoluʼya gittiğimizde bunu anlattığımızda inanılmaz destek alıyoruz. Mesele bunu anlatmakta bunun için inançla çalışarak hizmeti beklentisiz sürdürmekten ibarettir. Bugünkü olan biteni değerlendirmede kıstas olacak tek algı, Anadoluʼdan yükselen sesin bizi arayarak görüş sunan, Samsun, Çorum; Erzurum, Diyarbakır, Kayseri, Hatay, Adana, Ankara, Balıkesir, Bandırma, Çanakkale, Aydın, Amasya, Tokat, Sivas, Mardin, Kızıltepe, Eskişehir, Trabzon, Ağrı Antalya, Denizli İzmir, Edirne, Tekirdağ, Kocaeli, Sakarya ve Van gibi, Urfa gibi tüm illerin birbirlerinden habersiz ortak işaret ettiği, “birlikte ve hep beraber olma, herkesin elini taşın altına koyduğu düzeni kurma” içerikli temennileridir. Ortak bakış budur bu olmalı buna çalışılmalı. Sözün kısası görebildiğimiz kadarıyla Anadolu her zamanki gibi sadece samimi bir birlikten yanadır. Herkesi her kurum ve kuruluşu buna dönük ortak kararla sorunlara yaklaşmaya çağırıyoruz. İşaret edilen kim olursa olsun ortak kararın sonucu bunu göstermeli. Gazete olarak bu anlayışla her iki adaya da sağlıklı düşünmelerini birlikte karar vererek, bireysel hırsları kenara bırakmalarını öneriyoruz. Elbet her iki adaya da başarı dileklerimiz vardır. SEÇİM ÖNCESİ NE DEDİLER? Fesih KAYA - DİYARBAKIR 53 KOOP. BAŞKANI Mustafa ACAR - BURDUR ÖHO BAŞKANI Bülen BİCAN - BANDIRMA ULAŞIM A.Ş. BAŞKANI Sırayla hizmet etmeli... Beraber yürüyelim... Bu ne aceleciliktir... OPLU taşıma hizmetlerinde belediyelerin doğT rudan tekrar taşıma işine girmesine ne demeli. Ben bunu bizim tutarsızlığımıza bağlıyorum. Bizim AŞBAKANʼın açıklamalarına her kafadan ayrı B tepki koymakla kendimizi anlatamayız. Birlik içinde olursak saygılı ve ortak tavırla anlatırız. Bu ÖHOB ne zorluklarla kuruldu herkes çabuk T unuttu. Kulağıma çalınanlara itibar etmiyorum ama tedirgin de oluyorum. Yanlışa düşmeyelim. bugünden itibaren TÖHOB ile genel sistem standartları sağlatma ve taşımanın matematiğe dayalı iş olduğunu benimsetmeye yönelmemiz lazım. Birliği sağlarsak bunu yapabiliriz. Bu nedenle dernek tarafların kapıştığı değil, ortaklaşa ya da sırayla hizmet ettikleri yer olmalı derim... yüzden TÖHOB var. O da olması gerektiği yerde değil. Bunda herkesin suçu var. Bu yüzden eleştiri günü bugün değil. Bugün geliştirmekle yükümlüyüz. Bize bakışta giderek olumlu olma durumu var. Demek ki bu oluşum gerekli ayırıcı olarak değil birleştirici olarak soluk aldıralım. Beraber yürüyelim. Bu dernek herkesin mutlak destek vermesi gereken, gerekli bir dernektir. Görev yapmak için destek vereceksin. Gönüllü olacaksın. Fayda üretmesi için bilgi toplayıp arşivleteceksin. Bu dernek klasik dernek ve şirket başkanlığına benzemez. Çünkü, önemli hizmetleriyle herkesindir... Zafer BOLAT - ÇORUM ÖHO BAŞKAN YARDIMCISI Hamza ÖZKAN - ERZURUM ÖHO BAŞKANI Orhan BAKIŞLI - ÖZTAŞ ULAŞIM YÖNETİM KURULU ÜYESİ Ayrılık istemiyoruz... Destek olacağız... Böyle şeyler olmamalı ÖHOB gelişmekte olan topyekün desteğin geT rektiği bir dernek. Şu an yönetim kavgasına gerek yok. İstanbul, bu bilinçle yaklaşmalı. Biz el- İZE izah edilmesi gereken şey TÖHOB neden B Anadolu taramasını doğrudan yapmadığı? Bunun, eminim anlaşılır gerekçesi vardır. Sizin kim ANA göre, “İyi yapmışsın kardeşim. AdaylıB ğın hayırlı olsun.” Bunu kendi adıma söylüyorum. Karşı olanlara yahut destekleyenlere de birliğinden yanayız. Desteğimiz de bunu gözetenle sınırlı. Etrafımızda olup bitenlere bakarak karar verelim. Yapılanları da görmek gerekiyor. Başlangıçtan bugüne, kimin nerede olduğunu, ne yaptığını dikkate almak şarttır. Anadolu ortak ifadeden temsilden yana, derneğe birlikte sahip çıkalım... olduğunuzu bana anlatırsanız, yaptıklarınızı, nasıl yaptığınızı da göstererek bana ifade ettiğinizde, benim sizinle ilgili kanaatlerim oluşur. Zora girince, gücünün ne olduğuna değil, benim zorluğuma nasıl baktığına göre karar veririm? Dernek yılda 4 toplantı yerine, ziyaretle kendini ifade edebilirdi... zerre kadar lafım yok. Ama lafı eveleyip geveleyenleri ayıplıyorum ve ekliyorum, “bunca sorunlarımız varken, siz neyin peşindesiniz?” diyorum. Yoksa, son zamanlarda olup bitenlerin farkında değimlisiniz? Allah aşkına nerede yaşıyorsunuz? Muhabbeti bırakın da, sorunlara çözüm arayalım. METİN MISIR “Başkanlığa neden aday oldum” TÖHOB Başkanlığına aday olan Metin Mısır, adaylığının gerekçelerin anlatarak, “derneğimizi, daha verimli kılacağımı gördüğüm için aday oldum. Öncelikle de hızlı ve gelişmelerin çok yönlülüğüne uygun stratejiler üreteceğimi düşündüğüm için göreve talip oldum. Zaten sadece bir taze kan gerekiyor kanaatindeyim. Yoksa, gerekliliği açısından hiç sorun yoktur. Bana göre, daha hamleci, daha destek alıcı hızı noksan. Onu ben tamamlayacağım” dedi... M ERAK edilen neden aday olduğum mu, adaylığımı geç açıklamış olmam mı? Yoksa söylenemeyen ama ima yollu aday olmamam gerektiği mi? Yahut, tek partili dönem gibi başkasının aday olmaması temennisi mi? Belki de bu İstanbul olarak iki aday çıkmasın temennisi de olabilir! Belki de bunların hepsi. GİZLİ GİZEMLİ NEDENLERLE ADAY OLUNMAZ... Bir kere, bu tür çıkışlarda “neden” sorusu sorulmalı mı? Bunun seçime katılana sorulması noktasında, etik anlayış açısından herkes için biraz düşündürücü olmalıdır. Dahası aklıma “bu, neden bana soruluyor” sorusunu getiriyor. Anladığınız gibi, ben de soruyu karşı soruyla cevaplayıp işi daha çıkmaza sokabilirim. Elbette bunu yapmayacağım. Yapmayacağım ama, bu soru bana neden soruluyor kısmını da hep merak edeceğim. Önce, bilinmesini istediğim, anlaşılmayacak kadar gizli gizemli nedenlerle aday olmadığım konusudur. Yönetim kuruluna girdiğim derneğimizi, çok daha verimli kılacağımı görev yaptığım sırada görüp o kanaate vardığım için aday oldum. Öncelikle de, hızlı ve gelişmelerin çok yönlülüğüne uygun stratejiler üreteceğimi düşündüğüm için aday oldum. Mevcut kadro ile de devam edebilirdim... Zaten sadece bir taze kan olmak gerekiyor kanaatindeyim. Yoksa teknik takip açısından o denli eksiklik yok. Bana göre sadece daha hamleci daha destekçi hız kazandırıcılık eksiktir. Hem madem aileyiz. Madem herkese görev düşüyor. Bu defa bende böyle bir göreve talip olayım istedim ve oldum. Kim bilir dedim kendi kendime, her yenilikte bir hayır vardır diye, yeni bir kan getirmek istedim, hem farklı bakışla da bu işin yürüyeceğini göstereyim dedim. Burada bilinmesi ve teyit edilmesi gereken gerçek şu: Eğer TÖHOB, gerçekten herkesin derneği ise, buna uygun verimlilikte çalışma içerisinde olmalı. Bu gerekliliği önemsiyorum. Bu neden bile aday olmama yetiyor. Arkamda olanlara gelince: Bir lider, destekleyen desteklemeyen her kesi dinler. Ama strateji ve hedefini kendi özgür iradesiyle ortaya koyar. Bunu yapamaz, hele birde çekimser davranırsa, zaten o lider değildir. Böyleleri, güdümlü aday statüsünde yönlendirilenlerdir. BİZİM ESNAFIMIZ AHDE VEFAYA ÇOK ÖNEM VERİR... Sayın İsmail Yüksel, sektördeki yapıların oluşmasında hemen her noktada olduğu gibi, TÖHOB kuruluşunda da kurucu olarak yerini almış, derneğin başına geçmiştir. Bunu hepimiz destekledik. Sayın İsmail Yüksel, geçmişte hizmetleri olan herkesin takdir ettiği, yaptıkları ortada bir insandır. Seveni vardır. Çünkü, bizim esnaf, ahde vefaya önem verir. SAYIN YÜKSELʼİN ARTIK ÖN AÇMA ZAMANI GELDİ... Ama başlayan şeyde son vardır. Doğarız gelişir büyür ve bir an gelir görevi arkadan gelene teslim ederiz. Bu da gelişimin gereğidir... Bu gerçekten hareketle de Sayın Yüksel’in ön açması gerektiğini düşünüyorum. Aday olmamın bir nedeni de buna vesile olmak ve aile olarak yapıyı ileriye taşımaktır. Adayım, çünkü yapacaklarım, yapmak istediklerim var. Adayım çünkü, daha güzel daha verimli bir ulaşım sistemini Teknoloji uygulamalı yapı modelleri üreterek, hem kendi yasal varlığımızı ortaya koydurup yasal tanımlanmamızı sağlatmak, hem de gelişilmeleri doğru teşhisle daha verimli sonuçlar almaya çalışmak. BİRİNİN ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMASI LAZIM... Yıllardan beri ÖTV, KDV gibi muafiyet ve indirimlerin peşinde koştuk. Artık bunları elde etmemiz lazım. Bazı destekleri sübvanseleri elde etmemiz, buna dönük yapılanmamız gerekiyor. Kaybedecek vakit yok. Bu duygularla aday oluyorum. Birinin elini taşın altına koyması gerekiyordu. Ben de koydum. Benimle yürüyeceklerle hareketi verimli kılmayı geliştirmeyi sağlamak adına bunu yaptım. Biz işin başında hem herkesi çağırıp katılın demedik mi? Bende bu noktada elimi taşın altına koyarak varım diyorum. Bence karşı çıkma yerine bu anlayışı alkışlamak destek vermek gerekiyor. Biz bir aileyiz ve artık sıra bizde. Bu yüzden aday oldum. Bu yüzden seçilerek daha verimli olmak istiyorum. Gösterilecek alakaya şimdiden teşekkür ederim... TT.8:Layout 1 16.02.2013 23:25 Page 1 8 KENT VE ULAŞIM 16 ŞUBAT 2013 M. ŞİRİN VARIŞLI YENİ İSTANBUL A.Ş BAŞKANI Uymayan gider... ESAJ doğru okunmalı. Herkes yerini bilmeli. En azından bilmeye çalışaM rak iyi niyetten uzaklaşmamalı. Ankara’da da “Akıllı Kart” uygulanacak Başkentte belediye otobüsü, Ankaray ve metroda kullanılan EGO kartları tarih oluyor. Bu kartların yerine İstanbulʼda kullanılan sistemin bir benzeri olan, “Akıllı Elektronik Ücret Toplama Sistemi” kullanılacak... NKARA Büyükşehir Belediyesi önümüzdeki günlerde Baş kentlileri sevindirecek önemli bir ihaleye çıkacak. Ankaralı’lar elektronik kartları sayesinde bilet arama derdinden kurtulup kartına istediği kadar para yükleyerek rahatlıkla seyahat edebilecek. Elektrik Havagazı ve Otobüs İşletmesi Müessesesi (EGO) Genel Müdürlüğü, 5 Mart’ta “Toplu Taşıma Elektronik Ücret Toplama, Güzergâh Araç Takip, Kamera ve Akıllı Durak Sisteminin Kurulması ve İşletilmesi İşi” ihalesini yapacak. A taşıma araçlarında kullanılan ücret toplama sistemi, yerini “Elektronik Ücret Toplama Sistemi”ne bırakacak. EGO kartlarının yerini, “Akıllı Kart” alacak. Akıllı Kart olarak hazırlanan yeni bilet sisteminde, biletin İstanbul’daki Akbil gibi makineyle her hangi bir teması gerekmeyecek. Makineye sadece gösterilmesi yeterli olacak, böylece yolcu kısa sürede toplu taşıma aracına binecek. “DIT KART” LA ULAŞIM Çorum’da şoförlere eğitim veriliyor Çorum Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü tarafından özel halk otobüsü şoförlerine yönelik düzenlenen eğitim semineri başladı... ORUM Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü tarafından özel halk otobüsü şoförlerine yönelik olarak düzenlenen eğitim semineri başladı. Seminerde şoförlere trafik kuralları, halkla ilişkiler ve sağlıklı iletişim konularında bilgiler verilecek. Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Müdürlüğü Ekipler Amiri Abdulkadir Yıldız ve Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü Başpolisi Hasan Çay’ın konuşmacı olarak katıldığı ilk derste trafik kuralları konusu ele alındı. Seminerin açılış konuşmasını yapan Çorum Ulaş A.Ş. Başkan Yardımcısı Zafer Bolat, Ç Çorum’da 46 araç ile toplu taşıma hizmeti verdiklerini belirterek günde 600 sefer ve 9185 kilometre yol kat ettiklerini söyledi. Çorum Ulaş A.Ş. olarak günde ortalama 20 bin kişiye toplu taşıma hizmeti sunduklarını vurgulayan Bolat, “Hizmet akışının sağlıklı yürümesi için Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü’nü devreye sokan Çorum Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz” dedi. Programın konuşan Başkan Yardımcısı Turhan Candan ise yeni kurulan Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü'nün faaliyet alanı ile ilgili bilgiler verdi. EGO Genel Müdürlüğü İdare Encümeni toplantı salonunda yapılacak ihaleyi alacak şirket, toplu taşıma araçlarında elektronik ücret toplama, araç takibi ve akıllı durak sistemini 10 yıllık süre ile işletecek. Muhammen bedeli 186 Milyon 906 Bin 712 TL. + KDV olan ihaleye katılacak şirketler bu bedelin yüzde 3’ünü (5 Milyon 607 Bin 201 TL.) geçici teminat vermek zorunda. İhaleye katılacak isteklilerin Türkiye’de toplu taşıma işletmeciliğinde en az 2, Büyükşehir Belediyesi’nde en az 2’şer yıl elektronik ücret toplama sisteminin işletmenliğini yapmış olması gerekiyor. Belediye otobüsleri, raylı taşıma sistemi (ANKARAY ve metro) ile belediyenin denetimindeki diğer toplu Sistemin yanı sıra, toplu taşıma araçlarına “Akıllı Kart”ın yanı sıra, kredi kartına benzer “Dıt kartlar” ile de binme imkanı sağlanacak. Ayrıca sistem kapsamında belediyenin toplu taşıma araçlarında, “Akıllı durak” uygulaması da başlatılacak. Yolcular güzergâh konusunda bilgilendirilecek. Araç içinde kamera sistemi kurulacak. Başkent Kart uygulamaları, kredi kart türünde, fuar, stadyum, otopark ve ön ödemeli sayaçlar gibi ödeme yapılacak yerlerde de geçerli olacak şekilde düzenlenecek. Bandırmalı yaşlılara ulaşım indirimli ANDIRMA Belediyesi tarafından 65 yaş ve üzeri vatandaşların, kentiçi toplu taşıma araçlarından yüzde 40'lık indirimle faydalanmalarını sağlayan biniş kartı uygulamasının sürdüğü bildirildi. Bandırma Belediyesi’nden ya pılan yazılı açıklamaya göre, vatandaşlar, uygulamaya büyük ilgi gösterirken Halk Masası’na toplam 750 yaşlı, başvuruda bulunarak hizmetten faydalandı. Faydalanan 65 yaş ve üzeri vatandaşlara B Çorum Ulaş A.Ş. Başkan Yardımcısı Zafer Bolat indirimli biniş kartlarını teslim eden Belediye Başkanı Sedat Pekel, bu uygulamanın kendilerine verilen manevi desteği göstermek açısından önemli bir uygulama olduğunu ifade etti. Bu uygulamanın 65 yaş ve üzeri vatandaşlara sadece yüzde 40’lık bir indirim sağlamayacağını dile getiren Pekel, yaşlıların aktarmalı durumlarda ikinci otobüse ödenen yüzde 50 indirimle ücreti vermeyeceğini de sözlerine ekledi. Türkiye’nin ilk GPRS’li durağı Erzurum’da Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen proje kapsamında özel olarak tasarlanan “Akıllı Durak” uygulaması başladı. İlk olarak Cumhuriyet Caddesiʼndeki Yakutiye Meydanı Otobüs Durağıʼnda tanıtımı yapılan durak vatandaşlara dört mevsim yaşatacak. SITMA ve soğutma özelliğine sahip durakta LCD ekranlı televizyon ve telefon şarjı için prizler de bulunuyor. Hangi otobüsün hangi saatte geleceğini bildiren GPRS sistemine de sahip olan durağın Türkiye’de bir ilk olduğu belirtildi. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Destek Hizmetleri Daire Başkanı Amir Badur, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, söz konusu uygulamanın ülkede bir ilk olduğunu bildirdi. Badur, “Bölgemizin iklimsel şartları çok ağır olduğu için insanlar- I dan gelen taleplere göre hareket ettik. GPRS’li ‘Akıllı Durakları’ kendi imkanlarımızla ürettik. Önce, bunun projesini yaptık. Belediyemiz atölyelerinde de çalışmalarını yapıp, monte ettik. Erzurum’da, artık tüm duraklar kapalı olacak. Halkımız, kışın soğukta otobüs beklerken üşümeyecek. Kapalı durakların geri bildirimi çok olumlu oldu. Bu da bizi çok mutlu etti. Durağın kapısı otomatik. İçinde, iki tane ısıtmalı klima var” dedi. Edirne toplu taşıma ücretleri zamlandı Edirneʼde bir grup öğrenci tarafından geçen ay protesto edildiği için geri çekilen ulaşım zammı, belediye meclisinin bu ay olağan toplantısında oy çokluğuyla kabul edildi. Meclisteki 17 üyenin “Evet”, 5 üyenin “Red” oyu kullandığı zam kararıyla tam bilet 3 liraya, kentkartı sivil ücretler 1 lira 65 kuruşa, kentkartlı öğrenci ücretleri 1 lira 15 kuruşa yükseldi. DİRNE Belediye Meclisi Ola ğan Toplantısı, Belediye Başkanı CHP’li Hamdi Sedefçi başkanlığında toplandı. Mecliste AK Partili meclis üyeleri tarafından gündem dışı olarak getirdiği ulaşım zammı görüşüldü. Ulaşımda 9 yıldan bu yana zam yapılmadığını belirten Edirne Belediye Başkanı CHP’li Hamdi Sedefçi “Her gün benzine mazota zam geliyor. Dünyanın en pahalı benzinini kullanan bir ülkedeyiz. Minibüsçü arkadaşlarımıza en son 9 E yıl önce 1 liradan 1.5 lira çıkaran bir zam yapmıştık. Bu zammı yapmamız gerekiyor” dedi. Bu açıklamalar sırasında salondaki dinleyicilerle Sedefçi arasında tartışma çıktı. Oylamada AK Partili ve CHP’li üyelerden 17’si ulaşım zammında “Evet” oyu kullanırken, 5 CHP’li meclis üyesi ise “Hayır” oyu kullandı. Ulaşım zamları oy çokluğu ile kabul edildi. Minibüs zamlarının gereksiz olduğunu savunan dinleyiciler, başkanın kararını alkışla protesto etti. Büyüklerimiz demişler ki; “Uyanıklıkla, uyanık olmama arası soğan zarından çok incedir. Her an her iki tarafa da düşmek mümkündür. Uyanıklığına, öyle çok fazla bel bağlama...” Kırkpınar cazgırının, peşrev öncesi pehlivana seslenişi de ilginçtir; “Pehlivaaaaaan, pehlivan. Üste çıktım diye sevinme, alta düştüm diye gücenme...” Bunlar ilginç uyarılardır. Tabii, anlayana saz... Son günlerde Sağır Sultan’ın anladığını bizi, anlamaz sanarak yutturmak isteyenler çoğaldı. Uyanıklar, bizi kör-sağır görmez-anlamaz sanıp, hoş sâdâlarla avutma peşindeler. Kuyu kazmakla meşguller. Lakin, bilmeleri gereken o kuyunun hepimizi içine alacağı. Bizim birlik olma, bir hareket etme gibi tek seçeneğimiz var. Bunu görmek lazım. İstanbulu taşıyanlar olarak, taşımamız gereken sorumluluklarımız var. Bilmemiz gereken kurallara uymamızı gerektiren işimiz var. Aşımızı, geleceğimizi, nafakamızı kazandığımız işimiz... Bunun gerektirdiği, bireyselliği bırakarak, kurumsal kimlikli sektörel bakışla meseleleri algılama gibi bir yükümlülüğümüz var. Ben dahil, düne kadar kafamıza eseni yapmaya çalıştık. Birimizin son an da ki, akıl edişleriyle kendimizi kurtardık. Şimdi gelişmeler farklı. Artık sertifikalı olma devrine giriyoruz. Tahsilli olmanın gerektirdiği standartları belirlenmiş kurallı olmanın önemsendiği, sistemin birbirini tamamladığı devre adım attık. “Yeniden kurulup, işletilen devre uygun yapılanın” diye, yırtınarak yol gösterenleri duymamız gerekiyor. Duymak da yetmiyor, hem duymak, hem de dediklerini anlayarak gereğini yapmak gerekiyor. Eskide ısrar günden güne ayağımızın altındaki zemini kaydırıyor. Birlikte olma, tek ses olma sözleri felsefi slogan nitelikli hoş gelsin diye söylenen sözler değil. Bu sözler bundan sonra değişen ilişkilerin tesis ettirdiği yeni düzende, uyulması gereken, anlamı olan sözlerdir. İstanbul’un yüzünü değiştiren iktidar, yüze uygun yeni düşünceyi de benimsetici kurallarını koydu. Uygulamaya geçerken de ısrarla uyarıyor: “Birlikte uyarsanız kalır, uymazsanız hepiniz gidersiniz” diyor. Bence, mesaj, anlayan için çok net... TÖHOB Ankaraʼya çıkarma yapacak ÖHOB, hem Ulaştırma DenizciT lik ve Haberleşme Bakanlığıʼnın 25 Şubat 2013 Pazartesi günü Ankara Plaza Otelʼde düzenlediği Çalıştayʼa, hem de Ulaşım, Denizcilik ve Haberleşme sektörlerimizin geleceğinin tartışılacağı 10. Ulaştırma Şurasıʼnda katılımcı olarak yer alacak. 25 Şubat 2013 Pazartesi günü Ankaraʼda yapılacak çatıştayda ülke genilinden 91 kurumun içinde bakanlıklar, genel müdürlükler, belediyeler, üniversiteler, federasyonlar, üretici firmaların yanı sıra STKʼlar ve Tüm Özel Halk Otobüsleri Birliği (TÖHOB) bu kapsamda Kentiçi Ulaşım Çalıştay üyesi olarak çalışmalara katılacak. Birgün olarak planlanan çalıştayda proje ekip lideri Adrian VAN HERKʼin konuşmasıyla başlayacak. AB Türkiye Delegasyonu Birinci Sekreteri Janvier Menendez BONILLAʼnın konuşmasının ardından Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı adına Ayhan Metin ve Erol Yanar kürsüye gelecek. Çalıştayʼda raylı sistemler, karayolu, denizyolu, yaya ulaşımı alanlarında çalışma grupları oluşturulacak ve bu grupların hazırlayacağı raporların tartışılmasıyla çalışma sonlandırılacak.Çalıştayʼın temel amacının yaşlılar, engelliler ve hareket kısıtlılığı olanların taşımacılık hizmetlerinde karşılaştığı sorunlar, çözüm önerilerinin geliştirilmesi olarak görülüyor. Haziran ayında yapılacak 11. Ulaştırma Şurasıʼnda, “hedef 2023 kararları” tartışılacak. 2023ʼe kadar olan çalışmaların değerlendirileceği, gelişmelerin irdeleneceği 11. Şura çalışmaları önümüzdeki Haziran ayında yapılacak. Birinci toplantıya TÖHOB adına Genel Sekreter Onur Orhon, Dr. İsmail Hakkı Acar katılmıştı. TT.9:Layout 1 16.02.2013 23:26 Page 1 9 YURTTAN HABERLER 16 ŞUBAT 2013 Uşak’ın “Akıllı Kart”ları E-kent’ten Uşakʼın toplu taşımasında milat niteliğinde olan kartlı sistemin protokolü imzalandı. Uşak Belediye Başkanı Ali Erdoğan, Uşakʼta toplu taşımada süren keşmekeşin önüne geçileceğini belirtti. ŞAK Belediye Başkanı Ali Erdoğan, yeni sistemde otobüslerden duraklara kadar birçok farklılık yaşanacağını kaydetti. Erdoğan, “Kartlı taşıma sistemi için belediyemiz ve belediye meclisimiz yoğun bir mesai sarf etti. Yeni sistemde kullanılacak kartlar fonksiyonel olacak ve birçok alanda ortak kullanım sağlayacak bir kart olma özelliğinde olacak. Yeni sistemde, otobüs durakları dahi değişecek ve Avrupa’dan daha modern bir sistem işleyecek” şeklinde konuştu. E-Kent Yönetim Kurulu Başkan Vekili Cüneyt Erigüç ise sistemin birçok ilde başarı ile yürütüldüğünü vurguladı. Türkiye’nin birçok kentinde sistemden memnuniyet duyulduğuna dikkat çeken Erigüç, “Sistem, girdiği illerde hep başarı elde etti. Uşak’ta da sistem ile birçok yenilik olacak. Otobüslerde konfor olmakla birlikte vatandaşlarımız her yönü ile rahat edecekler” diye konuştu. Belediye Meclis Üyesi ve Şoför- U ler Odası Başkan Vekili Mustafa Korkmaz ise sistemin otobüsçüler açısından da birçok fayda sağlayacağını belirtti. ORGANİK BAĞ OLUŞTU Yeni toplu taşıma sisteminin son derece modern olacağını ve hayatları kolaylaştıracağını ifade eden Başkan Ali Erdoğan, “Uşak Belediyesi olarak önemli bir işe daha imza attık. Toplu taşımada entegrasyonun son noktasına geldik. Türkiye’de önemli işlere imza atmış bir firma ile anlaştık. Uşak’ta toplu taşıma sistemi 45 gün sonra tamamıyla değişiyor. Artık dolmuş sistemi kalkıyor ve yerine otobüs sistemi geliyor. En az 50 kişilik otobüsler hayata geçiyor. Sistem, Uşak halkını bireysel taşıttan ziyade toplu taşımaya özendirecek. Yeni kartlarımız, termal tesislerden çocuk oyun köyüne, gençlik merkezlerinden müzemize kadar tamamen geçecek. Bu kart, belediye ve Uşak halkı ile organik bağ oluşturacak” şeklinde konuştu. Sistemde radikal değişikliklerin olacağına işaret eden Uşak Belediye Başkanı Ali Erdoğan, “Yakın zamanda üniversite ve hastane arasında ulaşımı sağlayacak 4 adet metrobüsü de hizmete sokacağız. Bu sistem, kentimize bir kolaylık daha sağlanmış olacak. Metrobüs ile öğrencilerimiz rahatlamakla birlikte, hastaneden dönen vatandaşlarımıza da büyük kolaylık sağlamış olacağız. Yeni toplu taşıma sisteminin getireceği güzellikle ilimiz halkını mutlu edecek. Uşak için yaptıklarımız, gelecekte çocuklarımız hatta, torunlarımızın rahat etmesi içindir. Bizler, 2023 yılındaki Türkiye için daha çok çalışıp, üretmeyi düşünüyoruz” diyor. Deniz uçağında sona gelindi Bursa Büyükşehir Belediyesi ulaşım yelpazesine karayolu, demiryolu ve denizyolunun ardından şimdi de havayolunu ekliyor. Gemlik ile İstanbul Haliç arasında başlatılacak deniz uçağı seferleri için son hazırlıklar yapılıyor... URSA’nın her alanda ulaşılabilir bir kent olması hedefi doğrultusunda kent içi ulaşımın yanında deniz otobüsleri ile şehirlerarası ulaşımda da yeni bir dönem başlatan Büyükşehir Belediyesi, şimdi de Gemlik ile İstanbul Haliç arasında deniz uçağı se ferlerini başlatmaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz yıl Ha liç’ten Türkiye’nin 4 noktasına deniz uçağı ile hizmet vermeye başlayan SEABİRD Havayolları Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü B Samsunʼda minibüsler tarih oluyor AFİF raylı sistem projesi hizmete girH dikten sonra minibüs hatlarının güzergahlarını yeniden düzenleyen Samsun Büyükşehir Belediyesi, minibüs esnafı ile mahkemelik olmuştu. Büyük kavgaların yaşandığı olaylarda minibüsçüler, belediyenin “Otobüsleşin, pastayı siz alın” çağrısını değerlendiremeyince Büyükşehir Belediyesi yeni otobüsler alarak, Atakum-Atakent-Fakülte güzergahına koyduktan sonra raylı sisteme dikey yönde yeni hatlar da açtı. Ancak yolcu kapasitesi büyük oranda azalsa da minibüs esnafı da çalışmaya devam ediyor. Minibüsçülerin durumu ilgili açıklama yapan belediye yetkilileri, minibüslerin toplu ulaşım araçlarından biri olmadığını belirtirken, Avrupaʼda ve dünyada böyle bir ulaşım şekli bulunmadığını da dile getirdiler. Kürşad Arusan ile şirket pilotlarının Gemlik’te yap tıkları incelemenin ardından olumlu görüş bildirmesi üzerine başlatılan hazırlıklarla son aşamaya ge lindi. İstanbul-Gemlik deniz uçağı seferinde Gemlik’teki yer hizmetlerinin verileceği limandaki binalarda düzenleme çalışmaları BURULAŞ tarafından sürdürülürken, Büyük şehir Belediye Başkanı Re cep Altepe, beraberindeki Gemlik Belediyesi Başkanvekili Refik Yılmaz’la çalışmaları inceledi. MUSTAFA USLU ADANA ES.ODA BAŞKANI Asıl önemli olan S AYIN Başbakanımız talimatlarını verdiler. Devletin sosyal sorumluluk yanını topluma yaşamlarını kolaylaştırıcı yanını gösterme adına toplu ulaşım araçlarından 65 yaş ve üzeri vatandaşların ücretsiz yararlanmaları gerektiğini, buna dönük hazırlık yapılacağını dile getirdiler. Böyle olması gerektiğine de vurgu yaparak “olacak” anlamında ifadeler buyurdular. Bunlar olurken, mevcut toplu taşıma yapısında genel mukayeseli ve toplam getirisine bakılmadan tesis edilen uygulamanın getirdiği çok önemli bir karmaşa var. Bu karmaşada özellikle, özel taşımacı, idarenin politik yaklaşımlı uygulamalarıyla, fiyat politikasını siyasete dayandırmasıyla ve en önemlisi kamu hizmeti gören özel taşımacıyı, özel toplu taşımacıyı desteklemesi gerektiğini anlamamakta ısrar etmesiyle, onu zora sokmuş, kazancını gelir-gider seviyesinin altına itmiştir. Son aylarda işlerini bırakan, yılların deneyimli esnaf sayısının artması da bunun bir göstergesidir. Kanaatime göre, Sayın Başbakanımız’ın yaşlıları gözetme, ahir ömürlerinde rahatlatıcı bir sahiplenme hissi duyurması mükemmel bir şey. Ancak, bu mükemmeliyetin, mevcut sistemdeki belediye anlayışını değiştirerek, taşımacıyı da koruyan bir sistemle taçlandırması gerekiyor. Bunun için, bizim de kanun hazırlayıcılarına çerçeve çizmede ufuk açmamız lazım. Gazetemizin başlattığı, her il kendi taşıma toplamında 65 yaş üzeri ve ücretsiz indirimli kart sayılarını belirlemesi önemli. Bizim bu belirleme için verilerin ilgili devlet dairelerinden almasını, kendi taşıdıklarıyla oranlamasını yapıp, TÖHOB’a gönderelim. TÖHOB, onu uzman gözüyle değerlendirip, teklif ve düşüncemizi aktaran proje olarak sunacak. Gönlüm, bunu sadece bizim değil, bütün toplu taşıma modlarındaki özel taşımacıların yapmasından yana. TÖHOB, aslında bu konuyu gündeminde tutuyor. Oda ve birliklerde, hatta federasyonda gündeme usulca öneriyor da. Sanırım artık bunu daha açık ve daha birlikteliği öne çıkarıcı şekilde yapmalıdır. Tabi federasyon, bizi, “onu kaale almadan hareket eden dernek” algısını oluşturmadan yapmalıyız. Sakinliğin nedeni de bu... Sorunlar var ve bizim başımızı kaşıyacak vaktimiz yok. Asıl mesele de bu noktayı öne almak ve yönetimi bunu yaptığı için desteklemektir. Kastamonu ÖHO da yenilenmeye hazır Kastamonu Belediyesi'nce şehiriçi toplu taşımacılık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmek, yolcu güvenliği ve rahatlığını üst seviyeye çıkarmak amacıyla bir süredir yürütülen çalışmalarda sona gelindi. Merkezde hizmet veren 130 otobüs yenilenecek... ASTAMONU Belediye Başkanlığı'nın talimatı ile Özel Halk Otobüsü İşletmesince yaklaşık 6 aydan bu tarafa yürütülen çalışmalarda toplu ulaşım hizmetlerinde kalitenin yükseltilmesi amacıyla yapılması gereken düzenlemeler ve yenilikler tespit edilerek ortaya konuldu. Belediyeye bağlı olarak şehir içi ulaşım hizmetlerini yıllardır başarıyla sürdüren Özel Halk Otobüsü İşletmesi, bünyesinde bulunan toplu taşıma araçlarının modellerinin eskimesi nedeniyle, hem müşteri memnuniyetini artırmak, hem de eski model araçların getirdiği ekonomik maliyeti en aza indirmek amacıyla tüm araçların yenilenmesi için çalışmalara başladı. Kastamonu Belediyesi’ne bağlı Özel Halk Otobüsü İşletmesince yürütülen çalışmalarda, işletme bünyesindeki özel halk otobüslerinin yenileriyle değiştirilmesi için otobüs üreticisi olan firmalarla çeşitli görüşmeler yapıldığı kaydedildi. Mevcut otobüslerden daha fazla taşıma kapasitesine sahip, AB standartlarına uygun, bedensel engellilerin rahatlıkla inip binebilecekleri şekilde araç asansörünün bulunduğu, klimalı araçlar üzerinde araştırmalarını yoğunlaştıran Özel Halk Otobüsü İşletmesi, ülkemizde üretilip bu özelliklere sahip olan otobüsler hakkında bilgi toplamaya devam ediyor. K “Kentsel dönüşüm sağlıklıdır” amsun Büyükşehir Belediyesi S Genel Sekreteri Kenan Şara yapılan çalışmalar sonunda “Kentsel Dönüşüm”ün sağlıklı olduğunu gördüklerini belirtti. Şara; “Projelerimizi tamamladığımızda sağlıksız yapılanmalar sağlıklı hale dönecek. İnsanlarımız bir şeyi görmeden, tutmadan inanmıyor, değişim ve dönüşüm denildiği zaman korkuyorlar ama kendi yararlarına olduğunu gördüklerinde de projeye sahip çıkıyorlar” dedi. AB standartlarına uygun, bedensel engellilerin de rahatlıkla inip binebilecekleri, klimalı araçlar üzerinde araştırmalarını yoğunlaştıran Özel Halk Otobüsü İşletmesi, bilgi toplamaya devam ediyor. Çilek Halk Otobüsleri yine “Murat Akyüz” dedi EVGİ, Barış, Dostluk Düğün SalonuʼS nda gerçekleştirilen kurul toplantısında Divan Başkanlığına Ereğli Şoförler ve Otomobilciler Odası 2. Başkanı Ahmet Kü çük seçildi. Faaliyet ve denetim raporlarının ibrasının ardından aidat düzenlemeleri maddeleri ile akıllı kart sistemine geçilmesi maddeleri görüşüldü. Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde faaliyet gösteren Çilek Halk Otobüsleri Kooperatifi Olağan Genel Kurulu'nda mevcut Başkan Murat Akyüz, güven tazeledi. Gündem maddelerin görüşülmesinin ardından seçime geçildi. 106 oy kullanılan kongrede 105 oy geçerli 1 oy ise geçersiz sayıldı. Çilek Halk Otobüsleri Kooperatifi mevcut Başkanı Akyüz başkanlığındaki liste 75 oy alırken, Şaban Başkanʼın listesi ise 30 oyda kaldı. Akyüz başkanlığındaki yeni yönetimin 2 yıl görev yapacağı bildirildi. TT.10:Layout 1 16.02.2013 23:27 Page 1 10 SEKTÖRDEN YANSIMALAR 16 ŞUBAT 2013 SAHADAKİ SESLERE KULAK VERİN MİNİBÜS Artık tamamen mazota çalışmaya başladık ■ Ali Cemil ŞEN Minibüs sektörü eski duruma göre çok daha iyi. Metrobüsʼe baktığımız zaman bizleri çok rahatlattı ama akbil uygulaması nasıl olabilir hiç anlamıyorum. Bu şehir içindeki yapılan uygulama halk otobüsleri için, ön kapıdan binip ücretini ödeyip, inişler arkadan sağlandığından sıkıntı olmuyor. Metrobüs’ün gelmesi, gerçekten çok iyi oldu ■ Sezai YILMAZ Memnun değiliz, 5 kuruş 10 kuruş zam yapıyorlar. 40 kuruş ta mazota zam geliyor. Nasıl bir alternatifi olabilir? Esnaf şu durumdayken memnun olamaz ki. Gemilere şu an 800 kuruş veriyor. Neden bunu da ticari esnafa yapmıyorlar? İETT kendisine yapıyor. Niye diğer esnafa yapılmıyor? 5 lira Minibüsçü esnafının kafası çok karışık ■ Recai YILMAZ Ben minibüslere akbil konulmasından bahsetmek istiyorum. Araçlarımız akbile müsait değil ki. Otobüslere ön kapıdan binip akbil basabiliyorsun. Biz de minibüsün kapısı nerede? Ortada. Ön kapıdan akbil basımı nasıl olacak? Kapıdan inecek, şoförün yanına gelecek ve akbil basacak. Benve bu Yani bu tarz bir uygulama minibüsler için sıkıntı olacaktır. Araç yenilemeleriyle ilgili de şu an esnaf nasıl yenileyecek ki? Mazot desen zaten almış başını gidiyor. Tarifelere 5 ila 10 kuruş zam yapıyorlar. Zaten mazottan çıkartıyorlar onu da. Yine cepten gidiyor. Bunlara temelli bir çözüm gerekiyor. Minibüsçü esnafı olarak çok sıkıntılıyız. Bir tek plakaları ellerimizden almadıkları kaldı. İş yok güç yok. 10 kuruş zam geldi tarifelerimize. 10 kuruştan ne olur? Mazot neredeyse 5 lira olmuş. Tarifeye 10 kuruş zam gelmiş, ne işe yarar? Daha ne diyelim ki? Diyecek bir şey yok. Mesela şu an arabaları değiştiriyorlar. Engellilere uyumlu araçlar alınıyor. Bizim de bu kapsamda araçlarımızı yenilememiz gerekiyor. Bizim aracımız 2008 model. Değişecek dediler, tamam dedik. Yaş sınırı koydular, tamam dedik. Araçlarımızı değiştirdik. Bu sefer de engelli aparatı dediler, buna da tamam dedik. Bir araç 100-130 bin TLʼden aşağı değil. Bunun yanı sıra mazota da zam geldi. Sürekli zam geliyor. olmuş mazot, senin bu esnafa yaptığın zam, 15 kuruş 2 buçuk senede. Araç yenileme işini bu esnaf nasıl kaldıracak? 160 milyar bir araç? Nasıl ödeyeceğiz? Bu işi mantıklı düşünsünler. Nasıl kaldıracağız bu maliyetleri? Çok Zor. Öğrenci indiriminden memnun değiliz. Yani normalde bedava da taşırız, öğrencidir başımızın tacıdır. Ama adam gecenin 11ʼinde gelir saçı sakalı karışmış, biniyor diyor al öğrenci… Ben bu işi 30 yıldır yapıyorum, bu son dönemde çok bozuldu bu işler. Daha ne diyebilirim ki? Biz esnaf olarak minibüslerin kaldırılmak istendiğini düşünmeye başladık. Bizi kaldırabilirler, illa ki bize de bir ekmek kapısı açılır tabii ki ama şöyle bir şey var; İstanbulʼun toplu taşımasından bu minibüslerin kaldırılması çok kötü bir uygulama olur. Siz de mutlaka denk geliyorsunuzdur. Metrobüs şu anda yolcu kapasitesine yetişemiyor. Kapasiteyi aştı. İnsanlar üst üste gidiyor. Bu durum neden kaynaklandı? Minibüslerin kaldırılmasından kaynaklandı. çok saçma bir şey. Bu yolcular için de çok rahat olmaz. Biz yolcuya mı bakacağız yoksa yola mı? Bir de şöyle bir konu var. Akbil konulması için arabaların yeni olması lazım. Şu anda 100 tane araba varsa içlerinden 20 tanesi düzgün. Arabaların hepsi dökülüyor. Müşteriler şikayetçi. Kimse eski arabayla iş yapmak istemez ama herkes tedirgin araçları değiştirsek mi değiştirmesek mi diye? Bir de yeni arabalarda artık engelli aparatı olması lazım. Biliyorsunuz ki yeni kanun çıktı. Mutlaka olması lazım yoksa engelli bir insan otobüse nasıl binecek? Araçlarını yenilemeyi bekleyenler bu aparatlar için belediyeden bir yazı bekliyor. Şimdi o yazı gelmeden araçları yenileseler belki belediyenin isteğine uygun olmayacak araç. Bu sefer araç sahibi ya yeniden aracını yenilemek zorunda kalacak ya da belediyenin istediği şekilde aracına eklemeler yapmak zorunda kalacak. Minibüsçü esnafının kafası çok karışık. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. Canımız sıkkın. İşler yok. TAKSİ Yasa dışı bir işin resmiyeti nasıl olur, anlamıyorum? ■ Şerafettin İŞLEK Ben öncelikle bütün taksici esnaf arkadaşlarımın da değinmiş olduğu gibi sarı ve kırmızı taksi durumuna değinmek istiyorum. Mesela biz sarı taksiler olarak Avcılarʼdan sonra yolcu alamıyoruz. Kırmızı taksiler ise şehir merkezlerinden yolcu alamıyorlar. Bu durum her iki taksici esnafı için zor bir Sorunlarımıza çözüm bulunmasını istiyoruz ■ Lokman DAĞLAR Bizim şu anda en büyük sıkıntımız İstanbul trafiği, duraklarımızda kahyaların olmaması, geçitlerden zararımız var. Doğru dürüst çalıştığımız yok. İşsizlik var. Zamlar fazla. Akaryakıt pahalı. 100 liralık akaryakıtın 65 lirası vergi. 100 km. yol yapsak 35-40 liralık mazot koyuyoruz. Akşama kadar Korsan taksilerden kurtulmak istiyoruz ■ Ahmet KARAHAN En önemli sorunumuz şu; 1990 yılından beri ihale olmuyor. Artık ihalelerin önünün açılmasını istiyoruz. Korsan taksiler de en iyi bu şekilde kaldırılabilir. Öteki türlü mümkün değil. İstanbulʼun nüfusu gün geçtikçe artıyor. İstanbulʼdaki taksi sayısı, 1990 yılında da 17 bin idi, 2013 yılındayız hala durum. Özellikle Tüyap Fuarı olduğu zaman şehiriçinden yolcuyu alıp fuar alanına götürüp oradan boş arabayla dönüyoruz. Bu tamamen değişmesi gerek bir durum. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu soruna bir çözüm bulmalı. Kırmızı taksiler, eski yasaya göre düzenlenmiş bir kurum. Eski yasa yapıldığı zaman Avcılarʼdan sonrası İstanbul dışı bir bölge sayılıyordu ama artık öyle değil. Şu anda İstanbul il sınırları, Silivriʼye kadar uzandı. Bence artık bu ayrımın ortadan kalkıp bütün taksilerin tek renk olması lazım. Bir de korsan taksiler var. Korsan taksilerle başımız gerçekten dertte. Bir yasa çıkarttılar ama korsan taksiler hala devam ediyor. Halen faaliyet gösteriyorlar. Eskiden 250 tane durak varsa şimdi ise 200 tane durak faaliyet gösteriyor. Yasa caydırıcı oldu ama kesinlikle kökten çözüm olmadı. Bir de geçtiğimiz günlerde bir yürüme yaptılar. Resmiyet istiyorlarmış. Bu neyin resmiyetidir? Yasa dışı bir işin resmiyeti olur mu? aldığımız 4-5 lira para zaten. Bu durum yüzünden çok zorlanıyoruz. Zam vereceklerdi yüzde 4.7 zam geldi. Bu zam oranıyla kazandığımızı biz mal sahiplerine mi verelim, kendimize mi ayıralım? Bazı yolcular taksicilerin kendilerine kaba davrandıklarından ve kısa mesafe yolcuları genelde almamalarından şikayetçi. Ben kendi adıma söylüyorum ve durak arkadaşlarımın da böyle olduğunu düşünüyorum; Yolcu 500 metre bile gitmek istese kesinlikle geri çevirmiyorum. Mutlaka gitmek istediği yere götürüyorum. Tabii ki diğer taksici esnafı arkadaşlar yapıyorlardır ama bizim durakta kesinlikle böyle bir şey olmaz. Yolcu 50 metre dahi gitmek istese “Yolcu yolcudur” mantığıyla mutlaka yolcuyu gitmek istediği yere ulaştırırım. O konuda kesinlikle bir sıkıntımız yok. Sıkıntımız, mazot fiyatları. Mesela konuşmamın başında söylediğim zam oranı bizi çok zorlar. Şimdi dernek tarafından kabul edilmemiş bu zam oranı. Bakalım önümüzdeki günlerde ne olacak? 17 bin. Peki, bu İstanbulʼun nüfusu 23 yılda hiç değişmedi mi? Bu nasıl iş anlamıyorum. Bu taksi açığı nasıl dolduruluyor? Korsan taksilerle dolduruluyor. Bu korsan taksiler hala temizlenemedi. Bize durdukları yerde ceza kesiliyor. Bir saniyede infaz ediyorlar. Ortalıkta o kadar fazla korsan taksi dolaşıyor hala bir yaptırım yok. Tespit edilsin, durakları kaldırılsın. Korsan taksiler bizim ekmeğimizle de oynuyorlar. Sıkı bir denetim olsa tüm İstanbulʼda korsan taksilerin kökü kazınır. Hiçbiri ortada dolaşamaz. Değişik taktiklerle yolcu taşımaya devam ediyorlar. Biz sarı taksilerin sayıların artmadığı sürece ve akaryakıta bir iyilik getirilip tarife ücretlerinde bir yaptırım olmadığı sürece korsan taksilerin önüne geçilemez. Mümkün değil. Korsan taksilere tepki televizyonlarda da verilsin. “Korsana hayır” adı altında düzenlenen reklamlara taksiler de dahil edilsin. Sonuçta onlarda hak yiyor ve haksız kazanç sağlıyorlar. Korsan taksilere karşı büyük bir yapılanma istiyoruz. ÖZEL HALK OTOBÜSÜ Bizim en büyük sıkıntımız minibüsler oluyor ■ Osman YILDIRIM Bizim en büyük sıkıntımız trafik. Akbillerde bir sıkıntımız yok, günü geldiği zaman ödemelerimizi alıyoruz. Yöneticilerimizle aramızda herhangi bir sıkıntı yok. Özel Halk Otobüsçüleri olarak en büyük sıkıntımız, trafik. Başka büyük bir sıkıntımız yok. Bir de şöyle bir durum var; yeni yasa ile bir- Ücretsiz kart kullanan o kadar çok ki, biz de şaşırdık ■ Ömer DOYMAZ Bizim aracımızı yenileyeli 3 ay oldu. Aracımız son sistem. Yolcularımızın rahatlığı için her şey düşünülmüş. Aracımızdan gayet memnunuz. Mesela yolcumuz engelliyse aracımızdaki engelli aparatıyla iniş ve binişini rahatlıkla sağlıyor. Engelli vatandaşımızın araca binmesi için aracımız Toplu taşıma araçları daha fazla kullanılacak ■ Raif DOĞAN Bizim sıkıntımız şu; trafik saatlerine göre orer saatleri olmadığı için özellikle sabah ve akşam saatlerinde trafikte orer saatlerini yetiştiremiyoruz. Sabah işe gidişlerde ve akşam eve dönüşlerde trafik o kadar çok tıkanıyor ki bize verilen orer saatleri içinde seferlerimizi tamamlayamıyoruz. Trafik likte eski araçlar yenileniyor. Biz de eski araçların genel anlamda yenilenmesini istiyoruz. Bize temmuz ayına kadar gün verdiler. Olumlu olarak sonuçlanırsa biz de herkes ne yapıyorsa onu yapacağız. Bu işi yapanların yüzde 90ʼının araç değişimi yapmak için imkanları var. Mecbur araçlar da yenilenecek. Ulaşımda bu işi yapıyorsan ve bu sektördeysen yeniliklere ayak uydurmak zorunlu. Kimsenin arabam eski diye bırakıp gidecek hali yok. Bu sektörün yüzde 90ʼı araç yenilemenin altından kalkabilir. Aracını yenileyemecek olanlar nadir. Bir de trafik demişken; Bizim trafikte en büyük sıkıntımız minibüsler. Trafikte minibüsler yüzünden tartışma yaşanıyor, kavga yaşanıyor, yolcu kapma davası sürülüyor. Yolcu kapma davası diye bir şey yok aslında. Bu durum minibüsçülerin ortaya çıkardığı bir şey. Minibüslere binenler ücretli yolcu, bizim arabalarımıza binenler kartlı-indirimli yolcular. Hangi araca bineceği yolcunun tercihi aslında ama bunu minibüsçülere anlatamıyorsun. yüksek geldiyse aracımızı belirle ölçüde alçaltabiliyoruz. Aracımızı 10 cm. e kadar indiriyoruz ve engelli vatandaşlarımız rahatlıkla inip binebiliyorlar. Aracımızı değiştirdik ama maliyetler bizi zorluyor tabi ki. Mesela tarifelerimiz semtine göre değişiyor. Gültepe semtinde araca 30 yolcu biniyorsa 20 tanesi ücretsizdir. Şirintepe semtine gidin 20 yolcudan 15 tanesi ücretsizdir. Mesela kimi engelli vatandaşlarımız var, gururlarına yediremiyorlar ve binerken kart okutuyorlar. Kimi sağlam vatandaşlarımız da var, başkasının ücretsiz taşıma kartını kullanıyorlar ya da refakatçi oluyorlar. Bir de bu gibi durumlar canımızı sıkıyor. Gelirimizi düşürüyor. Mesela ben şimdi 60-70 yolcu alacağım, bu yolcuların en azından 20 tanesi ücretsizdir. Bir de biliyorsunuz ki 65 yaş sınırı getirildi. O da geldi. Şimdi bu arabanın 15 günde kazancı 12-13 bin TL. ama bu araba 8 bin TL. yakıt yakacak. Bu arabanın şoför maaşını, giderleri, masrafları çıkardığın zaman geriye ne kalacak? çok yoğun. Bir de bunun üstüne minibüslerin yolcu kapma savaşıyla uğraşıyoruz. Bizden önce durağa girmek için çaba gösteriyorlar. Bu durum hem bizim hem de yolcularımızın canını tehlikeye atıyor. Bunun yanında bir de İstanbul trafiğinde çok fazla acemi sürücü var. Bu sürücüler hem trafiğin tıkanmasına neden oluyorlar hem de kazalara neden oluyorlar. Bunların hepsi birleştiği zaman trafik oluşuyor. Bu da en çok bizi etkiliyor. Orer saatleri içinde seferi tamamlayamadığımız zaman sıkıntı yaşıyoruz. Yolcu da sıkıntı yaşıyor. Araç yenileme konusunda gelince; araçlarımızı tabi ki yenileyeceğiz. Yeni yasaya ayak uyduracağız. Yeni araçlarımızla vatandaşlarımıza daha rahat ve konforlu bir hizmet vereceğiz. Bunun yanında engelli vatandaşlarımız da toplu taşıma araçlarından rahatlıkla faydalanabilecek. Bu açıdan da oldukça memnunuz. Yeni yasa ile birlikte İstanbul trafiğinde toplu taşıma araçları yenilenerek İstanbul toplu taşımacılığı modernleşecek. TT.11:Layout 1 16.02.2013 23:28 Page 1 ‹mtiyaz Sahibi-Sorumlu Yaz›işleri Müdürü: M. Şevket ERTURAN Genel Yayın Yönetmeni : M.Şevket ERTURAN Yayın Danışmanları : Onur ORHON - Abdullah ÖZYURT Yay›n Koordinatörü Haber Editörü ‹stihbarat Şefi Mali Müşavir Anadolu Temsilciliği : Özlem GÜNEŞ : Merve YILMAZ : Müjdat CENİK : Hülya TEKER : Zafer BOLAT YAYINCI KURULUŞ: ERTURAN YAYINCILIK LTD. İDARE MERKEZİ Yakuplu Mah. Hürriyet Bulvarı No.: 28/4 Yakuplu - Beylikdüzü / İSTANBUL Tel.: (0212) 875 46 49 ● Fax.: (0212) 875 78 64 www.kenticitoplutasima.com.tr ● e-mail: [email protected] “Seyahat kartları” uygulaması güzel ama Toplu taşımada seyahat kartları uygulaması, sosyal devlet olmanın sorumluluğuyla yerine getirilen güzel bir uygulama. Fakat burada bence tartışmamız gereken, uygulamanın içeriğinden ziyade şekli... ■ Oytun Arslan IVU Traffic Technologies / Almanya Alman IVU Traffic Technologies Firması UITP Izmirʼde OPLU taşıma sistemleri konuT sunda dünya çapında 500ʼden fazla müşteriyle proje geliştiren Alman IVU firması, 21-22 Şubat tarihlerinde UITP tarafından İzmirʼde düzenlenen “Toplu Taşımacılık Türkiye Konferansı”na katılıyor. Gazetemizin de yazarlarından Oytun Arslan, konferansta Almanyaʼnın Münster şehrindeki Elektronik Bilet Uygulaması konusunda bir de sunum gerçekleştirecek. Berlin merkezli bilgi teknolojileri firması olan IVU, 35 yılı aşkın deneyimiyle bir toplu taşıma işletmesinin ihtiyacı olabilecek tüm konularda yazılım ve donanım desteği sağlıyor: Araç ve sürücüler başta olmak üzere kaynaklar planlanıp optimize ediliyor, akıllı filo kontrol merkezi sürekli olarak tüm filoyu takip ediyor ve ortaya çıkan sorunlarda otomatik olarak çözüm üretiyor, operatörler sürücü ya da yolcularla doğrudan sesli iletişim kurabiliyor, yolcular duraklarda ya da internet üzerinden çeşitli mobil uygulamalarla gerçek zamanlı bilgilendiriliyor ve seyahatlerini önceden planlayabiliyor, ve şehirler için gerekli karmaşık bilet sistemleri başarıyla hayata geçiriliyor. İRKAÇ sayıdır gazetemizden takip ettiğim kadarıyla, indirimli / ücretsiz seyahat kartları ile ilgili sıkıntılar ortaya konuluyor. Özellikle ücretsiz seyahat kartlarının çokluğundan yakınılmakta, kartların haksız yere gerçek sahipleri dışında kullanıldığı belirtilmekte. Geçtiğimiz hafta, Başbakan’ın bu konudaki açıklamasıyla birlikte, olay siyasetin de müdahil olduğu bir hal almışa benziyor. Ben de bu konuda kendimce kısa bir araştırma yazısı yazmaya karar verdim. B ÇOK YERİNDE BİR UYGULAMA... Öncelikle, şunu belirtmek gerekiyor ki, seyahat kartları uygulaması, sosyal devlet olmanın sorumluluğuyla yerine getirilen güzel bir uygulama. Bu sayede yaşlılar, engelliler, şehit/gazi aileleri şehir içi ulaşımda avantajlı hale getiriliyor, toplu ulaşım onlar için bir külfet olmaktan çıkarılıyor. Avrupa’nın pek çok kentinde dahi olmayan bu uygulama oldukça yerinde. Fakat burada bence tartışmamız gereken, uygulamanın içeriğinden ziyade şekli. Örnek olarak İstanbul’u ele alalım. İstanbul’da an itibariyle uygulamada olan 3 indirimli (öğretmen, öğrenci, sosyal) ve 15 ücretsiz kart bulunuyor. Bu ücretsiz kartlar, engelli, şehit/gazi Kişiselleştirilmiş kartların suistimal edilerek kullanımı, beraberinde cezaları getirse bile, yine de bunu önlemek zor. Yeni çözümler bulunmalı... ailesi, basın, PTT, TÜİK, milli sporcu kartı gibi farklı formlarda yer alıyor. Kullanıcılar, belli bir kart parası ödeyerek bu kartlara sahip olabiliyor ve her 2 senede bir bu kartları yenilemek durumundalar. Bu kartlar sayesinde ücretsiz seyahat ediliyor, fakat işin ilginç yönü, toplu taşıma işini üstlenen işletmeciler (örneğin İETT, Ulaşım AŞ, Şehir Hatları veya Özel Halk Otobüsleri) bu taşıma hizmetini vermelerine rağmen karşılığını alamıyorlar. Madem merkezi yönetim tarafından bu yolcuların ücretsiz taşınması kararına varılıyor, bu işin sübvansiyonunun da merkezi yönetim tarafından yapılması gerekmez mi? TAŞIMACI ŞİRKET MAĞDURİYETİ... Mesela, her ay taşınan engelli yolcu kadar bilet parası Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından, şehit/gazi ailesi yolcusu kadarı Milli Savunma Bakanlığı tarafından, PTT görevlisi Zorunlu trafik sigortası zamlandı Yapılan bir araştırmaya göre, trafik sigortasına yapılan zam sonrasında trafik sigortası 305 TL.ʼye, 34 plakalı yeni tescil bir otomobilin ödeyeceği sigorta primi ise 472 TL.ʼye yükseliyor... ARŞILAŞTIRMA sitesi Enuygun.com’un incelemelerine göre, her araç sahibinin yaptırması zorunlu olan trafik sigortası primlerinde ciddi artışlar meydana geldi. 2012 yılının Haziran ayında örnek bir sigorta şirketinden 305 TL.’ye trafik sigortasını yaptıran 34 plakalı yeni tescil bir otomobilin bugün ödeyeceği sigorta primi 472 TL.’ye çıkıyor. Aracın kayıtlı olduğu şehir, araç sahibinin yaşı ve sigorta geçmişine göre değişmekle birlikte trafik sigortası primlerinde yüzde 50’ye varan zam yapıldı. Haziran 2012’den bu yana trafik sigortası primlerinde ciddi artışlar meydana geldiğini belirten Enuygun.com Analisti Tuğba Hacıbayramoğlu, K “34 plakalı yeni tescil bir araç için trafik sigortası primi artık 500 TL’ye yaklaşıyor. Geçmiş yıllarda kaskoya göre oldukça düşük olan trafik sigortası primleri artık neredeyse kasko primlerinin yarısı kadar tutmaya başladı. Zorunlu bir sigorta türü olduğu için de milyonlarca araç sürücüsü bu zamlardan etkilenecek” dedi. Hacıbayramoğlu, “Trafik sigortasında zarar eden sigorta şirketleri primleri artırma yolunu seçti. Bununla beraber zorunlu trafik sigortalarında 22 bin 500 lira olan teminat bedeli bu yıl 25 bin liraya yükseltildi. Ayrıca kazalarda ödenen SGK primleri de yükseldi” dedi. yolcusu kadarı Ulaştırma Bakanlığı tarafından karşılansın. Bu şekilde, taşımacı şirketlerin mağduriyeti önlenirken, merkezi hükümet de sosyal politikalarına destek vermiş olur. YASA ENTEGRE EDİLEBİLİR... Sonuçta, kamu şirketi dahi olsa, hiçbir işletmeci şirket durduk yere zarar etmek istemez. Ödemeler konusunda ise farklı modeller geliştirilebilir, belki tam bilet parası yerine yarım bilet parası ödenebilir, ya da istatistikî verilere dayanarak toplu ödemeler gerçekleştirilebilir. Bu tip bir uygulamanın aynı zamanda gelecekte oluşturulması elzem hale gelen Toplu Taşıma Yasası’na entegre edilmesi de düşünülebilir. Tabi bu kadar fazla indirimli/ücretsiz kart olunca, suistimaller de kaçınılmaz oluyor. Örneğin birinin öğrenci kartıyla başka birisi seyahat edebiliyor, diğerinin ücretsiz engelli kartıyla yine bir başkası… Kişiselleştirilmiş kartların bu şekilde başkaları tarafından kullanılması beraberinde cezai müeyyideleri getirse de, bu tür kullanımları tespit etmek kolay olmadığından, sonuç almak da oldukça zor. HAKSIZ KULLANIMA MÜDAHALE ŞART... Bu konuda benim aklımda olan bir fikri burada paylaşmak istiyorum: Kişiselleştirilmiş kartlarda, kart başvurusu sırasında sizin fotoğrafınız isteniyor, hatta bu fotoğraf dijital olarak kartın üstüne de basılıyor. Fakat özellikle otobüslerde bu kartı şoförün görmesi ve kontrol etmesi pratikte pek mümkün değil, kaldı ki yeni teknoloji ile, kartlar artık cüzdandan çıkarılmadan dahi okutulabiliyor. Bunun yerine, kişinin dijital fotoğrafı validatörlere yansıtılsa, okutma sırasında ekranda hem kontör bilgisi, hem de dijital fotoğraf gösterilse, pek çok noktada suiistimallerin önemli bir şekilde engelleneceğini düşünüyorum. Bu sayede şoför, kartı okutan kişinin fotoğrafını anında ekranda göreceğinden, haksız kullanımlara bir kanıt dâhilinde hemen müdahale edebilme şansı bulacaktır. Bu uygulamayla, tüm suistimaller ortadan kaldırılmasa da, en azından yolcuların algılarına bir caydırıcılık yerleştirileceğinden, pek çok suistimalin önüne geçilebilecektir diye tahmin ediyorum. Bahsettiğim düşüncenin günümüz teknolojisi ile hayata geçirilmesi pek zor olmasa. BASKI YERİ İhlas Gazetecilik A.Ş. 29 Ekim Cad. No.: 23 İlhan Plaza No.:11 A / 41 Yenibosna - Bahçelievler / İSTANBUL Tel.: (0212) 454 30 00 Baskı-Dağıtım: Osman Sağlam Teknik Servis: Ozan ERTURAN GAZETEMİZ BASIN MESLEK İLKELERİNE UYMAYA SÖZ VERMİŞTİR HALİL KADİFE ANTAKYA KOOP.BAŞKANI Yaptığını bilme... B İRAZ insaflı bakıp düşünmek gerekiyor. İnsaflı olmak ve sapla samanı da ayırmak gerekiyor... Madem lider pozisyonundasın, madem ona dönük sorumluluk hissiye ortalıkta dolaşıyorsun. Özel ile kişiselliği ayırt edici olmanız şart... Hakkaniyet, bunu gerektiriyor. Elbette, menfaatlerinizi gözeteceksiniz. Ancak, bunu her şeyde yapmaya kalkarsanız ipiniz pazara çıkınca evdeki bulgurunuzu da kaybettiğinizi göreceğinizi düşünmelisiniz… Benden söylemesi. Bu laflarımı ortaya söylüyorum. Çünkü, böyle davranmaya yeltenenler var. Onlara kıssadan hisse almalarını, kendilerine çekidüzen vermelerini yürekten öneriyorum. Mesele esnaf çıkarı olursa, kişisel çıkarda durmak gerektiğini bilmenin de, bir erdem olduğunun bilinmesi... Bunu birinin hatırlatmasına mahal vermemelerini ifade ediyorum. Tabii, her koyun kendi bacağından asılsa da eğer, ortalıkta fazla kalırsa kokusu ve saçtığı mikropları etrafını da tehlikeye soktuğunu cümle aleminde bilmesini hatırlatarak, lafımı bitiriyorum. Hepimiz gelecekte sistemde verimli haysiyetli bir hizmet veren olarak kalmak istiyoruz. Bunun için de bazı konularda ne hissi ne de çıkarcı hakkı bilir hakkı gözetir olmamız gerekir diyorum. TÖHOB gelişen olaylar karşısında bir avuç neferiyle ayakta ve sessiz sedasız olanları izliyor. Kendisini izlediğini düşündüğü halk otobüsçüleri, diğer taşımacı esnafla desteklendiğinden emin sektör adına esnafı, hatta belediyeleri de kendi eksikliklerinden kurumları arası uyumsuz davranışlarının getireceği sıkıntılardan kamu yararı adına arındırıcı biçimde değerlendirip öyle yaklaşıyor. Gerektiğinde onları savunmaktan da geri durmuyor. TÖHOB; yaptıklarını anlatmayı gereksiz görüp, yoluna devam ediyor. Çünkü, karşısında makinalı tüfek gibi yeni yapılanmada kararlar uygulama tercihleri, çok önce planlanmış projelerin gerektirdiği yasalaştırma girişimleri, diğer bir çok düzen değişiklikleri ardı arkasına sıralandığını görüyor... Bu hafta başkan Yüksel beni aradı ve “Uzak doğu ülkemizle ilgileniyor. Böyle böyle düşünüyoruz, ne dersin, bu konuda bir çalışma yap” diye, bilgilendirip görev verdi. Bunu genel kurula beş kala yapan bir kadroya, sırf isme endeksli saldırılmasını karşı çıkılmasını anlamıyorum. Bildiğim, zarar verenlere tavır alınır, fayda sunanlara değil... TT.12:Layout 1 16.02.2013 23:29 Page 1 Automechanika İstanbul bir daha Tüyapʼta Messe Frankfurt Istanbul ve HannoverMesse International Istanbul tarafından düzenlenen Automechanika Istanbul, 11-14 Nisan 2013 tarihleri arasında Türkiyeʼde zi16 ŞUBAT 2013 ● YIL:7 ● SAYI: 341 yaretçilerine kapılarını açacak. 2001ʼden bu yana, İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkeziʼnde düzenlenen uluslararası fuar, birçok açıdan fark edilir büyüme gösterdi... www.kenticitoplutasima.com.tr Staroilʼden araç bakım püf noktaları RAÇ bakımına dair küçük püf noktalaA rını ne kadar biliyoruz? Oysa bakımında dikkat edeceğiniz küçük noktalar, EGO’nun filosunu MBT gençleştiriyor aracınızdan çok daha yüksek verim almanızı sağlayabilir. Starpetʼin madeni yağ şirketi Staroil Petrolcülük A.Ş.ʼnin Genel Müdürü Erkan Pehlivan, araçlarını nasıl daha yüksek performansa kavuşturabileceklerini anlattı. Taşıt sahipleri, araçlarına rutin bakım işlemlerinin dışında fazla özen göstermez. Oysa, klasik bakım işlemlerinin dışında birkaç küçük işlemle aracınızdan çok daha yüksek bir performans almak mümkün. Araç bakımına dair küçük püf noktaları, otomobilinizin ömrünü uzatırken, verimini de artırıyor. Araç performansının; aracın rutin bakımlarını yaptırmakla, araca uygun yakıt, uygun yağ, mevsim koşullarına göre lastik kullanmakla doğru orantılı olduğunu belirten Pehlivan, “bazı basit kurallara uyulduğu takdirde araçlar uzun yıllar yüksek performansla kullanılabilir” dedi. Mercedes-Benz Türk, yurt genelinde yaptığı teslimatlarla kaliteli ve konforlu ulaşımı taşımaya devam ediyor. Bunun son örneği, Ankara EGOʼya yapılan 132 adet körüklü otobüs teslimatı... NKARA EGO Genel Müdürlüğü ile 25 Mayıs 2012 tarihinde gerçekleşen 250 adet dizel yakıtlı alçak tabanlı körüklü tip otobüs ihalesini kazanan MercedesBenz Türk, otobüslerin 132 tanesini teslim ederek teslimatın ilk etabını tamamladı. A ALÇAK TABANLI Şartname gereği 250 adet kö rüklü araç teslimatının, sözleşmenin imzalandığı tarihten 250 takvim günü sonra tamamlanması gerekiyor. Mercedes-Benz Türk Şubat 2013 itibariyle, tes- lim edilmesi gereken 250 adedin 132 adedinin teslimatını tamamladı. Teslim edilen Conecto Körüklü araçlar tamamen alçak tabanlı olma özelliğine sahip. Trafik yoğunluğu yaşanan şehir merkezlerinde konforlu ve ekonomik kullanım için ideal ölçülerde (18 mt. uzunluk, 2.55 mt. en ve 3.08 mt. dış yükseklik) olan Mercedes-Benz Conecto, 22.82 mt.’lik dönme çapı ile kullanıcısına yüksek bir manevra kabiliyeti sunuyor. Dört kapısı ve alçak tabanlı yapısıyla yolculara binme ve inmeyi konforlu hale getiren körüklü Conecto’da bu konfor, yana eğilme fonksiyonu ile daha da artıyor. Ön kapıda 320 mm., orta ve arka kapılardada 340 mm. olan giriş yüksekliği (araç yüksekliği) yana eğilme fonksiyonu sayesinde 60 mm. daha azalıyor ve yaşlılara, çocuklara hareket kabiliyeti kısıtlı yolculara, orta kapıda bulunan engelli rampası sayesinde ise tekerlekli sandalye veya çocuk arabası kullanıcılarına otobüse rahat binme ve inme olanağı sunuyor. Körüklü Conecto’nun yolcu kapasitesi 35 oturan, 115 ayakta olmak üzere 150 kişiden oluşuyor. Tasarrufun adı: Michelin Recamic XDY Tezeller’in yükselişi devam ediyor ICHELINʼin sektörün ihtiyaçları doğrulM tusunda sürekli hareketliliği ve verimliliği artırma çabasıyla ürettiği Michelin İstanbul Özel Halk Otobüsleriʼnde en çok tercih edilen marka olan Tezeller yetkili servis ağını genişletiyor. Tezeller, İkitelli Esenler Sanayi Sitesiʼndeki Gürsoy Otomotivʼi yetkili servis ağına dahil etti... EZELLER Satış ve Pazarlama Müdürü Serkan Denizmen, servislerin önemine vurgu yaparak; “Servis hizmetlerinde müşteri memnuniyetinin ön planda tutulması tartışılmazdır, müşteri odaklı çalışarak en iyi hizmeti sunmak için çabalıyoruz. Bunun göstergesi olarak servis ağımızı giderek genişletmeye çalışıyoruz. Firmamıza birçok yetkili servislik başvurusu var. Bunların içinde müşterimize en iyi hizmeti verecek olan adayları seçerek, müşterilerimizin daha iyi hizmet alabilmesi için doğru tercihleri yapmaya çalışıyoruz’ dedi. İstanbul Özel Halk Otobüslerinden Halk Ulaşım’a bağlı olarak çalışan A 054 kapı kodlu Çetin Tunç’a ait olan aracın teslimini Gürsoy Otomotiv’de yapan T Tezeller Satış ve Pazarlama müdürü Serkan Denizmen, müşterilerine yaygın servis ağı, kaliteli ve uygun fiyatlı servis hizmetlerinin sağlanmasının önemli olduğunu belirterek; “Bizim için en önemli hu suslardan biri aracımızın satıldıktan sonra esnafımızın satış sonrası servis hizmetini eksiksiz, uygun ve hızlı bir şekilde almasıdır. Bu çerçevede Gürsoy Otomotiv’in bu doğrultuda esnafımıza daha kaliteli hizmet vereceğinin inan cını taşıyoruz. Tüm servislerimizde 7/24 hizmet anlayışıyla hizmetin verilmesi bizim için en belirleyici unsurdur. Böylelikle esnafımız daha verimli çalışabilir. Yeni servisimizin hem esnafımıza, hem de Gürsoy Otomotiv’e hayırlı olmasını dileriz” dedi. MBT kullanıcıların yüzünü güldürüyor Mercedes-Benz Finansal Hizmetler, sürüş dinamiği, çeviklik ve performansı ile sınıfının en iddialı araçları Citan ve Sprinterʼa özel kampanyalar sunuyor... ENİ Mercedes-Benz Citan, hem aileler için ideal bir araç, hem de iş amaçlı kullanımda tüm ihtiyaçlara cevap veren bir iş ortağı. Citan’ı tercih eden kullanıcılar için ödemeler artık daha kolay. Günde 9 TL.’den başlayan öde- melerle yüzde 0.92 oranlı ve 48 aya varan vadelerle Citan sizi bekliyor. Y Castrol küresel reklam filmi CITAN FARKI Mercedes-Benz Satış Sonrası Hizmetler, 30 Haziran 2013 tarihine kadar yeni ticari aracı Citan müşterilerine “Continental Lastik İndirim Çeki” avantajı sunuyor. Araç satın alım tarihinden itibaren bir yıl süre ile geçerli olan “Continental Lastik İndirim Çeki”, tek seferde 4 adet lastik alımına yüzde 20 indirim sağlıyor. SPRINTER AVANTAJI Tezeller, İstanbul Halk Ulaşım A.Ş.ʼden A-054, A-138 ile Yeni İstanbul Halk Otobüsleri A.Ş. bünyesinde hizmet veren B-183, B-126 , B-139 kapı kodlu araçları da sahiplerine teslim etti. Recamic XDY4 ağır vasıta lastikleri, bir önceki nesline göre daha uzun kullanım ömrü sunan ve farklı sırt deseni sayesinde yol içi/yol dışı ve şantiye kullanımını aynı anda sunuyor. Mart ayından itibaren pazara sunulacak olan XDY4, yol içi/yol dışı karma kullanım amaçlanarak dizayn edilen sırt deseniyle şantiye ve inşaat sektöründe hafriyat ve damperli kamyon kullanıcılarının ihtiyaçlarını en iyi derecede karşılıyor. MBT hafif ticari araçların parlayan yıldızı Sprinter’da ise yüzde 0.59 faiz oranlı kampanya sunuluyor. Yüzde 0.49 faiz oranlı finansman seçeneği dahilinde kurumsal müşteriler ayda 707 TL.’den, bireysel müşteriler ayda 719 TL.’den başlayan taksitler ile Sprinter’a sahip olabilirler. Mercedes-Benz dünyayı kurtarıyor ÜRKİYEʼde Tiglon tarafından gösterime sunulan ve artık bir efsane haline gelen “Zor Ölüm” film serisinin beşincisini, Mercedes-Benz, geniş bir ürün gamı ile destekliyor. “Zor Ölüm” başrol oyuncuları Bruce Willis, Jai Courtney ve Sebastian Koch ile tüm dünyada seyircileriyle buluştu. Filmde yer T alan tam 14 farklı Mercedes-Benz model araç da filmin diğer baş kahramanlarını oluşturuyor. Dayanıklı ve yok edilemez dört ana model olarak G-Serisi, Sprinter, Unimog ve Zetros dünyayı kurtarıyor. Ek olarak yer alan modellerden bazıları ise; C-Serisi, Vito, E-Serisi, G 63 AMG, GL-Serisi ve Maybach 57. ÜRKİYE pazarındaki 60ʼıncı yılına hızlı T giren Castrol, yeni küresel reklam kampanyasına ilk kez Türkiye ekranlarında start veriyor. 1953 yılından beri Türkiye pazarında yer alan ve Bursa Gemlikʼteki fabrikasında madeni yağ üretimi gerçekleştiren Castrol, içerdiği akıllı moleküller ile yer çekime meydan okuyan Magnatec markası için hazırladığı küresel reklam kampanyasının dünya prömiyerini Türkiye ekranlarında gerçekleştiriyor. Dünyaca ünlü Yeni Zelandalı Rodeocu Richard Hardenʼın oynadığı filmde, Harden motor üzerinde rodeo yaparak Castrol Magnatecʼin tutunma gücü ile rodeo arasındaki benzerliğe gönderme yapıyor. Castrol Magnatecʼin sahip olduğu akıllı molekül teknolojisi 20 yıllık bir çalışmanın ürünü olarak biliniyor...
Benzer belgeler
376.SAYI - Kentiçi Toplu Taşıma
günü, Edirnekapı İETT Garajı’nda Genel
Müdür Dr. Hayri Baraçlı ve İETT çalışanları
ile TÖHOB Başkanı İsmail Yüksel ve diğer
İstanbullu şirketleri temsilen, Yeni İstanbul
Özel Halk Otobüsleri A.Ş. B...
344.SAYI - Kentiçi Toplu Taşıma
bağlı olarak, OTOKAR yetkili Bayii Örnek
Otomotivʼden satın aldığı 70 adet Sultan
Cityʼi hizmete soktu...
5’DE
Indir 3.4 MB / pdf
İstanbulʼda günde 700-800 bin kişiye toplu taşıma hizmeti veren Metrobüs Sistemi, Pakistanʼın önemli bir
kültür merkezi olan Lahorʼda da hizmet vermeye başladı. Metrobüs, Lahor trafiğine yeni bir s...
2016-25 sayılı karar - Manisa Büyükşehir Belediyesi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi ihaleye çıkaracığı otobüs ve minibüs hatlarını 12 Şubat 2013 tarih,
2013/116 dosya numarası ile görücüye çıkardı. İstanbulʼun muhtelif
semtleri için oluşturul...