Hangar Dergisi - Ege Meslek Yüksekokulu
Transkript
TeĢekkürler... Yrd.Doç.Dr. M. Necdet YILDIZ [email protected] Uçak Teknolojisi Program Koordinatörü Değerli dostlarımız, destekçilerimiz, yöneticilerimiz, hocalarımız, öğrencilerimiz ve tüm havacılık gönüllüleri, ikinci sayımızda sizlere merhaba demekten mutluluk duyuyoruz. Şubat ayında sizlerle ilk kez buluşmuş kim olduğumuzu, amaçlarımızı, hedeflerimizi ve heyecanımızı paylaşmıştık. Bu paylaşımın ardından siz değerli okurlarımızdan çok güzel geri dönüşler aldık, bu da bizi çok mutlu etti, heyecanımızı ve isteğimizi bir kat daha arttırdı. Umarım bu isteğimiz ve heyecanımız hep artarak devam eder. Eğitim öğretimdeki ilk yılımızın bahar dönemini geçirdiğimiz bu günlerde, doğanın canlanması, gelişmesi ve güzelleşmesine paralel olarak bizler de hem bilgi ve beceri olarak hem de fiziksel imkanlarımız olarak gelişiyor ve ilerliyoruz. Programımızın açılışına yetiştiremediğimiz, dergimize de ismini veren, “Hangar” binamız, Eroğlu İnşaat firmasının yoğun çalışmasıyla bitirilmek üzere. Sanırım dergimizin Haziran sayısında sizlere bu bölümün bitirilip faaliyete geçtiği haberlerini verebileceğiz. Hangar bölümümüz tamamlandığında, bu bölüm içinde bulunan Kaynak, Motor, Makine ve Boya atölyeleri de kuruluma hazır hale gelecektir. Bu günlerde başka bir tatlı telaşı daha yaşıyoruz, bu telaşımız öğrencilerimizin yaz dönemi stajlarıyla ilgili. Öğrencilerimizin bu yaz döneminde toplam 8 hafta staj yapmaları gerekiyor, yapılacak stajın yarısının havacılık sektörünün imalat kanadında, yarısının da bakım onarım kanadında yapılması gerekiyor. Bu doğrultuda sektörde bulunan firmalarla irtibata geçerek öğrencilerimiz için staj kontenjanı istedik. Ne mutlu bize ki bu yıl staja gönderecek sadece 30 öğrencimiz olmasına karşılık bize yaklaşık 50 kişilik kontenjan verildi. Bize bu kontenjanları veren değerli firmalarımıza teşekkürü bir borç biliyoruz. Bu sıralar yoğun bir çalışma ile hangi öğrencimizi nerede staj yaptıracağımızı belirliyoruz. Pek çok öğrencimiz belki de hayatlarında ilk kez ailelerinden uzun süreli olarak ayrılacak ve önümüzdeki yazı İstanbul, Ankara, Eskişehir gibi şehirlerde çalışarak geçirecekler. Eminim hem meslekleriyle ilgili hem de hayatla ilgili çok şeyler öğrenecekler. Değerli dostlarımız, aslında programımızla ilgili sizlerle paylaşacağım daha pek çok şey var ama ben sözümü burada kesip sizleri dergimizin içine doğru uğurlamak istiyorum. Sizlerle her zaman iletişim ve paylaşım içinde olmak dileklerimle saygılarımı sunuyorum. Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Adına Sahibi Prof.Dr. Semih GÜNEġ / Ege Meslek Yüksekokulu Müdürü Sorumlu Müdür Yar.Doc.Dr. Mehmet Necdet Yıldız Uçak Teknolojisi Programı Koordinatörü Yayına Hazırlayan Öğr. Gör. Alperen DOĞRU Uçak Teknolojisi Prog. Öğretim Görevlisi Yayın Ekibi BaĢkanı Mesut Can ULUSAN YAYIN Ekibi Erkan AYLAK BarıĢ TUNALI Gökhan POYRAZ Burak ATĠK Emircan TIRAMPAOĞLU Hüseyin ÇOLAK Berkant ÖZSOY FERUZ ALTAY Ceyhun VARDARLI Kapak Tasarımı Serap Sönmez GÜNDEM Grafik Tasarım Mesut Can ULUSAN HANGAR Dergisi ĠletiĢim Bilgileri Tel: 0 232 311 14 74 Fax: 0 232 388 75 99 AHMET EROĞLU EĞĠTĠM TESĠSĠ Fatih Mahallesi 1099. Sokak No: 114 Sarnıç-Gaziemir/ĠZMIR uç[email protected] Egemyo.ege.edu.tr/aviation Nisan 2011 Öncelikle, Hangar Dergisi Ġkinci sayısının Uçak Teknolojisi Programımız öğrencileri tarafından yayınlanacak olması derginin sürekliliğinin bir göstergesi olarak beni mutlu ettiğini belirtmek isterim. Okulumuzda mevcut otuz bir programdan biri olarak eğitim-öğretim faaliyetlerini Gaziemir, “Ahmet Eroğlu Eğitim Tesisleri”nde sürdüren programımıza, Hava Teknik Okullar Komutanlığının ve Havacılık ve Uzay Kümelenmesi Derneğinin katkıları kesintisiz olarak sürmektedir. Öğrencilerimiz bahar yarıyılı mesleki derslerinin bir kısmında, Hava Eğitim Komutanlığımızın destekleri kapsamında, Hava Teknik Okullar Komutanlığı, öğretim elemanlarının öğretisinden faydalanmaktadırlar. Ege Meslek Yüksekokulu Konferans Günleri kapsamında, Havacılık Uzay Kümelenmesinin katkıları ile sürekli konferanslar düzenlenmektedir. Konferanslara bu sektörün üretim, tasarım, pazarlama ve danıĢmanlık kapsamında söz sahibi yetkin yöneticileri ile tanıĢma ve karĢılıklı konuĢma fırsatını bulan öğrencilerimiz gelecekleri hakkında bilgilenme fırsatını yakalamaktadırlar. Ulusların ekonomik kalkınması ve buna bağlı olarak geliĢmesinde küresel rekabet, katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesi ve buna bağlı ekonominin geliĢmesine zorlamaktadır. Katma değer yaratma hususunda üst sıralarda yer alan Havacılık ve Uzay Sanayi, eğitimli iĢ gücüne Ģiddetle ihtiyaç duymaktadır. Bu sektör, güncel teknolojilerin kullanımı yanı sıra hızla büyüyen ancak, yüksek kalite standartlarının ve özel sertifikasyonların istendiği bir sanayidir. Ulusal Havacılık ve Uzay Sanayimizin geliĢmesi ve dıĢa bağımlılıktan kurtulabilmesi, sanayimizin ihtiyaç duyduğu iyi eğitim almıĢ insan gücünü yetiĢtirmek ve bu alanda ihtiyaç duyulan teknoloji ve bilgi birikimini ülkemizde oluĢturmaktan geçmektedir. Gelecekte ülkemiz havacılık sektöründe mezunlarımızın nitelikli iĢ gücü olarak yer alması bizleri mutlu edecektir. Sevgiyle kalın. Prof.Dr. H.Semih GÜNEġ Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Müdürü ĠÇĠNDEKĠLER THY TEKNĠK ZĠYARETĠ Türk Havacılık Tarihinin kurucusu VECĠHĠ HÜRKUġ HANGARIMIZ AÇILIYOR UÇMAYI SEVĠYORUM GERĠ DÖNÜġÜMÜ DESTEKLĠYORUM Atatürk Ve Havacılık 01 Hangarımız Açılıyor 02 THY Teknik Ziyareti 03 Vecihi HürkuĢ 07 Hava Araçlarına Etki Eden Kuvvetler 09 Flight Data Recorder 11 Fiber Optik Kablolar 12 Uçak IĢıkları 13 ABD Türk Yazılımını Kabul Etti 15 ESBAġ‟ta SKORSKY Sevinci 16 BOEING 777 Serisi Yok Satıyor!!! 17 En Ucuz Biletin Formülü 18 Ġzmir Airport Oteline KavuĢtu 19 BOMBARDIER Ġzmir‟e Göz Kırptı 20 T-50 Uçağının Ġlk Denemesi Yapıldı 21 Ġzmir„e Uçak Motoru Fabrikası Kuruluyor 22 Uçmayı Seviyorum, Geri DönüĢümü Destekliyorum 23 KIOSK Cihazı Uygulaması 24 Adnan Menderes Havalimanı 25 Makine Yüksek Mühendisi Sayın Eray Erim 27 Uzay Kampı Pazarlama ve Halkla ĠliĢkiler Sorumlusu Sayın Emre Aday 29 Beyninize Bir Köpekbalığı Atın 31 Zamanda Yolculuk 32 Ġzmir 33 Jetlag Sendromu 35 Tsunami 36 Kartal 38 Türbülans Nedir? 39 ATATÜRK VE HAVACILIK 1 Türk çocuğu; Her iĢte olduğu gibi, havacılıkta da, en yüksek düzeyde, gökte, seni bekleyen yerini, az zamanda, dolduracaksın Bundan, gerçek dostlarımız sevinecek, Türk ulusu mutlu olacaktır. Mustafa Kemal ATATÜRK ÖNEMLĠ ROL Mustafa Kemal, Osmanlı Devleti adına arkadaĢı Fethi Bey (Okyar) ile birlikte 1910 yılında Fransa'da yapılan büyük Picardie Manevraları'nı yabancı ülkelerin kurmaylarıyla birlikte izleme görevindeydi. Cumhuriyet Gazetesi yazarı Abidin Daver, o sırada Paris'te Mustafa Kemal'le yaptığı görüĢmeyi Ģöyle anlatıyor: Mustafa Kemal ile 1910 yılının Eylül ayında Paris'te, Luna Park'ta karĢılaĢtım. Yanında Fethi Bey vardı. Bir süre önce, Fransız ordusunun Picardie'de yaptığı manevraları izlediklerini bildiğimden, çocukluğumdan beri içimdeki askerlik merakı ile, kendisinden manevralar konusundaki izlenimlerini sordum. GörüĢünü Ģöyle özetledi: "Uçaklar savaĢta önemli rol oynayacaktır. Fransız sahra topçusu mükemmel, fakat Fransız piyadesi kırmızı pantolonlarıyla çok iyi bir hedef teĢkil eder. Fransız ordusu, gereğinden fazla ateĢli ve saldırgan bir ruhla yetiĢtirilmektedir." Havacılık o yıllarda daha yeni yeni askeri amaçlı kullanıma baĢlanmıĢtı. O da sadece uçaklar çok elveriĢli havalarda, gözlem amacıyla kullanılmaktaydılar. Ġtiraf etmeliyim ki Mustafa Kemal'in havacılık konusundaki görüĢlerinde isabet olduğuna pek inanmamıĢtım. Ancak dört yıl sonra, Birinci Dünya SavaĢı'nda, hava gücünün kesin etkisi görüldü. Havacılığın daha yeni filizlenmeye baĢladığı bir çağda, gök egemenliğinin önemini ve geleceğini görerek benimseyen Atatürk, görüĢ ve düĢüncelerinde yanılmamıĢtı. Mesut Can ULUSAN Kaynak: www.bilginozkaynak.com/ BĠZDEN HABERLER 2 HANGARIMIZ AÇILIYOR Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu bünyesinde bu yıl eğitim-öğretime baĢlayan Uçak Teknolojisi Programı dergimiz adının da ilham kaynağı Hangar‟ına kavuĢuyor… Uçak Teknolojisi Programı açılıĢından bu yana Eroğlu ailesinin tarafından inĢaatı sürdürülen Ahmet Eroğlu Eğitim Tesisi içerisinde, 1850 m2 kapalı alana sahip Hangarımız yoğun çalıĢmalar ardından 24 Mayıs 2011 Salı günü hizmete açılacak. Hangarımız Uçak Teknolojisi Programının en gözde yapısı konumundadır. Ġçerisinde 4 adet genel havacılık uçağını barındırabilecek kapasitede olan hangarımız ayrıca sahip olduğu derslik laboratuar ve atölyelerle programımız eğitim-öğretim kalitesine güç katıyor. HANGARIMIZIN ÖZELLĠKLERĠ Hangarımızda Motor, Yapısal, Boya,Kaynak, Makine ve Boya atölye ve laboratuarı yanı sıra öğretim elemanlarına ait bürolar, bir adet sınav ve toplantı salonu ve bir adet derslik bulunmaktadır. Ayrıca hangarımızda oldukça büyük boyutta malzemelerin, alet, ekipmanların ve takımların bulunacağı ana depo ve küçük boyutta ikinci bir depo bulunmaktadır. Hangarımızda bulunan kaynak atölyesi gövde ve diğer mekanik kısımlarla ilgili her türlü kaynak iĢlerini yapabilecek kabiliyette oluĢturulacaktır. Hangarımız atölye ve laboratuarlarında havalandırmadan, aydınlatmaya, yangın sisteminden alarm sistemine kadar her Ģey düĢünülmüĢtür. Motor ve boya atölyelerinin havalandırma sistemi özel olarak yapılmıĢ, motor atölyesinde iki ve hangarda bir tane olmak üzere toplam 3 adet motor egzoz havasının tahliyesini yapacak sistem mevcuttur. Makine Laboratuarında tüm mekanik testlerin yapılacağı cihazlar, atölye kısmında ise imalat ile ilgili çeĢitli tezgahlar yer alacaktır. Yapısal ve boya atölyelerinde öğrencilerin pratiklik kazanacakları yapısal tamir ve perçin gibi montaj çalıĢmaları, kompozit malzeme ve yapısal parçalar ile ilgili birimler ve uçak yapısal parçalarının boyanması, korozyon koruyucu önlemler ile ilgili iĢlemlerin yapılabileceği Ģekilde oluĢturulacaktır. Tüm binanın yanı sıra tamamlanmakta olan “Hangar” atölye ve dersliklerinin alanını üniversitemize tahsis eden Gaziemir Belediyesi ve Belediye BaĢkanı Sayın Halil Ġbrahim ġENOL‟ a ayrıca Ahmet Eroğlu adına gerek önce binayı ve gerekse Hangarın inĢaatını yapan Sayın Yılmaz EROĞLU ve Sayın Eroğlu Ailesine tekrar teĢekkür ederken, adına eğitim tesisi yapılan Sayın Ahmet EROĞLU‟ nu sevgi ve rahmetle anıyoruz. ERKAN AYLAK BĠZDEN HABERLER 3 EGE ÜNĠVERSĠTESĠ UÇAK TEKNOLOJĠSĠ PROGRAMI ÖĞRENCĠLERĠNDEN THY TEKNĠK ZĠYARETĠ AMAÇLARIMIZ Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu bünyesinde bu yıl kurulan Uçak Teknolojisi Programında eğitim ve öğretim gören öğrenciler olarak, en büyük hedeflerimiz; kendimizi en iyi Ģekilde tanıtmak, kiĢiliklerimiz, kabiliyetlerimiz ve bilgi birikimlerimiz ile sektörde iyi bir izlenim yaratarak Türkiye de havacılığın geliĢimi için elimizden gelenin fazlasını yapmak, kiĢisel markamızı yaratmak ve bizden sonra gelecek arkadaĢlara örnek olmaktır. Türkiye‟nin en iyi ilk 5 üniversitesi içerisinde yer alan Ege Üniversitesi‟ni, havacılık sektöründe adından söz edilir bir üniversite haline getirmeyi ve bizler için oluĢturulan bu bölümü, gelecekte önemli bir havacılık eğitim merkezi haline getirmeyi borç bilmekteyiz. ġubat ayında gerçekleĢtirdiğimiz Türk Hava Yolları Teknik gezisi sırasında Atatürk Havalimanında bulunan THY Teknik‟e ait iki hangarı gezme Ģansını bulduk. Gezi sırasında hangarlarda ve atölyelerde çalıĢmakta olan mühendis, teknisyen ve idarecilerden, havacılık bakım faaliyetleriyle ilgili çeĢitli bilgiler aldık. BĠZDEN HABERLER 4 THY TEKNĠK Ġstanbul Atatürk Havalimanı‟nda konumlanmıĢ bulunan Türk Hava Yolları Teknik (THY Teknik), bulunduğu bölgede öncü bir Uçak Bakım ve Onarım Merkezi‟dir. EASA, JAA, FAA ve SHGM tarafından bakım hizmeti verme onayına sahip olan THY Teknik, uçak büyük bakımından Motor, APU ve ĠniĢ Takımlarına kadar çok sayıda komponent atölyeleri ile bakım-onarım hizmetleri vermektedir. Bölgesinde, bakım-onarım hizmetlerinin bir arada verildiği en büyük kuruluĢ olan, 4000‟den fazla Boeing ve Airbus uçak komponentine sertifikalı hizmet veren THY Teknik, müĢterilerine Atatürk Havalimanı‟ndaki merkezinde A‟dan Z‟ye bakım hizmetleri sağlamaktadır. THY Teknik, Ġstanbul‟da geniĢ ve dar gövdeli uçaklar için 2 büyük hangarı, 1 VIP ve hafif uçaklar hangarı; Ankara‟da 1 dar gövdeli uçak hangarı ile iĢ ortaklarına, hava yollarına ve finans kuruluĢlarına müĢteri odaklı bakım hizmeti vermektedir. Türkiye‟nin ilk sivil havacılık kuruluĢu olan Türk Hava Yolları‟nın 77 yıllık deneyimi ve 3.000‟den fazla nitelikli çalıĢanıyla THY Teknik, müĢterilerine entegre bir bakım ve onarım merkezi olmanın avantajlarını sunmaktadır. BĠZDEN HABERLER 5 HABOM (Havacılık Bakım Onarım ve Modifikasyon Merkezi) Ġnsan Kaynakları Müdürü Sayın Hüseyin SAĞLAM ile gerçekleĢtirmiĢ olduğumuz röportajlar sayesinde, havacılık sektörü üzerine çok keyifli bir söyleĢi yaptık. THY Teknik‟in büyük projesi olan HABOM hakkında çeĢitli bilgiler edindik. SöyleĢimiz sırasında THY Teknik‟in dergimize destek vermek istemesi bizi ayrıca gururlandırdı. En kısa zamanda okulumuzu ziyaret etmek istediklerini ve ortak projeler sayesinde daha kaliteli ve daha modern bir eğitim için karĢılıklı görüĢmelerimizi arttırma kararı aldık. Türk Hava Yolları Teknik A.ġ. Atatürk Havalimanı‟ndaki Teknik Bakım Merkezi‟nde öncelikle Türk Hava Yolları A.O. filosuna verdiği ileri düzeydeki bakım hizmetini, kazandığı yeni kabiliyetlerle geliĢtirmiĢ çeĢitlendirmiĢ, zamanla yerli ve yabancı pek çok havayolu firmasına da hizmet vermeye baĢlamıĢtır. Türk Hava Yolları Teknik A.ġ‟nin yıllar içinde kazandığı tecrübe ve kabiliyetler, nitelikli ve yetiĢmiĢ iĢgücü, sahip olduğu stratejik coğrafi konum ve hızla büyüyen yerli ve yabancı havacılık pazarını daha iyi değerlendirmek amacıyla, yeni bir uluslararası havacılık bakım onarım merkezi kurmaya karar verilmiĢtir. Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı içinde ayrılmıĢ alanda yer alacak yeni bakım-onarım merkezi, Atatürk Havalimanı, YeĢilköy‟deki mevcut tesislerden 70 km uzakta yer alacaktır. Sahip olduğu jeostratejik konum, yeni kurulacak teknik bakım merkezini Türkiye‟nin yanı sıra Avrupa, Asya, Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinin bakım-onarım pazarlarına hitap eder duruma getirecektir. Türk Hava Yolları Teknik A.ġ.‟nin Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı çerçevesinde kuracağı yeni bakım-onarım merkezi projesi ve yapacağı tüm yatırımlar için HABOM Projesi (Havacılık Bakım Onarım ve Modifikasyon Merkezi) adı verilmiĢtir. HABOM Projesi kapsamında yapılacak projeler ve kurulacak tesisler ile ilgili iĢ planının belirlenmesi esnasında dünyaca ünlü danıĢmanlık firmalarıyla birlikte çalıĢılmıĢ, yapılan fizibilite etütleri ve iĢ planı sonucunda HABOM Projesi kapsamında dar ve geniĢ gövdeli uçaklar için uçak gövde bakımı, motor bakımı ve komponent bakımı hizmetlerinin verilmesi planlanmıĢtır. Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı kurulacak tesislerde bakım hizmeti sunulan uçak tipleri için her üç segmentte (uçak, motor ve komponent) de bir mükemmeliyet merkezi olması hedeflenmekte ve gerek bakım-onarım ihtiyacının büyüdüğü gerekse de bakım-onarım hizmetlerini bağımsız firmalara verme eğiliminin arttığı yurtiçi ve bölgesel bakım-onarım pazarında önemli bir konum elde etmesi planlanmaktadır. Kurulacak uçak ve komponent bakım hangarları için yapılması planlanan toplam yatırım yaklaĢık 500 milyon Amerikan Doları (USD) olup; uçak ve komponent bakım-onarım pazarından 2020 yılında 1 milyar USD büyüklüğünü geçen bir pay alması hedeflenmektedir. Türk Hava Yolları Teknik A.ġ., kurucusu olacağı HABOM Projesi‟nin daimi hissedarı olmayı hedeflemekte ve buna ek olarak, bu yeni yatırımları uluslararası bir ortak giriĢim Ģeklinde gerçekleĢtirmeyi de ciddi bir seçenek olarak değerlendirmektedir. Ġstanbul, bu yeni yatırım ve mevcut tesislerle birlikte bölgenin yeni bakım-onarım merkezi haline gelecektir. BĠZDEN HABERLER 6 TALTA THY TEKNĠSYENLER DERNEĞĠ Türk Hava Yolları Teknisyenler Derneği TALTA‟nın BaĢkanı Sayın Yavuz GÜVER ile gerçekleĢtirdiğimiz röportajda havacılık bakım sektörü üzerine çok keyifli bir söyleĢi yaptık, TALTA yapılanması hakkında, uçak teknisyenlerinin çalıĢma hayatları, yaĢam standartları, THY de çalıĢmanın güzel yanları hakkında bilgi aldık. KarĢılıklı fikir alıĢ veriĢinde bulunmamız bizi ayrıca onurlandırdı. TALTA VĠZYONU Üyeleri arasında sağladığı bütünlüğü,çağdaĢ anlayıĢı ve etkinlikleri ile güvenilir ve demokratik bir iĢleyiĢ oluĢturmayı baĢaran, ulusal ve uluslararası sivil havacılık camiasında takip edilen bir kurum olmak. TALTA MĠSYONU Türk sivil havacılığının geliĢimini sağlamak Havacılığın sacayağı olan uçak bakım ve onarım konularında yeni bakıĢ açıları kazandırmak. Sektörün teknisyen ihtiyacını karĢılayacak eğitim kurumları ile eĢgüdüm halinde çalıĢma yürüterek nitelikli teknisyen tedarikine yardımcı olmak. Havacılıkta faaliyet gösteren diğer kurumlar ile iĢbirliğini geliĢtirerek Türk sivil Havacılığının geliĢmesine katkıda bulunmak. Üyelerin teknik ve sosyal geliĢimleri için organizasyonlar düzenlemek. Üyelerin çalıĢma hayatı ile ilgili problemlerini yetkili kısımlara ileterek sosyal bir diyalog içinde çözümünü sağlamak. TALTA‟nın Uçak Teknolojisi Programımıza destek vermek istemesi ve ortak projeler teklif etmesi bizleri çok sevinirdi. Mayıs ayında üniversitemize yapacakları ziyaretteki görüĢmeler ile birlikte çalıĢmalara baĢlanma kararı alındı. Kedilerine elimizden gelenin fazlasını yapacağımıza ve çok çalıĢacağımıza söz veriyor, programımıza desteklerinden dolayı çok teĢekkür ediyoruz. THY Teknik gezisinde bizlerden yardımlarını esirgemeyen Gaziemir Belediyesi BaĢkanı Sayın Halil Ġbrahim ġENOL, THY Teknik Aġ. Ġnsan Kaynakları Müdürü Sayın Hüseyin SAĞLAM, Sayın Mustafa Bucan ÇOLAK, Sayın Çağrı AĞ ve Ege Üniversitesi Uçak Teknolojisi Programı Öğretim Görevlisi Sayın Alperen DOĞRU‟ ya teĢekkür ederiz… MESUT CAN ULUSAN & GÖKHAN POYRAZ ERKAN AYLAK & BARIġ TUNALI MESUT CAN ULUSAN & GÖKHAN POYRAZ ERKAN AYLAK & BARIġ TUNALI HAVACILIK TARĠHĠ 7 Türk Havacılık Tarihinin Kurucusu VECĠHĠ HÜRKUġ (1896 - 1969), Türk Pilot Astsubay ve mühendis. Türk havacılık tarihinin en önemli isimlerinden biridir. Hayatı 6 Ocak 1896 tarihinde Ġstanbul'da doğmuĢtur. I. Dünya SavaĢı'na katılmıĢ, yaralanınca Ġstanbul'a dönerek YeĢilköy'deki Tayyare Mektebinden Pilot Astsubay olarak mezun olmuĢtur. Birinci Dünya savaĢı sırasında pilot brövesi alarak 7. Tayyare Bölüğü'nde Ruslara karĢı harekâta katılan Vecihi Bey baĢarılı keĢif ve bombardıman uçuĢları yapmıĢ ve bu arada girdiği bir hava muharebesinde bir Rus uçağını indirmiĢtir. Vecihi HÜRKUġ, uçak düĢüren ilk Türk tayyarecidir. Daha sonra Ruslara esir düĢen Vecihi Bey Hazar Denizinde bulunan Nargin Adasından yüzerek Ġran üzerinden kaçmayı baĢarmıĢ ve yurda dönerek 1918 yılı yaz baĢında YeĢilköy'de konuĢlanmıĢ bulunan 9. Harp Tayyare Bölüğü'nde görev almıĢtır. Bu bölükte görevli iken bir av uçağı tasarımı yapan Vecihi Bey'in bu projesi Mondros ateĢkes anlaĢmasının imzalanması ile yarım kalmıĢtır. KurtuluĢ SavaĢı'na katılan Vecihi Bey, özellikle Ġnönü ve Sakarya savaĢı sırasında çok baĢarılı keĢif ve destek uçuĢları yaptığı gibi bir Yunan uçağını da indirmiĢtir. KurtuluĢ SavaĢı'nın ilk ve son uçuĢunu yapan pilottur. Ġzmir (Gaziemir - Seydiköy) hava meydanına ilk giren ve iĢgal eden kiĢi de olur. Vecihi Bey'e savaĢlarda gösterdiği cesaret ve baĢarıların bir temsili olarak kırmızı Ģeritli Ġstiklal Madalyası verilmiĢtir. Ayrıca TBMM tarafından üç kez Takdirname verilmiĢtir. Üç takdirname verilen tek kiĢidir. Vecihi HürkuĢ savaĢtan sonra Ġzmir'de yeni tayyarecileri eğitmeye baĢlamıĢtır. Edirne'ye yanlıĢlıkla inen bir yolcu uçağını almakla görevlendirilir. Hizmeti karĢılığı uçağa "Vecihi" adı verilince, uçak inĢa etmek düĢünceleri canlanır. Ġzmir Seydiköy Hava Mektebi'nde -bugünkü Gaziemir Hava Teknik Okullar Komutanlığı- uçak yapımı projesine devam eder. 1924'te ganimet olarak Yunanlılardan ele geçen motorlardan yararlanarak ilk Türk uçağını imal eder. 28 Ocak 1925'de "VECĠHĠ K-VI"adını verdiği uçağını uçurur. Ancak ödül yerine onu ceza beklemektedir. Vecihi HÜRKUġ'UN ödül beklerken ceza almasının nedeni, havacılıktan anlayan kimsenin bulunmamasıydı. Uçağa uçuĢa elveriĢlilik belgesi verecek merci olmadığı için, izinsiz havalanmıĢ, bu yüzden de cezalandırılmıĢtır. HAVACILIK TARĠHĠ 8 Daha sonra askeri havacılıktan ayrılarak uçak tasarımı ve yapımı çalıĢmalarına devam etmiĢtir. Havacılığa gönül veren Tayyareci Vecihi HÜRKUġ sadece Türk havacılık tarihinin değil, belki de tüm Türk tarihinin en ilginç simalarından birisidir. 1930'da Kadıköy'de bir keresteci dükkânını kiralayarak, 3 ay içinde ilk Türk sivil uçağını, aslında ikinci uçağı VECĠHĠ K-XIV'ü inĢa ettirmiĢtir. Ġlk uçuĢunu 16 Eylül 1930'da Kadıköy Fikirtepe'de büyük bir kalabalık ve basın topluluğu karĢısında yapmıĢtır. Bu uçuĢtan sonra VECĠHĠ K-XIV ile önce YeĢilköy'e, sonra Ankara'ya uçmuĢtur. Uçabilirlik Sertifikası için Ġktisat Bakanlığına baĢvurmuĢ, 14 Ekim 1930'da “Tayyarenin teknik vasıflarını tespit edecek kimse bulunmadığından gereken vesika verilmemiĢtir” cevabını almıĢtır.. HÜRKUġ bunun üzerine bakanlık nezdinde yapılan giriĢimler sonucu uçağa istenen belgenin alınması amacıyla uçağı sökerek demiryollarından kiraladığı vagonla Çekoslovakya‟ya gönderilmesi için müsaade almıĢtır. 6 Aralık 1930‟da Prag‟a geldiğinde henüz tayyare gelmemiĢtir. Tayyareye ait statik raporu gibi resmi evrak önce Çek diline çevrilmiĢ, uçak gelince tekrar monte edilerek uçağın malzemeleri ve her türlü teknik kontrolü yapıldıktan sonra uçuĢu istenmiĢtir. Her türlü uçuĢ Ģekilleri ile uçuĢun kontrolü tamamlanmıĢtır. HÜRKUġ 23 Nisan 1931‟de Çekoslovakyalı yetkililer tarafından civardaki bir gazinoda düzenlenen bir törenle, baĢköĢesinde “YaĢasın Türk Tayyareciliği” yazılı bir pankartla onurlandırılarak uçuĢ müsaadesini almıĢtır. 25 Nisan 1931‟de Çekoslovakya‟dan uçarak Türkiye‟ye gelmek için yola çıkıp 5 Mayıs 1931‟de Türkiye‟ye gelmiĢtir. 1930'lu yıllarda ilk Türk Sivil Havacılık Okulu'nu (Vecihi Sivil Tayyare Mektebi 1932) açmıĢtır. Okulda ilk Türk kadın pilotumuz Bedriye Gökmen ile birlikte 12 pilot yetiĢtirmiĢtir. Ġstanbul Kadıköy'de (KalamıĢ) ilk sivil uçağımız VECĠHĠ K-XIV, ilk eğitim ve spor uçağımız VECĠHĠ K-XV, 160 Beygirlik Mercedes uçak motorlu deniz kızağı VECĠHĠ SK-X üretilmiĢtir. Nuri DEMĠRAĞA Bey, bir tayyare yapımı için 5000 TL vermiĢ, böylece 1933‟de Vecihi HÜRKUġ tarafından NURĠ BEY adı verilen VECĠHĠ K-XVI kabin uçağı yapılmıĢtır. Vecihi Bey zor koĢullarda eğitim yaparken bazı kurumların, örneğin TEKEL Ġdaresi‟nin ve Ġġ BANKASI‟NIN reklamlarını yapmıĢ, bazı vatansever yetkili kuruluĢların da yardımları olmuĢtur. 1954 yılında Ġlk sivil havayolu Ģirketimiz HÜRKUġ Havayollarını kurmuĢtur. Türk Havacılık tarihinin en üretken ve giriĢimci kiĢilerinden olan Vecihi HÜRKUġ Ankara'da 16 Temmuz 1969 tarihinde Gülhane Askerî Tıp Akademisi Hastanesi'nde vefat etmiĢtir. Fakat durum Ģudur ki bugüne kadar Vecihi HÜRKUġ gibi Türk havacılık tarihini yazan en önemli insanın adı hiç bir havalimanına verilmemiĢtir. Sadece TAI‟nin üretime geçireceği Türk BaĢlangıç ve Temel Eğitim Uçağı‟na HÜRKUġ ismin verilmiĢtir. Havacılık tarihimizde önemli bir yere sahip Nuri Demirağ‟ın adı ise geçtiğimiz sene yapılan bir kampanya ile memleketi Sivas‟daki havalimanına verilmiĢtir. Bir Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Uçak Teknolojisi Programı öğrencileri olarak Vecihi HÜRKUġ‟un adının da bir havalimanımız ile anılmasını istiyoruz. BARIġ TUNALI Kaynak: tr.wikipedia.org HAVACILIK TEMEL BĠLGĠSĠ 9 HAVA ARAÇLARINA ETKĠ EDEN KUVVETLER Dergimizin ilk sayısında uçakların nasıl uçtuğu konusunda bilgi vermiĢtik. Bu sayımızda ise uçağa etki eden kuvvetlerden bahsedeceğiz ve bu kuvvetleri açıklayacağız. Uçakların uçmasını, uçuĢ sırasında kontrolünü sağlayan ve etkileyen dört ana kuvvet vardır. Bu kuvvetler; - Kaldırma kuvveti (Lift) - Ağırlık (Weight/Gravity) - İtme/Çekme (Thurst) - Geri Sürükleme(Drag) 1-Kaldırma Kuvveti (Lift): Hava araçlarının havada tutunmalarını sağlayan kuvvettir.Bu kuvvet uçaklarda kanatlardan akan havanın yarattığı etki ile oluşturulur. Kaldırma kuvveti bernoulli prensibine dayanır ve bu prensibe göre; Bir akıĢkanın hızı arttıkça basıncı düĢer.Yani kanadın aerodinamik yapısından dolayı akan hava ,kanadın alt yüzeyine göre üst yüzeyinden daha hızlı geçiyor ve dolayısıyla prensibe göre bir kuvvet farkı oluĢuyor.Bu kuvvet kanadın altından yukarı doğru olmakla beraber uçağın havalanması sağlıyor. Kaldırma kuvvetini en verimli Ģekilde elde etmek kanat profilinin Ģekline bağlıdır. Kanat profili aerodinamik yapıda tasarlanır. 2-Ağırlık Etkisi(Weight/Gravity): Kaldırma kuvvetinin aksi yönünde olup yer küre tarafından oluşturulan bir etkidir.Kaldırma kuvveti uçağın ağırlığına eşit olduğu anda uçağın havalanması gerçekleşmiş olur. Uçağın ağırlığı arttıkça kanatların oluĢturması gereken kaldırma kuvvetide artmaktadır.Kaldırma kuvvetini artırmanın yolu ise,kanat alanını büyütmekle sağlanır. Bu kuvvetin diğer üç kuvvetten farkı, diğerlerinin mekanik kuvvetler olmasıdır. Yer çekimi kuvveti ise alan kuvveti olduğu için cisimle doğrudan temas gerektirmemektedir. Ağırlık,uçakta ağırlık merkezinde etki eden tek bir toplam kuvvet olarak var sayılabilir. Uçakta ağırlığa yakıt da dahil olduğundan uçuĢ esnasında ağırlık dağılımı sürekli değiĢmektedir ve pilotun da balans ve ağırlık hesaplarında bu değiĢikliği göz önünde bulundurması gerekir. HAVACILIK TEMEL BĠLGĠSĠ 10 3-İtki Kuvveti/Çekme (Thurst): Uçağın motoru tarafından oluşturulan ve uçağın ileri hareketini sağlayan etkidir.Uçağın kaldırma kuvvetini elde edebilmesi için kanatların etrafından havanın belirli bir hız aralığında akması gerekir.Bu hız motorlar tarafından uçağı iterek veya çekerek oluşur. Motorlarda hava akımını çekme iĢini pervaneler yapar.Bu pervanelerde aynı kanatlardaki gibi aerodinamik yapıdadır. Ġtki kuvveti oluĢturan motorlar genelde kanatların alt yüzeyinde ,çekme kuvveti oluĢturan motorlar ise genelde uçağın burun kısmı ve kanatların alt kısmında bulunur.Çekme tipi uçaklar genelde küçük uçaklardır. Ġtme kuvveti oluĢturan motorlar Çekme kuvveti oluĢturan motorlar 4-Geri sürükleme kuvveti (Drag) Uçağın karşılaştığı hava molekülleri tarafından oluşturulan etkidir. Vektörel bir kuvvet olmakla beraber hareketin tersi yönündedir. İstenmeyen bir durumdur ve bu durumu en aza indirgemek istenir. Uçağın şeklinden ve kanat uçlarında basınç farkından dolayı yüksek basınçlı bölgeden alçak basınçlı bölgeye hava akımı olması geri sürüklemeye örnektir.Bu geri sürüklemeyı önlemek için kanat uçlarına winglet denilen bir parça takılır ve bu sayede kanadın alt tarafından üst tarafına doğru hava geçişi azaltılır. Wingled çeĢitleri Uçağın boyasındaki pürüzlülükler bile uçağa bir geri sürükleme oluĢturur ve hatta uçağın dengesini bozmada rol oynayabilir. Bahsettiğimiz bu dört kuvvet uçağın uçmasında rol oynayan esas kurallardır.Bütün uçuĢ olayı bu mantığa dayalıdır. Emircan TIRAMPAOĞLU Kaynak: www.uted.org HAVACILIK TEKNOLOJĠSĠ 11 FLIGHT DATA RECORDER Halk arasında kara haber verdiğinden dolayı “kara kutu” olarak bilinen ve uçuĢ esnasında bir uçakta belli verileri kaydetmeye yarayan araçtır. ÇeĢitli özelliklerine göre sınıflara ayrılır: Tip 1: Sadece Kokpit ile yer, Kokpit ile diğer hava araçları ve Mürettebatın kendi arasındaki konuĢmaları kaydeden cihaz. Tip 2: Sadece uçuĢ datlarını kaydeden ve ses kaydetmeyen cihaz. Tip 3: Hem ses hem de uçuĢ verilerini kaydeden cihaz. Kısaca FDR/ CVR olarak bilinir. Günümüzde en yaygın kullanılan karakutu tipidir. Neleri Kaydetmesi Gerekir? Kara kutular kullanıldıkları uçaklara göre farklılıklar gösterirler. En detaylı kayıt büyük yolcu uçaklarında yapılır. Küçük bir uçakta kaydedilecek parametre sayısı ve çözünürlükleri uçağın kullanılacağı sınıfa göre değiĢir. 2 kiĢilik bir akrobasi uçağında kaydedilecek veriler 15 ile 20 arasında değiĢir. Bu konuda referans olarak SAE AS 8039A dokümanı referans alınabilir. Büyük uçaklarda ise 88 temel parametre vardır. Bu parametrelerin türetilmesi ile bir uçakta toplam kaydedilecek bilgi belli olur. Yolcu uçaklarında bu kriter sayısı 250 ye yaklaĢabilir. Bu veriler bir kaza olması durumunda incelenir ve kaza nedeni anlaĢılır. Örneğin Pilotun motor gücünü arttırdığı Güç kolunun herhangi bir andaki değeri motor gücü değeri ile aynı değilse güç kolu ile motor bağlantısı kopmuĢtur diye yorumlanabilir. Bu bilgiler kokpit ses kayıtları ile kıyaslanarak emin olunur. ġayet arıza fark edilmiĢse pilot bunu yere bildirmeye çalıĢacak, bu konuĢmalar da kara kutu da kayıt altına alınacaktır. Bu kayıtlar sadece kaza durumunda değil, aynı zamanda bir öğrenci pilotun uçuĢ performansının değerlendirilmesinde de incelenebilir. Ne Kadar Sağlamdır? Kara kutu her 3 eksen de aynı anda 1000 g lik güçte yarı dalga sinüs biçimli çarpmaya dayanıklı olmalıdır. (g=9.81 m/s2) Kara kutu en zayıf olduğu eksende 6.5 milisaniye boyunca 1700 g lik yarı dalga sinüs biçimli çarpmaya dayanıklı olmalıdır. Kara kutu 0.05 inch2 lik bir alanda 250 kilogramlık ani bir baskıya dayanabilmelidir. (Bozuk para büyüklüğünde bir yere 5 ton düĢse kaldıracak güç demektir). 18 inch derinliğinde kumun altında çalıĢabilmelidir. (45 santim) 1100 derece (santigrat sıcaklıkta) yarım saat çalıĢabilmelidir. 3 metre derinliğinde suyun içerisinde 30 gün çalıĢabilmelidir. ERKAN AYLAK Kaynak: www.wikipedia.org HAVACILIK TEKNOLOJĠSĠ 12 FĠBER OPTĠK NEDĠR ? FĠBER OPTĠK KABLOLAR IġIĞI NASIL ĠLETĠRLER ? Fiber optik, insanın saç teli kalınlığında ve çok hassas üretilmiĢ saf bir cam ip üzerinden ıĢığın iletilmesi prensibiyle çalıĢan bir sistemdir. Bu Ģekilde üretilmiĢ kabloların tercih edilmesinin en büyük sebebi, çevresel Ģartların ağır olduğu; nemli, rutubetli, elektriksel alan parazitlerinin yoğun olduğu yerlerden etkilenmemesi ve her zaman stabil bir bağlantı sunmasıdır. Fiber optik kablolar, iletimi ıĢık hızıyla yani saniyede 300 bin km‟lik hızla gerçekleĢtirirler. Bu yönleri sebebiyle uzak mesafelere veri aktarımı için tasarlanmıĢlardır. Havacılık alanında (radar), yüksek hız gerektiren aygıtlar arası ve uçak iç donanımlarında kullanılmaktadır. Fiber optik bir kablonun kesitine bakıldığında iç kısımları Ģunlardır: Merkez – IĢığın hareket ettiği ince cam tabaka Cam Örtü – Merkezin dıĢını saran optik malzemeden üretilmiĢ, merkezden yansıyan ıĢığı tekrar merkeze geri gönderen kısım Kılıf – Kabloyu darbelere ve neme karĢı koruyan dıĢ Yüzlerce hatta binlerce optik fiberden oluĢan bu kablolar, merkez çaplarına,yapıldıkları malzemeye ve ıĢığın kırılma Ģekline göre ikiye ayrılırlar. 1. Tekil Modlu Fiberler: YaklaĢık 9 mikronluk çapa sahip olan ince merkezli kablolardır ve 1300 ile 1550 nanometre arasında dalga boyu değerine sahip kızılötesi lazer ıĢığını iletirler. Bu kablo tipi genellikle veri kaybının daha az olması istenen yerlerde kullanılır. 2. Çoğul Modlu Fiberler: YaklaĢık 62.5 mikronluk çapa sahip olanlardır ve 850 ile 1300 nanometre arasında dalga boyu değerine sahip kızılötesi lazer ıĢığını iletirler.Üretim maliyeti daha uygun olduğundan en çok kullanılan kablo türüdür. Kayıp miktarı tekil modlu kablolara göre daha fazladır. Bazı fiber kablolar ise plastikten üretilmiĢtir ve 1mm‟ye varan merkeze sahiptirler. Bu kablolar 650 nanometre dalgaboyuna sahip görülebilir kırmızı ıĢığı iletirler. Fiber Optik Kablolar IĢığı Nasıl Ġletirler? Lazerden gönderilen ıĢın demeti ilk baĢta doğrusal bir yol izler. Ġlk baĢta ıĢık sinyali 1 ve 2 olarak çıkan alt – üst sınır ıĢınları Ģekilde görüldüğü gibi kablonun kıvrıldığı noktalarda; ıĢık cam örtüye çarpıp geri yansır bu Ģekilde yansıya yansıya merkezdeki yoluna yavaĢlayarak ve bir miktar kayba uğrayarak da olsa devam ederler. Bu nedenledir ki, fiber kabloların fazla kıvrım yapmadan genellikle düz bir yol izlemesi, veri iletim hızı ve kalitesi açısından önemlidir. Cam örtü tabakası ıĢığı kesinlikle absorbe etmez ve neredeyse tam olarak yansıtır bu da bilginin kayıpsız Ģekilde ulaĢması için çok önemli bir noktadır. Fiber optik kablolar kullanım yeri ve Ģartlarına bağlı olarak çelik zırh ya da jel tabakası gibi baĢka koruyucu ve esneklik kazandırıcı kısımlar da ilave edilebilmektedir. Kablonun üzerine yerleĢtirilen bu koruyucu tabaka aynı zamanda kemirgenlerin ısırmalarına engel olmak için özel kimyasal maddeler içerir. Bu maddeler kemirgenlerin kabloyu ısırdıklarında tiksinerek kabloyu koparmalarına engel olur. BURAK ATĠK www.bilgiustam.com HAVACILIK TEKNOLOJĠSĠ 13 UÇAK IġIKLARININ KULLANIMI VE GÖREVLERĠ Uçaklarda aydınlatma sistemleri genellikle üç bölüm halinde incelenir. Bunları harici aydınlatmalar (exterior lighs), dahili aydınlatmalar (interior lights) ve acil durum aydınlatmaları ( emergency lights) olarak sayabiliriz. Bu aydınlatmalar da birçok bölümden oluĢur. Aydınlatmalar uçağın imalatçı firma ve modele göre detayda bazı farklılıklar gösterebilir. Bu yazımda uçakların harici aydınlatmaları topladığım bilgilerle anlatmaya çalıĢacağım. Harici aydınlatmanın bölümleri; Harici aydınlatmalar uçağın dıĢ bölümlerinde olup, uçağın iniĢ, kalkıĢ ve uçuĢu sırasında uçağın tanınırlığını ve pilotların görüĢünü sağlamak amacı ile kullanılır. Harici aydınlatma genellikle Ģu bölümlerden oluĢur: Kanat aydınlatmaları (wing illumination ) Seyrüsefer aydınlatmaları ( navigation lights) Pist görüĢ aydınlatmaları ( runway turnoff) ĠniĢ aydınlatmaları ( landing lights) Taksi aydınlatmaları ( taxi lights) ÇarpıĢma önleyici aydınlatmalar ( anti collision) Kanat Aydınlatmaları (LANDING) Kanat aydınlatma lambaları genelde kanatların gövde ile birleĢtiği yerdedir. Geceleri açılır. Görevi, uçağın önündeki pisti güçlü bir Ģekilde aydınlatır. IĢığın açılma zamanı kalkıĢ pisti baĢında iken, kalkıĢ izni verildiği an açılır. Uçak modellerine ve tiplerine göre adedi ve bulundukları yerler farklıdır. Bazı uçaklarda arka tekerlek hizasındaki kanatların ön kısmında (iki kanatta da), bazı uçakların kanat önlerindeki gövde üzerinde, bazı uçak modellerinde hem kanat hem gövde üzerinde birer adet olmak üzere konumlandırılmıĢlardır. genelde pist iniĢlerinde açıp, pisti hemen terk ediĢlerinde kapatmak olmaktadır. Bazı uçak modellerinde Landing ıĢığı kuyruktaki Ģirket logosunu aydınlatan kuyruk ıĢığı ile birlikte çalıĢabileceği için, Ģirketin reklâmını yapmak amacıyla genelde uçak 10.000 ft. irtifadan sonra kapatılır, tersi sefer dönüĢü 10.000 ft. irtifaya gelindiğinde açılır. Piste iniĢten sonra taxi yoluna girerken Landing kapatılıp, taxi ıĢığı açılır. Landing ıĢıklarının uçak havada iken açılıp-kapatılma zamanları uçağın ait olduğu havayollarının prosedürüne veya checklist'esine göre de farklılık gösterebilir. Pilotların alıĢagelmiĢ Landing ıĢıklarını kapatıp açma zamanları HAVACILIK TEKNOLOJĠSĠ 14 Navigasyon- Seyrüsefer Aydınlatmaları (NAV) Uçaklarda seyrüsefer ıĢıkları uçağın yön ve istikametini, yani uçağın pozisyonunu belli ederler. Gece ve gündüz açılır. Pilot, park halinde olan uçağa girdiği an ilk açılacak, uçak seferden dönüp, park ettikten sonra da son kapatılacak ıĢıktır. Kokpitteki ıĢık panelinde "NAV" butonunu ON durumuna getirildiği zaman ıĢıklar yanar. IĢıkların konumları ve görevleri Ģöyledir: 1. Uçağın SAĞ kanadının ön köĢesindeki SABĠT yanan YEġĠL (sancak) ıĢık, 2. Uçağın SOL kanadının ön köĢesindeki SABĠT yanan KIRMIZI (iskele) ıĢık. STROBE Gece ve Gündüz açılır. Uçak kalkıĢ pistinin baĢında iken, kalkıĢ izni verildiğinde genelde Landing ıĢıkları ile birlikte açılır. Uçak sefer dönüĢü piste indikten sonra taxi yoluna girerken kapatılır. Strobe ıĢıkları da Beacon ıĢıkları gibi güçlü çakar (fasılalı yanan) ıĢıklardır. Her uçak modeline göre yanıp sönme zaman aralıkları (çakma frekansları) farklıdır. Konumları: Kanat uçlarındaki NAV ıĢıklarının yanında konumlandırılmıĢ olarak,1 adet sol kanat ucunda, 1 adet sağ kanat ucunda ve 1 adette uçağın tam arkasındaki kuyruk alt bölümündeki konik uç bitiminde yer alır. IĢığın rengi beyazdır. BEACON-BCN Gece ve gündüz açılır. NAV‟dan sonra ve motorlar çalıĢtığı esnada yakılır.Uçak motorlarının çalıĢtığını gösterir.Motorlar kapatılıncaya kadar da açık kalması gerekir.Konumları ve görevleri: Uçak gövdesinin üstünde (tepesinde) ve altında olmak üzere 2 adet fasılalı yanan KIRMIZI ıĢıklardır.Flip-flop Ģeklinde sürekli yanıp söner. TAXI (kısa far) AkĢamüzeri ve gece açılır. Uçak kalkıĢ için piste gitmeden önce taxi yolunda iken açılır. KalkıĢ pistinin baĢına geldiğinde Landing ıĢıkları da açılır. Bağlı olduğu havayollarının tüzüklerine göre taxi ıĢıkları kapatılabilir. Sefer dönüĢü uçak pisti terk edip, taxi yoluna girdiği an Landing kapatılıp, taxi ıĢığı açılır. Uçağın tip ve modeline göre adedi ve yerleri farklıdır. Genelde ön tekerlek süspansiyon takımlarına monte edilmiĢlerdir. Ayrıca bazı uçak modellerinde "Runway Turn Light" denilen uçağın yönüne göre hareket eden taxi ıĢıklarından az güçlü ıĢıklar da kullanılır.Bu ıĢıkta,uçak park ettiği an taxi ıĢıkları ile birlikte kapatılır. TAIL LĠGHT AkĢamüzeri ve gece açılır. Her uçakta bulunmayabilir. Bazı uçakların Tail ıĢıkları, Elevator (yükseklik ve hava hızı ayar) kanatçıkları ile Kuyruk dikmesinin birleĢtiği yerlerin iki tarafında birer adet olmak üzere ve kuyruk logosunu aydınlatacak Ģekilde (sağda ve solda) konumlandırılmıĢlardır. DE-ICE Gece açılır. Genelde kıĢın kanat yüzeylerinde ve motor önlerindeki buzlanmaları görmek amacı ile uçak gövdesinin yanlarına birer adet,arka tarafa yönlendirilmiĢ olarak konulmuĢtur. Uçak iniĢ ve kalkıĢlarından az önce açılır ve kapanır. HÜSEYĠN ÇOLAK Kaynak: http://megep.meb.gov.tr/ HAVACILIK HABERLERĠ 15 ABD TÜRK YAZILIMINI KABUL ETTĠ Ġki yıldır karar bekleyen 109 adet genel maksat helikopteri ihalesinde sona geliniyor. YaklaĢık 4 milyar dolar bedelli ihalenin çok yakında sonuçlanacağını belirten Savunma Sanayii MüsteĢarı Murad Bayar, “Maliyetlerle ilgili istekler var. Bizim firmalara deklare ettiğimiz bir hedef fiyat var. Türkiye‟de üretim, sanayi katılımı kriterlerimiz açısından iyi bir teklif” dedi. YaklaĢık 4 milyar dolar bedelli ihalenin çok yakında sonuçlanacağını belirten Murad Bayar, “Savunma Sanayii Ġcra Komitesi‟nde bize süre verildi. Somut olarak ne yapacağımızı biliyoruz. Maliyetlerle ilgili istekler var. Bizim firmalara deklare ettiğimiz bir hedef fiyat var. Türkiye‟de üretim, sanayi katılımı kriterlerimiz açısından iyi bir teklif” diye konuĢtu. Derinlemesine çalıĢma Helikopter üretimi konusunda derinlemesine bir çalıĢma olduğunu söyleyen Bayar Ģunları söyledi: “Ġki program da 109 helikopterle bitmiyor. 20 yıllık bir üretim söz konusu. Öyle olunca hattın fizibilitesi çıkıyor. Üretim derinleĢti. Helikopterde dinamik sistem denilen transmisyon, aktarma organları gibi kritik alanlara daha önce girmemiĢtik. Helikopterlerde kullanılacak bütün aviyonik paketini, yazılımı görev bilgisayarını Aselsan yapacak.” Türk yazılımı kabul ettiler Her iki helikopter için de bu çözümün geçerli olduğunu ifade eden Bayar, Ģöyle konuĢtu: “Sikorksy geldi, Aselsan çözümünü inceledi. „Bizim burada teknolojik olarak çok beğendiğimiz bir çözüm var, biz bunu aynen Blackhawk‟a koyarız‟ dedi. Bu Amerikalıların bizim projelerde en direndiği konuydu. Görev bilgisayarına, yazılımına bizi sokturmazlardı. Blackhawk‟da bunu kabul ettiler.” Türk savaĢ uçağının kararları alınmadı TÜRK savaĢ uçağına da değinen Murad Bayar, “Onunla ilgili bazı soruların Ģimdilik cevabı yok. Ana konfigürasyon avcı uçağı üzerine olacak. Belki iki kokpitli yapılır. Ġki pilotlu yapılır eğitim için kullanılır. Onların fizibilite ile cevabına bakıyoruz” diye konuĢtu. Ar-Ge 2004‟ün meyvesini topluyoruz Ar-Ge 2004 projesinde baĢlanılan görev bilgisayarı yazılımının Atak helikopterinde devam ettiğini anlatan Murad Bayar, Ģu değerlendirmeyi yaptı: “O bilgisayar bir koldan T-38 eğitim uçağı modernizasyonu ve C-130 Nakliye uçağı modernizasyonuna devam etti bir diğer koldan insansız hava aracı Anka‟ya girdi. ġimdi genel maksat helikopterine de aynı bilgisayarı koyuyoruz. JSF‟de büyük tıkanıklık olmazsa Eurofighter resme girmez. JSF projesinde tıkanırsak ne olur? Daha geç değil. Alternatiflere bakabilirsiniz. Bir sürü ülke de bakıyor. Eurofighter‟ı tekrar resme sokmak ister miyiz? Büyük bir tıkanıklık olursa Eurofighter da olabilir.” TAI bu yıl halka açılabilir TUSAġ- Türk Havacılık ve Uzay Sanayi (TAI) ve Aselsan‟ın aynı çatı altında toplanması fikri üzerinde çalıĢtıklarını hatırlatan Murad Bayar, “ġimdi 2 Ģirket artık çok büyüdü. Bunları tek çatıya toplamak çok geçerli olmayabilir. Ama yine de bazı konsolidasyonlar gerekebilir. Aselsan artık dünya savunma firmaları sıralamasında ilk yüzde yer alıyor. TAI bu sene ilk yüze girer. Bunlar kendi büyüklüklerini oluĢturdular. Artık onları takip eden yan sanayi çıkmaya baĢladı. TAI‟nin hisselerinin halka açılmasını düĢünüyoruz. Bu yıl gündeme alabiliriz. TAI artık ciddi bir finansal güç oluĢturmaya baĢladı. Güçlü bir mali yapı oluĢturmaya baĢladı, projeksiyon verebiliyor.” BURAK ATĠK Kaynak: www.hurriyet.com.tr HAVACILIK HABERLERĠ 16 ESBAġ'TA SIKORSKY SEVĠNCĠ ABD'li Sikorsky'nin Savunma MüsteĢarlığı tarafından açılan Genel Maksat Helikopter Projesi ihalesini alması, yatırımı planladığı ESBAġ'ta sevinçle karĢılandı Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün helikopter ihalesini Sikorsky'nin kazandığını açıklaması, firmanın daha önce 3 milyar dolarlık yatırımla hafif maksatlı helikopterlerin montaj fabrikasını kurma planını açıkladığı Ege Serbest Bölgesi'nde sevinç yarattı. Dünyanın en büyük helikopter üreticisi olan ABD'li Sikorsky'nin Savunma MüsteĢarlığı tarafından açılan Genel Maksat Helikopter Projesi ihalesini alması, yatırımı planladığı ESBAġ'ta sevinçle karĢılandı. ESBAġ Tanıtım ve Pazarlama Direktörü Ertuğrul IĢıksoy, bölgede hayata geçirilmesi planlanan havacılık kümelenmesi için düzenlenen 2'nci Ġzmir Küresel Havacılık Uzay ve Offset Konferansı'nda bu konuyla ilgili Sikorsky yetkililerinin açıklamalarda bulunduğunu hatırlattı. Sikorsky Stratejik Ortaklıklardan Sorumlu BaĢkan Yardımcısı Steve Estill'in Ekim ayında hafif maksatlı helikopterlerin montaj fabrikası kurulması konusunda ESBAġ'ı yatırım adresi gösteren açıklamalarını hatırlatan IĢıksoy, "Bu açıklamalarda Savunma MüsteĢarlığı'nın ihalesinin beklendiği de belirtilmiĢti. Biz de o günden bu yana süreci yakından izliyoruz. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün verdiği haber bizde sevinç yarattı. ġimdi Sikorsky'nin daha önce plan aĢamasında olan yatırımının ESBAġ'ta hayata geçmesini heyecanla bekliyoruz" diye konuĢtu. SĠKORSKY YETKĠLĠSĠ NE DEMĠġTĠ? Daha önce de konuyla ilgili çeĢitli demeçler veren Steve Estill, Türkiye'de Turkish Aerospace Industries bortaklığı ile üretecekleri 3 milyar dolarlık hafif maksatlı helikopterlerin montaj fabrikasını ESBAġ'ta bkurmayı planladıklarını, ilk etapta 30 milyon Euro yatırımın öngörüldüğünü ve tesiste 500 kiĢiye istihdam sağlayacaklarını açıklamıĢtı. Estill, Türkiye'nin kamu kurumlarının helikopter ihtiyacını karĢılamak üzere baĢlatılan Genel Maksat Helikopter Projesi ihalesine de katıldıklarını, ihaleyi kazanmaları halinde ilk etapta Türkiye'deki üreticilere 1. 3 milyar dolarlık alım sipariĢi vereceklerini belirtmiĢti. Estill ayrıca, ihaleyi kazanırlarsa 'Kara ġahin' olarak bilinen ve ABD ordusunun kullandığı Black Hawk bhelikopterlerden Türkiye'nin ihtiyacı için 109 adet, uluslararası piyasada satmak için ise 109 adet üretilme garantisi verdiklerini belirtmiĢ, "Ġç güvenlik amaçlı olarak kullanılacak olan helikopterleri Türkiye'de büreteceğiz. Bu Türkiye'nin milli ve daha hafif sınıfta bir helikopteri olacak. Türkiye'nin kendi özgün bhelikopteri olarak dizayn edilecek ve hem Türk kullanıcı hem de uluslararası kullanıcı pazarlara satıĢı bsağlanacak. Bu helikopterlerin montaj tesisini Ege Serbest Bölgesi'nde kurabiliriz" demiĢti. Mesut Can ULUSAN Kaynak: //www.sondakika.com HAVACILIK HABERLERĠ 17 BOEING 777 SERĠSĠ YOK SATIYOR!!! Boeing, uzun menzilli çift koridorlu modeli 777 serisi için, toplam değeri yaklaĢık 5 milyar doları bulan 18 yeni sipariĢ aldı. ġirket, Rus Aeroflot Havayolları ile 8 adet 777 uçağı için anlaĢma imzalarken, Hong Kong‟lu Cathay Pasific ise 10 adet Boeing 777-300ER sipariĢ etti. Rusya‟nın bayrak taĢıyıcısı Aeroflot, geçen yıl ön anlaĢması yapılan sipariĢ kapsamında, 6 adet Boeing 777-300ER ve 2 adet 777-200ER satın aldı. Uluslar arası havayolu birliği SkyTeam üyesi olan Aeroflot, yeni sipariĢleriyle birlikte uçuĢ ağını güçlendirerek uzun menzilli uçuĢ pazarında etkinliğini artırmayı hedefliyor. Hong Kong merkezli Cathay Pasific ise liste fiyatı toplam 2.8 milyar dolar olan 10 adet Boeing 777-300ER sipariĢ etti. Uzun menzilli uçak ihtiyacı kapsamında, ilk kez 2005 yılında Boeing 777-300ER modelini tercih eden Uzakdoğulu Ģirket, yeni sipariĢle birlikte 777-300ER filosunu 36‟dan 46‟ya yükseltmiĢ olacak. Boeing 777 serisi, Ģirketin özellikle Kuzey Amerika ve Avrupa‟daki farklı destinasyonlarda kullandığı uzun menzilli uçak filosunun belkemiğini oluĢturuyor. Türk Hava Yolları‟nın da, uzun menzilli filosunu geniĢletmek üzere, 2009 yılında 12 adet sipariĢ ettiği Boeing 777 serisi, yakıt verimliliği, güvenilirliği, menzil kapasitesi ve ferah kabiniyle, dünyanın en baĢarılı çift koridorlu, uzu menzilli uçağı kabul ediliyor. 777 serisi, bugüne kadar 60‟tan fazla havayolu Ģirketinden 1.200‟e yakın sipariĢ aldı. ERKAN AYLAK Kaynak: www.siwep.net HAVACILIK HABERLERĠ 18 HAVACILIKTA DAHA UCUZ BĠLETĠN FORMÜLÜNÜ BULDU Ġngiltere‟nin en büyük havayolu Ģirketi easyJet uçuĢlarında nanoteknolojiden faydalanarak yakıttan tasarruf sağlayan ve sürtünmeyi azaltan ilk ticari havayolu oldu. easyJet nanoteknolojiyi ilk kez yolcu uçaklarında kullanarak uçuĢlardaki emisyon oranını azaltmayı hedefliyor. 1995teki kuruluĢundan bu yana easyJet daima en az maliyete en yüksek verimliliği sağlamayı hedef alan easyJet ile uçan yolcular hem düĢük bilet ücretlerinden yararlanıyor hem de çevreye daha az karbon ayak izi salıyor. Bugüne kadar Amerikan askeri, itfaiye, polis ve cankurtaran helikopter ve uçaklarında kullanılan, uçağa ekstradan sadece 4 oz (113.40 gram) ağırlık yükleyen, ultra ince polimer kaplama sayesinde yüzde 2ye varan oranda yakıt tasarrufu sağlanabiliyor. ġu anda 8 uçağa uygulanan bu kaplama 12 aylık bir deneme sürecine tabi tutuluyor. Bu uygulama sayesinde easyJet yolcularının, aynı tip uçakla aynı mesafeyi kat eden diğer yolculara oranla yüzde 22 daha az emisyon salgılayacağı belirtiliyor. easyJet CEOsu Carolyn McCall, easyJet’in filosunda kullandığı özel kaplama testleri çok memnun edici sonuçlar verdi. Filomuzda kullandığımız benzin miktarını azaltmanın yeni yollarını bulabilirsek daha hesaplı uçak biletleri ve daha düĢük karbon ayak izi sunarak, elde edeceğimiz kârı yolcularımıza da aktarabileceğiz diye konuĢtu. BERKANT ÖZSOY Kaynak: //www.turizmguncel.com HAVACILIK HABERLERĠ 19 ĠZMĠR AIRPORT OTELĠNE KAVUġTU Resmi açılıĢı BaĢbakan Erdoğan tarafından yapılacak olan ve iĢ dünyasına da hitap etmesi hedeflenen tesis için 1 milyon 200 bin dolar harcandı. Ġzmirli 3 genç giriĢimci Musa Turan, Mustafa BaĢkurt ve KürĢat Pehlivanlı, Ġzmir‟in ilk havaalanı otelini hizmete açtı. Resmi açılıĢı önümüzdeki ay, BaĢbakan Erdoğan‟ın da katılacağı törenle gerçekleĢtirilecek otel için 1 milyon 200 bin dolarlık yatırım yapıldı. Genç giriĢimciler, Adnan Menderes Havaalanı giriĢ kapısının yanında yer alan ve 23 yıldır atıl duran binayı, Ġzmirliler Otelcilik firmasından 2017 yılına kadar kiraladı. Orty Turizm Ģirketini kuran giriĢimciler, Orty Airport Oteli‟ni 4 ay gibi kısa bir inĢaat sürecinin ardından Mermer Fuarı‟nda hizmete sundu. ÜÇ ORTAK KURDU Ortakları KürĢat Pehlivanlı ve Mustafa BaĢkurt ile güç birliği yaparak 23 yıldır boĢ duran binayı Ġzmir turizmine kazandırdıklarını dile getiren Orty Turizm Yatırımları ortaklarından Musa Turan, "Otelimizin 2′si suit olmak üzere 54 odası var. Ġzmir‟in ilk havaalanı otelini açmanın gururunu yaĢıyoruz. Geçen yıl Temmuz ayında projeye baĢladık. Gerekli izinlerin alınmasının ardından inĢaat çalıĢmalarına Kasım ayı sonunda start verdik. Gelen talepler üzerine otelimizi Mermer Fuarı‟nda hizmete açtık. Biz, Ġzmirlilere bu konuda bir söz vermiĢtik. Bu sözü 4 ay gibi kısa bir sürede hayata geçirmenin onurunu duyuyoruz. Bundan sonra da yeni projelerle Ġzmir‟e ve Ġzmirlilere hizmet vermeye devam edeceğiz" dedi. Otelin zemin katında otel müĢterileri ve yolcu yakınlarına hizmet verecek olan kafeteryaya Cafe Sorty adını verdiklerini belirten Musa Turan, "Bu kafeteryayı zincir haline dönüĢtüreceğiz. Ġzmir‟de yeni bir marka yaratmak istiyoruz. Francahising sistemi ile baĢta Türkiye olmak üzere dünyaya yayılmak istiyoruz. YurtdıĢında ilk Ģubeyi ABD‟de açmayı planlıyoruz" dedi. Uçak seferleri lobiden takip edilebilecek Musa Turan, "Havaalanı yolcuları, yolcu yakınları, havaalanında faaliyet gösteren firmaların çalıĢanları ve iĢ dünyasına hizmet vereceğiz. Otelin çevresindeki ses perdesi sayesinde odalarda gürültü sorunu yok. Havaalanı iç ve dıĢ hatlar terminali ile Ģehir merkezine servislerimiz olacak. Havaalanında yolcularını karĢılamaya gelenler kafeteryamızda otururken, servisimiz yolcuları terminalden alarak yolcu yakınları ile buluĢturacak. Otelin lobisindeki ekrandan uçakların iniĢ ve kalkıĢ saatlerini görebilecekler" dedi. Mesut Can ULUSAN Kaynak: Yeni Asır HAVACILIK HABERLERĠ 20 BOMBARDIER ĠZMĠR‟E GÖZ KIRPTI Kanadalı Ģirketten gelen 4 kiĢilik bir heyet, Ġzmir de uçak bakım merkezi kurmak için ESBAġ‟ta THY Teknik yönetimiyle yatırım olanaklarını araĢtırdı. Kanadalı uçak devi Bombardier, Ġzmir'e bakım merkezi kurmak için çalıĢma baĢlattı. Havacılık ve Uzay Kümelenmesi ile ESBAġ'ın müĢterek çalıĢmaları sonucu Bombardier'den 4 kiĢilik bir heyet ESBAġ'a gelerek yatırım olanaklarını araĢtırdı. Türkiye'nin ilk Havacılık ve Uzay Kümelenmesinin Ġzmir merkezli olarak faaliyete geçmesi ile birlikte, havacılık sektöründe faaliyette bulunan dünyanın önde gelen firmalarının da Ġzmir'e olan ilgisinde bir artıĢ görülüyor. ÜRETĠM GĠRĠġĠMĠ Özel jetlerden 145 yolcu kapasiteli ticari uçaklara kadar 3 ayrı tipte uçak üretimi yapan Kanadalı Bombardier firması, dünyada hali hazırda uçmakta olan Bombardier uçaklarının Türkiye'de bakımının yapılıp yapılamayacağı konusunda görüĢmelerde bulunmak üzere, THY Teknik yöneticileri ile ESBAġ'ta düzenlediği toplantıda bir araya geldi. Dünya çapında 30 bin çalıĢanı olan Bombardier firması ayrıca TAI (Türkiye Uçak Sanayi) ile de, 70-100 kiĢi yolcu kapasiteli Regional Uçak denilen yolcu uçaklarını ortak üretmek konusunda da giriĢimlerde bulunmayı düĢünüyor. Bombardier heyeti Ege Serbest Bölgesinde de üretim tesisleri bulunan ve Bombardier'e üretim yapan Fransız Lisi ve Alman PFW firmalarını da ziyaret ederek, karĢılıklı bilgi alıĢveriĢinde bulundular. ÖNCELĠKLĠ TERCĠH Ana üretim merkezleri Qebec/Kanada ve Belfast/Kuzey Ġrlanda''da olan Bombardier firmasının yıllık cirosu 9,5 milyar dolar. Bombardier yetkilileri Ġzmir ve Ege Serbest Bölgesini her bakımdan çok beğendiklerini ifade ederek, Türkiye'de yatırım düĢünmeleri halinde, yatırımları için öncelikli tercihlerinin Ege Serbest Bölgesi olacağını ifade ettiler. ERKAN AYLAK Kaynak: www.airporthaber.com HAVACILIK HABERLERĠ 21 T-50 UÇAĞININ ĠLK DENEME UÇUġU YAPILDI Rusya‟da 5. nesil savaĢ uçağı olan T-50 uçağının ilk deneme ucuĢu yapıldı. Komsomolsk-Amur uçak fabrikasının hava alanından havalanan uçağın uçuĢu bir saat kadar sürdü. BEġĠNCĠ NESĠL SAVAġ UÇAĞI GÖKYÜZÜNDE Rusya‟da 5. nesil savaĢ uçağı olan T-50 uçağının ilk deneme ucuĢu yapıldı. Komsomolsk-Amur uçak fabrikasının hava alanından havalanan uçağın uçuĢu bir saat kadar sürdü. Uçağı deneme pilotu Sergey Bogdan yönetti. BaĢlıca nitelikleri saklanan ağır avcı uçağı T-50'nin hareket hızı saatte 2l00 kilometre… UçuĢ menzili 5500 kilometre olan üstün performanslı uçak, durmadan yetkinleĢtirilen çağdaĢ savaĢ metodlarına Deneme pilotu Magomed Tolboyev T-50 uçağını değerlendirerek Ģunları söyledi: Üstün performanslı uçağın uçuĢ ve teknoloji nitelikleri çok yüksek,tüm sistemleri mükemmel .Çok amaçlı avcı uçağı olan T-50 uçağı üstün teknolji standartlarına uygun. Hizmet süresinin 50 yıl kadar olacağı,sonradan modifikasyonu yapılacağı sayılıyor. Ġnovasyon teknolojileri uygulanarak kompozit malzemelerden yapılmıĢ T-50 avcı uçağı aerodinamik yapısı kusursuz olduğu için radara ve kızılötesi ıĢınlara yakalanmıyor.Yetkin yer belirleme sistemi sayesinde her çeĢit hava Ģartlarında gece gündüz sesüstü hızla uçuĢ yapabiliyor. RBK görevlisi Sergey Starikov, Rusya hava kuvvetlerine bu uçak sağlamanın önemi konusunda Ģunları söyledi: "Ülkenin savunma gücünün artıĢı için bunun büyük bir önemi var. Çünkü Rusya‟nın ortakları olan ülkeler böyle uçaklara sahiptir. Rusya‟nın geri kalmamak, bunlara yetiĢmek için 5. nesil savaĢ uçağını geliĢtirmesi lazımdı. 2l. yüzyılın uçağını geliĢtirmek fikri eski Sovyetler Birliğinde ve BirleĢik Amerika‟da aynı zamanda doğdu. Uçağı geliĢtirme çalĢmaları l980 yıllarında baĢlandı. Ama Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Amerika, F-22 Raptor uçağı denen 5. nesil savaĢ uçağını Rusya‟dan önce geliĢtirdi.Amerikan'ın bu projesi 65 milyar dolara mal oldu. F-22 Raptor uçağının bedeli 350 millyon dolardır. Bunun için Pentagon bu uçakları satın almayı reddetti. Rusya‟da geliĢtirilmiĢ T-50 uçağı daha yetkin olduğu gibi daha ucuz. 20l5'te Rusya hava kuvvetlerine bu uçağın sağlanması planlanıyor." BURAK ATĠK Kaynak: www.ulasimonline.com HAVACILIK HABERLERĠ 22 ĠZMĠR„E UÇAK MOTORU FABRĠKASI KURULUYOR Kale Grubu Ģirketlerinden Kale Havacılık ile ABD'li Pratt & Whitney ortaklığıyla Ġzmir'deki Ege Serbest Bölgesi'nde kurulacak F 135 uçak motoru fabrikasının temelini CumhurbaĢkanı Abdullah Gül'ün atmasının planlandığı belirtildi. Kale Grubu BaĢkanı Zeynep Bodur Okyay, Alsancak semtinde Tara Yapı Ģirketi tarafından kurulan Kale mağazası açılıĢı için geldiği Ġzmir'de, AA muhabirinin sorularını yanıtladı. Kale Havacılık ile ABD'li Pratt & Whitney'in ortaklığında Ege Serbest Bölgesi içinde kurulacak F 135 uçak motoru fabrikasının temel atma süreci öncesi hazırlıkların tamamlandığını belirten Okyay, bu yatırımın ülke için çok büyük öneme sahip olduğuna iĢaret etti. Temel atma programı üzerinde çalıĢmaların sürdüğünü kaydeden Okyay, ''Fabrika temel atma törenine üst düzey katılım olması öngörülüyor. Fabrikanın temel atma programı için sayın CumhurbaĢkanımızı davet ettik. Bir açılıĢ olmasa da davetimizi ilettik. Kendisi bunun önemli bir yatırım olduğu ve Ġzmir'de gerçekleĢeceği için gelebileceğini ifade etti. Sayın CumhurbaĢkanımızın takvimini bekliyoruz, teyit gelmeden bir Ģey söyleyemeyiz. Nisan sonu ya da Mayıs baĢı gibi temel atıp yıl sonuna kadar üretime baĢlamak istiyoruz.'' DĠĞER SAVUNMA PROJELERĠ Grubun savunma sanayinde 2 insansız hava aracı projesini tamamladığını, hava araçlarının denendiğini ve baĢarılı olduğunu kaydeden Okyay, bu araçların TSK'nın envanterine girmesi için beklendiğini ifade etti. Ġnsansız hava aracı dıĢında da yeni projelerin gündemde olduğunu dile getiren Okyay, bunları kendisinin söylemesinin doğru olmayacağını, zamanı geldiğinde Savunma Sanayi MüsteĢarlığı'nın gerekli açıklamayı yapacağını kaydetti. ÇEVRE ÜLKELERE YAYILIM Okyay, Kale Grubu'nun inĢaat malzemeleri sektöründe bölgesel lider olmak amacıyla çevre ülkelerde mağaza açmaya odaklandığını, Abhazya, Bakü, Dubai ve Erbil'de açtıklarını, Suriye'de çok yakında açılacağını, Lübnan, Romanya ve Bulgaristan'da da çalıĢmaların devam ettiğini ifade etti. Kale Grubu'nun iddialı bir marka olmasına rağmen bugüne kadar devlet desteği bulunmaması nedeniyle mağazalaĢma konusunda aktif davranamadığını dile getiren Okyay, ''Seramikte dünyada 14'üncü, Avrupa'da 3. büyük üreticiyiz. ĠnĢaat malzemelerinde de Avrupa'da ilk 4'e giriyoruz. Tamamen tasarım odaklı çalıĢıyoruz. ġirket imajının yanında çevre ülkelerde Türkiye'nin geliĢen imajını da arkamıza aldık. Turquality desteklerinin verdiği katkıyla hızla mağazalaĢıyoruz'' dedi. FERUZ ALTAY Kaynak: www.ilgazetesi.com.tr HAVACILIK HABERLERĠ 23 UÇMAYI SEVĠYORUM, GERĠ DÖNÜġÜMÜ DESTEKLĠYORUM ÇEVKO Vakfı ve Sabiha Gökçen Havalimanı, uçmayı sevenleri geri dönüĢüme davet ediyor. “Sürdürülebilir bir yaĢam için geri dönüĢüm” yaklaĢımı ile 20 yıldır faaliyet gösteren ÇEVKO Vakfı, Dünya DüĢük Maliyetli Havayolları Kongresi (World Low Cost Airlines Congress) tarafından „Dünyanın En Ġyi Havalimanı‟ olarak seçilen Ġstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı iĢbirliği ile “Uçmayı seviyorum. Geri dönüĢümü destekliyorum” projesini baĢlattı. Havalimanı ziyaretçileri ve çalıĢanlarını, geri dönüĢümün önemi konusunda bilinçlendirmeyi hedefleyen proje kapsamında, öncelikle Sabiha Gökçen Havalimanı personeline yönelik eğitim ve geri dönüĢüm ile ilgili görsel malzeme desteği verildi. Havalimanına 20 set atık ünitesi yerleĢtirilerek, geri dönüĢümün önemi hakkında ilgi çekici yönlendirmeler, 20 adet bilgilendirme afiĢi, 10 bin adet broĢür, 8 adet büyük pano ve 2 adet dev mesaj balonu hazırlandı. ġubat 2011 tarihi itibariyle tüm bu materyalleri gören kiĢi sayısı ise 4 milyonu aĢtı. ÇEVKO Vakfı ve Sabiha Gökçen Havalimanı ortaklığında sürdürülen proje kapsamında 2011 sonuna kadar 16 milyon kiĢiye ulaĢılması hedefleniyor. YeĢil projelerimiz 2011‟de artarak devam ediyor Tüketici ile buluĢabildikleri her platformda amaçlarının, ambalaj atıklarının çöp olmadığını, hayata enerji tasarrufu, doğal kaynakların korunması, temiz ve sağlıklı bir çevre, güzel bir gelecek olarak geri döndüğünü anlatabilmek olduğunu vurgulayan ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete Ġmer, “Biz, ÇEVKO Vakfı olarak 20 yıldır, sürdürülebilir bir yaĢam için geri dönüĢüm felsefemizle çalıĢıyoruz. Gerek Vakfımız çatısı altında gerekse çeĢitli firmalarla iĢbirliği halinde tüketicilere yönelik tanıtım ve iletiĢim etkinlikleri gerçekleĢtiriyoruz. YeĢil projelerimiz 2011‟de artarak devam ediyor. Havaalanları da bizim için son derece önemli platformlar. Geçtiğimiz yıl ilk olarak ICF Airports Antalya Havalimanı ile baĢlattığımız projemizi, bu yıl Ġstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı‟nda da hayata geçirmekten çok mutluyuz” dedi. “2011 yılında 16 milyon insana ulaĢarak, 1400 ton atığı geri kazanacağız” ÇEVKO Vakfı iĢbirliği ile hayata geçirdikleri proje kapsamında ambalaj atıklarının geri dönüĢümü ile çevreye ve ekonomiye katkı sağlamayı hedeflediklerini ifade eden ĠSG CEO‟su Gökhan Buğday sözlerini Ģöyle sürdürdü: “Sabiha Gökçen Havalimanı‟nda sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde hareket ederek, sosyal sorumluluk içeren projelere karĢı son derece duyarlı bir yaklaĢım sergiliyoruz. Son dönemde; ÇEVKO ile gerçekleĢtirdiğimiz „Uçmayı seviyorum. Geri dönüĢümü destekliyorum‟ projesinde, 2010 yılı son 4 aylık dönemde baĢlayan çalıĢmalarla, 4 milyonun üzerinde kiĢiye ulaĢtık. Bunun neticesinde, 368 ton atığı geri kazanmıĢ olduk. GerçekleĢtirdiğimiz bu iĢbirliği sayesinde yolcularımızın dikkatini temiz, sağlıklı bir çevre üzerinde yoğunlaĢtırarak, geri dönüĢüme destek sağlamayı amaçlıyoruz. 1 ton kağıt/karton atık geri dönüĢümünün 17 ağacın hayatını kurtardığını düĢündüğümüzde, 2010 senesi Eylül–Aralık periyodu için 5303 ağacın geri kazandırılmasını sağlamıĢ olduk. 2011 yılında 16 milyon insana ulaĢarak, 1400 ton atığı geri kazanmayı hedefliyoruz” diye konuĢtu. ERKAN AYLAK Kaynak: www.airporthaber.com HAVACILIK HABERLERĠ 24 SHGM, YOLCU ġĠKAYETLERĠ ĠÇĠN YENĠ UYGULAMA BAġLATTI Yolcu şikayet ve isteklerinin muhataplarına daha hızlı iletilebilmesi için Havalimanlarına “Kiosk” cihazı yerleştirildi. Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM), havayolunu kullanan yolcuların, havacılık hizmetlerinden yararlanın kişi ve kurumların şikâyet ve isteklerini asgari sürede iletmesi amacıyla havaalanlarında yeni bir uygulama başlattı. SHGM, Otomasyon Projesi kapsamında havaalanı terminal binalarına kiosk cihazı yerleştirerek, kişi ve kurumların talep, öneri, şikâyet vb konularda elektronik ortamda başvuru yapabilmesine imkân sağlayan yeni uygulamayı hayata geçirdi. Ġlk etapta Ġstanbul Atatürk Havalimanı, Sabiha Gökçen Havalimanı, Ankara Esenboğa Havalimanı, Ġzmir Adnan Menderes Havalimanı ve Antalya Havalimanı’na ikişer adet olmak üzere toplam 10 kiosk cihazı yerleştirildi. 1 adet cihazda SHGM binası girişinde yer almaktadır. Ġç ve dıĢ hatlar gidiĢ terminallerinde bulunan cihazlar aracılığı ile yolcular hem elektronik hem de yazılı olarak başvurularını yapabiliyor. Sistem; SHGM’nin duyuru, düzenleme ve faaliyetleri hakkında bilgilendirme sağlayacak bir üst menü ile vatandaşların şikâyet ve önerilerini iletebilecekleri bir alt menüden oluşuyor. Alt menüde yer alan şikâyet talep formu, elektronik olarak doldurulup gönderilebileceği gibi, basılı şikâyet talep formları el yazısı ile doldurup makineye okutulmak (scan edilmek) suretiyle de iletilebiliyor. Talep ve şikâyetler İngilizce olarak da yapılabiliyor. CEYHUN VARDARLI Kaynak: http://www.havacilikhaberleri.org/ HAVACILIKTAN TANITIM 25 ADNAN MENDERES HAVALĠMANI Adnan Menderes Havalimanı (IATA: ADB, ICAO: LTBJ), 1987 yılında hizmete açılmıĢtır. Eski baĢbakanlardan Adnan Menderes'in adı verilmiĢtir. Adnan Menderes Havalimanı, Ġzmir Ģehir merkezinin 18 km güneyinde bulunmaktadır. Havalimanı 7,518,875 m²'lik alanda hizmet vermekte olup, pistin uzunluğu 3,240 m.'dir. 29 Mayıs 1984 tarihinde yapımına baĢlanmıĢ olup, Ekim 1987 tarihinde faaliyete geçmiĢtir. Toplam arazisi 8,230,945 m²dir. Yeni dıĢ hatlar terminali Eylül 2006 tarihinde açılmıĢtır. Adnan Menderes Havalimanı, Türkiye'deki Havaalanları Ġstatistiklerine göre, toplam yolcu trafiği bakımından beĢinci havalimanı, yük taĢıma tonajına göre dördüncü büyük havalimanıdır. Ege'nin güler yüzlü ve misafirperver terminali: Ġzmir Adnan Menderes Havalimanı DıĢ Hatlar Terminali TAV Havalimanları Holding, Ġzmir Adnan Menderes Havalimanı DıĢ Hatlar Terminali ile Ege Bölgesi'nin turizm ve ticaret hacmine yeni bir boyut kazandırarak, bölgeyi uluslararası arenada en iyi Ģekilde temsil etmek için güçlü deneyimini Türkiye'nin üçüncü büyük Ģehri Ġzmir'e taĢıdı. “Yap - ĠĢlet - Devret” modeliyle gerçekleĢtirilen Adnan Menderes Havalimanı DıĢ Hatlar Terminali'nin yapımı, taahhüt edilen tarihten sekiz ay önce tamamlanarak Eylül 2006'da hizmete açıldı. Terminal, toplam 108 bin metrekarelik bir alana yayılıyor. TAV Havalimanları, Ġzmir Adnan Menderes Havalimanı DıĢ Hatlar Terminali iĢletmesinde günümüzün en modern teknolojilerini kullanarak yılda 365 gün, günde 24 saat kesintisiz hizmet veriyor. Ġzmir Adnan Menderes Havalimanı DıĢ Hatlar Terminali, modern mimarisi, yolcu akıĢ rahatlığı ve hizmet kalitesi ile Avrupa'nın en kaliteli terminallerinden biridir. Mimari kalitesi 2006 TUSCA (Türk Yapısal Çelik Derneği) ve 2007 yılı ECCS (European Still Design Award) birincilik ödülleriyle kanıtlanmıĢ bulunuyor. HAVACILIKTAN TANITIM 26 Her gün beĢ bin yolcu, 45 uçak; Günde ortalama 40 - 45 uçağın kullandığı Ġzmir Adnan Menderes Havalimanı DıĢ Hatlar Terminali, aynı zamanda her gün yaklaĢık beĢ bin yolcuya hizmet veriyor. Yoğun dönemlerde ise günlük yolcu sayısı 10 bine, iniĢ kalkıĢ yapan uçak sayısı ise 70 - 80'e ulaĢıyor. Dünyanın dört bir yanından yaklaĢık 85 havayolu Ģirketine hizmet veren Adnan Menderes Havalimanı DıĢ Hatlar Terminali, 121 uçuĢ noktasıyla 49 ülkeye ulaĢıyor. Dünyanın farklı köĢelerinden yaklaĢık 100 havayolu Ģirketinin uçtuğu Adnan Menderes Havalimanı, uluslararası havayollarını ortak bir yazılımla birbirine bağlayan, böylece aktarmalarda yolcuya her seferinde yeniden bagaj yükleme zorunluluğu getirmeyen otomasyon sistemi CUTE ve saatte beĢ bin bagajı el değmeden, otomatik olarak ayıran ”bagaj handling” sistemi gibi en geliĢmiĢ havacılık teknolojileriyle donatılmıĢ bulunuyor. Havacılık sistem teknolojilerini sürekli geliĢtiren Adnan Menderes Havalimanı'nda kullanılan EDS (Explosive Detection System) ile çıkıĢ yapan her yolcunun bagajı, yüzde yüz bagaj tarama prensibiyle altı aĢamalı bir kontrolden geçirildikten sonra uçağa yükleniyor. Ayrıca BRS (Baggage Reconciliation System) ile bagajın yüklendiği ve yolcunun uçağa bindiği bilgisi eĢleĢtirilerek ikinci bir kontrolle yolcu ve bagaj güvenliği destekleniyor. Özel Yolcu Salonu (Lounge) Adnan Menderes Havalimanı DıĢ Hatlar Terminalinde beĢ adet CIP Lounge bulunuyor. ġu anda hizmet vermekte olan Millennium Lounge tüm havayollarının First Class ve Business Class yolcularını ağırlıyor. Diğer Lounge'ların en kısa sürede hizmete açılması için çalıĢmalar da hız kesmeden devam ediyor.. Millennium Lounge AnlaĢmalı havayolu firmalarının first ve business class yolcuları ile ĠĢbankası kredi kartı sahiplerinin ağırlandığı, 24 saat hizmet verilen bir salondur. Günlük hazırlanan aperatif yiyecekler, alkollü ve alkolsüz içecekler, taze meyve ve sandviç çeĢitleri bulunan Millennium Lounge‟ta ayrıca fax, internet, telefon gibi hizmetler de sunulmaktadır. Millenium Lounge‟da rahat edebileceğiniz koltuklarda yabancı veya yerli gazeteleri okuyup televizyon izleyerek, yorgunluğunuzu atabilirsiniz. BARIġ TUNALI Kaynak: http://www.adnanmenderesairport.com/ RÖPORTAJLAR 27 HAVACILIK BĠLGĠSĠ TERMĠNOLOJĠSĠ DERSĠ ÖĞRETMENĠMĠZ SAYIN ERAY ERĠM Hangar: Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? ArkadaĢlar ben makine yüksek mühendisiyim. Havacılık sektörüne ve savunma sanayi sektörüne öğrenim döneminde girdim. YurtdıĢında öğrenimim sırasında asistanlık yaparak ve araĢtırmalar yaparak baĢladım. Ardından Türkiye‟de helikopter üretimine iliĢkin Savunma Sanayii MüsteĢarlığı‟nın yürüttüğü büyük bir projede çalıĢtım. Sonra Türk uçak sanayii Ģirketleri ve bazı yurt dıĢı Ģirketlerinde çalıĢtım. Hangar: Havacılık maceranız nasıl baĢladı? Neden havacılık? Havacılık maceramız tabi bizim eğitim aldığımız dönemde ortaokuldayken TürkkuĢu‟nun yayınladığı UçanTürk dergimiz vardı. Onu takip ederek baĢladı diyebiliriz. Uçak modelleri yaparak ve özellikle bu konuda çalıĢan, model yapan arkadaĢlarımızın sayesinde havacılığa ilk ilgimiz baĢladı. Sonrasında tabi sektör olarak savunma havacılık sektörüne girmiĢ olma ona duyduğum ilgiden dolayı devam etti. Aslında sektör olarak baktığımızda sadece havacılık değil de bu tanımlamayı savunma, havacılık ve uzay diye yapabilirsek sektör içerisindeki rollerimizi daha uygun görme Ģansımız olur. Hangar: Sizce havacılık sektöründe çalıĢmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir? Evet çok güzel bir soru. Deminki tanıma dönersek Savunma Havacılık ve Uzay sektörünün en büyük avantajı daima yeniliklerle ve yeni teknolojilerle karĢılaĢmanız ve en modern teknolojiyi kullanmanız, görmeniz, tanımanız -hatta özellikle askeri uygulamalarda bunu sivil uygulamalardan daha önce görme Ģansımız oluyor. En büyük avantajı budur. Tabii ki havacılığın da duygularımızı ve uçmaya yönelik hevesimizi arttıran bir yönü var. Dezavantaj olarak ise pek bir dezavantajını görmüyorum. Bu sektörde çalıĢıyorsak mutlaka çok çalıĢmamız gerekiyor. Belki batı dünyasıyla ya da bize göre bu iĢlerde ileri ülkelerle olan aradaki farkı kapatmak için daha fazla çalıĢmamız gerekiyor. Hangar: Havacılık sektörüne giren arkadaĢlara neler söylemek istersiniz? genç Aslında çok genel olarak sizlere öğüdüm Ģu olacaktır. Kendinize mutlaka bir hedef koymanız. Bu hayatta tutunabileceğiniz bir Ģey. Bir hedefiniz olur ise oraya gitmeniz daha kolay olur. Hedefsiz olursak da nereye varacağımızı bilemeyiz. Sektöre girme anlamında ise Savunma Havacılık ve Uzay sektörü bence geliĢmekte olan, geleceği parlak olan bir sektör. Dolayısıyla bu sektörle ilgili teknolojik geliĢmeleri takip etmemiz önemli. Özellikle de Ġngilizce bilginizi geliĢtirmenizi tavsiye ediyorum, uluslar arası havacılığın dili olarak görüyorum. RÖPORTAJLAR 28 Hangar: Havacılık üzerine hayatınızı nasıl etkiledi? çalıĢmanız özel Aslında pek olumsuz bir etkisi olmadı. Özellikle özel hayatımda en büyük etkisini uçakta yanıma uçmaktan korkan bir yolcu oturduğu zaman yaĢamıĢımdır. UçuĢlarda çok kez de karĢılaĢırım. Uçakla ilgili tedirginliklerini biraz konuĢtuktan sonra, hava yollarının güvenliği, uçuĢlar ve uçakların nasıl uçtuğu ile ilgili biraz konuĢup yolcuyu özellikle meĢgul etmek, uçuĢun nasıl geçtiğini anlamadan heyecanını yenerek geçmesini sağlamak, özel hayatımda sektörün en büyük etkisidir. Tabi onun dıĢında sektörde çalıĢmak havacılık teknolojisini diğer teknolojileri görme açısından çok büyük bir avantaj oldu. Onu da severek yaĢadım. Hangar: Üniversitemizde açılan uçak teknolojisi programı hakkında neler söylemek istersiniz? Çok olumlu bir geliĢme. Zaten açılıĢ kısmında hem rektörümüz hem valimiz hem de Savunma Sanayii MüsteĢarımız bu konuyu çok desteklediler. Türkiye her açıdan bu sektörde kaynaklarını kullanmaktadır. Ġnsan kaynakları da çok önemlidir ve okulumuzun önemli bir katkısı olacağını düĢünüyorum. Ġvmelenerek ve geliĢerek devamını diliyorum. Rektörümüzün ve Savunma Sanayi MüsteĢarımızın temennilerine paralel olarak kritik roller alacağını, ve önümüzdeki hedeflere ulaĢma konusunda yeterli gücü sağlayabilirsek insan kaynakları açısında önemli desteği olacağını düĢünüyorum. Türk gibi baĢlayıp Ġngiliz gibi bitireceğiz !! Biz çalıĢma dönemine çok tempolu bir Ģekilde baĢladık. Helikopter projesi döneminde kullandığımız bir sloganımız vardı. “Türk gibi baĢladık, Ġngiliz gibi bitirelim” diye. Çünkü Türkler baĢlangıçta güzel baĢlar, her Ģey güzel gelir, sonu-nu getirmeye bazen sabrımız yetmiyor galiba bazı konularda. Ġngilizler de baĢ-langıca dezavantajlarla baĢlasalar bile sonunu iyi bağlamayı bilirler söylemi vardı. Bizim de sloganımız bu “ Türk gibi baĢlayıp Ġngiliz gibi bitireceğiz”. Yani iyi baĢlayıp iyi bitirmek, sabrımızı sonuna kadar götürmemiz lazım. Havacılıkla ilgili olarak da hem Ġzmir olarak hem de Türkiye olarak sonunu iyi getirmemiz ve iyi geliĢtirmemiz lazım. ġu anda henüz bu iĢlerin baĢlarında olduğumuzu değerlendiriyorum. Tempomuzu düĢürmeden böyle devam ettirelim. Hangar: Son olarak bizlere ne söylemek istersiniz? Hangar dergisinin çıkacağını duyduğum zaman çok memnun oldum. Bu da zaten iĢin önemli bir boyutu aslında. Türkiye„de belki de biraz ihmal edilen bir boyut. Hem yayın yoluyla insanlara ulaĢmak hem varlığınızdan haberdar etmek hem de bir Ģeyler öğretmek için etkilidir. Bu çalıĢmaların da artmasını dilerim. MESUT CAN ULUSAN & ERKAN AYLAK BARIġ TUNALI RÖPORTAJLAR 29 VELĠ UĞUR ULUER TARAFINDAN KOORDĠNATÖRLÜĞÜ YAPILAN UZAY KAMPI TÜRKĠYE‟NĠN PAZARLAMA VE HALKLA ĠLĠġKĠLER SORUMLUSU EMRE ADAY ĠLE RÖPORTAJ Hangar: Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Ben Emre Aday. Ege Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri bölümü mezunuyum. 2000 yılında Uzay Kampı Türkiye‟de çalıĢmaya baĢladım. Eğitim departmanında Türk ve Yabancı öğrencilerin uzay kampına katıldıkları dönemlerde, simülatörü kullanmaları, uzay bilimleri ve teknolojileri alanında eğitim almaları, bireysel geliĢimlerini tamamlamaları gibi konularda bil fiil aktif olarak görev aldım YetiĢkin programları ve Ģirket çalıĢanlarına yönelik programlarda takım lideri olarak çalıĢtım ve 2005 yılında Pazarlama ve Halkla ĠliĢkiler bölümüne geçtim. 2005 yılından beri yurt içindeki okulların Uzay Kampı Türkiye ile ilgili etkinliklerden haberdar olmaları, yaptığımız çalıĢmaları öğrenmeleri ve öğrenci velilerine bu konular hakkında bilgi verilmesi gibi etkinliklerde görev yapıyorum. Hangar: Buradaki iĢ konumunuz nedir? Uzay Kampı Türkiye‟deki görevim temel olarak kamp ve sunulan programları yurt içindeki okullara, öğretmenlere, velilere, ailelere tanıtarak onları bilgilendirmek. Bu kapsamda medya kuruluĢları ile dönemsel olarak irtibata geçip, kampımızda gerçekleĢen etkinliklerle ilgili bilgilendiriyoruz. Misafir olarak gelen astronot ve kozmonotlarla ilgili söyleĢilerde gerekli basın organizasyonlarını planlıyoruz. Bunun yanında halkla iliĢkiler ve pazarlama faaliyetleri kapsamında diğer çalıĢmaları yürütüyoruz.. Hangar: Uzay kampına olan ilgi nasıl? Kamp programlarımıza olan ilgi her geçen yıl daha da artıyor. Türkiye‟nin birçok ilinden öğretmen ve öğrenciler programımıza katılarak eğitim aldılar. Açıldığımız günden beri gelen ziyaretçi sayısı 100 bine ulaĢtı. Dünyada dört ülkede bulunması sebebiyle yurt dıĢından gelecek öğrenciler için de bir tercih nedeni. Yunanistan, Bulgaristan, Rusya gibi komĢuluğumuzda ya da yakınımızda bulunan ülkelerden olduğu gibi Çin den, Amerika‟dan, Portekiz‟den, Almanya‟dan, Fransa‟dan da öğrenciler kampımıza katıldılar. RÖPORTAJLAR 30 Hangar: Bu faaliyeti gerçekleĢtirmek nereden aklınıza geldi? Alman asıllı bilim adamı Wernher von Braun astronotlar için geliĢtirilen simülatörleri ve araçları kamp ortamında çocukların kullanımına sunmaya karar vererek ilk uzay kampı fikrini ortaya attı..Ġlk uzay kampı ABD‟de Hunstville Alabama‟da 1982 yılında açıldı.Amerika„daki kampları takiben Kanada‟da ve Belçika‟da da uzay kampları açıldı. Türkiye„deki uzay kampı da bu uzay kamplarının bir benzeri. Uzay Kampı Türkiye Ege Serbest Bölgesi Kurucu ve ĠĢleticisi A.ġ Yönetim Kurulu BaĢkanı Kaya Tuncer‟in giriĢimiyle açıldı.. Kaya Tuncer, Amerika‟da bulunduğu dönem içerisinde Ġsmail Akbay ile tanıĢıyor ki Ġsmail Akbay NASA‟da çalıĢan ilk Türk mühendis, özellikle Satürn V roketinin iticilerinden sorumlu olmuĢ mühendis kadrosunda görev almıĢ çok önemli bir bilim adamı. Ġsmail Akbay uzay kampı ile ilgili bilgileri Kaya Tuncer‟e veriyor. Kaya Tuncer Türkiye‟de de kamp açmaya karar veriyor. Uzay Kampı Türkiye, 2000 yılında 12 Haziran‟da kapılarını açtı. Hangar: Bu faaliyetteki amacınız nedir? Yurt içinden yurt dıĢından gelen öğrencileri uzay bilimleri ve teknolojileri konusunda bilgilendirmek bunun yanı sıra onlara takım çalıĢması, zaman üretimleri, liderlik özelliklerinin geliĢmesi, kendi baĢlarına iĢ yapabilme güçlerinin geliĢmesi gibi konularda eğitim vererek bireysel yeteneklerini geliĢtirmek Uzay Kampı Türkiye‟nin temel amacı. Bununla birlikte öğrencilerin uluslararası programlarda Ġngilizcelerini geliĢtirerek farklı kültürleri tanımalarına da katkıda bulunuyoruz. Hangar: Bu faaliyetin ücretlendirilmesinden bahseder misiniz? Ġki günlük Türkçe program ücretimiz 250 $. Bu ücrete konaklama, sabah, öğlen ve akĢam yemekleri ve verilen eğitim materyalleri dâhil. Bunu yanı sıra beĢ günlük robot aktiviteli programlarımız var 530 $ la ücretlendiriyoruz.. Altı günlük Türkçe programımız ise 600 $ . Hangar: Bizlere ilerideki hedeflerinizden bahseder misiniz? Uzay Kampı Türkiye‟nin hedefi daha çok öğrenciye ulaĢarak uzay bilimleri ve teknolojileri eğitimini aktarmak. Uzay Kampı Türkiye sadece ders anlatılan bir yer olmanın ötesinde öğrencilerin kiĢisel geliĢimlerine de katkıda bulunan önemli bir eğitim merkezi. Türk astronotları yetiĢtiriyoruz gibi bir iddiamız yok ama kısa zamanda olmasını dilediğimiz, uzaya giden ilk Türk‟ün “ben küçükken uzay kampına gitmiĢtim” demesi bizi ĢaĢırtmayacak. MESUT CAN ULUSAN & BARIġ TUNALI ERKAN AYLAK FELSEFE & BĠLĠM 31 FELSEFE VE BĠLĠM Beyninize Bir Köpekbalığı Atın ve Nelere UlaĢabileceğinizi O Zaman Görün Japonlar taze balığı hep çok sevmiĢlerdir. Fakat Japonya sahillerinde bol balık bulmak mümkün olmamaktadır. Balıkçılar, Japon nüfusu doyurabilmek için daha büyük tekneler yaptırıp daha uzaklara açılabilmiĢlerdir. Balık için uzaklara gidildikçe, geri dönmesi de daha çok vakit alır olmuĢtur. DönüĢ bir – iki günden daha uzarsa, tutulan balıkların da tazeliği kaybolmaktadır. Japonlar tazeliği kaybolmuĢ balığın lezzetini sevmemiĢlerdir. Bu problemi çözebilmek için balıkçılar teknelerine soğuk hava depoları kurdurmuĢlardır. Böylece istedikleri kadar uzağa gidip, tuttuklarını da soğuk hava deposunda dondurulmuĢ olarak saklayabileceklerdi. Ancak Japon halkı taze ile donmuĢ balık lezzet farkını hissedebiliyor ve donmuĢ olanlara fazla para ödemek istemiyorlardı. Balıkçılar bu defa teknelerine balık akvaryumları yaptırdılar. Balıklar içeride biraz fazla sıkıĢacaklardı, hatta, birbirlerine çarpa çarpa birazda aptallaĢacaklardı, ama yine de canlı kalabileceklerdi.Japon halkı canlı olmasına rağmen bu balıkların da lezzet farkını anlayabiliyorlardı. Hareketsiz, uyuĢmuĢ vaziyette günlerce yol gelen balığın, canlı, diri hareketli taze balığa göre lezzeti yine de etkilenmiĢti. Balıkçılar nasıl olacakta Japonya‟ya taze lezzetli balığı getirebileceklerdi ? Siz olsaydınız ne yapardınız ? Hedeflerinize ulaĢır ulaĢmaz, mesela mükemmel bir eĢ buldunuz veya çok baĢarılı bir firmaya girdiniz, borçları ödediniz v.s. Heyecanınız kaybolmaya baĢlamaz mı? AĢırı çalıĢmanız gerekmiyorsa rahatlamaz mısınız? Lotoda büyük ikramiyeyi kazananlar parayı savurmaya baĢlamaz mı ? Japonların Taze balık probleminde olduğu gibi çözüm aslında basittir. 1950′lerde L.Ron Hubbart‟ın gözlemlediği üzere “Ġnsanoğlu ancak hırs iddiası içinde bulunursa anormal çabalar sarf eder.” Ne kadar akıllı, uzman, inatçı iseniz iyi bir problemle uğraĢmaktan o kadar zevk alırsınız. Problem sizi ne kadar zorluyorsa ve siz onu adım adım çözebiliyorsanız bundan da o derece mutluluk duyarsınız, heyecan duyarsınız ve enerji dolu, canlı, ayakta kalırsınız. Japonlarda balıkları yine teknelerindeki akvaryumlarda tuttular, ancak içine küçük bir de köpekbalığı attılar. Bir miktar balık köpekbalığı tarafından yutulmuĢtu, ama geride kalanlar son derece hareketli ve taze kalabilmiĢlerdi. Buradan da görüleceği üzere problemlerden, uzaklaĢmaktansa içine atlamak, boğuĢmak ve onları yenmek gerekir. Problemimiz çok ve çeĢitli olabilir. Ümitsiz olmayın. Onları tanıyın, organize edin, kararlı olun, daha çok bilgi ve yardım desteği ile onlarla savaĢın. Beyninize bir köpekbalığı atın ve nelere ulaĢabileceğinizi o zaman görün. MESUT CAN ULUSAN Kaynak:http://www.candandostluk.wordpress.com FELSEFE & BĠLĠM 32 HADRON ÇARPIġTIRICISIYLA ZAMANDA YOLCULUK Vanderbilt Üniversitesi‟nden fizikçi Tom Weiler and Chui Man Ho‟ya göre CERN‟de bulunan Büyük Hadron ÇarpıĢtırıcısı (BHÇ) sayesinde zamanda yolculuk yapmak mümkün olabilir. Profesör Weiler, henüz daha yolun baĢında olduklarını kabul etse de kuramlarının hiçbir fizik kanunuyla ters düĢmediğini de ekliyor. Weiler ve Ho‟ya göre BHÇ gibi bir makineyle maddenin zamanda yolculuk yapması “teoride” mümkün. AraĢtırmanın çıkıĢ noktası ise bilim insanlarının BHÇ ile bulmayı umdukları Higgs bozonu, ya da diğer adıyla “Tanrı parçacığı.” Bazı bilim insanlarına göre eğer Higgs bozonu ortaya çıkarsa onunla birlikte Higgs singleti adı verilen ikinci bir parçacığa da ulaĢmak mümkün. Weiler ve Ho‟ya göre bu singletler beĢinci bir boyuta geçip zamanda yolculuk yaparak geçmiĢte ya da gelecekte tekrar ortaya çıkabilme özelliğine sahip olmak zorunda. Weiler kuramın en ilginç yanlarından birini Ģöyle açıklıyor: “[Kuram] zaman yolculuğu denince akla gelen büyük paradoksların hiçbirine meydan vermiyor. Örneğin bir adamın kendi doğumundan önceki bir tarihe gidip babasını öldürmesi mümkün değil; çünkü zamanda yolculuk sadece bu parçacıklara özgü bir durum. Ancak eğer bilim insanları Higgs singletlerini kontrol edebilirlerse o zaman geçmiĢe ve geleceğe mesaj göndermek mümkün olabilir.” Bu kuramın sınanması için önce CERN‟deki araĢtırmacıların Higgs singlet parçacıklarını ve çürüme ürünlerini ardı ardına gözlemlemesi gerekiyor.Weiler ve Ho‟ya göre bu parçacıklar zamanda geriye giderek kendilerinin oluĢmasını sağlayan çarpıĢmaların öncesinde ortaya çıkabiliyorlar. Weiler ve Ho‟nun çıkıĢ noktasıysa “her Ģeyin kuramı” olarak da bilinen M-kuramı. Küçük bir grup kuramsal fizikçinin geliĢtirdiği M-kuramı bilinen tüm atom altı parçacıkların ve yerçekimi gibi kuvvetlerin özelliklerini araĢtırıyor ve bunu yaparken bildiğimiz dört boyut yerine 10 veya 11 boyuttan faydalanıyor. Bu araĢtırmalar evrenin 4-boyutlu bir membran(zar) veya çok-boyutlu uzay-zamanda süzülen ve „bulk‟ olarak da adlandırılan bir brane (yüksek boyutlu obje) olabileceğini ortaya koyuyor. Bu görüĢe göre evrenin temel yapıtaĢları braneden kopamadıkları için baĢka boyutlara geçiĢ yapamıyorlar. Yine de bazı istisnai durumlar söz konusu olabiliyor. Örneğin bazı iddialara göre yerçekimi diğer boyutlara yayılabildiği için diğer temel kuvvetlerden daha zayıf kalıyor. Bir diğer olası istisna da yerçekimi dıĢında hiçbir kuvvete tepki vermeyen Higgs singleti. Weiler altı yıl önce nötrinolarla yapılan bazı deneylerde ortaya çıkan anomalileri açıklamak için zaman yolculuğu konusuyla ilgilenmeye baĢlamıĢ. Sıradan maddeyle çok ender olarak tepkimeye girdikleri için nötrinolara hayalet parçacık da deniyor. Her saniye trilyonlarca nötrino vücudumuza çarpıyor ve bizi hiç etkilemeden geçip gidiyor. BURAK ATĠK Kaynak: www.ntvmsnbc.com ĠZMĠR 33 BeĢ Bin Yıllık Bir Tarih Ġzmir turizm merkezi olmasının yanı sıra, üniversiteleri, müzeleri, konser salonları, kültür-sanat dernekleri, ulusal ve uluslararası festivalleriyle ülkenin en önemli kültür yeridir Ġzmir. Victor Hugo‟nun dizelerinde; “Boynunda güzel kolyesiyle / Bir prensestir Ġzmir...” Anadolu Yarımadası‟nın batısında; Balıkesir, Manisa, Aydın illeri ve Ege Denizi ile çevrili beĢ bin yıllık bir kent Ġzmir. Yüzölçümü, 11.973 km2. 28 ilçe ve 629 köyden oluĢuyor. Ġlçeleri Aliağa, Balçova, Bayındır, Bergama, Beydağ, Bornova, Buca, ÇeĢme, Çiğli, Dikili, Foça, Gaziemir, Güzelbahçe, Karaburun, KarĢıyaka, KemalpaĢa, Kınık, Kiraz, Konak, Menderes, Menemen, Narlıdere, ÖdemiĢ, Seferihisar, Selçuk, Tire, Torbalı ve Urla Nüfus Nüfus yoğunluğu bakımından Ġstanbul ve Ankara‟dan sonra Türkiye‟nin üçüncü büyük kenti... 2000 yılı sayımına göre 3.387.908 nüfusa sahip. ĠZMĠR‟Ġ GEZELĠM 5000 yıllık tarihe sahip bir kentin, elbette gezilip görülecek değerleri de çok. tarihi, arkeolojik mimari özelliklere sahip. Ġzmir dediğimiz zaman aklımıza gelen ilk yer konaktır, Türkiye'nin en büyük meydanlarından Konak'ta adeta tarihe meydan okuyan Ġzmir'in simgesi Saat Kulesi, Konaktaki Kemeraltı çarĢımız ve kızlar ağası hanı Ġzmir‟e gelindiğinde görülmesi gereken yerlerden biridir Ģimdi Ġzmir‟in görülmesi gereken yerlerini sırasıyla gezelim… KONAK Türkiye'nin en büyük meydanlarından Konak'ta adeta tarihe meydan okuyan Ġzmir'in simgesi Saat Kulesi, hemen yanıbaĢındaki güzelim çinilerle süslü Konak Yalı Camii, Ziraat Bankası, Vakıfbank, Borsa binası, bahçesinde keyifle çay içtiğimiz Kızlarağası Hanı, Buca ve Bornova'nın levanten evleri hakkında kaç tartı bilgi var beynimizin kıvrımlarında. ĠĢte sitemizin bu bölümünde ziyaretçilerimize Kemeraltı'ndan, MithatpaĢa'ya, oradan Kordon ve Alsancak'a, Buca'dan Bornova'ya, Bayraklı sırtlarından KarĢıyaka sahiline dek uzanarak adım adım Ġzmir'i gezdireceğiz. Gezilen yerler, tarihi yapılar hakkında kısa da olsa bilgiler verirken, fotoğraflarla da gezilip görülen yerleri yaĢatmaya çalıĢacağız. Haydi keyifli turlar ..., ĠZMĠR 34 KEMERALTI Ġpek Yolu'nun batı ucundaki ticaret merkezi Ġzmir'de liman, Hisar Camii'nin bulunduğu bölgeye kadar gelirdi. Limanın ağzında ise, 12. yy'da Bizanslılar tarafından kurulan Ġzmir Liman Kalesi bulunmaktaydı. Kale tarafından korunan limanın sağ kıyısında ise Frenk tüccarlarının dükkanları ve limanın iç kısmında da kervansaraylar bulunurdu. Ġpek Yolu'nu takip eden deve kervanlarıyla Ġzmir'e getirilen mallar bu hanlara indirilir, Ceneviz tüccarları aracılığı ile de limandan gemilere yüklenerek ihraç edilirdi. ĠĢte bu bölgede kurulu; birçok tarihi mekanı kucaklayan Ġzmir'in ünlü Kemeraltı ÇarĢısı'nın oluĢumu da oldukça ilginç olaylara dayanıyor. Tarihte bir iç liman olan Kemeraltı bölgesini, kaleyi almak için Yıldırım Beyazıt döneminde Osmanlılar çeĢitli saldırılar düzenlemiĢler, ancak baĢarılı olamamıĢlardır. Ġzmir Liman Kalesi'ni düĢürmek, 1402 yılında, iç limanı taĢlarla doldurarak kaleyi savunmasız bırakan Timurlenk'e nasip olmuĢtur. Timur'un askerleri, Kadifekale sırtlarından sürükleyip getirdikleri taĢlarla limanı doldurmuĢlar, böylece sonradan Kemeraltı denilen yerleĢim bölgesi oluĢmuĢtur. 20. yy baĢlarında kemeraltı çarĢısı Zaman içinde bu bölgede yerleĢim geliĢmiĢ, hanlar, hamamlar, camiler, kiliseler, havralar, Ģadırvanlar inĢa edilmiĢtir. Bölge, bir ticaret merkezi olarak geliĢmiĢtir. Kemeraltı ÇarĢısı'nda halen tarihten süzülüp bozulmadan günümüze kadar gelen bir düzen ve yapı vardır. Tarihi mekanları görülmeye değerdir. Kaynaklar, çarĢının ismini; ana caddeyi boydan boya aralıklarla süsleyen 'arasta' adı verilen kemerlerden aldığını bildiriyor. KIZLARAĞASI HANI Ġzmir için önemli yapılardan biri Kızlarağası Hanı'dır. Yapının 1745 yılında tamamlandığı sanılmaktadır. Yapımı hakkında kesin bilgiler olmamakla birlikte, yaptıran kiĢinin Kızlarağası Hacı BeĢir Ağa olduğu bilinmektedir. Ġzmir Liman Kalesi'nin hemen arkasında, 1744 yılında hanın inĢasına baĢlanır ve 1745 yılında tamamlanır. Han, döneminde önemli bir boĢluğu doldurmuĢtur. Bugünkü YemiĢçiler ve Halim Ağa ÇarĢısı ile anılan yerde olup, ana cephesi Keresteciler Sokağı'na açılmaktaydı. Günümüzde burası 871 sokaktır. Osmanlı mimarisinin günümüze gelen, Ġzmir'deki nadir eserlerinden olan han, diğer hanlar gibi genelde kare bir forma sahiptir. Binanın içinde dikdörtgen ve geniĢ bir avlunun ortasında geleneksel olarak bir Ģadırvan ve havuz bulunması gerekmektedir. Günümüzde böyle bir alan mevcut değildir. Han, hemen her uzun mesafe hanında olduğu gibi iki katlı idi Üst katta galeriye açılan odalarda yatmak isteyenler konaklar, zemin katta ise üst kısmın sade yaĢamının tam tersi görülürdü. Yükleriyle develer, tüccarlar ile hizmetkarların kalabileceği odalar, malların boĢaltıldığı ve pazarlandığı dükkanlar ile pazarlık yapan insanlar bulunurdu. Han, limana yakın olması, sebebiyle, her zaman canlı kalmıĢtır. Han belli dönemde bir tür borsa gibi de çalıĢmıĢ, özellikle iç avluya dönük dükkanlarda bu iĢler yoğun olarak yapılmıĢtır. 18. ve 19. yüzyıllarda, teknolojinin ulaĢım alanında çeĢitli değiĢikliklere yol açması ve ekonomik hayatın zaman zaman yer değiĢtirmesiyle birlikte Kızlarağası Hanı da yavaĢ yavaĢ önemini kaybetmiĢtir. Han, gece konaklamaların sona ermesinden sonra, sadece malların indirildiği ve depolandığı bir yer durumuna gelmiĢtir. BARIġ TUNALI Kaynak: www.izmir.bel.tr SAĞLIK 35 UÇUġ EKĠBĠ VE YOLCULARININ MARUZ KALABĠLECEĞĠ DURUMLAR JETLAG SENDROMU Jet lag (jet sendromu, eĢ zamanlama bozukluğu olarak da bilinir), insanda 24 saatlik biyolojik etkinlik çevriminin ani değiĢmeler nedeniyle uğradığı geçici değiĢiklik ve düzensizlik. Ġnsan 24 saatlik çevrimin yaklaĢık 8 saatini uykuda, 16 saatini ise uyanık geçirir. Uyanıkken zihinsel ve fiziksel iĢlevleri çok hızlı çalıĢır, doku ve hücre büyümesi hızlanır. Uykuda ise istençli kas hareketleri hemen tümüyle ortadan kalkar ve metabolizma hızı, solunum ve kalp atım hızı ve kan basıncı düĢer. Ayrıca sindirim sisteminin etkinliği artarken boĢaltım sisteminin daha az çalıĢtığı görülür. Adrenalin gibi hormonların salgılanması uyanma anında bir iki saat önce en üst düzeye vararak vücudu etkin yaĢama hazırlar. Bu tür çevrimsel etkinlikleri denetleyen mekanizmanın beyinde hipotalamusta yer aldığı düĢünülmektedir. Bu bölge, beyne gelen ritmik bilgileri bir araya getirip değerlendirir ve uygun davranıĢ kalıplarını oluĢturur. Vücut ısısı ve bazı ilaçların etkinlikleri günün farklı saatlerine göre değiĢir. Hormon içeren ilaçların, o hormona özgü günlük salgılanma ritmine uygun zamanda verilmesi vücudun daha az stresle karĢılaĢmasını ve verilen ilacın daha etkili biçimde yanıt oluĢturmasını sağlar. Günlük ritme uyarlanmıĢ vücut için karanlıktan aydınlığa geçiĢ doğal bir iĢarettir. GüneĢ sisteminin dıĢındaki uzay gibi gündüz-gece kalıplarının düzensiz olduğu koĢullarda 24 saatlik güne özgü kalıpları andıran yapay çevrimler oluĢturulur. Birkaç gün uykusuz kalan bireyde günlük ritmin bozulması sonucunda ruhsal bozukluklar ortaya çıkar. Ġnsan vücudu 18-28 saatlik çevrimlere uyarlandığında normal iĢlevlerini sürdürebilir; bu sınırların dıĢına çıkıldığında vücut 24 saatlik çevrime geri döner. Kutup altı alacakaranlık kuĢağı gibi tümüyle aydınlık bölgelerde bile vücut ilk uyarlamayı yaptıktan sonra, düzenli uyku ve uyanıklık çevrimleri sürdürülür. Günlük çevrimdeki önemli değiĢikliklerde, vücudun kendini yeniden uyarlanması, bunun için de belirli bir sürenin geçmesi gerekir. Jet uçaklarının ve güneĢ sisteminin dıĢına yapılan uzay yolculuklarının ortaya çıkmasıyla birlikte zaman farklarının getirdiği sorunlar da artmıĢtır. Tokyo-New York kenti arasında jetle yolculuk 10 saatlik zaman farkına yol açar; bedenin bu yeni gündüz-gece kalıbına uyum sağlayabilmesi kimi zaman günler sürer. Ayda birkaç kez kıtalararası yolculuk yapan pilotlarda olduğu gibi, günlük kalıpların çok sık değiĢmesi zihinsel ve fiziksel yorgunluğa neden olur. UçuĢ öncesi ya da sonrasında uyum sağlamak için, yeni ortamda gerekli olacak uyku kalıplarını harekete geçirmek üzere eski kalıpları aĢamalı olarak değiĢtirilebilir. Astronotlar Yer'in yörüngesindeyken gündüz-gece çevriminde oluĢan ani değiĢikliklerle karĢılaĢır. Yörüngeden çıktıktan sonra astronotun içinde bulunduğu boĢluk kesintisiz bir karanlığa dönüĢür. MESUT CAN ULUSAN Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Jet_lag DOĞA 36 TSUNAMĠ Japonca'da "liman dalgası" anlamına gelen tsunami sözcüğü; okyanus ya da denizlerin tabanında oluĢan deprem, volkan patlaması ve bunlara bağlı taban çökmesi, zemin kaymaları gibi tektonik olaylar sonucu denize geçen enerji nedeniyle oluĢan uzun periyotlu deniz dalgasını temsil eder. Tsunami sözcüğü, dünya dillerine 15 Haziran 1896'dan sonra girmiĢtir. Japonya'da, 21000 kiĢinin hayatını kaybettiği Büyük Meiji Tsunamisi'nden sonra Japonlar'ın yaptığı yardım çağrılarıyla dünya dillerine kendiliğinden yerleĢmiĢtir. Tsunamiden sonra oluĢan dalganın diğer deniz dalgalarından farkı; su zerreciklerinin sürüklenmesi sonucu hareket kazanmasıdır. Derin denizde varlığı hissedilmezken, sığ sulara geldiğinde dik yamaçlı kıyılarda ya da V tipi daralan körfez ve koylarda bazen 30 metreye kadar tırmanarak çok Ģiddetli akıntılar yaratabilen bu dalga; insanlar için deprem, tayfun, çığ, yangın ya da sel gibi bir doğal afet haline gelebilmektedir. Tsunami ilk oluĢtuğunda tek bir dalgadır ancak kısa bir süre içerisinde üç ya da beĢ dalgaya dönüĢerek çevreye yayılmaya baĢlar. Bu dalgaların birincisi ve sonuncusu çok zayıftır ancak diğer dalgalar etkilerini kıyılarda Ģiddetli biçimde hissettirebilecek bir enerjiyle ilerlerler. Bu nedenle depremlerden kısa bir süre sonra kıyılarda görülen yavaĢ ama anormal su düzeyi değiĢimi ilk dalganın geldiğini gösterir. Bu değiĢim, arkadan gelecek olan çok kuvvetli dalgaların ilk habercisi de olabilir. DOĞA 37 Japonya‟daki Deprem ve Tsunami Japonya'da meydana gelen 8,9 büyüklüğündeki deprem ve depremin yol açtığı dev dalgalarda can kaybı sayısının en az 400 olduğu, yüzlerce kiĢinin de kaybolduğu açıklandı. Depremin merkez üssünün HonĢu adasının Sendai bölgesinin 130 kilometre doğusu, baĢkent Tokyo'nun ise 380 kilometre kuzeydoğusu olduğu bildirilmiĢti. Deprem, sabah TSĠ 07.46'da Japonya'nın kuzeyinde denizin 35 kilometre altında meydana geldi. 8.9 gibi devasa büyüklükteki bu deprem, merkez üsse 373 kilometre uzaklıktaki baĢkent Tokyo'da bile hissedildi. Depremin ardından tsunami oluĢtu. Japon televizyonlarından yayınlanan görüntülerde, kuzeydeki yerleĢim yerlerine ilerleyen deniz sularının önüne çıkanları alıp götürdüğü görüldü. Tsunamiyle oluĢan dalgaların yer yer 10 metreyi geçtiği belirtildi. Uzmanlar, meydana gelen depremin Ģiddetinin 1999 Marmara Depremi'nden yaklaĢık 50 katı olduğunu ifade ediyor. Depremin ardından büyüklüğü 6'nın üzerinde çok sayıda artçı Ģok meydana geldi. Bu depremin artçı Ģokların en büyüğü 7.2 olarak ölçüldü. Japonya'da meydana gelen deprem ve sonrasında oluĢan tsunami, tarım alanlarının yanı sıra nükleer santralleri ve petrol tesislerini de etkiledi. Japonya'daki deprem nedeniyle otomobil ve elektronik fabrikaları ile petrol rafinerilerinde üretim durduruldu. Deprem sonucu ayrıca, baĢkent Tokyo'daki Narita havaalanı dahil birkaç havaalanı ile ülkedeki bütün limanlar kapatıldı ve demiryolu ulaĢımı durduruldu. Depremin açtığı tsunaminin etkilediği Miyagi bölgesi ve civarındaki yerler, birçok kimyasal ve elektronik fabrikalar dahil önemli imalat ve sanayi bölgelerine ev sahipliği yapıyor. Japon otomotiv devlerinden Toyota depremin etkilediği bölgedeki iki montaj fabrikası ve bir yedek parça fabrikasında, Nissan da dört fabrikada faaliyetlerini durdurdu. Honda'nın Sayama, Tochigi ve Hamamatsu fabrikalarında da üretim yapılmıyor Asahi Kasei Ģirketinin Miyagi'deki fabrikası, elektrik kesintisi nedeniyle üretimine ara verdi. Cosmo Oil Ģirketinin Chiba bölgesinde bir petrol rafinerisinde yangın çıktı. Fuji Heavy Industries Ģirketinin, bazıları otomobil parçaları üretiminde faaliyet gösteren 10 fabrikasından 8'inde üretim durduruldu. ġirketin ayrıca, bir uçak fabrikası ile Tochigi bölgesinde elektrik enerjisi üretim tesisinde de faaliyetlere ara verildi. Hüseyin ÇOLAK Kaynakça: www.haberpan.com www.pusula.tv HAYVANLAR ALEMĠ 38 Göklerin Kralı KARTAL Kartal bilinen yırtıcı kuĢtur. Kartallar tek eĢlidir. YaĢamları boyunca eĢ değiĢtirmedikleri gibi her yıl aynı yuvayı kullanırlar. Yuvaları genellikle kolay ulaĢılamayacak yerlerdedir. Yuvayı bıraktıkları bir ya da bir kaç yumurtanın kuluçka dönemi altı-sekiz hafta sürer. Yavruları yavaĢ geliĢir ve ancak üç ya da dört yaĢına giren kartalların eriĢkinlere özgü tüyleri çıkar. Gündüz yırtıcı kuĢlarının en irilerindendir. Kıvrık sivri gagalı, güçlü ve keskin pençeli, büyük yuvarlanmıĢ kanatlı kuĢlardır. Gagada burun delikleri etlidir. Genellikle kahverengi veya gri tüylüdür. Görme duyuları keskindir. Çok yüksek sarp kayalara veya ağaçlara yuva yapar. Memeli hayvanları, sürüngen ve kuĢları avlayarak beslenirler. Balık ve leĢ yiyenleri de vardır. Az yumurtladıklarından dolayı çoğalmaları yavaĢtır. 1-2 yumurta yumurtlarlar. Kuluçka süreleri 43-49 gün kadardır. Çoğunlukla diĢi, kuluçkaya yatar. Yavruları berâber beslerler. Bâzı türlerde yumurtadan ilk çıkan yavru, sonra çıkanı yuvadan atar. Kartalların Sahip Oldukları Görme Duyusu Gündüz yırtıcı kuĢlarının en irilerindendir. Kıvrık sivri gagalı, güçlü ve keskin pençeli, büyük yuvarlanmıĢ kanatlı kuĢlardır. Gagada burun delikleri etlidir. Genellikle kahverengi veya gri tüylüdür. Görme duyuları keskindir. Çok yüksek sarp kayalara veya ağaçlara yuva yapar. Memeli hayvanları, sürüngen ve kuĢları avlayarak beslenirler. Balık ve leĢ yiyenleri de vardır. Az yumurtladıklarından çoğalmaları yavaĢtır. 1-2 yumurta yumurtlarlar. Kuluçka süreleri 43-49 gün kadardır. Çoğunlukla diĢi, kuluçkaya yatar. Yavruları berâber beslerler. Bâzı türlerde yumurtadan ilk çıkan yavru, sonra çıkanı yuvadan atar. MESUT CAN ULUSAN Kaynak: wikipedia.org MERAK KÖġESĠ 39 Türbülans Nedir? Aniden olan hava hareketleridir. Uçaklar, sıcaklık ya da yükseklik değiĢimi gibi farklı nedenlerden olan bu hava hareketleri yüzünden sarsıntı geçiriyor. Türbülans ile hava boĢluğu aynı Ģey mi? Hava boĢluğu türbülans yerine kullanılan yanlıĢ bir terim. Hava gibi gazlarda boĢluk meydana gelmesi mümkün değil. Hava boĢluğu olarak tarif edilen ve uçağın bir anda düĢmesine neden olan olay ise bulutsuz havada oluĢan, CAT (Clear Air Turbulance) olarak bilinen ve pilot tarafından önceden görülemeyen açık hava türbülansı. Türbülans uçakta hafif, orta veya yüksek Ģiddette sarsıntı olarak hissedilebileceği gibi kısa süreli ani irtifa alıĢveriĢi Ģeklinde de hissedilebilir. Türbülans esnasında uçaktan muhtelif sesler gelmesi de normaldir. Bu sesler uçağın aynı zamanda yeteri kadar esnek olduğunun da kanıtıdır. Uçaklarda türbülansın yerini ve Ģiddetini belli koĢullarda gösteren cihazlar mevcuttur. Mümkün olduğu takdirde, türbülanstan kaçınmak için pilotlar zaten irtifa değiĢikliği veya istikamet (rota) değiĢikliğini hava trafik kontrolörlerinden talep ederler. Her Ģeye rağmen yine de türbülanslı hava sahası içinden geçmek gerekebilir. Bu durumda; motorları türbülanstan en az etkileneceği devire ayarlamak, uçağın süratini türbülanstan en az etkileneceği sürate azaltmak, motorun durmasına karĢı tedbir olarak ateĢlemeyi devamlı hale getirecek anahtarları açmak gibi uçuĢ tekniği ve uçak sistem olarak gerekli tedbirler zaten pilotlar tarafından yapılır. Yine de bu tedbirler sarsıntının tamamen yok edileceği anlamına gelmez. Yolcular ve mürettebat emniyet kemerleri bağlı olarak seyahate devam etmeli kabin memurlarının ikazlarına dikkatle uyulmalıdır. MESUT CAN ULUSAN Kaynak: www.wikipedia.org
Benzer belgeler
Hangar Dergisi - Ege Meslek Yüksekokulu
ihtiyacı var. Bu yüzden öğrencileri kabiliyetlerine göre yönlendirmek ve bölgesel anlamda uzmanlık alanları
oluşturmak için şirket olarak çeşitli çalışmalarda bulunuyoruz. Aynı zamanda bu tür faali...
HAVACILIK TEMEL BİLGİSİ 9 Uçak sistemleri
Yrd.Doç.Dr. M.Necdet YILDIZ
[email protected]
Uçak Teknolojisi Program
Koordinatörü
Hangar Dergisi - Ege Meslek Yüksekokulu
Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu bünyesinde bu yıl eğitim-öğretime baĢlayan Uçak Teknolojisi
Programı dergimiz adının da ilham kaynağı Hangar‟ına kavuĢuyor…
üniversitelerdeki havacılık bölümlerinin sektörle işbirliği
Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu bünyesinde bu yıl kurulan Uçak Teknolojisi Programında eğitim
ve öğretim gören öğrenciler olarak, en büyük hedeflerimiz; kendimizi en iyi Ģekilde tanıtmak, k...
Gövde - Motor Dalı
sonucunda HABOM Projesi kapsamında dar ve geniĢ gövdeli uçaklar için uçak gövde bakımı, motor bakımı
ve komponent bakımı hizmetlerinin verilmesi planlanmıĢtır. Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı...