HAVACILIK TEMEL BİLGİSİ 9 Uçak sistemleri
Transkript
Yrd.Doç.Dr. M.Necdet YILDIZ [email protected] Uçak Teknolojisi Program Koordinatörü Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Adına Sahibi Prof.Dr. Semih GÜNEŞ / Ege Meslek Yüksekokulu Müdürü Sorumlu Müdür Yrd.Doç.Dr. Mehmet Necdet Yıldız / Değerli dostlarımız, destekçilerimiz, yöneticilerimiz, hocalarımız, öğrencilerimiz ve tüm havacılık gönüllüleri, Şubat 2011’de yayın hayatına başlayan Hangar dergimizin yeni bir sayısında birlikteyiz. Bildiğiniz gibi Eylül 2010’da Uçak Teknolojisi Programımızda 30 öğrencimizle eğitim öğretim faaliyetine başlamıştık. Şimdi bu ilk göz ağrımız olan öğrencilerimizi mezun ediyoruz. 2011-2012 öğretim yılı yaz staj döneminde öğrencilerimizi ülkemizin önde gelen havacılık firmalarına staja göndereceğiz ve staj sonrasında da mezun edeceğiz. Böylelikle ilk mezunlarımızı vermiş olacağız yani ilk ürünlerimizi havacılık sektörüne sunmuş olacağız. Umarım hem tüm mezunlarımız için hem havacılık sektörü için hem de ülkemiz için faydalı bir buluşma olur. Bu yaz döneminde öğrencilerimiz, Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş. (TUSAŞ-TAI), Türk Havayolları Teknik A.Ş., Tusaş Motor Sanayi A.Ş. (TEI), MNG Teknik A.Ş., Alp Havacılık A.Ş., My Teknik A.Ş., Kale Havacılık A.Ş., Borajet A.Ş., Lisi Aerospace, FreeBird Havacılık, PFW Havacılık, Genel Havacılık, Turkish Engine Center (TEC), Betaz Havacılık, HMS Makine A.Ş. olmak üzere 15 farklı firmada staj yapacaklar ve öğrendiklerini uygulama şansı bulacaklar. Öğrencilerimize bu imkanı sunacak olan değerli firmalarımıza şimdiden teşekkür ediyoruz. Bu günlerde bir yandan ilk mezunlarımızı vermenin telaşı içindeyken diğer yandan da hangarımıza gelen uçakların heyecanı içindeyiz. Umarım bundan sonraki sayımızda yeni uçağımızla ilgili haberleri size verebiliriz. Son söz olarak, mezuniyet aşamasında olan öğrencilerimizle birlikte hazırladığımız bu sayımızın ilgiyle okunması ve beğenilmesi dileklerimle saygılarımı sunarım. Uçak Teknolojisi Programı Koordinatörü Yayına Hazırlayan Alperen DOĞRU / Öğretim Görevlisi Yayın Ekibi Başkanı Sedat ÜNAL YAYIN Ekibi İsmail TÜLEK Tolga YAŞAR Sedat ÜNAL Serkan ŞAHİN Emre MERT Ali CANDAN S.Ahmet BARDAKOĞLU Cavit Can TANYERİ Gamze ATAGÜÇLÜ Çağatay GENÇTÜRK Baran NART Nizamettin Mert GÜNLER Kapak Tasarımı Alperen DOĞRU Grafik Tasarım Emre MERT HANGAR Dergisi İletişim Bilgileri Tel: 0 232 311 14 74 Fax: 0 232 388 75 99 AHMET EROĞLU EĞİTİM TESİSİ Fatih Mahallesi 1099. Sokak No: 114 Sarnıç-Gaziemir/İZMIR uç[email protected] Çok Değerli Hangar Okurları ve Sevgili Öğrenciler AIREX İstanbul fuarında Ege Üniversitesi Ege MYO olarak bulunmanın keyfini hep birlikte yaşadık. Dünyada havacılık konusundaki gelişmelerin ulaştırma hizmetlerindeki yeri ve ülkemizdeki artan yolcu ve kargo sefer sayıları göz önüne alındığında bu konuda yetişmiş elemana olan ihtiyaç yetkililer tarafından ortaya konulmaktadır. Ayrıca gerek büyük şehirlerimizde ve gerekse diğer şehirlerimizde yeni havaalanlarının ve yeni bakım merkezlerinin artması da eleman ihtiyacının bir göstergesi olarak ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde havacılık konusunda üretim yapan kobilerin ve kurum, kuruluşların sayısı da yeni kümelenmeler ile birlikte basın ile paylaşılmaktadır. İzmir Havacılık Kümelenmesinden sonra Eskişehir'de bir Kümelenme çalışması gerçekleştirilmiş ve yapılanması tamamlanmıştır. Ankara ve İstanbul'da da Kümelenme çalışmalarının sürdürüldüğü bilinmektedir. Unutulmaması gereken bir nokta da havacılık kümelenmelerinin bölgeselliğin dışında ulusal bir yapı sergilemeleridir. Program mezunlarımızın havacılık sektöründe iş bulabildiklerini sevinerek görebiliyoruz. Amacımız havacılık eğitiminde uluslar arası eğitim akreditasyonunu gerçekleştirmektir. Bu konuda ülkemiz havacılık sektöründe gerek imalat da ve gerekse bakımda mezunlarımızın nitelikli iş gücü olarak yer alması bizleri mutlu etmektedir. Sevgiyle kalın. Prof.Dr. H.Semih GÜNEŞ Ege Meslek Yüksekokulu İÇİNDEKİLER VECİHİ HÜRKUŞ HANGARINDA İKİ METAL KANAT V-11 GBT KEŞİF BONBARDIMAN UÇAĞI EGE ÜNİVERSİTESİ AİREX’TE…. ATATÜRK VE HAVACILIK 01 EGE ÜNİVERSİTESİ AİREX’TE... 02 VECİHİ HÜRKUŞ HANGARINDA İKİ METAL KANAT 03 V-11 GBT KEŞİF-BOMBARDIMAN UÇAĞI 05 FADEC 06 GÖKTÜRK-2 10 CEP TELEFONU UÇAK DÜŞÜRÜR MÜ ? 12 TÜRK JETLERİ HAYALETE DÖNÜŞTÜRÜLECEK 13 CONCORDE ARTIK HAZIR... 14 O DEV GERİ DÖNDÜ!.. 15 SUPERJET'İN GELECEĞİ NE OLACAK? 16 HAVACILIK SEKTÖRÜ ÇALIŞANLARINA KÖTÜ HABER! 17 ZAFER HAVALİMANI 18 BOZDAĞ 20 HAVACILIKTA GÜRÜLTÜ ve VİBRASYON 22 KIZIL AKBABA 23 UÇAĞINIZI NASIL TANIRSINIZ? 24 ATATÜRK VE HAVACILIK 1 Atatürk, en önemli özelliklerinden biri olan ileri görüşlülüğü ile o dönemde pek çok kişinin farkına varamadığı bazı gerçekleri sezmiş ve “İstikbal göklerdedir. Göklerini koruyamayan uluslar, yarınlarından asla emin olamazlar” sözü ile havacılığın ne kadar önemli olduğunun altını çizmiştir. Uygarlığın yönü, bilim ve teknolojinin hızlı temposu, ulusları geleceklerini göklerde aramaya zorlamıştır. Bu doğrultuda Atatürk’ün “Kanatlı bir gençlik memleketin geleceği bakımından en büyük güvencedir. Bir gün batılı ayaklar Ay’da ayaklarının izlerini bırakacaklarsa, bunların arasında bir de Türk’ün bulunması için şimdiden çalışmalara girişmek, aşamalar kaydetmek gerekir.” İfadesi de onun havacılığın geleceği ile ilgili öngörüsünü ortaya koymuştur. Havacılığın dünya sahnesine yeni çıkmaya başladığı dönemlerde Atatürk, havacılıkla ilgili bütün yabancı yayınları takip ediyor, bu konudaki gelişmeleri gün geçirmeden Türkiye’de de uygulamaya çalışıyordu. Ona göre gelecekte insanlığa hizmet edecek en büyük gelişmeler havacılık alanında olacaktı. Gelecekteki çağdaş savaşlar da göklerde üstün olan uluslar tarafından kazanılacaktı. 1936 yılında Eskişehir Tayyare Alayını yaptığı ziyarette “Geleceğin en etkili silahı da, aracı da hiç kuşkunuz olmasın tayyaredir. Bir gün insanoğlu tayyaresiz de göklerde yürüyecek, gezegenlere gidecek, belki de aydan bize haber yollayacaktır. Bu mucizenin gerçekleşmesi için 2000 yılını beklemeye gerek kalmayacaktır. Gelişen teknoloji daha şimdiden bunu müjdeliyor. Bize düşen görev ise, batıdan bu konuda fazla geri kalmamayı temindir.” Gazi Mustafa Kemal Paşa, yaptığı konuşmalarla gençleri böylece havacılığa teşvik etmiştir. Çağatay GENTÜRK http://www.hvkk.tsk.tr BİZDEN HABERLER 2 EGE ÜNİVERSİTE’Sİ AİREX’TE… AIREX 2012 – 9. Uluslararası Sivil Havacılık ve Havalimanları Fuarı’na Yüksekokulumuz Uçak Teknolojisi ve Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği Programları adına katılım gerçekleştirilmiştir. Fuar süresi boyunca yapılan tanıtım ve görüşmeler yapılmıştır. İngilizce olarak hazırlanan program tanıtım posterleri standa asılmış ve ziyaretçilere broşürler üzerinden bilgi aktarılmıştır. 1996'dan bu yana her iki yılda bir düzenlenen AIREX fuarına 30 ülkeden çok sayıda firma katılmaktadır. Dünyanın gözünün üstünde olduğu dev organizasyonda katılımcı şirketler, ziyaretçilere en iyi görseli sunmak için büyük uğraş vermiştir. Fuara THY, THY Teknik, TAI, TEI, MNG Teknik, Boeing, Airbus, CMF, Genel Havacılık, TAV, Bora Jet, Delta Aerospace gibi firmalar katılım gerçekleştirmiştir. Ayrıca fuara Emirates Havayolları'nın Airbus A380'i de görsellik kalmıştır. Sedat ÜNAL & Emre MERT www.egemyo.ege.edu.tr BİZDEN HABERLER 3 VECİHİ HÜRKUŞ HANGARINDA İKİ METAL KANAT Eğitimde her geçen gün donanımlarını arttıran Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Uçak Teknolojisi Programına, Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından eğitimde kullanılmak üzere verilen askeri ismi U-17 olan iki adet Cessna 185 uçağı Ahmet Eroğlu Eğitim Tesislerinde buluna Vecihi Hürkuş Hangar'ında yerlerini almıştır. Ege Meslek Yüksekokulu yaptığı protokol kapsamında Helikopter Yapıları ve Sistemleri ile ilgili dersler konusunda destek aldığı 3.Kara Havacılık Alay Komutanlığı'nda bulunan uçaklar, kanatları gövdesinden ayrılarak Gaziemir Belediyesi'nin sağlamış olduğu araçlarla Hangar'a taşınmış ve burada montajları gerçekleştirilmiştir. Faal durumda bulunan iki uçak Temel Havacılık Bilgisi, Uçak Yapıları ve Uçak Sistemleri derslerinde uygulama amacıyla kullanılacaktır. Uçakların Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Uçak Teknolojisi Programı Hangarına kazandırılmasında emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Ali CANDAN & S.Ahmet BARDAKOĞLU www.egemyo.ege.edu.tr BİZDEN HABERLER 4 HAVACILIK TARİHİ 5 V-11 GBT KEŞİF-BOMBARDIMAN UÇAĞI Otuzlu yıllarda Avrupa da yükselen tansiyon, Hatay meselesinden dolayı Fransa ile gerginleşen ilişkiler Türk yöneticileri yansız bir pozisyona girmenin uygun olacağını düşündürüyordu. Bunun için Türk yöneticileri kendilerini tek bir ikmal kaynağına bağlı tutmak istemiyorlardı. Bu dönemde çeşitli ülkelerden alınan uçaklardan bir tanesi de Vultee V-11 GBT uçaklarıdır. 1936 yılında Diyarbakır 2. tayyare alayına Brequet 19-7’lerin yerine geçmek üzere ABD ye 40 adet V-11 GBT uçakları sipariş edildi. V-11 ler yakıt ikmali yapmadan kat edebileceği uzaklık, yüklediği bomba miktarı, ikisi hareketli dördü sabit makineli tüfekleri, tamamen metal yapımıyla kendi kategorisinde o dönemin en iyi uçaklarındandı. Uçak aynı zamanda uzun mesafeli keşif uçuşları da yapabilme kabiliyetine sahiptir. Yapılan anlaşma ile 1000 beygir güçlü 1981 metrede yerden kesilebilen Wright Cyclone motoru tercih edilen motor oldu ve kokpitteki tüm yazı ve talimatlar Türkçeye çevrildi. RCA telsizi ve döküm camdan ön siper camı blok halinde alınan opsiyonlu malzeme arasındaydı. Türk heyeti uçağa aynı zamanda daha yüksek sürat kazandıracak açık renkli bir aleminyum kullanılmasını istemişti. V-11 ler 1937 yılında uçuş provaları yapıldıktan sonra sökülerek bir Amerikan gemisine yüklenip yedek parçaları ile İstanbul’a gönderildi. V-11 ler Diyarbakır da 3. ve 4. taburların 27, 28, 44 ve 45.bölüklerine verildi. Uçaklar 2401 den 2440'a kadar numaralandılar.1938 Haziran’ında Sabiha Gökçen bir Vultee uçağı ile balkan ülkeleri turunu gerçekleştirdi. 1939 yılında beş Vultee uçağının Tahran a doğru gerçekleştirdiği uçuş sırasında uçaklar yolda kasırgaya yakalandılar. Uçaklardan biri dağa çakıldı. İkisi Erbil’e güçlükle iniş yaptı sonra Tahrana döndüler. Diğer ikisi üsse geri döndüler. 1942 sonunda 2. hava alayı batı Anadolu da bulunan Kütahya ya gönderildi.1943 yılında uçağın motorunun silahı çalıştırdığı anda durması üzerine yapılan kovuşturmada elektrik sistemi kablolarının aşındığı tespit edildi. 1944 yılında 2. hava alayında Vultee uçaklarının yerini martin Baltimore uçakları aldı. Vultee ler keşif göreviyle Eskişehir ve Adana'da üslendiler.1947 yılında Balıkesir 2. bölük e gönderilen uçaklar 1948 yılının ortalarına P-47D'ler gelinceye kadar görev yaptılar. İkinci dünya savaşı ile havacılıkta yaşanan büyük gelişmeler bu uçakların performansının süratle geri kalmasına sebep olmuştur. Uçakların teknik özellikleri: *Boyu : 11.43 metre *Servis tavanı: yaklaşık7800 metre *Genişliği:15.25 metre * Mürettebat: 3 *Max. Hızı:385 km/saat *Silahları: çeşitli bombalar, sabit ve hareketli makineli tüfekler Emre MERT & Serkan ŞAHİN www.gencucus26.blogcu.com HAVACILIK TEMEL BİLGİSİ 6 FADEC (Full Authority Digital Engine Control ) Genel : FADEC (Full Authority Digital Engine Control), uçağın diğer alt sistemleriyle birlikte çalışarak kısa zamanlı motor performansını ve durgun durumu oluşturmak için tam kademe motor kontrolünü sağlar. FADEC sistemi çift kanallı bir ECU’dan ve aşağıdaki çevresel birimlerden oluşur: * Hidromekanik birim, * ECU alternatörü, * VSV ve VBV, HPTACC, LPTACC, RACSB sistemleri, * Başlatma sistemi, * T/R sistemi, * Yağ/Yakıt ısı kontrolü, * Motor sensörleri, * Elektriksel kontrol, * ECU soğutma, * Yakıcı evresi valfi Parça Yerleşimi ECU (Electronic Control Unit): ECU, fan üzerine yerleştirilmiş, titreşime karşı yalıtımlı tek bir sistemdir. HMU (Hydromechanical Unit): HMU, yakıt pompasının arka kısmına yerleştirilmiştir. İki birim, daha büyük bir birimi oluşturur. Oluşan bu paket AGB’ nin arka kısmına, ufki şaftın da sol kısmına yerleştirilir. Alternatör-ECU: Alternatör, yedek dişli kutusunun sol ön kısmına yerleştirilmiştir. T/P25 Sensörü: T/P25 sensörü, saat 8:30 pozisyonunda, arka kısmı öne bakacak şekilde, fan içindeki VBV (Variable Bleed Valves) akışı yönünde yerleştirilmiştir. T12 Sensörü: kısmı öne bakacak şekilde, hava giriş alığı içine T12 sensörü, saat 1:30 pozisyonunda, arka yerleştirilmiştir. TCC Sensörü: İki tane TCC sensörü, saat 4:00 ve saat 8:00 pozisyonunda yanma odasına yerleştirilmiştir. Thermocouple-T3: T3 thermocouple’ ı (ayrılmaz katı tüpü ve birleştirici kutusuyla) Flange N ve yakıt memesinin yerleştirildiği boşlukta, bu iki yapının arasına konur. T3 probunun kendisi, saat 11:30 pozisyonunda, arka kısmı öne bakacak şekilde yanma odasının üzerine yerleştirilir. Thermocouple-T5: T5 thermocouple’ ı saat 3:30 pozisyonunda arka kısmı öne bakacak şekilde türbine yerleştirilir. HAVACILIK TEMEL BİLGİSİ 7 Sistem Tanıtımı : FADEC Sistemi, aşağıdaki fonksiyonları yerine getirebilmek için uygun uçak sistemleriyle uygunluk içinde çalışır. * Yakıt akış kontrolü, * Hızlanma ve yavaşlama zamanları, * VSV ve VBV zamanları, * Aktif serbestlik kontrol sistemi, * Rölanti ayarı, *Aşırı hız motor koruması; onaylanmış kırmızı motor hatlarını geçmeyi engellemek için, fan hızı N1’e ve iç hız N2’ ye bağlıdır, * Motor türbini egzoz gaz ısısının görüntülenmesi (EGT) * Motor itme oranı otomatik kontrolü, * İtme ayarı parametresi olarak N1 kullanılarak, itme parametresi limitlerinin hesaplanması, * Gaz kontrol kolu durumuna göre, sabit oranları kullanarak manuel olarak güç yönetimi: Tam ileri gaz kontrol kolu pozisyonunda, uçak, kalkış/meydan turu modundadır. Diğer oranlar da (max süreklilik, max tırmanma, rölanti, max ters-yön) sabit bir gaz kontrol kolu pozisyonunda meydana gelir, * Otomatik itme sistemi talebine göre, direk motor uçuş ayarı yoluyla otomatik güç yönetimi, otomatik itme operasyonu boyunca, itme seviyesine Uçuş Kumanda Kılavuz ve Zarf Bilgisayarı (FMGEC) tarafından kumanda edilir ve FADEC sistemine bir fan hızı kumandası (N1CMD) olarak sağlanır, * Otomatik motor başlatma sıralaması; Başlatıcı valfin kontrolü (ON/OFF), HP yakıt valfinin kontrolü (yerdeyken ON/OFF, uçuştayken ON), Yakıt zamanlamasının kontrolü, Ateşlemenin kontrolü (ON/OFF), N1, N2, WF ve EGT’ nin gösterimi, Yerdeyken iptal/devrede yeteneği, * İtme yön değiştirme kontrolü; İtme yön değiştiricisinin hareketlendirilmesi (açmak ve yerleştirmek), Yön değiştirme boyunca motor gücünün kontrolü, bu durumda motor rölantide, Tam geri-yön gaz kontrol kolu pozisyonunda maksimum yön değiştirme gücünün kontrolü, * Kokpitte gösterim için motor parametrelerinin iletimi; Birincil motor parametreleri, Başlangıç sistem durumu, İtme yön değiştiricisi sisteminin durumu, HAVACILIK TEMEL BİLGİSİ 8 Güç Kaynağı: ECU içinde her kanal, alternatör ECU’ ya güç vermediği zaman eşit bir güç desteği olarak 115 Vac’ yi kabul eder. ECU, devre kesiciler boyunca enerjilendirilir. N2 parametresi % 20’ nin altına düştüğünde ECU uçak elektriksel güç ağı tarafından beslenir. N2 parametresi % 12 değerinin üzerine ulaştığında ECU Doğruca ilgili alternatör tarafından 3 fazlı alternatif akım ile beslenir. Uçağın uyguladığı 115VAC besleme ile alternatör arasındaki seçimin anahtarlaması ECU tarafından otomatik olarak yapılır. Parça Tanıtımı : ECU (Electronic Control Unit) ECU; her bir kanalı, temel kontrol fonksiyonları için bir mikroişlemci, basınç transducer arabirim fonksiyonları için bir mikrokontrolcü ve ARINC haberleşme fonksiyonu için de yine bir mikrokontrolcü kullanan çift kanallı bir dijital elektronik kontroldür. Her bir ECU kanalı, Hava Veri ve Atalet Birimlerinden (ADIRUs) gelen iki veri bus’ını ve Motor Arayüz Titreşim Birimi (EIVMU) için operasyonel kumandaları, uçakta kullanılan ARINC 429 veri bus’ ları üzerinden alır. Ayrıca, ECU, T12, PS12, P0, N1, N2, PS3, T/P25, T3 ve TC gibi çeşitli motor sensörlerinden de veri alır ve gerekli olan yakıt akış, VSV, VBV, HPT serbestlik kontrolü, LPT serbestlik kontrolü ve rotor aktif serbestlik kontrolü valf pozisyonlarını hesaplar. ECU, çeşitli ayarlama valflerini ve hareketlendiricilerini kontrol etmek için hidromekanik birim içerisindeki tork motorlarına gerekli akımı sağlar. ECU; Ateşleme Röleleri, Starter Hava Valf Solenoidi, Uçak İtme Yön Değiştirme Basınçlandırma Valfinin ON/OFF kontrolünü yerine getirir. Motor parametresinin gösterimi, uçuş kumanda sistemi ve uçak bakım veri sitemi için, ECU, uçağa ARINC 429 formatında dijital veri çıkışını sağlar. ECU donanımı ve yazılımı, giriş ve çıkışların normal olarak çalışabilmesi için, çapraz kanal veri girişlerine olanak tanıyacak şekilde dizayn edilmiştir. Her bir kanal, çapraz kanal verisi olmaksızın da bağımsız olarak çalışabilir. Hata toleransı, herhangi bir veya tüm dijital verinin kaybı durumunda, motorun operasyonunu devam ettirmesini mümkün kılar. ECU, üç fazlı bir motor alternatörü tarafından güçlendirilmiştir. Birim, kendi kendine güç sağlayabilmesi için N2’ nin %15 üstünde bir güce, uçağın, ihtiyacı vardır. Alternatördeki iki bağımsız bobin, iki ayrı ECU kanalına güç sağlar. * N1 : Bir giriş fanı ve beş kademeli alçak basınç türbinine bağlı dört kademeli alçak basınç kompresörü içeren düşük hız rotorunun dönme oranıdır. * N2 : Dört kademeli yüksek basınç türbinine bağlı dokuz kademeli yüksek basınç kompresörü içeren yüksek hız rotorunun dönüş oranıdır. Motor kapağının altında bulunan ECU uçak ile motor kontrol ve görüntüleme kompanentleri arasında bir arabirim olarak hizmet verir. HAVACILIK TEMEL BİLGİSİ 9 Uçak sistemleri FADEC sadece motor üzerindeki sensörlerden bilgi almaz. Diğer uçak sistemleri ile de bağlantılı olarak çalışır. Bu sistemler ve ECU ile ilişkilerine bu konu başlığı altında değinilmiştir. CDS/DEU (Display Engine Unit): Motor gösterge ünitesi ile, motor parametrelerinin pilotlar tarafından izlenmesi ve herhangi bir arıza durumunda mevcut arızanın pilotlara bildirilmesi sağlanır. ADIRU (Air Data Inertial Reference Unit): ECU’ya; motorun hangi şekilde kontrol edileceğini hesaplarken kullandığı atmosfer koşulları, irtifa ve hız gibi bilgileri sağlayan ünitedir. ECU, ADIRU’dan gelen bilgilerin hatalı olduğunu algılarsa; motor üzerindeki sensörlerden gelen bilgileri kullanır. FDAU (Flight Data Aquistion Unit): ECU, motorla ilgili parametrelerin kara kutunun uçuş bilgilerini kaydeden kısmı olan FDR’a (flight data recorder) kaydedilmesi için bilgileri FDAU’ya gönderir. Burada bilgiler FDR’a kaydedilecek formata çevirir. FADEC sistemi motor işletimini optimum hale getirmek ve motorun verdiği tepkiyi kontrol etmek için motor sistemlerinin düzenlenmesini ve ilgili ölçümlerin yapılmasını sağlar. FADEC; Yakıt kontrol düzenlemesi, güç kumanda kontrolü, ateşleyici valf kontrolü (BSV), yakıt dönüş valfi (FRV), değişken akış kontrolü valfi kontrolü (VBV), değişken stator kanatçıkları kontrolü, rotor serbesti ve başlangıç akış kontrolü, yüksek basınç türbin serbesti kontrolü ve alçak basınç türbin serbesti kontrolü hizmetlerini yerine getirir ve bu işlemler için kontrol sinyallerini, alternatörü, yakıt dönüş valfini ve hidromekanik yakıt ünitesini kullanır. FADEC sistemi N2 parametresi % 50 civarına geldiğinde ilgili manyetik alternatör tarafından enerjilendirilir. Uçakta her motor için çift kanallı bir ECU ve ECU arabirimleri mevcuttur. Her ECU uçak sistemleri ile karşılık gelen motor arabirimleri ve EIVMU’ lar yoluyla iletimini sağlar. Uçak sistemlerinden elde edilen N1, N2, EGT, Fuel Flow birincil parametreleri ECU tarafından doğruca ECAM’a iletilir, ikincil parametreler ise ECAM’ a ECU ve/veya değişik uçuş bilgisayarları (EIVMU, SDAC, FWC) yoluyla iletilir. Emre MERT www.uted.com HAVACILIK TEKNOLOJİSİ TÜRKİYENİN İLK YÜKSEK ÇÖZÜNÜRLÜKLÜ KEŞİF UYDUSU GÖKTÜRK-2 Projenin Adı: 2.5 m Çözünürlüklü Görüntüleme Amaçlı Bilimsel Araştırma ve Teknoloji Uydusu Geliştirme Projesi Projenin Amacı: Göktürk-2 Projesi kapsamında; uzay ve uydu sistemlerine yönelik teknoloji, uzman insan gücü ve alt yapı geliştirilmesi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin uydu görüntü ihtiyaçları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının gözlem ve araştırma ihtiyaçlarının milli imkan ve kabiliyetlerle karşılanması hedeflenmektedir. Projenin Finansmanı ve Sorumluları: TÜBİTAK kaynaklarıyla desteklenen, GÖKTÜRK-2 projesine ait Proje Destekleme Sözleşmesi, Milli Savunma Bakanlığı, TÜBİTAK Başkanlığı ve TÜBİTAK UZAY – TAİ İş ortaklığı arasında 13 Nisan 2007 tarihinde imzalanmış ve 01 Mayıs 2007 tarihinde yürürlüğü girmiştir. Ülkenin mevcut imkan ve kabiliyetlerinin azami ölçüde kullanılacağı GÖKTÜRK-2 Projesi, TÜBİTAK UZAY –TAİ İş Ortaklığı tarafından gerçekleştirilmekte olup, sistem seviyesindeki tüm sorumluluklar İş Ortaklığına aittir. GÖKTÜRK-2 Teknik Özellikleri : Yörünge Güneş Eş zamanlı Yörünge Yörünge Yüksekliği ~ 700 km Dünya Çevresindeki Tur Süresi ~ 98 dakika Günlük Yer İstasyonu Temas Süresi ~ 40 dakika (gündüz+gece) Dünyanın Her Yerinden Görüntü Alma Gerçek Zamanlı Görüntü Aktarma Uydu Kütlesi 409 kg Görüntü Depolama Kapasitesi 15 Gbit Çözünürlük Siyah-Beyaz-2,5 m / Renkli 5 m Görev süresi 5 Yıl Taşıyıcı roket Uzun yürüyüş 2D HAVACILIK TEKNOLOJİSİ 11 Fırlatılması : Yapımına 2007 yılında başlanan uydu, 18 Aralık 2012'de Çin'den Çin'in kendi ürettiği Uzun Yürüyüş-2D taşıyıcı roket vasıtası ile uzaya gönderilmiştir.Göktürk-2'nin Donanımları' nın %80'i,yazılımlarının % 100'ü Türk Mühendisler tarafından yapılmıştır. Türkiye’nin Çin’den satın aldığı fırlatma hizmeti sigorta olmak üzere 20 milyon Euro’ya mal oldu. Göktürk-2, fırlatıldıktan 12 dakika sonra saat 18.25'de 686 kilometre yüksekteki yörüngesine oturdu. TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü Müdür Vekili Tamer Beşer, uzaya gönderilen Türkiye'nin yüksek çözünürlüklü ilk gözlem uydusu Göktürk-2'den ilk sinyalin saat 19.39'da Norveç Trömso'dan alındığını bildirdi. Göktürk-2'nin ilk görüntülerini 29 Aralık 2012 tarihinde Ankara'ya gönderdi. Uydunun Çin’e yaptığı yolculuğun başında düzenlenen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, "Hedefimiz 1 metre, hatta 20 santimetreye kadar olan görüntüleri aktarabilecek uydulara sahip olmak" demişti. Ergün, "Göktürk-2, özellikle askeri alanda faaliyet gösterecek, sivil alana da faydası olacaktır. Rasat'tan Türkiye'nin yüzde 98'inin görüntüsünü defalarca almış bulunuyoruz; Göktürk-2'den sadece Türkiye'nin değil, dünyanın her yerinden görüntü alabileceğiz" ifadesini kullanmıştı. Ayrıca Türkiye'den ilk görüntüler Antalya'dan, dünyadan ilk görüntüler Yeni Zelanda'nın Auckland şehrinden alındı dedi. Ergün, uydunun günde 4 defa Türkiye üzerinden geçtiğini ve bu geçişler sırasında Türkiye'nin her yerinden görüntü alınabildiğini söyledi. İsmail TÜLEK www.tai.com.tr HAVACILIK HABERLERİ 12 CEP TELEFONU UÇAK DÜŞÜRÜR MÜ ? “Elektronik cihazların uçuş güvenliğini tehlikeye attığına ilişkin hiçbir kanıt yok” gerçeğinden yola çıkan Amerikan Havacılık Dairesi, ‘uçakta cep telefonu yasağı’ politikasını gözden geçiriyor. 2006’da Pakistan Havayolları’yla İslamabad’dan Karaçi’ye giderken, yolcuların uçak baz istasyonlarının erişimi dışına çıkana kadar cep telefonlarıyla muhabbeti sürdürmesine endişeyle karışık şaşırmıştım. Bu duruma kabin görevlileri müdahale etmediğine göre asayiş berkemaldi. Ama inene kadar, o coğrafyada sık aralıklarla gerçekleşen uçak kazaları aklımdan çıkmadı. Cep telefonlarının, uçakların elektronik sistemlerini etkileyip kazaya neden olup olmadığı yıllardır tartışılır. Ama şimdiye kadar net bir kanıt ortaya konamadı. Yine de uçakta cep telefonuyla yakın temas halinde olmak tehlikeli ve bu tehlike cep telefonunun sahibiyle sınırlı. Geçen eylülde, uçağı tekerleklerini piste değdirir değdirmez cebini açan ve uyarılara rağmen kapatmayan yolcu, El Paso ’da tutuklandı. Ekimde Şikago’da uçağı havalanırken iPad’ini kullanan yolcu inişte gözaltına alındı. Kasımda New York La Guardia Havaalanı’nda 10’a yakın polis aracı, içinde terörist varmış gibi bir yolcu uçağını kuşattı. Polisler, uçak pistteyken cep telefonunu kurcalayan adamı tutukladı. 2’yle 200’ün Farkı NY Times’taki makaleyi kaleme alan Nick Bilton’ın, FAA Sözcüsü Les Dorr’a ‘kanıt olmadığı halde uçakta cep yasağının neden sürdüğüne’ ilişkin sorusuna yanıtı, “Uçakta cep telefonlarının tamamen güvenli olduğuna ilişkin de kanıt yok” olmuş. Dorr ayrıca şunu da eklemiş; “Yolcunun dikkati kalkış/iniş üzerinde olmalı.” Bilton, sözcüyü köşeye sıkıştırmayı sürdürmüş, “Ama kalkışta e-kitap yerine matbu kitap okuyabiliyorum.” FAA, iPad veya Kindle’ın uçuşa zarar verebilecek düzeyde elektromanyetik emisyona neden olduğunu düşünüyor. Bu olaydan birkaç hafta sonra FAA, pilotların kokpitte uçuş kılavuzlarına artık iPad’den eriştiğini gururla ilan etti. Konunun üzerine giden Nick Bilton, “Bu ne perhiz, ne lahana turşusu” mealindeki sorusuna FAA’dan, “İki iPad’in emisyonuyla 200 iPad’in emisyonu arasında fark var” yanıtı aldı. Ancak uzmanlar, iki iPad’le 200 iPad’in dalga çıkışı arasında bir fark olmadığını, elektromanyetik enerjinin böyle katlanarak büyümediğini söylüyor. Kamuoyunun ve medyanın aylar süren baskısının ardından FAA, iniş/kalkış da dahil uçaklarda elektronik cihaz kullanımı konusundaki politikasını gözten geçirmeye karar verdi. Bu ay içinde bir kurul toplanarak konuyu yeni kurallara bağlayacak. FAA’nın, NASA’nın elektronik cihazların bir soruna yol açtığına ilişkin kanıt bulunamadığına ilişkin raporunu da dikkate alması bekleniyor. Ama süreç yavaş ilerlerse, uçaklarda birkaç kişinin daha cep kullandığı için taciz edilmesi, dayak yemesi ya da gözaltına alınması kaçınılmaz. Cavit Can TANYERİ www.haberapron.com HAVACILIK HABERLERİ 13 TÜRK JETLERİ HAYALETE DÖNÜŞTÜRÜLECEK Türk jetleri radara yakalanmayacak Hacettepe Üniversitesi Teknokenti'ndeki Türk mühendisleri, ileri teknoloji ürünü bir uçak boyası üretti. Radara yakalanmama özelliğine sahip bu özel boya ile boyanan savaş uçakları, "hayalet jetler" haline gelecek. Hacettepe Üniversitesi Teknokenti'ndeki Türk mühendisleri, ileri teknoloji ürünü bir uçak boyası üretti. Radara yakalanmama özelliğine sahip bu özel boya ile boyanan savaş uçakları, "hayalet jetler" haline gelecek. Türkiye'nin en büyük 5 teknokenti arasında bulunan Hacettepe Üniversitesi Teknokenti'ndeki firmalar, daha önce ithal edilen birçok ürünü üretmeye başladı. 126 ofisin bulunduğu teknokentte doluluk oranının yüzde 100 seviyesine çıktı. Hacettepe Üniversitesi Teknokent Yönetim Kurulu Başkan Vekili Doç. Dr. Tuncay Delibaşı, yürütülen çalışmalar konusunda Milliyet'e bilgi verdi. Delibaşı, savunma sanayii konusunda da önemli adımlar atıldığını belirterek, şunları söyledi: Çelik yelek üretiyoruz "Başka hangi alanlarda bizim kuvvetli yönlerimiz var diye düşündük, savunma konusunda çok sayıda firmamız vardı. Bunlarla işbirliğine giderek savunma şirketi ortaklığı yaptık. Artık kendi 'çelik yeleğimizi' ve roket parçası olan 'roket tapasını yapabiliyoruz. Önceden çelik yeleği bin 500 Euro'dan alıyormuşuz, bizdekiler 980 Euro. Bu savunma şirketiyle şu anda özel giysiler geliştirme işine girdik. Yurt dışından da talep var. Pilot kıyafeti gibi mesela. Önceden ithaldi, şimdi biz yapıyoruz. Şu anda ihaleler hazır, ihalelere giriyoruz. Artık bunları kendimiz yapacak konumdayız. Uçak radara yakalanmıyor Çok ilginç bir uçak boyamız var. Mühendis bir hocamızın ürettiği. Bu uçak boyasını sadece ABD Silahlı Kuvvetleri ile Türk Silahlı Kuvvetleri alıyor. Radara yakalanmama ve çatlamama özelliği var. İleri teknoloji ürünü, dayanıklı bir boya. Uçak boyalarını daha ticari bir ortamda üretme girişimimiz oldu. Stratejik bir ürün." Sedat ÜNAL www.skysunhaber.com HAVACILIK HABERLERİ 14 CONCORDE ARTIK HAZIR... Bilim adamları, geleceğin uçağını tasarladı. Sesten hızlı hareket edecek çift kanatlı uçak, daha az yakıt harcayacak... Concorde uçakları 2003'te son kez uçtuktan sonra, sesten hızlı hareket eden ticari seferlerin sonunun geldiği düşünüldü. Şimdi bilim adamlarınca tasarlanan çift kanatlı uçakla lüks transatlantik seferlerin ihyası planlanıyor. En büyük fark, uçağın çift kanatlı olması. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'ndeki bilim adamlarının tasarladığı yolcu uçağı, daha önceki uçaklardaki problemleri önemli ölçüde ortadan kaldırıyor. Bilgisayar modelleriyle geliştirilen konsept uçak sesten hızlı hareket edecek, sürtünme Concorde gibi geleneksel süpersonik uçakların yarısı kadar olacak, daha az yakıt yakacak ve ses patlaması da daha az olacak. Sedat ÜNAL www.airporthaber.com HAVACILIK HABERLERİ 15 O DEV GERİ DÖNDÜ!.. ABD ordusunun, Afganistan'da artan keşif ve gözetleme ihtiyaçları, miadını 1950'lerin başında dolduran devin geri dönmesinin önünü açtı. Küllerinden doğan zeplinler, ABD ordusu için Afganistan semalarında kendilerine verilen görevi başarıyla yerine getiriyor. ABD ordusu, zeplinler için Northrop Grumman firması ve İngiltere merkezli Hibrid Hava Araçları Şirketi ile temasa geçti. Şirketler, Long Endurance Multi-İntelligence Vehicles-LEMV (uzun süre dayanabilen çoklu istihbarat aracı) olarak isimlendirilen askeri amaçlı üç büyük zeplini yapmak için 517 milyon dolar alacaklar. Yeni nesil zeplinler, 3 hafta süreyle, 6 bin metre irtifada, 1,25 ton keşif teçhizatıyla süzülebiliyor. 280 kilometre menzildeki hedefleri tespit edebilen aracın seyir hızı ise saatte 55 kilometre. Zeplin, istenilirse saatte 148 kilometre hıza ulaşabiliyor. DAHA UCUZ, DAHA ETKİLİ, DAHA GÜVENLİ ABD ordusu, Afganistan'da taktik savaş uçakları ve birçok tipteki insansız hava uçaklarıyla keşif ve izleme yapabiliyor ancak bu yöntem daha pahalı ve zeplinlere kıyasla daha az verimli. Eski model zeplinler, balonlarını şişiren havadan hafif gazlarla yükseliyorlardı. Bu zeplinler hafif olduğu için hidrojen gibi yanıcı gazlarla şişiriliyor ve isabetli bir tabanca mermisi bile onları alev topuna çevirebiliyordu. Yeni nesil zeplinlerin havadan hafif olmaya ihtiyaçları yok. Balonun içinde yüzde 60 oranında helyum gazı, yüzde 40 oranında hava olacak. Böylelikle düşman ateşine daha dirençli olabilecekler. Yine de kaldırma kuvvetinin yüzde 80'i futbol sahası büyüklüğündeki balonundan gelecek. Yüzde 20'lik oran için dev balon yeni nesil dizel motorlarına güvenecek. Ayrıca bir hovercraft gibi tasarlandıklarından, yüksek tepelere veya zirvelere çarptıklarında da yollarına devam edebilecekler. YÜK TAŞIMACILIĞI İÇİN DE GÜNDEMDELER Şimdilik gözetleme için kullanılacak olan zeplinlerin, şirketler tarafından lojistik, silah ve asker sevkiyatı için de kullanılabilecek modelleri üzerinde çalışılıyor ancak gerek şirket yöneticileri gerekse Savunma Bakanlığı yetkilileri, ABD ordusunun bu tip zeplinleri, özellikle petrol ve madencilik şirketlerinin tercih edebileceği belirtiliyor. Tolga YAŞAR www.airporthaber.com HAVACILIK HABERLERİ 16 SUPERJET'İN GELECEĞİ NE OLACAK? Alman havacılık dergisi Flug Revue'den Patrick Hoeveler, kazanın Rusya'nın imajı açısından bir felaket anlamına geldiğini belirtiyor. Alman Pilotlar Birliği Cockpit'in basın sözcüsü, kaptan pilot Jörg Handweg da aynı kanıda: "Elbette ki tanıtım uçuşu sırasında bir uçağın düşmesi, nereden kaynaklanmış olursa olsun imaja çok zarar verir. Sukhoi, yabancı piyasalara ayak basmak istiyordu" diyerek yaşanan kazanın ne denli büyük bir imaj kaybına yol açtığını gözler önüne serdi. Superjet-100, Rus Devlet Üretim Firması Sukhoi tarafından üretilen ilk büyük yolcu uçağı modeliydi. Firma, Önceleri Daha Ziyade Askeri Uçaklarıyla Tanınıyordu Firmanın kısa ve orta menzilli yolcu uçakları, Amerikan üretici firması Boeing ve İtalyan Finmeccancia ile ortaklaşa geliştirildi ve dünya piyasalarında, Brezilya ve Kanada ile rekabete girişme amacındaydı. Airbus 320 de düşmüştü Öte yandan uzmanlar, Airbus 320 modelinin de gösteri uçuşları sırasında düştüğünü belirtiyorlar, ancak bunun satış rakamlarına olumsuz yansımadığına dikkat çekiyorlar ve önce Süper Jet 100'ün düşme sebeplerinin araştırılması gerektiğini vurguluyorlar. Alman havacılık dergisi Flug Revue'den Patrick Hoeveler de Rus Sukhoi firmasının uluslararası piyasalarda yerleşik müşterisi bulunmadığını belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: "Bu modelin uluslararası piyasalarda ne ölçüde kendini kabul ettireceğini bekleyip görmemiz lazım. Rus ürünlerinin şimdiye kadar hep bazı kusurları vardı, bundan dolayı yeni model bu uçak, Rus sivil havacılık sanayiinde bir umut ışığıydı." Aeroflot Bile Sukhoi'den Rahatsız Görünen o ki, Süper Jet 100'ün pratikte kendini kanıtlaması gerekiyor. Rus Aeroflot ve Ermeni havayolu şirketi Armavia Superjet 100 tipi yolcu uçaklarını şu sıralarda kullanıyor. Ancak Rus basınında çıkan haberlere göre Aeroflot, Superjet 100'den pek memnun olmadığı belirtiliyor. Şirket, teknik sorunlardan dolayı Superjet 100 modelinin uzun sürelerle uçuşa çıkamadığını, ayrıca yedek parça sevkiyatında da sorunlar yaşandığını belirtiyor, hatta tazminat talebinde bulunuyor. "AERO International" adlı havacılık dergisinden Achim Figgen, tüm bu olumsuz haberlere rağmen Rus Süper Jet 100'ün teknik açıdan güvenli ve batılı partnerler ile birlikte geliştirildiği için de rekabet yeteneğinin olduğu görüşünde: "Bu uçakta Batılı teknik altyapı kullanılmıştır; özellikle de kritik alanlarda, yani Rus havacılık sanayiinin teknik açıdan çok başarılı olmadığı elektronik donanımda ve motorlarda. Bu alanlarda Ruslar sırtını Batılı partnerlere dayamıştır." Süper Jet 100 Az Gelirlilerin Kesesine Uygun Bu nedenle Alman uzman Figgen Rus Süper Jet 100'ün başarılı olacağı kanısında. "AERO International" adlı havacılık dergisinin yazı işleri müdür yardımcısı Figgen, Süper Jet 100'ün daha ziyade finansal gücü fazla olmayan gelişmekte olan ya da kalkınmanın eşiğindeki ülkelerde müşteri bulacağı görüşünde. Figgen, bir fiyat kıyaslaması yapılacak olursa, Süper Jet 100'ün 30 milyon Amerikan dolarından satışa sürüldüğünü, Airbus A318'in fiyatının ise 67 milyon dolar olduğunu anımsatıyor. Sedat ÜNAL www.airporthaber.com HAVACILIK HABERLERİ 17 HAVACILIK SEKTÖRÜ ÇALIŞANLARINA KÖTÜ HABER! Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Ticari Hava Taşıma İşletmeleri Yönetmeliğinin sektörün görüşüne sunulan taslağında önemli bir madde yer almadı. Havacılık şirketi çalışanlarını yakından ilgilendiren o madde ne? Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, 2007 yılından bu yana yürürlükte olan Ticari Hava Taşıma İşletmeleri Yönetmeliği SHY 6A’yı yeniden düzenliyor. Halen taslak çalışmaları devam eden SHY 6A’da önemli değişiklikler yer alıyor. Onlardan biri de yönetmeliğin teminat mektubuyla ilgili kısmıyla ilgili. Yürürlükteki yönetmelikte yer alan, “İşletmeciden alınacak banka teminat mektubu, işletmecinin iflası veya işletme ruhsatının iptal edilmesi halinde, işletmecinin borç ve mükellefiyetlerinden tamamıyla bağımsız olarak, Bakanlıkça talep edildiğinde herhangi bir kanuni merasim ifasına, protesto keşidesine, hüküm alınmasına gerek olmaksızın ve herhangi bir itiraz ve defi ileri sürülmeksizin, DHMİ Genel Müdürlüğü tarafından nakde çevrilir” maddesi yeni yönetmelikte yer almadı. Havayolu şirketi çalışanlarını yakından ilgilendiren bu maddenin kaldırılmasıyla, işletme ruhsatı iptal edilen havacılık şirketinden alacağı olan çalışanların, alacaklarını teminat mektubundan karşılaması ihtimali de ortadan kalkmış olacak. Havacılık sektörünün görüşüne sunulan ilgili maddenin değiştirilmesi fikrine, havacılık şirketlerinin de destek verdiği kaydedildi. Değişiklik sektördeki bazı çevrelerce, "Yeni yönetmelikle AOC’yi kaybeden şirketlerde alacakları olan personelin paralarını almaları imkansız hale geliyor. Personel mağduriyeti bu durumda kaçınılmaz görünüyor" şeklinde yorumlandı. Baran NART & N.Mert GÜNLER www.airporthaber.com HAVACILIKTAN TANITIM 18 İLK BÖLGESEL HAVALİMANI ‘ZAFER HAVALİMANI’ AÇILDI... Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye’nin ilk bölgesel havaalanı konumunda olan Zafer Havaalanı ile faaliyette olan hava alanı sayısının 49′a yükseldiğini bildirdi. Türkiye’nin ilk bölgesel hava alanı olan Zafer Havalimanı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıldı. Bakan Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, Kütahya, Afyonkarahisar ve Uşak’ın ortasında, Türkiye’nin ilk bölgesel havalimanın açılışını gerçekleştirdiklerin belirtti. Başbakan Erdoğan’ın, Türkiye’nin hava taşımacılığında hak ettiği yere getirilmesi ve hava yolunun imtiyazlıların değil, halkın yolu haline getirilmesi konusundaki talimatları doğrultusunda, 10 yıldır var güçleriyle çalıştıklarını ifade eden Yıldırım, 2003 yılında hava alanlarının çoğunun kapanmış, bazılarının da çalışamaz halde olduğunu kaydetti. Bakan Yıldırım, Türkiye’de hava yoluyla seyahat edenlerin sayısının da iç hatlarda 8,5 milyon iken yılsonu itibarıyla 58 milyona ulaştığını, toplam 100 milyon vatandaşın uçakla seyahat ettiğini söyledi. Bakan Yıldırım, ”İşte hava yolu halkın yolu böyle oldu” dedi. Bu hava limanının bir ilk olduğunu ifade eden Yıldırım, ilk defa 3 ile birden hizmet verecek böyle bir hava alanını Yap-İşlet-Devret modeliyle gerçekleştirdiklerini anlatan Yıldırım, bütçeden kaynak ayrılmadan bu hava alanının yapımının gerçekleştirildiğini kaydetti. Bu hava alanının yapım süresinin bir rekor olduğunu ifade eden Yıldırım 36 ay sözleşme süresi olduğunu, yüklenici firma ile yapılan pazarlık ile bunu 30 aya düşürdükleri, ancak yüklenici firmanın hava alanını 18 ayda tamamlayarak hizmete sunduğunu söyledi. TÜRKİYE’NİN İLK BÖLGESEL HAVA LİMANI Kütahya, Afyonkarahisar ve Uşak illeri arasında, bölgeye hizmet edecek, Türkiye’nin ilk bölgesel hava limanı olan Zafer Havalimanı’nın 28 Temmuz 2010′da düzenlenen ihalesini, yap-işlet-devret modeliyle 29 yıl 11 ay yapım ve işletim süresi teklif eden IC İçtaş inşaat firması kazanmıştı. Tesis, Kütahya il merkezine 45, Afyonkarahisar il merkezine 55, Uşak il merkezine de yaklaşık 100 kilometre uzaklıkta bulunuyor. HAVACILIKTAN TANITIM 19 BÖLGEDEKİ TERMAL TURİZM MERKEZLERİNE TALEBİ ARTIRACAK "Zafer Havalimanı, 3 bin metre boy, 45 metre eninde beton kaplamalı, her türlü hava koşullarında iniş ve kalkış yapılabilecek teknik cihazlarla donatılmış pist, bağlantı taksi yolu, 5 uçak kapasiteli apron ve terminalden oluşuyor. 17 bin 600 metrekare kapalı alana sahip terminalde 20 check-in noktası, 4 çıkış kapısı, iç ve dış hat gelen yolcu salonları bulunuyor. Check-in noktaları ve diğer bölümler, en ileri teknolojiler kullanılarak, yolcu ve bagaj güvenliğini maksimum seviyede sağlayan cihazlarla donatıldı. Ticari alanlar, Afyonkarahisar, Kütahya ve Uşak’ta üretilen yöresel yiyecek ve içecekler, el sanatları ve benzeri ürünlerin pazarlanmasına imkân sağlayacak şekilde dizayn edildi. Havalimanı açıldıktan sonra başlangıçta bazı havayolu şirketlerince iç hat seferlerine başlanması, bundan birkaç ay sonra Düsseldorf, Köln, Brüksel gibi kentlere dış hat seferleri düzenlenmesi hedefleniyor. Yılda 3 milyon yolcuya hizmet verebilecek şekilde inşa edilen hava limanından iç ve dış hatlar olmak üzere yılda 2 milyon kişinin geçiş yapması ve tesisin Afyonkarahisar, Kütahya, Uşak illerindeki termal merkezlere talebi artırması öngörülüyor. Sedat ÜNAL www.havalimani.com 20 İZMİR BOZDAĞ Belde özellikle yaz aylarında büyük ilgi görmektedir. Bunun nedeni ise küresel ısınma sonucunda ortaya çıkan aşırı sıcaklardır. Aşırı sıcaklara bağlı olarak son yıllarda beldeye gelen yazlıkçı sayısında büyük artışlar yaşanmıştır. Beldenin coğrafik konumu açısından ormanlık alanın çok olması, doğal güzellikleri ve belde içerisinde yer alan piknik, mesire yerleri, yerli ve yabancı ziyaretçinin ilgi odağı olmaktadır. Yaz aylarındaki ziyaretçi akını beldeye önemli bir ekonomik girdi sağlamaktadır. Ayrıca beldede bulunan Egenin Uludağ’ı olarak kabul edilen Bozdağ Kayak Merkezinin bulunması bölgeyi cazibe merkezi haline getirmiştir. Yaz ve kış turizmine açık olan Bozdağ’da, kayak merkezi 1995 yılında Belediye girişimleri sonucunda değerli İzmir eski Valisi Sayın Kutlu Aktaş’ın katkıları ve desteğiyle yapımına başlanmış ve 1998 yılında hizmete açılmıştır. Tesis tatil günleri 15 bin üzerindeki ziyaretçiye hizmet vermektedir. Tesis de 3 adet kayak alanı bulunmakta profesyonel ve amatör kayakçılara hitap etmektedir. Tesis içerisinde 60 yataklı otel, restoran, kafeterya, izleme balkonları bulunmaktadır. Ayrıca beldemiz içerisinde de 2 adet pansiyon, 1 adet 100 yataklı otel hizmet vermektedir. Ulaşım belde merkezine kadar asfalt olarak sağlanmaktadır. Kış aylarında yoğun kar yağışı sonucu belde içindeki yollar ile Kayak Tesisine sağlanan ulaşım yolunu açma çalışmaları belediye tarafından titizlikle yapılmaktadır. Ayrıca belde yükseltisinden ve ödemiş ovası boyunca etrafında risk olmamasından kaynaklı yamaç paraşütü yapılmasına olanak sağlar. Genellikle Pazar günleri Bozdağ’ın zirvesine çıkan profesyonel paraşütçüler kendilerini rüzgara bırakarak bu sporu burada icra ederler… İZMİR 21 BELDENİN KÜLTÜR VE TURİZM YÖNÜNDEN ÖNEMİ Belde özellikle yaz aylarında büyük ilgi görmektedir. Bunun nedeni ise küresel ısınma sonucunda ortaya çıkan aşırı sıcaklardır. Aşırı sıcaklara bağlı olarak son yıllarda beldeye gelen yazlıkçı sayısında büyük artışlar yaşanmıştır. Beldenin coğrafik konumu açısından ormanlık alanın çok olması, doğal güzellikleri ve belde içerisinde yer alan piknik, mesire yerleri, yerli ve yabancı ziyaretçinin ilgi odağı olmaktadır. Yaz aylarındaki ziyaretçi akını beldeye önemli bir ekonomik girdi sağlamaktadır. Ayrıca beldede bulunan Egenin Uludağ’ı olarak kabul edilen Bozdağ Kayak Merkezinin bulunması bölgeyi cazibe merkezi haline getirmiştir. Yaz ve kış turizmine açık olan Bozdağ’da, kayak merkezi 1995 yılında Belediye girişimleri sonucunda değerli İzmir eski Valisi Sayın Kutlu Aktaş’ın katkıları ve desteğiyle yapımına başlanmış ve 1998 yılında hizmete açılmıştır. Tesis tatil günleri 15 bin üzerindeki ziyaretçiye hizmet vermektedir. Tesis de 3 adet kayak alanı bulunmakta profesyonel ve amatör kayakçılara hitap etmektedir. Tesis içerisinde 60 yataklı otel, restoran, kafeterya, izleme balkonları bulunmaktadır. Ayrıca beldemiz içerisinde de 2 adet pansiyon, 1 adet 100 yataklı otel hizmet vermektedir. Ulaşım belde merkezine kadar asfalt olarak sağlanmaktadır. Kış aylarında yoğun kar yağışı sonucu belde içindeki yollar ile Kayak Tesisine sağlanan ulaşım yolunu açma çalışmaları belediye tarafından titizlikle yapılmaktadır. Ayrıca belde yükseltisinden ve ödemiş ovası boyunca etrafında risk olmamasından kaynaklı yamaç paraşütü yapılmasına olanak sağlar. Genellikle Pazar günleri Bozdağ’ın zirvesine çıkan profesyonel paraşütçüler kendilerini rüzgara bırakarak bu sporu burada icra ederler… Sedat ÜNAL www.bozdag.bel.tr SAĞLIK 22 HAVACILIKTA GÜRÜLTÜ ve VİBRASYON Gürültü, en kısa tanımıyla istenmeyen ve rahatsızlık verici seslerdir. Rahatsızlığı belirleyen unsurlar ise, sesin şiddeti, frekansı ve süresidir. 80-90 dB ve üzeri şiddetteki sesler, süreyle orantılı biçimde kulaklara fiziksel ve fizyolojik olarak zarar verir. Bina camlarını bile kıran çok şiddetli, patlayıcı ve darbeli seslerde akustik travmalar ve kulak zarı yırtılmaları olabilir; yıllarca süren kronik gürültü ise işitme kayıplarıyla sonuçlanır. Gürültü zihinsel işlevleri ve psikolojiyi de bozabilir ve bu bozulma düşük şiddetteki seslerle bile oluşabilir. Gürültünün Zararları: Çağdaş yaşamda ulaşım, ticaret, endüstri, teknoloji ve eğlence sektörleri yaşam kalitemizi yükseltmekte, ama sağlığı bozan gürültüleri de beraberinde getirmektedir. Gürültünün insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri 3 başlık altında özetlenebilir: 1. İşitme organına etkileri: Fizik ve fizyolojik bozukluklar için sınır 85 dB’dir. 130-140 dB şiddetindeki gürültüler akustik travma yaratır; kulak ağrısı, kulak zarı yırtılması, çınlama, iç kulak sinirsel tip kalıcı işitme kaybı yapar. 2. Fizyolojik ve tıbbi etkiler: Çarpıntı, kan basıncı yükselmesi, göz kırpma artışı, metabolizma ve hormon dengesi bozulmaları, mide salgısı azalması, ülser, kas gerginliği, damar büzülmesi, baş ağrısı, migren, yorgunluk. Mutlaka yasaklanması gereken gürültü sınırı 150 dB ve üstüdür. Vestibülün etkilenmesi denge bozukluğu, bulantı ve kusma yaratabilir. 3. Zihinsel ve psikolojik bozukluklar: Gürültünün korku, stres, dikkatsizlik, bellek ve algı kusurları, unutkanlık, konsantrasyon bozukluğu, uykusuzluk, yorgunluk, hoşgörü kaybı, agresyon, iritabilite, işgücü ve verim azalması, hata artışı ve kazalara yol açtığı konusunda fikir birliği vardır. Gürültünün, okuduğunu anlama, dil öğrenme, cevap süresi, problem çözme ve matematik beceriler gibi işlevler üzerine olan olumsuz etkileri birçok araştırmanın ortak sonuçlarıdır. 4. İletişim bozuklukları: Havacılıkta ekibin kokpitte birbirleriyle, diğer uçaklarla ve yer merkezleriyle iletişimi gürültü nedeniyle ileri derecede bozulabilir; harici seslerin konuşma veya sinyalleri maskelemesi nedeniyle hiç anlaşamama veya yanlış anlaşmaya bağlı kazalar bile olabilir. VİBRASYON Dinamik sistemlerin yarattığı hızlı, periyodik veya aperiyodik hareketlerin yarattığı titreşimler vibrasyon olarak isimlendirilir. Bu titreşimler, üzerinde veya içinde bulunulan aracın tabanından veya oturma parçalarından vücuda yayılabileceği gibi, kuvvetli ses dalgaları biçiminde hava yoluyla da gelebilir. Havacılıkta vibrasyonun kaynakları, uçak motorundan, hava basınçlı aletlerden ve jeneratörden gelen titreşimlerdir. Vibrasyonun Vücuda Etkileri: 120 dB üstü ve yüksek yoğunluklu sesler dokularda vibrasyon yaratır. 1,5-2 Hz düzeyinde düşük amplitüdlü kaba vibrasyonda bile alet okuma, gösterge izleme, motor aktivite ve kumanda vermede zorluk ve hata artışı görülmüştür. Gözlerde hareketin tersi yönünde telafi edici göz hareketleri oluşmakta; vibrasyon arttıkça bulantı, baş dönmesi, kulak çınlaması, cilt yanması, salya artışı, terleme, baş-boğaz ağrısı ve göğüste basınç-tıkanma hissi ortaya çıkmaktadır. Vibrasyondan Korunma: Gürültü ve vibrasyondan etkilenenler sadece pilotlar ve uçuş ekipleri değildir. Yer ekipleri, havaalanı idari personeli, kule görevlileri, yolcular ve havaalanı yakınlarında ikamet eden insanlar da gürültü ve vibrasyona çeşitli derecede maruz kalabilirler. Vibrasyondan korunma büyük ölçüde teknik bir konudur. Uçak motorlarının sofistikasyonu, vibrasyonu vücuda ileten zemin ve koltuk oturma parçalarının titreşim emici özelliklere sahip olması gerekir. Gamze ATAGÜÇLÜ www.hvtd.org HAYVANLAR ALEMİ 23 KIZIL AKBABA Tanımı Gyps Fulvus (Kızıl Akbaba) Büyük boylu bir akbabadır. Kızıl gövdesi ve kanat örtüleri, siyah kanat ve kuyruk telekleriyle kontrast oluşturur. Başı ve boynu beyaz havla kaplıdır. Kanat altının ortasında açık renk bir şerit bulunabilir. Gencinin kanat altı daha açık renkli, yakası koyu renklidir. Kuyruğu kara akbabadan küttür. Genellikle yüksekte uçar, kanatlarını yukarı kaldırarak dönerek yükselir. Kayalık ve dağlık arazide yaşar, kaya yarlarındaki çıkıntılarda koloniler halinde yuva yapar. Leş başında sırası kara akbabadan sonra gelir. Kurtları öldürmek için atılan zehirli etler nedeniyle sayıları azalmıştır. Toroslar, doğu Karadeniz Dağları ve Doğu Anadolu’da lokal olarak bulunur. Boy 95-105 cm ve kanat açıklığı 240-280 cm’dir. Habitatı Kayalık ve dağlık arazide yaşar, kaya yarlarındaki çıkıntılarda koloniler halinde yuva yapar. Ağaçsız steplerde, dik kayalıklarda ve yüksek dağlarda yaşarlar. Yayılışı Kızıl Akbaba güneybatı paleartik de bulunmaktadır (Glutz, 1971). Voous (1962)’a göre kuzey sınırı, temmuz ayı sıcaklığı 22 ̊ C olan bölgelere kadar uzanır. Etiyopya’nın güneyi, Akdeniz ülkeleri, Avrupa’nın güneyinden Ortadoğu’ya kadar, Altay’ın doğusu, İran, Fas, Cezayir’in kuzeyi ve Tunus’un güneyi, İberik yarımadasının doğusu; Moğolistan’ın kuzeybatısı, Pakistan’nın batısı ve Hindistan’ın kuzeyi (Keşmir)’ ne kadar yayılış gösterir. Beslenme Türün besinini çeşitli hayvanların leşleri oluşturmaktadır. Leşlerin iç organlarını yer, sert kısımlarını dışarı atarlar. Besin listeleri bulundukları bölgede yaşayan hayvanlara göre çeşitlilik gösterebilmektedir. Gyps cinslerinin benzer beslenme ekolojisini paylaştığını yani genellikle toynaklı hayvan ve büyük memelilerin yumuşak dokuları besin olarak tüketirler. Yavrular birinci haftalarında ebeveynlerden gagalarıyla besin alırlar. Bazen bu beslenme davranışı ebeveynin yuva zeminine besinleri kusması ve buradan yavruların besinleri toplaması şeklinde gerçekleşir. Bu şekildeki davranış kuluçkadan çıktıktan 2 hafta olana kadarki evrede meydana gelebilir. 8 haftalık yavrularda beslenme direk ebeveynden gerçekleşir. Ancak bazı özel durumlar söz konusudur. Yani yavru istediği zaman ebeveyni gagalayarak kusmasına neden olması ve buna gırtlaktan gelen seslerin eşlik etmesi durumu örnek verilebilir. Göçü Üreyen Kızıl Akbabalar yerlidir, fakat geniş alanları dolaşabilirler. Üremeyen genç bireyler ise daha çok göçmendir. Emre MERT & Sedat ÜNAL www.trakus.org MERAK KÖŞESİ 24 Uçtuğunuz Uçağın Tipini Bir Bakışta Söyleyebilir misiniz? Emre MERT www.kokpit.aero
Benzer belgeler
Hangar Dergisi - Ege Meslek Yüksekokulu
Türk Hava Yolları Teknik A.ġ‟nin yıllar içinde kazandığı tecrübe ve kabiliyetler, nitelikli ve yetiĢmiĢ iĢgücü,
YILDIRIM ELEKTRONıK ~ TıC. VE SAN. LTD. STı
Uygarlığın yönü, bilim ve teknolojinin hızlı
temposu, ulusları geleceklerini göklerde aramaya
zorlamıştır. Bu doğrultuda Atatürk’ün “Kanatlı bir
gençlik memleketin geleceği bakımından en
büyük güve...
AETPA`nın ÇALIŞMALARI
Yüksekokulu Uçak Teknolojisi Programına, Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığı
tarafından eğitimde kullanılmak üzere verilen askeri ismi U-17 olan iki adet Cessna
185 uçağı Ahmet Eroğlu Eğitim Tesisleri...
MASSdergi SAYI 3 - ODTÜ Havacılık ve Uzay Topluluğu
dolayı Fransa ile gerginleşen ilişkiler Türk yöneticileri yansız bir
pozisyona girmenin uygun olacağını düşündürüyordu. Bunun için
Türk yöneticileri kendilerini tek bir ikmal kaynağına bağlı tutmak...