PDF olarak indir

Transkript

PDF olarak indir
MAR-APR ‘15
10
1
katkıda bulunanlar contributors
Hamit Hamutcu
[email protected]
KURUCU FOUNDER
Bengü Gün
[email protected]
DİREKTÖR DIRECTOR
Mehmet Kahraman
[email protected]
SANATÇI İLİŞKİLERİ ARTIST RELATIONS
Serhat Cacekli
[email protected]
MIXER EDITIONS KOORDİNATÖRÜ MIXER EDITIONS COORDINATOR
Elvin Vural
[email protected]
ETKİNLİKLER SORUMLUSU EVENTS COORDINATOR
Görkem Dikel
[email protected]
İÇERİK YÖNETİCİSİ CONTENT MANAGER
Ayşegül Papila
[email protected]
GALERİ ASİSTANI GALLERY ASSISTANT
Esin Durmaz, Bahar Güneş, Tuygun Oruç
STAJYERLER INTERNS
André Carvalho & Tugba Karatop - CHROMA
www.ch-roma.com | [email protected]
“kendine yakın” reprodüksiyon ve kurulum fotoğrafları
reproduction and installation photos of “close to self”
Seçil Ofset
100. yıl mahallesi massit matbaacılar sitesi
4. cadde no:77 bağcılar, istanbul
BASKI PRINT
Baskı Tarihi, Adedi Printing Date, Amount of Copies
27.03.2015 | 1000 adet 1000 copies
Ko Machiyama
ayutthaya (2014)
kağıt üstüne suluboya ve guaj watercolor and gouache on paper
30 x 30 cm
KAPAK COVER
Merhaba!
Hello!
Her ne kadar İstanbul’da havalar çoğu zaman
tersini gösterse de, Mart benim için baharın
başlangıcı. Aynı zamanda sanat camiasının da
hafif kış uykusundan silkindiği ve izleyicinin
daha aktifleştiği zamanların da habercisi. Biz
tabii Mixer olarak kar kış dinlemedik. Ocak’ta
‘Olasılıklar ve Tercihler’ isimli karma video
seçkisini, Şubat’ta Gülşah Bayraktar’ın ‘kendine
yakın’ sergisini açtık. Aynı zamanda müthiş bir
ArtWriting etkinliği gerçekleştirdik.
For me, March signals the beginning of spring,
despite the fact that weather in İstanbul usually
disagrees with me. Also the art world starts
shaking off the sleepiness of winter months. Not
that winter has slowed us down much here at
Mixer. We have opened a group video selection,
‘Possibilities and Choices’ in January and Gülşah
Bayraktar’s ‘close to self’ in February. We also
completed a fantastic ArtWriting event.
ArtWriting Turkey, 2013’te başlattığımız bir
inisiyatif. Bir galerinin böyle bir girişimde
bulunması çok alışıldık bir durum olmayabilir,
fakat klasik bir galeri olarak işlemeyen Mixer’in
bu inisiyatifi misyonumuz açısından bakınca hiç
de şaşırtıcı değil. Misyonumuzun iki ana teması
var: birincisi genç sanatçılara destek olmak,
ikincisi sanatın ulaşılabilirliğini artırmak ve
daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak. Sanat
eleştirisi genç sanatçıların sanatsal gelişimleri
açısından kritik ama çoğu zaman “iyi eleştiri”
kolaylıkla bulabildikleri bir imkan değil. Benzer
şekilde sanat yazımının hem ana akım medyada
hem de özelleşmiş sanat yayınlarında daha geniş
ve kaliteli şekilde yer alması sanatın yaygınlığı
için çok önemli. O yüzden de inandığımız bu
amaç için kaynak ayırmaya ve efor sarfetmeye
devam ediyoruz. Son çıktımız olan 18 farklı genç
yazar tarafından kaleme alınan eleştiri yazılarını
barındıran kitabımızı internet sitemizden
indirebilirsiniz. Projeye destek olan sanat
eleştirmeni, akademisyen ve küratör dostlarımıza
çok teşekkür ediyoruz.
Sıradaki sergi, açılışı 27 Mart’ta olan “Çizgi”. Çok
yetenekli dört genç sanatçının desenlerinden
oluşan sergi bazen arka planda kalan desen
çalışmalarını dört farklı bakışla sunmayı
hedefliyor. Açılışta görüşmek üzere!
Mixer started its ArtWriting Turkey initiative
in 2013. A gallery undertaking this kind of an
initiative might not be commonplace. But then
again Mixer is not your typical gallery and when
you see it through the lens of our mission, it
all fits in. We have two parts to our mission:
supporting emerging artists and making art
more accessible to a larger audience. Although
art criticism is essential for the development
of young artists, it is luxury they rarely have.
Similarly, wider and higher quality coverage of art
both at mainstream media as well as specialized
art publications is critical for spreading the word
to a larger audience. We will therefore continue
spending resources and effort at this initiative we
firmly believe in. The latest output of ArtWriting
Turkey is a book made up of 18 articles by various
young art writers. You can download the entire
book at our website. Our sincere thanks go to our
art critic, academician and curator friends who
supported the project.
Our next exhibition is “Line”, which will be
opening on March 27th. Four very talented
young artists will be exhibiting drawings which
will be a great opportunity to see four different
perspectives on this sometimes neglected area in
art. Hope to see you all at the opening!
Wishing you a great spring,
Güzel bir bahar dileğiyle,
Hamit Hamutcu
Mixer
Tomtom mah. Boğazkesen cad. no:45/A Bodrum kat, 34433 Beyoğlu, İstanbul
2
0212 243 54 43 | www.mixerarts.com | [email protected]
3
Sanatsal Sanat Ürünleri ve ORG. TİC. LTD. ŞTİ | Tomtom mah. Boğazkesen cad. No:45/A Bodrum Kat, Beyoğlu, İstanbul, 34433
sergi / exhibition
kendine yakın
close to self
Gülşah Bayraktar
06.02.2015 - 22.03.2015
kar (2014)
mdf üzerine akrilik
acrylic on mdf
9,5 x 10 cm
ruh ikizi (2015)-detay detail
mdf üzerine akrilik
acrylic on mdf
10 x 10 cm
4
İçinde bulunduğumuz fotoğraflar o anlara
dair mutlu izler taşısın isteriz. Dönüp
bir daha baktığımızda fotoğrafın bizde
yarattığı algıyı anılarımızla birleştirir ve
öyle hatırlarız. Bu mutlu anlarımızda
yalnız değilizdir; bir şeyle veya biriyle
fotoğraf çekilmeye ihtiyaç duyarız. Neden
birine veya o şeye –bu basit bir nesne
olabileceği gibi bir anıt veya organik bir
yapı da olabilir– ihtiyaç duyuyoruz peki?
Kimliğimizin inşasına katkıda bulunduğu
için mi, mizacımızı görsel olarak
netleştirdiği için mi, yoksa tüm bunlarla
birlikte aynı zamanda duygumuza ortaklık
ettiği için mi?
We want our photographs to carry happy
marks from particular moments. Looking
back at a photograph, we remember
as we combine our memories with the
feeling that the photo gives us. We don’t
stand alone in those happy moments; we
want someone or something next to us to
appear in that photo. Then, why there is a
need for someone or something –it could
be a simple thing as well as a monument
or an organic structure–? Is it because
they contribute to our construction of
identity, or because they visually set off
our character? Or with all of these, is it
because they also ally with our emotions?
5
sergi / exhibition
sağ right
her şeyim (2013)
mdf üzerine akrilik
acrylic on mdf
8 x 9 cm
sol left
sıkı dostlar (2014)
mdf üzerine akrilik
acrylic on mdf
10 x 10 cm
Gülşah Bayraktar’ın son dönem resim
çalışmalarını içeren ‘kendine yakın’ sergisi,
izleyiciyi bireyin kimlik inşasına dair bir
bellek okumasına davet ediyor. Bayraktar,
rastlantı eseri bulduğu fotoğraflardan
referanslarla oluşturduğu kurguları
kendine özgü üslubuyla, minyatür dünyalar
yaratarak görselleştiriyor. Küçük mdf
yüzeyler üzerine titizlikle işlediği işler,
sergilendikleri mekanla orantısal bir
tezat yaratarak, mekanın farklı bir şekilde
deneyimlenmesine de olanak tanıyor.
8
Gülşah Bayraktar’s exhibition ‘close to self’
including her recent paintings, invites the
audience to a reading of memory through
the individual’s construction of identity.
With her unique style, Bayraktar visualizes
photo images found by coincidence and
fictionalizes them. Her works meticulously
made on tiny mdf surfaces also allow the
viewers to experience the exhibition space
in a different way through a contradiction
on proportions.
1979 doğumlu Gülşah Bayraktar, 2001
yılında İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel
Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde
lisans eğitimini tamamladı. 2005 yılında
Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar
Enstitüsü Resim Bölümü’nde yüksek
lisans eğitimini tamamlayan sanatçı, halen
Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar
Enstitüsü Resim Bölümü’nde doktorasına
devam ediyor.
Gülşah Bayraktar’ın kişisel sergisi ‘kendine
yakın’ 06 Şubat 2015 – 22 Mart 2015
tarihleri arasında Pazartesi hariç her gün
görülebilir.
Gülşah Bayraktar was born in 1979 and
she completed her undergraduate degree
in 2001 at Izmir Dokuz Eylül University,
Faculty of Fine Arts, Painting. In 2005,
she completed her masters at Marmara
University, Fine Arts Institute, Painting.
She continues her PhD at Hacettepe
University, Fine Arts Institute, Painting.
Gülşah Bayraktar’s solo exhibition ‘close
to self’ can be seen at Mixer between
February 6th – March 22th, open daily
except for Mondays.
9
sergi / exhibition
çizgi
line
Eylül Ceren Ersöz, Güneş Bulut Yılmaz,
Kaan Bağcı, Melike Kılıç
kaan bağcı
isimsiz untitled (2014)
ahşap üzerine kalem pencil on wood panel
40 x 108 cm
27.03.2015 - 26.04.2015
Uygarlık tarihinin en önemli buluşlarından
biridir çizgi. Yazılı iletişimin ve sanatsal
ifadenin temel yapıtaşıdır. Çizildiği yüzeyin
karakteriyle bir ritim kazanır, farklı
söylemlerde bulunur, farklı algılar yaratır.
Bir düzlem üzerindeki hareket eylemi
olarak görebileceğimiz çizgi, çizen kişinin
yüzeyle kurduğu ilişkiyle şekillenir,
sınırları belirlenir ve bir forma evrilir. Bu
bağlamda, çizginin gücü tarihsel süreç
içerisinde hem kültürel ortama hem de
çizen kişiye bağlı olarak görsel bir hafızaya
dönüşür.
10
Line is one of the most important
inventions of the history of civilization.
It is the main constituent of written
communication and artistic expression. It
gains a rhythm with the movements on the
surface, makes different statements, and
creates different perceptions.
Line, which can be seen as an action on a
platform, is shaped with the relationship
a draftsman builds with the surface. Its
boundaries are therefore determined
and it eventually evolves into a form.
In this context, power of the line turns
into a visual memory within historical
process, depending on both the cultural
environment and the person who draws it.
11
sergi / exhibition
sol left
eylül ceren ersöz
raoul wallenberg (2015)
mdf üzerine kurşun kalem graphite on mdf
10 cm
Mixer’in sadece desen çalışmalarına yer
verdiği bu sergide yer alan sanatçılardan
Melike Kılıç’ın kağıt yüzeylere yaptığı
mekan ve insan figürleri, izleyiciye şiirsel
öyküler anlatıyor. Eylül Ceren Ersöz’ün
ahşap yüzeylere çizdiği portreler siyasal
anlamda kırılmaların yaşandığı tarihsel
dönemlere tanıklık ediyor. Kaan Bağcı’nın
geometrik çizgilerle birleştirdiği hayvan
figürleri yüzeyde değişim göstererek farklı
birer metafora dönüşüyor. Güneş Bulut
Yılmaz ise portre algımıza yeni bir bakış
açısı katıyor. Teknik ve içerik bakımından
birbirinden son derece farklı olan ve desen
işleriyle bir araya gelen bu dört sanatçı,
Mixer’in sergi alanında çizginin dilini ve
yüzeylerdeki değişimin birlikteliğini ortaya
koyuyor.
“Çizgi” 27 Mart 2015 – 26 Nisan 2015
tarihleri arasında Pazartesi hariç her gün
Mixer’de görülebilir.
12
In this exhibition where only drawings are
included, Melike Kılıç’s space and people
figures drawn on paper tell the audience
poetic stories. The portraits Eylül Ceren
Ersöz draws on wooden surfaces witness
historical periods when political turmoils
happened. Kaan Bağcı’s animal figures
combined with geometrical lines transform
into different metaphors by changing on
the surface. Güneş Bulut Yılmaz, on the
other hand, gives us a different perspective
on our perception of portraits. These four
artists who all have different techniques
and contents, come together at Mixer’s Exhibition Space with their drawings, expose
the union of the changes on surface and
the language of the line.
“Line” can be seen at Mixer between
March 27th - April 26th 2015, everyday
except Mondays.
13
açık depo / open space
Murat
Han
Er
1981’de Erzurum’da doğan Murat Han Er,
lisansını Atatürk Üniversitesi GSF Grafik
Tasarım Bölümü’nde, yüksek lisansını ise
aynı üniversitede Fotoğraf Bölümü’nde
tamamladı. Şu anda Mimar Sinan GSÜ
Fotoğraf Bölümü’nde Sanatta Yeterlilik
Programı’na devam etmekte olup, sanatsal
üretimini İstanbul’da sürdürüyor.
Sargılı ifadelerin çeşitli şekillerde
gösterilerek insan figürlerinin tasvir
edildiği, biçimin ve içeriğin birbirlerine
bağımlılaştığı bir dizi fotoğraf olan
“İçsel Yara” serisi, yarabandının figürler
üzerinde kurgulanarak fotografik
görüntünün elde edildiği ve yine yara bandı
kullanılarak cyanotype baskı tekniğinin
uygulanabileceği sade fakat detayda
karmaşık bir arka plan ile oluşturulan,
izleyiciyi yara bandının arkasındaki figürün
uzak, yalnız, sancılı ve farklı dünyasına
götüren bir seridir.
14
Born in Erzurum in 1981, Murat Han Er
completed his undergraduate studies
at Atatürk University FAF-Department
of Graphic Design, and his MFA at the
same university in the Department of
Photography. Recently he doctorates
at Mimar Sinan FAU-Photography
Department, lives and produces in
İstanbul.
Being a description of human figures by
demonstrating them in various manners
and getting the form and context
dependent to each other, the series of
“Inner Wound” is a series that takes
the audience far away to the lonesome,
painful and the diverse world of the figure
behind the plaster, constructed through a
background simple but complex in detail
which is convenient for usage of cyanotype
printing technique by achieving the
photographic presentation constructing the
plaster on figures.
sol left
içsel yara inner wound (2013)
yara bandı üzerine cyanotype alternatif fotoğraf baskısı
cyanotype alternative photographic printing on plaster
106 x 90 cm
edisyon edition 1/1
15.500 tl*
yukarı above
dönüşüm 8 reanimation 8 (2011)
ahşap üzerine cyanotype alternatif fotoğraf baskısı
cyanotype alternative photographic printing on wood
50 x 50 cm
edisyon edition 1/1
5.000 tl*
*belirtilen fiyatlara kdv dahil değildir
prices listed above don’t include tax
15
açık depo / open space
Anıl
Aydın
1986 İstanbul doğumlu olan Anıl Aydın,
2013 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi
Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü’nden
mezun oldu.
Anıl Aydın was born in 1986 in İstanbul,
graduated from Istanbul Technical
University Department of Textile and
Fashion Design in 2013.
Anıl Aydın’ın çalışmaları günlük
hayatımızda her daim şahit olduğumuz
durdurulamayan hareket etrafında
gelişiyor. İşlerinde Soyut Dışavurumculuk
akımından, ve aynı zamanda Formalizm ve
Indeterminacy disiplinlerinden etkileniyor.
Eylem resminin etkisinde gelişen işleri,
çesitli yöntemler ve malzemelerle
resim, doku & baskı tasarımı, fotoğraf ve
video arasındaki sınırları yıkıp, hareket
kabiliyetinin sürekliliği ile geçmişte
yaratılmış bir eserin deforme edilerek
yeniden formalize edilebilirliğinin
örneklerini sunuyor. Anıl Aydın, bütün
eylemlerimizin içsel bir hareket tarafından
yönlendirildiğine inanıyor ve bu hareketin
varoluşumuza ve dışavurduğumuz
kimliğimize olan yıkıcı ve manipülatif
etkisini araştırıyor.
Anıl Aydın’s work develops around the
unstoppable movement, the constant
change and motion we witness in everyday
life, by interpreting the conflict of what
this movement creates in her inner self.
Her practice stands close to Abstract
Expressionism, while being influenced
by Formalism and Indeterminacy. She
suggests a new perspective of an existing
work while the motion continues in itself,
and experiments with various methods and
materials to document the evolvement, by
intertwining the borders between painting,
texture & print design, photography, and
video art.
16
sol right
cohesion (2014)
kağıt üzerine akrilik
acrylic on paper
21,59 x 27,94 cm
600 tl*
yukarı above
cohesion (2014)
kağıt üzerine akrilik
acrylic on paper
21,59 x 27,94 cm
600 tl*
*belirtilen fiyatlara kdv dahil değildir
prices listed above don’t include tax
17
mixer editions
Nazlı
Erdemirel
Deliliğin uyanık halde yüzeye çıkardığı
tüm şeyler, kişisel incinirlik, gerçeklikle
bağlantının kopuşu. Nazlı Erdemirel
psikozun bilinçaltı ve rüyalar üzerindeki
bitimsizliğini fotoğrafın dışavurum
olanağıyla yeniden boyutlandırıyor.
18
All things that the insanity uncovers
when awake, individual vulnerability,
losing touch with reality. Nazlı Erdemirel
redimensions the infiniteness of psychosis
on subconscious and dreams through
photography manifestation.
Rüya ve yaratıcılığı, gerçeğin paralel
katmanlarında bir araya getirdiği
çalışmalarında bilinçaltının deneysel
özgürlüğünü ifade ediyor. Her birini,
kapakları tarafımızdan sıkıca kapatılmış
birer kuyu olarak gördüğü hastane
ve bakımevlerini toplumu oluşturan
bizler tarafından kaçmak ve yüzleşmek
istemediğimiz gerçeğiyle farklı bir açıdan
buluşturuyor.
She represents the experimental freedom
of the subconscious in her works, which
combine dreams and creativity on the
parallel layers of reality. She introduces us
to the fact that we, members of the society,
want to ignore but not to face the reality of
hospitals and nursing homes each of which
is regarded as doors tightly closed by us,
from a different point of view.
sol left
psikozun rüyası 6 psychotic’s dream 6
diasek baskı diasec print
50 x 75 cm, edisyon edition of 5
1.300 tl*
yukarı above
psikozun rüyası 2 psychotic’s dream 2
fine art kağıt üzerine baskı giclee print on fine art paper
33 x 50 cm, edisyon edition of 20
500 tl*
*belirtilen fiyatlara kdv dahil değildir
prices listed above don’t include tax
19
mixer editions
Vladimir
Dubko
Renkli ve detaylı grafik işleriyle tanınan Vladimir
Dubko, dijital mükemmeliyetçiliği ve geleneksel
zanaatı bir araya getiriyor. Multidisipliner
yaklaşımı İtalya, Rusya, Hong Kong ve Çin’de
yaptığı çalışmalarla gelişen sanatçı işlerini
hazırlarken çeşitli baskı tekniklerinin yanı sıra
tahta oymacılığı ve interaktif yerleştirmeleri de
kullanıyor.
1982 doğumlu sanatçının işleri düzenli olarak
yayınlanan grafik tasarım dergilerinin yanı
sıra Lürzer’s Archive 200 Best Illustrators
ve Taschen’in Contemporary Graphic Design
(Çağdaş Grafik Tasarım) gibi sanat yapıtlarında
da yer aldı.
Best known for his colorful and intricate graphic
works, Vladimir Dubko’s meticulously detailed
technique fuses digital precision with traditional
craft in witty and elegant executions. His
multidisciplinary approach has greatly benefited
from international practice in Italy, Russia, Hong
Kong and China. While continuing to evolve his
marquee graphic style, he extends his skills to
experiments with printing techniques, carved
wooden pieces and interactive installations.
Born in 1982, the artist’s works have been
regularly published in review books and
magazines on graphic design and art, including
highly acclaimed editions of Lürzer’s Archive 200
Best Illustrators and Taschen’s Contemporary
Graphic Design.
sol left
kertenkeler, ağaçkakan ve ışık direkleri
lizard, woodpecker and light poles
yukarı above
ahh
fine art kağıt üzerine baskı giclee print on fine art paper
fine art kağıt üzerine baskı giclee print on fine art paper
42 x 59,4 cm, edisyon edition of 20, -500 tl
59,4 x 84,1 cm, edisyon edition of 10, -750 tl
84,1 x 118,9 cm, edisyon edition of 5
1.500 tl*
20
*belirtilen fiyatlara kdv dahil değildir
prices listed above don’t include tax
25 x 25 cm, edisyon edition of 100, -100 tl
35 x 35 cm, edisyon edition of 50, -200 tl
50 x 50 cm, edisyon edition of 20
500 tl*
21
röportaj / interview
Sırma
Doruk
Mehmet Kahraman
Sırma Doruk
şerh expo (2015)
döngüsel loop
M.K: Öncelikle kendinden biraz bahseder
misin?
M.K: First of all, can you tell us a bit
about yourself?
S.D: Eğitimimi video üzerine aldım.
Ürettiğim işlerde, genelde, tecrübe ettiğim
düşünsel rahatsızlıklardan yola çıkıyorum.
Bunları, dışarıdan maruz kaldığım
ses ve görüntülerin içsel oluşumunu
görselleştirirken dijital müdahaleler
ekleyerek var ediyorum. Bazen günlük hayatımızın içinde yer alan sıradan
görüntülerin bozumu ile izleyicide bir kafa
karışıklığı yaratıyor, bazen de bağlamsal
çizgiyi ters yüz edip izleyiciyi öznel
gerçekliğinden kopararak kendi dünyam ile
baş başa bırakıyorum.
S.D: I got my education on video arts. I
usually base my work on disturbances
that I experience related to thoughts. I
generate these by adding digital interventions while I am visualizing the sounds
and images, which I have been exposed
to in a daily basis. Sometimes the corruption of the images in our daily lives can
lead to a confusion in the audience. Then
I leave them alone with my own world by
snatching them from subjective reality and
reversing the contextual line.
M.K: Video sanatının farklı tekniklerini kullanarak oluşturduğun
yerleştirmelerde gösterilen alanın
kendisi ile ilişkisine dair ne diyebilirsin?
S.D: Video yerleştirmelerinin bulunduğu
mekan ile anlamını tamamladığını
düşünüyorum. Eğer işi, gösterilecek olduğu
mekana uygun bulmuyorsam, uyarlamayı
tercih ederim. Veya sıfırdan bir iş üretiyorsam, mekan ile ilişkilendirerek yapım
sürecine girerim.
22
M.K: What can you tell us about the
relationship between your installations
where you use different techniques and
the space?
S.D: I think that the meaning of my video
works are completed with the space they
are installed in. If I do not think that the
video work suits the space, I prefer to
adapt it. Or if I am producing a work from
scratch, I get into the production process
by relating the space to it.
23
M.K: Çalışmalarına baktığımda dijital imajlar, gerçek imajlarla aynı düzlemde bir
araya gelerek tamamlanıyor. Bunu tercih
etmendeki etken nedir?
M.K: When we look at your works, we
see that digital and real images complete
each other on the same platform. Why do
you prefer to do so?
S.D: Dijital ile organiğin iç içe geçtiği bir
dönemde yaşıyoruz. Bu ikisinin karşılıklı
beslendiği birçok nokta var. Her birinin
kendine has olanakları ve sınırları var,
birinin meseleyi tek başına anlatamadığı
noktada diğerine gidiyorum. Yani fikir
hangi teknikleri gerektiriyorsa, onları
birleştirmekten çekinmiyorum.
S.D: We live in an era that digital and
organic intertwine. There are so many
points that these two concepts feed from
each other. Both of them have unique possibilities and boundaries. When one is not
capable of telling the situation on its own, I
go to the other one. In other words, I do not
hold myself back when I need to combine
techniques that I need to use for those
thoughts that require them.
M.K: Üretim sürecine dair neler söyleyebilirsin?
S.D: Üretim süreci not defterimde başlıyor.
Güncel konularımdan aldığım anahtar kelimeleri yazıyorum ve bir süre o kelimelere
bakıyorum. Bazen günler bazen haftalar
sürebiliyor. Aynı anda başka sayfalarda
paralel meseleler ilerliyor. Zihnimde yer
eden özü çıkarılmış bu meseleler yatarken,
sokakta, film izlerken, yemek yaparken,
yani günlük hayatımın her hangi bir aksiyonunda düşünsel bir projeye dönüşüyor ve
sonrasında onu var etme süreci başlıyor.
M.K: Mixer’de yer aldığın son sergi
“Olasılıklar ve Tercihler” için üretmiş
olduğun 8 kanallı video yerleştirmen
de gözün görme biçimlerine dair bir
yerleştirme olarak karşımıza çıktı. Bu
durumun kendisi ile ilgili neler söyleyebilirsin?
S.D: Görme eyleminin algılamaya yetmeyişi
ile yüzleşme sürecinden yola çıkıyor. Zihnimizin gördüğümüz şeyi anında algılama
çabasından faydalandım. Birtakım organik
nesnelerin en alışıldık halini bozarak
izleyiciyi bir reddediliş tecrübesine davet
ettim.
M.K: What can you tell us about your production process?
S.D: It all starts on my notebook. I write
down the keywords that I gather from
current subjects and I stare at them for
a while. It can take days, even weeks
sometimes. In the mean time, parallel
matters are ta-king place on other pages.
These matters without an essence that
leave a mark in my mind turn into a project
of thought while I am laying down on the
street, watching a movie, cooking. And
then the process of generating it begins.
M.K: Your latest video installation was an
eight channeled one that confronted us
with a form of the eye’s seeing process
which was at Mixer’s exhibition “Possibilities and Choices”. What can you tell us
about it?
S.D: It starts off with insufficiency of the
eye’s ability to perceive. I took advantage
of the effort that our minds put to perceive
things instantly when they see them. I invited the audience to a refusal experience
by corrupting certain usual organic objects.
M.K: En sevdiğin video sanatçısını ya
da video sanatı çalışmasını söyleyebilir
misin?
S.D: En sevdiğim bir isim söyleyemem,
ancak Hito Steyerl çok beğendiklerimden
yalnızca biri. Onun dışında genel olarak
Güney Kore’de gelişen video sanatını severek takip ediyorum.
M.K: Genç bir sanatçı olarak çalıştığın
kurumlardan beklentilerin nelerdir?
S.D: Beni iyi temsil etmeleri, görünür
kılmaları ve taahhütlerini yerine getirmeleri.
M.K: Son olarak yakın zamanda
planladığın başka projeler var mı?
S.D: Bir duo sergi planım var. Onun dışında
yoğun bir üretim sürecinde olacağım.
24
M.K: Who is your favorite video artist or
video work so far?
S.D: I cannot name a favorite, but I really
like Hito Steyerl. Aside from that, I truly
enjoy following the video art at South Korea which has been improving a lot.
M.K: As a young artist, what are your
expectations from an institution that you
work with? Also, any upcoming projects
from you that we should keep our eyes
on?
S.D: I would like them to represent me
well, help me with my visuality and commitment.
Projectwise, I have a duo exhibition coming
up. Other than that, I will be getting into a
very intense production process.
25
ArtWriting Turkey 2015
Turkey
“Çağdaş Sanat Eleştirilebilir mi? 4 Sergi, 18 Deneme”
Kasım 2013’te başlattığımız sanat yazımı projesi ArtWriting Turkey’nin 05 Şubat 2015
itibariyle ilk kitabı okurlarla buluştu. Bu kitapta yer alan 18 farklı denemeye
www.mixerarts.com sitesindeki “Dergi” kısmından ulaşabilir, Mixer’in www.issuu.com’daki
hesabından kitabın online versiyonunu indirebilir, basılı halini ise Mixer’den alabilirsiniz.
Keyifli okumalar.
“Bu rahatsız edici video, zaten doğuştan rahat olan mizacımıza gönderme yapıyor; tıpkı
uyuyan bir milletin kulağına bağırmak, haykırmak gibi.”
“Seslerin Tiyatrosu”, Melis Bora,
İstanbul Modern Sanat Müzesi’ndeki Çok Sesli sergisi üzerine.
“Sanatın ancak insanla var olabildiğini bizlere açıkça gösteren, izleyicisiyle var olan yapıtlar,
sadece aktarmak istedikleri konuları etkili yollarla ifade etmekle kalmıyor, sanatın etki
gücünü de bizlere bir kez daha göstermiş oluyor.”
ArtWriting Turkey kitap
lansmanından kareler
“Göçebe Bakış: Bir Tatlı Önyargı Yıkmaya Geldik Güneydoğu Asya’dan”, Hilal Güler,
ARTER’deki Göçebe Bakış sergisi üzerine.
“The Built Environment; kendi var ettiğimiz şekliyle çevrenin, yaşamsal faaliyetlerimiz
üzerindeki etkisini karşılayan bir kavram olarak, esasında duvara fırlattığımız topun fizik
kurallarına uygun olarak bize geri dönüşünün hikayesini anlatıyor.”
“İnsan İyi De Çevresi Mi Kötü?”, Esra Beşiroğlu,
Mixer’deki The Built Environment sergisi üzerine.
“İstilanın kaçınılmaz sonuçları olarak ortaya çıkan, doğanın şehirli koloniler tarafından ele
geçirilmesi, altyapı sorunları, hatta bölgedeki yerel halkın yaşam alanına tecavüz, konuyu
daha geniş çapta tartışmaya elverişli kılıyor.”
“İstilanın Düşündürdükleri”, Ceren Acun,
SALT Beyoğlu’ndaki Yazlık: Şehirlinin Kolonisi sergisi üzerine.
26
27
kendine yakın
close to self
06.02.2015
28
29
yok-yer
non-place
19.12.2014
boğazkesen cad.
no: 45 bodrum kat
tophane beyoğlu istanbul
+90 212 243 54 43
32
|
www.mixerarts.com
|
[email protected]

Benzer belgeler

PDF olarak indir

PDF olarak indir Gülşah Bayraktarın’ın son dönem resim çalışmalarını içeren ‘kendine yakın’ sergisi, izleyiciyi bireyin kimlik inşasına dair bir bellek okumasına davet ediyor. Bayraktar, rastlantı eseri bulduğu fot...

Detaylı

PDF olarak indir

PDF olarak indir The Young Photographer Awards which was conducted in order to support the students of photography and visual arts had met its owners. An exhibition of this competition which was being conducted sin...

Detaylı

PDF olarak indir

PDF olarak indir Mixer started its ArtWriting Turkey initiative in 2013. A gallery undertaking this kind of an initiative might not be commonplace. But then again Mixer is not your typical gallery and when you see ...

Detaylı

june-october

june-october There are tons of activities before that as well. We had a busy dual opening of our open space selection called Grid and the first output of Kursat Bayhan’s long-term project about the third bridge...

Detaylı

PDF olarak indir

PDF olarak indir of young artists, it is luxury they rarely have. Similarly, wider and higher quality coverage of art both at mainstream media as well as specialized art publications is critical for spreading the w...

Detaylı

amber`15 Broşür-Poster

amber`15 Broşür-Poster tarihleri arasında Pazartesi hariç her gün Mixer’de görülebilir.

Detaylı