PDF olarak indir
Transkript
MAR-APR ‘15 10 1 katkıda bulunanlar contributors Hamit Hamutcu [email protected] KURUCU FOUNDER Bengü Gün [email protected] DİREKTÖR DIRECTOR Mehmet Kahraman [email protected] SANATÇI İLİŞKİLERİ ARTIST RELATIONS Serhat Cacekli [email protected] MIXER EDITIONS KOORDİNATÖRÜ MIXER EDITIONS COORDINATOR Elvin Vural [email protected] ETKİNLİKLER SORUMLUSU EVENTS COORDINATOR Görkem Dikel [email protected] İÇERİK YÖNETİCİSİ CONTENT MANAGER Ayşegül Papila [email protected] GALERİ ASİSTANI GALLERY ASSISTANT Esin Durmaz, Bahar Güneş, Tuygun Oruç STAJYERLER INTERNS André Carvalho & Tugba Karatop - CHROMA www.ch-roma.com | [email protected] “kendine yakın” reprodüksiyon ve kurulum fotoğrafları reproduction and installation photos of “close to self” Seçil Ofset 100. yıl mahallesi massit matbaacılar sitesi 4. cadde no:77 bağcılar, istanbul BASKI PRINT Baskı Tarihi, Adedi Printing Date, Amount of Copies 27.03.2015 | 1000 adet 1000 copies Ko Machiyama ayutthaya (2014) kağıt üstüne suluboya ve guaj watercolor and gouache on paper 30 x 30 cm KAPAK COVER Merhaba! Hello! Her ne kadar İstanbul’da havalar çoğu zaman tersini gösterse de, Mart benim için baharın başlangıcı. Aynı zamanda sanat camiasının da hafif kış uykusundan silkindiği ve izleyicinin daha aktifleştiği zamanların da habercisi. Biz tabii Mixer olarak kar kış dinlemedik. Ocak’ta ‘Olasılıklar ve Tercihler’ isimli karma video seçkisini, Şubat’ta Gülşah Bayraktar’ın ‘kendine yakın’ sergisini açtık. Aynı zamanda müthiş bir ArtWriting etkinliği gerçekleştirdik. For me, March signals the beginning of spring, despite the fact that weather in İstanbul usually disagrees with me. Also the art world starts shaking off the sleepiness of winter months. Not that winter has slowed us down much here at Mixer. We have opened a group video selection, ‘Possibilities and Choices’ in January and Gülşah Bayraktar’s ‘close to self’ in February. We also completed a fantastic ArtWriting event. ArtWriting Turkey, 2013’te başlattığımız bir inisiyatif. Bir galerinin böyle bir girişimde bulunması çok alışıldık bir durum olmayabilir, fakat klasik bir galeri olarak işlemeyen Mixer’in bu inisiyatifi misyonumuz açısından bakınca hiç de şaşırtıcı değil. Misyonumuzun iki ana teması var: birincisi genç sanatçılara destek olmak, ikincisi sanatın ulaşılabilirliğini artırmak ve daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak. Sanat eleştirisi genç sanatçıların sanatsal gelişimleri açısından kritik ama çoğu zaman “iyi eleştiri” kolaylıkla bulabildikleri bir imkan değil. Benzer şekilde sanat yazımının hem ana akım medyada hem de özelleşmiş sanat yayınlarında daha geniş ve kaliteli şekilde yer alması sanatın yaygınlığı için çok önemli. O yüzden de inandığımız bu amaç için kaynak ayırmaya ve efor sarfetmeye devam ediyoruz. Son çıktımız olan 18 farklı genç yazar tarafından kaleme alınan eleştiri yazılarını barındıran kitabımızı internet sitemizden indirebilirsiniz. Projeye destek olan sanat eleştirmeni, akademisyen ve küratör dostlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Sıradaki sergi, açılışı 27 Mart’ta olan “Çizgi”. Çok yetenekli dört genç sanatçının desenlerinden oluşan sergi bazen arka planda kalan desen çalışmalarını dört farklı bakışla sunmayı hedefliyor. Açılışta görüşmek üzere! Mixer started its ArtWriting Turkey initiative in 2013. A gallery undertaking this kind of an initiative might not be commonplace. But then again Mixer is not your typical gallery and when you see it through the lens of our mission, it all fits in. We have two parts to our mission: supporting emerging artists and making art more accessible to a larger audience. Although art criticism is essential for the development of young artists, it is luxury they rarely have. Similarly, wider and higher quality coverage of art both at mainstream media as well as specialized art publications is critical for spreading the word to a larger audience. We will therefore continue spending resources and effort at this initiative we firmly believe in. The latest output of ArtWriting Turkey is a book made up of 18 articles by various young art writers. You can download the entire book at our website. Our sincere thanks go to our art critic, academician and curator friends who supported the project. Our next exhibition is “Line”, which will be opening on March 27th. Four very talented young artists will be exhibiting drawings which will be a great opportunity to see four different perspectives on this sometimes neglected area in art. Hope to see you all at the opening! Wishing you a great spring, Güzel bir bahar dileğiyle, Hamit Hamutcu Mixer Tomtom mah. Boğazkesen cad. no:45/A Bodrum kat, 34433 Beyoğlu, İstanbul 2 0212 243 54 43 | www.mixerarts.com | [email protected] 3 Sanatsal Sanat Ürünleri ve ORG. TİC. LTD. ŞTİ | Tomtom mah. Boğazkesen cad. No:45/A Bodrum Kat, Beyoğlu, İstanbul, 34433 sergi / exhibition kendine yakın close to self Gülşah Bayraktar 06.02.2015 - 22.03.2015 kar (2014) mdf üzerine akrilik acrylic on mdf 9,5 x 10 cm ruh ikizi (2015)-detay detail mdf üzerine akrilik acrylic on mdf 10 x 10 cm 4 İçinde bulunduğumuz fotoğraflar o anlara dair mutlu izler taşısın isteriz. Dönüp bir daha baktığımızda fotoğrafın bizde yarattığı algıyı anılarımızla birleştirir ve öyle hatırlarız. Bu mutlu anlarımızda yalnız değilizdir; bir şeyle veya biriyle fotoğraf çekilmeye ihtiyaç duyarız. Neden birine veya o şeye –bu basit bir nesne olabileceği gibi bir anıt veya organik bir yapı da olabilir– ihtiyaç duyuyoruz peki? Kimliğimizin inşasına katkıda bulunduğu için mi, mizacımızı görsel olarak netleştirdiği için mi, yoksa tüm bunlarla birlikte aynı zamanda duygumuza ortaklık ettiği için mi? We want our photographs to carry happy marks from particular moments. Looking back at a photograph, we remember as we combine our memories with the feeling that the photo gives us. We don’t stand alone in those happy moments; we want someone or something next to us to appear in that photo. Then, why there is a need for someone or something –it could be a simple thing as well as a monument or an organic structure–? Is it because they contribute to our construction of identity, or because they visually set off our character? Or with all of these, is it because they also ally with our emotions? 5 sergi / exhibition sağ right her şeyim (2013) mdf üzerine akrilik acrylic on mdf 8 x 9 cm sol left sıkı dostlar (2014) mdf üzerine akrilik acrylic on mdf 10 x 10 cm Gülşah Bayraktar’ın son dönem resim çalışmalarını içeren ‘kendine yakın’ sergisi, izleyiciyi bireyin kimlik inşasına dair bir bellek okumasına davet ediyor. Bayraktar, rastlantı eseri bulduğu fotoğraflardan referanslarla oluşturduğu kurguları kendine özgü üslubuyla, minyatür dünyalar yaratarak görselleştiriyor. Küçük mdf yüzeyler üzerine titizlikle işlediği işler, sergilendikleri mekanla orantısal bir tezat yaratarak, mekanın farklı bir şekilde deneyimlenmesine de olanak tanıyor. 8 Gülşah Bayraktar’s exhibition ‘close to self’ including her recent paintings, invites the audience to a reading of memory through the individual’s construction of identity. With her unique style, Bayraktar visualizes photo images found by coincidence and fictionalizes them. Her works meticulously made on tiny mdf surfaces also allow the viewers to experience the exhibition space in a different way through a contradiction on proportions. 1979 doğumlu Gülşah Bayraktar, 2001 yılında İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. 2005 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini tamamlayan sanatçı, halen Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Bölümü’nde doktorasına devam ediyor. Gülşah Bayraktar’ın kişisel sergisi ‘kendine yakın’ 06 Şubat 2015 – 22 Mart 2015 tarihleri arasında Pazartesi hariç her gün görülebilir. Gülşah Bayraktar was born in 1979 and she completed her undergraduate degree in 2001 at Izmir Dokuz Eylül University, Faculty of Fine Arts, Painting. In 2005, she completed her masters at Marmara University, Fine Arts Institute, Painting. She continues her PhD at Hacettepe University, Fine Arts Institute, Painting. Gülşah Bayraktar’s solo exhibition ‘close to self’ can be seen at Mixer between February 6th – March 22th, open daily except for Mondays. 9 sergi / exhibition çizgi line Eylül Ceren Ersöz, Güneş Bulut Yılmaz, Kaan Bağcı, Melike Kılıç kaan bağcı isimsiz untitled (2014) ahşap üzerine kalem pencil on wood panel 40 x 108 cm 27.03.2015 - 26.04.2015 Uygarlık tarihinin en önemli buluşlarından biridir çizgi. Yazılı iletişimin ve sanatsal ifadenin temel yapıtaşıdır. Çizildiği yüzeyin karakteriyle bir ritim kazanır, farklı söylemlerde bulunur, farklı algılar yaratır. Bir düzlem üzerindeki hareket eylemi olarak görebileceğimiz çizgi, çizen kişinin yüzeyle kurduğu ilişkiyle şekillenir, sınırları belirlenir ve bir forma evrilir. Bu bağlamda, çizginin gücü tarihsel süreç içerisinde hem kültürel ortama hem de çizen kişiye bağlı olarak görsel bir hafızaya dönüşür. 10 Line is one of the most important inventions of the history of civilization. It is the main constituent of written communication and artistic expression. It gains a rhythm with the movements on the surface, makes different statements, and creates different perceptions. Line, which can be seen as an action on a platform, is shaped with the relationship a draftsman builds with the surface. Its boundaries are therefore determined and it eventually evolves into a form. In this context, power of the line turns into a visual memory within historical process, depending on both the cultural environment and the person who draws it. 11 sergi / exhibition sol left eylül ceren ersöz raoul wallenberg (2015) mdf üzerine kurşun kalem graphite on mdf 10 cm Mixer’in sadece desen çalışmalarına yer verdiği bu sergide yer alan sanatçılardan Melike Kılıç’ın kağıt yüzeylere yaptığı mekan ve insan figürleri, izleyiciye şiirsel öyküler anlatıyor. Eylül Ceren Ersöz’ün ahşap yüzeylere çizdiği portreler siyasal anlamda kırılmaların yaşandığı tarihsel dönemlere tanıklık ediyor. Kaan Bağcı’nın geometrik çizgilerle birleştirdiği hayvan figürleri yüzeyde değişim göstererek farklı birer metafora dönüşüyor. Güneş Bulut Yılmaz ise portre algımıza yeni bir bakış açısı katıyor. Teknik ve içerik bakımından birbirinden son derece farklı olan ve desen işleriyle bir araya gelen bu dört sanatçı, Mixer’in sergi alanında çizginin dilini ve yüzeylerdeki değişimin birlikteliğini ortaya koyuyor. “Çizgi” 27 Mart 2015 – 26 Nisan 2015 tarihleri arasında Pazartesi hariç her gün Mixer’de görülebilir. 12 In this exhibition where only drawings are included, Melike Kılıç’s space and people figures drawn on paper tell the audience poetic stories. The portraits Eylül Ceren Ersöz draws on wooden surfaces witness historical periods when political turmoils happened. Kaan Bağcı’s animal figures combined with geometrical lines transform into different metaphors by changing on the surface. Güneş Bulut Yılmaz, on the other hand, gives us a different perspective on our perception of portraits. These four artists who all have different techniques and contents, come together at Mixer’s Exhibition Space with their drawings, expose the union of the changes on surface and the language of the line. “Line” can be seen at Mixer between March 27th - April 26th 2015, everyday except Mondays. 13 açık depo / open space Murat Han Er 1981’de Erzurum’da doğan Murat Han Er, lisansını Atatürk Üniversitesi GSF Grafik Tasarım Bölümü’nde, yüksek lisansını ise aynı üniversitede Fotoğraf Bölümü’nde tamamladı. Şu anda Mimar Sinan GSÜ Fotoğraf Bölümü’nde Sanatta Yeterlilik Programı’na devam etmekte olup, sanatsal üretimini İstanbul’da sürdürüyor. Sargılı ifadelerin çeşitli şekillerde gösterilerek insan figürlerinin tasvir edildiği, biçimin ve içeriğin birbirlerine bağımlılaştığı bir dizi fotoğraf olan “İçsel Yara” serisi, yarabandının figürler üzerinde kurgulanarak fotografik görüntünün elde edildiği ve yine yara bandı kullanılarak cyanotype baskı tekniğinin uygulanabileceği sade fakat detayda karmaşık bir arka plan ile oluşturulan, izleyiciyi yara bandının arkasındaki figürün uzak, yalnız, sancılı ve farklı dünyasına götüren bir seridir. 14 Born in Erzurum in 1981, Murat Han Er completed his undergraduate studies at Atatürk University FAF-Department of Graphic Design, and his MFA at the same university in the Department of Photography. Recently he doctorates at Mimar Sinan FAU-Photography Department, lives and produces in İstanbul. Being a description of human figures by demonstrating them in various manners and getting the form and context dependent to each other, the series of “Inner Wound” is a series that takes the audience far away to the lonesome, painful and the diverse world of the figure behind the plaster, constructed through a background simple but complex in detail which is convenient for usage of cyanotype printing technique by achieving the photographic presentation constructing the plaster on figures. sol left içsel yara inner wound (2013) yara bandı üzerine cyanotype alternatif fotoğraf baskısı cyanotype alternative photographic printing on plaster 106 x 90 cm edisyon edition 1/1 15.500 tl* yukarı above dönüşüm 8 reanimation 8 (2011) ahşap üzerine cyanotype alternatif fotoğraf baskısı cyanotype alternative photographic printing on wood 50 x 50 cm edisyon edition 1/1 5.000 tl* *belirtilen fiyatlara kdv dahil değildir prices listed above don’t include tax 15 açık depo / open space Anıl Aydın 1986 İstanbul doğumlu olan Anıl Aydın, 2013 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü’nden mezun oldu. Anıl Aydın was born in 1986 in İstanbul, graduated from Istanbul Technical University Department of Textile and Fashion Design in 2013. Anıl Aydın’ın çalışmaları günlük hayatımızda her daim şahit olduğumuz durdurulamayan hareket etrafında gelişiyor. İşlerinde Soyut Dışavurumculuk akımından, ve aynı zamanda Formalizm ve Indeterminacy disiplinlerinden etkileniyor. Eylem resminin etkisinde gelişen işleri, çesitli yöntemler ve malzemelerle resim, doku & baskı tasarımı, fotoğraf ve video arasındaki sınırları yıkıp, hareket kabiliyetinin sürekliliği ile geçmişte yaratılmış bir eserin deforme edilerek yeniden formalize edilebilirliğinin örneklerini sunuyor. Anıl Aydın, bütün eylemlerimizin içsel bir hareket tarafından yönlendirildiğine inanıyor ve bu hareketin varoluşumuza ve dışavurduğumuz kimliğimize olan yıkıcı ve manipülatif etkisini araştırıyor. Anıl Aydın’s work develops around the unstoppable movement, the constant change and motion we witness in everyday life, by interpreting the conflict of what this movement creates in her inner self. Her practice stands close to Abstract Expressionism, while being influenced by Formalism and Indeterminacy. She suggests a new perspective of an existing work while the motion continues in itself, and experiments with various methods and materials to document the evolvement, by intertwining the borders between painting, texture & print design, photography, and video art. 16 sol right cohesion (2014) kağıt üzerine akrilik acrylic on paper 21,59 x 27,94 cm 600 tl* yukarı above cohesion (2014) kağıt üzerine akrilik acrylic on paper 21,59 x 27,94 cm 600 tl* *belirtilen fiyatlara kdv dahil değildir prices listed above don’t include tax 17 mixer editions Nazlı Erdemirel Deliliğin uyanık halde yüzeye çıkardığı tüm şeyler, kişisel incinirlik, gerçeklikle bağlantının kopuşu. Nazlı Erdemirel psikozun bilinçaltı ve rüyalar üzerindeki bitimsizliğini fotoğrafın dışavurum olanağıyla yeniden boyutlandırıyor. 18 All things that the insanity uncovers when awake, individual vulnerability, losing touch with reality. Nazlı Erdemirel redimensions the infiniteness of psychosis on subconscious and dreams through photography manifestation. Rüya ve yaratıcılığı, gerçeğin paralel katmanlarında bir araya getirdiği çalışmalarında bilinçaltının deneysel özgürlüğünü ifade ediyor. Her birini, kapakları tarafımızdan sıkıca kapatılmış birer kuyu olarak gördüğü hastane ve bakımevlerini toplumu oluşturan bizler tarafından kaçmak ve yüzleşmek istemediğimiz gerçeğiyle farklı bir açıdan buluşturuyor. She represents the experimental freedom of the subconscious in her works, which combine dreams and creativity on the parallel layers of reality. She introduces us to the fact that we, members of the society, want to ignore but not to face the reality of hospitals and nursing homes each of which is regarded as doors tightly closed by us, from a different point of view. sol left psikozun rüyası 6 psychotic’s dream 6 diasek baskı diasec print 50 x 75 cm, edisyon edition of 5 1.300 tl* yukarı above psikozun rüyası 2 psychotic’s dream 2 fine art kağıt üzerine baskı giclee print on fine art paper 33 x 50 cm, edisyon edition of 20 500 tl* *belirtilen fiyatlara kdv dahil değildir prices listed above don’t include tax 19 mixer editions Vladimir Dubko Renkli ve detaylı grafik işleriyle tanınan Vladimir Dubko, dijital mükemmeliyetçiliği ve geleneksel zanaatı bir araya getiriyor. Multidisipliner yaklaşımı İtalya, Rusya, Hong Kong ve Çin’de yaptığı çalışmalarla gelişen sanatçı işlerini hazırlarken çeşitli baskı tekniklerinin yanı sıra tahta oymacılığı ve interaktif yerleştirmeleri de kullanıyor. 1982 doğumlu sanatçının işleri düzenli olarak yayınlanan grafik tasarım dergilerinin yanı sıra Lürzer’s Archive 200 Best Illustrators ve Taschen’in Contemporary Graphic Design (Çağdaş Grafik Tasarım) gibi sanat yapıtlarında da yer aldı. Best known for his colorful and intricate graphic works, Vladimir Dubko’s meticulously detailed technique fuses digital precision with traditional craft in witty and elegant executions. His multidisciplinary approach has greatly benefited from international practice in Italy, Russia, Hong Kong and China. While continuing to evolve his marquee graphic style, he extends his skills to experiments with printing techniques, carved wooden pieces and interactive installations. Born in 1982, the artist’s works have been regularly published in review books and magazines on graphic design and art, including highly acclaimed editions of Lürzer’s Archive 200 Best Illustrators and Taschen’s Contemporary Graphic Design. sol left kertenkeler, ağaçkakan ve ışık direkleri lizard, woodpecker and light poles yukarı above ahh fine art kağıt üzerine baskı giclee print on fine art paper fine art kağıt üzerine baskı giclee print on fine art paper 42 x 59,4 cm, edisyon edition of 20, -500 tl 59,4 x 84,1 cm, edisyon edition of 10, -750 tl 84,1 x 118,9 cm, edisyon edition of 5 1.500 tl* 20 *belirtilen fiyatlara kdv dahil değildir prices listed above don’t include tax 25 x 25 cm, edisyon edition of 100, -100 tl 35 x 35 cm, edisyon edition of 50, -200 tl 50 x 50 cm, edisyon edition of 20 500 tl* 21 röportaj / interview Sırma Doruk Mehmet Kahraman Sırma Doruk şerh expo (2015) döngüsel loop M.K: Öncelikle kendinden biraz bahseder misin? M.K: First of all, can you tell us a bit about yourself? S.D: Eğitimimi video üzerine aldım. Ürettiğim işlerde, genelde, tecrübe ettiğim düşünsel rahatsızlıklardan yola çıkıyorum. Bunları, dışarıdan maruz kaldığım ses ve görüntülerin içsel oluşumunu görselleştirirken dijital müdahaleler ekleyerek var ediyorum. Bazen günlük hayatımızın içinde yer alan sıradan görüntülerin bozumu ile izleyicide bir kafa karışıklığı yaratıyor, bazen de bağlamsal çizgiyi ters yüz edip izleyiciyi öznel gerçekliğinden kopararak kendi dünyam ile baş başa bırakıyorum. S.D: I got my education on video arts. I usually base my work on disturbances that I experience related to thoughts. I generate these by adding digital interventions while I am visualizing the sounds and images, which I have been exposed to in a daily basis. Sometimes the corruption of the images in our daily lives can lead to a confusion in the audience. Then I leave them alone with my own world by snatching them from subjective reality and reversing the contextual line. M.K: Video sanatının farklı tekniklerini kullanarak oluşturduğun yerleştirmelerde gösterilen alanın kendisi ile ilişkisine dair ne diyebilirsin? S.D: Video yerleştirmelerinin bulunduğu mekan ile anlamını tamamladığını düşünüyorum. Eğer işi, gösterilecek olduğu mekana uygun bulmuyorsam, uyarlamayı tercih ederim. Veya sıfırdan bir iş üretiyorsam, mekan ile ilişkilendirerek yapım sürecine girerim. 22 M.K: What can you tell us about the relationship between your installations where you use different techniques and the space? S.D: I think that the meaning of my video works are completed with the space they are installed in. If I do not think that the video work suits the space, I prefer to adapt it. Or if I am producing a work from scratch, I get into the production process by relating the space to it. 23 M.K: Çalışmalarına baktığımda dijital imajlar, gerçek imajlarla aynı düzlemde bir araya gelerek tamamlanıyor. Bunu tercih etmendeki etken nedir? M.K: When we look at your works, we see that digital and real images complete each other on the same platform. Why do you prefer to do so? S.D: Dijital ile organiğin iç içe geçtiği bir dönemde yaşıyoruz. Bu ikisinin karşılıklı beslendiği birçok nokta var. Her birinin kendine has olanakları ve sınırları var, birinin meseleyi tek başına anlatamadığı noktada diğerine gidiyorum. Yani fikir hangi teknikleri gerektiriyorsa, onları birleştirmekten çekinmiyorum. S.D: We live in an era that digital and organic intertwine. There are so many points that these two concepts feed from each other. Both of them have unique possibilities and boundaries. When one is not capable of telling the situation on its own, I go to the other one. In other words, I do not hold myself back when I need to combine techniques that I need to use for those thoughts that require them. M.K: Üretim sürecine dair neler söyleyebilirsin? S.D: Üretim süreci not defterimde başlıyor. Güncel konularımdan aldığım anahtar kelimeleri yazıyorum ve bir süre o kelimelere bakıyorum. Bazen günler bazen haftalar sürebiliyor. Aynı anda başka sayfalarda paralel meseleler ilerliyor. Zihnimde yer eden özü çıkarılmış bu meseleler yatarken, sokakta, film izlerken, yemek yaparken, yani günlük hayatımın her hangi bir aksiyonunda düşünsel bir projeye dönüşüyor ve sonrasında onu var etme süreci başlıyor. M.K: Mixer’de yer aldığın son sergi “Olasılıklar ve Tercihler” için üretmiş olduğun 8 kanallı video yerleştirmen de gözün görme biçimlerine dair bir yerleştirme olarak karşımıza çıktı. Bu durumun kendisi ile ilgili neler söyleyebilirsin? S.D: Görme eyleminin algılamaya yetmeyişi ile yüzleşme sürecinden yola çıkıyor. Zihnimizin gördüğümüz şeyi anında algılama çabasından faydalandım. Birtakım organik nesnelerin en alışıldık halini bozarak izleyiciyi bir reddediliş tecrübesine davet ettim. M.K: What can you tell us about your production process? S.D: It all starts on my notebook. I write down the keywords that I gather from current subjects and I stare at them for a while. It can take days, even weeks sometimes. In the mean time, parallel matters are ta-king place on other pages. These matters without an essence that leave a mark in my mind turn into a project of thought while I am laying down on the street, watching a movie, cooking. And then the process of generating it begins. M.K: Your latest video installation was an eight channeled one that confronted us with a form of the eye’s seeing process which was at Mixer’s exhibition “Possibilities and Choices”. What can you tell us about it? S.D: It starts off with insufficiency of the eye’s ability to perceive. I took advantage of the effort that our minds put to perceive things instantly when they see them. I invited the audience to a refusal experience by corrupting certain usual organic objects. M.K: En sevdiğin video sanatçısını ya da video sanatı çalışmasını söyleyebilir misin? S.D: En sevdiğim bir isim söyleyemem, ancak Hito Steyerl çok beğendiklerimden yalnızca biri. Onun dışında genel olarak Güney Kore’de gelişen video sanatını severek takip ediyorum. M.K: Genç bir sanatçı olarak çalıştığın kurumlardan beklentilerin nelerdir? S.D: Beni iyi temsil etmeleri, görünür kılmaları ve taahhütlerini yerine getirmeleri. M.K: Son olarak yakın zamanda planladığın başka projeler var mı? S.D: Bir duo sergi planım var. Onun dışında yoğun bir üretim sürecinde olacağım. 24 M.K: Who is your favorite video artist or video work so far? S.D: I cannot name a favorite, but I really like Hito Steyerl. Aside from that, I truly enjoy following the video art at South Korea which has been improving a lot. M.K: As a young artist, what are your expectations from an institution that you work with? Also, any upcoming projects from you that we should keep our eyes on? S.D: I would like them to represent me well, help me with my visuality and commitment. Projectwise, I have a duo exhibition coming up. Other than that, I will be getting into a very intense production process. 25 ArtWriting Turkey 2015 Turkey “Çağdaş Sanat Eleştirilebilir mi? 4 Sergi, 18 Deneme” Kasım 2013’te başlattığımız sanat yazımı projesi ArtWriting Turkey’nin 05 Şubat 2015 itibariyle ilk kitabı okurlarla buluştu. Bu kitapta yer alan 18 farklı denemeye www.mixerarts.com sitesindeki “Dergi” kısmından ulaşabilir, Mixer’in www.issuu.com’daki hesabından kitabın online versiyonunu indirebilir, basılı halini ise Mixer’den alabilirsiniz. Keyifli okumalar. “Bu rahatsız edici video, zaten doğuştan rahat olan mizacımıza gönderme yapıyor; tıpkı uyuyan bir milletin kulağına bağırmak, haykırmak gibi.” “Seslerin Tiyatrosu”, Melis Bora, İstanbul Modern Sanat Müzesi’ndeki Çok Sesli sergisi üzerine. “Sanatın ancak insanla var olabildiğini bizlere açıkça gösteren, izleyicisiyle var olan yapıtlar, sadece aktarmak istedikleri konuları etkili yollarla ifade etmekle kalmıyor, sanatın etki gücünü de bizlere bir kez daha göstermiş oluyor.” ArtWriting Turkey kitap lansmanından kareler “Göçebe Bakış: Bir Tatlı Önyargı Yıkmaya Geldik Güneydoğu Asya’dan”, Hilal Güler, ARTER’deki Göçebe Bakış sergisi üzerine. “The Built Environment; kendi var ettiğimiz şekliyle çevrenin, yaşamsal faaliyetlerimiz üzerindeki etkisini karşılayan bir kavram olarak, esasında duvara fırlattığımız topun fizik kurallarına uygun olarak bize geri dönüşünün hikayesini anlatıyor.” “İnsan İyi De Çevresi Mi Kötü?”, Esra Beşiroğlu, Mixer’deki The Built Environment sergisi üzerine. “İstilanın kaçınılmaz sonuçları olarak ortaya çıkan, doğanın şehirli koloniler tarafından ele geçirilmesi, altyapı sorunları, hatta bölgedeki yerel halkın yaşam alanına tecavüz, konuyu daha geniş çapta tartışmaya elverişli kılıyor.” “İstilanın Düşündürdükleri”, Ceren Acun, SALT Beyoğlu’ndaki Yazlık: Şehirlinin Kolonisi sergisi üzerine. 26 27 kendine yakın close to self 06.02.2015 28 29 yok-yer non-place 19.12.2014 boğazkesen cad. no: 45 bodrum kat tophane beyoğlu istanbul +90 212 243 54 43 32 | www.mixerarts.com | [email protected]
Benzer belgeler
PDF olarak indir
Gülşah Bayraktarın’ın son dönem resim
çalışmalarını içeren ‘kendine yakın’ sergisi,
izleyiciyi bireyin kimlik inşasına dair bir
bellek okumasına davet ediyor. Bayraktar,
rastlantı eseri bulduğu fot...
PDF olarak indir
The Young Photographer Awards which was
conducted in order to support the students
of photography and visual arts had met its
owners. An exhibition of this competition
which was being conducted sin...
PDF olarak indir
Mixer started its ArtWriting Turkey initiative
in 2013. A gallery undertaking this kind of an
initiative might not be commonplace. But then
again Mixer is not your typical gallery and when
you see ...
june-october
There are tons of activities before that as well.
We had a busy dual opening of our open space
selection called Grid and the first output of
Kursat Bayhan’s long-term project about the
third bridge...
PDF olarak indir
of young artists, it is luxury they rarely have.
Similarly, wider and higher quality coverage of art
both at mainstream media as well as specialized
art publications is critical for spreading the w...